İTÜ GELİŞTİRME VAKFI ÖZEL Dr. NATUK BİRKAN İLKOKULU VE ORTAOKULU 2014-2015 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI ÇOCUK İLE 1. SINIF DOĞRU VELİ İLETİŞİMİN BÜLTENİ YOLLARI Çocuğa Ulaşmada Doğru İletişim Yolları Bu dünyada gerçek barışa ulaşmak istiyorsak işe çocuklar ile başlamalıyız. GANDHİ Çocuklarımızın gelişim dönemleri boyunca öz denetim kazanmaları, yaşlarına uygun sorumluluklarını yerine getirebilmeleri ve olumlu davranışları içselleştirebilmeleri; böylece kendine yetebilen, öz güvenli ve mutlu birer birey olmaları hem anne-baba hem de eğitimcilerin en önemli hedeflerindendir. Böyle bir hedef çocukluğun ilk yıllarından itibaren anne, baba ve çocuk arasında kurulan olumlu, sevgi ve kabul duygusunun hâkim olduğu bir iletişim temelinde inşa edilebilir. Çocukla iletişimin olmazsa olmazları: Yeterince iyi anne-baba olabilmek kitaplarda yazan önerileri harfiyen uygulamak değil çocuğun bireysel özelliklerini göz önünde bulundurarak onunla iletişim kurabilmeyi başarmaktır. Ancak çocuğun nasıl bir karakteri olursa olsun kuracağınız iletişimin temel taşları aynıdır. Çocuğunuzun güven duygusunu besleyin Yaşamın ilk yıllarından itibaren çocukların beslenme, dokunma, ilgi, sevgi, oyun, özgürlük gibi fiziksel, sosyal ve duygusal ihtiyaçlarının anne-babaları tarafından zamanında fark edilerek giderilmesi temel güven duygusunun oluşmasını sağlar. Gelişim süreci boyunca herhangi bir işi başarmaya çalışırken çocuğa verilecek güven ve cesaret ise onu yeni deneyimlere açık olmaya, farklı yaşantıları deneyimlemeye ve merak duygusunu sürdürmeye teşvik edecektir. Çocuğunuzu dinleyin Çocuğunuzla aranızdaki ilişkiyi olumlu şekilde sürdürmenin; ona sevildiğini, kabul edildiğini ve anlaşıldığını hissettirmenin en iyi yollarından biri onu dinlemenizdir. Çocuklar da biz yetişkinler gibi hayal kırıklığı yaşayabilir, endişelenebilir, öfke ve kızgınlık duyabilir. Onların bu duygularını mutluluk ve heyecanları kadar doğal karşılamakla birlikte bazen onları dikkatlice dinlemeniz ve kendi duygularını ifade etmelerine fırsat vermeniz bile yeterli olacaktır. İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları Özel Dr. Natuk Birkan İlkokulu ve Ortaokulu 1
Bedensel duruşunuzu ve dikkatinizi çocuğunuza yönelttiğinizi göstermek için konuşurken onun hizasına gelecek şekilde çömelebilir, oturabilir ya da onu kendi hizanıza yükseltebilirsiniz. Çocuğunuza sorununu anlatabilmesi için bir konuşma alanı açmak gerekir. Bunun için sessizce dinleyip, anlattıklarını takip ettiğinizi belirten hmm, evet, anlıyorum gibi geri bildirimlerde bulunabilirsiniz. Çoğu zaman çocuklar problemlerini anne babalarının onların yerine çözmesini istemez ancak yaşadıkları soruna yoğun duygular eşlik edebilir. Bu nedenle çocuğunuz size yaşadığı bir problemi anlattığı zaman Gerçekten üzgün ve kırgın gözüküyorsun. gibi yansıtıcı cevaplar, Bu sana kendini nasıl hissettirdi? gibi yönlendirici sorular veya anlatılanları aynalayıcı cevaplarla hem duyguları hakkında farkındalık kazanmasını hem de anlaşıldığını hissetmesini sağlayabilirsiniz. Çocuğunuzun duygularını kabul edin Çocuğunuzun sizinle problemlerini paylaştığı durumlarda kendisi istemediği