ÖĞRENME KURAMLARI ve YAKLAŞIMLAR

Benzer belgeler
1. ÜNİTE İÇİNDEKİLER EĞİTİM PSİKOLOJİSİ / 1

ÖĞRENME KURAMLARI. Davranışçı Kuram Bilişsel Kuram Duyuşsal Kuram

EDİMSEL KOŞULLANMA. Doç. Dr. Tülin ŞENER

BÖLÜM I GELİŞİM İÇİNDEKİLER 1. ÜNİTE 2. ÜNİTE. ÖNSÖZ... v YAZARLAR HAKKINDA... vii

Öğrenme, Örgütsel Öğrenme

Edimsel Koşullama ÖĞRENMEDE ÖDÜL VE CEZANIN ROLÜ. Doç.Dr.Hacer HARLAK

Eğitimin Psikolojik Temelleri

MODELLERDEN ÖĞRENME Enver CANER

ÖĞRENME KLASİK VE EDİMSEL KOŞULLAMA

BİTİŞİKLİK KURAMI. Hzl: ELİF ŞİRİNGÜL ASLIHAN AKBAĞ

İÇİNDEKİLER ÖN SÖZ...III

ÖĞRENME. Temel Kavramlar

BİLGİSAYAR DESTEKLİ ÖĞRETİM. TemplatesWise.com

4 GİRİŞ BİLİŞ NEDİR?

Değerlendirme. Psikolojiye Giriş. Haftalık okuma raporları. Arasınav (%30) Final (%35) Haftalık okuma raporları (%15) Kitap inceleme (%20)

SOSYAL ÖĞRENME KURAMI

Eğitim Durumlarının Düzenlenmesi

İÇİNDEKİLER. BÖLÜM 1 EĞİTİM PSİKOLOJİSİ: ÖĞRETİM İÇİN YAPILANMA Prof. Dr. Ayşen Bakioğlu - Dilek Pekince EĞİTİM ve PSİKOLOJİ... 3 İYİ ÖĞRETMEN...

EDIMSEL KOŞULLANMA ELİF GÖKALP TAŞ EMEL DOKUR MERMERDAŞ

ĠNSAN NASIL ÖĞRENĠR?

ÖĞRENME. Temel Kavramlar. Doç.Dr.Hacer HARLAK

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...III ÜNİTE: 1. PSİKOLOJİ VE GELİŞİM PSİKOLOJİSİ15

BİLGİYİ İŞLEME KURAMI

Uzaktan Eğitim. Doç.Dr. Ali Haydar ŞAR

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...III

İNSAN NASIL ÖĞRENİR?

ÖĞRENMEDE DAVRANIŞSAL YAKLAŞIMLAR Sevim Çiftçi

İçindekiler KISIM 1 BÖLÜM 1 KISIM 2 BÖLÜM 3 BÖLÜM 2

Öğrenme nedir? Büyüme ve yaşa atfedilmeyecek yaşantılar sonucunda davranış ve tutumlarda meydana gelen nispeten kalıcı etkisi uzun süre

SINIF YÖNETİMİNİN TEMELLERİ

Öğrenmeye Bilişsel Yaklaşım

Eğitim: İstendik davranış değiştirme ya da oluşturma. Öğrenme: Bireyin kendi yaşantısı yoluyla davranışlarında meydana gelen değişmeye denir.

Beyin Temelli ve Basamaklı Öğrenme S

Bilgiyi İşleme Kuramı

Dr. Halise Kader ZENGİN

PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK KASIM AYI BÜLTENİ

DAVRANIŞ BİLİMLERİ ÖĞRENME VE ÖĞRENME TEORİLERİ

Özet İçerik. Sözlük 517. Kaynakça 530. Yazar Adları Dizini 566. Dizin 573

UYGULAMALI DAVRANIŞ ANALİZİ. UDA nın Kökenleri

İÇİNDEKİLER. ÖNSÖZ GİRİŞ BÖLÜM I TEMEL KAVRAMLAR 1-10 Kaynakça. 7 OKUMA PARÇASI (Baba Emzirmesi). 8

Öğrenme (Learning) Prof. Dr. Güler Bahadır Dr.Nilüfer Alçalar İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı

BELLEK. 1- KISA SÜRELİ BELLEK: Kısa süreli bellek de iki aşamalıdır. -Duyumlarla elde edilen bilgilerin - Çok kısa süreli bellekten gelen

Kişinin çevresiyle etkileşimi sırasında kişide ve çevrede oluşan gözlenebilir ve ölçülebilir değişikliklere davranış denir.

EĞİTİM-ÖĞRENME-ÖĞRETİM İLİŞKİSİ VE TEMEL KAVRAMLAR

ALGI VE ALGISAL ÖRGÜTLEME YASALARI

KENDİNİ GELİŞTİRME ve KENDİ KENDİNE (ÖZ) YÖNETİM

Wertheimer, Köhler ve Kofka tarafından geliştirilmiş bir yaklaşımdır. Gestalt psikolojisi, bilişsel süreçler içerisinde özellikle "algı" ve "algısal

1.Giriş İÇİNDEKİLER. Önsöz... xxv Teşekkür... xxvii Çeviri Eser İçin Önsöz... xxix İkinci Baskı İçin Önsöz... xxx.

Örnek öğrenmeler söyleyin? Niçin?

Prof. Dr. Serap NAZLI. BİREYİ TANIMA TEKNİKLERİ-Testler

Medeniyet Okulları REHBERLİK SERVİSİ SUNAR..

EĞİTİM ÖĞRETİM ETKİNLİKLERİNİN PLANLANMASI

O Psiko-motor gelişim farklı değişikliklere uğrasa da bireyin tüm yaşamı boyunca devam eden bir süreçtir.

Yapılandırmacı anlayışta bilgi, sadece dış dünyanın bir kopyası ya da bir kişiden diğerine geçen edilgen bir emilim değildir.

Öğretim Etkinliklerini Planlama

BİLİŞSEL SÜREÇLER Abdurrahman İNAN

Öğrenme ve Öğretim İlkeleri

ÖĞRETİM TEKNOLOJİLERİ VE MATERYAL GELİŞTİRME

Birey ve Çevre (1-Genel)

Sosyal Öğrenme. Sosyal Öğrenme

ÖĞRENME STİLLERİ. Öğretim İlke ve Yöntemleri VI. Hafta

Tam Öğrenme Kuramı -2-

Gelişim Psikolojisi Ders Notları

Emotional Desgin in Multimedia Learning

PROBLEM ÇÖZME BASAMAKLARI ve YARATICI DÜŞÜNME

Psikoloji davranışın ve zihinsel süreçlerin bilimsel çalışmasıdır. Sadece insanların

ÜNİTE:1 Psikolojinin Tanımı ve Kapsamı. ÜNİTE:2 Psikolojide Araştırma Yöntemleri. ÜNİTE:3 Sinir Sisteminin Yapısı ve İşlevleri

ZİHİNSEL ENGELLİ ÇOCUKLAR

Okula o gün kırmızı çizgili gömleğinizle gittiniz. Arkadaşlarınız size çok yakıştığını söyledi. Sonraki davranışınız ne olurdu?

Bölüm 1. İletişimin ve Psikolojinin Gelişimi... 19

EĞİTİMİN PSİKOLOJİK TEMELLERİ

Eğitim Bilimlerine Giriş

ALIŞTIRMA-UYGULAMA YAZILIMLARI

HEDEF KİTLE DAVRANIŞINI ETKİLEYEN PSİKOLOJİK FAKTÖRLER

Program Geliştirme ve Öğretim. Yard. Doç. Dr. Çiğdem HÜRSEN

Hatırlama ve Unutma. Doç.Dr.Hacer HARLAK-PSİ154-PSİ162

Güdülenme. Öğr.Gör. Dr. Şirin KARADENİZ

Gelişim Psikolojisinde Temel Kavramlar ve Gelişimi Etkileyen Faktörler

ÖZEL ÖĞRETİM YÖNTEMLERİ II

30 GÜNDE EĞİTİM BİLİMLERİ

BÖLÜM Organizma ve Çevre İlişkileri Organizma, Davranış ve Zihinsel Süreçler Çevre Fizik Çevrenin Organizmayı Etkilemesi

DUYGULAR - 1 YRD.DOÇ.DR. ÖZGÜR GÜLDÜ

ÖĞRENME PSİKOLOJİSİ. soru KPSS 2017 EĞİTİM BİLİMLERİ. önce biz sorduk. Eğitimde

OKUL ÖNCESİ REHBERLİK HİZMETİ

GÜDÜLENME. Doç.Dr. Hacer HARLAK - Psikolojiye Giriş I

ĠNSAN NASIL ÖĞRENĠR? Ne biliyoruz? DüĢünelim TartıĢalım! Ġnsan öğrenir! Ġnsan vs Hayvan ÖĞRENME TEORĠLERĠ SOSYAL

ZİHİN ENGELLİLER VE EĞİTİMİ ÖZELLİKLERİ

Gazoz kapağıyla uzay gemisi yapıp, marsa gitmek için insanları nasıl ikna edersiniz?

MOTİVASYON Motivasyon, Davranışı başlatan, yön veren, devam ettiren veya belli bir davranışın tercih edilmesini sağlayan güç.

