Türkiye Küresel Rekabet Raporu 2006

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Türkiye Küresel Rekabet Raporu 2006"

Transkript

1

2 Türkiye Küresel Rekabet Raporu 2006 HAZIRLAYANLAR Gündüz ULUSOY Sumru ÖZ Selçuk KARAATA Melsa ARARAT Burçin YURTOÐLU Hande YEÐENOÐLU TÜSÝAD-Sabancý Üniversitesi Rekabet Forumu Ekim 2006

3 TÜSÝAD-Sabancý Üniversitesi Rekabet Forumu TÜSÝAD-Sabancý Üniversitesi Rekabet Forumu (REF), Türk Sanayicileri ve Ýþadamlarý Derneði (TÜSÝAD) ve Sabancý Üniversitesi ortak giriþimleri ile 1 Mart 2003 tarihinde kurulmuþ bir araþtýrma merkezidir. Amacý, genel olarak küreselleþme, özel olarak da Avrupa Birliði ile bütünleþme sürecinde uluslararasý piyasalarda Türk özel sektörünün kalýcý bir pazar payý elde edebilmesi için gerekli rekabet gücü, inovasyon ve teknoloji yönetimi, ve kýyaslama çalýþmalarýný yapmaktýr. REF çalýþmalarýný; araþtýrma, bilgi yayýlýmý ve iþbirlikleri baþlýklarý altýnda sürdürmekte; faaliyetlerini, görüþlerini ve rekabetçilik alanýndaki geliþmeleri kamuoyu ile web sitesi ( ve Rekabet Postasý baþlýklý bülteni ile paylaþmaktadýr. REF, Türkiye Küresel Rekabet Raporu nu her yýl dünyada ve ülkemizdeki geliþmeleri dikkate alarak yayýmlamayý planlamaktadýr. Raporun içeriði Türkiye nin rekabetçilik alanýnda güncel sorun ve çözümlere odaklanacaktýr. Rapora katkýda bulunacak görüþ ve önerileriniz için iletiþim kanallarýmýz her zaman açýktýr. Tasarým Ýrem Çiðdem Paçal ve Ceyla Sakaoðlu Sabancý Üniversitesi Sanat ve Sosyal Bilimler Fakültesi 2006, REF Tüm haklarý saklýdýr. Bu eserin tamamý ya da bir bölümü, 4110 sayýlý Yasa ile deðiþik 5846 sayýlý FSEK. uyar nca, kullanýlmazdan önce hak sahibinden 52. Maddeye uygun yazýlý izin alýnmadýkça, hiçbir þekil ve yöntemle iþlenmek, çoðaltýlmak, çoðaltýlmýþ nüshalarý yayýlmak, satýlmak, kiralanmak, ödünç verilmek, temsil edilmek, sunulmak, telli/telsiz ya da baþka teknik, sayýsal ve/veya elektronik yöntemlerle iletilmek suretiyle kullanýlamaz. ÝÝ

4 ÝÇÝNDEKÝLER ÞEKÝLLER...iv TABLOLAR...viii KISALTMALAR...ix ÖNSÖZ EKONOMÝNÝN ÝTÝCÝ GÜCÜ OLARAK DIÞ TÝCARET...3 Sumru Öz (TÜSÝAD-Sabancý Üniversitesi Rekabet Forumu) 1.1 Dýþ Ticaret Bileþenleri Dýþ Ticaret Ýliþkileri ve AB Ýhracatta Rekabet Performansý YATIRIM ORTAMI...27 Sumru Öz (TÜSÝAD-Sabancý Üniversitesi Rekabet Forumu) 2.1 Türkiye deki Doðrudan Yabancý Yatýrýmlara Genel Bir Bakýþ AB ile Müzakere Süreci ve Yatýrým Ortamý Stratejik Öncelikleri Belirlemek Ýçin Uluslararasý Kýyaslama YÖNETÝÞÝM VE KÜRESEL REKABET...55 Melsa Ararat (Sabancý Üniversitesi, Yönetim Bilimleri Bölümü ve Kurumsal Yönetim Forumu) B. Burçin Yurtoðlu (Viyana Üniversitesi, Ýktisadi Bilimler Fakültesi, Ekonomi Bölümü) 3.1 Kurumlar ve Etkileri Türkiye Yakýnsama Sonuç ÝNOVASYONA YÖNELÝK ÝVME...88 Selçuk Karaata (TÜSÝAD-Sabancý Üniversitesi Rekabet Forumu) 4.1 Ýnovasyon nedir? Türkiye nin Ýnovasyon Politikasýnda Ana Geliþmeler Ýnovasyon Yapabilme Alanýnda Hukuki ve Ýdari Çevresel Koþullar Türkiye ve Ýnovasyon Performansý Ýþletmeler ve Ýnovasyon Bölgesel Ýnovasyon Sistemi Bilgi Ekonomisi, Lizbon Stratejisi ve Türkiye TÜRKÝYE ÝMALAT SANAYÝÝNDE YENÝLÝK Gündüz Ulusoy (Sabancý Üniversitesi ve TÜSÝAD-Sabancý Üniversitesi Rekabet Forumu) Hande Yeðenoðlu (TÜSÝAD-Sabancý Üniversitesi Rekabet Forumu) 5.1 Giriþ Türkiye Ýmalat Sanayiinde Yenilik Araþtýrmasý Genel Yaklaþým Rekabet ve Ýþbirlikleri Ýnsan Kaynaklarý Üründe Yenilik Yönetim Teknolojilerinde Yenilik Üretimde Modernizasyon Üretim Teknolojilerinde Yenilik Sonuç ARTAN ÇÝN REKABETÝ KARÞISINDA TÜRKÝYE Sumru Öz (TÜSÝAD-Sabancý Üniversitesi Rekabet Forumu) 6.1 Küresel Ticarette Çin in Yeri Doðrudan Yabancý Yatýrýmlarýn Çin Ekonomik Kalkýnmasýna Etkisi Çin - Türkiye Ekonomik Ýliþkileri KAYNAKLAR EKLER ÝÝÝ

5 ÞEKÝLLER Þekil ve 2004 Yýllarýnda Seçilmiþ Ülkeler Ýçin Dýþ Ticaretin GSYÝH ye Oraný...3 Þekil 1.2a Ýhracatýn Ekonomik Faaliyete Göre Daðýlýmý, 2005 (%)...4 Þekil 1.3a Ýthalatýn Ekonomik Faaliyete Göre Daðýlýmý, 2005 (%)...5 Þekil 1.4 Geniþ Ekonomik Gruplarýn Sýnýflamasýna (BEC) Göre Ýthalat...6 Þekil 1.5 Geniþ Ekonomik Gruplarýn Sýnýflamasýna (BEC) Göre Aramalý Ýthalatý...7 Þekil 1.6 Ülke Gruplarýna Göre Ýhracat, Þekil 1.7 Ülke Gruplarýna Göre Ýthalat, Þekil 1.8 Dýþ Ticaret Dengeleri, 2005 (milyar ABD Dolarý)...13 Þekil Öncesi AB Üyelik Sürecinde Olan Ülkelerde Cari Açýk...14 Þekil Sonrasý AB Üyelik Sürecinde Olan Ülkelerde Cari Açýk...14 Þekil 1.11 Sektöre göre Göreli Ýhracat Avantajý-Göreli Ýthalat Nüfuz Endeksleri, Þekil Basamaklý Standart Ticaret Sýnýflandýrmasýna Göre Yapýsal Ýhracat Performansý...18 Þekil Basamaklý Standart Ticaret Sýnýflandýrmasýna Göre Dinamik Ýhracat Performansý...20 Þekil Basamaklý Standart Ticaret Sýnýflandýrmasýna Göre Dinamik Ýhracat Performansý...26 Þekil Döneminde Yapýlan Doðrudan Yabancý Yatýrýmlar (milyon ABD Dolarý)...27 Þekil 2.2 Yabancý Sermaye Giriþinin Sektörlere Göre Daðýlýmý, (%)...28 Þekil 2.3 Doðrudan Yabancý Sermaye Giriþinin Ülkelere Göre Daðýlýmý, (%)...28 Þekil Öncesi AB Üyelik Sürecindeki Geliþmekte Olan Ülkelerde Net Doðrudan Yabancý Yatýrým Giriþi...29 Þekil Sonrasý AB Üyelik Sürecinde Olan Ülkelerde Net Doðrudan Yabancý Yatýrým Giriþi.30 Þekil Sonrasý AB Üyelik Sürecinde Olan Ülkelerde Net Doðrudan Yabancý Yatýrým Giriþi.30 Þekil 2.7 Portekiz ve Yunanistan ýn 1996 ve 2005 Yýlý Küresel Rekabet Alt Endeksleri...31 Þekil 2.8 Türkiye ve Yeni AB Üyelerinin 1996 ve 2005 Yýlý Küresel Rekabet Alt Endenksleri...32 Þekil 2.9 Türkiye ve Yeni AB Üyelerinin Sýralama ve Skora Göre AB-15 Ortalamasýna Kýyasla 2005 Yýlý Küresel Rekabet Alt Endeksleri...33 Þekil 2.10 Küresel Rekabet Endeksi (Temel Gereklilikler) ve Doðrudan Yabancý Yatýrým...34 ÝV

6 Þekil 2.11 Rekabetin 9 Temel Faktörü ve Ait Olduklarý Küresel Rekabet Alt Endeksleri...37 Þekil 2.12 Türkiye nin Küresel Rekabet Alt Endeksleri...39 Þekil 2.13 Türkiye nin Küresel Rekabet Alt Endeksleri...39 Þekil 2.14 Seçilmiþ Ülkelerin IMD Rekabetçilik Endeksine göre Sýralamasý, Þekil 2.15 Türkiye nin IMD Rekabetçilik Endeksi ve Alt Endekslerde 51 Ülke Ýçinde Yeri...46 Þekil 2.16 Türkiye nin Ýþ Yapma Kolaylýðý Alt Endeksleri...50 Þekil 2.17 Türkiye nin Ýþ Yapma Kolaylýðý Alt Endeksleri...50 Þekil 4.1 Özet Ýnovasyon Endeksi (ÖÝE) bazýnda karþýlaþtýrma...96 Þekil 4.2 ÖÝE ve ÖÝE nin Ortalama Büyüme Oraný Bazýnda Ülkelerin Pozisyonu...97 Þekil 4.3 Bölgesel inovasyon sistemine iliþkin tipik bir yapý örneði Þekil 5.1 GSMH Ýçinde Sektörlerin Paylarý (%) Þekil 5.2 Toplam Mal Ýhracatý Ýçinde Ýmalat ve Diðer Sektörlerin Daðýlýmý Þekil 5.3 Sektörde Rekabet Ortamýný Belirleyen En Önemli Üç Unsur ve Firmalarýn Rakiplerine Göre Konumu Þekil 5.4 Rekabetçi Öncelikler Þekil 5.5 Diðer firmalarla iþbirliðinde bulunma nedenleri Þekil 5.6 Metal sektöründe iþbirliði yapan firmalarýn iþbirliði yaptýðý alanlar Þekil 5.7 Araþtýrma kuruluþlarý ve üniversitelerle iþbirliði yapma oranlarý Þekil Yýlý Ýnsan Kaynaklarý Eðitim Durumu (Daðýlým tüm sektörlerin toplamý %100 e toplanacak þekilde yapýlmýþtýr.) Þekil Yýlý Ýnsan Kaynaklarý Alanlara Göre Daðýlýmý (Sektörel: Sektör bazýnda %100 e toplanmaktadýr.) Þekil 5.10 Firma Yetkinliklerinin Sürdürülmesi Ýçin Kullanýlan Organizasyonel ya da Teknik Çözümler Þekil 5.11 Firmalarýn Genel Ürün Stratejisi Þekil 5.12 Firmalarýn Yeni Ürün Stratejisi Þekil 5.13 Son Üç Yýlda Pazara Sunulan Yeni Ürün Adetleri Þekil 5.14 Yeni Ürün Satýþlarýnýn 2003 Yýlý Cirosu Ýçindeki Payý Þekil 5.15 Yeni Ürün Geliþtirmede Baþarýlý ve Baþarýsýz Ürün Adetleri V

7 Þekil 5.16 Yeni Ürünlerin Baþarýsýz Olma Nedenleri Þekil 5.17 Avrupa Ülkelerinde Sürekli Ýyileþtirme Süreci Kullanýmýnýn Yaygýnlýðý Þekil 5.18 Avrupa Ülkelerinde Tam Zamanýnda Satýn Alma Yaklaþýmýnýn Yaygýnlýðý Þekil 5.19 Avrupa Ülkelerinde Tam Zamanýnda Üretim Yaklaþýmýnýn Yaygýnlýðý Þekil 5.20 Avrupa Ülkeleri Metal Sektöründe ERP Uygulamalarýnýn Yaygýnlýðý Þekil 5.21 Firmada Büyük Bir Üretim Teknolojisi Deðiþikliði Þekil 5.22 Üretim Teknolojisi Deðiþikliði Yaþandýysa, Firma Ürünlerinin Bundan Etkilenmesi Þekil 5.23 Üretimin Modernizasyonu Ýçin Ortalama Yýllýk Yatýrým Bütçesi Þekil 5.24 Modernizasyonun Finansman Kaynaklarý Þekil 5.25 Modernizasyon Faaliyetlerinin Önündeki Engeller Þekil 5.26 Avrupa Ülkeleri Metal Sanayiinde Mevcut Ýmalat Altyapýsý Ýçinde Bilgisayar Kontrollü Makine ve Hat Kullanýmýnýn Yaygýnlýðý Þekil 5.27 Avrupa Ülkeleri Metal Sanayiinde Sanayi Robotlarý ve Otomatik Malzeme Elleçleme Sistemleri Kullanýmýnýn Yaygýnlýðý Þekil 5.28 Son 3 Yýl Ýçinde Avrupa Ülkeleri Metal Sanayiinde Sanayi Robotlarý ve Otomatik Malzeme Elleçleme Sistemleri Kullanýmý Þekil Yýlýnda ABD Hariç En Yüksek GSMH ye Sahip 6 Ülke ve Türkiye nin Dönemi Deðerleri (milyar ABD Dolarý) Þekil 6.2 Çin ve Türkiye nin Dönemi Kiþi Baþýna GSMH si (ABD Dolarý) Þekil Yýlýnda En Fazla Mal Ýhracatý Yapan 10 Ülke ve Türkiye nin Paylarý (%) Þekil Yýlýnda En Fazla Mal Ýthalatý Yapan 10 Ülke ve Türkiye nin Paylarý (%) Þekil Yýlýnda En Fazla Mal Ýhracatý Yapan 5 Ülke ve Türkiye nin Dönemi Deðerleri (milyar ABD Dolarý) Þekil Yýlýnda En Fazla Mal Ýthalatý Yapan 5 Ülke ve Türkiye nin Dönemi Deðerleri (milyar ABD Dolarý) Þekil 6.7 Çin Dýþ Ticaret Dengeleri, 2004 (milyar ABD Dolarý) Þekil 6.8 Çin Ýhracatýnýn Sektörel Daðýlýmý, 2004 (%) Þekil 6.9 Çin Ýthalatýnýn Sektörel Daðýlýmý, 2004 (%) Þekil 6.10 Sektöre göre Çin'in Göreli Ýhracat Avantajý ve Göreli Ýthalat Nüfuz Endeksleri, Þekil 6.11 Dünya Giyim Eþyasý Ýhracatýnda Pay (%) VÝ

8 Þekil 6.12 Dünya Tekstil Ýhracatýnda Pay (%) Þekil 6.13 Dünya Büro Makineleri ve Telekomünikasyon Malzemeleri Ýhracatýnda Pay Þekil 6.14 Dünya Tarým Ürünleri Ýhracatýnda Pay (%) Þekil 6.15 Dünya Kimyasal Ürünler Ýhracatýnda Pay (%) Þekil 6.16 Dünya Otomotiv Ürünleri Ýhracatýnda Pay (%) Þekil 6.17 Dünya Demir-Çelik Ýhracatýnda Pay (%) Þekil 6.18 Dünya Turizm Gelirlerinde Pay (%) Þekil Döneminde Çin e Yapýlan Doðrudan Yabancý Yatýrýmlar Þekil Yýlýnda En Fazla Doðrudan Yabancý Yatýrým Alan Ülkelerin Dönemi Deðerleri (milyar ABD Dolarý) Þekil 6.21 Doðrudan Yabancý Yatýrým Giriþinin Ülkelere Göre Daðýlýmý, 2004 (%) Þekil Dönemi Türkiye-Çin Dýþ Ticareti (milyar ABD Dolarý) Þekil ve 2004 Yýllarýnda Çin in En Çok Ticaret Yaptýðý Ülkelerle Olan Ýhracatýnýn Ýthalatýný Karþýlama Oraný (%) VÝÝ

9 TABLOLAR Tablo 1.1 Türkiye nin Yakýt Ýthalatý...8 Tablo Basamaklý Standart Ticaret Sýnýflandýrmasýna Göre En Çok Ýthal Edilen 35 Ürün...9 Tablo 1.3 Türkiye nin Ticaret Performans Endeksi...15 Tablo Basamaklý Standart Ticaret Sýnýflandýrmasýna Göre En Çok Ýhraç Edilen 35 Ürün...23 Tablo 2.1 IMD Rekabetçilik Endeksine göre Sýralama...43 Tablo 2.2 Dünya Bankasý Raporu na göre Türkiye nin Ýþ Yapma Bileþenleri...49 Tablo 3.1 Mülkiyet Yoðunluðu ve Sahiplerin Kimlikleri...59 Tablo 3.2 Hukuk Sistemlerine göre Mikro ve Makro Ekonomik Performans Ölçütleri...69 Tablo 3.3 AB ve ABD de çapraz listeleme...83 Tablo 4.1 Ar-Ge Hedefleri...90 Tablo 4.2 Türkiye nin AB 25 e Göre Ýnovasyon Performansý...98 Tablo 5.1 Firma Yetkinliklerinin Sürdürülebilirliðinde Esneklik Tablo 5.2 Üretimde Modernizasyon Faaliyetlerinin Hedefleri Tablo 6.1 Çin in Ticaret Performans Endeksi Tablo 6.2 Türkiye-Çin Dýþ Ticareti Tablo 6.3 Çin-Türkiye Dýþ Ticareti Tablo 6.4 Türkiye den Çin e Yapýlan Baþlýca Ýhracat Kalemleri (milyon ABD Dolarý) Tablo 6.5 Türkiye nin Çin den Yaptýðý Baþlýca Ýthalat Kalemleri (milyon ABD Dolarý) VÝÝÝ

10 KISALTMALAR AB: Avrupa Birliði Ar-Ge: Araþtýrma ve (Deneyimsel) Geliþtirme BÝT: Bilgi ve Ýletiþim Teknolojileri BTYK: Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulu BCI: (Business Competitiveness Index) Ýþ Rekabet Endeksi BEC: (Broad Economic Categories) Geniþ Ekonomik Gruplarýn Sýnýflamasý CEE: (Central and Eastern Europe) Orta ve Doðu Avrupa DEÝK: Dýþ Ekonomik Ýliþkiler Kurulu DPT: Devlet Planlama Teþkilatý DTÖ: Dünya Ticaret Örgütü MOFCOM: (Ministry of Commerce of the People s Republic of China) Çin Halk Cumhuriyeti Ticaret Bakanlýðý GCI: (Growth Competitiveness Index) Büyüme Rekabet Endeksi GYSHÝ: Gayri Safi Yurtiçi Hasýla HS: Hukuk Sistemi IMD: (International Institute for Management Development) Uluslararasý Yönetim Geliþtirme Merkezi ITC: (The International Trade Center) Uluslararasý Ticaret Merkezi KOBÝ: Küçük ve Orta Ölçekli Ýþletmeler OECD: (Organization for Economic Co-operation and Development) Ekonomik Kalkýnma ve Ýþbirliði Örgütü REF: TÜSÝAD-Sabancý Üniversitesi Rekabet Forumu RSYO: Risk Sermayesi Yatýrým Ortaklýklarý SITC: (Standard International Trade Classification) Uluslararasý Standart Ticaret Sýnýflamasý TTGV: Türkiye Teknoloji Geliþtirme Vakfý TÜBÝTAK: Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araþtýrma Kurumu TÜBÝTAK-TEYDEB: TÜBÝTAK-Teknoloji ve Yenilik Destek Programlarý Baþkanlýðý TÜÝK: Türkiye Ýstatistik Kurumu TÜSÝAD: Türk Sanayicileri ve Ýþadamlarý Derneði ULÝS: Ulusal Ýnovasyon Sistemi UN Comtrade: (United Nations Commodity Trade Statistics Database) Birleþmiþ Milletler Mal Ticareti Veritabaný UNCTAD: (United Nations Conference on Trade and Development) Birleþmiþ Milletler Ticaret ve Kalkýnma Konferansý ÜSAMP: (TÜBÝTAK) Üniversite-Sanayi Ortak Araþtýrma Merkezleri (Destek) Programlarý WEF: (World Economic Forum) Dünya Ekonomik Forumu YK: Yönetim Kurulu ÝX

11 ÖNSÖZ TÜSÝAD-Sabancý Üniversitesi Rekabet Forumu(REF) vizyonu doðrultusunda rekabet gücü, teknoloji ve inovasyon yönetimi ve kýyaslama alanlarýnda yaptýðý araþtýrmalarýný sürdürmekte ve bunlarý kamuoyu ile çeþitli ortamlarda paylaþmaktadýr. Elinizdeki Türkiye Küresel Rekabet Raporu da bu baðlamda hazýrlanmýþtýr. Bu yýl ilk defa yayýmladýðýmýz Türkiye Küresel Rekabet Raporu nu her yýl yayýmlamayý öngörmekteyiz. Raporun içeriði Türkiye nin rekabetçilik alanýndaki güncel sorunlarýný inceleyen deðiþik araþtýrmalarýn sonuçlarýndan oluþturulacaktýr. Bu amaçla, REF tarafýndan yapýlan veya koordine edilen araþtýrmalara olduðu gibi REF dýþýndan da kurum ve kiþilerin araþtýrma sonuçlarýna yer vereceðiz. Nitekim bu yýl Türkiye Kurumsal Yönetim Forumu Yönetiþim ve Küresel Rekabet baþlýklý çalýþmasý ile Rapor a katkýda bulunmuþtur. Bu yýlki Türkiye Küresel Rekabet Raporu nun arkasýndaki bazý geliþmeleri kýsaca anýmsayalým yýllarýnda yaþadýðý, yakýn tarihinin en büyük krizin ardýndan Türkiye ekonomisi çabuk toparlandý döneminde yýllýk ortalama %7,8 büyüme oranýyla dünya çapýnda ekonomisi en hýzlý büyüyen ülkelerden biri Türkiye oldu. Türkiye nin 20. yüzyýlýn son çeyreðinde kaydettiði yýllýk ortalama %3,8 lik büyüme hýzýyla milli gelirini ancak 2,5 katýna çýkarabildiði göz önüne alýnýnca, 20 den sonra gerçekleþen büyüme hýzý oldukça etkileyici olarak nitelendirilebilir. Bu dönemde fiyat istikrarý saðlamada da baþarýlý olundu ve son 30 yýlda kronik hale gelen iki, bazý yýllarda üç haneli olan enflasyon 2005 yýlýnda tek haneye indi. Bu hýzlý iyileþmenin ardýndaki itici güçlerden birisi dýþ ticaret, özellikle de ihracat oldu. Krizin ardýndan iç talepte görülen daralmayý aþmak için önceleri iç pazara dönük üretim yapan birçok þirket ihracata yöneldi yýlýndan 2000 yýlýna kadar yýllýk ortalama %13 olan ihracat artýþ hýzý, arasýnda iki katýna çýkarak 2005 yýlý sonunda ihracat deðerini 73 milyar ABD dolarýna taþýdý. Uluslararasý dýþ ekonomik iliþkiler açýsýndan bir diðer geliþme de ülkeye çekilen doðrudan yabancý yatýrýmlardýr: Uzun yýllar boyunca yýllýk 1 milyar ABD Dolarý sýnýrýný geçemeyen doðrudan yabancý yatýrým tutarý 2005 yýlýnda 10 milyar ABD dolarýna yaklaþtý arasýnda Türkiye ekonomisinin ihracata dayalý hýzlý iyileþmesiyle gelen güven, özel tüketim ve yatýrým harcamalarýnda geniþleme saðlayarak yüksek büyümenin bugüne dek sürdürülmesini saðladý. Fakat özel harcamalardaki bu geniþleme, ihracat artýþ hýzýndan daha yüksek bir ithalat artýþ hýzý ve dolayýsýyla gittikçe yükselen dýþ ticaret açýðýný da beraberinde getirdi. Türkiye gerek AB nin gerekse OECD nin yayýmladýðý bilim, Ar-Ge, inovasyon konularýndaki ülke karnelerinde hiç de iç açýcý bir konuma sahip deðil. Ayný þeyi, þirketlerin rekabet gücü üzerindeki etkisi giderek daha iyi anlaþýlan yönetiþim için de söyleyebiliyoruz. Geliþmiþ sanayi ülkeleri rekabetçiliklerinin temel taþý olarak gördükleri sanayide daha bilgi yoðun, inovasyona dayalý bir sanayi yapýsýna dönüþüm aþamasýndalar. 1

12 Türkiye ise ucuz iþgücü rekabet avantajýnýn sonuna gelmiþ, yeni bir atýlým ihtiyacýndadýr: Verimlilik odaklý aþamadan inovasyon odaklý aþamaya geçiþi baþlatmak. Türkiye imalat sanayiinin inovasyon açýsýndan deðerlendirilmesi firmalarýmýzda genelde önemli eksikliklerin olduðunu göstermektedir. Öncelikle ele alýnmasý gereken bir konu da, böyle bir atýlým için Türkiye imalat sanayiinde bir mutabakatýn oluþturulmasýdýr. Yükselen ekonomilerin tehdidi Çin in hýzlý geliþmesi ve dünya pazarlarýndaki büyümesinde somutlaþýyor. Genellikle mal ve hizmet üretimi merkezi olma vasýflarý ile dikkati çeken yükselen ekonomiler içinde özellikle Çin ve Hindistan ýn özgün teknoloji geliþtirme yönündeki giriþim ve baþarýlarý daha yakýndan incelenmeyi hak ediyor. Yukarýda yaptýðýmýz gözlemler ve belirttiðimiz sorunlar bu yýl ki Türkiye Küresel Rekabet Raporu nun gündemini oluþturmaktadýr. Rapor un ilk Bölümünde Türkiye nin dünya ticaretindeki yerine ve rekabet gücüne bakarak sektörel bazda bu gücün artýrýlabileceði potansiyel alanlar saptanmaktadýr. Ýkinci Bölümde Türkiye deki yatýrým ortamý uluslararasý kýyaslamalar yoluyla incelenip, bu ortamýn iyileþtirilmesine yönelik stratejik öncelikleri belirlenmeye çalýþýlmaktadýr. Üçüncü Bölüm yönetiþimin rekabet gücünü nasýl ve ne ölçüde etkilediðine ve bu alanda Türkiye nin durumuna ayrýldý. Dördüncü bölümde, dünya çapýndaki bilimsel ve teknolojik geliþmelere baðlý olarak bir olmazsa olmaz haline gelen inovasyona yönelik çabalara deðinilmekte ve beþinci Bölümde, Türkiye imalat sektöründeki firmalar inovasyon açýsýndan deðerlendirilmektedir. Son Bölümde ise, Çin ile rekabet eden tüm ülkeler gibi Türkiye nin de rekabet konumunu yeniden gözden geçirme gereðine baðlý olarak, iki ülkenin birbirleriyle ve üçüncü ülkelerle olan ekonomik iliþkileri karþýlaþtýrmalýolarak ele alýnmaktadýr. Rapor a Yönetiþim ve Küresel Rekabet baþlýklý çalýþmalarý ile katkýda bulunan Dr. Melsa Ararat ve Dr. Burçin Yurtoðlu na özellikle teþekkür ederiz. Saygýlarýmla, Prof. Dr. Gündüz Ulusoy TÜSÝAD Sabancý Üniversitesi Rekabet Forumu Direktörü 2

13 1. EKONOMÝNÝN ÝTÝCÝ GÜCÜ 1 OLARAK DIÞ TÝCARET Yaþanan ekonomik krizin ardýndan 2002 yýlýndaki %7,8 lik yüksek GSYÝH (Gayri Safi Yurt Ýçi Hasýla) büyümesi Liranýn deðer kaybýna baðlý olarak artan Türk ihraç mallarýnýn rekabet gücüne ve Türkiye nin gözde turizm merkezi haline gelmesine, kýsaca mal ve hizmet ihracýna dayalýydý (OECD, 2004). Sonraki iki yýlda Türk Lirasýnda görülen deðerlenmeye karþýn reel ücretlerin kriz öncesi düzeyinin altýnda seyretmeye devam etmesi nedeniyle ihracat performansý etkilenmedi: 2003 ve 2004 yýllarýnda sýrasýyla %31 ve %34 olarak gerçekleþti. 2 yýl süren yýllýk %30 un üzerindeki yüksek artýþ hýzýndan sonra, ihracat 2005 yýlýnda %16 artarak daha ýlýmlý bir çizgiye oturmuþ görünüyor. 1.1 Dýþ Ticaret Bileþenleri 2 Toplam dýþ ticaretinin GSYÝH ya oranýna bakýldýðýnda 2004 yýlý verilerine göre %64 ile Türkiye yi benzer büyüklükteki ekonomiler arasýnda dýþa oldukça açýk olarak niteleyebiliriz (Þekil 1.1). Þekil ve 2004 Yýllarýnda Seçilmiþ Ülkeler Ýçin Dýþ Ticaretin GSYÝH ye Oraný Toplam Dýþ Ticaretin GSYÝH'ye Oraný (%) Belçika Slovak Cum** Ýrlanda Çek Cum** Macaristan Hollanda Avusturya Ýsveç Kore Danimarka Ýsviçre* Polonya** Kanada* Norveç Almanya Avro Bölgesi Finlandiya Portekiz Çin Türkiye Meksika Ýspanya Ýngiltere Fransa Ýtalya Yunanistan Hindistan ABD* Japonya* Kaynak: OECD (*) (**) Sumru Öz (TÜSÝAD-Sabancý Üniversitesi Rekabet Forumu) yýlý dünya mal ihracatý ve ithalatý sýralamasý Tablo Ek1.1 de verilmektedir. 3

14 Þekil 1.1 den çýkarýlabilecek bir baþka sonuç, yýllarý arasýnda toplam dýþ ticaretinin GSYÝH ya oraný en çok artan ülke olan Çin in ardýndan Türkiye nin ikinci olmasý. Daha sonra sýrasýyla Meksika, Hindistan, Ýspanya, Almanya, Polonya ve Ýrlanda geliyor Þekil 1.2a Ýhracatýn Ekonomik Faaliyete Göre Daðýlýmý, 2005 (%) Diðerleri %23 Motorlu Kara Taþýtý ve Römorklar %14 Metal Eþya %4 Metalik Olmayan Mineral Ürünler %4 Kimyasal Madde ve Ürünler %4 Radyo, Televizyon, Haberleþme Teçhizatý ve Cihazlarý %4 Giyim eþyasý %14 Tekstil ürünleri %12 Ana Metal Endüstrisi %9 Gýda Ürünleri ve Ýçecek %6 Baþka Yerde Sýnýflandýrýlmamýþ Makine ve Teçhizat %7 Kaynak: TÜÝK Þekil 1.2b Ýhracatýn Ekonomik Faaliyete Göre Daðýlýmý, 1996 (%) Metal Eþya %2 Metalik Olmayan Mineral Ürünler %3 Kimyasal Madde ve Ürünler %5 Kaynak: TÜÝK Diðerleri %23 Radyo, Televizyon, Haberleþme Teçhizatý ve Cihazlarý %1 Gýda Ürünleri ve Ýçecek %11 Motorlu Kara Taþýtý ve Römorklar %4 Baþka Yerde Sýnýflandýrýlmamýþ Makine ve Teçhizat %4 Giyim Eþyasý %21 Tekstil Ürünleri %16 Ana Metal Endüstrisi %10 Motorlu kara taþýtlarý, giyim eþyasý, tekstil, ana metal endüstrisi ve gýda Türkiye nin baþlýca ihraç ürünlerini oluþturuyor yýlýnda Türkiye nin ihracatýnýn sektörel daðýlýmý Þekil 3 1.2a da, ayný sektörlerin 1996 yýlýna ait ihracat paylarý ise Þekil 1.2b de veriliyor. Ýhracatýn ekonomik faaliyetlere göre daðýlýmýnda 1996 ve 2005 yýllarý arasýnda görülen en büyük fark, toplam ihracat içindeki payýný %4 ten %14 de çýkaran Motorlu Kara Taþýtý ve Römorklar alanýnda görülüyor. Daha sonra, sýrasýyla, payý %21 den %14 e inen Giyim Eþyasý ve %1 den %4 e çýkan Radyo, Televizyon, Haberleþme Teçhizatý ve Cihazlarý geliyor. 3 4 Türkiye nin ihracat kalemlerini detaylý olarak görmek için Tablo Ek.1 e, ithalat kalemleri içinse Tablo Ek.1 e bakabilirsiniz.

15 Þekil 1.3a Ýthalatýn Ekonomik Faaliyete Göre Daðýlýmý, 2005 (%) Týbbi Aletler, Hassas Optik Aletler ve Saat %2 Atýk ve Hurdalar %3 Tekstil Üürnleri %3 Diðer Elektrikli Makine ve Cihazlar %4 Diðerleri %19 Kimyasal Madde ve Ürünler %15 Ham Petrol ve Doðalgaz %12 Ana Metal Sanayi %12 Radyo, Televizyon, Haberleþme Teçhizatý ve Cihazlarý %4 Kok Kömürü, Rafine Edilmiþ Petrol Ürünleri ve Nükleer Yakýtlar %5 Kaynak: TÜÝK Motorlu Kara Taþýtý ve Römorklar %11 Baþka Yerde Sýnýflandýrýlmamýþ Makine ve Teçhizat &11 Þekil 1.3b Ýthalatýn Ekonomik Faaliyete Göre Daðýlýmý, 1996 (%) Diðerleri %28 Kimyasal Madde ve Ürünler %15 Týbbi Aletler, Hassas Optik Aletler ve Saat %2 Atýk ve Hurdalar %3 Ham Petrol ve Doðalgaz %10 Ana Metal Sanayi %16 Tekstil Ürünleri %4 Diðer Elektrikli Makine ve Cihazlar %3 Radyo Televizyon Haberleþme Teçhizatý ve Cihazlarý %3 Kok Kömürü, Rafine Edilmiþ Petrol Ürünleri ve Nükleer Yakýtlar %3 Motorlu Kara Taþýtý ve Römorklar %7 Baþka Yerde Sýnýflandýrýlmamýþ Makine ve Teçhizat % 17 Kaynak: TÜÝK Türkiye nin ithalat yapýsýnda en önemli yeri ara mallar ve enerji oluþturuyor yýlýnda kimyasal madde ve ürünler %15 ile ilk sýrada yer alýrken, bunu %12 le ham petrol ve doðalgaz ile ayný paya sahip ana metal endüstrisi izliyor. Daha sonra %11 payla motorlu kara taþýtlarý ve baþka yerde sýnýflandýrýlmamýþ makine ve teçhizat geliyor. Bu beþ sektör toplam ithalatýn %60 ýný oluþturuyor (Þekil1.3a). Ýthalatýn ekonomik faaliyetlere göre daðýlýmýnda 1996 ve 2005 yýllarý arasýnda çok büyük bir fark gözlenmiyor. 5

16 Ana Metal Sanayi ithalatý %6 dan %12 ye, Motorlu Kara Taþýtý ve Römorklarýn toplam ithalat içindeki payý ise %7 den %11 e çýkarken Baþka Yerde Sýnýflandýrýlmamýþ Makine ve Teçhizatýn payý %17 den %11 e düþüyor. Ham Petrol ve Doðalgaz ithalatýnýn toplam ithalat içindeki payý ise %10 dan %12 ye çýkmýþ durumda yýllarýný kapsayan dört yýllýk dönemde yýllýk ithalat artýþ hýzý sýrasýyla %25, %35, %41 ve %20 oldu döneminde görülen yüksek ithalat artýþ hýzý bir ölçüde 2000 yýlýna göre %14 (OECD, 2006) deðerlenen reel efektif döviz kurundan kaynaklandý. Geniþ ekonomik gruplarýn sýnýflamasýna (BEC) göre ithalata bakýldýðýnda, Türkiye nin ithalat yapýsýnýn aðýrlýklý olarak ara mallar ve hammaddelerden oluþtuðu ve yýllarý arasýný kapsayan dönemde bu yapýda önemli bir deðiþim yaþanmadýðý görülüyor (Þekil1.4). Þekil 1.4 Geniþ Ekonomik Gruplarýn Sýnýflamasýna (BEC) Göre Ýthalat Yatýrým (Sermaye) Mallarý Tüketim Mallarý Hammadde (Ara Mallar) Diðerleri 100% Geniþ ekonomik gruplarýn sýnýflamasýna (BEC) göre ithalat (%) 80% 60% 40% 20% 0% Kaynak: TÜÝK 6

17 Tüketim mallarý ithalatýnýn toplam ithalat içindeki payýnda önemli bir artýþ olmamasý yüksek ithalat artýþ hýzýnýn tek baþýna Türk Lirasýndaki deðerlenme nedeniyle artan tüketim mallarý ithalatýndan kaynaklanmadýðýný; nelerden kaynaklandýðýný anlamak ise toplam ithalatýn %75 ini oluþturan hammadde (aramalý) kaleminin alt gruplarýný incelemek gerektiðini gösteriyor. Þekil 1.5 Geniþ Ekonomik Gruplarýn Sýnýflamasýna (BEC) Göre Aramalý Ýthalat Geniþ Ekonomik Gruplarýn Sýnýflamasýna (BEC) Göre Aramalý Ýthalatýnýn Alt Gruplarý (milyar ABD Dolarý) Sanayi için iþlem görmüþ hammaddeler Yatýrým mallarýnýn aksam ve parçalarý Taþýmacýlýk araçlarýnýn aksam ve parçalarý Esasý yiyecek ve içecek olan iþlenmiþ hammaddeler Ýþlem görmüþ diðer yakýt ve yaðlar 5 0 Ýþlem görmemiþ hammadde, gýda, yakýt ve yaðlar Kaynak: TÜÝK Þekil 1.5 hammadde (aramalý) kalemi ithalatýnýn asýl olarak sanayi için iþlem görmüþ hammaddeler ve iþlem görmemiþ hammaddelerden oluþtuðunu gösteriyor. Ýþlem görmemiþ hammadde sýnýfýna giren ham petrol ithalatýnýn dönemi deðerleri Tablo 1.1 de veriliyor. Buna göre ham petrol ithalatýnda miktar olarak bir deðiþiklik gözlenmezken dolar cinsinden iki katýna çýkmasý döneminde görülen yüksek ithalat artýþ hýzýnýn yalnýzca Türk Lirasýndaki deðerlenmeye baðlanamayacaðýný, ham petrol maliyetindeki artýþtan da etkilendiðini düþündürüyor. Gerçekten de güçlü talep ve üretim kapasitesindeki azalma nedeniyle 2003 yýlýndan itibaren dünya petrol fiyatlarý sert bir çýkýþ gösterdi. Bu 4 fiyat artýþý ham petrolle sýnýrlý kalmadý, bunun dýþýnda kalan hammaddelere de yansýdý (World Bank, 2006). Buna karþýn, tepe noktasýna eriþtiði 2006 yýlýnýn Aðustos ayýndan itibaren düþmeye baþlayan petrol fiyatlarýnýn, önümüzdeki dönemde Türkiye nin ithalatýn içindeki payýnýn düþme eðiliminde olacaðýný öngörebiliriz. 4 Petrol dýþý hammadde fiyatlarý 2005 yýlýnda ve 2006 nýn ilk dört ayýnda sýrasýyla %27 ve %24 arttý (World Bank. 2006). 7

18 Tablo 1.1 Türkiye nin Yakýt Ýthalatý Yýllar Ham Petrol (Bin Ton) Ham Petrol (Milyar Dolar) Toplam Mineral Yakýt ve Yaðlar (Milyar Dolar) ,21 9, ,88 8, ,09 9, ,78 11, ,09 14, ,65 21,3 Kaynak: TÜÝK Sonuç olarak, döneminde iþlem görmemiþ hammadde ithalatýnda görülen 13 milyar dolar tutarýnda artýþ, yüksek ithalat artýþ hýzýnýn tek baþýna Türk Lirasýndaki deðerlenmeden kaynaklanmadýðýný bu dönemde yaþanan ham petrol baþta olmak üzere tüm ham madde fiyatlarýndaki sert çýkýþtan da etkilendiðini gösteriyor. Daha detaylý bir analizi mümkün kýlmak için Tablo 1.2 de 3-Basamaklý Standart Ticaret Sýnýflandýrmasýna göre en çok ithal edilen 35 ürünün 2004 yýlýna ait ithalat deðerinin, dünya toplam ithalatý içindeki sýrasýnýn ve payýnýn yanýnda döneminde dünya toplam ithalatýndaki payýnýn ve ithalat deðerinin yýllýk ortalama büyümesi veriliyor. Bu sonuncusunu ürün bazýnda kýyaslamaya imkan tanýmak için son sütun yine döneminde dünya ithalatýnýn yýllýk ortalama büyümesine ayrýldý yýllarý arasýnda dünya da payý deðiþmeyen tek ürün HAM PETROL, payý en çok artan %3389 ile ALTIN, ALTIN KAPLAMA, GÜMÜÞ VE DÖKÜNTÜ VE ARTIKLARI, en çok azalan ise %12 ile TELEKOMÜNÝKASYON CÝHAZLARI. Tablo 1.2, ithalatýn tüketim, yatýrým ve ara mallarý arasýnda daðýlýmýný veren Þekil 1.4 ü 5 destekliyor: 2004 yýlýnda en çok ithal edilen 35 ürün arasýnda tüketim malý olarak yalnýzca her tür taþýt aracý ve ilaçlar; yatýrým malý olarak ise TEKSTÝL VE DERÝ MAKÝNALARI öne çýkýyor. Diðer kalemler HAM PETROL baþta olmak üzere iþlem görmüþ ya da görmemiþ hammaddelerden (ara mallar) oluþuyor. 5 Bu 35 ürünün ithalatý toplam ithalatýn %63 ünü oluþturuyor. 8

19 Tablo Basamaklý Standart Ticaret Sýnýflandýrmasýna Göre En Çok Ýthal Edilen 35 Ürün Ürün 2004 (milyon dolar) Dünya'da Sýrasý (2004) Dünya'da Payý (2004) Dünya'da Payýnýn Büyümesi ( ) Yýllýk Ortalama Büyüme ( ) Dünya Ortalama Büyümesi ( ) Ham Petrol Ýnsan Taþýyan Motorlu Kara Taþýtlarý Altýn, Altýn Kaplama, Gümüþ ve Döküntü ve Artýklarý Motorlu Kara Taþýtlarý için Aksam ve Parçalar Demir-Çelik Döküntü ve Hurdalarý Akaryakýt Demir, Çelik Yassý Hadde Mamülleri Baþka Yerde Belirtilmemiþ Ýlaçlar Kývýlcým Ateþlemeli,Sýkýþtýrma Ateþlemeli Motor ve Aksamlarý Telekomunikasyon Cihazlarý Eþya Taþýmaya Mahsus ve Özel Amaçlý Motorlu Taþýtlar Transistor, Mikro Devre vb. Elektronik Parçalar Tekstil ve DeriÝ Makinalarý Baþka Yerde Belirtilmemiþ Plastikler (Ýlk Þekillerde) Baþka Yerde Belirtilmemiþ Elektrikli Makina, Cihaz ve Alet Tekstil Ýplikleri Kaðýt ve Kartonlar

20 Ürün 2004 (milyon dolar) Dünya'da Sýrasý (2004) Dünya'da Payý (2004) Dünya'da Payýnýn Büyümesi ( ) Yýllýk Ortalama Büyüme ( ) Dünya Ortalama Büyümesi ( ) 728- Deðiþik Sanayi Kollarýnda Kullanýlan Makine ve Cihazlar Kömür Bilgi Ýþlem Makinalarý Hava ve Uzay Taþýtlarý Doðalgaz Pamuklu Dokumalar Bakýr Aluminyum Pamuk Gaz Pompalarý, Santrifüjler Elektrik Anahtarlarý, Röle ve Baský Devreler Vitaminler, Hormonlar, Antibiyotikler, Týbbi Eþya Ölçme ve Kontrol Cihazlarý Organik/Ýnorganik Bileþikler Diðer Kimyasal Ürünler Isýtýcý ve Soðutucu Cihazlar Boyayýcý Maddeler, Macunlar Çözücüler, Ýncelticiler Kimyasal Gübreler Toplam (Tüm Ürünler) Kaynak: COMTRADE, REF Hesaplamalarý 10

21 1.2 Dýþ Ticaret Ýliþkileri ve AB Türkiye nin mal ihracatýnda en önemli yeri sýrasýyla AB-15, Yakýn ve Orta Doðu, AB dýþýndaki Avrupa ile Kuzey Amerika ülkeleri alýyor. Bu dört ülke grubunun toplam payý 2005 yýlý ihracatýnýn %82 sini buluyor. Þekil 1.6 Türkiye nin ihracatýnda ülke gruplarýnýn payýný 1996 ve 2005 yýllarý için karþýlaþtýrmalý olarak veriyor. Buna göre Yakýn ve Orta Doðu ülkelerinin ile AB ye 2004 yýlýnda katýlan on ülkenin ihracat içindeki payý artarken Yakýn ve Orta Doðu dýþýnda kalan Asya ülkeleri ile AB ye üye olmayan ülkelerin payý azalýyor. Türkiye nin 1 Ocak1996 tarihinde Gümrük Birliðine dahil olduðu göz önüne alýnýnca, ihracatýnýn neredeyse yarýsýnýn yöneldiði AB-15 ülkelerinin payýnda arasýnda hafif de olsa bir azalmanýn gözlenmesi, geleneksel bir diðer pazar olan Yakýn ve Orta Doðu nun konumunu korumasý hatta payýný artýrmasý, bu durumun Türkiye ihracatýnýn yönünü fazla etkilemediði sonucuna götürüyor. Þekil 1.6 Ülke Gruplarýna Göre Ýhracat, Ýhracatta Ülke Gruplarýnýn Payý (%) AB Yakýn ve Orta Doðu Diðer Avrupa (AB Hariç) Kuzey Amerika Diðer Asya Türkiye Serbest Bölgeleri Kuzey Afrika AB-10 Diðer Ülke ve Bölgeler Kaynak: TÜÝK 11

22 Türkiye nin mal ithal ettiði ülke gruplarý mal ihraç ettiklerine göre önemli bir deðiþiklik göstermiyor. Yalnýzca Kuzey Amerika nýn sýrasýný Yakýn ve Orta Doðu dýþýndaki Asya ülkeleri alýyor. 6 Þekil 1.7 Ülke Gruplarýna Göre Ýthalat, AB Diðer Avrupa (AB Hariç) Diðer Asya Yakýn ve Orta Doðu Kuzey Amerika Diðer Ülke ve Bölgeler Kuzey Afrika AB Kaynak: TÜÝK Türkiye nin ithalatýnda ülke gruplarýnýn payýný 1996 ve 2005 yýllarý için karþýlaþtýrmalý olarak incelediðimizde ihracat paylarýnda gözlemlenen duraðanlýðýn aksine büyük deðiþiklikler söz konusu (Þekil 1.7). Örneðin ithalat içinde AB dýþýndaki Avrupa ülkelerinin 7 payý 2005 yýlýnda 1996 ya kýyasla neredeyse iki katýna çýkarken, AB-15 in payý Gümrük Birliði ne raðmen %53 ten %39 a inmiþ. Bir baþka önemli farklýlaþma da Yakýn ve Orta Doðu hariç Asya ülkelerinin ithalat içindeki payýnýn %10,6 dan %17,6 ya týrmanmasý. Þekil 1.8 Türkiye nin 2005 yýlýnda en çok ticaret yaptýðý 20 ülkeyle olan dýþ ticaret dengesini veriyor. Buna göre en çok dýþ ticaret açýðý verilen ülkeler sýrasýyla Rusya, Çin, Almanya, Güney Kore, Avusturya ve Japonya olurken, yalnýzca Irak, Ýngiltere ve Hollanda ya yapýlan ihracat ithalatý aþýyor Bunda Çin den yapýlan ithalatýn 1996 yýlýnda 550 milyon dolarken, 2005 yýlýnda 6,8 milyar dolara çýkmasýnýn etkisi büyük. Rusya dan yapýlan ithalat 1996 da 2 milyar dolardan 2005 yýlýnda 13 milyar dolara çýktý. Bunun içinde toplamda 1,3 ten 7 milyar dolara çýkan doðalgaz ithalatýnýn payý büyük (TÜÝK, 2006).

23 Þekil 1.8 Dýþ Ticaret Dengeleri, 2005 (milyar ABD Dolarý) Ýhracat Ýthalat Net Ýhracat 15 Ýhracat, Ýthalat ve Net Ýhracat (milyar ABD Dolarý) Almanya Rusya-Fed Ýtalya Ýngiltere ABD Fransa Çin Ýspanya Avusturya Hollanda Ýran Romanya Güney Kore Belçika Ukrayna Japonya Irak Suudi Arabistan Cezayir Bulgaristan Kaynak: TÜÝK Sonuç olarak, 2005 te payý 1996 yýlýna göre oransal olarak azalmakla birlikte, Türkiye nin en önemli dýþ ticaret ortaðýnýn AB nin ilk 15 üyesi olduðunu söyleyebiliriz. Bunun yanýnda, özellikle enerji hariç ithalat göz önüne alýndýðýnda, Türkiye nin dýþ ticaret ortaklarýndaki en önemli deðiþme, AB ülkelerinden Uzak Doðu Asya ülkelerine kayma eðiliminde olmasý. Dýþ ticaret iliþkilerinin bir baþka boyutu da AB üyelik müzakereleri sürecinde Türkiye dýþ ticaretinde görülmesi beklenen deðiþiklikleri benzer bir süreci yaþamýþ ülkelerle kýyaslamalý olarak ele alýnca ortaya çýkýyor. Mevcut eðilimler korunursa, yani AB müzakere süreci kesintiye uðramaz ve siyasi istikrar tehlikeye girmezse, hýzlý ekonomik büyümenin ve beraberinde getirdiði cari açýðýn Türkiye gündemindeki yerini kaybetmeyeceði söylenebilir. Þekil 1.9 ve Þekil 1.10 da da görülebileceði gibi, AB üyelik sürecindeki bütün ülkeler için geçerli olan yüksek cari açýk kaçýnýlmaz gibi görünse de, kontrol altýnda tutulup ülke sanayisine zarar verecek boyutlara ulaþmasý önlenmelidir. Bunun için, Ýhracatta Rekabet Performansý adlý bir sonraki bölümde inceleyeceðimiz, dünyada talebin arttýðý ürün gruplarý içinde Türkiye nin rekabet gücüne sahip olduðu ürünlerin saptanýp, bunlarýn üretim kapasitesinin artýrýlmasý gerekmektedir. 13

24 Þekil Öncesi AB Üyelik Sürecinde Olan Ülkelerde Cari Açýk Cari Açýðýn GSYÝH ya Oraný (%) Yunanistan ( ) Ýspanya ( ) Portekiz ( ) Avusturya ( ) Finlandiya ( ) Ýsveç ( ) Þekil Sonrasý AB Üyelik Sürecinde Olan Ülkelerde Cari Açýk Cari Açýðýn GSYÝH ya Oraný (%) Bulgaristan ( ) Çek Cum. ( ) Macaristan ( ) Polonya ( ) Romanya ( ) Slovak Cum. ( ) Türkiye ( ) Kaynaklar: WDI Online 14

25 1.3 Ýhracatta Rekabet Performansý Uluslararasý ticarete katýlým, özelde þirketlerin büyümesinde, genelde de ülkelerin refah düzeyinin yükselmesinde önemli bir unsurdur. Bir ülkenin dýþ ticaretini artýrabilmesi içinse hangi ürünlerde karþýlaþtýrmalý üstünlüðü olduðunun bilinmesi önem kazanmaktadýr. Bu amaçla ihracat yapýsý, yurtdýþý talep dinamikleri ve baþlýca ihraç ürünleri açýsýndan bir ülkenin ihracat performansý farklý yollar kullanýlarak incelenebilir. Bu yollardan biri Birleþmiþ Milletler Ticaret Bölümünün hazýrladýðý Ticaret Performans Endeksi dir. Bu endeks ülkelerin ve baþlýca sektörlerinin ihracat performansýný ve rekabet gücünü farklý boyutlarýyla gözlemeyi ve deðerlendirmeyi mümkün kýlmaktadýr. Bu çalýþma 184 ülke ve 14 farklý sektör için temel performans özelliklerini, pazar payý kayýp ve kazançlarýný ve bunlarýn ardýndaki etmenleri kapsamaktadýr. Tablo 1.3, bu çalýþmanýn 8 ihracatta rekabet gücü ile ilgili bölümünü -Türkiye nin döneminde ihracat deðeri 1 milyar dolarýn üzerinde olan sektörleri arasýnda en yüksek ihracat artýþ hýzýna sahip dokuz sektör için pazar payý deðiþimlerini ardýndaki etmenlerle birlikte- vermektedir. Ticaret Performans Endeksi, pazar payýndaki bu deðiþimin arkasýndaki faktörün (1) rekabet gücü mü; (2) en dinamik hedef pazara yakýn olmak mý; (3) sektörün en dinamik ürününde baþtan uzmanlaþmýþ olmak mý; (4) dýþ talepteki deðiþmelere uyum yeteneði mi olduðunu belirlemektedir Bu dört faktörün toplam etkisi pazar payýndaki yýllýk deðiþimi yüzde olarak vermektedir. Tablo 1.3 Türkiye nin Ticaret Performans Endeksi arasý pazar payýndaki yýllýk deðiþim (%) Rekabet etkisi Coðrafi uzmanlaþma Üründe uzmanlaþma -0,61 Uyum etkisi Taþýt Araçlarý 21,06 19,18 1,96 0,53 20,78 9,92 1,61 8,23 1,02 Çeþitli Ýmlalat 18,5 11,3 2,28 4,45 0,47 IT ve Elektronik Elektronik 18,16 7,40 4,24 5,49 1,03 Mekanik Eþya 13,24 6,41 3,70 4,29-1,16 Temel Ýmalat 8,84 4,02 2,46 2,39-0,02 Giyim Tekstil Kimya 7,21 6,44 3,56 3,20 1,99 2,69 1,86 2,96 3,14 1,75 1,08-2, 0,41 0,41-0,25 Kaynak: UN Statistics Division Tablo 1.3, Türkiye nin dünya toplam ihracatý içindeki payýnda yýllarý arasýnda görülen geliþmenin büyük bir bölümünün rekabet etkisi ile açýklanabileceðini gösteriyor. Rekabet etkisi, hedef pazarlarýn ithalatý içinde ihracatçý ülkenin payýnda belli bir dönemde meydana gelen yýllýk ortalama yüzde deðiþim ile dýþ ticaret ortaðýnýn dünya toplam ithalatý içindeki payý çarpýlarak elde ediliyor. Bir baþka deyiþle, rekabet gücündeki deðiþime baðlý olarak pazar payýnda görülen deðiþim, bir ülkenin en önemli dýþ pazarlarýndaki konumunda sergilediði deðiþimin aðýrlýklý toplamý alýnarak bulunuyor. 8 Ticaret Performans Endeksi nin tamamýna adresinden ulaþabilirsiniz. 15

26 Ticaret Performans Endeksi göre, Türkiye nin dünya toplam talebinde aðýrlýðý olan hedef pazarlarda, döneminde, temelde rekabet gücündeki artýþa dayanan baþarýlý bir ihracat performansý yakaladýðý söylenebilir. Fakat bu endeks, yalnýzca sektörlerin pazar payýndaki deðiþim dikkate alýnarak hesaplandýðý için sektörlerin, dünya toplam ihracatý içindeki payýný göz ardý ediyor Bir ülkenin ihracat performansýný ölçmenin bir baþka yolu olan Göreli Ýhracat Avantajý Endeksi nin, belli bir yýlda, belli bir sektörün, dünya toplam ihracatý içindeki payýna göre hesaplanan statik bir endeks olduðu göz önüne alýndýðýnda, Birleþmiþ Milletler Ticaret Bölümünün hazýrladýðý Ticaret Performans Endeksi ni tamamladýðý söylenebilir. Belli bir sektörün ihracatýnýn ülkenin ihracatý içindeki payýnýn, o sektörün dünyadaki toplam ihracatýnýn dünya toplam ihracatýndaki payýna oranýný veren bu endeksin deðeri 1'den büyük ise rekabetçi avantajýn, 1'den küçük ise rekabetçi dezavantajýn göstergesidir. Buna göre Türkiye nin ihracatta rekabet avantajýna sahip olduðu sektörler beton-kireç, giyim, tekstil, demir-çelik, tütün, cam, gýda ve motorlu araçlar olarak sýralanabilir (REF, Ýhracatta Rekabet Kýyaslamasý).Türkiye nin rekabet gücüne sahip olduðu sektörler, ülkenin katma deðeri yüksek teknoloji yoðun alanlarda rekabet gücü olmadýðýný gösteriyor. Þekil 1.11 Sektöre göre Göreli Ýhracat Avantajý-Göreli Ýthalat Nüfuz Endeksleri, 2004 Göreli Ýhracat Göreli Ýthalat Avantajý Endeksi Nüfuz Endeksi Gýda Ýçecek Tütün Ham Madde Kaynak: REF, Ýhracatta Rekabet Kýyaslamasý Madeni Yaðlar Hayvansal Yaðlar Kimyasal Maddeler Eczacýlýk Ürünleri Deri Tekstil Giyim Beton ve Kireç Cam Demir ve Çelik Diðer Mamül Maddeler Makine Büro Araçlarý Elektrikli Cihazlar Elektrikli Makineler Motorlu Araçlar Diðer Araçlar Diðerleri 16

27 Göreli Ýthalat Nüfuz Endeksi ise belli bir sektörde yapýlan ithalatýn ülke ithalatý içindeki payýnýn, o sektörün dünyadaki toplam ithalatýnýn dünya toplam ithalatýndaki payýna oranýdýr. Eðer endeks deðeri 1'den büyük ise rekabetçi dezavantajýn, 1'den küçük ise rekabetçi avantajýn göstergesidir. Türkiye, tekstil, hammadde, demir-çelik, makine, kimyasal maddeler, hayvansal yaðlar, deri, eczacýlýk ürünleri, motorlu araçlar ve diðer araçlar sektörlerinde rekabetçi dezavantaja sahip görünüyor. Ýhracatta rekabet performansýný incelemenin üçüncü yolu, pazarýn kendi dinamikleriyle kýyaslandýðýnda bir ülkenin pazar payýndaki deðiþimi grafik üzerine aktarmaktýr. Bu grafik aþaðýdaki sorulara ýþýk tutabilir (ITC, 2006): Bir ülkenin baþlýca ihraç ürünleri nelerdir ve ihracat portföyü ne ölçüde belli ürünlerde yoðunlaþmýþtýr? Bir ülke hangi ürünlerde daha iyi bir performans göstermiþ ve dýþ pazarlarda pazar payýný artýrmýþ ya da baþarýsýz olup pazar payý azalmýþtýr? Ülkenin baþlýca ihraç ürünlerine karþý dünya talebi artmakta mý, azalmakta mýdýr? Þekil 1.12 ve Þekil 1.13 ürün ihracatý için Birleþmiþ Milletler Ýstatistik Bölümünün derlediði COMTRADE, hizmet ihracatý için ise Dünya Ticaret Örgütünün veri tabanýný kullanarak yýllarý arasýnda Türkiye nin ihracat performansýný sýrasýyla yapýsal ve dinamik bakýþ açýsýndan vermektedir. Yapýsal Ýhracat Performansý, 2 basamaklý Standart Ticaret Sýnýflandýrmasýna (SITC) göre Türkiye nin 2004 yýlýnda en çok ihracat yaptýðý 20 ürün ve 9 2 hizmet grubunda yýllarý arasýnda dünyadaki ortalama pazar payýný (yatay eksen), yine ayný dönemde, ayný ürün gruplarý için dünya talebindeki yýllýk ortalama büyüme (düþey eksen) ile kýyaslamalý olarak vermektedir. Ayrýca ilgili mal grubunun 10 ihracat deðeri balonun büyüklüðü ile orantýlý olarak görülebilir. Þekil 1.12 de, yýllarý arasýnda dünya talebindeki (ithalat hacmi) yýllýk ortalama büyüme hýzýnýn %8 olduðu görülüyor. Yatay referans olarak kullanýlan bu çizgi, düþey referans çizgisi olan Türkiye nin 2004 yýlý ihracatýnýn dünya toplam ihracatýndaki payý (%0,62) ile birlikte tabloyu dört parçaya bölüyor. Farklý özellikler gösteren bu dört bölgeyi isimlendirmek gerekirse: 9 Turizm ve Taþýmacýlýk 10 Referans olarak verilen kýrmýzý balon 1 milyar dolara karþýlýk gelmektedir. 17

28 Dünya ticaret hacminde yýllýk ortalama büyüme (%) Þekil Basamaklý Standart Ticaret Sýnýflandýrmasýna Göre Yapýsal Ýhracat Performansý Yýldýzý Yükselen Ürünler Petrol ve ürünleri Özel makineler 2 Tekstil 0-2 Yýldýzý Sönen Ürünler Geleneksel Ürünler Türkiye nin Dünya daki pazar payý (%) Kaynak: COMTRADE, REF Hesaplamalarý Demir dýþý metaller Güç makineleri Elektrik makineleri Yýldýzý Parlayan Ürünler Elktronik ve haberleþme Çeþitli cihazlarý imalat Metal olmayan eþya Diðer taþýt araçlarý Demir ve çelik Uçucu yaðlar, kozmetik ve temizlik ürünleri Mobilya ve yatak malzemeleri Kara taþýtlarý Elektrikli Prefabrik yapý ve sýhhi olmayan makineler Taþýmacýlýk tesisat Metal eþya Kauçuk eþya Turizm Meyve ve sebzeler = 1 milyar dolar Dünya da büyüme (Tüm mallar) Yýldýzý Parlayan Ürünler(sað üst bölüm) pazar payý dünya ortalamasýnýn üstünde artan ürünler arasýnda incelenen ülkenin toplam pazar payýyla kýyaslandýðýnda daha yüksek bir pay aldýðý ve uzmanlaþtýðý ürünlerden oluþur. Bir baþka deyiþle bu bölümde yer alan ürün gruplarýnýn ihracatçýlarý son yýllarda dünya çapýnda rekabet güçlerini kanýtlamýþlar. Dolayýsýyla bu ürünlerin dýþ ticaretini geliþtirme çabalarý diðer ürünlere göre daha az riskli. Bu tür destekler ülkenin pazar payýný artýrma yönünde olmalý. Yükselen Ürünler(sol üst bölüm) dünya çapýnda pazar payý ortalamanýn üstünde büyüyen ürünlerde incelenen ülkenin göreli az bir pazar payýna sahip olduðu ürünlerdir. Bunun nedeni ülkenin bu ürünlerde henüz yeni ihracata baþlamasý ya da ilgili ürün gruplarý içerisinde niþlerde uzmanlaþmýþ olmasýdýr. Sorunun uluslararasý talep yetersizliði olmadýðý bu ürünlerin ihracatýný artýrmak için ülke, pazar payýný artýracak stratejiler geliþtirmeli, diðer bir deyiþle arzla ilgili sorunlarý incelemek ve yatay çeþitlendirme fýrsatlarýný araþtýrmak gibi özel bir çaba göstermeli. 18

