Yaşlılık ve Evde Bakım Aynur BAHAR *, Serap PARLAR ** Bu çalışma, I. Uluslararası Katılımlı Evde Bakım Kongresi nde (06-08 Kasım 2006) poster bildiri olarak sunulmuştur. ÖZET Evde bakım; hasta bakımı, rehabilitasyon ve kişisel bakım yanında, günlük yaşam aktivitelerini yerine getirirken oluşabilecek sorunları önleyici hizmetleri de kapsayan çok yönlü uygulamalar bütünüdür. Evde bakım hizmetleri ile yaşlı bireylerin kendi evlerinde ya da çevrelerinde bağımsız olarak günlük yaşam aktivitelerini sürdürebilmeleri amaçlanmaktadır. Derlemenin amacı; ülkemizde evde bakım hizmetleri ile ilgili çalışmalarda kurum işbirliği ve aileye yardımcı yasal, sosyal ve ekonomik desteğe ihtiyaç olduğunu vurgulamaktır. Anahtar Kelimeler: Yaşlılık, Evde Bakım Hizmetleri, Destek Hizmetleri Elderly and Home Care Services ABSTRACT Home care is an integration of versalite applications that cover those services that prevent problems likely to ocur while conducting the daily living activities as well as patient care, rehabilitation and personal care. Home care services intend to enale elderly individuals to sustein their daily living acitivities in their homes or in the neighbor hood independently. The aim of this compilation is to emphasize that in studies on home care services being carried out in our country there is a need for institutional cooperation and a legal, social and economic support that helps families. Key Words: Aging, Home Care Services, Support Services. * Öğr.Gör., Gaziantep Üniversitesi Sağlık Yüksekokulu ** Arş.Gör., Ege Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu
Yaşlılık ve Evde Bakım 33 GİRİŞ Toplumun kalitesi ve dayanıklılığı yaşlı vatandaşlara gösterilen özen ve saygı ile ölçülür. Toynbee Yaşlılık, normal bir süreç olup, bireylerin fizyolojik ve ruhsal güçlerini geri dönüşümsüz olarak yavaş yavaş kaybetme durumu olarak tanımlanabilmektedir. Biyolojik ve psikolojik alandaki kayıplar, sosyal alandaki kayıpları da beraberinde getirmektedir (Öz, 1992). Dünya Sağlık Örgütü nün (WHO, 1998) yaşlılıkla ilgili yayınladığı raporlarda ve ülkemizde yaşlılığın başlangıcı 65 yaş olarak belirtilmektedir. Sağlık Bakanlığı nın 1996 yılında yapmış olduğu nüfus projeksiyonlarında, ülkemizde 65 yaş ve üstü nüfusun 2010 yılında %6,7, 2020 yılında %8,5, 2030 yılında ise %12,1 olacağı tahmin edilmektedir. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) genel populasyonu içinde 2030 yılına kadar 65 yaş ve üzeri nüfusun 65-69 milyon, 2050 yılına kadar ise 80 milyon olacağı tahmin edilmektedir. Hollanda da 2020 yılında yaşlı nüfus oranının %22 ye ulaşacağı bildirilmiştir (Aksüllü ve Doğan 2004). Dünya genelinde 60 yaş üzerindeki nüfusun 2025 yılında 1,2 milyara, 2050 yılında 2 milyara ulaşması beklenmektedir. Ülkemizde 1990 nüfus sayımına göre yaşlı nüfus oranı %4,3 iken, 2000 yılında bu oran %5,6 ya yükselmiştir. Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması (TNSA) 2003 verilerine göre, ülkemizdeki 65 yaş ve üstü nüfus oranı 6,9 dur (TNSA, 2003, Fadıloğlu, 1992). Görüldüğü gibi gerek dünya ülkelerinde, gerekse de ülkemizde yaşlı nüfus sayısı giderek artmaktadır. Tıptaki bilimsel ve teknolojik gelişmeler hastalıkların önlenmesi ve erken dönemde teşhis ve tedavisinin sağlanması, koruyucu sağlık hizmetlerinin gelişimiyle doğurganlık hızı ve bebek ölümlerinin azalması, ortalama yaşam süresine olumlu olarak yansıyarak, ölüm yaşının yükselmesini sağlamıştır. Böylece 65 yaş ve üstü nüfusun oranı da artmıştır (Öz, 1999; Onat, 2001). Bu bağlamda hızla artan yaşlı nüfusun fiziksel ve mental sağlığını koruyucu önlemler alınmalı, yaşlılıkta ortaya çıkan fizyolojik, psikolojik ve sosyal değişiklikler tanınarak yaşlının tedavi ve bakımı planlanmalıdır (Karabulut ve Başalan, 2002, Ekici ve Özdemir, 2003). Yaşlıların hastane ortamında uzun süre bakılmasının ülkelere getirdiği maddi yük, günümüzde hızla artan nüfus, kişi başına düşen hastane yatak sayısında azalma, hastada hastaneye yatış ile ilgili birçok fiziksel, psikolojik ve
34 Fırat Sağlık Hizmetleri Dergisi, Cilt:2, Sayı:4 (2007) sosyal sorunlara neden olabilmektedir. Teknolojik gelişmeler sağlık hizmetlerinin ev ortamında da yapılmasına olanak verebilmektedir. Bunun yanı sıra yaşlıların büyük çoğunluğu kendi ev ortamlarında kalmayı tercih etmektedirler. Tüm bu faktörler yaşlı bireylerin evde bakımını gündeme getirmektedir (Karahan ve Güven, 2002). Kurum bakımının pahalı olması ve bakıma gereksinim duyan bireyi toplumsal hayattan soyutlaması gibi nedenler, günümüzde yakın çevre içerisinde bakıma olanak sağlayacak destek hizmetlerinin yaygınlaştırılmasını gerekli kılmaktadır (Danış, 2006). Derlemenin amacı; ülkemizde evde bakım hizmetleri ile ilgili çalışmalarda kurum işbirliği ve aileye yardımcı yasal, sosyal ve ekonomik desteğe ihtiyaç olduğunu vurgulamaktır. Evde bakım; özürlü, yaşlı, süreğen hastalığı olan veya nekahat dönemindeki bireyleri bulundukları ortamda destekleyerek, sosyal yaşama ayak uydurabilmelerini sağlamak, yaşamlarını mutlu ve huzurlu bir biçimde sürdürerek toplumsal entegrasyonlarını gerçekleştirmek, bakıma gereksinim duyan bireyin aile üyeleri ve özellikle de ailedeki kadın üzerindeki yükünü hafifletmek için birey ve aileye sunulan psiko-sosyal, fizyolojik ve tıbbi destek hizmetleri ile sosyal hizmetleri içeren bir bakım modelidir (Danış, 2006). Evde bakım çok geniş bir hizmet olduğundan farklı alanlarda, bireylerin ihtiyaçlarının karşılanmasına olanak sağlar (Karahan ve Güven, 2002). Evde bakım hizmetleri içerisinde; evde yardım, evde takip hizmetleri, ev sağlık hizmetleri, sürekli bakım, evlere yemek servisi, telefonla yardım servisi ve evlere bakım-onarım hizmeti gibi hizmetler yer almaktadır (Danış, 2006). Evde bakım hizmetleri ile yaşlı bireylerin kendi evlerinde ya da çevrelerinde bağımsız olarak günlük yaşam aktivitelerini sürdürebilmeleri amaçlanmaktadır (Kısa ve Karadağ, 2001). Evde bakım hizmetleri, birey ve ailesinin fiziksel, duygusal, sosyal, ekonomik ve çevresel tüm boyutları ile dikkate alınmasını gerektirdiğinden ekip çalışmasını zorunlu kılmaktadır. Yaşlının sağlık durumu ve bakım gereksinimlerine göre hekimler, hemşireler, ev ekonomistleri, eczacılar, sosyal çalışmacılar, psikologlar, fizyoterapistler, konuşma terapistleri, uğraşı terapistleri gibi farklı meslek grupları bakımda rol alır. Tedavinin bir parçası olarak aile üyelerinin ve bakım sunulan bireyin bu plana katılması planın etkinliğini arttırır (Karahan ve Güven, 2002). Evde bakımın yaşlılıkta; fiziksel sağlık, psikolojik durum, bağımsızlık düzeyi, sosyal katılım, kişilerarası ilişkiler, kendi potansiyelini gerçekleştirme ve entellektüel gelişim süreçleri üzerinde olumlu etkileri söz konusudur. Ayrıca
