Klâsik Liberalizm Nedir? 1



Benzer belgeler
SİYASAL İDEOLOJİLER (SBK457)

İKTİSADÎ DÜŞÜNCENİN EVRİMİ (Başlangıcından Neoklasiklere) (İktisada Giriş I dersi için yardımcı kısa notlar)

SİYASAL İDEOLOJİLER (SBK457)

Yard. Doç. Dr. Sezgin Seymen ÇEBİ. Uluslararası Antalya Üniversitesi Hukuk Fakültesi. SOSYAL ADALET Tarihsel ve Kuramsal Bir Bakış

Yayla, Atilla (ed.) Hangi Liberalizm? ISBN 13: Liberte Yayınları / Baskı: Kasım , Liberte Yayınları

Klâsik Liberalizm 1. David Conway Emekli Emeritus Felsefe Profesörü. Çeviren: Atilla Yayla

DR. Caner Ekizceleroğlu

ÜNİTE:1. Anayasa Kavramı, Anayasacılık Akımı ve Anayasa Çeşitleri ÜNİTE:2. Türkiye de Anayasa Gelişmelerine Genel Bakış ÜNİTE:3

DEMOKRASİ ve SİVİL TOPLUM (SBK256) 2. Hafta Ders Notları - 12/02/2018 Yrd. Doç. Dr. Görkem Altınörs

İKTİSADİ DÜŞÜNCELER TARİHİ

İçindekiler AYDINLANMA

Prof. Dr. OKTAY UYGUN Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi DEMOKRASİ. Tarihsel, Siyasal ve Felsefi Boyutlar

ÖRNEK SORU: 1. Buna göre Millî Mücadele nin başlamasında hangi durumlar etkili olmuştur? Yazınız. ...

Çağdaş Siyaset Kuramları (KAM 401) Ders Detayları

HUKUK FELSEFESİ AÇISINDAN YARARCILIK TEORİSİNİN ELEŞTİRİSİ

Murat Çokgezen. Prof. Dr. Marmara Üniversitesi

Genel Ekonomi Dersi. Dr. Osman Orkan Özer

SİYASAL İDEOLOJİLER (SBK457)

Doç. Dr. SERDAR GÜLENER TÜRKİYE DE ANAYASA YARGISININ DEMOKRATİK MEŞRULUĞU

SİYASAL İDEOLOJİLER (SBK457)

Vekiller Heyeti Kararı, Sıkıyönetim Komutanlığı ve Milli Güvenlik Konseyi'nce Kapatılan Siyasi Partiler

MEVLÜT GÖL KARŞILAŞTIRMALI HUKUKTA ANAYASA BAŞLANGIÇLARININ SEMBOLİK VE HUKUKİ DEĞERİ

MALİYESİ KISA ÖZET KOLAYAOF

4)Yukarıdaki 3 temel varsayım altında ekonomi daima tam istihdamdadır ve fiyatlar genel seviyesi istikrarlıdır.

TARIM ÜRÜNLERİ TİCARETİNİN ULUSLARARASI BOYUTU

TOPLAM 30 TOPLAM 30 TOPLAM 30

SİYASAL İDEOLOJİLER (SBK457)

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS

Dr. Serdar GÜLENER TÜRKİYE DE ANAYASA YARGISININ DEMOKRATİK MEŞRULUĞU

Genel olarak ticaret ve işbölümü ne kadar fazla serbest olursa ve rekabet mevcut ise halk o ölçüde fazla fayda sağlar. Adam Smith

İ Ç İ N D E K İ L E R

ESKİ SOL UN ÇÖKÜŞÜ VE YENİ SOL YUTTURMACASI 1

ÜNİTE:1. Sanayi Sonrası Toplum: Daniel Bell ÜNİTE:2. Alain Touraine: Modernlik ve Demokrasi ÜNİTE:3. Postmodern Sosyal Teori ÜNİTE:4

TÜRK HUKUK DÜZENİNİN YÜRÜRLÜK KAYNAKLARI (1) Dr. Öğr. Üyesi Barış TEKSOY Hukukun Temel Kavramları Dersi

İÇİNDEKİLER. Birinci Bölüm BİR BİLİM OLARAK İKTİSADİ DÜŞÜNCE TARİHİ...9

Kapitalizm. Norman Barry

İktisadi Düşünceler Tarihi (ECON 316) Ders Detayları

ÜNİTE:1. Erken Ticaret Teorileri ÜNİTE:2. Neoklasik Dış Ticaret Teorisi Araçları ÜNİTE:3. Neoklasik DışTicaret Teorisi: Denge Analizi ÜNİTE:4

