AYLIK BÜLTENLER SERİSİ EKİM, 2014

Benzer belgeler
2 YAŞ ÇOCUK PSİKOLOJİSİ

ÇOCUKLARDA ÖZGÜVEN GELİŞİMİ

GELİŞİMİN EN HIZLI OLDUĞU DÖNEMİ 0-3 YAŞTIR Fakat 0-6 yaşın her döneminde çocuğun öğreneceği fiziksel, sosyal, zihinsel, cinsel, duygusal ve ahlaki gö

ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ AÇISINDAN AİLENİN ROLÜ VE ÖNEMİ

GELİŞİM DÖNEMLERİNDE AYRIŞMA BİREYSELLEŞME SÜRECİ

Hani annemin en büyük yardımcısı olacaktım? Hani birlikte çok eğlenecektik? Kardeşime dokunmama bile izin vermiyor. Kucağıma almak da yasak.

OKAN EĞİTİM KURUMLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ

Hamileliğe başlangıç koşulları

3-6 YAŞ GELİŞİM ÖZELLİKLERİ

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni. Çocuk ve Cinsellik

ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ EYLÜL 2012 VELİ BÜLTENİ ÇOCUKLARDA OKUL KORKUSU

Sevgili Anne ve Babalar;

ERGENDE AİLE KRİZLERİNE MÜDAHALE. Prof. Dr. Emine Zinnur Kılıç

ÖZEL ÇEKMEKÖY NEŞELİ ANAOKULU. PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK ve REHBERLİK BÜLTENİ ÇOCUKLARDA DAVRANIŞ GELİŞİMİ

Bağlanma Nedir? Bağlanma, kişinin kendisi için önemli gördüğü bir başkasına (bağlanma figürü) karşı geliştirdiği güçlü duygusal bağlardır.

IŞIK LI ANNE BABA REHBERİ

OKUL ÖNCESİ REHBERLİK HİZMETİ

AKANT ORTAOKULU REHBERLİK BÜLTENİ

Yönetici tarafından yazıldı Perşembe, 08 Ekim :05 - Son Güncelleme Perşembe, 08 Ekim :08

Hizmetiçi Eğitimler.

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ

EĞİTİME İLK ADIM MODERN PDR

ÇOCUKLARDA AYRIŞMA VE BİREYSELLEŞME SÜRECİ

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

YAŞAMKENT SEVİYE KOLEJİ EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DANIŞMANLIK SİSTEMİ

Okul fobisi nasıl gelişir?

BİREYLERE YÖNELİK HİZMETLER

ÇOCUK-EBEVEYN İLİŞKİSİ EĞİTİMİ=FİLİAL TERAPİ UZM. KLİNİK PSİKOLOG&OYUN TERAPİSTİ ZEYNEP BETÜL TORUN

@BaltasBilgievi

Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetlerinin Amacı Nedir?

OKULA HAZIR MISINIZ? VELİ BÜLTENİ EYLÜL ATA KOLEJİ REHBERLİK SERVİSİ

Öğr. Gör. Özlem BAĞCI

ÖZEL KAŞGARLI MAHMUT ORTAOKULU MART 2016

Özgüven Nedir? Özgüven Eksikliği Nedir?

Sayı : 3 KONU : Ödev Alışkanlığı

GELİŞİM OYUNLARI SETİ

2016/2017 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI MERAM MEVLANA ANAOKULU REHBERLİK SERVİSİ EKİM AYI AİLE BİLGİLENDİRME BÜLTENİ

8-9 YAŞ ÇCUKLARININ YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ VE OKUL-ÖDEV ÇALIŞMALARI ÖZEL ANTALYA ENVAR İLKOKULU 8-9 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM DÖNEMLERİ ÖZELLİKLERİ

OKUL FOBİSİ. Bir çocuğun okul deneyiminin beyin işlevi ve anatomisinde gerçek değişimler yarattığı biliniyor Mel Levine

Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi

wertyuiopgüasdfghjklsizxcvbnmöçq wertyuiopgüasdfghjklsizxcvbnmöçq SERVİSİ

Bu ayki konumuzu çocuk gelişiminde çok önemli bir role sahip olan özbakım becerilerinin gelişimi olarak aldık. Keyifli okumalar dileriz.

