Bidder Tıp Bilimleri Dergisi 2011 Cilt 3 Sayı: 3 16-22 BİR EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİNDEKİ ŞİDDET SIKLIĞI VIOLENCE FREQUENCY IN A RESEARCH AND TRAINING HOSPITAL Hasan Hüseyin EKER 1, İbrahim TOPCU 2, Saime ŞAHİNÖZ 3, Aclan ÖZDER 4, Halime AYDIN 5 ARAŞTIRMA ÖZET Amaç: Bu çalışmada, Kartal Eğitim Araştırma Hastanesinde çalışan sağlık çalışanlarının şiddete maruz kalması ve buna etki eden faktörlerin araştırılması amaçlanmıştır. Hastalar ve Yöntem: Kesitsel tipte yapılan bu çalışma; Ocak- Şubat 2010 tarihinde Kartal Eğitim Araştırma Hastanesinde yapılmıştır. Araştırmacılar tarafından hazırlanan anket formu, çalışmaya katılmayı kabul eden 263 sağlık çalışanına, yüz yüze görüşülerek uygulanmıştır. Veriler SPSS 11,5 paket programı ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Bu çalışmaya katılan 263 sağlık çalışanının % 81.4 ü (n=214) kadın olup, % 43.7 si n=115 son bir yıl içerisinde şiddete maruz kaldığını ifade etmiştir. Erkeklerin %59,2 si, doktorların % 63 ü son bir yıl içerisinde şiddete maruz kalmışlardır. Erkek sağlık çalışanları, doktorlar ve acil serviste çalışanlar son bir yılda şiddete daha fazla maruz kalmışlardır (p<0.05). Şiddete maruz kalanların %87 si sözel, % 6,1 i fiziksel-sözel ve % 2,6 sı sözel, fiziksel ve cinsel şiddete/tacize maruz kaldığını belirtmiştir. Şiddete uğrayanların % 6,1 i hasta, %70,4 ü hasta yakını ve %5,2 si sağlık çalışanı tarafından şiddete uğradığını ifade etmiştir. Sonuç: Sağlık çalışanlarının yaklaşık yarısı yılda en az bir kez şiddet/tacize uğramıştır. Erkek sağlık çalışanları, doktorlar ve acil serviste çalışanlar son bir yılda şiddete daha fazla maruz kalmışlardır. Anahtar kelimeler: Şiddet, sıklık, sağlık çalışanları RESEARCH ABSTRACT Aim: In this study, it has been aimed to investigate the subject to violence and effecting factors of the health workers working at Kartal Training and Research Hospital. Patients and Methods: This cross-sectional study has been conducted from January to February 2010 at Kartal Training and Research Hospital. The questionnaire developed by the researchers was applied to 263 health workers who have accepted to participate to the study by face-to-face interview technique. The obtained data were evaluated with the SPSS 11.5 package program. Results: 81.4% (n =214) of the 263 health workers who participated this study were women and 43.7% percent (n = 115) of these women stated that they were subjected to violence during the last year. 59.2% of the men and 63% of the doctors were subjected to violence during the last year. Men, doctors and emergency department workers have been subjected to violence more during the last year (p <0.05). Among the ones who have been subjected to violence, 87% stated subject of verbal violence, 6.1% physical-verbal violence and 2.6% verbal, physical and sexual violence/abuse. Among the ones who have been subjected to violence 6.1% stated that they have been subjected to violence by the patients, 