TORAKS TRAVMALARINDA GEÇ KOMPLİKASYONLAR

Benzer belgeler
AKCİĞER APSESİNDE CERRAHİ TEDAVİ

HASTALIKLARINDA. Dr.Gürsu Kıyan PhD. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı

HASTALIKLARINDA. Dr.Gürsu Kıyan. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı

Göğüs Cerrahisi Alkın Yazıcıoğlu. Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi

Plevral aralıkta hava birikmesi. Akciğer kollapsı

Patogenez Bronşektazi gelişiminde iki temel mekanizma rol oynar

Pnömotoraks. Akif Turna. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı.

Aşağıdaki 3 kriterin birlikte olması durumunda derin cerrahi alan enfeksiyonu tanısı konulur.

A.B.D de her yıl yaklaşık spontan pnömotoraks vakası geliştiği rapor edilmektedir İnsidansı henüz tam olarak bilinmemektedir

Klinik olarak huzursuzluk ve hipotansiyonun eşlik ettiği olgularda perikardial tamponad kuvvetle düşünülmelidir

Ia.CERRAHİ PROFİLAKSİ TALİMATI

PLEVRAL EFFÜZYON VE AMPİYEM

Pnömotoraks Tanım Akciğerler ile göğüs duvarı arasındaki plevral boşlukta hava birikmesine pnömotoraks denilmektedir.

AKUT SOLUNUM SIKINTISI SENDROMU YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

Toraks Travmalarında Hasar Kontrol Cerrahisi Teknikleri

TORAKS TRAVMALARI Ulusal Travma ve Acil Cerrahi Derneği Travma ve Resüsitasyon Kursu (TRK)

GIS Perforasyonları. Doç. Dr. Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD ATOK-2012

DR. GÜLNUR GÖLLÜ BAHADIR ÇOCUK CERRAHİSİ AD

Alt Solunum Yolu Enfeksiyonları Erken Komplikasyonları Akciğer absesi,pnömatosel ve Ampiyem. Dr.Fazilet Karakoç

Nozokomiyal SSS Enfeksiyonları

Karın yaralanmaları ister penetran ister künt mekanizmaya bağlı olsun ciddi morbidite ve mortalite ile seyrederler.

NAZOGASTRİK (TÜP) SONDA UYGULAMASI. Nazogastrik Sonda Uygulaması. 10.Sınıf Meslek Esasları ve Tekniği. Nazogastrik Sonda Uygulaması

Entübasyon sonrası trakeal rüptür: 5 olgu Gönül Sağıroğlu*, Tamer Sağıroğlu**, Burhan Meydan*, Çağatay Tezel*

PLEVRAL EFFÜZYON VE AMPİYEM

Çoklu Travma Hastasına Yaklaşım. Travma Merkezleri. Travma Merkezleri. Travma Merkezleri. Travma Merkezleri. Dr.Erkan Göksu Acil Tıp A.D. I.

Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı 5. Sınıf ders programı:

YOĞUN BAKIM EKİBİNDE HEMŞİRE VE HASTA BAKIMI BURCU AYDINOĞLU HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ

SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GÖĞÜS CERRAHİSİ ANABİLİM DALI EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DÖNEM-V DERS PROGRAMI

TRAVMALI HASTAYA YAKLAŞIM

Temel Cerrahi Aciller: Akut batın Travma

Pulmoner Emboli Profilaksisi. Tanım. Giriş. Giriş Dr. Mustafa YILDIZ Fırat Üniversitesi Acil Tıp AD. Pulmoneremboli(PE):

TKD/TKYK KORONER BAKIM İLERİ KLİNİK UYGULAMALAR SERTİKASYON PROGRAMININ ÇEKİRDEK EĞİTİM PROGRAMI

Plevral Boşluğun Nadir Enfeksiyonları Plevral boşlukta sıklıkla gözlenen enfeksiyonlar parapnömonik

AKUT PULMONER EMBOLİDE RADYOLOJİK ÖNEMLİ MESAJLAR

Astım hastalarının hava yollarındaki aşırı hassasiyet, hava akım kısıtlanması ve aşırı mukus salgılanması