TARIM ÜRÜNLERİ TİCARETİNİN ULUSLARARASI BOYUTU

Çağdaş Liberalizmde Yeni Yol Ayrımı: Anarko Kapitalist Liberalizme Karşı Minimal Devletçi Liberalizm

KAPİTALİZM, PİYASA BAŞARISIZLIĞI VE SAĞLIK HİZMETLERİ SUNUMU. Gülbiye Yenimahalleli Yaşar

İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ İKTİSDİ VE İDARİ BİLİMLER FAKÜLTESİ ULUSLARARASI İLİŞKİŞLER BÖLÜMÜ LİSANS PROGRAMI

Editörler Prof.Dr. Mimar Türkkahraman & Yrd.Doç.Dr.Esra Köten SİYASET SOSYOLOJİSİ

Klâsik Liberalizmin Yükselmesi, Çökmesi ve Rönesansı 1

LİBERAL DEMOKRASİ ÜZERİNE ÖZLÜ SÖZLER

Siyasi Parti. Siyasi iktidarı ele geçirmek ya da en azından ona ortak olmak amacıyla örgütlenmiş insan topluluklarına siyasi parti denir.

ANAYASA YARGISININ DEMOKRATİK MEŞRUİYETİ

1: İNSAN VE TOPLUM...

ORTADOĞU DA BÖLGESEL GELIŞMELER VE TÜRKIYE-İRAN İLIŞKILERI ÇALIŞTAYI TOPLANTI DEĞERLENDİRMESİ. No.12, ARALIK 2016

4 -Ortak normlar paylasan ve ortak amaçlar doğrultusunda birbirleriyle iletişim içinde büyüyen bireyler topluluğu? Cevap: Grup

Uluslararası Tarım ve Gıda Politikası II

İSTANBUL MEDENİYET ÜNİVERSİTESİ SİYASAL BİLGİLER FAKÜLTESİ ULUSLARARASI İLİŞKİLER BÖLÜMÜ (TÜRKÇE LİSANS PROGRAMI) 4 YILLIK DERS PLANI

Dr. A. Tarık GÜMÜŞ Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Anabilim Dalı. Sosyal Devlet Anlayışının Gelişimi ve Dönüşümü

1. İnsan Hakları Kuramının Temel Kavramları. 2. İnsan Haklarının Düşünsel Kökenleri. 3. İnsan Haklarının Uygulamaya Geçişi: İlk Hukuksal Belgeler

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

Klasik Liberalizm: Bir El Kitabı

7. HAFTA MODERN SONRASI ÇAĞDAŞ VE GÜNCEL YAKLAŞIMLAR. SKY108 Yönetim Bilimi-Yasemin AKBULUT

İÇİNDEKİLER. ÖNSÖZ..i. İÇİNDEKİLER.iii. KISALTMALAR..ix GİRİŞ...1 BİRİNCİ BÖLÜM DEMOKRASİ - VESAYET: TEORİK VE KAVRAMSAL ÇERÇEVE

Avrupa Birliği Yol Ayrımında B R E X I T

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri

Norman Barry nin Liberal Siyasete Katkısı

Aç l fl Vural Öger Çok değerli misafirler, Konrad-Adenauer vakfının 23 senedir yapmış olduğu bu gazetecilik seminerinde son senesinde bizim de k

Politika Bilimi (LAW 221) Ders Detayları

Liberalizm * Friedrich August von Hayek. Takdim

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER

Sosyoloji. Konular ve Sorunlar

Liberteryenizme Tarihî ve Güncel Açıdan Kısa Bir Bakış 1

Kitabın çok sayıda tezi bulunmakla birlikte bence bunlar üçe indirilebilir:

ÇAĞDAŞ SİYASET DÜŞÜNCESİ (SBK204)

İNSAN HAKLARI SORULARI

İNSAN HAKLARI HUKUKU

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ 5 KISALTMALAR 21

Yakın Çağ da Hukuk. Jeremy Bentham bu dönemde doğal hukuk için "hayal gücünün ürünü" tanımını yapmıştır.

