*Y l:1 * Aral k 2007 *Fiyat : 1 YTL *ISSN: X. Geçti imiz y l, baz maddelerine yönelik Anayasa

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "*Y l:1 * 14-27 Aral k 2007 *Fiyat : 1 YTL *ISSN: 1307-878X. Geçti imiz y l, baz maddelerine yönelik Anayasa"

Transkript

1 Yalan ve talan n maskesi TOK Her y l n belli dönemlerinde televizyonlarda ev sahibi olmak için kuyruklara giren, ev sahibi olma umudunu tafl yanlar n TOK bürolar önündeki çilelerini seyrediyoruz. Daha sonraki günlerde ise televizyonlar Baflbakan ya da bir bakan huzurunda çekilen kuralarda ev sahibi oldu u için a layanlar, havalara uçanlar, ne yapaca n bilemez bir flekilde ortada dolaflanlar gösteriyorlar. Sayfa 8 AKP, Alevileri düzene entegre edebilecek mi? AKP nin Alevi milletvekili Reha Çamuro lu nun giriflimiyle haz rland belirtilen Alevilik inan fl na yasal statü kazand rma plan n n içeri inin kamuoyuna yans mas n n ekseninde, özellikle Alevi örgütlerinden ciddi tepkiler yükseldi. Baz Alevi örgütlerinin öteden beri savundu u ve karfl lanmas n istedikleri talepleriyle çak flt anlafl lan projeye en fazla tepki gösterenlerin bafl nda Cem Vakf geldi. Sayfa 9 Say : iflçi-köylü Demokratik Halk ktidar çin *Y l:1 * Aral k 2007 *Fiyat : 1 YTL *ISSN: X Gücümüz birli imizde TUYAB (Tutuklu ve Hükümlü Yak nlar Birli i) 19 ARALIK 2007 PROGRAMI * l6 Aral k günü Genel- fl 3 No lu flube (Kad köy) salonunda "19 Aral k katliam 7. y l nda! Tecrite karfl direnifl sürüyor" fliar yla bir panel. * l8 Aral k günü saat 13:00 de Galatasaray Postanesi nden hapishanelere kart atma eylemi. * l9 Aral k günü saat 12:00 de Bayrampafla Hapishanesi önünde kitlesel eylem. Ankara da yarg s z infaz 10 Aral k 2007 tarihinde Ankara da hücre evi oldu u iddias yla bir eve bask n düzenleyen polis bir devrimciyi katletti. Cebeci Kurtulufl Dede Efendi 1. Sokak ta DHKP/C ye üye oldu u iddias ile gözalt na al nan bir kiflinin ard ndan ayn sokakta bir eve sisi bombalar atarak bask n düzenleyen polis, evde bulunan Kevser M zrak infaz etti. Ayn sokakta gözalt na al nan kiflinin ise emniyette sorgusu sürüyor. Kevser M zrak n cenazesinin otopsiden sonra Adli T p Kurumu na götürüldü ü ö renildi. Sayfa 7 stanbul da da Edî Bes e eylemleri Yükseltilen flovenizm ve rkç l a karfl demokratik kitle örgütleri, devrimci, ilerici kurumlar ve DTP taraf ndan 9 Aral k günü yap lmak istenen Emperyalizme, flovenizme ve rkç l a karfl yaflas n iflçilerin birli i halklar n kardeflli i mitingi stanbul Valili i taraf ndan yasakland. Valilik huzur ve güven ortam n n bozulaca ve yasad fl örgüt militanlar n n polise tafl, sopa ve molotof kokteyli ile karfl l k verece i bilgisinin al nd - n ileri sürerek miting baflvurusunu reddetti ve yap lmas n yasaklad. Sayfa 6 flçi köylü den Geçen say m zda yine bu köflemizde yay n faaliyetinin kitleleri ayd nlatma faaliyeti oldu u vurgusunu yapm flt k. Egemenlerin ve onlar n sat l k medyas n n bu ayd nlatma faaliyetinden anlad klar n yukar da s ralad k. Peki, biz ne anl yoruz ya da ne anlamal y z? lk olarak belirtmeliyiz ki devrimci faaliyet en genel anlam yla genifl kitleleri ayd nlatma faaliyetidir. Sayfa 2 Devletin sahte operasyon çaresizli i! Yine haks z tahrik adaleti Son günlerde kad na yönelik fliddet konusunda karfl m - za ç kan iki kelime var: Haks z tahrik Bu iki kelimenin içinde kad na yönelik fliddeti meflrulaflt ran, uygulayanlar n mahkemelerde hak etti i cezay almas n n önüne geçen, yapana yapt klar n n yan nda kâr kalmas n sa layan bir t ls m gizli. Bu iki kelimeyi zmir de bir erke e cilveli bir flekilde saati sordu u için öldüren koca n n haks z tahrik karar verilen davas nda görmüfltük. Sayfa 12 S n fsal Yaklafl m Emekçinin Gündemi Pusula Evrensel Bak fl flçi s n f n n kazmay b rakmaya hiç niyeti yok! Türk hâkim s n flar n n ABD emperyalizmi öncülü ünde Büyük Ortado u Projesi ad yla yeniden dizayn edilen Ortado u co rafyas nda yer kapma, uflak konumunu güçlendirme çabalar sürerken di- er yandan ise elindekini de kaybetmeme derdinde oldu unu söyleyebiliriz. Zira Irak Kürdistan nda özerk bir Kürt yönetiminin bulunmas ve Kürtlerin burada devletleflme yönünde att ad mlar en çok da Kürdistan n birer parças na sahip olan Türkiye, Suriye ve ran rahats z ediyor. Bu nedenle, TC devleti de elde etti i baflar, avantaj vs.leri abartarak, bire bin katarak kendini pazarlama u rafl na giriyor. Sayfa 3 Hak- fl leflen Türk- fl ve Türk- fl Genel Kurulu Sosyal güvenlik de il, sosyal y k m Geçti imiz y l, baz maddelerine yönelik Anayasa Mahkemesi nin iptal karar yla ertelenen Sosyal Sigortalar Genel Sa l k Sigortas Yasas, üzerinde yap lan birkaç küçük de ifliklikle yeniden gündeme girdi. 1 Temmuz itibariyle uygulamaya girecek olan yasa, iflçi, emekçi, köylü, küçük esnaf tüm ezilen kesimlere yönelik sosyal y k m sald r s ndan baflka bir fley de ildir. Böylesine kapsaml bir sald r karfl s nda iflbirlikçi veya reformist önderlikli konfederasyonlar n harekete geçmeyecekleri ya da baflta iflçi s n f olmak üzere tüm ezilen emekçilerin enerjisini boflaltaca birkaç eylemle süreci geçirece ini daha önceki deneyimlerimizden biliyoruz. Bu genel sald r dalgas n bofla ç karacak olan gerçek güç iflçi s n f n n birli inden ve mücadelesinden geçmektedir. Bu birli in ve mücadelenin önünde durabilecek hiçbir güç yoktur. Ayazma da umutlar çad rlar n alt nda kald! Tarih 28 Kas m Saat gecenin 4 ü. Yaklafl k bir y l önce yine bir k fl günü y k lan evlerinin yerine naylon ve tahtalardan yapt klar derme çatma barakalarda so uk havaya ra men derin bir uykuda Ayazma halk. Az sonra olacaklardan habersiz yaklafl k 25 aile tüm zorluklara ra men neredeyse bir y ld r y k lan evlerinin oldu u bölgeyi terk etmeme karar yla dald klar derin uykudalar. Sayfa 2 Kazanma bilinciyle pratikte yo unlaflmal y z! Efsanelerde sona do ru! Sayfa 3 Sayfa 4 Sayfa 11 Sayfa 13 Sefalete mahkumiyet görüflmeleri Asgari Ücret Tespit Komisyonu (AÜTK) bir kez daha bir araya gelerek, genifl emekçi y nlar n n asgari ücretlerindeki art fl görüfltü. Komisyonun ilk toplant s na bir kez daha, Türkiye flverenler Sendikas Konfederasyonu (T SK) temsilcisinin, en az art fl sa lama amaçl getirdi i iflsizlik, kay t d fl l k ve enflasyon gerekçeleri, özde ise aç k tehditleri damgas n vurdu. Sayfa 4 Özellefltirme k skac nda fleker eritiliyor! Tar msal üretimin emperyalist ç karlara uygun olarak tasfiye plan n n bir arac olarak özellefltirmeler 22 Temmuz genel seçimlerinden sonra h z kazanm flt r. fieker fabrikalar n n özellefltirilmesine dair aç klanan planlar bunun en son örneklerinden olmufltur. Sayfa 5 Dikkat polis ç kabilir! Son bir ay içinde yaflanan polis vahfleti dikkatleri yeniden polisin icraatlar na çevirdi. Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu nun ç kar lmas ile birlikte gündemi daha fazla meflgul eden polis terörü s n r tan m yor. Son iki y l içinde 34 kifli polis kurflunu ile katledildi. Polis bu yasa ile sokaklar n efendili ine soyundu unu herkese gösterdi. Atefl etmek, iflkence yapmak için her zaman hakl bir neden bulan polisin sicili oldukça kabar k. Sayfa 7

2 Yaşamın İçinden İşçi-köylü Aralık 2007 Ayazma da umutlar çad rlar n alt nda kald! Y k mdan geriye baflta çocuklar olmak üzere barakalar y k lanlar n gözyafllar, enkaz alt nda kalan eflyalar ve yitip giden umutlar kald. Bir de gözalt na al nan 6 kifli. Sulukuleliler bir süredir tedirginlik içinde yafl yordu. Fatih Belediyesi ile Büyükflehir Belediyesi nin ortak bir flekilde yürüttü ü proje ile Sulukule yeniden yap land r lacakt. flte bu yüzden Sulukuleliler her an evlerinin y k lmas, soka a at lma endiflesi ile ezgilerini daha bir hüzünlü çal yordu. Ve nihayet Sulukulelilerin korktuklar bafllar na geldi. Sulukule nin y k m karar kesinleflti. fiu anda y k m n önünde yasal anlamda hiçbir engel yok. Sulukule de yaflayan Romanlar, bu y k m ile birlikte evsiz kalacak. Belediye nin ev sahiplerine yapt bask lar sonucunda önemli bir bölümü evlerini satarken, kirac lar kara kara k fl nas l geçireceklerini düflünüyor. Gazetemizde daha önce de yer verdi imiz Sulukule ve Romanlarla ilgili geliflmeleri takip etmek üzere yolumuz yeniden Sulukule ye düflüyor. Sulukule nin Tarih 28 Kas m Saat gecenin 4 ü. Yaklafl k bir y l önce yine bir k fl günü y k lan evlerinin yerine naylon ve tahtalardan yapt klar derme çatma barakalarda so uk havaya ra men derin bir uykudayd Ayazma halk. Az sonra olacaklardan habersiz yaklafl k 25 aile tüm zorluklara ra men neredeyse bir y ld r y k lan evlerinin oldu u bölgeyi terk etmeme karar yla dald klar derin uykudalar. Birden d flar dan sesler gelmeye bafllad. D flar ya bakt klar nda kifli bafl na yaklafl k 50 polisin düfltü ü bir manzarayla karfl laflt lar. Polisler az sonra aç kurtlar misali sald r haz rl yap - yorlard savunmas z insanlara buralarda bar namazs n z diyerek. Saat 5 i gösterdi inde bafllad y k m sald r s. Hem de daha kendilerine bile gelememifl insanlar n eflyalar n bile almalar na izin vermeden yap ld y k m. Daha önceki y k mdan kalan duvar cephesi, destek oldu u tahtalar ve üzerini örttükleri naylonlar bütün eflyalar n üzerine y - k ld. Y k m yap lmadan önce orada bulunan belediye yetkilileri göstermelik birkaç parça eflyalar kendileri ç kararak yapt lar y k m. Tüm bunlar karfl s nda gözyafllar yla ve yine sönüp giden umutlar yla y k m izleyen çocuklar vard. Oysa onlar tüm olanaks zl klara ra men sabah kalk p gidecekleri okul eflyalar n ve çantalar n haz r etmifllerdi akflamdan. Ama onlar da y k m alt nda kalm flt. T pk umutlar gibi. Ev sahipleri ise gecenin beklenmeyen bu misafirlerine inat barakalar n y kt rmamak için direniyorlard. Tabi kifli bafl na 50 polisin düfltü ü bir y k mda ne kadar direnebilirlerse. Zaten amaç da direnifli engellemek de il mi? Onun için gecenin 4 ünde gelmemifller miydi? Hem insanlar uykuda yakalamak, hem de di er bölgelere haber gitmesini ve oluflabilecek tepkiyi engellemek. Zaten Ayazmal lar Kürt kimliklerinden dolay terörist etiketini yemifllerdi bile. Tüm bunlar zaten stanbul u emekçilere kapatmak isteyen egemenlerin bahanelerinden baz lar yd. Ama bizler biliyoruz ki bu insanlar n evlerinin y k lmas n n as l sebebi stanbul u burjuvaziye peflkefl çekmektir. Çünkü bu sald r furyas ndan çeflitli milliyetinden emekçi halk m z etkilenmektedir. Ayazma halk n terörist olarak lanse etmesinin as l sebebi ise hem onlar n Kürt kimli i hem de son süreçte estirilmeye çal fl lan rkç -faflist sald r lardan yararlanarak onlar yaln zlaflt rmakt r. Y k mdan geriye baflta çocuklar olmak üzere barakalar y k lanlar n gözyafllar, enkaz alt nda kalan eflyalar ve yitip giden umutlar kald. Bir de gözalt na al nan 6 kifli. Gazetemizin bir önceki say s nda Ayazma halk yla y k m öncesi yapm fl oldu umuz röportajda özellikle son süreçte çocuklar n okula giderken önlerinin tinerciler taraf ndan kesildi ini, rahats z edildiklerini ve çocuklar n okula göndermeye korktuklar n belirtmifllerdi. Ve konuyla ilgili Milli E itim Müdürlü ü ne dilekçe verdiklerini, ama henüz bir cevap alamad klar n söylemifllerdi, zaten bir beklentimiz de yoktu diyerek. Ama yan lm fllard. Milli E itim Müdürlü ü nden onlara yan t gelmiflti. Çocuklar n okula mutlaka gönderilmesi gerekir diye. Ama ne hikmetse bu cevap y k m sabah geldi. Gelen yetkili y k mdan haberi yokmufl gibi ailelerle çocuklar n durumlar görüflmeye gelmiflti. Tabi y k m n flaflk nl (!) sonras çocuklar n okul eflyalar n n y k - m n alt nda kald ndan da habersiz ve bir o kadar umursamaz edayla çocuklar okula göndermenin öneminden dem vuruyordu. Gerçi Milli E itim Müdürlü- ü görevlisinin y k mdan haberdar olmamas (!) anlafl l r. Zaten y k mdan ne zab talar n gönderen Belediye Baflkan ne de yaklafl k çevik kuvvetini gönderen Emniyet yetkililerinin haberi varm fl. Sahi onlar n haberi yoksa bu y k m kim örgütlemifl olabilir? Bizler kitelli ve Alt nflehir Partizan okurlar olarak Ayazma daki y k - m duyar duymaz y k m yerine gittik. Sulukule ye hüzün çöktü! tek katl ahflap evleri aras ndan geçerek Sulukule Roman Kültürünü Gelifltirme Derne i ne giriyoruz. Girer girmez dernekteki Romanlar Tafloluk ta yaflayan ve TOK nin Tafloluk taki dairelerinden sat n alanlar n mesajlar n öfkeyle gösteriyorlar. Romanlar afla layan birçok mesaj bize de okuyan Romanlar aras nda gitmek isteyenler de vazgeçiyor. Devletin flovenizmi ve rkç l gelifltirmek amac yla yürüttü ü çal flmalar n meyvesini verdi ini Sulukule de daha yak ndan görüyoruz. Tarih boyunca afla lanan, hor görülen Romanlar, rkç l n yükseltilmesi ile birlikte daha boyutlu sald r lar gö üslemek zorunda. Bize yoksulluklar n anlatan Romanlar, Tafloluk ta nas l geçineceklerini, nas l hayatta kalacaklar n soruyorlar. Mahallede yaflanan geliflmeleri y k - m n gündeme girmesinden bu yana konuyu yak ndan takip eden Roman Kültürünü Gelifltirme Derne i Baflkan fiükrü Pündük e sorduk. - Kura çekiliflleri televizyonlara Sulukuleliler Tafloluk a göbek atarak gidiyor yorumlar yla yans d. Yaflanan bu mu gerçekten? - nsanlar zannediyor ki, Belediye bize ev verdi. Oysa 15 sene boyunca bu paray ödeyecekler. Birkaç ay ödemeyince kap önüne koyuluyorsun. Bu insanlar n okuma yazmas yok, sana ev veriyorum de, adam her fleyini b rak p gider. Buradaki insanlar parfüm sat yor, kazak sat yor, ço u müzisyen. Tafloluk ta en ucuz evin kira bedeli 280 YTL, en yüksek kira bedeli 480 YTL. Elektrik, su, aidat, do algaz, yol paras ile birlikte hesaplad k, 760 YTL para verecek. Biz en ucuz haliyle hesaplad k. 480 YTL lik ev alan da YTL para verecek. Vatandafl bu süre içinde ayakkab giymeyecek, hastalanmayacak, kaza geçirmeyecek, çünkü bu paran n içinde bunlar n hiçbiri yok. Biz 600 y ld r bu mahallede oturuyoruz. Bu insanlar en fazla 6 ay orada yaflayabilirler. Geri dönmek istediklerinde paray nerden bulacaklar? Biz halk m z burada kals n, kirac lara da burada ev yap ls n dedik. Burada 60 YTL kiray veremeyen bir insan TOK nin paras - n nas l ödeyecek? - Fatih Belediyesi buran n örnek bir proje oldu unu söylüyor. Belediye ile görüfltünüz mü? - Evet, görüfltük. Cuma günü yeni bir toplant olacak. Fatih Belediye Baflkan bu örnek bir projedir diyor. E er bu örnek proje ise, bu ülkede yaflayan herkes evi y k lma tehlikesi tafl yor demektir. Bu projeye karfl Mimarlar ve Mühendisler Odas n n açt iptal davalar var. Baflbakan hükümet oldu unda inflaat sektörünü gelifltirece iz diyordu. Bu flekilde Oraya vard m zda insanlar çaresiz, ne yapacaklar n bilemez durumda bekliyorlard. Daha sonra bir bölümü nsan Haklar Derne i ne giderek ne yapabilecekleri konusunda bilgi edinmek istediler. Di erleri ise akflama bafllar n sokabilecekleri bir yerleri olmad için yeniden tahta ve naylonlarla baraka yapma ifline girifltiler. Ortak bir flekilde yap lan barakalara bizler de Partizan okurlar olarak yard m ettik. Ayazma halk bu pratikle ya bar nma sorunumuzu çözerler, ya da buralar terk etmeyiz kararl l klar n bir kez daha gösterdi. Barakalar n yap m sürerken insanlar n iafle sorunu oldu unu da düflünerek Partizan okurlar olarak yard m toplamaya karar verdik. Gazi ve Okmeydan Mahallelerindeki yoldafllar m zla esnaf ve k raathaneleri gezerek hem Ayazma halk n n yaflam fl oldu u sald r y teflhir ettik hem de onlarla dayan flman n önemine vurgu yaparak yard m toplad k. Özellikle Gazi Mahallesi nde k raathanelerde sesli ajitasyonlarla yard m toplad k. Toplad - m z yard mlar ayn gün akflam Ayazma halk na götürüp teslim ettik. fiimdi Ayazma halk n n bafl n sokabilecekleri barakalar var. Ama o barakalarda ne kadar yaflan labilir, gidip görülmesi gerekir. B rak n yaflamay kurtar labilen eflyalar n bile saklayabilmeleri mümkün de il. Ama flimdi baflka çareleri olmad için oralardalar. Çünkü gidebilecekleri baflka bir yer yok. Ama tüm bunlara ra men direnecekleri ve bar nma sorunlar çözülene dek orada kalacaklar konusunda srarl ve kararl - lar. Son bir dipnot; Ayazma sakinlerinden birinin anlat m yla; nsanlara bu devlete niye düflman olunur diye sorarlar hep. Cevap yine ayn a zdan: Vatandafl n sokakta b rakan devlete niye düflman olunmas n ki! kitelli K okurlar Sulukule de yaflayan Romanlar, bölgenin y k lmas ile birlikte evsiz kalacak fi Ü K R Ü P Ü N D Ü K inflaat sektörü büyüyecek. Evleri y k p yenisini yapacaklar. TOK bu y k mlardan çok büyük paralar kazanacak. Herkesin aya a kalkmas laz m asl nda. Bu sadece Sulukule nin ifli de ildir. Buras tarihi bir yer, sit alan. Burada bu ifli yapabiliyorsa her yerde yapabilir. Türkiye halk bu örnek projelerden korksun. nsanlar orada k fl k yamette kar n alt nda nas l kalacaklar? Evleri y k lacak en az ndan k fl orada geçireyim diye düflünüyor birço u. Ama biz bu iflin sonunu b rakmayaca z. Sadece halk m zdan destek bekliyoruz. ( stanbul) işçi-köylü den Merhaba Egemenler cephesinde 2008 bütçesinin tart fl lmaya baflland, aralar ndaki dan fl kl dövüflün bir örne i olarak Baflbakan Erdo an n teröristleri eve döndürme çal flmas kapsam nda aç klad plana dair tart flmalar n devam etti i, Türkiye Kürdistan nda operasyonlar n yan s ra itirafç l özendiren bildirilerin de da t ld bir süreçte ülkemizde birçok yerde yap lan Edî Bes e mitinglerinin bir benzeri olarak 9 Aral k ta yap lmak istenen mitingin stanbul Valili i taraf ndan komik gerekçelerle yasaklanmas n n ard ndan, çeflitli semtlerde kitlelerin meflru haklar n kullanarak yapt klar eylemlere tan k olduk. Ve bu eylemlerin ard ndan burjuva-feodal medyada yap lan haberleri de san r z birço umuz takip etmiflizdir. Sadece bu örnek bile bize burjuva-feodal medyan n misyonunun ne oldu unu, neyi hedefledi ini göstermeye yetmektedir. Geçti imiz günlerde baflar ile sona eren Telekom grevi s ras nda gazeteler taraf ndan yap lan yalan haberler de hepimizin hat r ndad r. Demokratik talepleri ve en do al haklar için grevde olan iflçiler vatan haini ilan edilmifl, h rs zl kla suçlanm fl, ailelerine varana kadar çeflitli gerekçelerle suçlanm flt. Yine ondan k sa bir süre önce DTP milletvekili olan Fatma Kurtulan oldu u iddia edilen ancak, kendisi ve DTP taraf ndan bunun gerçek olmad söylenen gerilla foto raf ile ilgili yaflananlar ve burjuva bas n n tak nd - tavr hat rlayal m. Israrla yap lan tüm yalan haberlerin ard ndan gerçeklerin ortaya ç kmas n n ard ndan tak nd klar ikiyüzlü tutumu hat rlayal m. Daha geriye giderek bir flekilde halen devam eden rkç -floven sald r lar n t rmand r ld sürece dönelim. Adeta bir histeri krizi geçirircesine devrimci, demokrat ve yurtsever kurum ve kiflilerin sald r ya maruz kald - dönemde de burjuva-feodal medyan n misyonunu oynad - n söylemeliyiz. Tüm bunlar asl nda bize bas n-yay n faaliyetine egemenlerin ne kadar önem verdi ini, medyay nas l kulland klar n ve bunu yaparken de yalanc l kta, ikiyüzlülükte, riyakarl kta bir s n r tan mad klar n göstermektedir. Geçen say m zda yine bu köflemizde yay n faaliyetinin kitleleri ayd nlatma faaliyeti oldu u vurgusunu yapm flt k. Egemenlerin ve onlar n sat l k medyas n n bu ayd nlatma faaliyetinden anlad klar n yukar da s ralad k. Peki, biz ne anl yoruz ya da ne anlamal y z? lk olarak belirtmeliyiz ki devrimci faaliyet en genel anlam yla genifl kitleleri ayd nlatma faaliyetidir. Bugün karfl karfl ya oldu umuz görev de, do ru kullan ld nda önemli bir ayd nlatma, örgütlenme ve örgütleme arac olan yay nlar m z daha nitelikli ve güçlü hale getirmektir. Bu nitelik ve güç ise kitlelerde gizlidir. Genel görüfllerimizi tek bir a zdan genifl kitlelere ulaflt rmas gereken yay nlar m z ne kadar güncel ne kadar politik olursa olsun kitlelerden beslenmiyorsa ve onlara ulaflm yorsa misyonunu yeteri kadar oynam yor demektir. Bu noktada gazetemizin görece daha kitleyle iç içe oldu u 1 May s, 8 Mart, 18 May s gibi süreçleri örnek almak ve de erlendirmek gerekmektedir. Bu süreçlerde bütün okurlar m z bulunduklar alanlarda çeflitli eylemler örgütlemekte, örgütlenenlere dahil olmakta ve bu faaliyetlerini gazetemize tafl maktad r. Bunun gazetemizde yaratt olumlu havay fark etmek zor de ildir. Bu süreçlerin ard ndan hem elden hem de Yay-Sat da t m nda yaflanan art fl, kitlelerin gazetemize ulaflma çabalar, bizlere kitlemizin nas l bir gazete istedi ini göstermektedir. Biz bu canl l n gazetenin her say s nda olmas gerekti ini, bunu yapabilece imizi ve yapt m zda da yay nlar m z daha nitelikli bir hale getirebilece imizi düflünüyoruz. Yapt m z okur toplant lar ndan ç kard m z önemli sonuçlardan biri de budur. Birçok ilde ve bölgede faaliyette yaflanan eksiklik, zaaf ve kimi t kan kl klara ra men küçümsenmeyecek say da insan n ça r m za kulak vermesi, bir araya gelmesi ve yay nlar üzerine olgun tart flmalar yürütmesi ve anlama-anlafl lma çabas bize bunu kan tlamaktad r. Ayazma da sokakta kalan emekçilerle birlikte barakalar n tamir eden, Gazi Mahallesi nde bu insanlar için yard m malzemesi toplayan, Bursa da rkç - floven sald r ya u rayan Kürt aileleri ziyaret eden ve desteklerini sunan, Tarsus ta tar m iflçilerinin günlüklerinin 18 YTL den 20 YTL ye ç kmas için eylem örgütleyen, Konya da çad rlardaki tar m iflçileri ile yaflayan ve söylefli yapan vb. faaliyetleri örgütleyen okurlar m z n bu çal flmalar birer örnektir ve bunlar gazetemize yans d nda inan yoruz ki farkl bölgelere de örnek olacakt r. flte o zaman yay nlar m z kolektif örgütleyici misyonunu daha nitelikli bir flekilde oynamaya aday olacakt r. Okur sohbetlerinden birinde bir okurumuzun verdi i örnek, örgütlülü ün önemi anlam nda çarp c d r. Bugün 1 kifliyiz. Yar n çal fl p 10 kifli oldu umuzda 1 in yan na bir s f r koyaca z. 100 kifli oldu umuzda iki s f r daha koyaca z, kifli oldu umuzda üç s f r koyaca z. Bu önemlidir. Ancak anlamam z gereken buradaki 1 i kald rd m zda s f rlar n hiçbir anlam olmayacakt r. Oradaki 1, örgüttür sözleri örgütlenmenin önemini yans tmaktad r. Evet devrimci faaliyetin esas kitlelere gitmek ve onlar gerçekler etraf nda örgütlemektir dedik. Yine önemli yanlar ndan biri de bu faaliyetin ders ve deneyimlerini yay nlar m za tafl mak, yol göstermek, faaliyetin aynas olmak ve sonuçlar n, yani onlar yüz; yüzleri bin yapan prati imizin örnek olmas n sa lamakt r. K fl günü evleri bafllar na y k lanlar, Çukurova da bütün gün tarlada çal flt ktan sonra tarla sahiplerinin evlerine ekmek ve temizlik yapmaya giden kad n tar m iflçilerini, Telekom grevinde burjuva-feodal medyaya atefl püsküren iflçileri, ürününü yollara döken köylüleri sayfalar m za ne kadar tafl rsak onlara gitmemiz ve örgütlememiz de o kadar rahat olacakt r. Bunu yapabiliriz/yapmal y z!

3 14-27 Aralık 2007 İşçi-köylü 3 Politika gündem TC devleti sahte operasyonlarla kendi çaresizli ini aç k ediyor! Türk hâkim s n flar n n ABD emperyalizmi öncülü ünde Büyük Ortado- u Projesi ad yla yeniden dizayn edilen Ortado u co rafyas nda yer kapma, uflak konumunu güçlendirme çabalar sürerken di er yandan ise elindekini de kaybetmeme derdinde oldu unu söyleyebiliriz. Zira Irak Kürdistan nda özerk bir Kürt yönetiminin bulunmas ve Kürtlerin burada devletleflme yönünde att ad mlar en çok da Kürdistan n birer parças na sahip olan Türkiye, Suriye ve ran rahats z ediyor. Bu nedenle, TC devleti de elde etti i baflar, avantaj vs.leri abartarak, bire bin katarak kendini pazarlama u rafl na giriyor. Bu öyle bir hal alm fl durumda ki, Da l ca sald r s ndan sonra yap lan sözde diplomasi trafi iyle tüm dünya Türkiye nin ne kadar mazlum, ne kadar hakl bir pozisyonda oldu unu anlam fl havas yarat l yor, herkesin TC nin terörle mücadelesinde yan nda oldu u ifadelendiriliyor. Ve tüm bunlar da dün denmedik söz b rak lmayan hükümetin baflar s olarak yans t l yor. Oysa durum hiç de böyle de ildir! Türk devleti ne Kürt meselesinde ne de bölgedeki di er sorunlarda tayin edici de ildir (olamaz da). Türk devleti bölgede sadece ABD nin politikalar n n sad k bir uygulay - c s, sürdürücüsü olup, ancak bu nedenle bölge ülkeleri taraf ndan dikkate al nmaktad r. PKK ye karfl baflar s zl n dahi di er devletlerin yard m etmeyifliyle aç klayan bir devlet nas l olur da bölgenin hegemon devleti, tayin edici gücü, öncüsü olabilir? Bunun en büyük kan t ise PKK ve Kürt Ulusal Sorununda daha bir ay önceki S n rdan girece iz, Kandil i da - taca z, PKK yi bitirece iz efelenmelerinin, Bush ile yap lan görüflmelerin sonucu yerini ABD nin de yard m yla genifl bir tasfiye plan na b rakmas d r. Plan ABD ye ait olunca Irak Kürdistan ndaki iflbirlikçi yönetim de TC devleti ile benzer telden çalmaya bafllam flt r. Yoksa ortada ne AKP hükümetinin bir baflar s vard r ne de ABD ile oldu u iddia edilen stratejik ortakl k iliflkilerinin bir sonucu. Olan biten, ifllerin ABD nin Büyük Ortado u Projesi ne uygun bir flekilde düzenlenmesidir. Ve bu Proje dâhilinde ran merkeze/hedefe koyan ABD emperyalizmi Türkiye ve di er güçleri bir araya getirerek projesini güçlendirmeye çal flmaktad r. Bu noktada TC devletinin Musul ve Kerkük üzerindeki propagandalar na da birkaç cümleyle de olsa de inmek bir noktay ayd nlatmak yerinde olur. Öncelikle bölgedeki güçlere ve güçlerin da l - m na bak nca TC devletinin s n r ötesi operasyon söylemleri içinde geçen Musul-Kerkük ü ele geçirme diye bir iddias - n n varl dahi kuflkuludur. Her ne kadar Musul ve Kerkük üzerindeki hak iddias ifadelendirilse de (ve tarihsel olarak böyle bir iddian n varl ndan söz edilse de) politik olarak bundan bahsetmek mümkün de ildir. Do rudur, bu iki flehrin kontrolü tart flma konusudur; ancak bu Türk devleti ile Kürtler aras nda de il, Kürtler ile Araplar aras nda geçmektedir. Ayr ca Araplar n iste i bu flehirlerin kontrolü de de il, ç kar lan petrolden haklar n alabilmektir. Yani konu yine güçlü bir Kürt yönetiminin istenmesinde dü ümlenmektedir. PKK yi tasfiye etmede klikler aras anlaflmazl k Türk hâkim s n flar n aras ndaki klik çat flmas son y llarda özellikle türban, fleriat, laiklik vb. suni gündemler üzerinden flekillense de özellikle Kürt ulusal sorunu üzerindeki çeliflki ve çat flmalar esas gündemlerden birini oluflturmaktad r. Türkiye de hakim s n flar n çeflitli kliklerinin PKK ye karfl TC devletinin Osmanl dan günümüze kadar bir devlet politikas olarak imha ve inkar politikalar de- iflmemekle birlikte, bunun nas l yap laca- konusundaki yaklafl mlar farkl d r. Bugün AKP nin temsil etti i Türk hakim s - n flar n n bir bölümünün sözcüsü olarak R. T. Erdo an n, Bush ile görüflmesinin ard ndan genifl bir tasfiye plan ndan bahsetmesi, da dakini silahs zland rma ya da da a ç kmalar minimize etme söylemleri, bu kapsamda yeni bir piflmanl k yasas imalar yla af tart flmalar n n gündemlefltirilmesi bu anlay fl farkl l klar n n ürünüdür. MHP ve (söylemde MHP den daha da militarist bir durufl sergileyen) CHP nin tüm s n r ötesi operasyon (hatta iflgal) yönündeki bask lar, militarist burjuva feodal medyan n da hükümeti bu noktada s k flt rma çabalar yine bu çeliflkilerin bir yans mas ndan baflka bir fley de ildir. Ancak hangi klik bafla gelirse gelsin hepsi aç s ndan ABD emperyalizminin plan na flu ya da bu flekilde uyaca ve uygulayaca ezilen halk m z aç s ndan aç k olmal d r. Çünkü bu klik çat flmalar n n daha da üstünde ABD emperyalizminin politikalar, bu konu özgülünde de Ortado u Projesi vard r. S n r ötesi operasyon bafllad (m?) Türkiye teröristlere yönelik s n r ötesi operasyon bafllatt... Operasyon Genelkurmay Baflkanl n n internet sitesi vas tas yla kamuoyuna duyuruldu... Genelkurmay aç klamas nda 1 Aral k günü istihbari çal flmalar kapsam nda, Hakkari ili Çukurca lçesi nin güneydo usunda, Irak hudutlar içerisinde kiflilik bir terörist grubun tespit edildi i vurguland. Söz konusu teröristler üzerine, bölgeye yak n durumda bulunan atefl destek vas - talar ile yo un bir uygulama yap ld belirtilen aç klamada, bu uygulama sonucunda terörist grubun önemli ölçüde zayiat verdi inin teknik vas talarla tespit edildi i de kaydedildi. Genelkurmay Baflkanl bölgeye ihtiyaç duyulmas halinde di er unsurlarla da müdahale edilece ini aç klad. 2 Aral k günü burjuva-feodal medya, manfletlerinden yukar ya ayr nt s n ald - m z haberin üzerinden Nihayet, S - n r ötesi operasyon bafllad, lk anl k istihbarat vb. vb. bafll klar yla 17 Ekim 2007 tarihinde Meclis ten ç kart lan s n r ötesi operasyon yetkisi nin 1 Aral k tarihi itibariyle kullan ld n ve operasyonun bafllad n duyurdu. Militarist medya an nda senaryolar yazd, manfletlerine tafl d. Genelkurmay n sitesinden duyurulan haber süslendi, büyük kahramanl k öyküleri dizildi. Hükümet ve ordu aras ndaki anlaflmazl klar n ortadan kalkt, bunun sonucunda da haflmetli ABD nin de yard m yla ilk s n r ötesi operasyonun bafllad ilan edildi. Hükümeti s n r ötesi yetkisini 28 Kas m tarihinde Genelkurmay a devretmiflti ve kahraman Mehmetçik de hakk n vermiflti. Askeri kaynaklardan haber alan bas n yaklafl k 100 kiflilik bir özel birli in PKK kamp n vurmak için Kuzey Irak a geçti ini, ayr ca 4 ila 6 helikopterin kamp bombalamak için gönderildi ini ve operasyonun ard ndan birliklerin geri döndü ünü duyurdu. Ama bu iflte bir terslik oldu u kesin. TC ordusu anl k istihbarat ABD den al - yor ama Irak taki ABD ordusu Irak Kürdistan na yönelik bir harekât oldu- undan haberi olmad n aç kl yor harekât n ertesi günü. ddia edilen harekât I. Kürdistan topraklar na yap l yor ama peflmergeler operasyonu do rulam - yorlar ve Türk ordu birliklerinin Güney Kürdistan s n rlar içerisinde bulunan Dola Mir ve Dola Merge alanlar na top at fllar yapt klar n belirtiyorlar. Ayn kaynaklar yaklafl k iki saat süren top at fllar sonucu herhangi bir nokta operasyonu ve askeri hareketlilik gözlenmedi ini vurguluyorlar. Yine Güney Kürdistan Federe Bölge Baflkanl k Sözcüsü Fuad Hüseyin in ise çat flmay do rulamay p Türk askeri içeri girmedi, top at fllar olabilir dedi i ö reniliyor. Ayr ca Çukurca ilçesine ba l s n r n s f r noktas nda bulunan Çay rl Köyü muhtar da askeri bir hareketlilik görmediklerini söylüyor. Dahas HPG Anakarargah Komutan TC devletinin psikolojik savafltaki en önemli arac medya yine çamura sapland... Bahoz Erdal da, operasyonlar yalanlayarak s n r ötesi operasyon ad alt nda as l savafl n içeride yürütüldü- ünü söyledi ve her türlü sald r ya gerillan n haz rl kl oldu unu da sözlerine ekledi. Ahlak ötesi psikolojik savafl Görüldü ü üzere bu harekât n tek flahidi Genelkurmay. Zira ne topraklar na operasyon yap lan Irak yönetiminin, ne anl k istihbarat veren ABD nin ne de kendisine yönelik operasyon yap lan ve büyük kay plar veren PKK nin bu harekâttan haberi olmad, Türk askerinin s - n rdan geçti ini fark etmediler bile(!) Ortada henüz bir s n r ötesi operasyon olmad kesin, ama TC devletinin k r lan gururu da bu haberle tamir oldu, dosta düflmana TC devletinin nelere kadir oldu u gösterildi, TSK ile hükümet aras ndaki uyumsuzluk giderildi vs. vs. Olmayan bir operasyonu olmufl gibi göstererek psikolojik savafl n en önemli unsuru olan halk n moralini bozma, umudunu kaybettirme üzerinde duran TC devleti di er yandan da ABD nin ufla olma pozisyonunu gizlemeye çal fl yor. ABD ye ra men, üstelik ABD nin kontrolü alt ndaki bir bölgeye operasyon düzenleyerek ABD den sonra, kendi d fl ndaki topraklara operasyon düzenleyebilen tek ülke oldu u yaygaras yla Ortado u da hak etti ini iddia etti i bölgesel güç olma histerisini ve hayalini de ortaya koyuyor. Ancak gerçekler ac bir biçimde bu tür Osmanl dan ve TC devletinin ilk kurulufl y llar ndan kalma bu taktikle sadece çaresizliklerini gösteriyorlar. Di er yandan da Bush ile yap lan görüflme sonras asl nda vazgeçilen s n r ötesi operasyon ç rtkanlar na da sahte bir zafer hediye ederek bu kesimlerin hamlelerinden kaç n yorlar. K sacas yalan, sömürü ve kan üzerine kurulu bu düzenin sahipleri bir kez daha ABD emperyalizminin planlar na göre hareket ederken, içte bizzat kendi eliyle k flk rtt rkç -floven dalgan n eline yeni bir oyuncak veriyor. HPG Anakarargah Komutan Bahoz Erdal n söyledi i gibi bu flekilde s n r içindeki katliamlar, bask lar, devlet terörü gizlenerek fliddetin dozu art r l yor. Bunun son örne i de T. Kürdistan n n birçok ilinde yap lan Edî Bes e (Art k Yeter) eylemlerinin stanbul da birçok devrimci yap ile birlikte örgütlenen k sm na yönelik yasaklama, emekçi mahallelerde terör estirilmesi fleklinde yafland. stanbul un birçok semti yurtsever ve devrimcilerin molotoflar yla ayd nlan rken, polisin azg nca sald r lar da gündeme geldi. Bu eylemlerde oldu u gibi Kürt halk na yönelik tüm sald r larda eylem birlikleri içinde yer almak, bu do rultuda hareket etmenin önemine bir kez daha dikkat çekelim. Emekçi halk n birli i tüm bu sald - r lara, yalanlara, operasyonlara verilecek en güçlü yan t olacakt r. S n fsal Yaklafl m flçi s n f n n kazmay b rakmaya hiç niyeti yok Abart dan kaç nmak, öznelcili e düflmemek gerek. Buradan yola ç karak birçok fleyin de iflime u rayaca ve art k yepyeni bir sürecin bafllayaca n da söylememek gerek. Ancak olan n da hakk n teslim etmeli ve baz gerçeklerin alt n çizmeliyiz ki hem önümüzdeki sürece iliflkin oluflturulacak politikalar do ru belirlenebilsin, hem de genel soruna iliflkin öteden beri yarat lmaya çal fl lan kafa kar fl kl klar ve sald r larla mücadelemizde mesafe alabilelim. 44 gün süren Telekom grevinden söz ediyoruz. Taleplerin büyük oranda kabul edilmesi de ildir eylemi iflçi s n f aç s ndan de erli k lan. Önce bu belirleme ile bafllamak gerek. Ne var ki bu faktör ihmal edilemez bir noktada durmaktad r. Zira özellikle böylesi eylemlerde, yenilgiden ç kar lan dersler le bir yere var lamad görülmektedir. Bunun için önderlik mekanizmas na s n f sendikac - l n n hükmetmedi i hat rda tutulmal d r. 12 Eylül askeri faflizminin her türden örgütlenmeyi düzlemesinin ard ndan, kitlesel yo unluk (26 bin) ve co rafi kapsam (81 il 600 iflyeri) aç s ndan en büyük grevlerinden birisi olarak gerçekleflen eylem; önderlik edenlerin de isteyip-beklemedi i boyutlardaki sonuçlarla tarih sahnesinde yerini alm flt r. Sorunlar genellikle Toplu fl Sözleflmesi ve görüflmeler aflamas nda bir biçimde çözülmekte ve mevcut sendika yönetimleri ile patronlar/hükümet aras nda ifl ba lanmaktayd. Grev aflamas na geçildi- inde birçok fleyin raydan ç kabilece i bilinen bir olgudur. Bu yüzden hiçbir patron ve iflbirlikçi sendika bu riske girmek istemez. Buna karfl n bu aflamada da sendikalar n ço u kez direnifli bo duklar na/satt klar na tan k olunmakla beraber süreçten iflçi s n f mücadelesi ad na elde edilen kazan mlar n küçümsenmeyecek yanlar her zaman için vard r. Telekom grevi, rkç -floven kampanyan n azg n biçimde gelifltirildi i, linç histerisi ile toplumun kuflat ld bir süreçte sahne ald. Hemen öncesindeki Hava- fl sürecinden grev karfl t kampanya ile idmanl olan para-medyan n, bu kez dönem hassasiyeti ile ihanet temas n öne ç kararak giriflti i yo un sald r lara maruz kald. Buna grevdeki iflçilere, sendikac lara yönelik sald r lar, gözalt lar, tutuklamalar eklendi. Grev k rma eylemleri, tafleron faaliyetleri, sabotajlar birbirini izledi. Benzer bütün grev ve direnifllerde oldu u gibi Telekom grevinin en büyük zafiyetini de hiç kuflkusuz bafl nda bulunan Haber- fl oluflturuyordu. Grev karar na Telekom patronlar n n adeta zorla itti i Haber- fl yöneticileri, direnifli yürüten, her türlü bask ve sald r y gö üsleyen ve püskürten iflçileri seyretmekten baflka hiçbir fley yapm yorlar, aksine örne in floven kampanyaya destek verip içinde bulunduklar durumdan utanan bozguncu demeçlerle eylemin gücünü zay flatan rol oynuyorlard. Telekom grevi, iflçi s n f mücadelesinin uzun bir dönemdir ciddi bir gerileme içerisine girdi i, özellefltirme sald r lar karfl s nda mevzi direniflleri ile gelifltirdi i karfl ataklar d fl nda, genel olarak suskunlaflt bir süreçte devreye girdi. Telekom grevi, yüksek orandaki iflsizli in bas nc yla beraber sendikal hareketin felç oldu u koflullarda, iflçi s n f örgütlenmesindeki sorunlar n tavan yapt bir zeminde gerçekleflti. Telekom grevinin, sendikal hareketin mevcut durumu nedeniyle iflçi s n f cephesinden aktif ve güçlü eylemlerle destek almas beklenen bir durum de ildi. Ancak dayan flma; gerek di er iflkollar ndaki iflçi ve emekçilerden gerekse de mücadelenin çok çeflitli alanlar ndan h zl biçimde örülmüfl, 5 liran paylafl kampanyas, iflyeri ziyaretleri, g - da-giyecek yard mlar ve destek eylem-gösterileri ile düflman sald r lar na karfl koyabilmede etkin bir tutum sergilenmifltir. Telekom grevinin iflçi s n f hareketine tam da bu koflullarda verdi i moral ve ald rd soluk son derece önemlidir. Bu moral, s n f olgusunda somutlanan bir gücünün fark nda olma hali olarak okunmal d r. Grevle kurulan iliflkinin aç k biçimde gösterdi i, üretimden gelen güç esprisi, bu eylem vesilesiyle, kendini somutlam fl olmaktad r. Esas anlaml ve önemli olan da bunun dosta, düflmana de il, her fleyden önce s n f n kendisine gösterilmesi ve duyumsat lmas d r. Burada, iflçi s n f hareketinin en önemli tafl yan, en etkili eylem biçimi, dahas mücadele okulu olan grev silah n n bilinçli biçimde silinmeye çal - fl lmas karfl s nda, bu eylemin ciddi bir direnç noktas oluflturabilece i üzerinde durmak gerekecektir. Grevler özellikle 12 Eylül ü takip eden süreçte, ya suç kapsam na al nmak ya da etkisiz unsur konumuna sokulmak suretiyle, s n f mücadelesi alan nda istisnai bir pozisyona itildiler ye kadar süren suskunluk, 90 l y llara kadar y lda 30 bini aflk n iflçinin greve ç kt (grev say s ortalamas 210) bir dönemin ard ndan bahar eylemleriyle aç lan süreci getirdi ve 1991 y llar, iflçi s n f direniflleri için zirveydi. S ras yla, 458 ve 398 adet grev yap l yor, 166 ve 164 bin iflçi eylemlerde yer al yordu. Sonras ndaki düflüfle, 1995 teki ekonomik kriz karfl s nda verilen tepki ile yan t geliyor, bu y l içerisinde 120 greve 200 bine yak n iflçi kat l yordu. flte gerileme dönemi bundan sonra bafllad dan 2007 nin bafl na kadar tam 11 y l içerisinde 380 adet grev yap ld ve bunlara kat lan iflçi say s 100 bini ancak buldu ve bu ortalama 2007 boyunca da de iflmedi. (Bilgi olsun, 1980 de yap lan grev say s 220, greve kat lan iflçi say s 85 bin dolay ndad r.) Gerileme döneminin sonuçlar, iflçi s n f hareketini dibe vurdurmakla s n rl kalamazd. Bunun ideolojik planda daha kritik noktalar hedefleyece- i ve s n f can evinden vurmaya çal flaca beklenmeliydi. Nitekim, sendikalar n ifllevsizleflti- i nden öteye gidildi ve esas olarak iflçi s n f n n kimli i tart fl lmaya baflland. Bunun yeni bir tart flma olmamas da önemsizdi. Bir tak m tart flmalar n de iflik dönem ve koflullarda, hatta de iflik ülkelerde ve aktörler aras nda yap lm fl olmas hiçbir fleyi de ifltirmiyordu. Kullan - lan argümanlar n kimi zaman benzeflmesi de çok anlaml say lmazd. E er yaflanan bir pratik üzerinden harekete geçilmiflse sorun pekala gündemlefltirilebiliyor ve etkili olunmas için flartlar olgunlaflt r - labiliyordu. flçi s n f n n kaderine bu kadar mahkum ve pasif, politik aktör olarak bu denli silik, örgütlenme aç s ndan bu boyutta tasfiye olmufl hali üzerinden yürüyenler, bu durumu devrimci dinamizmdeki erozyona ba l yorlar(d ). Bunun kendili inden bir süreç olmad, kapitalizmin baflar s ile iflçi s n f - n n üretimdeki rolünde meydana gelen gerilemeye paralel bir geliflmenin/ilerlemenin bu durumu yaratt na hükmediliyor(du). Oysa tam aksine, ortada emperyalist-kapitalist sistemin vaat ettikleri bak m ndan baflar s de il aksine büyük bir baflar s zl söz konusudur. nsanl k ve do a, mevcut sistem kurulal ve egemenli ini pekifltireli beri büyük felaketler yaflam fl, korkunç k y mlara ve savafllara u ram fl, devam etmekte olan sömürü ve zulüm, açl k ve kirlenme neticesinde toplu imhan n efli ine gelmifl bulunmaktad r. flçi s n f n n, sömürü çarklar vahfli biçimde dönen dünyam zdaki devrimci rolü ve dinamizmi ise azalmak bir yana daha da artmakta, bilenmektedir. Bunu köreltmek için kurulan her türlü tezgah, devreye giren iflbirlikçiler, oynanan oyunlar, düzenlenen senaryolar, manipülasyon ve bask lar n geçici bir dönem ifl görmesi dahi söz konusu olmayacakt r. S n f hareketinin geri ve pasif konumu, s n f n niteli ini/kimli ini sorgulatacak bir olgu de ildir. Kimlik, toplumsal bir gerçekli in ürünüdür. Üretimdeki rolüyle ilgilidir. Üretimin de iflmedi i koflullarda, zorlama belirlemeler yoluyla iflçi s n f na baflka elbiseler giydirmeye çal flanlar, bilinçli olarak devrimci/ komünist teoriyi geçersiz hale getirmeye çal fl yorlar. Telekom grevi iflte en çok da bu yüzden; iflçi s - n f flahs nda devrimci teoriye karfl ideolojik sald r - lar n gö üslenmesinde, s n f canl canl mezara gömenlere yan t olmas bak m ndan önemsenmelidir. Ancak tarihin cilvesidir, MLM teoriye sald ranlar n flanss zl d r ki, grev ve direnifller birbirinden haberli biçimde dünyan n dört bir köflesinden akmaya bafllam flt r Kabus gibidir: talya da 9 Kas m daki kamu emekçileri grevine yüz binlerce kifli kat lm flt. Fransa da ise demiryolu iflçileri 13 Kas m dan itibaren 500 bin kifliyle greve bafllad. Kamu ulafl m emekçileri, enerji iflkolu iflçileri ve kamu emekçilerinin kat l m ve ö rencilerin deste iyle büyüyen eylem nihayet 20 Kas m da (Kara Sal ) 5 milyonluk genel grev ile taçland. Ayn dönemde Almanyal makinistlerin grevi, di er tafl mac l k sektörlerini de etkileyerek sürüyordu. Macaristan da demiryollar, toplu ulafl m, sa l k ve e itim iflçilerinin 21 Kas m da bafllayan grevi, köylülerin aktif deste iyle geliflim gösterdi. Hollanda da iflçi s n f n n gerçeklefltirdi i genel eylem 24 Kas m da yap ld, liseli gençler polisle çat flt lar. Japonya da Amerikan üslerinde çal flan 16 bin iflçinin grevi, 22 Kas m dan bu yana sürüyor. Güney Afrika da 250 bin madenci 5 Aral k ta grev yapt. Yunanistan da 12 Aral k ta genel grev var Telekom dahil bütün bu grev ve direnifller iflçi s n f n n gümbür gümbür geldi ini, birçok ülkede iktidara yürüdü ünü ya da iktidarlar sallad n göstermiyor elbette. Bunlar n süreklileflen bir durum arz etti i de yok. Belli büyük bunal m dönemleri hariç dünyada durumun böyle seyretmesi de son derece do al zaten. Ne var ki bu örneklerin gösterdi i önemli bir fley var. Bir ayl k zaman dilimi içerisinde hiç de küçümsenmeyecek say da ve yo unluktaki bu eylemler iflçi s n f n n her türden burjuva çarp tmas ve iddias n n aksine her zamanki kadar diri ve aktif oldu unu kan tl yor. Ancak bizim cephemizden sorun bir anlamda tam da bundan sonra bafllamaktad r. flçi s n f hareketinin ne kadar içinde oldu umuzu, soruna ne kadar vak f durumda bulundu umuzu, misyonumuzu ne oranda bilince ç karabildi imizi sorgulamal - y z. Bu muhasebe sa l kl biçimde yap lmaks z n s - n f n genel çapl sorunlar ile ilgili müdahaleci bir rol üstlenebilmek mümkün olamayacakt r. Öncünün, kendine yönelmek ve kendinden bafllamak diye alg lamas gereken husus budur.

