|
|
|
- Ayla Çakmak
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 VÝZYON 2050 TÜRKÝYE Eylül 2011 Yayýn No: TÜSÝAD-T/ /518 Meþrutiyet Caddesi, No: Tepebaþý/Ýstanbul Telefon: (0 212) Telefax: (0 212)
2 2011, TÜSÝAD Tüm haklarý saklýdýr. Bu eserin tamamý ya da bir bölümü, 4110 sayýlý Yasa ile deðiþik 5846 sayýlý FSEK uyarýnca, kullanýlmazdan önce hak sahibinden 52. Maddeye uygun yazýlý izin alýnmadýkça, hiçbir þekil ve yöntemle iþlenmek, çoðaltýlmak, çoðaltýlmýþ nüshalarý yayýlmak, satýlmak, kiralanmak, ödünç verilmek, temsil edilmek, sunulmak, telli/telsiz ya da baþka teknik, sayýsal ve/veya elektronik yöntemlerle iletilmek suretiyle kullanýlamaz. ISBN: Kapak Tasarýmý: Dünya Sürdürülebilir Kalkýnma Ýþ Konseyi nin hazýrladýðý Vision 2050 Raporundan esinlenerek Doðan Kumova tarafýndan geliþtirilmiþtir. SÝS MATBAACILIK PROM. TANITIM HÝZ. TÝC. LTD. ÞTÝ. Eðitim Mah. Poyraz Sok. No:1 D.63 Kadýköy - ÝSTANBUL Tel: (0216) Faks: (0216)
3 ÖNSÖZ TÜSÝAD, özel sektörü temsil eden sanayici ve iþadamlarý tarafýndan 1971 yýlýnda, Anayasamýzýn ve Dernekler Kanunu'nun ilgili hükümlerine uygun olarak kurulmuþ, kamu yararýna çalýþan bir dernek olup gönüllü bir sivil toplum örgütüdür. TÜSÝAD, insan haklarý evrensel ilkelerinin, düþünce, inanç ve giriþim özgürlüklerinin, laik hukuk devletinin, katýlýmcý demokrasi anlayýþýnýn, liberal ekonominin, rekabetçi piyasa ekonomisinin kurum ve kurallarýnýn ve sürdürülebilir çevre dengesinin benimsendiði bir toplumsal düzenin oluþmasýna ve geliþmesine katký saðlamayý amaçlar. TÜSÝAD, Atatürk'ün öngördüðü hedef ve ilkeler doðrultusunda, Türkiye'nin çaðdaþ uygarlýk düzeyini yakalama ve aþma anlayýþý içinde, kadýn-erkek eþitliðini, siyaset, ekonomi ve eðitim açýsýndan gözeten iþ insanlarýnýn toplumun öncü ve giriþimci bir grubu olduðu inancýyla, yukarýda sunulan ana gayenin gerçekleþtirilmesini saðlamak amacýyla çalýþmalar gerçekleþtirir. TÜSÝAD, kamu yararýna çalýþan Türk iþ dünyasýnýn temsil örgütü olarak, giriþimcilerin evrensel iþ ahlaký ilkelerine uygun faaliyet göstermesi yönünde çaba sarf eder; küreselleþme sürecinde Türk rekabet gücünün ve toplumsal refahýn, istihdamýn, verimliliðin, yenilikçilik kapasitesinin ve eðitimin kapsam ve kalitesinin sürekli artýrýlmasý yoluyla yükseltilmesini esas alýr. TÜSÝAD, toplumsal barýþ ve uzlaþmanýn sürdürüldüðü bir ortamda, ülkemizin ekonomik ve sosyal kalkýnmasýnda bölgesel ve sektörel potansiyelleri en iyi þekilde deðerlendirerek ulusal ekonomik politikalarýn oluþturulmasýna katkýda bulunur. Türkiye'nin küresel rekabet düzeyinde tanýtýmýna katkýda bulunur, Avrupa Birliði (AB) üyeliði sürecini desteklemek üzere uluslararasý siyasal, ekonomik, sosyal ve kültürel iliþki, iletiþim, temsil ve iþbirliði aðlarýnýn geliþtirilmesi için çalýþmalar yapar. Uluslararasý entegrasyonu ve etkileþimi, bölgesel ve yerel geliþmeyi hýzlandýrmak için araþtýrma yapar, görüþ oluþturur, projeler geliþtirir ve bu kapsamda etkinlikler düzenler.
4 TÜSÝAD, Türk iþ dünyasý adýna, bu çerçevede oluþan görüþ ve önerilerini Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)'ne, hükümete, diðer devletlere, uluslararasý kuruluþlara ve kamuoyuna doðrudan ya da dolaylý olarak basýn ve diðer araçlar aracýlýðý ile ileterek, yukarýdaki amaçlar doðrultusunda düþünce ve hareket birliði oluþturmayý hedefler. TÜSÝAD, misyonu doðrultusunda ve faaliyetleri çerçevesinde, ülke gündeminde bulunan konularla ilgili görüþlerini bilimsel çalýþmalarla destekleyerek kamuoyuna duyurur ve bu görüþlerden hareketle kamuoyunda tartýþma platformlarýnýn oluþmasýný saðlar. Sürdürülebilir kalkýnma, insan yaþamýnýn gereksinimleri ve doðal kaynaklarýn sürdürülebilirliði arasýnda bir denge kurularak, ekonomik, çevresel ve toplumsal boyutlarýyla bugünden geleceðe uyumlu bir planlama yapýlmasýný amaçlayan bütünsel bir yaklaþýmdýr. Bu anlayýþ çerçevesinde, Dünya Sürdürülebilir Kalkýnma Ýþ Konseyi (WBCSD), 2050 yýlýnda sürdürülebilirlik hedefine yönelen bir dünya vizyonu oluþturmak amacýyla "Vizyon 2050" baþlýklý bir rapor hazýrlanmýþtýr. Rapor ayrýca bu sürecin iþ dünyasýna sunacaðý fýrsatlarý ve sürdürülebilir kalkýnma vizyonuna ulaþma sürecini sekteye uðratabilecek riskleri de incelemektedir. TÜSÝAD, önümüzdeki dönemin temel belirleyicisi olacak olan sürdürülebilir kalkýnma olgusunu ana önceliði olarak belirlemiþ ve Þirket Ýþleri Komisyonu bünyesinde TÜSÝAD Sürdürülebilir Kalkýnma Görev Gücünü kurmuþtur. TÜSÝAD, Sürdürülebilir Kalkýnma Görev Gücü çalýþmalarý kapsamýnda WBCSD tarafýndan hazýrlanan "Vizyon 2050" raporundan hareketle "Vizyon Türkiye" raporunu hazýrlanmýþtýr. Rapor ile, Türkiye'nin önümüzdeki 40 yýlýný kapsayan sürdürülebilir kalkýnma vizyonu için bir yol haritasýný tartýþmaya açmak, 2050 yýlýnda sürdürülebilir bir Türkiye'ye ulaþmak amacýyla atýlmasý gereken adýmlarý irdelemek ve bu ana gaye çerçevesinde toplum kesimlerinde farkýndalýk yaratmak hedeflenmiþtir.
5 Raporun "Ýnsani Kalkýnma" baþlýklý ilk bölümü TÜSÝAD ve UNFPA tarafýndan ortaklaþa yürütülen "2050'ye Doðru Nüfusbilim ve Yönetim" projesi kapsamýnda Kasým 2010 tarihinde yayýmlanan "2050'ye Doðru Nüfusbilim ve Yönetim: Eðitim, Ýþgücü, Saðlýk ve Sosyal Güvenlik Sistemine Yansýmalar" (Hoþgör, Þ. ve Tansel, A., 2010) ve "2050'ye Doðru Nüfusbilim ve Yönetim: Eðitim Sistemine Bakýþ" (Kavak, Y. 2010) raporlarýndan yararlanmak suretiyle, TÜSÝAD Genel Sekreter Yardýmcýsý Ebru Dicle, Sosyal Ýþler Bölüm Sorumlusu Berna Toksoy Redman, Uzman Deniz Gürel, Þirket Ýþleri Bölüm Sorumlusu Melda Çele, Kýdemli Uzman M. Kerem Tuzlacý ve Uzman Yardýmcýsý Gaye Uður tarafýndan derlenmiþtir. Raporun "Þehirleþme" baþlýklý ikinci kýsmý 18 Nisan 2011 tarihinde Ýþ Dünyasý ve Sürdürülebilir Kalkýnma Derneði ile birlikte 18 Nisan 2011 tarihinde düzenlenen "Þehirleþme" çalýþtayýnýn çýktýlarý ýþýðýnda ÝTÜ Çevre ve Þehircilik Uygulama Araþtýrma Merkezi Öðretim Üyesi Prof. Dr. Nuran Zeren Gülersoy tarafýndan kaleme alýnmýþtýr. Raporun "Kentsel Ulaþtýrma" baþlýklý üçüncü kýsmý Ýstanbul Teknik Üniversitesi Ýnþaat Fakültesi Öðretim Üyesi Prof. Dr. Haluk Gerçek tarafýndan kaleme alýnmýþtýr. Raporun "Enerji" baþlýklý dördüncü kýsmý ise TÜSÝAD Genel Sekreter Yardýmcýsý Hale Altan Ocakverdi tarafýndan Sanayi, Hizmetler ve Tarým Bölüm Sorumlusu Fatih Tokatlý, Uzman Mehmet Evren Eynehan ve Uzman Yardýmcýsý Mýsra Özkuþ'un katkýlarýyla hazýrlanmýþtýr. Tüketim Alýþkanlýklarý ve Üretimde Enerji ve Kaynak Verimliliði baþlýklý bölüm Boðaziçi Üniversitesi Sürdürülebilir Kalkýnma ve Temiz Üretim Merkezi Doç. Dr. Nilgün Cýlýz, Ar. Gör. Baþak Daylan ve Aydýn Mammadov tarafýndan kaleme alýnmýþtýr. Eylül 2011
6
7 ÖZGEÇMÝÞLER Prof. Dr. Haluk GERÇEK 1948 yýlýnda Ýstanbul'da doðmuþtur. Ýstanbul Teknik Üniversitesi Ýnþaat Fakültesi'nde profesördür. Ulaþtýrma planlamasý, ulaþtýrma modelleri ve talep analizi, ulaþtýrma yatýrýmlarýnýn mali ve ekonomik deðerlendirilmesi ve kentsel raylý sistemler konularýnda çalýþmalar yapmýþtýr. Ýstanbul Ulaþtýrma Ana Planý (1997), Eskiþehir Ulaþtýrma Ana Planý (2002) ve Bakýrköy Ýlçesi Ulaþým Nazým Planý (1995) çalýþmalarýný yönetmiþtir. Son yýllarda, sürdürülebilir ulaþtýrma sistemleri planlamasý ve ulaþtýrma politikalarý konularýnda çalýþmalar yapmaktadýr. Halen, Bursa Ulaþým Ana Planý ve Bursa Ýl Çevre Düzeni Planý çalýþmalarýnda danýþmanlýk görevini yürütmektedir. Raporun Kentsel Ulaþtýrma baþlýklý üçüncü kýsmý Prof. Dr. Haluk Gerçek tarafýndan kaleme alýnmýþtýr. Prof. Dr. Nuran ZEREN GÜLERSOY Ýstanbul Teknik Üniversitesi (ÝTÜ) Mimarlýk Fakültesi nden 1974 yýlýnda mezun olan Nuran Zeren Gülersoy, ayný üniversitede yüksek lisans (1977) ve doktora (1981) yapmýþtýr yýlýnda ÝTÜ Rektör yardýmcýlýðý görevinde bulunmuþtur. Halen ÝTÜ Þehir ve Bölge Planlama ve Araþtýrma Merkezi Baþkanlýðý ve ÝTÜ Mimarlýk Fakültesi Þehir ve Bölge Planlama Bölüm Baþkanlýðý görevlerini yürütmekte olan Gülersoy, kentsel tasarým ve kentsel koruma dersleri vermektedir. Baþlýca uzmanlýk alanlarý kentsel koruma, kentlerin tarihi kýsýmlarý için tasarým geliþtirme stratejileri ve açýk alanlar için detaylý fiziksel tasarým olup, söz konusu alanlarda çeþitli yerel ve uluslararasý araþtýrma, uygulama projeleri ve yayýmlara sahiptir. Kentsel koruma çalýþmalarý, geliþmekte olan bölgeler için master planlarý ve saha planlama, kamu katýlýmý ve belediyelere danýþmanlýk konularýyla da ilgilenen Gülersoy'un tasarým yarýþmalarýna ait ödülleri bulunmaktadýr yýlýnda ekibiyle beraber "Avrupa Birliði Kültürel Miras Ödülü / Avrupa Nostra Ödüllerine" layýk görülmüþtür. Raporun Þehirleþme baþlýklý ikinci kýsmý Prof. Dr. Nuran Zeren Gülersoy tarafýndan kaleme alýnmýþtýr.
8 Doç. Dr. Nilgün CILIZ ÝTÜ Kimya Mühendisliði nden mezun olan Doç. Dr. Nilgün Cýlýz doktora tez çalýþmalarýný Ýskoçya Strathclyde Üniversitesi, Uygulamalý Kimya Departmaný nda atýklardan enerji konusunda geliþtirip Boðaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü nde tamamlamýþtýr yýlýna kadar TÜBÝTAK - MAM Enerji ve Çevre Araþtýrma Enstitüsü nde Uzman Araþtýrýcý olarak görev almýþtýr. Bu sürede Danimarka Teknoloji Enstitüsü tarafýndan üç sene boyunca aldýðý uygulamalý eðitim sonucu Türkiye nin ilk altý sertifikalý Temiz Üretim Uzmanýndan biri olmuþtur. Post-doktora çalýþmalarýný Danimarka Teknik Üniversitesi, Ürün Geliþtirme Enstitüsü nde Yaþam Döngüsü Deðerlendirmesi üzerine tamamlamýþtýr. Akademik kariyerine Boðaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü nde tam zamanlý öðretim üyesi olarak devam etmektedir. Cýlýz ayný zamanda Üniversite nin Sürdürülebilir Kalkýnma ve Temiz Üretim Araþtýrma Merkezi Müdürlüðü ve Sürdürülebilir ve Yeþil Kampüs Koordinatörlüðü görevlerini yürütmektedir. Eko-etiketlemenin üretim sektöründe entegre olarak uygulanmasý için çeþitli boyutlarda projeler yürüten Cýlýz, yine bu çerçevede Yaþam Döngüsü Analizi çalýþmalarýný sürdürmektedir. Atýklardan enerji, biyokütle üretimi konularý uzmanlýk alanýndadýr. Cýlýz bazý uluslararasý kuruluþlarýn Ulusal Odak Noktalýðý görevlerini sürdürmekte olup AB Ýþ Dünyasý Çevre Ödülleri Deðerlendirmesinin Türkiye ve Avrupa jüri üyesidir. Tüketim Alýþkanlýklarý ve Üretimde Enerji ve Kaynak Verimliliði baþlýklý bölüm Doç. Dr. Nilgün Cýlýz tarafýndan kaleme alýnmýþtýr. Cýlýz ýn proje ekibinde Boðaziçi Üniversitesi Çevre Bilimleri Enstitüsü doktora öðrencisi, araþtýrma görevlisi Basak Büyükbay Daylan ve yükseklisans öðrencisi Aydýn Mammadov yer almýþtýr. Hale ALTAN OCAKVERDÝ 1979 yýlýnda Ýstanbul'da doðmuþtur. Lise öðrenimini Ýstanbul Özel Koç Lisesi'nde tamamladýktan sonra Amerika'nýn Pensilvanya eyaletindeki Bryn Mawr Koleji'nde Ekonomi ve Siyasi Bilimler alanlarýnda sunulan çift anadal programýný baþarýyla tamamlamýþtýr. Lisansüstü eðitimini Avrupa Birliði Hukuku üzerine yapmýþ ve bu alandaki yüksek lisans derecesini Hollanda'da bulunan Leiden Üniversitesi'nden almýþtýr yýlýnda Koç Üniversitesi tarafýndan yürütülen "Yöneticiler için Ýþletme Yüksek Lisans Programý"ný (Executive MBA) bitirmiþtir. Ýstanbul Sanayi Odasý (ÝSO), Ulaþtýrma Bakanlýðý ve TÜSÝAD bünyesinde çeþitli görevlerde bulunan Altan, halen TÜSÝAD Mikro Reformlardan Sorumlu Genel Sekreter Yardýmcýsý görevini yürütmektedir. Temel sorumluluk alanlarý; enerji, çevre, imalat sanayii ve ulaþtýrma sektörlerini ilgilendiren her türlü iktisadi ve siyasi konuda strateji geliþtirmek, TÜSÝAD görüþü oluþturmak ve kamu ile iliþkilerin yürütülmesini saðlamak olup, uzmanlýk alanýna giren konularda çok sayýda rapor / projede görev yapmýþ ve yurtiçi / uluslararasý konferanslarda konuk konuþmacý olarak yer almýþtýr. Raporun "Enerji" baþlýklý dördüncü kýsmý ise TÜSÝAD Genel Sekreter Yardýmcýsý Hale Altan Ocakverdi tarafýndan Sanayi, Hizmetler ve Tarým Bölüm Sorumlusu Fatih Tokatlý, Uzman Mehmet Evren Eynehan ve Uzman Yardýmcýsý Mýsra Özkuþ'un yoðun emek ve katkýlarýyla hazýrlanmýþtýr.
9 ÝÇÝNDEKÝLER 1. GÝRÝÞ ÝNSANÝ KALKINMA Mevcut Durum Demografik Yapý Eðitim Okul çaðý nüfusu ve öðrenci sayýlarý Eðitim harcamalarýyla ilgili son yýllara ait karþýlaþtýrmalý veriler Eðitime katýlýma iliþkin karþýlaþtýrmalý veriler Yetiþkin nüfusun okur - yazarlýk, eðitim durumu ve hayat boyu öðrenme eðilimleri Ýþ dünyasý açýsýndan eðitim sektörünün önemi 'ye Doðru Demografik Deðiþim Demografik Deðiþim Sürecinin Eðitim Sektörüne Yansýmalarý Riskler ve Fýrsatlar ÞEHÝRLEÞME Mevcut Durum Küresel Eðilimler Ekolojik þehir Akýllý þehir Türkiye'nin Durumu Türkiye'de þehirsel geliþme ve sürdürülebilir yerleþme konularýna iliþkin temel yaklaþýmlar 'ye Doðru Riskler ve Fýrsatlar KENTSEL ULAÞTIRMA Mevcut Durum 'ye Doðru Enerji Arzý ve Talebi Yönetim Biçimi Otomobil Kullanýmý Kentsel Yapý Teknolojik Geliþme Öngörüler Riskler ve Fýrsatlar...57
10 5. ENERJÝ Mevcut Durum Küresel Eðilimler Türkiye'nin Durumu Enerjide arz güvenliði 'ye Doðru Türkiye'nin Durumu Enerji borsasý Yenilenebilir enerji kaynaklarý Riskler ve Fýrsatlar TÜKETÝM ALIÞKANLIKLARI VE ÜRETÝMDE ENERJÝ ve KAYNAK VERÝMLÝLÝÐÝ Tüketim Alýþkanlýklarý Mevcut Durum Çevre dostu ürünlere bakýþ açýsý ye Doðru Sürdürülebilir yaþamý teþvik etmek ve bir norm oluþturmak Enerji tüketimi ürün bilgisi Eðitim Ýþ Dünyasý tüketici iliþkilerinin arttýrýlmasý Riskler ve Fýrsatlar Üretimde Enerji ve Kaynak Verimliliði Mevcut Durum Enerji verimliliði Su kullanýmý ye Doðru Teknoloji geliþtirme Verimlilik artýrýcý önlemler Riskler ve Fýrsatlar SONUÇ KAYNAKÇA... 98
11 TABLOLAR Tablo / /2011 Yýllarý Ýlk ve Ortaöðretim Okullaþma Oranlarý...25 Tablo / /2011 Yýllarý Yükseköðretim Okullaþma Oranlarý...26 Tablo 2.3 Yetiþkin Nüfusun Eðitim Düzeylerine Göre Daðýlýmý...27 Tablo 2.4 Yaþ Gruplarýna Göre Türkiye Projeksiyon Nüfuslarý, Tablo 5.1 Enerji Sektörü Yatýrým Ýhtiyaçlarý Projeksiyonu, Tablo 6.1 Yýllara Göre Sanayide Üretim Proseslerinden Kaynaklanan Sera Gazý Emisyonlarý...86 Tablo 6.2 Enerji Yoðun Sektörler ve Enerji Tasarruf Potansiyelleri...87 ÞEKÝLLER Þekil 2.1 Yýllýk Nüfus Artýþ Hýzý, Þekil 2.2 Nüfus Piramitleri, Türkiye Þekil 2.3 Nüfus Piramidi, Þekil 2.4 Toplam Doðurganlýk Hýzý, Genç Baðýmlýlýk Oraný ve Yaþlý Baðýmlýlýk Oraný, Türkiye Þekil 2.5 Doðuþtaki Yaþam Ümidi, (Orta Düzey Projesiyon) Kadýn-Erkek, Türkiye Þekil 2.6 Hane Halký Büyüklüðü ve Orta Düzey Tahminler, Türkiye, Þekil 2.7 Eðitim Kademelerine Göre Türkiye'nin Uzun Vadeli Okul Çaðý Nüfusundaki Eðilimler ( /3-22 Yaþ)...33 Þekil 2.8 Türkiye'nin Uzun Vadeli Okul Öncesi Çaðý Nüfusundaki Eðilimler ( /3-5 Yaþ)...33 Þekil 2.9 Türkiye'nin Uzun Vadeli Ýlköðretim Çaðý Nüfusundaki Eðilimler ( /6-13 Yaþ)...33 Þekil 2.10 Türkiye'nin Uzun Vadeli Ortaöðretim Çaðý Nüfusundaki Eðilimler ( /14-17 Yaþ)...34 Þekil 2.11 Türkiye'nin Uzun Vadeli Yükseköðretim Çaðý Nüfusundaki Eðilimler ( /18-22 Yaþ)...34 Þekil 5.1 Sektörlere Göre Toplam Sera Gazý Emisyonlarý (milyon ton CO 2 eþdeðeri)...63 Þekil 5.2 Kurulu Güç Kapasitesi...64 Þekil 5.3 Elektrik Enerjisi Üretimi...64 Þekil 5.4 Ýnþasý Devam Eden ve Lisansý Verilmiþ Üretim Kapasitesi...65 Þekil 5.5 GSYH ve Elektrik Talebi Artýþý...67 Þekil 5.6 Enerji Talebi ve Kurulu Güç Projeksiyonlarý...68 Þekil 5.7 Kapasite Ýlavesinin Yakýt Cinslerine Göre Daðýlýmý...70 Þekil 5.8 Türkiye'deki Yenilenebilir Enerji Kaynaklarý...71 Þekil 6.1 Harcama Türlerine Göre Tüketim Harcamalarýnýn Daðýlýmý...77 Þekil 6.2 Nihai Enerji Tüketiminin Enerji Kaynaklarýna Göre Daðýlým Oraný...87 Þekil Yýlý Sanayide Sektörel Su Tüketimi...88 KUTULAR: Kutu 6.1 Türkiye'de Organik Ürün Talebi...79 Kutu 6.2 Tüketici Tercihlerinin Deðiþmesi ve AB Mevzuatý...80
12 KISALTMALAR AB ABD ADNKS AEA AR-GE AUS BM BUSÝAD ÇEVKO DÝE DPT EC EFA EÝEÝ ENTSO-E ERG ETKB EÜAÞ EVD EVKK GDO GSYH GWh IPCC ÝTÜ KDV KENTGES KOBÝ KOSGEB MEB MTEP MW ODTÜ OECD OSB PISA SCP SIP : Avrupa Birliði : Amerika Birleþik Devletleri : Adrese Dayalý Nüfus Kayýt Sistemi : Avrupa Ekonomik Alaný : Araþtýrma Geliþtirme : Akýllý Ulaþým Sistemleri : Birleþmiþ Milletler : Bursa Sanayici ve Ýþadamlarý Derneði : Çevre Koruma ve Ambalaj Atýklarýný Deðerlendirme Vakfý : Devlet Ýstatistik Enstitüsü : Devlet Planlama Teþkilatý : Avrupa Komisyonu / European Commission : Herkes Ýçin Eðitim / Education for All : Elektrik Ýþleri Etüt Ýdaresi : Avrupa Kýtasý Senkron Bölgesi Þebekesi : Eðitim Reformu Giriþimi : Türkiye Cumhuriyeti Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlýðý : Enerji Üretim Anonim Þirketi : Enerji Verimliliði Danýþmaný : Enerji Verimliliði Koordinasyon Kurulu : Genetiði Deðiþtirilmiþ Organizmalar : Gayri Safi Yurtiçi Hasýla : Gigavatsaat : Hükümetler Arasý Ýklim Deðiþikliði Paneli/ International Plant Protection Convention : Ýstanbul Teknik Üniversitesi : Katma Deðer Vergisi : Kentsel Geliþme Stratejisi : Küçük ve Orta Büyüklükteki Ýþletmeler : Küçük ve Orta Ölçekli Ýþletmeleri Geliþtirme ve Destekleme Ýdaresi Baþkanlýðý : Milli Eðitim Bakanlýðý : Mton Eþdeðer Petrol : Megavat : Orta Doðu Teknik Üniversitesi : Ekonomik Kalkýnma ve Ýþbirliði Örgütü / Organisation for Economic Co-operation and Development : Organize Sanayi Bölgesi : Uluslararasý Öðrenci Baþarýlarýný Deðerlendirme Programý / Programme for International Student Assessment : Sürdürülebilir Tüketim ve Üretim / Sustainable Consumption and Production : Sürdürülebilir Sanayi Politikasý Eylem Planý / Sustainable Industry Policy
13 TEÝAÞ TEP TESK TKB TSE TSKB TÜÝK TÜSÝAD UNDP UNEP UNESCO UNFPA YEK YPK YTÜ : Türkiye Elektrik Ýletim Anonim Þirketi : Ton Eþdeðer Petrol : Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu : Türkiye Kalkýnma Bankasý : Türk Standartlarý Enstitüsü : Türkiye Sýnai Kalkýnma Bankasý : Türkiye Ýstatistik Kurumu : Türk Sanayicileri ve Ýþadamlarý Derneði : Birleþmiþ Milletler Kalkýnma Programý / United Nations Development Programme : Birleþmiþ Milletler Çevre Programý / United Nations Environment Programme : Birleþmiþ Milletler Eðitim, Bilim ve Kültür Örgütü / United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization : Birleþmiþ Milletler Nüfus Fonu / United Nations Population Fund : Yenilenebilir Enerji Kaynaklarý : Yüksek Planlama Kurulu : Yýldýz Teknik Üniversitesi
14
15 1 B Ö L Ü M GÝRÝÞ
16
17 1. GÝRÝÞ Sürdürülebilir kalkýnma, insan yaþamýnýn gereksinimleri ve doðal kaynaklarýn sürdürülebilirliði arasýnda bir denge kurularak, ekonomik, çevresel ve toplumsal boyutlarýyla bugünden geleceðe uyumlu bir planlama yapýlmasýný amaçlayan bütünsel bir yaklaþýmdýr yýlýnda yaklaþýk 9 milyar insanla dünyanýn sunabildiði ve yenileyebildiði kaynaklarýn sýnýrlarý içerisinde yaþamak durumundayýz yýlýnda halen sürdürülebilir bir dünyaya sahip olabilmek için, ülkeler küresel iþbirliði ve eþgüdüm içinde, sürdürülebilirlik gündemlerini oluþturmakta, hatta eylem planlarýný harekete geçirmek durumundadýrlar yýlýna geldiðimizde nüfusu 100 milyona ulaþmýþ Türkiye'nin sürdürülebilir refah ve ekonomiye sahip olmasý için küresel etkileþim içinde deðiþimi takip etmesi gerekmektedir. TÜSÝAD, 40. yýlýnda Türkiye'nin geçmiþ 40 yýlýnýn deðerlendirilmesinin yanýnda gelecek 40 yýlýna ýþýk tutmayý amaçlamaktadýr. Bu düþünceden hareketle, 2050 yýlýnda sürdürülebilir kalkýnmaya ulaþmak için elinde yeterli kaynak ve araç bulunan iþ dünyasý bakýþ açýsýyla Türkiye'nin 2050 vizyonunu tartýþmaya açmaktayýz. Vizyon 2050 Türkiye Raporu, Dünya Sürdürülebilir Kalkýnma Ýþ Konseyi tarafýndan 2010 yýlýnda Dünya CEO Forumu'nda tanýtýlan "Vizyon 2050" raporundan hareketle hazýrlanmýþtýr. "Sürdürülebilir dünya neye benziyor? Sürdürülebilir dünyaya nasýl ulaþabiliriz? Bu denklemde iþ dünyasýnýn rolü nedir?" sorularýna cevap arayan rapor, bir reçete veya sayýsal bir tahmin sunmayý deðil bir tartýþma platformu kurarak deðiþimin yönetiþim biçimi ve yöntemini irdelemeyi amaçlamaktadýr. Rapor bu arka planý veri alarak, sürdürülebilir bir dünya hedefine ulaþmada iþ dünyasýnýn karþýlaþacaðý zorluklarý, izlemesi gereken yol haritasýný ve bölgesel ve küresel ölçekte ortaya çýkabilecek fýrsatlarý tahlil etmeye çalýþmaktadýr. Üretim ve tüketim alýþkanlýklarýmýzýn olaðan seyrinde devam etmesi durumunda 2050 yýlýnda 2,3 dünya tüketiyor olacaðýz. Üstelik, ekonomik büyümenin bugün olduðu gibi yine geliþen piyasa ekonomilerinin öncülüðünde gerçekleþmesi halinde E7 ekonomileri (Türkiye, Çin, Endonezya, Hindistan, Rusya, Meksika, Brezilya) en geç 2032'de G7 (ABD, Almanya, Japonya, Ýtalya, Fransa, Kanada, Ýngiltere) ekonomilerini geride býrakacaktýr. Geliþen piyasa ekonomilerinin aðýrlýklarý ayný üretim ve tüketim yapýsý ile, daha da artmasý halinde bu resmin beklenenden daha hýzlý bir þekilde kötüleþmesi mümkündür. Dolayýsýyla, "sürdürülebilir kalkýnma" vizyonuyla radikal bir dönüþüm için zaman kaybetmeden harekete geçilmelidir. Dünyada hali hazýrda sürdürülebilir kalkýnma vizyonunu gerçekleþtirecek bilgi, bilim, teknoloji, beceri ve finansal kaynaklar mevcuttur. Ýþ dünyasý sürdürülebilir kalkýnma vizyonu çerçevesinde 'inovasyon, adaptasyon, ve iyi örnek uygulamalarý' ile üzerine düþen rolü yerine getirse dahi, bu sürecin kesintisiz sürdürülebilmesi ancak paydaþlar arasýnda oluþturulacak iþbirlikleri sayesinde mümkün olabilmektedir. Bu pencereden baktýðýmýzda, Türkiye'nin gerekli adýmlarý atma esnekliðine ve kendisinden ileride olan ülkelerin tecrübelerinden faydalanmanýn avantajýna sahip olduðunu görüyoruz. Bir baþka deyiþle, Türkiye tüm paydaþlarýn katýlýmý ile gerekli politikalarý oluþturduðu ve uyguladýðý takdirde 2050 yýlýnda doðal kaynaklarý dengeli kullanarak ekonomik ve sosyal alanda sürekli ve dengeli geliþmeye sahip olmak için geç kalmýþ deðildir. 17
18 Sürdürülebilir bir geleceðin bugünle baðlantýsýný kurmak amacýyla hazýrlanan "Vizyon 2050 Türkiye" raporu, insani kalkýnma, enerji, þehirleþme, kentsel ulaþtýrma, üretim ve tüketim eðilimleri çerçevesinde 2050 yýlýnda sürdürülebilir bir Türkiye'ye ulaþmaya yönelik öneriler geliþtirmekte, Türkiye'nin önündeki fýrsatlarý deðerlendirmekte ve bu yolda çýkabilecek risklere dikkat çekmektedir. Türkiye'nin veya herhangi bir ülkenin sürdürülebilir kalkýnma evresine tam olarak ulaþabilmesi ancak küresel boyutta atýlacak adýmlar ile mümkün olacaktýr. Bu doðrultuda, uluslararasý iþbirliði ve eþgüdüm bu vizyonun gerçekleþtirilmesinde esastýr. Bu nedenle, dünya ekonomisinin %87,2 üreten ve dünya nüfusunun üçte ikisini temsil eden G20 oluþumunun rolü önümüzdeki dönemde daha da kritik hale gelecektir. G20, bünyesinde barýndýrdýðý ve özel sektörü temsil eden B-20 yapýsý ile sürdürülebilir kalkýnma vizyonunu küresel boyuta taþýyabilecek doðru bir adres olarak karþýmýza çýkmaktadýr. Zira, iþ dünyasýnýn katýlýmcý bir süreç ile dahil edilmediði sürdürülebilir kalkýnma vizyonunun baþarýya ulaþmasý mümkün deðildir. Raporun "Ýnsani Kalkýnma" baþlýklý ilk bölümü, 2050 yýlýna doðru Türkiye nüfus ve eðitim dinamiklerini ortaya koyarak, 2050 yýlýnda nasýl bir Türkiye'de yaþayacaðýmýzýn genel çerçevesini çizmektedir. Þehirleþme bölümünde, temel yaþam alanlarý olan þehirlerin daha konforlu ve kaliteli yaþam çevreleri sunmasý için sürdürülebilir þehirsel geliþim kavramý tartýþýlmýþ, ardýndan Türkiye'de þehirsel geliþme ve sürdürülebilir yerleþme konularýna iliþkin temel yaklaþýmlar deðerlendirilmiþtir. Kentsel ulaþým, kentlerin sürdürülebilirliðinin en önemli ayaklarýndan birini oluþturmaktadýr. Raporun bu bölümünde ulaþtýrmadan kaynaklý olumsuz çevresel etkilerin azaltýlmasý, kaynaklara kolay ve kaliteli eriþimin saðlanmasý için yeni planlama yaklaþýmlarý ve politikalarý deðerlendirilmiþtir. 2050'ye doðru sürdürülebilir bir kentsel ulaþým için öne çýkacak konular içinde enerji arz ve talep dengesi ile kentlerin yönetiþim biçimi ele alýnmýþtýr. Küresel eðilimlere ve ülkenin ekonomik büyümesine paralel olarak sera gazý emisyonlarýnýn yükselmesine sebep olan ana faktör yüksek enerji talebidir. Enerji talebinin özellikle geliþmekte olan ülkelerin büyümesiyle paralel bir þekilde, gelecek yýllarda da düzenli olarak artmasý beklenmektedir. Bu çerçevede, raporun "Enerji" bölümü, Türkiye'deki mevcut durumu ortaya koymakta, iklim deðiþikliði tartýþmalarýný kýsýtý altýnda, düþük karbon ekonomisine geçiþ sürecini deðerlendirmektedir. "Tüketim Alýþkanlýklarý ve Üretimde Enerji ve Kaynak Verimliliði" baþlýðý altýnda sürdürülebilir kalkýnma vizyonu çerçevesinde biçimlenecek tüketici alýþkanlarý ile yeni teknolojilerin geliþtirilmesi ile üretim sürecinin verimliliðinin artmasýna iliþkin fýrsatlar ve olasý riskler deðerlendirilmektedir. Raporun sonuç kýsmýnda, elde edilen alt baþlýk deðerlendirmelerinden yararlanýlarak "Vizyon 2050" senaryosuna Türkiye'de nasýl geçileceðini gösteren bir yol haritasý oluþturulmuþtur. Söz konusu yol haritasý Dünya Sürdürülebilir Kalkýnma Ýþ Konseyi'nin hazýrladýðý "Vizyon 2050" raporundaki yol haritasýndan yola çýkarak sürdürülebilir Türkiye'ye doðru geçiþin geniþ ölçekli bir öngörüsünü vermektedir. 18
