Öğr. Gör. Uğur ŞENTÜRK
1. BÖLÜM Psikomotor Gelişim Gelişimle İlgili Temel Kavramlar Gelişimin İlkeleri Gelişimin Boyutları Gelişimi Etkileyen Faktörler Gelişim İnceleme Yöntemleri
Bireyin, doğum öncesi dönemden başlayarak yaşam boyu süren, harekete ilişkin davranışlarında meydana gelen değişimleri inceler. Psikomotor Gelişim, fiziksel yapıda ve sinir kas işlevlerindeki değişim süreçleridir. Psikomotor gelişim, fiziksel büyüme ve merkezi sinir sisteminin gelişimine paralel olarak organizmanın isteme bağlı, hareketlilik kazanması olarak tanımlanır.
Büyüme Öğrenme Gelişme Olgunlaşma Hazırbulunuşluk
Büyüme : Bedenin boy ve ağırlık yönünden ölçülebilen artışı, organların belli bir düzeye gelinceye kadar geçirdikleri biçim, hacim, ağırlıkla ilgili değişmeleri kapsamaktadır.
Öğrenme: Çevre ile etkileşim sonucu kişide meydana gelen kalıcı değişikliklerdir.
Gelişim : Organizmanın, büyüme, olgunlaşma ve öğrenmenin etkileşimiyle sürekli olarak ilerleme kaydederek değişmesidir. Bazı çocuklar diğerlerine göre daha hızlı gelişirler. Bu avantaj genellikle kalıcı ve süreklidir. Genellikle gelişimin bütün yönlerinde üstündürler.
Olgunlaşma : Bir sürenin geçmesi sonucunda, bireyin yada bir organın, fiziksel güç ve kuvvet bakımlarından, yaşama uyumda belli bir durumu karşılayabilecek düzeye erişmesidir. Hazır Bulunuşluk : Olgunlaşmadan daha geniş kapsamlı bir kavram olup, olgunlaşma ve öğrenme sonucu belli düzeye gelmesidir.
Gelişim baştan ayağa, içerden dışarıya doğrudur. Gelişim hızı her yaşta aynı değildir. Gelişim kalıtım ve çevrenin ürünüdür. Gelişimin boyutları birbirinden soyutlanamaz. Gelişim bütünden özele bir yol izler. Gelişim de bireysel farklılıklar söz konusudur. Gelişim basit-ilkelden, zor-karmaşığa doğrudur. Gelişim dönemler arasında hızı değişebilen fakat sürekliliği olan bir süreçtir.
Gelişim Baştan Ayağa, İçerden Dışarıya Doğrudur : Bebekler oturmasını öğrenmeden önce başlarını dik tutmayı, emeklemeden önce oturmayı, yürümeden önce de emeklemeye başlarlar. Bu gelişim biçimi bütün bebekler için aynıdır, ayrıca her bebek bu fiziksel gelişim aşamalarını hemen hemen aynı yaşlarda geçirir. Yeni doğan bebek öncelikli olarak baş, boyun ve üst ekstremite kaslarını kullanır. Bebek doğduğunda ilk refleks hareketlerini başını sağa sola çevirerek gösterir. Daha sonra uzanma, dokunma, tutma, oturma, ayakta durma, yürüme hareketlerini yapar. Bu sıra ile hareketleri yapan çocuk motorik gelişimde de fiziki gelişimde de yukardan aşağıya, içerden dışarıya sıralı bir yol izler.
Gelişim Hızı Her Yaşta Aynı Değildir : Gelişim süreklidir, bu süreklilik içerisinde her dönem aynı hızda değildir. Gelişimin en hızlı olduğu dönem çocuğun anne karnında geçirdiği dönemdir. Doğum öncesindeki 45-50 cm.lik boyu kazanmak için ortalama her ay boyun en az 5 cm büyümesi gerekmektedir. Eğer büyüme aynı hızda devam etseydi, çocuğun ana okuluna başladığında 3 metre olması gerekirdi. Bu da doğum öncesi gelişimin ne kadar hızlı olduğunu göstermektedir. Çocuk doğumdan sonraki ilk yıllarda da çok hızlı bir gelişim içindedir. İkinci hızlı büyüme dönemi olarak buluğ dönemini söyleyebiliriz.zihin gelişimi de ilk beş yılda çok hızlıdır.
Gelişim Kalıtım ve Çevrenin Ürünüdür : Çocuğun gelişimi önemli iki etmenin katkısıyla oluşur. Bunlar kalıtım ve çevre koşullarıdır. Kalıtım; Kişinin anne ve babadan genler yoluyla aldığı özelliklerdir. Çevre; Döllenmeden başlayarak insana etki eden tüm dış uyarıcılardır. İnsanlar kalıtım özelliklerinin ve yaşadıkları çevre koşullarının birbirinden farklı oluşu nedeniyle gelişimlerinde de farklılık göstermektedirler aynı anne-babadan gelen ve aynı çevrede yetişen kardeşlerin bile gelişimleri birbirine benzememektedir. Her insanın kendine özgü bir gelişim biçimi vardır. Eğitimde de bireysel ayrılıklar unutulmamalıdır.
Gelişimin boyutları birbirinden soyutlanamaz : Çocuk doğduğu andan itibaren dış çevresi ile etkileşim halindedir. Gelişim, fiziksel, zihinsel, duygusal ve sosyal alanlarda bir bütün olarak ilerler. Çocuğun fiziksel gelişimi onun hareket gelişimiyle sıkı derecede ilişkilidir. Kasların normal büyümesi hareket gelişimine temel hazırlar. Hareket gelişimi iyi olan çocuk diğer arkadaşlarıyla birlikte oyunlara katılıp oynayabilir ve bu da onun sosyal gelişimine etki eder. Çocuğun dil gelişimi onun zihinsel gelişimini büyük ölçüde etkilemektedir.
Gelişim bütünden özele bir yol izler. Bebeğin hareketleri önceleri başlangıçta bütünsel ve farklılaşmamıştır. Başlangıçta, önünde duran nesneyi avucunun tümünü kullanarak yakalamaya çalışan bebek yaşı ilerledikçe parmaklarını ve baş parmağını yakalamak için kullanmaya başlar. Bunda sinir sisteminin özellikle beyinin gelişip olgunlaşmasının rolü büyüktür.
Gelişimde bireysel farklılıklar söz konusudur. Gelişim, kalıtım ve çevresel etkenlerin etkisiyle oluşur. Her birey gen varlığıyla dünyaya gelir. Ardından çocuğa sağlanan olanaklar çerçevesinde çocuk gelişir. Sevgi, beslenme, bakım, ilgi, eğitim olanakları ölçüsünde çocuk; sağlıklı, dengeli ve olumlu yönde gelişir.
Gelişim basit-ilkelden, zor-karmaşığa doğrudur. Gelişim tüm boyut ve dönemleri önce geneldir, bütündür daha sonra özele ayrıntıya geçilir.
Gelişim dönemler arasında hızı değişebilen fakat sürekliliği olan bir süreçtir. İnsanoğlu hayatının her döneminde eşit gelişim hızı göstermez, bazı dönemler çok hızlı bazen daha yavaş bazende gelişim durabilir. Örneğin insan oğlunu ana karnında fiziki gelişim hızı tüm hayatı boyunca devam edecek olsaydı, tüm insanlar birer dev olabilirdi.