29 Yýldýzý Sönen Ürünler(sol alt bölüm) ihracatta baþarý þansý düþme eðiliminde olan ürünleri kapsýyor, çünkü bu ürün gruplarýnýn dünya toplam ithalatýndaki payý durgun seyretmekle hatta azalmakla kalmýyor, incelen ülkenin pazar payý da düþük. Dolayýsýyla bu ürünlerin ihracatýný artýrmak için hem arz hem de talep tarafýndaki sorunlarý göz önüne alan stratejiler geliþtirmek gerekiyor. Geleneksel Ürünler(sað alt bölüm) incelenen ülkenin tüm mallar için dünya ihracatýndaki payýyla karþýlaþtýrýldýðýnda yüksek pazar payýna sahip olduðu, yani uzmanlaþtýðý ürünler, fakat bu ürünlere olan talep azalýyor ya da en azýndan dünya toplam talep artýþýnýn altýnda kalýyor. Bu tür ürünlerin ihracatýný artýrma çabalarý, gerilemekte olan bu ürün gruplarýnýn içerisinde en baþarýlý olan ürünleri tanýmlayýp, bunlarda daha da uzmanlaþmayý saðlayacak niþ pazarlama stratejilerine odaklanmalý. Bunlardan baþka Yapýsal Ýhracat Performansý grafiði, bir ülkenin ihracatta uzmanlaþma düzeyini hakkýnda genel bir fikir de verir: Bir ya da birkaç göreli büyük dairenin varlýðý ihracatýn bazý ürünlerde yoðunlaþtýðýný göstermektedir. Þekil 1.12 de verilen Yapýsal Ýhracat Performansý grafiðine baktýðýmýzda ihracat deðeri 6 milyar dolardan fazla olan beþ dairenin varlýðýyla karþýlaþýyoruz: Turizm, giyim eþyalarý, kara taþýtlarý, tekstil ve demirçelik. Türkiye nin mal ve hizmet ihracatýnýn bu alanlarda yoðunlaþtýðýný söyleyebiliriz. Þekil 1.12, Türkiye nin yýldýzý parlayan ihraç ürünlerinin kara taþýtlarý, demir-çelik, meyvesebze, metal ve kauçuk eþya, prefabrik yapý ve sýhhi tesisat malzemeleri ile uçucu yaðlar, kozmetik ve temizlik ürünleri olduðunu gösteriyor. Fakat bunlar arasýnda ilk üç ürün grubu dýþýnda ihracat deðeri oldukça düþük. Elektrikli olmayan makineler, petrol ürünleri ile mobilya ve yatak malzemeleri ise Türkiye nin yýldýzý yükselmekte olan ürün gruplarýný oluþturuyor. Tekstil ve Giyim eþyalarýnýn Türkiye nin Geleneksel Ürünleri olduðu Þekil 1.12 de de görülebiliyor. Dinamik Ýhracat Performansý grafiði büyük ölçüde Yapýsal Ýhracat Performansý grafiðine benzer: Ýlgili ürün grubunun ihracat deðeri balonun büyüklüðü ile orantýlý olarak verilir ve düþey eksen bu ürün gruplarý için dünya ticaret hacmindeki (toplam ithalat deðeri) yýllýk ortalama büyümeyi gösterir. Temel farklýlýk yatay eksenin incelenen ülkenin en çok ihracat yaptýðý mal ve hizmet gruplarýnda dünyadaki ortalama pazar payýný deðil de yine ayný dönem için bu gruplarda o ülkenin pazar payýndaki yýllýk ortalama büyümeyi vermesidir. Bu grafiðin dinamik olarak adlandýrýlmasý en son geliþmeleri yansýtmasýndan kaynaklanýyor. Yapýsal Ýhracat Performansýgrafiðiyse tam tersine zaman içinde daha az deðiþim gösteren pazar paylarýný temel alýr. Bu açýdan iki grafiðin birbirini tamamladýðýný söyleyebiliriz. 19

30 Þekil Basamaklý Standart Ticaret Sýnýflandýrmasýna Göre Dinamik Ýhracat Performansý Dünya ticaret hacminde yýllýk ortalama büyüme (%) Baþarýsýz Ürünler Taþýmacýlýk Uçucu yað,kozmetik ve temzilik ürünleri Meyve ve sebzeler Demir dýþý metaller Giyim eþyalarý Diðer taþýt araçlarý Kauçuk eþya Turizm Demir ve çelik Elektrikli olmayan makineler Çeþitli imalat Metal dýþý eþya Mobilya ve yatak malzemeleri Baþarýlý Ürünler =1 milyar dolar Prefabrik yapý ve sýhhi tesisat Metal eþya Petrol ve ürünleri Özel makineler Elektrik makineleri Kara taþýtlarý Dünya da büyüme (tüm mallar) Elektronik ve haberleþme cihazlarý Güç makineleri Tekstil 2 Gerileyen Güçlüklere Raðmen Ürünler Baþarýlý Ürünler Türkiye nin pazar payýnda yýllýk ortalama büyüme (%) Kaynak: COMTRADE, REF Hesaplamalarý Þekil 1.13, 2 basamaklý Standart Ticaret Sýnýflandýrmasýna (SITC) göre Türkiye nin 2004 yýlýnda en çok ihracat yaptýðý 20 ürün ve iki hizmet grubunda dönemi ortalama pazar payý artýþýný (yatay eksen), yine ayný dönemde, ayný ürün gruplarý için dünya ticaret hacmindeki yýllýk ortalama büyüme (düþey eksen) ile kýyaslamalý olarak vermektedir. Þekil 1.12 de olduðu gibi yýllarý arasýnda dünya toplam ithalat hacmindeki yýllýk ortalama büyüme hýzý olan %8 yatay referans çizgisi olarak kullanýlýyor. Düþey referans çizgisi olarak ise sabit pazar payý çizgisi olan y-ekseni alýnýyor. Bu iki referans çizgisi tabloyu farklý özellikler gösteren dört parçaya bölüyor: 20

31 Baþarýlý Ürünler(sað üst bölüm) incelenen ülkenin çok baþarýlý bir performans sergilediði ihraç ürünlerini gösteriyor, öyle ki tüm dünyada pazar payý dünya ortalamasýnýn üstünde artan bu ürünlerde o ülke incelenen dönemde pazar payýný artýrmayý baþarmýþ. Bir baþka deyiþle sað üst bölümdeki ürün gruplarýnýn ihracatçýlarý söz konusu dönemde dünya çapýnda rekabet güçlerini kanýtlamýþlar. Dolayýsýyla bu ürünlerin dýþ ticaretini geliþtirme çabalarý diðer ürünlere göre daha az riskli. Bu tür destekler arz kapasitesini artýrma yönünde olmalý. Baþarýsýz Ürünler(sol üst bölüm) incelenen ülkenin baþarýlý olamadýðý ihraç ürünlerini gösteriyor, öyle ki tüm dünyada pazar payý dünya ortalamasýnýn üstünde artan, yani talebin arttýðý bu ürünlerde, o ülkenin incelenen dönemde ihracatý ya azalmýþ ya da artýþ hýzý dünya ticaretinin artýþ hýzýnýn gerisinde kalmýþ. Bir baþka deyiþle sol üst bölümdeki ürün gruplarýnýn ihracatçýlarý söz konusu dönemde dünya çapýnda pazar paylarýný kaybetmekteler. Bu bölümdeki ürünler için sorun uluslararasý talep yetersizliði deðil fakat arzla ilgili etmenler. Dolayýsýyla bu ürünlerin ihracatýný artýrmak arzla ilgili sorunlarý tanýmlamak ve gidermek gibi özel bir çabayý gerektiriyor. Türkiye için taþýmacýlýk böyle bir hizmet ürünü. Gerileyen Ürünler(sol alt bölüm) ihracatta baþarý þansý düþme eðiliminde olan ürünleri kapsýyor. Bu bölümdeki ürün gruplarýnýn dünya toplam ithalatýndaki payý durgun seyretmekle hatta azalmakla kalmýyor, incelen ülkenin pazar payý da azalýyor. Dolayýsýyla bu ürünlerin ihracatýný artýrmak diðer ürünlere göre çok daha zor, çünkü ihracatýn önündeki engelleri aþmak hem arz hem de talep tarafýný kapsayan bütüncül bir yaklaþým gerektiriyor. Türkiye nin temel ihraç ürünleri arasýnda bu kategoriye giren ürün yok. Güçlüklere Raðmen Baþarýlý Ürünler(sað alt bölüm) pazar paylarý dünya ortalamasýnýn altýnda artmasýna, yani pazar paylarý küçülmesine raðmen incelenen ülkenin baþarýlý olduðu ihraç ürünlerini gösteriyor. Bir baþka deyiþle sað alt bölümdeki ürün gruplarýnýn ihracatçýlarý söz konusu dönemde dünya çapýnda azalan talebe karþýn pazar paylarýný artýrmayý baþarmýþlar. Bu tür ürünlerin ihracatýný daha da artýrabilmek için ihracatçýlarý niþ pazarlama stratejileri kullanarak baþarýlý ticaret performanslarýný pazardaki toplam gerilemeden soyutlamalýlar. 21

32 Þekil 1.13 e göre Türkiye nin ihracatta baþarýsýz kategorisine giren tek sektörü Taþýmacýlýk: döneminde Türkiye nin dünya ihracatý içindeki payý yýllýk ortalama %7 azalmýþ. Uluslararasý talebin güçlü olduðu bu hizmet grubunun ihracatýný artýrmak için hem ihracatçýlarýn söz konusu dönemde dünya çapýnda rekabet güçlerini neden kaybettiklerini belirlemek, hem de arzla ilgili sorunlarý tanýmlamak ve gidermek gibi özel bir çaba gerekiyor. Diðer hizmet grubu olan turizm sektörüne baktýðýmýzda, yýllarý arasýnda talebin dünya ortalama talebi ile eþit oranda artmakla beraber Türkiye nin payýnýn ayný dönemde %12 arttýðýný ve 2004 yýlýnda ihracat deðeri en yüksek sektör haline geldiðini görüyoruz. Þekil 1.13 ten çýkarýlabilecek bir baþka sonuç da Türkiye nin 2004 yýlý mal ihracatýnda en yüksek paya sahip yirmi ürün grubundan hiçbirinin Baþarýsýz veya Gerileyen Ürünler bölümünde yer almamasý; bir baþka deyiþle arasýnda bu yirmi ürün grubunda Türkiye nin ihracatý dünya ithalatýndan daha hýzlý artarak dünya pazarlarýndaki payýný yükseltmiþ. Bu da döneminde Türkiye nin mal ihracatýnda baþarýlý olduðunun bir kanýtý. Ýdeal durum olan büyüyen bir pazarda pazar payýnýn artmasý, diðer bir deyiþle 11 Baþarýlý Ürünler kategorisinde on ürün grubu var; sekiz ürün grubu Güçlüklere Raðmen Baþarýlý Ürünler bölümünde yer alýrken elektronik ve haberleþme cihazlarý ile özel makineler.de döneminde talebin dünyadaki ortalama talep büyümesi olan %8 le ayný oranda arttýðý ürün gruplarý arasýnda yer alýyor. Pazar paylarý dünya ortalamasýnýn üstünde artan Baþarýlý Ürünlerin ihracatýný artýrmak yatay referans çizgisi olan dünya ortalama talep büyümesinin (%8) üzerinde bir talep artýþý yaþadýklarý için, referans çizgisinin altýndaki ürünlere kýyasla daha kolay. Bunlara, kendilerine olan talebin dünya ortalama talep büyümesi ile eþit olarak arttýðý elektronik ve haberleþme cihazlarý ile özel makineleri de ekleyebiliriz. Bu ürün gruplarýnýn ihracatçýlarýnýn döneminde dünya çapýnda rekabet güçlerini kanýtladýklarýný ve diðer üreticilere örnek olabilecek bir baþarýya imza attýklarýný göz önüne alýnýnca, bu ürünlerin dýþsatýmlarýný geliþtirme çabalarý talebin görece daha az arttýðý ürünlere göre hem daha az riskli hem de yalnýzca arz tarafýný kapsýyor. Dolayýsýyla bu çalýþmanýn bir sonraki aþamasý bu ürün gruplarýnýn alt gruplarýný incelemek olacak. 11 Kara taþýtlarý; Demir ve çelik; Meyve ve sebzeler; Metal eþya; Elektrikli olmayan makineler; Petrol ve ürünleri; Kauçuk eþya; Prefabrik yapý ve sýhhi tesisat; Mobilya ve yatak malzemeleri; Uçucu yaðlar, kozmetik ve temizlik ürünleri 22

33 Tablo Basamaklý Standart Ticaret Sýnýflandýrmasýna Göre En Çok Ýhraç Edilen 35 Ürün Ürün 2004 (milyon dolar) Dünya'da Sýrasý (2004) Dünya'da Payý (2004) Dünya'da Payýnýn Büyümesi ( ) Yýllýk Ortalama Büyüme ( Dünya Ortalama Büyümesi ( ) Giyim Eþyalarý (baþka yerde belirtilmemiþ) 4, , Ýnsan Taþýyan Motorlu Kara Taþýtlarý 3, , Demir/Çelik Çubuk vs. 3, , Televizyon Alýcýsý 2, , Kadýn Giyim Eþyasý (Dokuma) 2, , Ticari Araç 2, , Meyva/Yemiþ, (Taze/Kurutulmuþ) 1, , Tekstil Mamulleri 1, , Erkek Giyim Eþyasý (Dokuma) 1, , Dayanýklý Ev Eþyasý 1, , Külçe,Ýlk Þekillerde Alaþýmsýz Demir/Çelik 1, , Kadýn Giyim Eþyasý (Örme) 1, , Taþýt Aracý Parça / Aksesuar 1, , Akaryakýt 1, , Tekstil Ýplikleri 1, , Sentetik-Suni Elyaftan Mensucat , Mücevherci-Kuyumcu Eþyasý ,

34 Ürün 2004 (milyon dolar) Dünya'da Sýrasý (2004) Dünya'da Payý (2004) Dünya'da Payýnýn Büyümesi ( ) Yýllýk Ortalama Büyüme ( Dünya Ortalama Büyümesi ( ) Alçý Çimento vb. Ýnþaat Malzemeleri , Pamuklu Dokumalar , Dökme Demir, Demir-Çelik Borular , Giyim Aksesuarlarý , Motor Aksamý , Gemiler ve Suda Yüzen Taþýt , Mobilyalar , ve Daha Fazla Kiþi Taþýyan Motorlu Taþýtlar , Ýzole Edilmiþ Tel, Kablo, Optik Kablo, vb , Ýþlem Görmüþ Meyvalar, Meyva Müstahzarlarý , Adi Metallareden Diðer Mamuller , Dýþ ve Ýç Lastikler , Plastikten Mamul Eþyalar , Yer Kaplamalarý, Halýlar , Seramikten Sýhhi Tesisat, Demir Çelikten Sabit Techizat , Hava Taþýtlarý,Uzay Taþýtlarý , Sebzeler, Kuru Baklagil,vb , Kurutulmuþ Sebzeler, Sebze Unlarý ve Müstahzarlarý , Toplam (Tüm Ürünler) 62, , Kaynak: COMTRADE, REF Hesaplamalarý 24

35 Tablo 1.4, 3-basamaklý Standart Ticaret Sýnýflandýrmasýna göre Türkiye nin en çok ihraç 12 ettiði 35 ürünün 2004 yýlýna ait ihracat deðerinin, dünya toplam ihracatý içindeki sýrasýnýn vepayýnýn yanýnda döneminde dünya toplam ihracatýndaki payý ile ihracat deðerinin yýllýk ortalama büyümesini de veriyor. Bu sonuncusunu ürün bazýnda kýyaslamaya imkan tanýmak için son sütun yine döneminde dünya ihracatýnýn yýllýk ortalama büyümesine ayrýldý. Tablo 1.4 te kalýn yazýlan ürünlere karþý olan talep, dünya toplam talebinin yýllýk ortalama büyümesi olan %8 den daha fazla artýyor. Türkiye nin en çok ihraç ettiði 35 ürün arasýnda talep sorunun olmadýðý, yalnýzca arz kapasitesini artýrarak ihracatýn daha da artýrýlabileceði ürünler ve talebin yýllýk artýþ hýzý: SERAMÝKTEN SIHHÝ TESÝSAT, DEMÝR ÇELÝKTEN SABÝT TECHÝZAT, %16 TELEVÝZYON ALICISI, %16 GEMÝLER VE SUDA YÜZEN TAÞITLAR, %15 DEMÝR/ÇELÝK ÇUBUK VS., %15 KÜLÇE (ÝLK ÞEKÝLLERDE) VE ALAÞIMSIZ DEMÝR/ÇELÝK,%15 DÖKME DEMÝR, DEMÝR-ÇELÝK BORULAR, %13 TEKSTÝL EÞYALARI, %11 DAYANIKLI EV EÞYASI, %11 AKARYAKIT, %11 MOBÝLYALAR, %11 ÝNSAN TAÞIYAN MOTORLU KARA TAÞITLARI, %10 MEYVA/YEMÝÞ (TAZE/KURUTULMUÞ), %10 10 VE DAHA FAZLA KÝÞÝ TAÞIYAN MOTORLU TAÞITLAR, %10 ÝÞLEM GÖRMÜÞ MEYVALAR VE MEYVA MÜSTAHZARLARI, %10 TAÞIT ARACI PARÇA VE AKSESUARLARI, %9 MOTOR AKSAMI, %9 DIÞ VE ÝÇ LASTÝKLER, %9 PLASTÝKTEN MAMUL EÞYALAR, %9 SEBZELER, KURU BAKLAGÝL,VB., %9 KURUTULMUÞ SEBZELER, SEBZE UNLARI VE MÜSTAHZARLARI, %9 olarak sýralanýyor. Bunlar arasýnda GEMÝLER VE SUDA YÜZEN TAÞITLAR ürün grubuna yönelik talep artýþ hýzý ait olduðu bir üst grup olan DÝÐER TAÞIT ARAÇLARI na olan %5 lik talep artýþ hýzýnýn çok üzerinde (Þekil 1.13). Türkiye bu alanda yýllarý arasýnda ihracatýný yýllýk ortalama %35 artýrarak dünyadaki pazar payýný %2,22 ye çýkarmýþ durumda. Bunlarýn sonucunda Þekil 1.14 te Baþarýlý Ürünler kategorisine giren GEMÝLER VE SUDA YÜZEN TAÞITLAR ürün grubunun üreticileri dünya çapýnda rekabet güçlerini kanýtlamýþlar. 12 Bu 35 ürünün ihraç deðeri toplam ihracatýn %71 ini oluþturuyor. 25

36 Dünya talep artýþ hýzýnýn yüksekliðini de göz önüne alýnca, arz kapasitesini artýrarak bu ürünlerin ihracatýný daha da büyütmek mümkün. Benzer durum, 2-Basamaklý Standart Ticaret Sýnýflandýrmasýna göre dinamik ihracat performansýný veren Þekil 1.13 te Güçlüklere Raðmen Baþarýlý Ürünler kategorisinde yer alan TEKSTÝL grubunun alt gruplarýndan 13 TEKSTÝL MAMULLERÝ için de geçerli. Þekil Basamaklý Standart Ticaret Sýnýflandýrmasýna Göre Dinamik Ýhracat Performansý Dünya ticaret hacminde yýllýk ortalama büyüme (%) Baþarýsýz Ürünler Televizyon alýcýsý Gemiler ve suda yüzen taþýtlar Demir/çelik çubuk vs. Dökme demir, demir/çelik Tekstil mamülleri borular Dayanýklý ev eþyasý Meyva/yemiþ, Taþýt aracý, parça Mobilya taze/kurutulmuþ aksesuar Akaryakýt Örme kadýn giyim eþyasý Kadýn giyim eþyasý dokuma Diðer giyim eþyalarý Tekstil iplikleri Gerileyen Ürünler Kuyumcu Motor aksamý eþyasý Alçý çimento vb. inþaat malzemeleri Giyim aksesuarlarý Pamuklu dokumalar Erkek giyim eþyasý dokuma Sentetik-Suni elyaftan mensucat Külçe, ilk þekillerde alaþýmsýz demir/çelik Baþarýlý Ürünler Ýnsan taþýyan motorlu kara taþýtlarý =1milyar Dolar Dünya da büyüme (tüm mallar) Ticari araç %108 Güçlüklere Raðmen Baþarýlý Ürünler Türkiye nin pazar payýnda yýllýk ortalama büyüme (%) Kaynak: COMTRADE, REF Hesaplamalarý TEKSTÝL MAMULLERÝ dýþýndaki diðer tekstil ürünleri ve genelde tüm giyim eþyalarý Þekil 1.14 te Güçlüklere Raðmen Baþarýlý Ürünler kategorisinde yer alýyor. Bir baþka deyiþle bu ürünlere karþý olan talep, dünya ortalamasýnýn altýnda artýyor ve dolayýsýyla arz kapasitesini artýrarak ihracatý büyütmek mümkün görünmüyor. 13 Yatak takýmý, havlu, masa takýmý gibi ev tekstil ürünleri. 26

37 2. YATIRIM ORTAMI Türkiye deki Doðrudan Yabancý Yatýrýmlara Genel Bir Bakýþ Türkiye geçmiþte önemli miktarda doðrudan yabancý yatýrým çekme baþarýsý gösteremedi yýlý hariç tutulursa 1980 lerden bu yana Türkiye ye yapýlan doðrudan yabancý yatýrýmlar yýllýk ortalama 1 milyar dolardan daha az olarak gerçekleþti ve bugüne kadar Türkiye ye yapýlan toplam doðrudan yabancý yatýrým 20 milyar dolarýn altýnda (Þekil 2.1). Bir yandan 2003 yýlýnda yürürlüðe giren Doðrudan Yabancý Yatýrýmlar Kanunu ile yabancý sermayeli þirketlerin ve þubelerin kuruluþu ve faaliyetlerine iliþkin izin zorunluluðunun kaldýrýlmasý ve þirket kurma iþlemlerinin kolaylaþtýrýlmasý, diðer yandan 17 Aralýk 2004 tarihinde AB ile üyelik müzakerelerinin baþlamasý için gün alýnmasý ve sonrasýnda 3 Ekim 2005 tarihinde müzakerelerinin baþlamasý ile yabancý sermayenin Türkiye ye ilgisi artmýþ görünüyor. Þekil Döneminde Yapýlan Doðrudan Yabancý Yatýrýmlar (milyon dolar) Doðrudan yabancý sermaye Gayrimenkul Kaynak: T.C. Merkez Bankasý 2003 yýlý öncesinde Türkiye ye giren doðrudan yabancý yatýrýmlarýn tamamý doðrudan yabancý sermayeden oluþmaktayken, 2003 yýlýnda ve sonrasýnda gayrimenkul alýmlarý önemli tutarlara ulaþarak sýrasýyla 1, 1,3 ve 1,8 milyar dolar olarak gerçekleþti (T.C. Merkez Bankasý). 14 Sumru Öz (TÜSÝAD-Sabancý Üniversitesi Rekabet Forumu) 1520 yýlýnda Telecom Italia nýn cep telefonu ve HSBC nin bankacýlýk alanýndaki satýn almalarýyla doðrudan yabancý yatýrýmlar 3,2 milyar dolara ulaþtý. 27

38 2003 yýlý sonrasýnda yaþanan tek yapýsal deðiþim, tutarý önceki yýllardaki toplam yabancý sermaye giriþini aþan gayrimenkul alýmlarý deðil. Doðrudan yabancý sermayenin sektörel daðýlýmýnda da önemli farklýlýklar göze çarpýyor.hazine Müsteþarlýðý Yabancý Sermaye Ýstatistiklerine göre Doðrudan Yabancý Yatýrýmlar Kanunu nun yürürlüðe girdiði tarihi itibarýyla toplam yabancý yatýrýmlar içinde imalat sektörünün aldýðý pay %42 iken yýllarý arasýnda bu oran %13 e gerilemiþ (Þekil 2.2). Bunda mali aracý kuruluþlara olan yabancý ilgisinin ve özelleþtirmelere baðlý haberleþme sektöründeki devralmalarýn payý büyük. Ýmalat sektörü içinde, gýda, motorlu kara taþýtlarý, kimyasal ürünler iler tekstil en çok yabancý yatýrým çeken alanlar. Þekil 2.2 Yabancý Sermaye Giriþinin Sektörlere Göre Daðýlýmý, (%) Ýmalat Sanayii %13 Elektrik, Gaz Toptan ve ve Su %2 Perakende Diðer %6 Ticaret %2 Mali Aracý Kuruluþlarýn Faaliyetleri %39 Ulaþtýrma, Haberleþme ve Depolama Hizmetleri %38 Kaynak: Hazine Müsteþarlýðý Þekil 2.3 Doðrudan Yabancý Sermaye Giriþinin Ülkelere Göre Daðýlýmý, (%) Ýtalya %9 Hollanda %9 ABD %2 Ýngiltere %4 Diðer Ülkeler %3 Almanya %6 Fransa %20 AB Hariç Avrupa Ükeleri %17 Kaynak: Hazine Müsteþarlýðý Diðer AB Ülkeleri %15 Yakýn ve Orta Doðu Ükeleri %15 Þekil 2.3, döneminde Türkiye ye yapýlan toplam doðrudan yabancý yatýrýmýn ülkelere göre daðýlýmýný veriyor. Dýþ ticarette olduðu gibi doðrudan yabancý yatýrýmlarda da Türkiye nin en büyük ortaklarý AB ülkeleri: Fransa %20 ile çok yatýrým yapan ülke, onu Hollanda ve Ýtalya %9 ar payla, Almanya ve Ýngiltere ise sýrasýyla %6 ve %4 payla izliyor. %15 paya sahip diðer AB üyesi ülkelerle birlikte AB nin toplam payý %63 e ulaþýyor. 28

39 2.2 AB ile Müzakere Süreci ve Yatýrým Ortamý AB, ilk adýyla Avrupa Ekonomik Topluluðu kurulduðu 1958 yýlýndan beri doðrudan yabancý yatýrýmlarý tetikledi lerin sonlarýndan itibaren baþlayan ve 1960 lar boyunca süren ilk yatýrým dalgasý ABD den altý kurucu ülkeye yöneldi. Amerikan teknolojisinin Avrupa ya transferini ve uyarlanmasýný kapsayan bu dönem, bu ülkeler için ekonomik büyümenin altýn çaðý olarak adlandýrýldý (Barrel and Pain, 1999). Ýkinci büyük dalgayý, 1980 lerin sonunda dünya ortalamasýna paralel olarak ivme kazanan, küresel ekonomik koþullara baðlý olarak dönem dönem azalmakla birlikte günümüze kadar süren, AB nin eski üyelerinden Yunanistan, Ýspanya, Portekiz gibi yeni üyelerine akan doðrudan yabancý 16 yatýrýmlar oluþturdu. Benzer bir doðrudan yabancý yatýrým dalgasý, 1994 yýlýnda AB nin geniþleme kararý almasýndan sonra, özellikle de tam üyelik sürecine girilmesiyle birlikte Orta ve Doðu Avrupa (Central and Eastern Europe - CEE) ülkelerine yönelmiþ görünüyor AB üyelik sürecinde olan ülkelerin çektiði doðrudan yabancý yatýrýmlar dünya ortalamasýný hemen her yýl aþýyor, hatta üyeliðin ardýndan da dünya ortalamasýnýn üzerinde seyretmeye devam ediyor.þekil 2.4 te görece yoðun doðrudan yabancý yatýrým akýþýnýn Yunanistan 17 için 1995 e kadar, Ýspanya ve Portekiz içinse halen sürdüðü görülüyor. Þekil Öncesi AB Üyelik Sürecindeki Geliþmekte Olan Ülkelerde Net Doðrudan Yabancý Yatýrým Giriþi 8 6 Net Doðrudan Yabancý Yatýrým Giriþlerinin GSYÝH ya Oraný (%) Yunanistan ( ) Ýspanya ( ) 4 2 Portekiz ( ) Dünya Ortalamasý Kaynak: WDI Online 16 Brenton (1996), aktaran Brenton, Di Mauro and Lucke (1999) 17Bu, Yunanistan, Ýspanya ve Portekiz in cari açýklarýný (Þekil 1.9) uzun dönem boyuca nasýl sürdürebildiklerinin bir açýklamasý. 29

40 Benzer þekilde, 2004 yýlýnda AB ye katýlan, nüfusu 4 milyonun üzerindeki ülkelere net doðrudan yabancý yatýrým giriþini dünya ortalamasýna kýyasla veren Þekil 2.5, 1994 yýlýnda AB nin geniþleme kararý almasýndan sonra, özellikle de 1998 yýlýnda Çek Cumhuriyeti, Macaristan ve Polonya ile üyelik müzakerelerini resmen baþlatmasýnýn ardýndan bu üç ülkeye yönelen doðrudan yabancý yatýrýmlarýn dünya ortalamasýnýn üzerine çýktýðýný; Slovak Cumhuriyeti nin ise müzakerelere baþladýðý 2000 yýlýndan sonra yoðun dýþ yatýrým almaya baþladýðýný gösteriyor. Þekil Sonrasý AB Üyelik Sürecinde Olan Ülkelerde Net Doðrudan Yabancý Yatýrým Giriþi Net Doðrudan Yabancý Yatýrým Giriþlerinin GSYÝH ya Oraný (%) Çek Cum ( ) Macaristan ( ) Polonya ( ) Slovak Cum. ( ) Dünya Ortalamasý Kaynak: TÜÝK Þekil Sonrasý AB Üyelik Sürecinde Olan Ülkelerde Net Doðrudan Yabancý Yatýrým Giriþi Net Doðrudan Yabancý Yatýrým Giriþlerinin GSYÝH ya Oraný (%) Bulgaristan ( ) Romanya ( ) Hýrvatistan ( ) Türkiye ( ) Dünya Ortalamasý Kaynak: TÜÝK 30

41 Türkiye ile birlikte halen AB üyelik sürecinde olan ülkelerden Bulgaristan ve Romanya, genel eðilime uygun olarak müzakerelere resmen baþladýklarý 2000 yýlýndan sonra dünya ortalamasýnýn üzerinde doðrudan yabancý yatýrým almaya baþlarken, Hýrvatistan 1996 yýlýndan beri bu ortalamanýn üzerine çýkmýþ durumda. Bunun nedeni Hýrvatistan ýn ekonomik potansiyeline bakýldýðýnda çok daha önceden üyelik sürecine baþlayabilecekken, müzakerelere siyasi nedenlerle ancak 2005 yýlýnda resmen baþlamasý olabilir. Farklý dönemlerde AB üyelik perspektifi verilen ülkelere yönelik doðrudan yabancý yatýrýmlarý gösteren son üç þekil, AB geniþlemesine yönelik duyurularýn, öncelikle ekonomik olarak üyeliðe en hazýr ülkelere yönelik doðrudan yabancý yatýrýmlarý tetiklediðini belirten.bevan, Estrin ve Grabbe (20) i destekliyor. Baldwin, Francois ve Portes (1997) de, en azýndan görece daha fakir ülkeler için, AB üyeliði ve doðrudan yabancý yatýrýmlar arasýnda bir bað olduðuna dair tarihsel kanýtlar bulunduðunu belirtiyor. Ancak, Rodrik (1997) AB üyeliðinin beraberinde getirdiði en önemli kazanýmýn yatýrým ortamýnýn iyileþme potansiyeli olmakla beraber bunun kendiliðinden gerçekleþmediðini, ülke siyasetçilerinin seçimlerine baðlý olduðunu savunuyor; bu duruma örnek olarak da AB üyeliðinin getirdiði tüm imkanlardan yararlanarak geliþen Portekiz e karþý bu imkanlarý siyasi hamilik için harcayan Yunanistan örneklerini veriyor. Bu iki savdan hangisinin geçerli olduðunu Dünya Ekonomik Forumu nun (World Economic Forum-WEF) Küresel Rekabet Raporu na dayanarak bu iki ülkenin yatýrým ortamý karþýlaþtýrýlarak görülebilir. Þekil 2.7, Portekiz ve Yunanistan ýn 18 Küresel Rekabet Alt Endekslerini, %100 olarak alýnan AB-15 ortalamasýna kýyasla 1996 ve 2005 yýllarý için karþýlaþtýrmalý olarak veriyor. Þekil 2.7 Portekiz ve Yunanistan ýn 1996 ve 2005 Yýlý Küresel Rekabet Alt Endeksleri Kaynak: WEF, 1997 Kaynak: WEF, Küresel Rekabet Alt Endeksleri Bölüm 2.3 de detaylý olarak açýklanmaktadýr. 31

42 Dünya Ekonomik Forumu zaman içinde topladýðý verileri ve/veya bu verilerin gruplandýrýlmasýný deðiþtirdiði için bu iki farklý döneme ait deðerleri belli bir ülke için doðrudan kýyaslamak mümkün olmamaktadýr. Bu nedenle Þekil 2.7 de, Portekiz ve Yunanistan ýn Küresel Rekabet Alt Endekslerinin eldeki en eski verilerin ait olduðu 1996 yýlýnda, %100 olarak alýnan AB-15 ortalamasýna kýyasla ne durumda olduðu, 2005 yýlýna ait verilerle oluþturulan farklý endekslerle yine %100 olarak alýnan AB-15 ortalamasýna kýyasla ne duruma geldiði karþýlaþtýrýlmaktadýr. Buna göre 1996 ve 2005 döneminde, Yunanistan daki makroekonomik ortam dýþýnda, her iki ülkenin deðerlerinin AB-15 ortalamasýna yakýnsadýðýný görülüyor. Yunanistan ýn makroekonomik ortamýnýn AB ortalamasýnýn oldukça gerisinde olmasý Rodrik (1997) nin yatýrým ortamýnýn AB üyeliðiyle birlikte kendiliðinden iyileþmediði yolundaki savýný desteklemekle kalmýyor, Þekil 2.4 te Ýspanya ve Portekiz in aksine Yunanistan a yönelik doðrudan yabancý yatýrýmlarýn 1995 ten itibaren dünya ortalamasýnýn altýnda kalmasýnýn nedenini de açýklýyor. Buna karþýn, doðrudan yabancý yatýrýmlarýn tam üyelik sürecine girildikten sonra Yunanistan dahil bu süreci yaþayan ülkeler için dünya ortalamalarýnýn üzerine çýktýðý Þekil 2.4, 2.5 ve 2.6 da açýkça görülüyor. Benzer bir yöntem kullanarak Türkiye ve nüfusu 4 milyonu aþan yeni AB üyelerinin yatýrým ortamýnda AB-15 e göre 1996 ve 2005 yýllarý arasýnda görülen deðiþimi izleyebiliriz. Þekil 2.8 Türkiye ve Yeni AB Üyelerinin 1996 ve 2005 Yýlý Küresel Rekabet Alt Endeksleri Kaynak: WEF, 1997 Kaynak: WEF, 2005 Þekil 2.8, Türkiye nin, 1996 yýlýnda iki kriter (Finans ve Hükümetin Etkinliði) dýþýnda Çek Cumhuriyeti, Polonya, Macaristan ve Slovak Cumhuriyeti ortalamasýndan daha iyi bir durumdayken, 2005 yýlý deðerleriyle yapýlan karþýlaþtýrmada Ýþ Çeþitliliði hariç her alanda bu ülkelerin gerisine düþtüðünü gösteriyor. 32

43 Özellikle Makroekonomik Ortam ile Saðlýk ve Temel Eðitim baþlýðý altýnda toplanan verilerde, bir ölçüde Þekil 2.8 i oluþtururken kullanýlan ülke sýralamalarýna dayalý yöntem nedeniyle çarpýcý bir fark görünmekle birlikte, 2005 yýlý itibarýyla, Türkiye nin karþýlaþtýrýldýðý ülkelerin oldukça gerisine düþtüðü bir gerçek. Þekil 2.8 de, bu çarpýcý farký oluþturan ülke sýralamalarýna dayalý yöntemin kullanýlma nedeni 1997 Küresel Rekabet Raporunda yalnýzca ülke sýralamalarýna yer verilmiþ, raporunda olduðu gibi ülke sýralamalarýnýn yanýnda her alt endekse ait ülke skorlarýnýn verilmemiþ olmasý; dolayýsýyla 1996 ve 2005 yýlýna ait Küresel Rekabet Endekslerini karþýlaþtýrmayý mümkün kýlmak için sýralamaya dayalý yöntemin kullanýlma gereði. Sýralamaya dayalý yöntem ile skora dayalý yöntem kullanýlarak yapýlan karþýlaþtýrma arasýndaki farký görmek için Þekil 2.9, 2005 yýlý verileriyle oluþturulan, Türkiye ve nüfusu 4 milyonu aþan yeni AB üyelerinin %100 olarak alýnan AB-15 ortalamasýna göre Küresel Rekabet Alt Endekslerinin durumunu, her iki yöntemi kullanarak karþýlaþtýrýyor. Bu karþýlaþtýrma sonucunda ülkelerin göreli durumlarýnda bir tersine dönme olmadýðý, yalnýzca farklýlýklarýn keskinleþtiði açýkça görülüyor. Þekil 2.9 Türkiye ve Yeni AB Üyelerinin Sýralama ve Skora Göre AB-15 Ortalamasýna Kýyasla 2005 Yýlý Küresel Rekabet Alt Endeksleri Kaynak: WEF, 2005 Kaynak: WEF, 2005 Þekil 2.8, Türkiye nin döneminde son geniþlemede AB ye katýlan ülkelerin oldukça gerisine düþtüðünü göstermekle kalmýyor, AB üyelik sürecinde ülkelerin Küresel Rekabet Endekslerinin AB ortalamasýna büyük ölçüde yakýnsadýðýný da göz önüne seriyor. Bu yakýnsamayý yalnýzca AB müktesebatýna uyum için yapýlan yasal düzenlemelere baðlamamak gerek, çünkü Küresel Rekabet Endeksi pazarýn büyüklüðü, vasýflý iþgücünün varlýðý, vergi oranlarý, ücretler, yolsuzluk gibi çok çeþitli kriterler göz önüne alýnarak hesaplanýyor. Bunlar ayný zamanda doðrudan yabancý yatýrýmlarýn da belirleyicileri. Dünya Ekonomik Forumu nun 1997 Yönetici Anketi sonuçlarý da bir ülkenin Küresel Rekabet Endeksi ile çektiði doðrudan yabancý yatýrýmlar arasýndaki paralelliði ortaya koyuyor: 33

44 Küresel Rekabet Endeksine göre rekabet gücü en yüksek olan ülkeler, ayný zamanda yatýrýmcýlarýn doðrudan yatýrýmlarýný yönlendirmeyi düþündükleri ülkeler (Shatz, 1997). Küresel Rekabet Endeksi nin yatýrým ortamýný deðerlendiren Temel Gereklilikler alt endeksi ile doðrudan yabancý yatýrýmlar arasýndaki iliþkinin günümüzdeki durumu Dünya Ekonomik Forumu nun Raporunda yer alan verilere dayanarak oluþturulan Þekil 2.10 da görülebilir. Þekil 2.10 Küresel Rekabet Endeksi (Temel Gereklilikler) ve Doðrudan Yabancý Yatýrým Doðrudan Yabancý Yatýrýmlarýn GSYÝH ye Oraný, % ( Ortalamasý) Bulgaristan Slovak Cum. Çek Cum. Hýrvatistan Macaristan Ýspanya Romanya Polonya Portekiz Türkiye Yunanistan Küresel Rekabet Endeksi - Temel Gereklilikler Kaynak: WEF ( 2005), WDI Online Dünya Ekonomik Forumu nun Raporuna göre Küresel Rekabet Endeksinin Temel Gereklilikler baþlýðý altýnda Kurumlar, Altyapý, Makroekonomik Ortam ile Saðlýk ve Temel Eðitim e ait veriler bir araya getirilerek oluþturulan alt endeks x-eksenini, doðrudan yabancý yatýrýmlarýn GSYÝH ye oraný ise y-eksenini oluþturacak þekilde, AB üyelik sürecini yaþayan ve bu sýrada henüz geliþmekte olan ülkeler için Þekil 2.10 da veriliyor. Bu þekilde ilk göze çarpan tüm ülkelerin AB üyelik süreci yaþadýðý döneme göre gruplanmýþ olmasý: AB üyelik sürecini 1986 yýlýnda tamamlamýþ olan Ýspanya ve Portekiz Temel Gereklilikler alt endeksinde en iyi durumda. AB ye yakýnsama sürecinde çok yol almýþ olmalarýna raðmen, bu iki ülke döneminde de GSYÝH lerinin ortalama %4 ü kadar dýþ yatýrým almaya devam ediyor. 34

45 Þekil 2.10 da ikinci ülke grubunu 2004 geniþlemesinde AB ye katýlan Çek ve Slovak Cumhuriyetleri ile Macaristan ve Polonya oluþturuyor. Türkiye nin de yer aldýðý son grupta ise þu anda AB üyelik sürecindeki ülkeler (Bulgaristan, Hýrvatistan, Romanya ve Türkiye) yer alýyor. Þekil 2.10 dan çýkarýlabilecek bir baþka sonuç da, beklendiði gibi, Yunanistan dýþýnda tüm ülkelerin ait olduklarý gruplarýn üyelik sürecini ne kadar önce yaþamýþlarsa Temel Gereklilikler alt endeksinde o kadar baþarýlý olmalarý. Þekil 2.10 da yer alan ülkeler içinde üyelik sürecini önce tamamlamýþ olmasýna karþýn yatýrým ortamý olmasý gerekenden daha kötü durumda olan tek ülke Yunanistan. Rodrik (1997) de Yunanistan için yapýlan yorum, yani bu ülke siyasetçilerinin önceliðinin yatýrým ortamýný iyileþtirmek olmadýðý yorumu, yalnýzca bu ülke için geçerli ve genel olarak AB üyeliði hatta üyelik süreci yatýrým ortamýnda iyileþmeyi beraberinde getiriyor. Bu durumda, AB üyeliði kendi baþýna bir amaç deðil, fakat küresel boyutta rekabet gücünü ve dolayýsýyla ülke çapýnda refahý artýrmaya yönelik bir sürecin son aþamasý olarak görülmeli. Þekil 2.10, AB ye farklý zamanlarda katýlan ülkeleri gruplandýrmakla ve AB üyelik sürecinin yatýrým ortamýnda iyileþmeyi beraberinde getirdiðini göstermekle kalmýyor, bu gruplar içinde Küresel Rekabet Endeksinin Temel Gereklilikler alt endeksi ile doðrudan yabancý yatýrýmlar arasýndaki baðý da açýkça gösteriyor: Her grubun kendi içinde bir ülkenin Temel Gereklilikler alt endeksi ne kadar yüksekse, o ülkeye giren doðrudan yabancý yatýrýmlarýn GSYÝH ya oraný da o kadar yüksek oluyor. Türkiye, ait olduðu AB üyelik süreci içindeki ülkeler grubunda Temel Gereklilikler alt endeksi en düþük ülke. Dolayýsýyla bir sonraki bölüm Türkiye nin yatýrým ortamýný iyileþtirmek için gereken stratejik öncelikleri, özellikle içinde bulunduðu gruptaki ülkelerle kýyaslamalý olarak belirlemeye ayrýldý. 35

46 2.3 Stratejik Öncelikleri Belirlemek Ýçin Uluslararasý Kýyaslama Stratejik öncelikleri belirlemede ülkelerin yatýrým ortamýný deðerlendiren uluslararasý kýyaslamalar yardýmcý olabilir.bu çalýþmada ele alýnan kýyaslamalardan ilki Dünya Ekonomik Forumu nun (World Economic Forum-WEF) 1979 yýlýndan beri hazýrlamakta olduðu Küresel Rekabet Raporu na dayanýyor. Dünya Ekonomik Forumu, verimliliðin ülke vatandaþlarýnýn refahýný artýrmada çok önemli bir etken olduðunu göz önüne alarak, bu alanda ülkelerin rekabet düzeyini niceliksel olarak ölçebilmek için 20 yýlýndan bu yana Sachs ve McArthur un geliþtirdiði, verimliliðin makroekonomik belirleyicileriyle oluþturulan Büyüme Rekabet Endeksini (Growth Competitiveness Index-GCI) ve verimliliðin mikroekonomik unsurlarýna dayanarak hazýrlanan Ýþ Rekabet Endeksini (Business Competitiveness Index-BCI) kullanmaktaydý. Rekabet gücünün mikro ve makro belirleyicilerinin birbirinden ayrýlmamasý gerektiði; çünkü þirketlerin baþarýlý olmasýnýn kamu kuruluþlarýnýn etkinliðine, eðitim sisteminin mükemmelliðine ve makroekonomik istikrara baðlý olduðu; bunlarýnsa tek baþlarýna bir ülkede refah artýþýný saðlamada yeterli olmadýklarý, þirketlerin verimli yöntem ve süreçler kullanarak mal ve hizmet þeklinde yeni deðerler yaratmalarýna baðlý olduðu düþüncesinden yola çýkarak Sala-i-Martin ve Artadi (2004) Küresel Rekabet Endeksi ni tasarladý. Büyüme Rekabet Endeksi büyümenin temel belirleyicilerini incelemek için niceliksel bir çerçeve sunmakla beraber dünya ekonomisinin doðasýnda yaþanan geliþmeleri yansýtmýyor, daha çok bir ülkenin rekabet gücünün statik, diðer bir deyiþle þu andaki düzeyinin belirleyicilerini kapsýyordu. Küresel Rekabet Endeksi ise daha kapsamlý ve yalnýzca ülkelerin þu andaki verimlilik düzeyini deðil orta vadede ekonomik büyüme potansiyellerini de yansýtmayý hedefleyen, statik ve dinamik unsurlardan oluþan bir endeks. Küresel Rekabet Raporu nun dönemine ait son sayýsýna göre Türkiye Küresel Rekabet Endeksi sýralamasýnda 125 ülke içinde 59, Ýþ Rekabet Endeksi nde ise 121 ülke içinde 46. sýrada (WEF, 2006) dönemine ait bir önceki Raporda 117 ülke içinde Küresel Rekabet Endeksi sýralamasýnda 71. olan Türkiye, en önemli yabancý yatýrým kaynaðý olan AB-15 ülkelerinin yatýrýmlarýný çekmede rekabet halinde olduðu son geniþlemede AB üyesi olan (Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Slovak Cumhuriyeti ve Polonya) ve Türkiye dýþýnda þu anda üyelik sürecinde olan ülkelerin (Bulgaristan, Hýrvatistan ve Romanya) gerisinde yer alýyordu. Son Rapora göre ise karþýlaþtýrýldýðý bu ülkelerden, sýrasýyla 68. ve 72. olan Romanya ve Bulgaristan ýn üzerine çýkmayý baþarmýþ durumda. Bu sonuca bakarak, Avrupa Birliði (AB) üyelik sürecine girilmesiyle birlikte yapýlan reformlarýn yararlarýnýn görülmeye baþlandýðý söylenebilir. Bir ülkenin uluslararasý kýyaslamalarda genel sýrasý bir ölçüde bilgi verse de, önemli olan hangi alanlarda ilerleme kaydedildiðini ve hangilerinde müdahalenin gerekli olduðunu gösteren alt endeksler. 36

47 Küresel Rekabet Endeksi, Þekil 2.11 de görülen toplam dokuz grupta toplanmýþ birbirini tamamlayan verilerin oluþturduðu üç alt endeksten yararlanýlarak hesaplanýyor. Gruplarýn içinde enflasyonun düzeyi, üniversiteye kayýt oraný, kamu borcu ve internet eriþim oraný gibi nesnel veriler ile bu tür verilerin derlenemediði ancak ekonomik büyümeye etkisinin önemli olduðu düþünülen belirleyiciler için öznel veriler yer alýyor. Öznel veriler, yargý baðýmsýzlýðý, kurumsallaþmýþ yolsuzluðun varlýðý, hükümetin ekonomiye yararsýz müdahalelerinin boyutu gibi þirket yöneticileriyle yapýlan anket çalýþmalarý sonucunda elde edilen verilerdir. Þekil 2.11 Rekabetin 9 Temel Faktörü ve Ait Olduklarý Küresel Rekabet Alt Endeksleri Verimlilik Arttýrýcýlar Verimlilik Odaklý Ekonominin Anahtarlarý 1. Kurumlar 2. Altyapý 3. Makroekonomik Ortam 4. Saðlýk ve Temel Eðitim 5. Yüksek Öðrenim 6. Piyasa Etkinliði 7. Teknolojik Altyapý 8. Faaliyet Çeþitliliði 9. Ýnovasyon Temel Gereklilikler Üretim Faktörleri Odaklý Ekonominin Anahtarlarý Ýnovasyon ve Çeþitlilik Faktörleri Ýnovasyon Odaklý Ekonominin Anahtarlarý Kaynak: WEF, 2004 Toplamda Küresel Rekabet Endeksi ni veren üç alt endeksten ilki Kurumlar, Altyapý, Makroekonomik Ortam ile Saðlýk ve Temel Eðitim e ait veriler bir araya getirilerek oluþturulan Temel Gereklilikler; ikincisi Yüksek Öðrenim, Piyasa Etkinliði ve Teknolojik Altyapý verilerinin bir birleþimi olan Verimlilik Artýrýcýlar; sonuncusu ise Ýnovasyon ve Faaliyet Çeþitliliði ne ait verileri kapsayan Ýnovasyon ve Çeþitlilik Faktörleri. Rekabet gücü, bir ülkenin ürettiði mal ve hizmetlerin dünya pazarlarýndaki payý olarak deðil, o ülkede sürdürülebilir büyümeyi saðlayacak olan kurumlarýn, politikalarýn ve üretim faktörlerinin tümünü kapsayan verimlilik olarak tanýmlandýðýnda büyüme üzerine iki yüzyýldýr yapýlan teorik ve ampirik çalýþmalar sonucunda büyümenin belirleyicileri olarak kabul gören bütün parametreler rekabetin de belirleyicileri olarak kabul ediliyor. 37

48 Aralarýnda dýþa açýklýk, makroekonomik istikrar, iyi yönetiþim, hukukun üstünlüðü, kurumlar, yolsuzluk, piyasa koþullarý, kamu harcamalarý, faaliyet çeþitliliði, talep düzeyi, pazar büyüklüðü gibi karmaþýk ve birbirini dýþlamayan birçok belirleyici faktöre ait veriler gruplandýrýlarak küresel rekabetin üç alt endeksini oluþturuyor. Küresel Rekabet Endeksi, sanayileþmenin farklý basamaklarýndaki ülkeler için farklý katsayýlar kullanýlarak toplanan bu üç alt endeksin bileþimi. Farklý katsayýlar kullanýlmasýnýn nedeni, sanayileþmenin farklý basamaklarýnda farklý belirleyicilerin öne çýkmasý. Örneðin, Ýnovasyon ve Çeþitlilik Faktörleri alt endeksinin katsayýsý teknoloji üreten belli baþlý ülkelerde daha fazla, çünkü bu ülkelerin büyümeleri teknolojik olarak ön saflarda olduklarý için göreli olarak daha çok kendi teknoloji geliþtirme kapasitelerine baðlý. Ülkelerin teknoloji geliþtirme kapasitelerini ölçmekte kullanýlan patent sayýlarý icatlarla sonuçlanan Ar-Ge faaliyetlerinin göstergesi olarak alýndýðýnda sanayileþmenin en üst basamaðýnda dünya 19 çapýnda 25 ülke yer alýyor. Sanayileþmenin en alt basamaðýnda yer alan ülkeler için aðýrlýk Temel Gereklilikler alt endeksine verilirken, orta düzeyde sanayileþmiþ ülkeler için Ýnovasyon ve Çeþitlilik Faktörleri önemli olmakla birlikte, aðýrlýk teknoloji özümsemesini mümkün kýlan Yüksek Öðrenim, Piyasa Etkinliði ve Teknolojik Altyapý gibi Verimlilik Artýrýcýlar alt endeksinde. Kýsaca kalkýnmanýn birbirini takip eden geliþmelerden oluþan dinamik bir süreç olduðu kabul edildiðinde sanayileþmenin farklý basamaklarýndaki ekonomiler için rekabette farklý alt endeksler aðýrlýk kazanýyor: Üretim Faktörleri Odaklý Ekonomilerde aðýrlýk temel gerekliliklerde; Verimlilik Odaklý Ekonomilerde aðýrlýk verimliliði artýran belirleyici faktörlerde; Ýnovasyon Odaklý Ekonomilerde ise aðýrlýk inovasyonu ve faaliyet çeþitliliði artýran faktörlerdedir. 19 Bu ülkeler, Küresel Rekabet Raporu , sayfa 5 Tablo 1 de sýralanýyor. 38

49 Þekil 2.12 Türkiye nin Küresel Rekabet Alt Endeksleri 20 Nüfusu 4 Milyonu Aþan Yeni AB Ülkeleri Ortalamasýna -%100- Kýyasla) Faaliyet Çeþitliliði Ýnovasyon Ýnovasyon veçeþitlilik Kurumlar %120 %100 %80 %60 %40 %20 %0 Altyapý Temel Gereklilikler Makroekenomik Ortam Teknolojik Altyapý Saðlýk ve Temel Eðitim Piyasa Etkinliði Verimlilik Artýrýcýlar Yüksek Öðrenim Kaynak: WEF (2005, 2006), REF Hesaplamalarý Þekil 2.13 Türkiye nin Küresel Rekabet Alt Endeksleri 21 (AB Üyelik Sürecinde Olan Diðer Ülkelerin Ortalamasýna -%100- Kýyasla) Ýnovasyon ve Çeþitlilik Faaliyet Çeþitliliði Ýnovasyon Kurumlar %120 %100 %80 %60 %40 %20 %0 Altyapý Temel Gereklilikler Makroekenomik Ortam Teknolojik Altyapý Saðlýk ve Temel Eðitim Piyasa Etkinliði Yüksek Öðrenim Verimlilik Artýrýcýlar Kaynak: WEF (2005, 2006), REF Hesaplamalarý 20 Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Slovak Cumhuriyeti ve Polonya 21 Bulgaristan, Hýrvatistan ve Romanya

50 Þekil 2.12 ve Þekil 2.13, Küresel Rekabet Endeksini oluþturan üç alt endekse ait dokuz veri grubunda Türkiye nin durumunu, sýrasýyla son geniþlemede AB üyesi olan nüfusu 4 milyonun üzerindeki ülkelerin %100 olarak alýnan ortalamasý ve þu anda AB ile üyelik sürecinde olan üç ülkenin yine %100 olarak alýnan ortalamasý ile karþýlaþtýrmalý olarak veriyor. Bu ülkelerin tamamý Verimlilik Odaklý Ekonomiler grubunda yer aldýðý için bu kýyaslama genel sýralamadaki yer ile de örtüþüyor. Her iki þekil de Türkiye nin karþýlaþtýrýldýðý ülkelere kýyasla dokuz farklý veri grubunun her birindeki konumunu vermekle kalmýyor, bu konumlarda son iki raporda yaþanan deðiþiklikleri de veriyor. Þekil 2.12 ye bakýldýðýnda, son geniþlemede AB üyesi olan ülkelerden nüfusu 4 milyonu aþanlarýn ortalama performansýna kýyasla, hem 2004 hem de 2005 yýlýnda, Türkiye nin daha iyi olduðu tek grup Faaliyet Çeþitliliði. Bu grupta yer alan veriler bir ülkenin iþ aðlarý ile olduðu kadar þirketlerin operasyon ve stratejilerinin kalitesiyle de ilgili. Yerel tedarikçilerin niteliði ve niceliði ile ilgili anket verilerine dayanan bu grup özellikle sanayileþmenin üst basamaklarýnda olan ülkeler için birkaç nedenle önem taþýyor. Öncelikle þirketler ve tedarikçiler coðrafi olarak birbirlerine yakýn kümelenmeler (clusters) içinde birbirleriyle baðlandýklarý zaman inovasyona yönelik fýrsatlar daha çok ortaya çýkýyor ve yeni firmalarýn giriþi önündeki engeller azalýyor. Ýkinci olarak, þirketlerin operasyonlarý ve markalaþma, pazarlama, deðer zinciri yaratma, benzersiz karmaþýk ürünler geliþtirme gibi stratejileri hep birlikte modern ve çeþitlilik arz eden faaliyet süreçlerine olanak saðlýyor. Böylece mal ve hizmet üretiminde yüksek verimlilik dolayýsýyla ülkenin rekabet gücünde artýþ görülüyor. Daha çok teknoloji üreten sanayileþmiþ ülkeler için önemli olan bu grupta Türkiye nin 22 yüksek performansý Küresel Rekabet Endeks deðerini daha az etkiliyor. Ýnovasyon ve Çeþitlilik Faktörleri alt endeksini oluþturan diðer veri grubu olan Ýnovasyon alanýnda da Türkiye yeni AB üyelerine yakýn bir performans sergiliyor ve 2005 yýlýnda 2004 e göre çok az da olsa bir geliþme var. Türkiye, 2004 yýlýnda, Kurumlar baþlýðý altýnda toplanan verilerde Þekil 2.12 de kýyaslandýðý ülkelere yakýn bir performans sergilerken, 2005 yýlýnda daha iyi bir konuma geçmiþ durumda.. Temel Gereklilikler alt endeksini oluþturan veri gruplarýndan birisi olan Kurumlar büyüme sürecinin baþlayabilmesi için bir önkoþul, çünkü bir ülkenin kamu ve özel kuruluþlarý ekonominin temel oyuncularýnýn bir araya geldiði çerçeveyi oluþturuyor. Ekonominin verimli iþleyebilmesi için iyi yönetiþim yalnýzca kamu deðil, özel sektörde de uygulanmalý. Kurumlar dýþýnda, Temel Gereklilikler alt endeksini oluþturan veri gruplarýndan Saðlýk ve Temel Eðitim alanýnda, 2005 yýlýnda yayýmlanan raporda baþlýca yeni AB üyelerinden %12 daha az baþarýlýyken, Türkiye, 2006 raporunda bu ülkelerin düzeyini yakalamak üzere. 22 Küresel Rekabet Endeksi hesaplanýrken, Türkiye nin dahil olduðu Verimlilik Odaklý Ekonomiler için Temel Gereklilikler alt endeksinin aðýrlýðý %40, Verimlilik Artýrýcýlarýnki %50, Ýnovasyon ve Çeþitlilik Faktörleri alt endeksinin aðýrlýðý ise sadece %10 olarak alýnýyor. 40

51 Temel Gereklilikler içinde olduðu gibi, tüm veri gruplarý içinde de Türkiye nin performansýnýn en kötü olduðu alan Makroekonomik Ortam. Bu alandaki skoru belirleyen 2004 yýlýna ait bütçe açýðý, fiyat istikrarý gibi nesnel verilerde Türkiye, Küresel Rekabet Raporu da yer alan ülkeler içinde son sýralardayken Raporu nda daha yukarýlarda yer alýyor. Bu düzelme Þekil 2.12 de açýkça görünüyor. Büyüme üzerine yapýlan bir çok ampirik çalýþma gibi Fischer (1993) de istikrarlý bir makroekonomik ortamýn, yani düþük enflasyon oraný ve küçük bütçe açýklarýnýn sürdürülebilir ekonomik büyümeyi saðladýðýný belirtiyor. Bu nedenle, Makroekonomik Ortamý oluþturan kriterlerde daha fazla ilerleme saðlanmasý yönündeki çabalar sürdürülmeli. Toplamda Temel Gereklilikler alt endeksini oluþturan son veri grubu olan Altyapý alanýnda Türkiye kýyaslandýðý ülkeler ortalamasýnýn %17 altýnda bir baþarýya sahip. Öyleyse Makroekonomik Ortam ýn ardýndan verimliliði artýrmak için müdahalenin gerekli olduðu alan demiryollarý, limanlar, hava taþýmacýlýðý, elektrik arzý ve telefon hatlarýnýn nitelik ve niceliðini kapsayan Altyapý. Türkiye nin Þekil 2.12 de kýyaslandýðý ülkelere yakýn bir performans sergilediði veri gruplarýndan birisi de Piyasa Etkinliði. Verimlilik Artýrýcýlar alt endeksini oluþturan veri gruplarýndan olan Piyasa Etkinliði, Küresel Rekabet Raporu nda emek, ürün ve finans piyasalarýnýn etkin iþleyip iþlemediðine dair verileri kapsýyor. Bu piyasalarýn etkin iþlemesi ekonomik kaynaklarýn verimli kullanýmýný, dolayýsýyla üretkenliði ve rekabetçiliði beraberinde getiriyor. Bu veriler, piyasalarýn verimli çalýþmasýný engelleyen hukuksal (hukuksal çerçevenin etkinliði), finansal (vergilendirmenin etkinliði) ve iþlevsel (iþ kurmak için gereken iþlem sayýsý ve süre) uygulamalarý olduðu kadar yurtiçindeki ve yurtdýþý ile olan rekabeti ve pazar büyüklüklerini de kapsýyor. Verimlilik Artýrýcýlar alt endeksini oluþturan diðer veri gruplarýnda, Teknolojik Altyapý ve Yüksek Öðrenim de ise, Türkiye, Raporu na göre, son geniþlemede AB üyesi olan nüfusu 4 milyonun üzerindeki ülkelerden sýrasýyla %16 ve %14 daha düþük bir performans sergilemekle kalmamýþ, bir önceki rapora kýyasla önemli bir geliþme de göstermemiþ. Türkiye dýþýnda þu anda AB üyelik sürecinde olan üç ülkenin-bulgaristan, Hýrvatistan ve Romanya- ortalamasý %100 olarak alýndýðýnda, Türkiye nin Küresel Rekabet Endeksi ni oluþturan dokuz veri grubu içinde bu ülkelerden belirgin bir biçimde daha az baþarýlý olduðu alan yine Makroekonomik Ortam(Þekil 2.13). Saðlýk ve Temel Eðitim, Altyapý, Yüksek Öðrenim, Piyasa Etkinliðive Teknolojik Altyapý veri gruplarýnda kýyaslandýðý ülkelere yakýn bir portre çizen Türkiye nin Faaliyet Çeþitliliði, Kurumlar ve bir ölçüde Ýnovasyon alanýndaki performansý belirgin bir þekilde daha iyi. Þekil 2.13 den varýlabilen bir baþka sonuç da Raporu nda, bir önceki rapora kýyasla Makroekonomik Ortam ve Saðlýk ve Temel Eðitim alanýnda Türkiye nin performansýnda göreli bir artýþ olmasýna karþýn Teknolojik Altyapý da karþýlaþtýrýldýðý ülkelerden geriye düþmesi. Bu durum, gerek sabit gerekse mobil iletiþim alanýnda özelleþtirme süreci nedeniyle son birkaç yýlda yatýrýmlarýn aksamasýna baðlý gibi görünüyor. 41

52 Þekil 2.12 ve Þekil 2.13 de verilen Küresel Rekabet Endeksini oluþturan üç alt endekse ait dokuz veri grubunda Türkiye nin durumuna baktýðýmýzda iki sonuca varmak mümkün. Bunlardan ilki, 2004 yýlýndaki son geniþlemede AB ye katýlan ülkelere kýyasla AB üyelik sürecinde olan üç ülkeye göre Türkiye nin genel olarak daha baþarýlý olduðu. Ýkinci ve daha önemlisi ise Türkiye nin Faaliyet Çeþitliliði ve Ýnovasyon gibi Ýnovasyon Odaklý Ekonomiler için önemli olduðu düþünülen, daha çok özel sektörün performansýnýn deðerlendirildiði veri gruplarýnda daha baþarýlý, Makroekonomik Ortam, Saðlýk ve Temel Eðitim ile Altyapý gibi daha çok ülke yönetiminin performansýný ölçen Temel Gereklilikler alt endeksinde baþarýsýz olmasý. Bu sonuç hem son on yýllarda Türkiye nin ne kadar kötü yönetildiðinin bir göstergesi, hem de Küresel Rekabet Endeksi nde potansiyeline kýyasla alt sýralarda yer almasýnýn bir nedeni: Daha önce de belirtildiði gibi Küresel Rekabet Endeksi hesaplanýrken, Türkiye nin dahil olduðu Verimlilik Odaklý Ekonomiler için Ýnovasyon ve Çeþitlilik Faktörleri alt endeksinin aðýrlýðý sadece %10, Temel Gereklilikler alt endeksinin aðýrlýðý ise %40. Yatýrým ortamýný ölçmekte yararlanýlabilecek bir baþka ülkelerarasý kýyaslama yöntemi de Uluslararasý Yönetim Geliþtirme Merkezi (International Institute for Management Development - IMD) tarafýndan her yýl yayýnlanan Rekabetçilik Endeksi. Bu endeksin amacý, bir ülkenin, giriþimcilerinin rekabet gücünü artýracak ortamý oluþturabilme ve sürdürebilme becerisini diðer ülkelerle kýyaslamalý olarak incelemek ve sýralamak. 42

