Cinsel Eðitim ÖZET SUMMARY. Mehmet Z. SUNGUR*



Benzer belgeler
BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ

Konular 5. Eðitimde Kullanýlacak Araçlar 23. Örnek Çalýþtay Gündemi 29. Genel Bakýþ 7 Proje Yöneticilerinin Eðitimi 10

ünite1 Sosyal Bilgiler

Cinsel Mitler ve Cinsel Ýþlev Bozukluklarý

TOHAV Suruç Mülteci Danýþma Merkezi'nden Haberler *1 Þubat 2016 tarihinde faaliyetlerine baþlayan Suruç Mülteci Danýþma Merkezi; mülteci, sýðýnmacý ve


Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi

Sunuþ. Türk Tabipleri Birliði Merkez Konseyi

Dr. Sarp Üner*, Dr. Þevkat Bahar Özvarýþ**, Sevgi Turan***, Umut Arýöz***, Dr. Orhan Odabaþý****, Dr. Melih Elçin****, Dr. Ýskender Sayek***** Giriþ


ERHAN KAMIŞLI H.Ö. SABANCI HOLDİNG ÇİMENTO GRUP BAŞKANI OLDU.

Örgütsel Davranýþýn Tanýmý, Tarihsel Geliþimi ve Kapsamý

Cinsel yanýtlarýn fizyolojik bir döngüsü vardýr. Bu. Erkek Cinsel Ýþlev Bozukluklarý. Özet

AMAÇ VE ÖÐRENÝM HEDEFLERÝ Ã aråÿamba, 26 Kasım 2008

Cinsel iþlev bozukluklarýnýn tanýmlanmasý ve sýnýflandýrýlmasýndaki. Kadýn Cinsel Ýþlev Bozukluklarý. Özet. A. Cinsel istek bozukluklarý:

CÝNSEL ANATOMÝ Erkekte Cinsel Anatomi

Akran Eðitimi. Eðitimci Eðitimi. Rehberi

PROF. DR. ATALAY YÖRÜKOÐLU ULUSAL ÇOCUK VE ERGEN RUH SAÐLIÐI POLÝTÝKALARI II. ÇALIÞTAYI

Sosyal Bilgiler Alaný Öðretmen Adaylarýnýn Okul Uygulamalarýna Yönelik Görüþleri Üzerine Nitel Bir Araþtýrma

2 - Konuþmayý Yazýya Dökme

2006 cilt 15 sayý



TOHAV Suruç Mülteci Danýþma Merkezi Açýldý TOHAV'ýn mülteci ve sýðýnmacýlara yönelik devam ettirdiði çalýþmalar kapsamýnda açtýðý SURUÇ MÜLTECÝ DANIÞM

Üniversite Öðrencileri Güvenli Cinselliði Nasýl Algýlýyor? How Do The University Students Perceive Safer Sex?

Cinsel Ýþlevler ve Cinsel Ýþlev Bozukluklarý

MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER MALÝYE DERGÝSÝ. Ocak - Haziran 2008 Sayý 154

TTB-GPE Ýletiþim Becerileri Eðitim Programý

OKUL ÖNCESÝ EÐÝTÝM KURUMLARI YÖNETMELÝÐÝNDE DEÐÝÞÝKLÝK YAPILMASINA D YÖNETMELÝK Çarþamba, 10 Eylül 2008

1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn

Cinsel Ýþlev Bozukluklarýnda Ýlk Basamak Deðerlendirme ve Ayýrýcý Taný


Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý

Kanguru Matematik Türkiye 2017


Birinci Basamakta Sürekli Eðitimin Geliþtirilmesi: Deneyim Paylaþýmý

7. ÝTHÝB KUMAÞ TASARIM YARIÞMASI 2012

İletişim ve İnsan İlişkileri Kitle İletişim Araçları Atatürk ve İletişim

KÝPAÞ 2016 KATALOG HAVALANDIRMA.

ünite1 Sosyal Bilgiler Verilenlerden kaçý sosyal bilimler arasýnda yer alýr? A. 6 B. 5 C. 4 D. 3

Ne-Ka. Grouptechnic ... /... / Sayýn Makina Üreticisi,

Fobik Bozukluklar. Özet

konularýnda servis hizmeti sunan Sosyal Hizmetler Dairesi bir devlet kuruluºu olup, bu kuruluº ülkede yaºayan herkese ücretsiz hizmet vermektedir.

GPE Birinci Basamakta Bilgisayar Kullanýmý Eðitim Modülü'nün ve Eðitici Ekibin Geliþimi

Ýzmir Ýlinde Çeþitli Kurumlarda Görev Yapan Öðretmenler ile Öðretmen Adaylarýnýn Demokratik Tutumlarý Üzerine Karþýlaþtýrmalý Bir Araþtýrma

ARAÞTIRMALAR / Researches. Kezban ÇELÝK, Ayþegül ESÝN, Gözde DAÐDELEN

TUM DERS LER SOR U BAN K AS I HAYAT BİLGİSİ FEN BİLİMLERİ - TÜRKÇE MATEMATİK - İNGİLİZCE

Dr. Emel Ege**, Msc. Sermin Timur***, Msc. Handan Zincir**** yeterince hizmet götürülemeyen kesimdir


SINIF ÖÐRETMENLÝÐÝ ÖÐRETMEN ADAYLARININ BÝLGÝ OKUR-YAZARLIÐI BECERÝLERÝ ÜZERÝNE BÝR DURUM ÇALIÞMASI

Depresyon, Pratisyen Hekimler ve Depresyon Eðitimi

EÞÝTSÝZLÝKLER. I. ve II. Dereceden Bir Bilinmeyenli Eþitsizlik. Polinomlarýn Çarpýmý ve Bölümü Bulunan Eþitsizlik

Genel Bakýþ 7 Proje nin ABC si 9 Proje Önerisi Nasýl Hazýrlanýr?