19 2 B Ö L Ü M ÝNSANÝ KALKINMA
20
21 2. ÝNSANÝ KALKINMA Mevcut Durum Demografik Yapý Ülkelerin demografik geçiþ süreçlerinin izlenmesi ve tanýmlanmasý; gelecekle ilgili nüfusun beslenmesi, konut, baþta eðitim, iþgücü, saðlýk ve sosyal güvenlik alanlarý olmak üzere sürdürülebilir kalkýnma hedefiyle yürütülecek politikalarýn belirlenmesi açýsýndan büyük önem taþýmaktadýr. Geleceðe yönelik nüfus dinamiklerini bilebilmek, sürdürülebilir kalkýnmanýn temeli olan nüfusun beslenmesi, konut, eðitim, iþ imkanlarý ve saðlýk ihtiyaçlarýna iliþkin yatýrým kararlarýnýn doðru bir þekilde alýnmasýna imkan saðlayacaktýr. Türkiye'nin nüfus hareketleri incelendiðinde 1927 yýlýndan itibaren ülke nüfusunun sürekli arttýðý görülmektedir: En düþük yýllýk nüfus artýþ hýzý %1,06 ile döneminde, en yüksek yýllýk nüfus artýþ hýzý ise %2,85 ile döneminde gerçekleþmiþtir. Türkiye'nin nüfus artýþ hýzý son yirmi yýlda yaklaþýk %27 azalma göstermiþtir (DÝE, 2003). Þekil 2.1'de yýllara göre nüfus artýþ hýzý belirtilmiþtir. Þekil 2.1 Yýllýk Nüfus Artýþ Hýzý ( ) 3 2,5 2 1,5 1 0,5 0 Kaynak: TÜÝK, Nüfus Ýstatistikleri, Raporun bu bölümünde, demografi (nüfusbilim) ile ilgili alt bölümler aðýrlýklý olarak, TÜSÝAD ve UNFPA tarafýndan ortaklaþa yürütülen 2050 ye Doðru Nüfusbilim ve Yönetim projesi kapsamýnda Kasým 2010 tarihinde yayýmlanan 2050 ye Doðru Nüfusbilim ve Yönetim: Eðitim, Ýþgücü, Saðlýk ve Sosyal Güvenlik Sistemine Yansýmalar (Hoþgör, Þ. ve Tansel, A., 2010) adlý yayýndan derlenmiþtir. Eðitim sistemi ile ilgili alt bölümler aðýrlýklý olarak, ayný proje kapsamýnda TÜSÝAD ve UNFPA tarafýndan yayýmlanan 2050'ye Doðru Nüfusbilim ve Yönetim: Eðitim Sistemine Bakýþ (Kavak, Y. 2010) adlý yayýndan derlenmiþtir. Bölümde yer yer diðer bazý kaynaklardan da yararlanýlmýþtýr. Belirtilen þekilde yürütülen çalýþma, TÜSÝAD Þirket Ýþleri Bölüm Sorumlusu Melda Çele, Kýdemli Uzman M. Kerem Tuzlacý ve Uzman Yardýmcýsý Gaye Uður tarafýndan yapýlmýþ, TÜSÝAD Sosyal Politika Araþtýrmalarý Kýdemli Bölüm Sorumlusu Berna Toksoy Redman ve Kýdemli Uzman Deniz Gürel'in katkýlarý alýnmýþtýr. 21
22 Bu azalmaya raðmen, belirli bir dönemde toplumun bir grubunda gerçekleþen doðumlarýn ayný gruptaki ölümlere oranýný ifade eden net yenilenme hýzý Türkiye'de halen nüfusun artmasýna neden olacak düzeydedir. Net yenilenme hýzýnýn 1,0 olmasýndan sonra da önceki yýllarda kaydedilen toplam doðurganlýk hýzýnýn ivmesiyle nüfus bir müddet daha artmaya devam edecek ve daha sonra duraðanlaþacaktýr. 31 Aralýk 2010 tarihi itibariyle ADNKS verilerine göre Türkiye nüfusu 'dir. Þekil 2.2 Nüfus Piramitleri, Türkiye ERKEK KADIN ERKEK KADIN ERKEK KADIN ERKEK KADIN ERKEK ERKEK KADIN Kaynak: DÝE Genel Nüfuz Sayýmlarý verileri kullanýlarak Hoþgör, Þ. ve Tansel, A. tarafýndan hazýrlanmýþtýr. TÜSÝAD-UNFPA, 2050 ye Doðru Nüfusbilim ve Yönetim:Eðitim, Ýþgücü, Saðlýk ve Sosyal Güvenlik Sistemlerine Yansýmalar, Kasým
23 Þekil 2.3 Nüfus Piramidi, 2010 Kaynak: ADNKS 2010 yýlý sonuçlarý Þekil 2.2'de, 1955 yýlý nüfus piramidi doðurganlýðýn ve ölüm oranýnýn yüksek olduðu bir yaþ yapýsýný temsil etmekteyken,1985 yýlý nüfus piramidi 0-4 yaþýn 5-9 yaþtan daha az orana sahip olduðu, yani doðurganlýðýn azalmaya baþladýðý bir yapýyý göstermektedir yýlýna gelindiðinde ise doðurganlýðýn sürekli azalýþ eðilimine girmesiyle 15 yaþ altý kuþaklarýn nüfusu da azalmaktadýr. Ayrýca, ölüm oranlarýndaki azalma ile ters orantýlý olarak ileri yaþlarýn nüfusundaki azalma 1955 ve 1985 yýllarýndan daha yavaþ ve düzenlidir. Þekil 2.3'de ADNKS'ye göre 2010 yýlý nüfus piramidi incelendiðinde, bu sürecin devam ettiði görülmektedir. TÜÝK 2008 projeksiyonuna göre 2010 yýlý için doðuþta beklenen yaþam süresi erkeklerde 71,8 kadýnlarda 76,8 olmak üzere ortalama 74,3'tür 2. 2 Hoþgör (2010) tarafýndan yapýlan orta düzey nüfus projeksiyonuna göre doðuþta beklenen yaþam süreleri için bu çalýþmanýn "2050'ye Doðru Demografik Deðiþim" baþlýklý bölümüne bakýnýz. 23
24 Eðitim Okul çaðý nüfusu ve öðrenci sayýlarý Türkiye'nin makro düzeyde eðitim politikalarý belirlenirken; uzun vadeli ve çok boyutlu stratejik düþünmeyi içeren bir yaklaþým sergilenmesi, eðitim sektörünün öðretmen, öðrenci ve alt yapý kalitesini arttýrýrken, iþ dünyasýnýn beklentilerini karþýlayan bir iþgücü yapýsýný da yaratacaktýr. Aþaðýda paylaþýlan veriler, eðitime katýlým, eðitim harcamalarý, hayat boyu öðrenme, yetiþkin nüfusun okur - yazarlýk ve eðitim durumu açýsýndan ülkemizde olumlu yönde ilerlemeler olduðunu göstermektedir. Buna karþýn geliþmiþ ülkelerle karþýlaþtýrýldýðýnda, halen atýlmasý gereken büyük adýmlarýn var olduðu da net bir þekilde görülmektedir. Þüphesiz ki ülkemiz ekonomisinin dünya ile entegre olmasý ve sürdürülebilir bir büyüme ile yoluna devam edebilmesi için, hem mevcut nüfusun eðitimi, hem de gelecek nesillerin geliþimi adýna yatýrým yapýlmasý gereken öncelikli alan eðitim sektörüdür. MEB tarafýndan açýklanan, öðretim yýlý için örgün eðitim ve yaygýn eðitimde genel öðrenci sayýsýnýn olmasý, eðitim sisteminin taþýdýðý önemi gösteren verilerden sadece biridir. Ýnsani Geliþmiþlik Endeksi'nde 83. sýrada yer alan Türkiye, eðitim baþlýðýnda 109. sýrada yer almaktadýr Eðitim harcamalarýyla ilgili son yýllara ait veriler Türkiye'de öðrenci baþýna eðitim harcamalarý 2006 yýlý için (sadece kamu harcamalarý esas alýndýðýnda) ilköðretimde 1.130$, ortaöðretimde 1.830$, yükseköðretimde ise (AR-GE hariç) 4.650$ seviyesindedir. OECD ülke ortalamalarý sýrasýyla, 6.437$, 8.486$ ve 8.455$ seviyesindedir. GSYH içinde eðitimin payý 2000 yýlýnda %2,6 iken 2010 yýlý deðeri %3,4'tür verilerine göre bu oran OECD ülkeleri için %5,7'dir. 24
25 Eðitime katýlýma iliþkin karþýlaþtýrmalý veriler Birleþmiþ Milletler Kalkýnma Programý Ýnsani Geliþim Raporu (UNDP, 2010) verilerine göre; belirli bir yaþtaki (genellikle beþ yaþýndaki) çocuðun, yaþam boyunca örgün eðitimde kalmasý beklenen ortalama süre OECD ülkeleri için 15,9 yýl, Avrupa ve Orta Asya ülkeleri için 13,6 yýl, az geliþmiþ ülkeler için 8 yýl ve Türkiye için 11,8 yýl olarak tahmin edilmektedir. Son yýllarda okul öncesi eðitimdeki öðrenci sayýsýnda ciddi artýþ kaydedilmesine raðmen okullaþma oranlarý uluslararasý ortalamalarýn gerisindedir. MEB öðretim yýlý verilerine göre, net okullaþma oraný 3-5 yaþ için % 29,85; 4-5 yaþ için % 43,10'dur yýlý UNESCO verilerine göre; okul öncesi eðitimde okullaþma oraný geliþmekte olan ülkelerde % 39, geliþmiþ ülkelerde ise % 79'dur. (EFA 2011) Tablo / /2011 Yýllarý Ýlk ve Ortaöðretim Okullaþma Oranlarý (%) Kaynak: Milli Eðitim Ýstatistikleri Örgün Eðitim Ýlköðretimde öðretim yýlýnda kýz çocuklarýnýn brüt okullaþma oranýndaki artýþ (% 91,47'den % 107,81'e) ve net okullaþma oranýndaki artýþ (% 88,45'den % 98,22'ye) erkek çocuklarýnkinden (% 103,31'den % 107,36'ya ve % 98,41 den % 98,59'a) çok daha yüksek olmuþtur. Ortaöðretimde brüt okullaþma oraný, 2008 yýlý UNESCO verilerine göre, geliþmekte olan ülkelerde % 62, geliþmiþ ülkelerde % 101'dir. Net okullaþma oranýnda ise geliþmiþ ülkeler ortalamasý % 91'dir. Eðitim kademeleri arasýndaki geçiþler ve örgün eðitimden erken ayrýlma açýsýndan bakýldýðýnda ilköðretimden ortaöðretime geçiþ oranlarý ortalamasý % 85 düzeyindedir. Bu baðlamda, 25
26 öðrencilerin %15'inin okul yaþamý ilköðretim sonrasýnda bitmekte, ortaöðretimin ilk yýlýndan sonra ayrýlmalar da hesaba katýldýðýnda bu rakam %25'in üzerine çýkmaktadýr. Ancak, Lizbon Stratejisi kapsamýndaki "Eðitim ve Yetiþtirme 2020 Çalýþma Programý", ortaöðretimi bitirmeden ayrýlan öðrenci oranýnýn %10'dan az olmasýný öngörmektedir. Bir baþka deyiþle AB, en az lise mezunu olmayý bir temel eðitim normu olarak görmektedir. Tablo / /2011 Yýllarý Yükseköðretim Okullaþma Oranlarý (%) Kaynak: Milli Eðitim Ýstatistikleri Örgün Eðitim * Açýk öðretim dahildir yýlýnda %53,43 olan yükseköðretimde brüt okullaþma oraný, geliþmiþ ülkelerde UNESCO'nun 2007 verilerine göre %67 seviyesindedir. (EFA 2010) Ortaöðretimden yükseköðretime geçiþte ise, örgün yükseköðretim kurumlarýnýn kontenjanlarý son on yýlda iki katýna çýkarýlmýþ ve yükseköðretime baþvuran her üç gençten birisi örgün yükseköðrenim olanaðýna ulaþmýþtýr. Ancak bu geliþmelere raðmen, yükseköðretime geçiþteki arz - talep dengesizliði hala Türk eðitim sisteminin en çetin konularýndan birisidir. MEB'in verilerine göre döneminde eðitimde cinsiyet eþitliði açýsýndan sadece ilköðretim kademesinde (1.00) hedefe destek ulaþýlmýþ, ortaöðretimde ise artýþ göstermekle birlikte 0.88 düzeyinde kalmýþtýr. Yükseköðretim için öðretim yýlýnda bu oran 0.84'tür Yetiþkin nüfusun okur - yazarlýk, eðitim durumu ve hayat boyu öðrenme eðilimleri ADNKS Veri Tabaný 2010 yýlý rakamlarýna göre (okur - yazarlýk durumu hakkýnda bilgi edinilemeyen kiþi kapsam dýþý tutulduðunda) 15 yaþ üzeri nüfusun yaklaþýk %7'si okur - yazar deðildir. Okur - yazar olmayanlarýn %80'den fazlasý kadýndýr. Birleþmiþ Milletler Ýnsani Geliþmiþ Ýndeksine (UNDP, 2010) göre Türkiye'de 25 ve üzeri yaþ nüfusunun ortalama eðitim süresi 2010 yýlý için 6,5 yýldýr. Bu süre OECD ülkeleri için ortalama 11,4 yýldýr. Türkiye'de 25 yaþ üzeri nüfusun sadece dörtte biri lise ve yükseköðrenim mezunudur. Bu oran, genç yaþ (25-34 yaþ) grubunda üçte bire yükselmektedir. 26
27 Eurostat 2010 yýlý verilerine göre, AB ülkelerinde yetiþkin nüfusun (25-64 yaþ) ortalama % 9,1'i hayat boyu öðrenim etkinliklerine katýlýrken, bu oran Türkiye için sadece % 2,5'tir. AB Konseyi'nin Eðitim ve Yetiþtirme 2020 Çalýþma Programý'nda yetiþkin nüfusun hayat boyu öðrenme hedefi % 15'tir (Council of the EU, 2009). Bu baðlamda, her yaþtaki bireyler için her düzeyde eðitim arzýnýn geniþletilmesi için yapýlacak çalýþmalar hem daha ileri düzeydeki örgün eðitimle ilgili düzenlemeleri (akþam liseleri, uzaktan yükseköðretim, e-öðrenme vb.) hem de yaygýn eðitimle (iþbaþýnda eðitim, meslek kazandýrma eðitimi, kiþisel geliþim eðitimleri vb.) ilgili etkinlikleri içermelidir. Tablo 2.3 Yetiþkin Nüfusun Eðitim Düzeylerine Göre Daðýlýmý (Bin, 25+ yaþ) Durum Okuma - Yazma Bilmeyen Okuma Yazma Bilen Ancak Okul Bitirmeyen Ýlkokul Mezunu Ýlköðretim Mezunu Lise Mezunu Yükseköðretim Mezunu Toplam Sayý Yüzde Sayý Yüzde Sayý Yüzde Kaynak: TÜÝK ADNKS ve DÝE (1993 ve 2003) ve 2000 Genel Nüfus Sayýmý - Nüfusun Sosyal ve Ekonomik Nitelikleri'nden yazar tarafýndan hesaplanmýþtýr. Açýklamalar: Bilinmeyenler düþülerek hesaplanmýþtýr Ýþ dünyasý açýsýndan eðitim sektörünün önemi Türkiye, giderek genç nüfus yapýsýndan yaþlanan nüfus yapýsýna doðru bir demografik dönüþüm sürecine girmiþtir. Bu dönüþümün ortaya çýkardýðý fýrsatlardan yararlanarak yüksek bir refah düzeyine ulaþabilmek, bunu sürdürülebilir kýlmak ve küresel rekabette baþarýlý olmak açýsýndan eðitim sistemimizde nitelikli insan gücünün yetiþtirilmesi büyük önem taþýmaktadýr. AR-GE, yenilikçilik, insana yatýrým ve bilgiye dayalý bir ekonomik - toplumsal yapýya geçiþ, geliþmiþ ülke olma yolunda öncelik verilmesi gereken konular olarak öne çýkmaktadýr. Türkiye'de eðitim alanýnda bazý önemli adýmlar atýlsa da halen eðitim göstergelerinde uluslararasý karþýlaþtýrmalarda yeterli düzeyde bulunmadýðýmýz bilinmektedir. Uluslararasý Öðrenci Baþarýlarýný Deðerlendirme Programý (PISA)'nýn, Türkiye'de ilköðretim mezunlarýnýn temel Türkçe, matematik ve fen becerilerine iliþkin sonuçlarý ülkemizin eðitim düzeyini gösteren söz konusu örneklerden biridir (ERG, 2010). 27
28 Bu çerçevede, Türkiye'de okul öncesi eðitimden baþlayarak tüm eðitim kademelerine eriþimin artýrýlmasý ve eðitimin niteliðinin geliþtirilmesi ana baþlýklarý altýnda, cinsiyet eþitliðinin saðlanmasý, mesleki eðitim - istihdam iliþkisinin güçlendirilmesi, müfredatýn iyileþtirilmesi, nitelikli öðretmen gereksiniminin karþýlanmasý, eðitime ayrýlan kaynaklarýn etkili kullanýmý ve ek finansman saðlanmasý gibi konularda atýlým yapýlmasý gereklidir. Bu baþlýklar içinde iþgücü piyasasýyla doðrudan iliþkisi baðlamýnda mesleki ve teknik eðitime ayrýca deðinilmelidir. Birey açýsýndan mesleki eðitim; teorik eðitim ile iþyeri ortamý arasýnda köprü kurarak bireyi iþgücü piyasasýnýn ihtiyaçlarý doðrultusunda donatýr, istihdam edilebilirliðini saðlar ve çalýþma hayatýna hazýrlar. Ýþletmeler açýsýndan mesleki ve teknik eðitim; iþletmelerin verimliliðini, performansýný, rekabet yeteneðini, araþtýrma ve inovasyon kapasitesini güçlendirir. Toplum açýsýndan mesleki ve teknik eðitim; ekonomik geliþme, refah, fakirliði önleme ve sosyal uyum açýsýndan önemlidir. Mesleki ve teknik eðitim, dünyada genç iþsizliði (15-24 yaþ arasý) ile mücadelede en etkili yöntemlerden biri olarak kabul edilmektedir. Türkiye'nin demografik fýrsat penceresinden yararlanabilmesinin önemli koþullarýndan biri iþgücüne katýlacak gençlerin iþgücü piyasalarýnda istihdam edilebilmesi için gerekli becerilere sahip olmasýdýr. Son yýllarda mesleki ve teknik eðitim sisteminde reform niteliðinde yapýlan düzenlemeler ve iyileþtirmeler olumlu ve umut verici olmakla beraber, gerek ortaöðretim gerekse yükseköðretimdeki meslek okullarýnýn sorunlarýnýn çözüldüðünü, eðitim - sanayi iliþkisinin saðlýklý olduðunu ve mesleki eðitimin sanayinin beklentilerini karþýlayabildiðini söylemek güçtür (TÜSÝAD, 2011). Örgün eðitim düzeyinde, iþgücü piyasasýnýn ihtiyacýna uygun eðitimlerin belirlenmesi ve eðitim programlarýnýn oluþturulmasý, eðitim müfredatý, eðitimcilerin kalitesi ve uygulamalý eðitim imkaný konularýndaki yetersizlikler, eðitimde yaþanan kalite sorunlarýnýn arkasýndaki nedenlerden bazýlarýdýr. Bu sorunlar mesleki eðitimin iþgücü piyasalarýnýn ve günümüz üretim teknolojilerinin ihtiyacý olan kalitede mezun verememesine, netice olarak iþletmelerin mezunlarý istihdam etmeden önce yeniden eðitmelerine yol açmaktadýr. Özellikle yeni üretim teknolojileri kullanan ve bunun için nitelikli eleman ihtiyacý olan KOBÝ ler için bu durum önemli bir sorundur (ERG, 2011). Dolayýsýyla mesleki ve teknik okullarýn kalitesinin iyileþtirilmesi, iþgücü piyasasýnýn ihtiyaçlarýna uygun olarak yeniden yapýlandýrýlmasý ve yaygýnlaþtýrýlmasý öncelikle ele alýnmalýdýr. Örgün eðitim dýþýnda mesleki geliþim imkanlarýný sunma iþlevi ile iþgücü piyasasýnýn deðiþen ve geliþen taleplerini karþýlayacak niteliklerin kýsa vadeli programlarla bireylere kazandýrýlmasý, diðer bir ifade ile mesleki ve teknik eðitimin hayat boyu sürdürülmesini saðlamak açýsýndan önem taþýyan hayat boyu öðrenme programlarýnýn da mesleki eðitim programlarýyla bütünleþtirilmesi gerekmektedir. 28
29 'ye Doðru Demografik Deðiþim Nüfusbilim verileri kullanýlarak, nüfusun yapýsýna ve ihtiyaçlarýna göre hizmet sunumu ve planlanma yapýlmasýyla; insani kalkýnma yaklaþýmýnýn yerleþmesi mümkün olmaktadýr. Bu açýdan bir ülkenin yaþ yapýsýndaki deðiþikliklerin izlenmesi ve nüfus projeksiyonlarý dikkate alýnarak politikalar geliþtirilmesi önem taþýmaktadýr. Hoþgör tarafýndan yapýlan orta düzey projeksiyonlara göre (Hoþgör ve Tansel, 2010) 2050'de Türkiye nüfusunun 99,7 milyon olacaðý öngörülmektedir. Bu çerçevede, farklý yaþ aralýklarýna iliþkin projeksiyonlar Tablo 2.4'de belirtilmiþtir. 40 yýlda Türkiye nüfusu yaklaþýk 25 milyon artarken, en büyük deðiþiklik nüfusun yaþ yapýsýnda gerçekleþecektir. Tablo 2.4 Yaþ Gruplarýna Göre Türkiye Projeksiyon Nüfuslarý, Kaynak: Hoþgör, Þ. ve Tansel, A. (2010) TÜSÝAD-UNFPA, 2050 ye Doðru Nüfusbilim ve Yönetim: Eðitim, Ýþgücü, Saðlýk ve Sosyal Güvenlik Sistemlerine Yansýmalar yýlý DÝE Genel Nüfus Sayýmý baz alýnarak orta düzey projeksiyona göre hesaplanmýþtýr. 29
30 Projeksiyonlar doðrultusunda ulusal nüfus göstergelerine bakýldýðýnda, toplam doðurganlýk hýzýnýn 2000 yýlýndaki 2,53'ten 2050 yýlýnda 1,85'e düþeceði öngörülmüþtür. Buna baðlý olarak brüt ve net yenilenme hýzlarý da 2000 yýlýndaki sýrasýyla 1,23 ve 1,19 deðerlerinden 2050'de 0,9'a düþmektedir. Göçe kapalý bir nüfus için yapýlan projeksiyonlara göre doðal artýþ hýzý ve yýllýk nüfus artýþ hýzý hemen hemen ayný olarak 2000 yýlýnda %1,5 iken, 2050 yýlýnda %0,1 olacaðý tahmin edilmektedir. Bir baþka deyiþle, 2050 yýlýnda yeni doðan kadar ölenin olduðu bir nüfus yapýsýndan söz etmek mümkündür. Bu çerçevede 0-49 arasý yaþ aralýklarýndaki nüfusun kademeli olarak azalacaðý, buna karþýlýk 65 yaþ üstü nüfusun ise kademeli olarak artacaðý öngörülmektedir. Çalýþma çaðýndaki nüfus olan yaþ nüfus oraný ise daha deðiþik bir seyir izleyecektir. 2000'de %64,5 olan bu oran 2020'de %68,6 ile en yüksek deðerine ulaþacak ve bu tarihten sonra yavaþça azalarak 2050 yýlýnda %64,5 deðerine ulaþacaktýr. Bu yaþ grubunun mutlak artýþ göstereceði 2041 yýlýnda 65,3 milyon ile en yüksek deðerine varacaktýr bu tarihten sonra azalmaya baþlayacaktýr. Çalýþma çaðýndaki nüfusun artmasý ülkelerin tarihlerinde bir kez ortaya çýkabilen bir durumdur ve "Demografik Fýrsat Penceresi" olarak anýlýr. Üretimi artýrabilme ve büyümeyi saðlayabilmek için önemli bir fýrsattýr. Önümüzdeki dönemde 0-14 yaþ baðýmlý nüfusun payý azalmakta, 65 yaþ üstü baðýmlý nüfusun payý artmakta, toplam baðýmlýlýk oraný ise azalmaktadýr. Toplam baðýmlýlýk oranýnýn azalmasý, çalýþma çaðý nüfusunun taþýmak zorunda olduðu ekonomik yükün azalmasý anlamýna gelmektedir. Þekil 2.4 Toplam Doðurganlýk Hýzý, Genç Baðýmlýlýk Oraný ve Yaþlý Baðýmlýlýk Oraný Türkiye, Kaynak: Hoþgör, Þ. ve Tansel, A. (2010) TÜSÝAD-UNFPA, 2050 ye Doðru Nüfusbilim ve Yönetim: Eðitim, Ýþgücü, Saðlýk ve Sosyal Güvenlik Sistemlerine Yansýmalar 30
31 Þekil 2.5 Doðuþtaki Yaþam Ümidi (Orta Düzey Projeksiyon) Kadýn-Erkek, Türkiye Kaynak: Hoþgör, Þ. ve Tansel, A. (2010) TÜSÝAD-UNFPA, 2050 ye Doðru Nüfusbilim ve Yönetim: Eðitim, Ýþgücü, Saðlýk ve Sosyal Güvenlik Sistemlerine Yansýmalar yýllarý arasýnda erkekler için yapýlan projeksiyonlarda varsayým olarak kullanýlan doðuþtaki yaþam ümidi 2010 yýlýnda 71,8 yýl iken 2050 yýlýnda bu rakamýn 75,59'a yükselmesi öngörülmektedir. Kadýnlar için ise 2010 yýlýnda 76,8 olan doðuþtaki yaþam ümidinin 2030 yýlýna kadar artarak 79,95 yýla yükseleceði ve bu tarihten sonra da 2050 yýlýna kadar sabit kalacaðý tahmin edilmiþtir. Türkiye'de toplam doðuþtaki yaþam beklentisi 2010 yýlýnda 74,3 yýldan, 2050 yýlýnda 77,8 yýla yükselmektedir. Bebek ölüm hýzý 2000 yýlýnda bin canlý doðumda 26,9 olarak tahmin edilmiþken 2050 yýlýnda 7,1'e kadar düþmektedir. Doðuþtaki yaþam ümidinin yükselmesi ve bebek ölüm hýzýnýn azalmasýnýn nedeni ülkelerin geliþmesi ile saðlýk þartlarýndaki iyileþmeler, týbbi ve teknolojik geliþmeler ve genel eðitim seviyesinin yükselmesidir. 31
32 En küçük toplumsal birim olan hane halký sayýsýnýn artmasý veya azalmasý tüketim birimlerinin artmasý veya azalmasý demektedir.bu da mal ve hizmetler için potansiyel talebin deðiþiklik göstermesi anlamýna gelir ve üreticiler açýsýndan önemli bir bilgidir. Hane halký sayýsý, artýþ hýzý ve hane halký büyüklüðünün seyri dönemi için Þekil 2.6'da verilmektedir. Bu þekilden görüldüðü gibi nüfus sayýmý sonuçlarýna göre hane halký büyüklüðü 1955'lerden beri küçülme eðilimi içerisindedir. 1955'te 6'ya yakýn olan hane halký büyüklüðü 2010 yýlýnda yaklaþýk 4,5 kiþiye düþmüþtür. Türkiye'de 2000 yýlý Genel Nüfus Sayýmý'na göre bu yýlda hane halký sayýsý yaklaþýk 15 milyon civarýndadýr. Bu sayýnýn hýzla artarak 2050 yýlýnda 30 milyona ulaþmasý beklenmektedir döneminde hane halký sayýsý artýþ oraný yaklaþýk %100 olacaktýr. Bu oran, ayný dönemde nüfusun artýþ oraný olan yaklaþýk %46'dan büyüktür. Ortalama hane halký büyüklüðünün ise 2050 yýlýnda 3,3'e düþeceði tahmin edilmektedir. Þekil 2.6 Hane Halký Büyüklüðü ve Orta Düzey Tahminler, Türkiye Kiþi Kaynak: Hoþgör, Þ. ve Tansel, A. (2010) TÜSÝAD-UNFPA, 2050'ye Doðru Nüfusbilim ve Yönetim 32
33 Demografik Deðiþim Sürecinin Eðitim Sektörüne Yansýmalarý dönemi nüfus projeksiyonlarýna eðitim sektörü açýsýndan bakýldýðýnda toplam okul çaðý nüfusunun (3-22 yaþ) yýllarý arasýnda hafif yükselme eðiliminde olmasý, 2020 den sonra düþme eðilimine girmesi ve bu düþüþün 2025 yýlýndan sonra daha hýzlý bir biçimde seyretmesi öngörülmektedir. Bu baðlamda, Hoþgör 2010 projeksiyonunda 2010 yýlý için 26 milyon 914 bin olarak tahmin edilen okul çaðý nüfusunun, 2050 yýlýnda 24 milyon 794 bine düþeceði tahmin edilmektedir. Þekil 2.7 Eðitim Kademelerine Göre Türkiye'nin Uzun Vadeli Okul Çaðý Nüfusundaki Eðilimler ( /3-22 Yaþ) Þekil 2.8 Türkiye'nin Uzun Vadeli Okul Öncesi Çaðý Nüfusundaki Eðilimler ( /3-5 Yaþ) Þekil 2.9 Türkiye'nin Uzun Vadeli Ýlköðretim Çaðý Nüfusundaki Eðilimler ( /6-13 Yaþ) (Bin) (Bin) Kaynak: Kavak, Y. (2010) TÜSÝAD-UNFPA, 2050'ye Doðru Nüfusbilim ve Yönetim: Eðitim Sistemine Bakýþ 33
34 Þekil 2.10 Türkiye'nin Uzun Vadeli Ortaöðretim Çaðý Nüfusundaki Eðilimler ( /14-17 Yaþ) Þekil 2.11 Türkiye'nin Uzun Vadeli Yükseköðretim Çaðý Nüfusundaki Eðilimler ( /18-22 Yaþ) Kaynak: Kavak, Y. (2010) TÜSÝAD-UNFPA, 2050 ye Doðru Nüfusbilim ve Yönetim: Eðitim Sistemine Bakýþ Demografik deðiþim sürecinin eðitim sektörüne bu þekilde yansýmasý sonucunda; okul öncesi eðitim çaðý nüfusunda sürekli azalma eðilimi, ilköðretim çaðý nüfusunda kýsa bir süre yükselme ardýndan sürekli düþme eðilimi, ortaöðretim ve yükseköðretim çaðý nüfuslarýnda ise dalgalý bir seyir izlenmesi, ancak her iki yaþ grubu da 2025'lerden itibaren sürekli azalma eðilimine girilmesi beklenmektedir Riskler ve Fýrsatlar Demografik deðiþim sürecinin bazý yansýmalarý aþaðýda iþgücü, sosyal güvenlik ve saðlýk sektörleri açýsýndan genel olarak; bu çalýþmada ayrýntýlý deðinilen eðitim sektörüne iliþkin ise özel olarak ele alýnmýþtýr. Riskler: Artan çalýþma çaðýndaki nüfusa gerekli istihdam saðlanamaz ise iþsizlik oraný artýþ gösterecektir. Bu durum yoksulluðu artýracak, toplumsal refahý tehdit edecektir. Ýstihdamý teþvik edici ve kayýt dýþý çalýþmayý caydýrýcý önlemler alýnmamasý halinde "Demografik Fýrsat Penceresi"nin "Demografik Tehdit Penceresi"ne dönüþeceði açýktýr. Baðýmlý grup olan 65 ve üzeri yaþ grubunun hem oran hem de mutlak sayý olarak sürekli artmasý toplumsal yükümlülükleri aðýrlaþtýracaktýr. Saðlýk hizmet politikalarýnda deðiþiklik yapýlarak, payý giderek artan ileri yaþ grubunun dikkate alýnmasýný gerektirecektir. Demografik deðiþim süreci, sosyal güvenlik sisteminin finansal dengelerini bozucu yönde bir baský yaratacaktýr. Hýzlý kentleþme ile birlikte, eðitim, saðlýk, ulaþtýrma alanlarýnda altyapý sorunlarý daha da belirgin hale gelecektir. Eðitim hizmetlerinin yaygýnlaþtýrýlmasý ve niteliðinin geliþtirilmesi baðlamýnda gerekli adýmlar atýlamadýðý takdirde ulusal düzeyde "sosyal ve ekonomik sorun" oluþturma riskini bünyesinde taþýmaktadýr. 34