Gelişimin farklı boyutlarını açıklamaya yönelik gelişim kuramları vardır. Bu kuramlar insan organizması hakkındaki gerçeklere dayanarak gelişimsel modeller oluştururlar. 1- Psikomotor gelişim 2- Bilişsel (Zihinsel) gelişim 3- Duygusal gelişim 4- Toplumsal gelişim
1- Psikomotor Gelişim: Fiziksel gelişim, bedenin ağırlıkça artması ve boyca uzamasının yanında bedeni oluşturan tüm alt sistemlerinde büyümesini ve olgunlaşmasını içerir. Fiziksel gelişim bireyin beden sel yapısı, sinir kas işlevlerindeki değişim ve dengelenme süreci ile ilgilidir. Motor gelişim ise bireyin, organlarının işleyişini denetim altına almada gösterdiği becerikliliğin artmasıdır. Motor hareketlerin tümünde bedenin birkaç kısmı birlikte ve eşgüdüm halinde çalışmak durumundadır. Bu eşgüdümün gelişimi, bedenin olgunluğuna ve alıştırmalara bağlıdır.
2- Bilişsel (Zihinsel) gelişim: Beden ve akıl arasında ki fonksiyonel ilişkiyi kapsar. Bilişsel gelişim terimi, bilgiyi, belleği, akıl yürütmeyi, sorun çözmeyi, kavramları ve düşünmeyi; bir başka deyişle Öğrenmeyi ve anlamayı içeren zihinsel etkinliklerin gelişimini kapsar. Bilişsel gelişim doğumundan başlayarak insanın anlama/yorumlama ve öğrenme biçiminde hem nitelik hem de içerik açısından giderek yetkinleştiği bir sürece işaret etmektedir. Bireyin, çevresindeki dünyayı anlamasını ve öğrenmesini sağlayan aktif zihinsel faaliyetlerde gelişime BİLİŞSEL GELİŞİM adı verilmektedir.
Bilişsel gelişim; bebeklikten yetişkinliğe kadar bireyin çevreyi, dünyayı anlama, düşünme yollarının daha kompleks ve etkili hale gelme sürecidir. Biliş dünyamızı anlamayı, tanımayı ve öğrenmeyi içeren tüm zihinsel süreçleri kapsar. Biliş denince aklımıza ilk gelen zekadır. ayrıca algılama kavram oluşturma, dil edinme, hatırlama, sembolleştirme, kategorileştirme, düşünce, problem çözme ve yaratma gibi zihinsel aktiviteleri içerir. Bilişsel Gelişim konusunda birçok psikolog çalışmış ve kuram oluşturmuştur. Bunlardan en önemlisi jean piagettir. Bilişsel Gelişim teorisinin babası sayılır.
3- Duygusal gelişim: Duygu, dış ya da iç çevreden gelen etkilerin, bireyde haz ya da elem türünden izlenimler yaratması olarak tanımlanabilir. Birey bazı duygusal davranış biçimleriyle birlikte dünyaya gelir. Duygusal gelişim olgunlaşma ve öğrenme sonucu oluşur. Pek çok duygu okulöncesi çağda gelişir. Örneğin, ilk çocukluk döneminde öfke güncel olaylarla ilgili çatışmalardan doğarken, ergenlik döneminde öfkenin nedenlerinin başında toplumsal etkenler gelir.
Duyguları üç bölüm altında toplamaktadır. Bunlar: Saldırgan davranışlara yönelten duygular: Öfke, kıskançlık, nefret, düşmanlık gibi, Yasaklayıcı ve savunucu davranışlara yönelten duygular: Korku, üzüntü, sıkıntı, hüzün, keder, bıkkınlık ve şiddetten korkma gibi, Sevindirici davranışlara yönelten duygular: Sevgi, şefkat, mutluluk, haz, zevk ve merak duyma gibi.
4- Toplumsal Gelişim: Kişinin kendi çevresi veya kültürü içinde yaşayanlar gibi davranmayı öğrenmesi toplumsal gelişimin bir sonucudur. Bireyin başkaları ile iyi ilişkiler kurmasında, toplumsal kurallara uymasında, sorumluluk alabilmesinde, başkalarına yardım edebilmesinde, haklarını kullanabilmesinde toplumsal gelişimin büyük önemi vardır. Toplumsal gelişim çevre ve öğrenme faktörlerinden büyük ölçüde etkilenir. Toplumsal uyumun ölçüsü, bireyin çevresi ile ilişkisi, grup çalışmalarına katılabilmesi, yapıcı olması, sorumluluk yüklenmesi ve birlikte yaşamın gerektirdiği kurallara uyabilmesidir.
1- Genetik (Kalıtımsal) faktörler. 2- Çevresel faktörler. a) Doğum öncesi faktörler b) Doğum sonrası faktörler
Gelişim kalıtım ve çevre arasındaki etkileşimin ürünüdür. Genotip ve fenotip kavramları, insan yapısında açığa vurulan ve vurulmayan özellikleri belirtmek için kullanılır. Genotip kavramına bir kişinin kalıtımsal yapısını meydana getiren bütün elemanlar yani tüm genetik donanımı girer, Fenotip ise kişinin açığa vurulmuş tüm nitelik ve özelliklerini kapsar ve kişinin kalıtımsal güçlerinin hangi ölçüde ve ne dereceye kadar gerçekleştiğini belirtir. Doğum öncesi dönemde annenin geçirdiği hastalıklar, aldığı ilaçlar, beslenmesi, psikolojik durumu doğum öncesi gelişmeyi etkilediği gibi doğum sonrası dönemde de bu etkiler devam eder.
Özellikle, C, B-6, B-12, D, E ve K vitamini eksiklikleri doğmamış bebekte zihinsel ve fiziksel engeller oluşturabileceği gibi ölümlere de neden olabilmektedir Gebelik sırasında sık ve aşın miktarda alkol kullanımının, alkol bağımlılığının, fetusun fiziksel ve zihinsel gelişimine zarar verdiği belirlenmiştir (Litch, 1978). Annenin sigara içmesinin bebeğin kalp atışlarını ve bebeğin kanının kimyasal yapısını etkilediği belirlenmiştir (Gallahue, 1982 a).
Yetersiz beslenme yalnızca büyümeyi geciktirmekle kalmayıp zihinsel ve motor becerilerin gelişimini de etkiler. İyi beslenen çocuklar daha uzun boylu ve daha ağır olma eğilimindedirler. Bu çocuklar kötü beslenen yaşıtlarına göre ergenliğe daha çabuk ulaşırlar. Kısa süreli hastalıkların iyi beslenen çocukların gelişmesi üzerinde kalıcı bir etkisi olmadığı saptanmıştır. Ancak uzun süreli hastalıklar yetersiz diyet ve hareketsizlikle birleştiğinde etkileri kalıcı olmaktadır
Yapılan araştırmalar sosyo-ekonomik statünün beden büyüklüğünü etkileyen bir faktör olduğunu ortaya koymaktadır Irk da gövde yapısını belirleyen önemli bir faktördür. Doğumla birlikte siyahların beyazlara oranla iskelet gelişimi açısından daha üstün oldukları görülür. Duygusal zorlanma yavaş gelişmeye, ender olarak da fiziksel gelişmede gerilemeye neden olabilir. Uzun süreli duygusal rahatsızlıklar büyüme hormonlarının üretimini engelleyen adrenal streoidlerin aşın üretimine neden olur. Bu, bireyin ulaşabileceği boy uzunluğuna ulaşmasını engellemektedir.
