Demans, entellektüel yetilerde bozulma ile
|
|
|
- Dilara Arat
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 Demansýn Deðerlendirilmesinde Nükleer Týp Yöntemleri Prof. Dr. Nahide GÖKÇORA*, Dr. Özgür AKDEMÝR* Demans, entellektüel yetilerde bozulma ile beraber kiþilik ve davraným deðiþiklikleri ile ortaya çýkan bir hastalýktýr. Her yaþta görülebilir, ancak ileri yaþlarda daha sýk görülmekte ve önemli bir saðlýk problemi olarak karþýmýza çýkmaktadýr. Ölüm yaþý ortalamasýnýn yükselmesine ve dolayýsýyla eriþkin popülasyonun yaþ ortalamasýnýn artmasýna baðlý olarak günümüzde artan sýklýkta görülmektedir. Demans hastalarýnýn deðerlendirilmesinde, hastalýðýn nedenini belirleyebilmek ve bu deðerlendirmede tanýsal doðruluðu arttýrabilmek için, klinik deðerlendirmeye ek olarak sýklýkla yapýsal ve iþlevsel görüntüleme çalýþmalarýna baþvurulmaktadýr. Birçok durumda verilebilecek tedavinin baþarýsý, doðru tanýnýn hastalýðýn erken döneminde koyulabilmesine baðlýdýr. Ayrýca klinik deðerlendirme ile taný koymanýn zor olduðu durumlarda görüntüleme yöntemleri klinisyene yardýmcý olabilirler. Genel olarak amaç, demans hastalarýnda tanýyý erken dönemde ve güvenilir biçimde saðlamak, tedavi planýna yardýmcý olmak ve tedavi etkinliðini deðerlendirmektir. Alzheimer hastalýðý demansýn en sýk gözlenen ve en önemli nedenidir. Alzheimer hastalýðýnýn ileri * Gazi Üniversitesi Týp Fakültesi Nükleer Týp Anabilim Dalý, ANKARA evrelerinde klinik olarak hastalýðýn tanýsýný koymak güç deðildir. Önemli olan hastalýðýn erken döneminde tanýnýn nasýl ve hangi yöntemlerle koyulacaðýdýr. Henüz %100 tanýsal doðruluk gösteren bir metod mevcut deðildir. Bir yöntem hastalardan biyopsi almak olabilir, ancak böylesi bir giriþim klinisyenler tarafýndan tercih edilmeyecektir. Klinisyenlere tanýlarýnda yardýmcý olabilecek diðer tanýsal araçlar, yapýsal görüntüleme yöntemleri olan BT (Bilgisayarlý Tomografi) ve MRG'dir (Manyetik Rezonans Görüntüleme). PET (Positron Emission Tomography) ve SPECT (Single Photon Emission Computerized Tomography), demansa neden olan hastalýklarýn tanýnmasýnda farklý bir yaklaþým olanaðý sunarlar. PET ve SPECT bulgularý, özellikle nöropsikolojik deðerlendirme bulgularý ile birlikte ele alýndýðýnda yararlýdýr. Bu tekniklerde görüntü saðlamak için kullanýlan radyofarmasötikler beyinde, bölgesel kan akýmýnýn, metabolizmanýn ve hücreler arasý moleküler iletiþimin ölçülebilmesini saðlar. Nükleer týp yöntemleri aracýlýðýyla Alzheimer hastalýðýna erken dönemde noninvaziv ve güvenilir bir biçimde taný koymak olanaklýdýr (Wagner 1995). GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERÝ VE MEKANÝZMALAR Nöronal aktivite, oksijen ve glukoz ile karþýlanan sürekli bir enerji gereksinimi gösterir. Bölgesel 11
2 GÖKÇORA N, AKDEMÝR Ö. enerji tüketimi, bölgesel nöronal aktiviteyi yansýtmaktadýr. Demansta bölgesel metabolizmada meydana gelen bozukluklarýn belirlenmesi ile, nöronal aktivitenin hangi bölgede ve ne derecede azaldýðý öðrenilebilir. PET ve SPECT ile gösterilebilen özel nöronal tutulum biçimleri, hastalýðýn sýnýflandýrýlmasýnda temel oluþturabilir ve tedavinin yönlendirilmesine katký saðlayabilir. Normal eriþkin beyninde, serebral kan akýmýný ve glukoz metabolizmasýný göstermek için verilen radyofarmasötiklerin bilateral simetrik tutulumu izlenir. Temporal, parietal, oksipital kortekslerde; her iki bazal gangliyada, talamusta ve singulat girusta tutulum yüksek düzeydedir. Beyaz cevherde ve interhemisferik fissürde ise düþük düzeyde tutulum gözlenir. Fokal veya bölgesel olarak verilen radyofarmasötiðin azalmýþ veya artmýþ tutulumu anormal bir bulgudur (Wagner 1995). Bütün nöronlar enerji kaynaðý olarak oksijen ve glukoz kullandýklarýndan, enerji metabolizmasý yardýmýyla özel nöron topluluklarýnýn ayrýmý yapýlamamaktadýr. Kimi nöronlar özel nörotransmiterleri ve reseptörleri ile tanýmlanabilirler. Demansta; nörotransmiterlerin, nöroreseptörlerin ve nöromodülatörlerin kantifikasyonu hastalarýn sýnýflandýrýlmasýna ve ilaçlarýn özel reseptörler üzerinden etkilerinin deðerlendirilmesine yardýmcý olabilir. Birçok Alzheimer hastasýnda; dopaminerjik, serotonerjik ve noradrenerjik yollarda gözlenen bozukluklara ek olarak, özellikle kolinerjik ileti yolunda patoloji saptanmýþtýr (Camargo 2001). Alzheimer hastalýðýnýn alt tiplerinin olmasý ve bu alt tiplerin farklý biyolojik özellikler göstermesi olasýlýðý vardýr. Her alt tip farklý tedavi yöntemlerine yanýt verebilir. HASTALIKLAR VE BULGULAR Alzheimer Hastalýðý Alzheimer hastalýðý, en sýk görülen dejeneratif beyin hastalýðýdýr. Ýlerleyici hafýza yitimi en önemli belirtisidir. Hastalýðýn erken dönemlerinde BT ve MRG bulgularý sýklýkla normaldir. Ancak Alzheimer hastalýðý kuþkusu ile tetkik edilen bütün hastalarda BT ve MRG yapýlmasý önerilmektedir. SPECT veya PET çalýþmalarýnda saptanan Alzheimer hastalýðý tanýsýný destekler nitelikte bulgular varlýðýnda, BT ve MRG görüntülerinin normal olmasý, hastalýðýn tanýsýna katkýda bulunan ek bir bulgudur (Camargo 2001). Demans hastalarýnda bölgesel serebral kan akýmý çalýþmalarý ilk olarak radyoaktif bir soy gaz olan Xenon-133 ile gerçekleþtirilmiþ ve Alzheimer tipi demansýn en belirgin bulgusunun temporal ve parietal kortekslerde kan akýmý azalmasý olduðu gösterilmiþtir (Bonte ve ark. 1997). Alzheimer hastalýðýnda, bölgesel serebral kan akýmý ve glukoz metabolizmasý normalde gözlenen paralelliklerini sürdürdüklerinden, her iki yöntemle de nöronal tutulum biçimleri deðerlendirilebilmektedir. Yani serebral glukoz kullanýmýnda azalmanýn izlendiði alanlarda, kan akýmý çalýþmalarýnda da benzer bulgular gözlenmektedir. Dolayýsýyla PET ile gerçekleþtirilen bölgesel serebral kan akýmý ve glukoz metabolizmasý çalýþmalarýnda gösterilen nöronal tutulum biçimleri, kan akýmýný gösteren Tc- 99m-HMPAO (hexamethylpropyleneamineoxime), Tc-99m-ECD (ethylcystinedimer) ve I-123- IMP (iodoamphetamine) gibi ajanlarla SPECT çalýþmalarýnda da gösterilebilmektedir. Alzheimer hastalarýnda yapýlan çalýþmalarda belirleyici olarak, bölgesel kan akýmý ve glukoz kullanýmýnýn her iki posterior parietal ve temporal kortekslerde azaldýðý, sensörimotor ve oksipital kortekslerin ise görece korunduðu gözlenmiþtir (Resim 1). Hastalýk ilerledikçe tanýmlanan bozukluklar belirginleþmekte, kan akýmý ile metabolizmada izlenen azalma daha yaygýn hale gelmekte ve frontal kortekslerde de tutulum olmaktadýr. Subkortikal yapýlarda, oksipital kortekste ve serebellumda metabolizma hastalýðýn en geç dönemlerine kadar korunmaktadýr (Bonte 1997). F-18 FDG (fluorodeoxyglucose) kullanýlarak gerçekleþtirilen FDG-PET ve perfüzyon gösteren radyofarmasötiklerle yapýlan SPECT görüntülemelerinde, gözlenen temporoparietal hipometabolizma ve hipoperfüzyon, Alzheimer hastalýðýný demansa neden olan diðer hastalýklardan ayýrmaya yarayan tanýsal bulgulardýr. Demansa neden olan çeþitli hastalýklar için, her bir hastalýk için belirleyici olduðu düþünülen özel FDG-PET ve SPECT bulgularý tanýmlanmýþtýr. Ancak tanýmlanan bu metabolizma ve perfüzyon biçimleri sýklýkla çakýþýr ve deðiþkenlik gösterir. Alzheimer hastalýðýnda FDG-PET ve SPECT ile temporoparietal kortekslerde gözlenen metabolizma ve kanlanma azalmasý bulgularýnýn, Alzheimer hastalýðý için tanýsal duyarlýlýk, özgüllük ve doðruluk deðerlerini 12
3 DEMANSIN DEÐERLENDÝRÝLMESÝNDE NÜKLEER TIP YÖNTEMLERÝ Resim 1. Unutkanlýk yakýnmasý ile baþvurmuþ 65 yaþýnda bayan hastaya ait transaksiyel Tc-99m HMPAO beyin perfüzyon SPECT görüntüleri. Saðda daha belirgin olmak üzere bilateral temporoparietal hipoperfüzyon izlenmektedir. Frontal ve oksipital kortekslerde perfüzyon korunmuþtur. Tanýmlanan bulgularýn Alzheimer hastalýðýna baðlý olduðu düþünülmüþtür. belirlemek amacýyla patolojik doðrulamanýn eþlik ettiði çalýþmalar yapýlmýþtýr. Ancak bu çalýþmalar, az sayýdadýr ve sýnýrlý sayýda olgu içermektedir. Hoffman ve arkadaþlarý (2000), hafýza yitimi ve demans nedeniyle FDG-PET çalýþmasý yapýlmýþ ve daha sonra patolojik taný almýþ 22 hastanýn bulgularýný incelemiþler. Bilateral temporoparietal kortekslerde metabolizma azalmasýnýn Alzheimer hastalýðý için taný kriteri olarak kabul edilmesi durumunda; FDG-PET için duyarlýlýk, özgüllük ve tanýsal doðruluk deðerlerinin sýrasýyla %93, %63 ve %82 olduðu bulunmuþtur. Bu çalýþma sonucunda, sadece klinik deðerlendirme yapýldýðýnda %21 olguda Alzheimer hastalýðý tanýsýnýn atlandýðý, FDG-PET görüntüleme ile bu sayýnýn %7'ye düþtüðü belirtilmiþ. Read ve arkadaþlarý (1995) tarafýndan yapýlmýþ 27 hasta içeren benzer bir çalýþmada, hastalarýn SPECT bulgularý ile otopsi tanýlarý karþýlaþtýrýlmýþ. Bu çalýþmada, SPECT perfüzyon görüntülemesinin Alzheimer hastalýðý için duyarlýlýðý %96 ve özgüllüðü %74 olarak bulunmuþ. Anatomik görüntülemede doku hacminde gözlenen kayýplar, PET ve SPECT görüntülemelerinde metabolizmada ve perfüzyonda izlenen azalmalarý tam olarak açýklamamaktadýr. Alzheimer hastalýðýnda gözlenen metabolizma ve perfüzyon deðiþiklikleri, bazý özel hipokampal, kortikal nörokimyasal deðiþiklikler ile kortikal nöronal hücre kaybýna baðlý geliþen bulgulardýr. McGeer ve arkadaþlarý (1986) tarafýndan gerçekleþtirilen bir çalýþmada, 57 Alzheimer hastasýna FDG-PET, BT, MRG görüntülemeleri yapýlmýþ ve nöropsikolojik testler uygulanmýþ. PET görüntülemede gözlenen metabolizma azalmasýnýn, BT ve MRG'de izlenen kortikal atrofiye baðlý olmadýðý saptanmýþ. Nöropsikolojik test bulgularý ile karþýlaþtýrýldýðýnda, metabolizmada gözlenen azalmanýn Alzheimer hastalýðý derecesini göstermede, BT ve MRG'de izlenen atrofinin derecesine oranla daha baþarýlý olduðu gözlenmiþ. Ayrýca bu çalýþmada 13 hastada otopsi incelemesi yapýlmýþ ve metabolik bozukluk gösteren kortikal alanlarda, nöronal hücre kaybý ve gliozis olduðu izlenmiþtir. Geç baþlangýçlý ailesel veya sporadik Alzheimer hastalýðýnda, apolipoprotein E (APOE) epsilon 4 allelinin bir major risk faktörü kabul edilmektedir. Bu alleli için taþýyýcý olan orta yaþýn ileri dönemlerinde ve biliþsel iþlevleri normal olan bireylerde, FDG-PET görüntülemesi ile serebral glukoz kullaným hýzý araþtýrýlmýþ (Reiman ve ark. 2001). Serebral glukoz kullaným hýzýnýn, APOE epsilon 4 alleli taþýyýcýsý bireylerde, normal kontrollere oranla, Alzheimer hastalýðýnda patolojik bulgularýn tanýmlandýðý alanlarda daha düþük olduðu gösterilmiþtir. Bu bireylerin 2 yýllýk izlemlerinde, bazal görüntülemelerinde patolojik bulgularýn tanýmlandýðý alanlarda serebral glukoz kullaným hýzýnýn düþmeye devam ettiði gözlenmiþtir. Ayrýca bireylerin hafýza performanslarýnda 2 yýllýk izlem süresinde meydana gelen azalmanýn da bazal çekimdeki serebral glukoz kullaným hýzý ile anlamlý iliþki gösterdiði saptanmýþ. Sonuçta, APOE epsilon 4 alleli taþýyan ve pre-semptomatik dönemde olan bireylerde, FDG-PET görüntülemesinde Alzheimer hastalýðýna özgü patolojik bulgular gözlenebilmektedir. Ayný zamanda bölgesel serebral glukoz kullaným hýzýnda, kýsa bir zaman aralýðýnda meydana gelen azalma da FDG-PET görüntüleme ile yüksek duyarlýlýkta gösterilebilmektedir. Bu bulgular, 13
4 GÖKÇORA N, AKDEMÝR Ö. çýktýðýný göstermektedir. Sonuç olarak nöronal nikotinik asetilkolin reseptörleri ilaç tedavisi açýsýndan potansiyel bir hedef kabul edilebilirler. Kolinerjik ilaçlarla tedavinin Alzheimer hastalýðýnda beyinde bu reseptörlerin düzeyinde artýþa neden olduðu yine PET çalýþmalarýnda gösterilmiþtir (Nodberg 2001). Erken dönem Alzheimer hastalýðýnda yapýlan postmortem incelemelerde serotonerjik sistemde bozukluk olduðu gösterilmiþtir. Yapýlan görüntüleme çalýþmalarýnda temporal ve frontal neokortekslerde belirgin olmak üzere, serotonin reseptörlerini görüntülemede kullanýlan radyofarmasötiðin tutulumunda yaygýn bir azalma olduðu gösterilmiþtir (Camargo 2001). Multi-enfarkt Demans Resim 2. Unutkanlýk ve kendi iþlerini yapamama yakýnmalarý ile baþvurmuþ 89 yaþýnda bayan hastaya ait transaksiyel Tc-99m HMPAO beyin perfüzyon SPECT görüntüleri. Sað prefrontal, frontal, temporal, parietal ve parieto-oksipital kortekslerde perfüzyonun belirgin ölçüde azaldýðý izlenmektedir. Tanýmlanan bulgular multienfarkt demansla uyumlu olarak deðerlendirilmiþtir. Alzheimer hastalýðýna karþý koruyucu tedavi potansiyeli gösteren ilaçlarýn etkinliklerinin FDG-PET ile deðerlendirilebileceðini düþündürmektedir. Kolinerjik sistem Alzheimer hastalýðýnda asetilkolin sentezinde ve taþýnmasýnda bölgesel bozukluklar olduðu gösterilmiþtir. Postmortem