4 İşçi/köylü İşçi-köylü Aralık 2007 Sefalete mahkûmiyet görüflmeleri Görüflmelerde telaffuz edilen art fl n % 6 olmas bile tek bafl na, emekçi y nlar n sefaletinin devam edece inin göstergesidir. Emekçiye yine yoksulluk ve açl k dayat lmakta, yoksulun karn n doyuran çay ve simit de art k giderek emekçi y nlar için zengin yeme i s n f na dâhil olmaktad r. Dimes iflçileri direniyor! Asgari Ücret Tespit Komisyonu (AÜTK) bir kez daha bir araya gelerek, genifl emekçi y nlar n n asgari ücretlerindeki art fl görüfltü. Komisyonun ilk toplant s na bir kez daha, Türkiye flverenler Sendikas Konfederasyonu (T SK) temsilcisinin, en az art fl sa lama amaçl getirdi i iflsizlik, kay t d fl l k ve enflasyon gerekçeleri, özde ise aç k tehditleri damgas n vurdu. Toplant ya baflkanl k eden Çal flma ve Sosyal Güvenlik Bakan Faruk Çelik, bir yandan asgari ücrete 2002 den bu yana % 134 oran nda art fl yapt klar n söylerken, di er yandan da mevcut asgari ücretin yeterli olmad n itiraf etmek zorunda kal yordu. Emekçinin de il, sermayenin ç - karlar n temsil için orada bulundu u kesin olan Çelik, kimi temsil etti ini ise, 2008 Ocak ay ndan itibaren yürürlü e girecek olan Asgari Geçim ndirimi ad alt ndaki uygulamay aktar rken ortaya koyuyordu. Çelik, sanki emekçi y nlara bir lütufta bulunuyorlarm flças na aktard uygulamada, 1 Ocak 2008 den itibaren uygulanacak asgari geçim indirimi ile ücretin y ll k brüt tutar n n, çal flan için yüzde 50, çal flmayan efl için yüzde 10, ilk iki çocuk için yüzde 7.5, di er çocuklar için de yüzde 5 oranlar nda indirim uygulanaca n anlat yordu. Ve hemen ard ndan da asgari ücretin belirlenmesinde, ülke flartlar n n dikkate al narak, buna göre bir rakam tespit edilmesi gerekti ini söylüyordu. Toplant da T SK i temsil eden Ali Nafiz Konuk ise, tehditkar tutumunu sürdürerek; Enflasyonun kontrol alt nda tutulabilmesinin en önemli faktörü, maliyetlerin, bu ba lamda ücret art fllar n n makul s n rlar içinde korunabilmesidir diyor ve asgari ücretin Kemalpafla Dimes Fabrikas ndan at lan iflçilerin direnifli sürüyor. zmir Kemalpafla da kurulu bulunan Dimes Fabrikas ndan at lan iflçilerin direnifli sürüyor. Dimes patronu, 10 iflçiyi sendikaya üye oldu u gerekçesiyle iflten ç kard. fiirketin Tokat ve zmir de bulunan fabrikalar nda örgütlenme çal flmas yürüten Türk- fl e ba l Tek-G da fl Sendikas na üye olan iflçiler, patron taraf ndan verimsiz çal flt klar gerekçesiyle iflten at ld. flçilerin iflten at lmas n protesto eden Tek- G da fl Sendikas 28 Kas m günü fabrika önünde bir eylem yapt. Eylemde konuflan Tek-G da fl Sendikas zmir Bölge Baflkan Yard mc s Güral Köse, Dimes patronunun, iflçileri sendikaya üye olduklar için hukuksuz bir flekilde iflten ç kard klar n ancak fabrikaya sendika girinceye kadar direniflin devam edece ini söyledi. Eyleme, direniflleri devam eden TÜMT S Akdeniz Kargo iflçileri, Petrol- fl, Yol- fl, Hava- fl, TOLEY S ve Tez-Koop fl üyeleri de destek verdi. (H. Merkezi) Emekliler emekli olmuyor! Emekli-Sen emekçileri, taleplerini dile getirmeyi sürdürüyor. D SK Emekli-Sen in yürüttü ü sendikal mücadele, tüm engellemelere ra men devam ediyor. Bir süre önce hakk nda kapatma davas aç lan ve kapat lan Emekli-Sen emekçileri, taleplerini dile getirmeyi sürdürüyor. Kapatma karar n n düflmesi ile mücadelesine h z veren sendika, ülke genelinde imza standlar açarak emeklilerin sesini duyurmaya çal - fl yor. 29 Kas m günü emeklilere yüzde 2+2 zam ve sendikan n devam eden kapatma davas ile ilgili stand açan Emekli-Sen Antalya fiubesi, polisin engellemesi ile karfl karfl ya kald. Standa ilgini yo un olmas ndan rahats z olan polis, zab ta arac l ile stand n kald r lmas n istedi. Ancak sendikan n kararl duruflu sayesinde geri ad m atmak zorunda kald. Emekliler çal flt klar iflyerlerinden emekli olsalar da mücadeleden emekli olmayacaklar n dile getiriyor. (H. Merkezi) yüksek belirlenmemesini istiyordu. Konuk, tehditkar tutumunu Makul bir flekle sokulmal diyerek k - dem tazminat n n da afla çekilmesini ve ayr ca 16 yafl ve üstü için belirlenen rakamdaki yafl s n r n n 20 ye ç - kar lmas n istediklerini söyleyerek sürdürüyordu. Patronlar cephesinden gelen tehditler elbette bununla s n rl kalmad. Belirlenecek asgari ücret, enflasyonu yükseltici rol oynamamal, bir türlü önlenemeyen iflsizli i daha da art rmamal, iflçi ve iflvereni kay t d fl na itmemeli, özellikle emek yo un iflkollar nda fabrikalar kapatt ran uluslararas yo un rekabet karfl s nda sanayimizin gücünü zay flatmamal, T S uygulayan yerlerdeki dengeleri altüst etmemeli yönlü, sermayenin ç - karlar n gözeten sözlerle devam etti. Bu görüflmelere emek cephesini temsilen, Türk- fl Genel E itim Sekreteri Mustafa Türkel kat ld. Son süreçte yapt savafl ç rtkanl, halk birbirine düflman etme çabalar - n meflrulaflt rmaya hizmet eden aç klamalar ile emek cephesinden çok egemenlerin ç karlar n koruyan Türk- fl ad na gerçekleflen bu kat l m, görüflmelerin kimin lehine sonuçlanaca na dair yeterli ipuçlar sunmaktad r. Zaten Türkel in görüflmelerdeki yaklafl m na damgas n vuran tutumun, difle difl bir hak almay de il, umut ve beklenti içinde olmaktan öteye geçmeyen bir yaklafl m içermesi de, bu tespitin ne kadar yerinde oldu unu göstermektedir. nsanca yaflama koflullar n sa lamaktan çok uzak olan asgari ücret, halen 16 yafl n doldurmufl iflçiler için brüt 585, net YTL olarak uygulanmakta. Birçok iflyerinin bu ücretin dahi alt nda iflçi çal flt rd biliniyor. Asgari ücretten yap - lan kesintiler YTL yi buluyor. Emek örgütleri, asgari ücretin, kar n toklu una çal flmak için yap lmas gereken g da harcamas n bile karfl - lamad n belirtiyor. Bizzat Türk- fl in araflt rmas na göre, açl k s n r 697 YTL, yoksulluk s n r ise 2 bin 270 YTL. Bu verilere göre, yaklafl k 7 milyon iflçi, açl k s n r n n alt nda bir ücrete çal flt r l yor. Görüflmelerde telaffuz edilen art - fl n % 6 olmas bile tek bafl na, emekçi y nlar n sefaletinin devam edece- inin göstergesidir. Emekçiye yine yoksulluk ve açl k dayat lmakta, yoksulun karn n doyuran çay ve simit de art k giderek emekçi y nlar için zengin yeme i s n f na dâhil olmaktad r. SCT Turbo da mevsimleri aflan direnifl Mersin in Tarsus ilçesinde kurulu bulunan SCT Turbo Fabrikas nda direnifl iki y la yak n bir süredir sürüyor. Birleflik Metal- fl Sendikas n n yürüttü ü sendikalaflma mücadelesi sonucunda toplu sözleflmede taraf olma yetkisi kazanan iflçiler, patronun bask lar ile karfl karfl ya kald. Sendikay kabul etmeyen patron, 50 iflçiyi üretimin düflmesi, sipariflin azalmas ve depolarda fazla stok bulundu u gerekçesiyle iflten ç kard. Bunun üzerine Birleflik Metal- fl Sendikas da 16 Mart 2006 tarihinde sendikal 297 ve sendikas z 13 iflçi olmak üzere toplam 310 iflçi ile greve ç kt. flten at lan iflçilerden 39 u Tarsus fl Mahkemesi nde açt ifle iade davas n kazand. Patron iflçilere 4+4 maafl tazminatlar n verirken, iflçileri ifle geri almad. 2 A ustos 2006 tarihinde de 6 ayd r grevde olmalar na ra men 151 iflçi ifle gelmedikleri gerekçisiyle iflten at ld. Ancak sendikan n grevdeki iflçilerin iflten ç - kar lamayaca na dair açt davada mahkeme iflçilerin ifle iadesine ve 4 ayl k tazminatlar n n verilmesine, ayr ca grevde olduklar süre içerisindeki maafllar n n ve sigorta primlerinin ödenmesine karar verdi. Direnifle bafllayan 310 iflçiden 50 si direnifli sürdürürken, direnifl 600 lü günleri geride b rakt. Tarsus ta takvim yapraklar n geride b rakan direnifl, tüm zorluklara ra men iflçi s n f n n kararl l n yans t yor. flçiler yapt klar grev ile sendikal haklar na sahip ç k yor! flsizlik ve yoksullukla bo uflan iflçiler, tüm engellemelere ra men direnifli devam ettiriyor! (H. Merkezi) TTB: Meflru savunma hakk m z kullanaca z! TTB Merkez Konseyi Meclis te tart flmalar devam eden SSGSS ve Kamu Hastane Birlikleri Pilot Uygulamas Hakk nda Kanun Tasar s na iliflkin bir bas n aç klamas yapt. 28 Kas m günü stanbul Tabip Odas nda düzenlenen toplant da TTB Merkez Konseyi üyeleri Sa l k Bakanl n n IMF ve Dünya Bankas direktifleriyle Sa l kta Dönüflüm Projesi ni gerçeklefltirmek istedi ini söylediler. Kamu Hastane Birlikleri Pilot Uygulamas Hakk nda Kanun Tasar s n n kamu sa l k kurulufllar - n n kâr-zarar hesab na göre iflletilece ini, kamu kurulufllar na ait her türlü araç-gerecin, malzemelerin yönetim kurulu taraf ndan sat labilece ini, bunun da kamunun tasfiyesi anlam na geldi ini dile getiren Konsey üyeleri, d fla ba- ml l n artaca na dikkat çekti. Bas n aç klamas n yapan TTB Merkez Konsey Baflkan Prof. Dr. Gencay Gürsoy ise kamu hastanelerinin özellefltirildi ini, ABD ekonomisinin bile kald ramayaca bir sistemin uygulamaya sokulmak istendi ini söyleyerek piyasalaflt rman n bir an önce durdurulmas n istedi. ( stanbul) fioförler eylemde 5 ayd r maafllar n alamayan otobüs floförleri Büyükflehir Belediyesi önünde oturma eylemi yapt. Otobüsler çal fls n, floförler bafllas n, ulafl m sorunu çözülsün pankart açan TÜMT S e üye 250 floför, Gaziantep Demokrasi Meydan nda toplanarak Büyükflehir Belediyesi ne yürüdüler. Sorunlar çözülmedi i takdirde eylemlerine devam edeceklerini vurgulayan floförler, yaflad klar sorunlardan Belediye Baflkan As m Güzelbey in sorumlu oldu unu söylüyorlar. 7 Aral k günü ise bir aç l fla kat lan Belediye Baflkan n protesto etmek isteyen Tümtis üyesi floförlere sald ran polis önce 3 kifliyi, ard ndan arkadafllar na destek vermek için slogan atan ve polise direnen 31 kifliyi gözalt na ald. Bunun üzerine Belediye önüne yürüyen floförler, önlerini kesen polisin tehditlerine ra men geri ad m atmad. Belediye önünde bas n aç klamas yapan floförler, arkadafllar n n serbet b rak lmas n istedi. (H. Merkezi) Emekçinin Gündemi HAK- fi LEfiEN TÜRK- fi VE TÜRK- fi GENEL KURULU Kim kazand ulusalc lar m sermayenin yeni temsilcisi AKP mi yoksa iflçiler mi? Bilindi i gibi 6 9 Aral k 2007 tarihleri aras nda Türkiye nin 33 iflçi sendikas n kucaklayan Türk fl in Konfederasyonun 20. Ola an Genel Kurulu yap ld. Bu süreçte emekçi halk n ve iflçi s - n f m z n türlü zorluklarla, özverilerle ve nice bedellerle elde ettikleri ekonomik-sosyal ve demokratik haklar gasp edilmifltir. Ücretlerin düflürülmesi, sa l kta, e itimde ve kamu mülkiyetlerinde özellefltirme, tafleronlaflt rma, sendikas zlaflt rma, iflsizlik, esnek çal flma, Sosyal Güvenlik kurumlar n n tasfiyesi, k - dem tazminat n n kald r lmas gibi çeflitli sald r lar n yan s ra siyasal ve ideolojik sald r larla derinleflen krizi atlatmak istiyorlar. fiimdi önümüzdeki süreçte sa l kta dönüflüm ad alt nda yeni ve köklü bir sald r plan vard r. Geçti imiz dönem içinde yasalaflt r lan ve baz maddeleri Anayasa Mahkemesince iptal edilen Sosyal Sigortalar ve Genel Sa l k Sigortas Yasas, yeniden yeni kay plar getirecek maddelerle gündeme getirilmifltir Tüm bunlar n bir bir uygulanabilmesi için emekçilerin örgütlü bulundu- u sendikalar n da bu uygulamalarda iflbirli i ya da uyumu olmas oldukça önemlidir. Çünkü bugün ülkemizde hükümette bulunan AKP de, önceki hükümetlerin ekonomik programlar n harfiyen uygulamakta de uygulamaya sokaca K dem Tazminatlar n n Düflürülmesi ya da fona devredilmesi, Yeni Sosyal Güvenlik Yasas, mevcut haklar da t rpanlayan yeni düzenleme ile, Say l Greve Lokavt Kanunu ile Sendikalar Yasas ile daha bir dizi hak gasp n gündemlefltirmektedir. Bu nedenle AKP nin son dönemlerdeki sosyal diyalog anlay fl çerçevesinde oluflturulan anlay fl ile sendikalara biçti i rolü Türk- fl Genel Kurulu nda da uygulamaya konuldu. Türk- fl Genel Kurulu nda karfl karfl ya gelen listelerde bunun içinde biri sosyal diyalog çerçevesinde AKP nin destekledi i Mustafa Kumlu ve ekibi, yani Hak- fl leflecek olan Türk- fl ile di eri geçmiflteki durumunu korumaya çal flan ulusalc Türk- fl ti. Toplumda tüm de- er yarg lar n yok etmeyi hedefleyen ideolojik sald r sendikal alanda da tamamlanmak istenmektedir. AKP hükümetinin bütün bakanlar n n rol oynad Genel Kurul da sendika yöneticileri tek tek bask alt nda tutulmaya çal fl ld. Gücünü iflçilerden almayan sendikac lar hizaya girdi, ço u inanmamas na ra men istemedi i listeye oy verdi. Bu Genel Kurul da buna tan kl k ettik. Öyle ki Genel Kurul da istedi i listeyi desteklemekten korkan genel baflkanlar n Genel Kurul a gelemedi ini gördük. Bu örnekleri ço altmak mümkün. Dün Türk- fl içinde Salih K l ç la birlikte olan Mustafa Kumlu ikilisi AKP nin müdahalesi ile ayr flt r ld. Bir anda birbirlerine karfl inan lmaz fleyler söylenmeye baflland. Türk- fl Genel Kurulu nun b - rakt sonuç bugün aç s ndan May s 2007 tarihindeki sözde sosyal diyalog sendikac l n n iktidarlaflmas d r. Yani Hak- fl leflen Türk- fl yeni dönemde sahnede olmas d r. Bu nedenle kazanan iflçi s n f olmam flt r, bugün uluslararas sermayenin ufla olan AKP nin destekledi i liste kazanm flt r, iflçiler kaybetmifltir. Di er ad yla dün bu sistemden beslenen bürokratik-sar sendikal anlay fl, bugün art k sistemin birebir uygulay - c s durumdalar. Türk- fl içinde bulunan ilerici sendikac lar n toparlanmalar ve bir arada durmalar olumludur. Ancak bunu Salih K l ç baflkanl ndaki listeden yapmalar ise eksik ve yanl fl bir yaklafl md r. Kongre de göstermifltir ki ancak mevcutlardan ba ms z ve iflçilere dayanacak bir çal flma gerçek s n f sendikac l n önünü açabilir. Belki bu Gene Kurul da böylesi bir çal flma kazanamazd, ancak gelecekte kazanmay sa layabilirdi. flçi s n f hareketinin gelecekte kazanmas için bugünkü mücadele tarz önemlidir. Mevcut Türk- fl gelecekte iflçi hareketini örgütleyecek ve mücadele ettirecek güç ve gerçekli e sahip de ildir. flçi s n f na bu kadar kapsaml sald - r lar n oldu u bir dönemde Türk- fl Konfederasyonu 4 y ld r mücadeleyi örgütleyememifltir. Türk- fl e ba l Genel Merkezlerin ço u da bu sessizli e ortak olmufltur. Peki bu sessizlik ve tepkisizlik nereye kadar sürecektir? Belki de en önemli nokta buras d r. Öncelikle mevcut sendikal yap lar ile sendikal hareketin kazan mlar elde etmesi mümkün de ildir. Çünkü sendikal yap lar n önemli bir k sm miad n doldurmufltur. Kalan baz ilerici kesimlerin ise etkisiz olmalar bu durumu zorlaflt rmaktad r. Özellikle sendikalar n büyük bir bölümünün yüzde 10 baraj n n alt nda kalmalar ndan dolay kapat lma tehdidiyle yüz yüze olmalar mücadelenin önünde engel olarak durmaktad r. 4 y ll k süreçte sendikal örgütlenmelerin önünde engel olarak duran bugünkü sendikal anlay fl b rakal m örgütlenmenin önündeki engelleri kald rmay kendi koltuklar n sa lama almak için düzenlemeler yapmaktad r. Bugün sendikalar n büyük bir bölümü kamu alan nda örgütlüdür ve siyasal iktidarlara yak n durarak iflbirli i ile kendi iktidarlar n koruman n hesab n yapmaktad rlar. Tüm bunlara ra men Hava- fl ve Telekom grevleri ile Deri- fl in mücadele gelene i sendikal harekette nas l davran lmas n bizlere göstermektedir. Bugün ihtiyaç duyulan bu anlay fl büyütmektir.

5 14-27 Aralık 2007 İşçi-köylü 5 İşçi/köylü Kaz da lar sahipsiz de il! Kazda lar nda do an n tahrip edilmesi sular n siyanürle zehirlenmesi topraklar n kirlenmesine karfl köylülerin ve çevre örgütlerinin gerçeklefltirdi i eylem ve etkinlikler kamuoyunda kendine yer bulmufltu. Bunlardan birisi olan Edirne Kent Konseyi taraf ndan bafllat lan imza kampanyas sonuçland. 2 Aral k günü Edirne PTT Baflmüdürlü ü önünde Kent Konseyi taraf ndan düzenlenen bir eylemle alt n arama çal flmalar davul zurna eflli inde protesto edildi. Kaz da lar nda alt n aranmas n bafll ile bafllat lan kampanyada imza topland. Kent Konseyi yönetim kurulu üyesi Dr. Ertu rul Tanr kulu; 5 Haziran 2004 te yürürlü e giren yeni maden yasas yla ÇED raporuna gerek kalmadan ormanlar n, k y lar n yok edildi ini söyledi. ( stanbul) Tekkeköy halk santral istemiyor! AKSA ve Cengiz nflaat taraf ndan Samsun Tekkeköy ve Çarflamba ilçelerinde yap lmak istenen 4 adet termik santral için yap lan bilgilendirme toplant - s nda köylüler santrali protesto etti. 28 Kas m Çarflamba günü Tekkeköy Çavuflo lu Otel de gerçeklefltirilen toplant - da kitle sloganlarla tepkisini dile getirerek, termik santrali istemediklerini hayk rd. Konuflmalar s ras nda Tekkeköy den Celal Subafl, santralin faydalar - n anlatan konuflmac ya bize santrali anlatmay n! Biz santralin ne oldu- unu her gün soludu umuz havadan biliyoruz diyerek tepki gösterdi. Mobil Santralin de kapat lmas n da isteyen Tekkeköy halk Mobil santral kapat ls n, Termik santral istemiyoruz sloganlar ile toplant y terk etti. Halk n tepkisi üzerine toplant iptal edildi. Tekkeköy halk, daha önce de Mobil Santral in kapat lmas talebi ile birçok eylem düzenlemiflti. (H. Merkezi) Sulama zamm na tepki Hatay n Samanda Ziraat Odas Baflkan Selim Kamac, Sulama Birli i nin son kongresinde dönüm bafl na 75 YTL ücret al nmas yönündeki karar n elefltirdi. Kamac, daha önceki fiyat n düflürülmesini beklerken, böyle bir zamla karfl - laflt klar n belirterek, yap lan bu zamm çiftçilerimiz ad na kabul etmeyece iz dedi. Ço u köylünün suyu kullanmad halde, kullanm fl gibi tahsilat yap ld n aktaran Kamac, sulama suyunun kalitesinin de özellikle yaz aylar nda tar m alanlar na zarar verdi ini kaydetti. Sulama Birli i nin kirli sularla ilgili plan ve proje üretemedi ini kaydeden Kamac, flunlar ifade etti: Sulama sezonunda önce gerekli mercilere bu konuda iflbirli i yap p çiftçilerimize temiz su sunup, topraklar m z çoraklaflmaktan kurtarmal d r. O zaman tahsil etti i paray hak edecektir. Sulama Birli i sulama drenaj kanallar - n kirleten baflta belediye ve di er kurumlardan çiftçilerin haklar n aramas gerekiyor. Asi Nehri nden ald kirli sular drenaj kanallar na ar tarak vermelidir. Sadece tar m alanlar n de il bu kirli sular insan sa l n da tehdit etmektedir. Çiftçilerimizi ma dur edecek olan bu zamm n biran önce geri al nmas n istiyoruz. (H. Merkezi) IMF ve DB nin belirlemifl oldu u politikalar do rultusunda hareket eden AKP hükümeti, ülke üretiminin di er sektörlerinde oldu u gibi tar mda da emperyalist flirketleri ve onlarla iflbirli i halindeki yerli özel flirketleri hâkim hale getirmektedir. Tar msal üretimin emperyalist ç karlara uygun olarak tasfiye plan n n bir arac olarak özellefltirmeler 22 Temmuz genel seçimlerinden sonra h z kazanm flt r. fieker fabrikalar n n özellefltirilmesine dair aç klanan planlar bunun en son örneklerinden olmufltur. thal edilen tar m ürünlerinden biri olarak fleker pancar n n Türkiye aç s ndan önemi büyüktür. Bunu anlamak için üretimdeki birkaç temel gerçe i bilmek yeterlidir. Ülkemizin 64 ilinde 15 milyon ton civar nda üretilen fleker pancar ndan 2 milyon ton fleker elde edilmektedir. Do rudan veya dolayl olarak 10 milyon insan ilgilendiren fleker pancar yem sanayi, hayvanc l k, tafl mac l k, biyoyak t gibi yan sektörlere yapt katk bak m ndan da ülkemizin en önemli tar m ürünlerindendir. Ayr ca en fazla istihdam sa layan tar m ürünü de fleker pancar d r. Dünya fleker üretiminin yüzde 75 i fleker kam fl ndan elde edilirken yüzde 25 i ise fleker pancar ndan sa lanmaktad r. Türkiye, dünya fleker pancar üretiminde yaklafl k yüzde 7 lik pay ile Fransa, Almanya ve ABD - den sonra 4. s rada yer al yor. Avrupa da ise yüzde 10 luk bir payla 3. s - rada bulunuyor. Ekonomiye katk s olarak de erlendirildi inde, fleker sektörü çal flan say s olarak da ekonomik getirisiyle de Türkiye de öncelikli s ralarda yer al yor. Fakat buna ra men özellefltirme kapsam na al n - yor. Köylerine kurulmak istenilen zenginlefltirilmifl fosfat tesisine karfl bir süredir çeflitli eylemler düzenleyen Band rma Sahil Yenice köylüleri, tesisin köylerinde kurulup kurulmamas na yönelik referandum yapt. Köyde yaflayan 550 Özellefltirme kazan nda fleker eritiliyor fiekerde özellefltirme serüveni Kotal üretim sistemi ve özellefltirmelerle flekeri eritme yolunda h zla ilerleyen AKP hükümeti, fleker sanayinin özellefltirme kapsam na al nmas yla birlikte ilk olarak Amasya, Kütahya ve Adapazar fleker fabrikalar n özellefltirmifltir. Daha sonra özellefltirilmesi planlanan ve ülkenin en verimli fleker fabrikalar olan Ere li, Ilg n ve Bor fleker fabrikalar ise özellefltirme haz rl klar için Sümer Holding e devredilmifltir. Bu paralelde önce üretim kapasitesi düflürülecek ve daha sonra zarar ediyor gerekçesiyle do rudan sat fla ç kar lacak. Türkfleker in de özellefltirilmesiyle fleker pancar üretimi ve üreticileri daha da zora girecektir. Son y llarda üretime dair baz veriler bugün bile fleker pancar üreticisi köylülerin nas l bir zorlukla karfl karfl ya oldu unu gösteriyor. fieker pancar üretimini tehlikeye sokan di er bir durum ise hükümetin bir türlü (!) önünü kes(e)medi i fleker kaçakç l, kay t d fl NBfi (Niflasta bazl flekere) üretimi ve kimyasal tatland r c üretimidir. Ülkeye sokulmas na büyük oranda göz yumulan yüksek miktardaki kaçak fleker, NBfi üretimi ve kimyasal tatland r c lar flekere olan talebi düflürmektedir. Devlet her zaman oldu u gibi fleker fabrikalar n özellefltirirken de ayn çizgiyi izliyor. Öncelikle kurumlar n zarar etti i iddia ediliyor veya bilinçli ad mlarla gerçekten zarar ettiriliyor. Böylece devletin s rt nda yük oldu u, üreticiye katk s olmad n n propagandas yap l yor. Daha sonra ise devletin bu yükten kurtularak kaynak yaratmas ad yla, ayr ca üretimin verimli ve kaliteli hale getirilece i argüman yla özellefltirmeler gerçeklefltiriliyor. Somut örnekler de aç kça göstermifltir ki özellefltirilen kurumlar devlete kazanç sa laman n ötesinde sat n alan yabanc flirketlere büyük kârlar sa lam flt r. Çokça propagandas yap lmas na ra men özellefltirme süreçleri hiç de üretimi ilerletmemifl, tersine geriletmifltir. Özellefltirmelere karfl dur Geçti imiz y l May s ay nda gündeme gelen Ere li, Ilg n ve Bor fleker fabrikalar n n özellefltirilmesine karfl Türkiye çap nda eyleme geçen fieker- fl Sendikas, köylüleri alanlara ç kartabilmifl ve özellefltirme sürecinin ertelenmesini sa lam flt. Bugün de Tüm- Köy Sen, bu özellefltirmeye iflçiler, köylüler, üreticiler olarak karfl duracaklar n aç klamaktad r. Özellefltirme süreci çeflitli tepkileri ve mücadeleleri tetikleyecektir. Bu mücadelelerde tav rlar daha da netleflecek ve AKP hükümetinin de foyas ortaya ç kacakt r. fieker pancar nda görüldü ü gibi tar m ve köylülü e dönük tasfiye politikalar önümüzdeki y llarda etkisini 22 fabrikal Türkfleker özellefltiriliyor Köylüler, fosfat fabrikas na karfl örgütlenerek direniyor! kifliden 422 sinin kat ld referandumda bütün köylüler tesisin yap lmas na hay r oyu verdiler. Kurulacak bu tesisle topraklar n n kirlenece i ve üzerinde yaflanamayacak hale gelece ini belirten köylüler, tesise karfl örgütlü bir flekilde mücadele yürüteceklerini vurguluyorlar. Band rma Demokrasi Platformu nun da destek verdi i köylüler, Band rma dan 20 araçl k konvoyla referandumun yap laca Sahil Yenice köyüne gittiler. Köye 1 km uzakl kta Demokrasi Platformu birleflenlerini karfl layan, tek s ra halinde bekleyen köylüler, ziyaretçilere k rm z karanfil da tarak yine tek s ra halinde birlikte köyün yolunu tuttular. Saat da sona eren referandumda, Petrol- fl Band rma fiube Baflkan Recep Gökdeniz in deklare etti i sonuçlara göre fabrikan n kurulmas için verilen oy say - s 0, fabrikan n kurulmamas için verilen oy say s 422, geçersiz oy say - s ise 0 ç kt. Oylama sonuçlar n n ard ndan Sahil Yenice Köyü Muhtar Yaflar Panç, köylerinin fabrikaya ihtiyac olmad n dile getirerek Türkiye nin ceviz ihtiyac n n yüzde 85 inin köylerinden karfl lad n, a açlar n n ve çevrelerinin zehirlenmesine izin vermeyeceklerini dile getirdi. Oktay Konyar ise Türkiye nin her köflesinde benzer görüntülerin oldu unu ifade ederek, daha fazla kâr için do an n tahrip edildi ini söyledi. Daha önceleri köylerinde siyanürlü alt n aramas na karfl ç kan Bergama köylülerinin direnifllerinde oldu u gibi bir araya gelerek örgütlenen Band rma Sahil Yenice köylüleri yaflam alanlar na kâr h rs yla yap lmak istenilen fabrikaya karfl seslerini duyurmaya devam ediyorlar. Yap lan referanduma köyde yaflayan 550 kifliden 422 nin kat larak hay r oyunu kullanmas, verilen mücadelenin bir sonucudur. (H. Merkezi) Türkiye Kyoto yu mzala mitingi sona erdi Küresel Eylem Grubu nun Kad köy Meydan nda düzenledi i Baflka bir enerji mümkün, Türkiye Kyoto yu imzala mitingine binlerce kifli kat ld. KESK, D SK, ÖDP, SDP, EMEP, Feminist Kad n Çevresi, stanbul Tabip Odas ( TO), Munzur Çevresi Derne i gibi çok say da kurumun kat ld miting oldukça coflkulu geçti. Kad köy Tepe Natilius önünde toplanan ve Nükleer Santrale hay r, Kyoto yu imzala pankartlar n açan kitle Kad köy skele Meydan na do ru yürüyüfle geçti. S k s k, Katil Bush, katil ABD gezegenimizi kirletme, Savafla hay r, Baflka bir dünya mümkün, Gitsin Gökçek, gelsin su, gelsin cop inad na isyan fleklinde sloganlar atan kitle, Kad köy skele Meydan nda topland. Miting Tertip Komitesi ad na aç l fl konuflmas n yapan Nuray Yücel, otomotiv ve silah flirketlerinin çevreyi kirletmeye devam etti- ini söyledi. Çevre kirlili inde ilk Küresel s nmaya karfl haz rlanan Kyoto Sözleflmesini imzalamayan iki ülke: Türkiye ve ABD önce yoksullar n öldü ünü ifade eden Yücel, Batman da ve di er illerde yaflanan sel felaketine dikkat çekerek, yaflanan ölümlere nükleer enerjinin neden oldu unu belirtti. stanbul Milletvekili Ufuk Uras ise yapt konuflmada, ktidar n dilinden konuflal m, tanr n n yaratt atomu parçalamak en büyük fleytaniliktir diyerek, Türkiye nin Kyoto yu imzalamas n istedi. Bölge de yaflanan insanlara zerre kadar de er verilmiyor fi rnak Barosu ad na konuflan Mehmet Balkan ise, Silopi de faaliyet gösteren Kar-Key adl termik santralin çevre illerde oldu u gibi Bölge illerinde de felaketlere yol açaca n belirtti. Kar-Key adl flirketin fi rnak l Genel Meclisi nden yap izni almamas na ra men kaçak olarak faaliyet gösterdi ini söyleyen Balkan, Kar-Key in çevreye verdi i zararlarla ilgili olarak çevresel denetim yap lmamaktad r. Bu durum tamamen hukuk d fl d r. Bu noktada yetkilileri sorumlulu a davet ediyoruz dedi. Balkan konuflmas na flöyle devam etti: Bugün Samsun da bir termik santral kurulmak istense Türkiye aya a kalkar do ay katlediyorsunuz diye k yametler kopar r. Oysa Silopi söz konusu olunca tamamen bir sükunet ve sessizlik yaflanmaktad r. Bu durum Bölge de yaflayan insanlara zerre kadar de- er verilmedi inin bir göstergesidir. Biz fi rnak a Silopi ye zehir bacalar de il, doktor istiyoruz, ö retmen istiyoruz, iflsiz gençlerimize ifl istiyoruz, bu günümüzü de gelece imizi de karatt n z yeter art k. Kaz m Koyuncu nun parçalar - n n çal nd miting müzik dinletisiyle sona erdi. ( stanbul) daha derinden hissettirmeye bafllayacakt r. Tar mda d fla ba ml l n getirece i ekonomik külfet ekonomiyi geriletirken köylülerin de üretimden kopuflunu haz rlayacakt r. Tar msal nüfus, üretimden koptu u her yerde büyük bir istihdam sorunu, ekonomik ve siyasi kriz nesnesi olmaya devam edecektir. Kuflkusuz ki bu krizin en çok yaflanaca yer yine T. Kürdistan olacakt r. T. Kürdistan nda üretimin zaten s n rl oldu u ve bu köklü darbelerin açl k ve sefaleti körükleyece i aç kt r. GAP n iflas n n dillendirildi i bugünlerde bölge aç s ndan önemli bir ürün olan fleker pancar ndaki gidiflat da bu iflas büyütecektir. Bunun anlam ekonomik, s n fsal ve bu temel üzerinde oluflan çeliflkilerin daha da keskinleflmesi demektir. Baflta T. Kürdistan olmak üzere, ülkemiz köylülü ünün düzenle olan çeliflkileri örgütlenmek ve Demokratik Halk Devrimi mücadelesine kanalize edilmek zorundad r. Uzun süredir özellefltirme kapsam nda olan fleker fabrikalar yla üretim tehdit alt nda tutulurken Ekim ay nda 22 fabrikal Türkfleker in 24 ay içerisinde özellefltirilece i karar alt na al nd. Böylece fleker pancar üretimine son büyük darbenin de vurulaca netleflmifl oldu. Köylünün fleker pancar söküm ve teslim döneminde aç klanan bu özellefltirme karar yla AKP hükümeti, fleker pancar n kökünden söküp özel flirketlere teslim edece- ini yans tm fl oldu. fieker pancar üretiminin özel flirketlere teslim edilmesine yönelik ilk ad mlar, IMF niyet mektuplar ndaki taahhütlerle at lm flt. Akabinde de 1998 de kotal üretim sistemine geçilmifl, 2000 de fleker sanayi özellefltirme kapsam na al nm flt y l nda ç kar lan fieker Kanunu ile niyet mektuplar ndaki taahhütler hükme ba lanm fl ve fleker pancar üretimindeki gerileme h z kazanm flt. fiekerin tad kaçt Malatya fieker Fabrikas nda 55 gündür süren pancar al m ve iflleme dönemi sona erdi. Fabrika bu y l köylülerden toplam 237 bin ton pancar al rken, geçen y la göre üreticiden al nan pancar miktar ndaki 50 bin tonluk düflüfl dikkatlerden kaçmad. Köylüden al nan pancar n bu y lki kilogram fiyat 9.5 Ykr (95 bin lira) iken, geçti imiz y l ise 9.0 Ykr (90 bin lira) fiyat üzerinden üreticiden pancar al nd. Pancar fiyat ndaki art fl oran, üreticinin kulland mazot, tafl ma, gübre ve sulama fiyatlar ndaki art fl karfl lamas anlam na gelirken, özellikle pancar ve tütün üretimi üzerindeki kota ile birlikte köylü kendi masraf n ç karamaz duruma geldi. Geçti imiz 2006 y l n n verilerine göre fabrika üreticiden toplam 287 bin ton pancar al nm flt. ZMO: Üretici ürününden kâr edemiyor! Ziraat Mühendisleri Odas n n (ZMO) yapt bir araflt rma sonuçlar baflta bölge illerinde önemli tar m ürünlerinden olan fleker pancar ve tütün üretimindeki düflüflün cevab olacak nitelikte. ZMO nun yapt araflt rmada 1988 y l nda 8 milyon 249 bin kiflinin çal flt tar m, hayvanc l k, ormanc l k ve bal kç l k sektörünün toplam istihdamdaki pay % iken, aral ndaki 18 y ll k dönemde sektörde çal flan insan say s n n 2.5 milyon civar nda azal p yaklafl k 6 milyon civar na düfltü ü tespit edilmifl. Tohum, gübre, tar m ilac, mazot fiyatlar ortalama % 16 oran nda artmas - na kar fl n tar msal ürünlerin fiyatlar ortalama % 25 düzeyinde gerilemifl. ZMO araflt rmas nda bu sonucun ortaya ç kmas ndaki en büyük etken ise üreticinin ürününden kâr edememesi ile birlikte tar m ürünlerine uygulanan kotalar. (H. Merkezi)

