BANKALARIN KRED VERME DAVRANIfiI ÜZER NE AS METR K B LG N N ETK S ve REEL SEKTÖR YANSIMASI (TÜRK YE ANAL Z )

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "BANKALARIN KRED VERME DAVRANIfiI ÜZER NE AS METR K B LG N N ETK S ve REEL SEKTÖR YANSIMASI (TÜRK YE ANAL Z 2002-2010)"

Transkript

1 EYLÜL 2012 BANKALARIN KRED VERME DAVRANIfiI ÜZER NE AS METR K B LG N N ETK S ve REEL SEKTÖR YANSIMASI (TÜRK YE ANAL Z ) Dr. fiehnaz Bak r Yi itbafl

2 BANKALARIN KRED VERME DAVRANIfiI ÜZER NE AS METR K B LG N N ETK S ve REEL SEKTÖR YANSIMASI (TÜRK YE ANAL Z ) Dr. fiehnaz Bak r Yi itbafl Yay n No: 288 stanbul, 2012

3 Türkiye Bankalar Birli i Nispetiye Caddesi Akmerkez B3 Blok Kat: Etiler- STANBUL Tel. : Faks : nternet sitesi: Bask -Yap m G.M. Matbaac l k ve Ticaret A.fi Y l Mah. MAS-S T 1.Cadde No: Ba c lar - STANBUL Tel : (pbx) Fax : nternet sitesi: ISBN (Bas l ) ISBN (Elektronik) Sertifika No: Y

4 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) BANKALARIN KRED VERME DAVRANII ÜZERNE ASMETRK BLGNN ETKS ve REEL SEKTÖR YANSIMASI (TÜRKYE ANALZ ) çindekiler Önsöz...v Özgecmi... vii Özet... ix Abstract... ix Ksaltmalar... xi ekiller... xii Tablolar... xii Grafikler... xiii Giri... 1 Birinci Bölüm Bankalar ve Asimetrik Bilgi 1.1. Finansal Arac Kurum Olarak Bankalar Geleneksel ktisat Yaklamnda Bankalar Pasif Finans lkesi Arrow-Debreu Modelinde Bankaclk Bankalarn Ekonomideki Rolü ve Önemi Banka Bilançolarnn Özellikleri Kredi Riski Bankalar ve Asimetrik Bilgi Bilginin Önemi ve Akerlof un Limon Problemi Bankalarda Asimetrik Bilgi Ters Seçim Ahlaki Tehlike Asimetrik Bilgi ve Kredi Riskini Azaltma Yöntemleri Para Politikas, Asimetrik Bilgi ve Bankalar Ekonomik Konjonktür, Asimetrik Bilgi ve Bankalar i

5 Türkiye Bankalar Birlii kinci Bölüm Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkileri 2.1. Kredi Taynlamas Elde Edilebilirlik Doktrini Asimetrik Bilgi Teorileri Jaffee-Russell Modeli Stiglitz-Weiss Modeli Finansal Liberalizasyon Çerçevesinde Kredi Taynlamas Kredi Riski ve Kredi Taynlamas Taynlamann Faiz Oranlarna Etkisi Taynlamann Reel Sektör Etkileri Teminat Asimetrik Bilgi ve Teminat Teminat ve Taynlama Gelimekte Olan Ülkelerde Asimetrik Bilgi ve Teminat Müteri likileri Asimetrik Bilgi ve Banka-Müteri likileri Müteri Gruplarna Göre Taynlama Bankalarn letme Tercihleri Üçüncü Bölüm Türk Bankaclk Sektörünün Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas 3.1. Hipotezler ve ktisadi Ön Analizler Faiz Oranlar Ters Seçim ve Ahlaki Tehlike Problemlerinin Derecesini Etkiler Banka Kredileri Para Politikas Uygulamalarndan Etkilenir Banka Kredileri Reel Sektör Üretimini Etkiler Ekonometrik Analiz Literatür Yöntem: VAR Modeli Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerinde Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmasnn Ampirik Olarak ncelenmesi Veriler ii

6 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) Deikenler Birim Kök Testi VAR Analizi ve Granger Nedensellik Testi Etki-Tepki Fonksiyonlar ve Varyans Ayrtrmas Ekler Kaynakça iii

7

8 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) Önsöz Bu çalma Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü ktisat Politikas Anabilim Dal na doktora tezi olarak sunulmu ve 8 ubat 2012 tarihinde savunulmutur. Çalmada ilk olarak, tez danman Prof. Dr. Recep TARI danmanlnda gerekli veri ve bilgiler deerlendirilerek tez konusu belirlenmitir. Bankalarn kredi verme davran üzerinde asimetrik bilginin etkisi ve reel sektör yansmas balkl bu çalmada asimetrik bilginin, bankalarn kredi davran ve reel sektör üzerine etkileri ele alnmtr. Türk bankaclk sektöründe ticari bankaclk özelinde yaplan aratrmada, kuramsal yaklamlardan biri olan Stiglitz Weiss Modeli esas alnmtr. Baz makroekonomik deikenler ve bankaclk sektörüne ait deikenler üzerinde VAR modeli uygulanp, asimetrik bilgi, kredi riski, bankalarn risk alglay, banka kredileri ve reel sektör üretimi arasndaki ilikiler ekonometrik olarak analiz edilmitir. Aratrma sonuçlar, bankalarn kredi verme davran ve reel sektör üretimi üzerinde asimetrik bilginin önemli etkileri olduunu göstermitir. Tez çalmam süresince yönlendirmeleriyle tezimin sonuçlanmasnda önemli katklarda bulunan ve bana klavuz olan deerli danman hocam Prof. Dr. Recep TARI ya sonsuz teekkür ederim. Çalmamn deiik aamalarnda tezimi okuyarak titiz deerlendirmeleriyle katk yapan Prof. Dr. Yusuf BAYRAKTUTAN a, tezimin önemli bölümlerinden biri olan ekonometrik analizi baarmamda yardmc olan ve bu konuda birlikte çaba gösteren Yrd. Doç. Dr. Serdar Kurt a, bilhassa ekonometrik analiz bölümü üzerindeki eletirileri ile tezimin daha salkl sonuçlanmasna ciddi katklar salayan Doç. Dr. Hilal Bozkurt a, desteklerini esirgemeyen Doç. Dr. Yaar Bülbül ve Doç. Dr. smail iriner e, bana emei geçen tüm hocalarma teekkürlerimi sunarm. Tezimin kitap olarak baslmasn salayan Türkiye Bankalar Birlii ne, yöneticilerine, çalanlarna ve bizzat emek verek katklarda bulunan Sayn Emre Alpan nan a ve Sayn Pelin Ataman a teekkür ederim. Ayrca, her zaman yanmda olup beni destekleyen sevgili eim Prof. Dr. Erdinç YTBA a ve tez yazm süresince ilgimi yeterince gösteremediim ve bu ihmalimi ho gördüünü varsaydm sevgili kzm Aye Yücel YTBA a teekkürü bir borç bilirim. ehnaz Bakr YTBA Austos 2012 / Çanakkale v

9

10 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) Özgeçmi 1996 ylnda Uluda Üniversitesi..B.F. ktisat Bölümü nden mezun oldu ylna kadar bankaclk sektöründe uzman yardmc olarak çalt ylnda Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü ktisat Politikas Yükseklisans programndan Avrupa Birlii ne Uyum Sürecinde Türk Bankaclk Sektörünün Rekabet Gücü balkl tezi ile mezun oldu. Halen Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi nde öretim görevlisi olarak görev yapmaktadr. Evlidir ve bir çocuu vardr. vii

11

12 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) Özet Finans teorisi ile ilgili geni bir literatür, asimetrik bilgiyi kredi piyasalarnn temel bir özellii olarak ele almaktadr. Kredi verenler, kredi borçlularnn özelliklerini ve faaliyetlerini gözlemleyemedikleri ölçüde onlarn kredi deerlilikleri ile ilgili belirsizlikle karlarlar. Faiz oranlar, asimetrik bilgi problemlerinin derecesini etkilemektedir. Asimetrik bilgi ters seçim ve ahlaki tehlike sorunlarna yol açmakta ve standart rekabetçi piyasa sonuçlarn geçersiz klmaktadr. Bu çalmada, bankalarn kredi verme davrannn belirlenmesinde asimetrik bilginin rolü incelenmektedir. Türk bankaclk sektörü özelinde yaplan bu analiz, para politikas uygulamalar ve reel sektör çerçevesinde ele alnd için mikroekonomi ve makroekonomi arasnda bir köprü kurmaktadr. Çalmann amac, ters seçim ve ahlaki tehlike problemlerine yol açan faktörler ile banka kredi davran ve banka kredilerine baml iletmelerin yatrmlar arasnda bir nedensellik ilikisini ortaya koymaktr. Çalma üç bölümden olumaktadr. Birinci bölümde, bankaclk ve asimetrik bilgi konusu kavramsal ve kuramsal çerçeveden ele alnmakta, ikinci bölümde asimetrik bilginin bankalarn kredi verme davran üzerindeki etkileri incelenmekte, üçüncü bölümde ise Türk bankaclk sektörü üzerinde asimetrik bilginin etkisi ve bunun reel sektör yansmas üzerine VAR modeli kullanlarak ekonometrik bir analiz yaplmaktadr. Elde edilen sonuçlar, asimetrik bilginin bankalarn kredi verme davrann etkilediini göstermektedir. Ampirik bulgular ise faiz oranlarnn ters seçim ve ahlaki tehlike problemlerinin derecesini etkiledii, bankalarn risk alglaylarndan etkilenen kredilerin ise reel sektör üretimini etkiledii hipotezini desteklemektedir. Anahtar Kelimeler: Asimetrik bilgi, banka kredileri, reel sektör, VAR modeli Abstract A large proportion of the literature on finance theory considers asymmetric information as a basic feature of credit markets. Lenders face uncertainties about the credit worthiness of the borrowers since they can not monitor their characteristics and activities. Moreover, interest rates affect the severity of asymmetric information problems as well. Asymmetric information causes adverse selection and moral hazard that override the results of a standard competitive market. This study examines the role of asymmetric information in identifying behaviors of banks in giving credits. The analysis of the study is limited to the boundaries of Turkish Banking Sector and builds a bridge between micro-economics and the macroeconomics since it is conducted in the framework of monetary policies and real sector. The aim of the study is to put forward a causality relationship between the factors that cause adverse selection and moral hazard and the ix

13 Türkiye Bankalar Birlii banks credit behavior and investments of businesses that are bound to bank credits. The study consists of three sections. The first part of the study deals with the subject of banking and asymmetric information within conceptual and theoretical framework. Second part of the study examines the effects of asymmetric information on banks credit behavior. Third part of the study includes an econometric analysis of the effects of asymmetrical information on Turkish banking system and its reflection on real sector using a VAR model. The obtained results show that asymmetric information affects the behaviors of banks in giving credits. Moreover, empirical evidence support the hypothesis that interest rates affect the severity of adverse selection and moral hazard and bank credits which are affected by risk perception of banks affect the real sector production. Keywords: Asymmetric information, bank lending, real sector, VAR model x

14 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) Ksaltmalar ADF AIC AR BDDK BGFO DF EVDS FPE MKB KRDVR MNKVR NFM PP SC SPK SUE TBB TCMB UFE TL TSF VAR Geniletilmi Dickey Fuller Testi Akaike Bilgi Kriteri Otoregressif Model Bankaclk Düzenleme ve Denetleme Kurumu Bankalararas Gecelik Faiz Oran Dickey Fuller Testi Elektronik Veri Datm Sistemi Son Tahmin Hatas Kriteri stanbul Menkul Kymetler Borsas Kredilerin Toplam Varlklara Oran Menkul Kymetlerin Toplam Varlklara Oran Net Faiz Marj Phillips-Perron Testi Schwartz Kriteri Sermaye Piyasas Kurumu Sanayi Üretim Endeksi Türkiye Bankalar Birlii Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas Üretici Fiyat Endeksi Türk Liras Tasfiye Edilecek Krediler Vektör Otoregressif Model xi

15 Türkiye Bankalar Birlii ekiller ekil 2-1 : Simetrik Bilginin Olduu Kredi Piyasasnda Bankann Kredi Plasman ekil 2-2 : Asimetrik Bilginin Olduu Kredi Piyasasnda Bankann Kredi Plasman ekil 2-3 : Kredi Arznn Belirlenmesi ekil 2-4 : Kredinin Geri Ödenmemesi ve Faiz Oran likisi ekil 2-5 : Bankann Beklenen Getirisini Maksimize Eden Faiz Oran ekil 2-6 : letme Kârlar ve Proje Getirisi likisi ekil 2-7 : Bankann Kredi Getirisi ve Proje Getirisi likisi ekil 2-8 : Faiz Oran, Projelerin Risklilii ve Banka Getirisi likisi ekil 2-9 : Kredi Taynlamas Dengesi ekil 2-10 : Bir Bankann Teklif Erisi ve Kredi Alan letmenin Alternatif Talep Erileri ekil 2-11 : Müteri Gruplar ve Taynlama ekil 3-1 : Deikenler Arasndaki Nedensellik likileri Tablolar Tablo 3-1 :Türkiye'de Faiz Oranlar ( ) Tablo 3-2 : Takipteki Krediler/Toplam Krediler Tablo 3-3 : Krediler/Aktifler Tablo 3-4 : Finansal Sektörün Aktif Büyüklüü Tablo 3-5 : Toplam Kredi Hacmi Younlama Göstergeleri Tablo 3-6 : Bankaclk Sektörünün Aktif Kompozisyonu Tablo 3-7 : Sermaye Piyasasnda Menkul Kymet Stoklar Tablo 3-8 : Özel Sektör D Finansman Tablo 3-9 : Türkiye'de stihdam ve Net Satlara Göre letme Büyüklüü Tablo 3-10 : Birim Kök Testi (ADF Testi) Tablo 3-11 : Birim Kök Testi (Phillips Peron Testi) Tablo 3-12 : Optimal Gecikme Uzunluu Tablo 3-13 : Tasfiye Edilen Krediler Deikeninin Varyans Ayrtrmas. 129 Tablo 3-14 : Kredi Deikeninin Varyans Ayrtrmas Tablo 3-15 : Menkul Kymetler Deikeninin Varyans Ayrtrmas Tablo 3-16 : Sanayi Üretim Endeksi Deikeninin Varyans Ayrtrmas xii

16 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) Grafikler Grafik 3-1 : Deikenlerin Etki-Tepki Fonksiyonlar Grafik 3-2 : TSF nin BGFO ya Tepkisi Grafik 3-3 : TSF nin NFM ye Tepkisi Grafik 3-4 : KRDVR nin TSF ye Tepkisi Grafik 3-5 : SUE nin KRDVR ye Tepkisi xiii

17

18 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) Giri Ticari bankalar hem bir finansal arac hem de parasal aktarm sürecinde önemli bir halka olmasna ramen, neoklasik iktisat teorisinde bankalarn davran pek açklanmaz. Neoklasik iktisat yaklamnda bankalarn faaliyet gösterdii finansal piyasalar için tam rekabet koullarnn geçerli olduu standart piyasa analizi geçerlidir. Standart piyasalarda homojen bir maln alm satmn yapan ekonomik birimler birbirleri hakknda tam bilgiye sahiptir. Satc tarafndan maln teslimi ve bir alc tarafndan mal bedelinin ödenmesi ayn anda gerçekleir. Tam rekabet koullarnn geçerli olduu bir finansal sistemde kredilerin elde edilmesinde herhangi bir sorunla karlalmaz ve fonlar en verimli alanlara tahsis edilir. Gerçek kredi piyasalarnn tam rekabet koullarndan oldukça farkl bir ileyie sahip olduu, 1970 lerde gelitirilen asimetrik bilgi teorileri ile ortaya konmutur. Kredi piyasas herhangi bir maln veya mali varln piyasasndan oldukça farkldr. Örnein, devlet iç borçlanma senedi veya finansman bonosu arz ve talep edenler bu mali varln risk ve getirisi konusunda tam bilgiye sahiptirler. Bu açdan kredi piyasalarnn standart piyasalardan iki önemli farkll vardr. Bunlardan ilki, kredi piyasasnda kredi talep eden ile kredi arz eden arasnda simetrik bilginin olmamas, ikincisi ise bir birey ya da iletme tarafndan bugün alnan bir kredinin geri ödemesinin gelecekte vaat edilen bir tarihte yaplmas ve buna bal olarak alnan kredinin geri ödenmemesi olasldr. Dier taraftan kredi talep edenler homojen deildir, kredi alanlarn bir ksm kredi geri ödemesi sözkonusu olduunda bir dier kredi alcs kadar dürüst olmayabilir. Dolaysyla bir ekonomide kredilerin datm ile ilgili analizlerde standart arz ve talep modellerine bavurmak uygun bir yöntem olmayacaktr. Kredi piyasalar asimetrik bilgi sorunlarnn olduu piyasalardr. Asimetrik bilgi, kredinin kullandrlaca her bir projeden elde edilecek getirinin öngörülmesini zorlatrmakta ve bu nedenle bankalarn kredi verme davrann etkilemektedir. Kredi piyasasnda asimetrik bilgi, kredi verenin kredi alan birey ya da iletme hakknda tam bilgiye sahip olmamasn ifade etmektedir. Kredi verenler bu sorun nedeniyle piyasada riski düük projeler olmasna ramen kredi vermek istememekte ve kredi taynlamas olgusu ortaya çkabilmektedir. Bankalar krediyi taynlamasalar da, kredilerin riskli projelerde kullanp kullanmayaca konusunda tam bilgiye sahip olmadklarndan, riski yüksek iletmelere kredi verebileceklerdir. Bu durumda kredilerin etkin dalm gerçeklemeyecektir. Dolaysyla, daha gerçekçi kredi piyasalarnn analizi, asimetrik bilgiden kaynaklanan ters seçim ve ahlaki tehlike problemlerinin olduu bir kredi piyasas yaklam gelitirmek ile mümkündür. 1

19 Türkiye Bankalar Birlii Asimetrik bilgi teorilerinde, kredi piyasalarnda asimetrik bilgi problemlerinin derecesini etkileyen en önemli faktör olarak faiz oran gösterilmektedir. Faiz oranlar kredi risk düzeyini ve dolaysyla kredilerin geri ödenip ödenmeme ihtimalini etkilemektedir. Daha yüksek faiz oran daha riskli kredi müterilerinin saysn artracandan faiz oran ile bankann kredilerden elde edecei getiri arasnda ters orantl bir iliki ortaya çkabilmektedir. Faiz oranlar ekonominin konjonktür evrelerine göre deien bir yap sergiler. Asimetrik bilgi problemlerinin derecesi ve bankalarn araclk maliyetleri ekonomik faaliyetlerin artt zamanlarda dümekte, ekonomik faaliyetlerin darald zamanlarda ise yükselmektedir. Para politikas uygulamalar, faiz oranlar araclyla ahlaki tehlike problemlerinin derecesini etkileyen unsurlardan biridir. Merkez bankalar para politikasnn amaçlar dorultusunda piyasa faiz oranna büyük oranda yön verirler. Piyasa faiz oranlar iletmelerin net deer ve/veya nakit akn etkiledii için hem kredi alma koullarn hem de aldklar krediyi geri ödeyip ödememe olasln etkileyecektir. Öte yandan, para politikas uygulamalarnn reel sektöre aktarmnn banka kredileri kanalyla gerçekletii bir ortamda bankalarn kredi davran önemli hale gelmektedir. Parasal tabandaki daralma banka kredilerindeki daralmay tetikler ve bundan en fazla bilgisel asimetri sorunlarnn olduu potansiyel kredi alclar etkilenir. Bankalar artan kredi riski karsnda sadece varlk porföyünü deil, ayn zamanda bunlarn bileimini de deitirirler. Bu çalmann amac, bilgisel asimetrinin olduu kredi piyasalarnda bankalarn kredi verme davrannn iletmelerin yatrm kararlarn etkiledii hipotezini test etmektir. Bu çalmada, ters seçim ve ahlaki tehlike problemlerinin olduu, para politikas uygulamalar ve ekonomik konjonktürün bu problemlerin derecesini faiz oran araclyla etkiledii daha gerçekçi bir kredi piyasas modeli gelitirilmitir. Bu amaç dorultusunda iki yöntemden faydanlmaktadr. lk olarak, çalmann hipotezlerinin Türk bankaclk sektörü açsndan geçerli olup olmad iktisadi bir ön analiz ile ortaya konulmaya çallmaktadr. kinci olarak, hipotezlerin ampirik olarak desteklenmesi amacyla ekonometrik bir analiz yaplmaktadr. VAR modeli kullanlarak yaplan analizde, asimetrik bilgi problemlerinin derecesini artran ve önemli bir unsur olarak görülen faiz oranlarnn sorunlu krediler üzerinde yaratt etki, bunun bankalarn verdikleri kredi miktarna etkisi ve son olarak reel sektöre yansmalarna baklmaktadr. Böylelikle, Türk bankaclk sektörü açsndan asimetrik bilginin önemi, asimetrik bilgi problemlerinin hangi unsurlardan etkilendii ve bankalarn kredi riski karsndaki finansman politikalar ve bunun banka kredilerine baml iletmeler üzerinde etki yaratp yaratmayaca hakknda bulgular elde edilmektedir. Tezin genel içerii u ekilde belirlenmitir. lk bölümde bankaclk sektöründe kredi faaliyetleri asimetrik bilgi çerçevesinde ele alnmaktadr. Bu 2

20 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) kapsamda, geleneksel iktisat yaklamnda kredi piyasalar ve finansal arac kurumlara nasl yaklald Walrasyan Arrow-Debrue modelinden hareketle ele alnmakta, bankalarn kredi faaliyetleri ile ilikili temel kavram ve unsurlara yer verilmektedir. Bu bölümde asimetrik bilgi, banka kredileri, para politikas uygulamalar ve ekonomik konjontür arasndaki karlkl ilikiler incelenerek bankaclk sektöründe asimetrik bilgi konusuna sadece mikroekonomi olarak deil, ayn zamanda makroekonomi açsndan yaklaan bir bak açs sunulmaktadr. kinci bölümde bankaclk sektöründe asimetrik bilginin etkilerine yer verilmektedir. Simetrik ve asimetrik bilgi ortamnda bankalarn kredi plasmann nasl yapacaklar teorik düzeyde ele alnmakta, bankalarn artan kredi riski karsnda ne tür yöntemlere bavurabilecekleri anlatlmaktadr. Bu yöntemler içerisinde kredi taynlamas asimetrik bilgi teorilerinde ön plana çkan bir konu olduundan detayl olarak ele alnmaktadr. Bankaclk sektöründe asimetrik bilginin teorik dayanaklar modern yaklamlar çerçevesinde incelenmeye çallmtr. Asimetrik bilgiyi içermese de ilk kez standart piyasa teorilerinin dnda bir yaklam sergiledii ve kredinin maliyetini yani faiz orann deil kredinin elde edilebilirlii kavramn ön plana çkard için kredinin elde edilebilirlii doktrini bu bölümde incelenmitir. Ayrca asimetrik bilginin teminat koullarna, banka-müteri ilikilerine ve bankalarn iletme tercihlerine etkisi ele alnmtr. Üçüncü bölümde asimetrik bilginin Türk bankaclk sektörünün kredi verme davrann etkiledii bunun da reel sektöre yansd hipotezi test edilmeye çallmaktadr. Bankalarn kredi faaliyetlerinde asimetrik bilginin makro ekonomik açdan önemini ele alan Stiglitz-Weiss modeli esas alnmtr. Bu modelin temel dinamiklerinden hareketle ekonometrik analizde kullanlacak temsili deikenler belirlenmitir. lk olarak, asimetrik bilginin Türk bankaclk sektörünün kredi verme davrann etkileyip etkilemedii ve bunun reel sektöre yansyp yansmad iktisadi bir ön analiz ile deerlendirilmektedir. kinci olarak öne sürülen tezi ampirik olarak test etmek için VAR modeli kullanlarak ekonometrik bir analiz yaplmaktadr. Bu kapsamda VAR modeli hakknda bilgi verilmekte, banka davrannn, bankaclk sektörüne ait veriler ile makroekonomik deikenlere ait veriler kullanlarak VAR modeli ile analizinin uygunluu belirlenmektedir. Ardndan Türk bankaclk sektörü için elde edilen bulgular deerlendirilmektedir. 3

21

22 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) Birinci Bölüm Bankalar ve Asimetrik Bilgi Asimetrik bilgi, piyasada ilem yapan taraflardan birinin dierine göre daha iyi ve daha fazla bilgiye sahip olduu bir durumu ifade etmektedir. Asimetrik bilginin olduu bir piyasada, tüm piyasalarda denge koulu için arz ve talebin eit olmasn gerektiren geleneksel yap deimektedir. Öte yandan, asimetrik bilginin olduu kredi piyasalarnda, finansal yapy reel sektörden tamamen bamsz düünen ve bu nedenle bankaclk sektörüne pasif bir rol veren geleneksel yap önemini kaybetmektedir. Oysa, bankalarn bir ekonomide en önemli ilevi, fon fazlas olanlardan fon aç olanlara fon akn salamaktr. Bu ilev, bankalarn ekonomideki rolü ve önemini artrmaktadr. Bu bölümde, geleneksel yaklamda bankaclk, bankalarn ekonomideki rolü ve önemi, bankalarn kredi ve finansman politikalarn yanstan banka bilançolarnn özellikleri, bankalarn kredi verme faaliyetinde kar karya kaldklar kredi riski, bankalarda asimetrik bilginin ortaya çk ele alnmakta ve ardndan banka kredilerinin parasal aktarm mekanizmasndaki rolü ile banka kredileri ve ekonomik konjonktür arasndaki iliki asimetrik bilgi çerçevesinde deerlendirilmektedir Finansal Arac Kurum Olarak Bankalar Finansal piyasalar, ekonomik büyüme için son derece gerekli ve önemli olan fon akmnn saland piyasalardr. Bu piyasalarda fon fazlas olan ekonomik birimler ile fon aç olan ekonomik birimler kar karya gelirler. Fon akm ya banka ve sigorta irketleri gibi finansal araclar kanalyla ya da menkul kymetler borsas gibi dorudan finansal piyasalar kanalyla gerçekletirilir. Dorudan fon aktarm mekanizmasnda, herhangi bir arac olmadan fon talep edenler, fon fazlas olanlardan borçlanma ya da sermaye katlm yoluyla kaynak temin etmektedirler. Bu mekanizmann çalmas iki tarafn birbirleri hakknda bilgi sahibi olmasn gerektirir. Günümüzde ise finansal araclk iki ekilde gerçeklemektedir. Birincisi, dolaysz finansal araclk olarak da ifade edilen yatrm bankalarnn, fon talebinde bulunan iletmelerin mali enstrümanlarn tasarruf sahiplerine yönlendirmesi ile gerçekleir. Yatrm bankalar bu hizmetler karl bir fon elde etmektedir. kincisi ise, ticari bankalar tarafndan gerçekletirilen dolayl finansal araclktr. Ticari bankalar finansal araclarn verdikleri kredinin temel kaynan oluturmaktadr. Ticari bankaclk için genellikle verilen tanm udur: Ticari banka, mevduat kabul eden ve bu mevduat en verimli ekilde kredi ilemlerinde kullanmak amac güden veya faaliyetlerinin esas konusu düzenli bir ekilde kredi almak veya kredi vermek olan ekonomik bir kurulutur. Ticari bankaclkta, tasarruf sahipleri birikimlerini mevduat olarak bankalara 5

23 Türkiye Bankalar Birlii yatrrlar ve bankalar da topladklar bu mevduat kredi olarak fon ihtiyac olanlara kullandrrlar. Böylelikle banka, fon aktarm sürecinde mevduat krediye dönütürür. Ticari bankalar finansal arac kurum olmalarnn yan sra parasal aktarm mekanizmasnda da önemli bir halkay oluturmaktadrlar 1. Ticari bankalar, ekonomik faaliyet düzeyini etkilemek için uygulanan para politikalarnn reel sektöre aktarlmas açsndan büyük önem arz ederler. Ayn zamanda, ticari bankalar bir iletme olma özellii tarlar, genellikle hissedarlar yararna çalrlar ve bu nedenle varlklar üzerindeki getirilerini maksimize etmek isterler 2. Ancak bankalar ödünç verdikleri fonlar üzerinde geri ödenmeme riski ve ödünç aldklar fonlar üzerinde geri çekilme riskli ile karkarya olduklarndan, hem varlklar hem de yükümlülükleriyle ilgili risklerle uramak zorundadrlar. O nedenle, bankalarn yüksek faiz oranndan kredi vermeleri her zaman banka getirisinin artaca anlamna gelmez. Hem finansal bir arac kurum olarak hem de bir iletme olarak bankaclk sektörü ekonominin reel sektörü için önem arz etmektedir. Ancak bankalara verilen önem açsndan, geleneksel iktisat yaklam ile modern iktisat yaklam arasnda büyük farkllklar bulunmaktadr Geleneksel ktisat Yaklamnda Bankalar Pasif Finans lkesi Geleneksel iktisat olarak da nitelendirilen Neoklasik iktisat yaklamnda, bankalarn davrann açklamaya yönelik uygulanabilir ve verimli bir teori gelitirilmemitir. Bu yaklamda, banka tipik bir iletme gibi davranr. Ancak, mikroekonomik düzeyde bankann pek çok davran, banka fonlarnn rekabetçi varlklar arasnda datlmas gibi spesifik bir problem üzerinedir. Bu nedenle bir iletme ile bir banka arasnda benzerlik kurmada baz kavramsal zorluklar bulunmaktadr. Örnein, hisse senedinin banka girdi ve çkt kavramlarn ölçmede kullanlmas banka için uygun bir üretim fonksiyonunun gelitirilmesini engelleyecektir. Bir banka sadece bir iletme gibi davranmaz, ayn zamanda risk ve belirsizliin olduu bir ortamda rasyonel bir yatrmc gibi davranr 3. Banka, bir iletme gibi kârn maksimize etmek ister, ancak bankann fon kaynaklar ve bu kaynaklar yatrmlara plase etme biçimi tipik bir iletmeden tamamen farkldr. Neoklasik iktisat yaklamnda bankalarn bir finansal arac kurum olarak ekonomide yarataca etkiler de dikkate alnmaz. Bu yaklamda piyasalar Michael Klein, A Theory of the Banking Firm, Journal of Money, Credit and Banking, Volume 3, No: 2 (May 1971), p Maureen O hara, A Dynamic Theory of the Banking Firm, The Journal of Finance, Volume 38, No: 1 (March 1983), p Klein, a.g.m., p

24 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) genel denge analizleri ile açklanmaktadr. Genel denge analizlerinde, iletmeler ve hanehalk piyasalar araclyla bir araya gelirler ve finansal araclar bu süreçte rol oynamazlar. Finansal yap, iletmelerin yatrm kararlarndan ve iletmenin deerinden bamszdr. Ekonominin reel sektörü ile finansal sektörü arasnda herhangi bir balant yoktur, finansal sistem bir peçedir 4. Geleneksel iktisat yaklam, reel analiz geleneini izler. Buna göre, ekonomik olaylarn temelinde, ekonomideki para miktarnn deimesinden etkilenmeyen reel ilikiler bulunmaktadr. Parasal kesim ile reel kesim arasnda bir iliki bulunmad görüünü savunan bu yaklam dikotomik analiz olarak bilinmektedir 5. Geleneksel iktisat yaklamnda para, gerek metal-para gerekse banka paras sadece deiim ölçüsü olarak tanmlanmtr. Bu nedenle yatrmlarn finansman sorunu dorudan reel bir deiken olan tasarruflara balanmakta, banka kredisi ile yatrmlarn finansman üzerinde durulmamaktadr. Para ve kredinin üretken sermayenin oluumunda göz ard edilmesi, finansn daha çok pasif finans olarak tanmlanmasna yol açmtr 6. Geleneksel genel denge modelleri Walrasc paradigma üzerine kurulmutur 7. Walrasc paradigma, mübadele ilemlerinin maliyetsiz gerçekletirildii tam rekabet piyasasna dayanmaktadr 8. Tam rekabet piyasasnn temel varsaymlarndan biri, ekonomik karar birimlerinin simetrik bilgiye sahip olmalardr. Neoklasik iktisatta bilgi serbest bir mal gibi düünülür, dolaysyla onu elde etmenin herhangi bir maliyeti de yoktur. Walras n ekonomik analizinde pasif finans ilkesi geçerlidir. Bu ilke kapsamnda, üretim ve tüketim kararlarnda finansal bölüüm tam anlamyla pasif ya da otomatik bir ileyie sahiptir 9. Ekonomide paray dolam arac Franklin Allen and Anthony M. Santomero, The Theory of Financial Intermediation, Wharton, Financial Institutions Center, 96/32, August 1996, p. 14; Eric Van Damme, Banking: A Survey of Recent Microeconomic Theory, Oxford Review of Economic Policy, Volume 10, No: 1 (Winter, 1994), p. 14. Merih Paya, Makro iktisat, stanbul: Filiz Kitabevi, 1997, s Fuat Ercan, Para ve Kapitalizm, stanbul: Devin Yaynclk, 2005, s Harold Lydall, A Critique of Orthodox Economics: An Alternative Model, London: Macmillian Press Ltd., 1998, p. 22. Van Damme, a.g.m., pp Benzer ekilde, Modigliani ve Miller teoreminde de; piyasalarn etkin olduu ve vergilerin olmad varsaymlarndan hareketle, iletmelerin yatrm kararlar ile finansman kararlarnn birbiriyle balantl olmad, finansal yapnn, iletmelerin sermaye maliyetinden ve piyasa deerinden bamsz olduu gösterilmitir. Modigliani ve Miller iletmenin piyasa deerinin, borçlanma maliyeti ve özkaynak maliyetinin karlkl etkileimi sonucu ayn kalacan ifade etmilerdir. Modigliani nin çalmalarn genileten ve finans teorisinde özellikle bankacl ele alan Fama ise, reel makroekonomik sonuçlarn veri teknoloji, doal kaynaklar ve tüketici zevklerine bal olduu, banka mevduatlar ya da hisse senetlerinin yalnzca mülkiyetin el deitirmesine yaradn ve bunlarn reel makro ekonomiyi etkilemeyeceini öne sürmütür. Reel sektörde istikrarl bir dengenin gerçeklemesi için bankalarn mevduat yaratma ve varlk satn alma faaliyetlerinin kontrol edilmesine gerek yoktur. Bkz. Franco Modigliani and Metron H. Miller, The Cost of Capital Corporation Finance and The Theory of Investment, American Economic Review, Volume 48, No: 3 (June 1958), pp ; 7

25 Türkiye Bankalar Birlii olarak ele alan Walrasyan analizde para dier metalardan farkl olmayan bir metadr. Parann kendine özgü özelliklerden ve daha da önemlisi sistemle ilgili ilevlerden soyutlanmas, parann pasif bir kavram olarak tanmlanmasna neden olmutur 10. Walras bütün mal ve üretim faktörleri piyasalarnn e anl denge halini açklamaya çalmtr. Walras sisteminin temel varsaymlar unlardr 11 : (1) m tane tamamlanm mal, belli bir zaman döneminde tüketilecektir. (2) n tane üretim faktörü arz edilecektir. (3) tamamlanm mal üretmek için, üretim teknik katsays bellidir. (4) bireylerin mallar ve kullandklar faktörlerin hizmetleri ile ilgili marjinal fayda fonksiyonlar bellidir. Walras, dört grup bilinmeyenden oluan denklem sisteminin e anl çözümü için mallardan birinin fiyatnn, dier bütün fiyatlarn bu fiyat cinsinden ifade edilecei ortak bir ölçü biriminin (numeria) kabul edilmesiyle çözüme ulaacan ifade etmitir. Uygulamada miktarlar ile fiyatlar arz ve talep güçlerinin karlkl etkisiyle belirlenir. Walras için tüm piyasalarda denge koulu arz ve talebin eit olmasn gerektirir. Walras n modeli statik bir modeldir, ekonomide kararlar ile sonuçlar ayn anda gerçekletii için zaman farllklarna yer verilmemitir 12 Walras n ekonomik analizinde para ve kredi önemli bir yer tutmaz. Walras, Say in açklamalarna sadk kalarak parann mübadele ilevi dnda bir ilevi olmad düüncesinden hareket eder. Walras n kurmu olduu model tam etkinlik düüncesine dayandndan kredi kavramna yer verilmez. Hiç kukusuz, para ve kredinin sistemde önemsiz olmas, Walrasyan dengenin yeterli bilgi donatm ve belirlilik varsaymlarnn sonucudur. Walrasyan sistemde zaman unsuru yoktur. Bütün olaylarn ayn zamanda olduu varsaylr. Bilgiye ise, sistemde tüm ekonomik birimlerin tam olarak ulaabildii varsaylmaktadr. Tam bilgi, sistemdeki belirsizlikleri de elimine etmektedir. Böyle bir sistemde para ve kredinin günümüzdeki önemini de anlayamayz 13. Para ve kredi ilikilerinin önemsiz olduu bir sistemde, üretim ve finans arasndaki ilikiler de tam olarak anlalmayacaktr Arrow-Debreu Modelinde Bankaclk Arrow ve Debreu, Walras n ortaya koyduu denklem sisteminin bir çözümünün olduunu, ancak kesin bir matematiksel kant salamadn ifade ederek daha dinamik bir genel denge modeli gelitirmilerdir. Bu modelde de Walras n genel denge modeli gibi tam rekabet koullar geçerlidir. Tüketicilerin faydalarn, üreticilerin kârlarn maksimize edecekleri varsaymna dayal olarak, rekabetçi bir dengede kaynaklarn dalm Pareto Eugene Fama, Banking in the Theory of Finance, Journal of Monetary Economics, Volume 6, No: 1 (January 1980), pp Ercan, a.g.e., ss Vural Sava, ktisadn Tarihi, stanbul: Liberal Düünce Topluluu Yaynlar, 1997, s Lydall, a.g.e., p Ercan, a.g.e., s

26 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) anlamnda optimaldir ya da kaynaklarn Pareto-optimal dalm rekabetçi bir dengede ortaya çkmaktadr 14. Arrow-Debreu modelinde amaçlanan tüm piyasalar e anl olarak temizleyebilen (arz-talep eitliini salayan) fiyat ve miktar kümesinin matematiksel olarak kantlanmasdr. Modelin temel varsaym ve özellikleri u ekilde özetlenebilir 15 : (1) Ekonomideki birimler üretici ve tüketicilerdir. Üretici ve tüketiciler kendileri için optimal üretim ve tüketim kararlarn mallarn fiyatna bakarak almaktadrlar, (2) Modelde gelecee ilikin belirsizlik yoktur. Üreticiler ve tüketiciler tam bilgiye sahiptir ve bilgiye ulamann bir maliyeti de yoktur. (3) Belirli bir fiyat düzeyinde tüm üreticiler ve tüketiciler istedikleri kadar mal alp satabilmektedirler. Tüm piyasalarda arz ve talep eitlii salanmaktadr, (4) Modelde kamusal mallar ve dsallklar gibi piyasa baarszlklarna yer yoktur, (5) Her bir nihai mala olan talep tüm nihai mallarn fiyatlarnn bir fonksiyonudur, (6) Tüm üreticiler sfr kâr elde ederler. Arrow-Debrue modelinin Walrasyan genel denge modelinde olduu gibi iki temel özellii vardr. Birincisi, bu model fiyat esneklii üzerine kurulmu olup fiyatlar ekonominin en azndan geçici olarak dengeye gelmesini, bütün piyasalarda arz ve talep eitliinin kurulmasn salamaktadr. kincisi, fiyatlar ekonomik karar birimlerinin dnda olumakta, görünmeyen el ya da tellal tarafndan yaplmakta ve deitirilmektedir. Fiyatlarn belirlenmesinde ekonomik birimlerin aktif bir rolü olmamaktadr 16. Arrow-Debreu modelinde alc ve satclar, finansal araclar olmadan piyasalar araclyla bir araya geldikleri için fonlar, tasarrufta bulunanlardan fon aç olanlara dorudan transfer edilmesiyle aktarlr 17. Dorudan fon aktarmnn olduu kredi piyasalarnda ise, doal olarak bankalar gibi arac kurumlara yer verilmemekte ve bankalarn kredi yaratma süreçleri reel sektörü etkilememektedir. Sadece iletmeler ve hanehalk olmak üzere iki ekonomik birimin davrannn analiz edildii Arrow-Debrue modelini, tam rekabet varsaymlar kapsamnda bankaclk sektörünü de ilave ederek geniletmek mümkündür. Bankaclk sektörünü içeren basit bir Arrow-Debrue genel denge modeline aada yer verilmektedir Kenneth J. Arrow and Gerard Debreu, Existence of an Equilibrium for a Competitive Economy, Econometrica, Volume 22, No: 3 (July 1954), p Arrow and Debreu, a.g.m., pp Ylmaz Akyüz, Fiyat Mekanizmas ve Makroekonomik Dengesizlikler, Ankara: Eflatun Yaynevi, 2009, s li yllarn balarnda bilgi ekonomisinin temelleri atldndan, bankalarn araclk ilevinin önemini ortaya çkaran mikroekonomi teorisi de gelitirilmemitir. Bilgi ekonomisi ile bankalar ekonomide fon aktarmn kolaylatran önemli bir finansal arac olarak görülmeye balanmtr. Hanehalknn borç verecei iletme hakknda bilgi üretmesi ve iletmeyi gözetlemesi maliyetli bir ilemdir. Bankalarn, iletmeleri deerlendirecek bilgi setine hanehalkna oranla daha fazla sahip olmas bankaclk sektörünün önemini artrmtr. Xavier Freixas, and Jean C. Rochet, Microeconomics of Banking, Second Edition, The MIT Press, 2008, pp

27 Türkiye Bankalar Birlii Modelde iletme (f), hanehalk (h) ve bankalar (b) olmak üzere üç ekonomik birim yer almaktadr. letmeler yatrmlarn dier bir ifadeyle varlklarn kredi (L) alarak ve tahvil (B h ) çkararak finanse ederler. Bu durumda iletmenin yükümlülükleri, banka kredisi ve iletmenin çkard tahvillerden oluacaktr. Bankalarn varlklarn ise krediler (L) olutururken yükümlülükleri mevduat (D) ve tahvillerden (B b ) oluur. Hanehalk ise tasarruflarn (S), mevduat (D) ve tahvil (B h ) eklinde deerlendirir. (B h ) finansal piyasadaki toplam tahvili ifade etmektedir. Modeli basitletirmek için hükümet ve merkez bankas modelin dnda tutulmu ve temsilen ekonomide bir iletme, bir tüketici ve bir banka olduu varsaylmtr. Tüketicilerin, bir ölçü birimi (numeraire) olarak alnan tek bir fiziki mala sahip olduu, bu maln bir ksmn belli bir tarihte (t=1), iletme yatrmlar ile üretilmi geri kalan ksmn baka bir tarihte (t=2) tüketilecei varsaylmtr. Tüm ekonomik birimler rekabetçi bir ekilde davranmaktadrlar. Buna göre tüketici, iletme ve banka için optimal davran, ekonomide genel dengeyi salayacak ekilde gerçekleecektir. i) Tüketicinin optimal davran Tüketici tüketim tercihlerini (C 1,C 2 ) belirler ve bütçe kst çerçevesinde tasarruflarn banka mevduat (D h ) ve tahvil (B h ) arasnda datr. Tüketici, fayda fonksiyonunu (μ) maksimize edecek ekilde davranr. Max μ( C 1, C 2 ) C 1 + B h + D h = 1 pc 2 = f + b + (1+r)B h + (1+r D )D h 1 tüketim malnn ilk gelir paylamn, (p) C2 nin fiyatn, f ve b srasyla iletme ile banka kârn (tüketicilerin hisse paylar t =2 de datlacaktr) ve r ve r D tahvil ve mevduatlara ödenecek faizi göstermektedir. Bu basit modelde menkul kymetler ve banka mevduatlar arasnda tam ikame olduu için, tüketicinin optimal davran sonucu; r = r D olacaktr. ii) letmenin optimal davran letme kârn maksimize ederken yatrm düzeyini (I) ve bu yatrmn finansmann banka kredileri (L f ) ya da tahvil (B f ) olmak üzere seçer. Max f f = pf (I ) (1+r) B f (1+r L )L f I = B f + L f 10

28 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) f temsili iletmenin üretim fonksiyonunu, r L banka kredileri faiz orann göstermektedir. Yine, banka kredileri ve tahviller arasnda tam ikame olduu için iletme davrannn tek bir çözümü vardr; r = r L iii) Bankann optimal davran Banka kârn maksimize etmek için kredi arzn L b, mevduatlara olan talebini D b ve ihraç edecei tahvilleri B b belirler. Max b b = r L L b rb b r D D b, L b = B b + D b olacaktr. iv) Genel Denge Arz ve talep düzeyleri; tüketici (C 1, C 2, B h, D h ), iletme (I, B f, L f ) ve banka (L b, B b, D b ) ile temsil edildiinde; I = S (mal piyasas) D b = D h (mevduat piyasas) L f = L b (kredi piyasas) B h = B f + B b (tahvil piyasas) olacak, tüm piyasalarda arz ve talep eitliine dayal denge kurulmu olacaktr. Ayrca, bu denge düzeyinde, tüm faiz oranlar birbirine eit olacaktr (r = r L = r D ) 19. Dier bir ifadeyle, piyasada tek bir fiyat seviyesinde denge oluur. Fiyatlar, satn alnan miktarlara göre deime göstermez. Arrow-Debreu modelinde görüldüü gibi, dengede mevduat faiz oran ile kredi faiz orannn eit olmas banka kârnn sfr olacan gösterir. Ayrca bankann kararlarn yanstan banka bilançolarnn büyüklüü ve bileimi dier ekonomik birimleri etkileyemeyecektir. Çünkü tüketiciler mevduatlar ve tahviller arasnda kaytszdrlar. letmeler ise tahviller ile banka kredileri arasnda kaytszdrlar. Yatrmclar ayn faiz oranndan borçlanabilmektedirler 20. Bu nedenle, Arrow-Debreu modeli bankalarn gereksiz kurumlar olduu düüncesine yol açmaktadr. Bu modelde, ticaret yaplrken hiçbir ilem maliyeti ve bilgi maliyeti yoktur 21 ; tasarruf sahipleri ve yatrmclar birbirleri hakknda tam bilgiye sahiptirler. Dolaysyla piyasalarda Bkz., Modigliani and Miller, a.g.m., p. 262; Freixas and Rochet, a.g.e., p. 10. Kare P. Hagen, Default Risk, Homemade Leverage and the Modigliani-Miller Theorem: Note, The American Economic Review, Volume 66, No: 1 (March, 1976), p. 203; Freixas and Rochet, a.g.e., p. 10. Bilgi maliyetinin olmamas, piyasada eksiksiz bilgi ak olduu varsaymna dayanmaktadr. 11

29 Türkiye Bankalar Birlii tam bilginin olduu bir durumda kredinin elde edilmesinde herhangi bir sorun olmayacak ve bu nedenle de finansal araclara gerek kalmayacaktr 22. Nitekim, geleneksel iktisat yaklamnda fon arz tamamen reel tasarruflar dorultusunda ele alnmaktadr. Reel tasarruflar ile fon arz, yatrm düzeyi ile fon talebi e kabul edilmektedir 23. Dolaysyla, faizin ilevi reel sektörde belirlenen reel gelirin, yatrm ve tüketim mallar arasnda bölüümünü salamaktr. Buna göre reel faiz yükseldikçe fon arz artmaktadr. Fon talebi ise gerileyen faizlerle birlikte genilemektedir. Fon arz ve talep miktarnn kesitii noktada, faiz oran ve bununla birlikte tasarruf düzeyi belirlenmektedir. Bir ekonomide yatrmlar tasarruflara bal olduundan tasarruf art, sermaye stokunda büyümeyi salamaktadr. Sermaye stokundaki bu art, nüfustaki art ile birlikte ekonomideki büyümeyi belirleyecektir 24. Özet olarak, geleneksel iktisat yaklamnda kredi piyasas ve bankalarn temsil ettii parasal kesimindeki deimeler reel sektör üzerinde etki yaratmamaktadr Bankalarn Ekonomideki Rolü ve Önemi Finansal piyasalarla ilgili geleneksel modeller, finansal araclarn varlk nedenini açklamakta yeterli gelmemektedir 25. Çünkü bu modellerde finansal araclar bilgiden kaynaklanan sorunlarn çözümü kolaylatran kurumlar olarak ele alnmaz. Oysa, finansal piyasalarn etkin bir dalm gerçekletirdii ve bu dalmn gerçeklemesinde arac kurum olan bankalarn herhangi bir rolünün olmad eklindeki bir görü gerçek yaamda geçerli deildir. Bankalar her zaman merkezi bir öneme sahip olmulardr. Hanehalkndan mevduat toplayarak, sermaye gereksinmesi içinde olan ekonomik birimlere kredi vermilerdir. Bu açdan bankalar finansal sistemin temelini oluturmaktadr. Bankalar iletmelerin d finansmanlarnda kullanlan en önemli kayna oluturmaktadrlar 26. Bankalar hem kredi öncesi, kredi alclar hakknda bilginin toplanmas ve deerlendirilmesi hem de kredi sonras alcnn performansnn gözetlenmesinde uzmanlam arac kurumlardr. Bu nedenle kredinin yaratlma sürecinde önemli bir etkiye sahiptirler. Kredinin yaratlma sürecinde bankalarn ve benzer kurumlarn oynadklar özel rolü Arrow-Debreu modelinin daha detayl bir kritii için u çalmaya baklabilir: Bert Scholtens and Dick van Wensveen The Theory of Financial Intermediation: An Essay On What It Does (Not) Explain, The European Money and Finance Forum (SUERF) Studies, 2003/1, pp Paya, a.g.e., s Paya, a.g.e., ss Hayne E. Leland and David H. Pyle, Informational Asymmetries, Financial Structure and Financial Intermediation, The Journal of Finance, Volume 32, No: 2 (May 1977), p Frederic S. Mishkin, The Econonomics of Money, Banking and Financial Markets, 9th Edition, 2009, p

30 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) destekleyen kantlar vardr 27. Teorik literatürün büyük bir ksm 28 bankalarn hem bireysel tasarruf sahiplerine göre hem de alternatif baz kurumlara göre daha etkili kredi yarattklarn ifade etmektedir. Bankalarn kredi yaratmada daha etkin olmalarnn nedenleri unlardr; i) uzmanlama: ödünç verme ileminde özel bir endüstri alannda uzmanlk kazanlmas, ii) ölçek ekonomileri: bir banka tarafndan bir kredinin deerlendirilmesi, bu ilemi bamsz olarak yapacak olan birçok küçük tasarruf sahibinin deerlendirmesinden daha ucuz olmas, iii) alan ekonomileri: dier finansal hizmetlerle birlikte ödünç verme hizmetlerinin bir arada salanmasnn daha etkin olmas. Bankalarn kredi vermede uzmanlamalar, finansal ilemlerin yürütülmesinde harcanan para ve zaman ifade eden ilem maliyetini önemli düzeyde düürmektedir. Oysa bir kredi verme ileminin tek kii tarafndan gerçekletirilmesi zordur. Ayrca bankalarn büyük ölçekte olmalar ölçek ekonomilerinden yararlanmalarn salar. lem büyüklüü arttnda her bir ilem bana düen maliyet de azalmaktadr. Örnein bankalarn iyi bir avukat bularak salam bir kredi sözlemesini hazrlatmas ve her kredi ileminde bu sözlemenin kullanlmas ilem bana yasal maliyetleri düürmü olacaktr 29. Bu balamda, finansal piyasalarda kullanlan teknoloji, portföy çeitlemesi yoluyla riskin datlmas, finansal uzmanlk ve danmanlk hizmetlerinden herkesin yararlanabilmesi, müterilere salanan likidite imkanlar ilem maliyetindeki azalmann olumlu sonuçlar olarak görülmektedir. Bankalar, bir ekonomide küçük tasarruflar yoluyla biriken fonlarn yatrm alanlarna aktarlmasnda önemli bir araclk fonksiyonuna sahiptirler. Bankalarn yerine getirdikleri ilevlere aada yer verilmitir Bkz., Eugene Fama, What s Different About Banks?, Journal of Monetary Economics, Volume 15, No: 1 (January 1985), pp ; Christopher James, Some Evidence on the Uniqueness of Bank Loans, Journal of Financial Economics, Volume 19, No: 2 (December 1987), pp Bu konuda yaplm balca çalmalar unlardr; Douglas Diamond and Philip Dybvig, Bank Runs, Deposit Insurance, and Liquidity, Journal of Political Economy, Volume 91, No: 3 (June 1983), pp ; Douglas Diamond, Financial Intermediation and Delegated Monitoring Review of Economic Studies, Volume 51, No: 3 (July 1984), pp ; John Boyd and Edward C. Prescott. Financial Intermediary Coalitions Financial Intermediary-Coalitions, Journal of Economic Theory, Volume 38, No: 2 (April 1986), pp Mishkin, a.g.e., p. 39. Robert C. Merton and Zvi Bodie, A Conceptual Framework For Analyzing The Financial System, in The Global Financial System: A Functional Perspective, Harvard Business School Press, 1995, pp

31 Türkiye Bankalar Birlii i) Mallarn, hizmetlerin ve varlklarn el deitirmesine araclk etmesi, ii) Büyük ölçekli projelerin finansmann için gerekli olan tasarruf birikimini ya da risklerin datlmasn salamas ve böylelikle mülkiyetin tabana yaylmas, iii) Ekonomik kaynaklarn sektörler, corafi bölgeler ve zamanlar arasnda transferini salamas, iv) Belirsizliin yönetilmesi ve risk kontrolünü salamas, (bu riskler yatrmclarn varlklarndan elde edecekleri getiri ile ilgili belirsizlikten kaynaklanr) v) Ekonomide çeitli sektörler arasnda merkezi olmayan kararlarn düzenlemesine yardmc olan fiyat bilgisini salamas, vi) Finansal bir ilemle ilgili olarak taraflardan birinin bilgi sahibi olduu, dier tarafn ise olmad yani asimetrik bilgiden kaynaklanan sorunlarn çözümünü kolaylatrmas. Risk ve belirsizliin varl bankalarn araclk fonksiyonuna esas tekil eden unsurlar olmas açsndan dikkat çekicidir. Kredi piyasalarnda belirsizlik ve asimetrik bilgi sorunlaryla her zaman karlalabilmektedir. Fiyat mekanizmasnn bu konuda bir çözüm üretememesi, simetrik olmayan bilginin elde edilmesi gerekliliini ortaya koymaktadr. Ancak bu bilginin elde edilmesi belli bir maliyete katlanmay gerektirir 31. Bu nedenle, kredi piyasalarnda bilginin toplanmas, borçlularn ve projelerin deerlendirilmesi konusunda uzmanlam bir aracya ihtiyaç duyulmas bankaclk sektörünün önemini artrmaktadr. Kredi piyasalarnda bankalarn, asimetrik bilgi sorunlarnn giderilmesinde dier araclara göre daha avantajl özelliklere sahip olduunu söylemek mümkündür. Asimetrik bilgiden kaynaklanan iki temel sorun, ters seçim ve ahlaki tehlike problemleridir 32. Ters seçim probleminin engellenmesi, kredi bavurularnn iyi bir ekilde incelenmesini gerektirirken, ahlaki tehlikenin engellenmesi ise kredi verdikten sonra iyi bir izlemeyi gerektirmektedir. Bankalar, kredi bavurularnn incelenmesine yönelik olarak istihbarat yaparken dier bankalarn da bilgi salamak üzere üye olduu ve üyelik aidat karl kendilerine özel bilgi üreten kurulular bilgi kayna olarak kullanmaktadrlar. Bankalar ekonominin büyümesi için gerekli ve son derece önemli olan fon akmn salarlar. Böylelikle, bankalar üretken yatrm olanaklarna sahip Mishkin, a.g.e., s. 42. Ters seçim ve ahlaki tehlike problemleri, bu bölüm içinde detayl olarak açklanmtr. 14

32 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) olmayan ekonomik birimler ile sözkonusu olanaklara sahip olan ekonomik birimler arasnda fon akmn salayarak ekonomi genelinde daha yüksek bir üretim ve verimlilie katkda bulunurlar. Bu açdan üstlendikleri görev son derece önemlidir. Bankalar ve dier finansal arac kurumlarn ekonominin büyümesinde önemli bir rol üstlendiklerini ve önemli makroekonomik etkiler yarattn ortaya koyan çalmalar bulunmaktadr 33. Bankalarn ekonomide yarataca etkinin boyutu, kredi verme kararlar ile dorudan ilintilidir. Bankalarn kredi kararlarn yanstan en iyi göstergelerden biri banka bilançolardr. Bankalarn finansman politikalarn nasl oluturduklarn görmek amacyla aada banka bilançolarnn özelliklerine yer verilmektedir Banka Bilançolarnn Özellikleri Bir bankann nasl çaltn anlamak için, bankann varlklarn ve yükümlülüklerini özetleyen bilançosunu incelemek gerekmektedir 34. Bilanço temel özdelii; Varlklar = Borçlar + Sermaye eklinde ifade edilir. Varlklar bilançonun aktiflerini, borç ve sermaye toplam bilançonun pasiflerini oluturur. Borçlar, yabanc kaynaklar olarak da ifade edilmektedir. Banka bilançolarnn pasif ksm bankann hangi kaynaklardan fon elde ettiini, aktifi ise çeitli kaynaklardan toplanan fonlarn nasl kullanldn göstermektedir. Banka para ticareti yapan bir kurum olarak, özkaynaklarn deil yabanc kaynaklar dier bir ifadeyle mevduat ve mevduat d kaynaklar temel fon kayna olarak kullanan bir kurulutur. Bir banka yükümlülük ihraç ederek fon elde eder ve bu fonlar banka tarafndan gelir getirici varlklarn satn alnmasnda kullanlr. Banka varlklar arasnda en önemli kalemler, krediler ve menkul kymetlerdir. Bankann kâr; kredi ve menkul kymet gibi varlklardan elde edilen gelirler ile mevduat ve mevduat d kaynaklar nedeniyle katlanlan maliyet arasndaki olumlu farka eittir. Bir banka bilançosunun önemi, bankann finansman politikas hakknda bilgi vermesinden kaynaklanr. Bu ise bankann getirisini maksimize etmek amacyla yabanc kaynaklarnn ne kadarlk ksmn kredi olarak verdii ve banka kredileriyle ikame edilecek kamu kad gibi finansal enstrümanlarn miktar göstermesi açsndan önemlidir. Bankann elde ettii fon kaynaklarn, varlk kalemleri arasnda ne oranda datt, ayn zamanda Bu konuda yaplan çalmalarn en önemlileri unlardr; Ross Levine and Sara Zervos, Stock Markets, Banks, and Economic Grwoth, American Economic Review, Volume 88, No: 3 (June 1998), pp ; Asli Demirgüç-Kunt and Ross Levine, Bank-Based and Market-Based Financial Systems, Policy Research Working Paper, No: 2143, Washington: World Bank, Mishkin, a.g.e., p

