OLGU SUNUMU Epileptik Psikoz: Bir Olgu Sunumu Esra Güney 1, Tuðba Hirfanoðlu 2, Ayþe Serdaroðlu 3, Þahnur Þener 4, Elvan Ýþeri 4 1 Dr., 4 Prof.Dr., Gazi Üniversitesi Týp Fakültesi Çocuk Psikiyatri Anabilim Dalý, 2 Uz.Dr., 3 Prof.Dr., Çocuk Nörolojisi Anabilim Dalý, Ankara ÖZET Epilepsi 16 yaþ altý çocuklarýn %0.5-1'ini etkileyen çocukluk çaðýnýn en yaygýn nörolojik bozukluðudur. Biliþsel ve davranýþsal deðiþikliklerin eþlik edebildiði epilepsi, önemli psikiyatrik hastalýklarla iliþkilidir. Epileptik hastalarda psikiyatrik belirtilerdeki artmýþ risk oraný biyolojik, farmakolojik, çevresel veya psikososyal faktörlere baðlý olabilir. Epilepsiye eþlik eden psikiyatrik hastalýklar epilepsiden önce baþlayabilir, eþzamanlý bulunabilir veya epilepsi tanýsý sonrasý ortaya çýkabilir. Bazen de klinik olarak epileptik nöbet olmadan, taný psikiyatrik semptomlarla konulabilir. Epileptik psikoz, epileptik nöbetlerle yakýndan iliþkili bir grup bozukluðu içerir. Ýnteriktal psikoz, postiktal psikoz, iktal psikoz ve altenatif psikoz bu taný grubu içinde yer almaktadýr. Tekrarlayan bazý epileptik psikoz formlarýnýn, nöbetlerin aktivasyonuyla yakýndan iliþkili olabileceði ileri sürülmüþtür. Ýktal ve postiktal psikoz nöbetlerin kontrolüyle önlenebilirken, epileptik psikozun tüm formlarý çok yönlü müdahale gerektirir. Psikotik belirtilerin erken taný ve tedavisi, bozukluðun yaþamboyu yol açabileceði olumsuz etkileri azaltabilir. Bu yazýda epizodik görsel ve iþitsel halusinasyonlarý ve elektroensefalogramýnda (EEG) aktif parsiyel baþlangýçlý epilepsi ile uyumlu bulgularý olan epileptik psikoz olgusunun taný ve tedavi süreci tartýþýlacaktýr. Olgudan yola çýkarak, epileptik psikozun klinik görünümlerinin sunulmasý ve organik etyolojiden þüphelenilen tüm olgularda ayrýntýlý hastalýk öyküsünün alýnmasý, fizik ve nörolojik muayenenin yapýlmasý ve bulgularýn uygun testlerle birleþtirilmesinin taný sürecindeki öneminin vurgulanmasý amaçlanmýþtýr. Anahtar Sözcükler: Psikoz, epilepsi, iktal psikoz. () SUMMARY Psychosis of Epilepsy: A Case Report Epilepsy is the most common childhood neurologic disorder, affecting 0.5% to 1% of children younger than the age of 16 years old. It can be accompanied by changes in cognition and behaviour and can be associated with psychiatric disorders.the increased risk for psychiatric symptoms in epilepsy can be related to biological, pharmacological, environmental or psychosocial factors. Pychiatric disorders associated with epilepsy may precede, co-occur with or follow a diagnosis of epilepsy. Sometimes diagnosis of epilepsy is made according to psychiatric symptoms without clinic epileptic seizures. Psychosis of epilepsy includes a group of disorder that are associated with epileptic seizures. This diagnosis comprise interictal psychosis, postictal psychosis, ictal psychosis and altenative psychosis. It is suggested that recurrence of some forms of psychosis of epilepsy may be closely linked to seizure exacerbation. Although ictal and postictal psychosis can be prevented with seizure control, all forms of epileptic psychosis require multidisciplinary intervention. Early recognition and treatment of psychotic symptoms can reduce lifelong