SINIF REHBERLĠĞĠ PROGRAMI. Prof. Dr. Serap NAZLI

MOTİVASYON. Yrd. Doç. Dr. Ayşegül Bayraktar

BİLİŞSEL AÇIDAN ÇOCUK GELİŞİMİNİN BASAMAKLARI

Öğrenci hakkında varsayımlar; Öğretmen hakkında varsayımlar; İyi bir öğretim programında bulunması gereken özellikler;

DAVRANIŞ BİLİMLERİNİN TEMEL KAVRAMLARI

Ders İzlencesi Eğitim Yılı ve Güz Dönemi Program adı: ÇOCUK GELİŞİMİ PROGRAMI

ADIM ADIM YGS LYS Adım DAVRANIŞ 2

Otizm Spektrum Bozukluğu. Özellikleri

DAVRANIŞ AZALTMA TEKNİKLERİ

Soru-2: Buna göre Emre, Kohlberg in ahlak gelişim kuramında hangi evrede yer almaktadır?

Transkript:

Ne öğreneceğiz?

ÖĞRENME KURAMLARI ve YAKLAŞIMLAR

Temel Kavramlar

ÖĞRENME İLE İLGİLİ BAZI KAVRAMLAR DAVRANIŞ Sonradan kazanılan davranışlar (Öğrenme ürünü davranışlar) Doğuştan gelen davranışlar Geçici davranışlar İçgüdüsel davranışlar (Alkol, ilaç, hastalık vb. Refleksif davranışlar etkisi ile oluşan davranışlar İstendik davranışlar Planlı eğitim ürünü davranışlar Plansız eğitim ürünü davranışlar Olumsuz kültürel koşullar altında kazanılan davranışlar İstenmedik davranışlar Eğitimin hatalı yan ürünü olan davranışlar

ÖĞRENME İLE İLGİLİ BAZI İÇGÜDÜ Doğuştan olan karmaşık ve öğrenilmemiş, türe özgü olan, kişiliğin gelişiminde rol oynayan temel ruhsal güçtür. İnsanda temelde yoktur Öğrenmenin dışındadır Ertelenemez KAVRAMLAR REFLEKS Doğuştan getirilebilen ama olgunlaşma ile ortaya çıkan, belli bir uyarıcıya karşı organizmanın belli ve basit bir davranış gösterme eğilimidir. Bilinçsiz ve kontrolsüzdür. Ertelenebilir ama önlenemez.

ÖĞRENME İLE İLGİLİ KAVRAMLAR DAVRANIŞ Organizmanın dışarıdan gözlenebilen veya kendisince hissedilebilen tepki ve hareketlerinin tümü. El-kol hareketi, konuşma, düşünce, mimik vb. davranıştır. PERFORMANS Edim de denir. Organizmanın bizzat yaptığı şeylerdir Öğrenme performansın unsurlarından biridir Performans doğrudan ölçülebilirken öğrenme ölçülemeyebilir Performans, organizmanın ne yaptığını, öğrenme ise ne yapabileceğini ifade eder

ÖĞRENME İLE İLGİLİ KAVRAMLAR UYARICI Duyu organlarını harekete geçiren ve tepkiye yol açan nesne veya enerjidir. İçsel (kas hareketi, susama, acıkma) ve dışsal (ses, ışık) olur TEPKİ Uyarıcıların organizmayı etkilemesi sonucu organizmanın gösterdiği davranışa denir. GÜDÜ Organizmayı etkileyerek bir amaç için harekete geçmeye sevk eden şeydir. Şey dürtü, istek, ihtiyaç, hırs olabilir. DİKKAT Bilincin belirli noktada toplanması halidir.

ÖĞRENME İLE İLGİLİ KAVRAMLAR» GENEL UYARILMIŞLIK HALİ Organizmanın verimli bir öğrenme sağlayabilmesi için hazır ve tetikte bulunmasıdır» KAYGI Güçlü bir istek ya da dürtünün gerçekleşmeyecek gibi göründüğü durumlarda ortaya çıkan tedirgin edici bir duygudur Öğrenme Genel Uyarılmışlık hali ve kaygı

ÖĞRENME

ÖĞRENME, Yaşantı ürünü değişmedir. DEĞİŞEN NEDİR? Cevap, öğrenme kuramlarına göre değişir.

ÖĞRENME KURAMLARI Davranışçı Çağrışımsal Kuramlar Bilişsel Alan Kuramları Klasik (Tepkisel) Kuramlar Bitişiklik Edimsel Koşullanma Kuramları Kuramı Bilişsel Ağırlıklı Davranışçı Kuram Bilgiyi İşleme Kuramı Bilişsel Sosyal Öğrenme Kuramı

DAVRANIŞÇI YAKLAŞIMDA ÖĞRENME TEMEL ÖZELLİKLERİ Pavlov, Watson ve Skinner Çocuk büyük, insan hayvan farkı yoktur Aynı bilgiyi defalarca tekrarlamak gerekir Sevgi, idealler, hayaller yoktur Gözle görünebilen davranış, tarafsızca izlenip ölçülmesi gerekir Öğrenme, Uyarıcı-Tepki arasında bağdır Öğrenme, organizmanın davranışlarındaki değişikliklerdir İnsan zihni, doğduğunda boş bir levhadır Organizma, kara bir kutudur. Kutuya giren uyarıcı ile çıkan tepki incelenir Öğrenmeden çok koşullanma terimini kullanırlar

KLASİK ŞARTLANMA- KOŞULLAN- MA OPERANT ŞARTLAN MA GÖZLEMSEL ÖĞRENME Uyarıcıya karşı duygusal ve fizyolojik tepkiler Davranışsal sonuçlardan ortaya çıkan değişmeler Başkalarının yaşantılarını gözleyerek öğrenme

KLASİK ŞARTLANMA Klasik şartlanma ya da bir başka adıyla şartlı tepki öğrenmesi, tarihin en eski devirlerinden beri bilinmektedir. I.Pavlov (1849-1936) 20.yy başında şartlı tepki öğrenmesini ilk defe deneysel olarak incelediği için bu öğrenme türüne klasik şartlanma denilmiştir. Pavlov laboratuarında köpeklerin gastrik salgılarını incelerken, köpeklerin yiyecek getiren bakıcıların ayak seslerini duydukları zaman salya salgıladıklarını fark etmiştir. Bunun üzerine, köpeklerin niçin yiyecek verilmeden önce salya salgıladıkları sorusu üzerinde durmuştur.

Klasik Koşullama-Süreç (Pavlov) KOŞULLAMADAN ÖNCE Koşullu Uyarıcı (Zil) Doğal (Koşulsuz) Uyarıcı (Et) KOŞULLAMA SÜRECİNDE Koşullu Uyarıcı (Zil) Doğal (Koşulsuz) Uyarıcı (Et) KOŞULLAMADAN SONRA Koşullu Uyarıcı (Zil) Tepki yok Doğal Tepki (Salya akıtma) Doğal Tepki (Salya akıtma) Doğal Tepki (Salya akıtma)

Temel kavramlar

Koşulsuz tepki: Köpeğin salya tepkisinin nötr (öğrenilmemiş) pekiştireç olan et karşısında ortaya çıkmasıdır. Koşullu tepki: Köpeğin salya tepkisinin koşullu (öğrenilmiş) pekiştireç olan zil sesi karşısında ortaya çıkmasıdır.

Koşulsuz tepki: Köpeğin salya tepkisinin nötr (öğrenilmemiş) pekiştireç olan et karşısında ortaya çıkmasıdır. Koşullu tepki: Köpeğin salya tepkisinin koşullu (öğrenilmiş) pekiştireç olan zil sesi karşısında ortaya çıkmasıdır.

KORKU ŞARTLANMASI Watson ve Rayner adlı araştırmacılar deneylerinde Albert adlı 11 aylık bir erkek çocuğundan yararlanmışlardır. Deneyin başlangıcında Albert e beyaz bir tavşan gösterilmiştir. Çocuk tavşanı incelemiş ve sevinç gösterisinde bulunmuştur. Hemen sonrasında beyaz tavşan, şiddetli bir gürültü eşliğinde gösterilmiştir. Albert gürültüyü duyduktan sonra korkup ağlamıştır. Bu işlem birkaç kez tekrarlanmıştır. En sonunda tavşan tek başına gösterilmiştir. Bu defa, gürültü mevcut olmadığı halde, tavşanı tek başına görmek bile Albert in korkmasına yetmiştir.

GENELLEME Korku şartlanması deneyinde adı geçen Albert beyaz tavşandan korkmaya şartlandıktan sonra beyaz olan tüm nesnelere karşı bir korku geliştirmiştir. Bazı durumlarda organizma, bir uyarıcı karşısında gösterdiği şartlı tepkiyi benzer durumlarda da gösterir. Buna uyarıcı genellemesi denilir. Bu gibi durumlarda, benzer uyarıcılara karşı benzer tepkiler gösterilir.

AYIRTETME Ayırt etmeyi öğrenme okul ortamında sıklıkla kullanılır. Okuma yazmayı yeni öğrenen bir öğrencinin d harfi ile b harfini, daha ileriki yıllarda isim ile sıfat ı, bir takım sembolleri ayırt etmesi gerekebilir. Öğretmenlerin öğrencilerin hangi konularda neleri karıştırdıklarını belirlemesi ve karıştırılan konu ya da sembollerin nasıl ayırt edileceğini öğrencilerine ders esnasında açıklaması gerekir.