35 Sekiz yýllýk zorunlu eðitim atýlýmýnýn ilk yýllarýndan bu yana ilköðretim çaðý nüfusunda artýþ yaþayan Türkiye, bu artýþý 2010'lu yýllarýn ortalarýna kadar hissedecektir. Bir baþka deyiþle, sekiz yýllýk zorunlu eðitimi evrenselleþtirme çabalarý bir süre daha demografik baskýyla beraber devam edecektir. Ortaöðretim çaðý nüfusunda 2010'u izleyen 5-6 yýllýk süreçteki nüfus azalmasýný, arasý nüfus artýþý izleyecektir. Bu süreçte, ortaöðretimi (muhtemelen 12 yýllýk zorunlu eðitimi) yaygýnlaþtýrma çabalarý demografik baský altýnda sürecektir. Yükseköðretim kademesi, yýllarý arasýnda yeniden çað nüfusu artýþýyla karþý karþýya kalacaktýr. Bu demografik baský, yükseköðretimin yaygýnlaþmasýnda kýsmen de olsa güçlük yaratabilir. Uzun vadede; toplam okul çaðý nüfusunun, toplam nüfus içindeki payýnýn giderek azalmasý, bir yandan avantajlý bir durum ortaya çýkarýrken öte yandan bazý dezavantajlarý da beraberinde getirebilir. Bu baðlamda, yetiþkin nüfusun artan yaþam boyu öðrenme taleplerinin karþýlanmasý ve yaþlý nüfusun toplam nüfus içindeki payýnýn artmasýyla sosyal harcamalar üzerinde yeni taleplerin ortaya çýkmasý, sonuçta da eðitim harcamalarý ile diðer sosyal harcamalar arasýnda tercih yapýlmasý yönünde bir baský yaratma anlamýna gelebilir. Baþta okul öncesi eðitim olmak üzere, ortaöðretim ve yükseköðretimdeki okullaþma oranlarýnýn hali hazýrda düþük düzeylerde olmasý, bu eðitim kademelerinin sürekli bir talep baskýsýyla karþýlaþabileceði anlamýna gelir. Bu bakýmdan, söz konusu eðitim kademelerine uygun düþen çað nüfuslarýndaki artýþ dönemlerinin, bu kademeler üzerinde ilave bir nüfus baskýsý oluþturacaðý gözden uzak tutulmamalýdýr. Fýrsatlar: Demografik geçiþ sürecinde nüfus artýþ hýzý yavaþlarken, çalýþma çaðýndaki nüfusun artmaya devam ederek yüksek deðerlere ulaþmasý "Demografik Fýrsat Penceresi" olarak anýlmaktadýr. Çalýþma çaðý nüfusundaki artýþa paralel olarak, istihdam fýrsatlarýnýn geliþmesi ile bu nüfusun istihdamý mümkün olacaktýr. Ayrýca, çalýþma çaðýndaki nüfusun eðitim ve saðlýk hizmetleri önem kazanacaktýr. Günümüzde çok düþük olan kadýnlarýn iþgücüne katýlma oranlarýnýn ve istihdam oranlarýnýn artmasý beklenen ve arzu edilen bir durumdur. Bir taraftan azalan doðurganlýk kadýnlarýn iþgücü piyasasýna yönelmelerini kolaylaþtýrýrken, diðer taraftan eðitim düzeylerinin yükselmesi kadýnlarýn iþgücüne katýlýmýný artýracaktýr. Ýþgücü talebinin yaratýlabileceði bir ortam geliþtirmek için iþgücü piyasasýnda gerekli düzenlemelerin yapýlmasý gerekecektir. Bunlarýn yanýnda makroekonomik istikrarýn saðlandýðý kuvvetli ekonomik büyüme, üretkenlik artýþý ve yatýrýmlar, istihdamýn artmasýný saðlayacak temel unsurlardýr. 35
36 Toplam eðitim çaðý nüfusu (3-22 yaþ), bir baþka deyiþle örgün eðitimin teorik hedef kitlesinin iki milyonun üzerinde azalacaðý bir dönem baþlayacak ve demografik baský giderek azalacaktýr. Böylece tüm eðitim kademelerinde; kaliteli eðitime eriþimin yaygýnlaþmasý, eðitim sisteminin modernizasyonu, eðitimin niteliðini geliþtirme ve cinsiyet eþitliðinin saðlanmasý konularýnda önemli fýrsatlar ortaya çýkabilecektir. Kýsa vadede en hýzlý nüfus azalmasý 3-5 yaþ grubunda olacaktýr. Bu bakýmdan Türkiye, okul öncesi eðitimle ilgili atýlýma avantajlý bir dönemde baþlamaktadýr. Ýlköðretim çaðý nüfusu 2015'ten sonra azalmaya baþlayacak ve ilköðretim üzerindeki nüfus baskýsý bu tarihten itibaren giderek hafifleyecektir. Okul öncesi eðitime benzer biçimde, ortaöðretim çaðý nüfusunun da yýllarý döneminde hafif de olsa azalacak olmasý nedeniyle, Türkiye ortaöðretimi yaygýnlaþtýrma ve geliþtirme atýlýmýna nüfus avantajýyla baþlayacaktýr. Yükseköðretimde büyüme sancýlarý yaþayan Türkiye, önümüzdeki beþ yýla azalan bir çað nüfusu avantajýyla girecektir. Yükseköðretimde hem devlet hem de vakýf üniversitesi yatýrýmlarýnýn yoðunlaþmaya baþladýðý bir dönemde, bu nüfus avantajý yükseköðretimi yaygýnlaþtýrma ve kaliteyi geliþtirme açýsýndan önemli bir fýrsat sunabilir. Yükseköðretim çað nüfusunda ikinci azalma dalgasý 2030'larýn baþýndan itibaren ortaya çýkacaktýr. Sonuç olarak 2050 yýlý Türkiye'sinin saðlýklý, eðitimli, iþgücü piyasasýndaki sorunlarýný çözmüþ, çocuk ve yaþlý nüfusuna gerekli hizmetleri verebilen bir ülke olmasý mümkündür. Bunun için bugünden baþlayarak planlar yapýlmalý ve planlara yönelik uygulamalar, yöneticiler tarafýndan titizlikle hayata geçirilerek takip edilmelidir. Türkiye, 2050 yýlýna kadar olan demografik geliþimini dikkate alarak bir nüfus planýný gerekçeleri ile beraber ortaya koymalý ve politikalarýný gönüllü toplum kuruluþlarý ile iþbirliði içinde hazýrlamalýdýr. 36
37 3 B Ö L Ü M ÞEHÝRLEÞME
38
39 3. ÞEHÝRLEÞME Mevcut Durum Küresel Eðilimler Temel yaþam alanlarý olan þehirler, sürekli olarak daha konforlu ve kaliteli yaþam çevreleri sunma çabalarýna konu olmaktadýr. Son yirmi yýlda, ilgili her alanda, bugün olduðu gibi gelecek kuþaklar için de yüksek bir yaþam kalitesi sunmayý hedefleyen sürdürülebilirlik konularý üzerinde çalýþýlmaktadýr. Þehir Planlama kuramýndaki sürdürülebilir þehir kavramý da sürdürülebilirlik temeline dayanmakta, sürdürülebilir kalkýnma ve sürdürülebilir þehirsel geliþme stratejileri üzerinde bir çerçeve oluþturmaktadýr. Sürekli ve dengeli geliþme olarak da tanýmlanabilen sürdürülebilir kalkýnma yaklaþýmý, doðal kaynaklarýn dengeli kullanýmý; oluþum enerjisi - somut biçimde temsil edilen enerji; küresel toplum; ekonomi; yenilenebilirlik; geleneksel akýl; kurumsal deðiþim ve teknoloji baþlýklarýndaki sekiz temel konuya odaklanmaktadýr (Steele, 2005). Sürdürülebilir þehirsel geliþme yaklaþýmý; sosyal, ekonomik ve çevresel sürdürülebilirlik konularýnda ilkeleri birleþtirerek, þehirsel geliþme sürecinin katýlýmcý planlama anlayýþý ile biçimlendirilmesini öngörmektedir (UN-HABÝTAT, 2009). Dünyanýn farklý coðrafyalarýnda alana özgü iç dinamiklerle ve karþýlaþýlan sorunlarla biçimlenen farklý þehirleþme süreçleri ve planlama yaklaþýmlarý olsa da sürdürülebilir þehirsel geliþme konusunda izlenen stratejilerde ortak temel özellikler bulunmaktadýr. Bu özellikler aþaðýdaki baþlýklarda özetlenebilir (Layard et all, 2001; Thomas, 2003; Wheeler, 2004; Newman&Jennings, 2008): Sosyal ve çevresel adalete dayalý ekonomik geliþmeyi saðlamak Þehirsel büyümeyi, arazi kullaným planlamasý ve þehirsel tasarým yolu ile denetim altýna almak Nüfus ve çevresel kaynaklara göre ulaþým sistemi ve konut teknolojisi geliþtirmek Yeþil mimarlýk ve yeþil yapýlaþma ilkelerini kullanmak, çevre koruma ve çevrenin iyileþtirilmesi restorasyonu çalýþmalarýný planlama süreçleri ile bütünleþtirmek Yenilenebilir enerji kaynaklarýný ve malzemelerini kullanmak Geleceðin þehirleri olarak tanýmlanan ve iþ dünyasýnýn önünde önemli fýrsatlar yaratan ekolojik þehir ve akýllý þehir uygulamalarý da sürdürülebilir planlama ve tasarým ilkeleri çerçevesinde temel ve ortak niteliklere sahip, farklý odak noktalarý olan yaklaþýmlarý tanýmlamaktadýr. 4 Þehirleþme Bölümü Prof. Dr. Nuran Zeren Gülersoy tarafýndan kaleme alýnmýþtýr. 39
40 Ekolojik þehir Ekolojik þehir kavramý; þehirleþme süreçlerinin olumsuz çevre etkilerini önlemek üzere, doðal kaynaklarýn ve ekosistemin ekolojik yönetimine odaklanmaktadýr. Sürdürülebilir þehir ve yeþil þehir kavramlarýna referans veren ekolojik þehir; þehrin bir bütün olarak iþleyiþi (þehirsel metabolizma) kadar, þehirdeki yapýlara ve yapýlarla iliþkili çevrenin korunmasýna odaklanan fiziksel bir varlýk olarak tanýmlanmaktadýr. Ekolojik þehir kavramý, ekolojik þehir plancýsý ve tasarýmcýsý Register tarafýndan "doðal kaynaklarý en az düzeyde kullanýrken þehirde yerleþik yaþayanlara yüksek bir yaþam kalitesi sunmaya olanak saðlayan bir insan yerleþmesi" olarak tanýmlanmaktadýr (Register, Ekolojik þehir yaklaþýmý, temelde eko-sistem tabanlý bir þehri ifade eder. Ekolojik þehir yaklaþýmlarýnda, þehirsel kaliteyi maksimize ederken, ekolojik çevreyi minimum etkilemek amaçlý on temel ilke tanýmlanmýþtýr. Bu ilkeler (Dowton, 2009) aþaðýdaki baþlýklarda özetlenebilir: Bozulmuþ çevreleri rehabilite etmek Bölge biyolojisine uyum saðlamak Dengeli geliþmeyi saðlamak Kompakt þehirler yaratmak Enerji performansýný optimize etmek Ekonomiye katký saðlamak Saðlýklý ve güvenli bir çevre yaratmak Toplumu güçlendirmek Sosyal adaleti saðlamak Tarihsel ve kültürel zenginliði ön plana çýkarmak Akýllý þehir Þehir Planlama kuramýndaki akýllý þehir kavramý, dünya sistemi çerçevesinden ekonomik rekabeti saðlamak amacýyla küresel þehir altyapýsýnýn yeniden yapýlanmasýna yönelik zorunlu teknolojik önlemlerin bir sonucu olarak tanýmlanmaktadýr. Küreselleþme süreci, akýllý að þehirlerin planlamasý kadar þehirsel hizmetler ve bilgi - iletiþim teknolojileri arasýndaki iliþkiyi de vurgulamaktadýr (Castells, 1996, 2004). Akýllý þehirler bu yönleri ile iþ dünyasýna özellikle bilgi ve iletiþim teknolojileri yönleri ile önemli fýrsatlar sunmaktadýr. Akýllý þehir yaklaþýmý; þehirleþme sürecinin olumsuz ekonomik etkilerini önlemek üzere, ekosistemin biliþim teknolojileri tabanlý bilgi yönetimine de odaklanmaktadýr. Dijital / sayýsal þehir kavramlarýna referans veren akýllý þehir; sosyal ve çevresel sürdürülebilirlik kadar altyapý mekanizmalarýnýn akýllý iþletimlerine odaklanan, sanal bir varlýk olarak tanýmlanmaktadýr. Akýllý þehir yaklaþýmý, temelde bilgi tabanlý þehri ifade eder. 40
41 Bir þehir, sürdürülebilir ekonomik geliþmenin ve yüksek yaþam kalitesinin; insan kaynaklarýnýn, sosyal sermaye yatýrýmlarýnýn, geleneksel ulaþým ve modern iletiþim altyapýsýnýn, doðal kaynaklarýnýn katýlýmcý yönetiþim modeli ile ve "akýllýca" yönetilmesi durumunda akýllý þehir olarak tanýmlanabilir. Akýllý bir þehrin; akýllý ekonomi, akýllý hareketlilik, akýllý çevre, akýllý insan, akýllý yaþam, akýllý yönetim gibi altý temel özelliðe sahip olmasý gerekli görülmektedir. Bu özellikler aþaðýda sýralanan alt baþlýklarý da içermelidir (EU - Smarter Cities Model; Akýllý ekonomi: Yenilikçi ruh, giriþimcilik, ekonomik imaj ve ticari markalaþma, üretkenlik / verimlilik, iþ piyasalarýnýn esnekliði, uluslararasý yer edinme nitelikleri ve uyum kapasitesi Akýllý hareketlilik: Yerel, ulusal ve uluslararasý eriþilebilirlik ve kullanýlabilir biliþim altyapýsý ve sürdürülebilir - yenilikçi - güvenli ulaþým sistemleri Akýllý çevre: Çekici doðal koþullar, çevresel koruma yaklaþýmlarý ve doðal kaynaklarýn sürdürülebilir yönetimi Akýllý insan: Sosyal ve etnik çeþitlilik bakýmýndan zengin bir toplum yapýsý içinde bulunan, bilgi bakýmýndan yeterlik düzeyi geliþmiþ, hayat boyu öðrenmeye eðilimli, esnek, yaratýcý, kozmopolit / açýk görüþlü ve kamusal yaþama katýlýmlý Akýllý yaþam: Turistik ve kültürel aktiviteler bakýmýndan zengin, saðlýk ve eðitim imkanlarýna eriþim saðlayan, yeþil ve akýllý tasarým bakýmýndan kaliteli konut niteliðine sahip, bireysel güvenlik ve sosyal uyum sistemleri Akýllý yönetim: Karar verme sürecinde katýlým, kamusal ve sosyal servisler, þeffaf yönetim anlayýþýný yansýtan politika stratejileri ve perspektifler gibi özelliklere sahip olmak Ekolojik þehir ve akýllý þehir yaklaþýmlarýnýn sürdürülebilirlik baðlamýnda ele alýnarak karþýlaþtýrmalý deðerlendirilmesi ve bütünleþtirilmesi, 2050'lerin þehri olarak tanýmlanan akýllý yeþil þehir yaklaþýmýnýn temel ilkelerini belirlemeye olanak saðlamaktadýr Türkiye'nin Durumu Türkiye, Avrupa ve Asya'yý birleþtiren coðrafi konumu, eþsiz doðal deðerleri, zengin tarihi ve kültürel mirasý ile dünya üzerinde ayrýcalýklý bir ülke olarak bilinmektedir. Ülkenin üç imparatorluða baþkentlik yapmýþ en büyük kenti Ýstanbul da benzer nitelikleri ile tarihinin hemen her döneminde özel bir deðer taþýmýþtýr. Son yýllarda merkezi ve yerel yöneticiler, kamu ve özel sektör giriþimcileri, Ýstanbul'u stratejik konumu, doðal, tarihi, mimari, kültürel özellikleri, turistik potansiyelleri ve ekonomik kaynaklarý ile dünya ölçeðinde tanýtmaya çalýþmaktadýr. Ýstanbul, Avrasya olarak tanýmlanan bölgenin özellikle üç alanda, (i) finans ve servis; (ii) lojistik, iletiþim, ulaþým, altyapý; (iii) turizm ve kültür konularýnda merkezi olarak ön plana çýkarýlmaya çalýþýlmaktadýr. Ýstanbul'un Avrupa, Asya, Ortadoðu, Eski Doðu Avrupa Bloku ülkelerinin inovasyon temelli teknoloji ve iþ merkezi, bölgesel finans ve servis merkezi olarak tanýtýlmasý; kent topraklarýnýn ulusal ve uluslararasý düzeyde çeþitli finans kuruluþlarý, bankalar, sigorta þirketleri, reklam þirketleri, gayrimenkul sektörü ve diðer servis sektörleri tarafýndan çekici bir yatýrým alaný olarak görülmesine ve tercih edilmesine neden olmaktadýr. 41
42 Lojistik yönden deðerlendirildiðinde, Ýstanbul'un Türkiye'nin Asya ve Avrupa'ya açýlan ticaret kapýsý olarak görülmesi; ulaþým, iletiþim ve altyapý yönünden kentte büyük bir kapasite yaratmaktadýr. Avrupa'da Berlin - Ýstanbul Ulaþým Koridoru olarak tanýmlanan güzergah, AB Ulaþým Koridoru olarak bilinen Avrupa - Kafkasya - Asya baðlantýsýyla bütünleþen ulaþým hattý; 1993'te baþlatýlan programla Karadeniz çevresinde bir ring yaparak Avrupa'yý Ýstanbul'dan Akdeniz'e baðlamayý planlayan ulaþým yolu; Ortadoðu'ya giden Ýstanbul - Ankara - Irak baðlantýsý, Ýstanbul'un lojistik merkez olma özelliðini güçlendirmektedir. Ýstanbul'un lojistik merkez olma özelliði, kent içinde farklý ulaþým türlerine duyulan gereksinimi arttýrmakta, birbiri ile iyi iliþkilendirilmiþ ulaþým sistemini öngören, karayollarý, havayollarý, denizyollarý ve bunlarý tamamlayan istasyon ve liman olanaklarý ile bütünleþen, çok sayýda ulusal ve uluslararasý proje kent gündeminde yer almaktadýr yýlý ADNKS nüfus sayýmýna göre nüfusu yaklaþýk 13,3 milyon kiþi olarak belirlenen Ýstanbul, ayný sayýma göre yaklaþýk 73,7 kiþi olan ülke nüfusunun %18'ini barýndýrmakta, yüzey sularý dahil olmak üzere km 2 'lik bir alana yayýlan yüzölçümü ile Türkiye'nin %0,7 sini kaplamaktadýr. Ýstanbul'da Türkiye'nin toplam çalýþan nüfusunun %32'sine istihdam olanaklarý yaratýlmakta, toplam ticaret hacminin %55'i barýndýrýlmakta, toplam dýþ ticaretinin %43'ü yapýlmakta ve toplam turizm gelirlerinin %25'i Ýstanbul'dan saðlanmaktadýr. Ýstanbul'da tarým dýþý istihdamýn toplam içindeki payý %91,9, sanayi sektörünün %32,2, ticaret sektörünün %18,7, hizmetler sektörünün ise %35'tir. Tüm bu veriler, kuþkusuz Ýstanbul'un Türkiye içindeki yerini ve önemini vurgulamaktadýr (TÜÝK verileri). Ýstanbul, her alanda sahip olduðu potansiyelle küresel ekonomi pazarýnda üretim, ticaret, servis sektörlerinde, finansal merkez, lojistik merkez, turizm ve kültür merkezi olarak ön plana çýkarken baþka dünya metropoliten kentleri ile özellikle Çin, Doðu Avrupa ve Asya'da ortaya çýkan rakip kentlerle de yarýþmaya çalýþmaktadýr. Bu rekabet ortamý dünya pazarlarýnda olduðu gibi Türkiye'de de etkili olmakta, Ýstanbul, ülke içindeki Ankara, Ýzmir, Adana, Bursa gibi diðer büyük þehirleri de yönlendirmektedir. OECD Bölgesel Kalkýnma Politikalarý Komitesi tarafýndan hazýrlanmýþ olan Ýstanbul Metropoliten Alan Ýncelemesi adlý çalýþma da (OECD, 2008) Ýstanbul uluslararasý ölçekte en hýzlý büyüyen OECD Metropoliten Bölgeleri içinde tanýmlanmaktadýr. Ancak ayný rapor, kayýt dýþý ekonomiye, gelir dengesizliðine, aþýrý göçe, ulaþým, altyapý, deprem - risk yönetimi ve konut konularýndaki sorunlara da dikkati çekmektedir. Özellikle nüfus ve ekonomi alanýndaki hýzlý büyüme ile ekonomiyi geliþtirme çabalarý, büyük þehirlerimizin sadece ekonomik yapýlarýný deðil, mekansal yapýlarýný ve kentsel geliþmelerini de önemli ölçüde etkilemekte ve deðiþtirmektedir. Bu geliþme ve deðiþmeler, kentsel dönüþüm ve büyük projeler de dahil olmak üzere saðlýklý bir planlama ile bütünleþtirilemediði takdirde, þehirlerin pek çok yerinde yaþanan yanlýþ kentleþme, göç ve çeþitli fiziksel altyapý sorunlarýna neden olmaktadýr. 42
43 Türkiye'de þehirsel geliþme ve sürdürülebilir yerleþme konularýna iliþkin temel yaklaþýmlar Ülkemizde þehirsel geliþme ve sürdürülebilir yerleþme konularýna iliþkin yapýlan araþtýrma ve çalýþmalarda, benzer sorunlar saptanmakta, benzer yaklaþýmlar izlenmektedir. DPT tarafýndan hazýrlanan Dokuzuncu Kalkýnma Planý , Yerleþme, Þehirleþme Özel Ýhtisas Komisyonu Raporu (DPT, 2007) ve T.C. Bayýndýrlýk ve Ýskan Bakanlýðý'nýn 2009 yýlýnda gerçekleþtirdiði Kentleþme Þurasý ve Þura Çalýþmalarý sonucunda hazýrlanan Þura Komisyon Raporlarý ve Bütünleþik Kentsel Geliþme Stratejisi ve Eylem Planý (htpp:// bu konuda yapýlan en son ve en kapsamlý deðerlendirmeleri içermektedir. Dokuzuncu Kalkýnma Planý , Yerleþme ve Þehirleþme, Özel Ýhtisas Komisyonu Raporu nda þehirleþme, yerleþme ve mekansal planlamaya iliþkin temel sorunlar ve bu temel sorunlarla ilgili alt sorunlar tanýmlanmýþtýr: Bölgesel Eþitsizlik: Bölgesel eþitsizlikler ve yerel kalkýnma sorunlarý Yerleþme ve Þehirleþme: Yaþam kalitesi sorunlarý, afetlere duyarlý yerleþme ve þehirleþme, doðal ve kültürel varlýklarýn korunmasý, kaçak yapýlaþma, yenileme ve dönüþüm, teknik ve sosyal altyapý yetersizliði Mekansal Planlama Sorunlarý: Uygulama araçlarý ve denetim, hukuk sistemi, yetkiler, yönetim sorunlarý, fiziki mekanýn yönetimi, katýlým, mekansal planlamada kademelenme sorunlarý (DPT, 2007) Kentleþme Þurasý çalýþmalarý sýrasýnda yapýlan deðerlendirmelerde ve KENTGES Raporu'nda da benzer sorunlar saptanmýþtýr. Þura sonucunda hazýrlanan raporlarda þehirlerde plansýz geliþmenin ve denetimsiz büyümenin yarattýðý sorunlar önemli bir konu olarak öne çýkmýþtýr. Þehirlerin hýzlý nüfus artýþý sonucu plansýz olarak gereðinden fazla büyümesi, sürdürülebilir geliþme açýsýndan önemli bir sorun olarak görünmektedir. Planlý alanlarda ise þehirsel geliþmenin önerilen sürece uygun etaplar halinde yönlendirilememesi, ulaþým altyapýsýný, çevre ve ekolojik kaynaklarýn kullanýmýný olumsuz yönde etkilemektedir ( Kentleþme Þurasý'nda saptanan bir diðer önemli sorun, kýrsal ve þehirsel geliþmeleri olumsuz yönde etkileyen kýrsal geliþme ve göçlerdir. Kýrsal alanlardan þehre göç olgusu, þehirsel alanlarý olduðu kadar kýrsal alanlarý da olumsuz etkilemektedir. Kýrsal alanlardaki nüfus kaybý, bu alanlardaki yerleþmelerde çöküntü yaratmaktadýr. Þehirleþme sürecinde, þehirlerin çevrelerindeki kýrsal alanlara doðru yayýlmalarý, kýrsal yerleþmelerin fiziksel, sosyal ve ekonomik yapýlarýný etkilemektedir. Bu nedenle, kýrsal kalkýnmaya yönelik sistemli stratejilerin geliþtirilmesi ve uygulanabilmesi, þehirsel geliþme açýsýndan da büyük önem taþýmaktadýr. Göç sorununa baðlý olarak özellikle büyük þehirlerde yaþanan plansýz geliþme, yasa dýþý yapýlaþma ve gecekondulaþma önemli þehirleþme sorunlarý olarak görünmektedir. Büyük þehirlerin çevrelerindeki çoðunlukla hazine arazileri üzerine kurulan gecekondu mahalleleri, özellikle 43
44 Ýstanbul ve Ankara gibi þehirlerde zamanla þehrin bütününü etkileyen sorunlu yerleþim alanlarýna dönüþmüþtür. Ülkemizde 1950'li yýllardan sonra yaþanan hýzlý ve denetimsiz þehirleþme ve yapýlaþma süreci, baþta deprem ve sel olmak üzere doðal afetlerle karþý karþýya kalan alanlarda, afetlere dayanýksýz þehirleþme sorununu da yaratmýþtýr Marmara Depremi, ülkemizde güvenli ve sürdürülebilir þehirsel geliþmenin önemini bir kez daha göstermiþ, afetlere hazýrlýk çalýþmalarýnýn yalnýzca afet sonrasý yapýlacak acil müdahale önlemleri ile sýnýrlý olmadýðýný; afet öncesi yapýlacak çalýþmalarýn da çok önemli olduðunu, afet tehlike ve risklerini giderme / azaltma amaçlý yaklaþýmlarýn mekansal planlama sistemi ile bütünleþtirilmesi gerektiðini yaþatarak öðretmiþtir ( Ülkemizde þehirsel yerleþmelerin önemli bir bölümünde, teknik altyapý sistemleriyle bütünleþen yatýrým / iþletim sistemlerinin istenilen düzeyde olmamasý nedeniyle þehirsel altyapý ve çevre sorunlarý yaþanmaktadýr. Sürdürülebilir þehirsel geliþme sürecinde, yerleþmelerin saðlýklý, güvenli ve yaþanabilir yerler olmalarýnýn saðlanmasý, teknik ve sosyal altyapý ihtiyacýnýn giderilmesi temel bir ilke olarak kabul edilmektedir ( Özellikle büyük þehirlerimizde hýzlý nüfus artýþý ile birlikte refah düzeyinin yükselmesi ve özel otomobil sahipliliðinin artmasý sonucu, þehirsel yayýlma süreçlerinin yoðun olarak yaþandýðý ve þehirsel yayýlmaya baðlý olarak geliþen þehirsel ulaþým sorunlarýnýn da önem kazandýðý gözlemlenmektedir. Toplu ulaþým hizmetlerinin yeterli düzeyde olamayýþý, özel araç kullanýmýyla rekabette yetersiz kalmasýnýn yanýnda, ulaþýmdan kaynaklanan çevre kirliliði sorunu da sürdürülebilir þehirleþmeyi tehdit eden önemli bir konu olarak öne çýkmaktadýr (DPT 2010 Yýlý Programý). Kentleþme Þurasý'nda, sürdürülebilir þehirsel geliþme konusunda saptanan sorunlar içinde planlama sisteminden kaynaklanan sorunlar da önemli bir yer tutmaktadýr. Mekansal planlama alanýnda yetkili merkezi ve yerel kurumlar arasýnda eþgüdüm yetersizliði bu alandaki en önemli sorunlardan biri olarak gösterilmektedir. Yerel yönetimlerin plan yapma yetkilerinin dýþýnda, merkezde yer alan çok sayýda bakanlýk ve kurumun, kendi kuruluþ kanunlarýndan ileri gelen plan yapma yetkileri nedeniyle bir plan karmaþasýnýn yaþandýðý pek çok kez gündeme getirilmiþtir. Mekansal plan kademeleri arasýndaki iliþkinin yeterince kurulamamasý da önemli bir sorundur. Daðýnýk planlama sistemini etkin hale getirmek için yetki kullanan çok sayýda kurum arasýnda eþgüdümü saðlayacak bir merkezi otoritenin bulunmasý gerekli görülmüþ ( bu nedenle 61. Hükümet te Çevre ve Þehircilik Bakanlýðý kurulmuþtur. 44
45 Sürdürülebilir þehirsel geliþmeyi yönlendiren en temel kuruluþlar olarak yerel yönetimlerin kapasiteleri sorunlarýnýn da Türkiye'de þehirleþme sürecini olumsuz etkilediði Þura'da saptanan bir diðer önemli konudur. Bunlar arasýnda öncelikli sorunlardan biri belediyelerde ve il özel idarelerinde yetkin ve yeterli teknik eleman eksikliðidir. Belediyelerin mali kaynaklarýnýn yetersizliði ve öz gelirlerinin arttýrýlamamasý hizmetlerin etkin þekilde yerine getirilmesinde önemli engeller yaratmaktadýr. Türkiye'de sürdürülebilir kentsel geliþmenin saðlanmasýnda yaþanan sorunlar ve bu sorunlara getirilebilecek çözümler sadece merkezi ve yerel yönetimlerin deðil, iþ dünyasýnýn da sürece dahil olmasýný gerektirmekte, dolayýsýyla iþ dünyasý için önemli fýrsatlar barýndýrmaktadýr 'ye Doðru 20. yüzyýlýn en önemli özelliklerinden birisi tüm dünyada kentsel nüfusun arttýðý bir yüzyýl olmasýdýr. Bu durum Türkiye için de geçerlidir. Türkiye'de kentsel nüfus 1950'lerden sonra hýzlanarak artmýþ ve 2000 yýlýnda %65'e ulaþmýþtýr. Bu artýþta 1980 yýlýndan sonra idari bölünüþ yapýsýndaki deðiþiklikler nedeniyle bazý bucak ve köylerin ilçe olmasýnýn etkisi görünse de, asýl önemli neden kýrsal kesimde tarým sektörünün istihdam açýsýndan küçülmesi ve sanayileþme sonucunda kýrdan kente yaþanan yoðun göçtür. 1980'de %50 olan tarýmýn istihdam içerisindeki payý günümüzde dörtte bir civarýndadýr. Buna karþýlýk, þehirlerde yer alan iþ alanlarý olan sanayi ve hizmetlerin paylarý büyük oranlarda artmýþ ve günümüzde sýrasý ile % 20 ve % 45-50'ye yaklaþmýþtýr döneminde idari bölünüþ yapýsýndaki deðiþikliklere göre düzenlenmiþ nüfuslar dikkate alýndýðýnda, þehirleþmiþ nüfusun bu dönemdeki yýllýk artýþ hýzýnýn %2,68, bucak ve köylerdeki yýllýk nüfus artýþ hýzýnýn ise %0,42 olduðu görülmektedir. Birleþmiþ Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) verilerine göre dünya nüfusu 2010 yýlýnda, önceki yýla kýyasla, yaklaþýk bir Türkiye nüfusu kadar 79 milyon kiþi artmýþ ve 6,9 milyara ulaþmýþtýr. Yine BM tahminlerine göre dünya nüfusu, 2050 yýlýnda 9 milyarý bulacak, Türkiye nüfusu ise 2050 yýlýnda, 73,7 milyondan, Hoþgör (2010) projeksiyonuna göre 26 milyonluk artýþla 99,7 milyona yükselecek, yaþlý nüfus oraný artacaktýr. Bu artýþ sonucu % 80'lere varacak olan kentleþme oraný, hem ekonomik yapýda hem de toplumsal yapýda önemli deðiþimlere yol açacaktýr. Hýzlý kentleþme ile birlikte, eðitim, saðlýk, ulaþtýrma alanlarýnda altyapý sorunlarý daha da belirgin hale gelecektir. Diðer yandan kentlerdeki yaþam alanlarýnýn, yapýlý çevrenin, altyapý ve ulaþým sistemlerinin zaman içinde giderek eskimesi ve yýpranmasý yaþam kalitesini tehdit eden geleceðe yönelik önemli bir sorun olarak görülmeye devam edecektir. 45