CAL 2302 ENDÜSTRİ SOSYOLOJİSİ. 9. Hafta: Post-Endüstriyel Toplumlarda Emek

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

Halk devriminin düşmanları: diktatör rejim ve karşıdevrimci gerici güçler

Demokrasi ve Sivil Toplum (SBK256)

Yayına Hazırlayan: Levent Ünsaldı Redaksiyon: Barış Bakırlı Dizgi: İsmet Erdoğan Kapak: Gabrielle Gautier Ünsaldı - Ali İmren

Locke'un Siyasal Toplum Anlayışı

SİYASET NEDİR? Araştırma Soruları

Proje Destek Programı. Başvuru Rehberi

DERS PROFİLİ. İktisadi Düşünce Tarihi ECO419 Güz Yrd. Doç. Dr. Serhat Koloğlugil

MEHMET AKİF ETGÜ Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi KAMU HUKUKUNDA MÜLKİYET HAKKI VE AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ NİN MÜLKİYET HAKKINA BAKIŞI

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma

Kamu hukuku paradigmasında birey ÜÇÜNCÜ KUŞAK HAKLAR

Liberalizmin Felsefi Temelleri: Liberalizm ve Etik

TÜRKİYE TİPİ BAŞLANLIK SİSTEMİ MODEL ÖNERİSİ. 1. Başkanlık Sistemi Tartışmasının Temel Gerekçeleri

DOÇ. DR. DOĞAN GÖÇMEN DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ FELSEFE BÖLÜMÜ

T.C. YARGITAY CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI Basın Bürosu Sayı: 19

Cezayir'den yükselen bir ses: Yalnızca İslam hükmedecek!

Tablo 4. Ders Programı 13 Ekim 2015 tarihli Akademik Kurul da değiştirilmiş metin BİRİNCİ YIL

DÜNYA TARIM ÜRÜNLERİ TİCARETİ

İÇİNDEKİLER GİRİŞ ANAYASA HUKUKU HAKKINDA GENEL BİLGİLER BİRİNCİ BÖLÜM DEVLET

Karl Heinrich MARX Doç. Dr. Yasemin Esen

Transkript:

Klâsik Liberalizm Nedir? 1 Ralph Raico Kıdemli Avrupa Tarihi Profesörü Buffalo State College Çeviren: Atilla Yayla Liberal Düşünce, Yıl 16, Sayı 64, Güz 2011, s. 69-73. Klâsik liberalizm özel mülkiyeti, engelsiz bir piyasa ekonomisini, hukukun hâkimiyetini, din ve basın özgürlüğünün anayasal garantilerini ve serbest ticarete dayanan uluslar arası barışı savunan ideolojiyi anlatmak için kullanılan terimdir. Yaklaşık 1900 lara kadar bu ideoloji yalnızca liberalizm olarak bilindi. Vasıflandırıcı klâsik vasfı en azından İngilizce konuşulan ülkelerde (fakat, meselâ, Fransa da değil) genellikle gereklidir, çünkü liberalizm eşitlikçi hedefler uğruna özel mülkiyete ve piyasaya geniş ölçekli müdahalelerle birleştirilme noktasına gelmiştir. Liberalizmin bu versiyonuna eğer hâlâ öyle adlandırılabilirse bazen sosyal veya (hatalı şekilde) modern yahut yeni liberalizm adı da verilmektedir. Bu yazıda liberalizm kelimesini klâsik türü ifade etmek için kullanacağız. Temel iddialarının üniversalist olmasına rağmen liberalizm her şeyden önce belli (particular) tarihî şartlardan doğmuş bir doktrin ve hareket olarak anlaşılmalıdır. Bu kültür Lord Acton ın en açık şekilde kavradığı gibi Batıydı, Roma piskoposu ile komünyon içinde (in communion) içinde olan veya olmuş olan Avrupa ydı. Başka bir deyişle, onun menşeinde olan, (E.L. Jones un ifadesiyle) Avrupa Mucizesi ne dönüşen muayyen bir insan toplumuydu. Tarihî durumlar (şartlar-circumstances) Prta Çağlardan tevarüs edilen özgürlükçü kurum ve değerlerin 16. ve 17. Yüzyıllar ın mutlakiyetçi devletinin istekleriyle (iddialarıyla) karşılaşmasıydı (çatışmasıydı-confrontation). 1 What Is Classical Lİberalism?, http://mises.org/daily/4596 (erşim:20.01.2011). 69