6 Dengê azadî İşçi-köylü Aralık 2007 Sakarya da linç provas Irkç -floven dalgan n yükselifle geçmesiyle birlikte gerçekleflen linç provalar ndan biri de geçti imiz günlerde Sakarya da yafland. Birçok örnekte de yafland gibi, ilerici-devrimci-yurtsever ö rencileri, sokaktaki Kürt görünümlü insanlar da hedef alan faflist sald r lar n sonuncusu ise, geçti imiz günlerde TMfi taraf ndan gözalt na al nan 20 yurtsever Kürt gencin sa l k kontrolü için sa l k oca na götürülmesi s ras nda yafland. Gençlerin Sa l k Oca na getirilece- ini ö renen elleri bayrakl yaklafl k 100 kifli, burada, içinde Kürt gençlerin bulundu u polis midibüsüne sald rarak, linç girifliminde bulundular. Kalabal n giderek artmas üzerine takviye ekipler gelirken, çevrede genifl önlemler al nd. Ancak devrimci-ilericiyurtsever çevrelerin yapt miting, bas n aç klamas vb. eylemlere cop, panzer, biber gaz gibi silahlarla azg nca sald r lar gerçeklefltiren polisin, her zaman oldu u gibi, linç girifliminde bulunan bu azg n rkç -faflist güruhu sadece sakinlefltirmekle yetindi i gözlendi. Aralar nda flehit annesi oldu unu iddia eden kad nlar n da bulundu u kalabal k, rkç -faflist sloganlar eflli inde, linç giriflimindeki srar n sürdürünce, Kürt gençler sa l k oca na götürülmeden, Adapazar Adliyesi ne götürüldüler. (Kartal) Faflizme ve polis terörüne geçit vermeyece iz! PKK nin 29. kurulufl y ldönümünü kutlamak için 25 Kas m günü kitelli de toplanan kitleye polis azg nca sald rd. Daha yürüyüfl bafllamadan kitleye sald ran polis gaz bombalar n n yan s ra havaya atefl ederek kitleyi da tmaya çal flt. Polisin müdahalesi sonras ara sokaklarda toplanan kitle fiili olarak eylemini sürdürdü. Daha sonra son süreçte faflist sald r lar n bir parças olan Türk bayra as l olan baz ev ve iflyerlerinin camlar kitle taraf ndan k - r ld. Eyleme kat lanlardan baz lar gözalt na al nd. Bu s rada eylem an nda Türk bayra as l baz ev ve iflyerlerinin camlar n n k r lmas n bahane eden sivil faflistler polis taraf ndan yönlendirilerek Bahçelievler ve Sefaköy den toplad klar faflistlerle kitelli de yürüyüfl yapt lar. Tamam na yak n ikitelli d fl ndan gelen faflist güruh arkalar nda polisin deste iyle pompal silahlar ve sat r-sopalarla önce Birleflik flçi Derne i, ard ndan da Temel Haklar ve Özgürlükler Derne i nin camlar n ve kap lar n k rarak içerideki eflyalar parçalad lar. Daha sonra sloganlar atarak bir süre daha mahalle içerisinde yürüyüfl yaparak da ld lar. 27 Kas m günü biraraya gelen devrimci demokrat kurumlar hem gözalt lar hem de polis ve sivil faflist sald r lar protesto etmek için meflaleli yürüyüfl düzenlediler. Partizan, DTP, ESP, Birleflik flçi Derne i ve HÖC ün ortak düzenledi i DHP ve BDSP nin destek verdi i eylemde Faflizme ve Polis Terörüne Son pankart aç larak meflaleler yak ld. 100 kiflinin kat ld eylemin bafl nda polis plastik mermiler ve gaz bombalar yla kitleye sald rd. Sald r n n ard ndan barikatlar kurarak sald r y püskürtmeye çal flan kitle s k s k Birlik-mücadele-zafer, Katil polis kitelli den defol, kitelli faflizme mezar olacak sloganlar n att. Eylemin öncesinde ve hemen ertesinde polis mahalleyi ablukaya alarak mahalle halk na gözda vermeye çal flt. Yine ayn günlerde polis baz evlere gece bask n düzenleyerek HÖC üyesi 6 kifliyi daha önce yozlaflma ve çeteleflmeye karfl yapm fl olduklar kampanyay ve bu süreçteki bir tak m faaliyetleri gerekçe göstererek gözalt - na ald. Gözalt na al nanlar ç kar ld klar mahkemece tutuklanarak hapishaneye gönderildiler. ( kitelli K okurlar ) Yükseltilen flovenizm ve rkç - l a karfl demokratik kitle örgütleri, devrimci, ilerici kurumlar ve DTP taraf ndan 9 Aral k günü yap lmak istenen Emperyalizme, flovenizme ve rkç l a karfl yaflas n iflçilerin birli i halklar n kardeflli i mitingi stanbul Valili i taraf ndan yasakland. Valilik huzur ve güven ortam n n bozulaca ve yasad fl örgüt militanlar n n polise tafl, sopa ve molotof kokteyli ile karfl l k verece i bilgisinin al nd n ileri sürerek miting baflvurusunu reddetti ve yap lmas n yasaklad. Mitingi örgütleyen kurumlar 9 Aral k günü HD stanbul fiubesinde yapt klar bir bas n toplant s ile Valili in yasakç keyfi tutumunu protesto ettiler. Valili in mitingi yasaklamas na ra men semtlerde çeflitli eylemler yapan kitle flovenizme ve rkç l a geçit verilmeyece ini hayk r ld. 9 Aral k günü stanbul u adeta k fllaya çeviren polis, emekçi semtleri abluka alt na ald. Ana caddeleri, ara sokaklar DTP il ve ilçe binalar n kuflatan polis terör estirdi. Devlet ald ola anüstü önlemlere ra men eylemlerin yap lmas n engelleyemedi. Beyo lu nda sloganlarla yürümek isteyen kitleye polis azg nca sald rd. Bayramtepe de Êdî Bes e sloganlar atarak yürüyüfl yapan kitleye polis sald rd. Kitlenin barikat kurmas ile yaflanan çat flmada polis havaya atefl açt. Gazi Mahallesi nde devletin mitingi yasaklamas protesto edildi. Saat de Özgürlük, adalet; halklara eflitlik pankart 4 Aral k 1994 tarihinde bir gazete Bu atefl sizi de yakar manfletiyle ç kt. Çünkü Türkiye de bir gazete 3 Aral k 4 Aral k a ba layan gece bombaland. Bu gazeteyi bertaraf edin! talimat yla gerçeklefltirilen Özgür Ülke gazetesinin bombalanmas, 1 gazete çal - flan n n yaflam n kaybetmesine ve 23 gazete çal flan n n da yaralanmas na neden oldu. Bombal sald r da hayat n kaybeden Ersin Y ld z ne yaz k ki demokrasi ve özgürlükler ülkesi olarak lanse edilen Türkiye de ne bir ilk ne de son oldu. Bombalaman n en dikkat çekici noktas ise faillerini devletin güvenlik güçlerinin Irkç l k ve flovenizme karfl ; ARTIK YETER! 2004 y l ndan bu yana fi rnak taki çat flmalarda flehit düflen 45 gerillan n cenazesi Cenazenin yerini bilmiyoruz, Operasyon bölgesinde kald, DNA testi gerekiyor gerekçeleri sunularak ailelerine teslim edilmedi. Ölümlerine iliflkin sadece operasyonlarda, çat flmalarda flehit düfltüklerine dair bilgileri bulunan aileler, Diyarbak r da biraraya gelerek devletin kendilerine verdikleri bilgiler do rultusunda fi rnak a giderek cenazelerini almak için giriflimlerde bulundu. Özgürlük düfllerini gerçek k lmak, çocuklar n kendi dilleriyle oyunlar oynad korkusuzca büyüyece i günleri yaratmak için da lara ç kan gençlerin bu mücadele içerisinde ödedi i en a r bedellerden biridir kuflkusuz flehit düflmek. Toplu mezarl k ülkesi haline getirilmifl bir co rafyada yüzy llard r hakl mücadeleler içerisinde kaybedilmifl binlerce insan özellikle T. Kürdistan na ait olan topraklarda bulunmakta. Devletin özellikle 90 l y llarda s kça baflvurdu u uygulamalardan biri olan toplu mezarlar bugün bir bir aç a ç k - yor. O günün koflullar nda da benzer gerekçelerle ailelerine teslim edilmeyen cesetlerden bugüne kalan kemik parçalar ndan dahi anlafl lmaktad r hangi ruh ile Heykel Park ta toplanan kitle sloganlarla yürüdü. Akflam saatlerinde düzenlenen eylemde yürüyüfle geçen kitleye polis gaz bombalar ve panzerlerle sald rd. Ara sokaklara da lan kitle burada polisle çat flt. 9 kifli gözalt na al nd. Esenler de AKP binas na yürümek isteyen Esenler DTP ilçe örgütü polis barikat ile karfl laflt. Kitlenin yürümesine izin vermeyen polisin bu tutumunun anti-demokratik oldu unu dile getiren kitle Bask lar bizi y ld ramaz sloganlar n hayk rd. Okmeydan nda mitingin yasaklanmas n, flovenizmi ve rkç l - protesto etmek isteyen kitleye polis panzerlerle sald rd. Okmeydan n havadan ve karadan ablukaya alan polis ara sokaklara kadar girerek biber gaz s kt. Kitle sald r lara molotofkokteyli ile karfl l k verirken çat flmalar Fatma Girik Park, Sa l k Oca önünde yo- unlaflt. Çat flmalar n sona ermesinden sonra polis panzerden mehter marfl çalarak Okmeydan sokaklar nda Ne mutlu Türküm diyene sloganlar ile yürüyüfl yapt. Kanarya Mahallesi nde Kürt halk na yönelik imha ve inkâr politikalar na karfl soka a ç kan kitle polis sald r s ile karfl laflt. Furkan Market önünde toplanarak sar, k rm z, yeflil renkli Edî Bes e pankart açan kitle bir süre fiahin Caddesinde yürüdükten sonra polisin gaz bombal sald r s de il, bombalanan gazetenin kendisinin ortaya ç karmas oldu. Bombalamadan 15 gün sonra ortaya ç kan gizli ibareli belge, her fleyi anlatmaya yetiyordu. Çünkü bertaraf edin talimat n n yer ald belgenin alt nda dönemin Baflbakan Tansu Çiller in imzas vard. Özgürlükler ülkesi Türkiye de s n rs z bas n yasa, muhalif olan gazeteleri susturma çabalar gibi yüzlerce olay yaflanm flt r/yaflanmaya da devam etmektedir. Kimileri bizzat devletin sald r lar ile kimileri ise devlet destekli infaz senaryolar yla yaflan yor bu sald r lar. Dün bombalayan devlet bugün de susturma çabas ile tüm muhalif yay nlara yönelik ya toplatmalarla ya da kapatmalarla sald r - lar n sürdürüyor. Özgür Ülke Gazetesi ne yap lan bombal sald r n n ard ndan gazeteye destek ya m fl, gazetenin bombalamada kullan lamaz hale gelen ve flu anda AKP Eminönü lçe Örgütü olarak kullan lan binas n n önü günlerce Özgür Ülke dostlar n n ak n na u ram fl, sahiplenmenin en güzeli yaflanm flt. hali içerisinde neden gizlice gömüldü ü onlarca gerillan n. Operasyonlarda kullan lan kimyasal silah gerçekli ini gizlemek, cesetlere yap lan iflkencelerin ortaya ç kmas ndan do acak infiallerin önüne geçmek, genellikle bir operasyonda 15 in üzerinde olan kayb n (toplu mezarlardan ç kan ceset say s ) rakam itibariyle toplumda devletin katliamc yüzünü daha net ortaya ç karacak olan çat flmalar gizlemektir bu ruh halinin gerçek ifadesi. Dün yaflananlar n dünde kald n zannedenler aç a ç kan her toplu mezarda ya da infazda, katliamda, gizli operasyonlarda kurumlar n yada ailelerin bir süreç bafllatmas n n önünde onlarca engel yaratmaya çal flmaktad r. fi rnak taki çat flmalarda evlatlar n yitirmifl olan ailelerin cenazelerini kendilerinin almalar için yapt klar giriflimlerin yan ts z kalmas gibi. 45 flehit biliniyor flu an fi rnak ta al nmay bekleyen. 45 inin de isimleri ve flehit düfltükleri yer net olarak biliniyor. Daha 2 ay önce operasyon bölgesidir biz gidip alam yoruz, can güvenli imiz yok denilen aileler yollara düflüp evlatlar n n art k tan nmayacak olan cenazelerini alm flt. Yine fi rnak yollar na düflmüfltü 4 flehit gerillan n ailesi, üstelik pefllerinde can güvenli i olmayan konvoylarla birlikte. 3 Kas m günü HD Diyarbak r fiubesi nde bas n aç klamas yapan aileler birçok kez fi rnak Cumhuriyet Baflsavc l - na baflvurarak giriflimlerde bulunmalar - na ra men her seferinde olumsuz yan t ald klar n ancak tüm bu yaklafl mlar n cans z da olsa evlatlar na ulaflma çabalar ndan kimseyi al koyamayaca n kararl bir flekilde ifade ettiler. Duyarl tüm kesimleri kendilerinin bafllatt bu giriflime destek vermeye ça ran aileler aç klamadan sonra fi rnak a do ru hareket ettiler. Öncelikle fi rnak taki flehit ailelerine ziyaretler düzenleyen, hiç tan mad klar ile karfl laflt. Sald r ya molotofkokteyli ile karfl l k veren kitle ara sokaklarda polisle çat flt. Esenyurt ta da yasa protesto etmek amac yla DTP ilçe binas önünden Cumhuriyet Caddesine kadar Biji biratiya gelan sloganlar ile yüründü. Alibeyköy de Veysel Karani park nda toplanan kitle buradan Dörtyol a yürüdü. Polis kurdu u barikat ile kitlenin yürümesini engellemek istedi ancak kitlenin kararl duruflu sonucu geri ad m atmak zorunda kald. Kartal Meydan nda biraraya gelen DTP, Partizan, EMEP, E itim-sen Kartal fiubesi, EKD, U D- DER mitingin yasaklanmas n protesto etti. Bas n aç klamas n okuyan DTP Kartal ilçe baflkan Süleyman Özcan; halklar n birbirine k rd r lmaya çal fl ld n söyledi. (H. Merkezi) Sald r n n y ldönümünde, ayn yerde Özgür Gündem ve Azadiye Welat gazetesi 4 Aral k 2007 tarihinde bombalanan Özgür Ülke gazetesinin eski binas n n önünde bir bas n aç klamas yapt. Aç klama Ersin Y ld z flahs nda tüm demokrasi flehitleri için sayg duruflu ile bafllad. Ard ndan haz rlanan bas n metnini Özgür Gündem gazetesi Genel Yay n Yönetmeni Yüksel Genç okudu. Yüksel Genç gazetelerinin ilk günden bu yana sürekli militarist güçlerin direkt hedefi oldu unu dile getirdi. Genç, Tansu Çiller döneminde bertaraf edin aç klamas yla bombalanan gazete, bugün Genelkurmay Baflkan n n söylemleri üzerine defalarca kapatma cezas yla karfl karfl ya kal yor. Bunun en tipik örnekleri Ülkede Özgür fiehit aileleri cenazelerini almak için yollarda ama egemenlerin kendilerine reva gördü ü kader karfl s nda bir araya gelen aileler tüm kesimleri sürecin içerisine katmay hedefleyerek devam ediyorlar yola. fiehit ailelerinin sürece katt kesimlerle birlikte daha kitlesel yapt baflvurular n tümünün sonuçsuz kalmas üzerine buras son de il bafllang çt r diyerek açl k grevi yapmaya bafllad lar ve merkezi eylemlilikler örgütlemeyi hedeflediler ve 8 Aral k günü Çukurova dan bafllayacak olan Yeter art k cenazelerimizi verin slogan yla gerçeklefltirecekleri yürüyüflü bir çok kentin kat l m yla birlikte örgütlemeye bafllad lar. 9 Aral k Batman, fianl urfa, Diyarbak r, Mardin, Siirt gibi Türkiye nin birçok ilinden hareket ederek seslerini hükümete de duyurmaya çal flan ailelerin yürüyüflüne binlerce insan destek vermek için Cizre ye ulaflt. Binlerin karfl lad konvoydakilerin kitleyle bulufltu u esnada polisin provokatif tutumu sonucu ç - kan arbedede iki kifli gözalt na al nd. Konvoy sloganlarla fi rnak a u urland. Yol boyunca z lg t ve sloganlarla ilerleyen konvoy güzergah boyunca binlerce insan n coflkulu selamlamalar yla yoluna devam ediyor. Hareket edilen illerde yo un güvenlik önlemleri alan polisin provokatif tutumlar na karfl sa duyulu olmaya çal flan flehit ailelerinin en son fi rnak ta herkesin kimlik taramas ndan geçirilece i haberi hala gerginli in sürmesine devam ediyor. Polis terörüne ve operasyonlara Edî Bes e! Ankara da Al nteri, BDSP, DHP, ESP, EHP, TÜM- GD, Odak ve Partizan 5 Kas m 2007 tarihinde Yüksel Caddesi nde bir araya gelerek s n rötesi operasyon haz rl klar, DTP nin kapat lmaya çal fl lmas ve polisin yetkilerini s - n rs z kullanmas n protesto etti. Ankara 78 liler Birlik ve Dayan flma Derne i nin de destek verdi i aç klamada yap lan konuflmalarda inkar ve imha politikas nda srar eden devletin Kürtlerin iradesinin yans d tüm alanlarda kapsaml bir sald r ya giriflti ine dikkat çekildi. Yine yürürlü e konulan Polis Vazife ve Selahiyetleri Kanunuyla halka dönük sald r lar n artmas n n hedeflendi i ve 6 ayda 34 ölümle istenilen hedefe ulafl ld - vurguland. (Ankara) Jandarma Sar gazi de halklar n kardeflli ine sald rd Sar gazi de yap lmak istenen protesto eylemine jandarman n azg nca sald rmas üzerine, çat flma ç kt. 200 den fazla kiflinin kat ld eylemde, Demokrasi Caddesi boyunca yürüyüfle geçen kitle, jandarman n yürüyüfl s ras nda sald r - ya geçmesiyle birlikte barikat kurarak direnifle geçti. K sa sürede ara sokaklara yay lan çat flmalar s ras nda, ana caddeyi trafi e kapatan eylemciler, Yaflas n halklar n kardeflli i slogan n hayk rd lar. Jandarma terörüne ba l çat flmalar, uzunca süre devam ederken, çok say da kifli de gözalt na al nd. Jandarma ayr ca Sar gazi yolunu Samandra n n giriflinden itibaren tutarak, araçlarda kimlik kontrolü ve arama yapt, böylelikle mahalleye girifl ç k fllar da engelledi. (Kartal) Xwelîye Zindîye Rojname * : Özgür Ülke Gündem ve Gündem Gazetesi. Genelkurmay Baflkan Orgeneral Yaflar Büyükan t, 10 Kas m 2006 da Gazi Orduevi nde yapt bas n toplant s nda PKK nin dergileri ve günlük gazeteleri yay nlan yor aç klamalar ile hedef gösteriliyor dedi. Aç klama konuflmalar n ard ndan alk fllarla sona erdi. ( stanbul) *Küllerinden do an gazete Faflist sald r lara izin vermeyece iz! Elimize posta kanal yla ulaflan TKP/ML militanlar imzal bir bildiriden stanbul un kitelli semtinde Parseller Caddesi son dura- a TKP/ML T KKO imzal bir pankart as ld ö renildi. Son süreçte Kürt halk hedef gözetilerek, genelde ise tüm devrimci, demokrat ve ilerici insanlara yönelik gelifltirilen rkç -faflist sald - r lara bir tepki ve özellikle bu sald r lar n emekçi semtlerde bir parças olan sivil faflistlere uyar amaçl bir eylem gerçeklefltirildi i söylenen bildiride stanbul Küçükçekmece ye ba l kitelli semtinde geçti imiz günlerde HÖC, Birleflik flçi Derne i ve Anzela Kültür Merkezi ne yönelik yap lan faflist sald r lar baflta olmak üzere daha önceki sald r larda da aktif rol oynayan Figaro Erkek Kuaförü nün sahibine uyar amaçl bir not b rak lm flt r. 10 Aral k sabah b rak lan bu mektupta bunun flimdilik sadece bir uyar oldu u, faflist faaliyetlerine devam etti i takdirde bundan sonraki uyar n n sözlü olmaktan ç kaca ve TKP/ML-T KKO taraf ndan cezaland r laca belirtilmifltir. Uyar eyleminin d fl nda iflyerinin tam karfl s nda, ayn zamanda kitelli nin en ifllek caddesi olan Parseller Caddesi son dura a Faflist sald r lara izin vermeyece- iz-tkp/ml T KKO yaz l bir pankart as lm flt r denildi.

7 14-27 Aralık 2007 İşçi-köylü 7 Röportaj F Tipi Hapishanede kalan bir adli tutukluyla röportaj Kendi yönetmeliklerini bile lehimize uygulam yorlar - Merhabalar. Adli bir olaydan dolay F tipi hapishanede tutuluyorsunuz. Bize biraz kendinizi tan t r m s - n z? - Oldukça uzun bir süre oldu. Muhtelif kereler yat p ç kt m. F tipinden önce baflka hapishanelerde de yatm fll m var. En son buraya getirildim. - Bu deneyimlerinize bakt - n zda adli tutuklu ve hükümlülerin birbirleriyle iliflkilerini nas l de erlendiriyorsunuz? - Ko ufl sistemli kapal hapishanelerde eskiden arkadafll k, dostluk ve birlik adli mahkumlar aras nda ön plandayd. Ancak F tipi hapishanelere yani hücre sistemine geçtikten sonra dostluk, arkadafll k, birlik pek kalmad adliler aras nda. - F tipi hapishaneler bugüne kadar daha çok siyasi tutsaklar üzerinden gündemleflti. Bu uygulamalara sizler de maruz kal yorsunuz. Bize bunlardan bahseder misin? - Biz adliler de haliyle büyük oranda tecrit ortam ndan etkileniyoruz. Bir kere sosyalleflme söz konusu de il. Üç kifliyi idare bir araya veriyor. Mesela dengesiz bir eroinmanla nas l sohbet edersiniz, güvenirsiniz? Kald ki senelerce ay- Siyasi tutsaklar n mücadelesini destekleyen, seslerini duyuran sivil toplum örgütleri gibi bizim örgütlerimiz yok. Onlardan bizlere ilgili olmalar n bekliyoruz. n insanla kalmak zorundas n z. Yan hücrelerde kalanlarla bile görüflmemiz olanaks z. Dertlerimizi, sevinçlerimizi paylaflamay z. Yandaki hücrede ölseler haberimiz olmaz. - Ortak ç k lan alanlar yok mu? - Spor, sohbet, kütüphane ve atölye gibi faaliyetlere ç kmam z gerekiyor. Bu faaliyetler bile aramalar, aç k görüfller öne sürülerek haftada bir ç kabilece imiz halde ayda bir ç kar l yoruz. Ve bu faaliyetler idare taraf ndan keseriz fleklinde tehdit olarak kullan l yor. Tüm bunlar n yan s ra hukuksal tecriti de yafl yoruz. Yasal, hukuksal haklar m z idarenin keyfine kal - yor. Dilekçe ve mektup yazma hakk m z kanunsuzca elimizden al - n yor. Postalar m z engelleniyor. Gelenleri vermiyorlar. D flar dan ad m za gelen paralar n kaybolmas çok s k yaflan yor. Resmi kurumlara sunulmas n istedi imiz dilekçelerimiz de d flar ya ç kar lm yor. En üzücüsü, adicesi de, temyiz ve ilgili mahkemelere savunmam z ile ilgili yaz lar m z da ç km yor. Bu uygulamalar kimsesi ve avukat bulunmayan arkadafllar m z çok s k yafl yorlar. Hastaneye gitmek bafll bafl na bir sorun. Yan mdaki adli arkadafl kalp krizi geçirdi. Hastaneye bile sevk etmediler. Bir tane aspirin getirdiler. Hastaneye sa lam giden arkadafllar bile hasta dönüyorlar. Bu yüzden ço u kimse hastaneye gitmeyi istemez. Düne kadar ilaç bedelleri bile hesab m zdan kesiliyordu. Siyasi arkadafllar n mücadelesi sonucunda flimdi kesilmiyor. - Adli tutuklular aras nda tredman uygulamalar nas l yans yor? - Bu uygulamalar hiç de Meclis te nutuk att klar gibi de il. Keza siyasi tutsaklara yap lan alçakça uygulamalar biz de görüyoruz, maruz kal yoruz. Adlilere sohbet, spor vs. sözde kal yor. Tan mad - m z, belki de idarenin adamlar yla faaliyete ç kart l yoruz. Faaliyetin gün ve saatlerini sorgusuz, sualsiz de ifltirir, ertelerler. - Adli tutuklu, hükümlülerin siyasi tutsaklara bak fl nas ld r, iliflkileri nas ld r? - Ben siyasi tutsaklar n mücadelesini hep gönülden destekledi im gibi sayg da duyar m. Çünkü flu an buras Irak hapishanelerine veya Guantanamo ya dönmemiflse bunu siyasi tutsaklara borçluyuz bir anlamda. Ancak adlilerin belirli bir k sm siyasileri aynen jandarma ve idarenin dayatmas yla kötü bak - yor. Ama hapishane içinde siyasilerle temas edince flafl r yorlar. - Devlet, hapishanelerin suçlular n slah oldu u yerler oldu- unu iddia ediyor. Gerçekte böyle bir durum gözlemliyor musunuz? - Bu nevi uygulamalarla suçlular topluma kazand rmalar imkans z bir kere. Zira kendi yönetmeliklerini bile lehimize uygulam yorlar. Ayda bir iki saat atölye, birkaç saat sohbete ç karmakla ne denli yetenek geliflir, sosyalleflir insan. - Bizler arac l yla devrimcidemokratik kamuoyuna iletmek istedi iniz bir mesaj n z var m? - Asl nda çok fley söylemek isterim. Zira bizler sesimizi çok fazla duyuram yoruz. Bizler ve ailelerimiz F tipi hapishanelerde ma dur oluyoruz, haks zl a u ruyoruz. Siyasi tutsaklar n mücadelesini destekleyen, seslerini duyuran sivil toplum örgütleri gibi bizim örgütlerimiz yok. Onlardan bizlere ilgili olmalar n bekliyoruz. Halkın gündemi Eski tutsaklar konufltu! F Tipi hapishanelerde yaflanan sorunlarla ve h z kazanan sald r larla ilgili DHP, ESP, HÖC, Odak, ÖMP ve Partizan ortak bir bas n aç klamas yapt. Aç klamada Tekirda F Tipi Hapishanesi nden ve Gebze M Tipi Hapishanesi nden yak n zamanda tahliye olan tutsaklar nan Do an, Hüseyin Irmak, Özgür Ertürk ve Ayten Öztürk hapishanelerde yaflanan sald r lar n ve keyfi uygulamalar n canl tan klar olarak F Tipi hapishaneleri anlatt. Ersel Tutkuner yaln z de ildir! Mu la da yaflanan faflist sald r lar bitmek bilmiyor. Daha önce gözalt na al nan 42 kifliden mahkemeye sevk edilen 9 kifli tutuksuz yarg lanmak üzere serbest b rak lm flt. Bu karara itiraz eden Savc, 28 Kas m günü Ersel Tutkuner hakk nda tutuklama karar ç - kartm fl ve arkadafl m z tutuklanarak hapishaneye götürülmüfltür. Bunun üzerine aralar nda YDG nin de oldu u birçok demokratik kitle örgütü bu durumu 1 Aral k ta S n rs zl k Meydan nda protesto ederek Ersel Tutkuner in serbest b rak lmas n istedi. 2 Aral k akflam ise S n rs zl k Meydan nda demokrat bir ö renci, ülkücü faflistlerin sald r s na u rayarak 2 yerinden b çakland. Olay, çevredeki polislerin bir soka- n köflesinden dönmesinin hemen ard ndan yaflanm fl ve an nda olay yerine gelen Çevik Kuvvet, ülkücü faflistleri yakalayaca na yaral arkadafl m z sen kimsin, kimli ini ç kar gibi söylemlerle olay yerinde sorgulamaya çal flm flt r. (Mu la YDG) HD den Ege Bölgesi hak ihlalleri raporu Ege Bölgesi nde son 6 ayda yaflanan hak ihlallerini bir rapor halinde aç klayan HD zmir fiube Baflkan Lütfü Demirk p, bölgede Kürtlere yönelik linç giriflimlerinin korkutucu bir boyuta ulaflt - n söyledi. Hapishanelerdeki uygulamalara da dikkat çeken Demirkap, polis yetkilerine yönelik ç kar lan yeni yasa sonras polisin bulaflt hak ihlallerinde büyük art fl n yafland n, iflkencenin de art k kay t d fl hale geldi ini dile getirdi. Ç kar lan Polis Selahiyetleri Kanunu yla iflkencenin daha da artt n aktaran Demirkap, kay t d fl iflkence gibi yöntemler insan haklar literatürüne de girmifltir diyerek kad nlara ve çocuklara yönelik fliddet ve ihlallerinde de olanca h z yla sürdü ünü aktard. (H. Merkezi) HD Cezaevi Komisyonu ndan eylem HD stanbul fiubesi Cezaevi Komisyonu taraf ndan 28 Kas m 2007 tarihinde bir bas n aç klamas gerçeklefltirildi. Son dönemde hapishanelerde artan sald r larla ilgili yap lan aç klama Galatasaray Postanesi önünde gerçekleflti. Devletin kan dökerek uygulamaya koydu u, sald r lar n ve keyfi uygulamalar n yafland, onursuz aramalar n dayat ld hapishanelerdeki hak gasplar - n n anlat ld aç klamada, tutsaklara ayakkab aramas dayat ld, mektup ve iletiflim koflullar n n engellendi i, her karfl koyuflta keyfi ceza uygulamalar n n yafland dile getirildi. Hapishanede yaflanan olaylar n anlat ld aç klamada son olarak Tekirda 1 2 No lu F Tipi hapishanelerinde Cumartesi günü tatil gününde genel arama ad alt nda hücrelere girilmifl, tutsaklar tekme tokat dövülerek darp edilmifl, revire ç - kar lmak isteyen tutsaklar ise 4 gün sonra revire ç kar lm flt r denildi. ( stanbul) Ankara da yarg s z infaz! Dikkat; polis ç kabilir! stanbul Avc lar da evinin arkas ndaki parkta oturan Feyzullah Ete isimli Kürt genci, 22 Kas m günü polis tekmesi ile öldürülmüfltü. Ard ndan 25 Kas m günü zmir de Baran Tursun, dur ihtar na uymad gerekçesiyle havaya aç lan uyar atefli sonuç kafas ndan vurularak öldürüldü. 1 Aral k günü topra a verilen Baran Tursun un ailesi cenazede polise öfkesini dile getirdi. Tursun un öldürülmesinden birkaç gün sonra 7 Aral k ta zmir Konak ta arabas ndan inmeyen Erdinç Yarafl k polis taraf ndan kurflunland. Son bir ay içinde yaflanan polis vahfleti dikkatleri yeniden polisin icraatlar na çevirdi. Polis Vazife ve Salahiyetleri Kanunu nun ç kar lmas ile birlikte gündemi daha fazla meflgul eden polis terörü s n r tan m yor. Son iki y l içinde 34 kifli polis kurflunu ile katledildi. Polis bu yasa ile sokaklar n efendili ine soyundu unu herkese gösterdi. Sokaklar n efendisi polis! Atefl etmek, iflkence yapmak için her zaman hakl bir 10 Aral k 2007 tarihinde Ankara da hücre evi oldu u iddias yla bir eve bask n düzenleyen polis bir devrimciyi katletti. Cebeci Kurtulufl Dede Efendi 1. Sokak ta DHKP/C ye üye oldu u iddias ile gözalt na al nan bir kiflinin ard ndan ayn sokakta bir eve sisi bombalar atarak bask n düzenleyen polis, evde bulunan Kevser M zrak infaz etti. Ayn sokakta gözalt na al nan kiflinin ise emniyette sorgusu sürüyor. Kevser M zrak n cenazesinin otopsiden sonra Adli T p Kurumu na götürüldü ü ö renildi. Çat flma öncesinde eve geldi i iddia edilen Sezgin Çelik isimli kifli ise örgüt üyesi oldu u iddias yla gözalt na al nd. Bas na ilk yans yan haberlere göre 1993 y l nda zmir de gözalt na al narak tutuklanan Kevser M zrak, Uflak E Tipi Hapishanesinde bulundu u s rada Ölüm Orucuna kat lm fl, sa l k durumunun kötüleflmesi üzerine 2002 y l nda tahliye edilmiflti. Olay n geliflimine dair kesin bilgiye ulafl lamaz iken gazetemizin bas m aflamas nda oldu u s rada polisin komplolar na karfl Kevser M zrak sahiplenmek amac yla HÖC, Partizan, ESP ve DHP Adli T p Kurumu morgunun önünde topland. Polisin Kevser M zrak n cenazesini kaç rarak köyüne götürdü ü edindi imiz haberler aras nda. (H. Merkezi) neden bulan polisin sicili oldukça kabar k. 11 May s 2007 günü F nd kzade de sivil plakal bir araçtaki bomba imha ekibi dur ihtar na uymad n öne sürdü- ü bir arabaya atefl açt. Aytekin Arnavuto lu kurflunlanarak öldürüldü. Polisler tutuksuz yarg lanmak üzere serbest b rak ld. 8 fiubat 2007 de stanbul Okmeydan nda dur ihtar na uymad gerekçesiyle bir araca atefl eden polisler, Emrah Derviflo lu nu öldürdü. 10 May s 2007 de Kamil Erkol, evini basarak asker kaça oldu u gerekçesiyle gözalt na almak isteyen polislerle tart fl nca arabadan inen di er bir polis taraf ndan kurflunlanarak yaraland. Bunlara onlarca örne i eklemek mümkün... Polisler aklan yor! Tüm bu yaflananlar polisin görevinin toplumda korku yaratmak, toplumu sindirmek, yozlaflt rmak ve teslim almak oldu unu da gösteriyor. Birkaç ayda bir medyaya yans yan kaçakç l k ve uyuflturucu operasyonlar nda sorumlular n büyük bir bölümünün polis olmas da bu gerçe e dikkat çekiyor. Adalet yarg mekanizmas, hakk n arayan emekçilere ilerici devrimcilere yönelik atefl püskürürken polislere dokunmuyor. Susma sustukça s ra sana gelecek! Yaflanan tüm bu geliflmeler karfl s nda emekçilerin, iflçilerin, köylülerin, ilerici, demokrat ve ayd nlar n sesini yükseltmesi, tepki göstermesi büyük önem kazan yor. Polis fliddetine, iflkence ve kötü muameleye dikkat çekmek, insan haklar ihlallerine karfl ç kmak acil bir ihtiyaç. Polisin fliddetine maruz kalan bu kesimlerle bir araya gelmek, kamuoyunda duyarl l k yaratmak demokratikleflme mücadelesinin önemli bir parças n oluflturuyor. Bunun için oluflturulacak birliktelikler, yap lacak çal flmalar polisin yarg lanmas içinde önemli bir bas nç oluflturacakt r. (H. Merkezi) Ferhat Gerçek yürüyemeyecek! Ferhat Gerçek, 7 Ekim 2007 tarihine kadar yürüyebiliyordu. Ancak o tarihten sonra Ferhat, hayat n n devam n tekerlekli sandalyede geçirmek zorunda b rak ld. Çünkü O, 07 Kas m 2007 tarihinde Yenibosna da Yürüyüfl Dergisi da t m yaparken s rt ndan vuruldu. S n rs z yetkilerini kullanarak, geniflletilmifl vazifesini yapan polis, Ferhat s rt ndan vurdu ve felç olmas na neden oldu. Ferhat n Beni vuran polisti. Vuran polisi gördüm sözlerine ra men katil polis hala yarg lanm yor-yarg lanam yor. Ferhat vuran polisin yarg lanmas talebiyle bas n aç klamas yapan Temel Haklar Federasyonu üyeleri 1 Aral k 2007 tarihinde Taksim Tramvay dura nda bir araya geldi. Eylemde Gerçek in ilk olmad - n dile getiren Federasyon üyeleri bu ülkede kimse üniformalar n, resmi kimliklerin, özel statülerin kurban olmamal. Ne Festus Okey, ne Esenyurt taki iflçi, ne de zmir deki genç kimse öldürülmemeli, sakat b rak lmamal d r dedi. ( stanbul) ntifadan n y ldönümünde Filistin e selam Filistin Halk yla Dayan flma Derne i üyeleri ntifadan n y ldönümünde intifaday ve tafl generalleri selamlad. Galatasaray Lisesi önünde 1 Aral k 2007 tarihinde saat de bir araya gelen FHDD üyeleri, Annapolis aldatmacas na son! Filistin de direnifl kazanacak pankart açarak, Annapolis te, en son 2003 te ilan edilen Yol Haritas kervan na bir yenisinin daha eklendi ini belirttiler. FHDD üyeleri ad - na konuflan Füsun Band r Annapolis toplant s ABD nin Filistin de difle difl süren mücadeleyi sindirme amac na hizmet ediyor. Ama yüz binlerce Filistinli, taleplerini ve direniflini hiçe sayarak gerçeklefltirilen Annapolis toplant s n protestolarla yan tlad fleklinde konufltu. ( stanbul)