46 2050'li yýllara gelindiðinde küresel iklimde de önemli deðiþimler olacaðý tahmin edilmektedir. Ýngiltere'nin Ulusal Meteoroloji Ofisi tahminlerine göre bu yüzyýlýn sonuna kadar global ýsý artýþýnýn 3 derece civarýnda olacaðý, Türkiye ve Akdeniz'de bu deðerin küresel artýþýn da üzerine çýkacaðý beklenmektedir. Ayrýca yaðýþta da azalma olacaðý, Karadeniz'de ise kýþlarý yaðmurun daha da artacaðý, büyük fýrtýna ve sellerin yaþanacaðý tahmin edilmektedir. Ýklim deðiþikliðinin Türkiye'de büyük etki yaratacaðý düþünülmekte, ekosistemin çöküntüye uðrayabileceði, hidroelektrik sistemlerde ve tarýmda sorunlar yaþanabileceði, turizmin de olumsuz etkilenebileceði varsayýlmaktadýr þehirleþme perspektifi içinde özellikle Ýstanbul ve deprem bölgesinde bulunan diðer þehirlerin deprem senaryolarý dikkate alýnmalýdýr. Gelecek 40 yýl içinde global ölçekte ekonomik krizler yaþanabileceði, yönetim ve kent yönetimi alanýnda da önemli zayýflýklarla karþý karþýya kalýnabileceði tahmin edilmektedir. Þehir planlamada çevre boyutu önem kazanacak, sürdürülebilir þehirsel geliþme kavramýnda mekansal eþitlik ve yaþam kalitesi boyutu ön plana çýkacaktýr. Dolayýsýyla, sürdürülebilir þehirsel geliþme bir yandan akýlcý kaynak yönetimine dayalý mekansal geliþmeyi öngörürken, diðer yandan yerleþmelerde yapýlý ve doðal çevrenin nitelikli ve yaþanabilir olmasýna yönelik önlemleri saðlayacaktýr ( Akýllý yeþil / ekolojik þehirler gelecek 40 yýlýn ideal þehirleri olarak gözükmektedir Riskler ve Fýrsatlar Sürdürülebilir þehirsel geliþmenin saðlanabilmesinin önündeki en önemli engellerden birinin tüm dünyada olduðu gibi Türkiye'de de son yýllarda etkileri yoðun olarak yaþanan iklim deðiþikliði olduðu bilinmektedir. Sürdürülebilir þehirsel geliþme süreci içinde doðru hedef, stratejilerle geliþtirilmiþ þehirsel arazi kullanýmý, yapýlaþma kararlarý ve eylemleri ile iklim deðiþikliðinin olumsuz etkilerinin en aza indirilmesi; enerji tüketiminin azaltýlmasý, enerji verimliliðinin artýrýlmasý, biyolojik çeþitlilik, tarým topraklarý, orman alanlarý, koruma alanlarý ve ekosistemler üzerindeki baskýlarýn en aza indirilmesiyle mümkün olabilir. Bu konuda gerekli önlemlerin alýnmasýnda iþ dünyasýna da önemli görevler düþmektedir. 46
47 Þehirlerimizde gündemde olan öncelikli konulardan biri de; þehirlerin afet ve özellikle deprem etkilerine karþý yeteri kadar hazýrlýklý olmamasýdýr. Afet öncesi sakýným ve afet sonrasý müdahale ve iyileþtirme süreçlerini kapsayan afet ve risk yönetimi konularýna sürdürülebilir kentsel geliþme ve planlama çalýþmalarý içinde önemle yer verilmesi kaçýnýlmaz bir gereklilik olarak görülmektedir. Doðal, teknolojik ve iklim deðiþikliði gibi risklerin ulusal / bölgesel ve yerel düzeylerde yönetilebilir hale getirilmesi yalnýz kamu sektörünün deðil, özel sektörün de ilgi alaný içine girmektedir. Sürdürülebilir þehirsel geliþme süreci içinde önemli bir planlama ve uygulama yaklaþýmý da kentsel dönüþüm olarak adlandýrýlmaktadýr. Kentsel dönüþüm proje ve uygulamalarýnda, fiziksel mekanýn iyileþtirilmesinin yaný sýra, sosyal konularýn da ön plana çýkarýlmasý, kapsamlý ve bütünleþik bir çerçeve içinde sosyal adalet ve sosyal bütünleþme yaklaþýmlarýnýn önemsenmesi, yerel - ekonomik kalkýnma ile birlikte tarihi ve kültürel mirasýn ve doðal çevrenin korunmasý, zarar azaltma ve risk yönetimi konularýna aðýrlýk verilmesi ve kentsel sürdürebilirlikle birlikte sosyal ve ekonomik sürdürülebilirliðin de saðlanmasý için ilgili konularda da ilke, hedef ve stratejilerin geliþtirilmesi gerekir. Þehirleþme ve enerji verimliliði, sanayide enerji verimliliði, binalarda enerji performansý ve ulaþýmda enerji verimliliði konularý sürdürülebilirlik tartýþmalarýnda üzerinde en çok durulan konulardýr. Kentsel dönüþüm iþ dünyasý için en önemli fýrsattýr. Sürdürülebilir þehirleþmenin gündeminde yeni sayýlabilecek önemli bir konu, þehirlerde yenilikçilik kapasitesinin artýrýlmasýdýr. Teknolojik geliþmelerin sunduðu fýrsatlardan da yararlanarak buluþçuluða önem vermek ve yerel kalkýnmaya katký saðlamak, þehirleþme alanýnda bir politika seçeneði olarak görülebilir. Bu kapasitenin artýrýlabilmesi; bilginin önemsenmesine ve her düzeyde yeni bilgi / teknoloji üretimi için þehirsel örgütlenmelerin ve kurumsal kapasitenin oluþturulmasýna baðlýdýr. Bu konularda da iþ dünyasýna önemli görevler düþmektedir. Türkiye'de 2050 yýlýna doðru geleceðin þehirleri olarak tanýmlanan ve iþ dünyasýna önemli fýrsatlar sunan akýllý ekolojik þehirlerin planlamasýnda uyulmasý gereken sürdürülebilir planlama ve tasarým hedefleri aþaðýda sýralanmýþtýr: Doðal kaynaklarýn kullanýmýnda ekolojik dengenin gözetilmesi Kültürel varlýklarýn korunmasý, yaþatýlmasý ve geliþtirilmesi Doðal ve teknolojik tehlike ve risklerden arýndýrýlmýþ, saðlýklý, güvenli, nitelikli yaþam çevrelerinin oluþturulmasý Yaþayanlarýn güvenli içme suyu, yeterli altyapý ve ulaþým imkanlarýna eriþiminin saðlanmasý Kamu hizmetlerinden yararlanmada fýrsat eþitliðinin saðlanmasý Yerel düzeyde ekonomik, sosyal ve kültürel kalkýnmanýn gerçekleþtirilmesi 47
48 Toplumsal dayanýþma ve bütünleþme kültürünün geliþtirilmesi, kentsel yoksulluk ve eþitsizliklerin giderilmesi Yerel kültürel deðerler ve geleneklerin korunup geliþtirilmesi Çok merkezli, yýðýlmayý önleyen ve dengeli mekansal geliþmeye odaklý, dinamik, çekici ve yarýþmacý yerleþmeler sisteminin oluþturulmasý Ýklim deðiþikliðinin etkilerini azaltmaya yönelik sürdürülebilir kent formunun, sürdürülebilir ulaþým sistemlerinin ve yerleþmelerde yenilenebilir enerji kaynaklarýnýn kullanýmýnýn geliþtirilmesi Yerleþmelerin planlanmasýnda, nüfus ve ekonomik faaliyetlerin yer seçimi ve mekansal daðýlýmýnda, çevresel, doðal ve ekolojik eþiklere ve taþýma kapasitesine uyulmasý Yerleþmelerde, tüketim kalýplarýnýn doðal ve kültürel çevre üzerindeki etkilerini azaltacak yöntemlerin teþvik edilmesi; yerleþmelerde yaþam ve mekan kalitesini geliþtirmeye, mekansal ve toplumsal eþitsizlikleri gidermeye yönelik araçlarýn geliþtirilmesi Yerleþmelerde ekonomik, sosyal ve mekansal geliþmelerin yaþam destek sistemleri üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltýlmasý, hava, su ve toprak kirliliðinin önlenmesi Ýþbirliði ve dayanýþma kültürü için katýlým yöntemlerinin geliþtirilmesi ve kurumsallaþtýrýlmasý Yerel yönetimlerin hizmet sunumunda, þeffaflýk, hesap verebilirlik, katýlýmcýlýk ve verimliliðin esas alýnmasý ( Görüldüðü gibi bu hedefler iþ dünyasýnýn benimsediði vizyon ve hedeflerle önemli ölçüde örtüþmektedir ve iþ dünyasýna önemli fýrsatlar sunmaktadýr. 48
49 4 B Ö L Ü M KENTSEL ULAÞTIRMA
50
51 4. KENTSEL ULAÞTIRMA Mevcut Durum Kent nüfusu tüm dünyada hýzla artmaktadýr. BM öngörülerine göre, 2050 yýlýnda dünya nüfusu 9 milyara ulaþacak ve nüfus artýþýnýn %98'i geliþmekte olan ya da yükselen ekonomilere sahip ülkelerde gerçekleþecektir. Nüfusun üçte ikisinden fazlasýnýn kentlerde yaþayacaðý ve küresel kent nüfusunun 6 milyarý geçeceði öngörülmektedir. ADNKS'ye göre Türkiye'nin 2010 yýl sonu nüfusu 73,722 milyon olup bunun % 76,3'ü il ve ilçe merkezlerinde yaþamaktadýr. Kentsel ulaþým, sürdürülebilirlik açýsýndan bakýldýðýnda kentlerin en önemli özelliklerinden biridir. Bir yandan ulaþtýrmadan kaynaklanan olumsuz çevresel etkileri azaltma isteði, diðer yandan mallara, hizmetlere ve sosyo - ekonomik etkinliklere kolay ve kaliteli eriþebilirliðin saðlanmasý talepleri, kentsel ulaþýmda yeni planlama yaklaþýmlarýný ve politikalarý gerekli kýlmaktadýr. 1990'lý yýllar otomobil ve motorlu araç sayýsýndaki hýzlý artýþ ile hatýrlanmaktadýr. Buna karþýlýk altyapýdaki geniþleme daha az olmuþ ve bunun sonucunda kaçýnýlmaz olarak trafik týkanýklýðý artmýþtýr. Yol aðýnýn kapasitesini motorlu araç sayýsý ile ayný düzeyde arttýrmak hiçbir zaman mümkün olmayacaðý için týkanýklýk gelecekte daha da artacaktýr. Ulaþtýrma planlamasýndaki yeni gerçekçilik, yol arzýný tahmin edilen trafik artýþlarýnýn düzeyine çýkarmanýn mümkün olmayacaðýný kabul etmektedir. Hangi yol yapým politikasý izlenirse izlensin, birim yol uzunluðu baþýna trafik artacaktýr. Bu nedenle, ulaþtýrma planlamacýsýnýn rolü de yeni yollar ve ilave kapasite saðlamak yerine mevcut ulaþtýrma kapasitesinin daha verimli kullanýlmasýný ve öncelikli kullanýcýlara sunulmasýný saðlayacak araçlarýn planlamasýný yapmak þeklinde deðiþmiþtir. Bu konuda yapýlmasý gereken, talep yönetimini tüm ulaþtýrma stratejilerinin merkezine koymaktýr. Ulaþtýrma planlamasý her zaman yoðun biçimde politikanýn bir parçasý olmuþtur. Günümüzde, birçok ülkede hem politik hem de profesyonel olarak ne yapýlmasý gerektiði konusunda belirli bir anlaþma saðlandýðý görülmektedir. Bununla beraber, radikal eylemlerin gerçekleþtirilebilmesi için toplum desteði saðlanmalý, gerekli bilgi ve kurumsal çerçeve mevcut olmalýdýr. Yeni gündemde diðer önemli bir öðe, yaþam kalitesi ve "yaþanabilirlik" açýsýndan kentin gelecek vizyonudur. Geçmiþte temel kaygý yolculuk miktarýný arttýrmak, otomobil sahibi olmak ve bu otomobili kullanma özgürlüðü iken, toplumsal refah arttýkça deðerler deðiþmiþ; yolculuk kalitesi, yaþam kalitesi ve çevresel sorumluluk bilinci gibi diðer etmenler önem kazanmýþtýr. 5 Kentsel Ulaþtýrma Bölümü Prof. Dr. Haluk Gerçek tarafýndan yazýlmýþtýr. 51
52 Ýstihdam, yerel ekonomik rekabet vb. ekonomik kaygýlar politika kararlarýnda hala birincil derecede önemlidir; fakat sürdürülebilir kenti yaratmak için yapýlan araþtýrmalar çevresel ve sosyal adalet gibi etmenlerin de anahtar öðeler olduklarýný göstermektedir. Artýk küresel ýsýnmanýn, yenilenemeyen enerji kaynaklarýna baðýmlýlýðýn, yerel kirlenme ve olumsuz toplumsal etkilerin azaltýlmasý gibi hedeflere eriþmede, ulaþtýrmanýn anahtar bir rol oynamasý gerektiði düþünülmektedir (Banister, 2001). Kentlerdeki motorlu araç sayýsýndaki artýþa baðlý olarak, ulaþtýrmadan kaynaklanan hava kirliliði hýzla artmaktadýr. Türkiye'nin 2009 yýlýndaki toplam sera gazý salýmý 369,65 milyon ton CO 2 eþdeðeri olup bunun %80'i CO 2 salýmýdýr. Türkiye'de ulaþtýrmadan kaynaklanan CO 2 salýmý, yýllarý arasýnda %80 artarak 47 milyon tona ulaþmýþtýr. Ulaþtýrma kesiminin Türkiye'nin toplam CO 2 salýmý içindeki payý ayný dönemde %20'den %17'e düþmüþtür. CO 2 salýmlarýnýn ulaþtýrma kesimi içindeki daðýlýmýna bakýldýðýnda, 2009 yýlýnda, karayolu taþýmacýlýðý %85 ile en büyük paya sahiptir. Ulaþtýrmadan kaynaklanan CO2 salýmlarýnda hava ulaþýmýnýn 1990'daki %3 olan payý 2009 yýlýnda %17 ye ulaþmýþtýr (TÜÝK, 2011). IPCC Tier 1 yaklaþýmýnda temel alýnan ve tüketilen yakýt göz önüne alýnarak yapýlan hesaplamalar sonucunda, Ýstanbul'da karayolu ulaþýmýndan kaynaklanan CO 2 salýmlarýnýn yýllarý arasýnda %37 artarak 6,5 milyon ton / yýl'dan 8,9 milyon ton / yýl'a çýktýðý hesaplanmýþtýr (H. Gerçek, O. Demir, 2008). Baþta CO 2 olmak üzere sera gazlarýndan kaynaklanan iklim deðiþikliði sorunlarýnýn çaðýmýzýn en önemli sorunlarýndan biri olarak deðerlendirildiði günümüzde, kentsel ulaþtýrmadan ve özellikle de otomobillerden kaynaklanan sera gazý salýmlarýnýn azaltýlmasý için gerekli strateji ve politikalarýn ivedilikle belirlenmesi yaþamsal bir zorunluluktur. Sera gazý azaltýmý için eyleme odaklanmaya ve baþarýnýn izlenmesine yardým eden hedefler koymak ve uygulanan politikalarýn baþarýsýný izlemek gerekmektedir. Örneðin, 2005 yýlýnda, CO 2 salýmlarýnýn %20'si ulaþtýrmadan kaynaklanan Londra'da toplam CO 2 salýmlarýnýn 2025 yýlýna kadar %30 azaltýlmasý hedeflenmektedir. Diðer önemli bir politika deðiþikliði ise geçmiþte genellikle kamu tarafýndan saðlanan ulaþtýrma altyapýsý ve hizmetlerinde özel kesim payýnýn artmasý, ulaþtýrma hizmetlerinin nitelik ve niceliðinin piyasaya göre belirlenmeye baþlanmasýdýr. Bu politika, ulaþtýrma hizmetlerinin mümkün olan her yerde özel kesim tarafýndan saðlanmasý, hizmet düzeyinin rekabet ortamýnda belirlenmesi ve fiyatlarýn piyasada belirlenmesi anlamýna gelmektedir. Ancak, 1980'lerdeki "piyasa deneyimi"nden öðrenilen derslerden bir tanesi piyasanýn bazý durumlarda iyi iþlediði; fakat piyasanýn iþleyebileceði bir stratejik çerçevenin açýk biçimde tanýmlanmýþ olmasý gerektiðidir. Planlamanýn yeni rolü iþte 52
53 bu çerçevenin yaratýlmasýndadýr. Bu kapsamda, özel toplu taþýma iþletmecilerinin amaçlarýnýn, özellikle mali performans amaçlarý ile hizmet kalitesi standartlarýnýn daha dikkatli biçimde tanýmlanmasý ve denetlenmesi gerekmektedir. Özel kesim ulaþtýrma iþletmecilerinin kamu yararýný geliþtirmelerini, ayný zamanda kendi kazançlarýný ve paydaþlarýn yararlarýný gözetmelerini saðlayan düzenleyici kurumlar ortaya çýkmýþtýr. Öte yandan, özel ve kamu kesimi ulaþtýrma yatýrýmlarýnýn geri ödeme düzeyi ve risklerinin makul ölçüde iyi bilineceði bir planlama çerçevesi gereklidir (Banister, 2001) ye Doðru Enerji Arzý ve Talebi 2050 yýlýnda kullanýlabilecek enerji türleri kentlerdeki hareketlilik sistemlerini de belirleyecektir. Örneðin, FIA Foundation Megacities on the Move (2010) raporunda 2040 yýlý için iki enerji senaryosu öngörülmüþtür. a) Fosil yakýtlar egemen: Enerji arzýndaki önemli kýsýtlamalara ve ulaþtýrma araçlarýndaki enerji verimliliði konusundaki geliþmelere karþýn fosil yakýtlar gelecekte de egemen olmaya devam edecektir. Enerji büyük çoðunluðun eriþemeyeceði kadar kýt ve pahalý olacak, bu durum özel araçlar yerine toplu taþýma sistemlerinin kullanýmýný arttýracaktýr. Hareketlilik seçenekleri kýsýtlý olacak, AUS kullanýmý ve sanal hareketlilik artacaktýr. Yolculuk yapmak yerine sanal hizmetlerden yararlanýlmasý gibi insanlarýn yaþam biçimi tercihleri de kentlerdeki enerji talebini doðrudan etkileyecektir. b) Alternatif enerji kaynaklarý egemen: Alternatif enerji kaynaklarý (elektrik, güneþ enerjisi, hidrojen yakýtý, bioyakýtlar) daha ödenebilir ve yaygýn olarak kullanýlabilir hale gelecektir. Geleneksel petrol arzý en üst düzeye çýkacak; alternatif enerji kullanýmýndaki maliyet azalmasý ve teknolojik atýlýmlarla kullanýlan enerji karýþýmý deðiþecektir. Örneðin, yenilenebilir enerji kaynaklarýna önemli bir geçiþ söz konusu olursa elektrik, güneþ enerjisi ve hidrojen yakýtla çalýþan araçlarýn kullanýmý artacaktýr. Elektrikli ya da hibrid kiþisel araçlar, raylý sistem ve elektrikli otobüs kullanýmý artacaktýr Yönetim Biçimi Megacities on the Move (2010) raporunda 2040 yýlý için iki küresel yönetim çerçevesi senaryosu öngörülmüþtür. a) Yukarýdan aþaðý: Güçlü ve koordine edilmiþ bir küresel yönetim çerçevesi vardýr. Ýklim deðiþikliði gibi anahtar sorunlardaki görüþlerin yönetimi için daha güçlü ve birbirine baðlý kurumsal yapýlar ve çerçeveler oluþturulmuþ, küresel iþbirliði geliþtirilmiþtir. 53
54 b) Aþaðýdan yukarý: Küresel düzeyde eylemler yerine desantralize edilmiþ yönetim çözümleri tercih edilmektedir. Ticaret iliþkileri daha bölgeseldir ve yenilikler yerel güç merkezlerinde oluþmaktadýr. Dünya, kendine yeterlilik ve yerel çözümlere odaklanmýþtýr. Yönetim sistemlerinin yapýsý, kalitesi ve verimliliðinin gelecekte nasýl geliþeceðini kestirmek son derece güçtür. Özellikle hareketlilik konusunda kent düzeyinde yönetim biçimi çok önemlidir. Farklý yönetim anlayýþlarý kentlerdeki hareketliliði önemli biçimde etkileyecektir. Yelpazenin bir ucunda sýký biçimde kontrol edilen ve að haline getirilmiþ hareketlilik sistemlerinden (örneðin, iyi tasarlanmýþ toplu taþýma sistemleri geliþtirmek, deðiþik hareketlilik aðlarýnýn entegrasyonunu desteklemek ve korumak gibi) kötü yönetilen kaotik hareketlilik sistemlerine kadar farklý durumlar ortaya çýkabilir. Kentsel ulaþtýrma sisteminin kullanýcýlarýnýn ya da kullanýcý olmadýðý halde ulaþtýrmanýn olumsuz etkilerinden (týkanma, kirlilik, gürültü vb.) etkilenen bireylerin politika oluþturma ve karar alma süreçlerine katýlýmlarýný saðlayacak düzenlemelerin nasýl yapýlabileceði konusu temel yönetim sorunlarýnýn baþýnda gelmektedir. Bu baðlamda, toplumdaki deðiþik kesimlerin kentsel geliþmeden anladýklarýnýn farklý olduðu unutulmamalýdýr. Ancak, mevcut uygulamalara bakýldýðýnda kente ve ulaþtýrmaya iliþkin kararlarýn, bu kararlardan etkilenecek geniþ kitlelerin görüþleri alýnmaksýzýn, merkeziyetçi ve hýzlý bir karar süreci ile alýnmakta ve uygulanmakta olduðu görülmektedir. Diðer bir ifade ile karar alma süreci þeffaf ve katýlýmcý deðildir. Kentlilerin, imar planý deðiþiklikleri, büyük kavþak, yol, meydan ve raylý sistem projeleri gibi kendi yaþam çevrelerini geri dönülmez biçimde deðiþtiren kararlara dair çoðu zaman bilgileri olmamaktadýr. Ulaþtýrmaya iliþkin kararlar bir ana plana ve tutarlý bir ulaþým politikasýna göre belirlenmelidir. Aksi takdirde uygulamalarýnda oluþan yanlýþlýklar sonucunda, entegrasyon sorunlarý taþýyan, beklenen hizmeti tam saðlayamayan ve yüksek maliyetlere yol açan bir ulaþtýrma sistemi oluþmaktadýr (Gerçek, 2007). Þehirciliðin demokratikleþmesi için kentliler, profesyoneller ve seçilmiþ yöneticiler arasýnda bir iþbirliðinin varlýðý zorunludur. Bu üçlü içerisinde asýl rol, kentlilere düþmektedir. Dolayýsýyla, toplumsal bilincin ve farkýndalýðýn oluþturulmasý, planlamada profesyonel olmayanlarýn da algýlayabileceði ve benimseyeceði hedeflerin konulmasý gereklidir. Yukarýda açýklanan iki anahtar belirleyici dýþýnda gelecekte kentsel ulaþtýrmanýn yapýsýný belirleyecek diðer önemli öðeler ise otomobil kullanýmý, kentsel yapý ve teknolojik geliþmedir Otomobil Kullanýmý 20. yüzyýl bir otomobil çaðý olmuþtur. Yükselen ekonomilerdeki orta sýnýflarýn büyüdüðü bir çaðda, Çin'de olduðu gibi, otomobil talebinin büyümeye devam edeceði öngörülmektedir. Bu durum iyi yönetilemediði takdirde kentlerdeki yaþam kalitesi üzerinde, hava kirliliði, týkanýklýk, 54
55 yol güvenliði ve iklim deðiþikliði etkileri gibi yýkýcý sonuçlar doðurmaya devam edecektir yýlý sonu itibariyle, 1000 kiþi baþýna düþen otomobil sayýsý Türkiye'de 102, Ýstanbul'da ise 139'dur (TÜÝK, 2010). Batý ülkeleri ve kentleri ile karþýlaþtýrýldýðýnda bu deðerler çok düþüktür ve otomobil sahipliði önümüzdeki yýllarda hýzla artmaya devam edecektir. Ancak otomobil sahipliði ile otomobil kullanýmý kavramlarýný birbirlerinden ayýrmak gerekir. Günümüze kadar izlenen yanlýþ ve toplumsal maliyeti çok yüksek olan kentsel ulaþtýrma politikalarý sonucunda otomobil ve kent birbirlerine uymayan mekan profillerine sahip hale gelmiþtir. Kent - otomobil sarmalýný çözmenin yolu, artan otomobil sayýsý karþýsýnda daha fazla yol, daha fazla otopark, daha çok katlý kavþak ve daha hýzlý kent geçiþleri yaparak "kentleri otomobillere uydurmaya çalýþmak" deðil, sürdürülebilir ve yaþanabilir bir kent için, "otomobili kente uydurmak"týr. Bir bireysel hareketlilik aracý olarak otomobilin çekiciliðine karþýn gelecek nesiller farklý hareketlilik tercihlerine sahip olabilir. Geniþ bir að teknolojisi geliþimi ile büyüyen bugünün çocuklarý, sanal ortamlarýn kullanýmý konusunda gelecekte çok daha rahat olacaktýr. Bazý kentlerde, þimdiden, özellikle týkanýklýk sorununun artmasýna karþýn, akýllý teknoloji aygýtlarýnýn geliþimi ve kullanýmýnýn yaygýnlaþmasýyla, otomobilin popülerliðini yitirmeye baþladýðýný gösteren iþaretler bulunmaktadýr Kentsel Yapý Özellikle geliþmekte olan ülkelerde ve yükselen ekonomilerde nüfus ve göç baskýsýyla kentsel yayýlma devam etmektedir. Bazý durumlarda birbirlerine komþu kentlerin ve kasabalarýn birleþmesi ile mega kentler oluþmaktadýr. Yüzlerce kilometrelik bir alana yayýlan bu mega kentlerin birleþmesiyle oluþan mega bölgeler yüksek nüfus yoðunluðuna ve ekonomik güce sahip geniþ þeritler oluþturmakta, yönetim ve hareketlilik konusunda büyük sorunlar yaratmaktadýr. Bununla birlikte söz konusu geliþme eðilimi kaçýnýlmaz deðildir ve tersine çevrilebilir. Örneðin, bugün birçok kent ve ulaþtýrma planlamacýsý, otomobil odaklý ve düþük yoðunluklu kentler ve fonksiyonel olarak birbirlerinden ayrýlmýþ arazi kullanýmý yerine akýllý büyüme, karma arazi kullanýmý, toplu taþýma ve yürünebilirlik esasýna dayanan daha yoðun ve birbiriyle entegre olmuþ kent yerleþimlerini savunmaktadýr. Akýllý arazi kullanýmý ve kentsel tasarým politikalarý ile, yürüme ve bisiklet gibi temiz ulaþým türlerini destelemek ve kentlilerin yapmak zorunda olduklarý yolculuk sayýsýný ve uzunluðunu azaltmak mümkündür. 55
56 Teknolojik Geliþme Teknoloji öngörülemeyen bir hýzla geliþmektedir ve bu durum gelecekte de devam edecektir. Yeni taþýt sistemleri, özellikle otomobillerin enerji tüketimini ve karbon salýmýný büyük oranda azaltma potansiyeline sahiptir. Bununla birlikte 2050 de ne tür teknolojik geliþmelere sahip olacaðýmýzý ve bu geliþmelerin politika ve davranýþ deðiþiklikleri gibi diðer faktörlerin yanýnda ne ölçüde etkili olacaðýný kestirmek oldukça güçtür. Akýllý iletiþim sistemlerine dayanan yeniliklerin gelecekteki yaþamýmýzýn önemli bir özelliði olacaðý kesindir. Akýllý iletiþim sistemi ve ulaþým aðlarý ile birbirlerine kesintisiz biçimde baðlanacak kentlerde insanlarýn mallara, hizmetlere ve diðer insanlara daha az fiziksel ulaþým ihtiyacý ile daha iyi eriþimi mümkün olabilecektir. Ulaþtýrma teknolojisindeki yenilikler; týkanma, karbon salýmlarý ve trafik güvenliði sorunlarýna yanýt verecek taþýt tasarýmlarýný, yeni ve az kirleten çekim sistemlerini ve enerji kaynaklarý konusundaki daha ileri deðiþiklikleri içerecektir. En çok beklenen eðilim, düþük karbonlu çekim sistemlerini de içeren elektrikli araçlarýn geliþtirilmesidir. Diðer olasýlýklar ise yerel olarak üretilen hidrojen ya da sürdürülebilir bioyakýt kullanan otomobiller ve otobüslerdir Öngörüler 2050 yýlýnda kentsel ulaþým sistemlerinin yapýsýna iliþkin aþaðýdaki öngörüler sýralanabilir: Toplumda herkesin hareketlilik olanaðýna eriþmesi ile sosyal ve ekonomik faaliyetler artacaktýr. Yolcu km ve ton km olarak taþýma hacmi iki katýn üzerinde artacaktýr. Kent ve ulaþtýrma planlamasý çalýþmalarý tüm paydaþlarý kapsayan, katýlýmcý ve þeffaf yöntemlerle entegre edilecektir. Akýllý kentsel geliþme planlarý ve uygulamalarý ile hareketlilik gereksinmeleri yönlendirilecektir. Bütün kilit paydaþlarý kapsayan, kapsamlý ve entegre hareketlilik yöntemleri ile ulaþtýrmadaki ölümler sýfýra yaklaþacak, olumsuz çevresel etkiler önemli ölçüde azalacaktýr. Taþýt verimliliði artacak; elektrikli taþýtlar, hafif malzemeden yapýlmýþ yakýt verimliliði çok yüksek uçaklar kullanýlacaktýr. Yolcu ve yük taþýmacýlýðýnda, teknolojik geliþmelere paralel olarak, daha küçük ve hafif ticari taþýtlar, yakýt verimliliði yüksek çekim sistemleri ve karbon salýmý az yakýtlar (sürdürülebilir bioyakýtlar, hidrojen, düþük karbon salýmlý kaynaklardan saðlanan elektrik gibi) kullanýlarak sera gazý salýmlarý yolcu taþýmacýlýðýnda %80, yük taþýmacýlýðýnda %50 azalacaktýr. NOx ve partikül salýmlarý hemen hemen ortadan kalkacaktýr. Elektrikli ve hibrid elektrikli taþýtlarýn pazardaki payý artacaktýr. 56
57 Politikalar bu tür teknolojilerin geliþtirilmesini ve kullanýlmasýný hýzlandýracaktýr. Karar vericiler, planlamacýlar, kentliler ve sanayi arasýndaki yakýn iþbirliði ile yolcu ve yük taþýmacýlýðý talebindeki artýþlarý karþýlamak üzere planlý altyapý yatýrýmlarý yapýlacak ve ulaþtýrma altyapýsý iyileþtirilecektir. Akýllý iletiþim teknolojileri ile taþýtlarý ve altyapýyý birbirine baðlayan AUS kullanýmý sayesinde özel ve toplu taþýmacýlýðýn hýzý, verimliliði ve güvenilirliðini artacaktýr. Kentlilerin eko-verimlilik konusunda bilinçlenmesi ve gerçek zamanlý biliþim sistemlerinin kullanýlmasýyla, insanlar hem kendi araçlarýný daha verimli biçimde kullanacak hem de ulaþtýrma türü tercihlerini doðru yapmalarý mümkün olacaktýr. Karayolu trafiði daha güvenli hale gelecektir. Ýlk on yýlda karayollarýnda ölümleri sýfýra indirmek için tüm otomobillerde en son güvenlik teknolojileri kullanýlacak, gerekli altyapý hazýrlanarak, sürücüler için güvenlik önlemlerini ortaya koyan küresel vizyon geliþtirilecektir. Büyük kentlerde trafik güvenliði konseyleri kurulacaktýr. Küresel olarak kýrsal kesimde yaþayan 1 milyar insanýn ulaþtýrma sistemlerine eriþimi mümkün olacaktýr. Bu eriþimin saðlanmasý için iþ dünyasý uygulamalarýný teþvik eden politikalar uygulanacaktýr. Enerji verimliliði yüksek araç teknolojileri, temiz yakýtlar, iklim ve enerji güvenliði konularýnda AR-GE çalýþmalarý hýzlanacaktýr. Hükümetler en iyi uygulamalarý paylaþacak, veri toplanmasý ve standart oluþturma konusundaki çabalarý harmonize edeceklerdir. Özellikle geliþmekte olan ülkelerde ve yükselen ekonomilerde, toplumun tüm kesimlerinin yukarýda sýralanan olasý geliþmelerden yararlanabilmeleri için ekonomik refahýn topluma yayýlmasý ve bölgesel geliþmiþlik farklarýnýn en aza indirilmesi yaþamsal önem taþýmaktadýr. Aksi takdirde, geliþen teknolojik olanaklara, mal ve hizmetlere eriþme ve bunlarý ödeyebilme olanaðý olmayan geniþ toplum kesimlerinin yaþamlarýný sürdüreceði plan dýþý kent alanlarýnda, bugün olduðu gibi, denetim dýþý ulaþým sistemleri ve araçlarý yaygýnlaþacaktýr Riskler ve Fýrsatlar Ýklim deðiþikliði etkileri, kaynak kýsýtlarý, teknolojik yenilikler ya da kamu hizmetleri üzerindeki maliyet baskýlarý gibi gelecekteki eðilimler, kentlerdeki iþ dünyasýna bir dizi fýrsatlar ve riskler sunacaktýr. Gelecekte, fiziksel hareketliliðe sayýsal (sanal) alternatifler saðlayan (iþ, alýþveriþ ve eðlence amaçlý) fýrsatlarýn olacaðý hemen hemen kesindir. Günümüzdeki kentsel otomobil paylaþým gruplarý gibi, kiþisel hareketlilik konusunda yeni iþ modelleri ortaya çýkacaktýr. 57
