suni gündemlerini dayatma hedefiyle de ele alınan bu politikanın değişik versiyonları sahnelenmekte.

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "suni gündemlerini dayatma hedefiyle de ele alınan bu politikanın değişik versiyonları sahnelenmekte."

Transkript

1 , TARAFIZ; AMA EZİLENDEN-SÖMÜRÜLENDEN YANA! Psikolojik savaş stratejisinin bir parçası olan gerilim politikası, egemen sınıflar tarafından hayata geçirilmeyi sürdürüyor. Kendi aralarındaki hegemonya çatışmasında önemli bir araç haline getirilen bu politika, sistemin kendini yenileme ihtiyacı duymasıyla birlikte, bu ve benzer bir dizi politikaya daha sıkça başvurulmasına da yol açıyor. Kriz bahaneli ekonomik saldırılarla sofrasındaki ekmeği her geçen gün küçülen, işsizlik, yoksulluk artık yaşamının olağan bir parçası haline gelen/getirilen geniş yığınların kafasını bulandırma, onları acil sorunlarından uzaklaştırarak, kendi suni gündemlerini dayatma hedefiyle de ele alınan bu politikanın değişik versiyonları sahnelenmekte. Egemen sınıflar arasında sürüyor gibi görünen ve psikolojik savaşı gerilim üzerinden ele alan yaklaşımı hayata geçirilmede, en geniş kesimler tarafından kabul görür hale getirmede en önemli rollerden birini ise, her vakit olduğu gibi sahibinin sesi medya üstlenmiş bulunmakta. İçinden geçilen süreçte, bu rolün baş aktörlüğünün Taraf gazetesine verilmiş olduğunu görüyoruz. Hemen tüm burjuva-feodal basının, sadece adı geçmesiyle birlikte hazır ol a geçtiği Genel Kurmay a bile kafa tutma cesaretini gösteren, bu zamana kadar hiç kimselerin dokunamadığı/dokunamayacağı tabulara dokunan bu gazete, neredeyse gün geçmiyor ki, ülke gündemine bomba gibi düşen bir belge yayımlamasın. Sayfa 9 İşçi-köylü Demokratik Halk İktidarı İçin Sayı: 44 * 26 Haziran-9 Temmuz 2009 * Fiyatı: 1.50 TL * ISSN: X Hiçbir belge, gerçekleri gizleyemez Yine ortaya saçılan belgelerle, ortalık karıştı. Belgeler sahte midir, gerçek midir tartışması gündemi toza boğdu. Sahtelik, gerçeklik tartışması bir yana, bir anda yine mağdur edebiyatına sarılan AKP, Deniz Feneri gibi önemli bir yolsuzluk davasını bu tozun içinde görünmez kılıverdi. Dahası, daha 2 hafta önce üzerinde tartışmalar kopartılan sınırlardaki mayınların temizlenmesine dair yasa tasarısı köşkün memuru tarafından onaylanıverdi. Ekonomik krizin derinleştirdiği işsizlik, yoksulluk unutuluverdi. Ama krizin patronlara sağladığı fırsatlara paralel açıklanan teşvik paketi unutulmadı. Unutulanlar ve unutturulanlar, hep emekçi ezilen halkın sorunları oldu yine. Oysa biz unutmadık, unutmayacağız. Halkın düşmanlarını da hep hatırlayacağız! Hiçbirimizde bir parça onur kalmadı! 17 Haziran Cumartesi günü zorunlu göç mağdurları ile Galatasaray Lisesi önünde bir araya gelen Göç-Der bir basın açıklaması düzenledi. Eylemde bir konuşma yapan Göç-Der Başkanı Sami Özgen, devlet gözünde potansiyel birer terörist olarak görülen Kürtlerin yaşadıkları yerlerin baştan aşağı yakılarak insansızlaştırıldığını ve bunları yaparken devletin, değil uluslararası insan haklarına kendi iç hukukuna bile riayet etmediğini söyledi. Bu sorunun çözümü için göçe tabi tutulanların tüm maddi ve manevi zararlarının en adaletli biçimde karşılanması gerektiğini belirten Özgen, taleplerinin yaşanan insanlık dışı olayların faillerinin yargılanması olduğuna dikkat çekti. Sayfa 6 Evlerimizden çıkmayacağız Birlik-Mücadele-Zafer Sendikalı ol! Düzce nin her yerinde üzerinde Umutlu ol! Mutlu ol! Güçlü ol! Birlik ol! Sendikalı ol! yazıları olan afişler dikkat çekiyor. Çünkü Düzce, Petrol-İş in Anayasal hakkını kullan, sendikalı ol! adlı kampanyasının uygulandığı pilot il olarak seçilmiş. Biz de bu kampanya hakkında ayrıntılı bilgi almak için Petrol-İş Düzce Şubesi Örgütlenme Sorumlusu Ünal Akbulut ile görüştük. Sayfa 4 TİS yoksa grev var! 20 Haziran günü Türkiye nin birçok yerinden iş sözleşmeleri talebi ve konfederasyonlarına yönelik gözaltı ve tutuklamalara karşı Ankara ya gelen KESK üyesi emekçiler, Başbakanlığa yürüdü. Güvenpark ı dolduran binlerce emekçi ellerinde KESK e dokunma yazılı dövizler, pankart ve bayraklarıyla renkli bir görüntü oluşturdu. Emekçiler son süreçteki baskıları da kınadılar. Sayfa 5 Türk-İş e işçi tepkisi Kamu toplu sözleşmelerinin 6 ay gibi uzun bir süredir sonuçlanmaması ve Türk- İş in pasif tutumunun da bunda etken olması nedeniyle işçiler tarafından hem hükümete hem de konfederasyonlara tepkiler büyümeye başladı. İstanbul da birçok sendikanın yer aldığı İstanbul Şubeler Platformu nun organize ettiği Türk-İş protestosu öfkeli sloganları haykıran işçilerin Taksim AKM önünde toplanmasıyla başladı. Sayfa yılında Marmara Bölgesi nde, Ankara dan İzmir e kadar geniş bir alanda hissedilen 7.4 büyüklüğündeki 17 Ağustos Depremi birçok insanı birbirinden ayırdı, yaşamları bir çırpıda sildi. Bu tablonun sorumlusu kimdi? Yoksul emekçiler mi yoksa onlara hiçbir imkân sağlamayan kâr hırsının vahşiliği ile doğayı ve insanı sömüren egemenler mi? Depremden sonra İzmit teki Arızlı Konutlarına yerleştirilen ancak şimdilerde evlerinden çıkartılmak istenen depremzedelerle görüştük. Sayfa 2 İşçi-köylü den Sınıfsal Yaklaşım Emekçinin Gündemi Pusula Evrensel Bakış Sürecin Sorunları, Devrimin Çift taraflı TSK Belgesi: DDSB Programı Ne Anlam Kır Yoksulları Kentleri Kadro ve Militanları Kendi Alternatifini Yarat! Eylem ve İmdat Planı İfade Ediyor? Kuşatmak İçin Yola Çıktılar! Yaratılarak Aşılır! Sayfa 2 Sayfa 3 Sayfa 4 Sayfa 11 Sayfa 13 C M Y K

2 flçi-köylü 2 Yaflam n içinden 26 Haziran-9 Temmuz 2009 Evlerimizden ç kmayaca z! flçi-köylü den Kendi alternatifini yarat! A ustos unda 45 saniyelik bir facia yafland Türkiye topraklar nda. Saniyeler içinde binlerce insan hayat - n kaybederken bir o kadar da yaral olarak kurtuldu. Kader miydi bu? Deprem mi yoksa egemenlerin azami kâr h rs m y kt evleri? Neden y k lan sadece yoksul emekçilerin evleriydi? 1999 y l nda Marmara Bölgesi nde, Ankara dan zmir e kadar genifl bir alanda hissedilen 7.4 büyüklü ündeki 17 A ustos depremi birçok insan birbirinden ay rd, yaflamlar bir ç rp da sildi. Bu tablonun sorumlusu kimdi? Yoksul emekçiler mi yoksa onlara hiçbir imkân sa lamayan kâr h rs n n vahflili i ile do ay ve insan sömüren egemenler mi? Deprem umutlar y kmak istedi ama umutlar de il beton duvarlar y k ld. Yaflanan binlerce kayba ra men yaflam akmaya devam ediyor A ustos unda bir dakikadan daha az bir zamana s an on binlerce ölüm sonras nda yaflama tutunan depremzedelere yine kendileri gibi ayn s n ftan olan s n f kardeflleri el verdi. Difl ile t rnak ile kaz yarak betonu, yeralt nda kalanlara el uzatt lar. Yaflananlar n ac s na ra men silerek gözyafllar n büyüttüler dayan flmay. Yaflanan bu faciada da depremzedelere egemenler taraf ndan sunulan imkânlar sadece bir göz boyama arac olarak kullan ld. Yard m için toplanan vergiler patronlar n kasalar na akt. Deprem s ras nda halk n bask s sonucu ad m atmak zorunda kalan devlet, depremzedelere çad r kurdu, ma durlara prefabrik evler yapt. Ancak daha sonra birçok yerde, depremzedelerden konutlar terk etmelerini istedi. Bunun sonucunda depremzedeler k fl n, so u un ortas nda sokakta b rak ld. Daha önce de s kça rastlad - m z bu tablonun bir benzeri flimdi Kocaeli de yaflan yor da Irak Baflkan Saddam Hüseyin in 10 milyon dolarl k yard m sonucunda Kocaeli ye ba l Bahçesaray Belediyesi nde kurulu Ar zl Konutlar na, bir avuç kan emici taraf ndan el konulmak isteniyor. Konutlar n bulundu u topra n oldukça verimli ve Kocaeli Körfezi ne kuflbak fl bir manzaras n n olmas egemenlerin a z n suland r - yor. Depremzedeleri konutlar ndan ç karmak için bas n da kullan l yor. Örne in son günlerde depremzedelerin durumu medya taraf ndan çarp t - larak yans t l yor. Depremzedeler konutlar iflgal etti, iflgalciler gibi ifadeler ise burada yaflayanlar oldukça üzüyor. flçi-köylü gazetesi olarak; bir bas n aç klamas yaparak sorunlar na dikkat çekmeye çal flan depremzedeleri ziyaret ettik ve yaflad klar n dinledik. Ziyaret etti imiz konutlar n bulundu u site kal c konut olarak infla edilmesine ra men geçici konut olarak de ifltirilmifl, daha önceden girifl kap s nda bulunan Irak ve K z lay bayraklar indirilmifl. Site içine girdi imizde ortas nda kurulan grev çad r dikkatimizi çekiyor. Site sakinleri gençyafll, kad n-çocuk grev çad r nda direnifle geçmifl durumda. Ar zl sakini depremzedeler evlerine sahip ç karak mücadeleyi seçmifl. Çad r üzerine Depremzedeye hibe bürokrata de il, mülkiyet hakk m z istiyoruz yaz l pankart asan depremzedeler, evlerinin camlar na da Bu ev benim, tapusunu istiyorum yaz - l ozalitler asm fl. Çad rda oturan depremzedelerden görüfl almak istiyoruz, ancak oldukça temkinli yaklafl yorlar. Daha önce burjuva gazetelerde yap - lan yanl fl haberlerin etkisi ile do ru yazacaksan z konuflal m diye bafll yorlar sözlerine. Evine sahip ç karak direnifle geçen ve depremde ailesinden 9 kifliyi kaybeden Gökhan Göl ile sohbete bafll - yoruz. Gökhan Göl bize 1999 da yaflanan depremden hemen sonra Irak hükümeti taraf ndan 10 milyon dolarl k ham petrol karfl l nda al nan bu arazilerin Irak Baflkonsoloslu u taraf ndan yap lan bir bas n aç klamas ile depremzedelere hibe edildi ini anlat - yor. Bu süre içinde yaflananlarla ilgili Gökhan Göl ile bir söylefli gerçeklefltirdik. Bugüne nas l gelindi, neler yafland? - Irak hükümeti taraf ndan verilen 10 milyon dolarl k bütçe bankaya yat r - larak 1.5 senelik faize b rak ld. Paran n ikiye katlanmas ile birlikte dönemin valisi bu para ile buraya konut infla edece ini ve imzalar n at lmas gerekti ini söyledi. Bizim ad m za vali ile görüflen Yeni Mahalle Muhtar Tuncay Aflk n a konutlarda depremzedelerin oturmayaca da söylenmifl. Bunun üzerine muhtar m z bir bas n aç klamas yaparak durumu kamuoyuna duyurdu. Ve bu teklifi reddetti. Kamuoyunun bunu gündeme getirmesinden hemen sonra bir flekilde evler infla edildi ve depremde ailesinden kay plar olanlara evlerin verilece i belirtildi. O süre içinde ortalama 400 ila 500 aras nda bir baflvuru yap ld. Ve ölü s ralamas na göre evler verildi. Irak Baflkonsoloslu u bizlere yapt aç klama ile bu evleri kira ödemeden sonsuza kadar kullanaca m z söyledi. Aç klama yap l rken devlet yetkilileri ve yerel ve uluslararas bas n da buradayd. Bu konutlarda ne kadar süre kald n z? - Burada bir sene boyunca hiç kira vermeden oturduk. Bu, kamuoyuna devlet elini depremzedelere açt diye lanse edildi. Bir senenin sonunda bizlere biz size buray 5 sene oturman z karfl l nda verdik gibi bir gerekçe ile bir anlaflma imzalatt lar. Yine bu befl y l n sonunda bizlere ikinci bir sözleflme daha imzalatt lar, ama bu zaman zarf nda hukuksal süreç iflledi ve ortak gider ad alt nda bizlerden kira almaya bafllad lar. Ard ndan buraya birkaç tane devlet adam n yerlefltirdiler. Buna karfl ç kt k ve evlerin, evi olmayan depremzedelere verilmesini istedik. Ard ndan dönemin Sanayi ve Ticaret Bakan Nihat Ergün bizlere hakaretlerde bulunarak küfür etti. Biz de bunun üzerine mücadele etmeye karar verdik. Geçti imiz günlerde 1960 ve 1970 li y llarda yaflanan mücadele örneklerini izledik. Tarih boyunca hep direnenler olmufl, biz de direnenlerden esinlenerek bir fleyler yap yoruz. Bizler depremden kaynakl halen yaralar n saramam fl bireyleriz. Burada depremde ald yaralardan kaynakl hiçbir birey do ru düzgün çal flam yor. Geçimini sa layam yor. Bizler kiram z bankaya yat r yoruz. Yat rd m z banka hesap numaras n araflt rd k. Süt ürünlerine ba fl olarak geçiyor. Verilmemesi gereken kiralar bu yolla gizliyorlar yani. Bizleri d flar atarak ölmemizi istiyorlar ama biz buradan ç kmay p onurlu bir flekilde direnme ve onurlu ölme karar ald k. Ya evi y kar z ya da kendimizi yakar z! Gökhan Göl le söyleflimizin ard ndan depremde k z n ve torununu kaybeden, ismini vermek istemeyen bir teyze ile sohbet ediyoruz. Teyze olaylar bize anlat rken gözyafllar na hâkim olam yor. Komflular n n k fl n ortas nda evden at lmas onu çok etkilemifl. Sözü ona b rak yoruz; Bizleri buradan ç karamazlar, ya bu evi y kar z ya da kendimizi yakar z. Bizleri sindirmeye çal flt lar, sald rd lar, polislerle geldiler. Ama buradan ç kmayaca z. Evlerimiz y k l yor, anlaflmaya göre evlere bir çivi çakmak bile yasak. O zaman evleri tamir etsinler. Devlet memurlar n n oturdu u evler bir bir tamir ediliyor. Burada yaflanan haks zl klar herkesin görmesi laz m, yaflananlar az msanmayacak fleyler. Buradan bir kez daha sesleniyoruz; Bizleri buradan ç karamazlar. Hakk m z kimseye vermeyece iz! 45 saniyelik facia! 17 A ustos 1999 günü saat de 45 saniye süren ve merkez üssü Gölcük olan 7.4 büyüklü ündeki deprem Marmara Bölgesi nde çok genifl bir alan etkiledi. Deprem s ras nda tam bir can pazar yafland. Binlerce insan günlerce göçük alt nda kurtar lmay bekledi. Birçok yere yard m haftalar sonra ulaflt. Göçük alt nda kalanlar kaderi ile bafl bafla kald. Deprem bölgesine yard m götürmesi gereken K z - lay, icraatlar ile en fazla elefltirilen kurum oldu ve yard mlar ndan çok yaflanan yolsuzluklar ile konufluldu. Aç lan yard m hesaplar nda biriken paralar n ak beti bir türlü ö renilemedi. Yard mlar ihtiyaca göre da t lmad. K z lay n çad r, prefabrik ev kurdu u bölgeler birer hastal k yuvas haline geldi. Depremden bir y l sonra bile Kocaeli de 9 bin 865, Bolu da 10 bin 591, Düzce de 8 bin 232, Sakarya da 229 kifli hala çad rlarda kal yordu. Depremde resmi rakamlara göre 16 bin 899 kifli öldü, 23 bin 781 kifli yaraland, 505 kifli de sakat kald.16 bin 649 bina y k ld. Bu rakamlar kuflkusuz gerçe in kendisi de il bir parças n oluflturuyordu. 7 Haziran günü site içinde bir araya gelen depremzedeler bir yürüyüfl düzenleyerek sorunlar na dikkat çekmek amac yla bir imza kampanyas bafllatt lar. Partizan, Halkevleri, EMEP, TKP, Tunceliler Kültür ve Dayan flma Derne i, Belediye- fl 1 ve 2 No lu fiube ve E itim-sen in de destek verdi i eylemde depremzedeler ad na konuflan Çi dem U ur; sitede büyük bir insanl k ay b yafland n, devletin yetkilerini kullanarak halk n olanaklar n belli bir zümreye kulland rmaya çal flt n, 237 aileye yap lan konutlardan 90 n n depremzedelerin elinden al nd n, kalan 150 sinin TO- K aldatmacas ile ellerinden al nmak istendi ini söyledi. U ur, konuflmas - na depremzedelerin talepleri ile devam etti. Depremzedeler site müdürünün görevini kötüye kulland n ve görevinden al nmas n, yerleflen bürokratlar n siteyi terk etmesini, tapu sicil ifllemlerinin ve gerekli yasal düzenlemelerin bir an önce yap lmas n istiyorlar. ( stanbul) Egemen s n flar cephesinde klikler aras ndaki dalafl giderek k z flmaktad r. Kamuoyuna servis edilen AKP ve Gülen hareketini bitirme plan egemenler aras ndaki iktidar kavgas nda yeni hamleleri de gün yüzüne ç kard. Süreç, klikler aras nda belge savafllar, demokrasi-darbe tart flmalar ile iç içe sürdürülmektedir. Hâkim s n flar toplumu bu kap flmada taraf yapmak için tüm olanaklar n seferber etmektedir. May nl arazilerin temizlenmesi gündeminin hemen akabinde bir anda gündemi de ifltiren bu ç k fl n elbette bir hikmeti olmal. Krizle birlikte iflten ç karmalar, iflsizlik, açl k ve yoksulluk genifl bir kesimi etkisi alt na almaktad r. Milyonlarca emekçi bu sefalet koflullar nda hayatta kalmaya çal flmaktad r. Her gün bir yenisi aç klanan rakamlar; açl k ve yoksulluk s - n r alt nda yaflayan emekçilerin say s n n giderek artt - n göstermektedir. Bu tablo içinde bir süre öncesine kadar yo un bir flekilde tart fl lan iflsizlik bir anda yerini baflka gündemlere b rakt. Ard ndan merakl s giderek artan may n tart flmalar yerini belge savafllar na b rakt. Egemenler sürecin kendi insiyatiflerinden ç kt n fark ettikleri anda müdahale ederek kendi gündemlerini tart flt rmaktad r. Emekçileri ilgilendiren temel gündemlerin tart fl lmas n engelleyerek dikkatleri da tmak ve bilinç bulan kl yaratmak hâkim s n flar n en önemli yöntemlerindendir, AKP hükümetinin aç klad Teflvik Paketinin içeri i emekçilerden özenle saklan rken darbecilik-demokratl k tart flmalar yürütülmektedir. flçileri ortaça karanl na mahkûm edecek olan stihdam Yasas parça parça uygulamaya sokulurken gerçekler emekçilerden gizlenmektedir. Emekçilerin nice bedeller, mücadeleler sonucu kazand K dem Tazminat patronlar n kasalar na aktar lmaya çal fl l rken kitleler AKP-TSK aras nda kurulan cendereye s k flt r lmaya çal fl lmaktad r. Emekçilerin yap lan kesintilerle flsizlik Fonu nda biriken al nteri üzerinde türlü oyunlar oynan rken bizden AKP nin demokratl na inanmam z istenmektedir. DTP, KESK ve E itim-sen e yönelik sald r lar n dozu art r - l rken bilincimiz k s r tart flmalarla buland r lmaya çal fl lmaktad r. TSK ya karfl demokrasi havarisi kesilen Erdo an n kamu iflçilerine dayatt sefalet ücretini görmezden gelmemiz ve itaat etmemiz makbul görülmektedir. Ancak hâkim s n flar n tüm bu oyunlar na karfl l k iflçi ve emekçiler kendi sorunlar na sahip ç karak geleceklerini kendi elleri ile kurmak için direnifli büyütmektedir Haziran n 39.y l dönümünde emekçiler bu büyük direnifli unutmad klar n bir kez daha gösterdiler. Çeflitli illerde soka a ç kan emekçiler Haziran n ruhunu yaflatacaklar n hayk rd lar. Bu tarihsel günün y ldönümünde bir y l aflk n bir süredir direnifllerini Deri- fl sendikas n n öncülü ünde sürdüren DESA Deri iflçilerinin kazan m da oldukça anlaml d r. Düzce de ve Sefaköy de bask lara, engellemelere karfl n kararl ca sürdürülen direniflin sonucunda iflçiler tazminatlar n almay baflard. DESA n n Sefaköy de bulunan fabrikas önünde tek bafl na direnen Emine Arslan n mücadelesi zengin deneyimlerle doludur. Direniflin iflçi ve emekçilerin mücadelesinde önemli bir moral kayna oldu u da bir gerçektir. Emekçiler sadece sermayeye de il onun ufla durumundaki sar -sendikal anlay fllara karfl da önemli bir tepki ortaya koymaktad r. Egemenlerin kazan lm fl haklar gasp eden, açl k ve yoksullu u dayatan politikalar n savunmay kendine meslek edinen Türk- fl i, stanbul ve Ankara da yapt klar birçok eylemle protesto eden emekçiler, gelece e dair önemli ipuçlar da vermektedir. Sar -sendikal anlay fllar n bo maya çal flt s n f hareketi bendlerini giderek daha fazla zorlamaktad r. S n f n içinde biriken bu enerjinin do ru bir kanala hangi yol ve yöntemlerle ak t laca gelecek aç s nda önemli bir tart flma olarak önümüzde durmaktad r. Türk- fl üyesi birçok sendika dipten gelen bas nc n etkisi ile genel merkeze daha fazla tav r almak zorunda kalmaktad r. Önümüzdeki günlerde sürecin bu eksende geliflece ini öngörmek yanl fl olmayacakt r. flçilerin, emekçilerin içten içe kaynayan öfkesini örgütlemek, hareket geçirmek için önemli bir haz rl n yap lmas gerekti i aç kt r. S n f n, emekçilerin kahredici gücünün aç a ç kar lmas çal flmalar m z n niteli inin artt r lmas ndan geçmektedir. Emekçilerin, s n f n kendi gündemi tüm yak c l ile akmaktad r. Suni gündemlere karfl l k iflçi-emekçilerin kendi alternatifini yaratmas için koflullar oldukça elverifllidir.

3 26 Haziran-9 Temmuz 2009 Politika-yorum flçi-köylü 3 Egemenleri teflhirde, devrimci dayan flma ve mücadelede srarl olmal y z Egemen s n flar cephesinde Ergenekon eksenli tart flmalar, rtica ile Mücadele Eylem Plan bafll kl bir belgenin Taraf gazetesinde yay mlanmas yla birlikte yeniden alevlenmeye bafllad. Belgenin alt nda bir Kurmay Albay n imzas n n olmas, Genelkurmay tart flman n biraz daha merkezine oturttu. Ergenekon avukat Deniz Baykal dahi, bu sefer belgenin soruflturulmas için yap lmas gerekenler yap lmal d r diyebiliyor. Tabi burada esas önemli olan belgenin sahte veya gerçek olmas de il. Önemli olan faflist diktatörlü- ün kurumlar aras nda süren bu kirli iliflkilerin perde arkas nda yatan gerçekleri, belgelerin kamuoyuna yans tma zamanlamalar vb. konular üzerinde yo unlaflarak gerçeklere do ru bir temelde ayna tutmakt r. Belgenin yay mlanmas n n hemen ard ndan AKP kurmaylar hedef biziz propagandas yla yeniden ma dur edebiyat na soyundular. Darbelere karfl demokrasi ç rtkanl yapmaya bafllad lar. Do rusu bu dönem buna ihtiyaçlar oldu u da bir gerçektir. Belgenin kamuoyuna yans t lmas n n (zamanlama olarak) bu gerçek duruma uygun olmad n kim iddia edebilir. Anlafl lan bundan sonra da çeflitli kritik dönemlerde, dikkatleri farkl yönlere çekmek için benzeri tart flmal belgelerle karfl karfl ya kalaca z. D KKATLER DA ITILIYOR! Zahid Akman n sahtekarl en az ndan kamuoyu vicdan nda önemli oranda kabul görmüfl durumdad r. Buna ra men koltu unu koruyor ve koltu unun arkas nda da Erdo an n kendisi vard r. Ve bu durum her geçen gün hükümet için tafl nmas zor bir yük haline geliyor. Yükün at lmas, beraberinde yeni h rs zl klar gündeme getirebilir. Di er bir ifadeyle, vefas zl k vb. duygular n h rs zlar cephesinde hissedilmesi çözülmeyi kolaylaflt r r. Ve AKP nin teflhir sürecini de h zland r r. Bu anlam yla Deniz Feneri olay AKP yi daha çok karanl a gömebilir. Ama görünen o ki, Erdo an ve flürekas bu konudaki srarlar n sürdürecektir. Ve daha fazla teflhiri önlemek için de sürekli gündemi de ifltirip dikkatleri farkl yönlere yöneltmeye çal flacaklard r. Sözgelimi; s n rlardaki may nlar n temizlenmesi yasas üzerinde f rt nalar koptu. Ama tam da bu tart flmalar aras nda yasa köflkteki memur taraf ndan onayland. Daha da önemlisi, ekonomik krizin yaratt - iflsizlik, yoksulluk gün geçtikçe daha da derinlefliyor. Kamuoyuna yans yan bilgilere göre son bir y lda iflten at lan iflçi say s bir milyon 244 bin kifli. Yani, her gün binlerce iflçi iflsizler ordusuna kat l yor. Toplu sözleflme görüflmelerinde tam bir teslimiyet politikas dayat l yor. Sar sendikal anlay flla birlikte iflçi s n f her bak mdan sefalet içine sürükleniyor. Tar ma dönük politikalar n köylülük üzerinde yaratt y k c etkiler gün geçtikçe bütün sonuçlar yla birlikte ortaya ç k yor. Ama egemen s n flar n sözcüleri Ergenekon, Deniz Feneri, terörizme karfl mücadeleyle ile yat p kalk yorlar. Ve herkesin bu tart flmalarda taraf olmas n sa lamak için de ahlaks zl kta, yalan söylemekte hiçbir s n r tan - m yorlar. MHA VE NKARDAK ISRAR SÜRÜYOR Egemenler cephesinde yukar da alt n çizdi- imiz sorunlar üzerinde tart flmalar sürüyor ve kamuoyunun dikkati de bu tart flmalar üzerinde yo unlaflt r l yor. Ama di er yanda hem d - flar da hem de içeride Kürt halk na, onun meflru kurumlar na, örgütlü güçlerine dönük operasyonlar tüm h z yla devam ediyor. Bu operasyonlar n arkas nda ABD, TC, Irak merkezi hükümeti vard r. Keza ran ve Suriye hükümetlerinin tutumlar biliniyor. D flar da ABD, TC ve Irak merkezi yönetimi aras nda süren iliflkilerin belli somut sonuçlar ortaya ç k yor. Burada Kürt Federe Hükümetinin bu kuflatmadaki rolü de asla göz ard edilmemelidir. Örne in Irak hükümeti yap lacak seçimlerde H WA listesinin seçimlere kat lmas n yasaklad. Buna karfl Kürt Federe Hükümetini oluflturan büyük partilerin temsilcileri sessizliklerini korumaya devam ettiler. Keza, TC nin Erbil de konsolosluk açma plan, Irak Kürdistan petrolünün Türkiye üzerinde uluslararas pazarlara ak t lmas konusunda yap lan anlaflmalar n karfl l yaln z ekonomik ç karlardan ibaret de ildir. TC nin süren bu iliflkiler projesi içine PKK yi koymamas düflünülemez. Bilakis PKK nin kurulan bu masa üzerinde önemli bir yer tuttu u kesindir. TC sözcülerinin Kürt sorununda iyi fleyler olacak veya koflullar hiçbir zaman bu kadar olgunlaflmam flt söylemleri, sürdürülen bu gizli politikalar n ürünüdür. Bat Avrupa n n baz ülkelerinde Kürt siyasetçilerine dönük yap lan operasyon ve tutuklama pratikleri de yürütülen bu genifl kapsaml sald r lar n bir parças olarak alg lanmal d r. çerde DTP ve KESK üyelerine, yöneticilerine dönük sistemli bir tarzda sürdürülen gözalt ve tutuklama furyas na karfl Demokrasi flampiyonlar n n sessizli i, suç ortakl n n kan - t d r. Her zaman ifade etti imiz gibi, emperyalistler ezilen halklar n, uluslar n dostu olamazlar. Onlar n sorunlar n çözemezler. Çünkü; tüm bu sorunlar n yarat c lar kendileridir. Irak halk na, Afganistan, Pakistan halk na ölüm ve sürgünü reva görenler, Kürt halk n n demokratik hak ve taleplerine yan t olamazlar. Bölgesel ç karlar için yapt klar kimi hamlelerin, k sa vadede ortaya ç kard baz imkanlardan hareketle, sorunun gerçek yarat c lar n kurtar c olarak görmek, genifl y nlara böyle tan tmak, uzun vadede ezilen halklar n kurtulufluna, özgür birlikteli ine yap lan veya yap lacak en büyük kötülüktür. Faflist Kemalist diktatörlük yaln z demokratik kurum üyelerine dönük tutuklamalarda pervas zlaflmad. Ayn pervas zl k gerillaya yönelik operasyonlarda da sürüyor. Ve tüm bu operasyonlar da PKK nin tek tarafl olarak ateflkes karar - n uzatt bir döneme denk geliyor. Bas nda yer alan Amed Büyükflehir Belediye Binas önünde ekilen sar -k rm z -yeflil renkli çiçekler PKK yi simgeliyor denilerek yap lan suç duyurusu haberi, PKK nin tek tarafl yapt ateflkes ça r lar na karfl TC nin tutumunu özetler niteliktedir. Ve bu sald r lar devam ettikçe, tek tarafl al nan ateflkes karar da objektif olarak ifllevsiz hale gelecektir. Çünkü bu yo un sald r lar, en az ndan aktif bir savunmay zorunlu k lar. Tüm bu sald r lara karfl gerilla alan nda, demokratik zeminlerde yurtsever güçlerle dayan flma içinde olmak, pratik tutumlar gelifltirmek güncel bir görevdir. Kürt ulusal sorunu bu topraklardaki güncelli ini, öncelikli sorunlar aras nda olma gerçekli ini korumaya devam edecektir. Ve Demokratik Halk Devrimi nin önemli görevlerinden biridir. Dolay s yla öngörülen politikalar n daha yarat c bir tarzda uygulanmas, bütün alanlardaki güçlerimizin belirlenen politikalara uygun bir pratik hat izlemeleri bir zorunluluktur. SINIF Ç NDE ÇALIfiMAYA YO UNLAfi fiu bir gerçek ki; baflta iflçi s n f olmak üzere, toplumun di er tüm ezilen kesimlerin sorunlar sahiplenilmeden, bu u urda mücadele edilmeden genifl y nlar kucaklamak mümkün de ildir. Özellikle iflçi s n f içindeki çal flmalarda yo unlaflmal y z. Çünkü, bugün iflçi s n f içinde s n f sendikac l ad na hareket etti ini iddia eden sendika yönetimlerinin dahi bürokratlaflt bir dönemden geçiyoruz. Bu anlam yla iflçi s n f içinde s n f sendikac l anlay fl temelinde bir çal flma oturtulmadan, hakim olan bu bürokrat ve sar sendikal anlay fl k rmak, zay flatmak mümkün de ildir. Hakim olan bu sendikal anlay fl, patronlarla iflbirli i içinde olan ve sistemin koltuk de nekli ini yapan anlay flt r. Ve bugün sosyal diyalog ad alt nda yürütülen tüm çal flmalar özünde iflçi s n f n sosyal haklar-örgütlülük bak m ndan hiçlefltirme-silahs zland rma çabalar d r. Kapitalizmin bugünkü krizi bu politikalar n uygulanmas bak m ndan egemenler için tam bir f rsat oldu. Sözgelimi; çal flma süreleri düflürülmeden ücretler düflürülüyor. Patronlara iflçileri iflten ç karma kolayl sa lan yor. Toplu sözleflmeler fiilen ifllevsiz duruma getirilmifltir. K sacas, krizin faturas üretenlere ödetiliyor. Hiç flüphesiz iflçi s n f n n örgütsüzlü ü, iflsizler ordusunun varl, sar sendikal anlay fl n n hakimiyeti bu alandaki mücadelenin zorlu unu daha bir art r yor. Bunu aflman n yolu, öncelikle s n f sendikac l anlay fl na uygun olarak militan bir çizginin izlenmesinden geçiyor. Bu çizgi ekseninde bugünün özgünlü ünü de hesaba katarak örgütsüzler ve iflsiz kesimlere dönük bir çal flma perspektifi yanl fl de il, do rudur. Bu bak fl aç s na sahip olmak, stratejik bir konuma sahip olan iflkollar ndaki çal flmay göz ard etmek anlam na gelmiyor. fiu aç k ki; öngörülen politikalar n uygulanmas için, öncelikle bu alandaki güçlerimizin örgütlülük düzeyini ve devrimci prati ini daha ileri bir noktaya tafl mam z gerekir. Bu anlam yla sürecin de erlendirmesini içeren toplant lar, s n f bilincinin gelifltirilmesi için yürütülen e itim çal flmalar sürecin olumlu çabalar d r. Ve bu çabalar n büyütülerek daha sistemli ve iflçilerle bütünleflmeye hizmet eder bir hale getirilmesi gerekir. S n fsal Yaklafl m Ç FT TARAFLI TSK BELGES : EYLEM VE MDAT PLANI Bir belge, giderek bir imza etraf nda tart flmaya indirgenen sorunun yaklafl k 10 gündür gündemin birinci s ras na oturmas ve düzenin önde gelen aktörleri baflta olmak üzere bütün kesimler taraf ndan hararetle tart fl lmas, son y llarda benzer amaçl gerçeklefltirilen manipülasyon faaliyetlerine bir yenisini eklemifltir. Bu durumda, zarf ile mazrufun rolü önemli olmakla beraber, ilk etapta konuya egemen s n f kliklerinin yaklafl m biçimleri dikkat çekici olmal d r. Yerel seçimlerden hemen sonra, Nisan 2009 da Genel Kurmay 3. Bilgi Destek fiube Müdürlü ü nde haz rland söylenen, rticayla Mücadele Eylem Plan belgesinin gerçek veya sahte oldu u, buna ba l olarak her iki durumda da kimler taraf ndan haz rlat lm fl olabilece i üzerinden tart flma yürütme tuza na düflmeden, olay n geliflim flekli çerçevesinde yorum yapmak ve gelifltirilen tav rlar analiz etmek gerekmektedir. Öncelikle, belgenin bir operasyon (ek dalga) esnas nda ele geçirilerek Ergenekon dava dosyas na girdi i ve AKP nin temsil etti i klik taraf ndan Taraf gazetesi eliyle kamuoyuna servis edildi ini vurgulamak gerekir. Her ne kadar belgenin operasyonda ele geçmedi i, yakalanan kiflinin (Av. Serdar Öztürk) evrak aras na polis taraf ndan konuldu u iddias varsa da bunun dayanaklar zay f durumdad r. Eylem Plan içeren belgede, özetle, Ergenekon operasyonu/davas ile yeni bir safhaya ulaflan klik çat flmas nda gerileyen, kan kaybeden laikçi Kemalist güçlerin -baflta TSK içindekiler olmak üzere- harekete geçirilerek, AKP ve Fetullahç kesimlere karfl çeflitli faaliyet ve eylemleri organize edilmeye çal fl lmaktad r. Eylem plan n n kamuoyunda darbe ile iliflkilendirilmesi, hem kulland tehlike kavram ve durumdan vazife ç karma anlay fl ndan ileri gelmekte, hem de do rudan Genel Kurmay a ba l eski Psikolojik Harp Dairesi nde haz rlanm fl olmas ndan ötürüdür. Belgeyi kamuoyuna servis edenlerin özellikle böyle bir anda bu konu üzerinden propaganda yürütmeye ne kadar ihtiyaçlar olduklar aç kt r. Kendisine ve taraftarlar na yönelik engelleme, darbe giriflimi, yasaklama vb. argümanlara yaslanarak ma dur rolüyle büyük kazançlar sa layan AKP nin gerileme sürecinde, krizle bo ufltu u, yeni aç l m ve at l m lara kalk flt dönemde böyle bir belge ya da f rsat sonuna kadar kullanaca ortadad r. Bununla beraber muhalefet partilerinin de ortal a düflüp belgenin sahte veya esasl üzerinden prim yapma hesaplar anlafl l r olmal d r. Burada dikkat çekici olan husus, daha çok CHP nin ama ayn zamanda MHP nin de TSK ya destek konusunda eskisi kadar cesaretli davranam yor olufludur. Bunda, ABD nin AKP eliyle izledi i politikalar ve TSK n n bu çerçevede gösterdi i uyum dikkat çekici bir rol oynamaktad r. Elbette TSK içerisinde klik çat flmas yaflanmakta, komuta kademesinde bu sürece gönüllü olarak uyum gösterenler ile kendi çap nda ayak direyenler bulunmaktad r. Ama sorunu Ordu ile AKP çat flmas olarak tan mlayanlar fena halde yan lmaktad r! Nitekim Tayyip ile Özkök aras nda frekans/siyasi bak m ndan da var olan uyumun, Büyükan t ya da Baflbu da bulunmamas ciddi bir sorun teflkil etmemifl, nihayetinde Dolmabahçe ya da baflka biçimde yap lan görüflmeler ile krizler pek kolayl kla giderilebilmifltir ve giderilebilmektedir. Zira devlet denilen olgu, hükümet, ordu, parlamento, hatta yarg vb. gibi asli kurumlar aras nda uyumsuzlu u kald rmaz. Bunu k sa sürede gideremezse temellerine inen sars nt lar yaflar. Kald ki bu kadar köklü devletler bunun yaln zca yasal de il geleneksel mekanizmalar na sahiptir. Ayn zamanda gelenekselin yasallaflt - ndan söz etmek gerekecektir. Osmanl n n kendi evinde katliam ve saray darbeleriyle sorunu halletme biçimi, darbelerin meflruiyeti konusunda TC ye b rakt mirast r. AKP nin bir yandan en kat darbe düflman, darbesavar ve anti-militarist geçinip di er yandan baflta 12 Eylül olmak üzere darbecilerle hesaplaflma ad na k l n k p rdatmamas, hiçbir icraatlar na yönelmemesi, kurumsallaflm fl hiçbir temel olguya el atmamas ve nihayet mevcut militarist yap ya yönelik herhangi bir hamlede bulunmay p aksine bunu güçlendiren pratikler içerisinde olmas tam da bu durumla ilgilidir. Bu aflamadan sonra, iflin içerisine böylesi bir durumda komünistlerin/s n f n, bu ba lamda en genifl anlam yla da devrim/halk güçlerinin tavr n n ne olmas gerekti ini katarak devam etmek gerekmektedir. Bu konuda en son Ergenekon operasyonu vesilesiyle meydana gelen karmafla ve bir yönüyle saflaflma yeniden ortaya ç km flt r. Birbirlerini okumad klar, daha do rusu birbirleriyle ilgilenmedikleri ve tart flmad klar anlafl lan devrimci, reformist, revizyonist, vd. yap ve gruplar ayn söylemlerle sorunlara yaklafl ma devam etmektedir. Örne in, darbeciler yarg lans n talebini yükseltmenin zaman d r diyen de vard r, TSK ya karfl cumhuriyet düflmanlar gemi iyice az ya ald lar diyen de Bundan önce tart flman n, tav rs z kal p kalmama üzerinden yürütüldü ü kolayca tahmin edilebilecektir. Bir kli in yede ine düflme endiflesiyle tarafs z kalanlar ile bunlar silik/pasif pozisyonda kalmakla suçlay p herhangi bir taraf n yede- ine düflmeksizin aktif politika üretme yanl s olanlar aras ndaki tart flma yeniden yaflanacakt r. Burada, tarafs z olmaktan kas t, yürütülen tart flmada esasen iki cephenin öne ç km fl bulunmas, bunlardan birisini önceleyen herhangi bir talep do rultusunda yürütülecek çal flman n nesnel olarak taraf konumu alaca d r. Aksi takdirde üçüncü bir pozisyon al n p da yürütülecek aktif çal flmaya kimsenin karfl ç kmayaca d r. Nitekim, Ergenekon operasyon/davas ile ilgili de klik çat flmas ve dalafl nda hâkim s n flar n herhangi bir kanad n n desteklenmesinden söz edilemezdi. Hakeza kendi hesap ve planlar do rultusunda kimi katil ve halk düflmanlar n n yarg lanmas karfl s nda, bunun içyüzünü (kendi hesaplaflmalar oldu u, suçlar n büyük bölümünü kapsamad, katillerin büyük ço unlu unu bar nd rmad, gerçek adaletin asla sa lanamayaca vb. vb.) teflhirden öte bir kampanya düflünülemezdi. Bu nedenle de benimsenen politika, baflta liberal solcular olmak üzere belirli çevreler taraf ndan politikas zl k, pasiflik, iradesizlik olarak nitelendiyse de görüldü ki politika yapan devrimci dostlar m z Ergenekon davas na fena halde hayalci biçimde bulaflm fl oldular. Hiç kimse biz zaten o dosyadan herhangi bir fley beklemiyorduk, bunu da bafltan itibaren deklare etmifltik dememelidir. Kitle bask s ve konjonktür eflli inde, dava nas l aç ld ysa belli sonuçlar da getirebilir fleklinde umudu bar nd r - yordu Eylem Plan belgesi üzerine, klikler aras ndaki çat flma de iflik senaryolar çerçevesinde yeniden k z flt r lmaya çal - fl lmaktad r. Geliflme hangi yönde olur ve yaz l p çizilen senaryolardan hangisi gerçek ç karsa ç ks n taraflar n flimdiden belirledi i bir duruflu vard r. Olay bir belirsizli e terk edilir olursa bu egemen s n f klikleri için en elveriflli durumdur. Herkes kendi siperi ve tahkimat için söyleyecek birçok fley bulmaktad r. Zira düzen ve onun sahibi ve kurumu olarak bu kesimler büyük zafiyet ve çürüme içerisindedir. Bu dalafl n ayn zamanda belli bir vadede kendilerini halk muhalefeti karfl s nda zay flatt n n ne oranda fark nda olup olmad klar ayr bir konudur. Komünistler, s n f bilinçli iflçiler bak - m ndan hiçbir soruna kay ts z kalmak düflünülemez. Önce bu konuda her kimde önyarg oluflmuflsa bunu y kmak gerekecektir. Bunun toplumsal, politik bir sorun olmas ndan söz etti imiz gözden kaç r lmamal d r. Kay ts z kalmama hali politika üretmeyi gerektirmektedir. Politika üretmek ise güç oran nda faaliyeti, eylem ve etkinli i getirir Taraf olmak, en yal n ve dolays z haliyle devrim ve karfl -devrim aras nda saf tutmay gerektirir. Düflman kanatlar aras nda taraf tutma, herhangi birisiyle iflbirli i yapma ya da tarafs zlaflt rma politikalar üzerine burada aç l mda bulunmak yersizdir. Esas tavr n bütün düflman kliklerine yönelik, uzlaflmaz karfl bir durufl olmas gerekti i tart fl lmaz aç kl ktad r. Düflman, ciddi bir kriz içerisinde debelenmektedir. Ulusal soruna iliflkin çözüm hamlesini de bar nd rma amaçl yeni ekonomi (teflvik ve istihdam) paketi, durumun vahametine iliflkin yeni bir iflas belgesi hüviyetindedir. Son bir y ldaki iflsiz art fl kendi rakamlar na göre 1.2 milyon olmufltur. Toplam iflsiz say s 6 milyonu aflm fl durumdad r. lk 5 ayl k ihracat n yüzde 30 gerileme gösterdi i aç klanm flt r. Asgari ücretin 500 bini ancak geçti i koflulda, açl k s n r 845, yoksulluk s n r 2 bin 276 d r. Ekonomiden sorumlu Baflbakan Yard mc s Ali Babacan, Bir yang n var. Bu binay nas l yeniden infla edece iz, yang ndan sonra nas l derleyip toparlayaca z, bu binay yeniden nas l oturulabilir hale getirece- iz? Ben henüz bu konuda ciddi bir çaba görmüyorum. (16.06) itiraf nda bulunmaktad r. Sosyal tablo bütün yönleriyle ve h z artan oranda bozulmaktad r. 110 bin kiflilik hapishaneler nüfusu, tarihi rekorunu ulafl lmas zor bir seviyeye ç karma peflindedir. Sosyoloji Derne i Baflkan Prof. Dr. Birsen Gökçe, Dört kifliden biri bunal mda. (09.06) diyecek kadar vahim bir duruma iflaret etmektedir. Bir baflka sosyolog Prof. Dr. Ercan Tatl - dil in, Ülkemizde krizin sosyal ve kültürel boyutlar san ld ndan çok daha a r geçiyor. (09.06) dedi i günlerde fliddet, kaplad atmosfer içerisinde, devletin elinde toplumsal muhalefeti tehdit arac olarak kan ksatt r lmaya çal fl lmaktad r. Öyle ki, Adli T p, S rt ndan s ral biçimde atefllenmifl 9 kurflun yaras bulundu u, silah tutacak yaflta olmad - ve olay yerinde çat flma izi bulunmad na iflaret etti i halde, 12 yafl ndayken s rt na 9, toplam olarak s k lan 13 kurflunla 21 Kas m 2004 de babas yla birlikte katledilen U ur Kaymaz n davas nda, Yarg tay 1. Ceza Dairesi; 19 Haziran da verdi i son kararla, san k polislerin, eyleminin meflru müdafaa s - n rlar içerisinde kald na hükmetmifl ve beraat karar vermifltir Yarg n n bütün egemen klikler taraf ndan kendi meflrepleri ve ç karlar çerçevesinde tart fl ld son dönemde, bu karar böyle binlercesini hat rlatma bab nda herkese gerçeklerin yarg /adalet yöneliminin- esasta ne yönde ve kime karfl iflledi ini göstermesi bak m ndan önemli ve uyar c olmal d r. Bu ba lamda, hâkim s n flar aras ndaki dalafl n havas na kap lmamak gerekir. Onlar n dava ve operasyonlar ndan medet umulmamal d r. Düflman n her vesileyle teflhirine yönelmek, sa lam zeminli platformlar ve en genifl birliktelikler üzerinden yüklenmek ve kendi gücümüze güvenmek esas olmal d r

