Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download ""

Transkript

1 2050'YE DOÐRU NÜFUSBÝLÝM VE YÖNETÝM: SOSYAL GÜVENLÝK (EMEKLÝLÝK) SÝSTEMÝNE BAKIÞ Prof. Dr. Yusuf ALPER Yard. Doç. Dr. Çaðaçan DEÐER Prof. Dr. Serdar SAYAN Kasým 2012 Yayýn No: TÜSÝAD-T/ /535 Meþrutiyet Caddesi, No: Tepebaþý/Ýstanbul Telefon: (0 212) Telefax: (0 212)

2 2012, TÜSÝAD Tüm haklarý saklýdýr. Bu eserin tamamý ya da bir bölümü, 4110 sayýlý Yasa ile deðiþik 5846 sayýlý FSEK uyarýnca, kullanýlmazdan önce hak sahibinden 52. Maddeye uygun yazýlý izin alýnmadýkça, hiçbir þekil ve yöntemle iþlenmek, çoðaltýlmak, çoðaltýlmýþ nüshalarý yayýlmak, satýlmak, kiralanmak, ödünç verilmek, temsil edilmek, sunulmak, telli/telsiz ya da baþka teknik, sayýsal ve/veya elektronik yöntemlerle iletilmek suretiyle kullanýlamaz. ISBN: Kapak Tasarýmý: Hakan Ferit HOÞGÖR SÝS MATBAACILIK PROM. TANITIM HÝZ. TÝC. LTD. ÞTÝ. Eðitim Mah. Poyraz Sok. No:1 D.63 Kadýköy - ÝSTANBUL Tel: (0216) Faks: (0216)

3 ÖNSÖZ TÜSÝAD, özel sektörü temsil eden sanayici ve iþadamlarý tarafýndan 1971 yýlýnda, Anayasamýzýn ve Dernekler Kanunu'nun ilgili hükümlerine uygun olarak kurulmuþ, kamu yararýna çalýþan bir dernek olup gönüllü bir sivil toplum örgütüdür. TÜSÝAD, insan haklarý evrensel ilkelerinin, düþünce, inanç ve giriþim özgürlüklerinin, laik hukuk devletinin, katýlýmcý demokrasi anlayýþýnýn, liberal ekonominin, rekabetçi piyasa ekonomisinin kurum ve kurallarýnýn ve sürdürülebilir çevre dengesinin benimsendiði bir toplumsal düzenin oluþmasýna ve geliþmesine katký saðlamayý amaçlar. TÜSÝAD, Atatürk'ün öngördüðü hedef ve ilkeler doðrultusunda, Türkiye'nin çaðdaþ uygarlýk düzeyini yakalama ve aþma anlayýþý içinde, kadýnerkek eþitliðini, siyaset, ekonomi ve eðitim açýsýndan gözeten iþ insanlarýnýn toplumun öncü ve giriþimci bir grubu olduðu inancýyla, yukarýda sunulan ana gayenin gerçekleþtirilmesini saðlamak amacýyla çalýþmalar gerçekleþtirir. TÜSÝAD, kamu yararýna çalýþan Türk iþ dünyasýnýn temsil örgütü olarak, giriþimcilerin evrensel iþ ahlaký ilkelerine uygun faaliyet göstermesi yönünde çaba sarf eder; küreselleþme sürecinde Türk rekabet gücünün ve toplumsal refahýn, istihdamýn, verimliliðin, yenilikçilik kapasitesinin ve eðitimin kapsam ve kalitesinin sürekli artýrýlmasý yoluyla yükseltilmesini esas alýr. TÜSÝAD, toplumsal barýþ ve uzlaþmanýn sürdürüldüðü bir ortamda, ülkemizin ekonomik ve sosyal kalkýnmasýnda bölgesel ve sektörel potansiyelleri en iyi þekilde deðerlendirerek ulusal ekonomik politikalarýn oluþturulmasýna katkýda bulunur. Türkiye'nin küresel rekabet düzeyinde tanýtýmýna katkýda bulunur, Avrupa Birliði (AB) üyeliði sürecini desteklemek üzere uluslararasý siyasal, ekonomik, sosyal ve kültürel iliþki, iletiþim, temsil ve iþbirliði aðlarýnýn geliþtirilmesi için çalýþmalar yapar. Uluslararasý entegrasyonu ve etkileþimi, bölgesel ve yerel geliþmeyi hýzlandýrmak için araþtýrma yapar, görüþ oluþturur, projeler geliþtirir ve bu kapsamda etkinlikler düzenler. TÜSÝAD, Türk iþ dünyasý adýna, bu çerçevede oluþan görüþ ve önerilerini Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)'ne, hükümete, diðer devletlere, uluslararasý kuruluþlara ve kamuoyuna doðrudan ya da dolaylý olarak basýn ve diðer araçlar aracýlýðý ile ileterek, yukarýdaki amaçlar doðrultusunda düþünce ve hareket birliði oluþturmayý hedefler. TÜSÝAD, misyonu doðrultusunda ve faaliyetleri çerçevesinde, ülke gündeminde bulunan konularla ilgili görüþlerini bilimsel çalýþmalarla destekleyerek kamuoyuna duyurur ve bu görüþlerden hareketle kamuoyunda tartýþma platformlarýnýn oluþmasýný saðlar. Birleþmiþ Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) dünyada nüfus konusunda uluslararasý finanse edilen en büyük yardým kaynaðýdýr. UNFPA sürdürülebilir kalkýnmayý destekleyen nüfus politikalarý ve stratejileri oluþturulmasý konularýnda faaliyet göstermektedir. UNFPA her kadýnýn, erkeðin ve gencin saðlýklý ve eþit bir hayat sürdürmesi için çalýþmaktadýr. UNFPA devletleri yoksulluðu azaltma politikalarý geliþtirme sürecinde nüfus verilerinin kullanýlmasý için desteklemekte, her hamileliðin istenilen, her doðumun güvenli ve her gencin HIV/AIDS'den korunmuþ olmasý için faaliyet göstermekte, kadýnlarýn ve genç kýzlarýn hak ettiði saygýlý muameleyi görmesi için destek vermektedir. UNFPA Türkiye'de faaliyetlerine 1971 yýlýnda baþlamýþtýr yýlýndan beri UNFPA Türkiye Ofisi; Azerbaycan, Gürcistan ve Ermenistan ülke programlarýný da koordine etmekte, bölgesel ölçekte projeleri yürütmektedir. Türkiye'de UNFPA'in ilk faaliyetleri proje ölçeðinde gerçekleþtirilmiþ, kýsa süre içerisinde kapsamlý beþ yýllýk ülke programlarý yürütülmeye baþlanmýþtýr. Bu çalýþma sýrasýnda Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte 4. Ülke Programýný ( ) yürüten UNFPA; 2011 baþýndan itibaren Türkiye'deki 5. Ülke Programý'ný ( ) baþlatmýþtýr. UNFPA, bu çerçevedeki çalýþmalarýný kamu kurumlarý, sivil toplum, üniversiteler ve özel sektörle iþbirliði halinde yürütmeye devam edecektir. 30 seneden uzun bir süredir UNFPA Türkiye'de: 1. Özellikle gençlerin ihtiyaçlarýný karþýlayacak þekilde üreme saðlýðýnýn iyileþtirilmesi 2. Toplumsal Cinsiyet eþitliðinin desteklenmesi ve 3. Nüfus ve kalkýnma alaný ile ilgili veri toplanmasý, bunlarýn paylaþýlmasý ve kullanýmýnýn teþvik edilmesi konularýnda çalýþmaktadýr. Ülke Programý, UNFPA'in ilkeleri çerçevesinde; yoksulluðun azaltýlmasý, anne saðlýðýnýn iyileþtirilmesi, Cinsel Yolla Bulaþan Enfeksiyonlar ve HIV/AIDS'le mücadele edilmesi, toplumsal cinsiyet eþitliðinin teþvik edilmesi, kadýnlara eþit haklar saðlanmasý ve kadýnlarýn yetkilerinin arttýrýlmasý baþta olmak üzere, Binyýl Kalkýnma Hedeflerine ulaþýlmasýnda Türkiye Cumhuriyeti'ne katký ve destek vermeyi amaçlamaktadýr.

4 Türkiye, 20. yüzyýldaki geliþmiþ ülkeler gibi demografik açýdan bir deðiþim sürecinin içinde bulunmaktadýr. Nüfusun yaþ yapýsýndaki deðiþiklikler, sosyal ve ekonomik sistemleri ve politikalarý yakýndan ilgilendirmektedir. Türkiye'nin, her ülkenin tarihinde bir kez gerçekleþen demografik geçiþ sürecini nasýl yaþadýðý ve bu geçiþ sürecinin 2050 yýlýna doðru neler getireceði, kamu ve özel sektörde alýnacak karar ve uygulanacak politikalar açýsýndan büyük önem taþýmaktadýr. Bu anlayýþ çerçevesinde, UNFPA ve TÜSÝAD tarafýndan 2050 ye Doðru Nüfusbilim ve Yönetim baþlýklý bir araþtýrma projesi baþlatýlmýþtýr. Demografik deðiþimler ve bu deðiþimlerin özellikle sosyal politika alanlarýna izdüþümlerini ele almak üzere planlanan araþtýrma projesi 2050 ye Doðru Nüfusbilim ve Yönetim: Eðitim, Ýþgücü, Saðlýk ve Sosyal Güvenlik Sistemlerine Yansýmalar baþlýklý bir ana rapor ile demografik deðiþimin eðitim, iþgücü, saðlýk ve sosyal güvenlik alanlarýna etkilerini ayrý ayrý irdeleyen dört sektörel rapordan oluþmaktadýr. Söz konusu araþtýrma projesi çerçevesinde hazýrlanan, "2050'ye Doðru Nüfus Bilim ve Yönetim: Sosyal Güvenlik (Emeklilik) Sistemine Bakýþ" baþlýklý bu rapor, önümüzdeki dönemde ivme kazanacak olan nüfus yaþlanmasý eðiliminin, Türk sosyal güvenlik sisteminin emeklilik sigortasý sunumu sürecini ve bu süreçte ortaya çýkabilecek finansman dengelerini nasýl etkileyeceði sorusuna cevap aramaktadýr. Prof. Dr. Yusuf Alper (Uludað Üniversitesi), Yard. Doç. Dr. Çaðaçan Deðer (Ege Üniversitesi) ve Prof. Dr. Serdar Sayan'ýn (TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi) birlikte hazýrladýklarý raporda, Türkiye'nin yaþlýlýk sigortasý sisteminin finansman dengelerinin evrimi ve yakýn geçmiþte yaþanan reform sürecinin deðerlendirilmesini takiben, sistemin gelirgider dengelerinin, 2050'ye kadar uzanan demografik projeksiyonlar ýþýðýnda izlemesi beklenen seyir ele alýnmaktadýr.

5 Raporun "Giriþ" bölümü Prof. Dr. Serdar Sayan tarafýndan kaleme alýnýrken; "Nüfusbilim, Demografik Yapý ve Sosyal Güvenlik" baþlýklý 2. Bölümü, "Sosyal Güvenlikte Yeniden Yapýlanma, Arayýþlar ve Sorunlar" baþlýklý 3. Bölümü ve "Türk Sosyal Güvenlik Sistemi" baþlýklý 4. Bölümü Prof. Dr. Yusuf Alper tarafýndan yazýlmýþtýr. "Demografik Dönüþüm ve Daðýtým Esaslý Yaþlýlýk (Emeklilik) Sigorta Sistemlerine Yansýmalarý" baþlýklý 5. Bölüm, "Yaþlýlýk (Emeklilik) Sigorta Sisteminin Gelir Gider Dengeleri" baþlýklý 6. Bölüm ile "Sonuç" bölümü de Yard. Doç. Dr. Çaðaçan Deðer ve Prof. Dr. Serdar Sayan tarafýndan ortaklaþa yazýlmýþ; ancak raporun son þekli tüm yazarlarýn ortak görüþleri doðrultusunda verilmiþtir. Bir ülkenin demografik geçiþ süreci boyunca nüfusunun yaþ profilinde gözlenen deðiþim, aktif/pasif oranlarýnýn seyri üzerine yaptýðý, zamana yayýlan etki yoluyla sosyal güvenlik sistemi gelirgider dengelerini de etkilemektedir. Bu çalýþmada yapýlan analiz, Türkiye için bu dengelerin zaman içindeki evrimini, diðer ekonomik etkileri susturmak (ya da kontrol etmek) ve sadece demografik faktörlerin etkilerine yoðunlaþmak suretiyle ele almýþtýr. Yapýlan hesaplamalar, önümüzdeki dönemde Türkiye'yi bekleyen nüfus yaþlanmasýnýn, zorunlu emeklilik sigortasýnda zaten bozuk olan gelir-gider dengesini daha da kötüleþtirmeye aday olduðunu göstermektedir. Nitekim emeklilerin dul ve yetimlerine yapýlan ödemeler hiç hesaba katýlmaksýzýn bile, yaþlanmakta olan nüfusun, devletçe daðýtým esaslý olarak sunulan zorunlu yaþlýlýk (emeklilik) sigortasýnýn yükünü gözle görülür biçimde artýracaðý anlaþýlmaktadýr.

6 Raporda öncelikle, daðýtým esaslý finansman yöntemi esaslý olmasý itibarýyla iþleyiþi demografik deðiþkenlerin seyrine yakýndan baðlý olan Türk emeklilik sigorta sisteminin döneminde yaþanacak demografik dönüþüm sürecinden neden ve nasýl etkileneceðine yönelik bir analitik çerçeve sunulmaktadýr. 2050'ye kadar olan dönemde gerçekleþmesi beklenen demografik geliþmelerin, sistemin gelir-gider dengelerinin seyrini hangi yönde ve ne ölçüde etkileyeceðine yönelik öngörüler de bu çerçevede ortaya konulmaktadýr. Yapýlan analiz, 1999 ve 2008 yýllarýnda yapýlan kapsamlý sosyal güvenlik reformlarý ile yürürlüðe sokulan parametre deðiþikliklerini veri olarak almakta, 2050'ye kadar uzanan bir ufukta beklenen demografik deðiþim sürecinin sistemin aktif/pasif sigortalý ve gelir/gider dengelerine yapacaðý etkiler, bu yasal çerçevenin korunacaðý varsayýmý altýnda incelenmektedir. Son olarak, çalýþmaya pek çok kiþinin, deðiþik aþamalarda sunduklarý görüþ ve önerileriyle ve(ya) saðladýklarý lojistik ve moral destek ile katkýda bulunduðu vurgulanmalýdýr. Projenin ortak yürütücüleri olarak UNFPA ve TÜSÝAD'ýn kurumsal destekleri baþta olmak üzere tüm katkýlar, yazarlarýn içten takdir ve teþekkürlerini hak etse de, TÜSÝAD'dan Ebru Dicle ve Berna Toksoy Redman ile Deniz Karataþ'ýn; UNFPA'den de Gökhan Yýldýrýmkaya ve Selen Örs Reyhanioðlu ile Tavbiy Tunga Tüzer'in sunduðu katkýlar ayrýca ve özellikle anýlmayý gerektirir niteliktedir. Adý geçen bu kiþilerin yazarlarla paylaþtýklarý görüþ ve önerilerin yaný sýra sunduklarý nazik, sabýrlý ve kesintisiz lojistik destek ve bitmez tükenmez teþvik ve cesaretlendirmeler olmasaydý bu çalýþma tamamlanamazdý. Yazarlar ayrýca "Nüfusbilim ve Yönetim" dizisi kapsamýnda ana raporu hazýrlayan ve projeksiyonlarý yapan Yrd. Doç. Dr. Þeref Hoþgör ve Prof. Dr. Aysýt Tansel'e, çalýþma taslak raporunun tartýþma toplantýsýna katýlarak görüþ ve önerilerini ileten TÜSÝAD Ýstihdam ve Sosyal Güvenlik Çalýþma Grubu Baþkaný Dr. Gülden Türktan ve tüm çalýþma grubu üyelerine teþekkürlerini sunar. Kasým 2012

7 Prof. Dr. Yusuf ALPER ÖZGEÇMÝÞLER 1959 yýlýnda Konya'da doðan Yusuf Alper, lisans eðitimini Bursa (Uludað) Üniversitesi, Ýktisadi ve Sosyal Bilimler Fakültesi, Ýktisat Bölümü'nde tamamladý (1981) ve ayný yýl sosyal siyaset kürsüsünde asistan olarak göreve baþladý. "Sosyal Güvenliðin Tasarruf Eðilimine Tesirleri" konulu tezi ile 1986 yýlýnda doktora derecesini aldý. Genel sosyal politika, özelleþtirme ve özellikle sosyal güvenlikle ilgili çalýþmalarý ile Çalýþma Ekonomisi bilim dalýnda 1988 yýlýnda doçent, 1995 yýlýnda profesör ünvanlarýný aldý. Halen, Uludað Üniversitesi, Ýktisadi ve Ýdari Bilimler Fakültesi, Çalýþma Ekonomisi ve Endüstri Ýliþkileri Bölümü öðretim üyesi olarak akademik hayatýný sürdürmektedir. Yusuf Alper, özellikle doçentlik sonrasý dönemde çalýþmalarýný sosyal güvenlik üzerine yoðunlaþtýrmýþ, 1997 ve 2004 yýllarýnda TÜSÝAD'ýn; 1999 yýlýnda ÝTO'nun sosyal güvenlik raporlarýnýn hazýrlanmasýnda görev almýþtýr. VII, VIII, IX ve X. Kalkýnma Planlarý, Sosyal Güvenlik Özel Ýhtisas Komisyonlarýnda görev almýþtýr yýlýndan itibaren Çalýþma ve Sosyal Güvenlik Bakanlýðý Resmi Arabulucusu olarak görev yapmaktadýr. Prof. Dr. Alper'in sosyal güvenlik üzerine yazýlmýþ çeþitli makale, kitap ve araþtýrmalarý bulunmaktadýr. Yard. Doç. Dr. Çaðaçan DEÐER Yard. Doç. Dr. Çaðaçan Deðer 2001 yýlýnda Orta Doðu Teknik Üniversitesi Ýktisat Bölümü'nden mezun oldu. Mezuniyetini takiben Ege Üniversitesi Ýktisat Bölümü'nde yüksek lisans düzeyinde çalýþmalarýna baþladý, ayný yýl araþtýrma görevlisi olarak görev yapmaya baþladý yýlýnda Ege Üniversitesi Ýktisat Bölümü'nde yüksek lisans programýný tamamladý, 2011 yýlýnda ise Orta Doðu Teknik Üniversitesi Ýktisat Bölümü'nden doktora derecesini aldý. Doktora çalýþmasý, Türkiye'de sosyal güvenlik reformunun ardýþýk nesiller modeli ile incelenmesine yöneliktir Kasým ayý itibariyle Ege Üniversitesi Ýktisat Bölümü'nde Yardýmcý Doçent olarak çalýþmalarýna devam etmektedir.

8 Prof. Dr. Serdar SAYAN Serdar Sayan, 1985'te ODTÜ Ekonomi'den mezun oldu. Yüksek lisans ve doktorasýný ABD'de, Ohio State University'de yaptýktan sonra 1992'de Türkiye'ye dönerek Bilkent Üniversitesi Ýktisat Bölümü'nde öðretim üyesi olarak göreve baþladý. Ohio State University'de bu kez Misafir Profesör olarak yüksek lisans ve doktora dersleri vermek üzere davet edildiði öðretim yýlý ile 2005 kýþýnda Uluslararasý Para Fonu'nda (IMF) Ziyaretçi Akademisyen olarak çalýþýrken Washington'da geçirdiði dönem dýþýnda, 2006'ya kadar bu üniversitede kaldý sonrasý TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi'nde çalýþmaya baþlayan Prof. Dr. Serdar Sayan, halen bu üniversitede dersler vermenin dýþýnda, Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüðü ve Sosyal Politikalar Araþtýrma ve Uygulama Merkezi Direktörlüðü görevlerini de yürütmektedir. Ayrýca 2008'den beri Türkiye Ekonomi Politikalarý Araþtýrma Vakfý (TEPAV) Giriþimcilik Enstitüsü'nün Direktörlüðünü üstlenmiþ; arasýnda da Baþbakanlýk Dýþ Ticaret Müsteþarlýðý'na danýþmanlýk yapmýþtýr. Yayýnlanmýþ çok sayýda ulusal ve uluslararasý hakemli akademik dergi makalesi ve kitap bölümüne ek olarak, yurtdýþý ve yurtiçinde yayýnlanmýþ derleme kitaplarý ve monografileri de bulunan Sayan, çeþitli yerli ve yabancý bilimsel yayýnlarda baþ editörlük, misafir editörlük ve yardýmcý editörlük görevleri üstlendi. Halen uluslararasý araþtýrma aðý Economic Research Forum'un Þeref Üyesi olan ve bugüne dek aralarýnda Parlar Vakfý 2002 Teþvik Ödülü'nün de bulunduðu çeþitli araþtýrma, öðretim ve hizmet ödülleri de almýþ olan Sayan'a 2004'te, ABD'de mezun olduðu fakültece "Yýlýn Uluslararasý Mezunu Ödülü" verildi arasýnda Türkiye Ekonomi Kurumu'nun Yönetim Kurulu üyeliðinde bulunan Serdar Sayan, uluslararasý bir profesyonel kuruluþ olan Middle East Economic Association'a da arasý yönetim kurulu üyesi, arasý da Genel Sekreter olarak hizmet etti; döneminde birliðin ABD dýþýnda yerleþik ilk Baþkaný olarak görev yaptý.

9 ÝÇÝNDEKÝLER 1. GÝRÝÞ NÜFUSBÝLÝM, DEMOGRAFÝK YAPI VE SOSYAL GÜVENLÝK Nüfus, Demografik Yapý ve Sosyal Güvenlik Ýliþkisi Sosyal Güvenlikle Ýlgili Demografik Göstergeler ve Deðiþkenler Sosyal Güvenlik ile Demografik Yapý Ýliþkisi Sosyal Güvenlik Sistemlerini Etkileyen Demografik Yapý Deðiþiklikleri ve Dönüþümler Yaþlanma Aile Yapýsýndaki Deðiþme Ýþgücü Yapýsýnda ve Piyasasýnda Deðiþme Þehirleþme ve Hayat Tarzýnýn Deðiþimi Düzensizleþen Hayat Devreleri Göç Sosyal Yapýda Deðiþme SOSYAL GÜVENLÝKTE YENÝDEN YAPILANMA, ARAYIÞLAR VE SORUNLAR Sanayi Toplumu Sosyal Güvenlik Sistemi: Deðiþim ve Yeniden Yapýlanma Ýhtiyacý Sanayi Toplumu Sosyal Güvenlik Sisteminin Baþarýlarý ve Yetersizlikleri Sanayi Toplumu Sosyal Güvenlik Sisteminde Kriz ve Yeniden Yapýlanma Ýhtiyacý Sanayi Toplumu Sosyal Güvenlik Sistemini Ýyileþtirme ve Yeniden Yapýlandýrma Arayýþlarý Günümüzde Sosyal Güvenlik Sorunlarý Kapsam Sorunu Kayýt Dýþý Ýstihdam Sorunu Finansman Sorunu Yaþlýlýk ve Saðlýk Harcamalarýndaki Artýþ TÜRK SOSYAL GÜVENLÝK SÝSTEMÝ: TARÝHÇE, KURUMSAL YAPI VE ÝÞLEYÝÞ, HAKLAR VE YÜKÜMLÜLÜKLER Kýsa Tarihçe Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Reform Arayýþlarý ve Yeniden Yapýlanma Türk Sosyal Güvenlik Sisteminin Bugünü: Mevcut Durum Kurumsal Yapý Kapsam Saðlanan Haklar...57

10 4.4. Türk Sosyal Güvenlik Sisteminin Genel Görünümü Kapsamla Ýlgili Geliþmeler: Sosyal Sigortalar ve Primsiz Ödemeler Mali Durum: Gelirler, Finansman Açýklarý ve Bütçe Transferleri Finansman Açýklarýný Gidermeye Yönelik Tedbirlerin Etkinliði Prim Oranlarýnýn Artýrýlmasý Prime Esas Kazançlarýn Artýrýlmasý Kayýt Dýþý Çalýþmanýn Azaltýlmasý ve Aktif Sigortalýlarýn Artýrýlmasý Giderleri Azaltmaya Yönelik Tedbirler Demografik Fýrsat Penceresi ve Ýþgücüne Katýlýmýn Artýrýlmasý Sosyal Sigortalardan Gelir ve Aylýk Alanlarýn Demografik Yapýsý DEMOGRAFÝK DÖNÜÞÜM VE DAÐITIM ESASLI YAÞLILIK (EMEKLÝLÝK) SÝGORTA SÝSTEMLERÝNE YANSIMALARI Emeklilik Sigorta Sistemlerinin Finansman Dengeleri ve Demografik Deðiþkenler: Kavramsal ve Analitik Çerçeve Temel Ýþgücü Piyasasý Gruplarýnýn Büyüklüklerinin Tahmini ve Yöntem Yaþ Üstü Kurumsal Olmayan Nüfus Ýþgücüne Katýlým Ýstihdam Sosyal Güvenlik Kapsamýndaki Nüfus Sistemin Aktif Aktörleri: Kayýtlý Ýstihdam Pasif Aktörler: Emekliler Emekliliði Hak Ediþ Yaþýndaki Deðiþiklikler Emeklilerin Yaþ Daðýlýmýnýn Hesaplanmasý YAÞLILIK (EMEKLÝLÝK) SÝGORTA SÝSTEMÝNÝN GELÝR-GÝDER DENGELERÝ Emeklilik Sigortasý Prim Gelirlerinin Seyri Gelirlerin Seyrine Ýliþkin Baz Senaryo Gelirlerin Seyrinde Ýyimser ve Kötümser Sapmalar Emeklilere Yapýlan Ödemelerin Seyri Ödeme Giderlerinin Seyrine Ýliþkin Baz Senaryo Ödeme Giderlerinin Seyrine Ýliþkin Ýyimser ve Kötümser Senaryolar Sosyal Güvenlik Sistemi Emeklilik Sigortasý Gelir-Gider Dengelerinin Seyri: Genel Deðerlendirme SONUÇ VE DEÐERLENDÝRME KAYNAKLAR EKLER

11 TABLOLAR Tablo 2.1. Yaþ Gruplarýna Göre Nüfusun Daðýlýmý ve Yaþ Baðýmlýlýk Oraný...26 Tablo 2.2. Dünyada Nüfusun Yaþlanma Projeksiyonlarý...30 Tablo 2.3. Demografik Yapýdaki Temel Deðiþim-Dönüþüm Alanlarý ve Sosyal Güvenlik...33 Tablo 3.1. Çok Ayaklý Sosyal Güvenlik Sistemi...42 Tablo 3.2. Emekli Olma Yaþýný Geçen Nüfus Ýçinde Yaþlýlýk Sigortasýndan Aylýk Alanlar...44 Tablo 3.3. Bölgeler ve Ülke Gruplarýna Göre Sosyal Güvenlik Harcamalarý (GSYÝH'nýn Yüzdesi Olarak) ( )...46 Tablo 4.1. Yýllar Ýtibarýyla Yaþlýlýk Aylýðý Baðlanma Yaþlarý...58 Tablo 4.2. Sosyal Sigorta Kuruluþlarý ve Kapsama Aldýklarý Nüfus (Bin Kiþi)...60 Tablo 4.3. Sosyal Yardým Hizmeti Veren Kuruluþlarýn Sosyal Yardým Harcamalarý...61 Tablo SGK Gelir ve Giderleri (Milyon TL)...63 Tablo 4.5. SGK Gelir-Gider Dengesi ve Açýklarýn GSYÝH'na Oraný (%)...64 Tablo 4.6. Sigortalýlar ve Sigorta Kollarýna Göre Primler (%)...65 Tablo 4.7. Çeþitli Ülkelerde Toplam Prim Oranlarý (%)...66 Tablo 4.8. Prime Esas Kazançlar Bakýmýndan % 20'lik Dilimlere Göre Sigortalýlarýn Daðýlýmý (%)...67 Tablo 4.9. Yýllar Ýtibarýyla Aktif ve Pasif Sigortalý Geliþme Seyri ve Oraný...68 Tablo Sigortalý Gruplarýna Göre Aktif/Pasif Sigortalý Oranlarýndaki Geliþme Seyri...69 Tablo Sayýlý Kanuna Göre Hesaplanan Aylýklarýn 4447 Sayýlý Kanuna Göre Hesaplanan Aylýklara Oraný...70 Tablo 5.1. Cinsiyete Göre Yaþ Gruplarýndaki Pasif Sayýlarýnýn Sýfýr Olmasý Beklenen Yýllar...92 Ek Tablo 1: 506 Sayýlý Kanuna Göre Sigortalý Olan (SSK'lý) Kadýnlarýn 4759 Sayýlý Kanuna Göre Emekli Olma Yaþ Sýnýrý ve Zamaný Ek Tablo 2: 506 Sayýlý Kanuna Göre Sigortalý Olan (SSK'lý) Erkeklerin 4759 Sayýlý Kanuna Göre Emekli Olma Yaþ Sýnýrý ve Zamaný Ek Tablo 3: 5434 Sayýlý Kanuna Göre Sigortalý Olan (ES'li) Kadýnlarýn 4759 Sayýlý Kanuna Göre Emekli Olma Yaþ Sýnýrý ve Zamaný Ek Tablo 4: 5434 Sayýlý Kanuna Göre Sigortalý Olan (ES'li) Erkeklerin 4759 Sayýlý Kanuna Göre Emekli Olma Yaþ Sýnýrý ve Zamaný Ek Tablo 5: 1479 Sayýlý Kanuna Göre Sigortalý Olan (BAÐ-KUR'lu) Kadýnlarýn 4759 Sayýlý Kanuna Göre Emekli Olma Yaþ Sýnýrý ve Zamaný Ek Tablo 6: 1479 Sayýlý Kanuna Göre Sigortalý Olan (BAÐ-KUR'lu) Erkeklerin 4759 Sayýlý Kanuna Göre Emekli Olma Yaþ Sýnýrý ve Zamaný Ek Tablo 7: 2926 Sayýlý Kanuna Göre Sigortalý Olan (BAÐ-KUR'lu) Kadýnlarýn 4759 Sayýlý Kanuna Göre Emekli Olma Yaþ Sýnýrý ve Zamaný Ek Tablo 8: 2926 Sayýlý Kanuna Göre Sigortalý Olan (BAÐ-KUR'lu) Erkeklerin 4759 Sayýlý Kanuna Göre Emekli Olma Yaþ Sýnýrý ve Zamaný...131

12 ÞEKÝLLER Þekil 4.1. Aktif/pasif sigortalý oranýnýn geliþimi...69 Þekil 4.2. Çeþitli Ülke ve Bölgelerde Yaþ Grubunda Ýþgücüne Katýlma Oraný (2010)...72 Þekil Yýlýnda Yaþlýlýk Aylýðý Baðlanan 4/a'lý Sigortalýlarýn Yaþ Gruplarýna Göre Daðýlýmý...73 Þekil Yaþ Erkek Ýþgücü: Þekil Yaþ Erkek Ýþgücü: Þekil Erkek Ýþgücü: Þekil Yaþ Kadýn Ýþgücü: Þekil Yaþ Kadýn Ýþgücü: Þekil Yaþ Kadýn Ýþgücü: Þekil Yaþ Erkek Ýstihdamý: Þekil Yaþ Erkek Ýstihdamý: Þekil Yaþ Erkek Ýstihdamý: Þekil Yaþ Kadýn Ýstihdamý: Þekil Yaþ Kadýn Ýstihdamý: Þekil Yaþ Kadýn Ýstihdamý: Þekil Sosyal Güvenlik Sistemine Kayýtlý Erkek Ýstihdamýnýn Yaþ Daðýlýmý: Þekil Sosyal Güvenlik Sistemine Kayýtlý Erkek Ýstihdamýnýn Yaþ Daðýlýmý: Þekil Sosyal Güvenlik Sistemine Kayýtlý Erkek Ýstihdamýnýn Yaþ Daðýlýmý: Þekil Sosyal Güvenlik Sistemine Kayýtlý Kadýn Ýstihdamýnýn Yaþ Daðýlýmý: Þekil Sosyal Güvenlik Sistemine Kayýtlý Kadýn Ýstihdamýnýn Yaþ Daðýlýmý: Þekil Sosyal Güvenlik Sistemine Kayýtlý Kadýn Ýstihdamýnýn Yaþ Daðýlýmý: Þekil Emekli Erkeklerin Yaþ Daðýlýmý: Þekil Emekli Erkeklerin Yaþ Daðýlýmý: Þekil Emekli Erkeklerin Yaþ Daðýlýmý: Þekil Emekli Kadýnlarýn Yaþ Daðýlýmý: Þekil Emekli Kadýnlarýn Yaþ Daðýlýmý: Þekil Emekli Kadýnlarýn Yaþ Daðýlýmý: Þekil Kadýn ve Erkek Aktiflerin ve Pasiflerin Seyri: Þekil Kadýnlar, Erkekler ve Toplam Ýçin Aktif/Pasif Oranlarý: Þekil 6.1. Yaþa Göre Ücret Deðiþimini Gösteren Yaþ Etkinlik Endeksi Þekil 6.2. Toplam Aktifler Alt ve Üst Senaryo Seyri Þekil 6.3. Alt ve Üst Senaryolarda Sosyal Güvenlik Prim Gelirleri Seyri Þekil 6.4. Toplam Pasifler Alt ve Üst Senaryo Seyri Þekil 6.5. Alt ve Üst Senaryolarda Sosyal Güvenlik Emekli Maaþ Ödeme Giderleri Þekil 6.6a. Aktif/Pasif Oranlarýnýn Alternatif Senaryolarda Seyri Þekil 6.6b. Alternatif Senaryolarda Aktif/Pasif Oranýnýn Orta Senaryodan Yüzde Sapmalarý Þekil 6.7. Sosyal Güvenlik Gelir/Gider Oraný Ek Þekil 1: 15+ Kurumsal Olmayan Erkek Nüfusu: Yaþ Ek Þekil 2: 15+ Kurumsal Olmayan Erkek Nüfusu: Yaþ Ek Þekil 3: 15+ Kurumsal Olmayan Erkek Nüfusu: Yaþ Ek Þekil 4: 15+ Kurumsal Olmayan Kadýn Nüfusu: Yaþ Ek Þekil 5: 15+ Kurumsal Olmayan Kadýn Nüfusu: Yaþ Ek Þekil 6: 15+ Kurumsal Olmayan Kadýn Nüfusu: Yaþ...134

13 KISALTMALAR ASPB: Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlýðý BAÐ-KUR: Esnaf ve Sanatkarlar ve Diðer Baðýmsýz Çalýþanlar Sosyal Sigorta Kurumu ÇHGM: Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüðü ES: Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandýðý FBMG: Fert Baþýna Milli Gelir GSS: Genel Saðlýk Sigortasý GSYÝH: Gayri Safi Yurtiçi Hasýla ILO : Uluslararasý Çalýþma Örgütü-International Labour Organisation IMF: Uluslararasý Para Fonu-International Monetary Fund ISSA: Uluslararasý Sosyal Güvenlik Birliði-International Social Security Assocation ÝKMH: Ýþ Kazalarý ve Meslek Hastalýklarý ÝÞKUR: Türkiye Ýþ Kurumu MYÖ: Malullük, Yaþlýlýk ve Ölüm OECD: Ekonomik Kalkýnma ve Ýþbirliði Örgütü-Organisation for Economic Co-operation and Development OYAK: Ordu Yardýmlaþma Kurumu SGK: Sosyal Güvenlik Kurumu SHÇEK: Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu SSA: Social Security Administration SSGSSK: Sosyal Sigortalar ve Genel Saðlýk Sigortasý Kanunu-5510 Sayýlý Kanun SSK: Sosyal Sigortalar Kurumu SYDTV: Sosyal Yardýmlaþma ve Dayanýþmayý Teþvik Vakýflarý TÜÝK: Türkiye Ýstatistik Kurumu UN: Birleþmiþ Milletler-United Nations WB : Dünya Bankasý-World Bank

14

15 1 B Ö L Ü M GÝRÝÞ

16

17 1. GÝRÝÞ Bireyleri ve bakmakla yükümlü olduklarý yakýnlarýný, yaþlýlýk, sakatlanma, ölüm, iþ kazasý ve meslek hastalýklarý, hastalýk, analýk ve iþsizliðe baðlý olarak ortaya çýkan gelir kaybý risklerine karþý korumayý amaçlayan her çeþit sosyal sigorta, sosyal yardým ve sosyal hizmetlerin kamusal sunumu sosyal güvenlik kavramý içinde yer almaktadýr. Toplumu oluþturan herkes için temel bir hak olma niteliði artýk evrensel olarak kabul gören sosyal güvenlik için geliþmiþ ülkelerde bireyler ve kamu tarafýndan yapýlan sosyal güvenlik harcamalarý GSYÝH'nýn % 20-30'una denk gelen büyüklüklere ulaþmýþtýr. Beklentiler sadece geliþmiþ ülkelerde deðil, diðer ülkelerde de bu amaçla yapýlan harcamalarýn artarak devam edeceði yönündedir. Gerek Türkiye'de, gerekse diðer ülkelerde, toplam sosyal güvenlik harcamalarý içinde en büyük harcama kalemini de, tipik olarak % arasýnda deðiþen paylarla yaþlýlýk (emeklilik) sigortasý oluþturmaktadýr. Dolayýsýyla, yaþlýlýk sigortasýnýn sunumuyla ilgili her türlü geliþme, bütün sosyal güvenlik sistemini etkilemektedir. Nitekim Türkiye'de de kamusal olarak sunulan ve bireyleri çeþitli gelir kaybý risklerine karþý korumayý amaçlayan sigortacýlýk faaliyetleri arasýnda, toplam sosyal güvenlik gelirleri ve harcamalarý içinde en yüksek paya sahip olan faaliyet kolu yaþlýlýk (emeklilik) sigortasýdýr. Belli bir yaþa ulaþtýktan sonra emekli olarak çalýþmayý býrakmalarýna baðlý olarak kazanç kaybý yaþayan bireylerin, asgari bir yaþam standardýný, bu kazanç kaybýna raðmen sürdürmesini saðlamak üzere dünyanýn pek çok ülkesinde yapýlan tipik düzenleme, devletin çalýþanlarý zorunlu bir kamu yaþlýlýk sigortasý kapsamýna almasýdýr. Bu sigorta kapsamýnda hak kazananlara, çalýþma yaþamlarýndaki kazançlarýnýn belli bir oraný üzerinden baðlanan yaþlýlýk (emeklilik) aylýklarý, yaþlanmaya baðlý olarak yaþadýklarý kazanç kaybýný kýsmen telafi ederek; yaþam standartlarýnýn hedeflenen asgari düzeyin altýna düþmesini engeller. Türkiye'de de sosyal güvenlik sisteminin kamu eliyle yürütülen zorunlu ayaðýndaki en önemli faaliyet alaný olan ve toplam sosyal güvenlik harcamalarý içinde % 70'i aþan bir paya sahip olan yaþlýlýk sigortasý, pek çok baþka ülkedeki uygulamaya benzer biçimde, daðýtým esaslý finansman sistemi temelinde sunulmaktadýr. Daðýtým esaslý sosyal güvenlik sistemlerinin iþleyiþi, kuþaklar arasý dayanýþma ilkesine ve gelir transferine dayanýr: Çalýþtýklarý süre boyunca (zorunlu) yaþlýlýk sigortasý primlerini ödeyerek emekliliðe hak kazananlara, çalýþma yaþamýnda elde ettikleri prime esas kazanç ortalamasýnýn belli bir yüzdesi (baðlama oraný) üzerinden baðlanan yaþlýlýk aylýklarý, o sýrada aktif olarak çalýþmaya devam edenler ve onlarýn iþverenlerinden toplanan zorunlu katkýlar (prim ödemeleri) yoluyla karþýlanýr. Bir baþka deyiþle, bugün çalýþan ve prim ödeyenler, halen emekli olanlarýn aylýklarýný finanse ederken; bunlarýn gelecekte emekli olduklarýnda alacaklarý aylýklarý da o günün çalýþanlarý olan, gelecek kuþaklar finanse edecektir. Bu yüzden de, prim oranlarý ve aylýk baðlama oranlarý sabitken, daðýtým sistemi temelinde çalýþan bir sosyal güvenlik kuruluþunun toplam gelirleri, aktif çalýþan 17

18 ve prim ödeyenlerin sayýsý arttýkça; toplam giderleri de, emekli aylýðý baðlananlarýn (pasif emekli) sayýsý arttýkça artar. Dolayýsýyla nüfusun yaþlanmasý yönündeki bir demografik dönüþüm, kuþaklar arasý gelir transferi yükünü deðiþtirir. Nispeten genç nüfuslu bir toplumda, çalýþan ve prim ödeyenler görece çok, aylýk alanlar görece az sayýda olduðu için, çalýþan kuþaklarýn prim yükünü daha düþük tutmak mümkünken, nüfusun zaman içinde yaþlanmasý, çalýþanlar üzerindeki prim yükünü bu düþük seviyede tutmayý zorlaþtýrýr. Her ülkenin er veya geç geçirdiði ve nüfusun zaman içinde yaþlanmasýna, dolayýsýyla da aylýk ödenen toplam emekli sayýsýnýn (emekli stokunun) prim ödeyen çalýþan sayýsýndan daha süratle büyümesine yol açan demografik geçiþ süreçleri, daðýtým esasýna göre çalýþan sosyal güvenlik kuruluþlarýnýn emeklilik sigortasý sunumunda karþýlaþtýklarý gelir-gider dengelerinin zaman içinde bozulmasýna yol açar. 60 (ya da 65) yaþý geçen nüfusun toplam nüfusa oranýnýn artmasýný ifade eden nüfus yaþlanmasý, bir yandan maaþ alan emekli stokunun büyümesine yol açmak suretiyle toplam giderleri artýrýrken; diðer yandan, çalýþma ve dolayýsýyla prim ödeme yaþýndaki nüfusun payýný azaltmak suretiyle gelirlerin artýþ hýzýný düþüren bir etki yapar. Emekli aylýklarýný azaltýcý adýmlar atýlmamasý halinde, nüfus yaþlanmasýna baðlý olarak artan giderler çalýþan nüfus üzerindeki prim yükünün artýrýlmasýný ya da giderek büyüyen finansman açýklarýnýn bütçeden yapýlacak transferler ya da borçlanma yoluyla karþýlanmasýný zorunlu kýlar. Bir sosyal güvenlik sisteminin yaþlýlýk (emeklilik) sigortasýnýn sunumundan kaynaklanan gelir-gider dengesizliklerini yeniden kurmak ya da bu sunum sýrasýnda karþýlaþýlan açýklarý kabul edilebilir seviyelere çekmek için yapýlmasý gereken, sistem parametrelerinde toplam gelirleri artýrma ve/veya toplam giderleri azaltma yönünde deðiþiklikler yapmaktýr. Bunlardan gelirleri artýrmak üzere yapýlabilecek deðiþiklikler arasýnda; Prim oranlarýný yükseltmek, Prime esas kazançlarýn kapsamýný ve sýnýrlarýný geniþletmek, Çalýþma süresini ve prim ödeme gün sayýsýný uzatmak, Ýþgücüne katýlýmýn artýrýlmasý; iþsizliðin ve kayýt dýþýlýðýn azaltýlmasý; yurtdýþýndan göçmen kabulü gibi konularda atýlacak adýmlar yoluyla sisteme prim ödeyenlerin sayýsýnýn artmasýný saðlamak ile sosyal güvenlik kuruluþlarýnýn açýk vermelerinden önce edinmiþ olabileceði varlýklarýn getirisini artýrmak gibi önlemler yer almaktadýr. Giderleri azaltmak üzere alýnabilecek önlemler arasýnda ise; Emeklilik yaþýný yükseltmek suretiyle hem emekli stokunun büyüme hýzýný düþürmek hem de emeklilere maaþ ödenen ortalama süreyi kýsaltmak, Emekli aylýðý baðlama oranlarýný düþürmek gibileri sýralanabilir. 18