2003 ten 2009 a saðlýkta dönüþüm þiddet le sürüyor

BASIN DUYURUSU ( ) 2002 Öðrenci Seçme Sýnavý (ÖSS) Yerleþtirme Sonuçlarý

Özay Çelen (*), Turgut Karaalp (*), Sýdýka Kaya (**), Cesim Demir (*), Abdulkadir Teke (*), Ali Akdeniz (*)

Barodan Haberler. Edinilmiþ Mallara Katýlma Semineri (Akþehir) Anayasa Mahkemesine Bireysel Baþvuru Semineri. Türk Borçlar Kanunu Semineri

ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI

Hakemli Yazýlar / Refereed Papers

Aile Hekimliðinde Genogram

3. Çarpýmlarý 24 olan iki sayýnýn toplamý 10 ise, oranlarý kaçtýr? AA BÖLÜM

Eðitim ve Kültür Genel Müdürlüðü. Avrupa Okullarýnda Fen Bilgisi Öðretimi. Politikalar ve Araþtýrmalar. Avrupa Komisyonu

Birinci Basamakta Çalýþan Saðlýk Personelinin Aile Hekimliði Mevzuatýnda Yer Alan Bazý Konularý Benimseme Durumu

Yükseköðretimin Finansmaný ve Finansman Yöntemlerinin Algýlanan Adalet Düzeyi: Sakarya Üniversitesi Paydaþ Görüþleri..64 Doç.Dr.

Kanguru Matematik Türkiye 2017


PARK YAZ OKULUNDA YAÞATIN

TAP VAKFI ERGENLER & GENÇLER için CİNSEL SAĞLIK EĞİTİMLERİ

Kanguru Matematik Türkiye 2017

TOHAV Suruç Mülteci Danýþma Merkezi'nden Haberler 1 Þubat 2016 tarihinde faaliyetlerine baþlayan Suruç Mülteci Danýþma Merkezi; mülteci, sýðýnmacý ve

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum

Dr. Ýlgi Öztürk Ertem*

Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler. Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung. Freie Hansestadt Bremen.

Akran Eðitimi. Eðitimci Eðitimi. Rehberi

MEB ÖZEL EÐÝTÝM REHBERLÝK ve DANIÞMA HÝZMETLERÝ GENEL MÜDÜRLÜÐÜ

1. Nüfusun Yaþ Gruplarýna Daðýlýmý

düþürücü kullanmamak c-duruma uygun ilaç kullanmamak Ateþ Durumunda Mutlaka Hekime Götürülmesi Gereken Haller:

ünite1 Kendimi Tanıyorum Sosyal Bilgiler 1. Resmî kimlik belgesi Verilen kavram ile aþaðýdakilerden hangisi iliþkilendirilemez?

TEST. 8 Ünite Sonu Testi m/s kaç km/h'tir? A) 72 B) 144 C) 216 D) 288 K 25 6 L 30 5 M 20 7


17a EK 17-A ÖYKÜ KONTROL LÝSTESÝ. ² Rahim Ýçi Araçlar - Ek 17-A²

Rapor edilen iðne batma yaralanmalarýnýn %56 sý güvenlikli ürünler kullanýlarak önlenebilir den fazla patojen bulaþabilir.

Nokia HS-2R Radyolu kulaklýk seti Kullaným Kýlavuzu baský

Platformdan Yeni ve Ýleri Bir Adým: Saðlýk ve Sosyal Güvence için Bir Bildirge

1. ÝTHÝB TEKNÝK TEKSTÝL PROJE YARIÞMASI


PROOF. Ýnfertilite Tedavisi Gören Kadýnlarda Cinsel Mitlere Ýnanma Düzeyi. Level Of Belief In Sexual Myths Women With Infertility Treatment ARAÞTIRMA

l. ÜNÝTE PSÝKOLOJiYE GÝRÝÞ


STAJ BÝLGÝLERÝ. Önemli Açýklamalar

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ EĞİTİM ÖĞRETİM YILI


KULLANIM KLAVUZU EFE KULUÇKA MAKINELERI KULLANMA TALIMATI

Transkript:

Cinsel Eðitim Mehmet Z. SUNGUR* ÖZET Cinsel eðitim doðumla ölüm arasýnda devam eden bir süreç olmasýna karþýn, bu konudaki eðiticiler yeterince görünür olamamýþlardýr ve cinsel eðitim konusu halen her zaman olduðu gibi tartýþmalý bir kavram olarak beklemektedir. Bu yazýda cinsel eðitimin tanýmý, bileþenleri ve amaçlarý yanýsýra; içeriði, yaþ uygunluðu ve baþarýlý cinsel eðitim programlarýnýn oluþturulmasýna engel olan etkenler tartýþýlmaktadýr. Anahtar sözcükler: Cinsellik, cinsel eðitim. SUMMARY Sexual Education Despite the fact that sexual education continues between birth and death, many of the sex education teachers are not clearly visible and sexual education still remains as controversial as ever. This article discusses the definition, components and aims of sexual education, its content and age appropriateness as well as barriers and factors that prevent establisment of successful sexual education programmes. Key words: Sexuality, sexual education * Doç. Dr., Ankara Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalý, ANKARA GÝRÝÞ Cinsel eðitim beþikten mezara kadar devam etmekle birlikte, bu konudaki öðretmen/eðiticiler çoðu kez görünür olamamýþlardýr. Çünkü cinsel eðitimin önemli bir kýsmý informal biçimde; bir baþka deyiþle sokakta gerçekleþmektedir (Lenderyou, 1991). Ýlk cinsel birleþme sýrasýnda hamile kalýnamayacaðýna inanan genç kýz, göbek baðýnýn kendi göbeði ile bebeðinin göbeðini birleþtirdiðine inanan öðretmen ve damardan madde enjekte etmesine karþýn eþcinsel olmadýðý için asla AIDS olmayacaðýný düþünen genç erkek bu tür bilgileri nereden almýþtýr? Cinsel eðitim elbette yalnýzca bilgi vermek deðildir. Ancak yalnýzca bilgi eksikliði veya yanlýþ bilgilerin oluþturduðu olumsuz sonuçlar bile oldukça düþündürücü olabilmektedir. Çünkü erkek ve kadýnlardaki abartýlý veya yanlýþ cinsel inanýþlarýn (mitlerin), cinsel iþlev bozukluklarýnýn oluþumunda ve devamýndaki yeri ve önemi bugün kesin olarak bilinmektedir (Zilbergeld 1978, Hawton 1985, Kayýr 1998, Sungur 1994, Sungur 1998a) Yanlýþ bilgi ve inançlar; beklentilerin abartýlý olmasýna, abartýlý beklentiler ise performansla ilgili kaygýlarýn oluþmasýna neden olarak çeþitli cinsel iþlev bozukluklarýna zemin hazýrlayabilir (Zilbergeld 1978, Sungur 1994, Sungur 1998a). Örneðin erken boþalmaktan yakýnan bazý erkeklere erken boþalma ile tam olarak neyi ifade ettikleri sorulduðunda, yanýtlarýnýn "eþleri orgazm olmadan önce oluþan boþalma" olduðu 103