70 Ralph Raico Hollandalıların İspanyol Hapsburgların mutlakiyetçiliğine karşı mücadelesinden şu temel liberal özellikleri yansıtan bir politik yapı doğdu: Mülkiyet haklarına sıkı bağlılığı bilhassa kapsayan hukukun hâkimiyeti; de facto dini tolerans; hayli geniş ifade özgürlüğü; iktidarı sıkı şekilde sınırlanmış bir merkezî devlet. Hollanda tecrübesinin şaşırtıcı başarısı Avrupa sosyal düşüncesinde ve, tedricen, siyasî pratiğinde bir ders etkisi (demonstration effect) meydana getirdi. Bu daha sonraki İngiltere örneği için daha da doğruydu. Liberalizmin tarihi boyunca, teori ve sosyal realite karşılıklı birbirini etkiledi; teori pratiğin gözlemlenmesi yoluyla teşvik edildi ve rafine hale getirildi, pratiği reforme etme teşebbüslerine daha doğru (güncel) teoriye referansla girişildi. 17. Asır ın İngiliz anayasal mücadelelerinde bir dizi birey ve grup önemli liberal özellikler sergiledi. Ancak, bunlardan biri, Avrupa tarihinde ilk teşhis edilebilir liberal parti olarak göze çarpar: Levellers (Düzleyiciler). John Lilburne ve Richard Overton tarafından öncülük edilen bu orta-sınıf radikalleri hareketi serbest ticaret ve devlet tekellerinin sona erdirilmesini, kilise devlet ayrılığını, halkın (popular) temsilini ve parlamenter otoriteye bile sıkı sınırlar getirilmesini talep etti. Bireyin kendisinin sâhibi olmasıyla başlayan mülkiyet üzerindeki vurgulamaları ve devlet iktidarına husumetleri Levellers ın presosyalist Dippers la (kazıcılar) karıştırılmasının yalnızca düşman propagandası olduğunu gösterir. Zamanlarındaki başarısızlıklara rağmen, Levellers, o zamandan beri İngilizce-konuşan halkların siyasetinin bir özelliği olan bir orta-sınıf radikal liberalizminin prototipini teşekkül ettirdi. Yüzyılın sonraki zamanlarında John Locke topluca mülkiyet adını verdiği hayat, hürriyet, mülkiyet doğal hakları doktrinini, 18. Asır ın Gerçek Whigleri yoluyla Amerikan Devrimi nesline intikal ettirilecek biçimde geliştirdi. Amerika model liberal ülke ve İngiltere den sonra dünyaya liberalizmin timsali oldu. Avrupalı gözlemcilerin dehşet içinde farkına vardığı gibi, 19. Yüzyıl ın büyük bölümü boyunca, birçok bakımdan, devletin güçlükle farkına varılacak bir ülkeydi. Radikal liberal fikirler Jeffersoncular, Jacksoncular, köleliği ilgacılar ve geç 19. Asır anti-emperyalistleri gibi gruplar tarafından ifade edildi ve uygulandı. Mamafih, 20. Asır ın epey ileri dönemlerine kadar, en önemli liberal teori Avrupa da geliştirilmeye devam etti. Bir dönüm noktası (landmark) İskoç Aydınlanması filozoflarının, özellikle David Hume, Adam Smith, AdamFerguson ve Dugald Stewart ın eserleriydi. Bu filozoflar (Ronald Hamowy nin özetlemesiyle) karmaşık sosyal yapıların orijini yönetici (directing) bir aklın varlığını ileri sürme ihtiyacı olmaksızın izah (ifade) eden bir analiz geliştirdiler. Kendiliğinden doğan düzen İskoç teorisi esas itibariyle kendi kendisini üreten ve kendi kendisini regüle eden sivil toplum modeline hayatî bir katkıydı, ki bu model yalnızca devletin bireyin haklarca korunan alanına şiddete dayalı ihlâlere karşı savunmak için devlet eylemini gerektirdi. Dugald Steward ın Biographical Memoir of Adam Smith (1811) adlı eserinde ifade ettiği gibi, Bir ülkeyi en düşük barbarlık seviyesinden en yük-