8 Politik gündem İşçi-köylü Aralık 2007 TOK Baflkan Erdo an Bayraktar: Göçü yasaklayamay z ama, paras pulu olmayan insanlar n stanbul da yo unlaflmas n n engellenmesi için birtak m tedbirlerin al nmas gerekiyor. Her y l n belli dönemlerinde televizyonlarda ev sahibi olmak için kuyruklara giren, ev sahibi olma umudunu tafl yanlar n TOK bürolar önündeki çilelerini seyrediyoruz. Daha sonraki günlerde ise televizyonlar Baflbakan ya da bir bakan huzurunda çekilen kuralarda ev sahibi oldu u için a layanlar, havalara uçanlar, ne yapaca n bilemez bir flekilde ortada dolaflanlar, ev sahibi olamad için oldu u yere oturup kalanlar, umudunu tüketmifllerin çaresizli ini, tükenmiflli- ini gösteriyorlar. Ama öne ç kar lan ev sahibi olma flans n yakalayan s n rl say daki insanlar n sevinci oluyor, ev sahibi olamayan/ev sahibi olma imkan olmayan kitlelerin umutsuzlu- u, tükenmiflli i de il. Gazetelerde, televizyonlarda s k s k TOK den, TOK nin yoksullar ev sahibi yapt ndan, yat r mlar ndan bahsedilir. Yoksul emekçi halk, kiradan, sürekli tafl nma derdinden b k pusananlar, flu dünyada bir dikili a ac olmayanlar, çocuklar na bari bir ev b rakabilsem diye çaresizce k vrananlar TOK umuduyla yaflat lmaya ; tepkileri, protestolar, isyanlar TOK umuduyla k r lmaya çal fl l yor. TOK neden kurulur? 1984 y l nda Toplu Konut ve Kamu Ortakl daresi Baflkanl kurulmufltur. Toplu Konut daresi Baflkanl n n temel görevleri 2985 say l Toplu Konut Kanunu ile belirlenmifltir. TO- K nin kurulufl aflamas nda 2985 say l Kanunun verdi i görevler aras nda flunlar bulunmaktad r: a) Yurt içi ve yurt d fl ndan, Toplu Konut daresi nce kullanma alanlar nda yararlanmak üzere kredi almaya karar vermek; b) Konutlar n finansman için bankalar n ifltirakini sa layacak tedbirleri almak, bu amaçla gerekti inde bankalara kredi vermek, bu hükmün uygulanmas na iliflkin usulleri tespit etmek; c) Özellikle kalk nmada öncelikli yörelerde bulunan konut inflaat yla ilgili flirketlere ifltirak etmek; 06/08/2003 tarih ve 4966 say l kanunla yap lan de iflikliklerle, Toplu Konut daresi nin 2985 say l Kanunla tan mlanan görevleri aras na yeni görevler eklenmifltir. Bu görevlerden baz lar da flunlard r; a) Konut sektörüyle ilgili flirketler kurmak veya kurulmufl flirketlere ifltirak etmek; b) Ferdi ve toplu konut kredisi vermek, köy mimarisinin gelifltirilmesine, gecekondu alanlar n n dönüflümüne, tarihi doku ve yöresel mimarinin korunup yenilenmesine yönelik projeleri kredilendirmek ve gerekti- inde tüm bu kredilerde faiz sübvansiyonu yapmak; c) Yurt içi ve yurt d fl nda do rudan veya ifltirakleri arac l yla proje gelifltirmek; konut, altyap ve sosyal donat uygulamalar yapmak veya yapt rmak; d) dareye kaynak sa lanmas n teminen kâr amaçl projelerle uygulamalar yapmak veya yapt rmak; Yalan ve talan n maskesi TOK e) Do al afet meydana gelen bölgelerde gerek görüldü ü taktirde konut ve sosyal donat lar, altyap lar ile birlikte inflaa etmek, teflvik etmek ve desteklemek. Ayr ca yine yap lan yasal düzenlemelerle TOK, Hazineye ait arazileri ba l oldu u Bakan ve Maliye Bakan teklifi ve Baflbakan onay yla bedelsiz olarak devralma yetkisine sahip olmufltur. TOK, kitleler nezdinde dar ve orta gelirlilerin konut edinmesine hizmet eden/etmesi öngörülen bir kurum olarak bilinmektedir. Bunun böyle bilinmesinde egemenlerin ve onlar n bas n ve yay n araçlar n n kitleleri bu yönde manüpüle etmesi ve gerçekleri gizlemek amac yla uygulad çeflitli politikalar etkili olmaktad r. Televizyon ve gazetelerde TOK nin birkaç yüz yoksul emekçiye kurayla verdi i evlerin fliflirilerek yer almas da bu kuflatman n tamamlay c s durumundad r. Yukar da kurulufl ve görevlerini aktard m z TOK nin yoksul emekçi halk ev sahibi yapma gibi bir görevinin olmad n görüyoruz. TOK nin asli görevleri içinde konutlar n finansman için bankalar n ifltirakini sa layacak tedbirleri almak, bu amaçla gerekti inde bankalara kredi vermek, Konut inflaat ile ilgili sanayi veya bu alanlarda çal flanlar desteklemek, Özellikle kalk nmada öncelikli yörelerde bulunan konut inflaat yla ilgili flirketlere ifltirak etmek, Konut sektörüyle ilgili flirketler kurmak veya kurulmufl flirketlere ifltirak etmek; dareye kaynak sa lanmas n teminen kar amaçl projelerle uygulamalar yapmak veya yapt rmak yer al yor. Bütün bunlardan da görüldü ü gibi yoksul emekçi halka ev edindirmenin kurumu olarak pazarlanmaya çal fl lan TOK nin asli görevi inflaat sektöründe yer alan flirketlerin ve bankalar n kasalar n doldurmas n amaçlamaktan baflka bir fley de il. TC devleti, en ufak bir rüzgarda savrulan kum tepelerine benzeyen ekonomisini sürdürülebilir noktada tutmak, efendilerinden kredi alabilmek ve emperyalistler ve onlar n yerli uflaklar na rant sa layabilmek, ülke içinde nakit para dolafl m n sa lamak, sektörel canlanma yaratabilmek ve ekonomik büyüme hanesinde istatistiki bilgi olmas amac yla inflaat sektörüne ve bu sektörü besleyen yan sektörlere hareket serbestisi sa lamaya çal flmaktad r. Bütün bunlardan dolay bu iflleri yönetecek ve gerekli kredi, arsa ve yat r m araçlar n organize ve koordine edecek bir kuruma ihtiyaç vard r. flte bu kurum TOK den baflka bir fley de ildir. TOK ve Kentsel Dönüflüm Kentsel Dönüflüm ün ne oldu u ve bu çerçevede TOK ve yetkilendirilen di er kurumlar n amaçlar n iyi kavrayabilmek için dönüflüm gerçeklefltirilecek bölgelerin özelliklerini tan mlamam z gerekiyor. Devletin dönüflüm gelifltirmeyi amaçlad bölgeler iflçi ve emekçilerin, yoksul halk n yaflad emekçi mahalleleri ve rant getirisi yüksek olan bölgelerdir. Emekçi semtlerinde, düzene muhalif bir potansiyelin varl, çeliflkilerin yo- un olarak yafland bölgelerden göç etme gerçeklikleri düzen sahiplerini kayg land rmaktad r. Ayn zamanda devrimci örgütlerin faaliyet gösterdikleri alanlar olmas, suskunlu a, halka dönük sald r lara yükseltilen ilk seslerin, ilk reflekslerin buralardan geliflmesi sald r n n hedefine oturtulmas n anlafl l r k lmaktad r. Tehlikeye çözüm olarak devlet gecekondu bölgelerinde yaflayanlar n yerlerinden yurtlar ndan edilmeleri ve flehre en uzak mekanlarda konumland r lmalar n sa lamaya çal flt -çal fl yor. Kentsel Dönüflüm sürecide hem tehlike nin uzaklaflt r lmas hem de rant sa layacak bu bölgelerin emperyalistlere ve onlar n uflaklar na peflkefl çekilmesi sürecidir. TOK ve büyükflehir belediyeleri baflta olmak üzere birçok belediye flu veya bu ölçekte, gecekondu bölgelerinden bafllay p, emperyalistlerin ve rantiyeci asalaklar n ilgisini çeken büyük projelere kadar uzanan bir yelpazede projeler haz rl yor. AB, Dünya Bankas ve uluslararas kredi kurulufllar ile bankac l k sistemi bu projelerin finansman na yönelik giriflimlerde bulunmaktad rlar. Bu plan çerçevesi içinde tarihli Baflbakanl k yaz s ekinde TBMM ye gönderilen Dönüflüm Alanlar Hakk nda Kanun Tasar - s haz rlanm flt r. Bu yasa tasar s n n 7. maddesi Dönüflüm alanlar nda uygulama bafll n tafl maktad r. Bu maddeye göre yerel yönetimler, halk n vergileriyle ve halk n arsas üzerinde hiç bir izin veya denetime tabi olmadan inflaat yapmak üzere flirket veya ortakl klar kurabilecekler. Bu inflaatlar kuracaklar Gayrimenkul Yat r m Ortakl klar vas tas ile menkul k ymet haline getirip pazarlayabileceklerdir. Ayn madde ile, Mahalli dareler ve orta olacak özel kurulufllar n yoksul emekçi halk n mülkiyetlerinin de erlendirilmesi ve yeniden yap land r lmas üzerindeki tek tarafl karar verme haklar ve tasarruf imkanlar daha da art r lmakta, halk n tek tarafl olarak yap lan bu düzenlemelere itiraz durumunda, itiraz eden kiflinin mal n n kamulaflt r lmas - na karar verilebilmekte, kiflinin bu karara itiraz ise sadece bedele itirazla s n rl tutulmaktad r. darenin tek tarafl bir karar ile yerlerinden yurtlar ndan edilecek insanlara herhangi bir yard m yap l p yap lmayaca, yap lacaksa flartlar n n ve kimlere yap l p kimlere yap lmayaca - n n tespiti tamam yla idarenin tasarrufuna b rak lmaktad r. Dönüflüm alanlar nda hak sahipli inin tespiti ve hak sahibi olarak tespit edilen kiflilerin, proje sürecine sadece bilgilenmek amac yla dahi kat l m n sa lamaya yönelik hiçbir yönteme madde metninde yer verilmemifltir. Paray ver düdü ü çal! Herkesi ev sahibi yapt söylenen TO- K nin ev sahibi olmak isteyen yoksul emekçi halk m zdan baz istekleri var. Yani TOK den ev sahibi olabilmek için baz niteliklerde olman z gerekli. Alt Gelir grubu olarak belirledi i kesimde TOK nin en önemli iste i 30 yafl ve üzerinde olup ayl k hane halk Ayr ca yasan n di er bölümlerinde üzerinde kamu kuruluflu olan (okul, hastane vb) ve özel mülkiyetteki arazilerin al m, üzerindeki binalar n baflka bir yere yapt r l p yapt r lmayaca tamam yla keyfiyete b rak lm fl durumda. TOK nin, Hazineye ait arazileri ba l oldu u Bakan ve Maliye Bakan teklifi ve Baflbakan onay yla bedelsiz olarak devralma yetkisine sahip oldu- unu yukar da belirtmifltik. Tüm bunlar birlikte düflünüldü ünde ortaya ç - kan ya ma ve talan n büyüklü ü daha net bir flekilde ortaya ç k yor. Koç Üniversitesi üniversite kampusu için orman arazisini talep etti inde dönemin Cumhurbaflkan Süleyman Demirel in arazinin verilmemesi halinde üniversiteyi Çankaya Köflkünün bahçesine kurduraca n söylemesi hala haf zalarda tazeli ini koruyor. Ayr ca TOK baflkan n n stanbul da paras pulu olmayan insanlar istememesiyle Kentsel Dönüflüm Projesi ni yan yana getirdi imizde süslü sözlerin üzerindeki yald zlar kaz m fl ve gerçekli in ne oldu unu daha iyi anlam fl oluruz. Bu Kentsel Dönüflüm Projesi çerçevesinde en s k kullan lan yalanlardan bir tanesi de deprem korkusu. Y llard r bu konuda herhangi bir fley yapmam fl olan, Düzce-Kaynafll depreminden sonra hasarl binalar n onar lmas nda k l n k p rdatmayan, içlerinde yaflayanlarla birlikte her gün y k lan binalar seyreden devlet ve yerel yönetimler dönüflüm projesi kapsam nda halk n deprem korkusunu kullanmakta ve daha iyi yerlerde yaflamalar gerekti i propagandas n yapmaktad r. Planl kentleflme ve konut üretimi program kapsam nda en büyük projelerden biri ve deprem döneminde çad rkentler kurdurulan Küçükçekmece Ayazma-Tepeüstü Mevkileri Kentsel Dönüflüm Projesi kapsam nda infla edilen Bezirganbahçe Konutlar. Protokolün imzalanmas ndan tam üç y l sonra anahtarlar n al rken büyük bir coflku ile belediye baflkanlar - na hay r dualar ederek Ayazma dan göçüp Bezirganbahçe ye yeni yerleflmifl olan ve taksitlerini ödeyemeyen, imzalam fl olduklar sözleflme do rultusunda yeni yerleflmifl olduklar dairelerden hemen ayr lmak zorunda kalacak 123 aile... Ve gazetelerin ilan sayfalar nda Bezirganbahçe deki konut hakk n ayl k 500 YTL ye devretmek isteyen yüzlerce ailenin ilanlar. Küçükçekmece sahilinde ise gerçek kentsel dönüflüm var. Dubai fleyhlerine pazarlanacak dünyan n en özel kumul alan nda yetmifl katl yedi y ld zl oteller, Sinpafl taraf ndan Hitlerin mimar n n o luna smarlanm fl yal lar, villalar, al fl verifl merkezleri... Bu ya ma ve talan sadece stanbul da m gerçeklefliyor? Elbette ki hay r! Ülkenin her taraf nda ayn manzara. TOK önderli inde Bimtafl, Kiptafl, Sinpafl gibi flirketlere yapt r lan Kentsel Dönüflüm Projesi çerçevesindeki yoksul emekçi halka umut olarak pazarlanan evler özünde yoksul emekçi halk flehirlerin d fl nda tutma projesinden baflka bir fley de ildir. Yoksullar zenginlerin gözlerinin önünde olmas nlar da nerede olurlarsa, ne yaparlarsa yaps nlar. Bizi bölmelerine izin vermeyelim! Sürekli olarak duyuyor ve televizyonda, gazetede görüyoruz: polis, jandarma, zab ta eflli inde günün her hangi bir saatinde y k lan evleri, y k nt lar aras nda gözyafllar n ak tan analar, babalar, gelinleri Yoksul emekçi insanlar n, evlerine ekmek götürmek için çal flan ayda 400 YTL gelirle ömrünü tüketen insanlar n çaresizli ini, y k lm fll n. Akan gözyafllar emperyalistleri ve onlar n yerli uflaklar için hiçbir anlam ifade etmiyor. Onlar için önemli olan fley, sefahatlar, kazand klar ve kazanacaklar para. Yoksul, emekçi insanlar görmeye dahi tahammülleri yok. Kendilerine yapt rd klar orta ça dönemindeki kalelerin surlar gibi surlar içindeki evlerinde rahatça oturup y k mlar, gözyafllar n televizyondan izliyorlar. Bizler ise y k m s ras n n ne zaman gelip kap m z çalaca n düflünerek geçiriyoruz ömrümüzü. TOK ve benzeri kurumlar n gözlerimizi boyamas na izin veriyoruz. Yalanc bir umut eflli- inde bugünlerde belki de bizlerden uzakta bulunan y k mlar umursamaz gözlerle izliyoruz. Y k mlara s rt m z dönmek sadece y k mlar görmemizi engeller. Y k m gerçekli ini ve bir gün bizimde kap m z çalaca gerçe ini bizden uzaklaflt rmaz. Yoksul emekçi halk flehirlerden, oturduklar yerlerden uzaklaflt rmak istiyorlar. Bunun için her gün yeni yeni projelerle karfl - m za ç k yorlar. Bu y lan bize de bir gün dokunacak, bize dokunmamas n umarak yaflamak çare de il, çaresizlikten baflka bir fley de ildir. Yaflam n her alan nda birlikte hareket etmek hakk m z koruman n tek ç kar yolu. Bugün flehirlerde binlerce insan y - k m sorunuyla karfl karfl ya. Fakat bu binler biraya gelme noktas nda s k nt - l ve sorunlu günler yafl yorlar. Karfl - lar nda birlikte hareket eden bir kitleyi görmeyen devlet gözü dönmüfl kurdun sürüdeki koyunlar teker teker gelirinin en fazla net YTL olmas gerekiyor. Yoksul grubu baflvuru flart olarak da Sosyal Güvenlik Kurumlar na tabi olunmamas ( SSK, Ba -Kur, Emekli Sand na tabi olunmamas ) aran rken yeflil kart sahipleri ev sahibi olma ayr cal ndan yararlanabiliyorlar. Tabi ev sahibi olmak isteyenlerin ailelerinde (efl, çocuk) hiç kimsenin üzerine tapu kay tl bir ev olmamas gerekiyor. Zenginseniz TOK nin lüks konutlar na zaten ulaflabilirsiniz. Hatta TOK ye gerek bile kalmadan TOK nin destekledi i yada orta flirketlerden birinden istedi iniz büyüklükte ev alabilirsiniz. Ama fakirseniz hem flartlar sa laman z hem de 100 metrekarelik evlerden fazlas n hayal etmemeniz gerekir. Birçok sendika, demokratik kitle örgütü düzenli olarak yaflad m z topraklardaki açl k ve yoksulluk s n r n araflt r yor ve bu ba lamda aç klamalar yap yor. Bu araflt rmalar kapsam nda ayda YTL den az para giren 4 kiflilik evlerde yaflayanlar yoksulluk s n r alt nda yaflamlar n idame ettiriyorlar YTL den az para kazanan 4 kiflilik bir aile ise açl k s n r alt nda yafl yor. Bütün bunlar n d fl nda asgari ücret ise 400 YTL civar nda. Bu flartlar alt nda yaflayan ailelerin TOK den ev alabilmeleri mucize kabilinde. Toplu Konut daresi (TOK ) ve Urban Land Institüte (ULI) iflbirli iyle düzenlenen Mimar Sinan dan Olimpiyat Kentine Kentsel Dönüflüm ve Gayrimenkul Yat r mlar bafll yla düzenlenen Forum stanbul Yar y l Konferans nda TOK Baflkan Erdo an Bayraktar, Göçü yasaklayamay z ama, paras pulu olmayan insanlar n stanbul da yo unlaflmas - n n engellenmesi için birtak m tedbirlerin al nmas gerekiyor. diyerek gerçek niyetlerinin ne oldu unu aç klam fl bulunuyor. (haber7com-17 Kas m 2007) avlamas gibi teker teker, bölüm bölüm, bölge bölge evlerimizi y kmaya çal fl yor-y k yor. Evlerimizi, çocuklar - m z n geleceklerini koruyabilmek için y k m sorunuyla karfl karfl ya olan yoksul emekçi halk n birlikte hareket etmesi gerekiyor. Y k mlara karfl birlikte isyan etmek, karfl koyuflu gerçeklefltirmek gerekiyor. Y k m sorunu etraf nda bir araya gelip, örgütlenip karfl koyuflu örgütlü bir flekilde gerçeklefltirmek gerekiyor. Kad n-erkek, kol kola, omuz omuza yan yana geldi- imizde önümüzde duracak hiçbir güç olamaz. Bunun tarih içinde hem yaflad m z topraklarda hem de dünyan n baflka yerlerinde birçok örne i var. Önemli olan hakk m z olan alma kararl l ve zalimlere ve zulmedenlere karfl ortak karfl koyuflu örgütleyebilmede. Ayn anda onlarca, yüzlerce binlerce kifliden yükselen evimizi y kt rmayaca z hayk r fl bizleri evimizden, yurdumuzdan, do du umuz, evlendi imiz, yerlerden atmaya kalkanlar n yüreklerine korku salacakt r. Yoksul emekçi halktan korkanlara korkular n n sebepsiz olmad n göstermeli, gelece imize sahip ç kmal y z. Bu topraklar, yaflad m z bu evler bizimdir, bir olmal, birlikte olmal kimseye vermeyece imizi, kararl l m z göstermeliyiz.

9 14-27 Aralık 2007 İşçi-köylü 9 Politik gündem AKP, Alevileri düzene entegre edebilecek mi? AKP nin Alevi milletvekili Reha Çamuro lu nun giriflimiyle haz rland - belirtilen Alevilik inan fl na yasal statü kazand rma plan n n içeri inin kamuoyuna yans mas n n ekseninde, özellikle Alevi örgütlerinden ciddi tepkiler yükseldi. Baz Alevi örgütlerinin öteden beri savundu u ve karfl lanmas n istedikleri talepleriyle çak flt anlafl lan Çamuro lu nun ve hayata geçerse hükümetin projesine en fazla tepki gösterenlerin bafl nda Cem Vakf geldi. Cem Vakf n n ve kimi Alevi örgütlerinin öteden beri savunduklar, devletten ve hükümetten karfl lanmas n istedikleri talepler özetle flöyle: * Alevilik de Sünnilik gibi slam içi dini bir inan flt r. * Devlet, Alevilerin inançlar n özgürce yayma ve ibadetlerini yapmalar - na karfl olan uygulamalar na son vermelidir. * E itim müfredat ndaki Alevili i afla lay c, bu inanca mensup insanlar d fltalay c ve rencide edici anlat m ve ifadeler ay klanmal - d r. * Sünni- slam mezhebinin ö retilmesine dayal zorunlu din dersi uygulamas na son verilmelidir. * Alevilere inançlar n yayma ve ibadetlerini gerçeklefltirebilmek için kamusal destek sa lanmal d r. Evet, özellikle 1980 lerin ortalar ndan itibaren sosyal aktivitelerini h zland ran ve örgütlenerek kurumlaflan Alevi örgütlerinin devletten (hükümetlerden) talepleri bunlard r. (Bu talepleri hayli yetersiz bulan, özellikle Diyanet flleri Baflkanl n n tamamen la vedilmesi dâhil, daha ileri taleplerde bulunan Alevi örgütlerinin oldu unu da belirtmek gerekiyor.) Bugüne kadar baflta CHP olmak üzere, Alevilerden ald klar oylar ile parlamentoya giren ya da hükümetlerde bulunan sözüm ona solcu partilerden hiçbirisi Alevilerin özetlenen taleplerinin karfl lanmas yönünde hiçbir somut giriflimde bulunmad halde, a rl kl olarak Sünni- slam mezhebine mensup insanlardan oy alan ve sözüm ona fleriatç olan AKP nin Alevi duyarl l gelifltirmesi, elbette pek çok kesime flafl rt c geliyor. AKP nin Alevi duyarl l n n nedenlerine ileride de iniriz. fiu an önemli olan flu: Reha Çamuro lu nun giriflimiyle haz rland belirtilen plan, özellikle AKP nin Alevilik sorununa reformist çözüm plan ya da Alevilerin a z na bir parmak bal çalma giriflimi Aleviler içerisinde a rl olan Cem Vakf n n tepkisini neden çekiyor? Bu meseleyi irdelemek için, bas na yans d kadar yla Reha Çamuro lu nun haz rlad ve AKP nin destekledi i belirtilen Alevilik plan na göz atal m: Alevili in devlette temsili için bir Alevi kurumu kurulacak. Bu kurumun Baflbakanl a ba l Genel Müdürlük olarak oluflturulmas gündemde. Oluflturulacak genel müdürlük için kadro say s n n 3 bin, bütçesinin ise 2 milyon YTL olarak belirlendi i ö renildi. Kurum bünyesinde ya da ayr olarak kurulmas planlanan Alevilik Enstitüsünde iki cemevi aç lmas planlan rken, Alevi toplumu ile hükümet aras nda iliflkileri yürütmek üzere 40 kiflilik bir kurul oluflturulmas da gündemde. Hükümetin 2008 Ocak ya da fiubat ay nda Ankara da genifl kat l ml bir Alevi Kongresi düzenlemesi bekleniyor (24 Kas m 07 Evrensel) Evet, bas na yans d kadar yla Çamuro lu taraf ndan haz rland belirtilen AKP nin Alevilik Plan böyle. Yukar da belirttik. AKP nin Alevilik Plan ile Cem Vakf n n öteden beri savundu u talepler fazlas yla örtüflüyor. Peki zzettin Do an baflkanl ndaki Cem Vakf, niye yüksek perdeden karfl ç k yor? Çünkü Cem Vakf ve zzettin Do an, CHP nin özellikle de Deniz Baykal ve ekibinin- Aleviler içerisindeki uzant s da ondan. Gelinen aflamada hiçbir reformist plan, proje toplumdaki hiçbir kutuplaflmay gidermez, bilakis daha da derinlefltirir. Çünkü ad na Demokratik kat l mc, ço ulcu parlamenter sistem denilen sistem, toplumsal kutuplaflmalar n çözümü-giderilmesi üzerine de il, bilakis kutuplaflmalar n derinlefltirilmesi ve gerilimi üzerine kuruludur. Çok aç k ve nettir; DTP henüz düzene entegre olmam fl reformist siyasi bir partidir. Samimiyetinden asla kuflku duymaks z n Kürt sorunu nun reformist düzlemde ve parlamenter zeminde çözümünden yanad r. Düzenin siyasi partileri taraf ndan de il, bütün kurumlar taraf ndan nelere maruz kald, nas l topyekün seferberlik kampanyas eflli inde linç edilmeye çal fl ld, vicdan ve namus kavram ndan haberdar olan herkesin malumudur. Çünkü Türkiye deki Demokratik kat l mc, ço ulcu parlamenter sistem diye yutturulmaya çal fl lan siyaset yapma alan /arenas, sosyal, siyasal, kültürel çeliflkileri çözme, giderme üzerine de il, çeliflkileri kutuplaflt rma, çat flt rma, ezilenleri kendi kendilerine haz mlaflt rma ve böylelikle de bask c, faflist bir otoriteye de hakemlik/tarafs zl k rolü tayin etme, meflrulaflt rma üzerine kuruludur. Hiç kuflkusuz bu da Kemalist Cumhuriyet projesinin niteli i ile karakteriyle ilgili bir durumdur. As rlard r ezilen, trajedilerle dolu bir tarihe sahip olan Alevi inanc na mensup milletvekili Reha Çamuro lu nun niyetini, samimiyetini sorgulamaya hiç gerek yok. Haz rlad projenin hükümet taraf ndan sahiplenilip sahiplenilmeyece ini ve hayata geçirilip geçirilmeyece ini hep beraber görece iz. Ama gerçekleflmesi durumunda dahi, Alevilik inan fl ile Sünni- slam mezhebi aras ndaki tarihsel gerilimlerin giderilmesine, yumuflat lmas na hizmet etmeyece ini, bilakis daha da kutuplaflt r lmas na hizmet edece ini maalesef yeni trajedilere tan kl k edece imizi hep beraber görece iz. Neden sorusunun cevab Reha Çamuro lu ndan ba ms z olarak, sab k düzen partisi ve emperyalizmin ufla olan AKP nin ve hükümetin Alevilik sorunu na el atmas nda gizlidir. Bir: Düzen partileri sosyalsiyasal çeliflkileri çözmek için de- il, bütün sosyal çeliflkilerin kayna olan Maoist literatürle bafl çeliflkisi olan çeliflkiyi gizlemek, bafl çeliflkinin tezahürü olan sosyal, siyasal, kültürel çeliflkileri istismar edip oya tahvil etmek için vard r. AKP, sab k bir düzen partisidir. ki: Alevi sorunu na el atan AKP nin Alevilerin tarihsel trajedileri umurunda bile de ildir. Maruz kald klar uygulamalar A HM ne tafl yan Aleviler, Türkiye yi tazminat ödemeye mahkûm ettirmektedirler. Avrupa emperyalist devletlerinin Türkiye nin sosyalsiyasal-kültürel sorunlar na müdahil olmas, Türkiye deki sosyal-siyasal-kültürel sorunlar n giderilmesini arzulamas ndan de il, Türkiye nin iktisadi, siyasi, Hz. Muhammed in ölümünün ard ndan, do du u ve kuruldu u Arap Yar madas n n s n rlar n aflarak hayli genifl bir co rafyaya yay lan slam Devleti içerisindeki s n f çat flmalar, devletin kurucu ideolojisi olan slam Dini içerisinde mezhep ayr l klar na yol açar. slam Dini içerisindeki en büyük ve derin mezhep ayr l fiii (fiia) mezhebi ile Sünni mezhebidir. Bugün TC devleti s n rlar içerisinde kimi araflt rmac lara göre 12 ila 15, kimilerine göre ise 20 ila 25 milyon civar nda insan n etkisi alt nda oldu u öne sürülen K z lbafll k- Alevilik inan fl n n tarihi kökleri, fiii (fiia) mezhebi ile çak fl r. Ne ki, fiiilik ve Alevilik mezhepleri aras ndaki benzerlikler çok azd r. Ki belirtmek gerekir, hem bizzat kendilerini Alevi olarak tan mlayanlar n baz lar hem de baz araflt rmac lar ile ulemalar, Alevilik i slamiyet ten de ba ms z apayr bir din olarak tan mlarlar. Ama sosyolojik olarak Alevilik, Semavi tek tanr l dinlerden olan slamiyet içi bir ak md r ve fiiilik mezhebinin bir koludur. fiiilik, yay lma ve geniflleme döneminde, slam Devleti içerisindeki iktidar hiyerarflisinden d fltalananlar n, tasfiye edilmeye çal flan sosyal tabakalar n slami yorumu olarak aç a ç kar. Mezhebin kurucusu olarak da, ancak Ebu Bekir, Ömer ve Osman dan sonra slam Devleti nin bafl na geçebilen ve Halife olan Ali kabul edilir. Ne var Ali nin halifeli i çok k sa sürer. Çünkü, giderek mezhep ayr l - na bürünen iktidar savafl nedeniyle düzenlenen bir suikast sonucu öldürülür. Ki fiiili in kurulmas ve doktrinleflmesi de esas olarak bu dönemden sonra bafllar. Her iki mezhep aras nda, art k kapanmas mümkün olmayan kanl bir ayr flma yaflan r. Bugün slam Dininin etkisi alt ndaki insanlar n yaflad co rafyay (Ortado u yu) emperyalist emeller temelinde yeniden dizayn etmeye çal flan sömürgeci devletler, fiiilik ve Sünnilik aras ndaki mezhep çat flmas n körüklemekten kaç nmazlar. askeri ba ml l k iliflkilerinin Avrupa emperyalizmi lehine derinlefltirilmesi amac ndan kaynaklanmaktad r. Emperyalistler, ba ml ülkelerin (sömürge, yar - sömürgelerinin) yap sal sosyal, siyasal, kültürel çeliflkilerinin ve kutuplaflmalar n n afl lmas n istemezler. radi olarak bu yönlü bir hamlede bulunmazlar. Emperyalizmin yar -sömürgesi olan Türkiye bir istisna olamayaca na göre, yap sal sosyal-siyasal-kültürel sorunlar n aflm fl bir Türkiye de il, daima bu tip kutuplaflmalar bar nd ran ve bunlarla bo- uflan, bu yap sal çeliflkilerin alt nda kalmamak için de emperyalist devletlerin ekonomik, siyasi, askeri, diplomatik deste ine mahkûm olan bir Türkiye isterler. Bu iki temel gerekçe nedeniyle AKP nin Alevilik plan, tarihsel kökleri hayli derinlerde olan ve yak n tarihteki trajedileri de canl l n hala koruyan Alevilerin yaflad klar ac lar n giderilmesine, bask alt na al nmas n n sona erdirilmesine, Aleviler ile Sünnilerin kaynaflmas na, ortak ve daha büyük ç karlar temelinde buluflmalar na de il, bilakis daha fazla kâr, rant ve iktidar h rs yla birbirlerini yiyen egemen s n f kliklerinin provokasyonlar na hayli müsait hale gelmifl Alevi-Sünni kutuplaflmas - na hizmet edecektir. Alevilerin yüzy llard r ezilmelerinin ve trajedilerle dolu bir tarihe sahip olmalar n n sorumlusu Sünni- slam mezhebi ve bu mezhebin inananlar de ildir. Alevilik inan fl n n farkl ekollerinden olan inan fllara mensup insanlar, çeflitli ülkelerde iktidardad rlar. Bu ülkelerin egemen s n flar, kendi halklar na ve Sünni- slam mezhebinden insanlara zulüm uygulamaktad rlar. Bask - c egemen devletlerin herhangi bir din ideolojisini benimsemeleri, halklar n bask alt na al nmas n n, sömürülüp ezilmesinin yegâne gerekçesi de ildir. Çin de devlet, hiçbir dinsel inan fl referans almaz, ama Çin de halklar müthifl bir devlet bask s ve cenderesi alt ndad r. Dindar ya da dinsiz; halklar n tarih boyunca yaflad klar trajedilerin yegâne sorumlulu u sömürücü, bask c, zorba s n flard r. Nas l ki, a tlar n dini, dili, cinsiyeti yoksa bask n n, sömürünün ve zorbal n da dini, dili, cinsiyeti yoktur. Sonuç olarak; AKP nin bas na yans yan Alevilik plan na karfl baflta Alevi topluluklar ndan ve di er tüm düzen d fl -karfl t parti ve örgütlülüklerden yükseltilen itirazlar, politik düzlemde hakl d r, meflrudur. Çünkü Aleviler yüzy llardan beri ezilmektedir. Ne var ki, ezilen Aleviler devletin ezdi i di er sosyal kesimler ile demokratik bir birliktelik sa layamad kça, yaflad klar trajedilerin düzen partilerince istismar edilmesinin, umutlar n bir baflka bahara ertelemelerinin önünü alamayacaklard r. Bu salt Aleviler için de il, ezilen tüm sosyal s n f ve tabakalar için geçerli bir durumdur. Sosyal güvenlik de il, aflamal genel sald r flçi-emekçi y nlara dönük kapsaml bir sald r y içeren SSGSS (Sosyal Sigortalar ve Genel Sa l k Sigortas ) yasas, bilindi i gibi geçti imiz y l mecliste kabul edilmifl, ancak Anayasa Mahkemesi nce verilen yürütmeyi iptal karar nedeniyle, ertelenmek durumunda kalm flt. Bu ertelemenin bir di er nedenini de seçimlerin yaklaflmas oluflturmaktayd. IMF ve DB, emperyalist patentli neo-liberal politikalar n, ülkemizde hayata geçirilmesine h z verme anlam na gelen yasan n ç kar lmas yönlü bas nc n art r nca, yasa tekrar, bir tak m sözde iyilefltirici düzenlemelerle gündeme tafl nd. Göstermelik oldu u çok aç k bir biçimde, sözde taraflar n incelemesine sunulan yasa, Kas m ay n n son günlerinde görüflüldü ve meclise gönderildi. SSGSS her fleyden önce, IMF, DB ve DTÖ gibi emperyalist kurulufllar n, sosyal haklar ve sosyal güvenli i özel mali kurulufllara terk etmeyi öngördü ü, bir sosyal y k m sald r s d r. 1 Temmuz 2008 den itibaren yürürlü e sokulmak istenen ve Anayasa de iflikli i çabalar nda da yasalarla güvence alt na al nmaya çal fl lan bu yasa sosyal güvenlik harcamalar n bütçenin kara deli i olarak tan mlamaktad r. Bununla birlikte sosyal güvenlik kurumlar birer ticari iflletmeye dönüfltürülmek, sosyal haklar gelir art r c, gider azalt c anlay fl gere i k s tlanmak istenmektedir. Bu yasa çok aç k ki kazan lm fl bir dizi hakk n gasp edilmesinin ad oldu u gibi, yeni hak kazan mlar için mücadele edilmesinin önünü kesmenin de önemli bir ad m d r. Grev ve örgütlenme hakk na dönük bir dizi s n rlama (sald r ) da, yine bu yasaya paralel olarak, yasan n hayat bulmas n kolaylaflt rmak ad na, yasalaflt r lmaya çal fl lmaktad r. Hedefte tüm emekçi kesimler var SSGSS ad alt nda yürürlü e konmak istenen yasa tüm emekçi kesimlere dönük, aflamal olarak hayata geçirilmek istenen bir dizi hak gasp n içermekle birlikte, özellikle de çal flanlara mezarda emeklilik ve sigortal çal flanlara paral sa l k hizmetini dayatmakta. Y pranma ve k dem tazminatlar n n k s tlanmas ve/veya tamamen ortadan kald r lmas gibi önemli kazan mlar da ortadan kald rmaya dönük, bu genifl kapsaml sosyal y k m sald r s n n ne kadar hayat bulaca ise, bafll bafl na emek cephesinin nas l bir karfl koyufl örgütleyece iyle ilintili bir durumdur. Bilindi i gibi yasan n meclise getirildi i ilk dönemlerde bu yönlü ciddi bir karfl koyufl gerçekleflmemifltir. Sar -reformist sendika konfederasyonlar sadece dostlar al flveriflte görsün türünden c l z eylemliliklerle süreci geçifltirme e iliminde olmufllard r. Bu geçifltirme e ilimi, geçti imiz aylarda hükümetin toplumsal uzlaflma görüntüsü yaratma giriflimlerine de damgas n vurmufltur. Emek cephesini temsil etme iddias nda olanlar, yasay sözde incelemifllerdir. Ancak bu incelemeden ç kan sonuç, bu sosyal y k m sald r yasas n n bütününe itiraz etme biçiminde olmas gerekirken, sadece iflçiler aç s ndan kabul edilemez bulunan birkaç maddeye itirazla s n rl kalm flt r. Yasan n meclise sunuldu u biçimine bak ld nda ise, bu itirazlar n pek de dikkate al nmad ve yap lan incelemenin de hükümetin görüntüyü kurtarma amac na hizmet etmekten öte bir ifle yaramad ortaya ç km flt r. Örne in eski taslakta malullük sigortas ndan yararlanma flartlar nda, en az on y l çal flma ve en az 3 bin 600 gün prim ödeme flart aran yordu. 10 y l flart son taslakta da aynen duruyor, sadece prim ödeme gün say s 3 bin 600 den 1800 güne indirilmifl. On y l çal flma flart n n de iflmedi i koflullarda ise, prim ödeme gün say s ndaki bu oynama fazla bir anlam tafl m yor. Tasar n n en çok tart fl lan maddelerinden birisi de, emekli olman n koflullar n n a rlaflt r lmas, mezarda emeklilik anlay fl n n oturtulmas yd. lk tasar daki bu durum da yine taslakta yap lan sözde de iflikliklerde aynen korunmufl. Tasar n n eski hali, emeklilik için prim ödeme gün say s n 7 bin günden 9 bin güne ç kar yordu, bu art flta da bir de ifliklik yap lmam fl. Emeklilik yafl kad nlarda 58, erkeklerde ise 60 yafl olarak düzenlenmifl. Geçifl sürecinin sonunda, yani 2048 y - l nda ise hem erkek hem de kad nlar için emeklilik yafl n n 65 e ç kart lmas öngörülüyor. Sa l k hizmetlerinden yararlanma koflullar nda da durum ayn. flçi ve emekçilerin sa l k hizmetlerinden yararlanabilmesi için, ücretinin % 12 sini genel sa l k sigortas için prim olarak ödemesi gerekecek. Üstelik sa l k hizmetlerinden faydalanmak isteyenlerde prim borcunun olmamas flart da aranacak. Prim borcu bulunanlar sa l k hizmetlerinden yararlanamayacak. K sacas, tasla n ilk hali neredeyse oldu u gibi korunmakta. Yasan n birçok maddesinin aflamal olarak hayata geçirilmesi düflünülmekte. Gerçekte aflamal olarak hayata geçirilmek istenenin, iflçi-emekçi y nlara dönük, aflamal genel sald r lar oldu u ise kesin. Çözüm ortak mücadelede Bu genel sald r lar bugün, gerek emperyalist ülkelerde gerekse emperyalizme ba ml ülkelerde de olanca h z yla BBu yasa çok aç k ki kazan lm fl bir dizi hakk n gasp edilmesinin ad oldu u gibi, yeni hak kazan mlar için mücadele edilmesinin önünü kesmenin de önemli bir ad m d r. hayata geçirilen sosyal y k m sald r lar - n n bir parças d r. Emperyalist patentli neo-liberal politikalar n ürünü olan bu sald r lar n getirdi i ve daha boyutlular - n n beklendi i y k mlara karfl ise tüm dünyada ciddi karfl koyufllar söz konusudur. Özellefltirme, tafleronlaflt rma, esnek çal flma vb. sald r lar eflli inde gerçekleflen sosyal y k m sald r lar sonucu giderek yoksullaflan, iflsizli e açl a mahkûm edilen emekçi y nlar, gerçeklefltirdikleri süreli süresiz ve/veya genel grevlerle, egemen s n flar n bu kapsaml genel sald r lar n bofla ç karmaya çal flmaktalar. Giderek s n fsal bir karaktere dönüflmesi kaç n lmaz olan bu yönlü mücadeleler söz konusudur. Bu genel sald r lara karfl ülkemiz özgülünde de ciddi bir karfl koyufl örgütlenmesi art k kaç n lmaz olmufltur. Yasan n önümüzdeki y l n Temmuz ay nda yürürlü e girmesine kesin gözüyle bak ld flu günlerde, emek cephesinde yaflanan hareketlenmenin, ciddi bir karfl koyuflu örgütleyip örgütlemeyece ini ise, önümüzdeki günlerde görece iz. Gerek iflçi-emekçi y nlara dönük bu vb. genel sald r lar, gerekse bu sald - r lar gölgelemeye hizmet eden rkç -faflist sald r lar bofla ç karacak olan yegane güç iflçi-emekçi y nlar n, militanca ve s n fsal temelde yükseltecekleri, ortak mücadelesidir.

