Dikkat, Bilinç ve Bozuklukları



Benzer belgeler
YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

Demans ve Alzheimer Nedir?

İnsomni. Dr. Selda KORKMAZ

Açıklama Araştırmacı: YOK. Danışman: YOK. Konuşmacı: YOK

DEMANS ya da BUNAMA olarak bilinen hastalık

BİLİNÇ FARKLI BİLİNÇ DURUMLARI. PSİ153 Psikolojiye Giriş I- Prof.Dr. Hacer HARLAK

Böbrek Hastalıklarında Yaşanan Ruhsal Sıkıntılar; Yaşamı Nasıl Güzelleştirebiliriz? Prof.Dr.Oğuz Karamustafalıoğlu Üsküdar Üniversitesi

BİLİNÇ. Doç. Dr.Lütfullah Beşiroğlu

Gündüz Aşırı Uykululuğun Psikiyatrik Nedenleri ve Tedavileri

Travma Sonrası Stres Bozukluğu (TSSB) Dr. Çağlayan Üçpınar Nisan 2005

GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİ YATAN HASTA DEĞERLENDİRME FORMU

2014

Ayrıca sinirler arasındaki iletişimi sağlayan beyindeki bazı kimyasal maddelerin üretimi de azalır.

ICSD3: Parasomniler. Farklar & Yenilikler. Dr. Hikmet YILMAZ CBÜ Nöroloji AD, Manisa

YAŞLILIKTA PSİKO-SOSYAL YAŞAM

ALZHEİMER HASTALIĞINA BAKIŞ. Uzm. Dr. Gülşah BÖLÜK NÖROLOJİ BİLECİK DH 2015

Yetişkin Psikopatolojisi. Doç. Dr. Mehmet Akif Ersoy Ege Üniversitesi Psikiyatri Anabilim Dalı Bornova İZMİR

MADDE BAĞIMLILIĞINDAN KORUNMA

Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları

UYKU ADLİ TIBBI. Psk. Çiğdem Ünlü Çeber

Zeka Gerilikleri Zeka Geriliği nedir? Sıklık Nedenleri

Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır.

Zorlu Yaşantılar Sonrası Stres Belirtileri (Travma Sonrası Stres Bozukluğu)

YÜKSEK KORTİKAL FONKSIYONLAR. Yrd.Doç.Dr.Adalet ARIKANOĞLU D.Ü.T.F.Nöroloji A.B.D

Histeri. Histeri, Konversiyonun kelime anlamı döndürmedir.

PARASOMNİ. Prof.Dr.E.Esra OKUYUCU MKÜ Tıp Fak, Hatay

HAFİF TRAVMATİK BEYİN HASARI (mtbi) ve GENEL TEDAVİ İLKELERİ

Bu bozukluk madde kullanımına veya genel tıbbi durumdaki bir bozukluğa bağlı değildir.

Uyku sorunları: Ruhsal bozukluklardaki önemi. Prof. Dr. Mustafa Tayfun Turan Erciyes ÜTF Psikiyatri AD

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem.

YÜKSEK KORTİKAL FONKSIYONLAR. Dr.Adalet ARIKANOĞLU DAVRANIŞ NÖROLOJİSİ

18.Esri Kullanıcıları Toplantısı 7-8 Ekim 2013 ODTÜ-ANKARA

Şizofreni tanılı hastada antipsikotiklerletetiklenen nonkonvulsif statusepileptikus olgusu

Ruhsal Travma Değerlendirme Formu. APHB protokolü çerçevesinde Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) tarafından hazırlanmıştır

UYKU UYANIKLIK DÖNGÜSÜ. Dr.Ezgi Tuna Erdoğan İstanbul Tıp Fakültesi Fizyoloji A.D.

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLAR. PSİ154 - PSİ162 Doç.Dr. Hacer HARLAK

Uykuyla İlişkili Hareket Bozuklukları. Dr. Kemal HAMAMCIOĞLU

Baş ağrısı, başta ve bâzen de boyun veya sırtın üst kısmında gerçekleşen ağrılara verilen ortak isimdir. Yaygın ağrı şikâyetlerinden biridir ve hemen

NİKOTİN BAĞIMLILIĞI VE DİĞER BAĞIMLILIKLARLA İLİŞKİSİ

ÇOCUK VE GENÇLERDE DUYGUDURUM BOZUKLUKLARI

Yaşlılıkta Uyku Doç. Dr. Turan Atay

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ

Konvülsiyon tanımı ve sınıflandırması Epilepsi tanım ve sınıflandırması İlk afebril nöbet ile başvuran çocuğa yaklaşım Epileptik sendrom kavramı

Epilepsi nedenlerine gelince üç ana başlıkta incelemek mümkün;

Pediatrik Uyku Evrelemesi Ve Yetişkinle Karşılaştırması

İstanbul Beyin Merkezleri

PARKİNSON HASTALIĞI. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

Ruhsal Bozukluklar ile İlgili Sık Görülen Yanlış İnançlar ve Gerçekler. Osman SEZGİN

Yaşlılarda düzenli fiziksel aktivite

Alkol ve Madde Kullanımında Zehirlenme

ÇOCUK İHMAL VE İSTİSMARI RUHSAL DEĞERLENDİRME FORMU. Temel Yakınmalar. . Üniversitesi Çocuk Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezi Çocuk Koruma Birimi

