ÖGRENME DÜZEYİNİ YÜKSELTME

Benzer belgeler
Öğretimin Geliştirilmesi

TAM ÖĞRENME MODELİ - YARARLARI VE SINIRLILIKLARI

FEN ÖĞRETİMİNDE İPUÇLARI VE DÖNÜT-DÜZELTME İŞLEMLERİNİN ERİŞİ DÜZEYİNE ETKİSİ*

ORTAÖĞRETİME ÖĞRETMEN YETİŞTİRMEDE "MESLEK BİLGİSİ" BAKIMINDAN FEN-EDEBİYAT VE EĞİTİM FAKÜLTELERİNİN ETKİLİLİĞİ

Bana göre; öğrenemeyen öğrenci yoktur. Herkes öğrenebilir Tüm bilgiler okulda öğrenilebilir Hedeflenen başarı %70-%90 arasındadır.

Tam Öğrenme Kuramı -2-

THE EFFECTIVENESS OF COOPERATIVE MASTERY LEARNING MODEL

1.Öğrenci nitelikleri 2.Öğretim hizmetinin niteliği 3.Öğrenme ürünleri. Tam Öğrenme Kuramı - Bloom

ÖDEVİN BAŞARIYA ETKİSİ*

SINIF İÇİ ÖĞRETMEN DAVRANIŞLARI ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA

ORTAÖĞRETİME ÖĞRETMEN YETİŞTİRMEDE "GENEL KÜLTÜR" BAKIMINDAN FEN EDEBİYAT FAKÜLTELERİNİN ETKİLİLİĞİ

EĞİTİMDE NİTELİK GELİŞTİRMEDE İŞBİRLİĞİNE DAYALI ÖĞRENME İLE TAM ÖĞRENMENİN YERİ VE ÖNEMİ

OKULLARDA TAM ÖĞRENME MODELİ Tülin ACAR > tulin@yesevi.edu.tr

Tam Öğrenme Yönteminin İlköğretim 6. Sınıf Matematik Öğrencilerinin Akademik Başarıları İle Kalıcılık Düzeylerine Etkisi

1. GİRİŞ Yapısalcı (constructivism) yaklaşım, bilginin öğrenme sürecinde öğrenciler tarafından yeniden yapılandırılmasıdır. Biz bilginin yapısını

Dr.Tuğba ŞAHİN (YANPAR) Hacettepe Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği Bölümü

OKUL SEVİYESİ VE TÜRÜNE GÖRE BAZI DERSLERE KARŞI TUTUMLARDA GÖRÜLEN DEĞİŞMELER

H.Ü. Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü BBY 208 Sosyal Bilimlerde Araştırma Yöntemleri II (Bahar 2012) SPSS Ders Notları II (19 Nisan 2012)

TEMEL EĞİTİMDEN ORTAÖĞRETİME GEÇİŞ ORTAK SINAV BAŞARISININ ÇEŞİTLİ DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ

TAM ÖĞRENME STRATEJİSİ NİN ETKİLİLİĞİ ÜZERİNE BİR ÇALIŞMA

İÇİNDEKİLER BÖLÜM I BÖLÜM II. Sayfa ÖNSÖZ... 10

İÇİNDEKİLER. BÖLÜM 1 Değişkenler ve Grafikler 1. BÖLÜM 2 Frekans Dağılımları 37

BÖLÜM 1 ÖLÇME VE DEĞERLENDİRMEDE TEMEL KAVRAMLAR

MADDE VE TEST ANALİZİ. instagram: sevimasiroglu

Merkezi Eğilim ve Dağılım Ölçüleri

İŞBİRLİKLİ ÖĞRENMENİN DİZİ VE SERİLERİN ÖĞRETİMİNDEKİ ETKİLİLİĞİ

EĞİTİM FAKÜLTESİ ÖĞRENCİLERİNİN ÖĞRETMENLİK MESLEK BİLGİSİ DERSLERİNE YÖNELİK TUTUMLARI Filiz ÇETİN 1

EĞİTİM ÖĞRETİM YILI II. DÖNEM ORTAK SINAV TEST VE MADDE İSTATİSTİKLERİ

FEN BİLGİSİ ÖĞRETMEN ADAYLARININ ÖĞRENME STİLLERİ, CİNSİYET ÖĞRENME STİLİ İLİŞKİSİ VE ÖĞRENME STİLİNE GÖRE AKADEMİK BAŞARI 1

Genel olarak test istatistikleri. Merkezi Eğilim (Yığılma) Ölçüleri Dağılım (Yayılma) Ölçüleri. olmak üzere 2 grupta incelenebilir.

Bilgisayar Dersinde Dizgeli Öğretim Yönteminin Öğrenci Erişilerine Etkisi *

TEMEL İSTATİSTİK BİLGİSİ. İstatistiksel verileri tasnif etme Verilerin grafiklerle ifade edilmesi Vasat ölçüleri Standart puanlar

Deneysel Verilerin Değerlendirilmesi. Dersi Veren Öğretim Üyeleri: Yrd. Doç. Dr. Özge ANDİÇ ÇAKIR. Prof. Dr. Murat ELİBOL FİNAL SINAVI

PROJE TABANLI ÖĞRENMEDE ÇOKLU ZEKÂ YAKLAŞIMININ MATEMATİK ÖĞRENME BAŞARISINA VE MATEMATİĞE KARŞI TUTUMA ETKİSİNİN KARŞILAŞTIRILMASI

BİYOLOJİ ÖĞRETMENLERİNİN LABORATUVAR DERSİNE YÖNELİK TUTUMLARININ FARKLI DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ

Test Analizi. Test analizi iki şekilde yapılır; 1. Testin tamamı analiz edilir (test analizi), 2. Her bir test maddesi analiz edilir (madde analizi).

