Mesleki Gelişim Dersi Sunusu
ÜNİTE 1 ETKİLİ İLETİŞİM
İLETİŞİM İletişim, tarafların çeşitli yöntemlerle bilgi alışverişi yapmalarına olanak tanıyan bir süreçtir. İletişim en genel anlamda insanın kendisini başkalarına anlatabilmesi ve başkalarını anlayabilmesidir İletişim bir paylaşmadır, insanın duygularını, düşüncelerini, bilgi ve becerilerini başkalarıyla paylaşabilmesi ve anlatabilmesi iletişim yolu ile olur. Kısacası iletişim duygu, düşünce, bilgi ve tutumların bir kişi veya grup tarafından başka kişi veya gruplara belirli semboller aracılığıyla aktarılması, anlam ve kavramların paylaşılması sürecidir.
İletişimin öğeleri İletişimin sağlıklı kurulabilmesi için her şeyden önce göndericinin mesajı alıcı tarafından algılanabilir ve anlaşılabilir sembollere dönüştürmesi ve uygun bir kanal aracılığıyla göndermesi gerekir. Bu anlamda iletişimin temel öğeleri; kaynak(gönderici), kodlama, mesaj (ileti), iletişim kanalı, kod çözme, alıcı, algılama (filtreleme), geri beslemedir (dönüt).
Kaynak, iletişim sürecinde mesajı gönderen ve iletişim sürecini başlatan öğedir. Kaynak yani gönderen olmadan iletişim kurulamaz. Kaynak, algılama, seçme, düşünme, Kaynak (Gönderici) yorumlama süreçlerinde ürettiği anlamlı iletileri simgeler aracılığı ile gönderendir. Kaynak birey, bir grup, kurum ya da bir kuruluş olabilir.
Kodlama Gönderici iletmek istediği bilgileri, duygu ve düşünceleri alıcının anlayabileceği sembole veya harekete çevirerek kodlar. Kodlama bilgilerin, düşüncelerin ve duyguların alıcı tarafından anlaşılmasına olanak tanıyacak şekilde iletime uygun hazır bir mesaja dönüştürülmesi şeklinde tanımlanabilir. Kodlama gönderici, kod açma ise alıcı tarafından yapılır.
Mesaj (İleti) Mesaj, kaynak ile hedef arasındaki ilişkiyi sağlayan temel unsurdur. Bir şeyi aktarmayı, iletmeyi isteyen kaynağın ürettiğisözel/görsel/işi tsel ürüne mesaj (ileti) denir. Mesaj, bir kişinin diğer kişiye ya da bir grup insana iletmek istediği fikir, düşünce ya da duygunun sözlü ya da sözsüz biçimidir. sembolik bir ifadesidir.
İletişim sürecinde mesaj şu özellikleri taşımalıdır. Mesaj anlaşılır olmalıdır. Mesaj açık olmalıdır. Mesaj doğru zamanda iletilmelidir. Mesaj uygun kanalı izlemelidir. Mesaj kaynak ve alıcı arasında kalmalıdır.
İletişim Kanalı Kanal, kaynak ve alıcı arasındaki bağdır. İletinin kodlandıktan sonra, kod açma sürecinin gerçekleştiği ana kadar izlediği yol kanal olarak adlandırılmaktadır. İletişimde kanal denilince, ışık dalgaları, radyo dalgaları, ses dalgaları, telefon kabloları, sinir sistemi gibi iletiyi taşıyan ortamlar kastedilmektedir. Işık dalgaları görsel sinyalleri, ses dalgaları ise ses sinyallerini taşır. Bunlar duyu organlarını uyarabilecek aracılardır.
İletinin alıcıya ulaşması için mutlaka bir yol olmalıdır. Her mesaj bir kanal aracılığı ile alıcıya ulaştırılır. Gazete ve dergiler, televizyon ve radyo reklamlar, panolar, telefon, facebook ve twitter gibi sosyal medya kanalları, e-posta gibi küresel iletişim ağları önemli iletişim kanallarıdır. Kime, ne amaçla, neyi iletmek istediğimiz kullanacağımız aracı belirler.
Kod Çözme Kod çözme kaynak tarafından gönderilen mesajların, alıcı tarafından anlamlandırılması; eş deyişle, iletiye yüklenen anlamın çözümlenmesi işlemi olarak tanımlanabilir. Kod çözme işleminin başarılı olması için kodlama işleminin yapıldığı kaynak ve kod çözme işleminin yapıldığı alıcının ortak yaşantılarda-deneyimlerde buluşması gerekir.