Alkol entoksikasyonu ve yoksunlugu. Dr.Figen Karadağ Maltepe Üniversitesi tıp Fakültesi

Uyku skorlama-2 (Temel EEG grafo elemanlar)

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA

İnsomnia ve diğer uyku bozukluklarında bilişsel ve davranışcı tedavi

REM UYKU ĠLĠġKĠLĠ PARASOMNĠLER. Dr Selda KORKMAZ Ģubat 2012

SİNİR SİSTEMİ VE BEYİN ANATOMİSİ 2

HAREKETLİ ÇOCUK DOÇ. DR.AYLİN ÖZBEK DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK PSİKİYATRİSİ AD. ÖĞRETİM ÜYESİ

GERİATRİK HASTAYA YAKLAŞIM

ALARM DURUMUNDA BEDENİMİZDE MEYDANA GELEN BAZI ÖNEMLİ DEĞİŞİKLİKLER

Annenin Psikolojisi İle İlgili Distosi

Doğum sonrası anksiyete bozukluğu için riskli dönem. Sıklığı?? Klinik seyir??

PERİFERİK ARTER HASTALIKLARINDA SEMPTOMLAR. Dr. İhsan Alur Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi AD, Denizli

UZMAN KLİNİK PSİKOLOG KAHRAMAN GÜLER DEPRESYON

KRONOLOJİK YAŞ NEDİR?

SINAV KAYGISI KİTAPÇIĞI

Birey ve Çevre (1-Genel)

İki Nörodejeneratif Hastalıkta Zihin Kuramı Becerileri ve İşlevsellik Düzeyinin karşılaştırılması: Alzheimer ve Parkinson Hastalığı

ERKEN ÇOCUKLUKTA GELİŞİM

Unutkanlıktan Bunamaya

Gelişim Psikolojisi Ders Notları

Yaşlanma her canlıda görülen, tüm işlevlerde azalmaya neden olan, süregen ve evrensel bir süreç olarak tanımlanabilir. Organizmanın molekül, hücre,

BUNAMA (DEMANS) NEDİR?

ICDS 3 İnsomnia sınıflaması. Dr. Fuat Özgen

İstanbul Beyin Merkezleri. Beyin Merkezleri. ALZHEİMER HASTALIĞIN da ERKEN TEŞHİS İÇİN BEYİN CHECKUP LARI VE ÖNLEME İÇİN BEYİN REHABİLİTASYONU


DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi Uzman Dr. M. Yelda TAN

DEMANS. ÿ Bu bir Demans (bunama hastalığı) olabilir mi? ÿ Demans tam olarak nedir? ÿ Alzheimer tipi Demans nasıl cerayan eder?

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın

Deliryum. Deliryum 07/10/14. Deliryum Tanım. Deliryum Epidemiyoloji. Deliryum Risk etkenleri İleri yaş. Deliryum Risk etkenleri

İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

Bipolar bozuklukta bilişsel işlevler. Deniz Ceylan 22. KES Psikiyatride Güncel Oturumu Nisan 2017

KLİNİK PSİKOLOJİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ

Zihinsel Bozukluk Belirtileri ve Semptomları

İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim Öğretim Yılı. Dönem 5 PSİKİYATRİ STAJ TANITIM REHBERİ

BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD

Çocuk ve Ergenlerde Ruhsal Psikopatolojiler DERS 1: MENTAL RETARDASYON. Doç. Dr. Şaziye Senem Başgül

Aripiprazole Bağlı NREM Parasomni Olgusu

70. Yılında Otizm Spektrum Bozuklukları. Dr. Sabri Hergüner Meram Tıp Fakültesi, Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi AD

Konvülsiyon tanımı ve sınıflandırması Epilepsi tanım ve sınıflandırması İlk afebril nöbet ile başvuran çocuk Epileptik sendrom kavramı ve West

POSTPARTUM BAŞLANGIÇLI DEPRESYONDA GİDİŞ VE SONLANIM

KRONİK SOLUNUM HASTALIKLARINDA PSİKOSOYAL DEĞERLENDİRME VE TEDAVİ

3. Zihinden atamadığınız tekrarlayan, hoşa gitmeyen düşünceler. 7. Herhangi bir kimsenin düşüncelerinizi kontrol edebileceği fikri

SINAV KAYGISI. Sınav Kaygısının Belirtileri Nelerdir? * Fiziksel Belirtiler

Aşerme (Craving) Bağımlılıkta Kriz Durumları ve Aşermeyle (Craving) Mücadele Yrd. Doç. Dr. Emrah SONGUR Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi

Kayıp, Ölüm ve Yas Süreci. Prof. Dr. Sibel ERKAL İLHAN

PSİKOAKTİF MADDE KULLANIMINA BAĞLI RUHSAL BOZUKLUKLAR. Prof. Dr. Mücahit ÖZTÜRK

Su / Hasta Değil Susuzsunuz adlı kitapta suyun önemi anlatılıyor ve yazara göre vücudumuz tam 46 nedenle suya ihtiyaç duyuyor.

Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı. Doç.Dr.Vesile Altınyazar

Transkript:

Dikkat, Bilinç ve Bozuklukları Doç. Dr. E. Timuçin Oral İstanbul Ticaret Üniversitesi 23 Kasım 2012

Dikkat Dikkat bilincin önemli bileşenlerindendir Bilinçli olmanın temelinde algı işlevi yatıyorsa algısal uyaranların fark edilmesinde dikkatin önemli bir yeri vardır Dikkat kişinin bilincindeki seçiciliği ifade edebilir

Dikkatin Tanımı Dikkat bir yaşantının bazı kısımlarına odaklanmak üzere harcanan çabadır Bu çaba içinde odaklanmayı bir etkinlik üzerinde sürdürebilme yetisi Odaklanmayı bir etkinlikten diğerine kaydırabilme yetisi vardır

Dikkatin Çeşitleri KENDİLİĞİNDEN DİKKAT Çevrede bulunan algısal uyaranların yarattığı ve kişinin özel bir çaba harcamadan farkında olduğu odaklanmadır Yalnızca dikkat kapsamında algıladığımız ancak bunun ötesinde çaba harcamadığımız durumlardır Hep bir algısal uyaran olarak bilincimizin bir köşesinde durur

Dikkatin Çeşitleri İSTEMLİ DİKKAT Kişinin özel bir çaba ve enerji harcayarak algısal uyaranın farkında olması ve bunu bilince işlemesidir Burada kişisel gereksinime göre hareket edilir ve kişi dikkatini oraya yönlendirir Böylece varolan uyaran ya da durum hemen tamamen bilince kaydedilir

Dikkatin Gelişimi Dikkat benliğin (egonun) doğuştan var olan bir işlevidir Bebek dikkat yetisi ile doğar Doğumdan sonra uyaran artması ile birlikte istemli dikkat giderek pekişir ve günlük işlevsellikte yer alır

Dikkat Bozuklukları Dikkati yoğunlaştıramama (konsantrasyon güçlüğü) Dikkatin azalması ile ilişkili en çok görülen bozukluk Çeşitli ruhsal hastalıklara da eşlik eder Kişinin dikkatini belirli bir noktaya verememesi ve o nokta üzerine odaklanamamasıdır

Dikkat Bozuklukları Dikkatin çelinebilirliği (distraktibilite) Kişi dikkatini belirli bir noktaya yoğunlaştırmada güçlük çeker Dikkati çevrede varolan tüm uyaranlara kayar Çoğunlukla asıl uyaran dışındaki uyaranlar konu dışı ya da önemsiz uyaranlardır

Dikkat Bozuklukları Dikkatin aşırı canlılığı (hipervijilans) Kişinin kendiliğinden dikkati nin ileri derecede artmasıdır ve etraftaki tüm uyaranları algılayabilir Çevredeki tüm uyaranlara odaklanır ve tüm uyaranları algılayabilir

Bilinç Bilinç kavramı kişinin çevresinde ve kendinde olan bitenin farkında olması ve bu anlamda uyanıklık durumudur Bilinçlilik durumu için uyanıklık dışında algısal bir filtre bulunması gerekir Uyaranlardan hangisine yanıt vereceğimizi o andaki gereksinimlerimiz belirler Bunun içinde hem duygular hem de mantık bulunur

Bilinç, farkında olmak olduğu için insanın kendisi ve çevresinden de haberdar olması halidir. Bilinç kapsamı içinde çeşitli düzeylerde farkında olma dereceleri vardır. Uyanıklık, uyku, rüya, hipnoz ve meditasyon insandaki bilinç durumlarıdır Normal bilinç durumu, bireyin kendi duyumlarının, uyarıcıların, kendi kararlarının, düşüncelerinin farkında olduğu uyanıklık durumudur.

Birey, normal bilinç durumunda; Dikkatli ve uyanıklık halindedir. Çevresindeki uyarıcıları algılayabilir. Onları bilgiye dönüştürebilir. Bireyin o anda kavrayabildiği duyum alanı, bilinç alanıdır; dikkatin en çok yoğunlaştığı, en iyi algılayabildiği konu ise bilinç odağıdır.

Duyularımıza ulaşan uyaranların hepsine dikkat etmeyiz. Bilincimiz bazı uyaranlar üzerinde yoğunlaşır, bazılarını ise ihmal eder. Bilincimiz seçicidir. Hayatta kalmak için önemli olaylar öncelik taşır. Karnımız açsa kendimizi çalışmaya vermekte zorlanırız. Bilincin bir işlevi de eylemlerimizi planlamak, başlatmak ve yönlendirmektir. Bilinçlilik süreci süregiden davranışın sadece gözlenmesi değil, davranışın yönlendirilmesi ve denetlenmesini de içerir.

