HAYATIN İLK YILINDA BESLENME Doç. Dr. Yeşim ÖZTÜRK Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Gastroenteroloji, Beslenme ve Metabolizma Ünitesi-İZMİR Bebeğin İLK ALTI AYdaki beslenmesi Bu dönemdeki bebek için en mükemmel besin anne sütüdür. Neden anne sütü? Beyin gelişimi için gerekli en iyi besin ögelerini sadece anne sütü içerir. Bebeğin zekasını daha yüksek kılar. İlk altı ay tek basına bebeğin tüm besin ihtiyacını karşılar. En kolay sindirilen besindir. Kabızlığa neden olmaz. Her zaman sterildir. Her zaman tazedir. Her zaman ve her yerde verilmeye hazırdır. Bebek her istediğinde hazırdır. Tadı, hazır mamalardan daha güzeldir. Asla kontamine olmaz. Biberona ve biberon temizlemeye ihtiyaç yoktur. Mama satın almaya ihtiyaç yoktur. Anne sütü alan bebeklerde kansızlık görülmez. Çünkü anne sütü içindeki demirin emilimi çok yüksektir. Anne sütü ile beslenme bebeğinizde görülebilecek ishal, botilizm, menenjit, zatürre, pişik, kulak iltihabı, idrar yolu enfeksiyonu gibi hastalıkların sıklığını ve ciddiyetini azaltır. Anne sütü ile beslenme bebeğinizi ilerki hayatında astım, lösemi, lenfoma, allerjik hastalıklar, Crohn hastalığı, isüline bağımlı şeker hastalığı, kronik sindirim sistemi hastalıklarından korur. Emzirme ileri yaşamında bebeğinizde görülebilecek şişmanlık, osteoporoz, meme kanseri, over kanseri, rahim kanseri riskini azaltmış olur. İlk 6 ay meyve suyu veya şekerli su verilmemeli! İlk 6 ay başka yiyecek verilmemeli! İlk 6 ay su verilmemeli! İlk 1 yıl hatta 2 yıl anne sütüne devam edilmelidir. Emzirmenin annneye faydaları: Doğum sonrası rahmin çabuk toparlanmasını sağlayarak kanamayı azaltır. Annenin gebelik öncesi kilosuna çabuk dönmesini sağlar. Anne-bebek arasındaki ruhsal iletişime yardımcı olur.
Emzirmeye ne zaman başlanmalı? Sevgili anneler, bebekler, memeyi emmeyi sağlayacak doğal reflekslerle dünyaya gelirler. Doğumdan sonra mümkün olan en kısa zamanda-ilk yarım saatte bebeğinizi emzirmeye başlamalısınız. Süt üretiminin uyarılması için bebeğin memeyi emmesi gereklidir. Bebek emdikçe süt üretimi ve salınımı artacaktır. Memeye süt gelmeden önce bebeğe bir başka gıda vermek doğru değildir. Bu amaçla ülkemizde şekerli su kullanılmaktadır. Ancak bu, hiç bir zaman tercih edilmemelidir. Anne sütü gelene kadar, bebeğinizin aç kalacağını düşünmeyiniz. İlk birkaç gün salgılanan kolostrum adını verdiğimiz ilk süt çok değerli olup bebeğinizin ihtiyaçları karşılayacak özelliktedir. Bebeğinize ne kaşıkla ne de biberonla şekerli su ya da başka bir sıvı vermeyiniz. Emzirme ile ilgili pratik bilgiler Sevgili anneler, bebeğinizi emzirirken; En önemli şey rahatınızdır. Bu nedenle rahat edebileceğiniz bir yere oturunuz. Geceleri, bebeği emzirmek için yatağınıza almayınız. Hangi memenizi emzirecekseniz, bebeğinizi o taraftaki kolunuza yatırınız. Bu sırada kolunuzla bebeğinizi omuzlarının arkasından destekleyiniz. Bebeğinizin yüzünün ve karnının size doğru dönük olmasını sağlayınız. Bebeğinizin başının vücuduna göre daha yukarda olmasını sağlayınız. Eğer emzirmeye başladıktan bir süre sonra meme başınızda, size acı veren tahrişler ve çatlaklar geliştiyse, bebek kucağınızda iken emmeyi reddediyorsa