Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği Doç.Dr.Tufan BAL 2.Bölüm Tarım Ekonomisi ve Politikası II Not: Bu sunuların hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.İ.Hakkı İnan ın Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği Kitabından Faydalanılmıştır.
Tarımsal Üretim Ekonomisi Ekonomi mikroekonomi ve makroekonomi olmak üzere ikiye ayrılır Mikroekonominin bir alt dalı olan firma teorisi ya da diğer adıyla üretim ekonomisi işletme yönetimi açısından önem taşır. Çünkü firma düzeyinde tarımsal üretimi gerçekleştiren işletme, tam rekabet piyasasında çalışan firma tanımına yakındır. 2
Tarımsal Üretim Ekonomisi 1- Azalan Verimler İlkesi (Faktör Ürün İlişkisi) 2- İkame İlkeleri Girdilerin İkamesi (Faktör Faktör İlişkisi) Ürünlerin İkamesi (Ürün Ürün İlişkisi) 3- Kısa Dönem Firma Kârı (Başa Baş Noktası) 4- Fırsat Maliyeti İlkesi 5- Eşit Marjinal Gelirler İlkesi 6- Karşılaştırmalı Avantaj Teorisi 3
1.Azalan Verimler İlkesi (Faktör-Ürün) 1.Sabit, Artan ve Azalan Verimler Sabit Verim: Üretim kaynaklarında artışla üretim artışının aynı oranda olduğunda, kaynaklar arasındaki ilişkiye sabit verim denir. Üretim Fonksiyonu : Y=f(X 1.X 2.X 3..X n ) 4 Y TÜ X
1.Azalan Verimler İlkesi (Faktör-Ürün) 1.Sabit, Artan ve Azalan Verimler Artan Verim: Üretim kaynaklarındaki artışa göre firmanın üretiminde daha yüksek oranda bir artış olursa, kaynaklar arasındaki bu ilişkiye artan verim denir. Burada üretim artarken ürün birimine düşen üretim maliyeti azalır. Üretimdeki artış oranı üretim kaynaklarındaki artış oranından düşükse, azalan verim söz konusu olur. Azalan Verimler Kanunu Amaç, karı maksimize eden optimum kaynak ya da girdi bileşiminin hesaplanmasıdır. 5
1.Azalan Verimler İlkesi (Faktör-Ürün) Tek bir değişken girdi ele alındığı zaman basit olarak ve şekil üzerinde açıklanabilmektedir. Değişken faktör sayısı üç iken çok boyutlu grafik kağıdı kullanarak en uygun girdi bileşimi saptanabilir. Üretimde kullanılan bütün kaynaklar değiştirildiğinde girdi-çıktı oranı değişmez. Ancak gerçek yaşamda girdi-çıktı oranları değişkendir. Değişken oranlardan ötürü bu ilişki «Değişken Oranlar Kanunu» olarak da adlandırılır. 6
1.Azalan Verimler İlkesi (Faktör-Ürün) İlişkinin fonksiyonu: Y = f(x 1 X.X 3..X n ) DEĞİŞKEN = SABİT Formülde: 7 Y :Elde edilen ürünün ya da çıktının fiziksel miktarı f() :Y değişkeninin bağımlılığını değişkenlerin fonksiyonu, ya da belirli X :Üretimde kullanılan kaynakları (girdileri), X n :Üretim fonksiyonundaki sonuncu girdidir, X 1 X 3 : Üretimde kullanılan kaynaklardır.