negative impact of these symptoms. In this report, we present an psychosis of epilepsy case who report episodic visual and auditory hallucinations and have active focal epilepsy detected by electroencephalogram. The purpose of this report to discuss clinic aspect of psychosis of epilepsy with the related literature and to emphasize that in all psychiatric patients who were suspected for organic etiology, complete history, physical and neurological examinations and appropriate testing are essential for identify primer diagnosis. Key Words: Psychosis, epilepsy, ictal psychosis. Makalenin geliþ tarihi: 05.01.2008, Yayýna kabul tarihi: 15.06.2008 95
Güney E, Hirfanoðlu T, Serdaroðlu A, Þener Þ, Ýþeri E. GÝRÝÞ Epilepsi yaygýn kronik nörolojik bozukluklardan biridir. Genel toplumda sýklýðý çeþitli çalýþmalarda deðiþmekle birlikte %0.5-1 olarak bildirilmektedir (Cowan ve ark. 1989, Shackleton ve ark. 1997). Epilepsiye biliþsel ve davranýþsal deðiþiklikler eþlik edebilir, bu nedenle önemli psikiyatrik hastalýklarla iliþkilidir (Torta ve Keller 1999, Kwan ve Brodie 2001). Altta yatan nörolojik fonksiyon bozukluðunun bu hastalarda psikiyatrik bozukluklara yatkýnlýkla sonuçlanabilmesi yanýnda (Kanner ve Dunn 2004), hastalýðýn süreðen doðasý gibi epilepsiye eþlik eden psikososyal faktörler de psikiyatrik bozuklarýn ortaya çýkmasýnda rol oynayabilir (Gaitatzis ve ark. 2004). Kullanýlan taný yöntemleri ve farklý örneklem gruplarý nedeniyle eþlik eden psikiyatrik bozukluk sýklýðýnýn çalýþmalar arasýnda farklýlýk göstermesine raðmen (Swinkels ve ark. 2005), duygudurum bozukluklarý (24-74), özellikle depresyon (%30) en yaygýn eþ taný olarak bildirilmektedir. Bunu anksiyete bozukluklarý (%10-25), psikoz (%2-7) ve kiþilik bozukluklarý (%1-2) izler (Gaitatzis ve ark. 2004). Psikiyatrik belirtiler nöbetle iliþkisine göre sýnýflandýrýlabilir. Bu belirtiler periiktal (nöbetin kendisiyle iliþkili) ve interiktal (nöbetlerden arasýnda) olarak ikiye ayrýlabilir. Peri-iktal belirtiler; nöbete öncülük edebilir (preiktal), nöbetin klinik dýþavurumu olabilir (iktal) veya direk olarak nöbeti takip edebilir (postiktal) (Swinkels ve ark. 2005). Çocukluk çaðý epilepsilerinde psikotik belirtiler daha nadir olarak gözlenir. Epileptik psikozlarýn bazý formlarýnýn tekrarýnýn nöbetlerin ortaya çýkýþýyla yakýndan ilgili olduðu gösterilmiþtir. Episodik epileptik psikozlarýn nöbetlerin tekrarýndan kaynaklandýðý ve nöbetlerin kontrol edilmesiyle psikotik belirtilerin sonlandýðý bildirilmektedir (Andres ve Kanner 2000). Epileptik nöbetlerin klinik olarak psikiyatrik belirtilerle ortaya çýkabilmesi taný ve tedavide karýþýklýklara neden olmaktadýr. Taný aþamasýnda ayrýntýlý deðerlendirmenin yapýlmamasý hastanýn yaþam kalitesinin daha çok bozulmasýna ve iþlevselliðinin azalmasýna yol açmakta ve altta yatan birincil bozuklukta þiddetlenme ve tedaviye uyumsuzluk ile sonuçlanabilmektedir. Bu nedenle yakýnmalarý kýsa süre önce baþlayan ve atipik yakýnmalarla baþvuran olgularda ayrýntýlý nörolojik deðerlendirmenin yapýlmasý önem taþýmaktadýr. Bu yazýda nadir görülen ve ayýrýcý tanýda gözönünde bulundurulmasý gerektiði düþünülen, canlý görsel ve iþitsel halusinasyonlarla karakterize psikotik