Çocukluk Çağı Göz Kapağı Hastalıkları



Benzer belgeler
GÖZYAŞI SİSTEMİ ve HASTALIKLARI

PEDİATRİK YAŞ GRUBUNDA EPİFORA VE ENDOSKOPİK DAKRİYOSİSTORİNOSTOMİ

Doğumsal nazolakrimal kanal tıkanıklığı tedavisinde sondalama yönteminin etkinliği ve zamanlaması

ÇOCUKLUK ÇAĞI KAPAK VE LAKRİMAL SİSTEM HASTALIKLARI PEDIATRIC EYELID AND LACRIMAL SYSTEM DISEASES

GÖZ KAPAĞI HASTALIKLARI. Yrd.Doç.Dr.Şeyhmus ARI Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı

DO UMSAL NAZOLAKR MAL KANAL TIKANIKLI INDA MASAJ TEDAV S SONUÇLARI

Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm

GÖZ KAPAĞI HASTALIKLARI

Konjenital Ptozis: Histopatoloji ve Okulomotor Sistem Özellikleri

Pediatrik Göz Tümörleri Prof. Dr. Halit Pazarlı

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ

CERRAHİ SONRASI YUMUŞAK DAMAK DEFEKTLERİNİN PROTETİK REHABİLİTASYONU. Yavuz ASLAN* Mehmet AVCI** ÖZET

Spondilolistezis. Prof. Dr. Önder Aydıngöz

KLİNİĞİMİZDE YAPILAN PTOZİS. AMELİYAT SONUÇLARI ve BAŞARIYI ETKİLEYEN FAKTÖRLER

ENDOSKOPİK DAKRİYOSİSTORİNOSTOMİ SONUÇLARIMIZ

ORBİTA ORBİTA KİTLELERİ 1- LAKRİMAL BEZ KİTLELERİ: - Lenfoid prolefilasyonlar - Epitel kökenli iyi ya da kötü huylu tümörler

BİR OLGU NEDENİYLE CLEIDOCRANIAL DYSOSTOSIS

Konjenital Nazolakrimal Kanal Tıkanıklığının Tedavisi

Dr Gökhan ORCAN, Dr Figen PALABIYIK, Dr Zeynep YAZICI Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Radyolojisi Bilim Dalı, Bursa

Epilepsi nedenlerine gelince üç ana başlıkta incelemek mümkün;

GELİŞİMSEL KALÇA DİSPLAZİSİ PROGNOZU VE GÖRÜNTÜLEME. Dr. Öznur Leman Boyunağa Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Radyoloji Bilim Dalı

Kas Dokusunun Gelişimi. Doç.Dr. E.Elif Güzel

PERİFERİK ARTER HASTALIKLARINDA SEMPTOMLAR. Dr. İhsan Alur Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi AD, Denizli

Patogenez Bronşektazi gelişiminde iki temel mekanizma rol oynar

Skolyoz. Prof. Dr. Önder Aydıngöz

GÖZ HASTALIKLARI. Çocukluk Çağı. Opr. Dr. Filiz AKYOL

Onur Yaya, Nedime Demir Deveci*, Ayşe Feyza Önder* Özgün Araştırma / Original Article. Özet. Abstract. DOI: /haseki.1864

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ İSTANBUL TIP FAKÜLTESİ FİZİKSEL TIP VE REHABİLİTASYON ANABİLİM DALI PEDİATRİK REHABİLİTASYON BİRİMİ

Şaşılık cerrahisi onam formu

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU)

KRANİYO - FASYAL CERRAHİ (CRANIOFACIAL)

EBSTEİN ANOMALİSİ. Uzm. Dr. İhsan Alur

Ektropion Düzeltilmesinde Etkin Bir Yöntem: Kuhnt Szymanowski Tekniğinin Smith Modifikasyonu

Alt Göz Kapak Rekonstrüksiyonundaki Klinik Deneyimlerimiz ve Rekonstrüksiyon Yöntemlerin Karşılaştırılması

ÖN ÇAPRAZ BAĞ ZEDELENMELERİ

Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi)

SUTURASYON UMKE.

SÜT ÇOCUKLARINDA UZUN SÜRELİ PERİTON DİYALİZİNİN SONUÇLARI

Mehmet Sait Doğan, Selim Doğanay, Gonca Koç, Süreyya Burcu Görkem, Abdulhakim Coşkun

diastema varlığında tedavi alternatifleri

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Romatoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 28 Haziran 2016 Salı

MENİSKÜS ZEDELENMELERİ

KLİNİĞİMİZDE PTOZİS CERRAHİSİ UYGULANAN HASTALARDA FARKLI AMELİYAT TEKNİK VE MATERYALLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Amaç: Temel refraksiyon açıklaması ve myopi, hipermetropi ve astigmatizmatizma izahıve nasıl düzeltilebildiklerini anlatmak.