Mustafa SÖZBİLİR Şeyda GÜL Fatih YAZICI Aydın KIZILASLAN Betül OKCU S. Levent ZORLUOĞLU. efe.atauni.edu.tr

BÖLÜM 12 STUDENT T DAĞILIMI

The Study of Relationship Between the Variables Influencing The Success of the Students of Music Educational Department

Matematik Başarısında Dünya Ülkeleri İçerisinde Türkiye nin Konumu: TIMSS * Verileri

İngilizce Öğretmen Adaylarının Öğretmenlik Mesleğine İlişkin Tutumları 1. İngilizce Öğretmen Adaylarının Öğretmenlik Mesleğine İlişkin Tutumları

5. HAFTA PFS 107 EĞİTİMDE ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME. Yrd. Doç Dr. Fatma Betül Kurnaz. KBUZEM. Karabük Üniversitesi

ULUSLAR ARASI 9. BEDEN EĞİTİMİ VE SPOR ÖĞRETMENLİĞİ KONGRESİ

Tekrar ve Düzeltmenin Erişiye Etkisi Fusun G. Alacapınar

Örnek. Aşağıdaki veri setlerindeki X ve Y veri çiftlerini kullanarak herbir durumda X=1,5 için Y nin hangi değerleri alacağını hesaplayınız.

Korelasyon, Korelasyon Türleri ve Regresyon

MATEMATİK ÖĞRETİMİNDE İŞBİRLİKLİ ÖĞRENMEDE BİLGİ DEĞİŞME TEKNİĞİNİN ETKİLİLİĞİ 1

İLKÖĞRETİM OKULLARINDA ÇOKLU ZEKA KURAMI TEMELLİ FEN EĞİTİMİ YOLUYLA ÜST DÜZEY DÜŞÜNME BECERİLERİNİ GELİŞTİRME ÜZERİNE BİR İNCELEME

İÇİNDEKİLER. Önsöz... iii İçindekiler... v

SINIF OKUTAN BRANŞ ÖĞRETMENLERİNİN ALAN VE MESLEK BİLGİLERİNİN YETERLİK DÜZEYİ

EĞİTİMDE PLANLAMA 1. DERS

Öğretmen Adaylarının Eğitim Teknolojisi Standartları Açısından Öz-Yeterlik Durumlarının Çeşitli Değişkenlere Göre İncelenmesi

GİRİŞ. Bilimsel Araştırma: Bilimsel bilgi elde etme süreci olarak tanımlanabilir.

Ölçme Araçlarında Bulunması Gereken Nitelikler. Geçerlik. Geçerlik Türleri. Geçerlik. Kapsam Geçerliği

ÖĞRETMEN ADAYLARININ YETENEK ve İLGİLERİ

Bağımsız örneklem t-testi tablo okuması

İZMİR İLİ MLO OKULLARINDA BİYOLOJİ DERSLERİNDE EĞİTİM TEKNOLOJİSİ UYGULAMALARININ (BİLGİSAYARIN) ETKİLİLİĞİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA

Pedagojik Formasyon Eğitimi ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME

8.Hafta. Değişkenlik Ölçüleri. Öğr.Gör.Muhsin ÇELİK. Uygun değişkenlik ölçüsünü hesaplayıp yorumlayabilecek,

ÖZET

BİLİMSEL ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ

DEĞERLENDİRME ARASINDAKİ İLİŞKİLER... 1

3 KESİKLİ RASSAL DEĞİŞKENLER VE OLASILIK DAĞILIMLARI

KÜLTÜREL MUHİTİN ÖĞRENCİ BAŞARISINA ETKİSİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA

Beden eğitimi öğretmen adaylarının okul deneyimi dersine yönelik tutumlarının incelenmesi

İMALAT SANAYİ EĞİLİM ANKETLERİ VE GELECEĞİN TAHMİNİ

M d a d dd e A l na i li i z

Temel İstatistik. Y.Doç.Dr. İbrahim Turan Mart Tanımlayıcı İstatistik. Dağılımları Tanımlayıcı Ölçüler Dağılış Ölçüleri

Ortaöğretime Öğretmen Yetiştirme Programları (7-12. sınıflar) Program Geliştirme ve Öğretim Bölümü (Divising of Curriculum & Instruction)

REHBER ÖĞRETMENLERİN EMPATİK EĞİLİM VE EMPATİK BECERİ DÜZEYLERİNİN BAZI DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ*

REPEATED MEASURES ANOVA (Tekrarlı Ölçümler ANOVA )

BÖLÜM-1.BİLİM NEDİR? Tanımı...1 Bilimselliğin Ölçütleri...2 Bilimin İşlevleri...3

Serap POYRAZ Celal Bayar Ü. Eğitim Fakültesi, İlköğretim Fen Bilgisi Eğitimi Bölümü, Manisa.

TEMELEĞİTİM ÖĞRETMENLERİNİN DEĞİŞMEYE İLİŞKİN TUTUMLARI. Doç. Dr. Abdurrahman TANRIÖĞEN Pamukkale Üniversitesi Eğitim Fakültesi

İLKÖĞRETİM I. DEVREDE İŞBİRLİKLİ ÖĞRENME YÖNTEMİ İLE GELENEKSEL ÖĞRENME YÖNTEMLERİNİN BAŞARILI VE BAŞARISIZ ÖĞRENCİLER ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

Çukurova Üniversitesi Tam Öğrenme Destekli Sınav Sistemi

ÖĞRETMENLER, ÖĞRETMEN ADAYLARI VE ÖĞRETMEN YETERLĠKLERĠ

BÖLÜM 3 KURAMSAL ÇATI VE HİPOTEZ GELİŞ

Üniversite Öğrencilerinin Akademik Başarılarını Etkileyen Faktörler Bahman Alp RENÇBER 1

TAM ÖĞRENME STRATEJİSİ NİN BİLGİSAYAR DESTEKLİ UYGULANMASI ÜZERİNE BİR ÇALIŞMA I *

BÖLÜM 5 SONUÇ VE ÖNERİLER. Bu bölümde araştırmanın bulgularına dayalı olarak ulaşılan sonuçlara ve geliştirilen önerilere yer verilmiştir.

