DİN EĞİTİMİ - 3. Yrd. Doç. Dr. M. İsmail BAĞDATLI. mismailbagdatli@yahoo.com



Benzer belgeler
Ericson a Göre Psikososyal Gelişim ve Evreleri

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

Doç.Dr. Hacer HARLAK - Psikolojiye Giriş I

PDR de Üç Gelişim Alanı (Kişisel-sosyal gelişim) Prof. Dr. Serap NAZLI

1. BÖLÜM ÇOCUK PSİKOLOJİSİNE GİRİŞ

İÇİNDEKİLER. ÖNSÖZ GİRİŞ BÖLÜM I TEMEL KAVRAMLAR 1-10 Kaynakça. 7 OKUMA PARÇASI (Baba Emzirmesi). 8

DARICA ANADOLU LİSESİ 9. SINIF REHBERLİK PLANI

Sosyalleşme bebeğin üç ay dolaylarında insanla objeler arasındaki farkı görerek değişik tepkiler göstermesiyle başlar. Üçüncü ayın başından itibaren

Okul Dönemi Çocuklarda

ÖZEL KAŞGARLI MAHMUT ORTAOKULU MART 2016

Kişilik Kavramları BENLİK ÖZGÜVEN BENLİK SAYGISI(ÖZSAYGI) güveni ve inancı -Bireyin kendisi ile ilgili olumlu yargıları -Kendisi ile barışık olması

1. Doğumdan İki Yaşına Kadar Görülen Sosyal ve Duygusal Gelişim

PSİ253 GEL.PSİ I - Prof.Dr. Hacer HARLAK YAŞAM BOYU GELİŞİM

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

Kişilik Gelişimi. Yrd.Doç.Dr.Banu YÜCEL TOY 2/10/2016

Kişilik Gelişimi Doç. Dr. Tülin Şener

PDR de Üç Gelişim Alanı (Mesleki gelişim) Prof. Dr. Serap NAZLI

Yaşamda Yeni Başlangıçlar

OKAN EĞİTİM KURUMLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ

ÇOCUKLARDA ÖZGÜVEN GELİŞİMİ

Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Birimi Aile Bülteni. Çocuk ve Cinsellik

HASAN ŞÜKRAN SARUHAN ORTAOKULU. ENVER TÜBEK Rehberlik Öğretmeni

Öğretim Yılı Rehberlik Çerçeve Programı kapsamlı gelişimsel psikolojik danışmanlık hizmetleri anlayışına bağlı kalınarak hazırlanmıştır.

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI

REHBERLİK VE İLETİŞİM 2

GELİŞİMİN EN HIZLI OLDUĞU DÖNEMİ 0-3 YAŞTIR Fakat 0-6 yaşın her döneminde çocuğun öğreneceği fiziksel, sosyal, zihinsel, cinsel, duygusal ve ahlaki gö

BÜYÜYORUM, DEĞĠġĠYORUM, GELĠġĠYORUM

Bağımlılık-Bağımsızlık. Prof. Dr. Sibel ERKAL İLHAN

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI. BABA ve ÇOCUK

ZİHİNSEL ENGELLİ ÇOCUKLARDA CİNSEL EĞİTİM

ÜNİTE PSİKOLOJİ İÇİNDEKİLER HEDEFLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ I

AKRAN İ LİŞKİ LERİ. PDR Bülteni Sayı: 03

DUYGUSAL GELİŞİME UYGUN ETKİNLİKLER

ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ AÇISINDAN AİLENİN ROLÜ VE ÖNEMİ

AKRAN BASKISI. Çetin SARIYILDIZ Rehber Öğretmen

8-9 YAŞ ÇCUKLARININ YAŞ DÖNEMİ ÖZELLİKLERİ VE OKUL-ÖDEV ÇALIŞMALARI ÖZEL ANTALYA ENVAR İLKOKULU 8-9 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM DÖNEMLERİ ÖZELLİKLERİ

4/16/2010 İÇERİK. Kişisel Rehberlik? Geleneksel vs Gelişimsel Yaklaşıma Göre Kişisel Rehberlik? KENDİNİ GERÇEKLEŞTİRME

Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetlerinin Amacı Nedir?

