BİLİMSEL BİLGİNİN PAYLAŞIMI



Benzer belgeler
17. yy. Dehalar Yüzyılı

Skolastik Dönem (8-14.yy)

17.Yüzyıldan-Günümüze Bilim

ASTRONOMİ TARİHİ. 1. Bölüm Bilim Tarihine Genel Bakış. Serdar Evren 2013

AST101 ASTRONOMİ TARİHİ

Matematik Ve Felsefe

2. Pencap Üniversitesi Matematik Ana Bilim Dalı Genel Başkanlığı ( )

Bilimin Doğası ve Bilim Tarihi

FİZİK. Mekanik İNM 103: İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİNE GİRİŞ. Mekanik Nedir? Mekanik Nedir?

11/26/2010 BİLİM TARİHİ. Giriş. Giriş. Giriş. Giriş. Bilim Tarihi Dersinin Bileşenleri. Bilim nedir? Ve Bilim tarihini öğrenmek neden önemlidir?

FİZİK. Mekanik İNM 221: MUKAVEMET -I. Mekanik Nedir? Mekanik: Kuvvetlerin etkisi altında cisimlerin davranışını inceleyen bilim dalıdır.

philia (sevgi) + sophia (bilgelik) Philosophia, bilgelik sevgisi Felsefe, bilgiyi ve hakikati arama işi

ORTAÇAĞ FELSEFESİ MS

AST101 ASTRONOMİ TARİHİ

FİZİK. Mekanik İNM 101: İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİNE GİRİŞ. Mekanik Nedir? Mekanik Nedir?

RÖNESANS ( yy.)

Gök Mekaniği: Giriş ve Temel Kavramlar

GALİLE NİN YAŞAMINI DEĞİŞTİREN TELESKOP

BİLGİ EDİNME İHTİYACI İnsan; öğrenme içgüdüsünü gidermek, yaşamını sürdürebilmek, sayısız ihtiyaçlarını karşılayabilmek ve geleceğini güvence altına a

Bilimsel Bilginin Oluşumu

Eğitim Fakülteleri ve İlköğretim Öğretmenleri için Matematik Öğretimi

Araştırma Oyunu BİLİMSEL YÖNTEM. Ortaöğretim öğrencilerini bilimsel araştırma yöntemlerini öğrenmeleri için teşvik etmek

DAY 2009 un ANLAMI VE ÖNEMİ

Projenin Adı:Pascal-Fermat Olasılık Mektupları

KONTES ADA LOVELACE: İLK KADIN BİLGİSAYARCI

MATEMATİĞİN DOĞASI, YAPISI VE İŞLEVİ

HESAP. (kesiklik var; süreklilik örnekleniyor) Hesap sürecinin zaman ekseninde geçtiği durumlar

BİLİM İLE BİLİMSEL YÖNTEM İLİŞKİSİ

Dersin Adı Kodu Yarıyılı T + U Kredisi AKTS Bilim Tarihi ve Felsefesi GKS Ön Koşul Dersler

Başlangıç Meridyeni ve Greenwıch - İstanbul

MATEMATİĞİ SEVİYORUM OKUL ÖNCESİNDE MATEMATİK

Dersin Adı D. Kodu Yarıyılı T + U Kredisi AKTS Bilim Tarihi ve Felsefesi GKS003 IV Ön Koşul Dersler

Nasıl Bir Deniz Feneriyiz?

Görsel İletişim Tasarımı Öğr.Gör. Elif Dastarlı

Gen haritasının ne kadarı tamamlandı DNA'nın şimdiye kadar yüzde 99'u deşifre edildi.

DÜNYADA DİN EĞİTİMİ UYGULAMALARI

Fen - Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü

MERKEZİ TARİHLİ SEVİYE BELİRLEME ÇALIŞMASI (SBS) KONU DAĞILIMLARI

Politika; (Latince kökenli) Şehir yaşamı ve bu yaşamı düzenleme anlamındadır.

