Ekim nöbeti ve Mısır Tarımı

Benzer belgeler
Patates Tarımında Ekim Nöbeti (Münavebe) Uygulamaları

zeytinist

FİĞ TARIMI Prof. Dr. Mustafa TAN Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü ERZURUM

YULAF YETİŞTİRİCİLİĞİ

ANKARA TİCARET BORSASI AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ SEKTÖR ARAŞTIRMALARI RAPOR NO:2 ANKARA NIN AYÇİÇEĞİ (ÇEREZLİK-YAĞLIK) PROFİLİ

ULUSAL HUBUBAT KONSEYİ 2018 ÜLKESEL HUBUBAT REKOLTE DEĞERLENDİRME RAPORU

MISIR SEKTÖR RAPORU 2016

BUĞDAY YETİŞTİRİCİLİĞİ

MISIR TARIMI. Giriş. İklim ve Toprak İstekleri

Çizelge 1. Son On Yıllık Dönemde Türkiye Mısır Üretiminin Durumu (DĐE, Verileri).

Macar Fiği Neden Önemlidir? Hangi Topraklarda Yetişir?

TÜRKİYE DE MISIR TARIMINDA SON GELİŞMELER VE ÇEŞİDİN ETKİSİ. Burhan KARA

KONUYA GİRİŞ İnsanların toprağı işleyerek ekme ve dikme yoluyla ondan ürün elde etmesi faaliyetine tarım denir. BÖLGELERE GÖRE TOPRAKLARDAN YARARLANMA

2. Endüstri Bitkileri: 2.1. Yağ Bitkileri 2.2. Lif Bitkileri 2.3. Nişasta ve Şeker Bitkileri 2.4. Tütün, İlaç ve Baharat Bitkileri

MISIR DOSYASI. Türkiye`de mısır; yem, nişasta, glikoz, yağ ve son yıllarda biyoetanol üretiminde kullanılmaktadır.

Ziraat Mühendisi Ayşegül DEMİRÖRS

Tohum yatağının hazırlanması:

Patatesin Dünyadaki Açlığın ve Yoksulluğun Azaltılmasındaki Yeri ve Önemi

TARIMSAL DEĞERLERİ ÖLÇME DENEMELERİ TEKNİK TALİMATI

Sürdürülebilir Tarım Yöntemleri Prof.Dr.Emine Olhan Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi

Prof. Dr. Mustafa TAN Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü ERZURUM

DÜNYADA ve TÜRKİYE DE YEMEKLİK TANE BAKLAGİLLER TARIMI

SOĞAN YETİŞTİRİCİLİĞİ GİRİŞ:

Korunga Tarımı. Kaba yem açığının giderilmesinde, maliyetlerin düşürülmesinde etkili, kıraç topraklara ekilebilmesi ile üstün bir yem bitkisi.

ÖDEMİŞ İLÇESİNDE PATATES ÜRETİMİ, KOŞULLAR ve SORUNLAR

ULUSAL HUBUBAT KONSEYİ HAZİRAN ÜLKESEL BUĞDAY GELİŞİM RAPORU

Türkiye'de Toprakların Kullanımı

SERTİFİKALI BUĞDAY YETİŞTİRİCİLİĞİNİ YAYGINLAŞTIRMA PROJESİ

BUĞDAY PİYASALARI ve TMO

ĠKLĠM DEĞĠġĠKLĠĞĠ ve TARIM VE GIDA GÜVENCESĠ

ANKARA TİCARET BORSASI AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ SEKTÖR ARAŞTIRMALARI RAPOR NO:1 ANKARA NIN ASPİR BİTKİSİ PROFİLİ

KIRAÇ ARAZİLERE UYGUN ALTERNATİF BİR TAHIL TRİTİKALE YETİŞTİRİCİLİĞİ

BATI AKDENİZ BÖLGESİNDE TARLA BİTKİLERİ TARIMI. Akdeniz üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü, Antalya

Çevre Sorunlarının Nedenleri. Nüfus Sanayileşme Kentleşme Tarımsal faaliyet

GÜBRE TAVSİYELERİ Gübrelemenin Amacı, - Önce Toprak Analizi - Usulüne Uygun Toprak Örneği Alma