Okulda Olumlu Kişilerarası İlişkiler Geliştirme. Ümraniye RAM

REHBERLİK SERVİSİ. Anne-Babalar Okula Hazır Mıyız?

BEDEN ALGISININ GELİŞİMİ

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER

Kasım Rehberlik Bülteni VELİ EĞİTİM REHBERİ. Okul Öncesi Dönemde Cinsel Gelişim

ÇOCUĞUM OKULA BAŞLIYOOORRR

Bağımlılık-Bağımsızlık. Prof. Dr. Sibel ERKAL İLHAN

ZİHİNSEL ENGELLİ ÇOCUKLAR

1. ÜNİTE İÇİNDEKİLER EĞİTİM PSİKOLOJİSİ / 1

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BİRİMİ ÇALIŞMALARI

Çocuklarınıza sorun çözme becerisi kazandırma konusunda yol göstermeyi amaçlayan bültenimizin sizlere faydalı olması dileğiyle

Zihinsel Bozukluk Belirtileri ve Semptomları

BAĞLANMA ve TERAPİ DE BAĞLANMA YRD.DOÇ.DR.ESRA PORGALI ZAYMAN İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ AD

VELi TOPLANTISI 6. SINIFLAR 7. EYLÜL 2018

AFYONKARAHİSAR MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ VELİ GRUP REHBERLİĞİ PROGRAMI.. KASIM 2012

Kişilerarası İlişkiler

1. Doğumdan İki Yaşına Kadar Görülen Sosyal ve Duygusal Gelişim

Ankara Üniversitesi Geliştirme Vakfı Özel İlkokulu/Ortaokulu

SUZUKi METHODU ile KEMAN EĞİTİMİ

Günlük yaşam çabaları içinde sağlıklı iletişimi başarabilme ve yürütebilme yolları hakkında bilgilendirmek.

BURSA ÖZEL BİREY OKULLARI OKULA UYUM SÜRECİ BAHAR İLHAN REHBER ÖĞRETMEN

Kendi sorumluluklarımızı taşımayı öğrendikçe de gelişiriz. Burada karşılıklı bir ilişki söz konusudur.

5 Yaş : En sevdiğim arkadaşım Yaş : Kurallar ve törenler 9-11 yaş : Kuvvetlenen Arkadaşlık Bağları

HAKİM ÖMER ONSUN İLKOKULU ERASMUS + KAYNAŞTIRMA EĞİTİMİNDE YENİLİKÇİ YAKLAŞIMLAR VE FARKINDALIK YARATILMASI VELİ SEMİNERİ MAYIS 2017

PSİKOLOJİK REHBERLİK BÖLÜMÜ DANIŞMANLIK VE. Gamze EREN Anaokulu Uzman Psikoloğu

ARKADAŞ SEÇİMİNİN ÖNEMİ

ÖZEL SEYMEN EĞİTİM KURUMLARI EĞİTİM ÖĞRETİM YILI REHBERLİK BÜLTENİ MESLEK SEÇİMİNİN ÖNEMİ

2013 / 2014 SAYI: 28. Haftanın Bazı Başlıkları. Empati Flüt Dinletisi Çocukça Hayaller" Resim Sergisi 3. Sınıflarla Picasso Çalışması

Can Kardeş Kreşi Rehberlik Servisi ARALIK 2014 REHBERLİK BÜLTENİ

Bu nedenle ebeveynlerin duygu, ifade ve davranış olarak tutarlı, kararlı ve pozitif bir tavır sergilemeye çalışmaları gerekmektedir.

İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ

1. Hafta İlişkilerin Önemi

PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BÜLTENİ SAYI 2 ÇOCUKLARIMIZIN KAYGILARIYLA BAŞ EDEBİLME

REHBERLİK SERVİSİ ÇOCUKLARDA ÖZ GÜVEN GELİŞİMİ

Doç.Dr. Hacer HARLAK - Psikolojiye Giriş I

İNSAN HAYATINI ŞEKİLLENDİRMEK: OKULÖNCESİ EĞİTİM

DARICA ANADOLU LİSESİ 9. SINIF REHBERLİK PLANI

Ana fikir: Oyun ile duygularımızı ve düşüncelerimizi farklı şekilde ifade edebiliriz.

REHBERLİK POSTASI -1

ERKEN ÇOCUKLUK GELİŞİMİNİ ETKİLEYEN TEMEL FAKTÖRLER

R E H B E R L Đ K B Ü L T E N Đ - 3

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI

ÖZEL PİRİ REİS OKULLARI PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK SERVİSİ OCAK AYI BÜLTENİ KARDEŞ İLİŞKİLERİ VE KARDEŞ KISKANÇLIĞI

OKUL KORKUSU VE OKULA UYUMDA AİLE

4+4+4 YAVRULARIMIZIN ÖZGÜVENSİZ, BAŞARISIZ VE MUTSUZ OLMASINI İSTER MİYİZ? Zeynep okula başlıyor. Canımdan çok sevdiğim kızım.

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI AİLE İÇİ ŞİDDET

LÜTFEN KAYNAK GÖSTEREREK KULLANINIZ 2014

Şiddetin Psikolojisi Bahar Dönemi Adli Psikoloji Doktora Programı. Şiddetin çevresel kökenleri

2014

DEĞERLERİN ÇOCUKLARA AKTARIMI

ÇOCUKLARDA BESLENME PROBLEMLERİ

ÖZEL EGEBERK ANAOKULU Sorgulama Programı. Kendimizi ifade etme yollarımız

Ailenin çocuk yetiştirmedeki tutumunu ve çocuk yetiştirmeyle ilgili sorunlarını anlamak için aile tutum modeli ni bilmek yararlı bir yaklaşımdır.

ANKARA ÜNİVERSİTESİ UYGULAMA ANAOKULLARI ÇOCUK BİLGİ FORMU. 2) Az sorunlu ya da çok sorunlu geçtiyse bu sorunların neler olduğunu kısaca yazınız:

ile yalnız kalma, içe kapanma, sürekli öfke duyma ve yoğun çatışmalar ile kendini gösterir.

İÇİNDEKİLER ÖZEL EĞİTİME GEREKSİNİMİ OLAN ÖĞRENCİLER VE ÖZEL EĞİTİM

Transkript:

SAYI : 3 KONU: Ana Kucağından Okula Birey olmak AYLIK BÜLTENLER SERİSİ EKİM, 2014 Sevgili velilerimiz, daha önceki bültenimizde bebeğin doğduğunda yaşamak için bağımlı oluşundan ve büyüme süreci içinde hazır oldukça gelişmek ve büyümek için bağımsızlığa doğru geçişinden biraz bahsetmiştik. Bu bültenimizde birey olmak için gerekli olan bağımsızlaşma sürecini biraz daha detaylı anlatmak istedik, keyifli okumalar dileğiyle. Bağlanma Nedir? Bağlanma, bebek ile ona temel bakım veren kişi arasında oluşan bağdır. Bebeklerin babalarına, dedelerine, anneannelerine, babaannelerine ve hatta kardeşlerine bağlanma geliştirdikleri bilinmekle birlikte, temel (birincil) bağlanma anne ile gerçekleşir. Bebek, annesine olan bağlılığını gülümseyerek, ağlayarak, annesini çağırarak, açlığını, kızgınlığını ya da ağrısını belli ederek gösterir. Bağlanmanın gelişimi için bebek ile anne arasındaki dokunmanın ve fiziksel temasın önemi kadar, annenin bebeğe gülümsemesi, bakması ve onunla konuşması gibi empatik yaklaşımı da gereklidir. Bağlanmanın oluşabilmesi için anneye düşen en temel sorumluluk, sıcak ve güvenilir bir ortam yaratmasıdır. Bağlanma ilişkisinin kalitesini ise bebek ile anne arasındaki ilişkinin niteliği belirler. Sağlıklı bir bağlanma bebeğe güvenli bir ortam sağlar. Bebek annesinin ona besin kaynağı ve duygusal bakım vereceğine güvenir. Bu ilk birkaç yıldaki deneyimler daha sonraki yıllarda başka insanlarla olan ilişkilerinde ne beklediğini belirleyecektir. Bebeğiyle empatik ve destekleyici bir şekilde ilişki kuran bir anne, bebeğin dış dünyayı keşfetmesine ve başkalarıyla daha kolay ilişkiler kurmasına yardımcı olmuş olacaktır. 1

Çocuğun anneyle ilişkisindeki bağımlılık olgusu üç aşamadan geçer : Mutlak bağımlılık: Bebek anne bakımının farkında değildir. Göreceli bağımsızlık: Bebek anne bakımını gerektiren gereksinimleri ayrıntısıyla fark eder. Bağımsızlığa doğru: Çocuk bakıma gitgide daha az gereksinim göstererek yaşamanın yollarını geliştirir. Bebeğin ebeveynlerine temel bağlanmasının gerçekleşebilmesi için yaşamın ilk 3 yılının çok önemli olduğu düşünülmektedir. Annenin bebeğiyle kurduğu bağ güven çerçevesi içerisinde olmadığında özellikte 3 yaş ve sonrası dönemlerde çocuk bunu protesto etmeye başlayacak ve anneden uzaklaşmayı seçecektir. Stresli, sinirli ve depresif olan ebeveynler ile çocuklarının hareketlerine, tepkilerine cevap vermeyen ebeveynlerin çocukları büyük olasılıkla güvensiz bağlanma geliştirecektir. Bağlanmanın sağlıklı bir biçimde sağlanamadığı bu durumlarda çocuk kendi kendine yetmeye çalışacaktır. Bağımsızlık 12-36 ay emekleme ve tuvalet eğitimini içine alan bu dönem, çocukta özerklik (autonomy) hissinin gelişmesi veya tersine, şüphe ve utancın yerleşmesiyle sonuçlanır. Konuşma tam olarak bu dönemde öğrenilir. Kendi başına yemek yeme ve giyinme becerisi gelişir. Tuvalet eğitimi başlar On iki ayın sonunda bebek yürüme ile beraber anneden uzaklaşma deneyimini yaşar, dış dünyaya yönelir ve keşif süreci başlar. Bu dönemde emzirme devam ediyorsa anne bedeninden uzaklaşmak ve dış dünyaya yönelmek biraz daha zordur. 2 yaş ise bebeklikten çocukluğa geçiş dönemidir. Artık yürümeye ve konuşmaya başlamış olan çocuk, pasif ve bağımlı olmaktan kurtulmak ister. Yürüyerek dış dünya üzerinde kontrol ve keşif hakimiyetleri geliştirilir. Her şeyi ellemeye, araştırmaya başladığında bazı kısıtlamalarla da karşılaşacaktır. Ancak buna bazen tepki verir ve çatışma başlar. Bağımsız olmaya çalışırken bazı şeyleri yapamadığını da fark eder, annenin yardımına hala muhtaçtır. Bu nedenle boyun eğme ile başkaldırma arasında bocalar. Karşıt duygular arasındaki bu geliş gidişler en belirgin olarak tuvalet ve beslenme konularında ortaya çıkar; Çocuk tutma (holding on) ve dış dünyaya bırakma (letting go) farkını yaşar. Artık tuvaletini istediği zaman tutup bırakabileceğini bilmek haz verir. Eğer bu dönemde zorlanmayla karşılaşır ve bağımsızlığı engellenirse, ya anneye karşı direnip olmadık zamanda yapar ya da memnun 2

