PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ



Benzer belgeler
Medyada Riskler. Öğr. Gör. Dr. Deniz Sezgin Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi

Bu resmi ne yönden yada nasıl gördüğünüz,nasıl yorumladığınız çok önemli! Çünkü medya artık hayatımızın her alanında ve her an yanı başımızda!

TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞI

ÇOCUKLARIMIZ VE TEKNOLOJİ

2013 / 2014 SAYI: 17. Haftanın Bazı Başlıkları

Toplumsal cinsiyet, davranışalar, tutumlar, ilgiler, amaçlar, değerler vb. düzleminde kadınsı (dişil) ve erkeksi (eril) olarak ayrılan

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI AİLE İÇİ ŞİDDET

Bağımlılık kişinin kullandığı bir nesne veya yaptığı bir eylem üzerinde kontrolünü kaybetmesi ve onsuz bir yaşam sürememeye başlamasıdır.

Derleyen; İzzetiye Keçeci. ALTI ŞAPKA DÜŞÜNME YÖNTEMİ Edward De Bono

IŞIK LI ANNE BABA REHBERİ

Medya ve Toplumsal Cinsiyet

ÖZEL KAŞGARLI MAHMUT ORTAOKULU NİSAN 2016

5 Yaş : En sevdiğim arkadaşım Yaş : Kurallar ve törenler 9-11 yaş : Kuvvetlenen Arkadaşlık Bağları

MEDYA ÇOCUK - TÜKETİM

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

BİREYLERE YÖNELİK HİZMETLER

EKLER EK-1 ÖĞRENCİLERİN TV İZLEME ALIŞKANLIKLARI. Sevgili öğrenciler,

İZMİR YÜKSEK TEKNOLOJİ ENSTİTÜSÜ

Dil Öğrenme ve yazım dili öğrenme

Altı Şapkalı Düşünme Tekniğinin Yararları

REHBERLİK SERVİSİMİZDEN VELİLERİMİZE YARIYIL TATİLİ İÇİN ALTIN ÖNERİLER

UYUŞTURUCU ÖZGÜRLÜĞÜN SONU!

ÖZEL BİLGİ KÖPRÜSÜ MONTESSORİ ANAOKULU

DEĞERLERİN ÇOCUKLARA AKTARIMI

EĞİTİM ÖĞRETİM YILI SORGULAMA PROGRAMI

TEMEL, İLK 3 YILDA ATILIYOR!

TV VE İNTERNET KULLANIMININ ÇOCUKLAR ÜZERİNDEKİ OLUMSUZ ETKİLERİ

Hizmetiçi Eğitimler.

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI ARKADAŞLIK İLİŞKİLERİ

ŞEFKAT TE DEĞERLER EĞİTİMİ

2014 / 2015 SAYI: 13. Haftanın Bazı Başlıkları

Ankara Üniversitesi Geliştirme Vakfı Özel İlkokulu/Ortaokulu TATİLDE ÇOCUKLA BİRLİKTE OLMAK

Psikolog Seda BİLGEN IŞIK İÇİNDEKİLER: 1. TIRNAK YEME 2. ÇOCUKLARDA BİLGİSAYAR KULLANIMI 3. SINAV KAYGISI 4. KAYNAKÇA

ARAŞTIRMANIN KAPSAMI. Saha Tarihi: 9 10 Nisan il ilçe mahalle/ köy

1. SINIF VELİ BÜLTENİ

Zorbalık Türleri Nelerdir?

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Çocuklarınızın öfkelerini kontrol etmelerinde ve uygun yollarla ifade etmelerini sağlamakta aşağıdaki noktaları göz önünde bulundurabilirsiniz.

OKUL FOBİSİ. Bir çocuğun okul deneyiminin beyin işlevi ve anatomisinde gerçek değişimler yarattığı biliniyor Mel Levine

ÇOCUKLARDA BESLENME. Dr.Belkıs Kütük Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Liv Hospital Ankara

TEKNOLOJİK GELİŞMELERİN ÇOCUK KALP SAĞLIĞINA OLUMSUZ ETKİLERİ

Çocukluk Çağı Obezitesi

Bilgilendirme Rehberi

3-6 Yaş Grubu Çocukların Medyaya Erişiminde Aile Profilleri: Anne Babalar Engel mi, Yoksa Rehber mi?