ASTRONOMİ TARİHİ. 4. Bölüm Kopernik Devrimi. Serdar Evren 2013

5. SINIF KONU TARAMA TESTLERİ LİSTESİ / TÜRKÇE

E-kitap: Yerel ve Küresel Boyutlar. Serdar Katipoğlu

Teleskop: gökyüzüne açılan kapı

YUNUS EMRE ENSTİTÜSÜ DÜNYANIN HER YERİNDEYİZ!

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Aritmetik işlemler

İSTİHDAM EDİLEBİLİRLİK BECERİLERİ

V. Descartes ve Kartezyen Felsefe

KENDİMİZİ DÜZENLEME BİÇİMİMİZ

İnsanlar, tarihin her döneminde olduğu gibi bundan sonra da varlıklarını sürdürmek, haberleşmek, paylaşmak, etkilemek, yönlendirmek, mutlu olmak gibi

MODERN YÖNETİM TEKNİKLERİ Prof. Dr. Fatih YÜKSEL

AST101 ASTRONOMİ TARİHİ

5. SINIF ÜNİTE DEĞERLENDİRME SINAVLARI LİSTESİ / TÜRKÇE

1. Soba kelimesinin sonuna aşağıdaki eklerden hangisi getirilse kelime sobayı satan kişi anlamı kazanır?

Danışman Öğretmen:Şerife Çekiç

Temel Kavramlar Bilgi :

DİN KÜLTÜRÜ ve AHLAK BİLGİSİ SINAV TARİHİ:

FEN VE TEKNOLOJİ FİZİK KİMYA - BİYOLOJİ BİLİM DANIŞMANLIĞI ÇALIŞTAYI

Matematik Tarihi II (MATH 419) Ders Detayları

PYP VELİ MEKTUBU 1. SINIFLAR PRIMARY YEARS PROGRAMME EĞİTMEN KOLEJİ SORGULAMA HATLARI ÖĞRENEN PROFİLLERİ

Minti Monti. Uzayı Keşfetmek İster misin? Uzayı Nasıl Keşfettik? Haydi Uzay Aracı Tasarla Evrenin En Sıradışı Gökcismi: KARADELİK Ay'a Yolculuk

Prof. Dr. Yeşim GÖKÇE - KUTSAL

BULANIK MANTIK (FUZZY LOGIC)

Milli Devlete Yönelik Tehdit Değerlendirmesi

Üniversitelerin Yeniden Yapılanmalarının Kısa Tarihçesi*

Sistem nedir? Başlıca Fiziksel Sistemler: Bir matematiksel teori;

Prof. Dr. Güney Özcebe TED Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı

İNSAN HAKLARı. Kısa Tarihi ve Felsefi Temelleri. Doç. Dr. Doğan Göçmen Adıyaman Üniversitesi-Felsefe Bölümü Adıyaman Üniversitesi 10 Aralık 2010

Amasya da Kadın İstihdamının Artırılmasına Destek Projesi. Ülker Şener 1 Temmuz 2011, Amasya

Yrd.Doç.Dr. CENGİZ İSKENDER ÖZKAN

Kış Vaktinde Yaz Saati ve Astronomik Zaman Ölçümleri

GÖKYÜZÜNDE HAREKET. Ünal Ertan Sabancı Üniversitesi. 19 Şubat 2011

AST101 ASTRONOMİ TARİHİ

Ü S İ. Prof. Dr. Hülya İLBİ Ege Üniversitesi

ESKİÇAĞ DA BİLİM HİNT MEDENİYETİ

Yaşam Temelli Öğrenme. Yazar Figen Çam ve Esra Özay Köse

"Gerçek tasarımcı elinde firca ile doğar" iç mimar Anna Malyakina'yı tam anlamıyla tanımlayan bir ifade. Anna çizim yapmaya konuşmayı öğrenmeden

FELSEFE BÖLÜMÜ LİSANS PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ I.YARIYIL DERSLERİ

ASTRONOMİ TARİHİ. 3. Bölüm Mezopotamya, Eski Mısır ve Eski Yunan da Astronomi. Serdar Evren 2013

Dünya üzümden sadece şarap yaparken, biz ise üzümden sadece şarap değil, başka neler yapacağımızı göstermeye devam edeceğiz.