Alıcı (Hedef) Alıcı kaynağın gönderdiği iletilerin hedefidir. Alıcı göndericiden gelen mesajları alıp yorumlayan ve bunlara sözlü veya sözsüz tepkide bulunan birey ya da gruplardır. Mesajı alan kişi alıcıdır. Mesajın anlamını kaynak ve hedef ortak algıladığında etkin bir iletişimden söz edilebilir. Alıcının mesajı taşıyan sembolleri simgeleri algılaması ve geri bildirimde bulunması ile iletişim süreci tamamlanır. Alıcı, konum itibarıyla tek bir kişi, kişiler, kurum ya da bir örgüt olabilmektedir.
Filtre (Algılama ve Değerlendirme) Algı; bireyin duyular kanalıyla çevresini, kendisini anlayabilmesini ve bilgi edinmesini sağlayan filtredir. Algılama, zihinle ve duygularla ilgili bir süreç olarak tanımlanabilir Algı, duyu organlarımızdan beynimize ulaşan verilerin örgütlenmesi, yorumlanması ve anlamlandırılmasıdır. Başka bir deyişle hem kişinin referans çerçevesi, hem de iletilerin hedefin alıcı kanallarına uygun olup olmaması algılamanın temelini oluşturur Algı olmadan düşünce, düşünce olmadan da iletişim sağlamak mümkün olamaz.
Geri Bildirim (Feedback) Geribildirim (geri besleme); alıcı ve gönderici arasındaki geriye bilgi akışıdır. Geribildirim, alıcının göndericinin mesajına verdiği cevap olarak da tanımlanabilir. Bu sayede, gönderen mesajının anlaşılıp anlaşılamadığını öğrenir. Geribildirim mesajın içeriğine göre; Olumlu geri bildirim: bir davranışı zaten ilerlemekte olduğu yönde destekleyen ya da pekiştiren geri bildirimdir. Bir konferansta konuşma sırasındaki alkışlar olumlu geribildirime örnek olabilir. Olumsuz geri bildirim; İletişimde mesaj alıcı tarafından anlaşılmıyor veya eksik anlaşılıyor ve iletiliyorsa, buna olumsuz geri bildirim denir. Oflamalar, puflamalar ve rahatsızlığı ifade eden sözsüz iletişim öğeleri olumsuz geribildirime örnek olarak verilebilir.
Gürültü İletişim sürecinde bir de mesajın iletilmesini engelleyen gürültü öğesi vardır. Gürültü, fiziksel kaynaklı ya da aşırı heyecan, sevinç, korku gibi ruhsal durumlar, mesaj gönderene ilişkin olumsuz tutum ve ön yargılar gibi psikolojik kaynaklı olabilir. Bunların yanı sıra fizyonörolojik gürültü kaynakları da vardır: İşitme, görme, zihin engelleri ya da açlık, yorgunluk gibi. Gönderen ve alıcının bilgi düzeyleri, kültürel çevreleri ve yaşantıları arasında köklü ayrımların olması da toplumsal kültürel gürültü kaynağı olarak kabul edilmektedir
Etkili iletişim İletişim öğrenme yoluyla kazanılan bir beceridir. İletişim yeterlikleri doğuştan gelmez, sonradan öğrenilir. Bu konuda bazı becerilerimizi çalışarak geliştirebileceğimiz gibi, çevremizde olup bitenleri gözlemlemek, içinde yaşadığımız kültürün, o kültürün bize sunduğu değerlerin farkında olmak, aynı toplumda yaşadığımız kişilerle daha rahat, doğru ve etkili bir biçimde iletişim kurmamızı sağlayacaktır.
Etkili iletişim ilkeleri Kullanılan dil, açık ve sade olmalıdır. Gönderilen ileti, alıcının düzeyine uygun olmalıdır.alıcının bileceği anlayacağı terimler kullanılmalıdır. İletiler, ses tonu ve beden dili ile tutarlı olmalıdır. En uygun iletişim kanalı ve araç seçilmelidir. Uygun zaman ve mekân seçilmelidir. İletişim destekleyici olmalıdır. Kaynağın ve alıcının iletişimde istekli olması gereklidir.
Etkili İletişim Kurmada Uygulanabilecek Yöntemler İletişimi kolaylaştırmak için DİAA formülünü kullanabilirsiniz. İletişimi kolaylaştırmak için, alıcının iyi ve aktif bir dinleyici olması gerekir.