53 43 Tablo 2.1 IMD Rekabetçilik Endeksine Göre Sýralama ABD Hong Kong Singapur Ýzlanda Danimarka Avustralya Kanada Ýsviçre Lüksemburg Finlandiya Ýrlanda Norveç Avusturya Ýsveç Hollanda Japonya Tayvan Çin Estonya Ýngiltere Yeni Zelanda Malezya Þili Ýsrail Almanya Belçika Hindistan Çek Cumhuriyeti Tayland Fransa Ýspanya Güney Kore Slovak Cumhuriyeti Kolombiya Macaristan Yunanistan Portekiz Ülkeler

54 44 Güney Afrika Slovenya Ürdün Bulgaristan Filipinler Türkiye Brezilya Meksika Rusya Arjantin Ýtalya Romanya Polonya Hýrvatistan Endonezya Venezüella Kaynak: IMD World Competitiveness Yearbook 2005

55 Tablo 2.1 e göre, 51 ülke arasýnda yapýlan rekabetçilik sýralamasýnda 2005 yýlýnda Türkiye 39. sýrada yer alýrken 2006 yýlýnda 43. sýraya düþüyor. Bu 4 basamak düþüþün nedeni Türkiye den daha rekabetçi gözüken Bulgaristan ýn listeye 2006 yýlýnda eklenmesinin yanýnda 2005 yýlýnda Türkiye nin gerisinde olan Yunanistan, Slovenya ve Filipinlerin son raporda daha yukarý çýkmasý. Dünya Ekonomik Forumu nun hazýrladýðý Küresel Rekabet Endeksi sýralamasýndan farklý olarak IMD nin yaptýðý sýralamada Türkiye, son geniþlemede AB üyesi olan ülkelerden Polonya ve üyelik sürecinde olan ülkelerden Hýrvatistan ve Romanya nýn üzerinde yer almakla kalmýyor, AB-15 ülkelerinden Ýtalya dan da daha rekabetçi görünüyor. Ýki endeks arasýndaki bu farklýlýðýn nedeni WEF in Küresel Rekabet Endeksi hesaplanýrken, sanayileþmenin farklý basamaklarýndaki ülkeler için alt endekslerin aðýrlýklarýnýn farklý olmasý ve Türkiye nin görece daha iyi bir performans gösterdiði verilerin ait olduðu alt endeksin aðýrlýðýnýn, bulunduðu basamakta daha az olmasý gibi görünüyor. Þekil 2.14 Seçilmiþ Ülkelerin IMD Rekabetçilik Endeksine Göre Sýralamasý, ÝMD Rekabetçilik Endeksine Göre 51 Ülke Arasýnda Sýralama Bulgaristan Çek. Cum. Macaristan Polonya Romanya Slovak Cum. Türkiye Kaynak: IMD World Competitiveness Yearbook 2006 Türkiye nin rekabet gücünde yýllarý arasýnda yaþanan deðiþimi kýyaslamalý olarak görebilmek için, Þekil 2.14 son geniþlemede AB üyesi olan nüfusu 4 milyonun üzerindeki ülkeler ve þu anda AB üyelik sürecinde olan ülkelerin 53 ülke içindeki sýrasýný veriyor. Buna göre döneminde karþýlaþtýrýldýðý ülkelerin hepsinden geride olan Türkiye nin IMD Rekabetçilik Endeksi ne göre hesaplanan rekabet gücü, 2006 yýlý itibarýyla Polonya ve Romanya nýnkine kýyasla daha fazla. 45

56 yýllarýnda yaþadýðý krizin ardýndan 2002 yýlýnda 51 ülke arasýnda 49. olarak sýralamadaki en kötü yerini alan Türkiye, 2006 yýlýna kadar sýralamadaki yerini sürekli olarak yükseltti. Hangi alanlarda müdahalenin gerekli olduðunu ortaya çýkarmak için alt endekslere bakmak gerekiyor. IMD Rekabetçilik Endeksi, Rekabet Etmenleri adý verilen ve toplamda 314 farklý kriteri içeren dört alt endeksin bileþiminden oluþuyor: Ekonomik Performans: Ülke ekonomisi ile ilgili makroekonomik bir deðerlendirme yapmayý amaçlayan Yurtiçi Ekonomik Durum, Dýþ Ticaret, Uluslararasý Yatýrým, Ýstihdam ve Fiyatlar gibi baþlýklar altýnda gruplanabilecek 77 kriteri kapsýyor. Hükümetin Etkinliði: Kamu Maliyesi, Maliye Politikasý, Kurumsal Çerçeve, Ýþ Kanunu ve Toplumsal Çerçeve yi yansýtan ve hükümet politikalarýnýn rekabeti teþvik edip etmediðini ölçen 73 kriterden oluþuyor. Ýþ Verimi: Ýþletmelerin ne ölçüde inovatif, karlý ve sorumlu bir þekilde çalýþtýðýný 13 belirleyen Üretkenlik ve Verimlilik, Emek Piyasasý, Finans, Yönetme Becerileri ile Tutum ve Deðerler baþlýklarý altýnda toplanan 69 kriterden meydana geliyor. Altyapý: Temel, teknolojik, bilimsel ve insan kaynaklarý altyapýsýnýn iþletmelerin ihtiyaçlarýný ne ölçüde karþýladýðýný saptamaya çalýþan ve Temel Altyapý, Teknolojik Altyapý, Bilimsel Altyapý, Saðlýk ve Çevre, Eðitim baþlýklarý altýnda toplanan 95 kriteri kapsýyor. Þekil 2.15 Türkiye nin IMD Rekabetçilik Endeksi ve Alt Endekslerde 51 Ülke Ýçinde Yeri IMD Rekabetçilik Endeksi Ekonomik Performans Hükümtin Etkinliði Ýþverimi Altyapý Kaynak: IMD World Competitiveness Yearbook,

57 Þekil 2.15, Türkiye nin IMD Rekabetçilik Endeksi ve alt endekslerde 51 ülke içinde yerini veriyor. Buradaki bulgular Dünya Ekonomi Forumu nun hazýrladýðý Küresel Rekabet Raporu nu destekliyor: Türkiye nin en baþarýlý olduðu kriterler, IMD Rekabetçilik Endeksi nde Ýþ Verimi olarak adlandýrýlan, WEF Küresel Rekabet Endeksi nde ise Faaliyet Çeþitliliði adý altýnda toplanan, daha çok özel sektörün performansýnýn deðerlendirildiði veri gruplarý. Bu Rekabet Etmeni nde Türkiye 2005 yýlýnda 51 ülke arasýnda 24. sýrada yer alýrken diðer üç etmende rekabet gücü en düþük on ülke arasýnda. 23 Rekabet Etmenleri nin alt baþlýklarýna baktýðýmýzda Türkiye nin en baþarýlý olduðu kriterler Dýþ Ticaret, Tutum ve Deðerler, Yurtiçi Ekonomik Durum, Uluslararasý Yatýrým, Ýþ Kanunu ile Üretkenlik ve Verimlilik olarak sýralanýyor. En baþarýsýz olunan alanlar ise Kamu Maliyesi, Fiyatlar, Temel-, Teknolojik-, Bilimsel-Altyapý, Eðitim ve Ýstihdam. Bunlardan ilk ikisi, yani bütçe açýðý ve tüketici fiyatlarý enflasyonu konusunda son yýllarda gösterilen çabalar sonucunda yaþanan iyileþmeler göz önüne alýndýðýnda, Türkiye nin rekabet gücünü artýrmak için öncelik vermesi gereken alanlar her tür altyapý, özellikle telekomünikasyon alanýna yapýlacak yatýrýmlarla internet kullanýmýnýn yaygýnlaþtýrýlmasý; eðitim, özellikle %86,5 olan 15 yaþ üstü nüfusun okuryazarlýk oranýnýn artýrýlmasý; ve istihdam, özellikle kadýn istihdamýnýn artýrýlmasý olarak beliriyor. Bu alanlar dýþýnda rekabet gücünü düþüren en önemli unsur imalat sektöründe emek maliyetinin yükselme eðilimi olarak göze çarpýyor. Gerçekten de, vergi takozu olarak da adlandýrýlan emek maliyeti üzerindeki sosyal güvenlik primleri dahil vergi yükü açýsýndan Türkiye % 42 ile, AB üyelerine ABD ve Japonya nýn eklendiði grup içinde bu oranýn en yüksek olduðu 6. ülke (Eurostat, 2006). IMD Rekabetçilik Yýllýðý nýn bulgularý, Dünya Ekonomi Forumu nun hazýrladýðý Küresel Rekabet Raporu nunkileri, yalnýzca en baþarýlý olunan kriterlerde deðil en baþarýsýz olunan alanlarda da destekliyor. Dolayýsýyla, her ikisinden de Türkiye için benzer sonuçlar çýkarmak mümkün. Müdahale edilecek alanlar olarak zaten bir süredir düzeltme çabalarýnýn sürdürüldüðü makroekonomik ortamýn yanýnda Saðlýk ve Temel Eðitim ile Altyapý gibi mikroekonomik alanlar öne çýkýyor. Ülke ekonomilerindeki büyümenin, þirketlerin büyümesini saðlayan mikroekonomik temellere dayandýðý hususuna vurgu yapan Dünya Bankasý da bu konuya verdiði önemi baþlattýðý Doing Business serisiyle göstermiþ durumda. Bu raporda yatýrým ortamýný ölçmekte yararlanýlan üçüncü ve son ülkelerarasý kýyaslama yöntemi de Dünya Bankasý nýn 2004 yýlýndan beri her yýl yayýmladýðý Ýþ Yapma (Doing Business) serisi içinde yer alan Ýþ Yapma Kolaylýðý Endeksi (The Ease of Doing Business Index). Bu endeks on farklý alanda ülkelerin sýralamadaki yerinin yüzdelik deðerinin ortalamasýný alarak onlarý 1 den kapsanan ülke sayýsý olan 175 e kadar sýralýyor yýlýna ait verileri içeren 2007 raporunda yer alan on alan þöyle sýralanýyor: 23 IMD World Competitiveness Yearbook, 2005, sayfa

58 Ýþ Kurma: Yeni bir iþ kurmak için gereken iþlem sayýsý, süre, maliyet ve minimum sermaye; Ruhsat Alma: Ýktisadi faaliyetlerin ruhsat ve izinleri için gereken iþlem sayýsý, süre ve maliyet; Ýstihdam Etme: Ýstihdam etme zorluðu, çalýþma saatlerinin katýlýðý, iþten çýkarma zorluðu endeksleri ve istihdam etme ve iþten çýkarmanýn maliyeti; Aktif Kaydý: Ticari gayrimenkullerin kayýt iþlemleri için gereken iþlem sayýsý, süre ve maliyet; Kredi Alma: Kanuni haklar endeksinin gücü, kredi isteyenler hakkýnda toplanan bilginin derinliði; Yatýrýmcýyý Koruma: Yatýrýmcýyý bilgilendirme düzeyi, yönetici sorumluluðunun kapsamý ve kötü yönetiminden ya da sorumluluklarýn yerine getirilmemiþ olmasýndan ötürü hissedarlarýn yönetime dava açabilmesinin kolaylýðý ile ilgili göstergeler; Vergi Ödemeleri: Ödenmesi gereken vergilerin sayýsý, vergi beyannamesi hazýrlamak için harcanan zaman ve ödenecek toplam verginin brüt kara oraný; Sýnýr Ötesi Ticaret:Ýhracat ve ithalat yapabilmek için gereken belge ve imza sayýsý ile süre; Sözleþmelerin Uygulanabilirliði:Bir borç sözleþmesinin hükümlerini yargý yolu ile uygulatmak için gereken iþlem sayýsý, süre ve maliyet; Ýþ Sonlandýrma: Bir iktisadi faaliyeti sonlandýrmak için gereken süre ve maliyet ile sermaye geri akýþ oraný; Her alandaki sýralama da, bu alanlarý oluþturan göstergelerde ülkelerin sýralamadaki yerinin yüzdelik deðerinin ortalamasý alýnarak bulunuyor. Benzer yöntemi kullanarak, Türkiye ile son geniþlemede AB üyesi olan nüfusu 4 milyonun üzerindeki ülkeler ve þu anda AB üyelik sürecinde olan diðer ülkeleri yatýrým ortamý açýsýndan kýyaslamak mümkün. Bundan önce, Türkiye nin genel sýralamadaki yerine ve yukarýda verilen alanlarda 175 ülke içinde hangi sýrada olduðuna bakmak, öncelikle Türkiye nin yatýrým ortamýnýn dünya içindeki yerini görmek için gerekli. 48

59 Tablo 2.2 Dünya Bankasý Raporu na göre Türkiye nin Ýþ Yapma Bileþenleri Ýþ Yapma Endeksi ve Bileþenleri Ýþ Yapma Endeksi Ýþ Kurma Ruhsat Alma Ýstihdam Etme Aktif Kaydý Kredi Alma Yatýrýmcýyý Koruma Vergi Ödemeleri Sýnýr Ötesi Ticaret Sözleþmelerin Uygulanabilirliði Ýþ Sonlandýrma Kaynak: Doing Business in 2007, The World Bank Group Dünya Bankasý nýn 2007 yýlýnda yayýmladýðý son rapora göre Ýþ Yapma Kolaylýðý Endeksi nde genel sýralamada 175 ülke arasýnda Türkiye 91. olarak Hýrvatistan dýþýnda karþýlaþtýrýldýðý ülkelerin tümünden daha geride yer alýyor.bu raporda ele aldýðýmýz ilk iki endeks, yani Dünya Ekonomik Forumu nun hazýrladýðý Küresel Rekabet Endeksi ve IMD Rekabetçilik Endeksi, ülkelerin daha genel bir deðerlendirilmesini yansýtýrken, Ýþ Yapma Kolaylýðý Endeksi daha çok þirketlerin büyümesini saðlayan mikroekonomik temellerini karþýlaþtýrýyor. Bu açýdan incelenen endeksler arasýnda özel olarak yatýrým ortamýný deðerlendirmek ve hangi alanlarda müdahaleye gerek olduðunu bulmak için en uygun olaný Ýþ Yapma Kolaylýðý Endeksi nin bileþenleri. Þekil 2.16, nüfusu 4 milyonu aþan yeni AB üyelerinin %100 olarak alýnan ortalamasýna kýyasla Türkiye nin Ýþ Yapma Kolaylýðý alt endekslerinin tutarlý bir yapýda olmadýðýný gösteriyor: Bazý endekslerde çok daha iyi durumdayken, bazýlarýnda yeni AB üyeleri ortalamasýnýn %30 una bile ulaþamýyor. Toplam on alt endeksin dördünde Türkiye karþýlaþtýrýldýðý ülkelere göre daha baþarýlý. Bunlar baþarý sýrasýna göre Vergi Ödemeleri, Ýþ Kurma, Yatýrýmcýyý Koruma ve Aktif Kaydý. Sýnýr Ötesi Ticaret alt endeksinde Türkiye, karþýlaþtýrýldýðý ülkelerle baþa baþ bir performans sergilerken Ýstihdam Etme, Ýþ Sonlandýrma, Ruhsat Alma, Kredi Alma ve Sözleþmelerin Uygulanabilirliði alanýnda oldukça kötü. 49

60 Þekil 2.16 Türkiye nin Ýþ Yapma Kolaylýðý Alt Endeksleri (Nüfusu 4 Milyonu Aþan Yeni AB Ülkeleri Ortalamasýna -%100- Kýyasla) Sözleþmelerin Uygulanabilirliði Ýþ Sonlandýrma Ýþ Kurma 160% 140% 120% 100% 80% 60% 40% 20% 0% Ruhsat Alma Ýstihdam Etme Snýr Ötesi Ticaret Aktif Kaydý Verg Ödemeleri Yatýrýmcýyý Koruma Kredi Alma Þekil 2.17 Türkiye nin Ýþ Yapma Kolaylýðý Alt Endeksleri: AB Üyelik Sürecinde Olan Diðer Ülkelerin Ortalamasýna -%100- Kýyasla) Sözleþmelerin Uygulanabilirliði Ýþ Sonlandýrma Ýþ Kurma 160% 140% 120% 100% 80% 60% 40% 20% 0% Ruhsat Alma Ýstihdam Etme Snýr Ötesi Ticaret Aktif Kaydý Verg Ödemeleri Yatýrýmcýyý Koruma Kredi Alma Kaynak: Doing Business in 2007, The World Bank Group 50

61 Þekil 2.17 de karþýlaþtýrýldýðý, AB üyelik sürecinde olan diðer ülkelerin yine %100 olarak alýnan ortalamasýna kýyasla Türkiye nin Ýþ Yapma Kolaylýðý alt endeksleri, Þekil 2.16 da kýyaslandýðý ülkelerle ayný yapýda. Yine toplam on alt endeksin ayný dördünde Türkiye karþýlaþtýrýldýðý ülkelere göre daha baþarýlý. En belirgin fark, Sýnýr Ötesi Ticaret alt endeksine ek olarak Kredi Alma alt endeksinde de baþa baþ bir performans sergilenmesi; baþarýsýz olunan alanlar ise Ýþ Sonlandýrma, Ýstihdam Etme, Sözleþmelerin Uygulanabilirliði ve Ruhsat Alma. Her iki þekil için de geçerli olan bu deðiþken yapý daha çok Türkiye nin 24 deðerlerindeki tutarsýzlýktan kaynaklanýyor. Bir baþka deyiþle, Türkiye bazý kriterlerde karþýlaþtýrýldýðý ülkelere göre oldukça iyi bir performans sergilerken, diðerlerinde çok kötü. Bunun nedeni, aþaðýda detaylý olarak inceleneceði gibi, bazý alanlarda, örneðin þirket kurma ve vergi ödemede, yapýlan reformlarla ilerleme saðlanmasýna karþýn þirket kapatma gibi baþka bazý alanlarda, henüz bir ilerleme kaydedilememiþ olmasý. Türkiye nin en baþarýlý olduðu kriterlerden biri Ýþ Kurma: 8 olan iþlem sayýsý, 9 gün olan 25 süre ve kiþi baþýna gelirin %18,7 si tutarýndaki gerekli asgari sermaye ile Türkiye, son geniþlemede AB üyesi olan nüfusu 4 milyonun üzerindeki ülkeler ve þu anda AB üyelik sürecinde olan diðer ülkelerden daha iyi durumda. Bu alt endekste yalnýzca iþ kurmanýn maliyeti yüksek: kiþi baþýna gelirin yüzde 26,8 i. Vergi Ödemeleri alt endeksinde de 18 olan ödeme sayýsý, 254 saat olan vergi beyannamesi hazýrlama süresi, bu bölümde karþýlaþtýrýldýðý ülkelere kýyasla Türkiye ye avantaj saðlýyor. Bu alt endeksin içerdiði bir diðer veri olan orta büyüklükte bir þirketin ödemesi gereken toplam verginin brüt karlarýna oraný, 2006 yýlý içinde yapýlan vergi reformu sayesinde, %46,3 ile OECD ülkelerinin 1,5 puan altýna düþmüþ durumda. Bu deðer geçen yýl yayýmlanan raporda OECD ülkelerinin 6 puan üzerindeydi. Türkiye nin yatýrým ortamýnýn bu bölümde karþýlaþtýrýldýðý ülkelerinkine kýyasla daha iyi olduðu bir baþka kriter Aktif Kaydý. Ýþletmelerin, sahip olduklarý aktifleri tescil ettirebilmeleri için 8 farklý iþlemi tamamlamalarý gerekiyor. Bu iþlemler ortalama olarak 9 günlerini alýyor ki bu, diðer ülkelere kýyasla, oldukça kýsa bir süre ve maliyeti mülkün %3,2 si kadar tutuyor. Yatýrýmcýyý Koruma alt endeksinde Türkiye, geçen yýl yayýmlanan raporda, karþýlaþtýrýldýðý ülkelerle baþa baþ bir performans sergilerken, 2007 raporunda daha baþarýlý görünüyor. Yatýrýmcýnýn bilgilendirilme düzeyini ölçen, iþlemlerin þeffaflýðý olarak da adlandýrýlan bu endeksin yatýrýmcýnýn korunmasýyla ilgili üç boyutu var. Bunlardan ilki iþlemlerin saydamlýðý, diðer bir deyiþle yatýrýmcýyý bilgilendirme boyutu. Ýkincisi yöneticilerin ne ölçüde kendilerine haksýz kazanç saðlamaktan kaçýndýðý ile ilgili yönetici sorumluluðu boyutu, üçüncüsü ise görevlerini kötüye kullanan yönetici ve memurlara karþý hisse sahiplerinin dava açabilme güçlerini deðerlendiren boyut Bunu görmek için Þekil Ek2.1 de AB müzakere sürecinde olan Türkiye dýþýndaki ülkelerin Ýþ Yapma Kolaylýðý alt endeksleri ortalamasý, nüfusu 4 milyonu aþan yeni AB üyeleri ortalamasýna kýyasla veriliyor. Burada, birinci gruptaki ülkelerin Ýþ Kurma hariç tüm kriterlerde tutarlý bir þekilde ikinci gruba kýyasla daha az baþarýlý olduðunu görebiliyoruz. Sicil numarasý alabilmek için bankaya yatýrýlmasý gereken tutar.

62 Bunlara genel olarak yatýrýmcýyý koruma düzeyine iliþkin anket sonucu de eklenince Yatýrýmcýyý Koruma alt endeksine ulaþýlýyor.0 ve 10 arasýnda deðer alabilen bu endekslerde büyük deðerler, sýrasýyla, iþlemlerin daha þeffaf yapýldýðýný, yöneticilerin daha sorumlu olduðunu, hisse sahiplerinin bir iþlemi reddetmede daha güçlü olduðunu, ve yatýrýmcýlarýn daha iyi korunduðunu belirtiyor. Türkiye, son geniþlemede AB üyesi olan nüfusu 4 milyonun üzerindeki ülkeler ve þu anda AB üyelik sürecinde olan diðer ülkelerden toplamda daha iyi bir performans sergilerken, yalnýzca 8 puanla deðerlendirildiði ilk endekste OECD ülkelerinden daha baþarýlý. Dünya Bankasý nýn 2007 Ýþ Yapma Raporu nun ilginç bir bulgusu döneminde iki katýna çýkardýðý dýþ ticaret hacmine raðmen Türkiye nin Sýnýr Ötesi Ticaret endeksinde karþýlaþtýrýldýðý ülkelerle ancak baþa baþ bir performans göstermesi. Standart bir malýn ihracatý veya ithalatý sýrasýnda katlanýlan maliyet ve gereken iþlemlerin deðerlendirildiði bu endeksin göstergelerinden ihracat için gerekli belge sayýsý 9, süre ise 20 gün. Bunlar OECD ülkelerine ait deðerlerin iki katýna ulaþýyor. Benzer bir durum standart bir malýn ithalatý için de geçerli: 13 olan gerekli belge ve 25 gün olan süre ile Türkiye OECD ülkelerinden çok daha sýký bir ithalat rejimine sahip. Kredi Almaalt endeksinde Türkiye nin, son geniþlemede AB üyesi olan nüfusu 4 milyonun üzerindeki ülkelerin altýnda, þu anda AB üyelik sürecinde olan diðer ülkelerle ise baþa baþ bir performans sergilediðini belirtmiþtik. Bu alt endeksi oluþturan kriterlerden kredi isteyenler hakkýnda kamu ve özel kayýt bürolarýnda toplanan bilginin kapsamýný, ulaþýlabilirliðini ve kalitesini ölçen; yükseldikçe bu tür bilgi paylaþýmýnýn arttýðýna iþaret edecek þekilde 0-6 arasý bir deðer alan Kredi Bilgi Endeksi nde Türkiye, bölge ülkelerinin çok üzerinde deðerlendiriliyor, hatta OECD ülkelerinin baþarýsýný yakalýyor. Kamu kredi 26 kayýtlarý yetiþkin nüfusun %6,7 sini, özel kredi kayýt bürolarý ise %28 ini kapsýyor. Bu deðerlerle Türkiye OECD ülkelerini yakalayamasa da bölge ülkelerinden çok daha baþarýlý. Kredi Alma kriteri ile ilgili Türkiye deki en büyük sorun borç alan ve verenlerin yasal haklarýnýn krediye eriþimi kolaylaþtýracak þekilde tasarlanýp tasarlanmadýðýný belirleyen Yasal Haklar endeksi. Daha yüksek skorlarýn yasal düzenlemelerin krediye eriþimi kolaylaþtýrdýðýna iþaret edecek þekilde 1-10 arasýnda olabilen bu endeksin deðeri OECD ülkeleri için ortalama 6,3 iken Türkiye için 3. Bu endeks hesaplanýrken Ýcra ve Ýflas 27 Kanunlarýnýn on farklý özelliði taþýyýp taþýmadýðýna bakýlýyor ve bu özelliklerden her birini taþýdýðý durumda endekse 1 puan ekleniyor. Bu demektir ki, Türk yasalarý krediye eriþimi kolaylaþtýracak þekilde borç alan ve verenlerin haklarýný koruyan bu on özellikten yalnýzca üçüne sahip. Sonuç olarak, Kredi Alma kriterinin bileþenlerinden Yasal Haklar endeksi, Ýcra ve Ýflas Kanunlarýnýn daha detaylý olarak ele alýnmasý ve krediye eriþimi kolaylaþtýracak þekilde düzenlenmesi gerektiðini ortaya koyuyor Raporundaki deðer. 27 Bu özelliklerin neler olduðunu görmek için bakýnýz: 52

63 Sözleþmelerin Uygulanabilirliði kriterinin göstergeleri açýsýndan Türkiye nin deðerleri hem son geniþlemede AB üyesi olan nüfusu 4 milyonun üzerindeki ülkelerin hem de þu anda AB üyelik sürecinde olan diðer ülkelerin altýnda. Bir sözleþmenin hükümlerini yargý yolu ile uygulatmak için 34 iþleme ve 420 güne ihtiyaç duyuluyor ve borcun %17,4 i tutarýnda bir maliyeti göze almak gerekiyor. Bu deðerler geçen yýlýn raporunda, sýrasýyla 22 iþlem, 330 gün ve %12,5 ti. Bu gerilemenin arkasýnda neyin yattýðýný bulmak bu raporun kapsamýný aþan daha detaylý bir incelemeyi gerektiriyor. Türkiye de iþ yapmanýn önündeki bir baþka engel de Ruhsat Alma iþlemlerinin zorluðu. Kurulu iþletmelerin ruhsat ve izin almak için gerekli þartlarý yerine getirmeleri 232 gün sürüyor ve 32 farklý iþlemden oluþuyor. Bu deðerler OECD ülkeleri için, sýrasýyla 149,5 gün ve 14 iþlem. Türkiye de izin ve ruhsat almanýn maliyeti kiþi baþýna gelirin %150,2 sini buluyor. Ýþ Kurma kriterinin bileþenlerinde yapýlan reformlarýn bir benzerinin bu alanda da yapýlmasý gereði görülüyor. Türkiye nin oldukça baþarýsýz olduðu bir baþka kriter de Ýþ Sonlandýrma. Bir þirketin iflas etmesi durumunda yasal iþlemler için gereken süre ortalama 5,9 yýlla OECD ülkeleri ortalamasýnýn dört katýndan fazla. Katlanýlan maliyet mülkün %7 si ile OECD ülkelerinkiyle eþit olmakla beraber, yasal iþlemler sonucunda yatýrýlan 1 dolarýn ne kadarýnýn geri alýndýðýný yüzde olarak ölçen sermaye geri akýþ oraný yalnýzca %9,8. Bu deðer OECD ülkelerinde %74 e ulaþýyor. Son yýllarda gerçekleþtirilen reformlar sonucunda Türkiye nin en baþarýlý olduðu kriterlerden birinin Ýþ Kurma haline gelmiþ olmasý göz önüne alýnýnca, genel olarak Ýþ Sonlandýrma kriterindeki baþarýsýzlýk, Türkiye de reformlarýn bir bütünlük taþýmadýðý, bir baþka deyiþle, ayný olgunun farklý boyutlarýnýn birlikte ele alýnmadýðý sonucuna götürüyor. Türkiye nin en baþarýsýz olduðu kriter Ýstihdam Etme. Daha yüksek deðerler daha katý düzenlemeleri gösterecek þekilde 1 ila 100 arasýnda bir deðer alan bu kriterin altý bileþeninden iþe alma sýrasýnda karþýlaþýlan zorluklar OECD ülkeleri ortalamasýnýn iki katý, iþten çýkarma sýrasýndakiler ise hemen hemen ayný. Çalýþma saatleri ve istihdam da OECD ülkeleriyle kýyaslandýðýnda daha katý olarak deðerlendiriliyor. Ýþe Alma Maliyeti aylýk ücretin %21,6 sý ile OECD ortalamasýna yakýn olmakla beraber Ýþten Çýkarma Maliyeti 94,7 haftalýk maaþa eþdeðer tutarýyla OECD ortalamasýnýn üç katý. Ýstihdam 28 Etmesürecinin zorluðuna iliþkin bu göstergeler Türkiye deki yüksek kayýt dýþý istihdamýn nedenlerinden biri olarak deðerlendirilebilir yýlýnda yürürlüðe giren Doðrudan Yabancý Yatýrýmlar Kanunu ile yabancý sermayeli þirketlerin ve þubelerin kuruluþu ve faaliyetlerine iliþkin izin zorunluluðunun kaldýrýlmasý ve þirket kurma iþlemlerinin kolaylaþtýrýlmasý Ýþ Kurma endeksinde görülen iyileþmeyi açýklýyor. 28 Þekil Ek 2.2 ye göre Türkiye de Kayýt Dýþý Ekonomi %40 ý aþýyor. 53

64 Ancak yeni bir iþ kurmanýn maliyeti, özellikle kayýt iþlemlerinin maliyeti hala oldukça yüksek. Bir baþka sorun da iþ kurma ve tasfiye etme iþlemlerinin maliyeti ve aldýðý zaman arasýndaki tutarsýzlýk. Ýflas nedeniyle þirket kapatmak için gereken yasal iþlemler hem uzun bir süreye yayýlýyor hem de yatýrýlan paranýn geri alýnabilen kýsmý yok denecek kadar az. Özatay (2006) da da belirtildiði gibi yalnýzca iþ kurma sürecinde katlanýlan kayýt maliyetlerini azaltmak deðil, olumsuz bir geliþme durumunda bu þirket sahiplerinin þirketlerini kapatmak için harcadýklarý zamaný ve katlanacaklarý maliyeti de azaltmak gerekiyor. Bunlarýn bir kýsmý idari kararlarla, bir kýsmý da yargý sisteminin reformu ile ilgili. Belli bir sektöre girmenin önündeki engelleri azaltacak olan bu reformlarýn, tekelci fiyatlama eðilimlerini azaltarak rekabeti dolayýsýyla verimliliði artýrýcý etkilerinin olduðu yadsýnamaz. Yukarýda yapýlan 2006 ve 2007 Dünya Bankasý Ýþ Yapma Raporlarýnýn karþýlaþtýrmalý incelemenin (Tablo 2.2) bir baþka sonucu da reform sürecinin sürekliliðinin ne kadar önemli olduðunu göstermesi. Reform yapýlan alanlarda sýralamada üstlere çýkmak mümkün olurken ele alýnmayan alanlarda mutlak bir gerileme, diðer bir deðiþle karþý-reform olmamasýna raðmen diðer ülkelerde yapýlan reformlar nedeniyle rekabet alanýnda gerilere düþmek kaçýnýlmaz. 54

65 3.YÖNETÝÞÝM VE KÜRESEL 29 REKABET Günümüzün en önemli konularýndan birisi yoksul ve geliþmiþ ülkeler arasýndaki gelir daðýlýmý dengesizliðini azaltmak ve yoksulluðu yok etmektir. Bunu saðlamanýn bir yolunun ekonomik büyüme olduðu konusunda en azýndan ekonomistler arasýnda bir mutabakat olduðu söylenebilir. Diðer yandan bu dengesizliðin boyutlarý ve küresel ekonomik ve politik benzeþme süreci geliþmekte olan ülkelerin gerek duyduðu ekonomik büyümenin kamu kaynaklarý ile saðlanmasýný olanaksýzlaþtýrmýþtýr. Dolayýsýyla uluslararasý özel sermayenin daha yoksul ülkelere kaymasýný saðlamak küresel ekonomik gündemin ve ayný zamanda küresel kurumsal yönetim (bundan sonra yönetiþim) hareketinin temel 30 amaçlarýndan birisi olmuþtur. Yönetiþim sistemi bir ülke özelinde o ülkedeki þirketlerin sevk ve kontrolünde kullanýlan güç ve yetkilerin daðýlýmýný belirleyen kurumlarýn bütününden oluþur. Diðer bir deyiþle yönetiþim baþlýðý altýnda þirketlerin mülkiyet yapýlarýný, kaynaklarýn kullanýmý ile ilgili karar alma ve denetleme mekanizmalarýný, þirketlerle ilgili bilgilerin denetimi ve paylaþýmýný, kârýn ve þirketin saðlayabileceði diðer faydalarýn þirket paydaþlarý arasýndaki daðýlýmýný belirleyen kurumlarýn (yasalar, düzenlemeler, deðerler-davranýþ normlarý ve diðer formel ve formel olmayan kurumlar) oluþturduðu çerçeve incelenmektedir. Bu açýdan bakýldýðýnda yönetiþim sistemi ve rekabet gücü/performans arasýndaki iliþkinin karmaþýk bir nedensellik göstereceði açýktýr (Cornelius and Kogut, 2003) Dünyada deðiþik yönetiþim sistemlerinin var olduðunu ve bunlar arasýnda birden fazlasýnýn ekonomik sonuçlarýnýn olumlu olduðunu söyleyebiliriz. ABD, Ýngiltere, UK, Japonya, Almanya farklý ama olumlu ekonomik sonuçlar doðurabilen yönetiþim sistemlerine sahiptirler. Farklý yönetiþim sistemleri, farklý yönetiþim uygulamalarý seçeneklerini üretir. Her þirkette gücü ve bilgiyi ellerinde tutanlar, þirketin içinde faaliyet gösterdiði sisteme dayanarak, yönetsel yetkinin daðýlýmý, önemli kararlarýn alýnýþ þekli, yöneticilerin seçimi, kaynaklarýn kullanýmý ve kârýn (veya rantýn) daðýtýmý konusundaki þirket kurallarýný bu seçenekler arasýndan belirler. Tek tek þirketlerin tercihleri o ülkedeki yönetiþim sisteminden baðýmsýz olarak düþünülemez ve sistemin genel kalitesinden fazla bir sapma gösteremez. Ekonomi, finans, hukuk ve siyaset bilimi yazýný bu konuda mutabakat içinde görünmektedir. Popüler yönetiþim yazýný yönetiþim sistemleri yerine aðýrlýkla yönetiþim uygulamalarýna odaklanmaktadýr. Farklý sistemlerde ayný sonuçlara farklý uygulamalarla eriþmek mümkün olabilecek iken popüler yazýn en iyi uygulamalarý (best practices) mutlaklaþtýrma eðilimindedir. Oysaki yönetiþim konusunda giderek artan bilgi birikimimiz sistemlerin ve dolayýsýyla kurumlarýn önemine iþaret etmektedir. Diðer yandan yönetiþim uygulamalarýnýn ayný sistem içinde faaliyet gösteren þirketlerin göreceli etkinliði ile iliþkisi olduðu þüphe götürmez. Ancak yönetiþim uygulamalarý ve rekabet gücü arasýndaki iliþki daha doðrudan olsa bile bu konudaki teorik çerçeve özellikle geliþmekte olan ülkeler açýsýndan henüz yeterince güçlü deðildir. 29 Melsa Ararat (Sabancý Üniversitesi, Yönetim Bilimleri Bölümü ve Kurumsal Yönetim Forumu) B. Burçin Yurtoðlu (Viyana Üniversitesi, Ýktisadi Bilimler Fakültesi, Ekonomi Bölümü ve Sabancý Üniversitesi, Yönetim Bilimleri Bölümü-Network). 30 Bu makalede yönetiþim kavramý yönetiþim sistemi (rejimi/çerçevesi) anlamýnda kullanýlmaktadýr. 55

66 Geçtiðimiz 20 yýl içinde geniþ anlamýyla kurumsal yapýlar (institutions) arasýndaki farklýlýklar ve bunlardan etkilendiði düþünülen iktisadi performans farklýlýklarý, üzerinde çok durulan bir konu haline geldi. Ýktisat yazýnýnda yönetiþim (corporate governance) baþlýðý altýnda toplanan dal bu konuya odaklanmaktadýr. Konuya her disiplin farklý açýlardan baksa da son birkaç yýl içinde bu baþlýk altýnda kurumsal yapýlara odaklanan ve iktisat, hukuk, siyaset bilimi ve yönetim bilimlerinin ortak paydasý olarak nitelendirilebilecek geniþ bir alan oluþmuþtur. Ýkinci bir alt dalda ise ülkelerin hukuk sistemlerinin þirket performansýna belirleyici bir etkisi olduðunu savunan, yani hukuk ve finans iliþkisine özel bir önem atfeden bir baþka yazýndan da söz edebiliriz. Her ne kadar, bir ülkenin yönetiþim yapýlarý o ülkenin hukuk sistemi içinde yuvalanmýþ gibi gözükse de, bu iki alt baþlýk altýnda toplanan yazýnýn perspektifleri arasýnda önemli farklýlýklar olduðundan söz edebiliriz. Bu iki alanýn farklý ve benzer yanlarýný vurgulamak amacýyla, biz yönetiþim sistemlerini belirleyen kurumsal yapýlara odaklanacaðýz ve bu bölümde farklý ülkelerde gözlemlenen yönetiþim sistemlerini, bu sistemlerde yer alan aktörlerin amaçlarý ve yönetiþim sistemlerinin mikro ve makroekonomik performansa etkilerini ele alacaðýz. Bu baðlamda (1) þirketlerin mülkiyet yapýlarý, (2) þirket sahiplerinin þirket yöneticilerini gözlemleme ve kontrol etmelerinde belirleyici olan yapý ve düzenekler ve (3) þirket yöneticilerinin disiplin edilmeleri ve/veya görevden uzaklaþtýrýlmalarýnda önem taþýyan kurumsal yapýlar ele alacaðýmýz konular olacaktýr. Bu çerçevede Türkiye nin konumuna da deðineceðiz. Yönetiþim ve Rekabet Gücü Dünya ekonomilerinin hýzlanarak artan entegrasyonu finansal sermayeyi çekme konusundaki rekabeti de küreselleþtirmiþtir. Bu geliþmelerin doðal bir sonucu olarak rekabet gücünü artýrýcý ulusal kurumlar ve bu kurumlarýn iþleyiþini etkilemek üzere tasarlanan politikalar öne çýkmaktadýr (Porter, 1990). Rekabet gücünü belirleyen ana unsurlar öncelik sýrasý farklý yazarlara göre deðiþse de finans ve insani yeteneklerdir (human talent). Bir ülkedeki yönetiþim sisteminin o ülkeye rekabet avantajý saðlamasý için finansman kaynaklarýný çekecek güven ortamýný saðlamasý gerekir. Bu ise yatýrýmcý haklarýnýn ve genel olarak mülkiyet haklarýnýn toplumun tüm kesimleri için korunduðu bir kurumsal altyapý gerektirir (Acemoðlu ve Johnson, 2003). Bir ülkenin yönetiþim sistemine duyulan güven o ülke þirketlerinin daha geniþ bir yatýrýmcý talebiyle karþýlaþmalarýný ve bu yolla daha düþük sermaye maliyetleriyle çalýþabilmelerini saðlar. 56

67 Ýkinci olarak finansman kaynaklarýnýn rekabet sahnesine yeni girecek þirketlere de yönelme seçeneðinin olmasý inovasyon ve yenilikçiliðe dayanan rekabeti teþvik eder ve dolayýsýyla bir bütün olarak ülkenin rekabetçiliðini olumlu etkiler. Diðer yandan iyi yönetiþim uygulamalarý karar alma yetkilerinin o kararý alma yetkinliðine ve yeteneðine sahip kiþi ve organlara verilmesini, yetki verilenlerin denetlenmesini ve kendilerinden hesap sorulmasýný saðlayarak 31 þirket yönetimini etkinleþtirir. Üçüncü olarak etkin yönetiþim sistemlerinin bir baþka olumlu etkisi de finansal istikrarý güçlendirmeleri ve risk primini azaltmalarýdýr. Bu etki sermaye piyasalarýnýn þirket performansýný gözlemleme ve bu yolla dýþsal bir disiplin mekanizmasý oluþturmasý yoluyla olur. Temel yaklaþýmýmýzý bir cümle ile özetleyebiliriz: Eðer ürün ve faktör pazarlarý rekabetçi ise pazardaki rekabet þirketlerin yönetiþimi için yeterli olabilir. Rekabet ve iyi yönetiþim rekabet gücünü teþvikte en azýndan kýsmen birbirini ikame eder. 31 Þirketin temel amacýnýn hisse deðerinin artmasý deðil þirketin tüm paydaþlarý için deðer yaratmasý olmasý gerektiðini savlayan paydaþ teorisi yönetiþim ve etkinlik iliþkinin araþtýrýlmasýnda daha verimli bir perspektif sunsa da paydaþ teorisinin tutarlýlýðý ve saðlamlýðý tartýþýlmaktadýr. 57

68 3.1 Kurumlar ve Etkileri Mülkiyet ve Kontrol Yapýlarý Tablo 1 de 38 ülkeye iliþkin sahiplik yoðunlaþmasý ve sahiplerin kimliklerini özetleyen istatistiki bilgiler ülkelerin hukuk sistemlerinin kökenine göre sýralanarak verilmektedir. Bu sýnýflandýrma ilk olarak LaPorta, Lopez-De-Silanes, Shleifer ve Vishny nin (1997, 1998 bundan sonra LLSV) çalýþmalarýnda kullanýlmýþ ve yönetiþim yazýnýnýn geliþiminde çok 32 önemli bir rol oynamýþtýr. Ýkinci sütunda bu bilgilerin toplandýðý þirket sayýsý verilmektedir. Veriler ABD de 3000 den fazla þirketi içerirken, Arjantin, Þili, Yunanistan gibi diðer bazý ülkelerde 10 dan daha az þirketi kapsamaktadýr. Tablonun üçüncü sütununda kimliklerine bakýlmaksýzýn en büyük pay sahiplerinin ortalama sahiplik oraný yer almaktadýr. Bu rakamlar sistematik farklýlýklara iþaret etmektedir. Örneðin, Ýngiltere örneklemindeki 687 þirkette ortalama en büyük pay yüzde 16 iken, Almanya ve Fransa da bu oran sýrasýyla yüzde 54 ve 49 seviyesindedir. Ýskandinav Hukuk sisteminde yer alan dört ülke ortalamasý yaklaþýk olarak yüzde 27 olup Ýskandinav sistemi Anglosakson sistemiyle Alman ve Fransýz sistemleri arasýnda bir yer almaktadýr. Alman hukuk sistemi içinde yuvalanmýþ olan Avrupa ve Asya ülkeleri arasýnda önemli farklýlýklar da göze çarpmaktadýr. Alman hukuk sisteminden gelen Avrupa ülkelerinde (Almanya, Avusturya ve Ýsviçre) yaygýn olarak þirket sahiplik yapýlarýnda piramit benzeri sahiplik iliþkileri öne çýkarken, özellikle Japonya da rastlanan Asya tarzýnda þirketlerin birbirleriyle karþýlýklý sahiplik iliþkileri içinde olduðu ve bankalarýn bu yapý içinde önemli bir rol oynadýðý görülmektedir. Japonya da rastlanan bu durum bir yandan pay sahiplerinin þirket sermayesine tek baþlarýna göreceli olarak düþük oranlarda ortak olmasýna imkan tanýrken, diðer yandan karþýlýklý ortaklýklar yoluyla bu sistem içinde de mülkiyet yoðunlaþmasýný ve güç dengesini saðlar. Tablo 3.1 in diðer sütunlarýnda (4-8) en büyük pay sahiplerinin kimliklerine yer verilmiþtir. Bu yapýlýrken, yüzde 10 luk bir oran eþik olarak kabul edilmiþtir. Örneðin ABD nin en büyük 500 þirketine bakýldýðýnda ailelerin bu þirketlerden sadece yüzde 3,42 sinde en büyük pay sahibi olduðu (ve bu payýn yüzde 10 oranýný aþtýðý) gözlemlenmektedir (sütun 4). Sütun 5 ve 6, finansal ve finansal olmayan þirketlerin sýrasýyla 500 büyük þirketten yüzde 9,2 ve yüzde 6,5 inde yüzde 10 u aþan bir oranla en büyük pay sahipleri olduklarýný göstermektedir. Amerikan ilk örneðine uygun olarak devletin sahiplik rolü ihmal edilecek kadar küçüktür (sütun 7). Yine ayný olguyla tutarlý olarak þirketlerin yüzde 80 inde sermayenin yüzde 10 unu aþan büyüklükte bir pay bulunmamaktadýr (sütun 8). 32 Bu sýnýflandýrmanýn önemine makalenin ileriki bölümlerinde deðinilecektir. 58

69 Tablo 3.1 Mülkiyet Yoðunluðu ve Sahiplerin Kimlikleri Ülke Þirket Sayýsý En Büyük Sahibin Ortalama Payý Aileler Finansal Þirketler Finansal Olmayan Þirketler Devlet Yaygýn Sahiplik Anglosakson Hukuk Sistemi (HS) ABD ,89 47,30 25,90 14,60 0,90 11,30 ABD (en büyük 500) ,50 3,42 9,20 6,58 0,47 80,33 Avustralya ,83 30,70 17,50 30,70 0,00 21,10 Bermuda 12 49,86 25,00 25,00 50,00 0,00 0,00 Güney Afrika 25 42,15 24,00 24,00 48,00 4,00 0,00 Hindistan 37 45,07 2,70 2,70 43,20 51,40 0,00 Hong Kong 43 38,61 14,00 34,80 51,20 0,00 0,00 Ýngiltere ,00 17,90 37,00 15,10 1,80 28,20 Ýrlanda 24 17,62 29,20 20,80 16,70 8,30 25,00 Ýsrail 14 31,18 28,60 14,30 50,00 0,00 7,10 Kanada ,99 34,60 19,60 40,40 3,30 2,10 Malezya ,97 38,00 10,10 48,10 1,90 1,90 Singapur 97 38,45 27,80 28,90 43,30 0,00 0,00 Yeni Zelanda 18 45, 0,00 55,60 44,40 0,00 0,00 Anglosakson HS Ortalamasý ,58 23,09 23,24 35,88 5,15 12,65 Ýskandinav HS Danimarka 40 23,13 25,00 12,50 25,00 2,50 35,00 Finlandiya 34 26,90 5,90 17,60 38,20 23,60 14,70 Ýsveç 54 28,33 16,70 38,90 33,30 3,70 7,40 Norveç 42 29,92 16,70 23,80 47,60 7,10 4,80 Ýskandinav HS Ortalamasý ,07 16,08 23,20 36,03 9,23 15,48 Alman HS Avrupa Almanya , 26,70 15,40 48,80 7,00 2,10 59

70 Ülke Þirket Sayýsý En Büyük Sahibin Ortalama Payý Aileler Finansal Þirketler Finansal Olmayan Þirketler Devlet Yaygýn Sahiplik Avusturya 30 59,37 6,70 23,30 53,30 16,70 0,00 Ýsviçre 66 45,63 33,30 10,60 42,40 4,60 9,10 Alman HS Avrupa Ortalamasý ,00 22,23 16,43 48,17 9,43 3,73 Güney Kore 16 19,10 25,00 6,30 25,00 12,40 31,30 Japonya ,08 5,90 6,60 58,10 0,20 29,20 Tayland 81 34,53 7,40 56,80 32,10 3,70 0,00 Tayvan 11 15,75 18,20 9,10 9,10 9,10 54,50 Alman HS Asya Ortalamasý ,64 16,37 7,33 30,73 7,23 38,33 Alman HS Ortalamasý ,82 19,30 11,88 39,45 8,33 21,03 Fransýz HS Antiller 5 30,45 20,00 20,00 60,00 0,00 0,00 Arjantin 8 40,18 12,50 25,00 50,00 12,50 0,00 Belçika 41 44,54 9,80 34,11 53,69 0,00 2,40 Brezilya 25 58,64 12,00 12,00 56,00 20,00 0,00 Endonezya 41 50,00 34,10 9,80 48,80 7,30 0,00 Fransa ,88 25,10 17,60 51,30 2,30 3,70 Hollanda 66 27,13 6,10 13,60 43,90 6,10 30,30 Ýspanya 59 37,76 1,70 23,70 57,60 8,50 8,50 Ýtalya 57 45,24 3,50 40,40 47,40 3,40 5,30 Meksika 8 47,42 50,00 0,00 50,00 0,00 0,00 Portekiz 10 42,48 0,00 20,00 30,00 50,00 0,00 Þili 9 35,22 11,10 44,40 33,30 0,10 11,10 Türkiye ,93 13,57 12,25 69,22 1,98 2,98 Yunanistan 5 52,44 0,00 0,00 80,00 20,00 0,00 Fransýz HS Ortalamasý ,99 14,71 21,47 50,14 8,41 4,38 Tüm Ülkeler ,86 18,54 20,96 42,83 7,73 9,93 Kaynak: Gugler, Mueller ve Yurtoglu (2004), Türkiye için Yurtoglu (2003) 60

71 Neredeyse tüm ülkelerde finansal þirketler sahiplik yapýlarýnda önemli pay sahibidirler. Bu durum ABD ve Ýngiltere gibi Anglosakson kökenli ülkelerde emeklilik ve yatýrým fonlarýnýn oynadýðý rolün altýný çizerken, diðer ülkelerde piramitleþme yoluyla oluþan dolaylý sahiplik yapýlarýna iþaret eder. Finansal olmayan þirketlerin en büyük pay sahibi olarak önemli rol oynadýðý ülkeler genellikle Fransýz ve Alman hukuk sistemine ait Avrupa ülkelerinden gelmektedir. Ýktisat yazýnýnýn diðer birçok alanýnda da olduðu gibi, sermayedar yoðunluðunun etkileri de ABD odaklý bir geliþim süreci izlemiþtir. Bu ülkede Clayton yasasýnýn 8. kýsmý uyarýnca ekonomik gücün yoðunlaþmasýna engel olunmuþ ve þirketler arasý sermaye iliþkileri kýsýtlanmýþ, bu da diðer ülkelerde yaygýn olarak görülen piramit yapýlarý ve karþýlýklý sermayedar iliþkilerini önlemiþtir. Diðer yandan yakýn zamana kadar Glass-Steagall yasasý ticari bankalarýn þirketlerdeki ortaklýklarýna önemli kýsýtlamalar getirmiþ, bu yasanýn sonucunda da bankalarýn sermayedar olarak rolü Almanya ve Japonya daki benzerlerinde gördüðümüz þirketleri izleme ve disipline sokma iþlevini dýþlamýþtýr. Yine ABD de hakim olan serbest piyasa ideolojisi devletin sermayedar olarak rolünü son derece kýsýtlý bir alanda tanýmlamýþtýr. Bu nedenlerle, ABD de sadece üç farklý aktör þirket sermayedarý/ortaðý olarak önem taþýr. Bunlar, þirketlerin yöneticileri (insiders), þirket yöneticisi olmayan aile ve kiþiler ve emeklilik ve yatýrým fonlarýný da kapsayan kurumsal yatýrýmcýlardýr. Þirket Yöneticileri: Berle ve Means in (1932) ilk örnekleþtirdiði modele göre karar verme yetkisini elinde bulunduran yöneticiler (yönetim kurulundaki icracý üyeler) þirket sermayesinin önemsiz küçüklükte bir bölümüne sahiptirler (SY). Sermayenin büyük bir kýsmý ise çok sayýda yatýrýmcýya daðýlmýþ durumdadýr (1- SY). Bu sebeple tek tek yatýrýmcýlarýn þirket performansýný izleme maliyeti elde edebilecekleri çýkardan fazladýr. Yöneticiler ise þirketin çok küçük sermayedarlarý olmalarý sebebiyle yatýrýmcýlarýn toplu olarak çýkarlarý ile çatýþma içindedirler. Bu varsayýmlar altýnda SY arttýkça çýkar çatýþmasýnýn yoðunluðunun azalacaðý ve bunun da þirket deðerini artýracaðý sonucuna varýlýr. Morck, Shleifer ve Vishny (1988, bundan sonra MSV) SY arttýkça bu durumun, birbiriyle çeliþen iki etkiye yol açtýðýný savunmuþlardýr. (1) Servet Etkisi: SY nin yükselmesi, þirketin piyasa deðeri arttýkça yöneticilerin servetini daha da fazla artýrmaktadýr. (2) Yer Saðlamlaþtýrma Etkisi (entrenchment): SY arttýkça þirket yöneticileri yerlerini saðlamlaþtýrmakta ve muhasým devralma (hostile takeover) ya da yatýrýmcýlarýn çabalarýyla iþten atýlmalarý ihtimalini azaltmaktadýrlar. Bu durum onlarýn (diðer yatýrýmcýlarla örtüþmek zorunda olmayan) özel çýkarlarýný gerçekleþtirmelerine daha fazla olanak tanýr. 61

72 MSV, S Y ile þirket deðerinin önemli bir göstergesi olan q oraný arasýnda doðrusal olmayan bir iliþkinin varlýðýný göstermiþlerdir. Bu iliþki S Y sýfýrdan yüzde 5 e yükselirken artan, S Y yüzde 5 ile 25 aralýðýndayken azalan, yüzde 25 den sonra ise tekrar artan bir þekle sahiptir. MSV bu doðrusal olmayan iliþkiyi yukarýda açýklanan iki etkinin deðiþik S Y aralýklarýnda farklý þiddetlere sahip olmasýyla açýklarlar. 33 MSV i takip eden bir dizi çalýþma bu sonuçlara benzemektedir (Cho, 1998; Short ve Keasey, 1999; Cosh et al, 20; ve Gugler, Mueller ve Yurtoglu, 2004a). Bunlarýn yaný sýra McConnell ve Servaes (1990, 1995) sadece artan ve azalan bir iliþki gözlemlemiþ, benzer bir sonuç ise Tomsen ve Pedersen (2000) tarafýndan Avrupa þirketleri için elde edilmiþtir. MSV yaklaþýmýna içkinlik (endogeneity) sorunlarý dolayýsýyla çeþitli eleþtiriler getirilmiþtir. Demsetz ve Lehn (1985) mülkiyet ile þirket performansý arasýnda bir baðýntý bulamamýþ ve bu durumu mülkiyet yapýsýnýn her þirkete özgü sebeplerle baþka faktörler tarafýndan 34 belirlenmesine baðlamýþlardýr. Gugler, Mueller ve Yurtoglu (2004c), MSV yaklaþýmýnda göze çarpan artan/azalan/artan iliþkisinin tuhaflýðýný yeni bir yaklaþýmla ortadan kaldýrmýþlar, bunu yaparken MSV nin S Y ile ölçmeðe çalýþtýðý servet ve yer saðlamlaþtýrma etkilerini ayrýþtýrmak için iki farklý deðiþken kullanmýþlardýr. Bu yaklaþýmda servet etkisi S Y nin maddi deðeriyle, yer saðlamlaþtýrma etkisi de S Y ile ölçülmektedir. Claessens, Djankov, Fan ve Lang (2002) Asya da yaygýn olarak görülen nakit akýþý ve kontrol haklarý farklýlýklarýný kullanarak, MSV yaklaþýmýna ikinci bir ayrýþtýrma çözümü getirmiþlerdir. Claessens et al ýn sonuçlarý, Asya ülkelerinde þirket deðerinin nakit akýþý haklarý yoðunlaþtýkça servet etkisi yoluyla arttýðýný ve kontrol haklarý arttýkça da yer 35 saðlamlaþtýrma etkisi sonucu azaldýðýný gösterir. Lins (2003) 18 yükselen ekonomiyi kapsayan araþtýrmasýnda nakit akýþý ve kontrol haklarý farklýlýklarýnýn þirket performansýna olumsuz etkilerini tespit etmiþtir. Bu etki yatýrýmcý haklarýnýn göreceli olarak daha sýnýrlý olduðu ülkelerde daha da büyüktür. Bu çalýþmalarýn ortak noktasý, yöneticilerin þirket sermayesine yüksek oranlarda sahip olmalarýnýn yer saðlamlaþtýrma etkisi nedeniyle küçük sermayedarlar açýsýndan olumsuz sonuçlar doðurduðu ve ayný zamanda artan mülkiyet oranýnýn yöneticileri þirket deðerini artýrmaya özendirdiðini göstermeleridir. 33 Tobin tarafýndan türetilmiþ olan q deðeri þirket piyasa deðerinin þirket varlýklarýnýn deðerine oranýdýr (Tobin, 1965) 34 Demsetz ve Lehn ýn makalesi bir bakýma daha önce MSV tarzýnda yapýlan çalýþmalara bir tepki niteliðindedir. Bu çalýþmalarý temsilen, bkz. Benston (1985). 35 Benzer etkilerin varlýðý Yurtoglu (2000, 2003) tarafýndan Türk þirketleri için de gösterilmiþtir. 62

73 Þirket Dýþý Aile ve Kiþiler: Þirket dýþý (outsiders) aile ve kiþilerin þirket deðerini artýrmak amacýyla hareket ettikleri yaygýn kabul görmüþ bir varsayým olmakla beraber, bu aktörlerin amaçlarýný gerçekleþtirebilecek güce ve düzeneklere sahip olmadýklarý da ampirik bulgularla desteklenen bir olgudur. Bu konuyu ele alan çalýþmalar þirket dýþý büyük pay sahipleri ile kurumsal yatýrýmcýlar arasýndaki olasý farklýlýklarý ihmal etmiþlerdir. Bu ayrýmý yapan Lai ve Sudarsanam (1997) Ýngiliz þirketlerinde büyük pay sahiplerinin yöneticileri iþten çýkarma konusunda zayýf bir etkileri olduðunu göstermekte olup bu sonucu Denis (20) de desteklemektedir. Kurumsal Yatýrýmcýlar: Friedman (1996), yýllarý arasýnda ABD de kurumsal yatýrýmcýlarýn portföyündeki hisse senedi oranýnýn yüzde 10 dan yüzde 50 nin üzerine çýktýðýný belgelemektedir. Portföy yöneticileri bariz bir þekilde genel kurul toplantýlarýnda etkili olma gücüne sahiptirler. Burada esas soru onlarýn bu gücü kullanýp kullanmadýklarýnda yatar. Fonlarýn birleþmeler ve devralmalar gibi konularda þirket kararlarýný etkiledikleri örneklerle sabit olsa da, þirket performansýný sistematik bir etkilediklerine dair þüpheler aðýr basmaktadýr. Bankalar: Almanya ve Japonya, bankalarýn þirket performansý üzerinde önemli bir etkisi olduðunu vurgulamak üzere örnek gösterilen ülkelerdir. Bankalarýn rolü gözlemleme, gerekli durumlarda disipline etmeyle sýnýrlý kalmayýp, özellikle Japonya örneðinde olduðu gibi þirketin zor anlarýnda nakit akýþýný geniþletmek, yönetimde deðiþikliklere gitmek ve bunlarýn yanýnda yeniden yapýlanmayý (restructuring) teþvik etmek gibi etkileri de kapsar (Aoki, Patrick and Sheard, 1994; Berglöf and Perotti, 1994). Yakýn zamanda Almanya ve Japonya da yaþanan ekonomik duraklamanýn da etkisiyle, bankalarýn oynadýðý rolün olumlu etkileri tartýþýlmaya baþlanmýþ, bazý araþtýrmalar bankalarýn bahsedildiði gibi þirket deðerini artýrýcý bir rol oynamadýðýný belirtmiþlerdir (Edwards ve Fischer, 1994 ve Boehmer, 20). Gugler, Mueller ve Yurtoglu (2004a) sadece Fransýz hukuk sistemindeki ülkelerde bankalarýn diðer sahiplik kategorilerine oranla þirket performansýný artýrýcý bir etki yapabildiklerini göstermektedirler. 63

74 Diðer Þirketler: Piramitsel Yapýlar: A þirketinin B þirketinde, B þirketinin C þirketinde pay sahibi olduðu piramitsel mülkiyet yapýlarýnýn piramidin alt kýsmýnda kalan þirket performansýna olumsuz etkileri olduðu bir dizi araþtýrmayla vurgulanmýþtýr. Bunlardan Volpin (2002) piramitsel yapýlarla kontrol edilen Ýtalyan þirketlerinin piyasa deðerlerinin ve kârlýlýklarýnýn düþüklüðünü, Gugler and Yurtoglu (2003b) piramitlerin alt kýsmýndaki Alman þirketlerinin diðerlerine oranla daha az temettü ödediklerini ve bu tip þirketlerin yaptýðý yatýrýmlarýn getirilerinin yatýrým maliyetlerinin altýnda kaldýðýný vurgulayan bulgular sunmaktadýrlar (Gugler, Mueller ve Yurtoglu 2004a). Keiretsu ve Chaebol: Þirketlerin bir grup yapýsý altýnda bir araya gelmelerinin bakýþýmsýz bilgi (asymmetric information) ve varlýk özgüllüðü (asset specificity) kaynaklý sorunlarý en azýndan kuramsal olarak azaltmasý nedeniyle þirket performansýna olumlu etkilemeleri beklenir (Williamson, 1975; Gilson ve Roe, 1993). Grup yapýlarýnda görülen çapraz sermayedarlýk baðlarý vekalet maliyetlerini (agency costs) azaltýcý bir rol oynayarak grup yapýlarýnýn performans üzerinde olumlu bir etki yapmasýný saðlar. Bu alandaki ampirik çalýþmalar, grup yapýlarýnýn 1970 ve 1980 li yýllarda þirket performansý üzerinde olumsuz bir etkileri olmadýðýný, ancak 1990 lardan itibaren grup þirketlerinin baðýmsýz þirketlere oranla daha kötü bir performans sergilediðini öne sürmektedirler. Bu gözlem performans farklýlýklarýnda mülkiyet yapýlarýnýn yaný sýra yatýrým fýrsatlarýnýn da önemli bir rol oynadýðýna iþaret eder. Devlet: Devletin kontrolündeki þirketlerin yönetimi genellikle bir bakanlýða ya da kontrolü yine devletin elinde olan bir holding þirketine teslim edilir. Bu mülkiyet iliþkisinin uzun zamana yayýlmýþ olmasý beraberinde bu bakanlýk ya da holding þirketinin etkisi altýnda kalmasý (state capture) problemini beraberinde getirir. Stigler ýn (1971) ABD de düzenlemeye tabi (state regulated) þirketler için biçimlendirdiði bu tez, doðal olarak diðer ülkeler için de geçerlidir. 36 Devlet kontrolünde ikinci bir problem ise, devlet kontrolünün vekalet sorununa (agency problem) yeni bir katman eklemesiyle daha da öne çýkar. Zira devletin sahibinin vatandaþlar olduðu gerçeði göz önüne alýnýrsa, vekalet zinciri, vatandaþlarýn meclisi seçmesini, meclisin bakaný gözlemlemesini, bakanlýðýn veya holding þirketinin de devlet kontrolündeki þirketi gözetlemesini gerektirir. Eðer özel sermaye kontrolündeki þirket yöneticilerinin kendi çýkarlarýný gözetirken çok ciddi bir muhalefete maruz kalmadýklarýný kabul ediyorsak, bu denetimsizlik ve kontrolsüzlük durumunun devlet kontrolündeki þirketlerde çok daha belirgin olacaðýný kabul etmemiz de gerekir. 36Bu araþtýrmalar hakkýnda detaylý bilgi Gugler, Mueller ve Yurtoglu (2003) ve Claessens ve Fan (2002) makalelerinde bulunabilir. 64

