PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ*



Benzer belgeler
Kalyoncu A., Pektaş Ö., Mırsal H., Yılmaz S., Serez M., Beyazyürek M.

ALZHEİMER ve HALK SAĞLIĞI. Doç. Dr. Suphi VEHİD

EĞİTİM VEREN BİR DEVLET HASTANESİ PSİKİYATRİ POLİKLİNİĞİNE BAŞVURAN HASTALARIN TANI GRUPLARINA GÖRE SOSYODEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİ

Yetişkin Psikopatolojisi. Doç. Dr. Mehmet Akif Ersoy Ege Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı Bornova İZMİR

Ayşe Devrim Başterzi. Son iki senedir ilaç endüstrisi ve STO ile araştırmacı, danışman ya da konuşmacı olarak herhangi bir çıkar çatışmam yoktur.

Þizofreninin klinik özelliklerini anlatan kitap ya

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır.

ACİL OLARAK PSİKİYATRİ KLİNİĞİNE YATIRILAN HASTALARDA MADDE KULLANIMI TARAMASI

ÇOCUK VE ERGEN RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI STAJI

RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI STAJI

ÇOCUK VE ERGEN RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI STAJI

İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim Öğretim Yılı. Dönem 5 PSİKİYATRİ STAJ TANITIM REHBERİ

T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ ANABİLİM DALI EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DÖNEM V PSİKİYATRİ STAJ DERS PROGRAMI

T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ ANABİLİM DALI EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DÖNEM V PSİKİYATRİ STAJ DERS PROGRAMI

YETİŞKİN DEHB NİN TOPLUMDAKİ YAYGINLIĞI. Dr. Hasan Herken Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Kliniği

SINIF 5 Saat Ders Düzey Öğretim Üyesi Anabilimdalı SİNİR-DUYU BLOĞU

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLAR. PSİ154 - PSİ162 Doç.Dr. Hacer HARLAK

ÇARŞAMBA 09:30 Koma A Gülsen YILDIZ BABACAN NÖROLOJİ

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl. Y. Lisans Tıp İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi

Çekirdek belirtileri açýsýndan duygulaným alanýnda. Birinci Basamakta Depresyon: Tanýma, Ele Alma, Yönlendirme. Özet

Siklotimik bozukluk, hipomani ve hafif þiddette

Madde Bağımlılığı Olan Hastaların Ebeveynlerinde Psikiyatrik Hastalıklar. Yard. Doç.Dr. Suat Ekinci

Yaşlılarda İntihar Davranışı ve Müdahele İlkeleri. Prof. Dr. Çınar Yenilmez Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD

RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI STAJI

BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD

Majör Depresyon Hastalarında Klinik Değişkenlerin Oküler Koherans Tomografi ile İlişkisi


5. SINIF 4.GRUP 4. KURUL RUH SAĞLIĞI, TIP ETİĞİ, TIP HUKUKU, ADLİ TIP, KLİNİK FARMAKOLOJİ

ALKOL BAĞIMLILIĞINDA ALKOL KULLANIM ÖZELLİKLERİ İLE KLİNİK DURUM ARASINDAKİ İLİŞKİLERİN ARAŞTIRILMASI*

Suç işlemiş bipolar bozukluklu olgularda klinik ve suç özellikleri: BRSHH den bir örnek. Dr. Tuba Hale CAMCIOĞLU

İçindekiler Bilişsel Davranışçı Paradigma 43 Giriş ve Tarihsel Olarak Genel Bakış 1 Ruhsal Bozukluğu Tanımlama 4

ŞİZOFRENİ HASTALARINDA TIBBİ(FİZİKSEL) HASTALIK EŞ TANILARININ DEĞERLENDİRİLMESİ

Konu: Davranışın Nörokimyası. Amaç: Bu dersin sonunda öğrenciler davranışın biyokimyasal mekanizmalarını öğreneceklerdir. Öğrenim hedefleri:

OKB DE KOMORBİDİTENİN VARLIĞI TEDAVİYİ NASIL ETKİLER? Dr.Abdulkadir Tabo

DİSSOSİYATİF SEMPTOMLAR, DİSSOSİYATİF BOZUKLUKLAR VE EŞTANILILIK. Uzm.Dr.Feride YILDIRIM SBÜ. Şişli Hamidiye Etfal E.A.H Psikiyatri Kliniği

ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARI RUHSAL DEĞERLENDİRME FORMU. Temel Yakınmalar. . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi

Koç Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Güz Dönemi

Doğum sonrası anksiyete bozukluğu için riskli dönem. Sıklığı?? Klinik seyir??

