Topoğrafya Dr. Öğr. Üyesi Sercan SERİN
1. Bölüm: Haritacılıkta Pafta Bölümlemesi
3 PAFTA NEDİR? Belirli ölçekteki büyük harita, plan veya modeli oluşturan ayrı parçalardan her birine pafta denir. PAFTA BÖLÜMLEMESİ Yeryüzünün tümünün ya da bir bölgesinin haritaları yapılırken, ölçeğe bağlı kalarak tüm harita bölgesinin bir paftada göstermek çoğu kez olanaksızdır. Bu nedenle haritası yapılacak bölgenin paftalara ayrılması gerekir. Paftalara ayırma ise rasgele değil, belli bir sisteme göre yapılır. Böyle bir sistem pafta bölümlemesi ya da pafta indeksi olarak adlandırılır. Pafta boyutları ölçeğe göre belirlenen sabit enlem ve boylam farkları olarak alınır. Pafta boyutları enlem ve boylam farkı olarak küre yüzeyinde sabittir. Harita düzleminde pafta boyutları, projeksiyon türüne göre ve yerdeki konuma bağlı olarak farklı boyutlarda olur
Pafta bölümlemesini iki sınıfta ele almak mümkündür. Bunlar: 1) Uluslararası pafta bölümlemesi 2) Ulusal pafta bölümlemesi
1) ULUSLARARASI PAFTA BÖLÜMLEMESİ 1/1.000.000-1/250.000 arası ölçekli paftalar, uluslararası pafta bölümlemesine göre hazırlanır. Uluslararası pafta bölümlemesinde;coğrafi GRİD BÖLGESİ esas alınır. * 1 coğrafi grid bölgesi, ekvatorun 8 lik K ve G paralelleri ile 6 lik B ve D meridyenleri arasında kalan 6 x 8 boyutlu bir coğrafi bölgeyi temsil eder.
1 coğrafi grid bölgesinin B - D doğrultuda ikiye bölünmesi ile Dünya Paftası" adı verilen 1/1.000.000 ölçekli (6 x 4 boyutlu) paftalar hazırlanır. 1/1.000.000 ölçekli paftaların da dörde bölünmesi ile de 1/500.000 ölçekli (3 x 2 boyutlu) paftalar üretilir. Örneğin; uluslararası pafta bölümlemesine göre Türkiye, 1/500.000 ölçekli haritada 18 adet pafta bölümlemesine sahiptir.
2) ULUSAL PAFTA BÖLÜMLEMESİ 1/250.000'den daha büyük ölçekli harita paftalarının (1/100.000, 1/50.000, 1/25.000, 1/10.000 ve 1/5.000) hazırlanması ise ulusal pafta sistemine göre gerçekleştirilir. Ulusal pafta bölümlemesinde; - UTM (Universal Transverse Mercator) -UPS (Universal Polar Stereographic) projeksiyonları kullanılır.
9 1/250.000 lik Paftalar 1/100.000 lik Paftalar
10 Pafta Bölümlemesi 1/50.000 lik paftalar 1/25.000 lik paftalar
Türkiye Pafta Bölümlemesi
12 Türkiye Pafta Bölümlemesi
13 Türkiye Pafta Bölümlemesi
KONUM BELİRLEMEYE İLİŞKİN TEMEL KAVRAMLAR Herhangi bir noktanın yatay ve düşey konumu tanımlamak için kullanılan doğrusal ve açısal verilere Koordinat adı verilir. Koordinatlar kullanılarak çizilen çizgi ve işaretlerden oluşan şebekeye ise Koordinat Sistemi denir.
KOORDİNAT BELİRLEME SİSTEMLERİ 1) Düzlem Üzerinde 2) Yer Üzerinde * Düzlem Koordinat Sistemi a) Kutupsal (Polar) b) Dik (Kartezyen) Küre kabul edilirse Yer in şekline bağlı olarak Elipsoit kabul edilirse Coğrafi Koordinat Sistemi Datum Sistemi a) UTM b) UPS c) WGRS 84
DATUM (Referans Yüzey) KOORDİNAT SİSTEMLERİ Geoid kendine ait bir takım zorluklara sahip olduğu için geoid üzerinde konum belirleme yapılması imkansızdır. Böylesine bir yüzey üzerindeki herhangi bir noktanın yatay ve düşey konumunun belirlenmesi ise ancak geoidi karşılayan matematiksel şeklin (modelin) belirlenmesi ile gerçekleşebilir. Yerin şeklini karşılayan matematiksel model olarak ise ELİPSOİD kabul edilmektedir. Bu durumda referans alınan yüzeye Datum (Jeodezik datum), datuma göre koordinat belirlemek için kullanılan sisteme ise Datum Koordinat Sistemi adı verilir. Datum koordinat sisteminde enlem boylam ( ) ve yükselti (m) kullanılır.