T.C. Samsun Valiliği İl Tarım Müdürlüğü. Silajlık Mısır Tarımı ve Silaj Yapımı

Yerfıstığında Gübreleme

TARIM SİSTEMLERİ 3. Nemli Tarım

ŞEKER PANCARI BİTKİSİNDE GÜBRELEME

Arpa (Hordeum vulgare L.) Bitkisinde Mikrobiyel Gübrelerin Çimlenme Üzerine Etkisinin Belirlenmesi. Çiğdem KÜÇÜK, Cenap CEVHERİ

TÜRKİYE DE TARIM ve HAYVANCILIK: SORUNLAR VE ÖNERİLER DOÇ.DR.BERRİN FİLİZÖZ

BİYOKÜTLE ENERJİ SANTRALİ BİOKAREN ENERJİ

PAMUK RAPORU Şekil-1 Pamuk ve Kullanım Alanları (Kaynak;

SUNUM PLANI. 1. Konya Tarımının Yapısı. 2. Desteklemeler

TANIMI VE ÖNEMİ Susam dik büyüyen tek yılık bir bitkidir. Boyu ( cm) ye kadar uzayabilir. Gövdeler uzunlamasına oluklu (karıklıdır) ve sık tüylü

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ

BAKLİYAT DOSYASI. 4 TÜRKİYE ABD 240 Kaynak: FAO

Türkiye`de Hububat Alanları

12. BÖLÜM: TOPRAK EROZYONU ve KORUNMA

ÇELTİK DOSYASI TÜRKİYE ÇELTİK EKİLİŞ ÜRETİM TÜKETİM VERİM

Acurun anavatanı hakkında kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak Anadolu, İran, Afganistan ve Güney Batı Asya anavatanı olarak kabul edilmektedir.

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ

YEMEKLİK BAKLAGİLLERİN EKONOMİK ÖNEMİ

Bölüm 8 Çayır-Mer alarda Sulama ve Gübreleme

Prof.Dr.İlkay DELLAL

Bölüm 2. Tarımın Türkiye Ekonomisine Katkısı

GAP Bölgesinde Yetiştirilen Bitkilerin Sulama Proğramları

Pamukta Muhafaza Islahı

SERA TARIMI VE ÖNEMİ

Dünyada 3,2 milyon tona, ülkemizde ise 40 bin tona ulaşan pestisit tüketimi bunun en önemli göstergesidir. Pestisit kullanılmaksızın üretim yapılması

TARLA BİTKİLERİ MERKEZ ARAŞTIRMA ENSTİTÜSÜ TESCİL YILI:

Türkiye'de Tarım. İnsanların toprağı işleyerek ekme ve dikme yoluyla ondan ürün elde etmesi faaliyetine tarım denir.

PAMUK TARIMI TOHUM YATAĞI HAZIRLAMA

Ege Sahil Kuşağına Uygun Kavuzsuz Yulaf Çeşidinin Geliştirilmesi Beslenme Yaklaşımı

Çizelge-1. Türkiye de Yağlık ve Çerezlik Ayçiçeği Ekim Alanı-Üretim-Verim

Ufuk TÜRKER* * A.Ü.Ziraat Fakültesi Tarım Makinaları Bölümü, Ankara uturker@agri.ankara.edu.tr

BROKOLĠ YETĠġTĠRĠCĠLĠĞĠ Gübreleme Organik madde oranı toprak analizi sonucunda 0-2 arasında ise ekim öncesinde dekara 1,5 lt gelecek şekilde Hum Elit

Soya Fasulyesi Yetiştiriciliğinde Gübreleme

YAĞ HAMMADDELERİ VE YAĞLI TOHUMLARA DEĞER BİÇİLMESİ

Sürdürülebilir Tarım Yöntemleri Prof.Dr.Emine Olhan Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi 1

Tarımsal Meteoroloji. Prof. Dr. F. Kemal SÖNMEZ 23 EKİM 2013

Dünya Mısır Pazarı ve Türkiye

ADANA İLİ TARIMSAL ÜRETİM DURUMU RAPORU

İNCİRİN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ. Yrd. Doç. Dr. Mehmet ZENGİN

YEMEKLİK TANE BAKLAGİLLERİN KALİTE BİLEŞENLERİ

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı 2012 YILI TARIMSAL DESTEKLER

YEM BİTKİLERİ ÜRETİMİNİN ARTIRILMASI OLANAKLARI

Türkiyede Bölgelere Göre Yetişen Ürünler

AHUDUDUNUN TOPRAK İSTEKLERİ VE GÜBRELENMESİ

AR&GE BÜLTEN. İl nüfusunun % 17 si aile olarak ifade edildiğinde ise 151 bin aile geçimini tarım sektöründen sağlamaktadır.