10 Enternasyonal İşçi-köylü Aralık 2007 B Biz burada Mezopotamya topra nday z, internet sayfalar nda de il. Gerçekli i buradaki zeminde alg l yoruz, TV kanallar nda, web sitelerinde, Avrupa da yaflam yoruz. Anavatan m zda partizanlar, yoldafllar, proletarya olmadan devrim hayalleri kurmuyoruz. Devrimci Marksist-Leninist analiz, diyalektik analiz olmadan bu bir hayal olurdu. Maoist proleter halk savafl n n silahl mücadele kanad n yürüten DKY yi kuran yoldafllar, devrimci mücadeleyi geniflletmek ve gelifltirmek, ayn zamanda tüm alanlarda örgütsel metotlar n yükseltmek ve devrimi gerçeklefltirmek için öznel kabiliyetlerini gelifltiriyor, tüm alanlarda örgütsel yöntemlerimizi daha yüksek bir düzeye tafl mak için silahlar omuzlar nda durmadan çal fl yorlar. Irak Devrimci Maoist Örgütü nün kurulufl bildirgesi (Irak 16 Kas m 2007) Irak Devrimci Maoist Örgütü (ID- MÖ), sosyalist devrimi gerçeklefltirmek ve proletarya diktatörlü ünü kurmak, ayn zamanda insani bir sosyalist toplum ve uygar bir dünya kurma görevlerini gerçeklefltirmek için teorik ve silahl mücadeleyi örgütleme amac nda olan, devrimci, enternasyonalist, Marksist-Leninist-Maoist bir örgüttür. Amac m z, insan n insan taraf ndan sömürülmesine ve kölelefltirilmesine bir son vermek, ekme- i üreten ve bar fl kuracak olan iflçi s n f n n zincirlerini ve prangalar n k rmakt r. Burjuvaziden, yerel ve uluslararas kapitalizmden, bu s n f köleli- inden kurtulman n ve özgürleflmenin yolu, iflçi s n f m z ve köylülerimizi emperyalist kapitalizmin insan aç kça kölelefltiren adaletsizli i karfl s nda e itmek için verilen entelektüel mücadele oldu u kadar, onlar, dolayl ya da dolays z flekilde Anglo-Amerikan iflgalinin yan nda olan gerek sekter ba nazlar, milliyetçiler, afliret liderleri, Baasç lar, siyasi slamc lar konusunda, gerekse daha tehlikelisi burjuvazinin ve Amerikal lar n ajan gibi davranan oportünist revizyonist solcular konusunda ve iflgalle birlikte ortaya ç kan Irakl kuklalar n adaletsizli i hakk nda bilinçlendirmektir. Daha önce Saddam n faflist Baasç rejimiyle birlikte çal flan bu ayn sol, flimdi iflgal güçleriyle birlikte çal flmaktad r. S n f bilincini yaymaya çal flman n ötesinde, iflçiler, köylüler, iflsizler, ö renciler, kad nlar, sendikalar, iflçi örgütleri aras ndaki müttefiklerimizi ve devrimci entelektüelleri de kapsayan Halk Savafl ise hareketimizin kendi silahl kanad ile sürmektedir. Hareketimiz, geçmiflte de Mezopotamya da varl n sürdürmüfl, iflgalcilere, onlar n kuklalar na ve Mossad n, Amerika n n, ran n kuklas olan paral polislere, askerlere ve onlar n güvenlik ayg tlar na, cani sekter militanlara karfl gururlu ve kahramanca bir mücadele yürütmüfltür. Irak vatanseverli i ruhunun, Irak devrimci komünist hareketinin, Irak iflçi s n f n n ve Irak köylülerinin flehitleri olarak onurlu ve gururlu bir biçimde can veren en onurlu ve en muzaffer yoldafllar m z, adalet ve refah, ulusal, ekonomik, sosyal ve kültürel ba ms zl k, Irak kad nlar n n toplumdaki adaletsizlik ve eflitsizlikten kurtar lmas prensipleri ve istekleri do rultusunda kurban verdik. Devrimci Maoist örgütümüz en iyi kadrolar n, ölümsüz kahramanlar n feda etti; aralar nda önderimiz, devrimci komünist entelektüel, ölümsüz flehidimiz yoldafl Elwan da bulunuyordu. Yüksek akademik baflar lar na karfl n, o proleter insan n bir örne i olarak durdu, bu nedenle de habis güçler kendi s radan i renç yöntemlerini kullanarak onu katlettiler. Kalbi art k çarpm - yor ama devrimin kalbi, Elwan n, yolunu izleyen yoldafllar na b rakt - devrimci miras olan ölümsüz tarihiyle birlikte atmaya devam ediyor. Bir baflka flehit yoldafl m z, silahl proleter devrimin k v lc m na ba l kalan, IDMÖ nün kuruluflunda yer alan siyasi kadrolardan olan proleter yoldafl Ebu Aflhar d. Ölümsüz kahraman flehit yoldafl m z Cangöz ( brahim Ali), öncü bir kadro, kahrolas sekterli in, Nazi milliyetçili inin ve etnik çat flmalar n karfl s nda cesaretle duran bir proleter entelektüeldi. [O], Irak n ve dünyan n di er yerlerinin emperyalist iflgaline karfl ç kan biri olarak, s n f mücadelesinin meflalesini iflçilerin üzerine tuttu. Ta ki ö retim görevlisi oldu- u ifline son verilinceye kadar. Ve nihayetinde kol iflçileriyle birlikte çal flmaya gönderildi. Yoldafl m z, Maoist K z l Y ld zlar Cephesi nin mühim bir üyesiydi. B rakt boflluk, bilhassa bu istisnai koflullar alt nda, asla doldurulamayacak bir yoldaflt. Örgütümüz önderlik düzeyinde oldu u kadar, entelektüel faaliyet düzeyinde de önde ç kan pek çok öncü devrimci kadrosunu, pek çok gerillas n kaybetti. Ek Görevler Kurulu nun bir üyesi olan yoldafl Fahad da bunlar aras nda idi. Anglo-Amerikan güçleri, Mossad uzmanlar ve çeteleri taraf ndan desteklenen Caferi ve Maliki nin çürümüfl, cani, faflist, rkç çeteleri öncü yoldafl m z katlettiler. Maoist Devrimci K z l Y ld zlar (DKY) cephesinden kahraman yoldafllar m z, iflgalcilere ve kukla rejiminin ayg tlar na karfl (ordu, polis, güvenlik güçleri) birtak m askeri operasyonlar yapt. Bunlar n aras nda 26 Ekim 2005 Spartaküs Operasyonu (kölelerin özgürlük ayaklanmas ) ve 2 Mart 2006 daki Ekmek ve Bar fl Operasyonu var. 18 Mart 2006 da Samara da üniversite ö rencisi yoldafl m z Newroz (Rezgar Muhammet) kar s ile birlikte karfl dan karfl ya geçerken tutukland. Ulusal muhaf zlar pesh pesh marga n n [pesh marga: peflmerge-ç.n] domuzlar, Bader in kurtlar ve ran gizli servisinin kal nt lar ndan oluflan faflist cephe taraf ndan zalim iflkencelere maruz b rak ld. fian fleref seninle olsun kahraman flehit yoldafl Rezgar Muhammed. Mart n 19 unda iflçi yoldafl Ahwar tutukland ve ayn zalim iflkenceleri gördü. O da yoldafl Rezgar gibi kahramanca bu kirli ve korkak iflkencelerin karfl s nda dayand. Rezgar la ayn gün 20 Mart 2006 da yoldafl Ahwar flehit oldu. IDMÖ, kad nlar, iflçileri, ö rencileri, köylüleri, sendikalar, iflçi örgütlerini ve entelektüelleri temsil ediyor. Faflist-Nazi ajanlar n n insanl k karfl t politikalar ve flu anki politik durumun gerekleri yüzünden yeralt nda faaliyet yürütüyoruz. Devrimci komünist ilkelerimizi destekleyen politik faaliyetlerimizin devam n sa lamak, ayn zamanda askeri kanad m z güçlendirmek, korumak, yoldafllar m z n DKY yi geniflletmesine zemin haz rlamak, ölümsüz kahramanlar - m z n cephesini, bölgesel, ulusal ve uluslararas alanda tan n r hale getirmek için tamamen gizli olarak çal flt m z beyan ediyoruz. Örgütümüz yeralt nda olmas - na ra men, Irak Marksist Leninist Devrimci Oluflumu (IML- DO) [Marksist-Leninist çizgide birden çok örgütün bir araya gelerek oluflturdu u koalisyoner bir oluflum oldu u düflünülmektedirçn.] geçmiflte oldu u gibi flimdi de inisiyatif gelifltirerek bilgi ve medya düzeyinde koordinasyon teklif etti. Ne yaz k ki IMLDO bu koordinasyonu, K z l Y ld zlar Cephe sinin kurulmas na katk da bulunmufl, bilinçli yoldafllar m z n mücadelesi pahas na sömürdü. Burada yoldafl Hamorabi yi selamlamam z gerekir. Onun Marksist-Leninist silahl stratejiyi kucaklayan kahraman devrimci öncü rolü bu uzun yürüyüflte ölümsüz flehitlerimiz taraf ndan takip edildi. Onun mükemmel Marksizm-Leninizm-Maoizm anlay fl n ve Irak n içinde bulundu u istisnai durumu kavray fl n, s n f mücadelesine iliflkin görüfllerini ve s n f sömürüsünden, emperyalist iflgalden kurtulmakta hangi s n flar n ç kar oldu una hangilerinin olmad na iliflkin çal flma ve çözümlemelerini selaml yoruz. Bu analizlere göre Irak Maoist hareketinin stratejik slogan n berraklaflt rm flt r. Lenin in çok do ru olarak söyledi i gibi: Tarih boyunca egemen olmak isteyen s n f n bir lidere ihtiyac olmufltur. Öncü grup bir hareket organize etmeye ve ona yol göstermeye muktedirdir. Lenin flöyle ekler: Etkili ve deneyimli parti liderleri zorlukla ve yavaflça belirir. Bu olmadan proletarya diktatörlü ü bofl laftan baflka bir fley de ildir. Böylelikle Marksist-Leninistler gördü ki devrimci parti, proletaryan n gerçek bir ö esi, gerçek bir üyesidir. Böyle bir parti lider ile parti aras ndaki, yine halk ve s n flar aras ndaki sorunlar merkezi demokrasinin ilkelerine göre çözmelidir. Parti, devrimin günlük pratikleri ile Marksizm-Leninizm-Maoizm in evrensel ilkelerini bir arada tutacak deneyimli liderlerden oluflacak bir çekirdek kadroya sahip olmal d r. Bu liderler s n f mücadelesinin içinden ya da halk n devrimci mücadelesinin içinden ç karlar ve ister merkez ister yerel komiteye üye olsunlar, kitleye kanlar ve bedenleri ile ba l d rlar. Liderler kitleyi somut olarak ifade eder ve düflüncelerini eyleme koyabilir. Liderler kitlenin gerçek temsilcileridir. Bu konuda Çin Komünist Partisi nin, tarih içinde kitle ve bireyin rolünü, parti-lider, s n f-kitle iliflkilerini belirlemek konusunda Marksist-Leninist teori uyar nca alt n çizdi i vurgular ve bu iliflkilerde iflletti i merkezi demokrasinin ilkeleri önemlidir. fiehit yoldafllar m z kapitalist yerli-yabanc düflmanlar yenmek için kitle içinde politik-pratik-teorik olarak silahl mücadeleyi benimseyerek mücadele etmeyi planlam flt. Psiko-teknoloji stratejisi, s n f n düflmanlar n medyay kullanarak zay flatmaya dayan yordu. Ama Irak Marksist-Leninist Devrimci Oluflumu (IMLDO) kendi isteklerini bizim kararlar m zm fl gibi yans tmaya çal flt. Onlar n web sitelerinde yay nlanan ve ID- MÖ nun yazd birçok makalede bize dan flmadan de iflikli e gittiler. Buna ek olarak verdi imiz birçok makale gerekçesiz olarak reddedildi. Bütün bu uygulamalara ra men Irak n içinde bulundu u durum göz önüne al nd nda tüm hukuksuzluklar aç a vurman n, teflhir etmenin uygun bir hareket olmayaca na, devrimci komünist mücadeleye bir yarar getirmeyece ine karar vermifltik. Burada IMLDO daki yoldafllara aç kça sald rmak istemiyoruz. Mücadelenin zeminini vurgulamak istiyoruz. Biz burada Mezopotamya topra nday z, internet sayfalar nda de il. Gerçekli i buradaki zeminde alg l yoruz, TV kanallar nda, web sitelerinde, Avrupa da yaflam yoruz. Anavatan m zda partizanlar, yoldafllar, proletarya olmadan devrim hayalleri kurmuyoruz. Devrimci Marksist-Leninist analiz, diyalektik analiz olmadan bu bir hayal olurdu. Maoist proleter halk savafl n n silahl mücadele kanad n yürüten DKY yi kuran yoldafllar, devrimci mücadeleyi geniflletmek ve gelifltirmek, ayn zamanda tüm alanlarda örgütsel metotlar n yükseltmek ve devrimi gerçeklefltirmek için öznel kabiliyetlerini gelifltiriyor, tüm alanlarda örgütsel yöntemlerimizi daha yüksek bir düzeye tafl mak için silahlar omuzlar nda durmadan çal fl yorlar. IDMÖ nun örgütlü bir çekirdek ile, Ortado u daki ilk Maoist proleter halk devriminin k v lc m ve Ortado u daki hareketlerin öncü kolu olmas itibariyle gereken tüm sorumluluklar üstlenmesi ve mücadele/çat flma anlam nda ne gerekiyorsa yapmas gerekir. K v lc mlar m z n Ortado u ya ve dünyaya s çrad n fark ettik. Hareketimiz do unun önderli inde devrimci Marksist-Leninist-Maoist ba l l n bir örne i olabilir. Politik kadrolar m z ve K z l Y ld z- Faflist komplolar parçalayan devrimci okullar m z yar n kana susam fl barbar düzeni y kacak! lar n önderli i ilk Irak Maoist silahl proleter halk devriminin yolunu açarken güvenilirliklerini kan tlad. Sesimiz ve mücadelemiz, kadrolar m z ve hareketi y kmak için planlad klar kirli faflist komplolar n aç klayan Nazi Anglo- Amerikan hükümeti olan Caferi ve Maliki nin dikkatini çekiyor. Buna ra men hareketimiz büyüyor ve güçleniyor. Faflist komplolar parçalayan devrimci okullar m z yar n kana susam fl barbar düzeni y kacak. Mücadelemize prensiplerimize ba l olarak devam edece- iz. fiehitlerimizin öcünü alacak ve zorluklara dayanman n garantisi olarak onlar n devrimci miras n gerçeklefltirece iz. Yoldafl Hamorabi yi örgütün ve silahl kanad n n kuruluflundaki devrimci proleter öncü rolü için tüm kalbimizle selaml yoruz. Yaflas n Marksizm-Leninizm-Stalinizm-Maoizm! Yaflas n Irak ve enternasyonal Maoist hareketi! Yaflas n Irak iflçileri ve köylüleri! Yaflas n silahl Maoist enternasyonal devrimci proleter halk hareketi! fian ve fleref Irak Devrimci Maoist Örgütü nün ölümsüz flehitleriyle olsun! Nepal, Filipinler, Hindistan, Kolombiya, ran, Türkiye ve Peru daki silahl halk hareketlerine selam olsun! Fas, Suriye, Lübnan ve Arap Körfezi ndeki Maoist komünistlere selam olsun! Yaflas n Irak Maoist proleter halk savafl! Yaflas n siyonist srail ve Amerikan iflgalcilerine karfl savaflan Lübnan ulusal direnifli! Yaflas n Filistin halk n n srail in barbarca ve canice sald r lar na karfl direnifli! Irak Devrimci Maoist Örgütü Siyasi Büro K z l Y ld zlar Cephesi [Kaynak: Maoist Resistance Çev: Solun Do usu, ngilizce]

11 14-27 Aralık 2007 İşçi-köylü 11 Kavga okulu Ölüler insanlarla yal n ve aç k konuflurlar Ölüler insanlarla yal n ve aç k konuflurlar böyle diyordu Nikolay Ostrovski F rt na Çocuklar roman nda. fiehitlerimiz de kufland klar feda ruhuyla en dolays z, en net mesaj verir biz geride kalanlara. Onuru, erdemi ve eme i dünyam za hakim k lma çabas nda olan, özgür gelecek mücadelesinin temel tafllar n döfleyen, bize ilkeli, namuslu yaflamay ö reten flehitlerimiz en amans z f rt nalarda bile k r lmayan umut ve inançlar yla bize örnek olmaktad r. Onlar hayat yaratanlar n hakl davalar na gösterdikleri ba l l - n bedelini canlar yla ödeyenlerdir. Proletaryan n sömürüsüz ve s n rs z aflk na leke sürmemek ve insanl insanl ktan ç km fl haydutlar n sisteminden kurtarmak için bedenlerini yeni demokratik dünyan n temellerinde harç etmifllerdir. Onlar flairin söylemiyle aflklar n külüdür ve kendilerini küllerinden yeniden yarat rlar. Madem ki onlar bu batakl k sistemde bo ulmamak için tutundu umuz dal ve özgürlükler dünyas na ulaflmam zda köprü ifllevi görüyorlar, o zaman onlar büyük bir tutkuyla sahiplenmektir görevimiz. fiehitlerimizi sahiplenmek günün görevlerini yerine getirmektir 13 Aral k 1980 tarihi size neyi hat rlat yor? E er belleklerimizin üzerindeki tozu biraz silkelersek 17 yafl ndaki bir gencin, Erdal Eren in ince, narin boynuna darbeci generallerin emriyle ya l ilme in geçirildi i tarih oldu unu hat rlar z 13 Aral k 1980 in. Erdal Eren in idam genifl kitleler üzerinde estirilen bask ve terör dalgas n n somut bir ifadesiydi. Darbecilerin demokrasi ve özgürlük mücadelesi hakk ndaki karar, Erdal Eren e giydirilen idam gömle i olmufltu. 7 Ekim 2007 Peki bu tarih neyi hat rlat yor size? stanbul un Yenibosna semtinde Yürüyüfl dergisi da tarak yasa d fl bir ifl yapt gerekçesiyle polis kurflunuyla vuruldu 17 yafl ndaki Ferhat Gerçek. Ve O art k yürüyemeyecek. Dün 17 yafl ndaki Erdal Eren i asanlar bugün 17 yafl ndaki Ferhat Gerçek leri tekerlekli sandalyeye mahkum ediyor. Geçmiflten günümüze faflizm dur durak bilmeden görevini yerine getirmeye devam ediyor. Son zamanlarda h zla artan, giderek yayg nl k kazanan rkç -floven-faflist sald r larla, Türk milliyetçili iyle çeflitli milliyetlerden emekçilerin bilinçleri ve düflünsel dünyalar zehirlenmek, Kürt ve Türk halk aras nda kal n çitler örülmeye çal fl lmak isteniyor faflist sistem taraf ndan. Türkiye de Zo diyenleri temizledik. Lo diyenlerin köklerini de ben temizleyece im diyen Sakall Nurettin Pafla lardan devral nan rkç -floven düflüncenin mirasç lar bugün de ayn anlay flla uygulamaya devam ediyorlar zulüm politikalar n. Öldüren kimlik Faflizm için bugün kimli imiz bile ölüm nedeni olabiliyor. Parkta otururken, sokakta dolafl rken bir polis gelip rutin kontrol gere i kimli inizi sorabilir. E er do um yerinizde Diyarbak r, Van, Siirt gibi belal bir flehir yaz yorsa, gö sünüze ye diniz tekme sonucu yaflam n z yitirebilirsiniz. T pk göç ma duru Feyzullah Ete gibi. Ya da Kürt olman z çal flt n z okulun müdüründen dayak yemenize ve karn n zdaki çocu- unuzu düflürmenize sebep olabilir. Kolay günlerden geçmiyor co rafyam z. Nurettin Pafla lardan 12 Eylüllere, 12 Eylüllerden günümüze kadar faflizm artan sald r lar yla devam ediyor halklar n üzerinde bask unsuru olmaya. Bugün, geçmiflte oldu u gibi kendilerine yönelik sayg - da kusur edenler hala faflizmin hedefinde. Faflizmin artan sald r lar yla içinden geçti imiz zorlu süreç hiç flüphe yok ki ancak devrimci bir militanl kla afl labilir. fiehitlerimiz yaflam pratikleriyle bize bunu ö retiyorlar. T pk brahim Kaypakkaya n n katledilmesinde rol oynayan S k yönetim Savc s Yaflar De erli nin cezaland - r lmas nda görev alan Ali Y lmaz gibi, ser verip s r vermeme gelene- inin devamc s olan brahim K r n iflkencede düflmana kök söktürmesi gibi. Onlar günün görevlerini yerine getirmek için kendilerini tereddütsüzce adad lar devrim mücadelesine. Bugün de ihtiyaç duyulan fley, iflin mutfa nda yer alacak kurucu ve rotas n önderleflmeye çeviren, günün ihtiyaçlar na yan t olabilecek militanlaflan devrimcilerdir. Faflizmin artan sald r lar na karfl ancak militan bir duruflla karfl koyabiliriz. Öyleyse ilk sormam z gereken soru militanl n ne oldu udur. Özlemini çekti imiz s n rs z, s - n fs z, sömürüsüz bir dünyan n kap - lar n aralamak için gereken her fleyi yapmakt r militanl k. Devrimci örgütlü yaflam m z n ve varoluflumuzun her bir kesitinde, u raflt m z her iflte, düflündü ümüz her fleyde, devrimci dönüfltürme, geliflme, irade, olaylar n ve olgular n görünen yönlerinin üzerine ç kma, kendili inden bilincin s n rland r c etkisinden kurtulma, devrimci teori ve devrimci prati in iç içe geçirilmesi, yüksek bir örgütlü yaflam disiplini ve enerjisidir militanl k. Kitle çal flmas nda militanl k, yoldafl iliflkilerinde militanl k, teorinin ve politikalar n gelifltirilmesinde militanl k Günün görevlerini yerine getirmek, görevini hiçbir fedakarl ktan ve zorluktan kaçmayarak eksiksiz ve lay k yla yapmakt r militanl k. fiehitlerimize lay k olup olmad m z belirleyecek olan iflte tam da budur. Yani prati imiz. Pratik çal flmam zda yaflad m z t kan klar aflmak için reçetemiz; politik çal flma E er günün ihtiyac, faflizmin artan sald r lar yla, kitlelerde oluflan hoflnutsuzlu u örgütlü güce dönüfltürecek militanlarsa, yap lmas gereken baflar l bir pratik için hayata geçecek do ru politikalar n üretilmesidir. Kendimizi gelifltirme ve düflünsel ufkumuzu geniflletmeyi, t pk eyleme gider veya herhangi baflka bir örgütsel faaliyeti yapar gibi, bir örgüt faaliyeti olarak alg lamal y z. Okuman n, kendimizi gelifltirmenin asl nda örgütü ve örgütsel faaliyeti gelifltirmek oldu unu bilmeliyiz. Kendimizi gelifltirmedi imizde örgütü de gelifltirmemifl oldu umuzu, düflünsel tembellik yapt m zda, örgütün de Aral k ay nda flehit düflen Proletarya Partisi militanlar... Ali Y lmaz: 1956 Bingöl do umlu Ali Y lmaz, birçok askeri eyleme kat lm fl, brahim Kaypakkaya n n katledilmesinde büyük rol oynayan S k yönetim Savc s Yaflar De erli nin cezaland r lmas nda görev alm flt r. Proletarya Partisi üyesi T KKO stanbul bölgesi gerilla komutan olarak faaliyet yürüten Y lmaz, 30 Kas m 1978 de kendi imal etti i bomban n patlamas üzerine yaralanarak düflman eline geçti. Yaral olarak iflkenceye al nan Y lmaz, halka ve devrime olan inanc yla iflkencecilere kök söktürdü. 24 Aral k 1978 katledilerek flehit düfltü. Mustafa fiiflman: Aslen Sivasl olan Mustafa fiiflman, Proletarya Partisi nin 24 Aral k 1978 de yürüttü ü MHP, ÜGD kapat ls n, M T Kontrgerilla da t ls n adl kampanyan n afifllerini ast s rada Topkap Mithatpafla da, fabrika bekçisi bir gericinin açt atefl sonucu katledildi. Ali Kepez: Elbistan do umlu olan Kepez, Proletarya Partisi nin düflünceleriyle stanbul da tan flt. Ümraniye gecekondu yap - m nda çal flt. 23 Aral k 1979 tarihinde kald evde ç kan yang nda yaraland. Ali Kepez, kald r ld hastanede yaflam n yitirdi. brahim K r: Dersim Ovac k do umlu olan brahim K r, Proletarya Partisi ile stanbul Kazl çeflme de 1975 y l nda iflçilik yapt s rada tan flt. flçiler aras nda örgütlenme faaliyeti yürüttü. Aral k 1980 de faaliyetlerinden dolay gözalt na al nd. Günlerce süren a r iflkencelerden sonra brahim K r dan asl nda o çal flma alan nda tembellik yap yor oldu unu görmeliyiz. Bu durum günün pratik ihtiyaçlar na yan t olmam z n önünde önemli bir engeldir. Öyleyse militanl k, günün ihtiyaçlar için her türlü ideolojik-politik donan ma sahip olmakt r. Düflenlerimizin hesab n sormak, u runa flehit düfltükleri davay gelifltirip büyütece imize sözümüdür prati imiz. Onlar ki eflitli in, özgürlü ün hakim oldu u bir dünya için bedel ödemekten çekinmediler. Da bafllar nda son mermisine kadar çat fl rken, dara açlar nda cellatlar n surat na özgürlük slogan hayk r rken, zindanlarda, iflkencelerde ser verip s r vermeyerek, faflizmin yüzü gibi karanl k dehlizlerde kaybedilirken yaflamaya devam edeceklerini çok iyi biliyorlard. Ölerek yaflamak ve yaflatmak onlara özgüydü çünkü. Ölen sadece bedenleriydi. U runa flehit düfltükleri düflüncenin tohumlar boy vermeye devam ediyor. flkencecilerin, üniformal katillerin, sivil faflistlerin dokunulmazl karfl s nda defalarca kez çektik isyan bayraklar m z. Bu yüzden vatan haini, bölücü, terörist yaftalar yla onurland r ld k. Çünkü örtbas edilmek istenen zulüm karfl s nda sessiz kalmad vicdanlar m z. Vicdan sessiz kalanlar da anlamakta zorland k. flte bu yüzdendir ki devrimin s - ra neferleri bu haks zl k ortadan kald r lana kadar yaflayarak ya da ölerek bu kavgay sürdürüyorlar/sürdürecekler. hiçbir fley alamayaca n anlayan iflkenceci katiller çareyi O nu katletmekte buldular. Sedat Özkarada : Urfa Siverek do- umlu olan Sedat Özkarada Mersin de Proletarya Partisi saflar nda mücadele ederken tutsak düflmüfltü. Sedat Özkarada, 27 Aral k 1980 de iflkencede katledildi. Adana Kiremithane deki hapishanede merdivenlerin her iki taraf na dizilmifl askerlerin dipçik darbeleri alt nda kararl l n, devrime olan inanc n, Partisine olan ba l l n asla yitirmedi. Abdurrahman Meral: Proletarya Partisi taraftar olan Abdurrahman Meral, Aral k 1993 te stanbul da yakaland kanser hastal na yenik düfltü. Pusula Kazanma bilinciyle pratikte yo unlaflmal y z! Yeni kadro ve militanlar n asgari düzeyde görev ve sorumluluklar n yerine getirmek için, geliflme dinami ine ve potansiyeline sahip olmalar gerekir. Ayn zamanda iddia ve istemlerinde dürüst, Proletarya Partisi ne karfl da aç k ve samimi olmal d rlar. Sahip olunan iyi meziyetlerin, parti çal flmas na her bak mdan olumlu katk lar sunaca muhakkakt r. Bu niteliklere sahip ileri militan ve kadrolar n say sal bilefliminin artmas n n, günümüz sorunlar n çözme bak m ndan ortaya daha avantajl imkanlar sunaca kesindir. Kesin olan di er bir fley ise; bu nitelikte militanlar n yarat lmas n n öncelikli bir görev oldu udur. S n f düflmanlar na karfl her bak mdan uzlaflmaz, halka karfl hoflgörülü ve parti içi sorunlar n çözümünde yap c olan faaliyetçilerin nicel anlamdaki art fl, tüm dezavantajlara ra men s n f savafl m n n kararl ca yürütülmesinin teminat d r. Bugün aç s ndan soruna bakt - m zda, her fleyden önce s n f savafl - m nda böylesi zorlu süreçlerin yafland tarihsel bilincine sahip olunmal - d r. Yaln z bu bilince sahip olmak de- il, ayn zamanda da böylesi dönemlerde partiler içinde yaflanan sorunlar ve bu sorunlar n nas l afl larak ilerlendi i tarihsel tecrübeyi de özümsemek gerekir. Örne in; Rusya daki 1905 devrim yenilgisinde artan geçici yol arkadafllar n n varl, ayd n ve küçük burjuva unsurlar n içine düfltükleri karamsar ruh halleri sonucu h zla saflar terk etmeleri ve giderek bunlar n bir k sm n n karfl devrim saflar na geçmeleri vb. dikkat edilirse, tüm bu küçük burjuva ayd n unsurlar, devrimin yükselifl dönemlerinde yarat lan coflku ve heyecandan etkilenerek sürece kat lm fllard r. Ama ideolojik anlamda gereken dönüflümü sa layamamalar ndan dolay, devrim coflkusunun geriye çekilmesi dönemindeki çetin koflullar gö üsleme iradesini ortaya koymada baflar l olam yorlar. Devrimci hareketin yak n tarihine bakt m zda, tam da Rusya da yaflanan y k ma benzer bir y k m n yafland gerçe ini görebiliyoruz. Gereken ideolojik donan ma sahip olmayan küçük burjuva unsurlar n zorluklar karfl s nda nas l y k m yaflad klar n, ezilenlerin kurtulufl kavgas ndan çok, kendi bireysel kurtulufllar n n derdine düfltüklerini izlemek mümkündür. Evet bu bir gerçek. Ama gerçek olan di er bir fley de; tarihin s n f mücadeleleri tarihi oldu u ve dolay s yla tüm zorluklara, geçici yol arkadafllar n n varl klar na, yaflanan ihanet ve yenilgilere ra men s n f mücadelesinin sürece i ve süren bu savafla kan ve can verecek ezilenlerin onurlu evlatlar - n n asla tükenmeyece idir. Bu gerçe- i iyi kavramal y z. Tarihin çark n ileriye döndürenler oldu u gibi; bunun önünde engel olanlar n ve ayn zamanda tarihin bu ileriye do ru at lan hamlesine emek vermekte yorulan, yorgun düflen bireylerin, gruplar n olabilece i gerçe i s n f savafl m n n yasalar na ayk r de il, uygundur. Bu konulardaki niteliksel düzeyde ileri bir konumda olmak, sürecin zorluklar karfl s nda pani e ve karamsarl a kap lmadan kararl bir flekilde partiye ve halka hizmet etmek için tereddütsüzce çal flmakt r. Daha da önemlisi, devrim rotas n, Parti çizgisini bulan klaflt rmaya, dejenere etmeye çal flan küçük burjuva karars z unsurlara karfl ideolojik olarak ilkeli ve kararl bir tarzda mücadele etme silah n elde b rakmamakt r. Tüm bu pratik hamleler ve çabalar s n f mücadelesinin prati inden ba ms z olarak ele al namaz. Di er bir ifadeyle; söylemlerimizin anlam ve de er kazanmas, yani okun hedefe gitmesi için, pratikte savaflç ve militan bir tutum izlememiz gerekir. Özellikle tasfiyecili in artt, devrim düflüncesinin sistem içi reformlara feda edilmeye çal fl ld süreçlerde, devrimin kaç n lmazl n hayk rarak bu u urda her türlü özveride ve fedakarl kta bulunmak tarihsel bir görevdir. Bu görevden kaç lmaz. Bugün dünyada bu görevi omuzlar nda tafl yanlar n say s az olabilir. Bu onlar n, hakl ve meflru olmad klar anlam na gelmez. Ve daha da önemlisi, emperyalist-kapitalist sistemin ve dünya gericili inin, ezilenlere dönük yürüttükleri sömürü ve zulüm politikalar, bir hoflnutsuzlar ordusu yaratarak kitleleri yeni aray fllara do ru yöneltmektedir. flte tüm sorun, yerinde ve zaman nda do ru taktik ve pratik hamlede bu orduyla buluflma noktas nda dü ümleniyor. Bu buluflma enternasyonal bir bilinci gerektiriyor. Bu buluflma, her türlü kuflatmaya teslim olmamay, kitlelere dayanmay, onlar n gücüne inanmay zorunlu k l - yor. E er kendimizi bu silahlarla donat rsak hiçbir sald r, hiçbir zorluk kazanma ve direnme gücümüzü teslim alamaz. Daha önce de yay nlar - m za yans tt m z flu bak fl aç s ndan ö renmeliyiz. Tarih bize gösteriyor ki, bütün devrimcilerin tabii burjuva devrimcilerinin de- devrimci olmalar n n bafll ca nedeni; düflman küçümsemeye, mücadele etmeye ve zafer kazanmaya cesaret etmeleridir. Düflmandan korkanlar, mücadeleye cesaret edemeyenler, zafer kazanmaya cesaret edemeyenler ancak ödleklerdir; onlar ancak reformist ya da teslimiyetçi olabilirler; ama asla devrimci olamazlar. Tarihi aç dan bak ld nda, bütün devrimciler gericileri küçümsemek, gerici egemen s n flar küçümsemek, düflman küçümsemek cesaretini göstermifllerdir. Çünkü, halka yeni bir tarihi görev yükleyen o zaman n tarihi flartlar alt nda, eski sistemi yeni bir sistemle de ifltirme zorunlulu- unu görmüfllerdir. De iflim, gerekli oldu u zaman, karfl konulmaz bir hale gelir, ve istensin ya da istenmesin ergeç ortaya ç kar. Marx flöyle der: nsanlar n varl klar n belirleyen bilinçleri de il, tersine bilinçlerini belirleyen sosyal varl klar d r. Sosyal de- iflme zorunlulu u insanlarda devrimci bilinci ortaya ç kar r. Tarihi flartlar bir de iflimi zorunlu hale getirmedikçe, hiç kimse ne kadar çabalarsa çabalas n, keyfi olarak devrim görevi üstlenemez ya da devrim yapamaz. Ama tarihi flartlar bir de iflimi zorunlu hale getirdi i zaman, gerici egemen s n flara karfl ç kmak cesaretini gösteren ve bu s n flar ka ttan kaplanlar olarak görme cesaretini gösteren devrimciler ve halk n öncü savaflç lar ortaya ç kar. Bu devrimciler, yapt klar her iflten daima halk n moral gücünü yükseltir ve düflman n gururunu k rarlar. Bu, tarihi bir zorunluluktur; bu, sosyal devrimin kaç - n lmazl d r. Devrimin ne zaman patlak verece i ya da patlak verdikten sonra k sa sürede baflar ya ulafl p ulaflmayaca, birçok ciddi güçlüklerle, tersliklerle ve hatta yenilgilerle karfl lafl p karfl laflmayaca vb. bütün bu sorular, çeflitli özgül tarihi unsurlara ba l d r. Ama, devrim s ras nda ciddi güçlüklerle, tersliklerle ve yenilgilerle karfl laflsalar bile, bütün gerçek devrimciler, yine de düflman küçümseme cesaretini gösterirler ve devrimin zaferine olan inançlar n yitirmezler. (Leninizm ve Modern Revizyonizm. s. 157) Evet, koflullar nas l olursa olsun kazanma bilincini asla yitirmemek. Düflman n gücünün, bizim güçsüzlü- ümüzden, yani tarihin yarat c s olan kitlelerle buluflmamam zdan ve siyasal iktidar yürüyüflüne yöneltemememizden kaynakland n görmektir. Bu konuda at lacak her olumlu ad - m n, yaln z düflmana s k lan bir kurflun de il, ayn zamanda umutsuzlu a ve karamsarl a da s k lan bir kurflun oldu u gerçe ini görmektir. Her fleyden önce bizlerin yeniyi ve gelece i temsil eden güçlerin temsilcileri oldu umuz bilincinden asla tereddüte düflmemektir. Bu tereddütü tafl mamak, gelece i bugüne feda etmeden, y nlarla ba kurmak için yarat c bir temelde b kmadan usanmadan çaba sarf etmek anlam na gelir.