DATUM SİSTEMLERİ Şu an için dünyada en fazla kullanılan datum sistemi, UTM dir. Türkiye, 1/5.000-1/100.000 arası ölçekli haritaların çiziminde UTM kullanmaktadır. Çok geniş yüzölçümüne sahip sahaların, planlar üzerine en az deformasyon ile aktarılabilmesi için o sahanın dilim (zon) adı verilen şeritlere bölünmesi gerekmektedir. Değişik derecede dilimlemelere sahip datumlar vardır. Örneğin; UTM 6 şar derecelik dilimlemelere sahipken Geofer 15 er derecelik dilimlere sahiptir. 1) UTM (Universal Transverse Mercator) DATUM SİSTEMİ II. Dünya Savaşı ndan sonra 1946 yılında özellikle Nato üyesi devletler ortak bir projeksiyon çizim yöntemi belirlemeye çalışmışlardır. Çalışmalar sonucunda Gauss - Kruger Projeksiyonu seçilmiştir. Daha sonra yapılan çalışmalar ile bu projeksiyon geliştirilmiş ve UTM Projeksiyonu adını almıştır. UTM Projeksiyonu; Yer küresinin bir meridyene teğet olan silindire izdüşümüdür. Başlangıç alınan meridyenden uzaklaştıkça bozulmalar artar.
UTM projeksiyonu; 84 K - 80 G enlemleri arasında kalan sahanın başlangıç alınan merdiyenden başlamak üzere B - D yönünde 6 şar derecelik 60 adet düşey dilimlere (zonlara), başlangıç yüzeyi ekvator olmak üzere ekvatordan itibaren de K - G yönünde 8 er derecelik 20 adet yatay dilimlere bölünmesi ile oluşturulmuştur. 84 K - 80 G enlemleri dışında kalan sahalar için UPS (Kutupsal Grid Sistemi) Koordinat Sistemi" kullanılmaktadır. Ekvatorun 8 lik K ve G paralelleri ile 6 lik B ve D meridyenleri arasında kalan yatay ve düşey mesafelerin oluşturduğu 6 x 8 boyutlu alana Coğrafi Grid Bölgesi" adı verilir. Grid bölgeleri çok geniş alanları kapsadığı için, bunlar 100.000 metrelik karelere taksim edilmiş ve harflendirilmiştir. Sırası ile ekvatorun K ine doğru N, P, Q, R, S, T, U, V, W, X; G ine doğru M, L, K, J, H, G, F, E, D, C olarak harflendirilir. Referans enlemi ekvator olup, uzunluk birimi metre dir.
Türkiye, 26º-45º doğu boylamlar ile grid tabanlı UTM koordinat sisteminde 35-38. zonlar (S, T grid bölgesi) içinde kalmaktadır. Türkiye üzerinden 3 lik 7 dilim ve 6 lik 4 dilim geçmektedir.
2) UPS KOORDİNAT SİSTEMİ UPS (Universal Polar Stereographic) UTM grid sisteminin 84 kuzey, 80 güney enlemleri ile kutup noktaları arasında kalan sahalar için adapte edilmiş şeklidir.
UPS KOORDİNAT SİSTEMİ
3) WGRS (G730 / G873) KOORDİNAT SİSTEMİ WGRS (World Geographic Reference System) Coğrafi koordinat sisteminden üretilmiştir. Belirli noktaları içeren, birim coğrafik bir alanı tarif eder. WGRS de dünya yüzeyi enlem ve boylamlardan oluşan, sistematik düzendeki dörtgenlere bölünmüştür. Başlangıç noktası 180 meridyenidir. 15 boylam derecesi genişliğindeki 24 adet zon doğu yönünde 360 devam ederek 180 meridyenine geri döner. Bu zonlar 180 meridyeninde "A" harfi ile başlar ve "Z" harfi ile biter. "I" ve "O" harfleri kullanılmaz.