Bilinçlilik Durumunun Özellikleri ve İşlevleri Bilinçlilik en yüksek düzeydeki beyin işlevidir Bilinçliliğin işleyişinde duyum, algı, bellek, imgelem, düşünce gibi bir çok zihinsel süreç devreye girer Bilinçlilik insanın dış dünyasının farkında olmasına yarar

Bilinçlilik Durumunun Özellikleri ve İşlevleri Bilinçli halde kişi sınırlarını yani ben ve ben değil ayrımını bilir Bilinçlilik ile kişi amaç yönelimli bir etkinlik ortaya çıkarır ve çevreyle etkileşmesi olanaklı hale gelir

Bilinçliliğin Oluşması ve Sürebilmesi İçin Gerekli Koşullar Uyanık olmak (temel koşul) Dikkatin tamamen yerinde olması Algılama ve bu algıları doğru işleyebilme Beyinde işlenen uyaranlara yönelik uygun bir yanıt verme

Nörofizyoloji: Bilinci etkileyen sinirsel mekanizma ve işlevini inceler. Kafa derisine (bazen daha derine) elektrot yerleştirerek beyin-zihin bağlantısı incelenir. EEG

Elektroensefalografi (EEG)

Elektroensefalografi (EEG) Alfa (8-12 Hz) Dalgaları Uyanık ve gevşemiş durumda iken ve özellikle gözler kapatıldığında, en fazla parieto-oksipital bölgede

Elektroensefalografi (EEG) Alfa (8-12 Hz) Dalgaları Uyanık ve gevşemiş durumda iken ve özellikle gözler kapatıldığında, en fazla parieto-oksipital bölgede Beta (13-30 Hz) Dalgaları Sinir sistemi aktif olarak bir duysal girdiyi işlerken veya zihinsel bir aktivite içindeyken

Elektroensefalografi (EEG) Alfa (8-12 Hz) Dalgaları Uyanık ve gevşemiş durumda iken ve özellikle gözler kapatıldığında, en fazla parieto-oksipital bölgede Beta (13-30 Hz) Dalgaları Sinir sistemi aktif olarak bir duysal girdiyi işlerken veya zihinsel bir aktivite içindeyken Teta (4-7 Hz) Dalgaları Bebeklerde uyanıkken, erişkinde ise uykuda, emosyonel streste veya beyin patolojilerinde görülür

Elektroensefalografi (EEG) Alfa (8-12 Hz) Dalgaları Uyanık ve gevşemiş durumda iken ve özellikle gözler kapatıldığında, en fazla parieto-oksipital bölgede Beta (13-30 Hz) Dalgaları Sinir sistemi aktif olarak bir duysal girdiyi işlerken veya zihinsel bir aktivite içindeyken Teta (4-7 Hz) Dalgaları Bebeklerde uyanıkken, erişkinde ise uykuda, emosyonel streste veya beyin patolojilerinde görülür Delta (0-4 Hz) Dalgaları Erişkinlerde uykuda görülür, fakat uyanık bebeklerde normaldir. Uyanık erişkinde görülmesi beyin hasarını gösterir

Elektroensefalogram (EEG)

Uyanık ve gevşek durumdaki kişide EEG deki frekans sayısı (saniyedeki devir sayısı) 10 olup buna alfa ritmi denir. Derin uykuda frekans 1-3 Hz olur. Buna delta dalgaları denir.

Bilincin Basamakları 1. Aşırı uyanıklık basamağı (hiperalertness) Ruhsal rahatsızlıktan dolayı kişideki aşırı canlı olma halidir Dikkat önce aşırı artmış iken sonra giderek dağılır Tüm hareketler aşırı artmıştır 2. Uyanıklık basamağı Optimal düzeyde uyanıklık ve canlılık vardır Dikkat olağandır ve etkinlikler amaca yöneliktir

Bilincin Basamakları 3. Rahat uyanıklık basamağı Kişide rahatlama-gevşeme vardır Uyaranlara yönelik dikkat azalmıştır Zihinsel işlevler artmıştır 4. Uykuya geçiş basamağı Uyuklama ve hayal kurma görülür Dış uyaranlara karşı dikkat ve davranışsal yanıt azalmıştır

Bilincin Basamakları 5. Hafif uyku basamağı Bilinç dış uyaranlara hemen tümüyle kapanmıştır 6. Derin uyku basamağı Bilinç dış uyaranlara tamamen kapanmıştır Dış uyaranlara yanıt olabilir Bu devrede kas işlevleri yerinde olabilir

Bilincin Basamakları 7. Letarji (uykuya eğilim) basamağı Genel olarak bir uykululuk ve dış uyaranlara yönelik yanıt oluşturmada kayıtsızlık vardır 8. Stupor basamağı Kişinin yalnız şiddetli ve sürekli dış uyaranlar ile uyandırılabildiği bir durumdur

Bilincin Basamakları 9. Yarı koma (koma öncesi) basamağı Bilinçliliğin tam kaybı ile birlikte, yalnız refleks düzeyde yanıt alınabilir 10. Koma basamağı Bilincin kapalı olması yanısıra şiddetli uyaranlara da yanıt ya yoktur ya da çok zayıftır Ancak refleks yanıt alınabilir

İşlevsellik Açısından Değişik Bilinç Durumları 1. Uyku İki evreden oluşur REM (hızlı göz hareketleri) dönemi Non-REM (göz hareketleri dışı) dönem Uykunun başlangıcında non-rem 1 ve 2, ardından REM dönemi ortaya çıkar Bu dönemde uyanıklık ile hemen hemen aynı beden durumu söz konusudur

İşlevsellik Açısından Değişik Bilinç Durumları 1. Uyku İki evreden oluşur REM (hızlı göz hareketleri) dönemi Non-REM (göz hareketleri dışı) dönem Uykunun başlangıcında non-rem 1 ve 2, ardından REM dönemi ortaya çıkar Bu dönemde uyanıklık ile hemen hemen aynı beden durumu söz konusudur