YAŞAM BOYU GELİŞİM Ergenlik-Yetişkinlik

3/7/2010. ÇAĞDAŞ EĞİTİMDE ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİNİN YERİ ve ÖNEMİ EĞİTİM EĞİTİM ANLAYIŞLARI EĞİTİM

Gelişim Psikolojisinde Temel Kavramlar ve Gelişimi Etkileyen Faktörler

ARKADAŞ SEÇİMİNİN ÖNEMİ

Soru: Tanrı tasavvuru ne demektir?

OYUN VE ÇOCUK. -Çocuğun iç dünyasını anlayabilmek. -Çocuğun olayları anlamasına yardım etmek. -Çocuğa olaylarla baş etme becerileri kazandırmak

AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI (AÇEV)

5. MESLEKİ REHBERLİK. Abdullah ATLİ

ATATÜRK ORTAOKULU REHBERLİK SERVİSİ

Yaşam Boyu Sosyalleşme

1. ÜNİTE İÇİNDEKİLER EĞİTİM PSİKOLOJİSİ / 1

TERAKKİ VAKFI ÖZEL ŞİŞLİ TERAKKİ ANAOKULU EĞİTİM YILI Bilgi Bülteni Sayı:7 4 5 YAŞ ÇOCUKLARININ GELİŞİM BASAMAKLARI

Çocuğum Ergen Oldu 2013 / 2014 SAYI: 20. Haftanın Bazı Başlıkları

Hamileliğe başlangıç koşulları

1/23/2015. Karne Ne Anlatır. Ocak Beylikdüzü A.K.Koleji Rehberlik Servisi Veli Paylaşımı

Özgüven Gelişiminde Anne Baba Rolü

PSİKOLOJİK REHBERLİK BÖLÜMÜ DANIŞMANLIK VE. Gamze EREN Anaokulu Uzman Psikoloğu

O Gelişim, organizmanın döllenmeden başlayarak bedensel, zihinsel, dil, duygusal ve sosyal yönden en son aşamaya ulaşıncaya kadar sürekli ilerleme

ÖZEL SEYMEN EĞİTİM KURUMLARI EĞİTİM ÖĞRETİM YILI REHBERLİK BÜLTENİ MESLEK SEÇİMİNİN ÖNEMİ

ÇOCUKLARDA BENLİK SAYGISI GELİŞİMİ

AKANT ORTAOKULU REHBERLİK BÜLTENİ

TEOG VE TERCİH DANIŞMANLIĞI

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...III ÜNİTE: 1. PSİKOLOJİ VE GELİŞİM PSİKOLOJİSİ15

Ankara Üniversitesi Geliştirme Vakfı Özel İlkokulu/Ortaokulu

Bireysel Farklılıklar, Kişilik, Tutum, Duygu ve Değerler

OYUN VE ÇOCUK. Oyunun Aşamaları:

GELİŞİM PSİKOLOJİSİ KONULARI. Yrd. Doç. Dr. Dilek SARITAŞ-ATALAR

Bağlanma Nedir? Bağlanma, kişinin kendisi için önemli gördüğü bir başkasına (bağlanma figürü) karşı geliştirdiği güçlü duygusal bağlardır.