Dünyanın En Önemli Sağlık Sorunu: Kronik Hastalıklar. Dr. H. Erdal Akalın, FACP, FIDSA, FEFIM (h)

ALKOL BAĞIMLILIĞINDA TEDAVİYE BAŞVURU SÜRECİNDE ALKOL KULLANIM ÖZELLİKLERİ VE KLİNİK ÖZELLİKLER ARASINDAKİ İLİŞKİLERİN ARAŞTIRILMASI

Sınıflandırma ve Tanı Koyma. Osman Sezgin M.Ü. Atatürk Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü PDR Anabilim Dalı

Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı. Doç.Dr.Vesile Altınyazar

Prof.Dr. Hatice ÖZYILDIZ GÜZ Ondokuz Mayıs Üniversitesi Psikiyatri ABD

Depresif semptomatoloji sadece psikiyatri

Ruhsal Travma Değerlendirme Formu. APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır

ACOG Diyor ki! HER GEBE TAKİP SÜRECİNDE EN AZ BİR KEZ PERİNATAL DEPRESYON AÇISINDAN TARANMALIDIR. Özeti Yapan: Dr. Semir Köse

Dr.ERHAN AKINCI 46.ULUSAL PSİKİYATRİ KONGRESİ

Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı. Doç.Dr.Vesile Altınyazar

Obsesif KompulsifBozukluk Hastalığının Yetişkin Ayrılma Anksiyetesiile Olan İlişkisi

BİPOLAR YAŞAM DERNEĞİ Bipolar II Bozukluk

5. SINIF 4.GRUP 4. KURUL RUH SAĞLIĞI, TIP ETİĞİ, TIP HUKUKU, ADLİ TIP, KLİNİK FARMAKOLOJİ

ÇOCUK VE GENÇLERDE DUYGUDURUM BOZUKLUKLARI

ANKSİYETE BOZUKLUKLARINDA CİNSEL SORUNLAR. Dr. Özay Özdemir

ANKARA ÜNİVERSİTESİ KRİZ MERKEZI'NE BİR YIL SÜRESİNCE BAŞVURAN YENİ VAKALARIN SORUN ALANLARI VE TANILARINA GÖRE DEĞERLENDİRİLMESİ

ANATOLİA BAĞIMLILIK TEDAVİ KLİNİĞİNDE YATARAK TEDAVİ GÖREN HASTALARIN DESKRİPTİF ANALİZİ. Kalyoncu A., Yılmaz S., Mırsal H., Pektaş Ö., Beyazyürek M.

5. SINIF 4.KURUL 2.Döngü

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Eğitim Yılı Dönem V Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Staj Eğitim Programı

DEHB Erişkinliğe Yansımalar ve Eş Tanı

Bipolar bozuklukta bilişsel işlevler. Deniz Ceylan 22. KES Psikiyatride Güncel Oturumu Nisan 2017

PSİKİYATRİ POLİKLİNİĞİNDE KONTROL SÜREKLİLİĞİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLERİN ARAŞTIRILMASI

Cezaevinde çalışan infaz ve koruma memurlarında psikiyatrik bozuklukların bir yıllık yaygınlığı

Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD.

