HİPERTANSİYONLU HASTALARA ANKET BİLGİNİZİ ÖLÇÜN Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Hipertansiyon tedavisinin başarılı olması alışkanlıkların değiştirilmesi, yaşam düzeni değişikliklerinin önemi büyüktür. Bu anketin amacı alışkanlıklarımızı gözden geçirmek, eşlik eden sorunlarınızı saptamak ve hipertansiyon hakkındaki temel bilgileri tekrarlamaktır. Yanıtlarınızı evet veya hayır olarak verebilirsiniz. Yanıtlar sorulardan sonra. SORULAR Hangi kan basıncı değerleri hipertansiyondur, biliyor musunuz? Yemeğin tadına bakmadan tuz atıyor musunuz? Yemeklerinizin tuzsuz olmasına dikkat ediyor musunuz? Turşu yiyor musunuz? Dışarıda yemek yerseniz az tuzlu, az yağlı yemekleri seçiyor musunuz? Fazla kilolarınız var mı? Misafirliklerde yemek kontrolünü kaybediyor musunuz? Yürüyüş yapıyor musunuz? En kısa mesafeye bile arabayla mı gidiyorsunuz? Asansör kullanıyor musunuz? Gün içinde 10-15 dakikalık kısa yürüyüşler yapıyor musunuz? Aşırı alkol tüketiyor musunuz? Sigara içiyor musunuz? Eğer sigara içiyorsanız, bırakmayı düşünüyor musunuz? Horluyor musunuz? Böbreklerinizden bir hastalık geçirdiniz mi? Kolesterolünüz yüksek mi? Şeker hastalığınız var mı? Felç geçirdiniz mi? Kalbinizde bir sorun var mı? Görme kaybınız var mı? İlaçlarınızı düzenli alıyor musunuz? Arada tansiyonum acaba normale geldi mi diye ilaçlarınızı bırakma denemesi yapıyor musunuz? 80 mg lık bir ilacın 5 mg lık bir ilaçtan daha etkili olduğunu mu düşünüyorsunuz? 2 mg lık bir ilacın 300 mg lık bir ilaçtan daha hafif mi olduğunu düşünüyorsunuz?
Günümüzde tansiyon düşürücü ilaçların genellikle günde tek doz kullanıldığını biliyor musunuz? Günümüzde hipertansiyonlu hastaların şanslı olduğunu biliyor musunuz? Hipertansiyonunuzun nedenini biliyor musunuz? Hipertansiyonunuzun nedeni araştırıldı mı? Evde tansiyon ölçen aletiniz var mı? Eğer tansiyon ölçen aletiniz varsa, doğru ölçüyor mu? Dünya Hipertansiyon gününü duydunuz mu? Bu yıl ne zaman kutlanacağını biliyor musunuz? YANITLAR Hangi kan basıncı değerleri hipertansiyondur, biliyor musunuz? Büyük tansiyon 140 mm Hg veya küçük tansiyon 90 mm Hg dan fazla ise yüksek tansiyon olarak kabul edilir. Yemeğin tadına bakmadan tuz atıyor musunuz? Yemeklerinizin tuzsuz olmasına dikkat ediyor musunuz? Yüksek tansiyon için önemli olan sofra tuzu olarak bilinen NaCl dür. Batı tarzı beslenmede kişiler günde ortalama 8-9 gram tuz alırlar. Bu tuzun günde 4-5 grama düşürülmesi kan basıncının kontrol altına alınmasını kolaylaştırır. Birçoğumuzun eli yemeğin tadına bile bakmadan tuzluğa gitmektedir, eskiden bol tuzlu yiyenler yaşlanınca, hipertansiyon hastası olunca tuzun tadını unutmak zorunda kalmaktadır. Bizlerin bol tuzlu yediğini gören çocuklarımız da benzer davranmakta, aşırı tuz tüketmektedir. Tuz tüketimini kontrol altına alarak hipertansiyonun ortaya çıkmasını da önleyebiliriz. Hipertansiyonu olan hastalar daha az tuzlu yiyerek yüksek kan basınçlarının kontrol altına alınmasını da kolaylaştırırlar. 2008 yılında yapılan Türk Toplumunda Tuz Tüketimi ve Kan Basıncı Çalışması (SALTurk) çalışmasına göre ülkemizde tuz tüketimi çok fazladır (yaklaşık 18 gram/gün, erkeklerde 19 gr/gün, kadınlarda 17 gram/gün). Hipertansiyonu olan hastalarda da tuz tüketimi yüksektir, hipertansiyonun farkında olan hastalarda günde 17 gram iken farkında olmayanlarda 19 gramdır. Bu veriler hipertansiyonu olan hastalarda diyette tuz kısıtlamasının pek ciddiye alınmadığını göstermektedir.