1) Genetik (Kalıtımsal) Faktörler (Endojen Faktörler) Genler: İnsan vücudunda iki tür hücre vardır: 1. Otosomal (Vücut yapısı ve özelliklerini belirleyen ) 2. Germinal (Cinsiyet) hücreleri. Kalıtım özelliklerini gen hücreleri taşır. Bu hücrelerin üzerinde kalıtım özelliklerini taşıyan ipliğe benzer kromozomlar bulunur. Kromozomların kalıtımdaki önemi, genlere sahip olmalarından ileri gelir. İnsanların büyümeleri kromozomlarında bulunan genlerle belirlenir. Büyümeyi ilgilendiren tüm konular, genlerdeki genetik şifrelere bağlıdır. Kişinin boyu, maksimum boya ulaşabileceği zaman, kemik ve cinsel olgunlaşması hep bu şifrelerde kodlanmıştır. Bu konu üzerinde yapılan çalışmalar çocuklar ile ebeveynleri arasında yüksek ilişkiler olduğunu göstermiştir.
Irk : Sosyo-ekonomik faktörlerin yanı sıra ırkın da büyüme ve gelişme üzerinde etkin olduğunu araştırmalar ortaya koymuştur. Örneğin; siyah ırk çocuklarının doğum ağırlıkları, beyazlara oranla daha az, fakat hayatın ilk yılında beyazlara göre daha hızlı bir fiziki ve psikomotor gelişim gösterdikleri bilinmektedir. Cinsiyet: Büyüme gelişme süreci kız ve erkek çocuklarda farklıdır. Genellikle doğumda kızların vücut tartısı daha düşüktür. Aynı ağırlıkta dünyaya gelen kız ve erkek çocuklar kıyaslandığında kızların daha ileri bir gelişme gösterdiği görülür. İki cins arasındaki bu gelişme farklılığı ileriki yaşlarda da değişiklikler göstererek devam eder (Kale, 1999).
İç Salgı Bezleri (Hormonlar): Çocukluk döneminde büyüme gelişmeye etki eden iki ana hormon ön hipofiz büyüme hormonu ile troid hormonudur. Büyüme hormonu özellikle boy büyümesini erkiler, troid hormonu ise büyüme için olduğu kadar gelişme ve olgunlaşma içinde gereklidir. Puberte çağında böbrek üstü bezi ve gonandlardan salgılana androjen hormonlar ve östrojenlerde büyümeyi etkiler (Kale, 1999). Tiroid Salgı Bezi Boğazın ön kısmında ve gırtlağın iki tarafında birbirine bağlı bir çift bezdir. Doğumdan önce gelişmeye başlar ve ergenlik çağı (Puberte öncesi dönem) sonuna kadar büyüyerek son şeklini alır. Troid bezinin salgısına, Troksin denilir. Kemiklerin, sinir sisteminin, kan dolaşımının, kasların büyümesine etki yapmaktadır. Paratiroid Salgı Bezi Troid salgı bezlerine bitişik dört küçük bezden oluşur. Ergenlik çağında en olgun durumuna gelirler. Bedensel etkinlik için gerekli olan kalsiyum ve fosfor dengesini paratroid bezi sağlar. Kemiklerin gelişimini, sinirler ile kasların düzenli çalışmasını, kalp vuruşunu, kanın pıhtılaşmasını bu bezin salgısı ayarlar. Azlığı kemiklerin biçiminin bozulmasına, kas ağrılarına sebep olur. Fazlalığı ise; sinirlerin uyaranlara karşı duyarlılığının az olmasına sebep olur.
Böbrek Üstü Bezleri Doğumdan önce büyümeye başlayan bu bezler, doğumdan sonra birkaç yıl içinde en son büyüklüğüne ulaşır. Pitübiter Salgı Bezi Kafatasında bulunur ve fasulye büyüklüğünde iki parçadan oluşur. Salgısının bütün organlar üzerinde etkisi vardır. Altı çeşit salgı çıkardığı bilinmektedir. Bu salgılardan biri, kemiklerin ve yumuşak dokuların büyümesine etki yapar. Azlığı cüceliğe, çokluğu ise devliğe neden olur. Cinsel Salgı Bezleri Bu bezler bireyin cinsel gelişimini sağlar ve cinsel yaşamını sürdürür. Cinsel salgı bezleri, buluğ çağındaki bedensel değişikliklerden sorumludur.
2) Çevresel Faktörler Bu bölümde, fiziksel gelişimi etkileyen doğum sonrası çocuğun karşı karşıya olduğu etkenleri inceleyeceğiz. Bunlar; sosyo-ekonomik durum, fiziksel yaşam koşulları, beslenme, sporsal aktiviteler ve hastalıklardır. Bu faktörlerden hiç biri tek başına fiziksel gelişmeyi belirleyemez. Kalıtımsal faktörler ile dış faktörler birbirlerini bütünler ve etkiler. Sosyo - Ekonomik Etmenler Fiziksel Yaşam Koşulları Beslenme Sportif Aktiviteler
Sosyo - Ekonomik Etmenler Büyüme ve gelişme, yaşanılan ortamın rahatlığına, kültür düzeyine de bağlıdır. Aile ve toplumsal çevre, yüksek gelişme gizilgücü olan insan için gerekli uyaran besinlerini ve öğrenme olanaklarını sağlar. Öğrenme olanakları ve uyaran besinleri, yaşamın ilk yıllarında beyin gelişmesini, sonraki yıllarda da beynin gizilgüçlerini kullanmasını etkiler, biçimlendirir. Böyle bir etkileşim, kuşkusuz insanın çok karmaşık ve geniş davranış repertuarının ve uyum güçlerinin gelişmesi demektir.
Fiziksel Yaşam Koşulları İnsan, dünyadaki yaşam yerini ve doğanın koşullarını kendisi belirleyemez. Gündüz ve gece değişimleri, mevsimler, dünyadaki yaşam noktası (Kutuplarda ya da ekvatorda yaşaması gibi), doğal afetler ve bunlara bağlı travmalar gelişmeyi etkileyen faktörlerdir. Mevsimlerin özellikle büyüme hızını etkilediğine ait bulgular vardır. Tanner'e göre boydaki büyüme en fazla bahar aylarında, kilodaki artış ise sonbahar aylarında olmaktadır. Kato ve İshiko yaptığı araştırmalarda, kırsal bölgelerde ağır efor harcayarak, ağır yüklerle çalışan çocuklarda statü bozuklukları, özellikle de bacak uzunluğunda, (uzun kemiklerdeki epifiz bölgelerinde erken kapanmasına bağlı) kısalıklar görüldüğünü saptamışlardır. Çevrenin büyüme üzerine etkisini açıklayan bir başka örnek, Kaliforniya'da yaşayan Japon çocuklarının Japonya'dakilerden daha iri olması verilmektedir.