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

ASTIM «GINA» Dr. Bengü MUTLU SARIÇİÇEK

GÖĞÜS CERRAHİSİ CEP KİTABI

Ulusal Akciğer Kanseri Kongresi İleri Evre Küçük Hücreli Dışı Akciğer Kanserlerinde Neoadjuvan Tedavi Sonrası Pulmoner Rezeksiyon Sonuçlarımız

Spontan Proksimal Özofagus Rüptürü Spontaneous rupture of the proximal esophagus Göğüs Cerahisi

Anestezi Uygulama II Bahar / Ders:9. Anestezi ve Emboliler

KÜNT ve DELİCİ/KESİCİ KARIN TRAVMALARI

Solunum Sistemine Ait Tıbbi Terimler. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire

GÖĞÜS CERRAHİSİNİN ACİLLERİ VE KÜÇÜK CERRAHİ MÜDAHALE TEKNİKLERİ

Kesici Delici Alet Yaralanmaları ve Takibi

FLEKSİBL FİBEROPTİK BRONKOSKOPİ

Karsinoid Tümörler Giriş Sınıflandırma: Göğüs Cer rahisi rahisi Göğüs Cer Klinik:

Bir Hastada Astım Hastalığı İle Karıştırılan Yabancı Cisim Aspirasyonunda Röntgen Grafisinin Önemi: Ne Umduk,Ne Bulduk?'

İnvaziv Girişimler. Sunum Planı. SANTRAL VENÖZ KATETER Endikasyonlar. SANTRAL VENÖZ KATETER İşlem öncesinde

Öksürük. Pınar Çelik

Bakteriler, virüsler, parazitler, mantarlar gibi pek çok patojen hastalığın oluşmasına neden olur.

REVİZYON DURUMU. Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No

Ölümcül Göğüs Hastalıkları 2 (Pnömotoraks, tansiyon pnomotoraks, masif hemotoraks,

Pankreas Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu

Bağışıklığı Baskılanmış Olguda Akciğer Sorununa Yaklaşım. Klinik-Radyolojik İpuçları

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 01 Kasım 2010 Pazartesi

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 18 Ocak 12 Çarşamba

Dr. Recep Savaş Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji AD, İzmir

Engraftman Dönemi Komplikasyonlarda Hemşirelik İzlemi. Nevin ÇETİN Hacettepe Üniversitesi Pediatrik KİTÜ

Göğüs Cerrahisi Sezai Çubuk. Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi

POSTOPERATİF ATEŞ TANI VE TEDAVİ YAKLAŞIMI. Firdevs Aktaş

Özofagus Perforasyonları; 11 Olgunun Analizi*

Santral Venöz Kateter. Hem. Güliz Karataş Hacettepe Ped KİT Ünitesi

ÇEVİRMEN İHTİYACI Çevirmen gerekli miydi? Evet Hayır Gerekli ise onam sırasında nitelikli bir çevirmen yanınızda var mıydı?

İnvazif Mantar Enfeksiyonlarının Takibinde Takım Çalışması DR. AHMET ÇAĞKAN İNKAYA HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ TİP FAKÜLTESİ

Safra Yolu Tümörü Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu

TRAVMA. Doç Dr. Onur POLAT Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı

Spontan Pnömotoraks. Patofizyoloji. Spontan Pnömotoraks SPONTAN VE İYATROJENİK PNÖMOTORAKS PNÖMOTORAKS:

Plevral sıvı üzerine ne çalışalım : 1.Plevral sıvı sitoloji 2.Plevral sıvı amilaz 3.Plevral sıvı ADA 4.Plevral sıvı hücre bakısı

Ventilatör İlişkili Pnömoni Tanısında Endotrakeal Aspirat Kantitatif Kültürü ile Mini-Bal Kantitatif Kültürü Arasındaki Uyum

Postoperatif Noninfeksiyoz Ateş. Dr.Dilek ARMAN GÜTF Enfeksiyon Hastalıkları AD

HASTALIKLAR BİLGİSİ. SOLUNUM SİSTEMİ HASTALIKLARI (Akciğer Hastalıkları) SOLUNUM SİSTEMİ HASTALIKLARI (Akciğer Hastalıkları)