1.Aşama (Cüzdanını doldurmaya başla) Para kazanmanın birçok yolu var. Bu yolların hepsi birer altın kaynağıdır ve işçiler bu kaynaktan

AMAÇ İSG alanında devlet, işçi, işveren taraflarının yeri ve önemini, faaliyet gösteren ulusal ve uluslararası kuruluşlar ile bu alanda hazırlanmış

Görsel İletişim Tasarımı Öğr.Gör. Elif Dastarlı

Dünyayı Değiştiren İnsanlar

Erasmus programı ile gidilebilecek en iyi 10 şehir

LİSELER İÇİN PROJE VE PERFORMANS ÖDEVLERİ

1: İNSAN VE TOPLUM...

özlü bir medya kazası işledi. Yıldırı m

İlk Sosyal Politika Uygulamaları - İngiltere

TEDU EPE. B. Yazma 25% C. Dil Kullanımı 25%

T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı.

Hamlin Hall da Yaşayan Bir Alman Sürgün: Traugott Fuchs

Ders Kodu: FIZ 234 Ders Adı: Klasik Mekanik Dersin Dönemi: Bahar Dönemi Dersi Veren Öğretim Üyesi: Yrd. Doç. Dr.

TARİHSEL VE TOPLUMSAL GELENEK

Eğitim Dizisi. Hazırlayanlar: Dr. Seçil Yücelyiğit - Bil. Uzm. Sibel Güler

Bölüm 1: Fizik ve Ölçme

Laboratuvara Giriş. Adnan Menderes Üniversitesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü TBT 109 Muavviz Ayvaz (Yrd. Doç. Dr.) 3. Hafta (03.10.

SOSYOLOJİSİ (İLH2008)

İktisat Tarihi II. XI. Hafta

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS

Transkript:

BİLİMSEL BİLGİNİN PAYLAŞIMI Prof. Dr. Atıl BULU (www2.itu.edu.tr/~bulu) Bilim kendine kalsa, yalnızca ilerler. GALILEI, Diyalog (1632) Binlerce erkek ve kadına bir meslek sağlayan kurum olarak bilim çok yeni bir gelişmenin ürünüdür. Bugün bilimle doğrudan ilişkisi olmayan birçok kimsenin gözünde bilim belirli bir çeşit insanın, bilim adamlarının, sürdürdüğü bir etkinliktir. Kelimenin kendisi de eski değildir. Bilim adamı deyimini ilk kez WHEWELL 1840 da Tümevarımcı Bilimlerin Felsefesi kitabında kullanmıştır: Genel olarak bilim üreten kişiyi tanımlayacak bir isme çok ihtiyacımız var. Ben bu kişilere Bilim Adamı denilmesinden yanayım.. 17. yüzyıldan önce bilim ile felsefeyi birbirinden ayırmak ve birçok kişiyi, öncelikle bilim adamı olarak betimleyebilmek oldukça zordu. Bu nedenle evreni anlamak ve oluşumu için mitlerden kurtularak bilimsel nitelikte ilk görüşü, evrenin sudan meydana geldiği hipotezini ortaya atan THALES ( M.Ö. 6. Yüzyıl ) ilk filozoftur. ARCHIMEDES ise ( M.Ö. 287-212 ) matematiği deneysel verilere uyguladığından ilk bilim adamı olarak kabul edilir. Bilindiği üzere hidrostatik kuralları ile kaldıraç ilkeleri ARCHIMEDES e aittir. ARCHIMEDES bilimde atılım gücünü, Bana bir dayanak gösterin, tüm dünyayı yerinden oynatayım çağrısında dile getirmiştir. Bilimin kolay bir tanımı bilim adamlarının yaptıklarıdır. Bilimin beraber ve örgütlü bir yapı olarak kurumlaşması yeni bir olgudur. Bilim, uygulamasının ilk elde ve anında hiçbir ekonomik değer taşımaması bakımından, bütün mesleklerden ayrı bir özellik gösterir. Bir hukukçu bir davayı savunur veya karar verebilir, hekim hastaları iyileştirir, bir mühendis bir köprü veya otomobil planı çizebilir; bunların hepsi insanların hemen karşılığını ödemeye hazır oldukları şeylerdir. Oysa bilimin ayrı ayrı ürettiği şeyler satılabilir şeyler değildir. Bu nedenle bilim adamı için başta gelen sorun öteden beri hep nasıl yaşayacağı sorunu olmuştur. Bilim adamları hep üç ayrı grup insanla sıkı ilişki içinde çalışmak zorunda kalmışlardır: İşverenleri, meslektaşları ve toplumları. İster zengin bir kişi, bir üniversite, bir şirket ya da ister bir devlet dairesi olsun, işverenin işlevi, bilim adamının yaşaması ve çalışabilmesi için gereken ortam ve parayı sağlamaktır. İşveren bunun karşılığında yapılan şey üzerinde söz sahibi olmak isteyecektir. Bilim adamı, projesini işverene satmak zorundadır, fakat meslektaşlarının bir bölümünün bağlı oldukları çeşitli kurumlar ve dernekler aracılığı ile yayınlanan bu projenin desteği sağlanmadan bu projeyi satamaz.