70.4% by the relatives of the patients and 5.2% by health workers. Conclusion: Nearly half of the health workers have been subjected to violence/abuse at least once a year. Men, doctors and emergency department workers have been subjected to violence more during the last year. Key words: Violence, frequency, health workers Geliş Tarihi/Received: 12/05/2011 Kabul Tarihi/Accepted: 04/08/2011 İletişim Uz. Dr. Aclan ÖZDER İETT Ayazağa Garajı, Sağlık Servisi Kemerburgaz Yolu, Ayazağa, Şişli / İSTANBUL Tel: 0(212) 289 09 65 Fax: 0(212) 289 09 65 / 1650 Mobil: 0(532) 203 00 79 e-posta: aclan.ozder@aol.com 1 Gümüşhane Üniversitesi, Sağlık Yüksekokulu / Gümüşhane 2 İstanbul İl Sağlık Müdürlüğü / İstanbul 3 İstanbul İl Özel İdaresi / İstanbul 4 İstanbul Büyük Şehir Belediyesi, İETT İşletmeleri Genel Müdürlüğü / İstanbul 5 Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi / İstanbul 16
2011 Cilt 3 Sayı 3 11-14 17 GİRİŞ Şiddet, Kendine, bir başkasına, grup ya da topluluğa yönelik olarak ölüm, yaralama, ruhsal zedelenme, gelişimsel bozukluğa yol açabilecek ya da neden olacak şekilde fiziksel zorlama, güç kullanımı ya da tehdidinin amaçlı olarak uygulanmasıdır (1). Sağlık kurumlarında şiddet ise; hasta, hasta yakınları ya da diğer herhangi bir birey tarafından oluşturulan sözel tehdit, fiziksel saldırı ve cinsel saldırı /taciz olarak ortaya çıkmaktadır (2). Şiddet; son yıllarda birçok sektörde olduğu gibi sağlık kurumları ve hastanelerde de toplum huzurunu tehdit eden önemli bir halk sağlığı sorunudur. Bu durum son yıllarda hastanelerde hizmet veren hekim, hemşire ve diğer sağlık personelinin yanı sıra hastalar ve yakınları için de ciddi bir sorun haline gelmiştir. Yapılan çalışmalarda, alınan tüm önlemlere ve önerilere rağmen, sağlık alanında çalışan sağlık çalışanlarına karşı şiddetin son yıllarda giderek arttığı ve sağlık personelinin şiddet yönünden risk altında olduğu vurgulanmıştır (3,4). Ana hatları ile sözel, fiziksel ve cinsel şiddet olmak üzere üç ana başlık altında toplanan şiddet, diğer iş yerlerine göre en çok sağlık alanında ortaya çıkmaktadır (5). Sağlık çalışanlarının şiddete maruz kalma risklerini araştıran birçok çalışma yapılmıştır. Yapılan bir çalışmada, sağlık kurumlarında çalışmanın, diğer iş yerlerine göre şiddete uğrama yönünden 16 kat daha riskli olduğu belirtilmiştir (6). Yapılan başka çalışmalarda, sağlık çalışanlarının %25-88 inin sadece son 1 yılda sözel, fiziksel ya da cinsel bir şiddete uğradıkları bildirilmektedir (7 9). Şiddetin önlenmesi ile ilgili yapılan araştırmalarda ise; etkili sağlık kurumu yönetimi, şiddet konusunu ele alan korunma ve önleme araştırmalarının yapılması, riskli durumun önceden farkına varma ya da başa çıkma gibi sağlık personelinin şiddet konusunda eğitilmesi ile şiddet riskinin azaltılmasının mümkün olduğu belirtilmiştir (2,8,9). Tablo 1- Araştırmaya Katılan Sağlık Çalışanlarının Tanıtıcı Özelliklerine Göre Dağılımı Çalışanların Çalıştıkları Branşlar Cinsiyet Dâhiliye Cerrahi % (n: 