1.Azalan Verimler İlkesi (Faktör-Ürün) Fonksiyonun grafiği Toplam Ürün (TÜ) eğrisi olarak gösterilmiştir. Faktör-Ürün ilişkisine göre, diğer üretim girdileri miktarı sabit iken, bir tarımsal üretim faaliyetinde değişken faktör birimlerinin sayısı artırıldığında, üretimde artış görülür. Ama bu artış belli bir noktaya (büküm ya da dönüşüm noktası) kadar artan ve daha sonra azalan orandadır. Üretimdeki artışlar toplam ürün eğrisi tarafından belirlenir. Ürünün bir noktadan sonra azalan oranda artmasından dolayı faktör-ürün ilişkisine «Azalan Verimler Kanunu» denir. 8
1.Azalan Verimler İlkesi (Faktör-Ürün) 9
1.Azalan Verimler İlkesi (Faktör-Ürün) 10
1.Azalan Verimler İlkesi (Faktör-Ürün) Büküm noktasında marjinal ürün maksimumdur. Kısaca marjinal ürün, ilave edilen her bir birim değişken girdinin sağladığı ürün artışıdır. Çıktıdaki Değişim MÜ = Girdideki Değişim = TÜ = Y X 1 X 1 11
1.Azalan Verimler İlkesi (Faktör-Ürün) sembolü değişimi simgeler. Örneği değişken girdi düzeyi 0 birimden 5 birime çıktığında, toplam ürün 0 birimden 30 birime çıkmaktadır. Yani 5 birimlik girdi artışının sağladığı marjinal ürün 30 birimdir. Örnekteki değişken girdilerdeki artışlar 5 er birimliktir. Oysa marjinal ürün birim değişken girdiye karşılık ürün değişimi gösterdiğinden, dördüncü sütundaki değeler, toplam üründeki değişme miktarının değişken girdideki değişme miktarına, yani 5 e bölünmesiyle bulunan fiziksel verilerdir. 12
1.Azalan Verimler İlkesi (Faktör-Ürün) Marjinal ürün artarken toplam ürün artan oranda, azalırken azalan oranda artar. Üretimdeki artış, toplam ürünün maksimum olduğu noktaya kadar sürer. Bu noktadan sonra faktör birimlerinin artışı üründe mutlak olarak bir azalmaya neden olur. Üretim fonksiyonundan türetilen ortalama ürün (OÜ) çıktı miktarının girdi miktarına bölünmesiyle hesaplanır. Yani, ortalama ürün değişken girdinin birimine düşen ürün miktarıdır. Toplam ürün eğrisine orijinden çizilen doğruların eğilimleri ortalama ürünleri verir. 13
1.Azalan Verimler İlkesi (Faktör-Ürün) Söz konusu doğrulardan birisi toplam ürün eğrisine teğet olup, eğimi maksimumdur. Bu noktada ortalama ürün maksimumdur. OÜ = Çıktı Girdi = Y X 1 Toplam ürün arttıkça ortalama ürün de artar. Ancak bu artış, toplam ürün eğrisinde marjinal ürünün ortalama ürüne eşit olduğu noktaya kadar sürer. Marjinal ürün eğrisi ortalama ürün eğrisini bu eğrinin en yüksek noktasında keser. 14
1.Azalan Verimler İlkesi (Faktör-Ürün) Marjinal ve ortalama ürün eğrileri en uygun üretim bölgesinin saptanmasında rol oynarlar. 3.Bölgeden sonra toplam ürün azalmakta, 2.Bölgeye kadar ortalama ürün artmaktadır. 1. bölgede üründeki artış maliyetteki artışı karşılayacak düzeyde olduğundan, optimum girdi düzeyi 2. bölgede aranmalıdır. 15
1.Azalan Verimler İlkesi (Faktör-Ürün) Üretimde teknik etkinlik girdi/çıktı oranına göre tanımlanır ve bu bölgenin başında ya da sonundadır. Üretimde ekonomik etkinlik ile ilgili olan, X girdisinin uygulamadaki kullanım düzeyi, bu girdinin ve ürünün fiyatına bağlı olarak bu bölge içinde değişir. Faktör-Ürün ilişkisi Çizelge 2.1 deki örnekle daha iyi açıklanabilir Değişken faktör=gübre, Ürün=Buğday Buğday fiyatı=250000 TL/kg, Gübre fiyatı=200000 TL/kg Problem de en karlı buğday üretimi için kullanılması gereken gübre miktarının hesaplanmasıdır. 16
