KANSERDE DESTEKLEYİCİ BAKIM SEMPOZYUMU MASCC/2006/Toronto KANADA Özlem ASLAN Dr. Dz. Sağ. Bnb. Gölcük Asker Hastanesi
TAKDİM PLANI MASCC tanımı Sempozyum Ana Temaları Sözel Sunum ve Konferans Poster Bildiriler Türkiye den Sunulan Çalışmalar
MASCC (Multinational Association for Supportive Care In Cancer) Uluslararası çok disiplinli bir organizasyon olup 5 kıtadaki 60 ülkeyi temsil eden üyelerden oluşmaktadır. 1990 yılında kuruldu ve 1998 de Uluslarası Oral Onkoloji Derneği ni (ISOO) bünyesine aldı.
Kanserli hastalar için destekleyici bakımın bütün yönlerini içeren eğitim ve araştırmalarla ilgilenmektedir. Üye profilini hemşire,doktor, diş hekimi, diş hijyenisti, farmakolog, sosyal çalışmacı, diyetisyen, psikolog, istatistikçi, enfeksiyon hastalıkları uzmanı, eğitimci ve endüstri sektöründen temsilciler oluşturuyor.
SEMPOZYUM ANA TEMALARI Tedavi Edici Radyoterapinin Geç Etkileri Kanserli Hastalarla İletişim Hasta Merkezli Bakım:Onkolojide Oral Destekleyici Bakım İçin Gerekenler Destekleyici Bakımda Klinik Deneyler Destekleyici Bakım: Savaşı Kazanmak İçin Anahtar Bir Öğe: Testis Ca.
Antiemetiklerin Gözden Geçirilmesi/Farmakogenomik Pediatrik Kanserli Hastalar İçin Destekleyici Bakım Konuları Kanser İçin Hedeflenmiş Tedavilerle Birlikte Toksisiteler Kanserde Desktekleyici Bakım Eğitimi Kanserli Hastalarda Enfeksiyonlar
KONFERANS/ SÖZEL SUNUM
HASTA İLE İLETİŞİM: DOKTORLAR NE SÖYLÜYOR?HASTALAR NEYİ DUYMAK İSTİYOR? Martin TATTERSALL, MD The University of Sydney Sydney, Australia
Doktorların ne söylediğni kaydeden en güvenilir araçlar VİDEO KAYITLARI dır.
Tıbbi Bir Konsültasyon Sırasında Hastaların İşittiklerini Etkileyen Faktörler: Hastanın emosyonel durumu Hastanın dil becerisi Konsültasyon sırasında karşılıklı iletişime katılım Doktorun iletişim becerisi
HASTALARIN YAŞADIĞI SIKINTILAR Gelecek hakkında belirsizlik Çaresizlik veya başarısızlık duygusu İzolasyon Beden imajı değişikliklerinden duyulan üzüntü
Tanı ve tedavi hakkında yetersiz bilgi aldığını hisseden hastalarda anksiyete yüksek
HASTALAR TANININ AÇIKLANMASI HAKKINDA NE DÜŞÜNÜYOR? İleri evre kanserli hastaların % 98 i tanı tartışılırken, doktorlarından gerçekçi olmasını, Sorular sormak için fırsat vermesini, Hastaları birey olarak görmesini istemektedir. Hagerty RG et al.j Clin Oncol 23: 1278-1288, 2005.
UMUT VERİCİ DOKTOR DAVRANIŞLARI En güncel tedavinin sunulması Hastanın kanseri hakkında bilmesi gereken tüm bilgilerin açıklanması Ağrının kontrol altına alınacağının söylenmesi. Hagerty RG et al.j Clin Oncol 23: 1278-1288, 2005.