Beslenme Çocuk sağlığı ve gelişimi üzerine yapılan birçok araştırma proteinli besinlerin kemiklerin uzaması, kas ve iskeletin olgunlaşması yönünden etkinliğini ortaya koymuştur. Büyüyen çocuk ve gençlerde yapı maddelerinin metabolizması çok önem taşır. Hızlı büyüme ve değişim süreçleri nedeniyle birçok metabolik değişimler gerçekleştiği için temel metabolizma faaliyetleri de artar. Demeler 1 e göre çocuklarda temel metabolik faaliyetler yetişkinlere oranla % 20-30 daha fazladır (35). Bu sebeple vitamin, mineral ve besin maddeleri gereksinimi yükselir. Özellikle protein gereksinimi hızla artar. Çocuğun günlük protein gereksinimi kilo başına 2,5 grama kadar çıkar ki bu değer kuvvet antrenmanı yapan yetişkinin gereksinimi olan değerdir. Çocuk ya da gencin yapacağı ek çalışmalar bu gereksinimi daha da arttırır.
Sportif Aktiviteler Sporun, çocukların gelişimi üzerinde yarattığı etkiler konusunda (özellikle boy ve ağırlık gelişimi konusunda) birçok araştırma bulunmaktadır. Malina'ya göre, fiziksel aktiviteler organizmada azot tutuluşunu ve protein sentezini arttırmakta, sonuç olarak lateral büyümeyi uyarmaktadır. Bu nedenle ağırlıkta gözlenen artış, boy da gözlenenden daha fazladır. Sporsal aktivitelerin kemik gelişimi üzerine etkisi birçok araştırmacıya konu olmuştur. Larson'a göre de sınırlı stres, kemiklerin büyümesi için faydalıdır. Hareketsizlik, kemik büyümesine zararlı sonuçlar verirken, aşırı ve şiddetli stres de kırıklara neden olur. Yüklenmede strese gösterilen tepkilerde bireylere göre değişir. Egzersiz, kemik genişliğini ve mineralizasyonunu arttırırken, hareketsizlik azaltır. Bu azalma en fazla kalsiyumda görülür. Bununla birlikte aktiviteye dönüldüğünde kalsiyum düzeyleri de normale döner.
Gelişimin incelenmesinde yöntem, uzmanlar için her zaman sorun olmuştur. Her yaş düzeyindeki tüm davranış biçimlerini inceleyen tek bir yöntemden söz etmek mümkün değildir. Dolayısıyla insan davranışlarını incelerken farklı yöntemlerden yararlanmak gerekir. Boylamsal ve enlemsel (kesitsel) yaklaşım davranışı incelemede temel iki yöntemdir. Motor gelişim araştırmaları, motor davranışlarda zaman süreci içerisinde meydana gelen değişiklikleri incelemeyi amaçladığından boylamsal çalışmalar pek çok açıdan daha uygun gibi görünmektedir (Gallahue, 1982). 1) Enlemsel (kesitsel) yöntem 2) Boylamsal yöntem
1)Enlemsel (kesitsel) yöntem Bu yöntemde farklı dönemlerdeki birden çok birey ve grup aynı anda incelenebilir. Kıyaslama şansı vardır. Çok sayıda birey üzerinde çalışılabildiği için genellenebilirlik ihtimali daha yüksektir. Ancak fert ve grupların gelişim dönemlerinden sadece bir kesit ele alındığı için, öncesi ve sonrası hakkında bilgi sahibi olunmadığından dolayı geçerlilik ihtimali diğer yöntem kadar yüksek değildir.
2)Boylamsal yöntem Boylamsal çalışmada zamansal gelişim ya da değişimi belirlenmek istenen değişken aynı çocuk ya da çocuklar üzerinde, belli bir başlangıç noktasından alınarak, sürekli olarak ya da belli aralıklarla gözlenir. Kısacası, bu yaklaşım uzun bir zaman süreci içinde değişen olgu ve davranış biçimleri hakkında bilgi verir. Ayrıca bireyin büyüme ve gelişmesini inceleme olanağı sağladığı gibi, birey ve gruplarda meydana gelen farklılıktan araştırma ortamı da hazırlar. Boylamsal çalışmalarla elde edilen bulguların geçerlik olasılığı yüksektir; ancak, az sayıda birey üzerinde çalışılabildiğinden, gözlenenler dışında genellenebilirliği sınırlıdır. Bu yöntemde üzerinde çalışılmak istenen grup fert yada grup tespit edilen noktadan alınarak düzenli aralıklarla incelenir. Uzun süreli inceleme yapıldığı için bireyler hakkında daha ayrıntılı bilgi edinilebilir. Boylamsal çalışmalarda elde edilen bulguların geçerliliği çok yüksektir. Ancak denek sayısının azlığı nedeniyle genelleştirmekte sıkıntılarla karşılaşılabilir.
Fiziksel Gelişim Dönemleri 1) Doğum Öncesi Dönem 2) Doğum Sonrası Dönem a) Bebeklik Dönemi b) Çocukluk Dönemi c) Ergenlik Dönemi d) Yetişkinlik Dönemi
Fiziksel Gelişim Dönemleri Fiziksel gelişme düzenli bir hızla değil, belli dönemlerde farklı hızlarda yani bazen hızlı, bazen yavaş gerçekleşir. Büyüme temposunda çocuktan çocuğa fark olsa da büyüme dönemleri düzenlidir. Yapılan araştırmalar iki yavaş, iki hızlı olmak üzere dört belirgin büyüme dönemi olduğunu göstermiştir. Doğum öncesi ve doğumun ilk 6 ayı büyüme hızı yüksek, 1. yılın sonunda büyüme yavaşlar ve ergenliğe kadar üzenli ve yavaş bir büyüme izler. Ergenlik büyümenin hızlı olduğu 2. dönemdir.
3 evrede incelenir. 1. Dölüt (5/7-15 gün) 2. Emriyo (3.-8. hafta) 3. Fetüs (9.hafta-doğum)
Doğum öncesi dönem (40 hafta/280gün) çocuğun gelişiminde önemli rol oynar. Döllenme ile başlayıp doğuma kadar devam eder. Döllenme ile oluşan tek hücreye zigot denir.
Zigot 23 anneden 23 babadan gelen 46 kromozomdan meydana gelir. Çocuğun kalıtsal özelliklerini taşıyan kromozomlardaki genlerdir. Zigot 24 saat içinde mitoz bölünme ile iki hücre haline gelir. İlk iki haftada döllenmiş yumurtada büyüklük açısından önemli bir değişiklik olmaz. Döllenmeden 2 hafta sonuna kadar süren bu evreye dölüt denir. 3. haftadan 2. ayın sonuna kadar olan embryo evresinde hızlı gelişim ve büyüme olur.
İlk ayın sonuna kadar hücrelerde başkalaşım sonucu yeni yapılar oluşur. Bunların Başlıcaları: Ektodermden: duyu organları ve sinir sistemi Mezodermden: iskelet, kas ve dolaşım sistemi Endodermden : sindirimi bezleri, sindirim sistemi gibi doku ve organlar gelişir.