ADEZİV KAPSÜLİT FZT NAZMİ ŞEKERCİ

Göğüs Cerrahisi Hakan Şimşek. Journal of Clinical and Analytical Medicine

GÖZ HASTALIKLARI ANABİLİM DALI ASİSTAN EĞİTİM PROGRAMI

PREMATÜRE RETİNOPATİSİ Dr Alparslan ŞAHİN Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın

Paratiroid lezyonlarında USG ve Sintigrafinin Karşılaştırılması

Anestezi Uygulama II Bahar / Ders:9. Anestezi ve Emboliler

Dakrosistoselin Prenatal Tanısı

LEVATOR KAS FONKSİYONU ZAYIF GÖZLERDE SİLİKON ÇUBUKLAR İLE FRONTALE ASKI CERRAHİSİ

Anatol J Clin Investig 2013;7(2): GÖZ KAPAĞI PİTOZİSİ EYELID PTOSIS. Harun ÇAKMAK, Derya BURAN KAĞNICI, Tolga KOCATÜRK

ORTODONTİ ANABİLİM DALI

Göbek Fıtığı Nedir. Göbek Fıtığı Nedir:

ÜST GÖZ KAPAĞI TAM KAYIPLARINDA FRĠCKE FLEP ĠLE ONARIM*

HEREDİTER SFEROSİTOZ. Mayıs 14

T.C. HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GÖZ HASTALIKLARI ANABİLİM DALI

Sınıf II Div 1 Anomaliler ve Tedavi Prensipleri

Kalp Kapak Hastalıkları

Trikoryonik Triamniyotik Üçüz Gebelikte Monofetal Cantrell Pentalojisi

Rektovaginal fistül perianal fistül kategorisinde ele alınan bir hastalıktır ve barsak içeriğinin vagenden gelmesi ile karakterizedir.

LENFÖDEM ERKEN TANI VE ERKEN TEDAVİ GEREKTİREN BİR HASTALIKTIR!

PELVİS KIRIKLARI. Prof. Dr. Mehmet Aşık

EKSTANSÖR TENDON YARALANMALARI. Prof. Dr. Mustafa HERDEM ORTOPEDİA Hastanesi ADANA

Giriş. Anatomi. Anterior kompartman BACAK YARALANMALARI. Tibia. Fibula

D E F O R M İ T E L E R İ

CERRAHİ Üreteropelvik Bileşke Darlığı (UPD) Abdurrahman Önen FEBPS, FAAP-U, FEAPU

Doğumsal Nazolakrimal Kanal Tıkanıklığı ve Effüzyonlu Otitis Media Birlikteliği

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım

Motor Nöron ve Kas Hastalıkları. Uzm Dr Pınar Gelener

Bu amaçları yerine getirebilmek için genetik danışmanın belli basamaklardan geçmesi gerekir. Bu aşamalar şunlardır:

GÖZ ACİLLERİ. II-Çift görme. III-Travma. IV-Ani görme kaybı. I-Kırmızı göz. A.Sebepleri. 1. Bakteriyel konjonktivit. 2. Alerjik konjonktivit

KLİNİĞİMİZDE TANISI KONMUŞ HOLOPROSENSEFALİLİ FETUSLARIN SONUÇLARI

Administrator tarafından yazıldı. Cumartesi, 16 Haziran :16 - Son Güncelleme Cumartesi, 16 Haziran :25

MENOPOZ. Menopoz nedir?

GEBELİKTE SİFİLİZ. Dr. Mustafa Özgür AKÇA Bursa Yüksek İhtisas E.A.H. Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği

Yüz Felci (Fasiyal Palsi)

Endometriozis. (Çikolata kisti)

Omurga-Omurilik Cerrahisi

MEME KANSERİ TARAMASI

Penetran Göz Yaralanmaları

Ektopik Gebelik. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK

PERİNATAL HERPES VİRUS İNFEKSİYONLARI. Uzm.Dr.Cengiz Uzun Alman Hastanesi Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları

Arka Vitreus Dekolmanı, Retina Yırtıkları ve Latis Dejenerasyonu (İlk ve Takip Değerlendirmesi)