KLİNİK İLETİŞİMİ GELİŞTİRMEK İÇİN Sağlık personelinin eğitilmesi, Hastaların konsültasyon için hazırlaması Konsültasyondan sonra hastalara geri bildirim verilmesi Sağlık personeli arasında iletişimin iyileştirilmesi
SAĞLIK PERSONELİNİN EĞİTİLMESİ Önemli bir konu Kanser konsültasyonuna ilişkin değerlendirme gereçlerinin geliştirilmesine ihtiyaç var. Konsültasyon audio-video kasetleri harika bir araç
HASTAYI TIBBİ KONSÜLTASYONA HAZIRLAMA Hastaya hazır soru listesi sunulması; Aktif katılımı teşvik eder, Tartışmalı konulara değinme fırsatı verir, Hastanın, bilgi akışını kontrol etmesini sağlar, Hastanın aklına gelmemiş olan konulara da dikkat çeker.
SAĞLIK PERSONELİ ARASINDAKİ İLETİŞİM Birbiri ile çelişen bilgiler verilmesi daha muhtemel Ekip içindeki iletişim önemli fakat araştırmaların sonuçlarına göre ihmal edilmiş olduğu ortaya çıkıyor.
KÖTÜ HABER NASIL VERİLİR? Robert BUCKMAN, MD Princess Margaret Hastanesi,Toronto/Kanada
KÖTÜ HABER; hastanın bakış açısını ve geleceğini ciddi ve ters şekilde etkileyen herhangi bir haberdir. Temel hedef, mesajı vereni, mesajdan ayırmaktır.
SPIKES PROTOKOLÜ S: SETTING (Doğru ortamı hazırlama) P: PERCEPTION (Hasta neyi algılıyor?) I:INVITATION (Haberi paylaşmaya davet) K:Knowledge (Bilgi vermek) E:Empathising & Exploring (Empati yapma ve araştırma) S: Strategy & Summary (Strateji ve Özet)
KÖTÜ HABER VERMEK Kolay ve hoş bir şey değil Bazı planlara ve yaklaşımlara sahip olmak, sağlık personelinin güvenini ve becerisini artırır.
Bu konuda hazırlanmış bir program var: KANSER BAKIMINDA İLETİŞİM BECERİLERİNE PRATİK BİR REHBER www.cinemedic.com
KANSERLİ HASTALARDA ORAL KOMPLİKASYONLAR Deborah SAUNDERS BSc DMD Head Dental Oncology Program
Oral sağlığı korumak için mümkün olduğu kadar erken izleme başlanmalı, Belli hastalara kanser tedavisi başlamadan 14 gün önce diş konsültasyonu yapılmalı: *Baş ve boyun radyoterapisi, *Baş ve boyun cerahisi, *Lenfoma, multipl myeloma, lösemi, kök hücre transplantasyonu hastaları, *Kemoterapi uygulanacak meme kanserli hastalar.
PEDİATRİK KANSERLİ HASTALARIN DESTEKLEYİCİ BAKIMINDA KULLANILAN ALTERNATİF/ TAMAMLAYICI TEDAVİLER Kara KELLY, MD Columbia University Medical Center New York,USA
Tamamlayıcı ve Alternatif Tedaviler (TAT); halihazırda geleneksel tıbbın bir parçası olarak düşünülmeyen tıbbi ve sağlık bakım sistemleri, uygulamalar ve ürünlerin oluşturduğu bir gruptur.
TAT KULLLANILMA NEDENLERİ Mümkün olan her şeyi denemek Hastalığın stresini azaltmak Yaşam kalitesini iyileştirmek Semptom yönetimini sağlamak Bazen tedavi etmek J Pediatr Hematol Oncol 2000; 22:412.
TAT NEDEN TARTIŞMALI? Etkinlik ve güvenlik açısından sadece bir kaç deney var. Düzenlemeler değişiyor *Diyet destekleri genelde geleneksel ilaçlara uygulanan bazı düzenlemelere tabi değil, *TAT uygulayıcıları için eğitim, lisans standartları da değişiyor *Geleneksel sağlık bakımı verenler için TAT tedavileri konusunda eğitim fırsatı eksiktir.
