halefeti sar, hükümeti ise k rm z kart göstererek protesto etti. Sayfa 5 Bayra n kap p sokaklara f rlayan in- tutukland

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "halefeti sar, hükümeti ise k rm z kart göstererek protesto etti. Sayfa 5 Bayra n kap p sokaklara f rlayan in- tutukland"

Transkript

1 Emperyalist-kapitalist sistem a r hasta Önce flunu anlayal m. Bu 50 y lda, hatta muhtemelen 100 y lda bir yaflanabilecek bir olay diyor Amerikan Merkez Bankas Eski Baflkan Greenspan. Emperyalizmin 1929 Buhran ndan beri geçirdi i en büyük ikinci krizi, burjuva ekonomistler de dahil kabul etmeyen pek kalmad. Emperyalizmin bafl aktörü konumundaki ABD ekonomisinin resesyona girmesi, bankac l k sektörünü etkileyerek finansal krize neden olmufl durumda. Pefli s ra gelen, tarihi en az yüzy ll k dev yat r m bankalar n n birbiri ard na çöküflü ve ard ndan Amerikan Merkez Bankas n n yüz milyarlarca dolarl k kurtarma operasyonu Peki ya sonuç? Görünüfle bak l rsa ABD ekonomisine durmadan serum ba layan FED in de piyasada güveni sars lm fl ve üretti i çözümler sorunu giderek t rmand rm fl durumda. Sayfa 8 Zaman, tek yumruk tek barikat olma zaman d r! Türk egemen s n flar aras nda uzunca zamand r süren hegemonya çat flmas, yeni gözalt lar ve tutuklamalar eflli inde sürüyor gibi görünse de, çat flman n taraflar n n çoktan uzlaflt na dair veriler, a r basmaya bafllad bile. Faflist TSK n n, ilk bafllarda sahip ç km yor gi- bi göründü ü eski generallerini ziyaret edifliyle birlikte daha da netleflen uzlaflma e ilimi, ard ard na gerçekleflen tahliyelerle somut bir hal ald. Sistemin kendi içindeki uçlar temizleme ve de kontrgerillay yeniden yap land rmaya dönük çabalar ise, alt kademelerdeki kontra-faaliyetçilere dönük operasyonlarla sürüyor. Esas soperasyonun, baflta Kürt Ulusal Hareketi olmak üzere, devrimci ve ilerici güçleri hedefledi ini ise yaflanmakta olan geliflmeler san r z yeterince gösteriyor. Sayfa 9 iflflççi-köylü Demokratik Halk ktidar çin Say : 27 *Y l:1* 3-16 Ekim 2008 *Fiyat : 1 YTL *ISSN: X Desa da onlar n bir amac var! Sansürlü h rs zl k, tezkereli demokrasi Egemen s n flar n her gün birbirlerini yeni yolsuzluklarla, rüflvetle suçlamas halk m z flafl rtmamaktad r. Çünkü bu düzen soyguna, ya maya, h rs zl a dayanmaktad r. Tüm yolsuzluklar gibi bugün ortaya ç kan h rs zl klar da sansürlenecek, egemenler kartlar n birbirine gösterip ifllerine bakacaklard r. Bunun yan s ra demokrasi ç rtkanl yla baflta Kürt halk olmak üzere emekçilere yönelik sald r larda kolkola yürüyeceklerdir. T pk önümüzdeki günlerde yeni bir sald r için Meclis ten geçirecekleri tezkere gibi... Yani sansürledikleri h rs zl klar yla ve tezkereledikleri demokrasiyle düzenin çark iflleyecek. Ta ki biz ezilenler buna dur deyinceye kadar! 29 Nisan dan bu yana ifle geri dönmek için iflten at ld klar Desa fabrikas n n önünde direnen deri iflçilerini 25 Eylül de ziyaret eden Türk- fl stanbul Adalet mi? kaybetti i 19 Aral k operasyonuyla ilgili cilerince sözün bitti i yer olarak ta- davalar devam ediyor. havas nda, hava sald r lar ndan sonra yaflanan operasyonla ilgili dava ise so- bafllat lan kara harekat n n 25. harekat nuçland. Çanakkale A r Ceza Mahkemesi nde görülen davan n 16 Eylül de yap lan duruflmas nda suçlu bulunamad ve operasyonda yer alan tüm kamu görevlilerinin beraatine karar verildi. Sayfa 7 Irena Fernandez Develi nin yollar çöpçülere kapal tarihinde Manisa n n oldu u itinayla unutturulmufl, bunun Saruhanl ilçesine ba l Develi köyün- son olmayaca ak llara getirilmemeye den Ankara ya gelen köylüler, köyleri- çal fl lm flt. Üstelik bunun için koflullar ne yap lacak kat at k bertaraf tesisini zaten öncesinden haz rlanm flt. Cum- ve ürünlerinin para etmemesini meclis huriyet Mitingleri yerini Kürd e ölüm önünde protesto etti. Köylüler, mu- mitingleri ne b rakm flt bile. halefeti sar, hükümeti ise k rm z kart göstererek protesto etti. Sayfa 5 Bayra n kap p sokaklara f rlayan in- tutukland Sayfa 4 lar n ifade etti. bir edilmiflti. Akabinde büyük bir tören Çanakkale E Tipi Hapishanesi nde ve formu bileflenleri dayan flma duygu- 20 hapishaneye ayn anda düzenle- Oramar bask n, egemen s n f temsil- Platformu Herkese Sa l k Güvenli Gelecek Plat- Ayn hesap, ayn sald r nen ve 28 devrimci tutsa n yaflam n fiubeler san kalabal histerik bir ruh haliyle Bak n flu konuflana! hayk r rken, ölüm istediklerinin fark n- Prf. Dr. rena Fernandez, hükümet da de illerdi belki. flte böyle bir at- aleyhinde yalan-yanl fl haber yazd ve yayd gerekçesiyle, 10 Eylül mosferde bafllat lan operasyonlar n bu- Ergenekon davas nedeniyle tu Çarflamba sabah, Malezya hükü- gün geldi i nokta çok aç kt r. Soruna tuklan p F tiplerine konulanlardan meti taraf ndan tutukland. Malezya da salt askeri bakanlara, ordu gidecek ve Kuddusi Okk r hayat n kaybedince Yer: Bitlis in Mutki ilçesi, Tarih: 8 A ustos 2008 yok edecek diyenlere, çok k sa ve öz buralar bir kere daha hat rlar oldu- nsanl n öldü ü bu an da T. Kürdistan na savafla giden asker, gerillan n cans z bedeni üzerinde zafer edas yla çektirdi i bu Asker Hat ras ile insanl bir kez daha öldürdü ünün fark nda m d r? bir flekilde de olsa net bir cevab m z lar. Oysa Kuddusi Okk r dan önce Tenaganita Kad n Gücü nün kurucusu-yöneticisi ve ILPS nin kurucu üyelerinden. 30 y ldan beridir Malezya da göçmenlerin ve kad nlar n haklar için aktif mücadele etmekteydi. Yazmak bir eylemdir... Halk kitlelerine bilinç tafl ma araçlar ndan biri olan yaz l ajitasyon ve propaganday önemsemek ve kullanmak ideolojik bir tutumdur. Sayfa 2 medya kalemflörleri için bir anlam ifa- Sayfa 6 S n fsal Yaklaflfl m Emekçinin Gündemi Kriz var kriz var, emperyalizm bunal mda Sistemin krizi karfl s nda mücadelemizi büyütelim! Sayfa 3 betmifl ama hiçbiri burjuva-feodal kolay anlamalar için: TSK yenilmifltir. Sayfa 12 flçi köylü den birçok insan F tiplerinde hayat n kay- vard r, hem de onlar n dilinden, daha Sayfa 4 de etmemiflti. Sayfa 7 Pusula Evrensel Bak fl Duruflunu sa lamlaflt rarak katk n art r Baflka bir dünya mümkün, ama nas l? Sayfa 11 Sayfa 13

2 Yaşamın İçinden İşçi-köylü Ekim 2008 Tahta kasalar n alt nda ezilen hayatlar... işçi-köylü den Yazmak ideolojik, politik, kolektif bir eylemdir... flçi emekçi y nlar n sosyal haklar n n tamamen ortadan kald r lmaya çal fl ld bir dönemdeyiz. SSGSS ad alt nda emekçi kesimlere dayat lmaya çal fl lan yasan n, özellikle de a r çal flma koflullar alt nda, düflük ücretlerle çal flmaya mahkûm edilen kesimlerin yaflamlar n daha da zorlaflt raca kesin. Ancak flu da zaten bir gerçek ki, bu yasan n hayata geçirilmesinden önce de, birçok ifl kolunda çal flan emekçiler, uzun y llar boyu herhangi bir sosyal güvenceleri olmadan ve de oldukça a r çal flma koflullar nda çal flmak zorunda b rak lmaktalar. Sosyal güvenceden yoksun çal flt rman n en yayg n olarak hayata geçirildi i ifl kollar ndan biri de sebze-meyve halleri. Yafllar ten bafllayan çok say da emekçi, sebze-meyve hallerinde yaflam mücadelesi veriyor. Neredeyse tamam sigortas z çal flt r lan bu iflçilerin büyük bölümü Kürt iflçiler. stanbul daki en büyük meyvesebze hallerinden biri de, Kozyata- nda bulunan hal. Buras yaklafl k on y l önce Cevizli den buraya tafl nd. Eski halin yerinde ise flu s ralar, lanse edildi i biçimiyle, Dünyan n en büyük Adalet Saray n n inflaat sürüyor. Halin Cevizli den, daha küçük bir alandaki Kozyata na tafl nmas, birçok iflçinin iflinden olmas n da beraberinde getirmiflti o dönem. Ancak Kozyata ndaki halin de bir süre sonra baflka bir yere, büyük bir ihtimalle Pendik/Kurtköy e tafl nma ihtimali oldu u, yak nda inflaat n n tamamlanaca söyleniyor. Hal iflçilerinin içinde bulunduklar a r çal flma koflullar n bir de onlardan dinlemek üzere, Kozyata Hal ine gittik. flçilerin büyük k sm gurbetçi... Halin önü manav, market vb. iflletmelere ve de pazardaki tezgâhlar na mal almaya gelenlerin araçlar yla dolu. Halden mal alma ifllemi, gece yar s bafll yor. Bunun için de hal çal flanlar gece en geç civar nda hale geliyorlar. flçilerin kimi kamyonlarla gelen mallar kabz mal n dükkân na indiriyor ya da mal almaya gelenlerin mallar n yüklüyor. Bir de sat n al - nan mallar tekerlekli el arabalar yla kamyonlara tafl yanlar var. Halin d - fl na park etmifl arabalara mal tafl - yanlarla karfl lafl yoruz ilk önce. Hakk m z gizlice örgütlenerek arayabiliriz Mal boflaltm fl ve hale geri dönen, el arabal bir iflçiye yaklafl p, kendimizi tan t yoruz. Ayr ca hal iflçilerine yönelik ç kart lan, Partizan imzal bildiriden veriyoruz kendisine. Bildiriye flöyle bir göz at p, sohbet etmeyi kabul ediyor. Ancak zaman s n rl, çünkü hemen geri dönüp, baflka bir kamyonun mal n tafl mak zorunda. Ad n n Eflref Türko lu oldu unu ö reniyoruz. Halde çal flan iflçiler genelde Mufllu olmas na karfl n, Türko lu Bayburtlu. 15 y ld r halde çal flt n söylüyor. Çal flma koflullar n ve de özellikle sigortal olup olmad n soruyoruz. Ne gezer diyor ve devam ediyor: sigorta yok, ald m z günlük ücretle de evi zar zor geçindiriyoruz. Çal flma koflullar çok a r. Gece on ikide gelip sabah yine 12 civar ancak eve gidebiliyoruz. Patronlar bizim s rt m zdan, yani hamallar n s rt ndan para kazan yor. Neden sigortal olmad klar sorumuzu: Patronlar sadece kendi akrabalar n sigortal yap yor. Biz sigorta deyince, hemen uzak duruyorlar bizden sözleriyle yan tl yor. Halde toplam 193 yaz hane oldu unu ve bunlar n her birinde en az 4 sigortas z iflçinin çal flt n söylüyor. Bu da yaklafl k 800 sigortas z iflçi anlam na geliyor. Sigortadan denetim gelmesi durumunda, burada ba ms z ve yevmiyeli çal flt klar n söylemeleri isteniyormufl kendilerinden. Kabz mallar n iflçi yükünün s f r oldu unu söylüyor ve Çok büyük haks zl k var. Kime sorsan lanet okuyor diyor. Bu durumdan kurtulman n yolunun ne oldu unu sordu umuzda ise Burada bize önderlik edecek kimse yok. Böyle birileri olsa, hakk m z arar z. Gizlice toplan - r z bir yerde, örgütleniriz ve tüm bu haks zl klara karfl ç kar z diyor. nsan n hayat n mahveden bir ortam Türko lu yan m zdan ayr lmak üzere müsaade istiyor. Biz de halin içine do ru ilerliyoruz. Hale girdi imizde, mal indirme, yükleme, araçlara tafl ma gibi, hummal bir koflturmacaya flahit oluyoruz. Halin içinde yürürken, arabayla mal tafl yan birkaç genç iflçiye yaklafl p, sohbet etmeye bafll yoruz. Hepsi Mufllu olan genç iflçiler adlar n Mert, Arhat, Mehmet ve Metin olarak veriyorlar. Mert 7 y ld r halde çal fl yormufl, Metin ise 11 y ld r. Di erlerinin çal flma süreleri de yine 6-7 y l aras nda de ifliyor. Çok genç olan bu iflçilerin, birço u gibi yafllar nda burada çal flmaya bafllad klar n ö reniyoruz. Dördü de, çal flma koflullar n n a rl ndan ve de sigortas z çal flt r lmaktan flikayetçi. Mert e göre bunun çözümü, kendi deyimiyle, do u illerine ifl olanaklar yarat lmas ndan geçiyor. Buradaki rezalet ve pislik çal flma koflullar ndan ancak böyle kurtulabiliriz diyor. Mehmet ise, çal flma koflullar n n çok a r olmas ndan, fiziksel y pranman n üst boyutlarda yaflanmas ndan kaynakl, on y l sonra art k bu ifli yapacak güçte olamayacaklar n söylüyor ve nsan n hayat n mahveden bir ortam diyor. A abeyleri de bu ifli yap yormufl. Hemen hepsi kalabal k nüfuslu aileler ve evde sadece bir-iki kiflinin çal flt - n, bunun da geçinmeye yetmedi- ini söylüyorlar. Halde daha çok say da iflçiyle k sa sohbetler yap yoruz. Ancak büyük ço unlu u sorular m z yan tlay p hemen oradan ayr lmak istiyorlar. Bu s rada gözleri etraf tar yor. Patronlar n kendilerini görüp görmedi ini anlamaya çal fl yorlar. Dükkânlar n içindeki iflçiler ise konuflmaktan tamamen kaç - n yorlar. fllerini kaybetme korkusu hepsinin gözlerinden okunuyor. Halin tafl nma durumunun oldu unu bir kez de iflçilerden ö reniyoruz. Bu durumdan tedirginler. Çünkü yeni hale arabac olarak tabir edilen ve haldeki iflçilerin büyük ço unlu unu oluflturan iflçilerin girmesi yasaklanacakm fl. Bu da yüzlerce insan n iflsiz kalmas anlam na geliyor. Yani iflçileri, sigortas z ve a r çal flma koflullar n n yan s ra, iflsiz kalma kayg s sarm fl durumda. Yaflamlar, günde 12 saatten fazla, dolusunu-boflunu tafl mak zorunda kald klar tahta sand klar n alt nda ezilmekle geçen, tafl d klar yük boylar n n iki kat ndan fazla olan bu iflçilerin büyük bölümü kendilerini gurbetçi iflçi olarak tan ml yor. Gurbetçilerin büyük bölümünün, Bakkalköy de oturdu unu söylüyorlar. Buralarda tuttuklar gecekondulardan oluflan bekâr evlerinde, yaklafl k on kiflinin bir arada yaflad n söylüyorlar. Yerleflik olanlar n ço unun ise, Sultanbeyli de oturdu unu ö reniyoruz. Meslek yok, mecburen bu ifli yap yoruz Halde karfl laflt m z bir baflka iflçi ise, Mehmet Kartal. Kartal da Mufllu ve 8 y ld r bu ifli yap yor. Günlük kazanc n n idare etti ini söylüyor. Ancak sigortas ve herhangi bir güvencesi olmad n da ekliyor. fl koflullar n n oldukça a r olmas n n kendilerinde çeflitli hastal klara yol açt n belirtiyor ve Ne yapars n, meslek yok, mecburen bu ifli yap yoruz diyor. O s rada yan m za yafl küçük bir iflçi yaklafl yor. Ad Y lmaz Tu rul. Y lmaz henüz 13 yafl nda ve o da Mufllu. lkokul beflinci s n fa kadar okumufl ve iki y ld r halde çal flt n söylüyor. stanbul a geleli de zaten iki y l olmufl. 7 kardefllermifl ve geçim s k nt s ndan dolay okuyamam fl. Y lmaz hale gece 3 gibi geldi ini ve ö len 12 ye kadar çal flt - n söylüyor. Halde kendisinin d fl nda babas da çal fl yormufl. Ve babas n n 15 yafl ndan beri halde çal flt - n söylüyor. Babas tüm bu y llar boyunca sigortas z çal flm fl. Yeflil kartlar varm fl ve tek sosyal güvencelerinin bu oldu unu belirtiyor. Asl nda halde çal flmak istemedi ini, ancak kalabal k nüfusa bakabilmek için, babas na destek olmak zorunda kald n söylüyor. Bu arada Y lmaz n Kürt sorununa duyarl oldu unu da ö reniyoruz. DTP nin kapat lma davas ndan ve kapat lmamas gerekti inden söz ediyor. Haldeki iflçilerin tamam na yak n n n Kürt, iflverenlerin ço unun ise Türk oldu unu söylüyor ve Kürtler daha çok bile- iyle çal fl yor diyor. Bu arada birkaç pazarc yan m za geliyor ve bizim Kürt sorunundan konufltu umuza kulak misafiri olunca, onlar da sohbete kat l yor. Onlara da bildiriden veriyoruz. Bildirinin alt ndaki imzaya bak p Haa Partizanm fl diyorlar ve yaklafl mlar daha s cak oluyor. Haldeki ve pazardaki çal flma koflullar na de indi imiz, ayaküstü sohbetin ard ndan, Kolay gelsin deyip ayr l yorlar. Haldeki iflçilerle sohbetimizi bitirip, tekrar d flar ç k yoruz. D flar - da yine birkaç arabac ile sohbet etmeye çal fl yoruz. Arabas na y d -, boyunun birkaç kat bofl tahta sand klar çeken genç bir iflçi, tüm di erlerinin dile getirdi i sorunlardan bahsediyor. Yan m za bir kaç genç iflçi daha geliyor. O s rada tahta kasalar tafl yan iflçinin tafl d kasalar n bir k sm devriliyor. Kasalar birlikte arabas na yükleyip, vedalafl - yor ve yanlar ndan ayr l yoruz (Kartal) Yaz(ma)mak ideolojik bir eylemdir! ddias nda oldu umuz dünyay de ifltirme mücadelesi için kitleleri bilinçlendirmek, kazanmak, sürekli kitle ile iç içe, iletiflim halinde olmak gerekir. Bu, proleter ideolojinin gereklili idir. S n f mücadelesine tüm benli iyle kat lanlar kazanman n, iktidar olman n tüm araçlar n en fazla ve en iyi flekilde kullanmay bir görev sayarlar. Dolay s yla halk kitlelerine bilinç tafl ma araçlar ndan biri olan yaz l ajitasyon ve propaganday önemsemek ve kullanmak da ideolojik bir tutumdur. S n f ve müttefiklerini örgütlemede gerekli araç ve yöntemlerden kimini küçümsemek, yok saymak ya da kendini bunlar n d fl nda tutmak asl nda kendi ideallerinin, neyi neden istedi inin yeterince fark nda olmamak demektir. Kimileri ben eylem insan y m, yaz y baflkalar yazs n gibi cümleler kurarak ideolojik planda yetersiz kavray fllar n da ortaya koymufl olur. Zira yazmak da bir eylemdir ve di er eylemlerle ayn amac tafl r: de ifltirmek! Yazmak da bir üretim flekli olarak- politikalar m z kitleye tafl ma biçimlerinden biridir. Dolay s yla bunu yapmay istememek kendisiyle çeliflmek olacakt r bir devrimci için. Oysa yazmak, aflkas na havale etmek bir yana zevkle yapmay arzulad m z bir çal flma olmal d r Öte yandan baflkas yaps n mant burjuvaziye aittir. Onlar üretmezler, emek harcamazlar; en sevdikleri fleylerde bile bu böyledir. Mesela çiçekleri severler ama onlarla ilgilenmez, bahç vana yapt r rlar bak m n, çocuklar n severler ama do du u andan itibaren dad lara vs. havale ederler. Bizim sevgimiz, burjuvazinin sevgisinden çok farkl d r. Halk sevgisi ile dolu olan, emek harcamaktan da kaç nmazlar. Aksine bunu büyük bir zevkle yaparlar. Çünkü, bir proleter devrimci için mutluluk çal flmakt r, üretmektir. Kimileri de yazman n gereklili ini savunmakla beraber ben yapamam, gerekli teorik bilgi ve deneyimim yok vb. gerekçeler s ralamaktalar. Bu da ideolojik aç dan tart fl lmas gereken bir yaklafl md r. Devrimciler asla tatminkar de ildir. Bilim der ki her fley sürekli geliflir, de iflir; demek oluyor ki her fleyin daha iyisi ve fazlas mutlaka vard r. Böyleyken yapamam, yetmem demek, ne kadar bilimsel ve gerçekçidir? Bu, de iflme-de ifltirme gücünü kendinde görmemektir. Evet, insanlar baz fleyleri yapma becerisine sahip olamayabilirler do al olarak, bunu kabul etmeliyiz. Fakat bununla birlikte flunu da kabul etmeliyiz ki; di er tüm yapabiliyor oldu- u fleyler gibi, flu an yapamad klar n da yapar hale gelebilirler. Bu, istek ve emek ile mümkündür. Cevheri ortaya ç karmak için topra kaz mak gerekir. ste i ve eme i do uran fley ise bilinçtir. Hedef ve duruflunun bilincinde olanlar n kazanamayaca ve gelifltiremeyece i bir beceri de yoktur Sorun, bilinç ve irade sorunudur. K sacas yazmak ideolojik bir eylemdir. Yazmak için gerekli/yeterli siyasal ve teknik birikime sahip olamayabilir insanlar; bu anlafl - labilir ve de giderilebilir/giderilmesi zorunlu bir eksikliktir. Yazmamak veya gereksizli ini vs. savunmak, teorisini yapmak ise kabul edemeyece imiz, bize ait olmayan bir tutumdur. Kolektifin bilinçli parças olan hiç kimse birikimlerini kendine saklamay, kendisinin dolay s yla kolektifin- geliflimini s n rlamay ve politikalar m z daha genifl kitlelere tafl may reddetmez. Aksi, kiflinin kendisiyle idealleriyle- çeliflmesidir. ktidar almak, halk iktidar kurmak iddias nday z. Bu iddiay gerçe e dönüfltürecek olan do ru politikalard r. Fakat politikalar n do rulu u kadar onlar n kitlelere tafl nmas, kitlelerce benimsenmesi de hayati önemdedir. Bu politikalar yaz l olarak kitlelerle buluflturmak da politik bir faaliyettir do al olarak Mesela, bir alandaki faaliyetçilerin ani bir geliflmeye karfl inisiyatif kullan p tav r almas gerekti ve bu faaliyetçiler konuya dair do ru politikalar belirleyebilmifl, do ru çözümleyebilmifl olsun, fakat bir bildiri dahi kaleme alma yetene inden yoksunlar! Görülüyor ki bu yetene in olmay fl bir anda o do ru çözümlemeyi ifllevsiz k lacakt r. Bu, elbette raz olamayaca - m z bir tablodur. Öte yandan bu yazma çabas, politik gerilik politikaya ilgisizlikkonular ndaki sorunlar n çözümüne de katk sunacakt r. Zira yazmak, bir incelemeyi, araflt rmay, gözlemlemeyi, tart flmay ve yorumlamay gerektirir. Yazmak; ö renirken ö retmek, ö retirken ö renmektir. Yazan kifli, bunu iyi bir flekilde yapmak için soru sorma, sorgulama, düflünsel derinlik yakalama, okuma ihtiyac hissedecektir. Zaten bunlar olmaks z n yeterli, tatmin edici bir ürün ortaya ç kmaz. Bu flekilde bir çal flma bir taraftan kitlelere daha yo un ve yayg n politika tafl mada, di er taraftan da yazanlar n politik seviyesini yükseltmede etken olacakt r. Ortak amaçlar için bir araya gelenler aç s ndan, kim(ler)in neyi yapt na bakmaks z n, her yap lan kolektiftir. Buna, isterse bafltan sona tek bir kifli taraf ndan üretilmifl olsun, yazmak da dahildir. Zira genel hedefin gerçekleflmesinde gerekliliklerden birisidir o. Ve bu iflle profesyonel ilgilenenler d fl ndaki herkes veya ço unluk bu konuda asgari miktarda da olsa üretti inde politik zenginlik ve ortamda yarat lm fl olacakt r. Yazarken konu belirleme ve plan oluflturma aflamalar n mümkünse ortak yapmak daha iyi, sistemli, iç mant tutarl yaz lar üretilmesine, böylece yazan kiflinin de becerisini daha h zl gelifltirmesine oldukça katk sunacakt r; ortak akl n tasar m daha yüksek nitelikli yaz lar yarat lmas n sa lar. Ayr ca yaz ya birlikte de erlendirerek elefltiri ve önerileri alarak en son halini vermek de kolektif bir çal flmad r ve yap lan n en güzelini yapmay sa lamakla kalmaz, canl bir politik ortam, olaylara genifl ve de iflik aç lardan bakabilme, ortak üretmenin güzelli ini tatmay getirir Duygu ve düflünce dünyas n zenginlefltirir.

3 3-16 Ekim 2008 İşçi-köylü 3 Politika gündem Münazara müsveddeleri ve ç kar çat flmalar Eylül de Meclis te gerçekleflen tart flmamünazara komedisi de hükümetteki partiyle hükümete aday partinin önde gelenlerinin halka iletebilecekleri somut tek bir mesajlar olmad n, baflta olanlarla baflta olmak isteyenlerin her ikisinin de ya mac lar, soyguncular temsil etti ini bizlere baflka bir aç dan göstermektedir. Sistemin temsilcilerinin durumlar n n hiç iyi olmad ve gelece i de parlak görmedikleri her geçen gün daha net flekilde anlafl lmaktad r. Bunu bir yandan halka yönelik hiç ara vermeyen hak gasplar ndan, zamlardan, s n r içi ve ötesi askeri operasyonlardan vb. görmek mümkünken öte yandan kendi içlerindeki kavgadan anlayabiliyoruz. Egemen s n flar n kendi içinde farkl ç kar gruplar n n çat flmas son y llarda hiç ara vermeden, farkl düzey ve çeflitlilikte devam etmektedir. Daha öncesinde Genelkurmay Baflkanl e-muht ralarla hükümet üzerinde etkide bulunmaya çal fl p hakim s n flar içindeki muhalefete öncülük ederken klikler aras mücadelenin geldi i aflamada ve emperyalistlerin müdahalesiyle ön plana yarg geçmifl, AKP, kapatma davas üzerinden uzlaflmaya davet edilmifltir. Kapatma davas n n ard ndan ise yaklafl k 7 y ld r ana muhalefet partisi olma iddias yla meclis koltuklar na kurulmufl bulunan ve hareketsizli i ile elefltirileri üzerinde toplayan CHP bir anda öne ç kt ve muhalefet partisi gibi davranmaya bafllad. Gerek dünya çap nda gerekse de ülkemiz dahilinde sistemin içinden geçti i kritik süreçte ekonomik krizin yan s ra Ortado u, Kafkaslar ve Balkanlar gibi emperyalistler aras çat flmalar n yo unlaflt bölgelerle do rudan iliflki içinde olan Türk egemen s n flar - na yüklenen yeni misyon göz önüne al nd nda AKP hükümetinin efendilerinden ald deste i sürdürdü ü ve ordunun da bu süreçte hükümet ile iflbirli ini kabul etti i anlafl lmaktad r. Yine faflizmin bir numaral sorun olarak gördü- ü Kürt ulusal sorununa yönelik sistemin sundu u çözüm ün bir aya olan s n r içi ve ötesi operasyon meselesi ile yerel seçimlerde DTP nin yenilgiye u rat larak Ulusal Mücadelenin askeri ve legal alanlarda zay flat lmas stratejisi hesaba kat ld nda ordu ile hükümetin karfl karfl ya gelmeyi tercih etmemesi anlafl l rd r. Bununla birlikte yeni Genelkurmay Baflkan lker Baflbu un göreve gelmesiyle birlikte kamuoyuna aç klad ve hiçbir özgünlü- ü olmayan aç l mlar incelendi- inde ve orduya yak n kalemlerin yazd klar ele al nd nda üzerinde durulan, hükümetin yolsuzluklar üzerinden teflhir edilip y prat lmas, tarikat ve dini vak flar n ekonomik gücüne dikkat çekilip bunun engellenmesi gerekti i vurgusunun yap lmas da dikkate de- erdir. Bu takti in aç klanmas - n n pefli s ra hem Do an Grubunun hem de CHP nin Deniz Feneri, fiaban Diflli ve çeflitli belediyelerin ve önde giden AKP lilerin yolsuzluklar n ard ard na aç klamaya bafllamas flafl rt c de ildir. Hemen hepsi bir kaç y l önce yap lan yolsuzluklar n neden bugün piyasaya sürüldü ü sorusunun bunlar göz önüne al nmadan anlafl lmas mümkün de ildir. Resmi siyasetin düzeysizli i Her iki taraf n her gün birbirlerini yeni yolsuzluklarla, rüflvetle suçlamas halk m z flafl rtmamaktad r. Emekçi halk m z da do rudan gözlemleriyle fark ndad r ki bu düzen soyguna, ya maya, h rs zl a dayanmaktad r. Rüflvet vermeden ifl yapt rman n mümkün olmad n, bürokratik ifllemlerde tan d n, hemflerinin olmas n n avantaj getirdi ini, emekçiler haricinde kimsenin vergisini yasal mevzuata uygun ödemedi ini küçük çocuklar dahi bilmektedir. Dolay s yla AKP nin baflkan yard mc lar n n, belediye baflkanlar n n nüfuzlar n belirli sermaye çevreleri, yak nlar ve kendileri için kullanmalar ve soygundan, ya madan pay talep etmeleri flafl rt c de ildir. Düzenin gerçekli idir, çürümüfllü ünün göstergesidir. AKP yi suçlayan CHP nin hiç de masum olmad n, CHP lilerin de h rs z oldu unu anlamak için yaln zca AKP ye yak n medyan n yay nlad belgelere ihtiyaç yoktur, bu zaten CHP nin uzun y llar süren ömrüne tan kl k eden halk m zca bilinmektedir. flte bu gerçeklik içinde karfl - m za ç kan bir di er olgu da resmi-legal siyasetin ülkemizdeki düzeysizli idir. Herhangi bir burjuva devletinde dahi benzeri belgeler aç a ç kt nda istifa etme, yarg ya gitme gibi prosedürler uygulanmas na karfl n bizim ülkemizdeki siyasi gelenek, hakk nda hangi iddialar ortaya at l rsa at ls n, nas l büyük bir h rs z ve soyguncu oldu u ortaya ç karsa ç ks n kimsenin koltu unu b rakmaya yanaflmad ve piflkince ortaya ç karak karfl s ndakinin h rs zl üzerinden kendini meflrulaflt rd bir gelenektir. Bu nedenledir ki kimsenin istifa etmemesi halk - m z flafl rtmamaktad r. Bununla birlikte karfl l kl iddialar sunan taraflar n düzeysizli i iddia sahiplerinin hakaretlerinden ve argo sözcüklerinden de anlafl lmaktad r. Küfürler o kadar rahat ifade edilmektedir ki böyle giderse Baflbakan n aç klamalar n n çocuklar n uykuda oldu u saatlerde yay nlanmas zorunlulu u do acak gibi görünmektedir. Mikrofonu kapan herkesin fleref ve namustan bahsedip karfl taraf bundan mahrum olmakla suçlamas da asl nda her iki tarafta da noksan olan erdemleri ortaya sermektedir. Ülkenin gerçek sorunlar na somut cevaplar getirecek politikalar olmad ve var olan çürümüfl düzenin çöplü ünde eflelendikleri için k sa süre içinde kabak tad veren karfl l kl suçlamalar n ve delillerin bir anlam kalmamaktad r. Bu flartlar alt nda 25 Eylül de Meclis te gerçekleflen tart flmamünazara komedisi de hükümetteki partiyle hükümete aday partinin önde gelenlerinin halka iletebilecekleri somut tek bir mesajlar olmad n, baflta olanlarla baflta olmak isteyenlerin her ikisinin de ya mac lar, soyguncular temsil etti ini bizlere baflka bir aç dan göstermektedir. Meseleyi ilginç, heyecanl ve izlenebilir k lmak için günlerce medyan n yapt reklama, münazaray bir boks maç na dönüfltüren tasvirlere ve hakaret etmeyeceksiniz, sayg l olacaks n z gibi bir çocu un dahi kabullenemeyece- i uyar lar sineye çeken kifliliklere ra men bu kötü komedinin ciddi bir etki yaratmad, medyay dahi tatmin etmedi i ortaya ç km flt r. Her iki partinin bu at flmada öne ç kard klar unsurlar - n n da Kürt kökenli olmalar da meselenin bir di er ilginç yan d r. Bu kötü komedide, münazara müsveddesinde rol verilen siyasilerin Kürt kökenli olmalar ve tüm çabalar na karfl n sistem taraf ndan mimli say lmalar da sistemi anlamak isteyenlere yeni veriler sunmaktad r. K l çdaro lu nun Dersim deki ailesinin tehdit edilip Ermeni kökenli olup olmad klar n n incelenmesi düzenin çirkefli ini örneklemektedir. AKP nin T. Kürdistan na yönelik politikalar nda aktif flekilde yer alarak faflizmin sad k bir hizmetçisi olan, askeri operasyonlar destekleyen ve Kürt ulusunun en temel haklar n n gasp edilip bask ve iflkence görmesinde rol alan Dengir Mir Mehmet F rat n mirlikten bahsedip sayg talep etmesi büyük bir aymazl kt r. Hayali ihracat, uyuflturucu kaçakç l, vergi kaçakç l, siyasi bask ve tehdit bu düzen içinde gündelik uygulamalardand r. Kimse için de flafl rt c de ildir. Halk m z n gerçek sorun ve gündemleri farkl d r ve oldukça fazlad r. flsizlik, yoksulluk, ekonomik kriz ve geleceksizlik sorunlar her geçen gün derinleflmektedir. Bu nedenle söz konusu münazara komedileriyle uzun üre gündemi meflgul etmek ve halk m z oyalamak mümkün de ildir. Ekonomik kriz dünya çap nda derinlefltikçe ülkemizdeki etkileri de artacak, siyasi kriz de buna paralel derinleflecektir. S n fsal Yaklafl m KR Z VAR KR Z VAR, EMPERYAL ZM BUNALIMDA! ster do rudan temsilcisi, ideologu konumunda olup da kalemi/mikrofonu eline als n, isterse de sol liberal cenah n bin bir türlü rengine bürünerek ayn kulvardan seslensin, karfl -devrimci koronun yaflanan son büyük mali kriz karfl s ndaki durumu, krizden de beterdir. Duruma iliflkin, kapitalizm budur, krizlerle yol al r, yenilenir, daha da güçlenerek yoluna devam eder söylemleri, umars z bir tanr ya yakar fl seremonisine dönüflmüfltür. Nafiledir, çünkü kapitalizmin yoluna bir biçimde devam ediyor olmas yenilendi i anlam na gelmemektedir. Nafiledir, çünkü sistemin güçlenmesine yetecek iç dinamikler, yani dünya ölçe inde önemli yaflamsal kaynaklar n ve do an n bizatihi kendisi kurutulma, tüketilme aflamas na do ru sürüklenmektedir. Nafiledir çünkü, krizden ç k fl için gerek merkezin içinde gerekse de d fl nda k sa ve orta vadede sa lanabilecek birliklerin ömrü tart fl l r hale gelmifltir nin yaz aylar nda ABD nin konut kredileri (mortgage) ve vas fs z kredi (subprime credit) piyasalar nda bafl gösteren krizin, 2008 bahar nda Amerika da Bear Stearns, ngiltere de Northern Rock bankalar n n kurtar lmas na uzanan bir boyut almas, neo-liberal politikalar n iflas, küreselleflmenin sonu gibi nitelemelerle karfl lanm flt. Bu kötümser yorumlara karfl n, devletin istisnai müdahale hakk ndan bahisle, borsalar n yeniden sa lanan istikrar na dikkat çeken merkez sözcüleri, her fley yolunda, pani e gerek yok mesaj vermifllerdi. Ne var ki, daha 6 ay dolmadan hiç bitmeyen çalkant lar daha büyük bir dalga ile önce Freddie Mac ve Fannie Mae adl ipotek flirketlerinin fon idaresinin kamulaflt r lmas ard ndan da 158 y ll k yat r m bankas Lehman Brothers ve Merrill Lynch in iflas n gündeme getirdi. Bunlara dünyan n en büyük sigorta flirketi AIG in 85 milyar dolar nakit aktar larak (hisselerinin yüzde 79 u al narak) devletlefltirilmesi eklenince bütün manflet ve yorumlar, yüzy l k yaslamal deprem ve kriz nitelemeli yap lmaya baflland. Nitekim, konunun do rudan muhatab art k bizzat ABD baflkan yd ve Bush, neredeyse gün içerisinde birkaç kez demeç verir hale geldi. Bu, 11 Eylül den sonra ilk kez yaflan yordu Krizin boyutlar n iflin içindeki/bafl ndaki kiflilerin demeçlerinden anlamak da mümkündür. ABD Merkez Bankas eski Baflkan Alan Greenspan, Önce flunu anlayal m. Bu 50 y lda, hatta 100 y lda bir yaflanacak bir olay, devam gelecektir. derken; halefi Ben Bernanke, Krizin seyri en kötümser tahminleri bile aflm flt r fleklinde aç klama yapm flt r. IMF Baflkan Dominique Strauss-Kahn n yorumu da onlar destekleyen içeriktedir: Küresel krizin henüz ortas nday z, daha da kötü günler yaflanabilir. ( ) Resmi olarak 700 milyar dolar, gayr -resmi birkaç trilyon dolar destek ç k larak, holdingleri saran, borsalar sarsan, kredi piyasalar n allak bullak eden ve daha önemlisi büyük bir spekülasyon dalgas ile güvensizlik yayan kriz havas giderilmeye çal fl lmaktad r. lk elde yap lan kamulaflt r lmalar n as l y - k m/çöküfl ü önlemek için yap ld - n aç klayan bizzat kendileridir. Yeni müdahaleler ile oluflturulacak fon sistemi nin k sa vadede dahi etkili sonuç verece i tart flmal d r. Daha kötü günler den bahsedenlerin kayg lar bu manada yabana at lacak gibi de ildir. Ancak baflka reçeteleri de kalmam flt r. Kapitalizmin, efendilerince/patronlar nca çarelerin tükenmedi i bir düzen olarak nitelenmesinin aksine, somutta görüldü ü gibi, çaresizlik ve acz sistemi oldu u aç kt r. Neden ve nas l krize sürüklenildi ine dair çok çeflitli görüfller ortaya at l r, tart fl l rken, sorun en fazla serbest piyasa ya da küreselleflme ye fatura edilerek sistemin namusu kurtar lmaya çal fl lmaktad r. Konut kredileri piyasas ile bafllayan, yat r m flirketleri, arac kurumlar, sigorta devleri, yat - r m bankalar na vd. bankalar- uzanan ve reel sektörlere s çramas (General Motors ve Ford un 10 milyarlarca kredi talebi) kaç n lmaz olan kriz, dönem politikalar yla izah edilip tart fl lacak bir kriz de- ildir. Bunun 1929 ile k yasland üzere; 1987, 1999 ve 2001 ile devam ndakilerden de a r biçimde küresel ölçekli etkilere sahip yap - sal bir a rl bulunmaktad r. Azami kâr h rs yla iflleyen kapitalist sömürü mekanizmas, sürekli biçimde yaratt üretim fazlas ile kriz ve bunal mlar n maddi temellerini oluflturmaktad r. Meselenin bir yönü budur. Bu aç k/kay p ile pazarda do an kap flma, iflaslarla büyümektedir. Di er yandan, asalak sistemin özünü oluflturan mali sermayenin kendi do as na uygun azg nlaflmas neticesinde tam da sistemin t kanmas na çözüm ad na yaratt devasa spekülatif piyasa, kontrol edilemeyen bir yok edici ye dönüflmektedir. Durum, finansal krizin emperyalist merkezlerdeki patlama ve geliflim flekli itibar yla böyledir ama sorunun esas parametrelerini tart flan ve kapitalist sistemin y - k m ve iflas na dair as l verilerle ilgili tart flma yürüten yoktur. Kapitalist sistemin kendi kurumlar nda su yüzüne ç kan, d fla vuran ar zalar bafl gösterdi inde, yolunda gitmeyen durumlar olup da kâr makineleri, para basma tankerleri bat nca kriz den söz edilmektedir. Bunun bir kriz oldu u do rudur ancak, bu boyutta abart lmas nda faturan n her dönem oldu u üzere halklara ödetilmesi planlar oldu u gerçe i unutulmamal d r. Emperyalist-kapitalist sistem, as l gittikçe ço alan aç ve yoksul nüfus oran nedeniyle krizdedir. Bu durum çeliflkileri keskinlefltirmekte, s n f kavgas n büyütmektedir. Sistem, hiçbir ülkede burjuva manada dahi demokratik sistemi koruyamad için bunal mdad r. Özellikle 11 Eylül den sonra Bat ülkelerinde dahi temel hak ve özgürlük alanlar nda ciddi oranda k - s tlamalara gitmifl, sosyal ve ekonomik haklar büyük çapl budam flt r. Yar -sömürge ve sömürgelerde rejimlerin tümü daha gerici ve otoriter bir yap ya kavuflturulmufl, halk muhalefeti üzerindeki bask ve terör üst düzeyde art r lm flt r. Emperyalist-kapitalist sistem, yak n süreçteki son derece iddial hamlelerinde yaflad hüsran nedeniyle krizdedir. Sistemin önderi ABD emperyalizmi, y llar n projesi BOP u da devreye soktu u 11 Eylül sonras anti-terör savafllar dizisinin ilk iki iflgalinde hempalar yla birlikte duvara çarpm flt r. Daha ötesi, Ortado u da büyük bir nefret ve öfke biriktirmifl, bu birikim dalga dalga yak n bölgelere yay lm flt r. Dünyada anti-emperyalist dalga ve ulusal-sosyal kurtulufl mücadeleleri bak m ndan durum elbette ki bundan ibaret de ildir. Güneydo u Asya, Hindistan, Nepal ve Latin Amerika daki durum karfl -devrimciler için derin bir bunal m sebebidir. Emperyalist-kapitalist sistem, kendi içerisindeki dengelerde yaflad yeni geliflmeler nedeniyle krizdedir. O nedenle son finansal kriz daha sanc l yaflanmaktad r. Ne G-8 ler süreci, ne NATO ya eskisi gibi yön verilebilmektedir. fiangay flbirli i Örgütü, Rusya önderli inde bölgesellik ve dayan flma gibi iddias z vas flardan ar nma yolunda mesafe almaktad r. Son Gürcistan sorunu ve Akdeniz-Karadeniz de yaflanan karfl l kl savafl gemisi gösterileri ile so uk savafl polemikleri dikkate de erdir. Nihayet, son finansal kriz vesilesiyle AB nin önde gelen isimlerinden Merkel in ABD yi aç ktan suçlayan demeçler vermesi, s n rlar zorlayan boyutlardad r Emperyalist-kapitalist sistemin çöktü ü ya da bütünüyle iflas etti- inden elbette söz edilemez ancak, kapitalizmin insanl a vaatleri ve sosyalizmle yap lan k yaslar ba lam nda iflas hiç kuflkusuz ortadad r. Bunu resmen belgeleyecek ve bu insanl k düflman sistemi tarihin çöplü üne havale edecek olan proletarya önderli inde devrimler olacakt r. Gelinen aflamada yaflananlar, gerek dünya panoramas gerekse de sistemin kendi içerisinde yaflananlar önemli göstergeler sunmaktad r. Daha önemlisi bu koflullar önemli f rsatlar da yaratmaktad r. Bu f rsatlar sistemin teflhiriyle birlikte, emekçi halklara daha fazla yüklendikçe çeliflkileri derinlefltirecek olan egemenlerle yürütülecek olan mücadelede, yeni mevzilerin kazan lmas için olanaklar n ço ald anlam ndad r. Tek g dalar, yegâne enerjileri emekçiler olan emperyalistler dünyan n dört bir yan nda halklara daha fazla yönelmenin haz rl içerisindedir. Onlar her türlü kriz ve bunal mdan ister bar fl ister savafl ile ç karacak tek güç halklarda bulunan insan potansiyelidir. Ancak onlar n hakk ndan gelecek olan tek güç de odur. Tarih bunu göstermifl, bunu kan tlam flt r. Günümüz prati i de giderek artan oranda bu gerçe i kan tlamaktad r

