TÜRKİYE NİN YOL HARİTASI VE İÇ TEHDİT



Benzer belgeler
SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

İ Ç İ N D E K İ L E R

Demokrasi ve Sivil Toplum (SBK256)

SAĞLIK DİPLOMASİSİ Sektörel Diplomasi İnşası

KAMU POLİTİKASI BELGELERİ

İnsanların birbirleriyle ve devletle olan ilişkilerini düzenleyen kurallara hukuk denir. Hukuk kurallarını koyan, uygulanıp uygulanmadığını

Türk Elitlerinin Türk Dış Politikası ve Türk-Yunan İlişkileri Algıları Anketi


Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar

TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ İLE İLİŞKİLERİ

İÇİNDEKİLER. Birinci Bölüm ANAYASA KAVRAMI

ANAYASAL ÖZELLİKLER. Federal Devlet

Şafak EVRAN TOPUZKANAMIŞ. Türk Hukukunda Anayasal Gelişmeler Işığında Vatandaşlık

MESLEKİ EĞİTİM, SANAYİ VE YÜKSEK TEKNOLOJİ

ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

Kerkük, Telafer, Kerkük...

ABD İLE YAPTIĞIN GİZLİ ANLAŞMAYI AÇIKLA -(TAMAMI) Çarşamba, 03 Temmuz :11 - Son Güncelleme Perşembe, 04 Temmuz :10

BLOG ADRESİ :

SAYIN TAKİPÇİLERİMİZ,

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 8. SINIF T.C. İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU PLANI VE KAZANIM TESTLERİ

GENEL OLARAK DEVLET TEŞKİLATI SORULARI

Devletin Şefleri Cumhurbaşkanları

JANDARMA VE SAHİL GÜVENLİK AKADEMİSİ GÜVENLİK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ULUSLARARASI GÜVENLİK VE TERÖRİZM YÜKSEK LİSANS PROGRAMI DERSLER VE DAĞILIMLARI

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Türkiye Irak İlişkilerinde Güvenlik ve Radikalleşme

SPONSORLUK DOSYASI 14 Ocak 2016 / Sabancı Center

Yrd. Doç. Dr. Tevfik Sönmez KÜÇÜK Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Anayasa Hukuku Anabilim Dalı Öğretim Üyesi PARTİ İÇİ DEMOKRASİ

(DEÜ Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Bölümü Anayasa Hukuku Anabilim Dalı)

2013 ABD Hükümeti Bütçe Krizi

Türkiye de Dünya Bankası: Öncelikler ve Programlar

İSTANBUL MEDENİYET ÜNİVERSİTESİ SİYASAL BİLGİLER FAKÜLTESİ ULUSLARARASI İLİŞKİLER BÖLÜMÜ (TÜRKÇE LİSANS PROGRAMI) 4 YILLIK DERS PLANI

15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİNE AZERBAYCAN DAN BAKIŞ

DEMOKRASİ VE SAYDAMLIK ENSTİTÜSÜ

İÇİMİZDEKİ KOMŞU SURİYE

FASIL 23 YARGI VE TEMEL HAKLAR

Vekiller Heyeti Kararı, Sıkıyönetim Komutanlığı ve Milli Güvenlik Konseyi'nce Kapatılan Siyasi Partiler

TÜRKİYE TİPİ BAŞLANLIK SİSTEMİ MODEL ÖNERİSİ. 1. Başkanlık Sistemi Tartışmasının Temel Gerekçeleri

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 8. SINIF TÜRKİYE CUMHURİYETİ İNKILAP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ

KÜRT SİYASETİNDE TARİHİ FIRSAT SÖYLEMİ VE ANALİZİ MAYIS 2009

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII İÇİNDEKİLER...IX

NEDEN. Türk ye Cumhur yet Cumhurbaşkanlığı S stem

Filistin Sahnesinde Faal Olan Gruplara Karşı Filistin Halkının Tutumu (Anket)

DERSİMİZİN TEMEL KONUSU

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

2018-LGS-İnkılap Tarihi Deneme Sınavı 9

HOCAİLYAS ORTAOKULU. ÜNİTE 1: Bir Kahraman Doğuyor T.C. İNKILÂP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK-8