TIP RAPORU ENSTİTÜSÜ (OCAK 2005) Sağlık bakımı, kapsamlı ve kanıta dayalı olmalı, Geleneksel ve tamamlayıcı tedaviler aynı standartlara bağlı olmalı, Geleneksel ve tamamlayıcı tedaviler, aynı araştırma prensiplerine göre değerlendirilmelidir.
KANITA DAYALI FAYDALI TAT TEDAVİLERİ Hipnoz Düş Müzik tedavisi Masaj Akupunktur
KANSERLİ ÇOCUKLARDA TAT TEDAVİLERİNE İLİŞKİN DENEYLER Kök hücre transplantasyonu sırasında stomatitin önlenmesi ve tedavisi için homeopati, Solid tümörlü çocuklarda kemoterapiye bağlı gecikmiş bulantı kusma için elektroakupunktur, Çocukluk çağı ALL si sırasında antioksidanlar,
ALL li çocuklarda idame tedavisi için ve anormal Karaciğer fonksiyon testleri için Boğa Dikeni bitkisi (Milk Tistle), Vinkristinle ilgili periferal nöropati için glutamin, Kök hücre reinfüzyonu sırasında anksiyete ve bulantının azaltılması için aromaterapi, Kök hücre transplantasyonu yapılan çocuklar için masaj terapisi.
TRANSPLANTLA İLGİLİ STOMATİT İÇİN HOMEOPATİ TRAUMEEL S homeopatik ağız gargarası; kök hücre transplantasyonu yapılan çocuklarda kemoterapiyle ilgili stomatitin insidans ve şiddetinde önemli azalmalarla ilgiliydi. Bu konudaki randomiza faz III çalışması yeni tamamlandı. Oberbaum M. et al. Cancer 2001; 92:684-690.
SYLBUM MARIANUM (MILK THISTLE) (BOĞA DİKENİ) Karaciğer ve safra hastalıklarının tedavisi için ve çocuk ve yetişkinlerde hepatotoksinlerden (toksin, asetaminofen, alkol) korunmak için Avrupa da yaygın olarak kullanılmaktadır. ABD de satışı artmaktadır. ALL li çocuklarda en çok kullanılan karaciğer koruyucudur.
KRONİK KARACİĞER HASTALIĞI İÇİN MILK TISTLE 13 randomize klinik deney incelendi. Deneyler; Milk Tistle ın hazırlanması, dozu, süresi ve küçük örneklemlerle sınırlıydı (çoğu çalışmada). Bu sınırlılıklara rağmen; Milk Tistle, serum biluribininde önemli düşmeler yapmıştı, mortaliyete sebep olmamıştı.
TAT tedavilerine ilişkin ileri araştırmalar gereklidir ve her iki araştırma tipini değerlendirmede aynı genel araştırma prensipleri kullanılmalıdır. Semptom yönetimi için, TAT tedavilerinin geleneksel tedavilerle entegrasyonu faydalı olabilir.
POSTER BİLDİRİ ÖRNEKLERİ
BELÇİKA DA YASAL ÖTENAZİ UYGULAMASININ İLK İKİ YILI:KAYITLI 259 DÖKÜMANIN YORUMLANMASI Mark ENGLERT, Dominic LOSSIGNOL, Beatrice FIGA, Bernard HANSON (Belçika)
En çok bildirilen tanı Kanser, Vakaların %80 inde hastaların yaşı 40-79 arasında, Ötenazinin gerçekleştirildiği mekan çoğunlukla hastane ve ev, Kullanılan yöntem; vakaların % 90 ında I.V. nöromüsküler gevşetici idi.
TRANSDERMAL JELLER:GECİKMİŞ BULANTI VE KUSMANIN İYİLEŞTİRİLMESİ İÇİN YENİ BİR UYGULAMA YOLU Peter SILBERSTEIN, Achala BHASKARA (ABD)
Ayaktan tedavi gören 24 kanserli hastaya Ativan, Benadryl ve Haldol (ABH) transdermal jeller reçete edilerek evlerine gönderildi. ABH jel; 5 cclik plurionik lechitin organogel şeklinde olup 1 dakikada avuç içine uygulanır. Günde 4 defaya kadar verilebilir.