Aktif dinleyici olabilmek için: Konuşmayı kesin, hiç kimse konuşarak dinleyemez. Konuşmacıya rahatlaması için kolaylık sağlayın. Konuşmacıya dinleme isteğinde olduğunuzu gösterin, başka şeylerle meşgul olmayın, saatinize bakmayın Dikkati dağıtan şeyleri ortadan kaldırın. Parazit konuşmaları dinlemeyin. Konuşmacıyı empatik dinleyin, kendinizi onun yerine koyun. Sabırlı olun başka hiçbir şey düşünmemeye çalışın. Kendinizi rahat hissetmeye çalışın, hafif tutun, başka şeylerle oyalanmayın. Eleştiriyi sonraya bırakın, eleştiri iletişimi engeller. Soru sorun, konuşmacının mesajını başka sözcüklerle açıklayın. İletişimi kolaylaştırmak için iletişimin engellerini ortadan kaldırın.
İyi Bir Dinleyicinin Özellikleri Sözlü iletişim konuşmayı olduğu kadar dinlemeyi de içerir. Anlamak ve anlatmak için dinlemeyi bilmek gerekir. Bunu göz ardı ettiğimizde iletişim güçlükleri ile karşılaşırız. İyi dinleme doğru anlamayı, anlaşılanı yerine getirmeyi böylelikle başarmayı ve başarıdan kaynaklanan mutluluğu sağlar.
İyi Bir Dinleyici Olmak İçin Yapılması Gerekenler Konuşanı önemsemelisiniz. Konuşmacının yüzüne hatta gözlerine bakmalı, tüm dikkatinizi ona vermelisiniz. Dinlerken başka şeylerle meşgul olmamalısınız (kâğıtlara karalama yapmamalı/resim çizmemelisiniz) Susmalısınız. Sessizlik içinde olmalı, dikkatinizi dağıtan etkenleri ortadan kaldırmalısınız (Radyonun sesini kısmak gibi). Dinlerken her türlü ön yargı, ön tipler, değerlendirmeler ve genellemelerden kendinizi uzak tutmalısınız. Konuşmacının amacını anlamaya çalışmalısınız. Kendinizi konuşmacının yerine koymalısınız. Empati (duygudaşlık) göstermelisiniz, Sabırlı olmalı ve konuşmacının sözünü kesmemelisiniz, Sözcüklere takılıp kalmamalı, ne iletilmek istendiğine yoğunlaşmalısınız. Konuşmacının giyimine odaklanmamalısınız. Konuşmacıyı motive etmek için anlıyorum, evet gibi sözcükler kullanmalı, zaman zaman baş,boyun, göz ya da el hareketleriyle onu dinlediğinizi belli etmelisiniz. Karşınızdakini küçümseyen, küçük düşüren, alay eden yüz ifadeleri el, kol hareketleri ya dasözcükler kullanmamalısınız. Sorularınız varsa zamanında sormalısınız. Gerçekten gerekli olmadıkça soru sorup konuşmacının sözünü kesmemelisiniz. Ana noktalar üzerinde yoğunlaşmalı, dikkatlice tartmalı ve hemen bir karara varmaktan kaçınmalısınız Sinirlenmemelisiniz. Tartışmaya girmemelisiniz. Bu yanlış anlamanıza yol açar.
İletişimin türleri Toplumsal ilişkiler sistemi olarak ele alındığında iletişim; kişilerarası, gruplar arası, örgütsel ve toplumsal iletişim. Grup ilişkilerinin yapısına göre iletişim, biçimsel olan yatay, dikey ve çapraz iletişim ile biçimsel olmayan iletişim. Kullanılan kanallar ve araçlar göz önüne alındığında iletişim; görsel, işitsel, görsel-işitsel iletişim ya da doğal araçlarla, yapay araçlarla iletişim. Zaman ve mekân boyutuyla iletişim; yüz yüze ve uzaktan iletişim. Kullanılan kodlara göre iletişim ise; sözsüz, sözlü ve yazılı iletişim.
Sözsüz İletişim İnsan bilerek ya da bilmeyerek günlük hayatta sözsüz iletişimi ve beden dilini son derece etkili kullanır. Örneğin yüz yüze iletişimde hem sözlü, hem de sözsüz iletiler aynı anda kullanılır Sözsüz iletişimde mesaj davranışlardan oluşur. El, kol hareketleri, yüz ifadeleri, dokunma, ses tonu, vücut pozisyonları, giyim tarzları, renkler, aksesuarlar, saç stilleri ve daha pek çok unsur sözsüz iletişim alanına örnek olarak verilebilir.