Eser Elementler ve Vitaminler

Pankreas Kisti Ameliyatı Bilgilendirilmiş Onam Formu

Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

YENİDOĞANDA MEKANİK VENTİLASYON KURSU OLGU SUNUMU-1

TORAKS DEĞERLENDİRME KABUL ŞEKLİ 2 (Bildiri ID: 64)/OLGU BİLDİRİSİ: MEME KANSERİ İÇİN RADYOTERAPİ ALMIŞ OLGUDA RADYASYON PNÖMONİSİ

SOLUNUM SİSTEMİ HASTALIKLARI. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire

Göğüs Hastalıkları. Bronkoskopi

KAPAK HASTALIKLARINDA TEDAVİ YÖNTEMLERİ NELERDİR?

Göğüs Cerrahisi Akın Yıldızhan. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Giriş. Yaşlılarda Karın Ağrısı. Genel Bilgiler. Genel Bilgiler. Değerlendirmeyi Etkileyen Faktörler Öykü. Değerlendirmeyi Etkileyen Faktörler Öykü

Olgu sunumu. Doç. Dr. Erkan Çakır. Bezmialem Vakıf Üniversitesi Çocuk Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı

Lokal İleri Evre Küçük Hücreli Dışı Akciğer Kanseri Tedavisi

Hava Yolu ve Solunum Sistemi İnvaziv Girişimler. Doç Dr Evvah Karakılıç MD, PhD Ankara Numune E&A Hastanesi Acil Tıp Kliniği

ACİL TIP ANABİLİM DALI TIPTA UZMANLIK ÖĞRENCİSİ EĞİTİM PROGRAMI

ikisi birden rol oynayabilir (non-hodgkin Lenfoma) Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi

Cerrahi Hava Yolu. Dr.Ferudun Koyuncu Mevlana Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp AD

BIR GRİP SEZONUNUN BAŞıNDA İLK OLGULARıN İRDELENMESİ

Trakea Rüptürü. Nadir Bir Entübasyon Komplikasyonu. Doç. Dr. Aydın KARAKUZU Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Lefkoşe, KKTC Nisan 2011

VENA CAVA SUPERİOR SENDROMU. Dr.Serdar Onat

SON ON YILDA KLİNİĞİMİZDEKİ TORAKS TRAVMALI OLGULARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

0,02 0,0199 0,018 0,016 0,014 0,012 0,01 0,0078 0,008 0,006 0,004 0,002

Ameliyathane Ortamı Ekip Üyeleri ve Organizasyon. Prof Dr. Hasan Besim Genel Cerrahi AD

Olgu Sunumu. Yedikule Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi. Özkan Saydam

Genel Bilgiler. Dünyada Ölümler. 1.Koroner Arter Hastalıkları 2.Travma (1-44 yaş arası 1. sırada) 3.İnme sendromları

Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyak Yoğun Bakım Sertifika Programı

SPONTAN PNÖMOTORAKS VE TEDAVİSİ. Dr. Refik Ülkü Dicle Göğüs Cerrahisi

İNVAZİF ASPERGİLLOZ Radyolojik Tanı. Dr. Recep SAVAŞ Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji AD, İzmir

Karaciğer Metastazlarının Cerrahi Tedavisi. Dr. Orhan Bilge İ.Ü. İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD

Transkript:

TORAKS TRAVMALARINDA GEÇ KOMPLİKASYONLAR Dr. Yener Yörük Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi AD

Posttravmatik Fistüller Toraks travmaları çok çeşitli fistül tiplerine yol açabilir. En sık görülen, çoğunlukla penetran yaralanma sonrası gelişen arteriovenöz fistüldür. Diğer tipler intrakardiak, aortopulmoner, aortakaval, bronkoplevral, trakeoözofageal, bronkoözofageal ve lenfatik fistüllerdir. Arteriovenöz patolojiler dışındaki fistüllere çok ender rastlanılır.