Gecikmiş bulantı, hastaların % 96 sında yaşanmıştı. Transdermal jel uygulamasından sonra bulantısı olanların %74 ü rahatlamıştı. Hastaların % 44 ünde gecikmiş kusma olmuştu ve jel uygulandıktan sonra % 70 inde rahatlama olmuştu. Sadece 3 hasta, transdermal jellerden sonra sedasyon yaşadığını bildirmişti.
Bu konuda ilave çalışmalar yapılması planlanmaktadır.
Leandro CERCHIETTI et. all (Brezilya) BAŞ VE BOYUN KANSERLİ HASTALARDA KEMOTERAPİ VE RADYOTERAPİNİN YOL AÇTIĞI MUKOZİTE BAĞLI OLARAK GELİŞEN AĞRIYI AZALTMADA MORFİNLİ AĞIZ GARGARALARININ KULLANIMINA İLİŞKİN 2 YILLIK KLİNİK DENEYİM
Kemoterapi ve radyoterapi alan, baş ve boyun bölgesinde kanseri olan, ağrılı mukozit gelişmiş ve %02 lik morfinli ağız gargarası kullanan 70 hasta değerlendirildi. Hastalar 15ml lik solüsyonu 2 dakika süreyle gargara yapmış ve 4 saatte bir bunu tekrarlamıştı.
Araştırmanın sonucunda bütün hastalarda % 25 ve daha az düzeyde ağrı meydana gelmişti. Hastaların %80 inde 2 veya 3 ağız gargarasından sonra rahatlama sağlanmıştı. Kemoterapi ve radyoterapi sürerken ağız gargarasına başladıktan sonra medyan rahatlama süresi 7 gündü.
Hastaların %77 si için dozajda artış gerekmişti (daha yüksek morfin konsantrasyonu veya dozlar arasında daha az aralıklar şeklinde). Hastaların %8 inde ağrı yüksek düzeyde devam etti (Ağız gargarasına rağmen). Hastaların hepsinde ilave önlemler gerektiren lokal enfeksiyonlar vardı. Sistemik yan etki bildirilmemişti.
Kemoterapi, radyoterapi alan baş ve boyun kanserli hastalarda mukozite bağlı ağrının şiddeti ve süresini azaltmak için morfinli ağız gargaralarının etkin olduğu sonucuna varılmıştır.
BİLGİSAYARA DAYALI BİR YAŞAM KALİTESİ ÖLÇEĞİ KULLANAN HASTALAR, DOKTORLAR VE HEMŞİRELER BU ÖLÇEĞİ NASIL DEĞERLENDİRİYOR?: Çok Merkezli Bir Klinik Deney A. WELCH, N. De Yoe et all. (ABD)
Kullanışlılığı sağlamak, hızı artırmak ve otomatik kayıt sağlamak amaçlarıyla cep p.c.si için yaşam kalitesi ölçeği geliştirildi. Küçük hücreli olmayan akciğer kanserli 126 hasta, 7 doktor ve hemşire ilk ve üçüncü tedavi seanslarından sonra deneyimlerini değerlendiren formları p.c.de ayrı ayrı doldurdu.
Araştırmanın sonuçlarına göre;bütün doktorlar, her hasta için ayırdıkları zamanın artmadığını düşünmüştü ve % 80 i yaşam kalitesi değerlendirmesinin, zamanlarından tasarruf edebildiğini belirtti. Hemşirelerin % 67 si ölçeğin zaman tasarrufu sağlayabildiğini açıkladı.
Profesyonellerin % 67 si YK değerlendirmesinin, kemoterapiden fayda sağlayamayan hastaların daha erken tanımlanabildiğini, % 1 i ise Ağrı sorununun daha çok farkında olduğunu belirtti. Bu YK gerecinin klinik deneylerde kullanılması önerilmiştir.
