İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi 12(2) 77-82 (2005) Normallerde Sempatik Deri Cevabı Dalga Formları + Recep Aygül*, Hızır Ulvi*, Orhan Deniz* *Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi, Nöroloji AD. Erzurum Amaç: Sempatik deri cevabı (SDC) sudomotor sempatik fonksiyonun bir göstergesi olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmanın amacı normal bireylerde farklı dalga formları arasında latans, amplitüd ve habitüasyonda farklılık olupolmadığını araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Elektriksel stimulasyonla 47 normal bireyin avuç içi derisinden 14 SDC kayıtlandı. Dalga formları ya pozitif komponenti negatif komponentinden daha büyük P tipi veya negatif komponenti pozitif komponentinden daha büyük N tipi olarak sınıflandırıldı. M paterni ardışık kayıtlamalar süresince hem P tip, hem de N tip dalga formlarına sahipti. Sonuçlar: Ardışık kayıtlamalar süresince, 47 bireyin 11 i sadece P tip (P paterni), 10 u sadece N tip (N paterni), 26 sı (%55.3) hem P tip hem de N tip dalga formlarına (M paterni) sahiptiler. P paterni N paterninden daha büyük bir amplitüd ve daha kısa bir latansa sahipti. Bütün SDC larının %49.1 ini P tipi teşkil etmekteydi. M paterninde ilk uyarılmış cevapların %81 ini, fakat son uyarılmış cevapların yalnızca %13.5 ini P tip oluşturmuştu. Habitüasyonun bir göstergesi olarak, SDC amplitüdleri tekrarlayan stimuluslar süresince kademeli bir şekilde fakat düzensiz olarak azaldı. Yorum: Bu sonuçlar, SDC ları amplitüd ve latansın normal ranjları tanımlandığında dalga formu paternlerinin de göz önüne alınması gerektiğini telkin etmektedir. Yine amplitüd ve latans değerleri karşılaştırılmadan önce hasta ve kontrol gruplarında SDC dalga tipi paternlerinin dağılımlarında eşitliğin saptanması tavsiye edilir. Anahtar Kelimeler: Dalga formu, Sempatik deri cevabı, Habitüasyon Waveforms of Sympathetic Skin Response in Normal Subjects Objective: The sympathetic skin response (SSR) is used as an index of sudomotor sympathetic function. The aim of this study was to investigate whether there were differences in amplitude, latency and habituation among the different waveform patterns of SSR in normal subjects. Material and Methods: Fourteen SSRs were recorded from the palm skins of 47 normal subjects by electrical stimulations. Waveforms were classified as one of two types, namely, the P type, in which the positive component was larger than the negative, and the N type, in which the negative component was larger than the positive. The M pattern had both P and N type waveforms during consecutive recordings. Results: During successive stimulations, 11 of the 47 subjects had only P type waveforms (P pattern), 10 others only the N type (N pattern), and the remaining 26 (55.3%) both the P and N types (M pattern). The P pattern had a larger amplitude and shorter latency than the N pattern. The P type constituted 49.1% of all the SSRs. The P type made up 81% of the first evoked responses but only 13.5% of the last ones in the M pattern. SSR amplitudes gradually decreased but irregularly during the repeated stimulations, reflecting habituation. Conclusions: These results suggest that waveform patterns should also be considered