4 flçi-köylü 4 flçi/köylü Anayasal hakk n kullan, sendikal ol! 26 Haziran-9 Temmuz 2009 Krizi f rsata çevirenler Düzce ye giriflinizde, sizi iflçi tulumu giymifl gülen yüzler karfl l yor. Tüm billboardlar bu afifllerle süslenmifl! Afifllerin üzerinde Umutlu ol! Mutlu ol! Güçlü ol! Etkili ol! Güvende ol! Birlik ol! Sendikal ol! yaz lar göze çarp yor. Yerel televizyonlarda, -Nerdensin? -Sendikadan diyaloglu reklâmlar dönüyor durmadan; haber programlar Anayasal hakk n kullan sendikal ol! slogan ile bafllay p bitiyor. Keza radyolardan da bu sözü s kça duyuyorsunuz! K sacas Düzce sendikal oluyor! Petrol- fl imzal tüm bu reklâmlar sendikal bir kampanyan n ürünleri. Düzce, Petrol- fl in Anayasal hakk n kullan sendikal ol! adl bu merkezi kampanyas n n uyguland pilot il olarak seçilmifl. Biz de bu kampanya hakk nda ayr nt l bilgi almak için Petrol- fl Düzce fiubesi Örgütlenme Sorumlusu Ünal Akbulut ile görüfltük. Bu kampanya nas l ortaya ç kt? - Öncelikle flunu belirtmeliyim; Türkiye nin birçok yerinde -özellikle Düzce de- sendikal faaliyet; ço unluk sa lanana kadar, iflçiler zarar görmesin diye gizli yürütülür. Bu da sendikal faaliyetin illegalmifl gibi düflünülmesine neden oluyor. Biz, biraz da bunu k rmak ve sendikan n meflru oldu unu kavratmak istiyoruz insanlar m za. Çünkü sendika iflçilerin ortak akl, ortak vicdan ve gücüdür. Sendika anayasal bir hakt r. Bizim toplumumuzda -ne yaz k ki- popülerse meflru ve hakl d r anlay - fl var edilmifl. Biz biraz da bu anlay fltan yararlanarak sendikan n da meflru ve hakl oldu unu belirtmek istedik. Bunun için de Petrol- fl Genel Merkezi nde sendika yöneticileri, örgütlenme sorumlular ve üniversitelerden iletiflim uzmanlar ile yap lan uzun toplant lar n sonucunda Türkiye çap nda böyle bir kampanyaya karar verdik. Genel Merkezin, Düzce deki meslek odalar ve sivil toplum örgütlerinden oluflan 50 ye yak n kurumla yapt toplant sonras nda da pilot ilin Düzce oldu u aç kland. Peki neden Düzce? - Düzce, sendikalaflman n en alt seviyelerde oldu u kentlerden bir tanesidir. Düzce nin toplam iki tane organize sanayi bölgesi ve 78 tane fabrikas olmas na ve birçok sendikan n örgütlenme çabalar na ra men tek bir örgütlü fabrika var. O da Petrol- fl/süperlas Fabrikas. Ayr ca Düzce de, Petrol- fl d fl nda, hiçbir sendikan n flubesi yok. Biz bu zihniyetin de iflmesi ve di er sendikalar n geliflmesi için Düzce nin pilot il olarak bu kampanyada yer almas n istedik. Kampanyam z n sonucunda birtak m kazan mlar elde edersek bu kampanya tüm Türkiye de uygulanacak. Kent bafltan afla Petrol- fl afiflleri ile kapl. Kampanya kapsam nda baflka neler yap ld /yap - l yor? - Kampanyaya üç hafta önce bafllad k. Sizin de gördü ünüz gibi flehre girer girmez birçok durakta ve billboardlarda afifllerimiz var. Onun d - fl nda çarfl merkezinde reklam raketleri haz rlad k, televizyon ve radyolarda birçok programa sponsor olduk. Örne in; Düzce deki yere bir televizyonun ana haber bülteninin sponsoruyuz ve haberler sürekli kampanyam z n Anayasal hakk n kullan sendikal ol! slogan ile bafllay p, bitiyor. Ayr ca yerel TV de yay nlanan Halil Ergün le Meral Okay n ücretsiz oynad klar reklâm filmlerimiz de var. nsanlardan ne gibi tepkiler ald n z? - E er siz halk n damarlar na do ru yerden seslenirseniz karfl l n Is tma ve so utma sistemleri üreticisi Baymak, orta ngiliz Baxi Grupla birlikte krizi f rsata çevirenlerden. Krizle birlikte yüzde 20 oran nda büyüdü ünü aç klayan Baymak 2010 ciro hedefini 500 milyon dolara ç kard. fiirket önümüzdeki y l 44 ülkeye ihracat yapmay planl yor. mutlaka al rs n z. Biz mücadele etmeyi direnmeyi biliyoruz, evet! Ben bu kampanyada halka ulaflmak için do ru yerlerin kullan ld n düflünüyorum. Mesela afifllerimizdeki tüm yüzler bizim sendikada örgütlü iflçilerimizin yüzleri yani gerçek iflçiler! Bu da haliyle sokaktaki iflçiyi, iflçinin ailesini oldukça etkiliyor. Ve gerçekten kafalarda sendikaya bir meflruluk sa l yor. Bence en önemli kazan m budur. Teflekkür ederiz. ( stanbul) Tersaneler iflçi ö ütmeye devam ediyor nsan yaflam n n bir çuval kadar bile de er görmedi i ifl kollar n n bafl nda gelenlerden biridir tersaneler. Ekonomik kriz bahaneli bir dizi sald r n n parças olarak, binlercesi iflsizlikle yüzyüze kalan tersane iflçisinin art k kaderi olarak görülmesi istenen ifl cinayetleri, insan yaflam n hiçe sayan pratiklerin en somut örne ini oluflturuyor. fl cinayetlerinin en yo un yafland tersaneler s - ralamas nda en üstlerdeki yerini koruyan Tuzla Tersaneleri nde ölüm, tersane iflçilerini çeflitli biçimlerde yakal yor. Bu ifl cinayetlerinden sonuncusu, 8 Haziran da, Tuzla da bulunan Çelik Tekne Tersanesi nde yafland. Burada meydana gelen bir patlamada, Hüseyin bir ve Süleyman K rgün adl iflçiler yaflam n yitirdi. ki iflçinin ölümüyle birlikte tersanelerde yaflam n yitiren iflçilerin say s 125 e yükselirken, yap lan eylem ve aç klamalarla bir kez daha ifl cinayetlerine dikkat çekildi. ASKER TERSANEDE D REN fi Tafleronlaflman n son dönemde iyice yayg nlaflt tersanelerden biri de Pendik Askeri Tersanesi. Tersane iflçileri, bu hak gasplar n direniflle yan tlamaya çal fl yorlar. Bu direnifllerden biri de, CHT Denizcilik firmas - na ba l nto Denizcilik te çal flan iflçilerin, alacaklar - n n ödenmemesi üzerine bafllatt klar direnifl oldu. Tersane iflçilerinin, 9 Haziran da T B-DER öncülü ünde bafllatt klar direnifl, patronun alacaklar bir gün sonra ödeyece i sözü üzerine bitirilmifl, ancak verilen sözün yerine getirilmemesi üzerine sonraki günlerde devam ettirilmiflti. flçiler bu kararl tutumlar n n karfl l n almakta gecikmedi ve patron 17 Haziran da tüm iflçilerin alaca n ödemek zorunda kald. (Kartal) Kad köy Belediyesi çözümsüzlükte srarl Kad köy Belediyesi çal flanlar, geçti imiz haftalarda, aylard r ödenmeyen alacaklar için bir dizi eylem gerçeklefltirdiler. Yerel seçimlerle birlikte belli bir bölgenin yeni bir belediye, Ataflehir Belediyesi olmas, çal flanlar n alacaklar - n n ödenmesi noktas nda da baz sorunlar ortaya ç kard. Çal flanlar - n n T S fark ndan do an alacaklar n ve sosyal haklar n aylard r ödemeyen Kad köy Belediyesi yönetiminin, seçimlerle birlikte Ataflehir e gönderilen çok say da çal - flan n ödemelerinin Ataflehir Belediyesi taraf ndan yap lmas nda srar etmesi ise, sorunun bir baflka boyutunu oluflturmakta. Belediye çal - flanlar n n pefl pefle yapt klar eylemlerden sonraki günlerde, eylemlere öncülük eden Genel- fl Sendikas n n, eylemler içinde aktif rol alan 2 Nolu fiube Baflkan, fiahan lseven ile görüflerek, Kad köy Belediyesi nde yaflanan sorunun geldi- i aflamay ö renmeye çal flt k. lseven, bize yapt aç klamada, Kad köy Belediyesi nin eylemlerin ard ndan gelen günlerde, T S farklar n ödedi ini, ancak sosyal haklara dönük alacaklar n hala ödenmedi ini aktar yor. Ancak T S farklar n n sadece Kad köy Belediyesi nde çal flan iflçilere ödendi ini, Ataflehir e gönderilen iflçilerin alacaklar n n hangi belediye taraf ndan ödenece i tart flmalar n n sürdü- ünü söylüyor. Genel- fl olarak, sorunun çözümü için valili- e baflvurduklar n da sözlerine ekleyen lseven, bu baflvurunun sonucunda, iki belediyeyle birlikte bir komisyon oluflturuldu unu, alacaklar n hangi belediye taraf ndan ödenece ine bu komisyonun çal flmalar na göre karar verilece ini belirtiyor. Eylemlerin akabinde çal flanlar n baflkan yard mc lar ve bizzat Belediye baflkan taraf ndan sürgüne gönderilmek, iste i d fl bölüm de- ifltirmek ve hatta iflten atmakla tehdit edildiklerini de aktaran lseven, Belediye Baflkan Selami Öztürk ün, sorunlar çözmek yerine, tatile ç kt na dikkat çekiyor. (Kartal) Samanda da iflçiler eylem yapt 15 Haziran Pazartesi günü Samanda Belediyesi önünde saat da belediye iflçilerinin yo un kat l m yla bir bas n aç klamas yap ld. Eylemde Tasarruf Teflvik Fonu ve Konut Edindirme Fonu derken flimdi de K dem Tazminat Fonu ad alt nda k dem tazminat hakk m z gasp edilmek istenmektedir. AKP hükümeti flunu bilsin ki; flçiler, emekli olduklar nda y llarca çal flt klar ve al nteri döktükleri emeklerinin karfl l olarak yaflamlar n n sonunda kullanacaklar ve iflten ç kartmalara karfl güvence oluflturan k dem tazminat hakk ndan asla vazgeçmeyecektir denildi. D SK in örgütledi i eyleme çok say da demokratik kitle örgütü de destek verdi. Eylem at lan sloganlarla son buldu. (Samanda K Okurlar ) E-Kart direnifli 1 yafl nda % 50 hissesi Eczac bafl na % 50 hissesi de Giesecke&Devrient adl Alman bir flirkete ait olan E- Kart Holding de Bas n- fl Sendikas na üye olduklar için iflten ç kar lan E-Kart iflçilerinin kararl mücadelesi devam ediyor. 16 Haziran 2008 den bu yana grevde olan E-Kart iflçileri, grevin 1. y l nda, Eczac - bafl Holding in kalesi olarak bilinen Kanyon Al flverifl Merkezi önünde kitlesel bir bas n aç klamas gerçeklefltirdi. Eyleme Deri- fl, Haber- fl, Tek G da- fl, TGS, Belediye- fl, Tersane flçileri Birli i ve Yeni Demokrat Gençlik destek verdi. Kanyon AVM Yönetiminin bas n aç klamas na izin vermeme çabas na ra men iflçiler eylemi gerçeklefltirdi. Burada bas n metnini okuyan Bas n- fl Genel Baflkan Yakup Akaya, patronun uzlaflmaz tavr - na karfl cevaplar n n direnifl olaca n belirtti. ( stanbul) Sabra patronu hesap verecek! Kurultaya haz rl k amac yla Sabra Tekstil önünde bildiri da tan Ba ms z Devrimci S n f Platformu aktivistleri silahl sald r ya u rad. 9 Haziran Sal günü fabrika önünde bildiri da tan Esenyurt flçi Platformu Üyeleri, fabrikan n güvenlik görevlileri ve fabrika içinden ç kan sivil faflistlerin sald r s na u rad. Yap lan bu sald r lara emekçiler 10 Haziran sabah bildiri da t m na devam ederek cevap verdi. Bildiri da t m na da tahammül edemeyen Sabra patronu, yan nda bulunan sivil faflistler arac l ile iflçilerin üzerine kurflun ya d rd ; sald r sonucu iki iflçi yaraland, yaralanan iflçilerden birine, yak n mesafeden atefl edildi i belirtildi. Yap lan sald r ya karfl 10 Haziran akflam fabrika önüne yürüyen Esenyurt flçi Platformu ve BDSP üyeleri burada bir bas n aç klamas gerçeklefltirmek istedi. Faflist sald r lara karfl bir araya gelen emekçilere polis gaz bombas ve coplarla sald rd. Eylemde 4 kifli gözalt na al narak tutukland. flçilere yönelik sald r lar 11 Haziran Perflembe günü Taksim Tramvay dura nda yap lan bas n aç klamas ile protesto edildi. Devrimci ve demokratik kurumlar n da destek verdi i eylem oldukça kalabal k ve coflkuluydu. ( stanbul) Emekçinin gündemi DDSB Program ne anlam ifade ediyor? flçi s n f ve emekçilere sald r lar n yo unlaflt, direnifllerin ve iflgallerin geliflti i bir süreçte pratik görevlere yo unlafl lmas gerekirken, Devrimci Demokratik Sendikal Birlik program tart flmalar na yönelmeyi tercih etti. Önemli bir zaman ve enerjiyi bu do rultuda harcad. Önceki program n çeflitli konularda eksiklikler bar nd rmas bu yönelimin nedenlerinden biriydi. Fakat tek ve belirleyici neden bu de ildi. Önemli bir di er neden, DDSB nin kurumsallaflma hedeflerine ve örgütlülü ünü gelifltirmeye dönük çabalar yd. Ancak bu nas l olacakt? Tek bafl na ne bir program haz rlaman n ne de pratik faaliyetlere yönelme ça r s n n bunu sa lamas olas de ildi. Sadece DDSB yi de il bu alandaki tüm örgütlülükleri etkisiz k lan ve her geçen gün darlaflt ran sorunlar ortaya konmadan do ru sonuçlara ulaflmak mümkün olmazd. Marx genel olarak bir program n o örgütün ne yapt ndan daha az sözkonusu oldu unu, baflka bir deyiflle politik ve pratik ad mlar n belirleyicili ini ortaya koymufltu. Her gerçek ilerleme bir dizi programdan daha önemlidir... diye ifade eden de Marx t. Fakat ayn Marx, yeni bir program n herkesin gözü önünde henüz dikilmifl bir bayrak oldu unu, d fl dünyan n buna göre yarg da bulunaca n da belirtmiflti. Birbiriyle çeliflik gibi gözüken bu iki ifade aras nda diyalektik bir iliflki vard. Program n temel görüfller alan nda sa lad birlik, o örgütün tüm çal flmalar n ve mücadelesini yönlendiren bir içeri e sahiptir. Herkes bir örgütlülü ü program na göre ele al r ve de erlendirir. Program ve bir örgütün pratik eylemleri bir bütünün iki yan n oluflturur ve birbirinden ayr düflünülemez. Öyleyse flunu söyleyebiliriz ki, program prati in sorunlar na cevaplar bulabiliyorsa gerçekten amac na hizmet ediyordur. flçi s n f mücadelesinin ve bu alandaki örgütlülüklerin yaflad sorunlar DDSB yi de do rudan etkiliyor ve ilgilendiriyordu. Sorun tekil de il tümeldi. O halde sorunu genifl yönleriyle tart flmak, politik ve pratik ad mlar yönlendirecek genel sonuçlara ulaflmak gerekiyordu. Bu bir program oluflturmakla do rudan ilgiliydi ve DDSB de bunu yapmaya çal flt. flçi ve emekçilerin bugün karfl laflt klar sald r lar ekonomik, siyasi, örgütsel ayaklar yla tan mlamaya çal flmak ve bunlara çözüm üretme perspektifiyle kendi örgütlülü ünü s n f mücadelesi arenas nda do ru yerde konumland rmak belirleyici önemdeydi. Bugüne kadar iflçi s n f n n tarihsel deneyimlerinden ileri gelen zengin bir birikimi vard. Buna özelde ülkemiz iflçi s n f n n tarihsel deneyimlerini ve DDSB nin kendi mücadele deneyimlerini de eklemek gerekir. Ancak s n f mücadelesi canl ve diyalektik bir düzlem üzerinde yükseliyordu ve var lan yerde kalmak mümkün de ildi. Egemen s n flar farkl araç ve yöntemlerle sömürüyü art r r ve iflçi s n f ve emekçilerin her alandaki birli ini parçalamaya u rafl rken her dönemin ihtiyaçlar na özgü politikalar, örgütsel araç ve mekanizmalar devreye koymak bir zorunluluktu. DDSB bu amaçla program tart flmalar etraf nda çeflitli toplant ve tart flmalar gerçeklefltirdi. Gidilen her alan n s n fsal temeldeki sorunlar, varolan örgütlülüklerin durumu ve DDSB olarak neler yap labilece i konusunda cevaplar arad. Bunu yaparken hemen her alan kapsayan çeflitli sorunlarla karfl laflt ve daha genifl temelde araflt rmalar n ihtiyac - n fark etti. Bunu belli yanlar yla yapmaya çal flt ve ulaflt sonuçlar program na yans tt. Ancak tüm sorunlar bir program etraf nda tan mlamak ve politikalar gelifltirmek olas de ildi. Bu, pratik faaliyetlerin hemen yan bafl nda bitmek bilmeyen bir araflt rma ve tart flman n konusuydu. Belki baz genel sonuçlara ulaflmak iyi bir araflt rma ve tart flmayla mümkündü. Fakat prati in ihtiyaç duydu u as l somut sonuçlar elde etmek ancak faaliyetleri yo unlaflt rmak ve tart fl lan sorunun içine daha fazla girmekle gerçekleflebilirdi. Bundan sonra yap lmas gereken ve yap lacak olan bu olmal yd. DDSB de iflik birçok konuyla birlikte özellikle bugünkü sendikalar n durumunu, örgütsüz milyonlarca iflçi ve emekçiyi, yine her geçen gün ç gibi büyüyen iflsizler ordusunu, iflçi ve emekçilerin yaflad mahalleleri ve tar m iflçilerini ele alarak kendisine daha nitelikli bir mücadele program oluflturmaya çal flt. Bu amaçla belli öncelikler ve yönelimler ortaya koydu. Çünkü belli alanlara s k flarak darlaflm fl bir faaliyet ve örgütlenme sözkonusuydu ve kadro sorunu kendini yak c bir flekilde hissettiriyordu. Bu koflullarda el yordam yla yürümeye çal flmak, politik ve örgütsel öncelikleri tespit etmeden hareket etmek DDSB nin s n f mücadelesindeki rolünü ve onunla iliflki içerisinde örgütsel geliflimini s n rl yordu. fiu an yeni bir program deklare edildi ve asl nda yeni bir sürecin bafllang c da ifade edilmifl oldu. Bundan sonra DDSB yi daha yo un ve kapsaml görevlerin bekledi i ortad r. Program n diyalektik parças pratik faaliyetleri yaflama uygulamak program n ka t üstünde kalmamas n n tek yoludur. Ve flu an bu her fleyden daha önemlidir. Bu görev tüm DDSB li faaliyetçilerin omuzlar nda durmaktad r. Art k temel k stas budur ve DDSB de buna göre ele al nacak ve de erlendirilecektir.