2 ÜNİVERSİTELER Üniversitelerin kurulmasının amacı din adamlarını eğitmek olmuştur. Aklın inançla, bilim ve sanatında dinle bağdaştırılması amacını güden ilk üniversiteyi, 1160 yılında kurulan Paris Üniversitesi olarak kabul edebiliriz. Sırasıyla Avrupa da kurulan üniversiteler tarih sırasıyla Paris 1160, Oxford 1167, Cambridge 1209, Padua 1222, Napoli 1224, Salamanca 1227, Prag 1337 ve Viyana 1367. Bu üniversitelerde kitaplar çok az bulunduğundan, öğretim, konferanslar ve tartışmalardan ibaretti. Eğitimin temelini yedi yüksek bilim oluşturuyordu. Eğitim Latinceydi. İlk üç konu, öğrenciyi anlamlı konuşmayı ve yazmayı öğretmeyi hedef alan gramer, hitabet ve mantıktı. Bunlardan sonra aritmetik, geometri, astronomi ve müzik dörtlüsü geliyordu. Bu üniversitelerde etken olan ARISTOTELES öğretisi, EUCLID geometrisi ve BATLAMYUS coğrafyasıydı. BİLİM AKADEMİLERİ Üniversitelerdeki eğitim,17. Yüzyıla kadar ortaçağdan kalma eğitim programı üzerinde kurulmuştu. Rönesans ve onu izleyen dönemde bilimsel çalışmalar, ARİSTOTELES geleneğinin egemen olduğu üniversitelerden çok, üniversite dışı kuruluşlarda yoğunlaşmıştır. Bilimin gerçek anlamda yeni bir gelişim sürecine girmesi, yerleşik pek çok önyargıyla birlikte neredeyse kutsal bir dokunulmazlığa bürünen ARİSTOTELES yetkesinin sarsılmasını beklemiştir. Bilimsel dernek denilebilecek ilk örgüt 1603-1630 arasında faaliyet gösteren, Roma da gelişen Accademia dei Lincei ( Lincei Akademisi ) dır. GALİLEO bu derneğin bir üyesiydi. Akademi benzer düşüncedeki kişilerin doğa felsefesi konularını tartışabildikleri bir topluluktu ve 1630 yılında sona erdi. Daha sonra 1651 yılında Floransa da Medici dükünün korumasında Accamedia del Cimento ( Deney Akademisi ) kurulur. Adından da anlaşılacağı üzere zamanının doğa felsefesi problemlerinin deneysel incelemesi ile ilgiliydi. 17. Yüzyılın ilk yarısında, diğer Avrupa ülkelerinde de Lincei Akademisine benzer resmi olmayan gruplar ortaya çıktı. 15. Yüzyılda kurulmuş olan Minim tarikatına bağlı olan MARIN MERSENNE ( 1588-1648 ) bütün yaşamını Paris te Minims manastırında geçirdi. MERSENNE sadece Fransızların değil, bütün Avrupa biliminin haberleşme noktası oldu. GALILEO nun çalışmaları kuzey Avrupa ya onun aracılığı ile iletildi. GALILEO engizisyon tarafından ev hapsinde tutulurken DISCOURSES inin Hollanda da ilk olarak basılmasını sağlayan oydu. Birkaç yıl sonra MERSENNE, TORRICELLI nin boşlukla ilgili deneylerinin haberlerini yaydı. PASCAL ın deneylerini destekledi ve matematik çalışmalarının basımını teşvik etti.