YENİ YAYIN ULUSLARARASI ÖRGÜTLER HUKUKU: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER SİSTEMİ

20. RİG TOPLANTISI Basın Bildirisi Konya, 9 Nisan 2010

ANAYASA HUKUKU (İKTİSAT VE MALİYE BÖLÜMLERİ) GÜZ DÖNEMİ ARASINAV 17 KASIM 2014 SAAT 09:00

SPONSORLUK DOSYASI 14 Ocak 2015 / Sabancı Center

2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

2000 li Yıllar / 6 Türkiye de Dış Politika İbrahim KALIN Arter Reklam Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011

DÜŞÜNCE KURULUŞLARI. Şubat 2018

TÜRK ANAYASA DÜZENİ Bahar dönemi Ara sınavı

TÜRKİYE DE KADINLARIN SİYASAL HAYATA KATILIM MÜCADELESİ VE POZİTİF AYRIMCILIK

İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ İKTİSDİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ ULUSLARARASI İLİŞKİŞLER BÖLÜMÜ LİSANS PROGRAMI

TÜRKİYE DE AVRUPA- ŞÜPHECİLİĞİ KARŞILAŞTIRMALI BULGULAR

ÜNİTE:1. Anayasa Kavramı, Anayasacılık Akımı ve Anayasa Çeşitleri ÜNİTE:2. Türkiye de Anayasa Gelişmelerine Genel Bakış ÜNİTE:3

Cumhuriyet Halk Partisi

ANAYASA CEVAP ANAHTARI GÜZ DÖNEMİ YILSONU SINAVI Ocak 2019 saat 13.00

MEVLÜT GÖL KARŞILAŞTIRMALI HUKUKTA ANAYASA BAŞLANGIÇLARININ SEMBOLİK VE HUKUKİ DEĞERİ

T.C. İNKILÂP TARİHİ VE ATATÜRKÇÜLÜK DERSİ DERS NOTU I. DÜNYA SAVAŞI ÖNCESİ OSMANLI DEVLETİ NİN GENEL DURUMU. Ekonomik Durum:

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim CHP

Türkiye nin Milli Güvenliği: Güncel Durum ve Gelecek

ÖZGEÇMĐŞ. 1. Adı Soyadı: Sait YILMAZ 2. Doğum Tarihi: Ünvanı: Yard.Doç.Dr. 4. Öğrenim Durumu:

Müdafaa-i Hukuk Hareketi bu hakları savunmak ve geliştirmek için kurulmuştur.

SİYASET ÜSTÜ DÜŞÜNMEK Pazar, 30 Kasım :00

ÖRNEK SORU: 1. Buna göre Millî Mücadele nin başlamasında hangi durumlar etkili olmuştur? Yazınız. ...

Komisyon. KPSS HUKUK Çek Kopar Soru Bankası ISBN Kitap içeriğinin tüm sorumluluğu yazarlarına aittir.

SİYASAL İDEOLOJİLER (SBK457)

A) Siyasi birliklerini geç sağlamaları. B) Sömürge alanlarını ele geçirmek istemeleri. C) Sanayi devrimini tamamlayamamaları

Yerel Yönetim Vizyonu. Emin Dedeoğlu , Eskişehir

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET

ATATÜRK İLKELERİ VE İNKILÂP TARİHİ DERSİ I.DÖNEM MÜFREDAT PROGRAMI

G20 BİLGİLENDİRME NOTU

Türk Bankacılık ve Banka Dışı Finans Sektörlerinde Yeni Yönelimler ve Yaklaşımlar İslami Bankacılık

Siyasal Partiler: Kurumsallaşma, Demokrasi ve Reform. Ersin Kalaycıoğlu Sabancı Üniversitesi

Doç. Dr. SERDAR GÜLENER TÜRKİYE DE ANAYASA YARGISININ DEMOKRATİK MEŞRULUĞU

PKK'nın silah bırakması siyasi bir mesele

tarih ve 495 sayılı Eğitim Komisyonu Kararı Eki

Amerikan Siyasal ve Secim Sistemi Isiginda 2012 A.B.D. Baskanlik Secimleri

TÜRKİYE DE AVRUPA-ŞÜPHECİLİĞİ Türk Halkının AB Konusundaki Şüpheleri, Kaygıları ve Korkuları

SARACAĞIZ YARALARIMIZI

Atilla NALBANT ÜNİTER DEVLET. Bölgeselleşmeden Küreselleşmeye

ACR Group. NEDEN? neden?