Güney kutup noktasından başlayıp kuzey kutup noktasına kadar devam eden ve her biri 15 enlem derecesi olan 12 bant bulunur. Bu bantlar da güney kutup noktasında "A harfi ile başlayıp, M harfi ile tamamlanır. Deniz ve hava haritaları başta olmak üzere, özellikle 1/250.000 ve küçük ölçekli haritaların yapımında yaygın olarak kullanılır. benzeri
WGRS (World Geographic Reference System), coğrafi koordinat sisteminden üretilmiştir.
2. Bölüm: Arazide Dik İnme Çıkma Araçları ve Kullanılması
28 Arazide Dik İnme Çıkma Araçları ve Kullanılması Arazide dik inme ve çıkma işlemlerinin önemi oldukça büyüktür. Arazi üzerinde doğruların belirtilmesi, noktaların işaretlenmesi için işaret kazıklarının çakılması, uzunlukların ölçülmesi ve vaziyet planlarının çıkarılmasında muhtelif dik inme ve çıkma araçları kullanılmaktadır. Bu araçları en basit olandan başlamak üzere sıralayacak olursak; 1. Çelik şerit metre ve iple dik inme ve çıkma 2. Ölçme lataları ile dik inme ve çıkma 3. Tahta ve basit arazi gönyeleri ile dik inme ve çıkma 4. Diyopterli mimari gönyelerle dik inme ve çıkma 5. Aynalı mimari gönyelerle dik inme ve çıkma 6. Prizmalı mimari gönyelerle dik inme ve çıkma
29 Çelik şerit Metre ve İple Dik İnme ve Çıkma Ölçme ekibinin elinde sadece bir çelik metre veya ipin olması yeterlidir. Bir MN doğrusuna dışarıdaki P noktasından dik inmek için P noktası merkez kabulü ile MN doğrusu Üzerinde pergel yayı gibi bir yay çizilir. Bu yayın MN doğrusunu kestiği AB noktalarının tam orta noktası C bulunarak P noktası ile birleştirilirse MN doğrusu üzerine P noktasından dik inilmiş olur.
30 Çelik şerit Metre ve İple Dik İnme ve Çıkma Bir MN doğrusuna üzerindeki bir C noktasından dik çıkmak içinde Şekilde görüldüğü gibi MN doğrusu üzerinde tespit edilen C noktasının iki tarafından yine pergel yayı gibi eşit olacak şekilde iki nokta alınır. A ve B noktaları AC veya CB arasının yaklaşık iki katı olacak şekilde şerit metre veya iple bir ucu A ve B noktalar merkez kabul edilerek daire yaylan çizilir. Kesiştikleri yerde ise P noktası tespit edilir. Böylece bulunan P noktasına MN doğrusu üzerindeki C noktasından dik çıkılmış olur. Ancak bu araçları gelişmiş araçlar varsa pek kullanmamak gereklidir.
31 Çelik şerit Metre ve İple Dik İnme ve Çıkma Dikme doğrultusunda engel bulunması halinde ise işlem şu şekilde yapılır. Dik inilmesi istenen noktanın uzakta olması veya dikme doğrultusunun bir engel vasıtası ile kapalı olması durumunda da dikme ayağı bulunabilmektedir.
32 Çelik şerit Metre ve İple Dik İnme ve Çıkma Şekilde görüldüğü gibi dışarıdaki bir P noktasından MN doğrusuna dik inmek için doğru üzerinde A,B noktaları engel arada kalacak şekilde işaretlenir. ABP üçgeni oluşturulur. Üçgenin a,b,c kenarları ölçülür. Üçgenin P köşesinden indirilen bir dik, bu üçgeni PAC ve PBC dik üçgenlerine ve C kenarında m,n gibi iki kısma ayırır. Her iki dik üçgende ortak olan PC dik kenarı vasıtasıyla;
33 Çelik şerit Metre ve İple Dik İnme ve Çıkma Bulunan fark kadar B noktasından itibaren ölçülür ve geri kalan mesafenin ortası işaretlenirse C dikme ayağının yeri bulunur.