33 Türkiye Bankalar Birlii bankalarn araclk ilevi hakknda da bilgi salamaktadr. Bir çok bankac, bankacln ilevinin kredi vermek olduuna inanmaktadr 35. Esas misyonu kredi vermek olan bankalarn, bilançolarnn varlk kalemi içerisinde kredi orannn düük olmas veya menkul kymet orannn yüksek olmas bankann araclk ilevini yerine getirmedii eklinde yorumlanmaktadr. Banka varlklar arasnda önemli bir kalem olarak yer alan krediler, kullanan kii açsndan bir borç niteliinde iken, banka açsndan bir alacak niteliindedir. Kredilerin dier varlk kalemlerine göre en önemli özellii likiditesinin düük olmas ve geri ödenmeme riskinin yüksek olmasdr. Krediler, bankalarn en fazla gelir elde ettikleri kalem olup, aktifler içerisinde en büyük paya sahiptir 36. Bankalarn gelir getirici varlklar arasnda yer alan, krediden sonraki ikinci tür varlk, bankann portföyündeki menkul kymetlerdir. Menkul kymet portföyünden salanan gelir, menkul kymetlerden alnan faizler genelde bankalarn ikinci en önemli kaynadr. Bankalarn menkul kymet portföyündeki kamu borçlanma katlar hem riskin düük olmas hem de likit olmas ve bazen de salad vergi avantajlar nedeniyle genellikle arlkl yer tutar 37. Banka yönetiminin nihai amac hissedarlarn menfaatleri dorultusunda bankann piyasa deerini maksimize edecek ekilde getiri ve riski dengelemektir 38. Bankalar kazançlarn daha fazla artrmak için daha fazla kredi vermek ve bunun için de daha fazla fona sahip olmak zorundadrlar. Merkez bankasnn alaca kararlara göre hareket eden ticari bankalar için kârll ve kazanc artrmann en önemli yolu, daha etkin bir pasif yöntemi uygulamak ve aktif yönetimini iyiletirmektir. Aktif ve pasif yönetimi, bankann bilançosunun likidite, kur, kredi, faiz ve sermaye yeterlilii gibi bilançoya yansyan riskleri göz önüne alarak çeitli analiz teknikleri yardmyla yasal snrlandrmalar çerçevesinde vade, miktar, fiyat olarak risklerini yönetmesi tekniidir. Banka bilançosunun bir bütün olarak gözetilerek, banka kârn maksimize edecek kararlarn alnmas aktif ve pasif yönetimi kavram ile ifade edilmektedir 39. Bankalarn temelde faaliyet ve finansman politikalar aktif ve pasif yönetiminden geçmektedir. Bu açdan, bir bankann performansn deerlendirmenin en iyi yöntemlerinden biri aktif yönetimindeki baarsdr. Aktif yönetiminde, bankann sahip olduu kaynaklarn, en yüksek getiriyi en düük riskle elde edecek ekilde nasl kullanabileceine karar lker Parasz, Modern Bankaclk Teori ve Uygulamalar, stanbul: Kuak Ofset, 2000, s. 2. Mehmet Takan ve Melek Acar Boyacolu, Bankaclk Teori, Uygulama ve Yöntem, Ankara: Nobel Yaynevi, 2011, s. 91. Öztin Akgüç, Ticaret Bankalarnn Yönetimi, stanbul: Aray Basm Yaynclk, 2011, s Takan ve Boyacolu, a.g.e., s Hasan Kaval, Bankalarda Risk Yönetimi, Ankara: Yaklam Yaynlar, 2000, s. 47; M. Ayhan Altnta, Bankaclkta Risk Yönetimi ve Sermaye Yeterlilii, Ankara: Turhan Kitabevi, 2006, s

34 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) vermesi önem kazanmaktadr. Bu ise bankann risklerini iyi yönetmesi ile dorudan balantldr. Yabanc kaynaklarn banka kaynaklar arasnda büyük yer tutmas bal bana bir risk kaynadr. Bir bankann karlat en büyük risk, aktiflerin deer kaybetmesiyle özkaynaklarn azalmas, sermaye yapsnn zayflamasyla da piyasadaki güvenirliinin azalmas ve büyümesinin snrlandrlmasdr. Bankann özsermayesi ne kadar düük ise, iflas etme olasl da o kadar artacaktr 40. Bankalar en yüksek kâr elde etmek için varlk ve yükümlülük yönetimi yaparken, dört temel unsuru göz önüne almaktadrlar. Bunlardan ilki, banka mevduat sahiplerine olan yükümlülüklerini yerine getirmek için, yeterli likit varlk bulundurmak zorundadrlar. kinci olarak, varlk yönetimi yapan bir banka, varlk farkllatrmasna gitmeli ve geri ödenme riski düük olan varlklara kaynaklarn plase ederek, kabul edilebilir ölçüde düük riske sahip olmaldr. Üçüncü olarak bankaclk yönetim mekanizmasnda, fonlar en düük maliyetle salama ilkesi yer alr. Son olarak da banka, sermaye yeterliliini etkin bir ekilde yönetebilmelidir. Özellikle kredi riski ve faiz oran riski 41 bankann sermeye pozisyonunu önemli düzeyde etkiler. Ancak bu çalmann snrlar kapsamnda kredi riski önem kazanmaktadr Kredi Riski Risk, beklenen ya da umulan bir sonuçtan sapma olaslnn mevcut olduu bir durumu ifade etmektedir 42. Tüm finansal kurulularn kar karya olduu temel risk faktörlerinden birisi kredi riskidir. Kredi riski bankacln doasnda olan bir risk türüdür. Banka tarafndan kullandrlan krediler, borçlunun geri ödemelerini hiç yapmamas ya da zamannda yapmamas riskini tar. Kredi riski, en basit anlamyla, bir bankann kredi müterisinin (borçlusunun) ya da kendisiyle bir anlamaya taraf olann anlama koullarna uygun biçimde yükümlülüklerini karlayamama olasldr. Kredi riski, verilen kredinin anapara ve faizinin geri ödenmemesi veya geç ödenmesini ifade eder 43. Bu durumda, bankaclk açsndan risk, bankann zarara urama olasldr. Risk yönetimi ise, gelecee ilikin belirsizlikten aleyhimize bir sonuç çkmas ihtimalini azaltmak veya lehimize bir sonuç çkmas ihtimalini lker Parasz, Türkiye de ve Dünya da Bankaclk, Bursa: Ezgi Kitabevi, 2011, s. 85. Faiz oran riski, banka bilançolarndaki varlk ve yükümlülükler arasndaki vade ve fiyatlama uyumsuzluklarna bal olarak faiz oranndaki aa ve yukar hareketlerin bankay zarara uratma olasldr. Bu risk, bankalarn ticari portföyü içerisinde yer alan ve getirisi faiz oranna bal olarak deien finansal araçlardan kaynaklanmaktadr. Altnta, a.g.e., s. 1. Takan ve Boyacolu, a.g.e., s. 573; TBB, Kredi Riskinin Yönetimine likin lkeler, (Eriim Tarihi: ); Bülent enver, Banka Bilançolarnn Tahlil Yöntemleri, Türkiye Bankalar Birlii Yaynlar, No: 143, 1987, s

35 Türkiye Bankalar Birlii güçlendirmek için bilinçli olarak önlem almak eklinde tanmlanabilir 44. Bankaclkta risk yönetiminin amac bankann risk almasn önlemek deildir. Bankaclkta risk yönetiminin iki temel hedefi vardr 45. Birincisi, bankann finansal performansn iyiletirmek, ikincisi ise bankann karlayamayaca zararlarn ortaya çkmasn engellemektir. Kredi risk yönetiminin amac ise; uygun parametreler içerisinde bankann maruz kalabilecei riskleri yöneterek, bankann risk ayarl getirisini maksimize etmektir. Bankalar gün geçtikçe krediler dnda da deiik finansal enstrümanlara ilikin kredi riski ile kar karya kalmaktadrlar. Örnein, interbank ilemleri, kabuller, ticaret finansman, döviz ilemleri, bonolar, opsiyonlar, vadeli ilemler, garanti ve kefaletler vb. 46. Bankann kredi verme faaliyetlerinde, ödünç alann kredibilite düzeyini dikkate alarak kredi ilemleri ile ilgili doru kararlar vermesi hem bankann bilanço yapsn hem de bankann gelecekteki durumunu etkilemesi açsndan önemlidir. Bu kararlar her zaman doru olmayabilir ya da ödünç alann kredibilitesi zaman içerisinde azalabilir 47. Bankalar, ödünç talebinde bulunanlarn risk profillerini deerlendirebilmeleri için yeterli bilgiyi salayabilecek unsurlara yer vermelidir. Bu unsurlar aada yer almaktadr 48. i) Kredinin amac ve geri ödeme için gerekli fonun kayna, ii) Kredi talep edenin güvenirlilii ve itibar, iii) Mevcut risk profili (tüm risklerin yaps ve miktarn içermeli), piyasadaki ve ekonomideki gelimelere kar etkilenebilirlii, iv) Geri ödeme için mevcut durumun ve geçmi ödeme performansnn, geçmi finansal eilimler ve nakit ak projeksiyonlarna göre deerlendirilmesi, v) Çeitli senaryolara göre geri ödeme kapasitesinin analiz edilmesi, vi) Kredi talep edenin borç yükümlülüü alabilmesi için yasal durumunun deerlendirilmesi, vii) Ticari krediler için, ticari iletmenin faaliyet gösterdii sektörün durumu, iletmenin geçmi faaliyetleri ve sektördeki pozisyonu, Altnta, a.g.e., ss Philip Best, Implemeting Value at Risk, England: John Wiley-Sons Ltd., 1999, p. 2. TBB, a.g.m., s. 2. Emre Alkin, Turul Sava ve Vedat Akman, Bankalarda Risk Yönetimine Giri, stanbul: Çetin Matbaclk, 2001, s TBB, a.g.m., s

36 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) viii) Kredi için öngörülen vade ve koullar ile sözlemenin kredi talep edenin finansal durumunda gelecekteki olas deiikliklerin dikkate alnarak hazrlanmas, ix) Garanti ve teminatlarn uygun ve yeterliliinin çeitli senaryolar oluturularak deerlendirilmesidir. Bankalar, krediyi plase edecekleri gerçek ve tüzel kiiler hakknda bilgi toplamak üzere istihbarat maliyetinde bulunmaktadrlar. Tüm ekonomik birimler gibi, fayda ve maliyet karlatrmas yapan bankalarn istihbarat maliyeti ile krediden salayaca getiriyi karlatrmas gerekmektedir. Banka, bir iletmenin kredi deerliliini analiz ederken, sözkonusu iletmenin gelecekte yaratabilecei kâr akn hesaba katmak zorundadr 49. Bu açdan, kredi isteklisinin kredibilitesinin deerlendirilmesi için baz istatistiksel teknikler kullanlmaktadr. Ayrca toplam kredilerin ne kadarlk bir bölümünün geri dönmeyecei veya geç döneceini tahmin etmek amacyla geçmi deneyimler ve açlan kredilerin güvencesine bakmak gerekecektir. Bu durumda kredi borçlularnn geri ödemedii veya geç ödedii kredi tutarlar eer öngörülen tutar ayorsa bankalar için beklenmedik bir kredi riski domu olur. Riskli iletmeye verilen kredi, bankann üpheli alacaklarnn artmasna neden olmaktadr. Bu durumun süreklilii ise bankann iflasna yol açabilecektir. Kredilendirmede tümüyle veya ksmen geri ödememe olasl yani kredi riski balcalar aada belirtilen çeitli nedenlerden domaktadr 50. i) Gelecein salkl bir ekilde tahmin edilememesi. Özellikle kredinin vadesi uzadkça, gelecei salkl bir ekilde tahmin etme olasl azaldndan genellikle risk artmaktadr, ii) Kredi alan iletmenin üretmi olduu mal ve hizmetlere kar talepte deimeler, iii) Üretim ve datm metotlarnda teknolojik deime ve gelimeler sonucu, kredi alan iletmenin rekabet gücünün zayflamas, iv) Genel ekonomik hayatta gelimelerin (konjonktür hareketlerinin), global veya yerel ekonomik krizin iletmelerin satlar ve kârlarna olumsuz etkileri, v) Sektörel sorunlarn iletmelerin faaliyet sonuçlarna etkisi, Mitchell A. Petersen, Raghuram G. Rajan, The Effect of Credit Market Competition On Lending Relationship, NBER Working Paper Series, No:4921, November 1994, p. 1. Öztin Akgüç, Kredi taleplerinin Deerlendirilmesi, Sekizinci Bask, stanbul: Aray Basm ve Yaynclk, 2010, ss

37 Türkiye Bankalar Birlii vi) Kredi alan iletmelerin temel politika (finansman, üretim, pazarlama vb. konularda) yanlglar, daha geni bir ifadeyle yönetim hatalar, vii) Kredi alana ait kiisel faktörler (ödeme niyetinin zayf oluu). Bankaclkta, aktif pasif yönetimi ile kredi riski arasnda karlkl bir etkileim vardr. Çünkü bankalarn aktif ve pasifleri; döviz kuru, faiz oran, likidite ve kredi riski gibi birçok riskle kar karyadr. Aktif ve pasif yönetimi, bu risklerin çeitli araçlarla yönetilmesi sürecidir 51. Kredi riskinin aktif pasif yönetiminde yaratt en büyük etki, oluan sorunlu kredilerin aktifleri dondurmasdr. Böylelikle sorunlu kredilere ayrlan fonlar daha yüksek getirili alternatif alanlara yöneltilemeyecektir 52. Bir dier etki ise, ksa vadeli alacaklarn uzun vadeliye dönümesidir. Sorunlu kredilerdeki art bankann likidite ihtiyacn artrarak, hem nakit akmn hem de kredibilitesini olumsuz etkileyecektir. Donmu kredilerin tahsil edilememesi ilave fon maliyeti douracak, özkaynaklarn erimesiyle banka zararna yol açabilecektir. Etkin bir izleme ve güvenilir bilgi toplama kredi risk yönetiminin en önemli ilkeleridir. Bilgi bankaclk faaliyetlerinde çok önemlidir. Çünkü krediyi veren bankalar, krediyi alan birey ve iletmeler hakknda, yaptklar i ve projeler hakknda onlardan daha az bilgi sahibidirler. Dier taraftan, kredi risk yönetiminde banka, ülkenin politik ve ekonomik koullarn da göz önüne almak durumundadr. Bu noktada, bankann kredi verirken sadece kredi deerliliini incelemesi yeterli olmamaktadr Bankalar ve Asimetrik Bilgi Tam rekabet koullarnn geçerli olduu bir finansal sistemde fonlar en verimli alanlara tahsis edilir. Ancak, gerçekte finansal sistem daha karmak ve tam rekabet koullarndan oldukça farkl bir ileyie sahiptir. Örnein, finansal piyasalardaki katlmclar tam rekabet piyasasnda olduu gibi tam bilgi deil, asimetrik bilgi sahibidirler. Son zamanlarda kredi piyasalarn analiz etmeye yönelik çalmalarn büyük bir ksm asimetrik bilgiyi kredi piyasalarnn bir özellii olarak ele almaktadr 53. Özellikle, kredilerin geri ödenmemesi üzerine tam bilginin olmamas bankalar gibi finansal araclarn varln önemli hale getirmektedir Takan ve Boyacolu, a.g.e., s Takan ve Boyacolu, a.g.e., s Giovanni Dell Ariccia, Asymmetric Information and the Market Structure of the Banking Industry, IMF Working Paper, No: WP/98/92, June 1998, p. 4. Alan S. Blinder and Joseph E. Stiglitz, Money, Credit Constraints, and Economics Activity, The Americian Economic Review, Volume 73, No: 2 (May 1983), p

38 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) 1950 li yllarn ortalarnda Gurley ve Shaw 55 gibi baz iktisatçlar kredi verenler ile kredi borçlular arasndaki ticari sorunlar azaltt için finansal araclarn önemli olduunu ifade etmi olmalarna ramen, bu görüler biçimlendirilmedii için ekonomi teorisine dönütürülememitir. Sadece, 1970 lerde bilgi ekonomisi üzerine yaplan çalmalar ile, ilem yapan taraflardan biri ticaretin deerini içeren bilgiye sahip olduunda piyasada etkinsizliin ortaya çkaca gösterilmitir. Bu koullarn ortaya çkmasnda araclarn gerçek bir role sahip olduu ifade edilmitir li yllarda, asimetrik bilgi nedeniyle piyasalarn baarl olamayacan ifade eden yeni bir literatür gelimitir 56. Özellikle Stiglitz, Weiss, Greenwald, Gordon gibi Yeni Keynesyen iktisatçlar asimetrik bilgi temeline dayanan ve piyasa baarszlklarn içeren modeller gelitirmilerdir. Bu modellerin tümü, eksik bilginin olduu ekonomilerdeki sorunlar ele almaktadr. Ekonomide tüm bireylerin homojen olmas durumunda Pareto etkinliinin gerçekleeceini savunan klasik iktisatçlar karsnda, modern Keynesyenler bu reel dünyann mükemmel olmamasn problemin kayna olarak görmektedirler 57. Yeni Keynesyen iktisatçlar piyasalarda Walrasyan dengenin geçerli olmayacan ileri sürerler. Walrasyan müzayede süreci yerine, iletmeler fiyat ve ücretleri belirlerler ve daha sonra da bunun sonuçlarna ilikin belirsizlikle karlarlar. Bunun bir sonucu olarak, fiyatlar, ücretler ve faiz oranlar piyasada dengesizlikleri giderecek ekilde olumayacak ve ekonominin büyük bir ksmnda dengesizlik ortaya çkacaktr 58. Bu ise, genel denge analizlerinde veri olarak alnan fiyatlar tartmal hale getirecektir. Çünkü piyasalarda tam bilginin olmamas halinde, Arrow-Debreu genel denge analizi, ticari ilemin nitelii ile ilgili bilgiye sahip ekonomik birimlerin bu bilgiyi aça vuracak ekilde hareket etmelerinden dolay geçerliliini kaybedecektir. lem yapan taraflar arasndaki bilgi eitsizlii fiyatlara yansyacaktr. Bu durumda, fiyatlar piyasay dengeye getirmenin dnda, ekonomik ilemin nitelii ile ilgili bilgiyi de salayacaktr. Ödenen fiyatlarn, alnan miktarlara bal durumu gelmesi nedeniyle tam rekabet piyasas dengesi olumayacak ve Pareto optimalitesi salanamayacaktr. Bu nedenle Yeni Keynesyenler iktisatçlar çalmalarnda fiyat esneklii yerine fiyat katlklar, tam bilgi yerine eksik bilgiyi esas almlardr. Bu modeller eksik bilgiden ve kredi piyasalarnn özelliklerinden kaynaklanan ilem maliyetlerini ele almas açsndan önemlidir. Çünkü eksik bilginin olduu piyasalarda etkinlik salanamayacaktr John G. Gurley and Edward Shaw, Financial Aspects of Economic Development, American Economic Review, Volume 45, No: 4 (September 1955), pp Van Damme, a.g.m., pp Bruce Greenwald and Joseph Stiglitz, New and Old Keynesians, Journal of Economic Perspectives, Volume 7, No: 1 (Winter 1993), pp Greenwald and Stiglitz, a.g.e., s

39 Türkiye Bankalar Birlii Bilginin Önemi ve Akerlof un Limon Problemi Sözlük anlamyla bilgi örenme, aratrma veya gözlem yoluyla elde edilen gerçek olarak tanmlanmaktadr. Bilgi, ekonomik birimlerin alaca kararlar ve bu kararlardan beklenilen fayday artrma olana salad için deerlidir ve onu elde etmek belirli bir maliyete katlanmay gerektirir. Ekonomide kullanlan tam bilgi kavram, piyasada yer alan taraflarn mal ve hizmetler hakknda ayn bilgiye sahip olmasn, yani bilginin simetrik olmasn ifade eder. Piyasada yer alan taraflardan birinin daha fazla bilgiye sahip olduu durumda ise asimetrik bilgi kavramndan bahsedilir yüzyldan itibaren, bir çok önemli iktisatç eksik bilginin ekonomi üzerinde yarataca etkilerin farkna varmlardr. Bunlar arasnda Smith, Marshall, Weber, Sismondi ve Mill gibi iktisatçlar yer almaktadr. Örnein Smith, iletmelerin faiz oranlarn artrdklarnda, en iyi borçlularn piyasadan çekildiklerini tespit etmitir. Smith e göre eer borçlular, riskleri tam olarak bilselerdi, borçluya uygun bir risk primi yükleyerek problemi çözerlerdi. Bu iktisatçlar, bilgi problemlerini fark etmelerine ramen, bunun ekonomide yaratt sonuçlar önemsememilerdir. Hakim olan neo-klasik iktisat görüü, piyasalarda bilgi konusundaki kayglarn göz ard edilmesine yol açmtr li yllara kadar piyasa baarszlnn nedeni bilgi problemlerinden ziyade devlet müdahalesi, tekeller ve dsallklar gibi unsurlara balanmtr. Asimetrik bilgi problemi teknik anlamda ilk defa, G. A. Akerlof un The Market for Lemons: Quality Uncertanity and Market Mechanism adl makalesi ile iktisat literatürüne girmitir. Bu makale, bilgi ekonomisi literatürüne muhtemelen en önemli katky yapmtr 61. Akerlof un çalmas, kredi borçlularnn, gelecekte kredi borçlarn ödeme ihtimali hakknda daha fazla bilgi sahibi olduu ve kredi verenler ile borçlular arasndaki bilgi aç fazla ise, kredi verenin kandrlma korkusu nedeniyle kredi borçlusu ile ticari ilikiye girmek istemeyeceini ve buna bal olarak piyasada dengenin kurulamayaca düüncesine dayanmaktadr. Akerlof makalesinde maln kalitesi hakknda satclarn alclardan daha fazla bilgi sahibi olduu piyasalar analiz ederken limon olarak ifade edilen ikinci el otomobil piyasas örneini kullanlmtr. Limon, ikinci el piyasada satn alnan, ancak daha sonra sorunlu olduu anlalan otomobiller için kullanlan bir Louis Phlips, The Economics of Imperfect Information, Cambridge: Cambridge University Press, 1988, p. 3. Genellikle mal piyasasnda ticarete konu olan malla ilgili daha iyi bilgiye sahip olan taraf satclardr. Bununla birlikte, alcnn satcya göre daha fazla bilgi sahibi olduu durumlar da vardr. Kredi piyasalar buna verilecek en iyi örnektir. Joseph Stiglitz, Information and The Change in The Paradigm in Economics, American Economic Review, Volume 92, No: 3 (June 2002), pp Karl-Gustaf Löfgren, Torsten Persson and Jörgen W. Weibull, Markets with Asymmetric Information: The Contributions of George Akerlof, Michael Spence and Joseph Stiglitz, The Scandinavian Journal of Economics, Volume 104, No: 2 (June 2002), p

40 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) kavramdr 62. Akerlof ikinci el otomobil piyasalarnda alc ve satc arasndaki bilgi farkllndan kaynaklanan nedenlerin piyasalarda nasl bir dengesizlik oluturabileceini u ekilde açklamtr 63 : Satc maln kalitesi hakknda daha doru bilgiye sahiptir. Alc ise maln q ihtimalle iyi kaliteli ve 1-q ihtimalle kötü kaliteli olduunu bilmektedir. Satn alma sonrasnda daha doru bir q deerini atayacaktr. Alc, otomobilin gerçek durumunu tam olarak deerlendiremeyecei için iyi bir araba ile kötü bir araba arasndaki ortalama fiyat yanstan bir fiyattan ödeme yapmak isteyecektir. yi arabaya sahip olan satclar için bu ortalama fiyat, aracn gerçek kalitesini içermedii ve asl deerinin bu fiyatn üstünde olduunu düünerek otomobilini satmaktan vazgeçecektir. Kötü kaliteli otomobil satclar ise bu ortalama fiyatn kendi araçlarnn gerçek deerinin üzerinde olduunu bildikleri için kendilerine teklif edilen ortalama fiyattan araçlarn satacaklardr. Sonuçta iyi kaliteli otomobillere sahip satclar piyasadan çekilirler, kötü kalitedeki otomobil sahipleri piyasaya hakim olurlar. Akerlof, görünmez el ilkesinin geçerli olmayacan göstermitir 64. Fiyat mekanizmas olarak da ifade edilen görünmez el ilkesinin ileyebilmesi tam rekabet koullarnn varlna baldr. Alnp satlacak mal ve hizmetlerin özellikleri, fiyatlar ve kalitesi hakknda alc ve satclar tam rekabet piyasasnda bibirlerinin etkisinde kalmadan faydalarn maksimize edecek bilgi düzeyine sahiptirler. Bir piyasada eksik bilginin varl fiyat mekanizmasnn ilemesini engelleyecei için piyasa baarszlna yol açacaktr. Akerlof sadece bilgisel asimetrinin nasl piyasa baarszlklarna yol açtn açklamam, ayn zamanda geni kapsaml sonuçlarna da deinmitir. Akerlof gelimekte olan ülkelerin piyasalarnda ters seçim etkilerine deinmitir. Azgelimi ülkelerin kredi piyasalarnda, limon ilkesi güçlü bir ekilde ilemektedir l yllarda Hindistan daki kredi piyasalar ters seçim sorununa örnek olarak gösterilmitir. Bu piyasalarda yerel piyasalarda kredi verenler büyük ehirlerdekilerden iki kat fazla faiz oran uygulamlardr. Ancak bir arac, bu piyasalar arasnda yerel kredi borçlusunun kredi kalitesini bilmeden arbitraj yapmaya çalm ve böylece geri ödeme ihtimali zayf olanlarla birlikte riskler artm ve ar kayplarn sorumlusu olmutur. Limon problemi mentalitesini finansal piyasalara uyarlamak mümkündür. Finansal piyasalardaki ilemlerde doru karar vermek durumunda olan taraflar, birbirleri hakknda bilmek istedikleri tüm bilgilere sahip deildirler. lk olarak sermaye piyasalarn ele alalm. Bu piyasalarda borçlanmak isteyen Balangçta sadece ikinci el araba piyasalar ve sigortaclk sektörü ile ilikilendirilen bu kavram daha sonraki çalmalar ile bankaclk sektörüne uyarlanmtr. George A. Akerlof, The Market for Lemons : Ouality Uncertainty and Market Mechanism, The Ouarterly Journal of Economics, Volume 84, No: 3 (August 1970), pp Löfgren, Persson and Weibull, a.g.m., p Akerlof, a.g.m., pp

41 Türkiye Bankalar Birlii iletme ile bu iletmenin çkard finansal enstrüman almak isteyen alc arasnda bilgi eitsizlii olduu varsaymna dayal olarak limon problemi u ekilde ortaya çkacaktr 66 : Hisse senedi piyasasnda alc, beklenen kâr yüksek, riski düük iletme ile beklenen kâr düük ancak riski yüksek olan iletmeleri ayrt edemeyebilir. Bu durumda menkul kymet yatrmcs olan alc, hisse senedi için ortalama bir fiyat ödemeye raz olacaktr. Bu fiyat, iyi iletme ile kötü iletmenin hisse senetlerinin fiyatlar arasnda yer alacaktr. Bu fiyat, ayn zamanda iletmelerin ortalama kalitesini yanstan bir fiyattr. Ancak, iletmenin iyi durumda olduunu bilen yöneticiler ya da iletme sahipleri, hisse senetlerini bu ortalama fiyattan satmaya raz olmazlar. Bunun nedeni, iletme sahip veya yöneticilerinin potansiyel yatrmclardan daha fazla bilgi sahibi olmalar ve iletmelerinin gerçekten iyi bir durumda olduunu bilmeleridir. Alcnn teklif ettii fiyat, iletme hisse senedinin gerçek deerinin altndadr. Dolaysyla, bu fiyattan sat gerçeklemez. Bu durumda piyasada menkul kymetlerini satmak isteyenler sadece yüksek riskli iletmeler olacaktr. Çünkü, alcnn teklif ettii fiyat, bu iletmelerin menkul kymetlerinin gerçek deerinin üzerinde olacaktr. Sonuçta piyasada kötü durumdaki iletmelerin hisse senetleri ilem görürken, iyi iletmelerin hisse senedi satlar snrl düzeyde kalacaktr. Menkul kymet piyasasnda tahvil satn almak isteyen bir yatrmc da benzer sorunla karlaabilecektir. Yüksek riskli ve düük riskli iletmelerin tahvillerini ayrt edemeyen yatrmc eer faiz oran, tahvil ihraç etmek isteyen iletmenin geri ödememe riskini karlamaya yetecek kadar yüksek ise tahvil satn almak isteyecektir. Ancak düük riskli iletme sahipleri bu yüksek faiz oranndan borçlanmak istemeyeceklerdir. Bu durumda piyasada borçlanmak isteyen yüksek riskli iletme tahvilleri kalacaktr 67. Kredi piyasalarnda da limon problemi, kredi veren açsndan düük riskli yatrm projeleri ile yüksek riskli yatrm projelerini belirlemek sorun olaca için ortaya çkacaktr 68. Örnein, kredi talebinde bulunan bir giriimci, planlad yatrm projelerinin riskleri ve getirileri hakknda, kredi veren kurumlardan daha fazla bilgi sahibidirler. Bu durumda kredi verenler, riskli kredi alclar ile riski düük kredi alclarn birbirinden ayrt edemezler. Yüksek riskli kredi alclar yüksek faiz orannda kredi almaya raz olurken, düük riskli kredi alclar yüksek faiz orann ödemek istemezler. Sonuçta, yüksek riskli kredi alclar kredi temin ederken, düük riskliler kredi almak istemeyeceklerdir. Riski yüksek olan kredi alclarnn daha fazla kredi almas, kredi piyasalarn etkinlikten uzaklatracaktr Ali en, Asimetrik Bilgi-Finansal Kriz likisi, Dumlupnar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Say: 14, Nisan 2006 s. 4; Mishkin, a.g.e., p Mishkin, a.g.e., p Frederic S. Mishkin, Asymmetric Information and Financial Crises: A Historical Perspective, NBER Working Paper, No:3400, July 1990, p

42 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) Leland ve Pyle piyasalarda bilgi transferinin gerçeklememesi nedeniyle piyasalarn kötü bir performans göstereceini ifade etmilerdir 69 : Projenin finansman düünüldüünde kalite unsuru oldukça deikendir. Giriimci projesinin kalitesini bilirken kredi veren projelerin kalitesi ile ilgili ayrm yapamaz. Piyasa deeri, projenin ortalama kalitesini yanstr. Ancak, projenin ortalama maliyetinin ortalama deerinden daha büyük olmas durumunda düük kalitedeki projelerin potansiyel arz daha büyük olacaktr. Çünkü tam bilginin olmad piyasalarda giriimciler projelerini daha kolay kabul ettirecek ve kesin bir kâr elde edebileceklerdir. Dolaysyla önemli düzeydeki bilgisel asimetrinin varl ve zayf/kötü projelerin arznn iyi proje arzna göre daha fazla olmas finans piyasalarn baarszla itecektir Bankalarda Asimetrik Bilgi Bankaclkta simetrik bilgi, kredi veren ve kredi alan arasnda ulalabilecek tüm mevcut bilginin eit olmasn ifade eder, tersi durum ise genellikle asimetrik bilgi olarak tanmlanr. Asimetrik bilgi kredi alcsnn kendi projesinin riski ve getirisi hakknda bilgi sahibi olduu, ancak kredi verenin sadece projelerin ortalama riskliliini ve beklenen getirisini bildii bir durumu ifade etmektedir 70. Dolaysyla, asimetrik bilgi taraflar arasndaki bilgi eitsizliine iaret eder. Bankalar, kredi alan iletmeler hakknda yürütecekleri projeler ya da yaptklar i konusunda onlardan daha az bilgiye sahiptirler. Bankalarda asimetrik bilgi, ters seçim ve ahlaki tehlike olmak üzere iki temel soruna yol açmaktadr Ters Seçim Ters seçim, kredi sözlemesi yaplmadan önce kredi verenlerin kredi alanlarn gerekli olan tüm özelliklerini görememesi nedeniyle ortaya çkan bir sorundur. Ters seçim sorunu gizli bilgiden, yani taraflardan birinin dierine göre daha fazla bilgiye sahip olmasndan kaynaklanmaktadr 71. Kredi almak isteyenler, fon salamalarn engelleyeceini düündükleri baz olumsuz özelliklerini saklayabilir ya da daha farkl gösterebilirler. Bu durumda, örnein giriimci projenin getirisini bilmekte (sakl bilgi), fakat banka projenin beklenen getirisi hakknda herhangi bir bilgiye sahip olmamaktadr. Ters seçim, bankalarn iyi nitelikli iletme projeleri yerine kötü nitelikteki projeleri tercih etmesidir 72. Dier bir ifadeyle, ters seçim bankann yüksek riskli ve Leland and Pyle, a.g.m., p Dwight Jaffee and Joseph Stiglitz, Credit Rationing, in Handbook of Monetary Economics, (Ed.), B. M. Friedman and F. H. Hahn, Edition 1, Volume 2, Chapter 16, 1990, p Ines, Macho-Stadler, David Perez-Castrillo, An Introduction to the Economics of Information: Incentives and Contracts, Oxford: Oxford University Press, 2001, p. 11. David De Meza and David C. Webb, Too Much Investment: A Problem of Asymmetric Information, The Quarterly Journal of Economics, Volume 102, No: 2 (May 1987), p

43 Türkiye Bankalar Birlii düük riskli kredi taleplerini birbirinden ayramamas nedeniyle kredinin geri ödenmeme olasl olan potansiyel borçlulara verilmesidir. Bu nedenle ters seçim ayn miktarda kredi talebinde bulunan iki farkl iletme olduunda ortaya çkan bir problemdir. Her iki iletmenin de krediyi geri ödeme olaslklarnn birbirinden farkl olmas, bankann kredinin geri ödeyebilirliini deerlendirmede soruna yol açmaktadr 73. Ters seçim sorunu, kredi talebinde bulunan iletmenin varlklarn gerçekte sahip olduklar miktardan az ya da fazla açklamasndan da kaynaklanmaktadr. Fakat bir iletmenin yalnzca birkaç varla sahip olmas durumunda bankay aldatmas zordur, çünkü iletme yöneticisi iletmenin gerçekte sahip olduu varlklardan daha fazlasn gösteremez. Dier taraftan, yüksek varlk sermayesine sahip olan bir iletme, varlklarndan sadece birkaç tanesini açklayarak gerçek varlklarn gizleyebilir. Asimetrik bilgi açsndan önem tayan bu ikinci durumdur. Çünkü iletme yöneticisinin iletmenin bilançosunu manipule etmesi daha kolaydr ve banka iletmeyi denetlese bile varlklarn gizlemesi daha kolay olacaktr 74. Finansal piyasalarda ters seçim, kredi almak için daha fazla çaba sarf eden ve istenmeyen (ters) bir sonuç yaratma olasl daha yüksek olan kredi alclar olduunda ortaya çkmaktadr. Bu tür kredi alclarnn varl kredinin geri ödenmeme riskini artrr. Çok riskli yatrm projelerine sahip olan kredi alclar projenin baarl olmas durumunda daha fazla kazanç salayacaklarndan, kredi almaya daha fazla istekli olacaklardr. Finansal piyasalarda tersi seçim yani krediyi geri ödemeyecek kredi alcsnn seçilme ihtimali yüksektir 75. Ters seçim banka kredilerinin büyük oranda geri ödememe riski yüksek olan kredilerden olumasna neden olmaktadr. Ters seçim ortamnda, sözleme öncesi bilgi asimetrisinin klasik piyasa mekanizmasnn ileyiini engelleyecei kantlanmtr 76. Ters seçim ortamnda, baz kredi alclar istedikleri miktarda krediyi risk primi ni ödemeden düük bir maliyetle elde edebilmektedirler. Finansal piyasalarda böyle bir durumun varl, bankalarn kredi verme konusunda isteksiz davranmalarna yol açabilir. Ya da kredi alcsnn verdii bilginin yanl olma ihtimaline kar risk primi talep ederler. Bu ise bankalarn krediyi daha yüksek maliyet ile arz etmesine yol açar. Böyle bir ortamda düük riskli kredi alclar yüksek risklilerden ayrt edilmedikleri için ya kredi alamazlar ya da risk priminin artmas nedeniyle yüksek maliyete katlanarak kredi temin Thorsten Broecker, Credit-Worthiness Tests and Interbank Competition, Econometrica, Volume 58, No: 2 (March 1990), p Christa Hainz, Bank Competition and Credit Markets in Transition Economies, Journal of Comparative Economics, Volume 31, No: 2 (June 2003), p Mishkin, a.g.e., p. 41. John A. Weinberg, The Adverse Selection Approach to Financial Intermadiation: Some Characteristics of The Equilibrium Financial Structure, Federal Reserve Bank of Richmond Research Department, December 1995, p

44 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) edebilirler. Bu durum düük riskli kredi alclarn piyasadan uzaklatrabilir. Böylelikle, kredi piyasasnda yüksek riskli kredi alclarnn oran artacaktr. Ters seçim kredi riskini artrd için bankann beklenen getirisini düürecektir Ahlaki Tehlike Asimetrik bilginin bankalarda yol açt dier sorun ise ahlaki tehlikedir. Ahlaki tehlike asimetrik bilgiden kaynaklanan ve sözleme yapldktan, ilem gerçekletikten sonra ortaya çkan bir sorundur. Finansal piyasalarda ahlaki tehlike, kredi borçlusunun kredi veren tarafn arzu etmedii ekilde, kredinin geri ödenme ihtimalini düürecek her türlü ahlak d (immoral) ya da istenmeyen faaliyetlerin içine girmesi nedeniyle ortaya çkabilecek bir risktir 77. Bu durumla kredi alan tarafn, hiçbir ekilde belirlenemeyecek ve dolaysyla tazmin edilemeyecek ekilde kredi veren taraf zarara uratma tehlikesi anlatlmak istenmektedir. Ahlaki tehlikenin daha iyi anlalmas için, kredi piyasalarndan basit bir örnek verilebilir 78 : X iletmesinin projesinin finansman için A bankasna kredi talebinde bulunduunu ve bankann da projenin uygulanabilir olduunu ve finanse edilmeye deer bulunduunu varsayalm. X iletmesi, alm olduu krediyi projenin finansmannda kullanmak yerine, A bankasnn bilgisi ve istei dnda, B bankasna olan kredi borcunu ödemek için kullandnda ahlaki tehlike problemi ortaya çkmaktadr. Kredi verenler kredi borçlular hakknda kredilerin riskli alanlarda kullanlp kullanlmayaca ile ilgili olarak tam bilgi sahibi olsalar da kredi borçlularnn kredinin geri ödenmeme riskini artracak her türlü davran eilimi göstermeleri mümkündür. Bu davran eilimi kredi alann, riski yüksek olan projeleri tercih etmesi eklinde ortaya çkmaktadr. Kredi borçlusunu, getirisi ve riski yüksek olan projeyi seçmeye tevik eden unsur, kredi veren kuruma olan yükümlülüünün iletme varlklar ile snrl olmasdr 79. Tabii ki, borçlularn kendi özellikleri ve gerçekletirmek istedikleri projelerin tamamen sorunsuz olmalar beklenemez. Ancak, kredi borçlular projelerinin olumlu tarafn abartarak önemli kazançlar elde etmeyi düünebilirler. Bu nedenle borçluya ait gerçek özelliklerin borçlunun dndaki ahslar tarafndan dorulanmas ya mümkün olmayacak ya da maliyetli olacaktr Mishkin, a.g.e. p. 41. Mehmet Mauk Fidan, Kobi Kredi Piyasasnda Asimetrik Bilgi ve Ahlaki Tehlike: Laleli Örnei, Maliye Finans Yazlar, Yl: 25, Say: 90, Ocak 2011, ss Dwight M. Jaffee and Joseph Stiglitz, Credit Rationing, in Handbook of Monetary Economics, (Ed.), B. M. Friedman and F. H. Hahn, Edition 1, Volume 2, Chapter 16, p Borç ve yükümlülüklerine karlk sadece iletme varlklar ile sorumlu olan iletmeler çok ortakl olan iletmelerdir. Oysa ahs iletmelerinde iletme sahibi borçlar karsnda tüm varl ile sorumludur. Leland ve Pyle, a.g.m., p

45 Türkiye Bankalar Birlii Kredi borçlusunun kredi aldktan sonra gösterecei davran eilimi ile bankalarn kredi riski arasnda önemli bir balant vardr. öyle ki; bir krediyi hemen almak isteyenlerin, riski yüksek olan projelere yatrm yapma olaslklar daha fazladr. Riski projeler baarl olduunda yüksek getiri salarlar. Ancak yüksek risk, alnan kredinin geri ödenme ihtimalini azaltr. Riski yüksek olan projelerin baarl olmas durumunda kredi borçlusu yüksek bir kazanç elde ederken, kredi veren sözlemede belirtilmi olan miktarda kredi getirisini elde edecektir. Ancak projenin baarl olmamas durumunda kredi veren zarara katlanmak zorunda kalacaktr. Bu ihtimal yine ters seçim sorununda olduu gibi risk primini artracandan, kredi verenin kredi verirken isteksiz davranmasna ve kredi miktarn snrlandrmalarna yol açabilecektir. Kredi talebi karsnda kredi miktarnn kstlanmas miktar ve fiyatn optimum seviyede olumasn engelleyecektir 81. Ahlaki tehlike durumunda banka kredi verecei kayna kaybetmektense, daha güvenilir ancak snrl sayda kredi alcsna kredi açmay tercih etmektedir. Bu durum ise finansal sistemin etkin çalmasn engellemektedir. Piyasa dengesi birinci en iyi dengesinden sapm olmaktadr. Asimetrik bilginin iddetli olduu durumlarda, piyasa sisteminden daha etkin bilgi deerleme mekanizmasna sahip olan banka temelli sistemler ortaya çkacak, tersi durumda ise piyasa sistemi tercih edilecektir Asimetrik Bilgi ve Kredi Riskini Azaltma Yöntemleri Uygulamada, bankalar kredi risklerini azaltmak için birtakm yöntemler gelitirmilerdir. Bu yöntemler aada özetlenmektedir 83. i) Öneleme ve Bilgi Toplama Bankalarn asimetrik bilginin yarataca sorunlardan kaçnmak ve kredi riskini azaltmak amacyla gelitirdikleri yöntemlerden biri, kredi alclarn bir ön elemeden geçirmektir. Bunun için kredi alcs hakknda bilgi toplanmas gerekir. Bankalar, finansmann salayacaklar yatrmn riski ve kredi verdikten sonra kredi alcsnn nasl bir davran sergileyecei konusunda kredi alcsndan daha az bilgiye sahiptirler. Bankalar kredi alclar hakknda ne kadar güvenilir bilgi toplayabilirlerse o ölçüde yüksek riskli ve düük riskli kredi alclarn ayrt etmeleri kolaylaacaktr. Bankalar bireysel kredi verirken, kredi alcsnn ekonomik durumu hakknda tüm verileri toplamaya çalrlar. Bu veriler içerisinde, kredi almak Mishkin, a.g.e., p Alövsat Müslümov, Mübariz Hasanov ve Cenktan Özyldrm, Döviz Kuru Sistemleri ve Türkiye de Uygulanan Döviz Kuru Sistemlerinin Ekonomiye Etkileri, stanbul: TÜGAD Yaynlar, 2003, s Mishkin, a.g.e., pp

46 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) isteyen kiinin maa, banka hesaplar ve salk sigortas gibi dier varlklar, baka bankalara olan kredi borcu, kredi kart hesaplar ve bunlarn hesap hareketlilikleri v.s. bulunmaktadr. Kredi verenler bu bilgiler araclyla kredi alcsnn kredi puann hesaplayarak kredi deerliliini tespit ederler. Böylelikle kredi geri ödemelerinde bir sorun ortaya çkp çkmayaca belirlenir. Bankalar bireysel kredilerde olduu gibi ticari kredi verirken de bir öneleme ve bilgi toplama sürecini izlerler. Bankalarn iletmeler hakknda bilgi toplama kaynaklar unlardr 84 : piyasa istihbarat, dier müterilerin tavsiyeleri, ithalat ve ihracat birliklerinin yllk listeleri, borsa bültenleri ve yaynlanan bilançolar, basn haberleri, ilan ve reklamlar, imalat broürleri, ubeden geçen i hacmi (ubede hesab olmayp havale, çek tahsilat vb. ilemler yapan iletmelerin belirlenmesi), iletmenin faaliyet gösterdii sektör ve endüstri, yllk vergi rekortmenleri listesi, yurtd sermayeli iletmelerin listesi. Bankalar kredi isteinde bulunan iletmelerin kâr ve zarar durumlar, varlk ve yükümlülük pozisyonlar ile ilgili bilgiler toplamak ister. Bankalar ayn zamanda, verilecek kredinin kullanlaca yatrm alannn gelecekteki baarsn deerlendirirler. letmenin gelecek planlar, kredi alma amac, endüstri içindeki rekabeti tesbit edilmeye çallr. Hatta, banka ilk elden bilgi toplamak amacyla iletme ziyaretine bile gidebilir. Dier taraftan, banka kredi verdikten sonra da, kredi müterisini denetleyerek ve izleyerek onun hakknda bilgi toplamaya devam eder. Bankalar, bazen kredi verdikleri iletmelerin satlarndan elde ettikleri nakit ak ve harcamalarnn kendi bünyesindeki hesaplarda tutulmas karlnda kredi verirler. Böylece, kredi alan iletmenin daha kolay izlenmesi mümkün olmakta ve bu denetleme ile kredinin kullandrlaca yatrmn deeri, giderleri ve getirisi ve kredinin geri ödenmeme riskinin ne olaca tesbit edilmeye çallmaktadr. ii) Kredi Faaliyetlerinde Uzmanlama Bankalar, belirli endüstrilerde ya da sektörlerdeki iletmelere kredi verme konusunda uzmanlaabilirler. Bu yöntem, bankalarn kredi portföylerinde fazla çeitlendirme yapmadklar ve dolaysyla daha fazla riske maruz kalmak istemediklerini ifade eder. Kredide uzmanlamada kredilerin daha çok yerel iletmelere ve belli sektörlere verilmesi aktiflerde çeitliliin salanmas açsndan olumsuz gibi görünse de kredi riskinin yönetimi açsndan olumlu olarak deerlendirilebilir. Çünkü banka kendisinin bulunduu yerleim merkezine yakn iletmeler hakknda uzak olanlara göre daha kolay ve daha güvenilir bilgi edinebilir. Ayn durum, belirli sektörlerde kredinin younlamas için de geçerlidir. Dier taraftan, bir bankann belirli endüstrilerde faaliyet gösteren iletmeler hakknda bilgi toplamas ve buna 84 Birgül akar, Banka Kredileri ve Yönetimi, stanbul: Beta Yaynevi, 2010, ss

47 Türkiye Bankalar Birlii bal olarak kredi deerliliini hesaplamas dier endüstrilerde faaliyet gösteren iletmelere göre daha kolaydr. Bankann belirli endüstrilerdeki iletmelere kredi vermesi, bu endüstriler hakknda daha fazla bilgi sahibi olmasn salar. Böylelikle bankalar, kredi borçlarnn zamannda ödenmesiyle ilgili daha güçlü tahminler yapabilirler. iii) Kredi Sözlemeleri Kredi verenlerin kredi alclarnn özellikleri hakknda tam bilgiye sahip olduu ve bu bilgiye ulamann maliyetsiz olduu gerçek bir dünyada bankalarn kredi alclarnn tüm davranlarn öngörebilmesi mümkün olabilirdi. Ancak bankalarn, kredi müterilerinin tüm davranlarn bilmeleri mümkün deildir. Bu nedenle bankalar kredi sözlemesinin artlarn belirlerken hem düük riskli kredi alclarnn kredi bavurusunda bulunmasn salayacak hem de kredi borçlularnn banka yararna uygun davranlar sergilemelerini salayacak ekilde hareket ederler. Bankalar ahlaki tehlike sorununu en az düzeye indirmek amacyla, sözlemelere çok detayl hükümler koyarak, sözlemelerin balaycln artrabilirler. Ancak, kredi borçlusunun sözlemedeki bir hükmü ihlal etmesi durumunda bankann mahkemede bunu kantlamas mümkün olmayabilir. Bankalar bu durumu göz önünde bulundurularak, basit ve ihlali durumunda mahkemede kolaylkla kantlanabilecek sözlemeler hazrlamay tercih edebilirler. Örnein banka, kredilerin vadelerini ksaltarak daha sk aralklarla sözlemenin yenilenmesi yoluna bavurabilir 85. iv) Kredi Taynlamas Bankalarn ters seçim ve ahlaki tehlike sorunlarn ortadan kaldrmak için kullandklar dier bir yöntem kredi taynlamasdr. Kredi taynlamas bankalarn, geri ödememe riskini göz önüne alarak, müterilerinin cari faiz oranndan daha fazla kredi kullanmak istemelerine ramen belirli bir kredi limiti tayn etmeleri ya da kredi taleplerini geri çevirmeleridir 86. Kredi taynlamas, bankalar daha düük risk profiline sahip bir iletmeye nazaran daha yüksek faiz oran ödemek isteyen bir iletmeye kredi vermek istememesini ifade eder 87. Böylece piyasada deien artlara uyum fiyatlardan (kredi faizi) ziyade miktarlarla (kredi miktar) salanmaktadr. Faizin, kredi arz ve talebi ayarlayc olmamas, risk faktöründen ve belirsizlikten kaynaklanmaktadr. Buna göre artan faiz, kredinin geri dönüünü olumsuz etkilemektedir. Bu nedenle bankalar, riskli projeler için zak Atiyas, Hasan Ersel ve Emin Öztürk, Türk Bankalarnda Müteri Deseni ve Kredi Taynlamas, T.C.M.B. Aratrma Teblii, No: 9301/A, 1993, s.3. Merih Paya, Para Teorisi ve Para Politikas, Geniletilmi 3. Bask, stanbul: Filiz Kitabevi, 2002, s Stephen J. Perez, Testing for Credit Rationing: An Application of Disequilibrium Econometrics, Journal of Macroeconomics, Volume 20, No: 4 (Fall 1998), p

48 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) kredi taleplerini faizi artrarak karlamak yerine, kredi taleplerini geri çevirmeyi yelemektedirler 88. Kredi taynlamasn bankalarn kredi verme istekliliindeki bir düü olarak deerlendirmek mümkündür. v) Uzun Vadeli Müteri likileri Kredi anlamalar ile bankalar, ticari müterileriyle uzun dönemli iliki kurma ve müterilerinin mali bünyelerini ilgilendiren her türlü bilgi ve belgeye ulama imkann elde edebilirler. Bu nedenle, bankalar için asimetrik bilgi sorununu azaltacak bir baka yöntem uzun vadeli müteri ilikileri yoluyla kredi alclar hakknda bilgi elde etmektir. Kredi verenlerin kredi alcsn gözetlemeye ihtiyaç duymalar uzun dönemli müteri ilikilerinin önemini artrmaktadr. Uzun dönemli müterilerin gözetlenme maliyetleri yeni müterilerden daha az olacaktr. Bankalar kredi verirken daha güçlü ilikilerinin olduu müterileri tercih etmektedir 89. Daha önce bankadan kredi alan müteriler için, bankann zaten izleme amaçl hazr bir prosedürü vardr. Örnein bir kredi borçlusunun çek ya da mevduat hesab ve bir baka bankadan alm olduu krediler, hesap hareketlilii, kredi borçlusu hakknda bankaya bir fikir verebilmektedir. Özellikle kredi müterisinin çek ya da mevduat hesaplar, kredi alcsnn nakit durumu, yln hangi dönemlerinde nakde ihtiyac olduu hakknda bilgi vermektedir. Bu nedenle, bankalarn müteri ilikilerinde uzun vadeli hareket etmesinin en büyük avantaj bilgi toplama maliyetini azaltmasdr. Ayrca banka kredi sözlemesinin artlarn belirlerken her türlü beklenmedik durumu göze almak zorunda kalmaz. Öte yandan uzun vadeli müteri ilikilerine göre hareket eden bir bankann riskli kredi müterilerini elemesi daha kolay olacaktr. Uzun vadeli müteri ilikileri sayesinde bankalardan kredi temin eden iletmeler de baz yararlar salarlar. letmeler banka ile uzun süreli ilikisini korumak isterler, çünkü gelecekte daha düük faiz oranlarnda kredi alma imkanna kavuurlar. Böylelikle, iletme dndan salanan fon maliyeti de azalr. Öte yandan, kredi sözlemelerinde kredi alanlar riskli faaliyetlerini belirtmemi olsalar da bankay zor duruma sokacak her türlü davrantan saknmaya çalrlar 90. vi) Teminatlar Bankalar kredi ilemlerinde ortaya çkmas muhtemel bir riski üstlendiklerinden, müterilerinden üstlendikleri riske karlk olarak herhangi Paya, Para Teorisi ve Para Politikas, s. 364; Perez, a.g.m., p Norman R. Blackwell and Anthony M. Santomero, Bank Credit Rationing and the Customer Relation, Journal of Monetary Economics, Volume 9, No: 1 (August 1982), p Atiyas, Ersel ve Öztürk, a.g.m., s

49 Türkiye Bankalar Birlii bir tanmazn, kredi geri ödenmedii takdirde teminat olarak gösterilmesini istemektedirler. Tam bilginin mevcut olduu piyasalarda bankalarn teminat kullanmna bavurmalar etkin olmayacaktr. Dolaysyla eksik bilginin olduu bir ortamda teminatlar önem kazanmaktadr. Kredi borçlusundan teminat alnmas kredi borcunun ödenmemesi durumunda bankaya bir güvence salarken, ayn zamanda ahlaki riskin önlenmesine yardmc olacaktr. Dier taraftan, teminat bankalarn kredi alclarnn kendilerine ait özel bilgiye uygun sözlemeyi seçmelerini salar. Bu balamda, bilgi asimetrisi daha karmak sözlemelerin ortaya çkmasna yol açacaktr 91. Teminatlar, kredi alclarnn yükümlülüklerini yerine getirmeme riskine ilikin bilginin elde edilmesini salar. öyle ki, yüksek kredi riskine sahip alclar düük teminat ve yüksek faiz orann içeren sözlemeleri tercih ederler. Teminatlar ile yatrm projesinin risklilii arasnda negatif bir iliki vardr 92. Bu durumda, yüksek riskli kredi alclarnn teminat uygulamasyla tespit edilmesi kolaylaacaktr. vii) Net letme Deeri Net deer iletmenin varlklar ve yükümlülükleri arasndaki farktr. Net deeri yüksek olan iletme kredi borcunu ödeyemese bile, banka iletmenin net deerini almaya hak kazanacak ve onu satarak zararn telafi edecektir. Öte yandan, yüksek net deere sahip bir iletmenin borcunu ödememe olasl daha düüktür. Çünkü iletme borcunu ödeyebilecei varlklara sahiptir 93. Bir iletmenin net deerinin azalmas ters seçim sorununu artrmakta, ahlaki tehlike riskini ortaya çkarmaktadr. Net iletme deerinin dümesi piyasada yüksek kredi riskine sahip kredi alclarnn saysn artrr. Azalan net deer, iletme sahiplerinin ar risk üstlenmelerine neden olur. Artan asimetrik bilgi sorunu nedeniyle bankalar kredi vermekte isteksiz davranrlar 94. Bankalarn bu davran, yatrmlarn finansmann salayacak kredi miktarnda bir azalmaya yol açar. Asimetrik bilgi problemlerinin ortaya çkmasnda kredi borçlularnn kredi deerlilii önemli olmakla birlikte, bu problemlerin derecesini etkileyen iki önemli unsur para politikas uygulamalar ve ekonomik konjonktürdür. Bu açdan, öncelikle banka kredileri ile ekonomik konjonktür ve para politikas uygulamalar arasndaki ilikinin asimetrik bilgi kapsamnda ele alnmas önem kazanmaktadr Kazuhiro Igawa and George Kanatas, Asymmetric Information, Collateral, and Moral Hazard, The Journal of Financial and Quantitative Analysis, Volume 25, No: 4 (December 1990), p Helmut Bester, Screening vs. Rationing in Credit Markets with Imperfect Information, The American Economic Review, Volume 75, No: 4 (September 1985), p en, a.g.m., s. 8. June Nualtaranee, Transmission Mechanism of Monetary Policy, (Eriim Tarihi: ). 32

50 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) Para Politikas, Asimetrik Bilgi ve Bankalar Para politikas ksa dönem nominal faiz oranlar üzerinde önemli bir etkiye sahiptir ve faiz kanal, varlk fiyatlar kanal ve kredi kanal gibi çeitli kanallar araclyla iletme ve hanehalknn harcamalarn, parasal ve finansal gelimeleri ve en sonunda fiyatlar etkiler 95. Para politikas uygulamalarnn reel sektöre aktarm, parasal aktarm mekanizmas olarak ifade edilmektedir. Parasal aktarm mekanizmas para politikasnn toplam talep, ulusal hasla ve fiyatlar genel düzeyi gibi makroekonomik büyüklükleri hangi süreçlerle etkilediini ifade eden bir kavramdr 96. Para otoriteleri hedefledikleri para miktar ve/veya fiyat düzeylerinin elde etmek için kanuni rezervler, açk piyasa ilemleri, swap ve repo ilemleri gibi çeitli finansal araç ve mekanizmalar kullanrlar. Bu finansal araçlar ve mekanizmalar parasal aktarm mekanizmasnn belli bal unsurlarn olutururlar. Ksa vadeli faiz oranlar, rezerv para büyüklüü, kanuni karlklar gibi merkez bankalarnn kontrolü altnda bulunan araçlar ile kredi ve mevduat faiz oranlar, döviz kurlar, finansal aktiflerin fiyatlar gibi mali sektör dndaki sektörlerin de durumunu dorudan etkileyecek deikenler araclyla oluan parasal aktarm mekanizmas özellikle finansal sistemin yapsna baldr ve bu yap tarafndan belirlenir 97. Uzun yllar boyunca sadece parasal büyüklükler araclyla ileyen aktarm mekanizmalar incelenmitir. Parasal büyüklüklerle ileyen parasal aktarm mekanizmas para görüü olarak ifade edilmektedir 98. Buna göre bankalarn finansal sistemde çok az bir rolü vardr 99. Bu görüün temel varsaymlar (1) para ve para dndaki tüm aktifler arasnda tam ikame vardr, (2) iletmelerin faaliyetlerini sürdürmek için ihtiyaç duyduklar fonu iletme içi ya da iletme dndan salamalarnn bir önemi yoktur. Bu varsaymlar çerçevesinde, merkez bankasnn toplam talebi daraltmak amacyla uygulayaca daraltc bir para politikasnn etkisi u ekilde olacaktr: Açk piyasa ilemlerini kullanarak daraltlan banka rezervleri para arzn azaltr. Para arzndaki daralma faiz oranlarn yükseltecei için fon maliyeti artar. Böylelikle toplam talep azalr European Central Bank, The Monetary Policy of The ECB, 2011, p. 93. Alkin, Sava ve Akman, a.g.e, s. 3. Alkin, Sava ve Akman, a.g.e., s. 3. Ben S. Bernanke, Credit in Macroeconomy, Federal Reserve Bank of New York Quarterly Review, Spring , p. 55. Jeremy C. Stein, An Adverse-Selection Model of Bank Asset and Liability Management with Implications for the Transmission of Monetary Policy, Journal of Economics, Volume 29, No: 3 (Autumn 1998), pp Anil K. Kashyap and Jeremy C. Stein, Monetary Policy and Bank Lending, in Monetary Policy (pp ), (Ed.), N. Gregory Mankiw, The University of Chicago Press, p

