T.C EGE ÜNİVERSİTESİ DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİ ENDODONTİ ANABİLİM DALI ENDODONTİDE KULLANILAN DÖNER ALETLER BİTİRME TEZİ Stj.Diş Hekimi Onur ÇATALDAŞ Danışman Öğretim Üyesi: Prof.Dr. Beyser PİŞKİN İZMİR-2011
ÖNSÖZ Tez çalışmamda yardımlarını benden esirgemeyen ve tecrübeleri ile bana yol gösteren değerli hocam sayın Prof.Dr.Beyser PİŞKİN 'e, her zaman yanımda olan sevgili aileme sonsuz şükran ve teşekkürlerimi sunarım. İZMİR,2011 Stj.Dt.Onur ÇATALDAŞ
İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ 1. GİRİŞ 1 2. GENEL BİLGİLER 2 2.1. NİKEL-TİTANYUM EĞELER 2 2.1.1. Tarihçesi 2 2.1.2. Özellikleri 2 2.1.3. Üretimi 5 2.1.4. Fiziksel, Kimyasal, Biyolojik Özellikleri 6 2.1.4.1. Korozyon 6 2.1.4.2. Sterilizasyon 6 2.1.4.3. Kesme Etkinliği 7 2.1.4.4. Yıpranma ve Aşınmaya Karşı Direnç 7 2.1.4.5. Burulma, Bükülme ve Dönme Yorgunluğu Özellikleri 8 2.1.5. Klinik Performansları 9 2.1.5.1. Şekillendirme Zamanı 9
2.1.5.2. Eğri Kök Kanallarının Şekillendirilmesi 10 2.1.5.3. Apikalden Debris Çıkışı 11 2.1.5.4. Kök Kanallarının Temizliği ve Bakterilerin Eliminasyonu 12 2.1.5.5. Biyouyumluluğu 12 3. NİKEL-TİTANYUM ESASLI DÖNER ALETLER 13 3.1. Günümüzde yaygın olarak kullanılan döner sistemler 15 3.1.1. ProFile 15 3.1.1.1. Uygulama Yöntemi 19 3.1.1.1.1 Crown Down Aşaması 19 3.1.1.1.2 Çalışma Boyunun Saptanması 19 3.1.1.1.3 Apikal Kısmın Şekillendirilmesi 20 3.1.1.1.4 Son Şekillendirme Aşaması 20 3.1.2. LightSpeed 21 3.1.2.1 Uygulama Yöntemi 23 3.1.3. Sistem GT 24 3.1.3.1. Uygulama Yöntemi 26
3.1.4. HERO 642 27 3.1.4.1. Uygulama Yöntemi 29 3.1.4.1.1. Kolay Kök Kanalları 29 3.1.4.1.2. Orta Zorluktaki Kök Kanalları 30 3.1.4.1.3. Zor Kök Kanalları 30 3.1.5. Hero Shaper 31 3.1.5.1. Uygulama Yöntemi 32 3.1.5.1.1. Kolay Kanallar 32 3.1.5.1.2. Orta Zorluktaki Kök Kanalları 32 3.1.5.1.3. Zor Kök Kanalları 33 3.1.6. ProTaper 33 3.1.6.1. Uygulama Yöntemi 35 3.1.6.1.1. Kısa Kök Kanalları 35 3.1.6.1.2. Orta Zorlukta ve Uzun Kök Kanalları 35 3.1.7. Quantec 36 3.1.8. RaCe 41 3.1.9. FlexMaster 42
3.1.10. K3 44 3.1.10.1. Uygulama Yöntemi 45 3.1.11. Mtwo 46 3.1.11.1. Uygulama Yöntemi 49 4. ÖZET 51 5. KAYNAKLAR 53 6. ÖZGEÇMİŞ 66
1. GİRİŞ Kök kanallarının temizlenmesi ve şekillendirilmesi işlemleri,endodontik tedavinin başarıya ulaşmasında her zaman en önemli aşamalardan biri olmuştur. Kök kanalları içerisindeki organik ve inorganik doku artıklarının ve mikroorganizmaların biyo-mekanik yolla çıkarılması, kök kanallarının sızdırmaz bir şekilde doldurulması için gerekli olan alanın oluşturulması farklı yöntemler kullanılarak sağlanmaya çalışılmıştır. Fakat bazı yöntemlerin dişhekimleri tarafından tam olarak benimsenememesi, amaçtan uzak olması arayışların sürmesine neden olmuştur. Ardından step-back ve step-down teknikleri geliştirilmiş ve modifiye edilmiştir. Bu yöntemlerin çıkışıyla 'kök kanallarının genişletilmesi' kavramı, yöntemlerin özelliklerine bağlı olarak 'kök kanallarının şekillendirilmesi' kavramına dönüşmüştür. Kök kanallarının içinde etkin bir temizleme ve şekillendirme sağlayan bu yöntemlerin kullanım alanları zaman almaları sebebiyle daralmıştır. Bunun üzerine, hem bu yöntemlerin etkinliğini içeren hem de bu yöntemlerden daha az zamanda gerçekleştirilebilecek kök kanalı şekillendirme yöntemleri arayışı başlamıştır. Öncelikle 'döner aletler ile kök kanalı şekillendirme yöntemleri' uygulanmış, ardından Ni-Ti esaslı kanal aletlerinin güncellik kazanmasıyla 'Ni-Ti esaslı döner aletler ile kök kanalı şekillendirme yöntemleri' kullanıma sunulmuştur. Bu tezimin amacı bu yöntemlerle birlikte kullanım alanı bulan döner aletler hakkında detaylı bilgiyi literatür ışığı altında vermektir.
2. GENEL BİLGİLER Kök kanal şekillendirilmesinde kullanılan paslanmaz çelik esaslı el aletleri başarılı kanal tedavileri yapsalar da, uygulanmalarında bazı sorunlarla karşılaşılmıştır. Özellikle eğri kök kanallarında, şekillendirmede kullanılan kanal aletlerinin yapısından kaynaklanan sorunlar ortaya çıkmıştır. Geleneksel kanal aletlerinin paslanmaz çelik yapılarından dolayı oluşan orijinal kanal formundan sapma, apikal üçlüde oluşan basamaklar, çalışma süresinin uzaması gibi komplikasyonlar kanal tedavisinde yeni arayışlara neden olmuştur (1). 2.1. NİKEL-TİTANYUM EĞELER 2.1.1. TARİHÇESİ Nikel-Titanyum alaşımlar 'NITINOL' olarak tanınırlar. W.F Buehler tarafından 1960'da Naval Ordinance Laboratory'de geliştirilmiştir. Alaşımı oluşturan kısımlar ve laboratuvarın baş harflerinden dolayı bu ismi alırlar. Laboratuvar üyelerinden Dr. Muzzey Ni-Ti alaşımın şekil hafızasına sahip olduğu tesadüfen keşfetmiştir (1). 2.1.2. ÖZELLİKLERİ Alaşımın %55'i nikel ve %45'i titandır. Elastiklik modülü yaklaşık 35K.N/ mm olduğundan aşırı esneklik gösterirler. Ni-Ti alaşımlar elastik sınırları içerisinde büyük bir deformasyon gösterir, fakat küçük bir gerilim kuvveti oluşur. Ancak yaklaşık %5'lik bir uzatmada kırılma ortaya çıkar; kromnikel-çelikte bu değer %0,2'dir. Maksimal çekme kuvveti 500N/mm, kromnikel-çelikte ise 2800N/mm 'dir (2). Nikel-Titan dört özelliği ile diğer alaşımlardan ayrılır: 1. Pseudoelastiklik (Superelastiklik) 2. Şekil kalıcılığı etkisi (Memory-Effekt) 3.
Çok yüksek defleksiyon kabiliyeti (%4-8) 4. Küçük elastiklik modülü (35KN/mm ) Nikel-titan alaşımlarda da çeliktekine benzer şekilde, mekanik gerilmeye ve sıcaklığa bağlı iki değişik kristal yapısı ortaya çıkar. Bunlar düşük sıcaklık fazındaki martensit ve yüksek sıcaklık fazındaki ostenittir. Düşük sıcaklık fazından yüksek sıcaklık fazına geçiş süreci martensitik transformasyon olarak isimlendirilir. Plastik şekil değiştirmede, belirli şartlarda geriye dönebilme söz konusudur. Ni-Ti alaşımının martensitten ostenit fazına dönüşme yeteneği (veya tersi) hafıza etkisinin temelini oluşturur. Sıcaklık dönüşüm sıcaklığının altında kaldığı sürece, metal verildiği şekilde kalır. Sıcaklık dönüşüm sıcaklığını geçtiği anda ilk şeklini alır. Böylece madde asıl şeklini hatırlar (2). Süperelastiklik veya pseudo, maddenin belli oranlarda belirgin bir kuvvet değişikliği olmaksızın reversible şekil değiştirmesidir. Alaşım belli bir sıcaklıkta ostenit halinde bulunuyorsa mekanik bir gerilim (çekme, eğme, torsiyon) ile martensit oluşur. Titan içeren kanal aletlerinin çelik aletlere kıyasla oldukça yüksek fleksibiliteleri nedeniyle eğri kanalların genişletilmesinde kullanılmaları daha uygun olabileceği ileri sürülmüştür (2). Kristal değişim safhasında Ni-Ti eğenin kırılmaya eğilimi çok artar. Döner eğeler kullanılırken bu durum mutlaka dikkate alınmalıdır. Alaşıma "bor" eklenmesiyle nitinol eğelerin yüzey sertlikleri büyük ölçüde artmıştır. Bu alaşımlar sürekli olarak geliştirilmektedir (3). Paslanmaz çelik eğeler kanal şeklini değiştirmeden ve perforasyon oluşturmadan döner eğe olarak kullanılacak esneklikten yoksundur. Ayrıca döner eğe olarak kullanılmaları için özel dizayna sahip olmaları gereklidir. Döner eğeler yıllarca Giromatic başlığıyla kullanılmıştır. Bu başlık alete karşılıklı (resiprokal) bir çeyrek dönüş sağlar.(şekil 1-a,b) Çoğu Giromatic uçları tirnerf dizaynına sahiptir, ancak K-tipi ve H-tipi benzeri uçlar da kullanılmıştır.(şekil 2-a,b,c,d) Fakat Giromatic endodonti pratiğinde hiçbir zaman önemli bir yere sahip olacak kadar yararlı olmamıştır. Süperelastik (şekil hafızalı) alaşımlar, geri dönüşü olmayan bir plastik deformasyona
uğramadan önce diğer materyallere göre 10 kat fazla eğilebilir (3). Burulma kuvvetlerine dirençlidirler ve bu özellikleri nedeniyle eğri kanalların genişletilmesinde çok yararlı olurlar (4).. Şekil 1a- Giromatic başlık alete resiprokal bir çeyrek dönüş sağlarlar Şekil 1b- Giromatic başlık.
Şekil 2a- Giromatic uçlarda tirnerf dizaynlar : Şekil 2b- Giromatic uçlarda K-Tipi dizayn: Şekil 2c- Giromatic uçlarda H-tipi dizayn: 2.1.3. ÜRETİMİ Ni-Ti alaşımların üretimi için genelde vakumla eritme yöntemleri diğer bir adıyla 'sıcak işleme' kullanılır. Bunun için 700 C ile 900 C arasında ısıya ihtiyaç duyulur. Soğuk işleme yöntemi de kullanılabilir ancak bu yöntemle elde edilen alaşımın mekanik ve fiziksel özelliklerinde istenmeyen bazı değişimler meydana gelmektedir (1).
2.1.4. FİZİKSEL, KİMYASAL VE BİYOLOJİK ÖZELLİKLERİ 2.1.4.1. KOROZYON Paslanmaz çelik ve Ni-Ti alaşımları, biyolojik ortamdaki korozyon özellikleri bakımından karşılaştırıldıklarında Ni-Ti alaşımların, büyük oranda önceden varolan titanyum oksit bazlı yüzey tabakasına ve bir süre sonra da, yüzeyde oluşan kalsiyum fosfat tabakasına bağlı olarak ortaya koyduğu korozyon özelliklerinin implantasyon amaçlı kullanım için umut verici olduğu bildirilmiştir (1). Korozyona bağlı olarak oluşan çukurcuklar ve porozite aletlerin kesme kapasitesini azaltmaktadır. Bu yüzden Ni-Ti alaşımların kanal yıkama solüsyonlarından etkilenmemesi gerekmektedir. Stokes ve arkadaşları (5) tarafından yapılan araştırmada paslanmaz çelik eğeler (Kerr K-Flex, Caulk Flex-0 ve Union Broach Flex -R) ile Ni-Ti eğeler (Union Broach Ni-Ti, Tulsa Ni-Ti) karşılaştırılmış ve anlamlı bir sonuç bulunamamıştır. 2.1.4.2. STERİLİZASYON Sterilizasyon ısısının endodontik aletleri olumlu ya da olumsuz yönde etkiledikleri düşünülmektedir. Mize ve arkadaşlarının (6) yaptığı çalışmada otoklav sterilizasyonunun (120 C) aletlerin çalışma ömrünü artırmadığı bulunmuştur. Hilt ve arkadaşları (7) tarafından yapılan çalışmada, Ni-Ti ve paslanmaz çelik esaslı kanal aletlerinin birçok kez uygulanan sterilizasyon işlemleri sonucunda ortaya çıkan torsiyon özelliklerinin aletlerin kırılma olasılığını artırmadığı bildirilmiştir. Shabalovskaya ve Anderegg (8), birkaç kez sterilize edilen Ni-Ti alaşımların yüzey özelliklerini spektroskop kullanarak incelemişler ve 120 C ve 21 psi'deki otoklav sterilizasyonunun alaşımın üzerinde değişikliklere neden olduğunu ve bu değişimlerin kesme kapasitesini azalttığını bildirmişlerdir.