19 Yaþlýlýk (emeklilik) sigortasýnýn maaþ ödeme giderleri ile prim gelirleri arasýndaki farktan kaynaklanan açýklarý kontrol altýna almayý saðlayacak tedbirlerin hangileri olabileceðini teorik olarak saptamak kolaysa da hangi tedbirden hangi oranda yararlanýlmasýnýn uygun olacaðýna ya da yeni parametrelerin hangi tarihten itibaren, kime uygulanacaðýna karar vermek, yeni parametrelere tabi olanlarla olmayanlar arasýnda gözlenecek farklarýn yaratacaðý hukuki sorunlarý çözmek gibi pratik sorunlar bir parametrik reformu yürürlüðe sokmayý güçleþtiren faktörlerdir. Bu tür bir reformun zorluðunu artýran bir baþka önemli husus da politikacýlarýn, reformun halen aktif çalýþanlar ve/veya emeklilerden oluþan geniþ seçmen kitlelerini kaçýnýlmaz biçimde mutsuz etmesinin doðuracaðý siyasi riskleri göðüsleme konusunda gösterdikleri isteksizliktir. Yine de OECD üyesi geliþmiþ ülkeler baþta olmak üzere pek çok ülke, kýsmi ya da kapsamlý parametrik reformlarý gündemine almýþ ya da yürürlüðe sokarak emeklilik rejimlerinin tabi olduðu kurallarý deðiþtirmiþ durumdadýr. Peki o zaman bu ülkelerdeki hükümetleri, söz konusu reformlarý hayata geçirmenin getirdiði siyasi risklere ve teknik güçlükleri göðüslemeye iten nedir? Bu sorunun cevabý, geliþmiþ ülkeleri diðerlerinden daha önce baþladýklarý demografik geçiþ sürecinde vardýklarý noktada karþýlaþtýklarý nüfus yaþlanmasýnýn boyutlarýdýr. Nitekim, demografik deðiþim daðýtým esaslý sosyal güvenlik sistemlerinin finansal sürdürülebilirliðini bütün dünyada, ama özellikle nüfusu hýzla yaþlanan ülkelerde ciddi biçimde tehdit etmektedir. Bu tehdit, nüfusu en hýzlý yaþlanan Japonya, Ýtalya ve diðerleri baþta olmak üzere geliþmiþ ülkelerin bugün; aralarýnda Türkiye'nin de bulunduðu geliþmekte olan ülkelerin ise, önlem almadýklarý takdirde önümüzdeki yýllýk bir dönem içinde karþýlaþmalarý kaçýnýlmaz olan bir tehdittir. Nitekim Türkiye gibi demografik geçiþini henüz tamamlamamýþ; dolayýsýyla, halen nispeten genç bir nüfusa sahip olan ve çalýþma çaðýndaki nüfusun toplam nüfus içindeki payýnýn artmaya devam ettiði (demografik fýrsat penceresi henüz açýk olan) ülkeler gelecek on yýllarda daðýtým esaslý sosyal güvenlik sistemlerinin finansal sürdürülebilirliðini saðlayacak tedbirleri alma þansýna sahip ülkelerdir. Bu çalýþmada, Türkiye'nin yaþlýlýk sigortasý sisteminin finansman dengelerinin evrimi ve yakýn geçmiþte yaþanan reform sürecinin deðerlendirilmesini takiben, sistemin gelirgider dengelerinin gelecekteki seyri 2050'ye kadar uzanan demografik projeksiyonlar ýþýðýnda ele alýnmaktadýr. Çalýþma, demografik deðiþim sürecinin yaþlýlýk sigortasý gelirgider dengeleri üzerindeki etkilerine odaklanmýþ olsa da, bunun sosyal güvenlik sisteminin tek sorun alaný olmadýðý açýktýr. Sosyal güvenlik sistemimizin, ekonominin diðer alanlarýna de olumsuz etkileri olan finansman sorunlarýna ek olarak; Toplumu bir sosyal güvenlik sisteminin koruma saðlamasý beklenecek bütün risklere karþý koruma kapsamýna almada yetersiz kalmasý, Yoksulluða karþý yeterli koruma saðlayamamasý ve kaynak israfýna yol açmasý, Mevcut sosyal güvenlik kurumlarýnýn örgütlenme, yönetim ve alt yapý yetersizlikleri ve Farklý sosyal sigorta kurumlarýnýn mevzuatýna tabi olanlar arasýnda haklar ve yükümlülükler bakýmýndan norm ve standart birliðinin saðlanamamasý 19

20 gibi her biri diðeri ile yakýndan ilgili, çok yönlü ve çok boyutlu sorunlarý vardýr. Ancak, gelir-gider dengelerinin ilerlemekte olan demografik deðiþim sürecindeki seyrinin incelenmesi, sistemin sürdürülebilirliðinin (ve dolayýsýyla diðer sorunlarýn çözülebilirliðinin) saðlýklý biçimde deðerlendirilmesi açýsýndan önemlidir. Çalýþmanýn geri kalanýndaki akýþ þöyle planlanmýþtýr. 2. bölümde nüfusbilim, demografik yapý ve sosyal güvenlik iliþkilerine dair genel bir çerçeve çizilerek, demografik yapýnýn sosyal güvenliði etkileyen deðiþken ve göstergeleri üzerinde durulurken; 3. bölümde günümüz sosyal güvenlik sistemlerinde temel sorun alanlarý, bu sorunlara cevap vermeye yönelik arayýþlar ve sistemin sürdürülebilirliðini saðlamaya yönelik yeniden yapýlanma ve reform arayýþlarý ele alýnmýþtýr. Çalýþmanýn 4. bölümünde Türk sosyal güvenlik sistemi kýsa bir tarihçe, kurumsal yapý ve iþleyiþ esaslarý bakýmýndan sunulmuþ, sistemin temel yapýsal özellikleri ile uzun vadeli sigorta kollarý bakýmýndan genel görünümü verilmiþtir. 5. bölümde, demografik dönüþüm sürecinin, sosyal güvenlik sistemlerinin yaþlýlýk sigortasý sunumundan kaynaklanan gelir-gider dengelerini neden ve nasýl etkileyeceðine iliþkin basit bir analitik çerçeve sunulmaktadýr. Ýzleyen 6. bölümde 2050'ye dek uzanan bir gelecekte beklenen demografik geliþmeler ýþýðýnda, Türkiye'deki yaþlýlýk sigorta sisteminin gelir-gider dengelerine iliþkin öngörüler tartýþýlmaktadýr. 7. ve son bölüm ise, sonuçlar ve politika önerilerini de kapsayan bir genel tartýþmaya ayrýlmýþtýr

21 2 B Ö L Ü M NÜFUSBÝLÝM, DEMOGRAFÝK YAPI VE SOSYAL GÜVENLÝK

22

23 2. NÜFUSBÝLÝM, DEMOGRAFÝK YAPI VE SOSYAL GÜVENLÝK 2.1. Nüfus, Demografik Yapý ve Sosyal Güvenlik Ýliþkisi Nüfus ve demografik yapýdaki deðiþikliklerin sosyal güvenlik sistemlerinin geleceði ve sürdürülebilirliði bakýmýndan ne kadar belirleyici olduðunu kapsamlý bir þekilde ele alan erken bir çalýþma Dünya Bankasý'nýn 1994 tarihli "Averting The Old Age Crisis" (WB, 1994) Raporu'dur. Raporda 20. yüzyýlýn son on yýlý ve 21. yüzyýlda gerçekleþtirilecek sosyal güvenlik reform veya yeniden yapýlanma çalýþmalarýnýn büyük ölçüde demografik yapýnýn deðiþen ihtiyaçlarýna cevap verebilecek, sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sistemi oluþturmaya yönelik olacaðý vurgulanmýþtýr. Ýzleyen yýllarda ve özellikle 2000'li yýllarýn baþýndan itibaren IMF, OECD ve ILO baþta olmak üzere uluslararasý kuruluþlar, demografik yapý deðiþikliklerinin sosyo-ekonomik deðiþkenler üzerine etkilerini incelemeye yönelik çok sayýda ve kapsamlý raporlar yayýnlamýþlar, konu çok sayýda uluslararasý kongre ve toplantýda ayrýntýlý biçimde tartýþýlmýþtýr 1. Nitekim, sosyal hayatýn ve kurumsal yapýlanmanýn demografik yapý ile iliþkilerinin çok yönlü, karmaþýk ve en yoðun olduðu alanlarýn baþýnda sosyal güvenlik gelir. Öncelikle, sosyal güvenliðin hedef kitlesi ve varlýk sebebi toplam nüfus, yani demografidir. Sosyal güvenlik ihtiyacý; yaþ, cinsiyet, medeni durum, eðitim, gelir seviyesi ve inanç farklýlýklarýna bakýlmaksýzýn her insan için temel ve evrensel bir ihtiyaç olduðundan toplumu oluþturan herkesi (bütün nüfus) koruma kapsamýna almak bir sosyal güvenlik idealidir. Sosyal güvenlik ihtiyacýný karþýlamaya yönelik sistemlerin baþta finansmaný olmak üzere iþleyiþ esaslarý dademografik yapýnýn temel göstergeleri arasýnda yer alan, çalýþan ve prim ödeyen nüfus ile çalýþma hayatýndan ayrýlan yaþlý ve gelir alan nüfus gruplarýnýn nispi büyüklükleri ile yoksul nüfusun bunlara oraný arasýndaki dengelere dayanýr. Dolayýsýyla sosyal güvenlik sistemlerinin girdileri ve çýktýlarý ile temel baþarý ölçütleri doðrudan nüfusla ilgilidir. Nüfus, sosyal güvenliðin varlýk sebebi olduðu ölçüde, demografik yapýda meydana gelen (nüfusun büyüklüðü, artýþ hýzý, yaþ gruplarýna göre daðýlýmý gibi) deðiþiklikler de sosyal güvenlik sistemlerinin iþleyiþini, mali dengesini ve sürdürülebilirliðini etkiler (Hoþgör, Tansel, 2010). Özellikle, günümüz daðýtým esaslý sosyal güvenlik sistemlerinin mali dengesi ve sürdürülebilirliði büyük ölçüde nüfusun yaþ gruplarýna göre daðýlýmýna baðlý hale gelmiþtir. Demografik geçiþ sürecini tamamlamýþ ya da bu sürecin ileri aþamalarýna varmýþ olan toplumlarda yaþanan temel demografik yapý deðiþikliði, sosyal 1 Bu Yayýnlardan Bazýlarý Þunlardýr: ILO, "Employment And Social Protection In The New Demographic Context" ILO, Geneva, 2010,; ISSA; Demographic Changes And Social Security: Challenges And Opportunities, World Social Security Forum, Cape Town, 2010; ISSA, Demographic Change In The World Of Work: Challenges And Prevention" ISSA, World Social Security Forum, Cape Town, 2010; OECD, Long Term Global Demographics Trends: Reshaping And Geopolitical Landscape, OECD, July 2001, IMF, The Global Impact Of Demographic Change' Working Paper,. January 2006, UNFPA, "Ageing In The Twenty First Century:A Celebration And Challenge", United Nations Population Fund, New York,

24 güvenlik sistemlerinin geleceðini de tehdit eden nüfus yaþlanmasý problemidir. Gerçekten de dünya yaþlandýkça, "daha az çalýþma, daha az üretim ve daha az kazanç sarmalý ile birlikte artan gelir güvensizliði ve yoksulluk tehlikesi" ortaya çýkmaktadýr (WB, 1994) Sosyal Güvenlikle Ýlgili Demografik Göstergeler ve Deðiþkenler Demografik yapýnýn sosyal güvenlik sistemlerinin iþleyiþi ile ilgili ve onu etkileyen temel deðiþkenleri ve göstergeleri þunlardýr: Toplam nüfus: Sosyal güvenlik sistemlerinin kapsama almak istediði hedef kitleyi oluþturur. Toplam nüfus, toplam sosyal güvenlik talebinin büyüklüðünü ve buna baðlý olarak yapýlacak harcamalarla bu harcamalar için tahsis edilecek kaynaðýn büyüklüðünü belirler. Toplam nüfusun ne oranda kapsama alýndýðý, sosyal güvenlik sistemleri için bir baþarý ölçütüdür ve nihai hedef, nüfusun tamamýný kapsama alacak bir sosyal güvenlik sistemi kurmaktýr. Türkiye için Temmuz 2012 tarihi itibarýyla sosyal sigorta programlarý bakýmýndan sosyal güvenlik kapsamýna alýnan nüfus, toplam nüfusun % 86'sýna ulaþmýþtýr. Bu gösterge, Türk sosyal güvenlik sistemi için kapsam dýþýnda kalan % 14'lük kesime yönelik politikalar belirlenmesi gereðini ortaya koyar. Demografi ve kapsam iliþkisini bütün sosyal güvenlik sistemi için olduðu gibi sosyal risklerin her biri için de yapmak mümkündür. Mesela, yaþlýlýk sigortasý bakýmýndan, emekli olma yaþýný geçen ancak emekli aylýðý alabilen nüfusun yaþ grubuna oranýnýn dünya ortalamasý % 40,2 mertebesinde iken, bu oran Batý Avrupa'da % 92; Kuzey Amerika'da % 75,6; Kuzey Afrika'da % 28,4'tür. Türkiye'de % 87'ye ulaþmýþ olan ayný oran, Batý Avrupa'nýn gerisinde kalmakla birlikte dünya standartlarýnda oldukça yüksek bir deðeri temsil etmektedir (ILO, 2011a). Nüfusun yaþ gruplarýna göre daðýlýmý: Uluslararasý istatistiklerde çalýþan aktif nüfus ile baðýmlý nüfus arasýndaki ayýrýmý vurgulamak için nüfus 3 ana gruba ayrýlýr. Bunlar 0-14, ve 65+ nüfus gruplarýdýr yaþ grubu çalýþan nüfusu (iþgücünü) oluþtururken, 0-14 ve 65+ yaþ gruplarý çalýþma hayatý dýþýnda kalan baðýmlý nüfusu oluþturur. Nüfusun yaþ gruplarýna göre daðýlýmý özellikle daðýtým esasýna göre iþleyen primli sosyal güvenlik sistemleri bakýmýndan hayati öneme sahiptir yaþ grubunun büyüklüðü sosyal güvenlik sistemlerinin gelirlerini artýran olumlu, özellikle 65+ yaþ grubunun toplam nüfusa oranýnýn büyüklüðü de giderleri artýran olumsuz etki yapar. Demografik yapýnýn bir göstergesi olan klasik 3'lü yaþ grubunun oransal deðiþimi sosyal güvenlik sistemlerini doðrudan etkiler. Nitekim, eðitim süresinin uzamasý 0-14 yaþ grubunun üst sýnýrýný 20'li yaþlara doðru yükseltirken, ortalama hayat süresinin uzamasý da 65 yaþ üstü nüfusun toplam nüfusa oranýný artýrmaktadýr. Bu iki yaþ grubunun oransal olarak büyümesi, yaþ grubunu küçülttüðü ölçüde daðýtým esaslý sosyal güvenlik sistemlerinin finansal dengelerini zorlayan bir etki yaratýr. 24

25 Nüfus piramidi: Nüfusun, klasik 0-14, ve 65 + yaþ gruplarýna göre ayýrýmý nüfus biliminin gelecek dönemlere iliþkin nüfus projeksiyonlarýnda yetersiz kalmaktadýr. Daha saðlýklý nüfus projeksiyonlarý yapabilmek, doðum ve ölüm hýzlarýndaki deðiþme ile ortalama hayat beklentisinin uzamasýnýn nüfusun yaþ daðýlýmýna etkisini tespit edebilmek için nüfusun 4'lü yaþ gruplarýna bölünmesiyle oluþturulan grafik daðýlým, nüfus piramidi olarak adlandýrýlýr. Nüfus piramitleri yaþ gruplarý yanýnda cinsiyet bakýmýndan da oluþturulabilir. Nüfus piramitlerinin grafik görünümü ülke nüfusunun demografik yapýsý hakkýnda çok yönlü bilgiler verir. Nitekim, tabaný geniþ, tepe kýsmý dar olan birinci tip piramit, doðum ve ölüm oranlarýnýn yüksek olduðu, geri kalmýþ ülkeleri gösterirken, kenarlarý içeriye doðru çökmüþ üçgene benzeyen ikinci tip piramit geliþmekte olan ülkelerin nüfus yapýsýný gösterir. Doðum oranýnýn düþük olmasý dolayýsýyla tabaný daralmýþ, tavaný ise nüfusun yaþlandýðýný gösterecek þekilde geniþlemiþ, klasik üçgen görüntüsü bozulmuþ 3. tip piramit ise geliþmiþ ülkelerin nüfus yapýsýný gösterir. Bu üçlü piramide, olaðanüstü dönemlerde ortaya çýkan (savaþlar ve göçler gibi) nüfus hareketlerinin nüfus yapýsýna etkisini gösteren yeni piramitler de eklenebilir (nüfus piramitleri için bakýnýz Hoþgör, Tansel, 2010), Nüfusun yaþlanmasý: Sosyal güvenlik sistemleri bakýmýndan en önemli demografik deðiþikliktir. Pasif nüfus olarak adlandýrýlan 65+ yaþ grubunun toplam nüfusa oranýnýn artmasýdýr. Doðum ve ölüm oranlarýndaki düþüþle birlikte saðlýk baþta olmak üzere hayat standardýndaki iyileþmeye baðlý olarak ortalama hayat süresinin uzamasý dolayýsýyla yaþlý nüfusun toplam nüfus içindeki payýnýn artmasý halidir. Nüfusun yaþlanmasý, daðýtým esaslý sosyal güvenlik sistemlerinde çalýþan-prim ödeyen nüfusu azalttýðý, aylýk alanlarý artýrdýðý ölçüde sistemin sürdürülebilirliðini tehlikeye düþüren demografik deðiþkenlerin baþýnda gelmektedir. Baðýmlý nüfus: Baðýmlý nüfus, kabaca, çalýþan-aktif nüfusun bakmakla yükümlü olduðu, henüz çalýþma çaðýna girmemiþ genç nüfus ile çalýþma hayatýndan ayrýlmýþpasif nüfusun toplamý olarak tanýmlanýr. Esas olarak 0-14 yaþ grubu ile 65+ yaþ grubunda bulunanlarý ifade eder. Ancak, sosyal güvenlik bakýmýndan yaþ grubunda bulunan çalýþmayan veya çalýþamayan gruplar da baðýmlý nüfus tanýmýna girer ve nüfus biliminin baðýmlý nüfus tanýmýndan daha geniþ bir tanýmdýr. Bu anlamda, özürlüler, iþsizler ve çalýþmayanlar, baðýmlý nüfus olarak prim ödeyenler üzerinden sosyal güvenlik kapsamýna alýnan kesimi oluþturur. Baðýmlýlýk oraný: 0-14 yaþ grubundaki nüfus ile 65+ yaþ grubunun yaþ grubundaki nüfusa oranýný gösterir. Eðitim dolayýsýyla 0-14 yaþ grubunun uzamasý, artan ortalama hayat süresi dolayýsýyla da 65+ yaþ grubunda bulunanlarýn artmasý, baðýmlýlýk oranýný yükseltir. Türkiye'de 2000'li yýllara kadar 0-14 yaþ grubu (genç nüfus) baðýmlýlýk oranýnýn yükselten faktör iken, bu yýllardan sonra 65+ yaþ grubunun artýþý baðýmlýlýk oranýný yükseltecektir. 25

26 Tablo 2.1. Yaþ Gruplarýna Göre Nüfusun Daðýlýmý ve Yaþ Baðýmlýlýk Oraný 0-14 yaþ grubunun Yýllar nüfus oraný (1) yaþ grubunun nüfus oraný (2) yaþ grubunun nüfus oraný (3) Kaynak: TÜÝK, Adrese Dayalý Nüfus Kayýt Sistemi (ADNKS) 2011, Toplam Baðýmlýlýk Oraný (1+3/2) Demografik fýrsat penceresi: Demografik yapýda, nüfus yaþlanmasý ve baðýmlýlýk oraný artýþýndan kaynaklanan olumsuz geliþmelerin en az olduðu, nüfusun üretken gücünün en yüksek olduðu durumu ifade eder. Esas olarak yaþ grubundaki nüfusun toplam nüfus içinde en yüksek deðere ulaþacaðý durumu ve tarihi belirtmek için kullanýlýr. Bu durum ve tarihten sonra özellikle 65+ yaþ grubunun artmasý dolayýsýyla yaþ grubu azalmaya baþlayacaktýr. Türkiye için hesaplamalar, 2020 yýlýnda yaþ grubunun % 68.6 ile en yüksek seviyeye ulaþacaðýný, bu noktadan sonra düþmeye baþlayacaðýný ortaya koymaktadýr (Hoþgör, Tansel, 2010; 103). Bu dönem, Türkiye'nin demografik fýrsat penceresini yakaladýðý dönem olacaktýr. Bu durum, nüfus artýþ hýzý yavaþlarken çalýþma çaðýndaki nüfusun artmaya devam etmesi ile ortaya çýkar ve her ülke tarihinde, olaðanüstü þartlar (savaþ, göç vb) olmaz ise bir defa gerçekleþen bir durumdur (Hoþgör, Tansel, 2010), Nüfus artýþ hýzý: Belirli bir dönemde, nüfus büyüklüðünün ortalama yýllýk artýþýný ifade eder. Nüfus artýþ hýzý, doðum hýzý ile ölüm hýzý arasýndaki fark ve ortalama hayat ümidinin uzamasý dolayýsýyla ortaya çýkar. Nüfus artýþ hýzý, toplam nüfusun miktarý, nüfusun yaþ gruplarýna göre daðýlýmý ve baðýmlýlýk oranlarýný ve nüfusun kendini yenileme süresini belirlediði ölçüde sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliði ile doðrudan ilgilidir. Ortalama ve beklenen hayat süresi: Ortalama hayat süresi, doðumdan itibaren bir insanýn ortalama olarak ne kadar süre daha yaþayacaðýný ifade eder ve ölüm tarihi ile sonlanýr. Beklenen hayat süresi ise doðuþta ve her yaþ grubu için, cinsiyet 26

27 gruplarý için ve her insan için hesaplanabilir. Esas olarak (x) yaþýndaki bireylerin ortalama olarak kaç yýl daha yaþayacaðýný gösterir. Sigortacýlýk tekniði üzerine oluþturulan sosyal sigorta kurumlarý için hayati öneme sahip göstergelerden biridir yýlýnda kadýnlar için 74,15; erkekler için 67,58 yýl olan doðuþtaki yaþam ümidi, TÜÝK 2010 yýlý projeksiyonlarýna göre kadýnlar için 76,30; erkekler için ise 71,60 yýla yükselmiþtir (Hoþgör, Tansel, 2010, 36-37). Göç: Demografik yapýyý etkilen deðiþkenlerden biri olarak göç, en basit tarifi ile çalýþma ve yaþama yerinin deðiþtirilmesidir. Hem ülke içi, hem de ülkelerarasý boyutu vardýr. Ülke içi göç, kýrsal kesimden kentlere insan, tarým sektöründen sanayi ve hizmet sektörüne iþgücü göçünü ifade eder. Ülkeler arasýnda ise geri kalmýþ ülke ve bölgelerden geliþmiþ ülke ve bölgelere doðru olan insan ve iþgücü göçü için kullanýlýr. Ýnsan ve iþgücü göçü, belirli bir süre sonra geriye dönecek þekilde geçici olabileceði gibi, göç edilen yerde kalmayý amaçlayan süreklilik niteliði de gösterebilir. Göç, göç veren ve alan ülkeler bakýmýndan demografik yapýyý deðiþtirdiði ölçüde sosyal güvenlik sistemlerinin finansman dengesini etkilemesi yanýnda, birikmiþ haklarýn taþýnmasý ve transferi gibi önemli hukuki sorunlarý da beraberinde getiren bir süreçtir Sosyal Güvenlik ile Demografik Yapý Ýliþkisi Temel bir insan hakký ve evrensel bir ihtiyaç olarak sosyal güvenlik özünde bir gelir transferi mekanizmasýdýr. Bütün insanlýk tarihi boyunca deðiþik yol ve yöntemlerden oluþan sistemlerle bu transfer saðlanmýþtýr. Çok deðiþik ve kapsamlý tarifleri olmakla birlikte ILO'nun 1952 tarih ve 102 sayýlý "Sosyal Güvenliðin Asgari Normlarý" sözleþmesinde belirtilen 9 sosyal risk sosyal güvenliðin tarifini yapma, kapsamýný belirleme ve sýnýrlarýný çizmeyi kolaylaþtýrmýþtýr. Buna göre sosyal güvenlik hastalýk, iþ kazalarý ve meslek hastalýklarý, analýk, malullük, yaþlýlýk, ölüm, iþsizlik ve aile gelirinin yetersizliði hallerinde ortaya çýkan gelir kayýplarýný telafi etmeye yönelik gelir transferi mekanizmalarýdýr. Demografik yapýnýn sosyal güvenlik sistemleri üzerindeki etkisi bütün bir sosyal güvenlik sistemi ve bütün sosyal riskler bakýmýndan ayný derecede önemli ve belirleyici deðildir. Bu etkinin en fazla olduðu iki sosyal risk, yaþlýlýk ve saðlýk riskleridir. Zaten sosyal güvenlik sistemlerinin en fazla harcama yaptýðý iki sigorta kolu da yaþlýlýk ve saðlýk sigortalarýdýr. Toplam sosyal güvenlik harcamalarýnýn kabaca % 60'ý yaþlýlýk, % 30'u da saðlýk sigortasý ile ilgili harcamalardýr. Demografik yapý deðiþikliklerinin bu iki sigorta kolunun yaný sýra iþsizlik ve analýk sigortalarý üzerinde de belirleyici etkileri olmakla birlikte bu etkinin baskýn olduðu sosyal risk yaþlýlýktýr ve sosyal güvenlik sistemlerine yönelik etkisi de en fazla bu sigorta kolu ile ilgilidir. Sosyal sigorta programlarý, sosyal güvenlik sisteminin iþleyiþi bakýmýndan uzun vadeli sosyal riskler olarak kabul edilen malullük, yaþlýlýk ve ölüm riskleri ile ilgili sosyal sigorta hak ve yükümlülüklerini ayrý ayrý belirlerler. Ancak bu üç sigorta kolu finansman 27

28 bakýmýndan tek primle finanse edilirler. Bu sebeple bu üç sigorta kolunun finansmaný tek kalem üzerinden yürütülür. Bu durum sosyal sigorta istatistiklerine de yansýr ve çok zaman "gelir veya aylýk alanlar" ile ilgili istatistikler bu üç sigorta kolu için birlikte verilir. Ancak bu çalýþmada demografik yapý ve sosyal güvenlik iliþkisi bütünüyle yaþlýlýk (emeklilik) sigortasý bakýmýndan ele alýnmýþ, sadece raporun ilk bölümlerinde baðýmlý nüfus tarifi yapýlýrken malullük ve ölüm sigortalarýndan aylýk alanlar da istatistiklere dahil edilmiþtir. Sosyal güvenlik sistemleri ile nüfus ve demografik yapý arasýnda çok yönlü ve karmaþýk bir iliþki vardýr. Bu iliþki, bir çok çalýþmada ileri sürüldüðü gibi tek yönlü deðildir. Demografik yapý deðiþiklikleri sosyal güvenlik sistemlerini etkilediði ölçüde sosyal güvenlik sistemleri de demografik yapýyý etkilemektedir (Ehrlich-Kim, 2005). Demografik yapýnýn sosyal güvenlik sistemlerine etkisi, her sosyal güvenlik rejimi için ayný deðildir. Bu etki, sosyal güvenlik programlarýnýn kurumsal yapýlanmasý, kapsamý, finansman kaynaklarý, finansman yöntemleri, sosyal güvenlik haklarýný kazanma þartlarý, saðlanan haklarýn seviyesi ve süresine baðlý olarak deðiþir. Sosyal güvenlik sistemleri öncelikle, finansman kaynaklarýna baðlý olarak primli (sosyal sigortalar-bismark modeli) ve primsiz (kamu sosyal güvenlik harcamalarý-beveridge modeli) rejimler olarak ikiye ayrýlýr. Primli rejimler, sigortacýlýk ilkelerine göre çalýþan, ödenen prim ile saðlanan haklar arasýnda güçlü bir külfet/nimet (maliyet/fayda) iliþkisi kuran sistemlerdir. Primsiz rejimler ise, vergilerle finanse edilen, vatandaþlýk ve muhtaçlýk þartlarýna baðlý olarak verilen karþýlýksýz sosyal yardým ve hizmetlerden oluþur. Demografik yapýnýn sosyal güvenlik sistemlerine doðrudan ve çok yönlü etkileri esas olarak primli rejimler için söz konusudur. Aktüeryal hesap dengesine dayanan bu sistemlerde prim ödeyenlerin sayýsý ile aylýk alanlarýn sayýsýnda deðiþme yaratan her demografik deðiþiklik primli sistemlerin iþleyiþini etkiler. Bu çalýþmada da esasen demografik yapýnýn primli rejimler üzerine etkisi alýnmýþtýr. Primli sosyal güvenlik rejimlerinin, gelir-gider dengesinin saðlanmasýnda hangi finansman yönteminin tercih edildiði de demografik yapý-sosyal güvenlik iliþkisini belirler. Primli rejimler için iki temel finansman yöntemi vardýr: Fon (biriktirme) ve daðýtým yöntemi. Fon yöntemi esasen, her bireyin ve her neslin bugün (çalýþma hayatý süresince) ödedikleri primlerle saðlanan birikimle, gelecekte (emekli olduklarý zaman) ortaya çýkan sosyal güvenlik giderlerini karþýlarlar. Her kiþinin ve kuþaðýn kendi sosyal güvenliðini kendisinin saðlamasý esasýna dayanýr. Demografik yapý, bireylerin çalýþma ve emeklilik sürelerinin uzunluðunu belirlediði ölçüde sosyal güvenlik sistemini etkiler. Daðýtým yönteminde ise bugün çalýþan ve prim ödeyenlerin, bugün yaþlý olan ve aylýk alanlarýn sosyal güvenlik harcamalarýný karþýlamasý esastýr. Kuþaklararasý bir dayanýþma ve gelir transferi esastýr. Bu sistemde, bugün prim ödeyenler, gelecek kuþaklarýn da kendileri için prim ödeyeceklerini kabul ederler. Demografik yapýdaki deðiþim ve dönüþüm, çalýþan ve prim ödeyen nüfus ile yaþlý ve aylýk alan nüfus arasýndaki oraný deðiþtirdiði ölçüde daðýtým esaslý sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliðini etkiler. Bugün görülen 28

29 temel demografik yapý deðiþikliði, nüfusun yaþlanmasý dolayýsýyla prim ödeyenler ile aylýk alanlar arasýndaki nüfus dengesinin prim ödeyenler aleyhine deðiþmesidir. Bu raporda yapýlan projeksiyonlarda demografik yapý deðiþikliklerinin daðýtým esaslý sosyal güvenlik sistemlerine etkisi alýnmýþtýr. Primle finanse edilen, daðýtým esaslý sosyal güvenlik sistemlerinde yaþlýlýk sigortasý bakýmýndan demografik yapý-sosyal güvenlik iliþkisini belirleyen diðer faktör prim ödeme süresi ile aylýk baðlama süreleridir. Asgari prim ödeme süresi aktüeryal hesaplara dayandýrýlarak belirlenmekle birlikte demografik yapýnýn sistem üzerine etkisini belirleyen emeklilik yaþýdýr. Emekli olma yaþý, kiþilerin çalýþma hayatýndan ayrýlarak prim ödeme yükümlülüklerinin sona erdiði ve aylýk almaya baþladýklarý dönemin baþlangýcýný ifade eder. Bu bakýmdan emeklilik yaþýnýn belirlenmesi daðýtým esaslý sosyal güvenlik rejimleri için hayati öneme sahiptir. Emeklilik yaþýnýn belirlenmesinde ise ortalama yaþam süresi belirleyicidir. Ülkeler arasýnda farklýlýklar olmakla birlikte birçok ülkede yaþ civarý emekli olma yaþý olarak belirlenmiþtir. Nüfus yaþlandýkça ve ortalama hayat süresi arttýkça emeklilik yaþýnýn da kademeli olarak yükseltilmesini gerektirecektir. Ortalama hayat süresinin uzamasý yaþlý nüfus içinde daha yaþlý olan 75 yaþ ve hatta 80 yaþ ve üzerindekilerin toplam yaþlý nüfus içindeki oranlarýný yükseltecektir. Bu da sosyal güvenlik sistemlerinin hem daha çok kiþiye hem de daha uzun süre yaþlýlýk aylýðý ödemesi anlamýna gelmektedir Sosyal Güvenlik Sistemlerini Etkileyen Demografik Yapý Deðiþiklikleri ve Dönüþümler Bütün ülkelerde ve bölgelerde ayný derecede olmasa da sosyal güvenlik sistemlerini doðrudan etkileyen demografik yapý deðiþiklikleri sistem için bir tehdit unsuru olarak ortaya çýkarken ayný zamanda yeni fýrsatlar da sunmaktadýr (ISSA, 2010; 1). Demografik yapý deðiþikliðinin iki temel karakteristiði dikkat çekmektedir: Yaþlanma ve farklýlaþma. Her ikisi de sosyal güvenlik sistemlerini orta ve uzun dönemde fazlasýyla etkileyecek, sistemlerin sürdürülebilirliðini sorgulatacak problem kaynaklarýný oluþturmaktadýr. Ancak, bu iki sebepten kaynaklanan problemler sosyal güvenlik sistemlerinin etkinliðini ortaya koymasý bakýmýndan da önemli fýrsatlar sunmaktadýr (ISSA, 2010; 2). Uluslararasý Sosyal Güvenlik Birliði (International Social Security Assocation-ISSA), bugün ve gelecekte sosyal güvenlik sistemlerinin iþleyiþini doðrudan etkileyecek, her biri diðeri ile karþýlýklý etkileþime sahip demografik yapý deðiþikliklerini yedi baþlýk altýnda toplamýþtýr (ISSA, 2010; 6-17) Yaþlanma Yaþlanma, geliþme seviyesi ne olursa olsun bütün ülkelerin karþýlaþtýðý ortak bir problemdir yýlýnda dünyada ortalama yaþ 29 iken 2050 yýlýnda 38 olacaktýr (ISSA, 2010; 6) yýlýnda ortalama yaþ Afrika için 29 iken, Latin Amerika'da 42, Asya'da 40 29

30 ve Avrupa'da 47 olacaktýr. Yaþlanma, bir yandan sosyal güvenlik sistemlerinin baþta saðlýk olmak üzere ortalama hayat ümidini artýrmasý, diðer yandan doðum oranlarýndaki düþme dolayýsýyla ortaya çýkacaktýr. Tablo 2.2. Dünyada Nüfusun Yaþlanma Projeksiyonlarý Bölgeler, Ülkeler Dünya 9,9 10,2 11,0 16,5 21,9 1,1 1,3 1,5 2,3 4,3 Geliþmiþ bölgeler/ülkeler Az geliþmiþ bölgeler/ülkeler Kaynak: ILO (2011). World Social Security Report 2010/11: Providing Coverage in Times of Crisis and Beyond. ILO, Geneva, Nüfusun yaþlanma problemi bütün dünyayý ilgilendiren ortak bir problem olmakla birlikte bazý ülkeler için daha acil bir problem olma niteliði taþýmaktadýr. Nitekim, 2050 yýlýnda Japonya'da 60 yaþýný geçenlerin toplam nüfusa oraný % 44,2; 80 yaþýný geçenlerin oraný ise % 15,6'ya ulaþacaktýr. Japonya ile birlikte Almanya, Belçika, Fransa, Hollanda, Ýsviçre, Avusturya, Danimarka, Ýsveç ve Norveç gibi geliþmiþ ülkeler ve Ýtalya, Yunanistan ve Portekiz gibi orta seviyede geliþmiþ ülkeler için de nüfus yaþlanmasý ciddi bir problem olacaktýr (ILO, 2011: ). Uluslararasý istatistiklerde yaygýn olarak kullanýlan 65+ yaþ grubu esas alýnarak yapýlacak projeksiyonlarda da benzer sonuçlar ortaya çýkmakta, yaþlý nüfus 21. yüzyýlýn en önemli sosyo-ekonomik problemi olacak görünmektedir. Nüfusun yaþlanmasý baþta yaþlýlýk ve saðlýk sigortalarý olmak üzere sosyal güvenlik sistemlerinin harcamalarýný artýracak, yaþlýlýk sigortasý bakýmýndan sistemin temel parametreleri olan prim ödeyen aktif nüfus/aylýk alan pasif nüfus dengesini deðiþtirecektir. Nüfusun yaþlanmasý ile birlikte artan baðýmlýlýk oraný primli sosyal güvenlik sistemlerinin aktüeryal hesap dengesini saðlayacak orta ve uzun dönem projeksiyonlar yapmalarýný zorunlu kýlar. Emeklilik yaþýnýn yeniden belirlenmesi yanýnda prim oranlarý ile aylýk baðlama oranlarý ile ilgili temel sosyal güvenlik parametrelerinin yeniden belirlenmesi bunlardan bazýlarýdýr Aile Yapýsýndaki Deðiþme Global demografik yapý deðiþiklikleri, yaþlanma ile birlikte geleneksel aile yapýlarýný da deðiþtirmekte, çekirdek aileden de küçük ve istikrarsýz yeni aile yapýlarý ortaya çýkmaktadýr. Bu ailelerin dikkat çeken özellikleri; boþanma ve ayrýlmalarla ortaya çýkan tek ebeveynli küçük aileler; çekirdek veya tek ebeveynli aile ile birlikte yaþayan büyük anne ve büyük babalý aileler; resmi evlilik baðý olmaksýzýn birlikte yaþayan eþ ve çocuklardan oluþan ailelerden oluþmalarýdýr. Aile yapýsýnýn deðiþmesi, geleneksel ailedeki 30

31 aile reisi, kadýn ve ev iþleri/kadýnýn çalýþmasý, çocuk-ebeveyn iliþkileri ve bunlarla ilgili geleneksel rolleri deðiþtirmekte, çok doðal olarak ailenin sosyal güvenlik fonksiyonlarý ve sosyal güvenlik ihtiyaçlarý da deðiþmektedir. Deðiþen aile yapýsý ve artan yoksulluk özellikle, ayný hanede yaþayan yaþlý, özürlü ve çocuklarýn bakýmý ile çocuklarýn eðitimi, gençlerin, kadýnlarýn ve özürlülerin istihdamýna yönelik yeni sosyal güvenlik politikalarýný gerekli kýlmaktadýr Ýþgücü Yapýsýnda ve Piyasasýnda Deðiþme Nüfusun yaþlanmasý ve aile yapýsýndaki deðiþme, primli sosyal güvenlik sistemlerinin temel parametrelerinden birini oluþturan iþgücü piyasasýný da deðiþtirmektedir. Demografik yapý deðiþikliklerinin sosyal güvenlik sistemlerine yeni fýrsatlar sunmasý, büyük ölçüde iþgücü piyasasý ve iþgücünün yapýsýndaki deðiþmelerle saðlanacaktýr. Ýþe giriþ kriterleri, ücretlendirme ve kariyer uygulamalarýnýn toplumsal cinsiyet eþitliði bakýþ açýsýyla gözden geçirilmesi, kreþ ve bakým hizmetlerinin yaygýnlaþtýrýlmasý, kadýnlarýn eðitim seviyesinin yükseltilmeye devam edilmesi ve kadýnlarýn çalýþmalarýný engelleyen toplumsal zihniyetin dönüþtürülmesiyle, kadýnlarýn iþgücüne katýlýmlarýnýn teþvik edilmesi; yaþlý insanlarýn emeklilik yaþýna gelince çalýþma hayatýndan ayrýlmalarý yerine çalýþma þartlarýnýn iyileþtirilerek çalýþma hayatýnda kalma sürelerinin uzatýlmasý; eðitim süresinin uzamasý dolayýsýyla iþgücüne girme yaþý geciken gençlerin yeni ve esnek çalýþma þekilleri ile iþgücü piyasasýna girmelerinin saðlanmasý ve nihayet özürlülerin iþgücüne katýlýmlarýnýn artýrýlmasý aktif/çalýþan ve prim ödeyen sigortalý sayýsýný artýrdýðý ölçüde sosyal güvenlik sistemlerinin parametrelerini olumlu yönde etkileyecektir. Ortalama hayat ümidinin uzadýðý toplumlarda insan gücü kaynaðýnýn geliþtirilmesi, çalýþma hayatýnda devamlýlýklarýnýn ve mobilitelerinin saðlanmasý hayati öneme sahiptir ve sosyal güvenlik insan gücünün istihdam edilebilirliði ve verimliliðini saðlamaya yönelik bir yatýrýmdýr Þehirleþme ve Hayat Tarzýnýn Deðiþimi 2008 yýlý itibarýyla, dünya nüfusunun yarýdan fazlasý þehirlerde yaþamaktadýr (ISSA, 2010, 11). Þehirleþme, saðlýk ve konut baþta olmak üzere insana yönelik refah hizmetlerinde ciddi bir talep artýþýný beraberinde getirmektedir. Sosyal güvenlik açýsýndan þehirleþme, sosyal güvenlik sistemlerinin örgütlenme ve kurumsal yapýsýnda deðiþime yol açabilmektedir. Nüfus yoðunluðu arttýðý ölçüde sosyal güvenlik sistemlerinin hizmet götürme maliyeti düþmekte, sigortalýlarýn hizmetlere eriþimi kolaylaþmaktadýr. Þehirleþme, aile yapýsýný, geleneksel yardýmlaþma þekillerini deðiþtirdiði ölçüde sosyal güvenlik talebini de deðiþtirmektedir. Ancak þehirleþme, kayýt dýþý çalýþmayý kayýtlý çalýþmaya dönüþtürdüðü, hizmet sektöründe esnek zamanlý yeni istihdam þekilleri yarattýðý ölçüde dezavantajlý gruplarýn iþgücüne katýlma oranlarýný yükseltmekte, demografik yapýyý çalýþanlar ve prim ödeyenler lehine deðiþtirmektedir. 31

32 Düzensizleþen Hayat Devreleri (The unequal desynchronisation of life cycles) Yaþlanma ve ortalama hayat ümidinin uzamasý, nüfusu; daha az genç, daha fazla yaþlý ve daha fazla baðýmlý bir nüfus haline dönüþtürürken, insan hayatýnýn gençlik, çalýþma ve yaþlýlýktan oluþan klasik üç dönemli yapýsýný deðiþtirerek iç içe geçmiþ döngüler haline getirmektedir. Uzayan eðitim ve artan genç iþsizliði gençlik dönemini; ortalama hayat ümidinin uzamasý da yaþlýlýk dönemini uzatmaktadýr. Öte yandan klasik üçlü hayat döngüsüne, her gruptaki insanýn baðýmlýlýk oranýný artýran; genç ancak eðitim dolayýsýyla iþgücüne geç girilen dönem; çalýþma çaðý içinde olan ancak iþsiz kalýnan dönem; yaþlý ancak çalýþma gücü olan fakat uygun iþ bulunamayan dönem ve nihayet 75+ ve 80+ yaþ grubunu ifade etmek üzere kýdemli yaþlýlýk gibi yeni dönemler ilave edilerek çok dönemli bir hayat döngüsüne geçilmektedir. Ancak bu deðiþim, iþgücü ve istihdam piyasasýna da yönelik düzenlemelerle; (gençlerin istihdam piyasasýna giriþlerini teþvik, örgün eðitim yanýnda çalýþma hayatý içine dahil edilen hayat boyu eðitimin yaygýnlaþtýrýlmasý, yaþlý ancak çalýþma hayatýna devam etmek isteyen yaþlýlarýn çalýþma hayatlarýnýn uzatýlmasý) çalýþan ve prim ödeyenlerin sayýsýný artýrdýðý ölçüde sosyal güvenlik sistemlerine yeni fýrsatlar getirecektir. Ýnsana yakýþýr iþ anlayýþýyla çalýþma þartlarýnýn iyileþtirilmesi, erken emeklilikten kaçýndýracak tedbirler ve çalýþma sürelerinin esnekleþtirilmesi, aktif/çalýþan ve prim ödeyen iþgücünü artýrdýðý ölçüde sosyal güvenlik sistemlerini rahatlatacaktýr Göç Küreselleþme ile ülkeler ve bölgeler arasýnda artan karþýlýklý baðýmlýlýk uluslar arasý insan ve emek göçünü de yoðunlaþtýrmýþtýr. Uluslararasý göçle yer deðiþtiren insan sayýsý dünya nüfusunun % 3'üne tekabül eden 200 milyon civarýna ulaþmýþtýr (ISSA, 2010, 14). Ülke içi göçle yer deðiþtirenlerin sayýsý 740 milyon civarýndadýr. Genellikle geri kalmýþ bölge ve ülkelerden geliþmiþ bölge ve ülkelere doðru olan göçe, 14 milyon mülteci ve 500 bin sýðýnmacý da dahil olmuþtur. Göç, demografik yapýyý deðiþtirdiði ölçüde sosyal güvenlik sistemlerini de etkilemektedir. Bir demografik olgu olarak göçün getirdiði sosyal güvenlik sorunlarý, kimlerin, hangi þartlarda, nasýl ve nereden nereye göç ettiðine baðlý olarak deðiþmektedir. Uluslar arasý göç, göç veren ülke ile alan ülke bakýmýndan sosyal güvenlik sistemi ile ilgili farklý sonuçlar vermektedir. Birçok geliþmekte olan ülke, kontrollü bir göç politikasý ile nüfusun üretim gücünü korumayý, kendisini yenilemesini saðlamaktadýr. Genç ve eðitimli insan göçü geliþmekte olan ülkelerin insangücü yatýrýmýný oluþturmaktadýr. Göçün kýsa ve orta dönemde yarattýðý en önemli sosyal güvenlik sorunu, farklý ülkelerde elde edilen sosyal güvenlik haklarýnýn transferi ile ilgilidir. 32