117) (n:146) % Toplam %100 Kadın 99 84,6 115 78,8 214 81,4 Erkek 18 15,4 31 21,2 49 18,6 Çalıştığı yer Acil servis 9 7,7 29 19,9 38 14,4 Poliklinik 57 48,7 62 42,5 119 45,2 Servis 28 23,9 21 14,4 49 18,6 Ameliyathane 0 0 24 16,4 24 9,1 Diğer 20 17,1 13 8,9 33 12,5 Görevi Doktor (n:54) 29 24,8 25 17,1 54 20,5 Hemşire (n:186) 77 65,8 109 74,7 186 70,7 Diğer (n:23) 11 9,4 12 8,2 23 8,7 Çalışma süresi 0-4 yıl 31 26,5 41 28,1 72 27,4 5-9 yıl 22 18,8 20 13,7 42 16,0 10-14 yıl 19 16, 24 16,4 43 16.3 15 yıl ve üzeri 45 38,5 61 41,8 106 40.3 Yaş 30 yaş altı 41 35,0 57 39,0 98 37,3 30 39 41 35,0% 46 31,5 87 33,1 40 49 29 24,8 38 26,0 67 25,5 50 ve üzeri 6 5,1 5 3,4 11 4,2
18 Bidder Tıp Bilimleri Dergisi Bu çalışmadaki amaç; Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki sağlık çalışanlarının (doktor, hemşire, lab. teknisyeni v.s.) sözel, fiziksel ve cinsel şiddet türlerinden en az birine maruz kalanlarla kalmayanları; sosyo demografik özelliklerine, çalışma yerlerine ve meslek gruplarına göre karşılaştırarak, gelecekte bu konuya ilişkin sorunların giderilmesine ve güvenli ortamların sağlanmasına yönelik çalışmalara katkı sağlamaktır. HASTALAR VE YÖNTEM Bu çalışma kesitsel tipte bir çalışma olup, Ocak-Şubat 2010 tarihinde Kartal Eğitim Araştırma Hastanesinde çalışan 263 sağlık çalışanı ile yapılmıştır. Araştırmaya katılmayı kabul eden sağlık çalışanlarına yüz yüze görüşme yöntemi ile anket uygulanmıştır. Araştırma ekibi tarafından hazırlanan anket formu; sağlık çalışanlarına ait bazı sosyo-demografik özellikler, son bir yıl içerisinde şiddet türlerinden herhangi birine uğrayıp uğramadıkları ve meslekleri ile ilgili sorular içeriyordu. Veriler SPSS 11.5 paket programı ile değerlendirilmiştir. İstatistiksel analiz için Ki-Kare, Student T testi kullanıldı. İstatistiksel olarak p<0.05 değeri anlamlı kabul edildi. BULGULAR Araştırmaya katılan 263 kişinin % 81,4 ü (n=214) kadın ve %18,6 sı (n=49) erkek olup, % 43,7 si (n=117) dâhili branşlarda çalışırken, % 56,3 ü (n=148) cerrahi branşlarda çalışmaktadır. Araştırmaya katılanların %20,6 sı (54) hekim (uzman, pratisyen, asistan v.s), %71,0 i (186) hemşire ve %8,8 i (23) anestezi ve lab. teknisyenidir (Tablo 1). Araştırmaya katılanların yaş ortalaması 34.30 ± 8.97, çalışma süreleri ortalamaları 12.91 ±8.57, kadınların çalışma süreleri ortalaması 13,09 ± 8,90 iken, erkeklerin çalışma süreleri ortalaması 8.61 ± 6.94 yıldır. Çalışma süreleri istatistiksel olarak kadınlarda daha fazla bulunmuştur (p<0.001). Meslek gruplarına göre çalışma süreleri değerlendirildiğinde; doktorların 8,0 ± 7,04 yıl, hemşirelerin 13,36 ± 8,94 yıl ve diğer sağlık çalışanlarının ise 15,16 ± 7,22 yıl çalıştıkları belirlenmiş olup, aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0.001). Şiddete maruz kalanların çalışma süresi ortalamaları 10,93 ± 7,53 yıl iken, şiddete maruz kalmayanların çalışma süresi ortalamaları 13,16 ± 9,21 yıl olup, aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0.05). Araştırmaya