58 Ofis alanlarý ve alýþtýðýmýz çalýþma biçimleri deðiþecek, özel sektör katýlýmý geleneksel olarak kamu sektörü tarafýndan karþýlanan yeni alanlara doðru (toplu taþýma sistemleri ve ulaþtýrma altyapýsý) geniþleyecektir. Bazý öngörülere göre, tüm dünyada kentsel altyapý için 2030 yýlýna kadar 40 trilyon dolar yatýrým gerekecektir. Ýstanbul'da 2023 yýlýnda 461 km'lik raylý sistem aðýnýn tamamlanmasý için 27,1 milyar dolar yatýrým gerektiði hesaplanmýþtýr (JICA& ÝBB, 2008). Kentsel planlama, hareketliliði sosyo - ekonomik çevre ile entegre ederken, kentsel hareketlilik yeni ulaþým seçenekleri yaratarak ve yolculuk talebini azaltarak iþ fýrsatlarý sunacaktýr. Küresel pazarlarý geniþletmek için daha verimli taþýtlara gerek duyulacaktýr. AUS, kullanýcýlara bekleme zamanlarýný en aza indiren entegre bir ulaþým sistemi saðlayacaktýr. Tüketiciler ulaþým kararlarý için doðru bilgilendirmeye ihtiyaç duyacaktýr. Bu doðrultuda 2050 yýlýna doðru Türkiye'nin kentsel ulaþtýrma hedeflerini gerçekleþtirmesinin önünde bazý engeller olabilecektir. Öte yandan bu süreç fýrsatlarý da beraberinde getirecektir. Aþaðýda söz konusu tehdit ve fýrsatlar özetlenmektedir. Riskler: Teknoloji üretiminin sýnýrlý kalmasý Rekabette büyük oyuncular bulunmasý Trend öngörülerinde yanýlsamalar olmasý AR-GE çalýþmalarýnýn yetersiz kalmasý Gelir daðýlýmý ve bölgesel geliþmiþlik farklýlýklarýnýn büyük olmasý Katýlýmcý ve þeffaf yönetim konusunda isteksizlik ve direnç olmasý Kente iliþkin konularda toplumsal farkýndalýk ve bilinç eksikliðinin giderilmemesi Fýrsatlar: Turizm cazibesinin artmasý Enerji kaynaklý risklerin azalmasý Ulaþtýrma altyapý yatýrýmlarý ve iþletmesinde özel kesimin payýnýn artmasý Girdi maliyetlerinin azalmasý Ulaþtýrma altyapýsýnýn geliþtirilmesi Büyük kentlerde raylý sistem aðlarýnýn yaygýnlaþtýrýlmasý Alým gücünün artmasý Geri kazaným vb. geri dönüþüm sektörlerinde büyük artýþ görülmesi Yenilenebilir enerji sektöründe sýçrama olmasý AR-GE ve inovasyonda geliþme ve istihdamýn artmasý 58
59 5 B Ö L Ü M ENERJÝ
60
61 5. ENERJÝ Mevcut Durum Küresel Eðilimler 2050 yýlýna kadar iklim deðiþikliði ile ilgili gerekli tedbirlerin alýnmamasý halinde, dünyanýn 4-6 derece ýsýnacaðý öngörülmektedir. Bu ýsýnmanýn sonucu olarak kuraklýk, ormansýzlaþma, çölleþme, susuzluk ve sel gibi doðal felaketlerin artmasýyla küresel ekonominin yýllýk ortalama %5 küçülmesi beklenmektedir. Türkiye, bulunduðu coðrafya itibari ile iklim deðiþikliðinin etkilerine karþý son derece kýrýlgan bir ülke durumundadýr. Ýklim deðiþikliðinin etkilerine önlem almanýn maliyeti ise, yýllýk GSYH'nin %1'i olarak hesaplanmaktadýr. Küresel eðilimlere ve ülkenin ekonomik büyümesine paralel olarak emisyonlarýn yükselmesine sebep olan ana faktör yüksek enerji talebidir. Enerji talebinin özellikle geliþmekte olan ülkelerin büyümesiyle paralel bir þekilde gelecek yýllarda da düzenli olarak artmasý beklenmektedir. Uluslararasý Enerji Ajansý tahminlerine göre, 2030'daki enerji talebi 2006 verilerine göre ortalama %1,6 yýllýk büyüme ile %45 artacaktýr. Bu artýþ, iklim deðiþikliði ile küresel mücadeleyi olumsuz yönde etkileyecektir. Çevre ve iklim deðiþikliði politikalarýnýn iþ dünyasý açýsýndan önemi rekabet gücünün çevreyle dost bir anlayýþla saðlanmasýdýr. Ancak, düþük karbonlu ekonomiye geçiþ iyi planlanmadýðý takdirde sunulan fýrsatlar tehdit ve maliyetlere dönüþebilecektir. Son yapýlan çalýþmalara göre emisyon azaltmanýn yýllýk küresel maliyetinin 200 milyar dolar olacaðý tahmin edilmektedir (TC. Maliye Bakanlýðý, 2010). Bu durumda özellikle geliþmekte olan ülkelerin düþük karbonlu kalkýnma plan ve stratejileri geliþtirerek teknoloji ve yatýrýmlarýný hýzlandýrmalarý gerekmektedir. Bu süreci daha doðru planlayýp kendi lehine kullanabilen geliþmekte olan ülkeler ise "Temiz Kalkýnma Mekanizmalarý" ile mevcut sistemden belirli bir kazanç saðlayabilmiþlerdir. Bu doðrultuda, Amerika'dan sonra en fazla sera gazý emisyonuna sahip ikinci ülke konumunda olan Çin, baþta edindiði doðru konum sayesinde, 2010 yýlýnda 41.8 GW'lýk kurulu güce ulaþarak rüzgar enerjisi sektöründe küresel lider konumuna gelmiþtir. Ayrýca Çin, yenilenebilir enerji, enerji verimliliði ve karbon yoðunluðunda 2020 yýlý için hedeflerini belirlemektedir. Baþta geliþmekte olan ülkeler olmak üzere, enerjinin çevreye olan etkileri göz önünde bulundurularak "sürdürülebilirlik" çerçevesi içerisinde ekonominin daha az "karbon yoðun" olarak büyümesi temin edilmelidir. Sürdürülebilir kalkýnma vizyonu ile kýsa vadeli maliyetlere 6 Enerji bölümü TÜSÝAD Genel Sekreter Yardýmcýsý Hale Altan Ocakverdi tarafýndan Sanayi, Hizmetler ve Tarým Bölüm Sorumlusu Fatih Tokatlý, Uzman Mehmet Evren Eynehan ve Uzman Yardýmcýsý Mýsra Özkuþ'un katkýlarýyla hazýrlanmýþtýr. 61
62 katlanýlarak uzun dönemli faydalara ulaþýlabilir. Baþta sanayi olmak üzere sektörlerin rekabet gücünü artýrabilmek için, kaliteli enerjinin uygun fiyattan temin edilebilmesi ve verimli kullanýlabilmesi gerekmektedir Türkiye'nin Durumu BM öncülüðünde imzalanan küresel ýsýnmaya yönelik hükümetler arasý ilk çevre sözleþmesi olan Ýklim Deðiþikliði Çerçeve Sözleþmesi 1994 yýlýnda yürürlüðe girmiþtir. Kyoto Protokolü söz konusu sözleþmenin küresel ýsýnmayla mücadele etmeyi hedefleyen protokolü olarak 1997'de kabul edilmiþ ancak yürürlüðe girmesi 2005 yýlýný bulmuþtur. Türkiye, Ýklim Deðiþikliði Çerçeve Sözleþmesi içerisinde yanlýþ konumlandýrýlmasýndan dolayý iklim deðiþikliði konusunda ülke içinde ve dýþýnda pozisyon almakta gecikmiþtir. Kyoto Protokolü'ne 2009 yýlýnda üye olan Türkiye'nin söz konusu protokolü TBMM'de onaylamasý, ilk taahhüt döneminin baþlamasýndan sonraki bir tarihte gerçekleþtiði için, dönemi için öngörülen sera gazý emisyon kýsýtlamalarý ve dengeleme hedeflerini benimseme yükümlülüðü bulunmamaktadýr. Türkiye'nin sosyal ve ekonomik refahýný sürüdürülebilir kýlmak için düzenli olarak yýllýk %5-6 büyümesi gerekmektedir. Bu baðlamda, Türkiye, emisyonlarý kontrol altýna alýr ve azaltýrken, ekonomik ve sýnai kalkýnmasýný sürdürme noktasýnda zorlu bir denklemle karþý karþýyadýr. Türkiye, sera gazý emisyonlarý itibariyle dünyada %1'lik pay ile 23. sýradadýr. TÜÝK verilerine göre yýllarý arasýnda nüfus artýþý ve yoðun sanayileþme süreci sebebiyle Türkiye'nin sera gazý emisyonlarý %97,9 artmýþtýr yýlý itibarýyla sera gazý emisyonlarýnýn %75,3'ü enerji sektörü, %9,2 atýk sektörü, %8,6'sý endüstri prosesleri kaynaklýdýr. Enerji kaynaklý CO 2 emisyonlarýnýn sektörel daðýlýmý incelendiðinde ise toplam CO 2 emisyonunun %38'inin enerji üretiminden, %20'sinin sanayinin enerji tüketiminden, %17'sinin ulaþtýrma sektöründen, geri kalan %25'inin ise diðer sektörlerdeki enerji tüketiminden kaynaklandýðý gözlemlenmektedir (TÜÝK, 2009). 62
63 Þekil 5.1 Sektörlere Göre Toplam Sera Gazý Emisyonlarý (milyon ton CO 2 eþdeðeri) Türkiye'de enerji tüketimi yýllar içerisinde artan bir seyir izlemiþtir döneminde birincil enerji tüketimi yýllýk ortalama %4,3 artarken 2008 yýlýnda ülkemizin toplam enerji tüketimi 106,3 MTEP, üretimi ise 29,2 MTEP olarak gerçekleþmiþtir. Yapýlan projeksiyonlara göre enerji tüketiminin, 2020 yýlýna kadar olan dönemde de yýllýk ortalama %4 oranýnda artmasý beklenmektedir ( Enerji tüketimimizin yaklaþýk %70'i ithalat edilen fosil yakýtlar tarafýndan karþýlanmaktadýr. Enerji kaynaklarýný çeþitlendirmeye, sera gazý emisyonlarýný azaltmaya ve eþzamanlý olarak ekonomik büyümeye odaklanan bir ülkede, enerji üretiminde ithalata baðýmlý yakýtlarýn %70 düzeyinde kullanýlmasý sürdürülebilir deðildir. Türkiye'de enerji üretiminin ana kalemi olan 45 GW'lik elektrik üretimi kurulu gücünün %60,4'ü fosil yakýtlara dayalýdýr. Enerji üretimine kaynaklar açýsýndan bakýldýðýnda, 2009 yýlý itibariyle, toplam elektrik üretiminin % 48,6'sýnýn doðalgazdan, %28,3'ünün kömürden, %3,4'ünün sývý yakýtlardan ve sadece %19,5'inin yenilenebilir kaynaklardan saðlandýðý görülmektedir. Yenilenebilir enerji kaynaklarý içerisinde hidroelektriðin payý %95'tir (EÜAÞ, 2009). 63
64 Hidroelektrik enerjisi dýþýnda diðer yenilenebilir enerji kaynaklarýnýn geliþtirilmesinin ancak siyasi iradenin gerekli politikalarý benimsemesi ve desteklemesi ile gerçekleþtirilebileceði görülmektedir Enerjide arz güvenliði Þekil 5.2 Kurulu Güç Kapasitesi (MW) Þekil 5.3 Elektrik Enerjisi Üretimi (GWh) Kaynak: T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlýðý Kaynak: T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlýðý Türkiye'de enerjide arz güvenliði ile temiz enerji saðlanmasý arasýnda hassas bir denge bulunmaktadýr. Doðalgaz görece daha temiz ancak ithalata baðýmlý bir alternatif sunmaktadýr. Düþük karbonlu ekonomiye geçiþ ile daha az örtüþen termik santraller ise ülkemiz arz güvenliði açýsýndan önemli bir yer teþkil etmektedir. Bunlar ayrýca görece daha ucuz enerji de saðlayarak ekonominin rekabet gücünü artýrmaktadýr. Düþük karbonlu ekonomiye geçiþ potansiyelimizi deðerlendirirken, yeni kurulacak kömür santrallerinin yüksek verimli þekilde tasarlanmasý, mevcut santrallerin de teknolojilerinin yenilenerek daha verimli çalýþmalarýnýn saðlanmasý ülkemiz açýsýndan bir politika tercihi olarak benimsenmelidir. 64
65 Planlanan elektrik üretimi yatýrýmlarýnýn büyük bir kýsmýný hidrokarbon yakýtlar oluþturmaktadýr. Özellikle kömürün ek yatýrýmlar içerisinde %29'luk yüksek payý, karbon yoðun bir yakýt olmasýna karþýlýk arz, güvenliðimiz için bir alternatif saðladýðýna iþaret etmektedir. Hali hazýrda ülkemizde kömürün elektrik üretimindeki kullanýmý, AB-27'nin %27'lik seviyesine paraleldir. Dolayýsýyla, sera gazý emisyonlarýný azaltmak açýsýndan önemli olan politika, kömür için temiz teknolojiler geliþtirmek ve termik santrallerin teknolojilerini iyileþtirmektir. Enerjide arz güvenliðinin saðlanmasý düþük karbonlu ekonomiye geçiþ süreci ile birleþtiðinde "yenilenebilir enerji kaynaklarýnýn" önemi daha da artmaktadýr. 18/5/2009 tarih ve 2009/11 sayýlý YPK kararý ile kabul edilen "Elektrik Enerjisi Piyasasý ve Arz Güvenliði Strateji Belgesi" uyarýnca yenilenebilir enerji kaynaklarýnýn elektrik üretimi içerisindeki payýnýn 2023 yýlýnda en az %30 olmasý bir hedef olarak belirlenmiþtir. Söz konusu hedef, AB'nin "yenilenebilir enerji kaynaklarý" tanýmýna girmeyen büyük hidroelektrik santralleri de içermektedir. Söz konusu hidroelektrik santrallerinin çevre dostu bir vizyonla gerçekleþtirilmesi gerekmektedir. Hidroelektrik enerji potansiyelimizin tamamýnýn 2020'li yýllarda kullanýlmýþ olacaðý öngörülmektedir. Bir baþka deyiþle; 2020'li yýllara geldiðimizde bugünkü kurulu gücümüzün yaklaþýk %32'sini oluþturan hidroelektrik santrallerinde teknik ve ekonomik potansiyel tamamen kullanýma girmiþ olacaktýr. Bu durumun bilincinde olarak yenilenebilir enerji kaynak yatýrýmlarýnýn çeþitlendirilmesi gerekmektedir yýllarý arasýnda lisansý verilmiþ yenilenebilir enerji yatýrýmlarý rüzgar enerjisi için MW ve hidroelektrik santraller için yaklaþýk MW düzeyindedir. Rüzgar enerjisi için kurulu gücün yaklaþýk %6'sýna denk gelen bu rakam, desteklendiði takdirde elektrik üretiminde yenilenebilir enerji kaynaklarýnýn payýnýn artýrýlabileceðinin de bir göstergesidir. Söz konusu MW'lýk yenilenebilir enerji yatýrýmý, adet bazýnda 2003'ten bu yana verilen 672 elektrik üretim lisansýnýn %86'sýný oluþturmaktadýr ( Þekil 5.4 Ýnþasý Devam Eden ve Lisansý Verilmiþ Üretim Kapasitesi (MWh) Diðer Termik 2042,3 Doðal Gaz 6379,5 Linyit 1730,0 Kömür 6013,7 2535,1 Hidrolik 14335,8 Kaynak: EPDK Jeotermal 133,0 Rüzgar111,8 65
66 Yenilenebilir enerji kaynaklarýnýn kullanýmýný arttýrmak için yatýrým ortamýnýn geliþtirilmesi çok önemlidir. Bu baðlamda belirli adýmlar atýlmýþtýr yýlýnda 5346 Sayýlý "Yenilenebilir Enerji Kaynaklarýnýn Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlý Kullanýmýna Ýliþkin Kanun" (Yenilenebilir Enerji Kanunu) kabul edilmiþtir sayýlý Yenilenebilir Enerji Kanunu ile yenilenebilir enerji kaynaklarýndan elektrik üretenlere çýktýlarýný þebekeye satýþ tarifesince (feed-in-tariff system) belirlenen fiyat olan Eurocent'ten satmalarý saðlanmýþtýr. Ancak, ürünlerin spot piyasada veya ikili anlaþmalarla satýþýnýn saðlanmasý ile üreticiler, satýþ tarifesi yerine spot piyasada satýþ gerçekleþtirmeyi daha rekabetçi bulmaktadýrlar. Bu sebeple rekabetçi fiyatlarýn altýnda kalan söz konusu tarifeden bir destek mekanizmasý olarak yararlanýlmamaktadýr yýlýnýn sonunda "Yenilenebilir Enerji Kaynaklarýnýn Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlý Kullanýmýna Ýliþkin Kanunda Deðiþiklik Yapýlmasýna Dair Kanun Teklifi" kabul edilmiþtir. Bahse konu Kanun ile kabul edilen tarifeler de piyasa için sektörün rekabet gücünü artýrmaya yönelik güçlü bir sinyal vermemektedir. Söz konusu tarifeler, ülkemizin, özellikle güneþ enerjisinde coðrafi konumu itibari ile sahip olduðu güçlü potansiyelini gerçekleþtirmesini teþvik etmemektedir. Ayrýca yenilenebilir enerji kaynaklarýný desteklemeye yönelik yayýmlanmasý planlanan yönetmeliklerin ivedilikle çýkartýlmasý da sektörün arzu edilen yatýrýmlarý gerçekleþtirmesinde kritik öneme sahiptir 'ye Doðru Türkiye, önümüzdeki dönemde sürdürülebilir kalkýnma ilkeleri çerçevesinde oluþturulmuþ yeni bir ekonomik düzende rekabet etmek durumunda kalacaktýr. Bu yeni düzende ekonomik büyüme, enerjide arz güvenliðinin saðlanmasý ve iklim deðiþikliði ile mücadele gibi birbiriyle iç içe geçmiþ konularda küresel çözüm arayýþlarýný ön plana çýkacaktýr. Küresel enerji talebi artarken, iklim ve enerji politikalarý uzun dönemli, pazar odaklý, uygun maliyetli, yenilikçiliðe ve yeni teknolojilerin ticarileþmesine uyumlu olmalýdýr. Arzu edilen 2 derecelik sýcaklýk artýþý (450 ppm) senaryosuna göre, yenilenebilir kaynaklar, nükleer santraller ve karbon yakalama ve depolama teknolojisi kullanýlan termik santraller 2030'da, þu anki %44'lük paylarýný ortalama iki katýna çýkartarak, Avrupa'da üretilen enerjinin %80'ini üretiyor olacaktýr. Bu senaryo 10,5 trilyon dolar ek küresel yatýrým gerektirmektedir Türkiye nin Durumu Geliþen bir piyasa ekonomisi olan Türkiye'de enerji tüketimi ekonomik daralmada GSYH'dan daha düþük bir hýzla azalmakta, ekonomik geniþlemede ise GSYH'dan daha hýzlý bir þekilde artmaktadýr. 66
67 Þekil 5.5 GSYH ve Elektrik Talebi Artýþý Kaynak: TEÝAÞ, TÜÝK Bu doðrultuda, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlýðý'nýn 2005 yýlý öngörüleri, sadece elektrik sektöründe 2020 yýlýna kadar %150 oranýnda ve yaklaþýk 100 milyar dolar olmak üzere ek kapasite yatýrýmlarýna ihtiyaç duyulduðu yönündedir. Toplam yatýrýmlarýn mali karþýlýðý ise yaklaþýk 130 milyar dolar olarak öngörülmektedir. Tablo 5.1 Enerji Sektörü Yatýrým Ýhtiyaçlarý Projeksiyonu, Sektörler Yatýrým (M$) TOPLAM 128,574 Kaynak: ETKB TEÝAÞ'ýn projeksiyonlarý doðrultusunda, Türkiye'nin arzu edilen ekonomik büyüme seviyesinde, dönemi için enerji talebinin yýllýk ortalama %6,4 artacaðý kabul edilmektedir (Referans senaryo 2). Söz konusu öngörü uyarýnca, 2014 yýlý itibarý ile enerji talebi karþýsýnda iþletmede, inþa halinde ve lisans almýþ olan projeler baþa baþ noktasýna gelmekte, bu seneden sonra talebin karþýlanabilmesi için ek kapasite yatýrýmlarýna ihtiyaç duyulmaktadýr. 67
68 Þekil 5.6 Enerji Talebi ve Kurulu Güç Projeksiyonlarý Kaynak: TEÝAÞ 2020 yýlýnda yaklaþýk MW olmasý planlanan kurulu güç kapasitesi için inþaat dönemi faizi hariç toplam yatýrým tutarý 53,2 milyar dolar olarak hesaplanmýþtýr. Bu harcamalarýn dönemlere daðýlýmý ise: dönemi için toplam 5,6 milyar dolar veya yýlda ortalama 1 milyar dolar dönemi için toplam 20,1 milyar dolar veya yýlda ortalama 4 milyar dolar dönemi için toplam 27,5 milyar dolar veya yýlda ortalama 5,5 milyar dolar olarak öngörülmektedir. Büyük bir kýsmý özel sektör tarafýndan gerçekleþtirilmesi düþünülen söz konusu yatýrým planý, belirli politikalar ile desteklendiði takdirde, sektör için önemli fýrsatlar sunmaktadýr. Bu nedenledir ki, devlet tarafýndan geliþtirilen söylem özel sektör tarafýndan da dikkate alýnmýþ ve özel sektör fýrsat verildiði ölçüde piyasada güçlü bir oyuncu konumuna gelmiþtir. Ancak, enerji fiyatlarýnýn rekabetçi ve maliyetleri yansýtan bir þekilde belirleneceði bir ortamýn tesisi, söz konusu yatýrýmlarýn yapýlabilmesi için bir önkoþuldur. Rekabetçi bir piyasa yapýsýnýn tesisi için sektörün liberalizasyonu ve bu süreç içerisinde de enerji sektöründe öngörülebilirliði saðlayacak düzenlemelerin hayata geçirilmesi þarttýr. 68
69 Yatýrým ortamýnýn geliþmesi, sektörün liberalleþmesini ve özel sektör yatýrýmlarýnýn artmasýný saðlayacaktýr. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlýðý'nýn koyduðu hedeflere ulaþýlmasý ve arzu edilen yatýrýmlarýn saðlanmasý özel sektörün katkýsý olmadan mümkün deðildir. Bu yüzden tüm paydaþlarýn, ülkenin yenilenebilir enerji potansiyelini gerçekleþtirecek yatýrýmý saðlayacak uygulanabilir politika çözümlerinin bulunmasý için karar verme sürecine dahil olmalarý önemlidir Enerji borsasý Enerji piyasalarýnýn liberalizasyonu sürecindeki gecikmeler, Türkiye'nin gelecekte enerji arzý konusunda sýkýntý yaþamasýna yol açabileceði gibi neden olduðu olumsuz sinyallerden dolayý baþta doðrudan yabancý yatýrým giriþleri olmak üzere yatýrým sürecini de yavaþlatmaktadýr. Rekabete dayalý bir yapýnýn tesis edildiði, iyi iþleyen bir elektrik piyasasýnýn en önemli unsuru, maliyetlerin þeffaf ortamda oluþtuðu, güvenilir ve iþlevsel bir fiyat mekanizmasýdýr. En büyük ithalat kaleminin enerji olduðu ülkemizde enerji borsasýnýn kurulmasý söz konusu ortamýn tesisini saðlayacak bir yapýdýr. Enerji borsasýnýn kurulmasý, güvenilir ve iþlevsel fiyat mekanizmasýný tesis edecek, tedarikçiler ve enerji tüketicileri için deðiþik seçenekler sunacak, kaynak çeþitliliðini artýracak ve arz güvenliðinin saðlanmasýna katkýda bulunacaktýr. Türkiye'de enerji borsasýnýn kurulmasý vasýtasý ile doðru iþleyen bir enerji piyasasýnýn oluþturulmasý, ülkemizin çevre ülkelere nazaran ölçek avantajýný ve coðrafi konumunu kullanarak Güney Doðu Avrupa Enerji Piyasalarýnda, Almanya'nýn Kýta Avrupasý'ndaki rolüne benzer merkez bir rolü de elde edebilmesine olanak verecektir. Türkiye'nin bu rolü üstlenmesi için gerekli olan komþu ülkeler ile elektrik ve doðalgaz piyasalarýna baðlantýsý ve fiziki altyapýsý hazýrdýr. Ayrýca Türkiye Elektrik Sistemi, ENTSO-E Avrupa Kýtasý Senkron Bölgesi Þebekesine de baðlanmýþ bulunmaktadýr. Bu doðrultuda: Türkiye enerji piyasasýnda özelleþtirme sonrasýnda iyi iþleyen bir piyasanýn oluþturulmasý serbest piyasa için bir sonraki adýmdýr. Ýyi iþleyen bir piyasa, þeffaf ve güvenilir toptan satýþ fiyat mekanizmasýný saðlayarak, yerli ve yabancý üretici ve tedarikçileri, büyük enerji tüketicilerini ve sanayicileri, tüccarlarý, finans kuruluþlarýný ve diðer aracý kurumlar gibi çeþitli oyuncularý çekecektir. Elektrik üretiminde yeni yatýrýmcýnýn en büyük endiþesi elektrik satýþý ile ilgilidir. Bu durumda, spot ve ileri vadeli forward / future piyasalarýnýn kurulmasý ile Türkiye Elektrik Borsasý, tüm yatýrýmcýlara vadeli iþlemler ile riskten korunma için gerekli piyasayý oluþturacaktýr. 69
70 Tüm bu nedenlerden anlaþýlacaðý üzere, Türkiye'de 2020 yýlýna kadar iþleyen bir enerji borsasýnýn kurulmasý, benimsenmesi ve bölgesinde güven kazanmýþ olmasý sürdürülebilir kalkýnma açýsýndan elzemdir Yenilenebilir enerji kaynaklarý Sürdürülebilir kalkýnma için enerjiye kesintisiz ve rekabetçi bir þekilde ulaþmanýn öneminin yaný sýra, sera gazý salýmlarýnýn önemli bir bölümünün enerji sektörü kaynaklý olmasý sebebi ile enerjinin hangi kaynaklardan saðlandýðý da dikkate alýnmasý gereken bir husustur. Bilindiði üzere AB 2020 yýlýnda enerji verimliliðini %20 artýrmayý, enerji üretiminin %20'sini yenilenebilir enerji kaynaklarýndan saðlamayý ve sera gazý salýmlarýný %20 azaltmayý hedefleyen paketini 2007 yýlýnda açýklamýþtýr. Bu paketle birlikte, AB hem iklim deðiþikliði ile mücadele etmeyi, hem enerjide arz güvenliðini saðlamayý, hem de rekabetçiliðini güçlendirmeyi hedeflemektedir. Yenilenebilir enerji kaynaklarýnýn toplam enerji daðýlýmýndaki payýnýn %20'ye ulaþacak olmasý düþük karbonlu ekonomiye geçiþte denklemin önemli bir parçasýný oluþturmaktadýr. Türkiye için 2020 yýlýna kadar her yýl sisteme ilave edilecek toplam MW'lýk kapasitenin yakýt cinslerine göre daðýlýmý Þekil 5.7'de görülmektedir döneminde yeni ilave edilen kapasitenin büyük bir kýsmýnýn linyit ve doðal gaz yakýtlý santraller olmasý sebebiyle toplam elektrik enerjisi üretimi baþýna düþen CO 2 emisyonlarý artmakta, 2014 yýlýndan itibaren ise azalmaktadýr ve 2020 yýllarýnda yeni linyit kapasitesinin ilave edilmesiyle CO 2 emisyonlarý yeniden artmaya baþlamaktadýr. Bu ek kapasitenin daðýlýmýnýn farklýlaþtýrýlmasý, yenilenebilir ve alternatif kaynaklara yöneltilmesi ise özellikle özel sektör için yaratýlacak fýrsat ve destekler ile birebir iliþkilidir. Bu doðrultuda, sera gazý salýmlarýnýn azaltýlabilmesi için söz konusu kaynaklarýn paylarýnýn enerji politikalarý ile þekillendirilmesi gerekmektedir. Þekil 5.7 Kapasite Ýlavesinin Yakýt Cinslerine Göre Daðýlýmý Kaynak: TEÝAÞ 70
71 Halihazýrda lisanslý rüzgar projelerinin %22'si ve lisanslý hidroelektrik projelerinin %8'i üretimdedir. Yenilenebilir enerji kaynaklarýna yapýlan yatýrýmlarýn artmasýyla fosil yakýtlar üzerindeki küresel fiyat dalgalanmalarýnýn ulusal ekonomiye etkisi de azalacaktýr. Zorlu bürokratik süreçler ve finansman bulma zorluðu gibi faktörler ise, yenilenebilir enerji kaynaklarý için yatýrým ortamýný aksatmaktadýr. Bu doðrultuda, yenilenebilir enerji mevzuatýnýn deðiþtirilmesi, yenilenebilir enerji yatýrýmlarýnýn Elektrik Enerjisi Piyasasý ve Arz Güvenliði Strateji Belgesi ile hedeflenen seviyeye gelmesi için kritik öneme sahiptir. Þekil 5.8 Türkiye deki Yenilenebilir Enerji Kaynaklarý TEÝAÞ, Aralýk Elektrik Enerjisi Piyasasý ve Arz Güvenliði Strateji Belgesi 3 EÝEÝ Genel Müdürlüðü 4 Türkiye Jeotermal Derneði Kaynak: Danýþman, Ahmet Ümit, Küresel Kriz Sonrasý Düþük Karbonlu Enerji Sistemine Geçiþte Fýrsatlar ve Tehditler Sunum, 9 Aralýk ABD'nin baþý çektiði G20 ülkelerinden 13'ü 2008 yýlýnda baþlayan küresel daralmada yeþil finansman paketi açýklamýþtýr. Bu paketlerin dýþýnda söz konusu dönemde yenilenebilir enerjiye teþvik veren ülkelerin sayýsý da oldukça yüksektir. Türkiye'nin 8 Ocak 2011 tarihinde yürürlüðe giren "Yenilenebilir Enerji Kaynaklarýnýn Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlý Kullanýmýna Ýliþkin Kanunda Deðiþiklik Yapýlmasýna Dair Kanun" ise yenilenebilir enerjinin piyasa koþullarýnda rekabet edebilmesi için gerekli þartlarý oluþturmakta yetersiz kalmaktadýr. Türkiye, yenilenebilir enerji yatýrýmý, alým garantisi ve tarifelerin yetersizliðinden dolayý uluslararasý kredilere uyumlu olmak için gereken ayrýntýlý raporlama iþlemleriyle karþý karþýyadýr. Finansal araçlarýn pazar gereksinimlerini saðlayacak düzenlemeler uygulamaya alýnmalýdýr. Yenilenebilir Enerji Kanunu, teknolojik çeþitlendirme ve maliyet bazlý elveriþlilik analizine göre güncellenmelidir. Bu tarz bir mevzuat deðiþikliði yenilenebilir enerji yatýrýmlarýný destekleyecektir. Enerji sektörüne saðlanacak destekler 2012 sonrasý geliþtirilecek uluslararasý mekanizmalar ile de paralel olmalýdýr. Ayrýca söz konusu Kanun'un ikincil mevzuatý da ivedilikle çýkartýlmalýdýr. Üretici tarafýndan yenilenebilir enerji yatýrýmlarýný destekleyecek politikalarýn üretilmesinin yaný sýra, tüketici politikalarýnýn þekillendirilmesi de yenilenebilir enerji kaynaklarýnýn toplam enerjideki payýnýn artýrýlmasý açýsýndan önem taþýmaktadýr. 71