1.Azalan Verimler İlkesi (Faktör-Ürün) 17
1.Azalan Verimler İlkesi (Faktör-Ürün) Buğdaya hiç gübre verilmediği zaman (toprakta bitki besin maddesi olmadığı varsayımına göre) buğday alınamamaktadır. Verilen ilk gübre dozundan (5 kg) sonra dekara buğday verimi 30 kiloya, 10 kg gübre verildiğinde ise 105 kiloya çıkmaktadır. Toplam ürün, buğday miktarı 407 kg olunca maksimum düzeye ulaşmaktadır. Toplam ürünün maksimum olduğu noktada marjinal ürün sıfırdır. Bu noktadan sonra marjinal ürün negatif değer almaktadır. 18
1.Azalan Verimler İlkesi (Faktör-Ürün) Toplam ürünün maksimum olduğu noktadaki girdi düzeyi 50 da gübre düzeyindedir. Bu noktaya teknik (fiziki) optimum noktası denir. Çiftçinin kullanması gereken gübre miktarı, buğday fiyatı ile gübre fiyatına bağlıdır. Marjinal gelir, marjinal maliyetten yüksek olduğu sürece, kullanılan gübre miktarını arttırmak gerekir. Ekonomik etkinliği temsil eden gübre miktarına (ekonomik optium noktası) MG=MM iken, 45 kg gübre miktarı kullanılmaktadır. 19
1.Azalan Verimler İlkesi (Faktör-Ürün) 400 kilo buğday elde etmek için 40 kg gübre kullanılırken, 404 kilo buğday için 45 kg gübre kullanılmaktadır. Gübre tüketimi 40 kg dan 45 kg a yükselirken marjinal ikame oranı ( Y/ X) fiyat oranına ( F x /F y ) eşit olmaktadır. Bu aralıkta eşitlik sağlandığı için her iki faktör/ürün bileşiminin net gelirleri aynıdır. İktisat teorisi açısından MM=MG eşitliğinin sağladığı 45 kg lık gübre kullanımı ekonomik etkinliği sağlasa da, çiftçi açısından 40 ya da 50 kg gübre verdiğinde, buğday üretimi yükselir. Ama bu noktada marjinal gelir, (150000 TL) marjinal maliyetten (200000 TL) düşüktür. Bu nedenle gübre kullanımının 45 kg düzeyini aşması ekonomik değildir. 20
1.Azalan Verimler İlkesi (Faktör-Ürün) 21
1.Azalan Verimler İlkesi (Faktör-Ürün) Girdi fiyatı marjinal maliyete eşit olduğundan fiyat, satın alınan girdi miktarına göre değişmez. Bu nedenle, marjinal maliyet eğrisi yatay eksene paraleldir. MM=MG koşulu iki noktada sağlanmaktadır. Ekonomik optimum bulunduğu bölgede marjinal gelirin azalması ve ortalama gelirden düşük olması gerektiğinden, optimizasyon noktası 2. bölgede, yani 45 kg lık gübrenin kullanıldığı ve marjinal gelirin marjinal maliyete eşit olduğu noktadır. 22
1.Azalan Verimler İlkesi (Faktör-Ürün) Matematiksel olarak marjinal gelirin marjinal maliyete eşit olduğu noktanın hesabı yapılırken, buğday Y ile, değişken faktör X ile, X faktörü fiyatının (F x ), Y ürünü fiyatına (F y ) eşit olduğu nokta, ekonomik optimum noktasıdır. Y X = F x F y veya Y Fy=x*F x Sayısal örnek verilirse; 4/5=200000/250000 ya da 4*250000=5*200000 200000=200000 23
2.İkame İlkeleri Faktör-Faktör ve Ürün-Ürün ilişkisi olmak üzere iki açıdan ele almak gerekmektedir. Burada amaç kar maksimizasyonunu gerçekleştiren en düşük maliyetli girdi bileşimini bulmaktır. 1.Girdilerin İkamesi (Faktör-Faktör ilişkisi) Belirli bir verimi elde etmek için kullanılması gereken değişken üretim faktörlerinin en düşük maliyetli bileşimi hesaplanır. Soya ve mısır gibi iki çeşit yem (X 1 ve X 2 ) kullanarak belirli düzeyde ürün (Yumurta, Et, Süt etc..) 24