5 26 Haziran-9 Temmuz 2009 flçi/köylü flçi-köylü 5 Tüm-Bel Sen T S görüflmeleri için Ankara dayd Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikas (Tüm-Bel Sen), bafllayan T S görüflmeleri için Ankara ya yürüdü. 19 Haziran da Ankara ya ulaflan yürüyüfl kolu taleplerini iletmek üzere Baflbakanl a yürüdü. Sendikas z Demokrasi Toplu Sözleflmesiz Sendika Olmaz diyen emekçiler KESK e yönelik tutuklamalar da protesto ettiler. GMK Bulvar üzerinde yürüyerek Güvenpark a gelen emekçiler T S yoksa grev var slogan yla hükümeti uyard lar. Çay üreticileri isyan etti Rize nin Pazar ilçesinin Subafl Köyü nde çay üreticileri, çaylar n satamay nca Çaykur a ait Melyat Çay Fabrikas önünde eylem yapt. Kamyona yükledikleri yafl çay bohçalar n önceki gün akflam saatlerinde Melyat Çay Fabrikas na getiren Subafl köylüleri, Çay m z satam yoruz. Köyde anons yap ld ve bugünden itibaren al m yap lmayaca söylendi. Çay elimizde kald. Herkes çay sat yor, biz neden satam yoruz? Çay m z özel sektöre satmam z için her türlü engeli ç kard lar diyerek eylem yapt. Yap lan aç klamada fabrika yöneticilerinin kalan çay n hepsinin al naca n söylemesine ra men, imece ve iflçilerle çay topland ktan sonra 20 kilodan alacaklar n bildirdikleri ifade edildi. Bunun üzerine isyan eden üreticiler, toplad klar çay kamyonlarla fabrika önüne getirerek, yere döktü. Fabrika önünde tepkilerini dile getiren üreticiler, Her seferinde çay m z satmak için fabrika önüne mi gelelim? Çay m z Ali Bayramo lu nun özel fabrikas na m satal m? Çay m z neden alm yorsunuz? dediler. Çaykur un özellefltirilmesine de tepki gösteren üreticiler, fabrika müdürünün çay al m yerinin tüm çaylar al nana kadar aç k tutulaca na söz vermesiyle eylemlerini sonland rd. Ayr ca çay fabrikas müdürünün, eylemi görüntüleyen yerel bir muhabire haberi yay nlamamas için telkinde bulunmas tepkilerin tüm bölgeye yay lmas ndan çekindiklerini gösterdi. (H. Merkezi) TABELA SEND KASI OLMAYACA IZ! 2001 y l nda ç kar lan ve kamu emekçilerinin grev ve toplu sözleflme hakk n tan mayan 4688 say l sendika yasas na karfl kamu emekçilerinin fiili mücadelesi hukuki kazan mlarla sonuçland. Zonguldak dari Mahkemesi ve Dan fltay Birinci Dairesi nin Anayasa n n 90. maddesine dayanan kararlar yla grev ve toplu sözleflme hakk na sahip olan kamu emekçileri hükümetin iflverenleri olan kamu idari birimlerini tehdit ederek kendileriyle toplu sözleflme imzalar n engellemeye çal flt n savunuyor. Grev ve Toplu Sözleflme haklar n n arkas nda durmak KESK e yönelik sald r lar durmuyor 20 Haziran günü Türkiye nin pek çok yerinden ifl sözleflmeleri talebi ve konfederasyonlar na yönelik gözalt ve tutuklamalar karfl Ankara ya gelen KESK üyesi emekçiler Baflbakanl a yürüdü. Saat da Maltepe GMK Bulvar üzerinde toplanan emekçiler bir saat kadar burada halaylar ve sloganlarla beklediler. Saat de sloganlarla yürüyüfle geçildi. En KESK e yönelik gerçeklefltirilen gözalt ve tutuklama furyas bölgelerde gerçeklefltirilen eylemlerle protesto edilirken sald r lar da durmadan devam ediyor. Gerçeklefltirilen operasyonlar kapsam nda gözalt na al n p daha sonra b - için Ankara da olduklar n dile getiren Tüm-Bel Sen Genel Baflkan Vicdan Baykara hukuki kazan mlar n n bask ve yasaklarla engellemeye çal fl ld n, bu maksatla konfede- rasyonlar - na yönelik gözalt ve tutuklamalar n yap ld n ifade etti. Baykara tabela sendikas olmayaca z dedi ve taleplerini flöyle özetledi. Örgütlenme hakk m z engellemeye ve sendikalar m z susturmaya dönük hukuk d fl müdahalelere son verilsin, as ls z iddialarla tutuklanan arkadafllar m z derhal serbest b rak ls n, Ülkemizin kaynaklar silahlanmaya de il; iflsizli i kal c bir flekilde çözmeye dönük üretkenli i art racak kamu yat r mlar na, e itim ve sa l a ayr ls n. Daha sonra söz alan KESK Genel Baflkan Sami Evren T S görüflmelerinin bafllad bir dönemde alanlar da s nmaya bafllam flt r. Hükümet sesimizi duymaz ve taleplerimizi görmezden gelirse mücadelemiz sürecektir dedi. Aç klaman n ard ndan sendika yönetiminden oluflan bir heyet taleplerini iletmek üzere Devlet Bakan Hayati Yaz c o lu ile görüflmek üzere Baflbakanl a gitti. (Ankara) rak lan KESK üyelerinden 7 kifli 16 Haziran Sal günü jandarma destekli gerçeklefltirilen operasyonla yeniden gözalt na al narak ç kar ld klar mahkemece tutukland. Yeniden gerçekleflen tutuklama furyas n protesto etmek için zmir Adliyesi C Blok kap s önünde bir araya gelen KESK üyeleri sloganlarla sald r lar protesto ettiler. Sald r lar k - nayan KESK Genel Baflkan Sami Evren, y ld ramayacaklar n belirtti. önde T S taleplerinin bulundu u pankart yer al rken emekçi seli uzun kortejler halinde K z lay a do ru akmaya bafllad. Güvenpark dolduran binlerce emekçi ellerinde KESK e dokunma yaz l dövizler, pankart ve bayraklar yla renkli bir görüntü oluflturdu. Güvenpark ta devrim flehitleri an s na yap lan sayg duruflunun ard ndan konuflan KESK Genel Baflkan Sami Bursa Yürüyüflün zmir kolu 17 Haziran günü Bursa ya geldi. Heykel/Timurtafl Pafla da KESK e ba l sendika üyeleri ve birçok devrimci, demokratik kurum temsilcileri ve üyeleri taraf ndan karfl lanan emekçiler, buradan Büyükflehir Belediye Binas önüne kadar alk fl ve sloganlarla yürüdü. Tüm-Bel Sen Genel Baflkan Vicdan Baykara, kapitalizmin krizinin bedelinin emekçilere ödettirilmek istendi ine vurgu yapt. Aç klamada Konfederasyonlar na yönelik yap - lan sald r da protesto edildi. KESK li emekçiler; T S yoksa, grev var! Evren T S yoksa grev var dedi. Evren in konuflmas n n ard ndan saat te son bulan eyleme D SK, TMMOB, TTB, Halkevleri, ESP, BDSP, Partizan, DHF, Kald raç, Mücadele Birli i, DTP, ÖDP, EMEP ve SDP kat - larak destek verdi. (Ankara) Türk- fl e büyük tepki iflçilerden geldi! Krizden en belirgin flekilde etkilenen iflçi ve emekçilerin öfkesi soka a taflt. Mezarda emeklilik, her gün yap lan zamlar, iflten atmalar sendikas zlaflt rma, toplu sözleflmelerde 0 zam dayatmalar, komik ücret art fllar örgütlü kesimlerin yo un tepkisine yol açmaya devam ediyor. TÜRK- fi E DOMATES VE YUMURTA YA MURU Bunun en son yaflanan örne i Türk- fl 1. Bölge Temsilcili i önünde yap lan eylemde kendini gösterdi. Kamu toplu sözleflmelerinin 6 ay gibi uzun bir süredir sonuçlanmamas ve Türk- fl in pasif tutumunun da bunda etken olmas nedeniyle iflçiler taraf ndan hem hükümete hem de konfederasyonlara tepkiler büyümeye bafllad. stanbul da birçok sendikan n yer ald stanbul fiubeler Platformu nun organize etti i eylem Taksim AKM önünde bafllad. AKP Hükümetine ve Türk- fl aleyhine sloganlarla bafllayan eylem bin befl yüze yak n bir kalabal k bir kitle ile gerçekleflti. AKM önünden Türk- fl 1. Bölge Temsilcili i ne yürüyen kitle yolu trafi e kapatt. Güzergâh boyunca birçok kifli alk fllarla iflçilerin yürüyüflüne destek sunarken, aç klaman n yap laca Temsilcilik önüne yaklafl ld nda Türk- fl e duyulan öfke doru a ulaflt. Türk- fl 1. Bölge Temsilcili i önünde duran kitle burada sadece Türk- fl aleyhine sloganlar atarak temsilcili i yuhalamaya bafllad. flçilerin tepkisi giderek büyüdü. Ve Türk- fl Temsilcili i yumurta ve domates ya muruna tutuldu ve arbede yafland. Burada Bizi satan biz de satar z, Türk- fl uyuma iflçiye sahip ç k, Emek düflman hükümet istifa sloganlar at ld. Bas n aç klamas, yaflanan arbede ve Türk- fl e duyulan öfke nedeniyle bir süre yap lamad. flçilerin tepkisinin durmamas nedeniyle bas n aç klamas na bafllamak zorunda kalan Türk- fl stanbul fiubeler Platformu sözcüsü Harb- fl Anadolu yakas fiube Baflkan Hüseyin Över in konuflmas iflçilerin att klar sloganlarla s k s k kesildi. Türk- fl Baflkanlar Kurulu nu derhal toplanarak mücadele karar almas gerekti ini ifade eden Över, Bizler iflçi s n f - n n haklar n koruyan ve srarla savunan sendika yöneticileri istiyoruz. Gözümüzü boyamak için eyleme ça rmay n dedi. Bu eylem niteli i itibariyle süreç aç - s ndan önemli ipuçlar n içermesi bak - m ndan önemli olmufltur. flçi s n f n n bedeller ödeyerek elde etti i haklar n bir ç rp da al nmaya çal fl lmas ve Türk- fl in iflçi s n f üzerinde yaflanan bu sald r lara karfl etkin bir mücadeleyi örmek yerine krizin faturas n halka ödetmek isteyen patronlar n tam da bunu amaçlayan Kriz varsa çare var adl kampanyas na aç ktan destek veren tutumu taban oldukça rahats z etmeye bafllam flt r. Söz konusu eylemde iflçi öfkesinin çok bariz bir biçimde kendini göstermesi, ilerleyen dönemlerde bu öfkenin yay lmas n n da iflaretini vermektedir. Kazan lm fl haklar n bir bir al nmaya çal fl lmas na karfl n iflçi s n f n n eylemleri giderek büyüyor, her geçen gün direnifl say s art yor, direnifllerin yan s ra kitlesel yürüyüfller düzenleniyor. Kamu iflçilerinin özel sektöre göre olan daha iyi koflullar na ra men kamu iflçilerinden tepkisinin büyük olmas irdelenmeyi hak ederken yar nlara dair s n f - n kabaran öfkesi bak m ndan önemli ipuçlar n da içeriyor. flçi s n f n n sokaklara ç kmay özledi i bu eylemlerle kendini gösteriyor. ( stanbul) D REN fitek fiç LERE POL S SALDIRISI Karfl yaka Belediyesi taraf ndan iflten ç kart lan ve iflten ç kart ld klar günden bu güne Örnekköy de bulunan flantiyelerinde direniflte olan Kent Afi iflçilerine polis sald rd. 9 Haziran günü akflam saatlerinde flantiyeyi abluka alt na alan çok say da polis iflçilerin direnifli sonland rmak için biber gaz ve tazyikli su kullan rken talimat n zmir Valisi taraf ndan verildi i söylendi. flçilere bulunduklar alan boflaltmalar için 1 gün süre tan nd ve flantiyeyi terk etmemeleri halinde polis zoru ile oradan ç kart lacaklar söylendi. flçiler ise yaflananlara Ya ölürüz ya kazan r z, fl-ekmek yoksa bar fl da yok sloganlar ile karfl l k verdi ve Karfl yaka Belediyesi Baflkan Cevat Durak istifaya ça rd. Yaflanan sald r n n ard ndan konuflan Genel- fl 5 Nolu fiube Baflkan Mehmet Ç nar flantiyeyi boflaltsalar bile eylemlerinin devam edece- ini, her yerin eylem alan oldu unu dile getirdi. Karfl yaka Belediye Baflkanvekili Hüseyin Çal flkan ise polis müdahalesinden haberleri olmad n iddia ederek zmir Valisini suçlad. Çal flkan Bugün burada 40 iflçi var ise yar n 1000 tane olacak, atefle benzin döküldü. Art k sorumlusu biz de iliz diye konufltu. 10 Haziran günü yaz l bir aç klama yapan Karfl yaka Belediye Baflkan Cevat Durak ise polis müdahalesini savunmay sürdürdü ve siyasi linç ve yarg s z infazla karfl karfl ya oldu unu, yaflanan bu yasad fl iflgale müdahale etmemifl olmas na ise anlam veremedi ini dile getirdi. Polis bask s na direnen Kent Afi iflçilerinin direnifli dün oldu u gibi sürüyor. fiantiyede art k direniflteki bütün iflçiler ve iflçilerin aileleri kal yor. ( zmir) KR Z N VURDU U fieh RL, KÖYE DÖNÜYOR Kriz, büyük flehirleri umut olmaktan ç kard. Gün geçtikçe büyüyen iflsizlik, yükselen hayat bahal l, iflas eden küçük esnaf, yoksulluk flehirleri yaflanmaz hale getirdi. Krizin ma duru halk, çareyi köye geri dönmekte buldu. Özellikle 70 li y llardan itibaren köylük bölgelerden büyük flehirlere do ru akan göç, krizle birlikte tersine döndü. Tar m politikas n n bitirdi i köylünün, ifl bulamayan köylü gençli- in, tek umudu haline gelen büyük flehirler ekonomik krizle birlikte gazap üzümleri ne döndü. stanbul Büyükflehir Belediyesi ne ba l Yoksul Sevk Zab ta Amirli i nin verilerine göre, 2008 y l nda krizin de etkisiyle stanbul u terk edenlerin say s, bir önceki y la göre yüzde 100 artm fl durumda de 558 aile geçinemedi i gerekçesiyle stanbul u terk ederken, bu say 2008 de 1144 e ç kt. Krizin etkili oldu- u y l n ilk yar s nda 460 aile stanbul dan göç ederken bu say ikinci yar s nda 684 e ç kt. Geriye göç en fazla Kürt illerine ve Karadeniz Bölgesi ne yaflanmaktad r. stanbul da ekmek paras kazanam yoruz, köyümüze dönmek istiyoruz diyen yüzlerce insan, stanbul da tutunamad gibi köye dönecek maddi güce de sahip de il. Köye geri dönüflleri özendirmek için belediye taraf ndan sa lanan yard mlar n (bilet, yol ücreti, kredi vb.) yetersiz oldu unu ifade eden GÖÇ-DER üyesi aileler, gittikleri köylerinde OHAL uygulamalar n n, ambargolar n son bulmas n, tar m ve hayvanc l n gelifltirilmesini, zararlar n n karfl lanmas n, yeterli sa l k, e itim ve bar nma olanaklar n n sa lanmas n istiyor. (Ankara) Emperyalist politakalara karfl köylüler birleflti AB ye uyum politikalar kapsam nda geniflletilen sömürü a, ülkemizde iflçi ve emekçilerin üzerinde bir kara bulut gibi dolaflmaktad r. Bu politikalarla birilikte köylüye yönelik sald r larda artmaktad r. Kota, Çiftçi Kay t Sistemi ve Çiftçi denetleme yasalar kapsam nda köylünün üretimi sekteye u ramaktad r. Köylülere yönelik gerçekleflen bu sald r lara karfl Tüm Köy- Sen fiubeleri Tekirda n Malkara lçesinde 21 Haziran günü bir eylem gerçeklefltirdi. Eyleme Malkara n n 78 köyünden kat l m oldu. Emniyet Müdürlü- ü taraf ndan gerçeklefltirilmek istenen miting engellendi. Ancak buna ra men Malkara Eski Pazar Meydan nda bir araya gelen yüzlerce köylü burada yapt klar konuflmalarla eylemi gerçeklefltirdi. Eylemde miting alan na IMF ye de il köylüye bütçe, Köylü milletin efendisidir kölesi de il Tüm Köy-Sen imzal pankartlar as ld. Aç l fl Tüm Köy-Sen Malkara fiube Baflkan Ruhi Gündo an yapt. Hemen ard ndan sözü alan Tüm Köy- Sen Örgütlenme Uzman Sat lm fl Baflkaya ald ve köylülü- ün ülkemizde önemli bir güç oldu unu belirterek örgütlenme ça r s nda bulundu. Köylülerin oldukça ilgi gösterdi i eylemde Tüm Köy-Sen Lüleburgaz fiubesi ad na Taner Günerbüyük de bir konuflma yapt. Günerbüyük, emperyalist politikalarla ülkemiz köylüsünün sömürüsünün katmerleflti ini ve bu sömürü k skac nda ç kar lan yasalar anlatt. Konuflmalar n ard ndan köylüler ekim ve hasatta yaflad klar s k nt lar anlatt. Anlat mlar n akabinde eylem alk fllarla sona erdi. ( stanbul)

6 flçi-köylü 6 Denge Azadi 26 Haziran-9 Temmuz 2009 Hiçbirimizde bir parça onur kalmad! Ifl l fl l büyük flehirlerin karanl kta kalan yüzlerinin sahipleri, canlar ndan olmamak için ç kt klar yolun son dura büyük flehirler olmufl insanlardan biridir Pürüze Ana Yaflad klar n z anlat r m s n z? diye sorunca k r k bir Türkçe yle Bir an bile unutam - yoruz o günleri k z m inan, her anlatt - mda yeniden yafl yorum! diye bafll yor anlatmaya: Bizim, Tatvan da, yaflad m z köy; korucu olmamakta direnen köylerden bir tanesiydi. 93 senesi köylere bask lar n en çok oldu- u bir dönemdi. O dönem hemen her gün jandarma, asker kap m za dayan yor, ya korucu olursunuz ya da evinizi bafl n za y kar z diye tehdit ediyorlard. Çevredeki birkaç köy bu zulme daha fazla dayanamad, korucu oldu. Ama biz korucu olmak istemiyorduk. Allah n günü operasyon yap yorlar, evimizi etraf n silahlarla tar yorlar. Her gece tüm evlerden a lama sesleri geliyordu. Çocuklar m z n psikolojisi bozulmufltu art k. Giderek operasyonlar n s klaflt r yorlard. Tehdit, dayak ve hakaretler de artm flt, evinizi yakaca z, sizi de içinde yakaca z hem de! diyorlard. Köyümüzü yakmadan bir hafta önce elektri imizi kestiler. O zulüm unutulur mu hiç! Her gün bir-iki erke i al p köy meydan nda dövüyor, direnen olunca da gözümüzün önünde öldürüyorlard. Sonra da bunlar teröristti, çat flmada öldürdük diyorlard. Hatta benim 60 yafl ndaki day m da öldürüp terörist dediler. Köyü yakacaklar gece, sabaha kadar silah seslerinden uyuyamad k. Her yere roket atarlarla sald rd lar. Korkumuzdan tüm köy üç eve yerlefltik. Bu evler de ma arayd, kullan lm yordu. A layanlar, a t yakanlar Bir yandan cay rt sesleri bir yandan ah rlarda kapal kalan hayvanlar n ba rt s Sabahleyin ma aradan ç kt m zda gördüklerimi bin y l yaflasam gene unutamam! Evler küle dönmüfl, hayvan cesetlerinin kokusu dünyay sarm fl, en kötüsü de evlerinden kaç p Ekonomik krizin gün geçtikçe daha da derinleflmesi ve Kürt ulusal sorununda devletin ç kmaza girmesi egemenlerin sald r lar n daha da boyutland rm flt r. DTP ye ve KESK e yap lan operasyonlar, devrimci ve demokrat bas na yönelik toplatma ve kapatma cezalar bunlar n en somut örnekleridir. Yine son süreçte Adana da, 4 çocu a daha yasad fl örgüt propagandas yapmaktan ceza verildi ve böylece a r cezaya çarpt r lan çocuk say s 84 e yükseldi. HD Adana fiubesi nin yay mlad rapora göre 3 Haziran 2008 den 28 Nisan 2009 a kadar 11 ayl k süreç içerisinde 18 ve 15 yafl alt 67 çocu a indirimlerden sonra toplam 290 y l 3 ay ceza verilmiflti. Yap lan aç klamada Yasin Hayal bomba att halde örgüt üyesi say lmad. Türkiye de tafl ve slogan atan Kürt çocuklar yan m za gelemeyen komflular m z n meydandaki cesetleriydi. Gece köyü yakan askerler bulduklar herkesi meydana getirip öldürmüfller. O gün tüm köy kaçt k oradan. Yolda, erkekleri öldürmesinler diye, onlara kad n k yafeti giydirdik. Hiçbirimizde onur, bir parçac k insanl k b rakmad lar. Benim o vakit befl çocu um vard. Evimiz, hayvanlar m z, küçük bir de tarlam z vard. Ama her fleyimiz telef oldu. Elimiz bombofl stanbul a geldik. Büyük o lum 10 yafl ndayd. Köyde okula gidiyordu. Ama buraya gelince paras zl ktan onu ifle verdik. Milyonlarca insan zorunlu göç ma duru! 1987 y l ndan beri T. Kürdistan nda uygulanan zorunlu göç ile birlikte Kürtlerin yaflad bu co rafya, bafltan afla yak lm fl ve insans zlaflt r larak hem gerilla faaliyetine darbe vurulmak istenmifl hem de Kürtler üzerinde zulüm ve bask uygulanarak, Kürtler sindirilmeye çal fl lm flt r. Köyleri korucu olmaya zorlayarak kardefli kardefle k rd rma politikas gütmüfl, korucu olmayan köyler ise her türlü onur k r c afla lamaya, hakarete, daya- a maruz b rak lm fl; yetmemifl kurflunlanm fl, terörist olmufl, evleri bafllar na y k lm fl, köyleri yak lm fl Onlar da son çare büyükflehirlere kaçm fllar. Zorunlu göç, köy boflaltma sonucu olarak resmi rakamlara göre bile 3428 köy boflalt lm fl, oysa bu say 4 binin üstünde! Bu da flu anlama gelir ki; 3 milyon civar nda insan zorla yerinden edilmifltir! TC, bugünlerde köylerinden ç kar lanlar n zararlar n n ödenmesi ad yla ç kard Günlük Gazetesi nin 1 ay süreyle kapat lmas, Erzincan da flçi-köylü çal - flanlar n n tutuklanmas, Ankara da ÖSS ye karfl eylem yapan ö rencilere devletin kolluk güçlerinin sald rmas bu sald r lar n daha da boyutlanaca n n iflaretleridir. KAPATMA KARARIYLA LG L BASIN AÇIKLAMASI Egemenlerin Kürt sorununa yönelik çözüm söylemlerinin artt, PKK nin ateflkes ilan ederek Kürt ulusal sorununda bar fl taleplerinin öne ç kt böylesi bir dönemde, T. Kürdistan na dönük askeri operasyonlar n artmas gibi Kürt Ulusal Hareketi nin sözcüsü olan bir gazetenin böylesi bir pervas zl kla kapat lmas Türk egemenlerinin Kürt sorununa bak fl aç s n bir kez daha göstermektedir. Bar fl için uzat lan ele kurflun s kan, floven, n n örgüt üyesi kabul edilip cezaland r lmas devletin Kürt sorununa yaklafl m n ortaya koymaktad r denildi. ÇOCUKLARA HAP S- HANEDE fikence Adana da tutuklu bulunan 7 çocuk 4 ay hapishanede kald klar süre boyunca yaflad klar iflkence ve kötü muameleyi anlatt. B rak lan çocuklar her yerde iflkence, sözle ve elle taciz ve psikolojik bask ya maruz kald klar n söylediler. Mardin Hapishanesi nden Haller ve Gözlem Raporu ad yla yay mlanan belgede de çocuk tutuklular n yaflad klar iflkenceyi görmek mümkün. Ma dur M.Ö. (17 yafl nda, lise ö rencisi) beyan nda tarihinde Diyarbak r 4. A r Ceza Mahkemesi nde duruflmalar bittikten sonra civarlar nda ring arac na binerek Mardin Ceza say l yasa ile AB ve dünya kamuoyunun gözünü boyayarak bu insanl k d fl uygulaman n sonuçlar ndan, k sa sürede ve düflük bir maliyetle kurtulmak istemektedir. Em gûnden xwe dixwazim! 17 Haziran Cumartesi günü zorunlu göç ma durlar ile Galatasaray Lisesi önünde bir araya gelen Göç-Der bu konu ile ilgili bir bas n aç klamas düzenledi. Eylemde bir konuflma yapan Göç-Der Baflkan Sami Özgen, devlet gözünde birer potansiyel terörist olarak görülen Kürtlerin yaflad klar yerlerin bafltan afla yak larak insans zlaflt r ld n ve bunlar yaparken devletin, de il uluslararas insan haklar na kendi iç hukukuna bile riayet etmedi ini söyledi. Göçe tabi tutulanlar n tüm maddi ve manevi zararlar n n en adaletli biçimde karfl lanmas gerekti ini belirten Özgen, taleplerinin yaflanan insanl k d - fl olaylar n faillerinin yarg lanmas oldu una dikkat çekti. ( stanbul) Günlük Gazetesi ne bir ay kapatma cezas DERS M DE OPERASYON Dersim Bor/Ç ral köyünde operasyonlara ç - kan kolluk güçleri ile gerillalar aras nda ç kan çat flmada ilk edinilen bilgilere göre 1 asker ölmüfl 3 asker de yaralanm flt r. Ard ndan operasyonlar n yo- unlaflt ran kolluk güçleri köyü bombalam fllard r. Bu arada Dersim merkez, Pülümür, Nazimiye, Ovac k ve ayn zamanda Hozat Ça larca, Kalecik, Ali Bo az nda operasyonlar yo unlaflt r lm flt r. (Dersim Partizan) Esentepe de patlama Yerel kaynaklardan ald m z bilgilere göre Tunceli nin Esentepe Mahallesi nde patlama meydana geldi. Çok say da polis olay yerine sevk edilirken, patlaman n meydana geldi i bölgede yo un arama yap ld. Tunceli Emniyet Müdürlü ü ne ba l bomba imha ekipleri de olay yerine giderek incelemelerde bulundu. Saylan öldü ama asimilasyon yafl yor! Türkan Saylan n ölümünden sonra bofl kalan k z çocuklar m z n kurtar c s maskeli asimilasyon kraliçesi koltu unun yeni sahibi belli oldu! Daha önce de çocuklar ile Filistin için yapt yard mlar ve ak tt timsah gözyafllar yla ne kadar vicdanl oldu unu kan tlayan Emine Erdo an, Saylan n misyonunu üstlendi. Erdo an n bu çabalar ; egemenler aras klik çat flmas nda emperyalistlerin politikas na en uygun misyonu çizen AKP kli inin, Kemalist kli- in elindeki k z çocuklar n n okumas yani asimilasyon politikas n elde ederek bir üs daha kazanmak istemesinin bir sonucudur. 10 Haziran günü dünyaca ünlü Naomi Campbell ile bir araya gelen Erdo an Han m, k z çocuklar n n e itiminde karfl lafl lan güçlükler üzerine sohbet etti. Moda kampanyas ndan elde etti i paralar nereye ba fllayaca konusunda akl kar flan Campbell in yard m na koflan Erdo an, onu kendi projelerine yard m etmesi konusunda ikna etti! Birbirlerine bol bol iltifat eden ikili medyaya nefleli ve samimi pozlar verdiler, Campbell Erdo an n ne kadar ak ll bir kad n oldu u konusunda bir konuflma yapt. Kameralara yans yan bu sahte duyarl l n anlams zl ; bir yanda kan gölüne çevrilen Ortado u gerçe i bir yanda hapishanelere doldurulan Kürt çocuklar n n parmakl klar ard ndan bakan gözlerinden okunuyor. (H. Merkezi) Mersin Akdeniz GÖÇ-DER Hukuk Komisyonu Baflkan Muzaffer Akad Göç Haftas nedeniyle yapt aç klamada 14 Haziran 1934 tarihinde ç kar lan 2510 Mecburi skan Yasas ile bugüne kadar milyonlarca insan n zorla göç ettirildi ine de indi. Akad konuflmas nda En büyük toplumsal trajedilerden olan zorunlu göç, 1987 de ilan edilen OHAL ile daha kapsaml hale getirildi. dedi. faflist bak fl aç s her ne kadar demokrasi yi dilinden düflürmese de bas n özgürlü üne yönelik bu tutumu, demokrasiden ne anlad n göstermektedir. Günlük Gazetesi stanbul 12. A r Ceza Mahkemesi taraf ndan iki yaz ve haber foto raf n gerekçe gösterilerek bir ay süreyle kapat ld. Bu kapatma davalar - n n alt nda yatan devletin Kürt sorununa tahammülsüzlü üdür. Bu olay protesto etmek için stanbul Gazeteciler Cemiyeti nde 11 Haziran 2009 tarihinde bir araya gelen Günlük gazetesi çal flanlar bir bas n toplant s düzenlediler. Toplant da Günlük gazetesinin, yay nlad belgelerden dolay de il de gazetenin en genifl demokratik çevrelerle, ayd nlarla diyalog kurma yönünde att - ad mlardan duyulan kayg dan dolay kapat ld belirtildi. ( stanbul) Adana da tutuklanan çocuk say s 84 e ç kt evi ne do ru yola ç kt klar n, ring arac nda iken flark söylediklerini, görevli askerlerin kap ya vurarak siz teröristsiniz, Ermenisiniz fleklinde hakaret ettiklerini, cezaevine girdi inde ring arac nda 15 dakika bekletildiklerini, di er tutuklular indirildikten sonra ring arac n n kap s aç larak niye rahat durmuyorsunuz denildi ini sonra elleri kelepçeli olarak ring komutan taraf ndan dövülmeye baflland klar - n anlatt. Di er askerler de bizi dövdüler, aralar nda sivil giyimli bir kifli vard. Vücudumun çeflitli yerlerinde yaralar oldu. Cezaevinde suç duyurusunda bulunduk. Adli t pa ç kar ld k. Ancak bize herhangi bir rapor verilmedi dediler. Yap lan gözlemde; P.. n sa elinde, boynunda, ayak bileklerinde ve s rt nda yara izi oldu u tespiti yap ld. M.Ö. in sol baca n n alt k sm nda ekimoz izi, s rt k sm nda morarma izlerinin oldu u, bo az nda yara izi oldu u tespiti yap ld. (Mersin) MEZARLAR AÇILSIN HD Diyarbak r fiubesi, 13 Haziran Cumartesi günü Kofluyolu Yaflam Hakk An t önünde Kay plar bulunsun, failler yarg lans n slogan ile bir oturma eylemi gerçeklefltirdi. Gözalt nda kaybedilenlerin ak betlerinin ailelerine aç klanmas ve katillerin yarg lanmas için bafllat lan eylemde kaybedilenlerin foto raflar tafl nd ve Failler belli, kay plar bulunsun pankart aç ld. Kay p yak nlar ayr ca, Babam istiyorum, Onlar halen kay p, Çocuklar m istiyorum dövizlerini tafl nd. Y llard r yak nlar n n ak betlerini dahi ö renememenin ac - s yla Kofluyolu nda bir araya gelen kay p yak nlar ad na kamuoyuna HD Diyarbak r fiube Sekreteri Burhan Zooro lu seslendi. Zooro lu1990 l y llarda yaflanan cinayetlerin bafl sorumlusu olarak dönemin Baflbakan Tansu Çiller, dönemin Emniyet Genel Müdürü Mehmet A ar ve katillerin yandafllar n gösterdi. Bugünde katliamlar n sorumlular na dokunulmad na de inen Zooro lu, geçen hafta HD olarak Diyarbak r n Kulp ilçesinde yapt klar inceleme sonucunda 105 civar nda kimsesizlere ait mezar tespit ettiklerini belirterek, bu mezarlar n aç lmas n ve kime ait oldu unun tespit edilmesini istedi. Aç klaman n ard ndan oturma eylemi devam etti. (H. Merkezi) TORBALI DA KÜRT A LELERE SALDIRI zmir e ba l Torbal ilçesinde bulunan Balkanlar Süt Ürünleri Fabrikas sahibinin, fabrikan n ç kartt gürültüden rahats z olan iflçi ve köylülere düzenledi i sald r da 1 i a r olmak üzere 7 kifli yaraland, olaylar n ard ndan 12 kifli ise gözalt na al nd. Fabrika sahibi Halil Duran jeneratörden ç kan gürültü nedeniyle uyaran köylüler uyar da bulunduklar günden bir gün sonra zmir den gelen bir grup ülkücü taraf ndan sald r ya u rad klar n dile getirdiler. Köylülerin evlerinin etraf ndan 6-7 araç ile korna çalarak gürültü ç kartan ülkücülere kornaya basmamalar n söylemek için evinden ç kan Abdullah Çak rca ya Defolup gidin buradan, Kürtlerin burada ifli yok diyerek sald ran faflistler, bu arada etraftaki di er evlerden ç kanlara da sald r da bulundular. Yaflananlar anlatan Abdullah Çak rca n n annesi nci Çak rca olay s ras nda kendisinin de sopalar ile dövüldü ünü dile getirdi. Eski Ülkü Oca üyesi olan Halil Duran n yan nda 5 y ld r çal flan fiükran Çak rca ise olaylar n yat flmas için Duran ile görüflmeye gitti ini ancak kendisinden Siz Kürtler buradan gidene kadar bu ifl böyle olacak yan - t n ald n söyledi. Gece geç saatlerde Ya Allah Bismillah sesleri ile yaflananlar n gürültüden flikâyet edilmesi bahanesi ile gerçekleflti ini ancak yap lan sald r n n tam anlam yla faflist bir sald r oldu unu dile getiren köylüler, köyde can güvenliklerinden endifle ettiklerini de belirtti. Yaflanan sald r n n ard ndan HD zmir fiubesi de bir heyet oluflturarak köyde incelemede bulundu. ( zmir)

7 26 Haziran-9 Temmuz 2009 Halk n gündemi flçi-köylü 7 Polisin elini tutan yok Günlük yaflam n ola an bir parças haline gelen polis fliddeti dur-durak bilmiyor. Faflizmin eli kanl kolluk güçleri, kendilerine tan nan yetkileri oldukça cömert bir biçimde kullan yor. Tüm faflist yönetimlerde oldu u gibi, ülkemizde de on y llard r elini-kolunu sallayarak, öldürme hakk da dahil, her türden fliddet hakk n kullanan polis, egemen s n flar n polisin eli-kolu ba l propagandalar n n akabinde, daha önceleri yasal dayana belli s n rlar içinde olan s n rs z fliddet kullanma hakk n n yasal çerçeveye kavuflturulmas yla birlikte, daha rahat bir soluk ald! Polisin, yasalar n verdi i dokunulmazl k z rh na bürünmesi, polis fliddetinde adeta bir patlama yaflanmas n da beraberinde getirdi. Polis fliddeti ne meslek dinledi ne de flehir. Üzerindeki üniforman n gücünü ve kendisine verilen yetkiyi sonuna kadar kullanan polisin uygulad fliddete dair hemen her gün bir ve kimi zaman ayn gün içinde birkaç uygulama gündeme geldi. Polisin bu uygulamalar na dönük yap lan flikayetler ise, do ald r ki sonuçsuz kald. Ya fliddeti uygulayan polis/polisler bulunamad ya da göstermelik ceza larla kamuoyu yan lt lmaya-yat flt r lmaya çal - Güler Zere serbest b rak ls n Tecrit hapishanelerinde tutulan tutsaklar n sa l k durumlar sürekli kamuoyunun gündemlerinden biridir. Bu konudaki son örnek ise Karatafl Kad n Hapishanesi nde tutulan hükümlü Güler Zere dir. Zere 10 y l aflk n süredir tutukluydu ve hapishane koflullar nda flu an kanser hastal ile mücadele ediyor y l nda tutuklu bulundu u Elbistan Hapishanesi nden Adana ya Balcal Hastanesi ne kanser teflhisi ile getirildi ve a z ndan al nan parçalar n sonucu bu kanserin kötü huylu bir kanser oldu u ortaya ç kt. Ard ndan geçici olarak Karatafl Kad n Hapishanesi ne getirildi. fl ld. Türkiye nsan Haklar Vakf (T HV), Haziran 2007 de de ifltirilen Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ndan bu yana art fla geçen polis fliddetini araflt rarak, raporlaflt rd. T HV raporuna göre, bu son iki y lda 13 kifli gözalt merkezlerinde yaflam n yitirdi. 53 kifli polis silah yla yaraland, 416 kifli iflkence ve kötü muamele gördü. Polisin dur ihtar na uyulmad gerekçesiyle atefl açmas, gösterilere müdahale etmesi, gerçeklefltirdi i ev bask nlar s ras nda silah kullanmas sonucunda ise, toplam 40 kifli yaflam n yitirdi. T HV ayr ca 416 iflkence ve kötü muamele olay n n hangi yöntemlerle ve kaç kifliye gerçeklefltirildi ini de ayr nt l olarak rapor ediyor. T HV raporundaki iflkencekötü muamele da l m flöyle: Kaba Dayak: 230, Hakaret: 57, Biber Gaz : 47, Tehdit: 34, Bas nçl Su ve So uk Su Tutma: 11, Sözlü Taciz: 7, Öldürme Tehdidi: 5, Tecavüz tehdidi: 5, Haya Burma: 4, So uk ve karanl k bir ortamda bekletme: 3, Diz üstünde veya hareketsiz bekletme: 3, Aç ve susuz b - rakma: 2, Copla tecavüz: 2, Nefessiz 23 fiubat 2009 da ameliyata al narak damak bölümünde bulunan kanserli bölge al nd ve protez tak ld. Ama bu operasyondan sonra kulak alt nda bir kitle büyümeye bafllad. 24 Nisan günü biyopsi için al nan parça sonucu bu bölgede de ameliyat gerektiren kanserli bir kitleye rastland. 30 Nisan da belli olan rapora ra men ancak 10 Haziran 2009 Çarflamba günü ameliyata al nd. Halk n Hukuk Bürosu taraf ndan yap lan yaz l aç klamada Güler Zere aç k yasa hükümleri dikkate al narak derhal serbest b rak lmal d r. Aksi tutum ve uygulaman n yeni bir ölüme neden olaca unutulmamal d r. Kamuoyunu bu ölüme izin vermemeye ça r yoruz denildi. Ayr ca 12 Haziran günü Adana da yap lan aç klama ile Zere nin serbest b rak lmas talep edildi. (H. Merkezi) Erzurum H Tipi Hapishanesi nde yaflad klar hak gasplar n anlatan tutsak Partizanlar geçti imiz ay yaflanan direniflin ard ndan çok iyi bir anlaflma olmasa hapishanenin özgün durumundan ve eylemin görece baflar l olmas ndan dolay idarenin anlaflman n ard ndan daha da pervas zlaflt n belirttiler. ntikam alma duygusu ile hareket edildi ini dile getiren Partizanlar Anlaflmada olan kendilerinin kabul etti i, etmek zorunda kald baz maddeleri yok say yorlar. Örne in genel aramalarda tutuklu-hükümlülere ait defterlere incelemek üzere el koyma tutumu kanuna ayk r oldu u için elefltirilmiflti. Ancak bir ay önceki aramada yine defterler al nmaya çal fl ld. Kitap da t m ayda bir kez dedikleri halde iki ayda bir yap yorlar dediler. Yap lan aç klamaya göre yemeklerin kalite ve miktar nda sorunlar devam ediyor. Özellikle kullan lan k yma yenilmeyecek at klardan elde ediliyor ve her seferinde ay klanmak durumunda. Kahvalt l k ilk 2-3 hafta iki çeflide ç kar ld ktan sonra sonradan gene ço unlukla b rakma: 2, Ç plak b rakma: 2, stenilmeyen hareketlere zorlama: 2. T HV, bu olaylar n 168 tanesinin sokakta gerçekleflti ine ve bunun da resmi mekan d fl iflkencenin yo unlu unu gösterdi ine de iflaret ediyor. Egemen s n flar n bekas n korumaya dönük konumland r lan ve ideolojik olarak faflizmin normlar na uygun bir donan ma sahip olan polislerin uygulad fliddet, bu fliddetin hedefinde en baflta da hak arama mücadelelerinin oldu u ve bu mücadelelerin sistemin krizinin derinleflmesine paralel olarak art fla geçti i gerçekli inden tek çeflide inmifl durumda. darenin diyalogsuzluk çizgisi sürüyor. 1. Müdür görüflmeleri kabul etmiyor. Bu görevi tutsaklarla bafl ndan beri sorunlu olan 2. Müdüre b rakm fl durumda diyen tutsaklar flöyle devam ediyorlar; Eylemin-anlaflman n en önemli kazan m hücre cezalar d fl ndaki disiplin cezalar n n spor, sohbet gibi ortak etkinliklere ç k fl engellemeyece i biçimindeki genelge hükmünün uygulanaca maddesi idi. Bu maddenin uyguland na tan k olmad k. Ancak ortak etkinlik saatlerinin daralt ld (haftada saat) bir gerçek. Bununla beraber C- 1 de kalan ve PKK d fl nda olan biz Elelçi ailesine polis tehditi Türkiye de hiç de yabanc s olmad m z bir durum Mersin de yafland. M. Elelçi yi katleden devletin kolluk güçleri, suç duyurusunda bulunan ailesini tehdit etti. Newroz kutlamalar na kat lan Mustafa Elelçi kutlamalar s ras nda gözalt na al nm fl, yasad fl örgüt propagandas yapmaktan tutuklanarak Mersin E Tipi Hapishanesi ne konulmufltu. 18 May s 2009 da konuldu u hapishanede, giriflinden 11 saat sonra yata nda ölü bulunan M. Elelçi nin ailesi olayla ilgili suç duyurusunda bulunmufltu. Mustafa Elelçi nin a abeyi Abdülkadir Elelçi polis taraf ndan tehdit edildi ini söyledi. Bu davay ölünceye kadar sürdürece iz, ne yapars n z yap n diyerek polisleri kovdu unu aç klad. (H. Merkezi) hareketle, önümüzdeki dönemde daha da artarak sürece ini söyleyebiliriz. Bu fliddete dur diyecek olanlar ise, polisin elini güçlendirmek için yasa ç karanlar n temsil edildi i mahkemeler de il, emekçi y nlar n mücadelesi olacakt r. Erzurum Hapishanesi nde de iflen bir fley yok Eylemin-anlaflman n en önemli kazan m hücre cezalar d fl ndaki disiplin cezalar n n ortak etkinliklere ç k fl engellemeyece i biçimindeki genelge hükmünün uygulanaca maddesi idi. Bu maddenin uyguland na tan k olmad k. tutsaklar dört kifli olarak bir gruba konmufl vaziyetteyiz. Bu ayr m suçlar n z ayr diye aç kl yorlar. Eylem sonras nda öncesinden farkl bir uygulama telefonda yaflanm fl. Telefon aç ld nda karfl - dakine ad ve soy ad belirtilmesini istiyor idare. Tutsaklar ise bunun bir askeri disiplin biçimi oldu unu, telefon görüflmelerine uygun bir adap olmad n belirtip itiraz ediyorlar. Bu dayatma nedeniyle tutsaklar Mart sonunda itibaren aileleri ile telefonda görüflemiyor. Ayakkab aramas ndaki tutumlar n da sürdü ünü belirten tutsak Partizanlar son genel aramada gene ayakkab lar m z ç karmam z istediler. Arayacak olanlar ç kars n, engel olmayaca z dedik. Bir gardiyan belden tutup yan çevirerek di erleri ayakkab lar na sald rd. Ç kart p atarak aramay tamamlad lar dediler. Kürtçe, Zazaca, Ermenice ve tüm yabanc yay nlarda tercüme dayatmas oldu unu ekleyen tutsaklar Evrensel, Birgün ve Günlük gazetelerinin bayilerde olmad iddia edilerek verilmedi ini de belirttiler. (H. Merkezi) F Tipleri sorun yuma F Tipi hapishanelerde tutsaklara yönelik hak ihlalleri devam ediyor. Bolu F Tipi nde tutuklu bulunan Hüseyin Sar alt n, cezas bitti i halde dosyas Yarg tay da oldu u için serbest b rak lm yor. Gülnaz Akkurt isimli tutuklu ise yüzde yüz görme engelli olmas na ra men yaflam kolaylaflt r c imkanlar n tan nmad n dile getirdi. Sar alt n Bolu F Tipi nde yaklafl k befl y ld r bulundu unu, 31 May s ta cezas n n doldu unu ve tahliye edilmesi gerekti ini ifade ederek, Cezaevi yetkililerine neden tahliye edilmedi imi sordu umda bir buçuk y l önce dosyan Yarg - tay a gönderilmifl, Yarg tay dan geri gelene kadar tahliye ifllemini yapamay z cevab verildi. Dünyada hiçbir hukuk devletinde böylesi keyfi bir uygulama yap lamaz diye ifade etti. Tekirda 2 No lu F Tipi nde 11 ayd r tutuklu bulunan Gülnaz Akkurt taraf ndan kaleme al nan mektupta da, görme engelli olarak hapishanede tutuldu u ve Sa l k Bakanl ndan ald rapora ra men sa l aç s ndan son derece tehlikeli olan hapishane koflullar n n düzeltilmesine dönük hiçbir baflvurusunun sonuçlanmad belirtildi. K r kkale Hac lar F Tipi Hapishanesi nden D - HA ya mektup gönderen Cihan Özy ld z ise bulundu u hapishanede yaklafl k 10 y ld r doktor olmad n söylüyor. l Sa l k Müdürlü- ü nden gelen doktorlar n da ayaküstü tedavi ve a r kesicilerle ciddi derecedeki sa l k sorunlar n geçifltirdi ini kaydeden Özy ld z, F tiplerini birer Cehennem çukuru ve beyaz ölümlerinin dayat ld mekanlar olarak tan ml yor. Adana n n Ceyhan Yar aç k Hapishanede bulunan Nihat Tayflan n kendini iple asarak intihar etti i ö renildi. (H. Merkezi) Dersim de keyfi uygulamalar Dersim de keyfi uygulamalar n sürdüren sistem son süreçte bu uygulamalar n art rarak devam ettiriyor. Son uygulamalar ndan biride teknik takip. Polis, Dersim de Partizan okuru Ufuk Kalanç ve bir k s m insan TKP/ML üyeli inden takip etmifl. Yaln z herhangi bir kan t bulamayan Cumhuriyet Baflsavc l, Partizan çal flan Ufuk Kalanç ve di er takibe u rayanlara yollad tebligatlarla bu keyfi uygulamalar n göstermifllerdir. Ülkemizde yürütülmekte olan demokratik mücadeleyi bu flekilde susturaca n sanmaktalar. Artan krizin faturas n devrimci kurumlara yönelerek susturma çabas içerisindeler, bu tür keyfi uygulamalar ne ilktir ne de son olacakt r. Tabi bu keyfiyet karfl s nda mücadele de sürecektir Dersim Partizan Kene de il, sistem öldürüyor! 220. HAFTA 220. kez oturma eyleminde bir araya gelen Cumartesi Anneleri, 2004 y l nda K rklareli neada da jandarma taraf ndan gözalt na al nd ktan sonra kendisinden bir daha haber al namayan Tolga Baykal Ceylan n ak betini sordu. Eyleme haftan n konuk yazar olarak Y ld z Ramazano lu kat ld. Oturma eyleminde konuflan Ceylan n annesi Kadriye Ceylan, o lunu jandarmalar taraf ndan gözalt na al nd ktan sonra bir daha göremedi ini kaydetti ve O lumu kaybettiler, bu ac y anlatmak çok zor, insan kaybetmenin hiç flekilde gerekçesi olamaz. O lumun faillerinin ortaya ç kar lmas n, yarg lanmas n istiyorum dedi. Ard ndan konuflan Y ld z Ramazano lu, Türkiye de Kürtlerin, Türklerin Araplar n ve 72 milletin yüz y llard r bir ahenk ve kardefllik içinde yaflad n belirterek, Fakat insanlar n dar kal p içine sokulmas, tek tiplefltirilmesi u runa bu zulümler bafllad dedi. Bahar n cesaret veren yüre i ile... Ramazano lu nun ard ndan bas n aç klamas n HD Kay plar Komisyonu Üyesi Özgür Sevgi Göktafl okudu. Göktafl, Bu kay plardan sorumlu cellatlar hala korunuyor ve görev bafl ndalar dedi HAFTA 1995 Kas m nda bir gece vakti jandarmalar ve korucular taraf ndan gözalt na al nd Seyhan Do an. Bu gözalt ile birlikte tarih bir katliam daha kara defterine yazd. Seyhan n ailesine önce ifadesi al naca söylendi ama ailesi onu bir daha geri alamad. Acaba hangi meçhul bölgede b rak ld cesedi? Seyhan katledildi inde daha do mam fl ye- eni Evin Do an anlatt amcas n. Hesap sorman n fl lt s n n yatt gözlerinden akan gözyafllar ile amcans n n katillerinin yarg lanmas n istedi. Doktor olacakt yaflasayd amcam, ama yaflamas - na izin vermediler. Amcam n katilleri bulunsun diyerek konuflmas n tamamlad. 20 Haziran günü eylemlerinin 221. haftas nda bir araya gelen kay p yak nlar Dargeçit Jandarma Tugay taraf ndan gözalt na al narak katledilen Seyhan Do- an n faillerinin yarg lanmas n istedi. Kay plar n resimlerini tafl y p Failler belli kay plar nerede? pankart n açarak bafllad lar eyleme. Bahar n o cesaret verici konuflmas ndan sonra kay p eylemlerine iliflkin Sezai Sar o lu bir konuflma gerçeklefltirdi. Sar o lu konuflmas nda Aramakla bulunmaz ama bulanlar hep arayanlard r diyerek konuflmas - na bafllad. Gözalt nda gerçekleflen kay plar n bulunabilmesi için aramaktan ve hesap sormaktan vazgeçmemenin önemine de indi. Ard ndan HD stanbul fiubesi Gözalt nda Kay plara Karfl Komisyonu ad na aç klamay Filiz Gökalp okudu. Gökalp, Seyhan Do an n katliam ndan sorumlu olanlar Ergenekon kapsam na al nmas n istedi. Kay plar aramaktan vazgeçmeyece iz diyen Gökalp, katillerle uzlaflmayacaklar n belirtti. ( stanbul) Son aylarda yeniden gündeme gelen ve kendini ölümlerle gösteren kene vakalar yap lan eylemle protesto edildi. 14 Haziran Pazar günü saat te Taksim Tramvay Dura nda bir araya gelen Almus Kültür Dayan flma Derne i üyeleri 21. yüzy lda kene daha ne kadar can alacak? pankart n n yan nda çok say da Sa l k Bakanl göreve, Sa l kta özellefltirmelere hay r yaz l döviz açt. Bas n metnini okuyan Almus Kültür Dayan flma Derne i Baflkan Yard mc s Cemal fiahin; yaflanan ölümleri keneye ba laman n bilimsel olmad n aç klayarak sorumlusunun AKP hükümeti oldu unu söyledi. ( stanbul)