doku ve kortikal biyopsi incelemelerinde presinaptik kolinerjik nöronal iþaretleyicilerin tutulumunda azalma olduðu gösterilmiþtir. Postsinaptik muskarinik kolinerjik reseptörlerin görüntülenmesi için yapýlan in vivo PET ve SPECT çalýþmalarýnda, Alzheimer hastalarýnýn 2/3'ünde frontal veya posterior temporal kortekslerde radyofarmasötiðin baðlanmasýnda azalma olduðu gözlenmiþtir (Camargo 2001). Beyindeki nöronal nikotinik asetilkolin reseptörleri, biliþsel iþlevler ve hafýza açýsýndan önem taþýmaktadýr. Ýn vitro olarak, Alzheimer hastalarýnýn beyin dokusu incelemelerinde ve in vivo olarak PET çalýþmalarýnda bu reseptörlerin miktarýnda azalma olduðu gösterilmiþtir. PET çalýþmalarý, bu bulgunun Alzheimer hastalýðýnýn erken evrelerinde ortaya Yaþlý hastalarda demansýn ikinci en sýk görülen nedenidir. Genellikle karotid arter veya orta serebral arter daðýlýmýnda olmakla birlikte, serebral korteskte herhangi bir alaný tutabilen; unilateral veya bilateral olabilen; enfarktlarýn neden olduðu bir hastalýktýr. Sýklýkla multi-enfarkt demansa Alzheimer hastalýðý da eþlik eder. Beyin SPECT ve PET kan akýmý çalýþmalarýnda, düzensiz bir daðýlým biçimi gösteren çok sayýda fokal hipoperfüzyon alaný izlenir (Resim 2) Bulgularýn, BT ve MRG bulgularý ile birlikte deðerlendirilmesi önemlidir. Bu yöntemlerle gösterilebilecek kortikal veya subkortikal enfarkt alanlarýnýn varlýðý, multi-enfarkt demans tanýsýný destekler niteliktedir. Pick Hastalýðý Pick hastalýðý, veya diðer adýyla frontotemporal demans, frontal ve temporal loblarda gri ve beyaz cevheri tutan özel bir tür serebral dejenerasyon hastalýðýdýr. Pick hastalýðýný klinik olarak Alzheimer hastalýðýndan ayýrmak zor olabilir. Pick hastalýðý olan olgularda, FDG-PET ve SPECT görüntülemelerde serebral kortekste yaygýn metabolizma ve perfüzyon azalmasý gözlenmektedir. Alzheimer hastalýðýnda posterior parietal ve temporal kortekslerde gözlenen bulgulardan farklý olarak, Pick hastalarýnda en çok etkilenen bölge prefrontal kortekstir. BT ve MRG'de, hastalýðýn erken dönemlerinde, bulgular normal olabilir veya SPECT ve 14
5 DEMANSIN DEÐERLENDÝRÝLMESÝNDE NÜKLEER TIP YÖNTEMLERÝ PET bulgularýnýn derecesiyle orantýsýz olarak hafif frontal serebral atrofi gözlenebilir. Normal Basýnçlý Hidrosefali Normal basýnçlý hidrosefali demansýn önemli ve tedavi edilebilir bir nedenidir. Alzheimer hastalýðýndan ayýrýcý tanýsýný yapabilmek önemlidir. Bu hastalarda kortikal glukoz metabolizmasýnýn ve perfüzyonun global olarak azaldýðý gözlenmektedir. Bütün kortikal alanlarda bu azalmanýn homojen olmasý, hastalýðýn Alzheimer hastalýðýndan ayýrýcý tanýsýnda yardýmcý bir bulgudur. Depresyon Ýleri derecede depresyonu olan hastalarda sýklýkla hafýza problemleri ve entellektüel kötüleþme gözlenir. Tedavi edilmemiþ unipolar depresyonlu hastalarýn kaudat çekirdeklerinde glukoz metabolizmasýnda belirgin derecede azalma olduðu bildirilmiþtir. Özellikle prefrontal kortekste belirgin olmak üzere, kortikal kan akýmýnda ve glukoz metabolizmasýnda genel bir azalma gözlenir. Frontal kortekslerde glukoz metabolizmasýnýn azalmasý, unipolar ve bipolar depresyon ile sekonder depresyonun geliþtiði obsesif-kompulsif bozuklukta izlenen bir bulgudur. Depresyonun tedavi edilmesi ile prefrontal kortekste tanýmlanan bulgularýn kaybolduðu gösterilmiþtir. Gösterilen metabolik bozukluðun Hamilton depresyon derecelendirme ölçeði bulgularý ile baðlantýlý olduðu; antidepresan tedavi ile glukoz metabolizmasýnda artýþ olduðu ve bu artýþýn derecesinin depresyon derecelendirme ölçeðinde izlenen iyileþme ile uyum gösterdiði bildirilmiþtir. Creutzfeldt-Jakob Hastalýðý Creutzfeldt-Jakob hastalýðý, bir priona baðlý olduðu düþünülen ve demansýn hýzlý geliþim gösterdiði bir tür ensefalopatidir. Beyin SPECT ve PET görüntüleri hastalðýn þiddeti ile baðlantýlý olarak deðiþik derecelerde fokal veya yaygýn hipoperfüzyon gösterir. Erken dönem Creutzfeldt-Jakob hastalýðý olan 7 hastada BT ve I-123-IMP SPECT görüntülemeleri yapmýþlar (Matsuda ve ark. 2001). BT görüntülerinde yaþa baðlý deðiþiklikler dýþýnda patolojik bulgu izlenmezken; SPECT görüntülemede bölgesel kan akýmý deðerlerinin, normal kontrollere oranla yaygýn olarak azalmýþ olduðu gözlenmiþ. Down Sendromu Yaþlý Down sendromlu olgularýn beyinlerinde, Alzheimer hastalarýnda izlenenlere benzer nitelikte histolojik ve biyokimyasal deðiþiklikler olduðu gözlenmiþtir. Demansý olan Down sendromlu hastalarda, özellikle temporal ve parietal kortekslerde belirgin olmak üzere PET görüntüleme ile beyin glukoz metabolizmasýnýn global olarak azaldýðý gösterilmiþtir. Parkinson Hastalýðý Demanslý Parkinson hastalarýnýn FDG-PET ve SPECT görüntülemelerinde, bilateral temporoparietal kortekslerde perfüzyonun veya metabolizmanýn azaldýðý gözlenmektedir. Alzheimer hastalýðýnda da benzer bulgularýn izleniyor olmasý nedeniyle, kimi çalýþmalarda SPECT görüntülemenin Alzheimer hastalýðý ile Parkinson hastalýðýna baðlý demans ayýrýcý tanýsýnda baþarýsýz olduðu belirtilmiþ (Read ve ark. 1995). Huntington Hastalýðý Huntington hastalýðý bir tür subkortikal demans örneðidir. Kaudat nükleusta ve putamende perfüzyon ve glukoz metabolizmasý, koresi olan hastalarda oldukça azalmýþtýr. Kaudat nükleusta hipometabolizma henüz klinik olarak belirgin koreanýn ortaya çýkmadýðý dönemde de mevcut olabilir. Hastalarda demansýn derecesi frontal, parietal ve temporal kortekslerde metabolizmada izlenen azalmanýn derecesi ile paralellik gösterir. Wilson Hastalýðý Wilson hastalarýnda serebral gri cevherde aþýrý miktarda bakýr birikimi vardýr. Özellikle lentiküler çekirdekler etkilenir. Lentiküler çekirdeklerde glukoz metabolizmasý belirgin derecede azalmýþtýr. Frontal bölgede belirgin olmak üzere kortikal gri ve santral beyaz cevherlerde metabolizmanýn azaldýðý gözlenmiþtir. Progresif Supranükleer Palsi Özellikle frontal bölgelerde ve bazal gangliyalarda belirgin olmak üzere glukoz metabolizmasýnýn yaygýn olarak azaldýðý gözlenmiþtir (Turjanski ve Brooks 1997). AIDS Demansý Erken dönem AIDS demans kompleksi tanýsý almýþ 15