SÜT SIĞIRCILIĞI ve YONCA

Modern Biyoteknolojinin Tarımda Kullanımının Politik ve Ekonomik Yönden Değerlendirilmesi

AYÇİÇEĞİ TARIMI TOPRAK İSTEKLERİ Ayçiçeği yetişeceği toprak tipi yönünden çok seçici olmamasına rağmen organik maddece zengin, derin ve su tutma

1926

Tescil Edilen Çeşitlerin Uygulamaya Aktarılması Bilgi ve İletişim Formu

Van Gevaş Ekolojik Koşulların Da Bazı Nohut (Cicer arietinum L.) Çeşitlerinin İkinci Ürün Olarak Yetiştirilmesi

TARSUS TİCARET BORSASI 2017 YILI DANE MISIR DURUMU ŞAHİN MAHALLESİ 3294 SOKAK NO:1 / TARSUS

Arazi verimliliği artırılacak, Proje alanında yaşayan yöre halkının geçim şartları iyileştirilecek, Hane halkının geliri artırılacak, Tarımsal

Şeker Kamışı Sugarcane (Saccharum officinarum L.)

Buğday da Çökerten Hastalığı ve Mücadele Yöntemleri. Ocak 2013 Trakya Sunumu

KAHRAMANMARAŞ SEMPOZYUMU 1239 KAHRAMANMARAŞ'TA SEBZE TARIMININ MEVCUT DURUMU, PROJEKSİYONLAR VE ÖNERİLER

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ

Antepfıstığında Gübreleme

NİĞDE İLİNDE BUĞDAY ÇEŞİTLERİNİN YAYGINLIĞININ BELİRLENMESİ

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ

GÜNEYDOĞU ANADOLU BÖLGESİ ÜRETİM ALANLARI İNCELEME GEZİSİ RAPORU

2015 Ayçiçeği Raporu

Prof. Dr. Berna KENDİRLİ

Transkript:

Ekim nöbeti ve Mısır Tarımı BİTKİSEL ÜRETİMDE NEDEN MISIR? Mısır kullanımının en eski kayıtları Meksika dan elde edilmiştir. Burada bulunan en eski hasat edilmiş mısır sömekleri günümüzden 7200 yıl öncesine dayanmaktadır. Mısır bitkisi günümüzde önemli bir hububat (tahıl) olmasıyla birlikte gün geçtikçe endüstri ve enerji bitkisi olarak kullanım alanı genişlemektedir. Dünya nüfusunun giderek artmasına paralel olarak, tarım ürünlerinin de artması kaçınılmaz bir gerçektir. Dünya ve Türkiye de tarım üretimi içerisinde en fazla üretilen ürünlere baktığımızda buğday ve mısırı görmekteyiz. Son yıllarda üretim artışının mısırdan yana olduğu istatistiklerde görülmektedir. 2010-2011 yıllarında dünyada mısır üretimi 831 milyon ton iken, 2011-2012 yıllarında 876 milyon ton olmuş ve bu artışın 2020 lerde 1 milyon tona ulaşması tahmin edilmektedir. Türkiye de ise 2012 yılında 4.600 bin ton mısır üretilmiştir. 2013 yılında ise 4.950 bin ton mısır üretimi gerçekleşeceği tahmin edilmektedir. Mısırın kullanım alanlarının günümüzde giderek artmasının yanında yetiştiriciliğinin kolay olması, C4 bitkisi ve su kullanım etkinliğinin fazla olması diğer tahıllardan daha fazla ön plana çıkmasına sebep olmaktadır. C4 bitkisi olması günlük kuru madde üretim bakımından serin iklim tahılları ve diğer C3 bitkilerine göre iki kat daha fazla ürün vermesi mısırın önemini artırmaktadır. -Mısırın Kullanım Alanları Mısır dünyada büyük oranda (% 75-80) yem sanayinde kullanılmaktadır. Her türlü hayvan yemi için karbonhidrat kaynağıdır. İnsanlar içinde besin maddesidir. ABD ve Avrupa ülkelerinde mısır ekmek yerine, haşlanmış taze koçan halinde yenilerek yapılmaktadır. Taze koçanlardaki taneler dondurularak veya konserve olarak tüketilmektedir.