33 Sosyal Yapýda Deðiþme Yoksullukla mücadele gelir daðýlýmý eþitsizliklerini azalttýðý ölçüde toplumsal yapýda orta sýnýflaþma sürecini hýzlandýracaktýr. Gelir daðýlýmý adaletsizliklerinin giderilerek marjinalleþmiþ gruplarýn orta sýnýflaþtýrýlmasý sosyal güvenlik sistemleri bakýmýndan sosyal riskler, hedef nüfus ve coðrafi bölge öncelikleri ile ilgili politikalar bakýmýndan deðiþiklikler yapýlmasýný gerektirebilir. Yoksul nüfus tabanýnýn geniþlemesi, primli sosyal güvenlik sistemlerinin kapsamýný daraltan, vergi ile finanse edilen sosyal güvenlik harcamalarýný artýran etkiler yapar. Bu, sosyal güvenlik sistemlerinin kendi içinde deðiþim ve dönüþümünü zorunlu kýlar. Demografik yapý deðiþiklikleri mevcut sosyal güvenlik sistemleri için bir tehdit olduðu kadar yeni fýrsatlar da sunmaktadýr. ISSA'nýn sosyal güvenlik sistemlerinde deðiþim ve dönüþümü zorunlu kýlan, daha dinamik bir sosyal güvenlik sistemi yapýlanmasýný gerekli kýlan 7 temel deðiþim alaný ve bunlarla ilgili olarak alýnacak tedbirler ve uygulanacak stratejileri aþaðýdaki tabloda bir bütün olarak sunmuþtur. Tablo 2.3. Demografik Yapýdaki Temel Deðiþim-Dönüþüm Alanlarý ve Sosyal Güvenlik ) ( 33

34 Tablo 2.3. Demografik Yapýdaki Temel Deðiþim-Dönüþüm Alanlarý ve Sosyal Güvenlik (devamý) Kaynak: ISSA, (2010) Demographic Changes and Social Security: Challenges and Opportunities, World Social Security Reform, 4 December 2010, Cape-Town. 34

35 3 B Ö L Ü M SOSYAL GÜVENLÝKTE YENÝDEN YAPILANMA, ARAYIÞLAR VE SORUNLAR

36

37 3. SOSYAL GÜVENLÝKTE YENÝDEN YAPILANMA, ARAYIÞLAR VE SORUNLAR 3.1. Sanayi Toplumu Sosyal Güvenlik Sistemi: Deðiþim ve Yeniden Yapýlanma Ýhtiyacý Deðiþim ve dönüþümü tartýþýlan sanayi toplumu sosyal güvenlik sistemi iki temel rejimden oluþur. Bunlar; Primli rejimler olarak da adlandýrýlan, çalýþanlarýn yaný sýra iþverenlerin ve bazen devletin de prim ödeyerek sistemin finansmanýna katýldýðý, zorunlu katýlýmýn olduðu sosyal sigortalar ve Primsiz rejimler olarak bilinen, yeterli çalýþma ve gelire sahip olmayanlara finansmaný vergilerden karþýlanmak üzere karþýlýksýz olarak yapýlan nakdi yardýmlar, sosyal yardýmlar ve hizmetlerden oluþan kamu sosyal güvenlik harcamalarýdýr. Sanayi toplumu sosyal güvenlik sistemi içinde bu iki rejim birbirinin alternatifi deðil tamamlayýcýsýdýr. Çalýþan ve geliri olanlar primli rejimlerle sosyal güvenlik garantisine kavuþturulurken, çalýþamayan veya yeterli geliri olmayanlarýn sosyal güvenlik garantisi primsiz ödemelerle karþýlanýr. Ancak birçok geliþmiþ ülkede olduðu gibi sanayi toplumu sosyal güvenlik sisteminin aðýrlýklý ayaðýný primli rejimler (sosyal sigortalar) oluþturmuþ, sosyal güvenlik sistemi sorunlarý da daha çok primli rejimler sorunu olarak ortaya çýkmýþtýr Sanayi Toplumu Sosyal Güvenlik Sisteminin Baþarýlarý ve Yetersizlikleri Sanayi toplumu sosyal güvenlik sistemleri, Ýkinci Dünya Savaþý sonrasý, sosyal güvenliðin altýn çaðý olarak da adlandýrýlan yýllarý arasýnda en parlak dönemini yaþamýþtýr. Özellikle Ýnsan Haklarý Evrensel Bildirgesinde "sosyal güvenliðin temel ve vazgeçilmez bir insan hakký" olarak tanýmlanmasý ve ILO'nun sosyal güvenliðin asgari normlarýný belirleyen 102 sayýlý sözleþmesi ile sosyal güvenlik hakkýnýn saðlanmasýna yönelik standartlarýn belirlenmesi, kapsam ve sosyal güvenlik garantisinin standartlarý bakýmýndan önemli geliþmeler saðlamýþtýr. Bu baþarýlar (ILO, 1984, Alper, 2009): Sosyal güvenlik için milli gelirden ayrýlan, 1950'li yýllarda GSYÝH'nýn % 3-12'si arasýnda olan pay 1970'li yýllarda bir çok ülkede % 20'lerin üzerine çýkmýþtýr. Baþlangýçta yalnýzca sanayi sektöründe baðýmlý çalýþanlarý kapsama alan sistemler zaman içinde bütün sektörleri ve her statüdeki çalýþaný kapsama almýþtýr. Sosyal güvenlikte koruma birimi olarak ailenin kabul edilmesi ile sosyal güvenlik sistemlerinin bütün nüfusu kapsama alma hedefine çok yaklaþýlmýþtýr. 37

38 Giderek artan sayýda ülkede ILO sözleþmelerinde belirtilen bütün sosyal risklere karþý sosyal güvenlik garantisi saðlama amacýna yaklaþýlmýþtýr. Saðlanan sosyal güvenlik garantisinin gelir olarak seviyesi, hizmet olarak standardý yükselmiþ, kiþilere yaþadýðý toplum içinde insan haysiyetine yaraþýr bir sosyal güvenlik garantisi saðlama amacýna yaklaþýlmýþtýr. Saðlanan bütün olumlu geliþmeler raðmen, özellikle 1970'li yýllarýn ikinci yarýsýnda yaþanan ve "refah devleti krizi" olarak da adlandýrýlan dönemdeki geliþmelere baðlý olarak sosyal güvenlik sistemleri çok yönlü eleþtirilerin odaðý haline gelmiþtir. 1980'li yýllarýn baþý itibarýyla sanayi toplumu sosyal güvenlik sistemlerine yönelik eleþtirilerin kaynaðý aþaðýdaki hususlar olmuþtur (ILO, 1984, Alper, 2009): Milli gelirden sosyal güvenlik için ayrýlan pay artmasýna raðmen yoksulluk problemi çözülememiþtir. Çalýþmayan veya sosyal sigortalardan hak kazanmaya yetecek kadar prim ödemeyenler sosyal güvenlik garantisi dýþýnda kalmýþlardýr. Hizmet toplumunun yeni çalýþma þekillerine (kýsa çalýþma, tam gün çalýþmayanlar vb) göre çalýþan gruplar koruma kapsamý dýþýnda kalmýþtýr. Kadýn-erkek, vatandaþ olanla olmayan arasýnda ortaya çýkan farklýlýklar giderilememiþtir. Uluslararasý insan ve emek göçünün sosyal güvenlik ihtiyacýný karþýlayacak deðiþim ve dönüþümü gerçekleþtirilememiþtir. Cömert sosyal yardýmlar ve ödemeler çalýþanla çalýþmayan arasýndaki farký ortadan kaldýrdýðý ölçüde sosyal dayanýþmayý zedelemiþ, adeta tembelliði ve tedbirsizliði teþvik eden bir sistem ortaya çýkmýþtýr. Artan sosyal güvenlik harcamalarý kamu harcamalarýný artýrdýðý ölçüde bütçe açýklarýnýn artýþýný, bütçe açýklarýný kapamaya yönelik borçlanmanýn artýþý da ekonominin temel göstergelerini olumsuz etkilemiþtir. ILO'nun ifadesi ile sosyal güvenlik sistemlerinin "gelecek endiþesi taþýmayan bir toplum yaratma" amacý öne çýktýkça, bireyi ve bireysel sorumluluðu geri planda býrakan uygulamalarý verimsizliði ve çalýþmamayý teþvik eden bir etki yaratmaya baþlamýþtýr Sanayi Toplumu Sosyal Güvenlik Sisteminde Kriz ve Yeniden Yapýlanma Ýhtiyacý Sanayi toplumu sosyal güvenlik sistemi, hizmet toplumunun sosyal güvenlik ihtiyacýný karþýlama bakýmýndan gösterdiði yetersizlikler yanýnda "sürdürülebilirliðini" gündeme getiren olumsuz geliþmelerin de etkisi altýnda kalmýþtýr. Çok sayýda yazara göre finansal yetersizlikler sistem için bir krizdir ve sosyal güvenlik sistemlerini temel fonksiyonlarýný yerine getiremeyecekleri bir noktaya götürmektedir. 1980'li yýllar itibarýyla geliþmiþ ülkelerde: 38

39 Demografik yapýdaki deðiþmeler ve nüfusun yaþlanmasý, Yaþlý nüfusa yönelik sosyal güvenlik ödemelerinin artýþý dolayýsýyla giderlerin artýþý, Saðlýk harcamalarýndaki artýþ, Uzun süreli, kronik iþsizliðin iþsizlik sigortasý giderlerini artýran, sosyal sigorta gelirlerini azaltan etkisi, Aile yapýsýndaki deðiþme dolayýsýyla (tek ebeveynli ailelerin artýþý gibi) artan sosyal güvenlik ihtiyacý, Ekonomik krizler ve yüksek oranlý ve sürekli enflasyonun sosyal güvenlik kurumlarýnýn fonlarýný eritmesi, sosyal güvenlik sistemlerini krize götüren belli baþlý problem alanlarýný oluþturmuþtur. Özellikle ILO'nun da tavsiyeleri doðrultusunda 1960'lý yýllardan sonra kendi sosyal güvenlik sistemlerini geliþmiþ ülke sosyal güvenlik sistemlerini örnek alarak oluþturan geliþmekte olan ülkeler, geliþmiþ ülkelerdeki sorunlara ilaveten; Sosyal güvenlik için ayrýlan kaynaklarýn yetersiz kalmasý, birçok ülkede milli gelirin % 10'unu aþamamasý, Kayýt dýþý çalýþmanýn yaygýnlaþmasý dolayýsýyla kamu sosyal güvenlik programlarýnýn kapsamýnýn yetersiz kalmasý, Ýþsizlik ve aile ödenekleri sigorta kollarýnýn oluþturulamamasý, Saðlýk harcamalarýndaki artýþ dolayýsýyla da saðlýk sigortasýnýn kapsamýnýn yetersiz kalmasý, Saðlanan sosyal güvenlik garantisinin gelir olarak seviyesinin, hizmet olarak da standardýnýn düþük kalmasý, Etkin çalýþmayan bir kurumsal yapýnýn varlýðý ve alt yapý yetersizlikleri, Politik gerekçelerle sigortacýlýk ilkelerine aykýrý uygulamalarýn yaygýnlýðý, Yaygýn suiistimal ve istismarlarýn varlýðý, gibi sebeplerle, geliþmiþ ülke sosyal güvenlik sistemlerinden çok daha önce ve aðýr sorunlarla karþýlaþmýþtýr. Sanayi toplumu sosyal güvenlik sisteminde deðiþim ihtiyacý yalnýzca krize baðlý sebeplerle ortaya çýkmamýþtýr. Yukarýda bahsedilen olumsuz geliþmeler olmasaydý bile, sosyal güvenlik sistemlerinin dinamik yapýsý dolayýsýyla sistemde bazý deðiþiklikler yapýlmasý gerekiyordu (Alper, 2009). Kriz, bu deðiþim ve yeniden yapýlanma ihtiyacýný hýzlandýran bir faktör olmuþ ve yeniden yapýlanma için gerekli olan geçiþ dönemi zaman aralýðýný daraltmýþtýr. Kriz dýþýnda sanayi toplumu sosyal güvenlik sistemlerinde deðiþim ve yeniden yapýlanmayý zorunlu kýlan geliþmeleri aþaðýdaki baþlýklar altýnda toplamak mümkündür: Hizmet toplumuna geçiþ ve istihdamýn deðiþen yapýsý: Ýþgücünün sektörel daðýlýmýnýn deðiþmesi ve hizmet sektörünün payýnýn toplam istihdam içinde % 60 ve daha yüksek oranlara ulaþmasý; özellikle kadýn iþgücünün artmasý dolayýsýyla 39

40 esnek ve a-tipik çalýþma þekillerinin artmasý, bu kesimlerin sosyal güvenlik ihtiyacýnýn karþýlanmasýnda sanayi toplumu sosyal güvenlik sistemlerini yetersiz kýlmýþtýr. Deðiþen sosyal güvenlik anlayýþý ve bireysel inisiyatifin artýþý: Sanayi toplumu sosyal güvenlik sistemlerinin fazla eþitlikçi anlayýþla iþleyen sosyal güvenlik sistemi, 1980'li yýllarda baþlayan liberalleþmeye baðlý olarak bireysel inisiyatifi artýrmaya yönelik taleplere cevap verememiþtir. Daha fazla prim ödeyerek daha fazla aylýk almak isteyen, kendi sosyal güvenlik talebini çeþitlendirmek ve farklýlaþtýrmak isteyen gruplarýn istekleri karþýlanamamýþtýr. Küreselleþme ve artan uluslararasý rekabet: Küreselleþmenin sosyal güvenlik sistemlerine etkisi doðrudan deðildir. Artan uluslararasý rekabetle birlikte rekabetin belirli ölçülerde düþük girdi ve emek maliyeti üzerinden yürütülmesi, özellikle primli rejimlerde sosyal güvenliði mali yükü azaltýlmasý gereken bir maliyet unsuru haline getirmiþtir. Bu yalnýzca yatýrým yapan uluslar arasý sermayenin bir talebi olarak ortaya çýkmamýþ, yatýrýmlar bakýmýndan ülkelerini cazip hale getirmek isteyen hükümetlerin de etkisi olmuþtur. Sosyal yapýda ve aile yapýsýnda meydana gelen deðiþiklikler: Sanayi toplumu sosyal güvenlik sistemi çekirdek aileyi esas alan, erkeðin aile reisi olarak çalýþan ve gelir saðlayan, kadýnýn ise ev iþlerini yapan ve çocuk yetiþtiren, aralarýnda medeni kanun hükümlerine göre resmi evlilik baðý bulunan ve sosyal güvenlik haklarýnýn evlilik baðýna göre saðlandýðý bir iþleyiþ sistemine sahip olmuþtur. Ancak, boþanmalarýn artýþý, yalnýz anne ve çocuklar veya baba ve çocuklardan oluþan tek ebeveynli ailelerin sayýsýndaki artýþ ile ortaya çýkan yeni yapýnýn sosyal güvenlik ihtiyaçlarýnýn karþýlanmasýnda güçlükler doðmuþtur. Demografik yapýdaki deðiþim ve sosyal güvenlik için tahsis edilen kaynaklarda üst sýnýra gelinmesi: Nüfusun yaþlanmasý, doðum oranlarýnýn düþmesi ve nüfusun kendisini yenileme gücünü kaybetmesi ile ortaya çýkan, daha az çalýþan ve prim ödeyen ancak daha fazla aylýk alan bir nüfus yapýsý sosyal güvenlik ihtiyacýnýn primli sosyal güvenlik sistemleri ile karþýlanmasýný güçleþtirmiþtir. Birçok ülkede, sosyal güvenlik için ayrýlan kaynaklarda üst sýnýra gelinmiþtir Sanayi Toplumu Sosyal Güvenlik Sistemini Ýyileþtirme ve Yeniden Yapýlandýrma Arayýþlarý ILO, bir yandan sanayi toplumu sosyal güvenlik sistemlerine yönelik eleþtirilere cevap vermek, diðer yandan yeni toplumsal yapýnýn ihtiyaçlarýna cevap verecek bir sosyal güvenlik sisteminin iþleyiþ esaslarýný belirlemek üzere 1984 yýlýnda çok sayýda uzmana 21. Yüzyýla Doðru Sosyal Güvenlik (Into the twenty-first century: The development of social security) baþlýklý bir rapor hazýrlatmýþtýr. ILO, bu rapordaki görüþlerle; sanayi toplumu sosyal güvenlik sistemlerinin sil-baþtan deðiþtirilmesine karþý çýkmakla birlikte 40

41 mevcut sistemde deðiþen ekonomik ve sosyal þartlarýn gereklerine uygun olarak deðiþiklikler yapýlmasý gerektiðini kabul etmiþtir (Alper, 2009). Sosyal güvenlik alanýnda yapýlmasý gerekenler (ILO, 1984): Primli rejimlerin a-tipik ve esnek çalýþma þekillerini kapsama alacak þekilde yeniden düzenlenmesi, Kadýn iþgücünün ev-iþyeri sorumluluklarýný baðdaþtýracak þekilde hak ve yükümlülüklerin düzenlenmesi, kadýnlar lehine pozitif ayýrýmcýlýk anlamýna gelecek uygulamalara yer verilmesi, Deðiþen aile yapýsýnýn ihtiyaçlarýna cevap verecek deðiþiklikler yapýlmasý, Primli rejimlerin saðladýðý sosyal güvenlik korumasýnýn yoksullukla mücadele amacýna hizmet edecek þekilde belirlenmesi, Sosyal güvenlik kurumlarýnýn finansmanýnýn istihdam, tasarruf eðilimi, sermaye birikimi ve büyüme gibi temel iktisadi deðiþkenler üzerinde olumsuz etkiler yaratmayacak þekilde oluþturulmasý ve sürdürülebilir bir finansman sisteminin oluþturulmasý, Sosyal güvenlik kurumlarýnýn halkla iliþkilerinin geliþtirilmesi ve dezavantajlý gruplarýn özel ihtiyaçlarýna cevap verebilecek bir örgütlenme yapýsýnýn ve hizmet aðýnýn oluþturulmasý. olarak sýralanmýþtýr. ILO'nun önerileri doðru olmakla birlikte, sistemle ilgili temel sorunlarýn tespitindeki eksiklikler dolayýsýyla yetersiz kalmýþtýr. Dünya Bankasý'nýn çok sayýda uzmana hazýrlattýðý 1994 tarihli "Yaþlýlýk Krizinden Kaçýnmak- Averting the Old-Age Crisis" baþlýklý rapor sanayi toplumu sosyal güvenlik sistemi krizi ile demografik yapýdaki deðiþiklikler arasýnda çok yönlü ve güçlü bir bað kurmuþ, nüfusun yaþlanmasýnýn primle finanse edilen sosyal sigorta tekniði üzerine kurulmuþ mevcut sosyal güvenlik sistemlerini sürdürülemez hale getireceðini ileri sürmüþtür. (WB, 1994). Öte yandan rapor, 1980'li yýllarýn baþýnda Þili'de hayata geçirilen "tamamen liberalleþtirilmiþ-özelleþtirilmiþ" bir sosyal güvenlik sisteminin, güçlü bir sosyal refah devleti geleneðine sahip ülkelerde hayata geçirilmesinin mümkün olmayacaðýndan hareketle, çok ayaklý (multi-pillar) bir sistem önermiþtir. Rapora göre, hangi kurumsal yapý ve tercihlerle oluþturulmuþ olursa olsun bütün sosyal güvenlik sistemleri; Gelirin yeniden daðýlýmýný saðlamak, Sosyal risklere karþý sigorta saðlamak ve Fertlerin daha fazla tasarruf yapma talebini karþýlamak olarak sayýlan 3 temel fonksiyonu yerine getirmek durumundadýr (WB, 1994). Sanayi toplumu sosyal güvenlik sistemleri tek ayaklýdýr ve bu 3 fonksiyonu birlikte gerçekleþtirmesi mümkün deðildir. Benzer eleþtiri tamamen özelleþtirilmiþ Þili modeli için de geçerlidir. 41

42 Kamu programlarý sosyal güvenliðin gelir daðýlýmý ve sigorta fonksiyonlarýný karþýlarken tasarruf fonksiyonu zayýf kalmakta, özelleþtirilmiþ sistemlerde ise tasarruf fonksiyonu öne çýkarken sosyal güvenliðin gelirin yeniden daðýlýmý ve sigorta fonksiyonu zayýf kalmaktadýr. Dünya Bankasý, bu 3 temel fonksiyonu birlikte gerçekleþtirecek yeni ve çok ayaklý bir sosyal güvenlik sistem yapýlanmasý önermiþtir. Üç ayaklý bir kurumsal yapý ve iþleyiþ üzerine oluþturulan bu yeni sistemde her bir ayak birbirinin alternatifi deðil, tamamlayýcýsýdýr. Birbirlerini tamamlayan, bütünleyen ve birlikte iþleyen bir yeni yapýlanma söz konusu olacaktýr. Tablo 3.1. Çok Ayaklý Sosyal Güvenlik Sistemi Amaçlar-Hedefler Kurumsal Yapý ve Düzenleme Finansman Kaynaklarý ve Yönetimi Zorunlu Kamu Programlarý Gelirin yeniden daðýlýmý ve sigorta Yoklamalý, asgari veya sabit oranlý bir gelir garantisi Vergilerle finansman ve daðýtým metodu Zorunlu Özel Programlar Özel tasarruflar ve sigorta Ferdi tasarruf planlarý veya mesleki programlar Primlerle finansman ve düzenlenmiþ fon metodu Gönüllü Özel Programlarý Özel tasarruflar ve sigorta Ferdi tasarruf planlarý veya mesleki programlar Sigortalý primleri ile finansman ve tam fon metodu Kaynak: World Bank (1994); Averting The Old Age Crisis: Policies to Protect The Old and Promote Growth, World Bank Policy Research Report, Oxford University Pres (Summary). Birinci ayak sosyal güvenlik kurumlarý: Aðýrlýklý olarak sosyal güvenliðin gelirin yeniden daðýlýmýný saðlama fonksiyonunu gerçekleþtirecek olan bu ayakta, kýsmen prim ve vergilerle finanse edilen, daðýtým esaslý finansman yapýsýna zorunlu sigortalýlýðýn esas olduðu bir iþleyiþ söz konusu olacaktýr. Herkese asgari bir gelir garantisi saðlama amacý öne çýkacaktýr. Ýkinci ayak sosyal güvenlik kurumlarý: Kurumsal yapý ve yönetimde özel sektör inisiyatifi hakim olmakla birlikte çok yönlü bir kamu müdahalesi vardýr. Kapsamýn zorunlu veya gönüllü olmasý bakýmýndan tartýþmalar söz konusudur. Ancak sosyal güvenliðin sigorta ve tasarruf fonksiyonlarýný öne çýkaran, primle finansmanýn aðýrlýklý olduðu, finansman yapýsý fon yöntemine dayanan bir iþleyiþ hakim olacaktýr. Ödenen primlerle saðlanan haklar arasýnda, sigortacýlýk ilkesinin izin verdiði ölçüde güçlü bir bað kurulacaktýr. Üçüncü ayak sosyal güvenlik kurumlarý: Gönüllü katýlýmýn esas olduðu, özel sektör giriþimi ile oluþturulan ve tamamen fon esaslý bir finansman yapýsýna sahip olan, sosyal güvenliðin tasarruf fonksiyonunu yerine getirecek ayaktýr. Tanýmlanmýþbelirli (defined) prim esasýna göre çalýþan sistem ödenen primler ve getirileri oranýnda gelir garantisi saðlayacaktýr. 42

43 Dünya Bankasý Raporunda önerilen çok ayaklý sisteme geçiþ, geliþmiþ ülkelerde zaman içinde, daha yavaþ ve kademeli þekilde gerçekleþtirilmeye çalýþýlýrken, 1990'lý yýllarýn baþýnda geçiþ ekonomileri olarak adlandýrýlan eski Doðu Bloku ülkelerinde ve bazý Latin Amerika ülkelerinde hýzla gerçekleþtirilmek istenmiþ ancak bazý geri adýmlar atýlmak zorunda kalýnmýþtýr. Aralarýnda Türkiye'nin de olduðu, sosyal güvenlik sistemlerinde radikal dönüþümler yapmak isteyen çok sayýda geliþmekte olan ülkede çok ayaklý sisteme geçiþ arayýþlarý hýzlanmýþtýr Günümüzde Sosyal Güvenlik Sorunlarý Sosyal güvenlik sistemleri, bütün nüfusu hedefleyen; herkesi, her tehlikeye karþý koruma kapsamýna alma gibi kapsamlý bir amaca ve onlara insan haysiyetine yaraþýr hayat standardý saðlama idealine sahip sistemlerdir. Bu amaç ve ideali gerçekleþtirme yolunda karþýlaþtýðý darboðazlar ve sorunlar vardýr. Bu sorunlarýn bir kýsmý, yalnýzca belirli bir dönemi ilgilendiren dönemsel nitelikte sorunlar iken bir kýsmý süreklilik arz eden kronik hale gelmiþ sorunlar niteliðindedir. Öte yandan, sorunlarýn bir kýsmý belirli ülke ve bölge gruplarýný ilgilendirirken, bir kýsmý da mekan faktöründen baðýmsýz, evrensel nitelikte sorunlardýr. Sosyal güvenlik sisteminin dinamik yapýsý, sorunlarýný da deðiþken ve içi içe geçmiþ, birbirinden ayrýþtýrýlamayan karmaþýk sorunlar haline getirmektedir. 21. yüzyýlýn ilk yýllarýndan itibaren gündeme gelen, tartýþýlan ve çözüm bulunmaya çalýþýlan sosyal güvenlikle ilgili temel sorun alanlarý aþaðýdadýr Kapsam Sorunu Günümüz sosyal güvenlik sistemleri "herkesi, her tehlikeye karþý koruma kapsamýna alma" hedefini gerçekleþtirmede baþarýsýz olmuþtur. Bugün gelinen noktada sosyal güvenlik, dünya nüfusunun yalnýzca sýnýrlý kesiminin faydalanabildiði bir imtiyaz haline gelmiþtir. ILO verilerine göre, dünya nüfusunun yalnýzca % 20'si uluslararasý standartlara uygun seviyede ve yeterlilikte sosyal güvenlik hakkýna sahipken dünya nüfusunun % 75'ini oluþturan 5,1 milyar kiþinin yeterli sosyal güvenlik garantisi yoktur (ILO, 2011b). Bunlardan % 40'ýnýn hiç sosyal güvenlik garantisi yoktur. Dünyada çalýþan nüfusun ancak % 40'ý kamu tarafýndan kurulan primli sosyal sigorta rejimlerinin kapsamýna alýnabilmiþtir. Ancak bu oran bazý Asya ve Ortadoðu ülkelerinde % 20'lere, Sahra Altý Afrika ülkelerinde ise % 5'lere kadar düþebilmektedir. Tablo 3.2, bu çalýþmanýn konusunu oluþturan yaþlýlýk sigortasý ile ilgili olarak; dünyanýn çeþitli bölgelerinde ve bazý ülkelerde emekli aylýðý alma yaþýna gelmiþ olanlardan ne kadarýnýn emekli aylýðý almaya hak kazandýðýný göstermektedir. Ýkinci sütunda ise yaþlýlýk sigortasýnýn aktüeryal dengesi bakýmýndan önem taþýyan bir gösterge olarak prim ödeyenlerin çalýþma çaðýndaki nüfusa oraný verilmiþtir. 43

44 Tablo 3.2. Emekli Olma Yaþýný Geçen Nüfus Ýçinde Yaþlýlýk Sigortasýndan Aylýk Alanlar Kaynak: ILO. (2011a), World Social Security Report 2010/11: Providing Coverage in Times of Crisis and Beyond, International Labour Organisation, Geneva.s.230. Emekli olma yaþýna gelenlerden aylýk almaya hak kazananlarýn oraný dünya ortalamasý % 42 iken, bu oran Afrika, Sahra Altý Afrika, Ortadoðu ve Asya-Pasifik ülkelerinde ortalamanýn çok altýndadýr. Türkiye % 87'1 ile geliþmiþ ülkeler seviyesine çok yakýndýr. Ancak, çalýþma çaðýndaki nüfusun yalnýzca % 29,2'sinin prim ödemesi sistemin geleceði bakýmýndan alarm vermektedir. Benzer durum diðer sigorta kollarýnýn kapsamýna aldýðý nüfus bakýmýndan da geçerlidir. Nitekim, iþ kazalarý ve meslek hastalýklarý bakýmýndan sosyal güvenlik garantisine sahip olanlarýn iþgücüne oraný dünya ortalamasý % 30.3 iken çeþitli bölgelerde % 17,1 ile 67,1 arasýnda deðiþmektedir. Benzer þekilde iþsizlik sigortasý kapsamýnda olanlarýn toplam iþgücüne oraný dünya ortalamasý % 18.4 iken ülkeler çeþitli bölgeler arasýnda % 1.1 ile 60.3 arasýnda deðiþmektedir (ILO, 2011a, 231). Türkiye'de iþsizlik sigortasýndan faydalananlarýn toplam iþsizlere oraný, ÝÞKUR'a kayýtlý iþsizler esas alýnmasýna raðmen yýllarý için % % 9-11 arasýnda, çok düþük bir oran olarak çýkmaktadýr. TÜÝK iþsizlik verileri dikkate alýnýrsa bu oran ayný dönem için % 4-7 arasýnda deðiþmektedir (TÜÝK, Ekim 2012). Kiþi olarak kapsam yanýnda, sosyal güvenlik korumasý saðlanan sosyal risklerle ilgili olarak da kapsam problemi vardýr. Herhangi bir sosyal güvenlik programý olan 172 ülkeden 171'inde malullük, yaþlýlýk ve ölüm; 167'sinde ÝKMH; 129'unda saðlýk riskine karþý koruma saðlanmýþken iþsizlik sigortasý olan ülke sayýsý yalnýzca 85'tir (SSA, ). 44

45 Kayýt Dýþý Ýstihdam Sorunu ILO, enformel sektör ve kayýt dýþý çalýþmayý 1970'li yýllarda; geliþmekte olan ülkelerde hýzlý þehirleþmeye baðlý olarak formel istihdamýn yaratýldýðý sanayi ve hizmetler sektörünün iþ yaratma kapasitesinin yetersizliðine baðlý olarak ortaya çýkan geçici bir durum olarak deðerlendiriyordu. Ancak geliþmeler kayýt dýþý istihdamýn geçici deðil kalýcý olduðunu, hatta bazý ülkelerde temel çalýþma þekli haline geldiðini göstermektedir. Nitekim, ILO'nun bir araþtýrmasýna göre araþtýrma kapsamýndaki 54 ülkenin 42'sinde kayýt dýþý çalýþma vardýr ve bu 42 ülkede iþgücünün yarýdan fazlasý kayýt dýþý statüde çalýþmaktadýr (ILO, 2002; 59 ve UN 2008, 62). Kayýt dýþý çalýþmanýn en yaygýn olduðu kýta Afrika'dýr. Afrika'da tarým dýþý istihdamýn yaklaþýk olarak % 80'i; þehirlerdeki istihdamýn % 60'ý ve nihayet son yýllarda yaratýlan bütün iþlerin % 90'dan fazlasý kayýt dýþý sektördedir (ILO, 2002; 5). Kayýt dýþý istihdamla ilgili beklenmeyen geliþme olarak, küresel rekabetle birlikte kaçak insan ve emek göçünün artýþý geliþmiþ ülkelerde de kayýt dýþý çalýþmayý artýrmýþtýr. Kayýt dýþý çalýþma primli sosyal güvenlik rejimlerinde bir yandan prim ödeyen aktif sigortalý sayýsýný azaltýrken, diðer yandan prim ödeyenler üzerinden baðýmlý nüfus olarak kapsama girdikleri için sistemin giderlerini artýrýrlar Finansman Sorunu Sosyal güvenliðin finansmaný çok yönlü bir sorun alanýný oluþturmaktadýr. Sürdürülebilir bir sosyal güvenlik sistemi ile ilgili olarak (Alper, 2009); Fertler ve toplum sosyal güvenlik için ne ölçüde kaynak tahsis edecek? Sistem, hangi finansman araçlarý ve gelir kaynaklarý ile finanse edilecek? Hangi finansman yöntemi kullanýlacak? Finansman yöntemleri ve araçlarýnýn temel ekonomik göstergeler üzerindeki olumsuz etkileri nasýl önlenecek? sorularý temel finansman sorunlarýný oluþturur. Bunlar içinde GSYÝH'dan sosyal güvenlik harcamalarý için ayrýlan payýn büyüklüðü, sistemin sürdürülebilirliði ve sosyal güvenlik garantisinin seviyesi bakýmýndan belirleyici olduðu için finansman sorununun öne çýkan boyutunu oluþturur. Ülkelerin iktisadi geliþme seviyeleri ile sosyal güvenlik için tahsis edilen kaynaklarýn büyüklüðü arasýnda yakýn bir iliþki vardýr. 45

46 Tablo 3.3. Bölgeler ve Ülke Gruplarýna Göre Sosyal Güvenlik Harcamalarý (GSYÝH'nýn Yüzdesi Olarak) ( ) Bölgeler Saðlýk Dýþýndaki Sosyal Güvenlik Harcamalarý Saðlýk Harcamalarý Toplam Sosyal Güvenlik Harcamalarý Kaynak: ILO (2011). World Social Security Report 2010/11: Providing Coverage in Times of Crisis and Beyond. ILO, Geneva, Beklendiði gibi, Sahra Altý Afrika ve Asya-Pasifik ülkeleri dünya ortalamasýnýn altýnda bir sosyal güvenlik harcamasý gerçekleþtirirken, en yüksek sosyal güvenlik harcamalarý geliþmiþ Batý Avrupa ülkelerinde gerçekleþmektedir. Ülkeler bazýnda ele alýndýðý zaman sosyal güvenlik harcamalarýnýn GSYÝH'na oraný Ýsveç, Fransa, Almanya, Belçika ve Danimarka gibi sosyal devlet anlayýþýnýn güçlü olduðu ülkelerde % civarýnda iken ABD, Japonya, Ýngiltere ve Ýsveç gibi daha liberal ekonomik politika izleyen ülkelerde bu oran % arasýnda deðiþmektedir. OECD üyesi 30 ülke ortalamasý ise % 20,6 seviyesinde gerçekleþmiþtir. Bugün gelinen noktada, %10'un altýnda bir oran kabul edilebilir görülmemektedir. Türkiye, dünya ortalamasýnýn üzerinde ancak referans olarak aldýðý AB ülkelerinin hala çok gerisinde bir harcama seviyesindedir Yaþlýlýk ve Saðlýk Harcamalarýndaki Artýþ Daha önce de vurgulandýðý gibi sosyal güvenlik sistemlerini en fazla etkileyen demografik deðiþiklik nüfusun yaþlanmasýdýr. Yaþlý nüfus özellikle primli sosyal güvenlik sistemleri için çalýþan-aktif-prim ödeyen sayýsýný azalttýðý ölçüde gelirleri azaltan, aylýk alanlarýn sayýsýný ve aylýk alma süresini uzattýðý ölçüde giderleri artýran bir parametredir. 46

47 Yaþlý nüfus içinde de daha yaþlý nüfusun oluþturduðu 75+ ve 80+ yaþ grubunun artýþý sosyal güvenlik kurumlarý bakýmýndan problemi daha da vahim hale getirmektedir. Nüfusun yaþlanmasý, primli sosyal güvenlik sistemlerinin ikinci büyük harcama kalemini oluþturan saðlýk harcamalarýný da yükseltecektir. Yaþlý nüfus saðlýk hizmet talebi en yüksek olan gruptur ve toplam saðlýk harcamalarý içindeki payý, yaþlý nüfusun toplam nüfustaki payýndan daha yüksektir. Sosyal güvenlik sistemlerinin saðlýk harcamalarý yaþlý nüfusun artan saðlýk hizmet talebi yanýnda, saðlýk hakkýnýn temel bir insan hakký olarak kabul edilmesi ile birlikte maliyet-endiþesi ile hizmetten faydalanmaya getirilen sýnýrlamalarýn kaldýrýlmasý saðlýk harcamalarýný daha da artýrmýþtýr. 47

48 48

49 4 B Ö L Ü M TÜRK SOSYAL GÜVENLÝK SÝSTEMÝ: TARÝHÇE, KURUMSAL YAPI VE ÝÞLEYÝÞ, HAKLAR VE YÜKÜMLÜLÜKLER

50

51 4. TÜRK SOSYAL GÜVENLÝK SÝSTEMÝ: TARÝHÇE, KURUMSAL YAPI VE ÝÞLEYÝÞ, HAKLAR VE YÜKÜMLÜLÜKLER 4.1. Kýsa Tarihçe Türk sosyal güvenlik sisteminin bugünkü yapýsý büyük ölçüde Ýkinci Dünya Savaþý sonrasý dönemde oluþan kurumsal yapý ile þekillenmiþtir. Türkiye'de ilk sosyal sigorta kurumu, 1936 tarih ve 3008 sayýlý Ýþ Kanunu kapsamýnda çalýþanlarý kapsamýna alan 1945 yýlýnda oluþturulan Ýþçi Sigortalarý Kurumu'dur. Kurum, sanayi ve hizmetler kesiminde iþ kanunu kapsamýnda çalýþanlar için zaman içerisinde çýkarýlan iþ kazalarý ve meslek hastalýklarý ile analýk sigortasý (1945); hastalýk ve analýk sigortasý (1951) ve maluliyet, ihtiyarlýk ve ölüm sigortalarýný (1957) uygulamakla görevlendirilmiþtir tarih ve 506 sayýlý Sosyal Sigortalar Kanunu ile iþçilere yönelik sosyal sigorta mevzuatý birleþtirilirken, Ýþçi Sigortalarý Kurumunun ismi de Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK) olarak deðiþtirilmiþtir. Tanzimat sonrasý dönemde çeþitli kamu görevlileri için ayrý tekaüt sandýklarý oluþturma geleneði Cumhuriyet döneminde de devam etmiþ, gümrük çalýþanlarý, belediye çalýþanlarý, devlet demiryollarý ve limanlarý çalýþanlarý, Ziraat Bankasý ve Merkez Bankasý çalýþanlarý için ayrý kurumlar oluþturulmuþtur. Kamu görevlileri için farklý sosyal sigorta sandýklarýnýn oluþturulmasýnýn yarattýðý sakýncalarý gidermek üzere 1949 yýlýnda 5434 sayýlý Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandýðý Kanunu ile sivil ve asker bütün kamu görevlileri tek çatý ve sosyal sigorta mevzuatý altýnda toplanmýþtýr. Üçüncü büyük sosyal sigorta kuruluþu, kendi adýna baðýmsýz çalýþanlar için 1479 sayýlý Kanunla 1971 yýlýnda Bað-Kur kýsa adýyla kurulmuþtur. Bað-Kur'la birlikte Türk sosyal güvenlik sisteminin sosyal sigorta ayaðýnýn kurumsal yapýsý büyük ölçüde tamamlanmýþtýr (TÜSÝAD, 2004). Kurumsal yapýnýn tamamlanmasýný takiben kapsam geniþlemesini saðlayacak düzenlemeler yapýlmýþ, bu çerçevede 1983 yýlýnda 2925 ve 2916 sayýlý Kanunlarla tarým kesiminde çalýþan mevsimlik iþçiler ile çiftçiler de sosyal sigorta kapsamýna alýnmýþtýr. Sosyal sigorta mevzuatýnda zaman içinde yapýlan çok sayýda deðiþiklikle hem kiþi hem de koruma kapsamý olarak sosyal güvenlik kapsamý geniþletilmiþ, özellikle isteðe baðlý sigortalýlýk uygulamasý ile çalýþma hayatýna ara veren veya ayrýlanlara primlerini kendileri ödemeleri kaydýyla sosyal sigortalar kapsamýnda olmalarýna imkan tanýnmýþtýr. 1990'lý yýllara gelindiðinde, Türkiye'de kim hangi sektörde ve hangi statüde çalýþýrsa çalýþsýn bütün çalýþanlarýn sosyal sigortalarla sosyal güvenlik kapsamýna alýnmasýna imkan veren yasal ve kurumsal altyapý tamamlanmýþtýr. Türk sosyal güvenlik sisteminin zayýf ayaðýný vergi gelirleri ile finanse edilen ve primsiz ödemeler olarak adlandýrýlan kamu sosyal güvenlik harcamalarý oluþturmuþtur. Ancak, bu kapsamda da bir kýsmý geniþ toplum kesimlerine sosyal yardým ve hizmet götürülmesine 51

52 imkan veren yasal ve kurumsal düzenlemeler yapýlmýþtýr. Vatani hizmet tertibinden ödenen aylýklar, muhtaç asker ailelerine yardým, askeri ve sivil personele yönelik tazminat niteliðindeki ödemeler, 65 yaþýný geçmiþ muhtaç Türk vatandaþlarýna aylýk baðlanmasý ve madalya alan sporculara aylýk baðlanmasý primsiz ödemeler kapsamýndaki parasal ödemeleri oluþturmuþtur. Öte yandan Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu ile kimsesiz ve muhtaç çocuklar, engelliler ve yaþlýlara yönelik bakým ve eðitim hizmetleri, Yeþil Kart uygulamasý ile yoksul vatandaþlara saðlýk hizmeti sunulmasý ve Sosyal Yardýmlaþma ve Dayanýþma Vakýflarý aracýlýðýyla yoksul kiþilere yapýlan ayni veya nakdi yardýmlar ile geniþ toplum kesimlerine yönelik gelir transferi yapýlmýþtýr Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Reform Arayýþlarý ve Yeniden Yapýlanma Türk sosyal güvenlik sisteminin temel kurumlarý sosyal sigortalar olduðu için, sosyal sigorta kurumlarýnýn sorunlarý ve yaþadýðý krizler Türk sosyal güvenlik sisteminin de sorunlarý ve krizleri haline gelmiþtir. Özellikle sosyal sigortalarýn finansman açýklarýný kapatmaya yönelik olarak Hazine'den yapýlan transferler bütçe açýklarýnýn en önemli kalemini oluþturmaya baþlayýnca, zaten kýsa aralýklarla mali krizler yaþayan Türk ekonomisi için sosyal güvenlik açýklarý ekonomik krizleri tetikleyen bir faktör olarak kabul edilmeye 2 baþlamýþtýr. 1990'lý yýllar Türk sosyal güvenlik sisteminde reform arayýþlarý ile geçmiþtir. Bu yýllarda çoðu koalisyon iktidarý olan hemen hemen her siyasi iktidar çözüme yönelik çalýþmalar yapmýþtýr. Siyasi iktidarýn yaný sýra bütün sosyal taraflar ve meslek kuruluþlarýnýn da sosyal güvenlik sisteminin yeniden yapýlandýrýlmasýna yönelik çalýþmalarý olmuþtur 3. Bütün bu çalýþmalarýn ortak özelliði, mevcut sistemde köklü deðiþiklikler yapmaya gerek kalmadan çözüm saðlamaya yönelik önerilerin dile getirilmiþ olmasýdýr. Türk sosyal güvenlik sisteminin yeniden yapýlanmasýna yönelik en radikal öneriler, Hükümet tarafýndan, Dünya Bankasý'ndan saðlanan 1.8 milyon dolarlýk kredi ile ILO sosyal güvenlik uzmanlarýna hazýrlatýlan sosyal güvenlik raporunda yer almýþ 4, 1995 yýlýnda kamuoyuna sunulan raporda dile getirilen öneriler sonraki yýllarda yapýlan çalýþmalar için de önemli bir referans olmuþtur yýlýna kadar olan dönem için yapýlan projeksiyonlara göre mevcut sistemle devam edilirse sosyal güvenlik sistemi sürdürülebilir olmaktan çýkacaktýr. Rapora göre 2050 yýlý itibarýyla; 2 Bu dönemde, sosyal sigorta kurumlarýnýn finansman açýklarý için sýklýkla "kara delik" ifadesinin kullanýlmasý bu sebep-sonuç iliþkisine dayandýrýlmýþtýr. 3 Türk-Ýþ, Hak-Ýþ, Disk gibi iþçi konfederasyonlarýnýn yaný sýra TÝSK gibi iþveren konfederasyonlarý, TOBB, Tabibler Odasý ve TÜSÝAD gibi sivil toplum kuruluþlarý ve akademisyenler çok sayýda yayýn, rapor ve bültenle sistemin yeniden yapýlandýrýlmasýna yönelik görüþ ve önerilerini dile getirmiþlerdir. Devlet de 5 yýllýk kalkýnma planlarýnýn yaný sýra TBMM' de kurulan Meclis Araþtýrma Komisyonu vasýtasýyla sosyal güvenlik sisteminin sorunlarýna yönelik çalýþmalar gerçekleþtirmiþtir. 4 T.C. Baþbakanlýk (1995), Sosyal Güvenlik Reform Raporu, Mayýs Ankara. 52