72 Tüketicilere yönelik olarak, kullanýlan enerjinin yenilenebilir kaynaklarla üretildiðini gösteren yeþil sertifikalarýn Türkiye'de uygulanmasý, yenilenebilir enerji üretim ve tüketiminin teþvik edilmesi açýsýndan büyük önem arz etmektedir. Bu doðrultuda, yenilenebilir enerji kaynaklarýna dayalý üretim tesisleri için üretim lisansýna sahip tüzel kiþilerin yeþil sertifika (YEK belgesi) kullanýmýna iliþkin usul ve esaslarýn belirlenmesi gerekmektedir. Bu denklemin içerisinde nükleer enerjiyi, özellikle de son dönemde yaþanan tartýþmalarý göz önünde bulundurarak ayrý bir yerde deðerlendirmek gerekir. Türkiye'nin kurulu güç kapasitesinin halihazýrda yaklaþýk 45 GW olduðu düþünüldüðünde, MW'lýk iki nükleer santralin ülkemizin enerji talebini karþýlamak açýsýndan önemi açýktýr. Ancak, Japonya'da yaþanan felaket sonrasý, nükleer santrallarda ortaya çýkan sorunlar, nükleer enerji konusunun salt bir enerji açýðý sorununa indirgenemeyeceðini de göstermiþtir Riskler ve Fýrsatlar Enerji sektöründe liberalleþme için gerekli koþullar saðlandýðý takdirde, halihazýrda büyüme eðiliminde olan sektör, Türkiye'nin yenilenebilir enerjide var olan potansiyelini de gerçekleþtirebilecek þekilde 2050 yýlýna kadar iþ dünyasý için çeþitli yatýrým olanaklarý ve fýrsatlar sunacaktýr. Fiyatlarýn maliyetleri yansýtmasý, sektörde uzun vadeli ikili anlaþmalarýn yapýlabilmesini de mümkün kýlacak, bununla birlikte doðrudan yabancý yatýrýmlar için de daha cazip hale gelecektir. Bu yapýlanma ayný zamanda Türkiye içerisinde bölgeye yönelik bir enerji borsasý kurulmasýný da mümkün kýlacak, Türkiye'nin bölgedeki rolünü hem finansal hem de siyasi açýdan güçlendirecek önemli fýrsatlar doðuracaktýr. Enerji sektörünün sürdürülebilir büyümesini saðlayacak bu geliþmeler ile sektörün toplam sanayi içerisindeki aðýrlýðý artacak ve bununla birlikte diðer sektörler (imalat, ulaþým, inþaat, finans vb.) ile olan ileri - geri baðlantýlarý sayesinde ekonomi genelinde üretim artýþýna önemli katký saðlayacaktýr. 72
73 Hemen her sektör için bir girdi olarak kullanýlan enerji sektörünün verimliliðinin artmasý ile birim maliyetler gerileyecek ve dolayýsýyla karlýlýk artacaktýr. Yerli ve yenilenebilir enerjinin üretimdeki payýnýn artmasý daha dengeli bir kaynak yapýsý oluþturacaðýndan, dýþsal fiyat hareketleri nedeniyle oluþan belirsizlik azalacak ve iktisadi öngörülebilirlik artacaktýr. Bütün bu geliþmeler enerjinin hem ekonomi, hem de çevre açýsýndan önemine paralel olarak ülkemizin sürdürülebilirlik vizyonuna önemli katký saðlayabilecektir. Ancak, önümüzdeki yýllarda enerji sektöründe iþ dünyasýnýn beklediði geliþmelerin gerçekleþmemesi halinde, arzu edilen yatýrýmlarý çekmekte sorun yaþanabilecektir. Bu da yukarýda bahsedildiði üzere 2014 yýlýna gelindiðinde lisans almýþ ve inþasý tamamlanmýþ yeni projeler ile birlikte mevcut kurulu gücün talep ile baþa baþ bir noktaya geldiði senaryoda, ülkemizin enerji açýðý sorunu ile karþý karþýya kalabileceði anlamýna gelmektedir. Unutulmamalýdýr ki, en pahalý enerji olmayan enerjidir. Bu noktada, enerjide arz güvenliðinin saðlanmasý için hýzlý ama daha pahalý ve daha az temiz çözümler de üretilebilecektir. Bu durum, ülkemiz ve sürdürülebilir kalkýnma açýsýndan bir "kaybet - kaybet" durumuna da dönüþebilecektir. Önümüzdeki on yýllara güvenli, ekonomik ve temiz enerji kaynaklarý ile girmemiz mümkündür. Ancak, bu durum için kýsa vadede enerji sektöründe arzu edilen hedeflere yönelik olarak gerekli politika ve planlarýn yapýlmasý, bu planlara yönelik ilgili mevzuatýn oluþturulmasý ve bütün bu aþamalarda ve uygulamada siyasi iradenin saðlanmasý gerekmektedir. 73
74
75 6 B Ö L Ü M TÜKETÝM ALIÞKANLIKLARI VE ÜRETÝMDE ENERJÝ VE KAYNAK VERÝMLÝLÝÐÝ
76
77 6. TÜKETÝM ALIÞKANLIKLARI ve ÜRETÝMDE ENERJÝ ve KAYNAK VERÝMLÝLÝÐÝ Tüketim Alýþkanlýklarý Mevcut Durum Türkiye'deki tüketim alýþkanlýklarý 1970'lerde tutumlu, 1980'lerde hýzlý tüketim, 1990'larda ise yabancý markalara talep þeklinde deðiþken bir yapý sergilenmiþtir ekonomik krizinden sonra ise fiyatlara daha duyarlý bir tüketim tutumuyla beraber süpermarketler, ucuz ve büyük boy ürünleri ve ürün çeþitliliði sayesinde popüler hale gelmiþtir. Son yýllarda artan kentleþme, yükselen harcanabilir gelir seviyesi ve iþ yaþamýnda kadýn sayýsýnýn artmasý sayesinde perakendecilik sektörü özellikle büyük þehirlerde geliþmiþtir. Süpermarketler, etkileyici bir büyüme göstererek 2006 yýlýnda %35 oranýnda pazar payý elde etmiþtir ( Yaklaþýk 74 milyona ulaþan Türkiye nüfusunun %49'u 25 yaþ altýndadýr yaþ grubunda 18,8 milyon genç nüfus bulunmakta ve her yýl yaklaþýk 950 bin bebek dünyaya gelmektedir. Bu veriler göz önünde bulundurulduðunda, hane halký harcamalarýnýn lokomotifinin gençler ve çocuklar olduðu görülmektedir. Dolayýsýyla, Türkiye'de genç nüfus tüketimi canlandýrarak, üretimi de teþvik eden bir güce sahiptir. Þekil 6.1 Harcama Türlerine Göre Tüketim Harcamalarýnýn Daðýlýmý (TUÝK 2010 a ) Giyim ve ayakkabý Konut ve kira Gýda ve alkolsüz içecekler Ulaþtýrma Ev eþyasý Otel, lokanta, pastane Haberleþme Alkollü içecek, sigara ve tütün Çeþitli mal ve hizmetler Kültür, eðlence Saðlýk Eðitim hizmetleri Kaynak: TÜÝK, Tüketim Alýþkanlýklarý ve Üretimde Enerji ve Kaynak Verimliliði Bölümü Doç. Dr. Nilgün Cýlýz tarafýndan kaleme alýnmýþtýr. 77
78 2009 yýlý verilerine göre Türkiye genelinde hane halklarýnýn yaptýðý harcamalar içerisinde en yüksek payý %28,2 oranýyla konut ve kira harcamalarý almaktadýr. Konut ve kira harcamalarýný %23 ile gýda ve alkolsüz içecekler, %13,6 ile ulaþtýrma, %6,2 ile ev eþyasý, %5,2 ile otel, lokanta ve pastane, %5,1 ile giyim ve %4,1 ile alkollü içecek, sigara ve tütün harcamalarý takip etmektedir (TUÝK 2010 a ). Tüketimde ikinci sýrayý Türk halkýnýn gýda tüketim harcamalarý, %15-20 arasýndaki Avrupa ortalamasýndan yüksektir. Unlu mamullerin Avrupa'ya göre çok daha fazla tüketildiði Türkiye'de, un ve unlu mamuller sektörünün toplam gýda firmalarý içindeki payý %65 ile en yüksek orana sahiptir. Son yýllarda organize perakendeciliðin yaygýnlaþmasý ve net gelir seviyesinin yükselmesi ve buna ek olarak tam zamanlý iþlerde çalýþan kadýn sayýsýnýn artmasýyla, Türk tüketicilerinin tüketim tercihleri hazýr yemekler ve dondurulmuþ yiyecekler gibi paketlenmiþ ve iþlenmiþ gýdalara kaymýþtýr Çevre dostu ürünlere bakýþ açýsý Ülkemizde yeþil ürün pazarý gün geçtikçe büyümekte, bilinçli tüketiciler seçme þanslarý olduðunda yeþil ürün satýn almayý tercih etmektedir. Yapýlan araþtýrmaya göre Türk tüketicilerinin ortalama %65'i çevre konularýna özellikle duyarlýlýk gösterdiðini ve ürünlerin kaynaðýnýn etik olmasýna dikkat ettiðini belirtmektedir. Ýþ dünyasý ise yenilikçi ürün tasarýmlarý ve sorumlu pazarlama anlayýþýyla tüketici tercihlerini olumlu yönde etkileme yollarýna yönelmektedir (Deloitte, 2007). Yapýlan diðer bir araþtýrmaya göre tüketicilerin % 40'ý yeþil ürünleri tercih edeceðini söylemektedir, ancak seçenek sunulduðunda sadece % 4'ü bu tür ürünleri satýn almaktadýr. Tüketicilerin %58'i çevre dostu ürünlerin çok pahalý olduðunu, % 33'ü ise yeterince iþlevsel olmadýðýný düþünmektedir. Araþtýrma sonuçlarý, önümüzdeki yýllarda üreticilerin bu yargýlarý kýrmak için sürdürülebilir ve ekonomik ürün geliþimi konusunda teknoloji geliþtirmeleri gerektiðini göstermektedir (Trendwatching, 2011). Yeþil Bilgi Platformu tarafýndan yürütülen "Tüketim Alýþkanlýklarý ve Çevre" baþlýklý ankete katýlanlarýn %80,3'ü "Çevreci ürünler kullanýyor musunuz?" sorusuna "Evet" yanýtý vermiþtir. "Evet" diyenlerin tercih ettiði çevreci tüketim ürünlerinin baþýnda %37,3 ile organik gýda gelirken, temizlik ürünleri %23,9 ile ikinci sýrada yer almaktadýr. Ayrýca çalýþma, çevreci tüketim alýþkanlýklarýnýn, özellikle gelir ve eðitim seviyesi yüksek bir kitle tarafýndan sahiplenilmeye baþlandýðýný ortaya koymuþtur (Yesilbilgi, 2011). 78
79 Tüketicilerin çevreci ürünleri tercih edeceklerini belirtmelerine raðmen, fiyat ve iþlevsellik konusundaki kaygýlar nedeniyle, bu tercihlerini hayata geçirmedikleri görülmektedir. Diðer taraftan, çevre dostu ürünlere yönelme konusunun gelir ve eðitim seviyesi üst düzey olan tüketiciler tarafýndan daha dikkatle ele alýndýðýný ve iþ dünyasýnýn sorumlu bir yaklaþým ile tüketicileri olumlu yönde etkilemeye çalýþtýðýný ifade etmek mümkündür. Bu noktadan hareketle, tüketicilerin önyargýlarýný kýrabilmek için iþ dünyasýnýn daha iþlevsel ve daha düþük maliyetli teknolojilere ihtiyaç duyduðu görülmektedir. Kutu 6.1 Türkiye'de Organik Ürün Talebi Türkiye' de 1990 senesinde sadece 8 adet organik ürün üretilirken, organik ürüne talebin artmasýyla birlikte bu rakam 2006 senesinde 210 çeþide ulaþmýþtýr. Yapýlan araþtýrmaya göre Türkiye' de organik ürün satýn almada, taze meyve sebzeyi tercih edenlerin oraný %78 iken, bu oran kurutulmuþ meyve için %61, tahýl ürünleri için %56, süt ürünleri için %48, unlu mamuller için %30, bal, reçel ve çikolata gibi þekerli ürünler için %27, et ürünleri için %17, tekstil ürünleri için %16 ve bebek ürünleri için % 13'tür. Yapýlan projeksiyon ise, uzun vadede bu oranlarýn taze meyve sebze için %80'e, süt ve süt ürünleri için %75'e, unlu mamuller için %70'e, tekstil ürünleri için % 66'ya ve bebek ürünleri için %53'e ulaþacaðýný öngörmektedir (Mutlu, N., 2007) 'ye Doðru Türkiye'nin 2010 yýlý nüfusu 73,722 milyon, milli geliri (GSYH) ise 1,10 milyar TL'dir. Hoþgör (2010) orta düzey projeksiyonuna göre 2025 ve 2050 yýllarýnda sýrasý ile nüfusun 89,4 milyon ve 99,7 milyon, milli gelirin ise 2,136.6 milyar TL ve 7,787.5 milyar TL olmasý beklenmektedir. Artan nüfusla birlikte artýþ gösteren üretim ihtiyacý ve tüketim çevre üzerindeki baskýyý daha da artýrmaktadýr. Günümüzde dünya nüfusunun yarýya yakýný kentlerde yaþamaktadýr ve 2030 yýlýnda bu oranýn %60'a varacaðý tahmin edilmektedir. Kentleþmeye baðlý su, enerji, gýda, barýnma gibi ihtiyaçlar ve buna baðlý doðal kaynak tüketimi artýþ gösterecektir (Aksu, E., 2011) yýlýnda sürdürülebilirlik artýk tercih olmaktan çýkýp zorunluluk haline gelecek olacak, artan enerji ve hammadde fiyatlarý, sürdürülebilir olmayan yollarla üretilen ürün ve hizmetlerin fiyatlarýna yansýyacak ve bu ürünler rekabetçiliklerini kaybedeceklerdir. 79
80 Tüketicilerin giderek daha geniþ çeþitlilikte yiyecek ve içecek ürünleri talep etmeleri sonucunda gýda sektöründe yýllýk dýþ ticaret dengesinin 2014 yýlýnda 6,2 milyar ABD dolarýna ulaþmasý beklenmektedir yýlý ve sonrasýnda beklendiði üzere, yiyecek ve içecek firmalarý altyapýnýn ve kapsamlý standartlarýn eksik olduðu geliþmekte olan pazarlara odaklandýkça, gýda güvenliði daha önemli bir konu haline gelecektir. Business Monitor International (BMI)'ýn tahminlerine göre 2009 ve 2014 yýllarý arasýndaki 5 yýllýk dönemde Türkiye'de kiþi baþý gýda tüketiminin %21 oranýnda artmasý beklenmektedir (Deloitte, 2010). Nüfus artýþý, kentleþme ve tarým alanlarýnýn yetersizliði, gýda fiyatlarýnýn artýþý, su ve enerji gibi temel kaynaklarýn kýsýtlý olmasý tüketici davranýþýnda deðiþikliklere yol açacaktýr. Bu geliþmeler, tüketicilerin enerji bakýmýndan daha ekonomik elektronik ve ev eþyalarý, daha küçük arabalar ve enerji açýsýndan daha verimli evleri tercih etmesine neden olacaktýr. Demografik, ekonomik ve sosyal deðiþim ve geliþime paralel giden biliþim ve iletiþim teknolojilerindeki geliþmeler ile Türkiye'de kullanýcýsý sayýsý giderek artan sosyal að siteleri sayesinde, tüketiciler ürünlerle ilgili bilgi ve düþüncelerini kolayca paylaþabileceklerdir. Teknoloji ve internet devrimi tüketicilerin talep ve beklentilerini geri dönüþü olmayan bir þekilde deðiþtirecektir. Þirketlerin, tüketicileri tüm bu platformlarda takip ederek, onlarýn olumlu ve olumsuz deneyimleri hakkýnda bilgi edinmesi ve bu yönde önlemler almasý gerekecektir. Ýnternet kullanýcýlarýn her geçen gün arttýðý günümüz koþullarýnda þirketlerin web siteleri sürdürülebilirlik stratejilerinin tüketicilerle paylaþýlabildiði dinamik birer eðitim araçlarýna dönüþmeye baþlamýþtýr. Kurumsal sürdürülebilirlik hedeflerinin, eylemlerin ve performans verilerinin kolay eriþilebilir olmasý ve interaktif paylaþýmý bu bilgileri paylaþan kurumlarýn sürdürülebilirlik çabalarýný daha da inandýrýcý kýlmaktadýr (AltaTerra Research Report, 2010). Kutu 6.2 Tüketici Tercihlerinin Deðiþmesi ve AB Mevzuatý AB'nin 2004/12/EC Sayýlý Ambalaj ve Ambalaj Atýklarý Yönergesi' ne göre üye devletlerde en geç 2015 yýlýna kadar ambalaj atýklarýnýn % 60 nýn geri kazanýmý ve en az % 55'inin yeniden kullanýlmasý hedeflenmektedir. Türkiye'de 2011 yýlý itibari ile % 38 olan ambalaj atýklarý geri kazaným oranýnýn 2020 yýlýna kadar % 60'a çýkarýlmasý hedeflenmektedir (ÇEVKO, 2011). Tüketicilerin daha taze, pratik ve lezzetli gýda ürünlerinin yaný sýra bunlarýn çevreye daha az zarar veren, ürün ömrünü uzatan ve geri dönüþebilir ambalajlara sahip olmasý yönündeki talep 80
81 ve beklentileri dünya çapýnda "sürdürülebilir gýda ürünleri ambalajlarýna" geçiþ sürecini hýzlandýrmýþtýr. AB'nin "EC 1935/2004 nolu Gýda Ambalajý Tüzüðü ", "EC 2023/2006 nolu Gýda ile Temas Eden Maddelere iliþkin Ýyi Ýmalat Uygulamalarý Hakkýnda Tüzük" ve EC 450/2009 nolu Gýda ile Temas Eden Aktif ve Akýllý Malzeme ve Maddelere iliþkin Tüzüklerinin" Türkiye' de sürdürülebilir gýda ambalajý hedefleri belirlenirken esas alýnmasý gerekmektedir. Sürdürülebilir gýda ambalajý endüstrisindeki baþlýca eðilimler petrol esaslý polimerler yerine, %100 geri dönüþüm saðlayan protein, niþasta, þeker ve yað asitlerinden oluþan doðal ve doðada bozunabilen polimerlerin kullanýlmasý ve biyo-bozunur ve gübre olarak kullanýlabilen ambalaj malzemelerinin geliþtirilmesidir. Bunun yanýnda gýdanýn tazeliðini daha iyi koruyan ve raf ömrünü uzatan ileri teknolojilere dayanan ambalaj paketleri (örnek olarak; nano-kaplamalý içecek þiþeleri, oksijeni emen veya anti-bakteriyel bileþenler içeren ambalajlar) ve sýcaklýða göre veya yaþam döngüsünün sonuna yaklaþtýkça renk deðiþtiren "Akýllý" ambalajlarý geliþtirilmesi bu konuda geliþtirilen ileri teknolojileri kapsamaktadýr. Ayrýca daha ince ambalaj paketlerine olanak saðlayacak ve týr yükü baþýna daha fazla sayýda ürünün taþýnmasýný saðlayarak sevkiyat verimliliðini ve dolayýsýyla CO 2 azaltýmý saðlayacak dayanýklý ambalajlarýn geliþtirilmesi ve tek kullanýmlýk gýda ambalajý ile gýda atýklarýnýn azaltýlmasý kaynaklarýn verimli kullanýlmasý yönünde avantaj saðlayacaktýr. Polietilen gibi plastik bazlý kaplama yapýlan kartonlara alternatif olarak üretilen, tamamen geri dönüþtürtebilen ve kompostlanabilen, su bazlý çözelti ile kaplanmýþ kartonlar, dondurulmuþ gýdalardan fýrýnlanan gýdalara kadar birçok farklý gýda ambalajý türü için kullanýlabilir. Fýrýnlanabilen gýdalarda, alüminyum veya pet kaplama gýda ambalajlarýna oranla, su bazlý kaplama çözeltisi hammadde kullanýmýnda %60 tasarruf saðlamaktadýr. Tüm oyuncak çeþitlerinde aðýr metal ve zehirli kimyasallarýn kullanýmýný yasaklayan "2009/48/EC nolu Oyuncak Güvenliði Yönetmeliði" ve "EN nolu Kompostlanabilen Ambalajlar için AB standardý" ile uyumlu, mýsýr niþastasý ve yiyecek boyalarý kullanýlarak tamamen biyo-bozunur plastiklerden üretilen eko-oyuncaklar, Türkiye' de büyük bir pazar payýna sahip oyuncak sektöründe önemli bir yer alacaktýr. Bunun yanýnda, klor, boya, emici jel ve parfüm gibi tehlikeli kimyasal içermeyen, dýþ kaplamasý mýsýr bazlý bozunabilen plastikten üretilen eko-bebek bezleri de uzun vadede tüketiciler tarafýndan %50' ye varan oranlarda tercih edilecektir. 81
82 Sürdürülebilir Yaþamý Teþvik Etmek ve Bir Norm Oluþturmak Enerji tüketimi ürün bilgisi AB entegre ürün politikasý kapsamýnda buzdolabý, klima, çamaþýr makinesi, ütü vb. ürünlerin enerji verimliliði ve çevre performanslarýnýn iyileþtirilmesi ve tüketiciler tarafýndan benimsenmesinin teþvik edilmesi için 2005/32/EC nolu "Enerji Kullanan Ürünler için Eko-Tasarým Yönergesi" geliþtirilmiþtir. Bu yönergenin amacý enerji ile ilgili ürünlerin piyasaya arz edilebilmesi veya hizmete sunulabilmesi için, ürünlerin tasarýmýnda uyulmasý zorunlu þartlarýn çerçevesini belirlemek, enerji verimliliðini, çevre koruma düzeyini ve enerji arz güvenliðini artýrarak sürdürülebilir kalkýnmaya katkýda bulunmaktýr. Ayrýca, 2010/30/EU nolu "Enerji ile ilgili Ürünler için Enerji Tüketimi Standart Ürün Bilgisi ve Etiketleme Yönergesi" ile enerji tüketen ürünlerin kullanma talimatlarýna enerji kullaným bilgilerinin yazýlmasýný zorunlu tutulmaktadýr. Türkiye'de 2014 senesine kadar mevcut stoklara yaklaþýk 30 milyon, 2025 yýlýna kadar bu rakamýn üzerine yaklaþýk 110 milyon elektrikli ev aletinin ekleneceði öngörülmektedir. Bu nedenle, elektrikli ev aletlerinin enerji verimliliði etiketlerinin zorunlu hale getirilmesi ve bu etiketlerin tüketiciler tarafýndan tanýnmasý ve yaygýnlaþtýrýlmasýný saðlamak amacý ile tanýtým kampanyalarý düzenlenmesi gerekmektedir (UNDP, 2010). 1980/2000/EC nolu "Eko Etiketleme Ödül Yönergesi" ve "EC 66/2010 nolu Eko Etiketleme Tüzüðü" ile gönüllü etiketleme teþvik edilmekte ve tüketicilerin dikkatinin çevre dostu seçeneklere yöneltilmesi amaçlanmaktadýr. Bu kapsamda 2030 yýlýna kadar mevcut mevzuatýn uygulanabilirliðinin saðlanmasý, eksik yönetmeliklerin geliþtirilmesine yönelik yöntem ve araçlarýn belirlenmesi önem arz etmektedir. "Organik" teriminin sadece devlet sertifikalý ürünlere verilmesi ve GDO'lu ürünlere etiketleme yapýlmasý tüketici alýþkanlýklarýný sürdürülebilir yönde etkilemeye destek olacaktýr. 82
83 Eðitim Çevre dostu tüketimi destelemek amacý ile devlet ve özel sektör tarafýndan düzenlenen sürdürülebilir tüketim ve yeþil satýn alma eðitim kampanyalarý, tüketicinin bilinçlendirilmesi açýsýndan önem taþýmaktadýr. Günümüzde %40 olan internet kullaným oranýnýn, 2030 sonrasýnda %70'lere varacaðý kabulü ile, eðitim kampanyalarýnda internet baþta olmak üzere televizyon, radyo gibi multi-medya organlarýnýn kullanýlmasý kampanyalarýn verimliliðini arýttýrýlmasýný destekleyecektir (TUÝK, 2010c) yýlýna kadar Türkiye genelinde tüm okullarda ilköðretim ve lise ders programlarýna sürdürülebilir üretim ve tüketim konularý entegre edilmelidir. Bu konuda en iyi uygulamalar sunularak hazýrlanacak ders programlarý, gençlerin yaþam boyu sürdürülebilirlik alýþkanlýklarýný oluþturmalarý için yardýmcý olacaktýr (UNEP, 2010). Ýtalya ve Ýngiltere gibi Avrupa ülkelerinde geliþtirilen "sürdürülebilir okullar"da gençler hayat boyu sürdürülebilir yaþam prensiplerini dersler ve günlük pratik uygulamalar vasýtasýyla öðrenmektedir. UNESCO dönemini "Sürdürülebilir Kalkýnma Eðitim On Yýlý" ilan etmiþtir. OECD ülkeleri de sürdürülebilirlik açýsýndan iyi uygulamalarý okullarda ön plana çýkararak bu programý desteklemeye devam etmektedir. Dünya çapýnda 'in üzerinde ilkokulun dahil olduðu programda, eðitim müfredatýndan, okul binalarý, atýk yönetimi, enerji ve kaynak tüketimine kadar birçok alanda çevreci prensiplerin benimsendiði "Eko-okullar" programý, Türkiye'de 300'ü aþkýn okulda uygulanmaktadýr. Program, okullarda ISO 14001/EMAS üzerine kurulmuþ bir çevre yönetim sisteminin uygulanmasýný da saðlamaktadýr. Türkiye'de sürdürülebilir kalkýnma için eðitim konusunda T.C. Orman ve Su Ýþleri Bakanlýðý ile T.C. Milli Eðitim Bakanlýðýnýn (MEB) çeþitli çalýþmalar yapmaktadýrlar. Ayný zamanda, UNESCO Türkiye Milli Komisyonu sürdürülebilir kalkýnma için eðitim konusunda bir komite oluþturarak, konunun teknik ve politik boyutlarýnýn incelenmesi yönünde faaliyet göstermektedir. TÜRÇEV tarafýndan uygulanan eko-okul projesi de bu yöndeki çalýþmalardan bir tanesidir Ýþ dünyasý tüketici iliþkilerinin arttýrýlmasý Gelecekte, hükümet ve özel sektörün Güney ve Güney Doðu Anadolu'da yaptýðý yatýrým ve kalkýnma programlarý olumlu sonuçlar vermeye baþlayacak, daha iyi ekonomik þartlar, daha çok kentleþme ve daha yüksek harcanabilir gelirlere sahip tüketici sayýsý ve tüketim hacmi yaratacaktýr. 2000' lerin baþýnda baþlamýþ olan geleneksel tüketim modelinden sürdürülebilir tüketim odaklý modele geçiþ süreci, tüketicilerin giderek artan eðitim seviyesine paralel olarak yýllarýnda hýz kazanacak ve 2050 yýlýnda tamamen geleneksel modelin yerini almýþ olacaktýr (Deloitte, 2007). 83
84 2000'lerin baþýnda baþlamýþ olan geleneksel tüketim modelinden sürdürülebilir tüketim odaklý modele geçiþ süreci, tüketicilerin giderek artan eðitim seviyesine paralel olarak yýllarýnda hýz kazanacak ve 2050 yýlýnda tamamen geleneksel modelin yerini almýþ olacaktýr (Deloitte, 2007) yýlýnda ürünlerin Yaþam Döngüsü Deðerlendirmesi standart prosedür haline gelecektir. Ürün deðerlendirme çalýþmalarýnýn özet sonuçlarý ürün paketlerinin üzerinde tüketicinin kolaylýkla anlayacaðý þekilde etiketlendirilecektir. Sürdürülebilir kalkýnma araçlarýndan biri olan eko-etiketleme, bir ürünün üretiminin tüm aþamalarýndaki ekolojik geliþimi ile ilgili olarak tüketiciyi bilgilendiren gönüllü etiketleme sistemidir. Eko-etiket planý gönüllü bir uygulama olmasý nedeniyle ticaret için engel oluþturmamaktadýr; aksine bu ürünlerin üreticilerine rekabet üstünlüðü saðlamaktadýr. Türkiye'de eko-etiket planýnýn uygulanmasý, eko-etiketli ürünlerin uluslararasý pazarlara girebilmesi açýsýndan avantaj saðlayacaktýr. Eko-etiket uygulamasý, ürünlerin AB ve AEA ülkelerinde rekabet edebilirlik düzeyini yükseltecektir. En geçerli ve güvenilir eko etiketler, devlet veya sivil toplum kuruluþlarý gibi üçüncü bir kurum tarafýndan onaylanan etiketlerdir. Çevre dostu ticari mal ve hizmetlerde KDV indirimi uygulanmasý ile kaynak kullanýmý, enerji tasarrufu ve daha az atýk üreten teknolojileri kullanarak üretim maliyeti düþürülmüþ olan eko-etiketli ürünlerin fiyatýnýn, diðer ürünlere göre düþük olmasý tüketicilerin bu ürünleri seçmesinde fayda saðlayacaktýr. Türkiye'nin henüz üye olmadýðý "Uluslararasý Adil Ticaret Etiketleme Organizasyonu" tarafýndan yürütülen "Adil ticaret" etiketi, geliþmekte olan ülkelerdeki küçük çiftçilere gelir elde etmek amacý ile özellikle kahve, çay ve muz gibi ürünlerin etiketlendirilmesinde kullanýlmaktadýr. Türkiye'de "Adil ticaret" ilkelerine uyularak üretilen ürünlerin satýn alýnmasýný yaygýnlaþtýrmak için, hükümet ve küresel organizasyonlarýn yeni geliþtirilecek etiketleme organizasyonlarýna mali destek saðlamasý, kamu ihale kurallarýna bu ürünlerin dahil edilmesi, yeþil ürün ve hizmetlerin serbest ticaretini sýnýrlayan engellerin kaldýrýlmasý, kamu kampanyalarýna sponsorluk saðlanmasý gerekmektedir. Ülkemizde 2030 yýlýna kadar tüketicilerin ürünün üretimi ve daðýtýmý sonucu oluþan CO 2 miktarý hakkýnda bilgilendirmeye dayanan "karbon ayak izi etiketi" ile çalýþma þartlarý, çocuk çalýþtýrma yasaklarý, ayýrým gözetmeme ve iþçi birlikleri kurma konusunda özgürlük gibi sosyal açýdan adaleti saðlayan "sosyal etiketleme" gibi yeni ve daha detaylý etiketlerin yaygýn olarak kullanýmýnýn saðlanmasý gerekmektedir. 84