katılan erkeklerin % 59,2 si (29), kadınların % 40,8 i (86) son bir yıl içerisinde şiddete maruz kaldığını ifade etmiştir ve aradaki fark istatistiksel olarak anlamlıdır (p<0.05) (Tablo 2). Tablo 2- Son Bir Yıl İçerisinde Şiddete Maruz Kalma Durumu Branş Cins Çalıştığı yer Şiddet Görme Durumu Şiddet var P n (%) Cerrahi (n=146) 67 45,9 0,255 Dâhiliye (n=117) 48 41,0 Kadın (n=214) 86 40,2 0,017 * Erkek (n=49) 29 59,2 Acil servis (n=38) 19 50,0 Poliklinik (n=119) 58 48,7 Servis (n=49) 23 46,9 Ameliyathane (n=24) 6 25,0 Diğer (n=33) 9 27,3 0,059 Mesleği Doktor (n=54) 34 63,0 Hemşire (n=186) 74 39,8 0,004 * Diğer (n=23) 7 30,4 0-4 yıl (n=72) 33 45,8 Görev 5-9 yıl (n=42) 24 57,1 Süresi 10-14 yıl (n=43) 18 41,9 0,186 15 yıl ve üzeri (n=106 ) 40 37,7 Toplam (n=263) 115 43,7 Yaş 30 yaş altı (n=98) 46 46,9 30-39 (n=87) 40 46,0 40-49 (n=67) 28 41,8 0,109 50 ve üzeri (n=11) 1 9,1 Toplam n=263 115 43,7 Sağlık çalışanlarından doktorların % 63,0 ü(34), hemşirelerin %39,8 i (74) ve diğer sağlık çalışanlarının %31,8 i (7) son bir yıl içerisinde şiddete maruz kaldıklarını ifade etmişlerdir. Meslek grubu olarak doktor olarak çalışanların daha fazla şiddete maruz kaldıkları tespit edilmiştir (p<0.001) (Tablo 2). Sağlık çalışanlarından son bir yıl içerisinde şiddete maruz kalanların % 47 si (54) 5 kez ve daha fazla şiddete maruz kaldığını ifade etmiştir (Tablo 3). Yıllık şiddete maruz kalma ortalaması 7.62±8.15 olarak bulunmuştur. Son bir yıl içerisinde şiddete maruz kalanların %87 si (100) sözel, % 6,1 i (7) fiziksel ve sözel, % 2,7 si (3) sadece fiziksel, % 1,8 i (2) sadece cinsel şiddet veya tacize uğradığını ifade ederken, % 2,7 si (3) sözel, fiziksel ve cinsel şiddete/tacize maruz kaldığını belirtmiştir (Tablo3). Son bir yıl içerisinde şiddete uğrayanların % 6,1 i
2011 Cilt 3 Sayı 3 16-22 19 (7) hasta, %70,4 ü (81) hasta yakını ve %5,2 si (6) sağlık çalışanı tarafından şiddete uğradığını ifade etmiştir (Tablo 3). Sağlık çalışanlarına uygulanan şiddet türleri ile sağlık çalışanlarının, çalıştıkları branş ve cinsiyetleri arasında bir ilişki bulunmamıştır (p 0.05) (Tablo 4 ve Tablo 5). Tablo 3- Şiddet Özelliklerinin Dağılımı Toplam Şiddet Türü n=115 %100 Sözel 100 87 Fiziksel 3 2.7 Sözel ve fiziksel 7 6.1 Cinsel 2 1.8 Sözel fiziksel ve cinsel 3 2.7 Şiddeti Uygulayan Hasta 7 6.1 Hasta ve hasta yakını 21 18,3 Hasta yakını 81 70,4 Sağlık personeli 6 5.2 Şiddet Sıklığı En az bir kez 23 20,0 2 4 kez 38 33,0 5 kez ve daha fazla 54 47,0 Tablo 4- Şiddetin Uygulandığı Sağlık Çalışanlarının Cinsiyete Göre Şiddet Özelliklerinin Dağılımı Şiddet Türü Kadın n:214 (%81,4) Cinsiyet Erkek n:49 (%18,6) Sözel 75 (87,2) 25 (86,2) Fiziksel 2 (2,3) 1 (3,4) Sözel ve fiziksel 5 (5,8) 2 (6,9) p=,920 Cinsel 2 (2,3) o Sözel fiziksel ve cinsel 2 (2,3) 1 (3,4) Şiddeti Uygulayan Hasta 5 (5,8) 2 (6,9) Hasta ve hasta yakını 14 (16,3) 7 (24,1) Hasta yakını 63 (73,3) 18 (62,1) p=,713 Sağlık personeli 4 (4,7) 2 (6,9) Şiddet Sıklığı En az bir kez 17 (19,8) 6 (20,7) 2 4 kez 30 (34,9) 8 (27,6) 5 kez ve daha fazla 39 (45,3) 15 (51,7) p=,761 P Tablo 5- Şiddetin Uygulandığı Sağlık Çalışanlarının Branşlarına Göre Şiddet Özelliklerinin Dağılımı Branşlar P Şiddet Türü Dâhiliye n=117 (%44,5) Cerrahi n=146 (%55,5) Sözel 40 (83,3) 60 (89,6) Fiziksel 2 (4,2) 1 (1,5) Sözel ve fiziksel 4 (8,3) 3 (4,5) p=,788 Cinsel 1 (2,1) 1 (1,5) Sözel fiziksel ve cinsel 1 (2,1) 2 (3,0) Şiddeti Uygulayan Hasta 4 (8,3) 3 (4,5) Hasta ve hasta yakını 8 (16,7) 13 (19,4) Hasta yakını 35 (72,9) 46 (68,7) p=,490 Sağlık personeli 1 (2,1) 5 (7,5) Şiddet Sıklığı En az bir kez 9 (18,8) 14 (20,9) 2 4 kez 13 (27,1) 25 (37,3) p=,394 5 kez ve daha fazla 26 (54,2) 67 (41,8) TARTIŞMA Sağlık çalışanlarının maruz kaldığı şiddete ilişkin yurt içinde ve yurt dışında birçok çalışma yapılmıştır. Çalışmalardan elde edilen bulguların ortak noktası; sağlık alanında ortaya çıkan şiddetin diğer iş yerlerine göre oldukça fazla olduğu ve daha az kayda alındığıdır. Sağlık kurumlarındaki şiddetin az oranda bildirildiği, sadece yaralanma gibi ciddi olayların şiddet olarak algılandığı, diğerlerinin bildirilmediği çalışmalarda öne çıkmıştır (10). Bu çalışmada, sağlık çalışanlarında şiddete uğrama sıklığı % 43,7 olarak bulunmuştur. Ülkemizde yapılmış olan çok merkezli bir çalışmada ise son bir yıl içinde en az bir kez şiddete maruz kalma oranı % 49,5 olarak belirtilmiştir (11). Samsun Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde yapılmış bir çalışmada çalışanların son bir yıl içerisinde şiddete maruz kalma oranı %85,9 olarak saptanmıştır (12). Bolu da yapılmış tek merkezli bir çalışmada ise hastanelerde çalışan sağlık çalışanlarının %87,1 nin şiddet davranışına maruz kaldığı gösterilmiştir (13). Yapılan bazı çalışmalarda fakir ya da gelişmekte olan merkezlerde Sağlık hizmeti veren kurumlarda şiddetin gelişmiş bölgelere göre daha fazla olduğu gösterilmiştir (14,15). Çalışmamızdaki şiddete uğrama oranlarının ülkemizde yapılan diğer çalışmalara göre düşük çıkması; son yıllarda kamu sağlık kurumlarında
20 Bidder Tıp Bilimleri Dergisi hem fiziki ortamların iyileştirilmesi hem de personel yetersizliğinin giderilmesi, hasta hakları uygulamaları, sağlık çalışanlarında performans uygulaması gibi uygulamalar ve araştırmanın eğitim araştırma hastanesinde yapılmasından kaynaklanabilir. Bu çalışmada sağlık çalışanlarından erkeklerin % 59,2 si (29), kadınların % 40,8 i (86) son bir yıl içerisinde şiddete maruz kaldığını ifade etmişlerdir ve aradaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0.05). Sağlık çalışanları ile yapılan bazı araştırmalarda erkeklerin (8,16), bazılarında ise kadınların (4,7) daha fazla şiddete maruz kaldıkları tespit edilmiştir. Bu çalışmada ise erkeklerin daha sık (%59,2 ) şiddete uğradıkları tespit edilmiştir. Bunun nedenleri arasında toplumda kadınların direnme ve karşı koyma güçlerinin fiziksel olarak daha az olması ve erkek egemen kültür nedeniyle otoritenin temsilcisi olarak erkek görevlilerin görülmesi olabilir. Bu çalışmada sağlık çalışanlarından