KİŞİLİK GELİŞİMİ PSİKOLOG-PSİKOTERAPİST AİLE DANIŞMANI SİBEL CESUR AKYUNAK

FK IX OFFER BENLİK İMAJ ENVANTERİ

2013 / 2014 SAYI: 17. Haftanın Bazı Başlıkları

LİSE REHBERLİK SERVİSİ

Sosyal psikoloji bakış açısıyla İş Sağlığı ve Güvenliği İle İlgili Kurallara Uyma Durumunun İncelenmesi. Prof. Dr. Selahiddin Öğülmüş

DEĞİŞEN ANNE BABA ROLLERİ

KRİMİNOLOJİ Mayıs 2015 Gelişimsel Teoriler. Yar.Doç.Dr. Tuba TOPÇUOĞLU İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ

Bir gün bir öğrenci velisi, kızı Elif in tırnaklarını yemesi konusunda benimle görüşmek istediğini ve bu konuda yardıma ihtiyacı olduğunu söyledi.

İNSAN HAYATINI ŞEKİLLENDİRMEK: OKULÖNCESİ EĞİTİM

3-6 YAŞ GELİŞİM ÖZELLİKLERİ

Yönetici tarafından yazıldı Çarşamba, 07 Ekim :27 - Son Güncelleme Çarşamba, 07 Ekim :31

ADÖLESAN SAĞLIĞININ KORUNMASI VE GELİŞTİRİLMESİ. Prof. Dr. Ayfer TEZEL

RUHSAL BOZUKLUKLARDA DAYANIKLILIK VE YATKINLIK DUYGU DIŞAVURUMU

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI AİLE İÇİ ŞİDDET

KLİNİK PSİKOLOJİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...III

OKUL KORKUSU. Çocuğum okula gitmek istemiyor. Okul saati yaklaştığında huzursuzlanıyor. Karnı veya başı ağrıyor, midesi bulanıyor.

Ergenlikte Kimlik Gelişimi. Doç. Dr. Şaziye Senem BAŞGÜL Hasan Kalyoncu Üniversitesi

ERGENLİK. Endüstrileşmiş kent yaşamıyla büyük ölçüde bağlantılı bir kavramdır. NEDEN?

Mimar Sinan İşitme Engelliler İ.Ö.O. Aile Rehberliği Etkiliğine Hoş Geldiniz

VYGOTSKY SİSTEMİ: KÜLTÜREL-TARİHSEL GELİŞİM KURAMI

Özgüven Nedir? Özgüven Eksikliği Nedir?

içindekiler BÖLÜM 1 GİRİŞ 1 B Ö L Ü M 2 PUBERTE, SAĞLIK VE BİYOLOJİK TEMELLER 49 B Ö L Ü M 3 BEYİN VE BİLİŞSEL GELİŞİM 86

Öğretim Yılı Rehberlik Çerçeve Programı, kapsamlı gelişimsel psikolojik danışmanlık hizmetleri anlayışına bağlı kalınarak hazırlanmıştır.

Gelişim Analizi P P P P P P P P P P P P P P P P P ÖZ BAKIM BECERİLERİ BİLİŞSEL GELİŞİM Ocak. Tehlikeli olan durumları söyler.

FMV ÖZEL AYAZAĞA IŞIK ANAOKULU 4 YAŞ SINIFI BÜLTENİ

Yöntem nedir? Öğretim yaşantılarının desenlenmesi, uygulanması ve değerlendirilmesi aşamalarında bilinçli olarak seçilen ve izlenen düzenli yoldur.

10-11 YAŞ GRUBUNUN ANNE BABASI OLMAK

DERS ÖĞRETİM PLANI TÜRKÇE. 1 Dersin Adı: PSI Dersin Kodu: Gelişim Psikolojisi (Sosyoloji) 3 Dersin Türü: Zorunlu. 4 Dersin Seviyesi: Lisans

Maslow a Göre İhtiyaçlar Hiyerarşisi

Transkript:

DİN EĞİTİMİ - 3 Yrd. Doç. Dr. M. İsmail BAĞDATLI mismailbagdatli@yahoo.com

Öğretim İlkeleri

Hayatiyet ilkesi Yakından uzağa ilkesi Kolaydan zora ilkesi Aktualite ilkesi Bütünlük ilkesi Ekonomi ilkesi İş ilkesi Otorite ilkesi

: Bazı eğitimcilere göre olmazsa olmaz tek ilke budur diğer ilkeler talidir. Çocuğun eğitimi için atılan her adım çocuğa uygun olmalı. Çocuğun zihnî, sosyal, psikolojik, bedenî, duygusal, gelişim basamaklarını dikkate alarak eğitim öğretim yapmaktır.