SUNGUR MZ. saptanmýþtýr. Bu erkeklerin çoðunda boþalma süresinin, penetrasyondan 6-8 dakika sonra olduðu düþünülecek olursa, altta yatan yanlýþ inancýn: "Erkekle kadýn ayný anda orgazm olmalýdýr, eðer böyle olmuyorsa erkek erken boþalýyordur" olduðu kolaylýkla anlaþýlabilir. Baþarýsýz bir genelev deneyimini izleyerek kendisini "iktidarsýz" olarak algýlayan erkekte altta yatan abartýlý beklenti: "Erkek her türlü koþul altýnda cinsel birleþmeye hazýr olmalýdýr" biçiminde olabilir. Her cinsel birleþme sonunda orgazm olamayan eþi ile ilgili olarak kaygýlanan koca, duyarlý bir erkek olabileceði gibi, "gerçek erkek her cinsel birleþme sonunda eþini orgazma ulaþtýran erkektir" biçiminde mitleri olan ve "eþini orgazm edemeyen erkek sendromu"nu yaþayan bir koca da olabilir. Sonuç olarak cinsel mitler, cinselliðin özgürce yaþanmasýný sýnýrlayan kalýp yargýlardýr. Cinsel eðitim yalnýzca danýþan bireylerdeki mitleri ve ön yargýlarý ortaya çýkarmakla kalmaz ayrýca, eðitici/tedavi edici konumunda olan profesyonellerin kendi düþünce ve inançlarýný gözden geçirmelerini de saðlayabilir. Böyle bir eðitim cinsel konularýn daha rahat konuþulmasýný saðlayarak onu bir tabu olmaktan da çýkarabilir. Bütün bu nedenlerle cinsel alanda uygun bir bilgilendirme ülkemizde ele alýnmasý gereken önemli bir sorun alaný olarak beklemektedir (Sungur 1993, Sungur 1994, Sungur 1998a). "Üç dakikada garantili orgazm teknikleri" öneren çeþitli uygunsuz magazin bilgileri ve kim ararsa arasýn ayný yanýtlarý veren ve "hastalýk yok hasta vardýr" ilkesini gözardý ederek standart/paket tedavi programlarý öneren 900'lü telefon tuzaklarý formal bir cinsel eðitimin eksikliðinden kaynaklanmaktadýr (Sungur 1993, Sungur 1997, Sungur 1998b). Ancak, bilgi eksikliðini yalnýzca halk düzeyinde görmek yanlýþ olur. Çeþitli týp disiplinlerinde çalýþan hekimler ve özellikle týp öðrencilerinin de cinsel eðitim programlarý içine alýnmalarý gerekmektedir. Cinsel sorunu olan bir bireyin bu sorununu çözme süreci içinde, bir hekime danýþmasý onun en temel hasta haklarýndan biridir. Diðer yandan bu tür bir yardým gereksinmesine yanýt verebilecek bir bilgi donanýmý içinde bulunmak ise bir hekim için en temel hekimlik görevlerinden biri olmaktadýr. Halka yönelik eðitim ise daha organize ve geniþ bir planlamayý gerektirir. Çünkü herþeyden önce eðitimi yapacak kiþilerin kendilerinin standart bir eðitimden geçmeleri gereksinmesi ortaya çýkacaktýr (Sungur 1993, Sungur 1998c). Dünya Saðlýk Örgütü'nün "Saðlýk Profesyonellerinin Cinsellik Konusunda Eðitimi" ile ilgili raporunda: "...Saðlýk alanýnda çalýþan tüm profesyoneller ait olduklarý toplumda var olan inanç ve mitleri paylaþýrlar ve esasen kendilerinin de henüz çözümlenmemiþ cinsel sorunlarý olabilir..." biçiminde bir cümleye yer verilmiþtir (WHO 1975). Bütün bu bilgiler cinsel eðitimin öncelikle týp öðrencileri, hekimler ve diðer saðlýk profesyonellerine yönelik baþlatýlmasýnýn daha gerçekçi ve mantýklý bir tutum olacaðýna iþaret etmektedir. Cinsel eðitim eksikliði elbette yalnýzca ülkemize ait bir sorun deðildir. Medyanýn ve halkýn yoðun ilgisine karþýn cinsel eðitim; Ýngiltere ve ABD'de de yeterince baþarýyla tamamlanmýþ bir süreç olamamýþtýr (d'ardenne 1986). Örneðin: Her iki ülkede de 2000 yýlýna kadar cinsel eðitim aracýlýðýyla adolesan gebeliklerinin sayýsýnda yarý yarýya bir düþüþ hedeflenmiþ ancak, bu hedef gerçekleþememiþtir (Massey 1994). Ýngiltere'de Aile Planlamasý Kurumu, cinsel eðitimin amaçlarýný þöyle belirlemiþtir (d'ardenne 1996): - Cinsel organlarýn anatomisi - Ýkincil seks özellikleri - Erkek ve kadýn üreme fizyolojisi - Cinsel birleþme, doðum kontrolü, gebelik, doðum - Cinsel yolla bulaþan hastalýklar - Cinsel tutum ve davranýþ farklýlýklarý - Evlilik ve ebeveynlik konularýnda yeterli ve uygun bilginin saðlanmasý Ayrýca eðitilen kiþilerin bu eðitim sonunda: a) Cinselliðin oldukça geniþ bir yelpaze içindeki farklý görünümleri konusunda esnek ve nesnel tutumlar geliþtirmeleri b) Kendi cinsellikleri ve bireysel iliþkileri ile ilgili içgörü kazanmalarý c) Cinselliklerini daha geniþ bir rol repertuvarý içinde (eþ, ebeveyn, sorumlu yurttaþ gibi) kullanabilmeleri d) Ýçinde yaþadýklarý toplumun sosyal beklentilerini anlamalarý amaçlanmaktadýr. Cinsel eðitim yaþam boyu devam eden bir öðrenme sürecidir. Öðrenme aile içinde baþlar. Öðretmen, akran gruplarý, danýþmanlar, hekimler ve bu alanda çalýþan saðlýk profesyonelleri ve medya aracýlýðý ile devam eder. Hepimizin kendimiz ve çevremizdeki insanlarýn cinselliði ile ilgili bireysel, ailevi ve sosyal sorumluluklarý vardýr. 104