Turşu yiyor musunuz? Turşu tuzlu bir gıdadır, kan basıncı yüksek olan hastaların yememesi gerekir. Yürüyüş yapıyor musunuz? En kısa mesafeye bile arabayla mı gidiyorsunuz? Asansör kullanıyor musunuz? Gün içinde 10-15 dakikalık kısa yürüyüşler yapıyor musunuz? Düzenli aerobik egzersiz (yürüme, koşma, yüzme, bisiklete binme, jimnastik, step, aerobik, dans, bahçede çalışma...) kilo kaybını hızlandırır, kan basıncı kontrolünü kolaylaştırır ve kalp-damar hastalıkları riskini azaltır. Ağırlık kaldırma, vücut geliştirme, dağcılık gibi izotonik egzersizlerden kaçınılmalıdır. Uzun süredir egzersiz yapmıyorsanız veya kalp hastalığınız varsa egzersiz programına başlamadan önce doktorunuza görününüz. Egzersiz sıklığı haftada en az 3 kez, tercihen 5 kez 30-45 dakika süreli olmalıdır. Düzenli egzersizi yaşam düzenimizin içine yerleştirmeye çalışmalıyız. Asansör kullanmamalıyız, arabamızı eve en yakın noktaya değil biraz uzağa parketmeliyiz. 5-10 dakikalık mesafeler için araba kullanmamalıyız. Dışarıda yemek yerseniz az tuzlu, az yağlı yemekleri seçiyor musunuz? Fazla kilolarınız var mı? Misafirliklerde yemek kontrolünü kaybediyor musunuz? Şişmanlık, şeker hastalığı, hipertansiyon, kalp krizi, felç, nefes darlığı, safra kesesi taşı, karaciğer yağlanması, kanser, romatizma, ruhsal bozukluklar gibi birçok hastalığa zemin hazırlar. Şişmanlık yaşamı kısaltan bir hastalıktır. Fazla kiloların verilmesi ile kan basıncının kontrolü kolaylaşır. Her 10 kilo kaybı büyük kan basıncını 5-20 mm Hg düşürür. 4-5 kilo kaybı bile kan basıncı kontrolünü kolaylaştırabilir. Şişman hastalar en az 10 kg zayıflamalıdır. Kilonun kontrol altına alınması yağ metabolizması bozuklukları veya şeker hastalığı gibi diğer kardiyovasküler risk faktörlerin de kontrol edilmesini kolaylaştırır. 20 kg vermeyi başaran birçok hastada ilaçsız kan basıncının kontrol altına alınması mümkündür. Gerek kilo gerekse kan basıncı kontrolü için ev dışında da yediklerimize dikkat etmeliyiz.
Aşırı alkol tüketiyor musunuz? Alkol tüketimi kesinlikle sınırlandırılmalıdır. Günde 30 ml etanolden daha az alkol tüketilmelidir. 720 ml bira, 300 ml şarap, 60 ml 100 derece viski ve 60 ml rakıda 30 ml etanol bulunur. Zayıf insanlarda ve kadınlarda etanol alımı günde 15 ml ile sınırlandırılmalıdır. Uygun miktarda alkolün koroner arter hastalığı üzerine olumlu etkisi vardır fakat toplumda alkolden zarar gören insanların sayısı fayda gören insanlara göre daha fazladır. Öte yandan alkolün çok sayıda zararı olduğunu da hatırlatırım. Sigara içiyor musunuz? Eğer sigara içiyorsanız, bırakmayı düşünüyor musunuz? Sigaranın kan basıncı üzerine uzun süreli doğrudan bir etkisi yoktur yani sigaranın bırakılması kan basıncını düşürmez. Ancak, sigara hipertansiyonun vücuda verdiği zararları katlayarak arttırır, bu nedenle hipertansiyonu olan hastalar sigara içmemelidir. Böbreklerinizden bir hastalık geçirdiniz mi? Tüm hastalarda hipertansiyonun nedeni araştırılmalıdır. Hipertansiyonun nedeni % 90-95 hastada bilinmemektedir, yani hipertansiyon bilinen bir hastalığa bağlı değildir. Nedeni bilinmeyen yani bilinen bir hastalığa bağlı olmayan hipertansiyon primer hipertansiyon veya esansiyel hipertansiyon olarak isimlendirilir. Yüzde 5-10 hastada ise hipertansiyon başka bir hastalığa bağlıdır, bu çeşit hipertansiyon sekonder hipertansiyon olarak isimlendilir. Hipertansiyona yol açan hastalıkların önemli kısmı böbrek kaynaklıdır. Hormonal hastalıklar ise önemli diğer bir grubu oluşturmaktadır. Bu hastalıkların önemli bir kısmının tedavi edilebilir nitelikte olması, hastalıkların tedavisi ile de hipertansiyonun kalıcı tedavisinin mümkün olması her hastanın sekonder hipertansiyon açısından değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır.
