TARIM İŞLETMELERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Benzer belgeler
Akın Pala,

TARIM ĠġLETMELERĠ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ (TĠGEM) HAYVANCILIK SEKTÖR RAPORU

Türkiye de hayvancılık sektörünün önündeki sorunları iki ana başlık altında toplamak mümkündür. Bunlar;

TARIM İŞLETMELERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ EYLÜL Bilgi Notu. 1 S a y f a.

BÜYÜKBAŞ-KÜÇÜKBAŞ HAYVAN VARLIĞI VE SÜT ÜRETİMİ MEVCUT DURUMU TÜRKİYE İZMİR KARŞILAŞTIRMASI

TEMEL ZOOTEKNİ KISA ÖZET KOLAY AÖF

Prof. Dr. Zafer ULUTAŞ. Gaziosmanpaşa Üniversitesi

TÜRKİYE DE SIĞIR YETİŞTİRİCİLİĞİ

ÇİFTLİK HAYVANLARINDA LİF ÜRETİMİ. 4. Hafta. Prof. Dr. Gürsel DELLAL

İLİMİZDE HAYVANCILIĞIN DURUMU

KONYA-EREĞLİ TİCARET BORSASI TÜRKİYE DE VE İLÇEMİZDE HAYVANCILIK SEKTÖRÜ SORUNLARI

Mehmet Halis BİLDEN Genel Müdür ve Yönetim Kurulu Başkanı

Irkların Sınıflandırılması

Simental sığır ırkının anavatanı İsviçre dir. Simental hem süt ve hemde etçi olmalarından dolayı kombine bir sığır ırkıdır. Dünyada bir çok ülkede

BÜYÜKBAŞ HAYVANCILIK ARAŞTIRMALARI ÇALIŞMA GRUBU. Önder SÖZEN Koordinatör

SÜT SEKTÖRÜNDE MEVCUT DURUM. Yusuf GÜÇER Ziraat Mühendisi İzmir İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü

AMASYA KÜÇÜKBAŞ HAYVAN YETİŞTİRİCİLİĞİ VE SORUNLARI

T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN DÜZCE

Sakız Koyunu. Prof.Dr.. Orhan KARACA. Adnan Menderes Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Zootekni Bölümü, AYDIN

TÜRKİYE ET ÜRETİMİNDE BÖLGELER ARASI YAPISAL DEĞİŞİM ÜZERİNE BİR ANALİZ

Islah Stratejileri ve Türkiye Ulusal Sığır Islah Programı

T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN BOLU

T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN GÜMÜŞHANE

Çukurova Bölgesi Sığır Yetiştiriciliğinin Yapısı. Prof. Dr. Serap GÖNCÜ

Türkiye de Simental Genotipinin Yaygınlaştırılması. Araş. Gör. Ayşe Övgü ŞEN Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi

Hayvan Gen Kaynaklarını Koruma Nedenleri

KOYUNCULUK. Koyun et, süt, yapağı, deri ve gübreleri ile insanlara ekonomik güç veren önemli bir hayvandır.

HALK ELİNDE KÜÇÜKBAŞ HAYVAN ISLAHI ÜLKESEL PROJESİ. Dr. Bekir ANKARALI Daire Başkanı

TÜRKİYE VE DÜNYADA KANATLI SEKTÖRÜNÜN GENEL DURUMU

TÜRKİYE DE TARIM ve HAYVANCILIK: SORUNLAR VE ÖNERİLER DOÇ.DR.BERRİN FİLİZÖZ

ANKARA KEÇİSİ. Yayılma Alanı : Ankara ili başta olmak üzere, İç Anadolu bölgesi ile Güneydoğu ve Doğu Anadolu bölgesinin bazı illeri

BVKAE

AKKARAMAN. Yayılma Alanı: Orta Anadolu ve komşu bölgeleriyle kesiştiği yerler

T.C...İLÇESİ SOSYAL YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA VAKFI BAŞKANLIĞI KOYUNCULUK PROJESİ

T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN KARABÜK

TİGEM ; Dünü, Bugünü ve Geleceği

önemli yer tutmaktadır. Çünkü Türkiye'nin coğrafi şartları, arazi durumu ve tarımsal ORTA ANADOLU'DA KOYUN YETİŞTİRiCİLİGİ VE EKONOMİK ÖNEMİ

Ulusal ve Uluslararası Mali Destekler Konferansı / ERZURUM

AYDIN İLİ DAMIZLIK SIĞIR YETİŞTİRİCİLERİ BİRLİĞİ OCAK 2016 KAYE EĞİTİM TOPLANTISI SEDA EMİNE PAYIK TEKNİK İŞLER ŞUBE MÜDÜRÜ

2023 E DOĞRU BARTIN TARIMI

ORGANİK MANDA YETİŞTİRİCİLİĞİ. Vet. Hek. Ümit Özçınar

KOYUNCULUK GAP TEYAP İHG

Çine Çaparı. Prof.Dr.. Orhan KARACA. Adnan Menderes Üniversitesi, Ziraat Fakültesi, Zootekni Bölümü, AYDIN

T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN BAYBURT

ULUDAĞ ÜNİVERSİTESİ VETERİNER FAKÜLTESİ TARIMSAL UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİNİN AMAÇ

Kaynak (1) Dr. Cemal ÇAKMAK

KONYA İL GIDA TARIM VE HAYVANCILIK MÜDÜRLÜĞÜ KIRSAL KALKINMA VE ÖRGÜTLENME ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ KERIM MUZAÇ

Koyun ve keçi sütü ve ürünlerinin üretiminde karşılaşılan temel sorunlar ile muhtemel çözüm önerileri

ULUSAL SÜT KONSEYĠ ARAġTIRMA VE DANIġMA KURULU SÜT SEKTÖRÜ 2010 YILI GENEL DEĞERLENDĠRME RAPORU 2.ÜLKEMĠZ SÜT HAYVANCILIĞINDA MEVCUT DURUM

T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN ELAZIĞ

Trakya Kalkınma Ajansı. Edirne İlinde Yem Bitkileri Ekilişi Kaba Yem Üretiminin İhtiyacı Karşılama Oranı

TARIM İŞLETMELERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Grafik-1: Avrupa Birliğinde Haftalık Dana Karkas Ortalama Fiyatları / 100 KG

Besi Hayvanları Pazarlama Politikası ve Canlı Hayvan Borsaları Komitesi. Sonuç Raporu

Bölüm 2. Tarımın Türkiye Ekonomisine Katkısı

SAYI : 3 ET ÜRETİM VE TÜKETİM ÜZERİNE SEKTÖREL ANALİZ

Damızlık İnek Seçimi. Zir. Müh. Zooteknist. Tarım Danışmanı Fatma EMİR

YEMEKLİK TANE BAKLAGİLLER ÇALIŞTAYI ( MERSİN) ÖZEL SEKTÖR AÇISINDAN SORUNLAR ÖNERİLER

İl başkanlarına hükümetin tarım politikalarını anlattı

BULDAN HAYVAN YETİŞTİRİCİLİĞİ

TÜRKİYE DE KÜÇÜKBAŞ HAYVAN YETİŞTİRİCİLİĞİ

AR&GE BÜLTEN 2016 OCAK-ŞUBAT SEKTÖREL SÜT SEKTÖRÜNE BAKIŞ

2013 YILI DESTEKLEME BİRİM FİYATLARI

En son istatistiki verilere göre Türkiye'de hayvan cinsleri itibariyle toplam süt üretimine ilişkin bilgiler aşağıda verilmiştir.

T.C. TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN ELAZIĞ

MANİSA TİCARET BORSASI

Dünyada ve Türkiye de Endüstriyel Süt İşleme

KIRMIZI ET SEKTÖRÜNÜN SORUNLARI ve ÇÖZÜM ÖNERİLERİ. Dr. Ahmet YÜCESAN Ulusal Kırmızı Et Konseyi Bşk. İSTANBUL 2014

2014 YILI SEKTÖR RAPORU

ÇİFTLİK HAYVANLARINDA LİF ÜRETİMİ. 5. Hafta. Prof. Dr. Gürsel DELLAL

SANAYİCİ GÖZÜYLE GIDA SEKTÖRÜ PANELİ KIRMIZI ET SORUNU

BİRLİĞİN KURULUŞU: 1995 yılında 13 kişi. Türkiye nin 2. Birliği.

İZMİR DE SÜT SEKTÖRÜNE BAKIŞ

Polonya ve Çek Cumhuriyeti nde Tahıl ve Un Pazarı

1. DÜNYADA DURUM... 3

ET VE ET ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ

Türkiye Sığırcılık Sektöründe Yetiştirici Birliklerinin Yeri

SAĞLIKLI HAYVANSAL ÜRETİM

Patatesin Dünyadaki Açlığın ve Yoksulluğun Azaltılmasındaki Yeri ve Önemi

T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN KİLİS

Tarım Sayımı Sonuçları

Birlikle el ele, Hayvancılıkta daha ileriye

Çifteler haralarıdır. Daha sonraları, imparatorluk sınırları küçüldükçe sınır dışında kalan bölgelerdeki insanlardan göç ederek gelenler buralara

2013 YILI TARIMSAL DESTEKLEMELER

TÜRKİYE DE HAYVANCILIK

talebi artırdığı görülmektedir.

BAFRA GENOTĐPĐNĐN ANKARA ŞARTLARINDA YETĐŞTĐRĐCĐLĐĞĐ

EMBRIYO TRANSFERIYLE BIR INEKTEN?100 BUZAGI ALINACAK

KOP BÖLGESİNİN ET ÜRETİM POTANSİYELİ

7 Haziran 2015 Seçim Beyannamesi TOPLUMSAL ONARIM VE HUZURLU GELECEK TARIM

Hüsamettin GÜLHAN T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı

Batı Anadolu ve Trakya da Melezleme ile Elde Edilen Yeni Koyun Tipleri

T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN KIRIKKALE

Bu yıl Çiftçi Kayıt Sistemine (ÇKS) dahil olan çiftçilere dekar başına 2,5 lira toprak analizi desteği verilecek.

Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü

HATAY TARIM VİZYONU

2014 YILI TARIMSAL DESTEKLEMELER

Çaldıran daha önceleri Muradiye İlçesinin bir kazası konumundayken 1987 yılında çıkarılan kanunla ilçe statüsüne yükselmiştir.

KONYA SÜT SEKTÖR RAPORU (Konya Süt Eylem Planı)

MUĞLA İLİ TARIM VE HAYVANCILIK ÇALIŞTAYI SONUÇ RAPORU

Transkript:

İçindekiler 1.GİRİŞ... 5 2. DÜNYADA HAYVANCILIK SEKTÖRÜNÜN GÖRÜNÜMÜ... 6 3.TÜRKİYE DE HAYVANCILIK SEKTÖRÜNÜN GÖRÜNÜMÜ... 8 3.1. Büyükbaş Hayvancılık Faaliyetleri... 9 3.2. Küçükbaş Hayvancılık Faaliyetleri... 12 3.3. Kümes Hayvancılığı Faaliyetleri... 13 4.TARIM İŞLETMELERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ (TİGEM) DAMIZLIK FAALİYETLERİ... 13 4.1. TİGEM in Kuruluşu... 13 4.2. TİGEM'in Kuruluş Amacı ve Faaliyet Konuları... 14 4.3. TİGEM de Hayvancılık Faaliyetinin Gelişimi... 15 4.4. TİGEM de Sığırcılık Faaliyeti ve Damızlık Dağıtımı... 17 4.5. TİGEM de Koyunculuk Faaliyeti ve Damızlık Dağıtımı... 21 4.6.Arıcılık Faaliyeti... 26 4.7.Diğer Hayvancılık Faaliyetleri... 27 4.7.1.Ceylan (Asya Ceylanı) Yetiştiriciliği... 27 4.7.2. Köpek Yetiştiriciliği... 27 4.7.3.Ankara Tiftik Keçisi Yetiştiriciliği... 27 5.SAFKAN ARAP ATI YETİŞTİRİCİLİĞİ... 27 5.1. Giriş... 27 5.2. Karacabey Tarım İşletmesi (Karacabey Harası)... 28 5.3. Sultansuyu Tarım İşletmesi (Sultansuyu Harası)... 29 5.4. Anadolu Tarım İşletmesi (Çifteler Harası)... 29 5.5. TİGEM Safkan Arap Atı Yetiştiriciliğinin Değerlendirilmesi... 30 2