Yaşlılık ve Evde Bakım 35 aile bütünlüğünün korunmasına, stresin azaltılmasına, bireyin alışık olduğu çevrede yaşamına devam edebilmesine, alışık olduğu hobi ve sosyal etkinlikleri sürdürebilmesine imkan tanımaktadır (Danış, 2006; Akdemir, 2003). Yaşlıların sağlıklarının korunması da multidisipliner bir yaklaşımla mümkün olabilmektedir. ABD de aileler evde tüm bakımın %80 ini sağlamakta, yaklaşık olarak 15-25 milyon yetişkin ev ortamında bakım vermekte ve 12.8 milyon Amerikalı uzun dönem bakım veren yardımcılara gereksinim duymaktadır (Feldman, et al, 2002). Amerikan Ulusal Evde Bakım Derneği 1994 verilerine göre; ABD de evde bakım ve destek hizmetleri veren kurum sayısı 15027 dir (Kaye, 1995). İspanya da evde bakım hizmetlerinden yararlanan kişi sayısı yaklaşık 14 milyondur. İngiltere de ise yaşlıların 1/6 sı uzun dönem bakım hizmetlerinden yararlanabilmektedir. Japonya da yaşlıların büyük bölümü geleneksel yapılarına bağlı olarak aileleri tarafından ev ortamında bakılmaktadır (Karahan ve Güven, 2002). Jakopzode (2000) tarafından bildirildiğine göre, 65 yaş üzeri nüfusta 1998 yılı itibariyle evde bakım hizmeti alan yaşlı nüfus Kanada da %17, Amerika da %16, Avustralya da %11.7, İsveç te %11.2, Almanya da %9.6, Fransa da %6,1 ve Japonya da ise %5 dir. Bunların dışında Hollanda, Belçika, Lüksemburg, Portekiz, Danimarka, İrlanda, İtalya, Yunanistan, Endonezya, Tayvan ve Suudi Arabistan gibi pek çok ülkede de evde bakım hizmetleri yürütülmektedir (Akdemir, 2003). Türkiye de evde bakımla ilgili ilk proje 1993 yılında Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Genel Müdürlüğü nce Ankara, Adana, İzmir ve İstanbul illerinde uygulanmış; ancak pilot uygulamalardan etkili sonuç alınamadığı için sürdürülememiştir. 1994 yılında Ankara Büyükşehir Belediyesi bünyesinde kurulan Yaşlılara Hizmet Merkezi ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi ne bağlı bir kuruluş olan İstanbul Sağlık A.Ş. nin yaşlı hastalar için evde sağlık destek hizmetleri ile birkaç özel kurumda ücretli olarak sürdürülen tıbbi bakım ve refakat hizmetlerinin dışında evde bakım sunulmamaktadır (Danış, 2006). Ülkemizde evde bakım hizmeti sunan kuruluşların sayıca son derece yetersiz olması, genel sağlık sistemine entegre bir evde bakım hizmetinin bulunmaması, evde bakım hizmetlerinin maliyetinin sağlık güvencesi sağlayan kurumlar tarafından karşılanmaması, bakım gerektiren kişiler için evde bakılabileceği halde hastaneye ya da rehabilitasyon merkezlerine başvurulmasına neden olmaktadır. Ayrıca bakım verenlerin bakım verme