Ayrıca sterilizasyonun kesme yeteneği üzerindeki "etkisi araştırılmış, kuru sıcak havada 180 C (2 saat) ve otoklavda 130 C (2 saat) de beş kez sterilize edilen çelik eğelerde bir değişiklik olmaz iken, Ni-Ti eğelerde bir sterilizasyon sonucunda bile kesme etkinliği azalmıştır (9, 10). 2.1.4.3. KESME ETKİNLİĞİ Kanal aletlerinin kesme etkinliğinin aletin uç tasarımı, konfigürasyonu, çapraz kesit şekli ve kullanılan alaşıma bağlı olarak değiştiği gözlemlenmektedir. Ni-Ti esaslı kanal aletlerinin düşük elastikiyet modüllerinden dolayı 'plexiglass' kullanılarak yapılan çalışmalarda reçineye tam temas etmemelerinin kesme etkinliğinin düşük çıkmasına neden olabileceği iddia edilmiştir. Coleman ve Svec (11) tarafından yapılan çalışmada ise, Ni-Ti eğeler ve paslanmaz çelik eğeler arasında fark bulunmadığı ileri sürülmüştür. Buna karşın Kazemi (12) ve arkadaşlarının yaptığı çalışmada, dentini kaldırmada Ni-Ti eğelerin paslanmaz çelik eğelere eşit ya da daha üstün olduğu bulunmuştur. 2.1.4.4.YIPRANMA VE AŞINMAYA KARŞI DİRENÇ (WEAR RESISTANCE) Ni-Ti esaslı döner aletlerin deformasyona ve aşınmaya karşı daha fazla direnç gösterdikleri belirlenmiştir. Ancak kırılmaya daha çok eğilimli oldukları belirlenmiştir. Kazemi ve arkadaşları (12), Bonetti Filho ve arkadaşları (13) tarafından yapılan çalışmalarda da benzer sonuçlar bulunmuş; paslanmaz çelik esaslı kanal aletlerinin Ni-Ti esaslı benzerlerine göre, daha çabuk kullanım dışına çıkarılmaları önerilmiştir. Zuolo ve VValton (14) tarafından yapılan çalışmada, en fazla yıpranmaya uğrayan kanal aletlerinin paslanmaz çelik esaslı eğeler olduğu belirlenmiştir. İkinci sırayı Ni-Ti esaslı döner aletlerin aldığı, yıpranmaya en
dirençli grubun Ni-Ti esaslı el eğeleri olduğu bulunmuştur. Bu çalışmada en fazla kırılan aletler ise döner aletler olmuştur. 2.1.4.5. BURULMA (TORSION), BÜKÜLME (BENDING) VE DÖNME YORGUNLUĞU (CYCLIC FATIGUE) ÖZELLİKLERİ Paslanmaz çelik esaslı kanal aletlerinin esneklik sorununu aşmak için, üretici firmalar tarafından, aletlerin çapraz kesit şekillerinde, tasarım kavramlarında ve üretim süreçlerinde çeşitli değişiklikler yapılmasına karşın, alaşımın elastikiyet modülü Ni-Ti kadar düşük değildir. (Ni-Ti= 30 gpa ; paslanmaz çelik = 200 gpa); üzerine kuvvet geldiğinde Hookean elastik davranışı gösterir, yani, 'orijinal şekli' değişir. Örneğin, paslanmaz çelikten yapılmış Canal Master U, nikel-titanyumdan yapılmış kopyasından en az yedi kez daha fazla bükülme momentine (aletîn ucunu, 45 derece bükmek için gerekli olan enerji) sahiptir. Geleneksel paslanmaz çelik K-File, Ni-Ti benzerlerine göre % 25 ile % 50 arasında daha fazla bükülmeye direnç gösterir. Kanal aletinin katılığı ('stiffness') yapıldığı metal, üretim süreci ve aletin boyutu gibi faktörler bükülme momentini etkilemektedir. Bu momentin artması, eğri kök kanallarında bazı komplikasyonlara neden olmaktadır (1). Ni-Ti ve paslanmaz çelik esaslı kanal aletlerinin burulma özelliklerini değerlendiren çalışmalarda çelişkili sonuçlar alınmıştır. Literatürde Ni-Ti esaslı kanal aletlerinin burulma (torsion) özelliklerinin paslanmaz çelik esaslı kanal aletlerinkinden daha iyi olduğunu, daha kötü olduğunu, ya da aralarında benzerlik bulunduğunu gösteren çalışmalar vardır. Bu sonuçların, değerlendirme yöntemlerindeki ve kullanılan alaşımların içindeki nikel oranlarındaki farklılıklardan kaynaklanabileceği düşünülmektedir (1). Ni-Ti döner aletlerin ortaya çıkışı ile, kanal aletlerinin fiziksel özelliklerini belirleyen ADA/ANSİ ve ISO standartları yetersiz kalmıştır. Kırılma için gerekli tork kuvvetinin statik analizleri Ni-Ti kanal aletleri için farklılıklar gösterse de; elde edilen sonuçlar standartlara uygundur. Buna karşın Ni-Ti döner aletler hiçbir klinik belirti vermeden, aniden kılabilmektedirler, Döner aletlerin, işlev görürken karşılaştıkları baskı ve gerilimin dönme yorgunluğuna ('cyclic fatigue') neden olmasıyla bu
komplikasyon ortaya çıkmaktadır. Hem Ni-Ti hem de paslanmaz çelik esaslı kanal aletleri için yapılan statik kırılma torku testlerinde, aletlerin çapları arttıkça kırılmaya karşı daha fazla direnç gösterdikleri bulunmuştur (1). 2.1.5. KLİNİK PERFORMANSLARI 2.1.5.1. Şekillendirme Zamanı Eğri kök kanallarında kullanılan Ni-Ti esaslı döner aletler ve el aletleri, paslanmaz çelik esaslı aletlerden şekillendirme zamanı açısından daha ümit verici görünmektedir. Bu konuda yapılan çalışmalar aşağıda özetlenmiştir: Bentkover ve VVenckus (15) tarafından yapılan çalışmada da eğri kök kanallarında yapılan şekillendirmenin Ni-Ti esaslı aletler ile daha hızlı tamamlandığı bulunmuştur. Benzer şekilde.short ve arkadaşlarının (16) yaptığı çalışmada, paslanmaz çelik esaslı kanal aletleri ile döner aletler (Profile.04 Taper Series, LightSpeed, Maxim) karşılaştırılmış, Ni-Ti döner alet sistemlerinin paslanmaz çelik esaslı el eğelerinden daha hızlı şekillendirme yaptığı görülmüştür. (Şekil 3-a,b) Şekil 3a- Profile.04 Taper Series :
Şekil 3b- LightSpeed : 2.1.5.2. Eğri Kök Kanallarının Şekillendirilmesi Eğri kök kanallarında LightSpeed'in, Flex-R ile uygulanan 'balanced force' yöntemine karşı incelendiği bir çalışmada, apikal bölgede daha az transportasyona neden olduğu bulunmuştur (1). LightSpeed ve K-file arasında yapılan başka bir çalışmada K-file'ın daha çok tranportasyon, zipping ve basamak oluşumuna sebep olduğu bildirilmiştir (1). Stone ve arkadaşlarının (17) Ni-Ti el eğeleri ile Ni-Ti döner aletleri karşılaştırdığı bir çalışmada, el aletlerinin daha az apikal transportasyona sebep olduğu bulunmuştur.
Glosson ve arkadaşlarının (18) kök kanallarının şekillendirme kalitesi ve transportasyon açısından K-Flex File, Mity File (Ni-Ti.el eğesi), Ni-Ti Sensor (döner alet), Ni-Ti Canal Master U (el eğesi) ve LightSpeed'i karşılaştırdıkları çalışmada, Ni-Ti döner aletlerin ve Canal Master U'nun anlamlı ölçüde daha az transportasyona sebep olduğu ve daha yuvarlak kanal şekli oluşturdukları belirlenmiştir. Goldberg ve Araujo (19) tarafından yapılan çalışmada çevresel hareketle kullanılan paslanmaz çelik K-File, saat yönünde kullanılan Ni-Ti K- File ve aksi yönde kullanılan Flexogates transportasyon açısından karşılaştırmıştır. Sonuçta apikal bölgede anlamlı bir fark olmamasına karşın, orta bölgede Flexogates'in paslanmaz çelik K-File'a göre anlamlı derecede iyi sonuçlar verdiği görülmüştür. Harlan ve arkadaşlarının (20) yaptığı çalışmada Ni-Ti Onyx File ve paslanmaz çelik Flex-R kullanılmış, şekillendirme balanced force yöntemiyle yapılmış, foramen apikalenin transportasyonu açısından anlamlı bir fark bulunamamıştır. Schafer ve arkadaşlarının (21) yaptığı çalışmada, dönme hareketi ile elde kullanılan kanal aletlerinin eğri kök kanallarında başarılı şekillendirme yapabilmesinde, aletin ucunun kesmeyen tipte olmasının önemli olduğu ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada kesmeyen uca sahip paslanmaz çelik esaslı esnek kanal aletleri (Flexoreamer Batt tip, K-Flexofile Batt tip) ile 35 numaraya kadar yapılan şekillendirmeler sonucunda, Ni-Ti K-File'a (Mity, Texceed;NiTi) göre, özellikle eğimin iç yüzünde daha iyi sonuçlar ortaya çıkmıştır. 2.1.5.3. Apikalden Debris Çıkışı Ni-Ti esaslı el aletleri apikalden debris çıkışı açısından incelendiğinde Ni-Ti esaslı döner sistemlerin el ile ve itme-çekme hareketi ile uygulanan geleneksel yöntemlere göre, apikalden *claha az debris çıkışına neden oldukları bildirilmiştir. Ancak bu konudaki çalışmalar yetersizdir (1).
Yılmaz (22) doktora çalışmasında, NitiFlex ile uygulanan step-down yönteminin ve NiTi döner ProFile.04/.06 & Orifice Shapers sisteminin NiTi döner alet HERO 642 sisteminden daha fazla apikal debris çıkışına neden olduğunu bildirmiştir. Step-down yöntemi ProFile'dan daha fazla apikal debris çıkışına neden olmuş, ancak iki yöntem arasında istatiksel olarak anlamlı bir fark bulunamamıştır. 2.1.5.4. Kök Kanallarının Temizliği ve Bakterilerin Eliminasyonu Kataia ve arkadaşlarının (23) yaptığı çalışmada Ni-Ti esaslı kanal aletleri ile şekillendirilen kök kanallarının Canal Finder ile şekillendirilen kanallardan daha temiz yüzeylere sahip olduğu bildirilmiştir. Siqueira ve arkadaşlarının (24) yaptığı diğer bir çalışmada ise kök kanallarının apikal 1/3'lük kısmının temizlenmesi açısından paslanmaz çelik ve Ni-Ti esaslı kanal aletlerinin kullanıldığı step-back, ultrasonik ve balanced force yöntemleri ile Canal Master U yöntemi karşılaştırılmış, sonuçta tüm yöntemlerin kök kanallarındaki yumuşak dokuları büyük oranda uzaklaştırdığı, ancak hiçbirinin etkin bir sonuç sağlayamadığı bildirilmiştir. 2.1.5.5. Biyouyumluluğu Nitinol'ün elastisitesi paslanmaz çelikten 20-30 kat daha fazladır. Pek çok metal süperelastisite yeteneğine sahipken, sadece Ni-Ti alaşımları kimyasal ve biyolojik olarak insan vücudu ile uyumludur. Nitinol bu özelliğinden yararlanılarak, kalp duvarındaki delikleri kapamak için kullanılan atrial-septal defekt oklüzyon sistemlerinde kullanılır. Bu sistemler sayesinde, 20-35 mm çapındaki atrial defektler cerrahi işlem gerekmeksizin transkateter yöntemiyle kapatabilmektedir. Nitinol ayrıca, radyologların meme tümörlerinin yerini saptamada kullandıkları cihazlarda ve endoskopik aletlerde de kullanılmaktadır (1). Nikel kendi başına sitotoksik bir materyal olmasına karşın, Ni-Ti alaşımının bir yüzey işlemi ile okside edilmesiyle yüzeyinde biriken titanyum
dioksit tabakası, nikelin bu etkisinin ortaya çıkmasını engeller. Kullanım amacına göre, çeşitli fiziko-kimyasal işlemlerle Nitinol'ün yüzey özellikleri değiştirilebilir (1). Ni-Ti alaşımı, yapısında ağırlık olarak yaklaşık % 50 oranında nikel içerdiği için, muhtemel karsinojenik etkisi incelenmiştir (1). Ryhanen ve arkadaşları (25) tarafından yapılan bir çalışmada, kas ve perinöral dokular içine implante edilen Nitinol'e karşı gelişen iltihabi yanıtların, paslanmaz çeliğe karşı gelişenlere benzer olduğu; 26 haftalık bir gözlem süreci içinde nekroz, granülom ya da distrofik yumuşak doku kalsifikasyonu belirtisine rastlanmadığı bildirilmiştir. Assad ve arkadaşları (26) tarafından yapılan bir çalışmada da, Ni-Ti alaşımının genotoksisite seviyesi, onun saf bileşenleri olan saf nikel, saf titanyum ve klinik referans materyal olarak paslanmaz çelik alaşımı (316L SS) ile karşılaştırılmış ve Ni-Ti alaşımının biyokompatibilite özelliğinin, paslanmaz çelik alaşımdan daha iyi olduğu bulunmuştur. Nitinol kimyasal olarak daha stabildir ve paslanmaz çeliğe göre daha az korozyona uğrar. Bu avantajından yararlanılarak implant teknolojisinde kullanılır. Dişhekimliğinde, Ortopedi'de ve yeni olarak, Simon Vena Cava Filter ve tendonlardan kemiğe bağlanan Mitek Bone Anchor System yapımı gibi diğer pek çok tıp branşında kullanılmadadır (1). 3. NİKEL-TİTANYUM ESASLI DÖNER ALETLER Ni-Ti eğelerdeki gelişmeler, döner eğelerin ortaya çıkmasını sağlamıştır ve günümüzde sıklıkla kullanılan bu eğelerin çok çeşitli uç dizaynları mevcuttur. Bu aletlerle aynı zamanda hekim ve hasta konforunu artırmak için çalışma zamanının kısaltılması da amaçlanmaktadır. Nitinol kanal aletlerinin öneminin anlaşılmasıyla, döner Ni-Ti sistemler geliştirilmiştir. Son yıllarda çok çeşitli şekillerde döner eğe sistemleri piyasaya çıkmıştır, bu sistemlerde kanalın genişletilmesi sırasındaki hataları en aza indirmek amaçlanmıştır.