İnsanların akıllarına ve seviyelerine göre hitap ediniz. (Ebu Davud, edeb, 20.)

Kabiliyet yaş ve ihtiyaçlar önemlidir. Müfredat da öğrenciye göre ayarlanmalıdır.

Ders verilen ortam da öğrenciye uygun olmalı. Ders verilen mekanın sıcaklığı 20-21 derece olmalı. Okullarda ve Camilerde çocuklara uygun kullanım alanları yapılmalı (lavabo gibi.)

Ders kitapları güzel ve kaliteli basılmalı. Belki bir ailenin eline ilk geçecek olan dini kitap din kültürü ve ahlak bilgisi ders kitabı olacaktır. Ders kitaplarının hacmi küçük olmalı, cümleler kısa çocuğun anlayabileceği şekilde olmalı. Uslübu sade olmalı, bol resimli olmalı.

Bu ilkeye göre aynı yaş grubundaki öğrenciler aynı sınıfta toplanırlar. Kabiliyet dikkate alınmaz. nin en zayıf yönü budur. Fert değil toplum ön plandadır.

Ferdileşmenin temel alındığı eğitim sistemlerinde çocuğun yaşı değil kabiliyetleri önemlidir. Maria Montessori'nin (İtalyan) yöntemi bu noktada önemli. Çocuklar aynı sınıfta yan yana oturuyorlar fakat farklı işlerle iştigal ediyorlar.

Peki hangi yaş döneminde nelere dikkat edilmesi gereklidir? Eric dönemlerini şu şekilde tespit etmiştir.

Eric Ericson psikososyal gelişim kuramı

İnsan gelişimini dönemler halinde inceleyen kuramlardan biri de, psikososyal gelişimi konu edinen ve Eric H. Ericson tarafından geliştirilen kuramdır.

Erikson önceleri klasik Psikoanalitik kuramı benimsemiş, fakat daha sonra psikanalizin eksik yanlarını görerek kendi kuramını geliştirmiştir; kuramını geliştirirken psikanalizden de yararlanmıştır.

Psikoanalitik yaklaşımdan farklı olarak, çocukluk dönemlerinin yanı sıra ergenlik, yetişkinlik ve yaşlılık dönemlerine de yer vermiştir. Bunun yanı sıra, insan gelişiminde kültürel, sosyal ve çevresel etkenlerin önemini vurgulamıştır. Erikson a göre uygun çevresel şartlar ortaya çıktığında daha önceki yaşantılara bağlı olmaksızın sağlıklı dönemler geçirilebilir.

Erikson un kuramının dayandığı temel düşünceler şunlardır: Genel olarak insanların temel ihtiyaçları aynıdır. Benlik ya da egonun gelişimi temel ihtiyaçların karşılanmasıyla oluşmaktadır. Gelişim dönemler halinde meydana gelir. Her dönem, gelişim için fırsatlar sağlayan bir krizle veya psikososyal problemle nitelenir. Farklı dönemler bireyin güdülenmesinde farklılıklar oluşturur.

Erikson un psikososyal gelişim kuramı çok yaygın kabul görmesine karşın, bazı eleştiriler de almıştır; öne sürdüğü görüşler genellikle kontrollü araştırmalara dayanmayan kişisel ve öznel yorumlardır. Bu kuram ile ilgili olarak yapılan bir diğer eleştiri de çocukların bir dönemden diğerine nasıl geçtiklerinin yeterince açıklanmadığı konusundadır.