8 flçi-köylü 8 Politika-gündem 26 Haziran-9 Temmuz 2009 Sermayeye, emekçileri daha rahat sömürmesi için Üzerinde 1.5 y ld r çal fl ld iddia edilen Yat r m ve stihdam Teflviki için Paket 5 Haziran da Erdo an taraf ndan aç kland. Erdo an, 30 May s ta Kürt sorunundan bahsetti i Bingöl konuflmas nda paketi müjdelemiflti. Elbette ki aç klaman n yap ld il ve zamanlama dolay s yla T. Kürdistan illerine yönelik son 20 y lda aç klanan 17 paket akla geldi. Fakat bunlar n hiçbiri dertlere derman olmad. Zaten olmalar da mümkün de ildir. Yar -feodal, yar -sömürge olan ülkemizin bu gerçekli i de iflmedikçe de Türkiye ulusal-sosyal-ekonomik sorunlar n çözemeyen bir ülke olarak kalacakt r. Bu belirlemeyi k saca yapt ktan sonra paketin hangi s n flara neler getirece ini, Kürt illeri ile ilgili amaçlanan n ne oldu una bakal m. ESNEK ÇALIfiMA, TAfiERONLAfiTIRMA, Ö B LE YASALAfiIYOR! llerin sosyo-ekonomik geliflmiflliklerine, sektörlere ve yat r mlar n büyüklü üne göre teflvikler 3 ayr kritere göre belirlendi. Sosyo-ekonomik geliflmiflli e göre Türkiye dört bölgeye ayr ld. 4. bölgede birkaç farkl il olmakla birlikte yo un olarak T. Kürdistan ndaki iller mevcut. 4. bölgeye yat r mlar n kayd r lmas durumunda sermayeye büyük avantajlar sa lanacak. Nakliye giderleri ve 5 y l süreyle SSK patron primi hazine taraf ndan karfl lanacak. Kurumlar vergisi % 20 den % 5 e düflürülecek. % 5 oran nda faiz deste i uygulanacak. Toplam olarak bakt - m zda 4. bölgeye yat r m yapan veya fabrikas n tafl yan bir sermayedara % 60 civar na katk sa lanm fl olacak! Türkiye genelinde sermayeye çekilen peflkefllerin bir k sm n k saca flöyle s ralayabiliriz: Kurumlar vergisi I. bölgede % 10 a, di er bölgelerde s ras yla 8, 4 ve 2 ye düflürülecek. Ek istihdamda iflçinin asgari ücret üzerinden sosyal güvenlik primleri 6 ay boyunca kamu taraf ndan karfl lanacak. Özel stihdam Bürolar na (Ö B) geçici ifl iliflkisi kurma yetkisi verilecek. Böylece Ö B ile anlaflmal iflçilerin, patronlar taraf ndan geçici olarak sözleflme karfl l istihdam sa lanacak. Ö B den sa lanan bu iflçilerin ücret ve sosyal güvenlik haklar yine Ö B taraf ndan karfl lanacak. Burjuvazinin krizden f rsat yaratmal y z söylemi bu paketle birlikte ete kemi e bürünmüfltür. Esnek çal flman n, tafleronlaflt rman n, iflçi kiralaman n önü, Ö B ile tamamen aç lm flt r. flçinin düzenli bir iflte çal flmas n n ve karfl s nda bir muhatap bulmas n n önüne geçilmifl olmaktad r. flçi sadece ihtiyaç duyuldu u zaman ça r lacakt r. Pakette yer alan bir di er maddede ise okul, hastane gibi kurumlardaki bak m ve onar m iflleri, çevre düzenlemesi, arazi slah, parkbahçe düzenlemesi gibi ifller için 120 bin iflsizin, 6 ay boyunca hiç tatil yapmadan çal flan biri azami 450 lira alabilecektir. Bu miktar asgari ücretin de alt ndad r. Ayr ca hem buralarda çal flt r lacak iflçilere hem de Ö B arac l yla kiralanan iflçilere ödenecek ücret flsizlik Sigortas Fonu ndan karfl lanacakt r. flsizlik dünya rekoru k rarken, fonda biriken milyarlarca dolar iflsizlere de il, sermaye gruplar n n yüklerini hafifletmeye ayr l yor. Sistemin iflsizli e buldu u çözüm bu; iflsizin paras n sermayeye aktarmak. SERMAYEYE ÇEK LEN PEfiKEfiLER, HALKIMIZA B ND R LEN VERG LERLE KARfiILANACAK! Son bir y ld r kriz gerekçesiyle burjuvaziye; k - sa çal flma ödene i, kriz döneminde toplu iflten ç kartabilme, vergi indirimleri gibi sömürüyü derinlefltirici, kâr art r c birçok imkan tan nm flt r. Ki 2008 in bilançosunu aç klayan teflvik paketi holdinglerin büyük miktarlarda kâr aç klam fl olmalar, bütün bu peflkefllerin epey ifle yarad n gösteriyor. Buna ra men son paketle de kurumlar vergisi düflürülmüfl, asgari ücretin alt nda, kölelik koflullar nda iflçilerin çal flmas yasallaflm flt r. Yap lan vergi indirimlerinin bütçeyi etkilemeyece i iddias ise bofl ve anlams zd r! Bütçe y l n ilk 4 ay nda 20 milyar dolar aç k vermifltir. Bütçenin büyük bölümü (% 80 civar nda) halktan al nan vergilerle oluflturulmaktad r. Kurumlar vergisinin düflürülmesiyle oluflan aç k ve genel olarak bütçe aç n n halk n omuzlar na bindirilecek yeni vergilerle karfl lanaca aç kt r. Çeflitli emek örgütleri y llard r asgari ücret üzerinden al nan vergilerin kald r lmas n istemektedirler. Fakat bu talep, hükümetlerin gündemine dahi girememifltir. Halk m zdan toplanan vergilerden sermayedarlara gemiciklerle para aktar l rken iflçilere emeklerinin karfl l nda kafl kla dahi aktar m yap lmamas, krize çözüm diye sunulmaktad r. Toplant da konuflan Erdo an n öne ç kan sözlerinden biri de memur ve iflçiler için kusura bakmay n, kesinlikle para var! demesiydi. Erdo an a elbette ki örne in T SK in hâlihaz rda 25 milyar dolarl k fonu oldu u halde, sermaye gruplar na neden bu kadar aktar m yapt klar n sormaya gerek yok. flverenin 25 milyar dolarl k fonuna dokunmayacaks n ( tarihli gazetelerin ço unda yer alan habere göre Türkiye de en az bir milyon dolara sahip 22 bin ailenin toplam serveti 100 milyar dolar n üzerinde) ama iflçinin-memurun aç karn na, emek harcayarak kazand 3-5 kuruflun hesab n yapacaks n. Bunlar bilmedi imiz fleyler de il tabi ki! Ama Erdo an n bu söylemi toplu ifl sözleflmelerinde memur ve iflçinin nelerle karfl laflacaklar n göstermesi aç s ndan önemli. RAF NE KURACAKLARA BÜYÜK DESTEK Pakette büyük sektörlere teflvik ad alt nda özellikle kimyasal madde ve ürünlerin imalat ile rafineri projelerine verilen teflvikler dikkat çekiyor. Hurflit Günefl bu durumla ilgili flöyle yorum yap - yor: Örne in kimya ve petrol ürünleri yat r mlar n n neden desteklendi i belli de il. Acaba rafineri kuracak birileri var da özellikle mi desteklenmeye çal fl l yor? ( , Milliyet) Burada akla hemen Çal k Grubu nun son dönem artan enerji yat r mlar gelmektedir. Elbette Sanko, Zorlu gibi hükümete yak n duran büyük sermaye gruplar n n enerjiye yapt klar yeni yat r mlar unutulmamal d r. Ayr ca bu paket d fl nda çeflitli enerji kaynaklar n n ifllenmesi ve tafl nmas ile ilgili olarak Türkiye ye biçilen misyonun da esas belirleyici oldu u unutulmamal d r. Pakette di er dikkat çekici yan ise bölgelerin her birinde ayr sektörlerin desteklenmesidir. 1. ve 2. bölgede makine imalat sanayi ve ileri teknoloji gerektiren yat r mlar teflvik edilirken, 3. ve 4. bölgelerde tar m ve tar ma dayal imalat sanayi, deri, konfeksiyon, plastik, kauçuk, metal eflya gibi emek yo un sektörlerin teflvik edilece i aç klanm flt r. Koç, Alsancak gibi flirketler son y llarda Do u ve Güneydo u da büyük çiftlikler kurmufllard r böylece bu çerçevede yap lacak olan desteklerle yat r mlar n çok ucuza getirmifl olacaklard r. Ayr ca Ö B nin devreye girmesiyle kurulacak olan çiftliklerde ve fabrikalarda iflçiler asgari ücretin çok alt nda çal flacaklard r. Türkiye nin Çinlilefltirilmesi bu paketle birlikte yasallaflm flt r. Böylece kriz öncesinde yaflama geçirilemeyen hak gasplar n n, kriz bahanesiyle uygulamaya sokuldu unu görüyoruz. Sermayenin yükleri ve aya n n alt ndaki tafllar bu flekilde yok edilirken, cep delik cepken de il olarak yaflayan halk m za yönelik, eve kapanma, pazara ç k sloganl kampanya yürütülmeye bafllanm flt r. Böylece krizin nedeninin eksik tüketim ve dolay s yla as l sorumlular n pazara ç kmayan halk m z oldu u yönlendirmesi yap lm fl olmaktad r. Sonuç olarak, paketin sermaye gruplar n emekçileri daha ucuza sömürmesi için teflvik anlam na geldi i aç kt r. Krizin dibinin görünüp-görünmedi i tart flmalar aras nda ç kar lan bu paket özellikle ucuz iflgücüyle sa layaca geçici istihdam ile oluflan ve oluflabilecek tepkileri azaltmay hedeflemektedir. TRT fiêfl, Kürtçe konuflma gibi aç l mlar la benzer mant kla; sömürüyü derinlefltiren, ulusal sorunun üstünü örtme amac tafl yan ekonomik aç l m yap lm fl olmaktad r. Fakat paketin amac ne olursa olsun; her milliyetten halk m z gereken yan t verdi inde tüm planlar n n, paketlerinin bofla gidece i aç kt r. stanbul da onu kimse özlemeyecek, ama unutmayacak da! stanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, çiflleri Bakanl n n haz rlad Valiler Kararnamesi ile Osmaniye valisi olarak atand. stanbul Emniyet Müdürlü ü nü alt y l boyunca yürüten Celalettin Cerrah n Osmaniye ye atamas n n ard ndan bunun bir terfi mi yoksa sürgün mü oldu u tart flmalar bafllad. Ancak endifleye hacet yok! stanbul da iflçi, emekçi, ilerici ve devrimcilere yönelik tutumlar ile gündemden düflmeyen Cerrah, stanbul a yeniden dönebilir. Bas na yans yan haberlere göre Cerrah, tepkilerin dikkate al nd mesaj n vermek amac yla Osmaniye ye atand. Geçmiflte Hasan Özdemir, Hayri Kozakç o lu ve Necdet Menzir de bir süre küçük yerlere atand ktan sonra geri getirilerek terfi ettirilmifller, hatta bir k sm bakanl k yapm flt. Celalettin Cerrah için de benzer bir formülün konufluldu u bas na yans yanlar aras nda. STANBUL HALKI SEN UNUTMAYACAK(!) Devletin en önemli bask organlar ndan olan Emniyet Müdürlü ünde görev yapan Celalettin Cerrah, icraatlar ile gelecek vaad eden bir emniyet amiri profili çizdi. Görevine son derece sad k olan Cerrah, görev yapt süre boyunca gece-gündüz çal flt. Duruflu, söylemleri ve yapt klar ile övgüyü fazlas yla hak eden Cerrah n, ilerde önemli bir devlet büyü ü olaca bugünden belli. Peki, Cerrah bu baflar s n neye borçlu? Türkiye nin en büyük kenti olan stanbul da egemenlerin rahat n, konforunu sa lamak ad na elinden geleni ard na koymayan Cerrah, sadakatini fazlas yla ispatlad. Devletinin bir hizmetçisi olarak Cerrah, halk düflmanl nda s n r tan mad. stanbul da iflçilerin, emekçilerin her türlü hak talebine azg nca sald rd. lerici-demokrat, devrimcilerin bast - r lmas, gözalt na al narak tutuklanmas, sindirilmesi için ne gerekiyorsa yapt. Sark k b y klar ve katil görünüflü ile stanbul valisi Muammerle Güler den ayr düflünülemeyen, iki cümleyi yanyana getirmekten aciz Cerrah, tam da devletine yak flan bir memurdu. Emirleri yerine getirmesi yeterliydi. Konuflabilmesine ve her insanda bulunan asgari yeteneklere sahip olmas na gerek yoktu. Üstündeki apoletleri sökülüp soka a b rak lsa evinin adresini bulamayacak bu zat tam da stanbul polisine lay kt. Cerrah, stanbul Emniyet Müdürlü üne atan r atanmaz iflçi, emekçileri tehdit etmeye, gazetecilere hakaret etmeye bafllad y l nda dünya halklar n n katili NA- TO nun stanbul da düzenlenen toplant s nda maharetini sergileme f rsat n kaç rmad. NA- TO yu protesto eden iflçi, emekçilere azg nca sald ran, yüzlerce insan gözalt na alan stanbul da bir kaos yaratan projenin komutan yd. Cerrah, aç l fl iyi yapm flt. Bu düflüncesi efendisi George Bush un gönderdi i teflekkür mesaj ile iyice pekiflecekti y l nda Vatan Caddesi üzerinde gerçeklefltirilen 30 A ustos kutlamalar s ras nda Lübnan a asker gönderilmesini protesto etmek amac yla pankart açan ilericilere yönelik sivil faflistlerin linç sald r s n Vatandafl n güzel bir tepkisi fleklinde yorumlad. Bu vesile ile Cerrah n nas l bir vatandafl hayal etti i de anlafl lm fl oldu. Cerrah için vatandafl kendisi gibi düflünen bir grup faflistten ibaretti. Ötekiler ise provokatördü(!) Cerrah esas bombalar n ise sonraya saklam flt. Agos Gazetesi Genel Yay n Yönetmeni Ermeni ayd n Hrant Dink in kan kurmam flken Örgüt ba lant s yok, milliyetçi duygularla ifllenmifl bir cinayettir aç klamas yapt. Cinayetten sonra ortaya ç kanlar ise bunun aksine Hrant Dink in büyük bir örgüt taraf ndan öldürüldü ünü gösteriyordu. Tetikçili i BBP ye verilen istihbarat stanbul Emniyetinden sa lanan büyük bir örgütün, devletin ifliydi cinayet. Cerrah, kafas n kuma gömen devekuflu misali devletini aklamaya çal fl yordu. Ama hep aç kta kalan yerler vard. Cerrah, sadece iflçilere, emekçilere, gelece ini ve özgürlü ünü isteyenlere de il ayn zamanda kendince çizdi i s n rlar aflan gazetecilere de sald rmaktan geri durmad Kas m 2004 te Sinagoglara, ngiliz Konsoloslu u na ve HSBC Bank a gerçeklefltirilen sald r lar n ard ndan kendisini elefltiren yaz lar n yay mlanmas üzerine bas n hedef tahtas na koydu. Cerrah bunu daha sonra da s k s k yapacakt. 1 May s ve çeflitli toplumsal olaylardan sonra polisi elefltiren haberlerin yay mlanmas üzerine haks zl a u rayan polisini savunmak ad na kendini canh rafl ortaya atarak bas na hakaret edecek, tehditler savuracak, sald racakt. Cerrah, sadece toplumsal olaylara getirdi- i aç l mlarla de il birçok konuda söyledikleri ile de gündemde kalmay baflaracakt. Savafl Ay a verdi i bir röportaj nda sarf etti i Eflim de k zlar m da iyi silah kullan r. lkokuldan beri atefl etmeyi ö retirim çocuklar ma. Atefl etmek rahatlat r insan. Patlayan tabanca sesi huzur verir bizim gibilere. Stresini al r sözleri onun dünyaya neyin ucundan bakt n da gösteriyordu. Gaflar bununla s n rla de ildi. Etiler de kafas vücudundan ayr lm fl bir flekilde bulunan 17 yafl ndaki Münevver Karabulut cinayeti ile ilgili sözleri de incelenmeye de erdir. Katil zanl s Cem Garipo lu nun bulunmamas için gösterdi i gayreti elefltiren gazetecilere sinirlenerek meseleye nas l bakt - n da a z ndan kaç r verdi; K zlar na sahip ç ksalarm fl... Kuflkusuz stanbul halk n n Cerrah la olan en yak n münasebeti 1 May s larda yafland. 2007, 2008 ve May s lar nda stanbul u yar aç k bir hapishaneye çeviren Cerrah, yap fl k ikizi Güler le birlikte iflçi ve emekçilerin 1 May s n Taksim de kutlamas talebine azg nca sald rd. stanbul u gaza bo an, trafi i felç eden üç kiflinin yanyana yürümesini toplant ve gösteri yürüyüflleri kanuna muhalefet sayan polis yüzlerce insan döverek gözalt na ald, binlerce insana fliddet uygulad. POL STE HALK DÜfiMANLI I B R GELENEKT R! Devletin varl n, bütünlü ünü korumakla görevli en önemli kurumlardan biri olan polis teflkilat halk düflmanl n n kurumsallaflt alanlardan biridir. Asayifli ve huzuru sa lamak ad na gece-gündüz, yaz-k fl demeden çal flt reklâmlar n n aksine polis devletin otoritesinin sa lanmas na hizmet etmektedir. Toplum nezdinde devletin en önemli temsilcisi olan polis, ayn zamanda kontr-gerilla faaliyetlerinin de yuvas durumundad r. Toplumun kontrol edilmesi ve devletin ideolojik hegemonyas - n n sa lanmas nda toplumla yak n temas halinde olan teflkilat n önemli bir rolü vard r. Polis teflkilat ; TSK, M T vb. birçok kurulufl gibi egemen s n flar n devleti yöneten gerçek yap lanmalar n n gizlendi i, yasal zeminde faaliyet yürüttü ü alanlardan biridir. Özellikle asayiflin sa lanmas iddias ve sahip oldu u genifl yetki ile iflçi ve emekçiler üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. Bu durum egemenlerin politikalar n yaflama geçirmesinde polisi cayd r c bir güç olarak kullanmas n beraberinde getirmektedir. Egemenler toplumun biçimlendirilmesinde, yeni politikalara haz r hale getirilmesinde di er birçok ayg t n yan s ra polise de önemli bir rol vermektedir. Bu yan yla polis teflkilat nda halk düflmanl, faflist zihniyet, katliamc pratikler kurumsald r. Bir gelenektir. flbafl na gelen isimler konjektüre uygun politikalar yaflama geçirmekle görevlidir. Cerrah Kimdir? Celalettin Cerrah, 1953 y l nda Konya ya ba l Akflehir ilçesinde do du y l nda Polis Akademisini bitirdi. Komiser yard mc s olduktan sonra çeflitli birimlerde çal flt y l nda Mardin l Emniyet müdürü olarak atand. Daha sonra 1990 y l nda Batman l Emniyet Müdürlü- ü, y llar nda Siirt l Emniyet Müdürlü ü, y llar nda Kütahya l Emniyet Müdürlü ü, y llar nda Sivas l Emniyet Müdürlü ü, y llar aras nda Gümrük Muhafaza Genel Müdürlü ünde Genel Müdür Yard mc l, tarihleri aras nda yeniden Sivas l Emniyet Müdürlü ü yapt. craatlar ile üstlerinin gözüne girmeyi baflard y l nda Bakanl k onay ile stanbul l Emniyet Müdürü olarak atand. Tüm yeteneklerini sergileyebilece i yeni bir yer bulmufltu art k.

9 flçi-köylü 9 Politika-gündem 26 Haziran-9 Temmuz 2009 Taraf z; ama ezilenden, sömürülenden yana! Ülkemiz egemen s n flar aras ndaki, emperyalistlere uflakl k yar fl olarak da alg lanmas gereken, hegemonya çat flmas n da içinde bar nd - ran geliflmelerle birlikte, toplum gerçek sorunlar ndan uzaklaflt r larak, bir kez egemen s n flar n bir kesimini tercih etmeye ve böylelikle ezenlerden-sömürenlerden yana, taraf edilmeye çal fl lmaktad r. Psikolojik savafl stratejisinin bir parças olan gerilim politikas, egemen s n flar taraf ndan hayata geçirilmeyi sürdürüyor. Kendi aralar ndaki hegemonya çat flmas nda önemli bir araç haline getirilen bu politika, sistemin kendini yenileme ihtiyac duymas yla birlikte, bu ve benzer bir dizi politikaya daha s kça baflvurulmas na da yol aç yor. Kriz bahaneli ekonomik sald r larla sofras ndaki ekme i her geçen gün küçülen, iflsizlik, yoksulluk art k yaflam n n ola an bir parças haline gelen/getirilen genifl y nlar n kafas n buland rma, onlar acil sorunlar ndan uzaklaflt rarak, kendi suni gündemlerini dayatma hedefiyle de ele al nan bu politikan n de iflik versiyonlar sahnelenmekte. Egemen s n flar aras nda sürüyor gibi görünen ve psikolojik savafl gerilim üzerinden ele alan yaklafl m hayata geçirilmede, en genifl kesimler taraf ndan kabul görür hale getirmede en önemli rollerden birini ise, her vakit oldu u gibi sahibinin sesi medya üstlenmifl bulunmakta. çinden geçilen süreçte, bu rolün bafl aktörlü ünün Taraf gazetesine verilmifl oldu- unu görüyoruz. Emperyalistlerin ülkemiz için lay k gördü ü role uygun flekillenifli yaratmak için üstün çabalar na tan kl k ediyoruz hergün Taraf la birlikte! Mustafa Kemal e sir numaral Faflist diyen, devlete ve hatta devletin milletiyle bölünmezli ine dil uzatan, ta buralardan ABD ye bile ak l veren bu gazeteyle birlikte hemen hergün bir yafl m za daha giriyoruz! Hemen tüm burjuva-feodal bas n n, sadece ad geçmesiyle birlikte haz r ol a geçti i Genel Kurmay a bile kafa tutma cesaretini gösteren, bu zamana kadar hiç kimselerin dokunamad /dokunamayaca tabulara dokunan bu gazete, gün geçmiyor ki, ülke gündemine bomba gibi düflen bir belge yay mlamas n. K M, K ME, NEYE TARAF? Taraf Gazetesi bilindi i gibi bundan birkaç y l önce, Amerika dan ithal edilen Yasemin Çongar ve liberal ayd n olarak tan mlanabilecek Ahmet Altan gibi isimleri bünyesinde bar nd ran bir günlük gazete olarak ve de oldukça iddial bir biçimde yay n hayat na bafllad. Bu cesur gazetenin kime/neye taraf oldu u ise bugüne kadar ciddi biçimde mercek alt na al nmad. Taraf n omurgas n oluflturan gazetecilerden, 1980 lerin devrimci k z Yasemin Çongar n, ABD emperyalizminin dönemsel politikalar n kabul edilir hale getirme gayretli yaz lar konu bile edilmedi. Göreve gelen ABD Ordusu nun iflgal komutanlar na dizdi i güzellemeler ve ABD deki yeni dönemle birlikte Obama hayranl n daha genifl kesimlere yayma ve de iflim umudunu büyütme vb. aç k ABD emperyalizmi yanl s tutum ve çabalar üzerinde de durulmad. Orduya ilk dil uzatan gazete olma unvan - n elinde bulunduran Taraf Gazetesi nin yay n politikas na toplu bir göz att m zda, herkese-her kesime, her tabuya dokunabilen bu gazetenin, bir ABD emperyalizmine bir de Gülen e dokunma noktas nda pek de öyle cesur olmad n görüyoruz. Aksine, Taraf n yay nlar nda Gülen in ma dur edebiyat yla, ABD emperyalizminin dünya ve bölge politikalar n n ise, masum ve dünya halklar için gerekli olarak tan mlanabilecek bir dil ve üslupla ele al nd na s kça flahitlik ediyoruz. BELGEN N, OLMAYAN DEMOKRAS Y BALTALAMASI Kürt meselesindeki cesur ç k fllar yla da ülke gündemini bir anda de ifltirebilme yetene ine sahip olan Taraf Gazetesi en çok da son dönemde yayg n olan belge savafl lar ile gündeme geliyor. Neredennas l-kimlerden elde etti i bilinmeyen belgelerle bir anda tüm yak c gündemlerin geri plana itilmesini sa l yor. Esas konuya gelecek olursak, bir dönem Ayd nl kç lar n yapt na benzer bir muhbirlik de kokan yay nlar n, bu belgelerle taçland ran Taraf n, son icraat, ülke gündeminde yine bomba etkisi yapmakta gecikmedi. rtica ile Mücadele Plan çerçevesinde ele al nd söylenen ve AKP ve Gülen i Bitirme Plan olarak sunulan belge bir anda tüm gündemlerin en ön s ralar na tafl nd. Belge üzerinden bafllayan tart flmalar, daha çok da belge sahte mi, gerçek mi? üzerinden yürütülürken, hangi geliflmelerin akabinde yay mlanma ihtiyac duyuldu u gibi, zamanlama vb. etkenler üzerinde durulmad. Sahte veya gerçek, belge en çok da darbe karfl tl temelinde ele al nd, bunun demokrasiyi baltalama olarak alg lanmas ve tepkilerin de bu temelde örgütlenmesi için harekete geçildi. Bu son belge giriflimi ile birlikte, askeri bürokrasi ile sivil bürokrasi aras ndaki mutabakata dair de kafalarda kar - fl kl k yarat lmaya çal fl lsa da, olay n mümkün oldu unca münferit çerçevede tutulmak istendi i gözlerden kaçmad. Son geliflmelerle birlikte Ordu cephesinden bir biri ard na kendini aklamaya dönük aç klamalar yap l rken, ortaya ç kan belge çok aç k ki en çok da, yönetememe krizi son süreçte iyice derinleflen AKP nin ifline yarad. Kriz ekonomisini yönetmedeki acizli i ayan beyan görülen, ülkedeki sermaye gruplar - n n bir an önce yap lmas n talep etti i, IMF Stand By anlaflmas noktas nda bile henüz somut bir ad m atamayan AKP, bu süreci mümkün mertebe güç toplamak için kullanmaya çal flmakta. Birçok konuda oldu u gibi, Deniz Feneri olay na ba l olarak, Zahid Akman meselesinin de hayli bafl a r s yaratt bir döneme denk gelen belge tart flmalar n n zamanlamas, bu bak mdan da AKP aç s ndan oldukça denk düflmekte. GÜLEN N ZAMANLAMASI Belgenin zamanlamas noktas nda gözlerden kaçan bir di er husus ise, bu belgenin, Fettullah Gülen in bir süre önce yapt aç klamalar n hemen ertesine denk düflmesi. Gülen, ne büyük tesadüf ki, bundan k sa bir süre önce cemaatlerine dönük komplo haz rl klar oldu u aç klamas n yaparak, adeta belge nin habercili ini yapm flt. (Bu tesadüflerle ilk kez karfl - lafl lm yor tabi ki. Gülen in aç klamar yla Taraf n zamanlamalar hep bir paralellik arz ediyor.) Gülen, aç klamalar nda kendi cemaatine ait olan Ifl k Evleri ne yönelik bir komplodan söz ediyor ve bunu da askere k zg n olan ulusalc lar n (asl nda Ergenekoncular kast ediyor) yapabilece i kehanetinde bulunuyordu. Nitekim belgenin ortaya ç kmas ile birlikte, olay n münferitlefltirilmesi ve de Ergenekon çerçevesinde ele al nma gayretlerinin sergilenmesi gecikmedi. Olay n gündeme gelmesiyle birlikte, Gülen cephesinden yap lan aç klamalar ise, baflka acaba sorular n da beraberinde getirdi. ABD nin Houston kentinde faaliyetlerini sürdüren Gülen Enstitüsü Baflkan Alp Aslando an, Gülen cemaatinin devlet içinde kadrolaflt iddialar na yönelik yapt aç klamada, her hükümetin bu yönde e ilimi oldu undan ve bunun anlafl labilirli inden söz ediyor ve ard ndan da flöyle diyordu: Her yerde olmak istiyoruz! Ayr ca cemaatin tarihinden, amaçlar üzerine de aç klamalar yapan Aslando an asl nda meselenin özüne de aç kl k getiren, halk n tamam n n er ya da geç bu hareketle iliflkilenece i vurgusunu yap yor. TARAFIZ; AMA EZ LENDEN YANA! Ekonomik kriz, iflsizlik, yoksulluk, Kürt sorunu gibi meselelerle iyice köfleye s k - flan AKP ve temsil etti i egemen s n flar n, bu tart flmalarla kamuoyunun Kürt meselesindeki cesur ç k fllar yla da ülke gündemini bir anda de ifltirebilme yetene ine sahip olan Taraf Gazetesi en çok da son dönemde yayg n olan belge savafl lar ile gündeme geliyor. Nereden-nas l-kimlerden elde etti i bilinmeyen belgelerle bir anda tüm yak c gündemlerin geri plana itilmesini sa l yor. dikkatlerini baflka yöne çekmeye çal flt klar n yukar da da vurgulam flt k. Evet, bir kez daha vurgulamak gerekirse, belge tart flmalar ile yarat lmak istenen bir yandan da budur ve egemen s n flar n s k flm fll n n artt bu süreçte, böylesi gündem sapt rmalar n önemi artm flt r. Bu mesele üzerinden yürütülen tart flmalar, ülke emekçilerinin giderek a rlaflan yaflam koflullar na müdahale etmeyi ertelemeyi -egemen s n flar aç s ndan ise mümkünse tamamen unutturmay - de beraberinde getirme riski tafl maktad r. Bu erteleme-unutturma riski ise, EMEP, ÖDP gibi kimi reformist çevrelerin meseleyi, anti-demokratik bulan, solu belgenin do ru olup olmad n araflt rmaya ve müdahil olmaya ça ran ele al fllar ile büyütülmekte, deyim yerindeyse, egemen s n flar n ekme ine ya sürülmektedir. Herkes bu geliflmelerin, emperyalist patentli bölgesel politikalar çerçevesinde, sistemi yeniden flekillendirme çabalar - n n devam olarak gündeme tafl nd n görmek durumundad r. Ülkemiz egemen s n flar aras ndaki, emperyalistlere uflakl k yar fl olarak da alg lanmas gereken, hegemonya çat flmas n da içinde bar nd ran geliflmelerle birlikte, toplum gerçek sorunlar ndan uzaklaflt r larak, bir kez daha egemen s n flar n bir kesimini tercih etmeye ve böylelikle ezenlerdensömürenlerden yana, taraf edilmeye çal fl lmaktad r. Bizim kime karfl ve kimden taraf oldu umuz-olaca m z ise çok nettir. deolojik duruflumuz bize ezilenlerin-sömürülenlerin taraf nda olmay, ezenlerin-sömürenlerin ise karfl s na dikilerek, difle difle bir mücadeleye giriflmeyi emretmektedir. Yoksa it dalafl nda oyuna gelmeyi ve bu dalafla taraf olmay de il.