1.Ay Doğum Öncesi Gelişmenin Yaklaşık Zaman Tablosu Önce üç hücre tabakası oluşur: (1) Ektoderm, duyu organları ve sinir sisteminin geliştiği tabaka (2) Mezoderm, dolaşım sistemi, iskelet ve kasların geliştiği tabaka (3) Endoderm, sindirim ve bazı salgı bezi sistemlerinin geliştiği tabaka. Kalp 3. hafta sonunda çalışmaya başlamıştır. Bağırsak sistemi, akciğer, karaciğer ve böbrekler gelişmeye başlar. 51
2.Ay Doğum Öncesi Gelişmenin Yaklaşık Zaman Tablosu Kemikler ve kaslar ile vücudun yapısını ortaya çıkar. Yüz ve boyun gelişerek bir insan görünümü verir, parmaklar şeklini bulmuştur. Bedenin birçok bölümünün oluşmaya başladığı bu devre sinir sistemi gelişiminin de hız kazanması nedeni ile en kritik doğum öncesi evredir. Bu dönemde annenin alacağı ilaçlar ve sigara kullanımı özellikle organların gelişimini olumsuz etkiler. 2. aydan sonra Embryo Fetus adını alır. Kol ve bacak gelişmeye başlar. Kaslar ve kıkırdaklar gelişir. Cinsiyet organları belli olur. 52
3.Ay Doğum Öncesi Gelişmenin Yaklaşık Zaman Tablosu Cinsiyet farklılaşması devam eder. Ses telleri oluşur Sindirim sistemi faaliyete başlar. Mide hücreleri salgı salgılamaya başlar; karaciğer bağırsaklara safra gönderir. Böbrekler idrarı işlemeye başlayarak faaliyete geçer. 53
4.Ay Doğum Öncesi Gelişmenin Yaklaşık Zaman Tablosu Vücudun alt tarafının büyüme hızı artar, öyle ki kafa vücudun 1/4 ünden daha küçük olur. Kas olgunlaşması artarken refleksler daha aktif olur. Fetüs kıpırdamaya başlar, 4. ay büyümenin en hızlı olduğu aydır. Solunum sistemi 4. ay sonunda bazı solunum hareketlerini yapabilecek hale gelmiştir. Anne kol ve bacak hareketlerini algılayabilir. 54
5.Ay Doğum Öncesi Gelişmenin Yaklaşık Zaman Tablosu Deri türevleri de ortaya çıkmaya başlar. Kemikler kemikleşmeye başlar ve hareket verir. Fetüs bir bütün olarak hareket eder. Saçlar ve tırnaklar görünmeye başlamıştır. İç organlar gelişip yetişkin organına benzer bir biçim alıp işleve hazır hale gelmiştir. 55
6.Ay Doğum Öncesi Gelişmenin Yaklaşık Zaman Tablosu Üçüncü aydan beri kapalı olan göz kapakları açılır kapanır; gözler tamamen şekillenir. Dilde duyu tomurcukları oluşur, bunlar yetişkindekilerden daha çoktur. 56
7.Ay Doğum Öncesi Gelişmenin Yaklaşık Zaman Tablosu Bu andan itibaren organizma anne bedeni dışında yaşayabilir. Beyin oldukça gelişmiştir. 7. aydan itibaren fetus, yaşama dönemine girer. artı sinir sistemi tümüyle gelişmiş ve bağımsız olarak işlevini yapabilecek duruma gelmiştir. ancak karaciğer, böbrek, sinir istemi gibi bazı organlar doğumda bile henüz tamamlanmış değildir. Bu ayda fetus genelde sakindir. 7. ayda organizma dış hayata hazır duruma gelir. 57
8.-9.Ay Doğum Öncesi Gelişmenin Yaklaşık Zaman Tablosu Bu son aylarda organlar ve fonksiyonları üzerinde son rötuşlar yapılır. Vücudun her yanında yağlar oluşur, bunlar vücut hatlarını düzgün ve yuvarlak yapar. Hareket yeteneği çok artmıştır ve pozisyonunu sık sık değiştirir. Ve fetüs anne karnından dışarıda bedensel bağımsızlığını sürdürecek bir yetenekte doğar. Fetus doğduğunda Boyu 48-53 cm / Ağırlığı 2500 4300 gr. Doğum öncesi gelişim yaşam sürecindeki en hızlı gelişim dönemidir. 58
1) Bebeklik Dönemi 2) Çocukluk Dönemi 3) Ergenlik Dönemi 4) Yetişkinlik Dönemi
1 - Bebeklik Dönemi Yeni Doğan (Doğum 4. hafta) İlk Bebeklik (4. hafta 1 yaş) İleri Bebeklik Dönemi (1 2 yaş)
2 - Çocukluk Dönemi İlk Çocukluk Dönemi (2 6 yaş) İleri Çocukluk Dönemi (6 12 yaş) 3 Ergenlik Dönemi 4 Yetişkinlik Dönemi
Psikomotor Gelişim Dönemleri A. Refleks Hareket Dönemi B. İlkel Hareket Dönemi C. Temel Hareket Dönemi D. Sporla İlişkili Hareket Dönemi
Motor gelişim temelde kendisini harekete ilişkin davranışlardaki değişim yoluyla ortaya koyar. Gözlenebilir hareket çeşitli biçimler alabilir. Bunlar; Dengeleme, Lokomotor ve Manipulatif olarak sınıflandırılır. 1. Dengeleme; Belli bir derecede denge gerektiren hareketlerden oluşur. Çömelme. Dönme. Gerilme. Yuvarlanma. Tek ayak üzerinde durma vs 2. Lokomotor; Bedenin yüzeyde bulunan sabit bir noktaya göre yer değişikliğini içeren hareketlerdir. Yürüme. Koşma. Sürünme. Emekleme vs. 3. Manipulatif; Bireyin nesne ile ilişkisini gerektiren hareketlerdir. Büyük kas gruplarının çalışmasını gerektiren hareketler (fırlatma. Yakalama) Küçük kas gruplarının çalışmasını gerektiren hareketler (yazı yazma. Dikiş dikme)
Örneğin; Top Sürme Hareketi Top ile ilişkisinden dolayı Manipulatif Yer değiştirildiği için Lokomotor Yer değiştirme sırasında denge söz konusu olduğu içinde Dengeleme olmak üzere üç temel grubun bileşiminden oluşur.
Psikomotor Gelişim Dönemleri Refleks Hareket Dönemi İlkel Hareket Dönemi Temel Hareket Dönemi Sporla İlişkili Hareket Dönemi
A. Refleks Hareketler Dönemi (0-1 YAŞ) Yeni doğanın davranışları daima omurilik ve aşağı beyin merkezlerinden idare edilir. Bebekler bedenlerinin çeşitli bölümlerini hareket ettirmeyi sağlayan genel bir yetenekle ve refleks olarak isimlendirilen davranışsal tepkiler dizisi ile doğarlar.
Refleks Hareketler Döneminin Evreleri Bilgi Toplama Evresi Bilgi Çözme Evresi
Refleks Hareketler Döneminin Evreleri /Bilgi Toplama Evresi Bilgi Toplama Evresi Bu evre, doğum öncesi dönemden başlayarak bebekliğin dördüncü ayına kadar sürer. Alt beyin merkezleri fetusun ve yeni doğmuş bebeklerin hareketlerini kontrol eder. Bu evrede refleksler bebeğin hareketler yoluyla bilgi toplama, besin arama ve korunmasına temel teşkil eder.
Refleks Hareketler Döneminin Evreleri /Bilgi Çözme Evresi Bilgi Çözme Evresi Bu evre dördüncü ay ile on ikinci ay arasında üst beyin merkezlerinin gelişmesiyle görülür. Refleksler giderek yasaklanır. Oturma, emekleme gibi istemli hareketler ortaya çıkar.