son bir yıl içerisinde şiddete maruz kalanların %87 si (100) sözel, % 6,1 i (7) fiziksel ve sözel, % 2,7 si (3) sadece fiziksel, % 1,8 i (2) sadece cinsel şiddet veya tacize uğradığını ifade ederken, % 2,7 si (3) sözel, fiziksel ve cinsel şiddete/tacize maruz kaldığını belirtmiştir. Yapılan bir çalışmada sözel şiddetin %72,4, fiziksel şiddetin %11,7 sıklığında görüldüğü; cinsel şiddet oranının çok düşük olduğu (%0.025) belirtilmiştir (11). Sağlık çalışanları ile yapılan başka bir çalışmada, sözel şiddetin %46,9, saldırgan davranışın %33,5, fiziksel saldırının %19,4 olduğu gösterilmiştir (13). Başka bir çalışmada ise şiddete uğrayanların %59 unun sözel şiddete uğradığı, %26,5 inin fiziksel şiddete uğradığı belirtilmiştir (12). İzmir de yapılan bir çalışmada katılımcıların %98,5 inin sözel şiddete uğradıkları, %19,7 sinin de fiziksel şiddete uğradıkları belirtilmiştir (17). Adana da acil servislerde yapılan bir çalışmada, katılımcıların %100 ü her nöbetlerinde en az bir kez sözel şiddete maruz kaldıklarını belirtmişlerdir. Bir aylık sürede saldırgan davranışın %53,2, fiziksel şiddetin ise %38,5 olduğu gösterilmiştir (18). Şiddet türlerinin dağılımı ve sözel şiddetin fazla olması literatür bilgileri ile örtüşmektedir. Sözel şiddet, diğer şiddet türlerinden çok daha fazla görülmektedir. Sözel şiddetin diğer şiddet türlerinden fazla olması; toplumdaki sosyal ve kültürel değişim sonucunda, giderek fiziksel şiddetin azalması ve göreceli olarak sözel şiddetin artması ile açıklanabilir. Ayrıca yerin İstanbul olması ve hastanenin de bir eğitim araştırma hastanesi olması diğer bir etken olabilir. Bu çalışmada sağlık çalışanlarından 5-9 yıl arası çalışanların % 57.1 i şiddete maruz kaldıklarını ifade ederken, 15 yıl ve üzeri çalışanların % 37,6 sı şiddete maruz kaldıklarını ifade etmiştir. Bazı çalışmalarda ilk 5 yılda şiddete uğrama riski daha yüksek çıkarken (19), bazı çalışmalarda 5 10 yıl arası çalışanlarda şiddete maruz kalma riskinin daha yüksek olduğu bulunmuştur (11,20). Sağlık çalışanının çalışma süreleri arttıkça şiddete maruz kalma riskleri azalmaktadır. Bu durum; sağlık çalışanlarının çalışma süresi ile birlikte kazandıkları deneyimlerden kaynaklandığı düşünülmektedir. Bu çalışmada acil serviste çalışanların % 50,0 si şiddete maruz kaldıklarını ifade ederken, laboratuar gibi diğer yerlerde çalışanların ise % 27,3 ü şiddete maruz kaldıklarını ifade etmiştir. Gerek hastanenin tüm bölümlerini kapsayan, gerek sadece acil servislerde yapılmış çalışmalarda, şiddet oranlarının acil servis hizmeti veren bölümlerde daha yüksek olduğu gösterilmiştir. Acil servislerde yapılan çalışmalarda (7,21) şiddete maruz kalma oranları birbirine yakın bulunmuştur. Bu çalışmada, cerrahi branşlarda çalışan sağlık çalışanlarında şiddete maruziyet oransal olarak fazla olmasına rağmen, bu fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Dahili ve cerrahi branşlara göre şiddete maruziyetle ilgili; Türkiye de ve yurt dışında yapılan bazı çalışmalar, cerrahi