POST TRANSLASYONEL MODİFİKASYONLAR

Benzer belgeler
III-Hayatın Oluşturan Kimyasal Birimler

ER Golgi Lizozom Yönünde Vezikül Trafiği

TRANSLASYON ve PROTEİNLER

Canlıların yapısına en fazla oranda katılan organik molekül çeşididir. Deri, saç, tırnak, boynuz gibi oluşumların temel maddesi proteinlerdir.

PROKARYOTLARDA GEN EKSPRESYONU. ve REGÜLASYONU. (Genlerin Gen Ürünlerine Dönüşümünü Kontrol Eden Süreçler)

Proteinlerin Hücre İçi Hareketleri ve Fonksiyonları

RİBOZOM YAPI, FONKSİYON BİYOSENTEZİ

İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın

Hücre. 1 µm = 0,001 mm (1000 µm = 1 mm)!

1. PROTEİNLERİN GENEL YAPI VE ÖZELLİKLERİ

HAYVANSAL HÜCRELER VE İŞLEVLERİ. YRD. DOÇ. DR. ASLI SADE MEMİŞOĞLU RESİM İŞ ZEMİN KAT ODA: 111

AMİNO ASİTLER. Yrd. Doç. Dr. Osman İBİŞ

7. PROKARYOTLARDA GEN İFADESİNİN DÜZENLENMESİ

Kloroform, eter ve benzen gibi organik çözücülerde çözünen bunun yanı sıra suda çözünmeyen veya çok az çözünen organik molekül grubudur.

ADIM ADIM YGS-LYS 33. ADIM HÜCRE 10- SİTOPLAZMA 2

7. PROKARYOTLARDA GEN İFADESİNİN DÜZENLENMESİ

TRANSLASYON VE DÜZENLENMESİ

Tanımlamalar PROTEİN SENTEZİ; TRANSLASYON. Protein sentezi ;translasyon. mrna ; Genetik şifre 1/30/2012. Prof Dr.Dildar Konukoğlu

Kolesterol Metabolizması. Prof. Dr. Fidancı

Doç. Dr. Kadir DEMİRCAN Tıbbi Biyoloji A.D. twitter.com/kdemircan1 İnsan Fibroblastları Alp Can, 2002

BİYOLOJİK MEMBRANLAR. Prof.Dr. Kadir TURAN V 1

Kloroplast ve Mitokondrilere protein hedeflemesi

Proteinlerin Primer & Sekonder Yapıları. Dr. Suat Erdoğan

PROTEİNLERİN GÖREVLERİ

Yrd.Doç.Dr. Yosun MATER

Protein, karbonhidrat ve lipidler

BAKTERİLERİN GENETİK KARAKTERLERİ

Dersin Amacı. Başlıca hücresel sinyal yolaklarının öğrenilmesi Sinyal yolaklarının işlevleri hakkında bilgi sahibi oluynmasıdır.

8. Hafta Amino Asitler, Peptidler ve Proteinler: Prof. Dr. Şule PEKYARDIMCI PEPTİT BAĞI

Membran Organizasyonu

İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji ABD Prof. Dr. Filiz Aydın

HÜCRE. Yrd.Doç.Dr. Mehtap ÖZÇELİK Fırat Üniversitesi

Yağ Asitlerinin β Oksidayonu. Prof. Dr. Fidancı

MOTOR PROTEİNLER. Doç. Dr. Çiğdem KEKİK ÇINAR

MOLEKÜLER BİYOLOJİ DOÇ. DR. MEHMET KARACA (5. BÖLÜM)

Biochemistry Chapter 4: Biomolecules. Hikmet Geçkil, Professor Department of Molecular Biology and Genetics Inonu University

Kolesterol Metabolizması. Yrd. Doç. Dr. Bekir Engin Eser Zirve Üniversitesi EBN Tıp Fakültesi Tıbbi Biyokimya A.B.D.