ÇOCUKLUK VE ERGENLİK BAŞLANGIÇLI BİPOLAR BOZUKLUKTA NÖTROFİL/ LENFOSİT VE TROMBOSİT/ LENFOSİT ORANLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ

Anksiyete Bozukluklarına eşlik eden alkol madde kullanım bozukluğu tedavi yaklaşımları

PSİKOZ İÇİN RİSK GRUBUNDA OLAN HASTALARDA OBSESİF KOMPULSİF VE DEPRESİF BELİRTİLERİN KLİNİK DEĞİŞKENLER VE BİLİŞSEL İŞLEVLERLE İLİŞKİSİ

Bilişsel Davranışçı Terapi de Diploma Programı (BDT) Tanıtım Broşürü

SINIF 5 Saat Ders Düzey Öğretim Üyesi Anabilimdalı 4.GRUP / SİNİR-DUYU

OBEZİTE Doç. Dr. Erdal Vardar 46. UPK

BLUMİA NERVOSA. Nevrotik Kusma; Yeme hastalığı; Blumia nervosa neden olur?

DEPRESYON SAĞALTIM KILAVUZU KAYNAK KİTABI. Editörler. Olcay Yazıcı E. Timuçin Oral Simavi Vahip. Türkiye Psikiyatri Derneği Yayınları

5. SINIF 4.KURUL 3.Döngü

Serhat Tunç 1, Yelda Yenilmez Bilgin 2, Kürşat Altınbaş 3, Hamit Serdar Başbuğ 4 1

Doç. Dr. Fatih Öncü. Bakırköy Prof. Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Ders Yılı Dönem-V Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Staj Programı

5. SINIF 4.KURUL 1.Döngü

ÜNİTE II: PSİKİYATRİ HEMŞİRELİĞİNDE TEMEL KAVRAMLAR VE UYGULAMA STANDARTLARI

RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI STAJI

GAZİANTEP BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ ÇOCUK VE ERGEN TEDAVİ VE REHABİLİTASYON MODELİ. Dr.Cenk YANCAR Psikiyatri Uzmanı

ÇOCUKLARDA VE ERGENLERDE İNTİHAR GİRİŞİMİ

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu

ALKOL BAĞIMLILIĞINDA İNTİHAR DAVRANIŞININ ARAŞTIRILMASI*

Bir Üniversite Kliniğinde Yatan Hastalarda MetabolikSendrom Sıklığı GŞ CAN, B BAĞCI, A TOPUZOĞLU, S ÖZTEKİN, BB AKDEDE

Bu bozukluk madde kullanımına veya genel tıbbi durumdaki bir bozukluğa bağlı değildir.

Bölüm: 11 Manik Depresyona Özel İlaç Fikri

PS K YATR DE KULLANILAN KL N K ÖLÇEKLER

Bağımlılık tedavisinde başarıyı artırmak için pratik ilkeler: Ektanılara yönelik girişimler

ALMANYA DA YAŞAYAN TÜRK EROİN BAĞIMLILARININ ÖZELLİKLERİ

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

Prof. Dr. Fulya Maner. Kırklareli Üniversitesi Sağlık Yüksek Okulu Çocuk Gelişimi Bölümü

YAŞLIDA TIBBİ HASTALIKLARIN PSİKİYATRİK YÖNÜ. Doç.Dr.Turan Ertan İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fak. Psikiyatri ABD Geropsikiyatri BD

İÇİNDEKİLER. Duygusal ve Davranışsal Bozuklukların Tanımı 2

10 Nisan Haziran 2017

4. Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl. Üniversitesi Psikiyatri Hemşireliği Anabilim

Pratik Sınav Tarihi: 22 Nisan 2015 Teorik Sınav Tarihi: 27 Nisan 2015

POSTPARTUM BAŞLANGIÇLI DEPRESYONDA GİDİŞ VE SONLANIM

Özkıyım girişimi nedeni ile acil servise başvuran hastalarda hazırlayıcı etkenler 1

Transkript:

İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri 25 TÜRKİYE DE SIK KARŞILAŞILAN PSİKİYATRİK HASTALIKLAR Sempozyum Dizisi No:62 Mart 2008 S:25-30 PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ* Prof. Dr. Turan Ertan Epidemiyoloiji bir hastalığın toplum içindeki dağılımı, sıklığı, süresi ve hastalığa neden ya da etki eden faktörlerin araştırılmasını, bu bilgiler ışığında da hastalıkların önlenmesine yönelik girişimlerin saptanmasını içerir. Psikiyatrik bozukluklara ait son dekadlarda elde edilen epidemiyolojik veriler bu tabloların toplum içinde yaygın olarak görüldüklerini göstermektedir. Gelişmiş Batı ülkelerinde genel toplum içinde anksiyete bozuklukları, depresif bozukluklar ve bunları takiben alkol ya da diğer maddelerin kötüye kullanımı en sık görülen psikiyatrik bozukluklardır. Tablo 1 de sık görülen psikiyatrik bozuklukların 1 yıllık ve yaşam boyu prevalansları gösterilmektedir*. Bu yazıda bu bozuklukların epidemiyolojik özellikleri özetlenecektir. Disosiyatif Bozukluklar Disosiyatif bozukluklar, disosiyatif amnezi, disosiyatif füg, disosiyatif kimlik bozukluğu, depersonalizasyon bozukluğundan oluşmaktadır. Bunlar içinde en sık görülen disosiyatif amnezidir. Disosiyatif kadınlarda ve gençlerde daha sık görülmekte, stres ve travmaya bağlı olarak artmaktadır. Disosiyatif füg nadir olarak %0,2 sıklığında ve savaş e doğal afetlerde ya da ağır kişisel travmaları takiben görülmektedir. Disosiyatif kimlik bozukluğu ise kimi araştırmacılara göre nadir, kimilerine göre ise daha sık olup tanınmamaktadır. Çalışmalara göre psikiyatri hastaneleri başvuruları içinde %0,5-3 oranında ve kadınlarda 5-9 kat daha sık ve genellikle geç ergenlik ile erken erişkinlik döneminde görülmektedir. Depersonalizasyon bozukluğu ise kadınlarda iki kat daha sık ve ortalama 16 yaş civarında görülmektedir. *Bu yazıda temel kaynak olarak Benjamin J Sadock, Virginia A Sadock, Kaplan & Sadock s Synopsis of Psychiatry 9. Baskı, Lippincott Williams & Wilkins Philadelphia 2003 kullanılmıştır.

26 Psikiyatrik Bozuklukların Epidemiyolojisi Tablo 1: 18-54 yaş arası toplumda psikiyatrik hastalıkların 1 yıl ve ömür boyu prevalansı Hastalık Prevalans (%) Herhangi bir hastalık 1yıl 29,8 Yaşam boyu 46,9 Herhangi bir madde 1yıl 10,5 kullanımı ve bağımlılığı Yaşam boyu 24,3 Alkol bağımlılığı 1yıl 4,4 Yaşam boyu 11,3 Madde bağımlılığı 1yıl 2,4 Yaşam boyu 6,4 Herhangi bir duygu durum 1 yıl 10,1 bozukluğu Yaşam boyu 14,9 Major depresif bozukluk 1 yıl 6,4 Yaşam boyu 12,5 Distimi Yaşam boyu 5,5 Herhangi bir anksiyete 1 yıl 11,8 Bozukluğu Yaşam boyu 19,2 Panik bozukluk 1 yıl 1,5 Yaşam boyu 2,8 Sosyal fobi 1 yıl 2,1 Yaşam boyu 3,7 Şizofreni 1 yıl 0,9 Yaşam boyu 1,5 Somatizasyon bozukluğu 1 yıl 0,1 Yaşam boyu 0,1 Yeme Bozuklukları Herhangi bir tür yeme bozukluğunun ergen ve genç erişkinlerde görülme sıklığı %4 olarak bildirilmektedir. Anoreksiya nervoza en sık ikinci dekadın ortalarında başlamaktadır. Ergen kadın populasyonunda %0,5-1 oranında ve erkeklere göre 10-20 kat daha sık görülmektedir. Modern toplumlarda ve üst gelir gruplarında daha sık görülmekle birlikte son yıllardaki çalışmalarda gelir açısından fark görülmemektedir. Bulimia nervoza daha sık ve genç kadınlarda %1-3 oranında görülmektedir. Kadınlarda erkeklerden daha sık ancak anoreksiyaya göre ergenliğin sonlarında daha sık başlamaktadır.