6 GÖKÇORA N, AKDEMÝR Ö. 10 hastada yapýlan Tc-99m-HMPAO SPECT görüntülemede, serebral kortekste ve periventriküler alanlarda kanlanmanýn bilateral ve simetrik tarzda azaldýðý gösterilmiþtir (Szeto ve ark. 1998). Benzer biçimde glukoz metabolizmasýnda izlenen azalma baþlangýçta subkortikal gri cevherle sýnýrlýdýr. Ancak hastalýðýn ilerlemesiyle subkortikal hipometabolizmaya ek olarak metabolizmanýn kortekste de azaldýðý izlenir. SONUÇ Farklý demans formlarýnda, FDG-PET ve SPECT görüntüleme ile serebral glukoz metabolizmasýnda ve kan akýmýnda farklý azalma biçimleri tanýmlanmýþtýr. Ancak herhangi bir demans hastalýðý için özel bir tutulum biçimi yoktur. Genellikle, özel birtakým bölgelerin öncelikle etkileniyor olmasý hastalýklarýn ayýrýcý tanýsýna yardýmcý olmaktadýr. Hafif biliþsel bozukluklarla kendini gösteren erken evre demansta, hastalýk sýklýkla atlanmakta ve doðru taný koyulamadýðý için hastalar bu evrede tedavi alamamaktadýr. Günümüzde hafif ve orta dereceli Alzheimer hastalýðýnda, kolinesteraz inhibitörleri ile biliþsel iþlevlerde düzelmeyi saðlamak ve entellektüel kapasitede kaybý yavaþlatmak olasýdýr. Ancak bu ilaçlarýn nöron koruyucu özelliklerinden yararlanabilmek için, hastalýðýn erken evrelerinde tedaviye baþlamak gerektiði düþünülmektedir. Hastalýðýn ilerlemesini geciktiren yeni tedavi olanaklarýnýn geliþtirilmesi nedeniyle Alzheimer hastalýðýnýn erken dönemde tanýsý önem kazanmýþtýr. Özellikle Alzheimer hastalýðýnýn erken evresinde gösterdikleri yüksek tanýsal duyarlýlýk nedeniyle FDG-PET ve SPECT, primer nörodejeneratif demanslarýn deðerlendirilmesinde tercih edilen görüntüleme yöntemleridir. Demans hastalarýný deðerlendirmede, tanýsal doðruluðu arttýrdýklarý için bu görüntüleme metodlarýnýn kullanýlmasý uygun olacaktýr. Bonte FJ, Weiner MF, Bigio EH ve ark. (1997) Brain Blood Flow in the Dementias: SPECT with Histopathologic Correlation in 54 Patients. Radiology, 202: Camargo EE (2001) Brain SPECT in Neurology and Psychiatry. J Nucl Med, 42: Hoffman JM, Welsh-Bohmer KA, Hanson M (2000) FDG PET Imaging in patients with pathologically verified dementia. J Nucl Med, 42: Matsuda M, Tabata K, Hattori T ve ark. (2001) Brain SPECT with 123I-IMP for the early diagnosis of Creutzfeldt-Jakob disease. J Neurol Sci, 183(1):5-12. McGeer PL, Kamo H, Harrop R ve ark. (1986) Positron emission tomography in patients with clinically diagnosed Alzheimer's disease. CMAJ, 134(6): Nodberg A (2001) Nicotinic receptor abnormalities of Alzheimer's disease: Therapeutic implications. Biol Psychiatry, 49: KAYNAKLAR Read SL, Miller BL, Mena I ve ark. (1995) SPECT in dementia: Clinical and pathological correlation. J Am Geriatr Soc, 43(11): Reiman EM, Caselli RJ, Kewei C ve ark. (2001) Declining brain activity in cognitively normal apolipoprotein E epsilon4 heterozygotes: A foundation for using PET to efficiently test treatments to prevent Alzheimer's disease. Proc Natl Acad Sci USA, 98(6): Turjanski N, Brooks DJ (1997) PET and the investigation of dementia in the parkinsonian patient. J Neural Transm Suppl, 51: Szeto ER, Freund J, Brew BJ ve ark. (1998) Cerebral perfusion scanning in treating AIDS dementia: A pilot study. J Nucl Med, 39(2): Wagner Jr. HN (1995) Principles of Nuclear Medicine, 2. Baský, W.B. Saunders Company, s
Akdeniz Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Radyoloji Ana Bilim Dalı, Antalya. Demans, bilişsel (kognitif) kapasitenin edinsel ve ilerleyici kaybı şeklinde
1 Demans ve Nörodejeneratif süreçler Prof. Dr. Kamil Karaali Akdeniz Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Radyoloji Ana Bilim Dalı, Antalya Demans, bilişsel (kognitif) kapasitenin edinsel ve ilerleyici kaybı şeklinde
Alzheimer Hastalýðýnda Donepezil Hidroklorür Etkinliðinin Kantitatif EEG ile Deðerlendirilmesi
Alzheimer Hastalýðýnda Donepezil Hidroklorür Etkinliðinin Kantitatif EEG ile Deðerlendirilmesi Uz. Dr. Ümmühan ALTIN*, Uz. Dr. Lütfü HANOÐLU*, Uz. Dr. Ahmet ALTUNHALKA*, Uz. Dr. Alev KARAGÖZ*, Doç. Dr.
Lewy cisimcik demansý (LCD), Alzheimer
Lewy Cisimcik Demansý-Histopatolojik Özellikleri Uz. Dr. Nalan AKYÜREK*, Prof. Dr. Leyla MEMÝÞ* Lewy cisimcik demansý (LCD), Alzheimer hastalýðýndan sonra ikinci en sýk demans nedeni olup, çoðu serilerde
Demansta görüntülemenin rolü. Dr.Ercan Karaarslan Acıbadem Üniversitesi
Demansta görüntülemenin rolü Dr.Ercan Karaarslan Acıbadem Üniversitesi Konular Demansta görüntülemenin rolü Dejeneratif hastalıklarda atrofi paterni ve klinik pratikte ölçüm yöntemleri Dejeneratif hastalıklarda
Larson'un 1960'larda veciz olarak belirttiði gibi,
5 Prof. Dr. Semih KESKÝL Larson'un 1960'larda veciz olarak belirttiði gibi, yaþlýlarýn acil hastalýklarý diye bir durum yoktur. Bizimde burada söz konusu edeceðimiz yaþlýlar arasýndaki acil týbbi durumlardýr.
Psikiyatrik bozukluklarýn kaynaðý tartýþýlýrken
Depresyonla Ýlgili Nöroanatomik Çalýþmalar Doç. Dr. Emel ÖZTÜRK*, Prof. Dr. Hamdullah AYDIN** Psikiyatrik bozukluklarýn kaynaðý tartýþýlýrken son yýllara kadar biyolojik ve psikolojik faktörler tek tek
Depresyon, Pratisyen Hekimler ve Depresyon Eðitimi
Depresyon, Pratisyen Hekimler ve Depresyon Eðitimi Dr. Sema Ýlhan Akalýn* Dr. Can Cimili**, Dr. Esma Kuzhan*** Giriþ: Depresyon birinci basamakta en yaygýn görülen ruh saðlýðý sorunudur, çok azýnýn ikinci
Demans ve depresyon, klinik görünümlerinde
Depresyon - Demans Ayýrýcý Tanýsý Dr. E. Yusuf SÝVRÝOÐLU*, Prof. Dr. Selçuk KIRLI* Demans ve depresyon, klinik görünümlerinde biliþsel kaybýn ortak özellik olarak yer aldýðý iki klinik tablodur. Her iki
Yeme Bozukluklarýnda Beyin Görüntüleme Yöntemleri
DERLEME Yeme Bozukluklarýnda Beyin Görüntüleme Yöntemleri Esra Güney 1, Aslý Çepik Kuruoðlu 2 1 Dr., Gazi Üniversitesi Týp Fakültesi Çocuk Psikiyatrisi Anabilim Dalý, 2 Doç.Dr., Psikiyatri Anabilim Dalý,
Demansta görüntülemenin rolü Dr.Ercan Karaarslan Acıbadem Üniversitesi
Demansta görüntülemenin rolü Dr.Ercan Karaarslan Acıbadem Üniversitesi Ana başlıklar Demans nedenleri Normal yaşlanma bulguları Radyolojik görüntüleme yöntemleri Demansta radyolojik belirleyici bulgular
Vasküler demans (VaD) ve Alzheimer hastalýðý
Vasküler Demans Dr. Esra KALELÝ*, Prof. Dr. Ceyla ÝRKEÇ* Vasküler demans (VaD) ve Alzheimer hastalýðý (AD) yaþla iliþkili demansýn en yaygýn nedenidir. Ek olarak serebrovasküler hastalýk (SVH) AD yi kötüleþtirebilir.