Bebeklik - Temel Güvene Karşı Güvensizlik (0 1.5 Yaş) İlk Çocukluk - Özerkliğe Karşı Şüphe Ve Utanç (1,5-3 Yaş ) Okul Öncesi Dönem - Girişkenliğe Karşı Suçluluk (3-6 Yaş) İlköğretim Dönemi - Çalışkanlığa Karşı Aşağılık Duygusu (6-12 Yaş) Ergenlik Dönemi - Kimlik Kazanmaya Karşı Rol Karışıklığı (12-18 Yaş) Genç Yetişkinlik - Yakınlığa Karşı Yalnızlık (20-40 Yaş) Yetişkinlik - Üretkenliğe Karşı Durgunluk (40-65 Yaş) Yaşlılık - Benlik Bütünlüğüne Karşı Umutsuzluk (65 Yaş Ve Üzeri)

BEBEKLİK TEMEL GÜVENE KARŞI GÜVENSİZLİK (0 1.5 YAŞ) Bebek bu dönem de etrafındaki uyarıcıları içine almaya çalışır. Bunu hem emme biçiminde, hem de diğer duyu organlarıyla yapmaya çalışır.

Örneğin gözleriyle etrafında gördüklerini içine almaya çalışır. Bu dönemin ikinci kısmında diş çıkarma ile birlikte ısırma davranışı görülmeye başlar.

Bu dönem uygun şekilde geçirilmediği takdirde, ağızla ve içe almayla ilgili bir takım davranışlar sıklıkla görülebilir: Sigara içme gibi

Erikson a göre bebekler anne ya da bakıcılarının davranışlarında güvenilebilirlik sezdikleri zaman onlara karşı temel bir güven duygusu geliştirirler.

Örneğin, bebek ağladığı, acıktığı ve altını ıslattığında hemen rahatsızlığı gideriliyorsa çevresine karşı güven geliştirir. Annesini ve yahut kendisine bakan kişiyi yanında bulmazsa ona karşı bir güvensizlik duygusu geliştirir.

Eğer bir çocuk annesi yanından ayrıldığında gereksiz bir korkuya kapılmaksızın sakin bir vaziyette durabiliyorsa, bu onun annesine karşı temel güven duygusu geliştirdiğinin bir göstergesidir.

Aksi halde, bebek ihtiyacı olmasa bile annesi yanından ayrılır ayrılmaz ağlamaya başlar. Bura da sana güvenmiyorum, beni bırakıp gideceksin, daha önce de böyle yapmıştın mesajı vardır.

Temel güven duygusundan yoksun yetişmiş olan çocuklar, ileriki hayatlarında sosyal ilişki kurmaktan çekinen kendine güvensiz kişiler olabilirler. Güvensizlik duygusunu çevreleri için genelleyebilirler.

Ancak, kişi daha sonraki dönemlerde bu eksikliğini telafi edebilirse sağlıklı sosyal ilişkiler kurabilen ve kendine güvenen bir insan da olabilir.

İLK ÇOCUKLUK ÖZERKLİĞE KARŞI ŞÜPHE VE UTANÇ (1.5-3 YAŞ ) Bu dönem tuvalet eğitiminin ağır bastığı dönemdir.

Erikson bundan tuvalet eğitimi savaşları şeklinde söz etmektedir: Tuvalet eğitiminde cezalandırıcı ve utandırmaya yönelik bir tutum izleyen ana babalar, çocuğun utanma ve şüphe duygularına yöneltmektedir.

Aşırıcı koruyucu, kısıtlayıcı ve cezalandırıcı ana baba tutumu da özerkliği engelleyen etkenler arasındadır.

Aynı zamanda bu dönem inatçılık dönemidir. Bu dönemde çocuklar inatla bir şeyi ellerine alır, inatla onu savunur ve korur veya istemedikleri şeyleri de ve inatla fırlatır, atarlar.