İşlevsellik Açısından Değişik Bilinç Durumları Rüya görme asıl olarak REM dönemindedir, uyanıklıktan farkı kas hareketlerinin olmamasıdır Daha sonra non-rem 3 ve 4 gelir. Bu evreler derin uyku ya da yavaş dalga uykusu adını alır, burada bilinç hemen hemen yok gibidir Ancak derin uyku döneminde kas etkinliği var olduğundan uyurgezerlik durumları görülebilir

Uyku, organizmanın dinlenmesinde işlevseldir. Uyku sırasında oranizmanın tepkileri yavaşlar; tüm sistemler otomatik olarak yeniden düzenlenir. Beyin, uykuda da aktivitesini sürdürür; uyanıkken öğrendiklerini ayıklar, gruplar, depolar. REM veya NREM uykusu az olursa bir sonraki gecede bu eksikliği kapatacak şekilde uykuda artış görülmektedir. Bu bulgulara göre uyku bir sağlık göstergesidir.

Uyku Bozuklukları Terimleri: İnsomnia, Hipo/Hipersomnia, Parasomnia Yeterince uyuduğu halde yorgunluk hissi Uyurgezerlik Narkolepsi: Birkaç dk da gelen REM uykusu Apne : Uykuda nefes alamamak

İşlevsellik Açısından Değişik Bilinç Durumları 2. Ecstasy (ekstazi = vecd) Bazı ritüeller (ayin, tören) sırasında uyanıklık değişmeksizin kişide bilinç dalgalanması oluşur Burada kişi bir tür düş durumundadır Geçici olarak tanımlanan bu durumda davranışlar, dikkat ve hatta ağrı algısı bir bozulabilir

İşlevsellik Açısından Değişik Bilinç Durumları 3. Dissosiyatif durumlar Psikolojik stres altında kişi gerçek yaşamdan geçici olarak uzaklaşabilir En tipik örnek dissosiyatif amnezi (ör. stresle gerçek yaşamdan kopup başka bir kente gitmek ve 2-3 günde kendine gelmek) Bir başka örnek çoğul kişilik (ör. stresle bir kişilikten diğerine geçmek ve kişilikler arasına bağlantı olmaması)

İşlevsellik Açısından Değişik Bilinç Durumları 4. Hipnoz (trans hali) Kişi gevşeyerek telkine yatkın duruma gelebilir Gerçek yaşamdan tam olarak kopmaz ama tüm komutlara açık bir hale gelir Gerçeği değerlendirme bozulabilir (koşul değil) Bazen hipnoz sonrası anımsamama olur

İşlevsellik Açısından Değişik Bilinç Durumları 5. Meditasyon: Sessiz ve sakin bir şekilde oturup, yoga egzersizleriyle yapılan farklı bir bilinç durumudur. Amaç, bireylerin ruhsal dinlenmesini sağlamaktır. Zihin sakinliği, çevreyle barışık olma ve kendini iyi hissetme duygusu oluşturulması amaçlanır. Kişi bedeni üzerinde ruhsal denetim sağlayarak gerginlik ve kaygıdan kurtulmaya çalışır.

İşlevsellik Açısından Değişik Bilinç Durumları 6. Gerçeğin çarpıtılması Şizofreni ve benzeri psikoz durumlarında hasta kendi gerçekliği ile baş başadır. Farkındalığın kaybı anlamında bilinç bozulmuştur ama kuramsal olarak bilinci açık, yani uyanıktır. Pratikte bilinçli değil diye nitelenir.

İşlevsellik Açısından Değişik Bilinç Durumları 7. Alkol ya da madde kullanımı Geçici süre için bilincin kaybolmasına neden olur Doza bağımlıdır En güçlü olanı eroindir Kişinin gerçeklik duygusu kaybolur ve zaman zaman uyanıklık durumundan uzaklaşır ya da trans benzeri bir durumdadır

İşlevsellik Açısından Değişik Bilinç Durumları 8. Deliryum Beynin işleyişinin herhangi bir organik etmenle bozulmasıdır (ör. uyuşturucu madde yoksunluğu) Bilinç sislenir (zihinsel berraklığı tam değildir) ve düş benzeri bir durumdadır Deliryum şiddeti arttıkça konfüzyon (şaşkınlık hali) olur. Yere, zamana, kişiye yönelimi bozulur

Delirium Ani başlangıç Bilinç düzeyinde bozulma Bilinç bulanıklığı Bilişsel bozukluk Davranış bozuklukları Sendrom

Deliryum için DSM-IV Tanı Kriterleri : A.Dikkati belirli bir konu üzerinde yoğunlaştırma, sürdürmede yetersizlikle giden bilinç bozukluğu. B.Algı bozukluğunun ortaya çıkması ya da bilişsel değişikliklerin (bellek, yönelim, dil bozukluğu gibi) olması. C.Tablonun kısa bir sürede gelişmesi (Genellikle saatler veya günler) ve gün içinde dalgalanmalar göstermesi. D.Anamnez, fizik muayene ya da laboratuvar verilerinden, tablonun genel tıbbi bir durumun doğrudan etkilerine bağlı olduğunu gösteren kanıtların bulunması.