Mısır nişastasının kabarma özelliğinden dolayı buğday unu ile karıştırılarak pasta,börek çörek gibi besin maddeleri de yapılmaktadır. Ayrıca hazır çorba üreticileri tercihen mısır nişastasını kullanabilirler. Çünkü, mısır nişastası çok iyi su çekme ve kabarma özelliğine sahiptir. Patlak mısır, özellikle kış aylarında ve sinemalarda sevilerek tüketilen bir çerezdir. Tok tutucu ve mide asidini emici özelliğinden dolayı iyi bir diyet besindir. Özellikle sanayide önemi giderek artan mısırın, en başta nişasta üretimi yapılmakta, arta kalan embriyo kısmından mısır yağı üretilmektedir. Mısır şurubundan elde edilen sorbitol, light gıda ürünlerinde tatlandırıcı olarak kullanılmaktadır. Mısır yağı mevcut bitkisel yağlar içerisinde en hafif ve hazmı en kolay yağlardan birisidir. Bu nedenle yaşlıların ve özellikle kalp hastalarının beslenmesinde kullanılması önerilen önemli bitkisel yağlardan birisidir. Artan enerji fiyatları yüzünden bioenerji kullanımına yönelik çalışmalar yapılmaktadır. Özellikle nişastadan bietenol üretimi yapılarak araç yakıtlarına belirli oranda katılması son günlerin en önemli gündemini oluşturmaktadır. Özellikle hayvancılıkta kaba yem kaynağı olarak mısırın kullanılması, birim alandan diğer bitkilere göre daha yüksek miktarda ürün kaldırılması mısırın vazgeçilemeyecek bir tahıl olduğunun kanıtıdır. Mısır Tarımında Ekim Nöbeti Aynı tarla üzerinde farklı kültür bitkilerinin belirli sıra dahilinde birbirini takip edecek şekilde yetiştirilmesine MÜNAVEBE (Ekim Nöbeti) denir. Tarla tarımının en önemli kültürel uygulamalarından birisi ekim nöbetidir. Belirli bir tarladaki münavebe sistemine girecek bitkileri belirleyen başlıca faktörler; Bölgenin iklim koşulları Arazinin toprak yapısı Sulama imkanları Yetiştirilecek bitki türleri

Yabancı ot, hastalık ve zararlıların yayılma durumu Ulaşım, depolama ve pazarlama gibi ekonomik koşullardır. Bitki rotasyonundan (ekim nöbeti) amaç, farklı yıllarda uzun vadede üretimin artırılmasıdır. Ekim nöbetinin Avantajları: Erozyon azalır, Toprak yapısı iyileşir, Bitki besin elementleri ve su daha etkin kullanılır, Hastalık ve zararlıların kontrolü kolaylaşır, Yabancı ot kontrolü kolaylaşır, Tarımsal işgücü ve gelir dağılımı daha geniş kitlelere ve alanlara yayılır. İyi seçilmiş bir ekim nöbeti hastalık, zararlı ve yabancı ot yoğunluğunu azalttığı gibi toprak canlılığını derinlemesine arttırmak, toprağın çeşitli katmanlarından aynı derecede yararlanmak ve erozyonu önlemek gibi pek çok avantajları sağlayarak toprağın fiziksel ve kimyasal yapısını iyileştirmekte ve üretkenliği arttırmakta; sonuçta da yetiştirilen ürünün verimini yükseltmektedir. Yapılan ekim nöbeti çalışmalarında; sürekli mısır ekimine göre ekim nöbetinin tane verimini önemli oranda artırdığı belirlenmiştir. Güney Marmara Bölgesi nde yaygın olarak buğday-ayçiçeği şeklinde ikili ekim nöbeti sistemi uygulanmaktadır. Oysa; yoğun tarım yapılabilmesi için uygun iklim koşullarına sahip olan yörede, bu şekilde ikili ekim nöbeti sisteminin yıllardan beri yaygın olarak uygulanması ekim nöbeti konusunun ciddi bir şekilde ele alınmasını zorunlu hale getirmiştir. Ekim nöbetine alternatif ürünlerin alınmasıyla hem toprak verimliliğinin hem de karlılığın artacağı bir gerçektir. Özellikle sulama imkanı olan alanlarda ana ürün mısır veya silajlık mısır ekim nöbetine girdiğinde çiftçinin gelirinde ciddi artış sağlayacaktır. Baklagil bitkilerinin ekim nöbetindeki önemi oldukça büyük olmasına rağmen Güney- Marmara yöresinde baklagillere pek fazla yer verilmemektedir. Oysa birçok araştırıcı baklagillerden sonra ekilen tahılların veriminde önemli artışlar olduğunu ve bu artışın ön bitki olarak kullanılan baklagil türüne göre değiştiğini ileri sürmüşlerdir.