FEN BİLGİSİ ÖĞRETMEN ADAYLARININ FEN BRANŞLARINA KARŞI TUTUMLARININ İNCELENMESİ

Eğitim Durumlarının Düzenlenmesi

YABANCI DİL EĞİTİMİ VEREN ÖZEL BİR EĞİTİM KURUMUNDAKİ ÖĞRENCİLERİN BEKLENTİLERİNİN ARAŞTIRILMASI. Sibel SELİM 1 Efe SARIBAY 2

PROBLEME DAYALI ÖĞRENME YAKLAŞIMININ HİZMET ÖNCESİ FEN ÖĞRETMENLERİNİN PROBLEM ÇÖZME BECERİLERİ VE ÖZ YETERLİK İNANÇ DÜZEYLERİNE ETKİSİ

Çukurova Üniversitesi Tam Öğrenme Destekli Sınav Sistemi

Ortaokul Öğrencilerinin Sanal Zorbalık Farkındalıkları ile Sanal Zorbalık Yapma ve Mağdur Olma Durumlarının İncelenmesi

BEM. Öğrencinin tüm hayatını temelden etkileyen öğrenme stillerini belirleyerek. Eğilimlerini belirleyerek. Öğrencinin kendini tanımasını sağlayarak

Yrd. Doç. Dr. Fatih TOSUNOĞLU Erzurum Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü

Eğitim ve Öğretim Araştırmaları Dergisi Journal of Research in Education and Teaching Haziran 2017 Cilt:6 Özel Sayı:1 Makale No: 17 ISSN:

Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesi. Yrd. Doç. Dr. H. Coşkun ÇELİK Arş. Gör. Barış MERCİMEK

17/01/2015. PowerPoint Template. Dr. S.Nihat ŞAD LOGO. İnönü University. Company Logo

Eğitim Bilimleri Enstitü Müdürleri Çalıştay Raporu

Test İstatistikleri. Test İstatistikleri Madde İstatistikleri Madde Güçlük İndeksi. Madde Ayırt Edicilik İndeksi Madde Varyansı Madde Güvenirliği

Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesi. Halil Coşkun ÇELİK

İLKÖĞRETİM ÖĞRENCİLERİNİN MÜZİK DERSİNE İLİŞKİN TUTUMLARI

FEN BİLGİSİ ÖĞRETMENLERİNİN KULLANDIKLARI ÖLÇME ARAÇLARININ KAPSAM GEÇERLİĞİ YÖNÜNDEN ARAŞTIRILMASI

BÖLÜM 13 HİPOTEZ TESTİ

Ortalamaların karşılaştırılması

Transkript:

* Hacettepe ÜniversitesiSosyal Bilimler EnstitüsüAraştırma Görevlisi. 105 VniversitesiEğitim Fakültesi Dergisi Yıl 1988 / Sayı 3 / ss. ıo5-115 Hacettepe ÖGRENME DÜZEYİNİ YÜKSELTME Dr. Nuray SENEMOGLU* Hızla değişen dünyada istendik davranışların yüksek verimle kazanılması gereği, plan öğesine ağırlık vermeyi zorunlu kılmaktadır. İstendik ' davranışları öğrencilere davranış bilimlerinin verilerine dayalı olarak belli yetkinlik düzeyinde ve verimlice kazandırmaya çalışan kurum ise okuldur. Davranışların kasıtlı kültürleme süreci ile belli yetkinlik düzeyinde, yüksek verimle kazandırılması beklenmekle birlikte, ülkemiz eğitim sisteminde yer alan çeşitli düzey ve türdeki okullarda istendik davranışların tam olarak kazandırılamadığı gözlenmektedir. Sınıf geçme esası öğrencilerin istendik davranışları tam olarak kazanmasına dayalı olmadığı gibi (Ertürk, 1984, s. 116-120), öğrencilerin büyük çoğunluğu, girdiği okulu normal öğretim süresinden daha uzun sürede tamamlayabilmektedir (Kaya, 1984, s. 129, 161, 270). Öğrencilerin çoğunluğunun orta düzeyde erişiye ulaşabildiği ülkemizde eğitim sisteminin seçicilik ve eleyicilik özelliğinden kurtarılması ve bilişsel güçlerin ısrafına engel olunması gerekmektedir. Bu amaçla, öğrenmeyi etkileyen etkenlerden genel yetenek, ailenin sosyo-ekonomik statüsü, öğretmenin kişilik özellikleri, okulun özellikleri gibi değişmeye dirençli değişkenlerle uğraşmak yerine, bilişsel giriş davranışları, duyuşsal giriş özellikleri, ipuçları, katılma, pekiştireçler, dönüt-düzeltme gibi değiştirilebilir değişkenler öğretme-öğrenme ortamında etkilice birarada işe koşulmalıdır (Bloom, 1984, s. 6)., Özellikle aşamalılık gösteren derslerin bilişsel giriş davranışlarının belirlenerek öğrenme eksiklerinin giderilmesi, kendisinden son,ra gelen öğrenmeleri olanaklı kılacağından ya da kolaylaştırabileceğinden önem taşımaktadır. Ayrıca öğretme-öğrenme sürecinin kontrol altına alınması, bir başka deyişle her öğrenme ünitesinde öğrenilmesi gereken davranışların hangilerinin tam, hangilerinin yetersiz ya da yanlış öğrenilmiş oldunun belirlenmesi, öğrenme eksik ve yanlışlarının artmadan giderilmesini ve aşamalı bir derste, bir sonraki ünitenin önkoşul öğreumelerinin de tam --_.-