Tablolar Tablo 1. 2009 Yılında Kişi Başına Düşen Günlük Protein Oranları... 6 Tablo 2. Yıllar İtibariyle Dünya Hayvan Varlığı (baş... 7 Tablo 3.Ülkelerin Et Üretimleri (ton)... 8 Tablo 4.Ülkelerin Süt Üretimleri (ton)... 8 Tablo 5. Yıllar İtibariyle Türkiye Hayvan Varlığı... 9 Tablo 6. Yıllar İtibariyle Dünya Hayvan Varlığı... 10 Tablo 7.Türkiye Sığır Varlığı... 11 Tablo 8.Türkiye Koyun ve Keçi Varlığı... 12 Tablo 9 TİGEM 2012 Yılı Irklara Göre Sığır Varlığı... 17 Tablo 10. 2011 Laktasyon Dönemi Süt Verimleri... 18 Tablo 11. TİGEM'in Sığır Varlığı ve Damızlık Dağıtımı... 19 Tablo 12.Yıllar itibariyle Büyükbaş Hayvancılık Üretimleri... 20 Tablo 13. TİGEM in Irklara Göre 2012 Yılı Koyun Varlığı... 21 Tablo 14.TİGEM in Yetiştiriciliğini Yaptığı Koyun Irklarının Özellikleri... 22 Tablo 15. TİGEM in Yıllar İtibariyle Damızlık Koyun Varlığı ve Damızlık Dağıtımı... 25 Tablo 16.Yıllar itibariyle Küçükbaş Hayvancılık Üretimleri... 26 Tablo 17. 2012 Yılı Keçi Sayıları (İşletme ve Irklar İtibariyle)... 27 Tablo 18.Yıllar itibariyle Tay Üretimleri... 28 Tablo 19. Karacabey Tarım İşletmesinin Atçılık Verileri... 29 Tablo 20. Sultansuyu Tarım İşletmesinin Atçılık Verileri... 29 Tablo 21. Anadolu Tarım İşletmesinin Atçılık Verileri... 30 Tablo 22. Koşan At Dağılımı... 31 Tablo 23. Türkiye ve TİGEM Satış Hasılaları* (TL)... 32 3

Grafikler Grafik 1. Kişi Başı Günlük Protein Oranları... 6 Grafik 2. Yıllar İtibariyle Dünya Hayvan Varlığı... 7 Grafik 3. Yıllar İtibariyle Türkiye Büyükbaş Hayvan Varlığı... 9 Grafik 4. Yıllar İtibariyle Türkiye Küçükbaş Hayvan Varlığı... 9 Grafik 5. Yıllar İtibariyle Dünya Büyükbaş Hayvan Varlığı... 10 Grafik 6. Yıllar İtibariyle Dünya Küçükbaş Hayvan Varlığı... 10 Grafik 7. 1991Yılı Türkiye Sığır Varlıkları... 12 Grafik 8. 2012 Yılı Türkiye Sığır Varlıkları... 12 Grafik 9. 1991 Yılı Türkiye Koyun ve Keçi Oranları... 13 Grafik 10. 2012 Yılı Türkiye Koyun ve Keçi Oranları... 13 Grafik 11. Sığır Irkları ve Oranları... 17 Grafik 12. Ülkelerin laktosyon Süt Verimleri... 18 Grafik 13. TİGEM in Yıllara Göre Büyükbaş Damızlık Dağıtım Sayıları... 19 Grafik 14. TİGEM in Irklara Göre Koyun Varlığı ve Oranları... 22 Grafik 15. TİGEM in Yıllar İtibari ile Damızlık Koyun Dağıtımları... 25 4

TARIM İŞLETMELERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ (TİGEM) 1.GİRİŞ Gelişen ve değişen dünyada insanoğlunun önemli ve değişmez sorunlarının başında yeterli ve dengeli beslenme gelmektedir. Bu olgu söz konusu olduğunda, hayvansal ürünler taşıdıkları biyolojik özellikleri nedeniyle vazgeçilmez ve diğer besin maddeleri ile ikame edilemez bir konumdadır. İnsanın büyümesi, gelişmesi ve sağlıklı kalabilmesinin yanı sıra, beyin gelişimi bakımından da önemli olan sekiz adet aminoasit, sadece hayvansal kökenli proteinlerde yeterli miktarda bulunmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre sağlıklı bir insanın vücut ağırlığının her kilogramı için günde 1 gr protein tüketmesi ve bunun da %42' sinin hayvansal kökenli olması gerekmektedir. Hayvansal besinlerdeki protein miktarları ette %15 20, balıkta %19 24, yumurtada %12, sütte %3-4, peynirde ise %15-25 dir. Yukarıda sayılan nedenlerden dolayı kırmızı et, beyaz et, süt, yumurta gibi hayvansal ürünlerin düzenli olarak tüketilmesi gerekmektedir. Ancak, ülkemizde tüketilen günlük protein miktarının %73 ü bitkisel kökenli gıda maddelerinden karşılanmaktadır. İnsanların yeterli ve dengeli beslenmesinde önemli rolü bulunan hayvancılık sektörü; ulusal geliri ve istihdamı artırmak, et, süt, tekstil, deri, kozmetik ve ilaç sanayi dallarına hammadde sağlamak, kalkınmaya katkıda bulunmak ve ihracat yoluyla döviz gelirlerini artırmak gibi önemli ekonomik ve sosyal fonksiyonlara sahiptir. Günümüzde Hayvancılık sektörü; yem sanayi, et ve mamulleri sanayi, süt ve mamulleri sanayi, dericilik ve tekstil sanayileri, veteriner ilaçları ve hayvancılık ekipman sanayileri vb bileşenleri yeni istihdam alanları yaratmakta, hayvancılığa girdi sağlamakta ve hayvansal ürünlerin işlenmesiyle katma değer yaratmaktadır. Ülkelerin gelişmişlik düzeylerinin belirlenmesinde kullanılan önemli kriterlerden birisi de kişi başına tüketilen hayvansal besin miktarıdır. Bu bağlamda hayvansal protein tüketimi ile kalkınma arasında sebep sonuç ilişkisinin var olduğu görülmektedir. Beslenme ihtiyacını kendi kaynakları ile karşılama hedefi ülkeleri hayvancılık sektörüne yönelik destekleme ve korumayı da içeren tarım politikaları oluşturmaya yöneltmiştir. Gelişmiş ülkeler ulusal üretimde istikrarı sağlamak amacıyla, bitkisel ve hayvansal üretimi daha rasyonel politikalarla desteklemektedir. Söz konusu ülkeler elde edilen üretim artışı ile aynı zamanda önemli bir dış satımcı ülke konumuna gelmişlerdir. 5

2. DÜNYADA HAYVANCILIK SEKTÖRÜNÜN GÖRÜNÜMÜ Başta et, süt ve yumurta gibi gıda maddeleri olmak üzere insanların önemli ihtiyaçlarını karşılayan hayvancılık, tarımın önemli alt sektörlerinden biridir. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre 2009 yılında tarım sektörü dünya gayri safi hâsılasının %3 ünü oluşturmakta, hayvancılık sektörü ise tarımsal gayri safi hâsılanın %37 sini oluşturmaktadır. Bu oran AB ülkelerinde %48, ABD de %44 iken gelişmekte olan ülkelerde %30 lar civarında kalmıştır. Dünya genelinde kişi başına ortalama günlük protein tüketimi 79 gram olup, bunun 31 gramı hayvansal kaynaklı proteinlerden karşılanmaktadır. Gelişmiş ülkelerde gelişmekte olan ülkelere göre kişi başına günlük protein tüketim miktarı iki kat artarken, proteinlerin hayvansal ürünlerden karşılanma oranları gelişmekte olan ülkelerde %20 civarındadır. Bu oran gelişmiş ülkelerde %65 lere kadar çıkmaktadır. Tablo 1. 2009 Yılında Kişi Başına Düşen Günlük Protein Oranları Ülke Toplam Protein (gr/kişi/gün) Hayvansal Protein (gr/kişi/gün) Oran (%) AB Ülkeleri 105 62 59 ABD 113 72 64 Afrika Ülkeleri 67 15 22 Dünya 79 31 39 Türkiye 106 28 26 Kaynak: (http://faostat.fao.org/site/609/default.aspx#ancor) Grafik 1. Kişi Başı Günlük Protein Oranları 6

Dengeli beslenmede önemi fazla olan gıdalardan 2009 yılı FAO verilerine göre dünyada her yıl kişi başına 42,0 kg et tedarikinin olduğu görülmektedir. Bu et tedarikinin 15,8 kilogramını domuz, 13,9 kilogramını kanatlı, 9,6 kilogramını sığır, 1,9 kilogramını koyun ve keçi, 0,8 kilogramını ise diğerleri oluşturmaktadır. Tablo 2. Yıllar İtibariyle Dünya Hayvan Varlığı Hayvan Türü 1970 1980 1990 2000 2010 2011 Sığırlar 1.081.641.464 1.217.018.356 1.298.403.239 1.314.760.564 1.428.636.207 1.399.908.375 Koyun-Keçi 1.440.966.260 1.562.997.291 1.799.113.503 1.805.676.168 2.000.380.066 1.919.242.817 Domuz 547.231.126 797.777.532 855.962.614 899.104.897 965.855.414 963.044.187 Manda 107.262.744 121.493.833 148.184.210 164.114.424 194.168.699 195.266.180 Deve 23.478.660 23.831.600 25.321.237 28.116.664 24.085.522 20.201.732 Kanatlı 5.208.633.000 7.215.808.000 10.632.870.000 14.401.862.000 19.458.571.000 19.939.329.000 Kaynak: http://faostat.fao.org/site/573/desktopdefault.aspx?pageid=573#ancor FAO verilerine göre 2011 yılında dünyada 1,4 milyar baş sığır, 1,9 milyar baş koyun ve keçi, 195 milyon baş manda, 20 milyon baş deve, 963 milyon baş domuz ve 19.9 milyar adet kanatlı varlığı bulunmaktadır. Geçmiş yıllara bakılarak bir değerlendirme yapıldığında dünyada 1970 yılına göre 2011 yılında hayvan varlıklarında büyükbaşta %34, koyun ve keçide %33 ve domuzda %76 lık artış sağlanmıştır. Kanatlılarda ise bu artış %283 olmuştur. Grafik 2. Yıllar İtibariyle Dünya Hayvan Varlığı İnsanlığın ilk çağlarından itibaren ve özellikle göçebelik dönemlerinde, yapılan en önemli ekonomik faaliyet hayvancılık olmuştur. Açlık-tokluk, iyi-kötü beslenme gibi insan odaklı konular, günümüz dünya siyasetini de etkilemektedir. Nitekim gelişmiş ülkeler, geri kalmış olan ülkelere teknoloji, damızlık materyal, canlı hayvan, tohumluk ve işlenmiş ürünler gibi tarımsal üretim maddelerini pazarlayarak büyük bir gelir sağlamakta ve bu şekilde, özellikle tarımsal ürün ticareti yaptıkları ülkeler üzerindeki etkinliklerini artırmaktadırlar. Hayvancılık bugün, gelişmiş ülkelerde bir endüstri haline gelmiş, ekonominin ayrılmaz bir parçası olmuştur. Bu durum, tarımın ve dolayısıyla hayvancılığın ulusal düzeyde geliştirilmesi gereken stratejik bir sektör olduğunu ortaya koymaktadır. 7

Dünya süt üretimi 1970 yılında 392 milyon ton iken,2011 yılında yaklaşık %85 artarak 727 milyon tona ulaşırken, et üretimi ise 101 milyon tondan, %195 artarak 297 milyon tona ulaşmıştır. Türkiye süt üretimi ise 1970 yılında 7 milyon ton iken 2011 yılında %105 artarak 15 milyon tona ulaşmıştır. Dünyada kişi başına ortalama yıllık süt üretimi 103 kg iken Türkiye için bu miktar 197 kg a ulaşmıştır. Türkiye et üretimi 1970 yılında 572 bin ton iken 2011 yılında %350 artarak 2.6 milyon tona ulaşmıştır. Dünyada kişi başına ortalama yıllık et üretimi 42 kg iken Türkiye için bu miktar 34 kg olarak gerçekleşmiştir. Dünya ve Türkiye de et üretiminin türlere göre dağılımı değerlendirildiğinde, Dünya et üretiminde %40 a yakın payı olan domuzun Türkiye de üretiminin yok denecek kadar az miktarda olduğu görülmektedir. Buna karşın Türkiye de son yıllardaki et üretimindeki artışta kanatlı üretiminin payı büyüktür. Tablo 3.Ülkelerin Et Üretimleri (ton) Ülkeler 1970 1980 1990 2000 2010 2011 Türkiye 571.695 687.683 1.160.869 1.396.648 2.355.681 2.569.606 ABD 21.330.287 24.455.198 28.634.662 37.677.033 42.168.028 42.462.656 AB 26.107.390 35.898.376 40.039.680 42.977.121 44.673.616 45.092.073 Dünya 100.667.782 136.735.871 179.899.594 234.066.722 296.107.210 297.221.758 Afrika 5.069.830 6.690.230 8.736.911 11.534.435 17.309.232 15.697.456 http://faostat.fao.org/site/569/desktopdefault.aspx?pageid=569#ancor Tablo 4.Ülkelerin Süt Üretimleri (ton) Ülkeler 1970 1980 1990 2000 2010 2011 Türkiye 7.343.200 9.614.905 9.617.420 9.793.961 13.543.630 15.056.182 ABD 53.073.200 58.244.000 67.005.000 76.023.000 87.474.400 89.015.200 AB 132.089.891 158.068.708 155.547.263 155.539.910 152.714.498 155.250.757 Dünya 391.820.601 465.657.465 542.698.498 578.956.751 719.220.590 727.052.012 Afrika 13.719.072 16.922.830 21.245.807 27.644.006 42.493.232 36.433.560 http://faostat.fao.org/site/569/desktopdefault.aspx?pageid=569#ancor 3.TÜRKİYE DE HAYVANCILIK SEKTÖRÜNÜN GÖRÜNÜMÜ Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze Türkiye hayvan varlığı önemli değişimlere uğramıştır. Cumhuriyetin ilk yıllarında 2.Dünya Savaşına kadar önemli bir sayısal artış yaşanmıştır. Savaş yıllarında artış hızı düşmüş, hatta bazı türlerde azalma meydana gelmiştir. Savaşın bitmesini takip eden dönemde sayısal artış hızlanmış, türlere bağlı olarak en yüksek sayısal değerlere 1960-1980 yılları arasında ulaşılmıştır. 1980 li yıllarda ise bütün türlerde hayvan sayısı hızla azalmaya başlamıştır. Ülkemiz coğrafi özellikleri bakımından her türlü hayvansal ürün üretimi için uygun ortam ve potansiyele sahiptir. Hayvancılık, ülkemizin artan nüfusunun yeterli ve dengeli beslenmesini sağlamasının yanında, hayvancılığa dayalı sanayiye hammadde temini açısından da önem arz etmektedir. 8