branşlarda şiddetin daha fazla olduğunu gösterirken, (19,20) yurt dışında yapılan bazı çalışmalarda, dâhili branşlarda şiddetin daha fazla olduğuna değinilmiştir (11). Sağlık çalışanlarından son bir yıl içerisinde en fazla doktorlar (%63,0) şiddete maruz kaldığını ifade etmişlerdir. Doktorlar; hemşireler ve diğer sağlık çalışanlarına göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha fazla şiddete maruz kalmışlardır. Bazı çalışmalarda hemşirelerin daha sık şiddete uğradığı, ikinci sıklıkta ise pratisyen hekimlerin daha sonra da uzman hekimlerin ve diğer personelin geldiği gösterilmiştir (8). Bu çalışmada Şiddete maruz kalanların çalışma süresi ortalaması, şiddete maruz kalmayanların çalışma süresi ortalamalarından daha az olduğu bulunmuştur (P<0.05). Doktorların şiddete daha fazla maruz kalması doktorların çalışma sürelerinin daha az olmasından kaynaklanabilir. Diğer bir neden ise doktorların hastanın durumu hakkında birinci derecede sorumlu olması, hasta ve hasta yakınları tüm sorunların çözümünde muhatap olarak doktoru görmeleri olabilir. Son bir yıl içerisinde şiddete uğrayanların % 6,1 i (7) hasta tarafından, %70.4 ü (81) hasta yakını tarafından ve %5,2 si (6) sağlık çalışanları tarafından şiddete uğradığını ifade etmiştir. Şiddet uygulayanlar ile şiddete uğrayanların cinsiyeti ve çalıştıkları branş arasında bir ilişki bulunmamıştır (p 0.05). Şiddetin en sık olarak hasta yakınları tarafından, ikinci sıklıkta ise hasta ile birlikte hasta yakını tarafından, daha az oranda hasta tarafından
2011 Cilt 3 Sayı 3 16-22 21 yapıldığı belirtilmiştir (22). Bu çalışmada da sağlık çalışanları kendilerine uygulanan şiddetin en fazla hasta yakınları tarafından uygulandığını ifade etmişlerdir. Yapılan bir çalışmada sağlık çalışanlarının %44,7 si şiddet sonrası hasta ve yakınları ile iletişimlerinde azalma olduğunu %74,7 nin moral bozukluğu, %51,6 nın iş verimliğinde düşme olduğunu ifade etmiştir (23). Aynı çalışmada şiddetin nedenleri arasında %67,4 ü personelinin sayıca yetersiz olması ve %40,0 i hastaya yeterli sürenin ayrılamaması olarak belirtmişlerdir (23). Bir kısırdöngü olarak şiddet sonrası sağlık çalışanları ile hasta veya hasta yakını arasında iletişim bozulmakta ve bunun sonucunda şiddet ortaya çıkmaktadır. Yapılan bir çalışmada çalışma ortamında şiddetle ilgili risklerin belirlenmesi, güvenlik sisteminin etkin ve sistemli çalışması, personelin şiddet konusunda eğitimi, iş yerinde suçu önlemeye yönelik değişikliklerin yapılması, çalışanların katılımıyla hazırlanmış bir yazılı politikanın geliştirilmesiyle şiddeti azaltmanın mümkün olduğunu belirtmişlerdir (7). Sağlık kurumlarında hastalara sunulan hizmet kalitesini artırılması, fiziki ortamın iyileştirilmesi, personel açığının giderilmesi ve hastalara ayrılan sürenin artırılması gibi bir çok iyileştirici önlemler şiddetin önlenmesine olumlu katkı sağlayacaktır. Sağlık çalışanlarının yaklaşık yarısı yılda en az bir kez sözel, fiziksel veya cinsel şiddet/tacize