etmek için boyun eğer, ya inatçı ya da titiz bir kişilik geliştirir. 2-3 yaşta anne ile olan çatışma beslenme konusunda da sürer. Toplumumuzda yemek konusunda ısrar adeti vardır, iyi yedirmek ona sevdiğimizi, iyi baktığımızı ifade etmenin bir yoludur. Bu şekilde görevimizi yapmış hissederiz. Ancak bağımsız olmaya çalışan bir çocuğu zorlamak, direnmesine fırsat yaratır. Çocuğun bedeni kendine aittir. Yaşına uygun olarak bazı şeyleri kendi yapabilmesine fırsat vermek ve desteklemek gerekir. Anne her durumda çocuk adına karar verdiğinde çocuğun kendi başına karar verme yetisinin de gelişmesine engel olur. Çocuk zorla yedirildiğinde de aynı tuvalet eğitiminde olduğu gibi zorlanmaya tepki olarak yemeyi reddedebilir. Bunu ağzında yemeği tutarak veya tükürerek yapar. Titiz anneler, çocuk yerken döküp saçar diye kendisinin yemesine izin vermek istemez. Sabırsız anneler de çabucak ve çok yesin diye eliyle besler. Her iki durumda da çocuk kendi deneyimleyemediği için hem becerisini geliştiremeyecek, hem de ne zaman doyduğunu bilmeyecektir. Oysa yapılması gereken, çocuk açken yemeği tabağa koyduktan sonra çocuğun yiyeceği ağzına götürmesine (başlangıçta elle dahi olsa), eline kaşığı verip kendi kendini doyurma başarısını tatmasına izin vermektir. Böylece çocuk ben bir başkasının desteği olmadan da yapabilirim, ben de bir bireyim duygusunu yaşamaya başlar. Çocuk tüm bu açılım ve kazanımları yaşarken, anne- babanın geri bildirimlerine gereksinim duyar. Onun isteği, başıboş bir kontrolsuzluk değil, onu şüphe ve utanca sürüklemeyecek yönlendirmelerdir. Çocuk bu geri bildirimlerle özdeğerini regüle eder. Anne-babanın aşırı-koruması çocuğun özerkliğini engeller. Annebabanın aşırı serbest bırakması ise, ilgisiz ve pekiştirmesiz bir ortam yarattığı için, çocuğun kendi beceri ve yeteneklerinden şüphe duymasına yolaçar. Bir başka bireyselleşme süreci çocuğun anaokuluna başlamasıdır. Çocuk anneden aşama aşama ayrılarak anaokuluna başlar. Burada öğretmen anneyi temsil ederek çocuğa güven verir. Anaokuluna alışmada zorlanan çocukların anneleriyle ortak bir kaygı yaşadıkları görülür. Anne çocuğunu bırakmayı istemekle beraber henüz ondan ayrılmaya hazır değildir. Anne ayrılık sürecine izin vermediğinde çocuğun ayrılık toleransı diğer bir deyişle tek başına kalma kapasitesi gelişmemektedir. 3 yaşından sonra devam eden bağımlılık durumlarında anne babaların, çocuklarının bakıma muhtaç bir bebek değil, büyümekte olan bir birey olduğunu kabul etmeleri gerekir. Kendi başına yapabileceği işler konusunda çocuğa güven vermek, yol göstermek önemlidir. Çocuğun yemek yemek, giyinmek, tuvalet temizliği gibi öz bakım becerilerini onun 3