Alzheimer hastalýðý (AD) demansif hastalýklar
Alzheimer Hastalýðýnda Klinik Bulgular Uz. Dr. Þenay ÖZBAKIR*, Dr. Hülya AYDIN* Alzheimer hastalýðý (AD) demansif hastalýklar içinde en sýk rastlananýdýr (Evans 1990). Geri dönüþsüz ve ilerleyici biliþsel
Demans entellektüel fonksiyonlardaki deteriorasyon
Demans Prof. Dr. Ceyla ÝRKEÇ* Demans entellektüel fonksiyonlardaki deteriorasyon ya da kayýptýr. Entellektüel fonksiyonlar tek basit bir fonksiyon deðil integre mozayik tarzýnda birbiri içine geçmiþ özellikleri
Manyetik Rezonans ve Bilgisayarlý Tomografi Öncesi Hastalarda Anksiyete ve Depresyon
ARAÞTIRMA Manyetik Rezonans ve Bilgisayarlý Tomografi Öncesi Hastalarda Anksiyete ve Depresyon Gülten Karadeniz 1, Serdar Tarhan 2, Emre Yanýkkerem 3, Özden Dedeli 3, Erkan Kahraman 4 1 Yrd.Doç.Dr., 3
Çocuk ve Ergen Nöropsikiyatrik Bozukluklarýnda Sinir Sistemi Görüntülenmesi
Çocuk ve Ergen Nöropsikiyatrik Bozukluklarýnda Sinir Sistemi Görüntülenmesi Selahattin ÞENOL*, Hülya Eltutan ÖNCÜLOÐLU** ÖZET Sinir sistemi görüntülenmesi ile ilgili teknikler radyasyonla karþýlaþmayý
Demans; normal bilinçli bir kiþide dil, görsel
Alzheimer Hastalýðý Histopatolojisi Uz. Dr. Cem SEZER*, Prof. Dr. Leyla MEMÝÞ* Demans; normal bilinçli bir kiþide dil, görsel deneyim, duygulaným, kiþilik ya da kavrama gibi entellektüel fonksiyonlarýn
Aðrý tanýsý klinik olarak, DITI ile konulabilir
Fibromiyalji hasta görüntüleri Aðrý tanýsý klinik olarak, DITI ile konulabilir Aðrýyý görüntüleme ve patolojisini tanýmlamada baþarýlý yöntemdir. Aðrý kaynaðýnýn vücudun neresinde olduðunu gösterebilir.
Depresyon ve demans yaþlý populasyonda en
Depresyon ve Demans Uz. Dr. Mehmet V. ÞAHÝN* Depresyon ve demans yaþlý populasyonda en sýk karþýlaþýlan nöropsikiyatrik sendromlardandýr. Depresyon ve demansýn birlikteliði ve bu iki klinik durum arasýndaki
28.02.2015. Alzheimer YAŞLANAN BEYİN NORMAL VE PATOLOJİK DURUMLAR. 2030; 5 amerikalıdan 1 >65. 2030; >85 9 milyon. 2050; yaklaşık 1 milyon >100
YAŞLANAN BEYİN NORMAL VE PATOLOJİK DURUMLAR BEKLENEN YAŞAM SÜRESİ Dr. Gazanfer Ekinci Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi ŞUBAT 1015 Hayflick L. How and Why We Age. 1994 BEKLENEN YAŞAM SÜRESİ 90 80 70 60
Aile Hekimliðinde Genogram
Aile Hekimliðinde Genogram Prof. Dr. Ýsmail Hamdi KARA, Düzce Üniversitesi Týp Fakültesi Aile Hekimliði AD, Düzce Aile Hekimliði Dersleri - 02.06.2010 15:30 1 I. Tanýmlar Hastalarý yalnýz bir birey olarak
SİNİR SİSTEMİ Sinir sistemi vücutta, kas kontraksiyonlarını, hızlı değişen viseral olayları ve bazı endokrin bezlerin sekresyon hızlarını kontrol eder
SİNİR SİSTEMİ SİNİR SİSTEMİ Sinir sistemi vücutta, kas kontraksiyonlarını, hızlı değişen viseral olayları ve bazı endokrin bezlerin sekresyon hızlarını kontrol eder. Çeşitli duyu organlarından milyonlarca
Demansta görüntüleme; Nörodejeneratif hastalıklarda atrofi paternleri ve ileri görüntüleme yöntemleri Dr.Ercan Karaarslan Acıbadem Üniversitesi
Demansta görüntüleme; Nörodejeneratif hastalıklarda atrofi paternleri ve ileri görüntüleme yöntemleri Dr.Ercan Karaarslan Acıbadem Üniversitesi Görüntülemenin rolü Ana başlıklar Demansiyel hastalıkların
Ýntiharýn Nörobiyolojisi #
Ýntiharýn Nörobiyolojisi # Prof. Dr. Nevzat YÜKSEL* GÝRÝÞ Genel toplumda intihar sýklýðý yýllýk yüzbinde 10-20 kadardýr. Deðiþik ülkelerde bu oranlar yüzbinde 10 ile 40 arasýnda deðiþmektedir. Ýntihar
DEMANS Neden ve mekanizmalar üzerinden bir gözden geçirme. Demet Özbabalık Adapınar
DEMANS Neden ve mekanizmalar üzerinden bir gözden geçirme Demet Özbabalık Adapınar Demans Kişinin bilişsel işlevlerinde Sosyal, mesleki ve günlük yaşam aktivitelerinde Davranışlarında Avrupa da Demansİnsidansıİnme,
Þizofreni özellikle düþünce, algý ve duygulaným
Çocukluk ve Ergenlik Döneminde Þizofreni: Klinik Özellikler Doç. Dr. Selahattin ÞENOL* Þizofreni özellikle düþünce, algý ve duygulaným alanlarýnda bozulmayla seyreden ciddi bir ruhsal hastalýktýr. Ýlk
17a EK 17-A ÖYKÜ KONTROL LÝSTESÝ. ² Rahim Ýçi Araçlar - Ek 17-A²
EK 17-A RÝA ÝÇÝN DEÐERLENDÝRME KONTROL LÝSTESÝ ÖYKÜ KONTROL LÝSTESÝ Hizmet verenin sorularý: Hizmet alana aþaðýdaki sorularý sorun: Hizmet veren için kurallar: Eðer yanýtlar evet sütununda ise aþaðýdaki
Demans bir çok biliþsel defektin bir arada bulunmasýna. Demans ve Komorbid Durumlar. Özet
Demans ve Komorbid Durumlar Prof. Dr. Ýlkin ÝÇELLÝ* Özet Demans denildiðinde, aðýrlýk olarak %75 oranýnda Alzheimer tipi demans ile vasküler demans kastedilmektedir. Etiyolojide ilaçlar ve toksinler, kafa
YENÝ YAYINLARDAN ÖZETLER
YENÝ YAYINLARDAN ÖZETLER Kistik Fibrozisli Çocuk ve Ergenlerde Psikopatoloji ve Tedavi Uyumu White T, Miller J, Smith GL ve ark. (2008) Adherence and psychopathology in children and adolescents with cystic
NÖROMETABOLİK BEYİN HASTALIKLARINDA GENEL RADYOLOJİK YAKLAŞIM
NÖROMETABOLİK BEYİN HASTALIKLARINDA GENEL RADYOLOJİK YAKLAŞIM Prof.Dr. Handan Güleryüz DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK RADYOLOJİSİ BİLİM DALI İZMİR Metabolik beyin hastalıklarında çeşitli
Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðunda Beyin Kan Akýmý ve Elektriksel Beyin Aktivasyonunun Deðerlendirilmesi
ARAÞTIRMA Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðunda Beyin Kan Akýmý ve Elektriksel Beyin Aktivasyonunun Deðerlendirilmesi Özlem Yýdýz Öç 1, Belma Aðaoðlu 2, Fatma Berk 3, Sezer Komsuoðlu 4, Ayþen Coþkun
Spongiform ensefalopatiler olarak da bilinen
Prion Hastalýklarýnýn Patolojisi Yrd. Doç. Dr. Aylar POYRAZ*, Prof. Dr. Leyla MEMÝÞ* Spongiform ensefalopatiler olarak da bilinen prion hastalýklarý etiyolojide diðer nörodejeneratif ve enfeksiyöz hastalýklardan
Bipolar Bozukluk Baþlangýç Yaþýnýn Klinik ve Gidiþ Özellikleriyle Ýliþkisi
ARAÞTIRMA Bipolar Bozukluk Baþlangýç Yaþýnýn Klinik ve Gidiþ Özellikleriyle Ýliþkisi Recep Tütüncü 1, Sibel Örsel 2, M.Haluk Özbay 2 1 Uz.Dr., 2 Doç.Dr., Dýþkapý Eðitim ve Araþtýrma Hastanesi Psikiyatri
T.C YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI
Yargýtay Kararlarý T.C Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI Davalý þirketin ayný il veya diðer illerde baþka iþyerinin
Subklinik Hipotiroidili Hastalarda Tiroid Replasman Tedavisinin Anksiyete ve Depresyon Düzeylerine Etkisi
ARAÞTIRMA Subklinik Hipotiroidili Hastalarda Tiroid Replasman Tedavisinin Anksiyete ve Depresyon Düzeylerine Etkisi Yalçýn M. Yarpuz 1, Ümit Aydoðan 2, Oktay Sarý 1, Aydoðan Aydoðdu 3, Gökhan Üçkaya 4,
Demans ve Alzheimer Nedir?