Sözlü İletişim Bir ata sözümüzün de dediği gibi, insanın kendisini anlatması ve başkalarını anlaması konuşa konuşa gerçekleşir. İnsanlar arası sözsüz iletişimle başlayan ilişki, ya konuşmayla sürdürülür ya da iletişimin bozulması, kopmasıyla son bulur. İletişimin konuşmayla ve dinlemeyle meydana gelmesine sözlü iletişim denilmektedir.
Yazılı İletişim Konuşma seslerden, yazı dili bu seslerin simgesi olan harflerden oluşur. Bir insana, nesneye, olaya ya da olguya ilişkin kavramları belleğinde depolayan kişi, yazarken bunların karşılığı olarak işaretler ve simgeler kullanır. Yazılı iletişimin iki ayrı boyutu vardır: Yazma ve okuma.
İletişim Araçları İletişim araçları, bilgi akışını sağlayan araçlara verilen genel isimdir. Bu akış, bireyden çoğula veya çoğuldan bireye bilgi yönüyle olan iletişime göre çeşitlenir. Bilişsel İletişim Araçları Sanal bir ortamda, bilgi teknolojileri kullanılarak gerçekleştirilen bireysel ve toplu iletişim araçlarıdır (Örneğin e-posta, formlar, chat, messenger, web kamera, blok vs.). Görsel İşitsel İletişim Araçları Göz ve kulağımıza hitap eden, multimedya teknolojilerini kullanan iletişim araçlarıdır (Örneğin televizyon, radyo, sinema vs.).
Telekomünikasyon İletişim Araçları Göz ve kulağa hitap eden, elektrik, elektronik, elektromanyetik, optik teknolojileri kullanarak gerçekleştirilen iletişim araçlarıdır (Örneğin telefon, cep telefonu, fax, teleks vs.). Kali-grafik İletişim Araçları Yazı ve çizi ile oluşturularak formatlandırılan ve basım-yayım araçları ile yapılan iletişimdir. (Örneğin gazete, dergi, afiş, tabela, kitap vs.). Organizasyon İletişim Araçları Ekipler aracılığıyla gerçekleştirilen kişi veya topluma aktarılacak mesajları tanıtım, eğlence, eğitim, gezme, tüketme adına ileten etkinlikleri sağladığı iletişim araçlarıdır (Örneğin fuar, konser, defile, konferans vs.). Sanatsal İletişim Araçları İster plastik ister estetik olsun her türlü sanat faaliyeti veya sanatçı ile sağlanacak iletişim araçlarıdır (Örneğin dans, resim, müzik, şarkı, sergi, konser, tiyatro, heykel, animasyon vs.).
Kendini Tanıma Kendini tanıma bir insanın fiziksel özelliklerini, duygularını, düşüncelerini, istek ve gereksinimlerini, güçlü ve zayıf yönlerini, amaç ve değerlerini, yeteneklerini ve becerilerini tanıması/bilmesi ve bunların farkında olmasını ifade eder. Hayatta gerçekten yapmak istediklerinizin neler olduğunu bilmek için her şeyden önce kendinizi tanımanız gerekir.
Bireysel Özellikler Bireysel özellikler insanları birbirinden ayıran kişiye ait sosyal zihinsel özelliklerin bütünüdür. Neşeli olmak, sıkılgan olmak, soğukkanlı olmak, kıskanç olmak, renkli gözlü olmak, kısa boylu olmak, esmer olmak gibi özellikler bireysel özelliklere birer örnektir.
Bedensel Özellikler Bireyde bulunan bedensel özellikler, birbirine bağımlı birçok etkenin bir araya gelmesi ile şekillenir. Bedensel gelişim doğum öncesinden başlayıp 18-20 li yaşlara kadar insan bedeninde görülen değişim ve olgunlaşma sürecidir. Bireyin bedensel özellikleri; kilo, boy, kemik yapısı, kas yapısı, bedenin oranı, biçimi, duruşu, bedeni oluşturan organ ve sistemlerin yapısı ile dış görünüşünü etkileyen ten rengi, göz rengi, saç rengi gibi genetik (kalıtım) unsurlar akla gelir.
