LOMBER DİSK HERNİLERİNDE END-PLATE DEJENERASYONU

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "LOMBER DİSK HERNİLERİNDE END-PLATE DEJENERASYONU"

Transkript

1 T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi III. Nöroşirürji Kliniği Klinik Şefi: Op. Dr. Halil TOPLAMAOĞLU LOMBER DİSK HERNİLERİNDE END-PLATE DEJENERASYONU (UZMANLIK TEZİ) Dr. Soner BÜYÜKKINACI İSTANBUL 2005

2

3 T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi III. Nöroşirürji Kliniği Klinik Şefi: Op. Dr. Halil TOPLAMAOĞLU LOMBER DİSK HERNİLERİNDE END-PLATE DEJENERASYONU (UZMANLIK TEZİ) Dr. Soner BÜYÜKKINACI

4 İSTANBUL 2005 TEŞEKKÜRLER Nöroşirürji ihtisasım süresince bilgi ve deneyimlerinden yararlandığım, yetişmemde büyük katkısı bulunan, demokratik ve hoşgörülü yaklaşımı ile bize zevkli bir çalışma ortamı sunan ve ayrıca tezimin hazırlanmasında bana destek olan klinik şefimiz Sayın Op. Dr. Halil Toplamaoğlu'na, Eğitimime katkılarından dolayı, I. Nöroşirurji Klinik Şefi Doç. Dr. Murat Taşkın'a, II. Nöroşirurji Klinik Şefi Prof. Dr. Hidayet Akdemir 'e, Nöroloji rotasyonum sırasında, yanında eğitim almaktan büyük onur duyduğum III. Nöroloji Klinik Şefi Doç. Dr. Dursun Kırbaş a, Eğitimimde büyük katkıları bulunan ve desteklerini benden esirgemeyen Klinik Şef Yardımcısı Op. Dr. Bahattin Uçar'a ve Başasistanımız Op. Dr.Ramazan Atabey'e, Bilgisini ve her konuda içten yardımlarını benden esirgemeyen eğitimim süresince bana katkıları bulunan III. Nöroşirurji Klinik uzmanları Op. Dr. Murad Asiltürk'e, Op. Dr. Erhan Sofuoğlu'na, Op. Dr. Burak Gündüz e ve Op. Dr. Aykut Karasu'ya, Birlikte zevkle çalıştığım sevgili asistan arkadaşlarıma, daima yardımlarını ve yakınlıklarını gördüğüm değerli hemşirelerimize, personelimize ve sekreterimize, Tezimin Patolojik araştırmalarına yardımcı olan Dr. S. Gül Barut ve Dr. Gülbin Oran ile istatistiksel çalışmalarıma destek veren Dr. Şahap Erkoç a, Ayrıca bana her zaman destek olan sevgili eşim Burcu ya içten teşekkür ederim. Dr. Soner Büyükkınacı

5 İÇİNDEKİLER... SAYFA GİRİŞ VE AMAÇ... 1 GENEL BİLGİLER... 3 TANIM... 3 TARİHÇE... 4 EMBRİYOLOJİ... 5 ANATOMİ... 6 PATOLOJİ PATOGENEZ KLİNİK BELİRTİ VE BULGULAR TANI YÖNTEMLERİ AYIRICI TANI TEDAVİ PROGNOZ MATERYAL VE METOD BULGULAR TARTIŞMA SONUÇ ÖZET KAYNAKÇA... 58

6 GİRİŞ VE AMAÇ Bel ağrısı, sosyal aktivite ve iş gücü kaybı yönünden ilk sırayı alan hastalıklar içindedir (1,2,3). Tüm dünya nüfusunun %80'inin, hayatlarının herhangi bir döneminde, bel ağrısından yakındıkları tespit edilmiştir(4). Gelişmiş ülkelerde ise; yıllık bel ağrısı görülme oranı %40 civarındadır(5). Genellikle yaş arasında görülmekle birlikte, özellikle sanayi kesimi ve hizmet sektöründe çalışanlarda sıklıkla ortaya çıkmaktadır(6,7,8). İşe gelmeme nedenleri arasında %10-20'lik oranla bel ağrısı ilk sıralardadır. Amerika Birleşik Devletleri'nde bel ağrısı sebebi ile yılda 93 milyon iş günü kaybedilmekte, buna tanı, tedavi, sigorta ve tazminat masraflarının da eklenmesiyle hastalığın yıllık maliyeti milyar doları bulmaktadır(9,10). Tüm ağrılı bel sendromlarının %2-3 ü lomber disk hernisi sebebiyledir(11). Radyoloji alanındaki son gelişmeler disk hernisi tanısının güvenilirliğini arttırmış, eş zamanlı olarak yeni tıbbi ve cerrahi tedavi metodları yaygın şekilde uygulanır olmuştur(12) yılında ABD'de disk hernisi operasyonu yapıldığı göz önüne alınır ise, disk hernilerinin cerrahisine yönelik retrospektif ve prospektif çalışmaların ne kadar önemli olduğu kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. Lomber disk hernisine en çok orta yaş grubunda rastlanır. Olguların %70'i yaş arasında iken, %10'u 60 yaşından sonra görülür (13). Çocukluk yaşlarında çok nadirdir (14). Erkeklerde kadınlara göre daha sık görülür. Bütün lomber disk herniasyonlarının sadece %15'i cerrahi tedavi gerektirmektedir (15). Cerrahinin başarısı %90'larda olmasına rağmen, ağrısı 1

7 geçmeyen hastalarda nasıl bir protokol izleneceği konusunda birçok çalışma yapılmıştır (1,2,3,15,16,17). Yapılan çalışmalara rağmen başarısız bel cerrahisinde standart bir yaklaşım ve ameliyat protokolü oluşturulamamıştır (16,18). Günümüzde lomber disk cerrahisi endikasyonlarını koyarken, hastaların klinik ve laboratuar bulgularını değerlendirerek mevcut cerrahi modalitelerine göre bir yol seçmekteyiz. Tekrarlayan disk hernisi görülme oranı seriler arasında değişse de ortalama oran %4 olarak saptanmıştır. Hastanın mevcut herniasyon patolojisinin predispozan faktörleri burada önem taşımaktadır. Biomekanik etkenlere patofizyolojik yapılar eklendiğinde, hastada tekrarlayan disk hernisi görülme oranında artış olması beklenir. Tekrarlayan disk hernilerinde birçok predispozan faktör olmakla beraber, vertebral end-plate dejenerasyonun katkısı tartışmalıdır. Ocak Şubat 2004 tarihleri arasında Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi 3. Nöroşirürji Kliniği'nde opere edilen 1893 lomber disk hernisi arasından, ikinci defa opere edilen, tekrarlayan disk hernisi olan 39 hastanın preop manyetik rezonans görüntülemeleri değerlendirilmiştir. Bulgular, aynı tarihlerde kliniğimizde opere edilen, lomber disk hernisi hastalarının preoperatif filmlerindeki end-plate dejenerasyonları ile karşılaştırılmıştır. Çalışmanın amacı vertebral end-plate dejenerasyonunun tekrarlayan disk hernisine olan etkisini tartışmaktır. 2

8 GENEL BİLGİLER Tanım Lomber intervertebral diskin anulus fibrozusu ile nükleus pulpozusunun vertebral kanal içine yer değiştirmesine herni nükleus pulpozus (HNP) denir (19). Lomber, HNP spinal sinirlere ya da köklerine bası yaparak semptomatik olabilir. Herniye disk materyalinin direkt mekanik etkisiyle ya da oluşturduğu inflamatuar yanıt ve buna sekonder gelişen ödem etkisiyle, radiküler, vasküler yapıların basıya uğrayarak sinir kökü iskemisine yol açmaları da semptomatolojide rol oynar (20). Hastalığın etiyolojisinde, birikici mikrotravma sorumlu tutulmakla beraber, motorlu taşıt kullananlarda, düzenli spor alışkanlığı olmayanlarda, sigara içenlerde daha sık rastlandığı bildirilmektedir (21,22,23). Disk hastalığının doğal seyri üç aşamada özetlenebilir, ilk aşama dejenerasyon; insanın yürümesiyle başlar engellenemez ve tam dejenerasyonla sonlanır. İkinci aşama hastalık zamanıdır. Disk sinir elamanlarına yönelir, bel ağrısı ve siyatalji bulguları görülür. Konservatif tedavi ile olguların %70'i 4-6 hafta içinde tam fonksiyonel kapasiteye ulaşır, ilerleyici nörolojik defisiti olan, kauda ekuina sendromu gelişen, konservatif tedaviye direnç gösteren ve tanısı radyolojik olarak da doğrulanan olgularda tedavi cerrahidir. Son aşama ise, diskin kollaps olduğu, kemik ve eklem deformitelerinin oluştuğu, ankiloz ile 3

9 sonuçlanan devredir. Bel ağrısı ve hafif siyatik bulguları bu aşamanın temel yakınmasıdır (23,24,25,26,27,28,29,30). Tarihçe MÖ yıllarında yazılan Mısır papirüslerinde vertebral yaralanmalardan bahsedilmiş olsa da, bel ağrısı ve siyatik sinir tutulumu, tıbbın babası olarak kabul edilen Hipokrat (M.Ö ) tarafından, ilk kez Hipokrat ın Bedeni adlı kitabında tarif edilmiştir(31,32). Çağlar boyu kan nakli ile siyatiği iyileştirme, sıcak su ve yağlar ile bölgenin ovulması, koterize edilmesi ve yakı yakılması gibi birçok tedavi yöntemi kullanılmıştır. İntervertebral diskin ilk anatomik tanımını 1555 yılında Vesalius yapmıştır yılında Domenico Cotugno ilk kez siyatik ağrısını tanımlamıştır. Bel ağrısı ile siyatalji arasındaki ilişkiyi ilk tanımlayan, 1864 yılında, Laseque olmuştur (33,34,35). Daha sonra, Wirchow ve Von Luschka, intervertebral disk ve patolojilerini tanımlayarak, diskin posterior protrüzyonunun kliniğini açıklamışlardır (33,34) yılında, Goldtweight, kauda ekuina basısını, Middieton ve Teacher, kauda ekuina basısına neden olan santral disk hernisini açıklamışlardır (36,37). 1927'de, Schmorl, otopsi çalışmalarında %15 oranında intervertebral disk protrüzyonları bulmuştur yılında, Dandy, kauda ekuina basısı olan iki hastayı ameliyat etmiş, intervertebral diskten travma sonucu kopan bir disk parçasının kliniğe neden olduğunu bulmuştur (33,34,37). 4

10 Mixter ve Barr, 1933 yılında yayınladıkları 11 olgu ile intervertebral disk hernisi ve cerrahisinin modern devrini başlatmışlardır (38). 1963'de, Smith, kemonükleosizi, 1975'de, Hijikata, perkütan diskektomiyi, 1977'de, Caspar ve Yaşargil, mikrolomber diskektomiyi eklemişlerdir (39,40,41). Günümüzde ise sıklıkla mikrodiskektomi ve endikasyon dahilinde endoskobik diskektomi girişimleri uygulanmaktadır. Embriyoloji Embriyoda ikinci haftadan sonra mezoderm ortaya çıkar. Mezodermden gelişen korda dorsalisden, üçüncü haftadan itibaren somitler belirmeye başlar (42). Somitler farklılaşarak, embriyonel bağ dokusu ve mezenkimal hücrelerden oluşan sklerotomu yaparlar. Mezenkimal hücreler, kondroblastlara, osteoblastlara, bağ dokusunun retiküler, kollajen ve elastik liflerine dönüşürler. Segmentasyona uğrayan korda dorsalis, omur gövdelerinin oluştuğu yerlerde kaybolurken, intervertebral disk bölgesinde kalır (42). Her vertebrada, iki adet vertebra korpusunda ve iki adet nöral arkta olmak üzere, dört adet kondrifikasyon merkezi vardır. Bu merkezlerden birinin hipoplazisi, hemivertebraya yol açar (43). Embriyolojik periyodun sonunda, normal olarak spina bifida vardır. Çünkü bu dönemde, kartilaj nöral arkuslar, kordun ortası hizasına kadar ilerleyebilmişlerdir. Kartilaj vertebralar, embriyolojik yaşamın 10. Haftasında ossifiye olmaya başlarlar. Vertebra korpuslarında bir, nöral arkuslarda iki olmak üzere, toplam üç adet primer ossifikasyon merkezi vardır. Kolumna vertebralisin ossifikasyonu doğumdan sonra devam eder. Anuler epifiz, 4 7 yaşlarında ortaya çıkıp, ayrı olarak ossifiye olur ve yaşlarında, vertebra 5

11 korpusuyla birleşir. Kartilajenöz plak, enkondral ossifiye olup, vertebranın yüksekliğinde rol oynar. Spinoz ve transvers proçeslerin epifizleri, pubertede ortaya çıkıp, üçüncü dekatta füze olurlar (42,44). Vertebranın enine büyümesi ve nöral arkusların kalınlığının artması, subperiostal ossifikasyonla olur. Vertebranın vertikal büyümesi genetik, enine büyümesi ağırlık taşıma faktörüne bağlıdır (45). Korda dorsalis segmentlerinin kalıntılarından, intervertebral disk içindeki nükleus pulpozus gelişir. Anatomi Spinal kolon; 7 servikal, 12 dorsal, 5 lomber, 5 bileşik sakral ve 4 bileşik koksiks olmak üzere 33 vertebradan oluşmuştur. İnsan vücudunun normal postürünü sağlamak, baş, gövde, göğüs, karın organlarına destek oluşturmak ve ağırlığını taşımak, medülla spinalisi korumak gibi görevleri vardır. Bir vertebra, önde vertebra cismi (korpusu) ve arkada vertebra kavsinden (arkus) oluşur. Vertebra cisimleri kısa bir silindir şeklindedir. Vertebra arkusunda iki pedikül, iki lamina, iki transvers çıkıntı, dört artiküler çıkıntı ve bir spinal çıkıntı vardır. Korpusun üst ve alt bölümlerinde bulunan hafif konkav yüzeylere son plak(end-plate) denir. Pediküller, arkusun korpusla birleştiği yerlerdir. Bunların alt ve üst kısımlarında birer çentik vardır. Komşu iki vertebranın birleşmesi ile her iki pedikül çentiğinin oluşturduğu boşluğa, intervertebral foramen denir ve içinden spinal sinirler geçer. Artiküler çıkıntılar, laminalar ile pediküllerin birleştiği yerde bulunur. Bir vertebranın üst 6

12 artiküler çıkıntıları ile alt artiküler çıkıntıları faset eklemlerini yapar (35,46). Vertebral kolonda, servikal ve lomber bölgede fizyolojik lordoz ile dorsal bölgede fizyolojik kifoz bulunur (47). Vücudun fleksiyon ve ekstansiyon hareketinin %75'i lomber bölgede gerçekleşir. Yana doğru hareketin de %75'i lumbosakral bileşkede oluşur. Bu hareket kapasitesi, disk hernilerinin lomber bölgede sık olmasının nedenidir. İki komşu vertebra ve aralarındaki intervertebral disk fonksiyonel birimi oluşturur. Fonksiyonel birimin ön kısmı ağırlık taşıyıp, şok emecek kapasitedeyken, arka kısmı hareketin yönünü belirleyen iki adet faset ekleminden oluşur (48). Fonksiyonel birimlerin bütünlüğünü, vertebra korpusları ile spinal ve transvers çıkıntıları birbirine bağlayan bağlar sağlar. Korpusların ön yüzünü, ligamentum longitüdinale anterior, arka yüzünü, ligamentum longitüdinale posterior birleştirir. Ligamentum flavum, komşu iki vertebra arkusunu birbirine bağlar ve ikinci servikal vertebradan birinci sakral vertebraya kadar laminalar arasında uzanır. Bu ligaman, üst vertebra arkusunun iç yüzünden başlayarak, bir alttaki vertebra arkusunun dış yüzüne yapışır. Ligamentum interspinale ve supraspinale, spinoz çıkıntıları birbirine bağlarken, ligamentum intertransversum, transvers çıkıntıları arasında bulunur (47,49). Lomber omurganın temel hareketi, son iki torakal ve lomber vertebralar ile sakrum ve iliak kanatlara tutunan erektör spinal kaslar ile sağlanır (50,51). 7

13 İntervertebral Disk Anatomisi İntervertebral diskler, aksisten sakruma dek tüm vertebra korpusları arasında bulunmaktadır (52). Disklerin alt ve üst yüzleri vertebra korpusu ile ilişkidedir. Kalınlıkları, bulundukları yere ve aynı diskin değişik yerlerine göre farklılıklar gösterir. Servikal ve lomber disklerin anterior bölümü posterioruna göre daha kalındır. Böylece servikal ve lomber lordozun oluşumunu sağlarlar. Torakal bölgede ise diskler, hemen hemen uniformdur ve vertebra korpuslarına bağlı bir anterior konkavite vardır. Diskler üst torakal bölgede en ince, lomber bölgede ise en kalındır. Disk servikal bölgede 3 mm, torakal bölgede 5 mm, lomber bölgede 9 mm kalınlığa ulaşır (53,54). Ayrıca diskler üst torakal vertebrada en az, alt lomber vertebrada en fazla hacme sahiptirler (52,55). Vertebral yüzeylerin üst ve alt kısımlarında, ince bir hiyalin kıkırdak tabakası uzanır, diskler, bu hiyalin kıkırdak tabakalara yapışarak, İntervertebral simfizisi oluşturur (55). Fakat diskin çevre kısımları bu simfizise katılmazlar. Diskin periferik kısımları, komşu damarlardan beslenir, diskin santral kısmında ise kan damarı bulunmaz. Bu bölümün beslenmesi, spongiyoz kemik dokusundan difüzyon yolu ile olur. Bu yüzden, damar yapı içeren periferik kısım ile damarsız santral kısmın yaralanmalara karşı reaksiyonu değişik olur (52,55). İntervertebral diskler, anterior ve posterior longitudinal ligamanlara sıkı bir şekilde yapışmıştır. Ayrıca, toraksta, yan taraflarda ligamentum kapitis kosta intraartikulare vasıtasıyla kosta başlarına tutunmuşlardır. Disklerin boyu, vertebral korpus boyunun yaklaşık 1/5'ini oluşturur, ilk iki vertebra buna istisnadır. Disk yüksekliğinin vertebra 8

14 yüksekliğine oranı, servikal ve lomber bölgelerde en fazla, torakal bölgede en azdır. Torakal bölgede oran 1/5, lomber bölgede 1/3, servikal bölgede 3/5'tir. Böylece servikal ve lomber bölgelerde yüksek hareket kabiliyeti sağlanır (54,55). İntervertebral diskin bilinen tek siniri, Von Luschka'nın sinovertebral siniridir. Bu sinir, dorsal kök ganglionundan sonra sinir kökünden ayrılır ve Rami Kominikantes ten gelen bir dalla birleşerek, İntervertebral foramene girer. Posterior longitudinal ligamana gelince, superior ve inferior dallarına ayrılarak, posterior longitudinal ligamantı, İntervertebral diskin posterior kısmını, kemiği, periostu, laminaları ve damarları inerve eder. Bir dalı, dura ve piamatere dek uzanırken, diğer dalı da omurilik içine girer (56). Fetusta ve yeni doğanda, longitudinal ligamanlarda, anulus fibrozusun periferik tabakalarında ve vertebra korpusu içindeki damarsal yapıların çevresinde sinir lifleri bulunmuştur. Fasetlerde ise enkapsüle reseptörler saptanmış; fakat ligamantum flavumda nöral yapı görülmemiştir. Erişkinde ise; supraspinöz ve infraspinöz ligamanlarda birkaç tane son uç, faset kapsülünde pek çok sinir lifi ve longitudinal ligamanlarda sinir uçlarına ait pleksuslar bulunmuştur. Annulus fibrozusun dış zonlarında sadece birkaç lif görülmüş, disk ve trabeküler kemikte nöral dokuya rastlanmamıştır (57). Disklerin vertebra korpusuna yapışık olmayan yerleri ile vertebra korpusu arasında bazen sinoviyal membranla örtülü bir eklem yüzü bulunabilir. Bunlar, daha ziyade alt servikal segmentlerde görülmektedir (52). İntervertebral diskin periferik kısmı, "Annulus Fibrozus" denilen lameller şeklinde fibrokartilajenöz dokudan oluşur. Merkezi kısmı ise; jelatinöz yapıda olan sarımtırak renkli 9