Sıklığı Hastanede genel servislerde %10-15 Acil servislerde ve açık kalp ameliyatlarından sonra görülme sıklığı %20-30 Ameliyat sonrası %50 lere çıkmaktadır. Yaş ilerledikçe deliriyum sıklığı artmaktadır.

Deliryum Riski Taşıyan Gruplar 60 yaşından büyük hastalar Çocuklar Kalp ameliyatı olan hastalar Yanık hastaları Daha önce beyin travması geçirmiş olanlar Madde kullanım bozukluğu öyküsü olanlar.

Etiyoloji (Sebepleri) Deliryuma neden olan etiyolojik durumlar 4 ana başlıkta toplanabilir. İkincil olarak beyni etkileyen sistemik hastalıklar Birincil kafa içi hastalıklar Toksik ajanlar Kötüye kullanılan maddelerden yoksun kalma

Klinik Özellikler Ani başlangıç Bilinç bulanıklığı: Dış uyaranların farkında olmamak Dikkat/konsantrasyon bozukluğu: Dikkati toplama/sürdürme güçlüğü (Distraktibilite) Dikkati kaydıramama, kalıpların tekrarı (Perseverasyon)

Başlıca Belirti ve Bulguları Bilinç Bozukluğu: En önemli özellik, değişen derecede: Genellikle bilinç bulanıklığı, bazen stupor ve koma Dikkat Bozuklukları: Dikkat çok dağınıktır. Yoğunlaştırma ve sürdürmede yetersizlik. Yönelim Bozukluğu: Deliryum için tanı koydurucudur. Önce zamana sonra yere, bazen kişiye yönelim bozulur. Gün içinde tamamen düzelebilir, ortam değişikliği ve gece, yönelim bozukluğunu arttırır (dalgalanma).

Başlıca Belirti ve Bulguları Algı Bozuklukları : Varsanı ve yanılsama sık. En çok görsel ve taktil. Hafif olgularda kişi farkedebilir. Bellek Bozukluğu : Değerlendirilmesi güçtür. Yakın bellek bozuklur, yeni bir şey öğrenemez. Hastalık dönemine ait amnezi olabilir. Uyku - Uyanıklık Döngüsünde Bozukluk : İlk çıkan belirtilerden. Genellikle tersine döner. Hasta, gece uyanık ve ajite, gündüz ise sakindir. Uyku sırasında kabuslar görülebilir.

Başlıca Belirti ve Bulguları Düşünce Bozuklukları : Akışı artmış veya azalmış, çağrışımlar dağınık, amaca varamaz (dezorganize). Perseverasyon sık. Paranoid içerikli hezeyanlar olabilir. Duygulanım Bozuklukları : Hallüsinasyon (varsanı) ve hezeyanlara (sanrı) eşlik eden duygudurum bozuklukları. En sık anksiyete, korku, irritabilite, kızgınlık, öfori ve apati. Bazen katastrofik anksiyete.

Başlıca Belirti ve Bulguları Davranış Bozuklukları : Psikomotor aktivite artışı ya da azalması görülür, ardısıra karma özellikler de bulunabilir. Hiperaktif hastalar; huzursuz, ajite, eksitedirler. Hipoaktif hastalar; sessiz, sakin, uykulu, kayıtsız, hareketsizdirler. Depresyonla karıştırmamak gerekir.

Başlıca Belirti ve Bulguları Nöropsikiyatrik Belirti ve Bulgular : Motor beceri kusurları. Kaba hızlı tremor, bir kısmında EEG bozukluğu Otonom Bozukluklar : Solukluk, ateş, terleme, taşikardi veya bradikardi, hipotansiyon veya hipertansiyon, bulantı, kusma, ishal veya kabızlık. Psikiyatrik belirtilerle birlikte otonom sistem belirtileri ilk önce deliryum ihtimalini düşündürmelidir.

Seyir Deliryum farkedilmeyecek derecede hafif ya da ölümle sonlanacak derecede ağır olabilir. Huzursuzluk, anksiyete, irritabilite, uyku bozuklukları gibi prodromal belirtiler olabilir. Ancak bu belirtilerle bir deliryum tablosunun gelişeceğine karar vermek güçtür. Genellikle akut başlar, hasta şaşkın görünümdedir, anlamsız, amaçsız hareketler gösterir.

Ayırıcı Tanı (Nelerle Karışır?) Demans, Depresyon, Şizofreni, Konversiyon, Dissosiyatif ve Yapay bozukluk

Tedavi Altta yatan etkenin tedavisi Semptomatik tedavi: Ajitasyon Sanrı/varsanılar Yapılmaması gereken: Aşırı sedasyon (konfüzyon)

Destekleyici Tedavi : Bakım, çevre düzenlemesi, sıvı-elektrolit bozukluğu tedavisi, vitamin eksikliklerinin yerine konulması ve hijyenik önlemler. Uyaran eksikliği /fazlalığı olmamalı Bulunduğu oda loş ya da fazla aydınlık olmamalı. Saat - takvim, radyo, aile resimleri vb bulunmalı. İhtiyaç duyulursa refakatçi bulundurulmalı. Tıbbi personel her seferinde kendisini tanıtmalı ve ne yapacaklarını açıklamalıdır. Sıkı gözlem, yaralanmalardan korunmalıdır