olmasını sağlayacaktır. Dolayısıyla eğitimin yetkinlik ve verimlilik düzeyi yükselebilecektir. Bu nedenle ülkemiz eğitim sisteminin çeşitli düzey ve türdeki derslerinde bilişsel giriş davranışlarının belirlenerek bu davranışlardaki eksiklerin başlangıçta tamamlanmasına ve öğretme-öğrenme sürecinin kontrol altına alınmasına, bir başka deyişle dönüt-düzeltme işlemlerinin uygulanmasına gerek duyulmaktadır. İlk ve orta öğretim düzeyinde söz konusu değişkenlerin erişi düzeyini yükselttiği kanıtlanmakla birlikte, yüksek öğretim düzeyinde ve aşamalılık ilişkisi düşük olan derslerde bu değişkenlerin erişiye etkisi tartışılmaktadır (Mueller, 1976). Bu nedenle öğrenmeyi etkileyen değişkenlerin yüksek öğretim düzeyinde ve aşamalılık ilişkisinin sıkı olmadığı kabul edilen derslerde de erişiyi ne ölçüde etkilediğinin araştırılmasına gerek duyulmaktadır. Yukarda belirlenen sorun dikkate alınarak yapılan bu araştırmada Program Geliştirme ve Öğretim i dersinde bilişsel giriş davranışlarındaki eksiklerin giderilmesinin ve buna ek olarak dönüt-düzeltme işlemlerinin uygulanmasının öğrenme düzeyine ve erişiye etkisi incelenmiştir. Araştırma yüksek öğretim düzeyinde ve aşamalılık ilişkisinin düşük olduğu kabul edilen bir derste, söz konusu değişkenlerin bir arada işe koşulması bakımından önem taşımaktadır. Ayrıca son yıllarda yoğunlaşan, öğretme ve öğrenmede etkili olan bazı değişkenleri bir arada kullanarak öğrenme düzeyini ve niteliğini yükseltme çabalarına katkı getireceği umulmaktadır. Araştırma 1984-1985 öğretimyılı bahar döneminde, Hacettepe Üniversitesi, Eğitim Fakültesi, Eğitim Bilimleri Bölümünün Program Geliştirme ve Öğretim i dersini almakta olan lisans öğrencileriyle Üç grupta yürütülmüştür. Öğrenciler deney ve kontrol gruplarına eş olasılıkla (random) atanmıştır. Kontrol grubunda geleneksel yöntemle öğretim yapılmış; birinci deney grubunda kontrol grubundaki öğretirne ek olarak bilişsel giriş davranışlarındaki eksikler tamamlanmış; ikinci deney grubunda ise birinci deney grubundaki işlemlere ek olarak, her öğrenme ünitesinin sonunda izleme testleri uygulanmış, ünitede kazandırılmak istenen davranışlardan eksik ve yanlış. kazanılmış davranışlar ek öğretim yapılarak düzeltilmiştir. _ Araştırmada veriler, Bilişsel Giriş Davranışları Testi, Program Geliştirme ve Öğretim i dersi düzey belirleme ve izleme testleriyle toplanmıştır. Testlerin güvenirlik katsayıları KR-20 formülü ile elde edilmiştir. Bilişsel Giriş Davranışları Testini oluşturanalt testlerden, Eğitim Psikolojisine ilişkin alt testin güvenirlik katsayısı 0.81; Eğitim Sosyolojisine ilişkin alt testin güvenirlik katsayısı 0,81; Eğitim Feisefesine ilişkin alt testin güve~ir1ik katsa,yısı jse 0,89 buhınmu tur. Program 106

Geliştirme ve Öğretim i dersi düzey belirleme testinin güvenirlik katsayısı da 0.8S'tir. Testin kapsam geçerliği konu alanı uzmanlarınca tatmin edici düzeyde bulunmuştur. BULGULAR VE YORUM Bu araştırmada, öğrencilerin Program Geliştirme ve Öğretim Idel'si ile ilgili bilişsel giriş davranı larında~ eksikleri n tamamlanmasının ve buna ek olarak öğrencilere dönüt-düzeltme sağlanmasınınöğrenme düzeyine ve erişiye etkileri ortaya konmaya çalışılmıştır. Bu etkilerin açık bir şekilde ortaya konabilmesi için hem öğrenciler arasında sözkonusu dersle ilgili bilişsel giriş davranışlarına sahip olma bakımından. başlangıçta farklılık olup olmadığı ve hem de deneysel işlemlerin bir gereği olarak bu farklılıkların önemli ölçüde ortadan kaldırılıp kaldırılmadığı üzerinde durulmuştur. Araştırmadaki denencelerle ilgili bulgular bundan sonra ele alınmıştır. Elde edilen sonuçlar, eş olasılıkla atamadan beklendiği gibi, bilişsel giriş davranışlarına sahip olma bakımından deney ve kontrol gruplarının birbirine denkolduğunu ortaya koymakla birlikte, her gruptaki öğrencilerin bilişsel giriş davranışlarına sahip olma bakımından farklı düzeylerde olduğunu göstermiştir. Deney ve kontrol gruplarından herbirindeki öğrenciler arasında dersle ilgili bilişsel giriş davranışlarına sahip olma bakımından farklılıklara işaret edildikten sonra, ikinci olarak ele alınan nokta, araştırmadakideneysel işlemlerle bu farklılıkların deney gruplarında önemli ölçüde giderilmiş olup olmadığı, bir başka deyişle eksiklerin tamamlanmış olma derecesidir. Bilişsel giriş davranışlarındaki eksikler tamamlandığında, öğrencilerin bılişsel giriş davranışları puanları ile Program Geliştirme ve Öğretim i dersi son-test puanları arasındaki korelasyon katsayısının bilişsel giriş davranışları puanları ile Program Geliştirme ve Öğretim i dersi ön-test puanları arasındaki korelasyon katsayısına göre anlamlı düzeyde düşmesi, bir başka deyişle sıfıra yaklaşması beklenmektedir. Yapılan analizler, bilişsel giriş davranışlarının tamamlandığı iki deney grubunda da söz konusu korelasyon katsayılarının anlamlı düzeyde düştüğünü göstermektedir. Buna göre, deney gruplarında, deneysel işlemin bir gereği olarak bilişsel giriş davranışlarındaki eksiklerin önemli ölçüde tamamlandığı söylenebilir. Araştırmanın denenceleri, bulguları ve yorumu aşağıda özetl(:nmiştir. : Bu araştırmanın ilk iki denencesinde, bilişsel giriş davranışlarındaki eksiklei'in tamamlanması ve bununla birlikte öğrencilere dönüt-düzeltme sağlanması şeklindeki deneysel işlemin erişiye etkisi üzerinde durulmak- 107