when defining the normal ranges of SSR latency and amplitude. Futhermore, it might be advised to confirm the balanced distribution of the SSR waveform patterns in patient and control groups before comparing the values of amplitude and latency between the two groups. Key Words: Waveform; Sympathetic skin response; Habituation +29 Eylül-3 Ekim 2004 tarihleri arasında Antalya da düzenlenen 40. Ulusal Nöroloji Kongresi nde poster bildiri olarak sunulmuştur Sempatik deri cevabı (SDC) eksternal stimulus uygulanmasından sonra görülen geçici, değişken bir deri potansiyelidir. Kolayca elde edilebilir ve sudomotor fonksiyonu değerlendirmede yaygın şekilde kullanılmaktadır. 1 Seri kayıtlamalarda 77
Aygül ve ark SDC dalga formlarının pek çok tipi elde edilmiştir. 2-6 Dalga formu değişikliğinin elektrofizyolojik önemi henüz tam olarak tayin edilememiştir. Ardışık stimuluslarla dalga formu paternini tayin etmek için yapılan çalışmalarda, dalga formu paterni ve habitüasyonla SDC latans ve amplitüdünün etkilenmiş olduğu bulunmuştur. 2, 4, 5, 7, 8 Bu çalışmada normal sağlıklı bireylerde farklı dalga formu paternlerinin dağılımı ve SDC dalga formlarıyla latans, amplitüdü, area ve habitüasyon ilişkisinin belirlenmesi amaçlandı. GEREÇ VE YÖNTEM Bu çalışmada, bilinen hastalığı olmayan 47 sağlıklı bireyde SDC kayıtlaması gerçekleştirildi. Elektrofizyolojik İnceleme Sinir İleti Çalışmaları (SİÇ): Elektrofizyolojik çalışmalar 1995 model Medelec Teca Premerie Plus ve05 marka EMG cihazı (Surrey, England) ile normal oda ısısında (24-26 0 C) ve el deri ısısı 30 0 C üzerinde olacak şekilde gerekirse hasta ısıtıldıktan sonra yüzeysel stimülatör ve kaydedici elektrotlar kullanılarak konvansiyonel metotla gerçekleştirildi. Sempatik Deri Cevapları Kayıtlaması: SDC ları kayıtlamalarında standart yüzeysel disk elektrotlar kullanıldı. Aktif elektrot avuç içine, referans elektrot el dorsal yüzüne yerleştirildi. Elektrik stimulus şiddeti 20 ma, süre 0.2 msn, filtre bandı 2-5000 Hz, süpürme hızı 1 msn/division, sensitivite 500 µv/division idi. Bir el bileği median sinir trasesinden 30 saniyeden uzun, düzensiz aralıklarla verilen elektriksel stimulusla diğer el avuç içi derisinden ardışık 14 SDC kayıtlandı. Kayıtlamalar her iki elden de ayrı ayrı gerçekleştirildi. Bütün olguların SDC dalga tipleri ve dalga formu paternleri Toyokura 2 sınıflamasına göre belirlendi. Dalga tipleri, pozitif komponenti negatif komponentinden daha büyük ise P tipi, negatif komponenti pozitif komponentinden daha büyük ise N tipi olarak sınıflandırıldı. Dalga formları da tüm kayıtlama süresince P tipi dalgalardan oluşanlar P formu, N tipinden oluşanlar N formu ve hem P tip hem de N tipten oluşanlar M formu olarak değerlendirildiler. Bütün olgularda amplitüd oranı, dalgaların ortaya çıkma yüzdesi ve habitüasyon yüzdesi, ortalama ve maksimum amplitüdler; ortalama, maksimum, minimum, median erken ve geç latanslar; ortalama, maksimum ve minimum area lar ve dalga tipleri dağılım yüzdeleri belirlendi. Amplitüd oranı, son 3 cevabın en büyük amplitüdlü olanı ilk 3 cevabın en büyük amplitüdlü olanına bölünmek suretiyle hesaplandı. Median erken latans ilk 3 cevap latansının ortalaması; median geç latans son 3 cevap latansının ortalamasından belirlendi. Dalga