SÖNME Bu kavramı, Pavlov un klasik şartlanma deneyi üzerinde açıklamak mümkündür. Bu deneyde, şartlı tepki bir kez öğrenildikten sonra, şartsız uyarıcı (et tozu) verilmeden de bu tepki yapılıyordu. Yani, köpek et tozuyla pekiştirilmeden de zil sesine salya tepkisi veriyordu. Ancak, hiç pekiştirme yapılmazsa, bir müddet sonra zil sesi pekiştirici olmaktan çıkacaktır. Çünkü, köpek zil sesinden sonra hiç yiyecek almamaktadır. Şartlı uyarıcının bu şekilde tepki ortaya çıkaramaz hale geldiğinde hale gelmesine sönme denilmektedir.

DAVRANIŞI ORTADAN KALDIRMA 1. Karşıt (Tersine) koşullanma: Olumlu ya da olumsuz bir davranışın ortaya çıkmasına neden olan uyarıcıya verilen tepkinin tam tersine dönüşmesidir. Her ne kadar olumlu duygunun olumsuza dönmesi karşıt koşullanma olsa da daha çok olumsuz duyguların olumluya döndürülmesi konu başlığının gereğidir. Örnek: Okula gittiği ilk gün öğretmeninden azar işittiği için okul korkusu oluşan Ayşe nin ailesi öğretmenine Ayşe yle biraz ilgilenmesini ve onu pekiştirmesini ister. Belli bir süre sonra öğretmenine olan korkusu sevgiye dönüşen Ayşe nin artık okul korkusu kalmamıştır.

DAVRANIŞI ORTADAN KALDIRMA 2. Sönmesini bekleme Koşullu uyarıcıya karşı olur. Doğal uyarıcıya gösterilen doğal tepki asla sönmez. Sönen davranış yok olmaz sadece baskı altına alınır. Örnek: Çoban kaval çalıp, belli bir süre ekmek kırıntısı vermez ise koyunlar bir süre sonra toplanma davranışları pekiştirilmediğinden kavala karşı toplanma davranışlarından vazgeçerler.

DAVRANIŞI ORTADAN KALDIRMA 3. Sistematik duyarsızlaştırma Çeşitli yollarla öğrenilen bazı korku ve fobilerin aşamalı olarak etki düzeyi en düşükten en yükseğe doğru bireyden uzaklaştırılıp ortadan kaldırılması halidir. Örnek: Yazın dedesinin köyüne giden Berfin eşeğe binmiş eşekten düşmüş ve bacağı incitmiştir. Bu yaşantıdan sonra eşek korkusu oluşan Berfin in bu korkusunu ortadan kaldırılması için önce eşeğinde içinde bulunduğu çizgi filmler izletilir. Daha sonra babasının ve yakınlarının eşeğe binişlerini görür ve en sonunda eşeğe dokunması sağlanıp eşek korkusu ortadan kaldırılır.

EDİMSEL (OPERANT)KOŞULLANMA BURRHUS FREDERIC SKINNER KİMDİR? 1904-1990 yılları arasında yaşamış. Amerikalı psikolog, yazar ve şair. Davranışçı öğrenme kuramının öncülerindendir. Edimsel (operant) koşullanma kuramını ortaya atmıştır. 21 kitabı ve 180 makalesi bulunmaktadır.

EDİMSEL (OPERANT) KOŞULLANMA NEDİR? Klasik koşullanma birçok öğrenme durumunu açıklayamaz. Bütün öğrenmeler U-T ile açıklanamaz. Klasik koşullanmada davranışa neden olan uyarıcının bilinmesi gerekir. Ancak insan davranışlarına neden olan uyarıcılar her zaman bilinemez. Bu gibi durumlarda operant koşullanma karşımıza çıkmaktadır.

EDİMSEL KOŞULLANMA DENEYİ Ses geçirmez ve yalıtılmış bir kutu. İçinde manivela var, yiyecek deposuna bağlı. Fare tesadüfen manivelaya basar ve yiyeceği yer. Belirli bir zaman sonra yiyecek ve manivela arasında bağ kurmuştur. Her acıktığında manivelaya basmıştır.

EDİMSEL KOŞULLANMA DENEYİ

TEPKİSEL DAVRANIŞ NEDİR? Bir dış uyarıcı karşısında gösterilen davranışlardır. Terleme, titreme, göz bebeğinin küçülmesi vb. Skinner klasik koşullanmadaki öğrenmeleri tepkisel davranışlar olarak ifade etmiş.

EDİMSEL DAVRANIŞ NEDİR? Her davranış dış uyarıcılara bağlı olarak ortaya çıkmaz. Edimsel (operant) davranışlar hiçbir dış uyarana bağlı olmadan ortaya konulan davranışlardır. Yemek yeme, yürüme, konuşma vb. Tepkisel davranışa neden olan uyarıcı bellidir. Ancak edimsel davranışın uyaranı net değildir.

EDİMSEL DAVRANIŞ NEDİR? İnsan hayatındaki davranışların çoğu edimsel (operant) dir. Davranışlar, önceki olaylardan çok, davranışın sonuçları tarafından kontrol edilir. Bir giysinizi arkadaşlarınız beğenirse onu giyme olasılığınız artar. Bir soruya doğru cevap veren öğrenci takdir edilmesi bir sonuçtur. Koridorda koşan bir öğrenciye okul müdürünün ceza vermesi de bir sonuçtur. Sonuçlar iyi veya kötü olabilir.

EDİMSEL (OPERANT) KOŞULLANMA Operant koşullanma; Ödüle götüren veya cezadan kurtaran bir tepkinin öğrenilmesine, veya Bir davranışın pekiştireçle kuvvetlendirilmesine denir.

KLASİK VE EDİMSEL KOŞULLANMANIN FARKLARI KLASİK KOŞULLANMA Uyarıcı bellidir (ses, ışık, yiyecek vb.) Davranış uyarıcıyı takip eder (U-T) Tepki de bellidir. Pekiştirme, gösterilen tepkiden bağımsızdır. Tepkiler istemsiz, duygusal ve fizyolojiktir. Şartsız uyarıcının yokluğunda sönme olur. EDİMSEL KOŞULLANMA Net değildir. Davranış uyarıcıdan önce gelir. Tepkiler başlangıçta tesadüfidir. Pekiştirme tepkiye bağlıdır. Tepkiler açık ve bilinçlidir. Davranış pekiştirilmezse sönme olur.

Edimsel Koşullama-Süreç Edim (Operant) Tepki Davranış Organizmanın gelişi güzel, hangi uyarıcıya dönük olduğunu belirleyemediğimiz tepkisi Ödül Ceza

Edimsel Koşullama-Temel İlkeler Etki Yasası Davranışlar sonuçlarından etkilenir. Olumlu Pekiştirme (Olumlu davranış-olumlu uyarıcı) Olumsuz Pekiştirme (Olumsuz durumu ortadan kaldıran davranış-olumlu uyarıcı) Ceza1. Tip (Olumsuz davranış-olumsuz uyarıcı) 2. Tip (Olumsuz davranış-olumlu uyarıcının ortamdan çekilmesi)

DAVRANIŞSAL SONUÇLAR DAVRANIŞSAL SONUÇLAR PEKİŞTİRME CEZA OLUMLU OLUMSUZ 1.TÜR 2.TÜR PEKİŞTİRME PEKİŞTİRME CEZA CEZA

PEKİŞTİREÇ VE PEKİŞTİRME NEDİR? Davranışı izleyen ve organizma üzerinde olumlu bir yaratarak davranışı güçlendiren uyarıcılara pekiştireç denir. Burada yapılan işlem ise pekiştirmedir. Pekiştirme; bir tepkinin iç veya dış etkilerle kuvvetlendirilmesidir. Edimsel koşullanmanın eğitime kazandırdığı en büyük yenilik pekiştirmedir. Doğru davranışlar pekiştirilerek öğrenme kolaylaştırılabilir.

Pekiştirme Bir davranış ya da tepkiyi izleyen ve o davranışın ya da tepkinin gelecekte tekrarlanma olasılığını artıran herhangi bir sonuçtur. Olumlu pekiştireç Olumsuz pekiştireç

Olumlu Pekiştireç Olumlu Pekiştireç: Varlığı yapılmakta olan davranışın gelecekte tekrarlanma olasılığını artıran herhangi bir sonuç(uyaran) Ortama olumlu bir uyaran eklenir. Not Bir teşekkür Para Övgü Prim

OLUMLU PEKİŞTİRME Bir davranışın yapılma olasılığını arttırmak veya sürdürmek amacıyla o davranışı izleyen şekilde ortama uyaran eklenmesidir. Ortama eklenen uyanana pekiştirici uyaran ya da pekiştireç denir. Olumlu pekiştireçler iki başlık altında incelenir: 1. Öğrenilmemiş pekiştireçler (Birincil pekiştireç) 2. Öğrenilmiş pekiştireçler (İkincil pekiştireç)

OLUMLU PEKİŞTİRME (devam) Öğrenilmemiş Pekiştireçler Doğal yaşamın sürdürülmesi için gerekli olan ve birey için biyolojik önem taşıyan uyaranlardır. En önemli tipleri, yiyecekler, içecekler, uyku, barınma ve cinselliktir. Yiyecek içecek türü pekiştireçler, özellikle küçük çocuklarda ve işlevde bulunma düzeyi düşük bireylerde yeni davranışın kazandırılmasında etkili olabilir fakat eğitim ve işlevde bulunma düzeyi arttıkça etkililikleri azalır.