34 Ölçme Lataları ile Dik İnme ve Çıkma Ölçme lataları ile dik inme ve çıkma usulü genelde pratikte 3, 4, 5 usulü olarak bilinmektedir. Pisagor teoremine dayanmaktadır. 3 2 + 4 2 = 5 2 bağıntısı yazılabilir. Bu bağıntıdan faydalanarak bir MN doğru üzerindeki P noktasından dik çıkmak için önce MN doğrusu üzerindeki P noktasından MN doğrultusu üzerinde sağda veya solda (gerekli olan yönde) 3 m'iik bir uzunluk ölçülür, işaretlenir. Sonra P noktasını merkez kabul ederek 4 m'lik bir ölçü aleti (lata) ile çizilen yayla, önce işaretlenerek bulunan A noktası merkez kabul edilerek 5 m'lik bir yayın kesiştikleri yer B noktası bulunur. Jalonlanır veya kazıklanır. Böylece MN doğrusuna P noktasından dik çıkılmış olur. ABP dik üçgeni de meydana gelmiş olur.
35 Tahtadan Yapılmış Basit Arazi Gönyeleri ile Dik Çıkma Bu araç her yerde herkes tarafından kolayca uygulanabilecek türden yapılmış bir arazi gönyesidir. Şekilde görüldüğü gibi bir plançete tahtası veya kare şeklinde de olabilen bir tahta alınır ve kenarlarının ortasından birbirine dik iki doğru çizilir ve kenarlarının orta noktalarına karşılık olarak şekilde ince tel çivi çakılır. Hazırlanan bu tabla sehpa üç ayağı gibi hazırlanmış ayak üzerine monte edilir.
36 Tahtadan Yapılmış Basit Arazi Gönyeleri ile Dik Çıkma Hazırlanan bu gönye ile dik çıkmak için gönyenin hazırlanan AB veya CD doğrusu şekilde de görüldüğü MN doğrusu ile aynı doğrultuda olacak şekilde P noktası üzerine yerleştirilir. Gönyenin diğer doğrultusundan bakılarak E noktasına bir işaret jalonu dikilirse MN doğrusuna üzerindeki P noktasından dik çıkmış olur. Bunları gelişmiş araçlar varsa pek kullanmamak gereklidir.
37 Tahtadan Yapılmış Basit Arazi Gönyeleri ile Dik Çıkma Ahşap gönyelerin bir de L şeklinde olanları vardır. Bunların boyutları da 60 cm ve 80 cm dir. Daha büyük olanları mevcuttur.
38 Diyopterli Mimari Gönyelerle Dik İnme ve Çıkma Kullanma alanında genellikle bu gönyeler silindir, kesik koni veya sekizgen şeklinde pirinçten imal edilmiş, içindeki karşılıklı yarıkları birbirini görecek şekilde boş olarak yapılmış araçlardır. Genellikle 50 grad (45 ) açı yapan ve doğrultuyu bulmakta kullanılan yarıkları da mevcuttur. Kesik koni veya silindir şeklinde olanlarında karşılıklı iki yarık bulunur. Resimlerde 50 veya 45 yi gören yarıklar da mevcuttur. Yarıkların alt ve üst uçlarında şekillerde de görüldüğü gibi hedefin rahat görülmesini sağlayan delikler bulunur. Geniş açılmış yarıkların ortasında hedefi iyi görebilmek için kıl bulunur.
39 Diyopterli Mimari Gönyelerle Dik İnme ve Çıkma Bu gönyelerle dik çıkmak İçin, doğrunun dik çıkılacak noktası P üzerine düşey olacak şekilde düzgünce yerleştirilir. İstenilen doğrultunun bir noktası görülünceye kadar mimarı gönye döndürülür M,N görülünce sabit bırakılır. Sonra buna dik olan yarıklardan, bakılır üçüncü nokta A noktası üzerindeki jalon görülünce işlem tamamlanır. Böylece MN doğrusu üzerinden dik çıkılmış olur.
40 Diyopterli Mimari Gönyelerle Dik İnme ve Çıkma Dik inmek içinde mimarı gönyenin birbirine dik olan gözlem düzlemlerinden birisi, dik inilecek doğru üzerinde hareket ettirilerek, diğerinden dik inilecek nokta izlenir, görüldüğü an döndürme durdurulur. Durdurulan yerdeki noktaya (A) dışarıdaki noktadan (P) dik inilmiş olur. Bu işlem birçok gözlemi gerektireceğinden fazla zaman alır. Onun için pek tercih edilmez. Aynalı veya prizmalı gönyeler bu işlerde daha Çok tercih edilmektedir.