Yaklaşık Yaş Sınırları Psikomotor Gelişimin Evreleri 14 yaş üstü 11-13 yaş 7-10 yaş Spor - Uzmanlık Fazı - Genel Faz - Özel Faz 6-7 yaş 4-5 yaş 2-3 yaş hareketler dönemi Temel hareketler dönemi - Olgunluk Fazı - İlk Faz - Başlangıç Fazı 1-2 yaş 0-1 yaş İlkel hareketler dönemi - İlk Kontrol Evresi -Reflekslerin Kalktığı Evre 4 ay-1 yaş Doğum - 4 ay Refleks hareketler dönemi - Bilgi Çözme Fazı - Bilgi Toplama Fazı Motor Gelişim Dönemleri (Gallahue)
Uzmanlaşma Evresi 14 yaş ve üstü Özel Hareket Becerileri Evresi 11-13 yaş SP. İLE İLİŞ. Genel Evre HAR. DÖN. 7-10 yaş Olgunluk Evresi 5-7 yaş İlk evre Başlangıç Evresi TEMEL HAREKETLER DÖNEMİ 4-5 yaş 2-3 yaş İlk Kontrol Evresi Reflekslerin Ortadan Kalktığı Evre 1-2 yaş İLKEL HAREKETLER DÖNEMİ Doğum-1 yaş Bilgi Çözme Evresi Bilgi Toplama Evresi REFLEKS HAREKETLER DÖNEMİ 4.ay-1 yaş Doğum-4.ay
REFLEKS HAREKETLER Refleks hareketler İlkel refleksler Duruşa ilişkin refleksler Olmak üzere iki grupta incelenir.
REFLEKS HAREKETLER / İLKEL REFLEKSLER İlkel Refleksler Bilgi toplama,beslenme ve korunma kökenlidir. İlkel refleksler doğum öncesi yaşamda ve yaşamın ilk yıllarında görülür. Bazı ilkel refleksler şunlardır:
REFLEKS HAREKETLER / İLKEL REFLEKSLER 1. Yakalama ve Sarılma Refleksi: Yakalama refleksi sırt üstü yatmakta olan çocuğun altındaki yüzeye vurulduğunda çocuğun kollarını önce yana açıp daha sonra sanki birisini kucaklıyormuş gibi kendi göğsünde kavuşturup, bacaklarını önce gerip, sonra kapaması şeklinde görülür. Sarılma refleksi ise kolların açılmadan kapanmasıdır. 2. Kökünü Arama ve Emme Refleksi: Bebeğin dudaklarına ya da dudaklarının yakınına hafifçe dokunulduğu zaman bebek başını uyaranın geldiği yöne çevirir. Uyarı doğrudan dudaklara uygulandığında bebek dudaklarını büzüp,emme hareketini yapar. 3. El-Ağız Refleksleri: Palmar-mental refleks bebeğin avuç içine dokunulduğu zaman çene kaslarının kasılması ile gözlenir. Palmarmandibular refleks ise her iki elin avuç içine dokunulduğu zaman ağzın açılması, gözlerin kapanması ve başın öne eğilmesi olarak gözlemlenir.
REFLEKS HAREKETLER / İLKEL REFLEKSLER 4. Avuç İçi Yakalama Refleksi:Avuca yapılan hafif bir uyarı, uyarı yapan nesnenin sıkıca kavranması ile sonuçlanır. 5. Babinski ve Plantar Yakalama Refleksleri: Babinski, bebeğin ayak tabanına dokunulduğu zaman ayak parmaklarını açması; plantar ise, aynı hareket yapıldığında parmakların kapanmasıdır. 6. Asimetrik Tonik Boyun Refleksi: Çocuk sırt üstü yattığında genel olarak başı bir yöne döner, bir kolu uzanmış diğer kolu bükülü yani asimetrik pozisyondadır
REFLEKS HAREKETLER / DURUŞA İLİŞKİN REFLEKSLER Duruşa İlişkin Refleksler Temelde dik durma ve bu pozisyonun sağlanması ile ilişkilidir. Bu refleksler daha sonraki istemli hareketlere benzer ve onlara temel oluştururlar. Bunlar;
REFLEKS HAREKETLER / DURUŞA İLİŞKİN REFLEKSLER 1. Labyrinthine Righting Refleks: Bebek dik pozisyondan öne, geriye veya yanlara doğru eğildiği zaman, getirildiği pozisyonun aksi yöne doğru başını hareket ettirerek, başını dik pozisyona getirmeye çalışır. 2. Çekme (pull-up) Refleksi: Bebek dik pozisyonda otururken bir ya da iki elinden tutularak geriye doğru eğildiğinde, kollarını bükerek kendisini ileri doğru çekip dik pozisyona gelmeye çalışır. 3. Paraşüt ve Propping Refleksi: Bebek havada dik pozisyondan yere doğru ani düşüş pozisyonuna getirildiğinde bacakların gerginleşip, yanlara doğru açılması paraşüt reflekstir. Oturur durumda bebeğin dengesi bozulunca bacaklarının gerginleşip yanlara doğru açılması şeklinde görülür.
REFLEKS HAREKETLER / DURUŞA İLİŞKİN REFLEKSLER 4. Boyun ve Gövde Çevirme Refleksi: Bebeğin başı bir yöne doğru çevrildiğinde sırayla kalça, bacaklar ve gövde aynı yöne doğru döner. Bebek yan pozisyonda yatarken bacaklar ve gövde bir yöne dönünce başını da aynı yöne çevirip, gövdesini yüzüstü pozisyona getirir. 5. Sürünme Refleksi: Yüzüstü yatan bebeğin ayak topuğuna dokunulduğunda, bebek kol ve bacaklarını kullanarak istemdışı sürünme hareketi yapar. 6. İlkel Adımlama Refleksi: Ayakta desteklenerek düz bir yüzeye ayağı temas ettirilen bebek öne doğru yürüme refleksi gösterir. 7. Yüzme Refleksi: Su içinde yüzüstü pozisyonda tutulan bebek ritmik kol ve bacak gerilme bükülmeleriyle yüzme hareketini yapar
Bebeğin sinir sistemi geliştikçe, refleksler ortadan kalkar. Aşağıdaki tabloda reflekslerin gözlenme ve kaybolma zamanları verilmiştir. Refleks Hareketler Ortaya Çıkma Zamanları AYLAR 0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 Yakalama x x x x x x x X Sarılma x x x x x X Arama X x x x x x x x x x x x x Emme x x x X Palmar mental X x x Avuç içi yakalama x x x X
0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 Babinski X x x x x x Plantar yakalama x x x x x x x Tonik boyun X x x x x x x Labyrinthine x x x x x x x x x x x X Çekme X x x x x x x x x x Paraşüt ve propping x x x x x x x x x Boyun-Gövde Çevirme Sürünme İlkel adımlama Yüzme X x x x x X x x x x x x x X X x x x x
REFLEKS HAREKETLER DÖNEMİ Refleks hareketler döneminin en önemli özellikleri 1. Refleksler fötüsün ve yeni doğanın ilk hareket şekilleridir. 2. Yakalama, adımlama, emekleme gibi bazı refleksler sonraki istemli davranışların ortaya çıkması ile ilişkilidir. 3. refleksler yenidoğanda istemli hareketlerden daha baskındır. 4. Refleksler, çocuğun ilk bilgi edinme kaynaklarıdır. 5. Basınç ses. Görütü değişimleri birincil refleksleri ortaya çıkarır.
