OMURGASIZLAR BİYOLOJİSİ

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "OMURGASIZLAR BİYOLOJİSİ"

Transkript

1 OMURGASIZLAR BİYOLOJİSİ Canlõlarla ilgili problemler ele alõndõğõnda organizmalarõ sõnõflandõrmak ve onlarõ gruplara ayõrmak zorunluluğu ortaya çõkmaktadõr. Yeryüzünde milyonlarca canlõ varlõk vardõr ve bunun yanõ sõra geniş ölçüde bir çeşitlilik de görülür. Sõnõflandõrmanõn Tarihçesi İnsanlar yaradõlõşlarõndan itibaren çevrelerinde bulunan bitki ve hayvanlarõ öğrenmeye çalõştõlar. İlk insanlar, bitki ve hayvanlarõ kendileriyle olan ilişkisine göre tanõdõklarõndan, o zamanlarda yapõlmõş olan sõnõflandõrmalar fazla derin olmayan günlük tecrübe ve gözlemlere dayanõyordu. Daha sonra bilgiler arttõkça onlarõn bir esasa göre sõnõflandõrõlmasõ ihtiyacõ ortaya çõkmõştõr. Milattan önce 4. asõrda filosozofiyi ilk teklif eden Aristo ilk bilimsel sõnõflandõrmayõ yapmõştõr. Aristo ve öğrencisi Theophrastus bitkileri ot, ağaçcõk, ve ağaçlar; hayvanlarõ da havada, suda ve karada yaşayan kuşlar, balõklar, balinalar ve böcekler olmak üzere 4 gruba ayõrõyorlardõ. Böcekleri de õsõrõcõ, emici, kanatlõ ve kanatsõz olarak gruplamõşlardõr. Canlõlarõ sõnõflandõrmada çeşitli gelişme ve kademelerden sonra John Ray ( ) belli bir tür kavramõ geliştirmiştir. Ona göre tür, ortak atalarõ olan, benzer bireylerin bir grubudur. Ray çok az farklõlõklarõ olan çeşitli organizmalarõn aynõ türe sokulabileceğine inanõyordu. Böylece canlõlarla ilgili gözlemler türlerle ilgili bir hipotezle birleştiriliyordu. Ray ve onu destekleyenler tabiattaki türlerin sayõsõnõn değişmez olduğuna inanõyorlardõ. Tür anlamõ Ray'den sonra değişmiştir. Linnaeus dan sonra Lamarck hayvanlarõ 8 klasise ayõrmõş, hayvanlar için omurgalõ ve omurgasõz tabirini kullanmõş daha sonra Cuvier ( ) mukayeseli anatomiden faydalanarak hayvanlarõ Vertebrata, Mollusca, Arthropoda, Radiata olmak üzere 4 ana gruba ayõrmõştõr.

2 2 Sistematik bir esasa göre, yapõ benzerliği esas alõnarak bitki ve hayvanlarõn sõnõflandõrõlmasõ ilk defa İsveçli biyolog Carl Von Linnaeus tarafõndan yapõlmõştõr ( ). Sistematiğin babasõ olarak tanõmlanan Linnaeus, Systema Naturae (1758) adlõ yapõtõnda hayvanlar alemini sõnõf, takõm, cins ve türlere göre gruplara ayõrmõştõr. Linnaeus un diğer bir önemi binominal nomenclature denen metodu kurmasõdõr. Bu metoda iki adla adlandõrma denir. Yani her çeşit canlõ iki isimle anõlõr. Bunlardan birincisi yani o hayvanõn ait olduğu cins (genus-çoğulu genera)'õn adõ büyük harfle, tür adõ ise küçük harfle yazõlõr. Her ikisi de latincedir. Dünyanõn her yerinde bu şekilde kullanõldõğõndan anlaşma zorluğu ve karõşõklõk olmaz. Linnaeus de tür sayõsõnõn değişmez olduğuna inanmõştõ. Bugün tür ortak atadan gelen, birbiriyle çiftleşebilen, doğurgan yavrular meydana getiren, kendi aralarõnda nesil veren dolayõsõ ile gen alõşverişinin devam ettiği tabii topluluklara (Yani doğal populasyonlar) ait gruplar olup çok benzer diğer gruplardan üreme bakõmõndan izole bireyler topluluğu olarak tanõmlõyoruz. Belirli bir ekolojik nişe sahip olan bu populasyonlar, yapõ ve işlevleri ile birbirine benzeyen fiziksel ve kimyasal koşullara benzer tepki gösterirler. Sõnõflandõrmada Kategoriler Sistematikte en küçük grup tür olduğuna göre yapõ taşõ da türdür. Türler birleşerek genuslarõ onlar da sõrasõyla daha büyük gruplarõ oluştururlar. Örneğin 1. Tür - Species - Homo sapiens 2. Cins - Genus - Homo 3. Aile - Family - Hominidae 4. Takõm - Ordo - Primates Super- Class - Enteria

3 3 5. Sõnõf - Class - Mammalia 6. Phylum - Þube - Chordata 7. Regnum - Alem - Animale Bir canlõ türünün tam olarak sõnõflandõrõlabilmesi için en az 6 gruptan söz edilmesi gerekir. Bazõ durumlarda ara gruplardan da faydalanõlõr. Böyle ara gruplar için Alt= sub, Üst = super terimleri kullanõlõr. Örneğin Sub species = Salmo trutta abanticus = Abant gölünde yaşayan bir tür alabalõk. Ayrõca tür adõnõ ilk kez kullanan araştõrõcõnõn adõ da 2. isimden sonra ilave edilir. Leptinotarsa decemlineata (Say, 1879) Hayvanlar Alemini Sõnõflandõrmada Esas Alõnan Başlõca Özellikler Hayvanlar alemini sõnõflandõrmada esas, hayvan populasyonlarõ arasõnda var olan akrabalõk ilişkileridir. Linnaeus'den sonra sistematik üzerine olan çalõşmalar ilerlemiş evrim teorisinin kabul edilmesiyle de, yani Darwin le, zoologlar evrimsel orijini birbirine çok yakõn olan organizmalarõ bir gruba koymak suretiyle daha çok, doğal ilişkilere dayanan bir tasnif sistemi kurmaya çalõşmõşlardõr. Yapõsal benzerliklerin çoğu evrimsel akrabalõğa bağlõ olduğundan organizmalarõn modern tasnifi birçok bakõmdan Linnaeus'nin ortaya koyduğu mantõki yapõ benzerliğine uymaktadõr. Özet olarak modern sistematik yapõlõrken hayvanlarõn yanlõz dõş görünüşlerinden değil, karşõlaştõrmalõ anatomilerinden ve embriyonal gelişmelerinden faydalanõlarak evrimsel gidişlerine uygun akrabalõk derecelerine göre sõnõflandõrma yapõlõr. Bu sõnõflandõrmada hareket noktasõ olan temel kavramlar şunlardõr : Homoloji : Birbiriyle hiç ilgisiz gibi görünen bazõ yapõlar incelenecek olursa birçok temel köken benzerlikleri ortaya koyulabilir. Örneğin; fokun

4 4 yüzme ayağõ, yarasanõn kanadõ, insanõn kolu. Bunlardan ilki yüzmeye, ikincisi uçmaya, üçüncüsü yakalamaya yarar. Ancak bunlarõn iç yapõsõ, kemik ve kaslarõ incelenirse her üçünün de kökten birbirine benzediği görülür. Yüzme ayağõ, kanat ve kol aynõ orijinlidir, fakat zamanla her biri temel örneğe kõyasla belirli bir görevi yerine getirmek için değişmiştir. Orijinleri aynõ olup yani aynõ kökenden gelen ancak değişik işler görebilecek şekilde farklõlaşarak evrimleşmiş yapõlara homolog yapõlar denir. Sõnõflandõrmada özellikle homolog yapõlar göz önünde tutulur. Bunun dõşõnda daha farklõ benzerlikler de vardõr. Örneğin hayvanlarda kanat; sinek ve yarasa kanadõnõn her ikisi de uçmaya yarar. Ancak bu benzerlik yüzeyseldir. Benzerliklerin yüzeysel olduğu ve hemen hemen aynõ işi gören yapõlara analog yapõ denir. Fakat bunlarõn embriyonal dönemlerdeki durumlarõ birbiriyle kõyaslanõrsa tamamen farklõ kökenden olduklarõ görülür. Orijinleri tamamen ayrõ olan bu yapõlarõ, evrimsel gidişleri, benzer işi gördüklerinden, birbirine benzeyen duruma getirmiştir. Yüzeysel olan bu benzerliklerin doğal sõnõflandõrmada hiçbir önemi yoktur. Fizyoloji ve biyokimyadan da yararlanõlarak canlõlar arasõndaki akrabalõk tesbit edilir. Son zamanlarda, biyologlar protein yapõlarõnõn benzerliğinden yararlanmõşlardõr. Hayvanlarõn bir hücreden veya çok hücreden yapõlmõş olmasõ yüksek kategorilerde önemli bir temel karakter olup böyle bir ayõrõm sonucunda hayvanlar alemi Protozoa ve Metazoa olmak üzere 2 büyük subregnuma (veya Regnum yani Aleme) ayrõlõr. Embriyodaki hücre tabakasõ, Diploblastik, (Porifera, Coelenterata.) Triptoblastik (diğerleri); Simetri (bilateral, lateral) ve segmentasyon büyük gruplarõ sõnõflandõrmadaki ayõrõcõ özelliklerdir. Sindirim, dolaşõm ve sinir sisteminin olup olmamasõ (Protozoa ve Porifera da yok; Coelenterata ve Platyhelminthes'de sindirim gastrovasküler boşluk halinde, ağõz açõklõğõ vardõr, diğerlerinde sindirim borusu hem ağõz hem de

5 5 anüs var) ve söz konusu grubun kendine has morfolojik karakterleri yine başlõca ayõrõcõ özelliklerdendir. Aristo zamanõndan beri biyologlar canlõlar dünyasõnõ en basit anlamda bitkiler ve hayvanlar olmak üzere 2 aleme ayõrmõşlardõr. Buna göre derinliğine düşünülürse birçok türü, mikroskop altõnda gözlenebilen ve bir hücreli organizmalardan pek çoğunu bitki veya hayvanlar aleminden birine dahil etmek kolay bir iş değildir. Bundan bir asõr önce Alman biyolog Ernest Haeckel birçok özellikler bakõmõndan bitkilerle hayvanlar alemi arasõnda yer alan bütün bir hücreli organizmalarõ kapsayabilen Protista'yõ üçüncü bir alem olarak teklif etmiştir.uzun süre dünya biyologlarõnõn pek rağbet etmediği bu teklif ilk bakõşta sõnõflandõrmayõ basitleştireceği yerde daha da güç duruma sokacağõ ortaya konmuştur. Çünkü bitki benzeri olan bazõ protistalar bitkilerle çok yakõn ilişki kurarlar. Birçok grup (veya türler) gösterdikleri bazõ karakterler nedeniyle bitkilerle hayvanlarõn arasõnda yer alõrken diğer karakterleri nedeniyle hem bitki hem de hayvanlardan çok farklõ bir durum gösterirler. Hatta farklõ biyologlar tarafõndan Protista alemi içerisinde gösterilen organizmalar da farklõ olabilmektedir. Bazõ sistematikçiler Protista içerisine sadece birhücreli formlar koyduklarõ halde bazõlarõ mantarlarõ, çokhücreli algleri hatta bakteri ve mavi yeşil algleri de Protista ya dahil etmektedirler. Daha yakõn zamanlarda bazõ biyologlar Monera diye dördüncü bir alem açõlmasõnõn uygun olacağõnõ savunmuşlardõr. Monera alemi, bakteriler ve mavi yeşil algler gibi pek çok ortak karakterlere sahip organizmalarõ içine almaktadõr. Prokaryot maviyeşil alglerde çekirdek zarõ bulunmadõğõ gibi mitokondri, kloroplast gibi zarla çevrilmiş organeller de bulunmaz. Diğer taraftan bitki ve hayvan bütün Protista'lar Eukaryottur ve çekirdek zarõyla çevrilmiş gerçek nukleus ihtiva ederler. Bitki ve hayvanlar arasõnda pek çok temel benzerlikler vardõr : 1. Her ikisinde de yapõ ve fonksiyon birimi hücredir. 2. Her ikisinde de metabolik olaylarõn çoğu ortaktõr.

6 6 Ancak her iki grup çok bariz ve farklõ bazõ yollarla birbirinden kesinlikle ayrõlõr. 1. Bitki hücreleri hücreyi çevreleyen ve bitkiye destek vazifesi gören selülozdan ibaret sert bir hücre çeperi salgõlar. Hayvan hücrelerinde böyle bir çeper yoktur. Ancak bazõ bitkilerde selüloz çeper bulunmadõğõ gibi (bir grup hayvanda da) tunicat gibi ilkel Chordatlar da hücrelerin etrafõnda aynen bitki hücrelerinde olduğu gibi, selüloz çeper vardõr. 2. Bitki büyümesi genellikle sõnõrsõzdõr. (Bu büyüme ömür boyu aktif büyüme fazõnda kalan bazõ bitki hücreleri ile gerçekleştirilir, tropik bitkilerde devamlõ, õlõman bölge bitkilerinde ise daha çok ilkbahar ve yaz aylarõnda). Hayvanlarõn çoğunda son vücut büyüklüğü belli bir büyüme devresi sonunda ortaya konmuş olur. Ancak timsahlar, kaplumbağalar ve istakozlar uzun süre büyümelerini devam ettirirler. 3. Hayvanlarõn çoğu hareket eder, bitkiler ise istisnalar dõşõnda hareketsizdir. 4. En önemli fark ise gõda temin etmeleridir. Bitkiler yeşil renkli klorofil pigmenti yardõmõ ile fotosentez yapar. Fotosentez ile suyu parçalayabilmek için õsõ enerjisini kullanõrlar ve neticede karbondioksiti karbonhidrata indirgerler. Klorofil ihtiva etmeyen mantarlar ve bakteriler bu kaideye uymazlar (bazõ yüksek organizasyonlu bitkiler). Evrimsel olaylarõn asõrlar önce cereyan etmiş olmasõ ve ilk formlara ait fosillerin yetersiz olmasõ nedeni ile bugün bile önemli bitki ve hayvan phylumlarõ arasõndaki evrimsel yakõnlõk hakkõndaki görüşler açõk değildir. Örneğin, virus ve bakterilerin diğer organizmalara olan evrimsel yakõnlõğõ fazla bilinmediği gibi önemli alg ve mantar cinsleri arasõndaki akrabalõğa dair eldeki mevcut deliller de yetersiz olup önemli Protozoa cinsleri ile çok hücreli hayvanlar arasõndaki akrabalõk ilişkileri hakkõndaki bilgiler de henüz kesin değildir. Hayvan gruplarõnõ incelerken; hücre tabakalaşmasõnõ, solunum olup olmamasõnõ, metameri durumunu, sindirim sistemini ele alõp kendine özgü morfolojik karakterleri vurgulayacağõz.

7 7 Canlõlar alemi bitkiler ve hayvanlar olarak (genel bir ifade ile) ele alõnmakta son zamanlarda aşağõdaki gibi gruplandõrõlmaktadõr. I. Alem : Monera II. Alem : Protista - Birhücreliler III. Alem : Fungi - Mantarlar IV. Alem : Plantae - Bitkiler V. Alem : Animalia - Hayvanlar I. Alem : MONERA Prokaryot olan bu organizmalar çekirdek, çekirdek zarõ, plastit, mitokondri ve tubuler yapõ taşõmayan, kamçõlarõ olmayan ancak kamçõ benzeri uzantõlar taşõyan, birhücreli canlõlardõr. Bölünme ya da tomurcuklanma ile eşeysiz ürerler, kalõtsal madde alõşverişi konjugasyon, transformasyon, transdüksiyon veya plasmit değişimi ile gerçekleşir. Eubacteria ve Archaebacteria şeklinde iki gruba ayrõlõrlar farklõ türü bilinmektedir. II. Alem : PROTİSTA Ökaryot canlõlar olan (Yani zarla çevrili çekirdek, kamçõ, sil, yalancõ ayak ve organel içeren) bir ve çok hücreli fotosentetik algler, çok çekirdekli ya da çok hücreli heterotrof bazõ mantarlar, bir hücreli ökaryotik canlõlarõ içerir. Fotosentez, absorbsiyon ya da doğrudan yeme ile beslenirler. Eşeyli ya da eşeysiz çoğalõrlar yaşayan, de fosil türü bilinmektedir. ALT ALEM (SUBREGNUM): PROTOZOA Protozoa (Eski yunanca protos = birinci; zoon = hayvan) bir hücreli mikroskobik hayvanlardõr. Bir protozoon'õn yapõsõ çokhücreli hayvanlarõn

8 8 (birhücreye) bir hücresine karşõlõktõr fakat fonksiyon bakõmõndan çokhücreli bir organizmanõn bütün temel görevlerini yapar. Birhücrelilerin hepsi çok küçük mikroskobik hayvanlar olmakla beraber büyüklükleri oldukça değişiktir. Bazõlarõ 2-3 mikron boyunda olup çoğu 250 mm. den daha küçüktür. (Nadir olarak mm. boyunda olanlara da rastlanõr Sporozoa'dan Porospora gigantea ) 'den fazla bir hücreli hayvan türü bilinmektedir. Bunlar tatlõ sularda, denizlerde, rutubetli topraklarda yani sulu ortamda yaşarlar. Bir kõsmõ da diğer hayvanlarõn vücudunda parazittir. Kuru yerlerde ancak kist halinde bulunurlar. Bu geçici bir korunma durumu olup aynõ zamanda birhücrelilerin yayõlmasõ bakõmõndan da avantaj sağlar. Þöyle ki bu durumda kuş, böcek ve rüzgarla her yere taşõnabilirler. Denizde yaşayanlarda kuruma tehlikesi olmadõğõndan genellikle kist oluşumu yoktur. Vücutlarõ stoplazma ve nukleustan ibarettir. Stoplazma ekto ve endoplazma olmak üzere 2 kõsma ayrõlmõştõr. Dõşta yer alan ektoplazma granülsüz veya çok az granüllü ve yoğun, iç kõsõmda bulunan endoplazma ise granüllüdür. Ekto ve Endoplazma arasõnda geçiş vardõr. Genellikle hücre zarõ yani Pelikula (veya Pellicula) altõnda ektoplazma, anterior uçta cytostom (hücre ağõzõ) ve cytopharynx bulunur. Besin stoplazma içine geçerken etrafõnda bir zar şekillenerek koful oluşur. Sindirim bu kofulun içinde gerçekleşir. Posterior uçta cytopig (hücre anüsü) bulunur. Hücre anüsü bir çok kamçõlõda ve özellikle sillilerde görülür. Hücre anüsü çok dar yapõlõ olduğundan, varlõğõ ancak dõşkõlama sõrasõnda belirlenebilir. Bir veya daha fazla nukleuslu olabilirler. Tek nukleuslu formlara monoenergid, çok nukleuslulara da polyenergid adõ verilir. Bir hücrelilerde bütün hayatsal olaylar organellerle yapõlõr. (Belirli bir ödevi olan stoplazma farklõlaşmalarõna organel denir.) Hareket organelleri pseudopod (yalancõ ayak), flagellum (kamçõ), sillerdir (kirpik). Pseudopodlarõn yeri değişken olup vücudun herhangi bir yerinde teşekkül edebilir ve kaybolur. Buna karşõn kamçõ ve kirpikler yeri

9 9 ve şekilleri sabit olan daimi organellerdir. Sporozoa ve Ciliatlar da vücudun uzayõp kõsalmasõ myonem adõ verilen kas lifleri ile yapõlõr. Parazit birhücrelilerde hareket organeli genellikle yoktur. Bununla birlikte bir kõsmõ (gelişimin erken evrelerinde) yer değiştirebilirler. Kayma şeklinde olan özel bir yöntem ile hareket edebilirler. Kirpik ve kamçõlar hareketten başka duygu organõ vazifesini de görürler. Bundan başka bazõ flagellatlarda göz vazifesini gören ve õşõktan etkilenen kõrmõzõ renkli stigma vardõr. Ciliatlar õn bir çoğunda uyartõ nakleden organeller de tesbit edilmiştir.bunlar sillerin dip cisimlerini birbirine bağlayan ektoplazmik fibrillerdir. Bir hücrelilerin bazõlarõnda örneğin amiplerde vücut ince bir zarla örtülüdür. Plasmolemma adõ verilen ve çok ince olan bu zar madde alõş verişini düzenler. Fakat hayvanõn vücuduna belirli ve sabit bir şekil vermez. Buna karşõn bir çok tek hücrelilerde korunma ve destek organelleri vardõr. Bu organeller sayesinde vücut şekilleri sabit kalõr. Koruma ve Destek Organelleri: Yapõlarõna göre iki türlüdür. 1. Euplasmatic : Stoplazmanõn farklõlaşmasõndan meydana gelen organeller; fibriller aksopodlarõn eksen çubuklarõ radyolenlerin iç kapsülleri, pelikula vs. 2. Alloplasmatic : Stoplazmanõn salgõ maddesinden meydana gelen organeller; örtüler, kabuklar, evcikler, kistler ve iskeletler. Örtü ve kabuklar vücut yüzeyine yapõşõktõr. Evcikler ise yalnõz belirli yerlerde yapõşõktõr. Kistler: Bunlar ya yalnõz organik maddeden (jelatin, pseudokitin, sellüloz) veya inorganik maddeden SiO 2 ve Ca 2 CO 2 den yapõlmõştõr. Tatlõsu protozoonlarõnda ve bir çok parazitlerde görülen geçici korunma organelleridir. Bunlar yaşamaya elverişli olmayan zamanlarda ve bazen çoğalma esnasõnda meydana gelirler. Kist meydana geleceği zaman hayvan bütün organellerini kaybeder. Yuvarlak bir şekil alõr. Kendi

10 10 etrafõna saldõğõ jelatinli tabaka sertleşir. Böylece kist meydana gelmiş olur. Normal şartlar başlayõnca kist parçalanõr ve yeniden organeller teşekkül eder. Beslenme (4 tiptir) I. Ototrof : Bitkilerdeki fotosenteze karşõlõktõr. Yani anorganik maddeleri organik hale koyar. (Bir kõsõm flagellatlarda) II. Saprozoik : Erimiş haldeki organik maddelerle geçinirler. Bu maddeler bakteriler tarafõndan parçalanmõş olan organik maddeler vücut sõvõlarõ ve barsak sõvõlarõdõr. (Parazit yaşayanlar ve renksiz flagellatlarõn bir kõsmõ). III. Miksotrof : Hem organik ve hem anorganik maddelerle geçinirler (Euglena). IV. Heterotrof : Katõ organik maddelerle beslenir (serbest yaşayan birhücrelilerin çoğu). Beslenme ile ilgili organeller. Cytostom (Hücre ağzõ), Cytopharynx (yemek borusu) Ciliatlar da besin stoplazma içine geçerken bir sõvõ vakuolü teşekkül eder. Sindirim bu vakuol içersinde olur. Artõk maddeler vücudun herhangi bir yerinden veya hususi bir yerden (Cytopig ) dõşarõ atõlõr. Boşaltõm organeli : Osmoz sonucunda ve besin maddeleri ile birlikte stoplazma içersine giren fazla suyun dõşarõ atõlmasõna yarayan Kontraktil vakuollerdir. Deniz formlarõnda çok nadir olarak bulunur; parazitlerde yoktur. Esas olarak tatlõ su protozoonlarõnda mevcuttur. Katõ atõklar çok defa stoplazmada biriktirilir. Öyle ki bu durum bir çeşit atõk pigmentasyonuna (renklenmesine) neden olur. Çoğalma

11 11 1. Bölünme : Enine (Ciliata) veya boyuna olmak üzere (Ekseri flagellatlarda) ikiye bölünme. 2. Tomurcuklanma : İkiye bölünmenin bir modifikasyonuna tomurcuklanma adõ verilir. Öncelikle tomurcuk taslağõ meydana gelir. Bu taslak ana hayvanõn büyüklüğüne erişince koparak ondan ayrõlõr veya koloniler oluşur. 3. Multible bölünme : Nukleus bir çok defalar bölünür. Sonra stoplazma nukleus sayõsõ kadar parçalanõr. Çoğalma neticesinde fertler bazen bir arada kalarak kolonileri meydana getirirler. Cinsiyet ve Döllenme : Cinsiyet olaylarõ bütün gruplarda görülür. Döllenme çok hücrelilerdeki gibi cinsiyeti farklõ iki hücrenin haploid sayõdaki kromozomlarõnõn birleşmesiyle 3 şekilde olabilir. 1. Konjugasyon, 2. Autogamie, 3. Kopulasyon Kopulasyon : Yüksek organizasyonlu hayvanlarda olduğu gibidir. Birleşen hücrelere gamet, birleşme mahsulüne zigot denir. Basit halde, kopulasyon yapan gametler normal vegetatif fertlerden farklõ değillerdir. Yani bunlarda gametleri verecek olan fertler bir çoğalma safhasõ geçirmeden doğrudan doğruya gametlere değişirler. Böyle bir kopulasyonda eşeysel bir çoğalmadan bahsedilemez. Çünkü redüksiyon yoktur. Diğer durumda ise gametler vegatatif fertlerden farklõdõr. Esas ferdin ikiye bölünmesi (mayoz bölünmesi neticesinde) meydana gelir ve kromozom sayõsõ yarõya iner. Birbiri ile birleşen gametler ya görünüşleri aynõ isogamet (isogamie) veya farklõ anisogamet (anisogamie)'dir. Anisogamide yedek besin maddesi içeren gamete dişi veya macrogamet diğerine de erkek ya da microgamet denir. Sporozoonlarda izogamiden çok hücrelilerdeki oogamie'ye kadar bütün tipler görülür. Konjugasyon : Yalnõz Ciliat'larda görülen özel bir döllenme şeklidir.

12 12 Autogamie : Kendi kendini döllemedir. Ekseriya bir kist içinde meydana gelir. Bazõ tek hücrelilerin yapõsõ çok basit olduğu halde diğer bazõlarõ çok kompleks bir yapõ gösterir. Kompleks yapõlõ birhücrelilerde bütün hayatsal olaylar çeşitli organellerle yapõlõr. Protozoon'lar hareketlerini sağlayan yapõnõn çeşidine göre sõnõflandõrõlõr. SUBREGNUM PROTOZOA 1. Class - Flagellata (Mastigophora) Kamçõlõlar 2. " - Sarcodina (Rhizopoda) Kökbacaklõlar 3. " - Sporozoa (Sporlular) Hareket organeli yok, parazit 4. " - Ciliata (Infusoria) Kirpikliler Sub Class Protociliata " Euciliata " Suctoria Barnes ve Demirsoy a göre de Phylum (Şube) : Sarcomastigophora 1. Class : Flagellata (Mastigophora) Kamçõlõlar 2. Class : Sarcodina (Rhizopoda) Kökbacaklõlar Phylum Sporozoa Sporozoa (Sporlular) Hareket organeli yok, parazit Phylum Ciliophora - Ciliata Ciliata (Infusoria) Kirpikliler Subclass Protociliata Euciliata Suctoria

13 13 I. Class - FLAGELLATA (Mastigophora), Kamçõlõ hayvanlar Flagellatlar bir veya birkaç kamçõya sahiptirler. Kamçõ hareketi temin eder ve besin almaya yarar. (Çõkõş yeri Flagellata sistematiğinde önemlidir). Nukleus zarõndan veya stoplazma içindeki dip taneciğinden (bazal granül) çõkar. Burada bir de kamçõ kesesi teşekkül etmiştir. (Dip taneciği bazõ flagellatlarda bölünme anõnda ikiye ayrõlõr, kutuplarda iğ iplikleri meydana getirir). Flagellatlarda kamçõnõn dip kõsmõna yakõn bir yerde göz lekesi (stigma) denen kõrmõzõ pigmentli bir organel vardõr. Bu organizmalarda karbonhidrat depo eden cisimcikler stoplazmada yer alõr. Plastidler genellikle serbest yaşayanlarda bulunur. Kloroplast içerenler güneş õşõğõnda besin yapabilirler. Bu karakterleri nedeniyle bitki olarak da sõnõflandõrõlõrlar. Ancak hepsinde selüloz bir hücre çeperi yoktur. Çoğalma uzun eksen boyunca bölünmek suretiyle eşeysizdir. Bölünme ön uçtan başlar, nukleus mitozla bölünür, organeller bölünür. Eşeysel çoğalma tam olarak ancak bir kaç Zooflagellat da saptanmõştõr. (Son zamanlarda yapõlan çalõşmalar çoğalma olaylarõnõn günün karanlõk peryodunda olduğunu göstermektedir). Klorofilleri olmasõna rağmen yaşadõklarõ ortamda bazõ amino asitlerin mevcut olmasõnõ isterler. Flagellatlar ototrof, heterotrof bazõsõ da saprofit olarak yaşar. Katõ haldeki besin maddeleri ile beslenen türlerde, besin vücudun ön kõsmõnda, kamçõ dibinde bulunan ağõz yolu ile vücuda girer. Þimdiye dek bildiklerimizden bu grubun hem bitki hem de hayvansal organizmalara ait özellik gösterdiği anlaşõlmaktadõr. Bu özellik evrim bakõmõndan bitki ve hayvanlarõn aynõ orijine sahip olduklarõnõ destekler durumdadõr. Bazõ flagellatlar, örneğin Eudorina ve Volvox koloni teşkil eder, Volvox'lar, çok hücreli hayvanlarõn embriyo gelişmelerinin blastula safhasõna benzer. Tek hücreliler ve çok hücreliler arasõnda geçit gibi görülürler.

14 14 Uygun olmayan şartlar altõnda kist teşkil ederler veya palmella safhasõna geçerler. Palmella safhasõnda kistlerden farklõ olarak metabolizma devam ettiği gibi bölünme ve çoğalma olaylarõ da görülür. Vücut küre şeklini alõr ve kamçõlar kaybolur. Tatlõsu flagellatlarõnda boşaltõm organeli olarak kontraktil vakuol bulunur. Bunlar ya tek ya da vakuol sistemi halindedir. Fazla suyun dõşarõ atõmõnda da kullanõlõr. Flagellatlara yağmur sularõ, birikinti sularõ, dam oluklarõ, nehir ve göl gibi sularda rastlanõr. Bazõlarõ hayvan ve insanlarda parazittir kadar flagellat türü bilinmektedir. Ordo - Cystophlagellata : Doğrudan gözle görülebilecek büyüklüktedirler. Pelikula ile örtülü vücut içi jelatinli bir madde içerir mahtut bir bölgede stoplazma toplanmõştõr. Noctiluca miliaris : 1-1,5 mm. çapõnda bir veya iki kamçõlõ ve genellikle küre biçimindedirler. Stoplazma vücudun ön kõsmõnda bulunur ve küçük bir bölgeyi kaplar. Vücudun geri kalan kõsmõnõ jelatine benzer bir madde doldurmuştur. Stoplazma, jelatinsi madde içine ağ şeklinde uzantõlar gönderir. Başka organizmalarõ yiyerek geçinir. Stigma ve plastidleri yoktur. Çoğalmalarõ ikiye bölünme veya zoospor meydana getirmek suretiyle olur. Zoosporlar birleşerek zigotu teşkil eder. Çok sayõda Noctiluca bir araya gelirse, õşõk salmalarõ nedeni ile yakamoz denen olayõ meydana getirirler. Denizde pelajik yaşarlar. Ordo - Euglenoidina : İğ şekilli, oval, uzun vücutlu olup vücut yüzeyi kalõn bir pelikula ile örtülüdür, renkli veya renksiz olabilirler. Renklilerde parlak yeşil kromatofor bulunur. Euglena viridis : Oval görünüşlüdürler. Yeşil renkli kromatoforlarõ ince uzun olup bir merkez etrafõnda toplanmõştõr. Bol olduklarõ zaman su

15 15 yüzünde hareket ederler. Yeşil lekeler meydana getirirler. Stigma ve boşaltõm organeli olan kontraktil koful, vücudun ön kõsmõnda yer almõştõr. Astasia sp. Kromatoforsuz ve çoğu stigmasõzdõr. Ordo - Phytomonadina : Sabit şekilli, oval ve uzun flagellatlar olup vücut yüzeyi ince veya kalõn olabilen selüloz zarla örtülüdür. Stigmalarõ vardõr. İki kamçõlõ olup çanak şekilli bir kromatoforlarõ vardõr. Soliter yaşarlar veya koloni teşkil ederler. Nematod gibi diğer omurgasõzlarõn bağõrsaklarõnda kamçõsõz olarak bulunan parazit türleri de vardõr. Volvox : Tatlõsularda yaşarlar ve koloni teşkil ederler. Bir kolonide fert bulunur. Bazõ türlerde 20 bin kadar fertten oluşan koloniler de görülür. Kolonide hareket belirli bir bölgeden öne doğru görülür. Yüzlerce fert küre üzerinde sõralanmõştõr. Her fert ucu küre merkezine uzanan 6 köşeli jelatin bir piramit içindedir. Komşu fertler stoplazma köprücükleri ile irtibatlõdõrlar (Fertler küre veya yassõ şekillidirler). Çoğalma eşeyli veya eşeysiz olabilir. Koloninin ön kõsmõnda bulunan fertler çoğalma kabiliyetini kaybetmiştir ve beslenme işini görür. Her bir fertte aynõ delikten çõkan eşit uzunlukta 2 kamçõ, stigma, çanak şeklinde kromatofor ve kontraktil vakuol bulunur. Gonium : 4-16 fertlik koloni teşkil ederler. Eudorina : Genel olarak 32 nadiren 16 fertlik koloniler teşkil eder. Ordo - Protomonadina : Parazit flagellatlardõr. Hayvan karakteri gösterirler. Küçük renksiz, 1-2 kamçõlõ, ameboid hareketli olup çoğu besinini pseudopod teşkil ederek veya basit bir ağõzla alõr. Soliter veya koloni halinde yaşarlar.bu takõm içerisinde yer alan bir familya (Coanaflagellatidae) ön tarafõnda birbirine çok yakõn mikrovilluslardan oluşmuş Collare = yakalõk taşõrlar. Kamçõ, bu yakalõğõn içinde bulunur. Coanaflagellatlar,süngerlerin koanositlerine benzediklerinden belki çok hücrelilerin köken aldõğõ hat olabilecekleri düşünülmektedir.