75 Devlet kontrolünün performansa etkisini ölçmek bir dizi kavramsal ve pratik nedenle oldukça zor bir iþtir. Kavramsal sorunlar, devlet kontrolündeki þirketlerin genellikle tekelci konumunda olmasýndan ve devlet kontrolünün, özel þirketlerin aksine, kâr amacý gütmesinin gerekmemesinden doðar. Yani bu tip þirketlerin amaç iþlevi özel þirketlerden farklýdýr. Bu nedenlerle kârlýlýk karþýlaþtýrmalarýna dayalý araþtýrmalarýn devlet kontrolündeki þirketler için vardýðý olumsuz sonuçlarý þaþýrtýcý bulmamak gerekir. Örneðin sadece imalat sanayi ve madencilik alanlarýnda faaliyet gösteren devlet þirketlerinin performanslarý benzer þirketlerle kýyaslandýðýnda, devlet þirketlerinin daha az kârlý ve daha verimsiz olduklarý 37 araþtýrmalar sonucu ortaya çýkmaktadýr. 37 Bkz. Funkhouser ve MacAvoy (1979), Boardman ve Vining (1989), Picot ve Kaufman (1989), Vining ve Vining (1992), ve Majumdar (1998). Barca ve Trento (1997) baþlangýçta çok iyi performans gösteren Ýtalyan devlet þirketlerinin 2. Dünya savaþý sonrasý politik amaçlar gütmesi sonucu bu özelliklerini kaybettiklerini vurgular. 65

76 3.1.2 Yönetim Kurullarý ABD de yöneticilerin atanmasý ve iþten çýkarýlmasý kararlarý, temettü politikalarýnýn belirlenmesi, önemli þirket devralmalarý ve þirket birleþmesi gibi stratejik kararlar yönetim kurulunun (YK) yetkisindedir. YK kaðýt üzerinde genel kurulda sermayedarlarýn oylarýyla seçiliyor olsa da, aday gösterme yetkisi YK dadýr. Bu durum yeni YK nýn mevcut YK tarafýndan belirlenmesi sonucunu doðurur. Yöneticiler YK da yer alabilmekle beraber her YK da yönetimden olmayan üyelerin bulunmasý beklenir. Son çalýþmalara göre halka açýk ABD þirketlerinin yüzde 90 ýnda YK üyelerinin çoðunluðu þirket dýþýndan gelen ve icraata yer almayan üyelerden oluþmaktadýr. YK da yönetimden (icra görevi olan) üyelerin bulunmasý kurulun þirketin iþleyiþi hakkýnda daha iyi bilgi sahibi olmasý gibi bir fayda saðlarken, dýþarýdan gelen üyeler icracý yöneticiler ile sermayedarlar arasýnda çýkabilecek çýkar çatýþmalarýnda önemli bir rol oynar. Dýþarýdan gelen üyelerin sermayedarlarýn çýkarlarýný savunacaðý varsayýlsa da bunun ancak dýþarýdan gelen üyelerin icracý üyelerden baðýmsýz olmasý ile saðlanacaðý açýktýr. Bu nedenle (icradan) baðýmsýz YK üyeleri hissedar haklarýnýn bekçisi olarak görülmektedir. Örneðin Ýngiltere de 1990 da Cadbury kodunun uygulanmaya baþlanmasýndan sonra dýþarýdan gelen (baðýmsýz) YK üyeleri Ýngiliz þirketlerinin yönetiminde artan ölçüde yer almaya baþlamýþlardýr (Charkham, 1994). 38 Ýki kuruldan oluþan Alman modeli Anglosakson modeline bir alternatif olarak algýlanabilir. Bu modelde icra kurulu (Vorstand) þirketin gündelik karar alma mekanizmalarýndan sorumludur. Vorstand mensuplarýnýn yer almadýðý teftiþ kurulu (Aufsichtsrat) þirketin stratejik kararlarýný almakla sorumludur. Bu kurul üyeleri sermayedarlar, iþçi temsilcileri ve sendikalar tarafýndan seçilir. Çalýþan sayýsýnýn 2000 i aþtýðý anonim þirketlerde teftiþ kurulu üyelerinin yarýsý sermayedarlar diðer yarýsý da iþçi temsilcileri tarafýndan seçilmektedir. Bu nedenle teftiþ kurulu bir anlamda þirket dýþýndaki kesimlerin de çýkarlarýný temsil eden bir yapýya sahiptir. Bu iki katmanlý Alman modeline benzer yapýlar Avusturya ve Ýsviçre gibi ülkelerde de bulunmaktadýr. 38 YK üyelerinin baðýmsýzlýðýný inceleyen son araþtýrmalar, baðýmsýzlýk kavramýnýn þirketlerce oldukça dar bir þekilde tanýmlandýðýna iþaret etmektedir. Örneðin, Santella, Paone, and Drago (2006), Ýtalyan þirketlerince baðýmsýz olarak açýklanan 284 YK üyesinden sadece 4 üyenin AB normlarýna göre baðýmsýz olduklarýný gösterirler. Higgs (2003) raporuna göre Ýngiltere de baðýmsýz olduklarý açýklanan YK üyelerinin yarýsý CEO yla baðlantýlý olduðunu göstermektedir. 66

77 Japonya da Anglosakson sistemdeki gibi tek katmanlý bir kurul düzeneði olmakla beraber, kurul üyelerinin yarýdan fazlasýnýn yöneticilerden oluþmasý çýkar çatýþmalarýnda sermayedarlarýn haklarýný koruyacak güçler dengesinin var olmadýðýna iþaret eder. Yönetim kurullarýnýn þirket performansýna etkisini oldukça yüksek sayýda makale incelemiþtir. 39 Bu incelemeleri sistematik þekilde özetleyen çalýþmalarýn vardýðý sonuç, yönetim kurullarýnýn alaþýmýnýn þirket performansýna herhangi bir etkisi olmadýðýný gösterir. Bu biraz þaþýrtýcý sonuç, yönetim kurullarýnda yer alan büyük pay sahiplerinin þirketin iþleyiþi hakkýnda yeterli bilgiye sahip olmamalarý ama yine de kötü performans sergileyen þirket yöneticilerine iþten el çektirme konusunda etkili olmalarýyla açýklanabilir. Bu iki unsurun net etkisi performans ve YK alaþýmý arasýnda sistematik bir iliþkinin belirlenmesini zorlaþtýrmaktadýr. Diðer yandan YK büyüklüðü ile þirket performansý arasýnda ters orantýlý bir iliþkinin varlýðý 41 genel onay bulmuþ bir olgudur Hermalin ve Weisbach (2003), Dalton et al. (1998) ve Bhagat ve Black (1999, 2000). 40Daha ziyade yönetim bilimleri alanýnda yapýlan araþtýrmalardan bazýlarý, küçük ve orta boy aile þirketlerinin yönetim kurullarýna dýþarýdan katýlan, baðýmsýz üyelerin performansý olumlu olarak etkilediklerini belirtmektedir. 41 Yermack (1996) ve Hermalin ve Weisbach (2003). 67

78 3.1.3 Hukuk Sistemleri ve Diðer Kurumsal Öðeler LLSV, hukuk sistemlerinin sermayedar ve yöneticilerin çýkarlarýný ne dereceye kadar ayný hizaya getirdiðini belirlemek amacýyla ülkelerin hukuk sistemlerinin kökeni ve geliþimini incelemiþlerdir. LLSV nin vardýðý ve yaygýn olarak kabul gören sonuca göre, örfi hukuk (common law) sistemine sahip olan (Anglosakson) ülkeler ve bunlarýn eski kolonileri, hukuk sistemlerinin kökeni Roma hukuku (civil law) olan ülkelere kýyasla küçük yatýrýmcýlarý yöneticilerin (karar verme yetkisine sahip olanlarýn) suiistimalinden çok daha etkin bir þekilde korumaktadýr. LLSV, Roma hukuku içinde Ýskandinav, Alman ve Fransýz sistemlerini birbirinden ayýrýrlar. Bu farklý hukuk sistemleri içinde Fransýz sistemi LLSV ye göre yatýrýmcýlara en az korumayý saðlarken, Ýskandinav sistemi ise en etkin korumayý saðlamaktadýr. Hukuk sistemlerinin küçük yatýrýmcýyý koruma etkinliðinde gözlemlenen farklýlýklar ülkelerin finans sistemlerinde önemli farklýlýklarý da beraberinde getirir. Örneðin, hukuk sisteminin küçük yatýrýmcýlarý yeterince koruyamadýðý ülkelerde, halka açýk þirket sayýsýnýn çok sýnýrlý olacaðý ve bu yüzden de sermaye piyasalarýnýn geliþmiþlik düzeyinin diðer ülkelerin çok altýnda kalacaðý öngörülür. Bu durum ayný zamanda hukuk sisteminin küçük yatýrýmcýlarý yeterince koruyamadýðý ülkelerde halka açýklýk oranlarýnýn diðer ülkelere oranla oldukça 42 düþük olacaðý öngörüsünü de beraberinde getirir. Tablo 3.1 de sunulan, en büyük sermayedarýn ortalama pay oranlarýnýn ülkeler ve hukuk sistemleri arasýnda gösterdiði farklýlýklar bu ikinci öngörüyü kuvvetli bir þekilde desteklemektedir. Ýngiliz ve Ýskandinav hukuk sistemlerinde bu oran yüzde 30 seviyesinde iken, kýta Avrupa sýndaki Alman ve Fransýz sistemlerinde, sýrasýyla, yüzde 54 ve 43 seviyesindedir. Ýlk öngörüye iliþkin ampirik bulgular daha sonra ele alýnacaktýr. Tablo 3.2 hukuk sistemlerine (HS) göre sýralanmýþ çok sayýda ülke için, bir dizi göstergeye yer vermektedir. Sütun 3 temettü ödemelerinin satýþlara oranýný vermektedir. Temettü ödemeleri yönetici-sermayedar iliþkisi için önemli bir gösterge olup, yüksek koruma saðlayan sistemlerde yüksek oranda temettü ödenmesi beklenir. Anglosakson kökenli ülkelerde temettü oraný Fransýz kökenli ülkelerin iki katý olup, bu tahmini doðrulamaktadýr. 68 Bu sonucun biçimsel olarak türetmek için Jensen ve Meckling in (1976) modelini rasyonel beklentilere sahip yatýrýmcýlarla zenginleþtirmek yeterli olacaktýr. Bkz. Mueller (2003: 65) 42

79 69 Tablo 3.2 Hukuk Sistemlerine göre Mikro ve Makro Ekonomik Performans Ölçütleri ABD Avustralya Bermuda Cayman Adalarý Güney Afrika Hindistan Hong Kong Ýsrail Ýngiltere Ýrlanda Kanada Kenya Malezya Nijerya Pakistan Singapur Sri Lanka Tayland Yeni Zelanda Anglosakson köken ortalamasý Danimarka Finlandiya Ýsveç Norveç Ýskandinav-köken ortalamasý Almanya Avusturya Ýsviçre Alman (Avrupa) ortalamasý ,60% 4,80% 4,60% ,20% 11,30% 0,80% 3,50% 1,70% 2,70% 5,30% 3,90% -- 2,10% 3,40% -- 3,70% 4,00% 3,80% 1,40% 1,50% 1,90% 1,80% 1,70% 1,50% 3,10% 2,20% 2,30% 1,05 0,94 0,91 0,58 1,07 0,80 0,78 1,27 0,85 1,10 1, , ,40 0, ,64 0,86 1,02 0,65 0,96 0,65 1,04 0,78 0,57 0,71 0,64 0,64 0,58 0, ,45 0,31 1,18 0,25 1,00 0,27 0, ,48 0,27 0,18 1,18 0,11 0,56 0,28 0,60 0,21 0,25 0,51 0,22 0,30 0,13 0,06 0,62 0,27 30,11 63, ,79 88,16 127,6 35, ,86 2,24 25,15 1,68 5, ,94 6, ,45 50, , ,26 5,14 13,87 33,85 17,62 3, ,05 1,24 5,16 1,8 2, 0,75 4, , ,67 0,11 0,56 0,66 2,23 1,8 0,60 1,66 4,5 2,14 0,08 0, ,16 Ülke Þirket Sayýsý Dýþ Finansman /GSYÝH Temettü /Satýþlarý Marjinal q Yerli Þirket/ Nüfus IPO/ Nüfus

80 70 Kaynaklar: Sütun 2-4: Global Vantage Veritabaný ( ) ve Gugler, Mueller ve Yurtoglu (2004b). Sütun 5-7: LaPorta et al. (1997). Ülke Þirket Sayýsý Dýþ Finansman /GSYÝH Temettü /Satýþlarý Marjinal q Yerli Þirket/ Nüfus IPO/ Nüfus Güney Kore Japonya Tayvan Alman (Asya) ortalamasý Alman-köken ortalamasý Antiller Arjantin Belçika Brezilya Ekvator Endonezya Filipinler Fransa Hollanda Ýtalya Ýspanya Kolombiya Lüksemburg Meksika Mýsýr Panama Peru Portekiz Þili Türkiye Uruguay Ürdün Venezüella Yunanistan Fransýz-köken ortalamasý ,60% 0,70% 1,60% 1,00% 1,60% 1,40% 2,70% 2,60% 1,30% -- 2,20% 2,80% 2,00% 3,40% 1,40% 3,50% 2,50% 1,00% 0,30% ,10% 1,00% 2,90% 2,60% ,10% 3,60% 1,97% 0,70 0,86 1,26 0,94 0,74 1,19 0,78 0,51 0, ,84 1,00 0,57 0,69 0,64 0,54 0,43 0,70 0, ,25 0,11 0,46 1,24 0, ,58 0,54 0,59 0,44 0,62 0,88 0,65 0, ,07 0,17 0, ,15 0,10 0,23 0,52 0,08 0,17 0, ,22 0, ,40 0,08 0,80 0, ,08 0,07 0,21 15,88 17,78 14,22 15,96 16, ,58 15,5 3,48 13,18 1,15 2,90 8,05 21,13 3,91 9,71 3, ,28 3, ,47 19,50 19,92 2, ,75 4,28 21,6 10 0,02 0,26 0 0,09 0, ,20 0,30 0 0,09 0,10 0,27 0,17 0,66 0,31 0,07 0, , ,13 0,50 0,35 0, ,3 0,19

81 Yönetici sermayedar çýkar çatýþmasýnda önemli bir sinyal görevi gören temettü ödemeleri, kuramsal olarak kusurlu bir göstergedir. Zira temettü miktarý ancak þirketlerin yatýrým fýrsatlarý bilindiði takdirde bu çýkar çatýþmasý hakkýnda yeterli bilgi içerir. Kârlý yatýrým imkanlarý çok olan þirketler için bu oran sýfýr olabilirken, kârlý yatýrým olanaðý bulunmayan bir þirket elindeki tüm serbest nakit akýþýný sermayedarlara ödemelidir. Bu basit kavramsal çerçeveye sadýk kalýnýrsa, yatýrýmlarýn getirilerinin yatýrým maliyetine oranýný temel alan bir gösterge çok daha faydalý olacaktýr. Mueller ve Yurtoglu (2000) ve Gugler, Mueller ve 43 Yurtoglu (2003, 2004a) böyle bir gösterge kullanmýþlardýr. Bu göstergenin yýllarý arasýnda ülke ortalamalarý sütun 4 de sergilenmiþtir. Tablo 3.2, LLSV nin öne sürdüðü Anglosakson HS > Ýskandinav HS > Alman HS > Fransýz HS kalýbýyla tamamen uyumludur. Hukuk sistemleri yatýrýmcýlarý koruduklarý oranda, iyi yatýrým politikalarýný da mümkün kýlmaktadýrlar. Yönetiþim alanýnda elimizdeki tüm önemli bulgular ülkeler arasý karþýlaþtýrmalara dayalý bir yöntemle kazanýlmýþtýr. Geçtiðimiz birkaç yýl içinde bu durum deðiþmeðe baþlamýþ, bazý çalýþmalar ayný ülke içindeki þirket farklýlýklarýný incelemeye baþlamýþlardýr. Ývme kazanmakta olan bu çabalarýn önemli bir örneði Gompers, Ishii ve Metrick in (2003) ABD þirketleri için sermayedar haklarýný vurgulayan bir yönetiþim endeksi tanýmladýklarý ve bu endeksin etkilerini aradýklarý araþtýrmadýr. Bu endeksin en üstünde yer alan þirketlerin getirilerinin en altta yer alanlara oranla iktisadi ve istatistiki olarak anlamlý bir fark göstermesi, þirket uygulamalarýnýn performans üzerine etkisinin altýný çizmesi bakýmýndan önemlidir. 43 Gugler, Mueller ve Yurtoglu nun marjinal q oraný adýný verdikleri bu gösterge, ilk olarak Mueller ve Reardon (1993) tarafýndan türetilmiþtir. 71

82 Hukuk Sistemlerinin Etkileri Sermaye Piyasalarý: Önceki bölümlerde, hukuk sisteminin küçük yatýrýmcýlarý yeterince koruyamadýðý ülkelerde, halka açýk þirket sayýsýnýn çok sýnýrlý olacaðýný ve bu yüzden de sermaye piyasalarýnýn geliþmiþlik düzeyinin diðer ülkelerin çok altýnda kalacaðýný öngörüsü 44 ele alýnmýþtý. Tablo 3.2 nin 5. ve 6. sütunlarý bu öngörüye iliþkin göstergeleri sergilemektedir. Beþinci sütunda yer alan borsa þirketlerinin piyasa deðerinin GSYÝH ya oraný hukuk sistemlerine göre incelendiðinde, LLSV nin öngörüsüne çok yakýn bir sýralama oluþtuðu fark edilir. Ýngiliz ve Ýskandinav kökenli ülkelerde bu oran Alman ve Fransýz kökenli ülkelere göre çok daha yüksektir. Altýncý sütunda yer alan halka açýk þirket sayýsýnýn nüfusa oraný LLSV öngörüsü ile tamamen tutarlýdýr. Yedinci sütundaki halka açýlmalarýn nüfusa oraný da yine LLSV nin tahmin ettiði þekildedir. Ýngiliz ve Ýskandinav kökenli ülkelerde bir milyon kiþiye 2 olan bu oran Alman ve Fransýz kökenli ülkelerin neredeyse 10 katý daha büyüktür. Ýktisadi Büyüme: Sýð sermaye piyasalarýna sahip olmanýn bir sonucu da, iyi yatýrým fýrsatlarýna sahip þirketlerin finansman bulmakta yaþadýklarý sorunlardýr. Rajan ve Zingales (1998) bu sorunun önemli boyutlara ulaþabildiðini, yüksek miktarlarda sermaye gereksinimi olan sektörlerin derinliði olan sermaye piyasalarýna sahip ülkelerde daha hýzlý geliþtiklerini sergileyerek göstermiþlerdir. Bu konuda daha genel bir bulgu, Levine ve Zervos un (1998) ülkelerin sermaye piyasalarý ile büyüme oranlarý arasýnda bulduklarý istatistiksel iliþkidir. Eðer hukuk sistemleri ülkelerin sermaye piyasalarýnýn büyüklüðünü, sermaye piyasalarý da ekonomik büyümeyi etkiliyorsa, doðal olarak hukuk sistemleriyle büyüme hýzý arasýnda da bir iliþki beklenmelidir. Mahoney in (20) ülkelerin hukuk sistemleriyle büyüme oranlarý arasýnda önemli bir iliþkinin varlýðýný belirlemiþtir. Diðer etkenlerin sabit kaldýðý varsayýmýyla, örfi hukuk sisteminden gelen ülkelerin, Roma hukuku kökenli ülkelerden yýllarý arasýnda daha hýzlý büyüdüðünü gösteren Mahoney e göre bu iliþki hukuk sistemlerinin küçük yatýrýmcýyý korumasýndan ziyade ekonomik özgürlükleri teminat altýna aldýðý ve kontratlarýn yaptýrýmýný (enforcement) saðladýðý için vardýr. Bu iki olgu birbirlerini dýþlamadýklarý için, sonuçlar LLSV yaklaþýmýyla çeliþmemektedir yýllarýnda yaþanan Asya krizi, yönetiþim tartýþmalarý açýsýndan da önemlidir. Krizi açýklamak için öne sürülen makro temelli yaklaþýmlarýn yaný sýra, mikro temelli, yönetiþim öðelerini dikkate alan, ayný zamanda yapýsalcý olarak nitelendirilebilecek bir dizi yaklaþým da gözlemlenmiþtir. Johnson, Boone, Breach ve Friedman (2000) kriz esnasýnda deðiþik ülkelerdeki döviz kurunun deðer kaybýný ve borsa endekslerindeki düþüþü, yönetiþim kurumlarýnýn zayýflýðýyla açýklamýþlardýr. Yazarlar yönetiþim göstergelerinin hem krizin nedenlerini, hem de krizin derinliðini açýklama yolunda önemli bir unsur olduðunu göstermiþlerdir. 44 Hukuk sistemlerinin sermaye piyasasýnýn büyüklüðüne etkisiyle ilgili benzer bir sonuç, Modigliani ve Perotti (1997) tarafýndan tasarlanmýþ ve test edilmiþtir. 72

83 3.1.4 Politik Sistemler LLSV i yaklaþýmýna Mark Roe (2000) tarafýndan geliþtirilen bir alternatife göre Avrupa daki hukuk sistemleri, örneðin kontrat yasasý gibi komþu alanlarda en az Anglosakson sistemi kadar iyi ve etkindir (Roe, 2000: 590). Bunun yanýnda sermaye piyasalarýný güçlendirecek ve küçük yatýrýmcýyý koruyacak kanunlar yapmak altýndan kalkýlamayacak zorlukta bir iþ de deðildir. Bu geliþmelerin hala gözlemlenmiyor oluþu, Roe ya göre hukuki deðil politik nedenlerle açýklanabilir. Avrupa da uzun dönemler iktidarda kalan sosyal demokrat hükümetler maaþlý ve ücretli çalýþan kesimlerin çýkarlarýna öncelik vermiþler ve böylece yatýrýmcýlarýn gereksinimleri ikinci plana itilmiþtir. Bunun bir sonucu olarak, þirket yöneticileri daha az riskli yatýrým kararlarý alma yolunu seçmiþ, riskli yeniden yapýlanma planlarýndan kaçýnmýþlardýr. Yöneticileri bu tarz kararlar almaya özendiren veya zorlayan firma içi teþvik programlarý (yöneticilerin maaþ ve menfaatlerini düzenleyen kontratlarýn yapýsý), muhasým devralma ve saydamlýk gibi öðeler de zayýf kalmýþtýr. 73

84 3.1.5 Paydaþ (Stakeholder) Teorisi ve Çalýþanlarýn Rolü Her ne kadar bu konudaki teorik temeller henüz oluþmakta ise de þirket teorisine paydaþlar perspektifinden bakan yaklaþýmýn bu konudaki bulgularýna ve önermelerine de deðinmek gerekir. Paydaþ teorisi þirketin amaç iþlevini tüm paydaþlar için deðer yaratma üzerine oturtur ve þirket performansýnýn deðerlendirilmesinde hisse deðerinin optimize edilmesinden söz eder. Þirket teorisini kaynak bazýna oturtan yönetim teorilerine yakýn olan bu yaklaþým 45 Anglosakson örneðinde olduðundan farklý bir kurumsal çerçeve gerektirir. Uygulamada ise örneðin Buchholz (1992) yönetiþim süreçlerine sermayedarlarýn daha aktif katýlmasýnýn (sahiplik ve yönetim yetkisinin ayrý ellerde toplandýðý sistemlerde) ve diðer menfaat sahiplerinin de bu süreçte yer almasýnýn yönetimin suiistimalini engelleyeceðini belirtmiþtir. Donaldson ve Preston (1995) daha geniþ bir paydaþ grubunun menfaatlerinin gözetilmesinin ve yönetime katýlmasýnýn enformasyon bakýþýksýzlýðýný azaltacaðýný, yaptýrým mekanizmalarýnýn etkinliðini artýracaðýný iddia etmiþtir. Ayrýca sahiplik haklarýna çoðulcu yaklaþýmýn þirkete ve yöneticilere moral üstünlük saðlayarak þirket performansýný tüm paydaþlar açýsýndan artýracaðýný ve performansýn bu perspektiften ele alýnmasý gerektiðini söylemiþtir. Ayný çerçeveden olmak üzere Schwab ve Thomas (1998) iþçi sendikalarýnýn ve diðer çalýþan örgütlerinin ve emeklilik fonlarýnýn yönetimin hesap vermesini saðlamada etkin bir rol oynayabileceklerini belirtir. Schab ve Thomas a göre çalýþan ve sermayedar menfaatlerinin uyumlulaþtýrýlmasýnýn uzun dönemli þirket performansý üzerinde olumlu bir etki yaratmasý kaçýnýlmazdýr. Konuya daha mikro bir yaklaþýmla, Collier ve Esteban (1999) bir sosyal organizasyon olarak þirketin esnek, açýk ve adaptasyona yatkýn, sürekli öðrenen bir yapýya sahip olmasýnýn yönetiþimde yeni oluþan yaklaþým ve uygulamalarýn benimsenmesinde özgürlük ve yaratýcýlýðý artýrarak þirketin etik kalitesini ve dolayýsýyla performansýný olumlu etkileyeceðini belirtir. Stratejik liderlik yazýnýnda da benzer savlarý içeren normatif önermelere sýkça rastlanmaktadýr (Davies 1999, and Charan 1998). Bu teorik çerçevedeki ampirik bulgular karýþýktýr. Kurumsal yapýlarý bir bütün olarak dikkate alan sistematik araþtýrmalar yerine þirket bazýnda uygulamalarýn performans ile iliþkisine odaklanan bu yazýn henüz geliþme aþamasýndadýr. Ancak çoðu ticaret kanunlarýnýn ardýnda paydaþ yaklaþýmý ruhu yatar. Örneðin Türk Ticaret Kanunu hissedar menfaatleri yerine þirket menfaatlerini öne çýkartarak YK nýn tüm paydaþlar için deðer yaratmayý gözetmesi gerekliliðinin altýný dolaylý olarak çizer. ABD federal yasalarý dahi bu konuda 46 kýta Avrupasý yasalarýyla benzeþir. 45 Almanya bu yaklaþýmýn baskýn olduðu bir resim çizmektedir. 46 Bu alanda Ýngiltere de görülmüþ olan Salomon v. Salomon (1897) davasý, þirketlerin sahiplerinin veya yöneticilerinin dýþýnda bir kiþiliði olduðuna dair çok önemli bir örnek teþkil eder. 74

85 Paydaþlar içinde çalýþanlarýn önemli bir rolü vardýr, ancak paydaþlarýn yönetime katýlmasýnýn etkileri konusundaki görüþler çeliþmektedir. Çalýþanlarýn yönetime katýlmalarýnýn, ücretleri artýrýcý ve iþgücü esnekliðini azaltýcý etkisi dolayýsýyla, ülkelerin rekabet gücünü olumsuz etkilediði ve piyasalardaki geliþmeler ve teknolojik geliþmelerle uyumlu olmadýðý düþüncesi yaygýn olmakla beraber, çalýþanlarýn yönetiþimde kurumsal bir rol oynamalarýnýn ekonomik fayda yaratma potansiyeli olduðu düþüncesi liberal yaklaþýmlarca dahi henüz tamamen reddedilmemiþtir. Çalýþanlarýn rolü ekonomik yazýnda daha çok firmaya özgü insan kaynaklarý yatýrýmlarý çerçevesinde yer almaktadýr. Bu yazýn genel olarak hisse deðerinin ençoklanmasý amacýný sorgular (Rajan ve Zingales, 1998). Oysaki yönetiþim açýsýndan önemli olan sadece çalýþanlarýn yönetime katýlýmýnýn ekonomik etkinlik üzerindeki etkisi deðil, toplum içinde gücün daðýlýmý ile iliþkisidir. ABD yasalarýnda gücün yoðunlaþmasýnýn sermayenin daðýtýlmasý yoluyla saðlandýðýndan söz etmiþtik. Sermayenin (mülkiyetin) yoðun olduðu ve bunun yasalarla engellenmediði sistemlerde çalýþanlarýn kurumsal temsil yoluyla yönetime katýlmasý genel olarak ülkede gücün yoðunlaþmasýný engelleyebilir ve çatýþmalarý engelleyici bir rol oynayarak dolaylý yoldan ekonomik performansa katkýda bulunur. Ayrýca kurumsal temsil þirket kontrolünün mutlaklaþmasýný engeller. Konumuzla esas ilgisi olan yaklaþým ise insan kaynaklarý ve politik güç teorileri yerine konuya inovasyon ekonomisi açýsýndan bakan yaklaþýmlardýr (O Sullivan 2000). O Sullivan yöneticilerin kurumsal temsil hakký olmayan çalýþanlarýn çabalarýna dayanan deðer yaratýcý fýrsatlarý göz ardý ederek sadece piyasa güdümlü teþviklere dayanmasýnýn iþveren (sermayedar) otonomisini koruma pahasýna toplumun genel çýkarlarýna zarar verdiðini söyler (O Sullivan 2003). Esasen yatýrýmcýlarýn finansal yatýrýmlarý için kullanýlan mantýk çalýþanlarýn yatýrýmlarý için de uygulanabilir. Kalleberg (20) rekabetin gerektirdiði esneklik ile ilgili tartýþmalarda çalýþanlarýn yeteneklerinin artýrýlmasý ile elde edilebilecek fonksiyonel esneklik ile maliyetleri düþürerek ve çalýþanlarýn müdahalesini minimize ederek yöneticilerin yönetme haklarýnýn mutlakýyetini egemen kýlan sayýsal esnekliðin ayýrt edilmesi gerektiðine iþaret eder. Genel olarak çalýþanlarýn yönetiþime katýlmalarý konusu Avrupa Birliðinin Lizbon stratejilerinin ve rekabette inovasyona verilen rolün bir yansýmasý olarak önem taþýmaktadýr. Çalýþanlarýn rekabet gücüne etkisi tartýþmasýz olarak diðer paydaþlardan daha önemlidir. Henüz oluþmakta olan bu yazýnýn dikkatle takip edilmesi gerektiði kanýsýndayýz. 75

86 3.2 Türkiye Türk þirketlerinin rekabet gücünü etkileyen en önemli faktör rekabetçi bir piyasanýn oluþmasý konusundaki geliþmelerdir. Gerek devletin ekonomiden giderek elini çekmesi, gerekse Türkiye piyasalarýnýn uluslararasý rekabete açýlmasý bu konuda önemli bir ivme yaratmýþtýr. Türkiye de geçmiþi çok eski olmasa da saygýn ve iyi iþleyen bir Rekabet Kurumu ve uluslararasý standartlarda bir rekabet yasasý vardýr. Bu makalenin konusu olmadýðý için rekabet ortamý konusuna deðinmeyip sadece bu konudaki olumlu geliþmelerin rekabetçiliði teþvik ettiðine deðinmekle yetineceðiz ve konumuz olan yönetiþim ve rekabet iliþkisi konusunda Türkiye nin durumunu özetleyeceðiz Türkiye de Sahiplik Yapýlarý ve Etkileri Türkiye kurumsal yapý açýsýndan diðer geliþmekte olan ülkelerle benzerlik göstermektedir. Þirket mülkiyeti sýnýrlý sayýda ailenin elinde yoðunlaþmýþ olup devlet mülkiyeti liberalleþme politikalarý çerçevesinde giderek azalmaktadýr. Sermaye piyasalarý 1990 dan itibaren oluþmaya baþlamýþ olup, henüz yeterince derinlik ve likidite kazanmamýþtýr. 300 civarýnda þirket Ýstanbul borsasýnda listelenmiþ olmasýna raðmen bunlarýn 100 kadarýnýn hisseleri iþlem görmektedir. Halka açýlma oraný düþüktür ve halka açýk þirketlerin piyasa deðeri GSYÝH nin %30 u civarýndadýr. Bu geliþmiþ ülkeler ortalamasýnýn (%130) oldukça altýndadýr. Halka açýlma oranlarýn azlýðý ve mülkiyette yoðunlaþma içeriden öðrenenlerin ticareti ve piyasa manipülasyonu için uygun bir zemin yaratmaktadýr. Türkiye yasa ve düzenlemeler açýsýndan Avrupa ile entegrasyon sürecinde önemli adýmlar atmýþ olsa da diðer geliþmekte olan ülkelerde de olduðu gibi yaptýrým konusunda zayýftýr. Yasalarýn ve düzenlemelerin uygulanmasýndaki bu zafiyet bireysel hak arama ve yaptýrým konusundaki gelenek yoksunluðu ile birleþince küçük hissedarlarýn mülksüzleþtirilmesi kolaylaþmaktadýr. Geliþmiþ ülkelerde önemli bir rol oynayan emeklilik fonlarý ve kurumsal yatýrýmcýlar henüz yeterince güçlü deðillerdir. Sonuç olarak volatilitesi yüksek, göreceli olarak sýð, az sayýda þirketin iþlem gördüðü ve halka arzlarýn sýnýrlý olduðu sermaye piyasasý, þirketlerin halka açýk olma maliyetlerini haklý gösterecek ucuz finansmaný þirketlere saðlamakta yetersiz kalmaktadýr. Diðer yandan yatýrýmcýlarýn yalnýzca likiditesi yüksek þirketlere odaklanmasý küçük ve orta boy þirketlerin sermaye piyasalarý yoluyla finansman saðlamasýný engellemektedir. Yukarýda açýklandýðý üzere Türk þirketleri ihtiyaç duyduklarý finansmaný yerli ve yabancý bankalardan borçlanma yoluyla veya yabancý borsalarda ADR ve GDR ihracý ile saðlamaktadýr. Tahvil piyasalarý da yeni yeni geliþmektedir. 47 Türkiye de Yönetiþim konusunda genel bilgi için bkz. Ararat ve Uður (2003) ve Ararat ve Uður (2006), Uður ve Ararat (2006) ve IIF (2005) 76

87 Bu durum zaten düþük iþletme sermayeleri ile çalýþan Türk þirketlerinin sermaye maliyetlerinin küresel rakiplerine oranla yüksek kalmasý sonucunu doðurmakta ve rekabet gücünü azaltmaktadýr.diðer yandan etkin piyasalara oranla çok daha yüksek olan bilgi bakýþýksýzlýðý sermaye piyasalarýnýn kontrolünü zorlaþtýrmakta ve þirket yönetiminin dýþarýdan gelen etkilerle (piyasa etkisi ya da ele geçirme çabalarý) iyileþtirilmesi olanaðýný azaltmaktadýr Yönetim Kurullarý ve Etkileri Piyasa kontrolünün ve denetiminin yetersiz olduðu sistemlerde þirket performansý büyük ölçüde þirket içi mekanizmalar tarafýndan kontrol edilir. Bu baðlamda yönetim kurullarýnýn önemli bir rol oynamasý beklense de Türkiye bu konuda iki sorunla karþý karþýyadýr. Ýlk sorun yönetim kurulunun iþlevi ile ilgilidir. Mülkiyetin belli ellerde toplanmasý ve hakim ortaklarýn doðrudan þirket yönetiminde yer almasý karar alma organlarýnýn etkinliðini azaltmakta ve kararlarýn tek yanlý olarak hakim ortak tarafýndan alýnmasýna olanak vermektedir. Bu tip þirketlerde yönetim kurulu genellikle bir formaliteye indirgenmektedir. Ýkinci sorun ise yönetim kurullarýnýn iþlev gördüðü þirketlerde yönetim kurullarýnýn bileþimi ile ilgilidir. Türkiye de yönetim kurullarýna aday gösterme hakký sadece hissedarlara tanýnmýþtýr. Þirket organlarýnýn ve hesap verme sorumluluðu olan hiç bir kurumsal yapýnýn aday gösterme konusunda bir yetkisi yoktur. Bu durum yönetim kurulu üyelerinin tek taraflý olarak hakim ortak tarafýndan belirlenmesine yol açmakta ve yönetim kurullarýndan hesap sorma ve üyelerin performansýný izleme ve denetleme yöntemlerini sistem dýþýnda býrakmaktadýr. Yönetim kurullarý büyük ölçüde hakim ortak konumundaki ailelerin üyelerinden ve onlarýn seçtiði dýþarýdan gelen kiþilerden oluþmaktadýr. Holding yapýlaþmalarýnda ana þirket çalýþanlarý da sýklýkla yönetim kurullarýna atanmaktadýr. Yönetim kurullarýnýn oluþmasýnda, çalýþtýrýlmasýnda ve iþlev görmesindeki bu kontrol ve denge eksikliði þirketin stratejik yöneliminin belirlenmesinde, seçeneklerin analizinde ve operasyonlarýn yönetilmesinde profesyonel kadrolardan yararlanýlmasýný ve dahasý bu kadrolarýn yetiþmesini engellemektedir. Profesyonel yöneticiler ikinci derecede kararlarýn alýnmasýnda yetkilendirilmekte, önemli kararlar hakim ortaklar tarafýndan alýnmaktadýr. Bu durumda kararlar þirket deðerini tüm hissedarlar ve/veya tüm paydaþlar için ençoklayacak yerde hakim ortaklar için en fazla fayda saðlamaya yönelik olmaktadýr. Karar alýcýlarýn sadece sýnýrlý bir genetik havuzdan seçilmesi ise doðal olarak rekabet gücünü olumsuz etkiler. 77

88 3.2.3 Çalýþanlarýn Rolü ve Etkileri Türkiye de çalýþanlarýn haklarý ve etkileri oldukça sýnýrlýdýr. Her ne kadar SPK nýn Kurumsal Yönetim Rehberi halka açýk þirketlere çalýþanlarýn yönetime katýlmasýný saðlayacak mekanizmalarý oluþturmasýný önerse de Kurumsal Yönetim Uyum Raporlarýnýn incelenmesi bu konuda hiç bir göstergeye iþaret etmemiþtir. Þirketlerin kural ve yasalara uymasýný saðlamakta önemli bir rol oynayarak rekabette eþitliði teþvik etme potansiyeli taþýyan iç denetim fonksiyonu ise Türk þirketlerinde (bankalarda yoðunlaþmak üzere) yeni yeni görülmeye baþlamýþtýr. Denetim komiteleri de halka açýk þirketler için her ne kadar zorunlu ise de çoðu þirkette henüz oluþmadýðý, oluþanlarda ise iþlev görmediði anlaþýlmaktadýr. 48 Çalýþanlarýn rekabet gücünü artýrmada rol oynayabilmesi için çalýþanlarýn sürekli eðitimini ve yükselmede fýrsat eþitliði öngören, þirketle uzun dönemli, kalýcý bir iliþkiyi teþvik eden politikalar gerektirir. Oysaki Türkiye de üst yöneticiler için dahi iþ güvencesinden söz etmek oldukça zordur. Yüksek orandaki iþsizlik çalýþanlarý edilgenleþtirmiþ ve iþini kaybetme korkusu öne çýkarak çalýþanlarýn çalýþtýklarý þirketlere yabancýlaþmasýný artýrmýþtýr. Gerek sendikalarýn gerekse diðer çalýþan örgütlerinin toplumsal konumu zayýftýr. Genel olarak sivil örgütlenme yasalardaki iyileþtirmelere raðmen henüz 1980 askeri darbe sonrasý toplumsal konumundan fazla ileri gitmemiþtir. Avrupa Birliði ile entegrasyon süreci bu konuda önemli bir ivme kaynaðý olmaktadýr. Çalýþanlarýn rekabet gücünü artýrýcý bir rol oynamasýnýn önündeki yönetiþim baðlamýndaki en önemli engel enformel mekanizmalarla þirket yöneten, profesyonelleþmeye kuþkuyla bakan, kontrolü elden çýkartmaktan imtina eden zihniyettir. Bu zihniyet yine rekabet ortamýnýn geliþmesi ile deðiþecektir (Uður ve Ararat 2006). 48 Bu konuda en fazla geliþme bankacýlýk sektöründe saðlanmýþtýr. Hem bankacýlýk yasa ve düzenlemelerindeki geliþmeler, hem de Bankacýlýk Düzenleme ve Denetleme Kurulu nun oluþmasý bankalarýn yönetiþiminde radikal bir iyileþtirmeye yol açmýþtýr. Bankacýlýk sektöründe rekabet giderek güçlenmekte, uluslararasý bankalar Türk bankalarýna ortak olmakta, yeni çerçevede rekabet edemeyecek bankalar sistemden elenmektedir. 78

89 3.3 Yakýnsama Shleifer ve Vishny (1997) yönetiþim yazýnýyla ilgili genel deðerlendirmelerinde her sistemin güçlü ve zayýf yanlarý olduðunu vurgulayarak en iyi bir yönetiþim sisteminin varlýðýndan söz edilemeyeceðini belirtir. En güçlü yönetiþim sistemine sahip olduðuna inanýlan ABD ve Ýngiltere gibi Anglosakson ülkelerle kýyaslandýðýnda, Almanya ve Fransa gibi göreceli olarak daha zayýf yönetiþim sistemlerine sahip ülkelerin de geniþ yýðýnlara refah sunmuþ olmasý Shleifer ve Vishny nin bu sonuca varmalarýnda önemli bir rol oynar. Ülkelerin bugünkü refah seviyesi (her ülkenin eþit bir refah seviyesinden yola çýktýðý varsayýmý kabul görürse) yönetiþim yapýlarýnýn çok da önemli bir fark yaratmadýðý kanýsý doðurabilir. Ancak bu makalede bahsi geçen makalelerin vardýðý önemli bir sonuç Anglosakson ülkelerin küçük yatýrýmcýlara daha geniþ haklar tanýdýðýný ve bunun da þirket ve ülke bazýnda daha iyi bir ekonomik performansý beraberinde getirdiðini vurgulamaktýr. Bu yöndeki yorumumuzu güçlendiren bir diðer olgu, kýyaslanan sistem/ülkelerin 20. yüzyýlýn baþlarýndan 1980li yýllara dek, son yirmi yýla kýyasla önemli ölçüde dýþ rekabete kapalý kalmýþ olmalarýdýr. Yirminci yüzyýlýn ilk dörtte üçlük bölümünde uluslararasý rekabete kapalý olmalarýnýn, bu ülkelerdeki yönetiþim yapýlarýnýn zayýflýðýný perdelemiþ olmasý mümkündür. Bu makalede ele alýnan ampirik bulgular 1990lý yýllarý kapsamakta ve Anglosakson sisteme sahip ülkelerin daha baþarýlý bir performans sergilediðini göstermektedir. Bu yönde bir adým daha atarsak, ülkelerin daha etkin yönetiþim sistemlerini amaçlayan, baþta kurumsal ve yasal olmak üzere, bir dizi deðiþiklikler yoluyla daha iyi bir iktisadi performansa sahip olabilecekleri sonucuna varýrýz. Yazýnda sistemlerin yakýnsamasý (convergence) adý altýnda yer alan bu yöndeki deðiþikliklerin ne boyutta olduðunu ve bu deðiþimin devamlý olup olmadýðýna dair bir takým düþünceleri bu bölümde özetlemek istiyoruz. 79

90 3.3.1 Yönetiþim Yapýlarýnda Yeni Geliþmeler Enron ve Worldcom gibi önemli dönüm noktalarýndan daha evvel ABD de yatýrýmcýlarýn haklarýný güçlendiren deðiþimleri gözlemlemek mümkündür. Bunlardan bazýlarý kurumsal yatýrýmcýlarýn þirketlerin sermayelerindeki payýný yükseltmesi yoluyla, bazýlarý ise SEC (Securities Exchange Commission) kaynaklý resmi hükümler ve mahkeme kararlarý yoluyla olmuþtur (Bradley, Schipani, Sundaram, Walsh, 1999, s. 67-8). Enron skandalý bu deðiþiklikleri hýzlandýrmakta önemli rol oynamýþ ve ABD Kongresi nin radarýna yerleþtirmiþtir. Bir bakýma ABD yönetiþim kurumlarýnýn daha da Anglosaksonlaþtýðý söylenebilir. Kýta Avrupasý ülkelerinde geçtiðimiz yýllarda bir dizi yönetiþim ilkeleri yayýnlanmýþtýr. Bu ilkeler Fransýz ve Alman hukuk sistemine sahip ülkeleri Anglosakson sisteme yaklaþtýrmýþtýr. Bu deðiþikliklerin bir kýsmý þirket hukukuna yansýmýþ olsa da genel olarak yasalaþmamýþ yönetiþim ilkelerinin daha ön planda olduðu söylenebilir. Küçük yatýrýmcýlarý koruyan bazý önemli uygulamalar sadece tavsiye niteliði taþýsa da (örneðin, yönetici maaþlarýnýn açýklanmasý gibi), deðiþimin yönü açýkça Anglosakson sisteme doðrudur. Ýçeriden öðrenenlerin ticaretine getirilen kýsýtlamalar ve önlemler, uluslararasý muhasebe standartlarýna uyum gibi uygulamalar küçük yatýrýmcýlarý koruyucu niteliktedir. Bir benzer geliþme ise kýta Avrupasý þirketlerinin Londra ve New York borsalarýnda iþlem görme çabalarý ve bu yolla kendilerini Anglosakson sisteme tabi kýlmalarý olmuþtur. Japonya da hükümetlerin mali sistemi serbestleþtirmesi ve yeniden yapýlandýrma çabalarý gerçekleþmiþ, geçtiðimiz yýl içinde keiretsu yapýlarýnda deðiþiklikler görülmüþ ve 100 e yakýn Japon þirketi Londra veya New York borsalarýnda iþlem görmeye baþlamýþtýr ( Bradley, Schipani, Sundaram, Walsh, 1999). 80

91 3.3.2 Yönetiþim Yapýlarýnýn Tamamen Yakýnsamasý Beklenebilir mi? Bu bölümde bu soruya kesin bir cevap vermeye çalýþmaktan ziyade olasý cevaplarýn bir deðerlendirmesini yapmak istiyoruz. (a) Hayýr: Bilindiði gibi þirketlerin mülkiyet yapýlarý çok yavaþ bir þekilde deðiþmektedir. Bebchuk ve Roe (1999), rota baðýmlýlýðý (path dependence) adý verilebilecek bu olgunun iki nedenle ortaya çýktýðýný savunurlar. Bunlardan ilki yapý-güdümlü (structure-driven) ikincisi ise kural-güdümlü (rule-driven) rota baðýmlýlýðý olarak nitelendirilebilir. Yapý-güdümlü rota baðýmlýlýðý bir organizasyonun belirli bir mülkiyet yapýsýný adapte etmiþ olmasý ve bunu deðiþtirdiði takdirde etkinlik düzeyinden ödün vereceði durumlarda ortaya çýkar. Yöneticilerin ya da hakim ortaklarýn mülkiyet yapýsýndaki bir deðiþiklikle kayba uðramalarý nedeniyle deðiþikliðe muhalif olmalarý da bu duruma bir örnektir. Kural-güdümlü rota baðýmlýlýðýnýn benzer nedenlerle var olduðu söylenebilir. Bir ülkedeki yasa ve düzenlemeler o ülkedeki þirketlerin var olan mülkiyet yapýlarý veri alýnarak düzenlenir. Bu yasa ve düzenlemeler ekonomik bakýmdan verimli olmasalar da, hakim ortaklarýn çýkarlarýna hizmet ettikleri sürece onlarýn deðiþime karsý çýkmasý sebebiyle sürdürülegelirler. Her iki açýdan yaklaþýldýðýnda, yönetiþim yapýlarýnýn ilk veya ikinci nedenden ötürü deðiþmesi oldukça güç görünmektedir. (b) Evet: Temel mikroekonomik kuramlara göre en iyi teknolojileri adapte etmeyen organizasyonlar zaman içinde kendilerinden üstün rakiplerle rekabet edemedikleri için yok olmak zorundadýrlar. Bu kuramdan faydalanan bir tez, globalleþme eðilimiyle beraber ülkeler içindeki ve ülkeler arasýndaki rekabetçiliðin artmasýnýn en etkin yönetiþim yapýlarýnýn adapte edilmesini gerektireceðini ifade eder. Hansmann ve Kraakman (20) tarafýndan ifade edilen bu yaklaþým, var olan bütün yönetiþim yapýlarýnýn Anglosakson sisteme yakýnsanacaðýný öngörür. (c) Belki: Tam yakýnsama ihtimalini yok saymasak da, bir endüstride rekabet eden þirketlerle, ülkelerin birbirleriyle rekabeti çok gerçekçi bulunmayabilir. Rekabet gücünü kaybeden þirketlerin iflas edip ortadan kalkmalarý sýk sýk gözlemlense de, ülkeler nadiren iflas ederler ve ancak bir savaþta yenilirlerse ortadan kalkarlar. Yönetiþim yapýlarýndan beklenen iyileþmelerin derecesi ne kadar yüksekse, bunlarý adapte edecek politikacýlarýn kararlýlýðýnýn da o denli yüksek olmasý beklenir. Ancak bu reformlara muhalefet etmesi muhtemel çýkar gruplarýnýn varlýðýný ve etkilerini göz önünde tutmak gerekir. 81

92 Bu tarz bir muhalefete iki örnek vermek yerinde olacaktýr. ABD de 1980 lerdeki muhasým þirket satýn almalarý dalgasýnýn, yöneticilerin hisse fiyatýna verdikleri önemi artýrmalarý sayesinde küçük yatýrýmcýlara faydalý olduðu bilinen bir olgudur. Yöneticilerin bu olguya kolektif olarak verdikleri karþýlýk, federal yasama meclislerinden kendilerini þirket satýn almalarýna karþý koruyacak yasal deðiþiklikler talep etmeleri olmuþtur. Faaliyetlerine baþka bir eyalette devam edeceklerini beyan ederek eyaletleri tehdit eden yöneticiler, 50 eyaletten 49 unda istedikleri yasal deðiþiklikleri elde etmiþlerdir (Romano, 1987; Roe, 1993; Bebchuk ve Ferrell, 1999). Eðer federal devletler küçük yatýrýmcýlarýn çýkarlarýna yöneticilerinkinden daha duyarlý olsalardý, bu tarz bir deðiþikliðin gerçekleþmesi mümkün olmazdý. Benzer bir geliþme, yakýn zamanda AB komisyonunun AB de þirket satýn alýmlarýný kolaylaþtýrmak üzere getirdiði bir öneri baðlamýnda Avrupa da yaþanmýþtýr. Bu öneri, üye devletlerin büyük þirketlerin etkisi altýnda kalmasýyla genel bir muhalefetle karþýlaþmýþtýr (Economist, 2003). 82

93 3.3.3 Etkin Yönetiþim Yapýlarýný Adapte Etmeyen Sistemler Sermaye ve Þirketlerin Kaçýþýndan Etkilenecekler mi? Yatýrýmcýlar ve genel anlamýyla toplum, etkin yönetiþim yapýlarýndan ve kurallarýndan fayda görse de, etkin yönetiþim yöneticilerin ve hakim ortaklarýn çýkarlarýný olumsuz þekilde etkileyebilir. Daha güçlü yönetiþim yapýlarýna sahip bir ülke borsasýnda listelenme kararý bu iki kesim tarafýndan verileceði için, birçok þirketin kendilerini daha etkin yönetiþim yapýlarýna tabi kýlmalarýný beklemek pek gerçekçi olmayabilir. ABD baðlamýnda bu tarz bir yarýþýn, daha zayýf yönetiþim yapýlarý ve düzenlemeleri sunan eyaletlerin kazanýmýna yol açtýðý (Carey, 1974) savunulsa da, diðer bir takým araþtýrmacýlara göre de etkin yönetiþim yapýlarý sunan eyaletler kazançlý çýkmaktadýr. (Winter, 1977; Romano, 1993). Bu tartýþma ABD içinde cereyan ettiði için pek önemli görülmeyebilir. Ancak ABD deneyimi þirketlerin faaliyet merkezi olarak seçtikleri bölgenin yönetiþim sistemine önem verdiklerini göstermesi açýsýndan önemlidir. Tablo 3.3, 9 AB ülkesi, Ýngiltere ve ABD þirketlerinin çapraz listeleme verilerini özetlemektedir. Bu tabloya göre AB ülkeleri içinde çapraz listeleme artan bir eðilim göstermemekte, 1986 dan 1991 e doðru artýp, 1997 de 1991 e göre düþmektedir. Daha güçlü de olsa benzer bir eðilim AB ülkelerinden Londra da listelenen þirket sayýsý için de söylenebilir. Ancak, AB ülkelerinden ABD borsalarýnda listelenen þirket sayýsýnda güçlü bir artýþ olduðu gözlemlenmektedir. ABD borsalarýnda çapraz listelenen AB þirketlerinin sayýsý 1986 da 320 den 1991 de 429 a ve 1997 de 516 ya çýkmýþtýr. Buna mukabil ABD þirketleri AB üyesi ülke borsalarýnda çapraz listeleme eðilimini oldukça azaltmýþlar, 1986 da 465 olan bu sayý, azalarak 1997 de 316 ya inmiþtir. Tablo 3.3 AB ve ABD de çapraz listeleme Yýllar AB- AB borsalarý AB-Londra borsasý AB- ABD borsalarý ABD- Avrupa borsalarý

94 Benzer bir eðilim, Claessens, Klingebiel ve Schmukler (2003) tarafýndan kalkýnmakta olan ülkeleri de kapsayacak þekilde tespit edilmiþtir. Bu çalýþma, kalkýnmakta olan ülkelerde hýzlý büyüme oraný, büyüklük, performans gibi þirket özellikleri yanýnda, daha etkin yönetiþim yapýlarýna sahip olma isteðinin çapraz listelemeyi önemli ölçüde belirleyen bir 49 etken olduðunu ortaya koyar. Peki, çapraz listeleme kararý daha sonraki dönemlerde þirket faaliyetinin de yurtdýþýna aktarýlacaðý ihtimalini akla getirir mi? Bu soruya cevap ararken, ekonomik faaliyeti baþka bir ülkeye kaydýrma kararýnda bir çok farklý öðenin (vergi oranlarý, ücret seviyesi, nakliye masraflarý, sendikalar ve çalýþma yasalarý gibi) rol oynadýðýný kabul etmeliyiz. AB ülkelerinin bu açýlardan ABD ye göre dezavantajlý olduðu düþünülürse, çapraz listeleme kararýnýn belki de faaliyetleri de kaydýrma açýsýndan önem taþýdýðý düþünülebilir. Bu baðlamda etkin ve zayýf yönetiþim yapýlarýna sahip ülkeler arasýnda var olan bir bakýþýmsýzlýða dikkat çekmeliyiz. Güçlü yönetiþim yapýsýna sahip (örneðin ABD) bir ülkede, 50 kendisini etkin düzenlemelere tabi kýlmak istemeyen bir þirket, halka açýlmayabilir. Zayýf yönetiþim yapýsýna sahip bir ülkede yüksek oranda sermaye gereksinimi olan bir þirket ise, bu ihtiyacýný ancak etkin yönetiþim sistemine sahip ülke borsalarýna açýlarak giderebilir. Bu sebeple, baþka bir ülkeye faaliyet aktarmanýn çapraz listelemeyi takip etmesi, bu olasý hareketin, zayýf yönetiþim yapýlarýna sahip ülkelerden etkin yönetiþim yapýlarýna sahip ülkelere doðru olmasýný da gerektirmektedir. Bu düþünceler bizi, oldukça spekülatif olduðunu kabullendiðimiz bir takým tahminlere yönlendirmektedir. Eðer yönetiþim yapýlarý Anglosakson sistem benzeri bir yapýya yakýnsamazsa, dünyada iki tür þirket olacaðýný öngörmek mümkündür: (1) çok büyük, çokuluslu ve yüksek oranda halka açýlmýþ (daðýnýk sermayeli) þirketler; (2) oldukça küçük, yerel, ulusal bir kimlik sahibi aile þirketleri. Çokuluslu þirketler dünyanýn en büyük hisse senedi ve tahvil piyasalarýndan faydalanmakta ve ABD borsalarýnda listelenmekte olacaklar. Ýdare merkezleri zayýf yönetiþim sistemine sahip ülkelerde olsa da, pratikte bu þirketler Anglosakson sistemine tabi olacaklar. Doðal olarak Anglosakson ülkelerin birçok çokuluslu þirketin faaliyet merkezi olmasý da beklenen bir geliþme olarak deðerlendirilebilir. Buna mukabil aile þirketleri ya halka açýlmayacaklar ya da kendi ülkelerinin borsalarýnda hakimiyeti kaybetmeyecek kadar küçük hisse satýþý yapmýþ olacaklar. Bu þirketlerde hakimiyet ailelerin elinde kalýp, yatýrýmcý havuzu muhtemelen sadece þirketi yakýndan tanýyan ulusal yatýrýmcýlardan oluþacak. Bir çokuluslu þirket tarafýndan satýn alýnarak bu kimliklerini deðiþtirme imkanlarý da bulunacak. 49 Bkz. Claessens et al (2003) Tablo 1. Ayný çalýþma çapraz listeleyen þirketlerin listelemeden sonra satýþlarýnda artýþ, daha yüksek deðerleme oranlarý ve daha az borçluluða sahip olduklarýný da belgelemektedir. 50 Sarbanes-Oxley yasasýna tabi olmak istemeyen bir çok ABD þirketinin borsadan çekildiði bilinen bir olgudur, Bkz. The Economist, 2003b) 84

95 Ýkinci bir senaryo ise, yönetiþim yapýlarýnýn yakýnsamasý varsayýmýna dayanmaktadýr. Buna göre yine yukarýda bahsi geçen iki tip þirketin varlýklarýný sürdüreceði ancak faaliyet merkezlerinin daðýlýmýnda bir deðiþiklik olacaðý varsayýlabilir. ABD, Avrupa ve Japonya nýn etkin yönetiþim sistemlerine sahip olacaðý varsayýmýyla, sermaye gereksinimi olan þirketlerin bunu kendi borsalarýnda karþýlamalarý çapraz listeleme olmadan da mümkün olacak. Yönetiþim sistemleri, sermaye piyasalarý ve þirketler birbirlerine önemli benzerlikler taþýyacak. 85

96 3.4 Sonuç Ülkelerin gelir seviyeleri ölçüt olarak alýndýðýnda, zayýf yönetiþim sistemlerine sahip ekonomiler arasýnda da çok zengin ülkelerin varlýðý göze çarpar. Shleifer ve Vishny (1997) bu olguyu vurgulayarak, her sistemin güçlü ve zayýf taraflarý bulunduðunu ve bir sistemi en iyi olarak nitelendirmenin mümkün olmadýðýný söyler. Oysa bu makalede özetlenen ampirik bulgular Anglosakson sistemin küçük yatýrýmcýlarý koruma özelliði nedeniyle gerek mikro- gerekse makro-ekonomik alanlarda daha üstün bir performansa neden olduðunu göstermektedir. Bu olgu, ülkelerin yönetiþim sistemlerinde yapacaklarý reformlarla daha iyi bir ekonomik performansa sahip olabileceklerine de iþaret eder. Geçtiðimiz yýllarda birçok ülkede atýlan reform adýmlarýnýn Anglosakson 51 sistemini örnek aldýðýný gözlemlemekteyiz. Gerek Kýta Avrupasý gerekse diðer ülkelerde yürürlüðe giren kanunlar, gerekse kanun niteliði taþýmamakla beraber önemli yaptýrýmlarý bulunan yönetiþim ilkelerinin önem kazanmasý bu geliþmelerin önemli bir iþaretidir. Bu reformlar farklý hukuk sistemlerine sahip ülkelerin yönetiþim altyapýlarýný Anglosakson sisteme yakýnlaþtýrmakta, saydamlýðý artýrýcý önlemleri ön planda tutmaktadýrlar. Bu geliþmeler yönetiþim yapýlarýnda belirgin bir yakýnsama sürecinin baþladýðýna iþaret etmekle beraber, bir takým yapýsal sorunlar yönetiþim sistemlerinde kalýcý farklýlýklarýn hüküm sürebileceði ihtimalini güçlendirmektedir. Bu sürece þirket rantlarýna ve þirket kontrolünün maddi faydalarýna hakim olan kesimlerin karþý çýkmasý þaþýrtýcý deðildir. Ancak uluslararasý sermaye hareketlerinin giderek artýðý bir ortamda bu direniþin ekonomik anlamý çok da belirgin deðildir. Daha etkin yönetiþim yapýlarýný, saydamlýk ve hesap verebilirlik ilkelerini yönetimlerinde uygulayamayan þirketlerin, kendilerinden çok daha büyük ve finansman sýkýntýsý olmayan çokuluslu þirketlerle rekabet edebilmesi olasý görülmemektedir. Gelecek yýllarda bu ilkeleri uygulayan þirketlerin ayakta kalabilmek ve büyüyebilmek için gerekli finansmaný düþük maliyetlerle saðlayabilme olasýlýklarý çok daha yüksektir. Ancak bunlarý reddeden þirketlerin kendi ülkelerinde bazý küçük piyasalarda aile þirketleri olarak kalmak dýþýnda bir seçeneði görülmemektedir. Türkiye açýsýndan baktýðýmýzda iki paralel süreç gözlemlemekteyiz. Avrupa ile entegrasyon süreci Türkiye deki kurumsal yapýnýn Avrupa da benzeþmesi öngörülen kurumsal modellere benzer bir yapýlanmaya yönelmesini saðlamaktadýr. Diðer yandan Türkiye geliþmiþ Avrupa ülkeleri ile kýyaslandýðýnda aradaki gelir farkýný kapatmak için daha hýzlý büyümek ve bu büyümenin gerektirdiði Anglosakson kökenli finansmaný Türkiye ye çekmek zorunda olmasý nedeniyle Anglosakson modellerle de tanýþmaktadýr. Avrupa ile entegrasyon sürecinin Türkiye nin rekabet gücü konusundaki özgül bir etkisi de ucuz iþgücünün rekabet avantajý saðlamaktan çýkmasý olacaktýr. 51 Bu geliþmeler hakkýnda bilgi ve küreselleþmeyle iliþkisi Gugler, Mueller ve Yurtoglu (2004b) tarafýndan ele alýnmýþtýr. 86

97 Türkiye nin kurumlarýnýn Avrupa ile uyumlulaþmasý süreci Türkiye deki iþgücü maliyetlerini diðer geliþmekte olan ülkelere (Hindistan, Çin, Brezilya vb) oranla yükseltecektir. Emek yoðun sektörlerde Türkiye rekabet avantajýný pazara yakýnlýkla saðlamaya çalýþsa da sermaye çekme yeteneðini artýrmadýðý sürece rekabet gücünü kaybedecektir. Gerek yerel sermayenin Türkiye dýþýna çýkmasýný engellemek, gerekse fonlar aracýlýðý ile gelecek yabancý sermayeyi teþvik etmek için Türkiye sermaye piyasalarýný geliþtirmek zorundadýr. Diðer yandan uluslararasý rekabete soyunan Türk þirketlerinin Anglosakson sermaye piyasalarýný giderek daha fazla kullanacaðý açýktýr. Türkiye hem ekonomik olarak entegre olduðu kýta Avrupasý sistemini hem de Anglosakson piyasalarýn mantýðýný anlamak, her ikisinden de faydalanmak ve kendi sermaye piyasalarýný küresel sermaye piyasalarý ile entegre etmek zorundadýr. Ýyi bir yönetiþim sistemi ve rekabet ortamý bu sürecin olmazsa olmaz unsurlarýdýr. 87