ÇOCUKLARDA BESLENME PROBLEMLERİ

İkinci B ö l üm KİŞİLİK VE KARAKTER GELİŞİM SÜRECİ

ÖZEL EFDAL İLKOKULU VE ORTAOKULU REHBERLİK BÜLTENİ- ŞUBAT / MART 2015 TEKNOLOJİYİ DOĞRU KULLANIYORUM

ERGENDE AİLE KRİZLERİNE MÜDAHALE. Prof. Dr. Emine Zinnur Kılıç

İNTERNETİN GÜVENLİ KULLANIMI İHTİYACI

2 de PDR ÇALIŞMALARIMIZ. 6 da ARALIK AYI 2. SINIF ETKİNLİKLERİMİZ ARALIK AYI ANA SINIFI ETKİNLİKLERİMİZ. sayfa. sayfa

Hani annemin en büyük yardımcısı olacaktım? Hani birlikte çok eğlenecektik? Kardeşime dokunmama bile izin vermiyor. Kucağıma almak da yasak.

AİLELERİN İNTERNET ALGILARI VE EĞİLİMLERİ ARAŞTIRMASI.

İNTERNETİN GÜVENLİ KULLANIMI VE GÜVENLİ İNTERNET HİZMETİ

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

Türkiye nin En Fazla İzlenen Çizgi Filmi. Türkiye nin En Sevilen Çizgi Filmi. Türkiye nin En Kaliteli Çizgi Filmi

AÇEV AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI

ÖZEL ATACAN EĞİTİM KURUMLARI ANAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ EYLÜL 2012 VELİ BÜLTENİ ÇOCUKLARDA OKUL KORKUSU

ARAŞTIRMANIN KAPSAMI. Saha Tarihi: 9-10 Nisan ilçe. 35 il. 200 mahalle/ köy görüşme

Teknoloji Bağımlılığı

SEVGİ, SAYGI ve YARDIMLAŞMA

O Gelişim, organizmanın döllenmeden başlayarak bedensel, zihinsel, dil, duygusal ve sosyal yönden en son aşamaya ulaşıncaya kadar sürekli ilerleme

Sosyal Medyanın Çocuklar Üzerine Etkisi 2014 / 2015 SAYI: 12. Haftanın Bazı Başlıkları

BİZ SİZ HEPİMİZ. Biz: Hakkımızda I Siz: Misyonumuz I Hepimiz: Vizyonumuz

KLİNİK PSİKOLOJİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem.

KEMAL ATATÜRK OKULLARI. Psikolojik Danışma ve Rehberlik Bölümü

YAŞAR ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK SPOR KÜLTÜR MÜDÜRLÜĞÜ PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BİRİMİ VERİMLİ DERS ÇALIŞMA YÖNTEMLERİ PLANLI DERS ÇALIŞMA

Bilgisayarın Yararları ve Zararları

Yönetici tarafından yazıldı Perşembe, 08 Ekim :05 - Son Güncelleme Perşembe, 08 Ekim :08

UYGULAMALI SOSYAL PSİKOLOJİ (Baron, Byrne ve Suls, 1989; Bilgin, 1999) PSİ354 - Prof.Dr. Hacer HARLAK

TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞI VE SİBER ZORBALIK

ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu

OKUL ÖNCESİ ÇOCUĞUNDA UYKU SORUNLARI VE ÖNERİLER

TAT İ L ÖNER İ LER İ

Digital Age. Yeni Nesil Mutluluk Araştırması. Nisan, ZENNA Digital Age Yeni Nesil Mutluluk Araştırması Nisan, 2017

Birleşmiş Milletler Kadın Mahpuslar için. Bangkok Yasaları El Rehberi

AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI (AÇEV)

OKUL ÖNCESİ REHBERLİK HİZMETİ

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI OKUL DÖNEMİNDE ARKADAŞLIK VE AKRAN İLİŞKİLERİ

içindekiler BÖLÜM 1 GİRİŞ 1 B Ö L Ü M 2 PUBERTE, SAĞLIK VE BİYOLOJİK TEMELLER 49 B Ö L Ü M 3 BEYİN VE BİLİŞSEL GELİŞİM 86