Profile ve Profile GT (Tulsa Dental Products, Tulsa, OK), LightSpeed (LightSpeed Technology, Inc., San Antonio, TX), Ouantec (Analytic, Orange, CA), POVV-R (Union Broach, York, PA), HERO 642 (MicroMega, Geneva, Svvitzerland) ilk olarak piyasaya çıkan önemli döner sistemlerdendir. Profile, LightSpeed ve Quantec "U" şekilli olukları ve radyal alanları ile benzer dizayna sahiptir (27). Radyal alanlar enstrüman periferinde göreceli büyük bir kitle oluşturarak aleti daha sağlam kılar. Bu periferal güçlenme Quantec eğelerde daha belirgindir, ancak her iki sisteminde sahip olduğu negatif kesme açısı benzerdir (28). HERO 642 gibi daha yeni enstrümanlar ise daha farklı bir dizayna sahiptir. Bıçakları biraz daha keskin, üçlü helikal-sarmal yapıya sahip bir Hedström eğeye benzerler. Bıçakların koronere doğru değişen helikal açısı kök kanalına sıkışma riskini azaltır. HERO 642, 500-600 devir/dakika arasında kullanılacak şekilde üretilmiştir. 0,02 mm/mm açılı eğeleriyle Ouantec 60 numaraya, HERO 642 ise 45 numaraya kadar genişletme sağlayabilir. Kök kanallarında gereken apikal genişlik çoğu zaman bu enstrümanlar ile yeterli derecede sağlanamayabilir (29). Sadece LightSpeed enstrümanlar hafif eğriliğe sahip "kanallarda istenen apikal genişletmeyi sağlayabilir. Döner Ni-Ti eğeler, kırıtmamaları için sabit bir dönme hızında kullanılmalıdır. Havalı başlıklarla kullanımları mümkünse de elektrikli başlıklarla kullanılmaları önerilir. Çünkü hava başmandaki değişimler dönme hızını da değiştirecektir. Elektrikli sistemde istenen sabit bir dönme hızında çalışılabilir. Uygun dizaynın seçilmesiyle enstrüman üzerine gelen aşırı kuvvetler elimine edilebilir: 1. Eğenin minimum ve maksimum çapları arasındaki fark az olmalıdır. Böylece en geniş çap için gereken tork miktarı en küçük çapın plastiklik limitini (kalıcı deformasyonun meydana geldiği eğe bölgesinden eğenin kırılması) geçmeyecektir. 2. Eğenin ucu ve maksimum çapı arasındaki uzaklık kısa olmalıdır, böylece gerekli tork eğenin herhangi bir noktasında kırığa yol açmaz.
3. Konikliği (açılanması) sıfıra yakın ya da nerdeyse paralel ve aktif kısmına oluklar açılmış bir eğe seçilerek eğri kanallar genişletilmelidir. Böylece kanalın apikal üçlüsünde alet üzerinde istenmeyen kuvvetler oluşmadan ve debris sıkışmasına yol açmadan genişletme yapılabilir. 4. Eğenin aktif kısmı kanal ile tamamen temasta ise aralıklı çalışılmalıdır. 5. Kırığa neden olabilecek tork oluşmasını engellemek için spirallerin sayısı azaltılmalıdır, böylece fazla debris birikimi de engellenebilir. 6. Eğe olukları debris ile dolmadan enstrümantasyonun tamamlanması için eğe sık sık temizlenmelidir. 7. Kanal yüzeyindeki abrazyonun azaltılması için eğe üzerindeki radyal alanlar vb. tüm alanlar minimum olmalıdır. 8. Asimetrik kesiti olan enstrümanlar eğenin kanal merkezinde kalmasına yardım eder. 9. Benzer sarmal açıya sahip oluklar azaltılmalıdır. Değişken sarmal açıya sahip bir eğede vidalanma ihtimali azalır. Oluklar sarmal açıya sahip olmadığı zaman vidalayıcı kuvvetler yok olur. 10. Pozitif kesme açısı kanal genişletme etkinliğini artırır. 11. Gövde içine doğru aşındırılarak yapılmış bıçaklar yerine eğeden perifere doğru yükselen tipteki bıçaklar tercih edilmelidir. 12. Eğe üzerindeki kanallar uzun aksa paralel olarak hazırlanmış olmalıdır. Çünkü eğe kırıldığı zaman bu aralıklardan girilerek uzaklaştırılabilir (30). 3.1. GÜNÜMÜZDE YAYGIN OLARAK KULLANILAN DÖNER SİSTEMLER 3.1.1. PROFİLE 1994 yılında, Dr.Ben Johnson tarafından geliştirilmiştir (31). ProFile serisinde %4, %6 ve %8 açılı döner aletler bulunur. ProFile enstrümanlara enine kesitten bakıldığında üç radyal alan ve her radyal alanın iki yönlü hafif negatif kesme açısına sahip kenarları olduğu görülür. Bu radyal
alanlar enstrümanın kanalın merkezinde kalmasını sağlar. Kesici kenarlar dentinde aktif kesme ve vidalanma olmaksızın kazıma yaparlar. Radyal uçlar birbirlerinden üç 'U' şekilli oluk ile ayrılmıştır. Çalışma sırasında bu oluklarda debris birikmekte ve koronere ilerleyerek dışarı atılmaktadır (31). Bu eğeler esnekliğin artmasını sağlayan paralel kora sahiptir. Kesici olmayan uçları genişletme işlemi boyunca eğenin kanal merkezinde kalmasını sağlar ve enstrümana rehberlik eder (32).ProFile eğeler için önerilen dönüş hızı ürünün tüm jenerasyonlarında 150-300 devir/dakika'dır (33). Hızın sabit tutulması için elektrikli mikromotor ile kullanılması önerilir. Aynı zamanda redüksiyonlu havalı mikromotorlarla da kullanılabilmektedir. ProFile Orifice Shapers: % 5-8 açılı, 1-6 numara (20-80), 19 mm uzunluktadır. Bunlar kök kanallarının koroner kısmının hazırlanmasında, post yerleştirilmesinden önce ya da yeniden kanal tedavisi yapılan olgularda güta-perka ve kanal patının uzaklaştırılmasında kullanılırlar. (Şekil 4)
Şekil 4- ProFile Orifice Shapers ProFile 06: % 6 açılı,15-40 numara, 21 ve 25 mm uzunluktadır. Bunlar kök kanalının orta üçlüsünün hazırlanmasında kullanılırlar. (Şekil 5) Şekil 5- ProFile 06
ProFile 04: % 4 açılı, 15-90 numara, 21, 25 ve 31 mm uzunluktadır. Bunlar kök kanalının apikal üçlüsünün hazırlanmasında kullanılırlar..(şekil 6) Şekil 6- ProFile 04 Bu üç tür ProFile döner aletin ve % 2 açılı ProFile el aletlerinin kendi aralarında kombine kullanılmaları sonucunda, üç tane ProFile şekillendirme yöntemi ortaya çıkmıştır: ProFile.02 el aletleri ve ProFile.04 ile şekillendirme yöntemi ProFile.04 ve.06 şekillendirme yöntemi ProFile.04/.06 ve Orifice Shapers şekillendirme yöntemi Bu yöntemler arasında, kullanımı en çok önerilen ve sıklıkla kullanılanı ProFile.04/.06 ve Orifice Shapers şekillendirme yöntemidir.
Garala ve arkadaşlarının (34) yaptığı çalışmada 26 adet mezyal kök bukkal ve mezyal kanal şeklinde ikiye bölünmüştür. Preparasyon sonrası kanal duvarı kalınlığının karşılaştırıldığı bu çalışmada, ProFile ve HERO 642 arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Weix ve arkadaşlarının (35) yaptığı çalışmada Flexofile, LightSpeed, ProFile, Ouantec karşılaştırılmış, şekillendirme etkileri incelenmiştir. Son uçta Flexofile'ın LightSpeed ve ProFile 'a göre apikal ve orta üçlüde daha fazla dentin kaldırdığı, daha fazla transportasyona yol açtığı görülmüştür. Flexofile'ın kullanıldığı dişlerde ince dentin duvarları saptanırken, LightSpeed ve ProFile'ın daha iyi şekillendirme kabiliyeti olduğu anlaşılmıştır. Tripi ve arkadaşlarının (36) yaptığı çalışmada ProFile, RaCe, K3, Hero ve Mtvvo'nun dönme yorgunlukları karşılaştırılmış ve 120 adet alet kullanılmıştır. Sonuçta ProFile'ın dönme yorgunluğuna karşı en dirençli alet olduğu görülmüştür. 3.1.1.1. UYGULAMA YÖNTEMİ Dört aşamadan oluşur: 'Crown-down' aşaması Çalışma boyunun saptanması Apikal kısmın şekillendirilmesi Son şekillendirme aşaması 3.1.1.1.1. CROWN-DOWN AŞAMASI ProFile Orifice Shaper (.06/40) ile başlanır. Kök kanalına aşırı baskı olmaksızın yerleştirilir, ileri-geri hareket ettirilir. B ProFile Orifice Shaper (.06/30) ile devam edilir. Ardından sırayla ProFile Orifice Shaper (.06/25), ProFile Orifice Shaper(.06/20), ProFile Orifice Shaper (.04/25) ile genişletmeye devam edilir. Çalışma uzunluğuna bu sayede 3 mm kadar yaklaşılabilir.
3.1.1.1.2. ÇALIŞMA BOYUNUN SAPTANMASI Çalışma boyu 10 veya 15 numara K-file (%2 açılı) ile saptanır. 3.1.1.1.3. APİKAL KISMIN ŞEKİLLENDİRİLMESİ ProFile.04/20 ve ProFile.04/25 ile, gerçek çalışma boyunda şekillendirme yapılır. Apikalde yapılan şekillendirme yeterli görülmezse, % 4 açılı kanal aletlerinin daha büyük çaplı olanları, sıra ile gerçek çalışma uzunluğunda kullanılabilir. 3.1.1.1.4. SON ŞEKİLLENDİRME AŞAMASI ProFile.06/20 ile aynı çalışma kurallarında yapılır. Gerekirse daha büyük aletler kullanılabilir (1). Eğer şekillendirmek istenen kök kanalları çok geniş ise, işlem sırasında değişiklik yapılabilir: Sarı halkalı kanal aletleri kırmızı halkalı aletlerle değiştirilir. Kırmızı halkalı kanal aletleri mavi halkalı aletlerle değiştirilir. Bu durumda şekillendirme; 'CROWN-DOWN' AŞAMASI O.S. 4# (.07/50) O.S. 3# (.06/40).06/30.06/25.04/30.04/25
GERÇEK ÇALIŞMA UZUNLUĞUNUN SAPTANMASI (Geleneksel % 2 açılı, 15 veya 20 numara K-File) APİKAL KISMIN HAZIRLANMASI.04/25,.04/30.gerekiyorsa % 4 açılı, daha büyük ProFile. SON ŞEKİLLENDİRME AŞAMASI.06/25,.gerekiyorsa % 6 açılı, daha büyük ProFile şeklinde olur. 3.1.2. LIGHTSPEED Kök kanallarının şekillendirilmesinde kullanılan ilk Ni-Ti döner alet sistemi LightSpeed'tir. LightSpeed'in ilk tasarımı Canal Master U'nun orijinal formu esas alınarak 1993 yılında Senia ve VVildey tarafından geliştirilmiştir (32). Uzun gövdeleri, kısa alev uçları ile Gates Glidden frezleri andırırlar. (Şekil 7) Bu sistemde 60 numaraya kadar ara numaralar (22,5 ve 27,5) da bulunur. Daha küçük çaplı olanların uç kısmı öyle küçüktür ki çıplak gözle zor seçilir. Dizaynları enstrüman çapına göre bazı farklılıklar gösterir (33).
Şekil 7- LightSpeed Sistemi alev uçlarıyla Gates Glidden frezleri andırır. Dikkatli kullanılırsa kırılma potansiyeli diğer Ni-Ti sistemlerle aynıdır. Üretici firma tarafından kanal genişletirken numara atlanmaması gerektiği belirtilmiştir. Transportasyon oluşturma olasılığı çok azdır, kanal istenen şekilde genişletilebilir. Çünkü spirallere sahip olmayan uzun ve esnek gövdesi eğri kanallara uyum sağlar. Diğer sistemlere göre çok daha yüksek devirde kullanılırlar; 750-2000 devir/dakika arasında kullanılmaları önerilir. Bu sistemdeki eğeler hiçbir durumda 750 devir/dakika altındaki hızlarda kullanılmamalıdır (31). Çünkü kesici kenar ile dentin arasındaki minimum temas daha yüksek dönüş hızı gerektirir. Ancak tam bir enstrümantasyon için çok sayıda eğe kullanılması bu sistemin dezavantajıdır. Uç kısımlarında uzun ve kesici olmayan bir pilot bölüm bulunur.
LightSpeed'in özellikleri şöyle sıralanabilir: ISO büyükleri esas alındığında, 20 ile 100 numara arasında değişen toplam 22 adet kanal aletinden oluşmaktadır. Bu aletler 21, 25, 31 mm uzunluğunda üretilmiştir. Kesici kısmın uzunluğu, kanal aletinin büyüklüğüne göre 0,25 ile 1,75 mm arasında değişmektedir. Kanal aletinin büyüklüğü arttıkça, kesici kısmın uzunluğu da artmakta ve pilot uç bölgesindeki açı daralmaktadır. LightSpeed kanal aletlerinin şaft kısmı ince ve oldukça elastiktir. Alet büyüklüğüne bağlı olarak şaftın kalınlığı da artmakta, ancak bu artış kanal aletlerinde olduğu gibi çok belirgin değildir. Çalışma sırasında aletler kırılırsa, kırılan parçanın daha kolay çıkarılması için, uçtan 18 mm uzakta kırılacak biçimde tasarlanmışlardır. U şeklindeki kesitleri sayesinde bu kanal aletleri temas ettikleri dentin yüzeyi ile nötral meyil açısı oluştururlar. LightSpeed kanal aletleriyle 750-2000 devir/dakika arasında seçilen sabit bir hızda çalışılması önerilmektedir. Knowles ve arkadaşlarının (35) yaptığı çalışmada 3543 kanalda düzeltilemeyen kanal aleti deformasyonları incelenmiştir. 24 ay süren çalışmada 46 tane Lightspeed aleti deformasyona uğramıştır. Bu oran % 1.30 olarak tespit edilmiştir. Iqbal ve arkadaşlarının (36) yaptığı çalışmada LS1 tipi (U şeklinde bıçak dizaynı) ile LSX tipi (kürek şeklinde bıçak dizaynı) apikal transportasyon ve çalışma uzunluğu açısından karşılaştırılmış, iki dizayn arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Barbakow (37) ise yaptığı çalışmada bu sistemle daha az koronal genişletme yapılarak daha fazla apikal genişletme yapılabileceğini bildirmiştir. 3.1.2.1. UYGULAMA YÖNTEMİ 1. AŞAMA: Kök kanalının koronal 1/3'lük kısmı, tercih edilen kanal aletleri ile şekillendirilir.