veya yeterli süt gelmiyorsa uygun pozisyonda emzirmediğinizi düşününüz. Her emzirmede tek memenizi verin. Bebek emmeye başladığında gelen ilk süt sulu, son süt ise yağlıdır. Bebek yağlı son sütü emmeden doymaz. Bu nedenle tek memenizdeki süt bitmeden diğer memenizi vermeyin. Emzirirken bebeğinizi memenize iyice yerleştirin. Böylece meme başı acımaz ve bebek hava yutmayacağı için gazı daha az olur. Emzirme sırasında gevşemiş ve rahat olmalı, bebeğinizi alttan destekle kendinize yakın tutmalı, onu okşamalısınız. Bebeğin etkili emebilmesi için memeye iyi yerleşmelidir. Bebek meme ucunu ve
çevresindeki kahverengi kısmın (areola) tamamını ağzına almalıdır. Dışardan bakıldığında bebeğin ağzı iyice açık olmalı, dilini öne uzattığından alt dudak dışa dönük görülmelidir. Bebeğin dili önde, alttan meme başını sarıyor olmalıdır. Bunun için hangi memeyi emziriyorsanız karşı taraftaki elinizin baş parmağını meme ucunun üst kısmına ve diğer parmaklarınızı da altına yerleştiriniz ve meme ucunun çevresindeki areolaya dokunmadan memenizi tutunuz ve meme ucunu bebeğinizin dudaklarına dokundurunuz. Ağzını açınca, memenin ucunu bebeğinizin ağzına yerleştiriniz. Bebeğiniz birkaç emme hareketinden sonra ağzında biriken sütü yutacaktır. Bebeğinizin yutuşunu görebilir veya hissedebilirsiniz. Böyle bir emmede, bebeğin dili ve ağzı, meme ve meme başını acıtmaz, incitmez. Memelerin emzirme öncesi ve sonrasında, temizlenmesine ve yıkanmasına ihtiyaç yoktur. Yıkama, derinin doğal koruyucu özelliğinin kaybolmasına yol açar. Emzirme sonrası bir iki damla kendi sütünüzün meme başına sürülmesinin iyileştirici özelliği vardır. Normal şartlarda bebek, anne memesindeki sütün çok büyük bir kısmını ilk beş dakikada emer, bitirir. Ancak, anne memesi bebek emmeye devam ederken de süt üretir. Bunun bebek tarafından tüketilmesi de sonraki dakikalarda gerçekleşir. Ancak bebekler, emmekten hoşlandıkları için de emmek isteyebilir, memeyi bırakmak istemeyebilirler. Doymadığını düşünerek ek gıdaların başlanması, yanlış olur. Bu nedenle emme süresinin uzatılması daha fazla süt aldığını düşündürmemelidir. Bebek yalancı meme niyetine emmek isteyebilir. Bu amaçla makul bir süre daha emmeye devam edebilir. Genellikle emzirme süresi bir memede 30 dakikayı geçmemelidir. Anne sütünün rengine bakarak besleyici değeri hakkında fikir yürütmek doğru değildir. Anne sütü yeterli mi? Sevgili anneler, anne sütünün bebeğe yetip yetmediğini gösteren en önemli gösterge, bebeğin büyümesidir. Eğer bir bebeğin, sadece anne sütü alırken günlük, haftalık ve aylık kilo artışı olması gerektiği gibi ise, diğer bir değişle bebek uygun şekilde büyüyorsa merak edilecek bir şey yoktur; anne sütü bebeğinize yeterli geliyordur. Bu nedenle doktorunuza danışmadan sütünüzün yetmediğine karar vermeyiniz. Ayrıca bebeğiniz, günde 5-6 defa idrar yapıyorsa, anne sütünün yeterli olduğunu düşünebilirsiniz. Sevgili anneler, yapılan bilimsel çalışmalar, anne sütünün sıcak ve kuru iklimlerde bile yeteri kadar su içerdiğini ve bebeğin su ihtiyacını karşıladığını göstermiştir. Bu nedenle, bebeğinizin susuzluğunu gidermek için, ilk dört ay, ayrıca su veya şekerli içecekler vermeyiniz.