12 Göğün yarısı İşçi-köylü Aralık 2007 Son günlerde kad na yönelik fliddet konusunda karfl m za ç kan iki kelime var: Haks z tahrik Bu iki kelimenin içinde kad na yönelik fliddeti meflrulaflt ran, uygulayanlar n mahkemelerde hak etti i cezay almas n n önüne geçen, yapana yapt klar n n yan nda kâr kalmas n sa layan bir t ls m gizli. Bu iki kelimeyi zmir de bir erke e cilveli bir flekilde saati sordu u için öldüren koca n n haks z tahrik karar verilen davas nda görmüfltük. Yine Adana da beyaz tayt ve tiflört giydi i gerekçesiyle o lunun gözleri önünde kar s n b çaklayarak öldüren Halil brahim Uçan n davas nda cezas n n indirilmesinin gerekçesinde karfl laflm flt k. Eylül ay nda ise haks z tahrik nedeni karfl m za eflinin baflka erkeklerle birlikte oldu unun kula- na gelmesi, eflinin çantas ndan do- um kontrol hap bulmas, göbe inde piercing bulunmas fleklinde ç k yordu. Her birinde de namus temizleniyor, al nlar apak oluyor Eh, yarg da bu katillerden yana olunca, geriye pek de bir sorun kalm yor Kad nl k görevini yapmamak, cinayet gerekçesi. Ödülü de ceza indirimi Kad nlara daha küçük yafllardan kocalar n nas l memnun edecekleri anlat l r, evli kad nlar, k z çocuklar n n yan nda yapt klar sohbetlerde efllerinden neler çektiklerini (boyun e me pozisyonunda) anlat rlar. Bizler küçükken ö reniriz, kad n olarak birinci görevimizin erke i memnun etmek Polis, kad na yönelik fliddeti durduracakm fl Her yeni geliflmede Aziz Nesin lik bir öykü daha diyebilece imiz bir unsur bulmak mümkün bu ülkede. Kara mizah örnekleri öylesine fazla ki, neresinden tutaca n flafl r - yorsun. Bunun son örne i de kad na yönelik fliddet meselesinde yaflan yor. Töre gibi feodalizmin gerici de er yarg lar yla mücadele etmeyen, kendine s nan kad nlar evine, kocas n n yan na gönderen, gözalt na ald nda di erlerinin yan s ra cinsel iflkence metodlar n uygulayan, hakaretlerinde, küfürlerinde kad n bafl s raya yerlefltiren gerici, burjuva-feodal devlet ve onun yetkilileri kad n sorununa el atm fl! Ç kard yasalarla kad n n toplumdaki ikinci s n fl n tescil eden devlet, di er yandan eflini döven, öldüren efllere haks z tahrik indirimi uygulayarak yarg n n da anlay fl - n n ayn oldu unu gösteriyor. Bu haks z tahrik kimi zaman erke- e kad nl k görevlerini yerine getirmemek oluyor, kimi zaman da giydi in dar bir pantolon, baflka bir erke e saat sormak oluyor. Gerekçeler de iflse de hepsinde ortak olan yan; kad n n erke in kölesi olmas gerçekli ini devletin de yasama, yürütme ve yarg daki tutum ve kararlar yla onaylamas, desteklemesi flte bu bahsetti imiz devlet, flimdi de kad na yönelik fliddeti durduracak bir yöntem gelifltirmifl. Bu konuda polis daha aktif görev alacakm fl. fiiddet riski alt nda yaflayan kad nlar n durumu yak ndan izlenerek, ma dur kad nlar için ifllem yapmayan polislerin flikâyet edilebilece i bir de merkez kurulacakm fl. Yani art k eflinizden dayak yeme ya da öldürülme tehdidi alt ndaysan z solu u karakolda alacaks - n z ve onlar da sizi koruyacak Kad na Karfl fiiddetin Önlenmesinde Polisin Rolü ve Uygulanacak Prosedürler E itimi ad yla yürütülen bu projede 40 bin polis e itilerek fark ndal k ve duyarl l k art r lacak fiiddete maruz kalan insanlar n Yine haks z tahrik adaleti! yüzde 87 sinin kad n oldu u bu ülkede kaç fail cezaland r lm fl, fliddet gören kad n n kaç na hukuki destek sunulmufl, patronunun tacizlerine u rayan kaç kad n bunu aç klayabilmifl, aç klayanlardan kaç açt klar mahkemeleri kazanarak ifllerine geri dönebilmifller, polis ya da devletin herhangi bir baflka kurumu kaç olay n önüne geçmifl ya da daha önemlisi kaç polis, uygulad klar fliddetten dolay ceza alm fl vb.? Tüm bu gerçeklerin kad n n aleyhine iflledi i bir ülkede polisin e itilerek fliddetin önüne geçilmesi, dayak yiyen kad - n n koca n n elinden kurtar lmas mümkün mü? Cinnet geçirerek eflini ve çocuklar n öldürdükten sonra intihar eden, parkta oturan bir kifliyi tipini be enmeyip tekmeyle öldüren, dur dedim, durmad deyip silah kafas na s k p gencecik bir yaflam söndüren polis teflkilat için verilebilecek son görev de verilmifl ve toplumun içi rahatlat lm fl olacak bu e itimle. Kad n polislerin dahi kad nlara yönelik fliddet uygular ve cinsel tacizde bulunurken böylesi bir e itim, mevcut kurumun özüne de ayk r d r. Kad na kim yard m eder? Kad n n gerçekten eflit, huzurlu, fliddetten uzak vb. bir flekilde yaflamas ancak sosyalist bir düzende mümkündür. Ancak sosyalizm kuruluncaya kadar kad nlar n buna karfl koymamas n, her fleyi sineye çekmesini, mevcut yasalara karfl mücadele etmemesini beklemek de kad n ayn statüsü içinde tutman n bir baflka yoludur. Bu nedenle emekçi kad nlar n, (özellikle de iflyerinde, evde, sokakta vb. sadece kad n oldu u için yaflad sorunlara karfl ) örgütlenmeler oluflturmas, dayan flmay gelifltirmesi önemlidir. Kad nlar n bilinçlendirilmesini küçümsemek mümkün de il. Zira bu ülkede yap lan bir araflt rmaya göre yafl aras genç kad nlar n yüzde 63 ü aile içi fliddeti kabul edilebilir gördüklerini söylemifllerdir. Yani öncelikle emekçi kad n n kendisinden bafllamak, yaflad klar n n-gördüklerinin kendine reva ve kader olmad - n göstermek gerekiyor. Kad na karfl yasalar ç kartan, eflit ifle eflit ücret gibi en meflru hakk dahi ihlal eden, bizzat emekçi kad n n düflman olan bir düzenin koruyucular ndan fliddet sorununu çözmesini beklemek ve sorunlar m z onlara havale etmek kurda kuzu emanet etmek le birdir. Bu nedenle emekçiler ama özelde de kad n emekçiler, ezilenler olarak dayan - flal m, örgütleflelim. ( K okuru bir kad n) oldu unu. Bunun içine akla gelebilecek tüm hizmetler girer Belki 23 yafl nda kocas taraf ndan öldürülen Özlem Yap c o lu na da bunlar ö retilmiflti. O da, aman kavga ç kmas n, aman sinirlenmesin diyerek yüzlerce meseleyi sinesine çekmiflti. Muhtemelen annesi de kendi yerinde olsa öyle yapard. Yarg tay, Özlem Yap c o lu nun kendini öldüren kocas n yataktan itti- ini belirtmifl ve bunu ceza indirimine gerekçe yapm flt. 23 yafl nda öldürülen ve bir yarg karar yla ad gündeme gelen Özlem Yap c o lu nun k sa ama ac - larla dolu bir hayat hikâyesi var. Yuvas y k lmas n diye, yazg budur diye ayr lmay akl n n ucundan geçirmemiflti. mam Hatip Lisesi mezunu olarak da kendini erke in kaburgas ndan yarat lm fl bir varl k olarak kabul etmesi ve kaderine boyun e mesi gerekti i inanc vard büyük ihtimal Görücü usulü ile 2002 y l nda evlendi i inflaat iflçisi eflinin kendi katili olaca n nereden bilebilirdi ki! Yoksulluk bir yandan k skanç koca derdi bir yandan Yeni elbise giyemezsin, balkonda oturamazs n Kuran okumaktan ve bebeklerine bakmaktan baflka yapacak bir fleyi de yoktu. Asl nda yapabilece i fleyler vard elbette. O da öyle yapt. Dayak yedi i bir gün akrabalar n n yan na giderek art k dayanamayaca n söyledi. Doktordan üç günlük ifl göremez raporu ald ve Kocaeli Cumhuriyet Savc l na baflvurdu. Boflanmak istiyordu. Buraya kadar yapmas gerekenleri yapt ama yine devreye bugünlerde ad na Adana da 2007 y l nda gazete sayfalar - na 11 kad n intihar, 3 kad n cinayeti yans - d. Hukukçular n ve kad n çevrelerinin flüpheli yaklaflt intiharlar n say s n n artmas n yorumlayan Sosyolog smet Tekmek, intiharlar n alt nda fiziki ve psikolojik fliddetin yatt n söyledi. Büyük kentlerdeki kad n cinayetleri ile intiharlar n temelinde a r psikolojik travmalar yatt n belirten Tekmek, Bir yandan toplumsal sorunlar di er yandan erkek egemenli- inin yaratt bask kad n intihar n tetikliyor dedi. Kad n n toplum ve ailenin ördü ü çitlerin d fl na ç kamad zaman ben neden yafl yorum? sorusuyla cebelleflti ine dikkat çeken Tekmek, flunlar söyledi: Do u ve Güneydo u Anadolu Bölgesi nden göç eden Kürt kad nlar yaflad klar ndan daha fazla etkileniyor. Kültürel yabanc l k yafl yor. Büyük kentlerde yaflama tutunmak isteyen göçzede kad nlar n etraf nda hem aileleri hem de toplum adeta çit örüyor. Yaflama tutunmaya çal flan kad nlar aileleri ve toplum taraf ndan etraflar nda örülen çitin d fl na ç kmaya çal flt kça duvara çarp yor. Ailesinden ve yak n çevresinden güç alamayan kad n intihara yak nlafl - yor. Yaflananlar de erlendiren Av. Fatofl Hac velio lu da, kad nlar n çaresiz b rak - larak, adeta intihara teflvik edildi ini söyledi. Yarg çlar n kad n cinayetleri konusundaki tavr n elefltiren Hac velio lu, TCK n n 84. maddesinde intihara teflvik suçu ilgili madde bulundu u halde bu uygulanm yor. Adana da 2007 y l nda gazete sayfalar na yans yan baz kad n intihar ve cinayetleri flöyle: mahalle bask s denilen ve fakat gerçekte feodalizmin bask s sonucu flikayetini geri al p evine döndü, dava kapand Ama Özlem in çilesi bitmedi. Efli yine dövmeyi sürdürdü. Annesinin evinde dahi odunla dayak yedi. Yine de döndü evine. Döndükten üç gün sonra da (31 May s 2004) kocas taraf ndan öldürüldü. Asl nda hikaye, Özlem için son olan o geceden bafll yor. Katil kocaya ceza indirimi getiren olay kendisinden dinleyelim:... yatak odas nda yatt m z s rada kendisini özledi imi söyledim, sar lmak istedim. Ama beni yataktan afla itti. Birkaç tane vurdum. Bana engel olmaya bafllay nca, mutfaktan b çak ald m. Yatak odas nda pencerenin alt k sm nda yerdeydi. Say s n hat rlamad m kadar b - çak darbesi vurdum. Eflim kurtulmaya çal fl yordu... Özlem kurtulamad ve öldü. Ama ölen sadece o de ildi. Egemenler taraf ndan milyonlarca kez i difl edilmifl, kelime olarak dahi bir de eri ve anlam kalmam fl adalet duygusu da bir kez daha ölüyordu Özlem ile birlikte. Eflinin tutuklu olarak yarg land davada katil kocaya verilen ceza haks z tahrik indirimine u rad. Kocan n avukat n n savunmas tam da ibretlik denilecek cinsten:.. san k gecenin ilerleyen saatlerinde yatakta duran eflinin yan na girmek istedi inde maktulün sert ve a r sözlerine maruz kalm flt r. San k, evlilik birli inin en önemli parças olan cinsi münasebette bulunmak için efliyle birlikte olmak istedi inde olumsuz cevaplarla birlikte tehdit edilmifl ve itilerek yataktan at lm flt r, yata a al nmam flt r. A r tahrikte kalm flt r. Toplumdaki yarg lar ve kad n n konumunu bir yana b rakal m ama yasalarda bir kad n n kocas n n cinsel isteklerine cevap verme yükümlülü ü kesinlikle yoktur. Ancak buna ra men 3 e 2 oy çoklu uyla katil kocaya bu ceza indirimi uygulanm flt r. Kad na yönelik fliddet ya da hak ihlalleri sadece toplumda bitmiyor yani. Karakoldan, mahkemelere, sokaktan fabrikalara kadar bu eflitsizlik, bu anlay fl zincirleme sürüyor. Keflke ona destek olsayd k! Özlem in komflular onun dayak yedi ini biliyordu, hatta belki adam n onu öldürece ini bile düflünüyorlard. Ama hiçbiri hiçbir fley yapmam flt Özlem için. Neden? Çünkü bu, aile içi bir meseleydi ve kar flamazlard. Ölümünden sonra ise Keflke ona destek olsayd k, dönme deseydik diyorlarm fl. Yani piflmanlar ona eve dönmesini telkin ettiklerinden. Peki bundan sonra karfl laflt klar bu tür durumlarda nas l davranacaklar, Özlem in hemcinsleri? Dayak yiyen bir kad na, evine dönme diyebilecekler mi? Ya da aile içi mesele de olsa fliddete u rayan kad n n yan nday z m diyecekler? Peki biz kad nlar birbirimize destek olmazsak, ezilen kad nlar m za yönelik fliddet ya da baflka bir sald r da yanlar nda olmazsak sonras nda keflke dememiz ne ifle yarayacak? Ya da belki biz de fliddet gören bir kad n z. Bize destek olunmas n istemez miyiz? flte ezilen kad nlar için dayan flmak, örgütlenmek, bu kadar önemli bir meseledir. Bunlar aile içi mesele de ildir. Ezilen kad nlara yönelik aile içi ya da d fl fliddetin, sald r lar n, tacizin hakl hiçbir yan olamaz. Biz birbirimize yard m etmezsek kimse bize yard m edemez! Adana da 11 ayda 11 kad n intihar etti! 25 Kas m Kad na Yönelik fiiddetle Mücadele Günü nde Londra da Medyada Kad na Yönelik fiiddete Son bafll alt nda bir konferans yap ld. * 12 Nisan da Toros Mahallesi nde yaflayan Filiz E. (46), efli evde uyudu u s rada, mutfaktaki dolaba ba lad kravatla kendisini ast. * 19 Ocak ta evli ve bir çocuk annesi Yeliz Özkale (21) misafirli e gitti i kay nvalidesinin 3. kattaki evinin balkonundan atlayarak yaflam na son verdi. * 26 Ocak ta Küçükdikili Beldesi nde oturan 24 yafl ndaki Necla Yalç n, çocuklar yla birlikte kahvalt yapt ktan sonra, Kabasakal Mezarl nda, 11 y l önce eceliyle ölen babas Abdullah fller in mezar nda bafl na silahla atefl ederek intihar etti. * 1 fiubat ta Yüre ir de oturan Ali ve Hayriye G. nin k z 23 yafl ndaki Neslihan G. Seyhan Nehri ne atlayarak intihar etti. * 17 fiubat ta 19 May s Mahallesi nde tar m iflçisi Halil Taflk ran (25) ile evlenen Zeliha Taflk ran (18), bilinmeyen bir nedenle yatak odas nda kendisini iple tavana asarak yaflam na son verdi. * 18 Mart ta 19 yafl ndaki Atiye A., aile üyelerinin evde olmad s rada, babas na ait ruhsats z tüfekle kafas na atefl ederek, intihar etti. * 21 May s ta Oya Can (17) adl kad n, 7 ayl k çocu u Feritcan n gözleri önünde, kaçt efli taraf ndan öldürüldü. * 19 Temmuz da Adana da Süleyman Ariç (31), fliddetli geçimsizlik yüzünden boflan p bir y l önce bar flarak yeniden birleflti i eflini ç kan tart flma sonucu b çaklayarak öldürdü. * 15 Kas m da Emire Saraço lu (20), bilinmeyen bir sebeple oturdu u daireden atlayarak yaflam n yitirdi. * 20 Kas m da Adana da, babas taraf ndan makyaj malzemeleri ve cep telefonuna el konulan Lise 2. s n f ö rencisi olan Ebru Erikli (15), okula gitme saatinde oturduklar binan n 8. kat na ç karak merdivenlerdeki pencereden kendisini bofllu a b rak p yaflam na son verdi. (H. Merkezi) Yorumsuz yafl nda ikinci kez anne oldu Samsun da, 4 y l önce, nüfus kay tlar - na göre 10, kemik yafl na göre ise 12 yafl ndayken 37 yafl ndaki üvey babas n n tecavüzü sonucu bir erkek çocuk dünyaya getiren H.K. n n, geçen y l evlendirildi i nikâhs z efli Gökhan Karaçal dan bir o lu daha oldu. H.K. ya tecavüzden yarg lanan üvey babas Erkal K. 3 ay önce, 18 y l 9 ay hapis cezas na çarpt r lm flt. 15 yafl ndan küçük k zla r zas yla cinsel iliflkiye girmek suçundan 15 y la kadar hapis istemiyle tutuksuz yarg lanan H.K n n imam nikahl efli Karaçal n duruflmas nda Savc ya ifade veren anne Perihan Y., k z n korumak için evlendirdi ini belirterek, K z m n bafl na gelen talihsiz olaydan sonra y k ld k. Komflular k z - m n dedikodusunu yapmaya bafllad. Yafl küçük oldu u için birileri kand r r kötü yola düflürür diye, k z m korumak için gayri resmi olarak evlendirdim. Gökhan dan da flikayetçi de ilim demiflti. Yurttan kaçan k za fuhufl tuza Bahçelievler Çocuk Esirgeme Kurumu ndan kaçan S.A. adl k z, s nd genç taraf ndan 40 YTL ye pazarland n söyledi. Zanl lar tutukland. Ailesi taraf ndan kendisinden büyük bir kifliyle evlendirilmek istendi i için evden kaçan ve daha sonra yerlefltirildi i stanbul Bahçelievler Çocuk Esirgeme Kurumu ndan da kaçan S.A. adl genç k z, s - nd Aziz Çetin adl genç taraf ndan para karfl l sat lmaya bafllad n söyledi. ran da ahlak polisi cinayeti ran da niflanl s yla parkta otururken ahlak polisi taraf ndan tutuklanan Zehra Baniyakub (27) adl kad n doktor, gözalt ndayken hayat n kaybetti. Polis, Baniyakub in intihar etti ini öne sürerken, ailesi, k zlar n n öldürüldü ü gerekçesiyle dava açt. ngiliz The Observer gazetesinin haberine göre, ran n dini lideri Ayetullah Ali Hamaney e ba l ahlak polisi, Baniyakub u, 12 Ekim de Hamedan kentinde niflanl s Hamid Chitsaz la birlikte bir parkta otururken slami yasalara göre birlikte oturamayacaklar gerekçesiyle gözalt na ald. Tahran Üniversitesi T p Fakültesi mezunu bir doktor olan Baniyakub, radyo programc s olan niflanl s yla birlikte hakim önüne ç kar ld ktan sonra tutukland. Medyada kad na yönelik fliddete son AT K-Yeni Kad n-londra, Demokratik Kad n Hareketi, Göçmen flçiler Kültür Derne i-kad n Komisyonu, Roj Women örgütlülükleri taraf ndan yaklafl k bir önce Londra da sauna ve masaj salonu ad alt nda yer alan ve esasta kad n bedeninin ticaretinin yap ld yerlerin reklâmlar n n Türkiyelilere seslenen gazetelerde yer almas üzerine bir kampanya bafllat lm flt. Kampanya süresince yürüyüfller, yerel Türkçe yay n yapan gazeteler ile görüflmeler ve onlara yönelik protesto gösterileri gerçeklefltirilmiflti. Kampanyan n son etkinli i olarak 25 Kas m günü Medyada Kad na Yönelik fiiddete Son slogan ile bir konferans örgütlendi. Konferans kampanya raporunun sunulmas ile bafllad. Sonras nda üç temel bafll k alt nda gündemler ifllendi. lk konu Medyan n Kad n Yaflam na Etkisi bafll Demokratik Kad n Hareketi temsilcisi taraf ndan sunuldu. kinci bafll k Medya-Kad n ve Savafl, AT K-Yeni Kad n-londra dan bir temsilci taraf ndan sunuldu. kinci bafll k esasta ülkemizde yaflanan rkç -floven dalgan n Kürt siyasetçi kad nlar üzerinde medyada nas l iflletildi inin konferans gündemine tafl nmas amaçl yd. Konferansa ayr ca ayn bafll k alt nda Uluslararas Özgür Kad nlar Vakf Yönetim Kurulu üyesi Ann Kristin Kowarsch da Kürt kad nlar üzerinde yapt araflt rmalar ile yer ald. Son olarak ise Göçmen flçiler Kültür Derne i-kad n Komisyonu temsilcisi taraf ndan Kad na Yönelik fiiddetin Olmad Bir Dünya Mümkün mü? tart flmas yürütüldü. Konferans, sonuç bildirgesinin ve ülkemizdeki rkç -floven dalgaya yönelik ele al nan bir bildiri tasla n n onaylanmas ile son buldu. (AT K-Yeni Kad n-londra)

13 14-27 Aralık 2007 İşçi-köylü 13 Dünya ABD bir müttefikini yitirirken, yenisini kazand! Avustralya da 24 Kas m da yap lan seçimler, ABD nin iflgal politikalar n n bafll ca destekçilerinden biri olan Howard koltu- undan etti. Alt partinin kat ld seçimlerde küçük partilerin hemen hiçbiri parlamentoda koltuk elde edemedi. Liberal Parti nin bu seçim yenilgisinin bafll ca nedenlerinden birini yeni ifl yasalar na duyulan tepkinin oluflturdu u söyleniyor. Yasa nedeniyle 2005 ve 2006 y llar nda Avustralya tarihinin en kitlesel eylemleri gerçekleflmiflti. Eylemlere kat l m yar m milyonu geçmiflti. Seçimlerin galibi, Sosyal Demokrat flçi Partisi ve lideri Kevin Rudd. Rudd, gerek seçim kampanyalar nda gerekse hemen seçim sonras yapt aç klamalarda, Avustralya askeri birliklerini Irak tan çekme ve Kyoto Protokolü nü imzalama sözü verdi. Ancak bu vaatlerine ra men, O na oy verenlerin birçok beklentisi karfl lanmayacak gibi görünüyor. Çünkü Rudd daha seçim akflam, Bush la yapt bir görüflmeyle ilgili flunlar söyledi: O na (Bush a), ABD ile ittifak n bundan böyle de d fl politikam z n merkezinde olaca garantisini verdim. Görünen o ki, emekçi y nlar n, emperyalist neo-liberal politikalara ve ABD emperyalizmi öncülü ünde gerçekleflen iflgal sald - r lar na duydu u tepkiler, yine sahte bir sol aldatmacay da beraberinde getirdi. Çünkü Rudd da t pk birçok Latin Amerika ülkesinde yaflanan örneklerde oldu u gibi, emekçi y nlar n özde sisteme karfl geliflen hoflnutsuzlu u ve bu hoflnutsuzlu un solu yine emekçi y nlar nezdinde umut haline getirmesini iyi kullanarak, bunu oya çevirmifl ve kendini iktidara tafl m flt r. Annapolis fiyaskoyla sonuçland Ortado u merkezli toplant lar n en sonuncusu, 27 Kas m da ABD nin Annapolis kentinde gerçekleflti. Bu toplant da yine benzerleri gibi sözde Ortado u halklar na bar fl getirmeyi hedefliyordu. ABD emperyalizminin en yetkili a z Baflkan Bush, yan na Siyonist srail in Baflbakan Olmert i ve Filistin özerk yönetimi Baflkan Abbas alarak, zirvenin hemen ard ndan yapt aç klamada, yeni bir bar fl, özgürlük ve güvenlik dönemine girildi ini söyledi. ABD emperyalizmi merkezli bu yönlü aç klamalar n gerçekte ezilen halklara dönük yeni sald r lar içerdi ini ise art k dünyan n ezilenleri çok iyi kavram fl bulunmaktalar. Zirvenin sonucuna bak ld nda, emperyalistlerin beklentilerini karfl lamaktan çok uzak oldu u görülmektedir. Çünkü Annapolis Ortado u Konferans ndan, bir Filistin Devleti kurulmas na ve 12 Aral k ta yeni görüflmelere bafllanmas na dair temenniler den baflka bir fley ç kmad. Filistin halk baflta olmak üzere, Ortado u halklar na dönük yeni bir teslimiyet dayatmas ndan baflka bir anlam olmayan konferans, gerçekte tam bir fiyaskoyla sonuçland. Annapolis öncesi Peres ve Abbas taraf ndan gerçeklefltirilen Türkiye ziyareti de, yine bu zirvenin alt yap s n oluflturmaya hizmet ediyordu. Türkiye egemenleri böylelikle, bir kez daha emperyalistlerin kendilerine biçtikleri Truva at rolünü yerine getirmeye çal fl yordu. Bu rol, bir yandan Filistin halk n teslimiyete zorlamay, di er yandan da emperyalistlerin ve srail in elini Ortado u da daha da güçlendirmeyi kaps yordu. Emperyalistler, baflta da ABD emperyalizmi, Filistin sorununun çözümünü ve bu yönlü görüflmeleri tamamen kendi inisiyatiflerine almak istiyorlard. Amaç Filistin direniflini bitirmek Daha bafllamadan tart flmalara neden olan bu zirve, ABD nin Filistin sorununda inisiyatifi elde tutma çabalar - n da iyice gün fl na ç kard. Ancak ABD emperyalizminin Filistin sorunu ve bu ba lamdaki görüflmeler noktas nda inisiyatifi elinde tutma çabalar, ayn zamanda bugüne kadar hayata geçirilen Ortado u politikas n n iflas etmesinin ürünüdür. Çünkü Süper güç ABD, aç k yenilgisine ra men hala korumaya çal flt dünya hâkimiyeti iddias n n sonucu olarak, Irak, Afganistan, Lübnan ve Filistin de tam bir ç kmaza girmifltir. ABD emperyalizminin temsilcileri, zirve öncesi yapt klar aç klamalarda, Annapolis in olmamas durumunda, yeni nesil Filistinlileri radikallere ve afl r - lara kaybetme tehlikesinden söz ediyorlard. Ve böylece zirvenin as l hedefinin Filistinlilerin meflru direnifli k rmak oldu unu da ilan ediyorlard. fiu s - ralar hayata geçirmeye çal flt klar taktik, Filistin sorununa dönük emperyalist bir çözüm olmadan, emperyalistlerin tüm Ortado u da huzur bulamayaca hesaplar üzerinden geliflmekte. ABD nin Filistin özgülündeki amac tamamen kendine ba l ve kendi güdümünde bir Filistin devleti yaratmakt r. Bunun içindir ki, bu yönlü tüm görüflmelerin ABD gözetiminde yap lmas için gayret ediliyor. Filistin i satanlar Filistinlileri temsil edemez! Annapolis görüflmeleri yap l rken, Gazze fieridi nde ve Kudüs te binlerce Filistinli protesto gösterileri yap yordu. Ve bu gösteriler Hamas, slami Cihad Avrupa da demokrasi iflbafl nda Avrupa, tüm dünyada demokrasinin en ileri düzeyde oldu u, hak ve özgürlükler cenneti olarak yans t l r, böyle propaganda edilir. Ancak Avrupa ülkelerinin demokrasiden anlad klar fleyle bizimki çok farkl d r. Bunun böyle oldu u defalarca kez kan tlanm flt r. Son y llarda 1 Nisan operasyonu ile DHKP/C operasyonu ad alt nda devrimci, demokratik kurumlar n bas lmas, birçok politik tutsa n ülkelerine iade edilmelerinin gündeme gelmesi ve son olarak da 5 Aral k operasyonu Avrupa demokrasisinin nas l bir fley oldu- u gözler önüne serilmifltir. 5 Aral k 2007 sabah, erken saatlerde, efl zamanl ani bask nlarla Almanya n n üç eyaletinde 8 flehirde 13 yere polis bask nlar düzenlenmifltir. Karlsuhe deki Federal Baflsavc l n emriyle düzenlenen bu kapsaml operasyonda AT F-AT K e ba l 2 dernek ve 10 ev olmak üzere toplam 13 noktaya bask nlar düzenlenerek buralarda aramalar gerçeklefltirilmifltir. Türkiye Komünist Partisi/Marksist- Leninist e üyelik ve yöneticilik suçlamalar yla yap lan bask nlarda emri veren Federal Baflsavc l n bask n gerekçesinde TKP/ML nin Türkiye de yasak oldu u ancak ne bu örgütün ne de yan kurulufllar n n Almanya da yasak olmad ifade edilmektedir. Fakat buna ra men ne hikmetse bu bask nlar gerçeklefltirilmektedir. Ne var ki, bu demokratik kurumlar n hiçbir örgütle de ba lant s noktas nda polisin elinde tek bir delil bulunmamaktad r. Avrupa ülkelerinin göçmen iflçilere ve onlar n AT K gibi örgütlenmelerine olan düflmanl özellikle de son ç kar lmaya çal fl lan sosyal y k m yasalar na karfl dirençten gelmektedir. Göçmenlere yönelik bask, s n rd fl tehdidi, vatandafll ktan ç kartma gibi yöntemlerle E itim karanl a fl k tafl r! Bu slogan alt nda 5 Aral k 2007 tarihinde Hamburglu ö renciler bir kez daha ö renci harçlar na karfl pretestolar n soka a tafl d lar. Yaklafl k 700 kiflinin kat ld yürüyüfl, yap lan konuflmalarla ve at lan sloganlarla canl bir flekilde bafllad. Yürüyüfl saat 16:00 da Üniversite Kampüsü nde ö rencilerin toplanmas yla bafllad. Yürüyüfle genel ö renci kurumlar n yan s - ra belli sendikalar da destek verdi. Hat rlanaca gibi ö renciler geçen sömestr Hamburg daki bütün yüksek okullarda harçlar boykot ettiler. Birçok yüksek okulda yakalanmas gereken say ya çok az bir rakam kala boykot bitirilmek zorunda kal nd. Buna ra men Hamburg da 10 bin ö renci ve Filistin Halk Kurtulufl Cephesi gibi birbirine rakip örgütler taraf ndan ortak organize ediliyordu. Protestolar Filistin i satanlar, Filistinlileri temsil edemez ortak fliar alt nda gerçeklefliyor ve zirve Abbas n Filistin halk n satmas olarak nitelendiriliyor, Annapolis deki teslimiyete hay r! deniyordu. Annapolis Konferans ile birlikte, Ortado u da kaybedenler, yine Ortado u halklar na teslimiyeti dayatmaya çal flmaktalar. Ancak ne Ortado u halklar ne de dünyan n tüm ezilenleri teslimiyeti kabul etmemekteki srarlar n sürdürmekteler. Onlar kazanacaklar ndan emin olduklar bir savafl bafllatt lar bile. Anlafl lan Ortado u yu yang n yerine çevirenler, ayn zamanda kendilerini de yang n n alevleri içine hapsettiklerinin hala fark na varamad lar. sindirmeye çal flan Avrupa ülkeleri kendi iflçisi ile göçmen iflçilerin bir araya gelmelerini engellemek, göçmen iflçileri marjinallefltirmek için elinden geleni yapmaktad r. Bu nedenle de demokratik kurumlara yapt klar bask nlar terörist gruplara sol afl r örgütlere yönelik operasyon olarak yans tmaktad r. Üstelik tüm bunlar da hukuki bir yarg karar olmaks z n gerçeklefltirmektedir. Ancak çok aç k ki ne AT K ne de ona ba l olan demokratik, devrimci kurumlar bu bask nlarla y lmayacaklar, demokratik mücadelelerine kararl l kla devam edeceklerdir. Bugüne kadar ezilenleri temsil eden hiçbir örgüt bask - larla susturulamam fl, ortadan kald r lamam flt r. harçlar ödemeyerek boykot etmiflti. Okul idaresi ise boykota kat lan yaklafl k 300 ö renciyi harçlar n ödemedikleri gerekçesiyle okuldan att. Daha sonraki aylarda avukatlar arac l yla ö rencilerin okula yeniden kay tlar yap ld. Bütün bu geliflmelere karfl tav rs z kalmayan Hamburglu ö renciler bu y l da Hamburg Üniversitesinde ve HFBK da yeniden boykot kampanyas bafllat lar. Önümüzdeki haftalarda sonuçlanacak olan boykot kampanyas - n n sonucu ne olursa olsun, gösterilen tepkiler ö rencilerin durumdan hoflnut olmad n göstermektedir. 5 Aral k taki yürüyüfle YDG liler de HAW HFBK ve Üniversite boykotuyla dayan fl yor! pankart yla kat ld lar. YDG liler yürüyüflte Almanca dergilerini ve boykot pullamalar n ö rencilere da tt lar. Geçen dönemlerde de oldu u gibi YDG nin pullamalar n birçok ö rencinin çantas nda ya da parkelerinde görmek mümkündü. Polisin genifl güvenlik önlemi ald yürüyüfl saat 19:00 gibi flehir merkezinde bitirildi. talya talya daki demiryolu, deniz ve hava tafl mac l çal flanlar 8 saatlik bir genel grev gerçeklefltirdiler. 30 Kas m günü, saat ile aras nda gerçekleflen greve kamudaki yak n mesafe toplu tafl ma çal flanlar da kat ld - lar. Grevin bafll ca nedeni ise, hükümetin 2008 bütçesi kapsam nda, toplu tafl mac l kta getirmeye çal flt k s tlamalar. Grev bütün karayollar nda kuyruklar oluflmas na neden olurken, Alitalia Hava Yollar 200 uçuflunu iptal etmek zorunda kald. Ayr ca baflkent Roma da da taksi floförleri 4 günlük grev gerçeklefltirdiler. Vietnam Vietnam n Dong Nai kentinde bulunan Tae Kwang Ayakkab Fabrikas nda çal flan 14 bin iflçinin 10 binden fazlas daha yüksek ücret, prim ödemesi gibi taleplerle greve gitti. flçilerin ayl k ücretleri ortalama 43 Euro. Çal - flanlar n büyük ço unlu unu ise k rsal kesimden gelen kad nlar oluflturmakta. Güney Kore s n rlar içindeki topraklarda bulunan fabrika, Vietnam da üretilen 75 bin çift Nike ayakkab lar n n % 10 unu üretiyor. Yunanistan Yunanistan daki tüm ilkö retim okullar ve liseler, 26 Kas m günü aç lmad. Çünkü ö retmenler, ilkokul, ortaokul ve üniversite ö rencileri, hükümetin tasarruf planlar na ve emeklilik yafl n n yükseltilmesine karfl soka a ç kt - lar. Protestolar ertesi gün de sürdü ve radyolar, televizyonlar haberleri sunmad, gazeteler ç kmad. Protestolar n hedefinde özellikle de emeklilik yasas reformu var. Avustralya Avustralya n n Victoria Eyaleti ndeki yaklafl k 20 bin ö retmen ücretlerine % 30 zam yap lmas talebi ve s n flar n küçüklü ü, süreli sözleflmelerdeki s n rlamalar gibi nedenlerle greve gitti. Ayr ca 10 binden fazla ö retmen Melbourne Parlamentosu önünde eylem yapt. Japonya ABD nin ard ndan Japonya da ülkeye girifl yapan yabanc lardan biyometrik parmak izi almaya bafllad. Bu ifllemde foto raf ve parmak izleri, baflka kay tlarla karfl laflt r lmak üzere, bilgisayar haf zas na kaydediliyor. Japon insan haklar örgütleri uygulamay protesto ediyorlar. Evrensel Bak fl Efsanelerde sona do ru Emperyalist patentli neo-liberal politikalar n 70 li y llar boyunca Latin Amerika ülkelerinde yo un olarak hayata geçirilmesi, bu ülkeleri büyük bir ekonomik-siyasal çöküntüye götürdü. Bu büyük çöküntü, kaç n lmaz olarak yoksulluklar her geçen gün daha da büyüyen emekçi y nlar n harekete geçmesini, çok say da halk hareketi oluflmas n da beraberinde getirdi. Ancak büyük bölümü s n fsal temelden yoksun olan bu hareketlerin içinde yer alan, soka a dökülen y nlarda en belirgin olan fley, halkç ve sol söylemlere s - k s k ya sar lmalar yd. Bunun anlam ise solun, di er bir deyimle de sosyalizmin, yoksul y nlar aç s ndan yeniden umut olmaya bafllamas yd. Bu söylemlerin ard na s narak iktidara gelen Lula, Kirchner, Morales, Chavez gibi, sözde solcu liderleri, iktidara tafl yan da, iflte kitlelerde ortaya ç kan bu umut olmufltur. Venezüella daki Bolivarc Devrim in mimar olan Chavez, sosyalizmle uzaktan yak ndan alakas olmayan Bolivarc anlay fl hayata geçirerek, burjuva s n fla iflçi s n f n n uzlafl - labilirli i üzerinden yükseltmeye çal flt, 21. yüzy l n sosyalizmi ni infla etme iddias ndad r. Ancak gerçekte infla etmeye çal flt n n ne oldu u, anayasada yapmaya çal flt de iflikliklerde görülmüfltür. O nu anti-amerikanc görünen tutumuna bakarak, anti-emperyalist ilan edenler, nedense Chavez in, Rusya, Çin, AB gibi emperyalist güçlerle iliflkilerini sorgulamaya yanaflmamaktalar. Bugün Latin Amerika daki silahl halk hareketlerini tasfiye etme gibi bir misyona soyundu unu görmezden gelmekteler. Sosyalist Chavez önderli indeki bu ülke, 2 Aral k ta referanduma gitti. Daha referandum öncesinden bafllayan, eylemlerle sars ld tüm ülke. Eylemlerin ço unun hayata geçirilen bir dizi anti-demokratik uygulama nedeniyle yükselifle geçti i bilinmekte. Bu anti-demokratik uygulamalar n bafl nda ise, Chavez i elefltiren bas nyay n organlar n susturmak geliyor. Ayr ca Chavez iktidar nda devlet mekanizmalar nda a rl kl olarak yer alan burjuva unsurlar n, rüflvet vb. pratikleri, iflleyifle damgas n vuran bürokratizm, halk y nlar taraf ndan bilinmekte ve tepkiyle karfl lanmaktad r. Bu tepkilerin eflli inde gerçekleflen ve Chavez in yenilgisiyle sonuçlanan referandum, anayasada birçok maddenin de iflikli ini öngörmekteydi. Bu referandum, ekonomide ve sosyal yaflamda, sosyal güvenlik, çal flma saatlerini 36 saate düflürme gibi emekçiler lehine denebilecek baz avantajlar içeriyor gibi görünse de, de ifliklik maddelerine biraz dikkatli bak ld nda, bunlar n iflçi-emekçi y nlar ad na avantajdan çok ileriye dönük tehlike oluflturdu u görülmektedir. Her fleyden önce, anayasada yap lmak istenen de iflikliklerin merkezinde, Chavez in yetkilerinin geniflletilmesi yat yor. Bu de ifliklikler özde, orduya ve popülist söylemlerin etkisindeki en yoksul tabakalara dayanan, yetkilerin tek kiflide topland burjuva bir rejim yaratmay hedefliyordu. Baflkan n görev süresini 6 y ldan 7 y la ç kar yor ve bu makama tekrar tekrar seçilmesine, böylece ömür boyu iktidarda kalmas na olanak sa l yor. De ifliklik önerilerinin yo un olarak, sosyalist rotaya hizmet etti i yönlü propaganda edildi. Oysa Anayasa de iflikli i, çok net bir dille üretim araçlar üzerindeki özel kapitalist mülkiyetini, yabanc sermayenin varl n garanti alt na almakta. En önemli noktalardan biri de, anayasadaki baflka de ifliklik maddeleriyle birlikte Venezüella Ordusunun antiemperyalist halk ittifak, ulusal muhaf zlar n ise Bolivarc Halk Milisleri olarak adland r lmas. Ancak bu organlar, mevcut burjuva silahl güçlerinin hiyerarflisi ve disiplini alt nda kalmaya devam ediyor. En önemli de ifliklik ise, ordu atamalar da dâhil, tüm yetkilerin baflkanda toplanmas. Chavez ve taraftarlar taraf ndan Halk iktidar veya Sokak Parlamentosu olarak adland r lan belediye meclisleri, göstermelik olarak anayasaya ekleniyor. Gerçekte ise bunlar, kapitalizmi y kmak ve yeni bir devlet kurmak amac yla verilen bir mücadele içinde tabandan oluflan, iflçi-köylü meclisleri de il. Bunlar baflkana ba l d r ve ifllevleri s n f mücadelesini örgütlemek de il, bilakis s n f mücadelesini bast rmak ve kitleleri hükümete yedeklemektir. Yeni düzenlemeyle birlikte oluflabilecek en tehlikeli durumlardan biri de, baflkana OHAL ilan etme yetkisi verilmesi ve OHAL in süresindeki s n rlaman n kald r lmas yd. Böylece hükümet, yarg lama ve savunma hakk olmaks z n tutuklama yetkisine sahip olacakt. Ancak Venezüellal emekçi y nlar, üzerilerine oynanmak istenen bu oyunu fark etmifl olacaklar ki, Chavez 3 milyonluk bir oy kayb yla referandumu kaybetti. Chavez karfl t eylemlerin ABD ve Venezüella burjuvazisi taraf ndan k flk rt ld yorumlar yap lsa da, gerçek neden artan s n f çeliflkileridir. Ve nas l ki, Latin Amerika daki birçok sol maskeler düflmüfl, sol efsaneler y k lm flsa, öyle görünüyor ki, Venezüella daki sosyalizm efsanesi nde de sona do ru gidilmektedir. Efsanelerde yaflanan bu sona do ru gidiflin, Latin Amerika halklar nda yeni bir uyan fl getirmesi, di er halklar n da önünü açacak olan s n fsal temeldeki mücadeleleri yükseltmesi ise kaç n lmaz gibi görünmekte. Hem Latin Amerika daki hem de tüm dünyadaki ezilen y nlar, gerçek anlamda eflitli in ve özgürlü ün, sosyalizmin inflas n n, burjuvaziyle iflbirli i halindeki iktidarlar n gerçeklefltirdi i seçimlerle, reformlarla de il, difle difl bir s n f mücadelesiyle yarat laca n, er ya da geç bilince ç karacakt r.