Çocuk bu dönemde başkalarının yardımını reddederek, yapmak istediğini kendi başına yapmakta ısrar etmektedir.

Yapmak istediklerini yapmasına izin verilen, bu tür eylemleri kısıtlanmayan ve bu tür eylemlerinden dolayı cezalandırılmayan çocuklar kendilerinin yeterli olduklarını öğrenerek özerk bir biçimde davranma yeteneği geliştirirler.

Tam tersi bir davranış biçimine maruz kalan çocuklar ise, yapmayı tasarladıkları bir eylemin ana-babası tarafından beğenilmeyeceği endişesini yaşarlar. Bu durum çocuğun kendi davranışlarından şüphe ve utanç duymasına sebep olur.

OKUL ÖNCESİ DÖNEM GİRİŞKENLİĞE KARŞI SUÇLULUK (3-6 yaş) Girişkenliğe karşı suçluluk dönemindeki çocuk kendisinin ve aile üyelerinin rollerini daha açık bir şekilde kavramaya başlar. Çevresindeki bireylerle yakın ilişkiler kurar ihtiyaçlarını karşılarken daha aktif ve saldırgandır.

Üç ile altı yaşlarındaki çocuklar motor becerileri geliştiği için sosyal ilişkilere daha fazla katılırlar. Bunun yanı sıra merak ve araştırma duygularını tatmin etmek için çeşitli faaliyetlerde bulunurlar.

Bu faaliyetlerde başarısız olurlarsa suçluluk duygusu geliştirebilirler. Çocuğun yaptığı işlerin yetişkinler tarafından engellenmesi, ana babanın yanlış eğitim yöntemleri kullanması da suçluluk duygusuna yönelten etkenler arasındadır.

Çocuklar bu dönemde giderek daha bağımsız davranma eğilimi içine girmekte ve bazı durumlarda başkalarının haklarına tecavüz edebilmektedirler.

Aile ve öğretmenin çocuğun başkasının sınırlarını zorlamadan girişimlerde bulunmayı öğrenmesine yardımcı olmaları, ona başkaları ile çatışma yaşamadan girişimcilik özelliklerini geliştirme imkânı sağlayacaktır.

Aile ve öğretmenlerin çocuğun artan merak duygusundan kaynaklanan sorulara cevap vermeleri gereklidir.

Çevresindeki yetişkinler tarafından çocuk kendine uygun seçimler yapmaya yönlendirilmelidir.

Çocuk kendi seçimlerini yaparken yetişkinin yardımı ve yönlendirmesi yerine engelleyici tutum ve davranışlarla yüz yüze gelirse, çocuğun girişimci davranışları sönecek ve bunun yerine suçluluk duygusu gelişecektir.

İLKÖĞRETİM DÖNEMİ ÇALIŞKANLIĞA KARŞI AŞAĞILIK DUYGUSU (6-12 yaş) Bu dönemde çocuk oyundan çok akademik ve sosyal başarılar üzerine odaklanır. Kendi durumu ile arkadaşlarının durumunu kıyaslayarak doyuma ulaşmak ister.

Bu noktada çocuğun başarılı olma ihtiyacının karşılanması önemlidir. Çocuklardan yetenekleri üzerinde başarı talep etmek onları aşağılık duygusuna itecektir.

Öğretmen veya aile çocuğun yapabileceği onun yeteneklerine uygun sorumluluklar vererek çocuğun başarma ve takdir edilme duygusunu yaşamasına imkân hazırlamalıdırlar.

Erikson bu dönemi çalışkanlık duygusunun edinildiği dönem olarak tanımlamıştır. Bu dönem okuma, yazma, hesap gibi temel konuların öğrenildiği dönemdir.

Çocuk bu bilgileri edinirken kendi ile aynı yaşlarda olan diğer çocuklarla kendini karşılaştırır ve kendisinin çalışkan olup olmadığına karar verir.