DERS PROFİLİ. Türk Siyasi Hayatı POLS 401 Güz Yrd. Doç. Dr. Ödül Celep

Devleti yönetme hakkı Tanrı(gök tanrı) tarafından kağana verildiğine inanılırdı. Bu hak, kan yolu ile hükümdarların erkek çocuklarına geçerdi.

ANAYASAMIZI HAZIRLIYORUZ - 5-

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;

2010 YILINA DAMGASINI VURAN OLAYLAR. Avrupa Birliği ve Avrupa Birliği ne giriş süreci. Terör olayları. Türkiye-İsrail krizi

ORSAM AYLIK IRAK TÜRKMENLERİ GÜNCESİ

SİVİL GLOBAL GLOBAL SİVİL DİPLOMASİ İNŞASI PROGRAMI Potansiyelin Keşfi

BİRİNCİ MEŞRUTİYET'İN İLANI (1876)

DEVLET TEŞKİLATINA TEORİK YAKLAŞIMLAR PROF. DR. TURGUT GÖKSU VE PROF. DR. HASAN HÜSEYIN ÇEVIK

Cumhuriyet Halk Partisi

ÜNİTE:1. Osmanlı-Türk Anayasal Gelişmeleri ÜNİTE:2. Anayasaların Yapılması ve 1982 Anayasası ÜNİTE:3. Anayasaların Değiştirilmesi ve 1982 Anayasası

OY HAKKI, SEÇİM ve SEÇİM SİSTEMLERİ

Prof. Dr. Ekrem Pakdemirli

Transkript:

TÜRKİYE NİN YOL HARİTASI VE İÇ TEHDİT Yrd.Doç.Dr.Sait YILMAZ Türkiye Cumhuriyeti, kuruluşunun 100. Yılına doğru ilerlerken Atatürk ün bize hedef olarak gösterdiği bağımsız, onurlu, saygın, çağdaş, kişilikli ve etkin bir ülke konumu yönünde ilerlemek yerine ülkeyi saran ve dıştan maniple edilen iç tehdit unsurları ile zorlu mücadele içinde, tarihinin en zor döneminden geçmektedir. Çünkü bu tehdit unsurlarının irtica kanadı siyasi iktidara uzandı, bölücülük ise Meclis e taşındı. Üstelik ülkeyi yabancılara teslim etmek isteyen ABD ve AB ciler ile irtica ve bölücüler gizli bir ittifak ile kendi gündemlerini uygulamak için işbirliği içinde iken Atatürkçüler marjinal hale getirildi. Birkaç gazete, TV, üniversite ve başta TSK olmak üzere birkaç devlet kurumu Cumhuriyet ilkelerini korumak için direnirken Yargıtay Başsavcılığı nın açtığı kapatma davası Türkiye nin geleceğinin kurtarılması için gerçekten önemli bir dönüm noktası ve umut teşkil ediyor. Bu makalede ülkemizin Osmanlı döneminden bugüne yönetim hatalarını ortaya koyarak, ülkenin içinde bulunduğu tehdit ortamının gerçek resmini ve ülke gündeminin ne olması gerektiğini ortaya koymaya çalışacağız. Türkiye nin İktidarları Osmanlı İmparatorluğu döneminde çağdaşlaşacağız ve Batılı gibi olacağız derken uygulanan teslimiyetçi politikalar bugünde Türkiye nin en büyük hastalığıdır. Tıpkı Osmanlı döneminde olduğu gibi başka ülkelerin göstermelik desteğine dayanan politikalar Osmanlı İmparatorluğu nun küçülmesine, saygınlığını yitirmesine ve paylaşılmasına yol açmıştı. Teslimiyetçi politikalar için padişahların elinin altında Almanya, Amerika, İngiliz ya da Rus yanlısı sadrazamları vardı. Hangisi ile ilişkiler öne çıkacaksa o sadrazam başbakan olurdu. Atatürk dönemi bir istisna teşkil etmektedir. Atatürk Türkiye Cumhuriyetini, tam bağımsızlık ve ulusal egemenlik esasına göre kurmuştu ve dış ilişkilerde eşitlik ve saygınlık, kalkınmada kendi kaynaklarına dayanmak öncelikli idi. Ancak 1950 ler ile birlikte Atatürkçü politikalardan uzaklaşılarak uydulaşma başladı. Sürekli ödün veren, borçlu bir ülke olarak, dış yardım ve krediye bağımlı hale geldik, az gelişmiş ülke olma zincirini bir türlü kıramadık. Türkiye yi son 60 yıldır idare eden iktidarların ortak özelliklerine bir bakalım; - ABD ve AB yanlısıdırlar, dışarıdan maniple edilirler. - Sermayeden yanadır, belirli bir sermaye kesiminin etkisi altındadır. - Dış borç ve kredi ile kalkınma yolunu seçer. - Gösterişçi, partizan ve savurgandır. - Şeklen demokrat, cumhuriyetçi ve Atatürkçüdür. - Eğitim ve kültürel gelişmeyi geri plana itmişlerdir. - Ülkenin saygınlığını korumada özensizdir. - Ülkeyi yeterli tanıtma kapasitesi yoktur. Türkiye nin sorunlarının başında kaliteli yönetici yetiştirememek ve yönetim sorunları gelmektedir. Kişisel çıkar veya ün peşinde koşan, kişisel amaçları için her türlü aracı kullanan, fırsatçı, kendini kurtarıcı ve Tanrının lütfu gibi gören aslında ezik şahsiyetler ülkeyi bu hale getirmiştir. Ülkede üretim ve çalışma yerine on yıllardır; çıkarcılık, köşe dönücülük, ilkesiz yaşam ve savurganlık özendirilmektedir. Yönetim sorunları içinde şunları sıralayabiliriz; (1) Yönetici kadroların çoğu kez iç ve dış çevrelerce yönlendirilmesi, (2) Hukuka bağlılığın zayıflığı, keyfilik, (3) Kaynakların 1