formları şekil 1 de gösterildi. İstatistiksel Analiz: Windows için bilgisayarlı istatistik paket programı SPSS 10.0.7 kullanılarak sinir iletileri ve SDC ları sonuçları ortalama ve standart sapma olarak hesaplandı. Olgular SDC nın kayıtlandığı tarafa göre sağ-sol olarak ve cinsiyete göre kadın-erkek olarak karşılaştırıldılar. Ayrıca dalga paternlerine göre de karşılaştırılmalar gerçekleştirildi. Amplitüd ve latanslar arasında korelasyon olup olmadığı Pearson korelasyon katsayısı ile belirlendi. Otuzun üzerinde değişkene sahip olanlar unpaired student-t testiyle, 30 un altındakiler Mann-Whitney U testiyle karşılaştırıldı, p < 0.05 ise istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. SONUÇLAR Otuz-üç kadın (yaş ort. 37.9±8.9 yıl), 14 erkek (yaş ort. 33.3±12.2 yıl) toplam 47 gönüllünün 94 elinden SDC ları kayıtlandı (yaş için, p > 0.05). SDC ortalama %96.4±9.7 ortaya çıkma oranıyla bütün normallerde kayıtlandı. Bir çok farklı dalga formu belirlendi (Şekil 1). SDC larının tümünün %49.1±36.3 ünü P, %46.9±35.4 ünü N tip oluşturmaktaydı. Dalga formu toplam 94 elin 42 sinde (%44.7) kayıtlama süresince tek tipteydi (N veya P patern). Kalan 52 el (%55.3) dalga formu tiplerinin her ikisini de sergilediler (M paterni). İlk ve son cevapların dalga tipleri anlamlı şekilde farklıydı (p<0.001). M paterninde ilk uyarılmış potansiyelin %81 ini, son uyarılmış potansiyelin %13.5 unu P tipi oluşturmaktaydı. İlk cevabın %19 u, son cevabın %86.5 i N tipinden oluşmaktaydı. Dalga tipleri ve paternlerinin kadın ve erkekler arasında ve sağsol ekstremiteler arasında dağılımlarının karşılaştırılmasında anlamlı farklılık yoktu (Tablo 1). Bu 3 patern arasında amplitüd, latans ve arealar arasında anlamlı faklılıklar vardı (p<0.01). Dalga paternlerine göre SDC parametrelerinin karşılaştırılması Tablo 2 de verildi. P paterni daha büyük amplitüd ve area, daha kısa latansa sahipken, N paterni daha küçük amlitüd ve area, daha uzun latansa sahipti; M paterni P ve N formu arasında değerlere sahipti. SDC amplitüdleri tekrarlayan stimuluslar esnasında kademeli olarak azaldı. Bu azalma eğilimi amplitüd oranı [Son 3 cevabın 78
Normallerde Sempatik Deri Cevabı Dalga Formları maksimum amplitüdü (M paterninde N tipinin) / ilk 3 cevabın maksimum amplitüdü (M paterninde P tipinin)] vasıtasıyla belirlenip P, N ve M paternleri arasında karşılaştırıldı. Amplitüd oranı P ve N paterni arasında benzer bulunurken, M paterninde diğer ikisinden anlamlı şekilde küçüktü. Kadın-erkek ve sağ-sol elden kayıtlanan SDC parametrelerinin (latans, amplitüd, area, habitüasyon) karşılaştırılmasında anlamlı farklılık yoktu (p>0.05). Ortalama ve maksimum amplitüdler ile minimum, ortalama, maksimum, median erken ve geç latanslar arasında anlamlı negatif korelasyon arasında anlamlı negatif korelasyon belirlendi (p<0.005). Yaş ve vücut kitle indeksiyle çalışılan parametreler arasında anlamlı korelasyon belirlenmedi. TARTIŞMA İnce myelinsiz liflerin fonksiyonel değerlendirilmesinde kullanılan testler sınırlıdır. SDC kolayca elde edilebilir ve sudomotor fonksiyonu değerlendirmede yaygın şekilde kullanılmaktadır. SDC; oda ısısı, 11 deri potansiyel seviyesi, 10 stimulus şiddeti, 6,8,11 mental veya emosyonel durum 2,5,12 deri ısısı, 13 