36 Fırat Sağlık Hizmetleri Dergisi, Cilt:2, Sayı:4 (2007) konusundaki bilgilerinin yetersiz olması, evde bakılan kişilerin yaşam sürelerinde kısalmaya neden olmaktadır (Subaşı ve Öztek, 2006). Ülkemizde yaşlıların bakımı aile üyeleri, özellikle de kadınlar tarafından yürütülmektedir. Dramalı ve arkadaşları nın (1998) evde bakımı içeren çalışmalarında bakım verenlerin %89 unun kadın ve %56 sının eş olduğu bildirilmektedir. Altun un çalışmasında (1998) ise bu oranlar sırasıyla %78 ve %34 olarak belirlenmiştir. Aksayan ve Cimete nin (1998) çalışmasında yaşlıların %63,1 inin evde bakımı tercih ettikleri, evde bakımı tercih etme nedeni olarak %86,5 inin aile üyelerinin yanında bulunmayı gösterdiği belirlenmiştir. Yaşlı bireyler kendi evlerinde ve aile üyelerinden bakım almayı tercih etse de, evde bakım hizmetlerinin aile üyeleri tarafından verilmesi gittikçe güçleşmektedir (Karahan ve Güven, 2002). Yaşlıların evde bakımını güçleştiren durumlar arasında hızlı nüfus artışı, endüstrileşme ve kentleşme, iç ve dış göçler nedeniyle çekirdek aileye dönüşüm, ekonomik sorunların varlığı, kadınların çalışma yaşamına katılması, çekirdek aileye dönüşüm sonucu konutların küçülmesi, gençlerin yaşlılığa bakış açısı, kuşaklar arası iletişim bozuklukları, sağlığın bozulması ve bağımlılık sayılabilir (Geçtan, 92; Gönen ve Hablemitoğlu, 1994; Coşkun, 1998). Kronik hastalık prevalansının yüksekliği ve bu durumların oluşturduğu kısıtlılıklar nedeniyle yaşlılarda ortaya çıkan sağlık sorunlarının çoğu rehabilitasyon girişimlerini gerektirmektedir. Kapsamlı ve çağdaş rehabilitasyon hizmetlerinin her aşamasında farklı görevlere sahip profesyoneller, multidisipliner ve interdisipliner bir ekip çalışmasıyla yaşlı bireylerin potansiyellerini en üst düzeyde gerçekleştirmelerini amaçlamaktadır. Geriatrik rehabilitasyonda amaç, yaşlı bireyin olası en yüksek bağımsızlık düzeyine ulaşmasını sağlamak ve mümkün olduğu kadar günlük yaşam aktivitelerini yerine getirebilme yeteneğini yeniden kazandırmaktır. Özellikle, 85 yaş üzeri yaşlıların %40 ının günlük yaşam aktivitelerinde yardıma gereksinim duyduğu belirtilmektedir (Fadıloğlu ve Tokem, 2004). Ülkemizde evde bakım hizmetleri gelişmediğinden hem bakım veren, hem de bakımı alan bireyler pek çok sorunla karşı karşıya kalmaktadırlar. Bireylere kendi yakınları tarafından bakım verilmesi fiziksel ve psikolojik olarak yaşlıların iyilik halini olumlu etkilemesine rağmen, yapılan çalışmalar bakım verenlerin bazı sorunlarla karşılaştıklarını göstermektedir (Karahan ve Güven, 2002). Feldman ve arkadaşlarının (2002) yaptıkları çalışmada bakım verenlerin %36 sının bakım vermede yetersiz kaldıkları belirlenmiştir. Bakımı üstlenenlerin uzun süreli bakım vermeleri, kendi sağlık sorunları, ileri yaşta
Yaşlılık ve Evde Bakım 37 olmaları ve sosyal desteklerinin olmaması sosyal, fiziksel, ruhsal ve ekonomik açıdan çeşitli sorunlar yaşanmasına neden olmaktadır. Evde bakım verenlerin özgürlüklerinin kısıtlandığı, ruhsal durumlarının olumsuz yönde etkilendiği, stres yaşadıkları ve depresyona girdikleri bildirilmektedir (Feldman ve ark., 2002; Güven ve Hazer, 2000). Aksayan ve Cimete nin (1998) çalışmasında, aile bireylerinin %66.2 sinin aile içi rollerinin değiştiği, %66 sının yorgunluk, bunaltı, sosyal yaşantı değişikliği yaşadıkları ve bu sorunları çözmek için evde sağlık personeli istedikleri bildirilmiştir. Dramalı ve arkadaşları (1998) çalışmalarında, bakım verenlerin %84 ünün evde hasta bakımına yönelik hiçbir eğitim veya bilgi almadıklarını belirlemişlerdir. Altun (1998) un çalışmasında ise bakım verenlerin %74.2 sinin bir uzman yardımına gereksinim duydukları bildirilmiştir. Günümüzde