yerine yapmak bir başkasına bağımlılığın sürmesine neden olduğu gibi ben yapamıyorum, beceremiyorum ki başkası yapıyor diye düşünmelerine böylece özgüven kaybına neden olur. Bağlanma, Aile İşlevleri: Aile bireylerinden öğrenilenler, kurulan güvenli ilişkiler önemini yaşam boyu sürdürür. Anne- baba tutumları, anne-babaların çocuklarıyla ilişkileri dünyayı ya güvenli ve yaşamaya değer ya da korkulacak, güvensiz bir yer olarak algılamalarına neden olur. İnsan hayatı için bağlanma, dünyayı keşfederken geri dönülecek güvenli bir temel olma, fiziksel gereksinimleri karşılama ve hayata dair bir güvenlik duygusu geliştirebilme gibi üç temel işleve sahiptir. Bu ihtiyaçlar yeterince karşılanmadığında çocukta oluşan benlik algısıyla paralel olarak bir takım davranış bozuklukları da gelişebilmektedir. Güvenli ebeveynlerin çocuklarıyla ilişkileri incelendiğinde ilgi-bakım davranışlarının yerinde ve zamanında, çocuğun ihtiyaçlarını karşılar nitelikte ve tutarlılıkta olduğu görülür. Bu ebeveynler farklı gereksinimlere uygun tepkiler verebilmektedir, gülmeyi ve ağlamayı karşılayabilme gibi. Annenin duygusal tepki verme mekanizması çocuğu sakinleştirir şekildedir. Çocuğun duygularına saygı gösterir, duygusunu fark eder ve duruma uygun hareket edebilir. Kötü hissetse bile bunu çocuğuyla uygun şekilde paylaşabilir. Aile bireyleri arasında da karşılıklı güven vardır. Güvenli bağlanma geliştiren bireylerin ailelerinin problemler karşısında daha etkin başa çıkma becerilerine sahip oldukları görülür. Günlük hayattaki sorunlarını birbirleriyle paylaşarak, destek alarak çözmeye çalışırlar. İletişimleri doğrudan ve açıktır. Etkili iletişimin olduğu, bireylerin kendilerini güvenle ifade edebildikleri, duygularını paylaşabildikleri ve çocukların birey olmalarını destekleyen, açık ve net kurallar koyan bir aile ortamında çocuklar daha güvenli, sosyal ve öğrenmeye açık yetişmektedir. Aksi halde fazla koruyan, çocuk adına karar veren, düşünce ve duygularını ifade etmesine fırsat verilmeyen ortamlarda çocukların hem benlik saygıları düşük olmakta hem de okulda potansiyellerini gösterme şansları olmamaktadır. Yine güvenli bağlanamayan ve bireyselleşemeyen bu çocuklar başkasının onayı veya desteği olmadan bir iş yapma, başarma konusunda kendilerini yeterli görememektedir. Çocukların kendi yaşına ve gelişimsel olgunluk düzeyine uygun görev ve sorumluluklar verilerek, yapabildikleri üzerinde durulduğunda benlik saygıları yükselmektedir. 4

Özgüveni yüksek olan kişilerin kendileriyle barışık, çevreleriyle uyum içinde, olaylara gerçekçi bakan, zorluklar karşısında kolay vazgeçmeyen bireyler oldukları, ayrıca akademik olarak başarılı, potansiyellerinin farkında olarak yaşadıkları bilinen bir olgudur. Çocuklarımızın bugünün mutlu çocukları yarının mutlu bireyleri olması dileğiyle. Kaynaklar: Bağlanma, Evlilik ve Aile Psikolojisi Editör Tarık Solmuş, Sistem Yayıncılık, 2012 Okul Öncesi Çocuklarının Terapisi Editör Hans Steiner, Prestij Yayınları,2007 Güvenli Bağlanam Adem Güneş,Timaş Yayınları,2014 Özel Üsküdar SEV İlköğretim Anaokulu Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Servisi 5