Kalp ve büyük damar fistülleri Kardiak fistüller enderdir ve çoğunlukla penetran travma sonrası gelişir. En sık görülen formu ventriküler septal defektir. Klinik olarak kardiak fistüllerin çoğunda geç gelişim ve geç tanı önplandadır. Fistül gelişimi büyük oranda penetran yaralanmalarda ve ortalama 12 hafta sonra görülmektedir. Tanıda ve operasyon planlanmasında anjiografi gereklidir.

Trakea ve özofagus yaralanmaları Trakea veya özofagusa direk hasar penetran veya künt travma sonrası görülebilir. Bu iki organ yaralanması izole olabilir, fakat santral toraks yaralanmasında yapılan tetkiklerde bu iki organ hasarı dikkatlice araştırılmalıdır. Çünkü trakea ve özofagusa eşzamanlı hasar trakeoözofageal fistül gelişimine neden olabilir. Tanı konulamayan özofagus perforasyonunda morbidite ve mortalite hala yüksek seyretmektedir. Trakeal ayrılma veya büyük bronkoplöral fistül erken tanı ve tedavi gerektirir.

Özofagus Yaralanması Torasik özofagus perforasyon belirti ve bulguları ağrı, nefes darlığı, ateş ve ciltaltı amfizemidir. PA grafi boyun ve mediastende hava, pnömotoraks, hemotoraks gösterebilir. Özofagus pasaj grafisi yapılmalıdır. Suda çözünen kontrast madde baştan verilmeli, kaçak yoksa baryum kullanılmalıdır. Baryum küçük kaçakları üstün mukoza kaplama özelliğiyle çok daha iyi göstermektedir.

Trakeoözofageal Fistüller Travmatik trakeoözofageal fistüllerin tanısında ardışık radyokontrast çekimleri, özofagoskopi ve bronkoskopi, yalancı negatif oranlarını (%33 özofagoskopi ve %15 özofagografi) azaltmak için önerilmektedir.

Özofagus Perforasyonu Özofagus perforasyonunda tedavi primer cerrahi tamirdir ve tanı tedavi seçiminde en kritik noktadır. Erken olgularda (ilk 24 st.) proksimal torasik hasarlarda sağ torakotomi, distal perforasyonlarda sol torakotomi uygulanır. Komplike olmayan yırtıklar iki tabaka dikilir. Çevre destek doku (interkostal kas, plevra, diafragma) konulur. Geniş mediastinal drenaj yapılır ve nazogastrik tüp ile gastrik reflüyü önlemek için gastrik dekompresyonu uygulanır. Postoperatif 1-2. hafta baryum kontrolü ile oral beslenme başlanabilir.

Geç Özofageal Perforasyon Torasik özofagus perforasyonunun geç tanısı enfeksiyon ve inflamasyondan dolayı primer tamir veya anastamozu genellikle başarısız kılar. Bu durumda servikal özofagostomi ve gastrostomi yapılarak drenaj ve enteral beslenme amacıyla özofageal ekskluzyon uygulanır.

Trakeoözofageal Fistül Travmatik trakeoözofageal fistüllerde de tanı konulduktan sonra cerrahi tedavi uygulanmalıdır. Cerrahi yapılmayan grupta mortaliye %80 e kadar ulaşırken, cerrahi grupta % 10 civarındadır. Self-ekspandible metalik stentler özofagus perforasyonlarında veya trakeoözofageal fistüllerin tedavisinde artan oranda kullanılmaktadır.

Trakeal hasar saptanmaz ve tedavi edilmezse geç dönemde trakeal stenoz formunda belirir. Tamir o durumda daha zor olacaktır ve trakeal rezeksiyon gerektirecektir. Aynı şekilde geç tanı konulan trakeoözofageal fistüllerin seyrinde de, ileri derecede gelişen inflamatuar değişiklikler tamiri çok zorlaştıracaktır. Bazen özofageal diversiyon definitif tedavi öncesi gerekebilir. Ağır mediastinit bu organ hasarlarında geç tanı konulduğunda gelişen ciddi bir komplikasyondur.