geçici ya da sürekli bakıma gereksinim duyulan durumlarda bakım sorumluluğunun sadece aile ile çözümlenemeyeceği gerçeği anlaşılmış, topluma da sorumluluklar yüklenmiştir. Ülkemizde yaşlı bakımı ile ilgili sorunlarla başa çıkabilmek için, evde bakım hizmetlerinin profesyonel anlamda oluşturulması gerekmektedir. Evde bakım hizmeti verilecek hastaların belirlenmesinde objektif kriterlerin bulunması, evde bakım verenlerin bakım konusunda eğitim ihtiyaçlarının karşılanması, bakım standartlarının oluşturulması ve destekleyici nitelikteki hizmetlerin verilmesi gerekmektedir. Hizmet sunumunda modelin belirlenmesi kadar gerekli insan gücü ve alt yapı planlamasının da yapılması önem taşımaktadır. Evde yaşlı bakım hizmeti verebilecek bireylerin eğitilmesi ve istihdamına yönelik düzenlemeler yapılması yaşlılara götürülen hizmetlerin kalitesini arttıracaktır. Evde bakım hizmeti en ideal anlamda yaşanılan ortamda ve çevreden koparılmadan, yaşlının yakınları tarafından yapılabilir. Önemli olan ülkemizde halen pek çok batılı ülkede kaybedilmiş olan güçlü aile bağlarının korunması ve daha da güçlü hale getirilmesidir. Kurumların ve devlet politikalarının katkısı bu bakımda maddi destek ve bilgi aktarımı yönünde olursa anlam taşıyabilir. Artan yaşam süresinin, yaşam kalitesini de beraberinde getirebilmesi için gerekli tedbirler alınmalıdır (Aydın, 1999). Avrupa ülkelerinde, bakıma muhtaç bireylerin yaşamlarını mümkün olduğunca evinde ya da ailesinin yanında sürdürebilmesi amacıyla evde bakım devlet güvencesi altına alınmıştır (Danış, 2006). Birleşmiş Milletler tarafından hazırlanan yaşlı ilkelerinde yaşlının aile ve toplum tarafından desteklenmesi, ihtiyacı olanlara uygun bakım hizmetleri
38 Fırat Sağlık Hizmetleri Dergisi, Cilt:2, Sayı:4 (2007) sağlanması ve yaşlıya yönelik hizmetlerin çoğunun devlet tarafından sağlanması gerektiği bildirilmektedir (Fadıloğlu, 2006). Bu hizmetin sadece özel kuruluşlar aracılığıyla karşılanamayacağı göz önünde bulundurulmalı ve evde bakım genel sağlık sistemi içinde ve diğer sağlık hizmeti sunan kuruluşlarla bağlantılı bir kamu hizmeti olarak planlanmalıdır. Bakım ihtiyacının sadece ailenin değil, toplumun ve devletin de sorumluluğu olduğu unutulmamalıdır. Bugün yürürlükte olan yasalarda evde bakım ile ilgili maddeler bulunmasına rağmen; evde bakım hizmetlerinin tüm yönlerini kapsayan ve kamu hizmeti olarak değerlendiren bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu doğrultuda ülkemizde evde bakım hizmetlerini kamu hizmeti kapsamına alan yasal düzenlemelere gereksinim olduğu düşünülmektedir. KAYNAKLAR Akdemir, N. (2003). Evde Bakım. II. Ulusal Geriatri Kongresi Kitabı, Türk Geriatri Vakfı Yayını, Antalya. Aksayan, S. ve Cimete, G. (1998). Kronik Hastalıklı Bireylerin Evde Bakım Gereksinimleri Olanakları ve Tercihleri, I.Ulusal Evde Bakım Kongresi Kitabı, İstanbul. Aksüllü, N. ve Doğan, S. (2004). Huzurevinde ve Evde yaşayan Yaşlılarda Algılanan Sosyal Destek Etkenleri ile Depresyon Arasındaki İlişki, Anadolu Psikiyatri Dergisi, 5(2): 76-84. Altun, İ. (1998). Hasta Yakınlarının Bakım Verme Rolünde Zorlanma Durumları, I.Ulusal Evde Bakım Kongresi Kitabı, İstanbul. Aydın, Z.D. (1999). Yaşlanan Dünya ve Geriatri Eğitimi, Geriatri, 