41 Aynalı Mimari Gönyelerle Dik İnme ve Dik Çıkma Aynalı gönyelerin kullanılmasında yansıma kanunlarından faydalanılır. Bu gönyeler birbirlerine 50g açı ile birleşen, pirinçten yapılmış, iki düz aynanın bir muhafaza (kabin) içerisine yerleştirilmesi ile elde edilmiş bir dik inme ve çıkma aracıdır. Pirinç muhafazanın bir tarafı açık olarak yapılmıştır. Perspektif Şekilde görüldüğü gibidir. Aynalı gönyenin çalışma prensibi şu şekildedir.
42 Aynalı Mimari Gönyelerle Dik İnme ve Dik Çıkma
43 Aynalı Mimari Gönyelerle Dik İnme ve Dik Çıkma Aynalı gönye ile dik inilmesinde MN doğrusuna P noktasından dik inmek için C dik ayağının sağında veya solunda MN üzerinde bir D noktası işaretlenir ve aynalı gönyede D ve N noktaları aynı güzergâhta üst üstte çakıştığı zaman gönye MN doğrusu üzerinde olduğu anlaşılır. Daha sonrada P noktasındaki jalon çıplak gözle pencereden bakıldığında D,P deki jalonlarla çakıştığı zaman MN doğrusuna P noktasından dik inilmiş olur.
44 Aynalı Mimari Gönyelerle Dik İnme ve Dik Çıkma Aynalı gönye ile dik çıkılmasında ise MN doğrusu üzerindeki bir C noktasından dik çıkılmak istendiğinde C noktasına getirilen aynalı gönyede M ve N deki jalonlar üst üste çakışacaktır. Dışarıdaki P noktasını bulmak için elinde jalon bulunan yardımcı personel operatörün işareti ile sağa sola hareket ettirilerek MN üzerindeki jalonlarla P noktasını arayan jaloncunun jalonu üçü çakıştığı zaman P noktasının yeri tespit edilmiş olur. Böylece MN doğrusundan P noktasına dik çıkılmış olur.
45 Aynalı Mimari Gönyelerle Dik İnme ve Dik Çıkma Gerektiğinde aynalı gönyeyi kontrol edebiliriz. Kontrol için bir doğru üzerinde AB ve CD gibi dört nokta alınır. Aralarına AB'den ve CD'den faydalanarak E noktasından indirilen dikmelerin ayağı aynı noktaya (F) gelmelidir. Aksi durumda F 1, F 2 mesafesi gönyenin hatasının iki katını verecektir. F ı, F 2 'nin ortası olan F ayağı gerçek dikin indirildiği noktadır. Aleti bu şekilde kontrol ettikten sonra F noktası üzerine durularak E noktasındaki jalonla A,B noktalarındaki jalonlar üst üste çakışıncaya kadar fi açısı ayar vidaları ile değiştirilir ve aynı işlem tekrarlanarak kontrol sağlanır.
46 Prizmalı Mimari Gönye ile Dik İnme ve Dik Çıkma Arazide dik inme ve dik çıkma işlerinin uygulamasında en çok kullanılan aletlerden biri prizmalardır. Bu araçlarda kırılma kanunları esasına dayanarak çalışır. Gelen ışın yolu ile yansıyarak çıkan ışın yolu birbirini dik olarak keser. Prizmalar yapılış şekillerine göre beşe ayrılmaktadır. Tek üçgen prizma Çift üçgen prizma Beşgen prizma Çift beşgen prizma Wollaston prizma
47 Tek Üçgen Prizma Üçgen prizmalar ikizkenar dik üçgenlerden oluşur. Dik köşenin karşısındaki kenar sırlanıp ayna şekline getirilmiştir. Doğrultuyu oluşturan jalon görüntüsü prizmaya A noktasından kırılarak girer. B noktasına gelen ışından bir kısmı kırılarak dışarı çıktığı halde, büyük bir kısmı, ışının kenarla dar açı yapması neticesinde aynalı yüzeydeki C noktasından yansıyıp D noktasından kırılarak dışarı çıkar. Gelen ışınla çıkan ışın birbirini dik keser. Yalnız ışınların kesişme yeri şekilde de görüldüğü gibi prizma dışındadır.