epizodlarý ve uyku aktivasyonlu EEG'sinde aktif parsiyel baþlangýçlý epilepsiyle uyumlu bulgularý olan bir çocuk hastanýn taný ve tedavi sürecinin tartýþýlmasý ve bu aþamalarda nörolojik ve psikiyatrik ortak deðerlendirmenin kritik öneminin vurgulanmasý amaçlanmýþtýr. Epilepsiye eþlik eden psikiyatrik tanýlarýn gözden geçirildiði derleme yazýlarý ve bu alanda yapýlan araþtýrmalar daha sýk görülmesi nedeniyle genellikle interiktal psikoza odaklanmýþtýr (Swinkels ve ark. 2005, Flügel ve ark. 2006, Adachi ve ark. 2008). Ýktal psikoz nadir görüldüðü için yayýn bilgileri, derlemelerdeki kýsa tanýmlamalar (Gaitatzis ve ark. 2004, Cankurtaran ve ark. 2004) ve yabancý literatürde yer alan olgu sunumlarý (Takaya ve ark. 2005, Vega-Talbot ve ark. 2006) ile sýnýrlýdýr. Ülkemizde iktal psikoz ile ilgili olgu sunumu veya araþtýrma bulunmamaktadýr. Bu olgu ile yerel literatürdeki bu boþluðun doldurulmasý hedeflenmiþtir. OLGU On gün öncesine kadar her hangi bir yakýnmasý olmayan sekiz buçuk yaþýnda erkek hasta, okul etkinliði nedeniyle gittiði tiyatroda, tiyatro kahramaný keloðlanýn sürekli hayal kurduðunu ve birileri tarafýndan yönlendirildiðini izlemiþ ve bundan çok etkilenmiþ. Ayný gün televizyonda izlediði iki karakter devamlý aklýna gelmeye baþlamýþ. Televizyonda izler gibi onlarý zihninde görüyor ve ailesine, "þu an yemek yiyorlar, içki içiyorlar, televizyon izliyorlar" þeklinde anlatýyormuþ. Yine test sorusu çözerken cevaplar konusunda yönlendiriliyor, bir þýkký seçmesi konusunda zorlanýyormuþ gibi hissediyormuþ. Ayrýca yolda yürürken, biri dikkatini çektiðinde, bu iki karakter sanki o kiþinin resmini (eþgalini) çizip gösteriyor ve kendi aralarýnda yorumlar yapýyor, sorular soruyorlarmýþ gibi hissediyormuþ. Bu sürede zihnini farklý þeylere yönlendirmeye çalýþsa da baþarýlý olamýyor, görüntülerden ve seslerden rahatsýz oluyor ve bu nedenle de zaman zaman aðlýyormuþ. Artýk bu karakterlerin yer aldýðý televizyon programýný da izlememeye baþlamýþ. Bu süre içinde okuluna düzenli devam etmiþ, ders baþarýsýnda ve günlük yaþantýsýnda deðiþiklik olmamýþ. Bu durum baþlangýçta günde 96
Epileptik Psikoz: Bir Olgu Sunumu üç-dört kez ve yarým saat sürerken son iki gündür sürekli olmaya baþlamýþ. 30 yaþýndaki annenin 3. gebeliðinden miadýnda, 3950 gram olarak sezeryanla dünyaya gelen hastanýn motor geliþimi ve dil geliþimi normalmiþ. 2 yaþýnda bir kez vücudunun sol yarýsýnda kasýlma ve bilinç kaybý þeklinde ateþli nöbeti olmuþ. EEG'si normal olarak deðerlendirilerek tedavi önerilmemiþ. Aile öyküsünde, anne 38 yaþýnda ev hanýmý, baba 41 yaþýnda serbest olarak çalýþmaktadýr. Anne ve baba teyze çocuklarý olup hastanýn diðer 20 ve 18 yaþlarýnda iki ablasý ve 3 yaþýndaki kardeþi saðlýklýdýr. Hastanýn dayýsýnýn oðlunda epilepsi öyküsü bulunmaktadýr. Klinik deðerlendirmede, yaþýnda gösteren erkek hastanýn bilinci açýk, oryantasyonu tamdý. Ruhsal durum muayenesinde sözel iletiþiminin ve göz temasýnýn iyi olduðu, anneden ayrýlma sorunu olmadýðý, sorulara uygun yanýtlar verebildiði, davranýþ sorunu olmadýðý, ancak depresif duygulanýmýnýn olduðu gözlendi. Son 10 gündür devam eden yakýnmalarý nedeniyle disforik duygudurumu bulunuyordu. Hastanýn istemli ve spontan dikkat