15 nukleus pulpozus oluşturur. Bir diskus intervertebralis, yapıştığı yerden dikkatli bir şekilde kesilip çıkarılırsa nukleus pulpozusun, etrafını çevreleyen anulus fibrozusa oranla daha kalın olduğu görülür (52). Normalde 23 intervertebral disk olup, vertebral kolonun uzunluğunun dörtte birini oluşturur (35). Bir intervertebral disk üç bölümden oluşur: Nukleus Pulpozus İntervertebral diskin fibrojelatinöz merkezidir. İki vertebra platosu arasında sıkışıp kalmış olan nukleus pulpozusun şekli küreye benzer. Sıkıştırılamayan, şok emen, yarı sıvı özelliktedir. Dikey etkileyen kuvvetleri, yatay kuvvetlere dönüştürerek, anulus fibrozusun her tarafına eşit olarak yayar(47).böylece her üç düzlemde de harekete izin verir. Nukleus pulpozusun arasında bulunduğu vertebra gövdelerinin yüzeyleri, mikroporoz bir kıkırdak ile kaplıdır. Bu özelliği sayesinde, suya geçirgen olan bu kıkırdağa, ayakta durma sırasında uygulanan basınç ile, nukleus jelatinöz matriksinden su geçer. Gün boyunca, nukleus belirgin şekilde küçülür (sağlıklı erişkinde toplam 2 cm kısalma olur). Gece yatma durumunda ise nukleusun su emme özelliği sayesinde disk şişer (Resim 1). İnsan boyu ve omurganın fleksibilitesi, sabahları daha fazladır, yaşlılarda nukleusun su emme kapasitesi azalır, bu da fleksibilite azalmasını ve boy kısalmasını açıklar(54) (Resim 2). 10

16 Resim 1. Nukleusun basınç altındaki fleksibilitesi Resim 2. Nukleusun su içeriğini arttırarak basınca verdiği tepki 11

17 Nukleus pulpozus, servikal ve lomber bölgelerde daha iyi gelişmiştir. Diskin posterioruna daha yakın yerleşmiştir (55). Servikal disklerde 1-1,4 cm 3, lomber disklerde ise 10 cm 3 hacme ulaşır ve disk mesafesinin %30-50'sini kapsar(resim 3). Önemli bir kısmı su olan nukleus pulpozusun morfolojik karakteri ve sıvı içeriği yaş ile birlikte değişir. Sıvı içeriği yaş ilerledikçe %88'den %66'ya kadar azalır. Nukleus pulpozus, içindeki sellüler elemanlarla kaynaşmış olan konnektif doku, mukopolisakkaritler ve kollajen liflerden oluşmaktadır. Kollajen, nukleus pulpozus içindeki ana yapılardan biridir ve nukleusa büyük bir esneklik kazandırır. Nukleus pulpozusun içindeki mukopolisakkaritlerin en önemlileri; kondroidin 4 sülfat ve kondroidin 6 sülfattır. Kondroidin sülfatlar, yaşla birlikte azalırken, diğer bir yapı taşı olan kerato sülfat ise çoğalır (57). 12

18 Resim 3. Nukleusun yerleşim bölgesi Doğum esnasında disk, büyük, yumuşak, jelatinöz ve yakınındaki anulus fibrozusun iç bölgesinde, hücre ve fibriller de içeren notokordiyal hücrelerden oluşan, mukoid materyal görünümündedir. Notokordiyal hücreler, ilk on yılda kaybolmaktadır, yerine, özellikle anulus fibrozus ve vertebral 13

19 korpuslara bağlı hiyalin kıkırdak tabakasından sağlanan fibrokartilaj tarafından oluşturulan, mukoid materyal gelmektedir (55). Lomber diskin hücre içeriği (6000 hücre/mm3), anulus fibrozusun periferinde ve vertebral korpuslara yakın hiyalin kıkırdakta en fazladır. Diskin glukoz difüzyonu, diğer kıkırdaklara kıyasla yetersizdir (saniyede 2.5 mm3). Özellikle lomber bölgedeki disklerde bu durum daha belirginleşir, nukleus pulpozus mat ve amorf bir görünüm alır. Bunun anlamı, diskin su tutma özelliğini ve elastikiyetini kaybetmekte olduğudur. Bu özelikler, diskin mukopolisakkarit ve protein komponentlerine bağlıdır (52,54,55). Anulus Fibrozus Diskin periferindeki, ince kollajenöz bir bölgedir. Kartilajenöz plaktan gelişir. Nükleus pulpozusu oblik olarak saran, kollajen liflerinin oluşturduğu 20 lamel içerir. Diskin şeklini ve bütünlüğünü verir(resim 4). Annulus fibrozus, diskin en kuvvetli ve sağlam bölümünü teşkil eder. Lameller şeklinde dizilim gösteren iki tabakadan oluşmuştur, iç kısmında geniş bir fibrokartilajenöz tabakası, dış kısmında ise kollajen bir tabaka bulunur. Dış kısımdaki vertebra, apofiz ringine tutunan liflere, Sharpey lifleri denir (58,59).Bu tabakalar birbiri üzerinden geçen fibröz bantlarla, çepeçevre olmasa da kısmen örtülmüştür. Disklerin posterior kısmında, lamina çok daha kompleks şekilde bağlıdır(57). Konsantrik liflerden oluşan ve nukleus pulpozusun çevresini saran liflerden oluşan anulus fibrozusun lifleri, periferde daha vertikaldir ve merkeze gittikçe oblikleşir. Annulus fibrozus, önde daha kuvvetli olarak görülür, anterior longitudinal ligamana yapışma yeri çok daha kuvvetli iken, arkada bu ilişki zayıflar ve posterior longitudinal ligamana 14

20 daha gevşek yapışır. Anatomik çalışmalarda, insan lomber anulus fibrozusunun küçük bir parçasında elastik fibriller tanımlanmıştır. Resim 4. Anulus Fibrozusun lameller yapısı 15

21 Kartilajenöz End-plate ler Hyalin kıkırdağı olup, anulus fibozusun alt ve üst yüzeylerini kaplayarak, vertebral cisme tutunmasını sağlar(58). İntervertebral disklerin beslenmesi, erişkin yaşa kadar kartilojenöz plaklardaki vasküler yapılar ile gerçekleşirken, yaşlarından sonra bu damarların atrofiye olmasıyla, difüzyon yolu ile olmaktadır(60). Nükleus pulpozus ve anulus fibrozusun iç tabakası, sinir uçları içermemektedir. Anulus fibrozusun dış tabakası, posterior longitüdinal ligament, periost, epidural vasküler yapılar, duramaterin foraminal kısmı, faset eklem kapsülü ve erektör spinal kasların innervasyonu, dorsal kök ganglionundan sonra çıkan rekürran sinuvertebral sinir (Luschka siniri) yoluyla olur(61). Bu sinir ağrı duyusunu taşıdığından, disk herniasyonunda siyataljiden önce çıkan bel ağrıları, anulus fibrozusun ve posterior longitüdinal ligamanın gerilmesine ve yırtılmasına bağlıdır(35). Medülla spinalis, L1-2 vertebraları düzeyinde konus medüllaris adı altında sonlanır. Konus medüllarisden çıkan sinir kökleri, kauda ekuinayı oluşturur. Dural kese içinde, serbest ve birbirine paralel seyreden sinir kökleri her segmentte sağlı ve sollu bir çift olarak durayı terk ederler. Sinir köklerinin çıkış bölgesinde, dura genişleyerek, sinir kökü kılıfını oluşturur. Sinir kökleri, intervertebral foramene girmeden önce, spinal kanalda aşağı ve dışa doğru seyredip, alttaki diskin posterolateral yüzeyini çaprazlayarak, pedikülün altından spinal kanalı terk ederler (62). 16

22 Patoloji İntervertebral diskte yaşam boyu ilerleyici dejenerasyon görülür. Yaşlanmayla, diskin mikrosirkülasyonunun bozulması ve osmoz yoluyla beslenmesi, tekrarlayıcı mikrotravmalar, dejenerasyondan sorumludur. Nükleus pulpozusun matriks yapısı bozulup, su tutma yeteneği ve esnekliği azalır. Kartilaj plaklarda skleroz gelişerek çatlaklar oluşur. Anulus fibrozusun lifleri giderek parçalanır, anulus zayıflar ve gevşer(63,64). Disk vertebra cisimlerinden dışarıya taşarken, intervertebral disk yüksekliği azalır. Anulus fibrozusun difüz olarak korpus kenarlarından taşmasına, "bulging" denilir. Genellikle, posterolateral bölgede, anulusun iç tabakalarının yırtılmasına bağlı fokal genişlemesine, "protrüzyon" denilir. Bütün tabakaları yırtılmış anulustan, nükleus pulpozusun posterior longitüdinal ligaman altına herniye olmasına, "ekstrüzyon" denir. Ekstrüde nükleus pulpozusun, posterior longitüdinal ligamanı yırtarak kanal içinde serbest kalmasına, serbest parça, "sekestre disk" denir(35,65,66,67,68). İntervertebral diskteki, yaşla birlikte artan fibrotik dejenerasyon nedeniyle, yaşlılarda disk hernisi daha seyrek görülür(65). Tekrarlayan mikrotravmalar, zamanla disk kalsifikasyonuna yol açabilir(35). Patogenez Yanlış duruş, paravertebral kasların zayıflığı, eğilmiş ve rotasyon pozisyonunda ağır bir cismin kaldırılması, uzun süreli motorlu araç kullanımı, sigara alışkanlığı, travma, nükleus pulpozusta oluşan bioşimik değişikliklere, 17

23 dejenerasyon ve disk hernisine yol açan risk faktörleridir(34,68,69,70). Vertebral kolona binen yük, anulus fibrozusun kanal içine doğru genişlemesine neden olur. Yük kalktığında, bu genişleme eski haline döner. Dejenerasyon gelişen bir diskte, nükleus pulpozus yarı sıvı özelliğini yitirdiğinden, yükü eşit bir şekilde dağıtamaz. Anulus fibrozus zayıfladığı için hafif travmalarda dahi yırtılabilir ve nükleus pulpozus bu lezyondan dışarıya herniye olabilir(71,72). Herniye disk orta hatta ise; lomber bölgede kauda ekuinaya, posterolateral ise; duradan çıktıktan sonraki sinir köküne bası yapar. Lomber disk hernilerinin %45-50'si L5-S1 düzeyinde, %40-45 i L4 5 düzeyinde, %3-10'u L3 4 düzeyinde görülür (34). L1 2 ve L2 3 mesafesinde nadir görülür (69). L3 4 mesafesindeki disk hernisinde L4 kökü, L4 5 mesafesinde L5 kökü, L5-S1 mesafesinde S1 kökü en sık etkilenir. Bununla birlikte, sinir kökü varyasyonlarına ve herniasyonun pozisyonuna göre, örneğin L4-5 mesafesinde bazen S1 köküne, lateral olanlarında ise L4 sinir köküne bası olabilir(32). Görülme Sıklığı Lomber disk hernisine en sık orta yaşlarda rastlanır. Olguların %70'i yaş arasında iken, %10'u 60 yaşından sonra görülür(36). Çocukluk yaşlarında çok nadirdir(73). Erkeklerde kadınlardan daha sık görülür(74). 18

24 Klinik Belirti ve Bulgular Öyküde, olguların çoğunda akut ya da kronik bir travma ortaya çıkarılabilir. Travma minimal olabilir ya da hiç olmayabilir. Travmanın tek neden olmaktan çok, yardım edici bir faktör olduğu kabul edilir(69). Bel ve bacak ağrısı yakınmasının özellikleri, duyu değişiklikleri, motor bozukluklar, otonom ve vejetatif değişiklikler ile sinir gerginliği bulguları klinikte araştırılır. Ağrı Bel ağrısı, çoğunlukla hastalığın ilk belirtisi olarak kendini gösterir. Genellikle, ani olarak başlar ve dönem dönem şiddetlenerek süreklilik kazanır (32,34,75). Sinuvertebral sinir uçları, herniye nükleus pulpozusun bioşimik ve mekanik etkisi, anulus fibrozusun, posterior longitüdinal ligamanın gerilmesi ve yırtılması ile uyarıldığı zaman, belde derin lokal ağrıya, paravertebral kaslarda refleks olarak spazmaya yol açar. Eğer sinir uçları aşırı uyarılırsa, ağrı kalçaya, sakroiliak eklem bölgesine derin ve difüz olarak yayılır. Hastanın iyi lokalize edemediği bu ağrıya diskojenik, non-radiküler ya da skleratojen ağrı denir(69). Öksürme, ıkınma gibi intratekal basıncı artıran olaylar, bazı pozisyonlar ve hareketler ağrıyı şiddetlendirir(76). İntervertebral disk hernisinin bulunduğu mesafedeki spinoz çıkıntının perküsyonu, ağrı ortaya çıkarır. İntervertebral disk hernisinin sinir köküne yaptığı basıya göre, bir koruma pozisyonu olarak, omurgada duruş bozuklukları 19

25 ortaya çıkar. Sinir köküne lateralden bası olursa karşı tarafa, medialden (aksilladan) bası olursa aynı tarafa skolyoz gelişerek, sinir kökü rahatlatılmaya çalışılır. Orta hat basılarında hasta öne eğik postürdedir(32,33,34,76). Lomber lordoz sık olarak düzleşir. Belin özellikle öne ve arkaya eğilme hareketi olmak üzere, tüm hareketleri ağrılı olabilir(34). Anulus fibrozusun yırtılmasıyla bel ağrısı ortadan kalkarak, radiküler belirtiler artma gösterebilir(32). Sinir kökünün irritasyonu ile dermatojen (radiküler) ağrı ortaya çıkar. İlgili sinir kökü dermatomuna uyan, keskin ve batıcı nitelikte, iyi lokalize edilebilen yüzeyel bir ağrıdır. Bu ağrı uyluğun arka yan tarafından bacağa, dermatomal olarak yayılır. İntratekal basıncın artması ağrıyı artırırken, dinlenmek genellikle ağrıyı azaltır. Duyu Değişiklikleri Tutulan sinir kökünün dermatomuna uyan duyu değişiklikleri ortaya çıkar. Erken dönemde hiperpati, geç dönemde hipoestezi ve hipoaljezi görülür (77,78). Motor Bozukluklar Sinir kökündeki motor fibrillerin basışı ilgili kaslarda kuvvetsizliğe, atrofi ve tonus azalmasına neden olur. Güçsüzlük ileri derecede olmadıkça hasta farkına varmayabilir(32). 20

26 Refleks Değişiklikleri Derin tendon refleksleri, refleks arkının bozulmasına bağlı olarak azalır ya da kaybolurlar (32,34). Otonom Bozukluklar Azalmış mesane duyusu en erken bulgudur. Miksiyon sonrası artmış rezidüyü içeren irritatif belirtiler olan, üriner sıkışma, pollaküri, noktüri görülür. Radikülopatide, daha az sıklıkla enürezis ve damlama şeklinde inkontinans tanımlanır(79). Lomber disk hernisi, nadiren sadece mesane belirtileriyle prezente olabilir(79). Kauda ekuina sendromunda belirgin üriner retansiyon görülür. Defekasyon ve seksüel potansla ilgili bozukluklar, diğer otonomik bozukluklardır. Vejetatif Değişiklikler Vücut ısısı değişiklikleri, deride aşırı hassasiyet, bacaklarda tromboflebitler, trofik ödemler, ağrılı artiküler hareket kısıtlanması görülebilir. Kauda Equina Sendromu Kauda ekuina; genellikle büyük L4 5 orta hat disklerinde, önceden var olan spinal stenoz, tethered kord gibi durumların üst üste binmesiyle ortaya çıkar(80). Cerrahi uygulanan disk hernilerinin %1-2'sini oluşturur(79). Bel ağrısı, tek ya da iki taraflı bacak ağrısı olabilir ya da olmayabilir. Birden fazla sinir kökünün tutulmasına bağlı olarak baldırlarda 21

27 kuvvetsizlik gelişir. Aşil refleksi kaybolur. Bilateral kalça üzerinde, uyluk arka bölgesinde ve perineal bölgede, eyer şeklinde anestezi görülür(81). Üriner retansiyon, üriner ve fekal inkontinans, anal sfinkter tonusunda azalma gibi sfinkter bozuklukları görülür(80,82,83). Seksüel disfonksiyon gelişebilir. Acil cerrahi dekompresyon gereklidir. Klinik Testler Laseque Bulgusu (Düz Bacak Kaldırma Testi) Sinir gerginliğini gösteren bir testtir. Sinir kökünü gererek, kalça ağrısını radikülopatiden ayırır. Hasta sırt üstü yatarken, bacak düz olarak, ağrı ortaya çıkana kadar kaldırılır. Ağrı ortaya çıktığında bacağın yatay düzlemle yaptığı açı belirlenir. Bu test sırasında L5 ve S1 sinir kökleri, intervertebral foramen düzeyinde, 2-6 mm oynayabilirler. 60 derecenin üzerinde sinir kökünün hareketi çok az olup, gerginliği daha fazla artmayacağından, ağrının 60 derecenin altında olması pozitif kabul edilir. Sadece bel ağrısının olması pozitif olarak kabul edilmez, bacağa yayılan ağrı ve parestezilerin olması değerlendirilir. L4 ve üzerindeki kökler giderek daha az hareket ederler. Dolayısıyla Laseque bulgusu, L5 ve S1 sinir kökü lezyonlarında daha duyarlıdır(32). 30 yaşından genç hastalarda kök basısını ortaya çıkarmada daha duyarlı olduğu bildirilmiştir. Genel olarak, sinir kökü kompresyonu, olguların %83'ünde pozitif Laseque bulgusu geliştirir(84). 22

28 Kontr Lasque Bulgusu (Çapraz Düz Bacak Kaldırma Testi, Fajersztajn Bulgusu) Ağrısız bacakta düz bacak kaldırma testinin uygulanmasıyla, karşı tarafta bacak ağrısının olmasıdır. Düz bacak kaldırma testinden daha az duyarlı olmasına karşın, daha özgül bir bulgudur. Bu bulgu ile cerrahi uygulanan hastaların %97'sinde disk hernisi bulunmuştur(85). Daha santral yerleşimli bir disk herniasyonu ile uyumludur. Bragard Testi Ağrılı noktaya kadar bacağa düz kaldırma testi uygulanmış hastada, ayağa pasif bir dorsofleksiyon uygulanırsa ağrıda artma olur(86). Laseque testinin şüpheli pozitif olduğu durumlarda yararlıdır. Bone Testi Ekstansiyon durumundaki bacağın abdüksiyona getirilmesi ile bel, kalça ve bacakta ağrı olmasıdır(86). Neri Testi Ayakta dururken ya da yatarken ve bacaklar ekstansiyon pozisyonunda, baş pasif olarak öne eğilmeye çalışıldığında, öne eğilme sınırlıdır ve ağrılı tarafta diz fleksiyona geçer(87). 23

29 Naffziger Bulgusu (Juguler Bası Bulgusu) Oturur pozisyonda juguler venlere bir iki dakika bası uygulanarak intratekal basınç arttırılır. Bu olay, sinir kökünü çevreleyen gerilmeye hassaslaşmış dura yoluyla radiküler ağrıya yol açar(34,86). Cram Testi Hasta sırt üstü pozisyonda iken, semptomatik bacak, diz hafif fleksiyonda yükseltilir. Sonra, diz ekstansiyona getirilirse bacağa yayılan ağrı olur(88). Femoral Germ Testi (Ters Düz Bacak Kaldırma Testi) Hasta yüzükoyun yatmış pozisyonda ve diz ekstansiyonda iken, kalça ekstansiyona getirilir. L2, L3, L4 sinir kökünün basısında, uyluğun ön yüzüne yayılan ağrı olur. Diabetik femoral nöropati ve psoas hematomunda da pozitif olabilir(88). Bowstring Bulgusu Düz bacak kaldırma testinde ağrı olduğunda, kalça fleksiyonda tutularak, dizin fleksiyona getirilmesiyle ağrının geçmesi radikülopatiyi gösterir. Ancak kalça ağrısı devam eder(88). 24

30 Walleiks Noktaları Hassasiyeti Siyatik sinir, uyluk ve bacak trasesi boyunca parmakla kemik arasına sıkıştırıldığında ağrı duyulur. Polinöropati ve meninks irritasyonunda da pozitif olabilir(86,87,89). Tanı Yöntemleri EMG Motor ünitenin elektrik aktivitelerinin, kaslara yerleştirilen elektrotlar aracılığıyla kaydedilmesi yöntemidir. Lezyonun seviyesini, sinirdeki lezyonun derecesini belirlemede, kas hastalıklarının, tuzak ve diğer nörapatilerin, atipik olgularda, üst ve alt motor nöron tutulumunun ayırt edilmesinde yararlıdır(90). Özgüllüğü %61-80 arasındadır(91). Radyolojik Tanı Yöntemleri İdeal inceleme yöntemlerinin, bel ağrılı hastaların taranmasına uygun, tanısında etkili ve non-invaziv olması gerekir(92). Çoğu inceleme yöntemlerinin her birinin, değişik durumları incelerken kendilerine ait avantajları olduğundan, bel ağrısının incelenmesinde, birkaç inceleme yöntemi birlikte kullanılarak daha kesin sonuçlar elde edilebilir. Örneğin Bilgisyarlı Tomografi kemik yapıyı, Manyetik Rezonans Görüntüleme yumuşak dokuyu daha iyi gösterdiğinden, her iki inceleme yöntemi birbirini tamamlar. Dolayısıyla bel ağrılı hastanın incelenmesinde en iyi inceleme yöntemi tek olamaz. 25