Persistan bronkoplöral fistül Uzamış bronkoplöral fistül akciğer parankim hasarı sonrası sık karşılaşılan bir sorundur ve çoğunlukla penetran yaralanmalar sonrası gelişir. Etkili 7-10 günlük tüp torakostomi sonrası devam ediyorsa cerrahi tedavi gerekir. Eğer masif hava kaçağı varsa erken acil girişim gereklidir. Akciğer genişlemesinin sağlanamaması da cerrahi endikasyondur. Ameliyat kararı hastanın genel durumu ve komorbid akciğer hastalığını göz önüne alarak verilmelidir.

Bronkoplöral fistülde cerrahi Fistüllü alanın etrafındaki dokuların disseksiyonu 10-14 gün sonra dokuların hassasiyeti ve enflamatuar değişiklikler nedeniyle tehlikeli hale gelir. Altta yatan KOAH ve amfizem dokuları kanamaya karşı hassaslaştırır. Çift lümenli tüp tutulan alanın kollapsı ile yeterli görünümü kolaylaştırır, ayrıca bronşa açılarak trakeal ani tıkanmaya neden olabilecek kanamaların da önüne geçer

Rezeksiyon genellikle gerekmez veya segmental düzeyde kalır. Parankimal açıklıklar çok iyi gözlemlenmeli, major kanama alanları bağlanmalı, parankim kat kat kapatılmalıdır. İnternal tamir yapmadan yüzeyel kapatma uygulanmamalıdır. Bu durum parankim içinde kan ve hava dolu kavitelerin oluşmasıyla abse, ampiyem ve fistül gelişimine zemin hazırlar.

Pnömoni Pnömoni yoğun bakımdaki multitravmalı hastalarda en sık görülen komplikasyondur. Çoklu organ yetersizliğini başlatan faktör genellikle pnömonidir. Hastaların % 25 inin ölümünde direk, diğer %25 in ölümünde katılımcı faktör olmaktadır. Pnömoni insidansı ile endotrakeal entübasyon süresi arasında yakın bir alaka bulunmaktadır. Entübasyonu 3 günden az sürenlerde %8, 14 günden fazla sürenler de %45 pnömoni insidansı görülmektedir.

Pnömoni Riski Travma olgularında; azalmış lokal immun savunma, azalan öksürük refleksi, hasarlı akciğer dokusu ve havayollarında kan ve yabancı cisim varlığı pnömoni riskini arttırmaktadır.

Nazokomial Pnömoni Nazokomial pnömoni mekanik ventilatördeki hastaların yarıya yakınının ölümüne yol açmaktadır. Multitravmalı hastalarda etyolojik olarak genel anestezi, mekanik ventilasyon, göğse direk hasar, aşırı postoperatif analjezi, baskılanan normal refleksler, immun sistemin baskılanması, ağır cerrahi operasyon sonrası vital kapasitede % 50 azalma, KOAH, sigara içimi, şişmanlık ve nazogastrik sonda gibi faktörler en başta sayılabilir

Pnömonide Etkenler Nazokomial pnömonide en başta gelen ajanlar enterik gram negatiflerdir. Diğer sık ajanlar stafilokokus aureus, H. İnfluanza pnömokoklar ve anaeroblardır. Uzun süre ventilatörde kalan hastalarda pseudomonas aruginoza görülmektedir. Metisillin resistan S. Aureus da belirgin artış vardır.

Tanı Travmatik hastada nazokomial pnömoni tanısı kolay değildir. Çünkü pulmoner infiltratlar, ateş ve lökositoz pnömoni olmadan hastalarda sık görülmektedir. Kesin tanı balgam, kan, plevral sıvıda sfesifik patojen üremesi ile konulacaktır.

Tanıyı kolaylaştırmak için bazı invazif girişimler yardımcı olabilir. Transtrakeal aspirasyon (yalancı pozitiflik %20 civarında), fiberoptik bronkoskopi, korumalı fırça, BAL gibi yöntemlerin yanı sıra perkütan iğne akciğer biopsisi, açık veya VATS biopsi selektif hastalarda yararlı olabilir.