53 Üç sosyal sigorta kurumunun finansman açýðý, GSYÝH'nýn yüzdesi olarak yýllýk % 10,1, birikimli olarak ise % 316'sý kadar olacaktýr. Prim ödeyen 1 sigortalýya karþý aylýk alanlarýn oraný SSK için 1,15; Emekli Sandýðý için 1,29 ve Bað-Kur için 1,40 olacaktýr. Sosyal sigorta kurumlarýnýn finansman açýðýnýn kapanmasý için alýnmasý gereken prim oranlarý ücretin yüzdesi olarak SSK için % 117; Emekli Sandýðý için % 107; Bað-Kur için % 84 ve toplam olarak % 111 olmasý gerekecektir. Raporda sistemin yeniden yapýlandýrýlmasý ile ilgili olarak 4 farklý seçenek (model, yeniden yapýlanma senaryosu) önerilmiþ ve her bir modelin uygulamaya geçiþi sürecinde yaþanacak problemler, çözülmesi gereken sorunlar, avantaj ve dezavantajlarý ile belirtilmiþtir (TÜSÝAD, 2004). ILO uzmanlarý tarafýndan hazýrlanan raporda önerilen seçenekler birebir hayata geçirilmemiþ olmakla birlikte sosyal güvenlik sisteminin yeniden yapýlanmasý ile ilgili bütün akademik çalýþmalarda referans alýnmýþ, Türkiye'nin reform sürecine bakýþý deðiþmiþtir. Nitekim, 1999 tarih ve 4447 sayýlý Kanunla sosyal sigorta mevzuatýnda yapýlan deðiþikliklerde bu etkiyi görmek mümkündür sayýlý Kanunla getirilen düzenlemeler kapsamlý bir düzenleme yapýlýncaya kadar sistemdeki kanamayý durdurma amaçlý "bir acil müdahale planý" niteliðinde olmuþ, sosyal sigortalarýn gelirlerini artýran (prime esas kazançlar, prim oranlarý, sigortalýlýk süresinin uzatýlmasý gibi) ve giderlerini azaltan (aylýk ve gelirlerin hesaplama esaslarýnýn deðiþtirilmesi, emeklilik yaþýnýn yükseltilmesi gibi) düzenlemeler yapýlmýþtýr sayýlý Kanunla getirilen deðiþikliklerin özelliði, Türkiye'de köklü deðiþiklik yapýlmaksýzýn mevcut sistemle devam etmeye yönelik son kapsamlý müdahale olmasýdýr (Alper, 2009). 13 yýllýk Koalisyon hükümetleri döneminden sonra Kasým 2002'de yapýlan seçimlerden sonra tek parti iktidarý tarafýndan oluþturulan 58. T.C. Hükümeti sosyal güvenlik alanýnda yeni ve kapsamlý düzenlemelerle ilgili çalýþmalar baþlatmýþ, yeni sosyal güvenlik sisteminin esaslarý 15 Ocak 2003 tarihinde, ÇSGB'nýn internet sayfasýnda "Hükümet Programý ve Acil Eylem Planý Çerçevesinde ÇSGB'nýn Sorumluluðunda Yürütülen Faaliyetler" baþlýðý altýnda, "Sosyal Güvenliðin Tek Çatý Altýnda Toplanmasý ve Genel Saðlýk Sigortasýnýn Oluþturulmasý" ile ilgili bir kýsa rapor ile kamuoyuna sunulmuþtur. Raporda sosyal güvenlik alanýnda yapýlacak deðiþikliklerin temel prensipleri; Saðlýk Hizmetlerinin Sunumu ile Finansmanýnýn Ayrýlmasý, Genel Saðlýk Sigortasý Sistemi ve Kurumunun Kurulmasý, Uzun Vadeli ve Kýsa Vadeli Sigorta Programlarýnýn Birbirinden Ayrýlmasý, Prim Karþýlýðý Olmayan Ödemelerin Kaldýrýlmasý, Bütünleþtirilmiþ bir Sosyal Güvenlik Aðýnýn Kurulmasý, Bütünleþtirilmiþ Bir Sosyal Hizmet ve Yardým Aðý ve Kurumsal Yapýnýn Oluþturulmasý, Sosyal Güvenlik Kuruluþlarýnda Norm ve Standart Birliðinin Saðlanmasý, 53

54 olarak belirlenmiþtir yýlý sonunda tamamlanmasý ve 2004 yýlý baþýnda yürürlüðe girmesi beklenen reform çalýþmalarý ile ilgili olarak kamuoyunda yapýlacak tartýþmalara esas teþkil etmek üzere reform sürecinin gerekçeleri, yapýlacak düzenlemeler ve beklentilerle ilgili olarak sosyal güvenlik reformunun stratejisini ortaya koyan "Beyaz Kitap" yayýnlanmýþtýr. Sosyal güvenlik reform mevzuatý ile ilgili süreç problemli geçmiþtir. Nisan 2005 tarihinde "Sosyal Sigortalar ve Genel Saðlýk Sigortasý Kanun Tasarýsýnýn" TBMM'ne sevki ile baþlayan reform süreci, 'da kabul edilen 5489 sayýlý Kanunun Cumhurbaþkaný tarafýndan veto edilmesi üzerine tarih ve 5510 Kanun numarasý ile 1 Ocak 2007'de yürürlüðe girmek üzere yeniden kabul edilmiþtir. Ancak 5510 sayýlý Sosyal Sigortalar ve Genel Saðlýk Sigortasý Kanunu (SSGSSK)'nun bazý maddelerinin Anayasa Mahkemesi tarafýndan iptali üzerine yürürlük tarihi önce , sonra , ve son olarak olarak deðiþtirilmiþtir. Reformun ikinci ayaðýný oluþturan kurumsal yapý ile ilgili düzenleme 5502 sayýlý Kanunla gerçekleþtirilmiþ ve SSK, Bað-Kur ve Emekli Sandýðý Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) çatýsý altýnda toplanmýþtýr. Reformun dördüncü ve son ayaðýný oluþturacak sosyal yardýmlar ve hizmetlerle ilgili yasal düzenleme henüz hayata geçirilememiþ, ancak tarih ve 633 sayýlý KHK ile oluþturulan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlýðý bütün sosyal yardým ve hizmetlerden sorumlu kamu birimi olarak görevlendirilmiþtir Türk Sosyal Güvenlik Sisteminin Bugünü: Mevcut Durum Kurumsal Yapý Türk sosyal güvenlik sisteminin kurumsal yapýlanmasýnýn sosyal sigortalar ayaðýnda Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve Türkiye Ýþ Bulma Kurumu (ÝÞKUR), kamu sosyal güvenlik harcamalarý (primsiz ödemeler) ayaðýnda ise 2011 yýlýnda oluþturulan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlýðý ve bünyesinde yer alan kuruluþlar vardýr. Sosyal güvenlik reformu kapsamýnda 20 Mayýs 2006 tarih ve 5502 sayýlý Kanunla kurulan Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK); Türk sosyal sigorta rejiminin temel kurumlarý olan SSK (1945), Bað-Kur (1971) ve Emekli Sandýðý'nýn (1950) yaný sýra bankalar ve sigorta þirketlerinin vakýf statüsündeki sandýklarýný bünyesinde birleþtiren "tek çatý kurumu" olarak adlandýrýlmaktadýr. Kurum, idari ve mali açýdan özerk, kamu tüzel kiþiliðini haiz, Çalýþma ve Sosyal Güvenlik Bakanlýðý'nýn ilgili kuruluþudur. SSK ve Bað-Kur'dan farklý olarak SGK, sosyal sigortacýlýk iþlemlerini yürütmenin yaný sýra sosyal güvenlik politikalarýnýn uygulanmasý ve geliþtirilmesine yönelik çalýþmalar yapmakla da görevlidir. 21 Ocak 1946 tarih ve 4837 sayýlý Kanunla istihdam hizmetleri vermekle görevli bir kamu kurumu olarak Çalýþma Bakanlýðý'na baðlý olarak kurulan Ýþ ve Ýþçi Bulma Kurumu, önce tarih ve 617 sayýlý KHK, daha sonra tarih ve 4904 sayýlý Kanunla Türkiye Ýþ Kurumu (ÝÞKUR) adýyla faaliyetlerine devam etmiþtir. ÝÞKUR'un bir sosyal 54

55 sigorta kurumu olarak kabul edilmesi, aktif istihdam piyasasýnýn düzenlenmesi ile ilgili görevlerinin yaný sýra 4447 sayýlý Kanunla hayata geçirilen iþsizlik sigortasýnýn yürütülmesinden sorumlu olmasýndandýr. Primsiz ödemeler olarak adlandýrýlan sosyal yardým ve hizmetlerin yürütülmesi ile ilgili olarak faaliyet gösteren çok sayýda kurum tarih ve 633 sayýlý KHK ile oluþturulan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlýðý (ASPB) ile yeniden yapýlandýrýlma sürecine girmiþtir. Türkiye'de sosyal hizmetler ve yardýmlara iliþkin politika ve stratejiler geliþtirmek ve uygulamakla görevlendirilen bakanlýk daha önce çeþitli bakanlýklara baðlý olarak faaliyet gösteren sosyal yardým ve hizmet kuruluþlarýný bünyesine almýþtýr. Süreç tamamlandýðý zaman sosyal güvenlik reformunun primsiz ödemelerle ilgili ayaðý da tamamlanmýþ olacaktýr. Sosyal yardýmlar ve hizmetler, bakanlýk bünyesinde birer genel müdürlük olarak teþkilatlanan Aile ve Toplum Hizmetleri Genel Müdürlüðü, Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüðü, Kadýnýn Statüsü Genel Müdürlüðü, Özürlü ve Yaþlý Hizmetleri Genel Müdürlüðü, Sosyal Yardýmlar Genel Müdürlüðü tarafýndan yerine getirilecektir. Bu yapýlanma içinde en radikal deðiþiklikler, Sosyal Hizmetler ve Çocuk Esirgeme Kurumu'nun faaliyetlerine son verilerek iki ayrý genel müdürlük olarak bakanlýk bünyesi içinde teþkilatlanmasý ve Sosyal Yardýmlaþma ve Dayanýþmayý Teþvik Fonu'nun yerine Sosyal Yardýmlar Genel Müdürlüðü'nün oluþturulmasý ile gerçekleþtirilmiþtir. Benzer þekilde Özürlüler Ýdaresi Baþkanlýðý'nýn da faaliyetlerine son verilerek bakanlýk bünyesi içinde bu amaçla faaliyet gösteren Özürlü ve Yaþlý Hizmetler Genel Müdürlüðü oluþturulmuþtur. Tamamlayýcý (ilave, ek) sosyal güvenlik kurumlarý, Türk sosyal güvenlik sisteminin henüz beklenen geliþmeyi gösteremeyen ayaðýný oluþturmaktadýr. Bu alanda en baþarýlý örnek, 1961 yýlýnda 205 sayýlý Kanunla Türk Silahlý Kuvvetleri mensuplarýna ilave sosyal güvenlik garantisi saðlama amacýyla kurulan, Milli Savunma Bakanlýðý'na baðlý olan ancak mali ve idari özerkliði bulunan Ordu Yardýmlaþma Kurumu'dur (OYAK) yýlýnda 65 bin üye ile kurulan OYAK'ýn 2011 yýlý itibarýyla üye sayýsý kiþiye ulaþmýþtýr ( Kuruluþ tarihi itibarýyla en eski tamamlayýcý sosyal güvenlik kurumu 1921 yýlýnda Ereðli Kömür Havzasýnda çalýþan iþçiler için oluþturulan Amele Birliði'dir. Ýþçilere yönelik ilk sosyal sigorta kuruluþu olarak da kabul edilen Amele Birliði, saðlýk hizmetlerinin SSK bünyesine alýnmasýyla 1975 yýlýndan sonra tam bir tamamlayýcý sosyal güvenlik kurumu haline gelmiþtir. Türk sosyal güvenlik sisteminin beklenen geliþmeyi gösteremeyen bir diðer ayaðý da özel sigortacýlýktýr. Zaman zaman yapýlan teþvikler ve zorunlu uygulamalarla kapsamý geniþleyen özel sigortalarýn hayat, kaza ve saðlýk branþlarý tamamlayýcý sosyal güvenlik 55

56 fonksiyonu görmektedir. Aðustos 2011 tarihi itibarýyla toplam 59 sigorta þirketi faaliyet göstermekte olup, bunlardan 7'si hayat, 16'sý hayat/emeklilik ve 36'sý hayat dýþý branþlarda faaliyet gösteren þirketlerdir yýlý haziran ayý sonu verilerine göre bin kiþi kaza sigortasý, bin kiþi de saðlýk sigortasý yaptýrmýþtýr. ( Bireysel emeklilik sisteminin tamamlayýcý sosyal güvenlik kurumlarý içinde ayrý bir yeri vardýr. 7 Nisan 2001 tarih ve 4632 sayýlý "Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatýrým Sistemi Kanunu" ile sistemin temel esaslarý belirlenmiþ, 2003 yýlý ekim ayýndan itibaren de katýlýmlar baþlamýþtýr. Ekim 2012 tarihi itibarýyla Türkiye'de 17 bireysel emeklilik þirketi faaliyet göstermekte olup, katýlýmcý sayýsý bine, katýlýmcýlarýn fon tutarý ise 18,7 milyar TL'ye ulaþmýþtýr. Çok saðlýklý ve kapsamlý veriler olmamakla birlikte, baþta Merkez Bankasý olmak üzere kamu kesiminde sayýlarý 173'e ulaþan sosyal güvenlik ve yardýmlaþma sandýklarý vardýr. Bu sandýklar arasýnda Merkez Bankasý Vakfý, THY Vakfý, TBMM Vakfý, TCDD Vakfý, Diyanet Vakfý ve kamu bankalarý vakýflarý bulunmaktadýr. Özellikle bu vakýflardan bazýlarýnýn sosyal sigorta kurumlarýnca baðlanan aylýklardan daha yüksek aylýk baðladýklarý ve tamamlayýcý sosyal güvenlik müessesesi olmaktan öte bir fonksiyon taþýdýklarý belirtilmektedir (Alper, 2009). Özel sektörde daha çok holding düzeyinde kurulan sandýklara ise Koç Holding ve Yaþar Holding yardýmlaþma sandýklarý örnek verilebilir Kapsam Türkiye'de sosyal güvenlik kapsamýný esas olarak sosyal sigortalar belirler. Sosyal güvenlik reformu ile 5510 sayýlý Kanun öncesinde 5 ayrý sosyal sigorta kanunu 5 ile 3 ayrý kurum tarafýndan sigortalý olarak kapsama alýnanlar, 5510 sayýlý Kanun kapsamýnda sigortalý sayýlmýþtýr. Nitekim; Kamu ve özel sektörde bir hizmet akdine baðlý olarak çalýþanlar (4/a'lýlar- eski SSK'lýlar) Sanayi ve hizmetler kesiminde kendi adýna baðýmsýz çalýþanlar (4/b'liler- eski Bað- Kur'lular) Kamu kesiminde kadro karþýlýðý veya sözleþmeli olarak çalýþanlar (4/c'liler- eski Emekli Sandýðý mensuplarý), 5510 sayýlý Kanun kapsamýnda sigortalý sayýlmýþlardýr. Kanun deðiþik çalýþan gruplarýný kapsama aldýðý için sigortalýlar kapsamla ilgili düzenlemenin yapýldýðý 4. madde esas alýnarak 4/a'lýlar, 4/b'liler ve 4/c'liler olarak tanýmlanmaktadýr sayýlý Kanun bu ana gruplarýn yaný sýra sendikacýlar, mevsimlik çalýþanlar, þirket ortaklarý, TBMM üyeleri, sanatçýlar, güzel sanatlarla uðraþanlar, yabancýlar, stajyerler ve kursiyerler gibi gruplarý da kapsama almýþtýr Sayýlý Sosyal Sigortalar Kanunu; 1479 Sayýlý Esnaf ve Sanatkarlar ve Diðer Baðýmsýz Çalýþanlar Sosyal Sigortalar Kurumu (Bað-Kur) Kanunu, 5434 sayýlý Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandýðý Kanunu, 2925 sayýlý Tarým Ýþçileri Sosyal Sigortalar Kanunu ve 2926 sayýlý Tarýmda Kendi Adýna ve Hesabýna Çalýþanlar Sosyal Sigortalar Kanunu (Tarým Bað-Kur'u). 56

57 5510 sayýlý Kanun GSS kapsamýnda farklý bir sigortalý tarifi yaparak, Türkiye'de yaþayan herkesi, yabancýlar dahil olmak üzere, zorunlu olarak GSS kapsamýna almýþtýr. GSS kapsamýnda; Çalýþan ve geliri olan herkes prim ödeyerek, Çalýþmayan ancak isteðe baðlý sigortalý olanlar prim ödeyerek, Geliri düþük olanlar, yapýlacak gelir testine 6 baðlý olarak primleri devlet tarafýndan veya kýsmen kendileri tarafýndan ödenerek, zorunlu olarak sigortalý sayýlacaklardýr. Türk sosyal güvenlik sisteminin uygulama olarak zengin ve çeþitli ancak kapsam olarak dar bir kamu sosyal güvenlik harcamalarý (primsiz ödemeler) uygulamasý vardýr. ASPB oluþturuluncaya kadar çeþitli kanunlar 7 kapsamýnda ve farklý kurumlar tarafýndan deðiþik topluluk kesimlerine ayni yardýmlar ve nakdi gelir transferinin yaný sýra sosyal hizmet olarak çeþitli yardýmlar yapýlmýþtýr. 65 yaþýný geçen muhtaç Türk vatandaþlarýna aylýk baðlanmasý, Ýstiklal, Kore ve Kýbrýs harbine katýlanlara madalya aylýðý baðlanmasý, madalya almýþ sporculara aylýk baðlanmasý, terörle mücadelede maðdur olan kamu görevlilerine tazminat ödenmesi, köy korucularýna aylýk baðlanmasý, SYDT Vakýflarý kapsamýnda giyim, gýda ve yakacak yardýmý yapýlmasý, öðrenci burslarý, SHÇEK tarafýndan kimsesiz çocuklar, özürlüler ve muhtaçlara yönelik bakým ve eðitim hizmetleri, ödeme gücü olmayanlarýn saðlýk harcamalarýnýn karþýlanmasý primsiz ödemeler kapsamýndaki sosyal güvenlik uygulamalarýný oluþturmaktadýr Saðlanan Haklar Türk sosyal sigorta sistemi, ILO tarafýndan belirlenen 9 sosyal güvenlik riskinden 8'ine karþý sosyal güvenlik garantisi saðlamaktadýr. Kapsam dýþýnda kalan tek sigorta kolu aile ödenekleri sigortasýdýr. Öte yandan 8 sosyal riskten iþsizlik sigortasý dýþýndaki bütün sosyal riskler 5510 sayýlý Kanun içinde düzenlenmiþtir. Sigorta kollarý itibarýyla kapsam, saðlanan haklar ve faydalanma þartlarý kýsaca aþaðýda özetlenmiþtir sayýlý Kanun kapsamýnda sigortalý sayýlanlardan kamu görevlileri dýþýndaki bütün sigortalýlara, Kanunda kýsa vadeli sigorta kollarý olarak tanýmlanan iþ kazalarý ve meslek hastalýklarý (ÝKMH), hastalýk ve analýk sigortasý ile parasal ödemeler yapýlmaktadýr. Buna 6 Yapýlacak gelir testi uygulamasýna göre, ayný hane içinde yaþayanlardan fert baþýna aylýk geliri yürürlükteki 16 yaþýndan büyükler için belirlenmiþ asgari ücretin üçte birinden az olanlarýn primleri devlet tarafýndan ödenecektir. Ancak gelir testi sonucunda; fert baþýna aylýk geliri asgari ücretin üçte biri ile bir katý arasýnda olanlar asgari ücretin üçte biri üzerinden, asgari ücretin bir katý ile iki katý arasýnda olanlar asgari ücretin bir katý üzerinden, asgari ücretin iki katý üzerinde olanlar ise asgari ücretin iki katý üzerinden, genel saðlýk sigortasý primi ödeyeceklerdir. 7 Bu kapsamda saðlanan haklardan faydalananlar ve ilgili kanunlar: Madalya aylýðý baðlanmasý (1005); 65 yaþýný geçmiþ muhtaç vatandaþlara ve özürlülere aylýk baðlanmasý (2022); Türk vatanýna hizmet edenlere aylýk baðlanmasý (3292); dünya, olimpiyat ve Avrupa þampiyonalarýnda madalya alanlara aylýk baðlanmasý (5774); terörle mücadele eden güvenlik görevlilerine tazminat ödenmesi (2330), TSK mensuplarýna tazminat ödenmesi (2969), Emniyet Genel Müdürlüðü mensuplarýna tazminat ödenmesi (3160), terör eylemlerinden zarar görenlere aylýk baðlanmasý ve tazminat ödenmesi (3713); köy korucularýna aylýk baðlanmasý ve saðlýk yardýmý yapýlmasý (442). 57

58 göre ÝKMH, hastalýk ve analýk hallerinde sigortalýlarýn çalýþamadýklarý günler için geçici iþ göremezlik ödeneði verilmekte, ayrýca ÝKMH halinde sürekli iþ göremezlik geliri veya sigortalýnýn ölümü halinde hak sahiplerine aylýk baðlanmaktadýr. Öte yandan ÝKMH sonucu ölüm halinde cenaze masrafý karþýlýðý verilmesi, doðum halinde emzirme yardým parasý verilmesi de bu sigorta kolundan saðlanan haklardýr. ÝKMH kapsamýndaki haklar için sigortalý olmak yeterli iken hastalýk ve analýk sigortasý ile ilgili haklardan faydalanmak için 90 gün prim ödemiþ olmak gerekmektedir. Uzun vadeli sigorta kollarý olarak tanýmlanan malullük, yaþlýlýk ve ölüm (MYÖ) sigorta kollarýndan esas olarak sigortalýnýn kendisine, ölümü halinde hak sahiplerine aylýk baðlanýr. Eðer aylýk baðlama þartlarý yerine gelmemiþ ise ödenen primlerin iadesi anlamýna gelen toptan ödeme yapýlýr. Malullük ve ölüm sigortalarý için 1800 gün (5 yýl) prim ödemiþ olmak aylýða hak kazanmak için yeterli iken yaþlýlýk sigortasýnda sigortalý gruplarýna göre deðiþik hak kazanma þartlarý belirlenmiþtir. En fazla sayýda kiþinin aylýk aldýðý ve en fazla sosyal güvenlik harcamasý yapýlan yaþlýlýk sigortasýndan aylýk alma þartlarý, 1999 yýlýnda 4447 sayýlý Kanunla belirlenen emekli olma yaþlarý esas alýnarak düzenlenmiþtir. Buna göre kadýnlar 58, erkekler 60 yaþýna gelmeleri ve bu sürede 4/a kapsamýndaki sigortalýlarýn 7200 gün (20 yýl), 4/b ve 4/c kapsamýndaki sigortalýlarýn ise 9000 gün (25 tam yýl) prim ödemeleri halinde aylýða hak kazanacaklardýr sayýlý Kanunla getirilen en önemli deðiþiklik, aylýða hak kazanma (emekli olma) yaþýnýn 2036 yýlýndan itibaren kademeli olarak yükseltilerek 2048 yýlýnda kadýnlar ve erkekler için 65 olarak belirlenmesidir. Bu, uzun dönemde Türk sosyal sigorta sisteminin aktüeryal hesaplarýný etkileyecek bir düzenlemedir. Tablo 4.1. Yýllar Ýtibarýyla Yaþlýlýk Aylýðý Baðlanma Yaþlarý Yýllar Kadýn Sigortalýlar Erkek Sigortalýlar Kaynak: 5510 Sayýlý SSGSSK, Md.28 58

59 Öte yandan, daha önce olduðu gibi, yukarýda belirtilen genel þartlar yanýnda kolaylaþtýrýlmýþ þartlarla yaþlýlýk aylýðý baðlanan gruplar da vardýr. Nitekim % 40 ve daha fazla özürlü olan gruplar özür derecesine göre 15, 16 ve 18 yýl sigortalý olarak ve gün arasýnda prim ödeyerek; maden iþyerlerinde çalýþanlar 20 yýl sigortalý olarak, erken yaþlananlar 55 yaþýna geldikleri zaman aylýða hak kazanabilirler sayýlý Kanun, MYÖ sigorta kollarýndan aylýk baðlanmasý ile ilgili temel parametreleri deðiþtirmiþtir. Aylýk hesaplama formülü þöyledir: Yaþlýlýk Aylýðý = Ortalama Aylýk Kazanç (OAK) x Aylýk Baðlama Oraný (ABO) Burada, aylýðýn hesaplanmasýnda esas alýnan OAK, sigortalýnýn bütün sigortalýlýk süresince ödediði primlerin güncelleme katsayýsý 8 ile çarpýlarak bulunan güncellenmiþ deðerinin, prim ödeme gün sayýsýna bölünerek bulunan miktarýnýn 30 katýna eþittir. ABO, 5510 sayýlý Kanun öncesi dönemde ortalama olarak yýllýk 2.6 iken, yeni sistemde yýllýk 2 puan olarak belirlenmiþtir 9. Buna göre sigortalýlarýn prim ödedikleri her 360 tam gün için ABO 2 puan artýrýlacaktýr ve bu oran hiçbir zaman % 90'ý geçmeyecektir. Aylýklar her yýl ocak ve temmuz aylarýnda bir önceki 6 aylýk dönemin TÜFE artýþ oraný kadar artýrýlacaktýr. Bütün çocuklar 18 yaþýna kadar, diðerleri de 30 gün GSS primi ödemiþ olmak þartýyla GSS kapsamýnda saðlýk hizmetlerinden faydalanýrlar. GSS kapsamýnda iþ kazalarý ve meslek hastalýklarý, hastalýk ve analýk halleri ile ilgili saðlýk hizmetleri sunulur sayýlý Kanun, önceki sosyal sigorta mevzuatýndan farklý olarak koruyucu saðlýk hizmetlerini de GSS kapsamýna almýþtýr. GSS kapsamýnda; acil saðlýk hizmetleri, klinik muayene ve laboratuar tetkik ve tahlilleri, týbbi müdahaleler, rehabilitasyon hizmetleri, aðýþ ve diþ saðlýðý tedavileri, ilaç ve iyileþtirme araçlarýnýn temini ile yurt içi ve yurt dýþý sevk ile hizmetleri saðlanýr. Saðlýk hizmeti talebinde bulunanlar ilaç ve iyileþtirme araçlarý ile protez araç ve gereçleri için ve saðlýk hizmeti alýmýnda katký payý öderler. Ýþsizlik sigortasý, 4447 sayýlý Kanunda belirtilen hallerde iþsiz kalan sigortalýlara, son 3 yýlda en az 600 gün prim ödemiþ olmak þartýyla, son dört aylýk prime esas kazançlarý dikkate alýnarak hesaplanan günlük ortalama net kazancýnýn % 40'ý oranýnda iþsizlik ödeneði öder. Ýþsizlik ödeneði, 16 yaþýndan büyükler için belirlenmiþ asgari ücretin % 80'inden fazla olamaz. Eðer sigortalý 600 gün prim ödemiþse 6 ay; 900 gün prim ödemiþse 8 ay; 1080 gün prim ödemiþse 10 ay süre ile iþsizlik ödeneði alýr. 8 Güncelleme Katsayýsý: Yýllýk TÜFE deðiþim oranýnýn % 100'ü ile yýllýk GSYÝH geliþme hýzýnýn % 30'unun toplamýna 1 tam sayýsýnýn ilavesi ile bulunan deðeri ifade eder. 9 Nitekim, 5510 sayýlý Kanun öncesi dönemde 25 tam yýl sigortalý olan kiþinin ABO % 65 iken, yeni sistemde bu oran % 50'ye düþmüþtür. 59

60 4.4. Türk Sosyal Güvenlik Sisteminin Genel Görünümü Kapsamla Ýlgili Geliþmeler: Sosyal Sigortalar ve Primsiz Ödemeler Türk sosyal sigorta sistemi, geniþ toplum kesimlerini kapsama alma konusunda önemli baþarýlar saðlamýþtýr. Tablo 4.2, 1990 yýlýndan bugüne sosyal sigortalar aracýlýðý ile kapsama alýnan nüfusu göstermektedir. Tablo verileri 2008 yýlýna kadar SSK, Bað-Kur ve Emekli Sandýðý, 2008 yýlýndan sonra 5510 sayýlý Kanun kapsamýnda SGK bünyesinde sigortalý olanlar esas alýnarak hazýrlanmýþtýr. Tablo 4.2. Sosyal Sigorta Kuruluþlarý ve Kapsama Aldýklarý Nüfus (Bin Kiþi) (2+3/1) (2+3/1) (2+3/1) (2+3/1) (2+3/1) Kaynak: TÜSÝAD 2004 ve (Haziran 2012) 60

61 Tablo 4.2, Türk sosyal sigorta sisteminin problem alanlarý ve potansiyel geliþme alanlarý konusunda önemli bilgiler vermektedir arasýnda geçen 22 yýllýk dönemde aktif sigortalý sayýsý 1.62 kat, yani % 162 artarken, aylýk alan pasif sigortalý sayýsýndaki artýþ % 233 olarak gerçekleþmiþtir. 4/a'lý sigortalýlar bakýmýndan bu iki oran birbirine çok yakýn gerçekleþirken (% ); 4/b'lilerde % ve 4/c'lilerde % olarak gerçekleþmiþtir. Bu da aktif/pasif sigortalý dengesine yansýmaktadýr. Türk sosyal güvenlik sisteminin "Ýkinci Ayaðýný" oluþturan kamu sosyal güvenlik harcamalarý kapsamýnda, deðiþik kurum ve kuruluþlarca saðlanan sosyal yardým ve hizmetlerle ilgili veriler Tablo 4.3.'tedir. Tablo 4.3. Sosyal Yardým Hizmeti Veren Kuruluþlarýn Sosyal Yardým Harcamalarý Kaynak: Kalkýnma Bakanlýðý, 2013 Yýlý Programý, Dokuzuncu Kalkýnma Planý ( ), Ankara, 2012, s

62 (1) 2009 ve 2010 yýllarýnda kullanýlan Yardým Bilgi Bankasýnýn kullanýmdan kalkýp Bütünleþik Sosyal Yardým Hizmetleri Projesinin kullanýma geçildiði yýl olan 2011 yýlýnda sosyal yardým alan kiþi sayýsý hakkýnda saðlýklý bilgi bulunmadýðýndan, 2012 yýlý ilk 9 aylýk bölümü fayda sahibi kiþilerin ( kiþi) 12 aya tamamlanarak 2010 yýlý ile ortalamasý alýnmasý yoluyla 2011 yýlý tahmin edilmiþtir. (2) Vakýf Gureba Hastanesi tüm eklentileriyle birlikte 25 Ekim 2010 tarihinde Bezmialem Vakýf Üniversitesi Týp Fakültesi Hastanesine devrolduðu için 2011 yýlý rakamlarýna yer verilmemiþtir. (3) Kiþi sayýsý, Yeþil Kartý aktif olan kiþi sayýsýný göstermektedir. (4) Üniversitelerin kendi bütçelerinden öðrencilerine verdikleri yardýmlar bu rakama dahil deðildir. (5) Maliye Bakanlýðý Muhasebat Genel Müdürlüðü tarafýndan açýklanan Belediyelerin Bütçe Giderlerinin EKod 4'e göre tasnifindeki Hanehalkýna Yapýlan Transferler kalemindeki rakamlar alýnmýþtýr. Yararlanan kiþi sayýsýna iliþkin bilgi mevcut deðildir yýlý temmuz ayý itibarýyla Türkiye'nin en kapsamlý primsiz ödemesini oluþturan 2022 sayýlý Kanun kapsamýnda ödenen muhtaç aylýðýndan faydalanan kiþi sayýsý bin kiþidir. Bunun 768 bini yaþlýlýk, 198 bini malullük, 295 bini sakatlýk aylýðýdýr. Malul derecede sakat olan 18 yaþ altý 18 bin 59 çocuða da özürlü aylýðý baðlanmýþtýr. Vatani hizmet tertibinden Ýstiklal savaþý, Kore harbi ve Kýbrýs harekatýna katýlanlara ve hak sahiplerine baðlanan aylýklardan faydalanan kiþi sayýsý 49 bindir. Ayrýca çeþitli kanunlar kapsamýnda vazife ve harp malulü, köy korucusu, madalya olan sporcular ve er olarak aylýk baðlananlarýn sayýsý 70 bin civarýndadýr. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlýðý bünyesine alýnan SHÇEK yurt, yuva ve çocuk evlerinde kimsesiz muhtaç çocuða bakým ve eðitim, huzur evlerinde yaþlýya bakým, özürlüye de rehabilitasyon hizmetleri verilmektedir (ASPB, 2012, 22) yýlý içinde evde bakým hizmetlerinden faydalanan kiþi sayýsý 339 bine ulaþmýþtýr. Primsiz ödemeler kapsamýndaki uygulamalarda en fazla sayýda kiþinin faydalandýðý uygulamalar 2022 sayýlý Kanun kapsamýnda ödenen muhtaçlýk ve özürlülük aylýðý; sosyal yardýmlaþma vakýflarýnca saðlanan yardýmlar ve yeþil kart (1 Ocak 2012 tarihinde sona erdirildi) kapsamýnda saðlýk hizmeti alanlardýr. 15 milyona yakýn kiþiyi ilgilendiren bu yardým ve hizmetler için yapýlan harcamalar 2002 yýlýnda GSYÝH'nýn binde 5'i iken, 2009 yýlýnda % 1,37 ve 2010 yýlýnda % 1,18'i seviyesinde gerçekleþmiþtir Mali Durum: Gelirler, Finansman Açýklarý ve Bütçe Transferleri Türk sosyal sigorta kurumlarýnýn gelir-gider dengesinin bozulmasý ve finansman açýklarý ayný zamanda sosyal güvenlik krizi olarak adlandýrýlmýþtýr. 1990'lý yýllarýn baþýnda baþlayan finansman açýklarý zaman içinde sürekli artmýþ ve reform arayýþlarýnýn önde gelen gerekçesini, temel ekonomik göstergeleri olumsuz etkileyen bu açýklarýn ortadan kaldýrýlmasý oluþturmuþtur yýlýnda 4447 sayýlý Kanunla sosyal sigortalarýn gelirlerini artýran (prime esas kazançlarýn artýrýlmasý gibi), giderlerini azaltan (emekli olma yaþýnýn yükseltilmesi gibi) önemli deðiþiklikler yapýlmasýna raðmen, gerek 2001 gerekse 2008 krizleri beklenen iyileþmeyi geciktirmiþ görünmektedir yýlýnda gerçekleþtirilen sosyal güvenlik reformunun amaçlarýndan biri de orta ve uzun dönemde sosyal sigorta 62

63 sisteminin finansman açýklarýný makul bir seviyeye düþürmek ve sürdürülebilir bir sistem oluþturmaktý. Geçen 4 yýllýk süreye raðmen beklenen sonuçlar alýnamamýþtýr. Tablo 4.4; 2010 ve 2011 yýlýnda gerçekleþen, 2012 yýlýnda ise tahmin edilen SGK bütçe gerçekleþmelerini vermektedir. Tablo SGK Gelir ve Giderleri (Milyon TL) Kaynak: (Eylül 2012) 63

64 Yýllar itibarýyla finansman açýklarý ve gelirlerin giderleri karþýlama oraný ve finansman açýklarýnýn artýþý mali sorunlarýn devam ettiðini göstermektedir. Burada dikkat çekilmesi gereken nokta, süreç içinde çýkan prim aflarý veya borçlarýn yeniden yapýlandýrýlmasý ile elde edilen ilave gelirlere raðmen beklenen iyileþmenin saðlanamamýþ olmasýdýr. Nitekim, 6111 sayýlý Kanun kapsamýnda borçlarýn yeniden yapýlandýrýlmasý ile ortaya çýkan ilave gelir artýþý 2011 yýlý için gelirlerin giderleri karþýlama oranýný yükseltmiþ, bütçe transferlerinin GSYÝH'na oranýný düþürmüþ olsa da bu geçici olmuþ, 2012 yýlýnýn ilk 5 aylýk döneminde kötüye gidiþ devam etmiþtir. Tablo 4.5. SGK Gelir- Gider Dengesi ve Açýklarýn GSYÝH'ya Oraný (%) Yýllar (Haziran) Toplam Gelirlerin Giderleri Karþýlama Oraný Bütçe Transferlerinin GSYÝH'na Oraný 1,94 2,30 2,76 3,49 3,37 3,59 3,02 3,92 3,68 5,52 5,01 4,12 - Kaynak: (Eylül 20120) SGK'nýn finansman açýklarýnýn büyüklüðü yanýnda açýklarýn kaynaklarý da önemlidir. Nitekim, farklý çalýþan gruplarý SGK bünyesinde birleþtirilmeden önce 2007 yýlý itibarýyla GSYÝH'nýn % 3,92'sine eþit olan finansman açýðýnýn 1,68'i SSK, 0,74'ü Bað-Kur ve 1.50'si Emekli Sandýðý ile ilgilidir. SSK'lýlarýn toplam sigortalýlar içindeki payý % 59; Bað-Kur'lularýn % 24 ve Emekli Sandýðý mensuplarýnýn % 17'dir. Bir diðer ifade ile toplam sigortalýlarýn % 17'sini oluþturan Emekli Sandýðý için yapýlan bütçe transferi % 59'luk bir toplum kesimini kapsamýna alan SSK'ya çok yakýndýr. Bir baþka deðerlendirme SGK'nýn toplam harcamalarýnýn kaynaklarý bakýmýndan yapýlabilir yýlý itibarýyla emekli aylýðý ödemeleri toplam harcamalarýn % 66'sýný, saðlýk harcamalarý da % 26'sýný oluþturmaktadýr. Diðer bütün giderlerin payý ise % 8'dir. 64

65 Bu büyüklükler, finansman sorununun çözümüne yönelik tedbirlerin hangi alanlarda alýnacaðýnýn belirlenmesi bakýmýndan bir gösterge fonksiyonu görmektedir Finansman Açýklarýný Gidermeye Yönelik Tedbirlerin Etkinliði Türk sosyal sigorta sisteminin finansman açýklarýnýn giderilerek gelir-gider dengesinin saðlanmasý, gelir artýrýcý tedbirlerle gider azaltýcý tedbirlerin birlikte alýnmasý ile mümkün olabilecektir. Bu bakýmdan alýnacak tedbirler ve potansiyel etkileri aþaðýda incelenmiþtir Prim oranlarýnýn artýrýlmasý Prim oranlarýnýn artýrýlmasý sosyal sigortalarýn gelirlerini artýrmaya yönelik tedbirlerin baþýnda gelmektedir. Ancak Türk sosyal sigorta sistemi zaten yüksek oranlý primlerle finanse edilmektedir. Tablo 4.6. Sigortalýlar ve Sigorta Kollarýna Göre Primler (%) Toplam Prim Oranlarý (4/a ve 4c'li sigortalýlar için) (1) (3) (4) - - (5) 1) 4/c'li sigortalýlar kýsa vadeli sigorta kollarý kapsamý dýþýndadýrlar. 2) Yalnýzca 4/a'lý sigortalýlar iþsizlik sigortasýndan faydalanýrlar. 3) Devlet, uzun vadeli sigorta kollarý ve GSS için tahsil edilen primlerin dörtte biri oranýnda Kuruma katkýda bulunur (5510, m.81-son) 4) 4/b'li sigortalýlar için. 5) 4/a ve 4/c'li sigortalýlar için. Kaynak: 5510 sayýlý SSGSSK, Md. 81 hükümleri esas alýnarak yazarlar tarafýndan düzenlenmiþtir. Tablo 4.6, toplam prim oranlarýnýn prime esas kazançlarýn % 35,5-43 üne ulaþtýðýný göstermektedir. Tablodaki oranlara 4/a lý sigortalýlar için % 1-3; 4/c li sigortalýlar için de % 3,33-10 arasýnda deðiþen fiili hizmet zammý primleri dahil deðildir. Kýsaca belirtmek gerekirse, Türkiye de prim oranlarýný yükselterek gelirleri artýrma imkaný kalmamýþtýr (Alper, 2011). 65

66 Tablo 4.7. Çeþitli Ülkelerde Toplam Prim Oranlarý (%) Kaynak: SSA (2010), "Social Security Programs Throughout the World", (SSA, ), SSA Publication, May Nitekim, 172 ülkede fert baþýna milli gelir ile sosyal sigortalara ödenen prim oranlarý arasýndaki iliþkiyi gösteren Tablo 4.7'ye göre, FBMG'i 10 bin dolar civarýnda olan Türkiye'nin de bulunduðu 34 ülkenin 18'inde prim oranlarý % 20'nin altýnda, 8'inde % arasýnda, 6'sýnda ise % arasýndadýr. Bu grupta prim oraný % 40'ý geçen ülke sayýsý yalnýzca 2'dir. Bütün ülkeler bakýmýndan bir deðerlendirme yapmak gerekirse, 172 ülkeden yalnýzca 9'unda prim oranlarý % 40'ýn üzerinde, 23'ünde ise % arasýndadýr. Türkiye, prim oranlarýnýn artýrýlmasý gereken deðil, azaltýlmasý gereken bir ülke konumundadýr. Nitekim, bu gerçekten hareketle iþveren primlerinin 5 puanlýk kýsmýnýn devlet tarafýndan ödenmesine ilaveten istihdamý teþvik kapsamýnda çeþitli çalýþan gruplarýnýn primlerinin devlet tarafýndan ödenmesi yaygýnlaþmaktadýr Prime esas kazançlarýn artýrýlmasý 4447 sayýlý Kanun ve sonrasýnda prime esas kazançlar hem kapsam hem de tavan olarak yükseltilmiþtir. 16 yaþýndan büyükler için belirlenmiþ olan asgari ücret alt sýnýr, alt sýnýrýn 6,5 katý ise üst sýnýr olarak uygulanmaktadýr. Üst sýnýrý daha fazla artýrmak gerçekçi deðildir sayýlý Kanun özellikle 4/a'lý sigortalýlar bakýmýndan prime esas kazanç tanýmýný geniþleterek her türlü kazançtan prim almayý, hatta ikramiye benzeri ödemelerde tavaný aþan kýsmýndan sonraki aylarda prim kesilmesini öngörmüþtür. 4/c'li sigortalýlar içinse uzun vadeli sigorta kollarý bakýmýndan tavan uygulamasý yoktur sayýlý Kanun, yalnýzca 4/b'li sigortalýlar için beyana baðlý prime esas kazanç belirleme uygulamasýný getirmiþtir. Prime esas kazançlarýn tavanýný yükseltmek anlamsýz olmakla 66