uğramıştır. Erkek sağlık çalışanları, doktorlar ve acil serviste çalışanlar son bir yılda şiddetle daha fazla maruz kaldıklarını ifade etmişlerdir. Sağlık çalışanlarında şiddetin nedenleri ve risk gruplarına yönelik multi disipliner çalışmalar yapılması, şiddetin önlenmesi yönünde daha etkin programlar geliştirilmesine olumlu katkı sağlayacaktır. KAYNAKLAR 1. World Health Organization: Violence and Health: Task Force on Violence and Health. Cenevre, WHO, 1998. 2. Saines JC. Violence and aggression in A&E: recommen-dations for action. Accid Emerg Nurs 1999;7:8-12. 3. Pemberton MN, Atherton GJ, Thornhill MH. Violence and aggression at work. Br Dent J 2000;28:409-10. 4. Ness GJ, House A, Ness AR. Aggression and violent behaviour in general practice: population based survey in the north of England. BMJ 2000;320:1447-8. 5. McNamara RM, Whitley TW, Sanders AB, Andrew LB. The extent and effects of abuse and harassment of emergency medicine residents. The SAEM In-service Survey Task Force. Acad Emerg Med 1995;2:293-301. 6. Kingma M. Workplace violence in the health sector: a problem of epidemic proportion, International Nursing Review 2001;48:129-30. 7. Ölmezoğlu ZB, Vatansever K, Ergör A. İzmir metropol alanı 112 çalışanlarında şiddet maruziyetinin değerlendirilmesi. Toplum ve Hekim 1999;14:420-5. 8. Schulte JM, Nolt BJ, Williams RL, Spinks CL, Helisten JJ. Violence and threats of violence experienced by pubic health field-workers. JAMA 1998;280:439-42. 9. Arnetz JE, Arnetz BB. Implementation and evaluation of a practical intervention programme for dealing with violence towards health care workers. J Adv Nurs 2000;31:668-80. 10. Barrett S. Protecting against workplace. Public Manag 1997;79:9-12. 11. Ayranci U,Yenilmez C, Balci Y, Kaptanoglu C. Identification of violence in Turkish health care settings. J Interpers Violence 2006;21:276-96. 12. Gökçe T, Dündar C. Samsun Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde çalışan hekim ve hemşirelerde şiddete maruziyet sıklığı ve kaygı düzeylerine etkisi. İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi 2008;15:25-8. 13. Erkol H, Gökdoğan MR, Erkol Z, Boz B. Aggression and violence towards health care providers--a problem in Turkey? J Forensic Leg Med 2007;14:423-8. 14. Macedo AC, Paim JS, Silva LM, Costa MD, Mda C. Violence and social inequalities: mortality rates due to homicides and life conditions in Salvador, Brazil Rev Saude Pubica 2001;35:515-22. 15. Barata RB, Ribeiro MC. Correlation between homicide rates and economic indicators in Sao Paulo, Brazil, 1996. Rev Panam Salud Publica 2000;7:118-24. 16. Büken B, Günay Y, Birincioğlu I, Katkıcı U. Etkili eyleme taraf olan mağdur ve sanıklara yönelik sosyal değerlendirme. Adli Tıp Bülteni 1997;2:131-4. 17. Ergün FS, Karadakovan A. Violence towards nursing staff in emergency departments in one Turkish city. Int Nurs Rev 2005;52:154-60. 18. Gülalp B, Karcioğlu O, Köseoğlu Z, Sari A. Dangers faced by emergency staff: experience in urban