Ülkemizde, 1970 li yıllara kadar hem büyükbaş ve hem de küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinin tamamına yakını, yerli ırklardaki hayvanlarla ve doğal otlaklarda yapılan mera hayvancılığı şeklinde sürdürülmüştür. Hayvanlar, kış aylarında kuru ot, saman ve kısıtlı kesif yem ile yaşam payı oranında beslenmiş, diğer zamanlarda ise doğal meralarda otlatılmıştır. 1980 yılına kadar Türkiye bu potansiyeli çok iyi değerlendirmiş ve hayvan varlığı sürekli artış göstermiştir. 2000 yılından itibaren ise yapılan devlet desteklemeleri ve teşvikler sayesinde büyük ölçekli hayvancılık tesis sayılarında önemli ölçüde artış olmuştur. 3.1. Büyükbaş Hayvancılık Faaliyetleri Büyükbaş hayvan yetiştiriciliği denildiğinde sığır, manda ve deve yetiştiriciliği anlaşılır. Gerek Türkiye gerekse Dünya için üretim değeri bakımından sığırın önemi daha farklı bir yerde bulunmaktadır. Ülkemizde sayısı oldukça azalan manda yetiştiriciliğine son dönemde önem verilmeye başlanmıştır. Deve yetiştiriciliği ise sadece sembolik olarak yapılmaktadır. Ülkemizdeki hayvancılık faaliyetinin en önemli kısmını büyükbaş hayvan yetiştiriciliği oluşturmaktadır. Tablo 5. Yıllar İtibariyle Türkiye Hayvan Varlığı 1961 1970 1980 1990 2000 2010 2011 2012* Sığır 12.435.000 13.189.000 15.567.000 12.173.000 11.054.000 10.724.000 11.369.800 13.914.912 Manda 1.140.000 1.178.000 1.040.000 429.000 165.000 87.207 84.726 107.435 Büyükbaş 13.576.961 14.368.970 16.608.980 12.603.990 11.221.000 10.811.207 11.454.526 14.022.347 1961 e Göre % Artış 0,00 5,83 22,33-17,17-17,35-20,37-15,63 3,29 Koyun 34.463.200 36.351.008 46.026.000 43.647.008 30.256.000 21.794.500 23.089.700 27.425.233 Keçi 24.632.208 20.267.008 18.775.008 11.942.000 7.774.000 5.128.290 6.293.230 8.357.286 Küçükbaş 59.095.408 56.618.016 64.801.008 55.589.008 38.030.000 26.922.790 29.382.930 35.782.519 1961 e Göre % Artış 0,00-4,19 9,65-5,93-35,65-54,44-50,27-39,45 Kaynak;( http://faostat.fao.org/site/573/desktopdefault.aspx?pageid=573#ancor) (*) 2012 verileri TÜİK den alınmıştır Grafik 3. Yıllar İtibariyle Türkiye Büyükbaş Hayvan Varlığı Grafik 4. Yıllar İtibariyle Türkiye Küçükbaş Hayvan Varlığı 9

Tablo 6. Yıllar İtibariyle Dünya Hayvan Varlığı 1961 1970 1980 1990 2000 2010 2011 Sığır 942.175.069 1.081.641.464 1.217.018.356 1.298.403.239 1.314.760.564 1.428.636.207 1.399.908.375 Manda 88.321.807 107.262.744 121.493.833 148.184.210 164.114.424 194.168.699 195.266.180 Büyükbaş 1.030.496.876 1.188.904.208 1.338.512.189 1.446.587.449 1.478.874.988 1.622.804.906 1.595.174.555 1961 e Göre % Artış 0,00 15,37 29,89 40,38 43,51 57.47 54,79 Koyun 994.268.736 1.063.272.612 1.098.674.103 1.207.941.311 1.058.830.774 1.078.948.201 1.043.712.633 Keçi 348.726.793 377.693.648 464.323.188 591.172.192 746.845.394 921.431.865 875.530.184 Küçükbaş 1.342.995.529 1.440.966.260 1.562.997.291 1.799.113.503 1.805.676.168 2.000.380.066 1.919.242.817 1961 e Göre % Artış 0,00 7,29 16,38 33,96 34,45 48,94 42,90 Kaynak;( http://faostat.fao.org/site/573/desktopdefault.aspx?pageid=573#ancor) Grafik 5. Dünya Büyükbaş Hayvan Varlığı Grafik 6. Dünya Küçükbaş Hayvan Varlığı Türkiye de Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren sığırcılık önemli bir üretim kolu olarak algılanmış ve hemen her zaman diğer hayvansal üretim kollarına göre daha fazla ilgi görmüştür. Öyle ki, özellikle son yıllarda, hayvancılık denildiğinde sığır yetiştiriciliği anlaşılır hale gelmiştir. Bunda sığırcılığın sağladığı avantajlar kadar sığır ticaretinin gelişmiş kabul edilen ülkeler için de daha önemli olmasının büyük payı olmuştur. Dünya Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre dünya süt üretiminin tamamına yakınını ve et üretiminin de %21 ini tek başına sağlayan sığırcılık, besin maddesi üretiminde büyük paya sahiptir. Bu durum sığırcılığın biyolojik avantajlarından kaynaklanmaktadır. Sığırcılığı önemli kılan avantajlar, sığırın; Kaba ve kesif yemleri et ve süte dönüştürme yeteneklerinin yüksek olması, Süt veriminin yüksek olması, Sağılma süresinin uzun olması ile yılın her ayında süt üretimi imkânı sağlaması, Çok farklı iklim kuşaklarında yetiştirilme imkânının olması, Genetik ıslah ve üremenin denetimine yönelik uygulamalara yüksek düzeyde reaksiyon göstermesi ve farklı koşullara uyum sağlayabilecek çok sayıda sığır ırkının bulunmasıdır. 10

Ülkemiz sığır yetiştiriciliği 1980 li yıllara kadar ağırlıklı olarak aile işletmeciliği şeklinde yürütülmüş, 1980 yılından itibaren ekonomik büyüklüğe sahip sığırcılık işletmeleri kurulmaya başlanmış, son yıllarda da sağlanan devlet desteklerinin artması sonucu büyük kapasiteli modern sığırcılık işletmelerinin sayısı hızla artmıştır. Türkiye de yetiştirilen kültür ırkı sığırların önemli bir bölümünü sütçü özelliği ile ön plana çıkan Siyah-Alaca ırkı oluşturmaktadır. Siyah-Alaca ırkını Esmer, Jersey ve Simmental ırkları takip etmekte ve son yıllarda etçi özelliği ile ön plana çıkan Hereford ve Angus ırklarında da önemli artış olduğu görülmektedir. Yerli ırkların ise önemli bir kısmını Yerli Kara, Boz, Doğu Anadolu Kırmızısı ve Güneydoğu Sarı- Kırmızısı ırkları oluşturmaktadır. Melez genotipler ise genel itibariyle, kültür ırklarının yerli ırklar ile melezlenmesi sonucu elde edilmektedir. Bu melezlemeler çoğunlukla kasaplık hayvan (dana) elde edilmesi için yapılmaktadır. Türkiye nin 1991 yılında toplam 11 milyon 973 bin olan sığır varlığının %11 i kültür ırkı, %34 ü Melez ırkı, %55 inide yerli ırklar oluşturur iken 2012 yılında toplam 13,9 milyon baş sığır varlığının %41 ini kültür ırkı, %41 sini melez ırkı ve %18 sini yerli ırk oluşturmaktadır. Ülkemizde, 1991 yılında toplam 8,6 milyon ton olan süt üretimi ile birim hayvan başına verimi 1.400 kg olarak gerçekleşmiş, bu miktar kültür ırkında 2.940 kg, melez ırkında 2.006 kg, yerli ırkta 743 kg dır. 2012 yılında ise toplam 15,9 milyon ton Türkiye süt üretimi ise birim hayvan başına verim 2.942 kg olarak gerçekleşmiş, bu miktar kültür ırkında 3.868 kg, melez ırkında 2.724 kg ve yerli ırkta 1.313 kg dır. Ülkemizde yaklaşık olarak et üretiminin %87 si, süt üretiminin ise %92 si sığırlardan karşılanmaktadır. Ülkemiz sığırlarının ıslahı konusunda yapılan çalışmaların yanında, hayvan besleme ve işletmecilik alanında sağlanan gelişmeler 1991 yılında ortalama 143 kg/baş olan karkas ağırlığını 2012 yılında 286 kg/baş a ulaştırmıştır. Tablo 7.Türkiye Sığır Varlığı Yıllar Sığır-Kültür Sığır-Kültür melezi Sığır-Yerli Toplam 1991 1.253.865 4.033.375 6.685.683 11.972.923 1995 1.702.000 4.776.000 5.311.000 11.789.000 2000 1.806.000 4.738.000 4.217.000 10.761.000 2005 2.354.957 4.537.998 3.633.485 10.526.440 2010 4.197.890 4.707.188 2.464.722 11.369.800 2011 4.836.547 5.120.621 2 429 169 12.386.337 2012 5.679.484 5.776.028 2.459.400 13.914.912 Kaynak: http://www.tuik.gov.tr/veribilgi.do?alt_id=46 11

Grafik 7. 1991Yılı Türkiye Sığır Varlıkları Grafik 8. 2012 Yılı Türkiye Sığır Varlıkları 3.2. Küçükbaş Hayvancılık Faaliyetleri Koyunculuk ülkemiz çiftçisinin tarih boyunca uğraştığı en önemli hayvan yetiştiriciliği dallarından biridir. Koyun yetiştiriciliği et, süt, yün ve deri üretimi açısından ülkemiz ekonomisinde önemli yer tutmaktadır. Koyunculuk özellikle Doğu ve Güney Doğu Anadolu Bölgeleri'nde yaşayan halkımızın önemli bir geçim kaynağını oluşturmuştur. Ancak, 1980 yılından sonra gereken destek sağlanmadığı için koyun sayısında önemli bir azalma görülmüştür. Son yıllarda koyunculuğa sağlanan devlet destekleri sayesinde koyun yetiştiriciliği tekrar önem kazanmış ve koyun sayısı artmıştır. Ülkemizde Akkaraman, Morkaraman, Dağlıç, Kıvırcık, Sakız, Merinos, Karayaka, Karagül, İvesi, Malya, Tahirova, Herik, Acıpayam, Bafra ve Polatlı ırkları bulunmaktadır. Bu ırklarının pek çoğu yapılan ıslah ve seleksiyon çalışmaları neticesinde elde edilen önemli gen kaynaklarımızı oluşturmaktadır. Ülkemiz ihtiyacı et üretiminin %13 ü süt üretiminin ise %8 i koyun ve keçiden karşılanmaktadır. Toplum olarak koyun eti tüketim alışkanlığımız, kuzu eti talebindeki sürekli artış ve Kurban Bayramı nedeniyle her yıl yaklaşık 2 milyon baş koyunun kesilmesi koyunculuğun önemini ortaya koymaktadır. Tablo 8.Türkiye Koyun ve Keçi Varlığı Yıllar Koyun Keçi Toplam 1991 40.432.340 10.764.198 51.196.538 1995 33.791.000 9.111.000 42.902.000 2000 28.492.000 7.201.000 35.693.000 2005 25.304.325 6.517.464 31.821.789 2010 23.089.691 6.293.233 29.382.924 2011 25.031.565 7.277.953 32.309.518 2012 27.425.233 8.357.286 35.782.519 Kaynak: http://www.tuik.gov.tr/veribilgi.do?alt_id=46 12