98 4.ÝNOVASYONA YÖNELÝK ÝVME Ýnovasyon Nedir? Küresel Rekabet Raporunun Ýnovasyon bölümünde Türkçe de daha çok yenilik olarak kullanýlan ve Ýngilizce de innovation sözcüðü karþýlýðýnda inovasyon kelimesi kullanýlmýþtýr. OECD ve Avrupa Komisyonu tarafýndan hazýrlanan, TÜBÝTAK tarafýndan Türkçeye çevrilen 53 Oslo Kýlavuzu inovasyon u aþaðýdaki þekilde betimlemektedir: Ýnovasyon, yeni veya önemli ölçüde deðiþtirilmiþ ürün (mal ya da hizmet), veya sürecin; yeni bir pazarlama yönteminin; ya da iþ uygulamalarýnda, iþyeri organizasyonunda veya dýþ iliþkilerde yeni bir organizasyonel yöntemin uygulanmasýdýr (Oslo Kýlavuzu/OECD, AB 2005). Ýnovasyon türlerini 4 ana baþlýkta deðerlendirmek mümkündür. Bunlar; Ürün inovasyonu, yeni veya özellikleri ya da kullaným amaçlarý açýsýndan önemli ölçüde geliþtirilmiþ/iyileþtirilmiþ bir mal veya hizmetin pazara sunulmasýdýr. Bu, teknik özelliklerde, parçalarda ve malzemelerde, yerleþik yazýlýmda, kullaným kolaylýðýnda veya diðer iþlevsel özelliklerde önemli iyileþtirmeleri/geliþtirmeleri içerir. Süreç inovasyonu, yeni veya önemli ölçüde geliþtirilmiþ/iyileþtirilmiþ üretim ya da daðýtým yönteminin uygulanmasýdýr. Bu, tekniklerde, ekipmanda ve/veya yazýlýmda önemli deðiþiklikleri içerir. Pazarlama inovasyonu, ürün tasarýmýnda veya paketinde, ürün yerleþtirmede, ürün promosyonunda ya da fiyatlandýrmasýnda önemli deðiþiklikler içeren yeni bir pazarlama yönteminin uygulanmasýdýr. Organizasyonel inovasyon, firmanýn iþ uygulamalarýnda, iþyeri organizasyonunda veya dýþ iliþkilerinde yeni bir organizasyonel yöntemin uygulanmasýdýr. 52 Selçuk Karaata (TÜSÝAD- Sabancý Üniversitesi Rekabet Forumu) 53Oslo Kýlavuzuna TÜBÝTAK ýn web sitesinden, adresinden eriþmek mümkündür. 88

99 4.2 Türkiye nin Ýnovasyon Politikasýnda Ana Geliþmeler Türk inovasyon politikasý, Türkiye nin bilim ve teknoloji politikasý dokümanlarýnda yer almaktadýr. Beþ yýllýk kalkýnma planlarý ise inovasyon politikalarý için ayrýlan bütçe tahsislerini ortaya koymaktadýr. Bu çerçevede atýlan en önemli adýmlardan biri, 1963 yýlýnda TÜBÝTAK ýn kurulmasýdýr. Ýkinci ve Üçüncü Beþ Yýllýk Kalkýnma Planlarýna bakýldýðýnda; teknolojik geliþme ve teknoloji transferi konularýna deðinildiði görülmüþtür. Dördüncü Beþ Yýllýk Kalkýnma Planýna bakýldýðýnda teknoloji politikasýndan söz edildiði görülmüþ, teknoloji politikasýnýn sanayi ile bütünleþtirilmesi, istihdam ve yatýrým politikalarý ve kendi teknolojisini üretebilen yeni sanayi sektörlerinin geliþtirilmesi konularý ön plana çýkarýlmýþtýr. Türk Bilim Politikasý adlý ilk politika belgesi devlet tarafýndan 1983 yýlýnda yayýmlanmýþtýr. Konu doküman, temel olarak Ar-Ge faaliyetlerini artýrmayý ve öncelikli teknoloji alanlarýný tanýmlamayý hedeflemiþtir. Önemli bir diðer kilometretaþý ise yine 1983 yýlýnda Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulunun (BTYK) oluþturulmasýdýr yýlýnda oluþturulan ikinci politika dokumaný ise Türk Bilim ve Teknoloji Politikasý: adý verilen çalýþma olmuþtur. Sözkonusu politika dokümanlarýnýn amacýna bakýldýðýnda; bir ulusal inovasyon sistemini kurmak, bu sistemin tüm kurumlarý ve diðer mekanizmalarýnýn yine sistematik bir uyum içerisinde bilimsel ve teknolojik araþtýrma ve geliþtirme aktivitelerini geliþtirmesini saðlamak ve tüm faaliyetlerin sonuçlarýný ekonomik ve sosyal fayda saðlamaya dönüþtürmek olarak ortaya konduðu görülür Aðustos unda BTYK, Yýllarý için Bilim ve Teknoloji Politikasý Gündemi baþlýklý raporu onaylamýþtýr. Rapor, ulusal bilim ve teknoloji politikasýnýn ana temalarýndan biri olan ulusal inovasyon sisteminin oluþturulmasý amacýyla gerek duyulan hazýrlýklarý tanýmlamaktadýr. BTYK nýn bu kararý inovasyon kavramý çevresinde þekillenmiþ, bölgesel inovasyon sistemleri üzerinde araþtýrma; inovasyon kavramý üzerinde bir bilinç yaratma; teknoloji yönetimi, inovasyon ve kalite yönetimi tekniklerini yaygýnlaþtýrma; inovasyon geliþtirme faaliyetlerini hýzlandýrma ve son olarak da KOBÝ lerin inovasyon geliþtirme etkinliklerini destekleme alanlarýna deðinmiþtir. 89

100 BTYK nýn 1999, 2000 ve 20 yýllarýndaki toplantýlarýnýn ardýndan yayýmladýðý kararlarý, benimsenmiþ inovasyon politikalarýný ve stratejilerini koruyacak biçimde þekillenmiþtir. TÜBÝTAK ýn koordinasyonu ve BTYK nýn takip eden kararý ile 2002 yýlýnda baþlayan Vizyon 2023 Projesi ile geçmiþteki Türk bilim ve teknoloji politikasýna yönelik çabalar devam etmiþtir. Proje genel olarak, farklý sosyo-ekonomik alanda 11 adet panelle beraber bir ulusal teknoloji öngörüsü çalýþmasýný, kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluþlarý ile yapýlacak olan bir araþtýrmayý kapsamaktadýr. Vizyon 2023 projesi beraberinde üç altprojeyi de içermektedir. Bunlardan ilki ulusal teknoloji envanteri, ikincisi Türk araþtýrmacýlar envanteri ve ulusal Ar-Ge altyapýsý olarak baþlýklandýrýlmýþtýr. 20 ile 2005 yýllarý arasýndaki dönemi kapsayan 8. 18Beþ Yýllýk Kalkýnma Planý teknolojik inovasyon üretme konusundaki ihtiyaçlara odaklanmaktadýr. Sekizinci Beþ Yýllýk Kalkýnma Planýnýn hazýrlanmasý aþamasýnda, Bilim ve Teknoloji Özel Ýhtisas Komisyonu inovasyon politikalarýnýn sürdürülmesi alanýnda bir öneri dokumaný hazýrlamýþtýr. Biliþim teknolojileri, biyoteknoloji, elektronik sanayi ve diðer alanlarla ilgili kurulan özel ihtisas komisyonlarý da ayný çerçevede raporlar hazýrlamýþtýr. Tüm bu raporlarýn kalkýnma planlarýnda bahsedilen inovasyon ile ilgili konular üzerinde birer yapýtaþý oluþturduðunu söylemek mümkündür yýllarý arasýndaki dönemi ele alan son kalkýnma planý olan 9. Plan da ulusal düzeyde rekabet gücü kazanýlabilmesi için inovasyona özel bir önem verildiði görülür. Bilgi temelli ekonominin önemli girdilerinde biri olan Ar-Ge harcamalarý ve araþtýrmacý sayýsýna iliþkin beklentiler ise aþaðýdaki tabloda verilmektedir. Türkiye de Ar-Ge ye GSYÝH içinden ayrýlan payýn bu yýlsonu itibariyle %0.8 seviyelerinde olmasý beklenirken, 23 yýlýnda bu oranýn %2 ye çýkarýlmasý hedeflenmektedir. 20 yýlýna kadar Avrupa Birliði için belirlenen Ar-Ge/GSYÝH hedefi ise ortalama %3 tür. Tablo 4.1 Ar-Ge Hedefleri * 23 Ar-Ge Harcamalarýnýn GSYÝH içindeki payý( %) 0,67 0,8 2 Tam Zaman Eþdeðeri Araþtýrmacý Sayýsý *DPT Müsteþarlýðý tahminidir Kaynak: TÜÝK 90

101 Plan ýn temel amaçlarýna bakýldýðýnda; Türk bilim ve teknoloji politikasýnýn temel amacý özel sektörün inovasyon yaratma yeteneðinde artýþ olarak tanýmlanmýþtýr. Rekabet gücünün artýrýlmasýnda üniversite ve iþ dünyasý arasýndaki iþbirliðine dikkat çekilmiþ, özel sektör bünyesinde araþtýrmacýlarýn görev yapmasýnýn özendirileceði, özel sektörün öncelikli alanlarda araþtýrma enstitüleri ve araþtýrma merkezleri kurmasýnýn destekleneceði dile getirilmiþtir. Öncelikli alanlara iliþkin deðerlendirmede ise; nanoteknoloji, biyoteknoloji, nükleer teknolojiler, hidrojen ve yakýt pili teknolojileri, yaþam kalitesinin yükseltilmesine yönelik saðlýk araþtýrmalarý, bilgi ve iletiþim teknolojileri, savunma ve uzay teknolojileri, ülke içindeki kaynaklarýn katma deðere dönüþümü için Ar-Ge faaliyetleri ve sanayi politikasýnýn öncelik verdiði sektörlerdeki çalýþmalarýn öncelikle destekleneceði vurgulanmýþtýr. Türkiye nin inovasyon sürecini de içinde bilim ve teknoloji politika dokümanlarý incelendiðinde, inovasyon politikasýnýn ufkunun net olarak belirlendiði dikkati çekmektedir. Temel hedef, bir að yapýsý (network) içerisinde ulusal inovasyon sistemi oluþturabilmektir. Ýnovasyon sürecine iliþkin çeþitli hukuki düzenlemelerin yanýnda, inovasyonla çok sýký bir baðý olan giriþimcilik politikasýnýn kalitesini geliþtirmeye yönelik belirgin yasal düzenlemelerin güçlendirilmesi gerektiði görülmektedir. Mevcut düzenlemeler, inovatif giriþimcileri mali desteklerle, risk sermayesi fonlarýyla, vergi teþvikleriyle, KOBÝ lere özel eðitim ve danýþmanlýk hizmetleriyle ilgili eylemleri kapsamaktadýr. Oluþturulmasý hedeflenen inovasyon sisteminin anahtar özelliði taþýyan arayüzlerine baktýðýmýzda; konuyla ilgili politikanýn bölgesel inovasyon sistemlerinin, üniversite ve sanayi iþbirliði ile kurulacak araþtýrma merkezlerinin ve ulusal bilgi altyapýsýna iliþkin master planýn oluþturulmasýný; ulusal akademik að yapýnýn kurulmasýný, son olarak da kamunun Ar-Ge kurumlarýnýn yeniden yapýlandýrýlmasý hedeflerini ortaya koymaktadýr. Ýnovasyon kavramýna açýk olan bir toplumsal yapýya kavuþmak için, bilim ve teknoloji merkezlerinin yaný sýra Ýnternet kafelerin ve e-ticaretin yaygýnlaþmasý, kamu yönetiminin satýn alma prosedürlerinin yeniden tanýmlanmasý ve beyin göçünün önlenmesi gibi eylemlere ihtiyaç olduðu bilinmektedir. 91

102 Özellikle devlet tarafýndan desteklenen program ve giriþimlerin TTGV, TÜBÝTAK TEYDEB, TÜBÝTAK MAM gibi olanlarýna iliþkin deðerlendirme sonucunda aþaðýdaki bulgulara ulaþýlmýþtýr: Söz konusu programlardan yararlanan iþletmelerin daha yüksek oranda rekabet güçleri mevcuttur. Sanayi içinde inovasyon konusunda farkýndalýða duyulan ihtiyaç yüksek düzeydedir. Makroekonomik çevre koþullarý ve bunun yanýnda eðitim ve istihdam gibi alanlardaki düzenlemeler inovasyon sürecini destekleyecek özellikler barýndýrmamaktadýr. Ar-Ge çalýþmalarýnýn sonuçlarýnýn ticari getiri saðlayacak kývama gelmesinde ihtiyaç duyulan finansal mekanizmalar önemlidir. Ana Bulgular: Türk inovasyon politikasý, Türkiye nin bilim ve teknoloji politikasýnýn bir parçasý olarak inþa edilmiþtir. Türk inovasyon politikasýna iliþkin en önemli dokuman olan Türk Bilim ve Teknloji Politikasý 1997, ülke çapýnda bir ulusal inovasyon sisteminin oluþturulmasý için acil düzenleme ve hazýrlýklarý kapsamaktadýr yýlý sonbaharýnda gerçekleþtirilen son BTYK toplantýsýnda alýnan karar ise Türk inovasyon politikasýnýn oluþturulmasýný içermektedir. Türk inovasyon politikasý, AB nin 2000 yýlýnda yayýnladýðý inovasyon politikasý ile uyum içindedir. Devlet tarafýndan destekelenen inovasyon programlarý 1999 yýlýnda baþlamýþtýr. Türkiye nin bilim ve teknoloji politikasýný ifade eden Vizyon 2023 adlý proje, önümüzdeki yirmi yýlý içermekte ve önem arzetmektedir. Diðer ögelerin yanýnda, bu çalýþmanýn önemi tüm paydaþlarýn katýlým ve taahhütlerini barýndýrmasýdýr. Ulusal Ýnovasyon Giriþimi Ýnovasyon Çerçeve Raporu da tüm paydaþlarýn katýlýmý ile oluþturulacak olan bir inovasyon politikasý üzerinde toplumsal mutabakatýn saðlanmasýnýn öneminin altýný çizmektedir. Bu boyut özellikle farkýndalýk ve sahiplenme hedeflerine ulaþmak amacýyla gerek duyulan dinamikler için son derece önemlidir. 92

103 4.3 Ýnovasyon Yapabilme Alanýnda Hukuki ve Ýdari Çevresel Koþullar Ýþ dünyasýnýn inovasyon üretme potansiyelini önemli derecede etkileyecek olan hukuki düzenlemeler bulunmaktadýr. Ek olarak bakýldýðýnda, iþletmelerin inovasyon potansiyelini dolaylý bir biçimde etkileyen farklý düzenlemelerin olduðu da görülmektedir. Düzenlemelerin baþarýlý bir biçimde uygulanmasýnýn en önemli koþullarýndan biri Türkiye nin içinde bulunduðu makroekonomik þartlarýn iyileþtirilmesi, istikrarýn sürdürülebilir hale getirilmesi gerektiði bilinmektedir. Özellikle mali sistemin inovasyon sürecini desteklemesiyle ilgili olarak gerek uzmanlar, gerekse de risk sermayesi fonlarýnýn kaynak saðlayýcýlarýnýn mevzuatla ilgili dile getirdiði sorunlardan biri Risk Sermayesi Yatýrým Fonlarýna iliþkin düzenlemenin kendisidir. Konuya iliþkin mevzuatýn yeteri kadar risk sermayesi þirketi kurulmasýnýn teþvik etmediði belirtilmektedir. Temel sorun risk sermayesi þirketlerinin anonim þirketler statüsünde kurulmasýnýn zorunlu kýlýnmasýdýr. Risk sermayesi mevzuatýnýn uluslararasý en iyi uygulamalar çerçevesinde risk sermayesi fonlarýnýn kurulmasýna izin vermesi durumunda, diðer mevzuat hükümlerinde de gerekli deðiþikliklere ihtiyaç duyulacaktýr. Ana Bulgular: Ýþletmelerin inovasyon yapma süreçlerini doðrudan ve dolaylý olarak etkileyen kanuni düzenleme 1986 yýlýnda yapýlmýþtýr. Kanun Ar-Ge faaliyetlerine iliþkin vergi ertelemesini kapsamaktadýr. Risk sermayesi mevzuatýnda geliþtirmelere ve deðiþikliklere ihtiyaç vardýr. Ýþ ortamýnýn iyileþtirilmesine yönelik çabalarýn 1987 yýlýnda baþlamýþ olmasýna raðmen, bürokrasiden kaynaklanan yüklerin varolduðu görülmektedir. Bu çerçevede en çok ihtiyaç duyulan alanlardan biri, iþyeri açýlýþý ve iþe baþlamak için merkezlerin (one-stop shop) kurulmasýdýr. Ar-Ge faaliyetlerindeki vergi teþviklerinin 1986 yýlýndan bu yana gündemde olmasýna karþýn, sözkonusu teþvik için baþvuran firma sayýsý, Ar-Ge yapan toplam firma sayýsý içinde düþük bir orana sahiptir. Nedeni araþtýrýldýðýnda; KOBÝ ölçeðine sahip olan iþletmelerin ayrý bir Ar-Ge departmaný olmamasý, ayný zamanda Ar-Ge harcamalarýný da ayrýca muhasebe kaydýna almamalarý gösterilmektedir. 93

104 4.4 Türkiye ve Ýnovasyon Performansý Bu bölümde, Türkiye nin inovasyon performansýna iliþkin yapýlan bazý güncel deðerlendirmelerden bilgiler derlenmiþtir. Deðerlendirmeye Türkiye nin inovasyon yönetim sistemine genel bir bakýþla baþlanmaktadýr: Yukarýda da deðinildiði üzere Türkiye nin 1960 lardan bu yana geliþmiþ bir bilim ve teknoloji politikasý üretme yeteneðiyle birlikte, yine geliþmiþ bir kurumsal çerçeveye sahip olduðu söylenebilir. Özellikle 1996 dan bu yana hemen hemen tüm paydaþlarýn bilim, teknoloji ve inovasyon politikasý geliþtirme sürecine katýldýðý görülmektedir. Diðer taraftan, yine tüm paydaþlar arasýnda paylaþýlan bir uzak görüþlülüðünün olmayýþý, belirlenen politikalarýn uygulama aþamalarýnda çeþitli sorunlar doðurmaktadýr. Bu konudaki eksikliðin, iyi çalýþan bir ulusal inovasyon sisteminin oluþumunda da engeller doðurduðu açýktýr. Ýþbirliði düzeyindeki düþüklük, inovasyon yönetim sistemi içinde varolan aktörlerin arasýndaki iletiþim ve koordinasyon eksikliði de, ulusal inovasyon sisteminin iþleyiþinin etkinliði önünde engel olarak tanýmlanmaktadýr. Diðer taraftan, 2004 yýlýnýn sonunda tamamlanan Vizyon 2023 Projesi ile yukarýda söz edilen aksaklýklarýn ortadan kaldýrýlmasý hedeflenmiþtir. Geniþ katýlýmlý bir çalýþma yöntemi ile (248 kiþi ve ayný Proje kapsamýnda Delfi araþtýrmasýna verilen 2323 adet yanýt) gerçekleþtirilen Vizyon 2023 Projesi, Türkiye için yeni bilim ve teknoloji stratejilerini barýndýrmaktadýr. Siyasi destek penceresinden bakýldýðýnda da bu alanda somut adýmlarýn atýldýðýný görmek sevindiricidir. Þöyle ki; Türkiye Cumhuriyeti Baþbakanlýðýna doðrudan baðlý olan Bilim ve Teknoloji Yüksek Kurulunun Eylül 2004 te aldýðý karar, son olarak benimsenen bilim ve teknoloji stratejisinin ana hedeflerini onaylamýþtýr. Bu hedefleri, Ar- Ge ye olan talep artýþýnýn desteklenmesi; bilim insanlarýnýn yanýnda mesleki ve teknik kadrolarýn nitelik ve niceliðinin artýrýlmasý; gayrý safi yurtiçi hasýla içinde Ar-Ge bütçesinin artýrýlmasý olarak tanýmlamak mümkündür. 54 Avrupa Inovasyon Karnesi 2005 (European Innovation Scoreboard) adlý çalýþma kapsamýnda, Group of Senior Innovation Officials (GSO Inovasyon alanýnda deneyimli uzmanlar grubu olarak tercüme edilebilir) adlý oluþum, AB ve AB adayý ülkelerin inovasyon geliþtirme baðlamýnda eksiklikleri üzerine bir deðerlendirme yapmaktadýr. Türkiye nin inovasyon alanýnda eksiklikleri; üniversite-sanayi iþbirliði, teknoloji tabanlý yeni firmalarýn geliþimi, inovasyonun finansmaný, biliþim teknolojileri olarak tanýmlanmýþtýr. Avrupa daki inovasyon eðilimlerini analiz eden çalýþma kapsamýnda Türkiye ye iliþkin yapýlan deðerlendirmelerden, Türkiye nin inovasyon alanýnda dikkati çeken eksikliklerini özetleyerek Küresel Rekabet Raporunun bu bölümüne devam edeceðiz. 54 Daha detaylý bilgi için yi ziyaret ediniz. 94

105 4.4.1 Üniversite Ýþletme Ýþbirliði Türkiye de iþ dünyasý ve üniversiteler arasýndaki iþbirliði düzeyi düþüktür. Ýþbirliðinin yeterince geliþmemesinin arkasýndaki nedenler arasýnda kültürel farklýlýklar ve kurumlarýn birbirlerine olan güvensizliði gösterilmektedir. Etkin bir iþbirliðine gitmenin önündeki engellerden bir diðeri ise; üniversitelerin döner sermayelerine iliþkin olarak yürürlükte olan mevzuatýn ve düzenlemelerin katý bir yapýya sahip olmasý gösterilmektedir. Türkiye de 90 civarýnda araþtýrma merkezi içinde yaklaþýk bir düzine kadarýnýn sanayi için Ar-Ge çalýþmasý yaptýðý bilinmektedir. Bu alanda yaþanan olumsuzluklarý azaltma çabalarýnýn olduðu izlenmektedir. TÜBÝTAK bünyesindeki üniversite sanayi ortak araþtýrma merkezleri (ÜSAMP), TÜSÝAD-Sabancý Üniversitesi Rekabet Forumu, ODTÜ Bilim ve Teknoloji Politikalarý Araþtýrma Merkezi gibi oluþumlarýn hayata geçirilmesi, bu çerçevede atýlan olumlu adýmlar arasýnda dikkate alýnmasý gereken örneklerdendir. Ulusal Ýnovasyon Giriþimi nin Ýnovasyon Çerçeve Raporu nda bu konuda yaþanan sorunlarýn giderilmesinde katký saðlayacaðý düþünülen öneri þu þekilde tanýmlanmýþtýr: Üniversite-Sanayi iliþkilerini teþvik etmek için üniversitelerde mevcut döner sermaye düzeninin deðiþtirilerek kontratlý araþtýrma yapýlmasýna olanak verecek yasal ve mali düzenlemelerin yapýlmasý; ayný zamanda üniversitelerde inovasyonun önünü açmak amacý ile akademik yükseltme mevzuatýnda deðiþiklik yapýlmasý Biliþim Teknolojileri Türk inovasyon politikasýnýn e-dönüþüm Türkiye projesinden önemli oranda etkileneceðini beklemek doðaldýr. Bu arada 2004 yýlýnýn Mayýs ayýnda biliþim teknolojileri hakkýnda yapýlan toplantýda, biliþim teknolojilerinin süreçlerle daha etkili bir biçimde bütünleþmesi, bu teknolojilerin daha yoðun kullanýmý üzerine stratejiler tartýþýlmýþ ve bir eylem planý belirlenmiþtir. Devlet Planlama Teþkilatý tarafýndan yayýmlanan Bilgi Toplumu Stratejisinde vurgulanan hedeflerin incelenmesi, bu teknolojilerin kullaným potansiyelini görmek açýsýndan yararlý olacaktýr. Ýnovasyon Çerçeve Raporu nda önerilen e-avrupa standartlarýnda geliþtirilen bir BT altyapýsýnýn dikkate alýnmasýnda yarar olacaðý düþünülmektedir Yeni Teknoloji Temelli Giriþimler Yeni teknolojileri geliþtiren yeni giriþimlerin inovasyon sürecine katkýsý bilinmektedir. Üniversitelerde kurulmuþ olan teknoparklarda yerleþik olan giriþimlerin yanýnda, Türkiye de bu alanda dikkate deðer çabalar arasýnda TÜBÝTAK TEYDEB tarafýndan 2005 yýlýnda geliþtirilen tekno-giriþimcilik yarýþmasýný saymak doðru olacaktýr. 95

106 Yarýþma kapsamýnda seçilmiþ giriþimcilerin iþ planý oluþturabilmeleri için TÜBÝTAK Marmara Araþtýrma Merkezine baðlý TÜSSÝDE (Türkiye Sanayi Sevk ve Ýdare Enstitüsü) tarafýndan eðitimleri saðlanacak, eðitim dönemi sonunda da en iyi üç adet iþ planýna ödül verilecektir Finansman Giriþimcilerin karþý karþýya kaldýðý en önemli iþletme yönetim sorunlarýndan biri finansmandýr. Ýnovasyonun finansmanýna iliþkin Türkiye de atýlan adýmlar arasýnda çeþitli kamu giriþimleri, örneðin TTGV ve TÜBÝTAK-TEYDEB ve DPT kaynaklarý dikkat çekmektedir. Ancak bu kaynaklarýn toplam sanayi Ar-Ge harcamalarý içinde boyut olarak yetersiz düzeyde kaldýðýný söylemek mümkündür. Türkiye de risk sermayesi ve iþ melekleri gibi kaynaklarýn geliþimi de, giriþimciliði destekleyecek olan süreçler olarak algýlanmalýdýr. Ýnovasyon Çerçeve Raporu risk sermayesi için Yozma modelini önermekte ve iþ melekleri aðlarýnýn oluþturulmasýný salýk vermektedir. Geliþtirilen öneri Raporda þu þekilde kaleme alýnmýþtýr: özel sektör tarafýndan Giriþim Sermayesi Fonlarýnýn kurulmasý amacýyla devletin her bir fon için en fazla 10 milyon ABD dolarý ve toplam 150 milyonu ABD dolarý tahsis etmesi ve özel sektörün en az devletin tahsis ettiði tutar kadar kaynak ile fona katýlmasý Tüm bu deðerlendirmeler ýþýðýnda ülkelerin inovasyon performansýný ortaya koyan Özet Ýnovasyon Endeksine (ÖÝE) göz atacaðýz. Aþaðýdaki grafik, 2005 yýlýna ait ÖÝE göre seçilmiþ bazý ülkelerin puanlarýný vermektedir. Bu endekse göre en yüksek puaný alan ülke Ýsveç, en düþük puaný alan ülke ise Türkiye dir. Bu deðerlendirme yapýlýrken Türkiye de önemli ölçüde veri eksikliðinden söz edilmiþtir. Türkiye nin bulunduðu noktaya iliþkin bir analiz yapýlýrken, veri eksikliðinden kaynaklanan bu durumun göz ardý edilmemesinde yarar olacaktýr. Þekil 4.1 Özet Ýnovasyon Endeksi (ÖÝE) bazýnda karþýlaþtýrma 0,8 0,7 0,6 0,5 0,4 0,3 0,2 0,1 0 AB 25 AB15 Danimarka Almanya Fransa Ýtalya Polonya Ýsveç Romanya Türkiye ABD Japonya Ýsviçre Kaynak: Trend Chart Innovation Policy in Europe, European Innovation Scoreboard 2005, sayfa 45 96

107 Yukarýdaki grafiðin yanýnda daha çok ülkeyi içeren, ayný zamanda ÖÝE puanýn yaný sýra, ÖÝE nin büyüme oranýný da hesaba katan þema ise aþaðýda sunulmaktadýr. Dikey eksen ÖÝE ye iliþkin gösterge çizelgesini, yatay eksen ise endeksin ortalama büyüme oranýný temsil etmektedir. Þemanýn tepesinde bulunan ilk halka (elips) lider ülkeleri, ilk halkanýn altýndaki ortalama performans gösteren ülkeleri, sað alttaki yakalayan-yetiþen ülkeleri, sol alttakiler ise taban kaybeden ülkelere iliþkin bir sýnýflandýrmadýr. Þekil 4.2 ÖÝE ve ÖÝE nin Ortalama Büyüme Oraný Bazýnda Ülkelerin Pozisyonu Not: Þemada bulunan ülkelerin kýsaltmalarýnýn hangi ülkelere ait olduðu EK tedir. 97

108 Tablo 4.2 Türkiye nin AB 25 e Göre Ýnovasyon Performansý Yüksek öðrenimli iþgücü Kamu Ar-Ge harcamalarý Ýþ dünyasý Ar-Ge harcamalarý Avrupa Patent Ofisi-EPO patentleri ABD Patent Ofisi-USPTO patentleri Biliþim Teknolojisi harcamalarý Ýleri teknoloji içeren imalattan elde edilen katma deðer Son (AB-25=100) Eðilim Kaynak: European Innovation Scoreboard 2004, Annex 2 Country Pages, Comparative Analysis of Innovation Performance, EC, Luxembourg, 2005 Eðilim bölümündeki iþaretlerin taþýdýðý anlam: Eðilimin gücü (++) ise AB 25 e göre eðilimin 25 in üzerinde olduðu; eðilimin gücü (+) ise AB 25 e göre eðilimin 10 un üzerinde olduðu; (0) ise (-10) ile (10) arasýnda olduðu; (-) ise eðilimin zayýflýðýnýn (-10) un altýnda olduðunu ifade etmektedir. Tablo 4.2, ayný kapsamda yapýlmýþ olan ve Türkiye nin AB ülkelerine göre inovasyon eðilimine dair performansýný irdeleyen bir baþka analizi göstermektedir. Çalýþmada inovasyon performansýný etkileyen çeþitli parametreler temelinde, AB 25 üye ülkesinin deðerleri 100 kabul edilmiþ, Türkiye nin performansý rakamlarla gösterilmiþtir. Bu bilginin yaný sýra, kriter olarak dikkate alýnan baþlýklarda oluþan eðilim de (trend), tablonun en sað sütununda gösterilmiþtir. Eðilimde kullanýlan iþaretlerin ve sýfýr rakamýnýn taþýdýðý anlam ise tablonun altýnda açýklanmaktadýr. 98

109 4.5 Ýþletmeler ve Ýnovasyon Bu bölümde firmalarýn inovasyon performansýnýn artýrýlmasý için geliþtirilmesi gereken inovasyon politika önerilerini özetleyeceðiz yýlýnda yayýmlanan Dünya Bankasý Türkiye Raporu bu bölümü üç baþlýkta kurgulamýþtýr. Bu baþlýklar: a) inovasyon için genel politika çerçevesini ve altyapýyý geliþtirmek, b) inovasyon için finansman imkânlarýný geliþtirmek ve c) Türk ulusal inovasyon sisteminin kurumsal etkinliðini artýrmak þeklinde karþýmýza çýkmaktadýr. Her bir baþlýða iliþkin kýsa deðerlendirmeler ise aþaðýdadýr: Ýnovasyon için genel politika çerçevesini ve altyapýyý geliþtirmek Firma düzeyinde gerçekleþtirilen inovasyona uygun çevre koþullarýný saðlayabilmek için politik ve hukuki deðiþiklikleri gerçekleþtirmek gerekmektedir. Politik ve hukuki gereksinimlerin yanýnda araþtýrmacýlarla firmalar arasýndaki iþbirliðinin güçlendirilmesi, bu süreç içinde de þu anda sadece teknoparklara verilen teþviklerin tüm üniversitelere yaygýnlaþtýrýlmasý önerilmektedir. Bu konuda biraz daha detaylý bilgiye baktýðýmýzda, teknoparklarda çalýþan araþtýrmacýlara verilen imkanlarýn tüm üniversitelere yaygýnlaþtýrýlmasý, bir baþka ifadeyle teknoparklar dýþýndaki firmalar için çalýþmalar yapan araþtýrmacýlarýn elde ettikleri gelirlerin %70 ini üniversitelerine transfer etmelerine iliþkin uygulamanýn kaldýrýlmasý; araþtýrmacýlarýn sahip olduðu patent haklarýnýn öðrencilere de tanýnmasý; mucit, üniversite ve devlet arasýnda patent maliyet paylaþým düzenlemelerinin yapýlandýrýlmasý; ayný zamanda araþtýrmacýlar, araþtýrma kurumlarý ve özel firmalar arasýnda fikri mülkiyet haklarýnýn sahipliðine iliþkin düzenlemelerin netleþtirilmesi gereði savunulmaktadýr. Bu çerçevede fikri mülkiyet haklarýna iliþkin düzenlemelerin yeniden gözden geçirilmesi ve uygulamanýn güçlendirilmesi, ilgili mevzuatta AB ve diðer uluslararasý kural ve gereksinimlere yakýnlaþma salýk verilmektedir. Bu konuda gündeme getirilen ikinci alan iþbirlikleri ve iletiþim baþlýðýnda deðerlendirilmiþtir. Firmalar, üniversiteler ve araþtýrma merkezleri arasýndaki iletiþim ve iþbirliðini saðlayan arayüzlerin sayýsýnýn ve niteliklerinin artýrýlmasý önerilmektedir. Mevcut inovasyon arayüzleri arasýnda teknoparklar, üniversite sanayi ortak araþtýrma merkezleri (USAM), teknoloji geliþtirme merkezleri (TEKMER) ve son oluþumlardan biri olan sanayi irtibat memurlarý örnekler arasýnda sayýlmýþtýr. Rapor, TÜBÝTAK ýn kamu ve özel sektör arasýndaki iþbirliðini artýrabilmek adýna, kaynak temini için kamu kuruluþlarýnýn üniversiteler ve özel sektör kuruluþlarý ile konsorsiyum oluþturulmasýna iliþkin bir düzenlemesinin var olduðunu, ayný zamanda TÜBÝTAK ýn genç giriþimcilere tohum sermayesi ve teknik yardým saðladýðýný duyurmaktadýr. Uluslararasý düzeyde baþarýlý olarak gözlemlenen programlarýn Türkiye de dikkate alýnabileceðinin altý çizilerek bu örneklere Ýsrail den MAGNET Programý, Finlandiya dan TEKES, ABD den ATP Programý örnek olarak 55 verilmiþtir. 55 Üniversite ve sanayi iþbirliði baðlamýnda sanayinin Ar-Ge yeteneðinin artýrýlmasý amacýyla Anadolu Üniversitesi Mühendislik ve Mimarlýk Fakültesinde uygulanan Lisansüstü Programýn da Türkiye den baþarýlý örnekler arasýnda sayýlmasýnda fayda olacaktýr. 99

110 4.5.2 Ýnovasyon için finansman imkanlarýný geliþtirmek Finansman, özellikle inovasyonun ve KOBÝ lerin finansmaný, iþletmelerin büyümelerinin önündeki en önemli engellerden biri olarak tanýmlanmaktadýr. Dünya Bankasý Türkiye Raporunda bu konuyu ele alýrken özel sektörün Ar-Ge çalýþmalarýnýn ve yeni firma kuruluþlarýnýn desteklenmesi için uygulamada olan mevcut programlarýn (mali teþvikler gibi) uluslararasý en iyi uygulama ölçütlerinin dikkate alýnarak deðerlendirilmesini önermektedir. Önemli görülen konulardan biri mali teþviklerin KOBÝ ler üzerinde yarattýðý etkinin yeterli düzeyde olmadýðýdýr. Bunun nedeni olarak da KOBÝ lerin vergi teþviklerinden yararlanabilmeleri için yeterli miktarda kar edememeleri ve Ar-Ge harcamalarýna iliþkin uygun bir sistem içinde muhasebe kaydý tutmamalarý gösterilmektedir. Hibe ve kredi programlarý deðerlendirildiðinde Finlandiya TEKES örneði, Ýsrail MAGNET Programý, Hong Kong da Küçük Ýþletme Araþtýrma Destek Programý (SERAP), Malezya da Endüstriyel Teknik Yardým Fonu (ITAF), son olarak da Þili ve Meksika da Dünya Bankasý tarafýndan desteklenen Bilim ve Teknoloji Projeleri baþarýlý örnekler arasýnda sayýlmýþtýr. Ýnovasyon yapmaya yetkin olabilecek yeni firma kuruluþlarýnýn teþvik edilmesi için giriþim sermayesini destekleyecek politikalarýn geliþtirilmesi önerilmektedir. Giriþim sermayesi alanýnda mevzuatýn gözden geçirilmesi, ayrýca sermaye piyasalarýnýn reformlarýnýn desteklenmesi, böylece borsalarýn likiditesinin artýrýlabileceði vurgulanmaktadýr Ulusal inovasyon sisteminin kurumsal etkinliðini artýrmak Raporda ulusal inovasyon sistemi olarak ele alýnan kavram; kamu ve özel kurumlarýn oluþturduðu ve birbirleriyle etkileþim içinde olduklarý, teknolojiyi geliþtiren veya uyarlayan, bu süreci de politika ve stratejiler çerçevesinde ele alan bir að sistem olarak tanýmlanmýþtýr. Türkiye de ulusal inovasyon sistemini oluþturan bilim, teknoloji ve inovasyon politikalarýndan sorumlu tüm ilgili kurumlarýn varlýðýný kabul etmekle birlikte, Rapor ulusal inovasyon sisteminin etkinliðinin artýrýlmasýný önermektedir. Etkinliðin artýrýlabilmesi için ise TÜBÝTAK ýn misyon ve organizasyonun önemli olduðu, ülkenin coðrafi yaygýnlýðý ve büyüklüðü göz önüne alýndýðýnda merkezden yürütülen politikalarýn uygulamada yarattýðý güçlüklerin olduðu, aþabilmek için ise yerel strateji ve kurumlara ihtiyaç duyulduðu, firmalarýn inovasyon prosesindeki rollerinin güçlendirilmesi gerektiði, inovasyonun tanýmýnda sadece teknolojik inovasyonun deðil, ayný zamanda organizasyonel ve süreç deðiþikliklerinin de tanýmlamada dikkate alýnmasý gerektiði vurgulanmaktadýr. 100

111 Ulusal Ýnovasyon Giriþimi nin Ýnovasyon Çerçeve Raporu için bölgeselliðin önemini öne çýkarmakta, geliþtirdiði projeler arasýnda bölgesel inovasyon sistemlerinin kurulup çalýþtýrýlmasý için 2 bölgede pilot çalýþmanýn baþlatýlmasý; 2 yýl içinde tamamlanmasý ve döneminde diðer bölgelere yayýlmasý söz konusudur. Bölgesel inovasyon sistemi, Küresel Rekabet Raporu içinde takip eden alt-bölümde daha ayrýntýlý bir biçimde deðerlendirilmiþtir. Bu aþamaya kadar yapýlan deðerlendirmelerden þu þekilde bir sonuç çýkarmak mümkündür: Teknoloji geliþtirme ve inovasyon sürecine iliþkin olarak Türkiye nin uzun süredir kurumsal bir yapý dahilinde politika geliþtirme ve bir deðerlendirme kültürüne sahip olduðu söylenebilir. Bu olumlu tespitle birlikte, üretilen politikalarýn uygulanmasýnda sorunlarýn varlýðýnýn altýný çizmek atýlacak adýmlara duyulan gereksinimi de vurgulamak açýsýndan yararlý olacaktýr. Sorunlarýn nedenleri araþtýrýldýðýnda karþýmýza; siyasilerin süreci sahiplenmeyle ilgili beklenen iradeyi göstermemeleri ve firmalarýn inovasyon süreci hakkýnda yeterli ve gerekli düzeyde bilgi sahibi olmamalarý çýkmaktadýr. Ancak, bu durumun yanýnda, Türk inovasyon politikasýnýn da dahil olduðu bir bilim ve teknoloji politikasý tasarlamaya dönük olarak baþlatýlan Vizyon 2023 Projesinin önemli bir adým olduðunu ve BTYK çalýþmalarýyla somutlaþan ve TÜBÝTAK tarafýndan sürdürülen Türk inovasyon politikasýnýn oluþturulmasýna dönük çalýþmalarýn son derece önemli olduðunu özellikle belirtmek gerekir. Diðer taraftan, inovasyon sürecine iliþkin kapsamlý bir farkýndalýk yaratma ihtiyacýna odaklanmak gerekir. Bu hedefi yerine getirirken, inovasyon hakkýnda ortak bir algýlamanýn 24 da yaratýlmasý faydalý olacaktýr. Genel olarak bakýldýðýnda, yeniliði tarif eden açýklamalarýn dar bir bakýþ açýsýyla sadece ve sadece Ar-Ge faaliyetleri ile sýnýrlý kaldýðý görülmektedir. Daha geniþ bir bakýþ açýsýyla yeniliðin tarif edilmesine ve bu tarifin de yayýlmasýna ihtiyaç duyulmaktadýr. Ulusal Ýnovasyon Giriþimi sahiplik ve farkýndalýk ile ilgili olarak bir sivil toplum kuruluþunun, Baþbakan ýn liderliðinde bir Ulusal Ýnovasyon Yapýlanmasýnýn ve Ýnovasyon Liderler Aðý nýn yapýlanmasýný önerileri arasýnda dile getirmektedir. Türkiye de gerek hukuki, gerekse de idari çevre koþullarýnýn inovasyon üretmek için çok da teþvik edici unsurlar barýndýrdýðýný söylemek güç olsa da, yakýn geçmiþte bazý giriþimlerin mevcut koþullarý iyileþtirme gayreti içinde olduðu görülmektedir. Yatýrým Ortamýnýn Ýyileþtirilmesi Reform Programý bu çerçevede bir örnek olarak verilebilir. Ýnovasyon için en önemli girdi olan insan sermayesinin yurtdýþýna göçünün, Reform Programýnýn uygulanmasý durumunda Türkiye ye gelecek olan yabancý sermaye akýmý ile azaltýlacaðýna inanýlmaktadýr. Bu kapsamda doðrudan yabancý sermaye yatýrýmlarýný artýracak mekanizmalarýn geliþtirilmesinin yanýnda bu iþletmelerin daha fazla inovatif faaliyetler içine girecekleri düþünülmektedir. Yatýrým ortamýnýn iyileþmesi ile birlikte yeni kurulan firmalarýn sayýsýnda bir artýþ da beklenmektedir. 1

112 Makroekonomik ortamýn inovasyon üzerinde son derece önemli boyutta etkisi olduðunu söylemek kaçýnýlmazdýr. Ekonomik koþullarýn olumsuzluðu inovasyon yapabilme yeteneði ve çalýþmalarýný da olumsuz yönde etkiler. Ayný çerçevede, yine olumsuz koþullar yatýrýmcýlarýn risk alma iþtahýný da daraltmaktadýr. Yatýrýmcýlar özellikle finansman alanýnda uygun koþullara ihtiyaç duymaktadýr. Daha da önemlisi, gerek piyasa koþullarý, gerekse de hukuki düzenlemeler inovasyon yapabilecek firma sayýsýnýn artmasýný teþvik eden özellikleri yeterince barýndýrmamaktadýr. En öncelikli görünen alanlardan biri risk sermayesi mevzuatýnýn yeniden düzenlenmesidir. Yapýlacak yeni düzenlemelerle yeni teknoloji üreten iþletmelerin sayýsýnda artýþ saðlanmasý mümkün olacaktýr. Anket ve çalýþtay gibi gözlem çalýþmalarýnda, katýlýmcýlarýn küçük ölçekli olup da inovasyon üretme kapasitesine sahip olan iþletmelerin önündeki finansman sorunun çözümünü talep ettikleri görülmektedir. Ýnovasyon için ihtiyaç duyulan insan kaynaðýný yetiþtirmek adýna kayda deðer büyüklükte eðitim etkinlikleri düzenlenmektedir. Diðer taraftan, inovasyonu, yaratýcýlýðý ve giriþimciliði ulusal eðitim sisteminin odaðýna oturtma ihtiyacý sözkonusudur yýlý eðitim yýlý müfredatýna inovasyonla ilgili bir dersin Milli Eðitim Bakanlýðý Talim ve Terbiye Kurulu nca geliþtirilip konmasý önemli bir adýmdýr. Yapýlan çeþitli analizler sonucunda, geliþtirilmesi gereken alanlar olarak; a) KOBÝ lerin eðitim ihtiyaçlarýnýn belirleneceði ve geliþtirileceði, çeþitli giriþimler hakkýnda bilgi aktarýmýnýn gerçekleþtirileceði bir noktadan hizmet verilen organizasyonlarýn (one-stop shops) oluþturulmasý, b) Ýþ planlama, teknoloji yönetimi, inovasyon yönetimi ve yüksek teknoloji alanýnda giriþimcilik gibi konularda nitelikli eðitmenlerin ve danýþmanlarýn yetiþtirilebildiði eðitim programlarýnýn oluþturulmasý, c) Çok daha belirgin ve odaklanmýþ alanlarda, örneðin kültürel deðiþim, iþ uygulamalarý ve pratikleri, yeniliðe uygun organizasyon yapýsýnýn geliþtirilmesi gibi konular üzerinde eðitim ve danýþmanlýk hizmetlerinin verilmesi, d) Eðitim alanýnda sorumluluk taþýyan yapýlar arasýnda iþbirliði ve koordinasyonun artýrýlmasý, e) Özellikle KOBÝ ler için hayat boyu öðrenim sistemlerinin geliþtirilerek insan kaynaðý sermayesinin güçlendirilmesi, f) Eðitim ve danýþmanlýk etkinliklerinin maliyetlerinin düþürülmesi için mali destek sistemleri geliþtirilmesi sayýlabilir. Araþtýrma kurumlarý ile sanayi arasýnda daha yoðun bir iþbirliði eðilimi dikkat çekmektedir. Ancak, her iki kesim içinde de özellikle kültürel deðiþimi saðlamak adýna çeþitli eðitimlere, iþbirliðini artýrmaya yönelik hukuki düzenlemelere ihtiyaç söz konusudur. Türkiye nin 6. Çerçeve Programýna katýlýmý, teknoloji geliþtirme bölgeleri kanunu gibi yakýn geçmiþteki geliþmeler iþbirliði ve koordinasyonun artýrýlmasý için fýrsatlar taþýmaktadýr. 102

113 4.6 Bölgesel Ýnovasyon Sistemi Rekabet ve inovasyon kavramlarýna birlikte baktýðýmýzda Danimarkalý akademisyen Bengt Ake Lundvall ýn, bölgesel inovasyon sistemi tanýmýna dikkat çekmek gerekir: Lundvall, kavramý yeni ve ekonomik açýdan faydalý içerikteki bilginin üretimi, yayýlýmý ve kullanýmýnýn karþý karþýya geldiði/karþýlaþtýðý süreç-proses ve iliþkiler bütününden oluþmaktadýr þeklinde ifade etmektedir. Verimlilik ve inovasyon arasýndaki iliþkiye bakýldýðýnda ise; rekabetçi bir yapýya kavuþabilmek için verimlilik artýþýna ihtiyaç duyulduðu görülür. Bu baðlamda inovasyonun verimlilik kazanýmlarýnda büyük bir payýnýn olduðu, sonuç olarak rekabetçilik için inovasyon oluþturma ve bu oluþumu sürdürmenin anahtar bir rolünün olduðunu kabul etmek gerekmektedir larýn baþýndan bu yana tartýþýlan ve hakkýnda çalýþmalar yapýlan bir kavram olmasýna raðmen, bölgesel inovasyon sistemi denilen boyut göreli yeni bir kavram özelliði barýndýrýr yýlýnda Lundvall tarafýndan yapýlan çalýþmalarda, küreselleþme baðlamýnda inovasyon için ulusal sistemlerin, bölgesel sistemlerden daha önemli olduðunu savunmuþ, bölgesel süreçler yerine yeniliðe iliþkin olarak uluslar arasý karþýlaþtýrmalarýn daha önemli olduðunu belirtmiþtir. Ayný tarihlerde, Avrupa Komisyonu Bölgesel Teknoloji Planlarý ve Bölgesel Ýnovasyon Stratejileri geliþtirmektedir. Neden böyle bir hareket alaný belirlendiðine gelince ise, AB bünyesindeki ulusal inovasyon sistemlerinin ABD ile karþýlaþtýrýldýðýnda zayýf kalmasý görülür. Bu görüþe karþýn ABD li araþtýrmacý Michael Porter, ABD için farklý bir yaklaþýmý ön planda tutmuþtur. Porter, ABD nin inovasyon anlamýnda sahip olduðu rekabetçi gücün bölgesel ve yerel inovasyon sistemlerine, bir bakýma endüstri küme yapýlarýna (cluster) baðlý olduðunu göstermiþtir. Bu yapýnýn özellikle yeni ekonomi diye de anýlan biyoteknoloji, biliþim teknolojileri ve Massachusetts ve Kaliforniya gibi eyaletler için geçerli olduðu görülmektedir. Yeni bin yýlýn (milenyum) baþýnda, geliþmiþ ekonomiler kendilerine rekabet avantajý kazandýrabilmek için bölgesel inovasyon ve kümeleme stratejilerini geliþtirmeye emek verdiler. Bu yaklaþýmýn en iyi örneklerinden biri 1995 yýlýnda Almanya da düzenlenen BioRegio adý verilen yarýþma oldu. Bu yarýþmada biyoteknoloji sektörünün rekabetçi yapýya kavuþabilmesi için bölgesel biyoteknoloji kümelerinin yapýlanmasý için yerel ölçekte fon kaynaklarýna ulaþým için çalýþmalar yapýldý. Ýngiltere de de 1998 yýlýndan beri hükümetlerin bilgi güdümlü ekonomik yapý içinde sanayi politikasý için bölgesel kalkýnma önemsenmiþ, bölgesel küme geliþtirme stratejileri aracýlýðýyla inovasyon özendirilmiþtir. 103

114 Genel olarak bir deðerlendirme yapýldýðýnda, bölgesel inovasyon sistemi içinde ana boyutlarý þu þekilde sýralamak mümkündür: öncelikle eðitim ve bilgi transferini destekleyen süreçlerin ve politikalarýn varlýðýnýn ele alýnmasý gerekir. Ýkinci sýrada inovasyon yönetimi için ihtiyaç duyulan düzenlemelerin varlýðý önem taþýr. Üçüncü alan ise; özellikle Ar-Ge alanýna yapýlan yatýrým düzeyidir. Dördüncü ana boyut iþletme tipleri ve birbirleriyle olan baðlantý ve iletiþimin düzeyi, aralarýnda bir aðyapý network oluþturmalarý, taþeronluk süreci, daðýtým zincirlerinin varlýðý, son olarak da müþteri ve daðýtýcý firmalar ile bu iþletmelerin ortak üretim anlayýþýnýn varlýðý ve bu anlayýþýn ulaþmýþ olduðu düzeyin deðerlendirilmesi þeklinde devam eder Bölgesel Ýnovasyon Sistemi Stratejisi Bölgesel inovasyon stratejilerinin oluþturulmasýnda þu noktalarýn özellikle altý çizilmektedir: Arzu edilen kalkýnma yörüngesinin/menzilinin/rotasýnýn tanýmlanmasý, ayrýca deðiþimin ana etkenlerinin belirlenmesi Bu özellikler ýþýðýnda inovasyon politikasýnýn tasarýmý Diðer ulusal fonlarla birlikte yapýsal fonlarýn uyarlanmasý Koordinasyon ve bölgesel karar sistemleri ile merkezi yönetim arasýndaki dengenin saðlanmasý ve sürdürülmesi için kurumsal düzeyde çalýþmalarýn yapýlmasý Kurumlar, organizasyonlar arasýndaki etkileþimin en azýndan mali kaynaklar kadar büyük öneme sahip olduðunun kabul edilmesi ve Baþarý örneklerinin paylaþýlmasý Bu bölümde, yukarýdaki bilgilerin ýþýðýnda biraz daha detaylý biçimde bölgesel inovasyon sistemi geliþtirme sürecine deðineceðiz. Ýlk aþamada, strateji geliþtirme sürecinde dikkate alýnmasý gereken hareket noktalarýný aþaðýdaki eylemlerle gerçekleþtirmenin doðruluðuna inanmaktayýz. 1. Yerel ve bölgesel otoritenin temsilcileri ile projeyi yüklenen kurum ve/veya kiþiler arasýnda yapýlmasý gereken görüþmeler 2. Ýþ dünyasýnýn önemli aktörleri ile yapýlacak görüþmeler 3. Bölgeye iliþkin olarak yapýlmýþ olan çalýþmalarýn envanterinin çýkarýlmasý 4. Projeyi tanýtacak, proje hakkýnda farkýndalýk yaratacak olan bir giriþimin yapýlandýrýlmasý 5. Stratejik yaklaþým için hazýrlanacak olan çalýþmanýn, mümkün olduðu ölçüde bir beyin fýrtýnasý ile tamamlanmasý 104

115 Avrupa Komisyonu nun bölgesel inovasyon stratejilerinin oluþumunda, proje teklifi aþamasýnda kullandýðý, kanýmýzca evrensel özellikler barýndýran metodolojinin, mutlak surette yerel özelliklerle bütünleþtirilmesi durumunda, Türkiye de de bölgesel ihtiyaçlara yanýt verebilecek bazý unsurlar taþýyacaðýný düþünüyoruz. Avrupa Komisyonu nun standardýnda, strateji dokumaný içinde var olmasý gereken öðelerin baþlýklarý aþaðýdaki þekilde önermektedir. 1. Stratejiye iliþkin genel bir tanýtým 2. Örgütsel yapý a. Örgütsel yapýnýn tanýmlanmasý b. Örgütsel yapýya iliþkin kritik olan tarihler c. Projede çalýþacak olanlarýn tecrübeleri d. Yönetim takýmýnýn oluþturulmasý 3. Bölgenin ekonomik ve inovasyon baðlamýnda karakteristik özellikleri a. Arka planý oluþturacak olan bilgi bütünü b. Yerel ekonomik durumun ve bölgenin inovatif özelliklerini destekleme sisteminin tanýmlanmasý c. Temel olarak bölgedeki inovasyonu destekleme çalýþmalarýnýn ve yapýlarýnýn tarif edilmesi d. Teknolojik uzmanlýða sahip olan ana merkezlerin neler olduðunun tarif edilmesi e. Proje sonuçlarýnýn bölge ve ulusal çapta nasýl kullanýlacaðýna iliþkin olarak çerçevenin belirlenmesi 4. Önerilen giriþim a. Yapýlandýrýlacak olan bölgesel inovasyon sisteminin amaçlarýnýn tarif edilmesi b. Metodolojinin ve çalýþma programýnýn (görevler, kilometre taþlarý, çýktýlar ve zaman planý) tarif edilmesi c. Projede çalýþacak olan uzmanlar d. Uzlaþma saðlayacak olan mekanizmanýn süreçlerinin tarif edilmesi e. Ýletiþim stratejisi f. Projenin getireceði fýrsatlar, barýndýracaðý riskler g. Projeyi sürdürmenin beklenen toplam maliyeti h. Proje giderlerini karþýlayacak olan kaynaklarýn belirlenmesi 105

116 Söz konusu yapýya iliþkin ana hedefleri 5 baþlýk altýnda deðerlendirmek mümkündür. Bunlar; 1.Bölge bünyesinde projeye iliþkin bir uzlaþmanýn saðlanmasý 2.Bölge bünyesinde inovatif düþünceyi destekleyecek olan varlýklarýn belirlenmesi 3.Stratejik önceliklere karar verilmesi 4.Fon kaynaklarýndan öncelikli olanlarýn, ayrýca pilot projelerin tanýmlanmasý 5.Geliþmelerin gözden geçirilmesi Projelerin baþarý kriteri içinde saðlýklý iletiþim stratejilerinin yattýðýna olan inançla, uzlaþmanýn saðlanmasýnýn temellerinin neler olduðuna baktýðýmýzda; Farkýndalýk yaratmak; Öncelikler üzerinde etki yaratmak; Ýnovasyonu etkileyecek olan varlýklarýn analiz edilmesi; Sahiplenme olarak tarif edildiði görülmektedir. Bölgenin sahip olduðu varlýklarýn belirlenmesi ise; Teknolojik durum envanterinin belirlenmesi, teknoloji denetimi denen çalýþmalar sonucunda elde edilen verilerin analiz edilmesi; Sektörel eðilimlerin analiz edilmesi; Bölgesel firmalarýn belirgin karakteristik özelliklerinin tanýmlanmasý; Mevcut olan inovasyon aktarým sisteminin test edilmesi gibi süreçleri kapsar. Avrupa Komisyonu nun Bölgesel Inovasyon Sistemlerine iliþkin olarak sunduðu rehber içinde var olan stratejik çerçeve, aþaðýdaki eylemlerin bir bütün olarak ele alýnmasý gerektiðini savunmaktadýr. Aþaðýda sayýlan eylemlerin daha çok KOBÝ ler, yeni firmalar, yeniden yapýlanan firmalar ve bölgeye yeni olan ekonomik aktörlere yönelik olduðunun altýný çizmekte yarar olacaktýr: Farkýndalýk düzeyini artýrmak ve bilginin yayýlmasýný saðlamak Ýnovasyon yaklaþýmýnýn desteklenmesinde ekonomik sektörlere rehberlik-danýþmanlýk hizmetleri sunmak Ar-Ge çalýþmalarýný desteklemek Uzmanlaþma hizmetlerini desteklemek Teknoloji transferini desteklemek Mali kaynaklara ulaþýmý desteklemek 106

117 Yukarýda sayýlan eylemlerden bazýlarýna örnek olarak þu baþlýklarý vermek mümkündür: Farkýndalýk ve bilgi yayýlýmý Baþarýlý inovasyon giriþimleri Sektörel ve teknolojik öngörü çalýþmalarýnýn yapýlmasý Ýnovasyonu ödüllendirme kampanyalarý Ýnovasyon hakkýnda rehberlik Teknolojik denetim süreçlerinde destek, durum tespit çalýþmalarýnda destek Fizibilite, piyasa araþtýrmasý ve iþ planý çalýþmalarýnda rehberlik En iyi örneklerin ortaya konmasý Ar-Ge desteðinin verilmesi Firmalara uluslar arasý Ar-Ge projelerine katýlýmlarý için destek vermek KOBÝ lerin büyük ölçekli firmalarda yapýlan Ar-Ge çalýþmalarýna eriþimlerini saðlamak Daha etkin aðyapýlar network Bilim parklarý, teknoloji parklarý Kuluçkalýklar inkübatörler Bölgesel teknoloji aðlarý Küme yapýlarýn desteklenmesi Bölgesel inovasyonlarý finanse edecek olan aðlarýn desteklenmesi Finansman Tohum sermayesi Risk sermayesi Ýþ melekleri 107

118 Aþaðýdaki þekilde çok basit olarak bölgesel inovasyon sistemine iliþkin tipik bir yapý örneði bulunmaktadýr. Þekil 4.3 Bölgesel inovasyon sistemine iliþkin tipik bir yapý örneði Yürütme Grubu Çalýþma Gruplarý Danýþmanlar Yönetim Takýmý Uzmanlar Türkiye de bir proje Türkiye de ilk kez gerçekleþtirilen bir bölgesel inovasyon çalýþmasý Mersin ili için baþlatýlmýþtýr. AB 6. Çerçeve Programý kapsamýnda, ODTÜ Teknokent koordinatörlüðünde, Mersin Üniversitesi, Mersin Sanayi ve Ticaret Odasý, Mersin Tarsus Organize Sanayi Bölgesi ve Yunanistan dan BIC Epirus un katýlýmýyla oluþturulmuþtur. Proje 32 ay sürecektir. Projede hedeflenen; Mersin ve yöresi için KOBÝ ler, sanayiciler ve bölge halkýnýn katýlýmýyla bir bölgesel inovasyon stratejisi belirlenecek ve pilot projeler hazýrlanacaktýr. Projeye iliþkin koordinasyon sorumlusunun bir yorumunu çalýþmamýzda paylaþmak projenin hedefi açýsýndan yerinde olacaktýr: RIS Mersin Projesi bir bölgenin geleceðinin o bölgenin insanlarý tarafýndan öngörülebileceðini, planlanabileceðini ve uygulanabileceðini kanýtlayacaktýr Diðer Ülke Örnekleri Bölgesel inovasyon sistemlerine iliþkin olarak dünyada bir kaç örneðe deðinmek yerinde olacaktýr. Örneðin Ýspanya Galiçya da moda endüstrisinin temel özellikleri; Zara, Mango gibi markalarla tasarým, üretim ve pazarlama fonksiyonlarýný bütünleþtirmiþlerdir. 10 yýl önce kiþilik istihdam kapasitesinden 2003 yýlýnda 33 bin kiþilik istihdama ulaþýlmýþtýr. Bugün Galiçya, Ýtalya ya bir rakip konumuna kavuþmaktadýr. Burada iki önemli bileþenin rolü olduðunu hatýrlatmak isteriz. Yapýsal fonlarýn ve bölgesel bir inovasyon stratejisinin rolü. 108

119 Ýskoçya da inovasyona iliþkin ulusal koordinasyonda önem arz eden kilit taþlarýný aktarmakta fayda görüyoruz: Ýskoçya Ulusal, bölgesel ve sektörel öncelikler üzerinde mutabakat saðlanmýþtýr. Ulusal bir Bilim Stratejisi ile birlikte Akýllý Baþarýlý Ýskoç Stratejisi adý verilen yaklaþýmlarý mevcuttur. Ýnovasyona iliþkin strateji tanýmlanmýþ, ardýndan mali kaynaklar temin edilmiþtir Farklý stratejiler Ülkelere özel incelemeler yapýlýrken akýlda tutulmasý gereken gerçeklerden biri bölgesel inovasyon sistemlerinin doðalarýnda farklýlýklarýn olabileceðidir. Bölgesel sistemlerin bazýlarý büyük bir endüstri alanýnda olabilir. Örneðin Fransa da Midi-Pyrenees adlý bölgede uçak sanayinin güçlü daðýtým zincirleri ve gerek kamu, gerek özel sektöre ait araþtýrma laboratuarlarýnýn yanýnda yüksek öðrenim kurumlarýyla güçlü baðlarýnýn olduðu dikkat çekmektedir. Bu örneðin dýþýnda, çok sayýda sanayi bölgesinde araþtýrma laboratuarlarý ile baðlarýn zayýf olduðu, ancak çeþitli aracý ve hizmet sunum firmalarý ile baðlantýlarýn dikkat çektiði görülür. Bu tip farklý örneklerde sistemin bir biçimde yönetiminin büyük bir iþletme tarafýndan veya büyük iþletmelerden oluþan bir grup iþletme tarafýndan veya ticaret odalarý gibi kurumlar tarafýndan yönlendirildiði/hareket ettirildiði izlenir. Bölgesel inovasyon sistemleri kavramýna iliþkin olarak ülke örnekleri incelendiðinde Kuzey Ýrlanda nýn ilgi çekici özellikler barýndýrdýðý görülür. Kuzey Ýrlanda, geçmiþte Ýngiltere gibi geliþmiþ bir ülkeye baðlý olmasýna raðmen Avrupa nýn az geliþmiþ bölgelerinden biriydi. Ýngiltere ile güç paylaþýmýna giden bir Birlik olma aþamasýna gidilmeden önce siyasi istikrarsýzlýk ülkenin geri kalmasýnda etken oldu. Birlik yapýya geçilmeden önce de Kuzey Ýrlanda da bir bölgesel inovasyon sisteminin varlýðý görülmekteydi. Bu bölgede inovasyon sisteminin yapýsý piramit biçimindedir; bir baþka ifadeyle yapý, kamu politikalarýna, kamu kurumlarýnýn stratejik hedefleri yerine getirmek için belirlediði eylemlere ve kamu tarafýndan saðlanan desteklere baðlý bir yapýdýr. Havacýlýk, biliþim ve biyomedikal mühendislik gibi geliþmiþ sanayi dallarýnda modernleþme hedeflerini yerine getirmek için bir fikir birliði söz konusudur. Kuzey Ýrlanda da bölgesel inovasyon sistemine bir örnek olarak Desmonds adlý aile þirketini vermek yerinde olacaktýr. Desmonds, 1885 ten beri aktif olup Marks&Spencer, Ralph Lauren ve Tommy Hilfiger markalarýna üretim yapmaktadýr. Sri Lanka, Türkiye ve Bengladeþ Desmonds un iþbirliði yaptýðý ülkeler arasýndadýr. 109