sürece tavsiyelerden, yaşadığı sorun ile ilgili sorgulama ve suçlamalardan ve onu olumsuz etkileyen duygularını Boş ver, aldırma, üzülmene gerek yok gibi sözlerle görmezden gelmekten kaçının. Çocuğunuz ancak onun kendini ne kadar kötü hissettiğini onayladığınızda üzüntü duygularının ötesine geçebilecektir. Ben dilini kullanın Ben dili, o anda karşılaştığınız durum veya davranış karşısında kişisel tepkilerinizi, duygu ve düşüncelerinizle açıkladığınız bir ifade tarzıdır. Başkaları hakkındaki değerlendirme ve yorumlarınızı değil, kendi duygu ve yaşantılarınızı açıklar. Hiç sözümü dinlemiyorsun, beni çok yoruyorsun gibi sözler çocuğun kişiliğine yöneliktir ve çocuğa yol göstermediği gibi öfke, karşı gelme isteği gibi olumsuz duygulara da yol açar. Bunun yerine Beni dinlemediğin zaman çok kırılıyorum hem de aynı şeyleri söylediğimde yoruluyorum gibi bir cümle içinde bulunduğunuz durumu ve duygularınızı çocuğa daha iyi açıklayacak ve onu işbirliği kurmaya sevk edecektir. Öz güvenli ve öz denetimli çocuklar yetiştirebilmek Anne babalar ve eğitimciler, doğru zamanı geldiğinde çocukların kendi kendini yönetebilen bireyler haline gelmelerini beklerler. Kimi zaman, bunun süreç isteyen bir gelişim olduğu gerçeği unutulur. Oysaki kendini yönetebilen çocuk; önce disiplini tanıma, kuralları görme, sorunlar ile karşı karşıya kalıp çözüm yolları bulmayı deneme, duygu ve düşüncelerini ifade edebilme fırsatlarını deneyimlemiştir. Ancak bu süreçlerden geçmiş ya da geçirilmiş çocuklar, kendilerini yönetebilen bireyler haline dönüşebilirler. Gelin isterseniz sizler, ebeveynler olarak çocuğunuzun kendini yönetme sürecine nasıl katkıda bulunabilirsiniz, bunlara değinelim. Disiplin kelimesinden korkmayın Her ne kadar kelime anlamı ile katılık, kuralcılık gibi kavramları çağrıştırıyorsa da, disiplin, çocuğun topluma uyumu üzerine yoğunlaşmakta; çocuğun davranışlarını yönlendirmeyi amaçlamaktadır. Disiplin çocuk eğitiminin bir parçasıdır ve aile içindeki denge ve düzenin oluşturulmasında büyük önem taşır. Disiplinin amacı; sevgi ve güven ilişkisini geliştirmek, benlik değerinin temelini atmak, başkalarını anlayarak ve onların kişiliklerine saygı göstererek İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları Özel Dr. Natuk Birkan İlkokulu ve Ortaokulu 2
görevini gerçekleştirmek olarak tanımlanabilir. Bu bağlamda, disiplinin olumlu sonuçları olduğu göz ardı edilmemelidir. Disiplin, tutarlılık ve esneklik gibi bazı ikilemleri içinde barındırır. Bir yandan çocuğunuza kuralları tutarlı bir şekilde disiplin vermeniz gerekirken, öte yandan katı bir şekilde uygulanan kararlar hoşnutsuzluğun oluşumuna sebep olabilir. Disiplin konusu tartışılırken anne babaların olduğu kadar çocukların da sınırlılıkları dikkate alınmalıdır. Örneğin, okul öncesi çocuğunuz suluğunu okuldan getirmeyi unutabilir, ilkokul dönemindeki çocuğunuz önerdiğiniz saatte yatmayı reddedebilir ya da ortaokul çağındaki çocuğunuz ödevlerinin önemi konusunda sık sık hatırlatmalara ihtiyaç duyabilir. Böyle durumlarda, yetişkinlerin esnek olmaya ihtiyaçları vardır. Esneklik ve hoşgörüyü gören çocuk, kabul ve sevgi kavramlarını da tatmış olur. Bunu güven duygusu