10 flçi-köylü 10 Gö ün yar s 26 Haziran-9 Temmuz 2009 Devrimci saflarda geleneksel kad n kimli inin yaflat lmas YORUMSUZ Toplumda ikinci cins olarak geri plana itilen kad n, devrimci saflara kat lmas yla birlikte geleneksel kad n kimli inden s yr ld yan lsamas n yaflamaktad r. Örgütlü mücadeleye dahil olduktan sonra art k özgürleflti ini, sistemin yaratt ve kad n zapturapt alt nda tutan düflünce ve yaflam biçiminin de iflti ini, hemen devrimcileflti ini düflünmektedir. Oysa yaflanan gerçeklik daha farkl d r. Birçok kad n geleneksel kad n kimli inin geri yanlar yla bar fl k yaflar, örgütlü saflarda da. Bu bilinçli bir davran fltan ziyade ö retilmifl kad nl n sürdürülmesi olarak yaflanmaktad r. Tabi bu bar - fl k olma durumu erkekler için de geçerlidir. Erkekler de geleneksel kad n kimli inin daha fazla yaflat lmas - na bilinçli ya da bilinçsiz hizmet edebilmektedirler. Esasta yaflanan, erkek egemen anlay fl n devrimci saflardaki kifliler üzerinde etkisinin hala terk edilmemifl olmas d r. Erkek egemen anlay fl n flekillendirdi i kad n ve erkek ayn toplumsal çevreden geliyor olsalar dahi, mücadele içindeki durufllar, geliflim ve ilerlemeleri farkl farkl olmaktad r. Kad n için eski, geri yanlar n terk edilip devrimci özelliklerin kazan ld süreç erke e göre daha sanc l ve zorlu geçmektedir. Erke in daha gerisinden bafllad için mücadele içinde zorluklar karfl s nda gösterdi i kararl l k, verdi i çaba daha üst boyutta olmad müddetçe ya istenen ilerleme kaydedilememekte, ya bafla ç k - lamayaca kabullenilerek geri durulmakta ya da tamamen kopup gitmelere neden olmaktad r. Erkek egemen anlay fltan beslenen kad ndaki özgüven eksikli i, inisiyatifsizlik, edilgenlik mücadele içinde onun özne olabilmesini zorlaflt rmaktad r. Özne olmakta zorlanan kad n kendini var etme yolu olarak geleneksel kad n kimli ine daha da sar labilmektedir. Erkekle paylafl lan ortamlarda ço u zaman kad n n ilk yöneldikleri aras nda ev iflleri, temizlik, yemek yap m, al flverifl gibi ifller yer al r. Bu eve hapsedilerek üzerine y k lan ifllerin sorumlulu unu yüklenen geleneksel kad n n bak fl aç s n n ne kadar içsellefltirildi- inin bir göstergesidir ayn zamanda. Mücadelenin seyrini etkileyen, ona güç veren iflleri ise daha çok erkek üstlenir. Erke in kendinden daha iyi oldu unu düflünen kad n bir görev karfl s nda önceli in erke- e verilmesine de ses ç karmaz ço u zaman. Alçakgönüllülük yaparak kendisiyle ayn yetkinlikte olan ya da daha geri olan bir erkek yoldafl na bir görevin verilmesini onaylayabilir. Tabi bunda yine erkeklerin ve erkek egemen anlay flla flekillenen kad nlar n katk lar göz ard edilemez. Fark nda olarak ya da olmayarak kad n n geri planda tutulmas na yard mlar n esirgemezler. Kad n n ikinci plana itilifli devrimci saflarda daha çok üstü kapal ve inceltilmifl bir flekilde yaflan r. Söylemde kad n sorununu kabullenen, kad - n n önündeki engellerin kald r lmas gerekti ini, bunda erke in sorumluluklar oldu unu belirten birçok erke in prati inde bunlar n yeterince yaflam buldu u söylenemez. Ataerkil yasalar n flekillendirdi i erke in kad nla ve kad n sorunuyla iliflkilenifli de yine bu eski anlay fl etraf nda örülebilmektedir. Bu, duygusal iliflkilerde daha fazla karfl m za ç kmaktad r. Yine erkek kad na güvenmedi ini, onu küçümsedi ini aç k olarak ifade etmese de bunu üstü kapal bir flekilde ya da bizzat prati iyle ortaya koyabilmektedir. Kad n n sorumlulu- unda olan bir görev yerine getirilirken, kad n n inisiyatifini k ran ve onu geri plana iten bir pratik içine de girilebiliyor. Yahut yine inceltilmifl haliyle kad na güvensizli ini dillendirebilir. Falanca görevde ya da kurumda kad n ya da kad nlar olmas na ra men bu ifli oldukça iyi bir flekilde yerine getiriyorlar denilmesi dahi kad na güvensizli- in ne boyutta oldu unun aç k bir göstergesidir. Dünya ifllerinin yönetilmesi sorumlulu u erke in pay na düfltü ünden bu u rafl onda inisiyatifli, aktif, de ifltiren, ilerleten ve yöneten olma özelliklerini de gelifltirir. Dünya ifllerinden elini ete ini çekmifl olan kad n ise ev ifliyle s n rl bir pratik içinde yer ald ndan üstelik din, namus, töre, örf, adet gibi çeflitli tabularla s - n rland ndan pasif, edilgen ve özgüvensiz olur. Kad n n bu yanlar n örgütlü saflarda öyle bir ç rp da üzerinden atmas da kolay olmamaktad r. Ve haliyle kad n dünyay de ifltirip dönüfltürme iflinde kendini geri plana çekmekte, bu ifli erkeklere b rakmaktad r. Kad n n kendini bu geri çekifli ve erke in buna seyirci kal fl, devrimci saflarda birçok kad n n ilerleyememesinin önemli sorumluluklar alamamas n n, yönetici kadrolarda yer alamamas n n da nedenleridir. Buna da flöyle bir örnekle devam edersek e er yaflanmakta olan gerçekli in daha iyi görülmesine yard mc olaca n düflünüyoruz. Mücadele içindeki iki kad n bir haber dinlerler. Haberde spiker örgüt içinde yer alan bombalama eylemlerinde bulunmufl üst düzey bir kiflinin yakaland n söyler. Haber üzerine yorum yapmaya bafllarlar. Acaba yakalanan kifliyi hangi hapishaneye götürürler diye. S ralanan hapishaneler aras nda hiç kad n hapishanesi yoktur nedense(!) Oysa spiker cinsiyet belirtmemifl üst düzey bir sorumlu demifltir sadece. Bu aç klama, kad nlar için yeterince veri oluflturmufltur. Onlara yakalanan kiflinin erkek oldu unu düflündüren, erkek egemen anlay fl n bir yans mas oldu u kadar, devrimci örgütlerde yaflanan gerçekliktir ayn zamanda. Tüm bunlar n de ifltirilmesi ve örgütlü saflarda etkinliklerinin art r lmas için kad nlar n daha fazla sorumluluk almalar, inisiyatiflerini gelifltirmeleri, politik ve sosyal konularda var olan zay fl klar n gidermeleri gerekmektedir. Kad n n kimli inden dolay ezilmesi nedeniyle bilinç seviyesinin yükseltilmesi sa lanmal d r. Saflardaki erkek egemen anlay fl n terk edilmesi gerekmektedir. Kad n küçümseyen, ona güvenmeyen, zay f duruflu karfl - s nda tepeden sorgulayan, geliflimini, ilerlemesini destekleyen de il onu daha da tökezleten elefltiriler yapan bir tutum içinde olman n ne kad n n özgürleflmesine, ne de mücadeleye hiçbir zaman katk s olmayacakt r. (Bir K okuru) zmir in Ödemifl ilçesinde çocu- unun velayetini almak için mahkemeye baflvuran Emine Karada ve avukat, mahkeme ç k fl bofland polis olan efli Melih Ifl kl o lu taraf ndan kurflunlanarak öldürüldü. (10 Haziran) Diyarbak r da ö retmenlik yapan Z.T. adl kad n, okuldaki bir erkek ö retmen taraf ndan tecavüze u rad - için dava açt. Tecavüz eden ö retmen delil yetersizli inden serbest b - rak ld. (10 Haziran) Ankara da yaflayan Fadile Öztoprak adl kad n, hapishaneden 5 gün izin alarak evine gelen eski efli Ayhan Sevinç ile bar flmak istemedi i için çocu unun gözü önünde bo ularak öldürüldü. (11 Haziran) Afyonkarahisar n Dinar ilçesinde, Nimet Gürbunar adl genç kad n, kendini kaç ran Tayfun fiahin ile evlenmek istemeyince Tayfun ve Seyfi fiahin kardefller taraf ndan dövülerek öldürüldü. (11 Haziran) Bir tek talihsiz olay m d r, yüzlerce kad n ölümle yüz yüze getiren Güldal Akflit, bir tek talihsiz olay derken nerede yafl yor acaba? Pek canl bulunmayan kutuplarda m, yoksa anaerkil toplum yap s n n egemen oldu u ilkça da m? Her geçen gün kad na yönelik fliddette görülen art flla birlikte kad n sorunu, kendini daha derinden hissettiriyor. Erkek egemen zihniyetin hâkim oldu u co rafyam zda, emperyalist krizin derinleflti i böyle bir zamanda kad na yönelik fliddetteki bu art fl ne kadar ac verici olsa da flafl rt c de il! Burjuva medyaya bomba gibi düflen A HM karar ; her ne kadar Güldal Akflit ve bilumum egemen sistemdeki sözü geçer kad nlar taraf ndan haks zl k olarak nitelendirilse de, Türkiye de yaflanan kad n sorununun boyutlar düflünüldü ünde, bunun ceza de il ödül oldu u bile söylenebilir. Nahide Opuz adl bir kad n taraf ndan, Türkiye hakk nda A HM de aç lan dava sonuçland. Eski efli taraf ndan uzun bir süre dövülen, arabayla ezilmeye çal fl lan, b çaklanan ve annesi öldürülen Opuz; devletin kendini korumad n söyleyerek A HM e baflvurmufltu. A HM, Opuz u hakl bularak Türkiye ye aile içi fliddete karfl vatandafl n koruyamad için 36 bin Euro tazminat cezas kesti. Dünyada bu gerekçeyle ceza alan ilk ülke olan Türkiye, AB yolunda giderken aln na sürülen bu kara leke den memnun olmad elbette! Karar aç klan r aç klanmaz medyaya demeçler verilmifltir. Kad n ve Aileden Sorumlu Devlet Bakan Aliye Kavaf karar ile ilgili böylesi durumlar n her ülkede yafland - yönlü aç klamalar n n ard ndan, TBMM Kad n Erkek F rsat Eflitli i Komisyonu Baflkan Güldal Akflit in 2002 den beri Türkiye de çok ciddi çal flmalar n yap ld ve bir tek talihsiz olaya göre ceza öngörmenin haks zl k olaca- yorumu, kad n sorununa nereden bak ld n aç kça göstermektedir. Ayr ca egemenlerin penceresinden yorum yapan n kad n da olsa erkek de olsa fark etmeyece i, yani sermayenin dilinin her durumda ayn oldu unun kan t d r. Güldal Akflit, bir tek talihsiz olay derken nerede yafl yor acaba? Pek canl bulunmayan kutuplarda m, yoksa anaerkil toplum yap s n n egemen oldu u ilkça da m? Ya Akflit; evlenmek istemedi i için dövülerek öldürülen, bofland efli taraf ndan bo ulan, kurflunlanan, b çaklanan; töre cinayetlerini kurban giden, sevgilisi ile görüfltü ü için 5. kattan afla- at lan, flifllenen, kula, burnu kesilen yüzlerce hatta binlerce kad n görmüyor, duymuyor ya da bütün bunlar meflru gördü ü için talihsiz olarak nitelendirmiyor. (H. Merkezi) Kad na yönelik fliddete karfl oturma eylemi Adana Kad n Platformu, kad - na yönelik fliddete ve May s ay içerisinde yaflanan kad n cinayetlerine dikkat çekmek amac yla, nönü Park nda bas n aç klamas yapt. Erkek vuruyor devlet koruyor pankart ile Kad n katliamlar na son, Ölmeyece iz öldürmeyece iz ve Kad nlar art k susmayacak dövizlerini tafl yan kad nlar ad na aç klama yapan Derya Çiçek, kad na yönelik fliddetin artt na dikkat çekerek, namus, aflk, töre gibi gerekçelerle son bir ayda 31 kad n n öldürüldü ünü hat rlatt. Kad nlar aras nda dayan flmaya ve örgütlenmeye devam edeceklerini belirten Çiçek, Kad nlar n yaflad sorunlar, erkek egemenli ini, ayr mc l, kad na yönelik fliddet olaylar n, namus, aflk, töre cinayetlerini, cinsel taciz ve tecavüz olaylar n gündemlefltirmeye, bunlara karfl mücadele etmeye ve kad n dayan flmas n büyütmeye çal flaca z diye konufltu. Çiçek, bir ayda öldürülen kad nlardan baz lar n n isimlerini okuyarak, konuflmas na son verdi. (H. Merkezi) Siirt te erkek arkadafl n ziyarete giden Narin E., akrabalar taraf ndan buran n 5. kat ndan afla at ld. Genç kad n n ölmedi ini gören gözü dönmüfl amca, ambulans ç k fl Narin E. yi b çaklad. (13 Haziran) Adana-Ceyhan da boflanmak istedi i için mahkemeye baflvuran D.Ç. adl kad n, efli taraf ndan kalbinden b - çaklanarak öldürüldü. (14 Haziran) Ankara da E.T. adl kad n 6 kiflinin tecavüzüne u rad. Genç kad n n ifadesi üzerine gözalt na al nanlar serbest b rak ld. (14 Haziran) Mersin de, bilgisayar masas üzerinde aflk fliiri buldu u için efli Ümit K - l ç taraf ndan dövülen Garide K l ç eflinden flikâyetçi oldu. Ancak gözalt na al nan efl, k sa bir süre sonra serbest b - rak ld. (18 Haziran) Samsun da yaflayan lknur K. n n tart flt efli taraf ndan bafl ndan afla ya kaynar su döküldü. (18 Haziran) sviçre Yeni Kad n E itim Kamp gerçeklefltirildi Kad nlar, san k sandalyesinde Erkek egemen zihniyetin, 14 yafl ndaki bir k z çocu una cinsel istismar da bulunmakta dahi bir sak nca görmeyecek kadar çirkin yüzlerinden biri olan Hüseyin Üzmez in uzad kça uzayan davas nda fatura yine kad nlara kesildi. Davada ma dur konumunda olmas na ra men san k muamelesi gören B.Ç. nin ard ndan bu kez de Üzmez i protesto eden kad nlar, san k sandalyesine oturtuluyor. 25 fiubat günü mahkeme giriflinde Üzmez e yumurta f rlat p flemsiye ile vuran kad nlar, bir anda Üzmez den daha suçlu oldular. Kendine yönelik bu sald r n n üzerine flim yok da avratlarla m u raflaca m? diyerek kad na bak fl aç s n özetleyen Üzmez, olay n hemen ard ndan kad nlar hakk nda dava açm flt. Hem suçlu hem güçlüydü ne de olsa! Erkektir yapar!, Kad n, erke in elinin kiridir! vs. anlay fllar sonucu Üzmez i bir türlü san k sandalyesine oturtmaya k yamayan ve davay uzatt kça uzatan TC adalet sistemi; söz konusu protesto eden kad nlar olunca adalet için elinden geleni yap yor. K sa bir süre önce görülmeye bafllanan Üzmez e sald ran kad nlar n davas nda sald rgan lardan P nar Koyuncular ve Nergiz fiiflek hakk nda 7,5 ar y la kadar hapis cezas istendi. Bu dava Türkiye de adaletin kimden yana oldu unun en aç k göstergesidir! (H. Merkezi) Yeni Kad n, sviçre nin Zürich kentinde örgütledi i e itim kamp n baflar yla sonuçland rd. sviçre merkezli olarak düzenlenen kampta Kapitalist Toplumda fiiddet ve Aile ve Çocuk E itimi konular nda sunumlar yap ld. Kad nlar Komisyonu Baflkan n n yan s ra kampa Bayern Eyaleti Yönetim Kurulu üyesi Metin Ayçiçek de kat ld. sviçre Yeni Kad n kampa iliflkin bir de erlendirme yaz s yay mlad. Yaz da Haziran tarihlerinde sviçre nin Zürich kentinde düzenlenen e itim kamp m z, baflar yla gerçeklefltirilmifltir. Kamp n ön çal flmalar aflamas nda haz rlam fl oldu umuz el ilanlar ve afifller da t lm fl, çeflitli demokratik kurumlara özel davetiyeler gönderilerek temsilcileri de kamp m za davet edilmifltir. Kamp m z n ilk günü, sviçre nin çeflitli kantonlar ndan kat l m sa layan kad n arkadafllar n tan flmas ve kamp n aç l fl yla tamamlanm flt r. Yap lan aç - l fl ve tan flman n ard ndan AT K Kad nlar Komisyonu Baflkan arkadafl n, Kapitalist Toplumda Aile konulu sunumu yap lm flt r. kinci günün program na ise; sabah yürüyüflü, sportif etkinlikler ve kahvalt n n ard ndan e itim çal flmalar ile devam edilmifltir. Bu gün Metin Ayçiçek Aile ve Çocuk E itimi temal sunum yapm flt r. Bizler sviçre Yeni Kad n örgütlülü ü olarak Toplumda Aile ve Çocuk E itimi nin önemini üç günümüzü ay rd m z kamp m zla bir kez daha dile getirmeye çal flt k. kinci gün kampa kat l m 40 a ulaflm fl, ö len yeme inin ard ndan sunumlara devam edilmifl, akflam yeme inin ard ndan da kültür program düzenlenmifltir. Koro ve ses yar flmalar düzenlenerek hemen hemen bütün arkadafllar n efllik etmeleri sa lanm flt r. Çeflitli skeçler yap lm fl ve ard ndan film gösterimi yap lm flt r. Üçüncü gün spor yürüyüflleri ve kahvalt n n ard ndan sunumlara devam edilmifl, ö len yeme inden sonra AT K Kad nlar Komisyonu nun 2. toplant sonuçlar aktar lm flt r Bizler sviçre Yeni Kad n Örgütlülü ü olarak, kamp m z olumlu olarak de erlendiriyoruz denildi. ( sviçre Yeni Kad n)

11 26 Haziran-9 Temmuz 2009 Kavga okulu flçi-köylü 11 Abimle gurur duyuyorum... Kürt ulusal sorunu, yarat lmaya çal fl lan iyimser hava içinde yo un bir flekilde tart fl lmaya devam ediliyor. Devletin birçok kademesinden yetkililer ve düzen partilerinin temsilcileri çeflitli demeçlerle bu iyimserlikten ne beklediklerini aç klad lar. Kamuoyuna yans yanlara bak l rsa devletin Kürt ulusal sorununda ciddi bir rota de iflikli ine gitti i düflünülebilir. Yap lan bar fl ça r lar akan kan n durmas yönünde dile getirilen temenniler toplumu bu yönde düflünmeye sevk ediyor. Peki, tüm bunlar ne kadar gerçek? yi fleylerin olaca na ikna edilmeye çal fl ld m z ilk günlerden bu yana yaflanan geliflmelere bir göz atmak bunu anlamak için yeterli. PKK nin 13 Nisan da ald çat flmas zl k karar n n ertesi günü DTP ye ülke çap nda bir operasyon gerçeklefltirildi. Yüzlerce insan gözalt na al narak tutukland. 13 Nisan-23 May s tarihleri aras nda geçen sürede 20 ye yak n kara operasyonu, 7 hava sald r s ve 12 topçu sald r s gerçeklefltirildi. Operasyon ve sald r larda yaflanan çat flmalarda 22 gerilla yaflam n yitirdi. Yüzlerce çocuk polise tafl att klar için yüzlerce y l bulan hapis cezalar na çarpt r ld, gözalt nda iflkence gördü. yimser hava topluma pompalan rken bu sefer operasyonun hedefinde KESK vard. KESK üyesi emekçiler gözalt na al nd, KESK Genel Merkezi bas ld. Ard ndan Genelkurmay Baflkan Amerika dan seslenerek tek terörist kalmay ncaya kadar operasyonlar n devam edece ini buyurdu. fiu ana kadar 40 a yak n gerilla flehit düfltü. Bunlardan biri de 17 May s günü Siirt in Ç rav da nda düzenlenen nokta operasyonunda flehit düflen PKK Botan Eyalet sorumlusu fieyan Sason kod adl Niyazi Ak n d. Kürt ulusuna yönelik bask lara, katliamlara, imha ve inkâra karfl da lar mesken tutan on binlerce insandan biriydi Niyazi Ak n. Son nefesine kadar çat flarak silah elde topra a düflen, 16 y l boyunca gerillada umudu büyüten, say s z çat flmaya giren Niyazi Ak n n ailesi ile görüfltük. Onlara yaflad klar n ve son geliflmeleri sorduk. Anlat mlar ; Say s z ac ya, st raba, iflkenceye, özleme, öfke, umut ve direnifle tan k olan bölge halk n n hissettiklerini de yans t yor. Onunla gurur duyuyoruz sözleri gerillaya verilen deste e dikkat çekiyor. stanbul a ne zaman, niçin göç ettiniz, biraz kendinizden bahseder misiniz? Beflir Ak n (baba); Batman Sason Koçkaya köyünde oturuyorduk te koruculuk sistemi köye geldi, herkes silah ald. Biz almad k köyü yak p y kt lar. Bir taraftan devletin bask s bir taraftan korucular vard. Biz de Bismil e tafl nd k. 10 sene Bismil de kald k. Geçim s k nt s yaflad k. Oradan Ayd n a gittik. 2 sene de Söke de kald k, sonra stanbul a geldik. Bölgede devlet özellikle 90 l y llarda iflkence, gözalt ve kaybetme politikas na h z verdi. Bu konuda neler söylemek istersiniz, siz gözalt na al nd n z m? - Bismil de beni gözalt na ald lar. 18 gün iflkence yapt lar. Bir arkadafl m z 4 ay gözalt nda kald. Gerekçesi de yard m ediyorsunuz. Bir itirafç, yard m ediyorlar diyordu, gözalt na al yorlard. Diyarbak r Hapishanesi nde 3 ay kald m. nsan m diyen herkes o dönem iflkence gördü. O lunuz gerillaya ne zaman kat ld? Onunla haberleflebiliyor muydunuz? - Gözalt ndan sonra eve döndüm, o lum beni gördü baba bu ne haldir? dedi, ben devlet yapt dedim. Ondan sonra da a ç kt. Evliydi, bir tane çocu u vard te ailece gidip gördük o lumu ran - da. Görüfltü üm için bana 6 y l 3 ay ceza verdiler. Dava devam ediyor. fiehit düfltü- ünde de 34 yafl ndayd. Bize biraz o lunuzu anlatabilirmisiniz? fiehit düfltü ünü nas l haber ald - n z? Ö rendi imiz kadar yla devlet cenazeyi size vermemifl. Gerekçesi neydi? - Çok de erli bir insand. Dürüst, cana yak n ve temiz bir insand. 5 nci ay n 17 sinde çat flma haberini televizyondan duyduk. Batman a gittik. fi rnak a, Eruh a gittik. Kimse cenaze elimizde demedi. Oysa cenaze devletin elindeydi. fi rnak ta HD ye baflvurduk, Savc ya gittik. Savc Cenaze operasyonun oldu u yerdedir dedi. Oras da may nl araziymifl, biz gidip alam yoruz dediler. Cenazemiz hala duruyor. Almak için çok çaba sarf ettik, bir netice alamad k. Son günlerde Cumhurbaflkan Kürt sorununda iyi fleyler olacak fleklinde bir aç klama yapt. Siz bu aç klamadan sonra yaflanan süreci nas l yorumluyorsunuz, bu aç klama size samimi geliyor mu? - Biz kardefllik diyoruz ama her gün üzerimize geliyorlar. Bana göre bunlar kand rmad r. Genelkurmay Baflkan ç k p kardefllik olsun diyor ama bir taraftan da DTP liler tutuklan yor, çocuklar tutuklan - yor. Bunlar bar fl getirmez. Ben samimi bulmuyorum. Nerede Kürt sorunu var deseler ondan sonra bir katliam oluyor. Eskiden 3 5 kifli diyorlard bize, flimdi DTP olmufl milyon. Bu katliamlar nereye kadar. Devlet Kürdü iradesiz k lmak için çözüm diyor. Kürt halk n n gerillaya ihtiyac var A abeyin gerillada flehit düfltü, siz verdi i mücadele ilgili neler düflünüyorsunuz? Yasin Ak n: Ben a abeyimle gurur duyuyorum. Cenazeyi almaya ben de gittim. Savc l a dilekçe verdik. Elimizde de il dediler. O bölgede ordu savc l a hesap vermiyor. Lice de, Hakkâri de cenazeler veriliyor, ama fi rnak ta verilmiyor. Oran n ayr bir ordusu var, oras ayr bir cumhuriyet. Kürt halk n n gerillaya ihtiyac vard r. Çünkü Kürt halk sürekli katliamlarla, imha ve inkârla karfl karfl ya kalm fl bir halkt r. Turgut Özal da, Tansu Çiller de, Süleyman Demirel de söyledi iyi fleyler olacak diye. Ben de samimi bulmuyorum. Öyle diyorlar ama ordu operasyon yap - yor. yi fleyler olabilir, ama onlar için iyi fleyler olabilir. Samimi iseler operasyonlar durdursunlar. Ama Genelkurmay n aç klamalar na bak l rsa hiç niyeti yok. Devlet Kürtlere karfl adil de il. fiemdinli de kitabevini bombalayanlara bir y l hapis verilirken Diyarbak r da panzere tafl atan küçücük çocuklara 10 y l hapis veriliyor, adalet bunun neresinde? 17 ler mücadele ça r s d r! Dersim in Ovac k ilçesinde flehit düflen 17 ler Demokratik Haklar Federasyonu taraf ndan Okmeydan Fatma Girik Park nda düzenlenen bir etkinlikle an ld. 17 Haziran 2005 te Mercan Vadisi nde flehit düflen MKP üye, kadro ve savaflç lar ölümsüzlüklerinin dördüncü y l nda türkü ve marfllarla an ld. Saat de Okmeydan Dikilitafl Âfl k Veysel Park önünde bir araya gelen kitle Kavgalar kavgam zd r ideallerini yaflataca z, Can m z halk savafl na feda olsun yaz l pankartlar açarak 17 lerin resimlerini tafl d. Eylemde Mercan da bir ses, 17 ler ölmez, Gerillalar ölmez, yaflas n Halk Savafl, Yaflas n devrimci dayan flma, Faflizmi döktü ü kanda bo aca z sloganlar hayk r ld. Okmeydan halk n n da ilgiyle izledi i yürüyüfl boyunca 17 lerin isimleri okundu. simlerin okunmas ile birlikte kitle Ölümsüzdür fliar n hayk rd. Parka gelindi inde devrim flehitleri flahs nda sayg duruflu gerçeklefltirildi. Sayg duruflu boyunca fliirler okundu. Sayg duruflunun ard ndan DHF ad na konuflan Ozan Do an 17 lerin Halk Savafl nda srar n, umut ve kavgan n ad oldu unu dile getirerek tüm emekçileri 17 ler flahs nda Yeni Demokrasi mücadelesini yükseltmeye ça rd. Yeni Demokrasi fiehit ve Tutsak Aileleri ad - na yap lan konuflmada da 17 lerin devrime akan durdurulmaz bir rmak oldu u, destanlaflan öykülerinin s n f düflmanlar n n gö süne saplanan bir hançer oldu u ifade edildi. Anma etkinli i MKP nin genel sekreteri Cüneyt Kahraman ve Ökkefl Karao lu nun fliirlerinin okunmas ile devam etti. Partizan, ESP, Partizan fiehit ve Tutsak Aileleri, YDG-M, YDG, Kald raç, SODAP, Dayan flmaevleri, BDSP ve Gazi Vartolular Derne i de gönderdi i dayan flma mesajlar ile 17 leri and. Yap lan aç klaman n ard ndan sinevizyon gösterimi ve17 lerin flehit düflme an n anlatan bir tiyatro gösterimi yap ld. Gösterimin ard ndan Grup Munzur marfl ve türkülerini 17 ler için söyledi. ( stanbul) KAVGADA ÖLÜMSÜZLEfiENLER Murat Deniz Tokat n Turhal ilçesine ba l Yaylac k Da Tekmezar k rsal nda 10 Temmuz 2001 tarihinde Partizanlarla devlet güçleri aras nda yaflanan çat flmada Murat Deniz flehit düfltü y l nda K rklareli nin Vize ilçesi Hasbo a köyünde dünyaya gelen Murat Deniz, Boflnak milliyetindendi. stanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi nde okurken mücadeleyle tan flt te yaflanan darbeye karfl tav r ald. Eskiflehir, Ankara, Samsun, Bursa, stanbul, Edirne, Amasya, Ordu, Çorum illerinin sorumlulu unu yürüttü. O bir komünist için en kötü durum olan ajanl k iddias ile karalanmak istenmesine karfl n hiçbir zaman mücadeleye ve devrime olan inanc n yitirmedi. Yaylac k ta son nefesine kadar çat flarak mücadelesini halk na arma- an etti. Cevher Yaflar Partizanlarla birlikte faaliyet yürüten Cevher Yaflar, Dersim Mazgirt e ba l Pulan köyünde do du. 8 Temmuz 1985 tarihinde Dersim Mazgirt Germisi de iflkencede katledildi. Pusula Sürecin sorunlar, devrimin kadro ve militanlar yarat larak afl l r! Kadro ve devrimin militanlar n n s n f mücadelesi içindeki tarihsel rolleri her dönemde ayn önemdedir. Ve partinin ezilenlerin kurtuluflu u runa ileriye do ru hamle yapmas için bu temel dayanaklar n varl olmazsa olmazd r. Çünkü; ideolojik, askeri, siyasi savafl m için devrimin bu yönlü donan ml, güçlü silahlara ihtiyac vard r. Güçlü ideolojik donan ml kadrolara sahip de ilseniz, burjuvazinin ideolojik sald r lar na karfl gereken yan t veremezsiniz. Kitleleri her türlü gerici ideolojik etkilerden kurtaracak fl toplumun derinliklerine do ru yayamazs n z. Zorluklarla mücadelede kararl, savaflmada istekli, savaflma yetene ine sahip yeni bir kuflak yaratma ve bu bak fl aç s na uygun bir çizgi sistemlefltiremezsiniz. O halde al nan kararlar n daha ileri düzeyde uygulanmas için bu bofllu u doldurma mücadelesinde daha sistemli, daha planl bir yolun izlenmesi gerekir. Bu yolu izlerken, içinden geçti imiz sürecin tüm olumlu ve olumsuz özellikleri hesaba kat lmal d r. Daha da somutlarsak; iflçi s n f n n, gençli in, kad nlar n, köylülü ün ak n ak n devrimci saflara geldi i veya güçlü destekler sundu u bir dönemden geçmiyoruz. Tam tersine, e iticilerin e itmede, yol göstericilerin yolda yürümede belli s k nt lar yaflad bir dönemden geçiyoruz. Bu nesnel bir gerçektir. Ama asla kader de ildir. Mutlaka ama mutlaka de iflecektir. Ama de iflimi için çok yönlü ve kapsaml bir iradi müdahale yani ayd nlatma, s n f savafl m içine bütün varl m zla at lma pratik tutumunun zorunlulu u gerekiyor. Bugün aç s ndan yap lmas gereken ilk fley, s n f mücadelesinin nesnel bir olgu oldu u ve tarihin ilerleyiflinin de düz bir hat izlemedi i, ba r nda yenilgi ve zaferleri tafl yarak ilerledi i gerçe inin öncelikle örgütsel bünyemize yukar dan afla- ya kavrat lmas d r. Çünkü, devrimci güçlerin zay fl klar na ra men, ezenlerle ezilenler aras ndaki çeliflki yaflam n her alan nda bütün heybetiyle sürüyor. Emperyalist-kapitalist sistemin son krizi ve bu krizin ezilenler cephesinde yaratm fl oldu u tahribat tüm gerçe iyle karfl m zda duruyor. Tüm bu gerçekler, s n f mücadelesinin bitti ini de il, s n f mücadelesinin son buldu unu ilan edenlerin bu konudaki yalanlar n n sonunun geldi ini gösteriyor. Bu demektir ki, s n f ad na, s n f n ç karlar için partili yaflamda daha da derinleflmek, ileri düzeyde görev ve sorumluluklar almak için, varolan gerekçelerimiz daha da artm flt r. Hakl ve meflru oldu umuz her geçen gün sosyal pratik taraf ndan ispatlanmaktad r. Zaten baflka tarzda bir geliflme de olamaz. Tarih, bilimsel yasalara uygun olarak yol alacakt r. Elbette ki, s n f bilinçli proletarya için s n f mücadelesinin düzeyi, onun s n f ad na yapmas gereken görevleri belirlemez. O her koflulda s n f ad na mücadele eder. Koflullar n ileri ve geri düzeyi onun mücadele içindeki tek tek görevlerini etkiler. Ama her koflulda s n f ad na hareket etmeyi bir görev olarak alg lar. Nas l ki, burjuvazi egemenli ini sürdürmek için sömürü ve zulümde vazgeçmiyorsa, bu onun yaflam tarz ysa; sömürü ve zulme maruz kalan ezilenlerin s n f bilinçli militanlar n n da buna karfl her koflulda mücadele etmeyi bir görev, bir yaflam tarz olarak alg lamalar gerekir. fiüphesiz, devrimci geliflimin ileri düzeyde olmas, devrimci dalgan n genifl y nlar sar p sarmalamas her bak mdan devrimci çal flmay kolaylaflt r r. Kadro ve militanlar n moral ve motivasyonlar n ileri düzeye tafl r. Örne in, 12 Mart Cuntas ndan sonra yaflad m z topraklarda yükselen devrimci hareketin yaratt olumlu hava çok k sa bir sürede genifl y nlar kucaklayabildi. Binlerce devrimci militan ileriye do ru hamle yapt. Devrimci parti ve örgütler tek tek bireyleri kazanmak için yo- un bir çaba içine girmiyorlard. Tam tersine, mücadele etmek, örgütlenmek isteyen bir potansiyel gerçe iyle karfl karfl yayd lar. Tüm mesele bunlar örgütlemek ve harekete geçirme noktas nda dü ümleniyordu. Koflullar bak m nda bugün ayn fleyi söylemek tabiî ki mümkün de- ildir. S n f mücadelesindeki geri düzeyi, örgütlü olan n daha ileri düzeyde tutum almas n, yak n çeperde olan n örgütlü bir duruma getirilmesinde s k nt lar n yafland bir dönemden geçiyoruz. Evet, nesnel koflullar mücadele için uygun zemin yarat yor ama devrimci mücadeledeki geri düzeyi, sars lan devrimci otorite vb. gerçeklerden dolay örgütlü, güçlü devrimci bir hamleyi yapmay zorlaflt r yor. Bu durumda s n f bilinçli bir proleter, mücadelenin gerekli olup olmad n tart flmaz-tart flmamal d r. Onun tart flmas -tart flt rmas gereken tek fley, bu zor koflullarda nas l mücadele edilece i gerçe idir. Bu düflünüfl tarz na sahip olan militanlar n say s ne kadar ço al rsa, sorunlar n çözümü de o denli kolaylafl r. fiu aç k ki; bugünün karmafl k sorunlar na çözüm bulmak için, yaln zca yap lanlar tekrarlamak de il, daha ileri düzeyde bir kavray fla ve müdahaleye ihtiyaç vard r. Di er bir ifadeyle, ideolojik cephedeki kuflatmay yenmek için bu konuda yukar dan afla ya do ru güçlü bir donan ma sahip olmak gerekiyor. Teorik gerili i aflmak için de incelemeye, araflt rmaya ve daha da önemlisi güçlü devrimci bir prati e ihtiyaç vard r. Yani, umutsuzlu un umuda dönüflmesi için devrimci militan bir çizgi önkofluldur. Bize tecrübe kazand racak yeni kadro ve militanlar n aç a ç kmas n sa layacak olan da bu srarl devrimci prati in kendisi olacakt r. Bu konuda kendi tarihimizden ve flehit olan birçok yoldafl n mücadele pratiklerinden ö renelim. Çünkü onlar, can bedeli bir mücadeleye at larak tüm tecrübeleri pratik eylemlikler içinde edindiler. fiehitleri anlamak, pratiklerinden ö renmenin anlam tam da budur.