48 Tek Üçgen Prizma Bu bakımdan ölçümü fazla hassas olmaz. Ayrıca ışın kaybı nedeniyle bazen de insanı aldatan görüntüler oluşur. Aldatıcı görüntüler genellikle dik köşeye yakın olur. Işınlar prizma içine dik köşeye yakın girmeli, çıkarken de dar köşeye yakın çıkmalıdır. Bunun aksi dikliği sağlamayacaktır. Tek üçgen prizmalarla dik inme ve çıkma işleminde doğrultunun bir jalonu görüleceğinden yanılma payı olur. Doğrultu jalonu prizmalara istenildiği gibi görüldükten sonra hedefe bakılarak hedefteki jalonla üst üste getirildiğinden işlem tamamlanır.
49 Tek Beşgen Prizma Dörtkenarlı bir prizmanın sivri kenarı küçültülerek beş kenarlı hale getirilir. Beş kenarlı prizmanın iki dik kenarı hariç diğer kenarları sırlanarak ışığın yansımasını sağlayacak ayna haline getirilmiştir. Prizmaya A noktasından giren jalona ait kırılarak prizma içine girer Işın B noktasına gelerek normali ile yaptığı açı kadar yansıyarak C noktasına ulaşır. Buradan da normali ile yaptığı açı kadar yansıyarak D noktasından kırılarak dışarı çıkar. Bu noktadan bakıldığında jalonun görüntüsü karşıda görülür. Tek beşgen prizma yalnız pek kullanılmaz. Genellikle çift beşgen prizma olarak kullanılır. Prizmalarda en kullanışlısı ve pratik olanı çift beşgen prizmalardır.
50 Çift Üçgen Prizma İki üçgen prizmanın üst üste yerleştirilmesi ile elde edilen alete çift üçgen prizma denir. Tek prizmalarda en önemli eksiklik, doğruyu oluşturan iki noktanın sadece bir noktası görülmekte diğer nokta ise görülmemektedir. Bu ise prizma ile doğrultuya girme hassasiyetini azaltmaktadır. Bundan dolayı çift prizmalar geliştirilmiştir. Çift prizmaların görüntülerinde hem sağ nokta hem sol noktadaki jalonlar bulunmaktadır. Sağ ve sol jalonlar üst üste görüldüğü zaman, prizmaya asılı olan şakul doğru üzerindedir. Bundan sonraki işlem hedefteki jalonu bu görüntülerle üst üste getirmektir.
51 Çift Beşgen Prizma İki beşgen prizmanın üst üste yerleştirilmesi ile elde edilen alete çift beşgen prizma denir. Çift prizmaların görüntülerinde hem sağ nokta hem sol noktadaki jalonlar bulunmaktadır. Sağ ve sol jalonlar üst üste görüldüğü zaman, prizmaya asılı olan şakul doğru üzerindedir. Bundan sonraki işlem hedefteki jalonu bu görüntülerle üst üste getirmektir.
52 Prizmalarla Doğrultuya Girme ve Hedefteki Jalonu Merkezleme Çift prizmalarla dik çıkmak için önce doğru Üzerinden çıkılacak noktanın doğru üzerinde olup olmadığı prizma ile kontrol edilir. Prizma ile noktanın kontrolü, şakul noktayı gösterdiğinde prizmanın alt ve üst görüntüleri üst üste geliyorsa nokta doğrultudadır. Eğer doğrultuyu oluşturan jalonların görüntüsü üst üste gelmemişse bu takdirde prizma ileri ve geri hareket ettirilerek jalonlar üst üste getirilir.
53 Prizmalarla Doğrultuya Girme ve Hedefteki Jalonu Merkezleme Bundan sonra hedefe bakılarak üçüncü jalon iki jalonla üst üste getirilir. Üst üste getirmede izlenen yol, prizma, nokta üzerinde iken hedefteki jalon, sağa veya sola doğru hareket ettirilir. Bu takdirde görüntüdeki iki jalon ile hedefteki jalon üst üste geldiğinde dik çıkılmış olur. Dik inmede ise prizmayla önce doğrultuya girilir. İki jalon alt ve üst prizmada üst üste görüldüklerinden doğrultuya girilmiştir. Daha sonra dik inilecek noktaya bakılarak bu noktadaki jalon pencereden gözlenerek prizma sağa ve sola hareket ettirilerek doğrultu jalonlarıyla üst üste getirildiğinden prizmanın şakülü yere bırakılır. Bu işlemler bütün çift prizmalar için geçerlidir.