Grafik 9. 1991 Yılı Koyun ve Keçi Oranları Grafik 10. 2012 Yılı Koyun ve Keçi Oranları Gelişmiş ülkeler başta olmak üzere tüm dünya ülkelerindeki koyun ve keçi yetiştiriciliğinde önemli gelişmeler gözlenmekte, hayvan sayılarında artışlar görülmektedir. FAO verilerine göre Dünyada 1961 yılında 994 milyon baş koyun, 349 milyon baş keçi varken, 2011 yılında ortalama %5 lik bir artışla 1.043 milyon baş koyun ve%151 lik bir artışla 875 milyon baş keçi varlığına ulaşılmıştır. Ülkemizde geçmiş yıllarda pek çok kesimin geçimini sağlayan keçicilik faaliyetindeki hayvan sayısı, 1991 yılında 10,7 milyon baş iken 2010 yılında 6.3 milyon başa düşmüş, son yıllarda keçi sütü ve ürünlerine olan talep ile keçi yetiştiriciliğine devlet desteklemelerindeki artış sebebiyle 2012 yılında keçi sayısı 8,3 milyon başa çıkarılmıştır. Dünyadaki pek çok ülkenin et ihtiyacı büyük oranda domuz yetiştiriciliğinden karşılanmaktadır. Ülkemizde domuz eti tüketiminin dinen yasak olması nedeniyle domuz yetiştiriciliği kısıtlı bir alanda sürdürülmektedir. 3.3. Kümes Hayvancılığı Faaliyetleri Kümes hayvancılığı, küçükbaş ve büyükbaş hayvancılıktan sonra, hayvancılığımızın en önemli uğraş alanlarından biridir. Özellikle son yıllarda, kent nüfusunun artması, birim fiyatının görece düşük olması ve beyaz etin sağlıklı olmasından dolayı bu etin tüketimi artmıştır. Talebin artması sektörde çok büyük gelişmelere yol açmıştır. Kümes hayvancılığı en çok Marmara Bölgesi nde yapılmakta olup, bunu Ege ve İç Anadolu bölgeleri izlemektedir. Ülkemizde sürdürülen hem yumurta ve hem de et tavukçuluğu iktisadi büyüklüğünün yanında kullanılan teknik ve teknoloji yönüyle pek çok gelişmiş ülkenin önünde bulunmaktadır. 4.TARIM İŞLETMELERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ (TİGEM) DAMIZLIK FAALİYETLERİ 4.1. TİGEM in Kuruluşu Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü, 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine tabi bir İktisadi Devlet Teşekkülüdür. TİGEM geçmişte, Zirai Kombinalar, Hara ve İnekhaneler ile Devlet Üretme Çiftlikleri adı altında faaliyetlerini sürdürmüş, Devlet Üretme Çiftlikleri ile 13

Hara ve İnekhanelerin birleştirilmesi sonucunda, 1984 yılında Kamu İktisadi Kuruluşu olarak faaliyetine başlamış (KİK) ve teşebbüsün kurumsal yapısı 1994 yılında İktisadi Devlet Teşekkülü (İDT) statüsüne dönüştürülmüştür. TİGEM in bir kolunu oluşturan haralar, ordunun ve sarayın iaşe ihtiyacını karşılamak ve at yetiştirmek üzere Osmanlı Devletinin ilk yıllarında kurulmuştur. O dönemlerde 3-4 milyon dekarı bulan bir arazi varlığına ulaşmıştır. Sonraları Osmanlı Devleti güç kaybettikçe araziler de küçülmeye başlamıştır. Böylece hara arazileri 450 bin dekara kadar düşmüştür. TİGEM in diğer kolu genç Cumhuriyet in kurduğu Zirai Kombinalar ve Devlet Ziraat İşletmeleri ne uzanmaktadır. 1937 yılında kurulan Zirai Kombinalar ordunun ve gerektiğinde halkın gıda ihtiyacını karşılayacaktır. Bunun için yurdun değişik yörelerindeki hazineye ait boş araziler seçilmiş ve buralar çiftlik haline getirilmiştir. Devlet Ziraat İşletmeleri ise, modern tarım tekniklerinin uygulanması, tarım sanayinin geliştirilmesi ve bu konularda çiftçilere önderlik ve öğreticilik görevi yapması amacıyla Atatürk ün muhtelif tarihlerde kurduğu çiftlikleri bağışlamasıyla kurulurlar. Bu çiftlikler, 1950 yılında Zirai Kombinalarla, Devlet Üretme Çiftlikleri bünyesinde birleşmiştir. İmkânların, bilgi ve tecrübenin birleştirilerek, hizmetin geliştirilmesi ve genişletilmesi amacıyla kurulmuş olan TİGEM, kamuda tarım ve hayvancılık (tohumculuk ve damızlık) konularında çalışan işletmeleri bir çatı altında toplamış bulunmaktadır. TİGEM'in sermayesinin tamamı Devlete aittir. İktisadi alanda ticari esaslara göre faaliyet göstermektedir. Kurumlar Vergisi mükellefidir. 4.2. TİGEM'in Kuruluş Amacı ve Faaliyet Konuları TİGEM, tarım ve tarıma dayalı sanayinin ihtiyacı olan her türlü mal ve hizmetleri üretmek amacıyla kurulmuştur. TİGEM' in faaliyet konuları ana hatlarıyla aşağıda belirtilmiştir. a) Ülkenin bitkisel ve hayvansal üretimini artırmak, çeşitlendirmek ve ürün kalitesini iyileştirmek amacıyla yetiştirdiği tohumluk, fidan, fide ve benzeri mallar ile ürettiği damızlık hayvan ve spermaları yetiştiricilere intikal ettirmek, b) İşletmelerde elde edilecek hayvansal ve bitkisel ürünlerle birlikte çiftçilerden alacağı ürünleri kıymetlendirmek için tesisler kurmak, kurdurmak, kurulanlara iştirak etmek, c) Bitkisel ve hayvansal üretim, yetiştirme, ıslah konularında araştırmalar yapmak, yaptırmak ve gerektiğinde diğer ıslah ve araştırma kuruluşları ile işbirliği yapmak, ç) Ürettiği her türlü ürün ve hizmet konuları ile ilgili olarak çevre çiftçisi ve çiftçi örgütleri ile üretim ve tanıtım amaçlı işbirliğine girmek, d) Amaç ve faaliyetlerini gerçekleştirmek için ihtiyaç duyduğu her türlü mal ve hizmeti yurt içi ve yurt dışından temin etmek, 14

e) Yurt içi ve yurt dışındaki kişi ve kuruluşlarla işbirliği yaparak her türlü mal ve hizmeti temin etmek, bunları pazara hazırlayarak iç ve dış pazarlarda değerlendirmek, f) Üretim ve işletme faaliyetlerinde bulunmak ve tesislerini kurmak üzere özel ve tüzel kişilerden yer kiralamak, kiraya vermek, g) İşletme ünitelerinde zaman içinde fonksiyonunu yitirmiş kümes, ahır, depo, sundurma ve benzeri binaların yıpranmaya terk edilmemesi ve ekonomiye kazandırılması için, işletme bütünlüğüne zarar vermemek kaydıyla özel veya tüzel kişilere kiraya vermek, ğ) Faaliyet konuları ile ilgili üretim ve işletme tesisleri kurmak üzere yurt içi ve yurt dışı özel ve tüzel kişi ve firmalarla işbirliği yapmak, ortaklık kurmak ve faaliyete geçmesini sağlamak, h) Yurt içi ve yurt dışı firmalarla patent, lisans, teknik beceri ve benzeri anlaşmalar yapmak, bilgi ve teknolojiyi mer'i mevzuata göre satmak ve satın almak, ı) İşletme yönetimi, proje araştırma, fizibilite ve benzeri mühendislik hizmetlerini yapmak ve yaptırmak, i) Çalışma konuları ile ilgili beceri kazandırma seminerleri ve kursları düzenlemek veya düzenletmek. 4.3. TİGEM de Hayvancılık Faaliyetinin Gelişimi TİGEM in bir kolunu oluşturan Haralardan Bursa İl sınırları içerisinde yer alan Karacabey Harası, ilk hayvancılık faaliyetinin başladığı birim olarak bilinmektedir. Bu İşletme Osmanlı Devleti nin Kuruluş dönemlerinde yani 1300 lü yıllarda, Orhan Gazi tarafından askerin at ve gıda ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla kurulmuştur. Daha sonraki yıllarda bunu diğer haraların açılması izlemiştir. Haralar kuruluşlarından itibaren belirli dönemlerde kesintiye uğrasa da genelde faaliyetlerini Cumhuriyet dönemine kadar etkin bir şekilde sürdürmüştür. Balkan, Birinci Dünya ve Kurtuluş Savaşlarının olağanüstü zor koşulları karşısında milyonlarca insanını ve hesap edilemeyecek büyüklükteki ekonomik değerlerini kaybeden ülkemizin toplam hayvan varlığının 17 milyona gerilemiş olduğu tahmin edilmektedir. Ülkemizde, Cumhuriyet in ilanının hemen ardından ekonomik, sosyal, kültürel ve sınaî alanlarda kalkınma seferberliği başlatılmıştır. Seferberliğin başlatıldığı sektörlerden biri de hayvancılık olmuştur. Atatürk dönemi hükümetleri daha Milli Mücadele nin ilk yıllarından itibaren bir yandan ülke hayvancılığında büyük telefata neden olan bulaşıcı hayvan hastalıklarıyla mücadele ederken, diğer yandan hayvancılığı geliştirmek için ıslah ve çoğaltma çalışmalarını da yürütmüştür. Ekonomisi büyük ölçüde tarım ve hayvancılığa dayanan bir ülkede alınması gereken önlemlerin başında hayvancılığın geliştirilmesine yönelik teşvik uygulamaları gelmektedir. Bu nedenle, daha savaş devam ederken uygulanmaya başlanan teşvik politikaları, İzmir İktisat Kongresi nde kabul edilen hayvancılığın korunması ve geliştirilmesine ilişkin kararların ardından hızlanarak ve kapsamı genişletilerek sürdürülmüştür. 15

Yaklaşık 15 yıllık inançlı ve azimli bir mücadele sürecinin ardından 1938 yılına gelindiğinde Milli Mücadele nin başlarında %40 lara ulaşan telefata neden olan bulaşıcı hayvan hastalık vakaları minimum düzeye inmiştir. 1923 yılında yaklaşık 17.210.000 baş olan toplam hayvan varlığı 1937 yılı sonu itibariyle 50.352.000 başa ulaşmıştır. Hara ve İnekhaneler bu çalışmalarını Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü çatısı altında 1984 yılında birleşinceye kadar sürdürmüşler, ülkemiz hayvancılığının gelişmesine çok önemli katkı sağlamışlardır. Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünün diğer kolunu oluşturan ve 1 Mart 1950 tarihli ve 5433 sayılı Kanun çerçevesinde kurulan Devlet Üretme Çiftlikleri döneminde yurt dışından ithal edilen Siyah-Alaca, Esmer, Simmental, Jersey ve Limousin ırklarında damızlık sığırlarının yetiştiricilikleri yapılmıştır. Bölge ekolojisine adaptasyonu sağlanan bu hayvanlardan elde edilen damızlıklar ülkemiz hayvan yetiştiricilerine dağıtılmıştır. Ülkemiz sığırlarının kültür ırklarına dönüştürülmesinde bu çiftlikler etkin bir şekilde rol oynamıştır. Devlet Üretme Çiftlikleri, ülkemizde mevcut koyun ırklarının geliştirilmesi, melezleme çalışmaları ile yeni ırkların elde edilmesi, damızlık olarak üretimi yapılan bu hayvanların ülkemiz hayvan yetiştiricilerine dağıtımlarının yapılması ve ülkemiz koyunculuğunun geliştirilmesinde önemli görevler yürütmüş ve başarılı olmuştur. Ülkemiz hayvancılığının 1980 li yıllara kadar önemli bir gelişme göstermesinde en etkin görevi Hara ve İnekhanelerle birlikte Devlet Üretme Çiftlikleri üstlenmiştir. TİGEM in en önemli görevlerinden birisi Ülkenin hayvansal üretimini artırmak, çeşitlendirmek ve ürün kalitesini iyileştirmek amacıyla yetiştirdiği damızlık hayvan ve spermaları yetiştiricilere intikal ettirmek olarak belirlenmiştir. Hara ve İnekhaneler ile Devlet Üretme Çiftliklerinden devralınan sığır, koyun, keçi, Safkan Arap atı, tavuk ve hindi yetiştiriciliklerine kalınan yerden devam edilmiştir. Hayvancılık faaliyetlerinin tamamı ülkemiz hayvancılık sektörünün ihtiyacı olan üstün vasıflı ve hastalıklardan ari damızlık taleplerinin karşılanmasına yönelik olarak sürdürülmüştür. Özel sektör firmalarının modern tesislerinde tavukçuluk ve hindicilik faaliyetlerinin daha etkin bir şekilde yürütülmeye başlanılmasından sonra TİGEM bu alandaki faaliyetlerini bırakarak, diğer faaliyetlerine daha fazla ağırlık vermiştir. TİGEM in yıllara göre hayvansal üretimleri aşağıdaki tabloda gösterilmiştir. TİGEM, günümüz şartlarında elinde bulundurduğu arazi varlığı ve alt yapı imkânları ile sahip olduğu bilgi birikimi ve deneyimli personel varlığı açısından ülkemizin damızlık hayvan sorunlarını önemli ölçüde çözebilecek kapasiteye sahiptir. Türkiye de hayvancılığın gelişmesi alınacak birçok mali ve teknik tedbirin yanı sıra üstün nitelikli damızlık temini ile de yakından ilgilidir. TİGEM, ülkemiz hayvancılık sektörünün en önemli girdilerinden olan üstün vasıflı ve hastalıklardan ari damızlık sığır ve koyun yetiştiriciliği yapmaktadır. 16