CÝNSEL EÐÝTÝM Cinsel eðitim yaþam boyu devam eden bir süreçtir. Ancak eriþkin yaþama saðlýklý bir geçiþ yapabilmelerini kolaylaþtýrmak yönünden özellikle çocuklar için önemli bir konu olmaktadýr. Bazý öðretmenler çocuklarýna bu tür bir eðitimin ana-babalarý tarafýndan verilmesi gerektiðini düþünmekte, bazý ana-babalar ise cinsel eðitimin öðretmenler tarafýndan verilmesi gerektiðini belirtmektedirler (Yetkin 1998). Böylelikle pek çok çocuk ve genç bu belirsiz mesajlardan þöyle bir anlam çýkartabilmektedir: "Cinsellik, üzerinde konuþulmamasý gereken bir alandýr". Okul eðitiminin en temel amaçlarýndan biri çocuklarý ve gençleri, eriþkin yaþama ve bu yaþam içindeki rollerine hazýrlamaktadýr. Cinsellik, evlilik ve aile yaþamý, eriþkin insan yaþamýnýn önemli bileþenleri olduðuna göre, aslýnda okullar öðrencilerini cinsel alanda eðitmeye zorunludurlar. Ancak yeterli ve uygun bir eðitimin verilmesi süreci içinde deðiþik engeller ve dirençler vardýr. Bu engel ve dirençlerden bazýlarý þunlardýr: 1. Cinsel eðitim yalnýzca Milli Eðitim Bakanlýðý'nýn deðil diðer bazý bakanlýklarýn ve politikacýlarýn, daha genel bir söylemle halkýn ve hükümetlerin yakýndan "ilgilendiði" hassas ve politik bir konu olmaktadýr. Baþka bir deyiþle konu cinsellik olduðunda kavramýn içerdiði anlam doðal olarak geniþlemekte ve çeþitli moral deðerler de iþin içine girmektedir. 2. Okullarda böyle bir eðitim programý oluþturulsa bile, eðitim programlarýnýn delinme þansý vardýr. Çocuklarýnýn böyle bir eðitim programý içine girmemesini isteyen velilere karþý nasýl bir tutum sergilenecektir? 3. Azýnlýk gruplarýnýn cinsel eðitime verdikleri tepki nasýl aþýlacaktýr? 4. Politik liderlerin bazýlarýnýn cinsel eðitim konusundaki isteksizlikleri göz önünde bulundurulduðunda, cinsel eðitimin nasýl yapýlacaðý konusunda fikirbirliði oluþturulabilecek midir? 5. Zaman zaman din hocalarýný aþan konservatif tutumlarýyla dikkati çeken bazý hekim ve saðlýk profesyonellerinin cinsel eðitim süreci içinde yer almalarý nasýl saðlanacaktýr? 6. Eðitim vermesi beklenen profesyonellerin ve öðretmenlerin cinsellik konusundaki korku ve yetersizlikleri nasýl aþýlacaktýr? 7. Medyanýn cinsellik konusunda zaman zaman sergilediði "uygunsuz hassasiyet" (belirli bir temasý, amacý ve yöntemi olmadan yapýlan geliþigüzel programlar), stereotipler ve aktardýðý yetersiz /uygunsuz /yanlýþ bilgi ve mitler nasýl denetlenecektir? 8. Eðitim kurumlarý ve eðitici konumundaki kiþilerin koordinasyonlarý nasýl saðlanacaktýr? 9. Eðitici konumunda görünen profesyonellerin kendilerinin standart bir eðitimden geçmeleri nasýl saðlanacaktýr? Ýlk ve orta öðretimden, yüksek öðretime geçildiðinde bile cinsel eðitim yönünden durum, batýlý ülkelerde bile pek yüz güldürücü olamamýþtýr. Cinsellikle obsesyon düzeyinde uðraþýlarý olan bir toplum olmalarýna karþýn ABD'de bile "Ýnsan Cinselliði" üzerine "master" veya "doktora" programý veren yalnýzca üç kurum mevcuttur. 7 milyon öðrencinin yalnýzca %3'ü insan cinselliði konusunda kapsamlý bir eðitim almýþtýr. (Knox ve Schact 1992). Lief ve Karlen'e göre (1975) yüksek öðretim kurumlarýnda yetersiz cinsel eðitimin kökeninde eðitici konumundaki profesyonellerin bilgi ve deneyim eksiklikleri yanýsýra, daha rahat ettikleri alanlarda (anatomi, fizyoloji, cinsel iþlev bozukluklarýnýn sýnýflandýrýlmasý gibi) eðitim verme eðilimi yatmaktadýr. Gerçekten de ABD'den etkilenerek Ýngiltere'de baþlatýlan cinsel eðitim gözden geçirildiðinde, 28 Týp Eðitimi veren kurumdan 23 tanesinden alýnan bilgilerden, eðitimin yoðunlaþtýðý alanlar Tablo 1 de verilmiþtir (Reader 1994). Görüldüðü gibi Ýngiltere'de bile iyi bir klinisyen olabilmek için gerekli becerilerin kazandýrýlmasýna yönelik cinsel eðitim ancak sýnýrlý sayýda kurum tarafýndan verilmektedir. Ülkemizde ise Týp Fakülteleri içinde cinsel eðitim ancak birkaç fakültede ve çoðu kez sýnýrlý ve sistematik olmayan bir biçimde verilmektedir. Yazar kendi fakültesinde 1. Sýnýf öðrencilerinden baþlamak üzere, 4. Sýnýf ve 6. Sýnýf öðrencilerine sistematik bir biçimde preklinik ve klinik bilgi aktarmakta ancak beceri kazandýrmaya yönelik eðitimi mevcut koþullar içinde verememektedir. Ýyi bir cinsel eðitimin bileþenleri: A) Bilgi B) Beceri C) Uygun tutum ve deðerlerin kazandýrýlmasý olarak düþünülebilir 105