12 flçi-köylü 12 Enternasyonal 26 Haziran-9 Temmuz 2009 Ortado u halklar n n tek alternatifi, geleceklerini kendi ellerine almalar d r! Geçti imiz günlerde iki Ortado u ülkesinde ( ran ve Lübnan) yap lan seçimler, dünya kamuoyunun, özellikle de ABD öncülü ündeki bat emperyalizminin, dikkatlerini bu iki ülkeye çevirmesini de beraberinde getirdi. Lübnan da ifller ran a göre biraz daha kar fl k ve emperyalist yönlendirmeler burada bir etki yaratm fl gibi görünüyor. Elbette bu etki kitleler nezdinde olmaktan ziyade, bat emperyalizminin politikalar n bölgede hayata geçirmede önemli bir dayanak ifllevi gören, bunun için de etkilenmeye haz r bir pozisyonda duran, Lübnan egemen s n flar n kapsamakta. Seçimler Lübnan da bir de iflim yaratmayacak Lübnan seçimlerini, 14 Martç lar olarak an lan, ABD ve AB nin Hizbullah a karfl destekledi i, Saad Hariri önderli indeki bat yanl s koalisyon kazand. 14 Martç lar seçimlerle birlikte parlamentoda 71 sandalye elde ederlerken, seçimleri kazanmas beklenen Hizbullah liderli indeki 8 Mart Blo u, sadece 52 sandalye alabildi. Seçimler, bölgedeki dengeler aç s ndan oldukça önemli. Çünkü ayn zamanda Obama n n baflkan olmas yla birlikte bafllat lan yumuflak yüzlü Ortado u politikas n n ne kadar baflar l olaca na dair de bir s nama niteli i tafl makta. Bunun içindir ki, Lübnan seçimlerinden bat yanl s koalisyonun baflar l ç kmas, özelikle de ABD emperyalizmi cephesinden, son süreçte izlenen Ortado u politikas n n bir baflar s olarak getirilmekte gecikmedi. Ancak bu baflar üzerine yap lan yorumlarda, seçimlerden hemen önceki günlerde Baflkan Yard mc s Biden in, D fliflleri Bakan Clinton un ve de Madeleine Albright n bu ülkeye yapt klar tehdit içerikli ziyaretlerden söz edilmedi. Ülke gerçekli ini bilenler ve siyasal süreçlerine hakim olanlar, Lübnan seçimlerinde elde edilen sonucun ülkedeki kamplaflmada bir de ifliklik yaratmayaca n biliyorlar. Hariri suikast dengeleri de ifltirdi Asl nda on y llard r sular n pek durulmad Lübnan da, son y llarda atmosferi iyice geren geliflmeler, Lübnan Devlet Baflkan Refik Hariri nin, 14 fiubat 2005 te bir suikastta öldürülmesi ile yükselifle geçti. Bat l emperyalist güçler Hariri suikastinden Suriye yi sorumlu tuttular ve Suriye ye, uzunca zamand r bulundu u Lübnan topraklar ndan ç kmas için bask oluflturmaya bafllad lar. Hariri ye dönük suikast, ülke içindeki iç dengelerde de ciddi de ifliklikler yaratt. Emperyalist güçlerin de müdahaleleri sonucu, iki rakip blok ortaya ç kt. Bunlar bat yanl lar ve ayn zamanda Suriye karfl tlar olarak bilinen 14 Mart Koalisyonu ve Hizbullah liderli indeki, bat karfl t 8 Mart Blo u idi. Hariri suikast n n yaratt ortam oldukça iyi kullanan 14 Mart Blo u lideri, Refik Hariri nin o lu Saad Hariri, Haziran 2005 te yap lan parlamento seçimlerinde 72 milletvekili ç kararak, seçimlerin galibi oldu. O ul Hariri yi iktidara tafl yan bu süreç, bat emperyalizminin, daha çok da ABD emperyalizminin, Lübnan da bat yanl s bir devrim yapmas olarak adland r ld ve ad na da Sedir Devrimi dendi. Ancak bu devrim, Hizbullah n hemen seçimlerin akabinde yapt ça r yla milyonlarca insan n sokaklara dökülmesiyle, bir anlamda bofla ç kar ld. Emperyalist-Siyonist k flk rtma ve müdahaleler bu süreçten sonra iyice t rmand. Bu t rman fl n sonucu, Ortado u sorununda öteden beri stratejik önemde bir yere sahip olan Lübnan a dönük 2006 yaz nda gerçeklefltirilen emperyalist destekli Siyonist sald r lar ve bu sald r larda binlerce Lübnanl n n yaflam n yitirmesi, binlercesinin de yaralanmas, yerleflim alanlar n n alt yap - lar ile birlikte yerle bir edilmesi oldu. Ancak bu kapsaml sald r lar, sald r lar n hedefinde olan ve ciddi bir direnifl gösteren Hizbullah bitirmek bir yana, gücünü daha da art rm flt. Hizbullah hemen her kesimden Lübnan halk n n sempatisini kazanm fl, ülkenin en büyük siyasal öznesi haline gelmiflti. Hizbullah silahs zland rmaya dönük, 2005 y l nda ABD nin talebi ile al nan 1559 nolu BM karar da böylelikle bofla ç kar lm flt. ABD emperyalizmi Hizbullah n Siyonist sald r lardan baflar yla ç kmas sonucunda bu karar n hayata geçirilemeyece ini anlam flt. Hizbullah güçlendiren, ülke içindeki bat yanl s kesimi ise daha da etkisizlefltiren bu süreç, ABD nin, Hizbullah a karfl Lübnan Ordusu na yap lan askeri deste i art rmas - n getirdi. ABD emperyalizminin Lübnan a, 2006 dan bu yana yapt yard m n miktar 1 milyar Dolar aflt. Bunun 410 milyon Dolar n askeri yard mlar oluflturmakta. Hizbullah etkisizlefltirme giriflimleri, emperyalistlerin son Lübnan seçimlerine yapt klar müdahalelerle devam etti. Seçimlerin gerçek kazanan kim? Seçimlerden bat yanl s 14 Mart Koalisyonu galip ç ksa da, çok say da Ortado u analisti, bunun Hizbullah n ülke içindeki etkisini zay flatmayaca görüflünde. Çünkü Hizbullah n kendi seçim bölgelerinde oy kayb na u ramad görülüyor. Ayr ca Hizbullah n flu süreçte seçimleri kazanmas, srail in elini güçlendirmeye yarayacakt görüflü hakim. Bu görüfl ise çok da yanl fl de il. Yani seçimleri parlamentoda say sal olarak 14 Mart Koalisyonu kazansa da, Hizbullah n kaybetti i pek söylenemez. Seçimlerden Lübnanl emekçi y nlar n kazançl ç kt n söylemek ise oldukça zor. Çünkü Lübnanl emekçi y nlar gerçek özgürlü e ve ülkeyi ba ms zl a götürecek olan güç, ne dini gericilik temelinde yükselen hareketler ne de do al olarak emperyalist güdümlü 14 Mart Koalisyonu gibi kesimlerdir. Lübnanl emekçi y nlar da, tüm dünyadaki emekçi halklar gibi, ancak s n fsal zeminde yükselen devrimci alternatiflerin oluflmas ve bu alternatiflerin öncülü ünde kendi geleceklerini ellerine almalar yla özgürleflecektir! ran emek güçleri: Gelece imizi kendi ellerimize almal y z! Musavi seçim propagandalar s ras nda, bir yandan kat slami kurallarda reform vaat ederek, bu liberal elitleri memnun etmeye çal flm fl, di er yandan ise, Ahmedinejat n popülist bir yaklafl mdan öte bir anlam ifade etmeyen, yoksul köylüler baflta olmak üzere, k rsal alandaki nüfusu destekleme politikas na yönelmiflti. ran da geçti imiz günlerde gerçeklefltirilen Cumhurbaflkanl seçimlerinin akabinde yaflanan geliflmeler, Tahran sokaklar nda son 30 y l n en fliddetli çat flmalar n n yaflanmas n da beraberinde getirdi. Resmi aç klamalara göre 7 kiflinin yaflam n yitirdi i çat flmalar n tetiklenmesi ise, muhafazakar Ahmedinejat n, reformcu muhalifi Musavi yi bir hayli geride b rakarak, oylar n ünü ald ve böylece seçimlerin galibi oldu unun aç klanmas yla birlikte yafland. Seçim sonuçlar na ba l çat flmalar giderek t rman rken, ran gerici rejimi yabanc bas na yay n yasa getirdi ve vizesi biten yabanc bas n mensuplar n da s n r d fl edece- ini aç klad. fiuna dikkat çekmek gerekiyor ki, ran daki son geliflmelerden yans yan görüntüler, 1990 lar n bafl ndan itibaren do u bloklar nda art k ola an hale gelen renkli/kadife devrim leri oldukça benzerlik tafl - yor. Bat n n Musavi ye olan ilgisi ise, bu izlenimi daha da güçlendiriyor. Musavi kimdir? fiah rejiminin bir slam Devrimi ile devrildi i 1979 y l ndan bu yana ABD emperyalizmi taraf ndan düflman ülkeler kategorisinde de erlendirilen ran, ABD emperyalizminin, 11 Eylül sald r lar ndan sonra fier Ekseni olarak tan mlad ülkeler aras nda yerini ald. ABD kongresi, 2002 y l nda ran da Demokrasiyi Gelifltirme faaliyetleri için 20 milyon Dolar ay rd. Bu paran n büyük bir bölümü ise, ran daki güvenilir çevrelere ve de Hükümet D fl Örgütlere, di er ad yla da STÖ lere aktar ld. Bu paran n ne kadar n n Musavi ve onun Londra daki dan flmanlar na aktar ld noktas nda somut veriler yok. Ancak, ran slam Devrimi nin ilk y llar nda bakanl k yapan ve bu dönemde ilerici güçlere dönük gerçeklefltirilen çok say da idam n alt nda imzas bulunan Musavi nin daha 1980 lerin bafl ndan itibaren ABD nin önde gelen muhafazakarlar ndan Michael Ledeen ile s k dost oldu u biliniyor. Ledeen ayn zamanda ran Demokrasisi için Koalisyon (CDI) oluflumunun kurucusu ve eski CIA flefi Woolsey ile birlikte uzunca zamand r ran da rejim de iflikli i üzerine bir faaliyet yürütmekte. Musavi seçim propagandalar s ras nda, bir yandan kat slami kurallarda reform vaat ederek, bu liberal elitleri memnun etmeye çal flm fl, di er yandan ise, Ahmedinejat n popülist bir yaklafl mdan öte bir anlam ifade etmeyen, yoksul köylüler baflta olmak üzere, k rsal alandaki nüfusu destekleme politikas na yönelmiflti. Musavi nin yenilgisinde, yolsuzluk iddialar ile an lan ve ranl emekçilerin en nefret etti i isimlerden biri olan Rafsancani nin, kendisinin en büyük destekçilerinden olmas n n pay da az msanmayacak derecede. Seçimleri sözde mahkum etmeye çal flan bat medyas n n bile itiraf etmek zorunda kald gibi, ran rejiminin yönetim kadrolar - n n büyük bölümü k rsal kökenli olup, bunlar ülke nüfusunun az msanmayacak bölümünü oluflturan yoksul köylülerden ve tar m iflçilerinden yo un bir destek görmekte. ran daki devrim güçlerinin, y llar boyu süren bask -imha-tasfiye politikalar nedeniyle güçsüz bir konumda bulunmas, Ahmedinejat n, özellikle de bat emperyalizminin ran a dönük sald rgan politikalar n n giderek yo unluk kazand bu dönemde, ranl yoksul kesimler aç s ndan bir alternatif olarak alg lanmas n da beraberinde getirmektedir. Musavi nin oy taban n ise, ranl liberal elitler, kent orta s n f, ifl adamlar ve üniversite ö rencilerinin belli bir kesimi oluflturmaktad r. ABD medyas ran seçimlerine yo un ilgi gösteriyor! ABD medyas n n ran seçimlerine dönük reaksiyonu, ran makamlar n n Ahmedinejat n seçimleri büyük bir oy fark ile kazand n aç klamalar yla birlikte geldi. Özellikle de Times Gazetesi, bu aç klaman n hemen akabinde Musavi nin a z ndan bilgiler aktarmaya bafllad. Bu bilgiler en baflta da, seçimlerde hile yap ld yönlü, henüz somutlaflmam fl olan bilgileri içeriyordu. Yani, bat medyas, özellikle de ABD medyas, daha seçimler öncesinden bafllatt, Musavi nin bir reformcu olarak, ranl kitlelerin ço- unlu unun deste ini ald ve Musavi nin seçimlerin galibi olarak ç kmas durumunda, gerçek kazanan n demokrasi olaca propagandas bofla ç k nca, çareyi karfl propagandaya a rl k vermede, daha somut bir durum ortada yokken, seçimleri hileli ilan etmede buluyorlard. Sonuç olarak; ran daki emekçi y nlara demokratik hak ve özgürlüklerin, Musevi gibi bat yanl s, hatta emperyalist uzant s kifliliklerin vaat etti i reform larla gelece ini iddia edenler, bunun gerçekli i yans tmad - n asl nda çok iyi bilmekteler. ran da, uzunca y llard r iflçi ve emekçi y nlara ve onlar n örgütlenmelerine yönelik yo un bir sald r yaflanmaktad r. Bu sald - r lar son y llarda daha da üst boyutlara s çram flt r. Sendikalarda örgütlenmek isteyen iflçi ve emekçiler üzerinde çok yo un bir bask oldu u bilinmektedir. Bu bask dan dolay d r ki, sendikal örgütlenmeler, tek tek iflyerleri düzeyinde gerçekleflebilmektedir. flsizlik oldukça yüksektir ve çal flanlar n yaflam koflullar her geçen gün daha da kötüleflmektedir. Emekçilerin gerçeklefltirdikleri eylemler kanl bir biçimde bast r lmakta, çok say da iflçi önderi hala hapishanelerde iflkence ve tecrit alt nda tutulmaktad r. Sadece geçti imiz 1 May s ta 150 iflçi gösterilere kat ld klar için tutuklanm flt r. Ancak tüm bu sald r lar, ranl emekçi y - nlar n sisteme karfl öfkesinin her geçen gün daha da büyümesinin önüne geçememektedir. Ve ran gerici rejimine son verecek olan gerçek ve yegane güç de zaten, emekçi y nlar n öfkesinden do an bu güç olacakt r. ranl emekçi kitlelere özgürlük ve demokrasi ancak, kendi hür iradeleri ile ve de s n fsal temelde bir örgütlenmeyle yürütecekleri mücadeleyle gelecektir.

13 26 Haziran-9 Temmuz 2009 Dünyadan flçi-köylü 13 Hindistan da Maoist gerillalardan eylemler Hindistan da isyan Hindistan da Maoistlerin önderli inde yükselen s n f mücadelesi yeni mücadele cepheleriyle genifllemekte. Hindistan n bat s ndaki Bat Bengal eyaletine ba l Lalgarh bölgesinde HKP (Maoist) in öncülü- ünde ayaklanan kitleler sosyal-faflist HKP (Marksist) (CPM) yöneticilerinin evleri ve bürolar ile polis karakollar n yakt ve gericileri bölgeden kovarak kurtar lm fl bölge ilan etti. 15 Haziran da flehirden çekilmek zorunda kalan devlet kuvvetleri bölgenin çevresine yo un askeri y nak yapt lar ve 18 Haziran dan bu yana çat flmalar sürmektedir. Polis Mezalimine Karfl Halk Komitesi nin (PCPA) bayra- alt nda isyan eden halka Maoist Alman hükümetinin, AB normlar çerçevesinde hayata geçirmeye çal flt ve e itim sistemindeki eflitsizli i daha da derinlefltiren e itim politikas na karfl ç - kan 250 binden fazla ö renci, 16 Haziran Çarflamba günü Almanya genelinde protesto eylemleri gerçeklefltirdi. E itim sistemine dönük sald r lara karfl 70 in üzerinde kentte gerçeklefltirilen eylemler, uzunca zamand r devam eden ö renci eylemlerinin zirvesini oluflturdu. Ö renciler, aylard r süren protesto eylemlerinde üniversite iflgalleri, okul boykotlar ve çok say da sokak eylemi gerçeklefltirmiflti. 16 Haziran günü bafllayan ve gerillalar da efllik edip destek sundular ve isyan n genifllemesini sa lad - lar. Lalgarh halk n n artan tepkisi Kas m 2008 de eyaletin polis flefinin ve bakanlar n n bölgede kurulmas planlanan ve halk n öfkesini üzerine toplayan Özel Ekonomik Bölge nin kuruluflu için yapt klar ziyarette Maoist gerillalar taraf ndan may nl sald r ya u ramalar ndan sonra yo unlaflan devlet terörüne karfl odakland. PCPA n n bask lara karfl oluflturulmas yla birlikte polis bask s na karfl protestolar örgütlenmeye bafllad. Eyalet baflkenti Kalküta n n 200 km kuzeybat nda yer alan Lalgarh yerel yönetimin hizmet götürmedi- i, ülkenin en yoksul bölgelerinden biriydi ve halk art k yönetimi kendi ellerine alarak sorunlar n kendisi çözmeye bafllad. PCPA n n önderleri isyan s ras nda y k lan ve yak lan evlerin bir plan do rultusunda gerçekleflmedi ini, bunlar n halk n biriken öfkesinin göstergesi oldu unu belittiler. sonraki günlere de yay lan eylemlerde Üç aflamal Okul Sistemi Kald r ls n, Kreflten Yüksek Okula Paras z E itim, Ö renci Harçlar Kald r ls n gibi talepler dile getirilirken, eyleme kat lan ö renciler, okul idarelerince, okuldan at lmak vb. flekillerde tehdit edildi. Eylemlerin yap ld bölgelerde yo- syan s ras nda sosyal-faflist CPM üyeleri bölgeden kaçarken 3 kadrolar öldürüldü. Onlar polisler takip etti. syan boyunca 25 kiflinin öldü ü ifade edilmektedir. syan n ard ndan arkas nda AK- 47 tüfeklerle bas n aç klamas yapan HKP (Maoist) in yerel önderlerinden Bikash, bölgede isyan n tohumlar n n çoktan at ld n, kendilerinin sadece do mak üzere olan çocu a ebelik yapt klar n vurgulad. Bisham 250 yi aflk n köyde halk komitelerini kurduklar n ve yak n zamanda 50 km ötedeki Keflpur ve Garbeta y da kurtaracaklar n aç klad. fiiddeti kendilerinin de il CPM nin ve polisin bafllatt n, halk n kendisini korumak için silahland n belirtti. Kendilerinin polisi yoksul halka iflkence yapmamalar için çok kez uyard n ancak bu uyar lar n ifle yaramad n ifade etti ve CPM yöneticilerinin bölgenin büyük toprak sahipleri oldu unu, bu topraklar n halka da t laca n vurgulad. syan n ard ndan 1000 kilometrekareyi kaplayan bir alanda yer alan 50 kasaba ve 1100 ü aflk n köy kurtar lm fl bölge olarak ilan edildi. Bu bölge Chhatisgarh daki Dandakaranya Kurtar lm fl Bölgesinin ard ndan kurtar lan en büyük bölge olma özelli ine sahip. Kas m 2008 deki may nl sald r - Almanya da 250 bin ö renci sokaklara ç kt un y nak yapan kolluk güçleri ise, yer yer kitleye müdahale ettiler. Ö renci birlikleri ve sendikalar, eylemlerin talepleri kabul edilinceye kadar sürece ini aç klad. E itim Grevi Eylem Haftas için ajitasyon-propaganda çal flmas YDG taraf ndan yap ld. Konuyla ilgili aç klama yapan bir YDG li, özellikle son ekonomik krizle birlikte hayat n her alan nda oldu u gibi e itim alan nda da gidiflat ö rencilerin aleyhine geliflmekte. flçi, emekçi ve göçmen çocuklar bu sorunlarla bo uflurken, zenginler için de özel ve elit okul projeleri geliflmekte. Bologna Süreci ile bu politikalara daha da h z verilmektedir dedi. Seçim sürecinde eylemlerini art ran HKP(M) ye ba l Maoist birliklerin gerçeklefltirdi i bombal eylemlerden birinde 11 polis öldü, çok say da polis de yaraland. Gerilla kaynaklar ndan yap lan aç klamada, Hindistan n do usunda yer alan, Jharkhand eyaletinin baflkenti Ranchi nin 160 kilometre güneyinde, Bat Singhbhum semtinde yol kenar na gerillalar taraf ndan yerlefltirilen kara may n n n, devriye görevi yapan bir polis arac n n geçti i s rada patlat ld na yer veriliyor ve patlamada 11 polisin öldü ü, çok say da polisin ise yaraland belirtiliyor. dan yaral olarak kurtulan ve bölgedeki bask lardan sorumlu olan Bat Bengal polis flefi Bhattacharya merkezi ve yerel polis kuvvetlerinin bölgede kontrolü ele almak için mücadele edece ini, özel e itimli Boz Taz ve Kobra isimli komandolar n bölgeye sevk edildi ini, büyük kamplar n kuruldu unu belirtti. Halk Komitesi ise bölgelerini koruyacaklar n, gerekli önlemleri ald klar n aç klad. Burjuva medyada Komite ye ba l 2 bini aflk n militan n savunma amac yla bölgeye may nlar döfledikleri haberleri yer almaktad r. syan s ras nda Lalgarh ziyaret eden Nehru Üniversitesi ö rencilerinden oluflan araflt rma grubunun aç klad raporda devlet terörünün ve polis bask s n n 2000 den bu yana bölgede etkin oldu unu, son dönemde ise buna karfl direniflin yükseldi i belirtiliyor. Köylerde yaflayan halk polisin kendilerine iflkence yapt n, geceleri ev bask nlar gereklefltirdi ini, kad nlara taciz ve tecavüz edildi ini aktarmaktad r. Araflt rma grubu polis mezalimine karfl kurulan halk komitesinin ayn zamanda alternatif kalk nma çal flmalar yapt n da raporunda sunmaktad r. Son 7 ayda afl r yoksulluk ve gerilik içinde yaflamaya maruz b rak lan halk n, komitenin öncülü ünde önemli ad mlar att görülmektedir. Yollar n bozuk oldu u bölgede halk n komitenin öncülü ünde 20 km.lik bir yol infla etmesi, su sorununun ön planda oldu- u ve tar m için yaln zca ya mur suyuyla idare edilen bölgede kontrol bendi infla edilmesi, kuyular n aç lmas ve tüm bu hizmetlerin hükümetin belirledi i fiyat n oldukça alt nda bir masrafla yerine getirilmesi Maoistler ayn günlerde oldukça ses getiren çok say da eylemin alt na daha imza att lar. Orissa n n Koraput bölgesindeki iki polis karakolu ve bir ileri karakol, aralar nda çok say da kad n n da oldu u, a r silahlarla donanm fl ve say lar 100 ün üzerinde olan Maoist gerilla taraf ndan havaya uçuruldu, çok say da polis arac da atefle verildi. Karakol bask n n n görgü tan klar, polis karakolunun bulundu- u bölgeyi iki saat soyunca abluka alt na alan Maoist gerillalar n, karakolu havaya uçurmadan önce, içerde bulunan 5 polise teslim ol ça r s yapt klar n söylüyorlar. halk n komiteye olan deste ini artt rm flt r. Komitenin kurdu u sa l k merkezi günde yaklafl k 150 hastaya hizmet vermektedir. Komite ayn zamanda toprak da t m n da organize etmekte ve özellikle bofl arazileri da tarak tar ma açmaktad r. Araflt rma grubu bölgede Maoistlerin rahatl kla aç ktan faaliyet yürüttü ünü, toplant ça r lar na on binlerin kat ld n ve yerel halk n partiyi sahiplendi ini de ifade etmektedir. Siyasi Tutsaklara Özgürlük Komitesi ise yapt bas n aç klamas nda kompradorlar n ve emperyalist flirketlerin deste inde oluflturulan Özel Ekonomik Bölgelere karfl halk n mücadelesinin Lalgarh ta da sürdü ünü ve son isyan n bununla da ilgili oldu unu bildirmektedir. Devlet terörünün Özel Ekonomik Bölgenin oluflturularak yer alt ve yer üstü kaynaklar ya malamay güvence alt na almak için yo unlaflt n ifade etmektedir. Devletin geçti imiz senelerde büyük bir devlet terörü örne i olan Salwa Judum örne inde oldu u gibi paramiliter güçler kurdu unu, halk n bu güçlerin bask s na karfl isyan etti ini, bu son isyan n Singur ve Nanidgram n ard ndan bölgede patlak veren üçüncü ve 1947 den bu yana gerçekleflen en büyük isyan oldu unu aç klamaktad r. Gerçeklefltirdi i büyük askeri eylemlerle Hindistan ve dünya kamuoyunda gündeme gelen Maoistler halk n iktidar mücadelesinde somut ve net örnekler sunmaktad r. 13 eyalette savaflan Maoistler, Hindistan Baflbakan Manmohan Singh taraf ndan ülkenin karfl laflt en büyük iç tehdit olarak yorumlanmaktad r. ENDONEZYA Baflkent Jakarta yak nlar ndaki Tangerang kentindeki tekstil iflçileri günlerdir grevde. flçilerin bafll ca talepleri ise, iflyerine sendika getirilmesi, 1 May s gösterisine kat ld klar için iflten ç kar lan arkadafllar n n ifle geri al nmas ve ücretlerinin yasal asgari ücret düzeyine ç kar lmas. SR LANKA ABD güdümlü Sri Lanka faflist rejiminin Tamillere dönük gerçeklefltirdi i katliamlar s ras nda getirdi i medya yasa hala sürerken, yasaklama Sri Lanka n n baflkenti Colombo da protesto edildi. Sendikalar n ve de muhalefet partilerinin ça r s n yapt protesto eylemine binin üzerinde insan kat ld. Eylemde Tamil halk na dönük katliam da öfkeyle k nand. SPANYA Haziran n ilk haftas nda greve ç kan 30 bin metal iflçisinin eylemine, polis gaz bombas ve plastik mermiyle sald rd. Haz rlanan T S in flartlar na itiraz ederek de ifltirilmesini talep eden metal iflçileri, polisin sald r s na karfl barikatlar kurarak direndi. flçiler haklar n alana kadar mücadeleye devam edeceklerini aç klad. BAHREYN Maafllar aylard r ödenmeyen inflaat iflçileri, alacaklar n n ödenmesi talebiyle 10 Haziran da grev yapt. flçiler grev nedeniyle kendilerini ifl yerine götüren servis otobüslerine binmedi. Alt ayr flantiyede çal flan iflçiler, alacaklar ödenmedi i sürece ifl bafl yapmayacaklar n aç klad. F NLAND YA Finlandiyal demiryolu iflçileri, 15 Haziran da 1 günlük bir grev gerçeklefltirdi. Grevin nedeni Devlet Demiryolu flletmeleri VR nin çok say da çal flan iflten ç karaca n aç klamas. 15 Haziran da gerçeklefltirilen bu grev ayn zamanda 50 y ld r yap lan en kapsaml demiryolu grevi olma özelli i tafl yor. VR bünyesinde toplam çal flan bulumakta. VR ilk etapta çal flan n ifline son verece ini aç klam flt. Evrensel Bak fl K r yoksullar kentleri kuflatmak için yola ç kt lar! Peru nun Amazon bölgesinde yaflayan yerli halk n, haftalar boyu süren ve onlarca yerlinin yaflam na mal olan eylemleri zaferle sonuçland. Bu yaflananlar n ard nda ise bir kez daha, emperyalistlerin ya ma-talan h rs yatmakta. Ancak, hükümetin, ya mur ormanlar n, emperyalist enerji ve maden flirketleri aç s ndan cazip hale getirmek için ç kard bir dizi kararname yerlilerin direnifline çarpt. Peru Kongresi, Amazon yerlilerinin fliddetli protestolar nedeniyle kararnameleri süresiz olarak ask ya almak zorunda kald. Peru hükümeti geçti imiz y l ABD ile bir Serbest Ticaret Anlaflmas yapm flt. Ç kar lan son kararnamelerle birlikte, bu anlaflman n hükümleriyle uyum sa lanmas hedeflenmekte. Amazon yerlileri, topraklar n n emperyalist tekeller taraf ndan, petrol, gaz gibi enerji kaynaklar na ulaflmak için tahrip edilmesine ve ya malanmas na fliddetle karfl ç kt lar. Ellerinde geleneksel ahflap m zraklar, birço unun üzerinde k z l tunikleri ve saç bantlar olan Amazon yerlilerinin Nisan ay nda bafllatt klar protesto eylemleri, Haziran n ilk günlerinde fliddetli çat flmalara dönüfltü. Peru polisinin, eylemler s ras nda bir kara yolunu trafi e kapatan eylemcilere oldukça sert bir sald r da bulunmas yla bafllayan çat flmalarda, 40 eylemci yaflam n yitirdi. Çat flmalarda ayr ca 11 polis öldü. Ölü say s na iliflkin bu resmi aç klamalar ise, Amazon yerlileri taraf ndan inand r c bulunmamakta. Amazon yerlileri, Peru askerlerinin Köylerine ve kasabalar na dönük çok say da bask n düzenledi ini ve bu bask nlar s ras nda da çok say da insan n katledildi ini belirtiyorlar. Ayr ca katledilen insanlar n say s n n tespit edilememesi için, yine Peru kolluk güçleri taraf ndan, yak nlardaki Maranon Irma na at ld n düflündüklerini söylüyorlar. Yerli halka dönük gerçeklefltirilen katliamla ilgili bir aç klama da Peru daki yerli halklar savunucusu gruplar n bafl nda gelen AIDE- SEP den geldi. Yap lan aç klamada, eylemler s ras nda yerlilerin üzerine helikopterlerden atefl aç ld na yer verilerek, yerli halka dönük adeta bir soyk r ma kalk fl ld belirtildi. Amazon yerlilerinin, ellerinde ilkel m zraklarla, Peru egemen s n flar n n geliflmifl teknolojik silahlar na karfl yürüttükleri mücadeleleri, Peru Kongresi nin ya ma-talan kararnamelerini ask ya almas n getirse de, son çat flmal süreç, Perulu emekçi y nlar ile egemen s n flar ya da bir baflka deyimle kent soylular ile k r yoksullar aras ndaki s n f çeliflkilerinin iyice derinleflti ini gösteriyor. Hem de tüm dünyada. S n f çeliflkilerinin derinleflti inin göstergeleri ise oldukça fazla. T pk Peru da oldu u gibi, dünyan n birçok bölgesinde k r yoksullar kentleri kuflatmak için yola koyulmaktalar. K r yoksullar n n Hindistan, Nepal, Filipinler gibi ülkelerde verdikleri mücadeleler bu ülkelerin egemen s n flar n ve de güdümünde hareket ettikleri emperyalist-kapitalist sistem sahiplerini kara kara düflündürüyor. Ba ml ülkelerin yoksullar n n kentleri kuflatmaya aday bu k p rdan fllar, emperyalist metropollerin, art k yoksullar kategorisinde de erlendirilen iflçi ve emekçi y nlar n n hayat felç eden grevlerinde, iflyeri iflgallerinde ve daha bir dizi eyleminde yank s n bulmakta gecikmiyor. Emekçi halklar kuflatmaya ve teslim almaya çal flanlar, esas kuflat - lan n kendileri oldu unu anlad kça, çareyi sald r lar n n boyutunu yükseltmekte buluyor. T pk 90 l y llar n bafl ndan itibaren, küreselleflme ve Yeni Dünya Düzeni ad alt nda bafllat lan propagandan n ak beti gibi, emperyalizmin bu süreçte de makyajlanmas yla birlikte ortaya at lan dünyan n daha bar flç l bir hale gelece i yalanlar da bir kez daha k sa sürede yerle bir oluyor. Dünya emekçi halklar, bar fl n ve gerçek özgürlü ün kendi öz güçlerine dayanan mücadelelerle gelece ini pratik deneyimleri ile yaflamaanlama-kavrama yolunda önemli ad mlar kat ediyor. Emperyalist müdahalelerle kaderleri belirlenmeye çal fl lan yoksul y nlar, Peru daki Amazon yerlileri örne inde oldu u gibi, bu müdahaleleri bofla ç karmaya dönük bir dizi hamle gerçeklefltiriyor. Peru yerlilerinin bu ç k fl, küçük çapl bir bölgeyi kapsasa da, bu ç k fl n egemen s n flara att rd geri ad m n, tüm ezilenlerin mücadelelerinin kazan m olarak alg lanmas gerekiyor. Çünkü bu küçük ç k fllar, büyük ç k fllar n da habercisidir ayn zamanda. Ve ezilenlerin dünyan n dört bir yan nda daha büyük ç k fllara haz rland n n iflaretleri yeterince mevcuttur. Ne emperyalist iflgallerin kapsam n n giderek geniflletilmesi ne de derinleflen ekonomik krizin faturas - n n iflçi ve emekçi y nlara ç kar lmas çabalar, bu büyük ç k fl engelleyemeyecektir. Aksine, bunun zeminini daha da güçlendirme ifllevi görecektir ve zaten görmektedir de. Birçok k tadaki k r yoksullar n n, kentleri kuflatmak üzere, k rlardan do ru bafllatt harekat, er geç kent yoksullar ile buluflacakt r. Bu buluflmay h zland racak olan esas unsur ise, emperyalizmin zay f halkalar nda, Halk Savafl stratejisi ile verilen ulusal-sosyal kurtulufl mücadeleleri olacakt r. Bunun ötesi yoktur!