2.İkame İlkeleri Aşağıdaki örnekte iki yemin farklı besin değerlerine sahip olduğu ve bu nedenle birbirini değişen oranlarda ikame ettiği varsayılsın. Böyle bir durumda, bir yemin bileşimdeki miktar artırırken, diğerinin miktarı azaltılır. En düşük maliyetli yem bileşimi teorik olarak X 1 ve X 2 yemlerine ödenen son liraların marjinal verimlerinin birbirine eşi olduğu noktadır. Matematiksel olarak en düşük maliyetli bileşim yine marjinal ikame oranının fiyat oranına eşit olduğu noktadır. 25
2.İkame İlkeleri Matematiksel olarak en düşük maliyetli bileşim yine marjinal ikame oranının fiyat oranına eşit olduğu noktadır. 26 X 2 X 1 = FX 1 FX 2 ya da X 2 FX 2 = X 1 FX 1 Marjinal İkame Oranı (MİO): X1 faktörünün bir birim artışına karşılık feda edilen X 2 faktörünün miktarıdır. Çizelge 2.2 de verilen örnekte görüldüğü gibi MİO 5 den 0.2 ye düşmektedir. Fiyat oranı ise sabit olup, 2 dir. Çünkü X 1 yeminin fiyatı (100000 TL) X 2 yeminin fiyatının (50000 TL) iki katıdır. Fiyat oranı bir noktada marjinal ikame oranına eşit olmaktadır.
2.İkame İlkeleri 27
28 2.İkame İlkeleri 15 11 4 2 = 100000 50000 2 100000 = 4 50000 ya da 200000 = 200000 Bu noktada toplam maliyet 95000 TL dir. Üçüncü bileşimden sonra ise toplam maliyet arttığından, en düşük maliyetli girdi bileşimine X 1 yeminden 4 kg ve X 2 yeminden 11 kg kullanılınca ulaşılır. Şekil 2.4 de görüldüğü gibi, iki değişken girdi arasındaki marjinal ikame oranları ve fiyat oranları incelenmiştir.
29 2.İkame İlkeleri Eş ürün eğrisi, iki değişken girdinin değişik kombinasyonlarında çıktı düzeyinin sabit olduğunu gösterir. Yani eş ürün eğrisi üzerindeki bütün noktalarda çıktı düzeyi aynıdır. Eğim ise MİO na bağlıdır.
2.İkame İlkeleri Eşmaliyet doğrusu: Belirli miktarda para ile satın alınabilecek iki girdinin değişik miktarlarını gösterir. Eşmaliyet doğrusunu çizmek için toplam maliyeti tek tek yem fiyatlarına bölmek gerekir. En düşük maliyetli girdi bileşimi, iki eğrinin eğimlerinin eşit olduğu noktadadır. Eşürün eğrisinin eşmaliyet doğrusuna teğet olduğu noktada eğimler birbirine eşit olmaktadır. A noktasından eşmaliyet doğrusu üzerinde her iki yöne doğru gidildiğinde, iki girdi için yapılan harcama değişmese de, çıktı miktarı düşer. Şekil 2.4 de görüldüğü gibi, A noktasında 4 kg X 1 ve 11 kg X 2 girdisi kullanılmakta ve yem maliyeti minimum olmaktadır. 30
2.İkame İlkeleri 2.Girişimlerin İkamesi (Ürün-Ürün): Bu ilkede amaç, belirli ölçüde masrafla en karlı ürün bileşimine ulaşmaktır. Birbiri yerine yetiştirilebilen ürünler (ikame ya da rakip ürünler) kıt kaynaklar açısından yarışırlar. Ürün-Ürün ilişkisine göre, bir işletmede belirli düzeyde kaynakla üretilen ürünlerin en yüksek net geliri sağlaması gerekir. İlave edilen ürünün geliri (marjinal gelir) kaybedilen ürünün gelirine eşit olduğu noktada optimum ürün bileşimi bulunur. Bu noktaya kadar ilave edilen ürünün marjinal geliri üretimden vazgeçilen ürünün marjinal gelirinden yüksektir. Bu noktadan sonra ise feda edilen marjinal gelir kazanılan gelirden fazla olmaktadır. 31
32 2.İkame İlkeleri Örnek: Buğday (Y 2 ) ve ayçiçeği (Y 1 )gibi iki ürünü ele alalım. Buğdayın kilo fiyatı :280000 Ayçiçeğin kilo fiyatı:500000 Her iki ürünün de birim maliyetinin aynı olduğu varsayılmıştır.