tadır. Üç ve dördüncü denencede ise, söz konusu deneysel işlemlerin bir dersin öğretim dönemi boyunca gerçekleşen öğren,me düzeyinde yarattıgı değişmeler üzerinde durulmaktadır. Denence 1: Program Geliştirme ve Öğretim i dersi ile ilgili bilişsel giriş davramşlarındaki eksiklerin tamamlandığı birinci deney, bilişsel giriş davramşlarındaki eksiklerin tamamlanmasına ek olarak dönü t-düzeltme işlemlerinin uygulandığı ikinci deney ve geleneksel yöntemle öğretimin yapıldığı kontrol gruplarındaki öğrencilerin erişileri arasında deney grupları lehine, deney grüpları arasında da ikinci deney grubu lehine anlamlı farklar vardır: Bu denenceyi test etmek üzere aşağıdaki yol izlenmiştir. Önce her üç gruptaki öğrencilerin ayrı ayrı son test ve ön test puanları arasında anlamlı bir fark olup olmadığı bağımlı t testi ile yoklanmıştır. Elde edilen sonuçlar, deney ve kontrol gruplarının tümünde erişinin sıfırdan farklı olduğunu göstermiştir. Daha sonra, üç grubun erişi ölçüleri bakımından anlamlı düzeyde farklı olup olmadığı tek yönlü varyans analizi ile test edilmiştir. Deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin, erişi puanları ile ilgili varyans analizi sonuçları Tablo I'de görülmekt~dir. Tablol'deki analiz sonuçları deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin erişi ortalamaları arasında anlamlı fark olduğunu göstermektedir. Söz konusu farkın hangi gruplar arasında olduğunu belirlemek üzere yapılan t testi sonuçları Tablo II'de görülmektedir. Varyans Kaynağı ---_.--- Gruplar Arası Gruplar İçi TABLO DENEY VE KONTROL GRUPLARINDAKİ ÖGRENCİLERİN PUANLARıNIN VARYANS ANALİzİ TOPLAM Karşılaştırılan Gruplar Birinci İkinci *p<..05 KT sd KO 645.61 :.1 322.80 4786.89 87 55.02 5432.50 89 TABLO i II F 5.87 DENEY VE KONTROL GRUPLARINDAKİ ÖGRENCİLERİN ERİşİ PUANLARı Deney Deney ~._.~... t=1.671 İkinci Deney 1.749* -~-~- ERİşİ p <.05 Kontro] 1.711* 3.346* 108 --~---------

Tablo II incelendiğinde, Tablo I'deki anlamlı fark sonucuna üç grup arasındaki farklardan tümünün katkıda bulunduğu ortaya çıkmaktadır. Denencede de belirtildiği gibi deney gruplarındaki erişi, kontrol grubundakinden, ikinci deney grubundaki erişi de birinci deney grubundakinden daha yüksektir. Başka bir deyişle deney ve kontrol grupları erişi bakımından XK < :XDı < )CD2 şeklinde sıralanmaktadır. Program Geliştirme ve Öğretim i dersi sıkı aşamalılık gösteren bir ders değildir. Ayrıca bilişsel giriş d~vranışları olarak ele alınan davranışlar Bloom'un ele aldığı "uzun zaman boyunca sürekli tipteki araştırmalar" ve Leyton'un çalışması (1983) gibi aşamalılık ilişkisi yüksekbir dersin önceki dönem ya da yıldaki aynı derse ilişkin davranışları değil (Bloom, 1979, s. 31), bu dersin kolaylaştırıcı nitelikte ön koşulu olabilecek başka derslere ilişkin davranışlardır. Buna karşın, sadece bilişsel giriş davranışlarının tamamlanması, birici deney grubundaki erişiyi, kontrol grubundakinden anlamlı derecede yüksek bir düzeye getirmiştir. Yüksek öğretim düzeyinde ve aşamalılık ilişkisi düşük olan bir derste bile, bilişsel giriş davranışlarını tamamlamanın erişide olumlu etkiye sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Bilişsel giriş davranışlarının tamamlanmasına ek olarak dönüt-düzeltme işlemlerinin uygulandığı ikinci deney grubundaki erişi, birinci deney grubundakinden de anlamlı derecede yüksektir. Bu sonuç, öğrenmeyi etkileyen değişkenlerin bir arada işe koşulmasının, söz konusu değişkenlerin tek tek etkilerinden daha büyük bir etki yaratabileceğine ilişkin araştırma sonuçlarıyla paralellik göstermektedir (Leyton, 1983; Bloom, 1984; Sayar, 1986).. Bu araştırmanın bulgularına göre, kontrol grubundaki erişi varyansı ile kıyaslandığında, bilişsel giriş davranışlarındaki eksiklerin tamamlanması, erişi varyansını dörtte üçe (0.76), bilişsel giriş davranışlarındaki eksiklerin tamamlanmasına ek olarak öğrencilere dönüt-düzeltme sağlanması ise erişi varyansını yarıya (0.53) düşürmektedir. Bu bulgu, dönütdüzeltme işlemlerini içeren tam öğrenme yöntemi ile öğrenen öğrencilerin öğrenme bakımından geleneksel yöntemle öğreneıı- öğrencilerden daha çok birbirine benzer hale geldiklerine ilişkin araştırma sonuçlarını desteklemektedir. (Block ve Burns, 1976; Guskey ve Monsaas, 1979). Denenee 2: Deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin a) bilgi, b) kavrama, c) uygulama düzeylerindeki hedeflerle ilgili erişileri arasında deney grupları lehine, deney grupları arasında da ikinci deney grubu lehine anlamlı farklar vardır. Bu denenceyi test etmek üzere birinci denencedekine benzer bir yol izlenmiştir. Önce her üç gruptaki öğrencilerin bilgi, kavrama ve uygulama düzeylerindeki hedefleri yoklayan maddelerden elde ettikleri son 109