31 Çok gelişmiş inceleme yöntemleri, omurganın yapısal bozukluklarını taramada ve tanısında çok yüksek doğruluk oranları olmasına rağmen, fizyolojik disfonksiyonları her zaman açıklayamazlar(92). Lomber omurgayı incelemek için direkt radyografi, myelografi, Bilgisyarlı Tomografi, Manyetik Rezonans Görüntüleme, diskografi, sintigrafi, venografi ve epidurografi kullanılabilir. Direk Radyografiler Lomber disk hernilerinde düz lumbosakral grafiler, ancak indirekt bulgular verebilir. Hastaların %30-60'ında direkt radyografilerde patolojiye rastlanmayabilir. Aşağıdaki bulgular saptanabilir(32,33,34,86,93). POSTÜR BOZUKLUKLARI: Koruma pozisyonu olarak skolyoz ve fizyolojik lordozun düzleşmesi gözlenebilir. DİSK YÜKSEKLİĞİNİN AZALMASI: Akut disk hernilerinden çok dejenere disklerde görülür. Olguların %25'inde disk hernisi daralmış olan aralığa uymaz. SCHMORL NODÜLÜ: Nükleus pulpozusun kartilaj plaklardaki çatlaklardan, korpusun spongioz kısmına herniye olması ile gelişir. Etrafında reaktif skleroz gelişerek görünür hale gelir. 26

32 VAKUM FENOMENİ (Knutson Bulgusu): Dejenere disk içinde beslenme bozukluğuna bağlı azot gazının birikmesi izlenebilir. SUBKONDRAL SKLEROZ: İntervertebral disk hernisine komşu vertebra korpuslarında, dejenerasyona bağlı subkondral skleroz görülebilir. OSTEOFİT OLUŞUMU: Dejenerasyon ve osteoartritis sonucu, vertebra korpus kenarlarında traksiyon osteofitleri görülür. KALSİFİKASYON: Anulus fibrozus, posterior longitüdinal ligaman ve nükleus pulpozusun kalsifikasyonu izlenir. Bunun dışında, direkt radyografiler; vertebral kolonun normal konfigürasyonlarını, konjenital anomalilerini, spondilolistezis ve kompresyon fraktürü gibi travmatik lezyonlarını, kemiğe ait dejeneratif, inflamatuar ve neoplastik olayları gösterebilir. Myelografi Spinal subaraknoid aralığa kontrast madde verilerek spinal kanal içindeki oluşumlar incelenir(86). Normalde subaraknoid mesafeye homojen olarak yayılan kontrast madde, bütün sinir kökü kılıflarını doldurur. Bası olduğunda kontrast madde kolonunda doluş defekti izlenir. Disk hernileri myelografide dolum defekti, sinir kökünde itilme, amputasyon. komplet ya da inkomplet blok şeklinde gözlenebilir. L5-S1 mesafesinde anterior epidural mesafe fazla olduğundan ve lateral disk hernileri dural kesede bası oluşturmadığından myelografide görülmeyebilirler(32,49). Superior artiküler faset hipertrofisi, osteoartritik ve dejeneratif değişiklikler, 27

33 yanlış pozitif tanıya yol açabilir. Konus medullarise kadar olan patalojilerin ve sinir kökü anomalilerinin tespitinde yararlıdır. Çeşitli araştırmalarda myelografinin doğruluk oranı %60 90 arasında bulunmuştur(46,94,95,96). Diskografi Anulus fibrozusun içine ince bir ponksiyon iğnesi ile girilip kontrast madde enjekte edilir. Herniye diskte intradiskal basıncın azalmış olduğu, enjeksiyonun radiküler ağrıya yol açtığı, kontrast maddenin düzensiz olarak dağıldığı ve vertebral kanala yayıldığı görülür (97). Bilgisayarlı Tomografi Bilgisayarlı tomografi, spinal patolojilerin ve özellikle disk hernisinin direkt görüntülenmesinde non-invaziv önemli bir tanı yöntemidir(67,98). Dokuların, x ışınlarını absorbe etme özelliğinin birbirinden farklı olmasına dayanan bu yöntem, değişik absorpsiyon değerlerinden, bilgisayar ortamında yeniden görüntü oluşturma tekniğine dayalıdır(99,100,101). Mükemmel kemik ayrıntı verir. Disk hernisinin tanısında, standart aksiyel kesitler disk seviyesinin üstündeki pedikülden, altındaki pediküle kadar yapılır. Kesit kalınlığı 3 5 mm arasında olup, devamlı kesitler alınır. İntervertebral disklerin normal yüksekliğinin 5 15 mm olduğu lomber bölgede, her seviye için 5 7 kesit alınır. Kesitlerden iki tanesi disk aralığından geçerken, birer kesit vertebral kartilajenöz plaklardan ve birer kesit üst ve alt vertebral korpuslarından geçer(98). Üst kesitlerde 28

34 sinir kökünün nöral foramenden ayrılışı, nöral foramenin üst kısmı, disk seviyesinden geçen kesitlerde apofizer eklemler, alt kesitlerde ise artiküler proçesler ve pedikül görülür(32). Üst ve alt kesitlerde spinal stenoz, spondilolizis ve serbest parçalar en iyi şekilde izlenirken, diğer kesitlerde spinal kanaldaki patolojik değişiklikler ve çıkan sinirlerin nöral foramen seviyesindeki olası basıları görülebilir. Lomber disk hernisinin tomografi bulguları, İntervertebral diskin dural kese ve çıkan sinir kökü ile ilişkisine dayanır. Disk materyali, dural kesenin yaklaşık iki katı dansiteye sahiptir(88). Birçok olguda dansite ölçülerek disk, nöral yapılardan ayrılabilir. Normalde L2-3, L3-4 ve L4-5 diskinin arka konturu hafifçe konkavdır. L4-5 diskinin arka konturu ise normalde düz ya da hafif konvekstir. Aksiyel Bilgisayarlı Tomografi kesitlerinde disk hernisi bulguları(98): 1. Diskin posterior konturunun bozulması: Bulging, protrüzyon ekstrüzyon 2. Epidural yağ dokusunun posterior disk konturu tarafından itilmesi 3. Dural keseye indentasyon 4. Diskin posterior konturunun kalsifikasyonu 5. Epidural yağ dokusu içinde yumuşak doku kitlesi 6. Dural kesenin displase olması 7. Sinir köklerinin kompresyonu ve displase olması Çok şişman hastalarda disk konturları net olarak izlenemez. Santral stenoz, dejeneratif hastalıklar, geçirilmiş operasyonlar, epidural yağ dokusu kaybına ve fibrotik değişikliklere yol açıp, yumuşak doku kontrastını ortadan kaldırarak, disk hernisi tanısını güçleştirir. Serbest bir 29

35 disk parçası kesit düzeylerinin altına ya da üstüne migre olarak saptanamayabilir. Konus medüllaris lezyonları yüksek seviyeler taranmazsa atlanır. Ligament kalsifikasyonları, hipertrofileri, vakum fenomeni, disk kalsifikasyonu, faset eklem bozuklukları ve lateral reses darlığını göstermekte Bilgisayarlı Tomografi oldukça üstündür. Postoperatif fibröz dokusu, genişlemiş epidural venler, vasküler malformasyonlar. epidural hematomlar, tümörler (metastazlar, nörofibroma, meningioma, lenfoma), enfeksiyonlar (diskitis, epidural abse), spinal disrafizm, intraspinal kistler (meningial kistler, synovial kistler), sinir kökü anomalileri (bileşik sinir kökü, sinir kökü kalınlaşması, redundant sinir kökü), kalsifikasyonlar (ligaman kalsifikasyonları, posterior Schmorl nodulü, apofiz ring fraktürleri), epidural gaz, Bilgisayarlı Tomografi'de yanlış disk hernisi tanısına yol açan epidural kitleler olup, ayırıcı tanıya girerler. Skolyoz ya da diğer nedenlerle, vertebral kartilajenöz plakaya paralel aksiyel kesit alınmaması da, yanlış pozitif disk hernisi tanısına sebep olur. Herniye olmuş lomber disklerde Bilgisayarlı Tomografi'nin duyarlılığı %80-95, özgüllüğü %68-88 arasında bulunmuştur(88). Bir çalışmada, Bilgisayarlı Tomografinin, disk hernisi tanısında %40 yanlış negatif, %13,8 yanlış pozitif sonuçlara yol açtığı belirtilmiştir(102). İntratekal kontrast madde verilerek yapılan Bilgisayarlı Tomografi-myelografi ile dural kesenin ve sinir kökü kılıfının konfigürasyonu daha iyi değerlendirilerek, daha kesin sonuçlar elde edilir(98,103). Bilgisayarlı Tomografi-myelografi, BOS akım dinamiğini, anormal akım şeklini, yapışıklıkları, 30

36 araknoidit ve BOS bloğunu iyi gösterir. Kauda ve konus etrafındaki intratekal anormallikleri gösterebilir. İntravenöz kontrastlı Bilgisayarlı Tomografi, postoperatif fibröz doku ile tekrarlayan disk hernisi ayrımında yararlıdır (98,103). Skar dokusu kontrast tutarken, tekrarlayan disk hernisi kontrast tutmayan kitle olarak görülür. Bilgisayarlı Tomografi ile yapılan sagittal ve koronal reformasyon görüntüleri, özellikle kemik greftleri postoperatif değerlendirmede yararlıdır. Manyetik Rezonans Görüntüleme(MRG) Manyetik alan içindeki atom çekirdeklerine, radyofrekans dalgası gönderilerek oluşturulan manyetik rezonansın kaydedilmesi ile görüntü elde edilmesine dayanır. Günümüzde, omurgayı inceleyen en iyi yöntemdir. Omurga hastalıklarını çok yüksek duyarlılıkla tespit eder. Hem yumuşak dokuyu, hem kemik yapıyı her üç planda gösterir. Farklı sekanslar kullanılarak elde edilen T1 ve T2 ağırlıklı Manyetik Rezonans Görüntüleme görüntülerindeki sinyal intensite değişiklikleri, anomalilerin tespitinde ve ayırıcı tanısında yararlıdır. Sadece anatomik deformite ve destrüksiyonun tespiti yapılmaz, aynı zamanda fizyolojik ve biyokimyasal değişiklikleri de ortaya koyar. Normal intervertebral disk T1'de izointens, T2'de hiperintens görülür. T2'de nükleus ve anulusun iç tabakası, su içeriğinin farklı olması nedeniyle anulusun dış tabakasından ayırt edilebilir. 30 yaşın üzerinde nükleus pulpozusun ortasında fibröz doku gelişimine bağlı olarak, T2'de hipointens yarık 31

37 görülür. Dejenere İntervertebral disk, T2'de hipointens izlenir. Kalsifikasyon ve vakum fenomeni de Manyetik Rezonans Görüntüleme'de hipointens olup birbirinden ayrılamaz (104). Herniye disk T1'de izo ya da hipointens, T2'de izo ya da hiperintensdir. Hiperintens olmasının nedeni serbest hidrojen iyonu artmasına ve sekestre diskte gelişen granülasyona bağlanmaktadır. Modic, dejenere diske bitişik vertebra korpusunda, subkondral kemik iliği dejenerasyonuna bağlı sinyal intensitesi değişikliklerini, üç gruba ayırmıştır(91,105). Tip1: Kartilaj plakada çatlaklar oluşması ve kemik iliğinin yerini vaskülarize fibröz dokunun alması sonucu, subkondral vertebra korpusu T1'de hipointens, T2'de hiperintens görülmesi, Tip2: Subkondral kemik iliğinde yağlı dejenerasyon sonucu T1'de hiperintens, T2'de izo ya da hiperintens görünüm olması. Tip3: Yaygın kartilajenöz plak sklerozu sonucu T1 ve T2'de hipointensite görülmesidir. Bu dejenerasyonların sırayla birbirini izlediği ve disk dejenerasyonuyla paralel olduğu gösterilmiştir. Bilgisyarlı Tomografi gibi Manyetik Rezonans Görüntüleme de, lateral(intraforaminal) ve far-lateral(ekstraforaminal) disk hernilerini büyük bir duyarlılıkla ortaya koyar. Tüm rutin lomber spinal Manyetik Rezonans Görüntüleme incelemelerinde, spinal kord ve konus mutlaka görülmelidir. 32

38 Konjenital deformiteler, ince spinal kord, anormal kalın filum terminale, tethered kord kolaylıkla tanınır. Santral spinal kanal stenozu, Manyetik Rezonans Görüntüleme ile çok iyi değerlendirilebilir. BOS, T2 ağırlıklı görüntülerde yüksek sinyal intensitesine sahip olup, spinal kanalda myelografi benzeri görüntü oluşturur. Aksiyel T2 ağırlıklı ya da gradient eko görüntüler, Bilgisayarlı Tomografi-myelogram görüntüleri gibi, spinal kanaldaki sinir köklerini iyi göstererek, adheziv araknoiditi tespit eder. Vertebra metastazı ve multipl myelomu içeren tümörler dahil, vertebra tümörleri T1'de hipointens, T2'de hiperintens olarak izlenirler. Kontrastlı Manyetik Rezonans Görüntüleme, kemik metastazlarında çok az bilgi eklerken, spinal kord tümörleri, meningioma, nörafibroma gibi kemik dışı tümörlerin tanısında çok yararlıdır. Ayrıca postoperatif epidural fibrozis, tekrarlayan disk hernisinden, en kesin, kontrastlı Manyetik Rezonans Görüntüleme ile ayırt edilebilir. Skar dokusu, silik yüzey konturları ile T1'de izo- hipointens. T2'de izohiperintenstir. Tekrarlayan disk, T1'de epidural fibrozisten daha hiperintens iken, T2'de izointenstir. Epidural fibrozis cerrahiden aylar, hatta yıllar sonra bile kontrast tutarken, disk parçası avasküler, kontrast tutmayan kitle olarak izlenir. Manyetik Rezonans Görüntüleme, lomber disk hernisi tanısında %76,5 doğruluk oranına sahip iken, ortalama %35,7 yanlış negatif, %13,5 yanlış pozitif sonuçlara sahiptir(88). 33

39 Ayırıcı Tanı Periferik sinir hastalıkları (tuzak nöropatiler); metabolik ve inflamatuar hastalıklar (konnektif doku hastalıkları, infeksiyonlar); tümörler; gastrointestinal, renal, jinekolojik, kalça, diz, sakroiliak hastalıkların yansıma ağrıları; disk hernisi, travma, deformite, stenoz, faset hastalığı, spondilolistezise bağlı mekanik ağrılar; konjenital lezyonlara bağlı ve psikojenik kökenli ağrılar olmak üzere, bel ve bacak ağrısının birçok nedeni vardır(106). Ancak bel ve bacak ağrısı ile gelen bir hastada, öykü, fizik ve nörolojik muayene ile birçok neden elimine edilerek, sinir kökü sıkışmasının olup olmadığı anlaşılabilir. Radyolojik inceleme yöntemleri, sinir kökü basısına yol açan nedenleri ortaya çıkarır. Lomber disk hernisi, en sık sinir kökü basısına yol açan neden olmasına rağmen, lomber spinal bölgede yer kaplayan birçok lezyon, aynı klinik bulgularla prezente olup, benzer radyolojik görüntüler vererek, ayırıcı tanıya girerler. Lomber disk hernisini klinik ve radyolojik olarak taklit eden lezyonlar şunlardır: Epidural vasküler lezyonlar: Lomber epidural varisler, spinal arteriovenöz malformasyonlar, spinal epidural kavernöz hemangioma Bileşik sinir kökleri Postoperatif granülasyon dokusu Lateral reses darlığı İntraspinal kalsifikasyonlar: Apofiz ring fraktürü, posterior Schmorl nodulu, subligamantöz kalsifikasyon Spinal tümörler: Epidural tümörler (metastazlar, primer spinal tümörler), intradural tümörler (sinir kılıfı 34

40 tümörleri, meningioma, lipom), intramedüller tümörler (astrositom. ependimom) İntraspinal kistler: Spinal synovial kistler, ligamatum flavum synovial kisti, spinal meningeal kistler, laminektomi sonrası ekstradural psödokist, travmatik lumbosakral sinir kökü psödomeningoseli, İntervertebral disk mesafesi diski, epidural gaz kisti Spinal hematomlar: Spinal epidural hematom, lomber subdural hematom Ekstradural spinal infeksiyonlar: Pyojenik spondilodiskitis, tüberküloz spondilitis, bruselloz spondilitis, fungal ve parazitik infeksiyonlar Lomber spondilolistezis Diğer patolojiler: pigmente villonodüler synovitis(107), kauda ekuina redundant kökleri (108), elastofibroma(109), ligamentum flavum ünilateral lokalize hipertrofisi(110), paraspinal kas hasarları(111), gut hastalığı(112), intraspinal epidural sarkoidozis(113), spinal disrafizm (114), tethered kord(114). 35

41 Tedavi Tıbbi Tedavi Esas olan hastaların, hastalıkları hakkında eğitilmesi ve aydınlatılmasıdır. Semptomatik hastalara kısa süreli yatak istirahatı, ağrı kesici, kas gevşetici ve sedasyon gereklidir. Fizik tedavi ve rehabilitasyon ile desteklenebilir(115,116,117). Kronik dönemde psikolojik tedavi unutulmamalıdır. Ağrısız sağlıklı dönemde ise mini bel okulu uygulamaları ve düzenli yapılan bel egzersizleri ile iyilik hali sürdürülmelidir(118). Cerrahi Tedavi Cerrahi basarıda en önemli nokta, uygun hastayı seçmektir. Bunun için çeşitli kriterler geliştirilmiştir. Endikasyonlar: İlerleyici nörolojik defisit Kauda ekuina sendromu Konservatif tedaviye cevap almamama (minimum 6 hafta) Radyolojik olarak tanının desteklenmesi MacNab Cerrahi Endikasyon Kriterleri(119) Mesane ve bağırsak fonksiyonlarında bozulma Progresif parezi 36

42 Yatak istirahatına rağmen, radikülopati bulgularında objektif artış Dört hafta yatak istirahatına rağmen, şiddetli siyatik ağrısının devam etmesi. Sinir kökü gerilmesi ve fonksiyonel bozukluğunun önlenemeyen tekrarlayan disk hernileri American Acedemy of Orthopedic Surgeons ve AANS cerrahi endikasyon kriterleri(120) Konservatif tedavinin başarısızlığı Sinir kökü belirti ve bulgularıyla uyumlu radyolojik bulgular Radikülopati bulguları Cerrahi Teknikler Standart açık diskektomi Mikrolomber diskektomi Endoskopik diskektomi Perkütan artroskopik diskektomi Amaç sinir kökünü ve durayı kompresse eden herniye diski çıkararak, nöral yapıların serbestleştirilmesidir. Klasik standart diskektomide hemilaminektomi yapılarak disk mesafesine ulaşılır, sinir kökü serbestleştirilmesi için gerekirse foraminatomi yapılır. 37

43 Cerrahi Komplikasyonlar 1. Yara yeri enfeksiyonları: % 0,5-5 (121) 2. Mesafe enfeksiyonları: % 1-3 (122,123) 3. Dura Yırtılması: % 5-6 (124,125) 4. Büyük Damar Yaralanması: % 0,017-0,05 (126,127) 5. Sinir Kökü Yaralanması: %1-10 (128) Prognoz Uygun yöntem, doğru endikasyonda cerrahi tedavi başarısı % tir. Semptomların gerilemesi ve ağrı süresinin kısaltılmasında cerrahinin tıbbi tedaviye nazaran belirgin üstünlüğü vardır(4,129,130). MATERYAL VE METOD Ocak Şubat 2004 tarihleri arasında Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi 3. Nöroşirürji Kliniği'nde opere edilen 1893 lomber disk hernisi ile bunların arasından ikinci defa opere edilen, tekrarlayan disk hernisi olan 39 hastanın preop manyetik rezonans görüntülemeleri değerlendirilmiştir. End-plate dejenerasyonları radyolojik olarak Modic sınıflamasına göre incelenmiştir. Bulgular, aynı tarihlerde kliniğimizde opere edilen, lomber disk hernisi hastalarının preoperatif filmlerindeki end-plate dejenerasyonları ile karşılaştırılmıştır. 38

44 Tekrarlayan Disk Hernisi olgularının yaşları, cinsiyetleri, radyolojik tanıları,cerrahi girişim tekniği incelenmiştir. Hastalardan tekrarlayan disk hernisi olan gruptaki dejenerasyon oranı olmayan grupla karşılaştırılmıştır. BULGULAR Olguların 26'sı erkek(%66), 13'ü kadın(%33), kadın-erkek oranı 0.5 ti. Yaş sınırları arasında olup, yaş ortalaması 47.3 idi. Tekrarlayan lomber disk hernilerinin görülme sıklığı %2.06 ydı. Bunların %58 inde end-plate dejenerasyonuna rastlandı. Dejenerasyonlar % 82 oranında Modic tip 2 ile uyumluydu(tablo 1). Tüm hasta grubunda, dejenerasyon saptanan hasta sayısı 397(%21) idi ve bunların %94 ü tip 2 dejenerasyon ile uyumluydu. %6 sında tip 1 dejenerasyon saptandı. Tip 3 dejenerasyonun görülme sıklığı %1 den azdı. 39