4 İşçi/köylü Zorlu çal flma flartlar na ra men asgari ücret alan, y llard r maafllar na zam yap lmayan, zorunlu mesailere b rak lan Düzce deki Desa Deri iflçileri koflullar n de ifltirmek için Deri- fl Sendikas na üye olmufltu. Fabrikas nda sendikal örgütlülükten haberdar olan Desa patronu iflçilerin sendikadan istifa etmesini sa lamaya çal flm fl ancak baflaramay nca 41 iflçinin ifline 29 Nisan da son vermiflti. Sendikal örgütlülü ün anayasal bir hak oldu unu bilen ve bu hakk n srarla elde etmek isteyen Desa Deri iflçileri 29 Nisan dan beri fabrikalar n n önünden ayr lmayarak direnifle bafllam fllard. flçilerin direnifline destek vermek için Türk- fl fiubeler Platformu ve Herkese Sa l k Güvenli Gelecek Platformu 25 Eylül günü stanbul dan yola ç kt. Düzce Organize Sanayi Bölgesi giriflinde araçlar durduran jandarma kimlikleri toplayarak GBT ye tabi tuttu. Ö len saatlerinde Desa Deri önünde bekleyen direniflçi iflçilerle Desa iflçisi yaln z de ildir, Uzlaflma de il mücadele, Bask lar bizi y ld ramaz sloganlar ile yaklafl k 100 kifli bulufltu. flçiler ad na bir aç klama yapan Deri- fl Sendikas Genel Baflkan Musa Servi Desa patronunun uzlaflmaz tutumu nedeniyle yaklafl k 5 ayd r iflçilerin birçok zorluk yaflad - n belirtti. Sendikal örgütlülü ün önündeki engellere dikkat çeken Servi, sendika üyeliklerinde noter onay - n n çok ciddi bir sorun oldu unu ve bunun gibi pek çok sorunun mücadele eden kesimlerin bir araya gelmesiyle afl labilece ini söyledi. Biz de flçi Köylü gazetesi olarak platformlarla birlikte Desa Deri iflçileriyle dayan flma eylemine kat larak iflçilerle sohbet ettik. Direnifle bafllad klar günden bu yana yaflad klar s - k nt lar ve direnifllerinin gidiflat üzerine sohbet etti imiz iflçiler Düzce gibi demokratik mücadelelerin geri oldu u bir yerde mücadele etmenin hem hakl gururunu hem de zorluklar n yafl yorlar. - Kaç gündür fabrika önünde bekliyorsunuz? Gülhan Akyüz: 150 günü geçti burada bekliyoruz. Ç kt m z günden beri de kap da bekliyoruz, içeriye girebilmek için. - Ne tür zorluklar yafl yorsunuz? - flten ç kar ld m zdan beri kazanc m z yok. Maddi-manevi her türlü zorlu u var, flartlar m z a rlafl yor. Ailelerimiz karfl ç k yor, bofluna gidiyorsunuz diye. Düzce halk bilinçsiz sendika konusunda. Çünkü sendikan n ne oldu unu bilmiyorlar. Bilmedikleri için bofluna geliyoruz zannediyorlar ama bizim bir amac m z var. Sonuçta ben buraya bafl koymuflum sonucunu görmek istiyorum. - Sendikal olma ihtiyac nereden do du? - Uzun süredir burada çal fl yordum. Buradan önce sendikal bir iflte çal fl yordum ben. Sendikan n faydalar n da biliyorum. flçinin haklar n nas l savundu unu biliyorum. Oysa burada 435 milyona çal fl yoruz ama d flar yla ba lant n kesiliyor, sosyal hayat n olmuyor, faturan bile ödemeye gidecek vaktin olmuyor. Birilerine para vererek ödettirmen gerekiyor. Ald n para ortada, hiçbir fleye yetmiyor yani. -Direnifliniz süresince neler yapt - n z ve iflçilerden destek ald n z m? - Kad n arkadafllardan çok destek al yoruz. Kad n olmak çok daha zor tabiî ki erke e göre. Çünkü bizim takip etmemiz gereken evimizde ifllerimiz/sorumluluklar m z var. Onlar bir kenara itip buraya gelmeye çal fl yoruz. Onlar da bizi daha iyi anlad klar İşçi-köylü 4 Desa da onlar n bir amac var için kad n olarak daha çok destek veriyorlar. Bizim iflimiz daha zor yani erkeklere göre. Sendika, anayasal bir hak oldu u için bekliyoruz. çeride üyeliklerimiz devam ediyor. Ev ev dolafl yoruz, arkadafllar m z var, onlar üye yap yoruz. Hakk m z da beraber savunuruz! - Kaç y ld r çal fl yorsunuz Desa Deri de? Neler yaflad n z bu süreçte? Nuray Öztürk: 7 senedir burada çal fl yorum. Eflim 12 yafl ndan beri burada çal fl yor. Çal fl yoruz ama elimizde hiçbir birikim yok. Sendikaya üye olal m, sendikal çal flal m istedik. En az ndan hakk m z biliriz diye düflündük. Ama bir hafta bile durdurmad lar bizi. Eflimle beni ayn gün att lar. Jandarma geldi buraya, organizeye sokmadan götürdüler, bize fabrika önünde beklemenin suç oldu unu söylediler. 1-3 y l aras hapis cezas var dediler. 25 milyar para cezas veririz dediler. Biz gittik ifade verdik, geldik. Yapt m z n suç olmad n biliyoruz, sadece hakk - m z ar yoruz. - Kad n olman z nas l karfl lan yor? - Yoldan geçerken Aaa bayanlar da varm fl burada diyorlar. Sonra aileden sen bir bayans n otursana evinde, kocan gitsin sadece diyorlar. Ama öyle de il asl nda. Biz beraber evlili e gittiysek beraber hakk m z da savunuruz. Bu maafl neye yeter? - 29 Nisan dan bugüne kadar nas l geldi inizi anlat r m s n z? Hakan Evlio lu: Asgari ücretle 430 milyona çal fl yoruz. 200 milyon kira veriyorum. Geri kalan para Ekim 2008 milyon. Evliyim ve yetmiyor. 19 ayd r buraday z, zam yap lm yor. Çal flma koflullar zor, her akflam mesai yapt - r l yor. Yine ald m para 500 milyonu bulmuyor. Sendikaya üye olal m, iflimizden de olsak bizden sonra kalanlar rahat eder diye düflündük. flten nas l kovuldu umuzu bile anlamad k. - Direnifliniz boyunca ne gibi bask larla karfl laflt n z? - Patrondan ziyade jandarman n bask s oldu. Oturuyoruz, kalk yoruz bak yoruz jandarma geliyor. Toparlan n gidin diyor bize. Biz de gitmeyece iz diyoruz. O zaman sizi alaca z diyorlar. Ne yapacaks n z diye soruyoruz. fadenizi alaca z diyorlar. Tamam deyip kendimiz gidip ifade veriyoruz. flte 3-4 defa böyle oldu. Yollar kesiyorlar, sokmuyorlard bizi buraya. Sonra baflkanlar savc l kla konufltular. Olay düzelttiler iflte, yaklafl k 3 aydan beri kimse gelmiyor buraya. - çerdeki iflçilerle iliflkileriniz nas l, destek veriyorlar m size? - Bir ya c grup var, bir ortada kalm fl grup var, bir de sendikal grup var. Patron hepsini korkutuyor. flten at lacak korkusuyla sendikal olanlar sesini ç karm yor. Buran n ço u insan sendikay bilmiyor. Hatta gelip ne yap yorsunuz burada diyorlar. F nd a m gidiyorsunuz diye soruyorlar. Bunlarla karfl lafl yoruz. ( stanbul) E-Kart patronu grev k r c l yap yor E-Kart iflçilerinin sendikalaflma nedeniyle iflten ç kar lmalar n n ard ndan bafllatt klar grev sürüyor. Grevdeki iflçileri bir kez daha, grevin 101. gününde ziyaret ediyoruz. flçiler hemen sohbetin bafl nda, üyesi olduklar Bas n- fl Sendikas n n iflyerinde yetki almas na karfl n sendikay fabrikaya sokmama tavr n koruyan E-kart patronunun, ifle yeni iflçiler alarak grev k r c l yapt n söylüyorlar. flçiler iflten ç kar ld klar nda 64 kifli olan fabrikadaki iflçi say s, bugün 135 e ç km fl. çerdeki sendikalaflma faaliyetinin bugünlerde dura anlaflt n söyleyen iflçiler, bunu yeni giren iflçilere ba l yorlar ve bunlarla patron aras nda ifle girerken bir anlaflma yap lm fl olabilece ine dikkat çekiyorlar. Bu süre içinde sendikal olanlar aras nda bile, patronun bask lar na dayanamay p, sendikadan istifa edenler olmufl. E-Kart iflçileri grevlerini ilk günden beri 24 saat boyunca sürdürdüklerini ve önümüzdeki günlerde kazan mla sonuçlanma ihtimalinin hayli yüksek oldu- unu söylüyorlar. Grevin kamuoyuna daha fazla yans t lmas noktas nda herhangi bir giriflim veya proje olup olmad sorumuzu ise, kendilerinin sendikaya, daha fazla kamuoyu oluflturmaya dönük bir dizi teklif götürdükleri, sendika yönetiminin ise de erlendirece- iz dedi i ve bu nedenle de, sendikadan ç kacak karar bekledikleri biçiminde yan tl yorlar. (Kartal) Unilever iflçileri: Atefl düfltü ü yeri yakmas n! Sendikalaflma faaliyetlerinden dolay 26 May s ta iflten ç kar lan Unilever iflçilerinin, fabrika önünde gerçeklefltirdikleri direnifl sürüyor. Direniflin 121. gününde ziyarete gitti imiz iflçiler, patronun uzlaflmaz tutumuna karfl n, ilk günkü kararl - l kla direndiklerini vurguluyorlar. çerde çal flan iflçilerin deste i sürmesine karfl n, patronun direnifli k rmak için gerçeklefltirdi i giriflimlerin de devam etti ini UNO da performans düflüyor! belirterek; okullar n aç lmas, Ramazan gibi gündemlerin, direniflin kamuoyunda yer bulmas n ve destek ziyaretlerini azaltt n söylüyorlar. Ancak ayn zamanda bu durumun önümüzdeki günlerde afl laca na inand klar n da sözlerine ekliyorlar. Ziyarete gitti imizin ertesi günü, direniflteki iflçilerle dayan flma temelinde bafllat lan 5 YTL ni paylafl kampanyas çerçevesinde Tek-G da fl e üye olan sendikal iflçilerin, patron yanl s Öz-G da- fl e üye yap lma çabalar na karfl ç kan, Tek-G da fl üyesi iflçilerin iflten ç kar lmalar yla birlikte bafllatt klar direnifl sürüyor. Yaklafl k bir ayd r devam eden direnifle iliflkin, direniflin 22. gününde görüfltü ümüz, direniflçi iflçilerden Cem Kaya, iflten ç kar lan 11 kifliyle bafllayan direnifle kat lan iflçilerin say s n n 8 e düfltü ünü belirterek, ancak bu azalmaya karfl n, direnifle devam eden kendilerinin, içerde çal flan ve zorla Öz G da- fl e üye yap lan iflçilerle tek tek görüflmeye ve onlar Öz G da- fl ten istifa ederek, Tek G da- fl e üye yapmaya ikna etmeye çal flt klar n söyledi. Sözlerine Görüfltüklerimizin neredeyse tümü, Öz G da- fl e üye olduklar na piflman olduklar n dile getiriyorlar fleklinde devam eden Kaya, direniflin ilk günlerinde yanlar nda bulamad klar Tek G da- fl yöneticilerinin de bu süre içinde direnifle sahip ç kmaya bafllad n belirterek sendika yöneticilerinin belirleyici olan sizin tavr n z dedi ini vurguluyor. Kaya, bu süre içinde iflten ç karmalar n da sürdü ünü aktar yor. En son 3 kifli daha iflten ç kar lm fl. Bunlar n ç kar lma gerekçesi de yine kendilerine yönelik oldu u gibi performans düflüklü ü olarak getirilmifl. Kaya, bayram arifesinde yine fabrika önünde olacaklar n ve içerde çal flan arkadafllar na fleker da tarak, dikkatlerini çekmeyi düflündüklerini aç kl yor. (Kartal) Tek G da- fl Sendikas na ba l YÖRSAN iflçilerinin direniflini k rmak için, polis, Bal kesir Valili i nin emriyle direnifl yerini panzerlerle iflgal etti. Gerekçe olarak direnifl yerinin okula yak n oldu unu ve ö rencilerin psikolojisinin bozuldu unu söyleyerek Bal - kesir Valili i ve Susurluk Kaymakaml n n emri ile direnifle müdahale edeceklerini belirtti. Bunun üzerine polis iflçilerin fabrika önüne gelmesini engellemeye çal flt ve fabrika YÖRSAN direnifline komik sald r yap lacak olan DESA ziyaretinde yer alacaklar n da vurgulayan ayn iflçiler, bu tür dayan flmalar n tüm direnifller aç s ndan önem tafl d n da belirtiyorlar. Önümüzdeki günlerde ifle iade ve ifl kolu davalar n n duruflmalar - n n yap laca n söyleyen Unilever iflçileri, kamuoyunun deste ini bekliyor ve diyorlar ki: Buradaki kazan m iflçi s n f n n kazan m olacakt r. Duyarl kamuoyu ve emek örgütleri gerek bizim direniflimizi gerekse tüm direniflleri her yerde gündeme getirmeli. Atefl düfltü ü yeri yakmamal. Her koyun kendi baca ndan as lmamal. Günümüz koflullar nda ben bafl m n çaresine bakar m denecek bir durum yok. Örgütlenmek tek çaredir. Örgütlü olman n gücünü T S görüflmelerinde görüyoruz. Ancak bir araya gelip, ad m atarsak kazan m olur. (Kartal) önüne gelen iflçileri de uzaklaflt rd. flçiler direnifllerini çevrede bulunan bir kahvehanede devam ettirmekteler. Tek G da- fl Sendikas Genel Baflkan Mustafa Türkel yapt aç klamada 402 YÖR- SAN iflçisinin aileleriyle birlikte Aral k 2007 den beri sürdürdü ü eylemlerinin hukuk d fl bir biçimde Bal kesir Valili i ve Susurluk Kaymakaml - n n engeline tak ld n söyledi. Ö rencilerin psikolojisinin bozuldu u gibi hiçbir mant ksal ve hukuki temele dayanmayan bir gerekçeyle üyelerinin fabrika önündeki eylemlerinin, panzer ve polis barikat yla engellendi ini, iflçilerin s nd klar kahvehaneye adeta hapsedildi ini söyledi. Daha sonra Tek G da- fl Ege Bölge Temsilcisi Gürsel Köse, polisin bu tutumunun iflçilerin mücadele azmini kamç - lad n belirterek, biz tekrar fabrika önüne gidece iz ve direniflimiz devam edecektir dedi. (H. Merkezi) Emekçinin Gündemi Sistemin krizi karfl s nda mücadelemizi büyütelim! Bugün ABD de esas yüzünü gösteren ancak küresel çapta yaflanmamas mümkün olmayan kriz, çok aç k olarak kapitalist sistemin iflas n göstermektedir. Krizden kimsenin etkilenmemesi mümkün de ilken, bizim gibi ülkelere yans malar ise daha fliddetli olacakt r. Emperyalist-kapitalist sistem kuflkusuz ki yaflad bu krizi atlatmak için mevcut ekonomik kay plar n n faturas n kendini yeniden yap land rmak üzere emekçi halklara ödeteceklerdir. Sadece geri b rakt r lm fl ülkelerde de il geliflmifl bütün kapitalist ülkelerde de iflçi s n f ve emekçilerin sosyal haklar na yönelik sald r lar giderek artacakt r. Sosyal güvenlik, çal flma saatlerinin art r lmas, sigortas z kaçak çal flt rma ile bafllayan sald r süreci özellefltirme ile en yüksek boyutta sürdürülmektedir. Bu boyut, mevcut krizle birlikte büyüyecektir. Yeni sald r da baflta iflten ç karmalar olmak üzere düflük ücret, sosyal haklar n azalt lmas artarak sürecektir. flçi ve emekçiler için bu nedenle sald - r merkezi ve hedefi aç kça görülmelidir. Hedef kapitalizmdir. Bu kadar aç a ç kan hedefe karfl bütün gücümüzle örgütlenmeliyiz. Bu durumun ülkemizde yans mas n n çok az olaca n söyleyen baflbakan ise halk n gözüne bakarak yalan söylemektedir. Ancak meselenin baflbakan n söyledi i gibi olmad baflta Tofafl olmak üzere birkaç iflkolunda iflçi ç karmalar n gündeme gelmesiyle görülmeye baflland. Tofafl, sözleflmeler sürerken 6 gün üretim yapmama ve 2000 kifliyi iflten ç karma karar n kamuoyuna aç klad. Bu durum dahi her fleyi anlatmaya yeter düzeydedir. 1 Ekim de yürürlü e giren Genel Sa l k Sigortas sald r s n n ard ndan iflten ç karmalar, k dem tazminatlar n n ortadan kald r lmas ve Sendikalar Kanunu ile Grev ve Lokavt Kanunu bu krizin faturas olarak biz iflçi ve emekçilere yans t lacakt r. Kriz döneminde iflçi s n f örgütleri ya mevcut örgütlülüklerini daraltan, tasfiye eden bir süreç yaflayarak kapitalizmin kendini yeniden yap land rmas sürecini kolaylaflt racak ya da örgütlenmesini geniflletip gelifltirerek daha ileri kazan mlar da yaratarak yürüyecektir. Bu noktada esas mesele bu süreçlerde iflçi s n f n n ne kadar örgütlü oldu u ve sürece karfl ne kadar/nas l mücadele ederek örgütlenece idir. çinde geçti imiz süreç bunun için oldukça avantajl d r. Bu süreçten avantajl ç karak kazan mlar ve örgütlülü ümüzü gelifltirmek biz DDSB lilerin iflçi s n f n ve emekçiler içinde örgütleme konusundaki duruflumuza paralel gerçekleflecektir. Bu, bizim için tarihi bir sorumluluk olarak alg lanmal d r. Bu, bizim siyasi olarak kapitalizmi teflhir etmede en olanakl sürecimiz olarak alg - lanmal d r. Süreç genifl iflçi ve emençilerin örgütlenmesiyle aç ktan karfl lanmal d r. Süreci mücadelenin yükseltilece i süreç olarak görmeliyiz. Bunun için herkesi mücadeleye yükseltmeye ça r yoruz. Bu, iki s n ftan birinden yana olman n zorunlulu u oldu u zamand r. Bu, ait oldu umuz s n ftan (proletaryadan) yana oldu umuzu gösterme zaman d r. Ça r merkezi iflçileri direniflte kararl TELEKOM bünyesindeki Ça r Merkezi nden iflten at - lan iflçiler, 3 hafta önce bafllatt klar direnifli, yeni biçimlere büründürerek, sürdürme karar ndalar. Ça r iflçilerinin direnifli 20 li günleri geçmifl bulunuyor. flçiler mesai saatleri içinde ça r merkezinin önüne ast klar, taleplerini içeren pankart n önünde oturuyorlar. Direniflin 21. gününde görüfltü ümüz direniflçi iflçilerden Tuncay Gülhan, üyesi olduklar Bas n- fl Sendikas Genel Merkezi nin bu süre içinde devreye girdi ini ve sorunu çözmeye çal flt n dile getiriyor. Durumun önümüzdeki günlerde netleflece ini belirten Gülhan, anlaflma sa lanamad takdirde, yeni eylem biçimlerinin gündeme gelece ini vurgulad. Düflündükleri eylem biçimlerinden birinin de açl k grevi oldu unu belirten Gülhan, direniflin ilk haftas ndan sonra böyle bir eylem biçimi düflündüklerini, ancak sendikan n devreye girmesiyle, bu düflüncelerini ertelediklerini söyledi. Sendika bunun için henüz erken yaklafl m getirmifl ve patronlarla görüflmenin yollar zorlanmaya bafllam fl. Gülhan, anlaflma sa lanamad takdirde nas l bir eylem plan hayata geçirilece inin k sa sürede netleflece ini söylüyor ve tüm kamuoyunu direnifllerine sahip ç kmaya ça r yor. (Kartal)

5 3-16 Ekim 2008 İşçi-köylü 5 İşçi/köylü Kurals z çal flma koflullar na ba l, ifl cinayetleri ile gündeme gelen Tersanelerde sular durulmak bilmiyor. Onlarca iflçinin can na mal olan tersanelere dönük önlemler çözüme de il, çözümsüzlü e hizmet ediyor. En fazla ifl cinayetinin yafland tersanelerden DESAN ve Onur Grup tersanelerine dönük kapatma karar al nmas da yine ayn çözümsüzlü ün ürünü olarak ortaya ç km flt r. Geçici olarak, 10 günlü üne kapat lan iki Köylüler yol kesti Günden güne azg nlaflan faflist sistem kendi ç karlar için hiç düflünmeden insanlar ölüme sürüklüyor. Bunun bir örne i de 22 Eylül Pazartesi günü Gaziantep in fiehitkâmil lçesi ne ba l Cerityeniyapan köylülerinin Adana-Gaziantep kara yolunu kapatmas ile gözler önüne serildi. Cerityeniyapan köyüne yap lmas beklenen tafl ocaklar na Orman Bakanl n n ruhsat vermesi ile birlikte köylüler kara yolunu 1 saatli ine trafi e kapatt lar. Tafl oca n n faaliyete geçmesinin ard ndan meyve a açlar n n kurudu unu, köyün toz içinde kald n ve dinamit sesi nedeniyle sürekli korku yaflad klar n söyleyen köylüler, Mal m - z ve sa l m z gasp edenlere karfl gerekirse can m z vererek mücadele edece iz diyerek yolu yeniden trafi e açt lar. (H. Merkezi) Develi nin yollar çöpçülere kapal! tarihinde Manisa n n Saruhanl ilçesine ba l Develi köyünden Ankara ya gelen köylüler, köylerine yap lacak kat at k bertaraf tesisini ve ürünlerinin para etmemesini meclis önünde protesto etti. Meclis in Çankaya kap s na ç plak ayakla gelen köylüler, yanlar nda getirdikleri domates ve m s r gibi sebzeleri yola döktüler. Develi nin yollar çöpçülere kapal yaz l pankart tafl - yan köylüler, Hükümet gitsin bu ifl bitsin, Susma sustukça s ra sana gelecek sloganlar att. Temsili imam eflli inde, Hakk m helal etmiyorum-mefta köylü, Beni avuç açarak öldürdünüz yaz l tabutlar tafl yan köylüler, yanlar nda getirdikleri süpürgelerle kald r mlar süpürdü. Köylüler, muhalefeti sar, hükümeti ise k rm z kart göstererek protesto etti. Polisin uyar s üzerine Meclis önünden Milli Egemenlik Park na yürüyen grup, burada bir süre oturduktan sonra, geldikleri otobüse binerek ayr ld. (Ankara) Tersanelerde çözüm de il, çözümsüzlük üretiliyor tersanede 37 maddelik eksik tespit edildi i aç kland. Bu eksiklerin ne derece giderilece i, kurals zl n ortadan kalk p kalkmayaca ise belli de il. Çünkü bugüne kadar birçok tersane göstermelik denetimlerin ard ndan k - sa sürelerle kapat lm fl ve aç ld ktan sonra ayn kurals zl k sürmüfltü. Filika cinayetinde tutuklamalar Kum torbas yerine konan üç iflçinin filikan n düflmesi sonucu yaflamlar n yitirmesinden k sa bir süre sonra gerçek suçlular bulundu! Gisan Tersanesi nde gerçekleflen olay n ard ndan yürütülen soruflturma sonucunda, ölümlerdeki sorumluluklar flüphe götürmeyen iki müdürün yan s ra, kontrolör firmada çal flan iki mühendis, Görevi ihmal ve ölüme sebebiyet verme suçlamas yla tutuklanarak, Maltepe Hapishanesi ne kondu. Limter- fl Sendikas ve Gemi Mühendisleri Odas, mühendislerin günah keçisi yap ld n aç klayarak, patronlar n yerine mühendislerin tutuklanmas n protesto etti. Tutuklananlar yap lan itiraz sonucunda bir hafta sonra serbest b rak ld - lar. Mevsimlik iflçilerin çilesi sadece göçebe çal flma yaflamlar ndan, yar aç, yar tok üç kurufla çal flt r lmalar ndan veya yollarda ölmelerinden/öldürülmelerinden kaynaklanm - yor. Kimi zaman kimliklerinden, kimi zaman giydiklerinden ya da söylediklerinden de kaynaklan yor. Bu kadar lanetlenmifl gözle bak lan mevsimlik Kürt iflçilerin çilesine yeni bir boyutu ise, Turgutlu Belediye Baflkan Mustafa Serhat Orhan getirdi. Meclis Baflkan Bülent Ar nç n geçti imiz günlerde bir köylüyü azarlad Manisa, provokatör bürokratlardan daha çok çekecek gibi. Bu bask lara karfl l k Manisal köylülerin mitingleriyle, dayan flma eylemleriyle daha çok gündeme gelmesi ve egemenlerin bafl n a r tmas çok zor bir öngörü olmas gerek. Manisa daki, Turgutlu Gündelik flçilerle Dayan flma Derne i nin düzenlemek istedi i fiahiya Afltiyê adl etkinli e Turgutlu Belediye Baflkan Mustafa Serhat Orhan n, 6 Kürt bir araya geldi mi slogan atar ve huzursuzluk ç kar, provokasyona vesile olur diyerek izin vermedi. Gündelik iflçilerin evlerine dönüfl yapmaya haz rland bu günlerde, Turgutlu Gündelik flçilerle Dayan flma Derne i, sezonu, düzenlemek istedi i fiahiya Afltiyê adl etkinlikle kapatmak istedi. Ancak etkinlik Turgutlu Belediyesi ve Kaymakaml - n n engeline tak ld. Derne- in Baflkan Cevher Özdemir, etkinlik için Turgutlu Kaymakaml na ve Belediyesi ne baflvurduklar n, ancak etkinli in Turgutlu Belediye Baflkan Mustafa Serhat Orhan taraf ndan Kürtlerin bir araya gelmesiyle provokasyon olur gerekçesiyle engellendi ini belirtti. Özdemir, tar msal üretimin yo unlaflt bahar ve yaz döneminde tar mda mevsimlik iflçi olarak çal flmak için çeflitli bölgelere giden 100 binlerce mevsimlik iflçinin yasal güvenceden yoksun olarak 18 YTL karfl l nda günde yaklafl k saat günefl alt nda çal flt r ld n söyledi. Evet, biz Kürt üz ve yoksuluz Mevsimlik iflçilerin çilesi kat ettikleri yollardan uzun. Ekonomik sorunlar n yan nda sosyal bask lara da maruz kalan mevsimlik iflçiler, devletin rkç l ndan en çok etkilenen kesimlerden biri de ayn zamanda. Diyarbak r D HA ya aç klama yapan tar m iflçilerinin söyledikleri yaflananlara son ve çarp c örneklerden sadece birisi. Yorumsuz bir flekilde siz okurlar m za sunuyoruz. Diyarbak r n Ç nar lçesi nden Sakarya ya 7 çocu u ile birlikte f nd k toplamaya giden Hafiye Demir anlat yor; Her y l f nd k iflçilerinin topland Köpek Meydan nda çad rlar m z kuruyorduk. Ancak bu y l çevre kirlili i ve gürültü ç kart ld gerekçesiyle o alan da yasaklad lar. Kentten 5 kilometre uzakl kta bir da n yamac nda çad rlar m z kurduk, ne su ne elektrik ne de Limter- fl yöneticisinin direnifli sürüyor Sendikac kimli inden dolay çal flt Dearsan Tersanesi nden at lan Limter- fl yöneticisi Levent Akhan, tersane önünde gerçeklefltirdi i ifle geri dönme mücadelesini sürdürüyor. Direniflin 14. gününde ziyaret etti imiz Akhan, iflten ç kar lma sürecini flöyle aktard : 20 A ustos günü yaflanan bir ifl kazas n sendikaya bildirmemi iflten atma gerekçeleri aras nda say yorlar. Tersaneleri askeri bir bölge gibi gizlili e büründürmek istiyorlar. Biz tersanede 4-5 kifliyiz sendikal banyo ve tuvalet vard. Ali Kara; Sakarya ya gittikten sonra 18 YTL ye çal - flanlar kals n di erleri gidebilir tehdidiyle karfl karfl ya kald k. Tekrar geri dönebilecek yol param z n da olmad n gören iflverenler bu kez bask y di er y llara oranla daha da çok art rd. Sanki iflçiler rehinmifl gibi toprak sahipleri sürekli havaya atefl aç yordu. Bizi neredeyse silahla çal flt r yorlard. Korkudan tuvalet ihtiyac m z bile karfl lamaktan çekinir hale gelmifltik. Mahmut Tekin; Traktör ve kamyon kasalar na sanki hayvan bindirir gibi iflçileri bal k istifi fleklinde bindiriyorlard. faaliyet sürdüren, bunu biliyorlar. lk olarak beni ç kard lar. Ben direnifle geçince, flimdilik di erlerini ç karmaya cesaret edemiyorlar. Direnifle bafllad günlerde tafleron kendisiyle görüflmüfl ve baflka bir tersanede kendisine ifl bulma vaadinde bulunmufl. Akhan, bunun direnifli bitirmeye dönük bir hamle oldu unu söylüyor. fle geri al nmas n n kötü örnek olaca söylenmifl kendisine. Akhan ifle geri dönene kadar mücadeleyi sürdürmekte kararl oldu unu söyleyerek, kamuoyunu da deste e ça r yor. (Kartal) flçilerle dayan flma mevsimi de il! Tüm Bel-Sen Ankara 2 No lu fiubesi, tarihinde bir bas n toplant s düzenleyerek AKP li Keçiören, Alt nda, Mamak ve Yenimahalle belediyelerinde oruç tutmayan personele geçen y llarda oldu u gibi yine bask yap lmaya devam edildi ini bildirdi. Keçiören Belediye Baflkan Turgut Alt nok göreve geldi- Sesini ç kartan ve itiraz eden ifle götürülmezdi. fli b rakan kifli ise çal flt günlerin eme inin karfl l ndan da olurdu. Evet, biz Kürt üz ve yoksuluz, ama onursuz, hayvan ve haysiyetsiz de iliz. Kimsenin onurumuzu ayaklar alt na almas na da müsaade etmeyiz. sa Sönmez; Okullar aç lmas na ra men ifli b rakam yorduk. Çünkü param z ifl sonu vereceklerdi. Ve flu an 3 çocu umun okul kayd n yenilemem gerekiyor. Nas l yapaca z onu düflünüyorum. 2 ay boyunca eflim ve çocuklar mla birlikte onca rezalete karfl sadece 2 bin YTL alabildik. (H. Merkezi) Metal patronlar nda T S öncesi kriz bahanesi Metal flkolu ndaki toplu sözleflme görüflmelerinin devam etti i bu dönemde Metal patrornlar, krizi bahane ederek, kendi lehine bir toplu sözleflmeyi imzalay p, sömürü zulümünü devam ettirmek istiyorlar. Bunu Bursa da Tofafl, Renault, Bosch gibi kimi iflyerlerinde geçici iflçilerin sözleflmelerinin uzat lmamas, ücretsiz izinlerin kulland - r lmas, iflten ç karmalar gibi yöntemlerle bugün uygulamaktad rlar. Bununla iflçilerin üzerinde bask uygulayarak iflçilerin direnifl ve mücadele iradelerinin önüne geçmek istiyorlar. Patronlar n bu oyunlar na karfl Birleflik Metal fl Sendikas Bursa fiubesi örgütlü olduklar iflyerleri önünde bas n aç klamalar yaparak hem patronlar n bu uygulamalar n, hem de Türk Metal Sendikas n n gerici tutumunu iflçilere duyurarak ayd nlatmaya çal flmaktad r. Daha önce Gramener Fabrikas, 26 Eylül günü de Prysmian Fabrikas önünde iflçilerin kat l m yla bas n aç klamas yapt. Birleflik Metal fl Bursa fiube Baflkan Ayhan Ekinci yapt aç klamada, Patronlar bir taraftan sözleflme imzaland, yüzde flu kadar gibi söylentilerle, iflçilerin birli ini bozmaya, direncini k rmaya çal fl yorlar, di er taraftan kriz var, iflinizi korumaya bak n, taleplerinizden vazgeçin diye sindirme harekat sürdürürken di er taraftan sendika orduyla ortal klarda dolaflan 25 y ll k güvenilir tafleronu Türk Metal i de kullan yorlar dedi. Ekinci Türk Metal Sendikas Tofafl, Renault, Bosch gibi iflyerlerinde yürütülen bu uygulamalara karfl ses ç kar lmad n belirtirken, sermaye ile el ele, maliyetlerin afla ya çekilmesini destekledi ini söyledi. AKP li belediyeler çal flanlar na oruç bask s yap yor inden bu yana, ilçe halk na ve esnafa yönelik bask, tehdit, dayak ve silahl sald r gibi pek çok olay yafland n belirten fiube Baflkan Sat Burunucu Çal, 14 y ld r oldu u gibi bu Ramazanda da belediye çal - flanlar n n yararland yemekhaneler ve çay ocaklar n n `Tadilat var` gerekçesiyle kapat larak, oruç tutmayan belediye çal flanlar n n cezaland - r ld n ifade etti. Çal bu uygulamalar yaln zca Keçiören Belediyesi ile s n rl de ildir. Yemekhanesi kapanmayan belediyelerde ise yeme in kalitesi düflürülmekte, iftardan kalma yemekler belediye personeline ö len yeme i olarak sunulabilmektedir. Mamak ve Yenimahelle Belediyelerinde yemekhane ve çay ocaklar aç k olmas na karfl n yeme in kalite ve çeflidinde düflme görülmektedir dedi. Ramazan ay içinde oruç tutan halka iftar çad r kuruldu unu kaydeden Çal, belediye yemekhanelerinde de belediye bütçesinden karfl lanan iftar yemeklerinin çeflitli kesimlere verildi ini söyledi. (Ankara) Akkuyu Karakuyu olmas n! Mersin de nükleer santral kurulmas na izin veren yasay geçen y l büyük bir mitingle protesto eden Mersin in duyarl, devrimci, demokrat, ilerici ve yurtsever halk mücadelesini sürdürüyor. mza kampanyalar yla, protesto eylemleriyle, afifllerle s k s k Nükleere Hay r fliar yla protestolar yaparak hükümete uyar larda bulunan Mersin Nükleer Karfl t Platform bafllatt imza kampanyas n bir protesto eylemiyle sonland rd. 22 Eylül günü Mer- n fl Merkezi önünde toplanan Mersin Nükleer Karfl t Platform (NKP) bileflenleri ve eyleme kat lan halk Nükleer enerji ölüm demektir, Akkuyu, Karakuyu olmas n, Akkuyu Çernobil olmayacak sloganlar eflli- inde yürüyüfle geçti. Yürüyüfl s ras nda konuflan SES Mersin fiube Baflkan Y lmaz Bozkurt, emperyalist ülkelerin tehlikeli ve zehirli nükleer enerji santral projesini Mersin in Akkuyu beldesine tafl - mak istediklerini, AKP Hükümeti nin de bu kirli amaca hizmet etti ini söyledi. Yürüyüflün ard ndan AKP l Binas önünde bir araya gelen grup ad na bas n aç klamas n okuyan Mersin NKP Dönem Sözcüsü Sabahat Arslan ise, tüm dünyada nükleer santrallerden vazgeçilirken, AKP Hükümeti nin Türkiye yi nükleer pazara açmak istedi ini ifade etti. Aç klaman n ard ndan kitle sloganlarla eylem alan n terk ettiler. (Mersin) Kad köy Belediyesi nde direnifl kazand Kad köy Belediyesi iflçileri, T S görüflmelerinde 7 ayd r anlaflma sa lanamamas üzerine 17 Eylül tarihinde greve ç kt lar. Genel- fl Sendikas na üye çal flanlar n, sendika öncülü ünde gerçeklefltirdi i grev, ayn gece yap lan anlaflma sonucunda, ertesi gün sona erdi. 830 iflçi, 17 Eylül sabah saat de Belediye önüne gelerek, Bu ifl yerinde grev var pankart asarak, ifl b rakt ve grev önlüklerini giyerek, grev nöbetine bafllad. Belediye binas önünde bir aç klama yapan Genel- fl 1 Nolu fiube Baflkan fiahan lseven, Kad köy Belediyesi yönetiminin, çal flanlara % 1 zam ve k dem tazminat nda ise 30 kurufl art fl teklif etti ini vurgulayarak, bunun kabul edilemez oldu unu söyledi. Konuflmas nda ayr ca greve gitmekten çekinmediklerini de belirten lseven, sözlerine Hakl oldu umuz mücadelemizi kazanaca z diyerek devam etti. lseven in konuflmas s ras nda flçi burada baflkan nerede?, Yaflas n grev!, Yaflas n dayan flma sloganlar atan iflçiler, Belediye önünde beklemeye koyuldular. flçilerin bu kararl tutumu, Kad köy Belediyesi yönetimini geri ad m att rmakta gecikmedi. Grevin ilk günü akflam saatlerinden itibaren Belediye Baflkan Yard mc s ile Genel- fl yöneticileri aras nda bafllayan T S pazarl, gecenin geç saatlerinde var lan anlaflmayla sonuçland. flçilerin talep etti i % 10 zamm n kabul edilmesinin yan s ra, bir iflçinin günlük ücreti 66 lira olarak belirlenirken, sözleflmenin ikinci y l nda verilecek zamm n miktar da % 8 olarak kabul edildi. Talepleri kabul edilen iflçiler 18 Eylül sabah erken saatlerde belediyeye ast klar grev pankart n indirerek iflbafl yapt lar ve böylece Kad - köy Belediyesi nde direnifl kazanm fl oldu. (Kartal) Belediye iflçilerine sald r Hatay n Samanda ilçesinde belediye iflçileri tam maafl almak için belediyede yapm fl olduklar eylemde sald r ya u rad lar. 16 Eylül Sal günü maafllar n tam almak için Samanda Belediyesi nin ikinci kat nda vezne önünde oturan belediye iflçilerine planl bir flekilde d flar dan gelen 20 kiflilik grup sald r da bulundu. Yap lan sald r da birçok iflçi a r flekilde yaraland. Sald r n n ard ndan belediye önünde Genel- fl Sendikas n n yapt bas n aç klamas nda; fiu bilinsin ki hiçbir güç, hiçbir sald r hakk m z istemekten bizleri al koyamayacakt r. Samanda belediye iflçileri iki defa ma dur edilmifltir. ki defa hakk gasp edilmifltir. Birincisi yasal olan tam maafl hakk ödenmemesidir. kincisi ise bu sald r n n sorumlusu Belediye Baflkan Vekilidir denildi. Yap lan bas n aç klamas n n ard ndan sald ran kifliler hakk nda Cumhuriyet Baflsavc l na suç duyurusunda bulunuldu. (Samanda K okurlar ) flçiler haklar n arad lar Mersin Liman nda 16 Eylül günü A kap s önünde bir eylem gerçekleflti. MIP olarak sat n al nan ve daha sonra tafleron firmalara devredilen liman içi ifl sahalar nda faaliyette bulunan yaklafl k 200 ün üzerinde iflçi bar nd ran tafleron firmalar n iflçilere maafllar n ve sosyal haklar n vermemeleri üzerine iflçiler ifl b rakma eylemi yapt lar. Att klar sloganlarla liman yönetimini protesto ederek taleplerinin yerine getirilmesini istediler. Maafllar n n zaman nda ödenmedi ini, alt ayda bir maafllar na yans t lmas gereken zamm n da yap lmad n söyleyen iflçiler, ulafl m konusunda da s k nt yaflad klar n, servis imkânlar ndan yeterli düzeyde yararlanamad klar n ifade ederek, yaflanan sorunlar n k sa sürede çözülmesini istedi. (Mersin)