DEMANS Halk arasında 'bunama' dedigimiz durumdur. Kişinin yaşından beklenen beyin performansını gösterememesidir. Özellikle etkilenen bölgeler; hafıza, dikkat, dil ve problem çözme alanlarıdır. Durumun
Alzheimer Hastalarý. P r o f. D r. Ý s m a i l T u f a n
Alzheimer Hastalarý D u r u m - Ö n g ö r ü - Ö n e r i P r o f. D r. Ý s m a i l T u f a n Alzheimer hastalarý örneðinde bakýma muhtaçlýk sorunu ele alýnacak, gelecek üzerine öngörüler ortaya konulacak
Yaþlý hastanýn deðerlendirilmesi aþamasýnda bazý
4 Prof. Dr. Yeþim GÖKÇE-KUTSAL Yýllar bizi bulduklarý gibi býrakmýyorlar Owen Meredith Yaþlý hastanýn deðerlendirilmesi aþamasýnda bazý temel özellikler klinisyen hekimlerce mutlaka önüne alýnmalýdýr.ýleri
Paroksetinin Sosyal Anksiyete Bozukluðu Tedavisinde Kullanýmý
Paroksetinin Sosyal Anksiyete Bozukluðu Tedavisinde Kullanýmý Aslýhan Sayýn 1 1 Uz.Dr., Gazi Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalý, Ankara GÝRÝÞ Sosyal anksiyete bozukluðunun (SAB) tedavisi,
0 KLÝNÝK ARAÞTIRMA Romatolojik Sorunu Olan Hastalarda Yaþam Kalitesi ve Bazý Semptomlarla Ýliþkisi Quality Of Life Patients With Rheumatologic Problems And Its Correlates With Some Symptoms Arþ.Gör. Seda
Bir Psikiyatri Kliniðinde Yatarak Tedavi Gören Geç Baþlangýçlý Þizofreni Hastalarýnýn Klinik ve Sosyodemografik Özellikleri
ARAÞTIRMA Bir Psikiyatri Kliniðinde Yatarak Tedavi Gören Geç Baþlangýçlý Þizofreni Hastalarýnýn Klinik ve Sosyodemografik Özellikleri The Clinical and Sociodemographic Features of Late Onset Schizophrenia
Yaþa Baðlý Makula Dejenerasyonunda Risk Faktörleri
Ret - Vit 2003; 11 : 159-163 159 Yaþa Baðlý Makula Dejenerasyonunda Risk Faktörleri Soner Sezgin 1, Hakký Birinci 2, Asuman Birinci 3, Ýhsan Öge 4, Dilek Erkan 2, ÖZET Amaç: Bu çalýþmada yaþa baðlý makula
HIV Enfeksiyonu ve AIDS'in Psikiyatrik Yönleri
HIV Enfeksiyonu ve AIDS'in Psikiyatrik Yönleri Can CÝMÝLLÝ*, Burak BAYKARA** ÖZET HIV enfeksiyonu ve AIDS'in psikiyatrik yönlerini konu edinen bu yazýda HIV bulaþma riskini arttýran psikiyatrik bozukluklar,
Dünyada ortalama yaþam süresinde beklenen
Yaþlýlýk Çaðý Depresyonlarý Yrd. Doç. Dr. Kamil Nahit ÖZMENLER* Dünyada ortalama yaþam süresinde beklenen artýþ ile birlikte yaþlý nüfus sayýsýnda da artýþ olmuþ, 1950'lerde ortalama yaþam süresi 36 yýl
Sosyal anksiyete bozukluðu, ilk kez 1966'da Marks
Sosyal Anksiyete Bozukluðu: Taný, Epidemiyoloji, Etiyoloji, Klinik ve Ayýrýcý Taný Doç. Dr. Nesrin DÝLBAZ* Sosyal anksiyete bozukluðu, ilk kez 1966'da Marks ve Gelder tarafýndan tanýmlanmasýna karþýn ayrý
Talamokortikal İlişkiler, RAS, EEG DOÇ. DR. VEDAT EVREN
Talamokortikal İlişkiler, RAS, EEG DOÇ. DR. VEDAT EVREN Bilinç İnsanın kendisinin ve çevresinin farkında olma durumu. İç ve dış çevremizde oluşan uyaranların farkında olma durumu. Farklı bilinç düzeyleri
Sosyal Fobi. Özet. Taný ve Sýnýflandýrma
Sosyal Fobi Doç. Dr. Nesrin DÝLBAZ* Özet Sosyal fobi kiþinin baþkalarýnca deðerlendirilmesi mümkün olan birden çok ortamdan sürekli korkma ve bu ortamlarda olabildiðince kaçýnma davranýþlarý gösterme hali;
Mirtazapinin Major Depresyonda Etki Baþlangýcý ve Güvenilirliði: Olgu Serisi
OLGU SERÝSÝ Mirtazapinin Major Depresyonda Etki Baþlangýcý ve Güvenilirliði: Olgu Serisi Feryal Çam Çelikel 1, Birgül Elbozan Cumurcu 1, Ýlker Etikan 2 1 Yrd.Doç.Dr., Gaziosmanpaþa Üniversitesi Týp Fakültesi,
Fizyoloji PSİ 123 Hafta Haft 8 a
Fizyoloji PSİ 123 Hafta 8 Sinir Sisteminin Organizasyonu Sinir Sistemi Merkezi Sinir Sistemi Beyin Omurilik Periferik Sinir Sistemi Merkezi Sinir Sistemi (MSS) Oluşturan Hücreler Ara nöronlar ve motor
Kan vücutta damarlar içerisinde dolaþýr.akciðerlerde
7 Prof. Dr. Ali KUTSAL Kan vücutta damarlar içerisinde dolaþýr.akciðerlerde temizlenen kan kalbin sol tarafýna gelir ve buradan kalbin kasýlmasý ile atardamar sistemine geçer.kapiller adý verilen ve doku
Geçici Global Amnezi ve Demansiyel Bulgular ile Baþlayan Glioblastome Multiforme Olgusu
OLGU SUNUMU Geçici Global Amnezi ve Demansiyel Bulgular ile Baþlayan Glioblastome Multiforme Olgusu Glioblastome Multiforme Case Starting with Global Amnesia and Demential Findings Ebru Timur Parlayan
Nörolojik Hastalıklarda Depresyon ve Sitokinler
46.ULUSAL PSİKİYATRİ KONGRESİ, 2010 Nörolojik Hastalıklarda Depresyon ve Sitokinler Dr.Canan Yücesan Ankara Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Akış Sitokinler ve depresyon Duygudurum bozukluklarının
Major depresif bozukluk tam olarak iyileþebildiði
Depresyonun Seyri Uz. Dr. Figen Çulha ATEÞCÝ* Major depresif bozukluk tam olarak iyileþebildiði gibi, sýklýkla yineleme ve bazen de kronik gidiþ gösteren bir hastalýktýr. Baþlangýç yaþý genellikle 20'li
Aurasýz migren ile epizodik gerilim tipi baþaðrýsý: Psikiyatrik morbidite ve ayýrt edici diðer özelliklerin araþtýrýlmasý
Týp Araþtýrmalarý Dergisi 2005: 3 (1): 22-26 ARAÞTIRMA Aurasýz migren ile epizodik gerilim tipi baþaðrýsý: Psikiyatrik morbidite ve ayýrt edici diðer özelliklerin araþtýrýlmasý Melek Zeynep Saygýn 1, Esat
Hareket Bozukluklarında Nükleer Tıp Yöntemleri
DERLEME DOI:10.4274/nts.021 Nuclear Medicine Seminars / Nükleer Tıp Seminerleri 2016;3:153-160 Hareket Bozukluklarında Nükleer Tıp Yöntemleri Nuclear Medicine Applications in Movement Disorders Ümit Özgür
Konsültasyon Liyezon Psikiyatrisinde Demans
Konsültasyon Liyezon Psikiyatrisinde Demans Çiðdem AYDEMÝR*, Cebrail KISA** ÖZET Batý toplumlarýnda olduðu gibi ülkemizde de beklenen yaþam süresinin uzamasý sonucunda yaþlý populasyonun genel nüfus içindeki
Bedensel hastalýðý olanlarda depresyon morbidite
Bedensel Hastalýklarda Depresyon Uz. Dr. Özen ÖNEN SERTÖZ*, Prof. Dr. Hayriye ELBÝ METE* Bedensel hastalýðý olanlarda depresyon morbidite ve mortaliteyi etkileyen önemli bir klinik sendromdur (Cassem 1991,
olarak çalýºmasýdýr. AC sinyal altýnda transistörler özellikle çalýºacaklarý frekansa göre de farklýlýklar göstermektedir.