Çalışma boyu belirlenir. 15 numara kanal aletinin çalışma uzunluğunda ilerlediği doğrulanır. Bu çalışma uzunluğu LightSpeed aletleri üzerinde işaretlenir. 2. AŞAMA: Kanal duvarlarına temas ederek, hafif bir basınçla çalışma uzunluğunda ilerleyen ilk LightSpeed 'Initial Apical Rotary' (IAR) olarak adlandırılır. laltden sonraki beş büyük boy LightSpeed kanal aletleri ile çalışma uzunluğunda şekillendirme yapılarak, apikal kısmın şekillendirmesi tamamlanmış olur. Apikal kısımda kullanılan son LightSpeed kanal aleti 'Master Apical Rotary' (MAR) olarak adlandırılır. MAR'dan sonra, kullanılacak her kanal aleti 1 mm kısa olacak şekilde çalışmaya devam edilir. MAR'dan sonra dört kanal aleti kullanılır. 3. AŞAMA: MAR'dan sonraki beşinci LightSpeed kanal aleti ile orta 1/3lük kısmın şekillendirilmesine başlanır. Şekillendirme aynı çalışma boyunda yapılır. LightSpeed kanal aletleri ile direncin hissedildiği yere kadar ilerlenip geri çıkılır. En son MAR ile rekapitülasyon yapılır (1). (Şekil 8)
Şekil 8- LightSpeed Sistemi 3.1.3. SYSTEM GT 1994 yılında Dr. Buchanan tarafından bulunmuştur. Önceleri dört adet el aleti şeklinde hazırlanmıştır. Ardından döner alet formları tasarlanmıştır (31). GT döner eğeler standart eğelerden (0,02 koniklikte) 3 ve 6 kat daha çok açılanırlar. Apikal çapları 20,30 ve 40 olan 3 ayrı seriden ibarettir. Her serinin % 4, % 6, % 8 ve % 10 konikliğinde eğeleri mevcuttur. % 10 açılı 35, 50 ve 70 numaralı eğeleri de bulunur. Uç kısımları kesici özellikte değildir! (Şekil 9)
ibarettir. Şekil 9- System GT; apikal çapları 20,30 ve 40 olan 3 ayrı seriden Koroner üçlünün genişletilmesi ya da geniş kök kanallarının apikal üçlü preparasyonu için üretilmiş aksesuar GT eğeler bulunmaktadır. Bu seride üç adet Ni-Ti eğe bulunur, 0,12mm/mm açılıdırlar. ProFile eğelerin sahip olduğu "U" şekilli oluklar GT eğelerde daha siliktir. Maksimum oluk çapları 1,5 mm'dir. D çapları; 0,35, 0,50 ve 0,70'dir (31). Aksesuar GT'lerin % 12 açılı 35, 50, 70, 90 numaralı eğeleri bulunur (31). Aksesuar GT'lerin posterior kanallarda kullanımları sınırlıdır. Bunun nedeni, aletin koroner kısmındaki kesici bölümün çapının 6 numaralı Gates Glidden frezine eş değer olmasıdır (1). Sistem GT 350 rpm'de minimal apikal kuvvetle uygulanmalıdır. Bu şekilde uygulanmazsa alet kırıklarına sebep olabilir (31). Sistem GT'de kök kanalları genişliğine göre dar, orta ve geniş olmak üzere üçe ayrılır. Alt kesiciler, üst büyük azıların bukkal kanalları, alt büyük azıların mezyal kanalları dar kanallar olarak değerlendirilir ve bu kök kanallarının şekillendirilmesinde 20 serisi kullanılır. Üst ve alt küçük azılar ve
bazen alt kesiciler orta kanallar olarak değerlendirilir ve 30 serisi ile şekillendirilir. Üst ön dişler, alt kanin, bazı tek kanallı alt küçük azılar, üst büyük azıların palatinal kanalları, alt büyük azıları distal kanalları geniş kanallar olarak değerlendirilir ve 40 serisi ile şekillendirilir (1). Yapıları çalışmalarda Sistem GT'nin kullanıldığı kanalların şeklinin korunduğu, kanalın merkezde konumlandığı ve bu aletle çalışılırken daha az hata yapıldığı bulunmuştur (38,39,40,41). Garip ve arkadaşlarının (42) yaptığı çalışmada 30 mezyo-bukkal kanalda ProFile, Sistem GT ve HERO 642 kullanılmıştır. Sonuçta tüm sistemlerin kanal kurvatürünü korudukları, Sistem GT nin kanalın orta üçlüsünden daha fazla debris kaldırdığı gözlenirken, HERO 642'nin ise koronal üçlüden daha fazla debris kaldırdığı gözlenmiştir. Guelzovv ve arkadaşlarının (43) yaptığı çalışmada FlexMaster, HERO 642, K3, ProTaper, RaCe ve System GT karşılaştırılmıştır. Çalışmada 147 adet alt çene büyük azı mezyo-bukkal kanalları kullanılmıştır. Sonuç olarak, çalışma boyu kaybı yönünden anlamlı bir fark bulunamamıştır. En çok alet kırığı ProTaper'da görülürken, en kısa sürede enstrümantasyon Sistem GT ile gerçekleştirilmiş, ProTaper ile şekillendirilen kanalların en düzenli kanal çaplarına sahip kanallar olduğu gözlenmiştir. 3.1.3.1.UYGULAMA YÖNTEMİ Kök kanalının genişliği kök tipine veya radyografiye göre saptanır. Uygun kök aletleri serisi seçilir. 10 ya da 15 numara K-file ile çalışma boyu saptanır. Dar kök kanallarında sırasıyla.10,.08,.06,.04 açılara sahip 20 numara kanal aletleri; orta genişlikteki kök kanallarında aynı açı sırasıyla 30 numara kanal aletleri; geniş kök kanallarında aynı açı sırasıyla 40 numara kanal aletleri kullanılır. Her üç kanal tipinde eğer gerekliyse, o serinin.06 açılı kanal aletine geri dönülerek rekapitülasyon yapılır ve tekrar aynı serinin.04 açılı kanal aleti ile şekillendirme tamamlanır. Dar kök kanallarında
şekillendirme sonrası elde edilen kanal genişliği yeterli bulunmuyorsa, orta ve geniş kök kanallarında kullanılan kanal aletleri şekillendirmeye dahil edilir. 3.1.4. HERO 642 Bu yöntem adını 'High Elasticity in Rotation' tanımının kısaltılmış şeklinden almaktadır. 642 ise kullanılan %6, %4, %2 açılı kanal aletlerinden gelmektedir. Bir hedström eğeyi hatırlatan üç sarmallı ve biraz keskin bıçak dizaynına sahiptir. Oluklar arasında dereceli olarak artan uzaklık kök kanalı içine sıkışma riskini azaltır. Enine kesiti incelendiğinde hafif pozitif kesme açısına sahip üç adet kesici bıçak görülür, bıçakları destekleyen radyal alanlar yoktur ancak alet periferine ulaşmayan ve.gelen kuvvetleri azaltan alanlar bulunur. K3 eğelerdeki gibi kor kısmı geniştir. Alet kanal duvarlarına üç ayrı noktadan temas ederek merkezde kalabilir. Bu sistemde eğe uçları yuvarlatılmış olduğundan perforasyon riski düşüktür. 500-600 devir/dakika'da kullanılmaları önerilir ve her döner eğe sisteminde olduğu gibi seçilen devir kullanım sırasında sabit olmalıdır. ISO 20-45 arasında numaraları mevcuttur. Her numaranın 0,02 mm/mm açılı enstrümanı bulunur. 20, 25 ve 30 numaralarda 0,04 ve 0,06 açılı eğeler mevcuttur. Üç değişik açı, kanalın apikal, orta ve koroner üçlüsünde aletlerin istenen şekilde çalışabilmesi içindir. 0,06 açılı olanlar kanalın 2/3 koronerinde, 0,04 açılılar çalışma boyundan 2 mm geride, 0,02 açılı olan aletler ise çalışma boyunda kullanılmak için geliştirilmiştir. Elektrikli motorlarda 40.000 devir/dakika 75-128 redüksiyon, havalı motorlarda 20.000 devir/dakika 50-64 redüksiyon gereklidir. Ni-Ti döner aletler için özel redüksiyonlu, yeşil kuşaklı anguldruvalar kullanılmalıdır (44). Karagöz ve arkadaşlarının (45) yaptığı çalışmada HERO 642, 60 alt çene büyük azı mezyal kök kanalında test edilmiştir. Dişler üç gruba ayrılarak crown-down tekniği kulanılmış, kanalların preparasyon sonrası düzgünlüğü, çalışma boyunun kısalması, ve enstrüman kırığı yönünden değişik rotasyon hızları (300, 400, 600) karşılaştırmıştır. Sonuçta anlamlı bir fark bulunamamıştır.
Aydın'ın (27) doktora çalışmasında, 40 adet alt çene büyük azı dişleri kullanılmış, bu dişler dört gruba ayrılmış, dişlerdeki kanal dolguları el eğeleri, el eğeleri ile birlikte çözücü, HERO 642, HERO 642 ile birlikte çözücü kullanılarak uzaklaştırılmıştır. Geriye kalan kanal dolguları açısından karşılaştırıldığında el eğeleri ile el eğeleri ve çözücü gruplarında kanal dolgusunun daha iyi uzaklaştırıldığı ve kanal formunu korumaları açısından el eğeleri grupları ile HERO 642 grupları arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Hülsmann ve arkadaşlarının (46) yaptığı çalışmada ise 50 alt çene büyük azı dişleri kullanılmıştır. Bu dişlerde FlexMaster ve HERO 642 kullanılmış, preparasyon sonrası kanallar, kıvrımlı kök kanallarının düzleşmesi güvenli çalışma, temizleme kabiliyeti, çalışma zamanı ve postoperatif kök kanal çapı açısından değerlendirilmiştir. Sonuçta FlexMaster ve HERO 642'nin kanal kurvatürlerini koruduğu, HERO 642'nin daha kısa sürede preparasyon yaptığı, temizlik açısından her ikisinin de yeterli derecede etkin olmadıkları bulunmuştur. Postoperatif kök kanal çapları ise FlexMaster'da % 18 yuvarlak, % 53 oval, % 29 düzensizken, HER0642'de % 25 yuvarlak, % 47 oval, % 28 düzensiz bulunmuştur. Hülsmann ve arkadaşlarının (47) yaptığı başka bir çalışmada HERO 642 ve Ouantec karşılaştırılmış,çalışmada 50 adet alt çene büyük azı dişleri kullanılmış, kıvrımlı kök kanallarının düzleşmesi, güvenli çalışma, temizleme kabiliyeti, çalışma zamanı ve postoperatif kok kanal çapı açısından değerlendirilmiştir. Sonuçta Ouantec ve HERO 642'nin kanal kurvatürlerini koruduğu, kaldırılan debris miktarının HERO 642'de daha fazla olduğu görülmüştür. Postoperatif kök kanal çapları Ouantec'te % 24 yuvarlak, % 29 oval, % 47 düzensizken, HERO 642'de % 63 yuvarlak, % 24 oval, % 17 düzensiz bulunmuştur. Bertrand ve arkadaşlarının (48) yaptığı çalışmada HERO 642 ile paslanmaz çelik esaslı el eğeleri karşılaştırılmış, çalışmada 24 alt çene büyük azı dişleri kullanılmış, uzaklaştırılan dentin miktarı, kanal transportasyonu, ve kanal şeklinin değişmesi yönünden incelenmiştir. Sonuçta paslanmaz çelik eğelerle prepare edilen dişlerde apikal
transportasyon daha fazla görülmüştür. Diğer parametrelerde anlamlı bir fark bulunamamıştır. Schafer ve arkadaşlarının (49) yaptığı çalışmada HERO 642 ile paslanmaz çelik esaslı K Flexo eğimli kanallarda karşılaştırılmış, çalışmada 24 kök kanalı kullanılmış, çalışma boyu kaybı, kanal transportasyonu, kanal şeklinin değişmesi, preparasyon hızı yönünden incelenmiştir. Sonuçta HERO 642'nin çalışma boyunu daha iyi koruduğu, daha hızlı preparasyon yaptığı, kanal geometrisini daha iyi koruduğu ve daha az apikal transportasyona sebep olduğu görülmüştür. 3.1.4.1. UYGULAMA YÖNTEMİ 3.1.4.1.1. KOLAY KÖK KANALLARI Düz ve geniş kanallar, eğimi 10 dereceden küçük olan kanallardır. Endobox üzerindeki mavi çizgi izlenir.kullanılan kanal aletleri mavi saplı olan aletlerdir. Önce % 6 açılı mavi (30 numara) kanal aleti ile kök kanalının koroner 1/3'lük kısmında ve eğer kök kanalının genişliği olanak sağlıyorsa, orta 1/3'lük kısmında şekillendirme yapılır. % 4 açılı kanal aleti ile fizyolojik foramen apikaleye 2 mm kadar yaklaşılarak şekillendirme yapılır. Son olarak % 2 açılı kanal aleti ile çalışma uzunluğunda şekillendirme yapılır. Şekillendirme yeterli görülmezse, 35, 40, 45 numara % 2 açılı kanal aletleri ile kök kanalının apikal kısmında şekillendirmeye devam edilir. Toplam üç adet kanal aleti kullanılmış olur.
3.1.4.1.2.0RTA ZORLUKTAKİ KÖK KANALLARI Kök kanal eğimleri 10-25 derece arasında olan kanallardır. Endobox üzerinde kırmızı çizgi izlenir. % 6 açılı kırmızı (25 numara) kanal aleti ile kök kanalının koronal 1/3'lük kısmında ve eğer kök kanalının genişliği olanak sağlıyorsa, orta1/3'lük kısmında şekillendirme yapılır. % 4 açılı kırmızı kanal aleti ile fizyolojik foramen apikaleye 2 mm kadar yaklaşılarak şekillendirme yapılır. % 2 açılı kırmızı kanal aleti ile çalışma uzunluğunda şekillendirme yapılır. % 4 açılı mavi kanal aleti ile foramen apikaleye 2 mm yaklaşılarak şekillendirmeye devam edilir. % 2 açılı mavi kanal aleti ile çalışma uzunluğunda şekillendirme yapılır. Şekillendirme yeterli görülmezse, 35, 40, 45 numara % 2 açılı kanal aletleri ile kök kanalının apikal kısmında şekillendirmeye devam edilir. Şekillendirme 5 kanal aleti ile tamamlanır. 3.1.4.1.3. ZOR KÖK KANALLARI Kök kanal eğiminin 25 derece ve üstünde olduğu kanallardır. Endobox üzerinde sarı çizgi takip edilir. Şekillendirmeye % 6 açılı, sarı saplı(20 numara) kanal aleti ile başlanır. Kök kanalının koronal 1/3 ve pasif olarak ilerleniyorsa orta 1/3 kısmında şekillendirme yapılır. Kökün eğimi orta kısımda başlıyorsa, şekillendirme eğimin başladığı yere kadar yapılır. % 6 açılı kanal aletleriyle, ilke olarak kök eğiminin olduğu yere kadar şekillendirme yapılır. % 4 açılı, sarı kanal aleti ile fizyolojik foramen apikaleye 2 mm kalıncaya kadar şekillendirmeye devam edilir.