VENTRAL İNDÜKSİYON ANOMALİLERİ

Levator Aponevroz Cerrahisi

Refraksiyon kusurlarının gözlük ile düzeltilmesi. Hipermetropinin tedavisi

MAKSİLLER ANTERİOR SEGMENTAL OSTEOTOMİ İLE KLAS II ANTERİOR OPEN-BİTE TEDAVİSİ. Orhan GÜVEN*, Ahmet KESKİN**, Adnan ÖZTÜRK*** ÖZET

Onkoplastik meme cerrahisi ve yenilikler

Gebelik ve Trombositopeni

Multipl Endokrin Neoplaziler. Dr. Tuba T. Duman-2012

ENDOSKOPİK ENDONAZAL DAKRİYOSİSTORİNOSTOMİ VE BİKANALİKÜLER SİLİKON TÜP ENTÜBASYONU

Prof. Dr. Ferit Çiçekçioğlu, Yrd. Doç. Ertan Demirdaş, Yrd. Doç. Dr. Kıvanç Atılgan

A.B.D de her yıl yaklaşık spontan pnömotoraks vakası geliştiği rapor edilmektedir İnsidansı henüz tam olarak bilinmemektedir

VIII. FAKTÖR XII EKSİKLİĞİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU BÖLÜM ULUSAL TANI VE TEDAVİ KILAVUZU 2013

Comparison of Endolaser Dacryocystorhinostomy and External Dacryocyctorhinostomy Results

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI

VUR de VCUG Ne Zaman, Kime?

Transkript:

Çocukluk Çağı Göz Kapağı Hastalıkları Lale KÖZER BİLGİN İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Göz Hastalıkları Anabilim Dalı, İstanbul Çocukluk çağında görülen kapak hastalıklarının bir kısmı doğumsal bir kısmı edinsel hastalıklardır. Doğumsal kapak bozuklukları nadir olmakla birlikte gözün korunması, çocuğun yüz görünümünün düzeltilmesi ve görmenin sağlanması açısından önemlidir. Genellikle intrauterin hayatta embriyolojik gelişim bozukluğu sonucu oluşurlar. Kriptooftalmi Kapak kıvrımının tam gelişme yetmezliğidir. Nadir görülür. Cilt kesintisiz olarak gözün üzerinden, alından yanağa uzanır. Kapak cildi genellikle gözün defektif (malforme) korneası ile harmanlanmışdır. Kaş, palpebral aralık, kirpik ve konjonktiva kısmen veya tam olarak oluşmaz. Globun ön segment adneksleri kısmen gelişerek birleşir. Tek yada çift taraflı olabilir. Geçiş otozomal ressesifdir, Diğer anomalilerle birlikte olur. Kriptooftalminin tam (komplet), parsiyel kriptooftalmi ve konjenital simblefaron olarak 3 morfolojik tipi tanımlanır. 1-3 Kriptoftalminin patogenezi tam bilinmez. Histopatolojik olarak glob mikroftalmikdir. Ön segment belirgin olarak disorganizedir. Arka segment daha iyi korunmuştur. Tedavisi: Tam kriptooftalminin rekonstrüksiyonu zor ve başarısızdır. Gözkapağını yeniden yaratmak için cerrahi sırasında 4 fonksiyonel kapak tabakası yeniden yapılmalıdır. Mikroblefaron ve Ablefaron Mikroblefaron kapağın vertikal kısalığıdır. Hafif vertikal kısalıktan kolobom ve hatta kapağın yokluğuna kadar farklı tipleri oluşabilir. Ablefaron kapağın tam oluşmamasıdır (Resim 1). Muhtemel patolojik mekanizma primer kapak plisinin yetersizliğidir. Mezodermal ve ektodermal oluşma defektidir. Mikroblefaron korneanın keratinizasyonu ve açıkta kalmasına yol açar. Bir çok olguda entropium oluşur. Tedavi: Eğer glob normal ise tedavi globu korumaya yönelikdir. Hafif olgularda lubrikanlar yeterli olur. İleri olgularda cerrahi uygulanır. 1,3-4 Konjenital Kapak Kolobomu Konjenital kapak kolobomu embriyolojik bir yarılma olup kapak kenarının primer defektidir. Göz kapağına birlikte gelen ektoderm veya mesodermin (fetal tabakalar) migrasyonundaki bir yetmezlik kapak kenarında ayrılmaya neden olur. Defektin kenarı yuvarlaktır ve konjonktiva ile örtülüdür. Kapakta tam kat küçük bir çentikten kapağın tam yokluğuna kadar farklı şekilde olabilir (Resim 2). Genellikle üst kapakta isole olarak oluşur. Tipik olarak iç ve orta 1/3 kapak parçasının birleşme yerinde oluşur. Alt kapakta ise 1/3 dış ve orta parçanın birleşme yerinde görülür. Kolobom damak yarığı, lakrimal anomaliler, dermoidler ve diş defektleri gibi Parsiyel kriptoftalmide cerrahi başarılıdır. Konjenital simblefaronda yapışıklar açılır. Resim 1: Ablefaron Resim 2: Bir gözde tam kriptooftalmi diğer gözde kapak kolobomu 50 Klinik Gelişim