Klasik Liberalizm Nedir? 71 sek zenginlik seviyesine taşımak için, barış, kolay vergiler ve makul bir adâlet iradesinden başka bir şey gerekmez; gerisi şeylerin doğal akışı tarafından meydana getirilir. Fizyokratik formül Laissez faire, laissez passer, le monde va de lui-même ( Dünya kendi kendine çalışır (yürür)) formülü hem liberal programı hem de oan dayana sosyal felsefeyi ima eder. Kendiliğinden doğan düzen teorisi daha sonraki liberal düşünürler, bilhassa 19. Yüzyıl da Herbert Spencer ile Carl Menger ve 20. Yüzyıl da F. A. Hayek ile Michael Polanyi tarafından daha da geliştirildi. Liberallerle bazı önemli bakımlardan liberalizme yakın duran Burkecü ve diğer muhafazakârlar arasındaki bir tartışma bu merkezî liberal kavramla ilişkilidir. Liberaller tipik olarak en geniş anlamda piyasanın gönüllü mübadeleler ağının onun devamına faydalı bir kurumlar ve tarzlar (mores) üretmesini beklerken muhafazakârlar sadece hayat, hürriyet ve mülkiyetin ötesine geçen vazgeçilmez destekler, bilhassa dine devlet desteği dâhil, devlet tarafından sağlanmalıdır. Endüstrileşmenin başlamasıyla liberalizmle muhafazakârlık arasında bir ana çatışma alanı ortaya çıktı. Muhafazakâr elitler ve onların sözcüleri, özellikle Britanya da, genellikle artan sınıfların ve non-conformist muhalefetin liberal armasını lekelemek için erken endüstrileşmenin şartlarını istismar etti. Tarihî açıdan, açıktır ki, Endüstriyel devrim olarak bilinen şey Avrupa nın (ve Amerika nın), başka türlü baş edilmeyecek nüfus patlamasına çözüm bulma yoluydu. Bazı muhafazakârlar piyasa düzeninin onun iddia edilen materyalizmine, ruhsuzluğuna ve anarşisine dayalı bir eleştirisini yaptı. Liberaller muhafazakârlığı militarizm ve emperyalizmle birleştirdiği ölçüde bir başka çatışma kaynağı doğdu. Whigci liberalizmin liberal hedefler için bir kanadı (nefsi müdafaanın ötesine geçen savaşlara karşı olmamasına ve millî birleşme savaşlarının kurala önemli bir istisna teşkil etmesine rağmen liberalizm genel olarak barış davasıyla birleşikti. Savaş karşıtı ve emperyalizm karşıtı liberalizmin ideal tipi Manchester Okulu ve onun liderleri Richard Cobden ile John Bright tarafından geliştirildi. Özellikle Cobden devletin savaşa yol açan motivasyonlarının ve dolaplarının sofistike bir teorisini geliştirdi. Manchester Okulu mensupları tarafından teklif edilen çare uluslar arası serbest ticaretti. Bu fikirleri geliştiren Frederic Bastiat Kıta da ve sonra ABD de belli bir destek bulan bilhassa saf tür bir liberalizm önerdi. Liberalizmin takipçileri her zaman tutarlı değildi. Bu diğerlerini teşvik etmek için devlete döndüklerinde ortaya çıkan durumdu. Meselâ, Fransa da liberaller, Directory döneminde sekülerizmi teşvik etmek için devletin fonladığı okulları ve kurumları kullandı ve Üçüncü Cumhuriyet boyunca, Bismarck ın Almanyası nda (liberaller) Katolik Kilisesi ne karşı Kulturkampf ı hücuma geçirirken, antiklerikal yaşamayı destekledi. Mamafih, liberal ilkeleri çiğneme olarak görülebilir ve gerçekte liberalizm anlayışlarında en tutarlı ve doktriner olduğu kabul edilenler onlardan sakınmıştır.