3 DESCARTES için ise MERSENNE, bilgi dünyasıyla haberleşmenin en önemli aracıydı. DESCARTES Felsefe Üzerine Düşünceler adlı metafiziksel incelemesini yazdığında, MERSENNE eserin kopyalarını zamanın önde gelen filozoflarına dağıttı, ilk basımda yedi adet eleştiri ve DESCARTES İN bunlara yanıtı da yer almıştır. MERSENNE İN tek başına bir bilimsel dernek olduğunu söylemek abartma olmayacaktır. Başka bir akademi ise Parisli ve varlıklı biri olan HENRI-LOUIS HABERT de MONTMOR tarafından kurulan MONTMOR AKADEMİSİ DİR. Bu akademi 1650 li yıllarda Fransız biliminin merkezi haline geldi. MONTMOR Akademi sinin bir toplantısı, ilerde bilimsel dernekleri oluşturacak olan ilk resmi olmayan grupların işleyiş tarzını göstermesi bakımından öğreticidir. 1658 de genç bir bilim adamı olan CHRISTIAN HUYGENS İN bir bildirisi akademiye sunuldu. Bu bildiride HUYGENS, Satürn ün biçimini açıklamak için gezegenin etrafını halkaların çevrelediğini öne sürüyordu. Yeni bir doğa kavramı ve insanın bu kavram içerisindeki yeri tartışılmaktaydı. İlk derneklerin belki de en çetin işlevi yeni fiziksel doğa kavramlarını ARISTOTELES felsefesine karşı savunmaktı. Fransa da daha sonra 1666 da ACADEMIA ROYAL des SCIENCES ( Kraliyet Bilim Akademisi ) XIV. LOUIS in Maliye Bakanı JEAN BAPTISTE COLBERT İN aracılığı ile resmen kuruldu. On altı üye ile sınırlı olarak bilimin önderlerini bir araya getirme çabasını sürdürdü. Akademi sadece Fransız bilim önderlerine özgü değildi. Hollanda dan CHRISTIAN HUYGENS, Danimarka dan astronom ROEMER, İtalya dan CASSINI Paris e getirildi. Üyelerin atamalarını yapan Fransız hükümeti maaşlarını da ödüyordu ve Academia nispeten iyi bir bütçeye sahip oldu. Academia nın bilim adamları, Avrupa nın en zengin donanımına sahipti ve başkalarının yürütmesi olanaksız projeleri gerçekleştirecek durumdaydılar. Academia yer küresi üzerinde bir derecelik yayın uzunluğunun ölçümünü destekledi. Böylece de dünyanın büyüklüğünü önceki ölçmelerden çok iyi bir duyarlılıkla belirledi. Güney Amerika ya yapılan bir keşif gezisi, Mars ın Dünyaya olan uzaklığının ve dolaylı olarak da Güneş sisteminin boyutlarının belirlenmesini sağladı. Academie, hükümetin bir patent bürosu gibi işledi ve önde gelen bilim adamlarının zamanlarını boş şeyler için harcadı. İngiltere de THE ROYAL SOCIETY ( Kraliyet Bilim Akademisi ) diye bilinen ünlü kuruluş 1645 de bazı kişilerin tartışma amacıyla periyodik olarak bir araya gelmelerinden doğar. Görünmeyen Kolej ( The Invisible College ) adı altında toplananlar arasında bilim adamları, yüksek din görevlileri, hekim, mimar ve iş adamları vardı. 1662 de bir kraliyet kararnamesiyle özerk bir kimlik kazanır. Dernekte, sürgün edilmiş bir Alman olan ve yazışma sekreterliği yapan HENRY OLDENBURG da ( 1620-1677 ) çalıştı. Onun yazışmaları aracığı ile sadece İngiliz değil, fakat çok daha geniş bir bilimsel çevre kendi içinde işbirliği olanağını buldu. OLDENBURG, bugün de yaşayan en eski bilimsel dergi olan Philosophical Transactions ı kurmakla kendi işlevini kurumsallaştırdı ve modern bilimin beslediği yeni yazın biçiminin yaratılmasına yardımcı oldu. Bilimsel dernekler bilim adamlarının iletişim gereksinmeleri sonucu kurulmuştu. 17. Yüzyıl başlarında, grupların yaşaması MERSENNE gibi bireylere bağlıydı. Yüzyılın sonuna gelindiğinde durum artık böyle değildi ve Royal Society ya