ve anlýk, çok yakýn, yakýn ve uzak bellek muayaneleri normaldi. Algýlamasýnda nöbetler sýrasýnda ortaya çýkan canlý iþitsel ve görsel halusinasyonlarý olan hastanýn nöbetlerin olmadýðý ara dönemde depresif duygudurum dýþýnda patolojik bulgu gözlenmedi. Düþünce akýþý ve düþünce içeriði doðaldý. Dostça ve yakýn iletiþim kurabilme yeteneði vardý. Yargýlamasý normaldi ve hastalýðýna içgörüsü bulunuyordu. UYGULANAN KLÝNÝK YAKLAÞIM Hastanýn fiziksel ve nörolojik muayenesi normal olarak deðerlendirildi. Ýlk görüþmede cümle tamamlama içeriðimin yaþýna uygun, kovaks çocuklar için depresyon formu puanýnýn 21 ile uyumlu olduðu gözlendi. Yapýlan Wechsler çocuklar için zeka ölçeðinde (WÇZÖ) tüm zeka bölümü katsayýsý 91 olarak belirlendi. Çekilen rutin elektroensefalogramda (EEG) þüpheli epileptik bozukluk saptanmasý üzerine spontan uykuda çekilen EEG'de sað hemisferde frontosentral, sentropariyatel, temporooksipital ve en yüksek amplitüde frontosentralde ulaþan 1-2 Hz frekansýnda diken yavaþ dalga deþarjlarý izlendi. Ayný deþarjlar daha düþük amplitüdlü senkron olarak karþý hemisfer homolog bölgelerinde de daha az sýklýkta bulunuyordu. Bulgular doðrultusunda bu EEG, aktif parsiyel baþlangýçlý epilepsi ile uyumlu olarak deðerlendirildi (Þekil 1). Çekilen kraniyel manyetik rezonans görüntüleme (MRG) tetkiki normal olan hastanýn çekiminde epilepsi protokolü uygulandý. 1.5 tesla manyetik rezonans (MR) cihazý ile rutin kraniyel MR kesitlerine (T1A, T2A, flair aksiyel; T1A sagittal) ek olarak epileptik deðerlendirme için flair koronal ve fseir koronal kesitler alýndý. Hastaya öykü ve bulgular doðrultusunda kompleks parsiyel epilepsi tanýsý konularak okskarbazepin tedavisi baþlandý ve haftalýk artýþlarla beþ hafta sonunda 600 mg doza yükseltildi. Üçüncü haftanýn sonunda hastanýn psikotik belirtilerinde belirgin gerilemenin olduðu ve ikincil depresif duygurumunun kaybolduðu gözlendi. Tekrarlanan kovaks çocuklarda depresyon formu ölçeði puaný 6 puana geriledi. Tedavinin 6.ayýnda tekrarlanan EEG'de patolojik bulgularda belirgin düzelme görüldü. TARTIÞMA Epilepsiye eþlik eden psikiyatrik hastalýklar epilepsiden önce baþlayabilir, eþzamanlý bulunabilir veya epilepsi tanýsý sonrasý ortaya çýkabilir (Lipton ve Silberstein 1994). Bazen de klinik olarak epileptik nöbet olmadan, taný psikiyatrik semptomlarla konulabilir. Doðrudan nöbetle ilgili psikiyatrik bozukluklar daha çok kompleks parsiyel nöbetler, absans ve psikomotor statusa baðlý olarak geliþir (Gaitatzis ve ark. 2004). Kompleks parsiyel nöbetler %80 temporal lob, %15 frontal lob kaynaklý olup geri kalaný paryetal ve oksipital loblardan kaynaklabilir. Orijin olarak temporal lobdan kaynaklanan nöbetlerde tekrarlayan kompulsif düþünceler, duygulaným deðiþiklikleri, düþünce ve algý bozukluklarý temel belirtiler olarak ortaya çýkabilir (Iþýk 1999). Ayný zamanda beyin görüntüleme çalýþmalarýnda elde edilen veriler doðrultusunda frontal lobun da psikotik süreçle iliþkili olabileceði ve frontal lob epilepsili bazý hastalarda psikotik belirtilerin geliþtiði bildirilmiþtir (Adachý ve ark. 2000). Yine görsel halusinasyonlarla seyreden psikoza sahip epilepsili hastalarda oksipital lob kaynaklý epileptik nöbet olasýlýðýnýn göz önünde bulundurulmasý gerektiði vurgulanmaktadýr (Motooka ve ark. 1999). Bu olguda, muhtemel 97