14 flçi-köylü 14 Tarihten sayfalar 26 Haziran-9 Temmuz Temmuz 1991 de kaç r l p 7 Temmuz da infaz edilen Halk n Emek Partisi (HEP) Diyarbak r l Baflkan Vedat Ayd n n olay nda keflifte yer ald m; ama olayda yer almad m. Keflif olay n Derdo kod adl itirafç Selahattin Görgülü bafllatt. Görüflmeye gitti. Tam baflar l olamad. Geldi Cem Ersever ile görüfltü. Cem Ersever bizi arabaya ald, stasyon Caddesi ndeki evinin karfl taraf ndan arabay durdurdu. Kendisi, bir kifliyi daha yan na al p binay keflif ettiler. Dairesini, kap s n keflif ettiler Bu sözler J TEM in kadrolu cellâtlar ndan itirafç Abdülkadir Aygan a ait. Bölgede terör estiren, say - s z katliama ve infaza imza atan, köyleri yakan, insanlar kurfluna dizen J TEM in faaliyetlerinin bir kesitini yans t - yor anlat lanlar. 84 ten itibaren Kürt Ulusal Hareketi nin yürüttü ü gerilla mücadelesinin giderek güçlenmesi ve kitleselleflmesi karfl s nda aciz kalan devlet, yeni yönelimlere girdi. Gerilla savafl n bitirmek amac yla köylüleri yerlerinden eden, bask uygulayan, iflkence yapan devlet bununla yetinmeyerek Kürdü kürde k rd rma politikas n yaflama geçirmeye karar verdi. Geçmiflte Hamidiye Alaylar gibi bir deneyime sahip olan devlet gelene i, T. Kürdistan n n birçok bölgesin- Franz Werfel (Belge Yay nlar ) Y l 1915 Ermeni, Diaspora, Tehcir Soyk r m sözcüklerinin s k s k gündem oluflturmas n n nedeni olan olaylar n yafland y l de kendisine yak n buldu u afliretlerle anlaflarak silahland rd. Bölgede ihbarc a kurdu, gelifltirdi ve gerillaya karfl kulland. Ancak tüm bunlara ra men Kürt Ulusal Hareketi nin geliflimini engelleyemedi. Yüzy llard r ezilen, bask gören, inkâr edilen Kürt ulusu, biriktirdi i enerjiyi aç a vurdu. Y llar n öfkesi, h nc alanlara, soka a ve da lara taflt. Dili prangalanmak istenen, varl inkâr edilen ve yok edilmek istenen Kürt ulusu art k özgürlü ü soluyordu. Nefes al p verdikçe hücrelerinde, beyninde özgürlü ü duyumsad, beyinlerine infla edilmek istenen demir parmakl klar, karakollar yerle bir etti, kendi Ergenekon Vedat Ayd n; ONURLU B R KÜRT AYDINI soruflturmas ile birlikte ortal a saç lan belgelerle Vedat Ayd n cinayetinin nas l ifllendi i tüm ayr nt lar ile kamuoyuna aç kland. Vedat Ayd n n cenaze konvoyu kimli ini yeniden kurdu. Tüm bunlar karanl n bekçilerini daha da korkuttu. Devlet, Kürt ulusunun bu isyan ç l klar n bo mak hedefi ile yeni yap - lanmalara gitti. KIYIM MAK NES : J TEM Genelkurmay Baflkanl na ba l olarak faaliyet yürüten Özel Kuvvetler Komutanl bünyesinde hareket eden Musa Da da 40 Gün Musa Da da K rk Gün adl roman, 1915 te yaflanan olaylar Antakya Musa Da da yaflanan 40 günlük bir direnifli merkez alarak anlat yor. Yani romanda, o y l konuyla ilgili stanbul da, Marafl ta, Halep te tehcir yollar nda yaflananlarla ilgili konular n oldu unu, yaln z bunlar n Antakya Musa Da eteklerinde bir vadideki Ermeni köylerinin insanlar n n direniflinin merkezinde anlat ld n belirtelim. Tehcir bildirimi Antakya ya di- er Ermeni yerleflim yerlerine göre geç gelir. Di er bölgelerden ve tehcir yollar ndan haberlerin ulaflt vadide, vadinin ileri gelenleri tehcir bildirimi kendileri gelene kadar ne yapabilecekleri üzerine kafa yorma f rsat bulurlar ve Osmanl taraf ndan tehcire haz rlanmalar istendi inde vadideki insanlar toplayarak ne yap laca tart fl l r nüfusun 5000 i Musa Da da direnme yönlü irade ortaya koyar ve Musa Da a ç kar. Direniflçiler Frans z donanmas nca kurtar lana kadar Musa Da da 40 gün boyunca Osmanl ile üç çarp flma ve daha birçok badire atlat rlar. Musa Da da K rk Gün adl roman okuyarak 1915 te yaflananlarla ilgili bilgi sahibi olurken, Musa Da da yaflanm fl 40 günlük direniflten insan manzaralar bulacaks n z. Kahramanl klar ve ihanetleri, cesaretleri ve korkakl klar Ve daha birçok halleriyle insan manzaralar (Sincan 1 Nolu F Tipi Hapishanesi nden bir K okuru) Özel Harekât Daire Baflkanl bu dönemde J TEM i kurdu. Bafl na Binbafl Cem Ersever getirildi. J TEM, özellikle bölgede gerillaya karfl kontr-gerilla faaliyeti yürütmekle, bölge halk na korku salmakla görevliydi. Resmi olarak kabul edilmedi i için kamuoyu bask s sorunu da olmayacakt. Yapt klar n n hesab n kimseye vermek zorunda de ildi. Apoletli, bol y ld zl paflalar taraf ndan kontrol edilen J TEM, emirleri direkt Genelkurmay dan al yordu. Cem Ersever, Albay Arif Do an, Tu general Veli Küçük gibi isimler Asayifl Jandarma Kolordu Komutan Korgeneral Hikmet Köksal, OHAL Valisi Hayri Kozokç o lu nun bilgisi ve ilgisi dâhilinde örgütlendi. Devletin tüm olanaklar n kullanan, her istedikleri yerine getirilen, hiç kimseye hesap vermeyen bu ekipler kadrolu cellâtlar olarak ifl gördü. Devlet memuru statüsünde 657 ye tabi olan bu katiller, bölgede uyuflturucudan, mafyaya birçok karanl k iliflkilerin de göbe inde yer ald. Kürt ulusunun mücadeleden kopar lmas, sindirilmesi, pasifize edilmesi, halka dayanan gerillan n nefes borular n n kesilmesi J - TEM in görevleri aras ndayd. J TEM, özetle devletin sars lan otoritesini her düzeyde yeniden infla etmekle mükellefti. tirafç lardan, Özel Harekât Timlerinden, rütbeli askerlerden, az l faflistlerden oluflturulan J TEM ekipleri, bölgede adeta birer k y m makinesi gibi hareket etti. Köyleri yakt, köylüleri kurfluna dizdi, korku ve panik yaratmak için halk n evlerini iflyerlerini bombalad, sendikac lar, insan haklar savunucular n, ayd nlar kaç rd tehdit ve infaz etti. B R C NAYET VE SERHILDAN 1953 y l nda Diyarbak r n Bismil ilçesine ba l Kürthac köyünde dünyaya gelen Vedat Ayd n, 1979 y l nda Diyarbak r E itim Enstitüsü Edebiyat bölümünden mezun oldu. 80 öncesi atmosferin etkisi ile büyüyen Vedat Ayd n, bu mücadelenin d fl nda kalamazd. Onun da yüre i özgürlük atefli ile yan yordu Askeri Faflist Cuntas s ras nda gözalt na al nd. Demir parmakl klar ard nda 4 y l geçirdi. Tahliye olduktan sonra bölgede muhalefetin örgütlenmesi için büyük çaba harcad. Mücadele yükseldikçe devletin bask lar da artt. Bunun üzerine bir grup Kürt ayd nla birlikte nsan Haklar Derne i nin kurulmas için çal flmalara bafllad lar n sonunda HD Diyarbak r fiube Baflkanl na seçildi. HD Genel Kurulu nda Kürtçe konufltu u gerekçesiyle tutukland. Duruflmada Türkçe konuflmay reddetti. Birkaç ay sonra tahliye oldu. Faaliyetleri s ras nda defalarca gözalt na al nd, tehdit edildi. Nerede bir direnifl, bir hak ihlali varsa Vedat Ayd n oradayd. Devletin gazab na u rayan Kürtlerin yan bafl ndayd y l nda yap lan HEP (Halk n Emek Partisi) Diyarbak r l Kongresi nde baflkanl a seçildi. Vedat Ayd n, halk yla yanyana yürüttü ü çal flmalar ndan rahats z olan devletin menziline girmiflti. Onun öldürülmesi ile Kürt ulusuna sonunun ne olaca gösterilecek, mücadele etmek isteyenlerin yüre ine korku sal nacakt. 5 Temmuz 1991 Cuma günü saat te polis taraf ndan evinden al nd. ki gün süren yo un iflkencelerin ard ndan kendisinden hiçbir fley alamayaca n anlayan Binbafl Cem Ersever in bafl nda oldu u J TEM timi taraf dan katledildi. HD ve HEP in valilik ve emniyete yapt tüm baflvurular ve giriflimler sonuçsuz kald. Devlet hiçbir fley bilmiyordu, sorumlular yakalamak için de hiçbir fley yapm yordu. Vedat Ayd n n herkesçe bilinen katilleri sakland. Ayd n n cesedi Ergani-Maden yolu üzerinde bulundu. Cesedin bulundu u haberinin al nmas üzerine on binlerce insan HEP Diyarbak r il binas önünde toplanmaya bafllad. Buradan araçlarla Elaz -Maden e do ru yola ç kan kitle, yol boyunca kat l mlarla insan seline dönüfltü. Konvoy Maden den Ergani ye ulaflt nda esnaf kepenk kapatarak kitleye kat ld. Binlerce araçtan oluflan konvoyun Diyarbak r a girifli s ras nda devlet de geçifl güzergâh üzerindeki Ofis semtinde savafla haz rlan r gibi y nak yapmakla meflguldü. Halk n konvoyla buluflmas n engellemek isteyen devlet, ara sokaklara da barikatlar kurdu. Mardinkap Mezarl na do ru yola ç - kan 100 bine yak n insan selinin üzerine, Urfakap yak nlar nda surlara mevzilenmifl yüzü berelerle kapal Özel Harekât Timleri ve Mardinkap Polis Karakolu ndan atefl aç ld. Ancak ne sald r ne de ölüm kusan namlular kitlenin cenazeyi defnetmesine ve sahiplenmesine engel olabildi. On binlerce yürek Ey Rag p marfl ile yürüyüflüne devam etti. Kitle, cenazenin defnedilmesinden sonra da sald r ya devam eden devlete serhildanla yan t verdi. Böylelikle 12 Eylül sonras n n ilk serhildan Amed de düflman n surat na bir tokat gibi indi. Amed halk aya a kalkm fl zulmün temsilcilerini hesap soruyordu. Ergenekon soruflturmas ile birlikte ortal a saç lan belgelerle Vedat Ayd n cinayetinin nas l ifllendi i tüm ayr nt lar ile kamuoyuna aç kland. Devlet kendini akl yordu. tirafç katil Abdülkadir Aygan ve meslektafl Murat Demir in anlat mlar cinayetin zaten bilinen faillerini yeniden gündeme getirdi. Vedat Ayd n, Genelkurmay n emri üzerine infaz edildi. Kitlenin üzerine atefl emri Ankara dan gelen talimat üzerine Diyarbak r Alay Komutan Yedi Bela lakapl smet Yediy ld z taraf ndan verildi. Vedat Ayd n n katledilmesi ile TC nin hesaplar tersine dönmüfl, T. Kürdistan nda serhildanlar n iflaret fifle i atefllenmifl oldu. Vedat Ayd n, Kürt ulusunun faflizme ve zulme karfl verdi i mücadelede sonsuza kadar yaflayacak Askeri Faflist Cuntas ile binlerce ilerici, devrimci ve yurtseveri zindanlara dolduran devlet, teslimiyeti dayat yordu. Tutsaklar sürekli bask, iflkence ve zulüm alt nda insanl k d fl koflullarda tutuluyordu. Diyarbak r Zindan, iflkenceleri ile di er hapishanelere göre vahfletin daha koyu yafland bir yerdi. Adeta bir cehennemdi. Tutsaklar teslim almak için akla hayale gelmedik iflkenceler yap l yordu. Gülümsemek, soluk almak, d flar bakmak, konuflmak yasakt. Devletin en seçkin iflkencecileri ifl bafl ndayd. flkence, dayak, hakaret günün her an için geçerliydi. Tüm bunlar n sonucunda devlet, önemli kazan mlar elde etti. Çok say da tutsak idarenin kurallar na uydu. Teslimiyet bir kara bulut gibi üzerlerine çöktü. Ancak direnifl atefli daha sönmemiflti. Bir kibrit çöpü b rakarak kendini Tarihten k sa k sa Haziran 1905 te Rus savafl gemisi Potemkin de bask lara karfl ç kan tayfalar n kurfluna dizilmek istenmesi üzerine mürettebat ayakland. Geminin kontrolünü ele geçiren Bolflevikler gemiyi Odessa ya ulaflt rd. Bunun sonucunda 1905 Devriminin ilk ayaklanmas Odessa da bafllad. Potemkin Z rhl - s nda yaflanan ayaklanma Bolflevik Devrimi nin en önemli dönüm noktalar ndan biri olarak kabul edilmektedir. Sivas ta gerçeklefltirilen Pir Sultan Abdal fienlikleri ne kat lan ilerici ayd n-yazar ve sanatç lar n kald Mad mak Oteli devletin yönlendirdi i gericiler taraf ndan yak ld. Alev alan otelin etraf n saran gericiler yang n söndürmek isteyen itfaiyeyi de engelledi. Ayd n, sanatç ve ozanlara yönelik gerçeklefltirilen bu katliam sonucunda 33 kifli yaflam n yitirdi. Alevi inanc ndan halk m za, ilerici, devrimci muhalefete yönelen ve sonras nda ortaya ç kan belgelerle devlet taraf ndan ifllendi i genifl bir kesim taraf ndan kabul edilen katliam büyük tepki gördü. Katliam haberinin duyulmas üzerine baflta Ankara ve stanbul olmak üzere birçok ilde on binlerce insan sokaklara dökülerek sald r y protesto etti. Yazar Aziz Nesin in yaral kurtuldu u yang nda As m Bezirci, Hasret Gültekin, Muhlis Akarsu, Nesimi Çimen, Metin Alt ok ve Behçet Aslan gibi ozanlarla birlikte Alevi kurumlar nda çal flan ilerici demokratlar atefle semah dönerek can verdi. Ekim Devrimi nin ayak seslerinin ulaflt bölgelerden olan Çin de ö renci gençli in militan hareketi giderek radikallefliyordu. 4 May s 1919 da ö rencilerin bafllatt büyük eylemler toplumun di er kesimlerini de etkileyerek Çin de güçlü bir muhalefetin oluflmas n sa lad. Bu rüzgâr n etkisi ile Çin Komünist Partisi nin örgütlenmesine baflland. Çeflitli bölgelerden 12 delegenin kat l m ile ve ço unlu u 30 yafl n alt nda, Mao Zedung ve Ho Shuheng d fl nda kent kökenli ö rencilerden oluflan kurulufl kongresi 30 Haziran 1921 günü topland. ÇKP birçok zorlu yoldan a r ve sanc l dönemden geçerek 1 Ekim 1949 da Baflkan Mao önderli inde iktidar almay baflard ve Çin Halk Cumhuriyeti ni kurdu. Onurlu bir yaflam u runa asarak 21 Mart ta direnifl ça r s yapan PKK Merkez Komite üyesi Mazlum Do an n açt yoldan yürüyen Dörtler bedenlerini atefle vererek bu atefli harlam flt. fiimdi yine direnifl vaktiydi. 5 No lu Zindanda insanl k d fl uygulamalara karfl PKK Merkez komite Üyesi Kemal Pir ve Hayri Durmufl, TKP/ML T KKO dava tutsa Hasan Hayri Aslan Ölüm Orucu direnifline bafllad lar. Di er tutsaklar n da kat l m ile direnifl, 5 No lu Zindanda teslimiyete ve ihanete karfl çekilmifl bir bayrak oldu. Devlet, direniflçileri y ld rmak için türlü yöntemlere baflvurdu. flkence ve bask yaparak bunlar ifle yaramay nca çeflitli ayr cal klar tan yarak vazgeçirmeye çal flt. Ancak direniflçiler kararl yd. nsanca bir yaflam u runa yaflamlar n ortaya koymufllard. Direnifl sonucunda Kemal Pir, Hayri Durmufl, Ali Çiçek ve Akif Y lmaz ölümsüzler kervan na kat ld lar. Direnifl karfl s nda idare tutsaklar n taleplerini kabul etmek zorunda kald. Ölüm Orucu flehitleri Amed zindanlar nda yükselen bir isyan ezgisi oldu. Onlar n söyledi i türküler bugün zindanlarda, fabrikalarda, kampüslerde, da bafllar nda yank lan yor.

15 26 Haziran-9 Temmuz 2009 Okur/haber flçi-köylü 15 Erzincan büromuza bask n; Sesimizin emekçilere ulaflmas engellenemez! Fikirleri ve tezleriyle egemenlerin korkusu haline gelen brahim Kaypakkaya y, y llarca gizleyen ismini bile yasaklayarak onu anmak isteyenlere dava açan, tutuklayan devlet, komünist önderin katlediliflinin 35. y l nda, önceki sene mezar bafl nda yap lan anmada konuflanlara dava açarak Kaypakkaya tavr n devam ettirdi. brahim Kaypakkaya n n mezar bafl nda yap lan anmada kurum temsilcileri Kaypakkaya ile ilgili fikirlerini beyan eden k sa konuflmalar yapm flt. Sungurlu Cumhuriyet Savc l anma töreninde konuflma yapan 78 liler Federasyonu Baflkan Ruflen Sümbülo lu, eski Milletvekili Salman Kaya, Avukat Ömer Öneren, Siyasetçi Mehmet fiirin Karademir ve Sibel Çelik hakk nda Suçu ve suçluyu övmek ten dava açt. Mahkeme san klar n övdü ü suçun aç kça belirtilmesi gerekti ini ve övüldü ü iddia edilen kiflinin suçlu oldu unun Derinleflen ekonomik krize paralel sald r lar da art yor. flten atmalar n artt, açl k ve yoksullu un giderek daha genifl kesimleri etkisi alt na ald bugünlerde buna karfl toplumsal hoflnutsuzluk da giderek artmaktad r. flsizlik rakamlar n n rekor düzeylerde seyretti i ülkemizde milyonlarca insan sefalet koflullar nda yaflam mücadelesi veriyor. Düzene yönelik tepkilerin artt, önemli bir sinerjinin birikti i böylesi bir atmosferde devletin ilerici, demokrat ve devrimcilere yönelik sald r lar da art yor. Dipte yaflanan kaynaflman n yüzeyde devrimci, ilerici muhalefetle-fikirlerle buluflmas ndan korkan devlet bask, gözalt ve tutuklamalar n dozunu art r yor. Yak n zamanda DTP ye düzenlenen operasyonlarda yüzlerce insan tutuklanm fl ard ndan KESK Genel Merkezi tarihinde ilk kez bas lm fl, onlarca üyesi gözalt na al narak tutuklanm flt. Yaflanan geliflmelerin, topluma ulaflmas n da engellemek isteyen devlet, bunun için devrimci ve yurtsever bas n üzerinde de terör estirmektedir. Özgür Gündem gelene inden gelen Günlük gazetesi komik gerekçelerle kapat l rken son günlerde bu listeye At l m gazetesi de eklendi. Halk n haber alma hakk n engellemeye çal flan egemenler, bir taraftan devrimci, ilerici güçleri zay flatmaya çal fl rken bununla birlikte seslerini de k smay amaçlamaktad r. Terörle Mücadele Yasas n n uygulanmaya bafllanmas ile mücadeleler sonucu kazan lm fl demokratik haklar m z da gasp edilmektedir. Eylemlerde slogan atmak, brahim Kaypakkaya flamas tafl mak bile suç unsuru olarak kabul edilmektedir. Erzincan büromuz bas ld! Yeni Demokrasi, Özgür Gelecek, flçi- Köylü ile 1988 y l ndan bu yana halka gerçekleri ulaflt rma amac tafl yan gelene imiz üzerindeki bask lar dün oldu u gibi bugün de sürüyor. Son olarak 8 Haziran günü Erzincan büromuz polis taraf ndan bas larak büroda bulunan okurlar m z gözalt na al nd. Büromuzda bulunan tüm materyallere ve kitaplara el koyan polis, yine ayn gün Erzincan da TKP/ML üyesi olduklar iddias ile 8 okurumuzu evlerinden gözalt na ald. 13 Haziran günü Erzurum DGM ye ç kar lan okurlar m zdan Cengiz K l ç, Hüseyin Düz ve Hakan Çak r tutuklanarak Erzurum H Tipi Hapishanesi ne konulurken Derya Gökmen ise Erzurum E Tipi ne sevk edildi. Son dönemlerde art k moda haline gelen dosya hakk nda verilen gizlilik karar Erzincan da da uygulan yor. Gözalt na al - nanlar aylarca ne tür iddialarla tutukland klar n bilmeden hapishanelerde keyfi bir flekilde tutuluyor. Daha önce de çeflitli yöntemlerle gazetemizin faaliyeti Erzincan da engellenmek Kaypakkaya, malum suçluymufl! delillerle belgelendirilmesi gerekti ini belirterek iddianameyi reddetti. Karara itiraz eden savc l k Kaypakkaya n n herkesçe bilinen malum bir suçlu oldu unu iddia etti. Mahkeme ise Kaypakkaya n n 1973 te öldü ünü hat rlatarak suçlulu unun maruf bir olgu olmad - n belirterek itiraz reddetti. Bunun üzerine savc bir üst mahkeme olan Sungurlu Asliye Ceza Mahkemesi ne baflvurdu. Savc y hakl bulan mahkeme iddianameyi kabul etti. 18 May s günü Partizan, DHF, ESP, DTP, Devrimci 78 liler Federasyonu, Ankara 78 liler Derne i nden oluflan kurumlar Ankara, Mersin ve stanbul dan gelerek Kaypakkaya için Sungurlu da bulunan mezar bafl nda anma etkinli i düzenlemiflti. Anmaya kat lmak isteyen herkesi teker teker aray p GBT kontrolü yapan jandarmayla kitle aras nda yo- un tart flmalar yaflanm flt. (Ankara) Özgür bas n susturulamayacak! 22 Haziran Pazartesi günü. Saat de Türkiye Gazeteciler Cemiyeti önünde bir araya gelen At l m ve Özgür Gençlik okurlar, At l m, Günlük ve Özgür Gençlik dergisinin kapat lmas n protesto ettiler. Sansüre hay r, TMY çöpe, tutsak gazetecilere özgürlük pankart n açan kitle, s k s k Özgürlük istiyoruz, TMY çöpe, Özgür bas n susturulamaz vb. sloganlar att. Burada kitle ad na kamuoyuna At l m Gazetesi Yaz flleri Müdürü fienol Sa alt c seslendi. ( stanbul) Yaflas n devrimci dayan flma! Antakya da sald r lar k nand 16 Haziran Sal günü Partizan okurlar olarak Künefeciler önünde saat da bir aç klama yaparak devrimci, demokrat ve yurtsever kesimlere yönelik bask, gözalt ve tutuklama terörünü protesto ettik. Geçti imiz aylarda DTP ye yönelik bafllat lan ve devam sald r lar, KESK emekçilerine yönelik 14 tutuklamayla sonuçlanan operasyonu ve son olarak Erzincan da içinde YDG ve K okurlar na yönelik ev ve büro bask nlar n k nad k. Eylemde Partizan flamalar aç larak Bask lar bizi y ld ramaz, Direne direne kazanaca z, Gözalt lar, tutuklamalar, bask lar bizi y ld ramaz sloganlar at ld ve HÖC, DGH, ESP de destek verdi. (Antakya K okurlar ) istenmiflti. Gazetemizi da tmak isteyen okurlar m z jandarman n sald r s n u ram fl, gözalt na al nm flt. Büro çal flan m z silahl sald r ya u ram fl, okurlar m z polis taraf ndan tehdit edilmiflti. Son dönemlerde Erzincan da yaflanan k smi hareketlilik devleti telaflland rm fl olmal. Erzincan da küçük de olsa yaflanan bir k p rdanma devleti korkutmaya yetmektedir. Korkmal lar! Çünkü iflçi ve emekçiler kendilerine dayat lan insanl k d fl yaflam koflullar na karfl seslerini daha gür hayk racak. Korkmal lar! Çünkü Kürt ulusunun imha ve inkâra asimilasyona ve bask ya karfl direnifli daha da büyüyecek. Gözalt lar, bask lar, tutuklamalar gazetemizin genifl iflçi, emekçilere, köylülere, halk gençli ine ulaflmas n engelleyemeyecek. Sald r lar karfl s nda emekçilerin sesi ve solu u olmaya devam edece iz! İşçi-köylü Gazetesi Egemenler taraf ndan ö renci gençli in yaflamlar n n karart lmas için kurulan ÖSS engeli, 2009 sezonunun yaklaflt süreçte çeflitli tepkilere yeniden neden oldu. Ö renci gençli in yaflamlar n belirlemeleri için verilen 3 saat, 2009 sezonu içinde yaklafl k 2 milyon ö rencinin kaderini belirliyor Haziran iflçi direnifli harland tarihte, Yeni Demokrat Gençlik de gerçekleflen eyleme flamalar ile kat larak destek verdi. YDG ad na yap - lan aç klamada ö renci gençli in yaflam n belirleyen ÖSS s nav n n, bilimsel olmad söylendi. Kriz sürecinde birçok ö rencinin maddi s - k nt lardan kaynakl okulu b rakmas ya da Part-Time çal flmas yla halk gençli inin krizin faturas n ödemeye zorland na de inildi. Aç klaman n ard ndan kitle sloganlarla eylem sona erdi. ( stanbul) Y k ma direnenler mi yoksa insanlar n evlerini y kanlar m terörist? Yerel seçimler sonras nda h z kazanan y k mlar n hedefinde olan bölgelerden biri de Gebze Cumhuriyet Mahallesi. Mahalle halk n n büyük bölümü 1978 de buraya tafl nm fl te bölgede imar uygulamas yap lm fl ve halktan para al nm fl. Bir ay sonra tapular verilece i söylenmesine karfl n, bir ay sonra gittiklerinde tapu verme ifllemi durduruldu denmifl. Bölgeye dönük y - k m tehdidi de iflte bundan sonra bafllam fl. Seçimler vb. vesilelerle ertelene ertelene, Kentsel Dönüflüm Projesi ne h z verildi i günümüze kadar sürmüfl. Kentsel Dönüflüm Projesi kapsam nda gerçeklefltirilen y k m giriflimleri ise, Cumhuriyet Mahallesi halk n harekete geçirmekte gecikmemifl. Mahalleye dönük y k m çabalar na karfl dernek kurma çal flmalar da Cumhuriyet Mahallesi halk n n y k mlara karfl gösterdi i tepkilerden birini oluflturmakta. Çünkü mahalleli art k y k m tehdidinin, tehdit olmaktan ç k p, gerçe e dönüfltürülmesinin an meselesi oldu unun fark nda. Örgütlenme çabalar na h z vermeleri de bundan. Mahalleli bu örgütlenme çabalar n yapt klar eylemlerle daha da ileri tafl yor. 12 Haziran günü yap lan ve 2 bin mahalle sakinini kat ld eylem de bunlardan biriydi. Evlerini canlar pahas na savunacaklar n, y - k ma izin vermeyeceklerini hayk ran mahalle halk, muhtarl k önünde gerçeklefltirdikleri eylemde, belediye yönetimin istifaya ça- rd. ki saatten fazla süren eylem boyunca Baflkan istifa, Direne direne kazanaca z vb. sloganlar hayk ran mahalleli, y k ma karfl çözüm yollar aramay, yapt klar örgütlenme temelli toplant larla da sürdürmekteler. Bu toplant lar n sonucunda ortaya ç kan dernek oluflturma fikri de, y - k mlara karfl güç oluflturma aray fllar içinde gündeme gelmifl. Dernek faaliyetleri kapsam nda yap lan toplant lardan biri de 13 Haziran da gerçeklefltirildi. Akflam saatlerinde bir araya gelen Cumhuriyet Mahallesi halk, y k ma karfl hangi yöntem ve araçlarla direneceklerini tart flt, çözüm yollar arad. Y k mlar n hedefinde olan emekçilerin çabalar yla oluflturulan Konut Hakk Koordinasyonu da Gebze halk n yaln z b - rakmad ve toplant ya kat lan temsilciler kendi deneyimlerini Gebze halk yla paylaflt. (Kartal) 13 yafl ndaki bir çocu a da lar güvenli geliyorsa, ben o DA LAR kutsuyorum! Haf zalar m zdan ve tarihin sayfalar ndan ne kadar silip atmaya çal flsalar da beynimizde yaflanan katliam n görüntülerini silmeye güçleri yetecek mi? Y llarca devletin zulmüne, iflkencesine maruz kalm fl, köyleri yak lm fl insanlara biz elimizden geleni yapt k diyenler halk inand - rabilecekler mi? Faili meçhul lerin, toplu mezarlar n bir k sm n n ortaya ç kt, asit kuyular nda katledilenlerin bugünlerde s kça gündeme geldi i, Cumartesi Annelerinin yapt eylemler ve yüre imizi da layan binlerce olay ve o olaylardan tekini Amed de uzun zaman önce kat ld m bir sempozyumda Ali Kaymaz n (U ur Kaymaz n amcas ) anlatt klar nda somutlan yordu. Ali Kaymaz o gün yaflad klar n flöyle anlatt : 13 yafl ndayd m. Koyunlar gütmek için köyün ilerisindeki da lara gitmifltik. Köyden gelen çat flma seslerini duyup, köye do ru koflmaya bafllad k. Köye geldi imizde köyün erkeklerini güneflin alt nda okulun bahçesine toplad klar n gördük. Hepimizi s ra daya na çekip dövdüler. Utanç verici bir durumdu. Askerler köyün muhtar n ve birkaç kifliyi de yanlar na alarak gerilla cenazelerini almaya gittiler. Köyün her taraf kuflat lm flt. Askerler size sürprizimiz var diyerek ellerini boyunlar na götürerek bittiniz gibi iflaret ettiler. Ne oldu unu anlayamad k. Sabah saatlerinde çat flma sesleriyle uyand k ve köyün girifline kadar gelen tanklar gördük. Evlerimiz uzun namlulu silahlarla bas ld. Hepimizi köyün meydan na toplad lar. Amcam n bebe i içerde kalm flt ve evleri atefle vermeye bafllad lar. Amcam bebe i alabilmek için çok yalvard. Biri o an insafa gelip bebe i almas na izin verdi. Sonra herkesi köyün deresinin oraya getirdiler. Kad nlara yere yatmalar n, erkeklere de aya a kalkmalar n söylediler ve üzerimize atefl açt lar. Ormanl a do ru kaçmaya bafllad k, her taraf tutulmufltu, bir tek ç k fl yolu vard, oradan ç k p di er köye gitmeye karar verdik. çlerinde en büyükleri bendim, 13 yafl ndayd m. Di erleri benden küçüktü. Karfl köyün de kuflat lm fl olabilece i geldi akl m za ve da a ç kmak daha güvenli diye düflündük. Karfl köye gidip köy kuflat lmam flsa köye gitmeyi, e er kuflat lm flsa da da- a ç kmaya kararlaflt rd k. E er bir zihniyet 13 yafl ndaki bir çocu a da lar güvenli gördürüyorsa ben o da lar kutsuyorum. Ali Kaymaz n konuflmas beni çok etkilemiflti. Ali Kaymaz la sanki o an yaflam flt m. Baz yerleri atlam fl veya kar flt rm fl olabilirim ama hala 13 yafl ndaki bir çocu a da lar güvenli geliyorsa ben o da lar kutsuyorum sözü kulaklar mda. Bu olay T. Kürdistan nda birçok defa yaflanm fl ve yaflanmaya da devam ediyor. Burada yaflayan insanlara zulmeden zihniyete karfl bir direnifl sergiliyor ve bu direniflin en meflru hali gerilla mücadelesinde somutlanmaktad r. Bu insanlar silahlarla, tanklarla üzerlerine sald r lara karfl silahl mücadele vererek yaflama haklar n savunuyorlar. Ülkemizdeki gerilla mücadelesini bu yaflanan olay somutlan yor. fiimdi yüzümüzü da lara dönmenin zaman d r. (Mersin den bir K okuru) BAfiSA LI I Zebik Annemizin efli, Devrim, Nedim, Deniz ve Olcay kardefllerimizin babas Feramuz K yafet amcam z amans z bir hastal ktan dolay kaybettik Ailesine ve sevenlerine bafl sa l diliyoruz. (Avusturya/Linz flçi-köylü okurlar )

16 İşçi-köylü BİZ HALKIZ GELECEK ELLERİMİZDEDİR! Umut Yayımcılık ve Basım Sn. Ltd. Şti. Yönetim yeri: Gureba Hüseyin Ağa Mh. İmam Murat Sk. No: 8/1 Aksaray-Fatih/İstanbul Tel: (0212) Faks: (0212) Sahibi ve Yazıişleri Müdürü: Çilem ÖNSEL Baskı: SM Matbaacılık Adres: Çobançeşme Mh. Sanayi Cad. Altay Sk. No: 10 A Blok Yenibosna Bahçelievler İstanbul Tel: BÜROLAR Kartal: İstasyon Cd. Dörtler Ap. No: 4/2 Tel: (0216) Cep: Ankara: Sıhhıye Mh. Süleyman Sırrı Sk. Yunt Ap. No: 19/7 Çankaya Tel: (0312) Cep: İzmir: 856 Sokak, No: 48/203 Kemeraltı Konak, Tel: (0232) Cep: Malatya: Dabakhane Mh. Turgut Temelli Cd. Barış İşhanı Kat: 3 No: 94 Erzincan: Ordu Cd. Ordu İşhanı Kat: 3 Tel: (0446) Cep: Bursa: Selçuk Hatun Mh. Ünlü Cd. Sönmez İşsarayı Kat: 2 No: 185 Heykel, Tel: (0224) Cep: Mersin: Silifke Cd. Çavdaroğlu İşhanı Kat: 3 No: 1/8 Cep: Avrupa Büro: Weseler Str Duisburg-Almanya Tel: Faks: Hak alma mücadelesi, insanlık ve insanca yaşama mücadelesidir Patron, polis, jandarma baskısına karşı 415 gün direndiler. Yaşama dair birçok şeyi birlikte görüp öğrendiler. Sınıf kardeşi olduklarını hissettiler. Bir dönemdir, sürece yanıt verebilecek bir örgüt yaratma hedefiyle çalışmalarını yoğunlaştıran DDSB, 21 Haziran günü Makine Mühendisleri Odası nda DESA direnişçileri, insanca yaşamak için sendikalı olmayı seçmişlerdi; Gülhan Akyüz: 19 aydan fazla bir zamandır çalışıyordum. Sabahleyin fabrikaya gidince yoğun bir çalışma içine giriyor, akşama kadar durmadan çalışıyor. Akşam olunca da zorla mesaiye kalıyorduk. Sürekli çalıştığımız için sosyal hayatımız yoktu. Bedenen ve zihnen daima bir yorgunluk içindeydik. Aklıma gelen tek çözüm sendika oldu, (ancak Düzce de sendikalaşmak çok kolay olmuyor) uzun uğraşlar sonrası Deri-İş le karşılaştık. Emel Yavuz: DESA da bir yıllık işçiydim. Durmadan köle gibi çalışıyorduk. En son denkleştirme yi uygulamaya geçirdiler. Denkleştirme; fazla mesai ücretinin izin günü olarak çevrilmesi anlamına geliyor. Yani ne kadar fazla mesai yaparsan o kadar izin alabilirsin, deniyor ancak bu izin günlerini istediğimiz zaman kullanamıyoruz. Patron ne zaman izin verirse o zaman kullanabiliyoruz. Bir çıkış yolu ararken, Ağaç-İş ile görüştük, onlar da bizim için Deri-İş ile iletişim kurdular. Dilek Türkoğlu: Fabrikadaki tek sorunumuz bunlar değildi. Patron, içme suyu için en başta sadece göstermelik birkaç damacana almış; damacanalar boşaldıkça, onları, tuvaletlerdeki sudan, hem de tuvaleti temizledikleri hortumla doldurtuyordu. Bir saatlik yemek molamız vardı ama inanın 40 dakikası yemek sırası beklemekle geçiyordu. Mola başladığında, artık o noktaya gelmiştik ki, insanlıktan çıkıyor birbirimizi ezerek, daha önde sıra kapmak için koşuyorduk. Yemeklerimizi yerken molamız bitiyordu. DDSB Program Kurultayı nı gerçekleştirdi Türkiye nin değişik bölgelerinden gelen DDSB liler ve dostlarının katılımıyla Program Kurultayı nı gerçekleştirdi. Açılış konuşmasından sonra saygı duruşu gerçekleşti ve Haziran Büyük İşçi Direnişi Ruhunu Kuşan şiarıyla hazırlanan sinevizyon izlendi. Daha sonra 13 Mayıs tan bu yana direnişte olan Gülistan Kobatan söz aldı ve sürecin ihtiyacının dayanışma olduğunu ifade etti. Kobatan ın ardından Deri-İş üyesi Emine Arslan birçok tehdit ve zorluğa rağmen direnmekten başka çare olmadığına inandığını belirtti. Ama patron, sendikayı da sevmiyordu, sendikalı işçileri de... Emel Yavuz: Sendikalı olduktan sonra üzerimizdeki baskılar arttı. Patron fabrikadan birkaç kişinin sendikalı olduğunu duymuştu. İşçileri 50 kişilik gruplar halinde odasına çağırıp sendikalar hakkında bilgi veriyordu. Sizi kandırmaya çalışıyorlar, tek amaçları sizin paranızı almak gibi olmadık şeyler söylüyordu. Ben de onun işçileri kandırmasına dayanamayıp durumun öyle olmadığını anlattım. Kalkıp üzerime yürüdü, beni ayrı bir odaya aldı. Bir sürü tehdit savurdu. Bir süre sonra İnsan Kaynakları Müdürü beni odasına çağırdı. Bana amacımın ne olduğunu sordu. Daha önce sendikalı olduğu için atılan 4 arkadaşımızın geri alınmasını istediğimi söyleyince, beni de attılar. Gülhan Akyüz: İşten atılan görevli bir arkadaşın yerine beni getirdiler. Sonra benim de sendikalı olduğumu öğrenince, odasına çağırdı. Akıllı olmamı ve sendikadan istifa etmemi söyledi. Ben, sendikanın bir hak olduğunu söyleyince dedi ki; Bak kızım, burada 700 tane işçi var; 701. kişi olarak ben bile sendikalı olsam, buraya sendikayı sokmayacağım! O gün akşam da çağırıp işten çıkarıldığımı söylediler. Kurultaya DDSB lilerin hazırladığı sunumlarla devam edildi. Birinci sunum 1980 Sonrasından Günümüze Emperyalist Politikalar, Kriz ve Ülkemize Etkileri konulu, ikincisi ise İşsizlik üzerine idi. Ardından ATV-Sabah direnişçisi Uğur Güç direniş süreçlerini özetledi. Sunumlardan bir diğeri de İşçi Sınıfının Örgütlenmesinde Yaşam Alanları (Emekçi Mahalleler) üzerine yapıldı. Son olarak bir süredir yapılan DDSB toplantılarının kazanımlarına değinildi, önemli olanın pratik olduğunun altı çizildi ve DDSB Programı nın son hali sunuldu. Serbest Kürsü bölümünden sonra DDSB Programı oybirliğiyle kabul edildi ve kurultay Birlik Mücadele Zafer sloganıyla sonlandırıldı. (Bir DDSB li) Direniş öğretmen oldu onlara, insanca yaşamak için direnmek gerektiğini öğrendiler; Emel Yavuz: İşten atıldıktan sonra fabrika önünde direnişe başladık. Sendika bizi hiç yalnız bırakmıyordu. Bizi yalnız bırakmayan sadece sendika değildi. Patronun çağrısıyla fabrika önüne jandarmalar geldi ve bize Burada durmak yasak, suç işliyorsunuz diyerek, oradan uzaklaştırmaya çalıştı. Defalarca gözaltına aldı. Direniş boyunca tıpkı bir aile gibi olduk. Sendikacılar anne-babamız gibiydi. Her sorunumuzla ilgileniyorlardı. En önemlisi de Türkiye de hiçbir zaman adaletin gerçekten yerini bulmadığını öğrendik. Dilek Türkoğlu: Tüm zenginler patronla birlik oldu. Devleti de, jandarması da, polisi de Biz fabrika önünde direnirken, hemen karşımızda tüm patronlar bir araya gelerek İşverenler Dayanışma Kokteyli düzenlediler. Gülhan Akyüz: Ailelerimiz, yakınlarımız sürekli engel olmaya çalıştı. Direneceksiniz de elinize ne geçecek, diyorlardı! Oysa bilmiyorlardı ki çok şey geçti elimize... Evet, epey şey öğretti, bu direniş bize! Hak aramayı, sabretmeyi, birbirimizi dinlemeyi, paylaşmayı öğretti. Ve devleti de öğrendik. Gözaltlarını, polisi, askeri ve nasıl kandırıldığımızı Aynı zamanda onlardan korkmamayı da öğrendik. (İstanbul) DESA direnişinde kazanım var! DESA direnişinde Yargıtay kararları kazanımla sonuçlanıyor. Yargıtay, DESA patronunun sendika karşıtı olduğuna ve bu nedenle de sendikalı işçileri işten çıkardığına karar verdi. Ancak Yargıtay, çıkardığı bu sonuca rağmen patrona, ikiyüzlü bir ceza vererek onun kurtarıcısı oldu. Ceza, patron için seçmeliydi. İsterse bu işçileri geri alacak isterse de tazminat ödeyecekti. Yani Yargıtay, Desa patronunu muhatap kabul edip kararı ona bıraktı. Patron da sendikalı işçilerin hepsini geri almak yerine göstermelik 3 işçiyi geri alarak 15 kişiye de tazminat ödemeye karar verdi! Deri-İş, İnançlı ve kararlı bir direniş sergiledik! Yargıtay kararı üzerine, direnişin Düzce de 415., Sefaköy de 349. günü olan 17 Haziran Çarşamba günü Düzce deki DESA fabrikası önünde bir araya gelen DESA direnişçileri ve Deri-İş Sendikası yöneticileri, bir basın açıklaması düzenlediler. Açıklamayı yapan Deri-İş Sendikası Genel Başkanı Musa Servi, sendikalı DESA işçilerinin hem Düzce de hem de Sefaköy de inançlı ve kararlı bir direniş sergilediklerini ve bu direnişin tüm engellemelere rağmen kamu vicdanında zafere ulaştığını söyledi. 17 Haziran itibariyle Düzce Desa Fabrikası önündeki fiili direnişlerini kaldırdıklarını açıklayan Servi, DE- SA ya karşı yürütülen uluslararası boykot kampanyasının, DESA da sendika tanınana kadar devam edeceğini belirtti. DESA patronundan geri adım! Açıklamanın ardından işçilerle sendika yöneticileri bir toplantı yaptı. Tam bu esnada daha önce 3-4 işçiyi daha geri alabileceğini söyleyen DESA patronunun, basın açıklamasının ardından geri adım atarak 8-10 işçiyi işe geri almaya karar verdiği haberi geldi. Bu haber işçiler arasında coşkuyla karşılandı. Sefaköy de davullu zurnalı final 17 Haziran daki Düzce deki direnişin finalinin ardından, 20 Haziran Cumartesi günü direnişinin 252. gününde Emine Arslan da direnişini sonlandırdı. Yargıtay daki davası zaferle sonuçlanan Arslan, yaptığı konuşmada direnişinin amacının salt tazminatına almak olmadığını, asıl başarmak istediğinin direnişlerin ardından fabrikalarından iyileştirmeye giden patronun bütün bu yenilikleri tekrar ortadan kaldırmasını engellemek ve bunun için de DESA ya sendikanın girmesini sağlamak olduğunu söyledi. Basın açıklamasının ardından, eyleme gelen Sinop Gençlik Kültür Merkezi nin davul zurnası eşliğinde Emine Arslan ve eyleme katılanlar coşkulu bir şekilde halaylar çektiler Haziran Direnişi, işçi sınıfının yolunu aydınlatıyor! İşçi sınıfına yönelik gerçekleşen çeşitli hak gasplarına karşı ülkemiz topraklarında bir çığır olan Haziran Büyük İşçi Direnişi, birçok alanda yapılan eylemlerle selamlandı. İstanbul * 14 Haziran Pazar günü Taksim Tramvay Durağı nda bir araya gelen DDSB üyeleri Haziran direnişinin ruhuyla direnişi yükselt yazılı pankart açtı. Burada yapılan açıklamada, Haziran Direnişi nin, kendi gücünün farkına varan işçi sınıfının, egemenlere indirdiği bir darbe olduğu söylendi. Açıklama sırasında sık sık Birlik Mücadele Zafer, Krizin faturasını ödemeyeceğiz vb. sloganlar atıldı. * 16 Haziran günü saat de Saraçhane de toplanan DİSK Genel-İş ve Nakliyat-İş üyesi işçiler Sendikal Hak ve Özgürlüklerimiz için yürüyoruz yazılı pankart açarak yürüyüşe geçti. Çalışma Bölge Müdürlüğü önüne yürüyen işçiler yol boyunca öfkeli sloganlarını haykırdı. * 16 Haziran günü Kadıköy Söğütlüçeşme de Haziran direnişinde şehit düşen Yaşar Yıldırım, Mustafa Bayram ve Mehmet Gıdak yapılan bir yürüyüş ile anıldı. Herkese Sağlık Güvenli Gelecek Platformu ve bileşenleri direnişte şehit düşen emekçilerin ölümsüzlüğe uğurlandığı Yoğurtçu Parkı na doğru yürüyüşe geçti. Burada direnişte şehit düşenler adına saygı duruşu gerçekleştirildi. Polisin ortalığı germe tavrı üzerine kısa süreli bir arbede yaşandı. Yaşanan arbedenin sona ermesi ile birlikte, basın metnini okuyan Belediye- İş 2 Nolu Şube Başkanı Hasan Gülüm, Haziran direnişinde şehit düşen emekçilerin değerlerine sahip çıkacaklarını vurguladı. Gülsuyu Partizan tarafından örgütlenen ve Nurettin Sözen Parkı nda gerçekleştirilen anmada, Haziran Büyük İşçi Direnişi nde şehit düşen işçiler anısına saygı duruşunun yanı sıra, Partizan olarak direniş sürecini ve dönemin siyasal koşullarını aktaran bir konuşma yapıldı. Sarıgazi 13 Haziran Cumartesi saat de Munzur Kültür Derneği nde bir anma etkinliği düzenlendi. Dernek adına bir arkadaş dayanışmanın önemini anlatan bir yazı okudu ve ardından saygı duruşu yapıldı. Ardından panele geçildi. Partizan dan bir arkadaş Haziran da yaşananları anlattı ve İbrahim Kaypakkaya nın tezlerini özetledi. DDSB li bir arkadaş da Haziran daki sürecin öncesi sonrası ve günümüzde uygulanan emperyalist politikaları anlatan konuşma yaptı. Etkinlikte ENTES işçisiyken işten atılan ve tek başına direnişte olan Gülistan Kobatan ın göndermiş olduğu dayanışma mesajı okundu. Müzik dinletisi ve sinevizyon gösterimi ile son buldu. (Sarıgazi Partizan) Bursa Haziran Direnişi nin yıldönümünde Partizan, BDSP, DHF, SODAP, ESP, SDP, BATİS, Sosyalist Parti Osmangazi Metro İstasyonu nda toplanarak Kapitalizmin krizine, sosyal yıkıma, faşist saldırılara karşı mücadele ruhuyla yaşasın Haziran direnişi yazılı pankartın arkasında Kent Meydanı na kadar yürüdü. Ankara Ankara ya gelen DİSK üyesi işçiler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı na yürüyerek direnişi selamladı. Yaklaşık bir saatlik yürüyüşten sonra saat de Bakanlık önüne ulaşan işçiler, burada oturma eylemine başladı. Otuma eylemi boyunca marş ve sloganlar susmadı. Yapılan açıklamaların ardından DİSK Genişletilmiş Başkanlar Kurulu, Adalet Bakanlığı ve ÇSGB ile görüşme yapmak için alandan ayrıldı. ANTAKYA 16 Haziran Salı günü Künefeciler Çarşısı önünde DDSB olarak Haziran direnişinin 39. yılı nedeniyle bir basın açıklaması düzenledik. DDSB olarak örgütlediğimiz açıklamada Haziran ın sendikal hareket tarihinde bir dönüm noktası olduğu belirtilerek, mücadelenin devam ettiği hatırlatıldı. Eyleme DGH, ESP ve HÖC de destek verdi. Antakya DDSB C M Y K