51 Türkiye Bankalar Birlii Para politikasnn toplam talep ve üretim üzerindeki etkisinin sadece faiz kanal ile açklanmas eletirilmi ve 1980 lerin ikinci yarsnda, özellikle bankalar ve bankaclk sistemini ilgilendiren bir mekanizma tartlmaya balanmtr. Bu alternatif mekanizma kredi görüü 101 olarak da isimlendirilen kredi kanaldr. Kredi kanal para otoritelerinin toplam kredi arzn nasl etkilediini ve kredi arzndaki deiimin de bata milli gelir ve enflasyon olmak üzere dier makro büyüklükleri nasl etkilediini inceler. Kredi kanal ayn zamanda bankalarn kredi verme stratejileri ile dorudan balantldr ve bankalarn finansal sistemde önemli bir rol oynadklar görüüne dayanmaktadr. Çünkü, kredi piyasalarnda asimetrik bilgi sorunlarn çözmeye en elverili kurumlar bankalardr. Bankalarn bu özel rolünden dolay kredi piyasalarnda kredi temin edemeyen kredi alclar bankalardan borçlanabilmektedirler 102. Böylelikle, kredi görüünde bankalarn sadece para yaratma fonksiyonu üzerinde duran faiz kanalnn aksine bankaclk sektörünün kredi yaratma fonksiyonuna yer verilmitir 103. Kredi kanal yaklamnda, analizlere para ve tahvilin yan sra krediler de dahil edilmitir. Kredi kanalnn çalmas için gerekli olan temel koullardan biri, krediler ile dier borçlanma enstrümanlar (para ve tahvil) arasnda tam ikame olmamasdr 104. Böylelikle para politikas toplam talebi sadece faiz oran araclyla deil, ayn zamanda kredi koullarn deitirerek etkileyecektir. Kredi görüü, para politikasnn, banka kredilerine daha fazla baml olan küçük iletmelerin harcamalarn, bono ve tahvil piyasasndan dorudan borçlanma imkanna sahip olan büyük iletmelerden daha fazla etkileyecei görüüne dayanmaktadr 105. Merkez bankasnn uygulayaca daraltc bir para politikasnn etkileri banka kredi kanal ile u ekilde oluacaktr. Toplam talebi azaltmak için merkez bankas açk piyasa ilemleri yoluyla cüzdandaki devlet borçlanma katlarndan bir ksmn piyasada satar. Bu katlar alanlarn çou ticari bankalarda mevduat olan ve çekle ödeme yapan kimselerdir. Merkez bankas alacak miktarn çekin ait olduu bankann kendi nezdindeki kanuni karlk hesabndan düer. Bu durumda merkez bankasnn devlet borçlanma katlar portföyünden yaplan sat miktar ile ayn düzeyde Ben S. Bernanke and Alan S. Blinder Credit, Money and Aggregate Demand, American Economic Review, Volume 78, No: 2 (May 1988), pp Frederic S. Mishkin, The Channels of Monetary Policy Transmission: Lessons for Monetary Policy, NBER Working Paper, No: 5664, 1996, p. 9. Kashyap and Stein, a.g.m., pp Kashyap, Anil K., Jeremy C. Stein and David W. Wilcox, Monetary Policy and Credit Conditions: Evidence from The Composition of External Finance, American Economic Review, Volume 83, No: 1 (March 1993), p. 96. Mark Gertler and Simon Gilchrist, The Role of Credit Market Imperfections in the Monetary Transmission Mechanism: Arguments and Evidence, Scandinavian Journal of Economics, Volume 95, No: 1 (March 1993), p. 52; Mishkin, a.g.e., p.605; Ben S. Bernanke and Mark Gertler, Inside the Black Box: The Credit Channel of Monetary Policy Transmission, Journal of Economic Perspectives, Volume 9, No: 4 (Autumn 1995), p

52 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) ticaret bankas mevduatnda azalma meydana gelmektedir. Bu yolla para arz azaltlm olmaktadr 106. Bankalarn mevduatlar ile dier fon kaynaklar arasnda tam ikame olmad sürece para politikasnn ekonominin toplam üretim seviyesini etkilemesi kredi kanalnn ilemesiyle öyle özetlenebilir 107. Geniletici bir para politikas, banka mevduatlarn ve rezervlerini, dolaysyla bankalarn kredi arzn artrr. Kredi arznn artmas iletmelerin yatrmlarn finanse edecek kredi imkanlarna kavumasna, bu ise toplam yatrm ve buna bal olarak tüketim harcamalarnn artmasna neden olur. Sonuçta, ekonominin üretim seviyesi yükselir. Daraltc bir para politikasnn kredi kanalnn ilemesiyle tam tersi etkiler yaratmas beklenir. Bu balamda, daraltc bir para politikas banka mevduatlarn ve rezervlerini, dolaysyla bankalarn kredi arzn azaltacaktr. Kredi arznn daralmas iletme kredilerinin yatrmlarn azaltmalarna sebep olur. Toplam yatrmlar azalrken, toplam üretim seviyesi düer. Sistematik olarak, daraltc bir para politikasnn etkisi aadaki gibi gösterilebilir. Daraltc para politikas Banka Mevduatlar Banka Kredileri IY Kredi kanal banka kredi kanalnn yannda bunu tamamlayc bir kanal olan bilanço kanaln da içermektedir. Dier bir ifadeyle, kredi kanalnda para politikas ekonomiyi banka kredileri kanal ve bilanço kalemi olmak üzere iki kanal üzerinden etkilemektedir. Bilanço kanal, kredi kanal gibi kredi piyasalarnda asimetrik bilginin varlndan kaynaklanan ve bunun bir sonucu olarak ortaya çkan parasal aktarm kanaldr 108. Bilanço kanalnda para politikasnn iletmelerin net deeri üzerinde yaratt etki ele alnmaktadr 109. letmenin net deeri yani sermayesi kredi maliyetini etkileyen önemli bir unsurdur. Net deeri yüksek olan iletmeler daha fazla teminat gösterdikleri için daha uygun koullarda kredi temin edebilirler. Oysa net deeri düük ve bu nedenle riskli görünen iletmelerin kredi temin etmeleri zorlamaktadr. Bu nedenle net deeri düük olan iletmelerde ters seçim ve ahlaki tehlike problemleri daha iddetli olur. Bankalarn, net deeri düük ve daha az teminata sahip iletmelere kredi vermeleri durumunda ters seçim probleminin yaratt kayplar daha fazla olacaktr. letmelerin daha düük net deere sahip olmas ahlaki tehlike problemini de artrr. Çünkü iletme sahiplerinin daha düük varla sahip olmas onlarn daha riskli yatrm projelerine yönelmelerine yol açar. Daha riskli yatrm projelerinin Mükerrem Hiç, Para Teorisi ve Politikas, 9. Bask, stanbul: Filiz Kitabevi, 1994, ss Mishkin, The Channels of Monetary Policy Transmission: Lessons for Monetary Policy, p. 9. Mishkin, The Channels of Monetary Policy Transmission: Lessons for Monetary Policy, p. 10. Bernanke and Gertler, a.g.m., p

53 Türkiye Bankalar Birlii yaplmas, bu projeler için verilen kredilerin geri dönüümünü engelleyecektir 110. Para politikas bilanço kanal ile iletmelerin kredi alma olanaklarn öyle etkileyecektir. Daraltc bir para politikas faiz orann yükseltecei için, yükselen faiz oranlar iletmelerin varlk fiyatlarnda bir düüe neden olur, iletmenin net deeri düer. Bu ise ters seçim ve ahlaki tehlike problemlerinin etkilerini artrd için bankalarn verecekleri kredi miktarn ksmalarna neden olmaktadr. O halde uygulanan para politikas iletmelerin nakit ak ve net deerinde meydana getirdii deimeler yoluyla finansman maliyetini ve dolaysyla yatrm ve tüketim kararlarn etkilemektedir 111. Daraltc bir para politikasnn, iletmenin net deerinde deime sonucu ortaya çkan bilanço kanal etkisi, sistematik olarak aadaki gibi gösterilebilir, Daraltc para politikas Hisse Fiyatlarletmenin Net Deeri Ters Seçim, Ahlaki Tehlike Banka Kredileri IY Bilanço kanal iletmelerin nakit akn etkileyerek de iler. Nakit ak iletmenin nakit kazanç ve harcamalar arasndaki fark gösterir. Nominal faiz oranlarn yükselten daraltc bir para politikas, artan faiz yükümlülükleri nedeniyle nakit akn azaltt için iletmelerin bilançosunu etkiler. Ksa dönemdeki borçlanmalar için yaplacak faiz ödemeleri uzun dönem borçlanmalarndan daha fazla iletmenin nakit ak üzerinde etki yaratr 112. Nakit akndaki azalma iletmenin likiditesini azaltr. Bunun sonucunda ters seçim ve ahlaki tehlike etkileri artar, banka kredileri ve ekonomik aktivite azalr. Daraltc para politikas Nominal Faiz Oranletmenin Nakit Ak Ters Seçim, Ahlaki Tehlike Banka Kredileri IY Geniletici bir para politikasnn bilanço kanal etkisi, daraltc para politikas etkisinin tam tersi olacaktr. Sonuç olarak, daha yüksek faiz oranlar ters seçim problemini artrken, daha düük faiz oranlar ters seçim problemini azaltacaktr. Geniletici para politikas faiz oranlarn düürdüü zaman daha az riske açk kredi alclar talep edilen kredinin daha büyük bir ksmn olutururlar ve dolaysyla bankalar kredi vermeye daha istekli olurlar, hem yatrm hem de üretim artar. Bu açdan, para politikasnn Mishkin, The Channels of Monetary Policy Transmission: Lessons for Monetary Policy, pp Bernanke and Gertler, a.g.m., p. 35; Mishkin, a.g.e., pp Mishkin, The Channels of Monetary Policy Transmission: Lessons for Monetary Policy, p

54 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) ekonomi üzerindeki etkisini kredi kanalyla daha fazla artrmak mümkündür 113. Kredi kanalnda bankaclk sektörünün para yaratma fonksiyonuna yer verilmitir. Bu mekanizmada para politikas bankalarn varlklarn ve yükümlülüklerini etkileyerek çalr. Kredi kanalnn toplam etkisi bankaclk sektörünün finansal koullarna bal olabilmektedir 114. Bu durumda, merkez bankasnn uygulad para politikasnn etkisi kredi faiz oranlar ile deil, kredinin elde edilebilirlii ile salanm olur. Dolaysyla, parasal aktarmn kredi piyasas aracl ile olmas, kredi piyasalarnn yapsal özelliklerini ve davranlarn önemli hale getirmektedir Ekonomik Konjonktür, Asimetrik Bilgi ve Bankalar Bankalarn, ekonomik faaliyetlerin artt veya azald zamanlarda kredi verme standartlarn deitirerek, konjonktürel dalgalanmalarn gelime ve gerileme evrelerine önemli katkda bulunduklar ampirik çalmalarla desteklenmitir 115. Ekonomik konjonktür, bankaclk sektörü varlklarnn krediler ve menkul kymetler arasndaki dalmn etkilemektedir 116. Bernanke ve Gertler, ekonomik faaliyetleri finanse edecek banka kredilerinin elde edilebilirliinin konjonktürel dalgalanmalarn etkisini daha fazla artracan iddia etmilerdir 117. Parasal aktarm mekanizmasnn kredi kanal ile gerçekletiini ileri süren iktisatçlarn öngördüü gibi, kredi ve ekonomik faaliyet arasnda dorudan bir balant vardr 118. Çünkü, bankalar piyasa koullar ile birlikte deien bilgiye dayal olarak kredi verirler 119. Dolaysyla, kredi alclar hakknda belli bir maliyete katlanarak bilgi toplayan ve bir iletme olarak kâr maksimizasyonunu gözeten bankalarn hem yeni, hem de Ben S. Bernanke and Alan S. Blinder. Credit, Money and Aggregate Demand, a.g.m., pp Kashyap and Stein, a.g.m., p Bu çalmalardan balcalar unlardr: Bruce C. Greenwald and Joseph E. Stiglitz, Financial Market Imperfection and Business Cycles, The Ouarterly Journal of Economics, Volume 108, No: 1 (February 1993), pp ; Roger E. A. Farmer, Money and Contracts, Review of Economic Studies, Volume 55, No: 3 (March 1988), pp ; Patrick K. Asea and Brock Blomberg, Lending Cycles, Journal of Econometrics, Volume 83, No: 1-2 (March 1998), pp Christopher F. Baum, Mustafa Çalayan and Neslihan Özkan, The Impact of Macroeconomic Uncertainty on Bank Lending Behavior, Boston College Working Papers in Economics, January 2002, p. 4. Ben Bernanke and Mark Gertler, Agency Costs, Net Worth and Business Fluctuations, American Economic Review, Volume 79, No: 1 (March 1989), pp Bkz. Jacob A. Bikker and Haixia Hu, Cyclical Patternes in Profits, Provisioning and Lending of Banks, De Nederland Bank Staff Reports, No: 86 (May 2002), pp. 1-29; Blinder and Stiglitz, a.g.m., p. 13. Baum, Çalayan and Özkan, a.g.m., p

55 Türkiye Bankalar Birlii mevcut müterilerine kredi verme kararlar cari ya da yakn dönem makroekonomik koullardan etkilenecektir 120. Makroekonomik koullarn kredilendirilebilir fonlar üzerindeki olas ters etkilerini inceleyen Baum, Çalayan ve Özkan, daha büyük bir belirsizliin, banka yöneticilerinin kredi vererek elde edecei getiriyi öngörmelerini engelleyeceini ileri sürmektedirler. Makro ekonomik ortam sakin olduu zaman banka yöneticileri her bir potansiyel projeden elde edecekleri getiriyi kolaylkla öngörebilirler ve bu durumda fonlar en yüksek beklenen getiriyi salayan projelere aktarlacaktr. Belirsizliin daha az olduu ve dolaysyla asimetrik bilgi sorunlarnn azald zamanlarda bankalar daha fazla hogörülü davranp, banka kredilerinin sektörler aras dalmnn aktiflere orann geniletirler. Bu durumda istikrarl bir makroekonomik ortam kredi olarak verilecek fonlarn daha etkin dalmn salayacaktr. Bunun tam tersi, eer ekonomik ortamda kargaa varsa banka yöneticileri, getirileri doru bir ekilde öngöremeyecek ve tüm bankalar arasnda daha tutucu bir kredi verme davran kendini gösterecektir 121. Nitekim banka kredileri ile yatrmlar birlikte hareket etmektedirler 122. Eer, bir ekonomide kredinin aktarmnda snrlandrmalar varsa, negatif bir makroekonomik okun etkisi daha fazla büyüyecektir. Negatif bir ok, iletme bilançolarn kötületirdii ve dolaysyla kredi temin etmeyi zorlatrd ya da bankalarn krediyi arz etme yeteneini kstlad için kredilerde bir azalma ortaya çkar. Kredilerdeki daralma ise iletme harcamalarnn ve üretiminin dümesine yol açar 123. Kredi piyasalarn eksik bilgi temeline dayal olarak ele alan teoriler, asimetrik bilgi ve araclk maliyetlerinin genellikle ekonomik faaliyetlerin artt zamanlarda düük, ekonomik faaliyetlerin darald zamanlarda ise yüksek olduunu ileri sürmektedir 124. Kredi talep edenlere tahsis edilecek Örnein, Paul Beaudry, Mustafa Çalayan ve Fabio Schiantarelli, Monetary Instability, The Predictability of Prices and The Allocation of Investment: An Empirical Investigation Using UK Panel Data, American Economic Review, Volume 91, No: 3 (June 2001) makroekonomik belirsizlikteki bir artn iletme yatrmlarnn sektörler aras dalm orann azaltt ve kaynak dalmn çarpttn ileri sürmüler ve bunu ampirik olarak kantlamlardr. Christopher F. Baum, Mustafa Çalayan and Neslihan Özkan, The Response of Bank Lending Behavior to Macroeconomics Uncertanity, University of Leicester Working Paper, No: 4/13, May 2004, p. 5. Bu çalmada özel sektöre kredi veren bankalarn sadece para politikas uygulamalarndan ve makroekonomik büyüklüklerin hareketlerinden deil, ayn zamanda makroekonomik belirsizlikteki varvasyonlara iddetle tepki gösterdikleri kantlanmtr. Kashyap and Stein, a.g.m., p Ben S. Bernanke, Mark Gertler and Simon Gilchrist,, The Financial Accelerator, and the Flight to Quality, Review of Economics and Statistics, Volume 78, No: 1 (February 1996), pp Bernanke and Gertler, Agency Costs, Net Worth and Business Fluctuations, pp ; Nabuhiro Kiyotaki and John More, Credit Cycles, Journal of Political Economy, Volume 38

56 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) kredi limiti, teminatlandrlabilir varlklarn fiyatlarndan etkilenmektedir. Ayn zamanda, bu fiyatlar kredi limitlerinin büyüklüü tarafndan da etkilenmektedir. Kredi limitleri ve varlk fiyatlar arasndaki karlkl dinamik etkileim, ekonomide meydana gelen oklarn etkisinin giderek genilemesi ile güçlü aktarm mekanizmasna dönüebilmektedir 125. Asimetrik bilginin olduu kredi piyasalarnda, banka müterilerinin bilançolarnn bozulmasna yol açan olumsuz bir makroekonomik ok, krediler için risk primini artracak ve bankalarn cari faiz orannda kredi verme istekliliini azaltacaktr. Dolaysyla bankann kredi arz erisi sola kayacaktr. Bu görülerin doal bir sonucu udur: pozitif bir makroekonomik ok iletmelerin net deerini yükseltir, banka kredilerini artrr ve kredi arz erisini saa kaydrr 126. Ekonomik konjonktür iletmelerin teminat olarak gösterecekleri varlklarn deerini ve kredi geri ödeme koullarn etkiledii için, asimetrik bilgi problemlerinin derecesini ve dolaysyla bankalarn kredi verme davrann da etkilemektedir. Ekonomik faaliyetlerin genileme dönemlerinde bankalarn kredi davran ekonomik büyümeyi artrrken, gerileme ve kriz dönemlerinde ekonomik ortam daha da kötüleecei için ekonomik büyümeyi negatif yönde etkileyecektir , No: 2 (April 1997), pp Kiyotaki and More, a.g.m., p Oludele A. Akinboade and Daniel Makina, Econometric Analysis of Bank Lending and Business Cycles in South Africa, Applied Economics, Volume 42, No: 29, 2010, p

57

58 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) kinci Bölüm Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkileri kinci bölümde asimetrik bilginin bankalarn kredi verme davranlarna etkileri teorik çerçevede ele alnmaktadr. Böylelikle kredi piyasalarnda asimetrik bilginin etkilerinin finansal iktisat literatüründe nasl incelendii görülecek ve bu perspektif üçüncü bölümde kurulacak ekonometrik model konusunda yardmc olacaktr. Bu bölümde, asimetrik bilginin etkileri kredi taynlamas, teminat koullar, banka-müteri ilikileri ve iletme tercihleri alt balklar altnda incelenmektedir. Ancak, ilk olarak riskten kaçnan bir banka davrannn banka bilançosuna nasl yansd ele alnmaktadr. Birinci bölümde belirtildii gibi, kredi veren ve kredi alan arasndaki bilgi eitsizlii ters seçim ve ahlaki tehlike olmak üzere iki temel soruna yol açmaktadr. Bu sorunlar, kredilerin bankalara geri dönüünü azaltt için bankalarn üpheli alacaklar artmakta ve buna bal olarak kredi riski yükselmektedir. Oysa bankalar yüksek kârlar elde etmek için geri ödenme ihtimali yüksek olan krediler vermelidirler. Bu ise bankalarn, batan kredi riskini azaltacak ekilde hareket etmelerini ve buna göre kredi olarak verecekleri fon miktarn belirlemelerini gerektirir. Bir bankann krediden bekledii getiriyi maksimize etmesi, bankann faaliyette bulunduu piyasann özellii ile yakndan ilintilidir. Tam rekabet piyasasnda faaliyet gösteren bir banka, fiyatlar (mevduat faizi ve kredi faizi) deitirme gücüne sahip deilken ve kredi miktarnn büyük bir ksmn en düük fiyattan arz ederken, tam rekabet piyasas özelliklerinin aksad oligopolistik veya monopol piyasa yapsnda banka daha yüksek faiz oran, daha düük mevduat faiz oran belirleme gücüne sahiptir 1. Monopol ya da oligopolistik bir piyasada faaliyet gösteren bir bankann kredi olarak verecei fon miktar da daha küçük olur 2. Dolaysyla piyasa gücüne sahip bir banka marjinal maliyetinin üzerinde bir fiyat belirleyebilecektir. Bu durumda, banka arz edecei kredi miktarn azaltabilir ve daha yüksek faiz oran uygulayabilir 3. Kredi piyasasnn tam rekabet özellii gösterdii durumlarda, çok sayda banka ve kredi alcsnn olduu, piyasaya giri ve çk engellerinin olmad, kredi faiz orannn veri olduu, her bankann verdii kredinin homojen olduu, ürün farkllamasnn olmad ve bilgiye ulamada Freixas and Rochet, a.g.e., pp Nicola Cetorelli and Michele Gambera, Banking Market Structure, Financial Dependence and Growth: International Evidence from Industry Data, Journal of Finance, Volume 56, No: 2, 2001, p Carol Ann Nortcott, Competition in Banking: A Review of The Literature, Bank of Canada Working Paper, June 2004, p

59 Türkiye Bankalar Birlii sorun olmad için ilem maliyetinin olmad bir piyasa sözkonusu olacaktr. Uygulamada ise, tam rekabet koullarnn tamamnn bankaclk sektöründe gerçeklemedii görülmektedir. Bankaclk sektöründe istikrar sürdürmek için belirli bir piyasa gücünün gerekli olduuna inanlmas nedeniyle birçok ülke rekabeti snrlandrc politikalar benimsemektedir 4. Gerçekte, kredi piyasasnda çok sayda satc ve alcnn olduu ve kredilerin çou kez benzer özelliklere sahip olduu gözlenmektedir. Dier bir ifadeyle kredinin mevcut bir banka ile dier bir bankadan temin edilmesi arasnda bir fark görülmemektedir. Ancak, rekabetçi bir ortamda kredi arz edenler, kredi müterilerine birtakm avantajlar salayp, ürün farkllamasna gidebilmektedirler. Dier taraftan, sektöre giri ve çklar serbest olmayp, yasal düzenlemelere tabidir. lem maliyetleri vardr, ancak kredi faaliyetlerinde çok belirleyici bir unsur deildir. Tam bilgi deil, eksik bilgi vardr. Kredi faiz oranlar ise veri deildir. Bankalar deien piyasa artlarna ya da kredi miktarna göre faiz orann belirlemektedirler. Bunlardan hareketle, bankaclk sektörünün tam rekabet piyasasndan daha çok eksik rekabet piyasas özellii gösterdiini söylemek mümkündür. Eksik rekabet piyasasnda faaliyet gösteren bir banka, negatif eimli bir talep erisi ile kar karyadr 5. Bankann, kredi müterisi hakkndaki bilgisinin tam olup olmamasna göre plase edecei kredi miktar deiecektir. Bankalarn, kredilerin geri ödenmesi ile ilgili tam bilgiye sahip olduu varsayldnda, yüksek riskli ve düük riskli kredi alclarnn hangi olaslklarla kredi borcunu ödeyebilecei bankalar tarafndan bilinecektir 6. Mevcut faiz orannda düük riskli kredi alclarna verilen kredinin beklenen getirisi, yüksek riskli kredi alclarndan daha fazla olacaktr. Bu durumda, banka kredi riskini snflandrabilecei için, kredinin geri ödenmeme riskini telafi edecek ekilde faiz farkllamasna gidecektir. Bunu yaparken de, düük riskli kredi alclarna düük faiz, yüksek riskli kredi alclarna ise yüksek faiz oran uygulayacaktr. ekil 2.1 de kredi alclar hakknda simetrik bilgiye sahip bir bankann kârn maksimize etmek amacyla, kredi miktarn nasl belirlediini göstermektedir. Basitletirmek amacyla bankann marjinal maliyetinin sabit olduu varsaylmtr. Kredinin marjinal maliyetini belirleyen faktörlerden bir tanesi, kredinin geri ödenmeme riskidir. Kredi riski arttkça, Nortcott, a.g.m., p. 2. Freixas and Rochet, a.g.e., p. 78. Örnein, düük gelir grubuna dahil kredi müterisinin borcunu geri ödeme olaslnn % 10, yüksek gelir grubuna dahil kredi müterisinin ise borcunu geri ödeme olaslnn % 90 olduunu kabul edelim. Buna göre, ortalama olarak, düük gelir grubundan kredi kullanan her 10 kiiden ancak bir tanesi, yüksek gelir grubundan kredi kullanan her 10 kiiden 9 u borçlarn geri ödeyecektir. Bu durumda tam bilgiye sahip olunmas u ekilde açklanabilir: Düük gelir grubundan bir kii kredi kullanmak için bavuruda bulunduunda, hem müteri hem de banka bilmektedir ki, borcun geri ödenme olasl ancak % 10 dur. Benzer ekilde, yüksek gelir grubundan bir müteri kredi için bavuruda bulunduunda, banka ve müteri bu borcun % 90 olaslkla geri ödeneceini bilir. Bkz. lyas klar, Finansal Ekonomi, Eskiehir: Anadolu Üniversitesi Yaynlar, 2007, s

60 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) marjinal maliyet de artmaktadr 7. ekil 2.1 (a); düük riskli kredi müterisine verilecek kredi miktarn, ekil 2.1 (b) ise yüksek riskli kredi müterilerine verilecek kredi miktarn göstermektedir. Kredinin marjinal maliyeti sabit kabul edildii için, marjinal maliyet erisi yatay eksene paralel olarak çizilmitir. Yüksek riskli kredi müterilerine verilen kredinin marjinal maliyeti, düük riskli kredi müterilerine verilen kredinin marjinal maliyetinden büyüktür. Banka, düük riskli kredi müterileri için % 15 faiz orannda OZ kadar kredi vererek karn maksimize ederken, yüksek riskli kredi müterileri için % 25 faiz orannda OY kadar kredi vererek kârn maksimize etmektedir. Özetle, simetrik bilginin olduu bir piyasada bankalar kredi alclarn risk derecelerine göre ayrt edebildii için her bir risk snfndaki müteri gruplarna farkl faiz oran uygulayacak ve bu faiz oranlar bankalarn kârlarn en yüksek düzeye ulatrma imkan salayacaktr. ekil 2-1: Simetrik Bilginin Olduu Kredi Piyasasnda Bankann Kredi Plasman (a) Kaynak: klar, a.g.e., s (b) Asimetrik bilginin olduu kredi piyasasnda, kredi alcs krediyi geri ödeme gücü ve niyeti konusunda bankadan daha iyi bilgiye sahiptir ve bankalarn kredi müterilerini risklilik açsndan snflandrmas mümkün olmamaktadr. Dolaysyla, bankann farkl risk grubunda yer alacak kredi müterilerine uygulayaca faiz oran, düük riskli kredi müterilerine uygulanacak faiz ile yüksek riskli kredi müterilerine uygulanacak faizin ortalamasn yanstacaktr. Fakat bu faiz oran, yüksek riskli kredi alclarnn simetrik bilginin olduu bir piyasada ödeyecei faiz oranndan düük 7 klar, a.g.e., s

61 Türkiye Bankalar Birlii olduundan, kredi havuzunda riski yüksek kredi müterilerinin says artacak, bu ise bankalarn sorunlu krediler orann yükseltecektir. Bankalarn risk snflandrmasn yapamamas durumda, kredi talep erisi, riski düük ve riski yüksek olan kredi alclarnn talep toplamn yanstacaktr. Bu durumda banka tek bir talep erisi ile kar karyadr 8. ekil 2.2 de görüldüü gibi % 16 faiz orannda L 1 kadar kredi verilmektedir. Bu kredi miktarnda bankann marjinal geliri marjinal maliyetine eittir. Ancak, geri ödenmeyen kredi miktarndaki arta bal olarak kredilerin marjinal maliyeti artacak ve marjinal maliyet erisi yukar doru kayacaktr. Bu durum bankann arz edecei kredi miktarn azaltrken, kredi faiz oranlarnn da yükselmesine yol açacaktr. ekil 2-2: Asimetrik Bilginin Olduu Kredi Piyasasnda Bankann Kredi Plasman Kaynak: klar, a.g.e., s Asimetrik bilginin ve dolaysyla kredi riskinin olduu bir ortamda bankalarn plase edecekleri kredi miktarn nasl belirleyecekleri bankalarn dier bir varlk kalemi olan menkul kymetlerin de analize katlmasyla incelenebilir 9. ekil 2.3 de dikey eksende kredilerden beklenen getiri, yatay 8 9 klar, a.g.e., s Perez, a.g.m., pp

62 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) eksende faiz oran yer almaktadr. Kredi getiri erisi, farkszlk erisi ve etkinlik erisi olmak üzere üç eri bulunmaktadr. Kredi getiri erisi, kredi alclarnn risk gruplar veri iken olas faiz oran ve beklenen getiri bileimlerinin yerlerini göstermektedir. Faiz oran sfrn üzerine çktnda beklenen getiri artar. Ancak faiz orannn artmaya devam etmesi iyi iletmeleri piyasa dna iter (ters seçim etkisi) ve piyasada yer alan iletmelerin ise daha fazla risk üstlenmesine (ahlaki tehlike) yol açar. Sonuç olarak faiz oranndaki art, kredi riskini daha da artrr ve kredilerden beklenen getiri düer. Daha riskli faaliyetlere girien bir iletmenin iflas etme olasl daha yüksek olacandan kredi getiri erisi, riskliliin artmas ile birlikte aaya doru kayar. ekil 2-3: Kredi Arznn Belirlenmesi Kaynak: Perez, a.g.m., p.723. Bankalarn portföyünü temelde iki varlk türü oluturmaktadr. Bunlardan biri hükümet bonolardr ve bu menkul kymetten banka belirli bir faiz getirisi (R) elde eder. kinci varlk türü kredilerdir ve kredilerden beklenen getiri düzeyi (p), belirli bir faiz oran (c) düzeyinde elde edilir. ekil 2.3 de, dikey eksendeki R noktasndan balayan etkinlik erisinin, kredi getiri erisine teet olduu noktaya kadar farkl portföy tercihleri görülmektedir. Kredilere ve bonolara datlan varlklarn oran, beklenen getirinin ne olacan belirlemektedir. Varlklarn belirli bir orannn (%) kredilere plase edilmesi durumunda bankann beklenen getirisi, p. + R. (1- ) olacaktr. Bankann beklenen getirisi daha açk bir ifadeyle una eit olacaktr: Krediler/Varlklar x Kredilerin Beklenen Getirisi + Menkul Kymetler/Varlklar x Menkul Kymetlerin Beklenen Getirisi. 45

63 Türkiye Bankalar Birlii Bir bankann verecei kredi miktarnn varlklar içindeki orannn (% ) ne kadar olaca kredi riskindeki arta bal olarak belirlenecektir. Riskteki art krediler ile menkul kymet arasndaki tercihleri etkileyecektir. Bankann bu iki varlk arasndaki tercihleri farkszlk erisi ile gösterilmektedir. Farkszlk erisi ile kredi getiri erisinin eimleri kredi orann belirler. Ayrca, etkinlik erisi ile kredi getiri erisinin teet olduu noktada kredi faiz oran (c) ve kredilerden beklenen getiri (p) belirlenir. Yukardaki açklamalardan anlalaca gibi, bankalarn kredilerden bekledikleri kârlar maksimize etmeleri, kredi faiz orann daha fazla artrmalarna bal deildir. Kredi getiri erisinin içbükey olmas da bunu ifade etmektedir. Dolaysyla belirli noktadan sonra krediden elde edilen kazançlar faiz orannn artan oranl bir fonksiyonu olmayacaktr. Kredi getirisi ile kredi riski arasnda dorudan bir balant olduu için, asimetrik bilgi problemleri bankalarn kredi verme davrann önemli düzeyde etkilemektedir Kredi Taynlamas Keynes, yatrmlarn beklentilerin yan sra faize de baml olduunu belirtmi ve yatrm maliyetinin önemini vurgulamtr 10. Yeni Keynesci literatür ise fon maliyetinden ziyade fon arzn ön plana çkarmaktadr. Buna göre, finansman maliyetinden ziyade kredilerin elde edilememesi daha büyük önem tamaktadr. Bu yaklamlar kredi taynlamas bal altnda incelenmektedir 11. Aada kredi taynlamasnn bir snflandrmas yaplmaktadr 12. i) Fiyat Taynlamas: Kredi talep edenin cari faiz orannda, arzu ettiinden daha küçük miktarda kredi alabildii taynlama türüdür. Kredi talep eden daha büyük miktarda kredi alabilmesi için daha yüksek bir faiz oran ödemek zorundadr. Bu standart fiyat taynlamas olup Yeni Keynesyen iktisatçlarn üzerinde durduu taynlama türü deildir. ii) Bireylerin Alglay Farkllndan Kaynaklanan Taynlama: Baz bireylerin alacaklar krediyi geri ödeyememe olaslndan hareketle, Aslnda kredi taynlamas olgusu, ilk kez J. M. Keynes in 1930 larda yaynlanan Para Kuram adl kitabnda ifade edilmitir. Keynes bu eserinde ngiltere örneini göstererek bu ülkede piyasalarn tam rekabet koullarna göre çalmad ve kredi piyasasnda fon talep edenlerden bazlarnn fon ihtiyacnn karlanmad bir durumdan bahsetmektedir. Keynes, bankalarn faiz orann deitirmeden kredi hacmini deitirerek bir ekonomide yatrm hacmini etkileyebileceklerini vurgulamtr. Bkz. Hasan Ersel, Kredi Faiz Oranlar Yüksek, Çünkü Bankalar Kredi Açmaktan Çekiniyor, Türkiye Ekonomi Politikas Aratrma Vakf, (Eriim Tarihi: ). Paya, a.g.e., s Jafee and Stiglitz, a.g.m., pp

64 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) kendileri için uygun olduunu düündükleri faiz oranndan kredi bulamadklar ve böylelikle kendi isteklerine bal olarak kredi almaktan vazgeçtikleri durumda ortaya çkan taynlamadr. Bu taynlama türü de fiyat taynlamasnda olduu gibi Yeni Keynesyen iktisatçlarn vurguladklar bir taynlama deildir. iii) Krmz Çizgi (Red-lining): Risk snflandrmas veri iken, kredi verenin herhangi bir faiz orannda istedii getiriyi elde edemedii zaman kredi talebinde bulunanlara kredi vermeyi reddettii taynlama türüdür. Bu nedenle her risk grubundaki kredi müterisi bu uygulamaya maruz kalabilmektedir. Belirli bir getiriyi elde etmek için verilmesi gereken kredi miktar-bu miktar mevduat oran tarafndan belirlenir- kredilerden salanan getiri arttnda uzun dönemde geçerliliini yitirecektir. Bu durumda mevduat arznn yüksek ve mevduat faizinin düük olduu zamanlarda kredi alabilen bir iletme; mevduat arz daraldnda ve mevduat faiz oran yükseldiinde kredi alamayabilir. iv) Pür Kredi Taynlamas: Gözlenebilir nitelikte benzer kredi alclarnn olduu, ancak bunlardan baz birey ya da iletmelerin kredi aldklar, dierlerinin ise ayn koullar altnda krediyi elde edemedii taynlama durumudur. Eksik bilginin olduu durumlarda ortaya çkmaktadr. Bu taynlama türünde, faiz oran deimezken, kredinin elde edilebilirlii deimektedir Elde Edilebilirlik Doktrini Kredi taynlamas olgusu ilk kez 1950 li yllarn balarnda, asimetrik bilgi yaklamndan bamsz bir inceleme alan olarak elde edilebilirlik doktrini çerçevesinde ele alnmtr 14. Bu doktrin klasik iktisat görüünden farkl olarak kredi piyasalarnda miktar taynlamasnn olabileceini ortaya koymutur. Klasik iktisat teorisinde faiz oranlar, tasarruf arz ve talebi tarafndan belirlenmektedir. Eer kredi talep fazlal varsa fiyat mekanizmasnn otomatik ileyii ile kredi faiz oranlar yükselecek ve piyasa Pür kredi taynlamas Stiglitz ve Weiss (1981) modelinde geçerli olan taynlama türüdür. Ancak, daha sonraki yllarda, daha gerçekçi kredi piyasalarnn analiz edilebilmesi için, uygulamada çok rastlanan red-lining taynlama türüne modellerinde (1992) yer vermilertir. Dolaysyla, Yeni Keynesyen iktisatçlar kredi piyasalarna asimetrik bilgi çerçevesinde yaklarken sadece pür kredi taynlamasn vurgulamamakta, red-lining yöntemini de dikkate almaktadrlar. Elde Edilebilirlik Doktrini ni ele alan balca çalmalar unlardr: Robert Roosa, Interest Rates and the Central Bank, in Money, Trade, and Economic Growth, Essays in Honer of John H. Williams, New York: Macmillan, 1951, pp ; Ira O. Scott, The Availability Doctrine: Development and Implications, The Canadian Journal of Economics and Political Science, Volume 23, No: 4 (November 1957), pp ; Donald R. Hodgman, In Defense of the Availability Doctrine: A Comment, The Review of Economics and Statistics, Volume 41, No: 1 (February 1959), pp

65 Türkiye Bankalar Birlii dengesi arz ve talep miktarlarnn eitlenmesi ile kurulacaktr. Klasik iktisat teorisinde, arz ve talep miktarlarnn eitsizlii ile sonuçlanacak bir taynlama dengesi ortaya çkmaz. Oysa elde edilebilirlik doktrini, faizi borçlanmann bir maliyeti veya tasarrufun bir fonksiyonu olarak deil, kredinin elde edilebilirliindeki deiiklikleri yanstan bir unsur olarak ele almaktadr. Bu iliki kredi arzna ait beklentiler ve belirsizlik etkileri ile kurulmaktadr 15. Yatrm kararlarnn verilmesinde ve yatrm talebinin belirlenmesinde faiz esnekliinin düük olmasnn nedeni olarak, II. Dünya Sava sonrasnda kamu borçlarn finanse etmek amacyla çkartlan kamu katlarnn piyasadaki arl ve riskten kaçnan finansal kurulularn portföylerinde kamu katlarna önemli ölçüde yer vermeleri gösterilmitir 16. Kamu katlarnn daha az riskli oluu ve artan belirsizlik karsnda bankalar portföylerinde, kamu katlarna daha fazla yer vermilerdir. Elde edilebilirlik doktrini, kredi taynlamasnn ortaya çkn u ekilde açklamaktadr; merkez bankasnn açk piyasa ilemleri yoluyla menkul kymet alm satm, faiz oranlarn etkileyerek banka kredilerinin elde edilebilirliinde bir deiime yol açar. Örnein, merkez bankasnn menkul kymet sat yapmas, menkul kymetin piyasa fiyatn düürürken, faiz orann artracaktr. Faiz oranndaki yükselme ise banka kredilerinin elde edilebilirliinde bir azalmaya yol açacaktr 17. Bu açklamalardan elde edilebilirlik doktrininin esasnn ters yönde ileyen bir nedensellie dayand fark edilecektir. Dier bir ifadeyle merkez bankasnn uygulad para politikasnn etkisi kredi miktarndan kredi faiz oranlarna doru deil, kredi faiz oranlarndan kredi miktarna doru ortaya çkmaktadr. Diyelim ki merkez bankas para arzn daraltmak amacyla yasal zorunluluk orann artrm olsun. Para politikas etkisinin kredi miktarndan kredi faizine doru olmas halinde, bankaclk sisteminde rezervler daralacak ve buna bal olarak arz edilen kredi miktar azalacaktr. Eer bankalar azalan kredi arznn datmn fiyatlar yoluyla yaparlarsa kredi faiz oranlar yükselecektir. Oysa, para politikas etkisinin kredi faizinden kredi miktarna doru olmas durumunda, artan faiz oranlarna bal olarak banka kredilerinin elde edilebilirliinde bir azalma olacaktr. Ksaca, elde edilebilirlik doktrin inde kredi fiyatndan ziyade bankalarn vermek istedikleri kredi miktar önem kazanmaktadr. Bu nedenle, bu doktrin kredi verme sürecinde kredi veren kurumlarn rolüne vurgu yapmas açsndan önemlidir. Kredi taynlamasn modern anlamda analiz eden iktisatç Hodgman olmutur. Hodgman, kredi taynlamasn kredi veren kesimin riske kar bir Scott, a.g.m., p Ernst Baltensperger and Timothy M. Devinney, Credit Rationing Theory: A Survey and Synthesis, Journal of Institutional and Theoretical Economics, Volume 141, No: 4 (December 1985), pp Scott, a.g.m., p

66 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) davran olarak ele almtr 18. Çalmalarnda kredi taynlamasn, fiyatlarn esnek olmamasna yani fiyat rijitliine dayandrmadan, kredi veren kurumlarn kâr maksimizasyonu davranna bal olarak açklamaktadr 19. Kredi taynlamas monopolistik piyasa yapsna bal olarak deil, bankalarn riske kar gelitirdikleri bir yöntem olarak ortaya çkmaktadr 20. Hodgman kredi taynlamasnn fiyat mekanizmas ile deil fiyatn dndaki faktörlerle gerçekletiini göstermi, kredi talebinin artmas karsnda faiz oran ne kadar artrlrsa artrlsn, kredi kurumlarnn kredi arzn daraltacaklarn ifade etmitir. Çünkü faiz oranndaki artlar, kredinin geri ödenmeme riskini artracak ve buna bal olarak kredi kurumlarnn kârlar azalacaktr. Gordon ve Fremier de kredi taynlamasn bankann riskten kaçnma davran olarak ele almlardr 21 : Uygulamada bir bankann belirli bir faiz orannda snrl düzeyde kredi vermesi inandrc gelmeyebilir. Oysa, gerçekte bankalar riske kar kaytsz deildirler. Krediler bir bankann portföyünde önemli bir yer tuttuunda, banka riskleri üzerinde çeitlendirme yapmay durdurur. Her bir kredi için ayr bir risk sözkonusudur. Faiz oran artsa da, riskten kaçnan bir banka optimal kredi miktarn düürecektir. Hodgman n, rasyonel davranlarla uyumlu olarak yapt açklamalarn Gordon ve Fremier tarafndan da benimsendii görülmektedir. Jaffee ve Modigliani ise monopol durumunda kredi taynlamasnn olmayaca, ancak monopol durumundaki kredi kurumunun tüm müterilere ayn faiz orann uygulamas durumunda kredi taynlamasnn gerçekleeceini ifade etmilerdir. Jaffee ve Modigliani, kredi taynlamasn test etmek amacyla kurduklar modelde elde edilebilirlik doktrini ile uzlar sonuçlar elde etmilerdir 22. Buna göre, merkez bankas banka müterilerinin elde edebilecei fonlar önemli bir ekilde azaltmaktadr. Asimetrik bilgi temeline dayanmayan erken dönem çalmalarnda dikkati çeken önemli bir unsur, kredi taynlamasnn teorik altyaps oluturulurken talep cephesini ihmal etmi olmalardr. Bu modellerin en önemli eksiklii, kredi veren ve alan taraf arasndaki karmak ilikileri yeterli düzeyde analiz etmemeleridir. Daha sonraki yllarda kredi taynlamas olgusu bilgi sorunlar çerçevesinde ele alnarak, bu konudaki boluk doldurulmutur Marshall Freimer and Myron J. Gordon, Why Bankers Ration Credit, The Quarterly Journals of Economics, Volume 79, No: 3 (August 1965), pp Donald R. Hodgman, Credit Risk and Credit Rationing, Quarterly Journal of Economics, Volume 74, (May 1960), pp ve Credit Risk and Credit Rationing: Reply, Quarterly Journal of Economics, Volume 76, (August 1962), pp Hodgman, Credit Risk and Credit Rationing, p Freimer ve Gordon, a.g.m., p Bkz., Dwight M. Jaffee and Franco Modigliani, A Theory and Test of Credit Rationing, American Economic Review, Volume 59, No: 5 (December 1969), pp

67 Türkiye Bankalar Birlii Asimetrik Bilgi Teorileri Jaffee- Russell Modeli Kredi taynlamas konusuna bilgi çerçevesinde yaklaan ilk çalmalar 23 içerisinde, Jaffee ve Russell in gelitirdikleri model, kredi verenin kredi talep edenlerin risk yaplaryla ilgili bilgisi olmad durumlarda piyasa davrann analiz etmesi açsndan önem arz etmektedir. Jaffee-Russell modelinin temel özellikleri unlardr 24 : Kredi piyasalar, mal piyasalarna benzer bir özellik göstermez. Kredi piyasasnda talep fazlas olduunda kredi faiz oran artma eilimine girmemektedir. Kredi talebinde bulunanlar homojen deildir, farkl risk yaplarna sahiptirler. Bu nedenle, her kredi müterisi kredi geri ödemelerinde farkl olaslklara sahiptir. Dürüst ve dürüst olmayan olmak üzere, iki tür kredi müterisinin olduu varsaylr. Dürüst borçlular bankalardan alm olduklar kredileri, kredi sözlemesinin artlarna uygun olarak öderken, dürüst olmayan borçlular aldklar kredi borcunu geri ödemezler. Kredi arznda bulunanlar ise kredi talep edenleri risklilik açsndan ayramamaktadr. Kredi arz edenlerin krediyi taynlamalar, ters seçim problemine kar piyasann verdii bir tepkiden kaynaklanmaktadr. Jaffee-Russell modelinde, hem rekabet piyasasnda hem de monopol piyasasnda yer alan kredi borçlularnn ve kredi verenlerin davran analiz edilmitir. lk olarak dürüst borçlularn kredi davran analiz edilmektedir. Buna göre, her bir birey U [C 1, C 2 ] ile gösterilen fayda fonksiyonuna sahiptir. C 1 ve C 2 iki farkl dönemde yaplan tüketimi göstermektedir. Ayrca, her birey her iki dönem için Y 1 ve Y 2 olmak üzere dsal bir gelire sahiptir. Bireylerin tam rekabetçi sermaye piyasasnda r faiz orannda kredi alabildii varsaylr. Krediler birinci dönemin banda alnr ve ikinci dönemin banda faiziyle birlikte geri ödenir. Bu nedenle ikinci dönemde bireyin tüketimi azalr. Bireyin faydasn maksimize edecek kredi miktar L, faiz oran faktörü olarak R olarak ifade edildiinde, bireyin iki farkl dönemdeki tüketimi; C 1 = L + Y 1 C 2 = Y 2 LR fayda maksimizasyonu ise, U= [L + Y 1, Y 2 LR] Dwight M. Jaffee and Thomas Russell, Imperfect Information, Uncertainty, and Credit Rationing, The Quarterly Journals of Economics, Volume 90, No: 4 (November 1976), pp ; William Keeton, Equilibrium Credit Rationing, New York: Garland Press, 1979; Joseph E. Stiglitz and Weiss, Andrew. Credit Rationing in Markets with Imperfect Information, The American Economic Review, Volume 71, No: 3 (June 1981), pp Jaffee and Russell, a.g.m., pp

68 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) eitlii ile gösterilir. Y 1 ve Y 2 nin sabit deerleri kaldrldnda, ikinci eitlii maksimize etmenin ilk koulu; du U dl olacaktr. 1 U2R 0 (birinci türevin sfra eitlenmesi) Bu koulun saland noktada bireyin kredi talebi L belirlenecektir. Buradan L*= L* (R) olarak ifade edilecek bir kredi talep fonksiyonu elde edilmektedir. Modelde, dl*/ dr negatif, R nin snrl olduu baz durumlarda L* nin sfr olduu ve R sfra yaklarken L nin sonsuza yaklat varsaylmtr. U= [L + Y 1, Y 2 LR] koulundan hareketle L ve R nin yer ald bir düzlemde bireyin e ürün erisi çizilebilir. Bu eitlik K parametresi ile ifade edildiinde, bu parametrenin deien deerlerine göre e ürün erileri çizilebilmektedir. Modelde dürüst olmayan kredi borçlularnn davran analiz edilirken, sözkonusu borçlularn dürüst borçlularda kabul edildii gibi kredi geri ödemesini yapmadklarnda faydalarn artracaklar düünülür. Ancak, kredinin geri dönmedii varsayldnda iki koul devreye girer. i) Dürüst olmayan kredi borçlularnn kredi talepleri, dürüst olan kredi borçlularnn kredi talebine eit olmaldr. Bu koulun gerçeklememesi halinde, kredi verenler dürüst olmayan borçlular dürüst borçlulardan ayrt edebileceklerdir. Bu durumda, kredi verenler dürüst olmayan kredi borçlularna kredi vermek istemezler. ii) Kredi geri ödemesi yaplmadnda, ikinci dönem gelirinden tahsil edilecek Z kadar sabit bir maliyet vardr. Bu koullarn geçerli olmas halinde dürüst olmayan bireyler, ya fayda fonksiyonlarn maksimize edecek ekilde davranacaklar ya da kredi geri ödemesini yapmayacaklardr. Her iki durumda da sadece C 2 tüketim düzeyinde benzerlik göstermez. Çünkü her iki eylemde de C =Y 1 + L* olup deimemektedir. Ayrca Z < L*R ise, kredi geri ödemesi yaplmamaktadr. ekil 2.4, borcunu geri ödememe davrannn belirli spesifik özelliklerini göstermektedir. Talep erisi L*(R) bireyin maksimizasyon davranna dayanmaktadr. Geri ödememe erisi Z= LR olarak gösterilmektedir. Bireyin krediyi geri ödememesi kredi faiz orannn R 1 in altnda olmas, kredi miktarnn L 1 den fazla olmas halinde sözkonusu olacaktr. 51

69 Türkiye Bankalar Birlii ekil 2-4: Kredinin Geri Ödenmemesi ve Faiz Oran likisi Kaynak: Jaffee and Russell, a.g.m., p Jaffee ve Russell, kredi talebinde bulunanlarn kredi arz edenlerden, alnan kredinin geri ödenmemesi olasl halknda daha fazla bilgi sahibi olduu kredi piyasas davrann analiz ederken, ilk olarak rekabetçi piyasalar ele almlardr. Piyasann rekabetçi olmas durumunda iki ihtimal vardr 25. Birincisi, bireylerin borçlanabilecei kredi miktarnn tamamnn taynland istikrarl bir denge durumunudur. Dieri ise, piyasann istikrarsz bir ekilde salnd, kredi arz edenlerin ksa dönemde piyasaya girdii ve kâr elde edebildii, ancak uzun dönemde bundan ayrlmak zorunda kaldklar denge durumudur. Oysa gerçekte kredi piyasalarnn tam rekabete dayanan özelliklerden hiçbirini göstermeyecei Jaffee ve Russell tarafndan belirtilmitir. Kredi piyasalarna giri yasal düzenlemelere tabidir; kredi sözlemeleri düzenlenirken sözlemelerde teminat, asgari ödeme artlar gibi fiyat d unsurlara yer verilmektedir. Öte yandan bankalar verdikleri kredinin belli bir yüzdesinin geri ödenmedii bir durumla sklkla kar karya kalrlar. Ancak, banka baarszlklarna ramen piyasa istikrarszlk göstermez Stiglitz-Weiss Modeli Asimetrik bilginin olduu kredi piyasalarnda bankalarn kredi verme davran üzerine gelitirilen en önemli modellerden biri Stiglitz ve Weiss a aittir 26. Bu model, bankalarn ters seçim ve ahlaki tehlike problemlerinin etkilerinden kaçnmak amacyla faiz orann artracaklar, ancak bu durumun Jaffee and Russell, a.g.m., p Özellikle Stiglitz in piyasalar ve bilgi asimetrisi üzerine yapt çalmalar, tpk Akerlof gibi modern mikro teorinin temelini oluturmaktadr. Bkz. Löfgren, Persson and Weilbull, a.g.m., p

70 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) yüksek riskli kredi alclarnn kredi bavurusunu artraca için bankalarn beklenen getirilerini düüreceini ve bu nedenle bankalarn kredi taynlamasna gidecekleri düüncesine dayanmaktadr. Stiglitz ve Weiss, kredi sözlemelerinde yer alan teminat ve dier fiyat d koullarn kredi taynlamas ihtimalini ortadan kaldrmayacan iddia etmilerdir. Stiglitz-Weiss modelinde kredi faiz oran, kredi riski, arz edilecek kredi miktar olmak üzere üç deiken arasnda nedensellik ilikisi kurulmaktadr. Stiglitz ve Weiss bu ilikiyi u ekilde açklamlardr 27 : Kredi faiz oran kredi riskini iki kanaldan etkilemektedir. Bunlardan birincisi bankann kredilere uygulad faiz orannn kredi alclarn risklilik açsndan ayrtrmas (ters seçim etkisi), dieri ise kredi alclarnn kredi aldktan sonraki davranlarn (ahlaki risk) etkilemesidir. Bankalar kredi riskinin artt bir ortamda faiz oranlarn artrmak isterler. Ancak, faiz oranlarndaki art kredi miktarn artrrken, bir noktadan sonra faiz art kredi talebinin de azalmasyla birlikte plase edilen kredi miktarnn azalmasna yol açacaktr. Faiz oranndaki artn ne kadar olaca, asimetrik bilginin derecesine baldr. Ancak, bankalar kredi faiz orann ne kadar artrrlarsa, kredi riski de o ölçüde artacaktr. Faiz oranlar kredi faaliyetlerinin niteliini etkilediinde, piyasalarda arz ve talep eitliini salayacak denge kurulamaz. Piyasada oluacak denge, kredi taynlamas dengesidir. Kredi taynlamasnda, kredi talebi kredi arzn amakta ve mevcut faiz oranndan kredi alm olmamaktadr. Stiglitz-Weiss modelinde daha yüksek kredi faizinin bankaya daha yüksek getiri salamayaca özellikle vurgulanmaktadr 28. Çünkü faiz oranndaki art, riskli kredi alclarnn kredi almaya daha istekli olmalarna yol açar. Bu ise bankann kredi riskini artrr ve belirli bir faiz oranndan sonra bankann salayaca kazancn dümesine neden olur. ekil 2.5 bu durumu yanstmak üzere çizilmitir. ekil 2.5 de görüldüü üzere, kredinin beklenen getirisi, faiz orannn bir fonksiyonudur. Ancak, faiz orannn artrlmas kredi verenin gelirinde orantl bir art yaratmaz. Çünkü faiz orannn artmasyla kredinin geri ödenmeme olasl artmaktadr. Ters seçim ve ahlaki tehlike etkilerinden dolay bankann beklenen getirisi faiz oranndan daha yava bir hzla artacak ve bir noktadan sonra azalacaktr. Banka için optimal faiz oran ˆr * bankann beklenen getirisini maksimize ettii faiz orandr. ˆr * faiz orannda kredi talebi, kredi arzn amaktadr. Bu faiz oran Walrasyan dengede oluacak faiz orannn altndadr. Çünkü, geleneksel yaklamda kredi talep fazlas varsa alclar kredi ihtiyaçlarn karlayabilmek için bankaya daha fazla faiz ödemeyi teklif edecekler ve faiz oran, arz ve talebin eitlendii noktaya kadar yükselecektir. Dolaysyla, Walrasyan faiz oran nin yukarsnda yer alan bir faiz orandr. ˆr * Stiglitz and Weiss, a.g.m., pp Stiglitz and Weiss, a.g.m., pp

71 Türkiye Bankalar Birlii ekil 2-5: Bankann Beklenen Getirisini Maksimize Eden Faiz Oran Kaynak: Stiglitz and Weiss, a.g.m., p Özet olarak, ˆr * faiz oran kredi arz ve talebinin eit olmad kredi taynlamas tarafndan belirlenen piyasa dengesini ifade etmektedir. Banka, bu faiz oranndan daha fazla faiz ödemek isteyen kredi alclarna kredi vermeyecektir. Çünkü, banka ˆr * faiz oranndan daha yüksek faiz oran uygulamasnn, ortalama krediden daha riskli kredilerin ortaya çkacann ve buna bal olarak kredilerden beklenen getirinin daha da düeceinin farkndadr. Sonuçta arz ve talebin eitlenmesini salayacak rekabet edici güçler ortaya çkmadndan kredi taynlanm olur. Ters seçim ve ahlaki tehlike problemlerinin kredi faiz oran ile bankann beklenen getirisi arasnda negatif ilikiye yol açt, Stiglitz-Weiss modelinde matematiksel olarak kantlanmlardr 29. Aada ters seçim ve ahlaki tehlike etkilerinin kredi riskini nasl etkiledii Stiglitz-Weiss modelinden hareketle teorik olarak ortaya konulmaktadr. Ters Seçim Etkisi Modelde, kredi verenler her bir proje grubunu () ve bunlarn getiri dalm ihtimallerini (R) belirleyebilmektedirler. Bu dalmn kredi alclar tarafndan bir an için deitirilmeyecei ve her bir iletmenin farkl getiri dalm ihtimaline sahip olduu, bankann farkl getirilere sahip projeleri ayrt edebildii, ancak projenin riskliliini belirleyemedii varsaylmaktadr. Dier taraftan, projenin büyüklüü arttkça risklilii de artmaktadr. Bu durumun matematiksel ifadesi; getirilerin dalm F (R, ) ve younluk fonksiyonu f (R, ) olarak yazldnda, 29 Bkz. Stiglitz ve Weiss, a.g.m., pp

72 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) 1 > 2 için, eer 0 R f ( R, ) dr = R f ( R, ) dr 1 0 ise, o halde y 0 için, y F( R, 1) dr F( R, 2) dr 0 0 olarak gösterilmektedir. y 2 Kredi borçlusu ya sözlemede belirtilen miktar [(1+r)L] ya da (R+C) toplamnn mümkün olan en yüksek deerini geri öder. Eer, bireysel kredi alcs faiz düzeyinde, sabit bir kredi miktar (B) ile borçlanrsa, teminat (C) ve getirinin (R) toplam, kredi geri ödeme miktarna ulaamadnda kredilerin geri ödenmemesi sözkonusu olacaktr. Bu durum, aadaki eitsizlik ile gösterilebilir. olacaktr. C + R B(1+ ) Kredi alclarnn net getirisi, (R, ) = max( R (1 + )B; - C ) Bankann getirisi, ( R, ) = min( R + C; B(1 + ) ) Bankann bu getiriyi elde etmesi için, kredi alcs ya taahhüt ettii miktar ödemek zorundadr ya da geri ödeyecei miktar (R+C) maksimum olmaldr. Banka için iki ihtimal vardr. Birincisi, kredi alcsnn sözlemedeki kredi miktarn ödemesi, ikincisi ise iletmenin iflas etme ihtimalidir. Dier taraftan, kredi borçlusunun projeden bekledii getiriyi sfra eitleyen bir proje (*) esas alndnda, veri faiz orannda () ve veri risk düzeyinde, iletmenin bankadan borçlanabilmesi için > * olmaldr. letmenin beklenen kâr riskle birlikte artar, bankann kredi getirisi projenin artan risklilii ile birlikte azalr. Bu nedenle, iletme kârlar, projenin beklenen getirisinin konveks (dbükey) bir fonksiyonudur (ekil 2.6). 55