16 16 Leismania : Bu genus'a bağlõ türlerin bazõsõ böceklerde bazõsõ omurgalõlarda yaşar ve önemli hastalõklara neden olur. Leishmania donovani (Visceral Leismaniasis): Kala-azar hastalõğõnõn etkenidir. Hindistan, Güney Rusya, Çin, Türkistan, Irak ve Akdeniz havzasõnda görülür. Başka memleketlerde hem çocuk hem de büyükler hastalõğa yakalanabildikleri halde Akdeniz havzasõnda bilhassa 4 yaşõn altõndaki çocuklarda görülür. Parazit memeli konakçõsõnda dalak, karaciğer, kemik iliği, barsak ve lenf bezlerinin kan hücrelerinde (reticulaendothelial) bulunur. İnsan vücudundaki hücrelerde kamçõsõnõ kaybetmiştir. Hücre içinde çoğalõr, çoğalma sonucu hücreler patlar, genç fertler yeni hücrelere geçer. Bir kõsmõ da dolaşõm sistemine geçer, ara konakçõ sinek (Phlebotomus) böyle bir kanõ emince hastalõk etkenini alõr. L. donovani sinek vücuduna geçince kamçõlõ hale geçer, orta barsakta (mide) çoğalõr oradan ön barsağa ve tükrük bezlerine geçer. Hastalarda karaciğer ve dalak şişer. Kansõzlõk baş gösterir. Düzensiz nöbetler sonucu hasta tedavi edilmezse öldürücüdür. Leishmania tropica : Asya, Afrika, İran, Arabistan ve Türkiye de bulunur. Avrupa memleketlerinden (İspanya, İtalya, Yunanistan ve nadiren Fransa'da rastlanõr). Yurdumuzda Güney ve Güneydoğu illerinde vardõr. Ara konakçõsõnõn insektisitler ile hemen hemen ortadan kaldõrõldõğõ yerlerde çok nadir olarak ortaya çõkar. Böceklerden (Diptera) ara konakçõsõ Phlebotomus papataci dir. Parazit ara konağõn orta barsak epitelinde çoğalõr, ön barsağa doğru yayõlõr, epipharynxe yerleşir ve nihayet sineğin bir insanõ õsõrmasõ ile memeli konukçuya geçmiş olur. Memeli konukçularõndaki kuluçka süresi birkaç gün, haftalar ve hatta bazen 3-4 yõl olabilir. Deride önce sivilce şeklinde bir kabarcõk daha sonra birkaç santimetrelik yara meydana gelir. (Bir yõl içinde yara kurur ve bir leke bõrakõr. Onun için hastalõğõn bir başka ismi "Yõl- çõbanõ" veya "Þarkçõbanõ"dõr. Bazõ hallerden sonradan bakterilerinde yaraya girmesi ile yara daha çok büyüyebilir. Þark çõbanõ el, yüz, ayak gibi örtülmeyen yerlerde olur.

17 17 Trypanosoma : Bu genus omurgalõ hayvanlarda kan paraziti olan türleri ihtiva eder. Serbest olarak kanda yaşar onun dõşõnda diğer sistemlerde de görülür. (Konakçõlar arasõnda kan emen omurgasõz hayvanlar vasõtasõyla yayõlõr). Parazit, omurgalõ hayvanõn vücudunda tam bir Trypanosoma karakteri gösterir. Burada parazitin vücudu uzar, iki uç sivrileşir, dalgalõ bir zar içinde uzanan kamçõ görünür. Trypanosoma türleri bütün hayvanlarda bulunabilir, ancak insanda ve evcil hayvanlarda patogendir. (muhtemelen bu konaklarõn yeni olmasõ nedeniyle) Hastalõk yapan türler tropik bölgelerde yaşar. Trypanosoma lewisi : Fare kanõnda bulunur. Patojen değildir. Trypanosoma brucei : Sõğõrlarda nagana hastalõğõna sebep olur. Güney Amerika da görülür. Trypanosoma gambiense : Afrika da uyku hastalõğõnõn etkeni olup en önemli patogen trypanosomalardandõr. Glossina palpalis denen çeçe sineği ile taşõnõr.parazit, sineğin sindirim kanalõnda çoğalõr, gelişimini tamamlar. Tükrük bezine geçer. Sinek insanõn kanõnõ emerken paraziti memeli konukçusuna bulaştõrõr. Düzensiz aralõkla nöbet başlar. Hastanõn ateşi yükselir, lenf bezleri şişer, Parazitin metabolizma sonucu meydana getirdiği maddeler hastada felç yapar ve "uyku" haline neden olur. Sinir sistemini istila ettiğinde genel olarak öldürücüdür. Termit ve selülozla (simbiyoz) beslenen diğer böceklerin barsaklarõnda yaşayan ve Beta glikosidaz enzimi salgõlayan ve böylece selülozu glikoza çeviren birçok flagellat türü bilinmektedir. II. Class : SARCODİNA (Rhizopoda) Bu sõnõfa dahil hayvanlarda vücut şekilsiz olup simetrisiz olduğu gibi küresel simetri gösterenler de vardõr. Flagellatlar dan daha basit olup, gelişim dönemlerinde bazen kamçõ içerirler. Yine Flagellatlar dan farklõ olarak vücut yüzeyinde pelikula bulunmaz. Vücut ordolara göre çõplak

18 18 veya kabukludur. Stoplazma bariz biçimde ekto ve endoplazma kõsõmlarõna ayrõlmõş veya ayrõlmamõştõr. Nukleus bir veya daha fazladõr. Hareket ve besin alma organeli çeşitli tipteki yalancõ (Pseudopod) ayaklardõr. Yalancõ ayaklar loblu (lobopod), iplik gibi (filopod) ağ (retikulopod) şeklinde yahut desteklidir (aksopod). Deniz ve tatlõsularda yaşarlar. Tatlõsularda yaşayanlarda l-2 kontraktil koful vardõr. Bazõlarõnda kabuk, evcik, bazõlarõnda stoplazma içinde SiO 2 den ibaret iskelet bulunur. Çoğalmalarõ ikiye veya daha fazla parçalara bölünme ya da tomurcuklanma ile olur. I. Ordo: Amoebozoa : Stoplazma ekto ve endoplazmaya ayrõlmõş hareket loblu lobopod veya iplik filopodlarla olur, bunlar ya bir yerden çõkar veya vücut yüzeyine dağõlmõştõr. Subordo - Amobina Amoeba (Çõplak amipler) : Bu subordo'nun en tipik örneği amip cinsidir. Amipler tatlõsularda yaşarlar. Çaplarõ mikron kadardõr. Stoplazma ekto ve endoplazma olarak belirli bir şekilde ayrõlmõştõr, bir veya birkaç tane besin vakuolü, küre şeklinde bir kontraktil vakuol (nadiren 2-3) ve disk şeklinde nukleuslarõ vardõr. Pseudopodlarõ lobopod veya filopod şeklinde olup bu harekete amoeboid hareket denir. Amoeboid harekete birçok Protozoa da rastlandõğõ gibi kan hücrelerinden akyuvarlarda da görülür. Pseudopodun meydana geldiği bölgede endoplazmanõn kolloid hali değişir. Gel halindeki endoplazma sol haline geçer. Amibin kontraksiyonu ile arka bölgede sol haline geçen endoplazma pseudopod istikametinde akar. Amip sudaki besin parçasõnõ çevirir ve onu içine alõr. Sindirim vakuol içinde olur. Sindirilmeyen artõklar hücrenin herhangi bir bölgesinden dõşarõya atõlõr. Çoğalma eşeysizdir. İkiye bölünme tomurcuklanma ve multible bölünme ile olur. Amoeba proteus : Çapõ mikron olan en büyük amip türlerindendir.

19 19 Amoeba vespertilio : En çok görülen tatlõsu formlarõndan biridir. Entomoeba coli : İnsan kalõn barsağõnda kommensal olarak yaşar. Besin kofulu içinde yemiş olduğu bakteri maya ve diğer mikroorganizmalar vardõr. Entomoeba histolitica : İnsanlarda amipli dizanteriyi yapar. Barsak epitelini yer. Parazit barsak boşluğunda iken minuta adõnõ alõr. Minutalarda besin kofulu içinde bakteri yoktur (E. coli den farklõ). E. histolitica kistleri su vs. ile alõnõr. Kistler sindirim borusunda açõlarak amipler barsak dokularõna girer. Barsak duvarõna yerleştikten sonra magna adõnõ alõr. (Barsak epitelini ve alyuvarlarõ yediği için vakvuolde alyuvarlara rastlanõr). Minutalar barsak boşluğunda kist teşkil eder ve ancak yeni bir konağa (insana) geçtiği zaman açõlõr. Subordo - Thecamoeba (Kabuklu amipler) Bu grupta kadeh, şişe yumurta vs. şeklinde olan bir kabuk meydana getirilir. Kabuğun organik maddesine dõşardan alõnan anorganik maddeler de karõşõr. Pseudopodlarõn dõşarõ uzanabilmeleri için kabukta bir tane büyük veya daha fazla küçük delik bulunur. Arcella vulgaris - Nukleus 2 veya daha fazladõr. Saat camõna benzeyen kabuklarõ vardõr. Pseudopodlar filopod cinsindendir. Difflugia : Balon şeklinde olan kabuklarõ yabancõ cisimlerle sertleşmiştir. Pek çok türü vardõr. 2. Ordo - Foraminifera : Vücut plazmasõnda bariz bir ektoplazma ayrõmõ yoktur. Dallanan pseudopodlarõ vardõr. Hepsi kabukludur ve kabuğun üzerinde çok sayõda küçük delik bulunur. İlksel formlar kum, kitin, sünger spiküllerinden, yüksek formlar ise kalsiyum karbonattan yapõlmõş kabuk içerirler. Kabuk boşluğu ya tek bir odacõktan ya da ara bölmeler ile birbirinden ayrõlmõş olan bir çok odacõktan oluşmuştur. Foraminifer kabuklarõnõn deniz dibinde birikmesi ile tebeşir ve kalker tabakalarõ

20 20 teşekkül etmiştir Denizlerde yaşarlar. ( türü bilinmektedir). Pseudopodlarõn hepsi ya büyük delikten çõkar veya buna ilave birçok küçük delik bulunur. Salyangoz kabuğu biçimindedir. Bölünerek çoğalõrlar. Bir veya daha çok sayõda küçük nukleus içerirler. Ammodiscus - Kabuk bir odacõklõ olup kumdan yapõlmõştõr. Az veya çok helezonlu boru şeklindedir. Nummulites - Çap 19 cm. büyük fosil formlar bu cinstendir. Kabuk mercimeğe benzer üzerinde ikinci bir kabuk vardõr. Foraminiferlerden Fusulinidae familyasõ birinci zamanõn son devrinde oldukça kõsa bir süre (75 milyon yõl) içerisinde büyük bir gelişme göstermiş ve sonra yok olmuştur (bunlarõn bazõlarõ sõğ deniz tabanõnõ kaplayan çapõ 2 cm. kadar olan büyük tek hücrelilerdir). Genellikle bu fosillere petrolün bulunduğu yataklarda rastlanõr. (Bir petrol kuyusu kazõlõrken tortul kayalarõ arasõnda birbirini izleyen ince tabakalar halinde Fusilinidae türlerinden oluşan katlar görülür. Tabakalardaki (belli bir kõsmõ içinde bulunan) türlerin incelenmesiyle sondaj yapõlan yerde paleozoik tabakada ne kadar ilerlendiği tahmin edilebilir. 3. Ordo - Heliozoa (Güneş hayvancõklarõ) - Küre şeklindedirler. Stoplazma ekto ve endoplazma bölgelerine ayrõlmõşlardõr. (Dõştaki ektoplazma bir veya daha çok vakuollüdür. Endoplazma orta bölgede granüllü olup nukleuslar yer alõr). Çoğu tatlõsularda yaşar, vücut çõplak veya kabuk kafesle örtülüdür. Pseudopod destekli tipinde (aksopod) olup, ekto-endoplazma sõnõrõndan, ya da nukleustan hatta çok nukleuslu türlerde herbiri bir nukleustan çõkar. (Hususi bir destek noktasõndan çõkar). Actinosphaerium - Örtü ve iskeleti yoktur. Oldukça büyük çapõ= l mm. Aksopodlarõn eksen çubuklarõ ekto-endo stoplazma sõnõrõnda olup endoplazmada 200 veya daha fazla nukleus var. (Ektoplazmada 2-14 kontraktil koful yer alõr. Kokmuş bataklõk sularõnda bulunur.

21 21 Clathrulina - Küre şeklinde büyük delikli pseudokitinden iskeletleri vardõr. Boru şeklinde uzun bir sapla kendilerini tespit ederler. 4. Ordo - Radiolaria - Stoplazmalarõ iç ve dõş olmak üzere kapsül ile iki bölgeye ayrõlõr. (Kapsül organik madde ve pseudokitinden yapõlmõştõr) kapsül üzerindeki delikler vasõtasõyla iki stoplazma bölgesi temas halindedir. Genellikle silisyum dioksitten pek azõnda da stransiyum sülfattan yapõlmõş (kalsiyum aliminyum silikatta olabilir) değişik şekillerde hayvanlar aleminin en güzel ve zarif iskeletlerini salgõlarlar. Başlõca iskelet elementleri iğne, diken, dallõ veya çatallõ çubuklar ve muhtelif şekilde delinmiş küreledir. (Bunlar kapsülün iç ve dõşõnda bulunabilirler) Bu iskeletler okyanus tabanõnda çamur haline gelir ve basõnçla çakmak taşõ gibi silisli kayalara dönüşür. Endoplazmada bir veya daha çok nukleus, yağ damlacõklarõ, ektoplazmada besin vakuolleri, pigmentler ve yağ damlalarõ (Tek hücreli alg) yer alõr. Bir kõsõmdan çok sayõda pseudopodlar çõkar. Pseudopodlar çoğunlukla filopod veya aksopod tipindedir (bu ordoda kontraktil vakuol yok). Dõş tabakalarõnõ genişleterek suda farklõ seviyelere iner ve çõkarlar. Denizlerde yaşarlar, genellikle plankton hayvanlardõr. Heterotrofturlar, flagellatlar ve diatomeler ile beslenir. Theopilium - İskelet miğfer şeklinde-akdeniz de Heliosphaeera - İskelet kafes şeklinde - Akdeniz de III. Class - SPOROZOA (Sporlular) Omurgalõ ve omurgasõz hayvanlarda hücre içi ve hücre dõşõnda yaşayan parazitlerdir. Her tür belirli bir konakçõda yaşar. Yuvarlak veya oval bir hücreye benzerler. Tek bir nukleuslarõ vardõr. Parazit olduklarõndan hareket ve boşaltõm organelleri yoktur. Sporozoonlar konakçõ vücudunda bir süre eşeysiz olarak çoğalõr. Bu tarz çoğalmaya Schizogonie ana sporozoona Schizont ve bölünme sonucunda

22 22 meydana gelen genç hayvana da Merozoit denir. Merozoitler sağlam konukçu hücrelere hücum ederler diğer hücreleri aşõlarlar. Merozoitlerin büyümesi ile yine eşeysiz çoğalan Schizont'lar veyahut eşeyli olarak çoğalan gamontlar teşekkül eder. Parazit organizma ancak eşeyli çoğalma yani Sporogonie yolu ile başka konukçulara geçme imkanõnõ bulur. Yaşam döngüleri üç bölüme ayrõlabilir; 1. Sporogonie (eşeysiz çoğalõr) 2. Schizogonie (eşeysiz çoğalõr) 3. Gametogonie (eşeyli çoğalõr). Bu ayrõmda, schizogonie safhasõ iki bölüme ayrõlarak schizogonie ve gametogonie olarak incelenmektedir. Schizogonie periyodunun sonuna doğru bazõ gametler makro ve mikrogamete dönüşerek eşeyli çoğalõrlar. Bu safha eşeysiz ve eşeyli iki bölüme ayrõldõğõndan bir farklõlõk oluşmaktadõr. Gamontlar çoğunlukla bölünerek veya doğrudan doğruya gametleri (mikro ve makro gamet) meydana getirir. Gametlerin birleşmesi ile ortaya çõkan zigot yardõmõ ile parazitin geçişi olur. Zigot'un etrafõ koruyucu sert bir kabukla örtülür onun için buna Spor da denilir. Sporozoa adõ buradan gelmektedir. Zigot=spor, içinde çok sayõda genç fert teşekkül eder. Spor başka bir konakçõya geçince muhafaza parçalanõr ve genç Sporozoitler serbest hale geçer. Büyüyerek schizont haline gelir. Bazõ türlerde zigotun bir konakçõdan diğerine geçişi kan emen bir ara konakçõyla olur. Bu halde zigot etrafõnda kabuk bulunmaz. Sporozoanõn çoğunda, bir hayat devri içinde schizogonie ve sporogonie birbirini tabip eder. Bu çoğunlukla konakçõ değişimi ile birlikte görülür. Ordo - Coccidiomorpha : Hücre içi parazitidirler. Hayvanlarõn barsak epiteli veya iç organlarõnda yaşarlar. Eimeria - küçük bir çiyan cinsi olan Lithobiuslarõn barsak epitelinde yaşar. Ayrõca kümes hayvanlarõnõn barsaklarõnda da yaşar. Plasmodium - Anopheles cinsinden dişi bir sivrisinek bir insanõ soktuğunda deride açtõğõ deliğe biraz da tükrük akõtõr. Şayet bu sinek plazmodiumlu ise tükrük içerisinde bulunan sporozoidler kana geçer ve eritrositlere girerler. Sporozoidler eritrositin içinde büyüyerek amip şekilli

23 23 bir schizont haline geçerler. Oradan karaciğere geçer, burada multible füzyon (çok parçaya bölünme) geçirerek merozoitler oluşur. Bu şekildeki çoğalmaya Schizogonie denir. Bu faz yaklaşõk 10 gün sürer, çõkan merozoitler tekrar karaciğer hücrelerine saldõrarak schizogonie ile çoğalabilirler. Merozoitler daha sonra eritrositlere saldõrõrlar ve burada tekrar schizogonie geçirirler. Eritrositin içi merozoidlerle dolunca parçalanõr ve serbest kalan merozoidler schizogonie'yi tekrarlamak üzere diğer eritrositlere girerler bu bir süre devam ettikten sonra schizontlar merozoitlere kõyasla daha büyük olan ve daha çok besin maddesi ihtiva eden erkek ve dişi gamontlara değişirler. Gamontlar ancak ara konak vazifesi gören bir sivrisineğin barsağõna geçebilirlerse gelişmelerine devam ederler. Bu zamanda erkek gamontlar multiple bölünmeyle 4 veya 8 mikrogamet meydana getirir. Dişi gamontlar olgun makrogametlere değişirler. Döllenme sivrisineğin barsak boşluğunda olur. Zigot uzundur ve amoeboid hareket eder. Buna ookinet zigot denir. Ookinet sivrisineğin barsak epitelinden geçerek barsak kaslarõna yerleşir ve etrafõ kalõn bir kõlõfla çevrelenir. İçerde multiple bölünme ile pek çok sayõda sporozoid meydana gelir. Kõlõfõn patlamasõ ile serbest hale gelen sporozoidler sivrisineğin vücut boşluğundan geçerek tükrük bezlerine gelirler. Böyle bir sivrisineğin insanõ sokmasõ ile Plasmodium'un hayat devresi tamamlanmõş olur. Nöbetler daima merozoidlerin kan içine dökülmesi zamanõna rastlar. İlk nöbetten bir hafta sonra gametler teşekkül eder. Gamontlu kan emmek sureti ile sivrisinekler enfekte olur. sivrisinekteki gelişme gün arasõndadõr. Enfeksiyondan sinek etkilenmez. Plasmodium vivax : 48 saatte bir alyuvarlar parçalanarak merozoitler kana geçer. Alyuvarlarõn patlamasõndan önce titreme, patlamasõndan sonra ateş gelir. Bu parazitin neden olduğu sõtmaya Tersiana denir. Plasmodium falciparum (Lavenaria malaria) : Tropik sõtmaya sebep olur. 48 saatte schizogoni devresi tamamlanõr. Eritrositlerin birbirine yapõşmasõ sonunda kõlcal damarlarõn tõkanma tehlikesi vardõr. Beyin ve kalp damarlarõ tõkanõrsa ölüme sebep olur.

24 24 Plasmodium malaria : Schizogoni devresi 72 saattir. Quartana tipi sõtmaya neden olur. Sõtma tedavisi 17. asõrda cinchona denen bir ağaç kabuğunun Peru'dan Avrupaya getirilmesi ile başlar. O zamandan beri kinin, malarya tedavisinde kullanõlmaktadõr. Denilebilir ki bu ilaç insanlar tarafõndan keşfedilen ilaçlar arasõnda son zamanlarda keşfedilen sülfamidler ve antibiyotikler dahil en fazla nisbette insan hayatõ kurtarmõştõr. 2. Ordo - Gregarinida : Birçok omurgasõz hayvanõn barsak ve vücut boşluklarõnda parazit olarak yaşarlar. Gragarina blattarum : Hamam böceklerinin barsaklarõnda parazit olarak yaşarlar. Vücutlarõ epimerit, protomerit ve deutomerit olmak üzere üç bölümlüdür. Epimerit çengellidir. Hayvanõn tutunmasõna yardõm eder. Nukleus bir tane olup deutomerit bölümünde yer alõr. IV. Class : CILIATA (Infusoria) Birhücreli hayvanlarõn en yüksek organizasyonlu grubunu teşkil ederler. Vücutlarõ oval, küre, silindir, vazo vs. gibi değişik şekillerde olup pelikula ile sarõlmõştõr. Bazõlarõ üzerini örten zarõn (pelikula) elastiki olmasõ sebebi ile şekillerini değiştirebilir. Stoplazmalarõ ektoplazma ve endoplazma bölgelerine ayrõlmõştõr. Ektoplazmada kirpikler (sil), miyonemler, besin alma ile ilgili olan organeller, kontraktil vakuoller ve savunma organeli olan trikosistler bulunur. Endoplazma granüllü bir sõvõ halindedir. Burada besin kofullarõ yedek besin depolarõ (glikojen ve yağ) ve nukleuslar görülür. Hareket organeli olan siller beslenmede de etkili kõsa iplikçiklerdir. Bunlar ektoplazmada bulunan dip taneciklerinden çõkarak pelikula'yõ deler ve yüzeye geçerler. Uzunlamasõna ve diagonal olarak sõralanmõş vaziyettedirler. Ciliat'larõn bir kõsmõ da dip taneciklerini birbirine bağlayan

25 25 ipliksi bir sistem mevcuttur. Siller yapõ ve fonksiyonlarõ bakõmõndan flagellatlarõn kamçõlarõna benzerlerse de boylarõ kõsa ve sayõlarõ fazladõr. Vorticella gibi bazõ Ciliat gruplarõnda düz veya çizgili kas liflerinden ibaret miyonemler vardõr. Bu lifler sayesinde bütün vücut veya bazõ kõsõmlarõ kontraksiyon yapabilir. Heterotrofturlar, bazõlarõ bakteri, küçük birhücreliler ve çürümüş besinler ile geçinir. Bunlarda peristom bölgesindeki tüylerin hareketi ile ağõza doğru bir su akõmõ oluşturulur. Besinler titrek tüylerin hareketi ile cytostom ve huni şeklindeki cytopharynxten geçer. Bu arada küresel biçimde toplanan besin koful içine alõnõr. Besin kofullarõ stoplazma içinde belirli bir yönde hareket ederler. Sindirilen besinler koful membranõndan stoplazmaya geçer, artõk maddeler ise sitopig'den dõşarõ atõlõr. Tatlõsularda yaşayan türlerin ektoplazmasõnda ve belli yerlerde kontraktil kofullar vardõr. Paramecium'da kontraktil koful etrafõnda daire şeklinde sõralanmõş toplayõcõ kanallar vardõr. Trikosistler, korunma organelidir. Bunlar ektoplazmada, vücut yüzeyine dik olarak sõralanmõş oval veya çomak şeklinde küçük organellerdir. Mekanik veya kimyasal uyartõ karşõsõnda pelikulada bulunan delikten fõrlatõlarak sivri uçlu uzun iplik halini alõrlar. Paramecium gibi bazõ cinslerde bu organeller bütün vücutta, yahut vücudun belli bölgesinde bulunur (Didinium). Endoplazmada Macronukleus ve Micronukleus vardõr. Macronukleus beslenmede rol oynar. Micronukleus, çoğalma ile ilgilidir, sayõsõ l-80 kadar olabilir. Bölünmeleri enine ikiye bölünme şeklindedir. Nadiren boyuna olur. Macronukleus amitoz, micronukleus mitozla bölünür. Vorticella 'da olduğu gibi yeni teşekkül eden fertler bir araya gelerek koloni meydana

26 26 getirebilirler. Yalnõz Suctoria alt-sõnõfõnda tomurcuklanma ile çoğalma görülür. Ciliatlar da Protociliata hariç hepsinde eşeysel çoğalmaya benzetebileceğimiz konjugasyon görülür. Konjugasyonda bireyler ağõzlarõnõnõn bulunduğu kõsõmdan yan yana gelerek bir çift teşkil ederler. Bu sõrada çiftteki her organizmanõn macronukleus'u parçalanarak kaybolur. Mikronukleus'lar ise, üst üste iki defa bölündüğünden her bir fertte 4 nukleus meydana gelir. Bunlardan üçer tanesi stoplazma içinde erir. Geriye kalan birer nukleus bölünerek ikişer nucleus meydana getirir. Bu sõrada yan yana gelmiş olan iki ciliat'õn hücre zarõ eriyerek arada bir stoplazma köprüsü teşekkül etmiştir. Her iki organizmanõn nukleuslarõndan birisi stoplazma köprüsü yolu ile diğerine geçer ve orada bulunan nukleus ile birleşir. Bundan sonra fertler birbirinden ayrõlõr. Bu dönemden sonra örneğin Paramecium caudatum 'da üç bölünme ile 8 nukleus teşekkül eder. Bunlardan üç tanesi kaybolur. Geriye kalanlardan 4'ü macronukleuslar õ bir tanesi de micronukleus u meydana getirir. Paramecium ve micronukleus bölünür. Macronukleuslar taksim edilir. Paramecium ve micronukleuslar tekrar bölünür. Neticede bir macro bir micronukleusu olan 8 Paramecium meydana gelir. Ciliata sõnõfõ 3 alt sõnõfa ayrõlõr: l- Subclass; Protociliata 2- Subclass; Euciliata 3- Subclass; Suctoria 1- Sub Class Protociliata : Vücut şekilleri yuvarlak veya yassõ olup siller vücudun her tarafõnda bulunur. Hücre ağzõ ve kontraktil koful yoktur. Nukleus iki veya daha çok bölünme ile ve konjugasyonla değil kopulasyon şeklinde eşeyli olarak çoğalõrlar. Kurbağalarõn larva ve erginlerinde nadiren de diğer soğuk kanlõ ve omurgalõlarda barsak parazitidirler.

27 27 Opalina ranarum : Vücut yassõ ve çok nukleuslu su kurbağalarõnõn son barsağõnda parazittir. 2- Subclass Euciliata : Hücre ağzõ vardõr, genç ve ergin safhalarõ kirpikli olan Ciliatlardõr. 1- Ordo - Holotrichia : Basit yapõlõ siller kõsa ve eşit boyda bunlar ya boyuna sõralar halinde bütün vücut yüzeyini kaplar veya kemer oluşturacak şekilde sõralanõrlar. Ağõz yüzeyde veya içeri çökük bir çukur (peristom) dibindedir. Paramecium : Bu grubun en çok bilinen cinsidir. Þekli nedeniyle terliksi hayvan olarak da adlandõrõlõr. En çok rastlanan türleri; Paramaecium bursaria- geniş ve yassõ olduğundan yeşil renkli görülür (zooklorel= yeşil renkli alg, stoplazmada simbiyoz olarak bulunur). Paramecium caudatum : En çok rastlanan türdür. Colpidium colpoda : Şekil olarak böbrek gibidir. Dileptus: Ön uçta uzun ve kontraktil bir hortum bulunur, arka uç sivri, macronukleus tespih tanesi gibi bir veya birçok kõsõmlõdõr. 2 - Ordo - Spirotricha : Peristomun sağõndan veya ön kenarõndan cytopharynx'e inen adoral membranal bölge içeren tüm Ciliatlar bu grupta yer alõr. Kirpikler kaynaşõp zar şekline dönmüştür. Sub Ordo 1- Heterotrichae - Kirpikler vücudun her tarafõnda eşit ve uzun sõralar oluşturacak tarzda dizilmiştir. Ayrõca ağzõn bulunduğu bölgede cytopharynx e kadar devam eden bir kirpik bölgesi vardõr Stentor (Borozan Hayvanõ) : Vücut huniye benzer biçimdedir. Ağõzlarõ vücudun geniş tarafõnda olan ağõz çukurunun (peristom) dibindedir. Membranel bölgesi peristomun etrafõnõ sardõktan sonra helezonlar teşkil ederek sitofarinse iner.

28 28 Genellikle kendilerini bir yere iliştirirler ancak buradan ayrõlarak serbest yüzdükleri görülür. Macronukleus tesbih şeklinde olup micronukleus bir veya birden fazladõr. Balantidium : Omurgalõ (Domuzlarda) ve omurgasõz hayvanlarõn barsaklarõnda parazit olarak yaşar. Sub Ordo 2-Entodinomorpha : Sõnõfõn en kompleks grubudur. Vücudun arka ucunda değişen sayõ ve biçimde dikenimsi uzantõlar yer alõr. Ağõz bölgesinden başka diğer bölgelerde de membranal bölgeler vardõr. Entodinium : Siller yalnõz adoral bölgede yer alõr. Sõğõr, koyun, deve vs. geviş getiren hayvanlarõn sindirim sisteminde yaşar. Arka ucu uzantõlõdõr. Ophryoscolex : Arka uçtaki uzantõlarõn dõşõnda bazõ türlerde ön uçta da diken çelenkleri vardõr. Daha çok keçilerde bulunur. Stylonychia : Arka uçta 3 uzantõ vardõr. Tatlõsularda bulunur. 3 - Ordo - Peritrichia : Siller diğer ordolara göre daha azalmõştõr. Vücudun ön ucunda daire biçiminde peristom vardõr ve burada etrafõ sillerle çevreli iç ve dõş sil kemeri oluşturur. Adoral bölgedeki siller dalgalõ bir zar görünümünde. Bazõlarõnda vücudun arka tarafõnda halka şeklinde sõralanmõş siller bulunur ve genellikle vücutlarõ bir sapta tutunmuştur. Çoğalmalarõ diğer Ciliatlardan farklõ olarak boyuna bölünme iledir. Konjugasyonda görülür. Vorticella : Saplõ ve çan biçimindeki vücutta siller yalnõz ön tarafta iki sõra helezon oluşturacak tarzda dizilmiştir. At nalõ şeklindeki macronukleus'un girintisinde küçük bir micronukleus bulunur. Sap ile kendini bir yere tutturur ve sapta bulunan esnek iplikler (miyonem) ile ileri geri hareket edebilir. Kontraktil vakuol bir tanedir. Vorticella microstoma - Pis sularda görülür. Vorticella nebulifera - Temiz sularda.

29 Sub Class Suctoria : Gençleri serbest yüzer ve kirpikli Ciliatlara benzer. Ergin safhada silleri yoktur. Yerine emme tentakülleri meydana gelmiştir. Doğrudan doğruya veya sap ile kendilerini bir yere tesbit ederler. Sap kutikuladan yapõlmõştõr. Uzayõp kõsalamaz. Bir adet oval biçimli uzun veya dallõ macronukleus veya daha fazla sayõda micronukleus bulunur. Besin alma organelleri emme tentakülleridir, bunlar ektoplazmanõn tüp şeklindeki uzantõlarõdõr. Stoplazmalar ekto ve endo olmak üzere ikiye ayrõlõr. Emme tentakülleri avõn üzerine yapõşõr ve av felce uğratõlõr. Sonra da emilir. Eşeysiz çoğalma iç ve dõş tomurcuklanma ile olur. Eşeyli çoğalma ve konjugasyon da görülür. Ephelota gemmipara : Emme tentaküllerinden başka sivri uçlu tentakülleri de vardõr. Denizlerde yaşarlar. SUB-REGNUM : METAZOA Protozoalarõn dõşõnda METAZOA adõ altõnda toplayabileceğimiz diğer hayvan phylumlarõnda vücut çok hücreden yapõlmõştõr. Gelişmeleri sõrasõnda çeşitli embriyo tabakalarõ ve bunlardan da farklõ organlar teşekkül eder. Phylum : PLACOZOA En ilkel çok hücreliler olarak kabul edilirler yõlõnda Avrupa daki bir deniz akvaryumunda küçük, hayvana benzer serbest yaşayan bir canlõ bulundu ve adõna Trichoplax adhaerens dendi. Bu canlõ, yassõ vücutlu (bazen küremsi) mm çapõnda, gevşek yapõlõ, kasõlgan, mezenşime benzeyen ince iç hücreleri örtmüş monosilli epitel hücreleri ile çevrilidir. Kenar kõsõmlarõ düzensiz, amipler gibi şekil değiştiren hücrelerden oluşmaktadõr. Renksizdirler. Üzerindeki silleri ile çok yavaş olarak sürünür gibi hareket ederler. Bir hücreli ve algler ile beslenirler. Bölünme ve tomurcuklanma ile eşeysiz olarak çoğalõrlar. DNA miktarõ bugüne kadar bilinen hayvanlarõn hepsinden daha azdõr. Birçok araştõrmacõ bunlarõ süngerler ile birlikte incelemeyi teklif etmektedirler.