Horluyor musunuz? Horlamaya yol açan uyku apne sendromu hipertansiyona, kan basıncının kontrolden çıkmasına veya tedavinin başarısız olmasına yol açabilir. Kolesterolünüz yüksek mi? Şeker hastalığınız var mı? Kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riskini artıran faktörlere kardiyovasküler risk faktörü denir. Hipertansiyon önemli bir kardiyovasküler risk faktörüdür. Hipertansiyon dışındaki risk faktörlerine şişmanlık, sigara içimi, fiziksel aktivite yetersizliği, şeker hastalığı, kronik böbrek hastalığı örnek olarak verilebilir. Hipertansiyon tedavisinin amacı kalp ve damar hastalıklarına yakalanma riskini azaltmak olduğu için diğer kardiyovasküler risk faktörlerinin değerlendirilmesi ve mümkünse düzeltilmesi çok önemlidir. Örneğin şişman hasta zayıflamalı, sigara bırakılmalı, şeker hastalığı kontrol altına alınmalı ve egzersiz yapılmalıdır. Felç geçirdiniz mi? Kalbinizde bir sorun var mı? Görme kaybınız var mı? İnsan vücudunda tüm organ ve dokuları besleyen damarlar bulunur. Tüm organ ve dokular damarlarla beslendiği için hipertansiyon tüm vücudu etkileyebilir. Hipertansiyondan en çok etkilenen organlar kalp, beyin, böbrekler, atardamarlar ve gözlerdir. Hipertansiyon bu organları etkileyerek kalıcı sakatlıklara ve ölümlere yol açabilir. Başarılı bir tedavi ile bu sorunların çoğu önlenebilir. İlaçlarınızı düzenli alıyor musunuz? Arada tansiyonum acaba normale geldi mi diye ilaçlarınızı bırakma denemesi yapıyor musunuz? Günümüzde tansiyon düşürücü ilaçların genellikle günde tek doz kullanıldığını biliyor musunuz? Günümüzde hipertansiyonlu hastaların şanslı olduğunu biliyor musunuz? Hipertansiyon tedavisinin yaşam düzeni değişiklikleri kadar önemli bir parçası da ilaçlardır. İlaç alınınca yaşam düzeni değişiklikleri ihmal edilmemelidir. İlaçların düzenli alındığı sürece etkili olduğunu unutmayalım. Çoğu hastada iki ilaç kullanmak gerekir. İlaçları bırakma denemesi yapmak doğru değildir. Günümüzde ilaçların çoğu günde tek doz kullanılabilmektedir. Şanslı olduğumuzu unutmayıp, ilaç tedavimize biraz daha dikkat edelim.
80 mg lık bir ilacın 5 mg lık bir ilaçtan daha etkili olduğunu mu düşünüyorsunuz? 2 mg lık bir ilacın 300 mg lık bir ilaçtan daha hafif mi olduğunu düşünüyorsunuz? İlaçların etkinliğini/hafifliğini belirleyen dozun miktarı değil içerdiği molekülün özelliğidir. Hipertansiyonunuzun nedenini biliyor musunuz? Hipertansiyonunuzun nedeni araştırıldı mı? Hastanın değerlendirmesinde en önemli amaçlardan birisidir. Tüm hastalarda hipertansiyonun nedeni araştırılmalıdır. Hipertansiyonun nedeni % 90-95 hastada bilinmemektedir, yani hipertansiyon bilinen bir hastalığa bağlı değildir. Nedeni bilinmeyen yani bilinen bir hastalığa bağlı olmayan hipertansiyon primer hipertansiyon veya esansiyel hipertansiyon olarak isimlendirilir. Yüzde 5-10 hastada ise hipertansiyon başka bir hastalığa bağlıdır, bu çeşit hipertansiyon sekonder hipertansiyon olarak isimlendilir. Hipertansiyona yol açan hastalıkların önemli kısmı böbrek kaynaklıdır. Hormonal hastalıklar ise önemli diğer bir grubu oluşturmaktadır. Bu hastalıkların önemli bir kısmının tedavi edilebilir nitelikte olması, hastalıkların tedavisi ile de hipertansiyonun kalıcı tedavisinin mümkün olması her hastanın sekonder hipertansiyon açısından değerlendirilmesini zorunlu kılmaktadır. Evde tansiyon ölçen aletiniz var mı? Eğer tansiyon ölçen aletiniz varsa, doğru ölçüyor mu? Ev ölçümlerinde kullanılan aletlerin 1-2 yılda bir bakımları yapılmalı ve doğru ölçüm yapıp yapmadıkları kontrol edilmelidir. Doğru olmayan kan basıncı ölçümleri hastanın tedavisini zorlaştırabileceği gibi tedavinin iyi düzenlenmesine engel olarak hastaya zarar da verebilir. Dünya Hipertansiyon gününü duydunuz mu? Bu yıl ne zaman kutlanacağını biliyor musunuz? 2005 yılından beri her yıl Mayıs ayında hipertansiyonun yol açabileceği sorunlar konusunda toplumu bilgilendirmek ve hipertansiyonu önlemek, saptamak ve tedavi etmek için Dünya Hipertansiyon günü kutlanmaktadır. Bu yıl 17 Mayıs 2009 Pazar günü kutlanacaktır. Dünya Hipertansiyon gününüz kutlu olsun. 2009 yılı Dünya Hipertansiyon günü sloganı Tuz ve yüksek tansiyon: iki sessiz katil
Bu broşürde genel bilgiler yer almaktadır, doktora danışmadan tedavide değişiklik yapılması sakıncalı olabilir. Her türlü yayın hakkı saklıdır Bilimsel amaçlarla kaynak göstererek alıntı yapılabilir http://