Yapısal Açısından Değişik Bilinç Durumları 1. Demans (bunama) Beyinde yapısal bozulma sonucu bilinç bozulur; düş benzeri durum, bilinç sislenmesi olabilir 2. Stupor Beynin beslenmesi ya da oksijenlenmesi bozulunca ortaya çıkar; çevreden habersizdir Düşünme, algılama ve uygun tepki verme gibi işlevler bozulmuştur (ör. CO zehirlenmesi)

Yapısal Açısından Değişik Bilinç Durumları 3. Koma Beynin ağır hasar görmesi sonucu olur; en derin bilinç bozukluğudur Bilinç kapalıdır, kişi anlamlı yanıt veremez; ağrılı uyaranlara refleks yanıt verir. (ör. kafa travması) Bazen kişi oturabilir, hatta yürüyebilir ama bilinçli değildir (koma vijil)

Demans Tanım: Çeşitli nedenlere bağlı olarak ortaya çıkan özellikle bellek, yargılama, soyut düşünce, dil gibi çoğul kognitif defisitlerle ve kişiliğin bozulmasıyla karakterize bir sendromdur.

Demans Bilişsel alanda bozukluklar: öğrenme, bellek, lisan, sorun çözme, yönelim, algı, dikkat ve konsantrasyon, yargı, sosyal yetenekler Kişilik değişikliği ve davranış belirtileri Günlük yaşam aktivitelerinde bozulma Bilinç bozukluğu olmamalı

Klinik tablo Bilinçte bozulma olmaksızın bilişsel işlevlerde bozulma: bellek, zeka, öğrenme, problem çözme, dil, yönelim, algı, dikkat, konsantrasyon, yargılama, motor beceriler Zaman içinde kişilik değişimi ve sosyal becerilerde de azalma gösteren, ilerleyici bir biçimde kötüleşen klinik bir tablodur Demans doğrudan bir hastalık olmayıp çoğu zaman (Alzheimer'de olduğu gibi) farklı bozuklukların en önemli belirtisidir.

Temel Özellikleri Bellek, yargılama bozuklukları Soyut düşüncenin bozulması Premorbid kişilikte sapma ya da abartı. Serebral disfonksiyon bulgularının varlığı.

DSM-IV Tanı Ölçütleri Aşağıdakilerden A ve B maddelerinin bulunmasıyla belirli. A. Çoğul kognitif yetersizlik gelişmesi. 1. Bellek bozukluğu. 2. Aşağıdakilerden birinin ya da her ikisinin bulunması. a. Afazi (lisan bozukluğu b. Apraksi (motor işlevlerde bozukluk olmamasına karşın motor etkinleri yerine getirememe) c. Agnozi (Duyu işlevlerinde bozukluk olmamasına karşın nesneleri tanıyamama ya da tanımlayamama) d. Yönetsel işlev bozukluğu (planlama, organize etme, sıraya koyma, soyutlama) B. Kognitif fonksiyonlardaki bozulmaların bireyin, toplumsal ve mesleki işlevselliğini belirgin derecede etkilemesi. C. Öykü, fizik muayene ya da laboratuvar bulgularından elde edilen verilere göre etyolojiyi ortaya koyabilecek genel tıbbi durumlardan birinin sonucu olduğuna ilişkin kanıtların varlığı (Ör: HIV enfeksiyonu, Parkinson, hipotiroidi, vitamin eksikliği gibi). D. Bunların sadece deliryumun gidişi sırasında ortaya çıkmaması.

En Sık Görülen Demans Nedenleri Dejeneratif (Yozlaştırıcı) Alzheimer hastalığı (%65) Pick hastalığı Parkinson hastalığı Lewy cisimcik hastalığı Vasküler (Damarsal) nedenler Vasküler demans (%20) Karma tip (Alzheimer + Vasküler)

Tipleri Kortikal demans Bellek, dil, yer oryantasyonu ve kişilik etkilenir Alzheimer Hastalığı tipi örnek Subkortikal demans Uyanıklık, dikkat, motivasyon etkilenir Psikomotor gerilik, bellek kusurları, duygulanım HIV, Huntington, Parkinson

Vasküler Demans Beyin damarlarının hastalığı sonucu gelişir. Özellikle öyküde hipertansiyon veya diğer kalp hastalıkları olan erkek hastalarda yaygındır. Nörolojik bulgular bulunabilir. Bilişsel işlevlerde basamak tipi bozulma dikkat çeker. Alzheimer tipi demansa göre ani başlangıçlıdır

Bilişsel Belirtiler Tüm bilişsel alanlarda yıkım görülebilir En belirgin yıkım bellekte Yeni bilgileri öğrenme yeteneğinde kayıp Dikkati toplama ve sürdürme kaybı Karar verme güçlüğü Yönelim bozukluğu Agnozi, afazi, apraksi Demans tipine göre seyir

Erken Belirtiler Yakın zamandaki olayları, konuşmaları hatırlamaz. Eskileri hatırlama sorunu yoktur Eşyalarını sık sık kaybeder. Tekrarlayıcı sorular sorar. Eşyaları kullanma becerisi bozulur. Para hesabında zorlanır Kişileri içinde bulunduğu yer ve zamanı karıştırabilir Kişilik ve duygulanımında değişiklikler fark edilebilir

Seyir Demanslar genellikle sinsi başlar, yavaş ilerler ve gittikçe kötüleşir. Bazen tamamen geri döner veya duraklar. Bazıları (kafa travması vs) ani başlayabilir. Erken, orta ve geç dönemlerde farklılıklar gösterebilir. Klinik ilerledikçe bilişsel, sosyal ve mesleki işlevsellikteki yıkımın şiddeti ile nörolojik defisitlerin ortaya çıkışı paralellik gösterir.