Trafik Psikolojisi Trafik psikolojisi,

K E C E L E G ĞIMLILIĞI

ÖZEL EFDAL ĠLKÖĞRETĠM OKULU REHBERLĠK BÜLTENĠ- ARALIK 2010

Hamileliğe başlangıç koşulları

Beynimizi Zinde Tutmak. Dr. Emre Esen Bilecik Devlet Hastanesi

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

ÇOCUK VE PARA üretim değerleri tüketim değerleri

EDA ÖZCAN ÇOCUK GELİŞİMİ ÖĞRETMENİ

Lion Leo İletişiminde Yetişkin Boyutu

BEYİN GELİŞİMİNİN HİKAYESİ

ADIGÜZEL REHBERLİK. Rehberlik Postası. 2015/Sayı:2

Adım Adım Başarıya...

ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEMİNDE YALAN SÖYLEME DAVRANIŞI

EĞİTİME İLK ADIM MODERN PDR

Kazanım İfadeleri. Kendine değer veren insanların (aile-arkadaş vb.) yapıcı uyarılarına kayıtsız kalmaz.

DANIŞMANLIK TEDBİRİ UYGULAMALARI ÇOCUK TANIMA FORMU

YAŞLILIKTA PSİKO-SOSYAL YAŞAM

Bireyin bedensel, ruhsal, zihinsel ve sosyal yönden tam bir iyilik ve uyum halidir. Sağlık nedir?

Transkript:

TELEVİZYON VE ÇOCUK Televizyonun, okuma alışkanlığında meydana getirdiği olumsuz etkilerden biri dikkat süresini azaltmasıdır. Televizyon görüntülerindeki aşırı hız ve hareketliliğin yanı sıra, programların sık sık reklamlarla kesilmesi, dikkat sürekliliğinin kaybolmasına, yoğunlaşma kapasitesinin bozulmasına neden olmaktadır. PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK SERVİSİ

NEDEN ÇOCUKLAR TELEVİZYONA DAHA DUYARLIDIR? Çok hızlı değişen ve gelişen dünyada hayatımıza avantajlar ve kolaylıklar girdiği gibi zayıflıklar ve olumsuzluklar da girmektedir. Bu olumsuzluklardan biri ve en önemlisi de aile kurumunun düne göre zayıflama ihtimalinin söz konusu olmasıdır. 20. yüzyılın en önemli teknik buluşlarından biri olan televizyon günümüz toplumunda ne yazık ki insanların en fazla vakit ayırdığı, en çok yüz yüze geldiği tüketici medya araçlarının başında gelmekte ve evlerde başköşeye oturtularak ailenin «baş tacı» edilmektedir. 1990 ların başında özel televizyonların yayıncılığa başlaması ve özel kanalların çoğalmasıyla beraber insanların yaşantıları televizyona; televizyondaki dizi, eğlence, yarışma gibi programlara göre biçim almaya başladı. Böylece televizyon her türlü alternatif programı hazırlayarak çocuk, genç, kadın, erkek, yaşlı demeden her kesimden kendisine bağımlı izleyici bulmakta çok fazla zorlanmadı. Fransa'da 3 yaşın altındaki çocukların televizyon izlemesi yasak, çocuklar belirli bir yaşa kadar da televizyonları ancak ebeveynlerinin izni ile izleyebiliyorlar. Günlük televizyon izleme oranı ise 2 saat dolayında. Ülkemizde ise, çocuklarımızın %82'si istedikleri programı istedikleri saatte seyredebiliyorlar. Çocuklarının dikkat süresi sınırlı olduğu için renkli, hızlı ve yüksek sesli görüntülere daha çok ilgi gösterme eğilimindedirler. Çocuklar, televizyondaki en çarpıcı görüntüye dikkat kesilir ve odaklanırlar. Davranışları izleyerek öğrenirler. Gerçekle fanteziyi ayırt edemezler. Erişkinin yargılama, neden sonuç ilişkisi yetilerine sahip değildirler. Yaşantımızın %13 ünü üst beyin hücreleri %87 sini de alt beyin hücreleri yani bilinçaltı şekillendiriyor. 0-6 yaş döneminde çocuğun üst bilinci henüz oluşmamıştır. Dolayısıyla ilk 6 yıl yapılan tüm davranışlar ve kurulan cümleler çocukların bilinçaltına aynen kodlanır ve bunlar tüm hayatlarını şekillendirir. Bu yüzden bu süreçte anne-babalar oldukça hassas olmalıdırlar. Fransa'da çocukların % 30'u her gün 3 saat 28 dakika ekran karşısında kalıyorlar. Uluslararası Çocuk Merkezi tarafından gerçekleştirilen incelemeye göre, iki yaşındaki çocuklar televizyon açmayı biliyorlar, üç yaşında da her gün televizyona bakıyorlar. Fransa'da yapılan başka bir araştırmaya göre: 4-10 yaşındaki çocuklar 1 saat 45 dakika; 11-14 yaşındakiler 2 saat 1 dakika; büyükler 2 saat 50 dakika televizyona bakmaktadırlar. 3-6 yaş grubundaki çocukların filmlerin gerçek olup olmadığını yorumlayamadıklarını, olaylar o anda olmuş, kendi başlarına gelmiş gibi hissedilip endişelendirmektedir.