6 Dengê azadî İşçi-köylü Ekim 2008 Oramar bask n n n üzerinden yaklafl k bir y l geçmifl bulunuyor. Resmi kay tlara göre 25.si olan s n r ötesi operasyonun üzerinden de 7 ay gibi bir süre geçti. Nitekim Oramar bask - n, egemen s n f temsilcilerince sözün bitti i yer olarak tabir edilmiflti. Akabinde büyük bir tören havas nda, hava sald r lar ndan sonra bafllat lan kara harekat n n 25. harekat oldu u itinayla unutturulmufl, bunun son olmayaca- ak llara getirilmemeye çal fl lm flt. Üstelik bunun için koflullar zaten öncesinden haz rlanm flt. Cumhuriyet Mitingleri yerini Kürd e ölüm mitingleri ne b rakm flt bile. Bayra n kap p sokaklara f rlayan insan kalabal histerik bir ruh haliyle hayk r rken, ölüm istediklerinin fark nda de illerdi belki. Hatta öyle ki, ölümü bizzat getirmeye yeltenenler, getirenler alk fllanabilirdi. flte böyle bir atmosferde bafllat lan operasyonlar n bugün geldi i nokta çok aç kt r. Soruna salt askeri bakanlara, ordu gidecek ve yok edecek diyenlere, çok k sa ve öz bir flekilde de olsa net bir cevab m z vard r, hem de onlar n dilinden, daha kolay anlamalar için: TSK yenilmifltir. Ne var ki, mesele onlar n, faflizmin bilumum temsilcilerinin aldatmaya çal flt gibi tek bafl na askeri de ildir. Üstelik sorun tek bafl na PKK de de ildir. Sorun komprador burjuvazi ve büyük toprak a alar - n n bölgesel ç karlar d r. TC, bölgede ABD ye uflakl ktaki baflat rolünü, ileri karakol pozisyonunu kimseyle paylaflmaya yanaflmak istemiyor. Irak Kürdistan bölgesel yönetimi üzerinde tahakküm kurma çabas söz konusudur. Barzani ve Talabani ile iflbirli i bu k stas n önüne geçmemekte, dahas bu k stas n bir gere i olmaktad r. Yeri gelmiflken, Barzani ve Talabani için ayr bir parantez açmak kaç n lmaz oluyor: Henüz geçen y la kadar özellikle Kerkük konusunda Kerkük Kürtlerindir diyen I. Kürdistan egemenlerinin bugün ne kadar egemen oldu u bir kez daha görülmüfltür. fiafl rt c olmamakla beraber, TC ile operasyona bizzat dahil olma düzeyinde olmasa da iflbirli i yapan Kürt egemenlerinin ayn göreve amade olmad klar n kim iddia edebilir? Bölgesel ç karlar karfl s nda, PKK, TC için en büyük tehdit dersek abartm fl olmay z. Suriye yi de sayarsak dört ülke s n rlar nda savaflan büyük gerilla gücü ve buna paralel muazzam kitle deste iyle Kürt Ulusal Hareketi, emperyalist güçlerin bölgeye iliflkin planlar nda hesaba katmay asla ihmal etmeyece i bir harekettir. Vaziyet böyle olunca, hele ki Kürdistan co rafyas n n en büyük parças TC taraf ndan ilhak durumunda s n rlar dahilinde olmas do all nda TC yi tedirgin etmektedir. Yani sadece ülke içinde de il ülke d fl nda da TC için büyük tehlike PKK dir. Ayn hesap ayn sald r Büyük olas l kla bir y l daha uzat lacak olan tezkereyle birlikte 26. s n r ötesi operasyon gerçeklefltirilecek. Elbette TSK ve devletin di er kesimleri bu operasyonlarla Kürt Ulusal Hareketini bitiremeyeceklerinin fark ndad rlar. Yukar da da de- inmeye çal flt m z gibi sorun bu de ildir tek bafl na. Hem PKK nin en büyük gücü ne Kandil dedir ne de Zap ta. Esas savafl T. Kürdistan da lar ndad r. DTP nin kapat lma davas Tezkerenin Meclis te görüflülece i günlerde (gün demek daha do ru olur, çünkü halka karfl savaflta egemen s n f klikleri kendi aralar ndaki dalafl bir tarafa b rak r, acilen sald r n n gere ini yerine getirmeye çal fl rlar) ve akabinde Anayasa Mahkemesi de DTP ye yönelik aç lan kapatma davas n görüflecek. Bu durum tesadüf olmaktan uzakt r. Çünkü ulusal sorun ülke gündemini iflgal etmeye daha uzun bir süre devam edecektir. Çünkü TC kendini özellikle bu sorun üzerinden var etmektedir. Çünkü Baflbu ve öncellerinin dedi i her alanda mücadele nin do al bir gere idir bu. Yüzde onluk seçim kotas, seçim çal flmalar na dönük engelleme, provokasyon ve binbir türlü ayak oyunuyla faflizm d fl bir sesin Meclis kürsüsünden dillendirilmesini engellemeye çal flan faflizm, bir kez daha ayn oyunu sergiliyor. Ayn oyun, çünkü gelifltirece i baflka bir taktik kalmam flt r. Mesele temel bir mesele olunca faflizmin sald r lar her yerde ve her boyutta gerçeklefliyor. Gerçek muhalif kesimler bir bir, s ras geldikçe susturulmaya çal fl l yor. flte Alternatif gazetesi de bir kez daha engellenmifl oldu. fiafl ram yoruz. fiafl ram yoruz çünkü, tam bu sat r al rken kaleme Alternatif çizgisinde yay n yapan Gelecek gazetesine de bir ayl k yay n durdurma cezas n n verildi ini ö reniyoruz. S n r ötesi operasyon boyunca onlarca defa engellenen di er özgür bas n yay nlar gibi Gelecek de engelleniyor. Sistem h zl çal fl yor! Sesimizi bo mak istiyorlar Sesimizi bo mak istiyorlar. Anadilimizde hayk rd m z sesimizi sessizlik içinde bo mak istiyorlar. Oysa bu bizim en do al hakk m zken, her talep ediflimizde karfl laflt m z tek muhatap silahl olmak zorunda nedense! Bu kadar do al bir hakk - m z savunurken dahi polis copuyla, karakolla tan flmay, bir kez daha tan flmay bize reva görüyorsan z, biz yüzümüzü dönece imiz yeri elbette iyi bilece iz. Gençli i kazanmaya niyetlenmifl Baflbu un bu niyetini kursa nda b rakmaya biz niyetlenmekle kalmayaca z. Devletin Gündem i Alternatif siz bir Gelecek Ülkede Özgür Gündem Gazetesi nin kapat lmas n n ard ndan yay mlanan Alternatif Gazetesi de kapat ld. Son olarak ç kart lan Gelecek Gazetesi de gazetemiz yay na haz rland s rada kapatma sald r s ile karfl laflt. stanbul 9. A r Ceza Mahkemesi taraf ndan 1 ay süreyle kapat lan Alternatif Gazetesi ne birçok demokratik kitle örgütünden destek geldi. Bir y l içerisinde 30 civar nda kapatma vb. sansür bask s yla karfl karfl ya kalan yurtsever bas n, tüm bask lara ra men, taviz vermeden politikalar n yay mlamaya devam ediyor. Alternatif ile ayn zamanda K z llaflan Özgür Halk dergisi de Örgüt propagandas yapt iddias yla kapat ld. Adana da Azadiya Welat Gazetesi de polis taraf ndan bas larak, gazete çal flan Ferit Köylüo lu ve D HA muhabiri Murat Kolca gözalt na al nd. Azadiya Welat n A r çal flan Rahmi Özen de hakk nda tutuklama karar oldu u gerekçesiyle tutukland. Yaflananlar n ard ndan birçok ilde kitlesel gazete sat fllar, bas n aç klamalar vb. eylemliklerle sansür protesto edilerek, yurtsever bas n halk taraf ndan sahiplenildi. Bunlardan birisi de 27 Eylül günü da, HD stanbul fiubesi nde yap lan bas n aç klamas yd. Aç klamaya, tarihten bugüne uzana sansür ve bask n n, 90 l y llardan bu yana tarif edilemez boyutlara geldi i vurgulanarak baflland. HD fiube Sekreteri Abdulbaki Bo a okudu u aç klamada Alternatif Gazetesi ve Özgür Halk Dergisi hakk nda verilen 1 ayl k kapatma karar - n n düflünce ve ifade özgürlü üne bir sald r oldu unu ifade etti. Aç klamada Alternatif Gazetesi ad na da bir konuflma yap ld. Alternatif ad na konuflan Y lmaz Sezgin, Kürt bas n n n tarihi boyunca bask - lara maruz kald n, Genelkurmay n tezkere uzatmas n n gündemde oldu u bir süreçte, bu sald r lar n artmas n n flafl rt c olmad n dile getirdi. Gazetemiz, flçi-köylü de çeflitli bask ve engellemeyle karfl laflmaktad r. Örne in Sincan Hapishanesi nde tutsaklara son bir y ld r 1 2 say hariç hiçbir yay n verilmemifl, sansürü tecritle birlikte katlayarak uygulam fllard r. Gazetemizin son iki say s na toplatma karar gelmifltir. TKP/ML T KKO üyesi bir flah sla yap lan röportaj bahane gösterilerek uygulanan toplatma karar, mücadelenin ivme kazanmas durumunda sansürün daha da artaca n n göstergesidir. (H. Merkezi) Gemlik Tuncelililer Derne i orman yang nlar na dur dedi Gemlik Tuncelililer Dayan flma Yard mlaflma ve Kültür Derne- i nin Kad n Komisyonu üyeleri Tunceli de güvenlik gerekçe gösterilerek ormanlar n yak lmas na tepki gösterdi. Baflta Tunceli olmak üzere Türkiye nin dört bir yan nda bafl gösteren orman yang nlar na dikkat çekilirken, omuz omuza mücadele ça r s nda bulunuldu ve Gemlik te bir bas n aç klamas yap ld. Bas n aç klamas öncesi Gemlik teki tüm yöre dernekleri, sendikalar ve siyasi partiler gezilerek bas n aç klamas na ve beraberinde düzenlenen imza kampanyas na destek istendi. Dernek Baflkan Yusuf Topcu ve yönetim kurulu üyelerinin de haz r bulundu u eylem 21 Eylül 2008 Pazar günü Dereboyu Mevkii Taflköprü de yap ld. Anayasa Mahkemesi taraf ndan hakk nda aç lan kapatma davas nda 16 Eylül 2008 tarihinde sözlü savunma yapan DTP yi binler yaln z b rakmad. Yerel seçimler öncesi DTP nin kapat lmas için giriflimlerini h zland ran AKP nin DTP yi kapatarak DTP taban ndan oy toplayaca hayalinin gerçekleflmesine izin vermeyece ini söyleyen binler alanlarda DTP ye sahip ç kt. Demokratik kitle örgütlerinden ayd n ve sanatç lara kadar genifl bir yelpazenin sahip ç kt DTP nin kapat lmas için aç lan mahkeme ertelendi. * 16 Eylül 2008 tarihinde MKM li Kürt sanatç lar DTP hakk ndaki kapatma davas ndan vazgeçilmesi gerekti i aç klamas n yapt lar. * Demokratik kitle örgütleri taraf ndan oluflturulan DTP Kapat lamaz nisiyatifi 16 Eylül 2008 tarihinde stanbul Makine Mühendisler Odas nda bas n toplant s düzenleyerek DTP nin kapat lmas n n adaletsizlik oldu una dikkat çekti. * 16 Eylül günü DTP Eflbaflkan Ahmet Türk ün Ankara da sözlü savunma yapt s rada Diyarbak r da binlerce kifli Da kap Meydan nda Ba ms z Halk Mahkemesi kurdu. Birçok yerden gruplar halinde meydana do ru yürüyen kitle DTP siyasi irademizdir, Bask lar bizi y ld ramaz sloganlar ile alanda birleflti. * fi rnak ta DTP l binas önünde bir araya gelen yüzlerce kifli Cumhuriyet Meydan na yürüdü. Yürüyüfl s ras nda Bask lar bizi y ld ramaz, Gençlik Apo nun DTP ye dokunma! fedaisidir, Me sond daye flehida em leflkeren Apo ne sloganlar at ld. * DTP Van l binas önünde toplanan yüzlerce kifli Sanat Soka- na yürüdü. Sanat Soka nda yap lan iki dakikal k oturma eyleminin ard ndan bas n aç klamas okundu. * DTP Hakkâri l binas önünde toplanan yaklafl k 5 bin kifli Hakkâri Belediyesi ne kadar AKP flafl rma bizi da a tafl rma, Öcalan siyasi irademizdir, fiehit namirin sloganlar n att. * DTP A r l binas önünde bir araya gelen kitle Saat Kulesi ne yürüdü. * Mersin de DTP Mersin il örgütü binas önünde bas n aç klamas yap ld. Aç klamaya Partizan, SDP, 78 liler Derne i, HD, MKM-DER, Akdeniz Göç Der, Halkevleri, KESK ve birçok demokratik kurum destek verdi. Aç klamay DTP il yöneticisi Ramazan Ekinci okudu. DTP nin kapatma davas n n hukuki de il siyasi oldu unu savunan Ekinci, Yarg tay Cumhuriyet Baflsavc s n n ileri sürdü ü 141 gerekçeden 127 sinin ifade özgürlü ü çerçevesinde de erlendirilmesi gereken, üye ve yöneticilerin yapt aç klamalar oldu unu söyledi. * Bingöl, Gaziantep, Urfa, zmir, Manisa, Adana, Mersin, skenderun, stanbul, Ayd n, Malatya, Erzurum, Mufl, Denizli ve birçok ilde oturma eylemleri, yürüyüfl ve bas n aç klamalar yla protesto edilerek DTP ye sahip ç k ld. (H. Merkezi) Derne in kad n komisyonu üyesi Zercan Özdemir taraf ndan okunan bas n aç klamas nda, gerekçe ne olursa olsun hiç kimsenin veya hiçbir kurumun ormanlar yakmak için hakl bir gerekçesinin olamayaca vurguland. Özdemir, Türkiye de do aya bu sald r - y gerçeklefltiren kesim ve kifliler olmufltur, olmaktad r. Tunceli de güvenlik gerekçesiyle yak lan ormanlar bilinçli bir flekilde kamuoyuna yans t lmamaktad r. Baz orman yang nlar na karfl tedbir al - n rken, Tunceli de yak lan ormanlara karfl ses ç karmamak ikiyüzlüce davranmak demektir. Biz Tunceli de yaflanan ve bölge genelinde do a katliamlar na dönüflen bu eylemlere karfl yetkilileri göreve ça- r yoruz dedi. Orman yang nlar ve çevre felaketlerini durdurmak için tüm kurum ve kurulufllar duyarl olmaya ça rd klar n kaydeden Zercan Özdemir, bu mücadeleye hep birlikte omuz verilmesi gerekti ini dile getirerek, bafllatt klar imza kampanyas na herkesi destek olmaya ça rd. (H. Merkezi) Art k ci erlerimizi yakmay n Her askeri operasyon sonras devletin av dan eli bofl dönen ordusunun gerillan n alan n daraltmak için özellikle Türkiye Kürdistan nda ormanlar atefle vermesi on y llard r uygulan yor. Yaz aylar nda artan askeri operasyonlar sonras s kça yaflanan bu durumda bölge halk n n ve kitle örgütlerinin müdahalelerine ra men yang nlar söndürülmedi i gibi müdahale etmek isteyen ve bunun u rafl n veren insanlar gözalt na al narak sindirilmeye çal fl l yor. Son olarak fi rnak Merkeze ba l Aket Köyü civar nda bulunan ormanl k alanlarda ç kan yang n, köylülerin ekili alanlar na da s çrat lmaya çal fl ld. Yang n kendi imkânlar ile söndürmeye çal flan köylüler TZPKurdi nin Kürtlerin anadilde e itim hakk n elde edebilmesi için bafllatt Êdi Bes e anadilimde e itim istiyorum kampanyas Türkiye Kürdistan n n birçok ilinde mitingler, yürüyüfller, Kürtçe ders anlat m ve kültürel etkinliklerle devam ediyor. Yap lan etkinliklere imha ve inkar politikas etraf nda yaklaflan devletin tutumu yine sald r oldu. Kimi bölgelerde engellemeye çal fl rken engelleyemedikeri yerlerde ise baflta çocuklar olmak üzere birçok insan tartakland. * 22 Eylül tarihinde kampanya kapsam nda Mardin, Van, Adana ve Diyarbak r da anadil talebiyle yürüyüfl yapan binlerce kifli, devletin Kürtlerin yükselen sesine kulak vermesini istedi. Yap - lan aç klamalarda ise Kürtlerin kendi dillerine sahip ç kmad klar Her yerde anadilde e itim talebi Tankla tüfekle y llarca bu halk sindirmeye çal flt lar, flimdi de bölgenin do as n katlediyorlar. Marmara da Antalya da orman yand nda Ci erimiz yan yor diyorlar. Onlar insan da biz de il miyiz? diye isyan ediyorlar. fi rnak Cumhuriyet Meydan nda 16 Eylül DTP nin kapat lmamas için yap lan bas n aç klamas na kat lan Aket köylüleri bir yandan partilerinin kapat lmamas n isterken di er yandan yang na müdahale edilmemesine tepki gösterdiler. Aç klaman n ard ndan aralar nda DTP l yöneticilerinin de bulundu u yaklafl k 20 kiflilik bir grup dolmufla binerek yang n söndürmek için köye gitmek istedi. Araç köy yoluna sapt nda arac durduran askerler, dönüflte verilmek üzere kimliklere el koydu. fi rnak Çevre Platformu da konuyla ilgili 16 Eylül 2008 tarihinde yapt bas n aç klamas yla Cudi Da nda bafllayan yang na müdahale edilmemesine sert tepki gösterdi. Platform ad na aç klamay yapan Genç-Der Baflkan Hüseyin Birlik, çevre hakk n n çi nendi ini söyledi dedi. (H. Merkezi) takdirde asimilasyon politikalar - n n önüne geçilemeyece ine vurgu yap larak, Kürtçe nin yok olmamas için Kürtlerin kendi televizyonlar n dinlemesi, gazetesini okumas ve çocuklar yla Kürtçe konuflmas ça r s yap ld. * Mardin in K z ltepe lçesinde binlerce kifli anadil talebi ile 23 Eylül günü yürüyüfl düzenledi. * 24 Eylül 2008 tarihinde DTP Gaziantep l binas önünde bir araya gelen yüzlerce kifli Yeflil Su Park na do ru yürüyüfl yapt. Yürüyüflten sonra ilkö retim ö rencisi bir k z çocu u Kürtçe bas n aç klamas n okudu. * 24 Eylül de Diyarbak r Sanat Soka nda sembolik olarak Kürtçe ders verildi. TZPKurdi aktivistlerinin düzenledi i Kürtçe derse etkinli ine Diyarbak r Belediye Baflkanlar ve demokratik kitle örgütü temsilcileri kat larak destek verdi. * fi rnak n Cizre lçesi nde anadil talebiyle 25 Eylül de düzenlenen yürüyüfle kat ld klar için 9 kifli gözalt na al nd. Mahkemeye sevkedilen 9 kifli daha sonra serbest b rak ld. * Mersin de anadil talebiyle 25 Eylül de düzenlenen yürüyüflün tamamlanmadan polisler taraf ndan engellenmesi 5 mahallede protesto edildi. Gençler, çöp konteyn rlar yla ana caddeleri trafi e kapatt. Eylemler sokak aralar nda yer yer polisle çat flmalarla devam etti. * Van da anadil talebiyle 25 Eylül 2008 tarihinde yap lan bas n aç klamas n n ard ndan 5 kifli gözalt na al narak adliyeye götürüldü. 4 kifli serbest b rak l rken 1 kifli tutukland. Mersin de ise yap lan anadil eylemlerinde 12 yafl ndaki M.K. adl bir çocuk polisler taraf ndan dövüldü. Kafas na sert bir cisimle vurulan çocuk HD Mersin fiubesi nde bas n aç klamas yaparak polislerden flikayetçi oldu. (H. Merkezi)

7 3-16 Ekim 2008 Halkın gündemi F Tipi hapishaneleri savunmaktan kendini alamayan, sayfalar nda befl y ld zl otel olarak yans tanlar bugünlerde bir dert sarm fl durumda! Ergenekon davas nedeniyle tutuklan p F tiplerine konulanlardan Kuddusi Okk r hayat n kaybedince buralar bir kere daha hat rlar oldular. Oysa Kuddusi Okk r dan önce birçok insan F tiplerinde hayat n kaybetmifl ama hiçbiri burjuva-feodal medya kalemflörleri için bir anlam ifade etmemiflti. B rakal m 1-2 y l öncesini çok yak n dönemde Ali Çekin adl 77 yafl nda bir tutsak, tedavi edilmedi- i için hayat n kaybetti. Hala yafl nda ve a r sa l k sorunlar bulunan tutsaklar var. Erol Zavar adl tutsak say s z ameliyat geçirmifl durumda. smet Ayaz ve Nesimi Kalkan çölyak hastas olmalar na ra men ne tedavileri yap l yor ne de tahliye ediliyorlar. Daha birçok tutsak a r sa l k sorunlar yla duvarlar n ard nda yavafl yavafl ölüme sürükleniyor. Bunlar görülmüyor, haber ya- p lm - stanbul fiubesi nden HD Avukat Ahmet Tamer in Bianet e verdi i bilgiye göre stanbul, Maltepe L Tipi Hapishanesi ndeki çocuk tutsaklar birçok iflkenceye maruz kal yorlar. Baflta F tipleri olmak üzere ülkemiz hapishanelerinde fiziki ve psikolojik iflkence devletin vazgeçilmez olarak gördü ü teslim alma, siliklefltirme politikalar ndan biri olarak sürekli gündemdeki yerini koruyor. Çocuk olmalar ndan kaynakl yaflad klar yaln zl k hissinin de getirdi i çaresizlikle yaflad klar n kamuoyuna duyurma konusunda yeterli bir çaba gösteremeyen çocuk tutsaklar n bu durumundan faydalanan hapishane yönetimleri ve gardiyanlar birçok çocuk üzerinde özellikle cinsel taciz ve tecavüzde bulunuyor. HD stanbul fiubesi ad na hapishanede bir ön inceleme yapan Ahmet Tamer, çocuklar n yaln zken ve Bak n flu konuflana! İşçi-köylü 7 yor. fiener Eruygur düflüp hastaneye kald r l nca f rt na kopar l yor. Bu f rt nay koparanlardan biri de Hürriyet yazar Y lmaz Özdil. Y lmaz Özdil 21 Eylül 2008 tarihli yaz s nda fiener Eruygur un durumuna ne kadar üzüldü ünü dile getiriyor ve Erbakan tahliye edenlerin Eruygur u tahliye etmemesini elefltiriyor. Sonra da diyor ki;... bu ay pla yaflayaca z. Oysa bunu söyleyen kifli ve çal flt medya kuruluflu y llard r bu ay pla yafl yor zaten. F tiplerindeki sorunlara, a r sa l k sorunu yaflayan tutsaklara gözünü, kula n kapatarak yap yorlar bunu. Hapishanelerde yaflanan sorunlar ne kadar dile getirip çözümü yönünde çaba gösterdiler ki bugün ç k p fiener Eruygur üzerinden insanlar n vicdanlar na sesleniliyor? Bu tamamen bir aldatmacad r. Bugüne kadar neredeydiniz diye sormak gerekiyor. Gelin insanl k dersi vermeye kalkan Y lmaz Özdil in insanl n n hangi durumlarda ayakland na bakal m? Mesela gerilla cesetlerinin uzuvlar kamera olmayan mekanlarda gardiyanlarca iflkenceye u rad klar n, ko- ufl de ifltirme taleplerine fliddetle yan t verildi ini, bu nedenle ayr ca kendilerine zarar verdiklerini ifade etti. Maltepe L Tipi Hapishanesi nde acilen çözülmesi gereken sorunlar olarak baflta fliddetin kald r lmas n n gerekti ini söyleyen Tamer, sorunlar n dile getirdiklerinde, kavga ettiklerinde, kendilerine zarar verdiklerinde dayak yiyen çocuklar n sürekli kayg ve korkuyla yaflad klar n belirtti. Tamer çocuklarla ve avukatlarla yapt görüflmelerden ç kard sonuçlar flu flekilde ifade etti: En çok psikolojik olarak sorunlu, risk alt ndaki çocuklar fliddet görüyor. Bu çocuklar kapal bir yerde bulunmaktan dolay kendilerine zarar veriyor. Psikolojik tedavi verilmesi gerekirken fliddet görüyorlar. kesilip üzerlerine bas larak foto raf çektirilirken mi ya da katledilen gerillalar n bedenleri bile ailelerine verilmezken mi? Kürt çocuklar na d flk yedirilirken mi, kad n-çocuk demeden katledilirlerken mi, 70 lik dedelere iflkence yap l rken mi? Elbette hiçbiri. Hapishanelerde hayat n kaybeden yüzlerce insan bile Y lmaz Özdil in insanl n n ayaklanmas na yetmemifl olacak! O, paflas rahats zlan nca insanl n herkese kan tlamaya çal fl p, herkesi de insanl n kan tlamaya davet ediyor. Ey millet diyor hapishanelerde hayat n kaybeden, kaybetme durumu olan onlarcas, yüzlercesi beni ilgilendirmiyor. Ama paflam n burnu kanarsa ortal aya a kald - r r m. B rakal m bu ay pla yaflamaya devam etsin Y lmaz Özdiller. Ama baflkalar n kendileri gibi olmaya davet ettiklerinde de sessiz kalmam z beklemesinler! Maltepe Hapishanesi nde çocuklara iflkence Ancak yeni gelenlere de ortama uyum sa lamalar için hofl geldin fliddeti uygulan yor. Tamer, 14 kiflilik ko ufllarda kalan, ortak alanda haftada bir saat spor haklar olan, iki haftada bir sinemaya gidebilen, zaman zaman düzenli olmayan okuma yazma kursu verilen çocuklar n yaflad klar ko ufltaki 14 kifli d fl nda kimseyle görüfltürülmeyerek tecritin baflka bir biçimini yaflad klar n belirtti. ( stanbul) Esnafa yönelik gerici sald r lar sürüyor Daha önce Ankara Keçiören de bir büfe sahibinin içki satt gerekçesiyle, zab talar taraf nda sald r ya u ramas n n ard ndan bu kez Çankaya da ayn sebeple bir market sald r ya u rad. Müslüm Göksu, sabaha karfl marketine üç kiflinin girdi ini markette al flverifl yapmakta olan müflterileri taciz ettikten sonra kendisine mübarek günde niye içki sat yorsun? diyerek sald r da bulunduklar n, marketini da- tt klar n ve yard mc s n darp ederek bo az - na b çak dayad klar n anlatt. Ankara da Keçiören de ortaya ç kan ve kendilerine A tak m diyen Keçiören Belediye Baflkan Turgut Alt nok destekli içerisinde zab talar n, polislerin ve sivil insanlar n bulundu u, semt halk na ve küçük esnafa korku salan çete, özellikle esnaf haraca ba lamas ve içki satan yerlere yönelik bask ve sald r lar yla ad n duyurmufltu. Keçiören de yaflanan sald r dan sonra benzer bir olay n da Çankaya da yaflanmas esnaf tedirgin etti. Keçiören esnaf, bu sald r n n sadece bas na yans yan bir örnek oldu unu gerçekte ise sald r ve bask - n n sistematik olarak sürdü ünü belirtmiflti. (Ankara) Tecavüzcü polis-hâkim el ele Kürtçe konuflmaya görüfl engeli F Tiplerinde tecrit ve tredman her geçen gün artarak devam ediyor. çerde tutsaklar n yaflad bir dizi sorunun d - fl nda ziyarete gelen tutsak yak nlar da ayn sorunlarla yüz yüze geliyor. Tecrit koflullar n n her geçen gün a rlaflt Sincan F Tipinde sorunlara her gün bir yenisi ekleniyor. Bunlardan en sonuncusu, tarihinde, Sincan 2 Nolu F Tipi Hapishanesi ndeki abisi Yusuf Koyuncu nun ziyaretine giden Gürhan Koyuncu nun, Kürtçe konuflmak isteyince gardiyanlar taraf ndan zorla d flar ç kar lmas oldu. Gardiyanlar n konuflma s ras nda gelip Burada Kürtçe konuflmay n uyar - s nda bulundu unu belirten Koyuncu, Ben de konuflaca z, neden Kürtçe konuflmayal m ki fleklinde konufltum dedi. Koyuncu, gardiyanlar n hiç Türkçe bilmeyenlerin Kürtçe konuflmas na izin vereceklerini ancak Türkçe bilenlerin Türkçe konuflmak zorunda oldu unu söyledi ini belirtti. Koyuncu, bütün itirazlar na ra men, görüflmelerinin yar da kesildi ini ve görüflmeden ç kar ld klar n dile getirdi. Yaflananlara bir anlam veremedi ini söyleyen Koyuncu, Kürtçe konuflmaya izin verilmemesini anadiline yap lan bir sald r olarak de erlendirdi. (Ankara) HD den hasta tutsaklarla dayan flma Genel Merkezi ve flubeleri, HDhapishanelerde bulunan tutuklu ve hükümlülerin sorunlar na dikkat çekmek amac yla her ay bir mahkûma gönderdikleri mektuplar n 8 incisini Ad yaman E Tipi Hapishanesi nde 15 y ld r tutuklu bulunan çölyak hastas smet Ayaz a gönderdi. Ankara Ankara K z lay PTT önünde bir araya gelen HD Merkez ve Ankara fiube yöneticileri aç klama yapt. HD Genel Sekreteri Sevim Saliho lu, mektup gönderme etkinliklerinin 3 ay daha devam edece- ini belirterek, Cumhurbaflkan Abdullah Gül ün daha önce yapt kendisine hiçbir hükümlünün dosyas n n gelmedi i aç klamalar n n gerçe i yans tmad n ifade etti. Saliho lu, Ayaz sadece kuru ekmek ve patatesle g da ihtiyac n giderebiliyor. Cumhurbaflkan n n bunu duymas n istiyorum dedi. Diyarbak r Büyük Postane önünde biraraya gelen HD ve Tutuklu Aileleri ile Yard mlaflma ve Dayan flma Derne i (TUHAD-DER) üyeleri ad na, HD Diyarbak r fiube Sekreteri Burhan Zoro lu aç klama yapt. Zoro- ul, Bu ülkede cezaevinde olmak çok zor. Tutuklular n bize gönderdi i mektuplar okurken hissettiklerimizi tarif etmemiz, yaflad klar n n onlara nas l ac ve zd rap verdi- ini anlamamak mümkün de ildir dedi. stanbul HD stanbul fiubesi, Galatasaray Lisesi önünde bir bas n aç klamas yapt. Hasta tutuklular serbest b rak ls n pankart açan HD liler ad na HD stanbul fiube Baflkan Av. Gülseren Yoleri, konuflma yapt. Yoleri, smet Ayaz n, doktorlar n cezaevi koflullar ölümcül risk tafl yor uyar lar na ra men tahliye edilmedi ine dikkat çekti. Yoleri, Ayaz n yazd mektupta sa l k sorunlar n n tahammül edilemez boyutlara geldi ini belirtti. Aç klaman n ard ndan, Galatasaray Postanesi nden Ayaz a mektup gönderildi. zmir Konak Eski Sümerbank önünde biraraya gelen HD zmir fiubesi üyeleri, bas n aç klamas yapt. HD zmir fiube Baflkan Ahmet Alagöz, ba fl kl k sistemi iflas eden hükümlü Ayaz n s k s k komaya girdi ini belirterek, Cezaevlerinde yaflanan tüm bu olumsuz uygulamalar, bu ülkenin ay b d r. Eflit sa l k ve eflit adalet talebiyle smet Ayaz n tedavisi yap lana kadar serbest b rak lmas n istiyoruz dedi. Siirt ve Batman da yap lan eylemlerde devletin politikalar protesto edildi. (H. Merkezi) Gözalt nda yo un iflkencelere maruz kalan ve tecavüze u rayan say s z devrimci kad ndan biridir Muhabbet Kurt. MLKP davas ndan gözalt na al narak tutuklanan Muhabbet Kurt 10 y ld r yarg lan yor. Gözalt na al nd nda tecavüze u rayan Muhabbet Kurt ç kar ld mahkemede iflkence alt nda ifade verdi ini belirterek polisler hakk nda suç duyurusunda bulunmufltu. Suç duyurusunu yineledi i duruflmada mahkeme hâkimi taraf ndan Polisler ifade almak için mi yoksa zevk için mi yapt lar fleklinde i renç sorular sorulan Muhabbet Kurt un avukat Ercan Kanar, Çapa T p Fakültesi Psikotravma Merkezi ne sevk edilmesini istemifl ve bu talep uzun zaman geçti i gerekçesiyle reddedilmifltir. Kanar bu karar n Avrupa nsan Haklar Sözleflmesi ne ayk r oldu unu söyleyerek Anayasa Mahkemesi ne gönderilmesini istemifl ve bu talep de mahkemece reddedilmifltir. (H. Merkezi) Tecridi ak l alm yor! Tecrit koflullar alt nda insana her türü iflkencenin uyguland hapishanelerde insanlar n her türlü sosyal yaflamdan kopartma politikas sistemli bir flekilde devam ediyor. Bunun bir örne i de Adana Kürkçüler F Tipi Hapishanesi nde gerçekleflti. 9 ayd r tutuklu bulunan Rasim Aflan n kardefli Ferzande Aflan kardeflinin akli dengesinin bozuldu unu ve Adana Ruh ve Sinir Hastal klar Hastanesi ne yat r ld n belirtti. Hem sinirsel rahats zl hem de mide ülseri olan kardeflinin ayn zamanda Hepatit B hastas oldu unu belirten Ferzande Aflan kardeflinin ziyaretlerde kendilerini dahi tan mad - n, sa l k durumunun her geçen gün daha kötüye gitti ini söyledi. (H. Merkezi) Okurlar m za polis tacizi Adalet mi? Buraya hiç u ramad Merhaba, Biz Gazi Mahallesi nden 16 ve 21 yafllar nda iki bayan olarak yaflad m z olay sizlerle paylaflmak istedik Eylül günlerinde gerek bayan olmam zdan gerekse devrimci olmam zdan kaynakl TC nin polisleri taraf ndan y ld rma, korkutma ve y pratma sald r lar na maruz kald k. 10 Eylül günü eski karakol civar nda gazetemizin da t m n yaparken bir polis arabas yan m za yaklaflt. Biz gazetemizi verirken polis gözünü bizden ay rm yordu. Biz de di er mahalleden ç k p da t ma devam ettik. 11 Eylül günü K br s Caddesi bölgesinde da t m yapt k. Bu kez 2 akrep ile bir sivilin bizi görmesi üzerine caddeden bir kez daha geçtiler. Arac n bize do ru geldi ini görünce bölgeden ayr ld k. 12 Eylül günü ise Son Durak bölgesinde yine beraber da t m yaparken gazete vermek için girdi imiz dükkanda sivil polis, d flar ç kt m zda iki olmufllard. Birbirlerine kafa sallad ktan sonra telsizlerini ç - kart p bizi tarif etmeye bafllad lar. Da t m boyunca gözlerini üzerimizden hiç ay rmad lar ve her yapt m z telsizle bildirdiler. Bizler bunlar n bizleri y ld rmak ve korkutmak amac yla ve gazetemizi kitlelere ulaflt rma çabam z engellemek için yap ld n biliyoruz. Bunlar, devrimcilere, düzene ve zulme karfl ç - kan herkese tam bir terör estirmekteler. Ancak bilsinler ki, estirdikleri o ufak rüzgar bizden hiçbir fley almad ve almayacak. Ayn zamanda sergiledikleri y ld rma, korkutma ve y pratma politikalar ne bizi y prat r ne de korkutur. Aksine bizi daha güçlü hale getirir. Bunlar bilmelerini isterim. (Gazi Mahallesi nden K okurlar ) 20 hapishaneye ayn anda düzenlenen ve 28 devrimci tutsa n yaflam - n kaybetti i 19 Aral k operasyonuyla ilgili davalar devam ediyor. Çanakkale E Tipi Hapishanesi ne 19 Aral k 2000 de gerçeklefltirilen operasyonda üç devrimci tutsak öldürülmüfl, bir tutsak da operasyonu protesto etmek için kendini yakm flt. Son olarak Çanakkale E Tipi Hapishanesi nde yaflanan operasyonla ilgili dava sonuçland. Çanakkale A r Ceza Mahkemesi nde görülen davan n 16 Eylül de yap lan duruflmas nda suçlu bulunamad ve operasyonda yer alan tüm kamu görevlilerinin beraatine karar verildi. Operasyonda yer alan 563 güvenlik görevlisi hakk nda Sultan Sar, Fahri Sar ve lker Babacan öldürdükleri iddias ile aç lan davada san klar n bu suçlar ifllediklerine dair mahkûmiyetlerine yeter, kesin ve inand r c deliller elde edilemedi i gerekçesiyle beraatlerine karar verildi. Dava devam etti i sürece Ölüm Orucu direniflinde yaflam n yitiren 11 tutsak hakk nda aç lan dava, 6136 say l Ateflli Silahlar Kanunu na Muhalefet edildi i gerekçesiyle aç lan 2 dava ve hapishane idaresine karfl silahl isyan gerçeklefltirdikleri iddias yla aç lan dava zaman afl m nedeniyle ortadan kalkt. Mahkeme ayr ca, adresleri tespit edilememesi nedeniyle savunmalar al namayan 61 san n ayr bir dosya ile yarg lanmas na karar verdi. A r Ceza Hakimli i dört insan n yaflam n yitirdi i operasyonda faili bulam yor! Acaba bu dört insan hayat n nas l kaybetmifl olabilir? Mahkemenin buna verdi i bir cevap olmal. Siz, hapishanede dört duvar aras nda tutulan tutsaklara operasyon düzenleyeceksiniz ve bunun sonucunda hayat n kaybeden dört insan n faili olmayacak Devletin Hikmetinden sual olunmaz adaleti böyle bir fley olmal