% 2 açılı, sarı kanal aleti ile çalışma uzunluğunda şekillendirme yapılır. % 4 açılı, kırmızı kanal aleti ile foramen apikaleye 2 mm yaklaşılarak devam edilir. % 2 açılı, kırmızı kanal aleti ile çalışma boyunda şekillendirme yapılır. Son olarak % 2 açılı, mavi kanal aleti ile çalışma boyunda şekillendirme yapılır. Şekillendirme yeterli görülmezse, 35, 40, 45 numara % 2 açılı kanal aletleri ile kök kanalının apikal kısmında şekillendirmeye devam edilir. Şekillendirme 6 kanal aleti ile tamamlanmış olur (1). 3.1.5. HEROSHAPER Hero Shaper kanal aletleri, HERO 642'de olduğu gibi, Hero-Endobox veya plaketler içinde kullanıma sunulmuştur. Bu sistemde, helikal bıçaklar arası mesafenin değişmesi ve kesici alet bölümlerinin farklı uzunlukta olmasının üstün etkinlik ve esneklik sağladığı ileri sürülmektedir. Bıçaklar arası mesafe, HERO 642 eğelerinden fazla olduğundan Hero Shaper eğeleri daha esnektir, debris daha iyi uzaklaştırılır. Koroner üçlü 0,06 açılı Hero Shaper, apikal üçlü ise 0,04 açılı Hero Shaper ile bitirilir,iki farklı koniklik vardır. Apikal bölümün 30 numaralı 0,04 açılı eğeye dek genişletilmesi ile düzgün ve açılı preparasyonlar elde edilir. Sistemde 6 adet eğe bulunmaktadır, 0,06 açılı 20,25 ve 30 numaralı ve 0,04 açılı 20,25 ve 30 numaralı enstrümanlar mevcuttur. Kolay kanallarda iki, orta zorluktakilerde üç ve zor kanallarda dört eğe kullanılarak genişletmenin tamamlandığı öne sürülmektedir. Kısa metalik sapları posterior dişlerde daha kolay çalışmayı sağlar (50). Hero Shaper sisteminde eğimi 10 dereceden küçük olan kanallar kolay kök kanalları, 10 derece ile 25 derece arasında olan kanallar orta zorluktaki kök kanalları, 25 dereceden büyük olan kanallar zor kök kanalları olarak değerlendirilmiştir (1). Tanalp ve arkadaşlarının (51) yaptığı çalışmada, 60 adet alt çene santral diş kullanılmış, dişler üç gruba bölünerek; Hero Shaper, ProTaper ve
ProFile ile şekillendirilmiş ve apikalden çıkan debris miktarının nicel değerlendirmesi yapılmıştır. Sonuçta, ProTaper'ın ProFile'dan daha fazla debris kaldırdığı belirlenmiş, ProTaper ile Hero Shaper arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Kaptan ve arkadaşlarının (52) yaptığı çalışmada, 40 adet mandibuler moların mezyal kanalları incelenmiş, kanalların yarısı NitiFlex ile diğer yarısı ise Hero Shaper ile genişletilmiştir. Kanallardaki preparasyon etkinliği karşılaştırılmıştır. Sonuçta Hero Shaper'ın kanalın orta üçlüsünden daha fazla dentin kaldırdığı görülmüş, transportasyon konusunda anlamlı bir fark bulunamamış, alet kırığı ya da deformasyonu görülmemiştir. 3.1.5.1. UYGULAMA YÖNTEMİ 3.1.5.1.1. KOLAY KANALLAR Çalışma boyu saptanır. % 6 açılı, 30 numara kanal aleti ile başlanır, (koroner ve orta 1/3) yapılır. % 4 açılı, 30 numara kanal aleti ile çalışma "boyunda şekillendirme İki kanal aleti ile şekillendirme tamamlanır. 3.1.5.1.2. ORTA ZORLUKTAKİ KANALLAR Çalışma boyu saptanır. % 6 açılı 25 numara kanal aleti ile başlanır, (koroner ve orta 1/3) % 4 açılı 25 numara kanal aleti ile çalışma boyunda şekillendirme yapılır. % 4 açılı 30 numara kanal aleti ile şekillendirme tamamlanır. Üç kanal aleti ile şekillendirme tamamlanır.
3.1.5.1.3. ZOR KANALLAR Çalışma boyu saptanır. % 6 açılı 20 numara kanal aleti ile başlanır, (koroner ve orta 1/3) % 4 açılı 20 numara kanal aleti ile çalışma boyunda şekillendirme yapılır. % 4 açılı 25 numara kanal aleti ile çalışma boyunda şekillendirme yapılır. % 4 açılı 30 numara kanal aleti ile şekillendirme tamamlanır. Dört kanal aleti ile şekillendirme tamamlanır (1). 3.1.6. PROTAPER Bu sistemde temel seri; bir adet yardımcı şekillendirici, iki adet şekillendirici ve üç adet bitirici eğeden meydana gelir. ( Şekil 10) Şekil 10- ProTaper Seti
Yardımcı şekillendirici eğeler Gates-Glidden ile elde edilen koroner genişletmenin yerini tutar. 1 ve 2 numaralı (mor ve beyaz) şekillendirici eğeler D noktasında sırasıyla; 0,185 mm ve 0,20 mm'dir. Uçları yarı aktiftir. D noktasında çapları 1,2 ve 1,1 mm'dir. Bu eğelerin aktif bölümleri artan bir acılanmaya sahiptir. Bu, enstrümanın daha agresif ve kanal içinde belirli bir alanda şekillendirici kılar. Kanalın koroner üçlüsünde 1 numaralı, orta üçlüde ise 2 numaralı eğe kullanılır. Üç adet bitirme eğesi bulunur.d noktasında çapları sırasıyla; 0,20, 0,25, 0,30mm'dir. D ve D noktaları arasında açılanmaları; %7, % 8 ve % 9'dur. D ve D arasında her eğe artan bir acılanmaya sahiptir. Böylece esneklik artar ve burulma sonucu kırılma tehlikesi azalır. Bu enstrümanlar apikal üçlünün sabit bir genişlikte bitirilmesi için dizayn edilmişlerdir, orta üçlüyü de dereceli olarak şekillendirirler. Genellikle kanalın apikal üçlüsünün genişletilmesinde sadece bir bitirici eğeye gerek duyulur, ancak bu eğe kanal kurvatürü ve çapına uygun seçilmelidir. Giderek artan konikliğe sahip bu eğelerin üstün esneklik ve kesme özellikleri bulunmaktadır. Dar ve eğri kanalda çalışma boyuna ulaşılmasını sağlayan rekapitülasyon sayısını tıkanma olmaksızın azaltırlar. Ayrıca dereceli olarak artan açılanmaları sayesinde, dentinde ulaşılamayan düzensiz, küçük sahalara ulaşılır. Burulma kuvvetlerini, eğe yorulmasını ve kırılma olasılığını azaltır. Bu enstrümanların çok önemli bir özelliği de dentin ile eğenin temas yüzeyini azaltan konveks üçgen kesitleridir. Kesme etkisi, bıçak kenarları arasındaki mesafe(vida adımı) ve sarmal yapı arasındaki denge iyi kurulduğundan kullanımları güvenlidir. Kanal içinde vidalanmazlar ve aktif olarak debrisi kanal dışına atarlar. Çoğu zaman üç enstrüman ile çalışma boyunda düzgün, tam açılı bir genişletme yapmak mümkün olmaktadır. Ancak ProTaper enstrümanlar gözle görülen bir belirti vermeden kırılabilir, bu nedenle kırılacaklarını önceden anlamak çok zordur (53). ProTaper enstrümanlar elektrikli sistemle birlikte 300 devir/dakika sabit hızda kullanılmalıdır. Paque ve arkadaşlarının (54) yaptığı çalışmada, 50 adet alt çene büyük azı dişleri kullanılmış, RaCe ve ProTaper karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Sonuçta her iki sistemin de kanal kurvatürüne uygun
genişletme yapabildiği görülmüştür. Kanal içi temizliğin her iki sistemde de memnuniyet verici olmadığı görülmüştür. ProTaper'ın çalışma zamanının RaCe'den daha kısa olduğu, RaCe 'in apikal bölgede daha iyi genişletme yaptığı görülmüştür. Koronal ve apikal üçlüde anlamlı bir fark bulunamamıştır. Fife ve arkadaşlarının (55) yaptığı çalışmada ProTaper'ın klinik kullanımlarından sonraki yorgunlukları karşılaştınlmıştır. 225 ProTaper enstrümanı 3'e bölünmüştür. İlk grup kontrol grubu olarak planlanmış, ikinci grup ise 6-8 kanalda kullanılmış, üçüncü grup ise 12-16 kanalda kullanılmıştır. Sonuçta alet kalınlığı arttıkça kırık boyutu azalmasına rağmen anlamlı bir fark bulunamamıştır. Saad ve arkadaşlarının (56) yaptığı çalışmada 60 tek köklü diş kullanılmış ve yeniden kanal tedavisi esnasında kanal dolgusu sokumunun etkinliği açısından ProTaper, K3 ve el aletleri karşılaştınlmıştır. Sonuçta ProTaper ve K3'ün el aletlerine göre daha hızlı ve etkin biçimde kanal dolgusu söktüğü belirtilmiştir. 3.1.6.1. UYGULAMA YÖNTEMİ 3.1.6.1.1. KISA KÖK KANALLARI Sx kanal aleti ile başlanır. Çalışma boyu saptanır. Sx kanal aleti ile çalışma boyunda şekillendirme yapılır. F1 kanal aleti ile çalışma boyunda şekillendirme yapılır. B 20 numara kanal aleti ile fizyolojik foramen apikaleye ulaşıyorsa şekillendirme bitirilir. 3.1.6.1.2. ORTA UZUNLUKTA VE UZUN KÖK KANALLARI Sx kanal aleti ile başlanır. S1 kanal aleti ile koronerde genişletme yapılır. S2 kanal aleti ile orta üçlü genişletilir. F1 kanal aleti ile çalışma boyunda şekillendirme yapılır.