2012 yılında TİGEM e bağlı işletmelerin 12 sinde sığırcılık, 9 unda koyunculuk, 3 ünde atçılık, 1 inde keçicilik, 2 sinde kangal köpekçiliği,2 sinde arıcılık, 1 inde ceylan yetiştiriciliği yapılmaktadır. TİGEM e bağlı işletmelerde genellikle hayvancılık ve bitkisel üretim faaliyetleri birlikte yapılmaktadır. Hayvancılık başlı başına bir ihtisas konusu olup, ekonomik anlamda hayvancılık yapılabilmesi için şartları uygun olan bazı işletmelerin hayvancılık ihtisas işletmeleri haline dönüştürülmesi çalışmalarına 2008 yılında başlanmış, öncelikle Ceylanpınar, Koçaş, Çukurova, Anadolu, Karacabey ve Türkgeldi İşletmelerinde gerekli alt yapı yatırımları tamamlanmıştır. Hayvancılık işletmeciliğinde kaba ve kesif yem temini çok önemlidir. Bu itibarla, sulu ziraat yapılan işletmelerde, kaba yem üretimine daha fazla alan ayrılmasına ve buna paralel olarak hayvan sayısının artırılmasına başlanmıştır. Türkiye hayvancılığının geliştirilmesinde TİGEM in yetiştirdiği damızlıkların önemi bir yeri vardır. Zira söz konusu damızlıklar bulundukları bölgenin ekolojisine ve o bölgedeki hastalıklara adapte olacak şekilde yetiştirilmektedir. Bu damızlıklar üreticiye dağıtıldığında ekolojiye uyum sorunu olmadığı gibi ülkemizdeki mevcut hastalıklardan dolayı telefat riski ve oranı da oldukça düşüktür. 4.4. TİGEM de Sığırcılık Faaliyeti ve Damızlık Dağıtımı TİGEM in hayvancılık faaliyetleri içerisinde ağırlıklı olarak yer alan damızlık sığır yetiştiriciliği 2012 yılında 12 işletmede yapılmıştır. Sürdürülen sığırcılık faaliyeti, işletmelerin bulunduğu bölge ekolojileri ve yetiştiricilerin istekleri dikkate alınarak, Siyah-Alaca, Esmer, Simmental, Jersey ve Limousin ırkı hayvanlarla sürdürülmektedir. Tablo 9. TİGEM 2012 Yılı Irklara Göre Sığır Varlığı Grafik 11. Sığır Irkları ve Oranları Sığır Irkları Ana Kadro Toplam Siyah-Alaca 6.271 12.114 Esmer 2.330 4.947 Jersey 337 785 Simmental 1.279 2.619 Limousin 42 101 TOPLAM 10.259 20.566 Kaynak:TiGEM Verileri Kaynak: TİGEM verileri 17

TİGEM in yetiştiriciliğini sürdürdüğü damızlık sığır varlığının tamamı kültür ırkı hayvanlardan oluşmaktadır. Toplam sığır varlığının; süt verimi yönüyle ön plana çıkan Siyah-Alaca ırkı %58 ini, hem süt ve hem et yönüyle Esmer ırkı %24 ünü, Jersey ırkı %4 ünü, Simmental ırkı %13 ünü ve Limousin ırkı %1 sini oluşturmaktadır. TİGEM in elinde bulundurduğu sığır varlığı; yapılan seleksiyonlarla önemli bir genetik ilerleme kaydetmiş, bölgelere adaptasyonları sağlanmış, hastalıklardan ari, üstün vasıflı, AB ülke ortalamalarının üzerinde süt verim ortalaması olan hayvanlardan oluşmaktadır. TİGEM in 2011 yılında bir laktasyon döneminde ortalama süt verimleri Siyah-Alaca ırkında 7.423 kg/baş, Esmer ırkında 5.740 kg/baş, Jersey ırkında 4.857 kg/baş ve Simmental ırkında 4.996 kg/baş olup, genel ortalama ise 6.667 kg/baş olarak gerçekleşmiştir. FAO verilerine göre 2011 yılında bir laktasyon döneminde TİGEM verimlerinin Dünya, pek çok AB ülkesi ve Türkiye ortalamalarının üzerinde olduğu görülmektedir. Tablo 10. 2011 Laktasyon Dönemi Süt Verimleri Grafik 12. Ülkelerin Laktasyon Süt Verimleri Ülke Verimi (kg/baş) Dünya Ortalaması 2.394 AB Ülkeleri 6.465 Batı Avrupa 6.990 Ülkeleri Türkiye 2.899 TİGEM 6.833 Kaynak: http://faostat.fao.org/ ve TİGEM verileri Türkiye de sığır ıslahı faaliyetlerinde, TİGEM e ait işletmeler dışında, son dönemlere kadar ciddi ilerlemeler sağlanamamıştır. Bunda, genetik ve çevresel ıslah çalışmalarının birlikte yürütülememesi, üreticilerin örgütlenememesi gibi birçok unsur etkili olmuştur. Ülkemiz sığır verim seviyelerinin yükseltilmesi, bakım ve besleme koşullarının iyileştirilmesinin yanında genetik yapılarının iyileştirilmesi ile mümkün olabilecektir. TİGEM, Cumhuriyetin kuruluş yıllarından itibaren ülkemiz sığır verim seviyelerinin yükseltilmesi amacıyla üstün vasıflı damızlık dağıtımlarının yanında, suni tohumlama öncesinde damızlık boğa dağıtımını yapmıştır. Suni tohumlama tekniğinin kullanılmasının başlangıcından itibaren ülkemizde bir ilk olarak Samsun Karaköy Tarım İşletmesinde Suni Tohumlama Laboratuvarı kurulmuş, verim potansiyeli yüksek boğalar seçilerek, sperma üretimine başlanmış ve ülkemiz yetiştiricilerine dağıtım yapılmıştır. Ülkemiz sığırcılık verimlerinin AB ülkelerindeki seviyelere çıkarılması, sığırlarda gerekli genetik ilerlemenin sağlanabilmesi için damızlık sığıra duyulan ihtiyaç her geçen gün hızla artmaktadır. TİGEM, 2012 yılında ülkemiz hayvan yetiştiricilerine 776 baş damızlık sığır dağıtımı gerçekleştirmiştir. Fazla miktarda gelen damızlık taleplerinin karşılanması amacıyla 18

Bakanlığımız tarafından TİGEM e damızlık sığır ithalatı görevi verilmiştir. Bu görevlendirmedeki amaç, Cumhuriyetimizin ilk kuruşundan bugüne TİGEM in hayvan yetiştiriciliğinden edindiği bilgi birikimi ve deneyimin, ülkemizin gelecekte damızlık kadrolarını oluşturacak ithal hayvanların seçiminde kullanılması olmuştur. TİGEM tarafından 2010-2012 yıllarında damızlık dişi dana ve gebe düve ithalatı gerçekleştirerek, karantina süreci tamamlanan damızlıklardan 2010 yılında 1.665 baş, 2011 yılında 13.402 baş ve 2012 yılında 1.060 baş ülkemiz yetiştiricilerine dağıtılmıştır. 2012 yılında ithal damızlıkla birlikte dağıtılan toplam damızlık sığır 1.836 başa ulaşmıştır. TİGEM in 2012 yılındaki damızlık sığırcılık kapasite artış programı nedeniyle damızlık sığır dağıtımları sınırlı tutulmuştur. Tablo 11. TİGEM'in Sığır Varlığı ve Damızlık Dağıtımı Yıllar Ana Kadro Toplam Damızlık Damızlık Dağıtımı 2002 6.609 16.932 2.546 2003 7.196 17.324 2.542 2004 6.887 16.965 1.927 2005 7.226 17.475 1.791 2006 7.375 16.085 3.942 2007 7.883 16.889 2.861 2008 7.712 17.510 2.107 2009 8.152 17.621 3.047 2010 7.673 14.921 4.623 2011 6.525 14.787 2.159 2012 9.011 17.202 776 Grafik 13. TİGEM in Yıllara Göre Büyükbaş Damızlık Dağıtımı Hayvan ıslahının uzun, zahmetli ve çok yatırım gerektiren bir faaliyet olması nedeniyle, kamu tarafından veya kamu desteği ve kaynaklarının kullanımı ile yapılması zorunluluk arz etmektedir. Bu nedenle Türkiye de, özel sektör tarafından hayvancılığa yapılan yatırımlar arasında damızlık yetiştiriciliğine yeterince rağbet edilmemektedir. Buna bağlı olarak ortaya 19

çıkan ve yetersiz kapasite nedeniyle TİGEM tarafından da karşılanmasında sorun yaşanılan damızlık hayvan ihtiyacı ithalatlarla karşılanmaya çalışılmaktadır. Türkiye de hayvancılığın tarım ekonomisi içerisindeki payı %35 civarında iken bu oran gelişmiş ülkelerde %65 dir. Ülkemiz hayvancılık sektörünün gelişimine katkıda bulunmak amacıyla TİGEM, kaliteli ve yeterli miktarda damızlık üretmek için çalışmalarına hız vermiştir.2010 yılında Ceylanpınar, Koçaş, Anadolu ve Karacabey işletmelerinde 2000 er başlık, Çukurova işletmesinde 1000 başlık, Türkgeldi İşlemesinde 800 başlık olmak üzere içerisinde ülkemizde bir ilk olarak 2 adet (Koçaş ve Karacabey) 60 üniteli dönerli sağım sisteminin de yer aldığı yeni modern sığırcılık tesisleri hizmete alınmıştır. 2012 yılında ise Ceylanpınar İşletmesinde 3000,Gözlü İşletmesinde 2000, Türkgeldi İşletmesinde 800 ve Çukurova İşletmesinde 200 ana başlık, komple sığırcılık tesislerinin yapımları gerçekleştirilmiştir. En son teknolojilerle donatılmış bu sığırcılık tesislerinde en ileri tekniklerin uygulanması ile ülkemize çağdaş ve karlı sığırcılık işletmeleri kazandırılmıştır. TİGEM, vizyonuna uygun olarak üstlendiği misyonu gereği kendisine damızlıkla ilgili verilmiş görevi bundan önceki dönemde olduğu gibi gelecekte de daha etkin bir şekilde sürdürmesi, gelen damızlık taleplerinin önemli ölçüde karşılaması, ülkemiz sığırcılığının verim ve kalitesinde artış sağlanmasına önemli katkıda bulunması amacıyla ihtisas işletmesi olarak belirlenmiş 12 işletmede mevcut 10.259 baş ana kadrosuyla sürdürdüğü sığırcılık kapasitesini 2015 yılı sonunda 38.780 ana başa çıkarmayı planlamıştır. TİGEM sığırcılık üretimleri de Tablo 12 de gösterilmiştir. Tablo 12.Yıllar itibariyle Büyükbaş Hayvancılık Üretimleri Yıllar İnek sütü(kg) Buzağı 2002 35.724.122 6.827 2003 35.434.000 7.033 2004 38.709.351 7.160 2005 38.341.027 7.155 2006 38.346.842 7.065 2007 39.861.123 7.311 2008 42.199.144 7.207 2009 40.623.079 7.336 2010 43.650.181 8.128 2011 34.454.122 6.044 2012 43.473.735 9.260 Bilindiği üzere, Dokuzuncu Kalkınma Planı ve Orta Vadeli Programların hayvancılık bölümlerinde kültür ırkı nitelikli hayvan varlığının artırılması, suni tohumlama uygulamalarının yaygınlaştırılması ve damızlık hayvan ihtiyacının öncelikle yurtiçinden karşılanması ilkeleri bulunmaktadır. Ayrıca, Dokuzuncu Kalkınma Planının temel gelişme eksenlerinden birisini de Rekabet Gücünün Artırılması oluşturmaktadır. Hayvancılıkta ve sığır yetiştiriciliğinde rekabet 20

gücünün artırılması ancak nitelikli ve üstün verimli damızlık hayvan varlığı ile gerçekleşebilecek bir olgudur. Bu amaçla TİGEM in 2012-2015 yıllarını kapsayan Yeniden Yapılanma Programı çerçevesinde, 2012 Yılı Yatırım Programında Ceylanpınar İşletmesine 3.000, Gözlü İşletmesine 2.000, Türkgeldi İşletmesine 800 ve Çukurova İşletmesine 200 ana başlık komple sığırcılık tesisleri yapılarak,2013 yılı içerisinde hizmete açılacaktır. Aynı program çerçevesinde diğer işletmelerdeki sığırcılık tesislerinin modernizasyonuna ilişkin yatırımlar devam etmektedir. 2012 yılında Ceylanpınar İşletmesinde 400 kw/saat ve Gözlü İşletmesinde 225 kw/saat kapasiteli biyogaz üniteleri yapılmıştır. 2013 yılında Koçaş ve Karacabey işletmelerinde, 2015 yılına kadar ise sığırcılık faaliyeti sürdürülen diğer işletmelerde elektrik enerjisi üretim amaçlı biyogaz ünitelerinin kurulması hedeflenmiştir. Ceylanpınar ve Gözlü işletmelerinde 2013 yılında kendi ihtiyacının yanında bölgedeki TİGEM işletmelerinin ihtiyacını da karşılayacak kapasitede 1 er adet kesif yem üretim merkezi kurulması planlanmıştır. Kesif yem üretim merkezinin kurulmasındaki amaç, hayvancılık faaliyetlerinin tür ve dönemine uygun, kaliteli yem üretimini temin etmek ve ham maddelerinin % 90 lık kısmının işletme üretimlerinden karşılanmasıdır. Türkiye deki kültür ırkı nitelikli sığır varlığının artırılması konusunda kendisine düşen görevi kuruluşundan bu yana etkin bir şekilde sürdüren TİGEM, önümüzdeki dönemde yapmayı planladığı büyük ölçekli yatırımlarla her yıl 9.000 baş damızlık gebe düve dağıtımını hedeflemiştir. 4.5. TİGEM de Koyunculuk Faaliyeti ve Damızlık Dağıtımı TİGEM 2012 yılında koyunculuk faaliyetlerini 9 işletmede 10 ırk (Merinos, Morkaraman, Akkaraman, İvesi, Bafra, Acıpayam, Malya, Türktahirova, Kıvırcık ve Polatlı) ve 53.484 baş ana olmak üzere toplam 113.529 başla sürdürmüştür. Tablo 13. TİGEM in Irklara Göre 2012 Yılı Koyun Varlığı Irkı Ana Kadro Toplam Damızlık Oranı (%) İvesi 25.549 65.102 57,3 Merinos 9.387 15.963 14 Akkaraman 9.128 17.054 15 Morkaraman 2.380 3.395 3 Malya 2.219 3.847 3,4 Bafra 1.313 2.435 2,2 Acıpayam 1.384 2.041 1,8 Kıvırcık 841 1.385 1,2 Türktahirova 640 1.215 1,1 Polatlı 643 1.092 1 TOPLAM 53.484 113.529 100 21