4-6 aylık dönemde beslenme Sevgili anneler, dört ayı bitinceye kadar, sadece anne sütü ile beslediğiniz bebeğinize bu aylardan itibaren bazı ek gıdaların verilmesi söz konusu olabilir. Bebeğin 4-6 aylık dönemi geçiş dönemidir. Eğer bebek ayına uygun büyümeye devam ediyorsa sadece anne sütü ile beslendiği süre, altı aya kadar uzatılabilir. Ancak bebek, anne sütü ile beslenirken beklenilenden daha az kilo almaya başladıysa beşinci ayda da ek gıdalara başlanabilir. Bebeğiniz 4. ayını doldurmadan hiç bir ek gıda vermeyiniz. Ancak ek gıda başlama yaşının da altıncı aydan daha fazla geciktirilmemesi gereklidir. 6-12 aylık dönemde beslenme Bu süre içinde bebek anne sütü almaya devam eder ancak, aylar ilerledikçe anne sütünün beslenmedeki ağırlığı azalır, ek gıdaların önemi artar. Bir yaşına gelindiğinde artık anne sütü kesilebilir. Annenin sütü varsa ve anne emzirmeye devam etmek istiyorsa, emzirme iki yaşına kadar geceleri devam edebilir. Ek gıdalara neden başlanır? Altıncı aydan sonra, bebeğin artan enerji ve demir ihtiyacının anne sütü ile karşılanamama ihtimali belirir. Bu nedenle ek gıdalar başlanmalıdır. Sevgili anneler, beşinci aydan sonra bebek, artık anne sütünden daha yoğun ve pürtüklü besinlere alıştırılmaya başlanmalıdır. Eğer bu yiyeceklere zamanında başlanmazsa, bebek, kıvamı yoğun ve pürtüklü yiyeceklere alışamaz ve yutamaz. Bu amaçla, önce bir-iki hafta anne sütünden daha yoğun yiyecekler bebeğe verilir. Yoğurt ve/veya unlu-sütlü mamalar bu amaçla kullanılabilir. Unlu-sütlü mama hazırlarken tercih edilen pirinç unudur. Çünkü pirinç unu diğer unlara göre daha az allerji yapma özelliğine sahiptir. Önce sulu muhallebi daha sonra katı muhallebi yapılarak bebek alıştırılır. Bundan sonraki aşama ise, bebeğin pürtüklü yiyeceklere alıştırılmasıdır. Bu amaçla da, meyve püresi veya sebze çorbası ve/veya püresi hazırlanabilir. Bu dönemde yapılabilecek en önemli hata, blender kullanılmasıdır. Bebeğinize yiyecek hazırlarken hiç bir dönemde blender kullanmayınız. Cam rende ve tel
süzgeç tercih ediniz. Aksi halde, bebeğiniz pürtüklü gıdalara alışamayacak, daha sonraki aylarda da beslenmesinde önemli sorunlar karşımıza çıkacaktır. Ek gıdalara başlarken dikkat edilecek konular Ek gıdalar mutlaka bebek aç iken denenmelidir. O güne kadar sadece anne sütüyle beslenmiş olan bebeğin, başlanan yeni gıdanın lezzetini benimseyip alabilmesi için aç olması gerekir. Her yeni ek gıda, tek başına denenmelidir. Aynı anda birden fazla ek gıda denenmemelidir. Yeni başladığınız ek gıda bebekte kusma, ishal veya döküntüye neden olabilir. Birden fazla ek gıda başladığınız durumda buna hangisinin neden olduğunu belirlenemez. Bebeğe verilecek olan ek gıda, daima çok az miktarda denenmeli, miktarı daha sonraki günlerde arttırılmalıdır. İlk denemenizde sevmediği bir gıdayı zorla vermeyiniz. Aynı besin maddesini yeniden denemek için bir hafta - on gün gibi kısa bir süre geçmesini bekleyiniz. Anne sütü almaya devam eden bebeklerde, ek gıdalar tek başına bir öğün olarak verilmelidir. Ek gıdaları anne sütü ile aynı anda vermeyiniz. Bu durumda bebeğiniz anne sütünden yeteri kadar yararlanamaz. Ek gıdaları bebeğinize kaşık veya bardakla veriniz, biberon kullanmayınız. Özellikle anne sütü almaya devam ettiği dönemde biberon kullanırsanız, anne memesini terk etmesine neden olabilirsiniz. Ek gıdaları hazırlarken, temizliğe çok önem verin, cam rende, temiz su kullanın. Ellerinizi mutlaka sabunla yıkayın. İshal ve buna bağlı gelişen diğer olumsuzluklar ek gıdalara başlandıktan sonra çok sık görülür. Besinlerin hijyenik şartlarda hazırlanması alınabilecek en önemli tedbirdir. Benzer şekilde, bebeğinizi beslemeden önce, altını değiştirdikten sonra ve siz tuvaletten çıktıktan sonra elinizi yıkamayı ihmal etmeyin. Sabunu elinizde en az dört kez döndürün. Bebeğinize verebileceğiniz her türlü gıda doğal ve taze hazırlanmış olmalıdır. Konserve, dondurulmuş ve paketlenmiş yiyecekler, hazır meyve suları, kolalı içecekler, hazır çorbalar, içine boya, tatlandırıcı veya aroma katılmış besinler bebeğiniz için uygun değildir; asla vermeyin.