OLUMLU PEKİŞTİRME (devam) Öğrenilmemiş Pekiştireçlerin özellikleri 1. Etkilikleri kullanıldıkları durumlarla ilintilidir. 2. Uygun şekilde sunulmadığında bireyde doygunluk veya yoksunluk yaratabilir. 3. Pekiştireç olma özelliğini kaybetmezler. 4. Doygunluğu önleme ve öğretim sırasında hızlı tüketimi sağlamak gibi nedenlerle az miktarlarda sunulmalıdır. 5. Yiyecek, içecek pekiştireçleri özel diyeti olan çocuklarla kullanılacaksa titizlikle seçilmelidir.

OLUMLU PEKİŞTİRME (devam) Öğrenilmemiş Pekiştireçler Yararları; - Öğretimi gerektirmemeleri en önemli yarardır fakat öğrenilmiş pekiştireçlerle kullanılmalıdır. Sınırlılıkları; - Aşırı doygunluk sağlayabileceğinden uzun süre etkili olmayabilirler. - Toplumsal yaşamda ya da doğal ortamlarda her zaman bu pekiştireçleri elde etmek mümkün olmayabilir.

OLUMLU PEKİŞTİRME (devam) Öğrenilmiş Pekiştireçler Bunlara koşullu pekiştireç de denir. Birincil pekiştireçlerle birlikte kullanıldıklarında bir süre sonra tek başlarına pekiştireç olma özelliği kazanırlar. Örneğin; Çok iyi yaptın, aferin gibi sözcükler başlangıçta çocuk için bir şey ifade etmeyebilir. Fakat bunlar çikolata, bisküvi gibi öğrenilmemiş pekiştireçlerle sunulduklarında bir süre sonra birincil pekiştireçler olmaksızın da davranışı pekiştirirler. (Klasik Koşullanma)

OLUMLU PEKİŞTİRME (devam) Öğrenilmiş Pekiştireçler Yararları; - Uygulayıcı için ulaşılması kolaydır. - Kolayca çeşitlendirilebilir. Doğal ve sosyal ortamlarda da sağlanabilir. Sınırlılıkları; - Birincil pekiştireçlerle eşleyerek sunulması ve birincil pekiştireçlerin zamanla silikleştirilmesi gerekliliği bir sınırlılık gibi görünse de öğrenilmiş pekiştireçlerin yararı çok daha fazladır.

OLUMLU PEKİŞTİRME (devam) Öğrenilmiş Pekiştireç Türleri 1. Sosyal Pekiştireçler - Sözsüz ifadeler - Bedensel iletişim - Sosyal ortamlara yakınlık - Ayrıcalık tanıma - Övgü sözcükleri ya da sözcük grupları 2. Etkinlik Pekiştireçleri 3. Nesne Pekiştireçleri 4. Sembol Pekiştireçleri

Ayşe pijamasını Dolabına yerleştirmiş. Olumlu pekiştirme avranış İşlem süreci Davranış Üzerindeki etkisi ilke Ayşe izleyen Sosyal pekiştirme (uyaran ekleme) Pijamasını dolabına Yerleştirmiş. Kızımla gurur duyuyorum. Günlerde Pijamasını Dolabına Koymayı Olumlu Pekiştir me sürdürür

Olumlu pekiştirme türleri Öğrenilmemiş pekiştireç Sıcaklık,su,yiyecek Öğrenilmiş pekiştireçler Sosyal pekiştireçler Dönüştürülebilir sembol pekiştireçler Etkinlik pekiştireçleri(premack ilkesi)

OLUMSUZ PEKİŞTİRME Bir davranışı izleyen durumda ortamdaki itici uyaranın çekilmesiyle, o davranışın yapılma olasılığının artırılmasıdır. Örneğin; açık pencereden gelen gürültünün işe dikkat davranışını engellemesi durumunda pencerenin kapatılması ile bu davranışın artması olumsuz pekiştirmedir.

OLUMSUZ PEKİŞTİRME (devam) Ortamda bir itici uyaranın varlığını gerektirdiği için eğitim ortamlarında sıkça yer verilmesi uygun değildir. Çünkü olumsuz pekiştirme itici uyaran üzerine yoğunlaşır. Dolayısıyla kaçma ve kaçınma davranışlarını arttırır. - Kaçma: itici uyaranın sona erdirilmesi - Kaçınma: itici uyaranın ortaya çıkmasının engellenmesi Örneğin; öğrenci ödevini yapmadığı için okula gelmeyebilir.

Olumsuz Pekiştireç Olumsuz Pekiştireç: Azalması ya da sonlanması yapılmakta olan davranışın gelecekte tekrarlanma olasılığını artıran herhangi bir sonuç (uyaran) Ortamdan olumsuz bir uyaran çıkar Elektrik şokundan kaçmak Sıcakta gölgeye sığınmak Susadığında sıvı almak Başın ağrıdığında ağrı kesici almak

Olumsuz pekiştirme avranış İşlem süreci Davranış Üzerindeki etkisi ilke Ali Ödev yapma Saatinde, Ödevini Yapacağı Yerde başım ağrıyor der Anne ise daha önce Ödev yapma saatinde Aliye niye yatıyorsun Ödevini yapacaksın Demiştir. Artık başım Ağrıyor dediğinde ise Anne daha önceden söylediklerine son Vermiştir. Ali ilerleyen Günlerde ödev Yapacağı Saatlerde Başım ağrıyor Demeyi sürdürür Olumsuz Pekiştir me

ETKİLİ PEKİŞTİREÇ BELİRLEME 1. Öğrencinizin yemekten, yapmaktan, oynamaktan hoşlandığı şeylerin listesini yapın. 2. Listeyi ona sunun ve onun da fikrini alın. 3. Öğrencinizle ilgili diğer kişilerle görüşün. (anne-baba) 4. Öğrencinizi gözleyin, deneyin. Değişik ortamlarda pekiştireç olabileceğini tahmin ettiğiniz uyaranları onlara sunun ve hangilerinin etkili olduğunu kayıt edin.

PEKİŞTİRME KURALLARI 1. Pekiştirme uygun davranışa bağımlı olmalıdır. 2. Uygun davranışın hemen ardından verilmelidir. 3. Pekiştirme programının başlangıcında ve edinim aşamasında davranış her oluştuğunda pekiştirilmelidir. 4. Etkili pekiştireçler kullanılmalı ve çeşitlendirilmelidir. 5. Pekiştireçler etkili bir pekiştirme tarifesiyle sunulmalıdır.

PEKİŞTİRME KURALLARI (devam) 6. Pekiştireç uygulayıcı için kolay ulaşılabilir ve kolay kullanılabilir olmalıdır. 7. Pekiştireç öğrencinin özelliklerine uygun olmalıdır. (yaş, cinsiyet, gelişim düzeyi) 8. Pekiştireç doygunluk sağlamamalıdır. 9. Böyle davrandığın için seni seviyorum., gibi sevgi ifadeleri pekiştireç olarak kullanılmamalıdır.

Ceza Bir davranışı ya da tepkiyi izleyen ve o davranışın ya da tepkinin gelecekte tekrarlanma olasılığını azaltan her türlü sonuç (uyaran) Ortama olumsuz bir uyaran eklenir Sınavdan alınan düşük not Küfreden çocuğun bilgisayarının alınması Trafik cezaları Dikkatsiz yürüyen birinin kayıp düşmesi Devamsızlık yapan öğrencinin sınıfta kalması

1.Tür ceza Davranış İşlem süreci Davranış Üzerindeki etkisi ilke Elif, Suna nın Kurdelesini Resim dersinde Her zaman Birkaç kere Boya kutusuna koyar Elif izleyen Öğretmen, günlerde Elif in Suna nın sırtına vurur. Kurdelesini (itici uyaran Boya kutusuna Ekleme) Koymayı bırakır. 1.Tür ceza

2.Tür ceza Davranış İşlem süreci Davranış Üzerindeki etkisi ilke Ali babasının Arabasını yıkar. Babası önceleri sık sık, Sonraları Arada bir Teşekkür eder. Gıcır gıcır Olmuş der. Baba,ilerleyen zamanlarda Ali arabayı Yıkadığında Gıcır gıcır olmuş Demeyi bırakır, teşekkür etmez. (Pekiştirece son Verme) Ali izleyen Günlerde Arabayı Yıkamayı Bırakmış (sönme) 2.Tür ceza

Uyarıcı olumsuz pekiştireç ise ortama konursa işlem I.tür ceza Uyarıcı olumlu pekişitireç ise Ortama konursa İşlem olumlu pekiştirmedir. Olumlu pekişitireç ortamdan çıkarsa işlem II. tür ceza Ortam Olumsuz pekiştireç ortamdan çıkarsa işlem olumsuz pekiştirme

Pekiştireç Tarifeleri Pekiştireçler zaman aralığına ya da orana bağlı olarak verilir. Sabit aralıklı tarife Değişken aralıklı tarife Sabit oranlı tarife Değişken oranlı tarife

Sabit aralıklı tarife En son alınan pekiştirecin ardından sabit bir zaman dilimi geçtikten sonra doğru davranışın pekiştirildiği tarife Her ayın ilk günü maaş alınması Her haftanın ilk günü quiz yapılması Fareye her üç dakikada bir yiyecek verilmesi