Biyoteknoloji ve Genetik II. Hafta 8 TRANSLASYON

KONU 5 TRANSLASYON VE PROTEİNLER

TRANSLASYON VE TRANKRİPSİYON

MİKROBİYOLOJİ 3 MAKROMOLEKÜLLER

ayxmaz/biyoloji Adı: 1.Aşağıda verilen atomların bağ yapma sayılarını (H) ekleyerek gösterin. C N O H

LİZOZOMLAR Doç. Dr. Mehmet Güven

Endoplazmik Retikulum

AMİNO ASİTLER. COO - H 3 N + C a H R

13 HÜCRESEL SOLUNUM LAKTİK ASİT FERMANTASYONU

PEPTİDLER ve PROTEİNLERİN ÖZELLİKLERİ

Hücre Solunumu: Kimyasal Enerji Eldesi

ADIM ADIM YGS-LYS 37. ADIM HÜCRE 14- ÇEKİRDEK

00220 Gıda Biyokimyası

TEST 1. Hücre Solunumu. 4. Aşağıda verilen moleküllerden hangisi oksijenli solunumda substrat olarak kullanılamaz? A) Glikoz B) Mineral C) Yağ asidi

Biyokimya. Biyokimyanın tanımı ve önemi Organizmanın elementer yapısı Canlılık Su Kovalent olmayan bağlar (intermoleküler etkileşimler)

Şaperonlar. Canlı organizmaları oluşturan tüm biyokimyasal. Mimar Proteinler:

HÜCRE FİZYOLOJİSİ PROF.DR.MİTAT KOZ

HORMONLAR VE ETKİ MEKANİZMALARI

I. Koenzim A nedir? II. Tarihsel Bakış III. Koenzim A nın yapısı IV. Asetil-CoA nedir? V. Koenzim A nın katıldığı reaksiyonlar VI.

Yağ Asitlerinin Metabolizması- I Yağ Asitlerinin Yıkılması (Oksidasyonu)

Replikasyon, Transkripsiyon ve Translasyon. Yrd. Doç. Dr. Osman İBİŞ

DOYMAMIŞ YAĞ ASİTLERİNİN OLUŞMASI TRİGLİSERİTLERİN SENTEZİ

BALIKLARDA SİNDİRİM VE SİNDİRİM ENZİMLERİ. İlyas KUTLU Kimyager Su Ürünleri Sağlığı Bölümü. vücudun biyokimyasal süreçlerinin etkin bir şekilde

BİY 471 Lipid Metabolizması-I. Yrd. Doç. Dr. Ebru SAATÇİ Güz Yarı Dönemi

Transkripsiyon ve Transkripsiyonun Düzenlenmesi

Hücre reseptörleri. Doç. Dr. Çiğdem KEKİK ÇINAR

Hücre Zarı ve Duvarının Yapısına Giren Diğer Polisakkaritler ve Glikosilasyon Tipleri

Protein katlanması. feature=player_detailpage&v=gfcp2xpd29i

o Serin o Triyonin o Sistein o Metiyonin o Arjinin o Histidin

MİKROBİYOLOJİ SORU KAMPI 2015

ADIM ADIM YGS-LYS 32. ADIM HÜCRE 9- SİTOPLAZMA

PROTEİN SENTEZİ ENZİMLER ve VİTAMİNLER

YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #18

Amino Asitler. Amino asitler, yapılarında hem amino grubu ( NH 2 ) hem de karboksil grubu ( COOH) içeren bileşiklerdir.

Aminoasitler ve proteinler. Assist. Prof.Dr. Sema CAMCI ÇETİN

15- RADYASYONUN NÜKLEİK ASİTLER VE PROTEİNLERE ETKİLERİ

HÜCRE ZAR SİSTEMLERİ. Yüzey (plazma) zarı: Tüm hücrelerde var. İç zar: Ökaryotik hücrelerde var.

BİY 315 BİYOKİMYA GİRİŞ. Yrd. Doç. Dr. Ebru SAATÇİ Güz Yarı Dönemi

PROTEİNLERİN GENEL ÖZELLİKLERİ VE İŞLEVLERİ. Doç. Dr. Nurzen SEZGİN

LİPİTLERİN ORGANİZMADAKİ GÖREVLERİ SAFRA ASİTLERİ

GENETİK. Öğt. Gör. Meltem KÖKDENER

KARBON ve CANLILARDAKİ MOLEKÜL ÇEŞİTLİLİĞİ

Yağ Asitlerinin Biyosentezi. Prof. Dr. Fidancı

Aminoasitler proteinleri oluşturan temel yapı taşlarıdır. Amino asitler, yapılarında hem amino grubu (-NH2) hem de karboksil grubu (-COOH) içeren

HÜCRE FİZYOLOJİSİ Hücrenin fiziksel yapısı. Hücre membranı proteinleri. Hücre membranı

Prokaryotik promotor

Heterolog tip I kolajen biostimulation deri hücresi

Ders 8 trna-rrna yapısı, İşlenmesi ve İşlevleri

MOLEKÜLER BİYOLOJİ DOÇ. DR. MEHMET KARACA

AMİNO ASİTLER, PEPTİTLER VE PROTEİNLER II: Peptitler ve Proteinler

ER Golgi Lizozom Aksında Vezikül Trafiği

b. Amaç: Gen anatomisi ile ilgili genel bilgi öğretilmesi amaçlanmıştır.

Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir.

ORGANİK BİLEŞİKLER Karbon Dünyası

Hücre membranının biyolojik özellikleri. Doç. Dr. Çiğdem KEKİK ÇINAR

GLİKOJEN METABOLİZMASI

PROTEİNLER. -Proteinlerin Yapısında Bulunan Elementler. -Aminoasitler. --Kimyasal Yapılarına Göre Amino Asitlerin Sınıflandırılması

Hücre Niye Küçük? O2 ve diğerleri difüzyon ile hücreye girer ve CO2 dışarı difüzyon ile atılır. Hacim küçüldükçe difüzyon daha hızlı ve verimli işler

Stres Yanıtı ve Gen Anlatımı. Bitkiler hareketsiz olduklarından strese yanıt vermeleri gerekir.

BİY 315 BİYOLOJİK ZARLAR VE TAŞINMA. Yrd. Doç. Dr. Ebru SAATÇİ Güz Yarı Dönemi

HÜCRE ZARINDA TAŞINIM

2. Kanun- Enerji dönüşümü sırasında bir miktar kullanılabilir kullanılamayan enerji ısı olarak kaybolur.

Hücre zarında madde taşınım yolları Sitoplazma ve organeller

Transkript:

POST TRANSLASYONEL MODİFİKASYONLAR

Proteinlerin yapısal ve işlevsel özelliklerini kazanması için translasyon aşamasında ya da translasyon bittikten sonra bazı modifikasyonlara uğraması gerekmektedir. Polipeptidin sentezi fonksiyonel proteinin üretimine eşdeğer değildir. Kullanılır hale gelmesi için polipeptidin son üç boyutlu konformasyonuna katlanması ve birçok durumda da, fonksiyonel kompleksi oluşturmak üzere polipeptid zincirlerinin bir araya gelmeleri gerekir. Ek olarak birçok protein hücre içinde doğru yerleşim ve fonksiyonları için kritik olan kesim, karbohidratlarm ve lipidlerin kovalent bağlanması da dahil olmak üzere daha ileri değişimlere gitmektedir.

G. Walsh; Proteins, Wiley 2005

Şaperonlar ve Protein Katlanması Christian Anfinsen'in in vitro ortamda denatüre RNaz ın kendiliğinden aktif konformasyonunu aldığını gösterdiği deneyler sonucunda bilim dünyasında tüm proteinlerin kendi kendiliğine katlandığı fikrinin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bu görüşe göre; Protein katlanması ek hücresel faktörlerin gerekmediği, kendi kendine toparlanma gibi görülmekte idi. Fakat yapılan yeni çalışmalar kendiliğinden bir araya gelmenin hücre içindeki protein katlanması için yeterli bir tanım olmadığını göstermiştir. Proteinlerin hücre içindeki doğru katlanması başka proteinlerin aktiviteleri aracılığı ile gerçekleştiği anlaşılmıştır. Diğer proteinlerin katlanmasını kolaylaştıran proteinler moleküler şaperonlar olarak adlandırılırlar.

Şaperonların, polipeptidlerin doğru üç boyutlu yapıya katlanması için gerekli olan ek bilgileri taşımadığını ve proteinlerin katlanmış konformasyonlarının sadece onun amino asit dizini tarafından tanımlandığını belirtmek gerekir. Şaperonlar daha çok kendiliğinden bir araya gelme sürecinde yardımcı olarak protein katlanmasını katalizlerler. Şaperonlar, en son doğru katlanmaya giden yolda ara ürün olan katlanmamış veya kısmen katlanmış polipeptidlere bağlanarak ve kararlılıklarını sağlayarak işlev görürler.