Günümüz çocukları ciddi bir uyarıcı bombardımanıyla karşı karşıya kalmaktadır. Zihni 3 saniyede bir değişen görüntüye alışmış, bir saatte 400 reklama maruz kalmış bir çocuğun dikkat eksikliği, kitap okuyamama, ders dinleyememe gibi problemlere sahip olacağını açıktır. Doğal ve gerçek hayattan soyutlanmış, ev ortamına hapis bir yetiştirme şeklinin çocukların donuklaşmasına, özgüven problemine neden olmaktadır. Televizyon ve Şiddet Hayat içinde birçok olumlu, olumsuz kavram ve duygular barındırır. Çocuklar ve gençler bu duygulardan ve kavramlardan yola çıkarak kendilerinde benzer duygular geliştirip, beslerler. Şiddet de bu kavramlardan biridir. Toplumun içinde bu yönüyle en zengin beslenme kaynağı televizyonlardaki şiddet içerikli filmlerdir. Şiddet içerikli filmlerin ve programların en büyük yıkımı ve olumsuz yapılanması çocuklar ve gençler üzerinde olmaktadır. Henüz yeni yapılanan kişiliklerinin devamlı şiddet içerikli mesajlar alması yani seyrettiği filmlerde hakkın, adaletin, düzenin şiddet göstererek sağlandığını gösteren mesajlar olması sosyal hayatta da benzer durumlarda, daha önce seyrederek bilinçaltına yerleşen çözüm yolları olarak bulunan fantastik görüntüler kendini gösterir. Çocukların ve gençlerin zihinsel süreçlerine bakıldığında, izledikleri programların, yetişkinlerden farklı bir şekilde etkilediği göstermektedir. Televizyon seyretme nedenlerinde bile farklılık vardır. Çoğu yetişkin televizyonu eğlenmek için, çocuklar ve gençler ise eğlenceli bir şekilde dünyayı tanımak, anlamak için kullanır.

Çocukların hayal dünyası yetişkinler gibi ayırt etme becerisine henüz sahip değildir. Bu nedenle çocuk televizyonun karşısında yetişkinlere göre daha korumasızdır. Aslında duruma objektif bakıldığında o şiddeti gösteren çocuk, belki de o sonucun en masum bireyidir. Çocuktan ve gençten verilen şeyler istenilebilir, verilmeyen şeyler istenemez. Faziletli bir birey olması isteniyorsa, ona iyiliğin, güzelliğin modelleri ve mesajları sunulmalı, ebeveyn olarak da kontrol edilmelidir. Bu noktada çocuğa giden bir mesaj olmadığı gibi daha farklı olumsuz anlamda bir model ve mesaj varsa, o çocuktan veya gençten faziletli davranışlar beklemek sonuçsuzdur. Çocukluğun yitirilişi ve masumiyetin yok oluşuna etkisi Tüketim toplumu bireyi olmaları üzerine etkileri SÜREKLİ TELEVİZYON İZLEMENİN SONUÇLARI Tüketim toplumu bireyi olmaları üzerine etkileri Cinsel kimliğin oluşması ve karşı cinsle olan ilişkiler üzerine etkisi Anne ile ilişkisi üzerine etkisi Baba ile ilişkisi üzerine etkisi Şiddet eğilimlerine etkisi Okumaya, düşünmeye ve başarıya etkisi Kültürel yabancılaşmaya etkisi Dildeki yozlaşmaya etkisi Kendi kimliklerinin bağımsız ve özgün bir biçimde oluşmasına etkisi Tükettirme azminde olan mal ve hizmetlerin tanıtımı, artık salt reklamlarda değil, pek çok programın içinde de yer almaktadır. Reklamlar, sadece yetişkin bireyleri değil, toplumda önemli bir çoğunluk olan çocukları da hedef alarak daha fazla tüketmeleri için her gün yüzlerce mesaj göndermektedir. Ayrıca hepimizin de bildiğimiz ve tanık olduğumuz gibi, reklamlar, kısa süreli ve hareketli oldukları için çocukları pek çok programdan daha çok cezbetmekte ve dakikalarca gözlerini ayırmadan reklamların sonuna dek izlemektedirler. Bu da henüz taze çocuk beyinlerin tüketim arzusu ve marka istekleri ile doldurulmasına neden olmaktadır.