Muayene GÖRÜŞME AİLE FERTLERİNDE BİRİ İLE BİRLİKTE YAPILMALIDIR Unutuyor mu? Neleri unutuyor? Ne zamandır var? Nasıl başladı ve ilerledi? Günlük yaşamını etkiliyor mu? Ek hastalık belirtileri var mı? Varsanı,depresyon, düşünce bozukluğu Başka fiziksel bir hastalığı var mı? İlaçları neler? Ailede başka demans hastası var mı?

Demansta görülen psikiyatrik belirtiler: Başlangıç dönemi: Uyku bozuklukları, somatik yakınmalar, anksiyete ve depresif belirtiler, kayba bağlı katastrofik reaksiyonlar, akşam huzursuzluk artışı: güneş batması fenomeni Orta dönem: Perseverasyon, teğetsellik ve çevresellik görülebilir. İleri dönem: Yer, zaman, kişi yönelimi bozulur. Sistematize olmamış hezeyanlar, sosyal geri çekilme, özbakım bozuklukları, görsel varsanılar olabilir.

Genel Görünüm : Demansın derinliğiyle ilişkili. Ağır olgularda kişisel hijyen bozulur, özensiz, savruk görünüm. Çevreye karşı ilgi azalır ve ilişki kurmak zor olabilir. Konuşma bozuklukları görülebilir. Geliş ya da getiriliş biçimi de farklılıklar gösterebilir. Bazen süpheciliği, bazen çeşitli davranış bozuklukları sebebiyle getirilirken, birçok hastada fiziksel yakınmalar ön planda olabilir.

Düşünce : Akışı yavaşlar, içeriği fakirleşir. Soyut düşünce bozulur: atasözlerini açıklayamaz, farklılık ya da benzerlikleri izah edemez. Kuşkuculuk, ilerledikçe sanrılar çıkabilir. Duygulanım : Erken dönemlerde sıklıkla anksiyete, irritabilite ve depresyon görülür. İlerledikçe sığlaşır. Ani öfke patlamaları ve panik düzeyine varan anksiyete Kimi hastalarda zaman zaman çoşku ve taşkınlık kimilerinde ise durgunluk, ilgisizlik

Kişilik ve Davranış Bozukluğu : Hastalık öncesi özellikler abartılır veya sapma gösterir. (ör. hafif kıskanç ve kuşkucu ise paranoid/psikotik özellikler gösterir; temiz, titiz, düzenli olan bir kişi, savruk/pasaklı; sessiz, durgun bir kişi, ileri derecede konuşkan ya da cimri birisi ileri derecede cömert olabilir). Kişilikteki değişiklikler, zaman zaman seksüel sapma ya da çalma, açık saçık teklifler yapmak gibi dürtü kontrol bozuklukları gösterebilir.

Bilişsel işlevler Bilinç : Genellikle açıktır. Yönelim: Başlangıçta normaldir. Önce zamana daha sonra yer ve kişilere karşı yönelim bozulur. Hastalar evindeki odasını şaşırır, yakınlarını tanıyamaz. Dikkat: Genel olarak dağınıktır. Bellek: Bellek bozukluğu demanslar için belirleyici ve en erken görülen bulgulardandır. Yeni bilgileri kaydetme, depolama ve hatırlama bozulur. Gittikçe ilerler. Genel olarak eskiye ait anıları anlatma eğilimindedir.

Ayırıcı tanı Depresyona bağlı pseudo-demans: Depresyon, gece değişiklik göstermemesi, bellek kaybından sıkıntı duyma, Deliryum: Ani başlaması, kısa sürmesi, dalgalanma göstermesi ve bilinç bulanıklığı ile ayrılır. Şizofreni: farklı düzeylerde bilişsel bozukluklar görülse de düşünce bozuklukları daha ön plandadır. Normal yaşlanma: Yaşlılıkta hafif bellek sorunu izlenebilir. Ancak bunlar demanstaki kadar kişinin sosyal hayatını ve kişiler arası ilişkilerini bozmaz.

Deliryum-Demans ayrımı Deliryum Bilinç bozukluğu Ani başlangıç Göreceli sabit seyir Sanrılar sistemsiz Dikkat bozukluğu belirgin Altta yatan neden var Demans Bilinç bozukluğu yok Başlangıç genellikle sinsi Seyir kronik, ilerleyici Sanrılar görece sistemli Bellek bozukluğu belirgin Bir başka neden yok

75

76

Tedavi İlk basamak oluş nedenine yönelik tedavidir İkinci basamak destekleyici ve semptomatik tedavidir (depresyon, anksiyete ajitasyon, davranış bozuklukları, uykusuzluk ve psikoz) Burada koruyucu önlemlerin alınması da önem taşır.