14 Tarihten sayfalar İşçi-köylü Aralık 2007 Faflizmin ilgi oda hapishaneler ve direnenler... Toplumun ilerici-dinamik yap - s n oluflturan devrimci ve komünistler, gerici sistemler için her zaman tehlikeli statüsünde görülmüfl, ortadan kald r lmalar için çeflitli yol ve yöntemler denenmifltir. nand klar yoldan geri döndürmek için iflkenceler, katliamlar vb. bask araçlar n n yan nda, devrimci ve komünistleri kendi deyimleriyle kontrol alt nda tutman n en önemli araçlar ndan biri de hapishaneler olmufltur. Öldüremedikleri, kendi sistemleri için tehlikeli olan devrimci ve komünistleri kontrolleri alt ndaki hapishanelere kapatarak ak llar s ra kontrol etmeyi amaçlamaktad rlar burjuvafeodal, faflist sistemler. Ancak özellikle ülkemiz faflist sistemi aç s ndan durum hiç de bu kadar basit de ildir. Hapishaneye att tehlikeli varl klar burada da bofl durmamaktad r çünkü. Sistemin amaçlad zararl düflüncelerinden ar nd rma politikalar tutmamakta, aksine devrimci ve komünistler hapishaneleri birer e itim alanlar na çevirmeyi baflarmaktayd, t pk yaflam n her alan n oldu u gibi. Mücadelenin yeri ve zaman olmazd. Bulunulan her yer devrim mücadelesinin birer kalesi haline getirilmeliydi. Faflizm bunu bildi i için içeride de rahat b rakm yordu tutsaklar. Çeflitli zor ve bask yöntemleriyle (tek tip elbise, F tipi) teslim almaya çal flmakta, bunu baflaramad zaman da kendi kontrolündeki hapishanelere a r silahlarla sald rmakta ve katliamlar yapmaktad r. Kültür-Sanat fiu an stanbul da bir galeride sergisi devam eden brahim Balaban ile sanat yaflam hakk nda görüfltük. Köylü figürleriyle tan - nan ressam Balaban,1921 de Bursa Seçköy de dünyaya gelir. Henüz 16 yafl ndayken ay ngac l k suçlamas ile tutuklan r. Cezas paraya çevrilir ama ödeyemeyece i kadar yüksek mebla karfl l nda 3.5 y l hapis yatmak zorunda kal r. Resim yapmak daima en büyük tutkusu olmufltur ve bu sayede Bursa Hapishanesi nde büyük flair Naz m Hikmet le tan flm flt r. Biz de Balaban ile görüflmemizde sanata tutkusunun nas l bafllad n ve Naz m Hikmet ile olan yak nl n sorduk. 95 den 2000 e hapishane katliamlar giderek sistemlefliyor Tarih 19 Eylül Yer Buca Hapishanesi. Birkaç ayd r hapishaneye sald r n n zeminini haz rlamaktad r faflizm. Mahkemelere ya da hastaneye götürülen tutsaklara sald r lmakta, tedavileri engellenmekte, ihtiyaçlar k s tlanmaktad r. Sald r n n zemini haz rland ktan sonra 19 Eylül günü yüzlerce asker, polis ve özel timiyle; ifl makineleri ve a r silahlarla sald r ya geçer faflist TC devleti. Sald r ya elbette direniflle karfl l k vermektedir devrimci tutsaklar. Sonuç: 4 devrimci tutsak katledilirken onlarcas da a r yaraland. 4 Ocak 1996 günü ise benzer yöntemler ve sald r larla Ümraniye Hapishanesi ne sald ran faflist sistem burada da 4 devrimci tutsa katletmifltir. 24 Eylül 1996 tarihinde bu kez katliamc devlet Diyarbak r zindanlar na sald rm fl burada da 10 tutsak katledilmifltir. 26 Eylül 1999 da ise katliam n merkezi Ulucanlar Hapishanesi ydi. Aylard r 40 kiflilik ko ufla yerlefltirilmifl olan 120 tutsak, kendilerine yeni bir ko ufl aç lmas için hapishane idaresiyle diyalog kurmaya çal flmakta, ancak tüm giriflimler bofla ç kar lmaktad r. Yaflam standard çok alt düzeydedir. Ve baflka bir ko uflu iflgal ederek sorunlar n çözmekten baflka çareleri yoktur. Ve böyle de yaparlar. Bu durumda sistemin aylard r yapmak istedi i katliam n zemini de kendilerince oluflmufltu. Sald r - ya karfl barikatlar n kuran, teslim olmayacaklar n hayk ran devrimci tutsaklar n üzerine devlet hunharca sald rm fl, ateflli silahla öldüremediklerini de çivili sopalarla, yapt iflkencelerle katletmifltir. Sonuç: 10 tutsak katledilirken, onlarcas da a r yaralanm fl ve baflka hapishanelere sevk edilmifltir. Efli benzeri görülmemifl bir hapishaneler katliam ; 19 Aral k y l nda geri püskürtülen hücre tipi hapishane sald r s n n ard ndan, 2000 y l na do ru yeniden gündeme getirildi F Tipi hapishaneler. Yüksek güvenlikli, befl y ld zl otel odalar olarak topluma tan t lmaya ve as l yönlerinin sakland ABD modeli hapishanelerin yap m na h zla bafllanm flt. Sald r çok büyüktü. Hücrelerle hedeflenen sadece devrimci ve komünist tutsaklar teslim almak de- il, tüm halk katmanlar n teslim almak, ülkeye kocaman bir F Tipi hapishaneye çevirmekti. Tüm bunlara karfl d flar da eylemler bafllat lm flt. Partizanc lar n her Cumartesi Galatasaray Lisesi önünde yapt klar eylemlere azg nca sald r lmaktayd. Bu sald r - lara karfl eylemler kararl bir flekilde daha da büyütülerek sürüyordu. Ancak d flar daki ses çok c l zd. Genifl halk y nlar na bu sorunu anlatarak sahiplenmelerini sa lamak, güçlü bir muhalefet yaratmak gerekiyordu. Ne yaz k ki, o süreçte tam anlam yla bu sa lanamam flt. Di er taraftan içeride ise bu sald r lara karfl yap labilecekler tart fl l yordu. Bu tart flmalarda üç siyaset 20 Ekim 2000 tarihinde açl k grevi bafllat p, daha sonra bunu Ölüm Orucu na çevirdiler. Devletle bafllat lan görüflmeler bir yerde t kanm flt. Bu üç siyasetin d fl ndaki di er yap lar önce 3 günlük uyar açl k grevi yapm fl, ard ndan 10 Aral k 2000 tarihinde süresiz açl k grevine bafllam flt. Görüflmelerin t kand süreçte Ankara da yap lan eyleme polis azg nca sald rm flt. Devletin zirvesinden yap lan aç klamalardan katliam n sinyalleri verilmekteydi. Buradan sonra sözü Ressam Balaban a b rak yoruz.. - Ben çok küçük yafltan resme bafllad m. Çocukken çevremde gördü üm herfleyin resmini çizerdim. O zaman köyümüze say l olarak aç lan ilk okullardan biri aç ld ve ben de okula bafllad m. Beni hayvanlar otlatmaya gönderirlerdi. O ifli severdim. Sürekli öküzlere bakar resimlerini çizerdim. Haflhafl tohumu toplamaktan kaynakl birgün tutukland k, Bursa Hapishanesi ne götürüldük. Ben orada da sürekli maphuslar n resmini çiziyordum. Bana dediler ki sesin gibi resim yapan biri var burada. Ben dedim beni yan na götürün. Onlar da zor dediler. O komünisttir, baflkalar - n da kendi gibi yapmaya çal - fl r diye herkesi onun yan na salmazlar. Ben onun yan na gitmenin bir yolunu buldum yine de. Naz m Hikmet maphuslardan sadece gereken boyan n paras n al - yor ve onlar n resmini yap yordu. Ben de ne iyi dedim ve kendi portremi yapmas n istedim. Naz m Hikmet ya l boya ile yaklafl k bir haftada bana bakarak portremi yapt. Bana gösterdi, ben be enmedim, o da yüzümün fleklinden anlad ve sordu neden diye. Ben de benim boynumda kravat m oldu unu, onun güzel oldu unu ve neden yapmad n sordum. Bana sen köyüne gelen tahsildarlar sever misin? diye sordu, hay r dedim. flte dedi kravat onlar tak yorlar, sen gene de be eniyor musun? dedi. Ben yine de istiyorum dedim. Ceketimi de eski yapm flt. Bunun nedenini sorunca da, sen genç ve güzelsin, onu parlak yaparsam senin güzelli ini kapat r, böyle iyi dedi. Ben o güzel aç klamalar na ra men ikna olmad m ve yan ndan ayr ld m. Zeytinya na bat rd m kuru kalemler ile onun yapt portreme kravat kendim çizdim. O y llarda 2. Dünya Savafl patlak vermiflti. D flar da da maphushanede de açl k vard. O zaman devlet bize hiç bir fley vermiyordu. Sadece ekmek, ne yaparsan yap diyordu. Ekme i yiyip Allah a flükredecektin, art k sade ekmekle nas l yaflan rsa yaflayacakt n. O dönemde hapishanede olan kiflinin Adem Baba olmufltu. Nedir Adem Baba? Üzerindeki herfleyi yokluktan sat p, kafalar nda bir çulla ç plak kalanlar. Yokluk ve açl k yüzünden hapishanenin % 10 u Adem Baba olmufltu. Benim ailem zengindi, ama ben içerideydim, babam askere gitmiflti, çifti süren yoktu. Koyunlar, keçiler y ldan Katliam bafll yor Saat sabah n 5 i, günlerden 19 Aral k Silah sesleriyle yataklar ndan f rl yor 20 hapishanede ayn anda devrimci ve komünist tutsaklar. Pervas zl k had safhadad r. Kendi kontrolünde olan, onlarca jandarmas, memuruyla korudu u, kontrol etti i hapishanelere azg nca sald rmakta neydi böyle? Hani güçlü, kudretli ydi devletimiz. Dört duvar aras nda bulunan tutsaklara a r silahlarla, ifl makineleriyle, bombalarla sald rmak da ne oluyordu böyle? Cevap aç kt. Zay ft, zavall yd faflizm. Bir y ld r kendilerinin yapt klar hapishanelere girmek için MGK, Polis, M T, J TEM, Özel Hareket ve emperyalist efendilerinin uzmanlar yla özel haz rl klar yap l - yordu. Dönemin Baflbakan Ecevit ve ortaklar Mesut Y lmaz ve Devlet Bahçeli faflistleriydi. Bir pitbul köpe ini and ran gözleri ve bak fllar yla Adalet Bakanl görevini yürüten Hikmet Sami Türk, y llar n azg n tescilli katili çiflleri Bakan Sadettin Tantan katliam büyük bir baflar olarak görüyor ve katliama kat lan katilleri tebrik ediyorlard. Günlerdir süren sinsi bekleyiflin arkas ndan bir katliam girifliminin olaca n tahmin ediyordu devrimci ve komünist tutsaklar. Ancak boyutunun ne olaca konusunda bir fikirleri yoktu. Yine de ilk baflta birkaç dakikal k bir flokun ard ndan hemen toparlan lm fl, bulduklar her fleyi kendilerini savunmak için barikatlara tafl yorlard. Faflizm ne kadar çabuk içeri girer amac ma ulafl rsam o kadar iyidir mant yla aceleci davran yor, kan kusan silahlar n tutsaklara çevirmifl durmadan atefl ediyordu. Bir yandan da ad san duyulmam fl nitelikte bombalar n tutsaklar n üzerine at yordu. Biber gaz, sinir gaz derken düfltü ü yeri yakan kimyasal bombalar ya maya bafllam flt dört bir yandan. Çat lar ifl makineleriyle deliniyor, delinen bu yerlerden mermi ya yordu üzerlerine. Hiçbir güç devrimci iradenin önünde duramaz ve onu teslim alamazd /alamad da. Daha önceki her sald r da oldu u Ressam Balaban n hikayesi gibi yine direnifl ön plana ç km flt. 20 hapishanenin tamam nda da direnifl vard. Kimi yap s ndan ve içerideki tutsaklar n say s n n azl ndan kaynakl çabuk düflmüfl, Ümraniye, Çanakkale, Bayrampafla gibi hapishanelerdeki direnifl daha uzun sürmüfltü. Ad na Hayata Dönüfl Operasyonu demifllerdi. Yaflam n ad n n de ifltirildi i bir katliama bulduklar isim de anlaml yd onlar için. Kimi, nas l hayata döndürdüklerini tüm dünya kamuoyu görmüfltü bir kez daha. Direnifl sürüyor, düflenler ço- al yordu. Barikat bafllar ndaki tutsaklar ise Kan m z n son damlas na kadar direnece iz diyerek çat fla çat fla geri çekiliyorlard. Bir yandan da yaral lar tedavi etmeye çal fl yorlard. Neredeyse yaralanmayan kimse kalmam flt. Düflenlerin yerlerini hemen yenileri al yordu. Yaras n saran yeniden barikat bafl na kofluyordu. Yaralananlar ise ac lar n sloganlar na yans tarak hayk r yorlard. Yaflas n direniflimiz, Devrimci irade teslim al namaz sloganlar y k lm fl, delinmifl, kurflunlanm fl zindan duvarlar nda yank lan - yordu. Yank lanan her sloganda düflman n korkusu biraz daha büyüyordu. Tarihe faflizm aç s ndan kara bir leke, devrimciler aç s ndan ise müthifl bir direnifl destan olarak geçecek olan 19 Aral k 2000 hapishaneler katliam ve direnifli sonras, apar topar aç lan, inflaat halindeki F Tipi hücrelere götürüldü devrimci ve komünistler. Sevkler s ras nda akla hayale gelmeyecek iflkenceler yap ld faflizm taraf ndan. Zafer naralar at yorlard. Ancak istedikleri olmam flt. Direnifl esast, tek bafl na kal nsa bile devrimciler aç s ndan. Esas olan yeniden hayata geçiriliyordu. Yara bere içindeki tutsaklar açl k grevlerini devam ettirmekteydiler. Yeni bir alan ve yeni bir direnifl bafllam flt. Bundan sonra burada yükselecekti direnifl. Öyle de oldu. Fiziki olarak belli dönemlerde yenilgiler alsa da devrimci ve komünistler, iradi olarak hiçbir zaman teslim al namayacaklar n, ideallerinden vazgeçmeyeceklerini bir kez daha dosta da düflmana da göstermifl oluyorlard. y la ço alma yerine azal yordu. Ben de para kazanmak için berberlik yapmaya karar verdim. Kimsenin trafl etmek istemedi i Adem Babalar üzerlerindeki pisli e ve bitlere bakmadan trafl ettim, trafl etmeyi güzelce ö rendim. flte o günlerde iflimin olmad bir zamanda aynan n karfl s na geçip kendimi çizmeye karar verdim. Tam nas l çizerim diye düflünürken içeri Naz m Hikmet girdi. Trafl n z keskin olsun berberler dedi. Berberler hoflgeldin üstad dediler. Sonra geldi, tam benim arkamda durdu, merhaba brahim dedi. Ben de merhaba dedim ama ben hala portremi istedi im gibi yapmad için ona küskünüm. Bana senin portreni yeniden yapmak istiyorum dedi. Ben hiç bir fley söylemedim ilk baflta sonra ben sana portremi yapt rmam dedim. Ben böyle deyince Naz m Hikmet kendisi hakk nda söylenlerden kaynakl portremi yapt rmak istemiyorum kuflkusuna kap ld. Yüzü endifleli bir hal ald. Ama evlad m daha önce ne güzel yapt m, peki flimdi neden yapt rm yorsun? diye sordu. Ben de çünkü ben de resim yap yorum dedim. Çok flafl rd ve sevindi. Yüzü sevinçle ayd nland. Benim resmimi yaparm s n? dedi ve ben de yapt m. Daha resmin ne oldu unu bilmeden resim yapan çocuk, dünyan n en büyük flairinin resmini yapt. O gün ona ç rak oldum. O öyle bir hocayd ki, bir gün olsun flöyle yap demedi, hep yeni tarzda yap lan fleylere çok aç kt. Ben ilk okuldan sonras n okumad m diye beni ç rakl na kabul etmez sand m, ama istemez dedi ve beni kucaklad. Neredeyse a layacakt m. Benim dünyan n en büyük adam na kofluflum, onun ç ra oluflum böyle oldu iflte. Benim yapt klar m hep destekledi ve be endi. ( stanbul) flçi-köylü Gazetesi Yaz flleri Müdürlü ü ne Dostlar, Gazetenizin Kas m 2007, say : , sayfa 14 te Kültür-Sanat konusunu iflleyen sayfan zda Eme in Ressam Avni Memedo lu na ve Kolektifimiz taraf ndan üretilen kitab - na, ayr ca, Sorun Yay nlar Kolektifi Kültür Etkinlikleri Salonu nda Sanat Cephesi taraf ndan organize edilen Resim Sergisi Olay na Sol cenah m zdan yaln zca flçi-köylü Gazetesi nin yer vermifl oluflu son derece önemlidir. Nesnel gerçekli i yans tan duyarl ve devrimci bir gazetecilik anlay fl n n belgelenmesidir. Öncelikle bu türden bir gazetecilik anlay fl n n yayg nlaflmas n ve bu olay suskunlukla geçiren Sol cenah m za örnek olmas n ; ayr ca, flçi-köylü Gazetesi nin yar m sayfa yer verdi i de erlendirme yaz s n n di er ilerici-devrimci bas n-yay n faaliyetlerini de düflündürmüfl olmas n diliyoruz.... Kara gerici, rkç, floven, militarist savafl histerilerinin yeni k y m ve k r mlar n manipüle edildi- i anlaml bir dönemden geçiyoruz. Avni Memedo lu; politika-sanat-estetik faaliyetlerinin bir ve ayn yerde oldu unun kavgas n vermifl, tablolar yla birlikte tutuklan p yarg lanm fl, kimileri gibi burjuvazinin salonlar n süsleyen resimler yapmam fl, piyasan n belirleyicili ine karfl ç km fl, Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan diyebilmifl, burjuva sanat ak mlar karfl s nda Sosyal Realizm ekolünün Yeni Dal Grubu nu kurmufl, yoksulluk ve yoksunluk içinde yaflam fl, devrimci sanat anlay fl ndan ödün vermemifl, bedel ödemifl biriydi. O, burjuva ve küçük burjuva sol cenah taraf ndan kuflat lmak istenmiflse de, Eme in Ressam olabilmeyi hak etmiflti. Tablolar ve hakk nda yaz lan kitab bunun biricik kan t d r. deolojik ve s n fsal konumlar yla burjuva ve küçük burjuva sol ak mlar burjuvaziden önce Eme in Ressam n ve Yeni Dal Grubu nu kuflatmak isteyifli bofluna de ildir. Avni Memedo lu ve öteki emekçi halk çocuklar Güzel Sanatlar Akademisi ne tema olarak Yukar Mezopotamya, Dersim ve Anadolu emekçi halklar n n yaflam n, emek insanlar n getirmifltir. Yeni Dal Grubu, Bat öykünmeci, popülist, kapitalizmin yoz ve kozmopolit kültür ve sanat anlay - fl na karfl oluflturulmufl, çeflitli etkinlikleriyle de sistemin bask ve terör flimfleklerini üzerlerine çekmifltir. Burjuva diktatörlü ünün bin bir çeflit bask ve terörüne karfl Devrimci ve Marksist Sol Kadrolar n ideolojik, politik ve örgütsel konumu bir kez daha yeniden s nanmaktad r. Bu koflullarda flçi- Köylü Gazetesi nin tutarl bir tarih ve s n f bilinci ve ahde vefa duygusuyla Memedo lu nun devrimci sanat anlay fl na, çileli yaflam na ve mücadelesine yer vermesini son derece sevindirici bir geliflme olarak görüyor, kutluyor ve teflekkür ediyoruz. flçi-köylü Gazetesi, politika-sanat-estetik yolunda eme i geçenlere anlaml bir yer ay rarak, k - l ç hakk n teslim ederken sol, solcu, sosyalist ve komünist geçinenlere de böylece anlaml bir gazetecilik dersi vermifltir. Memedo lu nun sergisine de yaln zca flçi-köylü Gazetesi çal flanlar bilinç ve dayan flma duygular yla kat lm flt r... flçi-köylü Gazetesi nin sergilemifl oldu u duyarl l k ve dayan flma duygular n ayn duygularla karfl l yor; burjuvazinin resmî tarih anlay fl ve resmî ideoloji konusundaki net tav rlar n ; eme in ve emekçinin sosyal/enternasyonal kurtuluflu yolundaki katk lar n takdir ediyor, çal flmalar nda baflar lar diliyoruz. Devrimci selâmlar m zla. Sorun Yay nlar Kolektifi ve SORUN Polemik Dergisi Çal flanlar Ad na S rr Öztürk Merhaba, Sanat Cephesi nin organize etti i Eme in Ressam Avni Memedo lu Resim Sergisi için 2-15 Kas m tarihli flçi-köylü gazetesinde yazm fl oldu unuz güzel yaz için teflekkür ediyoruz. Bilindi i gibi bu zamana kadar büyük bir kuflat lm fll kla ad an lmayan Eme in Ressam Avni Memedo lu sosyalist resim sanat n n Türkiye de ilk temsilcilerindendir. Memedo lu, içinde bulundu u Yeni Dal Resim Grubu ile birlikte büyük bask lara u ram fl, resimleri yasaklanm fl, eserlerinden dolay yarg lanm flt r. Türkiye de Sosyalist Gerçekçili in resim alan nda ilk örgütlü grubu olan Yeni Dal Resim Grubu nun kurucular aras nda olan A. Memedo lu düflüncelerinden asla vazgeçmemifltir. Bu de erli sanatç m z n ölümünün 9. y l nedeniyle organize edilen resim sergisine ve onun düflüncelerine gazete sayfalar n zda yer verdi iniz için teflekkür ediyoruz. Devrimci selamlar m zla...

15 14-27 Aralık 2007 İşçi-köylü 15 Gazete/Okur Örgütlenme faaliyetinin bir parças olan gazetemiz üzerine okurlar m zla zmir, Bursa, Mersin, Tarsus, Adana, stanbul (Gülsuyu, Sar gazi, 1 May s, kitelli, Alt nflehir, Gazi Mahalleleri) da yapt m z toplant lar n temel hedefi daha nitelikli, kitlelerle bütünleflmifl bir gazete ç karmak olarak flekillendi. Okur söyleflilerine bir de ini Gazetemizin flçi-köylü den köflesinde bir süredir gazetemizin sahiplenmesine iliflkin yaz lar ç - k yor. Gazetemizin isminin de iflmesi ile birlikte sayfalar na da yans - yan bu de ifliklerin hedefi daha nitelikli bir yay n ç karmak. Bu ancak okurlar m z n katk s ile olacakt r. Biz de bir süredir okurlar m z n gazetemize dair düflüncelerini do rudan almak, elefltiri ve önerilerini tart flmak hedefiyle birçok semtte ve ilde okurlar m zla bulufltuk. Gazetemizin semtlerde, fabrikalarda da t m n yapan, Deneyimlerimizi yayg nlaflt rmal y z! Tarsus taki okurlar m zla yapt m z toplant oldukça verimli geçti. Buradaki okurlar m z n halkla kurduklar genifl iliflkiler ve mütevaz yaklafl mlar bizi oldukça etkiledi. Özellikle tar m iflçileri ile gelifltirdikleri iliflkilerdeki at lganl klar örnek al nmas gereken davran fllar. Örne in; tar m iflçilerinin yevmiyelerini yükseltmek için yapt klar çal flma s ras nda 3 bine yak n insan, harekete geçmek için yoldafllar m z n ça r s n beklemifl. Bir okurumuz tar m iflçilerinin koflullar n yerinde görmek amac yla bir hafta boyunca Konya da akrabalar ile birlikte çal flm fl. Semtte toplad klar elbiseleri yoksul insanlara da tm fl, sa l k oca kurmak için çal flma bafllatm fl olan yoldafllar m zdan örnek almam z gerekiyor. Mahallede harabe bir binay el birli i ile ve halk n yard mlar ile kullan l r hale getiren okurlar m z gelece e dair flimdiden onlarca plan kurmufllar bile. Çocuklara dersler, kad nlar için paneller, cenazelere sandalye bunlardan sadece birkaç. Ancak tüm bu çal flmalar n yay nlar m za yeterince tafl nmamas çevremizin bu çal flmalar örnek alarak bilgilenmesinin önünde de bir engel olmaktad r. DUYURU Umut Yay mc l k a ait e-posta adresimiz de iflmifltir. Yeni adresimiz: kitlelerle yak n iliflki halinde olan okurlar m z dinlemenin, onlarla tart flman n ve düflüncelerini alman n gazeteye daha bütünlüklü bakmay da beraberinde getirdi ini söyleyebiliriz. Gitti imiz birçok bölgede okurlar m za gazeteye dair düflüncelerimizi ve gelifl amac m z anlatt k. Öncelikle her bölgede onlarca y ld r gazetemizi, siyasi görüfllerimizi takip eden emekçilerin oldu- unu görmek bizleri oldukça sevindirdi. Eksiklerimizden s kça söz etti imiz bu süreçte, bunlarla birlikte bir gelenek yaratt m z ve tarihimizden daha fazla beslenmemiz gerekti ini bir kez daha gördük. stedi imiz düzeyde olmasa da okurlar m z gazetemizin içeri ine dair önemli yorumlar yapt lar. Bugüne kadar zmir, Ankara, Bursa, Mersin, Tarsus Adana, Sar gazi, Gazi Mahallesi, kitelli-alt nflehir, 1 May s Mahallesi, Gülsuyu nda yapt - m z toplant larda okurlar m z n getirdikleri elefltiri ve önerileri k - saca özetlemeye çal fl rsak; Okurlar m z genel olarak Denge Azadî ve Gö ün Yar - s sayfalar nki de ifliklikleri olumlu buldular. Gazetenin günceli yakalayamad, yaz lar n uzun oluflu, kullan lan dilin a r olmas, flehitler sayfas n n kendini tekrar etti i, köylü haberlerinin köylülerden kopuk oldu u, yay - n n köylük bölgelerden beslenmedi i ortaklafl lan elefltiriler aras nda. Gazetenin tan t m na dair bir kampanyan n örgütlenmesi, periyodun haftal k olmas ise bize ulaflan önerilerden. Adana daki okurlar m z gazetedeki resimlerin iyi olmad na, sitenin kullan fll olamad na, gazetemizin Yay-sat bayilerinde zor bulundu una de- indi. Ayr ca flçi-köylü den köflesinin içeri inin okurla iliflki kuran bir formata sahip olmas n n olumlu oldu unu belirttiler. Ankara daki okurlar m z özellikle Denge Azadî sayfas n n Kürtçe yaz larla beslenmesi gerekti i üzerinde durdu. 1 May s Mahallesi ndeki okurlar m zdan Marafl, Çorum, Sivas katliamlar gibi tarihsel anlam olan günlerin daha iyi ifllenebilece i, dönemin tan klar ile görüflülebilece i; co rafyam zda yaflayan de iflik kültürlere dair araflt rma yaz lar n n yay nlana bilece- i; bizleri derinden etkileyen kifliliklere dair (fieyh Bedrettin, Pir Sultan Abdal vb.) yaz lar n haz rlanabilece i önerileri de geldi. Mersin deki okurlar m z gazetemizin ajitasyon yönünün zay f kald n, politik atmosfere yönelik yorumlar n güncelle ba n n daha iyi kurulmas n n önemli oldu unu, kültür sanat ve kad n sayfas n n haber a rl kl ç kt n oysa bu sayfalarda daha çok yorum a rl kl yaz lar n yer almas gerekti ini belirttiler. Pusula ve S - n fsal Yaklafl m köflelerini be enen Mersin deki okurlar m z Denge Azadî sayfas nda bir köfle olmas n n olumlu olaca na de- indiler. Okurlar m z gazete ile kitleye gittiklerini ancak gazete arac l ile kitleyi örgütlemede ad m atamad klar na dikkat çektiler. Bu sorun sadece Çukurova da de il di er bölgelerde de yaflan - yor. Gazetemiz kendi bafl na içinde ne kadar nitelikli yaz lar ç karsa ç ks n kitleleri örgütleyemez. Bu noktada yapt m z sohbetlerde, gazetemizin örgütlenmede bir araç oldu unu, örgütleyicilerin elinde oldu u ve kitlelerle buluflturuldu u oranda bu misyonu karfl layaca üzerinde durduk. Ve örgütlenmenin di- er araçlar yla birlikte kullan ld - nda anlam n bulaca n n alt n çizdik. Gazetemizi alan kitleye anlamad klar - n anlatmak, düflüncelerini almak okurlar m za ve da t mc lar - m za ve de elbette ki bizlere düflmektedir. E er bunlar yap l rsa gazete üzerine düflen örgütleyici misyonunu yerine getirebilir. stisnalar d fl nda birço umuzun devrimci saflarda örgütlenifli de Fedakarl k, alçakgönüllülük ve mücadele azmi Gazetemizi uzun süredir okuyan daha deneyimli okurlar m zla gazetemizle yeni tan flan YDG li genç arkadafllar m z n kat ld zmir buluflmas nda ülke ve devrim sorunlar yla birlikte zmir yerelindeki gerçekli imiz üzerine görüfl al flveriflinde bulunduk. Toplant genel olarak verimli geçmesine ra men planlanan süre içinde sonlanmamas ve hemen ard ndan YDG Toplant s n n gerçeklefltirilece i için son bölümünde kat l m ve ilgide azalma oldu. zmir deki okurlar m z n merkez bürodan arkadafl m z n kat l m yla gerçeklefltirdi i bu ikinci toplant da öncelikle toplant n n misyonu ve hedefi üzerinde duruldu. Büromuzun uzun süre kapal kalmas ve yaflad maddi sorunlar nedeniyle bir araya gelen okurlar m z n kendi inisiyatifleri ile kararlar al p büromuzu sahiplenmeleri, büromuzun düzenli aç lmas n sa lamalar, maddi s k nt lar n çözmek için somut ad mlar atmalar, gazetemizin da t m na önem vermeleri bizleri oldukça mutlu etmekte ve okurlar m z n bu sahipleniflinin örnek oldu unu düflünmekteyiz. Okurlar m z n büromuza yönelik olumlu tutumlar n gelifltirmek için merkez büroyla iliflkilerini daha fazla gelifltirmek istemeleri, öneri ve elefltirilerini aktarma ve merkez büronun beklentilerini ö renme talebinde bulunmalar oldukça de erlidir. Okurlar m z n iste i üzerine di- er birçok bölgede yap lan okur toplant lar ndan farkl olarak toplant - n n yaln zca gazetenin de erlendirmesi ile s n rl tutulmamas ve zmir de neler yap laca n n da tart - fl lmak istenmesi zmir yerelinde okurlar m z n gösterdi i inisiyatifin daha da ileriye tafl nmas aç s ndan oldukça önemlidir. Okurlar m z verdikleri emeklere ra men kendilerini yeterli görmemekte ve okur inisiyatiflerinin daha örgütlü bir durufl sergilemesinin gereklili ini de vurgulamaktalar. Yine okurlar m z n zmir de son süreçte baflta DTP ve ESP olmak üzere devrimci demokratik kurumlara yönelik sald r lara karfl aktif flekilde dayan flma içine girmesi de olumlanan ve daha da gelifltirilmesi gereken bir yaklafl m olarak benimsendi. Devrimin genel sorunlar ve içinden geçti imiz süreç üzerine analiz ve de erlendirmelerin zaman almas nedeniyle gazete çal flanlar olarak ihtiyac n hissetti imiz gazetemizin böyle olmufltur. Bu tart flma asl nda beraberinde okurun misyonu nedir? sorusunu da getirmektedir. Kendini K okuru olarak tan mlayan bir kiflinin üzerine düflen sadece gazeteyi okumak ve paras n vermek de ildir. Gazetenin okurlar n n, da t mc lar ile bir bütün oldu unu öncelikle söylemeliyiz. K okurlar yay nlar - m z beslemeli, gördü ü her türlü geliflmeyi sayfalar m zda yer alabilecek haber materyali olarak görmeli, bulundu u bölgede bir okur a kurmal d r/kurabilir. Bunlar yapabilirsek s kça sözünü etti imiz kitlelerin gündeminden kopuklu umuzu giderebilir ayn zamanda örgütlenme çal flmas n n da önemli bir aya n örmüfl olabiliriz. Yay n faaliyetinin örgütleyici misyonuna dair prati imizden birkaç örnek verebiliriz. 3 Kas m seçimleri sonras nda gazetemizde boykotun bu süreçteki en devrimci tav r oldu una dair vurgu yapm fl ve seçimleri boykot eden köylülere gazetemizin o say s n de erlendirilmesi ve elefltirilerle önerilerin sunulmas gündemini ele alamad k. Yine, okurlar m z n yeterince haz rl olmad için önümüzdeki süreçte yerel okur inisiyatifinin kendi içinde daha örgütlü bir durufl sergilemesine hizmet etmesi amac yla neler yap labilece i üzerinde de durulamad, somut kararlar al namad. Bu gündemlerin eksik kalmas na ra men okurlar m z n bu toplant vesilesiyle bir araya gelmeleri ve birbirlerini daha iyi tan malar yararl olmufltur. Bununla birlikte politikteknik, küçük-büyük ifl ayr m yapmadan devrimci mücadeleye katk sunmak amac yla önemli fedakarl klar yaparak büromuzun düzenli flekilde aç lmas n sa layan, büromuzun çeflitli ihtiyaçlar yla ilgilenen, gazetemizin da t m n örgütleyen, haber ve yaz larla katk sunan, büromuzu ziyaret edenlerle ilgilenen, karfl laflt sorun ve s k nt lar çözme bilinciyle hareket eden ve tüm bunlar gerçeklefltirirken gerçekten alçakgönüllü ve samimi bir durufl sergileyen, devrimci faaliyete kat lma konusunda flartlar dayatmayan okurlar m za çok teflekkür ediyoruz. göndermifltik. K sa bir süre sonra a aya karfl topraklar n savunan Sinan köylüleri, Kars a ba l bir mezradan köylüler gazetemizi arayarak bize teflekkür ettiler. Köylüler sorunlar n iflledi imiz için çok mutlu olmufllard. Sinan köylüleri ard ndan gazetemizi de ziyaret ettiler. Halen gazetemizi gönderdi imiz ve iliflkimizi devam ettirdi imiz bu köylülerin durumu yay n faaliyetinin önemini de gösteriyor. Genel anlamda gördük ki, gazetemiz, inceleyen-araflt ran-elefltirel bir gözle okunmuyor. Öte yandan okurlar m zda a rl kl olarak yay n n ulaflmas n da - t mc lardan beklemek gibi bir anlay fl hâkim. Oysa yay na gündem önerileri sunma, haber ak - fl sa lama, do al muhabirlik yapma her okurumuzun görevi olmal d r. Bugün emekçilere gitti imizde en önemli araçlar m zdan biri gazetemiz olmaktad r. Bunun da t - m n n haber ak fl n n güçlendirilmesi zenginlefltirilmesi düflüncelerimizin de daha genifl y nlara ulaflmas demektir. Bu da daha genifl bir örgütlenme zemini yaratacakt r. Bizi her fleyden önce güçlü ve yenilmez k - lan da bu ba n düzeyidir. (Bir K çal flan ) Ustalardan mücadelemize fl k tutan sözler Bize gerekli olan fley, heyecanl fakat sakin bir ruh hali ve s k fakat düzenli bir çal flmad r. (Mao, seçme sözler, s.130) Çal flmalar m zda çok büyük baflar lar bile kazansak, bunlarla övünmemize ve böbürlenmemize hiçbir sebep yoktur. Alçakgönüllülük insan n ilermesini sa lar, övünme insan n geri kalmas - na sebep olur; bu gerçe i her zaman ak lda tutmal y z. (Mao, seçme sözler, s.135)