30 30 Phylum : PORİFERA (Spongaria) Süngerler radiyal simetrilidir. Farklõlaşmõş bir organ sistemleri yoktur. İlk defa Aristo tarafõndan hayvanlar alemi içersine ilave edilen bu canlõlar, sonradan uzun yõllar bitkisel organizmalar olarak kabul edilmiş hatta bazõlarõ cansõz olduklarõnõ iddia etmiştir. 18. Asrõn başlarõnda Zoophyta grubu içersine konulmuş daha sonra Linnaeus bunlarõ Coelenterata grubu içersine yerleştirmiştir. 19. asrõn başlarõnda phylum Porifera adõ altõnda ayõrt edilerek hayvanlar alemindeki bugünkü yerini almõştõr. Ancak bugün bile süngerlerin sistematik yeri münakaşalõdõr. Birçok araştõrmacõ tarafõndan Protozoa ve Metazoa gibi ayrõ ve bunlara eşit anlamda Parazoa adõ altõnda incelenmektedir. Süngerlerin çoğu denizde (larvalarõ hariç) sesil olarak yaşarlar. Ufak bir grubu (Spongilidae familyasõ) tatlõ sularda bulunur. Sahillerde ve derin sularda kendilerini taşlar, mercan resifleri, bitkiler veya herhangi bir sert yüzey üzerine tesbit ederler. Çeşitli vücut şekilleri de (vazo, kadeh, torba veya şekilsiz kümeler halinde) bazen de çeşitli cisimlerin üzerini örten kabuk şeklinde olur. Boylarõ birkaç mm. ile iki m. arasõnda olup çok değişiktir. Renkleri genellikle kirli sarõdan (kirli beyaz, gri, yeşil, mavi, kõrmõzõ, hatta) siyaha kadar olur. Genellikle çoğalan fertler ana hayvandan ayrõlmayarak koloni meydana getirirler. Soliter yaşayanlarõ da vardõr. Bütün metazoonlardan çok daha ilkel bir yapõ şekli ile Protozoa kolonisinden biraz daha ileri hücresel yapõ gösterirler. Tüm çok hücrelilerin atasõ olan Protozoa nõn koloni teşkil eden flagellat grubundan süngerler alõnmõş ancak bir yan kol olarak kalmõşlardõr. Yüksek organizasyonlu hayvanlardan herhangi birinin süngerlerden gelmiş olduğuna dair bir kanõt yoktur. Uyarmalara karşõ duyarsõz olduğu sinir sistemi ve sindirim boşluğu bulunmayan tek Metazoa phylumu olduğu bilinmekteydi. Ancak son elektromikroskobik çalõşmalarla bir sinirsel düzenlenmenin olduğu gösterilmiştir.

31 31 Basit yapõlõ bir süngerde vazo şeklinde olan vücut ortada geniş bir boşlukla bunun etrafõnõ saran ince bir çeperden teşekkül eder. Sünger kapalõ olan dip kõsmõyla vücudunu bir yere tesbit eder. Serbest kalan taraftaki deliğe osculum ortada kalan boşluğa da osculum boşluğu gastral boşluk veya spongocoel denir. Sünger vücut hücreleri yapõ ve görevleri farklõ iki tabaka meydana getirir. Vücut çeperi gastral ve dermal olmak üzere iki tabakadan yapõlmõştõr. Gastral tabaka : Osculum boşluğunu çevreleyen bu tabaka bir epitel gibi yanyana gelmiş başka hiçbir grupta görülmeyen kamçõlõ ve hunili hücrelerden (choanocyte) yapõlmõştõr. Bunlar, kamçõlarõn devamlõ burgu hareketiyle osculum boşluğundaki suyu harekete getirir ve su ile birlikte sürüklenen besin maddelerini içlerine alarak sindirirler. Dermal tabaka : Bu tabakanõn dõş yüzeyi büyük ve yassõ Pynacocyte (Pinakosit) hücrelerinden yapõlmõştõr. Bu hücrelerin arasõnda Porocyte denen por hücreleri bulunur. Por hücreleri dermal tabakasõndan başlayõp osculum boşluğuna kadar devam eden uzun hücrelerdir. Ortalarõnda hücre içi bir kanal uzanõr ve kanalõn bir ucu vücut yüzeyinden dõşarõya diğer ucu ise iç boşluğa açõlõr (Bu kanala ostium adõ verilir). Dermal tabaka esasõnda mezenşim karakterinde olup, esas kõsmõ peltemsi bir yapõ gösteren ara madde yani matrixten yapõlmõştõr. Bu kõsõm içinde Amoebocyte hücreler yer alõr. Amoebocyte hücrelerin çeşitli tipleri vardõr. Örneğin cinsiyet hücrelerinin orijinini teşkil eden ve regenerasyonda rol oynayan archeocyte hücreleri; besin maddesini bir yerden diğer bir yere nakleden gezici hücreler ve sünger iskeletini teşkil eden skleroblast ve spongioblast hücreleri. Süngerlerde su vücuda porlardan girer ve choanocyteler aracõlõğõ ile osculumdan dõşarõ atõlõr. Özel bir sindirim kanalõ olmadõğõndan choanocyteler tarafõndan yakalanan besinler burada sindirilir (hücre içi sindirim şeklinde).

32 32 Süngerlerin besinini mikroskobik organizmalar ve organik parçacõklar (ölmüş bitki ve hayvan artõklarõ) teşkil eder. Süngerlerde yapõ bakõmõndan 1- Ascon, 2- Sycon ve 3- Leucon olmak üzere üç tip ayõrt edilir. Yapõ bakõmõndan basit olan sünger Ascon tipinde olanõdõr. Bu süngerlerde gastral boşluk ile dõş ortam arasõnda vücut çeperine kat eden kõsa ve düz kanallar bulunur. Sycon tipte vücut duvarõ içersinde tüp şeklinde çöküntüler meydana gelmiştir. Bu çöküntülerin etrafõnda choanocyteler yer alõr. Leucon tipte vücuttaki mezenşim tabakasõ çok kalõndõr. Vücut duvarõnõn içersinde odacõklar oluşmuştur. Bu odacõklar etrafõnda choanocyteler yer alõr. Bütün sünger tiplerinde vücut desteğini sağlayan iskelet mevcuttur. Bu, spongin liflerinden yapõlmõştõr. İskelet genellikle iğne şeklinde spiküller veya ağdan yapõlmõştõr. Mezenşim içersinde yer alan özel hücreler tarafõndan meydana getirilirler. Spiküller kalkerli ve silisli maddelerden yapõlmõş olup skleroblast hücreleri tarafõndan meydana getirilir (Spiküller eksen ve õşõn sayõsõna göre tiplere ayrõlõr ve buna göre süngerler arasõnda bir ayõrõm yapõlõr). Lif ağõ şeklinde olan iskelet ise bileşimi kollagene benzer bir protein olan sponginden yapõlmõştõr. Spongin spongioblast adõ verilen hücreler tarafõndan salõnõr. Çoğalma : Eşeyli ve eşeysizdir. Eşeysiz çoğalma 1. tomurcuklanma ile olur ve koloniler meydana gelir. Tatlõsularda yaşayan süngerlerde iç tomurcuklanma yani gemmula adõ verilen özel bir eşeysiz çoğalma görülür. Tatlõsu süngerleri bulunduklarõ suyun kurumasõ ve donmasõ gibi uygun olmayan yaşama şartlarõnda ölmeye mahkumdurlar. Bu gibi hallerde tatlõsu süngerlerinde gemmula (iç tomurcuklar) meydana getirilir. Gemmula teşekkül edeceği zaman özel arkeositler (Amoebocyteler) bir araya gelir ve dõşõnda epidermis hücreleri bulunan toplu iğne başõ gibi yuvarlak ve kabuğu değişik ortam şartlarõna dayanõklõ olan sarõ renkli

33 33 tanecikler gemmula meydana gelir ve ortam şartlarõ normale dönünce tam bir sünger halini alõrlar. Gemmula teşekkülü kurak mevsimlerde tatlõsu süngerlerinde türlerinin devamõnõ sağlar. Diğer bir eşeysiz çoğalma 2. Regenerasyon dur. Yaralanan ve kopan yer Amoebocyte ile tamir edilir. (Bununla birlikte yavaş da seyredebilir. Bazen aylar yõllar alõr.) Parçalanan kõsõmlar Amoebocyte hücre yardõmõ ile hemen onarõlõr. 3. Eşeyli çoğalma: Yumurta ve spermalarla olur. Ekserisi hermafrodittir. Dõşardan su ile birlikte gelen sperma evvela bir choanocyte içine girer ve buradan yumurtaya iletilir. Döllenme ana hayvanõn mezenşimi içinde olur. Döllenmeden sonra segmentasyon başlar (totalegual). Çoğalan hücreler bir blastula meydana getirirler. Silli epitel ihtiva eden embriyo kanala geçerek ana hayvanõ terk eder. Bir süre serbest yüzdükten sonra invaginasyon ile dõş yüzeydeki kamçõlõ hücreler içe dönerek vücudun iç yüzeyini örter. Daha sonra kendini bir yere tesbit eden larva ergin bir sünger halini alõr (zoocoğrafik dağõlõş bu yol ile sağlanmõş olur). Süngerler diploblastik olmakla beraber embriyonun ektodermi ergin ferdin iç kõsmõnõ, endodermi ise dõş kõsmõnõ örtmüş olur. Bu durum süngerlerin karakteristik özelliğidir. Solunum : Amoebocyte hücreleri O 2 'yi vücut mezenşimi içinde vücuda dağõtõr. CO 2 'yi de dõşarõ atar ve solunumla ilgili olaylar hücre içinde cereyan eder (Protozoa gibi). Süngerler çok basit organizasyonlu olmalarõ nedeniyle yüksek bir regenerasyon yeteneğine sahiptir. İpek parçadan geçirilen süngerin her parçasõ yeni bir sünger meydana getirebilir. 3 sõnõf ayõrt edilir. 1- Class - Calcarea (Calcispongia) 2- " - Hexactinellide 3- " - Demospongia

34 34 1- Class - CALCAREA Spikülleri Ca 2 CO 3 'den yapõlmõştõr. Vücut yüzeyi sert kõllarla örtülüdür. Hepsi denizlerin derin olmayan kayalõk sahillerinde bulunurlar. Birkaç milimetre ile 15 cm. kadar yükseklikte olan küçük formlardõr. Grantia : 2,5 cm. boyunda basit silindir şeklindedir. Akdeniz ve Atlantik sahilinde bol bulunur. (Sycon tipinde iskelet kalkerden yapõlmõştõr.) Leucosolenia : Grantia' ya benzer, daha küçük, kanal şekli daha karõşõktõr. Akdeniz (Çok sayõda türü var.) 2 - Class - HEXACTİNELLİDA : Camlõ süngerler. Spiküllerini ya ayrõ ayrõ veya silisli bir madde ile lehimleyerek ağ meydana getirirler. Radiyal simetrili silis sipiküllerinden yapõlmõştõr. Euplectella aspergillum : Venüs sepeti sõcak denizlerde yaşar (güzel görünüşlü). 3 - Class - DEMOSPONGİAE : Deniz ve tatlõ sularda yaşar. Ticari önemi olan bütün süngerler bu gruptandõr. En büyük süngerlerdendir. İskeletleri spongin denen ve bir çeşit protein olan keratin liflerinden meydana gelmiştir. Denizde yaşayan formlar 150 cm. kadar olabilir. Bazõlarõnda silispikül vardõr. Euspongia officinalis (Banyo süngeri) : Karõşõk yapõlõdõr. Spongin lifleri ve diğer anorganik maddeler ağ şekilli iskelet oluşturur. Lifler õslakken yumuşak, kuruyunca sertleşir. (Hayvanõn oluşumundan sonra canlõ kõsõm parçalanõr, döğülür ve hazõrlanõr.) Memleketimizde Akdeniz'den toplanõr. Spongilla lacustris : (Spongiller ağ tarzõndadõr) Kanal sistemli Leucon tipinde karõşõktõr. Büyük formlar hoş olmayan kokularõ ince dikenli iskeleti ve tadõ nedeniyle özellikle balõklar tarafõndan yenmez. Küçük formlar birkaç yõl büyükler ise 50 yõl veya daha fazla yaşar. Ayrõca bir

35 35 takõm canlõlarõn Annelid, Crustacea vs. barõnağõdõr. Sonuç olarak hücre tabakalarõ Diploblastik, coelom yok, metameri yok, sindirim sistemi, hücre içi morfolojik karakterleri farklõlaşmõş organ sistemi yok. PHYLUM : COELENTERATA Doku ve kõsmen organlarõn bulunduğu ilk hakiki metazoalardõr. 1- Embriyolarõnda iki bariz hücre tabakasõ (diploblastik) mevcuttur. Kelime olarak coel= boşluk, enteron= sindirim sistemi anlamõna gelir ki bu grubun üyeleri içi oyuk kese biçiminde ve 2- õşõnsal simetrili vücut yapõsõna sahiptir. 3- İç kõsõm dõşarõya bir ağõzla açõlan sindirim boşluğudur. Coelenterata adõ da bu nedenle verilmiştir. Phylumun öteki adõ knidaria ise bu gruba 4- özgü knidoblast ' larõn varlõğõna dayanmaktadõr. Bu grubun bütün diğer yüksek organizasyonlu hayvanlarla aynõ kökenden geldiklerine ve bunlarõn atasõ olduğuna inanõlmaktadõr. Sebep olarakta yüksek organizasyonlu hayvanlar gibi bunlarõn da dõşarõya bir ağõzla açõlan iç sindirim boşluğunun varlõğõ gösterilmektedir. Protozoonlarõn Ciliatlardan geldiğine inanõlõr. Çünkü Coelenterata larvalarõ (Planula) silli yapõsõ ve serbest yüzen tek hücresi ile Ciliatlara benzetilmektedir (Süngerlerde ise böyle bir durum yok yan dal halinde kalmõş). 5- Bu grupta ilk gerçek doku gelişimi görülür. Aynõ zamanda epitel, bağ, kas, sinir dokularõ ve üreme organlarõ bulunmaktadõr. Sindirim boşluğunu kaplayan hücrelerin oluşturduğu tabaka (Gastrodermis) endodermden, dõşõnõ örtenler ise epidermis (ektoderm) dir. Yüksek organizasyonlu hayvanlarõn aksine bu ikisi arasõnda mezoderm tabakasõnõn hücresi yoktur. 6- Aradaki mesoglea denen, boşlukta hücresiz veya çok az hücre kapsayan jelatimsi bir matrix ile doldurulmuştur. Epidermis genellikle yassõ bir hücre tabakasõ, dõşõ ince bir kutikula ile örtülü veya siller ve kamçõlar içerir. Buradaki epitel kas hücreleri vücudun kontraksiyonunu sağlar. Özellikle ağõz ve tentakül civarõnda duygu hücreleri dağõlmõştõr veya toplanarak duygu epitelini oluştururlar. Duygu hücrelerinden, bundan başka, ağõz ve tentaküllerde

36 36 knidoblastlar yer almõştõr. İntertestial hücreler tomurcuk ve diğer hücreleri oluştururlar. Bu phylumdaki (dimorfizm) hayvanlarõn çoğunda iki tip fert görülür ve genel olarak bu, iki tip döl değişimi ile ortaya çõkar. Bunlardan sesil yaşayana polip serbest yaşayana meduz adõ verilir. 7- Metagenez yani döl değişimi eşeyli ve eşeysiz çoğalmanõn biri ardõndan tekrarlanmasõdõr. Polipten eşeysiz olarak meduzlerin, meduzden eşeyli olarak poliplerin oluşumu metagenez olarak bilinir. Meduz vücudunun yanlarõnda küçük birer çõkõntõ halinde gonadlar bulunur. Dişi gonad, yumurtalarõ; erkek gonad, spermalarõ meydana getirir. Döllenme suya dökülen spermatozoonlarõn ovaryum içindeki yumurta hücresi ile döllenmesi sonucu olur. Polip tomurcuklanma ile eşeysiz olarak meydana gelir. Bazen meduz bazen de polip nesli bulunmayabilir. Tomurcuklanma en çok rastlanan çoğalma tarzõdõr. Ayrõca 8- regenerasyon kabiliyeti çok yüksek küçük bir parça kõsa bir zamanda bir fert oluşturur. Polip torba şeklinde olup ortada gastral boşluk ve bunu çevreleyen çeperden meydana gelir. Ağõz peristom adõ verilen bölgenin ortasõndadõr. Bunun aksi tarafõ ile kendilerini tesbit ederler. Peristomun kenarõnda yakalama kollarõ tentaküller yer alõr. Meduz ters dönmüş bir polip şeklindedir ve bir şemsiyeye benzer. Üst taraf Uxumbrella polip vücuduna, alt taraf subumbrella ise peristoma tekabül eder. Þemsiye sapõnõn üzerinde kõsa bir ağõz borusu manubrium yer alõr. Sub ve Uxumbrella sonunda tentaküller yer alõr. Gastral boşluk çevresinde halka kanal ise basit ve dallanmõş kanallarõ ihtiva eder. Bu phylumun en önemli özelliklerinden biri de knidoblast denen hücrelerin içinde yakõcõ kapsüllerin (nematocyte) bulunuşudur. Yakõcõ kapsüller mikroskobik hücre organlarõdõr. Kitine benzeyen bir maddeden yapõlmõş ve dõşõnda knidosil denen bir iğne taşõr ve bu iğnenin besine dokunuşu ile nematosit dõşarõ fõrlatõlõr. Fõrlamada besin hayvanõndan gelen kimyasal etkenin olduğu zannedilmektedir.

37 37 Yakõcõ kapsüller üç tiptir. 1- Penetrante : Öldürücü kapsüller (minyatür şõrõngayõ andõrõr fõrlatõldõğõnda hyphotoxin akõtõr). 2- Volvante: Sarõcõ kapsüller (avõnõ ya paralize eder ya da öldürür). Kapsül içinde kapsüle bağlõ bir ip var. Hayvana sarõlõr kaçmasõnõ önler. 3- Glutinante: Yapõşkan kapsüller (avlamadan başka hidranõn takla atar gibi hareketinde tentakülün sert zemine yapõşmasõnõ sağlar). Vücut duvarõnda Ektoderm hücreleri arasõnda epitel kas hücreleri bulunur. Bunlar elastikiyeti sağlar. Vücudun ve tentakülün hareketi. Bundan başka peristom orta ağõz sahasõ ile tentakül hücreleri üzerinde duygu hücreleri bulunur. Bu hücreler ya toplanarak duygu epiteli teşkil ederler ya da epitel hücreleri arasõna dağõlmõştõr. Duygu hücreleri sinir hücreleriyle irtibattadõr. Bunlar polarize (kutuplaşma) olmadõklarõndan uyartõlarõ her yöne naklederler. Beyin ve omurilik gibi merkezileşme yok. Ektoderm hücreleri arasõnda İnterstitital adõ verilen enbriyonal hücreler de vardõr. Bunlar knidositleri meydana getirirler, cinsiyet hücreleri değişirler, regerenasyon ve tomurcuklanma ile diğer hücre tüplerini verirler. Knidoblast hücreleri yakõcõ kapsüller ihtiva eder. Endoderm kõsmõnda çok vakuollü ve uçlarõ ekseriya iki kamçõlõ hücreler bulunur. Bunlara besin hücreleri denir. Bunlarõn arasõnda sayõca daha az olan bez hücreleri vardõr. Avlarõnõ canlõ olarak yakalarlar. Yakalanan avlar evvela nemotocytler ile uyuşturulur, öldürülür ve sonra yutulur. Sindirim kõsmen hücre içinde kõsmen de hücre dõşõnda yapõlõr. Vücut boşluğuna alõnan madde endodermden çõkarõlan enzimlerle kõsmen sindirilir. Daha sonra besleyici hücre pseudopodlar ile besini hücre içine alarak (interselular olarak) sindirir ve besin maddesi diffüzyonla diğer hücrelere iletilir. Artõklar ağõz yolu ile atõlõr.

38 38 Solunum: Suda erimiş 0 2 vücut duvarõndaki ektoderm hücreleri ile alõnõr ve CO 2 i dõşarõ verir. Endodermde bu olayõ tekrarlar. 1) Hydrozoa, 2) Scyphozoa, 3) Anthozoa olmak üzere 3 sõnõfa (class) ayrõlõr. 1. Sõnõf HYDROZOA : Döl değişimi vardõr. Ekto ve endoderm arasõndaki ara tabakada hücre bulunmaz. Cinsiyet hücreleri ektoderm kökenlidir. Hem polip hem meduz dölü var. Bir hidroid polipin vücudu kaide, sap ve esas vücut kõsmõ olmak üzere 3 bölgeden yapõlmõş olup gastral boşluk ince bir tüp gibidir. Kaide, vücudu tesbite yarayan küçük bir tutunma kõsmõdõr. Koloni teşkil eden formlarda kaidenin etrafõnda zemin üzerine yayõlan boru şeklinde uzantõlar, stolon vardõr. Stolon koloniyi sabit tutmaya yaradõğõ gibi tomurcuklanma ile üzerlerinde yeni fertler de oluşabilir. Soliter poliplerde stolon yoktur. Hidromeduz umbrellasõnõn kenarõnda tentatüller bulunur. Bundan başka Uxumbrella ile subumbrella sõnõrõnda şerit şeklinde bir saçak (velum) vardõr. Velum Obelia dõşõndaki hidromeduzlar için karakteristiktir. Meduzlarõn sinir dokusu poliplere nazaran daha iyi gelişmiştir. Duyu organlarõ genel olarak statositlerdir. Meduz ve meduzitler ayrõ eşeylidir. Gonadlar manibriumun çeperinde veya radyal kanallarõn da altlarõnda bulunur. Cinsiyet hücreleri ekseriya dõşarõya bõrakõlõr. Döllenme ve gelişme nadiren ana hayvanõn vücudunda olur. Meduzlar plankton (deniz yüzeyinde) halinde yaşarlar. Yalnõz hidralarla bazõ koloni teşkil eden formlarõ tatlõsuda yaşar. 1. Ordo - Hydroida : Umbrellalarõ genel olarak yüksektir. Gonatlarõ manibriyum etrafõnda teşekkül eder. (Soliter veya koloni teşkil ederler). Kolonide iş bölümü vardõr. Poliplerin bir kõsmõ besin almaya yarar (hidront); bir kõsmõ ise üremeyi temin eder. Buna üreme polibi gonangium denir. Üreme polibi

39 39 üzerinde cinsiyet fertleri gonoforlar meydana gelir. Hidroid poliplerinin koloni teşkil edenlerinde ektoderm kökenli bir kitin dõş iskelet bulunur. Bu iskelet bazen saplarõn ve stolonlarõn etrafõnõ çeviren bir ince boru halindedir. Bunun dõşõnda bazõ hallerde hydrantlarõn etrafõnda bir dõş iskelet (hidroteka veya hydrotheca) bulunur. Bu şekilde hydrantlar tehlike halinde kendilerini teka içine çekebilir. Bazen tekalarda 1 veya daha fazla parçalõ kapak bulunur. 1- Fam : Hydridae : Soliter yaşarlar. 5-6 tentakülden ibaret bir tentakül çelenkleri vardõr. Gastral boşluk tentaküllerin içine kadar uzanõr. Meduz dölü yoktur. Dünyanõn her tarafõnda göl veya gölcüklerde yaşarlar. Teka bulunmaz. Hydra vulgaris : Tatlõsuda yaşar. Hydra viridis Chlorohydra viridissima : Endoderm hücrelerinde simbiyont olarak yaşayan yeşil renkli zooklorelleri ihtiva ettiğinden yeşil renklidir, berrak suda yaşar. 2- Fam : Campannularidae : Hidrantlarõn etrafõnda yer alan çan biçimindeki hidrotekalarõ ile tanõnõrlar. Obelia : Tek bir bireyle yaşama başlayan fert zamanla çok dallõ koloniler meydana getirir. 3 - Fam : Sertullaridae : Sapsõz olan hidrotekalar 1-4 parçalõ kapak ihtiva ederler. Hydrantlar tamamen teka içerisine çekilebilir, tekalar karşõlõklõ ve dönüşümlü dizilir. Sertularella 4 - Fam - Plumularidae : Koloni dallarõ tüy şeklindedir. Hydrotekalar dallar üzerinde bir sõra üzerinde bir tarafõ daha yapõşarak dizilir. Kapak yoktur. Genellikle meduz dölü yoktur. (Eşeysel fertler meduzoidler halinde kolonilere bağlõ kalõr). Aglophenia 2 - Ordo : Siphonophora

40 40 Yüksek polimorfizm gösteren suda yüzen veya sabit olan bu grup şekilleri değişmiş polip ve meduz tipleri ihtiva eder. Zehirlidir. Physalia - Serbest yüzen en tehlikeli deniz analarõndandõr. Zehiri kobra yõlanõnkine yakõn olup, büyük õzdõrap verir. 2. Class : SCYPHOZOA Genellikle büyük deniz analarõnõn bulunduğu gruptur. Vücutlarõ 4 õşõnlõ bir radial simetri gösterir. Mezoglea tabakasõ hücreli bir jelatin tabakasõ halindedir. Eşey hücreleri endodermden oluşur. Döl değişim vardõr. Ancak polip dölü gerileyerek önemini kaybetmiş meduz dölü önem kazanmõştõr. Bu grupta (umbrellanõn kenarõnda velum yoktur) Subumbrellanõn ortasõndaki dört köşeli kõsa bir manibriumun ucunda dört köşeli ağõz vardõr. Ağzõn köşe kõsõmlarõ genellikle uzayarak kõsa veya uzun olabilen ağõz tentaküllerini meydana getirir. Sifo meduzlarda duygu cisimlerine rhopalium adõ verilir. Vücut kenarlarõ eşit bölmeler halinde loblara ayrõlmõş ve Rhopaliumlar kenar loplarõ arasõndaki girintilerde yer almõştõr. Bazõlarõnda õşõk verme kabiliyeti vardõr. Birçoklarõnda mesoglea içinde zooksantel ve zookloreller yer alõr. Hepsi karnivordur. Bu hayvanlar çana benzer vücutlarõnõn açõlõp kapanmasõ, nabõz atõşõ şeklinde bir hareketle yayõlõrlar. Vücutlarõ kase, kadeh, borozan, kubbe, tabak, piramit, küp şeklindedir. Ordo - Semaeostomeae Umbrellanõn tabak veya kase şeklinde olmasõ ve kõsa manibrium ile diğer ordolardan ayrõlõr. Aurelia (deniz anasõ): Bütün dünya denizlerine dağõlmõştõr. Ters dönmüş bir kaseye benzer. Aurelianõn periferinde eşit bölümler halinde 8 lob bulunur. Bu loblar arasõndaki girinti kõsmõnda rhopalium denen 8 adet duygu organõ yer alõr. Subumbrellanõn merkezinden kõsa bir manibrium uzanõr. Ortasõnda kase şeklinde ağõz açõklõğõ bulunur. Manibriumdan 4 ağõz tentakülü çõkar ve su içerisinde uzanõr. Bu kollar üzerinde çok sayõda yakõcõ hücre yer alõr. Aurelia'nõn besinini teşkil eden küçük

41 41 hayvansal organizmalar bu kollarõn yardõmõ ile yakalanõr. Mide umbrella bölgesinin hemen hemen yarõsõnõ kaplayan at nalõ şeklinde 4 gastrik cep ihtiva eder. Bu gastrik ceplerin iç yüzeylerinde de yakõcõ hücreler yer alõr. Gastrik ceplerin dõş kenarlarõnda sekizi dallõ bir kanal sistemi vardõr. Bunlar periferde halka kanallarla birleşir. Bu sistem hem sindirim hem de sindirilen besinin sirkülasyonu ile ilgilidir. Üreme bilindiği gibi meduzlarda eşeylidir. Gastrik ceplerin tabanõnda parlak pembe renkte gonatlar yer alõr. Bunlardan gametler teşekkül eder (Endodermden). Gametler olgunlaşõnca gastrik cepler içine dökülürler ve buradan ağõz yolu ile dõşarõ atõlõr. Yumurta suda döllenir ve az bir zamanda kirpikli bir planula larvasõ meydana gelir. Kõsa bir süre serbest yüzdükten sonra kendisini sert bir zemin üzerine tesbit eder ve genç bir polip gelişir. Daha sonra polibin serbest ucunda enine bölünmeler ile tomurcuklar ephyra meydana gelir. Ephyra'larõn kenarlarõ 8 girinti ile parçalara ayrõlmõştõr. Az sonra her bir ephyra ana fertten ayrõlõr. Vücudun altõ üstüne döner ve bu suretle serbest yüzen bir meduz meydana gelir. Ve aynõ devrede devam eder. Aurelia aurita cm. boyda olup bütün Avrupa denizlerinde yaşar. Büyük sürüler teşkil ederler. 3. Class : ANTHOZOA (Mercanlar) 6000 türü ile en geniş sõnõftõr. Pharynx ve mezenterin gelişmiş olmasõ ile farklõdõr. Pharynx tüp şeklinde olup dõş ortamõ gastrovasküler boşluğa bağlar. Mezenter gastrovasküler boşluğun içinde septumlar biçiminde ve arada mezoglea bulunan iki gastrodermis tabakasõndan yapõlmõştõr. Bitki benzeri tamamõyla polip evresindeki sölenteratlar olup denizlerde yaşarlar. 6-8 veya çok õşõnlõ vücut bilateral simetrilidir. Yalnõz polip dölü bulunur ve çoğu koloni halinde yaşarlar. Gastral boşluk oluşmuş bölmeler odacõklara ayrõlmõştõr. Mercanlarõn hemen hemen hepsinde iskelet ektodermik veya mezenşimik olup ektoderm hücrelerinin kalkerli veya keratinli salgõlarõndan meydana gelir. Çoğalmalar eşeysiz yani

42 42 tomurcuklanma ile veya eşeylidir. Eşey hücreleri endodermden meydana gelir ve ayrõ eşeylidirler. Denizlerde bulunur. Soliter veya koloni halinde sesil olarak yaşarlar. Koloniyi bağlayan ana doku mezoglea ve gastrodermal tüplerdir ve koloninin alt yarõsõnõ yapõştõrõr. Mercan kayalõklarõnda olduğu gibi ölü iskeletlerinden oluşan resifler (üstündeki bireyler canlõdõr) yuva ödevi görür. Sõcak denizlerde bulunurlar (Deniz gülü, deniz kõrbacõ, deniz yelpazesi, deniz kalemi, mercan başlõca örneklerdir). Phylum - CTENOPHORA (Taraklõlar) Knidositleri bulunmayan sölenterlerdir. Yalnõz iki tentakülleri vardõr. Vücutlarõnõn yanlõz bir boşluk ihtiva etmesi, organ sistemlerinin bulunmayõşõ sinir sisteminin subepitel oluşu ile knidlilere benzerler. Denizlerde 100 kadar türü olup ceviz büyüklüğündeki küçük hayvanlardõr. Bir jel kütleyi çevreleyen iki hücre tabakasõndan oluşurlar. Ekto ve endoderm arasõndaki jel kütle mezogleaya benzer olup daha gelişmiştir ve içinde hücre bulunur. Dõş yüzey tarağa benzeyen ektoderm kökenli 8 sõra kirpikle örtülmüştür. Bunlarõn yardõmõ ile su üstünde hareket ederler. Vücudun üst kutbunda primer eksenin ucunda karmaşõk yapõlõ bir duygu organõ yer alõr. Vücut yüzeyindeki tarak benzeri organlar radial simetrili, iç organlarõ ise bilateral simetrilidir. Bu organ hücrelerine bağlanan 4 kirpik demeti ile dengelenen kalker tanecikler kirpiklere daha çok yüklenir ve duygu hücrelerini uyarõrlar. Bu durum bazõ kirpiklerin daha çok vurularak normal duruma dönmesini sağlar. Sinir sistemi epidermis altõnda yer alan dağõnõk bir sistem şeklinde olup bir ağ halindedir. Duygu organõnda kirpiklere uzanan sinir uzantõlarõ vuruşlarõ kontrol eder. Ağõz vücudun alt tarafõndadõr. Sindirim boşluğu gastrovasküler boşluk halindedir. Sölenterlerden başlõca farklõlõklarõ çok değişik larva gelişimine sahip olmalarõdõr. Hepsi hermafrodittir. Çoğu parlak renklidir. Boşaltõm sistemi henüz gelişmemiştir. Hem sölenterlerde hem de bu grupta büyük regenerasyon yeteneği görülür. Ktenoforlarõn hepsi karnivordur.