8 Halkın Gündemi İşçi-köylü Ekim 2008 Emperyalist-kapitalist sistem a r hasta Önce flunu anlayal m. Bu 50 y lda, hatta muhtemelen 100 y lda bir yaflanabilecek bir olay diyor Amerikan Merkez Bankas Eski Baflkan Greenspan. Emperyalizmin 1929 Buhran ndan beri geçirdi i en büyük ikinci krizi, burjuva ekonomistler de dahil kabul etmeyen pek kalmad. Emperyalizmin bafl aktörü konumundaki ABD ekonomisinin resesyona (ekonomik durgunluk) girmesi, bankac l k sektörünü etkileyerek finansal krize neden olmufl durumda. Pefli s ra gelen, tarihi en az yüzy ll k dev yat r m bankalar n n birbiri ard na çöküflü ve ard ndan Amerikan Merkez Bankas n n (FED) yüz milyarlarca dolarl k kurtarma operasyonu Peki ya sonuç? Görünüfle bak l rsa ABD ekonomisine durmadan serum ba layan FED in de piyasada güveni sars lm fl ve üretti i çözümler sorunu giderek t rmand rm fl durumda. Krizin merkezi ABD oldu undan ABD ekonomisine gözlerimizi çevirmek ve neler oldu una bir bakmak konuyu aç klay c olacakt r. Ne oldu da kriz bu boyuta ulaflabildi ve dünyay etkisine almaya bafllad? Krizin ABD ile s n rl olmad n, flimdilik de olsa emperyalist devletleri ( ngiltere, Japonya, Euro bölgesi ekonomileri) etkisi alt na alabildi i bir dönemdeyiz. K sa bir zaman içerisinde geliflmekte olan ülkeler statüsündeki ülkemizi de etkisi alt na almaya bafllayaca çeflitli ekonomistler taraf ndan dile getirilmektedir. Hatta krizin yans malar n flimdiden TO- YOTA ve TOFAfi fabrikalar n n üretime 2 hafta ara verdiklerini aç klamalar nda görmek mümkün. Bu finans sorununu gösteren somut bir olgudur y llar aras nda dünya ekonomisi 40 y ld r görmedi i bir büyüklük olan yüzde 4.55 ile üst üste 5 y l büyüyebildi. Bir anlamda küresel ekonominin lale devri yafland. Büyümeyi ise geliflmekte olan ülkeler yaparken bu büyümeye Türkiye de dahildi. Geliflmekte olan ülkeler geliflmifl ekonomilere nazaran 3 kat daha h zl büyüdü. Ekonomik durgunluk ve finansal kriz, iki büyük girdap! ABD ekonomisinin iki temel sorunundan birisi ekonomik durgunluk (resesyon), di eri ise küresel sistemdeki finansal krizdir. Birbirine ba l bu iki argümanda resesyon, finansal sistemdeki krizin derinleflmesine neden olmakta, finansal sistemdeki kriz ise ekonomik durgunlu u etkilemekte, kredi maliyetlerinin artmas na, bununla beraber likidite sorununa yol açmakta ve bunun da sonucunda kolay kredi (para) bulamayan sanayiciler oldukça zorlanmaktad r. Bulsalar dahi kredi maliyetleri oldukça yüksek olmaktad r. fiu anda üretim yavafll yor ve ekonomik tablo ülkemiz için de giderek kötülefliyor. ABD ekonomisi 2008 y l n n bafl ndan beri her ay sürekli istihdam kaybediyor. Emek piyasas ciddi bir flekilde bozuldu. ABD de 2008 y l n n bafl ndan beri ilk 5 ayl k dönemde istihdam kayb yaklafl k olarak 324 bin olarak dile getirilmiflti. ABD de iflsizlik oran nda eflik seviye yüzde 5.6 olarak kabul edilmekteyken daha May s ay sonunda 5.5 seviyesine ulafl lm flt. flsizlik al p bafl n gidiyorken üstüne bir de ekonomiyi kötü etkileyen enflasyonist bask lar ciddi bir sorun yaratmaya bafllad. Enflasyonun temel niteli i ise talep kaynakl de il esas nda maliyet kaynakl olmas yd. G da ve enerji fiyatlar ndaki enflasyonu ise Çin den gelen ucuz mallar ve Hindistan dan gelen ticarete konu olan hizmetlerin (muhasebe, biliflim, ça r merkezi vs.) tüm dünyay istila etmifl olmas denge unsuru oldu. Bir anlamda Çin ve Hindistan enflasyonist etkiyi dezenflasyon ihraç ederek bertaraf etti. fiöyle ki, Çin ve Hindistan la rekabet eden di er ülkelerdeki mal ve hizmet üreticileri, maliyetlerindeki büyük art fla ra men ürün fiyatlar n art ramad. Çünkü di er ülkeler Çin ve Hindistan la rekabet edebilmek için kâr marjlar ndan yemek zorunda kald lar. Petrol ve g da fiyatlar ndaki rekor yükseliflin nedenleri Geliflmekte olan ekonomilerin çok h zl büyüyüflü g da ve enerji talebinde büyük bir fiyat art fl na neden oldu. Bu ülkelerdeki tüketim harcamalar nda g dan n en baflta yer al yor olmas ve yine bu ülkelerdeki petrol talebinin büyümeye ba l olarak artmas fiyatlar n yeni rekorlar k rmas na yol açt. Petrol fiyatlar n n birbirini tetikleyen iki nedene ba l olarak zirveleri yakalad söylenebilir. Birincisi; dolar n düflük faiz ile giderek de er kaybetmesi. kincisi; düflük faizlerin yaratt emtia (ticari mallar n tümü. G da, enerji vs.) piyasalar ndaki spekülasyon petrol fiyatlar n art ran bafll ca etkenlerdi. OPEC in belirtti i gibi petrolün fiziksel arz nda ve fiziksel talebinde hiçbir sorun yaflanm yorken petrol fiyatlar n n dolar üzerinden fiyatlanmas ve spekülatif aç klamalar petrol fiyat n n rekor seviyeleri görmesine yol açt. Oysaki piyasada yeteri kadar petrol vard. Petrol fiyatlar ndaki art fl n bir di er nedeni ise az önce bahsetti- imiz gibi y llar aras nda dünya ekonomisinin y lda ortalama yüzde 4.5 gibi çok yüksek bir de erle büyüyor olmas (son 40 y lda görülmemifl bir büyüme h z ) ve büyümeye ba l olarak da artan talebin petrol fiyatlar n etkilemesiydi. Petrol talebi ise Almanya, Japonya ve ABD gibi emperyalist devletlerden de il, geliflmekte olan ülkelerden gelmekteydi. Bunun nedeni ise emperyalistlerin sanayiyi do u ülkelerine kayd rmalar yd. Enerji verimlili i aç s ndan da yar -sömürge ülkeler enerjiyi verimsiz ve müsrif kullan yorlar. Emperyalist ekonomiler 1970 lere göre enerjiyi yüzde 50 daha fazla verimli kullan yorken, geliflmekte olan ülkeler yüzde 20 daha fazla verimsiz kullan yorlar. Bu da petrol fiyatlar n n artmas nda önemli bir etken. G da fiyatlar ndaki art fl n temel nedenlerine gelinirse bunun bafll ca unsurlar flunlard : 1- Dolar n de er kayb n n emtia piyasalar n vurmas, 2- Petrol fiyatlar n n art fl na ba l olarak alternatif ürünlerin (biyoyak t) ön plana ç kmas yla ya l tohumun kullan lmaya bafllanmas ve g da fiyatlar n yükseltmesi, 3- Petrolün tar msal üretim girdilerinin bafl nda geliyor oluflu (traktör, biçerdöver vs.) üretim maliyetlerini etkilemesi, 4- FED in faiz indirmesi sonras düflen hazine faizlerinden memnun olmayan fonlar n bu day ve pirinç kontratlar nda spekülatif hareketler yapmas, 5- Dünya genelinde yaflanan kurakl k etkisi nedeniyle tar msal üretimi düflürmesi gibi sayabilece imiz bafll ca nedenler g da fiyatlar - n n artmas nda bafll ca etken oldu. Maliyet enflasyonu ekonomik dinamikleri sars yor G da fiyatlar ndaki enflasyonun etkisini daha iyi görebilmemiz için baz oranlara baflvurmak yararl olacakt r. IMF nin yapt hesaplara göre 2006 y l ndaki global enflasyon de eri yüzde 3.4 iken, bunun yüzde 27 sini g da fiyatlar ndaki art fl sa lad y l na gelindi inde ise global enflasyon yüzde 3.9 a ç km fl ve bunun daha yüksek bir de erle yüzde 45 i g dadan kaynaklanm flt. G da enflasyonunun en fazla geliflmekte olan ülkeler kategorisini etkilemesi di er deyiflle ülkemizi etkilemesi kaç n lmaz oldu. Nedeni ise bu ülkelerin geliflmifl ülkelere göre, tüketimdeki harcamalarda g dan n ön planda yer al fl yd. Enflasyonist etkiler nedeniyle en geliflmifl emperyalist devletler raydan ç kmamak için faiz art rmak durumunda kald lar. Bozulan ekonomik dinamikleri iyilefltirmek için bu kaç n lmazd. Ayn etki ülkemiz için de geçerli olmak durumunda oldu u için faiz art r m ülkemiz için çok daha sorunlara yol açmaya haz rd. Çünkü yabanc sermaye ak m n emperyalist devletler faiz art rarak kendi merkezlerine do ru çekmeye bafllay nca bizim gibi ülkeler de yabanc sermayenin kaçmamas için faizlerini art rmak durumunda kald lar. Tayyip Erdo- an n ekonomik durumla ilgili bakanlarla yapt bas n aç klamas nda Merkez Bankas n n faizleri art raca n umuyorum demesi gayet anlafl l rd. Avrupa da ekonomik durgunluk bafl gösterdi Avrupa krizden ciddi flekilde etkilenmeye bafllad. Avrupa da kredi hacminde ve maliyetler noktas nda ciddi sorunlarla bo uflmaya bafllad. Ayr ca Avrupa n n en büyük üç pazar ngiltere, ABD ve Japonya ekonomileri giderek yavafll - yordu. Petrol fiyatlar ayn zamanda Avrupa y da vuruyordu. Avrupa bankalar da krizden oldukça etkileniyorlard. Ve sonuçta Avrupa ekonomisi de yavafllamaya bafllad. ngiltere resesyona girmek üzere ve Danimarka da s rada duruyor, Almanya ekonomisi en çok daralan Avrupa ülkesi durumunda. Sonuçta Avrupa Merkez Bankas (ECB) da faiz art r m na gitmek zorunda kald. Üretimin yavafllamas n n iflsizli i do urmas kaç n lmaz. Görülüyor ki, emperyalistler yaflad klar krizin yüklü faturas n yine bizim gibi yar sömürge ülkelere ç karmaya çal flmaktalar. Mortgage flirketleri ve bankalar girdab n içine düfltü Buraya kadar bahsettiklerimiz küresel boyutlu bir krizi anlat - yor. Oysa ABD çok ciddi baflka sorunlarla da bo uflmak zorunda kald. ABD de patlak veren kredi krizi, Mortgage sisteminin çöküflü ve sonras nda bankalar n krizden ciddi flekilde etkilenmesiyle bafllad. flte bu kriz küresel ekonominin ana tetikleyicisi oldu. Konut nedeniyle dünya krize girer mi? diye flafl ranlar olacakt r. Ama görülmektedir ki kriz eskiden beri vard ve Mortgage sisteminin çöküflü, krizi derinlefltiren ana etken oldu. Peki, sistem nas l çal fl yordu? ABD de yaflayanlar do ru düzgün herhangi bir gelir göstermeksizin, hatta peflinat dahi ödemeksizin al m güçlerinin ötesinde ev sat n almaya bafllad lar. Ev alanlar n birço u kredi taksitlerini düzgün ödeyebilecek bir gelir düzeyine sahip de illerdi. Tabii burada önemli bir risk söz konusuydu, fakat ABD de hiç durmadan yükselen konut fiyatlar (ta ki 2002 ve 2006 aras nda) sistemin bu flekilde gidece i beklentisi insanlar n akl n bafltan çeliyordu. 100 bin dolarl k evi alan seneye evini 120 bin dolara sat p kâr elde ediyor ve al m gücü yarat yordu. Yaln z bir y l sonra 100 bin dolara al nan ev 80 bin dolara düflünce ifller sarpa sard. 100 bin dolar kapatmak gerekiyordu. Bu esnada evi satmak zararl olaca ndan kimse evi satmak istemedi. Mecburen her ay banka kredisini geri ödemeye devam etmekten baflka çare yoktu. Ve sonuçta kredi taksitleri geri ödenemedi ve baflar lamad. Burada konut fiyatlar n n düflmesine neden olan temel unsur az önce anlatmaya çal flt m z küresel krizin kendisinde gizliydi. Enflasyonun talepte de il maliyette yaflanmas konut maliyetlerini do rudan etkiledi. Konut maliyetleri art nca ev fiyatlar da artm fl, do al nda talep de azalmaya bafllam flt. nsanlar art k eskisi gibi konut talep edemediler. Sonuç olarak konut talebinde yaflanan daralma sonras konut fiyatlar giderek düfltü. Ancak sorun sadece krediyi geri ödeyemeyen Mortgagezedelerden kaynaklanm yordu. Esas burada bankac lar ve arac kurumlar geri ödenemeyen konut kredilerine dayand rd klar birçok enstrüman birbirlerine ve piyasa profesyonellerine satm flt! En altta bafllayan yang n yukar da depremlere yol açt. Geri ödenemeyen kredilere dayand r lan birçok türev enstrümanlar n n fiyatlar n n çok sert bir flekilde düflmesi bu enstrümanlara yat r m yapanlar n hanesine çok büyük zararlar yazd rd. T pk fazla yem kurcalayan bir bal k gibi, daha fazla kâr hesab yapanlar zokay yuttular. Sonuçta Mortgage kredisi veren 250 den fazla flirket iflas etti. A ustos 2007 den beri ABD de batan banka say s 13 e ç kt. Sadece 2008 de batan banka say s son Lehman Brothers ile birlikte 11 e yükseldi. Ve en son 700 milyarl k Kurtarma Plan ABD Kongresi ne sunuldu. Toplant ya girmeden önce ABD Baflkan Bush ekonomik göstergeye iliflkin net aç klamalar yapmak zorunda kalm flt : Ciddi bir ekonomik kriz içindeyiz. Umudum k sa bir süre içinde uzlaflmaya varmak. (Radikal, 27/09/2008) Krizin etkisi ABD d fl nda baflta Avrupa, ngiltere ve Japonya ekonomilerini etkiliyorken geliflmekte olan ülkeler kategorisinin bu süreçte fazla dayanamayaca ortadayd. Büyüme rakamlar Türkiye nin de dahil oldu u bu kategoriyi etkilemeye bafllad. Devlet Bakan fiimflek Dünya ekonomisi yavafllayacak, yavafll yor. Türkiye de bir süreli ine potansiyelinin alt nda bir büyüme gösterecek aç klamas n yap yordu. (www.ntvmsnbc.com, 22/09/2008) Eczac bafl Bafl Ekonomisti Erkin fiahinöz ise daha net bir ifadeyle Üç ve özellikle dördüncü çeyrekle birlikte geliflmekte olan ülkelerdeki büyüme h zlar n n da ciddi flekilde düflmeye bafllad n görece iz. Örne in Türkiye. Geçen hafta aç klanan ikinci çeyrek büyüme rakamlar bunu teyit etti... diyordu (Para Dergisi,14-20 Eylül tarihli say ). Kriz dalgas nda Türkiye nerede? Türkiye, ekonomisiyle emperyalistlere ba ml, enerji ve sermaye ithal eden bir ülke konumunda. D flar ya aç kl ise iki kolda, biri ticaret di eri ise finans kanal. Türkiye nin 2007 y l sonu itibariyle ticaretteki aç kl k oran yüzde 38.5 iken, finansal aç kl k oran yüzde 89 düzeylerinde. Buradan ç kan sonuç Türkiye ekonomisinin a rl kl olarak finansal kanaldan etkilenece ini gösteriyor. ABD nin Türkiye ihracat içindeki pay ise oldukça düflük. Ticaret kanal olarak ise Türkiye nin yönü Avrupa ya do ru. Son 12 ayda toplam yap lan ihracat n yüzde 55 i Euro Bölgesi ekonomilerine yap lm fl. Yani Avrupa ya. Di er yandan Euro Bölgesi ekonomilerinin önümüzdeki dönemlerde ciddi bir flekilde yavafllayaca art k kesin durumda. Bu da Türkiye nin ihracat n ciddi flekilde etkilenmesini gündeme getiriyor. Avrupa da otomobil sat fllar son sekiz ayda yüzde 3.9 oran nda azald. (www. ntvmsnbc. com, 18/09/2008) TOFAfi Avrupa da yaflanan ekonomik durgunluk nedeniyle Ramazan Bayram öncesi 3 ifl günü ve sonras nda 3 ifl günü daha üretime ara verece ini aç klad. Toyota ise Avrupa da yaflanan daralma nedeniyle ngiltere ve Türkiye de üretimi yavafllatma ve iflçi ç - karma karar ald. (ntvmsnbc, 11/08/2008) Bu yaflananlar Türkiye ekonomisinin verdi i ilk tepkilerdir. Türkiye nin finansal aç kl k oran ise ticaret aç kl k oran ndan çok daha fazla. Türkiye nin büyüme rakamlar n n ortalama yüzde 7.5 leri yakalamas ndaki esas faktör finans kanal ndan kaynakl yd. Türkiye görülmektedir ki çok yüklü miktarda d fl finansman ihtiyac duyan bir ülke konumunda. Veriler fl nda küresel sermaye ak m n kontrol eden emperyalist ülkeler özellikle ABD nin finansman ihtiyac düflünüldü ünde (FED, yabanc sermayeyi çekebilmek için faiz art rd ) Türkiye ye akan paran n kurumas - na yol açacakt r. Hâl böyleyken cari aç n yabanc yat r mlarla kapatmaya çal flan ülke konumunda olmam zdan kaynakl ileride ciddi borçlanmalara gebe olundu u görünmektedir. Bununla ilgili fl Bankas Ersin Özince Uzun vadeli d fl borç bulmak neredeyse imkâns z, k sa vadeli kaynak bulmak ise zorlaflt. (Radikal, 24/09/2008) Garanti Bankas Genel Müdürü Ergun Özen ABD de faiz yükselecek ve fonlar n büyük k sm n çekecek. Bizim gibi ülkeler bu nedenle cari ifllemler aç n n finansman nda zorlanabilir. Fonlar geliflmifl ülkelere kayabilir. Bunun için s k para ve maliye politikas son derece önem kazan yor (Radikal, 23/09/2008) demektedir. Eski Hazine Müsteflar Mahfi E ilmez ise Bugün art k ekonomi politikas denildi inde yaln zca iç vergilerle oynamak ve faizleri etkilemekten baflka pek bir politika seçene i akla gelmiyor (Radikal.23/09/2008) derken Türkiye nin elinde vergi ve borçlanmaktan baflka çare olmad na iflaret ediyordu. Sabanc Holding Yönetim Kurulu Baflkan Güler Sabanc ise Benim beklentim hiç bir fley eskisi gibi olmayacak derken önümüzdeki sürecin, Baflbakan Erdo an n Türkiye bu krizi asgari etkiyle aflacakt r dedi inin tersine hiç de öyle olmad n itiraf ediyordu. Bu durumda Türkiye nin elinde bir seçenek kal yor o da IMF den borç almak. Bu nedenle IMF ile görüflmelerin bitmek üzere oldu unu Baflbakan Erdo an bakanlarla yapt bas n aç klamas nda dile getirmiflti. Türkiye yi art k yüksek enflasyonun bekledi i biliniyor. Keza yap lan do algaz ve elektri in ard arkas kesilmiyor. G da fiyatlar ise sürekli t rman flta. Üretimin yavafllamas n n iflsizli i do urmas kaç n lmaz. Görülüyor ki, emperyalistler yaflad klar krizin yüklü faturas n yine bizim gibi yar sömürge ülkelere ç karmaya çal flmaktalar. Emperyalistler küresel finans sistemini kontrol ederek korunmaya çal fl rken, sömürge ve yar sömürge ülkeler borç sarmal nda debelenip duruyor. Halk m - z n yaflam koflullar ise giderek kötülefliyor. Daha fazla vergi, daha fazla iflsizlik, daha fazla yoksulluk, daha fazla sosyal adaletsizlik önümüzdeki günlerde bizi bekliyor. (Bu yaz da Para Dergisi yazar Erkin fiahinöz ün Dünya da Neler Oluyor adl makalesinden yararlan lm flt r.)

9 3-16 Ekim 2008 İşçi-köylü 9 Halkın Gündemi Zaman, tek yumruk tek barikat olma zaman d r! Türk egemen s n flar aras nda uzunca zamand r süren hegemonya çat flmas, yeni gözalt lar ve tutuklamalar eflli inde sürüyor gibi görünse de, çat flman n taraflar - n n çoktan uzlaflt na dair veriler, a r basmaya bafllad bile. Faflist TSK n n, ilk bafllarda sahip ç km yor gibi göründü ü eski generallerini ziyaret edifliyle birlikte daha da netleflen uzlaflma e ilimi, ard ard na gerçekleflen tahliyelerle somut bir hal ald. Sistemin kendi içindeki uçlar temizleme ve kontrgerillay yeniden yap land rmaya dönük çabalar ise, alt kademelerdeki kontra-faaliyetçilere dönük operasyonlarla sürüyor. Ancak büyük gürültü kopart - larak bafllat lan Ergenekon operasyonlar n n, hiç kimsenin beklentilerini karfl lamayaca n da bir kez daha vurgulamak gerekiyor. Esas sindirme-ezme-yok etme operasyonunun, baflta Kürt Ulusal Hareketi olmak üzere, devrimci ve ilerici güçleri hedefledi ini ise yaflanmakta olan geliflmeler san r z yeterince gösteriyor. Özellikle de Kürt Ulusal Hareketi ne dönük imha-inkar sald r lar n n iyice t rmanmakta oldu u bir süreçten geçmekteyiz. Bu t rman fl n, önümüzdeki günlerde Meclis e getirilecek olan tezkereyle birlikte daha da üst boyutlara ç kaca na kesin gözüyle bakabiliriz. mha-inkar sald r lar boyutlan yor 17 Ekim de süresi dolacak olan s n r ötesi tezkerenin, 7 Ekim de TBMM nin 3. yasama y - l nda uzat lmas gündemde. Geçti imiz y l 22 Temmuz da yap lan genel seçimlerden sonra, hükümetin kurulmas n n ard ndan, tart flmal Cumhurbaflkanl seçimi gerçeklefltirilmifl ve hemen akabinde, TBMM nin, ilk ciddi faaliyeti olarak, s n r ötesi operasyon ve tezkere gündeme al nm flt. S n r ötesi operasyonu öngören tezkere, 15 Ekim de Meclis e sunulmufl ve tezkere 19 karfl oya karfl n, 507 oyla onaylanm flt. Bunu takip eden günlerde ise, TSK birlikleri Irak Kürdistan na dönük yo un bir bombard man bafllatm flt. Tezkerenin onaylanmas, TSK ile AKP aras nda, genel seçimler öncesi yaflanan, e-muht - raya dayal çat flman n ard ndan, bir anlaflma yap ld n n da somut iflareti oluyordu ayn zamanda. TSK zaten genel seçimler öncesinde de, uzunca süre s n r ötesi tezkere için bast r yor ve de s n r ötesi operasyonlar, s kça tehdit unsuru yap yordu. Eski Genelkurmay Baflkan Büyükan t döneminde iyice k z flan bu sürecin, halefi Baflbu un görev süresinde de ayn biçimde ve hatta t rmanarak sürece inin iflaretleri ise, Baflbu un daha göreve geldi i günlerde verilmiflti. 90 l y llar boyunca, Kürt illerinde gerçeklefltirilen imha-inkar sald r lar n n bafl sorumlular ndan biri olan Baflbu un, imha-inkar sald r lar na daha da h z verildi i bir dönemde göreve getirilmifl olmas da bir tesadüf de ildir. K sacas, Baflbu gibi bir kontr-generalin genel kurmayl döneminde, yeni yasama y l nda Meclis e getirilecek olan s n r ötesi tezkeresi, imha-inkar sald r lar - n n daha da boyutlanaca anlam - na gelmekte. S n r ötesi tezkerenin uzat lmas çabalar n n, Türk egemen s - n flar n n tüm emekçi halk kesimlerine dönük sald r çabalar gibi, emperyalistlerin bölgesel projelerinden ba ms z olmad n da yine bir kez daha bu vesileyle tekrarlamak gerekmekte. Kafkaslar da henüz durulmayan hegemonya çat flmalar, bölgenin emperyalist ç karlara göre yeniden flekillendirilmesi projelerine de h z verilmesini gerektiriyor. Projelerin hayata geçirilme aflamas ise, tarihin en büyük krizi denilen ekonomik krize paralel olarak geliflmekte. Siyasal krizden ba ms z olmayan ekonomik krizi aflmaya dönük son bir y ld r art r larak al nan önlemlerin, krizi daha da derinlefltirmekten baflka bir ifle yaramamas, her kriz döneminde oldu u gibi, halklara dönük askeri sald r lara a rl k verilmesini de beraberinde getirmekte. Bölgedeki kaos ortam art r larak, bu kaos ortam n n, emperyalistlerin lehine iflletilmesi düflünülmekte. Gerek emperyalist güçlerin gerekse uflak-iflbirlikçilerinin, kaos ortam yaratarak, emekçi y nlara dönük, iflgal, katliam, imha, inkar ve sosyal y k m getirmenin ad olan terörle mücadele ye, son dönemde daha bir s k sar lmalar - n n nedeni de yine derinleflen krizde aranmak zorunda. Türk egemen s n flar n n, srarla yok saymaya çal flt krizin ülke komprador burjuvazisinin eteklerini tutuflturmaya bafllad ise, özü toplumsal muhalefeti sindirmeye ve de toplumsal muhalefetin en ileri unsurlar olan devrimcilere ve ilericilere dönük yeni sald r lar n planlanmas ad na gerçeklefltirilen terör zirveleri ve süresi uzat lmaya çal fl lan tezkere özgülünde ayan beyan görülmekte. S n r ötesi operasyonlar da kapsayan, terörle mücadele konseptinin mimarlar emperyalistler ise, yine bu süreçte de uflaklar na yol göstermekte. Kim kime neden/nas l destek oluyor? Rusya ile yaflanan Kafkaslar çat flmas yla birlikte, bölgedeki cepheyi sa lama alma giriflimlerine h z veren ABD emperyalizmi, Rusya n n etki alan n daraltmak için, bir yandan Rusya ile iliflkileri iyi olan ülkeleri, ran örne inde oldu u gibi, ya hedefte tutmay sürdürmekte ya da Ermenistan meselesinde yafland gibi yan na çekme çabas na girmekte. Bu çabalar nda ise bir kez daha en büyük deste i Türk egemen s n flar ndan almakta, bunun için de karfl l kl ziyaretler birbirini izlemeyi sürdürmekte. Bu ziyaretlerden biri de Eylül ay n n ortalar nda, ABD Genelkurmay Baflkan Oramiral Michael G. Mullen taraf ndan gerçeklefltirildi. G.Mullen, Genelkurmay Baflkan Baflbu ile görüfltü. Yaklafl k dört saat süren görüflmenin ard ndan kamuoyuna yap lan aç klamada ise, görüflmenin merkezinde PKK oldu u belirtildi. Bu görüflmeden birkaç gün önce de, Baflbakan Erdo an ile görüflen Mullen in, Bölgede Türkiye nin deste ine ihtiyac m z var türünden bir aç klama yapt biliniyor. Bu deste in ne oldu u ise zaten uzunca zamand r s r olmaktan ç km fl durumda. Ama yine de tekrarlamak gerekirse, bu destek çok aç k ki, Türk egemen s n flar n n, bölge halklar na dönük iflgal, katliam ve de ülkelerin ya ma-talan na ortak olmas ndan baflka bir anlam tafl - mamakta. Baflbu ile yap lan görüflmenin ard ndan Mullen in, PKK ile mücadele ve s n r ötesi operasyonlar konusunda deste imiz sürecek dedi i de yine görüflmeye iliflkin yap lan aç klamalar aras nda yer ald. Öyle anlafl l yor ki, Türk egemen s n flar, bir koyup-üç alma hesaplar içinde, verdikleri deste- in karfl l n, bir kez daha Kürt halk na dönük imha-inkar sald r nda ellerinin serbest b rak lmas olarak almak istemifller. ABD emperyalizmi öncülü ündeki emperyalist güçler, bölgede ciddi bir askeri güç olan PKK ye dönük imha sald r lar için zaten uzunca zamand r yeflil fl k yakma politikas izlemekteler. PKK karfl s nda TSK n n gerilla karfl s nda asl nda a r yenilgiler ald n onlar da çok iyi bilmekteler. Ancak hem kendi denetimlerinde olmayan askeri bir gücün bölgedeki ç karlar n tehdit etmesinden, hem de bu operasyonlarla TSK n n zay flat lmas n n ifllerine gelmesinden ve daha bir dizi ç kar hesaplar ndan kaynakl PKK ye dönük operasyonlara yeflil fl k yakmaktan geri durmamaktalar. Askeri operasyonlar n artmas yla birlikte, TSK n n silahlanmaya daha fazla a rl k vermesi ve silahlanman n a rl kl olarak bölgedeki çat flmalar k z flt ran emperyalist güçlerce sa lanmas da, bu deste- in nedenleri aras nda say labilir pekala. Tüm bu geliflmelerden hareketle, önümüzdeki sürecin özelde Kürt halk na genelde ise ülke emekçi halk na dönük daha kapsaml sald r lar da beraberinde getirece ini söyleyebiliriz. Gerillaya dönük imha sald r lar nda, geçmiflte oldu u gibi çekilen hat ra foto raflar ise, vahfletin ald ve daha da alaca boyuta iflaret etmektedir. Faflizmin vahfletinin tüm toplumsal muhalefeti içine alarak sürdürülmeye çal fl laca n da yine yaflanan geliflmelere bakarak söyleyebiliriz. Bu gerçeklik karfl s nda önümüzde duran en acil görev, toplumsal muhalefetin tüm güçlerini, bu topyekün sald r lara karfl tek yumruk-tek barikat bir mevzilenifle geçirmek olmal d r. Bu görev özellikle de devrimci ve komünist güçlerin ertelenemeyecek görevi olarak önlerinde durmaktad r. Enerji fiyatlar, büyük bir rant kayna haline geldi! Yaflam kolaylaflt ran ve ayn zamanda zorunlu bir ihtiyaç olan enerjinin insanlar taraf ndan kullan lma tarihi; ateflin keflfedilifline kadar götürülebilir. Fakat enerjinin farkl kaynaklar kullan larak elde edilmesi ve günlük yaflam n her alan na girmesi; kapitalizmin geliflimiyle birlikte önceki biny llar n toplam ndan çok daha h zl olmufltur. Sanayinin-teknolojinin olmazsa olmaz d r, enerji! Üretimin ve hayat n her alan nda enerjiye olan bu ba ml l k; kapitalistlerin afl r kâr h rs yla birleflince u runa savafllar ç kart lan, toplumlar n yaflam n y - kan-mahveden bir biçime girmifltir. Üretim sürecinde çok önemli bir girdi olan enerjinin kaynaklar n ve nakil yollar n kendi denetimleri alt nda tutmak isteyen farkl emperyalist gruplar n savafllar -çat flmalar ; yeryüzünün her köflesinde yaflanmaktad r. Son y llarda bu çat flmalar daha da k z flt ran etkenlerden biri de fosil menfleli enerji kaynaklar na art k y llarla ömür biçilmesidir. Enerji kaynaklar ndaki bu k s tl l n di er bir etkisi de, kapitalistlerin alternatif oluflturmaya zorunlu kalmalar d r. Enerji tekelleri, spekülasyonlarla milyarlarca dolar kazand lar Yar -sömürge, yar -feodal ülkeler, ekonominin di er tüm alanlar nda oldu u gibi enerji politikalar nda da tamam yla emperyalistlere ba ml d rlar. Bu ba ml l k sadece enerji kaynaklar na sahip olmayan ülkeler için de il, en zengin kaynaklara sahip olanlar için de geçerlidir. Genel olarak petrol üreticisi ülkelerin sanayileri geri b rak lm flt r ve hatta nükleer teknolojiyi gelifltirmekle övünen ran da petrolü iflleyebilecek sanayi dahi yoktur. Petrol ve do algazda, dünyan n genelinde sadece birkaç flirketin ad geçmektedir. Kâr oranlar n n düflmesinden dolay sanayi sermayesinden ziyade borç sermayesi biriktirmenin yaratt, içinde bulundu umuz kriz sürecinde enerji tekelleri yapt klar spekülasyonlarla milyarlarca dolar kazanm fllard r. Petrol, do algaz, g da ürünleri gibi tüketilmesi-kullan lmas zorunlu olan alanlarda yap lan spekülasyonlarla, burjuvazinin krizden do an zararlar na halk n açl ve sefaleti üzerinden karfl lamaya çal flt na bir kez daha tan k oldu. Bu nedenle son aylarda dünyan n her yerinde g dadan ulafl ma, iletiflime, giyime her alanda fiyat art fllar görülmektedir. Pahal l kla ilgili genel çerçeve bu iken, her ülkenin ekonomik yap s - n n özgüllükleri de devreye girmektedir. Biz de flimdi elektrik zamlar n n nedenlerini bu genel çerçeveye ek olarak Türkiye nin enerji-elektrik politikalar düzleminde incelemeye çal flaca z. Elektrik paras ad alt nda gerçeklefltirilen soygun Befl y l boyunca elektri e zam yapmamakla övünen AKP hükümeti son 8 ay içinde konutlarda % 60 a, sanayide % 50 ye varan oranda zam yapm flt r. Yap lan zamlarla birlikte Türkiye OECD ülkeleri aras nda en pahal elektri i kullanan ikinci ülke olmufltur. Türkiye elektri i OECD ülkelerinin ortalamas na k yasla % 62 oran nda daha pahal kullanmaktad r. Di er ülkelerle yap lan bu karfl laflt rmalar dahi yap lan zam miktar n n bu kadar fahifl oranda olmas n n nedeninin; AKP hükümetinin her f rsatta ifade etti i gibi petrol ve do algaz fiyatlar ndaki art fl olmad n gösterir. Di er ülkelerle Türkiye aras nda oluflan bu fark Türkiye deki sermaye gruplar n n elde etti i dünyan n en yüksek rant ndan baflka bir fley de ildir li y llarda bafllayan özellefltirmeler (sermaye gruplar na peflkefl çekmeler) elektrikte TEK in parçalanmas yla bafllad. 20 y ll k özellefltirme sürecinde en fazla özellefltirme ise AKP döneminde yap lm flt r. Enerji kurumlar da bundan nasibini alm flt r y l nda ç kar lan Elektrik Piyasas Yasas ile kamunun tüm yat r mlar durdurulmufl, özel sektörün yat r m yapmas beklenmifltir. Fakat özel sektör yap lan teflvikleri, çeflitli vergilerden muaf tutulmalar k sacas kendilerine yap - lan peflkefl oran n yetersiz bulduklar için y llarca hiçbir yat r m yapmad lar. En son 2006 y l na gelindi- inde elektrik üretme kapasitesiyle-tüketilen aras ndaki fark kapanma noktas na yaklaflm flt r. flte bu süreçte Dengeleme ve Uzlaflt rma Yönetmeli i (DUY) denilen borsa sistemi devreye girmifl ve baz aylarda maliyetinin 10 kat na ulaflacak flekilde otoprodüktörlerden elektrik al nm flt r. Devlet eliyle yürütülen bir karaborsa sistemi d fl nda son sekiz ay içinde Ergenekon davas tüm televizyon ve gazeteleri kaplarken; farkl zamanlarda geçirilen yasalarla TEDAfi tan iflletme hakk n devralan flirketlere; da- t m, iletim ve perakende sat fl hizmeti bedelini faturaya yans tma hakk verildi. Maliyet bazl elektri e dünyan n en yüksek vergisini (Türkiye de % 18.5, spanya % 4.9, ngiltere % 3.1) ödeyen Türkiye halk na bir de özellefltirme bedelleri ödettirilmektedir. Maliyet bazl fiyatland rmada ise elektri e her üç ayda bir, do algaza ise ayl k zam yapman n önü aç lm flt r. Son birkaç ayda yaflananlardan görüldü ü gibi bu uygulamayla zam için sistem jet gibi ifllerken, fiyat düflürmelerde ka n gibi ifllemektedir. Fakat bu yasalar da sermayeyi yeterince tatmin etmedi ki; 2002 y l nda ç kar ld ndan bu yana tam sekiz kez de ifltirilerek Meclis ten geçirilmifltir. Yasan n özünü EMO Yönetim Kurulu Baflkan Musa Çeçen flu sözlerle çok do ru bir flekilde ifadelendirmifltir: Elektrik piyasas yasas ile özel sektörün santral kurmas için maliyetleri kamunun bir biçimde üstlenece i görülen ihaleler düzenlenmesi öngörülmektedir Yasa ile kamuya yat r m yap lmayan ama flirketlere kamunun kaynak aktard bir enerji piyasas büyütülmek istenmektedir Yasa ile mera ve orman alanlar hiçbir k s tlama olmadan özel sektöre aç lm fl, yeni vergi muafiyetleri getirilmifl ve elektrik enerji fonundan flirketlere kulland - r lan kaynaklar n fatura yoluyla tahsilat ndaki faiz ödemeleri silinmifltir!! Yasa ile tan nan ayr cal klar bunlarla s n rl de ildir ama yazd klar m zdan da özel flirketlerin elektrik piyasas na girerken do ru düzgün bir bedel ödemediklerini aksine onlara peflkefl çekilen iflletmelere ek olarak halk n vergileriyle oluflturulmufl kamu kaynaklar ndan verildi i aç kt r. Elektrik piyasas n burjuvazinin gönül rahatl yla yat r m yapaca ölçüde kârl hale getiren bu yasalardan sonra, da t m flebekeleri için yerli-yabanc birçok tekelin ihalelere yo un ilgi gösterdi ini görüyoruz. Ayr ca Koç, Sabanc, Sanko, Zorlu, Do an gruplar baflta olmak üzere irili ufakl birçok holding enerjiye yo unlaflacaklar n duyurmufllard r. Yine ayn çerçevede nükleer santrallerle ilgili yasan n ç - kart ld unutulmamal d r! Özcesi, elektri- in piyasalaflt r lmas sürecinde sermaye gruplar na çekilen peflkefllerin faturas n halk m z ödemektedir. Bu fatura bazen maliyetlerin kat na kadar ulaflmaktad r. Bunun d fl nda Türkiye deki enerji politikas n n tamam yla emperyalist ülkelere ba l olmas n n yaratt sonuçlar da halk m z yaflamaktad r. En pahal enerji kaynaklar ndan biri olan do algaz kullan lmaktad r. Enerji maliyeti hidrolikte 0.1 cent, kömür, linyit vb.lerinde 2 cent iken do algazda 4 cent tir. En baflta buradan bir fiyat art fl söz konusu olmaktad r. Sonras nda ise al nan vergiler, DUY denilen borsada oluflan fahifl fiyatlar, özellefltirme bedelleri, spekülatörlerin petrol-do algaz fiyatlar nda oluflturduklar köpük eklenince; Türkiye halk dünyan n en pahal elektri ini kullanan ikinci ülke durumuna geliyor! AKP nin enerji politikas, emperyalizmin enerji politikas d r Uygulanan enerji politikalar yla sanki kendilerinin hiç ilgisi yokmufl gibi davranan AKP hükümeti tüm bu gerçekleri gizleyerek petrol-do- algaz fiyatlar n n arkas na saklanmaktad r. Ayr ca her zamanki karanl kta kalmama masal yla özellefltirmelerin ve nükleer santrallerin yap m meflrulaflt r lmaya çal fl l - yor. Türkiye; hem fosil menfleli enerji kaynaklar aç s ndan hem de yenilenebilir enerji kaynaklar aç - s ndan kendi kendine yetebilir durumdad r. Geçen y l Meclis ten geçen ama veto yedi i için halen bekletilen Petrol Yasas n n ç kar lma sürecindeki tart flmalarda görüldü- ü gibi; Türkiye de sadece flimdiki fiyatlarla ç kar lmas kârl olmayan 5 6 bin metre derinlikte petrol mevcuttur. Ama tüm bunlar n kullan m emperyalizme kölece ba ml bir sistem içerisinde kâr-zarar denklemiyle kâr n sürekli a r basmas yla ilgilidir. Yani bu sistem içerisinde halk n ihtiyaçlar n göz önüne alan bir çözümün oluflmas mümkün de ildir. Kaynaklar: Cumhuriyet Enerji Dergileri