surprise effect' 12 ve habitüasyonu 6,8 kapsayan değişik faktörler tarafından düzenlenir. Çalışma, 47 sağlıklı bireyde gerçekleştirildi. Kadın (%70) ve erkekler (%30) arasında sayı olarak dengesizlik olmakla birlikte cinslerin karşılaştırılmasında SDC amplitüd, latanslar ve diğer parametreler arasında anlamlı farklılık bulunmadı. Sağ ve sol elden kayıtlanan parametreler arasında da önemli farklılık görülmedi. Bu bulgular, Aramaki ve ark. 5 çalışmasına benzer şekildeydi. SDC amplitüdü yaşa bağımlıdır. 60 yaş altında normal olarak ortaya çıkar, fakat 60 yaşın üzerindeki bireylerde ayakların sadece %50 sinde, ellerin %70 inde belirlenebilir. 9 Çalışmamızda 60 yaş üzerinde olgu yoktu ve tüm olguların %96.4±9.7 ortaya çıkma oranıyla SDC ları kayıtlanabildi. Şekil 1. Sempatik deri cevabı dalga formu paternleri P Paterni N Paterni MPaterni Tablo 1. SDC dalga tiplerinin dağılımları Total (%) Kadın (%) Erkek (%) p 1 Sağ (%) Sol (%) p 2 Genel dalga tipi P paterni 23.4 21.2 28.6 25.5 21.3 N paterni 21.3 19.7 25 0.526 21.3 21.3 0.879 M paterni 55.3 59.1 46.4 53.2 57.4 M tipinin ilk cevabı P formu 80.8 79.5 76.9 0.975 76 85.2 0.658 N formu 19.2 20.5 23.1 24 14.8 M tipinin son cevabı P formu 13.5 10.3 23.1 0.249 12 14.8 0.823 N formu 86.5 89.7 76.9 88 85.2 p 1 : Cinse göre, p 2 : Tarafa gore karşılaştırma 79
Aygül ve ark Tablo 2. Dalga paternlerine göre SDC parametreleri ortalama, standart deviasyonlar ve karşılaştırılmaları P Paterni (N=22) N Paterni (N=20) M Paterni (N=52) p 1 (P-N) p 2 (P-M) p 3 (M-N) Ortalama Area 1.98±0.85 0.62±0.26 1.24±0.66 0.000 0.000 0.000 Maksimum Area 3.21±1.26 0.94±0.36 2.14±1.11 0.000 0.001 0.000 Minimum Area 1.09±0.49 0.35±0.15 0.59±0.39 0.000 0.000 0.002 N Dalga Tip % - 100 49.6±20.6 0.000 0.000 0.000 P Dalga Tip % 100-45.1±21.4 0.000 0.000 0.000 Maximum Amplitüd 1.85±0.87 0.58±0.29 1.52±0.82 0.000 0.127 0.000 Ortalama Amplitüd 1.22±0.59 0.37±0.23 0.91±0.54 0.000 0.041 0.000 Amplitüd Oranı 0.71±0.33 0.76±0.54 0.47±0.54 0.406 0.026 0.013 Ortaya Çıkma % 98.4±7.61 94.3±11 96.4±10.0 0.018 0.158 0.137 Habitüasyon Sayısı 0.23±1.07 0.8±1.54 0.50±1.41 0.018 0.158 0.137 Habitüasyon % 1.62±7.61 5.35±11.1 3.57±10.0 0.036 0.158 0.268 Minimum Latans 1.28±0.18 1.39±0.12 1.31±0.13 0.017 0.332 0.013 Ortalama Latans 1.42±0.14 1.51±0.12 1.44±0.10 0.017 0.096 0.085 Maximum Latans 1.55±0.15 1.65±0.14 1.60±0.14 0.029 0.173 0.155 Median Erken Latans 1.39±0.16 1.48±0.14 1.42±0.15 0.009 0.282 0.114 Median Geç Latans 1.45±0.15 1.54±0.15 1.50±0.12 0.039 0.106 0.199 Bu çalışmada, SDC şekli Toyokura nın 2 önerdiği şekilde temel olarak amplitüdlerin pozitif ve negatif komponentlerine göre 2 tipte sınıflandırıldı. Dalga formu tipleri 47 olgunun her iki elinden kayıtlamalar ile belirlendi. Dalga formu toplam 94 elin 42 sinde (%44.7) kayıtlama süresince tek tipteydi (N veya P patern). Kalan 52 el (%55.3) dalga formu tiplerinin her ikisini de sergilediler (M paterni). M paternli olguların ilk cevaplarının 42 si (%81) P tipi, 10 u (%19) N tipi dalgalardan oluşmaktaydı. Son cevapların dalga tipleri ise bunun aksine 45 (%86.5) N tip, 7 (%13.5) P tipten oluşmaktaydı. Bu tüm bireylerde olmasa da büyük kısmında dalga formlarının zamanla P tipinden N tipine değişme eğiliminde olduğuna işaret