54 Çelik Şerit veya Latalarla Eğimin Bulunması: Eğimli bir arazide, eğimin belirlenmesi gereken noktalarda su terazisi ile veya tecrübeli kişilerin gözlem yoluyla çelik şerit veya latalar yatay tutularak, şakul yardımıyla bir dik üçgen oluşturulur. Çelik şerit kullanılıyorsa dik kenarı şakul ile oluşturmak daha kolaydır. Şakülün ucu yere değdiğinde şakul boyu ölçülerek düşey kenar ölçülmüş olur. Yatay kenar ise zaten çelik şeridin ölçülen boyudur.
55 Çelik Şerit veya Latalarla Eğimin Bulunması: Eğer latalar kullanılacaksa, lataların düzeçli olmasına dikkat etmek gerekir. Düzeçli latalarla hem yatay kenarı hem de düşey kenarı oluşturmak çok kolay olacaktır. İki lata kullanılarak da boyları ölçülür. Biri düşey kenar diğeri yatay kenardır.
56 Eğim (Meyil) Ölçme Eğim (Meyil) ölçmeleri, arazide ölçülen uzunlukların yatayla yaptığı açılarla ilgilidir. Meyili tanımlayacak olursak yüksekliğin yatay mesafeye oranıdır, diyebiliriz. Meyil=n, yatay mesafe L ve yüksekliğe de, H diyecek olursak buradan; Şekilde görüldüğü gibi açısı büyüdükçe eğim miktarı artar, açısı küçüldükçe eğim miktarı da azalır. Böylece eğim ile açı arasında bir doğru orantı vardır. Eğim açı ile ifade edildiği gibi yüzde olarak da ifade edilebilir.
57 Eğim (Meyil) Ölçme Uygulamada en fazla yüzde ile ifade edilir.
58 Eğim (Meyil) Ölçme Arazinin meyili yüzde ile ifade edildiğinde daha açık bir şekilde açıklayacak olursak % 5 eğimi (meyili); Yatay da 100 m gidildiğinde, düşeyde de 5 m gidilecek demektir. Eğim, kabul edilen kıyas düzlemi üzerinde olduğu zaman pozitif (+), kıyas düzlemin altında olursa negatif (-) değerini alır. Eğim artı olduğunda yokuş, eksi olduğunda da arazide iniş var demektir. Örnekler:
59 Klizimetre Eğim ölçmede kullanılan ve cepte taşınabilen hassas bir meyil ölçme aletidir. Değişik tipleri vardır. Genellikle nivelman ve nokta belirleme işlerinde, güzergâh çalışmalarında çok kullanılır. Piyasada en çok kullanılan tipi prizmalı cep klizimetresidir. Elle hedefe yöneltilerek tutulabilmesi için halka kısmı, gözetleme kısmı (iki prizma) ve ağırlığı ile pusula kısmından meydana gelmiştir.
60 Klizimetre Klizimetre ile Arazi Eğiminin Ölçülmesi Klizimetre ile eğimin ölçülebilmesi için halka kısmından sağ el baş parmağına takılarak, göz seviyesi yüksekliğine kaldırılır ve hedefe doğru bakılır. Hedefte jalon olmalıdır. Hedefteki jalona yokuş yukarı doğru bakılıyorsa alttaki, iniş aşağı doğru bakılıyorsa üstteki prizmadan gözlenerek okuma yapılır. Bakılan noktaya dikilen jalonun üzerine bakılan yükseklik, göz seviyesinin yerden yüksekliğine eşit olmalıdır. Göz seviyesi yüksekliği ile jalon üzerindeki işaretlenmiş olan yükseklik tam isabet bulmuş iken, alet sağa sola çok az miktarda sallanır, bölümlendirilmiş kısmın jalon üzerine çakışması sağlanır. Aynı anda istenilen noktaya tekabül eden açının değeri %'de olarak okunur. Bazı klizimetrelerde yatay mesafeyi de ölçmeye yarayan bölümleri de vardır. Bu şekilde yapılmış klizimetrelerde nokta yükseklikleri ile uzunlukların ölçülmesi de mümkün olmaktadır. Mesafe ve uzunluk ölçüldükten sonra kot farkı da ölçülebilir.
61 Klizimetre Klizimetre ile Arazi Eğiminin Ölçülmesi
62