L. KÖZER BİLGİN konjenital anomalilerle birlikte de olabilir. Kolobomu bir sendromla birlikte ise herediter faktör vardır. İsole ise yoktur. Kolobom ile birlikte görülen sendromlardan en sık karşılaşılan Goldenhar sendromunda (Okuloaurikulo vertebral displazi) yüz anomalilerin çoğu unilateraldir ama %10 olguda bilateral olur. Kolobom oluş etiyolojisi kesin bilinmemekle birlikte bir çok teori ileri sürülmüştür. Kolobomda göz kuruma yönünden gözlenmeli ve korneayı korumak amacıyla lubrikanlar (suni göz yaşları) çok sık aralıklarla kullanılmalıdır. Genellikle kolobom defekti iyi tolere edilir. Kapak kolobomu cerrahisi korneanın açıkta kalmasına bağlı keratit gelişmedikçe acil değildir. Kolobomun ideal cerrahi zamanı 6-12 ay arasıdır. Bir çok olgu kapak dokusunun elastikiyeti artsın diye 2-3 yaşına kadar bekletilebilir. 1,5-8 Ankiloblefaron Alt ve üst kapak kenarlarının konjenital yapışıklığıdır. Palbebral aralığın kısalmasına yol açar. En sık dış açıda oluşur. Ankiloblefaron genetik özellik taşır ama sebebi veya mekanizması tam bilinmez. Nadir bir türü kapaklar arası bantların uzandığı ankiloblefaron filiforme adnatum dur (Resim 3). Tedavi: Cerrahidir. Kapakların birbirinden ayrılmasıdır. 1,3,9 Konjenital Ektropium Kapak kenarının dışa dönmesidir (Resim 4). Kapağın ön laminasının vertikal kısalığıyla oluşur. Genellikle alt kapakta görülür. Ektropium lateral kısımda daha belirgindir. Nadiren isole olarak oluşur. Bazen konjenital göz kapağı sendromuna (blefarofimozis) eşlik eder. Mikroftalmi, buftalmi ve orbita kistleri ile birlikte olabilir. Konjenital ektropiumun bir varyansı yeni doğanda bilateral üst kapak eversiyonudur (Resim 5). Levatora yapışan orbital septumun yetersizliği, ön lamelin vertikal eksikliği ve orbikularis hipotonisi düşünülen patofizyolojik mekanizmalardır. Doğum travmasının eversiyonu başlattığı düşünülür. Zamanla kendiliğinden düzelebilir. Kornea irritasyonu varsa acilen 48-72 saat sıkı bandaj yapılması everte kapakların düzelmesi için yeterli bir başlangıç tedavisidir. Konservatif tedavi ile düzelmezse cerrahi yapılır. Tedavi: Hafif konjenital ektropium tedavi gerektirmez. Eğer horizontal gevşeklik varsa horizontal kısaltma yapılır. 1,5 Konjenital Entropium Kapak kenarının tamamının içe dönmesidir (Resim 6). Tarsın distal kısmının kıvrılması veya içe dönmesiyle oluşur. Konjenital entropium son derece nadirdir. Aile- Resim 3: Ankiloblefaron filforme adnatum Resim 5: Üst Kapak Eversiyonu Resim 4: Ektropium Resim 6: Alt kapakta entropium Klinik Gelişim 51