20 numara kanal aleti yeterliyse şekillendirme bitirilir. Yeterli değilse F2 ve F3 kullanılır (1). 3.1.7. OUANTEC McSpadden, Ouantec Serisi olarak adlandırılan bir enstrüman serisi dizayn etmiştir ve 340 devir/dakika'da kullanılırlar. 1996-1999 yıllarında üretilen eğeler Ouantec 2000 Serisi adını alırken; 1999 tarihinden itibaren Ouantec SC ve Ouantec LX adı altına pazarlanmaya başlanmıştır (57). Firma standart Quantec uçlarının yanı sıra, koroner bölgenin genişletilmesi amacıyla Flare serisini üretmiştir. Ara bölgelerde çalışılması amacıyla Özel seri üretilmiştir. Sistemde iki farklı uç geometrisi kullanılmıştır: LX Non-Cutting Tip: eder. Uç Aşırı eğri kanallarda kanalın uzun aksını takip kısmının kesme özelliği yoktur. Rutin vakalarda, eğimi şiddetli kurvatürlerde, apeksifikasyon tedavisi görmüş veya rezorbe olmuş dişlerde kullanılır. (Şekil 11)
Şekil 11- LX Non-Cutting Tip SC Safe-Cutting Tip: Eğe ucu apikale doğru hafifçe baskı uygulandığında aktif hale gelir, kanal yolunu takip eder, oluşturduğu stres oldukça azdır. İnce, dar, kalsifiye ve tıkanmış kanallarda kullanılır. Quantec eğeler pozitif kesme açısına sahiptirler ve bu nedenle genişletme sırasında hareket yönünde kesim yaparlar; bu sayede dentin üzerinde çizik oluştumadan, kontrollü bir şekilde madde kaldırırlar (58). Bir eğenin dizaynı bıçağın kesme açısını etkiler. Kesici uç, uygulanan kuvvetle aynı yöndeki yüzeye doğru bir eğime sahipse pozitif bir açı oluşur(59). Pozitif açıya sahip uç etkin şekilde madde uzaklaştırırken; negatif açıya sahip olan uç, kesilen yüzey üzerinde hafif bir sürtünme uygular. Quantec eğelerde kesici ucun arkasında bulunan radyal alanlar düzensiz olarak yerleştirilmişlerdir ve sayıları sürtünme kuvvetlerini azaltmak amacıyla azaltılmıştır. Yivlerin derinliği uçtan boyun kısmına doğru giderek artar ve bu
da etkin madde uzaklaştırılmasında önem kazanır, eğenin aşınma süresi uzar (59). Sistem içinde fazla sayıda eğenin bulunması işlem süresini diğer sistemlere kıyasla uzatmaktadır (60). (Şekil 12) Şekil 12- Quentec sisteminde fazla sayıda eğe vardır. Tanaka De Castro ve arkadaşları (61) yaptıkları çalışmada firma tarafından önerilen çalışma sırasını modifiye ederek kullanılan eğe sayısını azaltarak yöntemin kanal genişletmesi üzerine olan etkinliğini araştırmışlardır. Çalışma sonunda eğe sayısının azaltılmasının genişletmenin kalitesi açısından herhangi bir dezavantaj oluşturmadığı ve orijinal kanal eğimlerinin korunmuş olduğu bildirilmiştir. Quantec eğelerde sarmal sayısı azdır, böylece dentin-eğe temas alanı, enstrüman üzerindeki ve yüzeydeki kuvvetler en aza iner. Sarmal sayısının azaltılması teorik olarak apikale sıvı, irrigant akışını artırırken debrisin de koronere taşınmasını hızlandırır. Radyal alanlar kesici kenarları (bıçakları) destekler. Quantec eğe serisi %12, % 10, % 8, % 6, % 5, % 4, % 3, % 2 mm/mm açılı Ni-Ti döner eğe serisinden oluşur. Hepsinin D noktasındaki çapı 0,25mm'dir. Ancak 15-60 arasında %2 açılı enstrümanları
da mevcuttur. Quantec eğelerde iki oluk bulunur. Olukların az sayıda olması daha derin hazırlanmalarına izin vermiştir. Aynı çap ve uzunlukta, aynı uç yapısına sahip bir üç oluklu eğeye kıyasla koronere daha çok debris taşır. Ayrıca kırılma potansiyeli iki oluklu bir eğede daha azdır. Değişken sarmal açısına sahip olması da Ouantec eğenin dentine saplanma ihtimalini azaltır(27). Hülsmann ve arkadaşlarının (62) yaptığı çalışmada 50 çekilmiş alt çene büyük azı dişleri kullanılmış, LightSpeed ve Ouantec karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Sonuçta her iki sistemin de kanal kurvatürünü iyi korudukları gözlenmiştir. Ouantec kullanıldığında 3 adet alet kırığı, 4 apikal blokaj, ve 5 çalışma boyu kaybı görülmüştür. LightSpeed kullanıldığında ise 5 kırık, 1 apikal blokaj ve 5 çalışma boyu kaybı görülmüştür. Debris ve smear tabakası açısından anlamlı bir fark bulunamazken, temizleme kabiliyeti her iki sistemde de memnuniyet verici bulunmamıştır. LightSpeed kullanıldığında postoperatif kanal çapı % 55 yuvarlak, %25 oval, % 19,5 düzensizken, Ouantec kullanıldığında ise %51,5 yuvarlak, % 33,2 oval, % 15,2 düzensiz bulunmuştur. Koşa ve arkadaşlarının (63) yaptığı çalışmada ProFile Series 29, Ouantec 2000, Flex-R eğeleri ve Hedström-S eğeleri apikal transportasyon açısından karşılaştırılmalardır. Sonuçta apikalde en çok transportasyona" sebep olan sistemin Ouantec serisi olduğu, diğer sistemler arasında ise anlamlı bir fark-olmadığı bildirilmiştir. Medioni ve arkadaşlarının (64) yaptığı çalışmada Ouantec 2000, HERO 642, ProFile ve el eğeleri temizleme etkinliği açısından karşılaştırılmış, sonuçta Ouantec 2000'in diğer üç sistemden daha başarılı olduğu ve sonuçların istatiksel olarak anlamlı olduğu bildirilmiştir. Rödig ve arkadaşları (65) alt büyük azı dişlerinin oval sekile sahip distal kanallarında döner Ni-Ti sistemlerle (LightSpeed, ProFile.04, Ouantec SC) genişletmeler yapmış, sistemlerin temizleme etkinlikleri, çalışma süreleri ve işlemsel hatalarını birbirleriyle kıyaslamışlardır. Sonuçta, döner aletlerin hiçbirinin oval kanallarda optimum temizliği sağlayamadığını ve bukkallingual duvarlar üzerinde genişletme yapılmamış alanların bulunduğunu
belirtmişlerdir. Istatiksel olarak anlamlı kabul edilmese de, Ûuantec SC'nin diğer iki sisteme göre daha başarılı olduğu saptanmıştır. Yiğit (66) doktora çalışmasında, Tri-Auto ZX ile genişletilip soft-core ile doldurularak hazırlanan kök kanal tedavileri başarılarını in vitro ve in vivo olarak incelemiş, in vitro çalışmada 20 adet üst kesici diş kullanılmış, in vivo çalışmada ise 80 hastaya ait alt çene büyük azı dişlerine kanal tedavisi uygulanmıştır. Sonuçta in vitro çalışmanın birinci bölümünde paslanmaz çelik ve Ni-Ti eğelerin kanal eğimleri üzerindeki etkileri incelendiğinde, Ni-Ti eğelerin paslanmaz çelik eğelere oranla eğimi daha iyi korudukları ancak orta derecede eğime sahip dişlerde, paslanmaz çelik eğelere kıyasla üstünlükleri olmadığı bulunmuştur. İkinci bölümünde döner aletler ve el aletleri debris ve smear tabakası oluşturması açısından karşılaştırılmış, smear tabakası oluşum değerleri arasında herhangi bir farka rastlanmaz iken, debris değerleri açısından özellikle apikal bölgede döner aletlerin kanalı daha iyi temizlediği bulunmuştur. Üçüncü bölümünde Soft-Core ve lateral kompaksiyon yöntemleri karşılaştırılmış, sızıntı açısından herhangi bir fark bulunmadığı, Soft-Core'un güvenle kullanabileceği bildirilmiştir. Çalışmanın in vivo kısmında ise, hastalar iki gruba ayrılıp ilk gruptaki hastaların kanalları Tri-Auto ZX ve Quantec LX eğelerle genişletilip Soft-Core yöntemi ile doldurulurken, ikinci gruptaki hastaların kanalları Hedström eğeleri ile genişletilip soğuk lateral kompaksiyon yöntemi ile doldurulmuştur. Sonuçta birinci grubun zaman tasarrufu sağladığı, aynı zamanda akutlaşma riskinin daha az olduğu, hastaların daha hızlı iyileştiği bildirilmiştir. Schirrmeister ve arkadaşları (73) 150 kök kanalında RaCe, FlexMaster, Sistem GT, ProFile, ProTaper ve Hedström eğelerini karşılaştırmışlardır. Kökler şekillendirilmiş ve preparasyon yapılmayan bölgeler Image Analyzer Softvvare ile hesaplanmıştır. Sonuçta en az boyanmamış alanın RaCe ile prepare edilen kanallarda bulunduğu görülmüş, RaCe'i ProTaper1 in izlediği gözlenmiştir. ProFile grubunda ProTaper, Sistem GT, ve FlexMaster'dan daha fazla boyalı alan görülmüştür.
3.1.8. RaCe 1999 yılında FKG Dentaire (Swiss Dental Products) tarafından üretilmiş, ardından distribütörlüğünü Brasseler yapmıştır. Adını 'Reamer with Alternating Cutting Edges'ten almıştır. Geliştirilmiş kesici ağızlı reamerlar mevcuttur. Bunların üzerinde bükülmüş bölgelerin yanında düz alanlar da vardır. Bu dizayn kanal içerisindeki perforasyon riskini azaltır (30). Düz alanlara alternatif olarak oluşturulmuş bükülmüş alanlar, aletin kanal içerisinde sıkışma eğilimini azaltır. Kesiti üçgensel ya da kare şeklindedir. Yüzeyi elektrolizle kaplanmıştır. % 2, % 4, % 6, % 8, % 10 açılı, 15, 20, 25, 30, 35, 40, 50, 60 numaralı enstrümanlardır. % 8 açılı 35 numara alet ile % 10 açılı 40 numara alet paslanmaz çelik eğelerde de bulunur. Tüm aletler sap kısmındaki renkli halkalardan tanınırlar. Son zamanlarda RaCe diğer döner sistemlerle in vitro çalışmalarda karşılaştırmaya uygun hale gelmiştir (67, 68). Kesici kısmı 9 mm-16 mm arasındaki kısımdır. 300-600 devir/dakika arasında sabit bir hızda kullanımları önerilir. Bu aletler ProTaper ile benzerlik gösterirler. Kesitleri ve üretim yöntemlerinde küçük farklılıklar vardır. Ancak bu modifikasyonların klinik çalışmalarına etkisi tam olarak bilinememektedir. Yapılan in vitro çalışmalarda halen bu farklılıkların şekillendirme kabiliyetine ve klinik sonuçlara etkisi tespit edilmektedir (69, 70, 71, 72). Yapılan bir çalışmada Race ve ProTaper karşılaştırılmış, RaCe'in daha az transportasyon oluşturduğu gözlenmiştir (68). (Şekil 13)
Şekil 13- Race Döner Alet Sistemi 3.1.9. FLEXMASTER % 2, % 4, % 6 ve % 11 açılı 20,25 ve 30 numaralı eğelerden oluşan bu sistemde genişletilen kanala bağlı olarak 3-5 enstrüman ile şekillendirme tamamlanabilir. %2 açılı eğeleri çok eğri kanallarda azami dayanıklılık ve esneklik gösterir. Keskin bıçakları vardır ve radial alanı yoktur. Bu özelliği alete mükemmel şekillendirme kabiliyeti ve dayanıklılık sağlar (31). FlexMaster eğelerin yuvarlak ve pasif uçları vardır. Uç çapları % 2 açılı enstrümanlar için 0,15-0,7 mm, % 4 ve % 6 açılı enstrümanar için 0,15-0,4 mm'dir. Enstrümanların şaft kısmında renkli halkalar bulunur. Üretici firma aletleri dar, orta ve geniş kanallarda kullanılmak üzere ayırıp endobox oluşturmuştur (31). (Şekil 14)
Şekil 14-FlexMaster Enstrümanın kesici olmayan ucu ve dışbükey üçgen kesiti merkezi konumda kalmasını sağlar. Dikkatle işlenmiş K-tipi kesici bıçakları kesme etkisini oldukça artırır. FlexMaster eğeler üzerinde daha az stres oluştuğundan 8 kez kullanılabilir. Bıçaklar arasındaki yeterli mesafe sayesinde dentin talaşları ve debrisin atılması kolaylaşır. Genişletme işlemi el eğelerine kıyasla %50 daha kısa sürede tamamlanır (74). Son çalışmalar FlexMaster'ın hem dar, hem de geniş kanallarda kanal merkezini koruyarak şekillendirme yaptığını göstermiştir (75). Diğer sistemlerle eşit düzeyde performans sağladığı bulunmuştur (76). Ayrıca dişhekimliği fakültesi öğrencileri üzerinde yapılan bir çalışmada, Öğrencilerin plastik blokları FlexMaster ile daha başarılı bir şekilde şekillendirdiği bulunmuştur (77,78). Schirrmeister ve arkadaşlarının (79) yaptığı çalışmada 60 adet alt çene küçük azı dişleri dört gruba ayrılmış ve el eğeleri, FlexMaster, ProTaper
ve RaCe'in yeniden kanal tedavisi esnasında güta-perkanın çıkarılmasındaki etkinlikleri karşılaştırılmıştır. Kök kanalları lateral kompaksiyon yöntemi ile doldurulup test enstrümanlarıyla temizlenmiştir. Temizlemenin ardından kanal içinde kalan kanal doldurma materyalinin kapladığı alan ölçülmüştür. RaCe FlexMaster'a göre kanalı daha iyi temizlerken, el aletleri, ProTaper, FlexMaster arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Çalışmada beş adet ProTaper eğesi ve üç adet FlexMaster eğesi kırılmıştır. Sonuçta RaCe gütaperkanın kanaldan uzaklaştırılmasında en güvenli sistem olduğu ve ProTaper ve FlexMaster'ın alet kırılganlığı açısından daha az güvenli olduğu bulunmuştur. 3.1.10. K3 2002 yılında, Kuzey Amerika'da Dr. John Mcspadden tarafından dizayn edilmiştir. Ouantec'ten sonra imal edilmiştir. Yeni jenerasyon bir döner Ni-Ti sistemi olan K3,üretici firmaya göre keskinlik ve dayanıklılığın artırılmasıyla tam bir genişletme ve şekillendirme için geliştirilmiştir. Şimdiye kadar piyasaya çıkmış pozitif kesme açısı en fazla eğedir (31). Değişken sarmal açıya sahiptir, bıçaklar arası mesafe değişkendir. Radyal kor dizaynı ve kesici olmayan bir uca sahiptir. Üretici, tüm bu komponentlerin birleşimi sayesinde optimum kesici etki, etkin debris uzaklaştırılması, kanal transportasyonunun önüne geçilmesi ve kırılmaya karşı üstün bir direnç ortaya çıktığı iddiasındadır. Aletin kesitsel geometrisi kırılmaya karşı direnç sağlamaktadır. Enstrümanlar % 2, % 4 ve % 6 açılıdır, ancak % 8, % 10 ve % 12 açılı 'body shaper'lar da mevcuttur. K3 enstrümanlar, 'G-pack' ve 'Procedure pack' olarak piyasada bulunmaktadır (80). 250-300 devir/dakika hızla çalışırlar. Kum ve arkadaşları (81) yaptığı çalışmada 40 adet alt çene büyük azı dişi kullanıp, bu dişleri 2 gruba ayırmış, K3 ve ProFiİe ile mezyal kök kanalı
genişletmelerini tamamlayıp apikal üçlüdeki smear tabakası açısından değerlendirmiştir. Sonuçta K3 sisteminin daha az smear tabakası oluşturduğu gözlenmiştir. Gonzalez-Rodriquez ve arkadaşlarının (82) yaptığı çalışmada 30 adet alt çene büyük azı mezyal kök kanalı kullanılmış ve ProFiİe, HERO 642 ve K3 karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Sonuçta HERO 642'nin ProFiİe ve K3'ten daha fazla dentin uzaklaştırdığı, her 3 sistemin de kanal kurvatürünü koruduğu, kanalda en fazla değişime sebep olan aletin HERO 642 olduğu bildirilmiştir. 3.1.10.1. UYGULAMA TEKNİĞİ 10 numara K-File ile kök kanallarının tıkalı olup olmadığı kontrol edilir. 250 devir/dakika hızla % 10 koniklik açılı Orifice Opener ile birkaç mm ilerlenir. Kanal ağızlarına EDTA uygulanır ve % 8 koniklik açılı Orifice Opener ile 3-4 mm ilerlenir. 10-15 numara K-file ile çalışma boyu saptanır. 35 numara % 6 açılı kanal aleti şekillendirmeye başlanır. Sırasıyla.06/30,.06/25,.06/20 numara kanal aletleri ile,.06/20 numara kanal aleti çalışma boyuna ulaşana kadar şekillendirmeye devam edilir. Çok dar, uzun ve eğri kök kanallarında % 4 ve % 6 açılı kanal aletleri beraber kullanılır. Bu tür kanallarda Orifice Opener koroner 1/3 kısımda kullanılır. Ardından.06/30 numara kanal aleti ile şekillendirme yapılır. Bunu.04/30 numara kanal aleti takip eder. Sırasıyla.06/25,.04/25,.06/20,.04/20 numaralı aletler kullanılır. Çalışma boyuna ulaşılamazsa 10, 15, 20 numara K-file ile çalışma boyunda şekillendirme yapılır, işlemler tekrarlanarak şekillendirmeye son verilir (1). (Şekil 15)
Şekil 15- K3 sistem eğeleri 3.1.11. MTWO 2003 yılında Prof. Dr. Vito Malagnino tarafından geliştirilmiştir. Bu sistemin diğer döner sistemlerden en büyük farkı, modifiye step-back tekniği ile kullanılmasıdır. Üretici firma bunu 'single length technique' (tek uzunluk tekniği) olarak tanımlar. En fazla dört adet alet kullanılır. Tüm aletler çalışma boyunda kullanılır. İki adet derin kesici bıçakları ve S şeklinde kesitleri vardır. Dentin debrisinin rahat biçimde uzaklaştırabilmesi için maksimum alana
sahiptirler. Minimum radyal kontakları sayesinde güvenli ve etkin preparasyona olanak tanırlar. Kesici bıçakları uzun vertikal spiral şeklindedir. Kesici bıçakları arasındaki uzaklık aletin uç kısmından şaft kısmına doğru artar. Aletin 10/.04, 15/.05, 20/.06, 25/.06 numara aletleri mevcuttur (83). (Şekil 16) Şekil 16- Mtwo Serisi Aletleri Schafer ve arkadaşlarının (84) yaptığı çalışmada 60 kök kanalı kullanılarak, Mtwo, RaCe ve K3 şekillendirme kabiliyeti ve temizleme etkinliği açısından karsılastırılmıstır. Sonuçta etkin temizlenme hiçbir alette tam anlamıyla sağlanamazken, Mtwo'nun debrisi en iyi uzaklaştıran, aynı
zamanda kanal kurvatürünü en iyi koruyan alet olduğu görülmüştür. Ayrıca Mtwo'nun K3 ve RaCe'e oranla preparasyonü daha hızlı yaptığı anlaşılmıştır. Bürklein ve arkadaşlarının (85) yaptığı çalışmada 2 farklı tork limitli otomatik aygıt ile Mtwo döner aletlerinin etkinliği karşılaştırılmış, çalışmada Mtwo direct motor ve Endo İT motor kullanılmıştır. Sonuç olarak Endo İT kullanılarak şekillendirme yapıldığında preparasyonun daha kısa sürdüğü, her iki sistemle de kanal kurvatürlerinin ve çalışma boyunun iyi korunduğu görülmüştür. Veltri ve arkadaşlarının (86) yaptığı çalışmada 30 alt çene büyük azı dişleri kullanılarak Mtwo ve Hero Shaper'ın şekillendirme kabiliyetleri karşılaştırılmıştır. Sonuçta preparasyon hızı, alet kırılganlığı, dentin kaldırma kabiliyeti açısından anlamlı bir fark bulunamamıştır. Sonntag'ın (87) yaptığı çalışmada 50 kök kanalında ProTaper, K3 ve Mtwo karşılaştırmalı olarak incelenmiş, sonuçta Mtvvo'nun kanal preparasyonunu diğerlerinden daha konik şekilde yaptığı, ancak orijinal geometriyi K3 kadar başarılı biçimde koruyamadığı belirtilmiştir. Aynı zamanda Mtvvo'nun zip oluşumuna diğerlerinden daha az oranda sebep olduğu gösterilmiştir. Grande ve arkadaşlarının (88) yaptığı çalışmada Mtwo ve Protaper iki farklı grup kök kurvatürüne sahip dişlerde karşılaştırılmış, çalışmada 260 adet alet kullanılmış, bu aletler kırılıncaya dek burularak dönme yorgunlukları test edilmiştir. Sonuçta Mtwo'nun daha fazla dönme direncine sahip olduğu alet numarası büyüdükçe dönme direncinin azaldığı kaydedilmiştir. Cumbo ve arkadaşlarının (89) yaptığı çalışmada Mtwo döner sistemin düz kök kanallarındaki şekillendirme kabiliyeti araştırılmış, çalışmada 40 adet diş kullanılmıştır. İlk grup yalnızca korono-apikal yönde genişletilirken, diğer grup ise hem korono-apikal yönde hem de çevresel olarak genişletilmiştir. Sonuçta iki yöntem arasında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Santoro ve arkadaşlarının (90) yaptığı çalışmada 40 kanalda ProTaper ve Mtvvo karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Sonuçta her iki sistemin de kanal anatomisini koruyarak genişletme yaptığı, ProTaper'ın Mtvvo'ya göre daha fazla transportasyon riski oluşturabileceği bildirilmiştir.