test ve ön test puanları arasında anlamlı bir fark olup olmadığı bağımlı t testi ile yoklanmı tır.,elde edilen sonuçlar deney ve kontrol gruplarının tümünde,' bilgi, kavrama ve uygulama düzeylerindeki eri inin sıfırdan farklı olduğunu göstermi tir. Daha sonra her üç grubun bilgi kavrama ve uygulama düzeyindeki eri i ölçüleri bakımından anlamlı düzeyde farklı olup olmadığı ayrı ayrı tek yönlü varyans analizi ile test edilmi tir. Deney ve kontrol grubundaki öğrencilerin bilgi düzeyindeki eri ileri ile ilgili varyans analizi sonuçları Tablo III'te görülmektedir. TABLO III DENEY VE KONTROL GRUPLARINDAKİÖGRENCİLERİN BİLGİ DÜZE. YİNDEKİ ERİşİ PUANLARıNIN VARYANS ANALİzİ Varyans Kaynağı KT sd KO F p Gruplar arası 61.09 2 30. 54 1. 50 >.05 Gruplar İçİ 1766.07 87 20.30 TOPLAM 1827.16 89 Tablo III incelendiğinde, bilgi düzeyindeki eri i bakımından deney ve kontrol grupları arasında anlamlı bir fark olmadığı gözlenmektedir. Yukarıdaki durumun nedeni olarak, tanıma ve hatırlama gibi alt düzeydeki bili sel süreçleri içeren bilgi basamağındaki davranı ların, yüksek öğretim düzeyinde dü ük nitelikli öğretim hizmeti ile de kazanılabileceği görülebilir. Deney ve kontrol gruplarındaki öğrncilerin kavrama düzeyindeki eri ilerine ili kin varyans analizi sonuçları Tablo IV'te verilmektedir. TABLO DENEY VE KONTROL GRUPLARINDAKİ ÖGRENCİLERİN KAVRAMA DÜZEYİNDEKİ ERİşİ PUANLARıNIN VARYANS ANALİzİ Varyans Kaynağı KT sd KO F p Gruplar Arası 182.46 2 9 ı. 23 6.03 <.05 Gruplar İçİ 1315.87 87 15.12 TOPLAM 1498.32 89 Tablo IV incelendiğinde, deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin kavrama eri i ortalamaları arasında anlamlı fark olduğu görülmektedir. Söz konusu farkın hangi gruplar arasındaki farklardan kaynaklandığını belirlemek üzere yapılan t testi sonuçları Tablo V'te verilmektedir. Tablo V incelendiğinde, Tablo IV'teki anlamlı fark sonucuna üç grup arasındaki farklardan tümünün katkıda bulunduğu ortaya çıkmaktadır. Kavrama düzeyindeki hedeflerle ilgili eri i bakımından deney ve 110 IV

kontrol grupları arasında deney grupları lehine, deney grupları arasında da ikinci deney grubu lehine anlamlı bir fark vardır. Ba ka bir deyişle deney ve kontrol grupları kavrama düzeyindeki eri i bakımından beklendiği gibi XK < ~Xoı < XD2 şeklinde sıralanmaktadır. TABLO DENEY VE KONTROL GRUPLARINDAKI ÖGRENC1LERİN KAVRAMA DÜZEYİNDEKİ ERİşİ PUANLARı Karşılaştırılan Birinci İkinci Deney Deney Gruplar ~--~-~--- *p <.05 t= 1.671 V İkinci Deney Kontrol 1. 741 * i.866* 3.392* Bilgi düzeyinde denel işlemlerin etkisi gözlenmemekle birlikte, daha yüksek bilişsel süreçleri içeren kavrama düzeyinde denel işlemlerin etkisi ortaya çıkmaktadır. Sadece kolaylaştırıcı nitelikteki bilişsel giriş davram - ların tamamlanmasımn, kavrama düzeyindeki hedeflere ula makta olumlu etkisi görülebildiği gibi, dönüt-düzeltme işlemlerinin de öğretme-öğ- ;enme ortamına eklenmesiyle bu düzeydeki eri ide daha çok artış sağlanabilmektedir. Eldeki bu bulgu, yüksek bili sel süreçleri içeren davram ların kazamlmasında öğretim hizmeti niteliğinin önemli etkisi olduğuna ilişkin görüşleri desteklemektedir (Bloom, 1976; Lysakowski ve Walberg, 1982; Mavarech, 1985). Deney ve kontrol gruplarımn uygulama düzeyindeki eri i ortalamaları arasında anlamlı bir fark elde edilememiştir. İkinci deney grubu ile birinci deney ve kontrol grupları arasında görünürde fark olmaklabirlikte bu fark anlamlı değildir. Ancak dördüncü denenceyle ilgili olarak elde edilen bulgular, denel işlemierin uygulama düzeyindeki eri iyi de etkileyebileceğini göstermektedir. Denence 3: Bili sel giriş davram larındaki eksiklerin tamamlandığı birinci deney ve bili sel giriş davram larındaki eksiklerin tamamlanmasına ek olarak dönüt-düzeltme işlemlerinin uygulandığı ikinci deney gruplarındaki öğrencilerin öğrenme düzeyleri bir dersin öğretim dönemi boyunca artma eğilimindedir. Yukardaki denenceyi test etmek üzere önce deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin ön test ve son test puanlarının aritmetik ortalaması ve standart sapmaları bulunmuştur. Daha sonra öğrencilerde meydana gelen öğrenme düzeyi değişmesinin bir dersin öğretim dönemi boyunca artma eğiliminde olup olmadığı "ikinci yön, aym kişiler üzerinde tekrarlanan ölçüler olmak üzere, çift yönlü varyans analizi" yöntemi ile test edilmiştir (Winer, 1971, s. 518-530). -~- III -

Deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin ön test ve son test puanlarının varyans analizi sonuçları Tablo VI'da verilmektedir. TABLO VI DENEY VE KONTROL GRUPLARı ÖN TEST VARYANS ANALİzİ VE SON TEST PUANLARı ~_.~ ~-~--- -, Varyans Kaynağı KT sd KO,-_.~~ F p - Kişiler Arası Gruplar Arası (A) i Grup İçi Kişiler İçi Ön test-son test AxB Etkileşimi BxGrup içi 4138.69 89 142.18 2 3996.52 87 48317.50 90 45283.47 1 307.24 2 2716.78 87 ~-"-_.~---- 71.09 45.94 45283.47 153.62 31.34 1.55 >.05 1444.80 4.90 <.05 <.05 Tablo VI incelendiğinde, etkileşim teriminin anlamlı olduğu görülmektedir. Bu durumda, deney ve kontrol gruplarının tümünde öğrenme düzeyi, öğretim dönemi boyunca artıyor ve bu artış gruptan gruba değişiyor demektir. Bilişsel giriş davranışlarındaki eksiklerin tamamlandığı birinci deney grubundaki öğrencilerin öğrenme düzeyindeki artma, kontrol grubundaki öğrencilerden daha yüksek; bilişsel giriş davranışlarındaki eksikleri n tamamlanmasına ek olarak dönüt-düzelme işlemlerinin uygulandığı ikinci deney grubundaki öğrencilerin öğrenme düzeyindeki artma da, ilk iki gruptaki öğrencilerden daha yüksek görünmektedir. Ü çüncü denecenin sınanması ile ilgili bulgular bilişsel giriş davranışlarındaki eksiklerin tamamlanması ve bununla birlikte öğrencilere dönütdüzeltme sağlanması şeklindeki deneysel işlemlerin bir dönem boyunca meydana gelen öğrenme düzeyini yükselteceğine 'ilişkin beklentiyi desteklemektedir. Kısa süreli araştırmalarla, uzun zaman boyunca sürekli tipteki araştırmalardan elde edilen sonuçlar, bilişsel giriş davranışlarının daha sonra gerçekleşen başarıyı etkilediğini bu son başarının da dizide daha sonra gelen ders ya da ünitedeki b~şarıyı belli ölçüde belirlediğini ortaya koymaktadır (Bloom, 1979, s. 69). Ayrıca dönüt-düzeltme olanakları sağlanan tam öğrenme grubundaki öğrencilerin ikinci ve sonraki öğrenme ünitelerinde, kontrol grubundaki öğrencilerden daha yüksek başarı gösterdikleri gözlenmiştir. Bu durumun nedeni, dönüt-düzeltme sağlanan gruptaki öğrencilerin bir sonraki ünitenin gerektirdiği bilişsel giriş davranışlarına sahip hale getirilmelerinin bir sonucu olduğu ileri sürülmektedir (Bloom, 1979, s. 54-62). Bu araştırmada elde edilen sonuçlar da yukardaki araştırma sonuçlarıyla paralellik göstermektedir. Denence 4: Bilişsel giriş davranışlarındaki eksiklerin tamamlandığı birinci deney ve bilişsel giriş davranışlarındaki eksiklerin tamamlan- 112 -- ----

masınaek olarak dönüt-düzeltme i lemlerinin uygulandığı ikinci deney gruplarındaki öğrencilerin öğrenme düzeylerinde öğretim dönemi boyunca meydana gelen artma eğilimi bilgi üstü düzeylerdeki öğrenmelerde. daha belirgindir. Yukarıdaki denenceyi test etmek üzere, önce deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilerin birinci ve ikinci ara sınavında yer alan bilgi, kavrama ve uygulama düzeylerindeki sorulara ili kin doğru cevap yüzdeleri elde edilmi tir. Daha sonra, öğrencilerde meydana gelen öğrenme düzeyi deği mesinin öğretim dönemi boyunca bilgi üstü düzeylerde daha belirgin olup olmadığı üçüncü denencedekine benzer bir yolla test edilmi tir. Elde edilen bulgular, birinci ara sınavına göre ikinci ara sınavında, bilgi düzeyindeki öğrenmelerin daha fazla olduğunu göstermektedir. Ancak bu bakımdan gruplar arasında anlamlı düzeyde fark yoktur. Bu durum ara tırmanın denencesindeki beklentiye uygundur. Kavrama düzeyindeki öğrenmeler bakimından deney ve kontrol grupları arasında anlamlı bir fark olmakla birlikte hiçbir grubun ikinci ara sınavındaki öğrenme düzeyi, birinci ara sınavındakinden yüksek değildir. Kavrama düzeyindeki öğrenmeler bakımından, bili sel giri davranı larındaki eksiklerin tamamlanmasına ek olarak dönüt-düzeltme i lemlerinin uygulandığı ikinci deney grubu, iki ara sınavında da en yüksek, bili sel giri davranı larındaki eksiklerin tamamlandığı birinci deney grubu ise kontrol grubundan daha yüksektir. Uygulama düzeyindeki öğrenmeler bakımından deney ve kontrol grupları arasında anlamlı bir fark olduğu ve bu farkın bir ara sınavından diğerine deği tiği ortaya çıkmı tır. Birinci ara sınavına göre ikinci ara sınavındaki artı ın, ikinci deney grubunda en fazla olduğu görülmü tür. Ara tırmada ele alınan dördüncü denencenin bu bulgularla doğrulandığı söylenebilir. Sonuç olarak, Program Geli tirme ve Öğretim i dersine ili kin, kolayla tırıcı olduğu dü ünülen bili sel giri davranı larındaki eksiklerin tamamlanması ve buna ek olarak dönüt düzeltme işlemlerinin uygulanması eri iyi ve öğrenme düzeyindeki artma eğilimini, sadece bili sel giri davranı larındaki eksikleri n tamamlandığı durumdan anlamlı düzeyde yükseltmekte; ayrıca, bili sel giri davranı larındaki eksiklerin tamamlanması da geleneksel yöntemle öğretime göre eri i ve öğrenme düzeyinde anlamlı artı sağlamaktadır. Ara tırmanın bulguları, öğrenmeyi etkileyen deği tirebilir deği kenlerin öğretme-öğrenme ortamında birlikte i e ko ulmasının eri iye, bunların tek tek etkilerinden daha fazla bir etkide bulunacadı.rına ili kin ara tırma sonuçlarını desteklemektedir (Bloom, 1984). 113 -------------