Prof. Dr. Turan Ertan 27 Alkol ve Madde Kötüye Kullanımı Alkol ve madde kullanımı henüz Türkiye de Batı toplumlarında olduğu kadar sık görülen bir sorun olmasa da gittikçe artmaktadır. ABD de yaşam boyu madde kötüye kullanımı sıklığı %20 civarındadır. Tablo 2 de ABD de yaş gruplarına göre alkol ve madde kötüye kullanımı yaşam boyu sıklıkları görülmektedir (2). Sıklığı belirlemede düşük eğitim düzeyi belirgin etkili olurken, ırk, etnik köken, şehirleşme etkili olmamaktadır. ABD de alkol kullanımına bağlı sorunlar kalp hastalıkları ve kanseri takiben üçüncü en sık sağlık sorununu oluşturmaktadır. Alkol kullanımı beyaz ırkta, daha sık görülmekte ve ağır içicilik erkeklerde kadınlara göre 4-5 kat daha sıktır. Kalabalık şehirlerde daha az kalabalık yerleşimlere göre çok az bir farkla daha fazladır (%52 ye karşın %46). Madde kötüye kullanımının tersine eğitim düzeyi yükseldikçe alkol kullanımı artmaktadır ve alkole bağlı bozukluklar her sosyoekonomik tabakada görülmektedir. Tablo 2: ABD de yaş gruplarına göre madde, alkol ve tütün kullanımında yaşam boyu sıklık (%) 12-17yaş 18-25yaş 26-34yaş 35yaş ve üstü Herhangi bir madde 23,7 48 53,1 29 Marihuana ve haşhaş 16,8 44 50,5 27 Kokain 1,9 10,2 20,9 8,9 Halüs,nojen (LCD,PCP) 5,6 16,3 15,4 7,3 Eroin 0,5 1,3 1,3 1,2 Alkol 38,8 83,8 90,3 87,8 Sigara 36,3 68,5 73,8 77,8 Şizofreni ABD de şizofreninin yaşam boyu sıklığı %1 dir ve insidansı endüstrileşmiş ülkelerin şehirlerinde daha yüksektir. Genel sıklığı her iki cinste eşit olmakla birlikte, ancak hastane başvuruları erkekler hastaların yarıdan fazlasında, kadın hastaların 1/3 ünde 25 yaş öncesine rastlamaktadır. Kadınlarda en sık başlangıç 25-35 erkelerde ise 10-25 yaş arasındadır. Erkeklerden farklı olarak kadınlarda orta yaşlarda ikinci bir artış göstermektedir. Kadın olmak prognostik açıdan daha avantajlı görülmektedir. Şizofreni hastalarının daha sıklıkla kış sonu ya da bahar başlangıcında doğdukları gözlenmektedir. Şizofreni hastalarında komorbid tıbbi hastalık görülme oranı daha fazladır. Süisid sıklığı da şizofrenide yüksektir. Şizofreni hastalarının arasında süisid ile ölüm oranı %15 düzeyindedir. ABD de 1 milyonun üzerinde nüfusu sahip şehirlerde şizofreni daha sıktır. Bu durum sosyal stresör faktörlerin hastalığın ortaya çıkışı ve seyrinde olumsuz etki yaptığını düşündürmektedir. Şizofreni her kültür ve sosyoekonomik tabakada görülen bir hastalık olmakla birlikte endüstrileşmiş ülkelerde düşük sosyoekonomik tabakada daha fazla görülmektedir. Bu durum yaşam içinde şizofreni hastalarının mesleki ve ekonomik açıdan geri kalmaları ve düşük sosyo ekonomik tabakadaki kişilerin daha fazla stres altında olmaları ile açıklanmaktadır.