45 Vaka No Yaş Kadın Erkek Radyolojik Cerrahi Teknik Bulgu 1-BK 50 X - Sol L4-5 HNP-Standart Diskektomi 2-GB 42 X Tip 2 Bilateral L5-S1 HNP-Standart Diskektomi 3-İÖ 34 X Tip 1 Sağ L4-5 HNP-Standart Diskektomi 4-ME 40 X - Sağ L4-5 HNP-Standart Diskektomi 5-NT 77 X Tip 2 Bilateral Sağ L2-3 HNP-Standart Diskektomi 6-VT 45 X Tip 2 Sağ L3-4 HNP-Standart Diskektomi 7-HS 37 X - Sol L5-S1 HNP-Standart Diskektomi 8-SY 53 X Tip 2 Sol L4-5 HNP-Standart Diskektomi 9-SA 37 X - Sağ L5-S1 HNP-Standart Diskektomi 10-AG 50 X Tip 3 Sağ L4-5 HNP-Standart Diskektomi 11-KU 34 X Tip 2 Sağ L5-S1 HNP-Standart Diskektomi 12-SG 32 X Tip 2 Sol L4-5 HNP-Standart Diskektomi 13-NT 41 X Tip 1 Sağ L4-5 HNP-Standart Diskektomi 14-BP 40 X - Sol L4-5 HNP-Standart Diskektomi 15-MG 60 X - Sol L4-5 HNP-Standart Diskektomi 16-YG 39 X Tip 2 Sol L4-5 HNP-Standart Diskektomi 17-ZY 57 X Tip 2 Sol L4-5 HNP-Standart Diskektomi 18-MU 43 X - Sağ L4-5 HNP-Standart Diskektomi 19-ŞD 50 X Tip 2 Sol L4-5 HNP-Standart Diskektomi 20-AT 62 X Tip 2 Sol L5-S1 HNP-Standart Diskektomi 21-FA 54 X - Sol L5-S1 HNP-Standart Diskektomi 22-FÇ 40 X Tip 2 Sağ L4-5 HNP-Standart Diskektomi 23-FY 40 X - Sağ L5-S1 HNP-Standart Diskektomi 24-İG 43 X Tip 2 Sol L4-5 HNP-Standart Diskektomi 25-ZS 44 X - Bilateral Sağ L4-5 HNP-Standart Diskektomi 26-KT 50 X - Bilateral Sağ L3-4 HNP-Standart Diskektomi 27-SÖ 66 X - Sağ L3-4 HNP-Standart Diskektomi 28-ZK 38 X Tip 1 Sol L4-5 HNP-Standart Diskektomi 29-AY 59 X Tip 2 Sol L3-4 HNP-Standart Diskektomi 30-MA 70 X - Sol L2-3 HNP-Standart Diskektomi 31-Eİ 45 X Tip 2 Sol L4-5 HNP-Standart Diskektomi 32-GE 44 X - Sağ L4-5 HNP-Standart Diskektomi 33-CG 59 X Tip 2 Sol L4-5 HNP-Standart Diskektomi 34-AT 66 X Tip 2 Sol L4-5 HNP-Standart Diskektomi 35-PT 45 X Tip 2 Sol L4-5 HNP-Standart Diskektomi 36-RM 29 X - Sol L4-5 HNP-Standart Diskektomi 37-ÜK 25 X - Sağ L4-5 HNP-Standart Diskektomi 38-FA 44 X Tip 2 Sol L5-S1 HNP-Standart Diskektomi 39-MB 71 X - Sağ L5-S1 HNP-Standart Diskektomi Tablo 1, Tekrarlayan disk hernisi hasta grubu 40

46 İnceleme sonucunda 39 hastanın 22 sinde dejenerasyon bulgusuna rastlanırken, bunların 3 tanesinde tip 1 (Resim 5)dejenerasyon görüldü. Resim 5. T2(üst) ve T1(alt) kesitlerde Tip1 dejenerasyon 41

47 18 tanesinde Tip 2 (Resim 6) dejenerasyon görüldü. Resim 6. T2(üst) ve T1(alt) kesitlerde Tip2 dejenerasyon 42

48 Kalan bir hastada da tip 3 (Resim 7) dejenerasyona ait bulgular saptandı. Resim 7. T2(üst) ve T1(alt) kesitlerde Tip3 dejenerasyon 43

49 Tez hazırlama aşamasında kliniğimize gelen ve grade 2 listezis tanıları olan 2 hastaya stabilizasyon planlanıyordu. Bu hastaların Manyetik Rezonans Görüntülemelerinde Tip 2 dejenerasyonla uyumlu bulgular saptanması üzerine, hastalardan biopsi örnekleri alınmasına karar verildi. Hastaların üst ve alt end-plate lerinden alınan parçalar Haseki Devlet Hastanesi Patoloji Ana Bilim Dalında incelendi. Bu numuneler numaralandırılarak, % 10 formol bulunan kaplara yerleştirildi ve patoloji birimine iletildi. Numuneler parafin kesitlerde dondurulduktan sonra Mikrotom ile 0.2 mm lik kesitler alındı. Kesitler lam üzerine yayılarak tespitlendi. Doku örnekleri hematoksilen-eosin boyası ile boyandı. Hazırlanan preparatlar ışık mikroskobu altında incelendi(x100). Daha önceden yapılmış normal End-Plate preparatları ile karşılaştırılarak incelemeler yapıldı ve fotoğraflandı(resim 8). 44

50 Resim 8. Normal End-plate hücre yoğunluğu(he,x100) Tip 2 dejenerasyon bulgusu düşüncesi ile alınan parçalarda, hücre sayısında azalma ile preparat alanında dejenerasyona sekonder gelişmiş boş alanların yağsı dejenerasyon safhasına geçiş dönemi olarak değerlendirildi(resim 9). Diğer bir preparat ise hücre sayısındaki azalma ile dikkat çekici idi. Tartışmalı bir konu olarak ortaya konulan kodrosit ölümlerini veya apoptozislerini düşündürecek görünümde hücrelerin arasındaki bağ dokusunda azalma ve doku kaybı olarak nitelendirebileceğimiz alanlar dikkati çekmekte idi(resim 10). 45

51 Resim 9. Tip 2 dejenerasyona geçiş safhası(he,x100) Resim 10. Tip 1 dejenerasyon görüntüsü(he,x100) 46

52 TARTIŞMA Aksial iskeletin vertebral gövdeleri, hareketle ilişkili bir dizi psikolojik ve mekanik fonksiyonları mümkün kılan, son derece özelleşmiş yapılar olan intervertebral diskler ile birbirinden ayrılmıştır. Disklerin üç ana yapısal elemanı vardır: vertebranın kranial ve kaudal ara yüzeylerinde yerleşmiş olan end-plate ler ve anulus fibrozus ile çevrili bir merkezi nukleus pulpozus. Anulus ile nukleusun fonksiyonları ve yapısı oldukça iyi nitelendirilmiş olduğu halde end-plate ler hakkında çok daha azı bilinmektedir. Bunun nedeni belki de end-plate yapılarının henüz tam olarak belirlenmemiş olması ya da end-plate lerdeki yapısal değişikliklerin diğer disk bileşenlerindeki değişikliklerden daha hafif olması dolayısıyla kolayca gözden kaçırılabilmesidir. Bazı eski anatomik çalışmalarda, end-plate ler, hem kemik hem de hyalin kıkırdak bileşenine sahip oldukları için, vertebral gövde ve komşu disk arasındaki geçiş alanı olarak tarif edilmiştir(131,132). Bununla birlikte, diğer yazarlar, daha kısıtlanmış bir öneri getirerek end-plate leri vertebral gövde ve disk arasında yer alan ince hyaline kıkırdak tabakası olarak tanımlamaktadırlar(133,134). Ne nedenle olursa olsun, bu ikinci kavram ayakta kalmış ve bugün daha genel bir şekilde kıkırdak end-plate leri ya da basitçe end-plate ler olarak bilinmektedirler. Erken embriyolojik evreden bilinen, ve olgunlaşma sırasında komşu vertebra kemikleşmeye uğrarken, kıkırdağımsı doğasını kaybetmemiş olan end-plate lerin normal gelişimine çok sayıda literatür ayrılmıştır(135). Yetişkin end-plate in kıkırdağımsı bileşeni, aslında, dikine (insanda yatay) eksen boyunca 47

53 hizalanmış yoğun kolajen lif ağı içinde büyük proteoglikan molekülleri içeren sulu bir jeldir. End-plate ler ve altında bulunan kemik arasında direkt bir fiziksel bağ olmadığı ileri sürülse de(136), yan yana bulunmaları elbette ki end-plate in normal fonksiyonu için gerekli olan kuvvetli bağa katkıda bulunur(137). Epifizler, genç yetişkin omurgası içinde kapandığında, end-plate lerin yalnızca dış kenarı, geniş merkezi bir kıkırdağımsı tabaka bırakılarak kemikleştirilir. İç anulusun fiberleri end-plate lere doğrudan disk ile bağlı iken, dış anulusun lamelleri bitişik kemiğe direkt olarak tutunmuştur. End-plate ler, incedir, özellikle diskin merkezinde yer alır, yetişkin bir insanda 1mm den fazla olmamaktadır(138), ancak bir kenardan diğer kenara hatırı sayılır ölçüde değişim gösterebilmektedirler(139). End-plate lerin, normallikten dejeneratif koşulların spektrumuna kadar, biyokimyasal özellikleri oldukça iyi belgelenmiştir(140,141). Diskteki en bol iki molekül ailesi, anulus, nukleus ve end-plate ler içinde çeşitli oranlarda bulunan proteoglikanlar ve kolajenlerdir. Çeşitli kolajen türlerinden tip X, end-plate lerdeki en önemli türdür, çünkü bu tür hipertrofik kondrositlerin bir işaretidir ve kıkırdak kireçlenmesi ile ilgisi olduğu düşünülmektedir(142). Proteoglikan molekülleri, çekirdeğin kapsamlı bütünlüğünün ve su içeriğinin korunması için gereklidir(143). Proteoglikanların değişmiş doku seviyelerinin, disk fonksiyonunu ters etkileyebildiği bilinmektedir(144). Endplate in proteoglikanları kapsamlı olarak incelenmemiştir, ancak end-plate in nukleustan proteoglikan kaybına neden olduğu söylenebilir(145). Disk dejenerasyonundan önce her 48

54 zaman disk proteoglikanlarının yaygın olarak azaldığı izlenmiştir(146). Uzun zamandır, özellikle büyüme evresinde, end-plate in biyokimyasal bileşimindeki değişimlerin, skolyoz gelişimi ile ilgisi olabileceğinden şüphe edilmektedir(147,148). Bir aylık bir farede, Col2al gen allelinin heterozigot etkisizliğinin end-platelerdeki düşük glikozaminoglikan konsantrasyonuna ve erken kireçlenen daha kalın ve daha düzensiz end-platelere neden olduğunu gösterilmiştir(149). Gelişen diskler gerekli besini iki kaynaktan alırlar. Embriyo evresinden itibaren, bir kan damarı ağı toplam kalınlığının üçte birinden daha derin olmayacak şekilde anulusa girer(150). Bu damarların çoğu ergenlikten öteye devam etmez ve yetişkinlikle birlikte yalnızca iki ya da üç dış lamel de görülürler. Kan damarları ayrıca, vertebral gövde sınırından end-platelere de girer(135). Ergenlikle birlikte, bu küçük damarlar yok olsa da, end-plate in osseös bileşenine nüfuz eden kılcal damar yumağı formunda sınırlı bir kan kaynağı kalır(151). Yetişkin bir insanda merkezi nukleus pulpozus en yakın kan damarından 20 mm uzaktadır. Beslenme için tamamen end-plate ler ile anulus arasındaki çözeltinin difüzyonuna ihtiyaç duyar. Memelilerin disklerinin bu şekilde gelişmiş olması gariptir. Vücuttaki diğer hiçbir doku kan kaynağından bu kadar uzakta yer almaz ve tahminen bu nedenle bozulmaya karşı dirençsizdir. Çözünen maddelerin taşınması, disk beslenmesi ve metabolizması üzerine küçük renk molekülleri kullanılarak yapılan in-vitro çalışmalar geniş oranda göstermiştir ki lateral end-plate, merkezi kısım ile hatta tüm anulus fibrosus ile karşılaştırıldığında nispeten diffüzyona dirençlidir(152). 49

55 Perianülar kan kaynağının katkısı kabul edilmiştir, ancak endplate in hemen altındaki kılcal ağın geçirgenliği yeni dikkat çekmektedir. Renkli çözelti enjekte edilen insan otopsi örneklerinin nicel analizi, çekirdeğe bitişik merkezi endplate boyunca, kenar bölgelere göre önemli miktarda daha fazla kemik iliği teması olduğunu göstermiştir(153,154). Bu damarların, diski beslemelerindeki en önemli mekanizma olarak difüzyon gösterilmiştir(155). Ayrıca, moleküllerin büyüklükleri ve iyonik yüklerinin, difüzyonun hızını ve boyutunu yönettikleri gösterilmiştir(155,156). Nukleusdaki yüksek proteoglikan içeriği, normal diske net bir negatif yük verdiği için, glikoz ve oksijen gibi küçük, yüksüz moleküller ve sodyum, kalsiyum gibi pozitif yüklü iyonlar göreceli bir kolaylıkla disk içine yayılır. Aksine, sülfat ve klorid iyonları gibi negatif yüklü moleküllerin nukleusa girmesi çok daha zordur. İmmunoglobulinler ve enzimler gibi makromoleküller tamamen dışarıda bırakılır. End-plate lerin disk beslenmesine olan katkıları ve önemleri biyokimyasal(157), histolojik(151) ve radyolojik(158) metodlar kullanılarak, bağımsız olarak saptanmıştır. Bu çalışmaların her biri, merkezi end-plate lerin, diskin metabolik süreçleri içindeki önemini doğrulamıştır. Genç erişkin döneminde, end-plate lerin kıkırdakları kapsamlı bir mineralizasyona uğrar ve er geç bu doku resorbe olarak kemikleşir(159,160). Muhtemelen bu biçim değiştirme de, end-plate bölgesindeki vasküler kanalların kireçlenmesi kadar, end-plate deki normal besin değiş tokuşunun ilerleyen yaş ile azalmasına önemli ölçüde katkıda bulunur(161). 50

56 End-plate ler, besinlerin avasküler diske difüzyon etmesi için bir eksen oluşturdukları kadar, omurganın mekanik fonksiyonu için de önemlidirler. Normal fiziksel aktivite sırasında, mekanik yüklenme ile(özellikle aksiyel basınç) endplate ve subkondral trabeküler kemik deforme olacak kadar diskin şeklini değiştirebilir(162). Bu deformasyon, hafif yüklenmelere maruz kalan genç, sağlıklı end-plate lerde geri döndürülebilir, ancak bu kuvvetler daha fazla ve tekrarlayıcı olduğunda, end-plate ler geri dönülemez hasara uğrar. Aksiyel basınç sırasında oluşacak hasar miktarını, disk dejenerasyonunun derecesinden ziyade, end-plate ve subkondral kemik bütünlüğü etkiler(163). Bu çalışmada, ayrıca, endplate lerin radyografik görünüşlerinin, osteoporotik hastalardaki yaş ve ilerleyen vertebral osteopeni ile daha konkav bir şekil alan end-plate ler ile benzer oldukları da not edilmiştir(164,165). End-plate lerdeki morfolojik değişimler ilerleyen yaş ile ortaya çıkar fakat nukleus ya da anulusun patalojisi ile ilişkili olarak da görülebilir. Her iki şekilde de, değişiklikler aslında mikroskopiktir ve ancak hastalığın ilerleyen evrelerinde makroskopik olarak belirgin hale gelir(166). Ergenlikten sonraki erken değişimlerde, end-plate uzunluğunca fisür ve çatlaklar yatay düzlemde ortaya çıkar. Bazen, kondrosit ölüme dair kanıt bulunmaktadır. Kıkırdak, mikroskopik kan damarlarınca istila edilmiş olabilir ve ayrıca bitişik kemiksi end-plate ten uzayan bir kemikleşme de olabilir. Zamanla, kıkırdak tükenir ve ileri kemikleşmeye uğrar. 51

57 En dramatik değişimler beşinci dekattan sonra olur. Nukleus pulpozusun buradaki aktif biçim değiştirmeden kaynaklanan kemiksi skleroz ile bitişik vertebral iliğe doğru çıkıntı yaptığı gözlemlenir. Diski oluşturan tüm yapısal elemanlardan, end-plate, mekanik arızalardan en çabuk etkileneni gibi gözükmektedir. Sonlu element analizi kullanan teorik modelleme, Vernon- Roberts in mikroskopik gözlemleri ile tam bir uyum içinde göstermiştir ki, mekanik arıza her zaman end-plate in subkondral kemikten ayrılması ile başlar(166,167). Otopsi çalışmaları da, end-plate parçalarının vertebral gövdeden ayrıldığını ve bağlı anular fiberler ile birlikte vertebral kanala herniye olduğunu doğrulamıştır(168,169). Hareket segmentinin önemli bir zayıf noktası, anulus fiberlerinin doğrudan vertebral kemiğe girdiği epifiz halkasının yanında görülmektedir. Bu bölgenin, yalnızca ergenlik çağındakilerde ve genç yetişkinlerde görülen sırt ağrısı ve radikülopatiye neden olan fraktür için ortak bir bölge olmasının yanı sıra, ergenlik dönemindeki domuzların deneysel mekanik baskı testlerinde aynı bölgenin özellikle dayanıksız olduğu da gösterilmiştir(170,171). Bu, end-plate ve bitişik trabeküler kemiğin zarar gördüğü yetişkinlerdekinden daha farklı bir hasar örneğidir (172,173). Spinal füzyonu arttırmayı amaçlayan implante cihazların gelişmesiyle, end-plate kritik bir rol üstlenmiştir. Daha önceleri, ister kemik tek başına kullanılsın ister bu cihazlarla birlikte kullanılsın, mekanik stabilite yani kaynamayı izleyen iyi bir klinik sonuca, sadece end-plate ler korunduğunda ulaşılabileceği düşünülmekteydi(174). İmplantların tasarımı, bu nedenle, başarılı bir kaynama için önemli gözükmektedir. İddia edilmektedir ki, örneğin, yivli 52

58 kafesler end-plate bütünlüğünü tehlikeye atmaktadır. Ancak tasarımları genellikle normal end-plate profiline uymayan, füzyon için tam uygun olmayan yivsiz kafesler bu probleme uygundur(175). Titanyum kafeslerin kendilerine özgü dayanıklılığı, aksiyel yüklenme için daha büyük bir direnç sağlar. Torakolomber sütunun yeniden yapılanmasına endplate lerin korunması ile ulaşılabilir(176). Bununla birlikte, kadavralarla daha yakın zamanda yapılmış çalışmalar, yalnızca periferal destekli implantların tam destekli implantlar ile aynı eksensel dayanıklılığı sağlamakta olduğunu ve katı bir implant yüzeyi ile hiçbir mekanik avantaj kazanılmadığını öne sürmektedir(177). Aslında, merkezi end-plate in çıkarılmasının, mekanik dayanıklılığa zarar vermeden, nakledilen dokunun füzyonunu gerçekten desteklemekte olduğu iddia edilmektedir. Nakledilen dokunun çökmesini engellemek amacıyla end-plate in korunmasının önemi, servikal omurga segmentleri üzerine yürütülen bir basınç testi raporunda ayrıca vurgulanmıştır(178). End-Plate ile tekrarlayan disk hernileri arasında ilişkilerle ilgili literatürde bulunan çalışmalar arasında çelişkili sonuçlar mevcuttur. bilindiği gibi intervertebral disk vücuttaki en büyük avasküler dokudur(179). 103 adet intervertebral disk üzerinde yapılan bir çalışmada end-plate dejenerasyonu ile disk dejenerasyonu arasında güçlü bir pozitif korelasyon bulunmuş. Fakat end-plate dejenerasyonu ile disk rüptürü arasında belirgin ilişki bulunamamıştır(180). Diğer bir çalışmada ise sekestre disk hernilerinde çoğunlukla histolojik end-plate parçasına rastlanmıştır(181). Endplate lerin sekestre parça içindeki varlıklarının sebebi, dejenerasyon sonucu çevre dokular ile yaptığı bağların zayıflaması olarak ifade edilmiştir. Kalsifiye olan endplate in disk dejenerasyonuna yol açtığı gösterilmiştir(182). 53