Tedavi Akciğer enfeksiyonunu kontrol edecek antibiotikler başlangıçda ampirik sonra kültür sonucuna göre verilir. İlaçların eliminasyon yolu olan karaciğer ve böbrek yetmezliklerine dikkat etmek gerekir. Yeterli sıvı tedavisiyle etkili bronkopulmoner bakım sağlanmalıdır. Enfekte bronşial sekresyonların atılması için ağrı kontrolü gerçekleştirilmelidir. Vücud direnci arttırılmalı ve etkili beslenme özellikle enteral yoldan sağlanmalıdır.

Profilaksi Özellikle yoğun bakımlarda el yıkama, solunum cihazlarının temizliği gibi çevresel kontrol çok önemlidir. Profilaktik antibiotikler kısa dönemler için kullanılmalı, kültür sonucuna göre spektrum daraltılmalıdır. Gastrointestinal kanama korunması için asit salgısını azaltan ve nazokomial pnömoniyi arttıran ilaçlar yerine gram negatiflere karşı etkili sukralfat kullanımını önerenler vardır.

Posttravmatik ampiyem Ampiyem olgularının çoğu penetran yaralanmalar sonrası bildirilmiştir. Penetran yaralanmalarda yaralanmaya neden olan etmenin kendisi mikroorganizmayı plevral boşluğa bulaştırarak primer kontaminasyon a neden olur. Ateşli silahlarda kirli mermi çekirdeği, giysi parçaları gibi yabancı cisimler plevrayı enfekte ederken, kesici aletlerle yabancı cisim kalmamakla birlikte, steril değillerdir.

Ampiyem Sekonder kontaminasyon göğüs hasarının tedavisi sırasında gelişir. Acil müdahale sırasında cilt iyi temizlenmeyebilir, iatrojenik kontaminasyon olabilir. Künt travmada ampiyem gelişmez gibi düşünülse de bu hastalarda görülen hemotoraks yeterince boşaltılamazsa, enfeksiyona ortam hazırlar. Bu kontaminasyon tüp takılması sırasında veya yandaş pnömoniden gelişebilir.

Ampiyemde Radyoloji Künt travma sonrası gelişen hemotoraks pulmoner kontüzyon, atelektazi ve pnömoni ile birlikte bulunsa da PA grafi spesifik olmayabilir ve tanı atlanılır. Bu gibi olgular özellikle ventilatörden ayrılamazlar. Tanı açısından daha fazla toraks BT çekilmesi ve PA grafide görülemeyen havasıvı seviyesi veya plevral sıvı ile birlikte hava habbecikleri ampiyem için tanı koydurucudur.

Cerrahi Profilaksi Primer kontaminasyonda cerrahın yapacağı bir şey yoktur. Yara içinde yabancı cisim varsa çıkartılır ve kısa dönem antibiotik kullanımı yararlıdır. Tüp torakostomi sonrası enaz %2 ampiyem bildirilmektedir. Artan oranda cerrah olmayanlar tarafından tüp torakostomi uygulanmaktadır. Tüp yaradan değil, mutlaka ayrı bir delikten takılmalıdır. İleri ittirilmemelidir, gerekirse yeniden ayrı delikten takılmalıdır. Cerrahi kurallara azami dikkat gösterilmelidir

Ampiyem Gelişim Mekanizmaları Travma olgularında ampiyemin gelişiminde ikinci mekanizma parapnömonik yoldur. Künt ve penetran yaralanmalar sonrası plevral boşlukta kan kalmaktadır ve bu tamamen boşalmamaktadır. Bu bakterilerin hızla çoğalması için uygun kültür ortamı yaratmaktadır ve ampiyem olasılığını dört kat arttırmaktadır.

Ampiyem Gelişim Mekanizmaları II Pnömoni varlığı viseral plevrayı aşarak plevral ampiyem gelişimine neden olmaktadır. İkinci yol ise kültür ortamı olan plevra boşluğunun tekrarlanan torasentez veya tüp girişimleri ile eksternal kontaminasyonudur. Son yol olarak subdiafragmatik infeksiyonlar plevraya kolaylıkla ulaşmaktadırlar.