43 43 Pleurobranchia ileus - Az çok küre biçiminde ve 13 mm. boyda olup kuzey denizi ve Atlas Okyanusu nda bulunur. COELEMATA (Bilateria) Sölomatlar bilateral simetrili muhtemelen yerde sürünen hayvandan türemiştir, çünkü bunlarõn ağõzlarõ aşağõ doğru yönelik olarak vücut ventral ve dorsalde farklõlaşmõş böyle olunca bileteral simetri doğmuştur. Duyu organlarõ öne yönelmiş bunu sinir sistemi izlemiş ve hayvanõn hareket ettiği yönde bir baş ortaya çõkmõştõr. Organlarõn oluşumuna mezoderm de katõlmõştõr ve mezodermle astarlanmõş ikinci bir karõn boşluğuna rastlanõr (Coelom). Phylum : PLATYHELMİNTHES (Yassõ kurtlar) Vücutlarõ dorso-ventral olarak yassõlmõş, genellikle yaprak şeklinde ve yumuşak yapõlõ olan hayvanlardõr. Tatlõsu, deniz ve karalarda yani nemli ortamlarda serbest olarak yaşayan türlerden başka parazit olanlarõ da vardõr. Gastrodermis ve epidermis arasõ (blastocoel) mezenşim dokusu ile doldurulmuştur. Yassõ kurtlar vücudun ventral bölgesinin orta kõsma yerleşmiş tek açõklõk olan ağõzla, dõşarõ ile ilişkili bir gastrovasküler boşluğa sahiptir. Bu boşluk bazen dallanmõş da olabilir. Dolaşõm sistemi yoktur. Bu nedenle de sölenterlere benzerlerse de simetri durumlarõnõn farklõlõğõ, gonatlarõn da taşõma kanallarõnõn oluşu ve boşaltõm organlarõnõn varlõğõ ile onlardan ayrõlõr. En dõşta epitel tabaka ve salgõladõğõ kutikula ile siller olup, vücut derilerinin altõnda bir epitel ve kas tabakasõ yer alõr. Bu tabaka ile barsak arasõndaki boşluk yõldõz şekilli hücrelerin meydana getirdiği (ve aralarõnda boşluklar bõrakan) blastocoel ile doludur. (Blastocoel intercelular boşluk bõrakan yõldõz şekli hücrelerden oluşmuştur ve bütün organlar bu doku içine gömülüdür). Sindirim sistemi sert bir yutak ve orta barsak olarak ayõrdedilir. Anüs yoktur (ağõz her iki maksatla da kullanõlõr). Torba halinde olan barsak parazit içermez. Boşaltõm organõ protonefridium tipinde ve dallõ bir kanal sistemi halindedir. Protonefridiumlar yüzlerce alev hücresi içerir, çift ya da tek, bazen de çok

44 44 sayõda delikle dõşarõ açõlõr. Bu delikler vücudun karõn tarafõnda ya da son kõsmõnda bulunurlar. Protonefridiumlar vücudun su miktarõnõ da düzenlerler. Sinir sistemi ağ şeklinde olup bazen de bir beyin ganglionu ile ondan çõkan sinir kordonlarõ biçimindedir. Vücutlarõ dõşta ektoderm, içte endoderm ve bu iki tabaka arasõnda organlarõn bir çoğunu meydana getiren mezodermden oluşur. Bu organlar kaslõ bir yutak, basit gözler, duygu organlarõ, bir beyin ganglionu, bir çift birbirine bağlõ karõn sinir şeridi ve üreme organlarõdõr (ovaryum ve testisler, bunlarla ilgili kanallar, penis ve vaginadõr). Sölenterlerin aksine yüksek organizasyonlu hayvanlar gibi bilateral simetrili olup belirli bir ön ve arka uca sahiptirler. Hareket vücut yüzeyindeki kirpiklerle, kõsmen de toprak solucanlarõna benzer şekilde kas kasõlmalarõyla yapõlõr. I - Class - Turbellaria Tatlõ su, tuzlu su ve rutubetli topraklarda serbest yaşarlar. Boylarõ mm. arasõnda değişir. Fam: Planariidae :Yassõ vücutludurlar,belirli bir baş bölgesi ayõrdedilmez. Fakat ön taraf daha geniş olup duygu organõ, göz, statosit, tentaküller içerir. Ağõz karnõn orta bölgesindedir. Başõn iki yanõ kulak gibi çõkõntõlõ olup, bazen iki yanõnda tat ve koku çõkõntõlarõ bulunur. Düz bir boru halinde olan yutak (pharynx) bazen etrafõ kas kõlõfõ ile çevrili ve ağõzdan dõşarõ çõkarõlarak ava sokulan bir boru halindedir.derileri bir tabakalõ yumuşak ve silli epidermis şeklindedir. Dõşarõ doğru kutikula salõnmaz. Derideki kas kõlõfõ kontraksiyonu ile sürünerek hareket eder (karõn tarafõndaki yoğun siller yaşlanma sonucu azalõr veya suda dalgalanarak yüzen planariadaki gibi). Sillerin hareketi vücut çevresindeki suyun hareketini dolayõsõ ile solunumu kolaylaştõrõr. Boşaltõm organõ protonefridiumlardõr. Protonefridium vücudun iki yanõnda uzanan çok dallõ iki kanaldan oluşur. Vücut dokusu içine kadar ulaşan ve bu kanallarla ilgili her bir küçük kanal ucunda kirpik demetine sahip olan alev hücreleri vardõr. Üremeleri enine bölünme ile eşeysiz ve hermafrodit olduklarõndan karşõlõklõ döllenme ile eşeylidir. Hepsi karnivordurlar (böcek, solucan yer).

45 45 Turbelleryalarda çok yüksek regenereasyon kabiliyeti vardõr. Solunum vücut yüzeyi ile yapõlõr. Planaria - Vücut benekli gri ve siyaha yakõn renklerde olup 5-25 mm. uzunluktadõr. Bunlarõ bõçakla keserek öldürmek hemen hemen olanaksõzdõr. Bir planaryadan kesilip ayrõlan en küçük parçalar bile yenilenme yetenekleri sayesinde eksik kõsõmlarõnõ tamamlayarak yaşamaya devam ederler. Kesilen parçanõn baş kõsmõna olan uzaklõğõ yenilenme yeteneğinin başarõsõnõ etkiler. Yenilenme, paranşim içinde yer alan neoblastlar tarafõndan yapõlõr. II - Class - TREMATODA Ergin haldeyken çeşitli hayvan ve bazen insanlarõn iç organlarõnda parazit olarak yaşarlar. Yapõ olarak turbelleryalara benzerlerse de parazit yaşamalarõndan dolayõ konakçõya yapõşmaya yarayan bir ya da daha fazla vantuza ve kirpikler yerine kalõn bir dõş tabakaya yani kutikulaya sahip olmalarõ ile onlardan ayõrt edilirler. Turbellaryalarõn bütün hayat boyunca muhafaza ettikleri silli epitelleri trematodlarõn sadece larva döneminde görülür. Yer yer diken ve pullar bulunur. Sindirim, boşaltõm ve üreme organlarõ turbellayalara benzer. Ancak ağõz ön uçta yer alõr. Genellikle hermofrodit hayvanlardõr. Beslenmeleri ağõz ve barsakla, büyük kõsmõnda ise sadece vücut yüzeyi ile gerçekleşir. Ordo - Digenea Fam. Fasciolidae -Vücutlarõ dorso-ventral yönde yassõlaşmõş olup, 10 mm. kadar büyüklüktedirler. Biri ağõz çevresinde diğeri ise karõn ortasõnda olmak üzere iki vantuzlarõ vardõr. Karõn vantuzunun yeri familya ayrõmõnda kullanõlõr. Cins-Distomum : Bu cinse bağlõ türler geviş getiren hayvanlarda görülür ve karaciğer sülüğü veya karaciğer kelebeği olarak isimlendirilirler. Tesadüfen insanlara geçerek ölüme sebep olabilir. Distomum lanceolatum (Küçük Karaciğer Kelebeği): Ergin halde koyun, keçi, sõğõr, at karaciğerinde bulunur. Gelişme safhasõnda salyangoz ve

46 46 karõnca olmak üzere iki ara konukçusu vardõr. Boyu en fazla 1 cm. kadardõr. Yassõ vücutludur. Önde yer alan ağõz bir ağõz vantuzu (çekemi) içinde bulunur (geriye doğru barsağõn uçlarõ kapalõdõr). Ağõz vantuzunun gerisinde karõn vantuzu yer alõr. Parazit konukçu hayvana bu vantuz vasõtasõ ile tutunur. İki vantuz arasõnda eşey deliği bulunur. Hermofrodittirler. Bir çift olan testislerden çõkan kanallar birleşerek bir tek kanal (vas defferens) oluşturur ve penise açõlõr (Penis, penis kesesi içindedir). Dişi üreme organõnõ küçük bir ovaryum, kõsa bir oviduct ve uterus takip eder ve penisin yanõndan dõşarõ açõlõr. Bir fert binlerce yumurta meydana getirir. Yumurtalar konukçu hayvanõn safra salgõsõ ile dõşarõ atõlõr. Yumurta açõlõr, içinde tam olarak gelişmiş sillerle örtülü bir miracidium larvasõ çõkar ve besini ile birlikte kara salyangozunun sindirim kanalõna geçer, yumurta kabuğu erir; miracidium larvasõ serbest hale geçer ve orta barsak duvarõna yerleşerek Sporosist meydana getirir (Bunun içinde ikinci bir sporosist dölü), daha sonra içerde serkaria dölü meydana gelir. Serkarialar vena vasõtasõ ile salyangozun solunum organõ boşluğuna gelir ve burada (grup halinde) kistler oluşur. Her kistte 300 kadar serkaria vardõr. Kistler solunum organõndan mukusla dõşarõ atõlõr ve otlara yapõşõr. Bu otu karõnca (Formica) yerse metaserkariaya değişir. Bu hayvan koyun keçi vs. tarafõndan yenirse kist midede açõlõr ve mide duvarõnõ deler. Vena yolu ile karaciğere gider, safra kanalõna yerleşir ve erginleşir. Yumurtalar safra ile barsağa gelir, oradan dõşkõ ile dõşarõ atõlõr. Konakçõnõn zayõflamasõna ve ölümüne neden olur. Fasciola hepatica: Boyu mm. kadardõr. Koyun, keçi ve sõğõrlarõn safra kesesinde bulunur. Halk arasõnda karaciğer kelebeği denir. Kutikula üzerinde diken gibi kabartõlar vardõr (kirpikli epitel). Dõşkõ ile konukçunun vücudundan atõlan yumurtalar ancak su ile temas ettiği takdirde açõlõr ve içinden miracidium larvasõ çõkar (larva su içinde serbest yüzerken). Limnea cinsinden su salyangozuna girer, karaciğere yerleşerek sporosist oluşturur. Sporosistin içindeki embriyonal hücreler redia'larõ

47 47 bunlar da serkarialarõ meydana getirir. Serkarialar salyangozun barsağõ yolu ile dõşarõ atõlõr. Bunlar su kenarõnda bir bitkiye tutunur ve orada kist haline geçer. Otu yiyen konukçu hayvanõn midesinde kist açõlõr, serkaria karaciğere geçerek safra kanalõ ve kesesine yerleşir. Yumurtalarõ idrar yollarõnda iltihaba sebep olur. Distomum 5-6 mm. en çok 1 cm boyda olmasõna karşõn bunlar mm. boyda olduklarõndan safra kanallarõnõ kolayca tõkayabilir. Barsak Distomum daki gibi iki kola ayrõlarak aşağõ iner ve yanlara doğru kollar oluşturur. Opisthorcis sinensis : (Çin karaciğer kelebeği) İnsan, köpek, kedi, fok ve balõk yiyen memelilerin safra kanallarõnda bulunur. Miracidium ve serkarialar için ana konak salyangoz ve balõktõr. Oryantal bölgelerde yaygõndõr (İnsan dõşkõsõ karõşmõş sularla sulama nedeni ile) safra ve karaciğerde tahribat yapar. Echinostoma (Schistosoma) haematabium: Erkek büyük ve kalõn vücutlu olup vücut ventralinde boydan boya bir yarõk taşõr. Dişi iplik şeklinde daha ince olup erkekteki bu yarõk içinde yaşar. İnsanlarõn toplardamarlarõnda parazit olarak bulunur. Sõcak ülkelerde ara konak su salyangozu olup özellikle pirinç tarlalarõnda su ile temastaki insan derisinden girerek yumurtalarõnõ kana bõrakõrlar. Biraraya geldiğinde böbrekten atõlamayõp iltihap ve kanamaya neden olur. III. Class - CESTODA (şeritler) Endoparazittirler. Ergin halde omurgalõlarõn barsaklarõnda, nadiren karõn boşluğunda parazit yaşarlar. Dar ve yassõ şerit şeklindeki hayvanlarda önde başõn bulunduğu kõsma scolex denir. Scolex baş ve boyun kõsõmlarõnõ kapsar. Bu kõsõmda parazitin konukçu hayvana tutunmasõna yarayan çengel ve vantuzlar bulunur. Vücudun geride kalan kõsmõ seri halinde proglottis denen bölmelerden ibarettir. Proglottisler boyun kõsmõndan tomurcuklanma ile meydana gelirler. Bu nedenle en yaşlõ proglottisler en sondadõr. Bunlar zaman zaman atõlõr. Bütün vücut yüzeyi kutikula ile örtülüdür. Kutikulanõn altõnda sõrasõyla kaide (bazal) membranõ ve bunun altõnda dõş tarafta halka, iç tarafta ise boyuna

48 48 uzanan kas liflerinden oluşmuş kas tabakalarõ bulunur. Bunun dõşõnda parenşim kaslar da bulunur. Boşaltõm organlarõ protonefridiumlardõr. Sinir sistemi başta enine bir ganglion ile geriye doğru uzanan iki sinir şeridinden meydana gelmiştir ki bunlar ana boşaltõm kanallarõnõn dõşõnda uzanõrlar. Barsak sõvõsõ içinde yaşadõklarõndan sindirim sistemi ve ağõz yoktur besinlerini barsaklardan osmos yolu ile alõrlar. Hermafrodittirler ve proglottislerin her birinde erkek ve dişi üreme organlarõ vardõr. Her bir proglottis kendisi ya da başka bir proglottis ile çiftleşebilir. Döllenmiş yumurta ile dolan proglottis kopar ve konakçõ vücudundan atõlõr. Ordo- Cestodes Fam.- Taeniidae Taenia solium: (domuz tenyasõ) Ergin halde insan ince barsağõnda yaşar. Ara konakçõsõ domuzdur. Ara konağõn sindirim kanalõna geçen yumurtanõn kabuğu erir serbest kalan onkosfer (kancalõ embriyo larvasõ) barsak epitelini delerek kas dokusuna geçer ve sistiserkus (kist) meydana getirir. Böyle bir domuz eti iyi pişirilmeden yenirse, kist barsakta erir, scolex dõşarõ çõkarak barsak duvarõna tutunur. Bundan sonra proglottisler gelişmeye başlar. Ergin halde boyu 3-4 m. kadardõr. Taenia saginata : (Sõğõr tenyasõ) Bu şeridin ara konakçõsõ yalnõz sõğõrdõr ve ergin halde insanda bulunur. Sõğõr etinde bulunan larva şekline Cysticercus adõ verilir. Larvalõ sõğõr eti çiğ veya az pişmiş olarak yendiği zaman insanõn ince barsağõnda 8-10 m. boyunda olan şerit meydana gelir. Pişmeden veya az pişmiş olarak yendiği zaman parazit alõnmõş olur. Domuz şeridine benzer ancak kanca yoktur. Bu şeritler besine ortak olarak insanõ zayõflatõr. B 12 vitamini sömürür, fakat aynõ zamanda meydana getirdiği toksik maddelerle kansõzlõk ve sinir bozukluklarõna sebep olur. Parazitleri düşürmek için ilaç verilir. Ama scolex düşmedikçe 2,5-3 ay içinde şerit tekrar eski halini alõr.

49 49 Echinococcus granulosus: (Köpek tenyasõ) İnsanlar için en tehlikeli olan şerit köpek tenyasõdõr. Ergin halde köpeklerde bulunan bu şeridin gelişmesinde ara safha koyunda ve insanda geçer. Köpekle oynayan bir çocuğu, köpek yaladõğõ zaman yumurtalarõ kolayca alabilir. Yumurtalar çiğ olarak yenen sebze ve meyvalardan da alõnõrlar. O zaman parazitin larvasõ insanõn özellikle ak ve karaciğerinde bazen bir çocuk başõ büyüklüğünde kistler meydana getirir. İçerisinde birçok scolex oluşur. Kistler çiğ et yiyen köpeklerin barsağõnda ergin şerit haline geçer. Bu parazit evcil hayvanlarda büyük ekonomik zararlara sebep olur. Kistler delindiği zaman kanla nakledilen scolexler vücudun başka yerlerinde yeni kistler meydana getirirler. Bunlar kalp ve beyine, diğer önemli organlara geçtiği zaman hastanõn durumu çok ciddi bir hal alõr. Kistlerin tedavisi ancak operasyonla mümkün olmaktadõr. PSEUDOCOELOMATA Blastocoel ergin dönemde vücut boşluğu biçiminde gelişir, pseudocoel denen bu boşluk bütünüyle periton zarla astarlanmamõştõr. Madde iletimi, azotlu atõklarõn depolanmasõ, gametlerin gelişme ortamõ, eşey bezleri ve organlarõn gelişme ortamõ görevlerini üstlenmiştir. Vücut örtüleri tek tabakalõ epiteldir. Kaslõ yutağõn ve anüslerinin gelişmiş olmasõ bu hayvanlarõ Platyhelmintlerden ayõrõr. Regenereasyon yetenekleri yoktur. Phylum- NEMERTEA (Hortumlu solucanlar) Bazõ literatürde class olarak alõnmaktadõrlar; en yakõn akrabalarõnõn Platyhelmintler olduğu düşünülmektedir. Platyhelmintler ile Annelid arasõnda özelliklere sahiptirler. Paranşime sahip olmasõ, rhabdit benzeri salgõ salgõlayan silli epitel ile örtülü olmasõ ile Platyhelmintlere, dolaşõm sistemlerinin oluşmasõ ve anüse sahip olmalarõ ile de Annelidlere benzerler. Vücutlarõ yassõ veya yuvarlak olup belirli bir baş bölgesi gelişmemiştir. Küçük bir gruptur (550 tür) hemen hepsi denizlerle serbest olarak yaşar. Parazit değillerdir; bu nedenle de fazla bir ekonomik önemleri yoktur; ancak evrimsel açõdan ilk organ sistemlerinin

50 50 görüldüğü bu grupta boy ortalama 5-20 cm. olup siyah ya da renkli çizgileri olan hayvanlardõr. Gruba adõnõ veren proboscis (hortum) vücudun ön ucuna açõlan içi boş ve besin yakalanmasõnda kullanõlan kaslõ bir tüptür. Bu grupta görülen ilk önemli gelişme bir uçta besin almaya yarayan bir ağõz aksi tarafta artõklarõn atõlmasõnõ sağlayan anüs ve arada bir özafagus ve barsakla tam bir sindirim sisteminin bulunmasõdõr. Su ve metabolik artõklar yassõ kurtlarda olduğu gibi alev hücreleri (protonefridium) ile atõlõr. Diğer bir gelişme sindirim ve dolaşõm işlevlerinin ayrõlmasõ olup ilk dolaşõm sisteminin bu grupta görülmesidir. Bu sistem vücut boyunca uzanan birbirine enine damarlarla bağlanmõş kaslõ 3 tüpten meydana gelmiştir. Kalp ve kõlcal damarlar yoktur. Kõrmõzõ kan hücreleri içeren gruplar vardõr. Kan hareketi, vücut kontraksiyonu ve kaslõ kan damarlarõnõn kasõlmasõ ile olur. Vücudun ön ucunda sinir halkasõ ile birbirine bağlanmõş iki grup sinir hücresinden (ganglion) meydana gelen bir beyin yer alõr. Ayrõ eşeylidirler. Regenereasyon yetenekleri var. Gelişmeleri metamorfozla olup larvasõna "pillidium" larvasõ denir. Cerebratulus marginatus: Yassõ vücutlu olup cm. boydadõr. Akdenizde yaşar. Memleketimizde Ankara tavşanlarõnda rastlanmaktadõr. Aschelminthes 1. Phylum: Rotifera 2. Phylum: Nematoda 3. Phylum: Nemotomorpha 1. Phylum - ROTİFERA (Rotatoria) Bunlara döner solucanlar da denir. Bütün dünya deniz ve tatlõsularda taban cisimcikleri üzerinde ve alglerde bulunur; bir kõsmõ da planktoniktir.

51 51 Laboratuvarlarda Protozoa kültürlerinde de rastlanõr. Protozoonlardan daha büyük, mikroskobik hayvancõklardõr. Vücutlarõ baş, gövde ve ayak olmak üzere 3 bölgeye ayrõlõr. Vücut ince bir kitin tabakasõ ile kaplõ olup genellikle arka uçta bir ayak yer alõr. Hayvanõn tespit edilebilmesi salgõ bezleriyle olur. Başta kenarõ sillerle çevrili bir disk organõ vardõr. Buna tekerlek organõ da denir. Bu organ harekete ve besin almaya yarar. Rotatorlar saydamdõr. Hareket halindeyken iç organlarõ görülür. Ağõzdan sonra kaslõ farinx (mastax) gelir. Farinx, kutikular bir çeneye sahip olup 7 parçadan oluşmuştur. Öğütücü mide kitinden öğütücü dişler içerir. Daha sonra kaslõ mide yer alõr. Sindirilmeyen maddeler anüs ile sonlanan bir barsakla dõşarõya atõlõrlar. Başaltõm organõ protonefridiumdur. İyi gelişmiş bir sinir sistemi vardõr. Dişiler partenogenetik olarak çoğalabilirler. Yumurtalar döllenmeden gelişebilir. Erkekleri dişilerinden daha küçüktür. Rotifera'lar arasõnda şekil ve yaşadõklarõ yerler bakõmõndan çok büyük değişiklikler vardõr. Göl sularõnda bulunanlarõn vücudu uzun yapõlõdõr. Arka kõsõmlarõ çatal şeklindedir (bu hayvanlar ağõzlarõnõn etrafõnda bulunan kirpiklerle suda yüzerler ve solucan şeklinde hareketler yaparlar). Diğer bazõ Rotifera'lar silindiriktir ve içinde yaşayabilmek için kendilerine bir kabuk örerler, bu şekilde dõş etkilerden kendilerini korumuş olurlar. Bu durum onlarõn çok yaygõn olmalarõnõ sağlar. Rotiferlerde yalancõ bir coelom bulunduğundan Nematoda ve Gastrotrichia larla çok yakõn akrabalõklarõ olduğu kabul edilmektedir. Rotifer ve Gastrotrichialar sabit hücreli hayvanlardõr. Embriyonik gelişme sonunda mitoz durur. Büyüme ve regenereasyon görülmez. Yalnõzca birkaç gün yaşarlar ve yaşlanma başlar ancak günde birkaç saat sodyum sitrat içinde tutulurlarsa insanlardaki gibi yaşlanma nedeni olan kalsiyum tümüyle alõnõr ve yaşam süresi uzatõlabilir. Bu alanda yapõlacak deneyler ile insanõn ömür uzunluğunun uzatõlabileceği sanõlmaktadõr. Rotatorlar kuru olarak yani latent safhada yõlarca canlõ tutulabilir C da 8 saat yaşarlar. Bu nedenle deneylerde de kullanõlabilirler.

52 52 Fam - Philodinidae Philodina - Tatlõ ve durgun sularda serbest olarak yaşarlar. Sürünerek hareket eden birçok rotator ihtiva ederler. Fam - Brachionidae Gövde kase şeklinde olup vücudunda çõkõntõ şeklinde küçük dikenler bulunur. 2. Phylum - NEMATODA Rotifera ve Gastrotrichia ile akraba olduklarõ ileri sürülmektedir den fazla türü olan bu grup üyeleri denizlerde, tatlõsularda, toprakta bitkisel ve hayvansal çürümüş maddeler içinde bulunur. Gruplar farklõ ortamlarda yaşamalarõna karşõn vücut organizasyonlarõ çok benzer. Vücutlarõ uzun ve segmentsizdir; ön kõsmõ yuvarlak arka kõsmõ iğ şeklinde sivri, yassõ veya çatallõdõr. Büyüklükleri çok değişir, serbest yaşayan gruplar 1 mm. kadardõr, parazit yaşayan at barsak nematodu 35 cm., Floria medinensis ise 2 metredir. Çoğu hayvan ve bitki parazitidirler. Hemen hemen her toprakta ekonomik önemi büyük olan çok sayõda nematod bulunur. Başta halka biçimli bir serebral ganglion buradan karõn tarafõna inen sinir kordonlarõ bulunur. Nematodlarda sindirim sistemi düz bir boru şeklindedir. Ön uçta ağõz, arkada anüs bulunur. Bilindiği gibi bu grupta vücut duvarõ ile sindirim sistemi arasõnda yer alan vücut boşluğu, pseudocoel (yalancõ boşluk) tipindedir (hakiki coelomda bulunan mezodermik tabaka yoktur). Vücutlarõ kalõn fakat çok esnek olan epidermis tarafõndan salgõlanan kalõn, üstü partiküllü birkaç tabaka olabilen kutikula ile kaplanmõştõr. Silli epitel yoktur. Yalnõz boyuna kaslarõ gelişmiştir. Bu nedenle kolaylõkla yõlan gibi sürünerek hareket ettikleri halde zorlukla yüzerler. Ergin devrede hücre bölünmesi (mitoz) durur. Ancak hayvan hücre büyümesi ile gelişir. Genç bir nematodun ergin hale gelmesi sõrasõnda kutikula büyümeyi engeller. Bu nedenle kutikula periyodik olarak değiştirilir (gömlek

53 53 değiştirme). Bu bir nevi deri değiştirmektir. Bu grupta genellikle ergin oluncaya kadar 4 kez deri değiştirme görülür. Her organ belli sayõda hücre içerir. Regenereasyon yoktur. Nematodlarõn çoğu ayrõ eşeylidir. Bu durum hayvanlar aleminde ilk defa görülür ve eşeyli olarak ürerler. Erkek eşey açõklõğõ anüsten, dişinin ise ön ventral taraftan (bir çift olarak) açõlõr. Fam - Ascaridae - Oldukça kalõn vücutludurlar. Ascaris lumbricoides (barsak solucanõ): İnsanlarla domuzlarõn ince barsağõnda (30 cm. yuvarlak açõk pembe renkli) yaşarlar. Ayrõ eşeylidirler. Parazit yaşadõğõ için ağõz ve anüs küçülmüş olup, dolaşõm sistemleri yoktur. Döllenme vücut içinde olur, erkekten alõnan spermalar uterusa gelerek yumurtayõ döller. Sert bir kabuk ile çevrilen yumurtalar yaşadõğõ hayvanõn barsağõna inerek dõşarõ atõlõr, yumurtalarõn gelişebilmesi için birkaç hafta nemli toprak veya suda kalmasõ lazõmdõr. Yumurtalar henüz dõşkõ içinde iken içlerinde küçük kurtçuklar gelişir. Bu yumurtalar domuz veya insan besinine karõşarak alõnõrsa ince barsakta açõlõr. Genç kurtlar ince barsağõ delerek kan damarlarõna buradan da kalp ve akciğere geçerek, bronşlara girerler. Oradan hava boşluğuna ve yemek borusuna tekrar bronşa geçerek erginleşirler. Genç kurtlar çok sayõda ise iltihap, sõtma, kanama gibi nöbetlere sebep olur. Bir dişi askaris günde döllenmiş yumurta bõrakõr. Ascaris megalocephala (at askarisi) cm. boyda olup at barsaklarõnda parazittir. Fam. Anguillulidae Tarõmda ekonomik önemi olan türleri içerir. Anguillula tritici : Buğday zararlõsõ Anguillula dipsaci : Çavdarda zararlõ Heterodera : Pancar ve domateste zararlõ

54 54 Fam. Filariidae İplik kalõnlõğõnda ince uzun vücutludurlar. Erginleri lenf dokularõnda yaşar. Birkaç cm. boydadõr. Küçük larvalar kana karõşõr ve kan emen sineklerle yeni konağa geçer. Filaria - Çoğu bağ dokusu içinde genellikle derinin altõnda yaşar. Filaria bancrofti - İnsanlarõn lenf sisteminde yaşar ve lenf damarlarõnõ tõkar (Dokularda şişme görülür vücudun altõ ve bacaklar şişer). Fil hastalõğõ elephantiasisi yapar. İnsandan insana geçimi sinek ile olur. Fam. Trichinellidae Trichinella spiralis: Hayat devresinin bir kõsmõnõ insanda geçirip, domuz ve sõçan ince barsağõnda parazit olup kana, dokulara, çizgili kaslara geçip orada kalker kist oluşturur. Kurtçuklar birkaç yõl sonra yeni konukçuya geçer, kistler sindirilir. Larvalar ince barsakta erginleşir ve hastalõk Trichinosis başlar, barsak çeperlerinin delinmesi ateş ve ishal yapar. İkinci safha larvalar kas dokusuna yerleşir. Kas faaliyeti durur. Ağrõlar başlar ölüm görülebilir. Fam. Strongylidae - Vücutlarõ silindir şeklinde bazen de iplik gibidir. Kenarlarõ ekseriye dişli olan büyük bir ağõz kapsülü içerir. Ancylostoma duodenale (Kancalõ kurt) Anemiye neden olur. Erginler insan ince barsağõnda beş sene kadar kalabilir. Barsağõn mukozasõ ile beslenir ve dişleri ile barsak tümörlerini eritir. Fam. Oxyuridae - Çok küçüktür. Gelişmelerinde taşõyõcõ ara konak yoktur. Omurgalõ hayvanlarla arthropodlarõn barsaklarõnda yaşarlar. Ağõzlarõnõn kenarõ düz veya dudaklõdõr. Oxyuris - Çoğu 3 dudaklõ olup dişilerde vücudun arka ucu iğne gibi uzun ve sivri, erkeklerin ise küttür. Oxyuris vermicularis - İnsanlarda genellikle çocuklarda görülen parazitlerden biridir (dişiler 2-5 mm, erkekler ise 9-12 mm. boyunda olur).

55 55 Genç hayvanlar ince barsakta, erginleri kör barsak ve kalõn barsakta yaşarlar. Genellikle geceleri yumurta ile dolu dişiler anüsten çõkarak anüs çevresine binlerce ( kadar) yumurta bõrakõrlar. Normal halde bunlar gelişerek larvalarõ meydana getirirler. Larvalar henüz yumurta kabuğundan çõkmamõş bir halde ağõz yolu ile insana geçtikleri taktirde 14 günde ergin hale gelirler. Parazitlerin cilt üzerindeki hareketleri kuvvetli bir kaşõntõ yapar. Bazen kaşõnan yerlerden tõrnak aralarõna giren yumurtalar bilhassa küçük çocuklarda parmaklarõn ağõza sokulmasõ ile tekrar aynõ konağa döner. Önemli enfeksiyonlara sebep olur. 3. Phylum - NEMATOMORPHA Vücutlarõ iplik şeklinde ve çok uzun olan çoğunlukla kaynak sularõnda rastlanan kõl kurtlarõdõr. İki uçta biraz yassõlaşmõş olan vücut silindirik bir yapõ gösterir. Larva parazitken, erginleri serbest yaşar. Vücutlarõ hipodermis tarafõndan salgõlanan kutikula tabakasõ ile örtülüdür. Hipodermis bir hücre sõrasõndan meydana gelmiştir ve altõnda hücreleri epitel şeklinde sõralanmõş bir kas kõlõfõ yer alõr. Kas kõlõfõ yalnõz boyuna uzanan liflerden yapõlmõştõr. Vücudun ön ucunda bulunan ağõz ya çok küçülmüş veya tamamen kapanmõştõr. Barsak karõn sinusunun içinden geçer. Bütün vücut boyunca uzanan sindirim borusu ergin hayvanlarda yer yer körelmiş olabilir. Bu hayvanlarda özel bir boşaltõm aygõtõ yoktur. Hepsi ayrõ eşeylidir. Yumurtalarõnõ suya ve su bitkileri üzerine uzun iplikler halinde bõrakõrlar. Yumurtalardan küçük larvalar çõkar, bunlar böcekler tarafõndan besin ile alõnõrlar. Larvalar bu hayvanlarõn sindirim borusundan vücut boşluğuna geçerler ve orada metamorfoz geçirerek süratle ergin boya ulaşõrlar ve konağõ terk ederek serbest olarak kaynak sularõ içinde yaşarlar. Fam- Gordiidae (tel kurtlarõ) Gordius aquaticus - Kahve renkli bir tel şeklindedir. Avrupada bulunur

56 56 PHYLUM - GASTROTRİCHA Rotiferlere çok benzerler, ancak tekerlekler organõ yoktur. Vücutlarõ karõn tarafõ yassõ bir şişeye benzer. Ön uçlarõ baş şeklinde arka uçlarõ çatallõdõr. Vücut yüzeyi ince bir kutikula ile örtülüdür ve yüzeyde diken, pul gibi çõkõntõlar görülür. Vücut yüzeyinde bazõ bölgeler (karõn yüzeyi ve ön uca yakõn kõsõm) sillidir. Karõn tarafõndaki silli bölge yan yana uzanan iki şerit meydana getirir. Baş kõsõmda da kamçõlardan meydana gelmiş dört püskül bulunur. Deride birçok bezler vardõr. Ağõz ön uçtadõr. Sindirim borusu düz olarak arka uca kadar uzanõr ve anüs ile sonlanõr. Boşaltõm organõ vücudun yanlarõnda yer alan 7 çift protonefridiumdur. Boşaltõm kanallarõ dolanmaz, ancak çok kõvrõmlõdõr. Sinir sistemi ön barsağõn yan kõsmõnda yer alõr, iki parçalõ beyin ve bundan ayrõlan bir çift sinir kordonundan meydana gelir. Ancak mikroskopta görülebilen küçük hayvanlar olup havuzlarda, durgun sularda ve çok azõ denizlerde yaşarlar. Besinleri bakteri ve alglerdir. Bu phylumda da rotororlarda olduğu gibi hücre sayõsõ sabittir. Bir kõsmõ hermofodittir. Bir kõsmõ da partenogenetik çoğalan dişilerden meydana gelmiştir. Erkeklere rastlanmaz. PHYLUM - BRYOZOA (Yosun hayvanlarõ) Bir kõsmõ yosunlara çok benzer diğer bir kõsmõ da kayalar üzerinde ince dantelli kabuklar şeklinde görünürler. Genellikle koloni meydana getiren sesil hayvanlardõr. Bazõ türler kalsiyum karbonattan meydana gelen koruyucu bir kõlõf salgõlarlar. Ağõz; üzerinde tentaküller bulunan daire veya at nalõ şeklinde lopofofor adõ verilen bir kenarla çevrelmiştir. Sindirim borusu "U" harfi şeklindedir (bu sebeple anüs ağõza yakõndõr). Hermofrodit hayvanlardõr. Tatlõsuda yaşayanlar statoblast adõ verilen tomurcuklanma ile ürerler. 2 gruba ayrõlõrlar: 1. Entoprocta, 2. Ectoprocta

57 57 1. Entoprocta- Hakiki karõn boşluğu (Coleom) yoktur. Yerine yalancõ coelom (Pseudocoelom) mevcuttur. Anüs lopofoforun içindedir. 2. Ectoprocta- Gerçek coelom vardõr ve anüs açõklõğõ lopofoforun dõşõnda kalõr. Kolonilerinde avicularium adõ verilen ve kuş gagasõna benzeyen bir organ bulunur. Kaslarla hareket eder ve ses çõkararak açõlõp kapanõr. Küçük hayvanlarõn koloni üzerine yerleşmesine engel olur. PHYLUM - BRACHİOPODA (Kandil kabuklular) Kökeni eski devirlere dayalõ, kaslarla açõnõp kapanan ve kalsiyum karbonattan meydana gelmiş kabuklarõ ile midyelere benzerler. Ancak midyelerde kabuk vücudun sağõnda ve solunda, bu grupta ise hayvanõn altõnda ve üstünde yer alõr. Alttaki kabuk bir sap kõsmõ ile sağlam bir zemine tutunur ve hepsi denizde yaşar. Sesil hayvanlardõr. Jeolojik devirlerde çok daha zengin (3.000 tür) tür sayõsõna sahip olmakla birlikte bugün 200 kadar türle temsil edilirler. Ağõzõn iki yanõnda sillerle çevrilmiş lopofofor kollarõ tentakülleri bulunur. Boşaltõm organlarõ sindirim sistemi kontraktil çalõşan kalp, gerçek coelom boşluğu vardõr. Yumurtadan çõkan larva sillerle örtülüdür. COELOMATA Bu hayvanlar periton denen mezodermal zar ile yani epitelle tamamen çevrilerek astarlanmõş ikinci bir karõn boşluğu içerirler. İç organlar bu boşluk içinde yerleşmiş yine peritonla astarlanmõşlardõr. Coelomatlar ergin dönemde bilateral simetrilidirler. PHYLUM - ANNELİDA Tatlõsu, deniz ve karada yaşayan halkalõ kurtlarõn bir kõsmõ diğer hayvanlarda parazittirler. Vücut homonom segmentlere ayrõlmõştõr. Gerçek coelom ve mezoderm (schizocoel) ihtiva ederler. Sindirim, boşaltõm, üreme ve sinir sistemleri vücut boyunca uzanõr veya kõsmen metameri gösterir.