73 Türkiye Bankalar Birlii ekil 2-6: letme Kârlar ve Proje Getirisi likisi Kaynak: Stiglitz ve Weiss, a.g.e., p Bankann kredilerden salayaca getiri ise, ekil 2.7 de görüldüü gibi projenin beklenen getirisinin konkav (içbükey) bir fonksiyonudur. ekil 2-7: Bankann Kredi Getirisi ve Proje Getirisi likisi Kaynak: Stiglitz ve Weiss, a.g.e., p Kredi faiz oranlarnn ters seçim etkileri ile ilgili yaplan bu analiz üç aamadan olumaktadr 30 : i) letmenin kâr fonksiyonunun dbükey olmas nedeniyle, daha riskli olan kredi alcs daha yüksek kâr beklentisine sahiptir. Dolaysyla beklenen kârlar riskle birlikte artar. ii) Faiz oranndaki () bir art, tüm alclar için beklenen kâr azaltr. Kredi talebinde bulunan iletme says azalr. Ayrca en güvenilir 30 Jaffee and Stiglitz, a.g.m., pp

74 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) iletmeler (en düük deerine sahip olanlar) piyasa dna itilecektir. iii) Bankann beklenen getiri fonksiyonunun içbükey olmas nedeniyle bankann beklenen getirisi, daha yüksek deeri için daha da düecektir. Çünkü faiz orannn artmasyla birlikte in kritik deeri de artmaktadr 31. O halde, bankann bir krediden bekledii getiri, kredi riskliliinin azalan bir fonksiyonudur. Artan faiz güvenilir müterileri piyasa dna ittii için bankann beklenen getirisi, ortalama riskliliin artmasyla negatif yönde etkilenecektir. Kredi faiz oran, bankann beklenen getirisinin artan bir fonksiyonu olmad için rekabetçi dengede kredi taynlamas gerçekleecektir. Ahlaki Tehlike Etkisi Veri faiz orannda (r), bir iletme iki proje (j ve k) arasnda kaytsz ise, faiz oranndaki bir art, iletmenin iflas etme riski daha yüksek olan projeyi tercih etmesi ile sonuçlanacaktr. Bu durum ahlaki tehlike etkisi olarak ifade edilmektedir. Elbette, banka kredi alcsnn davranlarn dorudan kontrol edebilir. Fakat kredi müterilerinin gözetlenmesi maliyetli olduu gibi, tam bilgiye ulamak her zaman mümkün olamamaktadr. Dolaysyla kredi verenler dolayl kontrol mekanizmalar gelitirmek zorundadrlar. Bankalar, faiz orann da içeren sözleme artlarnn kredi borçlusunun davrann deieceinin farkndadrlar. öyle ki; banka kredi faiz orann yükselttiinde, kredi borçlular daha fazla risk üstleneceklerdir. Bu durumda, proje (i. inci proje) için beklenen getiri; i = E [max (R i (1+ )B, -C] ise, d /d = -B(1-Fi ((1+ )B-C)) olacaktr. Dolaysyla, iki projenin de getirileri ayn ise ( j = k ), faiz oranndaki () art karsnda, geri ödeme ihtimalinin daha yüksek olduu projenin beklenen getirisindeki azalma, geri ödeme ihtimali daha düük olan 31 B df( R, ) d (1 r) B; C Bu ifade matemetiksel olarak, 0 ifade edilmektedir. Bkz. dr / Stiglitz and Weiss, Credit Rationing in Markets with Imperfect Information, p

75 Türkiye Bankalar Birlii projeninkinden daha fazla olacaktr. Çünkü düük riskli projelere sahip kredi borçlularnn taahhüt ettikleri miktar ödeme ihtimalleri daha fazladr 32. Dier taraftan, iletmenin iki proje arasnda kaytsz kalmas halinde, banka bu projelerden daha güvenilir olanna kredi vermeyi tercih edecektir. letmeler birbirinin ayn ve iki proje seçeneine sahip olsunlar. Projelerin baarl olmas durumunda getirilerinin R a ve R b, projelerin baar ihtimallerinin p a ve p b olmas halinde R a > R b ve p a < p b olaca varsaylmtr. Eer iletme faiz düzeyinde, iki proje arasnda kaytsz ise, [R a -(1+ )B] p a =[ R b -(1+ )B] p b ve B(1+ ) = p b R b - p a R a / p b -p a (1+ *)B olacaktr. Dolaysyla ekil 2.8 de görüldüü gibi, bankann beklenen getirisi, faiz orannn bir fonksiyonu olarak ortaya çkmaktadr. * faiz orannndan daha düük bir faiz düzeyinde, iletmeler daha az riskli ve güvenilir projeleri seçerken, * ve (R a /B)-1 faiz aralnda iletmeler riskli projeleri tercih edeceklerdir. Proje b için yatrm yaplmasn tevik edecek faiz oran * iken, proje a için (R a /B)-1 olacaktr. Bu durumda, bir bankann beklenen getirisinin maksimum olmas, bankann * faiz orann uygulamas, yalnz ve yalnz p a R a < p b (p b R b - p a R a ) / p b - p b olmas ile salanacaktr. Bu durumda, her ne zaman p b R b > p a R a, 1+ *>0 ise ve p, nin artan bir fonksiyonu deilse kredi taynlamas olabilecektir 33. ekil 2-8: Faiz Oran, Projelerin Risklilii ve Banka Getirisi likisi Kaynak: Stiglitz and Weiss, a.g.m., p Stiglitz and Weiss, a.g.m., pp Stiglitz and Weiss, a.g.m., pp

76 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) Stiglitz-Weiss modelinde kredi piyasasnda taraflar arasnda bilginin asimetrik olmas nedeniyle piyasada oluacak denge rekabetçi dengeden farkldr. ekil 2.9, kredi taynlamasnn olduu piyasa dengesini göstermektedir. eklin A ksmnda kredinin ortalama getirisi ile kredi faiz oran r arasndaki iliki gösterilmektedir. Kredi arz fonksiyonu L s ve talep fonksiyonu L d eklin B ksmnda gösterilmitir. Kredi talebi, faiz orannn azalan bir fonksiyonu iken, kredi arz, nin artan bir fonksiyonudur (eklin D ksm). ekil 2-9: Kredi Taynlamas Dengesi Kaynak: Stiglitz and Weiss, a.g.m., p. 397 Stiglitz-Weiss modeline göre fon arz, ˆr * faiz oranna tekabül eden kredinin ortalama getirisi tarafndan belirlenmektedir. Ancak, ˆr * faiz orannda piyasa talep fazlas bulunmaktadr. Kredi arzn aan talep fazlas ekil 2.9 da z olarak gösterilmektedir. ˆr * faiz oran rekabetçi piyasada oluacak faiz orannn altnda yer almaktadr. Faiz orannn ˆr * nin üzerinde yer almas durumunda kredi riski artacak ve bankann beklenen getirisi düecei için piyasa etkinlikten uzaklaacaktr 34. Stiglitz-Weiss modeline birtakm eletiriler yöneltilmitir. Tam bilginin olmad kredi piyasalarnda kredi taynlamasnn olumayacan ifade eden çalmalar yaplmtr 35. Bester, tam bilginin olmad piyasalarda bankalarn Stiglitz ve Weiss, a.g.m., p Bu konudaki temel çalmalardan biri Bester a aittir. Bkz., Helmut Bester, Rationing in Credit Markets with Imperfect Information, The American Economic Review, Volume 75, No: 4 (September 1985), pp Ayrca, asimetrik bilginin olduu kredi piyasalarnn 59

77 Türkiye Bankalar Birlii kredi alclarn risklilik açsndan elemeleri amacyla teminat ve faiz oran yöntemlerine dayal olarak rekabet etmeleri durumunda, dengede kredi taynlamasnn ortaya çkmayacan ileri sürmütür. Model, bankalarn faiz oran ve teminatlarla ilgili kararlar alrken birbirlerinden bamsz olarak deil e zamanl olarak hareket ettikleri varsaym üzerine kurulmutur. Birbirinden farkl türde oluturulan sözlemeler ayn zamanda bir doal seleksiyon görevini yerine getirirler. öyle ki, bankalar tarafndan kredi alclarndan istenen teminatlardaki bir art karsnda daha düük faiz oran ödemeye raz olanlar, iflas etme ihtimali daha düük olan yatrmclar olurken, daha yüksek faiz oran ve daha düük teminat teklifini kabul edecek olanlar iflas etme olasl daha yüksek olan kredi alclar olacaktr. Eer krediyi geri ödeme ihtimali daha düük olan baz yatrmclar kredi alamyorlarsa bu durumda daha düük riskli alclarn tercih ettikleri sözlemelere bavuracaklardr 36. Bester sinyalizasyon mekanizmasnn rekabetçi dengede talep taynlamasn elimine edeceini savunmutur. Stiglitz ve Weiss, Asymmetric Information in Credit Markets and Its Implications for Macro-Economics adl çalmalaryla, snrsz teminat uygulamasnn asimetrik bilgi problemlerini ortadan kaldrmayacan ifade etmiler ve 1981 ylnda kurmu olduklar modeli genileterek daha gerçekçi kredi piyasalarn analiz etmilerdir. Bu çalmada, kredi taynlamas ve krmz çizgi (red-lining) için gelitirilen kredi teorisinin, hem reel faiz oran hem de para politikasnn etkinlii gibi konjonktür hareketleri deikenleri ile balantl olarak makroekonomik açdan analiz etmek amacyla mikroekonomik içeriin ötesine geçilmitir 37. Böylelikle, kredi piyasalar için yaplan mukayeseli statik analiz makroekonomi ve mikroekonomi arasnda bir köprü salamtr. Bu modelin en önemli özellii kredi taynlamas olmasa bile asimetrik bilgi sorunlarnn kredi piyasasn etkinlikten uzaklatraca düüncesine dayanmasdr. Stiglitz ve Weiss a göre kredi taynlamas üç koula bal olarak ortaya çkmaktadr 38. i) Artan bir belirsizlik (eksik bilgi) olmaldr, tam rekabet piyasasnda faaliyet göstermesi durumunda Stiglitz ve Weiss modelinin (1981) ve Jaffee ve Russell modelinin (1976) tersine, çoklu-sözlemelerin kredi borçlusunun kalitesi hakknda sinyal vererek kredi taynlamas olgusunu ortadan kaldracan ifade eden bir baka çalma için bkz. Hellmuth Milde, John G. Riley, Signalling in Credit Markets, The Ouarterly Journals of Economics, Volume 103, No: 1 (February 1988), pp Bester, a.g.m., p Joseph Stiglitz and Andrew Weiss, Asymmetric Information in Credit Markets and Its Implications for Macro-Economics, Oxford Economic Papers, New Series, Volume 44, No: 4 (October 1992), pp Stiglitz, Joseph and Andrew Weiss, Macro-Economic Equilibrium and Credit Rationing, NBER Working Paper, No: 2164, February 1997, p. 32; Stiglitz and Weiss, Asymmetric Information in Credit Markets and Its Implications for Macro-Economics, p

78 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) ii) Faiz oran ya da sözlemede belirlenen teminat gibi dier fiyat d artlardaki deiikliin ters seçim ve ahlaki tehlike etkileri güçlü olmaldr. Öyle ki, krediler datlrken faiz oran ve teminat yöntemlerine bavurmak banka için optimal olmamaldr. iii) Walrasyan dengenin gerçeklemesi durumunda, bu denge düzeyini salayan kredi arz düzeyinde beklenen getiri, kredi taynlamasna gidildiinde elde edilecek getiriden daha düük olmaldr. Yukarda belirtilen birinci koulun gerçekleme ihtimali yüksektir. Ancak, ikinci ve üçüncü koul her zaman gerçeklemeyebilir. Bu durumda, kredi piyasasnda taynlama her zaman deil, bazen ortaya çkacaktr 39. Kredi taynlamas iki ekilde ortaya çkabilir 40 : i) Kredi alcsnn daha yüksek bir faiz ödemeye raz olmasna ramen kredi veren tarafn hiçbir ekilde kredi vermemesidir (say taynlamas). ii) Kredi verenin, kredi alcsnn istedii kredi tutarndan daha az miktarda kredi vermesidir (miktar taynlamas). Kredi taynlamasnn ilk ekli ters seçime, ikincisi ise ahlaki tehlikeye kar uygulanan bir yöntemdir 41. Stiglitz ve Weiss (1981) kredi taynlamasnn ilk eklini gerçek taynlama olarak adlandrmaktadrlar. Bu taynlama biçiminde, benzer özelliklere sahip olduu gözlenen kredi alclarndan bazlar kredi alabilirken, bazlar alamamaktadr 42. Stiglitz ve Weiss daha sonraki çalmalarnda (1992), sadece pür kredi taynlamasn deil, ayn zamanda krmz çizgi (red-lining) kredi taynlamasn da dikkate almlardr. Buna göre, her risk snfndaki kredi alclar taynlanabilir ve taynlama her kredi sözlemesinde ortaya çkabilir 43. Zaten, uygulamada da, bankalar ahlaki tehlike sorununa kar genellikle bu yöntemi uygulamaktadrlar 44. Buna göre, kredi alclarnn kredi talepleri karlanr, ancak verilen kredi miktar alcnn istedii tutardan daha az olur. Bu tarz bir kredi taynlamas gereklidir. Çünkü kredi miktarnn küçük olmas durumunda kredi alcs gelecekte alabilecei krediyi tehlikeye atmamak için kredi geri ödemelerini yapacaktr. Ancak kredi tutarnn çok büyük miktarda olmas Stiglitz and Weiss, Asymmetric Information in Credit Markets and Its Implications for Macro-Economics, p Erkki Koskela, On the Theory of Rationing Equilibria With Special Reference to Credit Markets: A Survey, Journal of Economics, Volume 39, No. 1-2, 1979, pp ; Mishkin, a.g.e., p Fidan, a.g.m., s. 46. Stiglitz and Weiss, a.g.m., p Stiglitz and Weiss, Asymmetric Information in Credit Markets and Its Implications for Macro-Economics, a.g.m., p Mishkin, a.g.e., p

79 Türkiye Bankalar Birlii kredi alcsn, kredinin geri ödenmesini engelleyecek faaliyetler içerisine girmesini tevik edecektir 45. Dier bir ifadeyle, çok yüksek miktarda verilen bir kredi, kredi alan birey ya da iletmenin iyi niyetini bozmasna neden olabilecektir. Stiglitz-Weiss modelinin en önemli özellikleri unlardr 46 : Reel faiz oranlar riskli ve güvenilir projelerin baarl olma ihtimalini etkileyen en önemli deikendir. Her iki ihtimalin konjonktür evreleri boyunca deimesi mümkündür. Çünkü, resesyonda kredi alcsna uygulanan reel faiz oran yükselirken, ekonominin genileme safhalarnda dümektedir. O nedenle, kredi alcsna uygulanan faiz oranlar ekonomik konjonktür yapsndaki deiikliklerle geni ölçüde tutarldr. Ayrca modelde riskli projelerin, ekonomi resesyonda iken baarsz olma ihtimalinin, ekonomi zirve noktasnda iken baarl olma ihtimalinin daha fazla artaca varsaylmtr. Modelde iki önemli halka vardr: birincisi, para arz ve kredinin elde edilebilirlii arasnda, dieri ise kredinin elde edilebilirlii ve yatrmlar arasndaki ilikidir. Para politikasnn reel sektöre etkisi faiz oranlar ile deil, kredinin elde edilebilirlii ile salanr. Para politikas uygulamas ekonomideki sektörleri farkl düzeylerde etkiler. Kredinin elde edilebilirliine bal olarak ortaya çkan kredi taynlamasna bilgisel asimetrinin olduu iletmeler daha fazla maruz kalrlar. Ancak baz sektörlerde kredi taynlamas önlense bile, asimetrik bilgi sorunlarndan dolay kredilerin iyi bir ikamesi olmayacak, yani iletmeler ihtiyaç duyduklar sermaye artrm için menkul kymet piyasalarna bavuramayacaklardr. Para politikasnn etkili olmasnn nedenlerinden biri birçok kredi alcs için banka kredileri ile dier kredi alternatifleri arasnda tam ikame olmamasdr. Bunun da en önemli nedenlerinden biri bankalarn bilgiyi ayrtrmas ve bilginin transfer edilmesiyle ilgili problemlerden kaynaklanmaktadr 47. Stiglitz ve Weiss (1992) modelinin, daha önceki modelden (1981) en önemli farkll, kredi taynlamas olmasa bile modelin geçerli olmaya devam etmesidir. Bu farkllk kredi sözlemelerinin kredi alclarn snflandrma ve onlar risklilik açsndan tevik etme özelliinden kaynaklanmaktadr. Bankalarn kredi sözlemelerinde potansiyel kredi alcsna ne kadar, hangi fiyattan kredi vereceini belirleyen kredi politikalar, ekonomik konjontür ve para politikas uygulamalarndan etkilenmektedir Mishkin, a.g.e., p Stiglitz and Weiss, Asymmetric Information in Credit Markets and Its Implications for Macro-Economics, a.g.m., p Bkz. Stiglitz and Weiss, Asymmetric Information in Credit Markets and Its Implications for Macro-Economics, a.g.m., pp

80 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) Finansal Liberalizasyon Çerçevesinde Kredi Taynlamas Baz iktisatçlar, kredi taynlamasn finansal basknn bir sonucu olarak deerlendirmilerdir. Mali piyasalarda liberallemeyi savunanlar, devlet müdahalesi ve buna bal olarak piyasalarn bask altnda tutulmasn kredi taynlamasnn nedeni olarak düünmülerdir 48. Bu yaklama göre, finansal bask sonucu faiz oran tavannn yol açt snrlandrmalara bal olarak ar kredi talebi oluur, kredi piyasalarnda arz ve talep miktarlarnn eitliine dayal denge olumaz ve bankalar talep fazlaln gidermek için taynlamaya gitmek zorunda kalrlar. Özel finansman elde edemeyen yatrmclara fon salamak amacyla hükümetlerin uygulad kredi programlar kredi taynlamasnn boyutunu artrmakta ve kredi piyasalarnn etkinliini azaltmaktadr. Tam tersine taynlanmayan kredi alclar ya da tüm kredi alclarn tevik eden programlar kredi taynlamasnn boyutunu azaltmaktadr 49. Finansal basknn olduu ekonomilerde kredi dalm etkinliini analiz eden ampirik çalmalar 50 iletmelerin yatrm davranlarndan hareketle, finansal basknn etkisinin büyük iletmelerden ziyade küçük iletmeler üzerinde olaca ve buna bal olarak kredi taynlamas etkisinin en çok küçük iletmeler üzerinde gerçekleecei sonucuna ulamlardr. Küçük üretim yapan iletmeler büyük iletmelere göre düük verimlilik ve düük etkinlie sahiptir. Çünkü büyük iletmeler ucuz kredi salarken küçük iletmeler krediyi ya hiç elde edememekte ya da çok pahalya mal etmektedirler. Dolaysyla finansal kurumlarn kredi taynlamasna gitmeleri kredi dalmnda etkinsizlie yol açan önemli bir nedendir. Asimetrik bilgi teorileri ise kredi taynlamasn, bankalarn riske kar gelitirdikleri davranlarn bir sonucu olarak ele almaktadr. Hatta, bu yaklamda piyasa mekanizmasnn çalmasn engelleyecek dsal bir snrlandrma olmasa bile bankalarn riskten kaçnmak için kredi taynlamasna gidebilecekleri belirtilmektedir. Kredi taynlamas, faiz oranna getirilen yasal snrlandrmalar gibi faktörlerin etkisiyle de ortaya çkabilir. Fakat, resmi faiz oran tavannn altndaki bir faiz oran düzeyinde de kredi taynlamasn ortaya çkartacak koullar sözkonusu olacaktr Finansal liberalizasyon ile kredi taynlamasnn ortadan kalkacan savunan iktisatçlardan bazlar ve eserleri unlardr: Edward S. Shaw, Financial Deepening in Economic Development, New York: Oxford University Press, 1973; Ronald I. McKinnon, Money and Capital in Economic Development, Washington D.C: The Brookings Institution, William G.Gale, Collateral, Rationing and Goverment Intervention in Credit Markets, NBER Working Paper, No: 3024, July 1989, p. 1. Bkz., James R.Tybout, "Interest Controls and Credit Allocation in Developing Countries", Journal of Credit and Banking, Volume 16, No: 4, (November 1984), pp ; Yoon J. Cho, "The Effect of Financial Liberalization on the Efficiency of Credit Allocation", Journal of Development Economics, Volume 29, No:1 (July 1988), pp Stiglitz and Weiss, Asymmetric Information in Credit Markets and Its Implications for Macro-Economics, p

81 Türkiye Bankalar Birlii Ksaca, asimetrik bilgi yaklamnda kredi taynlamas, bankalarn kredi davran ile balantl olarak ele alnrken, kredi taynlamasn finansal baskya balayan yaklamlarda, kredi alclarnn yatrm davranlar ve yatrmdan salayacaklar performans gibi talep yanl analizlere yer verilmitir. Oysa gelimekte olan ülkelerde finansal sektörün bankalar tarafndan ekillendii ve bankalarn ekonomik faaliyet üzerinde önemli bir etkiye sahip olduu bilinen bir gerçektir. Bankaclk sektörünün performansndaki art ekonomide kaynak aktarmnn etkinliini artrmaktadr. Bankaclk performansnn artrlmas ise, dorudan bankalarn kar karya kaldklar risklerin minimize edilmesi ile mümkündür Kredi Riski ve Kredi Taynlamas Fonlar en uygun vadede, en yüksek getiri ve en düük riskle fon ihtiyac olan birimlere aktaran bankalar, kredi politikalarnda kredilerin geri ödenmeme koullarn dikkate almak zorundadrlar. Bu çerçevede, bankalar verilen kredinin sözleme koullarna uygun olarak geri dönüp dönmeyeceini saptamaya çalmal, ayrca kredinin nasl geri ödeneceini ve geri ödemelerin kesinlik derecesini analiz etmelidir 52. Bankalarn finansman politikalarnda en yüksek getiri, en düük risk ilkesini uygulamalar, kredilerden beklenen getirinin kredi faizinin her zaman artan bir fonksiyonu olmadn gösterir. Kredi almak için yüksek faiz ödemeye raz olan bir kredi alcs karsnda, banka kredinin risk özelliklerini dikkate almak durumundadr 53. Bu açdan kredi piyasalar mal piyasasndan farkldr. Mal piyasalarnda sözkonusu mala olan talep arttnda maln fiyat yükselir ve buna bal olarak o maldan daha fazla satlmak ya da üretilmek istenir. Oysa kredi piyasalarnda kredi talebinin artmas ile kredi faiz orann artrmak her zaman bankann getirisini artrmayacaktr. Rasyonel bir bankann kredi talep fazlal karsnda faiz orann yükseltmek istememesinin nedenini geri ödememe riskine balayan ilk iktisatç Hodgman olmutur. Hodgman n modeli 54, bir iletmeye tek dönemlik kredi açan risk-yansz (risk-neutral) bir banka modelidir. letmenin yatrm projesinin muhtemel sonuçlar X olup, X in gerçekleme ihtimalleri - olaslk younluk fonksiyonu f(x) olduu bir durumda - k<x<k ile snrldr. Kredi miktar B ve kredi faiz oran da r olmak üzere, sözlemede belirtilen kredi geri ödeme miktar (1+r)B ye eittir. Geri ödememe ihtimali gerçekletiinde banka sadece elde edilebilen gelirleri X alr. Tam rekabet piyasasnn geçerli olduu bir mevduat piyasasnda, banka fonlarnn sabit bir mevduat faizi ile elde edildii varsayldnda, tek bir kredi alcs için bankann beklenen kâr; Akgüç, a.g.e., s Hodgman, Credit Risk and Credit Rationing, p Hodgman, Credit Risk and Credit Rationing, pp

82 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) = (1 r) B k K Xf [ X ] dx (1 r) Bf [ X ] dx (1 ) B (1 r) B olacaktr. lk terim kredi geri ödemesinin yaplmad, yani X<(1+r)B olduu bir durumda bankann elde edecei geliri (X); ikinci terim (1+r)B kredi ödemesinin tam olarak yaplmas durumunda bankann gelirini ve üçüncü terim (1+ )B, bankann fon maliyetlerini temsil etmektedir. Yukardaki formül kredi alcs için bankann teklif erisinin gösterilmesinde kullanlabilir. Rekabet ortamnda teklif erisi bankann beklenen kârnn sfr olduu bir durumu yanstmaktadr. ekil 2.10 bir bankann teklif erisini göstermektedir. ekil 2-10: Bir Bankann Teklif Erisi ve Kredi Alan letmenin Alternatif Talep Erileri Kaynak: Jaffee ve Stiglitz, a.g.m., p Bu eri, üç temel özellii yanstmaktadr 55. i) Küçük kredi hacmi aralna kadar (B < k/(1+ )), mevduat faiz orannda, krediler için hiçbir risk yoktur. ii) Kredi miktaryla birlikte geri ödememe riskinin artt aralkta, kredi teklif erisi pozitif eime sahiptir. Çünkü bu aralkta büyüyen kredi miktar ile beraber artan geri ödememe riskini telafi etmek için bankalar faiz orann yükseltirler. iii) Maksimum kredi miktarndan (B*) sonraki kredi miktarlar için kredi teklif erisi dirsek yapmaktadr. 55 Jaffee and Stiglitz, a.g.m., p

83 Türkiye Bankalar Birlii ekil 2.10 da görüldüü gibi iletmenin kredi talep erisi D iken, bir kredi talep fazlal vardr. Çünkü bankann kredi arz erisini temsil eden kredi teklif erisi, kredi talep erisi ile kesimemitir. Dolaysyla iletme talep erisinin D olduu düzeyde denge olumayacaktr. Denge, iletme talep erisinin D 2 olduu ve bu erinin bankann teklif erisiyle kesitii noktada salanr. Denge faiz oran r 2 dir. Kredi taynlamas kredi talebi ile kredi arznn eitlenmedii ve kredi talep fazlalnn olduu bir düzeyi temsil ettii için, yalnzca kredi faiz orannn r 2 nin altnda kalmas durumunda ortaya çkacaktr. Buna göre, kredi taynlamas kredi talep erisinin D 2 ile teklif erisinin kesitii noktada ortadan kalkacaktr 56. Dolaysyla bankalarn arz edecekleri krediler için uygulayacaklar faiz oran kredi risk düzeyinden büyük oranda etkilenmektedir Taynlamann Faiz Oranlarna Etkisi Bankalarn ters seçim ve ahlaki tehlikenin etkilerinden kaçnmak amacyla kredi taynlamasna gitmeleri durumunda, kredi piyasasndaki deiikliklerin faiz oranlarna tam olarak yansyp yansmayaca önemli bir tartma konusunu oluturmaktadr. Kredi taynlamas dengesini açklayan modellerde, faiz oranlarnn kredi piyasas koullarna göre deimeyecei ve taynlamann say taynlamas biçiminde ortaya çkaca ifade edilmektedir 57. Bu modellerde, geleneksel iktisat analizinde öngörüldüü gibi faiz oran ile kredi miktar arasndaki ters orantl ilikiden ziyade, kredi arzndaki deiikliklere uyum salamayan faiz oranlar sözkonusudur. Kredi faiz oranlarnn esnek olmama nedenleri genellikle üç faktöre bal olarak açklanmaktadr 58 : Müteri ilikileri, monopol gücü ve geri ödenmeme riski. Gray ve Wu taynlamann türüne göre yani taynlamann say üzerinden veya miktar üzerinden yaplmas halinde kredi faiz orannn farkl olabileceini ileri sürmektedirler 59. Taynlamann türüne göre sonuçlar da farkl olabilecektir. Taynlamann kredi says üzerinden gerçeklemesi durumunda asimetrik bilgi literatüründe öngörülen sonuçlar ortaya çkacaktr. Dier bir ifadeyle, kredinin elde edilebilirliindeki deiiklikler faiz oran üzerinde bir deiiklik yaratmayacaktr. Kredi taynlamasnn kredi hacmi üzerinden gerçeklemesi durumunda ise kredi faiz oran ve mevduat faiz oran deiecektir. Banka kredilerinin mevduatlar yoluyla fonland ve mevduatlarn faize duyarsz olduu varsayldnda, kredi arznn büyüklüüne göre üç farkl Fremier ve Gordon, a.g.m., pp Bkz., Stiglitz and Weiss, a.g.m., pp ; Jafee and Russell, a.g.m., pp ; Fremier and Gordon, a.g.m., pp Joel Fried and Peter Howitt. Credit Rationing and Implicit Contract Theory, Journal of Money, Credit and Banking, Volume 12, No:3 (August 1980), p Bkz., J. Anna Gray and Ying Wu, On the Equilibrium Credit Rationing and Interest Rates, Journal of Macroeconomics, Volume 17, No: 3 (Summer 1995), pp

84 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) denge ortaya çkacaktr 60. Birincisi, kredi arznn artt ve taynlamann gerçeklemedii, dolaysyla kredi arz ile faiz oran arasnda negatif yönlü ilikinin varolduu denge durumudur. Standart piyasa özelliklerinin sözkonusu olduu bu durumda, artan kredi arzna bal olarak kredi faiz oran da düecektir. kincisi, kredi daralmasnn olduu ve bu artlar altnda taynlamann artt ve artan taynlama ile birlikte kredi hacminin daha da darald denge durumudur. Bu denge koullarnda kredi faizi ve mevduat faizi dümektedir. ayet, kredi arz faize göre daha esnek ise, bankann kredi getirisinin azalmas nedeniyle kredi arznda tekrar bir azalma ortaya çkabilecektir. Üçüncüsü ise, kredi miktarnn ikinci denge düzeyinde oluacak kredi miktarndan daha fazla olduu, ancak birinci dengede oluacak kredi miktarndan daha az olduu denge durumudur. Bu durumda banka taynlama yapmaz, sadece kredi faiz oranlarn artrr. Bu denge düzeyinde, daralan krediler mevduat faiz oranlarnda düüe, kredi faiz orannda ise arta yol açar. O halde taynlamann olmad durumlarda kredi faiz oran ve kredi arz arasnda negatif bir iliki ortaya çkarken, taynlamann olduu durumlarda bu iliki pozitif olabilecektir. Uygulamada ise kredilere uygulanan faiz oran tekdüze deildir. Faiz oranlar, kredi riskine, kredinin vadesine, kredinin tutarna, gösterilen güvenceye, banka müteri ilikisine, kredi kaynann maliyetine, bankalarn gelecee ilikin beklentilerine göre deimektedir. Bankalarn gelecee ilikin beklentileri kötümser ise, ödünç verilebilir fonlar artsa bile bankalar faiz orann düürerek kredi hacmini geniletmekten kaçnabilirler 61. Uygulamada bankalar arz edecekleri kredileri için bir ba fiyat (prime rate) ya da maksimum faiz oran belirlerler 62. Ba fiyat uygulamasnda, bankalar kredi taleplerini deerlendirirken iletmenin durumuna göre bu oran üzerine risk primi ekleyerek kredi faizini belirlerler. Maksimum faiz oran uygulamasnda ise bankalar kredi talebinde bulunanlarn nitelikleri ve risk durumlarna göre bu orandan indirim yaparak kredi faiz orann saptarlar. Banka kredi vermek istedii iyi müteri sözkonusu olduunda ve kredi anlamas yapmaya karar verdiinde faiz orann anlaml düzeye indirecektir. Zaten yüksek faiz orann ödemeye raz olan bir kredi borçlusu banka için muteber deildir Taynlamann Reel Sektör Etkileri Bankalarn asimetrik bilgi problemleri nedeniyle kredi taynlamas yapmalar bir finansal baarszlk örneidir ve önemli makroekonomik Gray and Wu, a.g.m., pp Akgüç, Ticaret Bankalarnn Yönetimi, s Her iki faiz orannn hesaplanmasnda, bankalarn fon maliyeti, kâr marj, genel giderler, bankalararas para piyasas faiz oranlar, alternatif yatrm araçlarndan salanabilecek getiri oranlar, ekonomik ve siyasi beklentiler gibi faktörler etkili olmaktadr. Bkz., Atiyas, Ersel ve Öztürk, a.g.m., s

85 Türkiye Bankalar Birlii sorunlara yol açmaktadr 63. letmelerin banka kredisi temin edememeleri finansman imkanlarn daraltacak ve bir finansman aç sorununa yol açacaktr. Alternatif fon kaynaklarna sahip olmayan ve banka kredisine baml olan iletmeler yatrm projelerini ya erteleyecekler ya da projeyi gerçekletirmekten vazgeçeceklerdir. Kredi taynlamas, finansal kaynan alternatif maliyetini artracaktr. Taynlanan bir iletmenin, yatrm frsatlar karsnda ihtiyaç duyduu fonu iletme d kaynaklardan salamas zorlar. Taynlama uygulamasnn çok kapsaml olmad bir ortamda, iletmenin kredi talebi tam olarak dlanmasa da piyasalarn temizlenmesi için gereken süre uzar ve iletme d borçlanmaya ilikin ilem maliyetleri artar 64. Bu durum iletmelerin alternatif kredi kaynaklarna yönelmesine ve banka kredisi ile dier kredi kaynaklar arasnda ikameye neden olmaktadr. Alternatif kredi kaynaklarndan biri ticari kredilerdir. Ticari krediler iletmelerin ticaret yaptklar kii veya iletmelerden borçlanmalarn ifade eder. Taynlamann hem banka kredileri hem de ticari krediler cephesinden gerçeklemesi durumda ise, iletme içi ve iletme d fonlar arasndaki ikame olana azalaca için, iletmenin yatrm kararlar önemli düzeyde kendi gelirindeki dalgalanmalara baml hale gelmektedir 65. Friedman ve Kuttner in belirttikleri gibi banka kredisi alamayan iletmeler bono-tahvil piyasasna yönelecektir. letmelerin bu davran -olumsuz ekonomik koullarn bir nevi sinyali olarak- bono ile tahvil getiri farknn hzla büyümesi ile sonuçlanacaktr 66. Bankalarn kredi arzn daraltmalarnn ekonomi açsndan önemini, dengenin salanamad ekonometrik modeller ile ortaya koymaya çalan ampirik çalmalar 67, kredi piyasalarnda banka kredileri açsndan büyük bir dengesizlik durumunun olduunu göstermilerdir. Kredi arznn azalmas karsnda iletmeler özellikle banka kredilerini ikame edecek alternatif finansman kaynaklarna sahip deillerse makroekonomik açdan ciddi etkiler ortaya çkacak ve milli gelir düecektir 68. Bu balamda, banka kredileri ile ekonomik faaliyet arasnda pozitif yönlü bir ilikinin olduunu söylemek mümkündür. Nitekim Blundell, Browne ve Manasse banka kredilerindeki Bruce Greenwald, Joseph Stiglitz and Andrew Weiss, Macroeconomic Models with Equity and Credit Rationing, NBER Working Paper, No: 3533, December 1990, p. 2. James R. Tybout, Credit Rationing and Investment Behavior In A Developing Country, The Review of Economics and Statistics, Volume 65, No: 4 (November 1983), p Tybout, Credit Rationing and Investment Behavior In A Developing Country, p Benjamin Friedman and Kenneth Kuttner, Money, Income, Price and Interest Rates, American Economic Review, Volume 82, No: 3 (June 1992), p Bkz., CW Jr Sealey, Credit Rationing in the Commercial Loan Market: Estimates of a Structural Model Under Conditions of Disequilibrium, The Journal of Finance, Volume 34, No: 3 (June 1979), pp ; Peter Kugler, Credit Rationing and the Adjustment of the Loan Rate: An Empirical Invetigation, Journal of Macroeconomics, Volume 9, No: 4 (Fall 1987), pp ; Perez, a.g.e., pp Bkz. Gertler and Gilchrist, a.g.m., pp ; Bernanke and Gertler, a.g.m., pp ; Bernanke and Blinder, Credit, Money and Aggregate Demand, pp

86 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) dalgalanmalar ile üretim art arasnda istatistiksel bir ilikinin olduunu ve banka kredilerinin nominal gelirin tahmin edilmesine yardmc olduunu ifade etmilerdir 69. Güven, banka kredileri ve ekonomik büyüme arasndaki ilikinin yönünü istatistiksel olarak belirlemeye yönelik yapt çalmasnda, kredilerden büyümeye doru bir nedenselliin olduunu kantlamtr 70. Aslan ve Küçükaksoy, özel sektör kredi hacmi ve reel ekonomik büyüme verilerini kullanarak yaptklar ampirik çalmada finansal gelimenin ekonomik büyümenin nedeni olduu bulgusuna ulamlardr 71. Bu çalmalardan hareketle, bankalarn kredi politikalarnn ve kredi verme davranlarndaki deiikliklerin ekonomik faaliyetleri etkiledii söylenebilir Teminat Kredi sözlemelerinde sadece borçlanlan miktar ve faiz oran deil, bunun yansra fiyat-d artlar olarak da ifade edilen ve kredinin geri ödenmeme ihtimalini azaltan koullar da yer almaktadr. Teminatlar bunlarn içerisinde en önemli olandr. Teminatlar, kredi borçlusunun kredinin tamamn ödeyememesi durumunda en azndan ksmi olarak ödenmesini garanti eden, kredi borçlusunun taahhüt ettii finansal ve fiziki varlklardan olumaktadr. Teminatlar, bankaya kredinin geri ödenmemesi durumunda ilave bir gelir salamaktadr. Bir kredinin tam olarak teminatlandrlmas ekstrem bir durum olmakla birlikle, böyle bir uygulamada teminatn deeri, kredi geri ödemesinde sözkonusu olabilecek herhangi bir eksiklii gidermede yeterli olacaktr. Uygulamada, yüksek düzeyde teminatlandrlm krediler genellikle hazine bonosu gibi düük faiz oranlar garantisi vermemektedir. Bunun nedenlerinden biri de teminat deerinin belirsiz olmas ve likiditiye dönütürülürken ilem maliyetlerinin ortaya çkmasdr. Bunun bir sonucu olarak, banka kredi müterisinden talep ettii teminat miktarn azaltlabilir, fakat genellikle kredinin geri ödenmeme riskini ortadan kaldramaz 72. Bu balamda, asimetrik bilginin olduu kredi piyasalarnda bankalarn kredi verirken sözleme hükümlerinde teminatlara büyük oranda yer vermesinin bankann kredi verme kararn hangi yönde etkileyecei önemli bir tartma konusunu oluturmaktadr Adrian Blundell, Frank Browne and Paolo Manasse, Monetary Policy in the Wake of Financial Liberalisation, OECD Working Paper, No.77, April Bkz., Samih Güven, Türkiye de Banka Kredileri ve Büyüme likisi, ktisat, letme ve Finans Dergisi, Say 197, Austos 2002, ss Özgür Aslan ve smail Küçükaksoy, Finansal Gelime ve Ekonomik Büyüme likisi: Türkiye Ekonomisi Üzerine Ekonometrik Bir Uygulama, stanbul Üniversitesi ktisat Fakültesi Ekonometri ve statistik Dergisi, Say 4, 2006, ss Bu çalmada, finansal gelime ve büyüme ilikisi üzerine yaplan çalmalara detayl olarak yer verilmitir. Bkz. s. 31. Jaffee and Stiglitz, Credit Rationing, p

87 Türkiye Bankalar Birlii Asimetrik Bilgi ve Teminat Bankalar kredi faaliyetlerinde ters seçim ve ahlaki tehlike etkilerinden kaçnmak amacyla, verecekleri kredinin belirli bir yüzdesinin karl olarak müteriden teminat talebinde bulunurlar. Teminatlarn iki temel fonksiyonu vardr. Birincisi, kredinin geri ödenmemesi durumunda, kredi borçlusunun teminat olarak verdii varlklarda deer kayb ortaya çkacandan, teminat kredi borçlusunun krediyi geri ödemesi için gerekli teviki salar. kincisi, kredinin geri ödenmemesi durumunda teminat olarak gösterilen varlklarn mülkiyet hakk bankaya devredilir 73. Teminat, banka ile kredi borçlusu arasnda bilgi asimetrisi olduunda, kredi verenin beklenen getirisini hesaplamada kolaylk salamaktadr. Teminatlar, rasyonel bir beklentinin olumas için gerekli olan bilgiyi bankaya dolayl olarak salar. Kredi borçlusunun kredi alrken ne kadar teminat önerecei bankaya kredi borçlusu hakknda bir fikir verecektir. Kredi borçlusunun teminatlar salamak için katland ilem maliyeti, kendisi ile ilgili bilginin aça çkmasnda dürüst davranmasn salar ve daha iyi kalitedeki projelere sahip olan kredi borçlularnn daha fazla teminat vermesine yol açar 74. Bankalar genellikle, iletme varlklarnn doru açklanmasn tevik etmek amacyla kredi sözlemelerinde teminat gibi fiyat d artlara yer vermektedirler. Sonuçta, her bir yatrmc baarl ya da baarsz olacak bir projeye yatrm yapar. Faaliyetlerini kredi alarak finanse edecek bir yatrmc projesinin baar ihtimalini bilirken, kredi veren kredi borçlularnn risk farkllklarn ex-ante alglayamaz. Bu nedenle kredi verenler faiz oran, kredi miktar, teminat ve kredinin garanti altna alnma olaslklarn içeren bir kredi politikas belirler ve böylece kredi borçlularn onlarn sözleme tercihleri araclyla snflandrrlar 75. Kredi sözlemeleri bu anlamda riskli ve riski düük kredi borçlularn birbirinden ayrt etmek için doal seleksiyon ilevi görmektedir 76. Kredi sözlemelerinde belirtilen teminat artlar, yüksek riskli ve düük riskli kredi borçlularn u ekilde ayrtracaktr: Teminattaki bir art karsnda, faiz orannda bir indirim yaplmasna raz gelenler, iflas etme ihtimali daha düük olan yatrmclar olurken, iflas etme olasl daha yüksek Robert J. Barro, The Loan Market, Collateral and Interest Rate, Journal of Money, Credit and Banking, Volume 8, No: 4 (November 1976), p Yuk-Shee Chan and George Kanatas, Asmmetric Valuations and The Role of Collateral in Loan Aggreements, Journal of Money, Credit and Banking, Volume 17, No: 1 (February 1985), pp David Besanko and Anjan V. Thakor, Collateral and Rationing: Sorting Equilibria in Monopolistic and Competitive Credit Markets, International Economic Review, Volume 28, No: 3 (October 1987), p Bester, a.g.m., p

88 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) olan yatrmclar düük teminatl ve yüksek faiz orann içeren sözlemeleri tercih edeceklerdir. Teminat ile kredi borçlusunun yatrm projesinin risklilii arasnda negatif bir iliki vardr. Eer krediyi geri ödeme ihtimali daha düük olanlar kredi alamyorlarsa bu durumda daha düük riskli kredi borçlularnn tercih ettikleri sözlemelere bavuracaklardr 77. Banka ve kredi borçlusu arasnda ex-ante simetrik bilgi olsa bile, teminatlar ayn zamanda ahlaki tehlike sorunlarn hafifletmeye yardmc olmaktadr. Eksik bilginin olduu kredi piyasalarnda teminat yalnzca kredi bavurularnn niteliini belirlemek için deil, ayn zamanda kredi borçlusunun ipotek olarak gösterecei varlklara bal olarak ortaya çkacak ahlaki tehlike açsndan da önemlidir 78. Bu anlamda, teminatlar kredi borçlusunun banka çkarlarna uygun hareket etmesini ve projeyi baarsz klacak davranlardan kaçnmasn salar. Teminatlar, bankalarn kredi verdikten sonra karlaacaklar ahlaki risk sorununa bir snr getirmeyi mümkün klmaktadr. Bu balamda teminatlar, kredi alan gruplarn bankann kredi riskini artrmayacak davranlara yönelmelerini salayan bir araç olarak görülmektedir. Teminatlarn ters seçim ve ahlaki tehlike sorunlarn engellemede ne derece etkili olduu konusunda teorik literatürde iki farkl yaklam vardr. Birinci yaklama göre, kredi sözlemelerinde kredi borçlusunun taahhüt ettii teminat, bankalarn kar karya kaldklar ters seçim sorununu azaltacaktr 79. Bu yaklamda, düük riskli kredi borçlularnn daha fazla teminat verebilecekleri, çünkü bunlarn kaybetme ihtimallerinin zayf olduu düünülür. Kredi alcsnn kalitesi ile sözlemede belirtilen teminat miktar arasnda pozitif bir balant vardr 80. kinci yaklamda ise, bankalarn kredi verirken borçlulardan talep ettii teminat miktarn artrmas ile kredinin geri ödememe riskinin artaca belirtilir. Bu yaklamda teminatlar ile geri ödememe riski arasnda pozitif deil, tam tersine negatif bir ilikinin geçerli olaca öne sürülmektedir 81. Toplumdaki tüm bireylerin ayn fayda fonksiyonuna sahip olduklar varsayldnda, daha varlkl ve zengin bireyler Bester, a.g.m., pp Igawa and Kanatas, a.g.e., p. 469; Philippe Aghion and Patrick Bolton, An Incomplete Contracts Approach to Financial Contracting, The Review of Economic Studies, Volume 59, No: 3 (July 1992), pp Bu düünceyi savunan iktisatçlardan bazlarnn makaleleri için Bkz. Yuk-Shee Chan and Anjan V. Thakor, Collateral and Competitive Equilibria with Moral Hazard and Private Information, The Journal of Finance, Volume 42, No: 2 (June 1987), pp ; Bester, a.g.m., pp ; Chan and Kanatas, a.g.m., pp.84-95; Besanko and Thakor, a.g.m., pp Chan ve Kanatas, a.g.m., Bu düünceyi savunan iktisatçlar, Stiglitz and Weiss, a.g.m., pp ; Michael Manove and Jorge Padilla, Collateral versus Project Screening: A Model of Lazy Banks, RAND Journal of Economics, Volume 32, No: 4 (Winter, 2001), pp ; Allen N. Berger and Gregory F. Udell, Collateral, Loan Quality and Bank Risk, Journal of Monetary Economics, Volume 25, No:1 (January 1990), pp

89 Türkiye Bankalar Birlii daha fazla risk üstlenmeye eilimli olacaklardr. Buna bal olarak, ters seçim etkisi teminatlarn ortaya çkaraca pozitif etkileri ortadan kaldracaktr. Bankann, kredi borçlusundan istedii teminat miktarnn belirli bir yüzdeyi amas durumunda bankann beklenen getirisi de düecektir 82. O halde, kredi borçlularndan talep edilen teminat miktar arttkça kredi riski de artacaktr. Kredi riski iki nedenle artar 83. Birincisi, bankalar kendilerini yüksek bir teminat düzeyi ile korumak istediklerinde, potansiyel kredi borçlularnn yeterli düzeyde bir ön elemesini yapmada daha az çaba gösterecekleri için risk artar. Dier taraftan, projelerinin finansmann salamak için teminatlarn tümünü karlamaya istekli olan, ancak iflas etme ihtimalini hafife alan iyimser i adamlarnn varl kredi riskinin artna yol açacaktr. Farkl yaklamlara ramen, kredi faaliyetlerinde kredi riskini azaltmaya yönelik olarak teminat sklkla bavurulan bir yöntemdir. Özellikle, enflasyonist bir ortamda teminat kullanm daha fazla yaygndr. Belirsizliin daha büyük olduu bir ortamda, kredi verenler daha fazla riskten kaçnma eilimi gösterirler. Artan enflasyon, varlklarn deerlemesini ve bir kredi alcsnn kredi deerliliini tespit etmeyi zorlatrmaktadr. Ayn ekilde, enflasyondaki art varolan bilginin deer kaybetmesine yol açacandan, belirli bir maliyeti olan ek bilginin yaratlma ihtiyacn artmaktadr. Bankalarn, kredi borçlularn risklilik açsndan elemeleri hem dorudan hem de dolayl bilginin transfer edilmesini salayacak ek bilginin yaratlmasn gerektirir. Bu nedenle enflasyon düzeyi ile kredi sözlemelerinde talep edilen teminat miktar arasnda pozitif bir iliki vardr 84. Buna göre enflasyon belirsizliinin olduu ve fiyatlar genel seviyesinin artt bir ortamda kredi müterilerinin kredi deerlilii de deieceinden, bankalar kredi riskini azaltmak için kredilerin daha büyük bir yüzdesine karlk teminat talebinde bulunacaklardr Teminat ve Taynlama Tam bilginin olduu kredi piyasalarnda bankalarn teminat talebinde bulunmalarna gerek yoktur. Çünkü kredi alclar hakknda tam bilgiye sahip olan bankalar, onlar risk düzeylerine göre kolaylkla snflandrabilirler. Tam bilginin olduu denge düzeyinde teminatlar sfra eit olacaktr. Eksik bilginin olduu gerçek bir dünyada ise bankalar kredi alclarnn özelliklerini/kalitelerini bilmek isterler. Çünkü bankalarn kredilerden salayaca getiri ve kârllk, kredi borçlusunun krediyi geri ödeme olaslna baldr Stiglitz and Weiss, Asymmetric Information in Credit Markets and Its Implications for Macro-Economics, p Manove and Padilla, a.g.m., p Chan and Kanatas, a.g.m., pp

90 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) Teminatn, kredi taynlamasn ortadan kaldrp kaldrmayaca konusunda farkl görüler vardr. Teminat, kredi alcsnn riskten daha fazla kaçnmasna ve buna bal olarak krediden beklenen getirinin artmasna yol açacaktr. Talep edilen teminat miktarndaki art, ilk bata bankalarn kredi portföyünün daha risksiz olmasn salar, fakat temiat artnn devam etmesi kredi bavurularnn tümünü ters yönde etkileyebilir 85 ; düük riskli kredi alclarnn düük getiri oranl projeye sahip olmalar ve ortalamada düük gelire sahip olan bir yap göstermeleri nedeniyle teminat miktarnn belli bir düzeyden sonra artmas, sözkonusu alclarn istenilen teminatlar vermek istememelerine neden olacaktr. Böylelikle, riski düük olan kredi alclar kredi bavurularn azaltacak ya da piyasadan çkacaklardr. Bu ise bankalarn daha riskli kredi alclar ile kar karya kalmas demektir. Dier taraftan, bireyler ayn fayda fonksiyonu ve ayn yatrm frsatlarna sahip olsalar bile daha varlkl bireyler, daha az varlkl bireylere göre daha fazla teminat vermek isteyecekler, bu ise bireylerin daha riskli projeleri tercih etmelerine yol açacaktr. Ayrca bir kredi alcsnn risk üstlenmeye yatkn olmas daha sonra yine riskli projelere yönelmesini tevik edecektir. Bu olaslklara bal olarak oluacak ters seçim etkisi, teminatlarn yarataca pozitif etkiyi azaltabilecektir. Bu durumda bankann beklenen getirisi, bankann talep ettii teminat miktarnn belli bir düzeyi amas durumunda düebilecektir. Kredi alclar risk açsndan nötr olsalar bile teminat miktarndaki art, ters seçim etkisine yol açabilecektir 86. Bu nedenle bankalar, talep fazlaln ortadan kaldrmak için teminat miktarn artrmak istemeyecekler ve bunu yaptklar takdirde getirileri düecektir. Ayrca, ters seçim sorununun olduu bir ortamda, bu sorunu elimine etmek için kredi borçlularndan teminat alnmas, ahlaki tehlike sorunlarn tevik edecektir 87. Bu görüler çerçevesinde, bankalar teminat bir taynlama arac olarak kullanmay tercih etmeyebilirler. Çünkü teminat miktarndaki art (tpk faiz oran art gibi), ters seçim ve ahlaki tehlike etkilerinden dolay kredi verenlerin beklenen getirilerinde bir düüe yol açabilmektedir. Bankalar arasndaki rekabetin düzeyi de, kredi talebinde bulunanlardan talep edilecek teminatlarn miktarn, hatta kredi taynlamasnn boyutunu belirleyebilir 88. Teminat miktar rekabetin derecesiyle birlikte azalmaktadr Stiglitz and Weiss, Asymmetric Information in Credit Markets and Its Implications for Macro-Economics, p Wette, teminatn taynlamay ortadan kaldrmayacan kantlamaya yönelik gelitirmi olduu modelde, kredi alclarnn riske kar nötr olduklar, tüm projelerin krediler ile finanse edildii, özkaynak ile finanse etme imkannn olmad gibi varsaymlara dayal olarak bireylerin sadece riskten kaçndklar durumlarda deil, riske kar nötr olduklar durumda da taynlamann olabilecei ortaya konmutur. Bkz. Hildegard Wette, Collateral in Credit Rationing in Markets with Imperfect Information: Note, The American Economic Review, Volume 73, No: 3 (June 1983), pp Wette, a.g.m., p. 442; Igawa and Kanatas, a.g.m., p Hainz, a.g.m., p

91 Türkiye Bankalar Birlii Asimetrik bilginin olduu kredi piyasasnda, oligopolistik yapdaki bankalarn yansra monopolistik bankalar da kredi taynlamas yoluyla ters seçim sorununu çözmeye çalrlar. Kredi taynlamas teminat miktaryla birlikte artar. Dolaysyla, bankalar arasndaki rekabet düzeyinin düük olmas daha yüksek teminat miktarn ve daha fazla kredi taynlamasn ortaya çkarmaktadr. Özellikle, kurumsal düzenlemelerin yetersiz olduu kredi piyasalarnda, bankalar ahlaki tehlike sorununu çözmek ve piyasa gücüne dayanan rant elde etmek için teminat yöntemini kullanmaktadrlar 89. Öte yandan, tam bilginin olmad piyasalarda bankalarn kredi alclarn risklilik açsndan elemek amacyla teminat ve faiz oran yöntemlerine dayal olarak rekabet etmeleri durumunda, dengede kredi taynlamasnn ortaya çkmayacan ileri süren görüler de vardr 90. Buna göre teminat kredi alcsnn yüksek getirili, ancak yüksek riskli projelere yönelmemesi noktasnda bir bask unsuru oluturacaktr. Böylelikle teminatlar kredi bavurusunda bulunanlarn yükümlülüklerini yerine getirmeme riski ile ilgili bilginin ortaya çkmasn salamaktadr. Teminat miktarndaki art, kredi borçlularnn snflandrlmasna yardmc olacak, bu snflandrmann kalitesini iyiletirecek ve daha güvenli yatrm projelerinin tercih edilmesine yol açarak denge durumunda bir taynlamann ortaya çkmasn engelleyecektir 91. Teminatlarn kredi riskini azaltp azaltmayaca ve buna bal olarak bankalarn kredi taynlamas yapmalarn engelleyip engellemeyecei hususunda farkl görüler olmasna ramen, uygulamada bankalar teminat yöntemine genellikle bavurmaktadrlar. Ancak, teminatlarn kredilerin geri dönmeme riskini ne oranda azaltt ya da kredilerin geri ödenmemesi durumunda banka zararn ne ölçüde telafi edilecei tartmaldr. Özellikle, gelimekte olan ülkelerde teminat olarak gösterilen varlklarn piyasasnn çok likit olmamas bu konudaki önemli zorluklardan birini oluturmaktadr Gelimekte Olan Ülkelerde Asimetrik Bilgi ve Teminat Gelimekte olan ekonomilerde, bankalar iletme yatrmlarnn finanse edilmesinde merkezi bir role sahiptir. Oysa sanayilemi bat ülkelerinde, iletmeler yeni bir yatrm yaparken gerekli finansmann büyük bir ksmn (%70) özkaynaklarndan karlarken sadece küçük bir ksm (%25) için Hainz, a.g.m., p Bkz. Bester, a.g.m., pp ; Chan and Kanatas, a.g.m., pp ; Besanko and Thakor, a.g.m., pp Bu iktisatçlar, snrsz teminat uygulamas sonucu kredi taynlamasnn olmayacan ileri sürmülerdir. Helmut Bester, The Role of Collateral in Credit Markets with Imperfect Information, European Economic Review, Volume 31, No: 4 (June 1987), pp ; Bester, a.g.e., pp

92 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) bankadan kredi alrlar 92. Bu ülkelerde, ticari krediler ile bono ve tahvil çkararak borçlanma, iletmelerin finansmannda çok daha küçük bir rol oynamaktadr. Gelimekte olan ekonomilerde ise iletmeler, iletme içi finansman kaynaklarn kullanmak için yeterli kâr birikimine sahip deildirler. Ayrca hisse senedi ve tahvil piyasasnda faaliyet gösteren kurumlar, iletme d finansmanda önemli bir rol oynayacak ölçüde yeterince gelimemitir. Bu ise bankalar araclyla salanan d finansman iletmeler için tek alternatif haline getirmektedir 93. Gelimekte olan ekonomilerde finansal sistem tümüyle banka temeline dayanmakla birlikte, bankalarn araclk ilevinin derecesi arzu edilen seviyeden daha düüktür. Bu ekonomilerde bankalarn araclk ilevini aksatan önemli bir unsur, bankalarn potansiyel müterileri hakknda yeterli bilgiyi yaratamamalardr. Bankalar yatrm projesinin kârll hakknda, kredi bavurusunda bulunan iletme yöneticisinden daha az bilgiye sahiptir ve bu nedenle ters seçim sorunuyla kar karya kalmaktadrlar. Bankalarn kredi bavurularn yeterli bir ön elemeden geçirememeleri, geri ödeme olasl düük krediler verilmesi ile sonuçlanmaktadr 94. Ters seçim sorunuyla karlaan bankalarn, kredi riskini azaltmak amacyla çounlukla uyguladklar yöntemlerden biri teminatlandrmadr. Teminatlandrmann tüm zorluklarna ramen, bu ülkelerde teminat iki temel sorunu çözmek için kullanlmaktadr 95. Bunlardan birincisi ters seçim sorununu azaltmak ya da ortadan kaldrmak için farkl türde sözleme uygulamalarn salamaktr. Örnein, düük faiz ve yüksek teminat içeren bir sözleme türünün seçilmesi düük riske sahip bir iletme sinyali verecektir. Teminatlandrma ayn zamanda ex-ante (dönem ba) ahlaki tehlike sorununu engelleyecek bir yöntem sunmaktadr, çünkü projenin baarsz olmamas için yöneticinin daha fazla çaba sarf etmesini salamaktadr. Gelimekte olan ekonomilerde kredi sözlemelerinde teminat gibi artlara yer verilmesi üç temel sorunu ortaya çkarmaktadr. Bunlardan birincisi, teminatlandrlan varlklarn deerlendirilmesi, ikincisi teminatlandrma süreci ve son olarak teminatlarn likiditeye dönütürülmesi ile ilgili sorunlardr 96. Bu ülkelerde kredi piyasalarnn yasal ve kurumsal ortam açsndan yetersiz olmas nedeniyle etkin bir teminatlandrma yaplamamaktadr. Krediler genellikle teminatlandrlmasna ramen bunun çok fazla bir anlam Monika Schnitzer, Enterprise Restructuring and Bank Competition in Transition Economies, Economics of Transition, Volume 7, No: 1 (March1999), p Schnitzer, a.g.m., p Monika Schnitzer, On The Role of Bank Competition for Corporate Finance and Corporate Control in Transition Economies, Journal of Institutional and Theoretical Economics, Volume 155, No: 1 (March 1999), p. 23. Bester, a.g.m., pp Hainz, a.g.m., p