etmektedir. Bulgularımız, Francini ve ark. 10 ile Toyokura nın 2,3 bildirdikleri bulguları desteklemektedir. Toyokura 2 SDC dalga formları ve habitüasyonu analiz ettiği çalışmasında olguların yarıdan fazlasında M paterni (%54) belirlemiş ve ilk uyarılmış potansiyellerin %96.3 ü, son cevapların yalnızca %11.1 inin P tipi dalgalardan oluştuğunu bildirmiştir. SDC şekli çoğunlukla negatif ve pozitif fazlardan oluşmaktadır. Ancak, pozitif ve negatif SDC komponentlerinin fizyolojik önemi konusunda bir fikir birliği yoktur. Negatif komponentin kaynağının ter bezinin kendisi olduğu ve direkt olarak onun nöronal innervasyonuna bağlı olduğu ileri sürülmektedir. 14, 15 Pozitif komponentin kaynağı tam olarak saptanamamıştır. 1,14,17 Bir galvanik deri potansiyel refleksi çalışmasında, Yokota ve ark. 11 refleksin güçlü eksitasyonunun çoğunlukla P tipine benzer şekilde büyük pozitif komponentli bir cevap ürettiğini bulmuşlardır. Refleksin eksitasyonu stimulus şiddetine bağlıdır. Nakayama ve Takagi 16 zayıf bir stimulusla monofazik negatif bir cevap elde edilirken, elektrik stimulus şiddetinin artışıyla pozitif bir defleksiyon ortaya çıktığını bildirmişlerdir. Mitani ve ark. 18 P komponentinin varlığını büyük sayıda ter bezlerinin güçlü aktivasyonundan kaynaklanabileceğini ileri sürmektedirler. Çalışmamızda stimulus şiddeti sabit tutuldu. Elektriksel stimulasyona daha duyarlı ve fazla stresli kişilerde P paterninin ortaya çıktığı görüldü. Stresli kişilerde refleksin elektriksel stimulasyonla daha güçlü bir şekilde eksitasyonu ile P paterninin ortaya çıktığı ileri sürmektedir. 2, 3 Çalışmamızda, amplitüdler ile minimum, ortalama, maksimum, median erken ve geç latanslar arasında anlamlı negatif korelasyon izlendi. Bu bulgu latansın kısaldıkça amplitüdün arttığına işaret etmektedir. Nihayet diğer paternlere göre P paterninde latanslar daha kısa iken, amplitüdler daha büyüktü. Aramaki ve ark. 5 normallerde SDC amplitüd ve latansları arasında korelasyon bildirmezken, Toyokura 2,3 anlamlı korelasyon rapor etmiştir. Çalışmamızda, P paterni N 80
Normallerde Sempatik Deri Cevabı Dalga Formları paterninden daha büyük bir amplitüd ve daha kısa bir latansa sahipti. M paterni değerleri genel olarak P ve N paternleri arasında yer almaktaydı. P ve M paterninin maksimum amplitüdü ve median erken latans değerleri birbirine benzerdi. Bu muhtemelen M paterninde ilk ve maksimum amplitüdlü cevapların çoğunlukla P tip dalga formlarından oluşmasından kaynaklamaktadır. Bu sonuçlar SDC latans ve amplitüd normal ranjları tanımlanırken dalga formlarınında göz önüne alınması gerektiğine işaret etmektedir. Otonomik sinir sistemini etkileyen hastalıklarda dalga tiplerinin dağılımıyla ilgili yeterli çalışma yoktur. Bununla birlikte diabetik nöropatili olgularda Toyokura ve Takeda 19 dalga formlarının dağılımlarının normal kontrollerden farklı olmadığını ve disotonomi ile dalga formu paternlerinin ilişkili olmadığını rapor etmişlerdir. Yine diabetik nöropati ve disotonominin SDC amplitüdünü anlamlı bir şekilde etkilerken, dalga formu paternlerinin daha güçlü bir şekilde fizyolojik faktörlerden etkilendiğini ileri sürmektedirler. 