16 işçi-köylü Demokratik Halk ktidar çin B Z HALKIZ GELECEK ELLER M ZDED R UMUT YAYIMCILIK VE BASIM SANAY LTD. fit Yönetim yeri: Gureba Hüseyin A a Mah. mam Murat Sok. No:8/1 Aksaray-Fatih/ STANBUL Tel: (0212) FAKS: (0212) Sahibi ve Yaz iflleri Müdürü: Çilem ÖNSEL Bask : Gün Matbaac l k Beflyol Mah. Telsizler Mevkii Akasya Sk. No:23/A K.Çekmece/ stanbul Tel: Genel Da t m: YAY-SAT ISSN: X BÜROLAR KARTAL: STASYON CAD. DÖRTLER APT. NO: 4/2 KARTAL, TELEFAKS: (0216) ANKARA: TUNA CAD. ÇANAKÇI fihani NO:11 KAT: 3 DA RE: 32 ÇANKAYA TEL: (0312) Cep: ZM R: 856 SOKAK, NO:48/203 KEMERALTI KONAK, TEL: (0232) Cep: MALATYA: SMET YE MAH. N YAZ M SR CADDES ERSOY APT. NO:9 TEL: (0422) Cep: ERZ NCAN: ORDU CAD. ORDU fihani KAT:3 TEL: (0446) CEP: BURSA: SELÇUK HATUN MAH. ÜNLÜ CAD. SÖNMEZ fi SARAYI KAT: 2 NO: 185 HEYKEL, TEL: (0224) Cep: MERS N: S L FKE CAD. ÇAVDARO LU fihani KAT: 3 NO: 118 MERS N AVRUPA MERKEZ BÜRO: WESELER STR AS-DRUCK DUISBURG-ALMANYA TEL: FAKS: Son sözü bir kez daha D RENENLER söyledi! Biz Bflu süreçte flunu anlad k ki, Türkiye de iflçi grevleri var, ancak birileri bunlar fiili olarak engellemeye çal fl yor. 12 Eylül sonras en kitlesel iflçi eylemi olarak adland rabilece imiz, Telekom grevi, 44. gününde sona erdi. 26 bin Telekom çal flan n n kararl l kla sürdürdü ü bu grev, ayn zamanda özellefltirilmifl bir kamu kuruluflundaki ilk büyük grev olma özelli i tafl yordu. Telekom grevi, ülkenin 81 ilinde ve yüzlerce ilçesinde yap lan bir grev olarak, Türkiye tarihindeki en yayg n grevdi ayn zamanda. Bu grev, yükseltilen rkç -floven dalgan n sokaklarda linç giriflimleriyle devam etti i, ülke emekçi halk n n birbirine karfl k rd r lmaya çal fl ld bir dönemde yap lm flt r. Ancak iflçi s n f na dönük sald r lar ve s n f n hak alma mücadelesini gölgelemeyi de amaçlayan bu süreç iflçilerin kararl tutumu sayesinde, grevin sonuna kadar baflar yla sürdürülmesini engelleyememifltir. Ne egemen s n flar n borazanl - n yapan medyan n, sabotaj yap yorlar, kablolar çal yorlar, vatan hainleri gibi, eylemi karalamaya dönük çabalar, ne patronlar n tafleronlar arac l - yla gerçeklefltirdi i grev k rma giriflimleri, ne de yine onlar n hizmetindeki kolluk güçlerinin gözalt, tutuklama sald r lar, ço u hayat nda ilk kez böylesi bir eyleme kat lan iflçilerin büyük ço unlu unun kararl l n etkilememifltir. 45. güne girerken, 29 Kas m gece saat 00:30 da Haber- fl Sendikas ve Türk Telekom aras nda var lan anlaflman n özeti ise flöyledir: * Toplu sözleflmenin ilk y l nda enflasyon art yüzde 10, ikinci y l nda ise enflasyon oran n n üzerinde % 6.5 lik zam yap lacak, * Di er ücret kalemlerinde de ayn oranlarda zamma gidilecek, * Çal flma süreleri ile ilgili olarak haftada 5 gün 45 saat ve 6 gün 45 saat olmak üzere iki sistem getirilmifl olacak, ikinci koflulda çal flanlara 200 YTL ekstra ödeme yap lacak, * Bir defaya mahsus olmak üzere bayram öncesinde her iflçiye 200 YTL ek ödeme yap lacak, * Tüm iflçiler y lda toplam 112 günlük ikramiye alacak, * Grev süresince ifl akdi feshedilenler ifllerine geri dönecek, bu süre içerisinde yarg ya intik a l B Bundan sonra grevleri daha da zorlaflt rmaya çal flacaklar. Yasalar ç kararak, greve gidilmesini engellemek isteyecekler gibi görünüyor. 12 Eylül sonras en kitlesel iflçi eylemi olarak adland rabilece imiz, TELEKOM grevi, 44. günde sona erdi. etmifl bulunan akit fesihleri ile ilgili olarak mahkemenin karar beklenecek, *Kapsam sorunu ile ilgili olarak, sadece idari çal flanlar kapsam d - fl nda b rakacak düzenlemeler yap - lacak. Grevden sonraki günlerde, yap - lan bu anlaflman n sonucuna iliflkin de erlendirmelerini almak üzere, bir kez daha greve kat lan iflçilerin yan na gittik. Sendikan n gelece ini kurtard lar! Pendik Telekom Müdürlü ü nde görüfltü ümüz greve kat lm fl iflçilerden Turan Ayar n, grevin sonucuna iliflkin ilk sözleri: Önemli olan ne kadar maafl art fl ald - m z de il. Sonuç sendikan n gelece i aç s ndan iyi oldu, önü aç ld oluyor. Ve ard ndan ekliyor: Biz yak nda emekli olaca z, ancak bizden sonra gelecek olan genç insanlar n örgütlenmelerinin önündeki engel azalm fl oldu. Ayar, grev süresince verilen destekten de mutlu olduklar n, gerek içerde çal flan arkadafllar ndan gerekse d flar daki kamuoyundan deste in iyi oldu unu düflünüyor. Kendilerini karalayan egemen güdümlü medya d fl nda tabii ki! Görüfltü ümüz bir di er iflçi ise, Süleyman Do an. O en çok da grev süresince sabotajc, vatan haini vb. nitelemelerle an lmalar na tepkili. Ancak bunun kimler taraf ndan yap ld n n bilincinde. Bize kablo h rs z dediler. Ancak grev bittikten sonraki günlerde A r ve Erzurum da kablo çal nd ortaya ç kt. Demek ki gerçek h rs z bizler de- il, baflkalar ym fl! diyor. Sonuca iliflkin biraz temkinli yaklafl yor. Sözleflmenin içeri ini henüz bilmiyoruz. Ne getirdi ne götürdü, flu an bir fley demek zor diyor ve ekliyor: Ancak biz B Biz yak nda emekli olaca z, ancak bizden sonra gelecek olan genç insanlar n örgütlenmelerinin önündeki engel azalm fl oldu. flu süreçte flunu anlad k ki, Türkiye de iflçi grevleri var, ancak birileri bunlar fiili olarak engellemeye çal fl yor. Bu engelleme çabalar na ise, patronun grev k rma giriflimlerini gösteriyor. Önümüzdeki süreçte iflçi-emekçi cephesinden benzer grevler yaflan p yaflanmayaca na dair düflüncesini ise flu sözlerle aktar yor: Bundan sonra grevleri daha da zorlaflt rmaya çal flacaklar. Yasalar ç kararak, greve gidilmesini engellemek isteyecekler gibi görünüyor. Do an, grev s ras nda kendilerini en olumsuz etkileyen fleyin, valilik, çevik kuvvet, savc l k arac l yla gerçekleflen grev k r c l oldu unu söylüyor. Anlaflman n sonucuna iliflkin temkinlili ini ise bir kez daha flöyle özetliyor: Bekleyip görece iz! Telekom Pendik lçe Müdürlü- ü nde görüfltü ümüz son kifli ise, iflyeri bafl temsilcisi Selamet Ero lu ydu. Ero lu da, ilk görüfltü ümüz Turan Ayar gibi, sonucun her fleyden önce sendikal örgütlenme aç s ndan bir kazan m oldu unu söylüyor ve düflüncelerini: Anlaflmay % 51 gibi k l pay bir yetkiyle yapt k. Yoksa yetkimizin elimizden al nmas gibi bir durum ortaya ç kacakt. Yap lan T S (Toplu fl Sözleflmesi), sendikan n gelece ine fl k tutacak nitelikte bir anlaflma oldu. Bunun içindir ki ücret art fl n 2. planda de erlendiriyoruz sözleriyle aç kl yor. Kapsam d fl -kapsam içi personel noktas nda da olumlu bir sonuç al nm fl. Bundan böyle ifle giren mühendisler dâhil kapsam içi olacakm fl. Bu da en baflta örgütlenme hakk demek. Ero lu da emeklili i yaklaflan iflçilerden. Ve gelece i düflündüklerini söylüyor. Diyor ki: Bizler emekli olaca z, ama bizden sonra gelenleri düflünmek laz m. Bunlar burada örgütlenme ad na hiçbir fley yapmam fllar diye, arkam zdan küfür ederler. Bunun içindir ki, grev, örgütlenme aç s ndan önemli bir kazan mla sonuçlanm flt r. Temsilci odas nda yapt m z bu görüflme s ras nda odaya girip ç kan iflçiler de söze kar fl yorlar ara s ra. çlerinde greve gittikleri süre içindeki maddi kay plar noktas nda anlaflmada hiçbir fleyin yer almad ndan yak nanlar oluyor. Ya da fazla mesai say lan Cumartesi çal flmalar noktas ndaki konumland rmalar n belirsizli inden söz ediyorlar. Çay oca na bakan çal flan ise, ald 450 milyon maafltan ve yol paras vs. ç kt nda elinde bir fley kalmamas ndan yak n yor ve Biz ne olaca- z? diyerek son noktay koyuyor. (Kartal) Kavga bitmedi, daha yeni bafll yor! Ülkenin stratejik önemde say labilecek kurumlar n n özellefltirilmesine dönük en son pratiklerden biri de PET- K M in özellefltirilmesiyle birlikte gerçekleflti. Neo-liberal politikalar n ülkedeki ilk uygulay c lar ndan olan Özal la birlikte alt yap s oluflturulan, Çiller döneminde gerçekleflmesi yönünde büyük çaba içine girilen özellefltirmeler, AKP hükümeti döneminde adeta yang ndan mal kaç r rcas na bir h zla gerçeklefliyor. Hem de ortaya saç lan usulsüzlük vb. flaibeli durumlara ra men, AKP hükümeti ve temsil etti i Türkiye egemen s n flar, ülkenin en kârl kamu kurulufllar n uluslararas tekellere peflkefl çekme gayretini sürdürüyor. Türk Telekom, Tüprafl ve Erdemir in ard ndan, Türkiye nin en büyük kamu kurulufllar ndan Petkim in özellefltirilmesi ile birlikte, telekomünikasyon, akaryak ttan sonra, petrokimyadaki kamu ç - karlar da yerini, flirket ç karlar na, hem de emperyalistlerle ba lant l flirketlerin ç karlar na b rakm fl bulunmakta. % 34.5 hissesi Nisan 2005 te borsada sat lan Petkim in % 51 lik kamu hissesinin sat fl seçimlerden hemen önce, Haziran ay nda, alelacele gündeme getirildi. Ve Özellefltirme Yüksek Kurulu taraf ndan aç lan ihaleyi, 2 milyar 40 milyon Dolar veren Socar-Turcas-Injaz Ortak Giriflim Grubu kazand. Ancak bu ihaleyi kazanan asl nda bu flirket de ildi. hale gerçekte Trans Central- Asia adl flirkete kalm flt. haleden k sa bir süre sonra bu flirketin Ermenilere ait oldu u aç a ç k nca, kamu kurulufllar baflta olmak üzere, vatan n tafl topra emperyalist tekellere yok pahas na sat l rken sesini ç karmayan rkç -faflist çevreler birdenbire vatanseverliklerini hat rlayarak, art arda tepkilerini koymaya bafllam fllard. Özü vatan hainli i olan bu sahte vatanseverlerin gösterdi i tepkiler sonuç vermifl, ihale ikinci en iyi teklif veren Azeri Socar-Turcas-Injaz a kalm flt. Hep ayn yalanlar Petkim in sat fl nda da, di er kamu sektörlerinin özellefltirilmesini meflrulaflt rmaya dönük dile getirilen zarar ediyor söylemleri yinelenmeye çal fl ld. Bununla da yetinilmeyerek, t pk Tüprafl ta oldu u gibi, sat fl öncesi Petkim in üzerinde bulundu u arazinin depreme dayan ks z oldu u ve bunun da büyük bir tehlike oluflturdu u söylemleri yay lmak istendi. Oysa uzmanlar hem Tüprafl, hem de Petkim tesislerinin 9 fliddetindeki bir depreme bile dayanacak biçimde infla edildi i noktas nda hemfikirler. Zaten bu iddialar da arada kaynad gitti. Özellefltirmeler s ras nda emekçilerin üretimden gelen gücünü soka a dökerek, güçlü bir karfl koyufl sergileme yerine, süreci, c l z eylemler ve aç klamalarla geçifltiren Petrol- fl Sendikas, özellefltirmenin ard ndan, daha çok da ihaleyi alan flirketin bir y ll k ihaleye girme yasa n gerekçe göstererek, yürütmeyi durdurma davas açt. Dava 30 Ekim de Dan fltay 13. Dairesi taraf ndan ret edildi ve Özellefltirme Yüksek Kurulu, ihalenin iptali için aç lan esas davan n sürdü ü flu günlerde kurumun özellefltirilmesini onaylad. Bu onay n, Gül ün Azerbaycan ziyareti s - ras nda yapt konuflmada, daha dava sürmesine karfl n Azerbaycan n art k Türkiye de bir Petkim i var aç klamas ndan sonra gerçekleflmesi ise, hem bu onay n nedenine hem de esas davan n nas l sonuçlanaca na dair yeterli veri sunmaktad r. Türkiye egemenlerinin onca flaibeli duruma karfl n Petkim i Socar-Turcas- Injaz Ortak Giriflim Grubu na satma gayretini daha iyi anlamak için, grubun içinde yer alan Turcas n ABD nin Irak ve Afganistan da da tt savafl ihalelerinden en çok kazanan 100 flirket aras ndan 46. s rada oldu una bakmak yeterlidir san r z. Direnen iflçi yenilmez Tüm bu geliflmelere karfl n Petkim iflçisi iflyerine sahip ç kmakta kararl. Gerici sendika önderliklerine ra men, 40 günü aflk n süre devam eden Telekom grevinin, iflçilerin zaferiyle sonuçlanmas, tüm emek çevrelerinde oldu- u gibi, Petkim iflçisine de büyük bir moral kayna olmufl, mücadele azmi afl lam fl gibi görünmekte. Özellefltirme Yüksek Kurulu nun sat fl onaylamas - n n ard ndan Alia a daki Petkim tesislerine gelen iflçiler burada kararl l klar n hayk rd lar. Ayn s rada kapsam d fl olarak tan mlanan idarecilerle görüflmeye gelen Turca yetkililerini, önünde bulunduklar misafirhanenin kap lar n tutma suretiyle, içeri sokmad lar. Dillerinde ise flu sloganlar vard : PETK M halk nd r halk n kalacak, Direnen iflçi asla yenilmez ve özellikle de Kavga bitmedi, daha yeni bafll yor! Evet, sadece Petkim iflçisinin de- il, tüm Türkiye iflçi s n f n n ve emekçi halk n n kavgas yeni bafll - yor. Özü, iflçi-emekçi y nlara dönük, rkç -faflist dalga eflli inde geliflen sald r lara karfl koymak anlam - na gelen bu kavgada bize düflen görev ise, onun destekleyicisi de il, omuzlay c s olma yönündeki ad mlar s klaflt rmakt r! flten atmak serbest PETK M, bugün 14 fabrikas, 8 ortak tesisi, elektrik üretim ünitesi, at k giderme ünitesi, liman ve baraj yla, Türkiye nin en gözde kamu mallar ndan biridir. Türkiye nin en büyük entegre petrokimya flirketi olan Petkim, 50 yi aflan petrokimya ürünü yelpazesiyle Türkiye nin vazgeçilmez bir hammadde üreticisi durumundad r. Petkim in net sat fllar na iliflkin veriler, 2005 y l ndaki net sat fl n 1 milyar dolar, 2006 da ise 1.5 milyar dolar oldu unu göstermektedir. Bir y l önce 73 milyon dolar zarar etti i söylenen kurulufl, geçen y l 41 milyon dolar kâr etmifltir. Petkim in pazar pay da % 27 düzeyindedir ve iflletmede halen 3 bin 700 iflçi çal flmaktad r. Petkim özellefltirmesinde yat r m ve kapasite flart bulunurken, buna karfl l k istihdam flart bulunmamakta. Bunun anlam ise çok aç k: haleyi kazanan firma diledi i say da iflçiyi iflten atabilecektir.

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi Baflkent Üniversitesi T p Fakültesi Adana Eriflkin Kemik li i Nakil ve Hücresel Tedavi Merkezi, Türkiye

Detaylı

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI 4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI Resul KURT* I. G R fi Ülkemizde 4447 say l Kanunla, emeklilikte köklü reformlar yap lm fl, ancak 4447 say l yasan n emeklilikte kademeli

Detaylı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i 3. Ödemeler Dengesi 2003 y l nda 8.037 milyon dolar olan cari ifllemler aç, 2004 y l nda % 91,7 artarak 15.410 milyon dolara yükselmifltir. Cari ifllemler aç ndaki bu

Detaylı

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: sgurkan@asg.com.tr H

Detaylı

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm.

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Yazar Dede ve Torunlar Muzaffer zgü Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Buraya yak n market var m dil, markete gidece iz de?.. diye sordu. Annem kap ya geldi. Selma Han

Detaylı

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan.

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan. EVOK Güvenlik, ülkemizde büyük ihtiyaç duyulan güvenlik hizmetlerine kalite getirmek amac yla Mustafa Alikoç yönetiminde profesyonel bir ekip taraf ndan kurulmufltur. Güvenlik sektöründeki 10 y ll k bilgi,

Detaylı

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ 120 kinci Bölüm - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi 1. ARAfiTIRMANIN AMACI ve YÖNTEM Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi, tüketici enflasyonu, iflsizlik

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz.

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz. - Günlük siyaset acının üstünü nasıl örter? - Gazze yi ve Filistin i içselleştirmek yerine farz olarak görenlerin destansı trajik hali - BM Genel Sekreteri, AKP Kadın Kolları ve Hrant Dink Ortak paydası

Detaylı

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER 1. Patates ve sütün miktar nas l ölçülür? 2. Pinpon topu ile golf topu hemen hemen ayn büyüklüktedir. Her iki topu tartt n zda bulaca n z sonucun ayn olmas n bekler misiniz?

Detaylı

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Prof. Haberal dan Yeni Bir Uluslararas At l m: TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Dünyan n dört bir yan ndan yüzlerce biliminsan Prof. Dr. Mehmet Haberal taraf ndan kurulan Türk Dünyas Transplantasyon

Detaylı

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina .. 95 Türkiye ile Kazakistan: Karfl l kl Kazan mlara Dayal Bir flbirli i Bektas Mukhamejanov * Çeviren: Dr. Almagül sina Kazakistan ba ms zl n kazand ndan itibaren, d fl politika stratejisinde çok yönlü

Detaylı

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i I DR. NA L YILMAZ HEMfiEHR K ML Kastamonulular Örne i II Yay n No : 2039 Sosyoloji : 1 1. Bas - Ekim 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-936 - 1 Copyright Bu kitab n Türkiye deki yay n haklar BETA Bas m

Detaylı

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Gümrük Ve Ticaret Bakanı Sn. Nurettin CANİKLİ nin Kredi Kefalet Kooperatifleri Ortaklarının Borçlarının Yapılandırılması Basın Toplantısı 24 Eylül 2014 Saat:11.00 - ANKARA Kredi Kefalet Kooperatiflerinin

Detaylı

ÇÖZÜM Say : 90-2008. Mustafa BAfiTAfi* I-G R fi

ÇÖZÜM Say : 90-2008. Mustafa BAfiTAfi* I-G R fi ÇÖZÜM Say : 90-2008 KISM SÜREL VEYA ÇA RI ÜZER NE ÇALIfiANLAR LE BU KANUNA GÖRE EV H ZMETLER NDE AY ÇER S NDE 30 GÜNDEN AZ ÇALIfiANLAR 01.10.2010 TAR H NE KADAR YEfi L KART ALAB LECEKLER Mustafa BAfiTAfi*

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI 18 Mart 2016 İstanbul, Hilton Hotel Harbiye Sayın Büyükelçiler, Değerli Konuklar, 2009 yılında

Detaylı

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Ekim 14, 2011-2:43:35 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, ''Bedensel, işitme ve görme özürlüler kendi içinde sınava tabi tutulacak. 2012 yılının ilk çeyreğinde

Detaylı

2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme

2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme 2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme Proje bütçesi haz rlarken dikkat edilmesi gereken üç aflama vard r. Bu aflamalar flunlard r: Kaynak belirleme ve bütçe tasla n n haz rlanmas Piyasa araflt

Detaylı

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r.

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) 1/11/85 YAT Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. 1. TEHL KELER Bu sigorta, her zaman burada gönderme yap lan istisnalara ba l olarak,

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan 11 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler 4/C'lilerin eylemi TÜRK Büro-Sen öncülüğünde, 4/C'lilerin haklarının iadesi amacıyla ülke çapında eylemler düzenlenmeye başlatıldı.

Detaylı

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI Haberler 4857 SAYILI fi KANUNU LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI 14 May s 2004 tarihinde Sendikam z Binas Mesut Erez Konferans Salonunda 4857 Say l fl Kanunu le lgili Yönetmeliklerin

Detaylı

SOSYAL GÜVENL K REFORMUNDA ASKERL K BORÇLANMASI

SOSYAL GÜVENL K REFORMUNDA ASKERL K BORÇLANMASI SOSYAL GÜVENL K REFORMUNDA ASKERL K BORÇLANMASI Resul KURT* I. G R fi 5510 say l Sosyal Sigortalar ve Genel Sa l k Sigortas Kanunu 16.06.2006 tarih ve 26200 say l Resmi Gazetede yay nlanm flt r. 5510 say

Detaylı

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir.

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir. TÜB TAK BAfiKANLIK, MERKEZ VE ENST TÜLERDE ÇALIfiIRKEN YÜKSEK L SANS VE DOKTORA Ö REN M YAPANLARA UYGULANACAK ESASLAR (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Esaslar n amac ; Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araflt

Detaylı

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z Yoksulun fians Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z sonuca geçelim: Teorem. Yoksulun zengine karfl flans yoktur. Bu çok bilinen teorem i kan tlayabilmek için her fleyden önce önermeyi

Detaylı

STRATEJ K V ZYON BELGES

STRATEJ K V ZYON BELGES STRATEJ K V ZYON BELGES BEYAZ K TAP S UNUfi Sivil toplum; demokrasi, insan haklar ve hukuk devleti kavramlar n n yerleflmesiyle ilgili taleplerden ekonomiyle ilgili endiflelere kadar sosyal yaflama dair

Detaylı

KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER

KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER Merdan ÇALIfiKAN* I. G R fi 1163 say l Kooperatifler Kanunu na göre kooperatiflerin zaruri 3 organ bulunmaktad r. Bunlardan en yetkili

Detaylı

YARGITAY 7. HUKUK DA RES

YARGITAY 7. HUKUK DA RES YARGITAY 7. HUKUK DA RES 2260 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 5 Y l 2007 YARGITAY 7. HUKUK DA RES E: 2006/1028 K: 2006/1293 T: 24.04.2006 T CARET HUKUKU T CAR DAVA KAVRAMI HAKSIZ EYLEMDEN DO AN DAVA

Detaylı

ÖNSÖZ. Sevgili MMKD üyeleri,

ÖNSÖZ. Sevgili MMKD üyeleri, İçindekiler ÖNSÖZ... 2 GİRİŞ... 3 Genel Kurul Toplantısı... 3 Yönetim Kurulu nda Üye ve Görev Değişiklikleri... 3 MMKD Stratejik Plan Çalışması... 3 PROJELER... 4 Kapılar Müzecilere Açık Projesi... 4 Derneklere

Detaylı

20 EKİM 2009 SALI IMF DÜNYA BANKASI TOPLANTILARI SAYI 2

20 EKİM 2009 SALI IMF DÜNYA BANKASI TOPLANTILARI SAYI 2 20 EKİM 2009 SALI IMF DÜNYA BANKASI TOPLANTILARI SAYI 2 Devlet Bakan ve Baflbakan Yard mc s Sn. Ali Babacan, IMF ye güvenmedik demedim IMF ye güvenmedi imiz için anlaflma imzalamad k fleklinde baz bas

Detaylı

A N A L Z. Seçim Öncesinde Verilerle Türkiye Ekonomisi 2:

A N A L Z. Seçim Öncesinde Verilerle Türkiye Ekonomisi 2: A N A L Z Seçim Öncesinde Verilerle Türkiye Ekonomisi 2: Sektör Mücahit ÖZDEM R May s 2015 Giri Geçen haftaki çal mam zda son aç klanan reel ekonomiye ili kin göstergeleri incelemi tik. Bu hafta ülkemiz

Detaylı

KDV BEYAN DÖNEM, TAKV M YILININ ÜÇER AYLIK DÖNEMLER OLAN MÜKELLEFLER

KDV BEYAN DÖNEM, TAKV M YILININ ÜÇER AYLIK DÖNEMLER OLAN MÜKELLEFLER KDV BEYAN DÖNEM, TAKV M YILININ ÜÇER AYLIK DÖNEMLER OLAN MÜKELLEFLER Bülent SEZG N* 1-G R fi Katma de er vergisinde vergilendirme dönemi, 3065 Say l Katma De- er Vergisi Kanununun 39 uncu maddesinin 1

Detaylı

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir 2002 May s ay nda yap lan Birleflmifl Milletler Çocuk Özel Oturumu öncesinde tüm dünyada gerçeklefltirilen Çocuklar çin Evet Deyin kampanyas na Türkiye

Detaylı

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Otopsi Cengiz Özak nc JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Amerikan And : Herkes için adalet ve özgürlükle bölünmez tek ulusa dayanan Cumhuriyet e ve bayra ma ba l olaca ma and içerim. Yer

Detaylı

Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007

Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007 Enerji ve Kalkınma Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007 Kırılma Noktası Dünyanın gerçeklerini kırılma noktalarında daha iyi kavrıyoruz. Peşpeşe gelen, birbirine benzer damlaların bir tanesi bardağın

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları I Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları II Yay n No : 2056 Hukuk Dizisi : 289 1. Bas Kas m 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-953 - 8

Detaylı

Gazi Osman. Tarih yazan. Tarihimizdeki en önemli savunma savafl Çanakkale de verilmifltir. Bu savafltan önce, 187778 deki Osmanl -Rus Savafl

Gazi Osman. Tarih yazan. Tarihimizdeki en önemli savunma savafl Çanakkale de verilmifltir. Bu savafltan önce, 187778 deki Osmanl -Rus Savafl Evrensel Bak fl Aç s Gürbüz Evren Tarih yazan Gazi Osman Pafla Tarihimizdeki en önemli savunma savafl Çanakkale de verilmifltir. Bu savafltan önce, 187778 deki Osmanl -Rus Savafl s ras nda Türk askerinin yazd

Detaylı

2464 BELED YE GEL RLER KANUNU BELEDİYE GELİRLERİ

2464 BELED YE GEL RLER KANUNU BELEDİYE GELİRLERİ 2464 BELED YE GEL RLER KANUNU 213 BELEDİYE GELİRLERİ KANUN N N ESK fiekl KANUN N N YEN fiekl 41 ÇEVRE TEM ZL K VERG S : (5035 Say l Kanun ile de iflen madde. Yürürlük Mükerrer Madde 44--3914 say l kanunun

Detaylı

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun

Detaylı

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI Otopsi Cengiz Özak nc 8 Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI 71 Y l Sonra Dünyada ve Türkiye de lk Kez T pk Bas m ve Tam Metin 24 fiubat 1942 Struma Facias nda Türkiyenin Suçsuzlu unu Kan tlayan

Detaylı

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl 220 ÇEfi TL ADLARLA ÖDENEN C RO PR MLER N N VERG SEL BOYUTLARI Fatih GÜNDÜZ* I-G R fi G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl Primi,Has lat Primi, Y l Sonu skontosu)

Detaylı

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması 23 Aralık 2008 Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması Son günlerde akaryakıt fiyatları ile ilgili olarak kamuoyunda bir bilgi kirliliği gözlemlenmekte olup, bu durum Sektörü ve Şirketimizi itham altında

Detaylı

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif Dr. Yeflim Toduk Akifl Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif flirket birleflmeleri ve sat nalmalar, türkiye deki küçük iflletmelerden, dev flirketlere kadar her birinin gündeminde olmaya devam

Detaylı

NTERNET ÇA I D NAM KLER

NTERNET ÇA I D NAM KLER Mustafa Emre C VELEK NTERNET ÇA I D NAM KLER www.internetdinamikleri.com STANBUL-2009 Yay n No : 2148 letiflim Dizisi : 55 1. Bas m - stanbul - Haziran 2009 ISBN 978-605 - 377-066 - 4 Copyright Bu kitab

Detaylı

YARGITAY 2. HUKUK DA RES

YARGITAY 2. HUKUK DA RES YARGITAY 2. HUKUK DA RES 2674 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 6 Y l 2007 YARGITAY 2. HUKUK DA RES E: 2005/20742 K: 2006/5715 T: 18.04.2006 M RASÇILIK SIFATI M RASIN NT KAL ZAMAN YÖNÜNDEN UYGULANACAK

Detaylı

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun

Genel Yay n S ra No: 178 2010/20. Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Genel Yay n S ra No: 178 2010/20 ISBN No: 978-605-5614-56-0 Yay na Haz rlayan: Av. Celal Ülgen / Av. Coflkun Ongun Tasar m / Uygulama Referans Medya ve Reklam Hiz. Ltd. Tel: +90.212 347 32 47 e-mail: info@referansajans.com

Detaylı

Ocak. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU

Ocak. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU 22 Ocak Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU Merkez bankalarının ayrışması devam edecek Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Mario Draghi bu sabah saatlerinde Davos ta gerçekleştirilen Dünya Ekonomi

Detaylı

PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU

PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU Aytaç ACARDA * I G R fi flletmeler belli dönemlerde sat fllar n artt rmak ve iflletmelerini

Detaylı

GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl)

GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl) I Dr. Leyla ÇAKICI GERÇEK Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Alapl MYO Ö retim Üyesi GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl) II Yay n No : 2323 Hukuk Dizisi : 1151 1. Bas - Eylül 2007 - STANBUL 2. Bas - Ekim

Detaylı

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Atatürk ün Dünyas Cengiz Önal 64 Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Han mlar, Beyler! stanbul dan geliyorsunuz. Hofl geldiniz. stanbul un fl k ocaklar n temsil eden yüce heyetiniz karfl s

Detaylı

ATAÇ Bilgilendirme Politikası

ATAÇ Bilgilendirme Politikası ATAÇ Bilgilendirme Politikası Amaç Bilgilendirme politikasının temel amacı, grubun genel stratejileri çerçevesinde, ATAÇ İnş. ve San. A.Ş. nin, hak ve yararlarını da gözeterek, ticari sır niteliğindeki

Detaylı

İNTEGRAL MENKUL DEĞERLER A.Ş. BİLGİLENDİRME POLİTİKASI

İNTEGRAL MENKUL DEĞERLER A.Ş. BİLGİLENDİRME POLİTİKASI İNTEGRAL MENKUL DEĞERLER A.Ş. BİLGİLENDİRME Doküman No : INM_PR_40 Yayın Tarihi : 30/03/2016 Revizyon Tarihi ve Sayısı : - Sayfa 1 BİLGİLENDİRME 1. Amaç Bilgilendirme Politikası nın temel amacı; ticari

Detaylı

Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir

Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası (KMTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Karaküçük: Devleti Yönetecek Güç

Detaylı

ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM

ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM D YABETLE YAfiAMAK Bu kitapç n içeri i Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derne i nin web sitesinden faydalan larak haz rlanm flt r. www.cocukendokrindiyabet.org Diyabet,

Detaylı

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 i Bu sayıda; 2013 Cari Açık Verileri; 2013 Aralık Sanayi Üretimi; 2014 Ocak İşsizlik Ödemesi; S&P Görünüm Değişikliği kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV. Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun. Kapak Can Eren

Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV. Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun. Kapak Can Eren Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV ISBN No: 978-99-44-234-22-1 Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun Kapak Can Eren Tasar m / Uygulama Referans Ajans Tel: +90.212 347 32 47

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 16 Mart 2015, Sayı: 11. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 16 Mart 2015, Sayı: 11. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 11 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Çağlar Kuzlukluoğlu 1 DenizBank Ekonomi

Detaylı

I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler

I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler 1. AB Hukuku ve Tercüman ve Çevirmenler için Metotlar Eğitimi (Ankara, 8-9 Haziran 2010) EIPA tarafından çeşitli kamu

Detaylı

HAKSIZ REKABET KURULU ÇALIŞMA RAPORU ANTALYA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI ANTALYA HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU FAALİYET RAPORU

HAKSIZ REKABET KURULU ÇALIŞMA RAPORU ANTALYA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI ANTALYA HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU FAALİYET RAPORU ANTALYA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI ANTALYA HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU FAALİYET RAPORU DÖNEMİ : 2014 İÇİNDEKİLER SUNUŞ 3 BAŞKANIN SUNUŞU 4 HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU NUN SUNUŞU

Detaylı

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar İSTANBUL KEMERBURGAZ ÜNİVERSİTESİ BURS YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç: Madde 1. (1) Bu yönergenin amacı, İstanbul Kemerburgaz Üniversitesinin önlisans, lisans ve lisansüstü

Detaylı

Okulumuz Bilgisayar Programcılığı Bölümü öğrencilerinden Gizem COŞKUN Çanakkale Şehitlerine adlı şiiri okudu.

Okulumuz Bilgisayar Programcılığı Bölümü öğrencilerinden Gizem COŞKUN Çanakkale Şehitlerine adlı şiiri okudu. BASIN BÜLTENİ Selçuk Üniversitesi Akören Ali Rıza Ercan Meslek Yüksekokulunda 01.04.2015 tarihinde 100. Yılında Çanakkale yi Anlamak adlı konferans düzenlendi. Şehitlerimiz anısına yapılan saygı duruşu

Detaylı

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uygulama Önerileri 59 Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uluslararas ç Denetim Meslekî Uygulama Standartlar ndan Standart 1110 un Yorumu lgili Standart 1110 Kurum çi Ba

Detaylı

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d Matematik ve Sonsuz G erek konuflma vermeye gitti im okullarda, gerek bana gelen okur mektuplar nda, ö renci ve ö retmenlerin matematikteki sonsuzluk kavram n pek iyi bilmediklerini gözlemledim. Örne in,

Detaylı

umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu

umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu C umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu Çankaya Köflkü nde Cumhurbaflkan smet nönü, 1942 y l nda hergün sabah akflam büyük bir dikkat ve merakla Hitler in Rusya topraklar ndaki ilerlemesini

Detaylı

Araştırma Notu 11/113

Araştırma Notu 11/113 Araştırma Notu 11/113 29 Nisan 2011 MİLLETVEKİLİ DAĞILIM SENARYOLARI VE YENİ ANAYASA Seyfettin Gürsel 1 Yönetici Özeti 12 Haziran milletvekili seçimlerinden çıkacak yeni TBMM nin bileşimi sadece iktidarı

Detaylı

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI 23-26 MAYIS 2013 - İZMİR Grup Adı : Özel Hukuk 1. Grup Konu : İş ve sosyal güvenlik davaları Grup Başkanı : Mehmet YILDIZ (Yargıtay Tetkik

Detaylı

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Cumhuriyeti ve onun gereklerini yüksek sesle anlat n z. Bunu yüreklere yerlefltirmek için elveriflli

Detaylı

TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ

TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın BDDK Başkanım, İktisadi Araştırmalar Vakfı, Borsamız

Detaylı

Ancak İş-Kur lara bu konu ile ilgili bakanlıktan gelen bilgi notu var.

Ancak İş-Kur lara bu konu ile ilgili bakanlıktan gelen bilgi notu var. Sayı : 2016 037 İstanbul, 2016 Konu : Yarım Çalışma Ödeneği ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Sn. İlgili;

Detaylı

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının bağlantıları kontrol edilir. Güz ve Bahar dönemindeki

Detaylı

yaz -tura at yor. Yaz gelirse birinci oyuncu, tura gelirse ikinci oyuncu kazanacak. Birinci oyuncu oyunun bafl nda ortaya 1 lira koyuyor.

yaz -tura at yor. Yaz gelirse birinci oyuncu, tura gelirse ikinci oyuncu kazanacak. Birinci oyuncu oyunun bafl nda ortaya 1 lira koyuyor. Sonlu Oyunlar B u kitapta s k s k oyunlar konu edece iz. Oyunlar sonlu ve sonsuz oyunlar diye ikiye ay raca z. Sonsuz oyunlar da ilerde ikiye ay raca z: Uygulamada sonsuza dek sürebilen ve süremeyen oyunlar.

Detaylı

MÜDÜR YARDIMCILARI HİZMET İÇİ EĞİTİMİ

MÜDÜR YARDIMCILARI HİZMET İÇİ EĞİTİMİ MÜDÜR YARDIMCILARI HİZMET İÇİ EĞİTİMİ 1-2 Kasım 2013 tarihlerinde TED Okulları nda görev yapan müdür yardımcılarına yönelik olarak Antalya da bir hizmet içi eğitim gerçekleştirilmiştir. 25 TED Okulu ndan

Detaylı

Asgari Ücret Denklemi

Asgari Ücret Denklemi Asgari Ücret Denklemi Av. Mesut Ulusoy MESS Hukuk Müflaviri ve Dr. Aykut Engin MESS E itim Müdürü flçilere normal bir çal flma günü karfl l olarak ödenen ve iflçinin g da, konut, giyim, sa l k, ulafl m

Detaylı

TMS 19 ÇALIfiANLARA SA LANAN FAYDALAR. Yrd. Doç. Dr. Volkan DEM R Galatasaray Üniversitesi Muhasebe-Finansman Anabilim Dal Ö retim Üyesi

TMS 19 ÇALIfiANLARA SA LANAN FAYDALAR. Yrd. Doç. Dr. Volkan DEM R Galatasaray Üniversitesi Muhasebe-Finansman Anabilim Dal Ö retim Üyesi 1 2. B Ö L Ü M TMS 19 ÇALIfiANLARA SA LANAN FAYDALAR Yrd. Doç. Dr. Volkan DEM R Galatasaray Üniversitesi Muhasebe-Finansman Anabilim Dal Ö retim Üyesi 199 12. Bölüm, TMS-19 Çal flanlara Sa lanan Faydalar

Detaylı

Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı) tan: 30.11.2015

Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı) tan: 30.11.2015 Başbakanlık (Hazine Müsteşarlığı) tan: 30.11.2015 BİREYSEL EMEKLİLİK SİSTEMİ HAKKINDA YÖNETMELİKTE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİĞİN UYGULANMASINA İLİŞKİN GENELGE (2015/50) Bu Genelge, 25.05.2015

Detaylı

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER nternet, her fleyi de ifltirdi Hat rlamak ve zihnimizi kullanmak konusunda, geleneksel yöntemlerimizden h zla uzaklafl yoruz. Be endi imiz bir yeme in tarifini,

Detaylı

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA. Askerlik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçeleri ektedir.

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA. Askerlik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçeleri ektedir. TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA Askerlik Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi ve gerekçeleri ektedir. Gereğini arzederim. M. Akif HAMZAÇEBİ İstanbul Milletvekili 1 GENEL GEREKÇE

Detaylı

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu 30 > 35 nsan Kaynaklar > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu > nsan Kaynaklar Personele Göre fl De il, fle Göre Personel. stanbul Büyükflehir Belediyesi, Personele Göre

Detaylı

Türkiye İlaç Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı Toplantısı

Türkiye İlaç Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı Toplantısı Türkiye İlaç Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı Toplantısı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKAN YARDIMCISI YADİGAR GÖKALP İLHAN: -GELİŞMEKTE OLAN SAĞLIK SEKTÖRÜ VE SAĞLIĞA ERİŞİMDEKİ ARTIŞ, KAMU HARCAMALARINI

Detaylı

Ekonomi Alan ndaki Uygulamalar ve Geliflmeler 2

Ekonomi Alan ndaki Uygulamalar ve Geliflmeler 2 Atütürk ün Dünyas Cengiz Önal Ekonomik kalk nma, Türkiye'nin özgür, ba ms z ve daima daha kuvvetli olmas n n ve müreffeh bir Türkiye idealinin bel kemi idir. Tam ba ms zl k ancak ekonomik ba ms zl kla

Detaylı

SİRKÜLER. 1.5-Adi ortaklığın malları, ortaklığın iştirak halinde mülkiyet konusu varlıklarıdır.

SİRKÜLER. 1.5-Adi ortaklığın malları, ortaklığın iştirak halinde mülkiyet konusu varlıklarıdır. SAYI: 2013/03 KONU: ADİ ORTAKLIK, İŞ ORTAKLIĞI, KONSORSİYUM ANKARA,01.02.2013 SİRKÜLER Gelişen ve büyüyen ekonomilerde şirketler arasındaki ilişkiler de çok boyutlu hale gelmektedir. Bir işin yapılması

Detaylı

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Otomasyon Sistemleri E itiminde Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Murat Ayaz Kocaeli Üniversitesi Teknik E itim Fakültesi, Elektrik E itimi Koray Erhan Kocaeli Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi,

Detaylı

DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012. Hazırlayanlar. Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi

DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012. Hazırlayanlar. Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012 Hazırlayanlar Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi Laura D. Tyson, Kaliforniya Berkeley Üniversitesi Saadia Zahidi, Dünya Ekonomik Forumu Raporun

Detaylı

DEVLET KATKI SİSTEMİ Devlet katkısı nedir? Devlet katkısı başlangıç tarihi nedir? Devlet katkısından kimler faydalanabilir?

DEVLET KATKI SİSTEMİ Devlet katkısı nedir? Devlet katkısı başlangıç tarihi nedir? Devlet katkısından kimler faydalanabilir? DEVLET KATKI SİSTEMİ Devlet katkısı nedir? Katılımcı tarafından ödenen katkı paylarının %25 i oranında devlet tarafından katılımcının emeklilik hesabına ödenen tutardır. Devlet katkısı başlangıç tarihi

Detaylı

KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z.

KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z. KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z. Bizler ortak hareket etme hedefi ile bir araya gelen sa k çal anlar n temsilcileri olarak sa k alan nda gerçekle tirilen her türlü

Detaylı

Brexit ten Kim Korkar?

Brexit ten Kim Korkar? EDAM Türkiye ve Avrupa Birliği Bilgi Notu Brexit ten Kim Korkar? Haziran 2016 Sinan Ülgen EDAM Başkanı 2 23 Haziranda İngiliz halkı, İngiltere nin AB de kalıp kalmayacağına dair bir halkoyuna katılacak.

Detaylı

http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/printnews.aspx?docid=30285714

http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/goster/printnews.aspx?docid=30285714 1 / 5 2015/10/13 10:43 Gündem 11 Ekim 2015 Tek dilekleri barıştı TÜRKĐYE de en büyük terör saldırısı olarak tarihe geçen saldırıda ölenler arasında yurdun dört bir yanından barış ve demokrasi için Ankara

Detaylı

BBH - Groupama Emeklilik Gruplara Yönelik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu

BBH - Groupama Emeklilik Gruplara Yönelik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu BBH - Groupama Emeklilik Gruplara Yönelik Büyüme Amaçlı Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu BIST 100 endeksi, Nisan ayı içerisinde %0,2 lik artış göstererek 86.046 seviyesinden kapandı. Aynı dönem içerisinde

Detaylı

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar,

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Orman ve Su İşleri Bakanımız Sn. Veysel Eroğlu nun katılımları ile gerçekleştiriyor olacağımız toplantımıza katılımlarınız için teşekkür ediyor,

Detaylı

2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU

2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU I- 2008 Mali Yılı Bütçe Sonuçları: Mali Disiplin Sağlandı mı? Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan 2008 mali yılı geçici bütçe uygulama sonuçlarına

Detaylı

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES Ahmet AKIN / TÜRMOB Yönetim Kurulu Üyesi 387 388 Genel Oturum III - Meslek Mensuplar Aç s ndan Türkiye Denetim Standartlar n

Detaylı

S on y llarda özel e itim kurumlar na sa lanan vergisel teflviklerin artmas yla

S on y llarda özel e itim kurumlar na sa lanan vergisel teflviklerin artmas yla mali ÇÖZÜM 171 E T M TES SLER VE REHAB L TASYON MERKEZLER NE L fik N KURUMLAR VERG S ST SNASI Fatih GÜNDÜZ* I-G R fi S on y llarda özel e itim kurumlar na sa lanan vergisel teflviklerin artmas yla birlikte

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 11 Ağustos 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 11 Ağustos 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER Obama: Bir takvim veremem ABD Başkanı Barack Obama, Irak ta hava saldırılarının ne kadar süreceğiyle ilgili olarak Bir takvim veremem çünkü ABD personeli risk altında olursa benim başkomutan

Detaylı

Ak ld fl AMA Öngörülebilir

Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Kararlar m z Biçimlendiren Gizli Kuvvetler Dan Ariely Çevirenler Asiye Hekimo lu Gül Filiz fiar ISBN 978-605-5655-39-6 2008, Dan Ariely Orijinal ad

Detaylı

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor?

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Doç.Dr. Nilgün GÖRER TAMER (Şehir Plancısı) Her fakülte içerdiği bölümlerin bilim alanına bağlı olarak farklılaşan öznel

Detaylı

İNGİLTERE DE ÜNİVERSİTE PLANLAMA VE BÜTÇELEME ÖRGÜTÜ

İNGİLTERE DE ÜNİVERSİTE PLANLAMA VE BÜTÇELEME ÖRGÜTÜ İNGİLTERE DE ÜNİVERSİTE PLANLAMA VE BÜTÇELEME ÖRGÜTÜ University Grants Committee (UGC) Çeviren : Doç. Dr. M. ÂDEM UGC, üniversitenin parasal gereksinmeleri konusunda Hükümete danışman olarak Temmuz 1919'da

Detaylı

Avrupa Adelet Divanı

Avrupa Adelet Divanı Avrupa Adelet Divanı Avrupa Adalet Divanı Çev: Alpay HEKİMLER * Karar Tarihi : 22.11.2012 Sayısı : C-385/12 Kısmi süreli çalışan işçilerin diğer işçilere oranla daha uzun süreli emeklilik sigortasına prim

Detaylı

BURSA TABİP ODASI YÖNETİM KURULU KARARLARI

BURSA TABİP ODASI YÖNETİM KURULU KARARLARI Oturum Tarihi : 21 Kasım 2013 Oturum No : 70 BURSA TABİP ODASI YÖNETİM KURULU KARARLARI 1- Cumhuriyet Savcılığından Bursa Tabip Odasına intikal eden belgelere dayanarak 04, 05, 06 ve 20 Mart 2010 tarihlerinde

Detaylı

BU DAY, UN. nteraktif e-dergi Say : 1 / 2012 NEWS. ve SEKTÖRÜMÜZ.

BU DAY, UN. nteraktif e-dergi Say : 1 / 2012 NEWS. ve SEKTÖRÜMÜZ. nteraktif e-dergi Say : 1 / 2012 BU DAY, UN ve SEKTÖRÜMÜZ. Ülkemizdeki bu day ve un sektörümüz y ldan y la geliflim göstermektedir. Ülkemizin bu day yetifltirilme elveriflligi, un fabrikalar m z n teknolojik

Detaylı