Toprağın derinlerine kadar giden köklere sahip olan bitkilerden sonra yetiştirilen mısırın koçan ağırlığında olduğu gibi tane veriminde de en yüksek değerler elde dilmiştir. Bu da bize toprağın yeteri kadar havalanması sonucunda kök kanalları ile oluşan boşluklardan mısırın yararlandığını ve buradaki bitki besin maddeleri ile suyu, bitkinin iyi değerlendirdiğini göstermektedir. Birçok zararlı böcek türü mısır bitkisinin değişik fenolojik dönemlerinde ortaya çıkarak mısırın değişik organlarında doğrudan veya dolaylı olarak zarara ve dolayısıyla ürün kayıplarına neden olmaktadır. Bu zararlılara karşı en etkili korunma yöntemi ekim nöbeti ile sağlanır. Mısır gibi topraktan fazla besin maddeleri kaldıran bir bitkinin, aynı tarlada yıllarca arka arkaya ve aynı verim düzeyini koruyarak yetiştirilemeyeceği, mısırın aynı tarlada 3 yılda bir, 4 yılda arka arkaya 2 yıl, 4 yılda 1 yıl yetiştirilebileceği değişik ekim nöbeti sistemlerinin bulunduğu ve bu ekim nöbeti sistemlerinin tümünde de en az 1 yıl bir yemeklik ya da yemlik baklagil bitkisinin ekim nöbetine alınması gerekir. Sulanan alanlarda, yeni tarım teknolojilerinin devreye girmesiyle tarımsal üretim değeri her geçen gün artmaktadır. Tarımsal üretim kaynaklarının yoğun kullanımı bazı sorunları da beraberinde getirmektedir. Özellikle sulanan alanların % 90-95 lik kısmında monokültür pamuk yetiştiriciliği, bazı hastalık ve zararlı problemleriyle birlikte toprak özelliklerinin de olumsuz yönde değişimine neden olmaktadır. Güney Doğu Anadolu Bölgeni agroekolojik koşulları, sulu tarımda diğer bölgelere göre daha sistemli ve planlı hareket edilmesini gerektirmektedir. Bölgede sıcaklık yaz aylarında önemli derecede artarken, hava oransal nemi de önemli derecede düşmektedir. Bu durum, buharlaşmayı artırmakta, aşırı ve bilinçsiz sulamalar, tuzlulaşma ve alkalileşme gibi önemli toprak sorunlarına neden olmaktadır. Diğer yandan, sulanan alanlarda artan mikrobiyolojik faaliyetler, toprak organik maddesini % 1 in altına düşürmektedir. Güneydoğu Anadolu Bölgesi sulu koşullarında, halen sürekli pamuk yetiştiriciliği oldukça yaygındır. Bu durum, bazı sorunları da beraberinde getirmektedir. Pamuk tarımının yeni başladığı alanlarda hiç pestisid kullanılmadan üretim yapılırken, günümüzde iki veya üç defa pestisid kullanılmaya başlanmıştır. Uzun süredir pamuk tarımı yapılan alanlarda çökerten ve solgunluk hastalığı oldukça yayılmıştır. Toprak kökenli hastalıkların yaygın olduğu alanlarda