Foschi ve arkadaşlarının (91) yaptığı çalışmada 24 tek kanallı diş kullanılmış ve Mtvvo ve ProTaper kanal duvarlarından kaldırdığı dentin açısından değerlendirilmiştir. Sonuçta her il<i aletin de koroner ve orta üçlüyü temizlediği ancak iki sistemin de smear tabakasından arındırılmış bir apikal üçlü oluşturamadığı bildirilmiştir. Malagnino ve arkadaşlarının (92) yaptığı çalışmada 27 adet diş kullanılmış, Mtvvo, K3 ve K-Flex karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Sonuçta, Döner sistemlerin oval kanallarda etkin şekillendirme yapamadığı, sirkumferansiyal filing hareketi ve Mtvvo'nun en iyi şekillendirmeyi sağladığı bildirilmiştir. Platino ve arkadaşlarının (93) yaptığı çalışmada 20 adet Mtvvo enstrümanı kullanılmış, bu dişler iki gruba ayrılarak yeni ve kullanılmış Mtvvo sistemlerinin dönme yorgunluğu dirençleri karşılaştırılmıştır. Sonuçta, kullanılmış olan sistemlerin direncinde anlamlı bir azalma meydana geldiği gösterilmiştir. Çalışkan ve arkadaşlarının (94) yaptığı bir çalışmada 20 adet alt çene büyük azı dişleri mezyo-bukkal kanalları kullanılmış, Mtvvo ve ProTaper karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Sonuçta Mtvvo'nun kullanıldığı grupta bir strip perforasyon, iki adet alet kırığı saptanırken, ortalama preparasyon süresi beş dakika olarak belirlenmiştir. ProTaper'ın kullanıldığı grupta ise bir basamak oluşumu, bir alet kırığı saptanırken, ortalama preparasyon süresi altı dakika olarak belirlenmiştir. 3.1.11.1. UYGULAMA YÖNTEMİ 10 numara K-file ile çalışma boyu saptanır. Öncelikle 107.04 numaralı alet ile çalışma boyunda ilerlenir. Sırasıyla 15/.05, 20/.06, 25/.06 ile çalışma boyunda şekillendirme tamamlanır. Apikal foramende tıkaç oluşumu tam olarak sağlanamadıysa 30/.05, 35/.04, 40/.04 numara aletler kullanılabilir. (Şekil 17)
Şekil 17- Mtwo Sistemi
4. ÖZET Kök kanallarının şekillendirilmesinde kullanılan Ni-Ti döner alet sistemleri, Endodonti'de uzun zamandır aranan; şekillendirmeyi hızlandıran, kök kanallarındaki mikroorganizmalarla etkin mücadeleyi sağlayan ve kök kanalının doldurulması için gerekli alanı temin eden yöntemler olarak tatmin edici görünmektedir. Ancak her döner alet birbirleriyle kıyaslandığında birbirlerine göre üstünlükleri ya da eksik yönleriyle karşımıza çıkmaktadır. Döner alet sistemlerinin geliştirildiği ilk yıllarda, sistemlerin zor ve uzun uygulama yöntemleri, hekimlerin bu aletler* kullanmada tereddüt etmelerine sebep olmuştur. Zaman ilerledikçe üretilen yeni sistemlerdeki kullanılması gereken alet sayılarının azalması ve buna bağlı olarak uygulama basamaklarının azalması dikkatleri tekrar bu sistemlerin üzerine çekmiştir. Crown-down tekniğinin kullanıldığı bu sistemlerin, kanal ağızlarının daha rahat görülebilmesi, debrisin kanaldan daha rahat uzaklaştırabilmesi gibi avantajlarının yanında, doğru biçimde kullanılmadığı takdirde kanalda aşırı koniklik oluşturma, kanal kurvatürünü izleyememe, alet kırılganlığı gibi dezavantajları da gözlenmiştir. Çeşitli araştırmacılar tarafından yapılan çalışmalarda döner aletlerin alet kırılganlığına karşı dirençleri ve çalışma torkları değerlendirilmiş, alet kırılganlığına karşı direnci en yüksek olanın ProFile olduğu, bu aletleri sırasıyla Ni-Ti K eğeleri, Quantec, Sistem GT ve K tipi eğelerin takip ettiği bildirilmiştir (95,96,97,98). Çalışma torku en yüksek olanın Sistem GT olduğu, diğerlerinin ProFile, ProTaper, Quantec ve FlexMaster olarak sıralandığı belirtilmiştir (95, 96,97,98,99,100,101). Sonuç olarak döner aletler, doğru biçimde kullanıldıkları takdirde hem hızlı, hem güvenli biçimde kanal şekillendirmesi sağlayan, bu sayede başarılı bir kanal tedavisinde bulunması gereken' ilk basamağı oluşturan modern aletlerdir. Ancak bu aletler elde kullanılan kanal aletleri ile birlikte kullanılırsa kök kanal tedavilerinin daha güvenli olacağı düşünülmektedir. Elde kullanılan kanal eğeleri ile kök kanalını hissedebilme avantajı, hekimin Endodonti'deki en büyük yardımcısıdır. Bu avantajı kaybetmek döner aletlerle şekillendirme yapan yöntemlerin tam olarak uygulanmasından sonra bile görülebilen başarısızlıkların en önemli nedenidir. Bu açıdan döner aletlerle şekillendirme yöntemleri mümkün olduğunca kullanılmalı, ancak elde kullanılan kanal
aletlerinden de asla uzak kalınmamalıdır (1).
5.KAYNAKLAR 1. Küçükay,E.S; Küçükay, i; Yılmaz B; Kök Kanalları Şekillendirme Yöntemleri istanbul:2004, s.74, 75, 76, 77, 78,81,92,93,96,97,101,102 2. Çalışkan M.K; "Endodonti'de Tanı ve Tedaviler" Nobel Tıp Kitabevleri, izmir:2006, s.284, 285. 3. Lee DH, Park B, Saxena A, Serene TP. Enhanced surface hardness by boron implantation in nitinol alloy. J Endodon 1996; 22:543-6. 4. Villalobos RL, Moser JB, Heuer MA.?\ method to determine the cutting efficiency of root canal instruments inrotary motion. J Endodon 1980; 6:667-71. 4. Stokes OW, et al. Corrosion in Stainless-Steel and Nickel- Titanium Files. J Endodon 1999; 25:17-20. 6. Mize SB, et al. Effect of sterilization on cyclic fatique of rotary Nickel- Titanium endodontic instruments.j Endodon 1998;24:843-7. 7. Hilt B. Torsional properties of stainless steel and Nickel Titanium files after multiple sterilizations. University of Florida College of Dentistry,Graduate Thesis, 1996. 8. Shabalovskaya SA, Anderegg JW. Surface spectroscopic characterization of NiTi nearly equitamic shape memory alloys for implant. J Vac Scie Technolo 1995; 13:1624-32. 9. Schaefer E" Auswirkungen verschiedener Sterilistionverfahren auf Schneideleistung von
Wurzelkana/instrumenten. Dtsch Zahnaerztf z 1995: 50:150-3 10. Rapisarda E, et al.effect of sterilization on the cutting efficiency of rotary Ni-Ti endosonic files.oral Surg Oral Med Oral Pathol 1999;88:343-347 11. Coleman CL,Svec TA.Analysis of Ni-Ti versus stainless steel instrumentation inresin simulated canals.j Endodon 1997 ;23 :232-235 12. Kazemi RB,Stenman E, Spangberg LS. Machining efficiency and wear resistance of nickel-titantium endodontic files. Oral Surg Oral Med Oral Pathol 1996;81:596-602 13. Bonetti Filho I,et al.microscopic evalution of three endodontic files pre and postinstrumentation.j Endodon 1998;24 :461-4. 14. Zuolo M, Walton R, Imura N.Histologic evaluation of threeendodontic instrument preparation techniques. Endod Dent Traumatol 1992; 8:125-9. 15. Bentkover S, Wenckus C. Digital comparison of three instrumentation techniques in curved root canals. J Endodon 1994; 20:205. 16. Short J, Morgan L, Baumgartner J. A comparison of four instrumentation techniques on canal transportation, J Endodon 1996; 22:194. 17. Stone R, Zuolo M,Walton R. Apical transportation; steel vs. Ni- Ti hand vs. Ni-Ti rotary. J Endodon 1995; 21:216. 18. Glosson CR, et al. A comparison of root canal preparations using Ni- Ti hand, Ni-Ti engine-driven and K-Flex endodontic
instruments. J Endodon 1995; 21 :46-51. 19. Goldberg F, Araujo JA. Comparison of three instrurnents in the preparation of curved root canals. Endod Dent Traumatol 1997; 13:265-8. 20. Harlan AL, Nicholls JI, Steiner JC. A comparison of curved canal instrumentation using nickel-titanium or stainless steel files with the balanced-force technique. J Endodon 1996; 22:410-3. 21. Schafer E. Root canal instruments for manuel use:a review. Endod Dent Traumatol1997; 13:51-64. 22. Yılmaz B. Farklı yıkama yöntemleri ile birlikte düşük devirli mikromotorda ve elde kullanılan Ni-Ti esaslı kök kanal aletlerinin çıkardıkları apikal debris miktarlarının karşılaştırrnalı olarak incelenmesi. Doktora tezi, İstanbul Üniversitesi, istanbul,2001. 23. Kataia MA, Ezzat KM,- el Sayed JM, Seif RE. Effectiveness of two rotary instrumentation techniques for deaning the root canal. Egypt Dent J 1995; 41 :1113-9. 24. Siqueira Junior JF, et al. Mechanical reduction of the bacterial. population in the root canal by three instrumentation techniques. J Endodon 1999; 25:332-5. 25. Ryhanen J, et alin vivo biocompatibility evaluation of Nickel- Titanium shape memory metal alloy: Muscle and perineural tissue responses and encapsule membrane thickness. J Biomed Mater Res 1998; 41:481-8. 26. Assad M, Lemieux N, Rivard CH, Yahia LH. Comparative in vitro biocompatibility of Nickel-Titanium, pure Nickel, pure Titanium
and stainless steel: Genotoxicity and atomic absorption evaluation. Blomed Mater Eng 1999; 9:1-12. 27. Aydın B. Kök kanal tedavisinin yenilenmesi sırasında döner aletler ve el eğeleri ile kök kanal dolgusunu uzaklaştırma etkinliklerinin karşılaştırılması.doktora Tezi; E.Ü. Dişhekimliği Fakültesi, 2006. 28. Guppy DR, Curtis RV, Pitt Ford TR. Dentine chips - produced by nickel- titanium rotary instruments. Endod Traumatol 2000;16:258-64. 29. Gani O, Visvisian C: Apical carıal diameter in the upper molar at various ages. J Endodon 1999; 25:689-91. 30. Van T Himel, John T. cspadden, a d Harold E. (2006). Instruments, Materials and Devices. Gohen S., Hargreaves KM., Pathways of the Pulp, 9 th ed,st Louis Elseiver,USA,P.248. 31. Cohen S, Burns RC, Pathways of the Pulp, 8th ed, Mosby, USA, 2002; p. 306, 308, 311, 312, 317, 318, 336, 534,535. 32. Esposito PT,Cunningham CJ.A comparison of canal preparation with nickel-titanium and stainless steel instruments.j Endodon 1995; 21:173-6. 33. Miserendino LJ, Moser JB, Heuer MA, Osetek EM. Cutting efficiency of endodontic instruments.ii.an analysis of the design of the tip.j Endodon 1986; 12:8-12. 34. Garala M, et al. A comparison of the minimum canal wall thickness. remaining following preparation using two nickeltitanium rotary systems.lnt Endod J. 2003 Sep; 36(9):636-42.