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uygulama Önerileri 59 Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uluslararas ç Denetim Meslekî Uygulama Standartlar ndan Standart 1110 un Yorumu lgili Standart 1110 Kurum çi Ba

Detaylı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i 3. Ödemeler Dengesi 2003 y l nda 8.037 milyon dolar olan cari ifllemler aç, 2004 y l nda % 91,7 artarak 15.410 milyon dolara yükselmifltir. Cari ifllemler aç ndaki bu

Detaylı

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ 120 kinci Bölüm - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi 1. ARAfiTIRMANIN AMACI ve YÖNTEM Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi, tüketici enflasyonu, iflsizlik

Detaylı

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: sgurkan@asg.com.tr H

Detaylı

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun

Detaylı

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir.

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir. TÜB TAK BAfiKANLIK, MERKEZ VE ENST TÜLERDE ÇALIfiIRKEN YÜKSEK L SANS VE DOKTORA Ö REN M YAPANLARA UYGULANACAK ESASLAR (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Esaslar n amac ; Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araflt

Detaylı

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir 2002 May s ay nda yap lan Birleflmifl Milletler Çocuk Özel Oturumu öncesinde tüm dünyada gerçeklefltirilen Çocuklar çin Evet Deyin kampanyas na Türkiye

Detaylı

YARGITAY 2. HUKUK DA RES

YARGITAY 2. HUKUK DA RES YARGITAY 2. HUKUK DA RES 2674 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 6 Y l 2007 YARGITAY 2. HUKUK DA RES E: 2005/20742 K: 2006/5715 T: 18.04.2006 M RASÇILIK SIFATI M RASIN NT KAL ZAMAN YÖNÜNDEN UYGULANACAK

Detaylı

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif Dr. Yeflim Toduk Akifl Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif flirket birleflmeleri ve sat nalmalar, türkiye deki küçük iflletmelerden, dev flirketlere kadar her birinin gündeminde olmaya devam

Detaylı

YARGITAY 19. HUKUK DA RES

YARGITAY 19. HUKUK DA RES YARGITAY 19. HUKUK DA RES 432 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 1 Y l 2008 YARGITAY 19. HUKUK DA RES E: 2007/2009 K: 2007/5577 T: 31.05.2007 HUKUK YARAR KOfiULU SIRA CETVEL SIRA CETVEL NE T RAZ TEDB

Detaylı

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina .. 95 Türkiye ile Kazakistan: Karfl l kl Kazan mlara Dayal Bir flbirli i Bektas Mukhamejanov * Çeviren: Dr. Almagül sina Kazakistan ba ms zl n kazand ndan itibaren, d fl politika stratejisinde çok yönlü

Detaylı

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI Haberler 4857 SAYILI fi KANUNU LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI 14 May s 2004 tarihinde Sendikam z Binas Mesut Erez Konferans Salonunda 4857 Say l fl Kanunu le lgili Yönetmeliklerin

Detaylı

NTERNET ÇA I D NAM KLER

NTERNET ÇA I D NAM KLER Mustafa Emre C VELEK NTERNET ÇA I D NAM KLER www.internetdinamikleri.com STANBUL-2009 Yay n No : 2148 letiflim Dizisi : 55 1. Bas m - stanbul - Haziran 2009 ISBN 978-605 - 377-066 - 4 Copyright Bu kitab

Detaylı

OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir.

OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir. OYUNCA IN ADI Akl nda Tut YAfi GRUBU 4-6 yafl OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir. GENEL KURALLAR Çocuklar n görsel belle inin

Detaylı

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi :

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi : 2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ Anayasa nın 49. Maddesi : A. Çalışma Hakkı ve Ödevi Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek,

Detaylı

ATAÇ Bilgilendirme Politikası

ATAÇ Bilgilendirme Politikası ATAÇ Bilgilendirme Politikası Amaç Bilgilendirme politikasının temel amacı, grubun genel stratejileri çerçevesinde, ATAÇ İnş. ve San. A.Ş. nin, hak ve yararlarını da gözeterek, ticari sır niteliğindeki

Detaylı

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER 1. Patates ve sütün miktar nas l ölçülür? 2. Pinpon topu ile golf topu hemen hemen ayn büyüklüktedir. Her iki topu tartt n zda bulaca n z sonucun ayn olmas n bekler misiniz?

Detaylı

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i I DR. NA L YILMAZ HEMfiEHR K ML Kastamonulular Örne i II Yay n No : 2039 Sosyoloji : 1 1. Bas - Ekim 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-936 - 1 Copyright Bu kitab n Türkiye deki yay n haklar BETA Bas m

Detaylı

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl 220 ÇEfi TL ADLARLA ÖDENEN C RO PR MLER N N VERG SEL BOYUTLARI Fatih GÜNDÜZ* I-G R fi G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl Primi,Has lat Primi, Y l Sonu skontosu)

Detaylı

YARGITAY 7. HUKUK DA RES

YARGITAY 7. HUKUK DA RES YARGITAY 7. HUKUK DA RES 2260 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 5 Y l 2007 YARGITAY 7. HUKUK DA RES E: 2006/1028 K: 2006/1293 T: 24.04.2006 T CARET HUKUKU T CAR DAVA KAVRAMI HAKSIZ EYLEMDEN DO AN DAVA

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi Baflkent Üniversitesi T p Fakültesi Adana Eriflkin Kemik li i Nakil ve Hücresel Tedavi Merkezi, Türkiye

Detaylı

F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme

F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme S GORTA KOM SYON G DER BELGES mali ÇÖZÜM 171 Memifl KÜRK* I-G R fi: F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme göstermifltir. Geliflmifl ekonomilerde lokomotif rol üstlenen

Detaylı

STRATEJ K V ZYON BELGES

STRATEJ K V ZYON BELGES STRATEJ K V ZYON BELGES BEYAZ K TAP S UNUfi Sivil toplum; demokrasi, insan haklar ve hukuk devleti kavramlar n n yerleflmesiyle ilgili taleplerden ekonomiyle ilgili endiflelere kadar sosyal yaflama dair

Detaylı

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*)

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Yönetmelik, Türkiye Bilimsel

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, Şam da Emevi Caminde namaz kılmayı hayal eden Başbakan, hava sahamızı koruyabilmek için NATO dan Patriot füzeleri istemekte, gençlerimize adam gibi ölmekten bahsetmektedir.

Detaylı

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Ekim 14, 2011-2:43:35 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, ''Bedensel, işitme ve görme özürlüler kendi içinde sınava tabi tutulacak. 2012 yılının ilk çeyreğinde

Detaylı

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan.

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan. EVOK Güvenlik, ülkemizde büyük ihtiyaç duyulan güvenlik hizmetlerine kalite getirmek amac yla Mustafa Alikoç yönetiminde profesyonel bir ekip taraf ndan kurulmufltur. Güvenlik sektöründeki 10 y ll k bilgi,

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan 11 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler 4/C'lilerin eylemi TÜRK Büro-Sen öncülüğünde, 4/C'lilerin haklarının iadesi amacıyla ülke çapında eylemler düzenlenmeye başlatıldı.

Detaylı

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL D ü n y a Ü n i v e r s i t e l e r S e r v i s i Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL BAfiLANGIÇ nsan Haklar Evrensel Beyannamesinin 40. y ldönümünde 6-10 Eylül tarihleri

Detaylı

YEM Ödülleri 2008 YEM M MARIN LK YAPISI ÖDÜLÜ ALTIN ÇEKÜL YAPI ÜRÜN ÖDÜLÜ YEM MEDYA ONUR ÖDÜLÜ YEM M MAR TASARIM ÖDÜLLER www.yemodul.com YEM Ödülleri 2008 YEM M MARIN LK YAPISI ÖDÜLÜ ALTIN ÇEKÜL YAPI ÜRÜN

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz.

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz. - Günlük siyaset acının üstünü nasıl örter? - Gazze yi ve Filistin i içselleştirmek yerine farz olarak görenlerin destansı trajik hali - BM Genel Sekreteri, AKP Kadın Kolları ve Hrant Dink Ortak paydası

Detaylı

Eczacılık Günü Etkinlikleri

Eczacılık Günü Etkinlikleri TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ II. BÖLGE www.aeo.org.tr Ankara Eczacı Odası 14 Mayıs Eczacılık Günü Etkinlikleri TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ II. BÖLGE www.aeo.org.tr Ankara Eczacı Odası 14 Mayıs Eczacılık Günü Etkinlikleri

Detaylı

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu 30 > 35 nsan Kaynaklar > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu > nsan Kaynaklar Personele Göre fl De il, fle Göre Personel. stanbul Büyükflehir Belediyesi, Personele Göre

Detaylı

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Cumhuriyeti ve onun gereklerini yüksek sesle anlat n z. Bunu yüreklere yerlefltirmek için elveriflli

Detaylı

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU?

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? Rıza KARAMAN Kamu İhale Mevzuatı Uzmanı 1. GİRİŞ İdareler, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarına çıkarken

Detaylı

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z Nisan 2010 ISBN 978-9944-60-631-8 1. Bask, 1000 Adet Nisan 2010 stanbul stanbul Sanayi Odas Yay nlar No: 2010/5 Araflt rma fiubesi Meflrutiyet

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları I Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları II Yay n No : 2056 Hukuk Dizisi : 289 1. Bas Kas m 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-953 - 8

Detaylı

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE Sayı :2010/800/ 25.11.2010 Konu : Yönetici ve Öğretmenlerin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararla ilgili görüşlerimiz hk. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE İlgi: 9.11.2010 gün ve

Detaylı

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN SOSYAL ŞİDDET Süheyla Nur ERÇİN Özet: Şiddet kavramı, çeşitli düşüncelerden etkilenerek her geçen gün şekillenip gelişiyor. Eskiden şiddet, sadece fiziksel olarak algılanırken günümüzde sözlü şiddet, psikolojik

Detaylı

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor?

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Doç.Dr. Nilgün GÖRER TAMER (Şehir Plancısı) Her fakülte içerdiği bölümlerin bilim alanına bağlı olarak farklılaşan öznel

Detaylı

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Atatürk ün Dünyas Cengiz Önal 64 Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Han mlar, Beyler! stanbul dan geliyorsunuz. Hofl geldiniz. stanbul un fl k ocaklar n temsil eden yüce heyetiniz karfl s

Detaylı

Araştırma Notu 11/113

Araştırma Notu 11/113 Araştırma Notu 11/113 29 Nisan 2011 MİLLETVEKİLİ DAĞILIM SENARYOLARI VE YENİ ANAYASA Seyfettin Gürsel 1 Yönetici Özeti 12 Haziran milletvekili seçimlerinden çıkacak yeni TBMM nin bileşimi sadece iktidarı

Detaylı

20 EKİM 2009 SALI IMF DÜNYA BANKASI TOPLANTILARI SAYI 2

20 EKİM 2009 SALI IMF DÜNYA BANKASI TOPLANTILARI SAYI 2 20 EKİM 2009 SALI IMF DÜNYA BANKASI TOPLANTILARI SAYI 2 Devlet Bakan ve Baflbakan Yard mc s Sn. Ali Babacan, IMF ye güvenmedik demedim IMF ye güvenmedi imiz için anlaflma imzalamad k fleklinde baz bas

Detaylı

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI 18 Mart 2016 İstanbul, Hilton Hotel Harbiye Sayın Büyükelçiler, Değerli Konuklar, 2009 yılında

Detaylı

Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV. Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun. Kapak Can Eren

Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV. Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun. Kapak Can Eren Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV ISBN No: 978-99-44-234-22-1 Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun Kapak Can Eren Tasar m / Uygulama Referans Ajans Tel: +90.212 347 32 47

Detaylı

e-bülten STANBUL B LG ÜN VERS TES LET fi M FAKÜLTES REKLAMCILIK BÖLÜMÜ ADWORKERS YEN AJANS VE MÜfiTER LER YLE DD ALI!

e-bülten STANBUL B LG ÜN VERS TES LET fi M FAKÜLTES REKLAMCILIK BÖLÜMÜ ADWORKERS YEN AJANS VE MÜfiTER LER YLE DD ALI! 2007 3 ADWORKERS YEN AJANS VE MÜfiTER LER YLE DD ALI! stanbul Bilgi Üniversitesi Reklamc l k Bölümü 4. s n f ö rencilerinden oluflan AdWorkers reklam ajans, Türkiye nin önde gelen reklam ajanslar yla birlikte

Detaylı

2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme

2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme 2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme Proje bütçesi haz rlarken dikkat edilmesi gereken üç aflama vard r. Bu aflamalar flunlard r: Kaynak belirleme ve bütçe tasla n n haz rlanmas Piyasa araflt

Detaylı

HAKSIZ REKABET KURULU ÇALIŞMA RAPORU ANTALYA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI ANTALYA HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU FAALİYET RAPORU

HAKSIZ REKABET KURULU ÇALIŞMA RAPORU ANTALYA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI ANTALYA HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU FAALİYET RAPORU ANTALYA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI ANTALYA HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU FAALİYET RAPORU DÖNEMİ : 2014 İÇİNDEKİLER SUNUŞ 3 BAŞKANIN SUNUŞU 4 HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU NUN SUNUŞU

Detaylı

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası

Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası 2007 NİSAN EKONOMİ Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası Türkiye ekonomisi dünyadaki konjonktürel büyüme eğilimine paralel gelişme evresini 20 çeyrektir aralıksız devam ettiriyor. Ekonominin 2006 da yüzde

Detaylı

14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER

14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER 14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER 23 dönem Çalışma Programında; Oda etkinliklerinin TMMOB örgütlülüğü ile ilişkilendirilerek ortak alanlar

Detaylı

DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012. Hazırlayanlar. Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi

DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012. Hazırlayanlar. Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012 Hazırlayanlar Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi Laura D. Tyson, Kaliforniya Berkeley Üniversitesi Saadia Zahidi, Dünya Ekonomik Forumu Raporun

Detaylı

Karar No : 2174 Karar Tarihi : 01/11//2015

Karar No : 2174 Karar Tarihi : 01/11//2015 Karar No : 2174 Karar Tarihi : 01/11//2015 Radyo ve Televizyon Üst Kurulunun 27/10/2015 günlü, 17399 sayılı yazısında; A HABER logosuyla yayın yapan "TURKUVAZ MEDYA YAYIN HİZMETLERİ A.Ş." adlı kuruluşa

Detaylı

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d Matematik ve Sonsuz G erek konuflma vermeye gitti im okullarda, gerek bana gelen okur mektuplar nda, ö renci ve ö retmenlerin matematikteki sonsuzluk kavram n pek iyi bilmediklerini gözlemledim. Örne in,

Detaylı

KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER

KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER Merdan ÇALIfiKAN* I. G R fi 1163 say l Kooperatifler Kanunu na göre kooperatiflerin zaruri 3 organ bulunmaktad r. Bunlardan en yetkili

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 i Bu sayıda; 2013 Cari Açık Verileri; 2013 Aralık Sanayi Üretimi; 2014 Ocak İşsizlik Ödemesi; S&P Görünüm Değişikliği kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

ISI At f Dizinlerine Derginizi Kazand rman z çin Öneriler

ISI At f Dizinlerine Derginizi Kazand rman z çin Öneriler ISI At f Dizinlerine Derginizi Kazand rman z çin Öneriler Metin TUNÇ Seçici Olun ISI' n editoryal çal flanlar her y l yaklafl k olarak 2,000 dergiyi de erlendirmeye tabi tutmaktad r. Fakat de erlendirilen

Detaylı

I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler

I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler 1. AB Hukuku ve Tercüman ve Çevirmenler için Metotlar Eğitimi (Ankara, 8-9 Haziran 2010) EIPA tarafından çeşitli kamu

Detaylı

KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z.

KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z. KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z. Bizler ortak hareket etme hedefi ile bir araya gelen sa k çal anlar n temsilcileri olarak sa k alan nda gerçekle tirilen her türlü

Detaylı

Araştırma Notu 15/177

Araştırma Notu 15/177 Araştırma Notu 15/177 02 Mart 2015 YOKSUL İLE ZENGİN ARASINDAKİ ENFLASYON FARKI REKOR SEVİYEDE Seyfettin Gürsel *, Ayşenur Acar ** Yönetici özeti Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan enflasyon

Detaylı

İŞ CİNAYETLERİNE KARŞI MÜCADELE GÜNÜ

İŞ CİNAYETLERİNE KARŞI MÜCADELE GÜNÜ İŞ CİNAYETLERİNE KARŞI MÜCADELE GÜNÜ İş Cinayetlerine Karşı Mücadele Günü nde Bodrum da bir basın açıklaması yapıldı. İMO Bodrum Temsilciliği nde yapılan basın açıklaması Bodrum İKK Genel Sekreteri Şahabettin

Detaylı

ORHAN YILMAZ (*) B- 3095 SAYILI YASADA YAPILAN DE fi KL KLER:

ORHAN YILMAZ (*) B- 3095 SAYILI YASADA YAPILAN DE fi KL KLER: YASAL TEMERRÜT FA Z ORHAN YILMAZ (*) A- G R fi: Bilindi i üzere, gerek yasal kapital faizi ve gerekse yasal temerrüt faizi yönünden uygulanmas gereken hükümler, 19.12.1984 gün ve 18610 say l Resmi Gazete

Detaylı

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r.

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) 1/11/85 YAT Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. 1. TEHL KELER Bu sigorta, her zaman burada gönderme yap lan istisnalara ba l olarak,

Detaylı

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür.

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür. Mahkememizin yukarıda esas sayısı yazılı dava dosyasının yapılan yargılaması sırasında 06.05.2014 günlü oturum ara kararı uyarınca Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı ndan sanık... kullandığı... nolu,

Detaylı

KURUL GÖRÜ Ü. TFRS 2 Hisse Bazl Ödemeler. Görü ü Talep Eden Kurum : Güreli Yeminli Mali Mü avirlik ve Ba ms z Denetim Hizmetleri A..

KURUL GÖRÜ Ü. TFRS 2 Hisse Bazl Ödemeler. Görü ü Talep Eden Kurum : Güreli Yeminli Mali Mü avirlik ve Ba ms z Denetim Hizmetleri A.. KURUL GÖRÜ Ü TFRS 2 Hisse Bazl Ödemeler Görü ü Talep Eden Kurum : Güreli Yeminli Mali Mü avirlik ve Ba ms z Denetim Hizmetleri A.. Kurul Toplant Tarihi : 18/10/2011 li kili Standart(lar) : TFRS 2, TFRS

Detaylı

Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir

Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası (KMTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Karaküçük: Devleti Yönetecek Güç

Detaylı

AR-GE YETENE DE ERLEND R LMES ESASLARI (*)

AR-GE YETENE DE ERLEND R LMES ESASLARI (*) AR-GE YETENE DE ERLEND R LMES ESASLARI (*) Amaç Madde 1. Bu Esaslar, kurulufllar n teknolojik AR-GE yapma yetene inin TÜB TAK taraf ndan de erlendirilmesine iliflkin usul ve esaslar belirlemektedir. Kapsam

Detaylı

9. Uluslararas Ceza Hukuku Kongresi (Lahey, 23-30 A ustos 1964)

9. Uluslararas Ceza Hukuku Kongresi (Lahey, 23-30 A ustos 1964) 9. Uluslararas Ceza Hukuku Kongresi (Lahey, 23-30 A ustos 1964) Çeviren Av. Aysun Dalk l ç * Konular: 1. Tekerrür ve birden fazla suç ifllenmesi d fl ndaki a rlat c nedenler 2. Aileye ve cinsel dokunulmazl

Detaylı

YÖNTEM 1.1. ÖRNEKLEM. 1.1.1. Örneklem plan. 1.1.2. l seçim ölçütleri

YÖNTEM 1.1. ÖRNEKLEM. 1.1.1. Örneklem plan. 1.1.2. l seçim ölçütleri BÖLÜM 1 YÖNTEM Bu çal flma 11, 13 ve 15 yafllar ndaki gençlerin sa l k durumlar ve sa l k davran fllar n saptamay hedefleyen, kesitsel tan mlay c ve çok uluslu Health Behavior in School Aged Children,

Detaylı

Deste inizle Daha Güçlüyüz! Alt n Sponsorluk Paketi. GBD ile ilgili Bilgi:

Deste inizle Daha Güçlüyüz! Alt n Sponsorluk Paketi. GBD ile ilgili Bilgi: Sponsorluk Dosyas Deste inizle Daha Güçlüyüz! lkini 2012 y l nda gerçeklefltirdi imiz ve 1300 den fazla kat l mc ya ev sahipli i yapt m z Uluslararas Gemi Brokerleri Yeme i nin ikincisini Bosphorus 2014

Detaylı

BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U

BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U Cengiz SAZAK* 1.G R fi Bilindi i üzere Katma De er Vergisi harcamalar üzerinden al n r ve nihai yüklenicisi, (di er bir

Detaylı

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm.

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Yazar Dede ve Torunlar Muzaffer zgü Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Buraya yak n market var m dil, markete gidece iz de?.. diye sordu. Annem kap ya geldi. Selma Han

Detaylı

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Gümrük Ve Ticaret Bakanı Sn. Nurettin CANİKLİ nin Kredi Kefalet Kooperatifleri Ortaklarının Borçlarının Yapılandırılması Basın Toplantısı 24 Eylül 2014 Saat:11.00 - ANKARA Kredi Kefalet Kooperatiflerinin

Detaylı

33. BÖLÜM İLK VE SON SORUŞTURMA İNŞAAT SAHİBİNE PARA CEZASI İNŞAATA YIKIM KARARI VE BU KARARIN İPTALİ SUÇLAMA; KARARA İTİRAZ ETMEMEK!

33. BÖLÜM İLK VE SON SORUŞTURMA İNŞAAT SAHİBİNE PARA CEZASI İNŞAATA YIKIM KARARI VE BU KARARIN İPTALİ SUÇLAMA; KARARA İTİRAZ ETMEMEK! 33. BÖLÜM İLK VE SON SORUŞTURMA İNŞAAT SAHİBİNE PARA CEZASI İNŞAATA YIKIM KARARI VE BU KARARIN İPTALİ SUÇLAMA; KARARA İTİRAZ ETMEMEK! ANLAMSIZ BİR TAVIR YARGILANMA GEREĞİ YOK; DOSYA KAPANIYOR 394 395 33.

Detaylı

KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK VE ÖNEMİ ÇEVRE VE İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ İLE İLİŞKİSİ. Gürbüz YILMAZ Makina Mühendisi A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı

KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK VE ÖNEMİ ÇEVRE VE İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ İLE İLİŞKİSİ. Gürbüz YILMAZ Makina Mühendisi A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı KURUMSAL SOSYAL SORUMLULUK VE ÖNEMİ ÇEVRE VE İŞ SAĞLIĞI GÜVENLİĞİ İLE İLİŞKİSİ Gürbüz YILMAZ Makina Mühendisi A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) Çevre İş Sağlığı Güvenliği ŞİRKETLER

Detaylı

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi

Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Otomasyon Sistemleri E itiminde Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Murat Ayaz Kocaeli Üniversitesi Teknik E itim Fakültesi, Elektrik E itimi Koray Erhan Kocaeli Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi,

Detaylı

Baflkanl n, Merkez : Türkiye Bilimsel ve Teknik Araflt rma Kurumu Baflkanl na ba l Marmara Araflt rma Merkezi ni (MAM),

Baflkanl n, Merkez : Türkiye Bilimsel ve Teknik Araflt rma Kurumu Baflkanl na ba l Marmara Araflt rma Merkezi ni (MAM), TÜRK YE B L MSEL VE TEKN K ARAfiTIRMA KURUMU YAYIN YÖNETMEL (*) B R NC BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tan mlar Amaç ve Kapsam Madde 1. Bu Yönetmelik ile; Baflkanl k, Merkez ve Enstitülere ait tüm yay nlar

Detaylı

DEPREM ANI 1... 2... 3...

DEPREM ANI 1... 2... 3... DEPREM ANI 1. Afla da plan verilen evin deprem s ras nda tehlikeli ve güvenli yerleriyle ç k fllar n gösteriniz. Güvenli yerleri mavi yuvarlak ile, tehlikeli yerleri k rm z çarp ile ç k fl yollar n da

Detaylı

BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu

BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu 3.Klinik Farmakoloji Sempozyumu-TRABZON 24.10.2007 Klinik ilaç araştırmalarına

Detaylı

YARGITAY 15. HUKUK DA RES

YARGITAY 15. HUKUK DA RES YARGITAY 15. HUKUK DA RES YARGITAY 15. HUKUK DA RES E: 2005/6631 K: 2007/710 T: 08.02.2007 MARA AYKIRI NfiAAT ECR M S L UYGULAMASI Ö z e t : mara ayk r olarak yap lan ve y k lmas gereken tafl nmaz n ekonomik

Detaylı

29 Ekim coflkusu. 25-29 Ekim 2008. Maritim Pine Beach Resort Antalya - Belek

29 Ekim coflkusu. 25-29 Ekim 2008. Maritim Pine Beach Resort Antalya - Belek 25-29 Ekim 2008 Maritim Pine Beach Resort Antalya - Belek PDF 28 Ekim 2008 Sal Kongrenin perde arkas Çukurova Patoloji Derne i'nin Patoloji Dernekleri Federasyonu ile ortaklafla düzenledi i kongrenin perde

Detaylı

YARGITAY 14. HUKUK DA RES KARARLARI

YARGITAY 14. HUKUK DA RES KARARLARI YARGITAY 14. HUKUK DA RES E: 2004/5475 K: 2004/9296 T: 30.12.2004 SATIfi VAAD SÖZLEfiMES N N GERÇEKLEfiME OLANA I MAR PLANLARI (3194 SK. m. 18/son) YARGITAY 14. HUKUK DA RES KARARLARI Özet: Bir tafl nmazda

Detaylı

3 9 12 13 14 29 2 5 Tablo-2: Kat l m Öncesi Mali Yard m Kapsam nda Uygulanan Hibe Programlar (devam ) Tablo-2: Kat l m Öncesi Mali Yard m Kapsam nda Uygulanan Hibe Programlar (devam ) Tablo-4:

Detaylı

BAfiVURU FORMU. Lütfen Kat lmak stedi iniz Kategoriyi flaretleyiniz:

BAfiVURU FORMU. Lütfen Kat lmak stedi iniz Kategoriyi flaretleyiniz: AMPD ÖDÜLLER 2008 BAfiVURU FORMU AMPD 2008 Ödülleri Program nda yer almak için lütfen afla daki k sa formu doldurup AMPD Merkezi ne ulaflt r n z. Size daha detayl doküman ve kat l m formu gönderilecektir.

Detaylı

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Prof. Haberal dan Yeni Bir Uluslararas At l m: TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Dünyan n dört bir yan ndan yüzlerce biliminsan Prof. Dr. Mehmet Haberal taraf ndan kurulan Türk Dünyas Transplantasyon

Detaylı

ÇANKAYA BELEDİYESİ EVDE BAKIM HİZMETLERİ YÖNERGESİ

ÇANKAYA BELEDİYESİ EVDE BAKIM HİZMETLERİ YÖNERGESİ ÇANKAYA BELEDİYESİ EVDE BAKIM HİZMETLERİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve Kapsam MADDE 1 (1) Bu yönergenin amacı; Çankaya Belediye sınırları içinde yaşayan, yaş sınırı

Detaylı

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES Ahmet AKIN / TÜRMOB Yönetim Kurulu Üyesi 387 388 Genel Oturum III - Meslek Mensuplar Aç s ndan Türkiye Denetim Standartlar n

Detaylı

TMS 19 ÇALIfiANLARA SA LANAN FAYDALAR. Yrd. Doç. Dr. Volkan DEM R Galatasaray Üniversitesi Muhasebe-Finansman Anabilim Dal Ö retim Üyesi

TMS 19 ÇALIfiANLARA SA LANAN FAYDALAR. Yrd. Doç. Dr. Volkan DEM R Galatasaray Üniversitesi Muhasebe-Finansman Anabilim Dal Ö retim Üyesi 1 2. B Ö L Ü M TMS 19 ÇALIfiANLARA SA LANAN FAYDALAR Yrd. Doç. Dr. Volkan DEM R Galatasaray Üniversitesi Muhasebe-Finansman Anabilim Dal Ö retim Üyesi 199 12. Bölüm, TMS-19 Çal flanlara Sa lanan Faydalar

Detaylı

SOSYAL GÜVENL K REFORMUNDA ASKERL K BORÇLANMASI

SOSYAL GÜVENL K REFORMUNDA ASKERL K BORÇLANMASI SOSYAL GÜVENL K REFORMUNDA ASKERL K BORÇLANMASI Resul KURT* I. G R fi 5510 say l Sosyal Sigortalar ve Genel Sa l k Sigortas Kanunu 16.06.2006 tarih ve 26200 say l Resmi Gazetede yay nlanm flt r. 5510 say

Detaylı

YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ

YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ Savaş AYBERK, Bilge ALYÜZ*, Şenay ÇETİN Kocaeli Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü, Kocaeli *İletişim kurulacak yazar bilge.alyuz@kou.edu.tr, Tel: 262

Detaylı

Kendimiz Yapal m. Yavuz Erol* 16 Sütunlu Kayan Yaz

Kendimiz Yapal m. Yavuz Erol* 16 Sütunlu Kayan Yaz Kendimiz Yapal m Yavuz Erol* 16 Sütunlu Kayan Yaz Bu yaz da 8 sat r, 16 sütundan oluflan LED li kayan yaz projesi anlat l yor. Projenin en önemli özelli i gerek donan m gerekse yaz l m olarak basit olmas.

Detaylı

KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL DERGİLER YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL DERGİLER YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Senato: 2 Mart 2016 2016/06-6 KAHRAMANMARAŞ SÜTÇÜ İMAM ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL DERGİLER YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve Kapsam MADDE 1- Bu Yönergenin amacı, Kahramanmaraş

Detaylı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı Ocak 15, 2013-3:55:02 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın himayesinde kurulan ''İşte Eşitlik Platformu'' tanıtıldı. Toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlikle mücadele

Detaylı

CO RAFYA. TÜRK YE DE YERfiEK LLER VE ETK LER

CO RAFYA. TÜRK YE DE YERfiEK LLER VE ETK LER CO RAFYA TÜRK YE DE YERfiEK LLER VE ETK LER ÖRNEK 1 : 1990 nüfus say m na göre nüfus yo unluklar Türkiye ortalamas n n alt nda olan afla daki illerin hangisinde, nüfus yo unlu unun azl yüzey flekillerinin

Detaylı

ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM

ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM D YABETLE YAfiAMAK Bu kitapç n içeri i Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derne i nin web sitesinden faydalan larak haz rlanm flt r. www.cocukendokrindiyabet.org Diyabet,

Detaylı

TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI İZMİR ŞUBESİ 31. OLAĞAN GENEL KURULU

TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI İZMİR ŞUBESİ 31. OLAĞAN GENEL KURULU TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI İZMİR ŞUBESİ 31. OLAĞAN GENEL KURULU EMO İZMİR ŞUBESİ 30. DÖNEM İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ KOMİSYON RAPORU 6 Şubat 2016 Türkiye her 100 bin çalışan başına düşen ölümlü

Detaylı

Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007

Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007 Enerji ve Kalkınma Gürcan Banger Enerji Forumu 10 Mart 2007 Kırılma Noktası Dünyanın gerçeklerini kırılma noktalarında daha iyi kavrıyoruz. Peşpeşe gelen, birbirine benzer damlaların bir tanesi bardağın

Detaylı