pamuk ve konukçu olabilecek diğer ürünlerin yetiştiriciliğine ara vererek mısır bitkisini II. Ürün olarak ekim nöbeti içerisine koymak artık bir zorunluluktur. Güneydoğu Anadolu Bölgesi sulu koşullarında genellikle monokültür pamuk tarımı yapılsa da, gelecekte pamuk/kışlık hububat şeklindeki ekim sırası yaygınlaşacaktır. Bu sistemde, kışlık olarak yetiştirilen buğday, arpa, mercimek ve kolza gibi ürünlerin hasadı Haziran ayı ortalarına kadar bütün bölgede tamamlanmaktadır. Bölgede Ekim ayı sonuna kadar yazlık ürünlerin yetiştirilmesi için sıcaklıklar oldukça elverişlidir. Haziran-Kasım ayları arasında yaklaşık 4-5 ay gibi uzun bir sürenin ikinci ürün tarımıyla değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu dönemde, mısır, sorgum, sudanotu, soya, ayçiçeği, susam, börülce, fasulye gibi pek çok tarla bitkisini yetiştirmek mümkündür. Bu bitkilerden mısır, sorgum, sudanotu ve ayçiçeği topraktan fazla miktarda besin maddesi kaldırmakta, kendilerinden sonra gelen ürün için daha fazla gübre kullanımını gerektirmektedirler. Bu nedenle, anılan ürünlerin kışlık ana ürün olarak yetiştirilen mercimek ve kolza gibi ürünlerden sonra ekilmesi ve hasadından sonra kışlık ara ürün olarak yine bir baklagil ekilmesinde yarar vardır. Sürdürülebilir tarım için günümüzde en fazla üzerinde durulan biyolojik tarım sistemlerinin devreye sokulması, mevcut bilgi birikimi ve pazarlama koşullarından dolayı zordur. Bu nedenle, toprak özelliklerini iyileştiren, toprak organik maddesini ve azot içeriğini artıran baklagil ve buğdaygil yem bitkilerine ekim nöbeti sistemlerinde daha fazla yer verilmelidir. Adaptasyon çalışmaları da dikkate alındığında; pamuğun iki veya üç yılda bir ekim nöbetine alınması, pamuk ekiminden önceki kışlık ara ürün sezonunda toprak özelliklerini iyileştiren kışlık tek yıllık baklagil yem bitkilerine yer verilmesi gerekmektedir. Geniş yapraklıları konukçu olarak kullanan hastalık ve zararlıların arttığı alanlarda, mısır ana ürün veya II. ürün olarak ekim nöbetine alınmasında yarar vardır. Mevcut ekim nöbeti sistemleri içerisinde, özellikle de mısır-buğday yetiştirilen alanlarda söz konusu bitkilerden daha iyi verim alabilmek için, üreticiler yüksek miktarlarda azotlu gübre kullanmaktadırlar. Kullanılan fazla azotun bir kısmı yağışlarla ve sulama suyu ile kolayca yıkanarak yer altı suyuna karışmakta, bunun sonucunda da çevre ve su kirliliği ortaya çıkmaktadır. Aşırı ve bilinçsiz kimyasal gübrelemenin yarattığı bu olumsuzluklar dikkate alındığında, buğday-2.mısır yetiştirilecek bir alanda; toprağın gevşetilmesi, toprak yapısının iyileştirilmesi, toprağa azot ve organik madde kazandırılması için pratik olabilecek yöntemlerden en önemlisi ekim nöbetinde baklagil yem bitkilerinin yem veya yeşil gübre bitkisi olarak yetiştirilmesidir.