izler. Sevgi ve güvene bağlı kabul edilme arzusu ve güçlü bir olumlu ilişki, çocuğun davranışlarını yönlendirmede büyük bir öneme sahiptir. Unutmayınız ki, çocuklarda benlik kontrolü ve anne-babanın isteklerine cevap verebilme yeteneği zaman içinde gelişir. Anne-babalar uygun davranışı sergilemesi için çocuğa olumlu model oluşturarak, sınırlarını belirleyerek, açıklama yaparak yardımcı olabilir. Böylelikle çocuk, kendinden ne beklendiğini net bir şekilde anlar ve kendini yönetme konusunda ilk adımı atmış olur. Ödül, yaptırım ve diğer seçeneklerinizi belirleyin Çocuğunuzun davranışlarını yönlendirirken, istenilen ve/veya istenmeyen sonuçlar ile karşılaşabilirsiniz. Tüm olası sonuçlarda anne babaların yaklaşımlarının tutarlı, net ve anlaşılır olması gerekmektedir. Çocuklar, en çok hak etmediklerini düşündüğünüz zaman sevgiye ihtiyaç duyarlar. Bu detayı unutmadan ödül, yaptırım ve diğer seçenekleri kullanabilirsiniz. Peki, nedir bunlar? Çocuğunuzun olumlu davranışlarını pekiştirmenin en güzel ve en basit yolu davranışından dolayı yapacağınız bir övgüdür. Bunun yanı sıra, alışkanlık haline getirmemek koşulu ile davranışla bağlantılı ancak sembolik küçük hediyeler ya da birlikte planlayacağınız aktivitelerle de, çocuğunuzun olumlu davranışlarını tekrarlanma olasılığını artırabilirsiniz. Tabi ki davranışı ödüllendirmek tek başına o davranışın kalıcılığını garanti etmez. Bültenimizin bu kısmına kadar olan yaklaşımların da uygulanıyor olması büyük önem taşımaktadır. Davranışı yönlendirirken yapılan ilk hata yanlış davranışı görmezden gelme, ikinci hata ise yaptırımlara başvurmaktır. Halbuki çocuğunuzun istenen/istenmeyen davranışlar ile ilgili net açıklamalara ihtiyacı vardır. Örneğin yatağını toplama konusunda sizi duymazdan gelen, bilgisayar/ıpad/tv saatleri konusunda evin kurallarını tanımayan ya da oyuncaklarını toplama konusunda verdiği sözleri unutan çocuklarınıza, onlardan ne beklediğinizi önceden anlatıyor musunuz? Onların bu alanlardaki soru işaretlerini gideriyor musunuz? Yaptırım uygulamadan önce, çocuğunuz ile davranışın neden-sonuç ilişkisini mutlaka tartışın. Bu onun hem davranışları hakkında sorumluluk alabilmesine olanak sağlayacaktır hem de ona bu davranışın anne babaya ne ifade ettiği konusunda bilgi verecektir. İstenmeyen davranış, birçok açıklamaya rağmen devam ediyorsa o zaman yaptırım uygulamayı düşünebilirsiniz. Bazı durumlarda yaptırım yerine diğer seçenekler adını verdiğimiz yaklaşımları da uygulayabilirsiniz. Buna örnek olarak aşağıdaki yaklaşımlar verilebilir: İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları Özel Dr. Natuk Birkan İlkokulu ve Ortaokulu 3
- Çocuğunuza yardımı dokunabileceği bir yol göstererek ya da sorumluluk vererek istenmeyen davranıştan dikkatini uzaklaştırabilirsiniz. (Markette yanınızda durmayan çocuğunuza, seçtiğiniz meyveleri torbaya koyma görevi verme vb.) - Çocuğunuz istenmeyen bir davranışta bulunduğunda, davranışını kınadığınızı ona net bir şekilde söyleyebilirsiniz. Burada, kınadığınız şeyin çocuğunuzun karakteri değil davranışı olmalıdır. (Babasının notlarını izinsiz karıştıran çocuğunuzu, özel eşyaların gizliliği sınırını aştığı için tepki gösterme