19 Bunun aksine Brasil-Neto ve ark. 20 karpal tünel sendromunda sempatik tutuluma bağlı olarak N dalga tipi yüzdesinin arttığını ve P dalga yüzdesinin ise azaldığını bildirmektedir. Bunlar otonomik nöropatilerde sempatik disfonksiyonun değerlendirilmesinde latans ve amplitüd değişiklikleri yanında dalga tiplerinin dağılımının belirlenmesinin gerekliliğini telkin etmektedir. Brasil-Neto ve ark. 21 SDC latansında sirkadien tarzda sistematik bir değişiklik rapor ettiler. SDC ortalama latansını sabahleyin (07:30), öğle ve akşamın erken vakitlerinden (18:30) daha kısa olarak elde ederlerken, öğle-akşam arasında anlamlı fark belirleyemediklerini bildirmektedirler. Çalışmamızda SDC kayıtlamaları bütün bireylerde saat 11:00-15:30 arasında gerçekleştirildiği için sirkadiyen değişiklik ihmal edilebilir. SDC amplitüdleri devamlı stimülasyonla kademeli bir şekilde fakat irregüler olarak azalmaktadır. 2-5,7,8,12 Bu habitüasyon fenomeni olarak ta bilinmektedir. Çalışmamızda habitüasyon trendi her üç paternde görülmekle birlikte, M paterninde daha belirgindi. Bulgular M paterninde dalga formlarının P tipinden N tipine değişmesiyle habitüasyonun daha belirgin hale geldiğini göstermektedir. Normal bireylerin SDC ları kayıtlamalarında bazı olguların habitüasyon gelişimini tecrübe ettikleri ve öğrendikleri ileri sürülmektedir. 2,5,8 Habitüasyon yüksek oranda kişinin dikkat seviyesiyle ilişkilidir. Düşük dikkat seviyesi SDC kaybına neden olmaktadır. Çok duyarlı veya relakse haldeyken fluktuasyon artmaktadır. 5,12 Aynı zamanda düşük metabolik turn-over veya sempatik sinir aktivitesini gösteren mikronörografik araştırmalarda gösterildiği şekilde stimuluslar arası ter bezlerinin tam metabolik restorasyonunun yetersizliği gibi periferal komponentler de tekrarlayan elektriksel stimuluslara SDC nın progresif uyumunu etkilemektedir. 7, 22, 23 Stimuluslar arası sürede yine habitüasyon gelişiminde önemli bir faktördür. Habitüasyona neden olmadan kayıtlama için stimuluslar arası intervalin asla 30 sn.den kısa olmaması gerektiği ileri sürülmektedir. 24 Yine respiratuvar stimulus gibi farklı stimulus modaliteleri ile dalga formu paternlerinin değişmediği ve SDC nın daha iyi bir şekilde üretilebildiği bildirilmektedir. 25 Stimülasyon metodları, dalga formu değişiklikleri, habitüasyon gibi bazı problemler çözülebilirse SDC nın klinik kullanımı çok değerli hale gelebilir. KAYNAKLAR 1. Roberto Vetrugno, Rocco Liguori, Pietro Cortelli, Pasquale Montagna. Sympathetic skin response. Basic mechanisms and clinical applications. Clin Auton Res 2003; 13 : 256 270. 2. Toyokura M. Waveform and habituation of sympathetic skin response. Clin Neurophysiol 1998; 109: 178-183. 3. Toyokura M. Waveform variation and size of sympathetic skin response: regional difference between the sole and palm recordings. Clin Neurophysiol 1999; 110: 765 771. 4. Baba M, Watahiki Y, Matsunaga M, Takebe K. Sympathetic skin response in healthy man. Electromyogr clin Neurophysiol 1988; 28: 277 283. 5. Aramaki S, Kira Y, Hirasawa Y. A study of the normal values and habituation phenomenon of sympathetic skin response. Am J Phys Med Rehabil 1997; 76: 2-7. 6. Arunodaya GR, Taly AB. Sympathetic skin response: a decade later. J Neurol Sci 1995; 129: 81 89. 7. Cariga P, Catley M, Mathias CJ, Ellaway PH. Characteristics of habituation of the sympathetic skin response to repeated electrical stimuli in man. Clin Neurophysiol 2001; 112: 1875-1880. 