Değişken aralıklı tarife Son pekiştirmenin ardından ve her seferinde değişken zaman aralıklarından sonra yapılan doğru davranışın pekiştirildiği tarife Farklı zaman aralıklarıyla küçük sınav yapılması Belirsiz tarihlerde yapılan denetlemeler Arasıra yapılan övgüler Belirsiz zamanlarda dağıtılan primler

Sabit oranlı tarife Sabit bir sayıdaki doğru davranıştan hemen sonra verilen ve doğru davranışın pekiştirildiği tarife Toplanan her üç sepet üzüm için verilen ücret Gelinen her 5 ders için alınan bonus puan Her 3 alışverişe verilen hediye çekleri

Değişken oranlı tarife Pekiştirecin elde edilebilmesi için her seferinde değişken sayıda doğru davranışın oluşmasını gerektiren tarife Kumar makineleri Piyango çekilişleri Pazarlama yoluyla satış

Edimsel Koşullama-Temel İlkeler Küçük adımlar ilkesi Öğrenmeye etkin katılım ilkesi Sonuç hakkında anında bilgi alma ilkesi Bireysel hıza göre ilerleme ilkesi Doğru cevaplar ilkesi

Edimsel Koşullanmanın Eğitim Ortamına İlişkin Doğurguları Doğru bir öğretim yapmak için öğrencinin ne düşündüğü değil ne yaptığı ile ilgilenmek gerekir. Pekiştireçlerin bireyin özelliklerine uygun olmasına dikkat edilmelidir. Bir uyarıcı her öğrenci için pekiştireç olmayabilir. Öğrencilere uygun pekiştireç seçmek için, en sevdikleri nesneleri, etkinlikleri yazmaları istenebilir ya da gözlem yaparak belirlenebilir. Yeni bir davranış hızlı bir biçimde kazandırılacaksa, sürekli pekiştirme kullanılmalıdır.

Farklı pekiştirme tarifeleri kullanmak, davranışın daha uzun süre devam etmesini sağlamaktadır. Dönüt ve düzeltme etkinlikleri uygulanarak öğrencilerin kendi davranışları hakkında bilgi sahibi olması sağlanmalıdır. Ceza yerine olumsuz pekiştirecin kullanılması tercih edilmelidir. Öğrencilerin bireysel özelliklerine değil, davranışlarına odaklanarak, öğrenciyi küçük düşürmeden davranışın neden yapılmaması gerektiği açıklanmalıdır.

Edimsel koşullama, matematik gibi aşamalılık ilişkisi güçlü alanlardaki öğrenmelerle, beceri öğretiminde, davranışların biçimlendirilmesinde ve sınıf disiplinin sağlanmasında daha etkili olurken; diğer alanlarda etkili olamamaktadır. Edimsel koşullamaya dayalı iki teknik: 1. Kademeli yaklaşım yoluyla şekillendirme ve 2. Programlı öğretimdir.

Kademeli Yaklaşma: Edimsel koşullanmanın öğrenme yöntemidir. Programlı öğretimde kullanılır. İki şekilde gerçekleşir. Biçimlendirme (Şekillendirme) ve zincirleme. Biçimlendirme (Şekil Verme-Şekillendirme): Organizmaya kazandırılmak istenen davranış küçük alt davranışlara ayrılır. Organizmanın en basit davranışından başarıyla yaptığı diğer davranışlarının da pekiştirilmesi yoluyla bir davranışın tek bir seferde yapılmasıdır. Biçimlendirmede adımları sırasıyla yapma şartı yoktur. Adımlardan biri atlanılsa bile istenen davranış kazandırılabilir. İstenilen tepkiye yakın tepkiler pekiştirilir. Örnek: Topluluk önünde konuşamayan öğrencisinin bu davranışı kazanması için öğrenci sadece 2 kişinin olduğu bir yerde konuşturulur. Daha sonra aşamalı olarak kişi sayıları arttırılır ve her konuşma sonrası kendine pekiştireç verilir.

Zincirleme: Amaca ulaşmak için alt davranışların atlanmadan sırası ile yapılmasıdır. Her aşama bir sonraki aşamanın ayırt edicisi olur ve her aşama pekiştirilir. Öğrenilecek konu zor ise birbirine ön koşul olacak alt basamaklara ayrılır. Örnek: Otomobil kullanma, okuma yazma öğretiminde. Biçimlendirmede sıra şartı yoktur. Zincirlemede ise sıra atlanmadan yapılması gerekir. AÇIKLAMA: Kademeli yaklaşma ile sistematik duyarsızlaşmayı birbirine karıştırmayın. Kademeli yaklaşmada bireye istenen bir davranışı basamak basamak kazandırma sözkonusu iken, sistematik duyarsızlaştırmada bireydeki istenmeyen bir davranışı (ya da korkuyu) basamak basamak ortadan kaldırma söz konusudur.

Bandura ya göre öğrenmede temel kavramlar taklit, gözlem ve model alma dır.

Bandura nın 1960 ların başında, öğrenmeye getirdiği yaklaşım sosyal-davranışçılıktır. Bandura nın sistemi davranışçı olmasının yanı sıra bilişsel özellikler de taşıyordu. Bandura nın öğrenme kuramı davranışçı yaklaşımın bir kolu gibi görünmesine rağmen bilişsel yaklaşımların etkisiyle daha ılımlı bir yapı ortaya koymaktadır. Sosyal (gözlem yoluyla) öğrenme kuramı bilişsel öğrenme kuramı ile analitik davranışçı kuramın birleştirilerek ortaya konulan bir çeşit orta yol kuramıdır.

Bandura, davranışçılığın öğrenmeyi açıklamada bazı sınırlılıklarının bulunduğunu belirtmiştir. Ona göre bu sınırlılıklar şöyle sıralanabilir: Davranışçılık, doğal ortamlarda meydana gelen şeyleri temsil etmektedir: Hiç kimseye, istendik davranışlarının sıklığını artırmak için her gün ödül verilmez. Genellikle kişiler kendi davranışlarını kendileri yönetmekte ve kontrol etmektedirler. Davranışçılık genellikle ilk tepkilerin nasıl kazanıldığını açıklamaz. Birey bir çok davranışı hiç pekiştirilmeden gösterir. Eğer davranışın ortaya çıkması için pekiştirme gerekli ise, davranışın ilk olarak nasıl ortaya çıktığının açıklanması gerekir. Davranışçılık sadece doğrudan öğrenmeyle, yani sonuçların hemen gözlendiği durumlarla ilgilenir; dolaylı öğrenmeyle ilgilenmez. Yani sonuçların hemen değil gerektiğinde etkinliğe dönüştürüldüğü öğrenme türü ile ilgilenmez.

Sosyal öğrenmede temel faktör, bireyin başkalarını gözlemleyerek öğrenmesidir. Birlikte öğrenme ortamında öğrenen ile öğretenlerin etkileşim içinde olması, öğrenene; gözleme, taklit etme ve zihinsel fonksiyonlar geliştirmede gerçek fırsatın sağlanması gereklidir. Öğrenmemin etkililiği, öğrenenin modelden gözlemlediği davranışı taklit edebilme kabiliyetine bağlıdır. Gözlemlenen davranışın sonunda modelin almış olduğu olumlu pekiştireç veya ceza gözlemleyenin o davranışı taklit edip etmeme kararını etkiler.

ÖĞRENMEYİ SAĞLAYAN DOLAYLI YAŞANTILAR

Dolaylı Pekiştirme: Araştırma sonuçları, davranışı pekiştirilen modeli izleyen bireylerin modelin davranışını daha sıklıkla ve kısa sürede taklit ettiklerini göstermektedir. Dolaylı Ceza: Modelin yapmış olduğu davranış sonunda almış olduğu cezanın gözlemlenmesi, gözleyenin o davranışı yapma eğilimini azaltır veya ortadan kaldırır. Yalnız davranış korkudan dolayı yapılmıyorsa korkunun azaldığı veya ortadan kalktığı durumlarda istenmeyen davranışı yapma eğilimi gösterilmektedir.

Dolaylı Güdüleme: Gözlenen ürünler, bireyi sadece bilgilendirmez, aynı zamanda onu elde etmeye de güdüler. Ancak gözlenen davranış, değer verilen bir ürünle sonuçlanırsa, gözleyen kişi o davranışı yapmak için istek duyar. Ayrıca, gözlemci o davranışı yapabileceğine inanmalıdır. Başkalarının başarılarını yada başarısızlıklarını gözlemek, belli bir davranışı yapmak için bireyin kendi yeteneğini değerlendirmesine yardım eder. Dolaylı Duygu: Bir çok duygu gözlem yoluyla kazanılır. Bir çok insan doğrudan kendileri zarar görmedikleri halde, fareden, kediden, yılandan hatta sınavdan korkarlar. Bu korkuların nedeni ise söz konusu korkulara sahip modellerin gözlenmesidir. Modeller, sesleri, mimikleri, bağırmaları, ağlamaları söyledikleri sözler yoluyla gözleyen kişiye bir çok mesaj verir ve sonuçta modeli gözleyen kişi dolaylı yaşantı kazanarak aynı korkulara sahip olabilir.