59 End-plate in yapısının korunması için çevresindeki vasküler yapılar çok önemlidir. Yaşlanmayla beraber avasküler olan nukleus pulpozusun beslenmesindeki azalma kaçınılmaz olmaktadır. Bu konuda yapılan bir çalışmada kalsiyum kanal agonistlerinin, bölgede vaskülarizasyonu arttırarak histolojik ve radyolojik olarak dokunun korunmasına yardımcı olduğunu belirtmişlerdir(183). Dejenerasyonun temelinde yatan vaskülarizasyon problemi end-plate i tamamen veya kısmen etkileyebilmektedir. 39 hastalık serimizde toplam 21 hastada difüz end-plate tutulumu varken geriye kalan hastalarda parsiyel tutulumlar gözlenmekte idi. End-plate lerdeki en bol hücre tipi, eklem kıkırdağı içindeki açıkça belirlenmiş olan hücre tabakalarına göre daha üniform olarak dağılmış olan kondrositlerdir. Kondrosit yoğunlukları yaptığımız patolojik preparat incelemelerinde değişiklik göstermekte idi. Tip 1 dejenerasyon olan fibrotik değişiklikleri içermesi gereken grupta kısmen hücre sayısında azalma dikkati çekerken, daha sıklıkla karşımıza çıkan Tip 2 dejenerasyonda yağsı değişiklik belirgin olarak görülemedi. Bu tiplemenin bir süreç olduğu ve birbirlerine sırayla dönüşebildikleri biliniyor. Bu sebeple bulduğumuz tip2 preparat görüntüsünün, geçiş safhası olduğu kanaatine vardık. Single-photon emission computerized tomography (SPECT) ile yapılan bir çalışmada end-plate dejenerasyonları araştırılmış. Çalışma sonucunda tip 1 ve tip2 dejenerasyonların aynı anda olabileceği ortaya konulmuştur(184). İncelediğimiz tip 2 dejenerasyon bulgusu olan preparatta hücre sayısında ciddi bir azalma olduğu ve kalan hücrelerin de kodrosit yapısını kaybetmeye başladığı dikkati çekmiştir. 54

60 Tekrarlayan disk hernisine yapılacak müdahaleler ile ilgili çeşitli yorumlar mevcuttur. yapılan bir çalışmada tekrarlayan disk hernisi olan hastalara anterior lomber interbody füzyon(alif) yapılmış. En iyi sonuçlar modic tip1 dejenerasyon olan hastalarda görülmüş. Aynı yazarlar modic tip 2 dejenerasyon içinde posterior füzyon önerisinde bulunmuşlardır(185). Fakat diğer bir görüş ise tekrarlayan disk hernisine yapılabilecek müdahaleler arasında konvansiyonel açık diskektomi tatminkar sonuçları ile en çok tercih edilen yöntem olması yönündedir(186). Bizim klinik olarak uygulamamızda bu yöndedir. Serimizde yer alan 39 hastaya da standart açık konvasiyonel diskektomi operasyonu uygulanmıştır. Dejenerasyonun tekrarlayan disk hernisi üzerine direk bir etkisi olmadığını savunan yazarlar olmasına rağmen yaptığımız tüm literatür taramaları ışığında ve kendi serimizde yaptığımız karşılaştırmalarda anlamlı düzeyde etkili olabileceğini saptadık. SONUÇ End-plate lerin dejenerasyonunun tekrarlayan disk hernisine olan etkileri değerlendirilmiştir. Yaptığımız 1893 vakalık incelemede toplam %2.06 oranı ile 39 tekrarlayan disk hernisi olgusuna rastlandı hastalık seride ise 397 hastada (%21) dejenerasyon bulgusu saptandı vakada saptanan 39 vakalık tekrarlayan disk hernisi hasta grubunda 22 adet yani %56 oranında dejenerasyon vardı. Bu 22 adet dejenerasyonla beraber tekrarlayan disk hernisi 55

61 gösteren grubu kendi dejenerasyon grubu olan 397 vaka içinde değerledirdiğimizde, tekrarlayan disk hernisi oranı olarak elimize %5,5 rakamı geçiyor. Özetle, yeni bir hastanın filmlerine bakarken bunda end-plate dejenerasyonu bulgusuna rastlarsak, bu hastanın tekrarlayan disk hernisi oluşturma oranı %5,5 dir. Dejenerasyon bulgusu olmayan 1496 vaka mevcuttu. Tekrarlayan disk hernisi olan toplam 39 hastada ise dejenerasyon içermeyen 17 kişi mevcuttu. Bu rakamın 1496 adet hastaya olan oranı %1,1 dir. Yaptığımız çalışmanın istatistiksel değerlendirmesinde SPSS 13.0 versiyonlu programda çapraz tabloları kullanarak Ki-Kare hesaplamaları ile P değerine ulaştık hastalık lomber disk hastaları serimizde toplam 39 tekrarlayan disk hernisi bulunmuştur. Seride toplam 397 adet dejenerasyon içeren hasta varken dejenerasyon bulgusu olmayanların sayısı 1496 olarak saptandı. Tekrarlayan disk hernisi olan 39 hastanın 22 sinde dejenerasyona ait bulgu saptandı. Geriye kalan 17 sinde dejenerasyon bulgusu yoktu. Sonuç olarak dejenerasyon olan grupta tekrarlayan disk herisi oranı %5,5 iken dejenerasyon olmayan grupta %1.1 olarak hesaplandı(tablo 2). İstatistiksel olarak Ki-kare değeri (b) ve p<0.001 bulundu. Bu iki grup arasında hesaplanan oran ise(odd ratio) 5 olarak bulundu. Bunun anlamı: Operasyon kararı verdiğimiz bir hastanın Manyetik Rezonans Görüntülemelerinde end-plate dejenerasyonu saptıyorsak bu hastanın tekrarlayan disk olma olasılığı dejenerasyon olmayan hastaya oranla 5.1 kat fazladır. 56

62 Dejenerasyon - Tekrarlamayan Disk Hernisi Değeri Çapraz Tabloları Tekrarlayan Disk Hernisi Tekrarlayan Disk Hernisi Tekrarlamayan Disk Hernisi Total Dejenerasyon Total Dejenerasyon Dejenerasyon Olmayan Sayı % Dejenerasyon Değeri 5,5% 94,5% 100,0% % Tekrarlamayan Disk Hernisi Değeri 56,4% 20,2% 21,0% % Total 1,2% 19,8% 21,0% Sayı % Dejenerasyon Değeri 1,1% 98,9% 100,0% % Tekrarlamayan Disk Hernisi Değeri 43,6% 79,8% 79,0% % Total,9% 78,1% 79,0% Sayı % Dejenerasyon Değeri 2,1% 97,9% 100,0% % Tekrarlamayan Disk Hernisi Değeri 100,0% 100,0% 100,0% % Total 2,1% 97,9% 100,0% Tablo 2. SPSS programı ile yapılan istatistiksel değerlendirme tablosu. ÖZET Yaptığımız çalışmada Ocak Şubat 2004 tarihleri arasında Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi 3. Nöroşirürji Kliniği'nde opere edilen 1893 lomber disk hernisi vakasında, end-plate dejenerasyonlarının tekrarlayan disk hernilerine olan etkilerini araştırdık. Araştırma sonunda dejenerasyonun tekrarlayan disk hernileri üzerine etkilerinin anlamlı düzeyde yüksek çıktığını saptadık. Dejenerasyon olmayan hastalara oranla dejenerasyon olan hastalarda 5.1 kat yüksek oranda tekrarlayan disk hernisi görülebileceğini saptadık. 57

63 KAYNAKÇA 1. Long DM, Filtzer DL, Ben Debba M, Hendler NH, Clinical Features Of The d-back Syndrome. J. Neurosurg 1988;69: Long DM, Reoperation On Lumbar Spine, Atlas Of Spinal Surgery Baltimore, VVilliams And VVılkins, 1992: Waddell G, Reilly S, Tarsney B, Allan DB, Marris EW, DiPaola MP, Ener M, Finlaysen D. Assesment Of The Out Come Of Low Back Surgery. J Bone nt Surg (Br)1988; 70-B: Lucas PR: Low back pain. Surg Clin North Am.;63:1983; Frymoyer JW : Back pain and sciatica. The New England Journal of medicine;318;5:1988; Battie MC and Bigos SJ: industrial back pain complaints: a broader perspectýve. Orthopedic Clinics of North America; 1991;22;2: Kelsey JL, White AA : Epidemiology and impact low back. Spine; 5 : Masset D, Maichaire J : Low back pain: Bpidemiologic aspects and work-related factors in the steel industry. Spine; 19:2: Hlavin ML and Hardy RW : Lumbar disc disease. Neurosurgery Quarterly; l :

64 10. Fyrmoyer JW and Cats-Baril WL : An overview of the incidences and costs of low back pain. Orthopedic Clinics ofnorth America; 22 ; 2 : Loeser JD, Bigos SJ, Fordyce WE and Volinn EP : Low back pain. Pain. Texbook Ed. Bonica JJ Fager CA : identification and management of radiculopathy. Neurosurgery Clinics of North America; 4:1: Marshall WJS And Scharstein J: Factors Affecting The Results Of Surgery relapsed Lumbar intervertebral Disc. Scot. Med. J. ;13: lngraham FD, Matson DD. Neurosurgery Of infancy And Childhood 1954;III; Springfield. 15. Le Doux MS, Langford KH, Spinal Cord Stimulation For The Failed Back syndrome. Spine 18;1993:2: Sunny S, Kim MD, Revision Surgery For Failed Back Surgery Syndrome spine Vol:17;1992,Nr: Spengler DM, Freeman C, Westbrook R, Miller JW: Low Back Pain Following Muitiple Lumbar Spine Procedures. Spine 5:1980; Spangfort EV: The Lumbar Disc Herniation: A Computer Aided Anaiysis 2504 Operations. Acta Orthop Scand (Suppl) 142: 1972;

65 19. Vernon -Roberts B: Pathology of İntervertebral discs and apophyseal joints. The Lumbar Spine and Back Pain 1987; 3. Ed. Edinburgh. 20. Murphy RW: Nerve roots and spinal nerves in degenerative disk disease. Clin Orthop1977; 129; Frymoyer JW and Gordon S : Research perspectives in lowback pain: Report of a 1988 workshop. Spine; 14 ; 12 : Junge A, Dvorak J, Ahrens St : Predictor of bad and Good Outcomes of Lumbar Disc Surgery. Spine; 20 ; 4 : Weber H : The natural course of disc herniation. Acta Orthop Scand; suppl 251 ; 64: Bush K, Cowan N, Katz DE and Gishen P : The natural history of sciatica associated with disc patlhology: A prospective study with clinical and independent radiologic follow-up. Spine; 17 ; 10 : Korff MV: Studying the natural history of back pain. Spine; 19 ; 18 : Lehmann T, Goel CV, van Akkerveeken P, Kraemer J, Bigos S, Rydevik B : Presidential address: Natural course and prognosis of intervertebral disc diseases: intemational society for the study of the lumbar spine. Spine; 20 ; 6 :

66 27. Roland M, Morris R : A study of the natural history of back pain: Part I: Development of a reliable and sensitive measure of disability in low-back pain. Spine ; 8 : Roland M, Morris R : A study of the natural history of back pain: Part 11: Development of the guidelines for trials of treatment in primary care. Spine; 8 : Waddell G : How patients reabt to low back pain. Acta orthop Scand; suppl 251 ; 64 : Weber H : Spine update the natural history of disc herniation and the influence of intervention. Spine; 19 ; 19 : Howort MB, Petrie JG: Injuries of the Spine. The Willams and Wilkins Comp. 1964;Baltimore. 32. Rothman RH, Simeone FA: Lumbar disk disease. The Spine 1975; II; 9; WB Saunders Comp. London. 33. Davis Jr CH: Extradural Spinal cord and nerve root compression lesions of the lumbar area. Neurolojical Surgery 1973; II; 63; WB Saunders Comp. London. 34. Armstrong JR: Lumbar Disk Lesions 1967; E. S. Livingstone Ltd. Edinburg. 35. Tunçbay E: Nöroşirürji. Ege Üniv. Tıp. Fak. Yayınları 1977; Bornova-Izmir. 61

67 36. Marshall WJS, Schorstein J: Factors affecting the results of surgery for prolapsed lumbar intervertebral disc. Scot. Med. J.1968;13: Shapiro R: Myelograpy. Year book Medical Publishers Inc. 1968; Chicago. 38. Hlavin ML, Hardy RW: Lumbar disc disease. Neurosurgery Quarterly 1991; 1: Konings JG: Chymopapain chemonucleolysis. Acta Orthop Scand 1993; 251; 64: Hijikata S. Yamiagishi M, Nakayama T, et al: Percutaneuos discectomy A new treatment method tor lumbar disc hemiation. Toden Hosp. 1975; 5: Caspar W: A new surgical procedure for lumbar disc herniation causing less tissue damage through a microsurgical approach. Advances in Neurosurgery Carty H: Irnaging Children Congenital Lesions ofthe Vertebral; 2: Caffey's Pediatrik X-Ray Diagnosis; 1: Petorak İ: Medikal Embriyoloji 1986; Taylor JR: Growth of human intervertebral disk and vertebral bodies. J. Anat. 1975; 120: Lindrlom K: Diagnostic puncture of intervertebral discs in sciatica Acta Orthop Scand 1948; 17:

68 47. Groot de J, Chusid G: Correlative Neuroanatomy Prentice Hail international Inc. 5. Ed. 48. Cailiet R: Low back pain. Texbook Gürün S: Nöroloji Ank. Üni. Tıp Fak. Yayınları 1975; Ankara. 50. Crock HV: Applied anatomy of the spine. Acta Orthop Scand 1993; 251; Ohshima H, Hirano N, Osada R, et al: Morphologic variation of lumbar posterior longitudinal ligament and the modality of disc herniation. Spine 1993; 18; Odar Veli, Anatomi ders kitabı, Sistem ofset, Ankara, l;1986: Davies DV, Coupland RE, Gray's anatomy, Descriptive and appiied, edition, Longmans, Green and Co Ltd, 1967; Zileli M, Özer F; Omurilik ve omurga cerrahisi, Saray medikal yayıncılık, İzmir 1997;1:33-35, 54-61, , 2: Williams PL, The anatomical basis of medicine and surgery, in Gray's anatomy, edition, Churchill Livingstone. London. 1995; Fraser RD et al. Iatrogenic discitis: The role of intravenous antibiotics in prevention and treatment-an experimental study. Spine 1989; 14(9):

69 57. Gökalp HZ, Erongun U. Nöroşirurji ders kitabı, Mars Matbaası, Ankara 1988; Bogduk N, Twomey LT: Clinical Anatomy ofthe Lumbar Spine 1987; Edinburgh. 59. lnoue H: Three-dimensional architecture of lumbar intervertebral discs. Spine 1981; 6: Weinstein P: Anatomy of the lumbar spine. Lumbar disc disease 1982; Simmonds M, Kumar S: The bases of low back pain. Neuro- Orthopedics 1992; 13, Meese W, Kluge W. Grumme T: Cerebral and spinal computerized tomograpy: 1989; London. 63. Holm S: Pathophysiology of disc degeneration. Acta Orthop Scand 1993; 251; 64:l Rauschning W: Pathoanatomy of lumbar disc degeneration and stenosis: Acta Orthop Scand 1993; 251; 4: Haughton VM: Disc disease, degenerative spine disease and tight spinal canal The Clinical Neurosciences 1984; 4: New York. 66. Kieffer SA, Sherry RG, Vallenstein DE, et al: Bulging lumbar intervertebral disc: Myelographic differentiation from herniated disc with nerve root compression AJNR 1982:3:

70 67. Taylor S: CT of the normal and abnormal spine. Computed Tomography of the Head, Neck and Spine 1985; Chicago. 68. Davis DO, KobrineA: Computed Tomography. Neurological Surgery WB Saunders London. 69. Holmes HE. Rothman RH: Lumbar disc disease: Clinical and computed tomographic evaluation. Computed Tomography of the Spine 1938; New York. 70. Kelsey JL and Hardy RJ: Driving of motor vehicles as a risk factor for acute herniated lumbar intervertebral disc. Am J. Epidemiol 1975; 102: Bradford FK. Spurling RG: The intervertebral disc with special reference to rupture of the annulus fibrosus with herniation of the nucleus pulposus 1945; III; Springfield 72. Dandy WE: Loose cartilage from intervertebral disk simulating tumor of the spinal cord. Arch. Surg. 1929; 19; Chicago. 73. lngraham FD, Matson DD: Neurosurgery of infancy and Childhood III- Springfield. 74. Schlesinger EB: intervertebral discs. Merritt's Textbook of Neurologv Philadelpnia. 75. Jennett B: An introduction to Neurosurgery 1977; Willam Heineman Medical Books Limt. London. 76. Yenal O, Ağababa S, Güral I: Dejeneratif eklem romatizmaları. Hareket Sistemi 1974; Sermet Matb. Istanbul. 65

71 77. Bonica JJ, Sola AE: Other painful disorders of the low back pain. Texbook Cashion EL. Lynch WJ: Personality factors and results of lumbar disc suraerv Neurosurgery 1979; 4: Jones DL, Moore T: The types of neuropathic bladder dysfunction assodated with prolapsed lumbar intervertebral discs. Br J Urol 1973; 45: Shapiro S: Cauda equina syndrome secondary to lumbar disc herniation. Neurosurgery 1993; 32: Scott PJ: Bladder paralysis in cauda equina lesions from disc prolapse. J Bone Joint Surg 1965; 47B: Kostuik JP, Hamngton l, Alexander D, et al: Cauda equina syndrome and lumbar disc herniation. J Bone Joint Surg 1986; 68A: 'Laoire SA, Crockard HA, Thomas DG: Prognosis for sphincter recovery after operation for cauda equina compression owing to lumbar disc prolapse. BMJ 1981; 282: Lewis PJ. Weir BKA, Broad R, et al: Long-term prospective study of lumbosacral discectomy. J Neurosurg 1987; 67: Rothman RH. Simeone FA: The spine 1992; 3. Ed. WB Saunders London. 86. Kumral K: İntervertebral disk hernilerinde yardımcı incelemeler. İntervertebral Disk Hernileri 1976; Ege Ü. Matb. Bornova-İzmir. 66

72 87. Bilgiç F: Siyatiklerde Elektromyografinin Değeri Greenberg MS: Low back pain. Handbook Neurosurgery 1994; 3. Ed. Lakeland. 89. Parke WW: Applied anatomy of the spine. The Spine 1975; 1; WB Saunders Comp. London. 90. Baslo A: İst. Tıp Fak. Ders Kitapları. Elektromyografi 1974; İstanbul. 91. de Roos A, Kressel H, Spritzer C, et al: MR imaging of marrow changes adjacent to end plates in dejenerative lumbar disc disease. AJR 1987; 149: Maravilla KR, Cohen WA, Wessbecher FW: imaging studies in the assessment of low back pain. Neurosurgery Clinics of North Am. 1991; 2; 4: Laurance L: Diagnostic Roentgenology Knuttson B: Comparative value of electromyography, myelography and clinico- neurological examination in diagnosis of lumbar root compression syndrome. Acta Orthop Scand 1961; Gurdjian ES, Ostrowski AZ, Hardy WG, et al: Results of operative treatment of protruded and ruptured lumbar discs. J. Neurosurg. 1961; 6: Weingarden HP. Mikolich LM, Johnson EW: Radiculopathics. Practical Elektromyography 1980; London. 67

73 97. Buirski G: Magnetic resonance signal patterns of lumbar discs in patients with low back pain: A prospective study with discographic correlation. Spine 1992; 17; 10: Williams AL, Haughton VM: Computed tomographic evaluation of lumbar and thoracic degenerative disc disease. Computed Tomography of the Spine 1983; NewYork. 99. Griebel R, Tchang S: Correlation of computed tomography with surgical diagnosis in lumbar disc disease. Can. J. Neurol. Sci. 1983: Hansen EB, Praestholm J: A clinical trial of amipaque in lumbar myelography. Br. J. Radiol 1976; 49; 577: Lewin P: The Back and its Disk Syndromes 1955; 2. Ed: Philadeiphia Fisher WS: Selection of patients for surgery. Neurosurg. Clin. of North Am. 1993;4; 1: Meyer JD: Computed tomographic myelography in degenerative disc disease and spinal stenosis. Computed Tomography of the Head, Neck and Spine 1985: Chicago Modic MT, Pavlicek W, VVeinstein MA, et al: Magnetic resonance imaging of intervertebral disc disease. Clinical and pulse sequence considerations. Radiology 1984; 152:

74 105. Modic MT, Steinberg PM, Ross JS, et al: Degenerative disc disease. Assessment of changes in vertebral body marrow with MR imaging. Radiology 1988; 166: Youmans J: Benign spine lesions. Neurological Surgery 1990: Montreal Campbell AJ, Wells IP: Pigmented villonodular synovitis of a lumbar vertebral facet joint. J Bone Joint Surg. 1982; 64: Varughese G: Extradural extrusion of roots of the cauda equina. Surg. Neurol. 1976:5: Prete PE, Henbest M, Michaiski JP, et al: intraspinal elastofibroma. Spine 1983;8: Tihansky DP: Unilateral hypertrophy of the cervical ligamentum flavum presenting as pseudotumor. New York State J. Med. 1986; 86: Newman PH: Sprung back. J. Bone Joint Surg. 1952; 43: Vinstein AL, Cockerill EM: Involvement of the spine in gout. Radiology 1972; 103: Weissman MN, Lange R, Kelley Chris, et al: intraspinal epidural sarcoidosis.neurosurgery 1996; 39; 1: Gökay H, Barlas O, Hepgül KT, et al: Tethered cord in the adult mimicking in the lumbar disc syndrome. Surg Neurol 1993; 39:

75 115. McCowin PR, Borenstein D, and Wiesel SW : The current approach to the medical diagnosis of low back pain. Orthopedic Clinics of North America; 22 ; 2: Moritz U : Physiotherapy. Acta Orthop Scand; suppl 251; 64 : Wheeler AH. and Hanley EN : Spine update nonoperative treatment for low back pain. Spine; 20 ; 3 : Stankovic R. and Johneli O : Conservative treatment of acute low-back pain:a prospective randomized trial: McKenzie method of treatment versus patient education in " mini back school Spine; 15:2: MacNab L:Negative disc exploration. J. Bone Joint Surg 1971; 53A: Laurance L: Diagnostic Roentgenology Horwitz NH, Curtin JA: Prophylactic antibiotics and wound infections following laminectomy for lumbar disc hemiation. J. Neurosurg 1975; 43: Fouquet B, Goupille P, Jattiot F, et al: Discitis after disc surgery. Spine 1992; 17;3: Schulitz KP, Assheuer J: Discitis after procedures on the intervertebral disc. Spine 1994; 19; 10: Caspar W, Campbell B, Barbier DD, et al: The caspar microsurgical discectomy and comparison with a 70

76 conventional standart lumbar disc prosedure.neurosurg 1991; 28; l: Waisman M, Schvveppe Y: Postoperative cerebrospinal fluid leakage after lumbar spine operations. Spine 1991; 16; l: Abramovitz JN: Complications of surgery for discogenic disease of the spine. Neurosurg Clinics of North America 1993; 4l: Abramovitz JN, Neft S: Lumbar disc surgery. Neurosurg 1991; 29: Jena A: Primary spinal echinococcosis causing paraplegia. AJNR 1991;12: hshima H, Hirano N, Osada R, Matsui H and Tcuji H : Morphologic variation of lumbar posterior longitudinal ligament and the modality of disc hemiation. Spine; 18 : 16 : Hasenbring M, Marienfeld G, Kuhlendahi D, and Soyka D : Risk Factors of Chronicity in Lumbar Disc Patients. A Prospective Investigation of Biologic, Psychologic, and social Predictors oft herapy Outcome. Spine; 19 ; 24 : Harris RI, MacNab I. Structural changes in the lower intervertebral discs. J Bone Joint Surg 1954;36B:

77 132. Schmorl G, Junghanns H. The human spine in health and disease, 2nd Am ed. New York: Grune and Stratton, Peacock A. Observations on the prenatal development of the interver- tebral disc in man. JAnat 1951;85: Walmsley R. The development and growth of the intervertebral disc. Edinburgh Med J 1953;60: Taylor JR, Twomey LT. Growth of human intervertebral discs and ver- tebral bodies. JAnat 1988; 120: Inoue H. Three-dimensional architecture of lumbar intervertebral discs. Spine 1981;6: Aspden RM, Hickey DS, Hukins DWL. Determination of collagen fi- bril orientation in the cartilage of vertebral endplate. Connect Tiss Res 1981;9: Edwards WT, ZhengY, Ferrara LA, et al. Structural features and thick- ness of the vertebral cortex in the thoracolumbar spine. Spine 2001;26: Roberts S, Menage J, Urban JPG. Biochemical and structural proper- ties of the cartilage end-plate and its relation to the intervertebral disc. Spine 1989;14: Antoniou J, Goudsouzian M, Heathfield TF, et al. The human lumbar endplate. Evidence of changes in biosynthesis and denaturation of the extracellular matrix with growth, maturation, aging, and degeneration. Spine 1996;21:

78 141. Bayliss MT, Johnstone B. Biochemistry of the intervertebral disc. In: Jayson MTV, ed. The lumbar spine and back pain, 4th ed. Edinburgh: Churchill Livingstone, 1992: Aigner T, Gresk-Otter KR, Fairbank JC, et al. Variation with age in the pattern of type X collagen expression in normal and scoliotic human intervertebral discs. Calcif Tissue Int 1998;63: McDevitt CA. Proteoglycans of the intervertebral disc. In: Ghosh P, ed. The biology of the intervertebral disc. Boca Raton, FL: CRC Press, 1988: Urban JP, Maroudas A. Swelling of the intervertebral disc in vitro. Connect Tiss Res 1981;9: Roberts S, Urban JP, Evans H, et al. Transport properties of the human cartilage endplate in relation to its composition and calcification. Spine 1996;21: Pearce RH, Grimmer BJ, Adams ME. Degeneration and the chemical composition of the human intervertebral disc. J Orthop Res Antoniou J, Arlet V, Goswami T, et al. Elevated synthetic activity in the convex side of scoliotic intervertebral discs and endplates compared with normal tissues. Spine 2001;26:E198-E Roberts S, Menage J, Eisenstein SM. The cartilage endplate and inter- vertebral disc in scoliosis: calcification and other sequelae. J Orthop Res 1993;! 1:

79 149. Sahlman J, Inkinen R, Hirvonen T, et al. Premature vertebral end-plate ossification and mild disc degeneration in mice after inactivation of one allele belonging to the Col2al gene for type II collagen. Spine2001;26: Taylor JR. Growth and development of the human intervertebral disc PhD thesis]. Edinburgh: University of Edinburgh; Holm S, Maroudas A, Urban JPG, et al. Nutrition of the intervertebral disc. Solute transport and metabolism. Connect Tiss Res 1981;8: Nachemson A, Lewin T, Maroudas A, et al. In vitro diffusion of dye through the endplate and the annulus fibrosus of human intervertebral discs. Acta Orthop Scand 1970;41: Crock Hy Yoshizawa H. The blood supply of the lumbar vertebral col- umn. Clin Orthop Rel Res 1976; 115: Maroudas A, Stockwell RA, Nachemson A, et al. Factors involved in the nutrition of the human lumbar intervertebral disc: cellularity and diffusion of glucose in vitro. J. Anat 1975;120: Urban JPG, Holm S, Maroudas A, et al. Nutrition of the intervertebral disc. An in vivo study of solute transport. Clin Orthop Rel Res 1977; 129:

80 156. Urban JPG, Holm S, Maroudas A. Diffusion of small solutes into the intervertebral disc. An in vivo study. Biorheology 1978; 15: Ogata K, Whiteside LA. Nutritional pathways in the intervertebral disc. An experimental study using hydrogen washout technique. Spine 1981;6: Crock HV, Goldwasser M. Anatomic studies of the circulation in the region of the vertebral endplate in adult greyhound dogs. Spine 1984;9: Bemick S, Caillet R. Vertebral end-plate changes with aging of human vertebrae. Spine 1982;7: Oda J, Tanaka H, Tsuzuki N. Intervertebral disc changes with aging of human cervical vertebra from the neonate to the eighties. Spine 1988; 13: Roberts S, McCall IW, Menage J, et al. Does the thickness of the ver- tebral subchondral bone reflect the composition of the intervertebral disc? Eur Spine J 1997:6: Brinckmann P, Frobin W, Hierholzer E, et al. Deformation of the ver- tebral end-plate under axial loading of the spine. Spine 1983;8: Holmes AD, Hukins DWL, Freemont AJ. End-plate displacement dur- ing compression of lumbar vertebra-discvertebra segments and the mechanism of failure. Spine 1993;18:

81 164. Twomey LT, Taylor JR. Age changes in lumbar vertebrae and interver- tebral discs. Clin Orthop 1987;224: Twomey LT, Taylor JR, Furniss B. Age changes in the bone density and structure of the lumbar vertebral column. JAnat 1983;136: Vemon-Roberts B. Age-related and degenerative pathology of interver- tebral discs and apophyseal joints. In: Jayson MIV, ed. The lumbar spine and back pain, 4th ed. Edinburgh: Churchill Livingstone, 1992: Natarajan RN, Ke JH, Andersson GB. A model to study the disc degen- eration process. Spine 1994;19: Moore RJ, Vemon-Roberts B, Fraser RD, et al. The origin and fate of herniated lumbar intervertebral disc tissue. Spine 1996;21: Tanaka M, Nakahara S, Inoue H. A pathologic study of discs in the elderly. Separation between the cartilaginous endplate and the vertebral body Spine 1993; 18: Beggs I, Addison J. Posterior vertebral rim fractures. Br J Radiol : Lundin 0, Ekstrom L, Hellstrom M, et al. Injuries in the adolescent porcine spine exposed to mechanical compression. Spine Lundin 0, Ekstrom L, Hellstrom M, et al. Exposure of the porcine spine to mechanical compression: differences in 76

82 injury pattern between J 2000;9: adolescents and adults. Eur Spine 173. Rolander SD, Blair WE. Deformation and fracture of the lumbar verte- bral endplates. Orthop Clin North Am 1975;6: Zindrick MR, Selby D. Lumbar spinal fusion: different types and indi- cations. In: Wiesel SW, Weinstein JN, Herkowitz H, et al, eds. The lum- bar spine, 2nd ed. Philadelphia: Saunders, Steffen T, Tsantrizos A, Fruth I, et al. Cages: designs and concepts. Eur Spine J 2000;9[Suppl 1]:S89-S Hollowell JP, Vollmer DG, Wilson CR, et al. Biomechanical analysis of thoracolumbar interbody constructs how important is the endplate9 Spine 1996;21: Steffen T, Tsantrizos A, Aebi M. Effect of implant design and endplate preparation on the compressive strength of interbody fusion constructs Spine 2000;25: Lim TH, Kwon H, Jeon CH, et al. Effect of endplate conditions and bone mineral density on the compressive strength of the graft-endplate interface in anterior cervical spine fusion. Spine 2001;26: Jill P.G. Urban, Stanton Smith, DPhil, Jeremy C. T. Fairbank. Nutrition of the Intervertebral Disc SPINE Volume 29, Number 23, pp Salla-Maarit Kokkonen, Mauno Kurunlahti, Osmo Tervonen, 77

83 Eero Ilkko, Heikki Vanharanta.End-plate Degeneration Observed on Magnetic Resonance Imaging of the Lumbar Spine. SPINE, 2002:27, 20, pp Brock M, Patt S, Mayer HM. The form and structure of the extruded disc. Spine Dec;17(12): Zhonghua Wai Ke Za Zhi. The relationship between cartilage end-plate calcification and disc degeneration: an experimental study 1999 Oct;37(10): Turgut M, Uysal A, Uslu S, Tavus N, Yurtseven ME. The effects of calcium channel antagonist nimodipine on end-plate vascularity of the degenerated intervertebral disc in rats. J Clin Neurosci Mar;10(2): Lusins JO, Cicoria AD, Goldsmith SJ. SPECT and lumbar MRI in back pain with emphasis on changes in end plates in association with disc degeneration. J Neuroimaging Apr;8(2): Chataigner H, Onimus M, Polette A. Surgery for degenerative lumbar disc disease. Should the black disc be grafted? Rev Chir Orthop Reparatrice Appar Mot Nov;84(7): Kyung-Soo Suk, Hwan-Mo Lee, Seong-Hwan Moon, Nam-Hyun Kim. Recurrent Lumbar Disc Herniation Results of Operative Management SPINE 26, Number 6, pp ;

TORAKOLOMBER VERTEBRA KIRIKLARI. Prof.Dr.Nafiz BİLSEL VERTEBRA KIRIKLARI 1

TORAKOLOMBER VERTEBRA KIRIKLARI. Prof.Dr.Nafiz BİLSEL VERTEBRA KIRIKLARI 1 TORAKOLOMBER VERTEBRA KIRIKLARI Prof.Dr.Nafiz BİLSEL VERTEBRA KIRIKLARI 1 Vertebral Kolon 33 omur 23 intervertebral disk 31 çift periferik sinir VERTEBRA KIRIKLARI 3 OMURGANIN EĞRİLİKLERİ Servikal bölgede

Detaylı

KİNEZYOLOJİ ÖĞR.GÖR. CİHAN CİCİK

KİNEZYOLOJİ ÖĞR.GÖR. CİHAN CİCİK KİNEZYOLOJİ ÖĞR.GÖR. CİHAN CİCİK 1 COLUMNA VERTEBRALİS 2 COLUMNA VERTEBRALİS 1) Columna vertebralis pelvis üzerine merkezi olarak oturmuş bir sütuna benzer ve destek vazifesi görerek vücudun dik durmasını

Detaylı

Spondilolistezis. Prof. Dr. Önder Aydıngöz

Spondilolistezis. Prof. Dr. Önder Aydıngöz Spondilolistezis Prof. Dr. Önder Aydıngöz Spondilolistezis Bir vertebra cisminin alttaki üzerinde öne doğru yer değiştirmesidir. Spondilolizis Pars interartikülaristeki lizise verilen isimdir. Spondilolistezis

Detaylı

Dünya Sağlık Örgütü tarafından tanımlanan HASTALIK MODELİ

Dünya Sağlık Örgütü tarafından tanımlanan HASTALIK MODELİ Dünya Sağlık Örgütü tarafından tanımlanan HASTALIK MODELİ 1. Semptom ve Bulguların toplanması, 2. Olası Tanının belirlenmesi, 3. Yardımcı tanı yöntemleri ile tanının doğrulanması, 4. Bilimsel olarak ispatlanmış

Detaylı

Sakrum Kırıkları ve Biyomekaniği

Sakrum Kırıkları ve Biyomekaniği Sakrum Kırıkları ve Biyomekaniği Dr.Hakan BOZKUŞ VKV Amerikan Hastanesi, Nöroşirurji Bölümü İTÜ Fen Bilimleri Enstitüsü AMERİKAN HASTANESİ Embriyoloji Tüm vertebral kolon 44 mesodermal somatomerden oluşur

Detaylı

LOMBER SPİNAL STENOZ TEDAVİSİNDE MİKRO-HEMİLAMİNEKTOMİ veya LAMİNEKTOMİ SEÇENEKLERİ

LOMBER SPİNAL STENOZ TEDAVİSİNDE MİKRO-HEMİLAMİNEKTOMİ veya LAMİNEKTOMİ SEÇENEKLERİ LOMBER SPİNAL STENOZ TEDAVİSİNDE MİKRO-HEMİLAMİNEKTOMİ veya LAMİNEKTOMİ SEÇENEKLERİ Dr.Hakan BOZKUŞ VKV Amerikan Hastanesi, Nöroşirurji Bölümü İTÜ, Fen Bilimleri Enstitüsü KONJENİTAL İdiopatik Akandroplastik

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Hakan Şimşek. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Hakan Şimşek. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Yetişkinde Gergin Omurilik Sendromu ve Eşlik Eden Toraks Deformitesi Gergin omurilik, klinik bir durumdur ve zemininde sebep olarak omuriliğin gerilmesi sonucu

Detaylı

(UZMANLIK TEZİ) Dr. Metehan ESEOĞLU T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI

(UZMANLIK TEZİ) Dr. Metehan ESEOĞLU T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI Prof. Dr. Mazhar Osman Bakırköy Ruh Sağlığı Ve Sinir Hastalıkları Eğitim Ve Araştırma Hastanesi II. Nöroşirürji Kliniği Klinik Şefi: PROF. DR. Hidayet AKDEMİR LOMBER DİSK HERNİASYONUNDA

Detaylı

TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ. SERVİKAL DAR KANAL ve MYELOPATİ HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ

TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ. SERVİKAL DAR KANAL ve MYELOPATİ HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ SERVİKAL DAR KANAL ve MYELOPATİ HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ SERVİKAL MYELOPATİLİ HASTALARIN YAKINMALARI Servikal kanal darlığı, genellikle

Detaylı

Gelişen en Olguda Mentamove ile Tedavi

Gelişen en Olguda Mentamove ile Tedavi Spontan Foot Drop (Düşük k Ayak) Gelişen en Olguda Mentamove ile Tedavi Dr. Mustafa Akgün, Dr. Zehra Akgün, Dr. Christoph Garner Mentamove Merkezi Bursa Türkiye Keywords: Lumbar Disc Disease, Foot Drop,

Detaylı

Skolyoz. Prof. Dr. Önder Aydıngöz

Skolyoz. Prof. Dr. Önder Aydıngöz Skolyoz Prof. Dr. Önder Aydıngöz Skolyoz Tanım Omurganın lateral eğriliğine skolyoz adı verilir. Ayakta çekilen grafilerde bu eğriliğin 10 o nin üzerinde olması skolyoz olarak kabul edilir. Bu derecenin

Detaylı

DİSK HERNİLERİ. Prof. Dr. Merih SARIDOĞAN

DİSK HERNİLERİ. Prof. Dr. Merih SARIDOĞAN DİSK HERNİLERİ Prof. Dr. Merih SARIDOĞAN AN Vertebral kolon Hareket yeteneği Vücut desteği - postür ANATOMİ BİYOMEKANİK Vertebra İntervertebral disk Ligamanlar Spinal kord, spinal sinirler Vertebra Bölge

Detaylı

30.10.2013 BOYUN AĞRILARI

30.10.2013 BOYUN AĞRILARI BOYUN AĞRILARI BOYUN ANOTOMISI 7 vertebra, 5 intervertebral disk, 12 luschka eklemi, 14 faset eklem, Çok sayıda kas ve tendondan oluşur. BOYNUN FONKSIYONU Başı desteklemek Başın tüm hareket

Detaylı

SERVİKAL DİSK HERNİSİ

SERVİKAL DİSK HERNİSİ TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ SERVİKAL DİSK HERNİSİ (Boyun Fıtığı) HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ SERVİKAL MYELOPATİLİ HASTALARIN YAKINMALARI Omurga, omur denilen

Detaylı

Bel Ağrıları. Uzm. Fzt. Kağan YÜCEL - Ufuk Üni. SHMYO Öğrt. Grv.

Bel Ağrıları. Uzm. Fzt. Kağan YÜCEL - Ufuk Üni. SHMYO Öğrt. Grv. Bel Ağrıları Uzm. Fzt. Kağan YÜCEL - Ufuk Üni. SHMYO Öğrt. Grv. BEL AĞRISI 19-45 yaşları arasında günlük yaşam faaliyetlerini sınırlayan en önemli sebeplerden biridir. İş gücü kaybı açısından üst solunum

Detaylı

Kronik bel ve bacak ağrısı. Etiyoloji. Epiduroskopi. İnvazif işlemler EPİDUROSKOPİK LİZİS VE DEKOMPRESYON. Kronik bel ve bacak ağrısının tedavisi

Kronik bel ve bacak ağrısı. Etiyoloji. Epiduroskopi. İnvazif işlemler EPİDUROSKOPİK LİZİS VE DEKOMPRESYON. Kronik bel ve bacak ağrısının tedavisi EPİDUROSKOPİK LİZİS VE DEKOMPRESYON Kronik bel ve bacak ağrısı Prof. Dr. Altan Şahin, FIPP Hacettepe Üniversitesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon A.D. Algoloji B.D. [email protected] www.draltansahin.org

Detaylı

PELVİS KIRIKLARI. Prof. Dr. Mehmet Aşık

PELVİS KIRIKLARI. Prof. Dr. Mehmet Aşık PELVİS KIRIKLARI Prof. Dr. Mehmet Aşık PELVİS KIRIKLARI Pelvis, lokomotor sistemin en fazla yük taşıyan bölümüdür. İçindeki majör damar, sinir ve organ yapıları nedeniyle pelvis travmaları kalıcı sakatlık

Detaylı

TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ. ERİŞKİN İSTMİK SPONDİLOLİSTEZİS (Bel Kayması) HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ

TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ. ERİŞKİN İSTMİK SPONDİLOLİSTEZİS (Bel Kayması) HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ TC. SAĞLIK BAKANLIĞI SAKARYA ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ ERİŞKİN İSTMİK SPONDİLOLİSTEZİS (Bel Kayması) HASTA BİLGİLENDİRME BROŞÜRÜ ERİŞKİN İSTMİK SPONDİLOLİSTEZİS NEDİR? Omurga, omur adı

Detaylı

KİNEZYOLOJİ ÖĞR.GÖR. CİHAN CİCİK

KİNEZYOLOJİ ÖĞR.GÖR. CİHAN CİCİK KİNEZYOLOJİ ÖĞR.GÖR. CİHAN CİCİK 1 2 Lokomotor sistemi oluşturan yapılar içinde en fazla stres altında kalan kıkırdaktır. Eklem kıkırdağı; 1) Kan damarlarından, 2) Lenf kanallarından, 3) Sinirlerden yoksundur.