10 Gerilladan... İşçi-köylü 10 TKP/ML T KKO gerillalar yla söylefli Ekim 2008 Atefl k v lc mdan ç kar ATEfi KIVILCIMDAN ÇIKAR Aç klama; Elimize e-posta kanal yla gelen yaz y güncelli inden ve haber de eri tafl d ndan dolay yaz dizisi halinde yay ml yoruz. Savafl m z kad n özgürlefltirmek iddias ndad r ayn zamanda - Bir kad n olarak sizi gerillaya getiren nedenlerden bahseder misiniz? Ayfer: Partimiz kuruluflundan bu yana Halk Savafl stratejisini benimsemifl, egemenlerin ideolojik-politik ve askeri sald r lar karfl - s nda dümen k ran birçok sosyal-ulusal kurtulufl hareketlerinin aksine silahl mücadelede srar n sürdürmüfltür. Partimiz aç s ndan savaflmak ya da savaflmamak varl k yokluk sorunudur. Ancak tarihimiz bize oldukça yetersiz kald m z göstermektedir. Dönem dönem belli ç k fllar yakalansa da esasta savafl büyütemedi imiz ve kitlesellefltiremedi imiz ortadad r. Partimizin gerçeklefltirdi i 8. Konferans n önümüze koydu u görevler de esasta bu eksendedir. Bugün konferans m z n ça r s na bir yan t olarak görülmelidir. Ancak sorun sadece burada olmak de ildir. Sorun genifl halk y nlar n ; iflçileri, iflsizleri, köylüleri ve halk gençli- ini örgütlemek ve savaflt rmakt r. Savafl m z tüm ezilenlere özgürlük, ba ms zl k ve eflitlik getirme iddias tafl maktad r. Savafl m z ayn zamanda kad n özgürlefltirme iddias tafl maktad r. Ben de bir kad n olarak bu iddiaya inand m ve bu iddian n bir parças olmak gerekti ini düflündü- üm için buraday m. Özel mülkiyetin ortaya ç kmas yla birlikte kad n düflürülmüfl, toplumsal yaflamdan, üretimden kopar larak bilinci, iradesi k r lm fl, zevk ve sömürü arac haline getirilmifltir. Kad n n toplumun ona biçti i bu misyonu reddederek devrimci mücadelede, savaflta yerini almas tüm bu nedenlerden kaynakl önemli ancak yetersiz bir ad md r. Yetersizdir çünkü gerek egemenlerin ezilenlere yönelik çok yönlü sald r lar, gerekse bu sald r lara yan t olamayan Partimizin içinde bulundu u durum, kad nlara çok daha fazla sorumluluk yüklenmektedir. Bende bu sorumlu u yerine getirmek için buraday m. - Gerilla savafl n n ifade etti iniz temelde kad ndan bekledikleri nelerdir biraz daha açar m s n z? Ve kad n gerilla savaflta ne gibi konularda zorlanmaktad r? - Savafl n sadece bir militan olan kad nlara de il, savafl n yasalar n kavrayan, günümüzde ald biçimi yorumlayabilen, savafl yönetebilecek, komutanlaflan kad nlara ihtiyaç vard r. deolojik-politik-örgütsel önderlik görevini omuzlama cüretini gösteren kad nlara ihtiyaç vard r. Düflman n atefl üstünlü ü karfl s nda gerillan n esnek, inisiyatifli ve hareketli yap s gerillaya belli avantajlar sa lar. Ancak kad n toplumsal flekilleniflinden kaynakl bu hareket tarz na erke e nazaran daha zor uyum sa lar. Yine düflman olgusunun yan s ra do a koflullar n n zorluklar, gerilla yaflam n n fiziksel güç gerektiren görevleri, kad n n fiziksel olarak belli zorlanmalar yaflamas na neden olmaktad r. Bu zorluklar da kad n n kendini ortaya koymas ve gelifltirmesi noktas nda tutuk kalmas na yol açmaktad r. Partimizin tarihi de bu gerçekli i yans tmaktad r. Maalesef kad n önderlerimizin, kad n komutanlar m z n say s oldukça azd r. Elbette gerek partimizde gerekse di er devrimci hareketlerde destanlaflan kad nlar m z olmufltur. Ancak sürecimizin ihtiyac olan fley, tek tek kahramanlaflan kad nlar de il, esasta kad n n bir bütün olarak geliflebilmesidir. Partimiz bu sorunun çözümünü tek bafl na kad nlar n tek tek iradelerine b rakmamal, kad n n gelifliminin önündeki engellerin kald r lmas na yönelik özgün politikalar ve yöntemler gelifltirmelidir. Elbette bu politikalar n yaflam bulmas nda bizim yetmezliklerimize karfl verece imiz savafl n boyutu, süreklili i belirleyici olacakt r. Her ad mda yoldafllarla birlikte... - Yoldafllar nla birlikte ava gittin. Av esnas nda yoldafll k duygular n n yo un yafland bir prati iniz olmufl. Bu esnada yaflad n duygular n anlat r m s n? Munzur: O uçuruma t rman rken yükseklik korkumun oldu unu, hem de kar ya - fl n hiç hesaba katmad m. Hiç fark na varmadan 150 metre kadar ç km fl m. Bir ara afla - ya bakt mda çok yükse e ç kt m fark ettim. Afla ya bakt ktan sonra telaflland m. Yukar hamle yapmak istiyorum ama bir türlü yapam yorum. Hava da aç kt. Ve düflman n olas hava sald r lar n da düflünüyordum. Tam ne yapaca m düflünürken bir yoldafl m n arkamdan ba rd n gördüm. Yüzümdeki telafl ifadesi bu sesten itibaren yerini sevince b rakt. Yoldafll n de erini bu do a koflullar nda ne kadar önemli oldu unu tekrar anlad m. Yoldafl m beni o halde görünce kendi hayat - n riske atarak gelip önce beni telafltan kurtarmak için teselli etmeye çal flt ve etti de. Y llar n verdi i tecrübeyle beni uçurumdan kurtard. Nereye basaca m, nereyi tutaca - m söyledi. Böylece ç kt m o uçurumdan. - Daha öncesinde o uçurumda bir PKK gerillas da kay p flehit düflmüfl. Sizin de o gerillan n düfltü ü yeri görünce çok duyguland n z söylediler. O esnadaki duygular n z yaflad klar n z bize de anlat r m s n z? Munzur: fiehit düflen PKK gerillas n n ad Çiya yd, Hewal Çiya Eski bir gerillaym fl. PKK li arkadafllar içinde do ayla en hafl r-neflir olan, tafllar -kayalar en çok seven, hiç korkmadan uçurumlardan kayan bir arkadaflm fl. Ancak ne yaz k ki kayalardan düflerek flehit düflmüfl. Tan yan yoldafllar onu anlatm fllard. Çok iyi, de erli biri oldu unu, ondan çok fley ö rendiklerini söylemifllerdi. - Yaz faaliyetinde baz operasyonlara da tan kl k ettiniz. Silah n z göstermenizle düflman askerinin mevziyi terk edip kaçt - n söylüyor yoldafllar Siz ne diyorsunuz? Munzur: Bir T KKO gerillas böyle bir f rsat kaç rmaz indirirdi düflman. Ancak düflman bazen böylesi durumlarda flaflk na dönebiliyor. nanc n, gönüllülü ün olmad yerde böylesi durumlar çok garip gelmiyor. Bizim en önemli avantaj m z elbette ki savafl m z n gönüllü neferleri oluflumuzdur. Bir de ideoloji devreye giriyor burada. Bir devrimciyle, k z l ordu savaflç s yla düflman ordusunun savaflç s aras ndaki fark ortaya ç k yor. Bir T K- KO gerillas böyle bir f rsat kesinlikle kaç rmazd. Ama düflman askeri o panikle silah n - tesisat n b rak p kaçt. Biz tüm bunlar halktan duyuyoruz. Düflman n kendisi anlatm fl. flte aram zdaki nitelik fark na güzel bir örnek. flçi ve köylünün silah tutan elleriyiz! - Yeni bir gerilla olman za ra men bir kaç operasyon atlatt n z. Mehtap Kara yoldafl n flehit düfltü ü çat flmada siz de vard n z. Hem yeni bir gerilla olmak, hem de yan bafl n zda bir yoldafl n z n flehit düflmesi sizde nas l bir etki yaratt? Halil: Bizim en büyük iddiam z T KKO savaflç lar olarak, iflçinin ve köylünün silah tutan elleri olmakt r. Tam da bunun için buraday z ve savaflmaktay z. Dolay s yla bunun için flehit düflüyoruz. Ve dün oldu u gibi bugün de bedeller ödüyoruz. Sevda (Mehtap Kara) yoldafl, ezilen tüm halk n özgürlük ve ba ms zl için silah elde toprakta tohum, devrime hasat olmak için flehit düflen bir halk savaflç s d r. Kavgam za inanç, beynimize bilinç ve yar n - m za umut olan son flehidimizdir. Bu anlamda birçok etki yaratt benim üstümde. Bir savaflç için en zor fley yoldafl n n flehit düflmesidir. Günün yirmi dört saatini paylaflt n, tüm zorluklara beraber gö üs gerdi in yoldafl n kaybetmek en ac duygudur. Sevda yoldafl, genelde mücadelemiz aç s ndan, özelde ise gerilla faaliyeti aç s ndan çok büyük bir öneme sahiptir. Kavgam z zor dönemlerden bugünlere tafl yan, yarat lm fl olan de erlerimize de er katan, devrimin en büyük kalesi olan da lar k z llaflt ran de erli yoldafllar m zdand r. Bunun yan s ra düflman karfl - s ndaki duruflun ve mücadeleye olan inanc, kavgadaki srar, bir T KKO gerillas n n nas l mücadele etmesi gerekti ini, nas l savaflmas gerekti ini ve de nas l flehit düflülmesi gerekti ini ö retti bize. Ve Sevda yoldafl m z n ö rettikleriyle yolumuza daha kararl ve daha inançl devam ediyoruz. - fiehit düflen yoldafllar n bilincinizde bir s çrama yaratt n ifade ettiniz. TKP/ML T KKO nun Mehtap Kara gibi yüzlerce flehidi var. fiehitler hesap sorma bilinci konusunda neyi ifade ediyor? Halil: Evet, halk n kurtulufl mücadelesinde yüzlerce flehit verdik. Halk n özgürlük ve ba ms zl k mücadelesinde flehit düflen her yoldafl m z n, dökülen her damla kan m z n hesab n sorduk ve soraca z. Bu noktada Partimiz TKP/ML nin ayn zamanda ordumuz T KKO nun net bir karar vard r. Bu karar biz T KKO savaflç lar n n önlerindeki görevlerden bir tanesidir. MEHTAP KARA yoldafl m z n da hesab n soraca z. fiuna da vurgu yapmak istiyorum Partimiz TKP/ML sadece flehit düflen yoldafllar m z n de il, ayn zamanda ezilen, sömürülen hor görülen yok say lan ve katledilen, ezilen ulus ve halk n da hesab n sormufltur/soracakt r da. Hesap soruculuk noktas nda bir fleye aç kl k getirmek istiyorum; bizler hesab sadece silahla de il as l bilincimizle sorar z. Sömürü devletini yok edecek en büyük silah bilincimizdir. Bundand r ki düflman bize azg nca sald rmakta, bizi bilincimizden uzaklaflt rmaya çal flmakta. Yani ayn zamanda bilinçli olmam zla hesap sormal y z. Bitti Birli in komutan ile röportaj - Bölgede düflman n operasyonlar yo- un, askeri anlamda düflman n gerillaya yönelik nas l bir yönelimi var? Muharrem: Bilindi i gibi bölgede düflman operasyonlar belli dönemler daha fazla yo unlaflmakla birlikte bir süreklilik arz etmekte. Düflman gerilla mücadelesini bitirmek istemektedir. Ancak bunu baflarman n çok zor oldu unu kavram fl durumdad r. Bugünkü genel yönelimi gerilla savafl n n kabul edilebilir fliddet düzeyine çekilmesi ve marjinallefltirilmesidir. TC ordusu ülkede özelde de PKK nin yürüttü ü gerilla savafl yla ciddi bir deneyim kazanm flt r. Düflman gerilla savafl karfl s nda bofl durmam fl ve savafltan ö renmifltir. Yani savafl hem gerilla mücadelesini gelifltirmifl, yeni deneyimler kazand rm fl hem de düflman gelifltirmifltir. Bugün düflman bu deneyimleri pratiklefltirmektedir. Düflman n son dönem uygulad tarza bakt m zda gerilla tarz n kulland n görmekteyiz. Eskisi gibi say ca kalabal k bir güçle hareket etmiyor, az say yla hareketli birliklerle yöneliyor. Pusu ve nokta bask nlar düflman n son dönem daha çok tercih etti i ve sonuç ald sald r lard r. Tüm bunlarda sonuç almas gerillan n aç k vermesindendir. Gerilla ne kadar ilkeli olur, aç k vermezse düflman o oranda sonuç alamaz. stedi i biçimi kullans n. Gerilla avantajlar n iyi kullan rsa daima bir ad m öndedir. Düflman n son dönem kulland teknikten de bahsedebiliriz. Düflman operasyonlarda havan, tank, kobra helikopterlerini yo un kullanmaktad r. Bu teknik araçlar operasyonlarda kullan rken bazen de psikolojik olarak gerillay y pratmak amaçl kullanmaktad r. Buna karfl gerilla tedbirlidir. Ve düflman n hava sald r s bofla ç kmaktad r. Düflman flunu iyi biliyor; savafl kitle deste ini arkas na alan güç kazanacakt r. Bu kapsamda düflman kitleye kendini flirin gösterecek pratiklere girmektedir. Bunlar sa l k taramas, yoksul ailelere yard m vs. Bu yard mlar n amac devleti, askeri flirin göstermek, yeni iflbirlikçiler yaratmakt r. Ekonomik olarak zor durumdaki köylüleri düflürerek iflbirlikçilefltirmekte ve istihbarat amaçl kullanmaktad r. Yine Dersim halk n n ayd n, haks zl a karfl koyan özelli ini k r p parçalamak amaçl toplumu yozlaflt rma çabas tüm h z yla sürmektedir. Birahaneler hem içki hem de fuhufl merkezleri olarak kullan lmakta. Esrar ve uyuflturucu gibi ba ml l k yapan tüm maddelerin kullan m J TEM unsurlar taraf ndan yayg nlaflt r lmakta. Düflman tüm bunlar Dersim halk n böl-parçala-yönet planlar kapsam nda uygulamaktad r. K sacas Dersim halk n maddi manevi yönden kuflatma alt na almaya çal flmaktad r. Düflman bu politikalar nda k smi oranda da olsa baflar sa lam flt r. Bunda devrimci hareketin bölgedeki zay fl, kitlelerle olan ba n zay fl etkilidir. Düflman n 94 süreçlerinde çokça baflvurdu u bir yöntem de gözalt nda kay plar ve cinayetlerdi. Bugün bölgede kitleye gözda vermek amaçl cinayetler devam etmektedir. Dersim halk bu gerçe i iyi bilmektedir. TC bunu bilinçli bir politika olarak uygulamaktad r. Geçmiflte çeflitli suçlara kar flan çete mensubu unsurlar tekrar TC ordusuna dâhil edilmifltir. Bu da TC nin önümüzdeki sürece iliflkin nas l bir politika izleyece inin göstergedir. Daha fazla kan, daha fazla zulüm olarak halk m za dönecektir. - Askeri anlamda nas l bir politik yöneliminiz var? - Dersim in Partimiz tarihinde önemli bir yeri vard r. Yine Dersim ve Türkiye Kürdistan Türkiye devrimi aç s ndan birincil bölge olarak Partimiz taraf ndan tespit edilmifltir. Bu tespit Partimizin 8. Konferans nda da de iflmemifl, do rulu una bir kez daha vurgu yap lm flt r. Do al nda yönelimimiz de bu yönlü olacakt r. Bölgeden çeflitli nedenlerden dolay on y l gibi uzun bir süre uzak kald k. Bugün devrim davas nda ileri bir mevzimizi yeniden kazanmak ilk hedefimizdir. Bu süreci örerken Partimizin geçmifl pratiklerde yapt yanl fllar da mahkûm edip bu pratiklerden do ru dersler ç karm fl olmak bizleri daha da güçlendirmifltir. Bölgedeki öncelikli görevimiz Partimizin yoklu unda zay flayan devrimci otoritesini yeniden tesis etmektir. Bunu da kitlelerle zay flayan ba lar m z güçlendirerek ve halk m z n bo az na yap fl p kan n emen asalaklar na hak ettikleri cevab vererek gerçeklefltirece iz. Kan emicilerin inlerinde rahat uyuyamayacaklar na, halka vurulan her fiskenin hesab n n sorulaca na, yapt klar n n yanlar na kalmayaca - na olan inanc m z tamd r. Bu süreçte yaflanan eylemsizlik ya da dura an gibi görünen süreç bunlar yapmayaca m z anlam na gelmemektedir. Ordumuz bunlar yapacak ve süreklilefltirecek güçtedir. Baz devrim y lg nlar n n ve inançs zlar n gerilla için söyledikleri yalanlar kendilerini bo acakt r. Gerilla devrim yolunda brahim in çizgisinde, silah n n arkas nda, düflman namlunun ucundad r. Bunu herkes böyle bilmelidir. Bölgede di er bir hedef ise kendi halk na, kendi insan na ihanet edip onurunu parayla satan ihanetçi ve iflbirlikçilerdir. Girdikleri bu yanl fl yoldan ve düflman n çanak yalay c l ndan ve kap köpe i olmaktan vazgeçmelidirler. Bu konuda tavr m z nettir. Halka düflmanl k yapanlar gerillan n hedefindedir ve bundan kurtulamayacaklar n iyi bilmelidirler. Halka ihanetin sonu ölümdür. - Bir gerilla prototipi nas l olmal? Bir gerillada aranan özellikleri anlat r m s n z? - Gerillay baz anlay fllar gibi mükemmellefltirmek do ru de ildir. Biz fokocu de iliz. Halk Savafl veriyoruz. Bu halk n savafl d r. Tüzü ümüzde bu düzene kini olan, örgüt disiplinini kabul eden ve savaflmak isteyen her birey T KKO saflar nda savaflabilir anlay fl yer almaktad r. Gerilla düzenin yaratt kifliliklerden kopman n ve özgürleflmenin yeridir. Gerilla özgürlüktür. Gerilla özgürlük tutkusudur. Bir gerilla özgürlük tutkusuna s k s k ya ba l olmal d r. Halk özgürlefltirdi i oranda kendisinin de o zaman gerçek özgürlü ü yakalayaca n bilmelidir. Politik olmal d r. Savafl m z n politik amaçl oldu unu bilmelidir. Fedakâr olmal d r. Zorluklar karfl s nda y lmamal d r. Zorluklar gerillan n yaflam n n bir parças d r. Zorluklar mevcut devlet zorbal n n bitmesiyle bitecektir. Kararl l k, ak lla birlefltirilmifl bir cesaret; düflüncede, harekette esneklik vb. belirtilen bu özelliklere çok fley eklenebilir. Bunlar bir gerilla için olmazsa olmaz özelliklerdir. Günceli takip etmeyen, politikaya ilgisiz, düflman n takip etmeyen, kendini yenilemeyen bir gerilla geliflemez. Ve zamanla çürür. Geçmifl hatal anlay fllardan biri de ben savafl r m diyerek düflman n politikalar na, güncel geliflmelere ilgisiz kal nm flt r. Bu anlay fl zaman içinde salt askeri bak fl aç s ve çete ideolojisinin geliflmesine ve hatta darbecili e kadar varm flt r. Niçin savaflt n halka anlatamayan, onlar örgütleyemeyen bir gerilla zamanla kitleden kopmaya ve giderek çeteleflmeye mahkûmdur. Parti tarihimizde bunun örnekleri de vard r. Savafl, politikan n fliddet araçlar yla yap lmas d r. Yani savafl m z n politik hedefleri vard r. Bunu unutmak gerilla için ölümdür. - Siz hem Karadeniz de faaliyet yürüttünüz hem de Dersim de yürütüyorsunuz. ki bölge aras nda nas l bir fark var? Hem co rafik hem de kitle temelinde... Muharrem: Türkiye Kürdistan n n ülkemiz devrimindeki önemi ve bu konudaki Partimizin yaklafl m bilinmektedir. Bu de erlendirme neden Dersim sorusunu da cevaplamaktad r. Dersim ve Karadeniz i de erlendirmek için öncelikle bu bölgelerin tarihlerine girmek gerekir. Dersim tarihi ezilen ulus olmas ndan kaynakl sürekli merkezi otorite taraf ndan bir bask ve katliama maruz kalm flt r. Osmanl tarihinde Dersim e 28 sefer düzenlenmifl bu 28 seferde de Dersim yak l p y k lm flt r. En son 38 isyan nda 60 bin Dersimli katledilmifltir. Tüm bu seferler, katliamlar Dersim halk na diz çöktürememifl, muhalif kimli ini bast ramam fl aksine daha da körüklemifltir. Ve düflmana Dersim e sefer olur zafer olmaz dedirten bir tarih yaratm flt r. Dersim hâkim s n flarla bar fl k yaflamam fl ve muhalif kimli ini korumufltur. Bugün de bu muhalif kimli ini korumaktad r. Bu duruflunda belli bir zay flama olsa da esasta düzenle çeliflkisi keskindir. Bu muhalif kimlik Partimizin ve devrimci hareketin de etkisiyle yeterli olmasa da kendilerini devrimci demokrat kimlikle ifade etmifltir. Bu u urda binleri aflk n o ul ve k zlar n bu davada flehit ve tutsak vermifltir. Karadeniz Dersim e göre de erlendirildi inde düzenle çeliflkileri olmas na ra men bu çeliflkiler Dersim gibi keskin de ildir. Bu da bir yerde do ald r. Ayr ca demokratik bilinç, hak alma bilinci çok geliflkin de ildir. Yaflad klar n kan ksama var. Bu alanda devrimci hareketin ve mücadelenin zay fl da önemli bir etkidir. fiu da bir gerçektir ki devrim mücadelesi ülkenin her yan nda ayn düzeyde bir geliflim göstermeyecektir. Baz bölgeler daha ilerdeyken baz bölgeler daha geriden gelecektir. Dünya devrimlerinde de bu böyle olmufltur.

11 3-16 Ekim 2008 İşçi-köylü 11 Kavga okulu Tuzla Köprüsü nde dört karanfil K r lan bir dal de ildi S k lan bir kurflun hiç de il Dört yi it yürekti kopar lan Dört can yoldafl yd Rüzgâr de ildi Dört bir yandan savrulan Ya an kurflun ya muruydu Tuzaklardan estirilen ölümdü Cemal Saim 7 Ekim 1988 de ülkemizde yine bir katliam haberi gazete manfletlerine düfltü. stanbul Valili i ne bask n, Ordu karargâh na sabotaj, Emniyet Müdürlü ü ne bombal eylem ve Kad köy Emniyet Amiri- ne suikast haz rl nda olduklar iddialar yla/gerekçeleriyle dört insan sokak ortas nda öldürülüyordu. Araçlar durdurularak üzerlerine 300 kurflun ya d r lan bu tehlikeli insanlarla ilgili olarak kamuoyuna aç klama yapan stanbul Emniyet Müdürü Hamdi Ardal, k rm z renkli, Alman plakal arac n zmit yönünden stanbul a gelip eylem yapaca istihbarat n ald klar n, arac n içindeki befl kiflinin polisin dur ihtar na uymayarak çat flmaya girdi ini, bunun sonucu olarak dört teröristin ölü ele geçirildi ini ve vur emrini kendisinin verdi ini aç klad. Zaten ölü yakalananlardan Reha fien in Almanya da T KKO içinde görev ald polis taraf ndan biliniyordu. Arac n içindeki(!) bomban n etkisiz hale getirilmesi için bomba imha ekibi olay yerine ça r ld. Ancak araçta bomba yoktu. Tuzla da polis taraf ndan etkisiz hale getirilenlerin K rflehir Hapishanesi nden firar edenler oldu unu aç klayan çiflleri Bakan da yüreklere su serpmiflti(!) Ülke kamuoyu polisin yürüttü ü bu operasyonla büyük bir facian n efli inden dönüldü ü(!) haberleri ile kayn yordu. Polis t pk öncekiler gibi yine son anda yetene- ini kullanarak ülkenin gelece ini kurtarm flt (!) Tüm bu haber bombard man ndan geriye smail Hakk Adal, Kemal So ukp nar, Reha fien ve Fevzi Yalç n n delik deflik edilmifl, kanlar içindeki görüntüsü ve say s z soru kald. Onuru ve erdemi kuflanarak direnifli seçenler her daim gerçe i hayk rmaya devam edecek, k z l karanfiller gibi bir bir topra a düflseler de Yalan söylüyorsa haber spikerleri yalan söylüyorsa gazeteler... Arac n k rm z renkli ve Alman plakal oldu u istihbarat polis için yeterli ise ayn gün yüzlerce insan katledilmekten flans eseri kurtulmufl olmal yd. Demek ki bu ülkede insanlar n yaflam flans ihbar edilen rengin kendi arac ile uyumlu olma oran kadarm fl. Arac n içindeki beflinci kifliye ait hiçbir bilgi kamuoyuna yans mad. Beflinci kiflinin sald r dan kurtulma olas l n n olmad kabul edilirse böyle bir kifli hiçbir zaman var olmam flt. Ya büyük ve sansasyonel eylem haz rl ndaki insanlar n araçlar ndan dört küçük tabancan n ç kmas nas l aç klanabilir? Peki, yaflanan büyük çat flman n izlerine neden hiçbir yerde rastlanm - yordu? Görgü tan klar n n arac n yavafllad ve sa a çekerek durdu u anlat mlar na ne demeliydi? Arac n tavan n n bile kurflun izleri ile dolu olmas, amac n içindekileri öldürmek oldu unu göstermiyor muydu? Reha fien le ilgili olarak yurtd fl nda T KKO üyesi oldu u iddialar Reha fien in polis kayd n n olmamas ile çeliflmiyor mu? Kald ki kayd n n olmas bir insan n kurflunlanarak katledilmesi için gerekçe midir? Katledilen devrimcilerin K rflehir Hapishanesi nden firar ettikleri iddias na ne demeli? Neresinden bak lsa yalan ve sahtekârl k dolu bu haberlerin/iddialar n elle tutulur hiçbir yan yoktu. Polis insanlar n gözü önünde dört devrimciyi kurflun ya muruna Pülümür flehitleri tutarak katletmiflti. Ard ndan da yine insanlar n gözünün içine baka baka yalan haberlerini bas na servis etmiflti. 12 Eylül Askeri Faflist Cuntas ile ülkenin her kar fl topra n kana bulayan egemenlerin aç k katliamlar na, yarg s z infazlar na yeniden bafllad Tuzla katliam ile ortaya ç km fl oldu. Ayd nl k yar nlara, güzel günlere, eflitli e ve özgürlü e düflman zebaniler yine ifle sar larak dört devrimcinin kan na girdiler. Elbette bu son olmayacakt. Bu bir bafllang ç idi, arkas da gelecekti. Çifte Havuzlar, 12 Nisan, gözalt nda infazlar, Lice, Cizre, hapishane katliamlar Demokrasi ve insan haklar ndan geçilmeyen ülkemizde bundan ne anlafl ld Tuzla Köprüsü nde yaflananlarla birlikte yeniden an msat ld emekçilere. Dört iflçi bask ve sömürünün olmad, insanca yaflanabilecek bir dünya istedikleri için kurfluna dizildi. Elleriyle yaflam yaratan, ona flekil veren bu canlar bunun bedelini hayatlar yla ödediler. Ba ms z, özgür bir ülke isteyen devrimcilerin dünyan n dört bir yan nda karfl laflt klar tablo bu kez de Tuzla da yafland. Dersimli polis bir baban n çocu u olan smail Hakk Adal mücadeleye lise y llar nda bafllam flt. Derslerinde oldukça baflar l olan Adal, 7 8 ay hapishanede tutsakl k yaflam fl, tahliye olduktan sonra mücadeleye kald yerden devam etmiflti. Çal flt konfeksiyon atölyesini iflletiyordu. Reha fien, Uflakl yd. 15 y l Almanya da iflçi olarak çal flt. AT K içinde faaliyet yürüttü. Fevzi Yalç n, Elaz da dünyaya gelmifl, fiiflecam fabrikas nda çal flm fl, birçok grev deneyimi yaflam fl bir iflçiydi. 80 darbesinden sonra aran r duruma düflmesine ra men mücadeleden vazgeçmedi. Bir ihbar sonucu tutsak düfltü. Gördü ü a r iflkenceler karfl s nda ser verip s r vermeme gelene ini yaflatt. 4 y ll k tutsakl ktan sonra mücadeleye kald yerden devam etti. Sivas Zaral olan Kemal So ukp nar floförlük yapan bir emekçiydi. 80 darbesi ile y lg nl k kol gezerken mücadeleye sar - lan neferlerden biriydi. Onuru ve erdemi kuflanarak direnifli seçenler her daim gerçe i hayk rmaya devam edecek, k z l karanfiller gibi bir bir topra a düflseler de 1990 y l n n sonlar na do ru Ortado u da savafl rüzgârlar n n esmesi sonucu Türk devleti Irak s n r na y nak yapm fl Adana daki ncirlik Üssünden kalkan uçaklar Irak bombalam fllard. Bu geliflmeler üzerine Proletarya Partisi, olas bir TC-Irak savafl nda Haks z savafl hakl iç savafla çevirme ilkesi do rultusunda güçlerini daha yo un olarak gerillada toplamaya bafllad. Eli silah tutan, sa l elveriflli ve Proletarya Partisinin otoritesini tan yan birçok faaliyetçi bu ça r ya yan t olarak Halk Ordusu na kat ld. TMLGB de örgütlü olan Medet Hoflafç, Y lmaz Talayhan, Halil Erciyas ve Ayhan Altunbafl da bu ça r ya yan t verenlerdendi. Di er birliklerle buluflmak üzere Dersim in Pülümür ilçesi k rsal nda bulunan gerillalar konaklad klar çevrede bir hain taraf ndan ihbar edildiler. Bulunduklar birlikte yeterli silah bulunmayan gerillalar çat flmaya giremeden 3 Ekim 1990 da katledildiler. hbarc daha sonra Halk Ordusu gerillalar taraf ndan ölümle cezaland r ld. Kavgada ölümsüzleflenler! Halil brahim Kater Diyarbak r da dünyaya gelen Halil brahim Kater, maddi s k nt lardan dolay yoksulluk içinde büyüdü. Daha çocuk denilebilecek yaflta tan flt devrimci düflüncelerle. zmir Buca Lisesi nde liseli gençlik içinde faaliyet yürüttü. Gençli in antiemperyalist eylemlerinin yan s ra Orhan Bak r n hapishaneden kaç r lmas eyleminin de içinde görev ald. Halkla çok s cak iliflkiler kuran Halil brahim Kater, Siverek ve yöresinde faaliyet yürüttü. Buradaki gerilla birimi içinde yer ald. Ekim 1980 de Urfa Siverek te bir ev toplant s nda dikkatsizlik sonucu meydana gelen bir kaza kurflunuyla topra a düfltü. Veli, Meral ve Zeynep Kahraman Veli Kahraman, 16 yafl ndaki k z Meral Kahraman ve 22 yafl ndaki k z Zeynep Kahraman Dersim in Çemiflgezek ilçesine ba l Do an köyünde ulusal hareketin o dönem girdi i yönelimin sonucu olarak öldürüldüler. Proletarya Partisi nin taraftarlar olan Kahraman ailesinin bu fertleri ölümsüzler kervan nda yerlerini ald lar. Kemal Özgül, Salih Kaynar, Abdullah Y ld r 10 Ekim 1984 te Malatya Kürecik Harunufla köyü do umlu Kemal Özgül, Salih Kaynar ve Abdullah Y ld r Fransa da rkç faflistler taraf ndan katledildiler. Kemal Y ld r m 1931 y l nda Erzincan Tercan da dünyaya geldi. Zonguldak maden ocaklar nda bir süre çal flt ktan sonra 1967 y l nda Almanya ya gitti. Herkesin zengin olma hayalleriyle gitti i Almanya da o devrimci saflarda aktif mücadele içerisine girdi.1976 y l nda AT F in kurucular aras nda yer ald. AT F in d fl nda di er federasyonlar n oluflumunda da rol oynad. Osman Day olarak tan nan Kemal Y ld - r m, 5 Ekim 1991 de yakaland hastal k sonucu yaflam n yitirdi. Mustafa Tekin Dersim in Naz miye ilçesine ba l Pane (Bostanl ) köyünde dünyaya geldi. Kod ad Özkan olan Mustafa Tekin 6 Ekim 1987 de Edirne de Meriç Nehrini geçmeye çal fl rken bo ularak yaflam n yitirdi. Aslan Y ld z Proletarya Partisi taraftar olan Aslan Y ld z, Dersim Ovac k Karao lan köyünde dünyaya geldi y l n n Ekim ay nda kontrgerilla taraf ndan kaç r larak katledildi. Pusula Duruflunu sa lamlaflt rarak katk n art r! Her devrimci faaliyet ve pratik, ideolojik-politik-örgütsel ve önderlik boyutuyla de erlendirilip do ru sonuçlar ç kar ld oranda bir sonraki devrimci faaliyetin baflar l örgütlenmesinin zemini güçlenmifl olur. De erlendirilip-sorgulanmayan, olumsuzluklar mahkum edilmeyen de erlendirme sonucunda do ru sonuçlar ç kar lmayan her pratik faaliyet, her çal flma kendini tekrar etmekten kurtulamaz. Her tekrar, geliflimin de il duraklaman n ve gerilemenin ad d r. Tekrara dönüflen her pratik, geliflimi ve ilerlemeyi s n rland rm fl küçük burjuva yaflam n ve çal flma al flkanl klar n n ad d r. Bilinir ki küçük burjuva al flkanl klar (tekrarlar) yeniyi de il eskiyi temsil eder. Devrimci faaliyet ve prati in tekrara de il yenili e, duraklamaya de il geliflmeye, kaybetmeye de il kazanmaya ihtiyac vard r. Dolay s yla her devrimci faaliyet ve pratik mutlaka de erlendirilmelidir. Ertelenen unutulan, ihmal edilen her de erlendirme ve sorgulama prati i, örgütsel gerilemenin ve duraklaman n ad olur. Devrimci faaliyet içindeki her pratik de erlendirilmeli, her komitenin ve militan n duruflu, çaba ve katk s, baflar ve baflar s zl sorgulanmal d r. Üstlenilen görev ve sorumluluklar n ne kadar - n n yap ld ve nas l yerine getirildi- i mutlaka sorgulanmal d r. Her bir devrimci prati in ve görevin sorumlusu olan her militan n devrimci prati i (ideolojik-örgütsel-önderlik) boyutuyla sorgulan p de erlendirilmedi inde, elefltirilip yanl fllar mahkum edilmeden, baflar lar olumlanmadan, örgütlenecek olan yeni bir pratik, tekrar n di er bir ad olur. Bu durum yeni bir olumsuz ve baflar s z çal flmay /prati i yaratan zemin olacakt r. Örgüt biliminde devrimci faaliyet ve pratiklerin sorgulanmas ve denetlenmesi esast r. Denetlenip/sorgulanmayan, de erlendirilip/hesab sorulmayan her pratik, her görev kendili indencili- in ve baflar s zl n yeni bir ad olur. S n f bilinçli her proleter ve her militan de erlendirme ve sorgulama bilincini (bunlar s n f bilincinden ba- ms z de ildir) gelifltirmek ve de- erlendirme toplant s ndaki katk s - n art rmak zorundad r. O sadece kendisinin içinde oldu u devrimci görev ve prati in direkt sorumlusu de ildir. O ayn zamanda faaliyet alan nda örgütlenen her devrimci faaliyet ve prati in sonuçlar ndan, baflar ve baflar s zl ndan, olumlu ve olumsuzlu undan da sorumludur. Dolay s yla s n f bilinçli proleterlerin-militanlar n her toplant da düflünsel (gözlemleme- de erlendirme -sorgulama- elefltirme- tan ma- anlama- önerme- olumlama- motive etme- mahkum edip- yarg lamaolumsuzlama- bilgilenme- sonuçlar ç karma vb.) katk lar n art rmas gerekti i gibi toplant n n sa l kl de erlendirilip baflar yla sonuçlanmas için de sorumlulu unu art rmas flartt r. Sadece devrimci faaliyetin pratik sonuçlar boyutuyla de il düflünsel de- erlendirme/sorgulama/sonuçlar ç - karma boyutuyla da sorumlulu unu ve katk s n art rmal d r. S n f bilinçli proleterler baflar lar art rmay sadece pratik görevleri yerine getirmekle s n rland ramaz, ayn zamanda dikkat ve ilgisini, bilgi ve becerisini, örgütleme ve yönetme yetene ini de art rmal d r. Çünkü devrimin, usta ve yetenekli yöneticilere ve baflar l önderlere ihtiyac vard r. Devrimin usta yöneticileri ve örgütleyicileri s n f savafl - m n n prati ine ve ihtiyac na en ileri düzeyde yan t n ad d r. Onlar n varl ve say s artt kça devrimin ve partinin her alanda örgütleme düzeyi ve niteli i artacakt r. Nas l ki partiyi ve de faaliyetlerini s n f mücadelesinin seyrinden, özelliklerinden, içinde bulundu u koflullardan ayr de erlendirmek Marksizm in ruhuna ayk r ysa ayn flekilde kadro ve militanlar da üstlendikleri görev ve sorumluluklar ndan, örgütledi i pratik faaliyetlerin sonuçlar ndan kitle ve yoldafllar yla kurdu u iliflkinin niteli- inden ayr ele almak da örgütleme biliminin ruhuna ayk r olur. Sorgulanmas ve sorulmas gereken en önemli soru fludur; Militanlar partinin-örgütün görev ve sorumluluklar n yerine getirmek için ne kadar isteklidir? Üstlendi i görev ve sorumlulu u ne kadar ve nas l yerine getirmektedir? Üstlendi i görev karfl s ndaki duruflu ciddi ve güven verici midir? Halka ve yoldafllar na yaklafl rken onlarla diyalog kurarken nas l bir tarz izlemektedir? Üstlendi i görevi yerine getirirken ne kadar özenli ve dikkatli, ne kadar gönüllü ve isteklidir? flini yaparken ne kadar yo unlafl yor? Üstlendi i görevi sonuna kadar tamamlay p, yerine getiriyor mu? Yoksa bahaneler s ralay p yapmas gereken iflini ertelemekte ve savsaklamakta, ya da bafllad ifli yar m m b rakmaktad r? Emek karfl s ndaki duruflu nas ld r? Partinin, devrimin, halk n de- erlerini nas l korumakta ve onlar nas l kullanmaktad r? Onlar gözü gibi koruyup korumakta m d r? Dikkatli özenli mi davranmaktad r? Yoksa tüketici-da t c, da n k-savurgan bir flekilde mi davranmaktad r? Bir gününü nas l de erlendirmektedir? Planl -programl m yaflamakta? Düzenli ve s k m çal flmakta yoksa da n k düzensiz mi yaflay p çal flmaktad r? Günlük kaç sayfa okuyup-kaç sat r yaz yazmaktad r? Faaliyet yürüttü ü alanda halkla düzenli ve sürekli bir devrimci iliflki içinde midir? Onlara politik bilinç tafl y p onlarla canl politik ba lar kuruyor mu? Yoksa tek bir emekçinin kap s n bile çalm fl de il midir? Yoksa zaman n n önemli bir bölümünü uyuyup, TV izleyip, gevezelik yap p, plans z-programs z bir flekilde bofla m harcamaktad r? Bu ve buna benzer sorulara verilecek her yan t her bir militan n s n f mücadelesi ve halk karfl s ndaki duruflunu, onun niteli ini ve s n fsal özelli ini belirler. Bir ya da birkaç günlük yaflama bak larak bir militan n nas l, hangi (proleter-küçük burjuva) tarzda yaflad n anlamak, ö renmek mümkündür. Günlük yaflam, devrimci yaflam n önemli bir turnusoludur. Gün içinde ne kadar süre halk ndevrimin-partinin sorunlar ve görevleri üzerinde düflünüyor-çal fl - yor-kafa yoruyor-görev ve sorumluluklar yerine getirmek için çal fl - yor? Düflünce ve duygu dünyas n n ne kadar n halk-devrim-partinin sorunlar ve görevleri kaplamaktad r? Bu ve benzeri sorular mutlaka sorulmal, sorgulan p ö renilmeli ve mutlaka militanlar faaliyetleri içinde görev ve sorumluluklar yla birlikte de erlendirilip, denetlenmelidir. Devrimin, halk n, yoldafllar n sorunlar na, yaflam na ne kadar vak f olunursa, çözüm için aray fllar o kadar gerçeklerle uyumlu olur.