58 58 1. Annelitlerde deri ve kas çok iyi gelişmiştir. Vücut en dõşta epidermisin bir salgõsõ olan kutikula ile sarõlmõştõr. Bunun altõnda tek tabakalõ bir epidermis bulunur. Ondan sonra halka kaslar daha sonra da boyuna kaslar yer alõr. 2. Sindirim sistemi Genel olarak önde ağõzla başlayan ve anüsle sonlanan uzun bir boru şeklindedir. 3. Dolaşõm sistemi kapalõdõr. Barsağõn üstünde, mezenter içinde uzanan kontraktil bir sõrt damarõ ile barsak ve karõn sõnõrõ arasõndan geçen bir karõn damarõndan meydana gelir. Sõrt ve karõn damarõ vücudun ön ve arkasõnda birleştikleri gibi her segmentte bu iki damarõ birbirine birleştiren halka şeklinde damarlar vardõr. Bazõ hallerde sõrt damarõndan başka halka damarlardan bazõlarõ da kontraktil olabilir. Bu taktirde bunlara kalp adõ verilir. Kan sõrt damarõnda arkadan öne doğru karõn damarõnda da önden arkaya doğru akar. Kan plazmasõnda az miktarda kan hücresi ve erimiş halde hemoglobin bulunur. Annelitlerde damar sistemi olmayan birkaç basit form da mevcuttur. 4. Solunum, deri ve bazõ sucul gruplarda solungaçlarla yapõlõr. 5. Boşaltõm organõ segmental sõralanmõş nefridium'lardõr. Her segmentte bir çift nefridium vardõr. Organlarõ silli bir huni (nefrostom) ile coelom boşluğundan başlarlar ve huninin devamõ olan silli boşaltõm kanalõ da aynõ segmentten veya onu takip eden segmentin ventral kõsmõndan dõşarõya açõlõr. Nefridiumlar boşaltõm maddelerinden başka coelom boşluklarõna geçen eşey hücrelerini de dõşarõ taşõrlar. 6. Sinir sistemi vücudun ön kõsmõnda bulunan bir çift serebral ganglion ile başlar. Buradan ayrõlan iki konnektif yutağõn etrafõnõ bir halka gibi sardõktan sonra ilk segmentin ventral bölgesinde yer alan karõn ganglion çifti ile birleşir. Vücut boyunca her segmentte 1 ganglion çifti bulunur. Bir önceki segmentte bulunan ganglion çiftlerini birleştiren sinir ipliklerine konnektif, aynõ segmentte bulunan iki ganglionu birleştiren ipliğe komisur denir. Annelitler ve Artropodlar için karakteristik olan bu tip sinir sistemine ip merdiven sinir sistemi denir.

59 59 7. Üreme, ayrõ eşeyli veya hermafrodit olabilir. Bazõ türlerde eşeysiz üreme de görülür. Gelişmelerinde bazõ gruplarda sillerle kaplõ bir trochophora larva evresi vardõr. 8. Mezodermik orijinli olan coelomun içi bir epitel tabakasõ ile örtülü olup gerçek bir karõn boşluğu meydana getirir. Vücut ile barsak arasõnda kalan coelom boşluğu yani epitel tabakanõn barsağa dayanan kõsmõna splanchopleura, vücut duvarõnõn kas kõlõfõna dayanan kõsmõna ise somatopleura adõ verilir. 9. Annelitlerde genelde yüksek bir regenereasyon yeteneği vardõr. I. Class- POLYCHAETA l. Hemen hemen hepsi denizlerde yaşayan, hafifçe dorso ventral yassõ kurtlardõr. 2. Belirli bir baş bölgesi vardõr. Çenenin değişimi ile meydana gelmiş olan pharynx çevresinde prostomium ile örtülen bir peristomium gelişmiştir. Başõn ön kõsmõ çevresinde 4 çift tentakül var. 3. Parapodiumun bulunmasõ ile karakteristiktir. Parapodun üzerine çok sayõda kitin kõllar (setae) bulunur. 4. Kan kõrmõzõ renkte olup nedeni kan sõvõsõnda erimiº halde bulunan hemoglobin ve ameobosit hücreleridir. 5. Ayrõ eşeylidirler. Her üreme mevsiminde coelom epitelinden geçici olarak ovaryum ve testisler meydana getirilir. Döllenme suda olur. Yumurtadan trochophor larvasõ çõkar. Sub.Class - Errantia Farinkslerini torba gibi ağõzdan dõşarõya uzatõlabilir ve genellikle kitin çene veya diş ihtiva eder. 1-2 çift gözleri vardõr. Vücut homonom segmentlidir. Geçici olarak borular içerisinde yaşõyorlarsa da genellikle serbest hareket ederler.

60 60 Fam. Nereidae Nereis Nereis diversicolor - (deniz kurdu) cm. boyda olup. Avrupa denizlerinde bulunur. Nereis virens - Kum kurdu veya midye kurdu. Sub.Class - Sedentaria Segmentlere göre vücutlarõ 2 veya 3 farklõ bölgeye ayrõlõr. Gözleri ya çok küçüktür veya hiç bulunmaz. Devamlõ olarak borularõn içinde yaşarlar. Bazõlarõ kuma gömülürler. Arenicola Arenicola marina - Boyu cm. olup olta yemi olarak kullanõlõr. Akdeniz ve Atlas Okyanusu nda yaşar. II. Class - OLYGOCHAETA 2000 kadar türü vardõr. Tatlõsularda ve nemli toprakta yaşar. Belirli bir baş bölgesi yoktur. Yarõk biçiminde olan ağõz ön uçta, anüs ise arka uçta yer alõr. Barsak bütün sõrt boyunca uzanan typhlosolis adõ verilen girintiye sahiptir. Bu yapõ barsakta emilim yüzeyini arttõrmaktadõr. Barsağõn etrafõnda yer alan Chloragen hücreleri, karaciğer gibi ödev görüp, glikojeni sentez ve depo ederler. Class'õn ismi harekette rol oynayan Setae'lardan ileri gelir. Setaelarõ kaslar hareket ettirir. Parapod bulunmaz Polychaetlerden farklõ olarak hermafrodittirler. Bununla birlikte eşeysiz çoğalan türler de vardõr. Her solucan hem dişi hem erkek olabilir. Ancak döllenme vücut içinde olur. Yumurta içinde küçük bir solucan gelişir. Gelişmeleri esnasõnda, trochophor larvasõ yoktur. Olygochaetalarõn en belirgin özelliklerinden biri genellikle eşeysel olgunlaşma sõrasõnda delikler civarõnda, 6, 7 segmenti kapsayan ve vücudu bir halka gibi saran clitellumun bulunmasõdõr. Gelişme sõrasõnda bir madde salõnõr. Bu, karõndan birbirine dönük olan hayvanlarõn birbirine bağlanmasõnõ sağlar. Bu kõsõmda ortalama 32. segmentten geriye 6-7 segmenti kapsar ve burada epidermis çok bezli ve şişkin bir hal alõr. Her

61 61 segmentte kõsa kitin setalar vardõr. Clitellumda intersegmental boğumlar ve kõllar belirsizleşir veya tamamen kaybolur. Vücut yüzeyi ince bir kutikula ile örtülüdür. Bunun altõnda epidermis daha içte biri halka şeklinde diğeri de boyuna uzanan liflerden meydana gelmiş 2 kas tabakasõ ve coelom epiteli bulunur. Karada yaşayanlarda bazõ segmentlerde sõrt tarafta birer por bulunur. İç tarafta coelom boşluğuna açõlan bu porlara coelom ve sõrt porlarõ denir. Kuruma tehlikesi olduğu zaman coelom sõvõsõnõn bir kõsmõ buradan dõşarõya verilerek derinin nemli kalmasõ sağlanõr. Yüksek regenereasyon kabiliyetleri vardõr. Besinleri bitkilerdir. Fam. Tubifidae Çok ince yapõlõdõrlar. Tubifex tubifex Tatlõsularda. Sularõn dibinde başlarõ dip çamuruna gömülü arka uçlarõ serbest olarak yaşarlar. Boylarõ 8,5 cm. kadar olabilir. Fam. Lumbricidae - (Toprak solucanlarõ) vücut kõllarõ S şeklinde kõvrõk ve sivri uçludur. Her segmentte 8 kõl bulunur. Bunlar yanlarda birer çift boyuna sõra teşkil edecek şekilde sõralanõr. Dişi genital por 15, erkek genital porlarõ ise genellikle 14'üncü segmentten dõşarõya açõlõr. Lumbricus terrestris - Boy 30 cm. segment sayõsõ kadar tarla ve bahçe topraklarõ içinde bulunur, clitellum segmentler arasõnda yer alõr. L. rubellus - Boy 15 cm. kadar, clitellum segmentler arasõnda yer alõr. Genellikle çürümüş yapraklar arasõnda bulunur. III. Class - HIRUDINEA Parazittirler ve vücutlarõ sabit sayõda segment içerir. Derilerindeki sekonder bölmeler sebebiyle her iç segment dõşta 2-14 halka gösterir. Hirudo medicinalis eskiden beri tõpta kullanõlõr. Vücutta belirgin bir baş bölgesi yoktur. Bugün bu hayvanlardan elde edilen hirudin maddesi kanõn põhtõlaşmasõnõ önlediğinden geniş ölçüde faydalanõlmaktadõr. Sülükler tatlõsularda yaşarlar. Vücutlarõ dorso ventral yassõlaşmõştõr. Vücudun her iki ucunda anterior ve posteriorde birer vantuz bulunur.

62 62 Sülükler vantuzlarla tutunarak ileri doğru hareket eder. Ön vantuzun içinde ağõz, ağzõn arkasõnda 3 köşe teşkil edecek şekilde sõralanmõş 3 kitin diş bulunur. Bu dişlerle yara açõp kan emer. Kan emenlerde tükrük bezi salgõsõ kanõn põhtõlaşmasõnõ önleyen ferment içerir. Sindirim kanalõnda yan cepler vardõr. Bunun için bir defa kan emince aylarca besin almadan yaşayabilir. Hermafrodittirler (Eşeysiz çoğalmazlar). Paraziter yaşama uygun olarak Parapodium veya setaelarõ yoktur, regenerasyon kabiliyetleri çok azdõr, Trochophora larva dönemi yoktur. Fam. Hirudinidae Hirudo medicinalis - Tõpta kullanõlõr. Boyu 15 cm. kadardõr ve tatlõsularda yaşar. Limnatis nilotica cm. boyda olup çeşme yalaklarõnda yaşar, memeli ve insana geçer. Burun ve ağõz boşluklarõna yapõşarak kan emer. Phylum - ONYCHOPHORA Tropik bölgelerde yaygõndõrlar. Taşlar altõnda ağaç kovuklarõnda rastlanan geceleyin faal olan hayvanlardõr. Vücut annelitlere benzer şekilde homonom segmenlidir. Ancak bu segmentler dõş boğumlarla birbirlerinden ayrõlmadõklarõ için dõştan görünmezler. Taşõdõklarõ üyeler segmentlerin yerini işaret eder. Ayrõ bir baş bölgesi yoktur. Vücudun ön kõsmõnda ventral olarak yerleşmiş ağõz ve yanlarõnda papillalar bulunur (dorsalde anten gibi bir yapõ). Dorsalde göz yer almõştõr, ayaklar poliket parapodlarõnõ andõrõr. Ancak yürümeye yaradõğõndan homolog değildir. Ayrõ eşeylidirler. Döllenme ve yumurtalarõn gelişmesinin bir kõsmõ vücut içindedir. Dolaşõm açõk olup kalp dorsaldedir. Kan kõsmen hemocoel içinde dolaşõr. Solunum püskül trakelerle olur. Boşaltõm organõ nefridiumlardõr. Bu özellikleriyle arthropodlar ile annelitler arasõnda bir karakter gösterirler ve Arthropodaya geçişi oluştururlar. Fam. Peripatidae

63 63 Peripatus - Boylarõ 5 cm. olup geceleri faaldirler. Phylum - ARTHROPODA (Eklem bacaklõlar) Karada, tatlõ ve tuzlu sularda, havada yaşarlar. Ekvatordan kutuplara kadar geniş bir yayõlõş alanõna sahiptirler. Arthropodlar, homonom segmentli olan annelidlerin aksine Heteronom segmentlidirler. Yani embriyo dönemlerinde muhtelif vücut bölgelerindeki segmentler değişik şekilde gelişerek bir takõm bölgeler meydana getirmiştir. Bu bölgeler baş, toraks ve abdomen olmak üzere üç kõsõmdõr. Arthropodlardaki simetri, annelidlerde olduğu gibi, bilateraldir. Hareket değişik sayõdaki segmentlerden yapõlmõş bacaklarla sağlanõr. Kaslarõ enine çizgilidir. Kontraksiyon süratli olduğundan, hareket de çabuk olur. Deri, kutikula ve Ca tuzlarõnõn birikimi ile olağanüstü sertleşmiş ve bir dõş iskelet meydana getirmiştir. Dõş iskelet harekete engel olmamak için segmentler arasõnda kesintili olup yerini ince deri kõvrõmlarõna bõrakõr. Kaslara destek ödevini görür, zaman zaman atõlõr ve alttaki deriden yeniden meydana getirilir ki buna deri değiştirme denir. Böylelikle dõş iskelet hayvanõn büyümesine engel olmaz (her larva ergin hale gelinceye kadar belirli sayõda deri değiştirir. Bu sayõ türe, sõcaklõğa ve besine göre değişik olup 5-7 kadardõr. Lahana kelebeğinde sõcaklõğa göre 3-5, güvede ise besine göre 4-40 defa deri değiştirilir). Arthropodlarda her segmentte bir çift ekstremite yer alõr. Ancak birçok grupta segmentler kaynaşmõş olup dolayõsõyla ekstremite sayõsõ segment sayõsõnõ belirler. Başta: Antenler, ağõz ekstremiteleri ve gözler bulunur. Toraksta yer alan ekstremiteler hareketi sağlar ve çeşitli gruplarda yürüme, çoğalma, duygu organõ, koşma gibi çok değişik görevleri görür. Sindirim borusu vücut boşluğunda serbest olarak uzanõr. Dolaşõm sistemleri açõktõr. Kan kõsmen damarlarda kõsmen de vücut boşluklarõnda dolaşõr. Boşaltõm organlarõ koksal bezler, maksil bezleri, anten bezleri veya böceklerde olduğu gibi malpiki borularõ şeklindedir.

64 64 Solunum suda yaşayanlarda solungaç veya boru ve kitap şeklindeki trakelerle yapõlõr. Sinir sistemi beyin, yutak konnektifi ve karõn ganglionlarõndan meydana gelmiştir. İp merdiven şeklindeki duyu organlarõ iyi gelişmiştir. Antenler, basit ve bileşik gözler işitme organlarõ ve denge organlarõ bulunur. Ayrõ eşeylidirler. Döllenme genellikle içte olur. Bazõlarõnda partenogenez de görülür. Genel organizasyon ile Arthropodalar muhtemelen Annelidaya benzeyen vücudu segmentli kurt (larva) gibi bir atadan köken almõşlardõr. Bu köken canlõda, çok basit yapõlõ olan baş muhtemelen duyu kõllarõnõ taşõmaktaydõ. Ağõz ventral tarafta yerleşmiştir. Prostomiumun gelişmesindeki ilk basamak bir çift ventral üye yeni bacaklarõn her vücut segmentinde meydana gelmesi ve hareketin buna ilavesidir. İkinci aşama da buna paralel biçimde başta duyu organlarõ olan göz ve antenlerin gelişimidir. Phylum Oncopoda ve Onycophoranõn yaşayan örnekleri bunu göstermektedir. Arthropoda evriminde üçüncü basamak bacaklarõ oluşturan kõsõmlarõn birbiriyle eklem oluşturacak biçimde bölümlere ayrõlmasõdõr. Bu gelişme birinci çift extremitelerin ağõza gõda atmaya veya almaya yarayacak şekilde gelişmesini dolayõsõ ile birinci vücut segmenti ile başõn birleşmesini sağlamõştõr. Trilobita'da anten ve gözler bu kademede iyi gelişmiştir. Bu kademeye yakõn bir noktada Arthropodalar farklõ iki dala ayrõlõr. Birinci grup Cheliserata yani örümceklerin bulunduğu grup diğeri ise (Insecta) böcekler Mryapodlar ve Crustaceae leri içeren Mandibulata dõr. Günümüzde yaşayan eklembacaklõlar iki altşubeye ayrõlõrlar. Antensiz olanlar keliser (cheliser) taşõmalarõ nedeniyle Chelicerata altşubesine dahil olup bu grupta akrepler, örümcekler ve akarlar yer alõr. Anten taşõyanlar ise, ağõzõn gerisinde yer alan ilk üye çiftinin mandibula olmasõ nedeni ile Mandibulata altşubesi içerisinde incelenirler ve bu grup içerisinde böcekler, kabuklular, kõrkayaklar ve çõyanlarõn bulunduğu myriapoda grubu yer alõr.

65 65 Zoologlarõn çoğu böyle bir gruplandõrmayõ kabul etmektedir. Bununla birlikta bazõ sistematikçiler Mandibulata altşubesi, birbirleri ile yakõn akrabalõklarõ olmadõklarõ ileri sürülen gruplarõ içerdiğinden yapay bir birlik oluşturmaktadõrlar. Büyük bir olasõlõkla Arthropoda evriminde, Mandibulata ve Chelicerata şeklinde iki daldan çok dört ana dal mevcuttur. Bu dallar; Trilobita (soyu tükenmiş), Chelicerata, Crustacea ve Uniramia altşubeleri ile temsil edilmektedir. Uniramia içerisinde kõrkayaklar, çõyanlar ve böcekler yer alõr. Diğer üç altşubenin üyeleri sucul olmasõna karşõn Uniramia karada evrimleşmiştir. Uniramia türleri mandibula ve bir çift anten taşõrlar; Uniramia ismi bu hayvanlarõn üyelerinin dallanmamõş olduğuna ya da dallanmamõş atasal bir üyeden köken aldõğõna işaret etmektedir. Bazõ görüşlere göre, Uniramia üyelerinin ya da tüm altşubelerin farklõ Annelida benzeri atadan köken aldõğõna ilişkin, karşõlaştõrmalõ morfolojiden elde edilen bazõ kanõtlar vardõr. Eğer bu doğru ise, Arthropoda superphylumu (üstşube) olarak düşünülüp, Trilobita, Chelicerata, Crustacea ve Uniramia, şube (phylum) düzeyine yükseltilebilir. Arthropoda nõn polifiletik olduğu görüşünü bazõ uzmanlar ve özellikle bir çok entomolog kabul etmemektedir. Arthropoda phylumunun sistematiği 1. Sub.phylum TRİLOBİTOMORPHA 2. Sub.phylum MANDİBULATA Class : Crustacea Sub.class : Entomostraca Sub.class : Malacostraca Grup Myriopoda Class Chilopoda Class Diplopoda Class Symphyta Class Pauropoda

66 66 Class Insecta 3. Sub.phylum CHELİCERATA Subphylum - TRİLOBİTOMORPHA (Fosil Formlar) Class - Trilobita Bütün arthropodlar içerisinde en ilkel gruptur. Hepsi denizlerde yaşamõş olan bu grubun bugün yaşayan temsilcileri yoktur. Toraks segmentlerinde 1'er çift üye vardõr. Son segment üyesiz telsondur. Başta 1 çift anten vardõr. Sonra gelen 4 segmentin her biri segmentli üye taşõr. Bu grupta vücut tipik olarak birisi dorsal, diğeri ventral, diğer ikisi de yanlarda olmak üzere 3 bölge halindedir ve bu bölgelerin herbiri lobus olarak adlandõrõlmõştõr. Bu nedenle trilobit denmiştir. Subphylum - CHELİCERATA Vücut Cephalothorax (Baş ve toraks) ve abdomen olmak üzere iki kõsõmdan oluşmuştur. Cepholothorax'da 6 çift ekstremite bulunur. Bunlar : 1. çift Chelicer (ağõzõn ön tarafõnda) 2. çift Pedipalpus çift Yürüme bacağõ I. Class - Arachnida 1. Ordo - Scorpionida (Akrepler) Cephalothoraks 6 segmentlidir, abdomen iki kõsõm olup preabdomen 7, dar ve uzun olan post abdomen 6 segmentten oluşur. Abdomen Cephalothorakstan büyüktür, cephalothorax abdomene bütün genişliği ile bağlanõr. Oldukça gelişmiş olan pedipalpuslarõn dip tarafõ geniş olup besinin ağõza alõnmasõna yardõm eder. Pedipalpusun uçlarõ kõskaçlõdõr (örümcekten farkõ) avlarõnõ pedipalpleri ile avlar chelicerleri ile parçalayõp yerler. Chelicer ise küçük ve ucu makas şeklindedir (3 parçadan yapõlmõştõr). Postabdomenin son segmentindeki telson kõsmõnda zehir iğnesi ile zehir bezi yer alõr. Preabdomenin ventralinde 1. sternitin

67 67 ortasõnda genital kapak, genital delik ve 2. sternit üzerinde pectin adõ verilen dokunma ve bulma organõ olarak kabul edilen bir çift tarak bulunur. 3, 4, 5 ve 6. sternitte kitap trakelerine ait birer çift solunum deliği vardõr. Akreplerde yürüme bacaklarõnda göze çarpan özellik ön bacaklarõn diğerlerine göre küçük oluşudur. Cephalothoraks'õn ön orta kõsmõnda 2 median göz ve yanlarda 2-5 tane nokta göz bulunur. Bileşik gözler daha iyi gelişmiştir. Ağõz pedipalpler ile bacaklar arasõndaki artrium içinde ve üst dudağõn altõndadõr. Akreplerde yumurta dişinin vücudunda açõlõr ve yavru olarak dõşarõya çõkar (doğuruyormuş gibi ancak uterus yoktur). Yavru sõrtta taşõnõr ve bakõlõr. 700 türden 4 tanesi Türkiye'de vardõr. Fam. Buthidae Buthus gibbosus - Batõ, Orta ve Doğu Anadolu'da bulunur 6 cm. kadar boydadõr. Androctanus crassicauda - Güney ve Güneydoğu Anadolu'da (Adõyaman) bulunur. Bizdeki akreplerin en büyüğüdür. Fam. Scorpionidae Pandinus imperator - Ülkemizde bulunmaz. Dünyanõn en büyük akrebi olup Afrika'da yaşar 22 cm. kadar boydadõr. Scorpio maurus fuscus - Kuzey Anadolu'da bulunur 6 cm. boydadõr. 2. Ordo - Solpugida (Örümcek benzeri) Cepholothorax abdomenle tüm genişliği ile birleşir. Abdomen segmentlidir. Zehir bezleri yoktur. Hõzla kaçarlar. Görünüşleri korkunçtur. Halk arasõnda büyü denir. 3. Ordo - Areneida (Örümcekler) Vücut, cephalothoraks ve abdomenden oluşur. Cephalothoraks ile abdomen dar bir bel (pedicel) bölgesi ile ayrõlõr. Abdominal bölgede segmentasyon kaybolmuştur. Yalnõzca bir familyada segmentasyon görülür. Cephalothorax, karapaks denilen daha sert bir kitinle kaplõdõr. Gözlerin sõralanõşõ sistematikte önemlidir. Bu kõsõmda 3-4 çift ocel göz

68 68 bulunur. Cheliserleri tipiktir. Geniş bir kaide kõsmõ ile kõvrõk bir çengel kõsmõ vardõr. Zehir bezinin salgõsõ bir kanal ile dõşarõ akõtõlõr (bu salgõ sindirimde rol oynar). Pedipalpus kõskaçlõ değildir ve kaide kõsmõ geniştir. Besin almada kullanõlõr. Erkekte uç kõsõm şişe şeklindedir. Kopulasyon sõrasõnda spermleri alõr ve dişiye nakleder. Dişide bu kõsõm çengel şeklindedir. Yürüme bacaklarõ coxa, trochanter, femur, patella, tibia, metatarsus, tarsus segmentlerini içerir. Tarsus segmentinin apexinde çengel biçiminde dişler bulunur. 4. çift bacağõn metatarsusu üzerinde 2 sõra halinde tarak şeklinde dikenler bulunur ki buna calamistrum denir. Yine bacaklarõn tarsus kõsmõnda bir çift çengel tarak şeklinde çõkõntõlar yer alõr. Bu yapõlar ağlar üzerinde kolaylõkla yürümeyi sağlar. Örümcek bacaklarõnõn çoğunda diken ve tüy bulunur ki bu sistematikte önemlidir. Abdomenin arka ucunda, anüs önünde 4-6 çift konik çõkõntõ halinde görülür, son kõsmõnda ağ papilleri yer alõr. Koninin uç kõsmõnda küçük deliklerden oluşmuş cribellum levhasõ yer alõr. Ağõ yapan sõvõ buradan salõnõr. Opistosomada (abdomende) ventralde öne yakõn bir kõsõmda eşey açõklõğõ ve bunun yan taraflarõnda da kitap trake şeklinde solunum organlarõ yer alõr. Boşaltõm organlarõ (Prosomada) Cephalothorax'ta yer alan 7 çift koksal bezleridir. Ayrõ eşeylidir. Yõrtõcõ, dişi erkeği yer Fam. Aviculariidae- Büyük örümcekler Zehirli kuş ve memelilere dahi saldõrõrlar. Avicularia avicularia - Kuş örümceği. Fam. Theridiidae- Bütün dünyaya yayõlmõş vücut küre şeklinde bacaklar ince, zehirleri ölüme neden olur. Latradectus congulobatus- Boyu küçük petrol renginde karnõnõn üstü kõrmõzõ ayaklarõn son parçasõ esmer kõrmõzõ Akdeniz sahillerinde bizde de olabilir. Zehiri çok kuvvetli halk korkar. Latradectus lugubris, Güney Rusya Türkistan, İran ve Türkiye de. Çok zehirlidir. At, deve ve sõğõrlarda ölüme sebep olur. Fam. Lycosidae Koşucu örümcekler,

69 69 Hognatarantula- boyu cm. açõk kirli kahve rengi kõrmõzõ renkleri var. Halk arasõnda büyü denir. 4. Ordo- Acarina- (Kene ve uyuz böcekleri)- Toprak ve suda serbest bir kõsõm da sõcak kanlõ hayvanlarõn parazitidir. Cephalothorax ile abdomen birleşmiştir. Vücut segmenti hemen tamamen kaybolmuştur. Ağõz yapõlarõ delici ve emici tipte değişmiştir. Delici formlarda ve celiserler delme dikeni stilet şeklini almõştõr. Pedipalpuslarõn kaide parçasõ ve üst dudak bu kõsõm etrafõnõ bir kõlõf gibi sarar. Solunum püskül trakeler ile. Vücut ve bacaklarda kõllar bulunur. Boşaltõm birkaç türde koksal bez. Genelde malpiki tüpleriyle yapõlõr. Bir kõsmõ basit bir kalp içerir. Diğerlerinde kalp yoktur. Kõl düzenim ve sayõsõ sistematikte önemlidir. Fam. Ixodidae- Sert kabuklu gerçek keneler Ixodes ricinus. Göz yok, pedipalp 3, 4 parçalõ tokmak şeklinde hortum var. Evcil hayvan paraziti kan emer. Bacaklarõn ucu çengelli ve tutunma alanõ içerir. Fam. Argasidae- Yumuşak vücutlu keneler Argas persicus tavuklarda evlerde çatõlarda veya parazit hayvan yuvasõnda yaşarlar. Fam. Eriophyidae- Bitki özsuyu ile beslenen keneler. Eriophyes pini-sarõ çamda düğüm şeklinde mazõ oluşumuna sebep olurlur. Fam. Phyllocoptidae- Uzun kurt şekilli yapraklarõn sararma ve dökülmelerine neden olur. Phyllocoptrata oleivorus (Turunçgil pas akarõ)- Turunçgil meyvalarõnõn kabuklarõnõ tahrip eder. Kabuk kalõnlaşõr, meyvalar küçük kalõr, suyu azalõr, asit miktarõ artar, dal ve yapraklarõn bazõ hastalõklara hassasiyeti artar. Fam. Tetranychidae- Birçok tür. Bitki ˆzsuyu emer. Tükrükle temasa geçen bitki hücrelerinde marazi gelişme ve büyümeler olur. Tetranychus ulmi- Avrupa kõrmõzõ örümceği- Kõşõ yumurta halinde geçirir. Yapraklarõn renginin değişmesine ve vaktinden önce dökülmesine

70 70 neden olur. Mahsül azalõr ve meyve kalitesi düşer. Elma, armut ve şeftali ağaçlarõnda görülür. Fam. Sarcoptidae (Acaridae)- Uyuz böcekleri mikroskobik hayvanlardõr. Boşaltõm organlarõ küçülmüş kalp yoktur. Vücut tõknaz ince derili, ağõz extremiteleri kõsa bir emme konisi gelişir, Deri içinde veya üstünde yaşar. Sarcoptes scabiei- İnsanda, parlak kirli sarõ yalnõz dişisi insan epidermisi altõnda birkaç mm. ile 3-4 cm. arasõnda tüneller açar ve burada yumurtlar. Sarcoptes canis- Köpekte yatay tüneller açarak uyuz hastalõğõ Pseuroptes ovis- Koyunda Subphylum - MANDİBULATA Chelicerata'lardan farklõ bu grupta anten, mandibul ve maxil vardõr. Aynõ zamanda bileşik göz ihtiva ederler. 1- Class - Crustacea- Sert kabukludurlar. Büyük bir kõsmõ denizlerde bir kõsmõ tatlõsularda rutubetli bataklõk yerlerde, az bir kõsmõ da acõ sularda yaşar. Kaya, bitki veya hayvanlara yapõşõk olarak bulunduklarõ gibi parazit olanlarõ da vardõr. Parazitlerin bir çoğu o kadar şekil değiştirmişlerdir ki erginlerinde sõnõf karakterini görmek mümkün değildir. Bulunduklarõ grup ancak biyolojk gelişmelerini takip etmekle anlaşõlõr çünkü biyolojik gelişmelerinde tipik ve ortak larva tipleri vardõr. Vücut genel olarak baş (cephalo), göğüs (toraks) ve karõn (abdomen) olmak üzere 3 kõsma ayrõlõr. Baş birbiriyle kaynaşmõş bir biçimde 5 segmentten meydana gelmiştir. Ancak bu segmentlere karşõlõk gelen ekstremiteler görülür. Bazen baş, toraksõn 1. ve 2. segmenti ile veya tümü ile birleşmiş olabilir. Baş ile göğsün birleşmesi sonucunda cephalothorax meydana gelir. Başla toraks arasõnda bariz bir sõnõr yoktur. Başõn arka kenarõndaki dorsal deri katlanmasõnõn geriye doğru uzamasõ sonucu oluşan, iki parçalõ bir kabuk şeklinde carapax bütün vücudu içine alõr. Bazen de vücudun bir kõsmõnõ örten dorsal bir kabuk şeklindedir. Değişik şekilli olan toraks (2-60) segment ihtiva eder.

71 71 Genellikle abdomen segmentleri dõştan görülebilecek şekilde belirgindir. Başta sõrasõ ile 2 çift anten, 1 çift mandibula, 2 çift maksil yer alõr Bu sõnõfa özel bir karakter veren antenlerin 1. çifti 2. çiftten çok küçük, diğer üyelerin aksine bir kollu olup duyu almaçlarõnõ içerir. 2. çift antenler yarõk ayak biçiminde hareket eder ve yakalamayõ sağlarlar. Antenlerden başka bu kõsõmda gözler vardõr. Çoğunda bileşik gözler bir sap üzerinde olup özel kaslarla hareket ettirebilir. Başta bulunan 1 çift mandibula ile 2 çift maksilla ağõz ekstremiteleridir. Besin almaya yararlar. Crustacea ekstremiteleri yarõk ayak veya çatal ayak şeklindedir (Tipik olan ekstremitelerin kaide kõsõmlarõ coxa ve precoxa' dan ibaret olup bundan sonra 5 parçalõ bir endopodit kõsmõ ile kama şekilli bir exopodit kõsmõ bulunur. Bu ekstremitelerin iç ve dõş kollarõnda çeşitli şekilde uyartõlar bulunabilir). Toraks ayaklarõ (thorocopodlar) muhtelif gruplarõn yaşayõşõna göre değişik biçimlidir. Yüzme ve besin toplamak gibi işlevleri yerine getirirler ve bunlar yarõk ayak tipindedir. Bazõ gruplarda abdomendeki ekstremiteler kaybolmuş bazõlarõnda gelişmiştir. Bunlara pleopod denir ve yüzmeye, sõçramaya yararlar. Vücudun son kõsmõnda üye olmayan telson denen bir çõkõntõ vardõr ve furka isimli 2 uzantõ taşõr. Birkaç parazit form hariç hepsi ayrõ eşeylidir. Gelişmelerinde genel olarak metamorfoz görülür. Yumurtalardan nauplius (gelişme safhasõ) larvasõ çõkar. Bu larva, yumurta şeklinde 3 çift ekstremite alõnda ocel göz ve segmentsiz olan vücudu ile karakteristiktir. Bundan başka metanauplius, zoea ve mysis larva tipleri de görülür. Boşaltõm organõ 1 çift anten bezi ve 1 çift maxil bezidir. Gelişmiş Crustacea lerde dolaşõm sistemi sõrttaki kalp dõşõnda arter ve venalarõ da geliştirecek biçimde evrimleşmiştir. Solunum organõ olarak abdomen bacaklarõ üzerinde ve toraks bacaklarõ bazalinde solungaçlar yer almõş olup basit formlarda bu görevi deri almõştõr. Ayrõ eşeylidirler.