Detaylı

Omurga-Omurilik Cerrahisi

Omurga-Omurilik Cerrahisi Omurga-Omurilik Cerrahisi BR.HLİ.017 Omurga cerrahisi, omurilik ve sinir kökleri ile bu hassas sinir dokusunu saran/koruyan omurga üzerinde yapılan ameliyatları ve çeşitli girişimleri içerir. Omurga ve

Detaylı

Torakolomber Bileşke Patlama Kırıkları

Torakolomber Bileşke Patlama Kırıkları Torakolomber Bileşke Patlama Kırıkları (posterior yaklaşım) Dr.Hakan BOZKUŞ Konuşma Konusu Torakolomber Bileşke T11-L1 Kostavertebral ligaman İnterkostal adale İntertransvers adale Kuadratus lumborum Anterior

Detaylı

Ankilozan Spondilit Rehabilitasyonu. Prof. Dr.Hidayet Sarı

Ankilozan Spondilit Rehabilitasyonu. Prof. Dr.Hidayet Sarı Ankilozan Spondilit Rehabilitasyonu Prof. Dr.Hidayet Sarı Tanım Özellikle omurgayı tutan ve ankiloza götüren kronik iltihabi sistemik romatizmal hastalıktır. Sakroiliak eklem iltihabı oluşturmak ana bulgusudur.

Detaylı

BEL AĞRISI. Dahili Servisler

BEL AĞRISI. Dahili Servisler BEL AĞRISI Dahili Servisler İnsan omurgası vücut ağırlığını taşımak, hareketine izin vermek ve spinal kolonu korumak için dizayn edilmiştir. Omurga kolonu, birbiri üzerine dizilmiş olan 24 ayrı omur adı

Detaylı

Omurga Girişimleri. Nöroradyolojide Yeni Bir Ufuk. Dr. Osman KIZILKILIÇ İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Radyoloji AD-Nöroradyoloji BD

Omurga Girişimleri. Nöroradyolojide Yeni Bir Ufuk. Dr. Osman KIZILKILIÇ İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Radyoloji AD-Nöroradyoloji BD Omurga Girişimleri Nöroradyolojide Yeni Bir Ufuk Dr. Osman KIZILKILIÇ İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Radyoloji AD-Nöroradyoloji BD ENDİKASYONLAR VERTEBRA DİSKOPATİ DEJENERATİF VERTEBROPLASTİ

Detaylı

Boyun Ağrıları. Uzm. Fzt. Kağan YÜCEL - Ufuk Üni. SHMYO Öğrt. Grv.

Boyun Ağrıları. Uzm. Fzt. Kağan YÜCEL - Ufuk Üni. SHMYO Öğrt. Grv. Boyun Ağrıları Uzm. Fzt. Kağan YÜCEL - Ufuk Üni. SHMYO Öğrt. Grv. Epidemiyoloji Kronik ağrı sıralamasında, bel ağrılarından sonra ikinci sırayı oluşturur. Genel populasyonda her 3 kişiden biri hayatlarının

Detaylı

Bel ağrısı tüm dünyada yaygın olarak gözlenen bir şikayettir. Sanayileşmiş ülkelerde sıklığı giderek artış göstermektedir

Bel ağrısı tüm dünyada yaygın olarak gözlenen bir şikayettir. Sanayileşmiş ülkelerde sıklığı giderek artış göstermektedir Bel Boyun Fıtıkları Dr. Hülya Pekar Sağlık ve Güzellik Kliniği Lazer Epilasyon botox, yüz gençleştirm Bel ağrısı tüm dünyada yaygın olarak gözlenen bir şikayettir. Sanayileşmiş ülkelerde sıklığı giderek

Detaylı

Foot Drop Gelişen Olguda EMG Tetiklemeli Elektrostimulasyon (Mentamove Metodu) ile Fonksiyonel İyileşme

Foot Drop Gelişen Olguda EMG Tetiklemeli Elektrostimulasyon (Mentamove Metodu) ile Fonksiyonel İyileşme Foot Drop Gelişen Olguda EMG Tetiklemeli Elektrostimulasyon (Mentamove Metodu) ile Fonksiyonel İyileşme Olgu Sunumu Dr. Mustafa Akgün*, Dr. Zehra Akgün**, Dr. Christoph Garner**** Bursa Devlet Hastanesi,

Detaylı

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011

Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011 Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını

Detaylı

AKCĠĞER GRAFĠSĠNĠN DEĞERLENDĠRĠLMESĠ UZM.DR.UMUT PAYZA KATİP ÇELEBİ ÜNV. ATATÜRK EAH ACİL TIP ANABİLİM DALI

AKCĠĞER GRAFĠSĠNĠN DEĞERLENDĠRĠLMESĠ UZM.DR.UMUT PAYZA KATİP ÇELEBİ ÜNV. ATATÜRK EAH ACİL TIP ANABİLİM DALI AKCĠĞER GRAFĠSĠNĠN DEĞERLENDĠRĠLMESĠ UZM.DR.UMUT PAYZA KATİP ÇELEBİ ÜNV. ATATÜRK EAH ACİL TIP ANABİLİM DALI ÖĞRENME HEDEFLERI PA AC grafisi çekim tekniği Teknik değerlendirme Radyolojik anatomi Radyolojik

Detaylı

VÜCUDUN TEMEL PARÇALARI. 1) Baş-boyun 2)Gövde 3)Ekstremiteler (Kollar ve bacaklar)

VÜCUDUN TEMEL PARÇALARI. 1) Baş-boyun 2)Gövde 3)Ekstremiteler (Kollar ve bacaklar) VÜCUDUN TEMEL PARÇALARI 1) Baş-boyun 2)Gövde 3)Ekstremiteler (Kollar ve bacaklar) 1)BAŞ a)yüz b)kranium (Kafatası) 2) GÖVDE a)toraks (Göğüs kafesi) b)karın 3) EKSTREMİTELER a)üst ekstremiteler b)alt ekstremiteler

Detaylı

Bel Ağrıları. Yaklaşım ve Tedavi Yöntemleri. Prof. Dr. Reyhan Çeliker

Bel Ağrıları. Yaklaşım ve Tedavi Yöntemleri. Prof. Dr. Reyhan Çeliker Bel Ağrıları Yaklaşım ve Tedavi Yöntemleri Prof. Dr. Reyhan Çeliker Genel Bilgiler n Toplumun %80 i yaşamları boyunca en az bir kez bel ağrısından yakınırlar. n 20-50 yaş grubunda en pahalı sağlık sorunudur.

Detaylı

OMURGA TRAVMALI OLGULARA DAYALI BİYOMEKANİK İNCELEME

OMURGA TRAVMALI OLGULARA DAYALI BİYOMEKANİK İNCELEME OMURGA TRAVMALI OLGULARA DAYALI BİYOMEKANİK İNCELEME Dr.Hakan BOZKUŞ VKV Amerikan Hastanesi, Nöroşirurji Bölümü İTÜ, Fen Bilimleri Enstitüsü Mekanik Bilgi Birim şekil değiştirme (strain,ε) Geometride oluşan

Detaylı

RADYOLOJİ RADYODİAGNOSTİK ANABİLİM DALI-DÜTF- DİYARBAKIR

RADYOLOJİ RADYODİAGNOSTİK ANABİLİM DALI-DÜTF- DİYARBAKIR NÖRORADYOLOJİ NÖRORADYOLOJİDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ ve GİRİŞİMSEL RADYOLOJİ RADYODİAGNOSTİK ANABİLİM DALI-DÜTF- DİYARBAKIR Dr. Faysal EKİCİ İNCELEME YÖNTEMLERİ DİREKT GRAFİLER BİLGİSAYARLI TOMOGRAFİ MANYETİK

Detaylı

VERTEBRANIN OSTEOPOROZ VE METASTATİK KIRIKLARININ TEDAVİSİNDE VERTEBROPLASTİ/ KİFOPLASTİ

VERTEBRANIN OSTEOPOROZ VE METASTATİK KIRIKLARININ TEDAVİSİNDE VERTEBROPLASTİ/ KİFOPLASTİ VERTEBRANIN OSTEOPOROZ VE METASTATİK KIRIKLARININ TEDAVİSİNDE VERTEBROPLASTİ/ KİFOPLASTİ Dr.Hakan BOZKUŞ VKV Amerikan Hastanesi, Nöroşirurji Bölümü İTÜ, Fen Bilimleri Enstitüsü Endikasyonlar NÖROLOJİK

Detaylı

hasta EĞİTİMİ Bel fıtığını anlamak ve Anüler Kapama için Barricaid Protezi

hasta EĞİTİMİ Bel fıtığını anlamak ve Anüler Kapama için Barricaid Protezi hasta EĞİTİMİ Bel fıtığını anlamak ve Anüler Kapama için Barricaid Protezi İçindekiler Bel fıtığı nedir? 4 Bel fıtığı teşhisi nasıl yapılır? 6 Bel fıtığı tedavisi nasıl yapılır? 7 Barricaid için bir aday

Detaylı

SERT DOKUNUN SULU (KĠSTĠK) LEZYONU. Dr Arzu AVCI ATATÜRK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ TIBBİ PATOLOJİ KLİNİĞİ 17 Kasım 2011

SERT DOKUNUN SULU (KĠSTĠK) LEZYONU. Dr Arzu AVCI ATATÜRK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ TIBBİ PATOLOJİ KLİNİĞİ 17 Kasım 2011 SERT DOKUNUN SULU (KĠSTĠK) LEZYONU Dr Arzu AVCI ATATÜRK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ TIBBİ PATOLOJİ KLİNİĞİ 17 Kasım 2011 OLGU 9 Y, K Sağ humerus proksimali 2 yıl önce kırık Doğal iyileşmeye bırakılmış

Detaylı

Eklemler. Normal tam hareketli eklemin yapısında şu elemanlar bululnur.

Eklemler. Normal tam hareketli eklemin yapısında şu elemanlar bululnur. . Eklem İskeletin değişik kemikleri arasındaki bağlantıya eklem denilir. Hareket sisteminin pasif öğeleridir. Gövdenin tüm hareketleri eklemler sayesinde mümkün olmaktadır. Eklemler Tam hareketli (sinovial)

Detaylı

SPİNAL TRAVMA. Dr. Cem Çallı. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı, Nöroradyoloji Bilim Dalı

SPİNAL TRAVMA. Dr. Cem Çallı. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı, Nöroradyoloji Bilim Dalı SPİNAL TRAVMA Dr. Cem Çallı Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı, Nöroradyoloji Bilim Dalı SPİNAL TRAVMA Yılda 5 / 100.000 Genç erkeklerde sık (16-25 yaş) Etiyoloji: 1-Trafik kazaları

Detaylı

GONARTROZ UZM.FZT.NAZMİ ŞEKERCİ

GONARTROZ UZM.FZT.NAZMİ ŞEKERCİ GONARTROZ UZM.FZT.NAZMİ ŞEKERCİ Gonartroz, diz ekleminde progresif olarak ortaya çıkan kıkırdak yıkımı, osteofit oluşumu ve subkondral skleroz ile karakterize noninflamatuvar, kronik, dejeneretif bir hastalıktır.

Detaylı

Artroskopi, ortopedik cerrahların eklem içini görerek tanı koydukları ve gerektiğinde

Artroskopi, ortopedik cerrahların eklem içini görerek tanı koydukları ve gerektiğinde Artroskopi nedir? Artroskopi, ortopedik cerrahların eklem içini görerek tanı koydukları ve gerektiğinde çeşitli tedavileri uyguladıkları bir cerrahi prosedürdür. Artroskopi sözcüğü latince arthro (eklem)

Detaylı

Boyun Ağrılarında Tanı ve Tedavi. Prof. Dr. Reyhan Çeliker Acıbadem Üniversitesi

Boyun Ağrılarında Tanı ve Tedavi. Prof. Dr. Reyhan Çeliker Acıbadem Üniversitesi Boyun Ağrılarında Tanı ve Tedavi Prof. Dr. Reyhan Çeliker Acıbadem Üniversitesi Boyun Anatomisi Boyun Anatomisi Omurganın en hareketli parçasıdır. Karotis, vertebral arter, omurilik ve spinal sinirleri

Detaylı

BEL VE BOYUN FITIKLARI

BEL VE BOYUN FITIKLARI BEL VE BOYUN FITIKLARI Genel Bilgilendirme Boynumuzda 7 adet belimizde ise 5 adet omurga kemiği vardır. Bu kemikler arasında da disk adı verilen kıkırdak yapılarbulunmaktadır. Diskler omurganın hareketliliğine

Detaylı

Osteoartrit. Uzm. Fzt. Kağan Yücel Ufuk Üni. SHMYO Öğrt. Grv.

Osteoartrit. Uzm. Fzt. Kağan Yücel Ufuk Üni. SHMYO Öğrt. Grv. Osteoartrit Uzm. Fzt. Kağan Yücel Ufuk Üni. SHMYO Öğrt. Grv. OSTEOARTRİT Primer nonenflamatuar artiküler kartilajın bozulması ve reaktif yeni kemik oluşumu ile karakterize,eklem ağrısı,hareket kısıtlılığı

Detaylı

SPONDİLOLİSTEZİS VE CERRAHİ TEDAVİSİ

SPONDİLOLİSTEZİS VE CERRAHİ TEDAVİSİ SPONDİLOLİSTEZİS VE CERRAHİ TEDAVİSİ Dr.Hakan BOZKUŞ VKV Amerikan Hastanesi, Nöroşirurji Bölümü İTÜ, Fen Bilimleri Enstitüsü Spondilolistezis İlk defa 1772 yılında Herbiniaux un yaptığı zor doğum ile tanımlanıyor

Detaylı

LOKOMOTOR SİSTEM SEMİYOLOJİSİ

LOKOMOTOR SİSTEM SEMİYOLOJİSİ LOKOMOTOR SİSTEM SEMİYOLOJİSİ Prof.Dr.Ayşe Kılıç [email protected] AMAÇ Lokomotor sistemin temel yapılarını ve çocuklarda görülen yakınmalarını, öykü, fizik muayene ve basit tanı yöntemlerini öğrenmek

Detaylı

Ali Haydar Baykan 1, Hakan Sezgin Sayıner 2. Adıyaman Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Radyoloji Ana Bilim Dalı, Adıyaman

Ali Haydar Baykan 1, Hakan Sezgin Sayıner 2. Adıyaman Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Radyoloji Ana Bilim Dalı, Adıyaman Ali Haydar Baykan 1, Hakan Sezgin Sayıner 2 1 Adıyaman Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Radyoloji Ana Bilim Dalı, Adıyaman 2 Adıyaman Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma

Detaylı

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI HAYDARPAŞA NUMUNE E.A. HASTANESİ FİZİK TEDAVİ VE REHABİLİTASYON KLİNİĞİ Klinik Şefi. Doç. Dr. Turan USLU

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI HAYDARPAŞA NUMUNE E.A. HASTANESİ FİZİK TEDAVİ VE REHABİLİTASYON KLİNİĞİ Klinik Şefi. Doç. Dr. Turan USLU T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI HAYDARPAŞA NUMUNE E.A. HASTANESİ FİZİK TEDAVİ VE REHABİLİTASYON KLİNİĞİ Klinik Şefi. Doç. Dr. Turan USLU LOMBER DİSK HERNİLİ HASTALARIN TEDAVİSİNDE KISA DALGA DİATERMİ VE ULTRASONLA

Detaylı

Dr. Recep Savaş Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji AD, İzmir

Dr. Recep Savaş Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji AD, İzmir Dr. Recep Savaş Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji AD, İzmir SİSTEMATİK DEĞERLENDİRME Yorumlama dıştan içe veya içten dışa doğru yapılmalı TORAKS DUVARI Kostalar Sternum Klavikula Torasik vertebralar

Detaylı

OSTEOARTRİT. Uzm. Fzt. Nazmi ŞEKERCİ

OSTEOARTRİT. Uzm. Fzt. Nazmi ŞEKERCİ OSTEOARTRİT Uzm. Fzt. Nazmi ŞEKERCİ Eklem kıkırdağından başlayıp, eklemlerde mekanik aşınmaya ve dejenerasyona yol açan kronik bir eklem hastalığıdır. LİTERATÜRDEKİ İSİMLERİ ARTROZ DEJENERATİF ARTRİT Yavaş

Detaylı

YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger

YARA İYİLEŞMESİ. Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA İYİLEŞMESİ Yrd.Doç.Dr. Burak Veli Ülger YARA Doku bütünlüğünün bozulmasıdır. Cerrahi ya da travmatik olabilir. Akut Yara: Onarım süreci düzenli ve zamanında gelişir. Anatomik ve fonksiyonel bütünlük

Detaylı

İskelet Kasının Egzersize Yanıtı; Ağırlık çalışması ile sinir-kas sisteminde oluşan uyumlar. Prof.Dr.Mitat KOZ

İskelet Kasının Egzersize Yanıtı; Ağırlık çalışması ile sinir-kas sisteminde oluşan uyumlar. Prof.Dr.Mitat KOZ İskelet Kasının Egzersize Yanıtı; Ağırlık çalışması ile sinir-kas sisteminde oluşan uyumlar Prof.Dr.Mitat KOZ 1 İskelet Kasının Egzersize Yanıtı Kas kan akımındaki değişim Kas kuvveti ve dayanıklılığındaki

Detaylı

KİNEZYOLOJİ ÖĞR.GÖR. CİHAN CİCİK

KİNEZYOLOJİ ÖĞR.GÖR. CİHAN CİCİK KİNEZYOLOJİ ÖĞR.GÖR. CİHAN CİCİK 1 EKLEM 2 EKLEM Vücudumuza stresle en çok karşı karşıya kalan yapılardan biri eklemdir. Kas fonksiyonundan kaynaklanan gerilim ve gravitasyonel reaksiyonlardan kaynaklanan

Detaylı

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA

ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA Çevresel Sinir Sistemi (ÇSS), Merkezi Sinir Sistemine (MSS) bilgi ileten ve bilgi alan sinir sistemi bölümüdür. Merkezi Sinir Sistemi nden çıkarak tüm vücuda dağılan sinirleri

Detaylı

Konjenital Skolyozda Kırmızı Bayraklar

Konjenital Skolyozda Kırmızı Bayraklar 23.Ulusal Türk Ortopedi ve Travmatoloji Kongresi NECDET ALTUN Konjenital skolyoz / Pandora nın Kutusu Embriyojenik hata Omurgada Vertebralar İntraspinal Toraksta Diğer organ ve sistemlerde Tanı Süreç

Detaylı

Yapay Servikal Disk Replasmanı Hasta Kılavuzu

Yapay Servikal Disk Replasmanı Hasta Kılavuzu Yapay Servikal Disk Replasmanı Hasta Kılavuzu Her yıl, yüz binlerce yetişkine Servikal Disk Dejenerasyonu tanısı konulmaktadır; bu, boyunda, omuzlarda, kollarda ve hatta ellerde ağrı ve uyuşmaya neden

Detaylı

Yapay Servikal Disk Replasmanı Hasta Kılavuzu. Bu broşür doktorunuzun muayenehanesi sayesinde size ulaştırılmaktadır.