4 da Academie modeli üzerine kurulmuş olan dernekler Avrupa nın çeşitli köşelerinde yeşermeye başlamıştı. Kraliyet Bilim Akademisi nin kuruluş ve işleyişinde FRANCIS BACON un ( 1561-1626 ) etkisini görmemeye olanak yoktur. BACON, bilimi insanoğlunun doğa kuvvetleri üzerinde egemenliğini kurmasının en etkili aracı sayıyordu. Teorik bilgiden çok uygulamalı araştırmalara önem veriyor, işbirliğine dayalı toplu çalışmaları öngörüyordu. BACON ayrıca, çeşitli işkollarındaki teknik bilgi ve becerilerle teorik bilimin el ele vermesi, kaynaşması üzerinde duruyordu. BACON UN bilim adamı için söylediği şu tümceler burada belirtilmeğe değerdir. Bilim adamı ne ağını içinden çekerek ören örümcek gibi, ne de çevreden topladığı ile yetinen karınca gibi davranmalıdır. Bilim adamı topladığını işleyen, düzenleyen bal arısı gibi yapıcı bir etkinlik içinde olmalıdır. Ayrıca bilgi kudrettir demiştir. Uşağına Dünya insan içindir Hunt, insan dünya için değil diyordu. Bu düşüncelerin Akademi nin ilk üyelerinin görüş ve tutumlarını geniş ölçüde biçimlediği görülmektedir. Kuruluşun amaç ve işleyişini yönetim kurulu üyesi ROBERT HOOKE şu sözlerle dile getirmiştir. Akademinin kuruluş ve çalışma amacı : ( Teoloji, Metafizik, Ahlak, Politika, Gramer, Retorik ve Mantık gibi şeylere burnunu sokmaksızın) Doğada olup bitenler ve bu arada sanat, üretim, mekanik uygulamalar, makine ve deneysel buluşlar üzerindeki bilgilerimizi geliştirmek; halen kaybolmamış bu tür çalışmaları canlandırmak; her türlü sistem, teori, ilke, hipotez, element, doğal, matematiksel ve mekanik deneyleri incelemek, antik ve çağdaş yazarların bu konularda toplayıp kaydettikleri deneyimleri gözden geçirmek. Sonuç olarak: Doğa ve sanatın ürünü tüm olguları açıklamak ve olup bitenlerin nedenlerini rasyonel yoldan anlamak için tam ve sağlam bir bilim sistemini kurmak ve geliştirmek. Kraliyet topluluğunun parolası Nulluis in Verba idi, bir başka deyişle, Kimsenin sözüne güvenme, kendin araştır. Bilgini yeni tanımı, deneyimin özel bir şeklinin ürünüydü; yani deneyin. Kraliyet Topluluğunun bir diğer amacı da konuşma şekillerinde reform yaparak düşünmeyi kolaylaştırmaktı. Bütün üyelerinden anlaşılır, abartısız ve yalın bir konuşma şeklini benimsemelerini, her şeyi matematiksel bir açıklıkla ifade etmelerini ve zarif sözler yerine çiftçi, tüccar ve sanatkârların dilini kullanmalarını sağlamaktı. Bilimsel dilin yalın olması yeterli değildi. Kesin ve mümkünse uluslararası olmalıydı. Dilin farkı, deneyim ile deney arasındaki ipucu olacaktı. Deneyim her zaman kişiseldi ve hiç bir zaman aynı biçimde tekrarlanamazdı. Marco Polo nun yolculukları, Kolomb ve Magellan ın gezileri anlatılması gereken deneyimlerdi. Bir deneyimin deney olabilmesi için tekrarlanması gerekiyordu. Kraliyet Topluluğunun kuralı ise: Her nerede bir deney yapılmışsa onun kendi üyelerince tekrarını sağlamak. Deneyimi deneye dönüştürebilmek ile ölçüm ve hesaplamalar için evrensel bir dil olmalıydı. Matematik çağdaş bilim dünyasının Latincesi olacaktı ve Latincenin yaptığı gibi tüm engelleri aşacaktı. O güne kadar kullanılan ölçüler vücutla ilgili ölçülerdi. Parmak, ayak gibi ölçülerdi. Aynı zamanda ağırlık ve para birimlerinde pound kullanılmaktaydı, ama kullanılmakta olan en az