2012; 25: 50-55 sel olabilir. Alt ve üst her iki kapağı tutabilir. Pretarsal orbikuler adele liflerinin hipertrofisi ve tars eksikliği gibi farklı patofizyolojik mekanizmalar ile oluşur. Konjenital entropiumda kapak kenarı epiblefarondan farklı olarak içe dönüktür. Böylece kirpikler kornea hasarına neden olurlar. Entropium semptomları akıntı, epifora olduğu için konjenital dakriyosistit ile ayırıcı tanı yapılmalıdır. Tedavi: Primer konjenital entropium da korneayı korumak için acil cerrahi yapılır. 1,9-10 Üst kapağın konjenital entropiumu: Vertikal kink(tarsal kink) yada üst kapağın tarsal katlanması konjenital entropiumun bir şeklidir. İntrauterin hayatta üst tarsa gelişir. Kapak kenarının direkt yönü globa doğrudur. Bebek üst göz kapağı arkaya eğimli ve açık doğar. Ekseriya üst tars 180 derece kıvrılmıştır. Orijini net bilinmez. Kornea tehdit altındadır. kornea ülserasyonu ile sonuçlanır. Küçük katlanmalar tarsın elle çekip düzelterek açılması ve 1-2 gün sıkı basınçlı bandaj ile düzelir. Daha şiddetli olgularda tarsın cerrahisi uygulanır. Epiblefaron Kirpiklerin vertikal pozisyonda durmasına izin veren horizontal cilt kıvrımının varlığı ile karakterizedir. Bundan dolayı kapak kenarı globa göre normal pozisyondadır. Sıklıkla sadece altkapakta oluşur (Resim 7). Pretarsal cild ve adele kapak üzerine biner ve kirpikler globa doğru döner. Kirpiklerin kornea irritasyonu iyi tolere edilir. Resim 7: Epiblefaron Ekseriya aileseldir. Daha çok asya ırkında ve bilateraldir. Epiblefaron hayatın ilk yıllarında burun köprüsünün büyümesi ile yani yüz kemiklerin farklılaşmasıyla kendiliğinden düzelmeye meyillidir. Tedavi: Genellikle tedavi gerektirmez. Lubrikanlar verilir. Nadiren mekanik keratit geliştiğinde cerrahi gerekir. Euryblefaron Horizontal palpebral fissurun primer simetrik geniş olmasıdır (Resim 8). Genellikle alt kapağın temporal kısmında oluşur. Tutulan kapakların horizontal uzaması ve vertikal kısalmasıyla birliktedir. Kapak açıklığı lateral kantal tendonun aşağıya doğru yer değiştirmesiyle anti mongol çekikliktedir. Kırpma refleksi zayıflar, glob zor kapanır ve lagoftalmi, korneanın açıkta kalmasına bağlı gelişen keratite neden olur. Herediterdir, otozomal dominant geçer. Tek başına olabilir. Tedavi: Hafif olgularda takiptir. Lubrikanlar kullanılabilir. Zamanla bu durum düzelir. Eğer semptomlar tedavi gerektiriyorsa tam kat fazla kapak uzunluğunun kısaltılması yapılır. 4,5 Epikantus İç kantusu konkav kaplayan buruna doğru vertikal olarak uzanan yarım ay şeklinde cilt kıvrımıdır. Cilt ve cilt altı dokunun aşırı kıvrımı veya gelişmemiş yüz kemikleri nedeniyle medial kantusda fazla deri birikimidir. Genellikle bilateraldir. Çocuklar esotropik (içe şaşılık) gibi görünürler. Bazı olgularda herediterdir. 4 tip epikantus tanımlanır. Epikantus inversus hemen daima konjenital göz kapağı sendromu (blefarofimozis) ile birliktedir (Resim 9). Özellikle blefarofimozis sendromu otozomal dominant geçer. Yüz kemiklerinin gelişimi epikantusu düzeltebilir. Tedavi: Epikantus inversus cerrahiyi gerektirir. İzole epikantusda cerrahi okul öncesi dönemde yapılır. 1,11 Telekantus Normal interpupiller mesafe ile birlikte interkantal mesafenin geniş olmasıdır (Resim 10). Ayırıcı tanısı hipertelorizm ile yapılmalıdır. Hipertelorizm orbitanın medial duvarları arasındaki mesafenin artmasıdır. Resim 8: Euryblefaron Resim 9: Epikantus ve blefarofimozis 52 Klinik Gelişim