REFLEKS HAREKETLER DÖNEMİ Refleks hareketler döneminin en önemli özellikleri 6. Birincil refleksler koruyucu ve yiyecek sağlayıcı özellik taşırlar. 7. Refleksler merkezi sinir sistemi bozukluklarının erken tanısını sağlarlar. 8. Refleksler standart bir programa göre ortaya çıkarlar ve kaybolurlar. 9. Bir çok refleks daha yüksek beyin merkezlerinin işe karışmasıyla kaybolur. 10. Duruşa ilişkin bir refleksin erken ve düzenli uyarılması sonraki istemli hareketin ortaya çıkışını çabuklaştırabilir. (Gallahue)
İLKEL HAREKETLER DÖNEMİ B. İlkel hareketler dönemi (0-2 yaş) İstemli hareketlerin ilk biçimidir. Doğumdan sonra baskın olan refleksler korteksin gelişimi ile inhibe edilmeye başlanır. Ortaya çıkış sıraları genellikle değişmez ancak bireyden bireye farklılıklar gösterir. Yaşam için gerekli olan hareketlerin temelini oluştururlar. Denge sağlama (baş boyun ve gövde hareketlerinin kontrolü) Lokomotor (sürünme, emekleme, yürüme) Manuplatif beceriler (uzanma, bırakma, yakalama)
İLKEL HAREKETLER DÖNEMİ İlkel Hareketler Döneminin Safhaları 1. Reflekslerin Ortadan Kalktığı Evre (0-1 Yaş) 2. İlk Kontrol Evresi (1-2 yaş)
İlkel Hareketler Döneminin Evreleri / Reflekslerin Ortadan Kalktığı Evre (0-1 Yaş) 1-Reflekslerin ortadan kalktığı evre (0-1 yaş) Doğumla başlar ve bir yaşına kadar sürer. Gelişen sinir sisteminin etkisi ile refleksler yavaş yavaş kaybolur. Reflekslerin yerini istemli hareketler alır. Hareketlerdeki farklılaşma ve bütünleşme zayıftır (reflekslerin etkisi) Amaçlı ancak kontrolsüz ve kabadır. Çünkü noro-motor yapı hala gelişiminin temel safhasındadır.
İlkel Hareketler Döneminin Evreleri / İlk Kontrol Evresi (1-2 yaş) 2- İlk Kontrol Evresi (1-2 yaş) İlkel hareketlerin kontrol edildiği evredir. 1-2 yaşlar arası gözlenir. Zihinsel ve motor süreçlerdeki hızlı gelişim sonucu ilkel hareket yeteneklerinde hızlı bir artış görülür. Bu evrede bebekler ilkel dengeleme, lokomotor, manipulatif hareketler üzerine kontrol sağlamaya çalışırlar.
İlkel hareketler dönemi
İLKEL HAREKETLER Dengeleme: Bebek vücudunu dik durumda tutabilmek için yer çekimine karşı sürekli bir uğraş vermek zorundadır. Baş,boyun,gövde ve bacakların kontrolü ayakta durabilmeyi sağlar. Baş ve boyun kontrolü: Bebek 1. aydan sonra bu kaslar üzerinde kontrol sağlar. Bebek 1.ayın sonunda yüzüstü yatırıldığında, 5. ayın sonunda sırt üstü yatırıldığında başını kaldırabilir.
Denge İLKEL HAREKETLER 1.Ayın sonu 7. Ay
İLKEL HAREKETLER Gövdenin kontrolü: 2. Ayın sonuna doğru bebek yüzüstü yatarken göğsünü yerden kaldırabilme, 6. Ayın sonuna doğru göğsünü kaldırdıktan sonra dizlerini karnına çekip tekme atabilme becerisine sahiptir. 1-2 ay sonra bebek gövdesinin alt kısmını kontrol edebilmeye başlar. Buda bebeğin 7. aya doğru desteksiz tek başına oturabilmesini sağlar. Dik pozisyonda durabilme: Ayakta dik durma denge açısından dönüm noktasıdır. Kas-sinir kontrolünün sağlandığı ve artık yerçekimine karşı konduğu dönemdir. 8-9 aylıkken destekle ayakta duran bebek, 11-13 ayları arasında tutunmadan ayakta durur.
İLKEL HAREKETLER LOKOMOTOR: Lokomotor hareketler dengeleme hareketleri ile birlikte gelişirler. Bebeğin bir yerden bir yere sürünmesi de, hareket etmesi de sonuçta yerçekimine karşı konmasıyla ilgilidir. Sürünme: Bebeğin ilk amaçlı yer değiştirme hareketidir. sürünme baş, boyun ve gövde kaslarının kontrolü ile ortaya çıkar. ilk sürünmede bacaklar pek kullanılmaz. sürünmenin ilk çıktığı aylar, 4-11 ayları arasındadır. ilk sürünme 6.ayda görülür. Emekleme: Sürünmenin gelişmiş halidir. 10. ayda görülür. Yürüme: ilk bağımsız yürüme çabaları 10-15. aylar arasındadır. geniş destek yüzeyi, dışa dönük ayaklar, bükülü dizler ve akıcı olmayan yürüme hareketleridir.
İLKEL HAREKETLER MANİPULATİF: Manipulatif hareketlerin gelişiminde de belli bir sıra vardır. baştan ayağa, merkezden yanlara doğru gelişim açıkça görülür. En temel manipulatif hareketler uzanma, yakalama ve bırakmadır. Uzanma: 4. ay sonunda bebek nesne ile ilişkilerde el-göz koordinasyonunu sağlıklı biçimde yapar. ilk uzanma hareketi tüm bedenle yapılır. daha sonra bilek, el ve parmaklar devreye girer. bebek 5. ayın sonunda nesneye uzanır ve dokunur. Yakalama:doğumu izleyen ilk 3 ayda istemsiz yapılan bu hareket, duyumotor sisteminin gelişmesi ile istemli hal alır. yakalama hareketi önce tüm el ile yapılır. 7. ayda avuç içi ve parmakların koordinasyonun gelişmesiyle hareket gelişir. 9. ayda baş parmak kullanılır. 14. ayada uzanma ve yakalama hareketi olgunlaşır. Bırakma: en güç hareketlerden biridir. istemli bırakma 10. ayda gerçekleşir. 18. ayda uzanma, yakalama, bırakma hareketlerinin koordinasyonu sağlanır.
İLKEL HAREKET DÖNEMİ 1. Ay 5. Ayın Sonu
C-TEMEL HAREKETLER DÖNEMİ Yaşamın 2-7 yılları arasında temel becerilerin kazanıldığı dönemdir. Bu beceriler koşma,atlama,sıçrama,sekme,yakalama,fırlatma, topa ayakla vurma hareketleridir.bu beceriler tüm çocuklarda bulunan ortak özellikler ve yaşam için gerekli beceriler olduğundan temel beceriler olarak isimlendirilir.
Temel Hareketler Döneminin Safhaları Temel hareketlerin gelişimi üç devrede incelenir; a) Başlangıç Evresi: Çocuklar kendi kendilerinin hareket yeteneklerini anlamak ve bunları denemek için çaba gösterirler. b) İlk Evre: Bu evrede kontrol ve ritmik koordinasyon arttığı için çocuğun hareketleri daha uyumlu ve kontrollü olmaya başlar. c) Olgunluk Evresi : Bu evrede çocuklar mekanik yönden etkili uyumlu ve kontrollü gelişmiş hareket şekilleri sergilerler,5-6 yaşına gelen çocukların bu ulaşmış olması gerekir.