8. Hoeldtke RD, Davis KM, Hshieh PB, Gaspar SR, Dworkin GE. Autonomic surface potential analysis: assessment of reproducibility and sensitivity. Muscle Nerve 1992; 15; 926 931. 9. Drory VE, Korczyn AD. Sympathetic skin response: age effect. Neurology 1993; 43: 1818 1820. 10. Francini F, Zoppi M, Maresca M, Procacci P. Skin potential and EMG changes induced by cutaneous electrical stimulation. I. Normal man in arousing and non-arousing environment. Appl Neurophysiol 1979; 42: 113 124. 11. Yokota T, Takahashi T, Kondo M, Fujimori B. Studies on the diphasic wave form of the galvanic skin reflex. Electroenceph Clin Neurophysiol 1959; 11: 687 696. 12. Elie B, Guiheneuc P. Sympathetic skin response: normal results in different experimental conditions. Electroenceph Clin Neurophysiol 1990; 76: 258 267. 13. Levy DM, Reid G, Rowley DA, Abraham RR. Quantitative measures of sympathetic skin response in diabetes: relation to sudomotor and neurological function. J Neurol. Neurosurg Psychiatry 1992; 55: 902 908. 14. Shaver BA, Brusilow SW, Cooke RE. Origin of the galvanic skin response. Proc Soc Exp Biol NY 1962; 110: 559 564. 15. Takagi K, Nakayama T. Peripheral effector mechanism of galvanic skin reflex. Jpn J Physiol 1959; 9: 1 7. 16. Nakayama T, Takagi K. Two components involved in galvanic skin response. Jpn J Physiol 1958; 8; 21 30. 17. Yokota T, Takahashi T,Kondo M, Fujimori B. Studies on the diphasic wave form of the galvanic skin reflex. Electroenceph Clin Neurophysiol 1959; 11: 687 696. 18. Mitani H, Ishiyama Y, Hashimoto I. Equivalent current dipole estimated from SSR potential distribution over the human hand. Clin Neurophysiol 2003; 114: 233-238. 19. Toyokura M, Takeda H. Waveform of sympathetic skin response in diabetic patients. Clin Neurophysiol 2001; 112: 1229-1236. 20. Brasil-Neto JP, Carneiro CR. Monophasic negative sympathetic skin responses and autonomic dysfunction in carpal tunnel syndrome. Muscle Nerve 2004; 29: 330-1. 81
Aygül ve ark 21. Brasil-Neto JP, Gonçalves CA, Araujo CD, Carneiro CR, Soares MVA. Circadian latency variability of sympathetic skin responses. Clin Auton Res 1998; 8: 237 239. 22. Kunimoto M,Kirno K, Elam M,Karisson T,Wallin BG. Non-linearity of skin resistance response to intraneural electrical stimulation of sudomotor nerves. Acta Physiol Scand 1992; 146: 385 392. 23. Bini G,Hagbarth KE,Hynninen P, Wallin BG. Thermoregulatory and rhythm generating mechanisms governing the sudomotor and vasoconstrictoroutflow in human cutaneous nerves. J Physiol 1980; 306: 537 552. 24. Manca D, Valls-Solé J, Callejas MA. Excitability recovery curve of the sympathetic skin response in healthy volunteers and patients with palmar hyperhidrosis. Clin Neurophysiol 2000; 111: 1767-1770. 25. Kira Y, Ogura T, Aramaki S, Kubo T, Hayasida T, Hirasawa Y. Sympathetic skin response evoked by respiratory stimulation as a measure of sympathetic function. Clin Neurophysiol 2001; 112; 861-865. Yazışma Adresi Yrd. Doç. Dr. Recep Aygül Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi, Nöroloji Anabilim Dalı, 25240, Erzurum Tel : 442 2361 212-1678 Fax: : 442 2361 301 E-Posta : raygul@atauni.edu.tr 82