Eğitimciler çocuğun başkaları ile değil, kendi başarıları ile değerlendirilmesi ve karşılaştırılması ve çocuğun yanlışlarının değil, doğrularının üzerinde durulması gerektiğini söylerler.

Herkesin iyi yaptığı iş vardır, önemi olan bu işin bulunmasıdır. O zaman çocuğun aşağılık duygusu edinmemesi sağlanabilir.

ERGENLİK DÖNEMİ KİMLİK KAZANMAYA KARŞI ROL KARIŞIKLIĞI (12-18 yaş) Ergenlik dönemi sırasında ben kimim? sorusu çok önemli hale gelir. Ergen, bu soruyu cevaplarken ana babasından çok, akran gruplarından etkilenir.

Hızlı bir fizyolojik ve fiziksel değişme içindeyken aynı zamanda gelecekteki eğitimi, kariyeri hakkında yeni kararlar verme baskısı, daha önce oluşturduğu psiko-sosyal kimliğini gözden geçirmeye zorlar. Ergenlik dönemi değişme zamanıdır.

Ergen, bu dönemde arayış içindedir ve akran gruplarına körü körüne güvenir. Bu nedenle ergen, akran grupları istediği için asosyal davranışlar gösterebilir.

Ergenin cevap bulması gereken birçok soru vardır. Çocuk mu, yoksa yetişkin miyim? Bir gün anne ya da baba olacak mıyım? Başarılı mı, yoksa başarısız mı olacağım?

Bütün bu soruları ve duyguları açıklığa kavuşturmada, çözümlemede öğretmen ve ana babalar, ergene yardım edebilirler.

Öğretmen ve ana babalar, ergene bir yetişkin olarak davranmalı; onunla sevgi ve saygı temeline dayalı bir dostluk kurmalıdırlar.

Ergenin sağlıklı bir şekilde kimliğini kazanmasında, çevresinde uygun model alabileceği yetişkinlerin bulunması önem taşımaktadır.

Bu dönemde ergen başarılı bir şekilde kimlik kazanma sorununu çözerse, kendine güvenen, kendinden emin bir kişi olarak yaşamını sürdürebilir ve başarılı olur.

Aksi durumda ise rol karmaşası ortaya çıkacak, yaşamın gelecek dönemlerinde de bu kriz çözümleninceye kadar sürecektir.

Örneğin; ne yapmak istediğine karar veremeyen, bir işten öbürüne atlayıp bocalayan, çocuk gibi davranan yetişkinler, henüz kimlik kazanma krizini çözümleyememiş kişilerdir.

Birey bu dönemde kendi ilgi ve yetenekleriyle uyumlu bir kimlik duygusu geliştirmelidir. Kendine uygun kimlik geliştirebilmiş birey gelecek yaşamına ilişkin doğru tercihlerde bulunabilir.

Bireyin sosyal etkinliklerde aktif rol oynaması kendini tanıma noktasında büyük bir avantaj sağlayacaktır.

GENÇ YETİŞKİNLİK YAKINLIĞA KARŞI YALNIZLIK (20-40 yaş) Ergenlik dönemindeki kimlik kazanma çabaları bu dönemde büyük ölçüde ortadan kalmaktadır. Genç, artık çevresindeki insanlarla yakın ilişkiler kurmaya ve sorumluluk almaya hazırdır.

Bu dönemde dostluk sevgi ve cinsiyet ilişkileri önem kazanmaktadır.

Birey bu ilişkileri içinde bulunduğu toplumun kuralları çerçevesinde yürütmeye çalışmaktadır. Çünkü artık daha gerçekçi olmaya başlamış ve toplumla arasındaki çatışmaya bir son vermiştir.

Kurulan dostluklar ve arkadaşlıklar daha gerçekçi temellere oturtulur ve yapılan işlerde bir süreklilik görülür. Duygusal yapıdaki oynaklık yerini bir sükûnete bırakır.