85 Riskler ve Fýrsatlar Riskler: Tüketim alýþkanlýklarýnýn deðiþmemesi Ýnovasyonun yetersiz kalmasý nedeniyle çevreci ürünlerin rekabetçi yapýya kavuþamamasý Çevreci ürünlerin fiyat ve iþlevsellik olarak diðer ürünlerin gerisinde kalmasý Fýrsatlar: Tüketicinin bilinçlenmesi ve itici güç olarak iþ dünyasýnýn dönüþümünü hýzlandýrmasý Sosyal medya kullanýmýnýn artmasýyla tüketicilerin örgütlenmesinin kolaylaþmasý, iþ dünyasý ile tüketiciler arasýnda iliþkinin kuvvetlenmesi Tüketici taleplerinin çevreci ürünlere yönelmesi, bu ürünlerin rekabetçi yapýya kavuþmasý 6.2. Üretimde Enerji ve Kaynak Verimliliði Sürdürülebilir üretim ve tüketim yüksek kalkýnma ve düþük ekolojik ayak izi için ürün ve süreç yönetiminde ve tüketim alýþkanlarýnda deðiþen bir yaklaþýmý ifade etmektedir. Bu doðrultuda, sürdürülebilir üretim ekonomik büyüme sürecinde kaynaklara olan ihtiyacý en azalayan üretim teknolojisinin seçimini gerektirmektedir. Raporun bu bölümünde özellikle su ve enerji kaynaklarýnda enerji verimliliðinin artýrýlmasý ve bu kapsamda gereken teknolojik deðiþim ve geliþim üzerinde durulmuþtur Mevcut Durum Türkiye GSYH'si içerisinde %20-25 payýyla büyüme rakamlarýna önemli oranda katký saðlayan sanayi sektörü sürdürülebilir kalkýnma açýsýndan da vazgeçilemez bir kaynaktýr. Sektörlerin üretim paylarý açýsýndan oranlarý incelendiðinde, gýda sektörü %18,8, tekstil sektörü %16,3 pay ile ilk sýralarda yer almaktadýr. Bu sektörleri, sýrasý ile petrol ürünleri sektörü %8,8, demir - çelik sektörü %6,2, otomotiv sektörü %5,8 ve kimya sektörü %5 ile takip etmektedir. Ýhracat içerisindeki paya göre bakýldýðýnda ise otomotiv sektörü %13,5 oran ile ilk sýrayý alýrken, demir - çelik sektörü %12,8, giyim sektörü %10,3 seviyesindedir (Ünlü N., 2010). Sanayi sektörünün yapýsý itibariyle toplam kuruluþ sayýsýnýn %99'unun KOBÝ'lerden oluþtuðu görülmektedir. KOBÝ'ler, sektördeki toplam istihdamýn %56'sýný, üretilen katma deðerin %24,2'sini gerçekleþtirmektedir. 85
86 Türkiye'nin 2008 itibari ile 106 MTEP civarýnda gerçekleþen nihai enerji tüketiminde sanayi sektörünün payý yaklaþýk %37'dir. Türkiye'de giriþimlerin 2009 yýlýnda toplam çevresel harcamalarý 1,5 milyar TL olarak gerçekleþmiþ, bu miktarýn %51'i atýk yönetimi, %26'sý atýk su yönetimi ve %13'ü iklim koruma amacý ile harcanmýþken, enerji verimliliðine yapýlan harcamalarýn oraný sadece %0,13'tür. Sanayi sektörü tarafýndan prosesler nedeni ile atmosfere atýlan sera gazý emisyonlarý yýllarý arasýnda %105,2'lik artýþla 15,4 Mton CO 2 eþdeðerinden 31,69 Mton CO 2 eþdeðeri mertebesine ulaþmýþtýr (Tablo 6.1). CO 2 emisyonlarýn %90'lýk kýsmý çimento sektöründen kaynaklanmakla birlikte metal dýþý mineraller ve demir çelik sektörü prosesleri önemli diðer iki sektör grubunu oluþturmaktadýr (Ünlü N., 2010). Tablo 6.1 Yýllara Göre Sanayide Üretim Proseslerinden Kaynaklanan Sera Gazý Emisyonlarý Endüstriyel Ýþlemler (milyon ton CO 2 eþdeðeri) Enerji verimliliði Türkiye birincil enerji yoðunluðu, 2008 yýlýnda 1998 yýlýndaki deðere göre %0,24 oranýnda azalmýþtýr yýlý sonrasýnda enerji verimliliðine verilen önem doðrultusunda Enerji Verimliliði Kanunu'nun çýkmasý ve Enerji Verimliliði Strateji Belgesi hazýrlýklarý ile toplumda artan bilinçlenmeye paralel olarak bu rakamýn daha da düþtüðü düþünülmektedir. Ancak elektrik enerjisi yoðunluðu bu geliþmenin aksi bir seyir izlemiþ ve döneminde, yýllýk bazda%1,83 oranýnda artýrmýþtýr (Enerji Verimliliði Strateji Belgesi ). Bu durum, enerji verimliliði artýþýnýn özellikle talep taraflý tedbirler ile saðlanabileceðini göstermektedir döneminde Türkiye'nin toplam nihai enerji tüketimindeki yýllýk ortalama artýþ oraný ise %3,81'dir. Bu oran sanayi sektöründe %3,56 olarak gerçekleþmiþtir yýlýnda sanayi ve hizmet sektörlerinde nihai enerji tüketiminin enerji kaynaklarýna göre daðýlýmýna bakýldýðýnda en büyük oran %24,34 ile elektriðe aittir (Þekil 6.2). Bunu sýrasýyla, %17,2 ile doðal gaz, %10,1 ile motorin, %9,4 ile fuel-oil, %6,1 ile petrokok, %5,9 ile kok kömürü, %5,2 ile taþkömürü ve %3,4 ile linyit izlemektedir (TÜÝK, 2008). 86
87 Þekil 6.2 Nihai Enerji Tüketiminin Enerji Kaynaklarýna Göre Daðýlým Oraný Linyit 3,38% Diðer 18,40% Elektrik 24,34% Taþkömürü 5,24% Kok kömürü 5,99% Petrokok 6,03% Fuel-oil no:6 9,36% Motorin 10,12% Doðal gaz 17,15% Kaynak: TÜÝK Türkiye ekonomisinin dönemindeki büyümesinin enerji tüketimine etkisi incelendiðinde, sabit fiyatlarla %51,1'lik GSYH artýþýna karþý, sanayideki elektrik tüketimleri %65,6 artmýþtýr dönemindeki 4 yýllýk dönemde ise sanayi üretim endeksi %14,5 artarken; sanayi elektriði tüketim artýþý %30 olarak gerçekleþmiþtir. Türkiye, çeþitli ulusal ve uluslararasý kurumlarca enerji verimliði açýsýndan yüksek potansiyele sahip olarak tanýmlanmaktadýr. Uluslararasý enerji ajansý verilerine göre enerji yoðunluðu 0,38 ile OECD ortalamasýnýn 2 katýdýr. Enerji etütlerinin ve taramalarýnýn sonuçlarý, sanayide enerji tasarrufu potansiyelinin en az %20 mertebesinde olduðunu belirtmektedir (Ünlü N., 2010). Tablo 6.2 Enerji Yoðun Sektörler ve Enerji Tasarruf Potansiyelleri Kaynak: 87
88 Enerji tasarrufu saðlamak için talep taraflý bir politika seçeneði de üretici ve tüketiciyi enerji tüketimi düþük cihazlarýn kullanýmýna yönlendirmek ve eski cihaz stokunun yeni ve verimli cihazlarla deðiþtirilmesini saðlamaktýr. Kaldý ki, teknolojik geliþmeler ile birlikte son 20 yýlda hemen her sektördeki enerji verimliliði artmýþtýr. Örneðin, son 20 yýlda elektrikli ev aletlerinin enerji tüketiminde ciddi düþüþler gerçekleþtirilmiþtir. Bu çerçevede Enerji Veriimliliði Strateji Belgesi'nde de vurgulandýðý üzere bugünün en iyi buzdolabý 1990 yýlýna göre %75, çamaþýr makinesi 1985'lerde çýkan modellere göre enerjide %44, suda %62 tasarruf saðlamaktadýr. Sürdürülebilir üretime geçiþte böyle bir politika seçeneðinin baþarýlý olmasý için en önemli unsur yatýrýmýn kendisini geri ödeme süresidir ki; bu da elektrik fiyatlarý ile belirlenmektedir. Verimli cihazlarýn verimsizlere göre %10-20 civarýnda daha pahalý olduklarý göz önüne alýndýðýnda ilgili politika tercihlerinin, geri dönüþü daha uzun vadede olan söz konusu ürünlerin geliþtirilmesi yönünde olmasý þarttýr. Ayný þekilde sanayide 15 yýldan fazla yaþlanmýþ ýsý sistemlerinin deðiþtirilmesi de ülkemiz sürdürülebilir üretimi açýsýndan önem taþýmaktadýr Su kullanýmý 2008 yýlýnda imalat sanayi iþyerlerinde 1,3 milyar m 3 su kullanýlmýþtýr. Ana metal sanayi toplam tüketimdeki %60'lýk oran ile en fazla su tüketen sektördür (Þekil 6.3). Kullanýlan suyun %50,1'i denizden, %25,4'ü kuyudan, %6'sý barajdan, %5,2'si OSB þebekesinden, %4,1' i akarsudan, %4'ü kaynaktan ve %5'i diðer su kaynaklarýndan saðlanmýþtýr (TUÝK 2010b). Sanayide su kaynaklarýnýn korunmasý ve geliþtirilmesinde teknoloji seçimi ve modifikasyonu gibi üretim tercihlerinin gözden geçirilmesi gerekmektedir. Þekil Yýlý Sanayide Sektörel Su Tüketimi Diðer 13% Kimyasal üretim 5% Gýda sanayi 9% Tekstil sanayi 13% Ana metal sanayi 60% 88
89 Sanayinin sürekli geliþmesine paralel olarak artan su tüketiminin ve su kirliliðinin kontrol altýna alýnmasý ve azaltýlmasý önem kazanmaktadýr. Türkiye'de sýnýrlý miktarda bulunan nitelikli suyu kullanmak yerine ikinci kalite suyun kullanýmý teþvik edilmelidir. Ayrýca atýk suyun geri dönüþüm sistemi ile yeniden kullanýlmasý ve arýtma tesislerinin yaygýnlaþtýrýlmasý da sanayide etkin su yönetimini saðlayacak diðer faktörlerdir (BUSIAD, 2010). Ülkemizin mevcut durumu incelendiðinde arýtma tesisine sahip endüstriyel iþletmelerin oraný %9, faaliyette bulunan OSB'lerde arýtma tesisi oraný ise %14'tür. Arýtma tesisi bulunmayan kuruluþlarda özel sektörün oraný %16 iken, kamu sektörünün oraný %84' tür (Mart, Ý., 2010). Ýmalat sanayi iþyerleri tarafýndan 2008 yýlýnda 1 milyar m 3 atýk su deþarj edilmiþ olup, deþarj edilen atýk suyun %66'sýnýn denize, %14'ünün akarsuya, %9'unun OSB kanalizasyon þebekesine, %7'sinin þehir kanalizasyonuna ve %4'ünün ise diðer alýcý ortamlara boþaltýldýðý tespit edilmiþtir. Ýmalat sanayi iþyerleri tarafýndan 2008 yýlýnda 189 milyon m 3 atýk su arýtýlmýþtýr (TUÝK 2010b). Dolayýsýyla, atýk su arýtýmýnda geliþmeye açýk bir alanýn olduðu ve deðerlendirilmesi gereken yaklaþýk 800 milyon m 3 hacminde atýk suyun mevcut bulunduðu görülmektedir 'ye Doðru Sanayi sektörü enerji tüketimi (kömür, doðal gaz, petrol, kok ve kok gazý, elektrik ve buhar enerjisi toplamý) 2010 yýlýnda 39,63 MTEP iken, 2050 yýlýnda saniyede enerji verimliliði yatýrýmlarý yapýlmamasý durumunda 306,40 MTEP, uluslararasý düzeyde enerji tasarruf önlemleri alýnmasý durumunda ise 237,57 MTEP olmasý muhtemel görülmektedir. Diðer bir deyiþle, uluslararasý politika uygulamalarý gerçekleþtirildiðinde toplam enerji tüketimi %22 civarýnda bir azalma potansiyeline sahiptir. Bunun yanýnda, endüstriyel faaliyetlerden kaynaklanan CO 2 emisyonlarý, 2010 yýlýnda 23,76 milyon ton iken, "Sürdürülebilir Tüketim ve Üretim/Sürdürülebilir Sanayi Politikasý Eylem Planý (SCP/SIP-2008)", "2006/32/EC nolu Enerji Verimliliði ve Enerji Hizmetleri Yönergesi" ve "2004/8/EC nolu Kojenerasyonun Teþvikine Dair Yönerge" gibi politikalar ile belirlenen önlemlerin uygulamaya alýnmasý ile 2025 yýlýnda 46,23 milyon ton, 2050 yýlýnda 137,82 milyon ton olmasý beklenmektedir (ÇOB, 2011). Ülkemizdeki su kullanýmý geliþimine bakýldýðýnda, içme, kullanma ve sanayi suyu geliþimi 2007'de 10,5 milyar m 3 iken, 2023 yýlýnda %267'lik artýþ ile 38,5 milyar m 3 olmasý hedeflenmektedir yýlýnda ülkemizdeki su kullanýmý daðýlýmýnýn ise 72 milyar m 3 ile sulamada (%64), 22 milyar m 3 ile sanayide (%20) ve 18 milyar m 3 ile içme suyunda (%16) olacaðý tahmin edilmektedir (Mart, Ý., 2010). 89
90 Bugün, ülkemiz kiþi baþýna yýllýk ortalama 1500 m 3 kullanýlabilir su potansiyeline sahip bir ülke olarak su azlýðý yaþayan ülke sýnýfýna girerken, 2030 yýlýnda "su fakiri" ülkeler (kiþi baþý <1000 m 3 ) arasýna gireceði tahmin edilmektedir. Bu risk, küresel ýsýnmadan deðil, "nüfus artýþý ve verimsiz kullanýmdan" kaynaklanmaktadýr. Türkiye'de halen kullanýlabilir suyun %64'ü deðerlendirilmediði için ziyan olmaktadýr (BUSÝAD, 2010) Teknoloji geliþtirme Enerji verimliliðinde hedeflenen deðerlere ulaþmak amacý ile, ulusal ve uluslararasý bazda alýnacak önlemler aþaðýdaki gibi sýralanabilir; - Sanayide kullanýlan kaynaklarýn, temiz üretime yönelik kaynaklar ile deðiþtirilmesi ve alternatif malzemelerin kullanýlmasý özendirilecektir. Bu kapsamda orta vadede (2016) biyogaz ve buhar üretiminin desteklenmesi, sanayi yakýt tüketim profilinin en az %12'sinin buhar (kojenerasyon), katý atýk ve biyogazdan saðlanmasý, uzun vadede ise (2021), bu oranýn %16'ya çýkartýlmasý hedeflenmektedir. - Elektrik Enerji Verimliliði Strateji Belgesi, sanayi sektörüne yönelik yapýlan çalýþmalarda demir-çelik sektörü için elektrikte %21, ýsýda %19; çimento sektörü için %7; tekstil sektörü için elektrikte %57, ýsýda %30; kaðýt sektörü için elektrik tüketiminde %22, yakýt tüketiminde %21; þeker sektörü için elektrikte %26, ýsýda %46; cam sektörü için elektrik enerjisinde %10, ýsý enerjisinde %34; seramik sektörü için genel olarak %15-20; kimya sektörü için genel olarak %15-30; gýda sektörü için genel olarak %25 mertebelerinde enerji tasarrufu potansiyelinin olduðunu ortaya koymaktadýr. - Kaynak kullanýmý kapsamýnda, atýklar ve tarýmsal biokütle enerji üretimine yönlendirilecek, bu kapsamda orta vadede (2016) atýklardan enerji üreten tesislerin elektrik üretiminde 200 MW'lýk, uzun vadede (2026) 500 MW'lýk kurulu güce ulaþmasý hedeflenmektedir (ÇOB, 2011) yýlýna kadar, ülke genelindeki kömürlü termik santrallerin atýk ýsý geri kazanýmý dahil ortalama toplam çevrim verimleri %45'in üzerine çýkarýlacaktýr (EÝE, 2011). Ayrýca Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlýðý'nýn stratejik planlarýna göre 2023 yýlýna kadar yenilenebilir enerjiden kaynaklanan elektrik üretiminin 2009 yýlýna göre %30 oranýnda arttýrýlmasý amaçlanmaktadýr. Bu kapsamda, 2009 yýlýnda kurulu gücü 802 MW olan rüzgar enerjisinin 2015 yýlýna kadar MW'a çýkartýlmasý, yine 2009 yýlýnda 77 MW olan jeotermal enerjisi kurulu gücünün 2015 yýlýna kadar 300 MW'a çýkartýlmasý hedeflenmiþtir (ETKB, 2010). 90
91 Verimlilik artýrýcý önlemler Elektrik Ýþleri Etüt Ýdaresi (EÝEÝ)'nin, enerji verimliliði strateji belgesinde belirlenmiþ olan hedefler aþaðýdaki þekilde sýralanabilir: Sanayideki her bir alt sektörün indirgenmiþ enerji yoðunluklarý %10'dan az olmamak üzere sektör iþbirlikleri ile belirlenecek oranlarda azaltýlacak, bu amaçla yapýlacak etütlerin finansmaný EÝEÝ tarafýndan saðlanacak ve sonuçlar "Sanayi Enerji Verimliliði Envanteri" halinde derlenerek elektronik ortamda yayýmlanacaktýr. Sanayi sektöründe, enerji yöneticisi görevlendirmekle veya enerji yönetim birimi kurmakla yükümlü iþletmelerin ve OSB'lerin TSE veya akredite uluslararasý kuruluþlar tarafýndan yayýmlanmýþ enerji yönetimi standardý belgesine sahip olmalarý gerekmektedir. Yýlda TEP üzerinde enerji tüketen iþletmelerde enerji etütlerinin periyodik olarak yapýlmasý suretiyle, alýnmasý gerekli önlemlerin, enerji tasarruf potansiyelinin ve bunlarýn maliyetlerinin belirlenerek uygulamaya iliþkin eylem planlarýnýn hazýrlanmasý saðlanacaktýr. Elektrik enerjisinden tasarruf saðlanmasýný, teknolojik iyileþtirme veya araþtýrma ve geliþtirme (Ar-Ge) sonuçlarýna dayanan özgün tasarýmlarý ve yenilenebilir enerji kullanýmýný kapsayan projelerde destek tavaný TL ye çýkartýlacaktýr. Enerji Verimliliði Kanunu'nda ve diðer ilgili kanunlarda deðiþiklik yapýlmasýna dair kanun tasarýsý hazýrlýklarý ve yürürlükteki kanunlar çerçevesinde yapýlabilecek ikincil mevzuat düzenlemeleri ile tüzel kiþilerin Enerji Verimliliði Koordinasyon Kurulunu (EVKK) tarafýndan onaylanmýþ projeleri için ilave destek mekanizmalarýnýn geliþtirilmesi yönünde çalýþmalar yapýlacaktýr yýlý sonuna kadar ülke genelindeki sertifikalý enerji yöneticisi sayýsý en az kiþiye ve sanayi sektörlerinde uzmanlaþmýþ Enerji Verimliliði Danýþmaný (EVD) sayýsý en az 50 þirkete çýkarýlacaktýr yýlýna kadar enerji verimliliði ve yenilenebilir enerji kaynaklarý alanlarýnda, yurt içinde gerçekleþtirilen AR-GE sonuçlarýna dayanarak üretime aktarýlmýþ özgün tasarým ve/veya ürün sayýsý en az 50 olacaktýr. Karbon Borsasý oluþturulmasýna yönelik yol haritasý veya bir Strateji Belgesi hazýrlanacaktýr (EÝE, 2011). Ayrýca, sanayide enerji ve kaynaklarýn verimli kullanýmý konusunda kýsa ve uzun vadede yapýlmasý gereken adýmlar aþaðýdaki gibi sýralanabilir; Enerji Verimliliði Kanunu ile Türk sanayi sektörünün %99'unu oluþturan KOBÝ'lerde yapýlacak çalýþmalarýn KOSGEB tarafýndan desteklenmesi ve KOSGEB bünyesinde enerji verimliliði teknolojilerine oryantasyonu saðlamak üzere 5 yýl içerisinde uzmanlýk oluþturulmasý, Sektörü temsil eden kuruluþlar (birlikler, odalar, dernekler) bünyesinde enerji verimliliði tabanlý komiteler kurulmasý, 91
92 Orta ve büyük sanayi iþletmelerinde enerji yöneticiliklerinin organizasyon içerisinde oluþturulmasý, Enerjiyi yoðun kullanan aðýr sanayi sektörlerinde önlem belirleme çalýþmalarý yoðunlaþtýrýlýp, çimento, demir - çelik, seramik ve tekstil sektörlerindeki periyodik taramalar sürdürülmesi, bu sektörlerdeki verimlilik artýrýcý projelerin Dünya Bankasý tarafýndan Türkiye Sýnai Kalkýnma Bankasý (TSKB) ve Türkiye Kalkýnma Bankasý (TKB) üzerinden desteklenmesi (Ünlü N., 2010) Riskler ve Fýrsatlar Riskler: Üretim yapýsýnda ileri teknoloji ürünlerinin payýnýn düþük kalmasý Yüksek enerji yoðunluðu Su fakiri olan bir ülke haline gelmek Entegre ürün politikasý yaklaþýmýnýn benimsenmemesi Enerji açýðý Fýrsatlar: Yüksek verimlilik artýþ potansiyeli Verimlilik artýþý saðlayan teknoloji seçimlerini ödüllendirme Çevre, atýk ve enerji konusu ile ilgili mevzuat atýlýmý Ýnovasyon ve teknolojik geliþim ve rekabet gücünün artmasý 92
93 7 B Ö L Ü M SONUÇ
94
95 7. SONUÇ Hali hazýrda 7 milyara yaklaþan dünya nüfusunun, 2050 yýlýnda 9 milyara ulaþacaðý tahmin edilmektedir. 9 milyar insan, dünyanýn sunabildiði ve yenileyebildiði kaynaklar çerçevesinde yaþamak durumda. Ancak, dünyada üretim ve tüketim alýþkanlýklarý olaðan seyrinde gittiði takdirde, 2050 yýlýnda þu anki refah seviyemizi korumak için 2,3 dünyaya ihtiyacýmýz olacaktýr yýlýnda sürdürülebilir bir dünyaya sahip olabilmek ise halen mümkündür. Dünya þu anda bu dengeyi kurabilecek bilgi, beceri ve teknolojiye sahiptir. Sürdürülebilir bir dünyaya sahip olabilmek, ancak ülkelerin küresel iþbirliði ve eþgüdümü ile mümkün olacaktýr. Ülkeler, þeffaf ve hesap verebilirlik ilkeleri çerçevesinde ve katýlýmcý bir yaklaþým ile sürdürülebilirlik gündemlerini oluþturmak, hatta eylem planlarýný harekete geçirmek durumundadýrlar. 20. yüzyýlýn baþýndan bugüne Türkiye'ye baktýðýmýzda, Türkiye ekonomisinin dünya ekonomilerinin içinde üst sýralara doðru yükseldiðini ve artýk küresel düzeyde söz sahibi olan ülkeler arasýnda yer aldýðýný görüyoruz. 1990'larýn çalkantýlý dönemini geride býrakan Türkiye, ekonomik büyüme hedefini adým adým uygulayarak dünyanýn 17. büyük ekonomisi olmayý baþarmýþtýr. Türkiye'nin söz konusu dönem içerisinde küresel ölçekte gösterdiði ekonomik baþarý, kalkýnma süreçlerine ayný ölçüde yansýmamýþtýr. UNDP tarafýndan her sene açýklanan Ýnsani Geliþmiþlik Endeksine göre 169 ülke arasýnda 83. sýrada olan Türkiye'de insani geliþim bileþenleri açýsýndan atýlmasý gereken birçok adým bulunmaktadýr yýlýnda dünyanýn ilk 10 ekonomisi arasýnda olma hedefi, ancak kalkýnmamýzý sürdürülebilir kýlmamýz; bir baþka deyiþle, yaþamýn gereksinimleri ile doðal kaynaklarýn sürdürülebilirliði arasýnda bir denge kurmamýz ile mümkün olacaktýr yýlýnda 100 milyon nüfusa ulaþmýþ Türkiye'nin sürdürülebilir refah ve ekonomiye sahip olmasý küresel etkileþim içinde deðiþimi takip etmesiyle saðlanabilecektir vizyonu ülkelerin kendi baþlarýna benimseyebilecekleri bir yaklaþýmdan ziyade, tüm ülkelerin koordinasyon içinde ortak hedefi olmasý durumunda baþarýya ulaþacaktýr. Sürdürülebilir kalkýnma süreci, iþ dünyasýna birçok fýrsatý sunduðu gibi, sürecin sekteye uðramasýna neden olabilecek birçok riski de barýndýrmaktadýr. Fýrsatlarý öngörüp, harekete geçen giriþimciler bu süreçte sürdürülebilir rekabet avantajý elde etmiþ olacaklardýr. Öte yandan, sürece ket vuracak risklerin öngörülmesi de, çözüm ve uzlaþý arayýþýný hýzlandýracaktýr. Sürdürülebilir kalkýnma vizyonunu gerçekleþtirebilmek için devlet, sivil toplum, iþ dünyasý ve genel olarak toplumda farkýndalýk yaratarak, tüm paydaþlarýn bir araya geleceði bir diyalog platformu oluþturulmalýdýr. Ýþte bu rapor, Türkiye'nin önümüzdeki 40 yýlýný kapsayan sürdürülebilir kalkýnma vizyonu için hazýrlanan yol haritasýný tüm paydaþlarýn katýlýmý ile tartýþmaya açmýþtýr Türkiye Vizyonu deðerlendirilen alt baþlýklar çerçevesinde 2050 yýlýnda yaþamak istediðimiz Türkiye'ye nasýl ulaþabileceðimizi tasarlayan bir yol haritasýdýr yýlýna uzanan bu süreci oluþturacak taþlarýn önceliklerinin ve uygulamalarýnýn þartlara baðlý olarak deðiþebileceði unutulmamalýdýr. Ancak Vizyon 2050 hedefi tüm dünya için ayný olmak zorundadýr: 9 milyar insanýn dünya kaynaklarý içinde refah ve mutluluk içinde yaþamasý. 95
96
97 2050 YE 97
98 KAYNAKÇA Aksu, E., Sürdürülebilir Kalkýnma ve Çevre, Güney Ege Kalkýnma Ajansý AltaTerra Research Report, Greening the Company Website: A New Era in Online Sustainability Reporting." AMPD, BUSIAD, Sanayinin Su Yönetimindeki Rolü, Bursa Sanayicileri ve Ýþ Adamlarý Derneði, Çevre ve Ýþ Güvenliði Uzmanlýk Grubu, Çevre ve Orman Bakanlýðý (ÇOB), Küresel Eðilimler Baðlamýnda Emisyon Azatlým Politikalarýnýn Belirlenmesi Projesi, Çevre Yönetimi Genel Müdürlüðü, Ýklim Dairesi Baþkanlýðý, Nisan 2011 ÇEVKO, Sorumlulugunun-Hesaplanmasi/Geri-Kazan%C4%B1m-Oranlar%C4%B1.aspx Deloitte, Yýl Sonu Alýþveriþ Harcamalarý Anketi 2007; Tüketicinin ve satýcýnýn deðiþimi Deloitte, T.C. Baþbakanlýk, Yatýrým Destek ve Tanýtým Ajansý Türkiye Gýda Sektörü Raporu, Temmuz 2010, Dünya Bankasý, Tapping the Potential for Energy Savings in Turkey, Sustainable Development Department (ECSSD), Europe and Central Asia Region (ECA) EÝE, Enerji Verimliliði Stratejisi Belgesi , Strateji_Belgesi/ENVER_Strateji_Belgesi-Taslak pdf ETKB, Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlýðý " dönemi Stratejik Planý" Mart, Ý., 2010, Sanayide Su Kullanýmý, TMMOB Makine Mühendisleri Odasý, Bursa Þubesi, Mutlu, N., 2007, Master Thesis, Consumer Attitude and Behavior towards Organic Food; Cross Cultural Study of Turkey and Germany Institute of Agricultural Policy and markets, University Hohenheim 98
99 OECD, Promoting Sustainable Consumption Good Practices in OECD Countries, TESK, Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Konfederasyonu, TUÝK, Türkiye Ýstatistik Kurumu, 2008 Sektörel enerji tüketim istatistikleri, TUÝK, 2010a. Türkiye Ýstatistik Kurumu, 2009 Hanehalký tüketim harcamasý sonuçlarý, TUÝK, 2010b. Türkiye Ýstatistik Kurumu, 2008 Ýmalat sanayi su, atýk su ve atýk istatistikleri, TUÝK, 2010c. Türkiye Ýstatistik Kurumu, 2010 yýlý hanehalký biliþim teknolojileri kullaným araþtýrmasý sonuçlarý, TÜÝK, Türkiye nin Sera Gazý Envanteri Trendwatching, UNDP, UNEP, HERE and NOW! Education for Sustainable Consumption Recommendations and Guidelines, Ünlü N., Türkiye'nin Ulusal iklim deðiþikliði Eylem Planý'nýn Geliþtirilmesi Projesi, Sanayi Sektörü Mevcut Durum Deðerlendirmesi Raporu, Aðustos 2010 Yesilbilgi, Tüketim Alýþkanlýklarý ve Çevre Anketi, Yüksel, H., Yardým, M.S., Gürsoy, M., Eminönü Ýçin Bir Trafik Týkanýklýk Fiyatlandýrmasý Modeli, ÝMO Teknik Dergi,
100
KAMU MALÝYESÝ. Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. KONSOLÝDE BÜTÇE ÝLE ÝLGÝLÝ ORANLAR (Yüzde)
V KAMU MALÝYESÝ 71 72 KAMU MALÝYESÝ Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. A. KONSOLÝDE BÜTÇE UYGULAMALARI 1. Genel Durum 1996 yýlýnda yüzde 26.4 olan
1. Nüfusun Yaþ Gruplarýna Daðýlýmý
Köylerden (kýrsal kesimden) ve iþ olanaklarýnýn çok sýnýrlý olduðu kentlerden yapýlan göçler iþ olanaklarýnýn fazla olduðu kentlere olur. Ýstanbul, Kocaeli, Ýzmir, Eskiþehir, Adana gibi iþ olanaklarýnýn
BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ
IPA Cross-Border Programme CCI No: 2007CB16IPO008 BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ SINIR ÖTESÝ BÖLGEDE KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLÝ ÝÞLETMELERÝN ORTAK EKO-GÜÇLERÝ PROJESÝ Ref. ¹ 2007CB16IPO008-2011-2-063, Geçerli sözleþme
rm o f t a l ip j o l o n ek gýda T a d ý G m için ya þ a i ye Türk u ulusal GIDA TEKNOLOJÝ PLATFORMU y a þ a m i ç i n g ý d a Kaynak: 2010 Envanteri (TGDF) Gýda Sektörü 73.722.988 nüfus Hane halký gýda
Yükseköðretimin Finansmaný ve Finansman Yöntemlerinin Algýlanan Adalet Düzeyi: Sakarya Üniversitesi Paydaþ Görüþleri..64 Doç.Dr.
MALÝYE DERGÝSÝ Temmuz - Aralýk 2011 Sayý 161 Sahibi Maliye Bakanlýðý Strateji Geliþtirme Baþkanlýðý Adýna Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Yayýn Kurulu Baþkan Füsun SAVAÞER Üye Ali Mercan AYDIN Üye Nural KARACA
Mart 2010 Otel Piyasasý Antalya Ýstanbul Gayrimenkul Deðerleme ve Danýþmanlýk A.Þ. Büyükdere Cad. Kervan Geçmez Sok. No:5 K:2 Mecidiyeköy Ýstanbul - Türkiye Tel: +90.212.273.15.16 Faks: +90.212.355.07.28
Ýlknur Menlik TGDF Kurumsal Ýletiþim Direktörü TGDF 24 sektörel üye dernek Türkiye Gýda ve Ýçecek Sanayisinin Üretim, Ýstihdam, Ýhracat ve ithalatýnýn %95 ni temsil etmekte Food Drink Europe TGDF 2006
KOBÝ'lere AB kapýsý. Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi
12 1 KOBÝ'lere AB kapýsý Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi 2 3 Projenin amacý nedir Yurt dýþýna açýlmak isteyen yerli KOBÝ'lerin, Lüksemburg firmalarý
21-23 Kasým 2011 Çeþme Ýzmir www.tgdfgidakongresi.com organizasyon Ceyhun Atýf Kansu Caddesi, 1386. Sokak, No: 8, Kat: 2, 06520 Balgat / Ankara T:+90 312 284 77 78 F:+90 312 284 77 79 Davetlisiniz Ülkemiz
GÝRÝÞ. Bu anlamda, özellikle az geliþmiþ toplumlarda sanayi çaðýndan bilgi
GÝRÝÞ Ýnsanoðlu günümüzde dünya tarihinde belki de bilginin en kýymetli olduðu dönemi yaþamaktadýr. Çaðýmýzda bilgiye sahip olmanýn ya da bilgi kaynaðýna kolaylýkla ulaþabilmenin önemi her geçen gün artmaktadýr.