33 2.İkame İlkeleri En karlı ürün bileşimine 2200 kg buğday ile 1450 kg ayçiçeği üretildiği zaman ulaşılmaktadır. Bu noktada iki ürünün marjinal gelirleri birbirine eşittir. Marjinal İlame Oranı MİO = Fiyat Oranı(FO) MİO = Y 2 ve FO = FY 1 = 800 Y 1 FY 2 450 = 500000 280000
34 2.İkame İlkeleri En karlı ürün bileşimini şekil üzerinde açıklayabilmek için, belirli düzeyde kıt kaynakla üretilebilecek iki ürünün değişik miktarlarını gösteren üretim olanakları eğrisi çizilmelidir. Teknik açıdan bu eğrinin her noktasındaki kaynak kullanım düzeyi aynıdır. Öte yandan, bu kaynaklarla elde edilen değişik ürün bileşimlerinin gelirleri farklıdır. O halde üretim olanakları eğrisi üzerinde en yüksek geliri veren ürün bileşiminin bulunması gerekir. Bunun için üretim olanakları eğrisine teğet olan eşit gelir doğrusu (eş gelir doğrusu) çizilmelidir.
3.Firmanın Kısa Dönem Üretim Kararı Bir firmanın kısa dönemde üretim kararı kar maksimizasyonu tarafından belirlenir. Marjinal gelir marjinal masraftan büyük olduğu sürece üretim artırılır. MG=MM da firmanın karı maksimumdur. 35
36 4.Fırsat Maliyeti (Alternatif Maliyet) İlkesi Bir üretim faktörünün ya da bir üretim faaliyetinin belirli bir alternatifte kullanılmasının maliyeti onun yakındaki en karlı alternatifte kullanıldığı zaman elde edilen gelirdir. Bu gelir bir masraf karakterinde olup, üretime alınan faaliyet tarafından karşılanmalıdır. Buna fırsat maliyeti ya da kardan (faydadan) kayıp ilkesi denir. Kısaca, feda edilen en karlı faaliyetin geliri üretime alınan faaliyetin fırsat maliyetidir.
37 4.Fırsat Maliyeti (Alternatif Maliyet) İlkesi Bir işletmede 6 dekarlık sulu arazide buğday (3 dekar) ve pamuk (3 dekar) yetiştiriliyor. Bu durumda veriler şu şekilde olsun; Buğday Pamuk Üretim Değeri (TL/da) 3 600 6 000 Değişen Masraf (TL/da) 1 500 2 800 Brüt Kâr (TL/da) 2 100 3 200
38 4.Fırsat Maliyeti (Alternatif Maliyet) İlkesi Pamuk üretimi dekara daha fazla kâr sağladığı için buğday üretiminin aleyhine olarak genişletilecektir. Bu genişleme, buğday üretim alanının daralması suretiyle yapılacağından, buğday üretiminin bir dekar azaltılması ile 2 100 TL lik bir faydadan kayıp söz konusu olacaktır. 3 200 2 100 = 1 100 TL Yani, pamuğun fırsat maliyeti, buğdayın brüt kârı olan 1 100 TL dir.