Bu dönemin en önemli özellikleri 1. Aşama: Temel hareketlerin gelişiminde olgunlaşma kadar çevresel (deneyim, alıştırma, spor alanları, çocuk parkları, spor yapan bireylerin varlığı) ve bireysel (motivasyon, yetenek, ilgi) faktörler de önemlidir. 2. Aşama : Olgunlaşma, hareketlerin kazanılma sırasını, çevresel etmenler de hareketlerin kazanılma hızını ve düzeyini belirler. 3. Aşama : Bu dönemde hedef temel becerilerin olgun düzeyde başarılmasıdır. Temel hareketlerin olgun düzeyde başarılmasının tek yolu ise, çocuğa deneyim ve atıştırma olanağı sağlayan çevreler sunmaktır. 4. Aşama : Bu yaş çocukları arasında hareket yetenekleri önem kazanırlar. Çocuklar hareket başarılarını birbirleriyle karşılaştırmaya ve övünmeye eğilim gösterirler.
5. Aşama : Temel hareket becerilerinin kazanılması çocuğun sosyal ve duygusal gelişimi üzerinde önemli rol oynar. 6. Aşama : Temel hareket becerilerinin kazanılmasında güç, esneklik, denge, dayanıklılık, hız, çeviklik, koordinasyon gibi faktörler etkilidir. 7. Aşama : Bir beceri önce en ilkel düzeyde kazanılır, sonra gerekli düzeltmeler yapılır. Deneyim, olgunlaşma ve yetişkinlerin etkisi ile yetenek geliştirilir. Okulöncesi dönemde kazanılan denge, yakalama, atlama, fırlatma, koşu, topa ayakla vurma, sıçrama ve sekme becerileri ve gelişimlerinin genci özellikleri şu şekilde açıklanabilir;
Temel Hareketler Dönemin de Kazanılan Motor Yetenekler 2-3 Yaş Büyük Kas Yetenekleri Küçük Kas Yetenekleri Çift ayak sıçrar. Geri geri yürür. Destekle merdiven İner. Duran topa tekme atar. Destekle öne takla atar. İpe 4 boncuk dizebilir. Kapı kolunu açabilir. 5-6 küpten kule yapabilir. Kitabın sayfalarını tek tek çevirebilir. Kağıdı ikiye katlar.
3-4Yaş Büyük Kas Yetenekleri Küçük Kas Yetenekleri 20 cm yüksekten yere atlar. Hareketli topa tekme atar. Parmak ucunda yürür. Üç tekerlekli bisiklete biner. Salıncakta sallanır. Kaydıraktan kayar. Öne takla atar. Ayak değiştirerek merdiven çıkar. Havadan atılan topu tutar. Üç parçalı boz-yap yapar. Makasla keser. Çizgi üzerinden makasla keser.
4-5Yaş Büyük Kas Yetenekleri Küçük Kas Yetenekleri Tek ayak üzerinde 4-8 sn durur. Değişik yönlere koşar. Dengede yürür. Çift ayak 10 kez sıçrar. 5 cm yükseklikteki ip üzerinden atlar. 6 kez geriye sıçrar. Top sıçratır ve yakalar. Ayak değiştirerek merdiven iner. Tek ayak üstünde 5 kez sıçrar. Resimlerinde ev, adam, ağaç çizebilir. Makasla basit şekiller kesen, yapıştırır.
5-6 Yaş Büyük Kas Yetenekleri Küçük Kas Yetenekleri Dengede ileri geri yanlara yürür. İp atlar gibi sıçrar. Topa yön vererek sıçratır. Tek elle top tutar. İp atlar. Sopa ile topa vurur. Paten kayar. İki tekerlekli bisiklete biner. Kızak kayar. Tek ayak üzerinde 10 sn durur. Barsfikste 10 sn. Asılı bekler. Kalem tutar. Büyük harf çizer. Baş parmakla diğer parmaklarına dokunur. Bir resmin sınırlarını taşırmadan boyar. Resim keser. Kalemtıraş kullanır. Çekiçle çivi çakar. İsmini yazar. Koşarken yerden nesne alır. Küçük harfleri bakarak çizebilir.
D-SPORA İLİŞKİN HAREKETLER DÖNEMİ Bu dönem yedi yaş ve yukarısını kapsar. Temel hareketler döneminin bir uzantısıdır. Bu dönemde hareket, yalnızca hareket etmesini öğrenmede amaç olmak yerine çeşitli yarışma ve işbirliğine dayalı oyun, spor, dans ve rekreatif etkinliklerde bir araç olarak kullanılır. Lokomotor, manupulatif ve dengelemeye ilişkin hareketler birleştirilerek çeşitli etkinliklerde kullanılır. Örneğin sekme ve sıçrama temel hareketleri artık ip atlama,üç adım atlama gibi etkinliklere uygulanmaktadır. Sporla ilişkili hareketler döneminde becerilerin ne ölçüde gelişeceği çok çeşitli zihinsel, duygusal ve motor etmene bağlıdır.bunlar; tepki zamanı, hareket hızı; koordinasyon, beden yapısı, boy, ağırlık, alışkanlıklar, arkadaş etkisi, duygusal yapı vb.dir.
İleri çocukluk döneminde (7-12) yaş, cinsiyet farklılığı, motor beceri ve performansı etkiler. Sürat,sıçrama ve fırlatma,denge ile ilgili hareketlerde erkekler daha iyi esneklik ve küçük kas gruplarının koordinasyonunu gerektiren hareketlerde daha iyidir. Araştırmalar kızların 14 yaş dolaylarında performanslarının doruk noktasına ulaştıklarını erkeklerin ise ergenlik döneminde de performanslarını artırmaya devam ettiklerini göstermektedir
Sporla ilişkili hareketler dönemi genel evre, özel hareket becerileri ve uzmanlaşma evresi olmak üzere 3 gruba ayrılır. Genel Evre 7-8 yaşlarına rastlayan dönemdir. Performansın artırılması önem kazanır.hareketi yapmış olmak için yapmaktan çok doğru ve kontrollü yapabilmek önemlidir. Bu evrede çocuk aktif olarak çok sayıda hareket becerisini keşfetmeye ve birleştirmeye uğraşır.
Özel Hareket Becerileri Evresi 11-13 yaşlarını kapsar. Bu evrede becere gelişiminde bireysel farklılıklar ve isteğe bağlı olarak branşa yönelme başlar. Büyümenin en hızlı olduğu dönemin belirtilerinin tamamlanmasına kadar geçen sürede kız çocuklarında motor öğrenme yeteneği bir daha hiçbir zaman erişemeyeceği bir düzeye eriştiği için kız çocukları açısından önemli bir evredir.
Uzmanlaşma Evresi Ortalama 14 yaşında başlar ve yetişkinlik süresincede devam eder. Bu evre motor gelişim sürecinin doruk noktasıdır.bu evrenin en önemli özelliği bireyin belli bir branşa uzun süre katılmasıdır. Bu dönemde çocuk nöro-musküler sitem yönünden tam olarak gelişir ve daha karmaşık yeni hareketler yoğun olarak yapılır.