Bu dönemde karşılaşılan meselelerden biri de eş seçimidir. Birey ergenlik dönemindeki karşı cins anlayışını bir kenara bırakarak, gerçek sevgiye ve paylaşmaya dayalı bir evlilik yapma isteğini taşır.

Bu dönemde dikkati çeken bir başka konu da meslek seçimidir. Kişi kendi yeteneklerine ve kişiliğine uygun bir meslek seçme arzusundadır.

Arkadaşlık kurma, evlilik ve meslek seçimi gibi konularda başarısız olan bireyler, yakın ilişkiler kurmadıkları için yalnızlığa düşer ve kendilerini mutsuz hissederler. Çevrelerindeki insanlarla kurdukları ilişkiler yalın ve yüzeyseldir.

YETİŞKİNLİK ÜRETKENLİĞE KARŞI DURGUNLUK (40-65 yaş) Kişi önceki evreleri başarılı olarak atlatmışsa bu dönemde üretken, verimli ve yaratıcıdır. Çocukları yoluyla neslini devam ettirmek önem taşır.

Kişi evi dışında da topluma yararlı işler yapabileceği, kendinden sonraki kuşaklara rehberlik edebildiği sürece üretkendir.

Bunlardan mahrum olan bireyler üretkenliğin aksine bir işe yaramama duygusuna kapılabilir ve durgunluk dönemine girebilirler. Sahte, köksüz ilişkiler kurar kendi doyumunu ve çıkarını öncelikle gözetirler.

Bu dönemdeki krizi, bireyin olumlu bir şekilde atlatmasında evini, işini paylaştığı kişilerle, yani çevresinde yoğun etkileşimde bulunduğu bireylere önemli roller düşmektedir.

Bireye, işe yaradığı, toplum için, başkaları için gerekli olduğu duygusu yaşatılmalıdır. Ev ve ev dışındaki çalışmaları ödüllendirilmelidir.

Bireyin bu dönemde genç kuşaklara rehberlik edecek bir gelişimi yakalamış olması gereklidir.

Bunun için de bireyin üretken olması gereklidir. Bunu başaramayan bireyler içlerine kapanarak bir durgunluk haline girerler.

YAŞLILIK BENLİK BÜTÜNLÜĞÜNE KARŞI UMUTSUZLUK (65 yaş ve üzeri) Hayatının bu son döneminde birey önceki dönemlerde yaptıklarının bir muhasebesini yapar ve bir senteze ulaşmaya çalışır. Bu amaçla anlamlı ve değerli bir hayat geçirip geçirmediği konusunda öz eleştiri yapar.

Bilhassa bir önceki dönemde üretken olmuş insanlar bu dönemi daha rahat geçirebilir.

Böyle kişiler geçmişte yaptıkları iyi ve kötü şeyleri kullanabilir ve bütünlüğe ulaşabilir ve kendilerini kabul ettikleri ve başkalarından da kabul gördükleri için mutludurlar.

Buna karşılık üretken olamamış kimliğini bulamamış kişiler hayatlarını boşa geçirdiklerini düşünerek umutsuzluğa düşerler.

Umutsuzluk içindeki bir yaşlı ölümden korkar, uyumsuz bir insan olur ve keşke geçmişte şöyle yapmasaydım düşüncesi ağırlık kazanır.

Bireyler bu dönemde daha dindarlaşır, hacca gider, dini etkinliklere daha sık katılmaya başlarlar.

Benlik bütünlüğüne ulaşmış kişiler ölümü hayatın doğal bir parçası olarak kabullenirler. Hayatlarını anlamsız ve başarısız bulanlar ise hayal kırıklığı ve umutsuzluk duygularına kapılırlar. Bu da onların ölümü kabullenmelerini güçleştirir.

TEŞEKKÜR EDERİM... mismailbagdatli@yahoo.com