72 72 Sub. Class- Entomostraca- Segment sayõsõ çok değişik olup vücudun son kõsmõnda çatal şeklinde uyartõlarõ alan furca bulunur. Parazit formlar hariç, derileri fazla sertleşmemiştir. 1. Ordo- Phyllopoda- Fam. Branchipodidae- Uzun vücutludurlar. Carapax'larõ yoktur. Abdomende ise ekstremite yoktur. Ucunda bölmesiz 2 furka bulunur. Branchipus schaefferi- Tatlõsularda yaşar. Uzun ve hafifçe yanlardan basõk bulunan vücutlarõ 1 cm. boyundadõr. 2. Ordo- Cladocera (Su Pireleri)- Vücut yanlardan basõk ve 2 yan parçadan oluşmuş bir carapax ile örtülüdür. Baş bunun dõşõnda kalõr ve karõn tarafõna doğru yönelmiştir. Vücut az sayõda segmentli olup segment sõnõrlarõ belirli değildir. Fam. Daphniidae- 7-8 mm. boyundadõrlar. Balõk yemi olarak önemlidir. Daphnia magna-, Bütün dünyada, küçük durgun göl, havuzlarda ve tatlõsularda bulunur. Daphnia longispina - Ülkemizde Gölbaşõ nda tespit edilmiştir. Daphnia pulex- Bütün Avrupada 3. Ordo Copepoda - (Kürek Ayaklõlar)- Sularda serbest yaşayanlarõ olduğu gibi parazit olanlarõ da vardõr. Vücut yapõlarõ yayõlõş tarzõna göre değişmiş, bazõlarõ Crustacea den ziyade kurda benzer bu ancak gelişme safhalarõndan anlaşõlõr. Bunlarda carapax görülmez. Bunlarõn birinci antenleri uzun ve kuvvetlidir. Erkeklerin l. çift antenlerinden biri (sağdaki) diğerine nazaran daha kuvvetlidir. Fam. Centropagidae, Tatlõsu ve denizlerde yaşarlar. En az 24 segmentli antenleri iplik gibi uzundur. Diaptomus emiri - Emir gölünde dişiden 7 tek yumurta salkõmõ var. Fam. Cyclopidae (tepegöz) Çoğunluk tatlusuda yaşar. l. çift antenlerin her ikisi de erkek bireylerde dişiyi tutmaya yarar. Boyu thorax cephalo uzunluğunu geçmez. Dişide l çift yumurta salkõmõ bulunur. Cyclops stenur Çubuk barajõ, Emir gölü nde bulunur.

73 73 4. Ordo Cirripedia (Sülük ayaklõlar) erginleri denizde yaşayan hayvanlar üzerinde yengeç, balina vs. veya taş, gemi, tekne iskele gibi yerlere kendilerini tespit ederler. Birinci anteni tutunma organõ şeklinde olur. Bu kõsõm vantuz gibi genişlemiştir. Bazõlarõnda tespit yeri bir safiha gibi genişler, bazõlarõnda da bir sap gibi uzar. Vücutlarõ 2 parçadan oluşmuş bir carapax ile tamamen örtülüdür. Bunun altõnda kalker plakalarõ bulunur. Yumurtadan nauplius larvasõ çõkar bir müddet sonra bu larva cypris larvasõna dönüşür. l. anten bu dönemde iyi gelişmiştir. Bu dönemde deniz dibine çökerek kendini tesbit eder. Balanus- Genellikle vapurlara yapõşõrlar. Yenir. Sub.Class Malacostraca Cephalothorax ve abdomen olmak üzere 2 kõsõmdan meydana gelen vücut, sabit sayõda segmentten oluşur. (Gövde daima l4 segmentlidir yalnõzca Lepostrakada da 15 segmentten yapõlmõştõr) Başta 5, toraksta 8, abdomende 6, nadiren 7 segment bulunur. Segmentlerin herbirinin dorsal kõsmõna tergum ventral kõsmõna sternum denir. Bunlar da yanlarda pleuron denilen kõsõmlarla birleşirler. Bazõlarõnda cephalothorax segmentlerinde kalkan şeklinde bir karapax bulunur. Bütün extremitler ve abdomen karapaxõn dõşõndadõr. Abdomenlerinin son kõsmõ çoğunluk yassõ bir telson ile sonlanõr. Extremite ve ganglion ihtiva etmez. l çift büyük birleşik göz, alõn gözü erginde yok. Bazen kollar çok dallõ. Mandibulalarda çiğneyici kõsõmlar meydana gelmiştir. Toraksta 8 çift abdomende 6 çift ekstremite vardõr. Toraks ayaklarõ yarõk ayak şeklindedir. ve yürümeyi sağlarlar. Abdomendekiler ve telson yüzmeyi sağlar. Solunum solungaç ile yapõlõr. Istakoz, karides gibi Crustacea lerde sindirim sistemi çok iyi gelişmiştir. Squiilla- Akdenizde yaşar. Ordo-Decapoda (On ayaklõlar) Crustacealer içinde en evrimli olan gruptur. Vücut baş ve thorax segmentlerinin oluşturduğu büyük bir cephalothorax ve abdomenden oluşmuştur. Cephalothorax'õn sõrt tarafõnda büyük kalkan şeklindeki carapax vücuda yapõşõk yanlarda ve karõna doğru sarkar. Baş carapax'õn altõna çekilmiştir. Carapax rostrum denen öne doğru sivri bir uzantõ meydana getirir. Vücut segmentleri veya kuyruk

74 74 yüzgeçleri yassõ ve geniş bir alan oluşturup karõna doğru kõvrõktõr. Torakstaki ilk üç ekstremite besin sağlamak üzere maxilliped şeklinde değişikliğe uğramõştõr. Birinci çift diğerlerinde büyük, ucu daima makaslõdõr; 5 çift dõş kollarõnõ kaybederek bir kollu, yürüme bacağõ haline dönüşmüştür. Bu grupta abdomen şekil ve büyüklüğü çok değişiklik gösterir. Bazõlarõnda uropod ve telsondan meydana gelmiş bir kuyruk yüzgeci bulunur. Abdomende yüzmeye yarayan 5 çift pleopod vardõr (karõnda bulunan birinci yüzgeç ayağõ dişide çok küçülmüş veya kaybolmuştur. Erkekte ise protopodit ve endopodit kõsõmlarõ kaynaşarak spermanõn dişiye iletilmesini sağlarlar). Sinir sistemi gelişmiştir. Baş ganglionu ile ventral özofagusun altõnda 6 ganglionun kaynaşmasõndan meydana gelmiş subözöfegal ganglion bulunur. Karõn ganglionlarõ da kaynaşmõştõr. l. antenlerinin kaide kõsmõnda da ilk parçada denge organlarõ statositler bulunur. Solunum larvalarda vücut yüzeyi, ergin de solungaçlarla yapõlõr. Boşaltõm 2. antenlerin kaide kõsmõna açõlan anten bezleri ile yapõlõr. Gelişimlerinde metamorfoz görülür. Zoea, metazoe larva safhalarõ ile çeşitli larva tipleri görülür. Sub.Ordo - Natantia Vücut hafifçe yanlardan basõk, rostrum iyi gelişmiş toraks bacaklarõ zayõf, abdomen bacaklarõ ise iyi gelişmiş olup yüzücüdürler. Abdomen cephalothoraxtan uzun ve kuyruk yüzgeci içerir. Familya : Carididae Palaemon serratus (karides) yenir. Sub.Ordo - Reptantia Vücut sert karõn yönünde yassõdõr (Üstten basõk). Rostrum küçük veya yoktur. Yürüme bacaklarõ iyi gelişmiş ve ilk çiftinde makas gibi büyük kõskaç vardõr ve hepsinden kalõndõr. Fam. Palinuridae (Zõrhlõ kabuklular) - Kutikula kalõn olup zõrh gibi vücudu sarar. Carapax üzerinde dikenler bulunur. Karõn ayaklarõ yüzme bacağõ şeklinde ve zayõf dişilerde yumurta taşõmaya yarar. Amacura - Vücut yuvarlak abdomen gelişmiştir. Carapax epistomla kaynaşmaz, rostrum gelişmiştir. Yürüme bacaklarõnõn ilk üç çifti makaslõ, birincisi çok kalõndõr. Fam. Nephropsidae

75 75 Homarus vulgaris (Astacus gammarus) - Istakoz. Koyu mavi renkli cm. Yenir. Pişirince kõzarõr, yosunlu kayalõk sahillerde bulunur. Fam. Potamobiidae Potamobius (Astaculus) fluviatilis - Tatlõsu õstakozu (yenir). Anumura - Abdomen iyi gelişmemiş ve yumuşak telson körelmiştir. Carapax epistomla kaynaşmaz. 3. yürüme bacağõ makaslõ değildir. Fam. Paguridae (Keşiş Istakozlarõ) Abdomen yumuşak olduğundan diğer hayvanlar tarafõndan kolaylõkla yenir. Deniz salyangozlarõnõn boş kabuklarõ içerisine yerleşirler. Brachyura (Yengeçler)- Vücutlarõ dorso-ventral yassõlaşmõş, kõsa ve yassõ olan abdomen cephalothorax'õn altõna doğru kõvrõlmõştõr. Carapax epistomla kaynaşõr. Kuyruk yüzgeçleri yoktur. Dişilerde abdomenin son segmenti yuvarlak, erkeklerde sivridir. Yürüme bacağõnõn ilk çifti daima makaslõdõr. 3. çiftte hiçbir zaman makas yok. Fam. Canciridae Cancer pagurus (pavurya) - Akdenizde 9-12 cm. yenir. Fam. Majiidae Maja- Deniz örümceği cm. Bazõ memleketlerde yenir. Fam. Potamonidae (tatlõsu yengeci) - Cephalothorax enine oval biçimdedir, yüzme bacaklarõ yoktur. Potamon fluviatilis - 5 cm. yenir. Göl ve nehir kenarlarõnda taş dibinde. Fam. Portunidae- (yengeç) İyi yüzücüdürler. Yürüme bacaklarõnõn son kõsõmõ levha şeklini almõş yüzme bacağõ haline gelmiştir. Portunus puber (Çalpara) - Karadenizde, tatlõsularda bulunur. ORDO ISOPODA (Tesbih böcekleri), Boylarõ 1 mm. ile 25 cm. arasõnda değişir. Vücut dorso-ventral basõktõr. Carapax hiçbir zaman tam olarak gelişmemiştir. Karada yaşayanlarda kitin tabakasõ çok sertleşmiştir. Baş toraksõn birinci segmenti ile kaynaşmõştõr. Toraks 7 veya 6 segmentlidir. Abdomen çok kõsa ve segmentleri birbirine kaynaşmõştõr.

76 76 Asellus aquaticus - Tatlõsuda bulunur. Boy l2 mm. kadardõr. Kör kuyu mağara, derin göllerde yaşar. Oniscus murarus (Asellus) (Duvar tesbih böceği) mm boyda kerpiç duvarlarda, mahsenlerde, serlerde, rutubetli depo, kiler, çürümekte olan bitki altõnda veya sağlam bitki üzerinde yaşarlar. ORDO-AMHIPODA - Dõş görünüş olarak çok değişik şekilli olanlarõ vardõr. Çoğunda vücut yandan basõktõr mm büyüklüktedir. Baş toraks'õn 1 ve 2. segmenti ile kaynaşmõştõr. Deniz ve tatlõsularda yaşarlar. Ayrõ eşeylidirler. Gelişmelerinde metamorfoz yoktur. Fam. Gammaridae Vücutlarõ incedir. Suda karõnlarõnõn hareketiyle süratle yüzeler. Hõzla akan acõ ve tatlõ sularda yaşarlar. Gammarus pulex - Boyu mm. Ülkemizde de tespit edilmiştir. MYRIAPODA'LAR Myriapodalar bir sõnõf; Pauropoda, Symphyla, Diplopoda ve Chilopoda da ordo olarak ele alõnõyordu. Sonra bu ordolar arasõndaki benzerlik ve farklõlõklarõn bir class seviyesinde olduğuna karar verildi. Biz de bu gruplarõ class olarak inceleyeceğiz ancak bu classlara dahil olan hayvanlarõn myriapodalar olarak ortak karakterleri şunlardõr. Bu hayvanlarõn hepsi karada yaşarlar. Vücutlarõ baş ve gövde olmak üzere ikiye ayrõlmõştõr. Başta bir çift anten iki üç çift ağõz ekstremiteleri ve değişik sayõda nokta göz bulunur. Myriapodlarda yavaş yavaş böcek başõ gelişimi görülür, maksillalar kaynaşarak labiumu oluşturur. Solunum trake ile yapõlõr. Boşaltõm organõ malpiki borularõdõr. Vücut değişik sayõda segment içerir. Her segmentte bir veya iki çift exremite bulunur. Myriapoda grubunu dört sõnõfta inceleyeceğiz, Pauropoda, Symphyla, Diplopoda, Chilopoda. Class. Pauropoda - Genital açõklõk (üçüncü segmenttedir) vücudun ön ucuna yakõndõr. Küçük boylu yuvarlak yassõ şekildedirler. Antenleri farklõ olarak iki kolludur. Ağõz extremiteleri l çift mandibul ile l çift zayõf maxildir. Maxiller alt dudağõ oluşturmak üzere kaynaşmõştõr. Dolaşõm

77 77 sistemi, gözleri ve trakeleri körelmiştir. Nemli yerlerde ormanlarda yaşarlar. Kutikula kitin içermez. Fam. Pauropodidae Pauropus huxlegi l-l,5 mm. dir. Rutubetli yerlerde yaşar. Class. Symphyla Genel olarak küçük boyludurlar (1-8 mm). Vücutlarõ yumuşak ve pigment bulunmadõğõndan beyazõmsõ, renksizdir. Genital açõklõk üçüncü segmentte öndedir. Başta l çift ve bir kollu çok segmentli iplik şeklinde uzun anten bulunur. Bu grup Apterygotlara benzeyen bir sõnõftõr. Ağõz l çift mandibula, l çift maxilla ve bir de ağõz kapağõ şeklinde labiumdan (2. maxil) ibarettir. Gövdeyi oluşturan segmentlerden birer çift ekstremite çõkar. Solunum organlarõ püskül trakeler halindedir (Bu grup böceklere köken teşkil ettiği için önemlidir). Vücudun arka ucunda 2 büyük uzantõ ve uçlarõnda ağ bezlerine ait kanallar açõlõr. Dünyanõn her tarafõnda bulunur. Hareketlidirler. Işõktan kaçarlar. Scutigerella immaculata Class- Diplopoda (Kõrk ayaklar) Çoğunluk uzun boyda ve silindirik yapõlõ hayvanlardõr. Genital açõklõk ön uçtadõr. Deri fazla miktarda Ca 2 C0 3 içerdiğinden serttir. Tergit, sternit, pleura bölgeleri iyi gelişmiştir. 2,5 mm den. 28 cm.'ye kadar olabilirler. Ağõz parçalarõ l çift mandibula ile l çift 2. maxilla'dõr. (l. maxilla bulunmaz). Başta l çift anten yer alõr. Antenler çok kõsa 8 parçalõdõr. Genel olarak vücutlarõ çok sayõda segmentten meydana gelmiştir. Bu segmentlerden ilk 4 çifti toraksõ oluşturur (ilk defa) bu segmentlerden l. de ekstremite yoktur. Diğer 3'ünde l'er çift ekstremite vardõr. Bacaklar karõnõn orta çizgisine yakõn yerinden çõkar. Abdomende 2 segmentin bir tek tergitle örtülmesi sonucu olarak her segmentten ikişer çift ekstremite çõkar gibi görülür. Bacaklarõ genel olarak zayõf yapõdadõr ve yanlarõnda büyük bir çengel ile bir de kõl gibi ince çengel bulunur. Sinir sistemleri büyük bir beyin ganglionu ile homonom metamerli karõn ganglionlarõ zincirinden ibarettir. Gözleri birçok ocel gözün biraraya

78 78 gelmesinden meydana gelmiş kümecik halindedir. Antenlerin üzerinde koku almaya yarayan çõkõntõlar vardõr. Sindirim sistemi çok basit olan bu grubun son barsağõn başlangõcõnda bulunan malpiki borularõ ekskrasyon (boşaltõm) organõ görevi yapar. Dolaşõm sistemi iyi gelişmiştir. Solunum püskül trakelerle olur. Ayrõ eşeylidirler. Fam. Julidae Vücut çok segmentlidir. Julus terestris segmentli geceleri faaldir. Dokununca helezon gibi kõvrõlõr. Class. Chilopoda (Çõyanlar) Vücut uzun dorso ventral basõktõr. boylarõ 3 mm. ile 260 mm. arasõnda değişir. Baş gövdeden bariz olarak ayrõdõr. Genital açõklõk vücudun sonundadõr. Başta basit yapõda çok sayõda segmentten ibaret l çift uzun kõl gibi anten, l çift mandibula ve 2 çift maxilla vardõr. Gövde kõsmõnda herbir segmentten l çift ekstremite çõkar. Birinci segmente ait ekstremite çifti şekil değiştirmiş olup bunun kaide kõsmõnda yer alan zehir bezi kanalõ sivrilmiş olan uç kõsõmdan dõşarõya açõlõr. Sinir sistemi başta bulunan bir serebral ganglion ile ventralde homonom karõn ganglion zincirinden ibarettir. Ayrõca böceklerdeki gibi bir visceral sinir sistemi de vardõr. Sindirim sistemi basit; son barsağa ektodermik 2 malpiki borusu açõlõr. Ağõza 2 tükrük bezi açõlõr. Geceleyin faaldirler. Solunum boru trakelerle yapõlõr (böceklerdeki gibi). Diğer arthropodlarõ avlayarak geçinirler. Ayrõ eşeylidirler. Fam. Scolopendridae Gövde segmentli, Bacaklar uzun olduğundan Áok hýzlý hareket ederler. Scolopendra morsitans (çõyan) Ülkemizde tespit edilmiştir. Gündüzleri taşlar altõna saklanõr. S. cingulata 5-9 mm boyundadõr. S.gigantea - 26 cm. Hindistan'da bulunur, zehiri insanõ öldürür. Fam. Lithobiidae Vücut Scolopendridae'ye göre daha kõsa ve segment sayõsõ az. Bacaklarõ ise daha uzundur. Cins Lithobius- Ormanlarda bulunur. Fam. Scutigeridae Vücut kõsa antenler kõl gibi ince. Bacaklar uzun ve vücudun arkasõna doğru uzunluklarõ artar.

79 79 Scutigera coleopterata Boy mm. evlerde bulunur. Gece çõkar ve çok hõzlõ hareket eder. Phylum: MOLLUSCA (Yumuşakçalar) Bu phylum arthropod'lardan sonra en kalabalõk grubu teşkil eder. Aşağõ yukarõ bugün kadar yaşayan, kadarda fosil türü bilinmektedir. Phylum üyelerinde vücut bilateral simetrili olup, baş, ayak ve iç organlar torbasõ olmak üzere üç bölge ayõrt edilir. Ergin vücut yapõsõ diğer omurgasõzlardan çok farklõlõk gösterir. Fakat ilkel mollusklarda görülen veliger larva tipi annelidlerin trochophor larvasõna çok benzer. Bu mollusk ve annelidlerin ortak bir atadan geldiklerini düşündürmektedir. Ancak molluska, kendine özgü (amphineuralar dõşõnda) segmentsiz bir vücut yapõsõ geliştirirken annelidler segmentli bir vücuda sahiptir. Başta ağõz açõklõğõ cerebral ganglion ve göz bulunur. Karõn bölgesinde geniş ve yassõ kas dokusundan yapõlmõş bir ayak, ayağõn üzerinde iç organlar kütlesi, bu kütleyi örten iki katlõ bir deri olan manto ve mantonun üst yüzeyinde Ca 2 C0 3 'ten oluşan kalkerli, sert bir kabuk yer almõştõr, manto ile vücut boşluğu arasõndaki kõsõm manto boşluğudur. Kabuk mantodaki salgõ bezlerinin salgõsõdõr. Arthropodlarõn dõş örtülerine benzer olarak bu kabukta barõnmayõ sağlar, fakat hayvanõn hareketini güçleştirir. Sindirim sistemi ağõz, yutak, yemek borusu, mide, barsak ve anüsten meydana gelen tek bir tüpten ibarettir. Bu kõsõm bazen kõvrõlmõş olabilir. Yutak bir kas grubu yardõmõ ile hareket eden, tipik törpü şeklinde dili andõran bir yapõya (radula) sahiptir. Mollusklarda sadece bivalvlerde radula bulunmaz. Bunlar deniz suyunu süzerek besinlerini sağlayan hayvanlardõr. Mollusklar da hem gerçek bir coelom, hem de dolaşõm sistemi görülür. Coelom boşluğu, kalp, gonad ve boşaltõm organõ ile temas halindedir.

80 80 Dolaşõm sistemleri açõktõr. Ancak Cephalopoda sõnõfõnõn bütün üyelerinde kapalõ dolaşõm sistemi görülür. Çok gelişmiş olan kalp bir karõncõk ve 2 kulakçõktan oluşmuştur. Kalp bazõlarõnda bir bazõlarõnda ise iki atriumlu olabilir. Kalp, omurgalõ hayvanlarda olduğu gibi pericard ile çevrilmiştir. Kulakçõklar kanõ toplardamarlardan alõr, karõncõğa pompalar. Kuvvetli kaslõ karõncõk atar damarlarla vücuda sevk eder. Boşaltõm organõ Annelidlerde olduğu gibi, bir çift olan ve kirpikli huni ile başlayan hakiki nefridiumdur. Kirpikli huninin bir ucu perikardial boşluğa, diğer ucu da manto boşluğuna açõlõr. Bu durumda perikard boşluğu coeloma karşõlõktõr. Cephalopodada nefridiumlar böbrek keselerini oluşturmuşlardõr. Nefridiumlar boşaltõm maddelerini manto boşluğu vasõtasõyla dõşarõ atarlar. Manto boşluğundaki solungaca ktenidium denir. Solunum genellikle solungaçlarla, ilkel formlarda hava temasõ ile gerçekleşir, ara formlarda akciğer gelişimi görülür. Sinir sistemi belirli sayõda çift ganglionlardan meydana gelmiştir. Tipik olarak üç çift ganglion bulunur: l- Serebral ganglionlar (beyin ganglionu), 2- Pedal ganglionlar (ayak gangalionu), 3 Vücudun arkasõndaki Visceral ganglionlar (iç organlar torbasõ ganglionu). Birçok molluskda ayrõca bir çift 4. Pallial ganglion (manto ganglionu) bulunur. Bu ganglionlar sinir şeritleri vasõtasõ ile birbirine bağlõdõr. Bütün yumuşakçalarda deri altõnda bu ganglionlarõn oluşturduğu sinir ağõ bulunur. Sinir ağõna özellikle ayakta, mantoda ve cephalopodlarõn tentaküllerinde rastlanõr. l- Class Amphineura - Chiton ve bunlarõn arkabalarõ ile temsil (tümü fosil) edilen bu grupta vücut elips şeklinde olup küçük ve kabuklu hayvanlardõr. Chiton: Classa örnek teşkil eden bu hayvanõn konveks olan dorsal yüzeyinde kiremit sõrasõ gibi birbiri üzerine binmiş 8 adet Ca 2 C0 3 plakasõ bulunur. Bu plakalar yalnõz yanlarõndan mantoya bağlõ, manto ile ayak arasõnda pallial boşluk bulunur. Mollusklarõn ekonomik önemi olan başlõca sõnõflarõ şunlardõr: l- Lamellibranchiata (Peleciopoda), 2- Gastropoda, 3- Cephalopoda (Cephalopodlar).

81 81 Class I- Lamellibranchiata (Bivalvia) (Midyeler) Balta ayaklõlar Suda yaşarlar. Bilateral simetrilidirler. Kabuk ve manto sağ ve sol olmak üzere ikiye ayrõlmõş ve bu iki parça yer yer birleştiğinden 2-3 aralõk kalmõştõr. Bu aralõklar kullanõlmõş suyu dõşarõ atmaya ve solunum suyunu almaya yararlar ve bazen manto kenarlarõ buradan sifon biçiminde dõşarõ çõkan birer yapõ oluşturmuştur. Bu yapõ suyun giriş çõkõşõnõ düzenler. Kabuk karõn tarafõndan açõlõr. Dorsalden elastiki bir ligamentle bağlõdõr, baş tamamen kaybolmuştur. Göz çoğunda yoktur. Ayak bazõ türlerde körelmiş olabilir, varsa kuvvetli kaslardan yapõlmõş olup distal kõsmõ hayvanõn ön ucundan dõşarõ çõkar ve hareketi sağlar. Ligamentin iki yanõnda her bir kabuk birer umbo içerir, bunun altõnda kabuk kenarõna paralel büyüme çizgileri yer almõştõr. Kalp hayvanõn sõrtõnda pericardium (coelom boşluğu) içindedir. 2 atriyum 1 ventriculus, yani 2 kulakçõk, 1 karõncõk içerir. Ventriculustan aorta çõkar ve aorta arterlere, daha küçük arterlere ve onlar da daha küçük kõlcaldamarlara ayrõlõr. Arterler manto, sindirim sistemi ve ayak gibi organlara gider. Ayrõca venalar (toplar damarlar) da gelişmiştir, (böbrek venalarõ gibi). Kan, venalardan kulakçõklara oradan pompalanarak, karõncõğa oradan da aort'lara (ön ve arka) oradan da vücuda dağõlõr. Kan sõvõsõ hemoglobin ve hemosiyanin içerir. Boşaltõm organõ nefridiumlardõr. Yüksek formlarda böbrek oluşumu görülür. Ön uçta ağõz bulunur. Midenin altõnda ayağõn üst tarafõnda karaciğer yer almõş olup salgõsõnõ mideye gönderir. Barsak çok kõvrõm yapar ve yukarõ dönerek perikardial boşluktan (coelom boşluğu) bazen karõncõktan geçer. Bazõ türlerde manto kenarõnda dokunma ve õşõğa duyarlõ benekler vardõr. Ayakta pedal ganglionun yanõnda statocyst denen denge organõ vardõr. İçindeki kum granülleri hayvanõn hareketi doğrultusunda yer değiştirir. Sinir uçlarõ uyarõlarak mesajlar beyine gider. Kabuk parçalarõ sõrt tarafta elastiki bir şerit (ligament) vasõtasõyla birbirine bağlanmõştõr. Çoğunda ligamente ilave olarak kabuk parçalarõnõn ön kenarlarõnda dişler bulunur. Bu dişler karşõ parçada kendilerine karşõlõk gelen çukurluklara girerek bir çeşit menteşe oluştururlar. Dişlerin yapõsõ ve büyüklüğü eşit (homodont)

82 82 veya değişik (heterodont) olabilir. Her kabukta birbirinden diğerine uzanan ve kabuklarõn kapanmasõnõ sağlayan anterior ve posterior adduktor kaslarõ vardõr. Ayrõca anterior ve posterior retraktor kaslarõ ile bir de sadece anteriorda yer alan protraktor kas bulunur. Bunlar ayağõn hareketini kontrol ederler. Midye kabuğunun en içteki kalsiyum karbonattan yapõlmõş sedef tabakasõ, epitel hücreleri tarafõndan ince tabakalar halinde salgõlanõr. Eğer kabukla manto epiteli arasõna bir madde girerse epitel hücre, yabancõ madde etrafõnda merkezileşen Ca 2 CO 3 tabakalarõ salgõlamak üzere uyarõlõr. İnci bu yolla oluşur. Deniz ve acõ su midyelerinde embriyonal gelişmeden sonra serbest yüzen silli veliger larvasõ vardõr ki annelitlerin trochophora larvasõna benzer. Burdan dibe inerek ergin midyeye erginleşir. Döllenme suda olur. Tatlõsu midyelerinde ise parazit yaşayan glochidium larvasõ vardõr. I. ORDO Protobranchiata Midyelerin en ilkel grubudur. Arka yan tarafta çift sõralõ tarak şeklinde iki solungaca sahiptirler. Her ktenidium ayakla manto arasõnda uzanan yatay bir eksen ve iki sõra flamentten oluşur. İlkel midye flamentleri kõsa ve yassõ üçgenler şeklinde diğerleri iplik şeklindeki flamentler kõvrõlarak serbest ucu uzayõp dõş taraftan yukarõ uzayarak U şeklini alõr. Cins Nucula (Fõndõk midyesi)- Midyelerin en küçüğüdür. 4 mm. Kabuk yuvarlak ve üçgen şeklindedir. Avrupa denizlerinde yaşar. Cins Arca Kabuk parçalarõnõn yüzeyi õşõn şeklinde kaburgalõ Arca noae (Nuhun gemisi midyesi) cm. Taxodont menteşeli (eşit yapõlõ birçok küçük diş). II. ORDO - Heterodonta Midyelerin çoğu bu ordodandõr. Heteredont menteşeli ve [solungaçlarõ çift yaprak şeklinde olup solungaç flamentleri enine köprülerle birbirine bağlõdõr (kabuk çevresi eşit olmayan az sayõda dişi içermektedir). ] Adduktor kaslar (kapama) eşit büyüklükte ve iki tane. Fam. Unionidae - Nehir ve göl midyeleri kabuk parçalarõ uzunca ve eşittir. Dõş yüzey esmer yeşil renkte iç yüzey sedeflidir (Menteşe az dişli veya dişsiz olur).

83 83 Cins - Unio - Kabuk kalõn ön kõsmõ kõsa arka kõsmõ çok uzundur. Margaritana margatirifera (Nehir inci midyesi) -Dağlardaki derelerde bulunur. 10 cm. İncisi makbul değil. Cins - Anodonta (Göl midyesi) Kabuklar çok ince ve geniş olup tipik tatlõsu midyesidir, Menteşe dişsiz. Tüm dünyada yaygõndõr. Fam. Cardiidae Cins - Cardium (kalp midyesi)- Kabuk kalp şeklinde üzerinde õşõnsal olarak sõralanmõş çizgiler var. Bunlara kaburga denir (4-5 cm. kabuk dişli). Fam. Tridognidae Tridagna gigans (dev midye)- Boy 2 m. Ağõrlõk 250 kg. 10 kg. kadar da eti vardõr, yenir. Hint okyanusunda yaşar. Kabuklarõ çamaşõr teknesi olarak kullanõlõr. III ORDO - Anisomyaria - Adduktorlar ya farklõ büyüklükte veya bir tanesi hiç bulunmaz genellikle menteşede diş yoktur. Solunum solungaçlarõ yaprak şeklindedir. Ekonomik önemi olan midyeler, denizlerde bulunurlar ve çoğunlukla sifonlarõnõ su içine uzatarak kum ve çamura gömülü yaşarlar. Fam. Aviculidae - Kabuk parçalarõ eşit değildir, menteşe kenarlarõ dişsiz veya zayõf dişli olup kanat biçiminde uzantõlardan oluşmuştur. Cins Avicula (Kuş midyesi) Sol kabuk parçasõ sağdan daha kubbeli boyu 8 cm. dir. Meleagrina margaritifera (İnci midyesi) - Uzunluk cm. şark incisi denilen kõymetli incileri meydana getirir ve kabuklarõndan da sedef elde edilir. Hint Okyanusunda yaşar. Fam. Ostreidae - Kabuk parçalarõ eşit değildir. Menteşe zayõf ve dişsiz olur. Daha büyük ve kubbeli olan sol kabuk parçasõ yere yapõşõr. Sağ parça bir kapak gibi onu örter. Ostrea edulis (İstiridye) - Kabuk büyüklüğü 8-l0 cm. kadardõr. Kayalõk yerlerde bulunur. Salgõ ile kendilerini kayalara veya kabuklara yapõştõrõr. Fam. Mytilidae Kabuk parçalarõ eşit, menteşe yok. Ligament iç tarafta yer alõr.

84 84 Cins- Mytilus (Deniz midyesi yenen) - Kabuk parçalarõ eşit, uzun arka tarafõ yuvarlak üçgen şeklinde hemen bütün denizlerde bulunur. Menteşe yok. Ayaklarõ küçülmüş olup salgõsõ ile kenetlenmiş sert zemine tespit ederler. Class : 2 - Gastropoda : Salyangozlar Karada yaşayan tek Mollusca sõnõfõdõr. Tatlõsu ve denizlerde de bulunur. Tek bir dorsal kabuk var (İnsan besini). Veliger larvasõnda ağõz önde anüs arkadadõr. İç organlar torbasõ embriyolojik gelişme esnasõnda 180 derecelik (torsiyon olayõ) bir dönme yapar. Vücudun her iki tarafõnõn eşit büyümemesinden dolayõ bir tarafõn, genellikle de sol tarafõn daha fazla büyümesi ile torsiyon ortaya çõkar. Bu nedenle önce arkada bulunan kalp ve anüs ağzõn üzerinde yer alõr ve solungaçlar da ön tarafa gelmiş olur. Soldaki organlar gelişemez kaybolur. Sağdakiler sola geçer. Torsiyondan sonra vücut büyük ölçüde asimetrik bir yapõ kazanõr. Kabuk, torsiyon olayõndan bağõmsõz olarak bir düzlemde rulo gibi kõvrõlõr. Opisthobranciata da ve diğer bazõ gruplarda olduğu gibi torsiyona ilave olarak detorsiyon yani geri torsiyon görülür. Bu olayda vücut yine simetrisiz kalõr; fakat önceden öne gelmiş organlar yana kayar. Torsiyon olayõnda, manto boşluğu öne kaydõğõndan, tehlike anõnda hayvanõn başõnõ saklayabileceği bir odacõk şekillenmiş olur ve hayvan bu odacõğõn ağzõnõ gerektiğinde ayağõ ile kapatarak korunur. Ayrõca buharlaşma ile su yitirilmesini önler. Detorsiyon ile, manto boşluğu vücudun yan tarafõna kaydõrõlarak sindirim kanalõ ile atõlan atõklarõn solunum suyuna karõşmasõ engellenmiştir ve detorsiyon, büyük bir olasõlõkla bununla ilgili geliştirilmiş bir uyumdur. Kuvvetli kaslardan yapõlmõş geniş bir ayak (çoğunlukla mukus salan hücrelerle kaplõ ve ventral taraftan dõşarõ açõlan bir bez içerir) ile sürünerek ve ayak yüzgeç gibi kullanõlarak hareket sağlanõr. Karada yaşayan ve karadan tatlõsuya geçen Gastropodlarda solungaç küçülmüş, buna karşõlõk manto boşluğu solunum organõ olarak gelişmiştir, ayrõca bazõ gruplarda akciğer görür. Mantonun içi kõlcal damarõ ağ gibi örülmüş hava solunum deliğinden girer ve geri çõkar. Genellikle iç döllenme görülür. Bir kõsõm gastropodlar hermafrodittirler.