12 Göğün yarısı Edilgenli in ilac eylem midir? Kad n n edilgenli inin, ataerkil düzenin sonucu olarak hayat n tüm alanlar ndan d fllanmas ndan kaynakland n tekrar hat rlayal m. Burada tüm alanlar sözünün alt n özellikle çizmek gerekiyor. Bafllang çta, üretim faaliyetinin d fl nda tutulan kad n, bunun ürünü olarak düflünsel hayat n da d fl na sürülmüfltür. Ve bunlar sürekli karfl l kl olarak birbirini do urur; fiziksel edilgenlik düflünsel edilgenli e neden olurken, düflünsel edilgenlik de mevcut edilgenli in devam n ve derinleflmesini sa lar. Öyleyse daha önce bahsetti imiz nedenlerle pratikten uzak tutma/durma veya güvensiz, kayg l vb. daha yo- un gir(dir)ilen pratiklerin sorunu çözmeyece i aç kken, tek bafl na daha yo un ve radikal pratiklerin de çözmeyece i bir o kadar aç kt r. Daha fazla aktivite anlay fl, sorunu tam olarak kavramayan erkek egemen düflünüfltür. Ve ayn zamanda bu düflünüflü de perdeler. Bununla beraber, sorunu kad nlarla s - n rlamak anlam na gelir ki görebilenler için- erkek egemen düflünüflün su yüzüne vurmas d r bu. Kad nlar n gelifliminin, özgürlü ünün daha aktif olmas yla mümkün olaca sav na genellikle gerilla kad nlar örnek verilir. Gerillada kad - n n özgürleflti i, eflitlendi i de vurgulan r. Bu, kimi noktalar yla k smi do rular tafl makla beraber, esasta yüzeysel ve yanl fl bir yaklafl md r. Mekan bir d fl etkidir. Hiçbir sorunun çözümü, tek bafl na koflullara ve mekana ba lanamaz. Tüm hücrelere kadar ifllemifl erkek egemenli i ile kapsaml bir hesaplaflma yap lmadan, bilinçler de iflmeden mekanlar n de iflmesi ayn sorunun farkl koflullar alt nda, çeflitli biçimlere bürünerek devam etmesi d fl nda bir anlam tafl - maz. Aksi do ru olsayd, Amazon gerilla birlikleri kurarak sorunu bir ç rp da kökünden çözmek pekala mümkün olurdu! Bu sav öne sürenlerin, en az erkek komutan oran nda kad n komutan n varl ndan da bahsediyor olmas gerekirdi. Ya da uzun y llar birçok alanda say s z görevi tüm zorluklar yla birlikte yüklenmifl kad nlar - m z n, bugün daha farkl konumlarda bulunmas gerekirdi. Fakat durum hiç de böyle de il; tüm yönetici kademelerde kad nlar n çok az (baz lar nda hiç!) oldu u bilinen bir gerçek. Tüm bunlar da gösteriyor ki, pratik ve daha fazla pratik, tek bafl na edilgenli in ilac de ildir, olmam flt r, olamaz. Pratikle birlefltirilen teoriye, eylemle kaynaflt r - lan bilince ihtiyaç vard r. Kad nlar n sorunu! fiu ana kadar sayd m z ve de sayamad m z çeflitli erkek egemen düflünüfl ve davran fl biçimlerini hiç de üstüne al nmayan ve böylece erkek egemen düflünüflün bir baflka versiyonunu sergileyen az nsanmayacak bir kitle de var ne yaz k ki! Yaflad m z toplumun kimi olumsuz izlerini üzerimizde tafl r z do rusu, kad n sorunu/erkek egemenli i söz konusu oldu unda üzerinden atlan r... Komünist partileri önderli inde devrimin gerçekleflti i ülkelerde ve güçlü birçok KP de bile, bu ilerlemelere paralel-ayn oranda geliflmeler kaydedilmemifltir kad n sorununun çözümünde. O avantajl koflullarda dahi birçok sanc s yaflanan erkek egemen düflünüflün, mevcut durumumuzda çok daha yo un ve yak c oldu u görülmese bile, sadece basit, kaba bir mant k yürütmeyle bu sonuca rahatl kla var labilir. Ama var lam yor, ataerkil, tam kendine uyan flekilde srarla sorunu görmemek için ayak diriyor. Egemenli i u runa içindeki o kötü erke e s k ca sar l yor. Mant k ve gerçekler, erk in körlefltiricili i sayesinde görünmez oluyor... Burada onlara en iyi yan t Lenin in sözleriyle verelim: Komünisti biraz kaz, alt ndan bir filisten ç kar. Kimileri, kendilerinin asl nda kad n sorununu kavram fl, aflm fl olduklar n iddia ederek, Lenin in bu ifadesinin kendileri için geçerli olmad yan lg s na kap l rlar. Bu yan lg lar n nedeni, genelde, konuya ortalaman n/genelin üstünde ilgi ve duyarl l k göstermeleridir. Mesela, edilgenli i önemser, kad n devrimcileri elefltirir ve daha etkin olmalar n tüm içtenlikleriyle dilerler. Fakat, tabi dilemekle olsayd devrimci saflarda de il, tekkelerde, dilek a açlar - n n bafl nda bulunurduk... Kad n sorununu kavram fl, aflm fl bu kifliler, sorunu da çözümü de erkek egemenli inin örgütlü yaflam içindeki can damarlar n görmezler. Bir örnek daha verelim; kad n faaliyetçilerin yo un oldu u bir alanda bu alanda özel olarak kad n çal flmas n n da yap lmas önerisinde bulunan faaliyetçi (bir kad nd r tabi ki o!) tamam yan t n al r. Ne kadar güzel de il mi? Hay r de il! Çünkü yan t n devam flöyle: Sen yap!. Hay r denmiyor ama bir kifliye yüklenerek dolayl bir hay r denmifl oluyor. Herhangi bir örgütlenme, komite, plan vs. oluflturulmadan s yr l n yor; bir bilinmeze havale ediliyor... Sonucu tahmin etmek güç de il; birkaç toplant d fl nda hiçbir fley yap lam yor. Kimse İşçi-köylü 12 Kad n sorunu komünistlerin sorunudur, devrim sorunudur! de durum nedir?, niye yap lmad?, böyle bir hedefimiz vard, ne oldu? vs. diye sormuyor! S kl kla tüm sorunlar n, çözümlerinin örgütlü olarak ele al nmas yla mümkün oldu u vurgulan r. Ancak kad n sorunu erkek egemenli i- söz konusu oldu unda bu genel do ru unutulur; sorun, dolay s yla çözüm bireylere, kad nlara yüklenir. flte ataerki nin aflm fllar taraf ndan sergilenen resmi! Burada flunu belirtmeliyiz ki, sorunun esas yaflayanlar çözümde de esas paya sahiptirler. Öte yandan, sorunun bireylere ya da tümden kad nlara havale edilmesini do rulamaz bu. Kad n sorunu kad nlar n sorunu de ildir; örgüt ve devrim sorunudur, komünistlerin sorunudur. Slogan n kad n olmadan devrim olmaz k sm n hat rlayal m. Devrim hedefi olanlar n kad n sorununun çözümünü kad nlara y kmas, ataerki nin devrimci saflardaki bir izdüflümü de il de nedir? Öyleyse... Kad n olmadan devrim olmaz, devrim olmadan kad n kurtulmaz ise, daha fazla kad n n mücadele içine çekilmesi, mücadele içinde olanlar n da çok daha fazla etkin olmas için ataerki, kapsaml bir flekilde sorgulanmal, elefltirilmeli ve onunla sürekli bir mücadeleye hesaplaflmaya girilmelidir. Bu hesaplaflma düflünsel ve pratik olmal d r. Ataerkiden bahsederken binlerce y ll k kökleri olan bir olgudan bahsediyoruz. Karfl koyuflumuz, soruna gelifltirece imiz politikalar da köklü ve radikal olmal d r; her fleyden önce de somut olmal d r. Tekrar flunu hat rlatal m, kad n mücadelesi oldukça zorludur, hayat n her alan na ve an na ifllenmifl, sinmifl 3-16 Ekim 2008 ataerki, varl n sürdürmede srarl bir direnç gösteriyor ve gösterecektir. Bu sorun, ancak, en az onun srar kadar srarl bir çaba ile çözülebilir. Bilinç ve eylemle afl labilir. Kad n sorununun bir devrim ve parti sorunu yani komünistlerin sorunu oldu u kavranmal d r... Diyalekti i kad n sorununda da iflletmeliyiz. Çeliflkinin özgünlü ünden bahsediyoruz. Kad nlar n özgün kiflilik ve psikolojileri vard r; erkeklerle birmifl gibi ele al namazlar. Özgün sorunlar, özgün politikalar ve örgütlerle çözülece inden, birçok alanda ve konuda oldu u gibi bu konuda da özel örgütlenmelere gitmek bir zorunluluktur. Her komitenin görevlerinden biri de bu sorun olmal, her toplant n n de iflmeyen gündem maddelerinden biri olmal d r, en üstten en alta kadar... Unutulmamal d r ki burada devrim sorunundan bahsediyoruz, komünistler bu nedenle daha sistemli daha at lgan olmal ; kal plar, genel geçer yüzeysel yaklafl mlar de ifltirmelidir... De iflmez e itim konular ndan biri de bu olmal d r. Pozitif ayr mc ad mlar at lmal d r. Kad n sorunu özel, örgütlü, hedefli ele al nd nda ayn zamanda kitleselleflme, kadro yetifltirme, militanlaflma, politik seviyenin art r lmas vb. bir dizi temel sorunda da ciddi geliflmelerin kaydedilece i, devrime daha h zl ulafl laca aç kt r. Aksi ise, devrimin bir hayal olarak kalmas demektir; zira kad n olmadan devrim olmaz. Bugün egemenler, feministler, ulusal hareket ve küçük burjuvazi bu soruna kendi çaplar nda önemle e iliyorlar. S n f düflmanlar m z ve çeflitli burjuva-küçük burjuva ak mlar bu arenay doldururken, komünistlerin ise sorunu önemseyifl aç s ndan daha onlara bile yaklaflamam fl olmas da ayr ca üzerinde durulmas gereken önemli bir ironi... Edilgenlik kad n sorunu/erkek egemenli i aç s ndan oldukça önemli sorunlardan biri. Edilgenli in k r lmas ataerki ye vurulacak büyük bir darbe olacakt r. Fakat, unutulmamal d r ki kad n sorununun sadece bir parças - d r edilgenlik ve bu derece yo un varl k göstermesi de genel anlamda kad n sorununa yaklafl m m zla ilgilidir. O nedenle erkek egemenli ine/kad n sorununa dair bilinci ve mücadeleyi de her zaman canl tutmal - y z. Clara Zetkin kad nlar da bilinçli üyeler olarak devrime katmak ve e itmek için çaba göstermeyen tüm yoldafllar, devrimin bilinçli baltalay c lar olarak adland r yorum diyor... Egemen s n flar devrimi baltalama iflini oldukça iyi yap yorlar, bu ifli onlara b rak p, bizler devrimi büyütmeye çal flal m! Bir K okuru Özgürlük, özgürlük mücadelesiyle kazan l r 9 May s 1976 tarihinde, kapat ld Stammheim Hapishanesi ndeki hücresinde intihar etti i iddia etti i iddia edilen, RAF n önder kadrolar ndan ve kurucular ndan Ulrike Meinhof, içinde bulundu umuz Ekim ay n n 7 sinde, 1934 y l nda, Almanya da dünyaya geldi. Lise e itiminden sonra Almanya/Marburg da Felsefe, Pedagoji, Sosyoloji ve Alman Filolojisi e itimi alan Meinhof, daha ö rencilik y llar nda Almanya n n silahlanma politikalar na karfl gerçeklefltirilen eylemlerin içinde yer ald y l nda ise, Hamburg da ç kan politik dergi Konkret te (Somut) çal flmaya bafllad. Bir süre sonra, derginin siyasi çizgisiyle yaflamaya bafllad fikir ayr l klar ndan dolay, dergiden ayr ld. Meinhof sonraki y llarda giderek daha radikal-devrimci bir hatt benimsemeye bafllad ve 1970 lerin bafl nda, bir ma azay kundaklama iddias yla hapiste bulunan Andreas Baader in kaç r lmas n organize etti ve Baader le birlikte yeralt na çekildi. Bu süreçte Andreas Baader, Gudrun Enslin ve Holger Meins gibi devrimci isimlerle birlikte, RAF (Rote Armee Fraktion K - z l Ordu Fraksiyonu) kurdu. Tüm dünyada yükselifle geçen devrimci dalgaya paralel olarak Almanya da da ortaya ç kan bu devrimci yükselifl, özellikle de silahl mücadele, Alman devletini panikletmekte gecikmedi. Ayn y llarda RAF n önder kadrolar na dönük adeta bir cad av bafllat ld ve bu süreçte baflta Meinhof ve Baader olmak üzere, çok say da RAF kadrosu faflist Alman devleti taraf ndan yakalanarak, a r tecrit koflullar n n hüküm sürdü ü hapishanelere konuldu. RAF tutsaklar içinde bulunduklar a r tecrit koflullar n protesto etmek için, 1973 y l nda ilk açl k grevlerini gerçeklefltirdiler y l nda tekrar açl k grevine giden tutsaklardan Holge Mains, zorla beslenme uygulamas sonucunda yaflam n yitirdi. Ancak Mains, faflist Alman devletinin katletti i ilk devrimci de ildi. Ayn y llarda çok say da devrimci, Alman devletinin terörle mücadele politikas sonucu katledilecekti. Bunlar n en tart flmal olanlar ise, Meinhof la bafllayan, Stammheim Hapishanesi ndeki intihar vakalar yd hiç kuflkusuz. Stammheim Hapishanesi nde o güne kadar görülmedik bir tecrit alt nda tutulan Ulrike Meinhof un, 9 May s 1976 tarihinde, tutuldu u hücrede intihar etti i aç klamas yap ld. Ancak daha aç klama yap l r yap lmaz, intihar iddias üzerinde flaibeler oluflmufltu. Ne avukatlar ne taraftarlar ne de özellikle k z kardefli, Meinhof un intihar etti i iddias na inanm fllard. Meinhof un cenaze töreni büyük bir kitle gösterisine dönüfltü. Ard ndan ba ms z bir komisyon oluflturularak, intihar iddialar n n gerçe i yans tmad ispatlanmaya çal - fl ld. Araflt rma sonuçlar, olay n intihar olmad na, Meinhof un hücresinde katledildi ine iflaret ediyordu. Ayr ca araflt rmalar s ras nda ilginç bulgulara da ulafl l - yordu. Örne in, gizli servis elemanlar n n ve de Alman Ordusu nun üst düzey temsilcilerinin, politik tutsaklar n kald bölüme sistematik ziyaretler gerçeklefltirdi i, bu ziyaretlerin büyük bölümünün ise, do rudan tutsaklar n bulundu u bölüme aç lan, gizli bir kap dan yap ld bilgilerine ulafl l - yordu. Alman devleti ise Meinhof un ölümünü akli dengesinin yerinde olmad gerekçesine dayand rmaya çal fl yor, bunu da Meinhof un ilk gençlik y llar nda geçirdi- i bir beyin ameliyat üzerinden gerçeklefltirme gayreti güdüyordu. Bu gayret, yoldafllar ile aras n n iyi olmad, ideolojik ayr flmalar yafland gibi iddialarla da beslenmeye çal fl l yordu. Ancak Meinhof hücresinde intihar etti i iddia edilen tek politik tutsak olmayacakt. 18 Kas m 1977 de Anderas Baader ve Jan Carl Ruspe hücrelerinde silahla vurulmufl olarak bulunacaklar, ayn tarihte Gudrun Ensslin in de hücresinde kendini ast iddia edilecekti. Faflist Alman devleti RAF militanlar n sadece katletmekle yetinmeyecekti. Meinhof un cesedi, beyni ç kar lm fl olarak ailesine teslim edilecek, yap lan itirazlar sonucu, ancak geçti imiz y llarda kay p olan beyin ailesine geri iade edilecekti. Meinhof a dönük, ölümünden sonra bile gerçekleflen sald r, sadece bununla da s n rl kalmam flt. Mezar tafl na yaz lan Özgürlük özgürlük mücadelesiyle gelir fliar da, mahkeme karar yla mezar tafl ndan silinecekti. Çünkü bu fliar, topluma terörist olarak lanse edilen Meinhof un gerçek kimli ini yans t yordu. Saklamaya, ortadan kald rmaya çal flt klar da buydu. Onun devrimci kimli i! Halklara dönük sald r lar n terörle mücadele ad alt nda yo unlaflt günümüzde, emperyalist-faflist Alman devleti, devrimcilere dönük, RAF militanlar özgülünde geçmiflte yürüttü ü karalama, halktan soyutlama kampanyalar n, yine RAF üzerinden yeniden bafllatm fl bulunuyor. RAF militanlar n n intihar etti i fikrini pekifltirmek için yalanc tan klar bulunuyor, filmler çekiliyor, eski devrimci art klar n n a z ndan baflta Meinhof ve Baader olmak üzere, devrimciler karalanmaya çal fl l yor. Çünkü onlar da art k biliyorlar ki, gittikçe daha genifl y nlar, Özgürlük özgürlük mücadelesiyle gelir fliar n kendilerine rehber ediniyor! Prf. Dr. rena Fernandez, hükümet aleyhinde yalan-yanl fl haber yazd ve yayd gerekçesiyle, 10 Eylül 2008 Çarflamba sabah, Malezya hükümeti taraf ndan tutukland. AT K Kad n Komisyonu taraf ndan yap - lan yaz l aç klamada Fernandez in yaflam ndan bahsedilerek tutuklanmas k nand. Fernandez in çal flmalar Malezya hükümetini rahats z etti ve hakk nda tutuklama karar ç - kart ld. Malezya hükümeti Fernandez i tutuklayarak onu susturup/ sindirmeye, cesaretini k rmaya çal flmakta. Sadece onu mu? Malezya halk na da gözda vererek, yükselen mücadeleyi bast rmay hedefliyor denilen aç klama AT K Kad nlar Komisyonu ad na Malezya hükümetinin rena Fernandez özgülündeki bask ve sindirme politikalar n fliddetle k n yoruz sözleriyle sona eriyor. Türk- fl bünyesinde yap lan bir araflt rma, sendikalar n karar alma mekanizmas - n n en üst noktas olan genel merkez yönetimlerinde kad nlar n söz sahibi olmad - n ortaya koydu. Araflt rmaya göre, Türk- fl e ba l 35 sendikada sadece üç kad n genel merkez yöneticili i yap yor. Türk- fl te yönetici kad n sendikac lar n yüzde 45.4 üne denk gelen büyük k sm iflçilikten sendikac l a geçiflte efl ve aileleri taraf ndan destekleniyorlar. Ancak kad nlar n sendikalarda yönetim mekanizmas nda yer almalar erkek egemen bir yap - ya sahip olan sendikalarda, erkeklerin sahip olduklar karar ve yetki gücünü kad n meslektafllar yla paylaflmak istememeleri nedeniyle engelleniyor. flçilikten sendikac l a geçiflte efl ve Sendikalarda kad n n ad bile yok! aileleri taraf ndan engellenmeyen kad n sendikac lar n yüzde 21.6 s - n n erkek meslektafllar taraf ndan engellendi inin ifade edildi i araflt rma sonuçlar asl nda di er konfederasyonlarda farkl l k göstermiyor. D SK ve KESK e ba l sendikalar n yönetim kadrolar nda da kad nlar n az nl kta kald önemli bir gerçek. D SK ve Türk- fl e oranla KESK te durum biraz daha iç aç c olmas na ra men dünya ortalamas olan % 46.2 oran n yakalam fl de il. SES ve E itim-sen ve ba l bulunan flubelerde kad n sendikac lar n yer ald KESK in stanbul fiubeler Platformu Dönem Sözcülü ü gibi önemli bir görevi üstlenmifl bir kad n sendikac d fl nda KESK henüz dünya ortalamas n 14.6 gibi bir oranla geriden takip ediyor. MA Yönetim Kurulu üyesi, Prf. Dr. rena Fernandez tutukland rena Fernandez kimdir? Anne-babas ngiliz mparatorlu u taraf ndan Malezya da tar mda çal flt r lmak için getirilmifl bir göçmen k z. Göçmen, üstelik de göçmen kad n olman n zorluklar n bir bütün olarak yaflad. Malezya da Tenaganita Kad n Gücü nün kurucusu-yöneticisi ve ILPS nin kurucu üyelerinden. 62 yafl nda ve ciddi sa l k sorunlar olmas na ra men, 30 y ldan beridir Malezya da göçmenlerin ve kad nlar n haklar için aktif mücadele etmekteydi. Malezya hükümetinin tüm sindirme politikalar na, sald r lar na ra men o, 30 y ld r ezilenlerin, yoksullar n, göçmenlerin ve Malezya kad nlar n n umudu olmaya devam etti. Tüm bask lara ra men y lmadan Malezya hükümetinin politikalar n teflhir etti te, alternatif Nobel Ödülleri olarak bilinen Do ru Yaflam Ödüllerine lây k görüldü. 15 Haziran 2008 de Hong Kong ta, MA Kurulufl Kongresi nin aç l fl konuflmas n yapan Fernandez, Malezya da kad nlar n tek bafl na seyahat etmesini engelleyen yasaya itiraz edenlerin ve bu yasan n geri çekilmesi için yo un mücadele edenlerin de bafl nda da yer al yordu.

13 3-16 Ekim 2008 İşçi-köylü 13 Dünya Romanya Yeni Komünist Partisi nin Kafkaslar a iliflkin aç klamas * Romanya Yeni Komünist Partisi, Abhazya ve G. Osetya ayr l kç bölgeleri için, Rusya ve Gürcistan aras nda aç k savafla dönüflen, Kafkaslardaki artarak devam eden uzun süreli düflmanl klardan kayg duymakta ve k nad n ifade etmektedir. Bugünkü savafl, emperyalist merkezler aras ndaki çeliflkilerin yani, bölgesel ve dünya çap nda egemenlik için çat flan kapitalist güçler aras ndaki çat flmalar n ifadesi olarak tan mlanmal d r. Amerikan emperyalizmi, Sovyetler Birli i nin da- lmas ile beraber ortaya ç kan yeni kapitalist Rusya n n zay fl n f rsat bilerek Kafkaslarda, Balkanlarda ve Orta Asya da egemen olmaya dönük ad mlar atm flt r... Fakat son y llarda Rusya 90 l Emperyalist savafllara ve iflgale karfl yürüyüfl Afganistan 7, Irak iflgali 5. y l na girerken, bu ülkelerin halklar üzerinde zulmün ve bask n n hiç eksik olmad bir gerçektir. flgaller, fiili olarak askeri güç bulundurmak ve belli alanlar kontrol alt nda tutmak d fl nda emperyalistlerin hanesine baflar ve kazan m noktas nda hiçbir getiri sa layamam flt r. Bu andan sonra da iflgalciler bataktan kurtulma ve süreci en az zararla kapatman n hesab ndalar. Tüm bu sald r lara karfl 20 Eylül de Avrupa n n birçok yerinde düzenlenen yürüyüfllerin biri de Stuttgart ta yap ld. 6 bine yak n kiflinin kat ld yürüyüfle bizler de AT F olarak kat ld k. Emperyalist savafla ve iflgallere karfl pankart m z ve birçok bayrak ve dövizimizle yürüdük. Birçok örgütün ve kurumun kat ld yürüyüflte özellikle Alman askerinin Afganistan daki say s - n n art r lmas na yönelik tepkilerin yo un oldu u görüldü. (Stuttgart AT F) y llar n derin krizini geride b rak p, yeni bir büyük-kapitalist s n f ve zengin bir oligarfli yaratm flt r. Bu oligarfli karfl l olan Amerikan oligarflisi gibi, yay lmay arzu etmekte ve bunun sonucu olarak Rusya (RusAl, Evraz, Norilsk vb. flirketler arac l ile) Do u Avrupa n n veya Orta Asya n n ya da Afrika n n yoksul ülkelerine ve düflük ölçekte de olsa bat l zengin ülkelere sermaye ihraç eden önemli bir ülke olmufltur. Rus kapitalistlerinin, Amerikal lardan sonra ikincilik rolü oynama gibi bir niyetler yoktur... Uluslararas iflçi s n f ve tüm dünya komünistleri kararl ve etkin bir flekilde bu emperyalist savafla karfl durmal d r. Neo faflist Pro Köln inisiyatifinin, uluslararas faflist bir eylem olarak planlad ve tüm Avrupa genelinde yapt ça r yla gerçeklefltirilmek istenen anti- slam konferans, binlerce anti-faflistin eylem yapmas üzerine, daha bafllamadan polis taraf ndan yasaklanmak zorunda kald. Polis taraf ndan yap lan aç klamada, yasaklama nedeni güvenli in sa lanamamas gösterildi. Geçti imiz Temmuz sonlar nda polisin aç klamas yla ortaya ç kan habere göre Do u Bengal Komünist Partisi-K z l Bayrak Genel Sekreteri Dr. Mizanur Rahman Tutul, Dakka yak nlar nda bulunan Naogaon bölgesinde ç kan çat flma sonucu katledildi. Polisin yapt aç klamaya göre, Tutul un da aralar nda bulundu u bir grubun toplant yapt klar alan bas lm fl ve özel birimlerle (RAB) komünistler aras nda ç kan çat flma sonucu Tutul öldürülmüfltür. Fakat Tutul un annesinin daha katledilmeden yapt aç klama ise polisin iddialar n yalanlamakta. Annesi, o lunun sa olarak yakaland - n, sorgulama sonucunda ise katledildi ini belirtti. Genel Sekreter Tutul un katledilmesini baflta Asya Komünist partileri ve örgütleri olmak üzere Bangladefl te bulunan insan haklar örgütleri yapt klar aç klamalarla k - nad y l nda do an Tutul, illegal faaliyete geçmeden önce doktorluk mesle ini yürütüyordu y l nda Faflizme geçit yok! Irkç l a, faflizme ve her türden ayr mc l a karfl biraraya gelen antifaflistler, erken saatlerden itibaren konferans n yap laca, Heumarkt çevresindeki sokak ve caddeleri iflgal ettiler. Böylece faflistlerin konferans bölgesine gelmesini engelleyen anti-faflistler, geçmeyi baflaran 50 kadar faflistin etraf n kuflatt lar ve böylece etkinli in yasaklanmas n sa lad lar. Burjuva medya ise, bir kez daha Ancak, ayn zamanda Amerikan emperyalizmi de dünyaya egemen olma arzusundad r, kâr ve açgözlülü e dayanan bugünkü sistemde sadece; savafl n geri say m olabilir ve bugün de bunu görmekteyiz. Uluslararas kapitalizm bir kez daha, insanl emperyalistler aras savafl n girdab na sürükleyecek bir çat flman n efli inde bulunmakta. Bugünkü savafl n sorumlular n n Amerikan ve Rus emperyalistlerinin görevini yerine getirerek, konuyu çarp tt ve olay fliddet yanl s otonomlar olarak verdi. Polis sözcüsü ise, faflistlerin toplanma hakk n n zorla engellenmesinin kabul edilemez oldu unu söyledi. Oysa faflistler daha Köln e girdikleri andan itibaren, taksiler kendilerini tafl mak istememifl, hiçbir otobüs flirketi onlar kentte gezdirmeye yanaflmam flt. Sonunda polis taraf ndan bir otele götürüldüklerinde ise, otele girdikten 20 dakika sonra odalar n boflaltmak zorunda kalm fllard. 20 Eylül de gerçekleflen eylemde katledilen parti sekreterinden sonra katledildi i güne kadar bu görevi yürütüyordu. Bangladefl, Asya n n en yoksul ülkesi. Bir tarafta milyonlarca yoksul yaflarken, di er taraftan ise küçük bir az nl k ülkenin zenginliklerini paylaflmakta. ktidarlar n korumak isteyen bu küçük az nl k, sahip oldu- u mafya, devlet ve askerin zoruyla genifl halk y nlar n sürekli bask alt nda tutmaya çal flmakta. Bu bask - ya karfl ise özellikle ülkenin do u bölgesinde Maoist hareketin etkisinde geliflmekte olan bir silahl mücadele bulunmakta. Halk n isyan n tetiklemesinden korkulan bu silahl mücadeleyi bast rmak için ise komünist önderler ve devrimciler katledilmekte. (Yunanistan dan bir K okuru) oldu u aflikard r. Aç kças bugün karfl karfl ya oldu umuz, 100 y l önce, 1. Dünya Savafl n n patlak vermesinin öngününde olanlar n tekrar d r. ABD yüzy l öncesinin ngiltere sine, Rusya ise Almanya ya benzemektedir... Uluslararas iflçi s n f ve tüm dünya komünistleri kararl ve etkin bir flekilde bu emperyalist savafla karfl durmal d r. Dünya iflçi s n f neden ne olursa olsun hiçbir flekilde bugünkü emperyalist savafl n taraflar ndan birini tercih etmemelidir. Enternasyonal proletarya ve komünist hareket kararl ve etkin bir biçimde her iki tarafa karfl durmal d r. (Yunanistan dan bir K okuru) *Yaz 20 Eylül 08 tarihli YKP (M-L) nin gazetesi Proletarya Bayra ndan Türkçe ye çevrilmifltir. tafl nan pankartlarda, halklar n kardeflli ini içeren sloganlar n yan s ra, Tüm faflist örgütler yasaklans n sloganlar yer al rken, eyleme çok say da ilerici-devrimci kurum ve baflta AT K olmak üzere, çok say da göçmen örgütü de kat l m sa lad. Eylemde at lan sloganlar ise flunlard : Anti- slam Kongresine ve faflizme hiçbir yerde geçit verme!, Bütün faflist partiler ve örgütler kapat ls n!, Emperyalizme, faflizme ve her türden gericili e hay r!, Yaflas n enternasyonal dayan flma ve halklar n kardeflli- i! DBKP (M-L)-K z l Bayrak Genel Sekreteri katledildi sviçre de iflçi s n f ve emekçilere yönelik sald r ve hak gasplar na en fazla maruz kalan göçmen emekçilere dönük sald r lara karfl durmak ve kamuoyunda duyarl l k yaratmak amac yla 13 Eylül 2008 tarihinde bir yürüyüfl gerçeklefltirildi. Yürüyüfle yaklafl k kifli kat ld. Kâ ts zlar diye nitelendirilen, kal c bir oturum iznine sahip olmayan göçmenlere oturum hakk n n tan nmamas n protesto etmek amac yla Bleibe Recht ad alt nda oluflturulan Platform taraf ndan düzenlenen yürüyüfle, DGP bileflenlerinden T F de aktif bir flekilde kat ld. Yeni göçmenlik ve iltica yasalar yla sald r lar n art ran sviçre tekelci sermayesi, Herkese oturma hakk yerli ve göçmen iflçi s n f n karfl karfl ya getirmekte, rkç yönelimini, uygulad politikalarla kitlelere kan ksatmaya çal flmakta ve bu do rultuda ciddi sonuçlar da almaktad r. Bu gerçekli i gündemine alan federasyonumuz T F, platformun düzenledi i yürüyüfle güncel pankart, ILPS-AT K ve IMA (Uluslararas Göçmenler Birli i) flamalar yla aktif kat l m sa lad. Yürüyüfl boyunca Almanya da uluslararas hukuka ayk r bir flekilde tutuklanan Önder Dolutafl la ilgili AT K taraf ndan ç kar lan broflürler de da- t ld. T F ( sviçre Türkiyeli flçiler Federasyonu) FİLİPİNLER Filipinler-Quenzon City deki üniversitede, 200 akademisyen ve çal flan, ald klar düflük ücretleri protesto etmek için eylem yapt. Maafllar na % 10 zam isteyen üniversite çal flanlar, iki ay önce de ayn taleple protesto eylemi gerçeklefltirmifl ve kendilerine ücret art fl sözü verilmiflti. Üniversite çal flanlar, verilen sözün yerine getirilmemesi üzerine tekrar eylem yapt. BANGLADEŞ Bangladefl te dinmek bilmeyen eylemler ve grevler nedeniyle tekstil fabrikalar n n etraf, askerler ve polisler taraf ndan kuflat ld. Böylelikle grevlerin engellenmesi hedeflenirken, tüm bu yo un bask lara karfl n grevlerin önüne geçilemiyor. Grev ve eylem dalgas n n en somut nedenini ise, durmak bilmeyen fiyat art fllar oluflturuyor. Fiyat art fllar ise, tekstil sektöründe çal flanlar n % 90 n oluflturan kad n iflçilerin yeterince beslenememesini getirmekte, kad n iflçiler açl k s n r n n alt nda yaflamaya mahkum edilmekte. ENDONEZYA Endonezya da faaliyet gösteren PT Adetex firmas nda çal flan 300 kad n iflçi, y ll k primlerinin kesintisiz ödenmesi için greve ç kt lar. Firma Nisan ay nda 800 çal flandan 300 ünün primlerinde % 50 kesinti yapm fl ve yasalara ayk r olarak, alacaklar primin sadece yar s n ödemiflti. İRAN ran hapishanelerindeki Kürt politik tutsaklar 25 A ustos tan bu yana süresiz açl k grevindeler. PKK ve PJAK davas tutsaklar Yaflamak direnmektir fliar yla gerçeklefltirdikleri açl k greviyle birlikte en baflta da, 8 Kürt gazeteci ve insan haklar savunucusunun idamlar n engellemeyi hedefliyorlar. Tutsaklar ayr ca, Urmiye, Kirmanflan, Tahran ve di er kentlerdeki hapishanelerde tutsaklara dönük gerçekleflen iflkenceleri protesto ediyorlar. Avrupa n n birçok kentinde de, tutsaklar n açl k greviyle dayan flma amac yla çok say da eylem gerçeklefltirilmekte. MAKEDONYA Makedonya hükümetinin, IMF ve DB n n zoruyla ç karmaya çal flt yeni ifl yasas çal flanlar ve ba l olduklar sendikalar taraf ndan protesto ediliyor. Özellikle de Makedonya Metal flçileri Sendikas SIER, hükümetin yeni yasa önerisine karfl bir dizi grev ve eylem karar ald. Yeni yasa, çal flanlar n y ll k ücretli izinlerini 26 günden 20 güne çekerken, ifl sözleflmelerinde de bir dizi hak gasp n içeriyor. VİETNAM Vietnam n Danang kentinde faaliyet gösteren giyim fabrikas Valley View de çal - flan 1400 kad n iflçi, 11 Eylül den beri grevde. Kad n iflçiler fiyat art fllar n protesto etmenin yan s ra, yemek üretlerinin art r lmas n talep ediyorlar. Ayr ca Ho fii Minh kentinde bulunan Daewoong giyim firmas n n 400 kad n iflçisi de ücret art fl talebiyle greve ç kt. flçilerin ayl k ücretleri sadece 56 ABD Dolar. Evrensel Bak fl Baflka bir dünya mümkün, ama nas l? Baflka bir dünya mümkün slogan etraf nda toplanan sosyal hareketler, Eylül tarihleri aras nda, Avrupa merkezli olarak bir kez daha biraraya gelerek, dünya meselelerini tart flt lar! Avrupa Sosyal Forumu olarak gerçeklefltirilen faaliyet bu y l skandinavya n n Malmö kentinde organize edildi. Toplant için yola ç kanlar, kendi anlat mlar na göre, Malmö ye vard klar nda hayli hayal k r kl na u ram fllar. Kentin hiçbir yerinde sosyal foruma iliflkin ne bir afifl, ne bir iflaret, hiçbir ize rastlanmad ndan yak n l yor bu anlat mlarda. skandinavya n n sosyal demokrat hükümeti ne yapacaksan z gözlerden rak yap n, fazla ortal kta dolaflmay n yaklafl m sergiledi i için, sosyal forumcular da buna uygun hareket etmek zorunda kalm fllar! Forumdaki tart flmalar, 10 ana temada gerçeklefltirilmifl. Ve bu tart flmalara iliflkin forumun bitiminde yap lan aç klamalara, yay nlanan belgelere bakt m zda görüyoruz ki, sosyal forumcular dünya meselelerini yine bir kez daha, gerçek zemininden kopararak ele alm fllar. Bu gerçeklikten uzak ele al fl ise beraberinde yine çözümü de il, çözümsüzlü ü getirmifl. Böylece sosyal forumcular (her defas nda oldu u gibi) bu birkaç günde sosyalleflmenin, -(kendi anlat mlar yla) kahve sohbetlerinde yeni arkadafll klar kurman n ötesine geçememifller. Sosyal forumlar n, bunlara yön veren anlay fltan kaynakl olarak, bunun, yani sosyalleflmenin ötesine geçemeyece i ise, daha önceki toplant lar sonras yap lan de erlendirmelerde, forumun savunucular -kat l mc lar taraf ndan da dile getirilmiflti. Son gün yap lan yürüyüflte deflarj olmufllu un verdi i hazla (veya gazla) yaz lan-çizilenler de, forumun bugün halklar n karfl karfl ya oldu u sald r lar bertaraf edecek bir yönelimi önüne koy(a)mad (ve de koyamayaca ) gerçekli ini gizleyemiyor. Toplant n n sonucunda ortaya ç kan 4 maddelik sonuç bildirgesi, NATO ya, BM ye, iklim de iflikliklerine karfl protesto gösterileri örgütleme hedefinden baflka bir vaatte bulunmuyor. nsan haklar ve bar fl söylemlerinin s kça yer ald forum aç klamalar ise, bunlar n nas l tesis edilece ine, örne in bar fl n nas l gelece ine ve de kiminle nas l bir bar fl sorular na dair somut bir cevap içermiyor, mu lâk bir mücadele etmek yaklafl m n n ötesine geçemiyor. Oysa Ortado u daki iflgallerin de tart fl ld iddia edilen forumun topland günlerde, emperyalist iflgallerin giderek daha genifl bir co rafyaya yay lmaya çal fl ld na flahit oluyoruz. Kimlerin yapt noktas ndaki flaibeler hala ayd nlat lmam fl olan, ancak tüm bulgular n CIA n n parma - n iflaret etti i 11 Eylül sald r lar n n hemen ard ndan, sald r lar n sorumlusu oldu u iddia edilen El Kaide yi ortadan kald rma iddias yla iflgal edilen Afganistan iflgali, giderek Pakistan s n rlar n n içine kaymaya bafllam fl bulunuyor. Kafkaslar da k z flan hegemonya çat flmalar na paralel olarak geliflen bu durum, kaybedildi i tüm yetkili a zlardan itiraf edilen iflgal politikas n n, ABD de iyice dibe vuran ekonomik krize ba l olarak, son bir can havliyle denecek biçimde geniflletilmeye çal fl ld n gösteriyor. ABD emperyalizmi, terörle mücadele konseptinin bölgedeki en s k müttefiki konumundaki Pakistan a dönük, uzunca süredir gündeme getirdi i müdahale tehditlerini hayata geçirir bir görüntü çiziyor. ABD emperyalizminin, Afganistan daki iflgal güçlerine oldukça zor anlar yaflatan Taliban n, Pakistan topraklar ndan beslendi i gibi bir iddiayla, son günlerde birbiri ard na gerçeklefltirdi i bombard manlarda ise yine masum halk katlediliyor. ABD nin, Pakistan s n r bölgelerini Afganistan savafl n n uzant s olarak ilan etmesiyle yo unluk kazanan süreç, ABD iflbirlikçisi Pakistan yönetimini, kendi halk n n gözündeki meflrutiyetini yitirmeme çabas na ve de buna ba l olarak, ABD ye kafa tutma pozisyonuna itti. Ancak bu kafa tutma pozisyonu, Pakistan n 11 Eylül ü olarak adland r - lan, yüzden fazla insan n yaflam n yitirdi i, yüzlercesinin de yaraland Marriot oteli patlamas yla tekrar de iflikli e u ramakta gecikmedi. Olay n akabinde, ABD beslemesi bay yüzde 10 Zerdari, daha önceleri oldu u - ve de efli Benazir Butto- gibi, terörizmle mücadelenin öneminden ve ABD olmadan bu savafl n kazan lamayaca ndan söz etmeye bafllad. ABD nin gerçek niyeti ne? gibi bir soruyu da beraberinde getiren bu son duruma iliflkin ise çok say da yorum ortada dolaflmakta. Bu yorumlardan yabana at lmayacak olanlardan biri, ekonomik-siyasal krizin içinde debelenen ABD nin, Pakistan da ülkenin nükleer silahlar na el koymas n dünyan n gözünde hakl gösterecek düzeyde bir istikrars zl k yaratmaya çal fl yor olmas. kinci teoriye göreyse, NATO nun Avrupa- Atlantik bölgesinin ötesine geçerek Asya da Çin s n r na kadar uzanan kal c bir varl k oluflturmay amaçlamas. Bu durumun, Pakistan ve Afganistan halklar baflta olmak üzere, bölgedeki di er ülkeler ve halklar aç s ndan kabul edilebilir olmamas halinde ise (ki olmayaca kesin) NATO nun bir güvenlik unsuru olarak varl n meflrulaflt rmak için tüm bölgede sürekli bir savafl ve kargafla ortam yaratmaya çal flacak olmas. Bu arada ABD nin, Pakistan dan birkaç küçük devletçik daha yaratma amac güttü ü de yine varsay mlar aras nda. K sacas, emperyalistlerin hegemonya mücadelesine ve de ya ma ve talan n art r lmas na dayal iflgal savafllar, halklar n baflka bir dünya yaratma mücadelelerini de tetikleyerek geniflleme e ilimi gösteriyor. Halklar n kan-can pahas na yürüttü- ü bu mücadeleler ise asl nda, baflka bir dünya mümkün fliar n, salon toplant lar na, halklar n mücadelelerini de sistem içine hapsetmeye çal flan anlay fllara, baflka bir dünyan n nas l yarat laca n da gösteriyor. Tabii görmek isteyenlere!

14 Tarihten sayfalar Direnifl ve mücadele her daim zulme u rayan, bask gören emekçilerin yüre inde ve bilincinde boy vermifltir. Osmanl n n sömürüsü alt nda inleyen yoksul köylüler toprak talebi ile defalarca bafl kald rm fl, fieyh Bedrettinlerle Baba shaklarla zalimlere korku salm flt r. Osmanl da sanayinin geliflmesi ile birlikte yo un bir sömürüye maruz kalan iflçiler tüm engellemelere ra men birçok grev ve direnifl örgütlemifltir. Bask - n n ve zulmün oldu u yerde direnifl de filizlenmekte boy vermektedir. Tarihimiz, iflçi s n f n n daha iyi bir yaflam için mücadele verdi- i çok say da örnekle doludur. Sömürüye karfl eme ini savunan iflçiler ard llar na mücadele gelene i b rakt. Sirkeci hamallar n n yürüdü ü yoldan 1872 de Sirkeci de ifl b rakarak greve giden Sirkeci hamallar n n tafl - d direnifl meflalesi 1876 da binlerce tramvay iflçisinin elindeydi bu defa lerle birlikte iflçi cemiyetlerinde yaflanan art fl ile direnifl ve örgütlülük bilinci daha genifl bir kesime ulaflt. Cumhuriyetin kurulmas ile birlikte birçok demiryolunda yaflanan grev ve direnifllere, tütün iflçilerinin mücadelesine azg nca sald ran Kemalistler, iflçi s n f hareketine a r darbeler indirdi l y llara kadar sessiz kalan iflçi s n f hareketi II. Paylafl m Savafl - n n ard ndan k p rdanmaya bafllad. On y llar n biriktirdi i öfke patlamak üzeriydi. Dipten gelen dalga kendini yüzeyde hissettirmeye bafllam flt li y llarla birlikte iflçi direnifllerindeki ciddi art fl art k herkesin dikkatini çekiyordu larda Kavel Direnifli ile önemli bir dönemeç al nm fl, iflçi s n f n n sendikal örgütlenmesinde önemli kazan mlar elde edilmiflti. flçi s n f kendi kahredici gücünün fark na var yordu art k. Çoktand r hareketin içinde kavga bayra n yükselten G slaved lastik iflçileri de bir ad m daha ileri ç - kar. 12 Ekim 1970 te oturma eylemi düzenler. Ve fabrikay iflgal ederler. Eyleme sald ran polis iflçileri zorla d flar ç kar r. Yaflanan direnifl s ras nda bir iflçi polis taraf ndan katledilir, 50 iflçi yaralan r. Ancak bu kavga burada kalmayacakt r Gençlik hareketi ile birleflen, onunla kaynaflan iflçi s n f hareketi meydanlar sars yordu. flçi s n f n n yüre ini ve bilincini coflkulu bir rüzgârla dolduran bu hareket zalimlere so uk terler döktürüyordu. Buna daha fazla sessiz kalamazlard. Ve hemen hareket geçerler; 71 darbesi ile postal izleri fabrikalarda boy gösterir. flçi s n f na fl k tafl yanlar öldürülür, dara açlar nda salland r l r önce. Öncüler imha edilerek iflçi s n f na, emekçilere gözda verilir. Ancak askeri cunta; öfkesini, ac s n on y llard r içinde tafl yan iflçi s n f ve emekçileri susturmay baflaramaz. Cuntaya ra men s n f sokaklara yeniden dökülür Haziran da tarihe silinmeyecek bir direnifl b rak r. Korku çemberine inat... G slaved iflçilerinin direnifli 12 Mart faflist cuntas na ra men sürer. Cuntan n ard ndan sessizli i ilk bozan yine onlar olur. lk grev 1974 y - l nda G slaved iflçileri taraf ndan Lastik- fl Sendikas n n öncülü ünde gerçeklefltirilir. Art k buz k r lm fl yol aç lm flt y l nda Sümerbank a ba l 226 ma azada toplam 1300 iflçiyi kapsayan grev karar al n r. 13 Ekim 1972 de stanbul, zmir, Bursa, Bal - kesir ve Konya daki 20 yi aflk n Sümerbank ma azas nda kademeli olarak grev uygulamas na geçilir. 8 gün devam eden grev kazan mla sonuçlan r. Tez Büro- fl in öncülü ünde Garanti Bankas nda greve ç k l r. 46 iflyerinde yaklafl k 900 iflçinin, Eylül 1976 da bafllatt grev, 4 Ekim 1976 da kazan mla sona erer. Ard ndan 80 darbesi ile iflçi s n - f n n barikat barikat çat flarak kazand haklar gasp edilir. Ülke adeta bir cehenneme dönüfltürülür. Hapishaneler dolup taflmakta, iflçi-köylü, emekçi ve devrimciler dara açlar nda iflkencehanelerde can vermektedir. Bu zulüm f rt nas nda her fleye ra men direnifl bir köz olarak da olsa yanmaya devam edecektir. Devrimci tutsaklar isyan n rengini unutmaz, unutturmaz. flçilerin ellerinde koca bir dünya 80 lerin ortas ndan itibaren iflçi s n f biriktirdi i öfkesini direnifl ve grevlerle ad m ad m alanlara tafl r. Ulusal kurtulufl hareketinin 84 te yapt ç k fl ile da bafllar nda direnifl ateflleri yak l r. 89 bahar eylemleri ile gündeme tüm a rl n koyan iflçi s n f yeniden sahnededir art k. 90 l y llar boyunca grevlerle hak ve özgürlükleri için, insanca yaflanacak bir ücret için iflçi s n f mücadele mevzilerini doldurur. Kamu emekçileri de bu kavgada art k daha güçlü var m diyordu bu y llarda li y llara gelindi inde iflçi s n f hareketinde yaflanan ciddi düflüfl dikkatleri çeker. Direnifl yine parça parça yaflanan grevler ve ifl b rakma eylemlerinde yaflayacakt r. flçi s n f, tarihi boyunca say s z yenilgi alm fl ancak hiçbir zaman mücadeleden vazgeçmemiflti. Yenilgilerin yan s ra zafer ve kazan mla sonuçlanan çok say da direnifl ve grev deneyimi de yaflam flt. Köz harlan yor. İşçi-köylü 14 Sirkeci hamallar ndan bugüne; Bir direnifl öyküsü... Çin Devrimi nin en önemli dönemeçlerinden birini oluflturan Uzun Yürüyüfl tarihte efli benzeri görülmemifl bir harekât olarak haf - zalara kaz nd. Çin Komünist Partisi nin önderli inde geliflen Çin Devrimi nin geliflip güçlenmesi ve kurtar lm fl bölgeler infla etmesi Çin egemenlerine kâbus dolu günler yaflat yordu. Çin in toprak a alar n n ve kompradorlar n n sözcüsü Çan Kay-fiek Çin Komünist Partisi nin önderli inde genifl halk y nlar ile kaynaflan ve gücünü giderek art ran K z l Ordu yu yok etmek için haz rl klara giriflti. K z l Ordu nun üslendi- i Kiangsi deki kurtar lm fl alanlara kontrgerilla sald r - lar ile bafllat lan harekât, zaman içinde büyük bir kitle katliam na dönüfltü. On binlerce köylünün evleri yak ld. Kurtar lm fl alanlar n etraf ndaki tüm köyler boflalt ld. ÇKP, Mao nun itirazlar na ra men K z l Üsleri terk etmek yerine geri çekilmeden, alan koruma stratejisi izleyerek Çan Kay fiek in güçleri ile savaflt. Ancak say ca üstün ve ikmal sorunu olmayan Çan Kay fiek in ordusu K z l Ordu nun etraf - n kuflatm flt. K z l Ordu çemberi yarmak ve imhadan kurtulmak için bir harekât düzenlemek zorunda kald. 120 bin kiflilik K z l Ordu ve on binlerce köylünün kat ld yürüyüfl böylece bafllam fl oldu. Baflkan Mao Çin Direnifl meflalesi flimdi Antalya Organize Sanayi Sitesi nde kurulu bulunan Novamed fabrikas nda çal - flan kad n iflçilerin elindeydi. flçiler insanca yaflam koflullar ve yaflanabilir bir ücret için sendikaya üye olarak direnifle geçti. Petrol- fl Sendikas na üye olan 82 si kad n 84 iflçinin 448 gün süren direnifli zaferle sonuçland ve patron sendikay kabul etmek zorunda kald. Türkiye de organize sanayi bölgelerinde gerçeklefltirilerek zaferle sonuçlanan ilk grev olma özelli i tafl yan Novamed direnifli kad nlar n direnifli ile ad n duyurdu. 82 kad n ve iki erkek iflçi tüm bask lara ve engellemelere ra men direnifli kararl - l kla sürdürüp sendikal oldu. flçi s n f zafer hanesine Novamed i de ekleyebilirdi flimdi. Türk Hava Yollar ile Hava- fl Sendikas aras nda yürütülen Toplu fl Sözleflmelerinin t kanmas ve sendikan n direnifl karar almas ile s n f hareketi yeniden grevi ancak bu defa daha genifl bir kesimle tart flmaya bafllad. Aradan birkaç ay geçmeden özellefltirilerek uluslararas bir flirkete sat lan Türk-Telekom ile Haber- fl Sendikas aras nda yap lan görüflmelerin anlaflmazl kla sonuçlanmas üzerine Haber- fl Sendikas da 16 Ekim 2007 de grev ilan etti. 26 bin 680 çal flan n Haber- fl Sendikas nda örgütlü bulundu u Türk-Telekom da bafllayan grev, ülke gündemine bomba gibi düfltü. Türk-Telekom tarihindeki bu ilk grev ile haberleflme sistemleri önemli oranda felç oldu. Cep telefonlar flebekesi, internet ulafl m büyük oranda zay flad. Greve egemenlerin tepkisi gecikmedi. Birçok ilde tafleronlar fiber optik kablolar keserken suçüstü yakalayan iflçiler sald r ya u rad. Gözalt na al nan iflçiler vatana ihanet iddias ile tutukland. 44 gün süren grev iflçi s n f na önemli bir moral kayna oldu. Çeflitli illerde sendikalar n gerçeklefltirdi i eylemlerle dayan flmada bulundu u grev, egemenlere korkulu anlar yaflatt. Grev, tüm karalamalara ra men kamuoyunun yo un deste i ile kazan mla sonuçland. Biz buraday z, gelece imiz için Türk-Telekom la canlanan atmosfer Sosyal Güvenlik Yasa Tasar - s n n Meclis e gelmesi ile daha da s nd Mart ta Türkiye nin dört bir yan nda soka a dökülen on binler gelece ine sahip ç kaca n hayk rd. 6 Nisan da Kad köy de iflbirlikçi, sar sendika a alar na ra men toplanan 50 bin kifli Biz buraday z diyordu. GSS nin yaratt atmosfer içinde stanbul Büyükflehir Belediyesi ile görüflmelerin t kanmas üzerine Belediye- fl Sendikas grev karar ast. Belediye- fl Sendikas na üye binlerce iflçi, elektrikten suya, do algazdan ulafl ma kadar yap lan zamlara Devrimi nin anahtar konumundaki K z l Ordu nun korunmas için böyle bir harekât zorunlu görüyordu Böylece tarihe flanl Uzun Yürüyüfl olarak geçecek ve Çin Devrimi nin en önemli kilometre tafllar ndan birini oluflturacak olan yürüyüfl bafllam fl oldu. Uzun Yürüyüfl ile K - z l Ordu karla örtülü da lardan, stratejik geçitlerden, aman vermez rmaklardan geçti ve daha önce ayak Bir tohum makinesi... bas lmayan topraklar katetti. Yaklafl k km lik, yani yaklafl k Pekin ile Paris aras ndaki bir mesafeyi yürüyerek geçti. Yolculuk boyunca do an n zorlu koflullar n n d fl nda ayn zamanda Çan Kay-fiek in sürekli takibi ve sald r lar ile mücadele etmek zorunda kald. Ekim 1934 ten 1935 e kadar süren yürüyüfl boyunca K z l Ordu büyük kay plar verdi. 120 bin kifli ile bafllayan yürüyüflün sonunda K z l Ordu nun gücü 20 bine düfltü. On binlerce K z l Ordu eri rmaklarda 3-16 Ekim 2008 ra men iflçilere zam yap lmamas n protesto etti. Edirnekap dan Büyükflehir e yürümek isteyen iflçilere polis sald rd birçok iflçi yaraland. Polis engeline ra men iflçiler yürüyerek Büyükflehir in önüne geldi ve grev karar n ast. Yapt klar eylemlerle greve haz rlanan iflçiler, Büyükflehir Belediyesi ne geri ad m att rmay baflard. 4 bin iflçiyi kapsayan görüflmeler son y llar n en iyi T S ini imzalanmas ile sonuçland. Ard ndan grev karar asan Genel- fl Sendikas n n talepleri de kabul edilerek kazan mla sonuçland. Direnifl atefli, kazan mla sonuçlanan birçok mücadelenin morali ile yanmaya devam ediyor. flçi s n f, flimdi Unilever, Uno, E-Kart ta gelece ine dört elle sar l yor, DESA, TE- GA, Yörsan da direnifl türküleri söylüyor. T pk daha önce yapt gibi... sürüklendi, karl da larda buz kesti, çat flmalarda öldürüldü, açl k, yorgunluk ve hastal ktan yaflam n kaybetti. K z l Ordu nun Zunyi ye ulaflmas ile sona eren yürüyüfl, K z l Ordu nun büyük bir yenilgiyi büyük bir zafere dönüfltürmesine tan k oldu. K z l Ordu Uzun Yürüyüfl boyunca yaratt kahramanl klarla Çin halk n n büyük sayg s n kazand. Yol boyunca siyasi çal flmalar n aksatmayan K z l Ordu, bu kaç fl büyük bir propaganda arac haline getirmeyi baflard. Uzun Yürüyüfl boyunca K z l Ordu geçti i 12 eyalet boyunca köylülere kendini tan tt, onlar n sorunlar n dinledi. Uzun Yürüyüfl K z l Ordu nun Çin halk ile etle t rnak gibi bütünleflmesine büyük hizmet etti. syan ve direnifl tohumlar n her ad mda Çin halk n n bilincine ekti. Tüm bunlar n yan nda Çin Devrimi nin gerçek önderlerini de ortaya ç kard. Okuma yazmas olmayan binlerce Çin köylüsü bu yürüyüfl boyunca ald görevlerde siyasi olarak geliflerek Çin Devrimi boyunca birçok önemli sorumlulu a geldi. Yürüyüfl, Baflkan Mao nun Halk Savafl stratejisinin do rulu unu gösterdi, onun önderlik yeteneklerini aç a ç kard. Uzun Yürüyüfl ile Çin Devrimi Baflkan Mao nun stratejisi do rultusunda geliflim kaydetmeye bafllad. Baflkan Mao nun önderli inde Çin Devrimi nin en önemli dönemeçlerinden biri haline geldi. Kültür-sanat Gazetecilik Ödülleri Apê Musa dan Diyarbak r n Seyrantepe Semti nde 20 Eylül 1992 tarihinde kurflunlanarak öldürülen Gazeteci-Yazar Musa Anter için her y l verilen gazetecilik ödülleri 16. y l nda memleketi Nusaybin de bir törenle sahiplerine verildi. Ödül töreni, yak n arkadafllar n n anlat m ile Apê Musa n n hayat n anlatan ve Cihan fien taraf ndan kaleme al nd Araf isimli oyunun prömiyeri ile bafllad. Ayd n Orak taraf ndan sahnelenen oyunda Apê Musa n n görüntülerinin yer ald sinevizyon gösterimi de sunuldu. Tiyatro ve sinevizyon gösteriminin ard ndan 2008 Musa Anter ve Özgür Bas n fiehitleri Ödülleri, yar flmada dereceye girenlere verildi. Düzenlenen yar flmada ödüllerini alan gazeteciler, Apê Musa n n kalemini yerde b rakmayacaklar n belirtti. Apê Musa flahs nda yaflam n yitiren tüm gazeteciler ve demokrasi flehitleri ad na sayg duruflu ile bafllayan törenin aç l fl n yapan Azadiya Welat Gazetesi köfle yazar Adil Zozanî nin konuflmas n n ard ndan desteklerinden dolay Nusaybin Belediye Baflkan Mehmet Tanhan a teflekkür plaketi verildi. Yap lan konuflmalar n ard ndan yar flmada dereceye girenlere ödülleri verildi. Kürtçe habercilik dal nda Gaziyên dewletê bi komkirina çopê debara xwe dikin adl haberiyle birinci olan D - HA muhabiri M. Ali Ertafl a ödülünü Kürt Enstitüsü Baflkan Sami Tan verdi. Türkçe haber dal nda 27 Temmuz da stanbul Güngören de meydana gelen ve baflta AKP hükümeti ve di- er yetkililer ile medyan n daha ilk günden PKK ye mal etti i patlaman n ard ndaki gerçekleri aç a ç karan haberleri nedeniyle D HA muhabirlerinden F rat Ça n, Uygar Gültekin ile Evrensel Gazetesi muhabiri Ceren Saran a ödülünü DTP Eflbaflkan Emine Ayna verdi. Foto raf dal nda Pafla mrek, karikatür dal nda Mehmet Ali Günefl de ödüllerini alk fllar eflli- inde ald. (H. Merkezi) Munzur Çevre Derne i çevresine sahip ç k yor 28 Eylül Pazar günü, çevre sorunlar n ele ald bir dayan flma gecesi düzenledi. Munzur vadisi milli parkt r, dokunulmas yasakt r, Munzur da, Bergama da ve Kazda lar nda siyanürlü alt n iflletmecili ine hay r, Nükleer enerji kullanmaktansa mum fl na raz y z vb. pankartlar yla salon süslendi. Etkinlik, Munzur un do al tarihi ve direnifl gelene ini anlatan bir sinevizyonla bafllad. Sinevizyonun ard ndan, hükümeti elefltiren ve çevre sorunlar na de inen küçük bir skeçle etkinli e devam edildi. lk olarak sanatç Muzaffer Acar sahne ald. Ard ndan Munzur Çevre Derne i Baflkan Ali Barmagiç bir konuflma yapt. Barma ç konuflmas nda, Kemal Dervifl döneminde ç kart lan yasalara de inerek maden yasas n n sermayeye milli de erlerimizin peflkefl çekildi ini belirtti. Ard ndan, Çan Belediyesi Baflkan Ali Sar - bafl da bir konuflma yaparak çevre sorunlar na de indi ve mücadelenin daha genifl kesimleri kapsayan DKÖ ile birlikte yap lmas gerekti ini belirtti. Sonras nda sahne alan Sait Usat türkülerini seslendirdi. Bergama Köylülerinin sözcüsü Oktay Konyar bir konuflma yapt. Konyar n ard ndan sanatç lar sahne almaya devam ettiler. Etkinlikte sahne alan sanatç lar: Mehmet Ekinci, Yeninur Ada, P nar Sa, Enver Çelik, Taner Özdemir, Tolga Sa ve Erdal Erzincan d. Geceye Partizan, Mercan Vadisi Yar mkaya Köy Derne i, Tunceli milletvekili fierafettin Halis mesaj gönderdi. ( stanbul) K z ldere halk, gerici ve yoz kültüre karfl birleflti! Giderek daha genifl halk kesimleri, egemenlerin, emekçi y - nlar teslim alman n bir arac olarak, y llardan beri bilinçli bir biçimde empoze etmeye çal flt, gerici ve yoz kültüre karfl harekete geçiyor ve bu harekete geçmenin sonucunda, bir dizi eylem ve etkinlik gerçeklefltiriliyor. Tokat n Almus ilçesine ba l K z ldere köylüleri de, 20 Eylül de Sar gazi Do- anlar Dü ün Salonu nda yapt klar bir geceyle, gerici ve yoz kültüre karfl birlefltiler. Gerici ve Yoz Kültüre Karfl 1. Halk fienli i ad alt nda gerçekleflen gecenin amaçlar ndan biri de, yoksul üniversite ö rencilerine burs sa lamak olarak aç kland. Saat civar nda bafllayan geceye, K z ldere köylülerinin yan s ra, çok say da kurum da ilgi gösterdi. Özellikle de Sar gazi bölgesinde oturan Partizan kitlesinin yo un bir kat l m sa lad gecede, Partizan- flçi Köylü stand aç larak, propaganda yap lmas n n yan s ra, kitap ve gazete sat fl yap ld. Etkinlik, flenli i organize eden Ataköy (K z ldere) Beldesi Kültür ve Dayan flma Derne- i ad na, Dernek Baflkan Bedri Arslan n yapt konuflmayla bafllad. Arslan n, gecenin anlam ve önemini vurgulayan konuflmas n n ard ndan, belde baflkan Ali Gökçe söz ald. Konuflmalar n ard ndan Grup Gölgedekiler, fiükrü Cömert, Hülya Gökçe, Fevzi Kurtulufl birer dinleti verdiler. Sar gazi EMEP ilçe örgütü, DTP ve çok say da kurum geceye mesaj gönderirken, geceye Sar gazi Partizan kitlesi ad na da bir mesaj verildi. Gecede en son Kardefl Türküler sahne ald. Birbirinden güzel ezgileri, Kürtçe, Türkçe, Arapça, Ermenice, Lazca ve Romence seslendiren Kardefl Türküler, büyük bir be eniyle dinlenirken, kitle söylenen hareketli parçalar eflli inde halaya durdu. K z ldere köylülerinin bu anlaml etkinli i, geleneksel olarak ilan edilen flenli in bir sonraki y l, daha kapsaml gerçeklefltirilmesi temennisiyle sona erdi. (Kartal)