Antibiotik Profilaksisi Ampiyem gelişiminin önlenmesinde antibiyotiklerin rolü üzerine çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Metaanalizlerde profilaktik antibiotiklerin rolü görülmüştür. Antibiotik kullanım süresi üzerine konsensüs yoktur. Tüp çekilene kadar kullananlar olsa da genellikle 1-2 gün kullanılmaktadır.

Posttravmatik Ampiyemde Tedavi Travmatik ampiyem klinikte postpnömonik ampiyemden farklı olduğu gibi tedavi planlaması da farklılık göstermektedir. Ampiyemin tedavisinde infeksiyonun kontrolü ana hedeftir. Sistemik antibiotiklerin verilmesinin yanısıra enfekte odağın mekanik uzaklaştırılması gerekir. Plevral boşluk viseral ve paryetal yapraklar değecek kadar oblitere edilmelidir. Akciğer reekspansiyonu sağlanmalıdır.

Ampiyemde Cerrahi Cerrahların genel fikri torasentezin yararsız olduğu yolundadır. Bu amaçlar tüp torakostomi ile sağlanırsa tedavi yeterlidir. Erken dönemde tüp torakostomi etkilidir. Geç dönemde enfekte materyali plevral boşluktan uzaklaştırmada yetersiz kalabilmektedir. Bu durumda olguların çoğu açık cerrahi ile dekortikasyona ihtiyaç duyar.

Ampiyemde Diğer Etmenler Subdiafragmatik absesi olanlarda batın patolojileri kontrol altına alınmalıdır. Toraks içinde özofagus perforasyonu gibi enfeksiyon odakları varsa sepsisi önlemek için giderilmeli veya drene edilmelidir.

Tedavi Yöntemleri Çift lümenli tüp ile küçük inzisyon fibropürülan eksüdanın uzaklaştırılması, akciğeri saran enfekte kabuğun çıkartılması için uygun plevral erişim sağlar. Plevral sıvı boşaltıldıktan sonra akciğer şişirilerek kabuğun çıkarılması kolaylaşır. Videotorakoskopik plevral boşluk enfeksiyonlarının sağaltımı uygulamaları bildirilse de büyük serilerde düşük oranlarda kalmaktadır. Fibrolitik tedavi ile drenaj uygulamaları da birçok potensiyel komplikasyona gebedir. Febril cevap, anafilaksi, kanama, hava kaçaklarının tekrar başlaması ve persistan bronkoplöral fistül ve uzun hastane yatışı başlıcalarıdır.

İNTRAPULMONER YABANCI CİSİMLER Mermi çekirdeği ve şarapnel parçaları intrapulmoner yerleşim gösterebilir. Santral yerleşimli 1.5 cm.den büyük keskin kenarlı cisimler ciddi komplikasyona neden olabilir. Profilaktik olarak 2-3 hafta sonra çıkartılması önerilir. Eğer semptomlar enfeksiyona bağlı ise erken müdahale edilmelidir. Eksploratuar torakotomi sırasında saptanan plevral, parankim ve mediasten cisimleri çıkartılmalıdır. Küçük periferik cisimler genellikle komplikasyona neden olmadıklarından semptomatik değilse müdahale edilmemelidir. İntrapulmoner yabancı cisimler bronşa veya pulmoner damarlara göç ederek ciddi kanama ve tıkanmalara neden olabilir. Acil cerrahi ve genellikle enfeksiyon varsa rezeksiyon gereklidir.

DİAFRAGMA RÜPTÜRÜ Diafragma hasarlı hastalar tanının konulduğu zamana göre üç grupta değerlendirilir. İlk grupta tanının doğru olarak yaralanmadan sonra 14 gün içinde konulduğu olgulardır. Bu olgulara acil cerrahi girişim uygulanır. İkinci grup olgular geç dönemde akut hasar sonrası tanı konulduğunda abdominal obstruksiyon ve strangulasyon belirtileri göstermeyen olgulardır. Üçüncü grup olgular katastrofik dönemde gastrik veya intestinal obstruksiyon ve strangulasyon oluştuğunda doğru tanının konulamadığı olgulardır. Bu olgularda intestinal rezeksiyon gerekmekte ve mortalite yüksek seyretmektedir.