Transistorlu Yükselteçler Elektronik Transistorlu AC yükselteçler iki gurupta incelenir. Birincisi; transistorlu devreye uygulanan sinyal çok küçükse örneðin 1mV, 0.01mV gibi ise (örneðin, ses frekans
Depresyonda taný ve ayýrýcý taný sorununu ele. Depresyonda Taný ve Ayýrýcý Taný. Özet. Bunun yanýsýra aþaðýdaki belirtilerden en az 5 i bulunmalýdýr.
Depresyonda Taný ve Ayýrýcý Taný Prof. Dr. Nevzat YÜKSEL* Özet Depresyonun ayýrýcý tanýsýnda iyi bir klinik öykü alýnmasý önemlidir. Bu öykünün týbbi ve psikiyatrik yönü üzerinde ayrý ayrý durulmalýdýr.
Yineleyici ve Tek Dönem Major Depresif Bozukluðu Olan Hastalarýn Kiþilik ve Affektif Mizaç Özellikleri
ARAÞTIRMA Yineleyici ve Tek Dönem Major Depresif Bozukluðu Olan Hastalarýn Kiþilik ve Affektif Mizaç Özellikleri Selçuk Aslan 1, Esra Yancar Demir 2 1 Doç.Dr., Gazi Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri
Yaþlanan dünyanýn hastalýðý: Alzheimer hastalýðý
DERLEME 35 Yaþlanan dünyanýn hastalýðý: Alzheimer hastalýðý Ümide Demir Özkay, Yusuf Öztürk, Özgür Devrim Can Anadolu Üniversitesi, Eczacýlýk Fakültesi, Farmakoloji AD., Eskiþehir. Özet Alzheimer hastalýðý
DEHB Tanýlý Çocuklarýn Ebeveynlerinde DEHB Oraný
ARAÞTIRMA DEHB Tanýlý Çocuklarýn Ebeveynlerinde DEHB Oraný Hüner Aydýn 1, Rasim Somer Diler 2, Ebru Yurdagül 1, Þükrü Uðuz 3, Gülþah Þeydaoðlu 4 1 Dr., 3 Yrd.Doç.Dr., 4 Uz.Dr., Çukurova Üniversitesi Týp
Þizofrenik bozukluðun patogenezi ile ilgili
Þizofrenide Beynin Geliþimsel Yetersizliði Doç. Dr. Köksal ALPTEKÝN* Þizofrenik bozukluðun patogenezi ile ilgili düþünceler son yýllarda oldukça deðiþmiþtir. Toplumu ve aileleri sorumlu tutan sosyal ve
Alzheimer Hastalýðýnýn Ýlaçla Tedavisi
Alzheimer Hastalýðýnýn Ýlaçla Tedavisi Nevzat YÜKSEL* ÖZET Alzheimer hastalýðý en sýk görülen demans nedenidir. Nedenleri de tam olarak bilinmemektedir. Etkin bir tedavisi de yoktur. Ancak bazý yöntemler
Alzheimer hastalýðý (AD) kompleks genetik bir
Alzheimer Hastalýðý ve Genetik Uz. Dr. Bijen NAZLIEL* Alzheimer hastalýðý (AD) kompleks genetik bir hastalýktýr. Erken baþlangýçlý ailelerde mendelian bir geçiþ görülse de geç baþlangýçlý (>60) hastalarda
Ýnme Sonrasý Depresyon
DERLEME Ýnme Sonrasý Depresyon Kürþat Altýnbaþ 1, E.Timuçin Oral 2, Aysun Soysal 3, Baki Arpacý 3 1 Dr., 2 Doç.Dr., Bakýrköy Prof.Dr.Mazhar Osman Ruh Saðlýðý ve Sinir Hastalýklarý Eðitim ve Araþtýrma Hastanesi
Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu (DEHB)
Bipolar Bozukluk ve Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu Arasýndaki Ýliþki Yrd. Doç. Dr. Cengiz TUÐLU* Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu (DEHB) ilk olarak çocukluk çaðýnda kendini gösteren ve
Obsesif kompulsif bozukluk, obsesyonlarýn ve /
Obsesif Kompulsif Bozukluk ve Biliþsel Ýþlevler Yrd. Doç. Dr. Berna Binnur KIVIRCIK*, Prof. Dr. Köksal ALPTEKÝN* Obsesif kompulsif bozukluk, obsesyonlarýn ve / ya da kompulsiyonlarýn tabloya hakim olduðu
TOPLUMSAL SAÐLIK DÜZEYÝNÝN DURUMU: Türkiye Bunu Hak Etmiyor
TOPLUMSAL SAÐLIK DÜZEYÝNÝN DURUMU: Türkiye Bunu Hak Etmiyor Türkiye'nin insanlarý, mevcut saðlýk düzeyini hak etmiyor. Saðlýk hizmetleri için ayrýlan kaynaklarýn yetersizliði, kamunun önemli oranda saðlýk
Anksiyete Bozukluðu ve Depresyonun Tanýsal Ýliþkileri
Anksiyete Bozukluðu ve Depresyonun Tanýsal Ýliþkileri Hakan Türkçapar Doç. Dr., SSK Ankara Eðitim Hastanesi Psikiyatri Kliniði, Ankara Anksiyete bozukluklarýyla depresyonun belirtileri arasýnda belirgin
Hafif Kognitif Bozukluðu Olan Hastalarda Bellek Ýþlevlerinin Nöropsikolojik Deðerlendirmesi *
Hafif Kognitif Bozukluðu Olan Hastalarda Bellek Ýþlevlerinin Nöropsikolojik Deðerlendirmesi * Dr. Banu CANGÖZ*, Prof. Dr. Kaynak SELEKLER** zellikle geliþmiþ ve geliþmekte olan ülkelerde Öson 25-30 yýl
K 1 05 Ekim 2010 / 14:00 15:30 / Salon 2 Baðýmlýlýk Tedavisinde Týbbi Yaklaþým Baðýmlýlýk ve beyin : Berna Uluð Madde baðýmlýlýðý sosyal, davranýþsal ve nörobiyolojik süreçlerin birlikte rol oynadýðý bir
Küçük hücreli dýþý akciðer kanserli olgularda preoperatif - postoperatif taný uyumluluk oranlarýnýn karþýlaþtýrýlmasý
Týp Araþtýrmalarý Dergisi 2006: 4 (2): 11-17 ARAÞTIRMA Küçük hücreli dýþý akciðer kanserli olgularda preoperatif - postoperatif taný uyumluluk oranlarýnýn karþýlaþtýrýlmasý Ýsmail Obuz, Taha Tahir Bekci,
Türkiye: Gelecek Nesiller için Fýrsatlarýn Çoðaltýlmasý 11. Çocuk Geliþimi ve Çocuklarýn Karþýlaþtýðý Riskler Eþitsizliðin nesiller arasý geçiþinin bugün Türkiye nin en genç neslini ciddi ölçüde etkilediði
Membranoproliferatif Glomerulonefrit Tip II'ye Baðlý Fundus Bulgularýnýn Optik Koherens Tomografi Ýle Deðerlendirilmesi
Ret - Vit 2003; 11 : 67-71 67 Membranoproliferatif Glomerulonefrit Tip II'ye Baðlý Fundus Bulgularýnýn Optik Koherens Tomografi Ýle Deðerlendirilmesi Figen BATIOÐLU 1, Orkun MÜFTÜOÐLU 2, Leyla S. ATMACA
Erciyes Üniversitesi Öðrencilerinde Sigara Ýçme Durumunun 1985 2005 Yýllarý Arasýndaki Deðiþimi
ARAÞTIRMALAR (Research Reports) Erciyes Üniversitesi Öðrencilerinde Sigara Ýçme Durumunun 1985 2005 Yýllarý Arasýndaki Deðiþimi Change of Smoking Prevalence among Erciyes University Students between 1985