2(4): 179-187. Coşkun, M. (1998). Samsun İl Merkezinde Yaşayan Yaşlıların Sürekli Kaygı Düzeyleri ve Bazı Sosyoekonomik Etmenleri, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi, Halk Sağlığı Anabilim Dalı Uzmanlık Tezi, Samsun. Danış, M.Z. (2006). Toplum Temelli Bakım Anlayışı, Özveri Dergisi, http://www.ozida.gov.tr/ozveri/ov3/ov3ttrbakim.htm (Erişim: 13.06.2006) Dramalı, A.; Demir, F. ve Yavuz, M. (1998). Evde Kronik Hastaya Bakım Veren Hasta Yakınlarının Karşılaştıkları Sorunlar, I.Ulusal Evde Bakım Kongresi Kitabı, İstanbul. Ekici, B. ve Özdemir, S. (2003). Yaşlı Bireylerin Sağlık ve Evde Bakım Durumlarının Değerlendirilmesi, Hemşirelik Forumu, 6(4): 27-36. Fadıloğlu, Ç. (1992). Yaşlılıkta Psikososyal Sorunlar, Ege Üniversitesi. Hemşirelik Yüksekokulu Dergisi, 42 (2): 63-73. Fadıloğlu, Ç. ve Tokem, Y. (2004). Geriatrik Rehabilitasyonda Hemşirenin Rolü,
Yaşlılık ve Evde Bakım 39 Türk Geriatri Dergisi, 7(4): 241-246. Fadıloğlu, Ç. (2006). Yaşlılığın Toplumsal Boyutu, İleri Geriatri Hemşireliği (Ed. Fadıloğlu Ç.), Meta Basım, İzmir. Feldman, F.H.; Waliser, M.N.; Gould, D.A. ve Levine, C. (2002). When the Caregivers Needs Care: The Plight of Vulnerable Caregivers, American Journal of Public Health, 92(3): 409. Geçtan, E. (1992). Çağdaş Yaşam ve Normal Dışı Davranışlar, Evrim Matbaacılık, İstanbul. Gönen, E. ve Hablemitoğlu, Ş. (1994). Yaşlıların Yaşam Kalitesinin İyileştirilmesi: Sosyal Devlet Anlayışında Evrensel Bir Yaklaşım, 2000 li Yıllara Doğru Sosyal Devletin Gerçekleştirilmesinde Sosyal Hizmetlerin Yeri ve Önemi, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği Genel Merkezi Yayını, Ankara. Güven, S. ve Hazer, O. (1998). Ülkemizde Evde Bakım Sistemlerinin Aile ve Yaşlılık açısından Gereği, Önemi ve Bu konuda Ev EkonomistlerininYeri, I.Ulusal Evde Bakım Kongresi Kitabı, İstanbul. Jakopzode, S. (2000). Coping with Aging: International Challenges, Health Affairs, 19(3): 213-225. Karabulut, Ö.Ö. ve Başalan, İz F. (2002). Yaşlılarda Yaşam Kalitesi, Hemşirelik Forumu, 5(6): 51-53. Karahan, A. ve Güven, S. (2002). Yaşlılıkta Evde Bakım, Geriatri, 5(4): 155-159. Kaye, W.L. (1995). The Proliferation of Home Care Programs, Journal of Gerontological Social Work, 24(3-4): 1-6. Kısa, S. ve Karadağ, A. (2001). Yaşlılık Hizmetlerinde Örnek Bir Model: Malta Modeli, I. Ulusal Yaşlılık Kongresi Bildirileri Kitabı, Yaşlı Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi Yayını. Ankara. Onat, Ü. (2001). Toplumsal gelişme ve Değişme Sürecinde Yaşlı Hizmetlerinin Düzenlenmesi, Sosyal Hizmet Sempozyumu Bildiri Kitabı, T.C. Başbakanlık Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu Yayınları, Ankara. Öz, F. (1992). Yaşlılıkta Ruh Sağlığı, Türk Hemşireler Dergisi, 42(2):5-8. Öz, F. (1999). Yaşlılıkta Psikososyal Özellikler, Sosyal Hizmetler Dergisi, 1(9): 19-27. Subaşı, N. ve Öztek, Z. (2006). Türkiye de Karşılanamayan Bir Gereksinim: Evde Bakım Hizmeti, TSK Koruyucu Hekimlik Bülteni, 5(1); 19-31. Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etüdleri Enstitüsü (2003). Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması, Ankara. WHO (1998). Fifty Facts From The World Health Report. www.who.org/whr/1998/factse.htm (Erişim: 27.03.2007).