85 85 Genital delik sağ göz tentakülünün dibine yakõn bir yerden dõşarõ açõlõr. Bu grupta iyi gelişmiş bir baş bulunur. Başõn dorsalinde 1-2 çift tentakül ve 1 çift göz yer alõr. Göz, ya tentakül dibindeki kabartõnõn veya geriden çõkan özel tentakülün ucunda olabilir. Ağõz içinde bir dili andõran radula, bunun üzerinde birkaç sõra halinde dizilmiş kitin dişler yer alõr. Gastropodlarõn atalarõ muhtemelen bilateral simetriliydiler. Fakat torsiyon sonucu sindirim, kalp, anüs, solungaç, boşaltõm, sinir sisteminin bir kõsmõ bugün kaybolmuştur. Dişlerin uçlarõ arkaya dönüktür. Aşõndõkça alttan yenileri çõkar. Hem herbivor, hem karnivor olanlarõ vardõr (Dişlerin durumuna göre). Gastropodlarda veliger larva tipi görülür. I ORDO - Prosobranchia - En ilkel gruptur. Solungaçlar öndedir. Başta 1 çift tentakül bulunur ve gözler bunlarõn dibinde yer alõr. Genellikle denizde yaşarlar. Torsiyon vardõr ve visceral konnektif buna bağlõ olarak 8 şeklindedir. Bu sebeple manto ön tarafa gelmiş ve içinde bir ktenidium olup kalbin önünde yer alõr. Çoğu denizde bir kõsmõ da tatlõ ve acõ sularda yaşarlar. Kabuk büyük ve kalõndõr. Fam. Patellidae - Cins - Patella (Çanak salyangozu) - Kabuğu çanak şeklindedir, Avrupa denizlerinde yaşar. Fam. Cypraeidae - Kabuk yumurta şeklinde iki taraftan kõvrõk. Operkulum yoktur. Cins - Cypraea (Porselen salyangozu) - Kabuğun üzeri parlak bir tabaka ile kaplõdõr. Fam. Muricidae (Dikenli salyangoz) - Kabuk ağzõnõn ön ucu kõsa veya uzun olabilen düz bir kanal şeklinde uzamõştõr. Tropik denizlerde, yõrtõcõ salyangozlardõr. Cins - Murex -Kabuk üzerinde en az 3 sõra diken veya kabartõ bulunur. II ORDO - Opisthobranchia -

86 86 İç organlarda az veya çok geri torsiyon (detorsiyon) görülür. Solungaçlar arkada yandadõr. Başta 2 çift tentakül vardõr. Gözler art tentakül dibindedir. Kabuk küçük veya hiç yoktur. Fam. Limacinidae - Cins - Limacina - Denizde yaşar. Balinalarõn besinini oluşturur. Sürüler halinde dolaşõr. III ORDO Pulmonata - Akciğerli anlamõna gelir. Kara salyangozlarõnda tekrar suya dönünce akciğer oluşmuştur. Düzenli aralõklarla hava için yukarõ çõkarlar. Başta 1-2 çift tentakül vardõr. Ktenidium bulunmaz manto boşluğu fazla damarlõ tavanõ ile akciğere dönüşmüştür, manto açõklõğõ ise solunum deliği görevini görür. Hepsi hermofrodit. Larva evresi görülmez. Yumurta doğrudan doğruya gelişir. Genellikle karada, az bir kõsmõ suda yaşarlar. I - Sub.Ordo - Basommatophora - Bir çift tentakül bulunur. Gözler bunlarõn dibindedir. Birkaçõ denizde, çoğu tatlõsuda yaşarlar. Fam. Limneidae - Kabuk ince, ağzõ keskin kenarlõ, tatlõsularda yaşarlar. Cins - Limnaea - Kabuk koni şeklinde tepesi sivri, kabuk ağzõ geniş ve oval biçimdedir. II - Sub.Ordo - Stylommatophora - İki çift tentakül bulunur. Gözler arka tentakülün ucunda yer alõr. Karada yaşarlar. Fam. Helicidae - Kabuklu salyangozlar. Cins - Helix - Kabuk bütün vücudu içine alacak büyüklükte ve yüksekliği ile genişliği hemen hemen aynõdõr. Kõşõn kabuk ağzõ kapatõlõr. En çok tür içeren cinstir. Helix pomata - Bağ-bahçe salyangozu, Avrupa kara salyangozu en büyüğüdür. Fam. Limacidae - Bütün türleri çõplaktõr. Kabuk küçük plakalar şeklinde içte yer alõr. Cins - Limax - Bahçe sümüklüböceği

87 87 Limax agrestis - Üreme yeteneği fazla olan bir gruptur. Taze filizleri yiyerek zarar verir. III - Class - Cephalopoda Mollusklarõn en yüksek organizasyonlu grubudur. Genel olarak ağõz etrafõndaki kollarla 1/2 m. olurlar cm. ve 17 m. olanlar da vardõr. Bu durumda ağõrlõk birkaç tonu bulur. Bilateral simetrilidirler. Vücut baş ve iç organlar kitlesi olmak üzere iki bölgeye ayrõlõr. Büyük olan baş üzerinde çok iyi gelişmiş bir çift göz bulunur. Gözler ilkel gruplarda merceksiz, gelişmiş olanlarda merceklidir. Ayak bölgesi bu grupta büyük bir kõsmõ önde ağõzõn etrafõnõ çeviren kollara dönüşmüş, geri kalan kõsmõ da manto önünde vücut çeperine yapõşan huni şeklini almõştõr. Ayrõca bir ayak bölgesi yoktur. Derin deniz formlarõnda õşõk verme kabiliyeti vardõr. Ağõz başõn tepesinde etrafõ halka biçiminde bir kõvrõmla (dudak) çevrilidir. Ganglionlar yutak etrafõnda bir ganglionlar kitlesi oluşturmuş, buccal, cerebral, pedal ve visceral ganglionlar gelişmiştir. Boşaltõm organõ nefridium ve böbrek keseleridir. Manto boşluğu muhtemelen ortadan boğumlanarak önde pericard boşluğu, arkada gonad Coelomunu oluşturmuş, içinde ovaryum ve testisler bulunur. Manto boşluğunda, solungaçlar, böbrek, genital delik ve anüs yer alõr. Mürekkep balõklarõnda kõkõrdaktan oluşan bir iç iskelet bulunur. Ayrõca bu grupta mürekkep kesesi vardõr. Kese anüsün yanõna açõlõr. Tehlike anõnda buradan manto boşluğuna siyah bir sõvõ salõnõr, oradan sifonla dõşarõ püskürtülür ve hayvan kendini düşmana karşõ saklar. Mürekkep seyreltilmiş melanin pigmentidir. Bugün yaşayan türlerin çoğunda kabuk kaybolmuş veya körelmiştir. Ayrõ eşeylidirler. Döllenme vücut içinde olur. Kapsadõklarõ solungaç sayõsõna göre 2 gruba ayrõlõrlar. Ordo - Tetrabrahchiata - İki çift solungaç bulunur. İki nefridium vardõr. Başta zayõf vantuzsuz 38 kol vardõr. Bunlar kõlõf içine çekilebilir. Çok odacõklõ ve Ca 2 CO 3 'dan oluşan ve helezon şeklinde kõvrõk kabuklarõ vardõr. Hayvan büyüdükçe en son meydana gelen en büyük odacõğa çekilir. Bugün bu gruptan yalnõz bir cins yaşamaktadõr. Diğerleri fosil

88 88 formlardõr. Göz merceksizdir. Göz basit bir boşluk olup içi ektodermik retina tabakasõyla kaplõdõr ve küçük bir delikle dõşa açõlõr. Fam. Nautilidae Cins- Nautilus - Hint Okyanusu ve Büyük Okyanusta yaşar. Dorsalde manto tarafõndan salgõlanan iyi gelişmiş bir dõş kabuk vardõr. Ordo - Dibranchiata - Bir çift solungaç bulunur, bir çift nefridium vardõr. Ağzõn etrafõnda 8 veya 10 kol bulunur. 1.Sub. Ordo - Decapoda - İkisi ayrõ tipte, 10 kol bulunur. Vücut çõplak, kabuk rudimenter (kalõntõ) haldedir. On koldan uzun olan iki tanesine tentakül adõ verilir. Uç kõsõmlarõnda vantuzlarõ bulunur. Vücut uzun ve yanlarõ yüzgeçlidir. Gözler gelişmiş merceklidir. Tehlike anõnda kullandõğõ mürekkep kesesi vardõr. Fam. Loliginidae - Vücut oldukça uzun ve koni şeklinde, yüzgeçler büyüktür ve vücudun alt ucuna yakõndõr. Tentaküller geri çekilmez. İç kabuk kitinlidir. Loligo vulgaris - (kalamar) Yenen bir türdür Akdenizde ve Atlas okyanusunda bulunur cm boyundadõr. Fam. Sepiidae - Vücut oval şekilli yan yüzgeçler uzun olur. İç kabuk kalkerlidir. Tentaküller geri çekilebilir. Sepia officinalis - (Mürekkep balõğõ) Yüzgeçler gövde boyunca devam eder. Vücut uzunluğu cm. 2.Sub.Ordo - Octopoda - Ahtopotlar. 8 kolu vardõr. Tentaküller bulunmaz. Vantuzlarõ sapsõzdõr. Vücut kõsa ve yuvarlaktõr. Fam. Octopodidae - Kollar büyük ve dip kõsõmda kõsa bir zarla birbirine bağlõ. Octopus vulgaris - Ahtopot, kollarõ üzerinde iki sõralõ vantuzlar yer alõr. PHYLUM : ECHİNODERMATA (Derisi Dikenliler) Larvalarõ bilateral, erginleri ise radial simetrili olan hayvanlardõr. Vücut eksenden geçen düzlemlere göre beş kõsma ayrõlõr. Genelde beş õşõnlõ veya küre şeklindedir. Gösterdikleri çok değişik karakterler nedeniyle sistematik yerleri oldukça şüphelidir. Vücut örtüsü genelde silli bir

89 89 epiteldir. Bunun altõnda mezodermal bağ doku kökenli dermal plakalardan oluşmuş bir kabuk yani iç iskelet bulunur. Bu mezenşim hücrelerden meydana gelen mezodermik deri iskeletinin oluşturduğu kalker cisimcikler ya dağõnõk ya kaslar ile bağlõ ya da kaynaşarak kabuk oluşturur. Bazen yüzeye hareketli ve hareketsiz dikenler çõkar. Bunlarõn modifiye olmasõ ile pediseller oluşur (savunma organõdõr, ambulakral ayaklarõ korur) Dorsal yüzeyi büyük ve sabit dikenler ile örtülüdür. İskelet uzun dikenli Ca 2 CO 3 tan oluşmuş eksoiskelet, dermal kalker plakalar endoiskeletten oluşur. Ca 2 CO 3 tan yapõlan dermal plakalar kaslarla ve konnektif doku ile bağlõdõr ve bu da eksoiskelete hareket ve esneklik kazandõrõr. Sölom, yani vücut boşluğu üç ayrõ boşluk sistemi halindedir. 1- Organlarõn yer aldõğõ perivisceral sistem: Bu boşluk silli bir epitelle çevrilmiş olup hayvanõn içerisinde içi hücreli bir sõvõ ile dolu geniş bir alan oluşturur. 2- Perihemal sistem: Ağzõn etrafõnda bir halka kanal ile buradan ayrõlan beş radial kanal ve ayrõca uca doğru uzanan bir aksial kanaldan oluşmuştur. (oral halka kanal) Kan damarõ sistemi gibi görülen ambulakral kanal sisteminin altõnda muhtemelen ambulakral ayaklara ve gonatlara besin taşõyan kesin işlevi henüz bilinmeyen, aboral bölgede bir halka kanal gelişmiş olabilir. 3-Ambulakral kanal sistemi: Aboral kõsõmda yeralõr. Ağõz ventralde yani oral tarafta; anüs ise dorsalde yani aboral tarafta olup arada sindirim borusu yer alõr. Baş ve beyin yoktur. Hareket, su basõncõna dayanan su-damarõ (Ambulakral damar sistemi) sistemi ile yapõlõr. Ambulakral kanal sistemi ağõz etrafõnda bir halka kanal ve bundan ayrõlan beş radial kanal ile bu kanallardan çõkan küçük lateral kanallardan oluşur; lateral kanallar tüp biçimli deri uzantõsõ olan ambulakral ayaklarõn içine açõlõr. Burada genellikle kontraktil bir ampul bulunur. Ambulakral kanal sistemi, halka kanaldan ayrõlan medrapor kanalõ (taş kanal) ile dõşarõya bağlanõr. Sistemin görevi hareket ve yer değiştirmeyi sağlamaktõr. Ampul içindeki su, kontraksiyon ile ayağa itilir, ayak uzar ve yapõştõğõ

90 90 yerden çözülür; ayak çeperinin kontraksiyonu ile de su ampule geri döner. İçte basõnç oluşur ayak ucundaki vantuz yere yapõşõr; vücut o yöne çekilir. Solunum dõşa doğru deri çõkõntõlarõndan oluşan çok sayõda dermal solungaçlar ve ambulakral ayaklar ile sağlanõr. Dõş ortamdaki su ve iç ortamdaki sölom sõvõsõ arasõndaki gaz alõşverişi bu dermal solungaçlar, ambulakral ayaklar ve vücut içine doğru yönelmiş deri çöküntüleri ile gerçekleşir. Gerçek bir dolaşõm sistemi yoktur. Ağõz çevresinde halka biçimli bir kanal ve ayrõlan radyer kollar (Asterias). Kan, renksiz lenf yapõsõndadõr ve amobosit hücreler içerir. Sillerin hareketi sölom sõvõsõnõn hareketini sağlar. Duygu organlarõ iyi gelişmemiştir ancak deri epiteli hassastõr. Ayrõ eşeylidirler. Genital stolon ve gonatlar genital sistemi oluşturur. Sperm kesesi ve yardõmcõ bezler yoktur. Gonatlar, örneğin deniz yõldõzõnda, kollarõn her iki tarafõnda birer tane, yani beş çift salkõmdan oluşur. Eşey hücreleri aboral kutuptan kol bazaline yakõn bir yerden küçük kanallar ile dõşarõ atõlõr. Döllenme suda olur. Zigot bipinnaria denen bilateral larva safhasõnõ verir. Silli epitel ile örtülü bu larva Mollusk ve Annelidlerdeki trochophoraya ve de ilkel konlat larvasõna benzer. Sinir sistemi ağõz üzerindeki bir sinir halkasõ ve beş radial koldan ibarettir. Beyin yoktur. Epitel doku altõndaki sinir hücresi ve liflerden oluşan ağlar halindedir. Sölom hücresi ile göçmen hücreler boşaltõmõ yapar. I- Class: Asteroidea (Deniz yõldõzlarõ) Genellikle 5 kolludurlar; daha fazla kollu da (40 kola kadar) olabilirler. Tüp ayaklar kollarõn altõnda bir oluk içinde bulunur. İstiridye ve deniz tarağõnõn en büyük düşmanõdõr. Büyük regenereasyon kabiliyeti vardõr. Fam. Astropectinidae Astropecten auranticus 5 halkalõ Fam. Asterinidae Cins. Asterina spp. Kollarõn kõsalõğõ yüzünden vücut 5 köşeli görülür. Fam. Asteridae Kollar uzun sayõlarõ 5-12 olur.

91 91 Cins. Asterias Deniz yõldõzõ II.Class: Echinoidea (Deniz kestaneleri) Bu sõnõfta kol yoktur. Kabuk üzerinde bulunan pedisel ayaklar bütün vücutta dikenler arasõndadõr. Þekilleri basõk yarõm küreyi andõrõr. İskeletine testa adõ verilir. Sindirim kanalõnõn ön kõsmõnda Aristo feneri denilen kalkerli dişli bir yapõ bulunur. 1. Ordo: Regularia - Vücut az çok küre şeklindedir. Fam. Echinidae Cins. Echinus 2. Ordo: Clypeasteroidae - Disk şeklindedirler. Kabuk çok basõk olur. Ağõz düz veya konkav olan oval kõsõmda, anüs ayrõ tarafta kenara yakõn bulunur. Fam. Clypeastridae Cins. Clypeaster 3: Ordo: Spatongoidae - Kalp şeklindedirler ve ağõz tam ortada yer almaz. Anüs iki yüzeyin sõnõrõnda veya sõnõra yakõn yerde bulunur. Fam. Spatangidae Cins. Spatangus III: Class: Ophiuroidea (Yõlan yõldõzlarõ) Yõlana benzer kollar bulunur, bu hayvanlar kollarõnõ yõlan gibi oynatarak hareket ederler. İnce uzun gevrek yapõlõ bu kollar vücuttan belirli bir şekilde ayõrtedilir. Harekette tüp ayaklar kullanõlmaz. Tehlikede kollarõnõn birisini bõrakõp kaçarlar. Fam. Ophiolepididae Cins: Ophiura (Yõlan yõldõzõ) IV: Class: Holothurioidea (Deniz hõyarlarõ)

92 92 Bu sõnõf diğer sõnõflardan dikensiz uzun ve kaslõ bir vücut yapõsõyla ayrõlõrlar. Vücudun ön ucunda ağzõn etrafõnda geri çekilebilen tentaküller bulunur. İskelet vücut içine gömülüdür. Küçük kalker plakalar halindedir. Fam. Cucumariidae V. Class: Crinoidea (Deniz zambaklarõ) Genel olarak sesil olarak yaşayan çiçek, bitki benzeri hayvanlardõr. Merkezi olarak yerleşmiş ve yukarõ dönük bir ağõz ve küçük vücudun üzerinde kollar yer alõr. Aksi tarafta bulunan sap, kök benzeri bir yapõ ile vücudu tespit eder. Kollar üzerinde tüy benzeri telekler bulunur. Fam. Pentacrinidae- Kollar halinde çok dallõdõr.

ÖKARYOT CANLILAR Protista alemi

ÖKARYOT CANLILAR Protista alemi ÖKARYOT CANLILAR Protista alemi **Ökaryot canlılar: Çekirdekli hücre taşıyan canlılardır. Zarlı organeller bulunur. DNA' larında histon proteinleri bulunur. Ökaryot canlılar; 1. Protista 2. Bitkiler 3.

Detaylı

ADIM ADIM YGS-LYS 46. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-6 PROTİSTA ALEMİ

ADIM ADIM YGS-LYS 46. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-6 PROTİSTA ALEMİ ADIM ADIM YGS-LYS 46. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-6 PROTİSTA ALEMİ PROTİSTA ALEMİ Koloni, tek ve çok hücreli ökaryot canlıların bir arada bulunduğu karışık bir gruptur. Protista alemindeki canlılar

Detaylı

Mikroskobun Yapımı ve Hücrenin Keşfi Mikroskop: Robert Hooke görmüş ve bu odacıklara hücre demiştir.

Mikroskobun Yapımı ve Hücrenin Keşfi Mikroskop:  Robert Hooke görmüş ve bu odacıklara hücre demiştir. Mikroskobun Yapımı ve Hücrenin Keşfi Mikroskop: Gözümüzle göremediğimiz çok küçük birimleri (canlıları, nesneleri vs ) incelememize yarayan alete mikroskop denir. Mikroskobu ilk olarak bir kumaş satıcısı

Detaylı

PROTİSTA Genel Özellikleri Kamçılılar

PROTİSTA Genel Özellikleri Kamçılılar PROTİSTA Genel Özellikleri Eukaryotik canlılardır Tek hücreli ve koloni şeklinde yaşarlar Serbest ve parazit yaşayanlar bulunur Ototrof ve heterotrof olarak beslenenler bulunur Eşeyli ve eşeysiz üreme

Detaylı

Protista Alemi. 1-) Protozoalar (Kamçılılar, Kök Ayaklılar, Sporlular, Kirpikliler) 2-) Algler 3-) Cıvık Mantarlar

Protista Alemi. 1-) Protozoalar (Kamçılılar, Kök Ayaklılar, Sporlular, Kirpikliler) 2-) Algler 3-) Cıvık Mantarlar Protista Alemi 1-) Protozoalar (Kamçılılar, Kök Ayaklılar, Sporlular, Kirpikliler) 2-) Algler 3-) Cıvık Mantarlar Genel olarak bakıldığında protista aleminde yukardaki canlılar bulunur. Protista alemi,

Detaylı

GENEL BİYOLOJİ LABORATUVARI 2. Laboratuvar: Hücre Kavramı ve Bir Hücreli Canlılar

GENEL BİYOLOJİ LABORATUVARI 2. Laboratuvar: Hücre Kavramı ve Bir Hücreli Canlılar B i y o 1 0 3 G e n. B i y o. L a b. 1 GENEL BİYOLOJİ LABORATUVARI 2. Laboratuvar: Hücre Kavramı ve Bir Hücreli Canlılar Hücre nedir?... 1 Prokaryotik ve ökaryotik hücreler... 2 Hücre inceleme yöntemleri...

Detaylı

CANLILARIN TANIMLANMASI ve ADLANDIRILMASI: TAKSONOMİ

CANLILARIN TANIMLANMASI ve ADLANDIRILMASI: TAKSONOMİ CANLILARIN TANIMLANMASI ve ADLANDIRILMASI: TAKSONOMİ 1969 Yılında Whittaker in geliştirdiği 5 li Alem sistemi kullanılmaktadır. Canlılar Monera ve Eukarya olmak üzere ikiye ayrılır. Sınıflandırma yani

Detaylı

Doğada yaşayan canlıların tamamı hücrelerden oluşmuştur. Canlılardan bazıları tek bir

Doğada yaşayan canlıların tamamı hücrelerden oluşmuştur. Canlılardan bazıları tek bir CANLILIK HÜCREYLE BAŞLAR 1- Canlıların Ortak Özellikleri : Çevremizdeki varlıklar canlı ve cansız varlıklar olarak iki grupta toplanırlar. Cansız varlıklar katı, sıvı ve gaz halindeki maddelerden oluşur.

Detaylı

1. ÜNİTE: YAŞAM BİLİMİ BİYOLOJİ...10

1. ÜNİTE: YAŞAM BİLİMİ BİYOLOJİ...10 İçindekiler 1. ÜNİTE: YAŞAM BİLİMİ BİYOLOJİ...10 1. BÖLÜM: BİLİMSEL BİLGİNİN DOĞASI ve BİYOLOJİ... 12 A. BİLİMSEL ÇALIŞMA YÖNTEMİ... 12 1. Bilim İnsanı ve Bilim... 12 B. BİLİMSEL YÖNTEMİN AŞAMALARI...

Detaylı

ADIM ADIM YGS-LYS 44. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-4 BAKTERİLER ALEMİ-2

ADIM ADIM YGS-LYS 44. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-4 BAKTERİLER ALEMİ-2 ADIM ADIM YGS-LYS 44. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-4 BAKTERİLER ALEMİ-2 BAKTERİLERDE EŞEYSİZ ÜREME İKİYE BÖLÜNME Bakteri bölüneceği zaman DNA dan bir kopya çıkartılır. Böylece bakteri içinde iki tane

Detaylı

LABORATUVAR 4: ÖKARYOTİK HÜCRELER

LABORATUVAR 4: ÖKARYOTİK HÜCRELER LABORATUVAR 4: ÖKARYOTİK HÜCRELER Ökaryotik hücreler, sahip oldukları hücre iskeleti, nüklear membran ve organelleri içeren bölümleri ile prokaryot hücrelerden ayırt edilebilmektedir. Kimyasal analizler

Detaylı

30. Çiçekli bir bitkinin yaþam döngüsü sýrasýnda döllenme sonrasý, zigot ilk olarak aþaðýdaki yapýlardan hangisini oluþturur?

30. Çiçekli bir bitkinin yaþam döngüsü sýrasýnda döllenme sonrasý, zigot ilk olarak aþaðýdaki yapýlardan hangisini oluþturur? 30. Çiçekli bir bitkinin yaþam döngüsü sýrasýnda döllenme sonrasý, zigot ilk olarak aþaðýdaki yapýlardan hangisini oluþturur? A) Tohum B) Meyve C) Polen D) Embriyo E) Yumurta 39. Çiçekli bitkilerin üremesinde

Detaylı

Her canlının neslini devam ettirmek üzere kendine benzer yeni bireyler meydana getirmesi olayına üreme denir.

Her canlının neslini devam ettirmek üzere kendine benzer yeni bireyler meydana getirmesi olayına üreme denir. ÜREME ve ÇEŞİTLERİ Her canlının neslini devam ettirmek üzere kendine benzer yeni bireyler meydana getirmesi olayına üreme denir. A. EŞEYSİZ ÜREME Eşey hücrelerinin oluşumu ve döllenme olmadan, bir atadan

Detaylı

PROKARYOT VE ÖKARYOT HÜCRELER

PROKARYOT VE ÖKARYOT HÜCRELER PROKARYOT VE ÖKARYOT HÜCRELER HÜCRE Hücre ya da göze, bir canlının yapısal ve işlevsel özellikleri gösterebilen en küçük birimidir. Hücre, (İng. Cell); Latince küçük odacık anlamına gelen "cellula" kelimesinden

Detaylı

CANLILARIN ÇEŞİTLİLİĞİ Canlıların dış görünüşüne ve yaşadıkları yere göre yapılan sınıflandırma..denir amp.yap. Kökenleri farklı görevleri aynı olan

CANLILARIN ÇEŞİTLİLİĞİ Canlıların dış görünüşüne ve yaşadıkları yere göre yapılan sınıflandırma..denir amp.yap. Kökenleri farklı görevleri aynı olan CANLILARIN ÇEŞİTLİLİĞİ Canlıların dış görünüşüne ve yaşadıkları yere göre yapılan sınıflandırma..denir amp.yap. Kökenleri farklı görevleri aynı olan organlara denir Analog organ Sineğin ve yarasanın kanadı.organdır

Detaylı

CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI

CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI Dünya da henüz bilinmeyen çok sayıda canlı var. Bugün 1, 8 milyon farklı türün varlığı bilinmekte fakat, 3-10 milyon arasında farklı canlı türü

Detaylı

Mantarlar genel özellikleri. Üremeleri

Mantarlar genel özellikleri. Üremeleri Mantarlar genel özellikleri Eukaryotik, sporla ürerler, eşeyli ve eşeysiz üreme görülür, Mantarlar hayvanlar gibi aktif hareket edemezler bitkiler gibi klorofil de taşımazlar, heterotrofdurlar. parazitik,

Detaylı

CYANOBACTERIOPHYTA (Mavi-Yeşil Algler)

CYANOBACTERIOPHYTA (Mavi-Yeşil Algler) CYANOBACTERIOPHYTA (Mavi-Yeşil Algler) Bu gruba giren bitkiler, tek hücreli veya koloni halinda yaşayan, bazı üyeleri ipliksi yapıda olan mavi renkli alglerdir. Bir kısmı bakteri kadar küçüktür. Bir hücrede

Detaylı

CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ

CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ 1 CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ 1.Hücresel yapıdan oluşur 2.Beslenir 3.Solunum yapar 4.Boşaltım yapar 5.Canlılar hareket eder 6.Çevresel uyarılara tepki gösterir 7.Büyür ve gelişir (Organizasyon) 8.Üreme

Detaylı

BİYOLOJİ VE BİLİMSEL YÖNTEM... 1 Bilim ve Bilimsel Yöntem... 2

BİYOLOJİ VE BİLİMSEL YÖNTEM... 1 Bilim ve Bilimsel Yöntem... 2 İÇİNDEKİLER Sayfa BİYOLOJİ VE BİLİMSEL YÖNTEM... 1 Bilim ve Bilimsel Yöntem... 2 CANLILARIN OLUŞUMU... 5 CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ... 9 CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI... 11 SİSTEMATİK... 13 BİTKİ VE HAYVANLARIN

Detaylı

BAKTERİLER ALEMİ SELİN HOCA

BAKTERİLER ALEMİ SELİN HOCA BAKTERİLER ALEMİ SELİN HOCA Prokaryot hücre yapısına sahip olan tek hücreli canlılardır. Gözle göremediğimiz için keşfedilmeleri ancak mikroskobun icadı ile olmuştur. Keşfedilmemiş bakteri çeşidi sayısının

Detaylı

YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #19

YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #19 YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #19 1) X Ağız Mide İnce bağırsak Şekildeki grafikte insanın sindirim kanalındaki X maddesinin değişimi gösterilmiştir. Buna göre X maddesi aşağıdakilerden hangisidir? A) Glikojen

Detaylı

Sayfa BİYOLOJİ VE BİLİMSEL YÖNTEM... 1 Bilim ve Bilimsel Yöntem... 2

Sayfa BİYOLOJİ VE BİLİMSEL YÖNTEM... 1 Bilim ve Bilimsel Yöntem... 2 İÇİNDEKİLER Sayfa BİYOLOJİ VE BİLİMSEL YÖNTEM... 1 Bilim ve Bilimsel Yöntem... 2 CANLILARIN OLUŞUMU... 6 CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ... 11 CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI... 13 SİSTEMATİK... 34 BİTKİ VE

Detaylı

-Kloroplast ve mitokondri bulunmaz fakat bu organellerde bulunan aynı bulunur.

-Kloroplast ve mitokondri bulunmaz fakat bu organellerde bulunan aynı bulunur. BAKTERİLER GENEL ÖZELLİKLERİ: -Prokaryot hücre yapılı, tek hücreli canlılardır. -Halkasal DNA ya sahiptirler. Bazı bakterilerde plazmit bulunur. Plazmit: Küçük ve halka şeklinde DNA parçacıklarıdır. Bakterilerin

Detaylı

Mikroorganizmalar gözle görülmezler, bu yüzden mikroskopla incelenirler.

Mikroorganizmalar gözle görülmezler, bu yüzden mikroskopla incelenirler. 10. Sınıf Enfeksiyondan Korunma 2.Hafta ( 22-26 / 09 / 2014 ) ENFEKSİYON ETKENLERİNİN SINIFLANDIRILMASI 1.) BAKTERİLER 2.) VİRÜSLER Slayt No : 2 Mikroorganizmaların Sınıflandırılması ; a.) Sayısal Yöntem,

Detaylı

İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın

İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın Canlının en küçük birimi Hücre 1665 yılında ilk olarak İngiliz bilim adamı Robert Hooke şişe mantarından kesit alıp mikroskopta

Detaylı

Canlıları benzer özelliklerine göre gruplara ayırmaya sınıflandırma denir. Sınıflandırmayı inceleyen bilim dalına ise Biyosistematik denir.

Canlıları benzer özelliklerine göre gruplara ayırmaya sınıflandırma denir. Sınıflandırmayı inceleyen bilim dalına ise Biyosistematik denir. CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI Canlıları benzer özelliklerine göre gruplara ayırmaya sınıflandırma denir. Sınıflandırmayı inceleyen bilim dalına ise Biyosistematik denir. 1. Ampirik (Yapay) Sınıflandırma

Detaylı

ISPARTA HALIKENT ANADOLULİSESİ ÖĞRETİM YILI 9 A-B-C-D-E SINIFLAR BİYOLOJİ DERSİ 2. DÖNEM 3. YAZILI SINAVI RAKAMLA YAZIYLA PUAN

ISPARTA HALIKENT ANADOLULİSESİ ÖĞRETİM YILI 9 A-B-C-D-E SINIFLAR BİYOLOJİ DERSİ 2. DÖNEM 3. YAZILI SINAVI RAKAMLA YAZIYLA PUAN 1. Doğal sınıflandırmada aşağıdakilerden hangisi göz önünde bulundurulmamıştır? A) Genetik (soy) benzerliği B) Anatomik benzerlik C) Dünyadaki dağılımları D) Akrabalık derecesi E) Embriyonik benzerlik

Detaylı

Kategori Alt Kategori Program İçeriği Kazanımlar Dersler Arası İlişki I. HAYATSAL OLAYLAR

Kategori Alt Kategori Program İçeriği Kazanımlar Dersler Arası İlişki I. HAYATSAL OLAYLAR 200 Kategori Alt Kategori Program İçeriği Kazanımlar Dersler Arası İlişki I. HAYATSAL OLAYLAR I.1. Genetik Mühendisliği ve Biyoteknoloji İnsan için önemli olan birçok ürünlerin üretimi biyoteknolojinin

Detaylı

МАКЕДОНСКО БИОЛОШКО ДРУШТВО MAKEDONYA CUMHURİYETİ BİYOLOGLAR BİRLİĞİ BİYOLOJİ 4.CUMHURİYET YARIŞМАSI LİSE (I) BİRİNCİ SINIF.

МАКЕДОНСКО БИОЛОШКО ДРУШТВО MAKEDONYA CUMHURİYETİ BİYOLOGLAR BİRLİĞİ BİYOLOJİ 4.CUMHURİYET YARIŞМАSI LİSE (I) BİRİNCİ SINIF. МАКЕДОНСКО БИОЛОШКО ДРУШТВО MAKEDONYA CUMHURİYETİ BİYOLOGLAR BİRLİĞİ BİYOLOJİ 4.CUMHURİYET YARIŞМАSI LİSE (I) BİRİNCİ SINIF 1. Verilen türlerin ait oldukları taksonomik gruplarının Latince isimlerini yaz.!