anosognozi birincil sıra belirtiler görsel varsanılar
genel tıbbi duruma bağlı psikotik bozukluklar dr. almıla erol izmir atatürk eğitim ve araştırma hastanesi psikoz: varsanılar sanrılar gerçeği değerlendirme yetisinin bozulması dopamin varsayımı III: striatal
Psikiyatrik literatürde 1800'lerden beri görünmekte
Distimi Prof. Dr. Olcay YAZICI* 1. KAVRAMIN ORTAYA ÇIKIÞI VE TARÝHÇESÝ Psikiyatrik literatürde 1800'lerden beri görünmekte olan distimi sözcüðü, Yunanca'da 'kötü-mizaçlý' anlamýna gelmektedir. Mizaç (humour),
Multipl Myeloma da PET/BT. Dr. N. Özlem Küçük Ankara Üniv. Tıp Fak. Nükleer Tıp ABD
Multipl Myeloma da PET/BT Dr. N. Özlem Küçük Ankara Üniv. Tıp Fak. Nükleer Tıp ABD İskelet sisteminin en sık görülen primer neoplazmı Radyolojik olarak iskelette çok sayıda destrüktif lezyon ve yaygın
Yüksek Rezolüsyonlu Bilgisayarlý Tomografi ile Bronþektazi Saptanan Hastalarda Akciðer Grafisi ve Dinleme Bulgularýnýn Tanýsal Verimliliði
ARAÞTIRMALAR Yüksek Rezolüsyonlu Bilgisayarlý Tomografi ile Bronþektazi Saptanan Hastalarda Akciðer Grafisi ve Dinleme Bulgularýnýn Tanýsal Verimliliði Erhan Tabakoðlu, 1 Tuncay Çaðlar, 1 Osman N. Hatipoðlu,
Þizofrenide Cinsel Ýþlev Bozukluklarý: Kesitsel Bir Deðerlendirme
ARAÞTIRMA Þizofrenide Cinsel Ýþlev Bozukluklarý: Kesitsel Bir Deðerlendirme Sexual Dysfunction in Schizophrenia: A Cross-Sectional Evaluation Soner Çakmak 1, Gonca Karakuþ 2, Yunus Emre Evlice 3 1 Uz.Dr.,
Kas Ýskelet Sistemi Hastalýklarýnda Nükleer Týp Yöntemleri
Kas Ýskelet Sistemi Hastalýklarýnda Nükleer Týp Yöntemleri Özgür Ömür,* Ceren Kapulu,** Ömer Uður*** Giriþ Eski yýllarla karþýlaþtýrýldýðýnda kas-iskelet sistemi hastalýklarýnýn tedavisinde klinisyenin
Madde Kullanma Eðilimi Ölçeðinin Geçerlik ve Güvenilirliði
Madde Kullanma Eðilimi Ölçeðinin Geçerlik ve Güvenilirliði Birsen CEYHUN*, Ömer OÐUZTÜRK**, Ayþe Gülsen CEYHUN*** ÖZET Alkol ve diðer maddelerin kötü kullanýmý ülkemizde yaygýn bir sosyal sorun haline
Aducanumab antikorunun Alzheimer hastalarında Aβ plaklarını azaltması
Aducanumab antikorunun Alzheimer hastalarında Aβ plaklarını azaltması Dr. Berker DUMAN Ankara Üniversitesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD Konsültasyon-Liyezon Psikiyatrisi BD 53.Ulusal Psikiyatri Kongresi
Demans hastalýðýna baðlý biliþsel veya
Demansýn Psikolojik Deðerlendirmesi Prof. Dr. Birsen CEYHUN* Demans hastalýðýna baðlý biliþsel veya davranýþsal sorunlarý olan yaþlý hastalarý diðer nörolojik durumlardan veya bir psikiyatrik bozukluktan
Akut Retina Pigment Epitelit
290 Akut Retina Pigment Epitelit (Krill Hastalýðý) Akut Retina Pigment Epitelit Özge GÜNGÖR, Ahmet ÞENGÜN, Sinan SARICAOÐLU, Ragýp GÜRSEL, Ahmet KARAKURT ÖZET: Sol gözünde 1 aydýr devam eden görme azlýðý
MERKEZİ SİNİR SİSTEMİNİN
Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Fizyoloji Anabilim Dalı MERKEZİ SİNİR SİSTEMİNİN YAPISI ve İŞLEVLERİ Dr. Sinan Canan [email protected] www.baskent.edu.tr/~scanan www.sinancanan.net Sinir Sistemi
Psikiyatrik Bozukluklarda Uyku Çalýþmalarý
Psikiyatrik Bozukluklarda Uyku Çalýþmalarý Hamdullah AYDIN*, Fuat ÖZGEN** ÖZET Psikiyatrik bozukluklarda uyku çalýþmalarý, uykuda REM fenomenlerinin ve delta uykusunun deðiþtiðine iþaret etmektedir. REM
Kronik Yorgunluk Sendromu
Kronik Yorgunluk Sendromu Hüray FÝDANER* ÖZET Kronik yorgunluk sendromu, hastalýðýn kökeni ve patogenezindeki geliþmeler açýsýndan psikiyatristlerin çoðu için oldukça ilgi çeken bir konu olmuþtur. Sendrom
Kahta Devlet Hastanesi Psikiyatri Kliniðinde Yatan Hastalarýn Sosyodemografik ve Klinik Özellikleri
ARAÞTIRMA Kahta Devlet Hastanesi Psikiyatri Kliniðinde Yatan Hastalarýn Sosyodemografik ve Klinik Özellikleri Sociodemographic and Clinical Characteristics of Patients in The Kahta State Hospital Psychiatry
Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu Tanýsý Alan Çocuklarýn Ebeveynlerinde Kiþilik Bozukluklarý
ARAÞTIRMA Dikkat Eksikliði Hiperaktivite Bozukluðu Tanýsý Alan Çocuklarýn Ebeveynlerinde Kiþilik Bozukluklarý Oya Güçlü 1, Murat Erkýran 1 1 Uz. Dr., Bakýrköy Ruh Saðlýðý ve Sinir Hastalýklarý Eðitim ve
29 Fizik Tedavi Alan Hastalarýn Yaþam Kalitesinin Deðerlendirilmesi Assessment For Quality Of Life Of Patients Receiving Physical Therapy 1 Yrd.Doç. Dr.Birsen ALTAY 2 Yrd.Doç. Dr. H.Demet GÖNENER 1 Hemþ.
SİNİR SİSTEMİ. Duyusal olarak elde edilen bilgiler beyne (yada tam tersi) nasıl gider?
SİNİR SİSTEMİ SİNİR SİSTEMİ Descartes- İnsan vücudu bilimsel olarak (doğal yasalarla) açıklanabilecek bir hayvan makinesidir Bu makineyi araştıran, beyin ve davranış arasındaki ilişkiyi inceleyen bilim
Obsesif Kompulsif Bozukluðun Biyolojisi
Obsesif Kompulsif Bozukluðun Biyolojisi Ertuðrul EÞEL* ÖZET Önceleri daha çok psikolojik etiyolojiye sahip bir hastalýk olduðu düþünülen obsesif kompulsif bozukluðun nörobiyolojisi ile ilgili araþtýrmalar
KULLANIM KLAVUZU EFE KULUÇKA MAKINELERI KULLANMA TALIMATI
Ambalaj içinde bulunanlar: Köpük korumasý Kuluçka makinesi Güç kablosu Talimat kitapçýðý Açýklama: 1. Ýlk önce makineyi test ediniz. 2. Sýcaklýk ayarýný yapýnýz. 3. Sýcaklýk alarm parametre ayarlarý (AL