67 birlikte beyan edilen prime esas kazançlar düþüktür ve kayýt dýþýlýk söz konusudur (Alper, 2011). Kurumun kamuya açýk verilerinden hareketle yapýlan hesaplamalar, 4/b'li sigortalýlarýn neredeyse tamamýna yakýnýnýn alt sýnýrdan prim ödediðini göstermektedir. Tablo 4.8. Prime Esas Kazançlar Bakýmýndan % 20'lik Dilimlere Göre Sigortalýlarýn Daðýlýmý (%) Kaynak: SGK, (eriþim tarihi 12/05/2011) (*) 4/a kapsamýndaki sigortalýlar için 2009 yýlý; 4/b kapsamýndaki sigortalýlar için Ocak 2011 dönemi sigortalý ve prime esas kazanç verileri esas alýnmýþtýr. (1) Sanayi ve hizmetler kesiminde (2) tarým kesiminde kendi adýna baðýmsýz çalýþan sigortalýlar. Tablo verileri bütün çalýþan gruplarý bakýmýndan prime esas kazançlarýn yükseltilebileceðini göstermektedir. 4/b'li sigortalýlar bakýmýndan vergi beyanlarýnýn esas alýnmasý (Oðuz, 2012) önemli bir denetim saðlayabilir. 4/c'li sigortalýlar için prime esas tutulmayan kazançlarla ilgili istisnalarýn azaltýlmasý mümkündür. 4/a'lý sigortalýlara yönelik olarak Kurum tarafýndan son dönemlerde alýnan meslek kodlamasý gibi uygulamalarýn etkinliði artýrýlabilir. Nitekim, asgari ücret üzerinden prim ödeyenlerin oranýnýn % 63'den % 42'lere düþmesi bu alandaki potansiyeli ortaya koymaktadýr yýlý bütçe çalýþmalarý esnasýnda dile getirilen "sigortalýlarýn % 47'si prime esas kazançlarý en alt sýnýrdan bildiriyor" açýklamasý olumsuz bir tabloyu ortaya koymakla birlikte potansiyel gelir yaratma alanýnýn geniþliðini de göstermektedir Kayýt dýþý çalýþmanýn azaltýlmasý ve aktif sigortalýlarýn artýrýlmasý Daðýtým esaslý sosyal güvenlik programlarýnýn temel gelir kaynaðýný prim ödeyen aktif sigortalýlar belirler. Türkiye'de temel problem aktif sigortalýlarýn kaynaðýný oluþturan iþgücüne katýlma oranýnýn düþük olmasý yanýnda, iþgücü içinde bulunanlardan da kayýtlý prim ödeyenlerin sayýsýnýn azlýðýdýr. Ancak bu durum Türk sosyal sigorta sistemine, bu nüfusun kayýt altýna alýnmasý halinde problemin çözülebileceði yönünde potansiyel bir avantaj, bir fýrsat da yaratmaktadýr. 67

68 Toplam nüfusun % 86'sýný sosyal sigortalarla sosyal güvenlik kapsamýna alan Türk sosyal güvenlik sisteminin bu olumlu görünümü yanýltýcýdýr. Çalýþan ve prim ödeyenler üzerinden saðlanan bu yüksek oran ancak yüksek baðýmlýlýk oranlarý ile saðlanabilmektedir. Nitekim TÜÝK Haziran 2012 Hane halký iþgücü istatistiklerine göre; yaþ grubunda bulunanlarýn iþgücüne katýlma oraný yalnýzca % 50,8'dir ve diðer ülkelerle karþýlaþtýrýldýðý zaman bu oran son derecede düþüktür (bkz, Þekil 4.2). Bu oranýn düþüklüðüne raðmen binlik toplam iþgücünden de ancak bini (% 66,5) kayýt altýna alýnabilmiþ ve prim ödeyen aktif sigortalý yapýlabilmiþtir. Bir baþka ifade ile bin kiþinin prim ödediði bir sosyal sigorta sistemi, yüksek baðýmlýlýk oranlarý dolayýsýyla 64,4 milyon kiþiye sosyal güvenlik garantisi saðlamaktadýr. Bütün teþvik tedbirlerine ve cezalandýrýcý düzenlemelere raðmen kayýt dýþý istihdam ancak % 40,4'e geriletebilmiþtir (TÜÝK; Haziran 2012). Bir hesaplamaya göre de 2010 yýlý itibarýyla 5510 sayýlý Kanun kapsamýnda prim tahsil edilebilecek ancak kayýt altýna alýnamayan kiþi sayýsý 6,2 milyon civarýndadýr (Oðuz, 2012). Kýsa ve orta dönemde Türk sosyal sigorta sisteminin genel dengelerinin iyileþmesi aktif sigortalý sayýsýndaki artýþa baðlýdýr sayýlý Kanunla emekli olma yaþýnýn kademeli olarak yükseltilmesine ve 20 yýllýk sürede tamamlanacak olan sürecin, süre olarak yarýsýna gelinmesine raðmen pasif sigortalý sayýsýnda beklenen düþüþ saðlanamamýþtýr. Bu süreç devam ederken emeklilik yaþýnýn yeniden yükseltilmesi mümkün görünmemektedir. Bu durumda bütün beklentiler aktif sigortalý sayýsýnýn artýþýna baðlý kalmaktadýr. Tablo 4.9. Yýllar Ýtibarýyla Aktif ve Pasif Sigortalý Geliþme Seyri ve Oraný Kaynak: kamuya açýk istatistikler kullanýlarak hesaplamalar yapýlmýþtýr. (*) Pasif sigortalý sayýsýndaki artýþ ile aktif sigortalý sayýsýndaki artýþ arasýndaki fark. (**) 2012 yýlý Temmuz ayý itibarýyla. Tablo 4.9, ele alýnan yýllarý arasýnda pasif sigortalý sayýsýndaki artýþýn aktif sigortalý sayýsýndaki artýþtan daha fazla olduðu ( ), kriz dönemlerinde emekli sayýsýnýn daha hýzlý arttýðý ve aktif/pasif sigortalý oranýnda iyileþme deðil, kötüye gidiþin devam ettiðini göstermektedir krizi sonrasýnda özellikle 6111 sayýlý Kanunla saðlanan istihdamý teþvik tedbirlerinin de etkisi ile aktif sigortalý sayýsýnda dikkat çeken dönemsel 68

69 bir artýþ olmuþtur. Ancak bu artýþ kýsa dönemde aktif/pasif sigortalý oranýnda beklenen iyileþmeyi saðlamaktan uzaktýr. Türkiye tecrübesi, sosyal güvenlik sisteminde reform çalýþmalarýnýn baþlatýldýðý dönemlerde, emekli sayýsýnýn da hýzla arttýðýný, çok sayýda kiþinin yeni sistemin olumsuz etkilerinden kurtulmak için çalýþma hayatýndan ayrýlmayý tercih ettiðini göstermiþtir. Aktif/pasif sigortalý oranýnda beklenen iyileþmenin gerçekleþmemesi 4/b ve 4/c kapsamýndaki sigortalýlar bakýmýndan ortaya çýkmaktadýr. 4/a'lý sigortalýlar bakýmýndan görülen olumlu geliþme de genel tabloyu deðiþtirmede yetersiz kalmaktadýr. Tablo Sigortalý Gruplarýna Göre Aktif/Pasif Sigortalý Oranlarýndaki Geliþme Seyri 3 2,8 2,6 2,4 2,2 2 1,8 1,6 1,4 1 Þekil 4.1. Aktif/Pasif Sigortalý Oranýnýn Geliþimi Kaynak:

70 Giderleri azaltmaya yönelik tedbirler 4447 sayýlý Kanun emeklilik yaþýný yükselterek orta ve uzun dönemde sosyal sigortalarýn en önemli gider kalemini oluþturan emekli aylýðý ödemelerini azaltacak en kapsamlý tedbiri getirmiþtir sayýlý Kanun ise, 2036 yýlýndan sonra emekli olma yaþýný tekrar ve kademeli olarak yükselten hükmü getirmiþtir. Daha önce belirtildiði gibi, yakýn zamanda emekli olma yaþý ile ilgili baþkaca bir deðiþiklik beklenmemelidir. Kademeli geçiþ dolayýsýyla 2012 yýlý itibarýyla kadýnlar 45, erkekler 49 yaþýndan önce emekli olamamaktadýrlar ve ortalama emekli olma yaþý da 2011'de 48 iken 2012'de 49'a yükselmiþtir. Bir önceki baþlýkta belirtilen veriler de dikkate alýnýnca emeklilik yaþýnýn yükseltilmesinin gider azaltýcý etkisi çok belirleyici olmayacaktýr sayýlý Kanun ödenen primlerle alýnan aylýklar arasýnda güçlü bir iliþki kurmuþ ve daha uzun süre çalýþan ve fazla prim ödeyenin yüksek aylýk almasýný amaçlamýþtý sayýlý Kanun aylýk hesaplama sistemi ile ilgili parametrelerde (güncelleme katsayýsý ve aylýk baðlama oraný) köklü deðiþiklikler yapmýþ ve orta ve uzun dönemde aylýklarýn düþmesini beraberinde getirecek bir formülü hayata geçirmiþtir. Nitekim, bazý çalýþan gruplarý bakýmýndan yoksulluk yaratan bir sosyal sigorta sisteminin ortaya çýkmasý söz konusu olabilecektir. Tablo Sayýlý Kanuna Göre Hesaplanan Aylýklarýn 4447 Sayýlý Kanuna Göre Hesaplanan Aylýklara Oraný Kaynak: Rabihan Yüksel Arabacý-Yusuf Alper. (2010), "Sosyal Güvenlik Reformunun Yaþlýlýk Aylýklarýna Etkisi: Yoksulluk Yaratan Bir Sosyal Güvenlik Sistemi, Amme Ýdaresi Dergisi, Cilt:43, Sayý:2, Haziran s.111. PÖGS: Prim Ödeme Gün Sayýsý Tablo 4.11 deki verilere göre 5510 sayýlý Kanunla getirilen yeni aylýk hesaplama sistemi tamamen yürürlüðe girdiði zaman 33 yýl (11880 gün) prim ödeyen sigortalý bile 4447 sayýlý Kanun kapsamýnda sigortalý olsa idi alacaðý aylýðýn ancak % 89-91'ini alabilecektir. Birçok sigortalý için bu oran % 65'e kadar düþmektedir. Hatta 7200 gün prim ödeyerek emekli olan iki sigortalýdan primlerini asgari ücretten ödeyen ile asgari ücretin 6,5 katýndan (tavandan) ödeyen arasýnda emekli aylýðý bakýmýndan bir fark olmayacaktýr. Bir diðer örnek olarak, 33 yýl asgari ücretten (taban) prim ödeyen sigortalýnýn, 33 yýl tavandan prim ödeyen sigortalýdan daha yüksek aylýk almasý gibi bir sonuç ortaya çýkabilecektir. Ancak bu etkinin ortaya çýkmasý sigortalýnýn bütün 70

71 sigortalýlýk süresini yeni sistemde geçirmesi ile söz konusu olacaktýr. Sosyal sigorta giderlerini azaltacak bir baþka deðiþiklik, gelir ve aylýklarýn yalnýzca TÜFE oranýnda artýrýlmasýnýn öngörülmesi, büyüme hýzýnýn (refah payý) dýþarýda býrakýlmasýdýr. Yeni aylýk hesaplama sisteminde ortalama aylýk baðlama oranýnýn da daha düþük olduðu dikkate alýnýrsa orta ve uzun dönemde emekli aylýklarý ödemelerinin azalmasý beklenmelidir. Ancak özellikle güncelleme katsayýsýnda yer alan büyüme hýzýnýn 0,30 olarak alýnmasý, emeklilerin milli gelirden aldýðý payý azalttýðý ölçüde politik müdahale ihtimali de artacak, özellikle seçim dönemlerinde aktüeryal endiþeleri göz ardý eden aylýk artýþlarý söz konusu olabilecektir. Sosyal sigortalarýn ikinci önemli harcama kalemini oluþturan saðlýk harcamalarý sanýlanýn aksine GSS dolayýsýyla ciddi bir artýþ göstermemiþtir. Nitekim, 2000 yýlý 100 kabul edilirse 2011 yýlý sonu itibarýyla SGK saðlýk harcamalarý artýþ endeksi 1388; emekli aylýðý ödemeleri endeksi 1356 ve toplam giderler endeksi 1365 olmuþtur. Toplam SGK harcamalarý içinde de saðlýk harcamalarýnýn payý % arasýnda deðiþmiþtir (Alper, 2012). Saðlýk harcamalarýný azaltarak giderleri azaltma imkaný son derecede sýnýrlýdýr. Kaldý ki özellikle nüfusun yaþlanmasý ve þehirleþme ile birlikte saðlýk harcamalarýnýn artýþý beklenmektedir Demografik fýrsat penceresi ve iþgücüne katýlýmýn artýrýlmasý Türk sosyal sigorta sisteminin gelir-gider dengesini saðlamaya yönelik en önemli avantajý, demografik fýrsat penceresinin sunduðu imkanlara paralel olarak iþgücüne katýlým oraný ve istihdam seviyesinin yükseltilmesine baðlý olacaktýr. Ana raporda belirtildiði gibi (Hoþgör, Tansel, 2010; 103) iþgücünün potansiyel kaynaðýný oluþturan yaþ grubu, oran olarak en yüksek deðerine % 68,6 ile 2020 yýlýnda ulaþacak, ancak bu yýldan sonra mutlak olarak artmaya devam ederek 2041 yýlýnda 65,3 milyon ile en yüksek deðerine varacaktýr. Demografik yapýnýn Türkiye için sunduðu fýrsat penceresi bu dönemde gerçekleþecektir. Türkiye'nin 2012 yýlý itibarýyla iþgücüne katýlma oraný % 50,8'dir (TÜÝK, 2012). Þekil 4.2 dünyanýn çeþitli bölgelerinde ve ülkelerde iþgücünün yaþ grubuna oranýný vermektedir. Türkiye en az geliþmiþ ülkelerden bile daha düþük oranda bir iþgücüne katýlým oranýna sahiptir. Bugün için son derecede olumsuz görünen bu tablo, ayný zamanda Türkiye için bir fýrsattýr. Ýþgücüne katýlým oraný ve istihdam seviyesini yükseltecek her geliþme prim ödeyen aktif sigortalý sayýsýný artýrdýðý ölçüde Türk sosyal sigorta sisteminin gelir-gider dengesini olumlu yönde etkileyecektir. 71

72 Þekil 4.2. Çeþitli Ülke ve Bölgelerde Yaþ Grubunda Ýþgücüne Katýlma Oraný (2010) Çin Hollanda Ýngiltere ABD Japonya Ýspanya Rusya Geliþmiþ Ülkeler Dünya Az Geliþmiþ Ülkeler Yunanistan Polonya TÜRKÝYE Kaynak: ILO (2012), "World Social Security Report: Providing Coverage in Times of Crisis and Beyond " ILO, Geneva. S Sosyal Sigortalardan Gelir ve Aylýk Alanlarýn Demografik Yapýsý Türk sosyal güvenlik sisteminin, özellikle yaþlýlýk sigortasý bakýmýndan yaþadýðý sorunlarýn anlaþýlabilmesi bakýmýndan, halen aylýk almakta olanlarýn demografik yapýsýna bakmak yararlý olacaktýr (Bu veriler SGK'nýn kamuya açýk istatistiklerinden derlenmiþ ve hesaplanmýþtýr) yýlý Temmuz ayý itibarýyla SGK'dan pasif sigortalý olarak aylýk olan toplam bin kiþinin % 67,7'si yaþlýlýk, % 29,3'ü ölüm (dul-yetim) aylýðý almaktadýr. Bu oranlar 4/a'lý sigortalýlar için % 69,5-26,2; 4/b'li sigortalýlar için % 61,7-37,4 ve % 4/c'li sigortalýlar için ise % 67,5-30,7'dir yýlýnda yaþlýlýk aylýðý baðlanan 4/a'lý sigortalýlardan % 21 kadýn, % 79'u erkek sigortalýdýr yýlý itibarýyla 4/b kapsamýnda yaþlýlýk aylýðý alan toplam bin sigortalýdan % 15,5 i kadýn; % 74,5 i erkek sigortalýdýr. Tarým Bað-Kur'u kapsamýnda yaþlýlýk aylýðý alan kadýn sigortalý sayýsý yalnýzca % 1,8'dir. Kadýn sigortalýlýk oranýnýn en yüksek olduðu 4/c'liler grubunda ise 2010 yýlý itibarýyla yaþlýlýk aylýðý alan kadýn sigortalýlarýn oraný % 27,6'dýr yýlýnda yürürlüðe giren ve emekli olma yaþýný kademeli olarak yükselten 4447 sayýlý Kanuna raðmen 2010 yýlý itibarýyla 4/a kapsamýnda sigortalý olanlardan yaþlýlýk aylýðý baðlananlardan % 55'i 50 yaþýn; % 71'i 55 yaþýn ve % 84'ü 60 yaþýn altýndadýr yýlý itibarýyla 39 yaþýn altýnda olan ve emekli aylýðý alan 5656 kiþi vardýr. 72

73 Þekil Yýlýnda Yaþlýlýk Aylýðý Baðlanan 4/a'lý Sigortalýlarýn Yaþ Gruplarýna Göre Daðýlýmý Kaynak: SGK Ýstatistik Yýllýðý, Emekli Sandýðý mensubu 4/c'li sigortalýlar bakýmýndan durum oldukça farklýdýr. Halen aylýk almakta olan bin kiþiden yalnýzca % 2'si 45 yaþýn altýndadýr. 55 yaþýn altýnda emekli aylýðý alanlarýn toplam aylýk alanlara oraný sadece % 16'dýr yýlýnda 4/a'lý sigortalýlarýn aðýrlýklý emekli aylýðý baðlama yaþý 51'dir. 4/a kapsamýnda halen yaþlýlýk aylýðý almakta olan toplam 3,850 bin kiþinin aðýrlýklý yaþ ortalamasý 60'týr. Yaþlýlýk aylýðý almakta iken yýl içinde ölen sigortalýlarýn aðýrlýklý yaþ ortalamasý kadýnlarda 72, erkeklerde 69 ve genel toplamda 70'tir. 4/b'li sigortalýlardan yaþlýlýk aylýðý alýrken ölenlerin aðýrlýklý yaþ ortalamasý kadýnlarda 72, erkeklerde 73 ve toplamda 73'tür. Tarým Bað-Kur'u kapsamýnda aylýk alanlardan aylýk alýrken ölenlerin aðýrlýklý yaþ ortalamasý kadýnlarda 72, erkeklerde 71 ve toplamda 71'dir. 4/c kapsamýnda yaþlýlýk aylýðý alan sigortalýlardan % 28,5'i 65 yaþ ve üzerindedir. 70 yaþ üzerinde olan aylýk alanlarýn oraný % 16,3'tür. 73

74

75 5 B Ö L Ü M DEMOGRAFÝK DÖNÜÞÜM VE DAÐITIM ESASLI YAÞLILIK (EMEKLÝLÝK) SÝGORTA SÝSTEMLERÝNE YANSIMALARI

76

77 5. DEMOGRAFÝK DÖNÜÞÜM VE DAÐITIM ESASLI YAÞLILIK (EMEKLÝLÝK) SÝGORTA SÝSTEMLERÝNE YANSIMALARI 5.1. Emeklilik Sigorta Sistemlerinin Finansman Dengeleri ve Demografik Deðiþkenler: Kavramsal ve Analitik Çerçeve Yukarýda ayrýntýlý biçimde tartýþýldýðý gibi, Türkiye'de yaþlýlýk (emeklilik) sigortasý sistemi, devletçe daðýtým ("pay as you go") esasýna göre sunulan zorunlu bir ayak ile özel þirketlerce sunulan isteðe baðlý bireysel emeklilik planlarýndan oluþmaktadýr. Daðýtým esasýnda, emeklilerin aldýklarý aylýklar, halen çalýþmakta olanlarýn ödemeye devam ettikleri zorunlu sosyal sigorta primleri yoluyla finanse edilirler. Bir baþka deyiþle daðýtým sistemi, çalýþýrken prim katkýlarýný ödemiþ olan ama artýk çalýþmayan (pasif) sigortalýlara ve onlarýn hak sahibi olan aile bireylerine (baðýmlýlara) yapýlan ödemelerin, çalýþanlar (aktif sigortalýlar) ve onlarýn iþverenlerince yapýlan prim ödemeleri yoluyla finanse edilmesini öngörmektedir. Dolayýsýyla, çalýþýrken ödedikleri primlerle o sýrada emekli olanlarýn yaþlýlýk aylýðýný finanse eden kuþaklar, kendileri emekli olduktan sonra alacaklarý yaþlýlýk aylýðýnýn finansmaný için de halen çalýþmakta olan kuþaðýn ödedikleri primlere güvenmek durumundadýr. Bu yüzden, daðýtým esasýna göre çalýþan sosyal sigorta kuruluþlarýnýn gelir-gider dengeleri, nüfusun büyüklüðü ve yaþ bileþimi ile çok yakýndan iliþkili olan aktif-pasif sigortalý oranlarý ve baðýmlýlarýn sayýsýna çok duyarlýdýr. Her ülkede er ya da geç yaþanan ve düþen doðurganlýk oranlarý/nüfus artýþ hýzlarý ile karakterize edilen demografik dönüþüm süreci boyunca yaþlanan nüfus, daðýtým esaslý olarak sunulan yaþlýlýk sigortasý operasyonlarýnýn gelir-gider dengelerini kaçýnýlmaz (ve olumsuz) biçimde etkiler. Bir "havuz problemi" benzetmesi, daðýtým sisteminin sorunlarýný açýklamayý kolaylaþtýrýr (Sayan, 2009). Burada çalýþmayý ve prim ödemeyi sürdüren aktif sigortalýlarýn ödemeleri havuzu dolduran musluklarýn rolünü üstlenmiþken; prim ödemekten maaþ almaya geçmiþ (emekli, malûl vb.) pasif sigortalýlara yapýlan ödemeler de havuzdaki suyu boþaltan tahliye borularý olarak görülebilir. Havuzdaki suyun belli bir seviyenin altýna düþmemesi için, havuzu dolduran musluklardan birim zamanda akan su miktarý, havuzu boþaltan borular kanalýyla dýþarý akan sudan az olmamalýdýr. Daðýtým esasýna göre çalýþan bir sosyal güvenlik sistemi baðlamýnda ifade edilecek olursa, havuzdaki suyun zaman içinde azalmamasý, aþaðýdaki eþitsizliðin veri bir prim oraný (p) altýnda her yýl için doðru olmasýný gerektirir (Sayan, 2009): (1) 77

78 Burada Ç prim ödeyen çalýþanlarýn (aktif sigortalýlarýn) sayýsýný ve E de emekli ve dul/yetim aylýðý vb. alanlarýn (pasif sigortalýlarýn) sayýsýný gösterir. A, hak edenlere ödenen ortalama aylýk miktarýný ve Ü prime esas ortalama ücreti gösterdiðinden, eþitsizliðin sol tarafý aslýnda aylýk baðlama oraný olarak bilinen sosyal sigorta parametresini ifade eder. Aylýk baðlama oraný için b kullanarak ve b=a/ü olduðunu hatýrlayarak, (1) numaralý eþitsizlik (2) þeklinde yazýlabilir. Eþitsizliðin sað tarafýndaki, aktif-pasif oraný denilen (Ç/E) terimi, demografik dönüþüm süreci sýrasýnda gözlenen nüfus yaþlanmasýna baðlý olarak azalýr. Demografik dönüþüm süreci boyunca düþen nüfus artýþ hýzý, zaman içinde belli bir yaþýn üstündeki kesimin toplam nüfus içindeki payýnýn artmasýna yol açar. Týptaki ilerleme ve saðlýk hizmetlerinin kalitesindeki geliþmelere baðlý olarak artan yaþam beklentisi de bu etkiyi güçlendirir. Sonuçta, E ile gösterilen emekli stokunun büyüme hýzý, Ç ile gösterilen prim ödeyen çalýþan kesimin büyüme hýzýný geçer ve aktif-pasif oraný düþmeye baþlar. Prim ve aylýk baðlama oranlarý sabitken, azalan bir (Ç/E) oraný ise sistemin gelir gider dengesinin bozulmasý anlamýna gelir. Gerçekten de, aylýk baðlama ve prim oranlarý sabitken, (Ç/E)'deki düþüþün yeterince uzun sürmesi halinde, (2) no.lu eþitsizlik tersine dönerek (3) eþitsizliðine dönüþebilir. b=a/ü olduðundan, bu durum olmasý, yani çalýþanlardan toplanan primler toplamýnýn, emekli aylýklarý ve buna baðlý diðer ödemelerin toplam tutarýnýn altýnda kalmasý anlamýna gelir. Yani sistem açýk vermeye baþlar. (2) no.lu eþitsizliðin korunabilmesi için ya (A/Ü) oranýnýn (yani b'nin) azaltýlmasý ya da prim oraný p'nin artýrýlmasý gerekir. Aksi takdirde, (Ç/E) oranýnda nüfus yaþlanmasýna baðlý olarak gözlenen düþme yaþlýlýk sigortasý sisteminin giderek büyüyen açýklarla karþýlaþmasý sonucunu doðurarak, bunlarý finanse etme yükümlülüðü altýndaki Hazine'nin üzerinde artan bir baský yaratýr. Halen demografik geçiþ sürecinin tamamlamamýþ olsa da Türkiye'de nüfus artýþ hýzý istikrarlý biçimde düþüþe ve ortalama yaþam beklentisi de istikrarlý biçimde yükseliþe geçmiþtir (Hoþgör ve Tansel, 2010). Bir yandan iþgücüne katýlým hýzýnýn düþmesi, diðer yandan sistemden yaþlýlýk aylýðý alýnan (pasif sigortalýlýk) sürenin uzamasý, dolayýsýyla da nüfusun Ç/E oraný üzerinde aþaðý yönlü baský yapacak biçimde yaþlanmaya baþlamasý anlamýna gelen bu geliþmeler, mevcut Ç/E oranlarýnýn düþük seviyesini daha da kaygý verici hale getirmektedir. (4) 78

79 Türkiye'nin hala nispeten genç olan nüfus profili sayesinde, toplam nüfus içinde yaklaþýk yedi çalýþabilir yaþtaki bireye karþý bir yaþlý düþmektedir. Ç/E'nin yüksek olmasýný saðlayabilecek bu çok avantajlý demografik orana karþýn, sosyal güvenlik sistemimizde yaklaþýk 1,8 çalýþana karþý bir emekli maaþý alan vardýr (SGK, 2011). Genel nüfusun yaþ bileþimi ile sosyal güvenlik sistemindeki aktif-pasif oranlarý arasýndaki bu uyumsuzluk, hem aktif sigortalý sayýsýnýn olmasý gerekenin altýnda kalmasýna yol açan nedenlerden, hem de pasif sigortalý sayýsýnýn olmasý gerekenin üstüne çýkmasýna yol açan nedenlerden kaynaklanmaktadýr. Sistemdeki aktif sigortalý sayýsýnýn nispeten düþük olmasýnýn baþlýca nedenleri çalýþabilir nüfusun yarýsýnýn iþgücüne katýlmamasý, katýlanlarýn yarýsýna yakýnýn da kayýt dýþý çalýþmasýdýr. Pasif sayýsýnýn demografik göstergelerin ima ettiðinden yüksek olmasýnýn temel nedeni ise, geçmiþte yürürlüðe konan popülist politikalarýn çok genç yaþlarda emekli aylýðý baðlatmayý mümkün kýlmasýna baðlý olarak emekli aylýðý alanlarýn önemli bir bölümünün yaþlý olmamasýdýr (Sayan ve Kiracý, 2001a ve 2001b. Grafik 4.3 ve 4.4). Esasen demografik projeksiyonlar emeklilik sistemimizin 2020'lerden itibaren yaþlý nüfus problemi ile giderek yoðunlaþan biçimde karþýlaþacaðýný ortaya koymaktadýr. Nitekim son çýkan 5510 sayýlý sosyal güvenlik reformu yasasýnýn temel hedeflerinden biri de Ç/E oranýnýn daha fazla düþmesini önlemek, zaman içinde yükselmesini saðlamaktýr. Bu bölümde, Hoþgör ve Tansel (2010)'deki demografik projeksiyonlar ýþýðýnda, mevcut durumun devamý halinde SGK'nýn yaþlýlýk sigortasý operasyonundan dolayý karþýlaþmasý beklenen gelir-gider dengelerini etkileyecek demografik deðiþkenlerin neler olduðu ve bunlarýn gelecekteki seyrinin nasýl olmasý beklendiði konusu ele alýnmaktadýr Temel Ýþgücü Piyasasý Gruplarýnýn Büyüklüklerinin Tahmini ve Yöntem Bu bölümde yapýlan analiz, Hoþgör ve Tansel (2010)'deki demografik projeksiyonlarý baz almaktadýr. Sistemin aktif oyuncularý olan prim ödeyen sayýlarýný tahmin edebilmek üzere ilk önce, eldeki projeksiyonlardan 15 yaþ üstü kurumsal olmayan nüfus elde edilmekte; ardýndan bu nüfus, yaþ gruplarýna ayrýþtýrýlmaktadýr. Daha sonra, yaþ gruplarýna ve cinsiyete göre iþgücüne katýlým oranlarýna iliþkin varsayýmlar kullanýlarak iþgücü büyüklüðünün yýllara göre seyri kestirilmektedir. Ýþsizlik ve kayýt dýþýlýk oranlarýnýn yaþ gruplarý ve cinsiyete göre nasýl seyredeceðine iliþkin varsayýmlar altýnda, önce çalýþan nüfusu ve sonra da sosyal güvenlik sistemine kayýtlý olarak istihdam edilenlerin sayýlarýný bularak sistemin aktif oyuncularýnýn sayýsýný hesaplamayý tamamlýyoruz Yaþ Üstü Kurumsal Olmayan Nüfus Buradaki analizde kullanilan 15-yaþ üstü kurumsal olmayan nüfusun yýllara göre seyri, Hoþgör ve Tansel (2010) tarafýndan yapýlan projeksiyonlara dayalýdýr. c cinsiyetindeki, 15 yaþ üstü kurumsal olmayan nüfus, N t,c, Hoþgör ve Tansel (2010)'de verilen yýllara ve cinsiyete göre nüfus (P t,c, ) içerisinden (5) no.lu denklemde gösterildiði gibi elde edilir: 79

80 Burada t,c katsayýsý, c cinsiyeti için, kurumsal olmayan nüfusun 15 yaþ üstü nüfus içindeki payýný gösterir. Bu oran Tansel (2012)'den hem erkekler, hem de kadýnlar için zamana göre sabit olacak þekilde t,c = = olarak alýnmýþtýr. Ýkinci aþama, her bir cinsiyet için hesaplanmýþ olan 15 yaþ üstü kurumsal olmayan nüfusun yine cinsiyet temelinde yaþ gruplarýna göre daðýtýlmasýný içerir. N t,c,y t yýlýnda, c cinsiyetinden, y yaþýnda olanlarý göstermek kaydýyla; yazýlabilir. Burada t,c,y parametresi, TÜÝK'in Hanehalký Ýþgücü Anketi'nden 2010 yýlý daðýlýmýna eþit olarak ( t,c,y = 2010,c,y olacak þekilde) alýnmýþtýr. 15 yaþ üstü kurumsal olmayan erkek ve kadýn nüfusunun yaþ gruplarýna göre 2050'ye kadarki seyri, Ek Þekil 1'den Ek Þekil 6'ya kadar olan çizimlerle sunulmuþtur Ýþgücüne Katýlým Sosyal güvenlik sistemine kayýtlý olan bireylerin sayýsýnýn hesaplanmasýnda bir sonraki aþama, yaþ gruplarý ve cinsiyete göre iþgücünün (L t,c,y ) hesaplanmasýdýr. Bu hesaplama, yaþ grubu ve cinsiyete göre iþgücüne katýlým oranlarý, lfpr t,c,y, kullanýlarak yapýlabilir: (5) (6) lfpr t,c,y (7) Bu aþamada çözümlenmesi gereken sorun, dönemi için cinsiyet ve yaþ gruplarýna göre iþgücüne katýlým oranlarýnýn hesaplanmasýdýr. (7) no.lu denklemdeki iþgücüne katýlým oranlarý, lfpr t,c,y, gibi bilinmeyenlerin deðerleri ekonometrik yöntemlerle tahmin edilebilir. Buradaki problem temelde, genel formu þeklinde olan bir denklemde katsayý vektörünün elemanlarýnýn tahminini içerir. Burada z açýklanan baðýmlý deðiþkeni, x ilgili deðiþkeni açýkladýðý düþünülen baðýmsýz deðiþkenleri, ise standart varsayýmlara uygun hata terimini gösterir. Ýþgücüne katýlým oraný, lfpr t,c,y, tahmini baðlamýnda, baðýmlý deðiþken 0 ve 1 aralýðýnda bir orandýr. Yukarýdaki genel form, baðýmlý deðiþkenin deðerleri üzerinde bir sýnýr koymadýðý için, birden büyük veya negatif iþgücü katýlým oranlarý tahmin etme olasýlýðýný bertaraf edecek alternatif bir yaklaþýma ihtiyaç vardýr. Genelleþtirilmiþ doðrusal model (generalized linear model) yaklaþýmý bu ihtiyacý karþýlayacak niteliktedir. Açýklayýcý x deðiþkeni matrisi ile z baðýmlý deðiþkeni arasýnda doðrusal bir baðlantý olduðunu varsayan standart yaklaþýmdan farklý olarak, genelleþtirilmiþ doðrusal model x ve z deðiþkenleri arasýndaki iliþkinin daha genel bir fonksiyonla ifade edilmesine izin verir: (8a) 80

81 Bu denklemde, g(.) fonksiyonel formu ile ilgili yapýlan farklý varsayýmlar, z deðiþkeni üzerinde kýsýtlarýn oluþturulmasýna imkân verir. Bu çalýþmada, dönemi için tahmin edilen iþgücüne katýlým oranlarý deðerlerinin 0-1 aralýðýnda kalmasý için, g(.) fonksiyonu lojistik olarak tanýmlanmýþtýr. Yapýlan analizde, erkekler için iþgücüne katýlým davranýþýnda son yýllarda gözlenen trendin önemli bir yapýsal deðiþime uðramayacaðý varsayýlmýþtýr. Erkeklerin iþgücüne katýlým oranlarýnýn dönemi için, ILO (2011)'da yaþ gruplarýna göre sunulan tahminlere uygun seyredeceði varsayýlmýþtýr. Bu deðerlere ek olarak, 2025 ve 2030 yýllarý için yaþ gruplarý bazýnda tahmin edilen iþgücüne katýlým oranlarý Ercan (2007)'dan, 2040 ve 2050 yýllarý için tahmin edilen oranlar da Güner (2011)'den alýnmýþtýr. Farklý yaþ gruplarýndaki erkekler için gözlenmesi beklenen iþgücüne katýlým oranlarýnýn , 2025, 2030, 2040 ve 2050 için tahmin edilen deðerlerini baðýmsýz deðiþken, zaman trendini ise baðýmlý deðiþken olarak almak suretiyle, her bir yaþ grubu için ayrý olarak yapýlan regresyon analizlerinden elde edilen katsayýlar, dönemindeki tüm yýllarda, tüm yaþ gruplarýndaki erkeklerin iþgücüne katýlým oranlarýnýn hesaplanmasýnda kullanýlmýþtýr. Erkekler için bu þekilde hesaplanan iþgücüne katýlým oranlarý kullanýlarak elde edilen iþgücü deðerleri Þekil 5.1'den Þekil 5.3'e kadar olan çizimlerle görselleþtirilmiþtir. Þekil Yaþ Erkek Ýþgücü (8b) 81

82 Þekil Yaþ Erkek Ýþgücü Þekil Erkek Ýþgücü Kadýnlarýn iþgücüne katýlým oranlarýnýn dönemi için hesaplanmasýnda da erkekler için kullanýlan yaklaþým, ayný veri kaynaklarý ile benimsenmiþtir 10. Kadýnlar için elde edilen iþgücü deðerleri de Þekil 5.4'ten Þekil 5.6'ya kadarki grafiklerde sunulmuþtur. 10 Kadýnlarýn iþgücüne katýlýmýnýn seyrinde eðitim ve gelir düzeyi deðiþikliklerinin etkisi, kullanýlan ILO (2011), Ercan (2007) ve Güner (2011) çalýþmalarýnda göz önüne alýnmýþtýr. Dolayýsýyla, kadýnlarýn iþgücüne katýlým oraný ile ilgili yapýlan hesaplamalar bu etkilerin yaratabileceði yapýsal deðiþmeleri örtük olarak içermektedir. 82

83 Þekil Yaþ Kadýn Ýþgücü Þekil Yaþ Kadýn Ýþgücü 83

84 Þekil Yaþ Kadýn Ýþgücü Ýstihdam Ýstihdam rakamlarýnýn 2050'ye kadar seyrini, istihdamý ilgili dönem için öngörülen ekonomik büyüme oranlarýyla iliþkilendiren bir denklemin parametrelerini tahmin etmek suretiyle hesaplamak mümkündür. Ancak bu çalýþmanýn amaçlarý açýsýndan istihdamýn seyrinin sadece toplam itibarýyla deðil, yaþ gruplarý ve cinsiyete göre de kestirilmesi gereklidir. Bunu yapmak, yukarýda yaþ gruplarý ve cinsiyete göre hesaplanan iþgücü rakamlarý içinden istihdam edilenleri ayýrmayý gerektirir. Bu da, M'nin istihdamý, L'nin iþgücüne katýlan bireyleri ve t, c, y endekslerinin de sýrasýyla zaman, cinsiyet ve yaþý gösterdiði denklemindeki katsayýlarýnýn tahmin edilmesi suretiyle mümkündür. Mevcut çalýþmada bu amaçla, dolaylý bir tahmin stratejisi izlenmiþ; TÜÝK'in Hanehalký Ýþgücü Anketlerinden yýllarý için elde edilen cinsiyet ve yaþ gruplarýna göre iþsizlik oranlarýndan yararlanýlmýþtýr. Ýþsizliðin yerel ve küresel krizlerin etkisiyle yükseldiði aralýklarý da kapsamasý itibarýyla, iþsizlikte yeterli varyasyonun gözlendiði bir dönem olan döneminin iþsizlik oranlarý verileri kullanýlarak, önce erkek ve kadýnlarýn yaþ gruplarýna göre ayrý ayrý hesaplanan deðerleri hesaplanmýþtýr 11. Daha sonra, böylelikle hesaplanan katsayýlarýnýn baðýmlý deðiþken, zaman trendinin ise açýklayýcý yahut baðýmsýz deðiþken olduðu bir regresyon yapýlmýþtýr. Burada da baðýmlý deðiþkenin, iþgücüne katýlým oranýnda olduðu gibi, 0 ve 1 aralýðýnda deðerler almasý dolayýsýyla, tahminlerde lojistik fonksiyon içeren bir genelleþtirilmiþ doðrusal model kullanýlmýþtýr. 11 t,c,y ve U t,c,y sýrasýyla (yaþ ve cinsiyete göre) iþsizlik oranýný ve iþsiz sayýlarýný göstermek kaydýyla, U t,c,y = t,c,y.l t,c,y olacaktýr. Buradan U t,c,y +M t,c,y = ( t,c,y + t,c,y).l t,c,y yazýlabilir ki U t,c,y +M t,c,y = L t,c,y ifadesi taným gereði doðru olduðundan, t,c,y.=1- t,c,y olacaktýr. (9) 84

85 Tahmin edilen zaman trendi katsayýsý yardýmýyla dönemi için her bir yaþ grubu ve cinsiyet için istihdam miktarlarý hesaplanmýþtýr. Erkekler için elde edilen istihdam rakamlarý Þekil 5.7'den Þekil 5.9'a kadarki çizimlerle görselleþtirilmiþtir. Þekil Yaþ Erkek Ýstihdamý Þekil Yaþ Erkek Ýstihdamý 85

86 Þekil Yaþ Erkek Ýstihdamý Kadýnlar için benzer biçimde yapýlan yaþa göre istihdam tahminleri de Þekil arasýndaki þekillerde gösterildiði gibidir. Þekil Yaþ Kadýn Ýstihdamý 86

87 Þekil Yaþ Kadýn Ýstihdamý Þekil Yaþ Kadýn Ýstihdamý 5.3. Sosyal Güvenlik Kapsamýndaki Nüfus Sistemin Aktif Aktörleri: Kayýtlý Ýstihdam Sosyal güvenlik sistemine prim ödeyen aktif sigortalýlarýn sayýsýnýn zaman içindeki seyrini belirlemek için, Bölüm 5.2'de tarif edildiði biçimde hesaplanan istihdamýn ne kadarýnýn sosyal güvenlik kapsamýnda kayýtlý istihdam olduðunun kestirimini yapmak gereklidir. Sosyal güvenlik sistemine kayýtlý olarak çalýþanlar yine Ç ile ve istihdam 87

88 edilenler de M ile gösterilecek olursa, yaþ gruplarý ve cinsiyete göre kayýtlý istihdamýn yýllar üzerindeki seyri ifadesi yardýmýyla toplam istihdama baðlanýr. Dolayýsýyla kayýtlý istihdamýn seyrinin belirlenmesi için, katsayýlarýnýn tahmin edilerek, bunlarýn nasýl tahmin edildiði yukarýda (9) no.lu denklem etrafýnda açýklanan toplam istihdam serisi M t,c,y ile çarpýlmalýdýr. TÜÝK'in Hanehalký Ýþgücü Anketinde cinsiyet ve yaþ gruplarýna göre istihdam bilgisi sosyal güvenlik kayýtlýlýðý bilgisini de içerecek þekilde mevcuttur. Ýstihdam edilen farklý yaþ grubundan çalýþanlarýn ne kadarýnýn sosyal güvenlik kaydý olduðunu gösteren oranlar, dönemi için TÜÝK'ten elde edilmiþtir. Yine lojistik fonksiyonuna dayanan bir genelleþtirilmiþ doðrusal model tahmini ile sosyal güvenlik kayýtlýlýk oranlarýnýn dönemi için tahmini yapýlmýþtýr. Yapýlan regresyon analizinde, çalýþanlar içinde sosyal güvenliðe kayýtlý olanlarýn her bir cinsiyet ve yaþ grubu için farklýlaþan oranlarý baðýmlý deðiþken, zaman trendi ise baðýmsýz deðiþken olarak alýnmýþtýr. Bu oranlar yardýmýyla türetilen sosyal güvenlik kapsamýndaki kayýtlý istihdam edilen erkek çalýþanlarýn (formel erkek istihdamýnýn), zaman içerisindeki yaþ daðýlýmý Þekil 5.13, Þekil 5.14 ve Þekil 5.15'te gösterilmiþtir. Þekil 5.13'te yer alan 2007 yýlý deðeri SGK Ýstatistik Yýllýklarý'ndan alýnmýþtýr ve karþýlaþtýrmaya imkan vermek üzere çizimlere eklenmiþtir. (10) Þekil Sosyal Güvenlik Sistemine Kayýtlý Erkek Ýstihdamýnýn Yaþ Daðýlýmý:

89 Þekil Sosyal Güvenlik Sistemine Kayýtlý Erkek Ýstihdamýnýn Yaþ Daðýlýmý: Þekil Sosyal Güvenlik Sistemine Kayýtlý Erkek Ýstihdamýnýn Yaþ Daðýlýmý: Þekil 5.16, 5.17 ve 5.18'de yine sosyal güvenliðe kayýtlý olarak çalýþan kadýnlarýn benzer biçimde elde edilen sayýsýnýn yýllar içindeki seyri yaþ gruplarýna göre sunulmuþtur. Þekil 5.16'da yer alan 2007 yýlý deðeri SGK Ýstatistik Yýllýklarý'ndan alýnmýþtýr ve karþýlaþtýrmaya imkan vermek üzere çizimlere eklenmiþtir. Þekil arasý çizimlerin tümünde ortak olan husus, kayýtlý çalýþma oranýnýn hem erkeklerde hem de kadýnlarda yaþ ilerledikçe düþmesidir. Bunun nedenleri arasýnda son düzenlemeler öncesi erken yaþta emekli olarak maaþ almaya baþlayanlarýn daha sonra kayýtsýz çalýþmayý seçmelerinin yaygýn olmasý da bulunmaktadýr. 89

90 Þekil 5.16, 5.17 ve 5.18'de yine sosyal güvenliðe kayýtlý olarak çalýþan kadýnlarýn benzer biçimde elde edilen sayýsýnýn yýllar içindeki seyri yaþ gruplarýna göre sunulmuþtur. Þekil 5.16'da yer alan 2007 yýlý deðeri SGK Ýstatistik Yýllýklarý'ndan alýnmýþtýr ve karþýlaþtýrmaya imkan vermek üzere çizimlere eklenmiþtir. Þekil arasý çizimlerin tümünde ortak olan husus, kayýtlý çalýþma oranýnýn hem erkeklerde hem de kadýnlarda yaþ ilerledikçe düþmesidir. Bunun nedenleri arasýnda son düzenlemeler öncesi erken yaþta emekli olarak maaþ almaya baþlayanlarýn daha sonra kayýtsýz çalýþmayý seçmelerinin yaygýn olmasý da bulunmaktadýr. Þekil Sosyal Güvenlik Sistemine Kayýtlý Kadýn Ýstihdamýnýn Yaþ Daðýlýmý: Þekil Sosyal Güvenlik Sistemine Kayýtlý Kadýn Ýstihdamýnýn Yaþ Daðýlýmý:

91 Þekil Sosyal Güvenlik Sistemine Kayýtlý Kadýn Ýstihdamýnýn Yaþ Daðýlýmý: Pasif Aktörler: Emekliler Sosyal güvenlik sistemi giderlerinin yýllara göre seyrinin hesaplanmasý için yaþ gruplarýna göre emekli sayýsýnýn 2050'ye kadar gidiþatý kestirilmelidir. Burada göz önüne alýnmasý gereken kritik husus, emeklilik yaþýnda yapýlan kademeli artýþ düzenlemeleridir. Gerek 1999 reformu, gerekse son sosyal güvenlik reformu çerçevesinde, emekliliðe hak kazanmak için gereken asgari yaþta, zaman içerisinde kademeli biçimde yapýlan artýþlar, bazý yaþ gruplarýndaki pasif sayýsýnýn belli yýllardan itibaren sýfýra düþeceðini ima eder. Aþaðýda da açýklandýðý üzere, herhangi bir yýldan itibaren en düþük emeklilik hak ediþ yaþýnýn yasal olarak, söz gelimi 50'ye çýkartýlmasý, belli bir süre sonra emekli maaþý alan 50 yaþ altý hiçbir bireyin kalmamasý anlamýna gelecektir. Bu nedenle, bu bölümde ilk olarak ilgili mevzuattan emeklilik yaþýnýn nasýl seyrettiði ve bu yaþ seyrinin emekli sayýlarý ile ilgili olarak ne ima ettiði tartýþýlmýþtýr. Farklý yaþ gruplarýndaki pasif sayýlarýnýn hangi yýllarda sýfýra düþtüðü tartýþýldýktan sonra, bu yaþ gruplarý için emekli sayýlarýnýn 2050 yýlýna kadar olan seyri hesaplanmýþtýr Emekliliði hak ediþ yaþýndaki deðiþiklikler 1999 reformundan önceki Türk sosyal güvenlik mevzuatýnda, emekli maaþý baðlatmak için belirli bir asgari yaþý geçmeyi zorunlu kýlan bir hüküm yer almýyordu. Emekliliði hak etmek için gerekli ve yeterli olan koþul, erkekler için asgari 25 yýl, kadýnlar için ise 20 yýl prim ödemiþ olmaktý. Dolayýsýyla sisteme giriþini 18 yaþýnda yapmýþ bir bireyin, prim ödemelerinde kesinti olmadýðý varsayýmý altýnda, kadýn ise 38, erkek ise 43 yaþýnda emekli olma ve maaþ almaya baþlamasý mümkündü. 1999'da çýkan 4447 Sayýlý Kanun, emekliliði hak etmek için belirli bir yaþta olma zorunluluðunu Türk sosyal güvenlik 91

92 mevzuatýna soktu. Anayasa Mahkemesi'nin 4447 sayýlý Kanunla düzenlenen yaþ artýþ þemasýna yapýlan itirazlarý haklý bulmasýna baðlý olarak, yaþ hususu 2002'den itibaren yürürlüðe giren 4759 Sayýlý Kanun ile yeniden düzenlendi Sayýlý Kanun, asgari prim ödeme süresini dolduran sigortalýlarýn emekli maaþý baðlatmak için doldurmasý gereken asgari yaþýn zaman içinde nasýl yükseltileceðini belirleyen yeni bir kademeli artýþ þemasýný uygulamaya koydu (Sayan, 2006 ve 2009). Bu yasa, farklý sosyal güvenlik kurumlarýndan sisteme giriþ yapmýþ erkek ve kadýnlarýn emekli olabilecekleri yaþ ve yýllarý Ek Tablo 1'den Ek Tablo 8'e kadar olan tablolarda olduðu gibi düzenlemiþtir. Bu aþamalý geçiþ sistemi uyarýnca, belli yaþ gruplarýndaki pasif sayýsýnýn belirli yýllardan itibaren sýfýrlanmasý gerekmektedir (Sayan, 2002). Hangi yaþ grubunda pasif sayýsýnýn, hangi yýl sýfýra ineceði Ek Tablo 1'den Ek Tablo 8'e kadar olan tablolardan izlenebilir. Her yaþ grubu ve cinsiyet için, pasif sayýsýnýn hangi yýldan itibaren sýfýra ineceði Tablo 5.1'de gösterilmektedir. Örneðin, yaþ grubunda olup emekli maaþý almakta olan pasif erkek sayýsýnýn 2018'de, pasif kadýn sayýsýnýn ise 2024'te sýfýra düþmesi beklenmektedir. Tablo 5.1. Cinsiyete Göre Yaþ Gruplarýndaki Pasif Sayýlarýnýn Sýfýr Olmasý Beklenen Yýllar Kaynak: Ek Tablo 1 - Ek Tablo 8'deki bilgilere dayanarak derlenmiþtir Emeklilerin yaþ daðýlýmýnýn hesaplanmasý Emekli sayýsýnýn dönemi boyunca izleyeceði seyri saptamak için ilk olarak, SGK'nýn 2007, 2008 ve 2009 yýllýklarý ile SGK'ya devredilen BaðKur, Emekli Sandýðý ve SSK istatistiklerinden derlenen yýllarý için cinsiyet ve yaþ gruplarýna göre emekli sayýlarý kullanýlmýþtýr. Yukarýda söz edilen yaþ artýþ düzenlemeleri çerçevesinde, 45 yaþ altý erkek emekli sayýsýnýn, Tablo 5.1'de de gösterildiði gibi 2010'dan itibaren sýfýra düþmesi beklenmektedir yaþ grubundaki erkek emekli sayýsýnýn da, 2009 deðerinden doðrusal olarak düþerek 2018'de sýfýra ineceði varsayýlmýþtýr. Ayný yaklaþým ile yaþ grubundaki emekli sayýsýnýn 2031'de; grubundakilerin ise 2039'da sýfýra düþeceði varsayýlmýþtýr , 65-69, ve 75 üstü yaþ gruplarýndaki emekli sayýsýnýn artýþýnýn, ayný yaþ gruplarýndaki erkek nüfusu ile ayný oranda olacaðý varsayýlmýþtýr. Bu varsayýmlar altýnda elde edilen emekli erkek sayýsýnýn yaþ gruplarýna göre daðýlýmý, seçilen yýllar için Þekil 5.19, Þekil 5.20 ve Þekil 5.21'den görülebilir. 92

93 Þekil Emekli Erkeklerin Yaþ Daðýlýmý: Þekil Emekli Erkeklerin Yaþ Daðýlýmý:

94 Þekil Emekli Erkeklerin Yaþ Daðýlýmý: Emekli olan kadýnlarýn sayýsýnýn seyrinin hesaplanmasýnda da benzer bir yaklaþým benimsenmiþtir. Tablo 5.1'de de gösterildiði gibi, yaþ grubundaki kadýn emekli sayýsýnýn 2014'te; yaþ grubundaki kadýn emekli sayýsýnýn 2024'te; yaþ grubundaki kadýn emekli sayýsýnýn 2034'te ve yaþ grubundaki kadýn emekli sayýsýnýn ise 2044'te sýfýrlanacaðý varsayýlmýþtýr. Bu yaþ gruplarýndaki emekli kadýn sayýlarýnýn hesaplanmasýnda sayýnýn sýfýra düþtüðü yýla kadar doðrusal deðiþim varsayýlmýþtýr. 60 yaþ üstü yaþ gruplarý için ise, kadýnlarýn iþgücüne katýlýmýndaki artýþýn yansýtýlabilmesi için, ilgili yaþ gruplarýndaki kayýtlý kadýn istihdamýndaki artýþ hýzý kullanýlmýþtýr. Elde edilen emekli kadýn sayýlarýnýn yaþ daðýlýmý Þekil 5.22'den Þekil 5.24'e kadar olan çizimlerle sunulmuþtur. Þekil Emekli Kadýnlarýn Yaþ Daðýlýmý:

95 Þekil Emekli Kadýnlarýn Yaþ Daðýlýmý: Þekil Emekli Kadýnlarýn Yaþ Daðýlýmý: Þekil 5.25 hemen yukarýda hesaplanan kadýn-erkek emekli sayýlarýný, daha önce hesaplanan kayýtlý çalýþan sayýlarýyla birlikte göstermektedir. 95

96 Þekil Kadýn ve Erkek Aktiflerin ve Pasiflerin Seyri: Kadýn ve erkek aktif ve pasif sayýlarýna dayanarak hesaplanan aktif/pasif oranlarý da Þekil 5.26'da görselleþtirilmiþtir. Þekil 5.26'da göze çarpan nokta, kadýnlar için aktif/pasif oranýnýn ilk önce yükseldiðini, sonra ise düþtüðünü göstermektedir. Bu durum, 2018 sonrasýnda kadýn pasiflerin sayýsýndaki artýþtan kaynaklanmaktadýr. Emekli kadýnlarýn sayýsýndaki artýþ ise, çalýþan kadýnlarýn sayýsýndaki artýþla paralel bir süreçtir. Þekil 5.26, kýsa ve orta vadede artan asgari emeklilik yaþýnýn olumlu etkileri olabileceðine iþaret etmektedir. Emeklilik yaþý artýþý, maaþ alan emekli baþýna prim ödeyen çalýþan sayýsýný gösteren aktif/pasif oranýnýn kýsa ve orta vadede yükseleceðini göstermektedir. Ancak uzun vadede yaþlanan nüfusun etkisi ortaya çýkmakta ve aktif/pasif oraný tekrar düþmektedir. Demografik olarak, sosyal güvenlik sistemi için kýsa ve orta vadede olumlu bir tablo gözükse de uzun vadede sistemin sorunlarý devam etmektedir. 96

97 Þekil Kadýnlar, Erkekler ve Toplam Ýçin Aktif/Pasif Oranlarý:

98 98

99 6 B Ö L Ü M YAÞLILIK (EMEKLÝLÝK) SÝGORTA SÝSTEMÝNÝN GELÝR-GÝDER DENGELERÝ

100

101 6. YAÞLILIK (EMEKLÝLÝK) SÝGORTA SÝSTEMÝNÝN GELÝR- GÝDER DENGELERÝ Sosyal güvenlik sistemi kapsamýndaki nüfusun 2050'ye dek izleyeceði patikaya iliþkin buraya kadar açýklanan projeksiyonlar ýþýðýnda, sosyal güvenlik sisteminin gelir ve giderlerinin seyrini kestirmek mümkündür. Bu bölümde ilk olarak, sosyal güvenlik sisteminin gelir projeksiyonlarý açýklanmaktadýr Emeklilik Sigortasý Prim Gelirlerinin Seyri Gelirlerin Seyrine Ýliþkin Baz Senaryo Sosyal güvenlik sisteminin prim geliri, farklý yaþ gruplarýnda çalýþanlardan ve iþverenlerden alýnan yasal katkýlara dayanmaktadýr. Dolayýsýyla prim gelirleri, çalýþanlarýn ücretlerinin bir oraný olarak aþaðýdaki gibi hesaplanabilir: (11) Burada G t sosyal güvenlik kurumunun gelirini göstermektedir. Ç t,y, t zamanýnda y yaþýnda olan aktifleri; w t, t zamanýndaki prime esas ücret gelirini ve p t, t zamanýndaki prim oranýný göstermektedir. Denklemdeki e y terimi ise, yaþ etkinlik endeksidir. Cilasun (2009) ve Yaþar (2010) çalýþmalarýnda da tartýþýldýðý gibi, Türkiye'de ücret geliri yaþa göre, diðer ülkelerdekine benzer bir biçimde deðiþmektedir. (11) no.lu denkleme eklenen yaþ endeksi, t zamanýnda farklý yaþlarda (dolayýsýyla farklý deneyim ve beceri düzeylerinde) olan bireylerin ücretlerinin ayný t zamanýnda geçerli olan ortalama ücret düzeyi olan w t 'den sapmalarýný yansýtmaktadýr. (11) no.lu denklemde tanýmlanan prim gelirlerinin zaman içinde alacaðý deðerleri hesaplamanýn ilk adýmý olarak, ücretin yaþa göre daðýlýmýný gösteren yaþ etkinlik endeksi e y hesaplanmýþtýr. Bunu yaparken, Deaton (1985) tarafýndan önerilen düzmece panel (pseudo panel) yapýsý benimsenmiþtir. Elde detaylý panel verisi olmadýðý durumlarda, kesit verilerden oluþturulan gruplar aracýlýðýyla panel veri setine benzeyen bir yapýnýn oluþturulabileceðini öneren Deaton'ý (1985) izleyerek, ücretin yaþ gruplarýna göre nasýl farklýlaþtýðý, 2003, 2004 ve 2005 yýllarý için Hanehalký Bütçe Anketi verileri kullanýlarak incelenmiþtir. Yaþ gruplarý için ücret gelirleri kesit anket veri setlerinden derlenerek, farklý yýllarda yaþ gruplarýna göre ücret geliri düzeyi yaþ grubunun ortalamasý olarak hesaplanmýþtýr. Ortalama ücretin baðýmlý deðiþken; yaþ, yaþýn karesi, yaþýn üçüncü kuvveti (kübü) ve yýl kukla deðiþkeninin açýklayýcý deðiþkenler olduðu bir en küçük kareler (EKK) regresyonu ile ücret üzerindeki saf yaþ etkileri polinom olarak elde edilmiþtir. Elde edilen yaþ endeksi polinomunun grafiði, Þekil 6.1'de sunulmuþtur. Þekil, Türkiye'de ücretlerin Cilasun (2009)'da ve Yaþar (2010)'da da vurgulandýðý gibi kambur bir yaþ profiline sahip olduðunu göstermektedir. 101

102 Þekil 6.1. Yaþa Göre Ücret Deðiþimini Gösteren Yaþ Etkinlik Endeksi Gelirlerin (11) no.lu denklemle ifade edilen seyri, dönemi için, Bölüm 4.2.1'de tarif edildiði gibi hesaplanan deðiþik yaþtaki aktiflerin sayýsý (Ç t,, y ) ile bu bölümde hesaplanan yaþ etkinlik endeksi (e y ) deðerlerini kullanmak suretiyle hesaplanabilir. Analizimizin baz yýlý olan 2010'da sosyal güvenlik sistemi gelirinin 100 birim olarak alýnmasý ve arasý ortalama ücretin her yýl için 1 birime normalize edilmesi durumunda, (11) no.lu denklemdeki prim oraný, 0,0084 olarak hesaplanmaktadýr. Gerçekte toplanan primlerin oranýndan farklý olan bu oran, ortalama ücrette zaman içinde gözlenecek deðiþikliklerin sistemin prim gelirleri üzerinde yapacaðý etkileri bastýrarak hesaplanan ve böylece, sadece ve sadece demografik deðiþimin etkilerine odaklanmayý mümkün kýlan teorik bir orandýr. Demografik deðiþimin etkileri, bahsi geçen demografik deðiþikliklerin yaþlýlýk sigorta prim gelirlerinde baz yýlý olan 2010 gelirlerine referansla gerçekleþen artýþlar cinsinden ifade edilmektedir Gelirlerin Seyrinde Ýyimser ve Kötümser Sapmalar Açýktýr ki, bir sosyal güvenlik sisteminin yaþlýlýk sigortasý (emeklilik) prim gelirlerinin, bugünden 40 yýla uzanan bir gelecekte gözlenmesi beklenen seyrine iliþkin kestirimlerde sapmalar olmasýný mümkün kýlan çok sayýda neden vardýr. Bu çalýþmada etkilerine odaklandýðýmýz demografik deðiþimin bizzat kendisi, mükemmelen öngörülmesi son derece güç bir süreçtir. Ayrýca iþgücüne katýlým oranlarýnda ve sosyal güvenlik sistemine kayýtlý istihdamda gözlenebilecek dalgalanmalar ile bunlarýn, kestirimlerde kullandýðýmýz varsayýmlarda yol açacaðý mükemmelen öngörülemeyecek sapmalar da, sosyal güvenlik 102

103 sistemi kapsamýndaki nüfusun ve dolayýsýyla sosyal güvenlik büyüklüklerinin seyri için önemli imalara sahiptir. Bu yüzden, sosyal güvenlik kurumu gelir ve gider büyüklüklerini hesaplarken, kritik deðiþkenlerin içinde yer almasý olasý bantlarý ya da deðer aralýklarýný göz önüne almakta yarar vardýr. Sosyal güvenlik sistemi kapsamýndaki nüfusun içerisinde kalacaðý bandýn sýnýrlarý, iþgücüne katýlým oranýndaki ve sosyal güvenlik sistemine kayýtlý istihdam payýndaki deðiþiklikler kurgulanarak hesaplanabilir. Kadýnlar ve erkeklerin farklý yaþ gruplarýndaki iþgücüne katýlým ve sosyal güvenlik kayýtlýlýðýnýn seyri deðiþtirilerek iyimser ve kötümser senaryolar kurgulanabilir ve bu senaryolara karþýlýk gelen alt bant ve üst bantlar hesaplanabilir. Alt ve üst bantlarýn hesaplamasý (7), (9) ve (10) numaralý denklemler yardýmýyla gerçekleþtirilebilir. Bunlardan (7)'nin 15 yaþ üstü nüfusu iþgücüne; (9)'un iþgücünü toplam istihdama ve (10)'un da sosyal güvenliðe kayýtlý istihdamý toplam istihdama baðladýðý hatýrlanarak, lfpr t,c,y (12) ifadesi yazýlabilir. Bu denklem t zamanýnda, c cinsiyetinde ve y yaþ grubunda olan sosyal güvenlik sistemine kayýtlý çalýþanlarý (Ç t,c,y ), ayný gruptaki 15 yaþ üstü kurumsal olmayan nüfusa (N t,c,y ) doðrudan baðlar. Ýþgücüne katýlým oraný, lfpr, ile sosyal güvenlik kayýtlýlýk oraný,, deðerlerindeki dalgalanmalar sosyal güvenliðe kayýtlý istihdamda da dalgalanmalara yol açacaktýr. Toplam kayýtlý çalýþan sayýsýnýn, sosyal güvenliðe kayýtlý çalýþanlarýn toplam istihdam içindeki payý ile iþgücüne katýlým oranlarýnda olabilecek deðiþikliklere tepkisini, denklem (12)'nin iki tarafýndaki toplam deðiþimin matematiksel ifadesi yardýmýyla hesaplamak mümkündür 12 : Denklem (13), yaþ ve cinsiyete göre iþgücüne katýlým oraný lfpr t,c,y ile yine yaþ ve cinsiyete göre sosyal güvenliðe kayýtlý istihdam oraný t,c,y 'nin alabileceði farklý deðerlerin alt ve üst-sýnýrlarý yardýmýyla sosyal güvenlik kapsamýndaki çalýþan aktiflerin içinde seyredebileceði bir bant bulunmasýna izin verir. Bu bantýn hesaplanmasý için, yüksek katýlým ve kayýtlýlýk oranlarýna dayalý bir iyimser senaryo ile düþük katýlým ve kayýtlýlýk oranlarýna dayalý bir kötümser senaryo kurgulanmýþtýr. (13) 12 Denklemde dn terimini içeren bir ifadenin yer almamasý nüfusun sabit olduðu izlenimi verse de, buradaki analiz nüfusun zaman içerisindeki olaðan seyrine (kullanýlan projeksiyonlarda öngörüldüðü biçimde) devam ettiðini reddetmemektedir. Denklem nüfusun projekte edilen seyrini veri alýrken, iþgücüne katýlým oraný ve sosyal güvenliðe kayýtlý istihdam oranýndaki deðiþmelerin, aktif çalýþan sayýsýnýn zaman içinde izleyeceði patikalarý nasýl farklýlaþtýracaðýný göstermektedir. Bir baþka deyiþle buradaki toplam türev zamana göre deðil, demografik yapýnýn altýnda yatan parametre deðerlerine göredir. 103

104 Yüksek oranlara dayalý iyimser senaryo için þu varsayýmlar yapýlmýþtýr: Erkeklerde iþgücüne katýlým oraný, lfpr t,c,y, ile sosyal güvenlik kayýtlýlýk oraný, t,c,y tüm yaþ gruplarý için 2010 yýlýndan 2050 yýlýna kadar doðrusal bir biçimde toplamda % 2,5 artmaktadýr. Yani her bir yaþ grubundaki erkek çalýþanlar için baz senaryodaki katýlým oraný, her yýl sabit bir oranda ve 2010=100 (indeks) deðerinden baþlayarak 2050=102,5 deðerine ulaþacak þekilde yavaþ yavaþ artýrýlmaktadýr. Dolayýsýyla iþgücü, baz senaryoya kýyasla, daha yukarýda ve eðimi yavaþ yavaþ artan bir patika izlemektedir. Kadýnlarda, iþgücüne katýlým oraný, lfpr t,c,y tüm yaþ gruplarý için 2010 yýlýndan 2050 yýlýna kadar doðrusal bir biçimde toplamda % 5 artmaktadýr. Sosyal güvenlik kayýtlýlýk oraný t,c,y ise hem kadýnlar hem de erkekler için % 2,5 artýrýlmaktadýr. Düþük oranlara dayalý kötümser senaryo için ise þu varsayýmlar yapýlmýþtýr: Erkeklerde iþgücüne katýlým oraný, lfpr t,c,y, ve sosyal güvenlik kayýtlýlýk oraný, t,c,y tüm yaþ gruplarý için 2010 yýlýndan 2050 yýlýna kadar doðrusal bir biçimde toplamda % 2,5 düþmektedir. Yani her bir yaþ grubundaki erkek çalýþanlar için baz senaryodaki katýlým oraný, 2010=100 (indeks) deðerinden baþlayarak 2050=97,5 deðerine ulaþacak þekilde yavaþ yavaþ azaltýlmaktadýr. Kadýnlarda ise iþgücüne katýlým oraný, lfpr t,c,y, zaten çok düþük olduðundan bu senaryoda ele alýnan indirim düþük tutulmuþtur. Bu senaryoya göre, kadýnlarda iþgücüne katýlým oraný, lfpr t,c,y, ve sosyal güvenlik kayýtlýlýk oraný, t,c,y tüm yaþ gruplarý için 2010 yýlýndan 2050 yýlýna kadar doðrusal bir biçimde toplamda % 1 düþmektedir. Bu varsayýmlar altýnda, sosyal güvenlik kapsamýndaki çalýþanlar (aktifler) için elde edilen bant, Þekil 6.2'de görselleþtirilmiþtir. Þekle göre, 2010'da olan aktif sayýsý, 2050'ye dek artarak 34,6-38,1 milyon aralýðýnda bir deðere ulaþacaktýr (baz senaryo altýndaki 2050 deðeri ). Þekil 6.2. Toplam Aktifler Alt ve Üst Senaryo Seyri 104

105 Ýyimser ve kötümser senaryolar çerçevesinde hesaplanan prim ödeyen (aktif) çalýþan sayýlarý ýþýðýnda, emeklilik sistemi gelirlerinin dönemi boyunca içinde seyretmesi beklenen bandý oluþturmak da mümkündür. Aktif çalýþan sayýlarýnýn içinde seyretmesi beklenen Þekil 6.2'deki aralýðý tanýmlayan deðerlerin, gelirlerin hesabýnda kullanýlan (11) no.lu denkleme yerleþtirilmesi suretiyle bulunan prim gelirleri aralýðý Þekil 6.3'de sunulmuþtur. Þekil 6.3. Alt ve Üst Senaryolarda Sosyal Güvenlik Prim Gelirleri Seyri Bu sonuçlarý yorumlarken hatýrlanmasý gereken önemli bir husus, rapor edilen sonuçlarýn, reel ücretin 2010 düzeyinde kaldýðý ve sosyal güvenlik parametrelerinin deðiþmediði varsayýmý altýnda elde edildiðidir. Bir baþka deyiþle, Þekil 6.3'te görselleþtirilen sonuçlar, prim gelirlerinde sadece demografik etkilere baðlý olarak ortaya çýkmasý beklenen mütevazý artýþý, 100 birime normalize edilen 2010 yýlý prim gelirlerine referansla göstermektedir. Yapýlan hesaplamalar döneminde sosyal güvenlik sistemi prim gelirlerinin alt senaryoda 100 birimden 256 birime, üst senaryoda ise yaklaþýk 286 birime çýkacaðýna iþaret etmektedir. Her iki senaryoda da gözlenen artýþýn sebebi, etkin emekteki artýþtýr. Nüfusun yaþlanma eðilimine raðmen, yaþ etkinliðinin en yüksek olduðu yaþ grubundaki (Þekil 6.1.) aktif çalýþan sayýsý artmakta; dolayýsýyla etkin emekte artýþ olmaktadýr. 105

106 6.2. Emeklilere Yapýlan Ödemelerin Seyri Ödeme Giderlerinin Seyrine Ýliþkin Baz Senaryo Türkiye'de sosyal güvenlik sistemindeki önemli bir sorun, sistemin verdiði ciddi boyutlardaki açýklardýr. Bu bakýmdan, mevcut çalýþma benzeri bir çalýþma açýsýndan açýklarýn seyri, ele alýnmasý gereken önemli bir sorudur. Bunun yapýlabilmesi yani sistemin açýklarýnýn dönemindeki gidiþatýnýn kestirilebilmesi için, sistemin gelirlerine ek olarak, giderlerinin de öngörülmesi gereklidir. Bu yapýlýrken ilk olarak, analizin baz yýlý olan 2010'da sistemin prim gelirlerinin emeklilere yapýlan ödemeleri karþýlama oranlarýna bakýlmalýdýr. SGK 2010 Yýllýðýnýn Mali Ýstatistikler kýsmýnda 2010 yýlý için devlet katkýsý hariç prim gelirlerinin, emekli aylýðý ve saðlýk ödemelerini karþýlama oraný % 60 olarak verilmiþtir. Diðer bir deyiþle ödemeler, gelirlerin yaklaþýk 1,66 katýdýr. Buradaki analizde göz önüne alýnan giderlere dair yapýlan hesaplamalarýn, gelir hesaplamalarý ile tutarlý olmasý için, gelirlerin 100'e normalize edilen baz yýlý deðerine karþýlýk, 2010 yýlýndaki giderleri de 166'ya eþitlenmiþtir 13. Ýkinci olarak, dönemi için oluþturulan demografik dinamikler ile sistemin giderleri birbirine baðlanmalýdýr dönemi giderleri bu çerçevede incelenirken iki grup bireyin varlýðýna dikkat edilmelidir. Birinci gruptaki kiþiler, 2010 öncesinde emekli olan ve bu çalýþmanýn kapsadýðý döneminin baþý itibarýyla emekli stokuna dahil olup, maaþ almakta olan kiþilerdir (pasifler). Bu birinci grupta yer alan pasiflerin emekli maaþlarý, 2010 öncesinde geçerli olan sosyal güvenlik mevzuatý çerçevesinde hesaplanarak ilgili kiþilere baðlanmýþ olan maaþlardýr. Ýkinci grup ise, 2010 ve sonrasýnda emekli olanlarý içerir. Giderlerinin dönemindeki seyri incelenirken bu ikinci gruptaki kiþilerin emekli maaþlarýnýn hesaplanmasý da yapýlmalýdýr. Giderlerin hesaplanmasýnda ilk adým olarak emekli maaþýnýn, maaþ hesaplanmasýna esas teþkil eden gelirle nasýl iliþkili olduðu incelenmelidir. Türkiye sosyal güvenlik sisteminde emekli maaþý, emekli olan bireyin çalýþýrken elde ettiði gelirin bir oraný üzerinden baðlanýr. Çalýþýrken elde edilen gelirin ne kadarýnýn emekli maaþý olacaðýný gösteren orana "aylýk baðlama oraný" veya kýsaca baðlama oraný denir. Sistem giderlerinin seyrini, gelirlerinkine benzer biçimde öngörebilmek üzere, emekli maaþlarýnýn hesaplanmasýna, bunun için de bir baðlama oraný deðerine ihtiyaç vardýr. 13 Yapýlan gelir-gider dengesi analizi yaþlýlýk (emeklilik) sigortasý prim gelirleri ile emekli aylýk ödemeleri arasýndaki farkýn 2050'ye kadar seyrine odaklandýðýndan, prim gelirlerinin 100'e normalize edilen baþlangýç yýlý deðeri ile uyumlu bir emeklilik maaþ gider tutarýna ihtiyaç vardýr. Yani hesaplamalara esas teþkil eden kurumsal gelir ve gider deðerleri, ayný ödeme türlerini içermelidir. Hem gelir hem de giderin 2010 yýlýnda, baðýmlýlara yapýlan ödemeler ve saðlýk harcamalarýndan net olarak emeklilere yapýlan maaþ ödemelerini içermesi gereklidir. SGK Ýstatistik Yýllýklarý'nda gider olarak emekli maaþlarý, baðýmlýlara yapýlan ödemeler, karþýlýksýz ödemeler ve saðlýk harcamalarý alt kalemleri bulunabilmektedir. Fakat prim gelirleri toplam olarak verilmekte, saðlýk ve emekli maaþý geliri olarak ayrýþtýrýlmamaktadýr. Dolayýsýyla, burada prim gelirlerinin maaþ ve saðlýk giderlerini karþýlama oranýnýn % 60 olduðu bilgisinden hareket edilmiþtir. 106

107 Baðlama oraný, 2010 yýlýnda ödenen toplam emekli maaþ tutarý ve emekli maaþý hesaplama yöntemi kullanýlarak hesaplanabilir yýlýndaki emekli maaþ giderleri þu þekilde hesaplanabilir: (14) Denklem (14), 2010 yýlýnda SGK tarafýndan yapýlan toplam emekli maaþý (EM) ödeme giderlerini (X); o yýl y yaþ grubunda olan emeklilerin sayýsý, E 2010,y, ile bu kiþilerin maaþlarýnýn (EM 2010,y ) çarpýmýnýn tüm yaþ gruplarý üzerinde toplamý olarak ifade etmektedir. Burada yaþ gruplarýna göre emekli sayýlarý, Bölüm 4.2.2'de açýklandýðý biçimde hesaplanmýþtýr yýlýnda sistemin giderlerinin, prim gelirlerinin 1,66 katý olmasýndan hareketle, giderlerin baz tutarý 166 deðerinde sabitlenmiþtir. Baðlama oranýna ulaþmak için gereken diðer bilgi, 2010 yýlýnda emekli maaþýnýn nasýl hesaplandýðýdýr. Çalýþmada, 2010 yýlýndan önce ve sonra baðlanan emekli maaþlarýnýn farklý yöntemlerle hesaplandýðýndan hareket edilmiþtir yýlýnda y yaþýnda olup, bu tarihten önce emekliye ayrýlmýþ olan bir kiþinin emekli maaþý, son çalýþtýðý dönemde eline geçen gelirin ortalama baðlama oraný ile çarpýlmasý suretiyle hesaplanýr: Denklem (15)'e göre, 2010 yýlýnda y yaþýnda olan bir emeklinin emekli olurken baðlanan maaþý, (y-r) yýl önce R yaþýnda iken emekli olmasýndan hemen önce eline geçen gelirin baðlama oraný, b, ile çarpýlmasý ile elde edilir. (14) ve (15) birlikte kullanýlarak eþitliði yazýlabilir. Sistemin emeklilik maaþ giderleri, yaþ etkinlik endeksleri, ücretler ve emekli birey sayýlarý veri iken, ortalama baðlama oranýnýn 2010 yýlý deðeri (16) yardýmýyla hesaplanabilir. Ancak bu hesaplamanýn tamamlanmasý için ek bir bilgiye daha ihtiyaç vardýr yýlýnda emekli statüsünde olan farklý yaþlardaki bireyler, geçmiþte farklý yýllarda emekli olmuþlardýr. Dolayýsýyla bu kiþilerin emekli maaþý hesabýna esas teþkil eden ücret gelirleri ve dolayýsýyla da emekli maaþlarý farklýlaþmalýdýr yýlýnda farklý yaþlardaki emeklilerin emekli maaþlarýndaki farklýlaþmayý yansýtmak için, Dünya Bankasý WDI veri tabanýndan Türkiye'de dönemi kiþi baþý reel gelir artýþý hesaplanmýþtýr döneminde kiþi baþý reel gelir yýlda ortalama % 2,72 artmýþtýr. Dolayýsýyla 2010 yýlýnda emekli maaþý almakta olan farklý yaþlardaki bireylerin maaþlarýnýn bu oranda farklýlaþtýðý varsayýlmýþtýr. Bu büyüme varsayýmý ve (16) kullanýlarak, 2010 yýlýnda baðlama oraný 0,03 olarak hesaplanmýþtýr. Baðlama oraný ve gelirin seyri veri iken döneminde sosyal güvenlik sisteminin giderlerinin nasýl seyredeceði hesaplanabilir. Fakat bu seyrin hesaplanýlmasýndan önce, iki ek noktayý daha vurgulamak gereklidir. (15) (16) 107

108 Ýlk olarak; 2010 sonrasýnda emekli maaþý hesaplama yönteminin deðiþtiði varsayýlmýþtýr. Baðlama oraný hesaplamasýna esas teþkil eden (15), emekli maaþýnýn emekli olmadan hemen önceki gelirin bir oraný olduðunu varsayar. Fakat bu yaklaþým, yakýn geçmiþte tamamlanmýþ olan sosyal güvenlik sistemi reformu ile deðiþmiþtir. Yürürlükteki mevzuata göre, emekli maaþýnýn hesaplanmasýnda emekli olan bireyin prim ödeyerek çalýþtýðý tüm süre ya da bütün çalýþma yaþamýndaki kazançlarý esas olarak alýnmaktadýr. Bu çerçevede, ilk önce bireyin yaþam boyu ortalama geliri, prim ödenen dönemlerdeki gelirin aðýrlýklý ortalamasý olarak hesaplanýr. Söz konusu ortalama bu çalýþmada (17) eþitliði ile hesaplanmaktadýr. (17) d yýlýnda doðup, A yaþýnda (yani t=d+a yýlýnda) çalýþmaya baþlayan ve R yaþýnda (yani t=d+r yýlýnda) emekli olan, dolayýsýyla R-A dönem çalýþan bir bireyin yaþam boyu ortalama gelirinin (YBOG) yaþ etkinlik endeksleri ve ücretlerin yýllara göre seyri veri iken nasýl hesaplanacaðýný göstermektedir sonrasýnda emekli olan kiþilerin emekli maaþlarýnýn hesaplanmasýnda (17) no.lu denklem esas alýnacaktýr. Vurgulanmasý gereken ikinci nokta, baðlanan emekli maaþlarýnýn reel olarak sabit kalacaðý varsayýmýdýr. Diðer bir ifadeyle, t zamanýnda hesaplanýp baðlanan emekli maaþý, yaþ ve zaman ilerlese de reel olarak sabit kalacaktýr. Sözgelimi 2015 yýlýnda emekli olan bir bireye, emekli olduðunda 1 TL'lik maaþ baðlanmýþ ise 2016 yýlýnda, bu birey bir yaþ daha yaþlandýðýnda, aldýðý emekli maaþýnýn reel deðeri hala 1 TL olacaktýr Ödeme Giderlerinin Seyrine Ýliþkin Ýyimser ve Kötümser Senaryolar Hiç kuþkusuz, yaþlýlýk sigortasý (emeklilik) prim gelirlerinin seyrine benzer biçimde, giderlerin bugünden 40 yýla uzanan bir gelecekte gözlenmesi beklenen seyrine iliþkin kestirimlerde de sapmalar olmasýna yol açabilecek çok sayýda neden vardýr. Yukarýda da vurgulandýðý gibi, bu çalýþmanýn etkilerine odaklandýðý demografik deðiþimin bizzat kendisi, mükemmelen öngörülmesi son derece güç bir süreçtir. Bunun yaný sýra iþgücüne katýlým oranlarý ya da sosyal güvenlik sistemine kayýtlý istihdamda gözlenebilecek dalgalanmalar ile bunlarýn, kestirimlerde kullanýlan varsayýmsal deðerlerde yol açacaðý sapmalar da, sosyal güvenlik sistemi kapsamýndaki nüfusun ve dolayýsýyla giderlerin seyri için de önemli imalara sahiptir. Bu yüzden, kritik deðiþkenlerin içinde yer almasý olasý bantlar ya da deðer aralýklarý, sosyal güvenlik kurumu gider büyüklüklerini hesaplarken de göz önüne alýnmalýdýr. Emekli olup emekli maaþý almakta olan nüfusun (pasif sayýlarýnýn) seyrine iliþkin bantlarýn alt ve üst deðerlerinin hesaplanmasýnda, prim ödeyen aktiflerin seyrine iliþkin 108

109 iyimser ve kötümser senaryolar esas alýnmýþtýr. Hesaplamalarda yapýlan temel varsayým, t zamanýnda c cinsiyetinde ve y yaþýndaki pasiflerin sayýsýnýn, t-1 zamanýnda c cinsiyetinde, y-1 yaþýndaki aktiflerle orantýlý olduðudur. Dolayýsýyla, alt ve üst senaryolarda pasiflerin sayýsý hesaplanýrken þu eþitliðe baþvurulmuþtur: Bu denklemde E t,c,y belli bir t yýlýnda y yaþýnda olan c cinsiyetinden emekli (pasif) sayýlarýný, Ç t-1,c,y-1 ise bir yýl önce, bir yaþ daha genç olan c cinsiyetinden prim ödeyenleri (aktifleri) göstermektedir. Denklem belli bir yýlda, asgari prim ödeme süresini doldurmaya izin veren belli bir yaþtaki aktif çalýþanlarýn bir kýsmýnýn ertesi yýlda emekliye ayrýldýklarýný göstermektedir. 0 ile 1 arasýnda deðerler almasý gereken t,c,y parametreleri emekli olmaya hak kazanmýþ olan ve çalýþmaya devam etmesi mümkün olan çalýþanlardan ne kadarýnýn emekli olmayý seçtiðini belirlemektedir. Denklemdeki t,c,y parametrelerinin deðerleri, alt ve üst senaryolara esas teþkil eden orta senaryodaki kadýn ve erkek aktif ve pasif sayýlarý kullanýlarak dönemi için hesaplanmýþtýr. Maaþ alan emeklilerin (pasiflerin) alt ve üst senaryolarda alacaðý deðerler, hesaplanan t,c,y parametreleri ile prim ödeyen çalýþan (aktif) sayýlarýný tanýmlayan bant deðerlerini (18) no.lu denkleme yerleþtirmek suretiyle hesaplanmýþtýr. Emekli sayýsýnýn alt ve üst senaryolar altýnda beklenen seyri Þekil 6.4'te görülebilir. Þekle göre, 2010'da 6,173 milyon olan pasif sayýsý, 2050'ye dek 16,862 milyona eþit olan baz senaryo deðerini de kapsayan 16,299 milyon - 17,913 milyon aralýðý içinde bir deðere ulaþacaktýr. (18) Þekil 6.4. Toplam Pasifler Alt ve Üst Senaryo Seyri 109

110 Þekil 6.5'de de, giderlerin (maaþ ödemelerinin) dönemi boyunca, yukarýda verilen emekli sayýsý aralýklarýyla uyumlu olmak üzere izlediði bant sunulmuþtur. Bantlarýn hesaplanmasýnda baðlama oraný, 2010 dönemi düzeyinde sabit alýnmýþtýr. Üst bantta iþgücüne katýlým ve sosyal güvenlik sistemine kayýtlýlýk oranýndaki artýþ, yaþlanan nüfus etkisi ile birleþmektedir. Dolayýsýyla giderler üst sýnýrý 2050'de 449 birim düzeyine çýkmaktadýr. Emeklilik yaþýndaki artýþlara raðmen, emekli maaþ ödemelerindeki artýþlarýn yaþlanan nüfusla birlikte artacaðý görülmektedir. Þekil 6.5. Alt ve Üst Senaryolarda Sosyal Güvenlik Emekli Maaþ Ödeme Giderleri 6.3. Sosyal Güvenlik Sistemi Emeklilik Sigortasý Gelir-Gider Dengelerinin Seyri: Genel Deðerlendirme Alt ve üst senaryolara göre hesaplanan çalýþan ve emekli sayýlarýndan, daðýtým esaslý sistemlerde bir emekliyi kaç çalýþanýn finanse ettiðine dair önemli bir gösterge olan aktif/pasif oranýný da hesaplamak mümkündür. Alt senaryo, üst senaryo ve orta senaryo için elde edilen aktif/pasif oranlarý Þekil 6.6a'da sunulmuþtur. Þekil 6.6a'daki grafikler aktif/pasif oranýnýn dönemindeki seyrinin önce artýþlarla baþlayýp sonralarý düþtüðünü göstermektedir. Emeklilik hak ediþ yaþýndaki artýþlarýn emeklilerin sayýsýndaki artýþý yavaþlatmasý yüzünden aktif/pasif oraný baþlangýçta artmaktadýr. Fakat daha sonra yaþlanan nüfus etkisinin baskýn hale gelmesiyle, bu oranda kalýcý bir düþüþ eðilimi gözlemlenmektedir. 110

111 Þekil 6.6a. Aktif/Pasif Oranlarýnýn Alternatif Senaryolarda Seyri Þekil 6.6a'da görüldüðü gibi, ele alýnan senaryolardaki aktif/pasif oranlarý birbirine çok yakýn seyretmektedir. Bu oranýn alternatif senaryolar altýndaki seyrini orta ya da baz senaryodan sapmalar biçiminde tanýmlamak farklarý görmeyi kolaylaþtýrmaktadýr. Þekil 6.6b, iyimser ve kötümser senaryolarýn betimlediði alt ve üst bantlardaki aktif/pasif oranlarýnýn orta senaryodan sapmalarýný yüzde olarak göstermektedir. Þekil 6.6b. Alternatif Senaryolarda Aktif/Pasif Oranýnýn Orta Senaryodan Yüzde Sapmalarý 111

112 Þekil 6.7 emeklilik sistemi gelirlerinin giderlerine oranýný (bir baþka deyiþle, gelirlerin giderleri karþýlama oranýný) göstermektedir. Alternatif senaryolarda gözlemlenen ortak nokta, gelirlerin 2018 yýlýna kadar giderlerden daha hýzlý arttýðýdýr. Gelirler giderleri hiçbir zaman yakalayamasa da, emekliliði hak ediþ yaþý artýþlarý sayesinde gelirlerin giderleri karþýlama oranýnda 2018 yýlýna dek sürecek bir düzelme beklenmektedir. Fakat ilerleyen dönemlerde, yaþlanan nüfus ve artan pasif sayýsý ile birlikte, giderlerin artýþ hýzý daha yüksek olmaktadýr. Nitekim Þekil 6.7, döneminin baþýnda yükselen gelir-gider oranýnýn dönemin son yýllarýna kadar kararlý biçimde düþeceðine, dönem sonunda tekrar toparlanmaya baþlayacaðýna iþaret etmektedir. 2043'ten sonra ortaya çýkan bu toparlanma, 2000'lerin baþýnda yürürlüðe giren emeklilik hak ediþ yaþý artýþlarýnýn etkilerinin de artýk tam olarak görülmesinin bir sonucudur. Nitekim Tablo 5.1'den görülebileceði üzere, 2043 sonundan itibaren 60 yaþ altýnda emekli kalmayacaktýr. Ayrýca artan emeklilik yaþý ile birlikte 2034 sonrasýnda yaþ etkinlik endeksi ve dolayýsýyla ücret geliri nispeten düþük yaþ grubunun da çalýþmaya devam etmesi, yaþam boyu ortalama gelirin düþmesine ve dolayýsýyla baðlanan emekli maaþlarýnýn düþmesine yol açacaktýr. Bu nedenlerle, gelirlerin giderleri karþýlama oranýnda 2018'e kadar gözlenen düzelmenin, 2018 yýlýndan 2043 yýlýna dek sürecek bir dönem boyunca tersine döndükten sonra, 2050'ye doðru tekrar yukarý yönlü bir trende dönmesi beklenmelidir. Bu geç yükselmeden sonra, prim gelirlerinin giderleri karþýlama oranýnýn 2050 deðeri, 2010'dakinden 2 puan kadar yüksek olacaktýr. Þekil 6.7. Sosyal Güvenlik Gelir/Gider Oraný 112