vb.) -İstenmeyen davranışı sergileyen çocuğunuza, yapabilecekleri ile ilgili seçenekler sunarak sınır çizebilirsiniz. (Katıldığı doğum günü partisinde arkadaşlarına zarar veren çocuğunuzu yanınıza alarak doğum günlerinde koşabileceğini, şarkı söyleyebileceğini ama arkadaşlarına zarar veremeyeceğini uygun dilde söyleme vb.) -Beklentilerinizi dile getirmek, çocuğunuza sizin sınırlarınızın neler olduğunu çok net bir şekilde açıklar. ( Ödünç verdiğiniz kaleminizi kırık bir şekilde size getiren çocuğunuza, ödünç olarak alınan şeylerin verildiği şekilde iade edilmesini beklediğinizi dile getirme vb.) -Çocuğunuza, duygu-düşüncelerinizi dile getirerek hatasını nasıl telafi edeceği konusunda yardımcı olabilirsiniz çünkü onların yönlendirmelerinize ihtiyaçları vardır. (Kırılan kaleminize karşılık size yeni bir kalem verme ya da alma vb.) Çocuğunuzun davranışları karşısında hemen yaptırım seçeneğini tercih etmeden, yukarıdaki örneklerdeki diğer seçenekleri kullanarak, onları yönlendirirken doğruları da öğretebilirsiniz. İç kontrol odaklı olmanın önemini unutmayın Çocuğunuza birçok şeyi aktarmada, doğru olanı anlatmada tüm ebeveynler çoğunlukla aynı yolu izlerler. Bu da, çocuğa olması gerekenin detaylı ve uzun bir şekilde aktarılmasıdır. Oysa, çalışmalar gösteriyor ki, çocuğa aktarılanların içine çocuk kendisini, kendi duygu ve düşüncelerini katıp, empati yapamazsa, hiçbir anlatı öğrenmeye dönüşmüyor. Bu sebeple, çocuğunuz yaşam yolunda bir durum ile karşılaştığında ona yapması/yapmaması gerekenleri onu dinlemeden, onun fikirlerini öğrenmeden didaktik bir şekilde anlatmaktan kaçının. Bunun yerine Bu yaşadığın karşısında sen ne düşünüyordun?, Başka neler yaparak bu sorunu çözerdin? ya da Sence doğru olan neydi? vb. sorular ile çocuğunuzun benliğine ve karakterine ait düşünce ve duyguları tanımaya çalışın. Bu sayede, çocuğunuz size düşüncelerini anlatırken hem kendini tanıyacak hem de sizler onun doğru/yanlışlarının nerede olduğunu göreceksiniz. Çocuğunuzu dinledikten sonra ona vicdan sahibi olmaktan, merhametli ve dürüst olabilmenin öneminden bahsedin ve onu eleştirmekten olabildiğince kaçının. Bu sayede çocuğunuzun kendi doğruları doğru bir şekilde kişiliğine yerleşecek ve bir durumla karşılaştığında, sürekli dışarıdan gelecek hatırlatıcı uyarılara ihtiyacı kalmayacaktır. Sorumluluk duygusunu tatması için fırsatlar yaratın Doğal gelişimin parçası olarak çocuk, yaşam ile ilgili becerileri aşamalı olarak edinir. Kazanılan her beceri çocuğunuzun bireyselleşmesinde, bağımsız, kendine yeten bir birey olmasında önemli adımlardır. Sorumluluklar ise çocuğunuzun yeni edindiği bu becerileri hayata geçirmesi için önemlidir. Çocuğunuzun bireysel ihtiyaçlarını tek başına karşılama becerisini kazanması, yetişkinlere duyduğu bağımlılığın giderek azalmasını sağlayacaktır. Davranışlarının sonucunu İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları Özel Dr. Natuk Birkan İlkokulu ve Ortaokulu 4