Model Özellikleri: Gözlem yoluyla öğrenme kuramının en önemli öğesi modeldir. İnsanların bir davranışı öğrenebilmeleri için, o davranışın başkaları tarafından nasıl yapıldığını görmeleri gerekmektedir. Model ile gözlemleyenin karakter benzerlikleri veya özellikleri davranışın taklit edilme oranını artırır. O halde model ile gözlemleyen arasındaki etkileşimde bazı temel özellikler bulunmalıdır. Bunlar: Yaş-Cinsiyet-Karakter-Benzerlik-Statü

GÖZLEM YOLUYLA ÖĞRENME SÜREÇLERİ

Gözlem Yoluyla Öğrenme-Süreçler Dikkat Süreci Hatırda Tutma Süreci Davranışı Meydana Getirme Süreci Güdülenme Süreci

Dikkat Etme Süreci Gözlemcinin duyu organlarının yeterliliği Gözlemlenecek etkinliklerin gözlemcinin amacına uygun olması Gözlemcinin geçmişte aldığı pekiştirmeler Modelin önemli sonuçlar doğuran etkinlikleri Model alınan etkinliklerin basit, yalın, açık ve çarpıcı olması Modelin yaş, cinsiyet, saygınlık, statü, çekicilik, güç, ün vb. özellikleri

Hatırda Tutma Süreci Gözlem yoluyla öğrenilen bilgiden yararlanabilmek için, gözlemcinin modelin davranışlarını hatırlaması gerekmektedir. Bu nedenle gözlenen bilgi, sembolleştirilip kodlanmakta ve bellekte saklanmaktadır. Sembolleştirme bilginin zihinsel resimlere, imgelere dönüştürülmesi yoluyla sözel sembollere dönüştürülmesi yoluyla

Davranışı Meydana Getirme Süreci Bireyin fiziksel ve psiko-motor özelliklerinin uygun olması. İstek ve öz yeterlik inancı Davranışın zihinsel olarak tekrarı (Kendine dönüt verme ve düzeltme)

Güdülenme Süreci Bireyler yeni davranışları gözlem yoluyla kazanabilirler ancak onu yapmaya güdüleninceye ya da ihtiyaç duyuncaya kadar performans olarak göstermezler. Güdülenme süreci öğrenilenlerin performansa dönüştürülmesini sağlayan bir süreçtir. Pekiştirmenin işlevi (Dolaylı) Pekiştirilme beklentisi Performans için güdüleyici İçsel Pekiştirme

MODEL ALMA YOLUYLA KAZANILAN ÜRÜNLER Bandura ya göre gözlemci modelden beş şey öğrenmektedir; 1. İnsan başkalarını gözlemleyerek, izleyerek etkili okuma, problem çözme, bir oyun oynama gibi becerileri öğrenebilir. 2. Birey model aldığı kişiyi gözlemleyerek önceki öğrenmiş olduğu yasaklar ya güçlenir ya da zayıflar. 3. Gözlemci yeni değerler, inançlar kazanabilir. 4. Gözlemci modelden çevrenin ve eşyanın nasıl kullanılacağını da öğrenir. 5. Gözlemci modelin duygularını açıklama biçimini gözlemleyerek kendi benzer duygularını da benzer biçimde açıklar.

Sosyal Öğrenme Kuramı-Temel İlkeler 1. Karşılıklı Belirleyicilik 2. Sembolleştirme Kapasitesi 3. Öngörü Kapasitesi 4. Dolaylı Öğrenme Kapasitesi 5. Kendini Düzenleme Kapasitesi 6. Kendini Yargılama Kapasitesi

Sosyal Öğrenme Kuramı-Temel İlkeler Karşılıklı Belirleyicilik Birey Davranış Çevre Kazanılan her davranış çevrenin daha fazla kontrol edilmesini sağlar. Pekiştirecin geleceğine olan inanç davranışın oluşumunu etkiler. Rahatsız edici (örneğin gürültülü) bir çevre bireyi bu durumdan kurtulabileceği davranışlar geliştirmeye zorlar.

Sosyal Öğrenme Kuramı-Temel İlkeler Sembolleştirme Kapasitesi İnsanlar dünyanın kendisinden çok bilişsel temsilcileriyle etkileşimde bulunurlar. Bu insanın yaşantılarını sembolik olarak kodlayıp, biriktirebildiği anlamına gelir. Bu bilişsel temsilciler, sonraki davranışları etkiler ya da onlara neden olabilir.

Sosyal Öğrenme Kuramı-Temel İlkeler Öngörü Kapasitesi Düşünme etkinlikten önce gelir ve böylece insanlar geleceği tahmin edebilir ve gelecek için planlar yapabilirler. Dolaylı Öğrenme Kapasitesi İnsanlar kendi yaptıkları kadar başkalarının deneyimlerinden de öğrenirler.

Sosyal Öğrenme Kuramı-Temel İlkeler Kendini Düzenleme (Öz Düzenleme) Kapasitesi İnsanlar kendi içsel standartlarına ve kendi güdülenmelerine dayalı olarak kendi yaptıklarını kontrol edebilirler. Kendini Yargılama (Öz Yargılama) Kapasitesi İnsanlar kendi yeterlilik ya da yetenekleri konusunda yargıda bulunabilirler. Bu yargıya öz yeterlik denir. Öz yeterlik algısı gerçeği yansıtmayabilir ama bireyin davranışlarını düzenlemede etkilidir.

Öz yeterlik inancı Bireyin bir şeyi başarıp başaramayacağına dair inancıdır. Öz yeterlik inancı yüksekse başarılı olma inancı da yükselir. Yapamayacağım derseniz yapamayacağınız kesindir.

Biliş, insan zihninin dünyayı ve çevresindeki olayları anlamaya yönelik yaptığı işlemlerin tümüdür. Öğrenme, bu işlemlerin sonucunda gerçekleşir ve zihinsel performans ya da özelliklerimizdeki değişmedir.

Bilişsel Kurama Göre Öğrenen, 1. Dış uyarıcıların pasif bir alıcısı değil, onların özümleyicisi ve davranışların aktif oluşturucusudur. 2. Öğrenen kendi öğrenmesinin sorumluluğunu taşır ve verileni olduğu gibi almaz, verilenin taşıdığı anlamı keşfeder. 3. Öğrenen, verilen bilgiler arasından, uygun olanını seçer ve işler.

ÖĞRENMEYİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER a) İç faktörler: Öğrencinin kendi yaşantısıyla, ne düşündüğü, nasıl baktığı, öğrenme stilleri, zihinsel potansiyeli, yaratıcılığı kendine dönük düşünceleri vb. ile ilgidir. b) Dış faktörler: Öğretmenle, sınıfın fiziksel düzeni ve öğretim yöntemleri vb. ile ilgilidir.

Öğrenenle ilgili faktörler Olgunlaşma Fizyolojik durum Yaş Yetenek Algı Motivasyon İlgi İhtiyaç Kalıtım Türe Özgü hazır oluş: Öğrenen, ilgili davranışı gösterecek bir türden olmalıdır. Kuş uçar, ama insan uçamaz. Bir organizmaya genetik donanımının elverdiği davranışlar öğretilebilir. Güdü:Öğrenmek istemeyen öğrenciye ne kadar uğraşırsanız uğraşın öğretebileceğiniz şeyler sınırlıdır. Merak Soru işaretleridir. Eksik kalan şeyi tamamlamaktır. Birey merakı olduğu için ilgi duyar. Amaç: Bireyin ulaşmak istediği yerdir, istekleridir, ihtiyaçlarıdır.

Ön öğrenmeler ve geçmiş yaşantılar: Önbilgiler ve geçmiş yaşantılar, öğrenmeyi destekleyici ya da engelleyici etkide bulunabilir. Etkili öğrenme için öğrencilerin önbilgileri açığa çıkarılmalıdır. Yeni bilgi ile önbilgiler arasında ilişki kurulmalıdır. Önceki bilgi yeni bilginin öğrenilmesini kolaylaştırıyorsa olumlu aktarmadır. (Fransızca yı bilmek, İngilizce öğrenmeyi kolaylaştırabilir.) Önceki bilgi yeni bilginin öğrenilmesini zorlaştırıyorsa olumsuz aktarmadır.(ingilizce de bir kelimenin okunuşunu önceden yanlış öğrenmek, doğrusunu söylemeyi zorlaştırır.)

Dikkat: Psikolojik enerjinin bir uyarıcı üzerinde yoğunlaşmasıdır. Temel ihtiyaçlar ilgiyi, ilgide dikkati belirler. Dikkat, bireyin neyi algıladığı açısından önemlidir. Zeka Yeni durumlara çabuk uyum sağlama, Hızlı problem çözebilme, Hızlı bağlantılar kurabilme, Sorunlarla baş edebilme gücüdür.

Bilginin Alınması, İşlenmesi ve Anlamın Oluşturulması (Öğrenme) Süreci DAVRANIŞ Duyus al Kayıt Dikkat Algı (Seçici) Kısa Süreli Bellek Hatırlama Anlamlı Kodlama Uzun Süreli Bellek 1. Anısal 2. Anlamsal 3. İşlemsel

Bilişsel Süreçler Dikkat: Duyusal kayıta gelen tüm uyarıcılardan yalnızca dikkat edilenler kısa süreli belleğe geçer.birey tüm uyaranları kaydedemez ve bazılarına odaklanır. Bu aşamada üç temel işlem yapılır: 1.Önemli bilgiye karar verilir. 2. Önemli bilgi üzerinde odaklanılır. 3. Odaklanan bilgi,işleme alınır. Öğrencilerin dikkatini çekmek için şunlar yapılabilir: Görsel,işitsel ve dokunsal uyarıcılar kullanılmalıdır. Sınıfta değişiklik yapılabilir, derse farklı başlanabilir, v.b. Sonucu belli olmayan ilginç durumlar sunularak,öğrenciler şaşırtılabilir.