Şaperonların yokluğunda, katlanmamış veya kısmen katlanmış polipeptid zincirleri, genellikle hatalı katlanarak veya çözünmeyen birikimler oluşturarak kararsız hal alır ve yıkılırlar. Katlanmamış polipeptidlere şaperonlar bağlanarak onları stabilize eder, böylece, hatalı katlanmayı veya kümelenmeyi engelleyerek polipeptidlerin doğru konformasyona katlanmasına olanak sağlarlar. Şaperonların, ribozom üzerinde sentezlenmekte olan yeni polipeptid zincirine bağlanarak hatalı katlanmayı ya da sentez bitmeden polipeptidin amino ucunun kıvrılmasını önlemesi güzel bir örnek oluşturur. Şaperonlar aynı zamanda katlanmamış polipeptid zincirlerinin organellere taşınması sırasında da (örneğin; proteinlerin sitozolden mitokondriye taşınmasında olduğu gibi) kararlı halde tutarlar.

Bugün moleküler şaperon olarak iş gördüğü bilinen proteinlerin çoğu başlangıçta ısı-şok proteinleri (heat-shock proteins) olarak tanımlanan, çevresel stres ve yüksek sıcaklıkta eksprese edilen bir protein grubudur.

Hsp70 ailesinin üyeleri polipeptidlerin, endoplazmik retikulum ve mitokondri gibi çeşitli hücresel kompartmanlara taşınmasında olduğu kadar, çevrim sırasında yeni sentezlenen, katlanmamış polipeptid zincirlerini stabilize ederek de görev yapar. Hsp60 ailesinin üyeleri (aynı zamanda şaperoninler olarak da adlandırılırlar) proteinlerin, kendilerine özgü konformasyonlarına katlanmalarını da kolaylaştırır. Her şaperonin, birbirinin üzerine oturarak, iki halkalı bir silindirik yapı oluşturan, her biri yaklaşık 60 kilodaltonluk (kd) 14 alt birimden oluşur.

Protein Katlanmasında Enzimler Kısmen katlanmış ara ürünlere bağlanıp stabilize ederek protein katlanmasını kolaylaştıran şaperonlara ilave olarak hücreler, protein katlanmasını katalizleyen en az iki tip enzim bulundururlar. Birçok proteinin katlanmış yapısının kararlı hale gelmesinde, sistein amino asitleri arasındaki disülfit bağı oluşumu önemlidir. Protein disülfit izomeraz, bu bağların yıkımını ve tekrar oluşumunu katalizler.

Protein katlanmasında rol oynayan ikinci enzim prolinlerin katıldığı peptid bağlarının izomerizasyonunu katalizler. Prolin, peptid bağlarının sis ve trans konformasyonunu eşit dağılımdan biraz daha trans forma geçmesini tercih ettiren sıra dışı bir amino asittir. Buna karşılık diğer amino asitler arasındaki peptid bağları hemen her zaman trans formdadır. Proteinlerin katlanmasında hız sınırlayıcı aşama olma özelliği taşıyan prolil-peptid bağlarının sis ve trans konfigürasyonları arasındaki izomer dönüşümü peptidil prolil izomeraz tarafından katalizlenir.

Proteolitik Aktiviteler Bu olaylar; genellikle protein sentezi bittikten sonra gerçekleşir. Peptid zincirinin özgün bir bölgesinin kesilip zincirden ayrılması ile sonuçlanır. Hemen hemen tüm proteinler böyle bir işleme uğramaktadır. Bakterilerde N-terminal ucun kesilmesi ve Ökaryotta hücresel organellere taşınacak ya da hücre dışına salınacak proteinlerin sinyal sekanslarının kesilmesi örnek olarak verilebilir. Bu işleme mekanizmasına uğramayan proteinler inaktif halde kalır.

Bu mekanizmada insülin öncüsü ER a girdikten sonra ana yapıda bulunan disülfit bağları oluşur ve salgı kesesi içinde bulunan proteazlar ile ara peptid yapısı kesilir. Böylece aktif insülin oluşur.

SRP: Signal Recognition Particle

Glikozillenme Bir çok protein, özellikle ökaryot hücrelerde, glikozillenme adı verilen süreçte, karbohidrat eklenerek değiştirilir. Bir çok nükleer ve sitoplazmik protein de glikozillenmekle birlikte, karbonhidrat zincirinin eklendiği proteinler (glikoprotein) genellikle salgılanır veya hücre yüzeyinde yer alırlar. Glikoproteinlerin karbohidrat kısımları endoplazmik retikulumda protein katlanmasında, proteinlerin uygun hücresel bölgelere hedeflenmesinde ve hücre-hücre etkileşim bölgelerinin tanınmasında önemli rol oynar.