Güney E, Hirfanoðlu T, Serdaroðlu A, Þener Þ, Ýþeri E. Þekil 1. Hastanýn EEG si 98
Epileptik Psikoz: Bir Olgu Sunumu epileptojenik odaðýn sað frontal lob olduðu düþünülse de, tümüyle sað hemisferde sol hemisfere yayýlým gösteren epileptik deþarjlarýn gözlenmesi, psikotik bulgularýn birincil odaðýný saptamayý güçleþtirmiþtir. Epilepsi hastalarýnda yapýlan genel bir çalýþmada, psikiyatrik hastalýk geliþme riskinin temporal lob epilepsili (TLE) (%60) ve diðer fokal epilepsili (%54) hastalarda primer jeneralize epilepsili hastalardan (%37) daha fazla olduðu bulunmuþtur (Edeh ve Toone 1987) Kompleks parsiyel nöbeti olan hastalarýn %10-30'unda psikoz olduðu bildirilmektedir (Mendez 2000). Epilepsi ve psikoz her ikisinde de yaygýn olan, serebral fonksiyon bozukluðundan kaynaklanabileceði gibi, psikoz nöbet aktivitesinin sonucu da (nöbetlerin amigdala, hipokampal ve septal alanlara etkisi nedeniyle) olabilir (Torta ve Keller 1999, Toone 2000). Psikotik belirtiler nöbetlerle iliþkili olarak ortaya çýkma zamanlarýna göre sýnýflandýrýlmaktadýr. Sadece nöbet sýrasýnda ortaya çýkan psikotik belirtiler "iktal psikoz", nöbetten kýsa süre sonra ortaya çýkan psikotik belirtiler "postiktal psikoz" olarak adlandýrýlmaktadýr (Sachdev 1998). Postiktal psikozun nöbetten sonraki 7 gün içinde ortaya çýktýðý bildirilmektedir (Andres ve Kanner 2000). Nöbetler arasýnda ortaya çýkan kalýcý psikotik belirtilerin olduðu þizofreni benzeri durum ise "interiktal psikoz" olarak adlandýrýlmaktadýr (Sachdev 1998). Alternatif psikoz ise nöbet aktivitesinin baskýlanmasýnýn ardýndan psikotik belirtilerin ortaya çýkýþý ile karakterize ayrý bir kategori olarak deðerlendirilmektedir (Andres ve Kanner 2000). Ýktal psikoz genellikle kýsa sürelidir, saatler veya günler sürer (Lee 1985). Daha nadir olarak görülen psikotik epizodun bu formu diðer epileptik psikozlardan farklý bir taný olarak deðerlendirilir. Ýktal psikoz tipik olarak basit parsiyel status, kompleks parsiyel status ve absans statusu kapsayan konvulsiyonsuz epileptik statusun klinik dýþavurumudur. Basit parsiyel status olgularýnda, EEG kayýtlarýnda iktal paternin belirlenemeyebilinmesi nedeniyle taný konulmasýnda güçlükler yaþanabilir (Andres ve Kanner 2000). Absans statuslu olgularda (jeneralize konvülsiyonsuz status) bilinç deðiþikliði gözlenir, bazýlarýnda delüzyon ve halusinasyonlar görülebilir. Kompleks parsiyel (psikomotor, temporal lob) epileptik status uzamýþ konfüzyon durumu (devamlý form) ya da bu olguda olduðu gibi tekrarlayan nöbet serileri (siklik form) þeklinde ortaya çýkabilir. Belirtilerin süresi saatlerden-günlere dek deðiþkenlik gösterir ve antiepileptik ilaçlarla tedaviye yanýt verir (Trimble ve ark. 2000). Ýktal psikozda psikotik belirtilere iç görünün olmasý ve kýsa ataklarýn varlýðý interiktal psikozlardan ayýrmada yardýmcý olur (Lee 1985). Yine, nöbetler sýrasýnda ortaya çýkan psikotik bulgularýn diðer psikozlardan farklý olarak kalýplaþmýþ (stereotipik) olduðu, nöbetler arasýnda farklýlýk göstermediði bildirilmektedir (Jones ve ark. 2008). Bu olguda da psikotik belirtilere iç görünün olmasý