113 7 B Ö L Ü M SONUÇ VE DEÐERLENDÝRME

114

115 7. SONUÇ VE DEÐERLENDÝRME Bir ülkenin demografik geçiþ süreci boyunca nüfusunun yaþ profilinde gözlenen deðiþim, aktif/pasif oranlarýnýn seyri üzerine yaptýðý, zamana yayýlan etki yoluyla sosyal güvenlik sisteminin gelir-gider dengelerini de etkilemektedir. Bu çalýþmada yapýlan analiz, Türkiye için bu dengelerin zaman içindeki evrimini, diðer ekonomik etkileri susturmak (ya da kontrol etmek) ve sadece demografik faktörlerin etkilerine yoðunlaþmak suretiyle ele almýþtýr. Yapýlan hesaplamalar, önümüzdeki dönemde Türkiye'yi bekleyen nüfus yaþlanmasýnýn, zorunlu emeklilik sigortasýnda zaten bozuk olan gelir-gider dengelerini daha da kötüleþtirmeye aday olduðunu göstermektedir. Nitekim emeklilerin dul ve yetimlerine yapýlan ödemeler hiç hesaba katýlmaksýzýn bile, yaþlanmakta olan nüfusun, devletçe daðýtým esaslý olarak sunulan zorunlu yaþlýlýk (emeklik) sigortasýnýn yükünü gözle görülür biçimde artýracaðý anlaþýlmaktadýr. Öte yandan, emekli maaþý baðlatmayý yaþa baðlý olmaktan çýkartmak baþta olmak üzere 1970'lerde baþlayan ve 1990'lara kadar uygulanan popülist politikalarýn vahim sonuçlarýndan alýnan derslerle, (1999'dan baþlayarak) yürürlüðe sokulan bir dizi reform sayesinde Türkiye, nüfus yaþlanmasýnýn etkilerine daha hazýrlýklý hale gelmiþtir. Gerçekten de bu çalýþmanýn 5. ve 6. bölümlerindeki analizden, özellikle emekli maaþý baðlatma yaþýna iliþkin olarak halen yürürlükte olan ve gelecekte girmesi karar baðlanmýþ olan artýþlarýn, nüfus yaþlanmasýnýn emeklilik sistemi üzerinde yaratacaðý ek yükü karþýlama yönünde atýlmýþ çok isabetli adýmlar olduðu anlaþýlmaktadýr. Þöyle ki, Emekli maaþý baðlatma yaþýnýn artmasý emeklilerin yaþ daðýlýmýnda yoðunluðun daha yüksek yaþlara doðru kaymasýna yol açmaktadýr. Çalýþmadaki hesaplamalara temel teþkil eden projeksiyonlara da net biçimde yansýyan bu durum, hem aktiflerin sayýsýnýn emekliliðe baðlý olarak düþme hýzýný hem de pasiflerin sayýsýnýn artma hýzýný yavaþlatmak suretiyle aktif/pasif oranlarýnýn iyileþmesine katkýda bulunmaktadýr. Analizimizin sadece demografik etkilere odaklanmasý, aktif/pasif oranýnýn seyri ile emeklilik sistemi gelir-gider dengeleri arasýnda zaten var olan paralelliði (5.32a ve 5.33 no.lu þekillerden de görüldüðü gibi) iyice netleþtirmektedir: Prim gelirlerinin maaþ giderlerini karþýlama oraný, aktif/pasif oraný ile ayný yönde hareket etmektedir. Aktiflerin artýþ hýzýnýn artmasý gelirlerin; pasif sayýsýndaki artýþýn hýzlanmasý ise giderlerin artmasýna yol açmaktadýr. Emekli maaþýný hak etmek için yasal olarak gereken asgari yaþýn artmasý, çalýþmayý býrakýp fiilen emekli olanlarýn yaþ ortalamasýný bu asgari yaþ ve üstüne doðru çekmek suretiyle aktif/pasif oranýnýn ve dolayýsýyla gelirlerin giderleri karþýlama oranýnýn iyileþmesine katkýda bulunmaktadýr. Gerçekten de bireylerin asgari prim ödeme süresini doldurur doldurmaz çalýþmayý býrakmalarý halinde, yaþlarýndan baðýmsýz olarak maaþ almaya baþlamalarý garanti olmaktan çýktýðý için, emeklilik kararýnýn ertelenmesi eðilimi güçlenmektedir. Bu eðilimin sonucu olarak fiili 115

116 emeklilik, asgari çalýþma (ve prim ödeme) süresinin dolduðu yaþtan, maaþ almaya baþlayabilmek için gereken asgari yaþa ve ötesine doðru kaymaktadýr. Bu da hem prim ödeme süresinin uzamasýna hem de emeklinin kendisine yapýlacak maaþ ödeme süresinin kýsalmasýna yardým etmek suretiyle, sistem gelirlerinin giderleri karþýlama oranýnda bir iyileþme saðlamaktadýr. Gelir-gider dengelerinin seyrinin buradaki analizine temel teþkil eden projeksiyonlarda da gözlenen ve yukarýdaki sonuçlarla uyumlu bir baþka eðilim, zaman geçtikçe, ileri yaþlarda iþgücüne katýlým oranlarýnýn düþmesidir. Ýþgücüne katýlým oranlarýndaki düþüþ 2050'ye yaklaþýldýkça erkeklerde 65 yaþ üstünde, kadýnlarda ise 60 yaþ üstünde bariz hale gelmektedir. Bu gözlem yukarýda sözü edilen emeklilik kararýnýn ertelenmesi senaryosuyla tutarlýdýr. Emekliliði hak ediþ yaþýndaki artýþlar, bireylerin kayýtlý olarak istihdam edildikleri iþlerden erken yaþta emekli olup maaþ baðlattýktan sonra ikinci bir iþte kayýtsýz olarak çalýþma imkanlarýný kýsýtlamaktadýr. Yakýn geçmiþte çokça rastlanan bu durum yavaþ yavaþ kaybolmaktadýr. Dolayýsýyla, önümüzdeki dönemde nispeten ileri yaþlardaki bireyler ya çalýþmaya devam edecek ya da emekli maaþý baðlatabilecekleri yaþa geldikten sonra gerçekten emekli olacak ve kayýtsýz olarak çalýþacaklarý bir iþ bulmaya çalýþmak yerine, normal bir emekli hayatý yaþamaya baþlayacaklardýr. Emeklilik maaþý baðlatmak için yasal olarak gereken asgari yaþ arttýkça artan fiili emeklilik yaþý, emeklilerin toplam nüfus içindeki oranýnýn artmasýný yavaþlatan bir rol oynarken, bu sürece paralel olarak ilerleyen nüfus yaþlanmasý sürecinin ters yönde bir etki yaratmasý aktif/pasif oranýnýn seyri açýsýndan ilginç bir dinamik yaratmaktadýr. Aktif/pasif oranýnýn hem iyimser hem de kötümser senaryolar altýndaki dönemi seyrine bakýldýðýnda (Þekil 6.7.), oranýn 2020'lerin baþýna kadar artýþ göstereceði, ardýndan tekrar düþmeye baþlayacaðý anlaþýlmaktadýr. Baþlangýçtaki yükselme, artan emeklilik yaþýnýn etkilerinin nüfus yaþlanmasý sürecinin etkilerine baskýn gelmesi sonucudur. Ýzleyen dönemde ise, nüfus yaþlanmasýnýn etkilerinin emeklilik yaþý artýþlarýnýn etkisini bastýracaðý; baþlangýçta sayýsý hýzla artan aktif çalýþanlarýn ilerleyen zaman içinde emekliye ayrýlmaya baþlamalarýyla aktif/pasif oranýnýn da tekrar düþmeye baþlayacaðý anlaþýlmaktadýr. Bir baþka deyiþle, mevcut mevzuata ek düzenlemeler yapýlmadýðý takdirde, emeklilik yaþ artýþlarýnýn sistemin gelir-gider dengesi üzerinde kýsa vadede yaratacaðý olumlu etkiler, nüfus yaþlanmasýnýn orta ve uzun vadede ivme kazanmasýný takiben kaybolmaya baþlayacak ve sistemin finansman sorunlarý tekrar baþ gösterecektir. Daha somut belirtmek gerekirse, prim gelirlerinin emekli maaþ ödemelerini karþýlama oranýnda 2018'e kadar gözlenmesi beklenen düzelmeyi, 2018'den 2040'larýn baþýna kadar sürecek bir bozulma dönemi izleyecektir. Prim gelirlerinin emeklilere yapýlacak ödemeleri karþýlama oranýndaki bu bozulmanýn, 2050'ye doðru tekrar düzelmeye baþlamasý beklenmektedir 14. Analizin ufuk yýlý olan 2050'ye gelindiðinde, gelirlerin giderlere oraný tekrar, aþaðý yukarý, baz yýlý olan 2010'daki deðerine dönmüþ olacaktýr. 14 Bu düzelme, 2050'ye doðru emekli maaþlarýnýn seyrinin deðiþmesinden kaynaklanmaktadýr döneminde, emekli maaþlarýnýn hesaplanmasýna yaþam boyu ortalama gelirin esas teþkil ettiði varsayýlmýþtýr. 2050'ye yaklaþtýkça, emeklilik yaþýnýn artmasý ile, yaþam boyu ortalama gelir düþmektedir. Bu düþüþ, emekli maaþlarýna düþüþ olarak yansýmaktadýr. Dolayýsýyla 2040 sonrasýnda sosyal güvenlik sistemi gelir/gider oranýndaki trendin tersine dönmesi ihtimali mevcuttur. Fakat bu trendin, emeklilerin bütçelerinde bir daralma çerçevesinde ortaya çýktýðýna, dolayýsýyla yaþlanmýþ bir toplumda olumsuz refah etkilerine sahip olabileceðine dikkat edilmelidir. 116

117 Bu noktada iki husus gözden kaçýrýlmamalýdýr. Bunlardan birincisi, analizimizin emeklilerin dul ve yetimlerine yapýlan ödemeleri hesaba katmadýðýdýr. Oysa ki Türk emeklilik sistemi geleneksel olarak, bu yönden hep cömert olmuþ; emekli olduktan sonra vefat edenlerin geride býraktýklarý baðýmlýlara özellikle (evlenmemiþ ya da dul kalmýþ kýz çocuklara) aktüeryal dengeleri bozacak kadar uzun sürelerle maaþ ödenmiþtir sayýlý Kanunda yapýlan düzenlemelerle bu harcamalarý kýsmen kýsma yönünde atýlan kimi adýmlara raðmen, Kanunun yürürlük öncesi döneme ait istisnalarý dolayýsýyla sistemin bu anlamda cömertliði sürmektedir. Ýkinci nokta, gelirlerin giderleri karþýlama oranýnýn 2020'lere doðru yükseldikten sonra, Türkiye'nin önündeki demografik fýrsat penceresinin kapanmaya ve nüfusun yaþlanmaya baþlamasý ile tekrar düþerek 2050'lerde 2010'lar seviyesine geri dönmesinin imalarý ile ilgilidir. Gelirlerin giderleri karþýlama oranýnýn 2050'de 2010'lardaki seviyesine dönmesi, 2050'deki açýk miktarýnýn da 2010 deðerine döndüðü anlamýna gelmemektedir. Böyle olmasý halinde aradan geçen sürede gözlenecek milli gelir artýþýnýn açýðý daha katlanýlabilir kýlacaðý düþünülebileceðinden, bu yanýlgýdan kaçýnmak açýsýndan, gelirlerin giderleri karþýlama oranýnda baþa dönülmesinin açýk miktarýnýn da ayný deðere dönmesi demek olmadýðý not edilmelidir. Buradaki analizden çýkan sonuçlardan anlaþýlan, gelirlerin giderleri karþýlama oraný itibarýyla, 2050'de gelinen noktanýn 2010'larýn baþýndakine benzer olacaðýdýr. Yoksa açýðýn kendisi büyümeye devam edecektir. Dolayýsýyla emeklilik maaþ baðlatma yaþlarýndaki yükseltmelere raðmen, nüfus yaþlanmasýnýn baskýsýyla artma eðiliminde olan açýk miktarýný kontrol altýna almak için ek önlemler alýnmasý gerekecektir. Alýnabilecek ek önlemler konusuna gelindiðinde, alternatiflerin kýsýtlý olduðu görülmektedir. Nitekim Türkiye, 1999'u izleyen süreçte, emeklilik sistemi açýklarýyla mücadele etmek üzere denenebilecek parametrik reform alternatiflerini büyük ölçüde devreye sokmuþ bulunmaktadýr. Uluslararasý rekabetçilik gücü kaygýlarý prim artýþlarýný bir seçenek olmaktan çýkartmýþ; gündemden düþürmüþtür (bkz. Tablo 4.6 ve 4.7). Kaldý ki, kayýt dýþýlýðýn bu kadar yaygýn olduðu ve haksýz rekabete yol açtýðý bir ülkede, elemanlarýný kayýtlý çalýþtýran iþverenlerin karþýlaþtýðý istihdam maliyetlerini daha da artýrmak kabul edilebilir bir çözüm deðildir. Maaþ baðlama oranlarýnda yapýlan son indirimlerden sonra, burada da daha fazla hareket alanýnýn siyaseten kalmadýðý açýktýr (Sayan, 2006). Açýklarla mücadelede kullanýlabilecek son parametrik reform aracý olan emeklilik yaþý konusunda, halen yürürlüðe girmiþ olan artýþlarýn yaný sýra gelecekte de yürürlüðe girmesi takvime baðlanmýþ olanlarýn varlýðý bu yönde de fazla manevra alaný býrakmamaktadýr. Bu þartlar altýnda, önümüzdeki dönemde ivmesi artarak devam edecek olan nüfus yaþlanmasý sürecine iliþkin yapýlacak en önemli iki hazýrlýk; prim gelirlerini, kayýt dýþýlýkla mücadele (Sayan, 1999) ve kadýnlar baþta olmak üzere, çalýþma yaþýndaki nüfusun iþgücüne katýlým oranlarýný artýrmak suretiyle (bkz. Þekil 4.2) yükseltmek olarak gözükmektedir. Kayýt dýþýlýkla topyekûn ve uzun vadeli bir mücadelenin kararlýlýkla sürdürülmesi þarttýr. Ancak bu mücadeleden kastedilenin zabýta önlemlerinden ibaret olmadýðý açýktýr. Kayýt dýþýlýðý besleyen faktörler arasýnda, muhtemelen kayýtlý istihdamýn 117

118 maliyetlerinin yüksekliðinden bile daha önemli olup, daha üst sýrlarda yer alan iki tanesinden birincisinin çalýþma yaþýndaki nüfusun eðitim düzeyinin çok düþük olmasý; ikincisinin ise baþta imalat sanayi olmak üzere, yaygýn iþletme ölçeðinin küçüklüðü olduðu unutulmamalýdýr. Bu iki sorunun da giderilmelerinin uzun zamana yayýlacaðý, ancak ikisinde de mesafe kat edilmesinin sadece kayýt dýþýlýkla mücadele ve o yolla emeklilik sigortasý sunumunun açýklarýný kapatmak için deðil; Türkiye'nin orta gelir tuzaðýna düþmeksizin büyümeye devam etmesi için de gerekli olduðu açýktýr. Bu çalýþmanýn asýl konusu olmasý itibarýyla, emeklilik sistemi gelir-gider dengeleri açýsýndan bakýldýðýnda, kayýt dýþýlýk ile mücadelede saðlanacak baþarý, prim gelirlerini farklý kanallardan etkiler. Nitekim sosyal güvenlik sistemlerinin iþleyiþi bakýmýndan kayýt dýþý çalýþmanýn üç görüntüsü vardýr. Bunlar; çalýþanlarýn hiç bildirilmemesi (kaçak sigortalýlýk), çalýþýlan gün sayýsýnýn ya da prime esas kazançlarýn eksik bildirilmesidir. Hiç bildirilmeyenlerin kayýtlýlýk altýna alýnmasý, daha önce prim ödemeyenlerin ödemeye baþlayacaklarý primlerden oluþan yeni ve ek bir gelir kaynaðý yaratýr. Kayýt altýna alýnanlar ne kadar gençse, emekli maaþý almaya baþlamalarý o kadar uzun sürecek ve yapacaklarý prim ödemelerinin sistemin gelirlerine yapacaðý net katký o ölçüde büyüyecektir. Kayýtlý sigortalýlarýn çalýþma gün sayýsý ve prime esas kazançlarýnýn düþük bildirilmesinin önlenmesi ile saðlanacak gelir artýþý ise, daðýtým esaslý sosyal güvenlik sistemi baðlamýnda (11) no.lu denklemde w t ile gösterilen ortalama prime esas kazanç miktarýnýn artmasýndan kaynaklanacaktýr. Nitekim SGK; Kuruma prim ödeyen 4/a'lý (eski SSK'lý) sigortalýlarýn % 47'sinin prime esas kazanç alt sýnýrýndan prim ödediði tesbitinden hareketle aylýk prim ve hizmet belgelerinde gerçekçi kazanç beyanýný saðlamak üzere "meslek kodu" uygulamasýný baþlatmýþtýr. Tablo 4.8'den de görülebileceði üzere; prime esas kazançlarýn düþük bildirilmesi 4/b'li (eski Bað-Kur'lu) sigortalýlar için daha da vahim bir görüntü arz etmekte, sigortalýlarýn tamamýna yakýný en düþük gelir diliminden prim ödemektedir. Kayýt dýþýlýkla mücadelenin bu boyutunda saðlanacak olumlu geliþmeler, gelecek dönem gelir projeksiyonlarýna dair düzelme beklentilerini, yalnýzca aktif sigortalý sayýsýndaki artýþ senaryosuna kýyasla daha daha iyimser kýlacaktýr. Bu çerçevede gençler ve kadýnlarýn yaný sýra gezici ve geçici (mevsimlik) tarým iþçilerinin kayýt altýna alýnma ve sosyal güvenlik kapsamýna sokulmasý da önemlidir. Tarým iþgücü içinde %10-15 arasýnda bir büyüklüðe sahip olduðu kabul edilen bu kitlenin son yýllardaki büyüklüðünün bin çalýþan seviyesine ulaþtýðý düþünüldüðünde, bunlarýn kapsama alýnmasýnýn sosyal sigorta programlarýnýn aktif sigortalý sayýsýný önemli ölçüde artýrabileceði anlaþýlmaktadýr. Ýþgücüne katýlýmýn artýrýlmasý konusundaki adýmlarýn ise belli yaþ gruplarýný hedef alarak atýlmasý gerekmektedir. Örneðin, buradaki hesaplamalara esas projeksiyonlarda gözlenen bir eðilim, yaþ grubunda iþgücüne katýlýmýn hem erkekler hem de kadýnlar için düþmekte olduðudur. Emeklilik için ödenen primleri artýrmak amacýyla iþgücüne katýlým oranýnýn yükseltilmesini teþvik etme yönündeki yukarýda zikredilen önermeyle çeliþir gözükse de, bu yaþ grubunun iþgücüne katýlýmýnýn azalmasý, eðitime devam 118

119 nedeniyle olduðu sürece daha da özendirilmesi gereken bir davranýþtýr. Öte yandan Türkiye'nin, ve yine eðitim yaþlarýný kapsayan yaþ grubunun dýþýnda kalan diðer tüm yaþ gruplarýndaki bireylerin, özellikle de kadýnlarýn iþgücüne katýlým oranlarýný arttýrmak için aktif çaba göstermesi gerekmektedir. % 25'lerde gezen iþgücüne katýlým oranlarýyla, çalýþma yaþýndaki nüfusunun yarýsýndan etkin biçimde yararlanamayan Türkiye'nin bu nüfusu atýl býrakma lüksü yoktur. Bu çerçevede, ekonomik açýdan eriþilebilir ve kaliteli çocuk bakým hizmetleri sunumunun teþvik edici düzenlemelerle yurt çapýnda yaygýnlaþtýrýlmasý gibi önlemlerin yaný sýra daha ileri yaþlardaki kadýnlarýn iþgücüne katýlýmýný olumsuz etkileyen baðýmlý ödemelerini, vefat eden eþlerden baðlanan aylýklarýn düzeyi gibi konularý yeniden düþünmekte fayda vardýr. Kadýnlara eþlerinden baðlanacak miktarlarý ve çalýþmaya baþladýklarý takdirde yapýlacak kesintileri, onlarý çalýþmaktan caydýrmayacak düzeylerde tutmak, çalýþtýklarý takdirde kendileri ve iþverenlerinin ödeyecekleri primleri de hesaba katarak saptamak gerekmektedir. Diðer taraftan iþgücüne katýlým oranlarýnýn artmasýnýn, çalýþan sayýsýný ve emeklilik sisteminin prim gelirlerini artýrabilmesinin, iþgücüne katýlan bireylerin kayýtlý çalýþacak iþler bulmalarýna baðlý olduðu unutulmamalýdýr. Örneðin, burada yapýlan projeksiyonlar, genç iþsizliði azalsa da, kayda deðer düzeylerde seyretmeye devam edeceðini göstermektedir. Erkeklerde iþsizlik oranýnýn yaþ grubu için 2010 yýlýndaki % 22'lik düzeyinden 2050'de % 14'e; yaþ grubunda ise % 14'ten % 9'a düþeceði tahmin edilmektedir. Sorunun boyutlarýnýn, kadýnlar için daha büyük olmasý beklenmektedir yaþ grubundaki kadýnlarýn iþsizlik oranýnýn döneminde % 10'un altýna inmeyeceði, yaþ grubunda ise % 20 ve üstünde seyredeceði öngörülmektedir. Bu gruplar için iþsizlik oranlarýnýn gerçekten bu düzeylerde seyretmesi durumunda, iþgücüne katýlým oranlarýnda yükselme olsa bile, bunun sisteme ek gelir yaratma kapasitesini önemli ölçüde sýnýrlayacaðý açýktýr. Sonuç olarak, emekli maaþ baðlatma yaþýna iliþkin olarak halen yürürlükte olan ve gelecekte girmesi karara baðlanmýþ olan artýþlar, nüfus yaþlanmasýnýn emeklilik sistemi üzerinde yaratacaðý ek yükü karþýlama yönünde atýlmýþ çok isabetli adýmlar olsa da, bunlarýn emeklilik sigortasý sunumundan kaynaklanacak açýklarý önlemekte tek baþlarýna yeterli olmayacaðý anlaþýlmaktadýr. Ancak Türkiye'nin, 1999'u izleyen süreçte, emeklilik sistemi açýklarýyla mücadele etmek üzere denenebilecek parametrik reform alternatiflerini büyük ölçüde devreye soktuðu düþünülürse, açýklarý kabul edilebilir seviyede tutmak üzere kullanýlabilecek ek politikalarýn daha yaratýcý biçimde tasarlanmasý gerekmektedir. Bunlar arasýnda, sonuç alýnmasý uzun döneme yayýlacak olsa da hem ek prim geliri yaratma potansiyellerinin büyüklükleri itibarýyla hem de ekonomik ve sosyal geliþmenin diðer amaçlarýyla da uyumlu olmalarý itibarýyla öncelik verilmesi gereken iki politikadan birincisinin, kayýt dýþý istihdam ile ciddi, kapsamlý ve sorunun temel nedenlerinin farkýndalýðýna dayalý bir mücadele yürütülmesi; ikincisinin ise, kadýnlar baþta olmak üzere eðitim yaþý dýþýndaki gruplarýn iþgücüne katýlma oranlarýnýn yükseltilmesi olacaðý düþünülmektedir. 119

120 KAYNAKLAR Alper, Y (1999). " Yeni Bir Yüzyýla Girerken, Yeniden Yapýlanmanýn Eþiðindeki Sosyal Güvenlik" ÇÝMENTO -ÝÞVEREN, cilt:13, Sayý:2-3; Mart-Mayýs Alper, Y. (2009). Sosyal Güvenlik, Uludað Üniversitesi, Ýktisadi ve Ýdari Bilimler Fakültesi, Bursa. Alper, Y.(2011). "Sosyal Güvenlik Reformu ve Finansmanla Ýlgili Beklentiler" Sosyal Güvenlik Dergisi, 2011, 1. Alper, Y. (2012). "Saðlýk Harcamalarýnýn Seyri ve Sosyal Güvenlik Sistemimize Etkileri", ÝÞVEREN, Cilt:50, Sayý:5, Eylül-Ekim Alper, Y.-Ýmrahoroðlu, S.-Sayan, S. (2004). Türk Emeklilik Sisteminde Reform: Mevcut Durum ve Alternatif Stratejiler, TÜSÝAD Yayýn No:2004/ Ýstanbul. Arabacý, R.Y. - Alper, Y. (2010). "Sosyal Güvenlik Reformunun Yaþlýlýk Aylýklarýna Etkisi:Yoksulluk Yaratan Bir Sosyal Güvenlik Sistemi", Amme Ýdaresi Dergisi, Cilt:43, Sayý:2. Cichon, M.,; Scholz, W., Meerendonk, A.V., Hagemejer, K, Bertranou, F. ve Plamondon, P. (2004). Financing Social Protection, International Labour Organisation, Geneva. Cilasun, S. M. (2009). Income, Consumption and Saving Behavior of Turkish Households. Yayýnlanmamýþ Doktora Tezi. Orta Doðu Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü: Ankara. Deaton, A. (1985). "Panel Data from Time Series of Cross-sections," Journal of Econometrics, 30(1-2): DPT (2000). VIII. BYKP, Sosyal Güvenlik Özel Ýhtisas Komisyonu Raporu, Ankara Du Pont, P. (2000). Demographic Destiny of Social Security, Testimonies and Speeches in US Congrees, July 27, 2000, EHRLÝCH, I.; KIM J. (2005). " Social Security, Demographic Trends and Economic Growth: Theory and Evidence From The International Experience" NBER, Working Paper,

121 Ercan, H. (2007). Demographic Trends and Rural-to-Urban Migration in Turkey: Implications for the Labor Market and Education. Background paper prepared for the World Bank Youth Employment Study. Eriþim Tarihi: 1 Eylül Güner, E. (2011). Sosyal Güvenlik Emeklilik Sisteminde Karar Almaya Yönelik Model Önerisi. Hazine Müsteþarlýðý Hazine Uzmanlýðý Yeterlik Tezi. Hazine Müsteþarlýðý: Ankara. Hoþgör, Þ. ve A. Tansel, (2010). 2050'ye Doðru Nüfusbilim ve Yönetim: Eðitim, Ýþgücü, Saðlýk ve Sosyal Güvenlik Sistemine Yansýmalar. TÜSÝAD Yayýn No: TÜSÝAD-T/2010/11/505. TÜSÝAD: Ýstanbul. Hoþgör, Þ. ve A. Tansel (2010). 2050'ye Doðru Nüfusbilim ve Yönetim: Eðitim, Ýþgücü, Saðlýk ve Sosyal Güvenlik Sistemine Yansýmalar. Türk Sanayicileri ve Ýþadamlarý Derneði- Birleþmiþ Milletler Nüfus Fonu. TÜSÝAD Yayýn No: TÜSÝAD-T/2010/11/505. TÜSÝAD: Ýstanbul. ILO (2004b). A Fair Globalisation: Creating Opportunities For All. International Labour Organisation, First Edition, ILO: Geneva. ILO (2006). "Social Security for all: Investing in Global Social and Economic Development: a consultation", Issues In Social Protection, Discussion Paper 16, Geneva, ILO (2010), Extending Social Security To All: A Guide Through Challenges and Options, International Labour Office, Social Security Department, Geneva. ILO (2011). Economically Active Population Estimates and Projections (6th Ed.) Eriþim Tarihi: 1 Eylül ILO (2011c). Social Protection Flor For a Fair and Inclusive Globalisation, International Labour Office, Geneva. ILO (2004a). Social Security: A New Consensus, International Labour Organisation, Geneva. ILO (2005). "Social Protection as a Productive Factor", For Debate and Guidance, Committee on Employment and Social Policy, ILO, Geneva. ILO (2011a). World Social Security Report 2010/11: Providing Coverage in Times of Crisis and Beyond, International Labour Organisation, Geneva. 121

122 ILO (1989). From Pyramid To Pillar: Population Change and Social Security In Europe, ILO, Geneva, ISSA (2010). "Demographic Changes and Social Security: Challenges and Opportunities", World Social Security Forum. 30.th ISSA General Assembly, December, Oðuz, K. (2012). "Sosyal Güvenlik Sisteminin Sürdürülebilirliði" Onuncu Plan Sosyal Güvenlik Özel Ýhtisas Komisyonu Taslak Raporu, Ankara Sayan, S. (2001). "Nüfus, Ýþgücü Piyasalarý ve Sosyal Güvenlik Politikalarý," A. Þahinöz (Der.), Türkiye Ekonomisi: Sektörel Analiz içinde, Türkiye Ekonomi Kurumu: Ankara, s Sayan, S. (1999). "Türkiye'deki Yaþlýlýk (Emeklilik) Sigorta Prim Kaçaklarýnýn Toplumsal ve Bireysel Maliyetleri," ASO Medya (Eylül), s Sayan, S. (2002). "Turning Potential Retirees into Workers: Pension Reform Act of 1999 and Beyond in Turkey," Middle East Business and Economic Review 38(5): Sayan, S. (2006). "Political Economy of Pension Reform," S. Altuð ve A. Filiztekin (Der.), The Turkish Economy: The Real Economy, Corporate Governance and Reform içinde, Routledge-Curzon: Londra, s Sayan, S. (2009). "Sosyal Güvenlik," N. Özkaramete-Coþkun (Der.), Türkiye Ekonomisi Yeni Yapý: içinde, Ýmaj Yayýnevi: Ankara, s Sayan, S. ve A. Kiracý (2001a). "Parametric Pension Reform with Higher Retirement Ages: A Computational Investigation of Alternatives for a Pay-As-You-Go Based Pension System," Journal of Economic Dynamics and Control, 25(6-7): Sayan, S. ve A. Kiracý (2001b). "Identification of Parametric Policy Options for Rehabilitating a Pay-As-You-Go Based Pension System: An Optimisation Analysis for Turkey,"Applied Economics Letters 8(2): SGK (2010). Ýstatistik Yýllýðý 2010, (eriþim tarihi Aðustos 2012) SGK (2011). Sosyal Güvenlik Kurumu 2011 Ýstatistik Yýllýðý, Sosyal Güvenlik Kurumu, Ankara. T.C. HÜKÜMETÝ; ILO, Sosyal Güvenlik Reformu: Özet Raporu, Hizmete Özel, Ankara

123 Tansel, A. (2012). 2050'ye Doðru Nüfusbilim ve Yönetim: Ýþgücü Piyasasýna Bakýþ. Türk Sanayicileri ve Ýþadamlarý Derneði-Birleþmiþ Milletler Nüfus Fonu. TÜSÝAD Yayýn No: TÜSÝAD-T/2012/11/536, Ýstanbul. Tuncay, C.-Alper, Y. (1997). Türk Sosyal Güvenlik Sisteminde Yeniden Yapýlanma, TÜSÝAD, Yayýn No: TÜSÝAD-T/97-10/217, Ýstanbul. TÜSÝAD (1999). "Türkiye'nin Fýrsat Penceresi: Demografik Dönüþüm ve Ýzdüþümleri", Yayýn No: TÜSÝAD-T/ , Ýstanbul. United Nations (2001). "World Public Sector Report: Globalization and The State:2001", Economic and Social Affairs", New York. United Nations (2008). Development and Globalisation: Facts and Figures. United Nations Conference on Trade and Development, World Bank (1994). Averting The Old Age Crisis: Policies to Protect The Old and Promote Growth, World Bank Policy Research Report, Oxford University Press (Summary). Yaþar, S. (2010). Cohort Analysis of Informal Sector in Turkey. Yayýnlanmamýþ Yüksek Lisans Tezi. Orta Doðu Teknik Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü: Ankara. 123

124 EKLER EK-1 Tablolar Ek Tablo 1: 506 Sayýlý Kanuna Göre Sigortalý Olan (SSK'lý) Kadýnlarýn 4759 Sayýlý Kanuna Göre Emekli Olma Yaþ Sýnýrý ve Zamaný Kaynak: 4759 Sayýlý Kanun'dan derleme ve yazarlarýn hesaplamalarý. 2002'deki yaþýn hesaplanmasýnda, sigortalýlarýn sisteme 20 yaþýnda girdiði varsayýlmýþtýr. 124

125 Ek Tablo 2: 506 Sayýlý Kanuna Göre Sigortalý Olan (SSK'lý) Erkeklerin 4759 Sayýlý Kanuna Göre Emekli Olma Yaþ Sýnýrý ve Zamaný Kaynak: 4759 Sayýlý Kanun'dan derleme ve yazarlarýn hesaplamalarý. 2002'deki yaþýn hesaplanmasýnda, sigortalýlarýn sisteme 20 yaþýnda girdiði varsayýlmýþtýr. 125

126 Ek Tablo 3: 5434 Sayýlý Kanuna Göre Sigortalý Olan (ES'li) Kadýnlarýn 4759 Sayýlý Kanuna Göre Emekli Olma Yaþ Sýnýrý ve Zamaný Kaynak: 4759 Sayýlý Kanun'dan derleme ve yazarlarýn hesaplamalarý. 2002'deki sigortalýlýk süresi hesaplanýrken, kadýnlarýn emekliliði 20 yýl aktif olduktan sonra hakettikleri varsayýlmýþtýr. Dolayýsýyla 2002'deki sigortalýlýk süresi, 20 yýldan 2002'de emeklilik hakediþe kalan yýl sayýsý çýkarýlarak hesaplanmýþtýr. 2002'deki yaþýn hesaplanmasýnda sigortalýlarýn sisteme 20 yaþýnda girdiði varsayýlmýþtýr. 126

127 Ek Tablo 4: 5434 Sayýlý Kanuna Göre Sigortalý Olan (ES'li) Erkeklerin 4759 Sayýlý Kanuna Göre Emekli Olma Yaþ Sýnýrý ve Zamaný Kaynak: 4759 Sayýlý Kanun'dan derleme ve yazarlarýn hesaplamalarý. 2002'deki sigortalýlýk süresi hesaplanýrken, erkeklerin emekliliði 25 yýl aktif olduktan sonra hakettikleri varsayýlmýþtýr. Dolayýsýyla 2002'deki sigortalýlýk süresi, 25 yýldan 2002'de emeklilik hakediþe kalan yýl sayýsý çýkarýlarak hesaplanmýþtýr. 2002'deki yaþýn hesaplanmasýnda sigortalýlarýn sisteme 20 yaþýnda girdiði varsayýlmýþtýr. 127

128 Ek Tablo 5: 1479 Sayýlý Kanuna Göre Sigortalý Olan (Bað-Kur'lu) Kadýnlarýn 4759 Sayýlý Kanuna Göre Emekli Olma Yaþ Sýnýrý ve Zamaný Kaynak: 4759 Sayýlý Kanun'dan derleme ve yazarlarýn hesaplamalarý. 2002'deki sigortalýlýk süresi hesaplanýrken, kadýnlarýn emekliliði 20 yýl aktif olduktan sonra hakettikleri varsayýlmýþtýr. Dolayýsýyla 2002'deki sigortalýlýk süresi, 20 yýldan 2002'de emeklilik hakediþe kalan yýl sayýsý çýkarýlarak hesaplanmýþtýr. 2002'deki yaþýn hesaplanmasýnda sigortalýlarýn sisteme 20 yaþýnda girdiði varsayýlmýþtýr. 128

129 Ek Tablo 6: 1479 Sayýlý Kanuna Göre Sigortalý Olan (Bað-Kur'lu) Erkeklerin 4759 Sayýlý Kanuna Göre Emekli Olma Yaþ Sýnýrý ve Zamaný Kaynak: 4759 Sayýlý Kanun'dan derleme ve yazarlarýn hesaplamalarý. 2002'deki sigortalýlýk süresi hesaplanýrken, erkeklerin emekliliði 25 yýl aktif olduktan sonra hakettikleri varsayýlmýþtýr. Dolayýsýyla 2002'deki sigortalýlýk süresi, 25 yýldan 2002'de emeklilik hakediþe kalan yýl sayýsý çýkarýlarak hesaplanmýþtýr. 2002'deki yaþýn hesaplanmasýnda sigortalýlarýn sisteme 20 yaþýnda girdiði varsayýlmýþtýr. 129

130 Ek Tablo 7: 2926 Sayýlý Kanuna Göre Sigortalý Olan (Bað-Kur'lu) Kadýnlarýn 4759 Sayýlý Kanuna Göre Emekli Olma Yaþ Sýnýrý ve Zamaný Kaynak: 4759 Sayýlý Kanun'dan derleme ve yazarlarýn hesaplamalarý. 2002'deki sigortalýlýk süresi hesaplanýrken, kadýnlarýn emekliliði 20 yýl aktif olduktan sonra hakettikleri varsayýlmýþtýr. Dolayýsýyla 2002'deki sigortalýlýk süresi, 20 yýldan 2002'de emeklilik hakediþe kalan yýl sayýsý çýkarýlarak hesaplanmýþtýr. 2002'deki yaþýn hesaplanmasýnda sigortalýlarýn sisteme 20 yaþýnda girdiði varsayýlmýþtýr. 130

131 Ek Tablo 8: 2926 Sayýlý Kanuna Göre Sigortalý Olan (Bað-Kur'lu) Erkeklerin 4759 Sayýlý Kanuna Göre Emekli Olma Yaþ Sýnýrý ve Zamaný Kaynak: 4759 Sayýlý Kanun'dan derleme ve yazarlarýn hesaplamalarý. 2002'deki sigortalýlýk süresi hesaplanýrken, erkeklerin emekliliði 25 yýl aktif olduktan sonra hakettikleri varsayýlmýþtýr. Dolayýsýyla 2002'deki sigortalýlýk süresi, 25 yýldan 2002'de emeklilik hakediþe kalan yýl sayýsý çýkarýlarak hesaplanmýþtýr. 2002'deki yaþýn hesaplanmasýnda sigortalýlarýn sisteme 20 yaþýnda girdiði varsayýlmýþtýr. 131

132 EK-2 Þekiller Ek Þekil 1: 15+ Kurumsal Olmayan Erkek Nüfusu: Yaþ Ek Þekil 2: 15+ Kurumsal Olmayan Erkek Nüfusu: Yaþ 132

133 Ek Þekil 3: 15+ Kurumsal Olmayan Erkek Nüfusu: Yaþ Ek Þekil 4: 15+ Kurumsal Olmayan Kadýn Nüfusu: Yaþ 133

134 Ek Þekil 5: 15+ Kurumsal Olmayan Kadýn Nüfusu: Yaþ Ek Þekil 6: 15+ Kurumsal Olmayan Kadýn Nüfusu: Yaþ 134

135

136

ERHAN KAMIŞLI H.Ö. SABANCI HOLDİNG ÇİMENTO GRUP BAŞKANI OLDU.

ERHAN KAMIŞLI H.Ö. SABANCI HOLDİNG ÇİMENTO GRUP BAŞKANI OLDU. ERHAN KAMIŞLI H.Ö. SABANCI HOLDİNG ÇİMENTO GRUP BAŞKANI OLDU. Sendikamýz Yönetim Kurulu Üyesi Erhan KAMIÞLI, 28 Mart 2001 tarihi itibariyle H.Ö. Sabancý Holding Çimento Grubu Baþkanlýðý'na atanmýþtýr.

Detaylı

SSK Affý. Ýstanbul, 21 Temmuz 2008 Sirküler Numarasý : Elit /75. Sirküler

SSK Affý. Ýstanbul, 21 Temmuz 2008 Sirküler Numarasý : Elit /75. Sirküler 2008-75 SSK Affý Ýstanbul, 21 Temmuz 2008 Sirküler Numarasý : Elit - 2008/75 Sirküler Sosyal Güvenlik Kurumu'na Olan Prim Borçlarýnýn Ödeme Kolaylýðýndan Yararlanmamýþ Olanlara, Tekrar Baþvuru Ýmkâný Ge

Detaylı

KAMU MALÝYESÝ. Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. KONSOLÝDE BÜTÇE ÝLE ÝLGÝLÝ ORANLAR (Yüzde)

KAMU MALÝYESÝ. Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. KONSOLÝDE BÜTÇE ÝLE ÝLGÝLÝ ORANLAR (Yüzde) V KAMU MALÝYESÝ 71 72 KAMU MALÝYESÝ Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. A. KONSOLÝDE BÜTÇE UYGULAMALARI 1. Genel Durum 1996 yýlýnda yüzde 26.4 olan

Detaylı

ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI

ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI ÝNSAN KAYNAKLARI VE EÐÝTÝM DAÝRE BAÞKANLIÐI MEMUR PERSONEL ÞUBE MÜDÜRLÜÐÜ GÖREV TANIMI Memur Personel Þube Müdürlüðü, belediyemiz bünyesinde görev yapan memur personelin özlük iþlemlerinin saðlýklý bir

Detaylı

1. Nüfusun Yaþ Gruplarýna Daðýlýmý

1. Nüfusun Yaþ Gruplarýna Daðýlýmý Köylerden (kýrsal kesimden) ve iþ olanaklarýnýn çok sýnýrlý olduðu kentlerden yapýlan göçler iþ olanaklarýnýn fazla olduðu kentlere olur. Ýstanbul, Kocaeli, Ýzmir, Eskiþehir, Adana gibi iþ olanaklarýnýn

Detaylı

Dar Mükellef Kurumlara Yapýlan Ödemelerdeki Kurumlar Vergisi Kesintisi

Dar Mükellef Kurumlara Yapýlan Ödemelerdeki Kurumlar Vergisi Kesintisi 2009-11 Dar Mükellef Kurumlara Yapýlan Ödemelerdeki Kurumlar Vergisi Kesintisi Ýstanbul, 12 Mart 2009 Sirküler Sirküler Numarasý : Elit - 2009/11 Dar Mükellef Kurumlara Yapýlan Ödemelerdeki Kurumlar Vergisi

Detaylı

Sosyal Güvenlik (Emeklilik) Sistemine Bakış

Sosyal Güvenlik (Emeklilik) Sistemine Bakış 2050'ye Doğru Nüfusbilim ve Yönetim: Sosyal Güvenlik (Emeklilik) Sistemine Bakış Prof. Dr. Yusuf Alper (Uludağ Üniversitesi) Yard. Doç. Dr. Çağaçan Değer (Ege Üniversitesi) Prof. Dr. Serdar Sayan (TOBB

Detaylı

Yükseköðretimin Finansmaný ve Finansman Yöntemlerinin Algýlanan Adalet Düzeyi: Sakarya Üniversitesi Paydaþ Görüþleri..64 Doç.Dr.