kötü ve savurganca kullanılması, (4) Hayati sorunların ertelenmesi, şekil ve ayrıntılarla uğraşılması, (5) Sosyal alt yapıya (eğitim, sağlık) önem verilmemesi, (6) Temel reformların (eğitim, toprak, vergi vb.) etkili çevrelerin çıkarlarına ters düşmesi nedeni ile yapılmaması veya sulandırılması, (7) Siyasi ayırımcılık ve dışlama, (8) Popülizm, ve belkide en önemlisi (8) Eleştiri ve uyarıları dikkate almama; siyasi partileri, araştırma merkezleri, iş adamları, üniversiteleri ile entegre bir ulusal bilgi ve karar verme sisteminin olmayışı, demokratik toplum olma bilincine henüz varamamış olmamamız. Ülkenin uzun süreli bir yönetim planı olmadığından gereksiz sorunlar ile gündem doldurulmaktadır. Çabalar iş yapmaya değil oy ve propagandaya yöneliktir. Kişisel ve parti çıkarları ile ulusal çıkarlar çok sık karıştırılır. Ulusal egemenlik ve tam bağımsızlık lafta kalmıştır. Ekonomik sorunlarımızı da sıralayalım; (1) Ekonomik gücün belirli ellerde toplanması (ABD nin sepeti); ihalelerin, teşviklerin, destek, vergi indirimi, özendirici önlemlerin belirli kişi ve grupların lehine olması, (2) Dış borç ve yardımla kalkınma stratejisi nedeni ile sürekli artan dış ticaret açıkları ve borçlanma, hassas döviz kurları ve borsa, (3) Ulusal ve kişi başına kişi gelirin düşük oluşu, (4) Gelir dağılımının eşitsizliği, ücretlerin düşüklüğü, (5) Üretim yerine rantiyeciliğin özendirilmesi, yatırım ve istihdama önem verilmeyişi, işsizlik, tarım ve hayvancılığın çökmesi. İç tehdit Kökleri Osmanlı İmparatorluğu na dayanan İrtica, Kürtçülük ve Osmanlı döneminde Islahat bugün ise Ne olursa olsun AB diye karşımıza çıkan, bize her gün Hrant Dink davasından haber vermeyi öncelik sayan Post-modernler Türkiye ye yönelik üç ana iç tehdit unsurunu oluşturmaktadır. İrtica; bugün siyasi iktidara uzanan Siyasal İslam, onların gerçek kaynağını oluşturan Tarikat ve Cemaatler ile bugün sinmiş durumda bekleyen silahlı kanadı Radikal İslam olmak üzere üçe ayrı kategoride görülmelidir. Türkiye çok sistematik olarak yürütülen bir propaganda ve psikolojik savaş içinde önemli bir yol ağzına geldi. 22 Temmuz ile birlikte Türkiye sadece önemli bir dönemeci kaybetmenin ötesinde geleceğini de kaybetmektedir. 22 Temmuz seçimleri gösterdi ki; dışarıdan Türkiye yi ne olursa olsun AB sürecine mahkum etme görevi almış, Brükselci, Washington cu, ikinci cumhuriyetçi Post-modernler ile Siyasal İslam ı ve dış dinamikleri siper edinmiş irtica, gene dış güçlere ve AB sürecine sığınan Bölücüler ittifak içindedir. İçinde bulunduğumuz süreçte bizi neler beklemektedir? Önce AB reformlarının ne anlama geldiğini izah edelim. AB reformları sözde Türkiye nin batılı ülkeler gibi gelişme ve çağdaşlaşmasını değil ülkenin bölünmesi için Türkiye nin iç hukukunda gerekli zemin kazanmayı hedeflemektedir. Türkiye için dayatılan reformlar tamamen siyasi amaçlı ve maksatlıdır, kendi ülkelerinde pek çoğu uygulanmamakta ya da Türkiye şartlarına uygun değildir. Eğer dur diyemez ve karşı koyamazsak Atatürkçülük, milliyetçilik ve ulus-devlet bir kenara bırakılarak, sözde demokrasi, şeffaflık, özgürlük, ötekinin hakları adına ve tabii ki hiçbir zaman gerçekleşmeyecek AB üyeliği adına; - Kıbrıs AB tarafından uzun zamandır istenen tavizler ve göstermelik kazanımlar karşılığında verilecek, sıra Ege deki tavizlere gelecek, - Güneydoğu da reform diye Kürtlere kimlik, siyasallaşma, eyalet sistemi ve nihayet self-determinasyonun önü açılacak, - Kürdistan tanınacak, Kuzey Irak ve Kerkük teki haklarımızdan zaten Genişletilmiş Orta Doğu Projesi nin eş başkanı olduğumuzdan kamuoyu uyutularak vazgeçilecek, 2