SUNGUR MZ. Tablo 1. Ýngiltere de týp eðitimi içinde cinsel eðitim baþlýðý altýnda ele alýnan konular (Eðitim veren toplam kurum sayýsý 23) Genital bölge anatomisi 21 Cinsel yanýtlarýn fizyolojisi 20 Cinsel iþlev bozukluklarýnýn sýnýflandýrýlmasý 19 Etiyolojide psiþik etkenler 19 Etiyolojide organik etkenler 19 Cinsel beceri eðitimi ve iletiþim becerileri 19 Kýsýrlýk ve cinsel iþlev bozukluklarý ile iliþkisi 17 Cinsel öykü alma becerisi 17 Bireye kendi tutum ve deðerleri ile ilgili içgörü kazandýrmaya yönelik eðitim 17 Danýþma becerileri 16 Baþkalarýnýn deðer yargýlarýný anlamaya yönelik eðitim 15 Cinsel yönelim 12 Tecavüz, kötüye kullaným, aile içi þiddet 12 Cinsel iþlev bozukluklarý ile ilgili merkezler konusunda bilgi 12 Cinsel kimlik geliþimi 9 Yaþam evreleri ve cinsellik 9 Cinselliðin dini ve kültürel yönleri 8 Yeti yitimi ve cinsellik 8 Parafililer 5 Transseksüalite ve transvestizm 5 A) Bilgi: Burada ansiklopedik bir bilgiden çok, kitaplardan kolaylýkla elde edilemeyecek bilgilere aðýrlýk vermek gerekir. Esas olan bilginin entegre veya internalize edilmesidir. Genellikle uzmanlarýn normali aktarmaktan çok konuyu "patolojize" etme eðilimi içinde olduklarý gözlenmektedir (Lenderyou 1994). Eðiticilerin herþeyi bilmiyor gibi görünen tutumlarý eðitimde daha etkili bir yaklaþým biçimi olabilir. Örneðin; sorulan soruyu etkileþim süreci içinde ele alarak öðrenmeyi pekiþtirmek oldukça yararlý olabilir. "Bu sorunun cevabýný bilmiyorum, hep beraber yanýtýný bulmaya çalýþalým" veya "iyi bir soru ancak yanýt vermeden önce hep birlikte düþünelim" biçiminde yapýlan ve eðitici ile eðitilenin etkileþimini ve birlikte öðrenmesini saðlayan yaklaþýmlar, didaktik bilgi vermekten daha yararlý olabilir. B) Cinsel alandaki beceriler, bireysel ve sosyal yaþamdaki becerilerden baðýmsýz deðildirler. Bu nedenle öncelikle etkili iletiþim becerilerinin kazandýrýlmasý büyük önem taþýr. Konuþma ve dinleme sanatý, duygulara izin verme, iliþki kurma ve geliþtirme, iliþkilerde seçim yapabilme, karar verebilme, giriþkenlik ve sosyal becerilerin kazandýrýlmasýna yönelik bir eðitim her cinsel eðitimin bir parçasý olarak düþünülmelidir. C) Uygun tutum ve deðerlerin kazandýrýlmasýna yönelik eðitimin temelinde farklýlýklarýn kabulü ilkesi yatar (Lenderyou 1994). Gruplara yönelik yapýlan bir eðitim, farklý insan ve dolayýsýyla farklý görüþleri içereceðinden farklýlýklarýn kabulü yönünde ideal bir ortam oluþturmaktadýr. Uygun tutum ve deðerlere yönelik eðitim çoðu kez sýnýrlandýrýcý olmak yerine geliþtirici olan deðerleri benimsemeyi özendirir. Örneðin; "Cinsellik evlilik dýþýnda asla yaþanmamalýdýr" sýnýrlandýrýcý bir deðer yargýsý içerirken "cinsellik karþýlýklý sevgi-saygý ve güvenin oluþtuðu bir iliþkide yaþanabilir" geliþtirici bir deðer yargýsýdýr. Esneklik kazanma, uygun tutum ve davranýþlarýn kapsamý içinde ele alýnmalýdýr. Irk, sýnýf, cinsiyet, din, kültür ve alt kültür farký gözetmeksizin farklý görüþleri anlamaya yönelik esnek bir tutum, bir yandan evrensel deðerlerin daha iyi anlaþýlmasýný saðlarken, bir yandan da, etik ve ahlaklý olmanýn birden fazla yolunun olduðunu ve dolayýsýyla farklýlýðý kabul etmeyi ve ona saygý duymayý öðretecektir (Sungur 1998b). Cinsel eðitim sürecinde unutulmamasý gereken diðer noktalar þunlardýr: a) Cinsel eðitim'i "cinsiyet körü" konumundan çýkartmak: Yapýlan çalýþmalarýn çoðu (Thomson ve Scott 1991, Lenderyou 1994) cinsel eðitimin daha çok bayanlara yönelik olarak yapýldýðýný ve yine daha çok bayanlar tarafýndan yürütüldüðünü ortaya koymuþtur. Cinsel saðlýk kampanyalarýnýn çoðu güvenli bir cinsel iliþki konusunda sorumluluðu daha çok kadýnlara yüklemektedir. Erkek çocuklar futbol oynamaya gönderilirken, kýz çocuklara menstruasyon ve gebelikten korunma konusunda bilgiler verilmektedir. Sonuçta; eðiticilik rolünün erkekler tarafýndan daha çok benimsenmesi ve eðitimin cinsiyet ayýrýmý yapýlmadan yürütülmesi gerekmektedir. b) Cinsel eðitim sýrasýnda homoseksüalite, transsek- 106