Algılama Duyumların anlamlı hale getirilmesidir. Birey duyusal bellekten gelen uyarıcıların bazılarına dikkat ettikten sonra, bunları tanımaya ve yorumlamaya çalışır. Yorumlama süreci bireyin önbilgilerinden ve yaşantılarından etkilenir. Önceden oluşturulan şemalar yeni gelen bilginin algılanmasını etkiler. Örtük ve Açık Tekrar Bilginin zihinsel ya da sesli biçimde tekrar edilme sürecidir. Tekrar bilginin kısa süreli bellekte tutulma sürecini artırmaktadır. Bazı tür bilgiler yeteri kadar tekrar edildiğinde uzun süreli belleğe aktarılabilir.

(Anlamlı) Kodlama KSB`teki bilginin USB teki bilgi ile ilişkilendirilerek,usb e transfer edilmesi sürecidir. Kodlamada, yeni gelen bilgiyi varolan bilgilerle tamamlama, anlamlandırma ve örgütleme söz konusudur. Anlamlı kodlama hatırlamayı kolaylaştırmakta ve bilginin kalıcılığını artırmaktadır. Bilgiyi Geri Getirme (Hatırlama) Uzun süreli bellekte depolanan bilgiler kullanılmak üzere kısa süreli belleğe getirilir yani bilgi hatırlanır. Geriye getirme, bilginin USB`den bulunarak açığa çıkarılması sürecidir. Bilginin KSB`e geri getirilebilmesi için anlamlı bir biçimde kodlanarak depolanması gerekir.

Unutma ve Uzun Süreli Bellek Duyusal kayıttan ve KSB`ten atılan bilgi kaybolur, unutulur ve hiçbir çaba bu bilgiyi geri getiremez. USB`deki bilgi, uygun ipuçları ile geri gelir.

Bilgiyi İşleme Kuramı ve Ders Tasarımı 1. Dikkati Çekme 2. Hedeften Haberdar Etme ve Güdüleme 3. Ön Öğrenmeleri Hatırlatma 4. Uyarıcı Materyalleri Sunma 5. Öğrenciye Rehberlik Etme 6. Davranışı Ortaya Çıkarma 7. Dönüt Düzeltme Verme 8. Değerlendirme 9. Öğrenilenleri Transfer Etme

Duyusal Bellek Alıcılara gelen bilgiyi kullanır. Görsel bilgi İşitsel Bilgi Çalışan (Kısa Süreli) Bellek Dikkatin yöneldiği bilgiyi kullanır. Bir defada en fazla 7 ± 2 (5-9) birimlik bilgiyi işleyebilir. Ayrı Süreçler Uzun Süreli Bellek Nisbeten değişmez hiyerarşik bir ağ (şema) biçimde depolanan tüm bilgi ve becerileri kullanır. Kapasitesi sınırsızdır. http://education.arts.unsw.edu.au/clt_net_aug_97.html

Duyusal Kayıt

Algı ve dikkat Yabancı ve farklı uyarıcılar dikkat çekicidir. Orta derecede karmaşık uyarıcılar. Öğrenilmiş ipuçları Bireyin beklenti ve ihtiyaçları Geçmiş Yaşantılar - Beklentiler

Öğrencinin Dikkatini Çekme Yolları 1. Fiziksel uyarıcılar (Mimar Sinan) 2. Aykırı uyarıcılar (alkol-su) 3. Duygusal uyarıcılar 4. Emir verici uyarıcılar

Kısa Süreli Bellek (işleyen bellek)

Özellikleri: Karşılaştırır, eşleştirir. Bütünleştirir. Telefon numarası Davranış Buraya Gelen Bilgi; 1. Tekrar yoluyla davranışa dönüşür 2. 20 sn içinde unutulur 3. Zihinsel tekrar ve kodlama yapılarak uzun süreli belleğe gönderilir. Sınıf Ortamında; Öğretmen aynı anda bilgi vermemeli. Bilgilerin uzun süreli belleğe geçmesine yardımcı etkinlikler düzenlemeli Sorular sorarak tam öğrenmeyi sağlamalı

Kısa Süreli Belleği Güçlendirmek İçin; Otomatiklik kazanmak

Kısa Süreli Bellekte Bilgiyi Saklama Süreçleri Sürekli Tekrar Gruplama

Uzun Süreli Bellek

HATIRLAMA

Öğrenme Stratejilerinin ve Bilişbilgisinin Öğrenme Sürecindeki Rolü Uyarıcılara DİKKAT! Bilginin kısa süreli belleğe geçmesi Bilgileri ilişki kurarak örgütleme Uzun süreli bellekte. bütünleştirme

Öğrenme stratejileri (Uzun Süreli Bellekte Bilgiyi Saklama Süreçleri) Tekrar Anlamlandırma (Kongre) Örgütleme

Örgütleme Yolları Çizelge, tablo ve matrisler Hiyerarşik Yapılar Genişletme/Eklemleme 1. Eski bilgilerin hatırlanması 2. Eklemlenen ağlar ve şemalar 3. Benzetimler (su şebekesi-kan dolaşımı)

Bilgiyi Geri Getirme Yolları Bilginin ilk öğrenildiği zaman ve mekân Olayı aşamalı bir şekilde yapılandırma Arama-taramada sistematik bir strateji.(o güne yakın önemli olayları düşünme) Alfabeyi kullanma Tüm duyu organları Kodlama ne kadar zenginse çağrışım o kadar güçlü olur

UNUTMA. Karışma Geriye ket vurma İleriye ket vurma

METACOGNİTİON (Üst-biliş) Motivasyon Bilgiyi İşleme Süreci

Öğretmenlere Öneriler Konuya dikkat çekerek başlama, isimleriyle hitap etme,jest ve mimikler, hareket, Konuya karşı ihtiyaç uyandırma Kendi cümleleriyle özetleme Önemli - önemsiz bilgi Anahatları yazma, grafik şema Sorular, dönüt-düzeltme.

FARKLAR

Davranışçı psikologlar, davranışa neden olan ve davranışı takip eden uyarıcıları gözleyerek öğrenmeyi açıklamaya çalışmışlardır. Davranışçılar için uyaran ve bu uyarana organizmanın verdiği tepki önemlidir. Uyaranla tepki arasında zihinde olup biten süreçler gözlenebilir olmadığı için davranışçılar bunlar ile ilgilenmezler. Bilişsel yaklaşımcılar ise, uyarıcının birey tarafından algılanmasından itibaren bireyde meydana gelen içsel süreçler ve öğrenmeye etki eden bireysel özellikler ile ilgilenir.

Davranışçılar, öğrenmeyi davranış değişmesi olarak tanımlarken Bilişsel Kuramcılar; öğrenmeyi bireyin içsel kapasitesindeki değişme olarak görür.

Davranışçı davranışın belirtirler. kuramlar; öğrenildiğini Bilişsel Yaklaşımcılar ise, bilginin öğrenildiğini ve bilgide meydana gelen değişmenin davranışa yansıdığını savunurlar.

Davranışçı yaklaşıma göre; dıştan verilen pekiştireçler öğrenmede önemlidir. Bilişsel yaklaşıma göre, dıştan verilen pekiştireç organizmanın yaptığı davranışla ilgili geri bildirim sağlar. Ayrıca, öğrenmede dışsal pekiştireçlerin yanı sıra başarılı olma gibi içsel pekiştireçler de önem taşır.

Bilişselciler, problem çözme, kavram öğretimi gibi karmaşık davranışlar ile ilgilenmişlerdir. Davranışçılar, genelde hayvanlar ve basit davranışlar üzerinde deneyler yaparak öğrenmenin kurallarını bulmaya çalışırken

Davranışçılar, öğrenmeyi açıklayan tüm değişkenlerin çevrede olduğunu belirtir. Bu nedenle, öğrenmeyi anlayabilmek için çevrenin organizma üzerindeki etkisinin incelenmesi gerekir. Bilişsel yaklaşımcılar ise, öğrenmenin zihinsel bir süreç olduğunu belirtir. Öğrenmenin oluşabilmesi için, anlama, anlam verme, problem çözme gibi organizmanın içinde yer alan süreçlerin incelenmesi gerekir.