Yükseköðretimin Finansmaný ve Finansman Yöntemlerinin Algýlanan Adalet Düzeyi: Sakarya Üniversitesi Paydaþ Görüþleri..64 Doç.Dr. MALÝYE DERGÝSÝ Temmuz - Aralýk 2011 Sayý 161 Sahibi Maliye Bakanlýðý Strateji Geliþtirme Baþkanlýðý Adýna Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Yayýn Kurulu Baþkan Füsun SAVAÞER Üye Ali Mercan AYDIN Üye Nural KARACA

Detaylı

Gelir Vergisi Kesintisi

Gelir Vergisi Kesintisi 2009-16 Gelir Vergisi Kesintisi Ýstanbul, 12 Mart 2009 Sirküler Sirküler Numarasý : Elit - 2009/16 Gelir Vergisi Kesintisi 1. Gelir Vergisi Kanunu Uyarýnca Kesinti Yapmak Zorunda Olanlar: Gelir Vergisi

Detaylı

TABLO-2'nin devamý. Sanayi ve Ticaret Bakanlýðý

TABLO-2'nin devamý. Sanayi ve Ticaret Bakanlýðý Sanayi ve Ticaret Bakanlýðý Atama Yapýlacak Kadro Unvaný: Stajyer Kontrolör (Ýdari) Atama Yapýlmasý Planlanan Kadro Sayýsý: Ýdari+Mühendis Kadrolarý Toplamý : 5 Test Aðýrlýklarý: GY:0,1, GK:0,1, HU:0,2,

Detaylı

07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10

07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10 07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10 'HEDEFÝMÝZ EN BÜYÜK 10 EKONOMÝ ARASINA GÝRMEK' Baþbakanýmýz, Ulusa Sesleniþ konuþmasýnda Türkiye'nin potansiyelinin de hedeflerinin de büyük

Detaylı

Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý

Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý Spor Bilimleri Derneði Ýletiþim Aðý Spor Bilimleri Derneði, üyeler arasýndaki haberleþme aðýný daha etkin hale getirmek için, akademik çalýþmalar yürüten bilim insaný, antrenör, öðretmen, öðrenci ve ilgili

Detaylı

Mart 2010 Otel Piyasasý Antalya Ýstanbul Gayrimenkul Deðerleme ve Danýþmanlýk A.Þ. Büyükdere Cad. Kervan Geçmez Sok. No:5 K:2 Mecidiyeköy Ýstanbul - Türkiye Tel: +90.212.273.15.16 Faks: +90.212.355.07.28

Detaylı

TOHAV Suruç Mülteci Danýþma Merkezi Açýldý TOHAV'ýn mülteci ve sýðýnmacýlara yönelik devam ettirdiði çalýþmalar kapsamýnda açtýðý SURUÇ MÜLTECÝ DANIÞM

TOHAV Suruç Mülteci Danýþma Merkezi Açýldý TOHAV'ýn mülteci ve sýðýnmacýlara yönelik devam ettirdiði çalýþmalar kapsamýnda açtýðý SURUÇ MÜLTECÝ DANIÞM MD Mülteci Danýþma M TOHAV e-bülten n S AYI: 1 TOHAV Suruç Mülteci Danýþma Merkezi Ýletiþim Bilgileri Adres: Yýldýrým Mah. Ziyademirdelen Sok. N0: D: 1 Suruç/ÞANLIURFA Tel: 0 (414) 611 98 02 TOHAV Suruç

Detaylı

TOPLUMSAL SAÐLIK DÜZEYÝNÝN DURUMU: Türkiye Bunu Hak Etmiyor

TOPLUMSAL SAÐLIK DÜZEYÝNÝN DURUMU: Türkiye Bunu Hak Etmiyor TOPLUMSAL SAÐLIK DÜZEYÝNÝN DURUMU: Türkiye Bunu Hak Etmiyor Türkiye'nin insanlarý, mevcut saðlýk düzeyini hak etmiyor. Saðlýk hizmetleri için ayrýlan kaynaklarýn yetersizliði, kamunun önemli oranda saðlýk

Detaylı

Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU

Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU Güvenliðe Açýlan Sosyal Pencere Projesi ODAK TOPLANTISI SONUÇ RAPORU 13 OCAK 2011 Bu program, Avrupa Birliði ve Türkiye Cumhuriyeti tarafýndan finanse edilmektedir. YENÝLÝKÇÝ YÖNTEMLERLE KAYITLI ÝSTÝHDAMIN

Detaylı

Fiskomar. Baþarý Hikayesi

Fiskomar. Baþarý Hikayesi Fiskomar Baþarý Hikayesi Fiskomar Gýda Temizlik Ve Marketcilik Ticaret Anonim Þirketi Cumhuriyetin ilanýndan sonra büyük önder Atatürk'ün Fýndýk baþta olmak üzere diðer belli baþlý ürünlerimizi ilgilendiren

Detaylı

Akýlcý Çözümler Üretiyoruz Türev Ürünlere Ýliþkin Eðitimler EÐÝTÝMÝN AMACI Kýyýyý gözden kaybetmeye cesaret edemeyen insan yeni okyanuslar keþfedemez. Andre Gide Bu eðitimde katýlýmcýlara, VOB ürünlerin

Detaylı

Dövize Endeksli Kredilerde KKDF

Dövize Endeksli Kredilerde KKDF 2009-10 Dövize Endeksli Kredilerde KKDF Ýstanbul, 12 Mart 2009 Sirküler Sirküler Numarasý : Elit - 2009/10 Dövize Endeksli Kredilerde KKDF 1. Genel Açýklamalar: 88/12944 sayýlý Kararnameye iliþkin olarak

Detaylı

KUÞAKLARARASI SOSYAL DAYANIÞMA

KUÞAKLARARASI SOSYAL DAYANIÞMA Recep KAPAR Yrd. Doç. Dr., Muðla Üniv. Çalýþma Ekonomisi ve Endüstri Ýliþkileri Bölümü KUÞAKLARARASI SOSYAL DAYANIÞMA Giriþ Dünyanýn her yerinde son 20-25 yýlda sosyal güvenliðe dair sorunlar ekonomi ve

Detaylı

Türkiye: Gelecek Nesiller için Fýrsatlarýn Çoðaltýlmasý 11. Çocuk Geliþimi ve Çocuklarýn Karþýlaþtýðý Riskler Eþitsizliðin nesiller arasý geçiþinin bugün Türkiye nin en genç neslini ciddi ölçüde etkilediði

Detaylı

TOHAV Suruç Mülteci Danýþma Merkezi'nden Haberler 1 Þubat 2016 tarihinde faaliyetlerine baþlayan Suruç Mülteci Danýþma Merkezi; mülteci, sýðýnmacý ve

TOHAV Suruç Mülteci Danýþma Merkezi'nden Haberler 1 Þubat 2016 tarihinde faaliyetlerine baþlayan Suruç Mülteci Danýþma Merkezi; mülteci, sýðýnmacý ve MD Mülteci Danýþma M TOHAV e-bülten n S AYI: 3 TOHAV Suruç Mülteci Danýþma Merkezi Ýletiþim Bilgileri Adres: Yýldýrým Mah. Ziyademirdelen Sok. N0: D: 1 Suruç/ÞANLIURFA Tel: 0 (414) 611 98 02 TOHAV Suruç

Detaylı

ASKÝ 2015 YILI KURUMSAL DURUM VE MALÝ BEKLENTÝLER RAPORU

ASKÝ 2015 YILI KURUMSAL DURUM VE MALÝ BEKLENTÝLER RAPORU T.C. AYDIN BÜYÜKÞEHÝR BELEDÝYESÝ SU VE KANALÝZASYON ÝDARESÝ GENEL MÜDÜRLÜÐÜ TEMMUZ 215-1 215 YILI KURUMSAL DURUM VE MALÝ BEKLENTÝLER RAPORU KURUMSAL MALÝ DURUM VE BEKLENTÝLER RAPORU SUNUÞ 518 Sayýlý Kamu

Detaylı

KOBÝ'lere AB kapýsý. Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi

KOBÝ'lere AB kapýsý. Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi 12 1 KOBÝ'lere AB kapýsý Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi 2 3 Projenin amacý nedir Yurt dýþýna açýlmak isteyen yerli KOBÝ'lerin, Lüksemburg firmalarý

Detaylı

TOHAV Suruç Mülteci Danýþma Merkezi'nden Haberler *1 Þubat 2016 tarihinde faaliyetlerine baþlayan Suruç Mülteci Danýþma Merkezi; mülteci, sýðýnmacý ve

TOHAV Suruç Mülteci Danýþma Merkezi'nden Haberler *1 Þubat 2016 tarihinde faaliyetlerine baþlayan Suruç Mülteci Danýþma Merkezi; mülteci, sýðýnmacý ve MD Mülteci Danýþma M TOHAV e-bülten n S AYI: 2 TOHAV Suruç Mülteci Danýþma Merkezi Ýletiþim Bilgileri Adres: Yýldýrým Mah. Ziyademirdelen Sok. N0: D: 1 Suruç/ÞANLIURFA Tel: 0 (414) 611 98 02 TOHAV Suruç

Detaylı

ݺletmelerin Rekabet Gücünün Artýrýlmasý. Dýºa Açýlmalarýna Mali Destek Programý

ݺletmelerin Rekabet Gücünün Artýrýlmasý. Dýºa Açýlmalarýna Mali Destek Programý ݺletmelerin Rekabet Gücünün Artýrýlmasý ve Dýºa Açýlmalarýna Mali Destek Programý 2010 içindekiler Orta Karadeniz Kalkýnma Ajansý Kalkýnma Ajanslarýnýn Kuruluþ Amaçlarý Vizyonumuz Misyonumuz Orta Karadeniz

Detaylı

21-23 Kasým 2011 Çeþme Ýzmir www.tgdfgidakongresi.com organizasyon Ceyhun Atýf Kansu Caddesi, 1386. Sokak, No: 8, Kat: 2, 06520 Balgat / Ankara T:+90 312 284 77 78 F:+90 312 284 77 79 Davetlisiniz Ülkemiz

Detaylı

Nüfus Yaşlanması ve Yaşlılığın Finansmanı

Nüfus Yaşlanması ve Yaşlılığın Finansmanı Nüfus Yaşlanması ve Yaşlılığın Finansmanı Prof. Dr. Serdar SAYAN TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi 4. Türkiye Nüfusbilim Kongresi Ankara 6 Kasım 2015 Yaşlılık (Emeklilik) Sigortası Türkiye de çalışanların

Detaylı

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ IPA Cross-Border Programme CCI No: 2007CB16IPO008 BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ SINIR ÖTESÝ BÖLGEDE KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLÝ ÝÞLETMELERÝN ORTAK EKO-GÜÇLERÝ PROJESÝ Ref. ¹ 2007CB16IPO008-2011-2-063, Geçerli sözleþme

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER BÝRÝNCÝ BÖLÜM TÜRKÝYE EKONOMÝSÝ

ÝÇÝNDEKÝLER BÝRÝNCÝ BÖLÜM TÜRKÝYE EKONOMÝSÝ I II ÝÇÝNDEKÝLER BÝRÝNCÝ BÖLÜM TÜRKÝYE EKONOMÝSÝ Sayfa TÜRKÝYE EKONOMÝSÝNÝN GENEL GÖRÜNÜMÜ... 3 I- 2004 YILI GENEL EKONOMÝK HEDEFLERÝ... 9 A. BÜYÜME... 9 B. KAYNAKLAR-HARCAMALAR DENGESÝ... 10 II- MÝLLÝ

Detaylı

.:: TÇÝD - Tüm Çeviri Ýþletmeleri Derneði ::.

.:: TÇÝD - Tüm Çeviri Ýþletmeleri Derneði ::. Membership TÜM ÇEVÝRÝ ÝÞLETMELERÝ DERNEÐÝ YÖNETÝM KURULU BAÞKANLIÐINA ANTALYA Derneðinizin Tüzüðünü okudum; Derneðin kuruluþ felsefesi ve amacýna sadýk kalacaðýmý, Tüzükte belirtilen ilke ve kurallara

Detaylı

GÝRÝÞ. Bu anlamda, özellikle az geliþmiþ toplumlarda sanayi çaðýndan bilgi

GÝRÝÞ. Bu anlamda, özellikle az geliþmiþ toplumlarda sanayi çaðýndan bilgi GÝRÝÞ Ýnsanoðlu günümüzde dünya tarihinde belki de bilginin en kýymetli olduðu dönemi yaþamaktadýr. Çaðýmýzda bilgiye sahip olmanýn ya da bilgi kaynaðýna kolaylýkla ulaþabilmenin önemi her geçen gün artmaktadýr.

Detaylı

SOSYAL GÜVENLÝK REFORMU'NUN GELÝR DAÐILIMI ÜZERÝNDE ETKÝSÝ Yakup SÜNGÜ*

SOSYAL GÜVENLÝK REFORMU'NUN GELÝR DAÐILIMI ÜZERÝNDE ETKÝSÝ Yakup SÜNGÜ* SOSYAL GÜVENLÝK REFORMU'NUN GELÝR DAÐILIMI ÜZERÝNDE ETKÝSÝ Yakup SÜNGÜ* I- SOSYAL GÜVENLÝK SÝSTEMÝ VE AMACI Sosyal güvenlik, geliri ne olursa olsun, kiþilere belirli sosyal riskler karþýsýnda ekonomik

Detaylı

Sunuþ. Türk Tabipleri Birliði Merkez Konseyi

Sunuþ. Türk Tabipleri Birliði Merkez Konseyi Sunuþ Bu kitap Uluslararasý Çalýþma Örgütü nün Barefoot Research adlý yayýnýnýn Türkçe çevirisidir. Çýplak ayak kavramý Türkçe de sýk kullanýlmadýðý için okuyucuya yabancý gelebilir. Çýplak Ayaklý Araþtýrma

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER BÝRÝNCÝ BÖLÜM TÜRKÝYE EKONOMÝSÝ

ÝÇÝNDEKÝLER BÝRÝNCÝ BÖLÜM TÜRKÝYE EKONOMÝSÝ I II ÝÇÝNDEKÝLER BÝRÝNCÝ BÖLÜM TÜRKÝYE EKONOMÝSÝ Sayfa TÜRKÝYE EKONOMÝSÝNÝN GENEL GÖRÜNÜMÜ... 3 I- EKONOMÝNÝN GENEL DENGESÝ... 9 II- III- MÝLLÝ GELÝR VE SABÝT SERMAYE YATIRIMLARI A. GAYRÝ SAFÝ MÝLLÝ HASILA...

Detaylı

TABLO-2 A GRUBU KADROLARA PERSONEL ALIMINA ÝLÝÞKÝN BAZI BÝLGÝLER

TABLO-2 A GRUBU KADROLARA PERSONEL ALIMINA ÝLÝÞKÝN BAZI BÝLGÝLER TABLO-2 A GRUBU KADROLARA PERSONEL ALIMINA ÝLÝÞKÝN BAZI BÝLGÝLER AÇIKLAMALAR: Bu tabloda daha az yerde daha fazla bilgi verebilmek için bazý kýsaltmalar yapýlmýþtýr. Testlere verilecek aðýrlýklar gösterilirken

Detaylı

2050'YE DOÐRU NÜFUSBÝLÝM VE YÖNETÝM:

2050'YE DOÐRU NÜFUSBÝLÝM VE YÖNETÝM: 2050'YE DOÐRU NÜFUSBÝLÝM VE YÖNETÝM: ÝÞGÜCÜ PÝYASASINA BAKIÞ Prof. Dr. Aysýt TANSEL Kasým 2012 Yayýn No: TÜSÝAD-T/2012-11/536 Meþrutiyet Caddesi, No: 46 34420 Tepebaþý/Ýstanbul Telefon: (0 212) 249 07

Detaylı

Konular 5. Eðitimde Kullanýlacak Araçlar 23. Örnek Çalýþtay Gündemi 29. Genel Bakýþ 7 Proje Yöneticilerinin Eðitimi 10

Konular 5. Eðitimde Kullanýlacak Araçlar 23. Örnek Çalýþtay Gündemi 29. Genel Bakýþ 7 Proje Yöneticilerinin Eðitimi 10 Proje Yönetimi ÝÇÝNDEKÝLER Konular 5 Genel Bakýþ 7 Proje Yöneticilerinin Eðitimi 10 Eðitimde Kullanýlacak Araçlar 23 Araç 1: Araþtýrma sorularý Araç 2: Belirsiz talimatlar Araç 3: Robotlar 28 Örnek

Detaylı

VÝZYON 2050 TÜRKÝYE Eylül 2011 Yayýn No: TÜSÝAD-T/2011-09/518 Meþrutiyet Caddesi, No: 46 34420 Tepebaþý/Ýstanbul Telefon: (0 212) 249 07 23 Telefax: (0 212) 249 13 50 www.tusiad.org 2011, TÜSÝAD Tüm haklarý

Detaylı

Simge Özer Pýnarbaþý

Simge Özer Pýnarbaþý Simge Özer Pýnarbaþý 1963 yýlýnda Ýstanbul da doðdu. Ortaöðrenimini Kadýköy Kýz Lisesi nde tamamladý. 1984 yýlýnda Ýstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji ve Sanat Tarihi Bölümü nü bitirdi.

Detaylı

Faaliyet Raporu. Banvit Bandýrma Vitaminli Yem San. A.Þ. 01 Ocak - 30 Eylül 2010 Dönemi

Faaliyet Raporu. Banvit Bandýrma Vitaminli Yem San. A.Þ. 01 Ocak - 30 Eylül 2010 Dönemi 10 Faaliyet Raporu Banvit Bandýrma Vitaminli Yem San. A.Þ. 01 Ocak - 30 Eylül 2010 Dönemi Ýçindekiler Yönetim ve Denetim Kurulu Temettü Politikasý Risk Yönetim Politikalarý Genel Kurul Tarihine Kadar Meydana

Detaylı

Büyüme, İstihdam, Vasıflar ve Kadın İşgücü

Büyüme, İstihdam, Vasıflar ve Kadın İşgücü Türkiye Cumhuriyeti Devlet Planlama Teşkilatı ve Dünya Bankası Refah ve Sosyal Politika Analitik Çalışma Programı Çalışma Raporu Sayı: 6 Büyüme, İstihdam, Vasıflar ve Kadın İşgücü Erol Taymaz Ekonomi Bölümü

Detaylı

MALÝYE DERGÝSÝ ULAKBÝM ISSN 1300-3623

MALÝYE DERGÝSÝ ULAKBÝM ISSN 1300-3623 MALÝYE DERGÝSÝ ISSN 1300-3623 Temmuz - Aralýk 2007, Sayý 153 YAZI DANIÞMA KURULU Prof. Dr. Güneri AKALIN Prof. Dr. Abdurrahman AKDOÐAN Prof. Dr. Figen ALTUÐ Prof. Dr. Engin ATAÇ Prof. Dr. Ömer Faruk BATIREL

Detaylı

ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI

ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI Kýzýlcaþar Geleceðe Hazýrlanýyor Gelin Birlikte Çalýþalým ALPER YILMAZ KIZILCAÞAR MAHALLESÝ MUHTAR ADAYI Mart 2014 ALPER YILMAZ Halkla Bütünleþen MUHTARLIK Ankara Gölbaþý Kýzýlcaþar Köyünde 4 Mart 1979

Detaylı

Genel Bakýþ 7 Proje nin ABC si 9 Proje Önerisi Nasýl Hazýrlanýr?

Genel Bakýþ 7 Proje nin ABC si 9 Proje Önerisi Nasýl Hazýrlanýr? REC Hakkýnda ÝÇÝNDEKÝLER Konular 5 Genel Bakýþ 7 Proje nin ABC si 9 Proje Önerisi Nasýl Hazýrlanýr? Eðitimde Kullanýlacak Araçlar 21 Araç 1: Kaynaþma Tanýþma Etkinliði 23 Araç 2: Uzun Sözcükler 25 Araç

Detaylı

Mart 2010 Proje Hakkýnda NBÞ sektörünün ana girdisi olan mýsýrýn hasadý, hammadde kalitesi açýsýndan yetiþtirilmesi kadar önemli bir süreçtir. Hasat sýrasýnda gerçekleþtirilen yanlýþ uygulamalar sonucunda

Detaylı

MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER MALÝYE DERGÝSÝ. Ocak - Haziran 2008 Sayý 154

MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER MALÝYE DERGÝSÝ. Ocak - Haziran 2008 Sayý 154 MALÝYE DERGÝSÝ Ocak - Haziran 2008 Sayý 154 Sahibi Maliye Bakanlýðý Strateji Geliþtirme Baþkanlýðý Adýna Doç.Dr. Ahmet KESÝK Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Doç.Dr. Ahmet KESÝK MALÝYE DERGÝSÝ ÝÇÝNDEKÝLER Yayýn

Detaylı

KPSS PUANLARI. Avrupa Birliði Genel Sekreterliði. Atama Yapýlacak Kadro Unvaný: Avrupa Birliði Uzman Yardýmcýsý ( Uluslararasý Ýliþkiler )

KPSS PUANLARI. Avrupa Birliði Genel Sekreterliði. Atama Yapýlacak Kadro Unvaný: Avrupa Birliði Uzman Yardýmcýsý ( Uluslararasý Ýliþkiler ) KPSS PUANLARI AÇIKLAMALAR: Bu tabloda daha az yerde daha fazla bilgi verebilmek için bazý kýsaltmalar yapýlmýþtýr. Testlere verilecek aðýrlýklar gösterilirken testler harflerle ifade edilmiþtir. Harflerin

Detaylı

rm o f t a l ip j o l o n ek gýda T a d ý G m için ya þ a i ye Türk u ulusal GIDA TEKNOLOJÝ PLATFORMU y a þ a m i ç i n g ý d a Kaynak: 2010 Envanteri (TGDF) Gýda Sektörü 73.722.988 nüfus Hane halký gýda

Detaylı

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum ÇEVRE VE TOPLUM 11. Bölüm DOÐAL AFETLER VE TOPLUM Konular DOÐAL AFETLER Dünya mýzda Neler Oluyor? Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum Volkanlar

Detaylı

Ücretlerin Bankalardan Ödenmesi Zorunlu Hale Getirilmiþtir

Ücretlerin Bankalardan Ödenmesi Zorunlu Hale Getirilmiþtir 2008-96 Ücretlerin Bankalardan Ödenmesi Zorunlu Hale Getirilmiþtir Ýstanbul, 19 Kasým 2008 Sirküler Sirküler Numarasý : Elit - 2008/96 Ücretlerin Bankalardan Ödenmesi Zorunlu Hale Getirilmiþtir 4857 sayýlý

Detaylı

TÜRKÝYE BÜYÜK MÝLLET MECLÝSÝ ÜYELERÝNÝN ÖDENEK, YOLLUK VE EMEKLÝLÝKLERÝNE DAÝR KANUN

TÜRKÝYE BÜYÜK MÝLLET MECLÝSÝ ÜYELERÝNÝN ÖDENEK, YOLLUK VE EMEKLÝLÝKLERÝNE DAÝR KANUN TÜRKÝYE BÜYÜK MÝLLET MECLÝSÝ ÜYELERÝNÝN ÖDENEK, YOLLUK VE EMEKLÝLÝKLERÝNE DAÝR KANUN Kanun Numarasý : 3671 Kabul Tarihi : 26/10/1990 Resmi Gazete :Tarih: 28/10/1990 Sayý: 20679 Ödenek, Yolluk, Diðer Mali

Detaylı

4691 sayýlý Teknoloji Geliþtirme Bölgeleri Kanunu kapsamýnda kurulan ULUTEK TEKNOLOJÝ GELÝÞTÝRME BÖLGESÝ, Uludað Üniversitesi Görükle Kampüsü içerisinde 471.000 m2 alanda hizmet vermektedir. 2006 yýlýnda

Detaylı

SENDÝKAMIZDAN HABERLER

SENDÝKAMIZDAN HABERLER SENDÝKAMIZDAN HABERLER Sendikamýza Üye Ýþyerlerinde Çalýþanlardan Yýlýn Verimli Ýþçisi Ve Ýþvereni Seçilenlere Törenle Plaketleri Verildi 1988 yýlýndan bu yana Milli Prodüktivite Merkezi (MPM) nce gerçekleþtirilen

Detaylı

FÝYATLAR A. FÝYATLARDAKÝ GENEL GÖRÜNÜM

FÝYATLAR A. FÝYATLARDAKÝ GENEL GÖRÜNÜM IX FÝYATLAR 145 146 FÝYATLAR A. FÝYATLARDAKÝ GENEL GÖRÜNÜM 2000 yýlýnda önceki yýlýn önemli ölçüde altýnda seyreden fiyat artýþlarý 2001 yýlýnýn ikinci ayýnda kurlarýn serbest býrakýlmasý sonucu üçüncü

Detaylı

GRUP TOPLU ÝÞ SÖZLEÞMESÝ GÖRÜÞMELERÝNDE UYUÞMAZLIK

GRUP TOPLU ÝÞ SÖZLEÞMESÝ GÖRÜÞMELERÝNDE UYUÞMAZLIK TOPLAM KALÝTE YÖNETÝMÝ VE ISO 9001:2000 KALÝTE YÖNETÝM SÝSTEMÝ UYGULAMASI KONULU TOPLANTI YAPILDI GRUP TOPLU ÝÞ SÖZLEÞMESÝ GÖRÜÞMELERÝNDE UYUÞMAZLIK YÝBÝTAÞ - LAFARGE GRUBUNDA KONYA ÇÝMENTO SANAYÝÝ A.Þ.

Detaylı

ÇALIùMA HAYATINA øløùkøn ANAYASA DEöøùøKLøKLERø "Türkiye Cumhuriyeti Anayasasýnýn Bazý Maddelerinin Deðiþtirilmesi Hakkýnda Kanun" Av.

ÇALIùMA HAYATINA øløùkøn ANAYASA DEöøùøKLøKLERø Türkiye Cumhuriyeti Anayasasýnýn Bazý Maddelerinin Deðiþtirilmesi Hakkýnda Kanun Av. ÇALI MA HAYATINA L K N ANAYASA DE KL KLER I. Avrupa Birliði sürecinde demokrasi ve insan haklarý açýsýndan önemli bir dönüm noktasý olarak kabul edilen Anayasa deðiþiklikleri, 17 Ekim 2001 tarih ve 24556

Detaylı

TÜRKÝYE'DE ÝÞGÜCÜ PÝYASASI, SORUNLAR VE POLÝTÝKALAR Doç. Dr. Faruk SAPANCALI*

TÜRKÝYE'DE ÝÞGÜCÜ PÝYASASI, SORUNLAR VE POLÝTÝKALAR Doç. Dr. Faruk SAPANCALI* Giriþ TÜRKÝYE'DE ÝÞGÜCÜ PÝYASASI, SORUNLAR VE POLÝTÝKALAR Doç. Dr. Faruk SAPANCALI* Türkiye'de iþgücü piyasasýna iliþkin resmi veriler, Türkiye Ýstatistik Kurumu (TÜÝK)'nun Uluslararasý Çalýþma Örgütü

Detaylı

Laboratuvar Akreditasyon Baþkanlýðý Týbbi Laboratuvarlar

Laboratuvar Akreditasyon Baþkanlýðý Týbbi Laboratuvarlar Laboratuvar Akreditasyon Baþkanlýðý Týbbi Laboratuvarlar Týbbi Laboratuvar Akreditasyonu Akreditasyon, Akreditasyon; Laboratuvarların, Muayene, Belgelendirme kuruluşlarının ve Yeterlilik Deneyi Sağlayıcı

Detaylı

ÝÞ DÜNYASINDA KADIN CÝLT 2. Prof. Dr. Kadriye BAKIRCI Prof. Dr. Oðuz KARADENÝZ Doç. Dr. Hakký Hakan YILMAZ Elif Nergis LEWIS Nursel DURMAZ

ÝÞ DÜNYASINDA KADIN CÝLT 2. Prof. Dr. Kadriye BAKIRCI Prof. Dr. Oðuz KARADENÝZ Doç. Dr. Hakký Hakan YILMAZ Elif Nergis LEWIS Nursel DURMAZ ÝÞ DÜNYASINDA KADIN CÝLT 2 Prof. Dr. Kadriye BAKIRCI Prof. Dr. Oðuz KARADENÝZ Doç. Dr. Hakký Hakan YILMAZ Elif Nergis LEWIS Nursel DURMAZ 2014, TÜRKONFED TASARIM: SÝS MATBAACILIK KAPAK TASARIMI & SAYFA

Detaylı

T.C YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI

T.C YARGITAY 9. HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI Yargýtay Kararlarý T.C Esas No : 2005 / 37239 Karar No : 2006 / 3456 Tarihi : 13.02.2006 KARAR ÖZETÝ : ALT ÝÞVEREN - ÇALIÞTIRACAK ÝÞÇÝ SAYISI Davalý þirketin ayný il veya diðer illerde baþka iþyerinin

Detaylı

TÜRKÝYE'DE ALTERNATÝF TURÝZMÝN GELÝÞÝMÝNE YÖNELÝK DEÐERLENDÝRMELER Eylül 2014 Yayýn No: TÜSÝAD-T/2014-09/556 Meþrutiyet Caddesi, No: 46 34420 Tepebaþý/Ýstanbul Telefon: (0 212) 249 07 23 Telefax: (0 212)

Detaylı

STAJ BÝLGÝLERÝ. Önemli Açýklamalar

STAJ BÝLGÝLERÝ. Önemli Açýklamalar Öðrencinin Adý ve Soyadý Doðum Yeri ve Yýlý Fakülte Numarasý Bölümü Yaptýðý Staj Dalý Fotoðraf STAJ BÝLGÝLERÝ Ýþyeri Adý Adresi Telefon Numarasý Staj Baþlama Tarihi Staj Bitiþ Tarihi Staj Süresi (gün)

Detaylı

01 Kasým 2018

01 Kasým 2018 Geri Dönüþüm Markasý... www.adametal.com.tr 01 Kasým 2018 Ada Metal Demir Çelik Geri Dönüþüm San. ve Tic. A.Þ. 1956 yýlýndan bu yana, özellikle metal sektöründe, fabrikalarýn üretim artýklarýný toplayýp

Detaylı

Platformdan Yeni ve Ýleri Bir Adým: Saðlýk ve Sosyal Güvence için Bir Bildirge

Platformdan Yeni ve Ýleri Bir Adým: Saðlýk ve Sosyal Güvence için Bir Bildirge Platformdan Yeni ve Ýleri Bir Adým: Saðlýk ve Sosyal Güvence için Bir Bildirge Onaylayan Administrator Thursday, 05 August 2010 Son Güncelleme Thursday, 05 August 2010 HSGG GÜVENLÝ GELECEK ÝÇÝN SAÐLIK

Detaylı

BÝRÝNCÝ BASAMAK SAÐLIK HÝZMETLERÝ: Sorun mu? Çözüm mü?

BÝRÝNCÝ BASAMAK SAÐLIK HÝZMETLERÝ: Sorun mu? Çözüm mü? BÝRÝNCÝ BASAMAK SAÐLIK HÝZMETLERÝ: Sorun mu? Çözüm mü? Hükümetler birinci basamak saðlýk hizmetleri konusundaki yasalarý açýkça çiðnemektedir. Türkiye saðlýk sisteminde, birinci basamaktaki kurumlar (saðlýk

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER GÝRÝÞ BÖLÜM 1: REASÜRANSA ÝLÝÞKÝN KAVRAMSAL ÇERÇEVE

ÝÇÝNDEKÝLER GÝRÝÞ BÖLÜM 1: REASÜRANSA ÝLÝÞKÝN KAVRAMSAL ÇERÇEVE ÝÇÝNDEKÝLER GÝRÝÞ...21 BÖLÜM 1: REASÜRANSA ÝLÝÞKÝN KAVRAMSAL ÇERÇEVE...25 1.1. REASÜRANSIN TANIMI...27 1.2. REASÜRANSIN TARÝHSEL GELÝÞÝMÝ...29 1.3. REASÜRANSIN ÝLKELERÝ...32 1.3.1. Azami Ýyi Niyet Ýlkesi...32

Detaylı

konularýnda servis hizmeti sunan Sosyal Hizmetler Dairesi bir devlet kuruluºu olup, bu kuruluº ülkede yaºayan herkese ücretsiz hizmet vermektedir.

konularýnda servis hizmeti sunan Sosyal Hizmetler Dairesi bir devlet kuruluºu olup, bu kuruluº ülkede yaºayan herkese ücretsiz hizmet vermektedir. 1/7 AMT FÜR SOZIALE DIENSTE FÜRSTENTUM LIECHTENSTEIN Sosyal Hizmetler Dairesi Çocuk ve gençlik hizmetleri Sosyal hizmetler Terapi hizmetleri Ýç hizmetler konularýnda servis hizmeti sunan Sosyal Hizmetler

Detaylı

Eðitim Baþvurularý Hakkýnda; -Eðitim katýlýmcý sayýsý ve eðitim tarih deðiþiklikleri Odamýz tarafýndan belirlenmektedir. -Eðitimlerimizle ilgili tüm güncel bilgiler www.corlutso.org.tr internet adresindeki

Detaylı

Ýlknur Menlik TGDF Kurumsal Ýletiþim Direktörü TGDF 24 sektörel üye dernek Türkiye Gýda ve Ýçecek Sanayisinin Üretim, Ýstihdam, Ýhracat ve ithalatýnýn %95 ni temsil etmekte Food Drink Europe TGDF 2006

Detaylı

SOSYAL GÜVENLÝK REFORMU MU YOKSA SOSYAL GÜVENLÝK ÇIKMAZI MI?

SOSYAL GÜVENLÝK REFORMU MU YOKSA SOSYAL GÜVENLÝK ÇIKMAZI MI? SOSYAL GÜVENLÝK REFORMU MU YOKSA SOSYAL GÜVENLÝK ÇIKMAZI MI? Prof.Dr.Nüvit GEREK* Ülkemizde sosyal güvenlik sisteminin sorunlarý ve bu sorunlarý çözmek için sürdürülen çalýþmalar hemen hemen son on beþ

Detaylı

ünite1 Sosyal Bilgiler Verilenlerden kaçý sosyal bilimler arasýnda yer alýr? A. 6 B. 5 C. 4 D. 3

ünite1 Sosyal Bilgiler Verilenlerden kaçý sosyal bilimler arasýnda yer alýr? A. 6 B. 5 C. 4 D. 3 ünite1 Sosyal Bilgiler Sosyal Bilgiler Öðreniyorum TEST 1 3. coðrafya tarih biyoloji fizik arkeoloji filoloji 1. Ali Bey yaþadýðý yerin sosyal yetersizlikleri nedeniyle, geliþmiþ bir kent olan Ýzmir e

Detaylı

Araþtýrma Hazýrlayan: Ebru Kocamanlar Araþtýrma Uzman Yardýmcýsý Gýda Ürünlerinde Ambalajýn Satýn Alma Davranýþýna Etkisi Dünya Ambalaj Örgütü nün açýklamalarýna göre dünyada ambalaj kullanýmýnýn %30 unu

Detaylı

TÜRKÝYE BÜYÜK MÝLLET MECLÝSÝNÝN DIÞ ÝLÝÞKÝLERÝNÝN DÜZENLENMESÝ HAKKINDA KANUN

TÜRKÝYE BÜYÜK MÝLLET MECLÝSÝNÝN DIÞ ÝLÝÞKÝLERÝNÝN DÜZENLENMESÝ HAKKINDA KANUN TÜRKÝYE BÜYÜK MÝLLET MECLÝSÝNÝN DIÞ ÝLÝÞKÝLERÝNÝN DÜZENLENMESÝ HAKKINDA KANUN Kanun Numarasý : 3620 Kabul Tarihi : 28/3/1990 Resmi Gazete : Tarih: 6/4/1990 Sayý: 20484 Dýþ Ýliþkiler MADDE 1- Türkiye Büyük

Detaylı

Organizatör Firma Cebeci Cad. No:54 Akatlar 34335 Ýstanbul Tel:0212 351 68 48 (pbx) Faks:0212 351 59 33 E-Posta: [email protected] BAHÇEÞEHÝR ÜNÝVERSÝTESÝ BEÞÝKTAÞ KAMPÜSÜ 11-12 Haziran 2008 SUNUM DOSYASI

Detaylı

2007/82 Nolu SGK GENELGESÝ(Fatura Bedellerinin Ödenmesinde Karþýlaþýlan Sorunlar) Cuma, 26 Ekim 2007

2007/82 Nolu SGK GENELGESÝ(Fatura Bedellerinin Ödenmesinde Karþýlaþýlan Sorunlar) Cuma, 26 Ekim 2007 2007/82 Nolu SGK GENELGESÝ(Fatura Bedellerinin Ödenmesinde Karþýlaþýlan Sorunlar) Cuma, 26 Ekim 2007 GENELGE 2007/ 82 2007/46 sayýlý Fatura Bedellerinin Ödenmesi konulu Genelge gereði Kurum web sayfasýnda

Detaylı

DENÝZ LÝSESÝ KOMUTANLIÐI Denizcilik tarihin en eski ve en köklü mesleðidir. Bu köklü ve þerefli mesleðin insanlarýnýn eðitimi için ilk adým atacaklarý Deniz Lisesi, bu güne kadar Türk ve dünya denizcilik

Detaylı

KAYIT DIÞI ÝSTÝHDAMIN DENETÝMÝ VE SOSYAL GÜVENLÝK REFORMUYLA YAPILAN DÜZENLEMELER

KAYIT DIÞI ÝSTÝHDAMIN DENETÝMÝ VE SOSYAL GÜVENLÝK REFORMUYLA YAPILAN DÜZENLEMELER I- GÝRÝÞ KAYIT DIÞI ÝSTÝHDAMIN DENETÝMÝ VE SOSYAL GÜVENLÝK REFORMUYLA YAPILAN DÜZENLEMELER Yakup SÜNGÜ * Kayýt dýþý istihdam; nedenleri, sonuçlarý, ekonomik, mali ve sosyal etkileri çok farklý þekillerde

Detaylı

Bu yayýn, Türkiye Yerel Gündem 21 Programý nýn þemsiyesi altýnda yürütülen Kent Konseyleri nin güçlendirilmesi ve yerel demokratik yönetiþim mekanizmalarý olarak iþlev görmelerine yönelik eðitim ve kapasite

Detaylı

MedYa KÝt / 26 Ýnsan Kaynaklarý ve Yönetimi konusunda Türkiye nin ilk dergisi HR DergÝ Human Resources Ýnsan Kaynaklarý ve Yönetim Dergisi olarak amacýmýz, kurulduðumuz günden bu yana deðiþmedi: Türkiye'de

Detaylı

Programýmýz, Deneyimimiz, Çaðdaþ Demokrat Ekibimiz ve Çaða Uygun Vizyonumuz ile Yeniden

Programýmýz, Deneyimimiz, Çaðdaþ Demokrat Ekibimiz ve Çaða Uygun Vizyonumuz ile Yeniden çaðdaþ demokrat muhasebeciler grubu Programýmýz, Deneyimimiz, Çaðdaþ Demokrat Ekibimiz ve Çaða Uygun Vizyonumuz ile Yeniden YÖNETÝM KURULU BAÞKAN ADAYI ALÝ METÝN POLAT 1958 yýlýnda Çemiþgezek'te doðdu.

Detaylı

MALÝYE DERGÝSÝ ISSN Ocak - Haziran 2009, Sayý 156

MALÝYE DERGÝSÝ ISSN Ocak - Haziran 2009, Sayý 156 MALÝYE DERGÝSÝ ISSN 1300-3623 Ocak - Haziran 2009, Sayý 156 Küresel Kirlenme Sürdürülebilir Ekonomik Büyüme ve Çevre Vergileri Dr. Biltekin ÖZDEMÝR Mali Anayasa Uçar DEMÝRKAN 5018 Sayýlý Kamu Mali Yönetimi

Detaylı

T.C. MÝLLÎ EÐÝTÝM BAKANLIÐI EÐÝTÝMÝ ARAÞTIRMA VE GELÝÞTÝRME DAÝRESÝ BAÞKANLIÐI HANGÝ OKULDA OKUMAK ÝSTEDÝÐÝNE KARAR VERDÝN MÝ? Genel Liseler Fen Liseleri Sosyal Bilimler Anadolu Spor Güzel Sanatlar Askeri

Detaylı

Yat, Kotra Ve Her Türlü Motorlu Özel Tekneler Ýçin Geçerli Olan KDV Ve ÖTV Ora

Yat, Kotra Ve Her Türlü Motorlu Özel Tekneler Ýçin Geçerli Olan KDV Ve ÖTV Ora 2009-40 Yat, Kotra Ve Her Türlü Motorlu Özel Tekneler Ýçin Geçerli Olan KDV Ve ÖTV Ora Ýstanbul, 25 Aðustos 2009 Sirküler Numarasý : Elit - 2009/40 Sirküler Yat, Kotra Ve Her Türlü Motorlu Özel Tekneler

Detaylı

15 Tandem Takým Tezgahlarý ndan Ýhtiyaca Göre Uyarlanabilen Kitagawa Divizörler Kitagawa firmasýnýn, müþterilerini memnun etmek adýna, standartý deðiþtirmesi yeni bir þey deðil. Bu seferki uygulamada,

Detaylı

Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler. Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung. Freie Hansestadt Bremen.

Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler. Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung. Freie Hansestadt Bremen. Gesundheitsamt Freie Hansestadt Bremen Sozialmedizinischer Dienst für Erwachsene Bakým sigortasý - Sizin için bilgiler Türkischsprachige Informationen zur Pflegeversicherung Yardýma ve bakýma muhtaç duruma

Detaylı

YAZI ÝÞLERÝ KARARLAR VE TUTANAKLAR DAÝRE BAÞKANLIÐI

YAZI ÝÞLERÝ KARARLAR VE TUTANAKLAR DAÝRE BAÞKANLIÐI YAZI ÝÞLERÝ KARARLAR VE TUTANAKLAR DAÝRE BAÞKANLIÐI ENCÜMEN VE KARARLAR ÞUBE MÜDÜRLÜÐÜ 5393 Sayýlý Belediye Kanununun 35. maddesi gereði Baþkanlýk Makamýnca Encümen Gündemine girmek üzere havale edilen

Detaylı

NÜFUSUN GELÝÞÝMÝ, DAÐILIÞI ve NÝTELÝKLERÝ

NÜFUSUN GELÝÞÝMÝ, DAÐILIÞI ve NÝTELÝKLERÝ NÜFUS ve NÜFUS SAYIMLARI Sýnýrlarý belli bir alanda yaþayan insan sayýsýna nüfus denir. Dünya Nüfus Gününün Amblemi Bir ülkede yaþayan bütün insanlarýn demografik, ekonomik, sosyal verilerinin toplanmasý

Detaylı

OTOMATÝK KAPI SÝSTEMLERÝ

OTOMATÝK KAPI SÝSTEMLERÝ OTOMATÝK KAPI SÝSTEMLERÝ com Hakkýmýzda Firma Hakkýnda Otomasyon sektörünün önde gelen firmalarýndan olan ECM ENDÜSTRÝYEL OTOMATÝK KAPI SÝSTEMLERÝ, kurulduðu tarihten bu yana uzmanlaþtýðý her alanda, ülkemizde

Detaylı

ASÜD 06 Mart 2009'da 13 süt ve süt ürünleri üreticisi tarafýndan kuruldu. 110'a ulaþan üye sayýsý ile süt sektörünün en büyük ve en yetkili kuruluþudu

ASÜD 06 Mart 2009'da 13 süt ve süt ürünleri üreticisi tarafýndan kuruldu. 110'a ulaþan üye sayýsý ile süt sektörünün en büyük ve en yetkili kuruluþudu SÜT SANAYÝÝNDE YENÝ YAKLAÞIMLAR TOPLANTISI - YENÝ SÜT MEVZUATI ve UYGULAMALARI TÜRKÝYE DE SÜT SEKTÖRÜ Dr. Ýsmail MERT ASÜD Genel Sekreteri 20.09.2012 GÖNEN- BALIKESÝR ASÜD 06 Mart 2009'da 13 süt ve süt

Detaylı

Kýsa Çalýþma ve Kýsa Çalýþma Ödeneði

Kýsa Çalýþma ve Kýsa Çalýþma Ödeneði 2009-17 Kýsa Çalýþma ve Kýsa Çalýþma Ödeneði Ýstanbul, 12 Mart 2009 Sirküler Sirküler Numarasý : Elit - 2009/17 Kýsa Çalýþma ve Kýsa Çalýþma Ödeneði Türkiye Ýstatistik Kurumu (TÜÝK) tarafýndan 9 Þubat

Detaylı

ACADEMY FRANCHISE AKADEMÝSÝ FRANCHISE ALIRKEN VERÝRKEN ÝÞLETÝRKEN. bilgi kaynaðýnýz. iþbirliði ile

ACADEMY FRANCHISE AKADEMÝSÝ FRANCHISE ALIRKEN VERÝRKEN ÝÞLETÝRKEN. bilgi kaynaðýnýz. iþbirliði ile ACADEMY FRANCHISE ALIRKEN VERÝRKEN ÝÞLETÝRKEN bilgi kaynaðýnýz iþbirliði ile WORLD FRANCHISE COUNCIL ÜYESÝDÝR EUROPEAN FRANCHISE FEDERATION ÜYESÝDÝR ACADEMY Giriþ Giriþ Franchise, perakendecilikte çaðýmýzýn

Detaylı

2050'YE DOÐRU NÜFUSBÝLÝM VE YÖNETÝM:

2050'YE DOÐRU NÜFUSBÝLÝM VE YÖNETÝM: 2050'YE DOÐRU NÜFUSBÝLÝM VE YÖNETÝM: SAÐLIK SÝSTEMÝNE BAKIÞ Prof. Dr. Ayþe AKIN Prof. Dr. Korkut ERSOY Kasým 2012 Yayýn No: TÜSÝAD-T/2012-11/533 Meþrutiyet Caddesi, No: 46 34420 Tepebaþý/Ýstanbul Telefon:

Detaylı

T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU ESAS NO : 2007/10-663 KARAR NO : 2007/770 KARAR TARÝHÝ : 24.10.2007

T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU ESAS NO : 2007/10-663 KARAR NO : 2007/770 KARAR TARÝHÝ : 24.10.2007 T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU ESAS NO : 2007/10-663 KARAR NO : 2007/770 KARAR TARÝHÝ : 24.10.2007 Taraflar arasýndaki "iþsizlik sigortasý prim iadesi" davasýndan dolayý yapýlan yargýlama sonucunda;

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER I. DENETÝMÝN KAVRAMSAL ÇERÇEVESÝ

ÝÇÝNDEKÝLER I. DENETÝMÝN KAVRAMSAL ÇERÇEVESÝ ÝÇÝNDEKÝLER I. DENETÝMÝN KAVRAMSAL ÇERÇEVESÝ 1. Denetimin tanýmý... 15 2. Denetimin türleri... 17 2.1.Denetimin Amacý Yönünden Denetim Türleri... 17 2.1.1. Finansal Tablo Denetimi... 18 2.1.2. Uygunluk

Detaylı