5 üç farklı pound vardı. Örneğin bir galon şarap, ölçü olarak bir galon İngiliz birasına eşit değildi. Avrupa nın diğer ülkelerinde de durum aynı şekilde karışıktı. Fransa da kullanılan ağırlık ve uzunluk birimlerinden oluşan bir sözlük iki yüz sayfadan az değildi. Farklı dillerde konuşmanın verdiği rahatsızlık kadar, farklı ağırlık ve uzunluk birimleri kullanmak da tedirgin ediciydi. Bilim adamlarının birbirlerinin deneylerini onaylayabilmeleri için uluslararası bir matematik diline gereksinmeleri vardı. Matematikte basit bir gösterim şekli olan ondalık sistemi Belçikalı SIMON STEVIN bulmuştur ( 1585 ). STEVIN İN çözümü bütün kesirli birimleri tam sayı 29 olarak ele almaktı. Örneğin, bir sayısal değer olan 4 yerine, en küçük birim olan 100 1/100 e indirgeyip 429 birim olarak tanımlanmıştır. STEVIN ondalık noktayı düşünmemişti. JOHN NAPIER ( 1550-1657 ) İskoçyalı bir matematikçi ve logaritmanın da yaratıcısıdır. NAPIER ondalık nokta yı kullanarak bütün ondalık kesirleri günlük kullanıma uyacak duruma getirmiştir. 29/100=0.29 Ölçüler için evrensel birimlerin oluşturulmaya çalışılması zaman içerisinde somut bir sonuç vermeye başlamıştı. Nisan 1790 da TALLEYRAND ( 1754-1838 ) Fransa Ulusal Meclisi ni toplayarak, uluslararası çapta benimsenecek ağırlık ve uzunluk birimlerinin saptanmasını istedi. Meclis aşağıdaki kuralları saptamıştı. Fransa kralı, İngiltere kralından İngiliz Parlamentosunu toplayarak Fransız Ulusal Meclisi ile beraber çalışmasını ve ortak bir birim sisteminin belirlenmesini talep etmeli. Paris Bilim Akademisi Komisyonu üyelerinden bazılarıyla Londra Kraliyet Topluluğunun üyeleri birleşmelidir. Böylelikle tüm ölçü ve ağırlıklar için standart bir sistem oluşturulabilecektir. Fransız Akademisi yalnız başına, temel birimin, Ekvatorla Kuzey Kutbu arasındaki yay uzunluğunun on milyonda birine eşit olmasına karar verdi. Bu birime metre adı verildi ve diğer uzunluk ölçüleri de bu birimden türetildi. Her kenarı bir metre olan su dolu küp hacminin ağırlığı da ağırlık birimi ton olarak kabul edildi. KAYNAKLAR Boorstin, J.I. (1996) : Keşifler ve Buluşlar, Türkiye İşBankası.ss.659. (çev. Fatoş Dilber). Westfall,R.S. (1995) :Modern Bilimin Doğuşu, TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları Dizisi 4. ss.190.(çev. İsmail Hakkı Duru ) Yıldırım, C. (1983) : Bilim Tarihi, Remzi Kitapevi, ss. 303. Yıldırım, C. ( 1995) : Bilimin Öncüleri, TÜBİTAK Popüler Bilim Kitapları Dizisi, 9.ss.218