CÝNSEL EÐÝTÝM süalite gibi kavramlara daha çok yer verilmelidir. Homofobik ön yargýlardan arýnmak, gerçek yaþamda var olan homoseksüel ve transseksüellerin de bizlerden birileri olduðunu gözardý etmemek gerekir. 2408 eþcinsel ve biseksüel ile yürütülen bir çalýþmada (Palmer 1994), okulda verilen cinsel eðitim sýrasýnda, %89'u lezbiyenlik, %82'si homoseksüalite konusunda hiçbir bilgi almadýklarýný, %31'i kendi anladýklarý anlamda bir cinsel eðitimden geçmedikleri %22'si ise cinsellik konusunda çok az bilgilendirildiklerini belirtmiþlerdir. Yazar kendisine danýþan eriþkin yaþta bir homoseksüelin þu sözlerinden çok etkilenmiþtir. "Ergen yaþta iken eþcinsel dürtülerimden dolayý intihar giriþiminde bulunduðum dönemleri asla unutamadým. Escinsellik konusunda daha önce hiçbirþey bilmediðim ve duymadýðým için yalnýzca kendimi homoseksüel sanýyor ve bu yüzden yaþamak istemiyordum". Ne var ki homoseksüalite, özellikle HIV ve AIDS konularý gündeme geldiðinde en çok konuþulan konu olabilmektedir. Böyle bir tutumun altýnda yatan mit; "AIDS homoseksüellerin hastalýðýdýr" biçiminde üreticilik ve bilimsellikten uzak, yanýlgýlarla dolu bir görüþü temsil etmektedir. c) Cinsel eðitim bireyin yaþýna ve geliþim dönemlerine uygun olarak yapýlmalýdýr (Yetkin 1998). Eðer çocuk yaþta emosyonel bir dil geliþtirilememiþse, ergenlik döneminde duygular üzerinde konuþmak oldukça güç olmaktadýr (Lenderyou 1994). Yine çocuk yaþta, cinsellik konuþulmasý yasak bir alan olarak anlamlandýrýlmýþsa, ergen yaþta cinsel konularda konuþmak yine çeþitli güçlükler oluþturabilmektedir. Çocuk yaþtakilerin sorduklarý sorulara açýk ve basit bir biçimde yanýt verebilmek, onlarý kiþilerarasý iliþkilerle ilgili konuþmalarýn içine alabilmek ve duygusal bir dil geliþtirmelerini saðlamak, saðlýklý bir eriþkin yaþam için oldukça önemli olmaktadýr (Landeryou 1994). d) Cinsel eðitimin verilme yöntemi de oldukça önemli bir konudur. Didaktik bir eðitim yerine küçük grup tartýþmalarý, çiftler biçiminde çalýþma, oyunlar aracýlýðý ile yapýlan eðitim gibi daha aktif ve katýlýmcý yöntemler tercih edilmelidir. e) Ülkemizde cinsel eðitim amaçlý basýlý materyallerin sayýsý oldukça azdýr. Okul içinde kapsamlý bir eðitimin nasýl verileceðine iliþkin bir kitap ise mevcut deðildir. Massey (1992) tarafýndan yazýlan "Cinsel Eðitim: Nedir? Neden ve Nasýl yapýlýr?" adlý kitap okul içinde cinsel eðitim programlarý geliþtirmek isteyenler için, kültürümüze uyarlanmak koþuluyla iyi bir örnek sayýlabilir. f) Cinsel eðitim'in içeriði, doðal olarak geliþimsel bir sýra izlemeli ve farklý yaþ gruplarýna uygun bir biçimde belirlenmelidir. Ýngiltere'de cinsel eðitim, Saðlýk Eðitimi Programý'nýn bir parçasý olarak ele alýnmakta ve içeriði yaþ gruplarýna göre 4 aþama da verilmektedir (Lenderyou, 1991). Bunlar: 1. Aþama: 4-7 yaþlar arasýnda verilen eðitimin içeriðinde þu konular bulunmaktadýr: - Üreme sistemi dahil, beden organlarýný tanýma - Erkek ve kadýn tanýmlarýný ve aradaki farklýlýklarý anlama - Bireysel güvenliði saðlamaya yönelik eðitim. Bireylerin kendi bedenleri üzerinde haklarý olduðunun öðretilmesi, iyi ve kötü dokunuþlar arasýndaki farklýlýklarýn gösterilmesi, güvenliði koruma adýna birkaç basit yöntemin öðretilmesi gibi. - Dinleme, tartýþma, paylaþma gibi ilkeler üzerine dayalý, insanlarýn birlikte yaþadýklarýna ve birlikte iþlev gördüklerine iliþkin bilgilerin kazandýrýlmasý 2. Aþama: 7-11 yaþlar arasýnda verilen cinsel eðitimin içeriðinde bulunan konular þunlardýr: - Üreme ile ilgili temel bilgiler - Farklý tür arkadaþlýklarýn varlýðý konusunda bilgilendirme 3. Aþama: 11-14 yaþlar arasýnda verilen cinsel eðitimin içeriðinde þu konular bulunmaktadýr: - Ýliþkiyi yönlendirme konusunda bireysel hak ve tercihler - Bireysel ve toplumsal saðlýk ve güvenlik için risk oluþturabilecek iliþkileri yönlendirme - AIDS dahil çeþitli hastalýklarýn bulaþma yollarý - Moral deðerlerin deðiþik kültür ve gruplarda farklý olabileceði ve bu farklýlýklara saygý - Cinsel tutum ve davranýþýn geniþ spektrumu - Ebeveynliðin önemli bir tercih olduðunu ancak insanlarýn cinsel yönden aktif olmamayý veya evlenmemeyi tercih etmemek gibi özgürlüklerinin olduðu - Cinsel davranýþlarý belirleyen biyolojik ve sosyal etkenlerin gözden geçirilmesi 4. Aþama: 14-16 yaþlar arasýnda verilen cinsel 107