Organik madde eksikliği bitkisel üretimi tehdit eden önemli bir sorundur. Toprağın fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerinde gerileme ile toprak verimliliğinde düşüşler olur. Bunun sonucu çıkış yetersizliği, havasızlık, sulama ve toprak işleme sorunları, besin elementlerinin elverişsizliği olmak üzere bitkisel üretimde verimliliği sınırlandıran pek çok olumsuzluk ortaya çıkar. Topraklarda%3-5 civarında olması gereken organik maddenin %1 ler düzeyinde olması tüm mısır bölgelerinde sıkça görülmektedir. Sorunun çözümü için; ahır gübrelerinin uygulanması, yeşil gübreleme, bitki hasat artıklarının geri dönüşümünün sağlanması yoluna gidilmelidir. Çukurova Bölgesi nde II. ürün mısır tarımında özellikle zararlı böceklere karşı mücadelede tohum teknolojisi giderek önem kazanmaktadır. Çukurova Bölgesi nde II. ürün mısırdaki düşük verim ve ilaçlama maliyetinin yüksekliği, bu üründen elde edilen karı azaltmaktadır. Dünyada benzer sorunlar yaşayan ülkelerin bir kısmı transgenik çalışmalara yönelmişlerdir. Çukurova Bölgesi nde II. ürün mısır tarımında yaşanan benzer sorunların çözümünde transgenik tohumların etkileri merak edilmektedir. Bu yüzden, mısırda ve diğer tarım ürünlerinde transgenik bilimsel araştırmalara önem verilmelidir. Ülkemiz mısır ekiliş alanı son on yılda % 16,5 (652,784 ha), üretim ise %210 artış (5900 000 ton) sağlanmıştır. Son yıllarda ekiliş alanlarında yüksek verimli hibritlerin yer alması tane verim ortalamasını 500 kg/da dan 895 kg/da a kadar artmasını sağlamıştır. Mısır bitkisi diğer bitkilerden farklı olarak C4 bitkisi olması nedeniyle fotosentez kapasitesi çok yüksek seviyede bulunmasındandır. Bu özelliği ile atmosferdeki CO2 depolama ve ihtiyacı olduğunda kullanma yeteneği olduğundan birim alandan en etkili bir şekilde faydalanma özelliğine sahip bulunmaktadır. Bu durum verime önemli derecede yansıtmaktadır. Ülkemizde yeteri kadar sulama imkanına sahip olan yerlerinde mısır tarımı rahatlıkla yapılır. Çimlenmesi için optimum sıcaklık 18-21 C dir. 13 C nin altında çimlenme çok yavaşlar ve 10 C nin altında da hiç çimlenme gerçekleşmez. Mısır bir sıcak iklim tahılı olup, sıcaklık isteği oldukça fazladır. Yetişme sürecinde 20 C üzerinde olan yerlerde rahatlıkla yetişebilmektedir. En uygun yetişme sıcaklığı ise 25-30 C dir. Mısırın toprak seçiciliği yoktur. Ancak çok fazla kumlu ve hafifi su tutmayan topraklar mısır yetiştiriciliği için uygun değildir. Ülkemizin iklim ve toprak yapısına baktığımızda, mısır tarımının yapılamayacağı bölgemiz bulunmamaktadır. Ancak uygun olgunlaşma mısır çeşit üretiminin yapılması gerekmektedir.

Geççi çeşitlerin birinci ürün için, orta-erkenci ve erkenci çeşitlerin ise ikinci ürün olarak yetiştirilmesi daha uygundur. Üretimi yapılacak mısır çeşitlerini, Tarım bakanlığının web adresinden bakılarak öğrenilebilinir. Her yıl ülkemiz için bu tohum listesi güncellenilerek verilmektedir. Toprak hazırlığı, ekim sıklıkları ve yöntemleri, çapalama, sulama ve gübreleme, bakım işleri diğer sıraya ekilen bitkilere uygulanan yöntemler kullanılmakta, hatta tüm bu işlemler mekanizedir. -Mısırın su kullanım etkinliği Mısır ülkemizde yazlık olarak sulama yapılarak üretilen bir bitkidir. Mısır suyu serin iklim tahıllarına göre daha ekonomik kullanmaktadır. 1 g kuru madde üretmek için serin iklim tahılları 500-700 g su kullanırken, sıcak iklim tahıllarında bu 300-400 g dır. Fotosenteze etkili faktörlerden sıcaklık, serin iklim tahıllarında düşük, sıcak iklim tahıllarında yetişme dönemlerinde optimuma yakın olması nedeniyle, birim kurumadde için sıcak iklim tahılları daha az miktarda su kullanmaktadır. Ancak mısır, birim alandan daha fazla miktarda tane sap-saman ürettikleri için daha fazla suya ihtiyaç duymaktadırlar. Bunun yanında yazın daha fazla buharlaşma olacağından çok fazla sulama suya ihtiyaç duyacaktır. Fakat su kaynaklarının kısıtlı olduğu ülkemizde mısır tarımı için mutlak suya ihtiyaç vardır. Suyun etkin bir biçimde kullanılması gerekmektedir. Mısır Su Kullanım Etkinliği (WUE) değerleri aynı bölgede yetiştirilen pamuk ve fasulye gibi C3 bitkilerinin 2 katı kadardır. Bu yüzden yetiştirilecek ürünlerin doğru seçilmesi ve en uygun sulama yöntemi ve sulama programlarının oluşturulması esastır. Dünyada mısır tarımının yaygın olduğu ülkelerin başında ABD gelmektedir. Mısır Kuşağı olarak bilinen eyaletlerde mısır bitkisi yaygın olarak soya ile ekim nöbeti yapılmaktadır. Toprağın organik maddesini artırması ile birlikte soya bir baklagil bitkisi olması nedeniyle havanın serbest azotunu toprağa bağlayabilme özelliğine sahiptir. Uygun bakteri ırkı ile aşılanarak ekildiğinde soyanın toprağa bağladığı azotun arda gelen mısırın verimini artırdığı bilinmektedir. Azotlu gübre kullanımını azalttığından bu tür yetiştiricilik organik tarım yönünden de önem taşımaktadır.