15 3-16 Ekim 2008 İşçi-köylü 15 Gazete/Okur Yaflama fl k tutan sözler... Susman n gücüne inan yorum. Bu konuda saatlerce konuflabilirim. (George Bernard Shaw) Dedikoducu, tüccar gibi ald laf hemen satmak zorundad r. (John Jewel) Baflkalar n kötülemek için yap lan dedikodudan duyulan zevk, baflkalar n düflürdü ümüz ölçüde kendimizi yükseltti imizi sanmakt r. (René Descartes) Bir zekây e itmeden önce, iradeyi e itmek gerekir. (Anonim) A lay p s zlayarak hiçbir fley yapmadan bir köflede oturmak, Darwin in söyledi i gibi irademizin zay flamas - na neden olur. (Dale Carnegie) Halihaz rda var olan türler, türlerin en güçlüsü de ildir, en zekisi de de- ildir, de iflime en çok ayak uydurabilenlerdir. (Charles Darwin) H zland kça aya n z sakatlama ihtimali artar ama bir yerlere varabilme flans n z da artar. (F. Ketterin) Küçük bir fikrin hayata geçirilmesi, hayata geçirilmemifl dahiyane bir fikirden daha iyidir. (James Worsham) Zor bir ifli geciktirmek, onu imkans z bir ifle dönüfltürmektir. (George H. Lorimer) MEB in ders kitaplar n polis mi yaz yor? Magazin devrimcili i! Duyuru nsan Haklar Derne i, hapishanelerde yaflanan sorunlar çözümüne katk sa lam amac yla stanbul dan Ankara ya bir yürüyüfl düzenleme karar alm flt r. Yap lacak olan yürüyüflün organizesi afla da belirtilmifltir. BAfiSA LI I Proletarya Partisi flehitlerinden Zeki Uygun un ablas Sevim Uygun yakaland kanser hastal sonucu aram zdan ayr lm flt r. Ailesine ve yak nlar na baflsa l diliyoruz. Sevim Uygun un K rk Yeme i 11 Ekim Cumartesi günü saat 13:00 te Garipdede Türbesi nde (D fl Kumsal, Göl Kenar, Küçükçekmece) verilecektir. PART ZAN Magazin kelimesi bol resimli dergi anlam na gelmekle beraber, içeri i de bu resimdeki kiflilerin, (genelde de popüler say lan kültür öncüleri olur bunlar) özel hayatlar ile ilgilidir. Falanca kifli kimle beraber, nas l yemek yer, ne giyer, ne içer, ne der vs. Yaflad m z co rafyada ise bu, tam bir sorun haline gelmifl durumda. Televizyon yay nlar n n büyük bir bölümünü bunlar oluflturuyor. Sosyal yaflant n n çok k s tl olmas TV izlemeyi bir zorunluluk haline getiriyor. Halk aras nda da televole kültürü oldukça seviliyor. Mahalle aras nda biraraya gelen kad nlar geçim derdinden çok Sibel Can n çok kilo ald n, kahvelerde erkekler o kilonun ona yak flt n, gençler ise daha sorgulay c yaklafl p, öncelikle neden kilo ald n sonras nda da bu kilolardan hangi diyet yöntemiyle kurtulaca n konufluyorlar. Tabii ki yoz kültürün bir sonucudur bu. Devletin sistemli bir flekilde televizyonu büyük bir asimile ve kültür çöplü ü olarak kulland aç kt r. Özellikle 12 Eylül Darbesi sonras verilen e itim sistemiyle insanlar n sorgulama mekanizmalar ifllemez hale getirilmifl ve TV lerin her eve girmesiyle arabesk hayat tarz evlerde bireylere afl lanm flt r. TV filmlerindeki insanlar n çekti i ac y, yoksullu u gören kifliler sorgulama mekanizmalar n yitirdikleri içindir belki, kendi hallerine flükretmifllerdir. Peki devrimciler cephesinde bu olay n yans malar n bulmak mümkün müdür? Bu kültür yap - s ndan hiç mi eser yok? Bizler de bu etkilere maruz kalarak büyüdük. Tabi ki de iflip dönüflme evresi bir el ç rpmas yla olan bir fley de il. Devrimciler aras nda da yapt klar yla, yaflamlar yla ön plana ç kan devrimci yoldafllarda da bu kültürün izlerine rastlamak mümkün. Bilgi-birikimini, hangi gerillan n nerde nas l çat flmaya girdi iyle, nas l flehit düfltü üyle, hangi örgütün liderinin kim oldu unu bilerek, nereden bilindi i belli olmayan bir y n ismi akl nda tutarak, da daki gerilla say s n bildi ini ortaya atarak ve birkaç kula a hofl gelen sözle k s tl tutan arkadafllar, yoldafllar çok. Sadece toplumun kültürünün yans malar de ildir bu, devrimci yap lar n örgütleme sorunudur asl nda. brahim Kaypakkaya n n hayat n bilmek yanl fl de ildir ama okuyup vay be deyip köfleye çekilmek, sadece onun ve di er yoldafllar n yapt klar yla övünmek yanl flt r. Kaypakkaya ve di er devrimci önderler, teori ve pratik için örnek teflkil ederler, övünülmek için de il. ( zmir den bir K okuru) 1.Gün 9 Eylül Perflembe Saat Yola ç k fl- Galatasaray Lisesi önü U urlama zmit e girifl, yürüyüfl ve bas n aç klamas zmit ten ç k fl Sakarya ya girifl, yürüyüfl ve bas n aç klamas Sakarya dan ç k fl Bursa bas n aç klamas, yürüyüfl ve gece konaklama. 2. Gün 10 Eylül Cuma Saat Bursa dan ç k fl Ankara ya var fl, bas n aç klamas ve dosyan n heyet taraf ndan Meclis e gönderilmesi. letiflim tel: Ümit Efe: Sevim Kalman: Yeni bir e itim ö retim y l n n bafllamas yla Milli E itim Bakanl taraf ndan okullarda ücretsiz olarak da t lan ders kitaplar n n içeri i de ortaya ç kmaya bafllad. Bilimsel hiçbir niteli i bulunmayan milli tarih anlay fl n n ideolojiyle yo rulmufl gerici floven yap s, kendini ders kitaplar nda sat r aralar na gizlenmifl ideolojisiyle hissettiriyor. Bu konuda en aç k örnek; TC nk lâp Tarihi ve Atatürkçülük ders kitab d r. Bu ders kitab nda, emperyalizme, kapitalist sömürüye karfl olmak terör örgütlerinin kendini ifade etme biçimi olarak say lmakta, emperyalizm-kapitalizm karfl tl - do rudan terörle iliflkilendirilerek genç ö rencilerin zihinleri buland r lmaya çal fl lmaktad r. Yine bir baflka terör kriteri olarak kitapta; nsan eme inin önemsenmedi ini öne sürerler ifadesi kullan larak emek sömürüsüne karfl ç kmay da terör kapsam na almaktad r. Bilim ve bilgi içermesi gereken ders kitaplar n n, özellikle okullar n yeni bafllad dönemlerde kampüs kap lar nda, kay t yerlerinde polis taraf ndan da t lan ve gençlere okullardaki terör örgütleri ne karfl uyan k olmay öneren broflürlerde kullan lan ifadeyle benzerlik tafl mas dikkat çekti. Yine kitab n içinde yer alan bir karikatür de gençlere emperyalizme karfl ç kmalar durumunda bafllar - na gelecekleri iflaret etmektedir. Bu karikatürde Bush taraf ndan devrilen Saddam heykeline yer verilmektedir. Bush muzaffer bir edayla gülümsemekte, kendisine karfl ç kacaklar n durumu ise y k - lan Saddam heykeliyle simgelenmektedir. Bu örnekler e itim sisteminin egemenler taraf nda nas l kullan ld n, emperyalizme ba- ml resmi ideolojinin cenderesine sokulan ö rencileri ne flekilde yetifltirmek istediklerini göstermektedir. Di er bir nokta ise misyonerlikle ilgili verilen bilgidir. Kitab n 204. sayfas nda misyonerler deprem, terör sald r s, açl k gibi toplumlar etkileyen olaylar ç karlar do rultusunda kullan rlar ifadesine yer verilmektedir. Hedef Türkiye bafll alt nda misyonerlik faaliyetleri anlat lmakta ve bu faaliyetlerin tan m kuflku b rakacak flekilde verilerek psikolojik savafl Deniz Feneri nde Büyük nsanl k Yard m yolsuzlu unda gün geçmiyor ki yeni bir skandal yaflanmas n. Bilindi i üzere 200 sayfay bulan söz konusu davan n iddianamesinde kurye Mehmet Gürhan dan tutun da TC Baflbakan Erdo an a kadar birçok isim geçiyor. Elbette ki Deniz Feneri nin ayd nlatt tek yer kurum içi yolsuzluklar olmuyor. RTÜK Baflkan Zahit Akman n da türlü hileleri gün yüzüne ç k yor. ddiaya göre Akman Ankara da Armada adl bir al flverifl flirketine ortak. Bu ifl ortakl ya Akman taraf ndan gizlenmifl ve suç ifllemifltir ya da atamay yapan iktidar organlar taraf ndan sümen alt yap larak katmerli bir suç ifllenmifltir. AKP hükümeti döneminde aç lan bu derne in AKP ye maddi yard m için kuruldu u deliller ve tan klarla sabit görülmüfltür. Kald ki Deniz Feneri nin Türkiye aya nda yarg organlar n n hala ifllevsiz kalmas da bunun kan t d r. Gazetemizde Sanata bak fl - m z, sanat n ifllevi ya da devrimci elefltiri olarak sanat bafll kl bir yaz dizisi yay nlanm flt r. Devrimci sanat çal flmas n n devrim mücadelesindeki rolü ve sanat n politik çal flmadaki ifllevi üzerine ö retici olan dizi olumlu bir çal flmad r. Ve bu yöndeki tart flmalar m za olumlu bir katk sunaca ortadad r. Bu nedenle konumuz devrimci sanat anlay fl m z üzerine yap lan bu incelemeyi de erlendirmek olmayacakt r. Konumuz bu dizide geçen ulusumuz kavram n tart flmaya dönük olacakt r. flçi Köylü gazetesinin de gözünden kaçt ortada olan bu ifadenin yanl fll na vurgu yapmak bir zorunluluktur. Yay mlanan dizinin 3. bölümünde flöyle bir paragraf yer almaktad r, Farkl uluslar n kültürleriyle, ulusumuzun ve Kürt ulusunun(abç) kültürleri bir ve ayn de ildir... ( K say. 24; sf. 14) Aktar lan bölümün ana fikrinde yer alan farkl uluslar n kültürünün birbirinin ayn olamayaca gerçe i ortadad r ve kat lmamak mümkün de ildir. Ve konu özgülünde ülkemizde yer alan farkl uluslar n kültürleri de ayn sosyo-ekonomik koflullar n bileflenleri olmalar na bak lmaks z n birbirinden ayr d r ve böyle olmak zorundad r. Tarihsel olarak ulus kavram n n tafl d özellikler gere i bu ortam haz rlanmaktad r. Bu durum, milliyetçi floven bir anlay - fl n aç k fleklidir. Bununla birlikte kitapta hiçbir flekilde yard mlaflmaya, insanlar n eflit olmas gerekti ine de inilmemektedir. Yine darbelerden, ortaya ç kan toplumsal huzursuzluk, terör ve siyasal karmaflaya birer çare olarak gündeme geldiklerinden söz edilmekte, el alt ndan darbe destekçili i yap lmaktad r. Bu durum ders kitaplar n n, resmi e itim sisteminin ve ideolojisinin ABD merkezli tehdit alg lar ve bunlara karfl psikolojik savafl ifllevi, emek, demokrasi, ba ms zl k, insan haklar gibi kavramlar n içinin boflalt larak anti terör kapsam nda yeniden anlamland r lmalar amac yla bütünleflmifl propaganda ayg tlar haline dönüfltürüldüklerini göstermektedir. (Ankara dan bir K okuru) Büyük insanl k yolsuzlu u! Gelinen noktaya bakt m zda Türkiye nin ac mas z gerçekleri ile burun buruna gelmekteyiz. Konuyla ilgili Almanya da aç lan dava sona ermifl ve suçu sabit görülenler mahkûm edilmifltir. Son iki haftal k toz bulutu çöktükten sonra görünen manzara fludur: - Olayla Baflbakan n hiçbir ilgisi yoktur! - Olayla AKP nin de ilgisi bulunmamaktad r! - Alman mahkemeye bask iddialar as ls z ç km flt r. Baflbakan n Alman Büyükelçisi olay konusunda hiçbir talebi olmam flt r! - Alman hâkim, Türk bas n nda ç kan birçok haberin gerçe i yans tmad n ve siyasî bask için kullan ld n söylemifltir. - RTÜK Baflkan Zahit Akman a gelince; Akman, bizzat ve avukat vas tas yla çeflitli aç klamalar yapm fl ve bunlar n yay mlanmas için 7 adet tekzip karar verilmifltir. Akman bu aç klamalar nda, hakk ndaki iddialar n itirafç -san n, Alman makamlar nca da ciddiye al nmayan mesnetsiz iftiralar oldu unu; bu iddialarla ilgili olarak hakk nda hiçbir soruflturma, kovuflturma ve dava aç lmad n ; Almanya ya giriflinin yasaklanmad - n ; Almanya daki kooperatifin yöneticisi olmad n, sadece fahrî üyesi olarak bulundu unu söylemifltir. Akman n bu beyanlar n n aksi ispat edilebilmifl de ildir! Tüm bu olaylar zinciri ekseninde yap lan ve aç lan her bir gündem siyasi kamplara hizmet etmektedir. Türkiye halk n n gündeminde ise, 6 ay içerisinde sadece elektri e yap lan % 56 l k zam gibi açl k ve sefalet içerisinde yüzdü ü bir ortam vard r ve bizlerin esas gündemi de bunlard r. Bizlere dayat lan bu medyatik, çekici olaylar zaten egemenlerin tarihi boyunca varl - n sürdüregelmifltir. Bizleri aldatan, hakk n aramaya gelince dayak atan bir zihniyetin nas l bir yarg lama yapaca ise bizce malumdur. (Mersin den bir YDG li) 1 May s a kat lmak da yasak! Geçen y l Mersin de 1 May s kutlamalar na kat lan liseli ö rencilere ceza ya d. Disiplin Yönetmeli i nde toplu gösteri ve yürüyüfle kat lman n suç olarak görülmesinden kaynakl Mersin ili içerisindeki eylemlere çeflitli liselerden kat lan ö rencilere cezalar verildi. 26 Eylül günü E itim-sen Mersin fiubesinde, 1 May s kutlamalar na kat ld klar gerekçesiyle okuldan uzaklaflt rma cezas alan ö renciler hakk nda al nan kararlar n derhal geri çekilmesini isteyen bir bas n aç klamas yap ld. E itim-sen Mersin fiube Baflkan Ahmet Antmen, 1 May s kutlamalar na kat ld klar gerekçesiyle okuldan uzaklaflt ran ö rencilerin durumuna iliflkin yap - lan aç klamada Türkiye de son aylarda etkisini art ran bask c uygulamalarla ayd nlar n, bilim insanlar n n ve gençlerin hedef haline getirilmeye çal fl ld n belirtti. Antmen konuflmas nda flunlar söyledi: Tevfik S rr Gür Lisesinden 12, MTSO Anadolu Lisesinden 8, Dumlup nar Lisesinden 1, Mehmet Serttafl Anadolu Lisesinden 6, Salim Y lmaz Lisesinden 3, Nihal Erdem Ticaret Meslek Lisesinden 11, çel Anadolu Lisesinden 2 kifli olmak üzere, ö rencilerden baz lar na uzaklaflt rma verilmifl ve baz lar hakk nda hala soruflturmalar sürmektedir. Bu konuda ö renci ve velilerin hukuk mücadelesini sonuna kadar destekleyece iz. O lunun kat ld kutlamalardan ötürü uzaklaflt r lmas na tepki gösteren ö renci velisi fiamil Ifl k Cevahir, kutlamalar gerekçe gösterilerek ö renciler hakk nda bölücülük suçlamas yla soruflturma bafllat lmas n hukuk d fl olarak niteledi. (Mersin) Ulusumuz kavram ve anlay fl m z üzerine BAfiSA LI I Edirne 1 Nolu F Tipi Hapishanesi ne tutuklu bulunan Erol Engin yoldafl m z n babas Kahraman Engin yakaland hastal k sonucu vefat etmifltir. Ailesi ve dostlar na baflsa l diliyoruz. PART ZAN böyledir. Bilindi i gibi Türkiye iki milliyet ve birçok az nl k milliyetten oluflan bir ülkedir. Türk ve Kürt uluslar ve bunlar n d fl nda Arap, Laz, Çerkez, Ermeni, Rum vb. birçok az nl k milliyet bu ülkede yaflamaktad r. Yönetim biçiminin faflist karakteri, ülke devriminin gündemleri aras na önemli bir gündem olarak ezilen ulus/uluslar sorununu da katm flt r. Bu konudaki en ufak bir anlay fl eksikli i faflizmin de irmenine su tafl maya kadar götürür ki bu bizler aç s ndan asla kabul edilecek bir durum de ildir. Özellikle bu konudaki en berrak teorik ve pratik tarihsel ç k fl n alt na imza atan brahim Kaypakkaya ve onun b rakt miras n devamc lar için bu durum daha somuttur. Aktar lan paragrafta geçen ulusumuz ve Kürt ulusu ifadesi bu cepheden bak ld nda ülkemiz koflullar için do ru olmayan ve bizlerin kullanmad, yanl fl bir anlay fl yans tan bir ifadedir. Bu ifadede yer alan ulusumuz (ki bu ifadede aitlik vard r) ifadesiyle kastedilen e er Türk ulusuysa saflar m zda yer alan yoldafllar m z incelendi inde bu ifadenin gerçe i yans tmad görülecektir. Ama esas olan di er yansa bizler için ulusumuz vb. kavramlar n yanl fll d r çünkü farkl uluslardan iflçi ve emekçilerin ortak davas temelinde hareket etmekteyiz. Elbette mensup oldu umuz milliyeti belirtmek için böylesi ifadeler kullan - labilir. Ya da e er bir ülke topraklar nda böylesi bir homojenlik varsa sadece çeflitli konular için ve farkl çeliflkilerin çözümü için böylesi bir ifade kullan labilir, fakat ça m zda böyle bir homojen ülke bulmak da epey zordur. Bu yönüyle de erlendirildi inde ulusumuz ifadesi yaz da aktar lmak istenen konu için kullan lmas yerinde olmayan bir kelimedir. Hemen ard ndan gelen Kürt ulusu ifadesi ise paragrafa bambaflka bir anlam daha katm flt r. Bu ifade ise Kürt ulusunu ötekilefltirmifltir ki bu da bizler aç s ndan her yönüyle daha geri bir ifadedir. Birden fazla ulus ve az nl k ulustan oluflan ülkemiz iflçi s n f n n davas n yürüten bizler için Türk ve Kürt uluslar birbirinden farkl iki milliyettir. Ve fakat içlerinden biri veya di eri devrimci sanat anlay fl m z tart flt m z bir yaz da bizim ulusumuz de ildir. Çünkü bahsi geçen yaz da kolektifin görüflleri tart fl lmaktad r. Öte yandan ulusumuz ve Kürt ulusu birarada düflünüldü ünde Demokratik Halk Devrimi nin ayr alanlar gibi alg lanmaktad r. Tüm bunlar düflünüldü ünde birçok yönden ö retici olan yaz dizisinin içeri i, tart flt konunun d fl nda gölgelenmektedir. E er paragrafta anlat lmak istenen görüfl ülkemizde yaflayan bütün uluslar n birbirinden farkl kültürlerini ö renmek ve bunlar içerisinde ileri olanlar gelifltirmek ise bu çok basit bir ifade ile düzeltilebilinir. Yaz n n geneli göz önüne al nd - nda bu ifadenin kullan lmas n n nedeninin esas olarak bir anlay fl eksikli- inden kaynaklanmad hissi uyanmaktayken yanl fl anlafl lmalara yer verecek böylesi net ifadelerden kaç nmam z ve daha dikkatli davranmam z gerekti i ise ortadad r. brahim Kaypakkaya fiafak Revizyonistlerine karfl yürüttü ü ideolojik mücadelede ulusal sorunun birçok yönüne de inmifl ve ifadeler ya da çeflitli formalüsyonlar üzerine uzun polemik yürütmüfltür. HALK HAREKET VE M LL HAREKET ara bafll kl k s mda oysa halk hareketiyle milli hareket bambaflka fleylerdir. Halk hareketi her tarihi dönemde ezilen kitlelerin kendilerini ezen yukar daki s n flara karfl hem k smi talepler u runa hem de bizzat yönetici s n flar devirmek için girifltikleri mücadelenin ad d r. Halk hareketi ezilen kitlelerin s n f hareketidir. ( K Seçme Yaz lar, Umut Yay mc l k sf. 273) demektedir. Aktar lan k - s mdan anlafl laca gibi halk ve ulus kavramlar birbirinden farkl kavramlard r. Ve halk kavram genel olarak ezilen emekçi s n flar tan mlamak için kullan lan bir ifadedir. Ekonomik ve s - n fsal bir kavramd r. Bu nedenle t pk ulusumuz ve Kürt ulusu ifadesi gibi ülkemizde yaflayan halklar ifadesi de yanl flt r. Çünkü ülkemizde yaflayan tüm uluslardan iflçi ve emekçiler ayn sosyo-ekonomik koflullar n bileflenidirler. Elbette çeflitli özgünlükler söz konusudur fakat bu asla esas de ildir. Örne in T. Kürdistan n n ilhak bir bölge oluflu çeflitli özgünlükler oluflturmaktad r. Fakat ülkemizdeki tüm iflçi ve emekçilerin sorunlar sosyo-ekonomik koflullar n ortakl ndan kaynakl esas olarak ayn d r. Bu durumu göz önüne ald m zda Türkiye devrimci hareketi içerisindeki birçok devrimci örgütün kulland ifadeler de bilimsel de ildir ve bu konudaki kafa kar fl kl n n ürünüdür. Yukar daki ifadeler göz önüne al nd nda bahsi geçen paragraftaki ifade ülkemizde yaflayan birden fazla ulusun oldu u ve bu uluslar n kültürlerinin ulusal özelliklerinden kaynakl birbirinden farkl oldu u do al olarak bu durumun yans mas olarak halk - m z n kültürel özelliklerinde farkl l klar vard r, anlam n yans tacak flekilde düzeltilmelidir. fade biçimimiz en net biçimiyle Türk, Kürt ve çeflitli milliyetlerden halk m z/türkiye halk fleklindedir. Ve ülkemiz koflullar nda bilimsel ifade biçimi budur. flçi Köylü gazetesi yay n hayat nda devrimci bas n içerisinde bu bilimsel bak fl aç s n n en net savunucular ndan biridir. Bu elefltiri yaz s da bu gerçekli in yaratt duyarl l n ürünüdür. Yay n hayat n zda baflar lar dilerim. ( zmir den bir K okuru)

16 ±CMYK iflçi-köylü Demokratik Halk ktidar çin B Z HALKIZ GELECEK ELLER M ZDED R Hapishaneler, devrim ile karfl devrim aras nda tarih boyunca süren s n f mücadelesinin en s cak cephelerinden biridir. Emekçi kesimlere dönük ezme-sindirme-teslim alma politikalar, on y llard r karfl devrim güçleri taraf ndan, hapishanelerde en kanl haliyle, devrimci tutsaklara dönük hayata geçirilir. Devrimci iradenin en ciddi s nav n verdi i hapishaneler cephesinde, bu katliam politikalar her seferinde devrimci tutsaklar n ölümüne direnifllerine çarpm fl ve de karfl devrim devrimci iradeyi teslim almay baflaramam flt r. Bundan tam 10 y l önce devrimci irade bir kez daha teslim al nmaya çal fl ld. Bu defa yer Ankara/ Ulucanlar Hapishanesi ve hedef ise buradaki devrimci tutsaklard. Karfl -devrim Ulucanlar Hapishanesindeki tutsaklara o güne kadar denenmemifl her türden silahla sald rarak, 10 devrimciyi vahflice katletmifl ve onlarcas n ise a r silahlarla yaralam flt. Ancak tüm bu vahfli sald r lar, ayn zamanda devrimci tutsaklar n, amans z direnifliyle karfl lanm flt. Bu direnifl hapishanelerdeki direnifl gelene ini bir ad m daha ileri tafl m fl, kavga dostlu unun en fedakar örnekleri de yine bu direniflle birlikte sergilenmiflti. Ulucanlar da direnifl destan yazan tutsaklar, aradan geçen on y l boyunca, unutulmad lar. stanbul Her y l oldu u gibi, bu y l da çeflitli illerde yap lan Ulucanlar anmalar ndan biri de, Ümit Alt ntafl n mezar n n bulundu u Karacaahmet Mezarl nda gerçeklefltirildi. TUYAB taraf ndan organize edilen anma, 28 Eylül Pazar günü, saat da mezarl k içinde toplanan kitlenin, üzerinde Ulucanlar Katliam n Unutmad k Unutturmayaca z yazan bir pankart açarak, UMUT YAYIMCILIK VE BASIM SANAY LTD. fit Yönetim yeri: Gureba Hüseyin A a Mah. mam Murat Sok. No:8/1 Aksaray-Fatih/ STANBUL Tel: (0212) FAKS: (0212) Sahibi ve Yaz iflleri Müdürü: Çilem ÖNSEL Bask : Gün Matbaac l k Beflyol Mah. Telsizler Mevkii Akasya Sk. No:23/A K.Çekmece/ stanbul Tel: BÜROLAR KARTAL: STASYON CAD. DÖRTLER APT. NO: 4/2 KARTAL, TELEFAKS: (0216) Cep: ANKARA: SIHHIYE MAH. SÜLEYMAN SIRRI SOK. YUNT AP. NO: 19/7 ÇANKAYA TEL: (0312) Cep: ZM R: 856 SOKAK, NO:48/203 KEMERALTI KONAK, TEL: (0232) Cep: MALATYA: DABAKHANE MAH. TURGUT TEMELL CADDES BARIfi fihani KAT: 3 NO: 94 ERZ NCAN: ORDU CAD. ORDU fihani KAT:3 TEL: (0446) CEP: BURSA: SELÇUK HATUN MAH. ÜNLÜ CAD. SÖNMEZ fi SARAYI KAT: 2 NO: 185 HEYKEL, TEL: (0224) Cep: MERS N: S L FKE CAD. ÇAVDARO LU fihani KAT: 3 NO: 118 MERS N Cep: AVRUPA MERKEZ BÜRO: WESELER STR AS-DRUCK DUISBURG-ALMANYA TEL: FAKS: Kurflflu unlara karflfl halaya duranlar an ld liam sald r s n n sorumlular aras nda yer alan Yarbay Ali Öz ve ekibine dikkat çeken Uysal, sald r sonras aç lan davalara ra men terfi ettirilen askerlerin kontrgerilla ba lant lar na iflaret etti. Eyleme birçok demokratik kitle örgütü destek verdi. Bursa Ümit Alt ntafl n mezar na do ru gerçeklefltirdi i yürüyüflle bafllad. Mezar bafl nda yap lan sayg duruflunun ard ndan, TUYAB ad na k sa bir aç l fl konuflmas yap ld. Bu konuflman n ard ndan, TUYAB ad na haz rlanan, ortak metin okundu. Metinde, Ulucanlar katliam n n daha sonraki dönemde gerçekleflen 19 Aral k katliam n n bir provas oldu u vurguland ve Ulucanlar anmas yap l rken, ayn zamanda, Diyarbak r, Buca, Burdur ve di er sald r ve katliamlar n da an ld söylendi. Eski Ulucanlar tutsaklar ile flehit ve tutsak yak nlar n n yapt konuflmalarla devam eden anma, okunan fliirler ve ezgilerle sona erdi. * 26 Eylül Cuma günü, HD stanbul fiubesi, Diyarbak r, Buca ve Ulucanlar hapishane katliamlar n oturma eylemi ile protesto etti. Galatasaray Lisesi önünde bir araya gelen HD stanbul fiubesi üyele- ri, karanfil ve yaflam n yitiren tutsaklar n isimlerinin yaz l oldu u siyah dövizler tafl yarak, Buca, Ulucanlar, Diyarbak r da katledenler yarg nlas n pankart açt. Aç klama yapan HD Cezaevi Komisyonu Üyesi Sevim Kalman, Türkiye hapishanelerinin tarihinin hep katliam ve iflkenceler ile an ld na vurgu yaparak, hapishanelerde insanca yaflam koflullar y llarca süren direnifllerle kazan lm fl ve her seferinde bask ve sald r politikalar ile bu haklar geri al nm fl, ard s ra yeni sald r konseptleri örülmüfltür dedi. Aç klaman n ard ndan HD fiubesine dönmek üzere eylem alan n terk eden HD üyeleri polis taraf ndan sözlü tacize u rad lar. Ankara * 26 Eylül günü Ulucanlar unutmad k unutturmayaca zdevrimci irade teslim al namaz pankart yla Ulucanlar Hapis- hanesi ne do ru sloganlarla yürüyüfle geçen Partizan, BDSP, Al nteri, DHD, Halk Cephesi, Kald raç, Odak ve TÜM- GD den oluflan devrimci ve demokrat çevreler hapishane önünde katliam lanetleyen bir aç klama yapt lar. Daha sonra katliamda yaflam n yitiren devrimcilerin aileleri ve avukatlar süreçte yaflad klar n ve tan k olduklar olaylar anlatt lar. Hapishane önüne karanfil b rak lmas yla burada sonland r lan eylem Karfl yaka Mezarl nda yap lan anmayla sürdürüldü. On devrimcinin yaflamlar k saca okundu. Özgür K. Karabulut un da mezar n n ziyaret edildi i anmada Sultan Karabulut, Özgür ve Önder in arkadafll klar n anlatt. * HD Ankara fiubesi Cezaevi Komisyonu da, Ulucanlar Hapishanesi önünde bir eylem gerçeklefltirdi. Eylemde Cezaevi Komisyonu ad na aç klamay Derya Uysal okudu. Kat- Sosyal Güvenlik mi dediniz? hükümeti taraf ndan sosyal güvenlikte reform iddias ile yasalaflt r lan Soysal Sigortalar ve Genel Sa l k Sigortas Kanunu 1 Ekim de yürürlü e giriyor. lk olarak 2004 y l nda kamuoyuna yans yan kanun tasar s n n bir bölümü 2006 y l nda yasalafl rken di er bölümleri Cumhurbaflkan n veto etmesi sonucu yeniden Meclise gelmifl, yo un tart flmalara ve emekçilerin tepkisine ra men Nisan 2008 de Meclis ten geçmiflti. Primsiz Ödemeler Kanun Tasar s, Sosyal Güvenlik Kurumu Kanun Tasar s, Emeklilik Sigortas Kanun Tasar s ve Genel Sa l k Sigortas Kanun Tasar s olmak üzere dört tasar olarak Meclis e sunulan Kanun ile emekçilerin kazan lm fl sosyal güvenlik haklar ellerinden al n yor. Temel sa l k hakk gasp edilerek serbest piyasan n insaf na terk ediliyor. Emeklilik yafl yükseltilerek mezarda emeklilik dayat l yor. flçiye, emekçiye, köylüye paras kadar sa l k, paras kadar sosyal güvenlik getiriliyor. Emekçilerin birikimleri ile oluflturulan Sosyal Güvenlik Kurumlar sermayenin talan na aç l yor. Emekçilerin Mart ta sokaklarda gerçeklefltirdi i eylemlere 6 Nisan da Kad köy de toplanan on binlere ra men yasa tasar s yürürlü e giriyor. Tüm bunlar yetmezmifl gibi bu kanun tasar s ile birlikte May s 2008 de yaslaflan stihdam Paketi ile gasp edilen haklara ek olarak çal flanlara ve iflsizlere yalan umutlarla sald r lar yo unlaflt r l yor. SSK, Emekli Sand ve Ba - AKP kur un tasfiye edilmesinde önemli bir ad m olan SSGSS ile birlikte çal flma yaflam da yeniden düzenleniyor. Esnek üretim hâkim hale getirilmeye çal fl l rken iflçilerin her türlü sosyal güvenlik haklar ellerinden al nm fl olacak. Dizginsiz sömürü olarak da adland r labilecek esnek üretim ile iflçiler ihtiyaç oldu unda kullan lan bir araca dönüflecek. fl bittikten sonra patronun iflçi ile her türlü ba da sona erecek. Kiral k ev, araba ve iflçi aran yor! AKP, stihdam Paketi ad n verdi i düzenleme ile üretim sürecini ve bunun bir parças olan iflgücü piyasas n bu eksende yeniden yap land r yor. Bir yandan ülke sanayisi emperyalist flirketlerin tafleronu haline getirilirken di er yandan kendi tafleronlar n da yarat p yayg nlaflt r l yor. Esnek üretim ve tafleronlaflt rma ayn bütünün parçalar n oluflturuyor. AKP nin haz rlad stihdam Paketi hayata geçirilmeye çal fl lan yeniden yap land rma politikas n n uygulanmas nda önemli bir basamak. Haz rlanan bu pakette patronlar Özel stihdam Bürolar arac l ile iflçi kiralama hakk n elde edecekler. flçi kiralama yöntemi esnek çal flma yönteminin hayata geçirilmesinde uygulanan yöntemlerden biridir ve birçok emperyalist ülkede yayg n olarak kullan lmaktad r. Özel stihdam Bürolar ile iflçi kiralama modeli; bafllang çta siparifle göre üretim yapan iflyerlerinin acil sipa- rifllere dayal, ihtiyaç an nda ortaya ç kan ek iflgücü talebini kolayl kla karfl layabilmesi ve siparifli gerçeklefltirdikten sonra da istihdam yükümlülü ünden kolayl kla kurtulabilmesini sa lamak amac yla ortaya ç kt ve yayg nlaflt. Bu yöntemle patronlar de iflen iflgücü ihtiyaçlar na göre iflçi say s n ayarlama, esnekli e kavuflturma imkân na kavuflarak sürekli iflçi çal flt rman n getirdi i mali sorumluklardan kurtulacaklar. flçi kiralama yöntemi ile patronlar iflçileri daha kolay ifle alma ve daha kolay iflten ç karma hakk n elde ederek ifl güvencesini tamamen ortadan kald racaklar. flçiler bu yöntemle tam bir köleye, stihdam Bürolar köle pazar na, patronlar da bu köle pazar nda istedi i köleyi seçme hakk na sahip köle sahi- bine dönüflecek. Kiralad iflçiye karfl hiçbir sorumluk tafl mayan patronlar n ilgilenecekleri tek fley bu iflçilerden elde edecekleri art de er olacakt r. Pakette yer alan bir di er düzenleme de patronlar n mevcut istihdamlar na ilave olarak yafl s n r olmaks z n ifle alacaklar kad n iflçiler ve yafl aras ndaki gençlerin SSK iflveren primlerinin 5 y l boyunca kademeli olarak flsizlik Sigortas Fonu ndan karfl lanmas n öngörüyor. flsizlik Sigortas Fonu kuruldu u günden bu yana iflsizlerin bu fondan yararlanmas engellendi. Fonda biriken bu para patronlar n ifltah n kabartmaya bafllad. Patronlar n talebi üzerine AKP flsizlik Fonunu patronlar n hizmetine sundu. Patronlar bu sayede ödemeleri gereken SSK primlerinden kurtulacak ve bu paray kâr olarak kasalar na aktaracak. Bu fonun oluflmas için, çal flan iflçilerin maafllar ndan düzenli kesintiler yap lacak. Yani iflçiler üzerinden elde edilen art -de eri art rmak için bu sefer de fondaki paras gasp ediliyor. SSK primleri fonca karfl lanacak olan iflçilerin belirlenmesi de tesadüfî de ildir. K dem tazminat m Gençlere istihdam yarat yoruz ad alt nda çal flma verimlili i en yüksek olan kesim, patronlar n hizmetine sunuluyor. Tasar da göstermelik olarak yer alan yafl s n r olmaks z n kad n iflçi çal flt rmak yerine yafl aras genç kad n, erkek iflçileri çal flt rman n tercih edilece i aç kt r. Bu düzenleme ile hem patronlar n ödemesi gereken primler direkt iflçilere ödetiliyor hem de gençlere istihdam yarat yoruz yalan ile bu kesimin dizginsizce sömürülmesinin 27 Eylül günü Orhangazi Park nda Partizan, BDSP, ESP, SODAP, Tuncelililer Kültür ve Dayan flma Derne i taraf ndan örgütlenen ve SDP nin de destekledi i bas n aç klamas gerçeklefltirildi. Aç klamada Buca, Ümraniye, Diyarbak r hapishanelerinde gerçeklefltirilen katliamlara vurgu yap ld. Hapishanelerdeki tüm bask lara, iflkencelere, katliamlara, F tipi tecrit ve tredmana karfl iflçi ve emekçileri, emekten yana tüm güçleri mücadeleyi büyütmeye ve devrimci tutsaklara sahip ç kmaya ça ran aç klama sloganlarla son buldu. zmir Eylül ay içerisine yaflanan Buca, Diyarbak r ve Ulucanlar hapishane katliamlar anmalar zmir de 3 ayr eylem ile gerçekleflti. * Buca hapishanesi katliam n n y ldönümü olan 21 Eylül günü katliam n bafllad saatlerde Buca Hapishanesi önünde bir araya gelen Partizan, Halk Cephesi, ESP, BDSP, Köz, Kald raç, Al nteri ve Mücadele Birli i Platformu bileflenleri anmaya devrim flehitleri için sayg durufluyla bafllad. Haz rlanan ortak bas n metninin okunmas n n ard ndan katliamda yitirilen devrimci tutsaklar n an s na ha- pishaneye k z l karanfil at lmas yla eylem sona erdi. * Diyarbak r hapishane katliam anmas ise katliam n y ldönümü olan 24 Eylül günü Konak Kemeralt giriflinde gerçekleflti. Eylemde s k s k Devrim flehitleri ölümsüzdür, Katil devlet hesap verecek sloganlar at ld. * 10 devrimci tutsa n katledildi i Ulucanlar katliam n n anmas ise Menemen in Helvac köyünde bulunan Habib Gül ün mezar bafl nda gerçekleflti. Helvac Köyü ndeki mezarl k bafl nda kortejler oluflturuldu ve Habib Gül ün mezar bafl na kadar sloganlar, konuflmalar ile yürüyüfl yap ld. Anma etkinli i devrim flehitleri için yap lan sayg duruflu ile bafllad. Ard ndan haz rlanan ortak metin ve katliamda yaflam n yitiren devrimci tutsaklar n hayatlar okundu. Katliama ve direnifle tan kl k eden Filiz Gülkokuer in Ulucanlar daki kararl l k ve devrimci dayan flmaya dair yapt konuflman n ard ndan haz rlanan müzik ve fliir dinletileri ile mezar bafl ndaki anma bitirildi. Mezar anmas sonras kitlesel bir flekilde Habib in Helvac Köyü ndeki ailesi ziyaret edildi. Geçti imiz y l yap lamayan ziyaretin bu y l gerçekleflmesi ile bir mevzi daha kazan ld n belirten aile ile Habib Gül üzerine yap lan k sa bir sohbetin ard ndan etkinlik sona erdi. Anma Partizan, BDSP, ESP, Al nteri, Mücadele Birli i Platformu, Kald raç ve Köz taraf ndan gerçekleflti. Yüzlerce kiflflii SSGSS yi protesto etti erkese Sa l k Güvenli Gelecek Platformu 1 Ekim de yürürlü e girecek olan SSGSS Yasas na karfl 24 Eylül 2008 tarihinde Belediye- fl Sendikas önünde toplanarak Çal flma Bakanl na ba l Sosyal Güvenlik Kurumu Bölge Müdürlü ü ne kadar yürüyüfl düzenledi. Sendikalar, dernekler, odalar, devrimci 72 kurumun oluflturdu u Herkese Sa l k Güvenli Gelecek Platformu pankart arkas nda yürüyen yüzlerce kifli sloganlarla yasay protesto etti. SGK Bölge Müdürlü ü önünde aç klama yapan KESK fiubeler Platformu Sözcüsü Hatun ldemir, yasan n AKP taraf ndan IMF direktifleriyle haz rland n söy- H koflullar yarat l yor. Di er düzenleme de patronlar n ödemesi gereken SSK primlerinin 5 puan indirilmesidir. Bu 5 puanl k indirimin hazine taraf ndan karfl lanmas sa lan yor. Yasalaflt r lan SS ve GSS ile iflçilerin birçok hakk gasp edildi. Emekli olmak için 7200 ifl günü prim ödemek zorunda olan bir iflçi, düzenli ve aral ks z olarak 20 y l çal flacakken 65 yafl n doldurmas flart bulunmakta. Bu koflullarda emekli olmak zaten çok zor iken birde ifl güvencesinin ortadan kald r ld, esnek üretim, kiral k iflçi uygulamalar n n dayat lmas yla flansl olanlar n ancak senede 6 7 ay çal flabilece i koflullarda 7200 günlük primi doldurmak mümkün olmayacakt r. K dem tazminat hakk n n gasp edilmesi için haz rl klar da yap lmaktad r. Çal flanlar n k dem tazminatlar n n büyük ço unlu u emperyalist flirketlerden oluflan özel sigorta flirketlerinin denetimine verilerek bu flirketlere yeni kâr alanlar yarat lacak. fiu an flirketlerin ledi. Bu tür yasalar n örgütsüz toplumlarda hayat üretenlerin tamam n n örgütsüzlü e sendikas zl a mahkûm edildi i koflullarda yürürlü e girebilece ini söyleyen ldemir, Örgütlü de ilseniz sa l n zda emeklili iniz de ifl güvenceniz de patronlar n ve onlara arka ç kan siyasilerin iki duda aras ndad r. Milyonlarca kamu emekçisinin toplu görüflme ad alt nda orta oyunu ile oynamalar AKP hükümeti emekçi s n flara olan yaklafl m n bir baflka pencereden bizlere gösteriyor. Bu muazzam tepkilere ra men kanunu Meclis ten geçiren AKP her zamanki gibi ba r p ç r p, susarlar diye düflünüyor ama biz susmayaca z dedi. ( stanbul) bireysel emeklilik sisteminin büyüklü ü 4 milyar dolar civar ndad r. Çal flanlar n haftal k çal flma saatleri normalde fazla mesailer dâhil 40 saati geçmemesi gerekiyor iken Türkiye de imalat sanayinde bu süre 52 saattir. Ve bu süreye fazla mesailer dâhil de ildir. Bu sektörlerde haftal k çal flma süresi 72 saati bulmaktad r. Bu flirketlere aktar lmas düflünülen k dem tazminatlar n n büyüklü ü ise 8 milyar dolar civar ndad r. K dem tazminatlar n n özel flirketlere devri ile patronlar n kârlar n ve sermaye birikimlerini art rmalar n n yolu aç l yor. Yaflanan tüm bu gerçeklere ra men AKP, hükümete geldi i ilk günden bu yana Türkiye ekonomisinin büyüdü ünün, refah seviyesini artt n n propagandas n yap yor. Bahsi edilen ve sadece zenginleri kapsayan büyüme ve refaha, çal flanlar n daha fazla sömürülmesi, ürettikleri art -de ere daha fazla oranda el konulmas ile ulafl ld ortada.