93 Türkiye Bankalar Birlii kalmamaktadr. Çünkü teminat olarak gösterilen mallarn mülkiyetini devralma konusunda hem yasal olarak hem de uygulamada zorluklarla karlalmaktadr. Ayrca, teminat olarak gösterilen varlklarn piyasasnn sk iç kontroller nedeniyle çok likit olmamas, teminatlarn nakde dönütürülmesini engellemektedir 97. Gelimekte olan ekonomilerde bankalarn araclk ilevinin zayf olmasnn nedeni genellikle yasal ve kurumsal düzenlemelerin yeterli olmamasna balanr. Oysa, asimetrik bilgiden kaynaklanan sorunlar bankalarn araclk ilevini önemli düzeyde aksatmaktadr. Banka ve iletme arasnda, iletme bilançolarndan salanan bilginin kstl olmas nedeniyle asimetrik bilgi ortaya çkmakta, bu nedenle bankalar kredi faaliyetlerinde youn teminat kullanmna gitmektedirler. Bu ise kredi alclarnn uygun olmayan sözlemeleri seçmelerine ve taynlamaya neden olmaktadr 98. Dolaysyla, gelimekte olan ülkelerde bankalarn kredi davrann etkileyen önemli bir unsur yasal ve kurumsal düzenlemeler olmakla birlikte asimetrik bilgi probleminin derecesini etkileyen unsurlar da önemlidir. Bu balamda, faiz oran, teminat gibi kredi sözlemelerinin artlarn temsil eden unsurlarn yan sra banka-müteri ilikisi de bankalarn kredi faaliyetlerinde önem kazanan bir konudur Müteri likileri Asimetrik Bilgi ve Banka-Müteri likileri Bankalarn kredi politikas, bireysel ve kurumsal müterilerin kredi ilemlerinde uygulanan birtakm ilkeler bütününe dayanmaktadr. Bankalarn, kredi taleplerini deerlendirirken kredi limitleri, müterinin özellikleri, faiz oran ve vade gibi konularda dikkate aldklar unsurlar kredi politikasn oluturur. Bu politikalar çerçevesinde, bankalar müterileriyle uzun vadeli ilikiler kurarak mevduatlar banka bünyesinde tutmaya çalrlar. Kredi müterisi ile banka arasndaki ilikinin uzunluu, bankann iletmeye kredi verip vermeme kararn etkilemektedir. Çünkü banka ve kredi borçlusu arasnda varolan uzun vadeli iliki asimetrik bilgi problemlerini Schnitzer, a.g.m., p Hainz, a.g.m., pp Hainz bankalarn araclk ilevinin aksamasn ar teminatlandrma nedeniyle ortaya çkan taynlama ile açklayarak yeni bir bak açs sunmutur. Bankalarn araclk ilevinin niçin aksadn belirlemeye çalan dier aratrmalar, bankaclk sektöründeki snrlandrmalar ve yasal düzenlemelerin yetersiz olmasn finansal aracln derinlemesinin önünde bir engel olarak görmülerdir. Bu konu ile ilgili balca makaleler unlardr, Phillip Rother, Explaining The Behavior of Financial Intermediation: Evidence from Transition Economies, IMF Working Paper, No: WP/99/36, 1999; James E. McNulty and Joel T. Harper, Legal Systems, Financial Intermediation and the Development of Loan Relationship in the Transitional Economies of Central and Eastern Europe, The Quarterly Review of Economics and Finance, Volume 47, No: 1 (March 2007), pp

94 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) azaltmaktadr 99. Daha uzun bir iliki bankann iletmenin mali durumu hakknda özel bilgiyi elde etmesini ve gelitirmesini salar 100. letmenin ne zamandan beri faaliyet gösterdii genel bir bilgidir. Oysa bankann iletme ile ilikisinin uzunluu sadece bankann elde edebilecei özel bilgiyi yanstmaktadr. Bu tpk gözetleme yaparak iletme hakknda toplanan bilgi ile iletmenin itibarnn bir sonucu olarak elde edilen bilgi arasndaki farka benzer 101. Bankann, kredi ilemleri dnda ilikisi olan müterileri herhangi bir ilikisinin olmad müterilere tercih etmesi de beklenir. Genellikle bankalar kendi hizmetlerinden yararlanan ve bankada daha önce mevduat bulunduran müterilerine kredi açma konusunda daha esnektirler ve kendilerine yakn birey veya iletmelerle çalmay tercih ederler. Bunun nedeni, bankaya yakn bulunan birey ve iletmelerin, bankalarn sunduu dier hizmetlerden yararlanma olaslnn daha fazla olmas, istihbaratn kolay yaplmas ve kredinin kolay izlenmesidir 102. Banka ve müteri ilikileri, kredi sözlemesi artlarnn belirlenmesinde de önemli bir rol oynamaktadr. Bankalar kurduklar müteri ilikileri sayesinde kredi borçlusu hakknda özel bilgiyi elde eder ve bu bilgiyi kredi sözlemesi artlarna uyarlarlar 103. Bu nedenle, banka-müteri ilikilerinin süreklilii kredi fiyatlarnn belirlenmesinde önemli bir etkiye sahiptir. Bankalarn kredi verme politikalarnda müteri ilikilerinin önemini vurgulayan ilk çalmalarda 104, bir bankann kredi fiyatlama politikasnn altnda yatan esas faktörün, bankann sadk müteri portföyü ve müterilerin mevduatlar üzerinde yaratt etki olduu belirtilmitir. Buna göre, banka kredi verirken, bankada sürekli bir mevduat hesab bulunan iletmeye öncelik hakk salamaktadr. Banka ile yerleik bir ilikisi bulunan iletmenin kredi talebinin karlanmas açsndan avantajl olaca düünülür. Hatta, kredi faiz orannn, kredi arz ve talebini eitleyecek seviyede olumamas, baz çalmalarda müteri ilikilerinin önemine bal olarak açklanmaktadr Rebel A. Cole, The Importance of Relationships to The Availability of Credit, Journal of Banking and Finance, Volume 22, No: 6-8 (August 1998), p Cole, a.g.m., pp Allen N. Berger and Gregory F. Udell, Relationship Lending and Lines of Credit in Small Firm Finance, The Journal of Business, Volume 68, No: 3 (July 1995), p Nurhan Aydn, Bankaclk Uygulamalar, Eskiehir: Anadolu Üniversitesi Yayn, 2006, s Berger and Udell, a.g.m., p Donald R. Hodgman, The Deposit Relationship and Commercial Bank Investment Behavior, The Review of Economics and Statistics, Volume 43, No: 3 (August 1961), pp ; Edward J. Kane and Burton G. Malkiel, Bank Portfolio Allocation, Deposit Variability and Availability Doctrine, The Quarterly Journal of Economics, Volume 76, (February 1965), pp Kredi faiz orannn belirlenmesinde müteri ilikilerinin rolü ile ilgili olarak Mitchell A. Petersen and Raghuram G. Rajan, The Effect of Credit Market Competition on Lending Relationships, The Ouarterly Journal of Economics, Volume 110, No: 2 (May 1995), pp. 77

95 Türkiye Bankalar Birlii Öte yandan, bir iletme ve banka arasndaki mevcut ilikinin nitelii de önemlidir. Bankann bir iletme ile sürdürdüü ilikisinden salayaca en büyük yarar, iletmenin kredi deerliliinin anlalmasn salayacak bilgiyi elde etmesidir. letmenin kredi deerliliini doru bir ekilde ölçebilen bankann ilgili iletmeye kredi verme olasl artacaktr 106. Böylelikle, bir iletmeye kredi veren banka, kredi borçlusunun özellikleri hakknda dier bankalardan daha fazla bilgi edinmekte ve bankalar arasnda bilgi asimetrisi olumaktadr. Bu bilgi asimetrisi bankalarn eski müterilerinden baz rantlar elde etmesini salamaktadr 107. Finansal hizmetleri birden fazla bankadan salayan bir iletme üzerinde potansiyel bankalarn yarataca özel bilgi, tek bir bankann yarataca bilgiden daha az deerlidir. Buna bal olarak bir iletmenin bankalarla kurduu çoklu ilikiler, banka tarafndan yaratlan özel bilginin deerini azaltmaktadr. Bir banka tarafndan yaratlan bilginin dier bankalar tarafndan paylalmas bankay kredi vermede isteksizlie itebilir. Bankann, müteri bilgisini oluturmak için maliyetin tümüne katlanrken, faydasn dier bankalarla paylamas bedavaclk problemine yol açacaktr. Bu nedenle, iletmenin finansal hizmetleri ald banka says da iletmenin kredi kalitesini deerlendirmede esas alnmaktadr 108. Bankamüteri ilikisinin zaman açsndan uzunluu ve bu ilikinin nitelii bankalarn kredi davranna yön verebilecek özellikte olduundan, bankalar kredi arzn daratmak istediklerinde müteri ilikilerinin zayf olduu kredi alclarna öncelii vereceklerdir Müteri Gruplarna Göre Taynlama Bankalar, risklilik derecelerine göre kredi müterilerini snflandrmakta ve taynlamay bu snflandrmaya göre yapabilmektedirler. Jaffee ve Modigliani nin kredi taynlamas teorisinde 109 bankalarn kredi taynlamasn müteri gruplarna göre yapaca ifade edilmitir. Bu teori bankalarn, kredi talebinde bulunan iletmeleri büyüklüklerine ve faaliyet gösterdikleri endüstri alanna göre oluturulan objektif kriterler çerçevesinde snflandrarak taynlama yaptklar görüüne dayanmaktadr. Banka her bir grup için - bu ; Arnoud W. A. Boot and Anjan V. Thakor, Moral Hazard and Secured Lending in an Infinitely Repeated Credit Market Game, International Economic Review, Volume 35, No: 4 (November 1994), pp banka ve kredi borçlusu arasndaki ilikinin sürekliliine bal olarak kredi faiz oranlarnn düeceini belirtmiler, Stuart I. Greenbaum, George Kanatas and Itzhak Venezia, Equilibrium Loan Pricing Under The Bank-Client Relationship, Journal of Banking and Finance, Volume 13, No: 2 (May 1989), pp ; Steven A. Sharpe, Asymmetric Information, Bank Lending, and Implicit Contracts: A Stylized Model of Customer Relationship, The Journal of Finance, Volume 45, No: 4 (September 1990), pp ise tam tersine zaman içerisinde kredi faiz oranlarnn artacan öne sürmülerdir. Cole, a.g.m., p Steven A. Sharpe, Asymmetric Information, Bank Lending, and Implicit Contracts: A Stylized Model of Customer Relationship, p Cole, a.g.m., pp Dwight M. Jaffee and Franco Modigliani, A Theory and Test of Credit Rationing, American Economic Review, Volume 59, No: 5 (December 1969), pp

96 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) grup içinde yer alan iletmelerin risk ve kredi talep miktarlar farkl olmasna ramen - tek bir faiz oran belirler ve ayn grup içerisinde yer alan bir iletmenin kredi talebinin, bankann kredi arzndan fazla olmas durumunda taynlamay gerçekletirir. Dolaysyla her bir müteri grubuna tahsis edilecek kredi oran banka kârn maksimize edecek ekilde belirlense de, grup içindeki baz iletmelere kredi verilmeyecektir. Bu tür iletmelere bankann teklif ettii kredi miktar talep edilenden daha küçüktür. Sonuçta, hem kredi talebi hem de kredi riski ortalamadan daha yüksek olan iletmeler taynlanrlar. Bir iletmenin daha fazla kredi alabilmek için daha yüksek faiz oran teklifinde bulunmas bu gerçei deitirmemektedir. Kredi talebinde bulunanlar risklilik açsndan gruplara ayrldnda, kredi faiz oranlar her bir gruba verilen kredinin beklenen getirisi mevduat faiz oranna eit olacak ekilde belirlenecektir. Rekabetçi dengede tüm krediler ayn beklenen getiriye sahip olmak durumundadr, bu oran ise mevduatlarn maliyetini göstermektedir 110. Taynlamann hangi müteri grubu için yaplaca ekil 2.7. de görülmektedir. ekil 2-11: Müteri Gruplar ve Taynlama Kaynak: Jaffee and Stiglitz, a.g.m., p Müteri gruplar üç grupta ele alnabilir: Birinci tip kredi alclar, kredi talepleri tümüyle reddedilen gruptur. Bunun nedeni, bu gruptaki müterilere verilecek kredilerden elde edilecek getiriyi bankann beklenen getirisine ulatracak düzeyde bir faiz orannn olmamasdr. 110 Jaffee and Stiglitz, a.g.m., pp

97 Türkiye Bankalar Birlii kinci tip kredi alclar, kredi talepleri tümüyle karlanan gruptur. Çünkü bankalar kredi vermek için aktif bir ekilde rekabet etmektedirler. Ancak, bu tür kredi müterilerine verilecek kredinin beklenen getirisi, bankann daha yüksek faiz oran uyguladnda elde edecei maksimum beklenen getiriden daha azdr. Üçüncü tip kredi alclar marjinal gruptur. Bu grup kredi taynlamasna en fazla maruz kalan iletmelerden olumaktadr. Bu grupta yer alan kredi alclarnn bazlar kredi alabilirken, dierlerinin kredi talepleri tamamen reddedilir. Kredinin elde edilebilirliinin ilk etkisi, daima bu marjinal grup üzerinde ortaya çkmaktadr. Bu grupta yer alan kredi alclarna uygulanacak faiz oran hiç deimezken, kredi alclarnn büyük çounluunun kredi talepleri karlanmaz 111. Marjinal grubun kredi taynlamas, grup says az olduu zaman daha önemli olacaktr. Grup saysnn artmas ile marjinal gruptaki kredi alclarnn says ve dolaysyla kredi taynlamasnn boyutu azalacaktr Bankalarn letme Tercihleri Ters seçim ve ahlaki tehlike problemleri nda gelitirilen kredi taynlamas denge modellerinde, bilgisel anlamda saydam olmayan iletmelerin kredinin elde edilebilirliinde olumsuzlua maruz kalacaklar ileri sürülmektedir. Bilgisel saydamln olmad ve asimetrik bilgi sorunlarnn en fazla ortaya çkt iletmeler, sermaye piyasalarndan borçlanma olanaklar çok zayf olan küçük iletmelerdir 113. Küçük iletmeler faaliyetlerini finanse edecek yeterli kaynaklara sahip olmadklar için d finansmana baml hale gelmektedirler. Bir iletmenin faaliyetlerinde d finansmana bavurmas iletme içinde yaratlan fonlara göre daha pahaldr 114. D finansman salama olana açsndan büyük ve küçük iletmeler arasnda farkllklar vardr. Büyük iletmeler genellikle sermaye piyasalarndan borçlanrken, küçük iletmeler özellikle ticari bankalar bata olmak üzere finansal arac kurumlara baml hale gelmektedir 115. Küçük iletmelerin banka kredilerine baml hale gelmelerinde en önemli nedenlerden biri, bu iletmelerin sermaye piyasalarndan borçlanma imkanlarnn kstl olmasdr. Örnein, bir iletme banka d kaynaklarla, Jaffee and Stiglitz, a.g.m., p John G. Riley, Credit Rationing: A Further Remark, The American Economic Review, Volume 77, No: 1 (March 1987), pp Cole, a.g.m. p. 960; Allen N. Berger and Gregory F. Udell, Relationship Lending and Lines of Credit in Smalll Firm Finance, p Michael C. Jensen and William H. Mecking, Theory of The Firm: Managerial Behavior, Agency Costs and Ownership Structure, Journal of Financial Economics, Volume 3, No: 4 (October 1976), p Philip E. Strahan and James Weston, Small Business Lending and Bank Consolidation: Is There Cause for Concern, Current Issues In Economics And Finance, Federal Reserve Bank of NewYork, Volume 2, No: 3 (March 1996), p.1; Berger and Udell, a.g.m., p

98 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) mesela finansman bonosu ihraç ederek borçlanmak istesin; bu iletmeye borç verecek olanlar, öncelikle iletmenin yatrm projelerinin kârll ve iletmenin güvenirlilii ile ilgili bilgiye ulamak isteyeceklerdir. Borçlanmak isteyen iletmenin büyük ve bilinen bir iletme olmas durumunda bu bilginin elde edilme maliyeti düük olacaktr. Çünkü iletmenin tannan bir iletme olmas, bilginin kolaylkla elde edilmesini salamaktadr. Sermaye piyasasndan borçlanmak isteyen küçük bir iletme hakknda bilginin elde edilmesi ve kredibilitesinin deerlendirilmesi hem zor hem de maliyetlidir. Bu ise küçük iletmenin borçlanma maliyetini artrr. Ancak, bankalarn gözetleme ve deerlendirme konularnda uzmanlam kurumlar olmalar, bilgilerin elde edilme maliyetini düürmektedir. Dolaysyla küçük iletmelerin alternatif finansman kaynaklarna göre bankalardan kredi alma imkanlar daha fazla olabilmektedir 116. Ancak, küçük iletmeler banka kredileriyle de ilgili olarak baz olumsuzluklara maruz kalrlar. öyle ki, bankalarn bir iletmeye kredi vermesi ile iletmenin toplam varlklar, toplam satlar ve varlklarndan elde ettii getirileri arasnda pozitif bir iliki vardr. Bu nedenle daha büyük olan ve daha fazla gelir elde eden iletmeler dier iletmelere göre daha az riskli görülmektedir 117. Dolaysyla, küçük bir iletme bugünkü net deeri pozitif olan bir projeye yatrm yapacak olsa bile, bu projenin d finansmann salayacak olan potansiyel bir kreditör projenin kaliteli olduuna güvenemez ya da fonlarn alternatif bir projeye yöneltilmeyecei konusunda emin olamaz. letme riskinin iletme büyüklüü ile balantl olmas durumunda (ceteris paribus), daha büyük iletmelere daha düük faiz oran tavan uygulanacaktr 118. Bankalar küçük iletmelere kredi verirken dört temel kredi verme tekniini kullanabilirler 119. Bunlardan birincisi, iletmenin bilançosu ve gelir tablosundan hareketle finansal durumuna göre kredi sözlemesinin artlarn belirleyip kredi vermektir. Bu teknii bankalar çounlukla büyük iletmelere yönelik olarak uygulamakla beraber uzun bir geçmie sahip küçük iletmeler için de kullanabilmektedirler. kincisi, iletmenin sahip olduu varlklara dayal olarak; dolaysyla elde edilebilecek teminat miktarna göre kredi vermektir. Bu tekniin küçük iletmeler için en büyük dezavantaj, teminat olarak gösterilecek yüksek kalitede alacaklara ve stoklara sahip olmay gerektirmesidir. Üçüncüsü iletmenin mali tablolarndaki bilgileri kullanarak iletmenin finansal koullar ve iletmenin geçmiine dayal bir Spencer Dale and Andrew Haldane, Bank Behavior and The Monetary Transmission Mechanism, Bank of England Quarterly Bulletin, (November 1993), p Allen N. Berger and Gregory F.Udell, Small Business Credit Availability and Relationship Lending: The Importance of The Bank Organisational Structure, The Economic Journal, Volume 112, No: 477 (February 2002), p. 32; Cole, a.g.m., p Perez, a.g.m., p Berger and Udell, Small Business Credit Availability and Relationship Lending: The Importance of The Bank Organisational Structure, pp

99 Türkiye Bankalar Birlii arlklandrma yaparak iletmenin kredi skorunu (deerini) hesaplamaktr. Bankalarn kredi vermede kullandklar dördüncü teknik, banka-iletme ilikisine dayal olarak kredi verme tekniidir. Dier kredi verme tekniklerinde iletmenin finansal durumu, teminat rasyosu, kredi skoru gibi deerlendirmelere göre kredi verilirken, ilikili kredi verme tekniinde bu deerlendirmelere yer verilmemektedir. Küçük iletmelerin banka kredilerine baml hale gelmesi nedeniyle bankalarn kredi kararlarndaki ya da politikalarndaki deiikliklerin etkilerine en fazla bu iletmeler maruz kalacaklardr. Örnein bankalarn kredilerde talep ettikleri teminat miktarn artrmalar durumunda, küçük iletmelerin teminat olarak gösterecekleri varlklarn snrl olmas küçük iletme kredi arznn daralmasna yol açacaktr. Bunun yan sra para politikas uygulamalar da küçük iletmelerin d finansmann etkileyecektir. Daraltc bir para politikas, faiz kanalnn yaratt etkilerin yan sra, banka kredi kanal yoluyla da etkiler yaratr ve bankalarn verdikleri krediyi daraltmasna yol açacak ekilde banka rezervlerini azaltr. Bu daralma özellikle sermaye piyasalarndan ve dier d finansman kaynaklarndan fon elde etmesi zor olan küçük iletmeler üzerinde çok güçlü etkiler yaratr. Ampirik kantlar sk para politikasnn banka kredilerini azalttn ve reel ekonomiyi etkilediini, buna bal olarak küçük iletmelerin yatrmlarn ve büyümelerini düürdüü görüünü desteklemektedir 120. Para politikasnn küçük iletmeler üzerindeki etkisi banka kredi kanal nn yan sra bilanço kanal ile de gerçekleecektir. Örnein; daraltc bir para politikas, kredi almak isteyen iletmelerin bilançolarn zayflatc etkiler dourur. öyle ki, iletmelerin büyük bir ksm, stoklarn ve çalma sermayelerini çounlukla çok ksa vadeli borçlarla finanse ederler. Faiz oranlarnn yükselmesi faiz maliyetini yükseltecei için, bu iletmelerin nakit akn zayflatr ve finansal tablolarnn durumunu kötületirir. Dier taraftan, faiz oranlarnn yükselmesi iletmelerin varlk deerinin dümesine ve iletmelerin kredi alrken gösterecekleri teminat deerinin dümesine neden olacaktr. letmelerin sahip olduu likit varlklarn ve teminat olarak gösterilecek dier varlklarn deerinin düük olmas, ters seçim ihtimalini artrrken, özsermayenin düük olmas iletme sahiplerini daha riskli projelere yatrm yapmalarna (ahlaki tehlike problemine) yol açacaktr. Bu ise bankann geri ödenme ihtimali zayf krediler nedeniyle urayaca kayb artraca için bankalarn küçük iletmelere kredi verme kararn ya da davrann etkileyecektir. 120 Kashyap and Stein, a.g.m., p. 253; Bernanke, Gertler and Gilchrist, a.g.m., p. 14; Gertler, Mark and Simon Gilchrist. Monetary Policy, Business Cycles and the Behaviour of Small Manufacturing Firms, Ouarterly Journal of Economics, Volume 109, No: 2 (May 1994), p

100 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) Kredinin elde edilebilirliinde banka-iletme ilikilerinin çok güçlü bir etkisi vardr 121. Banka iletme hakknda zaman içerisinde çeitli finansal hizmetlerle bu ilikiyi salar. Bunlar, krediler, mevduatlar ve dier finansal ürünlerin salanmasdr. Ayrca iletme hakknda bankaya özel bilgiyi salayacak olanlar, ayn bankadan hizmet alan iletmenin satclar ve müterileridir. Bankann iletme hakknda zaman içerisinde toplad bilgiler iletmenin finansal durumu, teminat ve kredi skorunu deerlendirme noktasnda önem kazanmaktadr. Banka ve küçük iletme arasndaki ilikinin uzunluu ayn zamanda bankann iletmeye kredi verip vermeyeceini belirleyen önemli bir faktördür. Uzun bir iliki iletme hakknda özel bilginin gelitirilmesini ve bankann iletmeyi gözetlemesini salayarak banka ve iletme arasndaki asimetrik bilgi problemini hafifletecektir 122. Blumberg ve Letterie tarafndan yaplan ampirik çalmada; yeni kurulan bir iletmenin mal varlnn, balangç sermayesinin ve tecrübesinin olmamas durumunda kredi kurumlarnn taynlamaya gittikleri sonucuna ulalmtr 123. likiye dayal kredi verme teknii küçük iletmeler açsndan önemli bir role sahiptir. Küçük iletmeler çounlukla uzun dönem ilikilerinin olduu finansal kurululardan borçlanrlar. Bu ilikinin gücü, kredinin fiyatn ve elde edilebilirliini etkilemektedir. Küçük iletmelerle ilgili yaplan ampirik çalmalar, banka ve müterileri arasndaki güçlü ilikilerin önemi ile tutarllk arz etmektedir. Ampirik olarak, daha güçlü ilikilerin daha düük faiz oran ile balantl olduu kantlanmtr 124. Ayrca, banka ve iletme arasndaki güçlü ilikilerin banka tarafndan talep edilen teminat miktarn azalttn ortaya koyan çalmalarn yan sra ticari borçlanmaya ball düürdüünü destekleyen çalmalar bulunmaktadr 125. Banka ve iletme arasndaki ilikinin an fazla önem kazand bankalar, küçük bankalardr. Küçük bankalarn üst yönetimleri kredi verme ilemlerini yakndan takip ettikleri için ilikili kredilere daha fazla yetki verebilmektedirler. Oysa, büyük bankalar, genellikle finansal rasyolara dayal olarak kredi verirler. Bu bankalar, büyük iletmelere kredi vermede daha fazla avantaja sahiptirler, çünkü müterileri tarafndan talep edilen daha geni bir ürün ve hizmet çeitliliine sahiptirler. Büyük bankalarn küçük Mitchell A. Petersen and Raghuram G. Rajan, The Benefit of Firm-Creditor Relatinship: Evidence from Small Business Data, Journal of Finance, Volume 49, No: 1 (March 1994), p. 35. Cole, a.g.m., p Bkz., Boris F. Blumberg and Wilko A. Letterie, Business Starters and Credit Rationing, Small Business Economics, Volume: 30, No: 2, 2008, pp Berger and Udell, Small Business Credit Availability and Relationship Lending: The Importance of The Bank Organisational Structure, p. 9; Hans Degryse and Patrick Van Cayseele, Relationship Lending within a Bank-Based System: Evidence from European Small Business Data, Journal of Financial Intermediation, Volume 9, No: 1 (January 2000), pp ; Berger and Udell, a.g.m., pp Bkz. Degryse and Cayseele, a.g.m., pp ; Berger and Udell, a.g.m., pp ; Petersen and Rajan, a.g.m., pp

101 Türkiye Bankalar Birlii bankalara göre daha fazla ileme dayal hizmet salamalar ve daha karmak yapda olmalar, bu bankalarda ilikiye dayal kredilendirme faaliyetini olanaksz hale getirmekte ya da en azndan zorlatrmaktadr. Büyük bankalar kredi limitlerine yönelik düzenlemeler nedeniyle kredi kstlamalarna daha az maruz kalmaktadrlar 126. Çünkü, büyük bankalarn kaynak yaratma imkanlar daha fazladr. Özetle, bankalar kredinin tahsisini yaparken öncelikle bilgisel saydamln olduu iletmelere kredi vermeyi tercih edeceklerdir. Banka iletmenin yatrm projelerinin kârll ve iletmenin güvenirlii ile ilgili bilgiye ulamak istedii için net deeri yüksek olan iletmeler bankalar için daha az riskli görünmektedir. Net deeri yüksek olan iletmeler kredi alrken daha fazla teminat gösterme olanana sahiptirler. Bu nedenlere bal olarak bankalar kredi miktarn daralttklarnda bundan en fazla küçük iletmeler etkilenecektir. Özellikle banka kredileri dnda dier alternatif finansman kaynaklarndan fon salama imkan olmayan küçük iletmeler, bankalarn kredi verme davranndan büyük oranda etkileneceklerdir. Banka kredilerine baml olan küçük iletmelerin, bankalarn kredi verme kararlarndan etkilenip etkilenmedii üçüncü bölümde ampirik olarak ele alnmaktadr. 126 Strahan and Weston, a.g.m., p

102 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) Üçüncü Bölüm Türk Bankaclk Sektörünün Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas Arrow-Debrue modeli, tam rekabetçi sermaye piyasalar varsaymna dayanmaktadr. Piyasalarn arz ve talep eitliini salayacak ekilde iledii ve bilginin/enformasyonun tam olduu durumlarda, fon temin edilmesi konusunda herhangi bir sorun çkmamas ve fonlarn en etkin kullanclara aktarlmas esastr. Dier taraftan, iletme içi fonlar ile iletme d fonlar arasnda büyük bir fark olmayaca gibi, iletmelerin özkaynak ya da borç yoluyla finansman salamalar performanslarn etkilemeyecektir. Ancak bunlar gerçekçi varsaymlar deildir. Finansal piyasalar tam rekabet koullarnda çalmamakta, önemli miktarlarda bilgi maliyetleri tamaktadr 1. Geleneksel denge analizlerine bir takm eletiriler yöneltilmitir. Finans piyasalarnda ilem maliyetinin, asimetrik bilgi ve bal sorunlarnn dikkate alnmad, finansal arac kurumlarn piyasalarda yarataca etkilerin önemsenmedii ve bu nedenle bankalara pasif bir rol verildii yaplan eletiriler arasnda yer almaktadr 2. Asimetrik bilgi yaklamnda finans sektörü ile reel sektör arasnda bir ilikinin olduu, dier bir ifadeyle bankalarn kredi verme kararlarnn iletmelerin yatrm kararlarn etkiledii öne sürülmektedir 3. Bankalarda asimetrik bilginin varl ters seçim ve ahlaki tehlike olmak üzere iki temel soruna yol açmaktadr. Yüksek riskli kredi alclar ile düük riskli kredi alclarn ayrt edemeyen bankalar kredi faiz orann artrdklarnda, kredi havuzunda riskli kredi alclarnn says artar. Bu ise kredinin geri ödenmeme riskini ve bankalarn sorunlu kredi miktarn artrr. Ters seçim ve ahlaki tehlike problemleri geri ödenmeyen kredi miktarndaki yani tasfiye edilecek alacaklarndaki art eklinde banka bilançolarna yansr. Bankalar, artan kredi riskinden dolay asimetrik bilgi sorunlarna maruz kalan iletmelerin kredi taleplerini geri çevirebilirler. Banka kredileri dnda alternatif fon kaynaklarna sahip olmayan iletmelerin kredi taleplerinin red edilmesi onlarn üretim düzeyini etkileyecektir. Öte yandan, Stiglitz ve Weiss (1992) in belirttii gibi bankalar kredi taynlamasn yapmasalar bile asimetrik bilginin olduu kredi piyasalarnda kredilerin etkin dalm salanamayacaktr Scholtens and Wensveen, a.g.m., p. 9; Kutluhan Sava Ökte, Finansal Piyasalarda Asimetrik Enformasyon Problemi: Temel Kavramlar, Literatür ve Çözüm Önerileri, / banka finans / finansal.htm (Eriim Tarihi: ). Klein, a.g.m., p. 205; Allen and Santomero, a.g.m., p. 2. Bernanke and Blinder, a.g.m., p

103 Türkiye Bankalar Birlii Bir ekonomide merkez bankasnn para politikas uygulamalar ve ekonominin içinde bulunduu konjonktür, bankaclk sektöründe asimetrik bilgi problemlerinin derecesini faiz oran deikeni ile etkilemektedir. Asimetrik bilgi teorilerinde banka kredisi ile finanse edilecek riskli ve güvenilir bir projenin baarl olma ve dolaysyla alnan kredinin geri ödenme ihtimalini belirleyen en önemli deiken faiz orandr 4. Bankaclk sektöründe ahlaki tehlike problemleri merkez bankasnn daraltc para politikas uygulamalarna bal olarak, faiz oranlarndaki yükselme ile artar 5. Bu etki u ekilde ortaya çkar; uygulanan para politikas iletmelerin nakit ak ve net deerinde meydana getirdii deimeler yoluyla finansman maliyetini ve dolaysyla yatrm ve tüketim kararlarn etkilemektedir. Örnein, daraltc bir para politikas sonucu nominal faiz oran yükselir. Faiz oranndaki art kredi alclarnn faiz ödemelerini artrarak likiditenin azalmasna neden olur. Likiditenin azalmas ise kredi borçlularnn yükümlülüklerini karlamasn daha fazla zorlatrmakla beraber öz sermayelerinin azalmasna yol açmaktadr 6. letmenin nakit aknn azalmas, ters seçim ve ahlaki tehlike problemlerini artrr. Bu ise banka kredileri yoluyla fon salayan iletmelerin kredi geri ödemelerinde zorluklar yaratr ve banka bilançolarnda sorunlu krediler miktar artar 7. Artan sorunlu krediler karsnda bankalar arz ettikleri kredi miktarn azaltabilirler. Yukardaki açklamalardan da anlalaca üzere, para politikas uygulamalar, banka kredileri ve banka kredi davran arasnda bir iliki vardr. Asimetrik bilginin olduu kredi piyasalarnda merkez bankasnn uygulad para politikasnn etkisi faiz oranlarnn yansra, kredinin elde edilebilirlii ile salanmaktadr. Asimetrik bilgi yaklamnda kredi kanal önem kazanmaktadr 8. Çünkü, kredi kanal mekanizmas bankalarn varlklarn ve yükümlülüklerini etkileyerek çalmaktadr. Kredi kanal, bankalarn kredi verme stratejileri ile dorudan balantldr ve bankalarn finansal sistemde önemli bir rol oynadklar görüüne dayanmaktadr. Kredi yaklam, bankalarn kredi verme stratejilerine bal olarak banka kredi faizlerinin para piyasas faiz oranndan farkl hareket edeceini öngörmektedir 9. Dier taraftan, enflasyonun yüksek olduu bir ortamda asimetrik bilgi problemlerine dayal sorunlar art gösterirken, finansal kesim ile reel kesim Stiglitz and Weiss, Asymmetric Information in Credit Markets and Its Implications For Macro-Economics, p Mishkin, a.g.m., p.12. Joon-Ho Hahm and Frederic Mishkin, Causes of the Korean Financial Crisis: Lessons for Policy, NBER Working Paper, No: 7483, January 2000, p. 5. Mishkin, a.g.m., p. 12. Bernanke, a.g.m., p. 56. Spencer Dale and Andrew G. Haldane, Interest Rate and The Channels of Monetary Transmission: Some Sectoral Estimates, European Economic Review, Volume 39, No: 9 (December 1995), pp

104 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) arasndaki iliki zayflamaktadr 10. Enflasyonun artt ve buna bal olarak faiz oranlarnn yükseldii bir ortamda iletmelerin net deeri azalacaktr. Dier taraftan artan faiz ödemeleri nedeniyle iletmelerin nakit ak azalacak ve kredi geri ödemelerinde sorunlar yaanacaktr. Bu düüncelerin doal sonucu olarak, enflasyon orannn yüksek olmad bir ekonomide asimetrik bilgi problemlerine dayal sorunlar azalabilecektir. Faiz oranlarnn dümesiyle iletme yükümlülüklerinin azalmas ve buna bal olarak iletmelerin net deerlerinin artmas (ayn zamanda iletmenin teminat olarak gösterecei varlklarndaki art) karsnda bankalar kredi verme eilimlerini artracaklardr. Böylelikle banka kredilerine baml olan iletmelerin üretimleri artacaktr. O halde, ekonomik konjonktür, asimetrik bilgi problemleri ve kredilerin geri ödenme ihtimali arasnda bir iliki ortaya çkmaktadr. Kârn maksimize etmek isteyen bir banka, krediler ve menkul kymetlerden elde edebilecei en yüksek getiriyi salamal ve risklerini azaltmaldr. Bunun için bankalar ilk olarak, yüksek faiz oran ödeyecek ve ald krediyi geri ödeme potansiyeli yüksek olan kredi alclarn tespit etmelidir. kinci olarak, bankalar yüksek getiri ve düük riske sahip menkul kymetleri satn almaldr 11. Bankalar kredi politikalarnda kredilerin geri ödenmeme koullarn dikkate alrlar. Bu nedenle bir bankann verecei kredi miktarnn varlklar içindeki orannn ne kadar olaca kredi riskindeki arta bal olarak belirlenecektir. Riskteki art, krediler ile menkul kymetler arasndaki tercihleri etkileyecektir. Kredi riskinin artt bir ortamda, banka daha düük riske sahip olan menkul kymetlere -özellikle kamu katlarnavarlk portföyünde daha fazla yer verirken, kredi riskinin azald bir ortamda ise arz edecei kredi miktarn artracaktr. Bu bölümde Türk bankaclk sektörünün asimetrik bilgi problemleri karsnda kredi verme davrannn ve bunun reel sektöre yansmasnn ekonometrik bir analizinin yaplmas amaçlanmaktadr. Bu analiz dönemini kapsamaktadr. Balangçta, çalmann hipotezlerine dayal olarak iktisadi bir ön analiz yaplacaktr. lk olarak, faiz oranlarnn ters seçim ve ahlaki tehlike problemlerinin derecesini etkileyip etkilemedii irdelenecektir. Ayrca, bankalarn artan sorunlu krediler karsnda kredi miktarn daraltp daraltmadklar incelenecektir. Daha sonra, banka kredi davran ile dorudan balantl olan ve asimetrik bilgiden kaynaklanan kredi kanal nn Türk bankaclk sektörü açsndan geçerlilii irdelenecektir. Son olarak, banka kredilerinin reel sektör üzerinde bir etki yaratp yaratmayaca analiz edilecektir Emre Alpan nan, Dezenflasyon Süreci ve Düük Enflasyon Ortam: Türkiye de Makroekonomi ve Bankaclk Üzerine Etkileri, Bankaclar Dergisi, Say 50, 2004, s. 43. Mishkin, a.g.e., p

105 Türkiye Bankalar Birlii Bu deerlendirmelerin ardndan ikinci aamada, asimetrik bilginin yol açt ters seçim ve ahlaki tehlike problemlerinin Türk bankaclk sektöründe kredi davrann ve bunun da reel sektörü etkiledii tezini ampirik olarak aratrmak için Vektör Otoregresif (VAR) modelini içeren ekonometrik bir uygulama yaplmaktadr. Bu çerçevede ilk olarak Türkiye de bankaclk sektörü üzerine yaplm çalmalara ve elde edilen bulgulara yer verilmektedir. Daha sonra VAR modeli kullanlarak ekonometrik bir uygulama yaplmaktadr. Son olarak elde edilen bulgular deerlendirilmektedir Hipotezler ve ktisadi Ön Analizler Faiz Oranlar Ters Seçim ve Ahlaki Tehlike Problemlerinin Derecesini Etkiler Finansal piyasalarda kredi talebinin artmas veya para arznn azalmas gibi nedenlerle faiz oran yükselmektedir. Birinci bölümde de belirtildii gibi faiz orannn yükselmesi kredi almak isteyenlerin davrann etkileyecektir. öyle ki, riskli projelere sahip olanlar faiz oranndaki yükselmeye ramen finansal piyasalarda fon aray içinde olmaya devam ederken, riski düük ve güvenilir projelere sahip olanlar yüksek faiz oranlar karsnda fon arayndan vazgeçerler. Dolaysyla artan faiz oranlar karsnda piyasada kredi almaya istekli olanlar, çounlukla yükümlülüklerini karlayamayacak kredi alclar olacaktr. Türkiye de bankaclk sektöründe faiz oranndaki artlarn ters seçim ve ahlaki tehlike etkisine yol açp açmadn görmek için, yllar itibariyle faiz oranlarnn hareketini incelemek ve faizlerin artt dönemlerde takipteki kredilerin toplam krediler içerisindeki oranna bakmak gerekecektir. Artan sorunlu krediler karsnda bankalarn nasl bir kredi davran sergileyecei, riskten kaçnma eilimleriyle dorudan balantldr. Bu açdan Türk bankaclk sektörü incelendiinde, Türkiye de bankalarn 1980 li yllarn ortalarndan itibaren asimetrik bilginin farkna varmaya baladklar ve riskten kaçnma yöntemleri gelitirdikleri, ancak bunun yeterli olmad söylenebilir li yllar tasarruflarn bankaclk sektörüne kazandrlmas açsndan önemli bir dönem olmakla birlikte, bankalarn bu kaynaklar etkili bir ekilde plase etme yetenekleri snrl olmutur. Zaten, mali sektörde liberalleme çabalarnn balad 1980 li yllardaki ekonomik ortama bakldnda; enflasyonun yüksek ve dalgal, kamu açklarnn yüksek ve banka denetiminin yetersiz olduu gözlenmektedir yllar arasnda bankalarn tahsil edemedii alacaklar önemli düzeylere ulamtr. Krediler etkin olmayan bir ekilde datlmtr sonras dönemde, bankalar riskli bir ortamda geri ödemesi yaplmayan kredilerin yarataca maliyeti azaltmak 12 ükrü Binay ve Kürat Kunter, Mali Liberallemede Merkez Bankas nn Rolü , TC Merkez Bankas Aratrma Genel Müdürlüü, Tartma Teblii No: 9803, Aralk 1998, s

106 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) için baz tedbirler almaya ve risk yönetimi oluturmaya balamlardr. Bankalar, bilgi toplamak için daha sistematik bir yaklam benimsemeye balamlardr 13. Tablo 3.1, yllar arasnda tasarruf mevduat faiz oran, kredi faiz oran, TCMB reeskont faiz oran ve bankalararas gecelik faiz orann göstermektedir. Yllar itibariyle Türkiye de faiz oranlarnn hareketi incelendiinde, faiz oranlarnn 1980 li yllarda yüksek seviyelerde olduu gözlenmektedir l yllarda ve 2000 li yllarn balarnda faiz oranlar en yüksek seviyesine ulam, 2001 krizinden sonra ise giderek dümütür. Tablo 3.1 e göre, 1994 krizinden 2000 krizine kadar olan dönemde özellikle kredi faiz oranlar çok yüksek seviyelerde seyretmi, kredi faiz oran ile mevduat faizi arasndaki fark, dier bir ifadeyle net faiz marj 14 açlmtr. Nitekim, 1994 krizinde net faiz marj % 34,5 iken, 1999 ylnda % 74,3 olmutur ylndan sonra düme eilimi içine giren kredi faiz oranlar 2001 krizi ile tekrar yükselmitir yl itibariyle faiz oranlarnda önemli oranda düü gözlenmeye balanmtr 15. Tablo 3.1 de dikkati çeken önemli bir unsur, net faiz marjnn 1990 l yllarda çok yüksek olmas, 2000 li yllarda ise bu farkn giderek azalmasdr. Hatta 2005 ve 2010 yllar arasnda net faiz marj negatif deerler almtr Hatice Pehlivan, Financial Liberalization and Bank Lending Behavior In Turkey, Savings and Development, Fondazione Giordano Dell Amore Publications, 1996, pp Net faiz marj bankalarn risk alglaylarn yanstan önemli bir deikendir. Bunun yansra net faiz marj bankalarn araclk maliyetini gösteren temel kriter olduu için büyük önem tamaktadr. Net faiz marj ayn zamanda sistemdeki etkinliin ölçülmesinde öncü gösterge niteliindedir. Bu marjn açlmas yatrmclar bankaclk sisteminden uzaklatrmakta ve mali sektörün gelimesini olumsuz etkilemektedir. Bankalarn faiz marjlar dönem banda (ex-ante) ve dönem sonunda (ex-post) olmak üzere iki ekilde hesaplanmaktadr. Net faiz marj, kredi faiz oran ile mevduat faiz oran arasndaki farka eittir. Bkz., Yasemin T. Kaya, Türk Bankaclk Sektöründe Kârlln Belirleyicileri ( ), Bankaclk Düzenleme ve Denetleme Kurumu MSPD Çalma Raporlar, No: 2001/4, s ylnda ekonomideki yapsal sorunlar gidermek ve finansal sistemin mali yapsn güçlendirmek amacyla güçlü ekonomiye geçi program uygulamaya konmutur. Bu program, 2002 ylnn banda dönemini kapsayacak ekilde yeniden revize edilmitir. Program, enflasyonun düürülmesini, kamu borçlarnn azaltlmasn ve bankaclk sisteminin güçlendirilmesini hedeflemitir. Bkz. TBB, 50. Ylnda Türkiye Bankalar Birlii ve Türkiye de Bankaclk Sistemi , Kasm 2008, s

107 Türkiye Bankalar Birlii Yl Tablo 3-1:Türkiye'de Faiz Oranlar ( ) Tasarruf Mevduat Faiz Oran Kredi Faiz Oran (Orta Vadeli Yatrm Kredileri) TCMB Reeskont Faiz Oran Bankalararas Gecelik Faiz Oran , , , , , , , , , , ,2-54,5 67, ,7-54,5 69, ,6 130, , ,3 145, , ,8 145, , ,6 121, , ,5 121, ,7 121, , ,6 39, , ,59 72, ,2 50, ,6 35, ,6 24, ,38 18, , ,72 21, , ,03 20, , ,68 23, ,67 15,0 15 6, ,0 12,3 14 1,5 Kaynak: TÜK, statistik Göstergeler ( ); (4 Haziran 2011); (4 Haziran 2011) ve 1990 l yllarda faiz oranlarnn yüksek seviyelerde olmasnn temel nedenleri unlardr: 1980 sonras dönemde vadeli mevduat ve kredi faiz oranlarnn serbest braklmas ve pozitif-reel faiz uygulamas, mali sistemde faizlerin yükselmesine yol açmtr. Bankalar önce bankerlerle daha sonra kendi aralarnda fon toplama yarna girmilerdir. Bu rekabet faiz yükseltme yoluyla yürütülmütür l yllarda ise faiz oranndaki 90

108 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) yükselme büyük ölçüde kamu kesimi açklarndan kaynaklanmtr. Kamu kesimi açklarnn artmas ve finansman ihtiyacnn sermaye piyasalarndan borçlanlarak karlanmas politikas faizlerin yükselmesinde temel etkenlerden biri olmutur li yllar Türk bankaclk sektöründe risk yönetiminin yeterli ölçüde gelimedii, 1990 l yllar ise kamu açnn bankalar araclyla finanse edilmesi nedeniyle bankalarn araclk ilevinin aksad bir özellie sahiptir l yllarn ikincisi yarsnda kamu açklarnn finansmann kolaylatrmay gözeten makroekonomik politikalar bankaclk sektörünün riskleri alglamasn ve yönetimini ikinci plana düürmütür. Mevduat sigorta sisteminden kaynaklanan ve sistemden çka ilikin sorunlar ile gözetim ve denetim kurumlarnn idari ve mali özerklie sahip olmamas da risk yönetimindeki zayflklarda etkili olmutur 16. Yüksek faiz oranlarnn ters seçim ve ahlaki tehlike problemlerini artrp artrmadn tespit etmek amacyla, banka bilançolarnda sorunlu kredi oranna bakmak gerekecektir. Tablo 3.2, yllar arasnda bankalarn takipteki alacaklarnn toplam kredilere orann göstermektedir. Genel olarak, döneminde faiz oranlarnn ve bankalarn sorunlu kredi orannn yüksek olduu, 2002 ylndan sonra her iki orann da dütüü gözlenmektedir. Ancak, 1980 ve 1990 l yllar için bir karlatrma yapldnda, 1990 ve 1997 yllar arasnda takipteki kredilerin toplam kredilere orannn 1980 li yllarn sonlarna göre daha düük seviyelerde seyrettii, en yüksek düzeyine 1994 krizinde ulat görülmektedir. Tablo 3-2: Takipteki Krediler/Toplam Krediler Sektör 6,0 4,4 7,2 5,1 4,1 4,9 3,4 3,1 4,1 2,8 2,1 7,2 Ticaret Bankalar 5,9 3,9 6,7 5,3 4,2 4,9 3,2 2,9 3,4 2,3 2,2 7,7 Kamu Serm. Bank. 7,2 4,9 8, ,7 4,2 4,5 4,0 3,0 2,5 5,6 Özel Sermayeli Bankalar 4,5 2,5 4,5 3,5 2,5 2,5 2,2 1,8 2,6 1,8 2,0 2,4 Yabanc Bankalar - 3,6 5,6 4,1 2,8 2,4 3,0 3,0 11,2 3,1 1,3 1,3 Türkiye'de Kurulmu Bank. 3,4 2,9 6,7 4,5 3,6 2,5 3,0 2,9 3,6 2,2 1,2 1,0 Türkiye'de ube Açan Bank. 2,1 5,0 4,1 3,5 1,9 2,2 3,0 3,3 30 4,7 1,5 1,7 Kalknma ve Yatrm Bankalar 7,6 8,4 10,3 4,1 3,6 4,9 5,1 4,4 8,9 6,2 1,8 2,2 Kamu Sermayeli Bankalar 6,9 8,7 8,3 1,1 1,9 4,4 5,5 4,9 9,7 6,6 1,9 2,3 Özel Sermayeli Bankalar 9,2 7, ,2 10,7 7,4 3,3 2,3 4,1 3,5 1,5 1,5 Yabanc Bankalar ,2 2,3 16 BDDK, Bankaclk Sektörü Yeniden Yaplandrma Program, 15 Mays 2001, ss

109 Türkiye Bankalar Birlii Sektör 10,7 11,5 19,9 6,6 1,4 0,7 0,5 0,3 0,4 0,7 0,8 0,6 Ticaret Bankalar 11,7 12,5 23 7,3 1,5 0,8 0,5 0,4 0,4 0,7 0,9 0,6 Kamu Serm. Bank ,5 20,8 12,7 0,8 0,5 0,2 0,2 0,1 0,5 0,6 0,4 Özel Sermayeli Bankalar 3,6 6,1 25,1 4,3 1,4 0,8 0,6 0,4 0,5 0,7 0,6 0,5 Yabanc Bankalar 2,7 2,9 1,4 1,1 1,0 0,8 0,7 0,3 0,6 1,0 1,9 1,4 Türkiye'de Kurulmu Bank. 2,1 2,6 0,6 0,3 0,1 0,7 0,6 0,3 0,6 1,0 1,9 - Türkiye'de ube Açan Bank. 4,4 3,6 2,6 2,7 2,9 2,2 1,4 0,9 0,9 1,2 1,1 0,9 Kalknma ve Yatrm Bankalar 2,0 1,6 1,4 1,1 0,3 0,3 0,1 0,1 0,1 0,1 0,5 - Kamu Sermayeli Bankalar 2,1 1,3 0,7 0,4 0,2 0,2 0,0 0,0 0,0 0,0 0,3 - Özel Sermayeli Bankalar 0,9 3,9 6,4 4,6 0,6 0,6 0,6 0,3 0,1 0,2 0,1 - Yabanc Bankalar 0,8 16,9 5,4 3,7 0,0 0,0 0,0 0,4 0,5 0,9 4,0 - Kaynak: (15 Haziran 2011). Bu verilerden hareketle, ilk bakta Türkiye de artan faiz oranlarna ramen kredi talebinde bulunanlarn yüksek riskli kredi müterisi olmad tespiti yaplabilir. Ancak, Türkiye de 1990 l yllarda bankaclk sektörünün kendine has bir özellii kamu kesiminin sektör içindeki büyük paydr. Bankaclk sektörünün toplam aktifleri içinde kamu bankalarnn pay, 1990 l yllarda % 45 civarndadr 17. Dolaysyla, kamunun finans piyasalarndan yüksek düzeyde borçland ve bankalarn araclk faaliyetinin düük olduu bir ortamda bu sonucun çkmas beklenen bir durumdur. Faiz oranlar ile sorunlu krediler arasndaki pozitif ilikinin baz yllarda ortaya çkmad gözlenmektedir. Örnein 1999 ylnda faiz oranlarnda önemli düzeyde bir düü olmasna ramen takipteki kredilerde art görülmektedir. Bunun en önemli nedeni 1999 ylnda enflasyonu aaya çekmek amacyla, IMF ve Dünya Bankas destekli ve döviz çpasn içeren Döviz Kuruna Dayal Enflasyonu Düürme Program nn uygulanmaya balanmas (bu programn amaçlarndan biri de reel faiz oranlarn makul bir düzeye düürmekti) ve uygulanan programn yaratt iyimserliin etkisiyle kredi hacminin genilemesi ve olumlu beklentilerin faiz oranlarn hzl bir ekilde düürmesidir 18.Fakat genel bir deerlendirme yapldnda, BDDK, a.g.e., s. 3. Aslnda faiz oranlarnn dümesinde, 1999 ylnda uygulanan ekonomik programn, Hazine nin iç borçlanma yükünün ve dolaysyla faiz oranlarnn düürülmesi yönündeki temel yaklamn benimsenmesi ile gerçeklemitir. Faizlerin bu kadar hzl gerilemesi Merkez Bankas nn enflasyonla mücadele politikasn zedelemitir. Öte yandan, faiz oranndaki bu hzl düüün yaratabilecei etkiler göz ard edilmitir. Nitekim, bankaclk kesimine yönelik yeni düzenlemeler birden hz kazanmaya balam ve bu gelime 92

110 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) krizine kadar hem faiz oranlarnn hem de takipteki kredilerin toplam kredilere orannn yüksek seviyelerde olduu, 2002 ylndan sonra her iki oranda da düü olduu söylenebilir. Özellikle 2002 ylndan sonra faizlerle sorunlu krediler arasnda daha istikrarl bir ilikinin kurulduu, faiz oranndaki düüler karsnda sorunlu krediler orannn da azalm olduu görülmektedir. Artan sorunlu krediler karsnda bankalarn arz edecekleri kredi miktarn daraltp daraltmadklarn görmek açsndan banka kredilerinin aktifler içindeki oranna bakmak gerekecektir (Tablo 3.3). Faiz oranlarndaki art karsnda, takipteki kredilerin toplam kredilere orannn artt ve bankalarn plase edecei kredi orannn dütüü yllar 1988, 1991, 1994, 1998, 2001 yllar olmutur. Dier bir ifadeyle, asimetrik bilgi teorilerinde öngörüldüü gibi artan faiz oran, ters seçim ve ahlaki tehlike problemlerini artrm ve bankalar buna karlk verdikleri kredi miktarn azaltmlardr ylnda da faiz oranndaki artlar karsnda takipteki krediler orannda art olmu ve bir sonraki yl, bankalarn plase ettikleri kredinin varlklar içindeki pay azalmtr bankalar daha hzl ve ani davranlar içine sokmutur. Bu durumda açk pozisyonda olan bankalar döviz alabilmek için likiditelerini daha fazla artrmaya yönelmilerdir. Bu ise faizlerin çok daha hzl olarak yükselmesine yol açmtr. Bkz., Mahfi Eilmez ve Ercan Kumcu, Ekonomi Politikas, 2. Bask, stanbul: OM Yaynevi, 2002, s T.C. Merkez Bankas nn yaynlad Enflasyon Raporu 2009-II da kredi faiz oranlar ile mevduat faiz oranlar arasndaki farkn, 2008 ylnn son çeyreinden itibaren artt görülmektedir. Bankalararas gecelik faiz oranlarnn dümesi mevduat faiz oranlarn düürmü, ancak kredi faiz oran dümemi tam tersine artmtr. Bu durum, bankalarn kredi faiz orann yüksek tutarak kredilerden elde edecekleri getiriyi korumak istemeleri eklinde yorumlanabilir. Ancak, bankalarn bu durumda arz edecekleri krediyi artrmalar beklenir. Oysa, banka kredileri sözkonusu dönemde azalmtr. Bkz., T.C. Merkez Bankas, Enflasyon Raporu 2009-II, s. 73. Bankalar yüksek faizli kredilerini ksarak devlet iç borçlanma senetlerine yönelmilerdir. Bankalarn bu davranndan kredi taynlamas yaptklar sonucunu çkarmak mümkündür. 93

111 Türkiye Bankalar Birlii Yllar Krediler/ Aktifler Tablo 3-3: Krediler/Aktifler Kamusal Sermayeli Mevduat Bank. Krediler/ Aktifler Özel Sermayeli Mevduat Bank. Krediler/ Aktifler Yabanc Sermayeli Mevduat Bank. Krediler/ Aktifler Fona Devredilen Bankalar Krediler/ Aktifler Yatrm ve Kal.Bank. Bank. Krediler/ Aktifler ,5 45,5 41,6 31,2-75, ,2 49,3 37,2 36, ,6 44,1 33,3 33,5-61, ,2 43,8 36,2 43,2-61, , ,2-63, ,9 44,8 39,8 45,2-61, ,8 41,1 39,8 34,5-62, ,4 39,9 40,5 30,9-61, ,6 37,9 23,8-58, ,5 44,2 39,1 27,9-63, ,1 39,5 43,6 25,3-70, ,5 45,6 44,7 26,3-69, ,3 31,9 41,4 25,6 24,8 70, ,1 24,3 33,5 16,5 18,5 65, ,9 25,8 37,7 17,1 25,6 68, ,6 16,4 26,7 26,8 8,4 68, ,5 13,8 30,8 33,9 20,4 64, , ,9 12,8 64, ,7 20,1 39,6 46,3 1,4 64, ,6 25,3 43,6 50, ,8 48,1 56,3 1,6 64, ,6 52,1 62,6 2,1 60, ,1 61,8 1,9 65, ,7 41,5 47,6 59,8 1, ,1 48,8 51,3 62,8 0 57,7 Kaynak: (20 Ocak 2011) Faiz oranlarnn dütüü dönemlerde ters seçim ve ahlaki problemlerinin derecesi azalmtr ylndan sonra bu ilikiyi gözlemlemek mümkündür ve 1990 l yllara göre, 2002 sonras dönemde hem faiz oranlar dümü hem de sorunlu kredi oran azalmtr krizi sonras ise bankalar kredi miktarn 2009 yl haricinde giderek artrmlardr. 94