İNGİLTERE ÇOCUK KANSER ÇALIŞMA GRUBU VE PEDİATRİK ONKOLOJİ HEMŞİRELİĞİ FORUMUNDAN OLUŞAN DESTEKLEYİCİ BAKIM GRUBU: ÇALIŞMALARIN ÖZETİ Roderick SKINNER, Faith GIBSON (İngiltere)
Bu çalışma grubu, multidisipliner olup 1992 de oluşturuldu. Ekip yılda 2 kez toplanmaktadır. Ağız bakımı, bulantı, kusma, immünizasyon ve febril nötropeni konularında araştırmalar yapmakta ve rehberler geliştirmektedir. Hastalar ve aileleri için destekleyici bakımın önemine işaret etmektedir.
TÜRKİYE DEN SUNULAN ARAŞTIRMALAR
KANSERLİ HASTALARDA UMUT Özlem ASLAN, Kamile SEKMEN, Şeref KÖMÜRCÜ, Ahmet ÖZET
Onkoloji Hastanesi nde çeşitli kanserleri nedeniyle kemoterapi gören 246 hastanın Herth Umut Ölçeği ile umut düzeyleri ve demografik özellikler ile umut düzeyleri arasındaki ilişkileri incelendi. Hastaların umut puanlarının orta düzeyin üzerinde olduğu ve eğitim düzeyi arttıkça umut düzeyinin arttığı tespit edildi.
HEMŞİRELER VE DOKTORLARIN HASTALARA VE AİLELERE KÖTÜ HABER VERME YAKLAŞIMLARI Sultan KAV ve ark.
İki üniversite hastanesinden 63 hemşire ve 37 doktor çalışmaya alındı. Örneklemdeki bireylerin % 70 i hastalarına ayda 5 kereden az kötü haber vermişti. Bireylerin %35 i kendilerinin kötü haber verme becerisinin Kötü olduğunu belirtmişti. En zor görevin Yaşam sonu konularını tartışma olduğu bulundu.
İLERİ KANSERLİ HASTALARA BAKIM VEREN AİLE ÜYELERİNİN GEREKSİNİMLERİ Sultan KAV ve ark.
İki üniversite hastanesi ve bir devlet hastanesinden toplam 70 bakım verici aile üyesi örnekleme alındı. Bakım verenlerin çoğu hastanın eşi idi (%51,4). Psikolojik ve Sosyal Gereksinimler Envanteri sonucuna göre bakım verenlerin en sık yaşadığı psikolojik problemlerin
korku, anksiyete ve depresyon; sosyal problemlerin ise sosyal etkileşimde bozulma, serbest zaman aktivitelerinde değişme ve bakım yönetiminde etkilenme idi.
MEME KANSERLİ KADINLARDA PROGRESİF KAS GEVŞETME EĞİTİMİNİN YORGUNLUK ÜZERİNE ETKİSİ Meral DEMİRALP ve ark.
13 hastanın eğitim grubunu, 12 hastanın kontrol grubunu oluşturduğu randomize bir çalışma yapıldı. Her kemoterapiden önce ve kemoterapilerden sonra 15. günlerde deney grubuna eğitim verildi. Gruplar arasında demografik özellikler açısından fark yoktu.
Eğitim verilen grup, kontrol grubuna göre daha düşük yorgunluk puanları almıştı.
KEMOTERAPİ HASTALARINDA YORGUNLUĞU AZALTMAK İÇİN VERİLEN EĞİTİMİN ETKİNLİĞİ Öznur USTA YEŞİLBALKAN ve ark.
Ayaktan kemoterapi ünütesinde tedavi gören 35 kanserli hastanın eğitim öncesi ve sonrasında yorgunluk düzeylerine bakıldı. Yorgunluğu ölçmek için National Comprehensive Cancer Network Fatigue Algoritm kullanıldı. Eğitimin sonunda, eğitim öncesiyle kıyaslandığında hastaların yorgunluk düzeylerinin önemli derecede azaldığı tespit edildi.