Hazırladığınız yiyecekleri oda ısısında iki saatten fazla bekletmeyin, buzdolabında muhafaza edin. Taze sıkılmış meyve suları sadece hazırlandığı öğün için bebeğe verilebilir. Buzdolabında dahi bekletilirse, içinde asitli maddeler oluşur. Bu nedenle hemen tüketilmelidir. Hangi ayda hangi gıdalar başlanmalı? 4-6 aylık dönemde: Bu aylarda bebeğin diyetine eklenecek ilk ek besin unlu-sütlü mamalardır. Daha önce de belirtildiği gibi, bu amaçla pirinç unu kullanılması tercih edilir. Hazırlanan mamanın yoğunluğu önce sulu olmalı daha sonraki haftalarda kullanılan pirinç unu miktarı arttırılarak yarı katı ve katı muhallebi hazırlanmalıdır. Unlu-sütlü mamaların günde bir öğünden fazla tüketilmesi tercih edilmez. Bebek sulu muhallebiye alıştırıldıktan sonra, yoğurt veya meyve suyu da beslenmesine eklenebilir. Yoğurt evde hazırlanmalı, ekşi olmamalıdır. Meyve suyu da her meyve için önce ayrı ayrı denenmelidir. İlk günlerde sulandırılarak bebeğe verilmesi, daha sonra sulandırılmadan içirilmesi uygun olur. Miktarı da gittikçe arttırılır. Bir günde bir çay bardağı taze sıkılmış meyve suyu yeterlidir. Daha sonraki aylarda meyve püresi şeklinde de bebeğe verilebilir. Püre hazırlamak için cam rendeden geçirilmesi tercih edilir. 6-8 aylık dönemde: Bu aylarda, bebeğin artan demir ihtiyacını karşılamak amacıyla sebze çorbaları başlanmalıdır. Çorbanın içine her öğün için bir çorba kaşığı (tepeleme dolu olacak şekilde) yağsız dana kıymasının da ilavesi ile hazırlanan çorba demirden zenginleştirilebilir. Ayrıca her öğün için bir çorba kaşığı bitkisel sıvı yağ ilavesi de gereklidir. Hepsi birlikte haşlandıktan sonra önce tel süzgeçten geçirilerek, veya çatalla ezilerek bebeğe verilmeli, blender kullanılmamalıdır. 6-8 aylık dönemde bebeğin diyetine ilave edilmesi gereken diğer bir gıda da yumurta sarısıdır. Yumurta katı pişmiş olmalıdır. Yumurta sarısı da diğer ek gıdalarda olduğu gibi önce az miktarda başlanıp, daha sonra yavaş yavaş arttırılır. Her gün arttırılarak bir hafta içinde tam yumurta sarısına ulaşılır.