Anavatanı Güney Amerika kıtası olmasına karşın günümüzde neredeyse dünyanın her tarafında yetiştirilen bir bitki olan mısırın ekim nöbeti içerisinde mutlak yer aldırarak silaj veya dane olarak ülkemizin neredeyse her bölgesinde yetiştirme imkanı bulunan bu bitkiden yararlanmamız gerekmektedir. Dünyada tarla bitkileri içerisinde en fazla araştırmaları yapılan bu bitkinin çok farklı iklim ve toprak isteklerine uygun hibrit çeşitlerinin bulunması ekim nöbeti içerisinde artı değer sağlamaktadır. Ayrıca insan ve hayvan beslenmesinde kullanımı yanında özelliklede endüstride (nişasta, glikoz ve yağ sanayii) ve biyo-etanol üretiminde kullanılması mısırın önemini gün geçtikçe artırmaktadır. Monokültür tarımı ülkemiz tarımını gerçeğidir. Trakya da ayçiçeği, İç Anadolu Bölgesinde buğday-arpa, Çukurova da buğday-2.ürün mısır tarımı monokültür örnekleri olup, monokültür tarımın o bitki türü için telafisi zor sorunları oluşturmaktadır. Akdeniz ve Güney Marmara da mısır tarımı sınıra ulaşmış olup, yer yer monokültür tarımın sorunları yaşanmaktadır. Karadeniz Bölgesinde coğrafik ve ekonomik nedenlerle mısır tarımında artış beklenilmemeli, azalmanın devam edebileceği düşünülmelidir. Güneydoğu Anadolu Bölgesinde sulanan alanların artışı ile ikinci ürün ekim potansiyeline bağlı olarak ekim alanları artacaktır. Ege Bölgesinde ikinci ürün ekim alanlarından tam olarak yararlanıldığı söylenemeyeceğinden, mısır ekim alanlarında artış devam edecektir. Orta Anadolu ve Geçit Bölgelerinin sulanan alanlarda alternatif ürün kapsamında mısır tarımı artmaya devam edecek, böylelikle monokültür buğday-arpa tarımının neden olduğu sorunlar hafifletilebilecektir. Bunlar bir araya getirilirse Ege, Güneydoğu ve Orta Anadolu Geçit Bölgelerinde mısır ekim alanları ve üretimde ciddi bir artışa beklenilmelidir. Son yıllarda Çukurova Bölgesinde mısırı Mart ayında sırta ekim yapmak sureti ile yetişme süresini uzatarak dekardan 1500-1700 kg dane ürünü alındığını bu nedenle buğday ekim alanlarının ciddi oranda azaldığını görmekteyiz. Sonuç olarak; Dünyada ve ülkemizde gerek tarım alanlarının son sınırına ulaşması hatta tarım alanlarının giderek tarım dışı kullanılması, gerekse nüfusun artması tarım ürünlerine olan talebi artırmaktadır. Mısırın çok geniş bir kullanım alanının olması ve giderek öneminin arttığı bir gerçektir. Yetiştiriciliğinin kolay olması, birim madde için daha az suyu kullanması ve C4 bitkisi

olması, ülkemiz coğrafya ve iklimi için vazgeçilmez bir üründür. Mısır bu talebi karşılayacak günümüzün en önemli sıcak iklim bitkisi konumundadır. Prof. Dr. Necmi İŞLER M.K.Ü. Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Mail: nisler@mku.edu.tr Farklı ekim nöbeti denemeleri Farklı ekim nöbeti denemeleri