5.Eşit Marjinal Gelirler İlkesi Kaynaklar hangi alanda kullanılırsa kullanılsın bir kaynağın son biriminin marjinal geliri her alanda eşit olmalıdır. Yani kaynaklar marjinal gelirlerin eşitliğini sağlayacak şekilde girişimlere dağıtılmalıdır. Bu şekilde birim kaynak için en yüksek marjinal gelir elde edilir. 39
40 5.Eşit Marjinal Gelirler İlkesi Örneğin Çiftçi sahip olduğu 500 TL yi ilkeye göre alternatif alanlara yatırmalıdır? Sorusunun cevabı, bu parayı 100 er TL lik dilimler halinde değişik hayvancılık girişimlerine yatırabilmektedir. Birinci ve ikinci 100 TL dana besiciliğine, üçüncü 100 TL süt sığırcılığına yatırılmalıdır. Bu şekilde 500 TL yatırımın toplam geliri 1 milyon 45 TL yi bulur. Fırsat maliyeti bir kaynağın belirli bir üretim faaliyetinde kullanılmasının maliyetidir.
41 6.Nisbi Avantaj Teorisi Çiftçilerin ürün seçimi kararlarında yalnız fiziksel verimlerin rol oynamadığı, ekonomik faktörlerin ağırlıklı olduğu açıktır. Mutlak Kâr=GSÜD-ÜM Nispi Kâr =GSÜD/ÜM Üretim Faaliyeti Sonuçları Aydın İzmir Buğday Pamuk Buğday Pamuk GSÜD (TL/da) 970 2 050 850 2 400 ÜM (TL/da) 610 1 370 590 1 450 MK (TL) 360 680 * 260 950 * NK (TL) 1.59 * 1.49 1.44 1.65 *
42 6.Nisbi Avantaj Teorisi Uzmanlaşma ve Farklılaşma Bir çiftliğin toplam üretim değerinde bir girişimin payı %50 den yüksek ise, o işletme o konuda uzmanlaşmış işletme sayılmakta, işletmede üretime katkısı %10 dan yüksek olan birden çok girişim varsa, söz konusu işletme faaliyetlerini genişlettiğinden, farklılaşmış işletme kabul edilmektedir.
43 6.Nisbi Avantaj Teorisi Uzmanlaşma derecesi arttıkça işletmedeki risk de artar. Tam uzmanlaşmada tek bir girişim vardır. Uzmanlaşma arttıkça zarar etme ve iflas tehlikesi de artmaktadır. Bu sigorta ile karşılanır. Öte yandan, elverişli koşullarda uzmanlaşma işletme karını yükseltir. Risk ve belirsizlikler altında çalışan ve tarım sigortası yaptırma olanağı olmayan küçük çiftçiler uzmanlaşmadan kaçınarak, farklılaşmaya gitmeleri tarımsal gelirin azalma riskini hafifletir. Uzmanlaşma riskli olmasına karşın, işgücünden tasarruf sağlamakta ve işgücünün kıt olduğu ülkelerde tercih edilmektedir.
44 6.Mutlak ve Nisbi Avantaj Mutlak avantaj kıt kaynakların etkin kullanımı, yani verimlilik ile ilgilidir. Bir üründe belirli bir kaynak düzeyi ile elde edilen ürün miktarı bir bölgede diğerinden yüksek ise, o bölge bu üründe mutlak avantaja sahiptir. Aynı bölgede bir başka üründe belirli kaynakla üretilen ürün miktarı daha fazla olabilir. O takdirde, aynı bölge kendi içerisinde karşılaştırıldığında ikinci üründe nisbi avantaja sahiptir. Teoriye göre nisbi avantaj, mutlak avantajdan çok daha önemlidir.
45 İletişim Bilgilerim Doç.Dr.Tufan BAL Süleyman Demirel Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü, Isparta. e-posta: baltufan@yahoo.com http://tufanbal.net