L. KÖZER BİLGİN Telekantus ekseriya epikantus ve blefarofimozis ile birlikte olmasına rağmen tek başına da olabilir veya travma sonrası oluşur. 1,12 Distrikiasis Kirpikler dermal eklerdir ve kapak zeiss bezlerinin farklılaşması ile birlikte oluşur. Yüzey epiteli yağ bezleri ile ilgili yapıları (pilosebase) oluşturmak için kapak kenarı boyunca invajine olur. Ektodermin bazı invajinasyonu meibomius bezlerinin oluşumunda da oluşur. Distrikiazisde gelişimsel değişiklik pilosebase yapıların gelişim anomalisi sonucu meibomius bezi orifislerinden 2. bir sıra kirpik büyümesidir (Resim 11). Otozomal dominant farklı geçiş gösterir. Şaşılık, ptozis, damak yarığı, konjenital sağırlık, trisomi 18 ve mandibulofasiyal distosis ile birliktedir. Ekseriya iyi tolere edilir ve tedavi gerektirmez. Hasta semptomatik veya kornea irritasyonu varsa tedavi gerekir. Lubrikanlar ve terapötik kontakt lens faydalı olabilir. 2. sıra kirpik folüküllerinin çıkarılması için yarım kat kalınlıkta kapak rezeksiyonu yapılabilir. 1,13 Blefarofimozis Blefarofimozis kapak açıklığının horizontal yönde anormal darlığıdır ve bunun sonucunda iç kantus laterale deviye olur, epikantus inversus, blefaroptozis (kapak düşüklüğü) ve telekantus tetradı olarak klinik ve herediter özellikleri tanımlanmıştır (Resim 12). İleri derecede ptozis mevcuttur. Levator adalesi hipoaktif ve fibrotik olup çok az levator fonksiyonu ile uyumlu olarak üstündeki cilt düzdür ve üst kapak plisi oluşmaz Aşırı ptozisi kompanse etmek için baş geriye doğru, çene öne doğrudur. Blefarofimozisde horizontal kapak kenarı uzunluğu 25-30 mm den 18-22 mm ye kadar azalır. Epikantus inversus kıvrımları alt kapaktan orijin alır. İç kantusun üzerinden mediale ve yukarıya doğru uzayıp gider. Karankül ve plika semilunaris tam gelişmemiştir ve epikantus inversus kıvrımı altında kalırlar. Trikiazis bir çok olguda bildirilmiştir. Lakrimal sistem ekseriya etkilenir. Yüksek penetrasyonla otosomal dominant geçiş gösterir ve erkeklerde daha sık görülür. Sporadik olgular da fox Lx2 gen mutasyonu gösterilmiştir. Blefarofimozis sendromlu çocuklarda ambliyopi gelişme riski (%56.4) yüksektir. Tanı yüz ve kapakların görünümü ile kolaylıkla konur. Tedavininin amacı fonksiyonel kapakla birlikte daha normal bir görüntü elde etmenin yanı sıra ambliyopinin önlenmesidir. 1,14-16 Konjenital Dakriyosistit Lakrimal drenaj sisteminin konjenital tıkanıklığı yeni doğanların yaklaşık %6 sında mevcuttur ve genellikle hasner valvülünün yakınlarında kanalize olmamış bir membran nedeniyle oluşur. Bu membran spontan olarak veya konservatif tedavi yöntemleri olguların yaklaşık %90 ında kanalize olur. Konservatif tedavi yöntemleri olarak lakrimal kese masajı, kapak hijyeni ve topikal antibiyotikler kullanılabilir. 21-22 Konjenital nasolakrimal kanal tıkanıklığı klinikte epifora, kirpiklerin birbirine yapışması, tekrarlayan konjonktivit şeklinde bulgu verir ve tedavi edilmediği takdirde nadiren dakriosistit ve orbital selülite neden olabilir (Resim 13). Resim 10: Telekantus Resim 12: Blefarofimozis sendromu Resim 11: Distrikiasis Resim 13: Konjenital dakriyosistit Klinik Gelişim 53