- 301. Madde kaldırılarak Türklüğe ve ulusal olan değerlere hakaret etmenin ve yozlaşmanın önü tamamen açılacak, - Azınlık hakları ve vakıflar yasası ile AB kriterlerine uyularak ülkenin zaten gevşemiş olan geri kalan vidaları da sökülecek, - Ülkenin üzerine akbabalar gibi çöken sermaye-medya tekelinin AB hayalleri yerine getirilerek özelleştirme diye yabancı hortumlarla birleşmesi sağlanacak, - Atatürkçü kalmayı başarabilmiş birkaç üniversite, televizyon, gazete ve sivil toplum örgütü de şantajlarla yok edilerek ülkeyi etki ajanlarının ve yabancı fonlarla maniple edilen sivil toplum örgütlerinin tamamen sarmasının önü açılacaktır. Tehdit Post-Modernler İrtica Bölücüler Temalar * Kimlik tanımı * Ötekinin Hakları * İkinci Cumhuriyet * Anti-milliyetçilik * Din, vicdan özgürlüğü * Türban * Dini eğitim, kurumlar * Şeriat düzeni Kimler Hedef * Etki Ajanları (Gazeteci, TV.ci, Yazar, Akademisyen) * Medya, STK.lar, Vakıf ve Dernekler * Batı kontrolü * Ulus-devlet yapısı, egemenlik aşınması * Özelleştirme * Büyük Ermenistan * Siyasal İslam * Tarikatlar ve Cemaatler * Radikal İslam (Silahlı Dinci Örgütler) * Mütedeyyin toplum * Şeriat esaslarına uygun İslam Cumhuriyeti * İslam Dünyası Liderliği * Siyasi çözüm * Kürt kimliği * Eyalet sistemi * Bağımsız Kürdistan * PKK * Ülke içindeki bölücü siyasi kadrolar, dernek ve vakıflar * Dış uzantılar * Özerklik hakkı * Federal Devlet * Bağımsız Kürdistan * Birleşmiş Büyük Kürdistan Strateji * AB Reformları * Ordunun Kontrolü * Toplumsal dönüşüm * Kadrolaşma * Siyasi çözüm * Self-determinasyon Taktik * Propaganda (ikna) * Ezber bozmak * Eğitimsiz Toplum * Fakir Fukara Babalığı * PKK eylemleri * Ateşkes ilanı Dış Destek AB ve ABD AB ve ABD AB ve ABD Ortak Düşmanlar Tablo: Türkiye ye Yönelik İç Tehdit Analizi Gelinen aşamada Cumhurbaşkanlığı ve YÖK ün de siyasi iktidarın güdümüne girmesi ile ülkede kuvvetler dengesi tamamen bozulmuş ancak yargı bu denge içinde tüm siyasi baskılara rağmen ayakta durmaya çalışmaktadır. Yeni dönem ile birlikte irticai kadrolaşmanın tamamen önü açılmış, türban üniversiteye sokulmuş, sıra yeni Anayasa söylemi ile irticanın tamamen önünün açılmasına, TSK.nin etkisiz hale getirilmesine, yapılan ittifak gereği bölücülere ve AB cilere verilecek tavizlere gelmiştir. Seçim sonrası ilk iş olarak gündeme getirilen yeni Anayasa ile birlikte hukuk sistemimiz ve Cumhuriyetin temelleri yerle bir edilirken, AB ile koltuk teması yaparak Ordunun Sivil Kontrolü adı altında Silahların Kuvvetlerin by-pass edilmesi için dış güçlerle işbirliği yapılmaktadır. Önümüzdeki 20 yıllık sürecin sonunda Kürdistan ve Ermenistan alacağını aldıktan sonra eskiden Türkiye diye anılan geride kalan topraklarda, -tabi kalmışsa, adının içinde Türk kelimesi geçmeyecek bir İslam 3