7-8. aylarda dana eti köfte olarak verilirken, balık ve tavuk/hindi eti de başlayabilirsiniz. Sebze çorbalarının yavuk/hindi etiyle yapılması da mümkündür. Bebek çiğnemeyi öğrendikten sonra etler iyice haşlanarak küçük parçalar halinde yalnız da verilebilir. 7-9 aylık dönemde: Yedinci aydan sonra bebekler artık pilav-makarna, ekmek de yiyebilirler. Sindirim sistemleri bu besin maddelerini sindirebilecek enzimlere sahiptir. Çiğnemeyi de öğrenen bebek tarafından kolayca tüketilebilir. Bu aylar içinde bebek erişkin diyetinde yer alan pek çok besin maddesinin lezzetine alıştırılmış olmalıdır. 9-12 aylar arasında: Bu aylar içinde bebeğiniz, aile sofrası için hazırlanmış yiyeceklerden yiyebilir (tarhana çorbası, dolma). Bu dönemde amaç, bebeğin erişkin diyetinde yer alan besinlere alışılan pişiriliş şekilleriyle alıştırılmasıdır. YOĞURT MEYVE SEBZE ANNE SÜTÜ TAHILLAR BAKLAGİLLER YUMURTA, ET Yaşa göre önerilen ek besinler: 7-9 ay 9-12 ay Et Et 6-8 ay Baklagil Baklagil Yumurta Yumurta Yumurta 4-6 ay sarısı (tam) (tam) meyve meyve püresi meyve püresi meyve püresi suyu sebze çorbası sebze çorbası sebze çorbası yoğurt yoğurt yoğurt yoğurt 0-4-6 ay unlu, sütlü unlu, sütlü unlu, sütlü unlu, sütlü
mama mama mama mama Anne sütü Anne sütü Anne sütü Anne sütü Anne sütü
Hayatın ilk bir yılı içinde bebek, altıncı aydan sonra bir taraftan ek gıdalara alıştırılırken diğer taraftan da anne sütü almaya devam eder. Tercih edilen, bebeğin anne sütünü gece öğünlerinde almasıdır. Anne sütü bebeğin ek gıdalarla gündüz beslenmesine engel olmamalıdır. Anne sütü yerine Çok özel durumlarda bebek anne sütü ile beslenme şansından yoksun kalabilir. Bu durumda seçilebilecek besin kaynağı endüstriyel sütlerdir (Diğer bir şekilde ticari mamalar veya formula olarak da ifade edilebilir). Burada dikkat edilecek husus, seçilecek mamanın anne sütü bileşimi dikkate alınarak özel olarak hazırlanmış olanlarının kullanılmasıdır. Bu özellikleri mama kutuları üzerindeki anne sütüne adapte edilmiş ifadesi ile belirlenebilir. Bu mamaların diğer bir çeşidi ise devam formülü olarak adlandırılır. Bu mamaların hayatın ilk 4-6 aylık döneminde kullanılması kesinlikle tercih edilmez. Formula ile bebeğinizi beslemek zorunda kaldığınızda seçilecek mama kadar önemli bir diğer konu, mamanın hazırlanışıdır. Anne sütünün daima hazır, ılık ve steril (mikropsuz) olmasına karşın, formulalarda bu özellik yoktur. Toz halinde bulunan formulanın, kaynatıldıktan sonra ılıklaştırılmış su ile belirli oranlarda karıştırılarak hazırlanması gerekir. Genellikle mamaların içinden çıkan ölçeklerle hazırlanan mamalar için su miktarı bir ölçek kuru toz halindeki mama için 30 cc. dir. Suyun temizliği kadar, biberonların da temiz olması gereklidir. Bu amaçla birden fazla sayıda, ısıya dayanıklı, köşesiz olanlarını tercih edip satın alınız. Biberonlar kullanıldıktan sonra sabunla ve fırça ile iyice yıkandıktan sonra mutlaka kaynatılmalıdır. Biberonlarla birlikte biberonların ucuna takılan delikli emziklerin de kaynatılması gerekir. Formula veya diğer ismiyle mama ile beslenmenin anne sütüne üstünlüğü yoktur. Ancak inek sütüne daima tercih edilmelidir. Günümüzde hayatın ilk bir yılı içinde inek sütü ile beslenme tercih edilmemektedir. Ekonomik şartlar uygun ise formula kullanılmalıdır.