İNSANCIL ( HÜMANİST, DUYUSAL) ÖĞRENME KURAMLARI MASLOW- ROGERS, COMBS VE KOHLBERG 10.12.2014 144

İnsancıl (Hümanist) Kuramın Temel İlkeleri: İnsanda doğal bir öğrenme isteği vardır. Öğrenilen konu; ancak öğrencilerin ihtiyaçlarına ve amaçlarına uygun olarak algılandığında anlamlı öğrenme gerçekleşir. 10.12.2014 145

İnsancıl (Hümanist) Kuramın Temel İlkeleri: Öğrenme, tehdidin ve hata yapma korkusunun olmadığı özgür ve demokratik bir ortamda gerçekleşir. 10.12.2014 146

İnsancıl (Hümanist) Kuramın Temel İlkeleri: Öğrenme, öğrencinin kendisi tarafından başlatıldığında ve öğrencinin hem bilişsel hem duyuşsal, hem psikomotor yönlerini içerdiğinde anlamlı ve kapsamlı olur. En yararlı öğrenme, öğrenmeyi öğrenmedir. 10.12.2014 147

İnsancıl (Hümanist) Kuramın Temel İlkeleri: Öğrenci değerli ve önemlidir Öğrencinin kendini algılayış biçimi önemlidir İnsanın en önemli güdüsü kendini gerçekleştirmedir İnsan hem aktif, hem de reaktif bir varlıktır 10.12.2014 148

10.12.2014 149

BENLİK BİLİNCİ ( Rogers ) Benlik kavramı (kendilik kavramı) ve özben Benlik : Kişinin kendi özünü algılama biçimidir. Bu bilinç daha çok çevreyle etkileşimler sonucunda gelişir Özben: Bireyin gerçek benliğidir. Yeme, içme, diğer fizyolojik ihtiyaçlar ve içsel yaşantılar gibi 10.12.2014 150

ROGERS İnsanda ; GERÇEK BENLİK ve İDEAL BENLİK var 10.12.2014 151

GERÇEK BENLİK ( BENLİK TASARIMI veya BENLİK BİLİNCİ ) Bireyin yaşantılarına bağlı olarak geliştirmiş olduğu, kendisine ilişkin algısıdır. Ör: Ben iyi bir matematikçiyim zira lisede matematikten hep yüksek notlar alıyordum 10.12.2014 152

İDEAL BENLİK ( BENLİK TASARIMI ) Bireyin ulaşmak istediği konuma ilişkin algısıdır. Ör: Ben geleceğin matematikçisi olabilirim. 10.12.2014 153

Gerçek Benlik; - Ben neyim? - Ben ne yapabilirim? İdeal Benlik - İlerde neler yapabilirim? - Hayattan ne istiyorum? 10.12.2014 154

10.12.2014 155

ROGERS ÖZSAYGI = GERÇEK BENLİK İDEAL BENLİK Fark ne kadar fazlaysa öz saygı o kadar düşük, Fark ne kadar azsa, öz saygı o kadar yüksektir 10.12.2014 156

AYNA TEORİSİ : Başkaları beni nasıl görüyorsa ben oyum 10.12.2014 157

Maslow un ihtiyaçlar hiyerarşisi teorisi Bireyin hiyerarşik bir şekilde giderilmesi gereken ihtiyaçları vardır 10.12.2014 158

( Kendini gerçekleştirme ) 10.12.2014 159

10.12.2014 160

10.12.2014 161

10.12.2014 162

10.12.2014 163

Donald Olding Hebb Caine end Caine 10.12.2014 164

Beyin Temelli Öğrenme Nedir? Beyin temelli öğrenme; anlamlı öğrenme için beynin kurallarının kabul edilmesini ve öğretimin zihindeki bu kurallarla örgütlenmesini içerir. BTÖ, öğretime gelişimsel ve sosyo - kültürel açıdan bakan, insan beyninin yapısı ve fonksiyonları üzerine temellendirilmiş bütüncül bir yaklaşımdır. 10.12.2014 165

Beyin temelli öğrenme kuramına göre bireyler tam öğrenme düzeyinde, anlamlı öğrenir ve kendi bilgilerini yapılandırırlar. Dolayısıyla ezberleme yoktur 10.12.2014 166

Öğrenme; zihindeki biyokimyasal bir değişmedir. Öğrenme süreci sonucunda, beyin hücreleri arasındaki nöronlarda yeni akson iplikçiklerinin oluştuğu iddia edilmektedir. Buna göre de her öğrenme yaşantısı yeni sinaptik bağların oluşmasıdır denilebilir. 10.12.2014 167

10.12.2014 168

10.12.2014 169

Beyin Temelli Öğrenmenin Elemanları Beyin temelli öğrenmede amaç; bilgiyi ezberlemek yerine bilgiyi anlamlı olarak öğrenmektir. Bu durum üç etkileşimli elemanın varlığı ile gerçekleşir. Bu elemanlar şunlardır: 1 ) Rahatlatılmış uyanıklık (Hazırlık Aşaması) 2 ) Derinlemesine daldırma (Oluşum Aşaması) 3 ) Aktif süreçleme (Üretim Aşaması) 10.12.2014 170

1.Rahatlatılmış Uyanıklık: İnsan, bir şeye ilgi duyduğunda açılır, bir tehdit altında olunca da kapanır. Rahat ve açık olan beyin daha kolay öğrenmektedir. 10.12.2014 171

2. Derinlemesine daldırma: Bireylerin karşı karşıya kaldığı içeriğe yoğunlaşmasıdır. Yani öğrenmeye çalıştığımız bilgileri sadece okuyarak değil, o bilgilerin içinde saatlerce düşünüp, kendinize zaman sınırlaması koymadan kendi potanızda 10.12.2014 eriterek öğrenmeye çalışmaktır. 172

3. Aktif süreçleme: Beynin doğal kapasitesinde yoğunlaşma, onu artırma ve ondan faydalanma sürecidir. Bu aşama da beyin bilginin üzerinde yoğunlaşıp, öncesi ve sonrasıyla karşılaştırma sürecine girmiştir. Bu süreç öğrencinin bilgilerini kullanabildiği süreçtir. 10.12.2014 173

Beyin Temelli Öğrenmenin İlkeleri 10.12.2014 174

1 ) Beyin paralel bir işlemcidir. İnsan beyni birçok işi aynı anda yürütür. 10.12.2014 175

10.12.2014 176

2 ) Öğrenme fizyolojik bir olaydır. Eğitimde de, sıkıntı, stres, baskı, korku vb. durumlar öğrenmeyi olumsuz etkilerken; mutluluk, hoşnutluk vb. duygular da öğrenme üzerinde olumlu etkiye sahiptir. 10.12.2014 177

3) Anlam arayışı doğuştandır. Beyin kendisine ulaşan verilere anlam yüklemeye çalışır. Bu yüzden derslerin heyecan verici ve anlamlı olması, öğrencilere geniş seçme olanağı sağlaması gerekir. 10.12.2014 178

4 ) Anlam arayışı örüntüleme (patterning) ile oluşur. Örüntüleme; bilgilerin anlamlı şekilde sınıflandırılmasıdır. Etkili ve anlamlı öğrenme için örüntüler oluşturmak şarttır. Örüntüleme (sınıflama); hayal kurma, problem çözme veya eleştirel düşünce şeklinde yapabilirler. 5 ) Örüntülemede duygular önemlidir. Öğrenmemizi; ümit, beklentiler, özsaygı düzeyi, sosyal etkinliklere dayalı duygu 10.12.2014 ve düşüncelerimiz etkileyip 179 düzenlemektedir.

6 ) Beyin, parçaları ve bütünleri aynı anda algılar. Beyin loblarından birisi beyne gelen bilgiyi parçalara ayırırken, diğeri de bir bütün veya bütün serisi olarak algılayıp değerlendirmektedir. 7 ) Öğrenme hem çevresel (peripheral) hem de odaklaşmış dikkati gerektirir. Beynin doğrudan farkında olduğu, dikkat çeken çevresel uyarıcılar olduğu gibi, bakıp ta göremediği ilgi çekici olmayan uyaranlar da olabilir. Bu durum öğrenme ortamında beynin dikkat çekici uyaranlara cevap verdiğini göstermektedir. 10.12.2014 180

8) Öğrenme bilinçli ve bilinçsiz süreçleri içerir. İnsanlar birçok bilinçdışı süreci farkında olmadan algılamakta ve öğrenmektedir. 9) En az iki farklı türde belleğimiz vardır. Bu bellekler; uzamsal bellek sistemi ve ezberleyerek öğrenmede kullanılan sistemler kümesidir. İnsanların bazı durumları tekrara gerek kalmadan hatırlaması uzamsal bellekle alakalı bir durumdur (dün akşam ne yediğinizi hatırlamak gibi). Ancak birbiri ile alakalı olmayan bilgileri depolamak için tekrara gerek vardır. 10.12.2014 181

10) Öğrenme gelişimseldir. Beyin büyük ölçüde deneyimlerle gelişir 11) Öğrenme teşvikle ( zorlama ile) zenginleşir, tehdit ile engellenir. Bir korku karşısında beynin performansı düşer. Uygun bir şekilde zorlandığında ise, öğrenme isteği üst düzeye çıkar. 12) Her beyin tektir, kendine özgü düzenlenmiştir. Her insan aynı sisteme sahipse de bireysel farklılıklar inkâr edilemez. 10.12.2014 182

Beyin temelli öğretim yöntemleri 1 ) Bütünleştirilmiş program : Eğitim programının bütünleştirilmesi, bilgi zenginliğini arttırmanın ve bilgiyi anlamlı hale getirmenin önemli bir yoludur. Eğitim programını bütünleştirmeye başlamanın olası en basit yolu iki dersin içeriğini bir araya getirmektir. 2 ) Tematik (bir tema etrafında oluşan) öğretim: Bu yönteme tematik harita yöntemi de denilebilir. Bu yöntem, merkezdeki bir tema ya da temalar dizisinin, öğrencilerin tüm bilgileri ile ilişkilendirilmesine dayanır. 3 ) İşbirliğine dayalı öğrenme : Bu yöntem öğrencilerin iletişim kurma ve beraber çalışma kapasitelerini arttırmaya dayalıdır. Burada önemli ve ideal olan her grup üyesinin diğerine yardımcı olması ve sorumluluğun paylaşılmasıdır. 10.12.2014 183

10.12.2014 184

10.12.2014 185