Detaylı

YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #6

YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #6 YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #6 1) Canlılar soylarının devam ettirebilmek için üreyerek yeni bireyler meydana getirir. Bu üreme olaylarıyla ilgili olarak; I. Bakterinin ikiye bölünerek kendine benzer yeni

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Tuba ŞANLI

Yrd. Doç. Dr. Tuba ŞANLI Yrd. Doç. Dr. Tuba ŞANLI Genel olarak gözle net olarak görülemeyecek kadar küçük canlıları inceleyen ve onları konu olarak ele alan bilim dalıdır. Gözle ayırt edilemeyen canlılar; Virüsler, bakteriler,

Detaylı

YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #17

YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #17 YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #17 1) Memeli bir hayvanın vücudunda gerçekleşen biyokimyasal tepkimelerden bazıları aşağıdaki gibidir. I Glikojen Glikoz ATP III Buna göre I, II ve III ile gösterilen metabolik

Detaylı

YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #7

YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #7 YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #7 1) 48 saat karanlıkta bekletilen bir saksı bitkisinden bu sürenin sonunda bir yaprak kopartılmış (1. yaprak) ve bitki aydınlık ortamda 12 saat bekletilmiştir. Bu sürenin sonunda

Detaylı

olmak üzere 2 gruba ayrılırlar.

olmak üzere 2 gruba ayrılırlar. CANLI ALEMLERİ *Canlı alemleri: Canlılar filogenetik sınıflandırmaya göre; bakteriler, arkebakteriler, protista, fungi, bitki ve hayvanlar olmak üzere 6 Aleme ayrılır. **Prokaryot canlılar: Çekirdeksiz

Detaylı

CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ Beslenme Boşaltım Üreme Büyüme Uyarıları algılama ve cevap verme Hareket Solunum Hücreli yapı

CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ Beslenme Boşaltım Üreme Büyüme Uyarıları algılama ve cevap verme Hareket Solunum Hücreli yapı CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ Beslenme Boşaltım Üreme Büyüme Uyarıları algılama ve cevap verme Hareket Solunum Hücreli yapı Hayvan hücreleri mikroskop ile incelendiğinde hücre şekillerinin genelde yuvarlak

Detaylı

HAYVANSAL HÜCRELER VE İŞLEVLERİ. YRD. DOÇ. DR. ASLI SADE MEMİŞOĞLU RESİM İŞ ZEMİN KAT ODA: 111

HAYVANSAL HÜCRELER VE İŞLEVLERİ. YRD. DOÇ. DR. ASLI SADE MEMİŞOĞLU RESİM İŞ ZEMİN KAT ODA: 111 HAYVANSAL HÜCRELER VE İŞLEVLERİ YRD. DOÇ. DR. ASLI SADE MEMİŞOĞLU RESİM İŞ ZEMİN KAT ODA: 111 [email protected] KONULAR HAYVAN HÜCRESİ HAYVAN, BİTKİ, MANTAR, BAKTERİ HÜCRE FARKLARI HÜCRE ORGANELLERİ

Detaylı

*Canlıların canlılık özelliği gösteren en küçük yapı birimine hücre denir.

*Canlıların canlılık özelliği gösteren en küçük yapı birimine hücre denir. Fen ve Teknoloji 1. Ünite Özeti Hücre Canlılarda Üreme, Büyüme ve Gelişme. *Canlıların canlılık özelliği gösteren en küçük yapı birimine hücre denir. *Hücrenin temel kısımları: hücre zarı, sitoplâzma ve

Detaylı

*Bu alemde bulunan tüm canlılar ökaryot hücre yapısına sahiptirler ve genelde bir hücreli canlılardır.

*Bu alemde bulunan tüm canlılar ökaryot hücre yapısına sahiptirler ve genelde bir hücreli canlılardır. DERS :BİYOLOJİ KONU : CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI DEVAM EDİYORUZ... B: PROTİSTA ALEMİ *Bu alemde bulunan tüm canlılar ökaryot hücre yapısına sahiptirler ve genelde bir hücreli canlılardır. *Pratista alemindeki

Detaylı

ÖKARYOTĠK PROTĠSTLER: FUNGUSLAR, ALGLER, PROTOZOONLAR

ÖKARYOTĠK PROTĠSTLER: FUNGUSLAR, ALGLER, PROTOZOONLAR ÖKARYOTĠK PROTĠSTLER: FUNGUSLAR, ALGLER, PROTOZOONLAR ALGLER Algler, birkaç mikrometreden metre ile ölçülen büyükte olan organizmalardır. Fotosentez için gerekli klorofil ve diğer pigmentlere sahiptirler.

Detaylı

ÇEV 219 Biyoçeşitlilik. Edafik ve Biyotik Faktörler. Edafik Faktörler

ÇEV 219 Biyoçeşitlilik. Edafik ve Biyotik Faktörler.   Edafik Faktörler ÇEV 219 Biyoçeşitlilik Edafik ve Biyotik Faktörler Öğr. Gör. Özgür ZEYDAN http://cevre.beun.edu.tr/zeydan/ Edafik Faktörler İklimsel faktörleri değiştirebilen veya bu faktörlerin yerini alabilen faktörler.

Detaylı

DENİZ BİYOLOJİSİ. Prof. Dr. Ahmet ALTINDAĞ Ankara Üniversitesi Hidrobiyoloji ABD

DENİZ BİYOLOJİSİ. Prof. Dr. Ahmet ALTINDAĞ Ankara Üniversitesi Hidrobiyoloji ABD DENİZ BİYOLOJİSİ Prof. Dr. Ahmet ALTINDAĞ Ankara Üniversitesi Hidrobiyoloji ABD BENTİK BÖLGENİN CANLI TOPLULUKLARI Bentik bölgede bulunan Flora ve Fauna'nın oluşturduğu topluluğa genel olarak BENTOZ denir.

Detaylı

" N i t e l i k l i B i l g i "

 N i t e l i k l i B i l g i 1 of 12 11-03-2012 19:32 GÜNCEL BILIM BILIM-EĞLENCE BILIM-PROJE BILIM-ÖĞRETMEN " N i t e l i k l i B i l g i " GIRIŞ KONULAR SORULAR NOTLAR MATERYAL DENEYLER RESIMLER ANIMASYON SINIFLANDIRMA LİNK Sınıflandırmanın

Detaylı

TIBBİ BİYOLOJİ PROF. DR. CEYDA SİBEL KILIÇ

TIBBİ BİYOLOJİ PROF. DR. CEYDA SİBEL KILIÇ TIBBİ BİYOLOJİ PROF. DR. CEYDA SİBEL KILIÇ BİYOLOJİ NİN TANIMI VE BAZI BİYOLOJİK KAVRAMLAR Biyoloji: Kısaca canlı bilimi veya canlıları inceleyen bilim dalı dır Daha geniş anlamda Biyoloji Canlıların evrimsel

Detaylı

ENERJİ AKIŞI VE MADDE DÖNGÜSÜ

ENERJİ AKIŞI VE MADDE DÖNGÜSÜ ENERJİ AKIŞI VE MADDE DÖNGÜSÜ Ekosistem, birbiriyle ilişkili canlı ve cansız unsurlardan oluşur. Ekosistem, bu unsurlar arasındaki madde ve enerji dolaşımı ile kendini besler ve yeniler. Madde döngüsü

Detaylı

ADIM ADIM YGS-LYS 32. ADIM HÜCRE 9- SİTOPLAZMA

ADIM ADIM YGS-LYS 32. ADIM HÜCRE 9- SİTOPLAZMA ADIM ADIM YGS-LYS 32. ADIM HÜCRE 9- SİTOPLAZMA 2) Sitoplazma Hücrenin içini dolduran sıvıdır. İçinde inorganik ve organik maddeler vardır. Ayrıca görevleri birbirinden farklı olan organeller de bulunur.

Detaylı

BİO-209 OMURGASIZ HAYVANLAR

BİO-209 OMURGASIZ HAYVANLAR BİO-209 OMURGASIZ HAYVANLAR DERS NOTLARI 2014-2015 Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü GİRİŞ: Omurgasız hayvanlar genel tanım itibari ile alışılmış bir şekilde bir karakterin varlığına

Detaylı

Saprolegnia (Su Küfü)

Saprolegnia (Su Küfü) MYCOPHYTA Saprolegnia (Su Küfü) Yaygın bir su küfü olup, türleri tatlı sularda ve ıslak topraklarda yaşarlar. Saprofit olarak sulardaki ölü böcekler, balıklar, kurbağa yavruları ve diğer su hayvanlarının

Detaylı

Tatlı su, deniz ve rutubetli topraklarda yaşarlar. Büyük bir kısmı insan ve diğer hayvanlarda parazittir. Bilateral simetriye sahiptirler.

Tatlı su, deniz ve rutubetli topraklarda yaşarlar. Büyük bir kısmı insan ve diğer hayvanlarda parazittir. Bilateral simetriye sahiptirler. Solucanlar Bu gruba dâhil olan canlılar yassı, yuvarlak ve halkalı solucanlar olmak üzere 3 ana başlık altında incelenmektedir. Yassı solucanlar Yumuşak, ince ve yassı bir vücut yapıları vardır. Serbest

Detaylı

ADIM ADIM YGS-LYS 34. ADIM HÜCRE 11- SİTOPLAZMA 3

ADIM ADIM YGS-LYS 34. ADIM HÜCRE 11- SİTOPLAZMA 3 ADIM ADIM YGS-LYS 34. ADIM HÜCRE 11- SİTOPLAZMA 3 TEK ZARLI ORGANELLER 4) Koful Hücre içerisinde çeşitli görevleri bulunan organeldir. Genel olarak hayvan hücrelerinde çok sayıda küçük küçük ;bitki hücrelerinde

Detaylı

2003 ÖSS BİYOLOJİ SORULARI VE CEVAPLARI

2003 ÖSS BİYOLOJİ SORULARI VE CEVAPLARI 2003 ÖSS BİYOLOJİ SORULARI VE CEVAPLARI 1. Bir hücrede oksijenli solunum, protein sentezi, fotosentez olaylarının tümünün gerçekleşebilmesi için, bu hücrede; I. ribozom, II. kloroplast, III. mitokondri,

Detaylı

SİTOPLAZMA VE ORGANELLER

SİTOPLAZMA VE ORGANELLER SİTOPLAZMA VE ORGANELLER Sitoplazma, hücre iskeleti, organeller ve bunların içinde yer aldığı koyu kıvamlı sıvı kısımdan ( sitozol, sitoplazma) oluşur. ORGANELLER 1. Mitokondri 2. Plastitler 3. Ribozom

Detaylı

HÜCRE. Yrd.Doç.Dr. Mehtap ÖZÇELİK Fırat Üniversitesi

HÜCRE. Yrd.Doç.Dr. Mehtap ÖZÇELİK Fırat Üniversitesi HÜCRE Yrd.Doç.Dr. Mehtap ÖZÇELİK Fırat Üniversitesi Hücre Canlıların en küçük yapı taşıdır Bütün canlılar hücrelerden oluşur Canlılar tek hücreli ya da çok hücreli olabilir Bitki ve hayvan hücresi = çok

Detaylı

Organik Bileşikler. Karbonhidratlar. Organik Bileşikler YGS Biyoloji 1

Organik Bileşikler. Karbonhidratlar. Organik Bileşikler YGS Biyoloji 1 Organik Bileşikler YGS Biyoloji 1 Hazırladığımız bu yazıda; organik bileşikler ve organik bileşiklerin yapısını, canlılarda bulunan organik bileşikleri ve bunların görevlerini, kullanım alanlarını, canlılar

Detaylı

HAMAMBÖCEKLERİ ve MÜCADELE YÖNTEMLERİ

HAMAMBÖCEKLERİ ve MÜCADELE YÖNTEMLERİ HAMAMBÖCEKLERİ ve MÜCADELE YÖNTEMLERİ HAMAMBÖCEKLERİ ve MÜCADELE YÖNTEMLERİ HAMAMBÖCEKLERİ Ordo (Takım): Blattoptera (Hamam böcekleri) Vücutları kahverengi tonlarında, yassı ve ovaldir. Antenler çoğunlukla

Detaylı

A. TOHUMLU BİTKİLERİN TEMEL KISIMLARI

A. TOHUMLU BİTKİLERİN TEMEL KISIMLARI Bitkilerin Yapısı Biyoloji Ders Notları A. TOHUMLU BİTKİLERİN TEMEL KISIMLARI Karasal bitkiler iki organ sistemine sahiptir. Toprakların su ve mineral alınmasını sağlayan toprak altı kök sistemi ve gövde,

Detaylı

ÜNİTE:1 CANLILARDA ÜREME, BÜYÜME VE GELİŞME

ÜNİTE:1 CANLILARDA ÜREME, BÜYÜME VE GELİŞME ÜNİTE:1 CANLILARDA ÜREME, BÜYÜME VE GELİŞME HÜCRE: Canlıları oluşturan en küçük yapı birimine hücre denir.bütün canlılar hücrelerden oluşmuştur. * İnsanlar, hayvanlar, bitkiler, tek hücreli canlıların

Detaylı

Hücre canlının en küçük yapı birimidir.

Hücre canlının en küçük yapı birimidir. Hücre canlının en küçük yapı birimidir. Bitkilerde bulunan hücredir.bu hücrelerde hücre duvarı bulunduğundan hayvan hücresinden ayrılır. Hücre duvarı vardır. Kofulu büyük ve az sayıdadır. Şekli dikdörtgen

Detaylı

ADIM ADIM YGS-LYS 47. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-7 MANTARLAR ALEMİ

ADIM ADIM YGS-LYS 47. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-7 MANTARLAR ALEMİ ADIM ADIM YGS-LYS 47. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-7 MANTARLAR ALEMİ MANTARLAR (FUNGİ) ALEMİ Genellikle çok hücreli olan ökaryot canlılardır. Kloroplastları yoktur. Bu nedenle fotosentez yapamazlar.parazit

Detaylı

Biyoloji = Canlı Bilimi. Biyoloji iki ana bölümden oluşur:

Biyoloji = Canlı Bilimi. Biyoloji iki ana bölümden oluşur: BİYOLOJİNİN ALT BİLİM DALLARI Biyoloji; Latincede canlı anlamına gelen bio ve bilim anlamına gelen logos kelimesinden oluşur. 1 Biyoloji = Canlı Bilimi Biyoloji tüm canlıların yapı, davranış ve fonksiyonlarını

Detaylı

ADIM ADIM YGS-LYS 2. ADIM CANLININ ORTAK ÖZELLİKLERİ

ADIM ADIM YGS-LYS 2. ADIM CANLININ ORTAK ÖZELLİKLERİ ADIM ADIM YGS-LYS 2. ADIM CANLININ ORTAK ÖZELLİKLERİ CANLININ ORTAK ÖZELLİKLERİ HÜCRESEL YAPI: Tüm canlılarda temel yapı ve görev birimi hücredir. Canlılar hücre sayılarına ve hücre yapılarına göre gruplandırılır.

Detaylı

Biyoloji Bilimi ve Canlıların Ortak Özellikleri

Biyoloji Bilimi ve Canlıların Ortak Özellikleri Madde ve Özkütle 2 YGS Fizik 1 Bu yazıda ne anlatıyoruz? Hazırladığımız yazıda biyoloji bilimi ve canlılarda bulunan ortak özelliklerle alakalı sınava yönelik bilgileri paylaştık. Konuyu okuduktan sonra,

Detaylı

SU BİTKİLERİ 8. Prof. Dr. Nilsun DEMİR

SU BİTKİLERİ 8. Prof. Dr. Nilsun DEMİR SU BİTKİLERİ 8 Prof. Dr. Nilsun DEMİR KÖK (FİLUM veya DİVİZYO): CHLOROPHYTA (Yeşil Algler) Sınıf : Chlorophyceae Renk: Yeşil Pigment (Kloroplast) KLOROFİL: Klorofil a-b KAROTENOİD: β-karoten Zeaxanthin

Detaylı

YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #12

YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #12 YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #12 1) İnsanda döllenme sırasında, I. Spermdeki çekirdek, sentrozomun yumurtaya geçmesi II. Spermdeki akrozomun patlayarak zona pellusidayı eritmesi III. Yumurtadaki salgı maddelerinin

Detaylı

Ayxmaz/biyoloji. Hayvansal organizmalarda gamet ve gamet oluşumu oluşumu:

Ayxmaz/biyoloji. Hayvansal organizmalarda gamet ve gamet oluşumu oluşumu: MAYOZ BÖLÜNME Mayoz-1 evreleri: Mayoz bölünme homolog kromozomların ve kardeş kromatidlerin ayrılmasını sağlayan ardışık iki bölünme bütünüdür. Homolog kromozomların ayrılmasına neden olan birinci evreye

Detaylı

CANLI ALEMLERİ HAYVANLAR ALEMİ

CANLI ALEMLERİ HAYVANLAR ALEMİ CANLI ALEMLERİ HAYVANLAR ALEMİ HAYVANLAR ALEMİ Çok hücreli canlılardır. Süngerler hariç, hepsinde sinir sistemi bulunur ve aktif olarak yer değiştirebilirler. Heterotrof beslenirler. Besinlerini glikojen

Detaylı

www.benimdershanem.esy.es BİYOLOJİ DERS NOTLARI YGS-LGS HÜCRE

www.benimdershanem.esy.es BİYOLOJİ DERS NOTLARI YGS-LGS HÜCRE www.benimdershanem.esy.es Bilgi paylaştıkça çoğalır. BİYOLOJİ DERS NOTLARI YGS-LGS HÜCRE HÜCRE Hücre ya da göze, bir canlının yapısal ve işlevsel özellikler gösterebilen en küçük birimidir. Atomların molekülleri,

Detaylı

Ekosistem Ekolojisi Yapısı

Ekosistem Ekolojisi Yapısı Ekosistem Ekolojisi, Ekosistemin Yapısı Ekosistem Ekolojisi Yapısı A. Ekoloji Bilimi ve Önemi Ekoloji canlıların birbirleriyle ve çevreleriyle olan etkileşimlerini inceleyen bilim dalıdır. Günümüzde teknolojinin

Detaylı

SİTOPLÂZMA HÜCRE ORGANELLERİ. * Maddelerin taşınması için kanal, sentezi yapılmış maddeler için de toplanma bölgeleridir.

SİTOPLÂZMA HÜCRE ORGANELLERİ. * Maddelerin taşınması için kanal, sentezi yapılmış maddeler için de toplanma bölgeleridir. SİTOPLÂZMA Her hücrede sitoplâzma bir ara sıvı ile bu sıvı içine yerleşmiş organellerden oluşur. Sitoplâzma homojen görünümlü, lifli ve boşluklu bir yapıdadır. Çok defa köpüksü ve peteğimsi renksiz sulu

Detaylı

Sunum ve Sistematik 1. ÜNİTE: HÜCRE, ORGANİZMA VE METABOLİZMA KONU ÖZETİ

Sunum ve Sistematik 1. ÜNİTE: HÜCRE, ORGANİZMA VE METABOLİZMA KONU ÖZETİ Sunum ve Sistematik 1. ÜNİTE: HÜCRE, ORGANİZMA VE METABOLİZMA KONU ÖZETİ Bu başlık altında, ünitenin en can alıcı bilgileri, kazanım sırasına göre en alt başlıklara ayrılarak hap bilgi niteliğinde konu

Detaylı

YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #21

YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #21 YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #21 1) Aşağıda bazı dönüşüm tepkimeleri gösterilmiştir. a 2) Enzimlerin çalışma hızına etki eden faktörlerle ilgili; RH RH ADP + Pi ATP I II b Buna göre a ve b yönlerindeki değişimlerle

Detaylı

ADIM ADIM YGS-LYS 43. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-3 BAKTERİLER ALEMİ

ADIM ADIM YGS-LYS 43. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-3 BAKTERİLER ALEMİ ADIM ADIM YGS-LYS 43. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-3 BAKTERİLER ALEMİ BAKTERİLER ALEMİ Prokaryot hücre yapısına sahip olan tek hücreli canlıların oluşturduğu alemdir. Mikroskobun icadından sonra keşfedilmişlerdir.

Detaylı

Gram (+)Bakterilerde Duvar Yapısı Gram (-) Bakterilerde Duvar Yapısı Lipopolisakkaritin Önemi

Gram (+)Bakterilerde Duvar Yapısı Gram (-) Bakterilerde Duvar Yapısı Lipopolisakkaritin Önemi Gram (+)Bakterilerde Duvar Yapısı Çoğunluğu peptidoglikan yapıdır. Bunun yanında teikoik asitte içerirler. Bu yapı gliserol veya Ribitolün PO4 gruplarına bağlanmasıyla oluşur. Teikoik asitler peptidoglikan

Detaylı

ENERJİ VE YAŞAM NEJLA ADA

ENERJİ VE YAŞAM NEJLA ADA ENERJİ VE YAŞAM 1 NEJLA ADA 2010282058 CANLILAR VE ENERJİ GÜNEŞ 2 Yakıt olarak kullandığımız kömür ve odun bitkilerden elde edilir. Petrol ise bitki ve hayvan artıklarından oluşur. O halde yakıtlarımızdaki

Detaylı

GENEL BİYOLOJİ LABORATUVARI (Zooloji) 1. Laboratuvar: Hayvan Sistematiği, Simetriler, Vücut Yönleri, Kesitler

GENEL BİYOLOJİ LABORATUVARI (Zooloji) 1. Laboratuvar: Hayvan Sistematiği, Simetriler, Vücut Yönleri, Kesitler B i y o 1 0 3. 0 1 G e n. B i y o. L a b. ( Z o o l o j i ) 1 GENEL BİYOLOJİ LABORATUVARI (Zooloji) 1. Laboratuvar: Hayvan Sistematiği, Simetriler, Vücut Yönleri, Kesitler Sistematik ve taksonomi nedir?...

Detaylı

25.03.2015. Mikroorganizmalar; nükleus özelliklerine göre prokaryot ve ökaryot olmak üzere iki grupta incelenir.

25.03.2015. Mikroorganizmalar; nükleus özelliklerine göre prokaryot ve ökaryot olmak üzere iki grupta incelenir. BAKTERİLERİN DİĞER MİKROORGANİZMALARLA KARŞILAŞTIRILMASI BAKTERİLERİN DİĞER MİKROORGANİZMALARLA KARŞILAŞTIRILMASI Mikroorganizmalar; nükleus özelliklerine göre prokaryot ve ökaryot olmak üzere iki grupta

Detaylı

12. SINIF KONU ANLATIMI 28 EKOLOJİ KOMÜNİTE EKOLOJİSİ

12. SINIF KONU ANLATIMI 28 EKOLOJİ KOMÜNİTE EKOLOJİSİ 12. SINIF KONU ANLATIMI 28 EKOLOJİ KOMÜNİTE EKOLOJİSİ KOMÜNİTE EKOLOJİSİ Bir alan ya da habitat içerisindeki tüm popülasyonların oluşturduğu birliğe komünite denir. Komüniteyi oluşturan türler arasında

Detaylı

CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ

CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ 1.HÜCRESEL YAPI: Tüm canlıların en küçük yapı birimi HÜCRE dir. Bir canlının, canlılık özelliği gösteren en küçük yapı ve görev birimine HÜCRE denir. Hücresel organizasyonlarına

Detaylı

İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1: MİKROBİYOLOJİYE GİRİŞ...1 BÖLÜM 2: MİKROORGANİZMALARIN MORFOLOJİLERİ.13 BÖLÜM 3: MİKROORGANİZMALARIN HÜCRE YAPILARI...

İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1: MİKROBİYOLOJİYE GİRİŞ...1 BÖLÜM 2: MİKROORGANİZMALARIN MORFOLOJİLERİ.13 BÖLÜM 3: MİKROORGANİZMALARIN HÜCRE YAPILARI... İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1: MİKROBİYOLOJİYE GİRİŞ...1 1.1. Tanım ve Kapsam...1 1.2. Mikrobiyoloji Biliminin Gelişmesi...2 1.3. Mikroorganizmaların Hayatımızdaki Önemi...5 1.3.1. Mikroorganizmaların Yararları...5

Detaylı

1. Hücre zarının görevi nedir? ð Hücre içi ile hücre dışı arasında madde alış verişini sağlayan esnek, canlı ve seçici geçirgen bir zardır. 2.

1. Hücre zarının görevi nedir? ð Hücre içi ile hücre dışı arasında madde alış verişini sağlayan esnek, canlı ve seçici geçirgen bir zardır. 2. 1. Hücre zarının görevi nedir? ð Hücre içi ile hücre dışı arasında madde alış verişini sağlayan esnek, canlı ve seçici geçirgen bir zardır. 2. Endoplazmik retikulum kaç çeşittir ve görevi nedir? ð Üzerine

Detaylı

FEN BÝLGÝSÝ TESTÝ. cam balon içindeki. X gazý ve borularda- ki cývalar þekildeki gibi dengededir.

FEN BÝLGÝSÝ TESTÝ. cam balon içindeki. X gazý ve borularda- ki cývalar þekildeki gibi dengededir. FEN BÝGÝSÝ TESTÝ 1. Þekil - I Þekil - II Bir ucu duara menteþelenmiþ çubuðunun diðer ucuna cismi Þekil - l deki gibi iple baðlanýyor. çubuðu serbest býrakýldýktan bir süre sonra cisminin aðýrlýðýnýn etkisiyle

Detaylı

FOTOSENTEZ C 6 H 12 O 6 + 6 O 2. Fotosentez yapan canlılar: - Bitkiler - Mavi yeşil algler - Bazı bakteriler - Bazı protistalar. Glikoz IŞIK KLOROFİL

FOTOSENTEZ C 6 H 12 O 6 + 6 O 2. Fotosentez yapan canlılar: - Bitkiler - Mavi yeşil algler - Bazı bakteriler - Bazı protistalar. Glikoz IŞIK KLOROFİL Fotosentez FOTOSENTEZ Işık enerjisinin kullanılarak organik bileşiklerin üretilmesidir. Yeşil yapraklı bitkilerin inorganik maddelerden (H 2 O, CO 2 ), ışık enerjisi ve klorofil yardımı ile organik besin

Detaylı

13 HÜCRESEL SOLUNUM LAKTİK ASİT FERMANTASYONU

13 HÜCRESEL SOLUNUM LAKTİK ASİT FERMANTASYONU 13 HÜCRESEL SOLUNUM LAKTİK ASİT FERMANTASYONU Laktik Asit Fermantasyonu Glikozdan oksijen yokluğunda laktik asit üretilmesine LAKTİK ASİT FERMANTASYONU denir. Bütün canlılarda sitoplazmada gerçekleşir.

Detaylı

Öğr. Gör. Dr. İlker BÜYÜK, Botanik, 3. Hafta: Bitkisel Dokular KOLONİ VE DOKULAŞMA

Öğr. Gör. Dr. İlker BÜYÜK, Botanik, 3. Hafta: Bitkisel Dokular KOLONİ VE DOKULAŞMA KOLONİ VE DOKULAŞMA Yeryüzünde çok sayıda tek hücreli canlı vardır ve bunlar basit yapılıdır. Oysaki çok hücreli olmak gelişmiş canlı olmanın gereklerindendir. Çünkü tek hücreli bir canlı (örneğin Euglena

Detaylı

12. SINIF KONU ANLATIMI 33 HAYATIN BAŞLANGICI

12. SINIF KONU ANLATIMI 33 HAYATIN BAŞLANGICI 12. SINIF KONU ANLATIMI 33 HAYATIN BAŞLANGICI Canlılar öldükten sonra yumuşak dokular saprofitler tarafından ayrıştırılır. Kemik ve kabuk gibi sert yapılar ise ayrıştırılamaz. Bu yapılar minerallerle kayaçlara

Detaylı

HÜCRE BÖLÜNMESİ. 1-Amitoz (Amitosis) bölünme, 2-Mitoz (Mitosis) bölünme, 3- Mayoz (Meiosis) bölünme.

HÜCRE BÖLÜNMESİ. 1-Amitoz (Amitosis) bölünme, 2-Mitoz (Mitosis) bölünme, 3- Mayoz (Meiosis) bölünme. HÜCRE BÖLÜNMESİ 1-Amitoz (Amitosis) bölünme, 2-Mitoz (Mitosis) bölünme, 3- Mayoz (Meiosis) bölünme. Amitoz Bölünme Önce nukleolus, sonra nukleus, daha sonra sitoplazmanın uzayıp ortadan boğulması ile ikiye

Detaylı

ZİRAİ MÜCADELE TEKNİK TALİMATLARI CİLT IV. BAĞ MİLDİYÖSÜ Plasmopara viticola (Berk. Et Curt) Berl et de Toni

ZİRAİ MÜCADELE TEKNİK TALİMATLARI CİLT IV. BAĞ MİLDİYÖSÜ Plasmopara viticola (Berk. Et Curt) Berl et de Toni ZİRAİ MÜCADELE TEKNİK TALİMATLARI CİLT IV BAĞ MİLDİYÖSÜ Plasmopara viticola (Berk. Et Curt) Berl et de Toni 1. TANIMI VE YAŞAYIŞI Hastalığa neden olan etmen obligat bir parazittir. Hücrelerarası gelişir,

Detaylı

YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #18

YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #18 YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #18 1) Bakterilerin gerçekleştirdiği, I. Kimyasal enerji sayesinde besin sentezleme II. Işık enerjisini kimyasal bağ enerjisine dönüştürme III. Kimyasal bağ enerjisini ATP enerjisine

Detaylı

CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI. Prof. Dr. SERKAN YILMAZ

CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI. Prof. Dr. SERKAN YILMAZ CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI Prof. Dr. SERKAN YILMAZ 1. GİRİŞ Canlıları belirli özelliklerine göre gruplara ayırarak inceleyen bilim dalına Taksonomi ya da Sistematik Bilimi denir. Taksonomi taxis = sıralama

Detaylı

7- Aşağıdakilerden hangisi hayatsal olayların tümünün gerçekleştiği canlının yapı birimidir? A-Kloroplast B-Mitokondri C-Hücre D-Doku

7- Aşağıdakilerden hangisi hayatsal olayların tümünün gerçekleştiği canlının yapı birimidir? A-Kloroplast B-Mitokondri C-Hücre D-Doku HÜCRE TEST 1- Aşağıdakilerden hangisi hücre zarının özelliklerinden değildir? A-Canlıdır B-Esnektir C-Tam geçirgendir D-Seçici geçirgendir 2- Aşağıdakilerden hangisi hücreye alınacak maddeleri kontrol

Detaylı

LYS BÝYOLOJÝ. Biyolojiye Giriþ ve Bilimsel Yöntem Canlýlarýn Temel Bileþenleri Enzimler Canlýlarýn Sýnýflandýrýlmasý

LYS BÝYOLOJÝ. Biyolojiye Giriþ ve Bilimsel Yöntem Canlýlarýn Temel Bileþenleri Enzimler Canlýlarýn Sýnýflandýrýlmasý LYS BÝYOLOJÝ Soru Çözüm Dersi Kitapçığı 1 (MF) Biyolojiye Giriþ ve Bilimsel Yöntem Canlýlarýn Temel Bileþenleri Enzimler Canlýlarýn Sýnýflandýrýlmasý Bu yayýnýn her hakký saklýdýr. Tüm haklarý bry Birey

Detaylı

ÖĞRENME ALANI: Canlılar ve Hayat 6.ÜNİTE: Canlılar ve Enerji ilişkileri

ÖĞRENME ALANI: Canlılar ve Hayat 6.ÜNİTE: Canlılar ve Enerji ilişkileri ÖĞRENME ALANI: Canlılar ve Hayat 6.ÜNİTE: Canlılar ve Enerji ilişkileri Ayrıca bitkilerin yapraklarına yeşil rengi de klorofil adı verilen bu yapılar verir. Besin Zinciri: - Aynı ekosistemde yaşayan canlıların

Detaylı

PARAZİTLERDE ÜREME VE ÇOĞALMA

PARAZİTLERDE ÜREME VE ÇOĞALMA PARAZİTLERDE ÜREME VE ÇOĞALMA PARAZİTLERDE ÜREME VE ÇOĞALMA a) Erkek ve dişinin birbirini bulmasını kolaylaştırma b) Gençlerin sayısının arttırılması c) Serbest gençlerin dirençlendirilmesi a) Erkek ve

Detaylı

Aşağıda verilen bilgilerin karşısına doğru ya da yanlış olduğunu belirtiniz

Aşağıda verilen bilgilerin karşısına doğru ya da yanlış olduğunu belirtiniz Aşağıda verilen bilgilerin karşısına doğru ya da yanlış olduğunu belirtiniz Doğru Yanlış 1 Bir canlıya omurgalı ya da omurgasız demekle sistematik birimde şubesini belirlemiş oluruz. 2 Virüslerde DNA ya

Detaylı

ADIM ADIM YGS-LYS 55. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-15 VİRÜSLER

ADIM ADIM YGS-LYS 55. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-15 VİRÜSLER ADIM ADIM YGS-LYS 55. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-15 VİRÜSLER Virüsler Hücresel yapı da dahil olmak üzere canlıların ortak özelliklerini göstermeyen canlılardır. Prokaryotlardan daha küçüklerdir.

Detaylı

ÜNİTE 4 DÜNYAMIZI SARAN ÖRTÜ TOPRAK

ÜNİTE 4 DÜNYAMIZI SARAN ÖRTÜ TOPRAK ÜNİTE 4 DÜNYAMIZI SARAN ÖRTÜ TOPRAK ÜNİTENİN KONULARI Toprağın Oluşumu Fiziksel Parçalanma Kimyasal Ayrışma Biyolojik Ayrışma Toprağın Doğal Yapısı Katı Kısım Sıvı Kısım ve Gaz Kısım Toprağın Katmanları

Detaylı

ÖZEL EGE LİSESİ BÖCEKLERİN DÜNYASI HAZIRLAYAN ÖĞRENCİLER: Tan Bayraktutan. Aylin Şen. Ece Lara Taş. Ozan Ellikçi

ÖZEL EGE LİSESİ BÖCEKLERİN DÜNYASI HAZIRLAYAN ÖĞRENCİLER: Tan Bayraktutan. Aylin Şen. Ece Lara Taş. Ozan Ellikçi ÖZEL EGE LİSESİ BÖCEKLERİN DÜNYASI HAZIRLAYAN ÖĞRENCİLER: Selen Oral Tan Bayraktutan Aylin Şen Ece Lara Taş Ozan Ellikçi DANIŞMAN ÖĞRETMEN: Esra Dağ Örün İZMİR, 2012 1 İÇİNDEKİLER Böcek Nedir 4 İlk Böcekler

Detaylı

SİNDİRİM SİSTEMİ HASTALIKLARI

SİNDİRİM SİSTEMİ HASTALIKLARI SİNDİRİM SİSTEMİ HASTALIKLARI Diş Eti Hastalıkları Dişeti hastalıkları (Periodontal hastalıklar) dişeti ve dişleri destekleyen diğer dokuları etkileyen hastalıklardır. Erişkinlerde diş kayıplarının %70

Detaylı

BİYOLOJİ(BİOS=HAYAT; LOGOS=BİLİM) SİSTEMLER BİLİMİDİR.

BİYOLOJİ(BİOS=HAYAT; LOGOS=BİLİM) SİSTEMLER BİLİMİDİR. BİYOLOJİ(BİOS=HAYAT; LOGOS=BİLİM) SİSTEMLER BİLİMİDİR. CANLI Biyoloji hayatın işleyişi ve canlıların yapısı ile ilgilenen doğal bir bilim dalıdır. Biyoloji birçok alt bölüm ve disiplinleri içerir. BİYOLOJİNİN

Detaylı