Televizyonun Olumsuz Etkileri Her çocuğun aile yapısı, genetik özellikleri, kişilik yapısı, duygusal yapısı farklı olduğundan dolayı her çocuk TV den farklı şekilde etkilenir. TV yi izleme sıklığı ve süresi, izlerken ailelerin vermiş olduğu tepkiler, çocuğun içinde bulunmuş olduğu duygusal durum, gibi etkenler çocuğun TV den etkilenme şeklini belirleyebilmektedir. Aşırı ve bilinçsiz şekilde izlendiğinde, TV çocukların farklı gelişim alanını etkilemektedir: Radyasyon yayması nedeniyle baş ağrısı, göz yanması, halsizlik ve baş dönmesi oluşturması. Biyoritimde bozukluklar, uyku bozukluğu, yorgunluk, stres ve depresyon, bağışıklık sisteminin zayıflaması ve kansere karşı direncin düşmesi. Uyku sırasında baş bölgesini etkileyen elektromanyetik alanlar vücudumuzda, melatonin hormonu salgılamasını azaltır ve buna bağlı olarak biyoritimde bozukluklar, uyku bozukluğu, yorgunluk, stres ve depresyon, bağışıklık sisteminin zayıflaması ve kansere karşı direncin düşmesi gibi sonuçlar ortaya çıkar. Daha geç saatte yatma, uykuya geçişte zorlanma, uyurken daha fazla uyanma gibi sorunlara neden olabilir. ABD Hasbro Çocuk Hastanesi nin pediatrik uyku bozuklukları kliniğinde yapılan bir araştırmaya göre uzun süre TV İzleyen çocuklar bunun gibi sorunlar yaşamaktadır. Stanford Üniversitesi Tıp Okulu nun yaptığı bir araştırmaya göre, sadece TV karşısında pasif olmak değil aynı zamanda sağlıksız yiyeceklerle ilgili reklamlar izleme sonucunda; sağlıksız ve yanlış beslenme alışkanlıkları edinme de şişmanlatmaya neden olabilmektedir. TV karşısında yemek yenildiğinde açlık tokluk kontrolünü bozabilir ve dengeli beslenmeyi zorlaştırabilir. TV de cinsel içerikli sahnelerin artışı küçük çocukların cinsel olgunlaşmasını etkilediği tahmin ediliyor. Yapılan bir araştırmaya göre, yetişkinler tarafından izlenen cinsel içerikli görüntüler cinsiyet hormonlarını etkileyebilmektedir. Bu ise çocukların ergenliğe erken girmelerine neden olmaktadır.