112 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) Türk bankaclk sektöründe bankalarn ne ölçüde kredi riskinden kaçndklarn görmek açsndan sorunlu kredilerin kamu bankalar ve özel bankalardaki oranlarna baklabilir. Takipteki krediler/toplam krediler rasyosu incelendiinde (Tablo 3.2), 1995 ylnda kamu sermayeli bankalarn rasyosu % 3 iken, bu oran 2000 ylnda %12.5 e yükselmitir. Buna karlk özel sermayeli bankalarda bu oran % 1.8 den, % 6.1 e yükselmitir. Kamu bankalarnn takipteki krediler/toplam krediler oran özel bankalara göre daha fazla art göstermitir. Yabanc bankalarda ise bu oran % 3.1 den, % 2.9 a dümütür. Tablo 3.3 de, krediler/toplam aktifler rasyosunu incelendiinde ise, kamu sermayeli bankalarn 2000 yl rasyosu % 25.8, özel sermayeli bankalarn 2000 yl rasyosunun ise % 37.7 olduu görülmektedir. Yabanc bankalarn rasyosu ise % 17.1 dir. Bu durumda, özel bankalarn aktiflerine nazaran daha fazla kredi kullandrmalarna ramen, sorunlu krediler orannn kamu bankalarna göre daha düük olduu görülmektedir yllar arasnda özel bankalarn sorunlu kredi oran, kamu bankalarna göre biraz daha yüksek seviyelerde seyretmitir. Bunda, Tablo 3.3 de görüldüü gibi özel sektörün aktifler içerinde kredi paynn giderek artmas etkili olmutur. Nitekim, 2009 ylnda özel ve kamu bankalarnn krediler/aktifler rasyosu birbirine yaklam, sorunlu krediler ise % 0.6 olmak üzere ayn oranda gerçeklemitir. Bu oranlar, Türkiye de sadece özel bankalarn deil kamu bankalarnn da riskten kaçnan bir yapya kavutuunu göstermektedir. Yukarda yaplan açklamalardan ortaya çkan genel sonuç udur: faiz oranlar ekonomik konjonktüre göre deien bir yap göstermekte, faiz oranlar ters seçim ve ahlaki tehlike problemlerinin derecesini etkilemektedir. Çünkü, artan faiz oranlar düük riskli kredi müterisini piyasadan dlamaktadr. Ekonominin genileme safhasnda riskli ve güvenilir projelerin baarl olma ihtimalleri daha fazla olduundan asimetrik bilgi problemleri azalmakta, bankalarn kredi verme eilimi artmaktadr Banka Kredileri Para Politikas Uygulamalarndan Etkilenir Kredi piyasalarna asimetrik bilgi yaklamnda kredi kanal önem kazanmaktadr. Kredi kanal bankalarn kredi verme stratejileri ile dorudan balantldr; bu kanalda para politikas toplam talebi kredi koullarn deitirerek etkilemektedir. Kredi kanal banka kredi kanal ve bilanço kanal olmak üzere iki koldan etki yaratmaktadr. Her ikisi de asimetrik bilgi ile ilikilidir. Banka kredi kanal kredinin elde edilebilirliini, bilanço kanal iletmelerin net deerini ve nakit akn etkiler. Örnein geniletici bir para politikas faiz oranlarn düürür, iletmelerin net deeri artar ve daha az riske açk kredi alclarnn says artar, ahlaki tehlike problemleri azalr ve bankalar kredi vermeye daha istekli olurlar. Oysa daraltc bir para politikas faiz oranlarn yükseltir, iletmelerin net deeri dütüü için daha riskli kredi 95

113 Türkiye Bankalar Birlii bavurularnn says artar, ahlaki tehlike sorunlar artar ve bankalar verdikleri kredi miktarn snrlandrrlar. Merkez bankasnn bankalarn kredi arzn etkileyebilmesi için gerekli olan koullardan biri, bankalarn finansal sistem içerisinde önemli bir paya sahip olmasdr. Banka d finansal araclarn finansal sistem içinde önemli bir paya sahip olmalar durumunda ise merkez bankasnn toplam kredi arzn etkileme yetenei azalacaktr 20. Tablo 3.4 de Türkiye de faaliyet gösteren arac kurumlarn finansal sistem içindeki aktif paylar yer almaktadr. Bankalarn toplam aktifler içerisindeki pay % 80.4 dür. Banka d dier mali kurulularn önemli bir ksmnn bankalarn itirakleri olduu dikkate alndnda, mali sektörde bankalarn arlnn daha yüksek olduu görülmektedir 21. Tablo 3-4: Finansal Sektörün Aktif Büyüklüü Milyar TL Dalm (2010) % TCMB 74,1 76,5 74,7 90, , ,4 Bankalar 212,7 249, , , ,4 Finansal Kiralama irketleri 3,8 5 6,7 6, ,7 17,1 14,6 14,4 1,2 Faktoring irketleri 2,1 2,9 4,1 5,3 6,3 7,4 7,8 10,4 13,4 1,2 Tüketici Finans. irketleri 0,5 0,8 1,5 2,5 3,4 3,9 4,7 4,5 5,1 0,4 Varlk Yönetim irketleri ,2 0,4 0,4 0,5 0 Sigorta irketleri 5,4 7,5 9,8 14,4 17,4 22,1 26,5 33,3 31 2,7 Men.Ky.Arac Kurumlar 1 1,3 1 2,6 2,7 3,8 4,2 5,2 6,8 0,6 Men.Ky.Yat. Ortaklklar 0,1 0,2 0,3 0,5 0,5 0,7 0,6 0,7 0,7 0,1 Men.Ky. Yat.Fonlar 9,3 19,9 24,4 29, , ,6 29,1 2,5 Gayrimenkul Yat.Ortaklklar 1,1 1,2 1,4 2,2 2,5 4,1 4,3 4,7 4,5 0,4 Giriim Sermayesi Yat.Ortaklklar 0 0 0,1 0,1 0,1 0,2 0,1 0,2 0,2 0 Toplam 310, , ,6 1,047,6 1,152,8 100 Kaynak: BDDK, Finansal Piyasalar Raporu, Eylül nan, a.g.m., s.6. BDDK, a.g.m., s

114 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) Dier taraftan, Türkiye de mevduat bankalar büyük bir arla sahiptir. Mevduat bankalar kredi faaliyetlerine yönelik bankalar olduu için, merkez bankasnn kredi kanal yoluyla reel sektör üzerinde yarataca etki daha fazla olacaktr. Tablo 3.5 de görüldüü gibi, özellikle 2003 sonrasnda mevduat bankalarnn sektör içindeki pay daha da artm ve % 90.5 olarak gerçeklemitir. Tablo 3-5: Toplam Kredi Hacmi Younlama Göstergeleri Toplam Krediler (%) lk 5 Banka 54 52,2 51, ,9 54,7 55,5 52,7 lk 10 Banka 73,8 73,4 75,3 76,3 80,4 79,9 81,2 80,1 Ölçee Göre Dalm Büyük Ölçekli 62 62,6 63,4 63,9 68,8 68,2 70,4 69,4 Orta Ölçekli 24, ,7 25,7 19,8 21,5 20,1 21,7 Küçük Ölçekli 13,5 13,4 12,9 10,2 11,4 10,2 9,5 8,9 Fonksiyonel Dalm Mevduat Bankalar 87,6 88,4 90,2 90,4 92,5 91,9 92,0 90,5 Kalknma ve Yatrm 8,3 7,1 5,1 3,7 3,3 3,1 3,2 3,5 Katlm Bankalar 4,1 4,5 4,7 5,9 4,3 4,9 4,8 6 Kaynak: BDDK, Bankaclkta Yapsal Gelimeler, Aralk 2009, s. 23. Banka kredi arznn para politikas uygulamalarndan etkilenmesi için gerekli olan bir dier koul, banka aktiflerinde yer alan banka kredileri ve menkul kymetler arasnda tam ikame olmamasdr. Aksi takdirde, merkez bankasnn banka rezervlerini azaltacak para politikasnn etkileri ortaya çkmayacak ve bankalar portföylerindeki menkul kymetleri satarak kredi arzn daraltmayacaktr. Bu durumda banka kredi kanal para politikasnn reel ekonomiye etkisini azaltacak ekilde çalr 22. Bankaclk sisteminin kredi ve menkul kymet arasnda yapt portföy tercihi hem bankann likidite ihtiyac ve hem de toplam riski tarafndan belirlenir. Bankalar likidite ihtiyaçlarn giderecek ölçüde menkul kymet alm olsalar bile, fonlarnn geri kalan ksmn riski yüksek olan kredi portföyüne aktarmaktan kaçndklarnda daha fazla menkul kymet almna gidebilirler 23. Türkiye de bankalarn aktiflerinde menkul kymet ile banka kredileri arasnda tam ikame olup olmadn görmek için banka bilançolarnn aktif Dale and Haldane, a.g.m., p nan, a.g.m., s

115 Türkiye Bankalar Birlii yapsna bakmak gerekecektir. Tablo 3.6 da Türk bankaclk sektörünün dönemi aktif yaps yer almaktadr. Bu dönem içerisinde menkul kymetler toplam aktifler içinde ortalama % 32,8 lik bir paya sahipken, kredilerin pay ortalama % 43,1 dir. Kredilerin pay menkul kymetlere göre % 10,3 daha fazladr. Bu dönemde kredilerin banka varlklar içindeki paynn giderek artt, buna karlk menkul kymet paynn giderek azald görülmektedir. Tablo 3-6: Bankaclk Sektörünün Aktif Kompozisyonu Krediler Menkul Kymetler Nakit Deerler, Bankalar ve Para Piy. Alacaklar Dier Aktifler Kaynak: TCMB, Finansal stikrar Raporu, Kasm 2009, s. 47; TCMB, Finansal stikrar Raporu, Mays 2010, s. 44; BDDK, Türk Bankaclk Sektörü Genel Görünümü, Aralk 2010, s. 7. Banka kredileri ile menkul kymet arasnda tam ikame olmamas, menkul kymetlerin aktifler içindeki paynn yüksek olmamasn gerektirir. Tablo 3.6 da Türk bankaclk sektörünün aktif yapsna bakldnda, menkul kymetlerin banka aktifleri içerisindeki paynn yüksek olduu ve ilk bakta bankalarn daraltc para politikasnn ardndan rezervlerinde meydana gelebilecek azalmay telafi etmek amacyla menkul kymet satnn yeterli olabilecei düünülebilir. Ancak, bu ihtimal aada belirtilen nedenlerden ötürü mümkün olmayacaktr. i) Likidite skklnn olduu bir ortamda faiz oranlar yükselecei için, bankalarn daralan rezervlerini menkul kymet satarak telafi etmesinin, yükselen faiz orannn menkul kymet kazancn azaltacandan dolay rasyonel olmamas, ii) Daha önce çkartlm olan menkul kymetler satnn gerçekletirildii ikincil piyasalarn Türkiye de tam anlamyla etkin olamamas 24, iii) Kamu katlarnn, azalan makroekonomik belirsizliklere ramen halen kredilere göre daha risksiz varlk kalemi içinde yer almas. 24 nan, a.g.m., s

116 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) Banka Kredileri Reel Sektör Üretimini Etkiler Bankalarn pasif rol üstlenmedii bir ekonomide, finansal sektör ile reel sektör arasnda iliki olacaktr. Bankalarn kredi davrannn reel sektör üzerinde yarataca etki, iletmelerin banka kredilerine baml olup olmamalarna göre deiecektir. letmelerin faaliyetlerini finanse ederken, banka kredileri ile sermaye piyasalarnda ihraç edecekleri menkul kymetler arasnda tam bir ikame yoksa iletmenin banka kredilerine baml olmas için gerekli koul gerçekleecektir 25. Bu durumda, iletmeler kredi daralmasna maruz kaldklarnda ihtiyaç duyduklar fonlar menkul kymet çkartarak salayamayacak ve banka kredilerine baml duruma geleceklerdir. letmelerin banka kredilerine baml olmas ve bankalarn asimetrik bilginin ve bal sorunlarnn etkilerinden kaçnmak amacyla kredi davranlarn deitirmeleri durumunda, reel sektör bundan negatif olarak etkilenecektir. Türkiye de iletmelerin banka kredilerine baml olup olmadklarn görmek açsndan özel sektörün, sermaye piyasalarnda toplam menkul kymet stoklar içinde ne kadarlk bir paya sahip olduuna bakmak gerekir. Tablo 3.7 de 1986 ve 2010 yllar arasnda kamu sektörü ve özel sektörün menkul kymet stoklar ve toplam içindeki paylar yer almaktadr yl sonunda 3.1 milyon TL düzeyinde olan kamu menkul kymet stoklar, 2009 yl sonunda milyon TL ye yükselmi, 2010 ylnda milyon TL olarak gerçeklemitir. Türkiye de 1980 li yllardan itibaren artmaya balayan kamu açklar ve bu açklarn finansmannda borçlanmann tercih edilmesi kamu menkul stoklarnn hzla artmasna neden olmutur yl sonunda 0.9 milyon TL olan özel sektör menkul kymet stoklar, 2010 yl sonunda milyon TL ye yükselmitir li yllarda sermaye piyasas ile ilgili düzenlemelerin yaplmas ve MKB nin açlmasyla özel sektör menkul kymet stoku hzla artmtr ylna kadar özel kesim menkul kymet stoklarnn art hznn kamu menkul kymet stoklarndan daha fazla olmas nedeniyle, 1986 ylnda % 23.6 olan özel sektör menkul kymet stoklarnn pay 1991 ylnda % 43.9 a kadar yükselmitir. Ancak 1991 ylndan sonra kamu menkul kymet stoklarnn art hznn yükselmesi özel sektör menkul kymet stoklarnn paynda önemli bir gerilemeye neden olmutur. Böylece güçlü bir dlama etkisi yaanm ve fonlarn büyük bir ksm kamu kesimi tarafndan kullanlmaya balanmtr nan, Parasal Aktarm Mekanizmasnn Kredi Kanal ve Türkiye, Bankaclar Dergisi, Say 39, 2001, p. 9. SPK, 2009 Yl Faaliyet Raporu, s

117 Türkiye Bankalar Birlii Tablo 3-7: Sermaye Piyasasnda Menkul Kymet Stoklar Kamu Sektörü Özel Sektör Toplam Yllar Milyon TL Milyon $ Pay (%) GSMY'ye Oran Milyon TL Milyon $ Pay (%) GSMY'ye Oran Milyon TL Milyon $ GSMY'ye Oran (%) ,1 4,105 76,8 5,4 0,9 1,240 23,2 1,6 4,0 5,346 7, ,4 5,266 71,7 6,0 2,1 2,076 28,3 2,4 7,5 7,341 8, ,4 4,637 68,9 5,1 3,8 2,096 31,1 2,3 12,2 6,733 7, ,5 6,701 65,8 6,2 8,1 3,487 34,2 3,2 23,5 10,187 9, ,4 8,667 61,1 5,7 16,1 5,514 38,9 3,6 41,5 14,181 9, ,7 8,808 56,1 5,8 35,0 6,888 43,9 4,5 79,7 15,695 10, ,764 69,0 10,0 60,7 7,094 31,0 4, ,857 14, ,681 70,7 10, ,749 29,3 4, ,430 14, ,563 82,0 11, , , ,970 14, ,202 19,693 80,3 11, ,839 19,7 2,8 1,498 24,532 14, ,849 26,500 86,6 14, ,106 13,4 2,2 3,290 30,606 16, ,093 29,759 86,7 15, ,548 13,3 2,4 7,025 34,308 17, ,789 37,699 86,1 18,3 1,899 6,072 13,9 2,9 13,688 43,771 21, ,303 43,146 86,0 23,3 3,796 7,028 14,0 3,8 27,099 50,173 27, ,802 54,784 84,3 27,2 6,868 10,224 15,7 5,1 43,670 65,008 32, ,930 85,394 92,1 57,6 10,517 7,306 7,9 4,9 133,447 92,699 62, ,939 92,345 92,0 51,3 13,177 8,062 8,0 4,5 164, ,407 55, , ,421 91,6 58,7 18,008 12,901 8,4 5,4 214, ,322 64, , ,447 90,0 56,6 25,186 18,766 10,0 6,3 252, ,214 62, , ,531 88,8 50,0 31,244 22,673 11,2 6,3 290, ,205 56, , ,497 86,1 33,5 41,058 28,552 13,9 5,4 296, ,049 38, , ,227 83,0 33,4 52,225 45,049 17,0 6,8 307, ,276 40, , ,700 81,1 24,5 63,990 42,048 18,9 5,7 338, ,748 45, , ,648 82,4 34,6 70,686 45,763 17,6 7,4 400, ,411 42, , ,171 80,3 32,0 86,634 57,742 19,7 7,8 439, ,913 12,9 Kaynak: SPK, 2004 Yl Faaliyet Raporu, s. 24; SPK, 2010 Yl Faaliyet Raporu, s ylndan itibaren özel sektör menkul kymetleri lehine bir gelime yaand gözlenmektedir. Bunda, uygulanan ekonomik program ve bunun getirdii mali disiplin etkili olmutur ylnda % 17 lere ulaan özel sektör menkul kymetlerinin toplam menkul kymet stoklar içindeki pay 2008 ylnda % 18.9 a kadar çkmtr ylnda ise bu oran bir miktar düerek % 17.6 olmu, 2010 ylnda ise % 19.7 ye yükselmitir. Fakat bu yükselie 100

118 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) ramen kamu sektörü, sermaye piyasalarnda arln (% 80.3) sürdürmektedir. letmelerin banka kredilerine bamllk derecesini görmek için özel sektör iletmelerinin para ve sermaye piyasalarndan saladklar d finansman oranlarna da baklabilir. Tablo 3.8 de Türkiye de özel sektörün 1989 ve 2009 yllar arasnda bankalardan temin ettikleri kredi miktarlar ve sermaye piyasalarnda ihraç ettikleri menkul kymet tutarlar yer almaktadr. Bu verilere göre, banka kredilerinin toplam iletme d finansman içindeki pay ortalama % 80, menkul kymetlerin pay ise % 20 civarndadr. Tablo 3-8: Özel Sektör D Finansman Yllar Banka Kredileri (milyon TL) Toplam çindeki Pay (%) Menkul Kymet hrac (milyon TL) Toplam çindeki Pay (%) Toplam , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,66 Kaynak: (10 ubat 2011) letmeleri banka kredilerine baml klacak dier bir unsur, bankalarn asimetrik bilgi problemlerini azaltmada önemli bir avantaja sahip olmas, iletmeleri deerlendirecek ve gözlemleyecek bilgi setine, hanehalkna 101

119 Türkiye Bankalar Birlii oranla daha fazla sahip olmasdr 27. letmeler menkul kymetleri hanehalkna ihraç ederler. Ancak, hanehalknn iletme hakknda bilgi üretmesi ve iletmeyi gözetlemesi maliyetli bir ilemdir. Bu nedenle hanehalk iletmeye hiçbir ekilde borç vermek istemez. Bu durumda bankalar gibi esas ilevi borç alanlar hakknda bilgi üreten ve kaynaklarn tahsisini bu bilgi setine göre yapan finansal araclar devreye girer. Bankalar, finansal piyasalardaki özel konumlar nedeniyle asimetrik bilgi problemlerini en aza indirgeyen kurumlardr. Bankalar sayesinde hanehalknn fonlar iletmelere aktarlr. Menkul kymet ihraç ederek hanehalkndan fon salayamayan iletmeler ise banka kredilerine baml hale gelirler. kinci bölümde de belirtildii gibi, banka kredilerine baml olan iletmeler genellikle küçük ölçekli iletmelerdir ve bankalarn kredi verme davranndan en çok bu iletmeler etkilenmektedir. Küçük ölçekli iletmelerin bilanço yaplarnn güçlü olmamas nedeniyle sermaye piyasalarndan borçlanmalar zordur. Bu nedenle bir ekonomide faaliyet gösteren küçük iletmelerin orannn yüksek olmas ve bunlarn büyük çounluunun sermaye piyasalarndan borçlanamamas, iletmelerin bankalarn kredi davranndan etkilenmelerine yol açabilecektir. Bankalarn kredi taynlamasn çounlukla küçük iletmeler üzerinde gerçekletirmesi reel ekonominin performansn negatif yönde etkileyecektir. Bu düünceden hareketle, Tablo 3.9 da Türkiye de faaliyet gösteren iletmeler istihdam ve sat büyüklüklerine göre snflandrlmtr. Buna göre, çalan says 500 kiinin üzerinde olan iletmeler büyük ölçekli iletmelerdir. Bunlarn toplam iletme içerisindeki paynn % 8 civarnda olduu görülmektedir. letmelerin % 92 si küçük ve orta büyüklüktedir. Satlar açsndan deerlendirildiinde ise, büyük iletmelerin toplam içindeki oran yaklak % 12 iken, küçük ve orta büyüklükteki iletmelerin oran yaklak % 88 dir. Özet olarak, Türkiye de faaliyet gösteren iletmelerin büyük çounluu küçük ve orta büyüklükteki iletmeler grubunda yer almaktadr. 27 Cole, a.g.m., p. 1; Emre Alpan nan, Parasal Aktarm Mekanizmasnn Kredi Kanal ve Türkiye, ss

120 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) Tablo 3-9:Türkiye'de stihdam ve Net Satlara Göre letme Büyüklüü stihdama Göre letme Says Çalan Says letme Says (%) Küçük (Çalan Says<50) ,77 4,59 Çalan Says (%) Orta (50<=Çalan Says<= ,10 36,49 Büyük (Çalan Says>500) ,13 58,92 Toplam ,00 100,00 Net Satlara Göre letme Says Çalan Says letme Says (%) Küçük (Ns<=21.505,2) ,36 16,16 Orta (21.505<Ns< , ,82 31,27 Büyük (Ns>= ,9) ,82 52, ,00 100,00 Kaynak: Sektör Bilançolar 2009 (9 ubat 2011). Çalan Says (%) Özet olarak, Türkiye de hem mali piyasalarda fonlarn büyük bir ksmnn kamu kesimi tarafndan kullanlmas ve bunun piyasalarda yaratm olduu dlama etkisi, hem bankalarn asimetrik bilgi problemini çözebilecek arac kurumlar olarak öneminin artmas, hem de ekonomide faaliyet gösteren iletmelerin çounlukla sermaye piyasalarndan borçlanamayan küçük iletmelerden olumas, bu iletmeleri banka kredilerine baml hale getirmitir. Yukarda yaplan analiz ile, bu çalmann hipotezleri iktisadi olarak incelenmi ve ortaya genel hatlaryla u ilikiler çkmtr. Faiz oranlar ile sorunlu krediler arasnda doru orantl bir iliki vardr. Faiz oranlarnn yüksek olduu dönemlerde bankalarn sorunlu kredileri de artm, faiz orannn dütüü dönemlerde sorunlu krediler de azalmtr. Bankalar artan sorunlu krediler karsnda, her zaman olmasa da, baz yllarda arz ettikleri kredi miktarn azaltmlardr. Türkiye de reel sektörün çounlukla küçük iletmelerden olumas, bu iletmelerin menkul kymet piyasasndan borçlanamamas, onlar banka kredilerine baml hale getirmitir. Para politikas uygulamalarnn banka kredilerini etkileyebilmesi için bankalar yeterli finansal büyüklüe sahiptir. Banka kredileri ile bankalarn menkul kymet portföyü arasnda tam ikame yoktur. Kredilerin azald dönemlerde menkul kymet portföyü artarken, kredilerin artt dönemlerde azalmtr. Faiz orannn dütüü (dolaysyla enflasyon oranlarnn dütüü) dönemlerde bankalar fonlarn daha fazla kredilere plase etmiler, sorunlu kredi miktarnn azald dönemlerde ise varlklar içerisinde menkul kymet orann azaltmlardr. 103

121 Türkiye Bankalar Birlii 3.2. Ekonometrik Analiz Asimetrik bilgi modellerini içeren teorik literatürde, kredilerin temin edilmesinde araclarn rolü ve banka kredilerinin özel yaps vurgulanrken, ampirik çalmalarda kredi ve üretim ilikileri ön plana çkmaktadr 28. Bankalarn kredi davrannn önemi reel sektör üzerinde yarataca etkiden kaynaklanmaktadr. Asimetrik bilginin bankalarn kredi verme davran üzerindeki etkisi analiz edilirken, asimetrik bilgi problemlerini artran ve/veya azaltan unsurlar da belirlemek gerekmektedir. Asimetrik bilgi problemini artran en önemli unsurun yüksek faiz oranlar olmas ve yüksek faizlerin ise merkez bankas para politikas uygulamalar ve enflasyonist ortamla yakndan balantl olmas faiz, enflasyon oran gibi baz makroekonomik deikenleri ön plana çkarmaktadr. Asimetrik bilgi ve bankaclk sektörü ile ilgili olarak ortaya çkacak tüm deikenler ve bu deikenler arasndaki karlkl ilikilerin anlalmas ampirik bir analiz ile mümkündür Literatür Bankaclk sektöründe asimetrik bilgi ile ilgili literatürde Türkiye üzerine yaplan ampirik çalmalara bakldnda, bunlarn say itibariyle az olduu görülmektedir. Snrl saydaki çalmalardan biri, Atiyas, Ersel ve Öztürk tarafndan yaplan çalmadr. Atiyas, Ersel ve Öztürk Türkiye de bankalarn krediye ilikin kararlarn belirleyen temel etmenleri tesbit etmeye yönelik olarak yaptklar anket çalmasnda u temel bulgulara ulamlardr 29. i) Türkiye de bankalar potansiyel müterilerini genellikle üç risk grubuna ayrmaktadrlar. Birinci grupta blue chip iletmeler, ikinci grupta riskli ama kredi açlabilir iletmeler ve üçüncü grupta ise kredi açlmayacak iletmeler yer almaktadr. Üçüncü gruptaki iletmelerin hiçbir fiyatta kredi alamamalar Türkiye de bankalarn belli durumlarda kredi taynlamas yaptklarn göstermektedir. ii) Blue chip iletmeleri dier iletmelerden ayrtran en önemli özellii, bu iletmelerin mali açdan salam olmas nedeniyle mali itibarlarnn yüksek olmas ve konjonktürel hareketlerden fazla etkilenmeyen bir nakit ak yapsna sahip olmalardr. iii) kinci ve üçüncü grupta yer alan iletmeler arasndaki en önemli fark, üçüncü grupta yer alan iletmelerin, bankalar açsndan riskli olmasna yol açan temel etmenin çounlukla bu iletmelere özgü unsurlara dayanmasdr. Oysa ikinci grup bankalar riskli klan faktör konjonktürden kaynaklanmaktadr. Bankalarn üçüncü gruptaki Ben S. Bernanke and Alan S. Blinder, Credit, Money, and Aggregate Demand, a.g.m., p Atiyas, Ersel ve Öztürk, a.g. m., s

122 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) iletmelere kredi vermeme karar almas makroekonomik artlardan ya hiç etkilenmemekte ya da çok az etkilenmektedir. iv) Bankalar kredi sözlemelerinin büyük bir çounluunda teminatlar gerekli görmektedirler. Bu nedenle verilen kredilerin yaklak %80 i teminatldr. Ancak, bankalar istedikleri teminatn türü açsndan iletmeler arasnda fark gözetmemektedirler. v) Bankalar kredi verip vermeme kararnda iletmelerle ilgili iki temel unsuru dikkate almaktadrlar. Birincisi, iletmelerin nakit aknn öngörülebilir olmasdr. kincisi ise iletmenin faaliyet gösterdii sektörün türüdür. Bir iletmenin hangi sektörde faaliyet gösterdii, bir sektörde yer alan iletmeler arasndaki farklar görece önemsiz olduunda, sektörün durumunun iletmenin durumu hakknda bir gösterge olmas açsndan önem kazanmaktadr. Türkiye de KOB piyasasnda asimetrik bilginin varln aratrmaya yönelik olan Fidan n çalmasnda, 131 adet kobiye anket uygulanmtr. Yaplan bu çalmada iletmelerin % 10.7 sinin, bankalar tarafndan talep edilen bilgi, belge ve kredi amacnn bankalarla paylamadklar, % 32.1 inin ise ksmen paylatklar verilerinden hareketle, kobi piyasalarnda ahlaki teklikenin olduu sonucuna ulalmtr 30. Bir dier çalma, Müslümov ve Aras n yapt çalmadr dönemini kapsayan bu çalmada, asimetrik bilgi ve bunun yol açt ters seçim ve ahlaki tehlike problemlerinin kredi piyasasnn ileyiine ve bankaclk sisteminin finansal yapsna etkileri aratrlmtr 31. Türk bankaclk sektörüne ait zaman serisi verileri kullanlarak takipteki krediler oran ile toplam krediler oran arasndaki nedensellik ilikisi, Granger nedensellik testi ile analiz edilmi ve kredi taynlamas hipotezini destekleyici bulgular elde edilmitir. Asimetrik bilginin bankalarn kredi verme davran üzerindeki etkisini test eden bir dier çalma, Kutlar ve Sarkaya nn çalmasdr. Kutlar ve Sarkaya, asimetrik bilgi nedeniyle bankalarn kredi taynlamasna gidip gitmediklerini test etmek amacyla, Stiglitz ve Weiss n statik modeli ile bu modele daha dinamik bir nitelik kazandrmak amacyla marjinal maliyet fiyatlama modelini birletirerek dönemi için VAR analizi yapmlardr 32. Bu analizde para piyasas faiz oran ile kredi faiz oran ve mevduat faiz oran arasndaki uzun dönem ilikisi ortaya konmutur Fidan, a.g.m., 56. Alövsat Müslümov ve Güler Aras, Kredi Piyasalarnda Asimetrik Bilgi ve Bankaclk Sistemi Üzerine Etkileri, ktisat, letme ve Finans Dergisi, Cilt 19, Say 222, 2004, ss Aziz Kutlar ve Murat Sarkaya, Asimetrik Enformasyon ve Marjinal Maliyet Fiyatlama Modeli Çerçevesinde Türkiye de Kredi Taynlamas ve Faiz Oranlarnn Tahmini, Cumhuriyet Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Dergisi, Cilt 4, Say 1, 2003, ss

123 Türkiye Bankalar Birlii Mevduat faiz oranlarnn uzun dönemli uyarlama süreci hznn, kredi faiz oranlarnn uyarlama süreci hzndan daha yüksek olduu ortaya çkmtr. Modelde bu gerçekleme ters seçim ile rasyonellemektedir. Türk bankaclk sektöründe asimetrik bilginin etkisinin test edildii bir dier çalma Okuyan a aittir. 1986: :10 dönemine ait aylk verilerin kullanlarak, tasfiye olacak kredilerin toplam aktiflere oran ile toplam kredilerin toplam varlklar oran arasndaki ilikinin nedensellik (Toda ve Yamanoto) analizi ile test edildii bu çalmada, kredi taynlamasn destekleyen bulgular elde edilmitir 33. Yukarda bahsedilen çalmalarn ortak özellii, bankalarn kredi davrann reel sektör etkilerini kapsamadan, snrl bir çerçevede ele almalardr. Bu konudaki istisnai bir çalma Mengü tarafndan yaplmtr. Bu çalmada, asimetrik bilgi teorisi çerçevesinde Stiglitz ve Weiss modelinin öngördüü kredi taynlamas olgusunun imalat ve imalat d sektörlerde geçerlilii dönemine ait veriler kullanlarak Türk ekonomisi açsndan test edilmitir. Yaplan Granger nedensellik testi sonucunda, sözkonusu sektörlerin tasfiye edilecek kredilerin toplam kredilere oranndan etkilenmedii ve kredi taynlamasnn geçerli olmad bulgusuna ulalmtr 34. Bu çalmada ise; Türk bankaclk sektöründe asimetrik bilgiye yol açan faktörler esas alnarak, banka kredi politikasnn reel ekonomiye etkisinin ekonometrik bir analizi yaplmaktadr. Bunun için, baz önemli makroekonomik deikenler ve bankaclk sektörüne ait deikenler üzerinde VAR modeli uygulanp, asimetrik bilginin Türk bankaclk sektörünün kredi davrann ve bunun da reel sektör üretimini etkiledii tezi ampirik olarak kantlanmaya çallmaktadr. lk olarak VAR modelleri hakknda bilgi verilmekte, bunun ardndan seçilen deikenlere ait zaman serisi verilerinin kullanlmas ile asimetrik bilginin etkileri test edilmektedir. Bu çerçeveden hareketle, analizin yapld dönem ve seçilen deikenler açklanmakta, ardndan elde edilen bulgular deerlendirilmektedir Yöntem: VAR Modeli VAR (Vektör Otoregresif) modelleri makroekonomik deikenlerin analizinde kullanlan modellerdir 35. Ekonomide ortaya çkan bir okun makroekonomik deikenler üzerindeki etkisinin dinamik bir analizi VAR modelleri ile yaplabilmektedir. Makro ekonomik deikenler karlkl olarak H. Aydn Okuyan, Asimetrik Bilginin Bankaclk Sektörü ve Kredi Piyasalar Üzerinde Etkisi, Anadolu International Conference in Economics, June 17-19/ 2009, ss Cenap Mengü Tunçay, Asimetrik Bilgi Kuram: Kredi Piyasas Üzerine Uygulama, (Baslmam Doktora Tezi, Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2008). William H. Greene, Econometric Analysis, Fifth Edition, New York: Cambridge University Press, 2002, p

124 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) birbirini etkiledii için, ekonometrik modellerde kullanlan verileri salt içsel ve dsal deiken olarak ayrmak zorlamaktadr 36. Örnein, Sims bu nedenle balangç varsaym olarak baz deikenlerin içsel bazlarnn da dsal olduu varsaymna kar çkmaktadr. Dier taraftan, Sims tüm deikenlerin birbirini etkiledii genel denge analizlerinde kullanlan eanl denklem sisteminde yer alan deikenler için içsel ve dsal kstlarn konulmasn gerçekçi bulmamakta, bu nedenle tüm deikenlerin içsel olduu VAR modelini önermektedir 37. VAR modeli, sistem içindeki her deikenin kendi deeri ve geçmiteki deerleri arasndaki ilikilerin yer ald çok boyutlu dorusal modellerdir 38. Dolaysyla bu modellerde deikenler arasndaki ilikiler dinamik bir ekilde ele alnabilmektedir 39. VAR modelinin kullanm kolaylna karlk baz dezavantajlar da bulunmaktadr. Öncelikle sistemdeki deikenler duraan olmal veya uygun yöntemle duraanlatrlmaldr. Bu modelde, deiken ve gecikme says arttkça katsaylarn tahmini zorlamaktadr. Gecikme saysnn fazla olmas, çoklu balant sorununa neden olabilecei gibi, serbestlik derecesinin kaybolmasna ve dolaysyla modeldeki katsaylarn tahmin edilme zorluuna neden olmaktadr 40. Bu nedenle veriler, öncelikle VAR modeline uygun bir forma dönütürülür yani duraanlatrlr. Bunun nedeni, zaman serisi analizleri için gelitirilmi olan olaslk teorilerinin sadece duraan zaman serileri için geçerli olmasdr. Çünkü, duraan olmayan zaman serileri için t, F, x 2 (Ki-Kare) testlerine dayal geleneksel hipotez testi uygulamalar kukulu hale gelmektedir. Daha sonra, nedensellik testi yardmyla gecikme deerleri ve deikenler seçilir. Üçüncü aamada, gecikme deerleri azaltlarak ve katsaylar düzletirilerek VAR basite indirgenmeye çallr. Son olarak ortogonalizasyon yöntemiyle oklar elde edilir 41. VAR modelleri sonuçlarn yorumlamak oldukça güç olduundan, genellikle deikenler arasndaki dinamik ilikiler etki tepki fonksiyonlar ve varyans ayrtrmas yardmyla yaplmaktadr. VAR modeli ekonomide ortaya çkan bir okun makroekonomik deikenler üzerindeki dinamik etkisini deerlendirmeyi mümkün kld için, bankalarn kredi davrannn belirli makroekonomik deikenler kullanlarak ampirik olarak test edilmesini salayacak bir modeldir. VAR yöntemi, Recep Tar ve Hilal Bozkurt, Türkiye de stikrarsz Büyümenin VAR Modelleriyle Analizi, stanbul Üniversitesi Ekonometri ve statistik Dergisi, Say 4, 2006, ss Christopher A. Sims, Macroeconomics and Reality, Econometrica, Volume 48, No:1 (January 1980), pp M. Sinan Temurlenk, Türkiye de ktisadi Dalgalanmalarn Analizi: Bir Yapsal VAR Modeli Uygulamas, Atatürk Üniversitesi..B.F. Dergisi, Cilt 12, Mays 1998, Say 1-2, s.56. Tar ve Bozkurt, a.g.m., s. 4. lker Sar, Makroekonomik Deikenlerin Dolarizasyon Sürecine Etkisi: Ampirik Bir Yaklam, T.C. Merkez Bankas Uzmanlk Yeterlilik Tezi, Ankara, 2007, s. 36. Nihat Ik, Enflasyonla Mücadelede Politika Arac Seçimi: Bir Vektör Otoregresyon (VAR) Analizi, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Say: 14, 2005, s

125 Türkiye Bankalar Birlii bankaclk sektörüne ait deikenler ile makroekonomik deikenler arasnda tam etkileimi yakalama avantajna sahiptir 42. Dolaysyla, banka kredi davranlarnn analizinde VAR modelinin salayaca en önemli avantaj, bankann etkileyecei kredi arz ile bankaclk sektörüne ait veriler ve makroekonomik deikenler arasndaki dinamik ilikiyi açklamasdr. Basit olarak üç deikene sahip VAR modeli matrislerle aadaki gibi gösterilebilir: x t a x 10 a t p p 11. k 1 t yt a20 a21. k. yt p 2t k 1 z t a30 a31. k z t p 3t VAR analizinden üç yolla sonuç alnabilmektedir. Bunlardan birincisi Granger nedenselliini gösteren F veya Ki-Kare testleri, ikincisi etki-tepki fonksiyonlar ve son olarak deikenler arasndaki etkileimi gösteren varyans ayrtrmasdr Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerinde Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmasnn Ampirik Olarak ncelenmesi Asimetrik bilginin olduu kredi piyasalarnda, kredinin elde edilebilirlii ve bunun yatrmlar üzerindeki etkisi önem kazanmaktadr. Kredinin elde edilebilirlii, bankalarn kredi davrann önemli hale getirmektedir. Asimetrik bilginin bankalarn kredi davran üzerinde yarataca etkiler, asimetrik bilgi problemlerinin derecesini etkileyen unsurlarla yakndan balantldr. Asimetrik bilgi teorilerinde, kredi piyasalarnda asimetrik bilgi problemlerinin derecesini etkileyen en önemli unsur faiz oran deikeni gösterilmekte ve güvenilir yatrm projelerinin baarl olma ihtimali faiz orannn bir fonksiyonu olarak ele alnmaktadr. Faiz oranlar ise para politikas uygulamalar ve ekonomik konjonktüre bal olarak deimektedir. Örnein resesyonda kredi alcsna uygulanan reel faiz oran yükselir. Çünkü ekonomi resesyona girdiinde riskli projelerin baarsz olma ihtimali çok daha fazla iken, ekonominin zirve noktasnda riskli projelerin baarl olma ihtimali fazlasyla artmaktadr 43. Ekonomik ortam, bankalarn her bir projeden elde edecei getiriyi öngörmede etkili olmaktadr. Bu nedenle, bankalar piyasa koullar ile birlikte deien bilgiye dayal olarak kredi vermekte ve kredi taynlamas yapmaktadrlar. Bankalarn, artan asimetrik bilgi problemleri karsnda arz edecei kredi miktarn daraltp daraltmadn ampirik olarak deerlendirmede önemli bir tehlike, veri bir dönemde ekonomide kredi taynlamas miktarnn kolaylkla Akinboade and Makina, a.g.m., p Stiglitz and Weiss, Asymmetric Information in Credit Markets and Its Implications For Macro-Economics, p

126 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) ölçülememesidir. Kredi taynlamasnn varln ve büyüklüünü dorudan belirleyebilmek için, alternatif faiz oranlarnda kredi arz ve talebi ile ilgili exante bilgiye sahip olmak gerekir 44. Prensip olarak, kredi taynlamasnn miktar, kredi arz ve kredi talebi arasndaki fark ile ölçülmelidir. Ancak, gerçekte kredi arz ve talep miktarlar deil, ilem gören kredi miktar gözlemlenebilir. Dolaysyla, kredi arz ve talebi dorudan gözlenemiyorsa, bu durumda kredi taynlamas miktar da dorudan gözlenemeyecektir 45. Kredi taynlamasnn dorudan ölçümünün yaplamamas, bu konu ile ilgili ampirik çalmalarn yaplmasn engellemektedir. Arz ve talep edilen kredi miktarlarna ait dorudan bilgiye ulalamad için, kredi piyasasnda kredi taynlamasn test etmek amacyla baz dolayl yaklamlar benimsenmitir. Bu dolayl yaklamlar içerisinde en baarl olan yöntemler, anket teknikleri ve temsili olarak seçilen deikenlerin kullanlmasdr 46. Temsili ölçüyü kullanarak kredi taynlamasnn en kapsaml aratrmas Jaffee ve Modigliani (1969) tarafndan yaplmtr. Jaffee ve Modigliani bu çalmada kredi taynlamasnn varln ve büyüklüünü ölçmeye çalmlardr. Bunun için yaptklar ekonometrik analizde temsili olarak seçilen deikenler arasnda krediler, riskli müterilere verilen kredilerin toplam krediler içindeki pay, kredi faiz oran, hazine bonosu faiz oran gibi deikenler kullanlmtr 47. Bu çalmada, kredi faiz oranndaki artn kredi talebini azaltp kredi arzn artrd için taynlamann derecesini azaltt, frsat maliyetini temsilen kullanlan hazine bonosu faiz oranndaki artn taynlamay artrd eklinde ampirik bulgulara ulalmtr. Banka kredileri ve makroekonomik deikenler arasndaki ilikiyi temsili deikenler kullanarak inceleyen bir çok çalma bulunmaktadr. Örnein Bernanke ve Blinder (1992), parasal aktarm mekanizmasnda kredi kanalnn etkinliini VAR yöntemi kullanarak analiz ederken, para politikasnn göstergesi olarak hazine bonosu faiz oran; makro ekonomik deikenler için isizlik oran, tüketici fiyat endeksi; banka bilanço deikenleri olarak mevduat, menkul kymetler ve kredileri kullanmlardr 48. Akinboade ve Makina (2010) banka kredileri ve konjonktürel dalgalamalarn ekonometrik analizini yaparken; bankalarn verdikleri kredileri temsilen toplam krediler; makroekonomiyi temsilen faiz marj, para arz, hisse senedi endeksi, enflasyon ve bankaclk sektörüne ait baz özel deikenler kullanmlardr. Bu deikenler arasndaki ilikiler VAR yöntemi ile analiz edilmi ve konjonktürel gerileme dönemlerinde bankalarn kredi taynlamas yaptklarn destekler bulgulara ulalmtr. Bu bulgu, ayn zamanda banka Sealey, a.g.m., p Jaffee and Stiglitz, a.g.e., pp Sealey, a.g.m., p Bkz., Jaffee and Modigliani, a.g.m., p Bernanke and Blinder, The Federal Funds Rate and The Channels of Monetary Transmission, p

127 Türkiye Bankalar Birlii kredi kanal hipotezini dorulamtr 49. Bikker ve Hu (2002), 26 sanayilemi ülkenin verilerini kullanarak, dönemi arasnda konjonktürel dalgalanmalar ve banka davran arasndaki ilikiyi ekonometrik olarak analiz ederken; banka kredilerinin toplam varlklar içindeki oran, bankann riskli varlklarnn oran, sermaye ve rezervler gibi bankaclk sektörüne ait özel deikenler ile GSMH, isizlik, enflasyon, para arz gibi makroekonomik deikenleri kullanmlardr. Kredilerin, konjonktür evreleriyle birlikte dalgalandn, ancak ekonomik faaliyetlerin geriledii dönemlerde kredi taynlamas boyutunun küçük olduu, kredi daralmasnn kredi arzndan ziyade kredi talebinden kaynaklandn tespit etmilerdir 50. Bu çalmada da temsili deikenler kullanlmaktadr. Bankalarn kredi miktarn temsilen genellikle banka kredilerinin banka varlklarna oran kullanlmaktadr 51. Ters seçim ve ahlaki tehlike problemleri karsnda artan kredi riski ve sorunlu kredileri temsilen ise tasfiye edilecek krediler deikeni kullanlmaktadr 52. Kredi taynlamas teorisi, yüksek kredi faizleri karsnda piyasada riski yüksek olan kredi alclarnn toplam kredi bavurusu içindeki paynn artacan, bu durumun ise ters seçim sorunu yaratarak bankalarn arz edecekleri kredi miktarn snrlandracan öngörmektedir. Bu sonuç, uygulanan ampirik bir modelde bankalarn sorunlu kredileri (takipteki krediler ya da tasfiye edilecek krediler) ve bankaclk sektörünün toplam kredi hacmi deikenleri arasnda negatif bir nedensellik ile ifade edilmektedir 53. Bankalarn kredi verme davran para politikas uygulamalarndan ayr düünülemez. Para politikas uygulamalar kredi kanal mekanizmas ile asimetrik bilgi ve bal sorunlarnn derecesini etkilemektedir. Para politikasn temsilen genellikle bankalararas gecelik faiz oran deikeni kullanlmaktadr 54. Bankalar kredi faiz orann belirlerken, merkez bankasnn Akinboade and Makina, a.g.m., pp Bikker and Hu, a.g.m., pp Banka kredi davran ya da kredi taynlamasn ampirik olarak test eden ve analizlerinde krediler ya da krediler / toplam varlklar deikenini kullanan balca çalmalar unlardr: Müslümov ve Aras, a.g.m., ss , Okuyan, a.g.m., ss. 1-12; Baum, Çalayan and Özkan, pp lgili deikenin seçilmesi hususunda, Okuyan (2009) tasfiye edilecek kredileri alrken, Müslümov ve Aras (2004) takipteki kredileri temsili deiken olarak almlardr. ki deiken arasndaki fark udur: Takipteki krediler, henüz tasfiye olunacak alacaklar hesabna alnmayan, dolaysyla yasal karlklar da ayrlmayan ve canl krediler hesabnda izlenen, ancak çeitli nedenlerle sorunlu hale geldikleri belirlenip, müteri ilikileri ve teminat yaplar nedeniyle banka tarafndan takibe alnan kredilerdir. Müslümov ve Aras, a.g.m., ss Gecelik faiz orann bir para politikas deikeni olarak ele alan balca çalmalar unlardr: Ben Bernanke and Alan S. Blinder, The Federal Funds Rate and Channels of Monetary Transmission, American Economic Review,Volume 82, No: 4 (September 1992), pp ; Ahmet engönül and Willem Thorbecke, The Effect of Monetary Policy on Bank Lending in Turkey, Applied Financial Economics, Volume 15, No: 3 (September 2005), 110

128 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) uygulad para politikasndan etkilenmektedirler. Çünkü, bankalar kredi faiz orann para piyasasndaki arta uyarlamadklarnda getirilerinde bir azalma meydana gelecektir 55. Bankalarn mevduat faiz oran ve para politikasnn ikincil piyasalardaki yansmasn gösteren hazine bonosu faiz oran dorultusunda kredi faiz orann belirlemeleri beklenir. Fakat, kredi taynlamasnn varlnda kredi faizleri, mevduat faizi ve hazine bonosu faiz oranlarndan farkl hareket edebilmektedir. Dier bir ifadeyle, kredi faiz oran mevduat faiz oran ve hazine bonosu faiz oran kadar esnek olmayabilir. Bu durumda, kredi faizleri ile mevduat faizi arasndaki farkn açlmas bankalarn kredi verme istekliliindeki bir azal olarak deerlendirilirken, bu farkn daralmas kredi arzndaki skln azaldna iaret etmektedir 56. Eer bankalar kredi taynlamas yapmyorlarsa net faiz marjnn yükselmesi ters seçim ve ahlaki tehlike sorunlarna yol açaca için sorunlu krediler miktar artacak, bankalarn kredi taynlamas yapmalar durumunda ise sorunlu krediler miktar düecektir. Bu balamda, bankalarn kredi davrannn fiyatlara yani kredi faiz oranlarna olan yansmas net faiz marj deikeni ile temsil edilebilir. Bankalar topladklar fonlar krediler ve menkul kymetler olmak üzere iki varlk kalemi içinde datrlar. Bankalarn aktifler içerisinde ne kadarlk menkul kymet portföyüne yer vereceini belirleyen önemli bir unsur kredi riskidir. Kredi riskinin artt bir ortamda bankalar kredilerin varlklar içindeki orann azaltp, menkul kymet orann artrabilirler. Menkul kymetlerden elde edilecek getiri kredilerin frsat maliyetini oluturmaktadr. Kredilere göre daha düük riskli bir varlk kalemi olan menkul kymetleri temsilen, menkul kymetlerin varlklara oran kullanlmaktadr. Ters seçim ve ahlaki tehlike problemlerinin derecesi enflasyon oranlarna bal olarak da artp azalacandan, modelde enflasyon orann temsilen bir deiken kullanlmaktadr. Bir ekonomide enflasyon oran, ekonomik konjonktürü yanstmas açsndan önemlidir. Enflasyon orann temsilen kullanlan deikenler ÜFE ve TÜFE gibi fiyat endeksleridir. Son olarak, bankalarn kredi davran reel sektör üzerinde yarataca etki ile önem kazand için reel sektörü temsilen Sanayi Üretim Endeksi kullanlmaktadr. Asimetrik bilginin bankalarn kredi verme davran üzerindeki etkilerini ve bunun reel sektördeki yansmalarn Türkiye açsndan analiz etmeyi amaçlayan bu çalmada Stiglitz ve Weiss (1992) in teorik modeli esas alnmtr. Stiglitz ve Weiss n asimetrik bilginin olduu kredi piyasalar ve pp ; Lokman Gündüz, Türkiye de Parasal Aktarm Mekanizmas ve Banka Kredi Kanal, MKB Dergisi, Say:18, ss Sarkaya ve Kutlar, a.g.m., s.6. T.C. Merkez Bankas, Finansal stikrar Raporu, Aralk 2010, s

129 Türkiye Bankalar Birlii bunun makroekonomik etkileri üzerine gelitirdikleri model ampirik olarak analiz edilmektedir. Stiglitz ve Weiss in modelinde faiz oranlar, kredilerin geri ödemelerini etkileyen önemli bir deikendir ve ekonomik konjonktür evrelerine göre deimektedir. Kredi taynlamasna en fazla bilgisel asimetri sorunlarnn olduu sektörler -ki bu sektörler için menkul kymet çkarma gibi alternatif bir fon kayna yoktur- maruz kalrlar. Dier taraftan kredi taynlamas olsun ya da olmasn, asimetrik bilginin olduu kredi piyasalarnda merkez bankas politikasnn ekonomik faaliyet düzeyini etkilemesi faiz oranndaki deiiklikler ile deil kredinin elde edilebilirlii ile gerçekleecektir. Bu çerçevede çalmamzda yedi temel deikeni kapsayan VAR modeli uygulanmakta ve Türk bankaclk sektöründe asimetrik bilginin etkileri ve bunun da reel sektöre yansmalarna ilikin bulgular deerlendirilmektedir Veriler Çalmada, dönemi analiz edilmitir. Bu dönemin seçilmesinde Türk bankaclk sektörünün, bankalarn temel araclk ilevini oluturan kredilere younlamas etkili olmutur ylna kadar geçen sürede bankaclk sistemine bakldnda, aada sralanan temel yapsal sorunlarn varl dikkat çekmektedir 57. i) Kamu bankalarnn Hazine nin finansman ihtiyacnn karlanmasnda önemli bir rol oynamaya balamas, bu bankalardaki görev zararlarnn ciddi ölçüde artmas ve banka aktiflerinde sözkonusu zararlarn büyük bir yer tutmas, ii) Kamu sektörünün finansal sektörden devaml fon talep eder pozisyonda olmas, iç borçlanma yönteminde tamamen bankaclk sektörünün finansman kayna olarak kullanlmas ve bunun doal bir sonucu olarak bankalarn temel fonksiyonu olan araclk hizmetlerini etkin ve yeterli ölçüde yerine getirmekten hzla uzaklamas, iii) Özel sermayeli bankalarn grup ve itiraklerine kullandrd kredilerin artmas ve bunun etkin araclk faaliyetini engellemesi, iv) Bankalarn yetersiz risk yönetim sistemleri. Türk bankaclk sisteminin yapsal sorunlarn amaya yönelik olarak 15 Mays 2001 tarihinde, Bankaclk Sektörü Yeniden Yaplanma Program hazrlanmtr. Makroekonomideki istikrar ve finansal kesimin yeniden yaplandrlmas konusunda atlan admlar, 2002 yl öncesinde kamu kesimine kaynak salayan bankaclk sektörü aktif yapsn, iletmeler ve 57 Parasz, Türkiye de ve Dünya da Bankaclk, s. 28; Kaya, a.g.m., s

130 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) hanehalkn finanse eden bir yapya dönütürmütür. Kredilerin aktifler içindeki pay 2001 ylnda % 24 iken, 2010 ylnda % 52 ye yükselmitir. Kredilerdeki artn iaret ettii araclk ilevinin gelimilik düzeyini gösteren göstergelerden biri olan mevduatn krediye dönüüm oran (krediler / mevduat), döneminde, % 39 dan % 82 ye yükselmitir öncesinde Türk bankaclk sektörünün kârlln belirleyen en önemli gelir kalemi olan menkul deerlerden elde edilen faiz gelirleri, 2002 sonrasnda yerini kredilerden alnan faizlere brakmtr yl sonunda faiz gelirlerinin % 25 i kredilerden, % 62 si menkul deerlerden alnan faizlerden oluurken, krediler lehine yaanan gelimeler sonrasnda 2010 yl sonunda kredilerden alnan faizlerin pay % 62 ye çkm, menkul deerlerden alnan faizlerin pay ise % 34 e gerilemitir Mays 2001 yeniden yaplandrma program bankaclk sektöründe gözetim ve denetim etkinliini artracak yasal ve kurumsal düzenlemeleri içermesi açsndan önemlidir 60. Çünkü etkin bir banka denetimi uygulamasnn olduu ve geri dönmeyen kredilere kar gerekli düzenlemlerin yapld bir bankaclk sisteminde, bankalar riskten kaçnan bir yap sergiler. Böyle bir ortamda makroekonomik istikrarszlk olduunda, merkez bankas tarafndan örnein zorunlu karlk orannn artrlmas durumunda, bankalarn buna tepkisi kredi faiz orann daha fazla düürme ve kredi taynlamasn daha çok artrma yönünde olacaktr. Bu durum etkin banka denetimi ve düzenlemeleri olan ülkelerde gözlenmektedir 61. Öte yandan, 2001 yeniden yaplandrma program ile bankalarn kullandrdklar kredilerde risk younlamasn önlemek amacyla bir gruba kullandrlacak kredi limitleri belirlenmi ve risk grubu tanmlanmasnn gereklilii belirtilmitir ylndan sonraki dönem Türk bankaclk sektörünün hem kredi faaliyetlerine younlamas nedeniyle araclk ilevinin artt, hem de risk yönetiminin gelitii bir dönemdir. Ayrca, bankalarn iç denetim ve risk yönetim sistemlerine ilikin uymalar gereken esaslar, ilk defa Bankaclk (Eriim Tarihi: ). (Eriim Tarihi: ). Türkiye de bankaclk alanndaki yasal ve kurumsal düzenlemelerin deien koullara ve uluslar aras standartlardaki gelimelere uyumu konusunda 2001 yl öncesinde de önemli admlar atlmtr. Bu çerçevede, Haziran 1999 da yürürlüe giren 4389 sayl Bankalar Kanunu önemli bir dönüm noktasn ifade etmektedir. Bu kanun ile bankaclk sektörünün düzenleme, gözetim ve denetimi idari ve mali özerklie sahip Bankaclk Düzenleme ve Denetleme Kurulu na devredilmitir sayl yasa ve bu çerçevede yaplan dier düzenlemeler ile; bankalarn mali bünyelerinin güçlendirilmesi amacyla asgari sermaye miktar artrlm, banka kredileri için genel karlk ayrlmasna balanm, tahsilinde güçlük çekilen krediler için ayrlacak özel karlklarla ilgili düzenlemeler yaplmtr sayl yasa ile; bankalarn kullandrabilecekleri kredilere ilikin hükümler Avrupa Birlii direktiflerine uygun hale getirilmitir. Bkz. BDDK, a.g.m., s. 5. Binay ve Kunter, a.g.m., s. 5. Bkz., BDDK, a.g.m., s

131 Türkiye Bankalar Birlii Düzenleme ve Denetleme Kurumu nca 8 ubat 2001 tarihli Resmi Gazete de yaynlanarak yürürlüe giren Bankalarn ç Denetim ve Risk Yönetim Sistemleri Hakknda Yönetmelik ile belirlenmitir. Bu yönetmeliin 38/a maddesine göre bankalar tadklar tüm riskleri tespit edecek, ölçecek, kontrol edecek, yönetecek ve riskler için yeterli sermayeyi bulunduracak ekilde yönetim kurulunun ve üst düzey yönetimin izleme ilevini de içeren geni kapsaml bir risk yönetimi sistemi tesis ve idame ettirirler. Böylelikle, bankalar riskten kaçnan bir yapya kavuturulmulardr. Bu nedenle, 2002 ylndan itibaren Türk bankaclk sektörünün kredi davran analiz edilecektir. Türk bankaclk sektöründe kullandrlan krediler göz önüne alndnda en büyük pay ticari bankalara ait olduundan, sadece bu bankalar analize katlmtr. Analiz 2002: 1 ile 2010:10 dönemini kapsamaktadr. Çalmada aylk veriler kullanlm ve dolaysyla her bir deiken için toplam 106 gözlem dikkate alnmtr. Verilerin tümü TCMB Elektronik Veri Datm Sisteminden (EVDS) den alnmtr Deikenler (a) Krediler / Toplam Varlklar: Bankalarn toplam varlklar içerisinde verdikleri kredi orann temsilen kullanlan bir deikendir. Bankalarn riskli müterilerden kaçnma davran ile iletmelere kullandrlacak kredi miktar arasnda bir iliki vardr. Bankalar artan kredi riski karsnda kredilerden beklenen getirinin azalmas nedeniyle kredilerin varlklara orann azaltrlar. (b) Tasfiye Edilecek Krediler: Bankalarn sorunlu kredi miktarn, dolaysyla kredi riskini temsil eden deikendir. Faiz oranlarndan pozitif yönde etkilenmektedir. Yüksek faiz oranlar ters seçim ve ahlaki tehlike problemlerini artrr, bu ise kredi geri ödemelerini olumsuz etkiler. Bu deiken, bankalarn kredi kalitesini yanstr. (c) Net Faiz Marj: Net faiz marj, bankalarn risk alglaylarn yanstr. Kredi riskinin artt dönemlerde net faiz marj genilerken, azald dönemlerde bu marj daralr. Net faiz marjnn düük seviyelerde seyretmesi, kredi arzndaki skln azaldna iaret etmektedir. Net faiz marj ters seçim ve ahlaki tehlike problemlerinin derecesini etkilemektedir. Bankalar ters seçim etkisinden kaçnmak amacyla kredi faiz orann artrdklarnda kredi riski daha da artacaktr. Bu nedenle, marjn büyüklüü ile tasfiye edilecek krediler arasnda da bir iliki vardr. (d) Bankalararas Gecelik Faiz Oran: Para politikasn temsilen kullanlan deikendir. Para piyasas faiz oran kredinin elde edilebilirliini etkilemektedir. Daraltc bir para politikas nominal faiz oranlarn yükselterek, iletmelerin nakit akn azaltr ve iletme bilançolarnda bozulmalara yol açar. Bunun sonucunda ters seçim ve ahlaki tehlike etkileri artar. 114