Bu araştırmada elde edilen bulgulara dayalı olarak yapılan önerilerden başlıcaları iki grupta toplanmaktadır. Bunlar, öğretme öğrenme sürecinin geliştirilmesine ve yeni yapılacak. araştırmalara ilişkin önerilerdir. A) Öğretme-öğrenmesürecinin geliştirilmesine ilişkin öneriler: 1- Öğrenciler arasında sosyo-kültürel, genel yetenek v.b. değişmeye dirençli değişkenlerden doğan öğrenme farklarımn en aza indirilmesinde bilişsel giriş davranışlarının her dersin ya da her ünitenin başında tamamlanm'ası ve kullamma hazır hale getirilmesi önemli görülmektedir. Bu nedenle, hazırlanacak olan ders kitaplarında her ünitenin başında ünitenin gerektirdiği bilişsel giriş davramşları ve öğrencilerin bunları tamamlaması için yönergeler bulunmalıdır. Bundan başka ünitenin hedefleri, hedef davramşları ve ünitenin genel çerçevesi açıklanmalıdır. 2- Her ünitenin sonucunda öğrencilerin hangi davramşları kazandıkları, bunların hangilerinde yetersiz oldukları ya da hiç kazanamadıkları belirlenmeli, eksik davramşların tamamlanması, yanlışların düzeltilmesi için ek öğrenme olanakları ve zaman sağlanmalıdır. Öğrencilere küçük gruplarla tekrar olanakları sağlanmalı; öğretmen bazı öğrencilerle bireysel olarak da ilgilenmelidir. Ders kitaplarında her ünitenin sonunda izleme testleri ve düzeltme yönergeleri verilmelidir. B) Yeni.yapılacak araştırmalarla ilgili öneriler: 1- Bu araştırmada ele alınan bağımsız değişkenlerin erişiye etkisi, ilkokuldan yüksek öğretim düzeyine kadar çeşitli konu alanlarında tekrar. test edilebilir. 2- İlkokuldan yüksek öğretim düzeyine kadar çeşitli konu alanlarında, bilişsel giriş davranışlarımn belirlenmesi için kapsamlı araştırmalar yapılabilir. 3- Öğrenmeyi etkileyen değiştirilebilir değişkenlerin (ipuçları, katılma, dönüt, düzeltme v.b.) değişik kombinasyonlarının erişiye etkileri incelenebilir. KAYNAKÇA Block, James H. ve R.B. Burns, "Mastery Learning", bulunduğu eser, L.S. Shulman (Ed.), Review of Research in Educadon,!tasca, Illinois: Peacock Publishers, Ine., 4, 1976 s.3-49. Bloom, Benjamin S. Huınan Characterisdcs and School Learning. New York: McGraw-Hill Ine., 1976. İnsan Nitelikleri ve Okulda Öğrenm.e: Çeviren: Durmuş Ali Özçelik. Ankara: Milli Eğitim Basımevi, 1979. "TheSearch For Methods of Group Instruction as Effectiveas One-to-One- Tutoring". Educadonaı Leadership, May, 1984, s. 4-17. 114 --_._----------

Ertürk, Selahattin. Eğitimde Program Geliştirnıe. 5. Baskı, Ankara: Yelkentepe Yayınları, 4, 1984. Guskey, T.R. ve j.a. Monsaas. "Mastery Learning: A Modelfor Academic Success. in Urbanjunior Colleges", Research in Higher Education, i i, 1979, s. 263-274s Kaya, Yahya KemaL. İnsan Yetiştirme Düzeniıniz: Politika, Eğitim, Kalkınma, Geliştirilmiş dördüncü baskı. Ankara: Nüve Matbaası, 1984. Lysakowski, R.S. ve H.j. Walberg. "Instructional Effects of Cues, Partidpation, and Corrective Feedback: A Quentitative Synthesis", Anıerican Educational Research Journal, 19, 1982, s. 559-578. Mevarech Zemira R.. "The Effects of Cooperative Mastery Learning Strategies on Mathematics Achievement", Journal of Educational Research, 78: 6, 1985, s. 372-377. Mueller, Daniel, j. "Mastery Learning: Partly Boon, Partly Boondaggle", Teachers College Record, 78, i, 1976, s. 43-52. Senemoğlu, Nuray. "Bilişsel Giriş Davranışları ve Dönüt-Düzeltmenin Erişiye Etkisi", Yayınlanmamış Doktora Tezi, Hacettepe Üniversitesi, 1987: Winer, B.j. Statistical Principles in E:ııı::perlnıentalDesign. New York: McGraw- Hill Book Company, 1971. 115