3 yaş arası çok TV seyreden çocuklarda geç konuşma olasılığı yüksektir. Bu dönemde çocukların dil ve sosyal gelişiminin temelleri atılır. Çocuk annebaba ve diğer kişilerden duyduklarını tekrarlar ve karşısındaki kişiden tepkiler bekler. yaşlarda daha çok şiddet sergiledikleri, düzen ve kanuna karşı geldikleri ve daha çok ceza ödedikleri ortaya çıkmıştır. Gelişimine uygun tepkiler aldıkça daha fazla sesler ve kelimeler çıkarır ve böylece çocuğun konuşması için gerekli altyapı oluşturulmuş olur. Televizyon seyretmek tek yönlü bir iletişim şekli olduğu için çocuğun yaptıkları ve söylediklerine uygun tepkiler veremez. Ayrıca çocuğun anlama dili gelişiyor olsa bile ilişki başlatmak ve devam ettirmek için gerekli olan ifade edici dile gereksinimi azalacaktır. Böylece çocuk kendini ifade etmek veya iletişim kurmak için çaba harcamayacaktır. Bu da geç konuşmasına neden olmaktadır. Yapılan araştırmalara göre küçük yaşlarda çok televizyon seyreden çocukların, şiddetten ve saldırganlıktan etkilenen çocukların ileri Çocuğun ailesinden ve arkadaşlarından soyutlanmasına neden olmaktadır. Araştırmalar daha az TV seyreden çocukların, daha fazla konuya ilgi duydukları ve diğer çocuklarla daha iyi ilişki kurdukları daha fazla aktiviteye katıldıklarını gösteriyor. Başka bir araştırmalara göre, fazla TV izleyen çocukların daha sabırsız oldukları görülmüştür.

Dizilerdeki karakterlerle özdeşleşen çocuklar, normal zamanlarda yapmayı akıllardan dahi geçirmedikleri uygunsuz davranışlara cesaret edebiliyorlar. Sadece çocuklar değil gençler de orada gördükleri davranışları modelleyebiliyorlar. Uygunsuz davranışların televizyonda çok rahat bir şekilde yapılıyor olması çocuklarda yapılabilirmiş imajı oluşturuyor. Ayrıca dizilerdeki olumsuz davranışları sergileyenlerin popüler olmaları ve yaptıklarının yanlarına kar kalması, özellikle ders yönü ile kendini ifade edemeyen öğrenciler için model oluşturabiliyor. Aileler bu konuda bilinçli olmalıdırlar. Çocuğun psikolojik gelişimine zarar verebilecek diziler hiç izletil- memeli, biraz daha iyice ( az zararlı ) olan diziler ise eğer seyredilecekse mutlaka interaktif izlenmelidir. Yani televizyon karşısında onun etkilerine direkt maruz kalacak şekilde sus pus oturulmamalıdır. Televizyon izlerken durumlar ve olaylar üzerinde yorumlar yapılmalı ve aile içi konuşmalarla paylaşımlarda bulunulmalıdır. Hayatımızda en çok şikâyet ettiğimiz konulardan biri de zaman ile ilgili. Öğrenciler; Zamanım yok yeterince çalışamıyorum, Konu çalışıyorum ama soru çözmeye zaman kalmıyor. Ne zaman çalışayım ki? Zaten tüm gün dershane ve okuldayım ve daha nice sürüp giden şikayetler. Anne babalara sorsanız Tabi zamanı olmaz televizyonun karşısından / Bilgisayardan kalkmıyor ki? diyorlar. Zamanımızı en fazla çalanların başında da televizyon, bilgisayar ve arkadaşlarımıza fazladan ayırdığımız zamanlar geliyor. Özellikle televizyonlarda dizi halinde sunulan ve bağımlılık yapan programlara aman dikkat edin diyoruz; çünkü güzel bir film izlemeye karar verirsiniz ve onu programınızın bir yerine yerleştirir seyretmeye başlarsınız. Zamanınızı yine alır ama en azından seyretmişsinizdir ve bitmiştir. Ya diziler? Ya müzik yarışmaları? Öyle mi? Hayır her biri sizi bağımlı yapmak için elinden geleni yapıyor. Yoksa Ben Bir Bağımlı mıyım? 1- Eve gelir gelmez yaptığım ilk iş televizyonu açmaktır. 2- Yemeğimi sürekli televizyon karşısında yemek yemek. 3- Arkadaşlarımın dışarıda buluşmaya ya da yemek teklifini, çok sevdiğim bir televizyon programını kaçırmamak için reddetmek. 4- TV rehberine bakmadan pek çok dizi ya da programın kanalını ve başlama saatini rahatlıkla söyleyebilmek. 5- Televizyon izlerken yüksek sesle konuşulan ya da bir şeyler anlatmaya çalışan insanlara sinirli davranmak. Cevaplarınız evetse Adına ister bağımlılık deyin ister bağlılık, ne yazık ki televizyon sizi ağına düşürmüş demektir. Son yıllarda ulaşılan teknolojik ve kültürel gelişmeler insan bilincine etki eden, insanı esir alan, bağımlı ama çaresiz bırakan etkenler üzerine araştırmalar yapılması gerektiğini ortaya koydu. Bağımlılık tanımı içerisinde sadece alkol, uyuşturucu, sigara da girmiyor artık. Artık bağımlılık kumar bağımlılığı teknoloji bağımlılığı gibi insan bilincini esir alan pek çok durum kastediliyor. Teknolojik bağımlılıklar, insan makine etkileşimini içeren ve kimyasal olmayan (davranışsal) bağımlılıklar olarak tanımlanıyor. Bu bağımlılıklar, pasif (televizyon) ya da aktif (bilgisayar) olabilir. Etkileşimi genellikle, neden olan ya da pekiştiren özellikleri (ses ve renk efektleri, aksiyon, olay sıklıkla içermekte ve bu özellikler bağımlılıkta etkili olmaktadır. Teknoloji kullanımının, bilgi gelişiminde "bilgiye hızlı ulaşmak, bilgisayar ile tanışmak ve kullanımını öğrenmek, dünyadan haberdar olmak" gibi olumlu yönlerinin yanında, "internet ya da televizyon bağımlısı sosyal izolasyon ve özellikle şiddet ve pornografik yayınlara ulaşabilme" gibi; "Kişilik" gelişimini olumsuz yönde etkileyen etkileri de beraberinde getiriyor. Tabii bu da bizlere, göz ardı edilmemesi ve üzerinde hassasiyetle durulması gereken bir konu olarak ele alınması yükümlülüğünü getiriyor.