28 Psikiyatrik Bozuklukların Epidemiyolojisi Duygudurum Bozuklukları Majör depresyon genel toplumda %15 lik, kadınlarda %25 lik yaşam boyu prevalansı ile psikiyatrinin en sık görülen hastalıklarındandır. Bipolar bozukluğun ise şizofreni gibi yaşam boyu prevalansı %1 düzeyindedir. Tablo 3 de duygudurum bozukluklarının yaşam boyu prevalansı görülmektedir (3).Majör depresyon kültür ve ülkeden bağımsız olarak kadınlarda 2 kat daha sık görülmektedir. Bipolar bozukluk ise her iki cinste eşit sıklıkta görülmektedir. Manik epizodlar erkeklerde, depresif epizodlar ise kadınlarda daha sıktır. Bipolar bozukluk çocukluktan itibaren her yaşta, nadir olarak da yaşlılıkta başlayabilmektedir. Major depresif bozukluğun ortalama başlangıç yaşı 40 olup, hastaların %50 sinde 20-50 yaş arasında başlamaktadır. Major depresif bozukluk yakın ilişkisi olmayanlar, boşanmış ya da ayrı yaşayanlarda daha sıktır. Bipolar bozukluk da boşanmış ve bekar olanlarda daha sıktır. Major depresyon ile sosyoekonomik seviye arasında herhangi bir ilişki yoktur. Bipolar bozukluğun insidansı ise üst sosyoekeonmik tabakada artmaktadır. Depresyon şehirlerde köylere göre daha sık görülmektedir. Duygudurum bozukluklarının sıklığı ırka göre değişiklik göstermemektedir. Tablo 3: Duygudurum bozukluklarında yaşam boyu prevalans Depresif bozukluklar Majör depresyon Çifte depresyon Distimik bozukluk %10-25 kadında %5-12 erkekte %25 major depresyon içinde %6 Bipolar bozukluk Bipolar I bozukluk Bipolar II bozukluk Siklotimik bozukluk %0,4-1,6 %0,5 %0,4-1 Distimik bozukluk genel toplumda %5-6 civarında görülmektedir. İnsidansı cinsiyete göre değişmemektedir. Kadınlarda erkeklere göre daha sıktır. Ayrıca evlenmemişlerde, gençlerde ve düşük gelirli grupta daha sıktır. Siklotimik bozukluk ise tüm psikiyatrik bozukluklar içinde %5 civarında görülmektedir. Kadın/erkek oranı 3/2 gibidir. Hastaların %50-75 inde başlangıç yaşı 15-25 arasıdır. Sınır kişilik bozukluğu ve madde kullanımı ile birlikte daha sık görülmektedir. Anksiyete Bozuklukları Anksiyete bozuklukları genel toplum içide en sık görülen psikiyatrik bozukluklardandır. Bir yıllık prevalansı %17,7 olarak bildirilmektedir. Bu oran kadınlarda %30,5 erkeklerde %19,2 düzeyindedir ve sıklık sosyoekonomik düzeyin artışı ile azalmaktadır.