Grafik 14. TİGEM in Irklara Göre Koyun Varlığı ve Oranları TİGEM in yetiştiriciliğini yaptığı İvesi, Merinos, Akkaraman, Morkaraman ve Kıvırcık koyun ırklarından süt, et ve yapağı verim yönüyle öne çıkan yeni koyun ırklarının üretilmesi amacıyla TİGEM - Üniversite iş birliğine dayalı uzun yıllar sürdürülen ıslah çalışmaları sonucunda Acıpayam, Bafra, Malya, Polatlı ve Türktahirova koyun ırkları elde edilmiştir. Tablo 14.TİGEM in Yetiştiriciliğini Yaptığı Koyun Irklarının Özellikleri Morfolojik Özelliği Acıpayam Koyunu Vücut beyaz, yapağılı ve lekelidir. Baş ve ayaklarda kahverengi lekeler vardır. İri bir vücut yapısına sahiptir. Koyunlar boynuzsuz, koçlar boynuzlu olabilir. Kuyruk orta yağlıdır. Meme bezel meme yapısındadır. Bafra Koyunu Sakız koyununun Karayaka koyunlarıyla melezlenmesi sonucu oluşturulmuştur. %75 Sakız ve %25 Karayaka kanı taşır. Vücut beyaz yapağı ile örtülüdür. Ağız, göz etrafı ve kulaklarda siyah lekelere rastlanır. Ortalama canlı ağırlık 62 kg., cidago yüksekliği 68 cm., vücut uzunluğu71cm dir. Malya Koyunu Vücut beyazdır, baş ve bacaklarda siyah lekeler bulunabilir. Kuyruk yarım yağlı. Fizyolojik Özelliği Kirli yapağı gömlek ağırlığı : 2-2,5 kg. Canlı ağırlık (koyunlarda) : 60-70 kg. (koçlarda) : 100-130 kg. Laktasyon süresi : 150 gün Laktasyon süt verimi : 180-200 lt. Döl Verimi : % 130-140 Kirli gömlek ağırlığı : 2,2 Kg.dır. Canlı ağırlık (koyunlar) : 60 Kg. Canlı ağırlık (koçlar) : 70 Kg. Laktasyon süresi : Laktasyon süt verimi : Döl verimi : % 178 Kirli yapağı gömlek ağırlığı : 2,4-2,8 kg. Canlı ağırlık (koyunlarda) : 45-50 kg. (koçlarda) : 70-90 kg. Laktasyon süresi : 120 gün Laktasyon süt verimi : 30-35 kg. Döl Verimi : % 110 Karkas ağırlığı : 35-45 kg. Et Randımanı : % 45-50 Alman-Et Merinoslarının Akkaraman Koyunlarıyla birleştirme (kombinasyon) melezlemesi yöntemiyle çiftleştirilmesi suretiyle oluşturulmuştur. 22

Vücut iri ve derin, sırt geniş, kuyruk ince, uzun ve yağsızdır. Erkek ve dişileri boynuzsuzdur. Yüz çıplak ve hafif dışbükeydir. Vücut, baş ve bacaklar beyazdır. Orta uzun boynu, uzun ve sallı bir vücudu vardır. Koyunlar boynuzsuz, koçlarda boynuzlulara rastlanabilir. Kuyruk ince ve uzundur. Memeleri bezel meme görünümündedir. Polatlı Koyunu Türktahirova Koyunu Kirli yapağı gömlek ağırlığı: 2,5-3 kg. Canlı ağırlık (koyunlarda) : 70 kg. (koçlarda) : 100-110 kg. Döl Verimi : % 150 Ile de France ve Akkaraman koyunlarının melezlenmesiyle oluşturulmuştur. Kirli yapağı gömlek ağırlığı : 2-2,5 kg. Canlı ağırlık (koyunlarda) : 50 kg. (koçlarda) : 70-80 kg. Laktayson süresi : gün Laktasyon süt verimi : 150-180 kg. Döl Verimi : % 140-150 Karkas ağırlığı : 30-35 kg. Et Randımanı : % 50 Trakya Bölgesi için elde edilen Türktahirova tipi koyun, Türkgeldi ile Tahirova koyunu melezidir. Karacabey Tarım İşletmesi Müdürlüğü'nde damızlık olarak satılmaktadır Vücut, baş ve bacaklar beyazdır. Lekelik istenmez. Kuyruk ince ve kısadır. Koyunlar boynuzsuz, koçlar boynuzlu olabilir. Vücut rengi beyazdır. Ağız, burun, göz etrafında ayaklarında siyah lekeler vardır. Koçlar boynuzlu, koyunlar boynuzsuzdur. Kuyruk üç parçalı yuvarlak yapılı ve S harfi görünümündedir. Yapağı kaba karışıktır. Orta cüsseli bir ırktır. Cidago yüksekliği, 65 cm civarındadır. Ulaş TİM' deki Kangal tipi ortalama tipe göre daha iridir. Vücut orta yapılıdır. Süt tipine uygun, ince fakat sağlam kemik yapısına sahiptir. Yağlı kuyrukludur. Erkekler boynuzludur. Baş kirli sarı ve kahverengi renklidir. Vücut beyaz-kremdir. Anadolu Merinosu Koyunu Kirli yapağı gömlek ağırlığı: 3,0-3,5 kg. Canlı ağırlık (koyunlarda) : 50-60 kg. (koçlarda) : 80-100 kg. Laktasyon süresi: 120 gün Laktasyon süt verimi : 70-100 kg. Döl Verimi : % 120 Karkas ağırlığı : 30-35 kg. Et Randımanı : % 45-50 Alman Et Merinosları ile Akkaramanların melezlenmesiyle elde edilmişlerdir. Bu Merinos tipi % 75-80 genotipi taşır. Polatlı ve Altınova Tarım İşletmesi Müdürlüğü'nde damızlık olarak satılmaktadır Akkaraman Koyunu Kirli yapağı gömlek ağırlığı: 1,5-2 kg. Canlı ağırlık (koyunlarda) : 35-40 kg. Canlı ağırlık (koçlarda) : 50-60 kg. Laktasyon süt verimi: 40-55 lt. Döl Verimi : %115-135 Gözlü, Kâzımkarabekir, Malya ve Ulaş Tarım İşletmesi Müdürlükleri'nde İvesi Koyunu Kirli yapağı gömlek ağırlığı: 2-2,5 kg. Canlı ağırlık (koyunlarda) : 50 kg. Canlı ağırlık (koçlarda) : 70 kg. Laktasyon süt verimi: 180 lt. Döl Verimi : %125-140 Ceylanpınar TİM de damızlık satışı yapılmaktadır 23

Vücut kahverengi ve kaba yapağılı, kuyruk yassı ve yağlı. Yüksek bacaklılık, dişiler ve erkekler genellikle boynuzsuz. Vücut beyaz, kısa ve ince yapağılı, karın altı ve bacaklar yapağılı, baş yapağısız, kuyruk ince ve uzun, genellikle 30 cm. omuzdan itibaren kesiktir. Koyunlar boynuzsuz, koçlar bazen boynuzludur. Morkaraman Koyunu Kirli gömlek ağırlığı: 1.5-2.5 Kg.dır. Canlı ağırlık (koyunlar) : 30-40 Kg. Canlı ağırlık (koçlar) : 40-50 Kg. Laktasyon süresi: 120-150 gün. Laktasyon süt verimi: 60-200 Kg. Döl verimi : % 104-108 Karkas ağırlığı: 15-20 Kg. Et randımanı : % 50 Kazım Karabekir Tarım İşletmesinde yetiştirilmektedir ve damızlık olarak satılmaktadır Karacabey Merinosu Kirli yapağı gömlek ağırlığı: 3,0-3,5 kg. Canlı ağırlık (koyunlarda) : 50-60 kg. (koçlarda) : 80-100 kg. Laktasyon süresi: 70 gün Laktasyon süt verimi: 30-35 kg. Karkas ağırlığı: 25-30 kg. Döl Verimi : % 120 Et Randımanı : % 45-50 Alman- Et Merinosları ile Kıvırcık koyunlarının çevirme melezleridir. % 90-95 Merinos genotipi taşırlar TÜİK verilerine göre 2012 yılında Türkiye de koyun ve keçi sayısı 35,7 milyon baştır. TİGEM, ülkemiz koyunculuğunun gelişmesi ve ıslahı ile koyun ırklarımıza ait gen kaynaklarının korunmasında etkin olarak rol almıştır. Kuruluşundan günümüze kadar ülke koyunculuğunun geliştirilmesi için yapılan bütün çalışmalarda yer almış ve kendisine verilen görevleri yerine getirmeyi başarı ile sürdürmüştür. TİGEM de, bazı yerli ırklarda kendi aralarında ya da yurtdışından getirtilen muhtelif ırklarla değişik melezlemeler yapılarak, elde edilen tiplerle de çalışmalar yapılmaktadır. Bunun son yıllardaki en güzel örneği; Sakız-Karayaka melezi olan Bafra koyunudur. TİGEM, koyunculuktaki bu çalışmalarıyla Türkiye nin en büyük ıslahçı kuruluşu durumundadır. TİGEM in, Cumhuriyetimizin ilk yıllarından itibaren yetiştiriciliğini yaptığı ve ülkemizin sahip olduğu önemli gen kaynaklarından olan saf koyun ırkları; Akkaraman, Morkaraman, Kıvırcık, İvesi ve Merinos tur. TİGEM in üniversiteler ile müştereken yürüttüğü özverili çalışmalar sonucunda ıslah ettiği melez ırklar ise; Malya, Türktahirova, Acıpayam, Bafra ve Polatlı koyunudur. TİGEM e bağlı Ceylanpınar Tarım İşletmesinde Dünyanın en büyük İvesi ırkı koyun popülasyonu bulunmaktadır. İvesi ırkı elit sürülerinde ortalama süt verimi 250 kg/baş a kadar ulaşmıştır.tigem, son 10 yılın ortalamasına göre heryıl 10.403 baş damızlık koyun dağıtımı gerçekleştirmiştir. Ülkemiz yetiştiricilerinin son yıllarda damızlık koyuna olan talebinin fazla olması nedeniyle TİGEM, son iki yılda tüm imkanlarını zorlayarak, 10 yıllık ortalamaya göre artış sağlayarak 2009 yılında 16.411, 2010 yılında 24.586, 2011 yılında 15.050 baş koyu ve 2012 yılında 10.268 baş koyun dağıtımını gerçekleştirmiştir. 24