Genetik özelliklerimizin bize hangi vücut tipini verdiğini anlamak için Sheldon adlı bilim adamının yağlılık, kaslılık ve kemik yapılarına göre yaptığı sınıflandırma özetle şu şekildedir: Endomorfi: Kalın kemikli, çabuk şişmanlamaya eğilimli, kısa boylu sağlam yapılı, çok çabuk gelişebilen vücut tipidir. Bu tipler rahatı, zevki, yemek yemeyi ve toplumsal ilişkileri severler. Mezomorfi: Kas ve kemik yapıları gelişmiş, güçlü ve adaleli, çabuk adaleleşmeye müsait, hareketli, enerjik, atılgan ve saldırgan, az yağ bağlayan, omuz ve göğüs çatısı geniş vücut tipidir. Bu tipler, hareketli, enerjik ve atılgandır. Ektomorfi: İnce uzun ve narin yapılı, ince kemik yapılı zayıf adaleli, güçleri zayıf, duygusal ve entelektüel, metabolizması çok hızlı, kolay kolay kilo alamaz ve yağlanamaz, omuz ve göğüs kafesleri dar vücut tipidir. Bu tipler içe dönük, duygusal ve entelektüeldirler.
Zihinsel Özellikler Zihinsel özellikler bireyde gelişen anlama ve yorumlamayla ilgili niteliklerdir. İlkin son derece sınırlı olan zihinsel faaliyetler, zamanla gelişir ve olgunlaşır. Zihinsel gelişim daha büyük yaratıcılık; hayal gücü ve bilgi sahibi olmak için daha fazla istek duymak ile tamamlanır. Zihinsel faaliyetler şu süreçleri kapsar: Algılama: Gerek iç gerekse dış dünyadan edinilen bilgilerin yorumlanması ve düzenlenmesidir. Bellek: Yaşanılanların, öğrenilenlerin ve algılananların geçmiş ve gelecekle ilişkisini bilinçli olarak zihinde saklama gücüdür. Muhakeme: Bilgiyi belirli bir anlam çıkarma ve sonuca varma amacıyla kullanabilme yeteneğidir. Düşünme: Bilgi ve çözümlerin sebep sonuç ilişkisi içerisinde değerlendirilip yorumlanmasıdır. Yetenek: Bireyin öğrenme, iş yapabilme ve uyum gücüdür
Bireylerde zihinsel gelişim farklı farklı olsa da gelişim sürecinin ortak evrelerinden söz edilebilir. Birey dünyaya ilk geldiğinde zihinsel anlamda pek fazla davranıştan söz edilemez. İki yaşına kadar zihinsel faaliyetler gelişim içindedir ve kavramsal zekânın oluşmasının hazırlık evresidir. 2-4 yaş arası 4-7 yaş arası 7-11 yaş arası 11 yaştan İki yaşından sonra gelişen kavramsal sonra zekâ kendi içinde İlkel dört basamağa Sezgisel ayrılır: Somut kavramların kazanılması düşünme düşünme Soyut düşünme
Ruhsal Özellikler Bireyin; etkiye en açık öğrenme, olgunlaşma yoluyla şekillenen ve en çok şahsına özgü niteliklerinden olan ruhsal özellikler, bütün bu sebeplerden dolayı da üzerinde kesin konuşulması güç olan bir alandır. Bireyin ruhsal özelliklerinin oluştuğu esas dönem, okul öncesi çağdır. Bu dönemde temel kişilik özellikleri gelişir. Bu yüzden bireyin eğitimindeki en önemli dönem, okul öncesi yaşlardır. Okul öncesi çağı, çocuğun bütün duygu türlerinin ortaya çıktığı çağdır. Öfke, kıskançlık, nefret, hoşgörü, sevgi, paylaşım vb. duygular bu çağda belirir. Bu sebeple, bu çağda ailenin tutumu büyük önem taşır. Çocuk ailesinden ve yakın çevresinden gördüğü tepkilere karşılık, duygularını biçimlendirir. Çocuk ailesinden ve yakın çevresinden gördüğü tepkilere karşılık, duygularını biçimlendirir.
Kendini Geliştirme Gelişim, belirli bir duruma doğru gerçekleşen değişim sürecidir. Kendini geliştirmekse insanın olmak istediği ve belirlediği bir kişisel durumu elde etmek için gerçekleş tirdiği değişim sürecidir. Kendini geliştirmek özelliklerinizi, ilgi ve yeteneklerinizi gözden geçirip zayıf noktaları güçlendirmek, güçlü yönlerimizi ise iyi yönlendirmek. Başka bir deyişle kişisel gelişim, olmak istenilen yere varma çabasıdır.