ve epizodlarýn tümünde televizyonda izlenen iki karakterin yer aldýðý halusinasyonlarýn bulunmasý dikkat çekicidir. Epileptik psikoz klinik olarak gözlenebilir nöbetlerin olmadýðý durumlarda, delüzyon ve halusinasyon gibi pozitif belirtilerin varlýðý nedeniyle en sýk olarak þizofreni ile karýþýr (Adachi ve ark. 2008). Çocukluk çaðý baþlangýçlý þizofreni olgularý tedaviye daha güç yanýt verirler ve daha olumsuz prognoza sahiptirler. Bu olgularda hastalýk öncesi dönemde sosyal ve davranýþsal problemler yanýnda öðrenme güçlükleri bulunabilir. Bu olguda hastanýn psikotik belirtilere içgörüsünün bulunmasý, belirtilerin epizodik olmasý ve iþlevselliðinin korunmasý nedeniyle þizofreni tanýsý dýþlanmýþtýr. Diðer psikiyatrik hastalýklara yönelik yapýlan ayýrýcý tanýsal deðerlendirmede hastanýn depresif duygudurumunun psikotik belirtilere ikincil olmasý ve major depresyon için DSM-IV taný kriterlerini karþýlamamasý nedeniyle major depresyon tanýsý dýþlanmýþtýr. Belirtilerin egoya yabancý olarak yaþantýlanmasý, hastanýn bu görüntü ve seslerden rahatsýzlýk duyarak, zihnini farklý þeylere yönlendirmeye çalýþmasý ve okulda belirtileri kontrol edebilmesi nedeniyle obsesif-kompulsif bozukluk (OKB) yönünden deðerlendirilmiþ ve belirtilerin epizodik olmasý, muayenede uyumlu bulgunun olmamasý, belirtilerin bulunmadýðý ara dönemde hastanýn tamamen normal olmasý ve maudsley OKB ölçeðinin, OKB ile uyumlu olmamasý nedeniyle OKB tanýsý dýþlanmýþtýr. Çocukluk çaðý baþlangýçlý bipolar afektif bozukluk (BAB) psikotik belirtilerle baþlayabilir, fakat bu hastalarda sýklýkla gözlenen grandiyözite, hareketlilik, irritabilite gibi bulgularýn bulunmamasý nedeniyle BAB olarak 99
Güney E, Hirfanoðlu T, Serdaroðlu A, Þener Þ, Ýþeri E. deðerlendirilmemiþtir. Hasta ve aileden alýnan öyküde travma öyküsü bulunmamasý nedeniyle travma sonrasý stres bozukluðu düþünülmemiþtir. Yakýnmalarýnýn kýsa süre önce baþlamasý ve egoya yabancý olarak yaþantýlanmasý nedeniyle yapýlan organik tetkiklerde EEG'de aktif bozukluk saptanmýþ ve kýsa ataklarýn varlýðý, klinik olarak gözlenen nöbetlerin bulunmamasý ve ataklar arasýnda hastanýn normal olmasý nedeniyle iktal psikoz olarak deðerlendirilmiþtir. Epileptik psikozun diðer formlarýndan farklý olarak antipsikotik tedaviye ihtiyaç duyulmaksýzýn antiepileptik tedaviyle hastanýn yakýnmalarýnda belirgin gerileme olmuþtur. Özellikle klinik olarak gözlenebilir nöbetlerin olmadýðý olgularda epilepsiyi birincil psikiyatrik hastalýklardan ayýrmak güç olabilir. Tedavi ve prognozlarýndaki farklýlýklar nedeniyle atipik bulgularla baþvuran hastalarda ayrýntýlý geliþim ve aile öyküsünün alýnmasý ve organik deðerlendirmenin yapýlmasý nörolojik ve psikiyatrik hastalýklarýn ayrýmýnda büyük önem taþýmaktadýr. Yazýþma adresi: Dr. Esra Güney, Gazi Üniversitesi Týp Fakültesi Çocuk Psikiyatrisi Anabilim Dalý, Ankara, dresraguney@gmail.com Adachi N, Onuma T, Nýshýwaký S ve ark. (2000) Inter-ictal and post-ictal psychosis in frontal lobe epilepsy:a retrospective comparison with psychoses in temporal lobe epilepsy. Seizure, 9: 328-335. Adachi N, Hara T, Oana Y ve ark. (2008) Difference in age of onset of psychosis between epilepsy and schizophrenia. Epilepsy Res, 