Tablo 15. TİGEM in Yıllar İtibariyle Damızlık Koyun Varlığı ve Damızlık Dağıtımı Yıllar Ana Kadro Toplam Damızlık Dağıtım Damızlık 2002 42.825 70.797 18.243 2003 45.764 88.278 7.875 2004 49.876 95.065 5.344 2005 54.610 97.470 5.480 2006 57.182 94.597 5.839 2007 57.050 106.420 7.692 2008 58.651 98.169 5.496 2009 55.499 115.864 16.411 2010 45.805 103.034 24.586 2011 49.404 104.427 15.050 2012 53.484 113.529 10.268 Grafik 15. TİGEM in Yıllar İtibari ile Damızlık Koyun Dağıtımı TÜİK verilerine göre ülkemizin 2012 yılında yaklaşık 916 bin ton olan kırmızı et üretiminin %87 si sığır (799 bin ton), %11 i koyun (97 bin ton) ve %2 ü keçi (17 bin ton) den sağlanmıştır. Yani kırmızı et üretimimizin koyun ve keçiden karşılanma oranı 10 yıl öncesi %22 iken bu oran %11 e düşmüştür. Kaba yemin pahalı ve mera veriminin düşük olduğu ülkelerde koyunculuk ön planda iken, kaba yemin ucuz ve mera veriminin yüksek olduğu ülkelerde sığırcılık ağırlık kazanmaktadır. Ülkemizdeki mera alanlarının büyük bir kısmı sığır yetiştirmeye imkân sağlayamayacak şekilde zayıf durumdadır. Ancak bu meralar koyun ve keçi gibi küçükbaş hayvanların beslenmesine yeterli gelebilmektedir. Geçmiş yıllarda bu meralarda 65 milyon baş koyun ve keçi yetiştiriciliği yapılabildiği gibi günümüzde de yapılabileceğini göstermektedir. Zira koyunculuk, kırsal kesimde yaşayan halkımız için fazla yatırım gerektirmeden yapılabilecek bir uğraş alanı olacak, doğal kaynaklarımız ülke ekonomisine kazandırılacak ve önemli bir istihdam alanı oluşturulabilecektir. Ülkemiz kırmızı et ihtiyacının sığırdan karşılanamaması ve Türk toplumunun koyun etine olan alışkanlığı koyun yetiştiriciliğinin önemini ortaya koymaktadır. TİGEM, Yeniden Yapılanma 25

Programı çerçevesinde ülkemiz koyun yetiştiriciliğinin son dönemde artan yüksek verimli ve üstün vasıflı damızlık taleplerini karşılayabilmek amacıyla toplam 53.484 ana baş kadro ile sürdürdüğü koyun yetiştiriciliği kapasitesini 2015 yılı sonunda 112.000 ana başa çıkarmayı hedeflemiştir. Bu amaçla Ceylanpınar İşletmesinde 24.000, Gözlü İşletmesine 14.000, Polatlı İşletmesinde 9.000, Altınova İşletmesinde 6.000, Ulaş İşletmesinde 3.000, Karacabey İşletmesinde 3.000 ve Malya işletmesinde 2.000, Gökhöyük İşletmesinde 1.000 ana başlık koyunculuk tesisleri yapılması planlanmıştır. 2012 yılında Gözlü, Polatlı, Karacabey işletmelerinde 1000 er ana baş komple damızlık koyunculuk tesisi yatırımı yapılmıştır. Ayrıca Ceylanpınar İşletmesinde 8 ayrı noktada Koyun Otomatik Sağım Merkezleri oluşturulmuş ve 40 ton kapasiteli süt soğutma ve muhafaza tankı kurularak 2012 yılında hizmete alınmıştır. İşletmede mevcut 25 bin baş koyunun tamamında elle sağım sonlandırılarak, en ileri teknolojiye sahip makineler ile sağıma geçilmiştir. Bu sistemin uygulamaya konulması ile her bir koyunun süt veriminin tespiti yapılarak elit sürüler daha sağlıklı belirlenmiş, hijyenik şartlarda süt üretimi yapılarak süt verimi ve kalitesi artırılmış, sağım işçiliğinden %75 tasarruf sağlanmış, soğuk zincir oluşturulduğu için daha sağlıklı süt elde edilir hale gelmiştir. Yeniden Yapılanma Programı çerçevesindeki yatırımlar tamamlandığında her yıl ülkemiz koyun yetiştiricilerine 30.000 baş damızlık dağıtımı gerçekleştirilecektir. Tablo 16.Yıllar itibariyle Küçükbaş Hayvancılık Üretimleri Yıllar Koyun sütü Kuzu Yapağı (kg) Tiftik Oğlak (kg) (kg) 2002 2.487.059 46.542 147.420 1.581 402 2003 2.131.197 59.908 150.808 1.748 395 2004 2.254.020 50.687 181.550 2.120 506 2005 2.863.114 53.530 185.300 2.875 567 2006 3.196.716 53.105 202.065 2.560 477 2007 3.620.164 69.105 216.215 3.180 506 2008 3.422.106 57.929 192.365 2.700 461 2009 3.209.363 74.118 174.235 2.300 451 2010 3.426.454 60.068 208.364 2.685 530 2011 2.903.153 55.730 233.530 2.820 461 2012 2.812.102 59.509 224.333 2.950 413 4.6.Arıcılık Faaliyeti Sertifikalı tohum amaçlı yonca, korunga ve fiğ gibi yem bitkileri üretiminde, yabancı döllenme özelliği nedeniyle tozlaşmayı sağlayan arı sertifikalı tohumun verim ve kalitesinin artışında önemli bir etken olarak karşımıza çıkmaktadır. Yapılan araştırmalarda, böcekle tozlaşmaya ihtiyaç duyulan yem bitkilerinde yeterli sayıda arı kovanı bulundurulması durumunda tohum verimlerinin beş katına kadar artırılabileceği belirtilmektedir. TİGEM in üretimini yaptığı sertifikalı yem bitkileri tohumluklarında arzu edilen verim ve kaliteye ulaşılması amacıyla TİGEM Yönetim Kurulunun 19/01/2012 tarih ve 27 no lu kararı ile aynı yıl Dalaman Tarım İşletmesinde 2.000 koloni ile arıcılık faaliyeti başlatılmış, 2013 26

yılında da Gökhöyük Tarım işletmesinde arıcılık faaliyetine başlanılarak toplam arı sayısı 6.000 koloniye ulaşmıştır. 4.7.Diğer Hayvancılık Faaliyetleri 4.7.1.Ceylan (Asya Ceylanı) Yetiştiriciliği Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünde Asya Ceylanı neslini korumak, çoğaltmak ve damızlık olarak dağıtmak amacı ile 185 baş ana ve toplam 330 baş ile Ceylanpınar ve Altınova İşletmelerinde yetiştiricilik yapılmaktadır. 4.7.2. Köpek Yetiştiriciliği Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğünde Kangal (Karabaş) ve Akbaş (Karbeyaz) ırkları ile Ulaş ve Karacabey İşletmelerinde köpek yetiştiriciliği yapılmaktadır. Karacabey İşletmesinde tamamlanan projeyle ana sayısı kısa sürede 150 başa, Ulaş İşletmesinde de ana sayısı 40 başa çıkarılacaktır. İki işletmede 81 başı ana olmak üzere toplam 243 baş ile yetiştiricilik yapılmaktadır. 4.7.3.Ankara Tiftik Keçisi Yetiştiriciliği Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü Anadolu Tarım İşletmesinde gen kaynağını koruma amaçlı tiftik keçisi yetiştiriciliği yapılmaktadır. 500 baş ana kadro ve 956 baş hayvan varlığı ile yapılan keçicilikte yeterli damızlık talebi bulunmamaktadır. Mevcut talebi karşılamak ve gen kaynağını korumak amacıyla keçicilik faaliyetlerine devam edilmektedir. Yılda ortalama 500 baş oğlak alınmakta, 3.000 kg tiftik üretilmekte, sağım ise yapılmamaktadır. Tablo 17. 2012 Yılı Keçi Sayıları (İşletme ve Irklar İtibariyle) İşletme Irkı Teke Keçi E.Çebiç D.Çebiç E.Oğlak D.Oğlak Toplam Anadolu Tiftik Keçisi 96 500 160 200 0 0 956 5.SAFKAN ARAP ATI YETİŞTİRİCİLİĞİ 5.1. Giriş At yetiştiriciliği tarihimiz boyunca çok önemli olmuş ve özel bir değer taşımıştır. Osmanlı Devleti, iyi atlara sahip olabilmek için dünya tarihinde bugünkü anlamda modern yetiştiriciliğin 14 üncü yüzyılda ilk uygulayıcısı olmuştur. Hayvanat Ocaklarında yetiştirilen atlar ile İmparatorluk zirveye ulaşmıştır. TİGEM, Karacabey, Sultansuyu ve Anadolu Tarım İşletmelerinde 378 baş kısrak, 38 baş aygırla modern şartlarda Safkan Arap Atı yetiştiricilik faaliyetine devam etmektedir. Yıllar itibari ile tay üretimleri de Tablo 18 de gösterilmiştir. 27

Tablo 18.Yıllar itibariyle Tay Üretimleri Yıllar 2002 2003 2004 2005 2006 2007 2008 2009 2010 2011 2012 Tay 310 315 328 319 331 313 292 290 316 299 297 5.2. Karacabey Tarım İşletmesi (Karacabey Harası) Kuruluşu 1330 lu yıllara kadar uzanmaktadır. Sultan Orhan Gazi'ye kayınpederi Köse Mihal tarafından Nilüfer Hatun un drahoması (çeyiz) olarak verilen arazi haranın nüvesini teşkil etmiştir. İşletme, Cumhuriyet dönemine kadar; Çiftlikat-ı Hümayun adı altında Sarayın binek atı, ağır ziraat, koşum ile hafif koşum atı ve çeşitli hayvansal ürünlerle ordunun at ihtiyacını karşılamak üzere çalışmalarını sürdürmüştür. Haraya değişik zamanlarda çeşitli at ırkları getirilmiştir. 1881 de Perşeron Atı ve Hannover Atı, 1918 de Arap Atı, 1922 de Anglonorman Atı, 1923 de Nonius ve 1928 de İngiliz Atı getirtilerek at yetiştiriciliğinde kullanılmıştır. Bugünkü Safkan Arap Atçılığının temelini teşkil eden aygırlardan, Baba Kuruş 1932 yılında Suriye'den alınmış, Baba Sa ad 1933 yılında Bağdat tan alınarak bu işletmeye getirilmiştir. Bir vefa örneği olarak Baba Kuruş ve Sa ad ın mezarı yapılmıştır. İşletmede, Safkan Arap Atı yetiştiriciliği yanında, 1928 1981 yılları arasında Safkan İngiliz Atı, 1928 1978 yılları arasında Nonius Atı, 1961 1995 yılları arasında Safkan Haflinger Atı yetiştiriciliği yapılmıştır. İri cüsseli, kalın kemikli ve koyu donlu yerli kısraklara Nonius Aygırı verilerek Karacabey Nonius Atı adı verilen tip elde edilmiştir. Safkan at üretimleri yanında ayrıca sağlam, dayanıklı süvari, binek, araba ve orta ziraat işlerine elverişli kombine bir at elde etmek için, yerli kısraklar ile Safkan Arap Aygırlar birleştirilerek sistemli melezleme çalışmaları yapılmış, bunun sonucunda Karacabey Atı elde edilmiş ve bu atlar çoğunlukla konkur (engel atlama) yarışlarında kullanılmıştır. Ordunun ve Türk Atlı Sporunun ihtiyacını karşılamak amacıyla 1962 de Karacabey Harasında Konkur atı yetiştiriciliğine hız verilmiş, ana materyal Karacabey Atı ve Karacabey Nonius larından seçilmiştir. Karacabey de yetiştirilen Konkur atları uluslararası birçok yarışta Türkiye yi 1960 lı yılların sonlarına kadar başarılı bir şekilde temsil etmiştir. İşletmede 2012 yılı Aralık ayı sonu itibariyle 166 baş kısrak, 12 baş aygırla Safkan Arap Atı yetiştiriciliği yapılmaktadır. Karacabey Harası Türk Atçılığına birçok şampiyon Safkan Arap Atı kazandırmıştır. İşletmeye, 2006 yılında 900.000 payet saklama kapasiteli dondurulmuş sperma laboratuvarı kurulmuştur. Dondurulmuş aygır sperması kullanılarak, özel yetiştiricilerin kısraklarının tohumlanması sağlanmakta, değişik işletmelerde bulunan aygırların spermaları aynı sıfat sezonunda diğer işletmelerde bulunan kan hattı yönünden uygun olan kısraklarda kullanılabilmektedir. Daha önceden aygırların dondurulan spermaları, aygırın sonradan hastalanması, sakatlanarak aşım yapamaz duruma gelmesi ve azosperm durumlarında kullanılabilecek ve kısraklar ile aygırlarla bulaşabilecek çeşitli yetiştirme hastalıklarından damızlıkların korunması mümkün olacaktır. 28

Tablo 19. Karacabey Tarım İşletmesinin Atçılık Verileri Atçılık Ana Kadro Damızlık Toplamı Tay Üretimi Satılan Damızlık 2007 168 418 153 136 2008 147 390 128 142 2009 152 358 128 110 2010 155 370 136 116 2011 150 373 128 105 2012 152 376 127 105 ORTALAMA 156 381 133 119 5.3. Sultansuyu Tarım İşletmesi (Sultansuyu Harası) Sultansuyu Hara-i Hümayunu ismiyle 1889 da cins atların yetiştirilmesi maksadıyla kurulan bu hara, Cumhuriyet döneminde de Orta ve Güney illeri hayvancılığını ıslah etmek ve adeta çöl karakterine sahip olan bu topraklarda Safkan Arap Atı yetiştirmek amacıyla; 1928 yılından itibaren Sultansuyu Harası ismiyle faaliyetine devam etmiştir. Hara ya 1933 yılında Küheylan, Nevvak, Hamdani, I.Seklavi, II. Seklavi isimli aygırlar getirilmiştir. Irak tan getirilen II. Seklavi adlı aygır, haralardaki atların, vücut güzelliği ve uyumu ile imtizaç eden yavruların elde edilmesine etki eden belli başlı baba olarak temayüz etmiştir. İşletmede 2012 yılı Aralık ayı sonu itibariyle Safkan Arap Atı yetiştiriciliğine, 114 baş kısrak ve 15 baş aygır ile devam edilmektedir. Tablo 20. Sultansuyu Tarım İşletmesinin Atçılık Verileri Ana Kadro Damızlık Toplamı Tay Üretimi Satılan Damızlık Atçılık 2007 95 239 68 67 2008 94 221 71 53 2009 104 229 74 58 2010 105 232 84 44 2011 113 281 89 63 2012 114 281 84 62 ORTALAMA 104 247 78 58 5.4. Anadolu Tarım İşletmesi (Çifteler Harası) Haranın kurulu olduğu arazilerin sahibi, Kumarcı Mustafa, Erzurumlu Zorba Selim' in oğlu olup, hükümet tarafından Çifteler'de iskan edilmiştir. Kumarcı Mustafa burada büyük arazi sahibi olmuş, civar köy ve kasaba halkına iyi muamelesi, adil hareketleri ile kendisini sevdirmiş, halk tarafından Sultanönü Ayanı seçilmiştir. 29