35. Wei X, Ling J, Zhang S. The shaping effects of three nickeltitanium rotary instruments on preparing curvedcafıals in posterior teeth. Zhon_ghua Kou Qiang Yi Xue Za Zi. 2002 Sep; 37(5):333-5. 36. Tripi TR, Bonaccorso A, Conderelli GG. Cyclic fatique of different nickel-titanium endodontic rotary instruments. Oral Surg Oral Med Oral PatholOral Radiol Endod. 2006 Oct; 1D2(4):e106-14. 37. Senia ES, Wildey WL. LightSpeed technique guide, intsrumentation. San Antonio TX, 2004 LightSpeed, Ine. 38. Marsicovetere E.S., Clernent D.J., del Rio C.E. Morphometric video analysis of the enqine-driven NiTilightspeed instrument system.j Endod 1996; 22:231-5. 39. Knowles KI, et al. Incidence of instrument separation using LightSpeed rotary instruments. J Endodon 2006 Jan; 32(1):14-6. 40. Iqbal MK, Barıfield B, Lavorini A, Bachstein B. A comparison of LightSpeed LS1 and LightSpeed LSX NiTi rotary instrurnents in apical transportation and length control in simulated root canals. J Endodon 2007 Mar;3,3(3):268-71. 41. Barbakow F. The LightSpeed system. Dent Clin North Am. 2004 Jan;48(1):113-135. 42. Garip Y, Gençoğlu N. Comparison of curved canals preparations using profile, GT and Hero 642 rotary files. J Oral Rehabil. 2006 Feb; 33(2): 131-6. 43. Guelzow A., Stamm O., Martus P., Kielbassa AM. Comparative study of six rotary nickel-titanium systerns and hand
instrumentation for root canal preparation. Int EndodJ. 2005 Oct;38(10):-143-52 44. http://www.micro- mega.com/anglais/produits/ heroq42/index.php. 45. Karagöz-Küçükay I, et al. Effect of rotational speed on root canal preparation with Hero 642 rotary Ni-Ti instruments. J Endodon 2003 Jul; 29(7):447-9 46. Hulsmann M,Gressmann G,Schafers F.A comparative study of root canal preparation using FlexMaster and HERO 642 rotary Ni- Ti instruments. Int Endod J. 2003 May;36:358-66. 47. Hulsmann M, Schade M, Schafers F. A comparative_ study of root canal preparation with HERO 642 and Quantec SC rotary Ni- Ti instruments.int Endod J.2001 Oct; 34(7):538-46 48. Bertrand MF, et al. Curved molar root canal preparations using Hero 642 rotary nickel-titanium instruments. Int Endod J 2001 Dec; 34(8):631-636. 49. Serıafer E. Shaping ability of Hero 642 rotary nickel-titanium instruments and stainless steel hand K-Flexofiles in simulated curved root canals. Oral Surg Oral Med Oral Pathol Oral Radiol Endod. 2001 Aug; 92(2):215-20. 50. http://www.micro-mega.com/anglais/produits/heroshaper/ index.php. 51. Tanalp J, Kaptan F, Sert, S, Kayahan - B, Bayırlı G. Ouantitative evaluation of the amount of apically extruded
debris using 3 different rotary instrurnentation systerns. Oral Surg Oral Med Oral PatholOral Radiol Endod. 2006 Feb; 101(2):250-7. Epub 2005 Oct 14. 52. Kaptan F, et al, Comparative evaluation of the preparation efficacies of HERO Shaper and Nitiflex root canal instruments in curved root canals. Oral Surg Oral Med Oral PatholOral Radiol Endod. 2005 Nov; 100(5):636-42. 53. Ankrum MT, Hartwell GR, Truitt JE. K3 Endo, ProTaper, and ProFile systems: breakage and distortion in severely curved roots of molars.j Endodon 2004; 30:234-7. 54. Paque F, Musch U, Hülsmarin M. Comparison of root canal preparation using RaCe and protaper rotary Ni-ti instruments.int endodon J. 2005 Jan; 38(1):8-16. 55. Fife D, Gambarini G, Britto Lr L. Cyclic fatigue testing of ProTaper Ni-Ti rotary instruments after elinical use. Oral Surg Oral Med Oral PatholOral RadiofEndod. 2004 Feb; 97(2):251-6. 56. Saad AY, AI-Hadlaq SM, AI-Katheeri NH. Efficacy of two rotary NiTi instruments in the removal of Gutta-Percha during root canal retreatment. J Endodon 2007 Jan; 33(1):38-41. 57. Thompson SA, Oummer PMH. Shaping ability of Quantec Series 2000 rotary nickel-titanium instruments in simulated root canals: Part 1. Int Endod J 1998; 31 :259-267. 58. Sybron firması: http://www.sybronendo/ouantec/specialities. 59. Guppy DR, Curtis RV, Pitt Ford TR. Oentine chips produced by nickel- titaniurn rotary instruments. Endod Oent
Traumatol 2000; 16:258-64. 60. Imura N, et al. Acomparison of the relative efficacies of four hand and rotary instrumentation techniques during endodontic retreatment. Int Endod J 2000; 33:361-366. 61. Tanaka De Castro E, et al. Analysis of the mechanical instrumentation of two sequence of Quantec 2000. J Dent Res 2000;. 5:79. 62. Hulsmann M, Herbst U, Sehaters F. Comparative study of rootcanal preparation using LightSpeed and Quantec SC rotary NiTi instruments. Int Endod J.2003 Nov; 36(11):748-56. 63. Kosa DA, Marshall JG, Baumgartner JC. Analysis of canal centering with various mechanical mstrumentatiorf techniques. J Endodon 1998; 25:441-445. 64. Medioni E, Bertrand MF, Pizzardini P, Müller M. A SEM study of surface aspect of curved root canal walls prepared by three Ni-Ti endodontic files. Dent Materials 1999; 78:533. 65. Rödig T, Hülsmann M, Mühge M, Schafers F. Quality of preparation of oval distal root canals in mandibular molars using Ni- Ti instruments. Int Endodon J 2002; 35:919-928. 66. Yiğit SG. Tri-Auto LX ile genişletilip Sofi-Core ile doldurularak hazırlanan kök kanal tedavileri başarılarının in vitro ve in vivo olarak incelenmesi. Doktora Tezi, E.Ü. Dişhekimliği Fakültesi, 2004. 67. Schafer E, Vlassis M. Comparative investigation of two rotary nickel- titanium instruments: ProTaper vs RaCe. Part 1. Shaping
ability onsimulated curved canals. Int Endodon J 2004; 37:229. 68. Schafer E., Vlassis M. Comparative investigation of two rotary nickel- titanium instruments: ProTaper vs RaCe. Part 2. Cleaning effectivepess and shaping ability in severely curved canals of extracted teeth, Int Endodon J 2004; 37:239. 69. Bergmans L, Van Cleynenbreugel J, Wevers M, Lambrechts P. Mechanical root canal preparation with Ni-Ti rotary instruments: rationale,performance and safety; status report for the American Journal of Dentistry, Am J Dent 2001; 14:324. 70. Peters OA. Current challenges and conceptsin the preparation of root canal systems: a review, J Endodon 2004; 30:559. 71. Peters OA., Barbakovy F, Peters Ci. An analysis of endodontic treatment with three nickel-titanium rotaryrootcanal preparation techniques.int Endodon J 2004; 37:849. 72. Schafer E, Schulz- Bongert U, Tulus G. Comparison of hand stainless steel and nickel-titanium rotary instrumentation: a elinical study. J Endodon '2004; 30:432. 73. Schirrmeister JF, Strohl C, Altenburger MJ, Wrbas KT, Hellwig E. Shaping ability and safety of five -different rotary nickel-titanium instruments compared with stainless steel hand instrumentation in simulated curved root canals. Oral Surg Oral. Med Oral PatholOral Radiol Endod 2006 Jun; 101 (6):807-13. 74..http://www.vdw-dental.com/produkte_e/index.html. 75. Hübscher W, Barbakow F, Peters OA. Root canal preparation
with Flexlvlaster: canal shapes analysed by micro computed tomography. Int Endodon J 2003; 36:740. 76. Weiger R,bruckner M,EL Ayouti A,Löst C.Preparation of curved root canals with rotary FlexMaster instruments compared to LightSpeed instruments and Ni-Ti hand files.int Endodon J 2003;36:483. 77. Sonntag D,Delschen S, Stachniss V. Root canal shaping with manual And rotary Ni-Ti files performed by students.int Endodon J 2003 ;36:715 78. Sonntag D, Guntermann A,Kim SK,Stachniss V.Root canal shaping with manual stainless steel files and rotary Ni-Ti files performed by students.int Endodon J 2003;36:246 79. Schirrmeister JF,et al.effectiveness of a hand file and three nickel-titanium rotary İnstruments for removing gutta-percha in curved root canals during retreatment.oral Surg Oral med Oral Pathol Oral Radiol Endod. 2006 Apr;101(4):542-7.Epub2005 Nov2. 80. http://www.sybronendo.com/products/k3nitifiles/index.cfm. 81. Kum KY, Kazemi RB, Cha BY, Zhu Q. Smear layer production of K3 and ProFile Ni- Ti rotary instruments in curved root canals: a comparative SEM study. Oral Surg Oral Med Oral PatholOral Radiol Endod 2006 Apr;101 (4):536-41. Epub 2005 Oct 19. 82. Gonzalez-Rodrguez MP, Ferrer-luque CM. A comparison of Profile,Hero 642 and K3 instrumentation systems in teeth using digital imaging analysis.oral Surg Oral Med Oral PatholOral Radiol
Endod 2004 Jan; 97(1):112. 83. www.dpreurope.com/dpreurope/article/ articledetail.jsp?id=371913 84. Senafer E, Erler M, Dammaschke T. Comparative study on the shaping ability and cleaning efficiency of rotary Mtwo instruments. Part 2. Cleaning effectiveness and shaping ability in severely curved root canals of extracted teeth. Int Endod J 2006 Mar; 39(3):203-12. 85. Bürklein S, Schafer E. The influenceof various automated devices on the shaping ability of Mtwo rotary nickel-titanium instruments. Int Endod J 2006 Dec; 39(12):945-51. 86. Veltri M, et al. A comparative study of Endoflare-Hero Shaper and Mtwo NiTi instruments in the preparation of curved root canals. Int Endodon J 2005 Sep; 38(9):610-6. 87. Sonntag D, Ott M, Stachniss V. Root canal preparation with the Mtwo system using the Single Len_gth Technique, Klinik für Zahnerhaltungskunde, Marburg Endodontie 3/2005. 88. Grande NM, et al. Cyclic fatique resistance and threedimensional analysis of instruments from Nickel-Titanium rotary systems. Int Endod J.2006; 39:755-763. 89. Cumbo P, et al. Shaping ability of Mtwo nickel-titanium files in straight root canals. University of Palermo Stomatogy Department Endodontic and Restorative Section; PhD in oral Science. 'G. Messina', 90. Santoro G, et al. Comparative evaluation of two Ni- Ti
instruments: ProTaper and Mtwo. University of Rome 'La Sapienza', School of Dentistry, Department of Conservative Dentistry and Eridodontics: University of Catania,School of Dentistry, Department of Conservative Dentistry. 91. Foschi F, et al. SEM evaluationof canal wall dentine following use of Mtwo and Protaper Ni-Ti rotary instruments.int Endod J 2004; 37:832-839. 92. Malagnino V.A., Passariello P., Sorci E.Preparazione endodontica dei canali ovalari:confronto fra tre tecniche.giornale Italiano di Endodonzia 2004 Luglio Settembre;vol 18-n.3. 93. Platino G,et al.comparison of cyclic fatigue between used and new Mtwo Ni-Ti rotary instruments.international Endodontic Journal. 94. Çalışkan MK,Tosun G.Safe and fast; comparative study of two different Ni-Ti rotary systems that are used by an undergraduate student. TDB 14.Uluslararası Dişhekimliği Kongresi TDB/DENSTPLY Stajer ÖĞRENCİ programı 2007. 95. Sattapan B, Palamara JEA, Messer HH. Torque during canal instrumentation using rotary nickel-titanium files. J Endodon 2000; 26:156. 96. Peters DA, Barbakow F. Dynarnic torque and apical forces of ProFile. 04 rotary instruments during preparation of curved canals. Int Endodon J 2002; 35:379. 97. Peters DA, et al. Changes in root canal geometry after preparation assessed by high-resolution computed tomography: J
Endodon 2001:27:1 98. Blum JY, et al, Analysis of forces developed during mechanical preparation of extracted teeth using ProFile Ni-Ti rotary instruments. Int Endodon J 1999; 32:24. 99. Blum JY, et al. Analysis of mechanical preparations in extracted teeth using ProTaper rotary instruments. J Endodon 2003; 29:567. 100. Peters OA, et al. ProTaper rotary root canal preparation: effects of canal anatomyon final shap analysed by micro CT. Int Endodon J 2003; 36:86.
6.ÖZGEÇMİŞ 1987 yılında, Niğde de doğdum. İlk ve orta öğrenimimi Niğde de tamamladıktan sonra 2005 yılında Ege Dişhekimliği Fakütesi ne kayıt oldum.