78:201-206. Andres M, Kanner MD (2000) Psychosis of Epilepsy: A Neurologist's Perspective. Epilepsy Behav, 1:219-227. Cankurtaran E, Uluç B, Saygý S (2004) Epilepsiye eþlik eden psikiyatrik bozukluklar. Klinik Psikofarmakoloji Bülteni, 14:97-106 Cowan LD, Leviton A, Bodensteiner JB ve ark (1989) Problems in estimating in the prevalence of epilepsy in children: the yield from different sources of information. Pediatr Perinat Epidem, 3:386-401. Edeh J, Toone B (1987) Relationship between interictal psychopathology and the type of epilepsy. Results of a surveyin general practice. Br J Psychiatry, 151: 95-101. Flügel D, O'Toole A, Thompson PJ ve ark. (2006) A neuropsychological study of patients with temporal lobe epilepsy and chronic interictal psychosis. Epilepsy Res, 71:117-128. Gaitatzis A, Trimble MR, Sander JW (2004) Psychiatric comorbidity of epilepsy. Acta Neurol Scand, 110:207-220. Iþýk E (1999) Organik Psikiyatri, 1. baský, Tayf matbaasý, Ankara, s.285-312. Jones EJ, Austin K, Caplan R ve ark. (2008) Psychiatric disorders in children and adolescents who have epilepsy. Pediatr Rev, 29:9-14 Kanner AM, Dunn DW (2004) Diagnosis and management of depression and psychosis in children and adolescent with epilepsy. J Child Neurol, 19(Suppl 1): 65-72. Kwan P, Brodie MJ (2001) Neuropsychological effect of epilepsy and antiepileptic drugs. Lancet, 357:216-222. KAYNAKLAR Lee SI (1985) Noncolvulsive status epilepticus. Iktal confusion in later life. Arch Neurol, 42:778-781. Lipton RB, Silberstein SD (1994) Why study the comorbidity of migraine? Neurology, 44: 4-5. Mendez MF (2000) Neuropsychiatric aspects of epilepsy. Kaplan and Sadock's Comprehensive Textbook of Psychiatry, Seventh edition, volume one, Kaplan HI, Sadock BJ (Ed), Lippincott Williams & Wilkins, USA, s.261-273. Motooka H, Ueki H, Ishida S ve ark. (1999) Ictal visual hallucination intermittent photic stimülation: using evaluation of the clinical finding, ictal EEG, ictal SPECT, and r CBF. No To Shinkei, 51 (Suppl 9): 791-797. Sachdev P (1998) Schizophrenia-like psychosis and epilepsy: The status of the association. Am J Psychiatry, 155: 325-336. Shackleton DP, Westendorp RGJ, Kastaleijin-Nolst Trenite DGA ve ark. (1997) Epilepsy medication: a road to determining the number of individuals with seiures. J Clin Epidemiol, 50: 1061-1068. Swinkels WAM, Kuyk J, Van Dyck R ve ark. (2005) Psychiatric comorbidity in epilepsy. Epilepsy Behav, 7: 37-50. Takaya S, Matsumoto R, Namiki C ve ark. (2005) Frontal noncolvulsive status epilepticus manifesting somatic hallucinations. J Neurol Sciences, 234:25-29. Toone BK (2000) The psychoses of epilepsy (editorial). J Neurol Neurosurg Psychiatry, 69: 1-4. Torta R, Keller R (1999) Behavioral, psychotic and anxiety disorders in epilepsy:etiology, clinical features, and therapeutic implications. Epilepsia, 40(Suppl 1): 2-20. Trimble MR, Ring HA, Schmitz B (2000) Epilepy. Synopsis of neuropsychiatry, Fogel BS, Schiffer RB, Rao SM (Eds), Philadelphia, Lippincott Williams & Wilkins, s.469-489. Vega-Talbot ML, Duchowny M, Jayakar P (2006) Orbitofrontal seizures presenting with ictal visual hallucinations and interictal psychosis. Pediatr Neurol, 35: 78-81. 100