132 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) Bankalararas gecelik faiz oran ile tasfiye edilecek krediler deikeni arasnda bilanço kanal etkisi ile ortaya çkan bir iliki vardr. (e) Menkul Kymetler/Toplam Varlklar: Bankalarn kredi vermek yerine kamu finansman salamak için menkul deerlere yönelmelerini temsilen kullanlan bir deikendir. Bankalrn aktif politikalarn temsil etmektedir. Kredi riskinin artt dönemlerde bankalar daha düük riskli varlklara kaynaklarn plase etmek isterler. Bu nedenle krediler, kredi riski ile menkul kymetler / toplam varlklar deikeni arasnda bir iliki vardr. (f) Üretici Fiyat Endeksi: Piyasa koullarn yanstan deikenlerden biridir. Enflasyon oran ters seçim ve ahlaki tehlike problemlerinin derecesini etkiler. Bu nedenle enflasyon oran ile banka kredileri arasnda bir iliki vardr. Ayrca enflasyon oranlarnn yükselmesi, net faiz marjn yükseltir. (g) Sanayi Üretim Endeksi: Reel sektörü temsilen kullanlan deikendir. Bankalarn verdikleri kredi miktar sanayi üretimini etkilenmektedir. Modelde kullanlacak deikenlere ait semboller aada yer almaktadr. Toplam Krediler / Varlklar Tasfiye Edilecek Krediler Net Faiz Marj Menkul Kymetler / Varlklar Bankalararas Gecelik Faiz Oran Üretici Fiyat Endeksi Sanayi Üretim Endeksi KRDVR TSF NFM MNKVR BGFO UFE SUE Bütün deikenleri ayn dinamik yapda göstermek için, modelde kullanlan tüm deikenlerin yüzde deiimleri alnmtr 63. Her bir deikene ait veriler için mevsimsel düzeltme yaplm ve serilerin sonlarna SA eklenmitir. Üretici fiyat endeksi, 2002: :12 dönemi 1987=100 endeks deerlerine göre, 2003: :10 dönemi 2003=100 endeks deiim deerine göre hesaplanmtr. Sanayi üretim endeksi ise, 1992=100 endeks deeri üzerinden :1-2004:12 dönemi 1997=100 endeksi deiim deerine göre, 2005: :10 dönemi 2005=100 endeks deiim deerine göre hesaplanmtr. Yaplan bütün testler ve tahminlerde Eviews 6.1 program kullanlmtr Bir serinin yüzdesi, ayn zamanda o serinin logaritmik farkna eittir SUE deikeni için 1992 temel yl seçilmesinin nedeni, 1987=100 endeks deerine yakn olduu içindir. 115

133 Türkiye Bankalar Birlii Birim Kök Testi Deikenler arasnda ekonometrik olarak anlaml ilikiler elde edilmesi için analizi yaplan serilerin güçlü bir trend tamamas gerekmektedir. Eer deikenlere ait zaman serilerinde trend bulunuyorsa, iliki gerçek olmaktan çok sahte regresyon eklinde ortaya çkmaktadr 65. Regresyonun gerçek veya sahte bir ilikiyi ifade edip etmedii, zaman serilerinin duraan olup olmamas ile yakndan ilikilidir. Zaman serilerinde duraan olmama durumu genelde zamanla deien ortalama, ve zamanla deien varyans olmak üzere iki ekilde ortaya çkmaktadr. Seri duraan deilse sabit bir ortalama yoktur 66. Dolaysyla, zaman serilerinin duraan olmas, zaman içinde varyansn ve ortalamann sabit olmas ve gecikmeli iki zaman periyodundaki deikenlerin kovaryansnn 67 zamana deil deikenler arasndaki gecikmeye bal olmasdr 68. Dier bir ifadeyle; Ortalama = E(Y t )= μ Varyans = var (Y t - μ ) 2 = 2 Kovaryans = k =E[(Y t - μ )(Y t-k - μ)] Eer bir zaman serisi duraansa, onun deerleri sabit ortalama etrafnda deiecektir. Dolaysyla duraan zaman serilerinde, serinin ortalamas zamanla deimemektedir. Ancak, gerçek dünyada trend, konjonktürel dalgalanmalar, mevsimsel dalgalanmalar arzi hareketler gibi faktörler zaman serilerinin duraan olmasn engellemektedir 69. Zaman serilerinin uygun bir model içine oturtulabilmesi için, bu serilerin duraan hale getirilmesi gerekmektedir 70. Çünkü zaman serisi analizleri için gelitirilmi olan olaslk teorileri sadece duraan zaman serileri için geçerlidir. Duraan olmayan zaman serileri için t, F, x 2 testlerine dayal geleneksel hipotez testi prosedürleri kukulu hale gelmektedir 71. Serilerin duraanlklar birim kök testleri yaplarak belirlenmektedir. Birim kökü olmayan ve dolaysyla duraan olan zaman serileri I(0) olarak ifade edilmektedir. Birim köke sahip olan deikenler ise, birinci farklarnn alnmas ile duraan hale getirilebilir. Orijinal bir serinin birinci fark duraan ise seriye birinci bütünleik seri denir ve I(1) ile gösterilir. Eer seriyi duraan yapmak için iki defa fark almak gerekirse I(2), d defa fark almak gerekirse Recep Tar, Ekonometri, stanbul: Alfa Yaynlar, 1999, s Bruce L. Bowerman and Richard T. O Connell, Forecasting and Time Series, Duxbury Press, North Scituate, 1979, p Kovaryans, iki deikenin ne kadar birlikte deitiklerinin bir ölçüsüdür. Eer iki deiken birbirinden bamsz ise kovaryanslar sfr olur. Damodar N. Gujarati, Basic Econometrics, Third Edition, New York: McGraw-Hill, 1995, pp Özer Serper, a.g.e., s. Aziz Kutlar, Ekonometrik Zaman Serileri, Ankara: Gazi Kitabevi, 2000, ss Gujarati, a.g.e., p

134 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) I(d) olarak yazlr. Böylece duraan olmayan bir seri, farklar alnarak duraan hale getirilir 72. Zaman serisi modellerinde birim kökün varlnn belirlenmesinde baz yöntemler kullanlmaktadr. Bu yöntemlerden biri Dickey-Fuller (DF) testidir 73. Bu test ile herhangi bir zaman serisinin tesadüfi yürüyü özellii gösterip göstermediine yönelik hipotez test edilir. DF testinde denklem; Y t = Y t-1 + t eklindedir. Bu eitlikte t ortalamas sfr, varyans deimeyen, ardk baml olmayan olaslkl hata terimidir. Bu hata terimi beyaz gürültü hata terimi (white noise) olarak anlmaktadr. Y t-1 in katsays 1 e eit ise birim kök sorunu yani duraan olmama durumu sözkonusu olmaktadr. katsaysnn 1 e eit olup olmad H 0 : =1 ve H 1 : <1 hipotezleri test edilerek aratrlmaktadr. nn 1 e eit olmas yani sfr hipotezinin kabulü, Y t nin birim kök içerdiini yani duraan dl temsil etmektedir. Alternatif hipotez olan H 1 : <1 hipotezinin kabulü ise Y t nin birim kök içermedii ve serinin duraan olduunu ifade etmektedir. DF testinde (tau) istatistii kullanlmaktadr. istatistiklerinin deerlendirilmesinde bilinen t testi yaplamaz. Çünkü hesaplanan t deeri büyük örneklerde bile t dalmna uymayacaktr. Bu nedenle istatistii MacKinnon kritik deerleri ile karlatrlr. Eer istatistii mutlak deer olarak ( ) MacKinnon kritik deerinden küçük ise, sfr hipotezi kabul edilir ve serinin duraan olmad sonucuna varlr. Eer istatistii mutlak deer olarak ( ) MacKinnon kritik deerinden büyük ise, sfr hipotezi reddedilir ve serinin duraan olduu sonucuna varlr 74. Dickey-Fuller in ortaya koyduu üç denklem türü bulunmaktadr. 75 Y t = Y t-1 + t (Sabitsiz trendsiz) Y t = 0 + Y t-1 + t Y t = t + Y t-1 + t (Sabitli trendsiz) (Sabitli Trendli) G. S. Maddala and Inn-Moo Kim, Unit Roots, Cointegration and Structural Changes, Cambridge: Cambridge University Press, 2002, p.18; Tar, a.g.e., s. 369; Gujarati, a.g.e., p Peter C. B. Phillips and Pierre Perron, Testing for a Unit Root in Time Series Regression, Biometrika, Volume 75, No: 2 (June 1988), p Tümay Ertek, Ekonometriye Giri, stanbul: Beta Yaynlar, 1996, s Walter Enders, Applied Economics Time Series, Second Edition, USA: John Wiley&Sons, 2004, p

135 Türkiye Bankalar Birlii Üç regresyonun birbirinden fark 0 ve t (trend) gibi deterministik elemanlar içermesidir. Eer, t ardk baml ise (hata terimleri arasnda otokorelasyon olmas) aadaki regresyon denklemleri kullanlmaktadr. Y t Y t Y t Y t 1 Y o k i1 t 1 Y k i1 t i Y t t i k 0 1 t Yt 1 Yt i t i1 t Yukardaki denklemlerde Y, duraanl belirlenmek istenen deikeni, fark parametresini,, ve katsaylar, t trend deikeni, gecikme uzunluunu t rassal hata terimini ifade etmektedir. Yukardaki modellere DF snamas uygulanrsa, buna Geniletilmi Dickey-Fuller (ADF) snamas ad verilmektedir 76. ADF testi, DF denklemine baml deikenin gecikmeli deerlerinin eklenmesi ile yaplmaktadr. Böylelikle modelde otokorelasyonun ortadan kaldrlmas mümkün hale gelmektedir 77. Bu durumda test edilecek hipotez, H 0 : =0 ve H 1 : =1 dir. ADF testine göre hesaplanan t istatistii mutlak deer olarak MacKinnon tablo kritik deerinden küçük olduunda sfr hipotezi reddedilemez. Bu bulgu, ilgili serinin birim kök tad yani duraan olmad anlamn tamaktadr. ADF testi birim kökün bulunmasnda oldukça önemli bir yere sahip olmasna ramen testin içerdii baz eksiklikler bulunmakta ve bu eksiklikler yardmc testlerle giderilmektedir 78. ADF testinin eksikliklerini gideren ve onu tamamlayan bir dier duraanlk testi Phillips-Perron (PP) testidir 79. ADF testi, hata terimlerinin istatistiksel olarak bamsz olduklarn ve sabit varyansa sahip olduklarn varsayar. Bu varsaymlar PP testinde dikkate Gujarati, a.g.e., p Gujarati, a.g.e., p Zaman serileri otoregresif (autoregressive-ar) ya da hareketli ortalama (moving average- MA) süreçler olabilir. DF testi denklemi zaman serilerinin AR özelliini dikkate alr. ARMA içeren veri seti içinde hareketli ortalama derecesinin bilinmemesi, AR sürecinin tam olarak bilinmemesi ve oluturulacak gecikme says problemi, sabit terim ve zaman trendinin regresyonda olup olmamasna karar verilmesi durumu, zaman serilerinde mevsimsellik etkisinin bulunmas, yapsal krlma, çoklu birim kök durumu, parçal duraanln bulunmas DF testine yöneltilen eletiriler arasnda yer almaktadr. Bir testin gücü, yanl olan hipotezi reddetme olasl ile ölçülmektedir. DF testleri birim kök ve yakn birim kökü ayrt etmede yetersiz kalmas nedeniyle gücü yüksek olmayan bir testtir. Bkz., Enders, a.g.e., pp Phillips and Perron, a.g.m., pp

136 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) alnmam, hata terimlerinin zayf bamll ve heterojen dalm kabul edilmitir 80. PP testinin basit bir AR(1) otoregresif süreçteki denklemi aadaki gibi yazlabilir; Y Y t t t 1 Y Y 0 o t t 1 Y T Y 1 t t 1 t PP testi için tahmin edilen denklemde ardk bamlln kontrol altna alnmas için Newey ve West (1987) in önerdii varyans-kovaryans matrisi kullanlr, yeni standart sapma ve istatistikleri elde edilir. PP testi sonucunda hesaplanan istatistiinin mutlak deeri, ADF testinde olduu gibi, MacKinnon tarafndan belirlenen tablo kritik deerinden büyükse serinin duraan olduu sonucuna varlr. Bu çalmada, zaman serisi analizleri için gelitirilmi olan olaslk teorilerinin sadece duraan zaman serileri için geçerli olmas nedeniyle öncelikle serilerin duraan olup olmadklar aratrlacaktr. Serilere ADF ve PP (Phillips-Perron) birim kök testleri uygulanm ve elde edilen sonuçlara Tablo 3.10 ve Tablo 3.11 de yer verilmitir. ADF testi sonuçlarna göre (Tablo 3.10), deikenlerin yüzde deiim deerleri için, % 1 anlamllk düzeyinde NFMSA ve UFESA deikenleri hariç sfr hipotezi red edilmemitir. Dier bir ifadeyle yüzde deiim deerleri göz önüne alndnda NFMSA ve UFESA deikenlerinin duraan, dier deikenlerin ise duraan olmad görülmütür. Tablo 3-10: Birim Kök Testi (ADF Testi) Seriler Sabitsiz Sabitli Sabitli-Trendli KRDVRSA -2.01(6) -3.25(6) -3.90(6) TSFSA -1.87(6) -1.87(6) -2.03(6) NFMSA a (1) a (1) a (0) MNKVRSA -1.91(6) -2.15(6) -2.14(6) BGFOSA -2.58(3) -3.03(3) -2.98(3) UFESA -2.37(5) a (0) a (0) SUESA -2.19(9) -2.74(8) -2.80(8) a, %1 anlamllk düzeyini, parantez içindeki saylar optimal gecikme uzunluunu göstermektedir. Maxlag (maksimum gecikme uzunluu) 12 alnmtr. Parantez içindeki deerler Modified AIC kriterine göre elde edilmi olan gecikme saysn göstermektedir. Test kritik deerleri MacKinnon (1996) tek yanl tablo deerleridir. 80 Enders, a.g.e., pp

137 Türkiye Bankalar Birlii Tablo 3.11 de yer alan PP birim kök sonuçlarna göre, deikenlerin yüzde deiim deerleri için, sfr hipotezi reddedilmi, alternatif hipotez kabul edilmitir. Yüzdesel deiim deerleri göz önüne alndnda deikenlerin tümü duraandr. Tablo 3-11: Birim Kök Testi (Phillips Peron Testi) Seriler Sabitsiz Sabitli Sabitli-Trendli KRDVRSA a (5) a (4) a (4) TSFSA a (6) a (6) a (6) NFMSA a (3) a (1) a (1) MNKVRSA a (6) a (6) a (6) BGFOSA a (5) a (5) a (5) UFESA a (5) a (4) a (2) SUESA a (3) a (2) a (3) a, %1 anlamllk düzeyini, parantez içindeki saylar optimal gecikme uzunluunu göstermektedir. Bant aral olarak Newey-West kullanlmtr. Test kritik deerleri MacKinnon (1996) tek yanl tablo deerleridir VAR Analizi ve Granger Nedensellik Testi Nedensellik testi, iki deiken arasndaki nedensel bir ilikinin varln test etmek amacyla kullanlmaktadr. Nedensellik testinde, deikenler arasnda nedensellik ilikisi varsa bu ilikinin yönü de belirlenmektedir. Ekonometrik bir çalmada modelde yer alan deikenler arasnda nedensel ilikinin yönü iktisat teorisinden elde edilen bilgiye göre belirlenmektedir. Nedenselliin yönünü belirlemek amacyla kullanlan Granger, Sims ve Haugh gibi farkl testler bulunmaktadr. Granger nedensellik testi uygulanabilirliindeki kolaylk nedeniyle sk kullanlmaktadr. VAR modelinde deikenler arasndaki karlkl ilikiler Granger nedensellik testi ile ortaya çkarlmaktadr 81. Granger nedensellik kavram, uygun gecikme uzunluuna sahip iki deikenli bir VAR modelidir. Ancak, Granger nedensellik testi için kurulan model, yapsal bir ekonometrik model deildir. Bu model gelecein tahminini deil nedensellik snamasnn gerçeklemesini amaçlamaktadr 82. Granger nedensellik testinde, bir deikenin dier bir deikene düzenli olarak etki edip etmedii test edilmektedir 83. Granger nedensellii Y nin öngörüsü, X in geçmi deerleri kullanldnda, X in geçmi deerlerinin kullanlmad duruma göre daha baarl ise X, Y nin Granger nedenidir eklinde tanmlanmtr. Bu ifadenin Ik, a.g.m., s Atilla Gökçe, MKB de Fiyat-Hacim lkikisi: Granger Nedensellik Testi, Gazi Üniversitesi..B.F. Dergisi, Cilt: 4, Say: 3, 2002, s. 45. Edwart E. Leamer, Vector Autoregression for Causal Inference, in Understanding Monetary Regimes (Ed.), A. M. Meltzer, 1985, p

138 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) doruluu Xt Yt olarak gösterilmektedir 84. Granger nedensellik analizinde, deikenlerin birbirlerini gecikmeli olarak etkiledikleri düünüldüünde, nedensellik ilikisi anlk olmamakta, neden ve sonuç arasnda daima zaman fark olmaktadr. Granger tarafndan iki deiken arasnda nedensellik ilikisi öyle bulunmaktadr 85. X ve Y deikenleri birbirlerini gecikmeli olarak etkilediinde Granger nedensellik snamas; k k X t iyt k j X tk 1 t i1 i1 (1) k k Yt iyt k j X tk 2t i1 i1 (2) Burada,, ve gecikme katsaylarn, k bütün deikenler için ortak gecikme derecesini ve ise modeldeki hata terimlerini göstermektedir. Regresyonda yer alan hata terimleri arasnda bir ilikinin olmad varsaylr. X ve Y arasnda Granger nedensellik analizi öyle yaplmaktadr: H 0 : i 0 dr ve H 1 : i 0 hipotezleri ile j 0 dr ve j 0 olmak üzere her iki regresyon için iki hipotez kurulmaktadr. H 0 hipotezi yokluk hipotezidir. Bu hipotezin snamas için F veya Ki-Kare istatistii kullanlmaktadr. Hesaplanan F deeri, belirli anlamllk düzeylerinde eik F deerini veya Ki-Kare deerini ayorsa H 0 hipotezi reddedilir ve H hipotezi kabul edilir. Bu durumda X deerlerinin regresyonda yeri vardr ve X, Y nin Granger nedenidir. Y deikeninin X in nedeni olup olmadn test etmek için ayn ilem tekrarlanr. Hipotez takmlarndan her ikisinde H 0 hipotezi reddedilmise deikenler arasnda çift yönlü iliki vardr. Hipotez takmlarndan her ikisi için H 0 hipotezi reddedilmemi ise deikenler arasnda Granger nedensellik ilikisi yoktur 86. Granger nedensellik tanmna göre; i) Eer 1 numaral denklemdeki gecikmeli Y nin tahmin katsaylar istatistiksel olarak sfrdan farklysa, yani i 0 ise ve 2 numaral denklemdeki gecikmeli X nin tahmin katsaylar istatistiksel olarak sfrdan Clive W. J. Granger, Investigating Causal Relations by Econometric Models and Crossspectral Methods, Econometrica, Volume 37, No: 3 (August 1969), pp Damodar N. Gujarati, Temel Ekonometri, (çev.), Ümit enesen, Gülay Günlük enesen, stanbul: Literatür Yaynclk, 1999, ss Erkan Içok, Zaman Serilerinde Nedensellik Çözümlemesi, Bursa: Uluda Üniversitesi Basmevi, 1994, s

139 Türkiye Bankalar Birlii i farkl deilse, dier bir ifadeyle 0 ise Y den X e doru tek yönlü bir nedensellik vardr. (Y X) ii) Eer 1 numaral denklemdeki gecikmeli Y nin tahmin katsaylar istatistiksel olarak sfrdan farkl deilse, yani i 0 ve 2 numaral denklemdeki gecikmeli X in tahmin katsaylar istatistiksel olarak sfrdan farkl ise, yani i 0 ise X den Y ye doru tek yönlü nedensellik vardr. (X Y) iii) X ve Y nin katsaylar istatistiksel olarak sfrdan farklysa ve katsaylar anlaml ise çift yönlü nedensellik ilikisi vardr. (X Y) iv) X ve Y katsaylar istatistiksel olarak anlaml deilse iki deiken arasnda nedensellik ilikisi yoktur. (X ve Y birbirinden bamszdr.) Granger nedensellik testi, VAR modelindeki gecikme uzunluuna çok duyarldr. Bu nedenle, Granger nedensellik testi uygulanmadan önce, VAR modelindeki deikenlerin uygun gecikme uzunluklarnn belirlenmesi gerekmektedir. Gecikme uzunluunun belirlenmesi için Akaike Information Criterion (AIC), Schwartz (SC), Final Prediction Error (FPE) ve Likelihood Ratio (LR) gibi bilgi kriterleri kullanlmaktadr. Bu kriterleri minimum yapan gecikme uzunluu optimal olarak kabul edilmektedir. Çalmada, duraanlk testinden sonra deikenler arasndaki karlkl ilikiler VAR analizi temelinde maksimum gecikme 5 alnmtr 87. Gecikme uzunluunun belirlenmesinde sadece LR, FPE, AIC ve SC kriterlerinden yararlanlmtr. LR, FPE, AIC kriterlerinin 3 gecikme için minimum deer verdii görülmektedir. Bu nedenle uygun gecikme says 3 olarak tespit edilmitir. (Tablo 3.12) Tablo 3-12: Optimal Gecikme Uzunluu Gecikme LR FPE AIC SC 0 NA 2.24e * e e * 6.19e-20* * e e gecikmede optimal gecikme elde edildiinden, maksimum gecikme 5 olarak alnmtr. 122

140 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) Yüzde deimelerin alnd deikenlerin deerlerinden hareketle, 3 gecikme için deikenler arasnda nedensellik olup olmad, yaplan 2 test sonuçlarna göre belirlenmitir. Nedensellik testi sonuçlar ekil 3.1 ile gösterilmitir. Buna göre, tüm deikenler arasnda dorudan ve dolayl bir iliki sözkonusudur. Bu ilikilerden hareketle yaplacak temel tespitler unlardr; i) Bankalararas gecelik faiz oran ile tasfiye edilecek krediler arasnda karlkl bir nedensellik ilikisi vardr. ii) Net faiz marjndan tasfiye edilecek kredilere doru tek tarafl bir nedensellik vardr. iii) Tasfiye edilecek kredilerden, krediler oranna dorudan bir nedensellik ilikisi bulunmamaktadr. Ancak, asimetrik bilgi problemlerinin derecesini etkileyen fiyat endeksi üzerinden bir iliki sözkonusudur. iv) Bankalararas gecelik faiz oranndan banka kredi oranna dorudan bir nedensellik ilikisi yoktur. Bu iki deiken arasnda kredi riski deikeni üzerinden kurulan bir iliki görülmektedir. v) Enflasyon oranlar ile banka kredi oran arasnda iki tarafl bir nedensellik ilikisi vardr. vi) Hem kredi oranndan hem de tasfiye edilecek kredilerden menkul kymet oranna doru bir nedensellik bulunmaktadr. vii) Banka kredilerinden sanayi üretimine doru bir nedensellik ilikisi vardr. ekil 3-1: Deikenler Arasndaki Nedensellik likileri 123

141 Türkiye Bankalar Birlii Etki-Tepki Fonksiyonlar ve Varyans Ayrtrmas VAR modelinde yer alan deikenler arasndaki dinamik ilikiler etkitepki fonksiyonu ve varyans ayrtrmas araclyla izlenmektedir. Etki tepki fonksiyonlar, modeldeki deikenden birine bir standart sapmalk ok uygulandnda dier deikenlerin bu oka verdii tepkiyi göstermektedir. Varyans ayrtrmas ise, her bir deikenin öngörü hata varyansnn hangi oranlarda dier deikenlerin bileenlerine balanabilecei hakknda bilgi vermektedir. Bu çalmann amacn oluturan asimetrik bilginin banka kredileri ve bankalarn kredi davran üzerinde yaratt etki ve bu etkinin reel sektöre yansmas hakknda daha fazla bilgi sahibi olmak amacyla VAR modelinden elde edilen etki tepki fonksiyonlar ve varyans ayrtrmasndan yararlanlacaktr. Bu çalmada, etki tepki fonksiyonlar bir deikenin dier deiken üzerindeki etkisini göstermektedir. Etki tepki fonksiyonlar, bankalarn sorunlu kredilerinin yani kredi riskinin hangi unsurlardan etkilendiini, banka kredilerinin kredi riski karsndaki tepkisi ve reel sektör üretiminin banka kredilerine tepkisinin test edilmesinde yardmc olacaktr. Bu kapsamda, öncelikle bankalararas gecelik faiz oran ve kredi faiz oranndaki deimelerde meydana gelecek bir ok karsnda, banka bilançolarnda yer alan tasfiye edilecek kredilerin gösterdii tepki, banka kredilerinin tasfiye kredilerdeki deiime verdii tepki, ve sanayi üretim endeksinin banka kredilerine tepkisi deerlendirilerek elde edilen sonuçlarn, çalmann hipotezleriyle ne ölçüde örtütüü analiz edilecektir. Grafik 3.1 de VAR modeline ilikin etki-tepki fonksiyonlar görülmektedir. Grafiklerin her biri gelecek on aylk dönem boyunca, modeldeki bir deikene uygulanan bir standart sapmalk pozitif ok karsnda dier deikenlerde meydana gelen deimeleri göstermektedir. Kesikli olmayan koyu renk çizgiler, bir deikende meydana gelen bir deime ya da oka, dier deikenin verdii tepkiyi göstermektedir. Kesikli çizgiler ise etki ve tepki fonksiyonlar etrafnda %90 güven araln göstermektedir. Grafikte yer alan dikey eksen, ilgili deikenin tepkisini ölçerken, yatay eksen etki gerçekletikten sonra geçen zaman süresini göstermektedir. 124

142 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) Grafik 3-1: Deikenlerin Etki-Tepki Fonksiyonlar Response to Cholesky One S.D. Innovations ± 2 S.E. Response of TSFSA to BGFOSA Response of TSFSA to NFMSA Response of KRDVRSA to TSFSA.08 Response of SUESA to KRDVRSA Etki tepki fonksiyonlar ile ilgili ekillerden ilk olarak banka bilançolarnda yer alan tasfiye edilecek kredilerin, bankalararas gecelik faiz oranna verdii tepkiye baklacaktr. Grafik 3.2 de görüldüü üzere, bankalararas gecelik faiz orannda meydana gelen pozitif bir ok (art), tasfiye edilecek kredilerde bir art (pozitif tepki) meydana getirmektedir. Bu artn etkisi ikinci ve üçüncü dönemde maksimuma ulamakta daha sonra ise etki giderek azalmaktadr. 125

143 Türkiye Bankalar Birlii.08 Grafik 3-2: TSF nin BGFO ya tepkisi Grafik 3-3: TSF nin NFM ye Tepkisi Tasfiye edilen kredilerin, net faiz marjna tepkisi ise grafik 3.3 de yer almaktadr. Net faiz marjnda meydana gelen bir ok karsnda tasfiye edilen krediler ikinci döneme kadar negatif bir tepki vermektedir Net faiz marjndaki bir oka tasfiye kredilerin gösterdii bu negatif tepki balangçta açk ve kesin olmutur. Ancak, ikinci aydan sonra tepkinin yönü belirsizlemektedir. Net faiz marjnn zaman zaman negatif deerler almas, 126

144 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) tasfiye krediler açsndan ters yönde bir tepkinin ortaya çkmasna neden olmutur. kinci bölümde de ifade edildii gibi, bankalar risk nötr deilde riskten kaçnan bir yapda ise, kredi riskindeki art karsnda bankalar verecekleri kredi miktarn azaltacaklardr. Kredi riski azaldnda ise bankalar kredi verme eilimini artracaklardr. Bu balamda, tasfiye kredilerde meydana gelen bir ok karsnda banka kredilerinin tepkisine baklacaktr. Grafik 3.4 de görüldüü gibi, tasfiye kredilerde meydana gelen bir ok (etki) karsnda, banka kredilerinin tepkisine bakldnda, ikinci döneme kadar negatif bir tepki sözkonusudur. kinci dönemden sonra ise tepkinin belirsiz olduu söylenebilir. Negatif tepkinin ikinci döneme kadar devam etmesi kredilerin sorunlu kredilerde meydana gelen bir ok karsnda verdii tepkinin geçici olduunu göstermektedir. Ancak, bu bulgu bankalarn ksa dönemde de olsa sorunlu kredilerdeki art karsnda kredi miktarn azalttklar görüüne destek verir niteliktedir..020 Grafik 3-4: KRDVR nin TSF ye Tepkisi Bankalarn plase edecekleri kredi miktar banka kredilerine baml olan iletmelerin yatrm kararlarn, dolaysyla üretimlerini etkileyecektir. Bu çalmada reel ekonomiyi temsilen sanayi üretim endeksi seçilmitir. Grafik 3.5 de izlenecei üzere, banka kredilerinde meydan gelen bir ok (etki) karsnda, sanayi üretim endeksinin tepkisine bakldnda, üçüncü döneme kadar pozitif bir tepki vermekte daha sonra tepki belirsizlemektedir. 127

145 Türkiye Bankalar Birlii.06 Grafik 3-5: SUE nin KRDVR ye Tepkisi Varyans Ayrtrmas Etki tepki analizi, modelde yer alan herhangi bir deikene uygulanan okun belirli bir zaman süresi boyunca dier deikenler üzerindeki etkilerini ölçerken, varyans ayrtrmas belirli bir dönem boyunca deikenlerdeki deiimlerin ne kadarnn kendinden, ne kadarnn dier deikenlerden kaynaklandn yüzde olarak ifade etme kolayl salamaktadr. Varyans ayrtrmas, modeldeki deikenlere uygulanan oklarn göreceli önemi hakknda bilgi vermektedir. Tasfiye edilen krediler deikeninin varyans ayrtrmas sonuçlar Tablo 3.13 de yer almaktadr. Buna göre varyansn temel kayna, ilgili deikenin kendi okundan kaynaklanmaktadr. Örnein, üçüncü ayda tasfiye edilen kredilerdeki deiimin yaklak % i kendinden kaynaklanrken, % i bankalararas gecelik faiz oranndan kaynaklanmaktadr; onuncu ayda ise bankalararas gecelik faiz orannn etkisi % dür. Tasfiye edilecek kredi orann etkileyen ikinci deiken net faiz marjdr. Üçüncü ayda tasfiye edilen kredilerdeki deiimin yaklak % 4.3 ü net faiz marjndan kaynaklanmtr. Ancak, net faiz marjnn tasfiye edilecek krediler üzerindeki etkisi, bankalararas gecelik faiz oran kadar yüksek deildir. 128

146 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) Tablo 3-13: Tasfiye Edilen Krediler Deikeninin Varyans Ayrtrmas Öngörü Dönemi KRDVRSA MNKVRSA TSFSA NFMSA BGFOSA SUESA UFESA Genel bir deerlendirme yapldnda, kendinden kaynaklanan oklar dikkate alnmadnda geri ödenmeyen krediler büyüklüünü etkileyen en önemli deikenin bankalararas gecelik faiz oranlar olduu görülmektedir. Dier bir ifadeyle daraltc bir para politikas oku, yarataca ters seçim ve ahlaki tehlike problemlerindeki art nedeniyle geri ödenmeyecek kredi büyüklüünü etkilemektedir. Tasfiye edilecek kredi orann etkileyen ikinci deiken, net faiz marjdr. Ancak, net faiz marjnn tasfiye edilecek krediler üzerindeki etkisi, bankalararas gecelik faiz oran kadar yüksek deildir. Dolaysyla, bankalarn sorunlu krediler büyüklüünün, bankalarn belirledii kredi faiz oranndan ziyade para piyasas faiz oranlarndan etkilendiini söylemek mümkündür. Tablo 3.14 de ise banka kredileri deikeninin varyans ayrtrmas sonuçlar yer almaktadr. Bulgular banka kredilerinde ortaya çkan deimelerin büyük ölçüde kendinden kaynaklandn göstermektedir. Örnein onuncu ayda kredi miktarndaki deimelerin yaklak % 75.9 u kendinden, % 24.1 ü ise dier deikenlerden kaynaklanmtr. Onuncu ayda kredilerin banka varlklarna oranndaki deimelerde fiyatlar yaklak % 5.5, bankalararas gecelik faiz oran % 4.5, tasfiye edilen krediler % 4, net faiz marj % 3.5 belirleyici olmutur. Bu çalmada asimetrik bilgi sorunlarnn derecesini etkileyen deikenlerden biri olarak ele alnan fiyat endeksinin, banka kredilerindeki deiimi açklama gücünün dier deikenlere göre daha yüksek olduu görülmektedir. Bankalarn fonlarnn ne kadarlk ksmn kredilere plase edecekleri para politikas uygulamalarndan, sorunlu krediler miktarndan ve bankalarn risk alglayndan belirli düzeyde etkilenmektedir. 129

147 Türkiye Bankalar Birlii Tablo 3-14: Kredi Deikeninin Varyans Ayrtrmas Öngörü Dönemi KRDVRSA MNKVRSA TSFSA NFMSA BGFOSA SUESA UFESA Tablo 3.15 de ise menkul kymetler deikeninin varyans ayrtrmas sonuçlar yer almaktadr. Bankalarn varlklar içerinde menkul kymet oranndaki deiimi etkileyen en önemli deikenlerin krediler, tasfiye edilen krediler ve gecelik faiz oranlar olduu görülmektedir. Beinci ayda menkul kymetlerde meydana gelen deiimin yaklak % ü kendinden, % snn kredilerden, % 8.03 ünün tasfiye edilen kredilerden ve % 7.5 inin merkez bankasnn uygulad para politikasndan kaynakland görülmektedir. Buna göre; bankalarn fonlarnn ne kadarlk ksmn menkul kymetlere plase edeceini belirleyen en önemli deikenler bankalarn arz edecei kredi miktar, bankalarn sorunlu kredi miktar ve para piyasas faiz orandr. Tablo 3-15: Menkul Kymetler Deikeninin Varyans Ayrtrmas Öngörü Dönemi KRDVRSA MNKVRSA TSFSA NFMSA BGFOSA SUESA UFESA

148 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) Sanayi üretimine ait varyans ayrtrmasnn sonuçlar ise Tablo 3.16 da yer almaktadr. Dier deikenlerde olduu gibi sanayi üretim endeksi deikeninde de varyansn temel kayna kendisinden kaynaklanan oklardr. Örnein 6. ayda sanayi üretimindeki deiimin yaklak % 87.5 i kendinden, % 12.5 i dier deikenlerden kaynaklanmtr. Dier deikenler içerisinde banka kredileri yaklak % 5.2 lik bir etkiye sahiptir. Tablo 3-16: Sanayi Üretim Endeksi Deikeninin Varyans Ayrtrmas Öngörü Dönemi KRDVRSA MNKVRSA TSFSA NFMSA BGFOSA SUESA UFESA Birinci aydan onuncu aya kadar olan dönemde kredi deikeninin sanayi üretimindeki deimeyi açklamada dier deikenlere göre daha etkili olduu görülmektedir. Genel olarak bir deerlendirme yapldnda, sanayi üretim endeksinin kendinden kaynaklanan deimelerin dikkate alnmamas halinde, reel sektör üretimdeki deimelerin belirlenmesinde banka kredilerinin önemli olduu ve bu nedenle bankalarn kredi verme kararlarndaki deiikliklerin reel sektör üretimini etkileyebilecei sonucu ortaya çkmaktadr. 131

149

150 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) Sonuç ve Deerlendirmeler Finansal iktisat teorisinde önemli tartmalardan biri, asimetrik bilgi problemlerinin finansal piyasalarn ileyii üzerinde yaratt etki ile ilgilidir. Kredi piyasalarnda asimetrik bilgi problemini banka davran açsndan inceleyen çalmalardan bir ksm, bankalarn kredi talebinde bulunanlar risklilik açsndan elemek amacyla teminat ve faiz oran yöntemlerini kullanarak rekabet etmeleri durumunda taynlamann olmayacan, dolaysyla kredi arz ve talep eitliinin saland noktada dengenin oluacan iddia etmektedir. Oysa yaplan ampirik çalmalar, asimetrik bilgi problemlerinin hem finansal kurumlar ve kredi sözlemelerini ekillendirdii hem de para politikasnn ekonomiye aktarm kanallarndan biri olan kredi kanal yoluyla önemli makro ekonomik sonuçlar dourduunu ortaya koymaktadr. Kredi piyasalarnda bilgi önem kazanan bir konudur. Walrasyan Arrow- Debrue modelinde tam bilgi varsaym yapld için bilgi maliyetleri yoktur. Dolaysyla tam bilginin olduu piyasalarda kredilerin elde edilmesinde herhangi bir sorun olmayacak ve finansal araclara da gerek kalmayacaktr. Gerçekte ise kredi piyasalarnda tam bilgi deil, eksik bilgi sözkonusudur. Kredi alanlar, projelerinin risklilii ve getirisi hakknda kredi veren tarafa göre daha fazla bilgi sahibidir. Asimetrik bilgi teorilerinde, bilgi eitsizliinin ters seçim ve ahlaki tehlike problemlerine yol açaca ve bunun da kredi riskini artrarak bankalarn kredi verme kararlarn etkileyecei iddia edilmektedir. Ters seçim ve ahlaki tehlike problemlerinin derecesini etkileyen en önemli unsur asimetrik bilgi teorilerinde faiz oranlar gösterilmektedir. Çünkü, yüksek faiz oranlar kredi havuzunda daha riskli kredi bavurularnn saysn artrrken, kredi alanlarn aldklar krediyi daha riskli ilerde kullanmasna yol açmaktadr. Bu nedenle asimetrik bilgi teorilerinde, kredi riski ile kredi faiz oranlar arasnda dorudan bir iliki olduu varsaylmaktadr. Hem bankalarn belirledikleri kredi faiz oran, hem de para politikas uygulamalar sonucu belirlenen ksa vadeli nominal faiz oran asimetrik bilgi problemlerinin derecesini etkilemektedir. Kredi faiz oran para piyasas faiz oranndan büyük ölçüde etkilenir. Ancak, bazen kredi faizleri para piyasas faiz oranna uyum salamada hazine bonosu faiz oran ve mevduat faiz oran kadar esnek olmayabilir. Bankalar mevduat faizinin çok üzerinde bir kredi faiz oran belirleyip, bu faiz oranndan snrl sayda kredi verebilirler. Bu durumda kredi faiz oran ile mevduat faiz arasndaki fark (net faiz marj) açlacaktr. Bankalarn kredi risk alglaylarnn, faiz politikalarna yansmasn net faiz marjnda görmek mümkündür. Bankalarn risk nötr yerine, riskten kaçnan bir yapda olmalar durumunda net faiz marj geniler. Net faiz marjnn düük seviyelerde seyretmesi ise, kredi arzndaki skln 133

151 Türkiye Bankalar Birlii azaldna iaret etmektedir. Dier taraftan, eer bankalar riskten kaçnan bir yap sergiliyorlarsa, kredi riski banka fonlarnn krediler ve menkul kymetler arasndaki dalmn etkileyecektir. Bankalarn kredi verme davran para politikas uygulamalarndan ayr düünülemez. Asimetrik bilgi teorilerinde de, para politikas uygulamalarnn kredi taynlamasna neden olduu ve kredilerin elde edilebilirliini etkiledii belirtilmektedir. Bu etkiler parasal aktarm kanallarndan biri olan kredi kanal araclyla kurulmaktadr. Kredi kanal bankalarn kredi verme stratejileri ile dorudan balantldr; kredi kanalnda para politikas toplam talebi kredi koullarn deitirerek etkilemektedir. Kredi kanalnn önemi para politikasnn, banka kredilerine daha fazla baml olan küçük iletmelerin harcamalarn, bono ve tahvil piyasasndan dorudan borçlanma imkanna sahip olan büyük iletmelerden daha fazla etkilemesinden kaynaklanr. Kredi kanal, banka kredi kanal ve bilanço kanal olmak üzere iki koldan ilemektedir. Banka kredi kanal, kredinin elde edilebilirlii etkiler. Örnein geniletici bir para politikas faiz oranlarn düürür ve daha az riske açk kredi alclarnn says artar, bankalar kredi vermeye daha istekli olurlar. Oysa daraltc bir para politikas faiz oranlarn yükseltir ve bankalar verdikleri kredi miktarn snrlandrrlar. Bilanço kanalnda ise para politikas uygulamasnn iletmelerin net deeri üzerinde yaratt etki ele alnmaktadr. letmelerin net deeri, iletmelerin kredi maliyetini etkileyen önemli bir unsurdur. Net deeri yüksek olan bir iletmenin kredi bavurusunda bulunurken daha fazla teminat gösterme imkan olduu için, uygun koullarda kredi almas daha kolaylaacaktr. Oysa, net deeri düük iletmeler bankalar açsndan riski yüksek olan iletmeler olarak deerlendirilirler. Net deeri düük olan iletmelerin ters seçim ve ahlaki tehlikeden kaynaklanan sorunlar daha fazla olaca için, bankalar bu tür iletmelere kredi vermek istemeyebilirler. Bilanço kanal, iletmelerin net deerinin yansra nakit akn azaltt için de banka kredilerini etkilemektedir. Daraltc bir para politikas nominal faiz orann yükselttii için, faiz yükümlülüü artan bir iletmenin nakit ak ve dolaysyla likiditesi azalacaktr. Bu durum ters seçim ve ahlaki tehlike problemlerini artrr ve banka kredileri ile ekonomik faaliyetleri olumsuz yönde etkiler. Kredi piyasalarnda bilgi, piyasa koullarna bal olarak deimektedir. Asimetrik bilgi ekonomik faaliyetlerin artt zamanlarda düük, ekonomik faaliyetlerin darald zamanlarda yüksektir. Ekonomik faaliyetlerin artt zamanlarda riskli projelerin baarl olma ihtimali artar ve faiz oranlar da düer. Oysa, ekonomik faaliyetlerin darald zamanlarda riskli bir projenin baarl olma ihtimali azalr ve bankalar daha yüksek kredi faizi uygularlar. 134

152 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) Bu nedenle bankalar ekonominin konjonktür evrelerine göre kredi verme standartlarn deitirmektedirler. Türk bankaclk sektöründe asimetrik bilginin öneminin belirlenmesi için yaplan bu çalmann hipotezleri unlardr: i) Faiz oranlar ters seçim ve ahlaki tehlike problemlerinin derecesini etkiler, ii) Banka kredileri para politikas uygulamalarndan etkilenir, iii) Banka kredileri reel sektör üretimini etkiler. Faiz oranlarnn ters seçim ve ahlaki tehlike problemlerinin derecesini etkileyip etkilemedii Türk bankaclk sektörü açsndan analiz edildiinde, genel olarak faiz oranlarnn yüksek olduu dönemlerde banka bilançolarnda sorunlu krediler orannn artt, faiz oranlarnn düük seyrettii dönemlerde sorunlu krediler orannn dütüü tespit edilmitir ylnda Bankaclk Sektörünü Yeniden Yaplandrma Program ile hem kamu bankalar hem de özel sektör bankalar risk yönetimini giderek güçlendirmilerdir. Nitekim, 2002 ylnda gecelik faiz oran % 44, kredi faiz oran % 50, sorunlu kredilerin toplam krediler içindeki oran % 6.6 iken, 2010 ylnda bu oranlar srasyla % 1.5, % 12.3 ve % 0.6 dr. Ayrca, 2002 ylnda bankalarn plase ettikleri kredi oran % 26.5 iken, 2010 ylnda bu oran % 52.1 olarak gerçeklemitir. Sonuç olarak, faiz oranlarnn yüksek, dolaysyla enflasyon oranlarnn da yüksek olduu dönemlerde sorunlu krediler oran daha yüksek ve bankalarn varlklar içerisinde kredilere ayrd pay daha düük iken; faiz oranlarnn dütüü dönemlerde sorunlu krediler oran azalm ve bankalarn verdikleri kredi miktar artmtr. Faiz oranlar ve dolaysyla enflasyon oranlar ters seçim ve ahlaki tehlike problemlerinin derecesini etkilemektedir. Kredi alclarna uygulanan faiz oranlar ekonomik konjonktür yapsndaki deiikliklerle geni ölçüde tutarldr. Çalmann ikinci hipotezi için de iktisadi ön analiz yaplmtr. Para politikas uygulamalarnn banka kredilerini etkileyebilmesi belirli koullarn gerçeklemesine baldr. Bu koullardan biri, bankalarn finansal sistem içerisindeki paynn yüksek olmasdr. Bu balamda, Türkiye açsndan bir deerlendirme yapldnda, banka aktiflerinin finansal sektörün toplam aktifler içindeki paynn % 80.4 olduu, hatta banka d mali kurulularn önemli bir ksmnn bankalarn itirakleri olduu dikkate alndnda bankalarn finansal sistem içerisindeki paynn çok daha yüksek olduu görülmütür. Mevduat bankalarnn bankaclk sektörü içindeki arlnn 2009 yl itibariyle % 90.5 düzeyinde olmas merkez bankasnn uygulad 135

153 Türkiye Bankalar Birlii para politikasnn kredi kanalyla yarataca etkinin daha fazla olacan göstermektedir. Banka kredi arznn, para politikas uygulamalarndan etkilenebilmesi için gerekli olan dier bir koul, banka bilançolarnda varlk kalemini oluturan krediler ile menkul kymet stoku arasnda tam ikame olmamasdr. Aksi takdirde, merkez bankasnn banka rezervlerini azaltacak para politikasnn etkileri ortaya çkmayacak ve bankalar portföylerindeki menkul kymetleri satarak kredi arzn daraltmayacaktr. Türk bankaclk sektörü için bu koulun geçerlilii analiz edildiinde, kredi riskinin artt yani sorunlu kredi miktarnn artt dönemlerde bankalarn bilançolarnda krediler/varlklar orannn azald, menkul kymetler/varlklar orannn artt tespit edilmitir. Kredi riskinin azald dönemlerde ise bankalarn kredi verme eilimini artrdklar, buna karlk menkul kymet stokunu azalttklar gözlenmitir. Bu durum, ayn zamanda Türk bankaclk sektöründe, bankalarn krediler ve menkul kymetler arasnda yapt portföy tercihinin, bankann likidite ihtiyacnn yan sra kredi riski tarafndan belirlendiini göstermektedir. Çalmann üçüncü hipotezi olan, banka kredilerinin reel sektör üretimini etkileyip etkilememesi, iletmelerin banka kredilerine baml olma kouluna baldr. Bu ise iletmelerin finansmannda banka kredisi ile finansman bonosu arasnda tam ikame olmamasn gerektirmektedir. Bu durum en çok küçük ölçekli iletmeler için geçerli olmaktadr. Çünkü asimetrik bilgi sorunlarnn skntsna en fazla küçük ölçekli iletmeler maruz kalmaktadr. Bu iletmelerin bilanço yaplarnn güçlü olmamas ve net deerlerinin yüksek olmamas bankalarn küçük iletmelere kredi verme istekliliini azaltmaktadr. Türkiye de reel sektörde faaliyet gösteren iletmelerin büyük çounluunun küçük iletmelerden olutuu tesbit edilmitir. Bu tesbit bankalarn kredi davrannn reel sektör üzerinde bir etki yaratp yaratmayaca noktasnda önemlidir. Bu nedenle üçüncü hipotez çerçevesinde, Türkiye de iletmelerin banka kredisine baml olup olmadklar ve alternatif finansman olanaklarna ne ölçüde sahip olduklar deerlendirilmi ve veriler kapsamnda u sonuçlara ulalmtr: Türkiye de küçük iletme says yüksektir. Güçlü olmayan bilanço yaplar dolaysyla riskli alglanan küçük iletmeler menkul kymet ihraç ederek piyasalardan fon salayamamaktadrlar. 500 kiinin üzerinde istihdamda bulunan iletmeler büyük ölçekli kabul edildiinde, iletmelerin % 92 si küçük ve orta büyüklüktedir. Türkiye de özel sektörün iletme dndan salad finansman kaynaklarna bakldnda, menkul kymet ihrac ile salanan fonlarn toplam fon miktar içerisindeki paynn % 18, banka kredileri paynn ise % 82 olduu görülmektedir. Sermaye piyasalarnda menkul kymet stoklarnn % 82 lik paynn kamu sektörüne ait olmas, Türkiye de iletmelerin banka kredilerine baml hale geldiklerinin önemli bir göstergesidir. 136

154 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) Çalmann hipotezleri çerçevesinde yaplan iktisadi ön analizden, banka kredileri üzerinde asimetrik bilginin etki yaratmas ve bunun reel sektöre yansmas için gerekli olan koullarn Türk bankaclk sektörü açsndan önemli ölçüde geçerli olduu sonucu ortaya çkmaktadr. Ancak, asimetrik bilgi nda bankalarn kredi davran ve bunun ekonomik faaliyetlere yansmasyla ilgili daha doru bir deerlendirme yapabilmek için ekonometrik bir analiz yaplmas gerekmektedir. Bu çerçevede, çalmada VAR modeli kullanlarak asimetrik bilgi problemlerinin temel kayna olarak görülen ve para politikas ile ekonomik konjonktüre göre ekillenen faiz oranlarnn bankalarn sorunlu kredi miktarn etkileyip etkilemedii ve artan asimetrik bilgi problemlerinin bankalarn, bilgisel saydamln zayf olduu iletmelere kredi verme kararlarna yansyp yansmad incelenmektedir. Bankalarda asimetrik bilgi problemlerinin etkileri konusunda yaplan ve bu konunun teorik altyapsn oluturan en önemli çalmalar Jaffee ve Russell (1976), Stiglitz ve Weiss (1981, 1992) a ait çalmalardr. Sözkonusu çalmalarn ortak özellii, faiz oranlarndaki yükselmenin ters seçim ve ahlaki tehlike problemlerini artraca ve bankalarn bunun etkilerinden kaçnmak için riski yüksek olan iletmelerin kredilerini taynlayacaklar tezine dayanmasdr. Bankalarn kredi verme davran üzerine asimetrik bilginin etkilerini ve bunun reel sektördeki yansmalarn Türkiye açsndan analiz etmeyi amaçlayan bu çalmada, Stiglitz ve Weiss (1992) in teorik modeli esas alnmtr. Bu modelin özellikleri unlardr: Bankalarn ters seçim ve ahlaki tehlike etkilerinden kaçnmak amacyla faiz orann artrmalar kredi riskini daha fazla artrr. Bankalarn bir krediden bekledii getiri, kredi faiz oranlarnn artan bir fonksiyonu deil, kredi riskliliinin azalan bir fonksiyonudur. Bu nedenle bankalar yüksek riskli kredi müterilerine kredi vermek yerine krediyi taynlarlarlar. Taynlama her risk snfndaki kredi alclar için geçerli olabilir. Bir kredi müterisine uygulanacak faiz oran ekonomik konjonktür yapsndaki deiikliklerle geni ölçüde tutarldr. Kredi taynlamas para politikas uygulamalarna bal olarak da ortaya çkar. Para politikas kredinin elde edilebilirliini etkiler. Kredinin elde edilebilirliine en fazla bilgisel asimetrinin olduu küçük iletmeler maruz kalrlar. Böylelikle banka kredileri ekonominin reel üretim düzeyinde önemli sonuçlar yaratr. Stiglitz-Weiss modelinden ortaya çkan temel deikenler unlardr; para politikas deikeni, kredi fiyatlama deikeni, riskli krediler, krediler ve reel sektör deikenleri. Çalmada, kredi riski, faiz oranlar, banka kredileri ve reel sektör üretimi arasndaki ilikileri ampirik olarak analiz etmek amacyla temsili deikenler belirlenmitir. Bu çerçevede, banka kredilerini temsilen krediler/toplam varlklar (KRDVR), sorunlu kredileri ve dolaysyla kredi riskini temsilen tasfiye edilecek krediler (TSF), bankalarn kredi faiz politikalarn ve risk alglaylarn temsilen net faiz marj (NFM), para politikasn temsilen gecelik faiz oran (BGFO), bankalarn kredi vermek yerine alternatif bir varlk kalemi 137

155 Türkiye Bankalar Birlii olan menkul kymetlere yönelmesini temsilen menkul kymetler/toplam varlklar (MNKVR), bankalarn kredi miktarn deitirmeleri karsnda reel sektör üretiminin etkilenip etkilenmediini temsilen sanayi üretim endeksi (SUE) ve asimetrik bilgi problemlerinin derecesini etkiledii düünülen enflasyonu temsilen üretici fiyat endeksi (UFE) seçilmitir. Böylelikle, Stiglitz- Weiss modelinden ortaya çkan deikenlere menkul kymetler ve fiyat endeksi olmak üzere iki deiken daha ilave edilmitir. VAR modelinin kullanld bu çalmada, veriler için 2002:1-2010:10 dönemi esas alnmtr. Ekonometrik analiz için seçilen veri döneminin gerekçelerini unlar oluturmaktadr. Makroekonomideki istikrar ve finansal kesimin yeniden yaplandrlmas konusunda atlan admlar nedeniyle 2002 ylndan itibaren Türk bankaclk sektörü kredi faaliyetlerine younlam ve sektörün araclk ilevi artmtr yl öncesinde kamu kesimine kaynak salayan bankaclk sektörü, aktif yapsn iletmeler ve hanehalkn finanse eden bir yapya dönütürmütür krizinden sonra Türk bankaclk sektörünün bankalarn esas ilevi olan kredi faaliyetlerine younlamas, 2002 ve sonras dönemi önemli klmaktadr. Bu dönem, çalmann hipotezini geçerli klan bir dönemdir. Yedi deikeni kapsayan ve aylk verilerin kullanld VAR modelinden elde edilen sonuçlar Granger nedensellik testi, etki tepki fonksiyonu ve varyans ayrtrmasndan yararlanlarak ortaya konmutur. Granger nedensellik testi sonucunda, deikenler arasnda ortaya çkan ilikiler modelin birinci ve üçüncü hipotezleri ile beklenildii gibi uyumlu, ikinci hipotez ile ise ksmen uyumlu olduu görülmütür. öyle ki, hem bankalararas gecelik faiz oranlar, hem de net faiz marjndan bankalarn sorunlu kredi miktarna doru bir nedensellik ilikisinin olmas, para piyasas faiz oranlar ile bankalarn kredi fiyatlama politikalarnn ters seçim ve ahlaki tehlike problemlerinin derecesini etkilediini göstermektedir. Tasfiye edilecek kredilerden kredi oranna dorudan bir nedensellik ilikisi yoktur. Ancak, bankalarn risk alglaylarn yanstan net faiz marjndan krediler oranna doru bir nedenselliin olmas bankalarn kredi verme davran üzerinde kredi riskinin etkili olduunu göstermektedir. Hatta, bankalarn fonlarnn ne kadarlk ksmn menkul kymet portföyüne plase edecekleri kredi riski ve banka kredileri oranndan etkilenmektedir. Hem kredi oranndan hem de tasfiye edilecek krediler miktarndan menkul kymet oranna doru tek yönlü nedensellik ilikisi vardr. Nedensellik testinde çalmann birinci hipotezinin genel olarak dorulandn söyleyebiliriz. kinci hipotez açsndan bir deerlendirme yapldnda ise, banka kredi kanalnn geçerlilii hakknda net bir ey söylemek mümkün deildir. Ancak bilanço kanalnn iledii görülmektedir. Çünkü para piyasas faiz oranlar ters seçim ve ahlaki tehlike problemlerinin derecesini etkilemektedir. Öte yandan, banka kredi oranndan sanayi üretim endeksine doru bir nedenselliin olmas üçüncü hipotezi dorulamaktadr. 138

156 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) Etki-tepki fonksiyonlarndan yararlanarak modeldeki baz deikenler arasndaki ilikiler tespit edilmeye çallmtr. Bu çerçevede Türk bankaclk sektörü için elde edilen sonuçlar unlardr: bankalararas gecelik faiz orannda meydana gelen pozitif bir ok, yani daraltc para politikas karsnda tasfiye edilecek krediler deikeni art eklinde bir tepki göstermi; net faiz marjnda meydana gelen bir ok karsnda ise tasfiye edilecek kredilerin tepkisi beklentilerle uyumlu çkmamtr. Bunun en büyük nedeni net faiz marjnn zaman zaman negatif deerler alm olmasndan kaynaklanmaktadr. Dier taraftan bankalarn riskten kaçnan bir yapda olmalar ve riskli kredi bavurularn reddetmeleri nedeniyle bankalarn kredi fiyat politikalar kredi riski üzerinde bir etki yaratmam olabilir. Para politikas oklar ise bilanço kanal etkisiyle iletmelerin krediyi geri ödeme koullarn etkilemekte, bu ise banka bilançolarnda tasfiye edilecek kredi miktarn etkilemektedir. Tasfiye edilecek kredilerde meydana gelen bir ok karsnda bankalar kredi miktarn azaltmak eklinde bir tepki göstermilerdir. Fakat, tüm ele alnan etki tepki fonksiyonlarnda deikenlerin ilgili deikene gösterdii tepkiler çok ksa dönemde açk ve net olmu, daha sonra tepkinin yönü belirsizlemitir. Varyans ayrtrmasnda çalmann hipotezlerini destekleyici bulgular elde edilmitir. Nitekim tasfiye edilecek kredilerde, kendisinden kaynaklanan deimeler dikkate alnmadnda, üçüncü aydan itibaren tüm dönemlerde tasfiye edilecek kredilerdeki deimelerin açklanmasnda bankalararas gecelik faiz orannn dier büyüklüklere göre daha etkili olduu gözlenmitir. Net faiz marjnn tasfiye edilecek krediler üzerindeki etkisi, bankalararas gecelik faiz oranna göre daha düüktür. Bu durum, kredi riskinin bankalarn belirledikleri kredi faiz oranndan ziyade piyasa faiz oranlarndan etkilendiini, dolaysyla bankalarn riskten kaçnan bir yapda olduklarn göstermektedir. Banka kredilerinin varyans ayrtrmasndan elde edilen sonuçlara göre, kredilerin toplam varlklara oranndaki deiimin büyük bir ksm kendinden kaynaklanm, ancak bu dikkate alnmadnda asimetrik bilgi sorunlarnn derecesini etkileyen deikenlerden biri olarak bu çalmada ele alnan fiyat endeksinin, banka kredilerindeki deiimi açklama gücünün dier deikenlere göre daha yüksek olduu görülmütür. Banka kredi oranndaki deimelerin açklanmasnda para politikas uygulamalar, sorunlu krediler miktar ve bankalarn risk alglaylar ile ilgili deikenler belirli düzeyde etkiye sahiptir. Bankalarn kredi riskinden kaçnma göstergesi olarak ele alnan menkul kymetler oran deikeninin varyans ayrtrmasnda ise, menkul kymetlerin kendinden kaynaklanan deiim dikkate alnmadnda en etkili deikenlerin tasfiye edilecek krediler ile krediler oran olduu gözlenmitir. Dier bir ifadeyle, bankalarn aktiflerinde ne kadar menkul kymet portföyüne yer verecekleri hem kredi oranndan hem de kredi riskinden etkilenmektedir. Sanayi üretim endeksinde ise en etkili deikenin banka kredileri olduu tespit edilmitir. Nedensellik testi, 139