2012; 25: 50-55 Konjenital nasolakrimal kanal tıkanıklığı olan çocuklarda konservatif tedavi olarak gözyaşı kesesi üzerine günde 3-4 kez masaj yapılır. Masaj yaparken dikkat edilmesi gereken en önemli nokta masaj yapanın parmağının hem alt hem üst punktumu kapatacak tarzda (punktumlar kapatıldığında kesedeki gözyaşı basınç etkisi ile nazolakrimal kanala geçer ve parmak ıslanmaz) kese hizasına çok kısa aralıklarla (2-3 saniye) bastırıp kaldırarak basınç uygulaması öğretililmelidir, bu işlemin en az 20 kere günde 3 kez yapılması önerilmektedir. Masaj ile sulanması geçmeyen ancak enfeksiyonu olmayan bebeklerde lakrimal yolun kendiliğinden açılacağı 1 yaşına kadar masaja devam edilmelidir. 21 Konservatif tedavi yöntemleriyle nasolakrimal kanalın açılmadığı çocuklarda primer tedavi yöntemi olarak çoğunlukla sonda-lavaj uygulanmaktadır. Bikanaliküler silikon nasolakrimal tüp uygulaması sonda-lavaj ın başarısızlığa uğradığı olgularda veya ikinci kez genel anestezinin potansiyel komplikasyonlarından kaçınmak amacıyla ilk cerrahi olarak lavaj ve sonda ile açılmayan olgularda uygulanabilir. 21,23-24 Ptozis Çocuklarda en sık görülen miyojenik ptozis tüm ptozis olgularının yaklaşık %60` ını oluşturur. Levator adalesindeki çizgili liflerin gelişme bozukluğuna bağlıdır. Elastik olmayan adale göz kapağını yeterince kaldıramaz. Bazı olgularda üst rektus adalesinde de zayıflığa bağlı olarak yukarı bakış kısıtlılığı da vardır (%16). Doğumdan itibaren mevcuttur. Karakteristik olarak kapak lateral S şeklinde düşük olup, tek veya iki taraflı olabilir (Resim 14). Levator adalesinin elastikiyetinin azalması nedeni ile aşağı bakışta kapak retraksiyonu ile göz kapaklarının tam olarak kapanamaması da diğer özelliklerini oluşturmaktadır. Birçok olguda aile öyküsü olmakla birlikte spontan mutasyon sonucu da görülebilir. Levator adalesindeki distrofi çoğunlukla izole olmakla birlikte aynı taraf üst rektus zayıflığı ile de birlikte olabilir. Beard konjenital distrofik ptozisi başlıca dört gruba ayırmıştır. 24 1. Normal üst rektus fonksiyonlu 2. Üst rektus zayıflığı ile birlikte olan 3. Blefarofimozis sendromlu 4. Marcus Gunn jaw-winking ptozisli olgular Marcus Gunn Jaw-winking ptozisi; kapak düşüklüğü ile birlikte sinkinetik kapak hareketleri mevcuttur. Resim 14: Ptozis Konjenital ptozislerin %2-6 sını oluşturur. Santral sinir sisteminde levator ile çiğneme kaslarını inerve eden fasialsinirin eksternal pterigoid kısmı arasında anormal sinir bağlantıları sonucu oluştuğu düşünülmektedir. Anomalinin supranükleer veya intranükleer olup olmadığı bilinmemektedir. Genellikle tek taraflı olup sıklıkla sol tarafı tutmaktadır. Emme konuşma, ve çiğneme sırasında çenenin karşı yana hareketi kapak retraksiyonu oluşur. Ptozis miktarı çene hareketleri ile artıp azalması karakteristiktir. Ayrıca çoçukluk çağında levator adalesini etkileyen nörolojik ptozis, kapak kitlesine bağlı mekanik ptozisde görülebilir. Konjenital ptozisli olgularda muayenenin tam olarak yapılabildiği zamanda yani 3-4 yaş civarında cerrahi onarım yapılmalıdır. Ptozisin çocuk okula başlamadan önce düzeltilmiş olması gerekir. Görme aksı tamamen örten kapak düşüklüğü doğumdan sonra tespit edilir edilmez ambliyopinin önlenmesi için düzeltilmeli ve yoğun ambliyopi tedavisi yapılmalıdır. Ptozis cerahisinde seçilecek cerrahi yöntem ptosis nedeninin kesin değerlendirilmesiyle seçilmelidir. Başarılı cerrahi seçiminde en önemli kriter levator fonksiyonudur. ve son derece dikkatli ölçülmelidir. ölçümdeki 1-2 mm lik bir farklılık bile yetersiz cerrahi seçimine neden olabilir. Genel olarak levator fonksiyonu iyi, orta, zayıf veya yok olarak 3 gruba ayrılır ve başlıca 3 tip ameliyat uygulanır. Levator fonksiyonu çok az veya yok ise frontal asma en iyi düzeltme yöntemidir, orta levator fonksiyonunda genellikle levator kısaltma ve ilerletilmesi önerilir. Levator fonksiyonu 12 mm den iyi ise direkt levator tamiri, minimal aponevrotik bağlama veya müller kısaltması yeterlidir. 24 Kaynaklar 1. Közer Bilgin L: Göz kapağının doğumsal anomalileri. Oküloplasti. Gözyaşı sistemi, göz kapağı, orbita. Türk Oftalmoloji derneği eğitim yayınları no1. 2003. 91-109 2. Flynn J T: Lid Disorders. zpeidatric Ophthalmology. Pediatric Ophthalmology and Strabismus. American Academy of Ophthalmology. Basic and clinical science course. 1989-1990. 15-19 3. Foster J A. Katowitz J A: Developmental eyelid abnormalities. Pediatric oculoplastic surgery (edi. Katawitz JA) Springer. 2002. 177-216 4. Bosniak S L-Congenital Euryblepharon. in Oculo plastic Orbital and Reconstructive Surgery. (edi. Hornblass A.) Williams. Wilkins comp. 1988. vol 1. 98-101 5. Közer Bilgin. L. Ektropium. 31. Ulusal oftalmoloji kurs kitabı 2011. 57-68 6. Carroll R P -Congenital Eyelid Coloboma. in Oculooplastic Orbital and Reconstructive Surgery. edi. Hornblass A. Williams. Wilkins comp. 1988. vol 1. 95-97 7. Bilgin LK, Yeniad B, Altı haftalık bir kız çocuğunda Mustard flebi ile doğumsal bilateral kapak kolobomu tamiri, T Klinikleri J Opthalmol 2009. 18, 192-195 8. Carroll R P -Congenital Eyelid Coloboma. in Oculooplastic Orbital and Reconstructive Surgery. edi. Hornblass A. Williams. Wilkins comp. 1988. vol 1. 95-97 9. Mustarde J C. congenital soft tissue deformities. in smiths opthalmıc plastic and reconstructive surgery. (edi. Nesi FA, Lisman RD. Levine MR. Brazzo B G, Gladstone GJ.) Mosby comp. 1998. 977-999 54 Klinik Gelişim