SUNGUR MZ. eðitimin içeriðindeki konular þunlardýr: - Üremenin biyolojik yönleri - Bireysel tercihler ve sosyal sonuçlarý yönüyle aile planlamasýnda kullanýlan yöntemlerin avantaj ve dezavantajlarý - Cinsel davranýþlarla ilgili yasalar yanýsýra sorumluluklarýn gözden geçirilmesi - Yaþam evreleri ve cinsellik - Cinsel yönden kötüye kullaným ve sonuçlarý - Evlilik ve cinsellik alanlarýnda hizmet veren kurumlarýn tanýtýlmasý - Evlilik, sevgili olmak, boþanmak, ayrýlýk ve kayýplarýn insan yaþamýndaki önemi - Doðum kontrolü, doðum, çocuk büyütme, çeþitli deðer ve inançlar, HIV/AIDS gibi tartýþmalý konularýn gözden geçirilmesi - Cinsellik ve cinsel aktivitelerle ilgili olumlu duygularýn insan yaþamýndaki önemi SONUÇ Cinsel eðitim yaþam boyu devam eden bir süreç olmasýna karþýn önemli bir bölümü informal olarak "sokak" ta gerçekleþmektedir. Çocuklar ve gençlerin cinsel alanda kendi kendilerini eðitmelerini beklemek yanlýþtýr. Belirsiz kaynaklardan elde edilen eksik ve yanlýþ bilgiler yerine, kaynaðý belirli, yaþ gruplarýna göre uyarlanmýþ, basit ve anlaþýlýr eðitim programlarýna gereksinme vardýr. Eðitimde anahtar rolü oynayacak kiþiler ebeveynler, öðretmenler, aile üyeleri, saðlýk profesyonelleri ve din hocalarý olabilir. Esas olan; bu anahtar kiþiler ve kurumlarýn öncelikle cinsel eðitim konusundaki sorumluluklarýný görmeleri ve birbirlerine seçenek oluþturmak yerine, birbirlerinin bütünleyicisi rolünü benimsemeleridir. Eðitim verecek kiþi ve kurumlarýn daha iyi bir iletiþim ve iþbirliði içinde olmalarý ve öncelikle kendilerinin standart bir eðitimden geçmeleri gerekmektedir (Sungur 1997). KAYNAKLAR d'ardenne P (1986) Sex therapy education in a medical college. Sexual and Marital Therapy, 1(2):215-220. d'ardenne P (1996) Education for Treating Sexual Dysfunction and Infertility. Paper presented at the 1st National Symposium on Sexual Dysfunction and Infertility, Ürgüp. Hawton K (1985) Sex Therapy: A Practical Guide, Oxford University Press. Kayýr A (1998) Cinsellik kavramý ve cinsel mitler. Cinsel Ýþlev Bozukluklarý Monograf Serisi, 1:30-35 Knox D, Schact C (1992) Sexual behaviours of university students enrolled in a human sexuality course. College Student Journal, 26:38-40 Lenderyou G (1994) Sex Education: A school based perspective. Sexual and Marital Therapy, 9(2): 127-144. Lief AL, Karlen A (1976) Sex Education in Medicine. New York, Spectrum Publications. Massey DE (1992) School Sex Education: Why, What and How? London, Family Planning Association. Massey DE (1994). Sex education: The challenge for the educators. Sexual and Marital Therapy, 9(2):111-114. Palmer A (1994) Arrested Development? Survey on The Age of Consent and Sex Education. London, Stonewell Press. Reader F (1994) Training in human sexuality in United Kingdom medical schools. Sexual and Marital Therapy, 9(2):115-126. Sungur MZ (1993) Seks terapilerinin dünü, bugünü ve yarýný. Türk Psikiyatri Dergisi, 4(3):195-201. Sungur MZ (1994) Seks Terapi Uygulamalarý Sýrasýnda Karþýlaþýlan Güçlükler. 3P Dergisi 2(3):37-44. Sungur MZ (1997) Sexual dysfunctions and infertility: a conference report. Sexual and Marital Therapy, 12(2):183-184. Sungur MZ (1998a) Difficulties encountered during the assessment and treatment of sexual dysfunctions: a Turkish perspective. Sexual and Marital Therapy, 13(1):71-81. Sungur MZ (1998b) Cultural factors in sex therapy: Learning from Turkish experience. Sexual and Marital Therapy, (baskýda). Sungur MZ (1998c) Cinsel Ýþlev Bozukluklarý. Psikiyatri Temel Kitabý, 1. baský, cilt 2, C Güleç, E Köroðlu (Ed). Ankara, Hekimler Yayýn Birliði, s.617-637. Thomson R, Scott S (1991) Learning About Sex: Young Women and the Construction of Sexual Identity. Women Risk AIDS Project, London, Tuffnell Press. Yetkin N (1998) Cinsel öykü alma ve cinsel iþlevin deðerlendirilmesi. Cinsel Ýþlev Bozukluklarý Monograf Serisi, 1:27-29. World Health Organization (1975) Education and Treatment in Human Sexuality: The Training of Health Professionals. Technical Report Series 572, Geneva. Zilbergeld B (1978) Men and Sex. Boston, Litte Brown Fontana Publications. 108