157 Türkiye Bankalar Birlii etki-tepki fonksiyonu ve varyans ayrtrmas sonuçlar Türk bankaclk sektöründe asimetrik bilginin önemine iaret etmektedir. Elde edilen bulgular, piyasalarda Walrasyan dengenin geçerli olmayacan ve Pareto optimalitesinin olumayacan ileri süren Yeni Keynesyen ktisatçlar n iddialarn desteklemektedir. Türk bankaclk sektörü reel sektörü etkilemede pasif deil aktif bir role sahiptir. Parasal kesimdeki deiiklikler reel sektörü etkilemektedir. Kredi piyasalarnda asimetrik bilgi problemlerinin ortadan kaldrlmas ve piyasann etkin ileyiinin salanmas için, hangi çözüm yollarnn uygulanmas gerektii teorik olarak yeterli açklkta deildir. Kredi borçlularnn snflandrlmas, izlenmesi, kredi bürolarnn kurulmas, teminatlarn artrlmas v.s. asimetrik bilgiden kaynaklanan ters seçim ve ahlaki tehlike problemlerini çözebilecek önerilerde bulunulmaktadr. Türkiye de bankalar arasnda gerçek kiilerin kredi bilgilerini paylaan Kredi Kayt Bürosu ve ticari iletmelerin kredi bilgilerini paylaan ve TCMB bünyesinde kurulu olan Risk Santralizasyon Merkezi bulunmaktadr. Bunun yasal dayana da TCMB Kanunu nun 44. maddesinde Banka, Türkiye de faaliyette bulunan bankalarn müterilerinin risk durumlarn nezdinde toplamak maksadyla bir risk santralizasyon tekilat kurar eklinde yer almaktadr. Fakat, 2011 yl ubat aynda Bankaclk Kanunu nda yaplan bir deiiklikle Risk Merkezi nin Türkiye Bankalar Birlii nezdinde oluturulmas öngörülmütür. Bu düzenlemeye dayal olarak hazrlanan yönetmelik Resmi Gazete nin 10 Nisan 2012 tarih ve sayl nüshasnda yaynlanmtr. Bankaclk sektöründe asimetrik bilgi problemlerinin azaltlmas için, bankalarn finansal araclk ilevini tevik eden düzenlemeler ve uygulamalar gerekmektedir. Bunun yan sra, makroekonomik istikrarszlklarn bankaclk sektöründe ahlaki tehlikeye yol açmamas için etkin bir banka denetiminin yaplmas ve geri ödenmeyen kredilere kar gerekli düzenlemelerin yaplmas gerekmektedir. Bu düzenlemelerin yaplmas bankalar için riskten kaçnan bir yap oluumunu salar. Ahlaki tehlikenin olduu ve banka denetiminin yeterli olmad durumlarda ekonomide varolan istikrarszlk, iletmelerin vadesi gelen kredilerin daha yüksek faizlerle çevrilmesine yol açacaktr. Faizlerin aniden yükselmesi halinde kredi talebi faize duyarl olmaktan çkarak, esnek olmayan duruma gelecektir. letmeler faiz borçlarn anaparaya ekleyerek daha yüksek faizle kredi borçlarn ödemek durumunda kalacaklardr. Bu ise iletmelerin kredi alma kapasitelerini azaltacak ve ayn zamanda bankalarn geri ödenmeyen kredileri artacaktr. Devletin bankaclk sektörünü yeteri kadar denetleyememesi bankaclk risklerini artracaktr. Bu kapsamda deerlendirme yapldnda, Türkiye de 2001 krizinden önce bankaclk sektöründe asimetrik bilgi problemlerini dikkate almayan yasal bir çerçevenin olduu, 2001 ylndan sonra Türk bankaclk sektöründe asimetrik bilgi problemlerini azaltc ve finansal 140

158 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) aracl tevik edici düzenlemelerin yapld görülmektedir. Bu çerçevede yaplan en önemli düzenleme TCMB ye özerklik salanm olmas ve BDDK nn kurulmasdr. Özellikle 2005 ylnda çkarlan Bankalar Kanunu ile bankaclk sektörü daha güçlü bir finansal yapya kavumutur. Ayrca, 2001 ylndan sonra bankalarn araclk maliyetini etkileyen düzenlemeler yaplmtr. Bu çerçevede kredilerden alnan damga vergisi ve harçlar ile ticari ve kurumsal kredilere uygulanan kaynak kullanm destekleme fonu kesintisi kaldrlmtr. Dier taraftan, mevduat sigortas uygulamasna bir snrlandrlma getirilmesi bankalar riskten kaçnan bir davran sergilemelerini salamtr. Kredi piyasalarnda asimetrik bilgiden kaynaklanan problemlerin çözümlenmesi, düzenleme ve denetleme uygulamalarnn yan sra istikrarl bir makroekonomik ortamn salanmas ile gerçekleecektir. Mal ve üretim faktörlerinin fiyatlarndaki dalgalanmalar yatrm projelerinin getirilerinin varyanslarnn yükselmesine yol açar. Bu nedenle bir çok yatrm projesi ekonomik istikrarszlk nedeniyle olumsuz yönde etkilenir. Sözkonusu yatrmlar için verilen banka kredilerinin geri ödenme olaslklar azalr. Makroekonomik istikrar banka ve kredi müterisi arasnda riskin bölüümde etkinlik salar. Bu çerçeveden deerlendirildiinde, 2001 krizinden sonra uygulanan iktisat politikalar ile kamu sektörünün iç borç stokunun dümesi ve buna bal olarak mali disiplinin salanmas, Türk bankaclk sektörünün esas faaliyetlerine yönelmesini salamtr. Devlet iç borçlanma senetleri için reel faizlerin yüksek olmas ve geri ödenmeme riskinin çok düük olmas bankalarn aktiflerinde önemli oranda kamu katlarna yer vermelerine neden olmaktadr. Düen faiz oranlar bankalarn menkul kymetlerden salad geliri azaltc yönde etkilese de devletin yüksek borç stoku devam ettii ve reel faizlerin cazibesi devam ettii sürece riski düük bu gelir kayna kredi gelirlerine tercih edilecektir. Bu nedenle, bankalarn kredi vermek yerine riski düük gelir kaynaklarna yönelmesini engellemek amacyla mali disiplinin sürdürülmesi esastr. Ayrca, ekonomideki pozitif yönlü gelimeler iletmelerin bilançolarn olumlu yönde etkileyeceinden, hem iletmeler daha kolay kredi temin edebilecek hem de bankalarda kredi riski azalaca için bankalar kredi verme eilimini artracaklardr. 141

159 Türkiye Bankalar Birlii Ekler Ek 1: Deikenlerin Zaman Serisi Verileri Dönem KRDVR TSF NFM BGFO MNKVR UFE SUE 2002M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M

160 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) 2004M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M

161 Türkiye Bankalar Birlii 2007M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M

162 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) Ek 2: Mevsimsellikten Arndrlm Yüzde Deiim Deerleriyle Deikenlerin Zaman Serisi Verileri Dönem KRDVRSA MNKVRSA TSFSA NFMSA BGFOSA SUESA UFESA 2002M01 NA NA NA NA NA NA NA 2002M M M M M M M M M E M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M

163 Türkiye Bankalar Birlii 2004M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M

164 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) 2008M M M M M M M M M M E M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M M

165 Türkiye Bankalar Birlii Ek 3: Ham Deerleriyle Zaman Serileri K R D V R TSF.5 3,600,000 3,200, ,800,000 2,400, ,000,000 1,600, ,200, , , NFM B G F O M N K V R UFE , , , , , , , , SUE

166 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) Ek 4: Mevsimsellikten Arndrlm Yüzde Deiim Deerleriyle Deikenlerin Grafikleri KRDVRSA TSFSA NFMSA BGFOSA MNKVRSA UFESA SUESA

167 Türkiye Bankalar Birlii Ek 5: Granger Nedensellik Testi Sonuçlar VAR Granger Causality/Block Exogeneity Wald Tests Date: 02/12/12 Time: 14:29 Sample: 2002M M10 Included observations: 102 Dependent variable: KRDVRSA Excluded Chi-sq df Prob. MNKVRSA TSFSA NFMSA BGFOSA SUESA UFESA All Dependent variable: MNKVRSA Excluded Chi-sq df Prob. KRDVRSA TSFSA NFMSA BGFOSA SUESA UFESA All Dependent variable: TSFSA Excluded Chi-sq df Prob. KRDVRSA MNKVRSA NFMSA BGFOSA

168 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) SUESA UFESA All Dependent variable: NFMSA Excluded Chi-sq df Prob. KRDVRSA MNKVRSA TSFSA BGFOSA SUESA UFESA All Dependent variable: BGFOSA Excluded Chi-sq df Prob. KRDVRSA MNKVRSA TSFSA NFMSA SUESA UFESA All Dependent variable: SUESA Excluded Chi-sq df Prob. KRDVRSA MNKVRSA TSFSA NFMSA

169 Türkiye Bankalar Birlii BGFOSA UFESA All Dependent variable: UFESA Excluded Chi-sq df Prob. KRDVRSA MNKVRSA TSFSA NFMSA BGFOSA SUESA All

170 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) Kaynakça Aghion, Philippe and Patrick Bolton. An Incomplete Contracts Approach to Financial Contracting, The Review of Economic Studies, Volume 59, No:3 (July 1992). Akerlof, George A., The Market for Lemons : Quality Uncertainty and Market Mechanism, The Ouarterly Journal of Economics, Volume 84, No: 3, (August 1970). Akinboade, Oludele A. and Daniel Makine. Econometric Analysis of Bank Lending and Business Cycles in South Africa, Applied Economics, Volume 42, No: 29, Akgüç, Öztin. Ticaret Bankalarnn Yönetimi, stanbul: Aray Basm Yaynclk, Akgüç, Öztin. Kredi taleplerinin Deerlendirilmesi, Sekizinci Bask, stanbul: Aray Basm ve Yaynclk, Akyüz, Ylmaz. Fiyat Mekanizmas ve Makroekonomik Dengesizlikler, Ankara: Eflatun Yaynevi, Alkin, Emre, Turul Sava ve Vedat Akman. Bankalarda Risk Yönetimine Giri, stanbul: Çetin Matbaclk, Allen, Franklin and Anthony M. Santomero. The Theory of Financial Intermediation, Wharton Financial Institutions Center, 96/32, (August 1996). Altnta, M. Ayhan. Bankaclkta Risk Yönetimi ve Sermaye Yeterlilii, Ankara: Turhan Kitabevi, Arrow, Kenneth J., and Gerard Debreu. Existence of An Equilibrium for A Competitive Economy, Econometrica, Volume 22, No: 3 (July 1954). Arslan, brahim ve Sevda Yaprakl. Banka Kredileri ve Enflasyon Arasndaki liki: Türkiye Üzerine Ekonometrik Bir Analiz ( ), stanbul Üniversitesi ktisat Fakültesi Ekonometri ve statistik Dergisi, Say: 7, Asea, Patrick K., and Brock Blomberg. Lending Cycles, Journal of Econometrics, Volume 83, No: 1-2 (March 1998). 153

171 Türkiye Bankalar Birlii Aslan, Özgür ve smail Küçükaksoy Finansal Gelime ve Ekonomik Büyüme likisi: Türkiye Ekonomisi Üzerine Ekonometrik Bir Uygulama, stanbul Üniversitesi ktisat Fakültesi Ekonometri ve statistik Dergisi, Say 4, Atiyas, zak, Hasan Ersel ve Emin Öztürk. Türk Bankalarnda Müteri Deseni ve Kredi Taynlamas, T.C.M.B. Aratrma Teblii, No: 9301/A, Temmuz Aydn, Nurhan. Bankaclk Uygulamalar, Birinci Bask, Eskiehir: Anadolu Üniversitesi Yayn, Baltensperger, Ernst and Timothy M. Devinney. Credit Rationing Theory: A Survey and Synthesis, Journal of Institutional and Theoretical Economics, Volume 141, No: 4 (December 1985). Barro, Robert J., The Loan Market, Collateral, and Rates of Interest, Journal of Money, Credit and Banking, Volume 8, No: 4 (November 1976). Baum, Christopher F., Mustafa Çalayan and Özkan Neslihan. The Response of Bank Lending Behavior to Macroeconomics Uncertanity, University of Leicester Working Paper, No: 4/13, May Baum, Christopher F., Mustafa Çalayan ve Özkan Neslihan. The Impact of Macroeconomic Uncertainty on Bank Lending Behavior, Boston College Working Papers in Economics, January Beaudry, Paul, Mustafa Çalayan and Fabio Schiantarelli. Monetary Instability, The Predictability of Prices and The Allocation of Investment: An Empirical Investigation Using UK Panel Data, American Economic Review, Volume 91, No: 3 (June 2001). Benjamin, Friedman and Kenneth Kuttner. Money, Income, Price and Interest Rates, American Economic Review, Volume 82, No: 3 (June 1992). Berger, Allen N., and Gregory F. Udell, Small Business Credit Availability and Relationship Lending: The Importance of The Bank Organisational Structure, The Economic Journal, Volume 112, No: 477 (February 2002). Berger, Allen N., and Gregory F. Udell. Relationship Lending and Lines of Credit in Small Firm Finance, The Journal of Business, Volume 68, No:3 (July 1995). 154

172 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) Berger, Allen N., and Gregory F. Udell. Collateral, Loan Quality and Bank Risk, Journal of Monetary Economics, Volume 25, No:1 (January 1990). Bernanke, Ben. S., Mark Gertler and Simon Gilchrist. The Financial Accelerator, and the Flight to Quality, Review of Economics and Statistics, Volume 78, No:1 (February 1996). Bernanke, Ben S., and Mark Gertler. Inside the Black Box: The Credit Channel of Monetary Policy Transmission, Journal of Economic Perspectives, Volume 9, No:4 (Autumn 1995). Bernanke, Ben S. Credit in Macroeconomy, Federal Reserve Bank of New York, Quarterly Review, Spring Bernanke, Ben S., and Alan S. Blinder. The Federal Funds Rate and Channels of Monetary Transmission, American Economic Review,Volume 82, No:4 (September 1992). Bernanke, Ben. S., and Mark Gertler. Agency Costs, Net Worth and Business Fluctuations, American Economic Review, Volume 79, No: 1 (March 1989). Bernanke, Ben S., and Alan S. Blinder. Credit, Money and Aggregate Demand, American Economic Review,Volume 78, No:2 (May 1988). Bernanke, Ben S. Nonmonetary Effects of the Finacial Crisis in thepropagation of the Great Depression, American Ekonomic Review, Volume 73, (June 1983). Besanko, David and Anjan V. Thakor. Collateral and Rationing: Sorting Equilibria in Monopolistic and Competitive Credit Markets, International Economic Review, Volume 28, No: 3 (October 1987). Best, Philip. Implemeting Value at Risk, England: John Wiley-Sons Ltd., Bester, Helmut. The Role of Collateral in Credit Markets with Imperfect Information, European Economic Review, Volume 31, No: 4 (January 1987). Bester, Helmut. Screening vs. Rationing in Credit Markets with Imperfect Information, The American Economic Review, Volume 75, No: 4 (September 1985). 155

173 Türkiye Bankalar Birlii Bhattacharya, S., and Anjan V. Thakor. Contemporary Banking Theory Journal of Financial Intermediation, Volume 3, No:1 (October 1993). Bikker, Jacob A., and Haixia Hu. Cyclical Patternes in Profits, Provisioning and Lending of Banks, De Nederland Bank Staff Reports, No: 86 (May 2002). Binay, ükrü ve Kürat Kunter, Mali Liberallemede Merkez Bankas nn Rolü , T. C. Merkez Bankas Aratrma Genel Müdürlüü, Tartma Teblii No: 9803, Aralk Blackwell, Norman R., and Anthony M. Santomero. Bank Credit Rationing and the Customer Relation, Journal of Monetary Economics, Volume 9, No:1 (August 1982). Blinder, Alan S., and Joseph E. Stiglitz. Money, Credit Constraints, and Economics Activity, The Americian Economic Review, Volume 73, No: 2 (May 1983). Blumberg, Boris F., and Wilko A. Letterie, Business Starters and Credit Rationing, Small Business Economics, Volume: 30, No: 2, Blundell, Adrian, Frank Browne and Paolo Manasse, Monetary Policy in the Wake of Financial Liberalisation, OECD Working Paper, No:77, April Boot, Arnoud W. A., and Anjan V. Thakor. Moral Hazard and Secured Lending in an Infinitely Repeated Credit Market Game, International Economic Review, Volume 35, No: 4 (November 1994). Bowerman, Bruce L., and Richard T. O Connell. Forecasting and Time Series, Duxbury Press, North Scituate, Boyd, John and Edward Prescott. Financial Intermediary Coalitions Finacial Intermediary-Coalitions, Journal of Economic Theory, Volume 38, No:2 (April 1986). Broecker, Thorsten. Credit-Worthiness Tests and Interbank Competition, Econometrica, Volume 58, No: 2 (March 1990). Cetorelli, Nicola and Michele Gambera. Banking Market Structure, Financial Dependence and Growth: International Evidence from Industry Data, Journal of Finance, Volume 56, No: 2,

174 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) Chan, Yuk-Shee and Anjan V. Thakor. Collateral and Competitive Equilibria with Moral Hazard and Private Information, The Journal of Finance, Volume 42, No: 2 (June 1987). Chan, Yuk-Shee and George Kanatas. Asmmetric Valuations and The Role of Collateral in Loan Aggreements, Journal of Money, Credit and Banking, Volume 17, No: 1 (February 1985). Cho, Yoon J., "The Effect of Financial Liberalization on the Efficiency of Credit Allocation", Journal of Development Economics, Volume 29, No: 1 (July 1988). Cole, Rebel A., The Importance of Relationships to The Availability of Credit, Journal of Banking and Finance, Volume 22, No: 6-8 (August 1998). Cromwell, Brian A., Financial Restructuring and Economic Activity, Federal Reserve Bank of Clevland Economic Review, Third Quarter Dale, Spencer and Andrew G. Haldane. Interest Rate and The Channels of Monetary Transmission: Some Sectoral Estimates, European Economic Review, Volume 39, No: 9 (December 1995). Dale, Spencer and Andrew Haldane. Bank Behavior and The Monetary Transmission Mechanism, Bank of England Quarterly Bulletin, November De Meza, David and David C. Webb. Too Much Investment: A Problem of Asymmetric Information, The Quarterly Journal of Economics, Volume 102, No: 2 (May 1987). Degryse, Hans and Patrick Van Cayseele. Relationship Lending within a Bank-Based System: Evidence from European Small Business Data, Journal of Financial Intermediation, Volume 9, No: 1 (January 2000). Dell Ariccia, Giovanni. Asymmetric Information and the Market Structure of the Banking Industry, IMF Working Paper, WP/98/92, June Demirgüç-Kunt, Asli and Ross Levine. Bank-Based and Market-Based Financial Systems, Policy Research Working Paper 2143, Washington: World Bank,

175 Türkiye Bankalar Birlii Diamond, Douglas. Financial Intermediation and Delegated Monitoring Review of Economic Studies, Volume 51, No: 3, (July 1984). Diamond, Douglas and Philip Dybvig. Bank Runs, Deposit Insurance, and Liquidity, Journal of Political Economy, Volume 91, No: 3 (June 1983). Eilmez, Mahfi ve Ercan Kumcu. Ekonomi Politikas, 2. Bask, stanbul: OM Yaynevi, Enders, Walter. Applied Econometric Time Series, Iowa State University, John Wiley&SonsInc. Ercan, Fuat. Para ve Kapitalizm, stanbul: Devin Yaynclk, Ersel, Hasan. Kredi Faiz Oranlar Yüksek, Çünkü Bankalar Kredi Açmaktan Çekiniyor, Türkiye Ekonomi Politikas Aratrma Vakf, (Eriim Tarihi: ). Ertek, Tümay. Ekonometriye Giri, stanbul: Beta Yaynlar, European Central Bank. The Monetary Policy of The ECB, Fama, Eugene. What s Different About Banks, Journal of Monetary Economics, Volume 15, No: 1 (January 1985). Fama, Eugene. Banking in the Theory of Finance, Journal of Monetary Economics, Volume 6, No: 1 (January 1980). Farmer, Roger E. A., Money and Contracts, Review of Economic Studies, Volume 55, No: 3 (March 1988). Fidan, Mehmet Mauk. Kobi Kredi Piyasasnda Asimetrik Bilgi ve Ahlaki Tehlike: Laleli Örnei, Maliye Finans Yazlar, Yl: 25, Say: 90, Ocak Freixas, Xavie and Jean C. Rochet. Microeconomics of Banking, Second Edition, The MIT Press, Freimer, Marshall and Myron J. Gordon. Why Bankers Ration Credit, The Quarterly Journals of Economics, Volume 79, No: 3 (August 1965). 158

176 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) Fried, Joel and Peter Howitt. Credit Rationing and Implicit Contract Theory, Journal of Money, Credit and Banking, Volume 12, No: 3 (August 1980). Gale, William G., Collateral, Rationing and Goverment Intervention in Credit Markets, NBER Working Paper, No: 3024, July Gertler, Mark and Simon Gilchrist. Monetary Policy, Business Cycles and the Behaviour of Small Manufacturing Firms, Ouarterly Journal of Economics, Volume 109, No: 2 (May 1994). Gertler, Mark and Simon Gilchrist. The Role of Credit Market Imperfections in the Monetary Transmission Mechanism: Arguments and Evidence, Scandinavian Journal of Economics, Volume 95, No: 1 (March 1993). Gökçe, Atilla. MKB de Fiyat-Hacim lkikisi: Granger Nedensellik Testi, Gazi Üniversitesi..B.F. Dergisi, Cilt: 4, Say: 3, Gurley, John G., and Edward Shaw. Financial Aspects of Economic Development, American Economic Review, Volume 45, No: 4 (September 1955). Granger, Clive W. J., Investigating Causal Relations by Econometric Models and Cross-spectral Methods, Econometrica, Volume 37, No: 3 (August 1969). Gray, J. Anna and Wu Ying. On the Equilibrium Credit Rationing and Interest Rates, Journal of Macroeconomics, Volume 17, No: 3 (Summer 1995). Greenbaum, Stuart I., George Kanatas and Itzhak Venezia. Equilibrium Loan Pricing Under The Bank-Client Relationship, Journal of Banking and Finance, Volume 13, No: 2 (May 1989). Greene, William H. Econometric Analysis, Fifth Edition, New York: Cambridge University Press, Greenwald, Bruce and Joseph E. Stiglitz, Financial Market Imperfection and Business Cycles, The Ouarterly Journal of Economics, Volume 108, No: 1 (February 1993). Greenwald, Bruce and Joseph Stiglitz. New and Old Keynesians, Journal of Economic Perspectives, Volume 7, No: 1 (Winter 1993). 159

177 Türkiye Bankalar Birlii Greenwald, Bruce, Joseph Stiglitz and Andrew Weiss. Macroeconomic Models with Equity and Credit Rationing. NBER Working Paper, No: 3533, December Gujarati, Damodar N., Basic Econometrics, Third Edition, New York: McGraw-Hill, Gündüz, Lokman. Türkiye de Parasal Aktarm Mekanizmas ve Banka Kredi Kanal, MKB Dergisi, Say:18. Güven, Samih. Türkiye de Banka Kredileri ve Büyüme likisi, ktisat, letme ve Finans Dergisi, Say 197, Austos Hagen, Kare P., Default Risk, Homemade Leverage and the Modigliani-Miller Theorem: Note, The American Economic Review, Volume 66, No: 1 (March 1976). Hainz, Christa. Bank Competition and Credit Markets in Transition Economies, Journal of Comparative Economics, Volume 31, No: 2 (June 2003). Halm, Joon-Ho and Frederic Mishkin. Causes of the Korean Financial Crisis: Lessons for Policy, NBER Working Paper, No: 7483, January Hiç, Mükerrem. Para Teorisi ve Politikas, 9. Bask, stanbul: Filiz Kitabevi, Hodgman, Donald R., Credit Risk and Credit Rationing: Reply, Quarterly Journal of Economics, Volume 76, No: 3 (August 1962). Hodgman, Donald R., The Deposit Relationship and Commercial Bank Investment Behavior, The Review of Economics and Statistics, Volume 43, No: 3 (August 1961). Hodgman, Donald R., Credit Risk and Credit Rationing, The Quarterly Journal of Economics, Volume 74, No: 2 (May 1960). Hodgman, Donald R., In Defense of the Availability Doctrine: A Comment, The Review of Economics and Statistics, Volume 41, No: 1 (February 1959). Hoff, Karla and Joseph E. Stiglitz. Imperfect Information in Rural Credit Markets: Puzzles and Policy Perspectives, The World Bank Economic Review, Volume 4, No: 3 (September 1990). 160

178 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) Igawa, Kazuhiro and George Kanatas. Asymmetric Information, Collateral, and Moral Hazard, The Journal of Financial and Quantitative Analysis, Volume 25, No: 4 (December 1990). Içok, Erkan. Zaman Serilerinde Nedensellik Çözümlemesi, Bursa: Uluda Üniversitesi Basmevi, Ik, Nihat. Enflasyonla Mücadelede Politika Arac Seçimi: Bir Vektör Otoregresyon (VAR) Analizi, Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, No:14, nan, Emre Alpan. Dezenflasyon Süreci ve Düük Enflasyon Ortam: Türkiye de Makroekonomi ve Bankaclk Üzerine Etkileri, Bankaclar Dergisi, Say 50, nan, Emre Alpan. Parasal Aktarm Mekanizmasnn Kredi Kanal ve Türkiye, Bankaclar Dergisi, Say 39, Jaffee, Dwight M., and Joseph Stiglitz. Credit Rationing, in Handbook of Monetary Economics, (Ed.), B. M. Friedman and F. H. Hahn, Edition 1, Volume 2, Chapter 16, Jaffee, Dwight M., and Thomas Russell. Imperfect Information, Uncertainty, and Credit Rationing, The Quarterly Journals of Economics, Volume 90, No: 4 (November 1976). Jaffee, Dwight M., and Franco Modigliani. A Theory and Test of Credit Rationing: Reply, American Economic Review, Volume 66, No: 5 (December 1976). Jaffee, Dwight M., and Franco Modigliani. A Theory and Test of Credit Rationing, American Economic Review, Volume 59, No: 5 (December 1969). James, Christopher. Some Evidence on the Uniqueness of Bank Loans, Journal of Financial Economics, Volume 19, No: 2 (December 1987). Jensen, Michael C., and William H. Mecking. Theory of The Firm: Managerial Behavior, Agency Costs and Ownership Structure, Journal of Financial Economics, Volume 3, No: 4 (October 1976). Kane, Edward J., and Burton G. Malkiel. Bank Portfolio Allocation, Deposit Variability and Availability Doctrine, The Quarterly Journal of Economics, Volume 76, No: 1 (February 1965). 161

179 Türkiye Bankalar Birlii Kashyap, Anil K., and Jeremy C. Stein. Monetary Policy and Bank Lending, in Monetary Policy (pp ), (Ed.), N. Gregory Mankiw, The University of Chicago Press, Kashyap, Anil K., Jeremy C. Stein and David W. Wilcox. Monetary Policy and Credit Conditions: Evidence from The Composition of External Finance, American Economic Review, Volume 83, No: 1 (March 1993). Kaval, Hasan. Bankalarda Risk Yönetimi, Ankara: Yaklam Yaynlar, Kaya, Yasemin T., Türk Bankaclk Sektöründe Kârlln Belirleyicileri ( ), Bankaclk Düzenleme ve Denetleme Kurumu MSPD Çalma Raporlar, 2002 /1. Kaya, Yasemin T., Türk Bankaclk Sisteminde Net Faiz Marjnn Modellemesi, Bankaclk Düzenleme ve Denetleme Kurumu MSPD Çalma Raporlar, 2001/4. Keeton, William. Equilibrium Credit Rationing, New York: Garland Press, Kiyotaki, Nabuhiro and John More. Credit Cycles, Journal of Political Economy, Volume 105, No: 2 (April 1997). Klein, Michael. A Theory of the Banking Firm, Journal of Money, Credit and Banking, Volume 3, No: 2 (May 1971). Koskela, Erkki. Credit Rationing and Non-Price Loan Terms: A Re- Examination, Journal of Banking and Finance, Volume 7, No: 3 (September 1983). Koskela, Erkki. On the Theory of Rationing Equilibria With Special Reference to Credit Markets: A Survey, Journal of Economics, Volume 39, No: 1-2, Kugler, Peter. Credit Rationing and the Adjustment of the Loan Rate: An Empirical Invetigation, Journal of Macroeconomics, Volume 9, No: 4 (Fall 1987). Kutlar, Aziz ve Murat Sarkaya. Asimetrik Enformasyon ve Marjinal Maliyet Fiyatlama Modeli Çerçevesinde Türkiye de Kredi Taynlamas ve Faiz Oranlarnn Tahmini, Cumhuriyet Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Dergisi, Cilt 4, Say 1,

180 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) Kutlar, Aziz. Ekonometrik Zaman Serileri, Ankara: Gazi Kitabevi, Leland, Hayne E., and David H. Pyle. Informational Asymmetries, Financial Structure and Financial Intermediation, The Journal of Finance, Volume 32, No: 2 (May 1977). Leamer, Edwart E., Vector Autoregression for Causal Inference, (Ed.),F A. M. Meltzer, Understanding Monetary Regimes, Levine, Ross and Sara Zervos. Stock Markets, Banks, and Economic Growth, American Economic Review, Volume 88, No: 3 (June 1998). Lokman, Gündüz. Türkiye de Parasal Aktarm Mekanizmas ve Banka Kredi Kanal, MKB Dergisi, Say: 18. Löfgren, Karl-Gustaf, Torsten Persson and Jorgen W. Weibull. Markets with Asymmetric Information: The Contributions of George Akerlof, Michael Spence and Joseph Stiglitz, The Scandinavian Journal of Economics, Volume 104, No: 2 (June 2002). Lydall, Harold. A Critique of Orthodox Economics: An Alternative Model, London: Macmillian Press Ltd., Macho-Stadler, Ines and David Perez-Castrillo. An Introduction to the Economics of Information: Incentives and Contracts, 2th. Edition, Oxford: Oxford University Press, Maddala, G. S., and Inn-Moo Kim. Unit Roots, Cointegration and Structural Changes, Cambridge: Cambridge University Press, Manove, Michael and Jorge Padilla. Collateral versus Project Screening: A Model of Lazy Banks, RAND Journal of Economics, Volume 32, No: 4 (Winter, 2001). McKinnon, Ronald I., Money and Capital in Economic Development, Washington D.C: The Brookings Institution, McNulty, James E., and Joel T. Harper. Legal Systems, Financial Intermediation and the Development of Loan Relationship in the Transitional Economies of Central and Eastern Europe, The Quarterly Review of Economics and Finance, Volume 47, No: 1 (March 2007). 163

181 Türkiye Bankalar Birlii Merton, Robert C., and Zvi Bodie. A Conceptual Framework For Analyzing The Financial System, in The Global Financial System: A Functional Perspective, Harvard Business School Press, Milde, Hellmuth and John G. Riley. Signalling in Credit Markets, The Ouarterly Journals of Economics, Volume 103, No: 1 (February 1988). Mishkin, Frederic S., The Econonomics of Money, Banking and Financial Markets, 9th Edition, Mishkin, Frederic S., International Capital Movements, Financial Volatility and Financial Instability, NBER Working Paper, No: 6390, January Mishkin, Frederic S., The Channels of Monetary Policy Transmission: Lessons for Monetary Policy, NBER Working Paper, No: 5664, Mishkin, Frederic S., Asymmetric Information and Financial Crises: A Historical Perspective, NBER Working Paper, No:3400, July Modigliani, Franco and Metron H. Miller. The Cost of Capital Corporation Finance and The Theory of Investment, American Economic Review, Volume 48, No: 3 (June 1958). Müslümov, Alövsat ve Güler Aras. Kredi Piyasalarnda Asimetrik Bilgi ve Bankaclk Sistemi Üzerine Etkileri, ktisat, letme ve Finans, Cilt 19, Say 222, Müslümov, Alövsat, Mübariz Hasanov ve Cenktan Özyldrm. Döviz Kuru Sistemleri ve Türkiye de Uygulanan Döviz Kuru Sistemlerinin Ekonomiye Etkileri, stanbul: TÜGAD Yaynlar, Nortcott, Carol Ann. Competition in Banking: A Review of The Literatüre, Bank of Canada Working Paper, June Nualtaranee, June. Transmission Mechanism of Monetary Policy, (Eriim Tarihi: ). O hara, Maureen. A Dynamic Theory of the Banking Firm, The Journal of Finance, Volume 38, No: 1 (March 1983). 164

182 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) Okuyan, H. Aydn. Asimetrik Bilginin Bankaclk Sektörü ve Kredi Piyasalar Üzerinde Etkisi, Anadolu International Conference in Economics, June 17-19, Ökte, Kutluhan Sava. Finansal Piyasalarda Asimetrik Enformasyon Problemi: Temel Kavramlar, Literatür ve Çözüm Önerileri, finans/finansal.htm (Eriim Tarihi: ). Parasz, lker. Türkiye de ve Dünya da Bankaclk, Bursa: Ezgi Kitabevi, Parasz, lker. Modern Bankaclk Teori ve Uygulamalar, stanbul: Kuak Ofset, Paya, Merih. Para Teorisi ve Para Politikas, Geniletilmi 3. Bask, stanbul: Filiz Kitabevi, Paya, Merih; (1997), Makro iktisat, Filiz Kitabevi, stanbul. Pehlivan, Hatice. Financial Liberalization and Bank Lending Behavior In Turkey, Savings and Development, Fondazione Giordano Dell Amore Publications, Perez, Stephen J., Testing For Credit Rationing: An Application of Disequilibrium Econonometrics, Journal of Macroeconomics, Volume 20, No: 4 (Fall 1998). Perez, Stephen J., Causal Ordering and Bank Lending Channel, Journal of Applied Econometrics, Volume 13, No: 6 (November/December 1998). Petersen, Mitchell A., and Raghuram G. Rajan. The Benefit of Firm- Creditor Relationship: Evidence from Small Business Data, Journal of Finance, Volume 49, No: 1 (March 1994). Petersen, Mitchell A., and Raghuram G. Rajan. The Effect of Credit Market Competition on Lending Relationships, NBER Working Paper Series, No.4921, November Phlips, Louis. The Economics of Imperfect Information, Cambridge: Cambridge University Press,

183 Türkiye Bankalar Birlii Philip E., Strahan and James Weston. Small Business Lending and Bank Consolidation: Is There Cause for Concern, Current Issues In Economics and Finance, Federal Reserve Bank of NewYork, Volume 2, No: 3 (March 1996). Phillips, Peter C. B., and Pierre Peron. Testing for a Unit Root in Time Series Regression, Biometrika, Volume 75, No: 2 (June 1988). Riley, John G., Credit Rationing: A Further Remark, American Economic Review, Volume 77, No: 1 (March 1987). Roosa, Robert. Interest Rates and the Central Bank, in Money, Trade, and Economic Growth. Essays in Honer of John H. Williams, New York: Macmillan, Rother, Phillipp. Explaining The Behavior of Financial Intermediation: Evidence from Transition Economies, IMF Working Paper, No: WP/99/36, Saanrenheimo, Tuomas. Credit Crunch Caused Investment Slump? An Empirical Analysis Using Finnish Data, Bank of Finland Discussion Papers, No: 6, Sar, lker. Makroekonomik Deikenlerin Dolarizasyon Sürecine Etkisi: Ampirik Bir Yaklam, T.C. Merkez Bankas Uzmanlk Yeterlilik Tezi, Ankara, Sava, Vural. ktisadn Tarihi, stanbul: Liberal Düünce Topluluu Yaynlar, Schnitzer, Monika. Enterprise Restructuring and Bank Competition in Transition Economies, Economics of Transition, Volume 7, No: 1 (March 1999). Schnitzer, Monika. On the Role of Bank Competition for Corporate Finance and Corporate Control in Transition Economics, Journal of Institutional and Theoretical Economics, Volume 155, No: 1 (March 1999). Scholtens, Bert and Dick van Wensveen. The Theory of Financial Intermediation: An Essay On What It Does (Not) Explain, The European Money and Finance Forum (SUERF) Studies, 2003/1. 166

184 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) Scott, Ira O., The Availability Doctrine: Development and Implications, The Canadian Journal of Economics and Political Science, Volume 23, No: 4 (November 1957). Sealey, CW Jr., Credit Rationing in the Commercial Loan Market: Estimates of a Structural Model Under Conditions of Disequilibrium, The Journal of Finance, Volume 34, No: 3 (June 1979). Sharpe, Steven A. Asymmetric Information, Bank Lending and Implicit Contracts: A Stylized Model of Costomer Relationships, The Journal of Finance, Volume 45, No: 4 (September 1990). Shaw, Edward S., Financial Deepening in Economic Development, New York: Oxford University Press, Stadler, Ines Macho and David Perez-Castrillo. An Introduction to the Economics of Information: Incentives and Contracts, 2th. Edition, Oxford: Oxford University Press, Stein, Jeremy C., An Adverse-Selection Model of Bank Asset and Liability Management with Implications for the Transmission of Monetary Policy, Journal of Economics, Volume 29, No: 3 (Autumn 1998). Stiglitz, Joseph E. Information and The Change in The Paradigm in Economics, American Economic Review, Volume 92, No: 3 (June 2002). Stiglitz, Joseph and Thomas Hellmann. Credit and Equity Rationing in Markets with Adverse Selection, European Economic Review, Volume 44, No: 2 (February 1998). Stiglitz, Joseph and Andrew Weiss. Macro-Economic Equilibrium and Credit Rationing, NBER Working Paper, No: 2164, February Stiglitz, Joseph and Andrew Weiss. Asymmetric Information in Credit Markets and Its Implications for Macro-Economics, Oxford Economic Papers, New Series, Volume 44, No: 4 (October 1992). Stiglitz, Joseph E. and Andrew Weiss. Credit Rationing in Markets with Imperfect Information, The American Economic Review, Volume 71, No: 3 (June 1981). 167

185 Türkiye Bankalar Birlii Strahan, Philip E., and James Weston. Small Business Lending and Bank Consolidation: Is There Cause for Concern, Current Issues In Economics And Finance, Federal Reserve Bank of NewYork, Volume 2, No: 3 (March 1996). akar, Birgül. Banka Kredileri ve Yönetimi, stanbul: Beta Yaynevi, en, Ali. Asimetrik Bilgi-Finansal Kriz likisi, Dumlupnar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Say: 14, Nisan engönül, Ahmet and Willem Thorbecke. The Effect of Monetary Policy on Bank Lending in Turkey, Applied Financial Economics, Volume 15, No: 3 (September 2005). enver, Bülent. Banka Bilançolarnn Tahlil Yöntemleri, Türkiye Bankalar Birlii Yaynlar, No: 143, klar, lyas. Finansal Ekonomi, Eskiehir: Anadolu Üniversitesi Yaynlar, Takan, Mehmet ve Melek Acar Boyacolu. Bankaclk Teori, Uygulama ve Yöntem, Ankara: Nobel Yaynevi, Tar, Recep ve Hilal Bozkurt. Türkiye de stikrarsz Büyümenin VAR Modelleriyle Analizi, stanbul Üniversitesi Ekonometri ve statistik Dergisi, Say 4, Tar, Recep. Ekonometri, stanbul: Alfa Yaynlar, Temurlenk, M. Sinan. Türkiye de ktisadi Dalgalanmalarn Analizi: Bir Yapsal VAR Modeli Uygulamas, Atatürk Üniversitesi..B.F. Dergisi, Cilt 12, Say 1-2, Mays TBB. Kredi Riskinin Yönetimine likin lkeler, (Eriim Tarihi: ). TBB. 50. Ylnda Türkiye Bankalar Birlii ve Türkiye de Bankaclk Sistemi , Kasm Tunçay, Cenap Mengü. Asimetrik Bilgi Kuram: Kredi Piyasas Üzerine Uygulama, (Baslmam Doktora Tezi, Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2008). 168

186 Bankalarn Kredi Verme Davran Üzerine Asimetrik Bilginin Etkisi ve Reel Sektör Yansmas (Türkiye Analizi ) TÜK. statistik Göstergeler ( ). Tybout, James R., "Interest Controls and Credit Allocation in Developing Countries", Journal of Credit and Banking, Volume 16, No: 4 (November 1984). Tybout, James R., Credit Rationing and Investment Behavior In A Developing Country, The Review of Economics and Statistics, Volume 65, No: 4 (November 1983). Van Damme, Eric. Banking: A Survey of Recent Microeconomic Theory, Oxford Review of Economic Policy, Volume 10, No: 1 (Winter, 1994). Weinberg, John A., The Adverse Selection Approach to Financial Intermadiation: Some Characteristics of The Equilibrium Financial Structure, Federal Reserve Bank of Richmond Research Department, December Wette, Hildegard C., Collateral in Credit Rationing in Markets with Imperfect Information: Note, The American Economic Review, Volume 73, No: 3 (June 1983). Raporlar BDDK, Türk Bankaclk Sektörü Genel Görünümü, Aralk BDDK. Finansal Piyasalar Raporu, Eylül BDDK. Bankaclk Sektörü Yeniden Yaplandrma Program, 15 Mays SPK Yl Faaliyet Raporu. SPK Yl Faaliyet Raporu. SPK Yl Faaliyet Raporu. T.C. Merkez Bankas. Enflasyon Raporu 2009-II. T.C. Merkez Bankas. Finansal stikrar Raporu, Aralk T.C. Merkez Bankas. Finansal stikrar Raporu, Kasm Internet Adresleri

187 Türkiye Bankalar Birlii 170

188 TÜRK YE BANKALAR B RL Nispetiye Caddesi Akmerkez B3 Blok Kat 13 Etiler stanbul Tel: Faks: E-posta: ISBN (Basılı) ISBN (Elektronik)

MAKROEKONOM K DE KENLER VE DÖV Z KURU L K S : YAPAY S N R A I VE VAR YAKLA IMLARI LE ÖNGÖRÜ MODELLEMES

MAKROEKONOM K DE KENLER VE DÖV Z KURU L K S : YAPAY S N R A I VE VAR YAKLA IMLARI LE ÖNGÖRÜ MODELLEMES T.C. SÜLEYMAN DEMREL ÜNVERSTES SOSYAL BLMLER ENSTTÜSÜ LETME ANABLM DALI MAKROEKONOMK DEKENLER VE DÖVZ KURU LKS: YAPAY SNR AI VE VAR YAKLAIMLARI LE ÖNGÖRÜ MODELLEMES DOKTORA TEZ YEM HELHEL Tez Danman: Doç.

Detaylı

DI KAYNAK KULLANIMININ (OUTSOURCING) MAKROEKONOMK ETKLER

DI KAYNAK KULLANIMININ (OUTSOURCING) MAKROEKONOMK ETKLER DI KAYNAK KULLANIMININ (OUTSOURCING) MAKROEKONOMK ETKLER Prof.Dr.Ahmet Erdinç TUTAR Yard.Doç.Dr.Hüsamettin NAÇ Dr.Ümit GÜNER*** ÖZET Outsourcing kavram, literatüre ilk defa ngiltere de, 20. yüzyln ikinci

Detaylı

DIŞ TİCARET İSTATİSTİKLERİ VE ENDEKSLERİ

DIŞ TİCARET İSTATİSTİKLERİ VE ENDEKSLERİ TÜİK DIŞ TİCARET İSTATİSTİKLERİ VE ENDEKSLERİ ISSN 0259-5036 TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU TÜİK Sorularla Resmi İstatistikler Dizisi - 2 Önsöz ÖNSÖZ Türkiye statistik Kurumu karar alclarn, aratrmaclarn ve

Detaylı

TÜRK YE DE BANKACILIK SEKTÖRÜ P YASA YAPISI, F RMA DAVRANIfiLARI ve REKABET ANAL Z

TÜRK YE DE BANKACILIK SEKTÖRÜ P YASA YAPISI, F RMA DAVRANIfiLARI ve REKABET ANAL Z fiubat 2012 TÜRK YE DE BANKACILIK SEKTÖRÜ P YASA YAPISI, F RMA DAVRANIfiLARI ve REKABET ANAL Z Prof.Dr. M. Necat Coflkun Doç. Dr. Hakan Naim Ardor Doç. Dr. A. Hakan Çermikli Doç. Dr. H. Ozan Eruygur Doç.

Detaylı

Sosyal Güvenlik Nereye Do ru Gidiyor?

Sosyal Güvenlik Nereye Do ru Gidiyor? IBM Global Social Segment Haziran 2007 Sosyal Güvenlik Nereye Do ru Gidiyor? 15 Bat Avrupa ülkesindeki sosyal güvenlik yönetimi CEO lar ile yaplan görümeler Hazrlayanlar: Prof. Dr. Paul SCHOUKENS Prof.

Detaylı

BASEL II KAPSAMINDA KREDİ RİSKİNİN ÖLÇÜMÜNDE OTORİTE ETKİNLİĞİ: TÜRKİYE İÇİN ALTERNATİF BİR ÖNERİ

BASEL II KAPSAMINDA KREDİ RİSKİNİN ÖLÇÜMÜNDE OTORİTE ETKİNLİĞİ: TÜRKİYE İÇİN ALTERNATİF BİR ÖNERİ Nisan 2012 BASEL II KAPSAMINDA KREDİ RİSKİNİN ÖLÇÜMÜNDE OTORİTE ETKİNLİĞİ: TÜRKİYE İÇİN ALTERNATİF BİR ÖNERİ Dr. Ozan Cangürel BASEL II KAPSAMINDA KREDİ RİSKİNİN ÖLÇÜMÜNDE OTORİTE ETKİNLİĞİ: TÜRKİYE İÇİN

Detaylı

YÖNET VE ASTLAR ARASINDAK ANLA MAZLIKLARIN

YÖNET VE ASTLAR ARASINDAK ANLA MAZLIKLARIN Yönetici ve Astlar Arasndaki Anlamazlklarn Çözümüne Yönelik Bir Ararma HAVACILIK VE UZAY TEKNOLOJLER DERG OCAK 2008 CLT 3 SAYI 3 (21-38) YÖNET VE ASTLAR ARASINDAK ANLAMAZLIKLARIN ÇÖZÜMÜNE YÖNELK BR ARATIRMA

Detaylı

İSTATİSTİK ARAŞTIRMA DERGİSİ Journal of Statistical Research

İSTATİSTİK ARAŞTIRMA DERGİSİ Journal of Statistical Research TÜİK İSTATİSTİK ARAŞTIRMA DERGİSİ Journal of Statistical Research Cilt-Volume: 08 Sayı-Number: 03 Aralık-December 011 ISSN 1303-6319 TÜRKİYE İSTATİSTİK KURUMU Turkish Statistical Institute TÜİK İSTATİSTİK

Detaylı

PARASAL BİRLİĞİN ÜYE ÜLKELER AÇ İSİNDAN FAYDA VE MALİYETLERİ

PARASAL BİRLİĞİN ÜYE ÜLKELER AÇ İSİNDAN FAYDA VE MALİYETLERİ Ankara Avrupa Çal ışmalar ı Dergisi Cilt:2 Say ı:4 (Bahar: 2003) s. 103-121 PARASAL BİRLİĞİN ÜYE ÜLKELER AÇ İSİNDAN FAYDA VE MALİYETLERİ Ar ş. Gör. M. Kemal DEĞER (*) ş. Gör. Lütfü ÖZTÜRK (** ) Ar ABSTRACT

Detaylı

Ali ŞEN. The Relationship Between Asymmetric Information and Financial Crisis

Ali ŞEN. The Relationship Between Asymmetric Information and Financial Crisis Asimetrik Bilgi- Finansal Kriz İlişkisi Ali ŞEN Özet: Bu çalışma, asimetrik bilgi hakkındaki yeni literatürü kullanarak finansal krizlerin analizini sağlar. Bu çalışma, asimetrik bilgi literatürünün, finansal

Detaylı

1990 YILINDAN SONRA YAŞANAN EKONOMİK KRİZLERİN KÜÇÜK ve ORTA BÜYÜKLÜKTEKİ İŞLETMELER (KOBİ) ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

1990 YILINDAN SONRA YAŞANAN EKONOMİK KRİZLERİN KÜÇÜK ve ORTA BÜYÜKLÜKTEKİ İŞLETMELER (KOBİ) ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ İKTİSAT ANABİLİM DALI 1990 YILINDAN SONRA YAŞANAN EKONOMİK KRİZLERİN KÜÇÜK ve ORTA BÜYÜKLÜKTEKİ İŞLETMELER (KOBİ) ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ YÜKSEK

Detaylı

PAZARLAMA BLG SSTEM VE BR KAMU KURULUU ÖRNE

PAZARLAMA BLG SSTEM VE BR KAMU KURULUU ÖRNE PAZARLAMA BLG SSTEM VE BR KAMU KURULUU ÖRNE Ör.Gör.Kemal KARAYORMUK * Mehmet Ali KÖSEOLU ** ÖZET Bu çalmada, pazarlama yöneticilerinin kararlarna yön veren pazarlama bilgi sistemi ele alnmtr. Bilgi, iletmeler

Detaylı

DI TCARET HADLERNN GELR ETKS: TÜRKYE ÜZERNE BR UYGULAMA

DI TCARET HADLERNN GELR ETKS: TÜRKYE ÜZERNE BR UYGULAMA DI TCARET HADLERNN GELR ETKS: TÜRKYE ÜZERNE BR UYGULAMA Doç. Dr. smail AYDOU * Ar. Grv. H. Gonca DLER ** ÖZET Türkiye de d ticaret hadlerinin hesaplanmasnda kullanlan ihracat ve ithalat deerlerindeki reel

Detaylı

NASIL B R BÜTÇE POL T KASI? Ara. Gör. Burcu GED Z Celal Bayar Üniversitesi..B.F. ktisat Bölümü, Manisa

NASIL B R BÜTÇE POL T KASI? Ara. Gör. Burcu GED Z Celal Bayar Üniversitesi..B.F. ktisat Bölümü, Manisa YÖNET M VE EKONOM Y l:2001 Cilt:7 Say :1 Celal Bayar Üniversitesi..B.F. MAN SA NASIL B R BÜTÇE POL T KASI? Ara. Gör. Burcu GED Z Celal Bayar Üniversitesi..B.F. ktisat Bölümü, Manisa Ara. Gör. M. Hakan

Detaylı

TÜRKİYE NİN DIŞ BORÇ SORUNU VE KRİZ ETKİLERİ

TÜRKİYE NİN DIŞ BORÇ SORUNU VE KRİZ ETKİLERİ T.C. Hitit Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisat Ana Bilim Dalı TÜRKİYE NİN DIŞ BORÇ SORUNU VE KRİZ ETKİLERİ Ayten OLCAR Yüksek Lisans Tezi Çorum 2013 TÜRKİYE NİN DIŞ BORÇ SORUNU VE KRİZ ETKİLERİ

Detaylı

PİYASA RİSKİ ÖLÇÜMÜ OLARAK RİSKE MARUZ DEĞER VE HİSSE SENEDİ PORTFÖYLERİ İÇİN BİR UYGULAMA

PİYASA RİSKİ ÖLÇÜMÜ OLARAK RİSKE MARUZ DEĞER VE HİSSE SENEDİ PORTFÖYLERİ İÇİN BİR UYGULAMA T.C. KADİR HAS ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ SERMAYE PİYASALARI VE BORSA ANABİLİM DALI PİYASA RİSKİ ÖLÇÜMÜ OLARAK RİSKE MARUZ DEĞER VE HİSSE SENEDİ PORTFÖYLERİ İÇİN BİR UYGULAMA Yüksek Lisans

Detaylı

Enflasyon Hedeflemesi ve Türkiye de Uygulanabilirliğinin Değerlendirilmesi

Enflasyon Hedeflemesi ve Türkiye de Uygulanabilirliğinin Değerlendirilmesi Kocaeli Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 2004/2 : 18-37 Enflasyon Hedeflemesi ve Türkiye de Uygulanabilirliğinin Değerlendirilmesi Tahir Büyükakın * Cemil Erarslan ** Özet: Döviz kuru ve

Detaylı

www.seyfettinartan.gen.tr/dysoru.pdf

www.seyfettinartan.gen.tr/dysoru.pdf Doru-Yanl Sorular: 1. nsan ihtiyaçlarn dorudan ya da dolayl olarak karlama özelliine sahip ve bu amaçla kullanlmaya hazr olan fiziksel varlklara hizmet denir. 2. Tüketicinin ihtiyaçlarn dorudan karlayan

Detaylı

Kira Öder Gibi Ev Satın Almak Ne Zaman Karlı Olur?: Tutsat (Mortgage) Uygulaması Dr. Metin AKTAŞ 1

Kira Öder Gibi Ev Satın Almak Ne Zaman Karlı Olur?: Tutsat (Mortgage) Uygulaması Dr. Metin AKTAŞ 1 Kira Öder Gibi Ev Satın Almak Ne Zaman Karlı Olur?: Tutsat (Mortgage) Uygulaması Dr. Metin AKTAŞ 1 Öz Bu çalışmada, tutsat (mortgage) sistemi ile ilgili teorik bilgilerin yer almasının yanında, tutsat

Detaylı

Sayı tayın Performans Ölçümüne li kin Ön Ara tırma Raporu

Sayı tayın Performans Ölçümüne li kin Ön Ara tırma Raporu Aratırma/nceleme/Çeviri Dizisi Sayıtayın Performans Ölçümüne likin Ön Aratırma Raporu Aratırma Sacit Yörüker (Kom Bakanı) Levent Karabeyli (Kom. Üyesi) Safiye Kaya (Kom. Üyesi) Baran Özeren (Kom. Raportörü)

Detaylı

Gelişmiş ve Azgelişmiş Ülkelerde Ekonomik Büyüme Dinamikleri: Bir Panel Veri Analizi

Gelişmiş ve Azgelişmiş Ülkelerde Ekonomik Büyüme Dinamikleri: Bir Panel Veri Analizi Uluslararası Alanya İşletme Fakültesi Dergisi International Journal of Alanya Faculty of Business Yıl:2012, C:4, S:1, s.127-136 Year:2012, Vol:4, No:1, s. 127-136 Gelişmiş ve Azgelişmiş Ülkelerde Ekonomik

Detaylı

Türkiye de Vergi ve Ekonomik Büyüme İlişkisi: VAR Analizi (1975-2006)

Türkiye de Vergi ve Ekonomik Büyüme İlişkisi: VAR Analizi (1975-2006) M. MUCUK, V. ALPTEKİN Türkiye de Vergi ve Ekonomik Büyüme İlişkisi: VAR Analizi (975-2006) Mehmet MUCUK * Volkan ALPTEKİN ** Özet Vergi gelirleri devletin en önemli finansman kaynaklarından birini teşkil

Detaylı

TÜRK YE DE VADEL filemler P YASASI VE BAZI TARIMSAL ÜRÜNLER ÜZER NDE UYGULANAB L RL

TÜRK YE DE VADEL filemler P YASASI VE BAZI TARIMSAL ÜRÜNLER ÜZER NDE UYGULANAB L RL T Ü R K Y E TÜRK YE DE VADEL filemler P YASASI VE BAZI TARIMSAL ÜRÜNLER ÜZER NDE UYGULANAB L RL Dr. Gülistan ERDAL Gaziosmanpafla Üniversitesi, Ziraat Fakültesi Tar m Ekonomisi Bölümü O D A L A R V E B

Detaylı

Genel Teori, Küresel Krizler ve Yeniden Maliye Politikası

Genel Teori, Küresel Krizler ve Yeniden Maliye Politikası Genel Teori, Küresel Krizler ve Yeniden Maliye Politikası Ersan BOCUTOĞLU * Aykut EKİNCİ ** Özet Bugün dünya 1929 Büyük Bunalımından sonraki en şiddetli krizin içinde bulunmaktadır. Küresel Krize karşı

Detaylı

Discussion Paper, Turkish Economic Association, No. 2012/88

Discussion Paper, Turkish Economic Association, No. 2012/88 econstor www.econstor.eu Der Open-Access-Publikationsserver der ZBW Leibniz-Informationszentrum Wirtschaft The Open Access Publication Server of the ZBW Leibniz Information Centre for Economics Soydemir,

Detaylı

TURKISH COOPERATIVE ASSOCIATION TÜRK KOOPERATİFÇİLİK KURUMU. Üçüncü Sektör Sosyal Ekonom. Th rd Sector Soc al Econom c Rev ew. 2013 C lt: 48 Sayı: 2

TURKISH COOPERATIVE ASSOCIATION TÜRK KOOPERATİFÇİLİK KURUMU. Üçüncü Sektör Sosyal Ekonom. Th rd Sector Soc al Econom c Rev ew. 2013 C lt: 48 Sayı: 2 KOOP-KUR KOOPERATİFÇİ LTÜRK İK KURUMU ISSN 1300-1469 Th rd Sector Soc al Econom c Rev ew KOOP-KUR KOOPERATİFÇİ LTÜRK İK KURUMU ISSN 1300-1469 Üçüncü Sektör Sosyal Ekonom 2013 Volume:48 Number: 2 F nanc

Detaylı

ÖZEL SEKTÖR BORÇLANMA ARAÇLARI SADIK ÇULCUOĞLU. Yapılandırılmış sermaye piyasası araçları Rekorla kapanan 2012 nin ardından tahvil bono ihraçları

ÖZEL SEKTÖR BORÇLANMA ARAÇLARI SADIK ÇULCUOĞLU. Yapılandırılmış sermaye piyasası araçları Rekorla kapanan 2012 nin ardından tahvil bono ihraçları N SAN 2013 SADIK ÇULCUOĞLU Yapılandırılmış sermaye piyasası araçları Rekorla kapanan 2012 nin ardından tahvil bono ihraçları BAŞAK SELÇUK ÖZEL SEKTÖR BORÇLANMA ARAÇLARI H em bireysel hem kurumsal yat

Detaylı

Bankacılığımızda İç Kontrol

Bankacılığımızda İç Kontrol Bankacılığımızda İç Kontrol Gürdoğan Yurtsever Yayın No: 256 Nisan 2008, İstanbul Türkiye Bankalar Birliği Nispetiye Caddesi Akmerkez B3 Blok Kat:13 34340 Etiler-İSTANBUL Tel : 212-282 09 73 Faks : 212-282

Detaylı

Amerikan ç Savaı ve Mısır: Pamuk Örneinde Mısır Modernlemesi ve Amerikan ç Savaı nın Sürece Olan Katkısı

Amerikan ç Savaı ve Mısır: Pamuk Örneinde Mısır Modernlemesi ve Amerikan ç Savaı nın Sürece Olan Katkısı Amerikan ç Savaı ve Mısır: Pamuk Örneinde Mısır Modernlemesi ve Amerikan ç Savaı nın Sürece Olan Katkısı American Civil War and Egypt: Modernization of Egypt in the case of Cotton and the Contribution

Detaylı

AHKAMIN. Keywords: Changing judgments, revealed reason, custom, public interest.

AHKAMIN. Keywords: Changing judgments, revealed reason, custom, public interest. )! $L$KK$+.M SLAM HUKUKUNDA AHKAMIN DE M ÜZER ZERNE BAZI DÜÜNC ÜNCELER LER* Doç.Dr.Ferhat KOCA ** #&& 8N&9&:; @ ( & & ' $ 3& " &(& "3 $ 9# ( ( 3 &(& "3 & " 8 &$ ( $ # (&& ( & ( 3 3 ( # ( 0& R # & ( 0&

Detaylı