TV'nin gücü, diğer uyaranlarla ters orantılı olmasında yatıyor (arkadaşlık, yardımlaşma, üretkenlik, çalışmak, spor). Televizyon, yaşamsal etkinliklerin yokluğunda can sıkıntısı boşluğunu alışkanlık yaparak dolduruyor. Televizyon yararlı bir şey yapıyormuşuz gibi zaman geçirmemize neden oluyor. Ancak günümüzde televizyonsuz bir ev bir yaşam da düşünülemiyor. O halde yapılacak olan anne-babaların çocuklarına iyi bir televizyon izleme alışkanlığı kazandırabilmek. ALINTILAR 1. www.universite-toplum.org/ Bir Eğitim Aracı Olarak Televizyon ve Etkileri 2. http://www.aku.edu.tr/aku/dosyayonetimi/sosyalbilens/dergi/ Ebeveynlerin Televizyon Reklam İçeriklerinin Çocuklar Üzerindeki Etkilerini Etik Açıdan Algılamalarına Yönelik Bir Araştırma 3. Ayşe Gül Aksaçlıoğlu, Bülent Yılmaz Öğrencılerın Televızyon İzlemelerı Ve Bılgısayar Kullanmalarının Okuma Alışkanlıkları Üzerıne Etkısı 4. Erol Mutlu, Televizyon Çocuklar ve Şiddet,İletişim Fakültesi Dergisi TELEVİZYON İZLEME REÇETESİ Anne baba çocuğun televizyon izlemesi konusunda bir plan yapmalı. Aile kuralları koyulmalı Ailecek günde kaç saat televizyon izlediği belirlendikten sonra bu süre aşamalı olarak azaltılmalı. Televizyon ortak seyredilebilecek bir odaya konulmalı. Yemek sırasında ya da yapılması gereken işler bitirilmeden çocukların televizyon karşısına geçmesine izin verilmemeli. Televizyon ve bilgisayar seyrettirilmesi ödül yada ceza olarak kullanılmamalı. Çocuğun izlediği programlara ve bilgisayar oyunları mutlaka anne babalar da eşlik etmeli. ELEŞTİREL TELEVİZYON İZLEME BECERİSİ KAZANDIRILMALI! Televizyonun kapatılması sonrasında alternatif etkinlik ortamı oluşturulmalı. Çocuktaki televizyon izleme doyumuna yardımcı olmak için aile bağlarının ve sevginin vurgulandığı faydalı programlar ve CD ler izletilmeli. TV ve Bilgisayar çocuğu oyalamak için kullanılmamalı.