Prof. Dr. Turan Ertan 29 Panik Bozukluk ve agorafobi Epidemiolojik çalışmalar panik bozukluk için yaşama boyu prevalansı %1,5-5 düzeyinde bildirmektedir. Kadınlarda 2-3 kat daha sık görülmekte, Irka gör bir fark görülmemekte ancak yakın dönemde boşanma ya da ayrılık etkili olmaktadır. Genellikle genç yaşta başlamakta, ve ortalama ilk atak yaşı 25 civarındadır. Agorafobinin yaşam boyu prevalansı ise %0,6-6 düzeyinde bildirilmektedir. Özgül fobi ve sosyal fobi Fobiler en sık görülen psikiyatrik bozukluk olarak tanımlanmakta ve genel toplumda yaşam boyu prevalansı %5-10 civarındadır. Özgül fobinin yaşam boyu prevalansı %11 olup kadında en sık erkekte ise madde kullanımını takiben ikinci en sık ruhsal bozukluktur. Kadınlarda 2 kat daha sıktır. Yükseklik fobisi gibi durumsal fobiler sıklıkla 20 li yaşlarda, böcek, kan, enjeksiyon gibi çevresel fobiler 5-9 gibi daha erken yaşlarda başlamaktadır. Sosyal fobinin yaşam boyu prevalansı %3-13 arasında bildirilmekte, epidemiyolojik çalışmalarda kadınlarda daha sık, ancak klinik örneklemlerde erkeklerde daha sıktır. En sık başlangıç ikinci dekada rastlamakta, ancak 5-35 yaş arası başlangıca rastlanmaktadır. Obsesif Kompulsif Bozukluk Obsesif kompulsif bozukluğun yaşam boyu prevalansı %2-3 civarındadır. Bu oranlar ülkeden ülkeye farklılık göstermemektedir. Erişkinde kadın ve erkekler eşit dağılım gösterirken, ergenlerde erkeklerde daha sık görülmektedir. Ortalama başlangıç yaşı 20 olup, hastaların 2/3 ünde semptomlar 25 yaş öncesinde, %15 inin azında ise 35 yaş sonrası başlamaktadır. Travma Sonrası Stres Bozukluğu ve Akut Stres Bozukluğu Travma sonrası stres bozukluğu nun (TSSB) genel toplumda yaşam boyu prevalansı %8 olarak bildirilmektedir. Travma yaşayan toplum bireylerinde sıklık %75 e kadar ulaşabilmektedir. Yaşam boyu prevalans kadınlarda %10-12 erkeklerde ise %5-6 civarındadır. Her yaşta görülmekle birlikte daha çok genç erişkinlerde görülmektedir. Travma erkeklerde silahlı çarpışma kadınlarda ise taciz ya da tecavüzdür. Bekar, boşanmış, dul, sosyal izole ve düşük sosyoekonomik tabakaya ait olanlarda daha sık görülmektedir. En etkili risk faktörü ise travmanın şiddeti, süresi, kişiye yakınlığıdır. Genelleşmiş Anksiyete Bozukluğu Genelleşmiş anksiyete bozukluğu nun 1 yıllık prevalansı %3-8, yaşam boyu prevalansı ise %5 düzeyinde bildirilmektedir. Kadınlarda 2 kat daha fazla görülmektedir. Demans Demans primer olarak yaşlı populasyonun hastalığı olup ABD de 65 yaş üstü toplumda

30 Psikiyatrik Bozuklukların Epidemiyolojisi %5 düzeyinde gözlenmekte, 85 yaş üzerine çıkıldığında %16-25 arsında oranlar bildirilmektedir. Genel olarak kabul gören yaş-sıklık ilişkisi ise 65 yaş üzerinde her 5 yılda insidansın 2 katına çıktığıdır. İnsidans 65-69 yaş diliminde %0,5 iken her 5 yılda ikiye katlanarak 85 yaş ve üzerinde %8 e ulaşmaktadır. Tüm demans hastalarının %50-60 ını Alzheimer Hastalığı oluşturmaktadır. Alzheimer hastalığı için en önemli risk faktörü yaş olarak kabul edilmekte, bunun yanı sıra kadın olma, birinci derece yakınlarda hastalığın olması ve geçirilmiş kafa travması diğer risk faktörleridir. İkinci en sık demans tipi vasküler demansdır ve tüm demanslar içinde %15-30 oranındadır.alzheimer hastalığı nın tersine erkeklerde daha sık görülmekte ve genellikle 60-70 yaş arasında başlamaktadır. Hastaların %15 inde ise Alzheimer hastalığı vasküler demansla birlikte görülmektedir. Yine tüm hastaların içinde %10-15 oranınında Levy cisimciği demansı olduğu düşünülmektedir. Kaynaklar 1. Regier DA, Laelber CT, Rae DS ve ark. Limitations of diagnostic criteria and assessment instruments for mental disorders: implications for research and policy. Arch Gen Psychiatry 1998, 55-109 2. National Household Survey of Drug Abuse, substance Abuse and Mental Health Services Administration Office of Applied Studies, department of Human Health and Human Services 1997 3. Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders 4th ed. Washington DC, American Psychiatric Association 2000