Cumhuriyeti kurulabilir. Özetle Türkiye yi bekleyen 100. yılında Sevr in hayata geçirilmesidir. Ülkenin gerçek gündemi ne olmalıydı? Türkiye, nin içi ve etrafı 1980 lı yıllardan beri önce bölücü terör, sonra irtica ve son olarak da Post-modernler ile AB süreci siper edilerek dönüştürülürken, ülkemiz gittikçe daha fazla bölünmeye ve dine dayalı başka bir ülke olmaya sürüklenmektedir. Bundan sonraki dönem; tedbir alınmazsa ülkemizi iç savaşa, bölünmeye ve Sevr e götürecek bir süreç olacaktır. Bu süreçte en çok Silahlı Kuvvetler ve bağımsız yargı hedef alınacaktır. AB ye üye oluyoruz diye ekonomi yabancıların kontrolüne verilecek, aş evleri ve erzak yardımları ile tembelliğe alıştırılan ve eğitilerek cahil bırakılan halkımızın geri kalanı da diğerlerine benzetilecek ya da ülkeden kaçacak, iktidar partisi ve hükümet idaresindeki tekelleşme ile ülkenin geleceği ile ilgili çok önemli politikalar birkaç danışmanın insafına kalacak, başta laiklik ve çağdaşlaşma olmak üzere Atatürk ilkelerinden büyük ölçüde uzaklaşılacak, nihayet İslam Cumhuriyeti hayaline kavuşulacaktır. Tüm bunlar sözde demokrasi, insan hakları, serbest piyasa, AB reformları, çağdaşlaşma, Kürt sorununa siyasi çözüm, bireylerin vicdan özgürlüğü, milliyetçiliğe takılıp kalmamak ve ezber bozmak gibi kılıflar altında yapılacaktır. Peki ne olmalıydı? Türkiye nin gerçek gündeminde bekleyen onca acil sorun ve acil çözüm bekleyen güvenlik endişeleri varken ülke göz göre sadece çıkarlarını değil, geleceğini de kaybediyor. AB süreci bahane edilerek etkisiz hale getirilen ulus-devlet yapısı, güvenlik ve istihbarat kurgusuzluğu nedeni ile Türkiye zaten politika ve strateji üretememekte, etrafında olanlara seyirci kalmakta, ülkenin tek sağlam yapısı Silahlı Kuvvetleri ile ayakta durmaya, çözüm bulmaya çalışmaktadır. Bugün ülkemizin gerçek gündemi şunlar olmalıydı; - Ulus-devlet yapımızın küreselleşme, bölücü terör, post-modern etki ajanları ve irticaya karşı bağışıklık kazanmasını sağlayacak gerekli hukuksal düzenlemelerin yapılarak, dış bağlantılarının kesilmesi için zararlı sivil toplum örgütleri, dernek ve vakıfların denetim altına alınması, bölücü terör ile mücadele de askeri olmayan diğer tedbirlerin de uygulanmaya konulması, - Ulus-devlet yapımızın çürütülmeye çalışılan güvenlik kurumları ve istihbarat kurgusu onarılarak proaktif politikalar ve stratejiler üretip uygulayabilen bir devlet yapılanmasının gereklerinin yerine getirilmesi, - Ulusal çıkarlara dayalı bir güvenlik reformu dahilinde yumuşak gücümüzü öne çıkaran bir güç projeksiyonu ile Kuzey Irak başta olmak üzere çevremizdeki güvenlik problemlerinin çözümü, - Atatürk ilkelerine sıkı sıkıya bağlı; dış politikadan, ekonomi, hukuk ve eğitim sistemine kadar ülkemizin tam bağımsız ve egemen politikalar izleyeceği ulusal bir gelişme ve çağdaşlaşma programının uygulanması, - Ekonomide ulusal kaynaklarımızın yabancılara peşkeş çekilmesine mani olacak ve kendi kaynaklarına dayanan bir ekonomi anlayışı ile dışa bağımlılığın önüne geçilmesi, sermaye-medya ilişkisinin önlenmesi, - İç ve dış politikada hedef birlikteliği sağlayacak kurumsal-hiyerarşik uyumun sağlanması için sivil-asker ve Cumhurbaşkanı-iktidar ilişkilerinin sağlıklı bir hale getirilmesi, - Siyasi partiler yasasının değiştirilerek ülkenin ihtiyacı olan siyasi oluşumların ve liderlerin önünü açılmasını sağlayacak düzenlemelerin yapılması, 4