120 Kuzey Ýrlanda Queen s Universitesi nde bulunan inkübatör-kuluçkalýk içindeki Kainos isimli firmanýn hazýrladýðý küresel ticaret yazýlým sistemi sayesinde, fabrikaya ulaþýmdan giysi gönderimine kadar geçen dört haftalýk üretim döngüsünün sadece dört saate indirilmesi mümkün olmuþtur. Kainos projeyi The Industrial Research and Technology Unit (ITRU) adlý kurumdan aldýðý mali destekle gerçekleþtirmiþtir. Firma, yerel çözümler sunmak konusunda da Sri Lanka Colombo Üniversitesi Tekstil Departmaný ile çalýþmalar yapmýþtýr. Bu çalýþmalar yeni ve daha hýzlý sipariþ sistemi geliþtirmek için daðýtým zinciri etkinliðini artýrma hedefini gütmüþtür. Firmanýn bölgesel inovasyon destek altyapýsýna katkýlarýnýn ITRU ile iþbirliðine giderek, üniversitelerle ortak çalýþmalar yaparak, Ýngiltere hükümeti ile Avrupa Birliði nezdinde Sri Lanka orijinli mallara karþý güdülen ayrýmý ortadan kaldýrmak gibi lobicilik eylemlerine girdiði izlenmektedir. Colombo Üniversitesi ile tekstil üretim mühendisliði alanýnda kurduðu baðlantýlarýn da bu çerçevede özel bir önemi olduðu düþünülebilir. Yerel bazda inovasyon sürecini destekleme anlamýnda ihtiyaçlar belirlendiðinde, kamu inovasyon piramidinin yeni ihtiyaçlarýnýn doðduðu görülür. Bunlar üniversiteler tarafýndan yapýlan araþtýrma çalýþmalarý, üniversitelerde çalýþan akademisyenler tarafýndan kurulan firmalar, kuluçkalýk-inkübasyon faaliyetleri ve yeni kurulan firmalarý destekleyecek olan risk sermayesi fonlarýnýn varlýðý þeklinde özetlenebilir. Ýhtiyaç duyulan bu boyutlarýn Kuzey Ýrlanda Bilim Parklarý Vakfý (Northern Ireland Science Parks Foundation) tarafýndan güçlendirildiði görülmüþtür. Diðer yatýrýmcýlarla ortaklýða giderek yerel risk sermayedarlarýnýn da katkýsýyla, özel sektörün de bu sürece destek verdiði izlenmektedir. Böylece geleneksel kamu yaklaþýmýnýn merkezi olarak fonlanan ve yönetilen inovasyon faaliyetlerinin yerine, küresel rekabete daha hýzla ve daha çabuk yanýt verebilecek, piyasa dinamikleri ile hareket eden bir yapýya yaklaþtýðý belirtilebilir. 4.7 Bilgi Ekonomisi, Lizbon Stratejisi ve Türkiye Küresel Rekabet Raporunun bu bölümü Lizbon Stratejisi çerçevesinde Avrupa Birliði ve müzakere sürecindeki Türkiye nin bilgi temelli-güdümlü ekonomisine (kýsaca bilgi ekonomisi olarak anýlacaktýr) dönüþümünü incelemektedir. Çalýþmamýzda bilgi ekonomisi ile inovasyon arasýndaki baðýn güçlü oluþu ve Türkiye nin AB iliþkileri nedeniyle bu konuya bir alt-bölüm ayýrmanýn gereðine inandýk. Öncelikle bilgi ekonomisi kavramýnýn tanýmý, büyüme hedefleri ve ekonomik performans açýsýndan önemi açýklanmýþtýr. Bu ekonomik yapýnýn temellerinin kurulabilmesi ve sürdürülebilirliði, ayrýca Avrupa Birliði nin bilgi ekonomisine tam dönüþümünün saðlanabilmesi açýsýndan bir araç olarak tanýmlanan Lizbon Stratejisi incelenmiþtir. 110

121 Günümüz dünya ekonomisi, küreselleþmenin yarattýðý etkilerin de paralelinde dinamikleri gittikçe daha zor anlaþýlýr hale gelmektedir: Yapýsal özellikleri ve iþleyiþ mekanizmasý yönünden ve ayrýca yeni aktörlerin de etkisinde sürekli ve hýzlý bir deðiþim süreci içerisindedir. ABD, AB, Çin, Hindistan gibi performanslarý ile küresel ekonomiyi yönlendiren güçlerin geliþimine bakýldýðýnda, bu sürekli ve hýzlý deðiþim ve geliþim sürecinin bilgi ekonomisi kavramý ile deðerlendirilebilecek çeþitli faktörler ile açýklanabileceði görülebilir. Öncelikle bilgi ekonomisi ne demektir diye bakýldýðýnda en temel anlamýyla; bilginin ekonomik bir fayda üretilmesi amacýyla kullanýldýðý yapýyý tanýmladýðý anlaþýlýr. Öte yandan, bilgi ekonomisinin dört ana geliþmenin birbirleriyle baðlantýlý bir þekilde gerçekleþtiði bir ekonomik dönüþüm olarak ortaya çýktýðý savunulabilir (Iþýk, 2005). Bu geliþmeler; a) saðlýklý büyüme için gerekli makroekonomik politikalarýn giderek belirginleþmesi; b) kurumsal yapý, siyasal sistem, hukuksal düzen ve aktörler arasý makro-mikroekonomik perspektiflerin geliþmesi; c) rekabet gücünün, dünya ekonomisiyle bütünleþmekte önemli bir bileþen haline gelmesi ve; d) bilim-teknolojinin ekonomide itici bir araç olarak ortaya çýkmasý olarak verilmektedir. Bu özellikleri içerisinde bulunduran bilgi ekonomisinin geliþimi, yüksek performansa ulaþan ekonomilerin ortak özelliði olarak ortaya çýkmaktadýr. Ayrýca, günümüzde bilimin üretim sürecindeki rolünün giderek artmasý, fikri mülkiyet haklarý ve BÝT veya BT (bilgi ve iletiþim teknolojileri veya biliþim teknolojileri) gibi kavramlarýn önem kazanmasý bilgi ekonomisi geliþimini destekleyici öðelerden bazýlarý olarak verilebilir. Bu baðlamda, ekonomik potansiyellerin ortaya çýkarýlmasý, bilgi ekonomisine dayalý bir sistemle saðlanmasý, bunun uygulama biçimlerinin, süreçlerinin ve politikalarýnýn anlaþýlýp oluþturulmasý gittikçe önem kazanan bir olgudur (Kok, 2004). Avrupa Birliði de bu yönde yapýlan bir analiz sonucu 2000 yýlýnda Lizbon Stratejisi olarak bilinen, AB nin 20 yýlýna kadar dünyada daha fazla ve daha iyi nitelikte istihdamla birlikte sosyal uyumun da arttýðý, sürdürülebilir büyüme saðlayabilen en rekabetçi ve dinamik bilgiye dayalý ekonomisi olma hedefini ortaya koymuþtur (European Commission, 2005a). 20 a kadar, Ar-Ge nin GSYÝH içerisindeki payýnýn %3 oranýna, ortalama büyüme hýzýnýn %3 e ve istihdamýn da %70 seviyesine getirilmesi hedefler arasýndadýr. Bu hedefler doðrultusunda tanýmlanan Lizbon Stratejisi, çok yönlü, birbirinden baðýmsýz ancak birbirini destekleyici, Birlik genelinde ve ulusal seviyedeki reformlar dizisi olarak oluþturulmuþtur (Kok, 2004). Bu amaca uygun 3 ana baþlýk tanýmlanmýþtýr. Bunlar; Ýnovasyon ile rekabetin geliþimi ve iç pazarýn tamamlanmasý için yapýsal reformlarýn oluþturulmasý ve Ar-Ge yatýrýmlarýnýn artýrýlmasýna yönelik politikalarla bilgi ekonomisine ve bilgi toplumuna geçiþin saðlanmasý; Ýnsana yatýrýmý artýrarak ve sosyal dýþlanmayý önleyerek Avrupa Sosyal Modelinin güçlendirilmesi; 111

122 Uygun bir makroekonomik politika bütünü oluþturarak saðlýklý bir ekonomik görünüþün ve büyüme potansiyelinin desteklenmesi (Euroactiv, 2006). Üç ana baþlýða ilave olarak ayrýca 20 yýlýnda sürdürülebilir kalkýnma hedefi ile birlikte çevresel boyut da Lizbon Stratejisinin parçasý haline getirilmiþtir (European Commission, 2004) Yenilenmiþ Lizbon Stratejisi Tüm bu tehditler ve sorunlar göz önünde bulunduran Avrupa Komisyonu, 2005 yýlýnda Lizbon Stratejisinin hedefleri ayný kalacak þekilde yeniden düzenlenerek baþlatýlmasýný önermiþtir. Komisyon a göre, yenilenmiþ bir büyüme refah için çok önemlidir, tam istihdamý geri getirebilir, sosyal adaletin temelidir ve herkes için olanaklar sunar. Ayrýca bu uygulama, Avrupa nýn gelecekte dünyada bulunacaðý pozisyonun belirlenmesi ve küresel sorunlarla mücadele edebilmek için kaynaklarýný mobilize edebilme yeteneði açýsýndan da önemlidir. Bundan dolayý, sosyal ve çevresel hedeflere ulaþabilmek için gerekli dinamik ekonomiye ulaþmanýn yolu Büyüme ve Ýstihdama yoðunlaþan Yenilenmiþ Lizbon Stratejisi (European Commission, 2005b) olarak belirlenmiþtir. Yenilenmiþ Lizbon Stratejisi; geniþ bir makroekonomik sistem içerisinde, bütünleþmiþ, eþgüdüm içinde ve birbiriyle uyumlu reformlar dizisi olarak tanýmlamaktadýr. Bu sistem ile Üye Devletler ve Birlik seviyesinde toplu bir çaba sonucu oluþacak yapýsal deðiþiklikler ile, Avrupa nýn ekonomik potansiyelinin ortaya çýkarýlmasý, sorunlarýnýn giderilmesi, çevresel, toplumsal ve ekonomik hedeflere ulaþýlmasý amaçlanmaktadýr. Ulaþýlmasý gereken ana hedef ise þu þekilde ortaya konmuþtur: daha güçlü ve uzun sürecek bir büyüme ile daha çok ve daha iyi iþ imkanlarýnýn oluþturulmasýnýn saðlanmasý. Ancak bu hedefe sürdürülebilir kalkýnma prensibinin de göz önünde bulundurularak ulaþýlacaðý vurgulanmýþtýr (European Commission, 2005a) Büyüme için Bilgi ve Ýnovasyon Ar-Ge yatýrýmýnýn artýrýlmasý: Ar-Ge nin bilgi ekonomisi için önemi daha önce de belirtilmiþti. Ayrýca sürdürülebilir büyümeyi saðlamak için Toplam Faktör Verimliliði artýþý saðlanmasý da kritik öneme sahiptir. ABD ile Ar-Ge yatýrýmlarý düzeyindeki farkýn gittikçe artmasý, AB için kaygý verici bir geliþmedir (ABD AB den 120 milyar dolar daha fazla Ar-Ge yatýrýmý gerçekleþtirmektedir). Ar-Ge ye ayrýlan kaynaklarýn artýrýlmasý için finansman kaynaklarýnýn da artýrýlmasý, kamu harcamalarýnýn daha etkin hale getirilmesi gibi önlemler alýnabilir. 7. Çerçeve Programý ve Ar-Ge için devlet yardýmlarýnýn yeniden düzenlenmesi, Komisyon tarafýndan tanýmlanan baþlýca araçlar arasýndadýr. 112

123 Ýnovasyondan, BÝT den ve sürdürülebilir kaynaklardan yararlanýlmasý: üniversitelerin bilgi üretimi ve yayýlmasýndaki rolü göz önünde bulundurularak, üniversite-sanayi arasýnda iþbirliðinin artýrýlmasý, üniversiteler için gerekli kaynaklarýn oluþturulmasý amaçlanmaktadýr. Ayrýca beyin göçünün tersine çevrilmesi, kaliteli bilim adamlarýnýn yetiþtirilmesi veya bunlarýn Avrupa ya çekilmesi belirlenen diðer hedefler arasýndadýr. Bunu saðlamanýn bir yolu olarak, yeni insanlarý, fikirleri çekebilecek bir mükemmeliyet merkezi olarak Avrupa Teknoloji Enstitüsünün kurulmasý öngörülmektedir. Ayrýca yeni teknolojilere, özellikle BÝT e adaptasyon, inovasyon performansý ve rekabet gücü açýsýndan önemlidir. Bu alanda geliþme kaydedebilmek için i20: Avrupa Bilgi Toplumu adýnda bir proje baþlatýlmýþtýr. Güçlü bir Avrupa sanayi altyapýsýnýn oluþturulmasý: Avrupa teknolojisinin geliþme potansiyelini ortaya çýkarabilecek, ekonomik ve teknolojik liderliði saðlayabilecek güçlü bir altyapýya ihtiyaç vardýr. Özellikle Avrupa nýn yüksek verimlilik ve büyüme potansiyeli olan sektörlerine uyumu bu yönde bir eksiklik olarak belirtilmiþtir. Teknoloji platformlarýna tamamlayýcý nitelikte oluþturulacak Avrupa Teknoloji Giriþimleri yoluyla büyük teknoloji dalgalarýnýn izlenmesi ve sanayilerin bu dalgalar yönünde yapýlandýrýlmalarý önemlidir (Iþýk, 2005). Ayrýca Galileo gibi projeler de bu yönde hizmet etmek için tasarlanmýþtýr. Yukarýda belirtilen Komisyonun tanýmladýðý öncelikler ile birlikte Yenilenmiþ Lizbon Programýnýn saðlanmasý konusunda adýmlar Haziran 2005 den itibaren atýlmaya baþlanmýþtýr. Avrupa Konseyi toplantýsýnda Komisyonun belirlediði önceliklerin ve tavsiyelerin uygulanmasý konusunda adýmlarýn atýlmasýna karar verilmiþtir. Bu amaçla Haziran 2005 de Birlik Lizbon Programý yayýnlanmýþtýr. Ayrýca yine Ulusal Lizbon Programlarýnýn oluþturabilmesi için Komisyon tarafýndan 24 maddeden oluþan makro ve mikro seviyelerde ve istihdam için önemli baþlýklarý içeren yol haritasý ortaya çýkarýlmýþtýr. Bu yol haritasýndan yola çýkarak üye devletler kendi ulusal programlarýný oluþturmuþlar ve uygulamaya baþlamýþlardýr. Üye devletler için ortaya çýkabilecek zorluklarýn giderilebilmesi ve yapýlacak çalýþmalara kaynak saðlanabilmesi için, Yapýsal ve Uyum Fonlarý (Structural and Cohesion Funds), Kýrsal Kalkýnma Fonu (Rural development Fund) ve Avrupa Yatýrým Bankasý ve Avrupa Yatýrým Fonu gibi çeþitli kaynaklarýn kullanýlmasý düþünülmüþtür Sonuç Daha önce de belirtildiði gibi Lizbon Stratejisi daha geniþ bir bakýþla Avrupa nýn bilgi ekonomisinin gerekliliklerinin tamamlanmasýnda ve bunun için gerekli araçlarýn tanýmlanmasýnda kullanýlacak öðelerin bütününden oluþmaktaydý. Bu anlamda sonuç bölümünde deðinilmesi gereken önemli bir nokta ise Türkiye nin müzakere sürecinin baþlamasý ile Lizbon a katýlýmýnýn gerçekleþmesi ve bunun Türkiye nin bilgi ekonomisi dönüþümündeki rolünün incelenmesi olarak verilebilir. 113

124 Iþýk (2005) raporu Türkiye nin bilgi ekonomisinde geliþimi, gereklilikleri ve eksikleri konusunda iyi bir kaynak oluþturmaktadýr. Bu rapora göre, bilgi ekonomisinin temel göstergelerinden bazýlarýnda sahip olunan deðerler, Türkiye nin bir bilgi ekonomisi niteliðine kavuþtuðunun söylenmesinin zor olduðudur. Bu kanýya ulaþýlmasýna neden olan önermeler özetle; rekabet gücünün yüksek olmasý ve sürdürülebilir kalkýnma için önemli olan toplam faktör verimliliði artýþýnýn büyümeye olan katkýsý yeterli düzeyde deðildir; yýllarý arasýnda yakalanan ortalama % 14.3 lük artýþ %30-40 seviyelerine getirilmelidir. Türkiye nin Ar-Ge/GSYÝH oraný 0.66 gibi AB ortalamasýna göre görece düþük bir düzeydedir. Bu alanda örneðin Brezilya 1.04, Çin 1.22, AB ortalamasý 1.80 ve OECD ortalamasý 2.20 seviyelerindedir. Türkiye nin patent sayýsý oldukça düþüktür. Örneðin, 2004 yýlýnda ABD patent ofisinden yalnýzca 31 patent alýnmýþtýr. Bu rakam ABD için , Almanya için , Ýspanya için 360 olarak gerçekleþmiþtir. Türkiye nin imalat sanayi ihracatýnda ileri teknoloji ürünlerinin payý 2000 yýlýnda % 4.9 iken, 2003 yýlýnda % 2.1 e gerilemiþtir. Bu rakam Brezilya için % 12, Çin için % 27.1 ve Polonya için % 3.1 olarak gerçekleþmiþtir. BÝT geliþiminin takip edilebileceði biliþim pazarýnýn da 2.5 milyar dolar seviyesinde kalmasý olumsuz bir durum olarak deðerlendirilmiþtir. Son olarak da ortalama eðitim süresinin 5 yýlda kalmasý da bu alandaki acil eylemler için bir gösterge olarak sunulmuþtur. Bu verileri de göz önünde bulundurarak, Türkiye nin dünya ekonomisinin gereksinimlerini karþýlayabilmesi ve etkinliðini artýrabilmesi için, bilgi ekonomisine dönüþüm yolunda AB üyeliði önemli bir adým olarak ortaya çýkmaktadýr. Ayrýca Türkiye nin bu dönüþümü gerçekleþtirebilecek potansiyele sahip olduðu ve bunlarýn en iyi þekilde ortaya çýkarýlmasý ve deðerlendirilmesinin gerekli olduðu vurgulanmýþtýr. Bu baðlamda Türkiye nin Lizbon sürecine adaptasyonu ve bu yönde aktif katýlýmý Türkiye nin bilgi ekonomisi ile güçlenecek olan büyüme dinamikleri için önemli bir potansiyel oluþturmaktadýr. Lizbon sürecinde Türkiye ve AB arasýndaki bütünleþme için özellikle üzerinde durulmasý gereken alanlar ise (7.) Çerçeve Programlarýna katýlýmýn artýrýlmasý ve Rekabetçilik ve Ýnovasyon Çerçeve programýna aktif katýlýmýn saðlanmasýdýr (Iþýk, 2005). 114

125 5.TÜRKÝYE ÝMALAT SANAYÝÝNDE YENÝLÝK Giriþ Türkiye imalat sanayiinin gerek GSMH içindeki payý gerekse toplam mal ihracatýndaki payý sürekli bir artýþ göstermektedir (Þekil 5.1 ve Þekil 5.2). Türkiye nin 1 Ocak 1996 tarihinde Gümrük Birliðine katýlmasý sonucunda imalat sanayiinin sarsýntý geçireceði, hatta AB sanayi ürünleri karþýsýnda tutunamayacaðý öngörülen imalat sanayii bilakis son 10 yýl içinde önemli geliþmeler göstermiþ ve küresel bir aktör olma yönünde mesafe almýþtýr. Türkiye den bazý firmalar yurtdýþýnda þirket alýr, marka geliþtirir ve yatýrým yaparken, Türkiye de imalat sanayiine doðrudan yabancý yatýrýmlarda da artan bir ilgiyi gözlüyoruz yýlýnda 110 milyon ABD Dolarý olan imalat sanayiine doðrudan yabancý yatýrýmlar artarak 2005 yýlýnda 789 milyon ABD Dolarý olmuþtur. Türkiye de yatýrým yapmýþ birçok uluslar arasý þirket bu tesislerini dünyadaki en iyi tesisleri arasýnda göstermektedir (Kekre, 2006). Büyük ve KOBÝ sýnýfýnda azýmsanmayacak sayýda imalatçý firma European Foundation for Quality Management (EFQM) büyük ödülünü almýþlardýr. Yapýlan araþtýrmalar, bir kesim imalat sanayii firmalarýnýn üretkenlikte de önemli aþamalar kaydettiðini göstermiþtir (örneðin, bkz. Baþer vd., 2003). Kalite ve üretkenlikte dünya klâsýndaki imalat sanayii kuruluþlarý Türk imalat sanayiinin küresel tedarik zincirinde yer edinmesine önemli katkýda bulunmaktadýr. Türkiye imalat sanayiindeki bütün bu olumlu geliþmeler ancak imalat sanayiinin dünyadaki geliþmesi ile birlikte ele alýndýðýnda daha gerçekçi bir deðerlendirme mümkün olabilecektir. Çin, Hindistan ve bazý güney doðu Asya ülkelerinin sunduðu ucuz iþgücü olanaðý imalat sanayiinin üretim merkezlerinde büyük deðiþiklikler meydana getirmiþ ve getirmeye devam etmektedir. Bu husus geliþmiþ sanayi ülkeleri, öncelikle de AB ülkeleri karþýsýnda iþçilik maliyetinde göreli rekabet avantajýna sahip olan Türk imalat sanayiini hem dýþ pazarlarda hem de iç pazarda önemli ölçüde etkilemektedir. Geliþmiþ sanayi ülkeleri ucuz iþgücünün sunduðu rekabet avantajýndan ve bazý durumlarda da geniþ iç pazardan yararlanmak amacý ile bazý üretimlerini bu ülkelere kaydýrmaktadýr. Ancak burada önemle vurgulanmasý gereken husus bu ülkelerin imalat sanayiinden vazgeçmedikleridir. Geliþmiþ sanayi ülkelerin içinde bulunduklarý bu yeni aþama imalat sanayiinin yeniden yapýlanma aþamasýdýr. Örneðin, AB açýsýndan bakýldýðýnda Lizbon stratejisinin hedeflediði bilgi toplumu yapýlanmasýnýn gerektirdiði imalat sanayii yapýsýdýr söz konusu olan. Ýmalat sanayii daha yüksek teknolojik içeriðe sahip imalat alanlarýna kaydýrýlmaktadýr. Yenilik ve Ar-Ge temelli, katma deðeri yüksek, ekonomik geliþmenin sürdürülebilirliðine hizmet eden bir imalat sanayii oluþturulmaya çalýþýlmaktadýr. Daha geleneksel imalat sektörlerinde ise sürekli yenilik ile bu sektörlerde üretim ve ürünlerde ileri teknoloji içeriðini ve kullanýmýný artýrarak katma deðeri artýrma ve taklit edilebilirliði geciktirme stratejisi önerilmektedir Avrupa Komisyonu, 2004) Gündüz Ulusoy (TÜSÝAD-Sabancý Üniversitesi Rekabet Forumu Direktörü) Hande Yeðenoðlu (TÜSÝAD-Sabancý Üniversitesi Rekabet Forumu) 57 Bu bölümde yenilik kelimesi, innovation kelimesinin karýþýlýðý olarak kullanýlmýþtýr. 115

126 Þekil 5.1 GSMH Ýçinde Sektörlerin Paylarý (%) 100% Ýmalat Tarým Madencilik ve Ýnþaat Hizmet 80% 60% 40% 20% 0% Þekil 5.2 Toplam Mal Ýhracatý Ýçinde Ýmalat ve Diðer Sektörlerin Daðýlýmý (milyon ABD Dolarý) Ýmalat Diðer Kaynaklar: TÜÝK 116

127 Türkiye imalat sanayii ise ucuz iþçilik ile rekabet edebilme aþamasýnýn sonuna gelmiþtir; diðer bir deyiþle bir karar noktasýndadýr. Mevcut durumunda takýlýp kalacak mý; yoksa dünya imalat sanayiinin geliþme çizgisine uygun olarak yenilik yolu ile üretkenliðini artýrmak, katma deðerini yükseltmek, pazarlarýný geniþletmek aþamasýna mý geçecek? Nitekim Dünya Ekonomik Forumu (World Economic Forum - WEF) Türkiye yi verimlilik odaklý aþamadan yenilik odaklý aþamaya geçiþin baþlangýcýnda olarak göstermektedir (WEF, 2006). Bu nedenle, yeni veya önemli ölçüde deðiþtirilmiþ ürün (mal ya da hizmet), veya sürecin; yeni bir pazarlama yönteminin; ya da iþ uygulamalarýnda, iþyeri organizasyonunda veya dýþ iliþkilerde yeni bir organizasyonel yöntemin uygulanmasýdýr (TÜBÝTAK, 2006) þeklinde ifade edilen yenilik Türkiye imalat sanayiinin bir numaralý gündem maddesi haline gelmektedir. Bu görüþten hareketle, REF olarak Türkiye imalat sanayiinde yenilik hakkýnda firma düzeyinde veriye dayalý ayrýntýlý bir çalýþma gerçekleþtirmeyi gerekli gördük. Bu Bölümde bu çalýþmanýn bazý sonuçlarý paylaþýlmaktadýr. 117

128 5.2 Türkiye Ýmalat Sanayinde Yenilik Araþtýrmasý Genel Yaklaþým ve Firma Profilleri Türkiye Ýmalat Sanayiinde Yenilik AraþtýrmasýREF tarafýndan yýllarýnda yürütülmüþ bir araþtýrma projesidir. Proje, Ýstanbul, Konya, Kocaeli ve Kayseri illerinin merkezlerini oluþturduðu dört bölgede 135 firma ile yüz yüze görüþmeler þeklinde uygulanmýþtýr. Araþtýrma, gýda, tekstil, metal ve kimya sektörlerini kapsamýþtýr. Benzer bir çalýþma Avrupa Ýmalat Sanayiinde Yenilik Araþtýrmasý baþlýðý altýnda yýllarýnda Fraunhofer ISI liderliðinde oluþturulan bir Konsorsiyum tarafýndan gerçekleþtirilmiþtir. Konsorsiyumda; Almanya, Avusturya, Fransa, Hýrvatistan, Ýngiltere, Ýsviçre, Ýtalya, Slovenya ve Türkiye den toplam firma bu çalýþmaya katýlmýþtýr. Çalýþmayý Türkiye de REF yürütmüþtür. Konsorsiyum çapýnda kýyaslama amacý ile hazýrlanmýþ 23 ana soru grubu ve 249 alt-soruya, REF 39 yeni ana soru grubu ve 280 alt-soru eklemiþtir. Konsorsiyumun gerçekleþtirdiði kýyaslama çalýþmalarýnda, Türkiye den metal sektörü firmalarý analizlere tabi tutulmuþtur. Gerek Avrupa Ýmalat Sanayiinde Yenilik Araþtýrmasýnýn gerekse bu kýyaslamalarýn sonuçlarý yayýmlanmýþtýr (REF, 2005). Türkiye Ýmalat Sanayiinde Yenilik Araþtýrmasý nda yer alan firmalar gýda, tekstil, metal ve kimya sektörlerinden istatistiki kurallara uygun olarak seçilmiþtir. Firmalarýn %85 inin baðýmsýz yapýda faaliyet gösteren firmalar olduðu tespit edilmiþtir. Firmalarýn %11 i bir holdinge baðlý iken, %4 ü büyük bir firmanýn çalýþma birimi þeklinde hizmet vermektedir. Firmalarýn sermaye yapýsýna bakýldýðýnda %60 ýnýn aile iþletmesi, %33 ünün az sayýda ortaða sahip, %7 sinin ise halka açýk olduðu görülmüþtür. Halka açýk firmalarýn tamamý 58 büyük ölçekli firmalardýr. En fazla aile þirketi küçük ölçekli firmalarda görülmektedir. Firmalarýn çok büyük bir oranýnda (%86) yabancý sermaye yoktur. Araþtýrmaya katýlan firmalardan yabancý ortaðý olan toplam 18 firmanýn 4 tanesinde yabancýlarla ortaklýk yüzdesi %25 ten az, 6 tanesinde %26 ile %50 arasýnda ve diðer 8 tanesinde ise %76 veya daha fazladýr. Firmalar, büyüklüklerine göre incelendiðinde, büyük ölçekli firmalarýn %17, orta ölçekli firmalarýn %11 ve küçük ölçekli firmalarýn %6 sýnda yabancý sermaye olduðu görülür. Firmalarýn %75 i nihai ürün üreticisi, %25 i tedarikçidir. Tedarikçi firmalar aðýrlýklý olarak metal sektörü firmalarýdýr. 58 DÝE ve Sanayi ve Ticaret Bakanlýðý nýn sýnýflandýrmasýna göre þirket ölçekleri; küçük ölçekli 1-49, orta ölçekli 50-99, büyük ölçekli 100 ve üzeri çalýþan olarak alýnmýþtýr. 118

129 5.3 Rekabet ve Ýþbirlikleri Sektörlerde Rekabet Ortamýný Belirleyen Unsurlar Firmalarýn bulunduklarý sektördeki rekabet ortamýný belirleyen unsurlar ve bu unsurlar açýsýndan firmanýn konumunun sorulduðu soruda, en önemli 3 unsurun, ürün kalitesi, zamanýnda /teslim süresi ve ürün maliyeti olduðu ortaya çýkmýþtýr (Þekil 5.3). En az önemli görülen faktör ise ürünün kullaným kolaylýðýdýr. Firmalar bütün rekabet unsurlarý açýsýndan rakiplerine göre genelde daha iyi veya ayný düzeyde olduklarýný belirtmiþlerdir. Bu araþtýrma çerçevesinde yapýlan bir gözlem firmalarýn rakiplerini izlemek için en çok rakibin ürünlerinden yararlanýyor olmasý ve diðer izleme yollarýný fazla kullanmamalarýdýr (Ulusoy vd., 2005). Firmalarýn rakiplerini izlemekteki uygulamalarýnýn kýsýtlý oluþunun bu sonuçlarýn saðlýklý deðerlendirilmesini güçleþtirdiði düþünülebilir. Ancak burada söz konusu edilen unsurlar çoðunlukla ürün ve pazar bazlý olup, izlemenin nispeten kolay olduðu unsurlardýr. Þekil 5.3 Sektörde Rekabet Ortamýný Belirleyen En Önemli Üç Unsur ve Firmalarýn Rakiplerine Göre Konumu Ürün maliyeti Zamanýnda teslimat/ Kýsa teslimat süreleri Ürün kalitesi Ürünün müþteri odaklý olmasý Ürünün görünümü Ürünün kullaným kolaylýðý Sertifikasyon Satýþ sonrasý hizmetler Maka olarak benimsenme Daha Ýyi Ayný Daha Kötü Adet 119

130 Rakiplerinden daha kötü olduklarýný algýladýklarý alanlarýn en çok dikkat çekeni ise ürün maliyetidir. Ürün maliyeti, sektör liderinden daha iyi olduðunu belirtenlerin oranýnýn göreli olarak en düþük olduðu unsurdur. Bu sonucu, ürün maliyetlerinin kontrolü konusunda firmalarýn sýkýntýlarý olduðu þeklinde yorumlayabiliriz Rekabetçi Öncelikler Belirli sektörlerde faaliyet gösteren her firma zaten kýt olan kendi maddi ve beþeri kaynaklarýný kullanarak sýnýrlý bir çevredeki talebi karþýlama çabasý içindedir. Ayný pazarlarda faaliyet gösteren diðer firmalar karþýsýnda avantajlý duruma geçmek için de kendi stratejilerini belirlemekte ve faaliyetlerini sürdürmek zorundadýr. Bu stratejiler firma içinde açýkça tanýmlanmamýþ dahi olabilir. Ancak firmalar kendi temel yetkinlikleri çerçevesinde rekabet avantajý elde etmek için hem maliyetlerini düþürmeye hem de müþterileri nezdinde ürün ve hizmetlerini rakiplerininkinden farklýlaþtýrma çabasý ve arayýþý içindedirler (Porter, 1980). Özellikle küreselleþmenin artan etkisiyle deðiþimin yoðun olarak yaþandýðý günümüz pazarlarýnda firmalar daha yüksek kârlýlýk ve rekabet avantajý elde etmek için stratejilerini farklýlýk ve kalite üzerine yoðunlaþtýrmýþtýr. Bir sektördeki firmalarýn uyguladýklarý stratejiler ile elde etmeye çalýþtýklarý göreli rekabet avantajlarýný, o sektördeki rekabet ortamý belirleyecektir. Türkiye Ýmalat Sanayiinde Yenilik Araþtýrmasý vasýtasýyla elde ettiðimiz veriler doðrultusunda firmalarýn faaliyet gösterdikleri sektörlerinde önem derecelerine göre atadýklarý rekabetçi öncelikleri ise þunlardýr: Müþteriye özel ürünler, kýsa teslimat süreleri, yenilik/teknoloji, kalite ve fiyat. Rekabetçi önceliklerin firma için önemi sorulduðunda bütün sektörler için en önemli unsurun ürün kalitesi olduðu ortaya çýkmýþtýr (Þekil 5.4). Özellikle gýda sektörü firmalarýnda kalite unsuru çok aðýrlýklý olarak öne çýkmaktadýr. Ýkinci sýradaki rekabetçi öncelik ise, yine tüm sektörlerde geçerli olmak üzere, fiyattýr. Öne çýkan bu ilk iki rekabetçi öncelik daha önce imalat sanayiinin deðiþik sektörlerinde yapýlan saha çalýþmalarýnda elde edilen sonuçlarla uyum halindedir (Ulusoy, 2000). Buna göre, ürün kalitesi bir anlamda oyunun içinde olmak için bir ön þart konumundadýr. Fiyat ise, bu durumda, müþterinin en önemli seçim kriteridir. 120

131 Þekil 5.4 Rekabetçi Öncelikler 59 Fiyat Ürün Kalitesi Yenilik/Teknoloji Zamanýnda teslimat/ kýsa teslimat süreleri Müþteriye özel ürünler Satýþ sonrasý hizmet % Rekabetçi öncelik verileri firmalarýn büyüklüklerine göre incelendiðinde, büyüklük boyutunda rekabetçi öncelikler sýralamasýnda herhangi bir fark göze çarpmadýðý görülmüþtür. Rekabetçi öncelikler genel olarak ürün kalitesi, fiyat, kýsa teslimat süresi ve yenilik/teknoloji þeklinde sýralanmaktadýr. Rekabet ortamý ve rekabetçi öncelikler bir arada deðerlendirildiðinde firmalarýn rekabet ortamýna uyum saðlayacak rekabetçi öncelikleri seçmiþ olduklarýný görüyoruz Ýþbirlikleri Günümüzde iþbirlikleri firmalarýn yaþamlarýný sürdürebilmeye yönelik stratejiler içinde önemli bir yer iþgal etmeye baþlamýþtýr. Ýþbirlikleri, firmalarýn çekirdek yetenekleri (Hamel ve Prahalad, 1994) üzerine odaklanmalarý ve çekirdek yetenekleri etrafýnda strateji oluþturmalarý yaklaþýmýný temel alýr. Yetenek, neleri iyi yaptýðýmýzýn ifadesidir. Çekirdek yetenek ise, iyi yaptýðýmýz ve eriþtiðimiz düzeyde baþkalarýnýn bizi taklit etmelerinin çok zor olduðu þeyleri ifade eder. Bir proje etrafýnda iþbirliði yapan firmalar kendi çekirdek yeteneklerini kullanacaklarý iþlere odaklanýrlar; diðer iþleri ise kendi çekirdek yeteneklerine göre iþbirliðinde yer alan diðer firmalar üstlenirler. Bu þekilde, iþbirliði yapan bir grup firma tek tek baþarabileceklerinin çok ötesinde iþleri birlikte baþarma olanaðýna kavuþurlar. Ýþbirlikleri genellikle getirinin ve riskin yüksek olduðu projelerde cazip bir uygulama olmaktadýr. 59 Önem sýralamasýnýn 1 den 6 ya kadar yapýlmasý istenmiþtir. Tabloda 1 1. önem sýrasýný, 2 2. ve 3. önem sýralarýný, 3 4. ve 5. önem sýralarýný, 4 ise 6. önem sýrasýný göstermektedir. 121

132 Ýþbirliklerinin altyapýsý, bilgi paylaþýmý mekanizmalarýdýr. Bilgi paylaþým mekanizmalarýndaki geliþmeler ayný veya farklý sektörlerde faaliyet gösteren firmalarla ortak giriþimleri olurlu kýlmakta ve iþbirliðini doðurmaktadýr. Firmalarla Ýþbirliði. Türkiye imalat sanayii firmalarýnda iþbirlikleri oluþturmaya yönelik genel eðilimin olumsuz olduðu genel kabul gören bir durumdur. Araþtýrmaya katýlan firmalarýn baþka firmalarla iþbirliði konusunda verdikleri %70 civarýnda hayýr cevabý da bunu destekler niteliktedir. Diðer firmalarla iþbirliði uygulamasý olmayan firmalarýn oraný kimya sektöründe %74, metalde %69, tekstilde %71, gýdada %73 tür. Þekil 5.5 Diðer Firmalarla Ýþbirliðinde Bulunma Nedenleri Yeni pazarlara ulaþma Yetenekleri birleþtirerek toplam yeteneði iyileþtirme Büyük taleplere cevap verecek kritik kütle Kýyaslama/ortaklardan bilgi alma Teknolojiye ulaþma Denk þirketlerle iliþki Þirket içi yatýrýmý ödeme Geliþtirme maliyetlerini paylaþma Genel Türkiye Türkiye Dýþýndaki Ülkeler %0 %5 %10 %15 %20 %25 Ýþbirliklerinin nasýl algýlandýðý ve ne nedenlerle iþbirliði yapýldýðýnýn araþtýrýlmasý da iþbirliklerinin geliþmesi bakýmýndan önemli ipuçlarý verebilir. Bu konuya REF in de içinde ortak olarak yer aldýðý bir Avrupa Komisyonu Leonardo da Vinci Programý projesi olan SMEexcel projesi çerçevesinde yapýlan saha araþtýrmasý ýþýk tutmaktadýr. 60 Ýþbirliðinde bulunma nedenleri arasýnda en öne çýkan iki neden, yetenekleri birleþtirerek toplam yeteneði iyileþtirme ve yeni pazarlara ulaþmadýr (Þekil 5.5). Bu iki nedeni, teknolojiye ulaþma ve geliþtirme maliyetlerini paylaþma nedenleri takip etmektedir. Yetenekleri birleþtirerek toplam yeteneði iyileþtirmenin iþbirlikleri oluþturma nedenleri arasýnda öne çýkmasý en azýndan iþbirliðinde bulunan firmalar arasýnda iþbirliðinin temel mantýðýnýn anlaþýlmýþ olduðunun bir göstergesi olarak kabul edilebilir. Diðer nedenler, bize çalýþmaya katýlan firmalarýn kendilerinin destek ihtiyaçlarýný hangi konularda algýladýklarýný yansýtmasý bakýmýndan da ilginçtir SMEexcel Projesi, Ýrlanda (Yürütücü ülke), Ýngiltere, Çek Cumhuriyeti, Polonya, Türkiye. Baþlangýcý Kasým Süresi 30 aydýr. Ayrýntýlý bilgi için bkz:

133 Ýþbirliði yapan firmalarýniþbirliðine yaptýðý katkýlar incelendiðinde çok yüksek oranlara ulaþýlmadýðýný görüyoruz. En düþük katký oranlarý finansmana eriþim ve sistemler biliþim teknolojisi yetenekleri alanlarýnda görülmektedir. Türkiye dýþýndaki firmalarla Türkiye deki firmalar arasýndaki en büyük olumsuz farklýlaþma da bu iki alanda gözlenmektedir. En fazla iþbirliði uygulamasýnýn metal sektöründe olduðu gözlenmektedir. Bu nedenle burada metal sektöründe iþbirliði yapan firmalarýn iþbirliði yaptýðýný belirttiði alanlarýn incelemesi sunulmaktadýr (Þekil 5.6). Metal sektöründeki firmalarýn %31 i iþbirliði yaptýklarýný söylemektedirler. Bu firmalarýn iþbirliklerini esas olarak bölgesel ortaklarla üretim ve sistem teklifi vermek oluþturmaktadýr. Ýlginç bir þekilde iþbirliði yapan firmalarýn neredeyse yarýya yakýný ayrýca bölgedeki rakiplerle Ar-Ge (araþtýrma-geliþtirme) yaptýklarýný da ifade etmiþlerdir. Ulusal ortaklarla satýþ sonrasý hizmet anlaþmasýna giden metal firmalarýnýn, uluslararasý ortaklarla en fazla yapýlan iþbirliðinin rakiplerle veya müþterilerle birlikte gerçekleþtirilen Ar-Ge olduðu gözlenmiþtir. Þekil 5.6 Metal Sektöründe Ýþbirliði Yapan Firmalarýn Ýþbirliði Yaptýðý Alanlar Bölgesel ortaklarla Ulusal ortaklarla Uluslararasý ortaklarla Üretim iþbirliði Sistem teklifleri için iþbirliði Satýn alma iþbirliði Satýþ sonrasý servis iþbirliði Satýþ/Daðýtým için iþbirliði Rakiplerle Ar-Ge iþbirliði Müþterilerle veya tedarikçilerle Ar-Ge iþbirliði Mesleki eðitim iþbirliði % 123

134 Üniversite ve Araþtýrma Kuruluþlarý Ýle Ýþbirliði.Firmalarla iþbirliði iliþkileri zayýf olan firmalar, Ar-Ge kuruluþlarý ve üniversitelerle de iþbirliði geliþtirmemektedir. Ýþbirlikleri; 61 mesleki eðitim, Ar-Ge, test ve laboratuvar hizmetleri ve sistem teklifleri hazýrlama alanlarýnda olabilir. Bu alanlara dair firmalarýn iþbirliði yapma oranlarý Þekil 5.7 de verilmiþtir. Buna göre, mesleki eðitimde gýda hariç diðer sektörlerin %35 civarýnda iþbirlikleri, Ar-Ge konusunda ise tekstil hariç diðer sektörlerde %35 e yakýn firmanýn iþbirliði yaptýðý görülmektedir. En az iþbirliði sistem teklifleri konusunda gerçekleþirken, en çok iþbirliði kimya sektörü hariç test ve laboratuvar hizmetlerindedir. Bu þaþýrtýcý bir sonuç deðildir. Sistem teklifleri söz konusu iþbirliði alanlarý içerisinde en karmaþýk olanýdýr diyebiliriz. Öte taraftan, test ve laboratuvar hizmetleri büyük oranda firmalarýn yurtiçi ve özellikle yurtdýþý satýþlarýna yönelik sertifikalarý temin amacý ile alýndýðýndan nispeten daha yoðun bir iþbirliði alaný olmaktadýr. Þekil 5.7 Araþtýrma Kuruluþlarý ve Üniversitelerle Ýþbirliði Yapma Oranlarý Tekstil Metal Kimya Gýda % Mesleki eðitim için iþbirliði Ar-Ge iþbirliði Test ve laboratuvar hizmetleri için iþbirliði Sistem teklifleri için iþbirliði Kurumlarla olan ortaklýklar az olmakla birlikte bu ortaklýklarýn coðrafi olarak daðýlýmlarýný incelenmiþtir. Buna göre ortaklýklarýn büyük oranda bölgesel kaldýðý ve test ve laboratuar hizmetleri ve mesleki eðitim için iþbirliklerinde yoðunlaþtýðý gözükmektedir. Gerek uluslararasý iþbirlikleri gerek ise sistem teklifleri için iþbirlikleri yok denecek kadar azdýr. Test ve laboratuvar hizmetleri için iþbirliklerinde araþtýrma kuruluþlarýnýn üniversitelere göre daha öne çýktýðýný görüyoruz Sistem teklifi: Parça, bileþen ve alt sistemlerden oluþan bir sistemin yapýmý ve/veya iþletimi için verilen teklif. Teklif genellikle birden fazla þirket tarafýndan oluþturulur. Sistem teklifinin teknik açýdan zorlayýcý yönü sistem entegrasyonudur. Sistem entegrasyonu önemli ve deðerli bir mühendislik hizmetidir.

135 5.4 Ýnsan Kaynaklarý Ýnsan Kaynaklarýnýn Eðitim Durumu Ýnsan kaynaklarýnýn eðitim durumuna bakýldýðýnda üniversite mezunlarýnýn tüm sektörlerde çalýþanlar içinde %10 un altýnda kaldýðýný görülmektedir. Kalifiye iþgücünü temsil eden meslek lisesi mezunlarý da tüm sektörlerde %10 un altýnda kalmaktadýr.yarý kalifiye ve düz iþçiler açýsýndan en yoðun sektör tekstildir. Stajyer ve sertifika sahibi çalýþanlar, tüm sektörlerde çalýþanlarýn %5 inin altýnda kalmaktadýr. Þekil 5.8 de de görüldüðü üzere, göreli en yüksek eðitim düzeyi metal, en düþük eðitim düzeyi ise gýda sektöründedir Çalýþma Alanlarýna Daðýlým Çalýþanlar tüm sektörlerde aðýrlýklý olarak üretim ve montaj alanlarýnda faaliyettedir (Þekil 5.9). Tekstil firmalarýnda çalýþanlarýn %78 i, metal firmalarýnda %71 i, gýda firmalarýnda %60 ve kimya firmalarýnda ise %47 si üretim ve montaj alanýnda çalýþmaktadýr. Üretim ve montajdaki yoðunlaþmayý, gýda ve kimya sektörlerinde %20 civarýnda satýþ ve daðýtým alanýnda çalýþanlar takip etmektedir. Genel yönetim tüm sektörlerde %7 civarýnda olup, en az çalýþan satýþ sonrasý hizmet alanýnda görülmektedir. Þekil Yýlý Ýnsan Kaynaklarý Eðitim Durumu (Daðýlým tüm sektörlerin toplamý %100 e toplanacak þekilde yapýlmýþtýr.) Gýda Tekstil Metal Kimya % 10 0 Stajyer ve sertifika sahibi çalýþanlar Yarý kalifiye ve düz iþçiler Meslek lisesi mezunu Üniversite mezunu 125

136 Þekil Yýlý Ýnsan Kaynaklarý Alanlara Göre Daðýlýmý (Sektörel: Sektör bazýnda %100 e toplanmaktadýr.) Gýda Tekstil Metal Kimya 20 % Ar-ge ve tasarým Planlama, lojistik, kalite, bakým Üretim ve montaj Satýþ ve daðýtým Satýþ sonrasý hizmet Genel yönetim Firma Yetkinliklerinin Sürdürülmesi Firma yetkinliklerinin sürdürülmesi için kullanýlan organizasyonel ya da teknik çözümlere bakýldýðýnda bilgi ve tecrübe paylaþýmýnýn sektörlerden baðýmsýz olarak firmalarýnýn yarýsýndan çoðunda uygulandýðý görülmektedir (Þekil 5.10). Bunu takip eden ilk üçe giren diðer yöntemler ise yönergeler ve kýlavuz kullanýmý ile tanýmlý süreçlerdir. Firma yetkinliklerinin sürdürülmesinde en yoðun kullanýlan yaklaþýmýn tacit bir yaklaþým olmasý ilginçtir. Takip eden iki yöntemin göreli düþük kullaným yüzdeleri bilginin açýk hale getirilmesi açýsýndan daha çok iþ olduðunu göstermektedir. Firma yetkinliklerinin sürdürülmesi için kullanýlan organizasyonel ya da teknik çözümler arasýnda çok sayýda ve yaygýn olmasa da çalýþanlarýn motivasyonu konusunda önlemlerin de uygulandýðý görülmektedir. 126

137 Þekil 5.10 Firma Yetkinliklerinin Sürdürülmesi Ýçin Kullanýlan Organizasyonel ya da Teknik Süreçler Gýda Tekstil Metal Kimya Tanýmlý süreçler Yönergeler ve kýlavuzlar Yetkinlik deðerlendirilmesine yönelik standart önlemler Þirkete özel organizasyonel birimler Bireysel teþvikler Bireysel yetkinlik kaydý Uzman oluþturulmasý Bilgi yönetim sistemleri Uzun vadeli danýþmanlýk Intranet gruplarý/bültenler Bilgi/tecrübe paylaþýmý Diðer Çalýþmaya katýlan firmalarýn çeþitli alanlardaki yetkinliklerinin sürdürülmesinde insan kaynaklarý açýsýndan ne düzeyde bir esneklikleri olduðu irdelenmiþtir (Tablo 5.1). Bu alanlar; ürün yenilikleri, yenilikçi teknik süreçler, teknoloji transferi, yeniden yapýlanma, iþbirliði kurma ve çevre yönetimidir. Esnekliðin tanýmý ise þöyle yapýlmýþtýr: Çalýþmaya konu yetkinliklerde, yetkinliðe iliþkin uygulamalarýn çalýþanlardan baðýmsýz süreçler ile veya oluþturulmasýnda göreli çok geniþ seçeneklerin olduðu çalýþma gruplarýnca yapýlabilmesi firmaya tam bir esneklik vermektedir. Bazý çalýþanlarýn bir dereceye kadar deðiþtirilebilmesi kýsmi esnekliði; belirli çalýþanlarýn deðiþtirilememesi ise bu konuda firmanýn esnekliðinin olmadýðýnýn göstergesi olarak kabul edilmiþtir. Tablo 5.1 Firma Yetkinliklerinin Sürdürülebilirliðinde Esneklik Ürün yenilikleri yapabilmek ve pazarlamak Yenilikçi teknik süreçlerin seçimi ve baþlatýlmasý Teknoloji transferi konusunda yetkinlik Yeniden yapýlanma kriterlerinin hazýrlanmasý ve uygulanmasý Ýþbirliði kurma ve devamlýlýðýný saðlanmasý Firmanýn çevreye etkisinin iyileþtirilmesi Gýda Tekstil Metal Kimya Esnek deðil Esnek deðil Esnek deðil Esnek deðil Esnek deðil Esnek deðil Kýsmi esnek Kýsmi esnek Esnek deðil Esnek deðil Kýsmi esnek Kýsmi esnek Kýsmi esnek Kýsmi esnek Esnek deðil Esnek deðil Kýsmi esnek Kýsmi esnek Kýsmi esnek Esnek deðil Esnek deðil Esnek deðil Esnek deðil Esnek 127

138 Tablo 5.1 den sektörlerin belirtilen yetkinliklerin sürdürülmesinde genellikle esnek olmadýðýný görüyoruz. Tek esnek yapýnýn kimya sektörünün en hassas konularýndan olan firmanýn çevreye etkisinin iyileþtirilmesi alanýnda olmasý ilginçtir. 5.5 Üründe Yenilik Ürün Stratejileri Firmalarýn genel ürün stratejilerinde en çok kullanýlan stratejinin ürün çeþitliliði bazýnda rakiplerden farklýlaþma olduðu görülmektedir (Þekil 5.11). Bu stratejiyi sýrasýyla belirli ürünlere odaklý ve maliyet odaklý stratejiler takip etmektedir. Ürün çeþitliliði bazýnda rakiplerden farklýlaþma, firmada, yeni ürün geliþtirme ve/veya mevcut ürünlerde deðiþiklik yapma yeteneklerinin geliþmiþ olmasýný gerektirir en azýndan böyle bir altyapýya gereksinim vardýr. Ürün çeþitliliði, az sayýda ürün üzerine odaklý olmaya göre ek maliyetlere yol açar. Farklýlaþma çabasý, maliyetlerin en azýndan rekabetçi maliyetler düzeyinde kalma çabasýný beraberinde getirir. Ürün stratejisinin büyük oranda, ürün çeþitliliði bazýnda rakiplerden farklýlaþma olarak ifade edildiði bir ortamda daha önce de saptandýðý gibi (Þekil 5.3) ürün maliyetlerinin bir sorun olarak ortaya çýkabilmesi þaþýrtýcý bir sonuç deðildir. Þekil 5.11 Firmalarýn Genel Ürün Stratejisi Ürün çeþitliliði bazýnda rakiplerden farklýlaþma 56% Maliyet Odaklý 15% Belirli ürünlere odaklý 29% Yeni ürün stratejisinde ise pazarda ilk olma stratejisi, pazarda takipçi olmak stratejisinden daha önemli bir strateji olarak gözükmektedir ve firmalarýn %60 ý bu stratejiyi uygulamaktadýr (Þekil 5.12). 128

139 Þekil 5.12 Firmalarýn Yeni Ürün Stratejisi Pazarda takipçi olma 41% Pazarda ilk olma 59% Bu sonuç, bir evvelki genel ürün stratejisine iliþkin sonucu destekler mahiyette bir sonuçtur. Pazarda ilk olma stratejisi, ürün çeþitliliði bazýnda rakiplerden farklýlaþma stratejisi gibi göreli agresif bir stratejidir ve pazarda takipçi olma stratejisine göre daha çok kaynaða ihtiyaç duyulabileceði gibi daha çok risk de içermektedir Yeni Ürün Geliþtirme Firmalarýn son üç yýldaki yeni ürün performanslarý incelendiðinde en aktif sektör, firmalarýnýn %90 ýnýn son üç yýlda en az bir yeni ürün ürettiði ifade edilen kimya sektörüdür. Kimya sektörünü hemen takip eden sektörün %85 ile metal sektörü olduðu görülmektedir. Tekstil firmalarýnýn %75 i ve gýda firmalarýnýn ise yaklaþýk %80 i son üç yýl içinde en az bir yeni ürün üretmiþtir. Yeni ürün performansý firma büyüklüklerine göre deðerlendirildiðinde ise büyük ölçekli firmalarýn %80 inde, orta ve küçük ölçekli firmalarýn %85 inde son üç yýlda en az bir yeni ürün üretildiðini görüyoruz. Son üç yýlda üretilen yeni ürün sayýsýna bakýldýðýnda ise ilginç bir tablo ortaya çýkmaktadýr. Tüm sektörlerde en çok rastlanan yeni ürün adedi aralýðýnýn 1-5 adet olduðunu görüyoruz. Gýda ve metal sektöründeki firmalarýn yarýdan çoðu, son üç yýlda pazara 1-5 adet aralýðýnda yeni ürün sürerken, yeni ürün uygulamasýnýn en yaygýn olduðu sektör olan kimya sektöründe firmalarýn %20 sinde son üç yýlda pazara 51 adet ve üzerinde yeni ürün sürülmüþtür (Þekil 5.13). 129

140 Þekil 5.13 Son Üç Yýlda Pazara Sunulan Yeni Ürün Adetleri % > Gýda Tekstil Metal Kimya Son üç yýlda pazara sunulmuþ yeni ürün satýþlarýnýn toplam satýþlar içindeki paylarý incelendiðinde, tüm sektörlerde firmalarýn yarýsýndan çoðunda yeni ürün satýþlarýnýn ciro içindeki payýnýn %1-20 aralýðýnda gerçekleþtiði gözlenmektedir (Þekil 5.14). Þekil 5.14 Yeni Ürün Satýþlarýnýn 2003 Yýlý Cirosu Ýçindeki Payý Gýda Tekstil Metal Kimya % %1-20 %21-40 %41-60 >%61 130

141 Yeni ürünlerde son üç yýlda yaþanan baþarýsýzlýk oranlarýnda þöyle bir tablo ortaya çýkmaktadýr: Gýda sektöründe firmalarýn %25 i, tekstil sektöründe %32 si, metal sektöründe %24 ü ve kimya sektöründe %35 i yeni ürün geliþtirmede baþarýsýz projeleri olduðunu belirtmiþlerdir. Baþarýsýzlýk firma ölçeðinde deðerlendirildiðinde büyük firmalarýn daha baþarýlý olduðu görülmektedir: Büyük ölçekli firmalarýn %22 si, orta ölçekli firmalarýn %36 sý, küçük ölçekli firmalarýn %35 inde baþarýsýzlýkla sonuçlanan yeni ürün projeleri söz konusudur. Adet olarak bakýldýðýnda, baþarýsýz yeni ürün projelerinin büyük oranda 1-5 adet aralýðýnda gerçekleþtiðini görüyoruz. Nitekim 1-5 aralýðýndaki baþarýsýz yeni ürün projelerinin toplam içindeki yüzdesi küçük ölçekli firmalarda %100, orta ölçekli firmalarda %75, büyük ölçekli firmalarda %89 olmaktadýr (Þekil 5.15). Þekil 5.15 Yeni Ürün Geliþtirmede Baþarýlý ve Baþarýsýz Ürün Adetleri Büyük Orta Küçük % Baþarýlý 1-5 adet 6-20 adet 21 ve üzeri Baþarýsýz ürün adedi Sektörlere göre ürünlerin baþarýsýz olma nedenlerine bakýldýðýnda ise yine ciddi farklýlýklar ortaya çýkmaktadýr. Gýda sektörü firmalarý için baþarýsýzlýk esas olarak talep düþüklüðünden kaynaklanýrken, metal ve kimya sektörlerindeki firmalarda teknik problemler, tekstil sektöründeki firmalarda ise pazarlama sorunlarý öne çýkmaktadýr (Þekil 5.16). Teknolojisi göreli daha karmaþýk olan makine ve kimya sektörlerinde baþarýsýzlýk nedeni olarak teknik problemlerin diðer sektörlere göre daha yüksek olduðu görülmektedir. Baþarýsýzlýk nedenleri sektörlerin ve firmalarýn giderilmesi amacý ile üzerine eðilmesi gerekli zayýflýklara da iþaret etmektedir. 131

142 Þekil 5.16 Yeni Ürünlerin Baþarýsýz Olma Nedenleri Gýda Tekstil Metal Kimya % Talep düþüklüðü Finansman Ürünün zorluklarý teknik problemleri Servis zorluklarý Pazarlama sorunlarý Tedarikçi sorunlarý 5.6 Yönetim Teknolojilerinde Yenilik Kalite Yönetimi Kalite Kontrol Sonrasý Ýþleme Hurdaya Çýkarma. Ürünlerin genelde %3 ü kadarý kalite kontrolden sonra yeniden iþlenmekte veya hurdaya çýkarýlmaktadýr. Bu oldukça yüksek bir rakamdýr. Yeniden iþlenen veya hurdaya çýkarýlan ürünler en az gýda ve kimya sektörlerinde görülürken en fazla tekstil firmalarýnda görülmektedir. Sürekli Ýyileþtirme Süreci. Kalite yönetiminin temel amacý müþteri beklenti ve ihtiyaçlarýný aþarak tatmin etmektir. Müþteri odaklý bu yönetim yaklaþýmý müþterilerin arzu ve beklentilerini karþýlarken, ürün ve hizmetlerin kalitelerinin sürekli iyileþtirilmesine odaklanmýþtýr (Juran, 1988). Feigenbaum, Deming, Juran ve Ishikawa gibi lider toplam kalite uzmanlarý, kalite hedeflerine ulaþýlmasý için ölçme/deðerleme ve geri besleme gibi araçlarýn yardýmý ile problem çözme veya potansiyel problemleri önlemek için sürekli iyileþtirme uygulamalarýna verilmesi gereken önemi vurgulamýþlardýr. Sürekli iyileþtirme süreci yaklaþýmý tüm organizasyonel teknikler içinde en yaygýn olarak kullanýlanýdýr. Tüm sektörlerde uygulanma oraný %95 civarýna eriþmiþ durumdadýr. Þu anda uygulamayý kullanmayan firmalar arasýnda ise gelecek 2 yýlda planlayanlar yüksektir. Avrupa Ýmalat Sanayiinde Yenilik Araþtýrmasý sonuçlarýna göre sürekli iyileþtirme uygulamasýnda Türkiye den metal sektörü firmalarýnýn Konsorsiyum ülkeleri arasýnda ikinci sýrayý aldýðýný görüyoruz (Þekil 5.17). 132

143 Þekil 5.17 Avrupa Ülkelerinde Sürekli Ýyileþtirme Süreci Kullanýmýnýn Yaygýnlýðý Slovenya Türkiye Fransa Avusturya Ýsviçre Ýngiltere Almanya Hýrvatistan % ISO 9000:2000 Sertifikasý. ISO 9000:2000 sertifikasý Uluslararasý Standartlar Organizasyonu (ISO) tarafýndan belirlenmiþ dünya çapýnda geçerliliðe sahip kalite yönetim, dokümantasyon ve kalite yönetiminin sürdürülebilirliðini belgeleyen kalite standart sistemidir. Bu sertifikaya, tekstil sektörü dýþýndaki sektör firmalarýnýn yaklaþýk %70 i sahipken, tekstil firmalarýnýn sadece %20 si sertifika sahibidir. Bu sertifikaya en çok kimya sektörü firmalarý sahiptir ve diðer kimya firmalarýnýn hepsi önümüzdeki 2 yýl içinde almayý planlamaktadýr. Diðer sektörlerdeki henüz bu kalite sertifikasýna sahip olmayan firmalar genel olarak bu sertifikayý almayý planlarken, bu yöndeki sayýca en az planlama yine tekstil sektöründe görülmektedir. Kalite Denetimleri.Günümüzde müþteriler tarafýndan uygulanan kalite denetimleri bütün sektörlerde yaygýn olarak kullanýlmaktadýr. Müþteri denetimlerinden faydalanma en az kimya sektöründe faaliyet gösteren firmalarda gözlemlenmiþtir (%55). Ancak kimya sektörü firmalarýnýn tümümün önümüzdeki 2 yýl içinde müþteri denetimi uygulamayý planladýklarý tespit edilmiþtir. Diðer sektörlerde bu oran yaklaþýk %80 dir. ISO 140 Çevre Yönetim Sistemi Standardý. ISO 140 sertifikasý, ISO tarafýndan belirlenmiþ dünya çapýnda geçerliliðe sahip çevre yönetim için standartlarý belirleyen ve çevre yönetiminin sürekliliðini belgeleyen kalite standart sistemidir. Tüm sektörlerde firmalarýn sadece yaklaþýk %10 u ISO 140 çevresel yönetim sertifikasýna sahiptir. Önümüzdeki 2 yýl içinde bu sertifikayý almayý planlayan firmalar en çok kimya sektöründe bulunmaktadýr. Altý Sigma Uygulamasý. Altý Sigma yönetim sistemi, kalite kontrol sonrasý kusur oranýný milyonda 3.4 e düþürmeyi hedefleyen en geliþmiþ kalite yönetim ve güvencesi uygulanmasýdýr. Süreçlerdeki en önemli problemler belirlendikten sonra, konuyla ilgili 133