Akýlcý Çözümler Üretiyoruz Türev Ürünlere Ýliþkin Eðitimler EÐÝTÝMÝN AMACI Kýyýyý gözden kaybetmeye cesaret edemeyen insan yeni okyanuslar keþfedemez. Andre Gide Bu eðitimde katýlýmcýlara, VOB ürünlerin
ÝÇÝNDEKÝLER BÝRÝNCÝ BÖLÜM TÜRKÝYE EKONOMÝSÝ
I II ÝÇÝNDEKÝLER BÝRÝNCÝ BÖLÜM TÜRKÝYE EKONOMÝSÝ Sayfa TÜRKÝYE EKONOMÝSÝNÝN GENEL GÖRÜNÜMÜ... 3 I- 2004 YILI GENEL EKONOMÝK HEDEFLERÝ... 9 A. BÜYÜME... 9 B. KAYNAKLAR-HARCAMALAR DENGESÝ... 10 II- MÝLLÝ
07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10
07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10 'HEDEFÝMÝZ EN BÜYÜK 10 EKONOMÝ ARASINA GÝRMEK' Baþbakanýmýz, Ulusa Sesleniþ konuþmasýnda Türkiye'nin potansiyelinin de hedeflerinin de büyük
ÝÇÝNDEKÝLER BÝRÝNCÝ BÖLÜM TÜRKÝYE EKONOMÝSÝ
I II ÝÇÝNDEKÝLER BÝRÝNCÝ BÖLÜM TÜRKÝYE EKONOMÝSÝ Sayfa TÜRKÝYE EKONOMÝSÝNÝN GENEL GÖRÜNÜMÜ... 3 I- EKONOMÝNÝN GENEL DENGESÝ... 9 II- III- MÝLLÝ GELÝR VE SABÝT SERMAYE YATIRIMLARI A. GAYRÝ SAFÝ MÝLLÝ HASILA...
ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI
Kýzýlcaþar Geleceðe Hazýrlanýyor Gelin Birlikte Çalýþalým ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI Mart 2014 ALPER YILMAZ Halkla Bütünleþen MUHTARLIK Ankara Gölbaþý Kýzýlcaþar Köyünde 4 Mart 1979
Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý
Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý Spor Bilimleri Derneði, üyeler arasýndaki haberleþme aðýný daha etkin hale getirmek için, akademik çalýþmalar yürüten bilim insaný, antrenör, öðretmen, öðrenci ve ilgili
Yeni zirvelere doðru, mükemmellikle... ÝNÞAAT, TAAHHÜT VE MÜHENDÝSLÝK GÜÇLÜ BAÞLADI GÜCÜNE GÜÇ KATARAK DEVAM EDÝYOR! Deðerlerimiz Vizyonumuz Mevcut kültür, iþ ahlaký ve deðerlerini muhafaza ederken, tüm
T.C. MÝLLÎ EÐÝTÝM BAKANLIÐI EÐÝTÝMÝ ARAÞTIRMA VE GELÝÞTÝRME DAÝRESÝ BAÞKANLIÐI HANGÝ OKULDA OKUMAK ÝSTEDÝÐÝNE KARAR VERDÝN MÝ? Genel Liseler Fen Liseleri Sosyal Bilimler Anadolu Spor Güzel Sanatlar Askeri
MALÝYE DERGÝSÝ ULAKBÝM ISSN 1300-3623
MALÝYE DERGÝSÝ ISSN 1300-3623 Temmuz - Aralýk 2007, Sayý 153 YAZI DANIÞMA KURULU Prof. Dr. Güneri AKALIN Prof. Dr. Abdurrahman AKDOÐAN Prof. Dr. Figen ALTUÐ Prof. Dr. Engin ATAÇ Prof. Dr. Ömer Faruk BATIREL
4691 sayýlý Teknoloji Geliþtirme Bölgeleri Kanunu kapsamýnda kurulan ULUTEK TEKNOLOJÝ GELÝÞTÝRME BÖLGESÝ, Uludað Üniversitesi Görükle Kampüsü içerisinde 471.000 m2 alanda hizmet vermektedir. 2006 yýlýnda
Faaliyet Raporu. Banvit Bandýrma Vitaminli Yem San. A.Þ. 01 Ocak - 30 Eylül 2010 Dönemi
10 Faaliyet Raporu Banvit Bandýrma Vitaminli Yem San. A.Þ. 01 Ocak - 30 Eylül 2010 Dönemi Ýçindekiler Yönetim ve Denetim Kurulu Temettü Politikasý Risk Yönetim Politikalarý Genel Kurul Tarihine Kadar Meydana
ERHAN KAMIŞLI H.Ö. SABANCI HOLDİNG ÇİMENTO GRUP BAŞKANI OLDU.
ERHAN KAMIŞLI H.Ö. SABANCI HOLDİNG ÇİMENTO GRUP BAŞKANI OLDU. Sendikamýz Yönetim Kurulu Üyesi Erhan KAMIÞLI, 28 Mart 2001 tarihi itibariyle H.Ö. Sabancý Holding Çimento Grubu Baþkanlýðý'na atanmýþtýr.
Organizatör Firma Cebeci Cad. No:54 Akatlar 34335 Ýstanbul Tel:0212 351 68 48 (pbx) Faks:0212 351 59 33 E-Posta: [email protected] BAHÇEÞEHÝR ÜNÝVERSÝTESÝ BEÞÝKTAÞ KAMPÜSÜ 11-12 Haziran 2008 SUNUM DOSYASI
ASKÝ 2015 YILI KURUMSAL DURUM VE MALÝ BEKLENTÝLER RAPORU
T.C. AYDIN BÜYÜKÞEHÝR BELEDÝYESÝ SU VE KANALÝZASYON ÝDARESÝ GENEL MÜDÜRLÜÐÜ TEMMUZ 215-1 215 YILI KURUMSAL DURUM VE MALÝ BEKLENTÝLER RAPORU KURUMSAL MALÝ DURUM VE BEKLENTÝLER RAPORU SUNUÞ 518 Sayýlý Kamu
Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU
Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU 13 OCAK 2011 Bu program, Avrupa Birliði ve Türkiye Cumhuriyeti tarafýndan finanse edilmektedir. YENÝLÝKÇÝ YÖNTEMLERLE KAYITLI ÝSTÝHDAMIN
TOPLUMSAL SAÐLIK DÜZEYÝNÝN DURUMU: Türkiye Bunu Hak Etmiyor
TOPLUMSAL SAÐLIK DÜZEYÝNÝN DURUMU: Türkiye Bunu Hak Etmiyor Türkiye'nin insanlarý, mevcut saðlýk düzeyini hak etmiyor. Saðlýk hizmetleri için ayrýlan kaynaklarýn yetersizliði, kamunun önemli oranda saðlýk
Büyüme, İstihdam, Vasıflar ve Kadın İşgücü
Türkiye Cumhuriyeti Devlet Planlama Teşkilatı ve Dünya Bankası Refah ve Sosyal Politika Analitik Çalışma Programı Çalışma Raporu Sayı: 6 Büyüme, İstihdam, Vasıflar ve Kadın İşgücü Erol Taymaz Ekonomi Bölümü
Genel Bakýþ 7 Proje nin ABC si 9 Proje Önerisi Nasýl Hazýrlanýr?
REC Hakkýnda ÝÇÝNDEKÝLER Konular 5 Genel Bakýþ 7 Proje nin ABC si 9 Proje Önerisi Nasýl Hazýrlanýr? Eðitimde Kullanýlacak Araçlar 21 Araç 1: Kaynaþma Tanýþma Etkinliði 23 Araç 2: Uzun Sözcükler 25 Araç
TÜRKÝYE'DE ALTERNATÝF TURÝZMÝN GELÝÞÝMÝNE YÖNELÝK DEÐERLENDÝRMELER Eylül 2014 Yayýn No: TÜSÝAD-T/2014-09/556 Meþrutiyet Caddesi, No: 46 34420 Tepebaþý/Ýstanbul Telefon: (0 212) 249 07 23 Telefax: (0 212)
MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER MALÝYE DERGÝSÝ. Ocak - Haziran 2008 Sayý 154
MALÝYE DERGÝSÝ Ocak - Haziran 2008 Sayý 154 Sahibi Maliye Bakanlýðý Strateji Geliþtirme Baþkanlýðý Adýna Doç.Dr. Ahmet KESÝK Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Doç.Dr. Ahmet KESÝK MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER Yayýn
Türkiye: Gelecek Nesiller için Fýrsatlarýn Çoðaltýlmasý 11. Çocuk Geliþimi ve Çocuklarýn Karþýlaþtýðý Riskler Eþitsizliðin nesiller arasý geçiþinin bugün Türkiye nin en genç neslini ciddi ölçüde etkilediði
Araþtýrma Hazýrlayan: Ebru Kocamanlar Araþtýrma Uzman Yardýmcýsý Gýda Ürünlerinde Ambalajýn Satýn Alma Davranýþýna Etkisi Dünya Ambalaj Örgütü nün açýklamalarýna göre dünyada ambalaj kullanýmýnýn %30 unu
ݺletmelerin Rekabet Gücünün Artýrýlmasý. Dýºa Açýlmalarýna Mali Destek Programý
ݺletmelerin Rekabet Gücünün Artýrýlmasý ve Dýºa Açýlmalarýna Mali Destek Programý 2010 içindekiler Orta Karadeniz Kalkýnma Ajansý Kalkýnma Ajanslarýnýn Kuruluþ Amaçlarý Vizyonumuz Misyonumuz Orta Karadeniz
01 Kasým 2018
Geri Dönüþüm Markasý... www.adametal.com.tr 01 Kasým 2018 Ada Metal Demir Çelik Geri Dönüþüm San. ve Tic. A.Þ. 1956 yýlýndan bu yana, özellikle metal sektöründe, fabrikalarýn üretim artýklarýný toplayýp
BÝRÝNCÝ BASAMAK SAÐLIK HÝZMETLERÝ: Sorun mu? Çözüm mü?
BÝRÝNCÝ BASAMAK SAÐLIK HÝZMETLERÝ: Sorun mu? Çözüm mü? Hükümetler birinci basamak saðlýk hizmetleri konusundaki yasalarý açýkça çiðnemektedir. Türkiye saðlýk sisteminde, birinci basamaktaki kurumlar (saðlýk
Tehlikeli Atýk Çözümünde EKOVAR...
ARA DEPOLAMA www. ekovar.com info@ ekovar.com Hilal Mah. 50. Sokak, 4. Cad. No: 8/8 Yýldýz - Çankaya / ANKARA Tel : +(90) 312 442 13 05 +(90) 312 442 11 43 Faks : +(90) 312 442 13 06 Tehlikeli Atýk Çözümünde
FÝYATLAR A. FÝYATLARDAKÝ GENEL GÖRÜNÜM
IX FÝYATLAR 145 146 FÝYATLAR A. FÝYATLARDAKÝ GENEL GÖRÜNÜM 2000 yýlýnda önceki yýlýn önemli ölçüde altýnda seyreden fiyat artýþlarý 2001 yýlýnýn ikinci ayýnda kurlarýn serbest býrakýlmasý sonucu üçüncü
ulusal nanoteknoloji giriþimi ÝNÞAAT SEKTÖRÜNDE SÜRDÜRÜLEBÝLÝRLÝK: YEÞÝL BÝNALAR VE NANOTEKNOLOJÝ STRATEJÝLERÝ ulusal nanoteknoloji giriþimi ÝNÞAAT SEKTÖRÜNDE SÜRDÜRÜLEBÝLÝRLÝK: YEÞÝL BÝNALAR VE NANOTEKNOLOJÝ
NÜFUSUN GELÝÞÝMÝ, DAÐILIÞI ve NÝTELÝKLERÝ
NÜFUS ve NÜFUS SAYIMLARI Sýnýrlarý belli bir alanda yaþayan insan sayýsýna nüfus denir. Dünya Nüfus Gününün Amblemi Bir ülkede yaþayan bütün insanlarýn demografik, ekonomik, sosyal verilerinin toplanmasý
TOHAV Suruç Mülteci Danýþma Merkezi'nden Haberler *1 Þubat 2016 tarihinde faaliyetlerine baþlayan Suruç Mülteci Danýþma Merkezi; mülteci, sýðýnmacý ve
MD Mülteci Danýþma M TOHAV e-bülten n S AYI: 2 TOHAV Suruç Mülteci Danýþma Merkezi Ýletiþim Bilgileri Adres: Yýldýrým Mah. Ziyademirdelen Sok. N0: D: 1 Suruç/ÞANLIURFA Tel: 0 (414) 611 98 02 TOHAV Suruç
ÝÇÝNDEKÝLER GÝRÝÞ BÖLÜM 1: REASÜRANSA ÝLÝÞKÝN KAVRAMSAL ÇERÇEVE
ÝÇÝNDEKÝLER GÝRÝÞ...21 BÖLÜM 1: REASÜRANSA ÝLÝÞKÝN KAVRAMSAL ÇERÇEVE...25 1.1. REASÜRANSIN TANIMI...27 1.2. REASÜRANSIN TARÝHSEL GELÝÞÝMÝ...29 1.3. REASÜRANSIN ÝLKELERÝ...32 1.3.1. Azami Ýyi Niyet Ýlkesi...32
ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum
ÇEVRE VE TOPLUM 11. Bölüm DOÐAL AFETLER VE TOPLUM Konular DOÐAL AFETLER Dünya mýzda Neler Oluyor? Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum Volkanlar
Simge Özer Pýnarbaþý
Simge Özer Pýnarbaþý 1963 yýlýnda Ýstanbul da doðdu. Ortaöðrenimini Kadýköy Kýz Lisesi nde tamamladý. 1984 yýlýnda Ýstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü nü bitirdi.
Dövize Endeksli Kredilerde KKDF
2009-10 Dövize Endeksli Kredilerde KKDF Ýstanbul, 12 Mart 2009 Sirküler Sirküler Numarasý : Elit - 2009/10 Dövize Endeksli Kredilerde KKDF 1. Genel Açýklamalar: 88/12944 sayýlý Kararnameye iliþkin olarak
BASIN DUYURUSU (25.08.2002) 2002 Öðrenci Seçme Sýnavý (ÖSS) Yerleþtirme Sonuçlarý
BASIN DUYURUSU (25.08.2002) 2002 Öðrenci Seçme Sýnavý (ÖSS) Yerleþtirme Sonuçlarý 16 Haziran ve 23 Haziran 2002 tarihlerinde yapýlan Öðrenci Seçme Sýnavý (ÖSS) ve Yabancý Dil Sýnavý (YDS) sonuçlarýna aðýrlýklý
MedYa KÝt / 26 Ýnsan Kaynaklarý ve Yönetimi konusunda Türkiye nin ilk dergisi HR DergÝ Human Resources Ýnsan Kaynaklarý ve Yönetim Dergisi olarak amacýmýz, kurulduðumuz günden bu yana deðiþmedi: Türkiye'de
Fiskomar. Baþarý Hikayesi
Fiskomar Baþarý Hikayesi Fiskomar Gýda Temizlik Ve Marketcilik Ticaret Anonim Þirketi Cumhuriyetin ilanýndan sonra büyük önder Atatürk'ün Fýndýk baþta olmak üzere diðer belli baþlý ürünlerimizi ilgilendiren
Laboratuvar Akreditasyon Baþkanlýðý Týbbi Laboratuvarlar
Laboratuvar Akreditasyon Baþkanlýðý Týbbi Laboratuvarlar Týbbi Laboratuvar Akreditasyonu Akreditasyon, Akreditasyon; Laboratuvarların, Muayene, Belgelendirme kuruluşlarının ve Yeterlilik Deneyi Sağlayıcı
.:: TÇÝD - Tüm Çeviri Ýþletmeleri Derneði ::.
Membership TÜM ÇEVÝRÝ ÝÞLETMELERÝ DERNEÐÝ YÖNETÝM KURULU BAÞKANLIÐINA ANTALYA Derneðinizin Tüzüðünü okudum; Derneðin kuruluþ felsefesi ve amacýna sadýk kalacaðýmý, Tüzükte belirtilen ilke ve kurallara
TOHAV Suruç Mülteci Danýþma Merkezi'nden Haberler 1 Þubat 2016 tarihinde faaliyetlerine baþlayan Suruç Mülteci Danýþma Merkezi; mülteci, sýðýnmacý ve
MD Mülteci Danýþma M TOHAV e-bülten n S AYI: 3 TOHAV Suruç Mülteci Danýþma Merkezi Ýletiþim Bilgileri Adres: Yýldýrým Mah. Ziyademirdelen Sok. N0: D: 1 Suruç/ÞANLIURFA Tel: 0 (414) 611 98 02 TOHAV Suruç
B ölüm. BEÞERî SÝSTEMLER ÞEHÝRLERÝN FONSÝYONLARI VE NÜFUS POLÝTÝKALARI KONULAR NÜFUS POLÝTÝKALARI TARÝHSEL SÜREÇTE ÞEHÝRLER ÞEHÝRLER VE ETKÝ ALANLARI
B ölüm 2. BEÞERî SÝSTEMLER ÞEHÝRLERÝN FONSÝYONLARI VE NÜFUS POLÝTÝKALARI KONULAR NÜFUS POLÝTÝKALARI TARÝHSEL SÜREÇTE ÞEHÝRLER ÞEHÝRLER VE ETKÝ ALANLARI Temel Kavramlar Nüfus politikalarý Küresel etki Aile
Konular 5. Eðitimde Kullanýlacak Araçlar 23. Örnek Çalýþtay Gündemi 29. Genel Bakýþ 7 Proje Yöneticilerinin Eðitimi 10
Proje Yönetimi ÝÇÝNDEKÝLER Konular 5 Genel Bakýþ 7 Proje Yöneticilerinin Eðitimi 10 Eðitimde Kullanýlacak Araçlar 23 Araç 1: Araþtýrma sorularý Araç 2: Belirsiz talimatlar Araç 3: Robotlar 28 Örnek
insan kaynaklarý ve yönetim dergisi Mart - Mayýs 2006 06 YETKÝNLÝKLERE DAYALI STRATEJÝK ve ENTEGRE ÝKY UZMANLIK PROGRAMI Eðitim& Danýþmanlýk Yetkinliklere Dayalý Stratejik ve Entegre Ýnsan Kaynaklarý Yönetimi
TABLO-2'nin devamý. Sanayi ve Ticaret Bakanlýðý
Sanayi ve Ticaret Bakanlýðý Atama Yapýlacak Kadro Unvaný: Stajyer Kontrolör (Ýdari) Atama Yapýlmasý Planlanan Kadro Sayýsý: Ýdari+Mühendis Kadrolarý Toplamý : 5 Test Aðýrlýklarý: GY:0,1, GK:0,1, HU:0,2,
ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI
ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI MEMUR PERSONEL ÞUBE MÜDÜRLÜÐÜ GÖREV TANIMI Memur Personel Þube Müdürlüðü, belediyemiz bünyesinde görev yapan memur personelin özlük iþlemlerinin saðlýklý bir
Corporate Stars, Türkiye nin en iyi markalarını bir araya getiren sosyal bir iş platformudur.
POWERED BY Corporate Stars, Türkiye nin en iyi markalarını bir araya getiren sosyal bir iş platformudur. Corporate Stars her yýl Türkiye nin en iyi kurumsal firmalarýný bir araya getirir. Oluþturduðu sinerji
STAJ BÝLGÝLERÝ. Önemli Açýklamalar
Öðrencinin Adý ve Soyadý Doðum Yeri ve Yýlý Fakülte Numarasý Bölümü Yaptýðý Staj Dalý Fotoðraf STAJ BÝLGÝLERÝ Ýþyeri Adý Adresi Telefon Numarasý Staj Baþlama Tarihi Staj Bitiþ Tarihi Staj Süresi (gün)
Sanayici ve Ýþadamlarý Derneði www.tutevsiad.org BÝRLÝKTEN KUVVET DOÐDU TÜRK-ÇÝN EKONOMÝK VE TÝCARÝ ÝÞBÝRLÝÐÝ FORUMU NDA BÝZDE TÜTEVSÝAD OLARAK YERÝMÝZÝ ALDIK T.C. Baþbakaný Recep Tayyip Erdoðan'ýn 8-11
WORLD ENERGY OUTLOOK TÜRKÇE
WORLD ENERGY 2 0 11 OUTLOOK TÜRKÇE iþbirliði ile TÜRKIYE TANITIMI Aralýk 2011 Yayýn No: TÜSÝAD-T/2011/12/521 Meþrutiyet Caddesi, No. 46 34420 Tepebaþý/Ýstanbul Telefon: (0212) 249 07 23 Telefax: (0212)
GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK REKABET GÜCÜ TEMEL BULGULAR
GIDA, TARIM VE HAYVANCILIK REKABET GÜCÜ TEMEL BULGULAR ekonomiye Umut Sofradan, Can Topraktan gelir Kasým 2014 Yayýn No: TÜSÝAD-T/2014-11/561 Meþrutiyet Caddesi, No: 46 34420 Tepebaþý/Ýstanbul Telefon:
DENÝZ LÝSESÝ KOMUTANLIÐI Denizcilik tarihin en eski ve en köklü mesleðidir. Bu köklü ve þerefli mesleðin insanlarýnýn eðitimi için ilk adým atacaklarý Deniz Lisesi, bu güne kadar Türk ve dünya denizcilik
2050'YE DOÐRU NÜFUSBÝLÝM VE YÖNETÝM:
2050'YE DOÐRU NÜFUSBÝLÝM VE YÖNETÝM: ÝÞGÜCÜ PÝYASASINA BAKIÞ Prof. Dr. Aysýt TANSEL Kasým 2012 Yayýn No: TÜSÝAD-T/2012-11/536 Meþrutiyet Caddesi, No: 46 34420 Tepebaþý/Ýstanbul Telefon: (0 212) 249 07
OKUL ÖNCESÝ EÐÝTÝM KURUMLARI YÖNETMELÝÐÝNDE DEÐÝÞÝKLÝK YAPILMASINA D YÖNETMELÝK Çarþamba, 10 Eylül 2008
OKUL ÖNCESÝ EÐÝTÝM KURUMLARI YÖNETMELÝÐÝNDE DEÐÝÞÝKLÝK YAPILMASINA D YÖNETMELÝK Çarþamba, 10 Eylül 2008 6 Eylül 2008 CUMARTESÝ Resmî Gazete Sayý : 26989 YÖNETMELÝK Millî Eðitim Bakanlýðýndan: OKUL ÖNCESÝ
VIII MALÝ PÝYASALAR 125
VIII MALÝ PÝYASALAR 125 126 MALÝ PÝYASALAR Para ve sermaye piyasalarýndan oluþan mali piyasalara iliþkin geliþmeler aþaðýdadýr. I. PARA PÝYASALARI Kýsa vadeli fonlarýn arz ve talebinin karþýlaþtýðý piyasalarýn
ACADEMY FRANCHISE AKADEMÝSÝ FRANCHISE ALIRKEN VERÝRKEN ÝÞLETÝRKEN. bilgi kaynaðýnýz. iþbirliði ile
ACADEMY FRANCHISE ALIRKEN VERÝRKEN ÝÞLETÝRKEN bilgi kaynaðýnýz iþbirliði ile WORLD FRANCHISE COUNCIL ÜYESÝDÝR EUROPEAN FRANCHISE FEDERATION ÜYESÝDÝR ACADEMY Giriþ Giriþ Franchise, perakendecilikte çaðýmýzýn
Küresel Rekabet Raporunun Ýnovasyon bölümünde Türkçe de daha çok yenilik olarak
4.ÝNOVASYONA YÖNELÝK ÝVME 52 4.1 Ýnovasyon Nedir? Küresel Rekabet Raporunun Ýnovasyon bölümünde Türkçe de daha çok yenilik olarak kullanýlan ve Ýngilizce de innovation sözcüðü karþýlýðýnda inovasyon kelimesi
2050'YE DOÐRU NÜFUSBÝLÝM VE YÖNETÝM: SOSYAL GÜVENLÝK (EMEKLÝLÝK) SÝSTEMÝNE BAKIÞ Prof. Dr. Yusuf ALPER Yard. Doç. Dr. Çaðaçan DEÐER Prof. Dr. Serdar SAYAN Kasým 2012 Yayýn No: TÜSÝAD-T/2012-11/535 Meþrutiyet
ünite1 Sosyal Bilgiler Verilenlerden kaçý sosyal bilimler arasýnda yer alýr? A. 6 B. 5 C. 4 D. 3
ünite1 Sosyal Bilgiler Sosyal Bilgiler Öðreniyorum TEST 1 3. coðrafya tarih biyoloji fizik arkeoloji filoloji 1. Ali Bey yaþadýðý yerin sosyal yetersizlikleri nedeniyle, geliþmiþ bir kent olan Ýzmir e
Dar Mükellef Kurumlara Yapýlan Ödemelerdeki Kurumlar Vergisi Kesintisi
2009-11 Dar Mükellef Kurumlara Yapýlan Ödemelerdeki Kurumlar Vergisi Kesintisi Ýstanbul, 12 Mart 2009 Sirküler Sirküler Numarasý : Elit - 2009/11 Dar Mükellef Kurumlara Yapýlan Ödemelerdeki Kurumlar Vergisi
BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði
BÝMY 16 - TBD Kamu-BÝB XI Bütünleþik Etkinliði Türkiye Biliþim Derneði, biliþim sektöründe çalýþan üst ve orta düzey yöneticilerin mesleki geliþimi ve dayanýþmalarýný geliþtirmek amacýyla her yýl düzenlediði
SÜRDÜRÜLEBÝLÝR TURÝZM Eylül 2012 Yayýn No: TÜSÝAD-T/2012-09/531 Meþrutiyet Caddesi, No: 46 34420 Tepebaþý/Ýstanbul Telefon: (0 212) 249 07 23 Telefax: (0 212) 249 13 50 www.tusiad.org 2012, TÜSÝAD Tüm
ÝÇÝNDEKÝLER BÝRÝNCÝ BÖLÜM TÜRKÝYE EKONOMÝSÝ
I II ÝÇÝNDEKÝLER BÝRÝNCÝ BÖLÜM TÜRKÝYE EKONOMÝSÝ Sayfa TÜRKÝYE EKONOMÝSÝNÝN GENEL GÖRÜNÜMÜ... 3 I- EKONOMÝNÝN GENEL DENGESÝ... 9 II- III- MÝLLÝ GELÝR VE SABÝT SERMAYE YATIRIMLARI A. GAYRÝ SAFÝ MÝLLÝ HASILA...
EDMS, þirketlerin dinamik dokümanlar oluþturmasýný saðlayan, bu doküman ve belgeleri dijital olarak saklayýp, dünyanýn deðiþik noktalarýndaki
with BIM Suite EDMS, þirketlerin dinamik dokümanlar oluþturmasýný saðlayan, bu doküman ve belgeleri dijital olarak saklayýp, dünyanýn deðiþik noktalarýndaki kullanýcýlarýnýn eriþmesine olanak veren ve
Çevre Temizlik Vergisi Oranlarý
2007-17 Çevre Temizlik Vergisi Oranlarý Ýstanbul, 28 Aralýk 2007 Sirküler Sirküler Numarasý : Elit - 2007/17 Çevre Temizlik Vergisi Oranlarý Belediye Gelirleri Kanunu'nun Mükerrer 44 üncü maddesi uyarýnca,
GLOBAL GAP STANDARTLARINDA ÜRETÝM YAPIYORUZ.
GLOBAL GAP STANDARTLARINDA ÜRETÝM YAPIYORUZ. HAKKIMIZDA Agropergamos Kimdir? Agropergamos; Karabudak Tarým Hayvancýlýk Sanayi Tic. A.Þ. tarafýndan 2012 yýlýnda tescil iþlemleri tamamlanmýþ bir yaþ meyve
T.C YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI
Yargýtay Kararlarý T.C Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI Davalý þirketin ayný il veya diðer illerde baþka iþyerinin
1. ÝTHÝB TEKNÝK TEKSTÝL PROJE YARIÞMASI
Yarýþmanýn Amacý 1. ÝTHÝB 1.ÝTHÝB Teknik Tekstiller Proje Yarýþmasý, Ýstanbul Tekstil ve Hammaddeleri Ýhracatçýlarý Birliði'nin Türkiye Ýhracatçýlar Meclisi'nin katkýlarýyla Türkiye'de teknik tekstil sektörünün
DONALD JOHNSTON OECD GENEL SEKRETERÝ INTERVIEW DONALD JOHNSTON OECD GENERAL SECRETARY
söyleþi - interview ÝKTÝSAT ÝÞLETME ve FÝNANS SÖYLEÞÝ DONALD JOHNSTON OECD GENEL SEKRETERÝ INTERVIEW DONALD JOHNSTON OECD GENERAL SECRETARY Bu söyleþi, Genel Yayýn Yönetmenimiz Ali Bilge tarafýndan 15
Rekabet Edebilirlik Raporu
Rekabet Edebilirlik Raporu 1958 Kýbrýs Türk Ticaret Odasý Turkish Cypriot Chamber of Commerce Ýçindekiler I. Katký Koyan Kuruluþlardan Önsöz 3 Kýbrýs Türk Ticaret Odasý (KTTO) Yatýrým Geliþtirme Ajansý
Gelir Vergisi Kesintisi
2009-16 Gelir Vergisi Kesintisi Ýstanbul, 12 Mart 2009 Sirküler Sirküler Numarasý : Elit - 2009/16 Gelir Vergisi Kesintisi 1. Gelir Vergisi Kanunu Uyarýnca Kesinti Yapmak Zorunda Olanlar: Gelir Vergisi
2050 ye Doğru Nüfusbilim ve Yönetim: Eğitim Sistemine Bakış
2050 ye Doğru Nüfusbilim ve Yönetim: Eğitim Sistemine Bakış Prof. Dr. Yüksel KAVAK Hacettepe Üniversitesi Eğitim Fakültesi TÜSİAD / UNFPA İstanbul, 5 Kasım 2010 1 Ana tema: Nüfusbilim ve Yönetim Çalışmanın
WORLD ENERGY OUTLOOK 2012. Türkçe
WORLD ENERGY OUTLOOK 2012 Türkçe WORLD ENERY OUTLOOK 2012 TEMEL BULGULAR 2035 yýlýna doðru enerji piyasalarý nasýl geliþecek? Bütün yeni geliþmeler ve politikalar dikkate alýndýðýnda küresel enerji sistemi
Corporate Stars, Türkiye nin en iyi markalarını bir araya getiren sosyal bir iş platformudur.
POWERED BY Corporate Stars, Türkiye nin en iyi markalarını bir araya getiren sosyal bir iş platformudur. Corporate Stars her yýl Türkiye nin en iyi kurumsal firmalarýný bir araya getirir. Oluþturduðu sinerji
Yat, Kotra Ve Her Türlü Motorlu Özel Tekneler Ýçin Geçerli Olan KDV Ve ÖTV Ora
2009-40 Yat, Kotra Ve Her Türlü Motorlu Özel Tekneler Ýçin Geçerli Olan KDV Ve ÖTV Ora Ýstanbul, 25 Aðustos 2009 Sirküler Numarasý : Elit - 2009/40 Sirküler Yat, Kotra Ve Her Türlü Motorlu Özel Tekneler
Programýmýz, Deneyimimiz, Çaðdaþ Demokrat Ekibimiz ve Çaða Uygun Vizyonumuz ile Yeniden
çaðdaþ demokrat muhasebeciler grubu Programýmýz, Deneyimimiz, Çaðdaþ Demokrat Ekibimiz ve Çaða Uygun Vizyonumuz ile Yeniden YÖNETÝM KURULU BAÞKAN ADAYI ALÝ METÝN POLAT 1958 yýlýnda Çemiþgezek'te doðdu.
Sunuþ. Türk Tabipleri Birliði Merkez Konseyi
Sunuþ Bu kitap Uluslararasý Çalýþma Örgütü nün Barefoot Research adlý yayýnýnýn Türkçe çevirisidir. Çýplak ayak kavramý Türkçe de sýk kullanýlmadýðý için okuyucuya yabancý gelebilir. Çýplak Ayaklý Araþtýrma
ASÜD 06 Mart 2009'da 13 süt ve süt ürünleri üreticisi tarafýndan kuruldu. 110'a ulaþan üye sayýsý ile süt sektörünün en büyük ve en yetkili kuruluþudu
SÜT SANAYÝÝNDE YENÝ YAKLAÞIMLAR TOPLANTISI - YENÝ SÜT MEVZUATI ve UYGULAMALARI TÜRKÝYE DE SÜT SEKTÖRÜ Dr. Ýsmail MERT ASÜD Genel Sekreteri 20.09.2012 GÖNEN- BALIKESÝR ASÜD 06 Mart 2009'da 13 süt ve süt
WORLD ENERGY OUTLOOK 2 0 1 3 ULUSLARARASI ENERJÝ AJANSI Uluslararasý Enerji Ajansý (UEA) özerk bir kurum olarak 1974 yýlýnda kurulmuþtur. UEA'nýn iki temel görevi vardýr. Bunlar, petrol arzýndaki fiziki