yaşadıkça, gelişen becerilerini kullandıkça, çocuğunuzun kendine olan güveni artacaktır. Tam tersi koruyucu bir yaklaşım, ne yazık ki çocuğunuzun kendi kendine yetmesini ve yönetmesini engeller ve bağımsız birey olma yolunda onu yavaşlatır. Çocuğunuza sorumluluk verirken Çocuğunuzun yaşına uygun olarak yapabilme becerisine sahip olduğu her şey, onun sorumluluğu haline gelebilir. cümlesi sizi yönlendirebilir. Sorun çözme becerisinin sosyal yaşamdaki önemini unutmayın Çocuğunuz, aile içinde olduğu kadar sosyal yaşamda da birçok problem ile karşı karşıya kalacaktır. Ev ortamında olası çatışmaları yaşamamış, deneyimlememiş çocuk; girdiği ilk sosyal ortamda büyük zorluklar ile karşı karşıya kalabilir. Ebeveynler çocuklarını yanlışlardan, olası tehlikelerden, korumak adına kimi zaman aşırı korumacı tutum sergileyerek çocuklarını hiçbir olay ile yüzleştirmezler ve hiçbir çatışma ortamında onları yalnız bırakmazlar. Bu tutum, çocuğu korumaktan çok ona zarar verir; onu kendini savunmayı bilemeyen biri haline dönüştürür. Sizler; çocuğunuzun arkadaşlık ilişkilerinde, sosyal ortamlarında, üniversite sıralarında, iş yaşamında yani kısacası hayat karşısında güçlü bir karaktere sahip olmasını istiyorsanız onu şimdiden problem durumları karşısında nasıl davranacağı konusunda eğitmeniz gerekir. Bunu da ilk olarak problem karşısında onu tek başına bırakarak yapabilirsiniz. Çatışma ile karşı karşıya kalan çocuk; o durumu çözmek, kendi lehine sonuçlandırmak için çözüm yolları aramaya başlar. Bu da onun gelişimi için önemli bir adımdır. Çocuk çözüm yolları bulma konusunda her zaman olması gereken performansı gösteremese de ona farklı çözüm yolları bulması konusunda ışık tutan destekleyici anne-babaya sahip olduğunu bilmesi önemlidir. Bu anlamda, çocuğunuzun yaş dönemi özelliklerini dikkate alarak ne zaman devreye bir yetişkin desteğinin girmesi gerektiği konusunda hassas davranmanız gerekmektedir. Unutmayın, kişi ancak daha önce karşılaştığı ve çözdüğü durumlar karşısında güçlüdür. Çocuğunuz gelişim patikasında ne ile karşılaşırsa karşılaşsın yetişkinlerin doğru yönlendirmeleri, telkinleri ve sevgi dolu yaklaşımları sayesinde bu yolculuk verimli bir şekilde tamamlanır. Aile sisteminizin davranış değiştirirken ya da oluştururken hangi yöntemi benimsediği kadar, bunu çocuğa aktarış şekli de büyük önem taşır. İletişim kurarken sevgi ve şefkatin önemini unutmayacağınız, mutluluk dolu bir tatil dileri Kitap Önerileri: Çocuğunuza Sınır Koyma (Sorumluluk Sahibi, Bağımsız Çocuk Yetiştirmenin Yolları) Robert J. Mackenzie, HYB Yayıncılık İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları Özel Dr. Natuk Birkan İlkokulu ve Ortaokulu 5
Kaynakça: Martin, M., Greenvood., Cynthia Waltman, Çocuğunuzun Okulla İlgili Sorunlarını Çözebilirsiniz - Sistem Yayıncılık. Gordon., Dr. Thomas, Çocukta İç Disiplin mi? Dış Disiplin mi? Sistem Yayıncılık Navaro., Leyla, Gerçekten Beni Duyuyor Musun?- Remzi Kitabevi Solter., Aletha J., Anne Babanın Çocuk Yetiştirme Rehberi Kuzey Yayınları Solter., Aletha J., Çocuğunuza Kulak Verin- Doğan Egmon Yayıncılık, 2012. Söylemez.,Sabahat., Çocuk ve Disiplin-Çocuğumu nasıl Yetiştirmeliyim?- Morpa Kültür Yayınları,2007 Yavuzer.,Prof.Dr. Haluk, Çocuk Eğitimi El Kitabı- 28. Basım, Rezim Kitabevi, 2012 PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BÖLÜMÜ İTÜ Geliştirme Vakfı Okulları Özel Dr. Natuk Birkan İlkokulu ve Ortaokulu 6