L. KÖZER BİLGİN 10. Katowitz J A: Congenital Anomalies. Eyelids. Orbits, Eyelids, and Lacrimal System. American Academy of Ophthalmology. Basic and clinical science course. 1989-1990. 148-166 11. Iliff WJ-Epicanthus. Congenital Defects. in Lids, Orbits, Extraocular Muscles. (edi; Beyer -Machule C, Von Noorden G). Georg- Thiema Verlag Stuttgart-NewyorkThiema -Stratton inc. Newyork. 1985. 1. 105-110 12. Uckelkorn R, Reim M.: A Family with Blepharophimosis, Ptosis, Epicantus inversus and Telechantus, Occurence of Hereditery Marker in Five Generations. Klin-Monatsbl-Augenheilkd. 1992. 201. 325-9 13. Nerad JA, Chang A-Trichiasis in Oculoplastic surgery: The essentials. (edi Chen W) P. Thieme. 2001. 67-73 14. Amoano T, Shibuya Y, Hayasaka B. Blepharophimosis, Ptozis, Enpicantus inversus, Telecanthus, Ambliopia, and Menstrual Abnormality in Sisters. Jap J Ophthalmology. 1995. 39. 172-176 15. Beaconsfield M, Walker J W, Collin J R-Visual Development in the Blepharohpimosis Syndome. Br. J. Ophthalmol. 1991. 75; 746-8. 16. Yeniad B, Bilgin LK- Blefarofimozisli hastalarda telekantüs-epikantüs ve ptozis tedavisinde iki aşamalı cerrahi T Oft Gazetesi 2010. 40 271-274 17. Katowitz J A, and Welsh M. G., Timing of initial probing and irrigation in congenital nasolacrimal duct obstruction, Ophthalmology. 1987. 94. 698 705 18. Buerger D G, Schaeffer A. J., Campbell C. B. andflanagan J. C: Congenital lacrimal disorders In: F. A. Nesi, R. D. Lisman and M. R. Levine, Editors, Smith s Ophthalmic Plastic and Reconstructive Surgery (ed 2.), Mosby, St Louis 1998. 649 660. 19. Nelson L B, Calhoun J H andmenduke J: Medical management of congenital nasolacrimal duct obstruction, Ophthalmology 1985. 92. 1187 1190. 20. Yagci A, Karci B andergezen F: Probing and bicanalicular silicone tube intubation under nasal endoscopy in congenital NLDO, Ophthal Plast Reconstr Surg 2000. 16, 58 61. 21. Yeniad B, Beginoğlu M, Bilgin LK, Keleş N: Konjenital nazolakrimal kanal tıkanıklığı olan olgularda monokanaliküler ve bikanaliküler tüp intübasyonu sonuçları, İTF Dergisi 2009. 72, 1-4 22. Ceylan K, Yuksel D S. Duman and Samim E: Comparison of two endoscopically assisted procedures in primary surgical treatment of congenital nasolacrimal duct obstruction in children older than 3 years: Balloon dilatation and bicanalicular silicone tube intubation, J AAPOS. 2006, 58-62 23. Lim CS, Martin F, T. Beckenham, R. G: Cumming, Nasolacrimal duct obstruction in children: Outcome of intubation, J AAPOS. 2004. 466-472 24. Bilgin LK, Yeniad B: The long term results of frontalis suspension using autogenous fascia lata in children with congenital ptosis under 3 years old, Plastic Surgery International 2010, doi: 10. 1155/2010/609462 Klinik Gelişim 55