Yapay Servikal Disk Replasmanı Hasta Kılavuzu. Bu broşür doktorunuzun muayenehanesi sayesinde size ulaştırılmaktadır. Bu broşür doktorunuzun muayenehanesi sayesinde size ulaştırılmaktadır. Broşürü hazırlayan Spinal Kinetics, Inc. (M6 yapay disk üreticisi) MKT 0063 Rev. 2 2009 Spinal Kinetics, Inc. SPINAL KINETICS, MOTION

Detaylı

Vertebra Grafilerinin Değerlendirilmesi

Vertebra Grafilerinin Değerlendirilmesi Vertebra Grafilerinin Değerlendirilmesi Dr.Erkan Göksu Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp A.D. 1 2 3 4 Lateral grafi deyince Kafa kaidesinden İlk torasik vertebra superior kısmına kadar Servikokranium

Detaylı

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU)

GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) Op.Dr. Tuncer GÜNEY Göz Hastalıkları Uzmanı GÖZ HIRSIZI GLOK M (=GÖZ TANSİYONU) HASTALIĞINI BİLİYOR MUSUNUZ? Glokom=Göz Tansiyonu Hastalığı : Yüksek göz içi basıncı ile giden,görme hücrelerinin ölümüne

Detaylı

SPONDİLODİSKİTLER. Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR

SPONDİLODİSKİTLER. Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR SPONDİLODİSKİTLER Dr. Nazlım AKTUĞ DEMİR Vertebra Bir dizi omurdan oluşur Vücudun eksenini oluşturur Spinal kordu korur Kaslar, bağlar ve iç organların yapışacağı sabit bir yapı sağlar. SPONDİLODİSKİT

Detaylı

GELİŞİMSEL KALÇA DİSPLAZİSİ PROGNOZU VE GÖRÜNTÜLEME. Dr. Öznur Leman Boyunağa Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Radyoloji Bilim Dalı

GELİŞİMSEL KALÇA DİSPLAZİSİ PROGNOZU VE GÖRÜNTÜLEME. Dr. Öznur Leman Boyunağa Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Radyoloji Bilim Dalı GELİŞİMSEL KALÇA DİSPLAZİSİ PROGNOZU VE GÖRÜNTÜLEME Dr. Öznur Leman Boyunağa Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Radyoloji Bilim Dalı Doğal seyir & Prognoz Tedavi edilmezse uzun dönemde ekstremite

Detaylı

Başarısız Bel Cerrahisi Sendromunda Nörofizyolojik Değerlendirme

Başarısız Bel Cerrahisi Sendromunda Nörofizyolojik Değerlendirme Başarısız Bel Cerrahisi Sendromunda Nörofizyolojik Değerlendirme Prof. Dr. Işın ÜNAL ÇEVİK Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Duyu Muayenesinde Lezyonun lokalizasyonu Serebrospinal

Detaylı

ANKİLOZAN SPONDİLİT UZM.FZT. NAZMİ ŞEKERCİ

ANKİLOZAN SPONDİLİT UZM.FZT. NAZMİ ŞEKERCİ ANKİLOZAN SPONDİLİT UZM.FZT. NAZMİ ŞEKERCİ ROMATOİD SPONDİLİT MARİE-STRUMPELL HASTALIĞI Vertebral kolonun kronik, iltihabi bir hastalığı olup, ilk bulguları çoğunlukla bilateral olmak üzere, sakroilyak

Detaylı

Postür Analizi. Prof. Dr. Reyhan Çeliker. Acıbadem Maslak Hastanesi

Postür Analizi. Prof. Dr. Reyhan Çeliker. Acıbadem Maslak Hastanesi Postür Analizi Prof. Dr. Reyhan Çeliker Acıbadem Maslak Hastanesi Postür nedir? Postür l Vücut kısımlarının pozisyonu veya dizilimidir. l STATİK: Oturma, ayakta durma ve yatma sırasındaki postür l DİNAMİK:

Detaylı

ULUSAL KONGRE VE SEMPOZYUMLARDA KONFERANSLAR

ULUSAL KONGRE VE SEMPOZYUMLARDA KONFERANSLAR ULUSAL KONGRE VE SEMPOZYUMLARDA KONFERANSLAR 1. Koç K: Spinal yaralanmalar ve hasta transportu. Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi İlk ve Acil Yardım Anabilim Dalı ve Kayseri Sağlık Müdürlüğü ''Mezuniyet

Detaylı

FTR 207 Kinezyoloji I. Eklemlerin Temel Yapısı ve Fonksiyonu. yrd.doç.dr. emin ulaş erdem

FTR 207 Kinezyoloji I. Eklemlerin Temel Yapısı ve Fonksiyonu. yrd.doç.dr. emin ulaş erdem FTR 207 Kinezyoloji I Eklemlerin Temel Yapısı ve Fonksiyonu yrd.doç.dr. emin ulaş erdem GİRİŞ İki ya da daha fazla kemiğin pivot noktasına ya da kavşağına eklem denir. Vücudun hareketi kemiklerin bireysel

Detaylı

KONJENİTAL SPİNAL ANOMALİLER

KONJENİTAL SPİNAL ANOMALİLER KONJENİTAL SPİNAL ANOMALİLER Vertebra arka elemanlarındaki basit birleşme defektinden ağır derecedeki nöronal anomalilere dek geniş spektrum içerir. Bunların çoğu nörolojik, ortopedik ve ürolojik bozukluklarla

Detaylı

Osteoporoz Rehabilitasyonu

Osteoporoz Rehabilitasyonu Osteoporoz Rehabilitasyonu OSTEOPOROZ Kemik kitlesinde azalma, kemik mikroyapısında bozulma sonucu kemik kırılganlığının artması olarak tanımlanır. Kemik yaşayan, dengeli bir şekilde oluşan yıkım ve yapım

Detaylı

Ankilozan Spondilit. Uzm. Fzt. Kağan YÜCEL Ufuk Üni. SHMYO Öğrt. Grv.

Ankilozan Spondilit. Uzm. Fzt. Kağan YÜCEL Ufuk Üni. SHMYO Öğrt. Grv. Ankilozan Spondilit Uzm. Fzt. Kağan YÜCEL Ufuk Üni. SHMYO Öğrt. Grv. 1 Spondiloartropatiler Ankilozan Spondilit Reaktif Artrit (Reiter sendromu) Psoriatik Artrit.. Ankilozan Spondilit Ankiloz (füzyon)

Detaylı

Columna vertebralis (omurga); vücudun arka ve orta kısmında yer alır, kemikten ve kıkırdaktan oluşur ve içinde omuriliği barındırır.

Columna vertebralis (omurga); vücudun arka ve orta kısmında yer alır, kemikten ve kıkırdaktan oluşur ve içinde omuriliği barındırır. Columna vertebralis (omurga); vücudun arka ve orta kısmında yer alır, kemikten ve kıkırdaktan oluşur ve içinde omuriliği barındırır. İskeletin önemli bir bölümüdür ve temel eksenidir. Sırt boyunca uzanır

Detaylı

KAFA TRAVMALI HASTALARDA GÖRÜNTÜLEMENİN TANI, TEDAVİ VE PROGNOZA KATKISI. Dr. Fatma Özlen İ.Ü.Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi AD

KAFA TRAVMALI HASTALARDA GÖRÜNTÜLEMENİN TANI, TEDAVİ VE PROGNOZA KATKISI. Dr. Fatma Özlen İ.Ü.Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi AD KAFA TRAVMALI HASTALARDA GÖRÜNTÜLEMENİN TANI, TEDAVİ VE PROGNOZA KATKISI Dr. Fatma Özlen İ.Ü.Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi AD KAFA TRAVMASI VE RADYOLOJİ Hangi hastalara görüntüleme

Detaylı

BEYİN CERRAHİ KLİNİĞİ 2013-2014 YILI EĞİTİM PLANI

BEYİN CERRAHİ KLİNİĞİ 2013-2014 YILI EĞİTİM PLANI Hazırlayan Kontrol Eden Onaylayan Klinik İdari ve Eğitim Sorumlusu Kalite Yönetim Direktörü Hastane Yöneticisi TARİH SAAT EĞİTİMCİ KONU 17.09.2013 24.09.2013 Duello LG astrositom 24.09. 2013 24.09. 2013

Detaylı

Genç EriĢkinde Kalça Ağrısı Klinik Değerlendirme & Görüntüleme. PROF DR UĞUR ġayli YEDĠTEPE ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ ORTOPEDĠ VE TRAVMATOLOJĠ

Genç EriĢkinde Kalça Ağrısı Klinik Değerlendirme & Görüntüleme. PROF DR UĞUR ġayli YEDĠTEPE ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ ORTOPEDĠ VE TRAVMATOLOJĠ Genç EriĢkinde Kalça Ağrısı Klinik Değerlendirme & Görüntüleme PROF DR UĞUR ġayli YEDĠTEPE ÜNĠVERSĠTESĠ TIP FAKÜLTESĠ ORTOPEDĠ VE TRAVMATOLOJĠ FAS (FAİ) Gençlerde-sporcularda Kalça ağrısı ve OA Femur

Detaylı

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim Öğretim Yılı Dönem 5. Beyin ve Sinir Cerrahisi STAJ TANITIM REHBERİ

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim Öğretim Yılı Dönem 5. Beyin ve Sinir Cerrahisi STAJ TANITIM REHBERİ İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi 2018-2019 Eğitim Öğretim Yılı Dönem 5 Beyin ve Sinir Cerrahisi STAJ TANITIM REHBERİ Hazırlayan Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı 1 BEYİN VE SİNİR CERRAHİSİ

Detaylı

Giriş. Anatomi. Anterior kompartman BACAK YARALANMALARI. Tibia. Fibula

Giriş. Anatomi. Anterior kompartman BACAK YARALANMALARI. Tibia. Fibula BACAK YARALANMALARI Gülçin BACAKOĞLU Giriş Alt bacak yaralanmaları daha sık görülür Tibia en sık kırılan kemiktir Beraberinde önemli yumuşak doku yaralanmaları oluşabilir Değerlendirmede hikaye ve FM önemlidir

Detaylı

MENİSKÜS ZEDELENMELERİ

MENİSKÜS ZEDELENMELERİ MENİSKÜS ZEDELENMELERİ Diz eklemi uyluk (femur) ve kaval (tibia) kemikleri arasında kusursuz bir uyum içinde çalışır. Bu uyumun sağlanmasında, diz içerisinde yer alan menisküs denilen yarım ay şeklindeki

Detaylı

Türk Nöroşirürji Derneği Spinal ve Periferik Sinir Cerrahisi Grubu Dr.Mehmet Zileli İleri Spinal Cerrahi Kursu 14.Kurs

Türk Nöroşirürji Derneği Spinal ve Periferik Sinir Cerrahisi Grubu Dr.Mehmet Zileli İleri Spinal Cerrahi Kursu 14.Kurs Türk Nöroşirürji Derneği Spinal ve Periferik Sinir Cerrahisi Grubu Dr.Mehmet Zileli İleri Spinal Cerrahi Kursu 14.Kurs Moderatör: Dr.Mehmet Zileli 5 7 Aralık 2014 Swissotel Grand Efes, İzmir Türk Nöroşirürji

Detaylı

LOMBER DİSKEKTOMİ OPERASYONU SONRASI OMURGADA OLUŞAN DİREK RADYOGRAFİK DEĞİŞİKLİKLER

LOMBER DİSKEKTOMİ OPERASYONU SONRASI OMURGADA OLUŞAN DİREK RADYOGRAFİK DEĞİŞİKLİKLER T.C. Sağlık Bakanlığı Bakırköy Prof.Dr. Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi I.Nöroşirürji Kliniği Klinik Şefi: Doç.Dr.M.Murat TAŞKIN LOMBER DİSKEKTOMİ OPERASYONU

Detaylı

TEMEL İLK YARDIM VE ACİL MÜDAHALE

TEMEL İLK YARDIM VE ACİL MÜDAHALE 1 TEMEL İLK YARDIM VE ACİL MÜDAHALE GİRİŞ : Bir yaralı, hasta ya da kazazedeye ilk yardım yapabilmek ya da herhangi bir yardımda bulunabilmek için, öncelikle gerekenlerin doğru yapılabilmesi için, insan

Detaylı

ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ

ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ İdrar oluşturmak... Üriner sistemin ana görevi vücutta oluşan metabolik artıkları idrar yoluyla vücuttan uzaklaştırmak ve sıvı elektrolit dengesini korumaktır. Üriner

Detaylı

Beyin ve Sinir Cerrahisi. (Nöroşirürji)

Beyin ve Sinir Cerrahisi. (Nöroşirürji) Beyin ve Sinir Cerrahisi (Nöroşirürji) BR.HLİ.016 Beyin, omurilik ve sinir hastalıklarının cerrahi tedavisi ile ilgilenen Beyin ve Sinir Cerrahisi bölümümüz, tecrübeli ve konusunda yetkin hekim kadrosu

Detaylı

MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ

MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ MEME KANSERİNDE GÖRÜNTÜLEME YÖNTEMLERİ Dr. Filiz Yenicesu Düzen Laboratuvarı Görüntüleme Birimi Meme Kanserinde Tanı Yöntemleri 1. Fizik muayene 2. Serolojik Testler 3. Görüntüleme 4. Biyopsi Patolojik

Detaylı

Spor Yaralanmalarında Konservatif Tedavi. Prof. Dr. Reyhan Çeliker Acıbadem Üniversitesi

Spor Yaralanmalarında Konservatif Tedavi. Prof. Dr. Reyhan Çeliker Acıbadem Üniversitesi Spor Yaralanmalarında Konservatif Tedavi Prof. Dr. Reyhan Çeliker Acıbadem Üniversitesi Yumuşak doku injurisi Kas, tendon ve bağ yaralanmalarını kapsar. Strain: Kas ve tendonların aşırı yüklenmesi veya

Detaylı

TOS (Toraksın Çıkım Sendromu)

TOS (Toraksın Çıkım Sendromu) TOS (Toraksın Çıkım Sendromu) Akif Turna!! Cerrahpaşa Tıp Fakültesi! Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı!! Bölüm 47 ANATOMİ ANATOMİ Sinir Basısı Hastaların %95 i: Ağrı ve parestezi.! Genelde segmental, n. ulnaris:

Detaylı

29 yaşında erkek aktif şikayeti yok. sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması. üzerine hasta polikliniğimize başvurdu

29 yaşında erkek aktif şikayeti yok. sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması. üzerine hasta polikliniğimize başvurdu 29 yaşında erkek aktif şikayeti yok Dış merkezde yapılan üriner sistem ultrasonografisinde insidental olarak sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması üzerine hasta polikliniğimize

Detaylı

SERVİKAL RADİKÜLOPATİDE AĞRI VE NÖROLOJİK BELİRTİLERİN EMG BULGULARIYLA KORELASYONU

SERVİKAL RADİKÜLOPATİDE AĞRI VE NÖROLOJİK BELİRTİLERİN EMG BULGULARIYLA KORELASYONU TC. GAZİ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ NÖROLOJİ ANABİLİM DALI SERVİKAL RADİKÜLOPATİDE AĞRI VE NÖROLOJİK BELİRTİLERİN EMG BULGULARIYLA KORELASYONU UZMANLIK TEZİ DR. MERVE BAHAR ERCAN TEZ DANIŞMANI PROF. DR.

Detaylı

Duyu sendromları ve duyu muayenesi. Yrd.Doç.Dr. Adalet ARIKANOĞLU Dicle üni. nöroloji

Duyu sendromları ve duyu muayenesi. Yrd.Doç.Dr. Adalet ARIKANOĞLU Dicle üni. nöroloji Duyu sendromları ve duyu muayenesi Yrd.Doç.Dr. Adalet ARIKANOĞLU Dicle üni. nöroloji Yüzeysel duyular (Eksteroseptiv duyular) : Dokunma, ağrı ve ısı (sıcak, soğuk) duyuları. Derin duyular (Proprioseptiv

Detaylı

İntradural Spinal Tümörler. Dr. Fuldem Yıldırım Dönmez Başkent Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı, Ankara

İntradural Spinal Tümörler. Dr. Fuldem Yıldırım Dönmez Başkent Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı, Ankara İntradural Spinal Tümörler Dr. Fuldem Yıldırım Dönmez Başkent Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı, Ankara Intraspinal tümörler spinal kord, filum terminale, sinir kökleri, meninksler, intraspinal damarlar,

Detaylı

25. Ulusal Türk Ortopedi ve Travmatoloji Kongresi 27 Ekim 1 Kasım 2015

25. Ulusal Türk Ortopedi ve Travmatoloji Kongresi 27 Ekim 1 Kasım 2015 TOTBİD 25. Ulusal Türk Ortopedi ve Travmatoloji Kongresi 27 Ekim 1 Kasım 2015 Titanic Kongre Merkezi Belek / Antalya PROGRAM ANAHATLARI 27 Ekim 2015, Salı Saat Salon 1 Alt dal KULLANILAN RENK VE SEMBOL

Detaylı

PELVİK TRAVMA. Dr. Oğuz Urgan Dr. Nurseli Bayram

PELVİK TRAVMA. Dr. Oğuz Urgan Dr. Nurseli Bayram PELVİK TRAVMA Dr. Oğuz Urgan Dr. Nurseli Bayram tüm iskelet yaralanmalarının %3 ü mortalite % 5-16 Pelvik Halka ve Bağları ANAMNEZ Mekanizma Gebelik-SAT Ağrının yeri İlaç öyküsü Son idrar-gaita çıkış zamanı

Detaylı

HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM

HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM Nadirdir!!! Üst aerodijestif sistem malinitelerinin % 5-10 u, tüm malinitelerin ise %0.5 i hipofarinks kanserleridir. Kötü seyirlidir!!! İleri evrede başvurmaları ve

Detaylı

Spinal Enfeksiyonlar -Ortopedik Yaklaşım- Doç.Dr. Güney Yılmaz SÜTF Ortopedi ve Travmatoloji AD

Spinal Enfeksiyonlar -Ortopedik Yaklaşım- Doç.Dr. Güney Yılmaz SÜTF Ortopedi ve Travmatoloji AD Spinal Enfeksiyonlar -Ortopedik Yaklaşım- Doç.Dr. Güney Yılmaz SÜTF Ortopedi ve Travmatoloji AD Akış Epidemioloji-patogenez Görüntüleme-ayırıcı tan Piyojenik-tbc-brucella Biyopsi Tedavi Konservatif tedavi

Detaylı

BT ve MRG: Temel Fizik İlkeler. Prof. Dr. Utku Şenol Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı

BT ve MRG: Temel Fizik İlkeler. Prof. Dr. Utku Şenol Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı BT ve MRG: Temel Fizik İlkeler Prof. Dr. Utku Şenol Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Elektromanyetik Spektrum E= hf 1nm 400-700nm 1m Kozmik ışınlar Gama ışınları X ışınları Ultraviole

Detaylı

TORAKS DUVARI ANATOMİSİ (Kemik yapılar ve yumuşak dokular) Dr. Recep Savaş Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji AD, İzmir

TORAKS DUVARI ANATOMİSİ (Kemik yapılar ve yumuşak dokular) Dr. Recep Savaş Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji AD, İzmir TORAKS DUVARI ANATOMİSİ (Kemik yapılar ve yumuşak dokular) Dr. Recep Savaş Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji AD, İzmir Özet: Göğüs duvarı anatomisi Kesitsel anatomi Varyasyonel görünümler Toraks

Detaylı

OFİS ERGONOMİSİ. Prof.Dr.Elif Akalın Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi FTR Anabilim Dalı

OFİS ERGONOMİSİ. Prof.Dr.Elif Akalın Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi FTR Anabilim Dalı OFİS ERGONOMİSİ Prof.Dr.Elif Akalın Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi FTR Anabilim Dalı SUNUM PLANI Ofiste kas iskelet sistemi problemleri gelişiminin sebepleri Sık karşılaşılan problemler Korunma

Detaylı

LOMBER BÖLGE DEJENERATİF OMURGA VE DAR KANAL CERRAHİSİNDE CERRAHİ KARAR VERME VE AMELİYAT ÖNCESİ PLANLAMANIN AMELİYATTA YAPILANLARLA İLİŞKİSİ

LOMBER BÖLGE DEJENERATİF OMURGA VE DAR KANAL CERRAHİSİNDE CERRAHİ KARAR VERME VE AMELİYAT ÖNCESİ PLANLAMANIN AMELİYATTA YAPILANLARLA İLİŞKİSİ T.C. DOKUZ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ORTOPEDİ VE TRAVMATOLOJİ ANABİLİM DALI LOMBER BÖLGE DEJENERATİF OMURGA VE DAR KANAL CERRAHİSİNDE CERRAHİ KARAR VERME VE AMELİYAT ÖNCESİ PLANLAMANIN AMELİYATTA

Detaylı

Diastomatomiyeli Ameliyatı Sonrası Mentamove İle Tedavi

Diastomatomiyeli Ameliyatı Sonrası Mentamove İle Tedavi Diastomatomiyeli Ameliyatı Sonrası Mentamove İle Tedavi Dr. Mustafa Akgün, Dr. Zehra Akgün, Dr. Christoph Garner Mentamove Eğitim Merkezi Bursa Turkiye Keyword: mentamove, diastomatomiyeli, postoperative

Detaylı

OMUZ AĞRISI. Klaviküla (Köprücük Kemiği)

OMUZ AĞRISI. Klaviküla (Köprücük Kemiği) OMUZ AĞRISI OMUZ AĞRISI Çoğu kişinin omuz olarak tanımladığı organımız, sırtımızı kaşımaktan smaç vurmaya kadar birçok kol hareketini yapmamızı sağlayan, tendon ve kaslara bağlanan bir dizi eklemden oluşur.

Detaylı

Erken Dönem Kalça Osteoartritinde Tanım ve Etiyoloji. Dr. Çağatay Uluçay Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi

Erken Dönem Kalça Osteoartritinde Tanım ve Etiyoloji. Dr. Çağatay Uluçay Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Erken Dönem Kalça Osteoartritinde Tanım ve Etiyoloji Dr. Çağatay Uluçay Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalça Osteoartriti Tanım OA hastalığı hem mekanik hem de biyolojik olayların sonucu gelişen eklem

Detaylı

OMURGANIN DEJENERATİF HASTALIKLARI. Dr. Gazanfer Ekinci Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi NİSAN 2017

OMURGANIN DEJENERATİF HASTALIKLARI. Dr. Gazanfer Ekinci Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi NİSAN 2017 OMURGANIN DEJENERATİF HASTALIKLARI Dr. Gazanfer Ekinci Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi NİSAN 2017 Disk lezyonları Kemik iliği değişiklikleri Ligament patolojileri Kemik değişiklikler Dejeneratif spodilolistezis

Detaylı