Glikoproteinler karbohidrat yan gruplarının takılma bölgesine bağlı olarak N-bağlı veya O-bağlı olarak sınıflandırılırlar. N-bağlı glikoproteinlerde karbohidrat, asparajin yan grubundaki nitrojen atomuna takılır. O-bağlı glikoproteinlerde, treonin veya serin yan grubundaki oksijen atomu karbohidrat için takılma bölgesidir.

Ökaryotta proteinlerin sentezleri bitmeden endoplazmik retikulumda glikozillenmeleri de başlar. İlk aşama, yaygın olarak bulunan 14 şekerli bir oligosakkaridin (2 N- asetilglukozamin, 3 glukoz ve 9 mannoz), sentezlenmekte olan polipeptid zincirindeki bir asparajine transferidir. Daha sonra translasyon bittikten sonra bu karbonhidrat zincirinin işlenmesi golgi de gerçekleştirilir.

Lipidlerin Eklenmesi Ökaryot hücrelerde bazı proteinler polipeptid zincirine lipid takılması ile modifiye olurlar. Hidrofobik lipidler zarlarla etkileşebildikleri için bu değişiklikler, proteinleri plazma zarına yönlendirir ve yerleştirir. Plazma zarının sitozolik yüzü ile ilişkili olan ökaryot proteinlerinde; palmitoillenme, prenillenme ve N-miristillenme olmak üzere üç genel tipte lipit eklentisi yaygındır. Dördüncü bir modifikasyon glikolipidlerin ilavesidir ki, hücre yüzey proteinlerini, plazma zarının hücre dışına bakan yüzüne yerleştirmede önemli rol oynar. Bazı proteinlerde, proteine çevrim sırasında uzamakta olan polipeptit zincirinin amino ucuna bir yağ asidi takılır. N-miristillenme olarak adlandırılan bu işlemde, miristik asit (14 karbonlu bir yağ asidi) N-ucu glisin birimine takılır.

Lipidler sistein, serin ve treonin amino asitlerinin yan zincirlerine de bağlanabilir. Bu tipte modifikasyonun önemli bir örneği prenillenmedir. Burada özgül tipte lipidler (prenil grupları), polipeptit zincirinin C-ucuna yakın bölgede yerleşik sisteinlerin kükürt atomuna bağlanırlar İlk olarak, prenil grubu, polipeptid zincirinin karboksi ucundan üç amino asit önce yer alan sisteine eklenir. Bu reaksiyonda takılan prenil grubu ya farnezil (15 karbonlu) ya da geranildir (20 karbonlu). Daha sonra sisteini takibeden amino asitler uzaklaştırılır ve sistein karboksi ucunda kalır. Son olarak C-ucundaki sistein amino asidinin karboksil grubuna metil grubu eklenir.

Üçüncü bir yağ asidi modifikasyon tipi; 16 karbonlu palmitik asidin iç sisteinlerin yan grubundaki kükürt atomlarına eklenmesiyle gerçekleşen palmitillenmedir.

Son olarak, oligosakkaridlere bağlı lipidler (glikolipidler), bazı proteinlerin C-ucu karboksil grubuna eklenerek, bu proteinlerin plazma zarının dış yüzüne yerleşmeleri sağlanır. Bu proteinlere takılı olan glikolipidler, fosfotidilinositol içerdikleri için, genellikle glikozilfosfotidilinositol veya GPI çıpası olarak adlandırılırlar

Protein Fosforillenmesi Protein fosforillenmesi, fosfat grubunu ATP'den serin, treonin veya tirozinin yan zincirlerindeki hidroksil grubuna transfer eden protein kinazlar tarafından katalizlenir

Kaynaklar 1)The Cell - A Molecular Approach; Cooper, Geoffrey M. 2000 2)Molecular Cell Biology; Lodish, H. 2000 3)Molecular Biology of the Cell; Alberts, B. 2002 4)Proteins; Walsh, G. 2005 5)Biochemistry; Voet, D., Voet J., 2004 6)N-linked protein glycosylation: from eukaroytes to bacteria; Michael Wacker, Phd Thesis Zurich 2002