İnek sütüyle beslenme Eğer, anne sütü hiç bir şekilde verilemiyorsa, ekonomik durumunuz mama almaya elvermiyorsa, tercih edilmese de, inek sütü ve inek sütüyle hazırlanmış mamalar da bebek beslenmesinde kullanılabilir. Bu durumda, inek sütünün anne sütüne benzetilmesi gereklidir. Bu amaçla yapılan işlemler sulandırma, şeker ve sıvı yağ ilavesidir. İnek sütü ilk ay yarı yarıya (bir kısım süt-bir kısım su) olacak şekilde sulandırılır. 2 ve 3. aylarda ise su miktarı biraz arttırılıp, süt arttırılır. Bu amaçla, iki kısım süt-bir kısım su olacak şekilde sulandırılmalıdır. 4. aydan itibaren sie, inek sütü sulandırılmadan bebeğe verilebilir. İnek sütünün sulandırılması için kullanılacak suyun, temiz içme suyu olması ve mutlaka kaynatılmış olması gerekir. Bebeğin 24 saatte alacağı süt miktarına iki silme çorba kaşığı şeker, iki tatlı kaşığı bitkisel yağ ilavesi yapılmalıdır. İki aylık bebek için, bir günlük, örnek inek sütü karışımı: İnek sütü......... 5 çay bardağı Çay şekeri........ 2 yemek kaşığı Bitkisel yağ....... 2 tatlı kaşığı Su.............. 2. 5 çay bardağı Karışım hazırlanırken su ve süt ayrı ayrı olarak, en az 10 dakika kaynatılmalıdır. Şeker ve yağ ocaktan indirildikten sonra ilave edilmelidir. İnek sütü veya ticari formulayla hazırlanmış mama, günlük olmalı ve bebeğin aldığı öğün sayısı kadar, uygun miktarlarda bölünüp biberonlarda buzdolabında saklanmalıdır. Her öğünde bir biberon, sıcak su içinde ılıtılarak bebeğe verilmelidir. Anne sütünün verilmediği durumda, biberonların temizliği çok önemlidir. Biberonlar, her kullanımdan sonra en az 10 dakika kaynatılarak yıkanmalıdır. Lastik emzikler ve biberon kapakları da en az 5 dakika kaynatılmalıdır. Dördüncü aydan başlayarak çocuk, kaşıkla verileni
daha iyi yutabilir. Bu aylardan başlayarak süt ya da ticari formulalar biberonla değil, kaşık ve bardakla verilmeye başlanmalıdır. Bebeklerin büyük çoğunluğu beslenmeden sonra bir miktar sütü geri çıkarırlar. Bu doğaldır. Bebek beslendikten sonra bir süre kucakta, yüzü anneye dönük, çenesi de annenin omuzuna dayanarak dik olarak tutulmalı ve yuttuğu havayı çıkarabilmesi için sırtına hafif hafif vurulmalıdır. Çocuğun fazla hava yutmasını önlemek için biberonun ağzı ve emzik, beslenme sırasında daima sütle dolu olmalıdır. Bebek her defasında biberondaki mamayı/sütü tamamen bitiriyorsa, daha sonraki öğünlerde bir ölçek fazla hazırlanmalıdır. Ticari formulalarla veya inek sütüyle beslenen bebeğe de, dördüncü aydan başlayarak, anne sütü alan bebeğe önerilen ek gıdalar verilmelidir. 12-24 aylık dönemde: Bu dönemde de siz bebeğinizin sağlıklı gelişiminin en önemli kolaylaştırıcıları olmaya devam etmektesiniz. Bebeğinizi beslerken onu karşınıza, rahat bir pozisyonda oturtmalı ve göz teması kurmalısınız. Onun yiyecekleri tanımasına, kendi kendine yemesine izin vermelisiniz. Beslenme zamanlarının aynı zamanda sevgi paylaşımı zamanları olduğunu unutmayınız. Bebeğiniz için ayrı öğün zamanları oluşturmaktan yavaş yavaş vazgeçip onu kendi öğünlerinize adapte etmeli, sofrada yeterli sure oturmasını sağlamalısınız. Bebeğinizin damak tadına saygı duymalı, onu anlamaya çalışmalı, doygunluk hissine değer vermeli, fazla yemesi için zorlamamlısınız. Kaynaklar 1. Büyükgebiz B., Zafer Y, Çabuk N. Bebek beslenmesi: anneler için el kitabı. Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Yayınları, İzmir 1999, ISBN: 975-94801-1-5.
2. Curran JS, Barness LA. Nutrition. In: Behrman RE, Kliegman RM, Jenson HB (eds). Textbook of Pediatrics (17th ed), Philadelphia: WB Saunders Co, 2004: 23-66. 3. Özalp İ, Tunçbilek E, Tuncer M, Coşkun T, Yurdakök M. Katkı Pediatri Dergisi, Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı Enstitüsü Yayınları, Ankara,1996: 193-335. 4. Özmert EN. Erken çocukluk gelişiminin desteklenmesi-i: Beslenme. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Dergisi 2005; 48: 179-195. 5. Walker WA, Goulet O, Kleinman RE, Sherman PM, Shneider BL, Sanderson IR. Pediatric Gastrointestinal disease (4 th ed), Ontario: BC Decker, 2004; 2: 1923-1940.