- Ülkenin düşünsel alt yapısını sağlayacak entelektüel bilim adamı ve düşünür grubunun yetiştirilmesi için üniversite ve araştırma merkezlerimizin harekete geçirilmesi, bu tür kurumların Soros ve benzeri yabancı fonlarla ilişkilerinin kesilmesi. Türkiye de bugün gelinen aşamada halkın seçim sandığı ile ortaya koyduğu manzaranın temelinde modernleşme sorunu yatmaktadır. Ne yazık ki Atatürk ten sonra onun devrimlerinin uygulanmasında geçmiş yönetimler kendi çekişme ve çıkarlarını ülke çıkarlarının üzerinde görerek, geleceği okuyamadılar. Böyle bir halkı peşinden sürükleyen tüm iç tehdit unsurlarının sığındığı AB üyeliği; bölücüler, ulus-devlet yapısı ve Cumhuriyet rejimi ile sorunu olan etnik ve dini gruplar, bireyler, şirketler, holding sahibi medya ve çıkar gruplarına hitap etmektedir. Bu perspektif; ulus olma bilincini göz ardı edip, ütopya peşinde koşanların ideal geleceğidir. Gelinen aşama Atatürk ilke ve devrimlerini benimsemiş, Cumhuriyetimizin gerçek sahipleri bizlerin birlik ve beraberlik içinde akılcı programlarla işbirliği yapması zamanıdır. Artık parti ayrımı yapmaksızın bir araya gelmeli, tek bir vücut oluşturmalıyız. 5