II. Sultan Mahmut zamanında orduyu hümayuna yiyecek vermemek, Sarayın emirlerine itaat etmemek suretiyle Sultana isyan etmiş, bunun üzerine şatosu yıkılmış, 1804 tarihinde idam edilmiştir. Böylelikle Kumarcı Mustafa'nın mülkü Saltanata intikal etmiştir. Bu araziler üzerinde 1815 yılında Çifteler Hara-i Hümayunu kurulmuştur. Çeşitli vesilelerle hizmetine ara verilen Hara 1934 yılında tekrar faaliyete geçmiştir. Anadolu Tarım İşletmesinin yetiştirdiği Satvet (Akbatur-4.Kemiyetülırak) isimli at Milenyum öncesi yüzyılın atı seçilmiş, birçok şampiyon tayın babasıdır. 1937 yılında Arabistan dan satın alınan Safkan Arap Atlarından 48 baş kısrak ile 4 baş aygır Çifteler Harasına verilmiştir. Bu aygırlar, Küheylan Dabi, Alkuruş, Hilalüzzaman, Kuruş Şatra dır. Kısraklar ise Mebruke, Şerzetülhavva, Mahide, Şahide, Gufre, Kemiyetülırak, Mencule, Sabıka isimli familyalardır. Anadolu Tarım İşletmesi yetiştirmesi olan ve koşmadan damızlık aygır olarak kullanılan 25. Hilalüzzaman birçok şampiyon tayın babasıdır. 1986 yılında ismi Anadolu Tarım İşletmesi olarak değiştirilmiştir. İşletmede 2012 yılında 118 baş kısrak, 11 baş aygır ile Safkan Arap Atı yetiştiriciliği yapılmaktadır. Tablo 21. Anadolu Tarım İşletmesinin Atçılık Verileri Atçılık Ana Kadro Damızlık Toplamı Tay Üretimi Satılan Damızlık 2007 118 301 92 92 2008 100 267 93 82 2009 109 267 88 77 2010 113 272 96 72 2011 108 270 82 80 2012 112 272 86 65 ORTALAMA 111 275 89 78 5.5. TİGEM Safkan Arap Atı Yetiştiriciliğinin Değerlendirilmesi TİGEM, yıllardan beri yaptığı ıslah çalışmalarıyla ülkemiz yarış sahalarında koşan ve şampiyonluklar kazanan Safkan Arap atlarının büyük çoğunluğunu yetiştirmiş ve dünyada haklı bir üne sahip olmuştur. Sağlıklı ve nitelikli soy kütüğüne sahip, koşu performansı yüksek Safkan Arap Atı genetik özelliklerinin gelecek nesillere aktarılmasına yönelik olarak Karacabey İşletmemizde Türkiye de bir ilk olarak "Aygır Sperması Üretim Laboratuarı" kurulmuştur. Yapılan ıslah çalışmalarıyla atların koşu performanslarının artırılması sağlanmıştır. Koşu tayı satışları Karacabey Tarım İşletmesi Müdürlüğünde, kardeşleri iyi koşmuş ve kusuru bulunmayan iki buçuk yaşlı elit erkek taylar İstanbul Veliefendi Hipodromunda açık artırma suretiyle satılmaktadır. TİGEM in 2009 yılında ortalama tay satış fiyatı 37 bin TL/baş iken, 2010 yılında %16 artışla 44 bin TL/baş, 2011 yılında %46 artışla 54 bin TL/baş ve 2012 yılında %108 artışla 77 bin TL/baş olarak gerçekleşmiştir. Böylece, Safkan Arap Atı satış hâsılatımız, 2010 yılında 10,2 milyon TL, 2011 yılında 13,5 milyon TL ve 2012 yılında 17,8 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. Ülkemizde 2012 yılı at yarışlarında koşan 30

toplam 2.223 Arap Atının %31 ini oluşturan TİGEM yetiştirmesi atlar, dağıtılan ikramiyenin %48 ini kazanmıştır. Ülkemizde bir ilk olarak Kurumumuz, 2012 yılında 3 şampiyon aygıra (Caş, Ayabakan ve İzbatur) ait 75 doz dondurulmuş spermayı Fas a ihraç ederek, 80.000 Dolar döviz geliri elde etmiştir. At yetiştiriciliği, TİGEM açısından karlılığı en yüksek faaliyettir. 2012 yılında yapılan 232 baş at satışından 17.903.810 TL, yetiştiricilik pirimi olarak 9.504.212 TL olmak üzere toplam 27.408.022 TL gelir elde edilmiş ve 15.990.330 TL kar edilmiştir. Koşu karakterini yavrularına yüksek oranda aktaran aygırlarla tohumlanan kısrak sayısının artırılabilmesi ve ülke atçılığının bu yönde geliştirilebilmesi suni tohumlama metodunun uygulanması ile mümkündür. Bu amaçla, Karacabey Tarım İşletmesinde kurulmuş olan dondurulmuş aygır sperması üretim laboratuvarı faaliyetine devam etmekte olup hali hazırda 900.000 payet sperma saklama kapasitesine sahiptir. Bunun yanında TİGEM, dünyadaki en önemli safkan Arap atı yetiştiriciliği ve ıslahı yapılan merkezlerden birisidir. Yıllardan beri yaptığı ıslah çalışmaları ile Safkan Arap Atı yetiştiriciliğinde dünyada haklı bir üne sahip olmuştur. Arap Atının ülkemizdeki varlığı ve safiyetinin devamı açısından, TİGEM in bu faaliyetinin etkinliğini artırarak sürdürmesi önemli görülmektedir. Tablo 22. Koşan At Dağılımı Yıllar Yetiştirici Koşan At Sayısı Oranı (%) 2007 2008 2009 2010 2011 2012 TİGEM 742 Özel 1.669 Toplam 2.411 TİGEM 698 Özel 1.282 Toplam 1980 TİGEM 738 Özel 1.324 Toplam 2062 TİGEM 711 Özel 1.290 Toplam 2001 TİGEM 685 Özel 1.359 Toplam 2044 TİGEM 689 Özel 1534 Toplam 2223 30,78 35,25 35,79 35,53 33,51 30.99 Tablo 22 de koşan at dağılımları verilmektedir. Yıllara göre koşan at dağılımı incelendiğinde, ülke genelindeki hipodromlarda TİGEM yetiştirmesi koşan at sayısı azalırken, özel sektör yetiştirmesi koşan at sayısı artmaktadır. Bu da özel yetiştiricilerin her geçen gün atçılığa ilgisinin arttığını göstermektedir. 31

6.TEŞEBBÜSÜN YERLİ VE ULUSLARARASI RAKİPLERİYLE VEYA BENZER FAALİYET GÖSTEREN KURULUŞLARLA KARŞILAŞTIRMALARI Ülkemizin 2011 yılındaki gayri safi hasılası bir önceki yıla göre %18,1 oranındaki artışla 1 trilyon 297 milyar TL olarak gerçekleşirken 2012 yılında %9,1 oranında artarak 1 trilyon 416 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. 2011 yılında 103 milyar 635 milyon TL olan Tarım sektörü satış hasıla değeri; 2012 yılında 112 milyar 635 milyon TL ye ulaşarak toplam hasıladaki payı %7,94 olmuştur. 2011 yılında 24 milyar 130 milyon TL olan canlı hayvan pazar değeri 2012 yılında 25 milyar 455 milyon TL ye ulaşarak, tarım sektörü içerisindeki payı %22,6 olarak gerçekleşmiştir. Ancak, yurtiçi damızlık hayvan ticaretinin ekonomik değeri bilinememektedir. TİGEM in 2012 yılında toplam satış hasılatı 385 milyon TL olarak gerçekleşmiş, Hayvancılık toplam hasılası da yaklaşık 110 milyon TL dir. Bu hasılatın %45,6 sını damızlık hayvan satışı oluşturmaktadır. Tablo 23. Türkiye ve TİGEM Satış Hasılaları* (TL) 2010 2011 2012 Türkiye Toplam Hasılası 1.098.799.348.446 1.297.713.210.117 1.416.816.800.524 Türkiye Tarım Sektörü Satış Hasılası 92.739.021.029 103.635.251.610 112.635.012.751 Türkiye Hayvansal Üretim Paz.Hasılası 30.589.653.671 34.116.047.670 39.223.224.752 Türkiye Canlı Hayvan Pazarlama Hasılası 18.727.349.674 24.130.174.721 25.455.092.825 TİGEM in Toplam Satış Hâsılası 350.069.143 432.962.520 385.004.168 TİGEM Hayvancılığının Toplam Hasılası 109.769.197 174.645.891 109.992.000 TİGEM Canlı Hayvan Toplam Satış Hasılası 98.076.900 146.412.229 69.121.423 TİGEM Damızlık Hayvan Satış Hasılası 47.806.731 127.348.119 50.212.269 TİGEM Damızlık Sığır Satış Hasılası 13.698.000 94.148.404 13.393.502 TİGEM Damızlık Koyun Satış Hasılası 16.406.847 11.362.784 9.263.405 TİGEM Damızlık Keçi Satış Hasılası 0 41.100 1.892 TİGEM Tay Satış Hasılası 17.536.562 21.624.524 27.408.022 TİGEM Ceylan Satış Hasılası 52.756 13.400 37.600 TİGEM Köpek Satış Hasılası 112.566 157.907 107.848 *http://www.tuik.gov.tr/veribilgi.do?alt_id=50 Ülkemizde damızlık hayvan yetiştiriciliği kamu kuruluşu olarak TİGEM den başka Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığına bağlı Tarımsal Araştırmalar Genel Müdürlüğü ile ziraat ve veterinerlik fakültelerinde araştırmaya yönelik olarak yapılmaktadır. TİGEM başta olmak üzere bu kamu kuruluşları dışında 1995 yılına kadar kayıt sistemine bağlı olarak damızlık sığır yetiştiriciliği yapan özel sektör firması neredeyse yok denecek kadar azdır. Türkiye de soy kütüğüne katkı sağlayacak nitelikte kayıt tutma çalışmaları İtalya ve Almanya hükümetleri ile ortak yürütülen projelerle başlamıştır. İtalya hükümetinin desteklediği Türk Anafi-Süt Sığırcılığını Geliştirme Projesi (ANAFI) 1989 1994 yılları arasında 9 ilde (Aydın, Balıkesir, Burdur, Isparta, İzmir, Denizli, Manisa, Muğla ve Uşak) yürütülmüştür. 1995 yılında başlayan ve Almanya Hükümeti ile ortak yürütülen Sığır Yetiştiriciliği Enformasyon Sistemi 32

Projesi (GTZ) ise 7 ilde (Bursa, Edirne, Kırklareli, Konya, Sakarya, Samsun ve Tekirdağ) yürütülmüş ve 2000 yılında sona ermiştir. Her iki projenin de amacı Türkiye de bir kayıt sistemi oluşturmak ve bu kayıt sistemini yürütecek birliklerin kurulmasını sağlamaktır. Nitekim bu projeler ile yetiştiriciler örgütlenmeye yönlendirilmiş, 1995 yılından itibaren Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birlikleri kurulmaya başlanmıştır. Kurulan 16 il birliği 1998 yılında bir araya gelerek üst örgütleri olan Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri Merkez Birliği ni kurmuştur. Ülkemizde 1995 yılından sonra özel sektör firmaları tarafından damızlık hayvan yetiştiriciliği yapan işletmelerin sayıları her yıl artmaktadır. Bu işletme sayılarının artması ile ülkemizde aile işletmeciliği şeklinde sürdürülen hayvan yetiştiriciliği yerini daha profesyonel ve büyük ölçekli işletmelere devretmeye başlamıştır. Bu işletmelerin ekonomik büyüklüklerinin belirlenebileceği resmi bir veri olmadığı için TİGEM ile mukayeseleri yapılamamaktadır. Sonuç olarak TİGEM, Cumhuriyetimizin ilk kuruluş yıllarından bugüne kadar, damızlık hayvan sektöründeki en önemli pay sahibi Kuruluş olarak faaliyetlerini sürdürmüş, bundan sonraki dönemde de etkinliğini daha da artırarak sürdürmeyi hedeflemiştir. 33