144 yeterli ve istekli uzman çalýþanlar, proje ekipleri þeklinde görevlendirilir. Faaliyetler için gerekli tüm kaynaklar saðlanýp çalýþanlar desteklenir. Önceden belirlenmiþ proje süresi içerisinde üretim esnasýnda sorunu çözümlemek amacýyla ekiplerin tam zamanlý olarak projede çalýþmasýný saðlamayý ve bunu tüm iþletmede çalýþma tarzý olarak benimsenmesini öneren bir kalite yönetim ve güvence sistemidir (Linderman, vd., 2003). Altý Sigma uygulamasýndan az sayýda firma (yaklaþýk %20) yararlandýðýný belirtmektedir Tam Zamanýnda Satýn Alma / Üretim Sýfýr Ara Stok. Üretimde sýfýr ara stok uygulamasýnýn tekstil ve gýda sektörlerinde yaklaþýk %46, metal sektöründe %38, kimya sektöründe ise yaklaþýk %30 oranýnda kullanýldýðý gözlenmiþtir. Tam Zamanýnda Satýn Alma. Tam zamanýnda satýn alma firmalarýn yaklaþýk %65 inde kullanýlmaktadýr. Tekstil ve kimya sektörlerinin %70 i, gýda sektörünün %65 i, metal sektörünün ise %60 ý tam zamanýnda satýn alma yapmaktadýr. Türkiye den metal sektörü firmalarýnýn tam zamanýnda satýn alma yaklaþýmýnýn yaygýnlýðý açýsýndan Konsorsiyum ülkeleri arasýnda ilk sýrayý aldýðýný görüyoruz (Þekil 5.18). Ancak ilginç olan husus, tüm Konsorsiyum ülkelerinde bu uygulamanýn göreli çok yaygýn olmayýþýdýr. Þekil 5.18 Avrupa Ülkelerinde Tam Zamanýnda Satýn Alma Yaklaþýmýnýn Yaygýnlýðý Türkiye Ýngiltere Ýsviçre Avusturya Slovenya Fransa Almanya Hýrvatistan %0 %20 %40 %60 % 80 %100 Tam Zamanýnda Üretim. Tam zamanýnda üretim bütün sektörlerde büyük oranda kullanýlmaktadýr. Tam zamanýnda üretim uygulamasý gýda ve metal sektörlerinde %80, tekstil ve kimya sektörlerinde %90 oranýnda yayýlmýþtýr. Türkiye den metal sektörü firmalarý Konsorsiyum ülkeleri arasýnda bu uygulamada da ilk sýrayý almýþtýr (Þekil 5.19). Hem Türkiye de hem de çalýþmada yer alan Avrupa ülkelerinde tam zamanýnda üretim yaklaþýmýnýn tam zamanýnda satýn alma yaklaþýmýna göre daha yaygýn uygulandýðýný görüyoruz. 134

145 Þekil 5.19 Avrupa Ülkelerinde Tam Zamanýnda Üretim Yaklaþýmýnýn Yaygýnlýðý Türkiye Ýsviçre Avusturya Hýrvatistan Ýngiltere Almanya Fransa Slovenya %0 %20 %40 %60 % 80 % Tedarik Zinciri Uygulamalarý Kurumsal Kaynak Planlamasý Uygulamalarý. Kurumsal Kaynak Planlamasý (Enterprise Resources Planning, ERP) kavramý, firmalarýn bütün fonksiyonel alanlarýný kapsayacak þekilde iþ süreçlerinin bütünleþtirildiði tek bir yapýyý ifade eder (Mabert vd., 2000). ERP sistemleri ise bu yapýyý gerçekleþtirmeye yönelik yazýlým ve diðer yöntemler bütünüdür (Jacobs ve Bendoly, 2003) larda yalnýzca muhasebe, stok kontrol ve malzeme aðacýndan hareketle malzeme ihtiyaç planlamasý (MRP) fonksiyonuna sahip olan yazýlýmlar, 2000 li yýllarda firmalarýn tüm süreçlerinin entegrasyonunu saðlamaya çalýþmaktadýr. ERP nin firmaya en önemli yararlarý, entegrasyon, maliyet azalmasý, kolay bilgi akýþý, raporlama ve analiz imkaný ve sistematik (standardize edilmiþ) iþ akýþý saðlamasýdýr (Ceyhan, 2005). ERP yazýlýmlarý satýn alma, stok ve depo yönetimi, personel yönetimi, kalite yönetimi, satýþ ve pazarlama, maliyet muhasebesi, üretim ve planlama ve cari hesap yönetimi gibi modüller içermektedir. En çok kimya sektöründe kullanýlan ERP uygulamalarý, bu sektörde %42, diðer sektörlerde %22 oranýnda yayýlmýþtýr. Gelecek iki yýlda yatýrým planlayanlar sýrasýyla; %24 metal, %16 tekstil, %12 ile gýda ve kimya ile sektörleridir. Gýda sektöründe firmalarýn %63 ü, tekstil sektöründe %49 u, metal sektöründe ise %39 u ve kimya sektöründe %24 ü ERP yi bünyelerinde uygulanamaz görmektedirler. Bu oranlarýn yüksekliði oldukça þaþýrtýcýdýr. 135

146 Avrupa Ýmalat Sanayiinde Yenilik Araþtýrmasý çalýþmasýna göre Türkiye deki metal sektörü firmalarýnda ERP sistemi kullanýmý Konsorsiyum ülkeleri metal sektörü firmalarýna göre düþük düzeydedir (Þekil 5.20). Ýsveç te yapýlan bir çalýþmada imalat sanayiinde ERP sistemleri yaygýnlýðý %74.6 olarak bulunmuþtur (Olhager ve Selldin, 2003). ABD de ise bu oran %44.1 olarak saptanmýþtýr (Mabert vd., 2000). Þekil 5.20 Avrupa Ülkeleri Metal Sektöründe ERP Uygulamalarýnýn Yaygýnlýðý Avusturya Ýsviçre Almanya Fransa Hýrvatistan Türkiye Ýngiltere Slovenya %0 %20 %40 %60 % 80 %100 Önümüzdeki iki yýl içinde ERP uygulamayý planlayanlarýn bu planlarýný gerçekleþtirmeleri ile uygulama düzeyi daha makul bir düzeye gelecek olmakla birlikte esas sorunun ERP yi bünyelerinde uygulanamaz görenlerin yüksek oranýdýr. Sektörün genel üretkenlik düzeyi üzerinde olumsuz etkisi olacak bu bilgi ve görüþ eksikliðinin mutlaka düzeltilmesi gerekir. Bu eksikliðin giderilmesinde ERP çözümü pazarlayan yazýlým firmalarýnýn pazar oluþturma çabalarý yararlý olacaðý gibi, bu firmalarýn özellikle üst düzey çalýþanlarýnýn ERP ve ilgili konularda kýsa kurslar almalarý ve bilgi düzeylerini yükseltmeleri çözüm olabilecektir. Geri Kazaným. Atýk statüsüne indirgenmiþ ürünlerin tersine tedarik zinciri çerçevesinde geri kazanýmý bütün dünyada mevzuatlarla belirlenen bir süreç haline dönüþmektedir. Giderek yaygýnlaþan tersine tedarik zinciri faaliyetlerinin önemli de bir ekonomik getirisi olmaya baþlamýþtýr. Artýk yeni bir iþ kolundan bahsedebilecek durumdayýz! Tersine tedarik zinciri; ürün toplama, tersine lojistik, muayene ve ayýrma, geri kazaným, daðýtým ve pazarlama aþamalarýndan oluþur Burada üzerinde duracaðýmýz geri kazaným aþamasý ise; yeniden kullaným, yeniden imalat, geri dönüþüm ve bertaraf 136

147 seçeneklerinden en ekonomik olanýnýn belirlenmesine ve gerçekleþtirilmesine yönelik faaliyetleri içerir (Guide Jr. ve Van Wassenhove, 2003). 20 yýlýnda yayýmlanan Avrupa Birliðinde ve Türkiye de Çevre Mevzuatý na göre AB üyesi ülkelerin geri dönüþüm konusunda uymasý gereken bazý kurallar vardýr (Durmaz, 2004). Bu kurallara göre; firmalar kontrolsüz atýk býrakýlmasýný ve boþaltýlmasýný yasaklamalý, atýklarý tekrar kullanýlmalarý için geri dönüþüm iþlemlerine tabi tutmalý, mümkünse atýklardan enerji üretimini ve atýklardan geri kazanýlacak hammaddelerin kullanýlmasý için gereken tedbirleri almalýdýr. Ambalaj atýklarý ile ilgili maddede ise bu atýklarýn geri kazanýlmasý konusunda ulusal programlar oluþturmalarý ve direktifte yer alan hedeflere ulaþabilmek için ambalaj atýklarýnýn toplanmasý, geri kazanýmý ve geri dönüþümü sistemlerinin kurulmasý gerektiði belirtilmiþtir. Piller ve akümülatörler ile ilgili maddede ise bunlarýn içinde bulunduklarý aletler, ayrý toplanmalarý gerektiðini belirten iþaretleri, geri dönüþüm koþullarý ve aðýr metal içeriði ile ilgili bilgileri taþýmalarý gerektiði bildirilmiþtir. Çalýþmaya katýlan firmalar arasýnda geri kazanýmýn %80 oranýyla en çok kimya sektöründe uygulandýðý görülmüþtür. Gýda ve tekstil sektörlerinde bu oran %40 iken metal sektöründe %60 týr. Çevre yönetmeliklerinin en yakýn takibe aldýðý kimya sektörünün geri kazanýma en yoðun ilgiyi gösteriyor olmasý beklenen bir sonuçtur. Ýnovatif geri kazaným uygulamalarý ile hem çevrenin korunmasý hem de bunun maliyetinin azaltýlmasý mümkün olabilmektedir. Dünyada bunun örnekleri vardýr (Porter ve van der Linde, 1995) E-Ýþ Uygulamalarý Ürünlerin Ýnternet Üzerinden Satýþý. Firmalarda ürünlerin Ýnternet üzerinden satýþý yayýlýmý beklenileceði üzere çok yüksek deðildir yýlýnda Ýnternet üzerinden satýþ uygulamasý gýda sektöründe %25 e, tekstil sektöründe %16 ya, metal ve kimya sektörlerinde ise araþtýrmada yer alan firmalarýn %40 ýna ulaþmýþtýr. Tekstil sektöründe Ýnternet üzerinden satýþý bu düzeyde olumsuz etkileyen ve yaygýnlaþmasýný önleyen bir unsur da kumaþa dokunarak ve rengi görerek yapýlan deðerlendirmenin bu yöntemde yapýlamamasýdýr. Benzer þekilde, gýda sektöründe satýn almada önemli kriter olan tat ve koku gibi unsurlar Ýnternet üzerinden satýþý kýsýtlamaktadýr. Ýnternet Üzerinden Satýn Alma. Ýnternet üzerinden satýn alma teknolojisinin kullanýmý göreli düþük olmakla birlikte genellikle Ýnternet üzerinden satýþtan da çok kullanýldýðý gözlenmektedir. En çok uygulamanýn yapýldýðý sektör olarak gýda sektörü gözükmektedir (%50). Ýnternet üzerinden satýn alma kimya sektörüne %43, metal sektörüne 137

148 %30, tekstil sektörüne ise %24 oranýnda yayýlmýþtýr. Ýnternet üzerinden satýþa göre bu farklýlýðý satýn alýnan malzemenin satýþý yapýlan nihai üründen farklýlýðý ile izah edebiliriz. Bilgi Yönetimi Ýçin Ýntranet yýlýndan sonra kullanýlmaya baþlanan bir diðer yeni teknoloji olan Ýntranet in yaygýnlýðý oldukça ciddi boyutlara ulaþmýþtýr. Anket çalýþmasýndaki tanýmý ile Ýntranet kullanýmý; e-posta, web sitesi kurulumu ve Ýnternete ulaþým olanaðýný içermektedir yýlýnda kimya sektöründe Ýntranet kullananlar firmalarýn %86 sýný, metal ve tekstil sektörlerinde %71 ini, gýda sektöründe ise %60 ýný oluþturmaktadýr. Çalýþmaya katýlan tüm firmalarýn yaklaþýk %15 i kendileri için Ýntranet teknolojisinin uygulanamaz olduðunu öne sürmüþlerdir ki bu gözlem Ýntranet teknolojisinin olanaklarý hakkýnda önemli bir bilgi boþluðuna iþaret etmektedir Kurumsal Karne Kurumsal Karne (Balanced Scorecard), firma tarafýndan yaratýlan deðerlerin sadece finansal verilerle deðil, müþteri iliþkileri, yenilik, veri tabanlarý, gibi farklý unsurlarla da ölçülmesi gerektiðini ileri süren bir yaklaþýmdýr (Kaplan ve Norton, 1992). Buna göre firma performansýnýn ölçülmesi için eþit deðerli dört perspektif belirlenmiþtir: finansal, iç süreçler, müþteri ve kurumsal öðrenme. Amacý; kurumu bir bütün olarak ele almak, firma vizyonunu stratejilere ve operasyonel iþ hedeflerine dönüþtürmek ve uygulamaya yönelik olarak stratejik yönetime destek vermektir. Geliþmiþ bir ölçme sistemi olarak baþlayan Kurumsal Karne yöntemi zaman içinde çekirdek bir stratejik yönetim sistemine evrilmiþtir (Kaplan ve Norton, 1996). Kurumsal Karne kullanýmýnýn en yaygýn olduðu sektör firmalarýnýn yarýsýnda bu uygulamanýn olduðunun ifade edildiði kimya sektörüyken, en az kullanan sektör ise firmalarýnýn dörtte birine yayýlmýþ olan tekstil sektörüdür. Metal ve gýda sektörlerinde ise firmalarýn %39 una yayýlmýþtýr. Kurumsal Karne yöntemi, küçük ve informal bir yapýda yönetilen firmalar haricinde tüm imalat sanayii firmalarý tarafýndan uygulanabilecek bir yönetim aracýdýr. Bu nedenle, Kurumsal Karnenin yönteminin kendi bünyelerinde uygulanamaz olduðunu belirtenlerin oranýnýn yüksekliði þaþýrtýcýdýr. Bu sonuçta yöneticilerin konu hakkýndaki bilgi eksikliðinin etkin olduðunu söyleyebiliriz. Bir firmada Kurumsal Karne yönteminin uygulanamaz olarak nitelendirilmesi, o firmada diðer modern yönetim teknolojilerinin de kullanýlmadýðýnýn bir göstergesi olarak algýlanabilir. 138

149 5.7 Üretimde Modernizasyon Üretimde modernizasyon; üretimde kullanýlan imalat ve biliþim teknolojilerinde, tesis, tezgâh ve ekipmanlarda, üretimin organizasyonunda ve personelin geliþtirilmesi yönünde yapýlan yenilikleri ve yenilemeleri kapsamaktadýr. Üretimin modernizasyonunda makine, ekipman ve biliþim teknolojilerine yatýrým en önemli faktörler olarak ortaya çýkmýþtýr. Yatýrým içermesi ve yatýrýmýn kýsa vadede ve görülebilir etkisi nedeni ile doðal bir sonuç olarak görülebilir. Bütün sektörlerde sýralama ayný olmuþtur ve ikinci sýrada personel geliþtirme stratejileri ve üçüncü sýrada organizasyon stratejileri bulunmaktadýr Üretimde Modernizasyonun Etmen ve Hedefleri Firmalarý üretimde modernizasyona hangi etmenlerden dolayý yönelmektedir? Yapýlan sorgulamada, tüm sektörlerde üretim modernizasyonu planlamasýnda en önemli etmenin enerji ve hammadde fiyatlarýndaki geliþmeler olduðu gözlenmiþtir. Bu etmeni, ürünlere pazar oluþturulmasý ve makine, ekipman ve süreçlerdeki genel eðilimler takip etmiþtir. Enerji ve hammadde ürün maliyetinin önemli bir yüzdesini oluþturmaktadýr. Ürün maliyetinin rekabet açýsýndan önemi daha önce de vurgulanmýþtý (Þekil 5.4). Üretimde kullanýlan enerji ve hammaddeyi üretimde modernizasyon yolu ile azaltarak ürün maliyetlerini düþürmek tutarlý bir uygulamadýr. Ürünlere pazar oluþturulmasý baskýsýný firmalarýn üretimde modernizasyon yolu ile yeni ürün geliþtirerek ve ürünlerin kalitesini artýrarak ve maliyetini düþürerek karþýlamaya çalýþtýðýný söyleyebiliriz. Firmalarý üretimde modernizasyona yönelten diðer bir etmenin makine, ekipman ve süreçlerdeki genel eðilimler olmasýný firmalarýn sektördeki geliþme çizgisinin dýþýna düþmeme çabasý olarak deðerlendirebiliriz. Tablo 5.2 Üretimde Modernizasyon Faaliyetlerinin Hedefleri Yeni ürün geliþtirilmesi Çeþitli hizmetler sunarak ürün yelpazesinin kalitesinin artýrýlmasý Gýda Tekstil Metal Kimya Satýþ/ pazarlamanýn geliþtirilmesi Ýmalatýn modernizasyonu + 139

150 Firmalara, üretimde modernizasyonda kendileri için en önemli hedef sorulduðunda verdikleri cevaplar Tablo 5.2 de özetlenmiþtir. Görüldüðü gibi sektörler bazýnda firmalarýn modernizasyon faaliyetlerinden hedefledikleri farklýlýklar göstermektedir. Tabloda her sektörde en çok önem verilen faaliyetler belirtilmiþtir. Ýki kademeli bir iliþkilendirmeyi gerektiren satýþ/pazarlamanýn geliþtirilmesi hedefi öne çýkamamýþtýr. Çeþitli hizmetler sunarak ürün yelpazesinin kalitesinin artýrýlmasýhedefi ise ürün kalitesinin firmalarýn genelde en öne çýkardýklarý rekabetçi öncelik olmasý ile tutarlý bir hedeftir Üretim Teknolojisi Deðiþiklikleri Son üç yýlda firmalarda üretim teknolojisinde yapýlmýþ veya önümüzdeki üç yýl içinde yapýlmasý beklenen büyük teknoloji deðiþikliði sorusuna verilen cevaplar Þekil 5.21 de sunulmuþtur. Sonuçlar, üretim teknolojisi deðiþikliði açýsýndan dört sektör arasýnda kimya ve tekstil sektörlerinin en dinamik yapýya sahip olduðunu; gýda sektörünün ise daha statik bir yapý sergilediðini göstermektedir. Statik yapýdan kasýt, gýda sektöründe araþtýrmaya katýlan firmalarýn yaklaþýk %62 sinin geçmiþ üç yýl içinde büyük bir üretim deðiþikliðine gitmediðidir. Þekil 5.21 Firmada Büyük Bir Üretim Teknolojisi Deðiþikliði Kimya Metal Tekstil Gýda Yaþandý Bekleniyor Yaþandý Bekleniyor Yaþandý Bekleniyor Yaþandý Bekleniyor % Son üç yýlda sektörde üretim teknolojisinde yapýlmýþ büyük deðiþiklikler sorulduðunda ise, firmalarýn yaklaþýk %20 sinin sektörde üretim teknolojisinde büyük bir deðiþiklik yapýldýðýný belirttiði görülür. Firmalarýn yaklaþýk %20 si önümüzdeki üç yýl içinde kendi sektörlerinde üretim teknolojisinde büyük deðiþiklikler beklemektedir. 140

151 Sektördeki firmalarýn bünyesinde gerek gerçekleþtirilen gerekse gerçekleþtirilmesi öngörülen büyük deðiþikliklerin yaygýnlýðý sektörde yaþanmýþ ve yaþanmasý öngörülen büyük deðiþikliklerin oranlarý ile karþýlaþtýrýldýðýnda görülen fark firmalarýn sektördeki üretim teknolojisi deðiþikliklerini takip etme ve üretim teknolojilerini güncelleme arzusu þeklinde deðerlendirilebilir. Üretim teknolojisi deðiþikliklerinin bütün sektörlerde mevcut ürünlerin iyileþtirilmesine olumlu katkýsý gözlendiði gibi firma için yeni ürünlerin geliþtirilmesine de yol açtýðý anlaþýlmaktadýr. Oranlar çok yakýn olsa da, gýda sektörü hariç diðer sektörlerde teknoloji deðiþikliði sonucunda yeni ürünler çýktýðýný belirten firmalar, mevcut ürünlerin iyileþtirildiðini belirten firmalardan fazladýr (Þekil 5.22). Bütün bu gözlemler, yeni ürün üretiminin üretim teknolojisi deðiþiklikleri ile iliþkisini sergilemektedir. Þekil 5.22 Üretim Teknolojisi Deðiþikliði Yaþandýysa, Firma Ürünlerinin Bundan Etkilenmesi % 30 Önemli bir deðiþiklik olmadý Önemli ölçüde iyileþtirildi Þirket için yeni ürünler çýktý Gýda Tekstil Metal Kimya Üretimde Modernizasyonun Finansmaný Firmalarýn %55 inde üretim modernizasyonu için bir bütçe bulunmamaktadýr. Bu oranýn en büyük olduðu sektör ise gýda sektörüdür ve firmalarýn %65 inde üretim modernizasyonu için bütçe ayrýlmamýþtýr. Üretim modernizasyonu için ortalama yýllýk yatýrým bütçesi çoðunlukla Eurodan azdýr. Kimya ve tekstil sektörü firmalarýnýn, 1 milyon Eurodan fazla bütçesi olan firma oranlarý diðer sektörlerden daha çoktur (Þekil 5.23). 141

152 Þekil Üretimin Modernizasyonu Ýçin Ortalama Yýllýk Yatýrým Bütçesi % <= > Gýda Tekstil Metal Kimya Üretimde modernizasyon yatýrýmlarýnýn firmada uygulanan üretim teknolojilerinde deðiþikliðe yol açmasý beklenir. Firmalarýn üretimin modernizasyonu için ayýrdýklarý yatýrým bütçeleri ile yapýlmýþ büyük teknoloji deðiþiklikleri (Þekil 5.21) arasýndaki paralellik dikkat çekicidir. En az teknoloji deðiþikliði yaþanan gýda sektöründe firmalarýn modernizasyon için yatýrým bütçeleri de diðer sektörlerden daha azdýr. Buna karþýn, tekstil ve kimya sektörlerinde 1 milyon Eurodan fazla yýllýk yatýrým bütçesi ayýrmýþ firmalarýn oraný ve bu iki sektörde yaþanan büyük teknoloji deðiþikliði diðer sektörlerden daha yüksek orandadýr. Modernizasyonun finansman kaynaðý büyük ölçüde firmalarýn öz kaynaklarýdýr. Öz kaynaklarý %22 oranýyla bankalar takip etmektedir (Þekil 5.24). Her ne kadar en yoðun kullanýlan finansman kaynaðýnýn öz kaynaklar olmasý saðlýklý gibi gözükse de finansman kaynaklarýnýn çeþitlenmemiþ olmasý yine de bir eksiklik olarak gözükmektedir. Yukarýda da ifade edildiði gibi modernizasyon bütçeleri de zaten göreli küçük olup, iç finansmanla karþýlanabildiði anlaþýlmaktadýr yýlýnda yapýlan bir çalýþmada da küçük ve orta ölçekli firmalarda finansman ihtiyacýnýn %75 oranýnda öz kaynaklardan karþýlandýðý rapor edilmiþtir (Bankacademia, 2005). 142

153 Þekil 5.24 Modernizasyonun Finansman Kaynaklarý 62 Diðer 1% Bölgesel kalkýnma teþvikleri 1% Yurtdýþý kredileri 1% Ar-Ge teþvikleri 1% Banka 22% Öz kaynaklar 74% Üretimde Modernizasyonun Önündeki Engeller Modernizasyon faaliyetlerinin önündeki engellerin baþýnda makine, teçhizat ve iþletme sermayesi için yüksek maliyetler gelmektedir. Maliyetleri, yetenekli iþgücü eksikliði ve organizasyondan kaynaklanan engeller takip etmektedir. Sektörel incelenecek olursa, tüm sektörlerin benzer yanýtlar verdiði görülür (Þekil 5.25). % Þekil 5.25 Modernizasyon Faaliyetlerinin Önündeki Engeller Genel Gýda Tekstil Metal Kimya 0 Organizasyon iþgücü Çalýþanlar Yetenekli eksikliði Teçhizat maliyeti Ýþletme maliyeti Teknolojik engel Ortak vizyon eksikliði Diðer 62 Bu kaynaklardan birini %50 ve üzeri oranýnda kullanan firmalar analizde görülmektedir. 143

154 5.8 Üretim Teknolojilerinde Yenilik Üretim teknolojilerinde yenilik baþlýðý altýnda otomatik malzeme akýþ sistemleri, süreçle bütünleþik kalite kontrolü, bütünleþik CAD/CAM uygulamasý gibi deðiþik teknolojilerin kullaným yaygýnlýðý sorgulanmýþtýr. Burada bu uzun liste üzerinden ayrýntýya girilmeyerek sadece Avrupa Ýmalat Sanayiinde Yenilik Araþtýrmasý çerçevesinde kýyaslama olanaðý olan metal sektöründen iki üretim teknolojisi üzerinde durulacaktýr Metal Sektöründe Bilgisayar Kontrollü Makine ve Hat Kullanýmý Bilgisayar kontrollü makine ve hat kullanýmý teknolojisi metal sektörü firmalarýnýn %63 üne yayýlmýþtýr. Önümüzdeki iki yýl içinde, metal sektörü firmalarýnýn %4 ü bu teknolojiyi kullanmayý planlamýþlardýr. Bu teknolojinin metal sektörüne 1970 lerden önce girdiði görülmektedir. Avrupa Ýmalat Sanayiinde Yenilik Araþtýrmasý sonuçlarýna göre imalat altyapýsýnýn nispeten yeni olmasý ve yatýrýmlarda yeni teknolojilerin tercih edilmesi nedeni ile Türkiye de bilgisayar kontrollü makine ve hat kullanýmýnýn bu araþtýrmada yer alan Avrupa ülkelerine göre mevcut imalat altyapýsý içinde daha yaygýn olduðu görülmektedir (Þekil 5.26). Bu sonuç deðerlendirilirken dikkat edilmesi gereken husus, yapýlan kýyaslamanýn bu ülkeler içinde en çok bilgisayar kontrollü makine ve hattýn Türkiye de bulunduðunu deðil, mevcut altyapý içindeki oranýnýn en yüksek olduðunu gösterdiðidir. Þekil 5.26 Avrupa Ülkeleri Metal Sanayiinde Mevcut Ýmalat Altyapýsý Ýçinde Bilgisayar Kontrollü Makine ve Hat Kullanýmýnýn Yaygýnlýðý Türkiye Ýsviçre Avusturya Almanya Fransa Slovenya Hýrvatistan Ýngiltere % 144

155 5.8.2 Metal Sektöründe Sanayi Robotlarý ve Otomatik Elleçleme Sistemleri Metal sektörü firmalarýnda takým veya parçalar için sanayi robotlarý ve otomatik elleçleme sistemleri teknolojisinin kullaným oraný %15 civarýndadýr. Önümüzdeki iki yýl içinde kullanmayý planlayan firmalar da çok az sayýdadýr (%5). Çalýþmaya katýlan firmalar genel olarak bu teknolojinin kendi firmalarýnda uygulanabilir olmadýðýný düþünmektedir. Konsorsiyum ülkeleri arasýnda en az yayýlýmýn Türkiye metal sektöründe olduðu gözlenmiþtir (Þekil 5.27). Buna karþýn sektörde 3 yaþ veya daha genç sistemlerin yaygýnlýðý incelendiðinde ilginç bir durumla karþýlaþýlmaktadýr. Buna göre, bu sistemlerin Türkiye metal sanayiinde genellikle son 3 yýl içinde kurulduðunu görüyoruz. Bu veri örneklem yöntemi ile elde edildiðinden sektörde 3 yýldan önce kurulmuþ sistemlerin bulunma olasýlýðý vardýr. Ancak bu sonuç, sanayi robotlarý ve otomatik malzeme elleçleme sistemlerine yatýrýmlarýn büyük oranda son yýllarda gerçekleþiyor olduðunun ve bu sistemlerin metal sektöründe önümüzdeki yýllarda daha yaygýn kullanýlacaðýnýn habercisi olarak algýlanabilir (Þekil 5.28). Þekil 5.27 Avrupa Ülkeleri Metal Sanayiinde Sanayi Robotlarý ve Otomatik Malzeme Elleçleme Sistemleri Kullanýmýnýn Yaygýnlýðý Ýsviçre Avusturya Fransa Almanya Ýngiltere Hýrvatistan Slovenya Türkiye %0 %10 %20 %30 %40 145

156 Þekil 5.28 Son 3 Yýl Ýçinde Avrupa Ülkeleri Metal Sanayiinde Sanayi Robotlarý ve Otomatik Malzeme Elleçleme Sistemleri Kullanýmý Ýsviçre Avusturya Toplam Son 3 yýl Fransa 1 25 Almanya 5 23 Ýngiltere Hýrvatistan Slovenya Türkiye %0 %20 %40 %60 %80 % Sonuç Ýmalat Sanayiinde Yenilik Araþtýrmasý çerçevesinde yapýlan saha araþtýrmasýndan elde edilen sonuçlar daha önce yapýlan araþtýrma sonuçlarý ile de birleþtirilerek bazý sonuçlara ulaþýlmýþtýr. Buna göre, son sekiz yýl içerisinde kalite en önemli rekabet unsuru olarak yerini korumuþ olmakla birlikte; ayný dönem içinde imalat sanayiinin hâkim rekabet stratejisi olan yüksek kaliteli ürünlerin düþük maliyetlerde üretilerek pazar payýný artýrma stratejisinin karþýsýnda katma deðeri yüksek mamuller üreterek kârlýlýðý artýrma rekabet stratejisinin aðýrlýðýný artýrdýðýný gözlüyoruz. Bilindiði gibi, sektörlerde ve hatta firmalarda çoðu kez tek bir rekabet stratejisinin geçerliliðinden bahsedemeyiz. Genellikle jenerik stratejilerin deðiþik aðýrlýklarda bir karýþýmýnýn uygulandýðý gözlenir. Ürün çeþitliliði bazýnda rakiplerden farklýlaþma ve pazarda ilk olma gibi stratejilerin günümüzde daha öne çýktýðýný gözlüyoruz. Özellikle son on yýlda yaygýn bir iþ yapma biçimi olarak ortaya çýkan iþbirliklerinin Türk imalat sanayiinde henüz yeterince uygulanmadýðý bu çalýþma ile de saptanmýþtýr. Bilhassa KOBÝlerin varlýklarýný sürdürebilmeleri için iþbirlikleri önemli fýrsatlar sunmaktadýr. Diðer firmalarla iþbirliði yapan firmalarýn en yaygýn olarak üretim alanýnda iþbirliði yaptýklarý ve iþbirliklerinin genellikle bölgesel çapta olduðu görülmüþtür. Araþtýrma kuruluþlarý ve üniversitelerle iþbirlikleri ise zayýftýr. Var olanlar da daha ziyade bölgesel çapta olup, daha ziyade test ve laboratuvar kullanýmý ve mesleki eðitim alanlarýnda yoðunlaþmaktadýr. Ýþbirliklerinin geliþtirilmesi için sistematik bir çabaya ihtiyaç duyulduðu anlaþýlmaktadýr. 146

157 Çalýþmaya katýlan firmalardaki insan kaynaklarýnýn eðitim düzeylerinin düþük olduðu gözlenmiþtir. Hem üniversite mezunlarý hem de meslek lisesi mezunlarý tüm sektörlerde toplam çalýþanlar içinde %10 dan az bir oranda temsil edilmektedir. Vasýfsýz iþçi oraný yüksektir. Ancak firmalarýn bu yönde geliþme çabalarý içinde olduðu görülmektedir. Mühendislik hizmetleri, idari fonksiyonlar ve üretim alanlarýnda bazý sektörlerde oldukça yüksek oranda firmada vasýflý eleman sayýsýnda artýþ olduðu belirtilmiþtir. Gerek üretim gerekse yönetim teknolojilerinde deðiþik teknolojilerin firmaya uygun olmadýðý yaygýn bir cevap olabilmiþtir. Birçok durumda bunun bilgi eksikliðinden kaynakladýðý görülmektedir. Firmalarýn kendi personellerinin geliþmesine daha çok özen göstermesi gerekmektedir. Firma yetkinliklerinin sürdürülebilirliðinde henüz kiþilere baðýmlýlýðýn sürdüðü anlaþýlmaktadýr. Yenilik açýsýndan büyük önem taþýyan yetkinliklerin sürdürülmesinde bilgi ve tecrübenin paylaþýmý öne çýkmaktadýr. Tanýmlý süreçler ve yönerge ve kýlavuzlar da yetkinliklerin sürdürülmesi için yaygýn kullanýlan uygulamalar olmakla birlikte henüz tam etkin olamadýklarýný söyleyebiliriz. Bilginin açýk hale getirilmesinde henüz geçecek çok merhale olduðu görülmektedir. Ancak bunun da bir sýnýrý olduðu ve hassas bir dengenin korunmasý gereði unutulmamalýdýr. Türkiye Ýmalat Sanayiinde Yenilik Araþtýrmasý çalýþmasýna katýlan firmalarda Ar-Ge ve tasarým faaliyetlerinin ayrý birer birimde örgütlenmiþ olmasýndan ziyade mevcut mühendislik kadrosu özellikle üretimde görevli uzmanlar- tarafýndan sürdürüldüðü gözlenmektedir. Bu gözlemden hareketle, Ar-Ge faaliyetlerinin araþtýrmadan ziyade geliþtirme boyutu ile ilgili olduðunu ve özellikle de üretim teknolojisi geliþtirme aðýrlýklý olduðunu söyleyebiliriz. Nitekim firmalarda son üç yýlda gerçekleþen büyük teknoloji deðiþiklikleri göreli yoðun bir düzeyde olduðu gibi, firmalarýn yaklaþýk %30 u önümüzdeki üç yýlda büyük teknoloji deðiþiklikleri yapmayý planlamaktadýrlar. Büyük ölçekli firmalarýn %80 inde, orta ve küçük ölçekli firmalarýn %85 inde son üç yýlda en az bir yeni ürün üretildiðini görüyoruz. Diðer bir deyiþle de; çalýþmaya katýlan büyük ölçekli firmalarýn %20 sinde, orta ve küçük ölçekli firmalarýn %15 inde son üç yýlda hiç yeni ürün üretilmediði anlaþýlmaktadýr. Son üç yýlda üretilen yeni ürün sayýlarýnda ise en çok rastlanan yeni ürün adedi aralýðýnýn 1-5 adet olduðu görülmüþtür. Pazara sürülen yeni ürün adetlerinde gözlenen düþüklük toplam ciro içinde yeni ürünlerin payýna da yansýmaktadýr. Tüm sektörlerde firmalarýn yarýsýndan çoðunda yeni ürün satýþlarýnýn ciro içindeki payýnýn %1-20 aralýðýnda gerçekleþtiði gözlenmektedir. Bu yeni ürünler genellikle firma için yeni ürünlerdir. Pazar için de yeni olan ürün adedinin de çok fazla deðildir. Firmalarýn rekabetçiliklerini koruyabilmeleri açýsýndan yeni ürün faaliyetlerini yoðunlaþtýrmalarý; özellikle pazar için de yeni olan ürünler üretme çabasý içinde olmalýdýrlar. Firmalar bu amaçla diðer firmalarla (rekabet öncesi) iþbirliklerinin yollarýný aramalýdýrlar. 147

158 Ürün kalitesi tüm sektörlerde en öne çýkan rekabet önceliði olmasýna kalite kontrol sonrasý iþleme hurdaya çýkarma oranlarý yüksektir. Firmalar yoðun olarak yararlandýklarýný belirttikleri sürekli iyileþtirme yaklaþýmýný bu oranlarýn düþürülmesi yönünde etkin kullanmanýn yollarýný aramalýdýrlar. ISO 9000:2000 sertifikasý ve sektöre özel sertifikalar konusunda özellikle bazý sektörlerin kat edeceði mesafeler vardýr. ISO 140 çevresel denetim sertifikasý alýmýnda ise sektörler henüz yolun çok baþýndadýrlar. Tedarik zinciri çerçevesinde incelenen ERP uygulamasý, bilgi paylaþýmý ve geri kazaným konularýnda yaygýn bir uygulama gözlenememiþtir. Sadece geri kazaným konusunda kimya ve metal sektörlerinde nispeten yüksek bir uygulama oranýndan bahsedilebilir. Veri paylaþýmý uygulamasýnýn eksikliði ana üretici ve/veya tedarikçi iliþkisi içinde olan firmalarýn iþbirliði anlayýþlarýnýn yukarýda da belirtildiði gibi henüz tam geliþmediðinin de bir göstergesidir. ERP uygulamalarýnýn mutlaka pahalý ve karmaþýk bir bilgisayar paketinin uyarlanmasý þeklinde görmemek gerekir. ERP kavramýnýn çok daha kýsýtlý olanaklar çerçevesinde de baþarýlý bir þekilde uygulanmasý mümkündür. Özellikle KOBÝ ler açýsýndan deðerlendirildiðinde, ERP nin olmazsa olmaz unsurlarýný girdi malzemeden nihai ürüne kadar üretimin her aþamasýnda malzeme hareketlerinin ve üretimin miktar, maliyet ve termin yönünden takibi olarak ifade edebiliriz. Buradan da kolayca görüleceði gibi ERP nin etkin uygulamasýnýn firmanýn üretkenliðine ve maliyetlerin kontrolüne çok olumlu katkýlarý olacaðý açýktýr. Firmalarýn üretim maliyetinin kontrolünde zorlandýðý þeklindeki gözlemimizle birleþtirildiðinde baþarýlý ERP uygulamasýnýn firmalarýn rekabetçiliði açýsýndan önemi daha da iyi anlaþýlmaktadýr. Tam zamanýnda üretim ve tam zamanýnda satýn alma uygulamalarýnýn tüm sektörlerde oldukça yaygýn olduðu gözlenmiþtir. Ancak uygulamanýn yaygýnlýðý tam zamanýnda üretime göre daha sýnýrlýdýr. Bunun nedenlerini, firmalarýn satýn almada pazarlýk güçlerinin düzeyine ve tedarikçi konumunda olan firmalarýn ana firmanýn sýklýkla deðiþebilen üretim planlarýna uyma zorunluluðu baðlayabiliriz. Sýfýr ara stok uygulamasý diðer iki uygulama kadar yaygýn deðildir. Esasen yüksek kalite kontrol sonrasý iþleme hurdaya çýkarma oranlarý ile bu uygulamanýn ne denli etkin olacaðý da tartýþmalýdýr. Bu yüksek oranlar, sýfýr ara stok ve tam zamanýnda üretim uygulamalarýnýn da kendi içlerinde daha geliþtirilmesi gereðine iþaret etmektedir. E-iþ uygulamalarýnda Ýnternet üzerinden satýþ ve satýn almada belirli bir yaygýnlýk yakalanmýþ ve önümüzdeki iki yýlda da bu yöne bir deðiþim öngörülmektedir. E-posta, web sitesi kurulumu ve Ýnternete ulaþým içeren Ýntranet kullanýmý nispeten yaygýndýr ve önümüzdeki iki yýlda daha da yaygýnlaþacaðý anlaþýlmaktadýr. 148

159 Üretimin modernizasyonu firmalarýn rekabet avantajlarýný kazanmalarý ve sürdürebilmelerinde en güncel uygulanabilir teknolojilerin imalat süreçlerine dâhil edilmesi ile ilgilidir. Üretimde modernizasyon giriþimleri teknolojik yeniliklerin kaynaðý ve bu teknolojilerin ulusal yayýlýmýnda bir gereklilik olarak görülmektedir. Bu baðlamda ulusal rekabet avantajý elde etmede hükümetlerin yerel firmalarýn üretimde modernizasyon giriþimlerini yasalar ve yönetmelikler ile desteklemeleri önemli bir konu haline gelmiþtir. Bu konuda en çarpýcý bulgu modernizasyon faaliyeti olmayan firmalarýn oranýndaki (%55) yükseklik olmuþtur. Modernizasyon firmalarda yenilik yapmanýn etkin yollarýndan birisidir. Firmalarýn modernizasyon çalýþmalarýný yenilik perspektifine oturtmalarý ve yenilik yönetimi çerçevesinde ele almalarý isabetli olacaktýr. 149

160 6. ARTAN ÇÝN REKABETÝ KARÞISINDA TÜRKÝYE yýlý verilerine göre Çin Halk Cumhuriyeti artýk dünyanýn en büyük dördüncü ekonomisi, satýn alma gücü göz önüne alýndýðýnda ise ABD nin ardýndan ikinciliðe yerleþiyor.1978 yýlýndan bu yana, yýllýk ortalama %8,5 lik bir büyüme gerçekleþtirerek kiþi baþýna milli gelirini 9 katýna çýkaran Çin ekonomisinin, ayný dönemde örneðin Türkiye nin yýllýk ortalama büyüme oranýnýn %4,4 olduðu ve kiþi baþýna milli gelirini ancak 3 katýna çýkarabildiði göz önüne alýnýnca, bu alanda büyük bir baþarý gösterdiði açýk. Çin, ihracat açýsýndan da çok baþarýlý bir performans sergiliyor yýlýnda yaklaþýk 10 milyar dolarlýk mal ihracatý yapan Çin in 2004 yýlý ihracatý 600 milyar dolar olarak gerçekleþti; bu deðerler Türkiye için sýrasýyla 2,3 ve 63 milyar dolar (UN Comtrade). Uluslararasý arenada dikkatle izlenen bir diðer geliþme de Çin in ülkesine çektiði doðrudan yabancý yatýrýmlar: 2004 yýlýnda 60 milyar dolarlýk doðrudan yabancý yatýrým alan Çin, ABD ve Ýngiltere nin ardýndan dünya çapýnda en çok yabancý yatýrým çeken üçüncü ülke oldu (UNCTAD, 2005) yýlýndan bu yana süregelen ekonomik reformlarla dýþ dünyaya açýlan Çin, bu yönde en son adýmýný 11 Aralýk 20 de Dünya Ticaret Örgütü ne (DTÖ) üye olarak attý. DTÖ verilerine göre 20 yýlý dünya ticaret sýralamasýnda altýncýlýða, 2004 yýlýnda ise üçüncülüðe yerleþen Çin, dýþ ticarette artýk dünyaya açýk. Tüm bu geliþmeler uluslararasý ticarette Çin ile rekabet eden ülkelerin rekabet konumlarýný yeniden gözden geçirmeleri gerektiðine iþaret ediyor. Bu gözden geçirme Türkiye için de söz konusu ve Türkiye nin küresel rekabet gücünü inceleyen bir raporda yer almamasý düþünülemez. Çin, 9,6 milyon kilometre karelik yüzölçümü ile dünyanýn en büyük dördüncü, 1,3 milyar nüfusu ile de dünyanýn en kalabalýk ülkesi. Nüfusu yýlda ortalama %0,6 artýyor ki bu her sene nüfusa yaklaþýk 8 milyon kiþi eklenmesi demek (China Population Statistical Yearbook, 2004). Nüfusun %23,6 sýný 0 14 yaþ arasý, %69,1 ini yaþ arasý ve %7,2 sini yaþ üstü insanlar oluþturuyor yýlý verilerine göre çalýþan nüfusun %50 si tarým sektöründe, %21 i sanayide, %29 u ise hizmet sektöründe istihdam ediliyor (Pitsilis, Woetzel and Wong, 2004). Þehirlerde iþsizlik oraný %4,3. Okuryazarlýk oraný %91 (World Bank, 2000). Bu oran kadýnlar arasýnda %87 lere kadar iniyor yýlýnda toplam GSMH 1,66 trilyon ABD Dolarý (Þekil 6.1), kiþi baþýna düþen milli gelir 1290 ABD Dolarý (Þekil 6.2) olarak gerçekleþmiþ yýlýnda bu gelirin %15,2 si tarým, %53 ü endüstri ve %31,8 i hizmet sektörüne ait (Asian Development Bank, 2005). 63 Sumru Öz (TÜSÝAD-Sabancý Üniversitesi Rekabet Forumu) 64 Yuvarlama nedeniyle deðerler 100 e tamamlanmayabilir. 150

161 Þekil Yýlýnda ABD Hariç En Yüksek GSMH ye Sahip 6 Ülke ve Türkiye nin Dönemi Deðerleri (milyar ABD Dolarý) Almanya Çin Fransa Ýngiltere Ýtalya Japonya Türkiye Þekil 6.2 Çin ve Türkiye nin Dönemi Kiþi Baþýna GSMH si (ABD Dolarý) Çin Türkiye Kaynaklar: WDI Online, World Bank 151

162 6.1 Küresel Ticarette Çin in Yeri 2004 yýlýnda 593 milyar ABD Dolarý mal ihracatý (Þekil 6.5) ve 561 milyar ABD Dolarý mal ithalatý (Þekil 6.6) yapan Çin, bu ticaret hacmi ile her iki kategoride de dünya sýralamasýnda üçüncü sýraya yükseldi (sýrasýyla Þekil 6.3 ve Þekil 6.4). Þekil Yýlýnda En Fazla Mal Ýhracatý Yapan 10 Ülke ve Türkiye nin Paylarý (%) Diðer Ülkeler %44.5 Almanya %10 ABD %8.9 Çin %6.5 Japonya %6.2 Türkiye %0.7 Belçika %3.3 Kanada %3.5 Ýngiltere %3.8 Fransa %4.9 Hollanda %3.9 Ýtalya %3.8 Þekil Yýlýnda En Fazla Mal Ýthalatý Yapan 10 Ülke ve Türkiye nin Paylarý (%) Diðer Ülkeler %41.9 ABD %16.1 Almanya %7.6 Çin %5.9 Fransa %4.9 Ýngiltere %4.9 Kanada %2.9 Japonya %4.8 Türkiye %1 Belçika %3 Ýtalya %3.7 Hollanda %3.4 Kaynaklar: Trade Statistics,WTO 152

163 3 yýl süren yýllýk %30 gibi yüksek artýþ hýzýndan sonra, ihracatýn 2005 yýlýndan itibaren yýllýk %25 artýþ hýzý ile daha ýlýmlý bir çizgiye oturmasý bekleniyor. Ýç talepteki artýþa paralel olarak 2005 yýlý ilk çeyreðindeki %12 lik ithalat artýþ hýzýnýn son çeyrekte %22 ye yükseldiði kaydediliyor (World Bank, 2006). Buna raðmen 2005 yýlý için Çin 102 milyar ABD Dolarý rekor ticaret fazlasý vermiþ durumda. Þekil Yýlýnda En Fazla Mal Ýhracatý Yapan 5 Ülke ve Türkiye nin Dönemi Deðerleri (milyar ABD Dolarý) ABD Almanya Çin Fransa Japonya Türkiye Þekil Yýlýnda En Fazla Mal Ýhracatý Yapan 5 Ülke ve Türkiye nin Dönemi Deðerleri (milyar ABD Dolarý) ABD Almanya Çin 1200 Fransa 1000 Ýngiltere 800 Türkiye Kaynaklar: WDI Online, World Bank 153

164 Çin in dýþ ticaretinde en önemli yeri sýrasýyla ABD, Hong Kong, Japonya, Güney Kore, Almanya, Singapur, Avustralya, Hollanda, Malezya ve Rusya alýyor. Þekil 6.7, Çin in 2004 yýlýnda, bu ülkelerle ve Türkiye ile dýþ ticaret dengesini veriyor. Buna göre Çin, baþlýca dýþ ticaret ortaklarý arasýnda yalnýzca Güney Kore ve Rusya ile ticaretinde açýk verirken diðerlerine karþý fazla veriyor. Þeki 6.7 Çin Dýþ Ticaret Dengeleri, 2004 (milyar ABD Dolarý) ABD Hong Kong Japonya G. Kore Almanya Singapur Avustralya Hollanda Malezya Rusya 3.6 Türkiye Ýhracat Ýthalat Net Ýhracat Þekil 6.8 Çin Ýhracatýnýn Sektörel Daðýlýmý, 2004 (%) Diðerleri %22 Büro Araçlarý %15 Madeni Yaðlar %2 Motorlu Araçlar %2 Gýda %3 Kimyasal Maddeler %4 Makine %6 Tekstil %6 Diðer Maddeler %7 Elektrikli Cihazlar %12 Giyim %10 Elektrikli Araçlar %10 Kaynaklar: UN Comtrade, UN Commodity Trade Statistics Database 154

165 Büro araçlarý, elektrikli cihazlar, hazýr giyim, elektrikli araçlar, tekstil ürünleri, makine ve kimyasal maddeler Çin in baþlýca ihracat ürünlerini oluþturuyor yýlýnda Çin ihracatýnýn sektörel daðýlýmý Þekil 6.8 de veriliyor. Þekil 6.9 ise Çin ithalatýnýn 2004 yýlýndaki sektörel daðýlýmýný veriyor. Buna göre Çin in aðýrlýklý olarak yatýrým mallarý ve ham madde ithal ettiðini söylemek mümkün. Þekil 6.9 Çin Ýthalatýnýn Sektörel Daðýlýmý, 2004 (%) Tekstil %2 Motorlu Araçlar %2 Diðerleri %14 Elektrikli Araçlar %21 Demir ve Çelik %4 Elektrikli Cihazlar %4 Makine %12 Diðer Maddeler %5 Büro Araçlarý %5 Madeni Yaðlar %9 Ham Madde %10 Kimyasal Maddeler %11 Birleþmiþ Milletler Ticaret Bölümünün hazýrladýðý Ticaret Performans Endeksi ülkelerin dünya ticaretindeki payýnda arasý meydana gelen deðiþimi ve bu deðiþimin ardýnda yatan nedenleri açýklýyor. Pazar payýndaki bu deðiþim temelde rekabet gücünden mi; en dinamik hedef pazara yakýn olmaktan mý; sektörün en dinamik ürününde baþtan uzmanlaþmýþ olmaktan mý; yoksa yalnýzca dýþ talepteki deðiþmelere uyum yeteneðinden mi kaynaklanýyor? Pazar payýndaki artýþýn veya azalýþýn bu dört etmeninin toplam etkisi, pazar payýndaki yýllýk ortalama deðiþimi yüzde olarak veriyor. Kaynak: UN Comtrade, UN Commodity Trade Statistics Database 155

166 65 Tablo 6.1, Çin in dünya toplam ihracatý içindeki payýnýn yýllarý arasýnda gösterdiði geliþmenin büyük bir bölümünün rekabet etkisi ile açýklanabileceðini gösteriyor. Rekabet etkisi, hedef pazarlarýn ithalatý içinde ihracatçý ülkenin payýnda döneminde meydana gelen yýllýk ortalama yüzde deðiþim ile dýþ ticaret ortaðýnýn dünya toplam ithalatý içindeki payý çarpýlarak bulunuyor. Bir baþka deyiþle, rekabet gücündeki deðiþime baðlý olarak pazar payýnda görülen deðiþim, bir ülkenin en temel dýþ pazarlarýndaki konumunda sergilediði deðiþimin aðýrlýklý toplamý alýnarak bulunuyor. Buna göre, Çin in dünya toplam talebinde aðýrlýðý olan hedef pazarlarda, döneminde, temelde rekabet gücündeki artýþa dayanan baþarýlý bir ihracat performansý yakaladýðýný söyleyebiliriz. Fakat bu endeks, yalnýzca sektörlerin pazar payýndaki deðiþim dikkate alýnarak hesaplandýðý için sektörlerin, dünya toplam ihracatý içindeki payýný göz ardý ediyor. Tablo 6.1 Çin in Ticaret Performans Endeksi arasý pazar payýndaki yýllýk deðiþim (%) Taþýt Araçlarý 7,94 38,51 Çeþitli Ýmalat 7,44 IT ve Elektronik Elektronik 17,62 Mekanik Eþya 15,62 Temel Ýmalat 6,97 Giyim Tekstil Kimya 5,29 11,61 3,81 Rekabet etkisi 6,71 32,15 8,98 15,59 14,74 7,89 4,31 9, 9,26 Coðrafi uzmanlaþma 0,75 1,80-0,78 1,31-0,87-1,07 0,29-1,20-1,55 Üründe uzmanlaþma -1,52 0,67-1,00 1,16 1,42 0,02 0,11 2,14-0,85 Uyum etkisi 2,00 3,88 0,24-0,44 0,34 0,12 0,57 1,66-3,05 Kaynak: UN Statistics Division Bir ülkenin halihazýrdaki ihracat performansýný ölçmek için ise Göreli Ýhracat Avantajý Endeksi kullanýlabilir. Göreli Ýhracat Avantajý Endeksi belli bir sektörün ülke ihracatý içindeki payýnýn, o sektörün dünyadaki toplam ihracatýnýn dünya toplam ihracatýndaki payýna oranýdýr. Eðer endeks deðeri 1'den büyük ise rekabetçi avantajýn, 1'den küçük ise rekabetçi dezavantajýn göstergesidir. Þekil 6.10 da verilen Göreli Ýhracat Avantajý Endeksi göre Çin in ihracatta rekabet avantajýna sahip olduðu sektörler giyim, büro araçlarý, tekstil, elektrikli cihazlar, cam, beton-kireç, deri ve elektrikli araçlar olarak sýralanabilir (Ýhracatta Rekabet Kýyaslamasý, REF). Özellikle büro araçlarý sektörünün Çin in rekabet gücüne sahip olduðu sektörler arasýnda yer almasý, ülkenin katma deðeri yüksek teknoloji yoðun alanlarda rekabet gücü kazanmaya baþladýðýný gösteriyor. Göreli Ýthalat Nüfuz Endeksi ise belli bir sektörde yapýlan ithalatýn ülke ithalatý içindeki payýnýn, o sektörün dünyadaki toplam ithalatýnýn dünya toplam ithalatýndaki payýna oranýdýr. Eðer endeks deðeri 1'den büyük ise rekabetçi dezavantajýn, 1'den küçük ise rekabetçi avantajýn göstergesidir. Çin, hammadde, hayvansal yaðlar, kimyasal maddeler, deri, tekstil, demir-çelik, makine ve elektrikli araçlar sektörlerinde rekabetçi dezavantaja sahip görünüyor (Þekil 6.10). 65 Ticaret Performans Endeksi nin tamamýna adresinden ulaþabilirsiniz. 156

167 Þekil 6.10 Sektöre göre Çin'in Göreli Ýhracat Avantajý ve Göreli Ýthalat Nüfuz Endeksleri, Göreli Ýhracat Avantajý Endeksi Göreli Ýthalat Nüfuz Endeksi Gýda Ýçecek Tütün Ham Madde Madeni Yaðlar Hayvansal Yaðlar Kimyasal Maddeler Eczacýlýk Deri Tekstil Giyim Beton ve Kireç Cam Demir ve Çelik Diðer Maddeler Makine Büro Araçlarý Elektrikli Cihazlar Elektrikli Araçlar Motorlu Araçlar Diðer Araçlar Diðerleri Kaynak: Ýhracatta Rekabet Kýyaslamasý, REF Çin 11 Aralýk 20 de Dünya Ticaret Örgütü ne (DTÖ) üye oldu. Bu üyelik hem Çin de hem de dýþ dünyada geniþ yankýlar uyandýrdý ve sonuçlarý konusunda pek çok görüþ öne sürüldü. DTÖ üyesi Çin in dünya ticaretindeki payýný daha da artýracaðý yönündeki genel beklentinin karþýlandýðýný söyleyebiliriz. Özellikle tekstil ve giyim sektöründe Çin in payýný %50 lere çýkaracaðýndan söz ediliyor, bunun da rakip ülkeler için rekabet etmeyi zorlaþtýracaðý, özellikle geliþmekte olan ülkelerde iþgücü aðýrlýklý imalat sanayisinin Çin ile rekabet edememesi sonucunda pek çok kiþinin iþsiz kalacaðý anlamýna gelebileceði söyleniyordu. Ýlginçtir ki Çin in DTÖ üyeliði sonucu iþini kaybetmekten korkanlar sadece diðer ülke iþçileri deðil. Çin in dýþ dünyaya kapýlarýný açmasý ve üyelik gereði korumacýlýktan vazgeçmesi sonucu Çin de de bazý sektörlerin yabancý rekabet ile baþ edememesi ve bu sektörlerde çalýþan kiþilerin iþlerini kaybetmesi olasý bir durum. Tüm bu senaryolarýn ne ölçüde gerçekleþtiðini görmek için önemli sektörlerde Çin ve diðer ülkelerin ihracatýndaki geliþmeleri incelemek gerekiyor. 157

168 Büro makineleri ve telekomünikasyon malzemeleri, giyim ve tekstil ürünleri, tarým, kimyasal ürünler ile demir ve çelik sektörlerinde Çin, 2004 dünya ihracat sýralamalarýnda ilk 5 ülkenin içinde yer alýyor. Bunlardan giyim eþyasý ihracatýnda (Þekil 6.11) Çin in DTÖ üyeliði öncesinde %18 olan payýnýn 2004 yýlýnda %24 e, tekstil ihracatýndaki (Þekil 6.12) payýnýn ise %10 dan %17 ye çýktýðý görülüyor. Ayný dönemde, giyim eþyasý ihracatýnda Hong Kong un payýnýn azalmasý üretimin bu ülkeden Çin e kaydýðýný; AB, Türkiye ve Romanya nýn paylarýnýn artmýþ olmasý ise senaryolarýn en azýndan þimdilik bu ülkeler için söylenilen boyutta gerçekleþmediðini gösteriyor. Fakat Þekil 6.11, Meksika nýn giyim eþyasý ihracatýnýn dünyadaki payýnýn azaldýðý görülüyor. Gerçekten de, Meksika da yýllarý arasýnda 270 binden fazla montaj iþçisi iþini kaybetti, yüzlerce fabrika kapandý ve Meksika nýn Çin e karþý verdiði dýþ açýk 5 milyar ABD Dolarýný aþtý (Farrell, Puron ve Remes, 2005). Meksika Kuzey Amerika Serbest Ticaret Anlaþmasý (North America Free Trade Agreement NAFTA) sayesinde 1990 larda göreli emek yoðun sektörlerde Amerika kýtasýnýn üretim merkezine dönüþmüþtü. Fakat 2000 lerin baþýndan beri Çin bu rolü devralmýþ görünüyor. Benzer þekilde, Brezilya, Polonya, Portekiz ve Güney Kore nin yanýnda Romanya ve Türkiye gibi orta gelir grubundaki ülkeler de hayat standartlarýndaki yükselmeye baðlý olarak ucuz iþgücüne dayanan üretim ve ihracat üssü olma pozisyonlarýný kaybetme riskiyle karþý karþýya kalabilirler ya da kalmaya baþladýlar bile Avrupa Rekabet Raporu giyim eþyasý ve tekstil sektörlerinde Çin rekabetinden en çok etkilenecek Avrupa ülkesinin Türkiye olabileceðini belirtiyor. Türkiye nin AB ye yönelik en önemli ihraç mallarý olan giyim eþyasý ve tekstil, ayný zamanda Çin in AB ye ihracatýnda ilk on ürün arasýnda (European Competitiveness. Report, 2004). Farrell, Puron ve Remes (2005) e göre bu ülkeler Çin rekabeti nedeniyle kaybedilen istihdama odaklanmak yerine, ekonomik bir gerçeði -hiçbir ülkenin sonsuza kadar dünyanýn düþük maliyetli üretim üssü olarak kalamayacaðýný, Çin in de bir gün bu sýfatý kaybedeceðini- hatýrlamalýlar. Düþük ücretli montaj iþlerindeki istihdamý korumaya çalýþmaktansa daha fazla deðer üreten alanlarda istihdam yaratmaya bakmalýlar. Çünkü bu orta gelir grubundaki ülkelerin kalkýnmaya devam edebilmeleri katma-deðeri daha yüksek faaliyetlerde bulunan, dolayýsýyla üretkenliði yüksek þirketlerinin üretkenliði daha düþük olanlarýn yerini almasýyla mümkün. Bu da, orta gelir grubundaki ülkelerin katma deðeri yüksek faaliyetleri teþvik etmelerine, karþýlaþtýrmalý üstünlüklerini belirleyip, bunlardan yararlanabilmelerine ve rekabeti, giriþimciliði ve esnekliði artýran reformlarý hayata geçirmelerine baðlý görünüyor. 158

169 Þekil 6.11 Dünya Giyim Eþyasý Ýhracatýnda Pay (%) Avrupa Birliði Çin Hong Kong Türkiye Meksika Hindistan ABD Romanya Endonezya Bangladeþ Þekil 6.12 Dünya Tekstil Ýhracatýnda Pay (%) Avr. Birliði Çin Hong Kong ABD Kore Tayvan Japonya Hindistan Türkiye Pakistan Kaynaklar: Trade Statistics, WTO 159

170 Bir diðer þaþýrtýcý geliþme tekstil ve giyim sektöründeki tahminlerin, yani Çin in dünya pazarýna hakim olacaðý beklentisinin, büro makineleri ve telekomünikasyon malzemeleri sektöründe gerçekleþme yolunda olmasý.bu sektörde Çin, arasýnda ihracat payýný %4 ten %15 e çýkarmakla kalmamýþ, Güney Kore hariç bu alanda iddialý hiçbir ülke de ayný dönemde payýný artýrmayý baþaramamýþ. Çin iktisat politikasýný belirleyenler, Çin in yalnýzca küresel emek-yoðun üretim merkezi haline gelmesini istemiyorlar. Artan nüfus, ondan da hýzlý artan iþgücüne istihdam yaratabilmek için emek yoðun sektörler tamamen göz ardý edilmese de, Çin sanayi politikasýnýn asýl hedefi yüksek katma deðerli, teknoloji-yoðun endüstriyi kurmak ve geliþtirmek (European Competitiveness Report, 2004). Gerçekten de Çin hükümeti eðitim düzeyini ve kalitesini artýrma politikasý güderek 9 yýllýk eðitimi zorunlu kýldý ve 2006 yýlý itibariyle kýrsal bölgelerde bu amaca ulaþýlmasýný hedefledi. Yüksek öðrenime de önem verilerek arasýndaki 5 yýllýk dönemde, çoðunluðu teknik konularda olmak üzere, yüksek öðrenime devam eden öðrenci sayýsý 3,5 kat artýrýldý. Bu politikalar sonucunda iþgücünün ortalama kalitesi belirgin bir þekilde artmakta: iþgücüne yeni katýlanlarýn ortalama okula gitme süresi emekli olanlarýn neredeyse 3 katý (OECD, 2006). Þekil 6.13 Dünya Büro Makineleri ve Telekomünikasyon Malzemeleri Ýhracatýnda Pay (%) Avrupa Birliði Çin ABD Japonya Hong Kong Singapur Güney Kore Tayvan Malezya Meksika Kaynak: Trade Statistics, WTO 160

171 Þekil 6.14 Dünya Tarým Ürünleri Ýhracatýnda Pay (%) Avrupa Birliði ABD Kanada Brezilya Çin Avustralya Arjantin Tayland Rusya Malezya Þekil 6.15 Dünya Kimyasal Ürünler Ýhracatýnda Pay (%) Avrupa Birliði ABD Japonya Ýsviçre Çin Kore Kanada Singapur Tayvan Hong Kong Kaynaklar: Trade Statistics, WTO 161

172 Þekil 6.16 Dünya Otomotiv Ürünleri Ýhracatýnda Pay (%) Avrupa Birliði Japonya ABD Kanada Kore Meksika Brezilya Türkiye Çin Tayland Þekil 6.17 Dünya Demir-Çelik Ýhracatýnda Pay (%) Avr. Birliði Japonya Rusya Çin Kore Ukrayna ABD Tayvan Brezilya Türkiye Kaynak: Trade Statistics, WTO 162

173 Þekil 6.18 Dünya Turizm Gelirlerinde Pay (%) ABD Ýspanya Fransa Ýtalya Almanya Ýngiltere Çin Türkiye Avusturya Yunanistan döneminde önemli sektörlerde Çin ihracatýndaki geliþmeleri diðer ülke ve ülke gruplarýyla karþýlaþtýrmalý olarak yukarýdaki þekillerde inceledik. Büro makineleri ve telekomünikasyon malzemeleri, giyim ve tekstil ürünleri, tarým, kimyasal ürünler ile demir ve çelik sektörlerinde Çin, 2004 dünya ihracat sýralamalarýnda ilk 5 ülkenin içinde yer alýyor. Bu analiz, Çin ihracatýnýn ucuz iþgücü maliyetinin ötesinde olduðunu, daha þimdiden teknoloji ve bilgi yoðun sektörlerde Çin kaynaklý rekabet baskýsýnýn hissedildiðini gösteriyor. Kaynak: Trade Statistics, WTO 163