72 Ralph Raico Liberalizmle anti-devletçi muhafazakârlık arasında olası bir uzlaşma temeli Fransız devrimi ve Napolyon tecrübesinden sonra belirdi. Onun en iyi temsilcisi, olgun liberalizmin temsili figürü olarak görülebilecek olan Benjamin Constant tı. Demokratik kitlelerin manipülasyonuna dayanan sınırsız devlet gücünün yarattığı yeni tehlikelerle karşılaşan Constant, nerede bulunabilirse, sosyal tamponlar ve ideolojik müttefikler aradı. Dinî inanç, mahallîlik (localism), ve insanların gönüllülüğe dayanan gelenekleri devlete karşı gücün kaynakları olarak görüldü. Sonraki nesilde Alexis de Tocqeville Constant ın bu yaklaşımını geliştirdi, yükselen kadir-î mutlak, bürokratik devletin büyük analizcisi ve muhalifi oldu. İngilizce konuşulan ülkelerde anti-devletçi muhafazakârların düşmanlığı (hasımlığı) liberalizmin tarihinde Bentham ın ve Felsefî Radikallerin rolüne bir aşırı vurgulama tarafından şiddetlendirildi. J. S. Mill in On Liberty (Hürriyet Üstüne) [1859] adlı eseri, bireyi ve bireyin özgürlüğünü devletle olduğu kadar toplum la da ilişkilendirerek (counterposing) liberal düşüncenin merkezî çizgisinden fiilen saptı. Meselâ, ondan önceki Wilhelm von Humboldt ve Constant ın liberalizmi, gönüllü ara yapıları bireysel davranışın doğal sonucu olarak görür ve devletin büyümesinin önüne çekilen bariyerler olarak hoşnutlukla karşılarken, meselâ, On Liberty adlı eserinde (bir) Cizvit ın kendi düzeninin kölesi olduğu yolundaki ifadesinde olduğu gibi Mill bireyi kendiliğinden türemiş sosyal geleneğe ve serbestçe kabul edilmiş otoriteye her bağdan kurtarmayı hedefledi. Klâsik liberalizmin en kuvvetli şekilde muhalefet ettiği sosyalist devletti. Meselâ, Avusturyalı-Amerikalı Ludwig von Mises rasyonel merkezî planlamanın imkânsızlığını ispatladı. Elli yıldan fazla verimli şekilde çalışan Mises, liberal teoriyi, onun sönmesinden onlarca yıl sonra yeniden ifade etti ve liberal ideolojinin 20. Yüzyıl daki en bilinen sözcüsü oldu. Mises ın ciddi şekilde etkilediği çok sayıdaki öğrencilerinden biri, Murray N. Rothbard dı. Rothbard bir bireyci anarşizm veya anarko kapitalizm üretmek için Avusturya İktisat Okulu ekonomik teorisini doğal haklar teorisiyle birleştirdi. Sivil toplumun alanını devletin sönümlendiği yere kadar uzatarak, Rothbard ın görüşü otantik liberalizmin limiting case i olarak belirir. Klâsik liberalizm genellikle 1900 lar civarında klâsik liberalizmin içinden çıktığı varsayılan bir yeni sosyal liberalizm ile zıtlaştırılır. Fakat sosyal liberalizm toplumun kendi kendini regüle edici kapasitesini inkâr etme anlamında adaşında temelden sapar. Sosyal liberalizmde devlet sosyal dengesizliği gittikçe sayısı artan dallarda-yollarda gidermeye davet edilir. Onun, yalnızca araçları tâdil ederek, bireysel özgürlük amacını korumaya niyetlendiği açıklaması klâsik liberallere pek doğru görünmez bunun çoğu sosyalizm türü için de iddia edilebilir. Gerçekte, sosyal liberalizm, revizyonist sosyalizmden, teorik ve pratik olarak güçlükle ayrıştırılabilir. Dahası, bu düşünce okulunun, klâsik liberalizmden meselâ, emek piyasasında sözleşme özgürlüğünün sözde sahtekârlığı keşfedildiği zaman 19

Klasik Liberalizm Nedir? 73 Yüzyıl başlarında çıkmadığı ileri sürülebilir. Sosyal liberalizm Sismondi nin zamanından beri tam olarak gelişmiş olarak vardı ve onun unsurları (refahçılık) Concorcet ve Thomas Paine gibi büyük klâsik liberal yazarlarda bile bulunabilir. Klâsik-sosyalist projenin sona ermesinden sonra, klâsik liberaller ve anti-devletçi muhafazakârlar artık sivil toplumun büyük muhasımı olarak duranın çağdaş sosyal liberalizm olduğunda hemfikir olabilir. Klâsik liberallerin politik meşguliyeti, mecburen, dünyayı Macaulay ın herkesi-her şeyi yutan devlet dediği şeye doğru sürükleyen akıma karşı mücadele etmektir bu devlet Constant, Tocqueville ve Herbert Spencer kadar Burke ü de korkutan kâbustu. Eski tartışmalar gitgide anlamsızlaştıkça, liberaller ve anti-devletçi muhafazakârlar atalarının anladığından daha çok ortak noktaları olduğunu keşfedebilir.