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi Baflkent Üniversitesi T p Fakültesi Adana Eriflkin Kemik li i Nakil ve Hücresel Tedavi Merkezi, Türkiye

Detaylı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i 3. Ödemeler Dengesi 2003 y l nda 8.037 milyon dolar olan cari ifllemler aç, 2004 y l nda % 91,7 artarak 15.410 milyon dolara yükselmifltir. Cari ifllemler aç ndaki bu

Detaylı

F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme

F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme S GORTA KOM SYON G DER BELGES mali ÇÖZÜM 171 Memifl KÜRK* I-G R fi: F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme göstermifltir. Geliflmifl ekonomilerde lokomotif rol üstlenen

Detaylı

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm.

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Yazar Dede ve Torunlar Muzaffer zgü Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Buraya yak n market var m dil, markete gidece iz de?.. diye sordu. Annem kap ya geldi. Selma Han

Detaylı

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif Dr. Yeflim Toduk Akifl Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif flirket birleflmeleri ve sat nalmalar, türkiye deki küçük iflletmelerden, dev flirketlere kadar her birinin gündeminde olmaya devam

Detaylı

YARGITAY 2. HUKUK DA RES

YARGITAY 2. HUKUK DA RES YARGITAY 2. HUKUK DA RES 2674 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 6 Y l 2007 YARGITAY 2. HUKUK DA RES E: 2005/20742 K: 2006/5715 T: 18.04.2006 M RASÇILIK SIFATI M RASIN NT KAL ZAMAN YÖNÜNDEN UYGULANACAK

Detaylı

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun

Detaylı

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: sgurkan@asg.com.tr H

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir 2002 May s ay nda yap lan Birleflmifl Milletler Çocuk Özel Oturumu öncesinde tüm dünyada gerçeklefltirilen Çocuklar çin Evet Deyin kampanyas na Türkiye

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 i Bu sayıda; 2013 Cari Açık Verileri; 2013 Aralık Sanayi Üretimi; 2014 Ocak İşsizlik Ödemesi; S&P Görünüm Değişikliği kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan.

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan. EVOK Güvenlik, ülkemizde büyük ihtiyaç duyulan güvenlik hizmetlerine kalite getirmek amac yla Mustafa Alikoç yönetiminde profesyonel bir ekip taraf ndan kurulmufltur. Güvenlik sektöründeki 10 y ll k bilgi,

Detaylı

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl 220 ÇEfi TL ADLARLA ÖDENEN C RO PR MLER N N VERG SEL BOYUTLARI Fatih GÜNDÜZ* I-G R fi G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl Primi,Has lat Primi, Y l Sonu skontosu)

Detaylı

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Gümrük Ve Ticaret Bakanı Sn. Nurettin CANİKLİ nin Kredi Kefalet Kooperatifleri Ortaklarının Borçlarının Yapılandırılması Basın Toplantısı 24 Eylül 2014 Saat:11.00 - ANKARA Kredi Kefalet Kooperatiflerinin

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI Haberler 4857 SAYILI fi KANUNU LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI 14 May s 2004 tarihinde Sendikam z Binas Mesut Erez Konferans Salonunda 4857 Say l fl Kanunu le lgili Yönetmeliklerin

Detaylı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı Ocak 15, 2013-3:55:02 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın himayesinde kurulan ''İşte Eşitlik Platformu'' tanıtıldı. Toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlikle mücadele

Detaylı

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d Matematik ve Sonsuz G erek konuflma vermeye gitti im okullarda, gerek bana gelen okur mektuplar nda, ö renci ve ö retmenlerin matematikteki sonsuzluk kavram n pek iyi bilmediklerini gözlemledim. Örne in,

Detaylı

Araştırma Notu 11/113

Araştırma Notu 11/113 Araştırma Notu 11/113 29 Nisan 2011 MİLLETVEKİLİ DAĞILIM SENARYOLARI VE YENİ ANAYASA Seyfettin Gürsel 1 Yönetici Özeti 12 Haziran milletvekili seçimlerinden çıkacak yeni TBMM nin bileşimi sadece iktidarı

Detaylı

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Otopsi Cengiz Özak nc JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Amerikan And : Herkes için adalet ve özgürlükle bölünmez tek ulusa dayanan Cumhuriyet e ve bayra ma ba l olaca ma and içerim. Yer

Detaylı

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası 2007 NİSAN EKONOMİ Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası Türkiye ekonomisi dünyadaki konjonktürel büyüme eğilimine paralel gelişme evresini 20 çeyrektir aralıksız devam ettiriyor. Ekonominin 2006 da yüzde

Detaylı

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI 4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI Resul KURT* I. G R fi Ülkemizde 4447 say l Kanunla, emeklilikte köklü reformlar yap lm fl, ancak 4447 say l yasan n emeklilikte kademeli

Detaylı

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN SOSYAL ŞİDDET Süheyla Nur ERÇİN Özet: Şiddet kavramı, çeşitli düşüncelerden etkilenerek her geçen gün şekillenip gelişiyor. Eskiden şiddet, sadece fiziksel olarak algılanırken günümüzde sözlü şiddet, psikolojik

Detaylı

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER 1. Patates ve sütün miktar nas l ölçülür? 2. Pinpon topu ile golf topu hemen hemen ayn büyüklüktedir. Her iki topu tartt n zda bulaca n z sonucun ayn olmas n bekler misiniz?

Detaylı

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU?

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? Rıza KARAMAN Kamu İhale Mevzuatı Uzmanı 1. GİRİŞ İdareler, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarına çıkarken

Detaylı

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ 120 kinci Bölüm - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi 1. ARAfiTIRMANIN AMACI ve YÖNTEM Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi, tüketici enflasyonu, iflsizlik

Detaylı

Brexit ten Kim Korkar?

Brexit ten Kim Korkar? EDAM Türkiye ve Avrupa Birliği Bilgi Notu Brexit ten Kim Korkar? Haziran 2016 Sinan Ülgen EDAM Başkanı 2 23 Haziranda İngiliz halkı, İngiltere nin AB de kalıp kalmayacağına dair bir halkoyuna katılacak.

Detaylı

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r.

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) 1/11/85 YAT Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. 1. TEHL KELER Bu sigorta, her zaman burada gönderme yap lan istisnalara ba l olarak,

Detaylı

KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER

KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER Merdan ÇALIfiKAN* I. G R fi 1163 say l Kooperatifler Kanunu na göre kooperatiflerin zaruri 3 organ bulunmaktad r. Bunlardan en yetkili

Detaylı

TMS 19 ÇALIfiANLARA SA LANAN FAYDALAR. Yrd. Doç. Dr. Volkan DEM R Galatasaray Üniversitesi Muhasebe-Finansman Anabilim Dal Ö retim Üyesi

TMS 19 ÇALIfiANLARA SA LANAN FAYDALAR. Yrd. Doç. Dr. Volkan DEM R Galatasaray Üniversitesi Muhasebe-Finansman Anabilim Dal Ö retim Üyesi 1 2. B Ö L Ü M TMS 19 ÇALIfiANLARA SA LANAN FAYDALAR Yrd. Doç. Dr. Volkan DEM R Galatasaray Üniversitesi Muhasebe-Finansman Anabilim Dal Ö retim Üyesi 199 12. Bölüm, TMS-19 Çal flanlara Sa lanan Faydalar

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları I Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları II Yay n No : 2056 Hukuk Dizisi : 289 1. Bas Kas m 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-953 - 8

Detaylı

T.C. BİLECİK İL GENEL MECLİSİ Araştırma ve Geliştirme Komisyonu

T.C. BİLECİK İL GENEL MECLİSİ Araştırma ve Geliştirme Komisyonu Rapor No:01 Rapor Tarihi: 10.03.2011 muz İl Genel Meclisimizin 01.03.2011 tarih ve 2011/33 sayılı kararı doğrultusunda 08-09-10 Mart 2011 tarihlerinde toplanmıştır. İdaremiz araç parkında bulunan makine

Detaylı

Ak ld fl AMA Öngörülebilir

Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Kararlar m z Biçimlendiren Gizli Kuvvetler Dan Ariely Çevirenler Asiye Hekimo lu Gül Filiz fiar ISBN 978-605-5655-39-6 2008, Dan Ariely Orijinal ad

Detaylı

ARAMALI VERG NCELEMES NDE CEZA MUHAKEMELER KANUNU NUN ARAMAYA L fik N HÜKÜMLER N N DURUMU. K l c n yapamad n adalet yapar. KANUN SULTAN SÜLEYMAN

ARAMALI VERG NCELEMES NDE CEZA MUHAKEMELER KANUNU NUN ARAMAYA L fik N HÜKÜMLER N N DURUMU. K l c n yapamad n adalet yapar. KANUN SULTAN SÜLEYMAN ARAMALI VERG NCELEMES NDE CEZA MUHAKEMELER KANUNU NUN ARAMAYA L fik N HÜKÜMLER N N DURUMU K l c n yapamad n adalet yapar. KANUN SULTAN SÜLEYMAN 80 ARAMALI VERG NCELEMES NDE CEZA MUHAKEMELER KANUNU NUN

Detaylı

B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle

B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle bu ifllemlerin üzerinden al nan dolayl vergiler farkl l k arz etmektedir. 13.07.1956 tarih 6802 say l Gider Vergileri Kanunu

Detaylı

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uygulama Önerileri 59 Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uluslararas ç Denetim Meslekî Uygulama Standartlar ndan Standart 1110 un Yorumu lgili Standart 1110 Kurum çi Ba

Detaylı

Amerika Birleflik Devletleri nde dikkatimi ilk çeken her fleyin

Amerika Birleflik Devletleri nde dikkatimi ilk çeken her fleyin Dünyan n En Zeki nsan Matematikçilere Karfl Amerika Birleflik Devletleri nde dikkatimi ilk çeken her fleyin büyüklü ü oldu. Arabalar, binalar, Coca Cola lar, al flverifl merkezleri, insanlar... Her fley

Detaylı

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1 Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1 18 Aral k 1979 da Birle mi Milletler Genel cinsiyet ayr mc l n yasaklayan ve kad n haklar n güvence alt na alan

Detaylı

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas 1 Prof. Dr. Yunus Kishal Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi Tekdüzen Hesap Sistemi ve Çözümlü Muhasebe Problemleri 4. Bas Tekdüzen Muhasebe Sistemi Uygulama Tebli leri

Detaylı

YARGITAY 7. HUKUK DA RES

YARGITAY 7. HUKUK DA RES YARGITAY 7. HUKUK DA RES 2260 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 5 Y l 2007 YARGITAY 7. HUKUK DA RES E: 2006/1028 K: 2006/1293 T: 24.04.2006 T CARET HUKUKU T CAR DAVA KAVRAMI HAKSIZ EYLEMDEN DO AN DAVA

Detaylı

DEVLET KATKI SİSTEMİ Devlet katkısı nedir? Devlet katkısı başlangıç tarihi nedir? Devlet katkısından kimler faydalanabilir?

DEVLET KATKI SİSTEMİ Devlet katkısı nedir? Devlet katkısı başlangıç tarihi nedir? Devlet katkısından kimler faydalanabilir? DEVLET KATKI SİSTEMİ Devlet katkısı nedir? Katılımcı tarafından ödenen katkı paylarının %25 i oranında devlet tarafından katılımcının emeklilik hesabına ödenen tutardır. Devlet katkısı başlangıç tarihi

Detaylı

KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK VE ÖNEMİ ÇEVRE VE İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ İLE İLİŞKİSİ. Gürbüz YILMAZ Makina Mühendisi A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı

KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK VE ÖNEMİ ÇEVRE VE İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ İLE İLİŞKİSİ. Gürbüz YILMAZ Makina Mühendisi A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK VE ÖNEMİ ÇEVRE VE İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ İLE İLİŞKİSİ Gürbüz YILMAZ Makina Mühendisi A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) Çevre İş Sağlığı Güvenliği ŞİRKETLER

Detaylı

NTERNET ÇA I D NAM KLER

NTERNET ÇA I D NAM KLER Mustafa Emre C VELEK NTERNET ÇA I D NAM KLER www.internetdinamikleri.com STANBUL-2009 Yay n No : 2148 letiflim Dizisi : 55 1. Bas m - stanbul - Haziran 2009 ISBN 978-605 - 377-066 - 4 Copyright Bu kitab

Detaylı

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Prof. Haberal dan Yeni Bir Uluslararas At l m: TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Dünyan n dört bir yan ndan yüzlerce biliminsan Prof. Dr. Mehmet Haberal taraf ndan kurulan Türk Dünyas Transplantasyon

Detaylı

Endüstri 4.0. nsanl n Gelece i. Tümüyle bilgisayar

Endüstri 4.0. nsanl n Gelece i. Tümüyle bilgisayar Endüstri 4.0 ve nsanl n Gelece i Tümüyle bilgisayar 40 y l içinde sistemli ve yapay insanlar n yapt zeka donan ml makinelerin, üretim ve hatta bilgisayarlar n her ifli makine ve hizmet sektöründe çal flmas

Detaylı

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES Ahmet AKIN / TÜRMOB Yönetim Kurulu Üyesi 387 388 Genel Oturum III - Meslek Mensuplar Aç s ndan Türkiye Denetim Standartlar n

Detaylı

YASAL FA Z UYGULAMASI VE B R YARGITAY KARARI

YASAL FA Z UYGULAMASI VE B R YARGITAY KARARI KARAR ELEfiT R S YASAL FA Z UYGULAMASI VE B R YARGITAY KARARI KARAR ELEfiT R S Av. MEHMET BAYRAKTAR* I- G R fi 2003, 2004 ve 2005 Mali Y l Bütçe Kanunlar ile; 3095 say l Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine

Detaylı

ÇÖZÜM Say : 90-2008. Mustafa BAfiTAfi* I-G R fi

ÇÖZÜM Say : 90-2008. Mustafa BAfiTAfi* I-G R fi ÇÖZÜM Say : 90-2008 KISM SÜREL VEYA ÇA RI ÜZER NE ÇALIfiANLAR LE BU KANUNA GÖRE EV H ZMETLER NDE AY ÇER S NDE 30 GÜNDEN AZ ÇALIfiANLAR 01.10.2010 TAR H NE KADAR YEfi L KART ALAB LECEKLER Mustafa BAfiTAfi*

Detaylı

6 MADDE VE ÖZELL KLER

6 MADDE VE ÖZELL KLER 6 MADDE VE ÖZELL KLER TERMOD NAM K MODEL SORU 1 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER MODEL SORU 2 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER 1. Birbirine temasdaki iki cisimden s cakl büyük olan s verir, küçük olan s al r. ki cisim bir

Detaylı

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları.

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları. HASTA İŞİ İnsanların içlerinde barındırdıkları ve çoğunlukla kaçmaya çalıştıkları bir benlikleri vardır. O benliklerin içinde yaşadıkları olaylar ve onlardan arta kalan üzüntüler barınır, zaten bu yüzdendir

Detaylı

S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER

S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER Erol LENGERL / Akis Ba ms z Denetim ve SMMM A.fi. 473 474 2. Salon - Paralel Oturum VIII - Sistem ve Süreç Denetiminde Karfl lafl lan

Detaylı

YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü

YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİ Akdeniz Müftülüğü YETİŞKİNLER DİN EĞİTİMİNİN TANIMI Yetişkinler din eğitimi kavramını tanımlayabilmek için önce yetişkinler eğitimini tanımlayalım. En çok kullanılan ifade ile yaygın

Detaylı

SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU

SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU 26-27.01.2007 stanbul Üniversitesi Merkez Bina Doktora Salonu stanbul Barosu stanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi STANBUL BAROSU

Detaylı

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının bağlantıları kontrol edilir. Güz ve Bahar dönemindeki

Detaylı

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Atatürk ün Dünyas Cengiz Önal 64 Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Han mlar, Beyler! stanbul dan geliyorsunuz. Hofl geldiniz. stanbul un fl k ocaklar n temsil eden yüce heyetiniz karfl s

Detaylı

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i I DR. NA L YILMAZ HEMfiEHR K ML Kastamonulular Örne i II Yay n No : 2039 Sosyoloji : 1 1. Bas - Ekim 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-936 - 1 Copyright Bu kitab n Türkiye deki yay n haklar BETA Bas m

Detaylı

Özelge: 4632 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi kapsamında vakıf/sandıklardan bireysel emeklilik sistemine yapılan aktarımlarda vergilendirme hk.

Özelge: 4632 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi kapsamında vakıf/sandıklardan bireysel emeklilik sistemine yapılan aktarımlarda vergilendirme hk. Özelge: 4632 sayılı Kanunun Geçici 1. maddesi kapsamında vakıf/sandıklardan bireysel emeklilik sistemine yapılan aktarımlarda vergilendirme hk. Sayı: 64597866-120[94-2014]-131 Tarih: 28/08/2014 T.C. GELİR

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz.

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz. - Günlük siyaset acının üstünü nasıl örter? - Gazze yi ve Filistin i içselleştirmek yerine farz olarak görenlerin destansı trajik hali - BM Genel Sekreteri, AKP Kadın Kolları ve Hrant Dink Ortak paydası

Detaylı

Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor!

Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dursun YILDIZ topraksuenerji 21 Ocak 2013 ABD Petrol İhracatçısı Olacak. Taşlar Yerinden Oynar mı? 1973 deki petrol krizi alternatif enerji arayışlarını arttırdı.

Detaylı

Dünyaya barış ve refah taşıyor, zorlukları azimle aşıyoruz

Dünyaya barış ve refah taşıyor, zorlukları azimle aşıyoruz Dünyaya barış ve refah taşıyor, zorlukları azimle aşıyoruz Rakamlarla Sektörümüz: 3 kıtadan 77 ülkeye doğrudan hizmet götüren, Toplam Yatırımı 5 Milyar Doları aşan, Yan sektörleri ile birlikte yaklaşık

Detaylı

Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV. Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun. Kapak Can Eren

Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV. Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun. Kapak Can Eren Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV ISBN No: 978-99-44-234-22-1 Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun Kapak Can Eren Tasar m / Uygulama Referans Ajans Tel: +90.212 347 32 47

Detaylı

1 OCAK - 31 ARALIK 2015 HESAP DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU (Tüm tutarlar, aksi belirtilmedikçe Türk Lirası ( TL ) cinsinden ifade edilmiştir.

1 OCAK - 31 ARALIK 2015 HESAP DÖNEMİNE AİT PERFORMANS SUNUŞ RAPORU (Tüm tutarlar, aksi belirtilmedikçe Türk Lirası ( TL ) cinsinden ifade edilmiştir. A. TANITICI BİLGİLER PORTFÖYE BAKIŞ YATIRIM VE YÖNETİME İLİŞKİN BİLGİLER Halka arz tarihi: 16 Temmuz 2014 31 Aralık 2015 tarihi itibariyle Fonun Yatırım Amacı Portföy Yöneticileri Fon Toplam Değeri Portföyünde

Detaylı

KES RLER. Bunlar biliyor musunuz? Bütün bir fleyin bölündü ü iki eflit parçadan her biri. Tam, bölünmemifl fley. Bütün elma gibi.

KES RLER. Bunlar biliyor musunuz? Bütün bir fleyin bölündü ü iki eflit parçadan her biri. Tam, bölünmemifl fley. Bütün elma gibi. KES RLER Bunlar biliyor musunuz? Bütün: Tam, bölünmemifl fley. Bütün elma gibi. Yar m: Bütün bir fleyin bölündü ü iki eflit parçadan her biri. Kesir: Bir bütünün bölündü ü eflit parçalar n birini veya

Detaylı

5651 Sayılı Kanun. 5651 Sayılı Kanun Maddesinin Amacı

5651 Sayılı Kanun. 5651 Sayılı Kanun Maddesinin Amacı 5651 Sayılı Kanun 5651 Sayılı Kanun Maddesinin Amacı Kanun maddesi internet erişiminin kontrol altına alınmasını amaçlamaktadır. Bu sayede internet üzerinden işlenen bilişim suçlarının önemli ölçüde önüne

Detaylı

Yoga. Beden Ruh ile Bulufluyor

Yoga. Beden Ruh ile Bulufluyor Beden Ruh ile Bulufluyor Düzenli bir flekilde Yoga Hareketleri (Asanalar) yapan bir insan sadece her bir kas n esnetip güçlendirmekle kalmaz ayn zamanda daha iyi uyur metabolizmas n gelifltirir ve ideal

Detaylı

Mehmet TOMBAKO LU* * Hacettepe Üniversitesi, Nükleer Enerji Mühendisli i Bölümü

Mehmet TOMBAKO LU* * Hacettepe Üniversitesi, Nükleer Enerji Mühendisli i Bölümü Nükleer Santrallerde Enerji Üretimi ve Personel E itimi Mehmet TOMBAKO LU* Girifl Sürdürülebilir kalk nman n temel bileflenlerinden en önemlisinin enerji oldu unu söylemek abart l olmaz kan s nday m. Küreselleflen

Detaylı

33. BÖLÜM İLK VE SON SORUŞTURMA İNŞAAT SAHİBİNE PARA CEZASI İNŞAATA YIKIM KARARI VE BU KARARIN İPTALİ SUÇLAMA; KARARA İTİRAZ ETMEMEK!

33. BÖLÜM İLK VE SON SORUŞTURMA İNŞAAT SAHİBİNE PARA CEZASI İNŞAATA YIKIM KARARI VE BU KARARIN İPTALİ SUÇLAMA; KARARA İTİRAZ ETMEMEK! 33. BÖLÜM İLK VE SON SORUŞTURMA İNŞAAT SAHİBİNE PARA CEZASI İNŞAATA YIKIM KARARI VE BU KARARIN İPTALİ SUÇLAMA; KARARA İTİRAZ ETMEMEK! ANLAMSIZ BİR TAVIR YARGILANMA GEREĞİ YOK; DOSYA KAPANIYOR 394 395 33.

Detaylı

TÜRK BORÇLAR VE TÜRK T CARET KANUNU TASARILARI

TÜRK BORÇLAR VE TÜRK T CARET KANUNU TASARILARI YAZILAR TÜRK BORÇLAR VE TÜRK T CARET KANUNU TASARILARI PROF. DR. ERDO AN MORO LU (*) Türk Borçlar Kanunu Tasar s ndan sonra Türk Ticaret Kanunu Tasar s da Türkiye Büyük Millet Meclisi ne sunulmufl bulunmaktad

Detaylı

NİSAN 2013 SAYI:16 ŞEHİRLER ÇOCUKLARIMIZA GÖRE OLSUN

NİSAN 2013 SAYI:16 ŞEHİRLER ÇOCUKLARIMIZA GÖRE OLSUN NİSAN 2013 SAYI:16 ŞEHİRLER ÇOCUKLARIMIZA GÖRE OLSUN S Ö Y L E Ș İ Avrupa Birliği Yatırımları Daire Bașkanı Okuyucularımız için Avrupa Birliği Yatırımları Dairesi Bașkanlığı hakkında bilgi verebilir misiniz?

Detaylı

SİRKÜLER. 1.5-Adi ortaklığın malları, ortaklığın iştirak halinde mülkiyet konusu varlıklarıdır.

SİRKÜLER. 1.5-Adi ortaklığın malları, ortaklığın iştirak halinde mülkiyet konusu varlıklarıdır. SAYI: 2013/03 KONU: ADİ ORTAKLIK, İŞ ORTAKLIĞI, KONSORSİYUM ANKARA,01.02.2013 SİRKÜLER Gelişen ve büyüyen ekonomilerde şirketler arasındaki ilişkiler de çok boyutlu hale gelmektedir. Bir işin yapılması

Detaylı

Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı

Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Büyükşehir Belediyesi tarafından yatırımı gerçekleştirilen çevreci yatırım;

Detaylı

KIDEM TAZM NATI TAKS TLE VE SENETLE ÖDENEB L R M?

KIDEM TAZM NATI TAKS TLE VE SENETLE ÖDENEB L R M? KIDEM TAZM NATI TAKS TLE VE SENETLE ÖDENEB L R M? Resul KURT* I. GENEL B LG LER flçi ve iflveren aras nda önemli sorunlara yol açt görülen k dem tazminat, iflçinin iflyerine ve iflverene sadakatle hizmeti

Detaylı

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL D ü n y a Ü n i v e r s i t e l e r S e r v i s i Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL BAfiLANGIÇ nsan Haklar Evrensel Beyannamesinin 40. y ldönümünde 6-10 Eylül tarihleri

Detaylı

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina .. 95 Türkiye ile Kazakistan: Karfl l kl Kazan mlara Dayal Bir flbirli i Bektas Mukhamejanov * Çeviren: Dr. Almagül sina Kazakistan ba ms zl n kazand ndan itibaren, d fl politika stratejisinde çok yönlü

Detaylı

GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl)

GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl) I Dr. Leyla ÇAKICI GERÇEK Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Alapl MYO Ö retim Üyesi GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl) II Yay n No : 2323 Hukuk Dizisi : 1151 1. Bas - Eylül 2007 - STANBUL 2. Bas - Ekim

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN. GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN GYODER ZİRVESİ nde YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 NİSAN 2007 İSTANBUL Sözlerime gayrimenkul ve finans sektörlerinin temsilcilerini bir araya

Detaylı

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER nternet, her fleyi de ifltirdi Hat rlamak ve zihnimizi kullanmak konusunda, geleneksel yöntemlerimizden h zla uzaklafl yoruz. Be endi imiz bir yeme in tarifini,

Detaylı

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1 Sağlık Reformunun Sonuçları İtibariyle Değerlendirilmesi 26-03 - 2009 Tuncay TEKSÖZ Dr. Yalçın KAYA Kerem HELVACIOĞLU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Türkiye 2004 yılından itibaren sağlık

Detaylı

Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007

Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007 Enerji ve Kalkınma Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007 Kırılma Noktası Dünyanın gerçeklerini kırılma noktalarında daha iyi kavrıyoruz. Peşpeşe gelen, birbirine benzer damlaların bir tanesi bardağın

Detaylı

ANADOLU DA BEYİN FIRTINASI

ANADOLU DA BEYİN FIRTINASI ANADOLU DA BEYİN FIRTINASI Güneş Sigorta ve CNBC-e işbirliği ile Kasım ayında Kayseri den başlayan Güneş Ekonomi Buluşmaları 6 ay boyunca 6 farklı ilde ekonominin nabzını tutacak. Geneş Sigorta Genel Müdürü

Detaylı

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir.

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir. TÜB TAK BAfiKANLIK, MERKEZ VE ENST TÜLERDE ÇALIfiIRKEN YÜKSEK L SANS VE DOKTORA Ö REN M YAPANLARA UYGULANACAK ESASLAR (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Esaslar n amac ; Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araflt

Detaylı

Rastgele Bir Say Seçme ya da Olas l k Nedir

Rastgele Bir Say Seçme ya da Olas l k Nedir Rastgele Bir Say Seçme ya da Olas l k Nedir B irçok yaz mda olas l k sorusu sordum. Bu yaz mda soru sormayaca m, sadece olas l n matematiksel tan m n verece im. 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9 say lar aras

Detaylı

Başkan Acar Bursa da Sosyal Güvenlik Reformunu Anlattı

Başkan Acar Bursa da Sosyal Güvenlik Reformunu Anlattı Başkan Acar Bursa da Sosyal Güvenlik Reformunu Anlattı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKANI FATİH ACAR: - 2008 YILINDA SÜRDÜRÜLEBİLİR BİR SOSYAL GÜVENLİK SİSTEMİNİN TEMELLERİ ATILDI - İLAÇ VE TIBBİ MALZEME KONUSUNDA

Detaylı

20 EKİM 2009 SALI IMF DÜNYA BANKASI TOPLANTILARI SAYI 2

20 EKİM 2009 SALI IMF DÜNYA BANKASI TOPLANTILARI SAYI 2 20 EKİM 2009 SALI IMF DÜNYA BANKASI TOPLANTILARI SAYI 2 Devlet Bakan ve Baflbakan Yard mc s Sn. Ali Babacan, IMF ye güvenmedik demedim IMF ye güvenmedi imiz için anlaflma imzalamad k fleklinde baz bas

Detaylı

Yaz ma Aziz Nesin in özyaflamöyküsü Böyle Gelmifl Böyle

Yaz ma Aziz Nesin in özyaflamöyküsü Böyle Gelmifl Böyle Aziz Nesin in Darüflflafaka ya Girifli Yaz ma Aziz Nesin in özyaflamöyküsü Böyle Gelmifl Böyle Gitmez den bir al nt yla bafllayaca m. Ailesi Heybeliada ya tafl nm flt r. Y l 1926. Babam n nerde oldu unu

Detaylı

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*)

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Yönetmelik, Türkiye Bilimsel

Detaylı

YARGITAY 13. HUKUK DA RES

YARGITAY 13. HUKUK DA RES YARGITAY 13. HUKUK DA RES E: 2006/4967 K: 2006/7878 T: 15.05.2006 HAKSIZ AZ L AZ L TAR H NDE GEÇERL OLAN ÜCRET TAR FES ÜZER NDEN HESAPLAMA YAPILACA I (Avukatl k K. m. 164/4) Özet: Haks z olarak azledildi

Detaylı

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti içi disiplin mekanizması (cinsel taciz, aile içi şiddet vs. gibi durumlarda işletilen) AKP CHP MHP BBP HDP Parti içi disiplin

Detaylı

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor?

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Doç.Dr. Nilgün GÖRER TAMER (Şehir Plancısı) Her fakülte içerdiği bölümlerin bilim alanına bağlı olarak farklılaşan öznel

Detaylı

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI Otopsi Cengiz Özak nc 8 Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI 71 Y l Sonra Dünyada ve Türkiye de lk Kez T pk Bas m ve Tam Metin 24 fiubat 1942 Struma Facias nda Türkiyenin Suçsuzlu unu Kan tlayan

Detaylı

YARGITAY 19. HUKUK DA RES

YARGITAY 19. HUKUK DA RES YARGITAY 19. HUKUK DA RES 432 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 1 Y l 2008 YARGITAY 19. HUKUK DA RES E: 2007/2009 K: 2007/5577 T: 31.05.2007 HUKUK YARAR KOfiULU SIRA CETVEL SIRA CETVEL NE T RAZ TEDB

Detaylı

Yalanc n n Hakk ndan Gelmek!

Yalanc n n Hakk ndan Gelmek! Yalanc n n Hakk ndan Gelmek! A c d r söylemesi, bunca ülke gördüm, bunca insan tan d m, ülkemde gördü üm kadar çok yalanc y hiçbir yerde görmedim. Do u ya az gittim, ama Bat da gitmedi im yer kalmad desem

Detaylı

SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar. Amaç

SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar. Amaç SİİRT ÜNİVERSİTESİ UZAKTAN EĞİTİM UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; Siirt Üniversitesi Uzaktan Eğitim Uygulama

Detaylı

Uluslararas De erleme K lavuz Notu, No.9. Pazar De eri Esasl ve Pazar De eri D fl De er Esasl De erlemeler için ndirgenmifl Nakit Ak fl Analizi

Uluslararas De erleme K lavuz Notu, No.9. Pazar De eri Esasl ve Pazar De eri D fl De er Esasl De erlemeler için ndirgenmifl Nakit Ak fl Analizi K lavuz Notlar Uluslararas De erleme K lavuz Notu, No.9 Pazar De eri Esasl ve Pazar De eri D fl De er Esasl De erlemeler için ndirgenmifl Nakit Ak fl Analizi 1.0 Girifl 1.1 ndirgenmifl nakit ak fl ( NA)

Detaylı

14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER

14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER 14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER 23 dönem Çalışma Programında; Oda etkinliklerinin TMMOB örgütlülüğü ile ilişkilendirilerek ortak alanlar

Detaylı

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar,

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Orman ve Su İşleri Bakanımız Sn. Veysel Eroğlu nun katılımları ile gerçekleştiriyor olacağımız toplantımıza katılımlarınız için teşekkür ediyor,

Detaylı

Topoloji değişik ağ teknolojilerinin yapısını ve çalışma şekillerini anlamada başlangıç noktasıdır.

Topoloji değişik ağ teknolojilerinin yapısını ve çalışma şekillerini anlamada başlangıç noktasıdır. Yazıyı PDF Yapan : Seyhan Tekelioğlu seyhan@hotmail.com http://www.seyhan.biz Topolojiler Her bilgisayar ağı verinin sistemler arasında gelip gitmesini sağlayacak bir yola ihtiyaç duyar. Aradaki bu yol

Detaylı

HAKSIZ REKABET KURULU ÇALIŞMA RAPORU ANTALYA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI ANTALYA HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU FAALİYET RAPORU

HAKSIZ REKABET KURULU ÇALIŞMA RAPORU ANTALYA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI ANTALYA HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU FAALİYET RAPORU ANTALYA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI ANTALYA HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU FAALİYET RAPORU DÖNEMİ : 2014 İÇİNDEKİLER SUNUŞ 3 BAŞKANIN SUNUŞU 4 HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU NUN SUNUŞU

Detaylı

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Ekim 14, 2011-2:43:35 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, ''Bedensel, işitme ve görme özürlüler kendi içinde sınava tabi tutulacak. 2012 yılının ilk çeyreğinde

Detaylı

Mustafa Kumlu: Do algaz Krizi Hatal Enerji Politikalar n n Sonucudur

Mustafa Kumlu: Do algaz Krizi Hatal Enerji Politikalar n n Sonucudur Mustafa Kumlu: Do algaz Krizi Hatal Enerji Politikalar n n Sonucudur TES- fi Genel Baflkan ve TÜRK- fi Genel Sekreteri Mustafa Kumlu, 27 Ocakta yapt bas n aç klamas nda yaflanan do algaz krizinin hatal

Detaylı