174 6.2 Doðrudan Yabancý Yatýrýmlarýn Çin Ekonomik Kalkýnmasýna Etkisi Son elli yýlýn en uzun soluklu ve en hýzlý ekonomik büyümelerinden birisini gerçekleþtiren Çin in bu baþarýsýnýn arkasýndaki temel güçlerden birisi ülkeye giren doðrudan yabancý yatýrýmlar.doðrudan yabancý yatýrýmlar, Çin de birçok yeni endüstri dalýnýn kurulmasýný ve tüketicilerin çok daha çeþitli mal ve hizmetlerle tanýþmasýný saðlamakla kalmadý, birçok alana yeni teknolojilerin gelmesine de aracý oldu yýlýnda Çin in ülkesine çekebildiði doðrudan yabancý yatýrým sadece 1,3 milyar dolar iken döneminde yýllýk 50 milyar dolarýn üzerine çýkmýþ durumda ve bugüne kadar Çin e yapýlan toplam doðrudan yabancý yatýrým 600 milyar dolarýn üzerinde (Þekil 6.19) Þekil Döneminde Çin e Yapýlan Doðrudan Yabancý Yatýrýmlar (milyar ABD Dolarý) 500 Ýzin Verilen Fiili Giriþ * 2005* Kaynak: MOFCOM, (*)Invest in China 164

175 1990 larýn ikinci yarýsýndan bu yana geliþmekte olan ülkelere giren dýþ kaynaklý sermayenin %30 unun adresi Çin oluyor. Örneðin Türkiye ye yapýlan doðrudan yabancý yatýrýmlar yýllýk 1 milyar ABD Dolarý sýnýrýný ancak 2002 yýlýnda aþmýþken, Çin bu sýnýrý 1984 yýlýnda aþmýþ yýlýndan bu yana ise Çin dünyada en çok doðrudan yabancý yatýrým alan üç ülkeden biri. Þekil Yýlýnda En Fazla Doðrudan Yabancý Yatýrým Alan Ülkelerin Dönemi Deðerleri (milyar ABD Dolarý) ABD Almanya Çin Fransa Ýngiltere Kaynak: WDI Online, World Bank Doðrudan yabancý sermaye Çin e iki dalga halinde geldi lerin ilk yýllarýnda, özellikle Hong Kong ve Tayvan dan gelen yatýrýmcýlar yalnýzca vergi teþviklerinden deðil ucuz iþgücünden de yararlanmak için serbest ekonomik bölgelerde iþ kurdular. Daha çok imalat sanayinde yoðunlaþan bu þirketler ihracata yönelik üretim yaptýlar lardaki ikinci dalgada ise Nokia, Philips, Samsung ve Sony gibi çokuluslu þirketler serbest ekonomik bölgeler dýþýnda da ortaklýklar kurarak Çin pazarýna yönelik üretim yapmaya baþladýlar. Dünyanýn en büyük dördüncü elektronik eþya üretimini gerçekleþtiren bu þirketler mallarýnýn yarýsýný da ihraç ediyorlar (Farrell, Gao ve Orr, 2004). 165

176 Coðrafi daðýlýma bakýldýðýnda bölgeler arasý büyük farklýlýklar görülüyor. Doðrudan yabancý yatýrým stokundan doðu Çin de bulunan kýyý eyaletlerinin her birinin aldýðý pay yüzde 10 un üzerinde ya da yüzde 5-10 aralýðýndayken, bu oran ülkenin ortalarýnda %3 e, batýda ise %1 in altýna düþüyor. Bölgeler olarak bakýldýðýnda ise 2003 sonu itibariyle doðunun stoktan aldýðý pay %86, merkezin aldýðý %9 ve batýnýn aldýðý pay %5 (Invest in China, 2004). Bunun en önemli sebebi, Çin in kademeli olarak dýþa açýlmasý ve reform hareketlerini anlatýrken deðindiðimiz serbest ekonomik bölgelerin doðu Çin de yer almasý. Günümüzde dýþa açýlma politikasýnýn tüm ülkeyi kapsamasý sonucu yabancý yatýrýmlar coðrafi olarak daha dengeli daðýlmaya baþladý. Yatýrýmlar genelde imalat sektöründe yoðunlaþýyor. Örneðin 2004 yýlýnda bu sektör toplam yabancý yatýrýmýn %71 ini alýrken, onu %10 ile gayrimenkul yatýrýmlarý takip etmiþ (Invest in China, 2005). Ýmalat sektörü içinde elektronik ve haberleþme cihazlarý, büro makineleri, deri ve spor malzemeleri, mobilya, giyim eþyalarý ve plastik ürünler en çok yabancý yatýrým çeken alanlar. Bu alanlarda yabancý iþtirakli þirketlerin üretimdeki payý oldukça yüksek: toplam üretimin %73 ile %42 si arasýnda deðiþiyor (European Competitiveness. Report, 2004). Önceleri Çin hükümeti sadece yabancý ortaklýklara izin verirken bugün artýk tamamen yabancý sermayeli þirketler de Çin de faaliyet gösteriyor. Doðrudan yabancý sermaye stokunun %58 i ortaklýklara, %40 ý ise tamamen yabancý sermayeli þirketlere ait (Invest in China, 2004). Çin in yabancý sermayeyi ülkesine çekmekteki baþarýsýnýn ardýnda üç önemli sebep yatýyor: Ekonomik yapý, liberalleþme ve teþvikler ile kültürel ortam (Zebregs ve Tseng, 2002): Ekonomik yapý içinde pazar büyüklüðü, ucuz iþgücü, altyapý ve ölçek ekonomisi dýþ kaynaklý yabancý yatýrýmlar için çekici olan unsurlar. Çin pazarýnýn büyüklüðü özellikle Amerikan ve Avrupalý þirketler üzerinde etkili oluyor. Hong Kong ve Tayvanlý yatýrýmcýlar ihracata dönük üretim yaparken, Amerikan ve Avrupalý þirketler daha çok Çin iç pazarýna yöneliyor. Ucuz iþ gücünün çekiciliði yatýrýmlarýn iþ gücü aðýrlýklý üretim sektörlerine kaymasýyla kendini gösteriyor. Bugün Çin de imalat sektöründe çalýþan bir iþçinin saatlik 66 ücreti 0,7 ABD Dolarý iken, bu rakam ABD de 21,3, Polonya da 2,5, Meksika da ise 2,1 ABD Dolarý (Farrell, Puron ve Remes, 2005). Mao döneminin Çin e býraktýðý miraslardan biri düzenli altyapý. Araþtýrmalar gösteriyor ki Çin in düzenli altyapýya sahip bölgeleri yabancý yatýrým çekmekte daha baþarýlý. Doðu kýyýlarýndaki yabancý yatýrým yoðunluðunun bir nedeni de bölgedeki altyapý ve ulaþým aðlarý ile de açýklamak mümkün. Ölçek ekonomisinin de yabancý yatýrýmlarý çekmekte önemli bir etken olduðu bildiriliyor. 66 Satýn alma paritesine göre. 166

177 Yabancý yatýrým önündeki engellerin kaldýrýlmasý Çin in açýk kapý politikasýnýn temel taþlarýndan birini oluþturuyor. Bu amaçla kurulan serbest ekonomik bölgeler, açýk þehirler ve özel kýyý bölgelerinde uygulanan teþvikler ve vergi muafiyet politikalarý sayesinde Çin bugünkü baþarýlý trendini yakalamýþ durumda. Bununla beraber Çin de halen bazý sektörlerde yabancý yatýrým konusunda kýsýtlamalar mevcut. Havaalanlarý, nükleer enerji santralleri, petrol ve gaz boru hatlarý, metro ve demiryollarý, su iþleri, otomotiv sektörü, savunma sektörü, týbbi kurumlar, madencilik, petrokimya, basýn yayýn, gemicilik, uydu haberleþmeciliði ve turizm alanlarý Çin hükümeti tarafýndan stratejik öneme sahip olarak görüldüðü için bu alanlarda yabancý yatýrýmlar üzerinde sýnýrlamalar söz konusu. Dünya Ticaret Örgütü üyeliði ile Çin özellikle hizmet sektöründe bu tip kýsýtlamalarý gevþetmeyi kabul etti. Böylelikle telekomünikasyon, sigortacýlýk, bankacýlýk ve daðýtým sektörlerinde yabancý yatýrým önündeki kýsýtlamalar kaldýrýldý. Çin in dýþ kaynaklý yabancý yatýrým konusundaki baþarýsýnýn sebeplerinden biri de, yatýrýmlarýn yarýdan fazlasýnýn kaynaðýný oluþturan ve Çin le ortak paydalarý yüksek olan Hong Kong, Singapur ve Tayvan gibi komþu ülkeler olarak gösteriliyor. Bu ülkelerde yaþayan Çin kökenli iþ adamlarý yatýrýmlarýný ayný dili, kültürü paylaþtýklarý Çin de yapmayý tercih ediyorlar. Yalnýzca Hong Kong kaynaklý yabancý yatýrým 2004 yýlýnda 39,7 milyar ABD Dolarýna ulaþtý (OECD, 2005) yýlý sonunda ise toplam yatýrým stokunun %43 ü bu ülkeye ait (Invest in China, 2005). Çin diasporasýnýn Çin in ekonomik geliþimi üzerindeki önemli etkileri, bazý ekonomistlere göre bu performansý Çin e has ve diðer geliþmekte olan ülkelerce taklit edilemez hale getiriyor. Tüm bunlarýn yansýmasý, bir ülkedeki yatýrým ortamýný ölçmekte yararlanýlan bir ülkelerarasý kýyaslama yöntemi olan ve IMD (International Institute for Management Development) tarafýndan her yýl yayýnlanan, Rekabetçilik Endeksi nde görülebilir. Bu endekse göre yapýlan sýralamada, 2006 yýlýnda, Çin 18. sýrada yer alarak (Tablo 2.1), 17. olan Tayvan dýþýnda tüm kalkýnmakta olan ülkelerden daha iyi bir yatýrým ortamýna sahip olduðunu kanýtlýyor. Türkiye nin 43. sýrada olduðu göz önüme alýnýrsa, giriþimcilerinin rekabet gücünü artýracak yatýrým ortamýný oluþturabilme ve sürdürebilmede Çin in ne kadar baþarýlý olduðunu, dolayýsýyla nasýl bu denli yüksek yabancý sermayeyi ülkesine çektiðini anlamak mümkün. 167

178 Þekil 6.21 Doðrudan Yabancý Yatýrým Giriþinin Ülkelere Göre Daðýlýmý, 2004 (%) Serbest Bölgeler %8.6 Kore %4.6 Diðer Ülkeler %8.0 Hong Kong %43.0 Singapur %4.5 Tayvan %7.0 AB %7.5 Japonya %8.3 ABD %8.5 Kaynak: Invest in China, 2005 Þekil 6.21 Çin e yapýlan doðrudan yabancý yatýrýmýn ülkelere göre daðýlýmýný veriyor. Buna göre, ABD %8,5 pay ya da 48 milyar dolar tutarla en çok yatýrým yapan ikinci ülke. ABD Ticaret Bakanlýðý nýn raporunda Çin in yabancý yatýrýmcýlar için büyük bir potansiyele sahip olduðuna deðinilirken ilgili yatýrýmcýlar ayný zamanda Çin de iþ yapmanýn zorluklarý konusunda da uyarýlýyor. Bu zorluklar dört temel baþlýkta toplanmýþ: Çin iþ dünyasý henüz dengeli ve öngörülebilir bir yapýya sahip deðil. Bu dengenin oluþmasý için saydam ve tutarlý bir yasal yapý gerekli ki bu henüz mevcut deðil (Country Commercial Guide, 2002). Çin hükümeti 20 yýlýna dek korumacý bir anlayýþa sahipti. Çin merkezi hükümetinin, DTÖ üyesi olmaktan doðan beklentileri karþýlayarak bu anlayýþý býraktýðýndan kuþku duyulmasa da korumacýlýðýn bölge, þirket, bazý durumlarda da bakanlýk düzeyinde sürdüðü bildirilmekte (OECD, 2003). Pazar ekonomisinin yerleþmesi yönünde önemli adýmlar atýlmýþ olsa bile bürokrasinin önemli bir kýsmý yerli firmalarý ve kamu teþebbüslerini kayýran politikalar izliyor. Halen planlý ekonominin izleri görülüyor. Pek çok sektörde rekabet fikri tam yerleþmiþ deðil. Arz talep dengesi dýþýnda kararlar alýnýp gereksiz üretim veya yatýrýma gidilebiliyor. Son olarak dile getirilen sorun ise Çin pazarýnýn gerekli hazýrlýk ve araþtýrmayý yapmadan bu pazara girmiþ pek çok yabancý yatýrýmcý ile dolu olmasý. 168

179 Çin, DTÖ üyeliðinin ardýndan Nisan 2002 den itibaren geçerli olmak üzere, rehber niteliðinde, sýrasýyla, tercih edilen, sýnýrlanan ve yasaklanan yabancý yatýrým alanlarýný içeren 3 katalog yayýmladý (OECD, 2003). Böylece pazar büyüklüðü ve mamul deðeri açýsýndan önemli potansiyele sahip kimi sektörleri yabancý yatýrýmcýlara ve ihracatçýlara açtý. Bu sektörlerin baþýnda telekomünikasyon, motorlu taþýtlar, petrol ve gaz, týbbi malzeme ve cihazlar, ilaç, ses ve görüntü cihazlarý, inþaat ve dekorasyon malzemeleri, bankacýlýk, sigortacýlýk, eðitim ve tarým ilaçlarý geliyor. Bu sektörlerin pek çoðunda tamamen yabancý sermayeli giriþimlere izin verilmese de DTÖ üyelik þartlarý gereði yabancý ortaklýklara izin veriliyor. Ancak, örneðin, bankacýlýk sektöründe Çin Merkez Bankasý nýn 67 koyduðu asgari sermaye düzeyi kadar o yüksek ki yalnýzca çok büyük uluslararasý bankalar Çin de þube açabilecek durumda. Temsilcilik açmak ise göreceli olarak daha kolay. Bunun dýþýnda yeþil çay üretimi, geleneksel Çin ilaçlarý, pirinç kaðýdý gibi geleneksel el sanatlarýnda ve vadeli iþlemler sektöründe doðrudan yabancý yatýrým tamamen yasak (OECD, 2003). 67 Þube açabilmesi için bir bankanýn sahip olmasý gereken an az sermaye tutarý 20 milyar ABD Dolarý. 169

180 6.3 Çin - Türkiye Ekonomik Ýliþkileri Dýþ Ticaret 2005 yýlý dýþ ticaret rakamlarýna göre, Çin Türkiye nin Asya Pasifik ülkeleri arasýndaki en büyük ticaret ortaðýdýr. Fakat bu ortaklýk 1990 larýn ikinci yarýsýndan beri Çin ehine iþlemektedir (Þekil 6.22). Türkiye 2005 yýlýnda Çin e 550 milyon dolarlýk mal 68 satarken Çin den ithalatý 6,8 milyar dolar olarak gerçekleþmiþtir. Þekil Dönemi Türkiye-Çin Dýþ Ticareti (milyar ABD Dolarý) 8 Ýhracat Ýthalat Kaynak: DEÝK Birleþmiþ Milletler Ýstatistik Birimi Türkiye ve Çin arasýndaki karþýlýklý dýþ ticaret deðerlerini raportör ülkeye baðlý olarak farklý veriyor. Tablo 6.2 ve 6.3 bu deðerleri sýrasýyla Türkiye ve Çin in verdiði bilgiye dayanarak gösteriyor. Örneðin, Türkiye nin Çin e karþý dýþ ticaret açýðý 2004 yýlýnda Türkiye verilerine göre 4 milyar ABD Dolarýný aþmýþken, Çin tarafýndan verilen bilgiye göre bu açýk 2,2 milyar Dolar. Bu durum daha detaylý bir araþtýrmayý gerektiriyor dönemi Türkiye-Çin dýþ ticaret rakamlarý Tablo Ek.6.1 de verilmiþtir. 170

181 Tablo 6.2 Türkiye-Çin Dýþ Ticareti Yýllar Ýhracat Ýthalat Dýþ Ticaret Hacmi Dýþ Ticaret Dengesi Ýhracatýn Ýthalatý Karþýlama Oraný (%) Tablo 6.3 Çin-Türkiye Dýþ Ticareti Yýllar Ýhracat Ýthalat Dýþ Ticaret Hacmi Dýþ Ticaret Dengesi Ýhracatýn Ýthalatý Karþýlama Oraný (%) Kaynaklar: UN Comtrade, UN Commodity Trade Statistics Database 171

182 Çin ile dýþ ticaret iliþkisinde yaþanan yüksek dýþ açýk, geleneksel pazarlarýn Çin e kaptýrýlmasý gibi sorunlar Türkiye ye özgü deðil. Þekil 6.23 Çin in DTÖ ye katýldýðý 20 ve son verilerin olduðu 2004 yýllarýnda, en çok ticaret yaptýðý ülkelerle olan ihracatýnýn ithalatýný karþýlama oraný veriyor. Buna göre Çin, ihracatýn ithalatý karþýlama oraný %100 ün altýndaki ülkelere karþý dýþ ticaret açýðý verirken, bu oranýn %100 ü geçtiði ülkelere karþý dýþ ticaret fazlasý veriyor. Bu þekle göre döneminde Türkiye, ABD, Avustralya, Belçika, Güney Afrika, Ýngiltere, Ýtalya ve Kanada ile birlikte Çin e karþý dýþ ticaret açýðý artan ülkelerden biri. Yine ayný dönemde Almanya, Filipinler, Fransa, Hindistan, Hollanda, Ýspanya, Japonya, Macaristan ve Singapur Çin e karþý verdikleri dýþ ticaret açýðýný azaltmayý baþarmýþ durumda. Bu ülkeler arasýnda özellikle Macaristan dýþ ticaret açýðýný önemli oranda azaltmayý baþarmasý nedeniyle daha detaylý incelemeyi hak ediyor. Þekil ve 2004 Yýllarýnda Çin in En Çok Ticaret Yaptýðý Ülkelerle Olan Ýhracatýnýn Ýthalatýný Karþýlama Oraný (%) ABD Almanya Avustralya Belçika Brezilya Endonezya Filipinler Fransa G. Afrika G. Kore Hindistan Hollanda Hong Kong Ýngiltere Ýspanya Ýtalya Japonya Kanada Macaristan Malezya Rusya Singapur Türkiye Türkiye den Çin e yapýlan ihracatýn hacmi kadar yapýsý da tatmin edici deðildir. Tablo 6.4 te görülebileceði üzere ihracatýn %60 tan fazlasýný, demir-çelik, iþlenmemiþ gübre, maden cevherleri ve döküntüleri ile dokumaya elveriþli lifler ve döküntüleri gibi katma deðer oraný düþük belirli bazý kalemler oluþturmaktadýr. Kaynak: UN Comtrade, UN Commodity Trade Statistics Database 172

183 Tablo 6.4 Türkiye den Çin e Yapýlan Baþlýca Ýhracat Kalemleri (milyon ABD Dolarý) Madde Adý Demir ve çelik 88,8 87,5 242,9 102,5 Ýþlenmemiþ gübre 16,7 32,6 61,9 78,5 Maden cevherleri ve döküntüleri 10,1 25,1 20,8 34,3 Organik olmayan kimyasallar 1,1 0,5 3,8 31,5 Dokumaya elveriþli lifler ve döküntüleri 14,8 9,8 48,8 27,6 Taþýt araçlarý 6,6 37,8 43,9 16,4 Tekstil ürünleri 5,2 7,1 9,9 15,7 Organik kimyasallar 1,5 6,0 6,5 13,3 Boyayýcý maddeler, macunlar, çözücüler, incelticiler 2,2 3,1 4,1 6,8 Genel sanayi makine ve teçhizatý ve makine parçalarý 1,3 1,7 4,6 6,8 Et ve et ürünleri 3,7 3,8 5,8 5,7 Enerji üreten makine ve teçhizat 0,6 0,8 1,5 4,5 Belirli sanayilerin özel makineleri 1,2 3,9 4,6 4,2 Meyve, sebze ve mamulleri 4,2 3,2 4,4 3,8 Hazýrlanmýþ deriler, postlar ve mamulleri 1,0 1,6 2,1 3,4 Diðer plastikler 3,9 5,0 2,5 3,4 Gübreler 4,3 1,4 3,9 3,2 Elektrikli makine ve cihazlar 4,0 1,0 2,0 3,1 Alkollü ve alkolsüz içkiler 0,0 0,0 0,1 2,6 Metal dýþý mineral mamuller (inþaat mal. ve cam eþya) 1,5 2,6 1,8 2,6 Kauçuk mamulleri 0,0 1,5 3,5 2,4 Demir dýþý metaller 14,5 0,2 5,5 2,2 Sýhhi tesisat, ýsýtma ve aydýnlatma malzemeleri 0,1 1,2 1,5 2,1 Metal eþya 0,3 0,5 2,6 1,9 Bitkisel ve hayvansal diðer ham maddeler 0,1 0,0 1,1 1,8 Hazýr giyim 1,1 0,2 0,4 1,4 Seyahat eþyasý 0,0 0,0 0,0 1,3 Hububat ve mamulleri 0,1 0,2 0,7 1,3 Kahve, çay, kakao, baharat ve bunlarýn mamulleri 0,1 0,3 0,7 1,2 Diðer mamul mallar 0,3 0,5 0,3 1,1 Deri, kösele ve ham postlar 0,3 0,6 1,3 1,0 Balýk ve diðer deniz ürünleri 0,1 0,2 0,8 0,9 Kimyasal madde ve ürünler 1,0 1,1 0,2 0,7 Diðer 8,8 24,4 10,0 2,7 Toplam 199,4 265,5 504,6 391,6 Kaynak: UN Comtrade, UN Commodity Trade Statistics Database 173

184 Türkiye nin Çin e yaptýðý ihracatta katma deðer oraný düþük, çeþitliliði az, fiyatý dünya pazarlarýnda belirlenen dolayýsýyla dalgalanmalardan etkilenen hammadde ve ara mallarýn aðýrlýklý olmasýna karþýn, Çin in Türkiye ye yaptýðý ihracatta Büro Makineleri, Elektrikli Makine ve Cihazlar, Haberleþme ve Ses Kayýt Cihazlarý gibi teknoloji yoðun, katma deðer oraný yüksek kalemler aðýrlýklarýný sürekli artýrmýþ ve 2004 yýlýnda ilk üç sýrayý almýþ durumda. Çin-Türk dýþ ticaretinde, hem nitelik hem de nicelik açýsýndan dengesiz olan bu durumun Çin in DTÖ ye üye olmasý ile azalmasý beklenmiþse de Türkiye nin Çin e ihracatý ithalatýný karþýlamaktan çok uzak kalmaya devam etmiþtir. 174

185 Tablo 6.5 Türkiye den Çin den Yaptýðý Baþlýca Ýthalat Kalemleri (milyon ABD Dolarý) Madde Adý Büro makineleri 65,0 119,2 309,2 597,7 Elektrikli makine ve cihazlar 137,6 180,2 284,1 514,9 Haberleþme ve ses kayýt cihazlarý 40,0 116,3 289,1 511,9 Tekstil ürünleri 139,6 190,3 319,4 457,4 Diðer mamul mallar 108,3 131,2 232,6 361,0 Genel sanayi makine ve teçhizatý ve makine parçalarý 62,4 61,0 146,5 266,8 Kömür 29,9 54,9 71,9 154,9 Hazýr giyim 34,6 40,4 73,7 143,9 Organik kimyasallar 27,7 44,1 76,7 120,6 Metal eþya 33,2 43,1 70,4 120,1 Belirli sanayilerin özel makineleri 22,8 37,4 126,6 119,4 Ayakkabý 17,4 26,3 54,3 107,7 Taþýt araçlarý 7,9 12,7 28,5 106,9 Seyahat eþyasý 14,1 20,7 38,7 99,8 Metal dýþý mineral mamuller (inþaat mal. ve cam eþya) 10,2 16,5 31,7 70,6 Fotoðrafçýlýk cihazlarý, optik ürünler, saatler 20,9 33,9 41,0 62,1 Demir ve çelik 16,7 14,6 24,4 61,2 Mesleki, bilimsel ölçü ve kontrol cihazlarý 6,8 25,8 30,5 53,8 Kauçuk mamulleri 7,9 19,8 48,1 53,0 Enerji üreten makine ve teçhizat 8,5 7,5 22,3 52,8 Boyayýcý maddeler, macunlar, çözücüler, incelticiler 15,0 25,5 32,7 47,6 Dokumaya elveriþli lifler ve döküntüleri 2,5 6,9 26,5 38,3 Sýhhi tesisat, ýsýtma ve aydýnlatma malzemeleri 10,0 10,0 22,9 37,5 Demir dýþý metaller 7,1 10,1 18,2 35,0 Mobilyalar 2,6 4,0 11,5 34,0 Organik olmayan kimyasallar 12,8 19,2 26,9 33,2 Eczacýlýk ürünleri 12,2 13,6 22,5 32,1 Kimyasal madde ve ürünler 10,2 15,9 21,6 31,6 Metal iþlemede kullanýlan makineler 2,0 2,4 8,9 26,7 Diðer plastikler 3,0 5,0 10,0 23,0 Plastikler (ilk þekillerde) 0,9 3,2 10,0 22,4 Mantar ve aðaç mamulleri 2,2 2,8 5,4 17,4 175

186 Madde Adý Ýþlenmemiþ gübre 5,8 11,4 16,0 11,1 Bitkisel ve hayvansal diðer ham maddeler 2,5 5,9 11,8 9,5 Kaðýt-karton ve kaðýt-karton esaslý mamuller 0,6 1,1 3,4 8,0 Diðer 24,5 33,0 42,2 32,1 Toplam 925,6 1365,9 2610,3 4476,1 Kaynak: UN Comtrade, UN Commodity Trade Statistics Database 176

187 Dýþ Yatýrým Türk firmalarýnýn Çin de plastik, inþaat, gýda ve tekstil alanýnda az sayýda giriþimi bulunmaktadýr ve bu yatýrýmlarýn toplam deðeri 25 milyon dolar civarýndadýr (DEÝK, 2005). 69 Çin de faal olan baþlýca Türk firmalarý: ENKA Holding bünyesinde kurulmuþ mühendislik, teknolojik çelik imalat ve elektromekanik montaj alanlarýnda çalýþan Çimtaþ; Koç Holding bünyesinde yaðlý radyatör üretimi yapan Demirdöküm; Silk&Cashmere markasýyla ipek ve kaþmir üretimi yapan Fabeks Dýþ Ticaret; Akman Holding bünyesindeki Golden Meyve Suyu ve Gýda Sanayi; Atasay Kuyumculuk; Ünsa Ambalaj; Þiþecam; Teba Þirketler grubuna baðlý Tema Dýþ Ticaret; Hipokrat Týbbi Malzemeler; Mozaik Tekstil; Zorlu Tekstil; Goldaþ; Garanti Bankasý dýr. Bu firmalarýn yaný sýra Anadolu Grubu nun bira, Vestel in elektronik eþya, Aksa Akrilik in kimyasal ürünler, Kibar Holding in demir çelik ve Yeþim Tekstil in tekstil ürünleri ve hazýr giyim, Arçelik in beyaz eþya alanýnda yatýrým planlarý bulunmaktadýr Ocak sonu itibariyle Türkiye deki Çin sermayeli firmalarýn sayýsý 238 dir (T.C. Hazine Müsteþarlýðý, 2006). Sektörel olarak baþlýca yatýrýmlar beyaz eþya, binek araçlar, telekomünikasyon ve plastik alanýndadýr. Bu sermayenin büyük bir kýsmý sadece Çin den ithalat yapma amacýyla kurulmuþ firmalara aittir. Türkiye de faal olan baþlýca Çin firmalarý (DEÝK, 2005): 69 Çin de yerleþik Türk firmalarýnýn tamamý için Tablo Ek7 ye bakýnýz. 177

188 Klima, beyaz eþya ve televizyon üreten HAÝER; Klima ve buzdolabý üreticisi HÝCON; Muðla da Harput Þirketler Grubu yla montaj fabrikasý kurmuþ olan motosiklet firmasý YÝYÝNG ve GAOMÝNG; Elkon Elektrik ile Ýstanbul da televizyon üretimine baþlayan KONKA. Çin de yatýrýmý olan, bu ülkeyle ticaret yapan ya da yatýrým ve ticaret yapmayý düþünen firmalar, Türkiye ve Çin arasýndaki ticari ve ekonomik iliþkilerde karþýlaþýlan baþlýca sorunlarý, fikri mülkiyet haklarý, mevzuat ve bürokrasi, iç pazara giriþ hakký, standartlar ve ticari bankacýlýk iþlemleri baþlýklarý altýnda sýralamaktadýr. Bunlar hakkýnda detaylý bilgi için Dýþ Ekonomik Ýliþkiler Kurumu-DEÝK in 2005 te yayýmladýðý Çin Ülke Bülteni ne bakýlabilir. Bu sorunlarý aþarak Çin pazarýna girmek dünya çapýnda bakýldýðýnda çoðunluðu küçük ve orta ölçekli sayýlan Türk firmalarý için zor görünmekle birlikte, bu þirketlerin güçlü ulusal örgütlenmelerin içinde yer almalarý bir fýrsat yaratabilir. Bu þirketler, sektör içinde veya sektörler arasýnda, bir araya gelip kaynaklarýný paylaþýrlarsa; örneðin bir merkez kurarak sözleþme görüþmeleri, tedarikçi listeleri ve kalite standartlarý ile ilgili bilgileri ortak kullanýma açarlarsa sorunlarý aþmalarý daha kolay olur. Bundan baþka, ulusal örgütler, Çin deki endüstri parklarýnýn ve kalkýnma bölgelerinin sahipleriyle temasa geçerek küçük ve orta ölçekli iþletmelerin tesisleri ortak kullanabilecekleri üretim merkezleri kurmalarýný kolaylaþtýrabilirler. Çin endüstri parklarýyla iþbirliði, üye þirketlerin altyapý ve yönetim kaynaklarýnýn ortak kullanarak kuruluþ aþamasýný kolay atlatmalarýný saðlayacaðý gibi pazar araþtýrmalarýnýn, satýþ temsilcilerinin ve daðýtým kanallarýnýn ortak kullanýmý ile ölçek ekonomilerinden yararlanmalarýný da saðlayabilir (Orr, 2005). DEÝK in yine ayný bültende aktardýðýna göre, Türkiye nin Çin e olan ihracatýnýn miktar olarak artýrýlmasý ve ürün bazýnda çeþitlendirilmesi amacýyla Dýþ Ticaret Müsteþarlýðý nýn 2005 yýlýnda baþlattýðý Asya-Pasifik Stratejisi çerçevesinde çalýþmalar sürdürülmekte ve bu baðlamda Çin Pazar Araþtýrmalarý programý yürütülmektedir. Bu araþtýrma, inþaat malzemeleri, otomotiv yan sanayi, demir-çelik ve diðer maden ve metal, kimyasallar, iþlenmiþ gýda ürünleri, hazýr giyim ve tekstil makineleri ile müteahhitlik sektörünün Türkiye ihracatý açýsýndan potansiyel arz ettiðini tespit edilmiþtir. 20 yýlýnda Türkiye Çin tarafýndan Çinli turistlerin gidebileceði ülkeler listesine alýnmýþtýr. Dünya Turizm Örgütü raporlarýna göre Çin önümüzdeki yýllarda dünyanýn en fazla turist gönderen ülkesi olacaktýr. Bunun Türkiye nin Çin ile ticaret açýðýný kapatmasý için bir fýrsat oluþturabileceði öngörüsünde bulunulmuþsa da bugüne kadar Çin den gelen turist sayýsýnda önemli bir artýþ olmamýþtýr. 178

189 Çin ve Türkiye arasýndaki ticaret ve yatýrým iliþkilerini artýrma çabalarýnýn yanýnda üçüncü ülkelere yönelik iþbirliði olanaklarý da deðerlendirilmeli. Bu olanaklar arasýnda Türkiye üzerinden üçüncü ülkelere Çin mal ve hizmetlerinin sunumu; örneðin, Rusya, Orta Asya ve Ortadoðu da, ortak yatýrým projeleri geliþtirilmesi sayýlabilir (Öðütçü, 2004). Çünkü Öðütçü nün aktardýðýna göre, Çinlinin gözünde Türkiye AB pazarýna giriþ kapýlarýndan birisi; Ortadoðu ve Kafkas petrolleri ile ilgili tedarik güvenliði senaryolarýnda önemli bir ülke; ve ayrýca Çin den baþlayýp Orta Asya yý boydan boya geçerek Türkiye üzerinden Avrupa ya uzanmasý öngörülen Ýpek Demiryolu projesinin taraflarýndan. 179

190 KAYNAKLAR Bölüm 1 ve 2 Baldwin, R.E., J. f. Francois ve R. Portes (1997) The Costs and Benefits of Eastern Enlargement: The Impact on the EU and Central Europe, Economic Policy, V.24, Barrel, R. ve N. Pain, 1999, Domestic Institutions, Agglomerations and Foreign Direct Investment in Europe, European Economic Review, V.43, Bevan, A., S. Estrin ve H. Grabbe, 20, The Impact of EU Accession Prospects on FDI Inflows to Central and Eastern Europe, Center for Economic Policy Research Discussion Paper Brenton, P., F. Di Mauro ve M. Lucke, 1999, Economic Integration and FDI: An Empirical Analysis of Foreign Investment in the EU and in Central and Eastern Europe, Empirica, V.26, Dýþ Ticaret Müsteþarlýðý, Eurostat, 2006, Fischer, S., 1993, The Role of Macroeconomic Factors in Growth, Journal of Monetary Economics, V.32, IMD, 2006, World Competitiveness Yearbook 2005, Switzerland, Ýhracatta Rekabet Kýyaslamasý, REF (TÜSÝAD-Sabancý Üniversitesi Rekabet Forumu) Uygulamasý, International Trade Statistics, 2005, WTO. OECD, 2006, Main Economic Indicators. OECD, 2005, International Investment Perspectives. OECD, 2004, OECD Economic Surveys: Turkey. Özatay, F., 2006, Cari Açýk Sorunu Ýçin Çözümler (1): Yatýrým Ortamýný Ýyileþtirici Önlemler, Radikal- 20 Aðustos 2006 Rodrik, D., 1997, Baldwin, R.E., J. F. Francois ve R. Portes (1997) ye Yorum, Economic Policy, V.24, Sala-i-Martin, X. and E. V. Artadi, 2004, The Global Competitiveness Index, WEF The Global Competitiveness Report Schatz, H., 1997, What attracts FDI?, WEF The Global Competitiveness Report TÜÝK, 2006, UNCTAD, Major FDI Indicators. UN Comtrade, UN Commodity Trade Statistics Database, UN Statistics Division, World Bank, 2006, Prospects for Global Economy: Commodity Markets, World Bank Group World Bank, 2006, World Development Indicators Database, World Bank Group. WEF, 2006, Global Competitiveness Report , World Economic Forum, 180

191 WEF, 2005, Global Competitiveness Report , World Economic Forum, WEF, 2004, Global Competitiveness Report , World Economic Forum, WEF, 2003, Global Competitiveness Report , World Economic Forum, WEF, 1997, Global Competitiveness Report 1997, World Economic Forum, WTO, 2006, Trade Statistics, World Trade Organization. WTO, 2005, International Trade Statistics, World Trade Organization. Bölüm 3 Ararat, M. ve Uður, M. (2003), Corporate Governance in Turkey: An Overview and Some Policy Recommendations, Corporate Governance: The International Journal of Business in Society, Volume 3, No: 1, Ararat, M., ve Uður, M. (2006), Turkey, Corporate Governance at the Crossroads, Chris Mallin(ed), Handbook on International Corporate Governance, Cheltenham, Northampton: Edward Elgar, Chap.11 Acemoglu, D., Johnson, S. (2003), Institutions, Corporate Governance, and Crises, ( Cornelius. P and Kogut B., (Eds), Corporate Governance and Capital Flows in a Global Economy, Oxford University Press, içinde) Aoki, M., Patrick, H., ve Sheard, P. (1994), The Japanese Main Bank System: An Introductory Overview, (Aoki, M., and Patrick, H. (Eds.) The Japanese Main Bank System, Oxford: Clarendon Press, içinde). Barca, F., ve S. Trento (1997), State Ownership and the Evolution of Italian Corporate Governance, Industrial and Corporate Change, Volume 6, Bebchuk, L. A. ve Ferrell, A. (1999), Federalism and Corporate Law: The Race to Protect Managers from Takeovers, Columbia Law Review, Vol. 99, Bebchuk, L., ve Roe, M-J. (1999). A Theory of Path Dependence in Corporate Governance and Ownership, Columbia Law School, mimeo. Benston, G. (1985), The Self-Serving Management Hypothesis: Some Evidence, Journal of Accounting and Economics, Volume 7, Number 1, Berglöf, E., ve Perotti, E. (1994), The Governance Structure of the Japanese Financial Keiretsu, Journal of Financial Economics, Volume 36, Number 2, Berle, A., ve G. C. Means (1932) The Modern Corporation and Private Property, New York: Harcourt, Brace and World. Bhagat, S., ve Black, B. (1999), The Uncertain Relationship between Board Composition and Firm Performance, Business Lawyer, Volume 54, Bhagat, S., ve Black, B. (2000), Board Independence and Long Term Firm Performance, Stanford Law School, mimeo. Boardman, A. ve Vining, A. R. (1989), Ownership and Performance in Competitive Environments: A Comparison of the Performance of Private, Mixed, and State-Owned Enterprises, Journal of Law and Economics, Volume 32, Boehmer, E. (20), Germany, (K. Gugler, (Ed.) Corporate Governance and Economic Performance, Oxford: Oxford University Press, içinde). 181

192 Bradley, M., Shipani, C. A., Sunaram, A. K., ve Walsh, J.P. (1999), The Purposes and Accountability of the Corporation in Contemporary Society: Corporate Governance at a Crossroads, Law and Contemporary Problems, 62, Bucholz, R.A., (1992), Business Environment and Public Policy: Implications for management and Strategy, Chapter 10, Corporate Governance. NJ: Prentice Hall, Carey, W. (1974), Federalism and Corporate Law: Reflections upon Delaware, Yale Law Journal, 83 (4), Charan, R. (1998), Boards at Work: How Corporate Boards Create Competetive Advantage. Jossey-Bass, San Fransisco, CA, US. Charkham, J. P. (1994), Keeping Good Company, Oxford: Clarendon Press. Cho, M-H. (1998), Ownership Structure, Investment, and the Corporate Value: An Empirical Analysis, Journal of Financial Economics, Volume 47, Number 1, Claesens, S., D. Klingebiel, S. Schmukler, 2003, Acessing International Equity markets: What Firms from Which Countries Go abroad?, WP, University of Amsterdam. Claessens, S. ve J. Fan (2002), Corporate Governance in Asia: A Survey, International Review of Finance, Volume 3, Claessens, S., Djankov, S., Fan, J.P.H. and L.H.P. Lang (2002), Disentangling the Incentive and Entrenchment Effects of Large Shareholders, Journal of Finance, Volume 57, Collier, J. ve Esteban, R. (1999), Governance in the Participative Organization: Freedom, Creativity and Ethics, Journal of Busienss Ethics, 21 (2/3), Cornelius, P.K., Kogut, B. (2003), Introduction, ( Cornelius. P and Kogut B., (Eds), Corporeate Governance and Capital Flows in a Global Economy, Oxford University Press, içinde) Cosh, A D., Guest, P. ve A. Hughes (20), Managerial Discretion and Takeover Performance, Working paper, ESRC Centre for Business Research, Cambridge University. Dalton, D. R., Daily, C.M., Ellstrand, A.E., ve J.L. Johnson (1998), Meta-Analytic Reviews of Board Composition, Leadership Structure, and Financial Performance, Strategic Management Journal, Volume 19, Davies, A. (1999), A Strategic Approach to Corporate Governance, Aldershot: Gower Demsetz, H. ve K. Lehn (1985), The Structure of Ownership and the Theory of the Firm, Journal of Political Economy, Volume 93, Number 6, Donaldson, T. ve Preston, L.E. (1995), The Stakeholder Theory of the Corporation: Concepts, Evidence and Implications, Academy of Management Review, 20(1), Economist, (2003), Takeovers in Europe: Lowest Common Denominator, November 29. Edwards, J. S. S. ve K. Fischer (1994), Banks, Finance and Investment in Germany, Cambridge University Press. Friedman, B. (1996), Economic Implications of Changing Share Ownership, Journal of Portfolio Management, Volume 2, Funkhouser,-R., ve MacAvoy,-P-W. (1979), A Sample of Observations on Comparative Prices in Public and Private Enterprises, Journal of Public Economics, Volume 11, Number 3, Gilson, R.J, ve Roe, M. (1993), Understanding the Japanese Keiretsu: Overlaps between Corporate Governance and Industrial Organization, Yale Law Journal, Volume 102, Gompers, P., Ishii, J., ve Metrick, A. (2003), Corporate Governance and Equity Prices, Quarterly Journal of Economics, Volume 118, Number 1,

193 Gugler, K. ve Yurtoðlu, B. B. (2003a), Average Q, Marginal Q, and the Relation between Ownership and Performance, Economics Letters, Volume 78, Number 3, Gugler, K. ve Yurtoðlu, B. B. (2003b), Corporate Governance and Dividend Pay-out Policy in Germany, European Economic Review, Volume 47, Number 4, Gugler, K., Mueller, D. C. ve Yurtoðlu, B.B. (2003), The Impact of Corporate Governance on Investment Returns in Developed and Developing Countries, The Economic Journal, Volume 113, Number 491, Gugler, K., Mueller, D.C., ve Yurtoðlu, B.B. (2004a), Corporate Governance and Investment Performance, Journal of Law and Economics, Volume 47, Number 2, Gugler, K., Mueller, D.C., ve Yurtoðlu, B.B. (2004b), Corporate Governance and Globalization, Oxford Review of Economic Policy, Volume 20, Number 1, Gugler, K., Mueller, D.C., ve Yurtoðlu, B.B. (2004c), Separating the Wealth and Entrenchment Effects of Insider Ownership on Investment Performance, mimeo. Hansmann, H., and Kraakman, R. (20), 'The End of History for Corporate Law, Georgetown Law Journal, 89, Hermalin, B. E. ve Weisbach, M.S. (2003), Boards of Directors as an Endogenously Determined Institution: A Survey of the Economic Literature, Economic Policy Review, Volume 9, Number 1, IIF (International Institute of Finance), (2005), Corporate Governance in Turkey, IIF publications, Washington D.C. Jensen, C. Michael ve William Meckling (1976), Theory of the Firm: Managerial Behavior, Agency Cost, and Capital Structure, Journal of Financial Economics, Volume 3, Joh, S. W. (2003), Corporate Governance and Firm Profitability: Evidence from Korea Before the Economic Crisis, Journal of Financial Economics, Volume 68, Number 2, Johnson, S., Boone, P., Breach, A., ve Friedman, E. (2000), Corporate Governance in the Asian Financial Crisis, Journal of Financial Economics, Volume 58, Number 1-2, Kalleberg, A. (20), Organising Flexibility: The Flexible Firm in a New Century,, British Journal of Industrial Relations 39, La Porta, R., Lopez-de-Silanes, F., Shleifer, A., ve R. Vishny (1997), Legal Determinants of External Finance, Journal of Finance, Volume 52, Number 3, La Porta, R., Lopez-de-Silanes, F., Shleifer, A., ve R. Vishny (1998), Law and Finance, Journal of Political Economy, Volume 106, Number 6, Lai, J. Ve S. Sudarsanam (1997), Corporate Restructuring in Response to Performance Decline: Impact of Ownership, Governance and Lenders, European-Finance-Review, Volume 1, Number 2, Levine, R. ve Zervos, S. (1998), Stock Markets, Banks and Economic Growth, American Economic Review, Volume 88, Number 3, Lins, K.V. 2003, Equity Ownership and Firm Value in Emerging Markets, Journal of Financial and Quantitative Analysis, Volume 38, Number 1, Mahoney, P.G. (20), The Common Law and Economic Growth: Hayek Might Be Right, Journal of Legal-Studies, Volume 30, Number 2, Majumdar, S. K. (1998), Slack in the State-Owned Enterprise: An Evaluation of the Impact of Soft- Budget Constraints, International Journal of Industrial Organization, Volume 16, Number 3,

194 McConnell, J. ve Servaes, H. (1990), Additional Evidence on Equity Ownership and Corporate Value, Journal of Financial Economics, Volume 27, Number 2, McConnell, J. ve Servaes, H. (1995), Equity Ownership and the Two Faces of Debt, Journal of Financial Economics, Volume 39, Number 1, Modigliani, F. ve Perotti, E. (1997), Protection of Minority Interest and the Development of Security Markets, Managerial Decision Economics, Volume 18, Number 7-8, Morck, R., Shleifer, A. ve Vishny, R. W. (1988), Management Ownership and Market Valuation: An Empirical Analysis, Journal of Financial Economics, Volume 20, Number 1, Mueller, D.C. (2003), The Corporatiom: Investment, Mergers, and Growth, Routledge: New York. Mueller, D.C. ve B.B. Yurtoglu (2000), Country Legal Environments and Corporate Investment Performance, German Economic Review, Volume 1, Number 2, Mueller, D.C. ve E. Reardon (1993), Rates of Return on Corporate Investment, Southern Economic Journal, Volume 60, Number 1, Picot, A. ve Kaufman, T. (1989), Comparative performance of Government-owned and Privatelyowned Industrial Corporations Empirical Results from Six Countries, Journal of Institutional and Theoretical Economics, Volume 145, Porter, M. (1990), The Competitive Advantage of Nations, The Free Press, New York. Rajan, R.G. ve Zingales, L. (1998), Power in a Theory of the Firm, The Quarterly Journal of Economics, Volume 113, Roe, M. J. (1993), Takeover Politics, in M. M. Blair, ed., The Deal Decade, Washington DC: Brookings Institution, Roe, M. J. (2000), Political Preconditions to Separating Ownership from Corporate Control, Stanford Law Review, Volume 53, Romano, R. (1987), The Political Economy of Takeover Statutes, Virginia Law Review, 73, Romano, R. (1993), The Genius of American Corporate Law, AEI Press Schwab, S.J. ve Thomas, R.S. (1998), Realigning Corporate Governance: Shareholder Activism by Labour Unions, Michigan Law Review, 96(4), February, Shleifer, A. ve Vishny, R.W. (1997). A Survey of Corporate Governance, The Journal of Finance, Volume 52, Number 2, Short, H. ve Keasey, K. (1999), Managerial Ownership and the Performance of Firms: Evidence from the UK, Journal of Corporate Finance, Volume 5, Number 1, Stigler, G.J. (1971), The Theory of Economic Regulation, Bell Journal of Economics and Management Science, Volume 2, Thomsen, S. ve Pedersen, T. (2000), Ownership Structure and Economic Performance in the Largest European Companies, Strategic Management Journal, volume 21, Number 6, Tobin, J. (1965) A general equilibrium approach to monetary theory", Journal of Money Credit and Banking, Volume 1, Number 1, O Sullivan, M. (2000), Contests for Corporate Control: Corporate Governance and Economic Performance in the United States and Germany. Oxford: Oxford Univesity Press O Sullivan, M. (2003), Employees and Corporate Governance, ( Cornelius. P and Kogut B., (Eds), Corporeate Governance and Capital Flows in a Global Economy, Oxford: Oxford University Press, içinde) 184

195 Vining, A. ve Boardman, A.E. (1992), Ownership versus Competition: Efficiency in Public Enterprise, Public Choice, Volume 73, Volpin, P. F. (2002), Governance with Poor Investor Protection: Evidence from Top Executive Turnover in Italy, Journal of Financial Economics, Volume 64, Williamson, Oliver E. (1975). Markets and Hierarchies: Analyses and Antitrust Implications, New York: The Free Press. Winter, R. K. Jr. (1977), State Law, Shareholder Protection and the Theory of the Corporation, Journal Legal Studies, 6, Ugur, M., Ararat, M. Does Macroeconomic Performance Affect Corporate Governance, Evidence from Turkey, Corporate Governance, an International Review, Volume 14, No.4, Yermack, D. (1996), Higher Market Valuation of Companies with a Small Board of Directors, Journal of Financial Economics, Volume 40, Number 2, Yurtoðlu, B. B. (2000), Ownership, Control and Performance of Turkish Listed Firms, Empirica, Volume 27, Number 2, Yurtoðlu, B. B. (2003), Corporate Governance and Implications for Minority Shareholders in Turkey, Journal of Corporate Ownership & Control, Volume 1, Number 1, Bölüm 4 Cook, P., Memdovic, O., Strategies for Regional Innovation Systems, Learning Transfer and Applications (Bölgesel Ýnovasyon Sistemleri için Stratejiler), UNIDO, Viyana Dünya Bankasý World Bank, 2006: Turkey: Country Economic Memorandum, Promoting Sustained Growth and Convergence with the European Union, (Ülke Ekonomik Memorandumu, Sürdürülebilir Büyüme v eab Ýle Bütünleþme) ECORYS Research and Consulting, Regional Innovation and Structural Funds (Araþtýrma ve Danýþmanlýk, Bölgesel Ýnovasyon ve Yapýsal Fonlar), Elçi, Þ., European Trend Chart on Innovation Annual Innovation Policy Trends and Appraisal Report, Turkey (Avrupa Ýnovasyon Eðitilimi-Yýllýk Ýnovasyon Politikasýnda Eðilimler ve Deðerlendirme Raporu), Euroactiv, Lisbon Strategy, European Commission: A Guide to Regional Innovation Strategies (Bölgesel Ýnovasyon Stratejilerine Bir Rehber), Working Draft, DG Regio, DG Enterprise, European Commission European Competitiveness Report (Avrupa Rekabet Raporu), Commission Staff Working Document, SEC (2004) 1397, European Commission: Working together for growth and jobs. A new start for the Lisbon Strategy (Büyüme ve Ýstihdam için Birlikte Çalýþma, Lizbon Stratejisine Yeni Bir Baþlangýç), COM (2005) 24, 2005a. European Commission: Lisbon Action Plan Incorporating EU Lisbon Programme and Recommendations for Actions to Member States for Inclusion in their National Lisbon Programmes (Lizbon Eylem Planý, Üye Ülkeler ve Üye Ülkelerin Ulusal Lizbon Programlarýnýn Bütünleþtirilmesi), SEC (2005) 192, 2005b. European Innovation Scoreboard 2004, Comparative Analysis of Innovation Performance (Avrupa Ýnovasyon Karnesi, Ýnovasyon Performansýnýn Karþýlaþtýrmalý Analizi), EC, Luxembourg,

196 Iþýk, Y., Lizbon Stratejisi Iþýðýnda Avrupa Birliði ve Türkiye nin Bilgi Ekonomisi Doðrultusunda Geliþme Perspektifleri, Aralýk Kok, W., High Level Group chaired by Wim Kok, 2004, Facing the challenge: The Lisbon strategy for growth and employment (Güçlüklerle Yüzleþmek: Büyüme ve Ýstihdam için Lizbon Stratejisi), Kasým Mersin Bölgesel Ýnovasyon Stratejisi için hazýrlanan not, Bölgesel Ýnovasyon Forumu Kasým Bölüm 5 Avrupa Komisyonu, Fostering structural change: an industrial policy for an enlarged Europe, COM 274, Brüksel, Bankacademia, Small Enterprises Loan Programme, Mayýs Baþer, D.D., Farrell, D., Meen, D.E., Turkey s quest for stable growth, McKinsey Quarterly, Special Edition, s , Ceyhan, M., Türkiye de ERP ve Logo Business Solutions, Logo Yetkili Eðitim Merkezi, Durmaz B., Avrupa Birliðine Çevre Politikasý Alanýnda Muhtemel Müzakere Sürecine Yönelik Gerekli Hazýrlýklarýn Örneklerle Çalýþýlmasý, Avrupa Birliði Genel Sekreterliði Sektörel ve Bölgesel Politikalar Dairesi, Ankara Guide Jr., V.D.R., Van Wassenhove L.N. (Editörler), Business Aspects of Closed-Loop Supply Chains, Carnegie Mellon University Press, Pittsburgh, Pennsylvania, Hamel, G., Prahalad, C.K., Competing for the Future, Harvard Business School Press, Boston, Jacobs, F.R., Bendoly, E., Enterprise resource planning: Developments and directions for operations management research, European Journal of Operational Research, 146, s , Juran, J.M., "Managing for quality", Journal for Quality and Participation, 11 1, s. 8, Kaplan, R.S., Norton, D.P., The balanced scorecard: Measures that drive performance, Harvard Business Review, s , Ocak-Þubat Kaplan, R.S., Norton, D.P., Using the balanced scorecard as a strategic management system, Harvard Business Review, s , Ocak-Þubat Kekre, S., Sarpca, E.B., Ulusoy, G., Altýntaþ, N., Value creation by Turkish enterprises, PICMET Conference, Proceedings CD, , Ýstanbul, Linderman, K., Schroeder, R.G., Zaheer, S., Choo, A.S., Six Sigma: a goal-theoretic perspective Journal of Operations Management, 21, s. 193, Mabert, V.A., Soni, A., Venkataraman, M.A., Enterprise resource planning survey of US manufacturing firms, Production and Inventory Management, 41 (2), s , Olhager, J., Selldin, E., Enterprise resource planning survey of Swedish manufacturing firms, European Journal of Operational Research, 146, s , Porter, M., Competitive Strategy: Techniques for Analyzing Industries and Competitors, Free Press, New York,

197 Porter, M.E., van der Linde, C., Green and competitive. Ending the stalemate, Harvard Business Review, s , Eylül-Ekim REF, Avrupa Ýmalat SanayiindeYenilik Araþtýrmasý Sonuçlarý, TÜBÝTAK, Oslo Kýlavuzu. Yenilik Verilerinin Toplanmasý ve Yorumlanmasý Ýçin Ýlkeler, 3. Baský, Ankara, Ulusoy, G., Moving Forward. Assessment of Competitive Strategies and Business Excellence in the Turkish Manufacturing Industry: A Benchmarking Study, TUSIAD Competitive Strategies Series 6, Istanbul, Ulusoy, G., Çetindamar, D., Akýn, H.B., Bulut, Ç., Yeðenoðlu, H., Rekabet ve Ýþbirlikleri, Rekabet Forumu, Ýstanbul, World Economic Forum, Global Competitiveness Report , Geneva, Bölüm 6 Adhikari, R. ve Yongzheng Y., September 2002, What Will WTO Membership Mean for China and Its Trading Partners?, Finance and Development, IMF, V39, No.3. Asian Development Bank, 2005, Key Indicators of Developing Asian and Pasific Countries China, Asian Development Bank. Asian Development Bank, 2002, Country Economic Review: People s Republic of China, Asian Development Bank. China Statistics Press, 2004, China Population Statistical Yearbook, DEÝK, 2003, Türkiye-Çin Ticari ve Ekonomik Ýliþkileri, DEÝK, 2005, Çin Ülke Bülteni, European Competitiveness Report 2004, 2004, Ch. 5, The Challenge to the EU of a Rising Chinese Economy. Farrell D., P.Gao and G. R. Orr, 2004, Making Foreign Investment Work for China, The McKinsey Quarterly 2004 Special Edition: China Today. Farrell D., A. Puron ve J. K. Remes, 2005, Beyond Cheap Labor: Lessons for Developing Economies, The McKinsey Quarterly 2004 Special Edition: China Today Invest in China, 2005, Invest in China, 2004, An Overview of Chinese Absoption of Foreign Direct Investment in 2003, MOFCOM, Ministry of Commerce of the People's Republic of China, OECD, 2003, China: Progress and Policy Challenges. Orr, G., 2005, In China, Oppurtunity Knocks for Small Businesses, The McKinsey Quarterly Öðütçü, M., 2004, Türk-Çin Rekabeti Ortaklýða Dönüþtürülebilir, Dünya. Öðütçü, M., 1995, 2000 li Yýllara Doðru Yeni Ekonomik Süper Güç: Çin, TÜSÝAD, TÜSÝAD T/95,

198 Pitsilis E. V., J. R. Woetzel, and J. Wong, 2004, Checking China s Vital Signs, The McKinsey Quarterly Special Edition 2004: China Today. UNDP, 2006, China Human Development Report 2005, UN Development Programme China, UNDP, 2006, China Human Development Report 2005, UN Development Programme China, UNDP China, 2002, China s Population: the Increasing Proportion of Elderly People, UN Development Programme China, UNDP China, 20, Poverty in China, UN Development Programme China, World Bank, 2006, China Quarterly Update, World Bank Group. World Bank, 2006, China Quick Facts, World Bank Group. World Bank, 2002, Country Brief: People s Republic of China, Worldbank. 188

199 EKLER Tablo Ek1.1 Dünya Mal Ýhracatý ve Ýthalatý Sýralamasý, 2004 (milyar ABD Dolarý) Sýra Ýhracatçý Ülke Ýhracat Pay(%) Ýthalatçý Ülke Ýthalat Pay(%) 1 Almanya 912,3 10,0 ABD 1525,5 16,1 2 ABD 818,8 8,9 Almanya 716,9 7,6 3 Çin 593,3 6,5 Çin 561,2 5,9 4 Japonya 565,8 6,2 Fransa 465,5 4,9 5 Fransa 448,7 4,9 Ýngiltere 463,5 4,9 6 Hollanda 358,2 3,9 Japonya 454,5 4,8 7 Ýtalya 349,2 3,8 Ýtalya 351,0 3,7 8 Ýngiltere 346,9 3,8 Hollanda 319,3 3,4 9 Kanada 316,5 3,5 Belçika 285,5 3,0 10 Belçika 306,5 3,3 Kanada 279,8 2,9 11 Hong Kong 265,5 2,9 Hong Kong 272,9 2,9 12 Kore 253,8 2,8 Ýspanya 249,3 2,6 13 Meksika 189,1 2,1 Kore 224,5 2,4 14 Rusya 183,5 2,0 Meksika 206,4 2,2 15 Tayvan 182,4 2,0 Tayvan 168,4 1,8 16 Singapur 179,6 2,0 Singapur 163,9 1,7 17 Ýspanya 178,6 2,0 Avusturya 117,8 1,2 18 Malezya 126,5 1,4 Ýsviçre 111,6 1,2 19 Suudi Arabistan 126,2 1,4 Avustralya 109,4 1,2 20 Ýsveç 122,5 1,3 Malezya 105,3 1,1 21 Ýsviçre 118,5 1,3 Ýsveç 99,3 1,0 22 Avusturya 117,4 1,3 Türkiye 97,5 1,0 23 Ýrlanda 104,3 1,1 Hindistan 97,3 1,0 24 Tayland 97,4 1,1 Rusya 96,3 1,0 25 Brezilya 96,5 1,1 Tayland 95,4 1,0 26 Avustralya 86,4 0,9 Polonya 89,2 0,9 27 BAE 70 82,8 0,9 Çek Cum. 69,5 0,7 28 Norveç 81,8 0,9 Danimarka 68,2 0,7 29 Danimarka 76,8 0,8 Brezilya 65,9 0,7 30 Hindistan 75,6 0,8 Ýrlanda 60,7 0,6 70 Birleþik Arap Emirlikleri 189

200 Sýra Ýhracatçý Ülke Ýhracat Pay(%) Ýthalatçý Ülke Ýthalat Pay(%) 31 Polonya 74,9 0,8 Macaristan 59,3 0,6 32 Endonezya 72,3 0,8 Güney Afrika 57,1 0,6 33 Çek Cum 68,7 0,8 Portekiz 54,9 0,6 34 Türkiye 63,1 0,7 Endonezya 54,9 0,6 35 Finlandiya 61,3 0,7 Yunanistan 52,6 0,6 36 Macaristan 54,9 0,6 Finlandiya 50,8 0,5 37 Güney Afrika 46,0 0,5 Norveç 48,1 0,5 38 Ýran 44,4 0,5 BAE 47,6 0,5 39 Filipinler 39,7 0,4 Suudi Arabistan 44,6 0,5 40 Ýsrail 38,5 0,4 Ýsrail 42,9 0,5 Kaynak: Trade Statistics, WTO 190

201 Þekil Ek2.1 AB Üyelik Sürecinde Olan Ülkelerde Ýþ Yapma Kolaylýðý Alt Endeksleri (Nüfusu 4 Milyonu Aþan Yeni AB Ülkeleri Ortalamasýna -%100- Kýyasla) Ýþ Sonlandýrma Sözleþmelerin Uygulanabirliði Ýþ Kurma %140 %120 %100 %80 %60 %40 %20 %0 Ruhsat Alma Ýstihdam Etme Sýnýr Ötesi Ticaret Aktif Kaydý Vergi Ödemeleri Yatýrýmcýyý Koruma Kredi Alma Kaynak: Doing Business in 2006, The World Bank Þekil Ek2.2 Kayýt Dýþý Ekonomi Kayýt Dýþý Ekonomi =%5 den az 2=%6-%10 arasý 3=%11-%20 arasý... 9=%70 den fazla Finlandiya Hollanda Norveç* Ýsviçre Ýngiltere ABD Avusturya Fransa Ýrlanda Japonya Danimarka Almanya Kanada* Çek Cum. Ýspanya Ýsveç Slovak Cum. Portekiz Macaristan Yunanistan Ýtalya Meksika Türkiye Kaynak: WEF (*)

202 Almanya Avusturya Belçika Bulgaristan Çek Cumhuriyeti Danimarka Estonya Finlandiya Fransa Hollanda Ýngiltere Ýrlanda Ýspanya Ýsrail Ýsveç Ýtalya Ýzlanda Kýbrýs Letonya Litvanya Lüksemburg Macaristan Malta Norveç Polonya Portekiz Romanya Slovakya Slovenya Ýsviçre Türkiye Yunanistan DE AT BE BG CZ DK EE FI FR NL UK IE ES IL SE IT IS CY LV LT LU HU MT NO PL PT RO SK SI CH TR GR Tablo Ek4.1 Ülke kodlarý Kod Ülke 192

203 Tablo Ek.6.1 Türkiye Çin Dýþ Ticaret Rakamlarý (milyon ABD Dolarý) Yýllar Ýhracat Ýthalat Dýþ Ticaret Hacmi Dýþ Ticaret Dengesi , ,366 2,610 4,476 6, ,441 1,125 1,631 3,115 4,868 7, , ,100-2,105-4,084-6,281 Kaynak: DEÝK 193

204 Tablo Ek.6.2 Çin'de yerleþik Türk firmalarý 71 Firma adý THY TEC Trading Betamer Aristo Tours Erguvan Turizm Çimtaþ Ningbo Steel Garanti Bankasý TEBA Þiþecam Martý Platin Chemicals Vestel Beyaz Eþya Ata Freight Line Polyard Textile Tianjin Demrad Int. Hero Eagle Han Pacific Sarchem Leather Millenium Trade Argon Chemical Refleks Dýþ Ticaret Saygýn Dongguan Dei Chung Hipokrat Medical Mega Shipping Ünsa Hangzhou Packaging Enisa Energy Trading Aihua Coal Leonardo Granit Silver Star Arc-En-Ciel Toprak Kimya Faaliyet alaný Havacýlýk Danýþmanlýk Ticaret Turizm Turizm Çelik boru üretimi Bankacýlýk Elektrikli ev aletleri Deri kimyasal, cam ürünleri Ticaret Tekstil Beyaz eþya - aksam parça Uluslararasý taþýmacýlýk Hazýr giyim ve genel ticaret Ticaret Ticaret Bilgisayar parçalarý, tekstil ticareti, mermer Deri kimyasallarý Genel ticaret Tekstil Tekstil ve hazýr giyim Dýþ Ticaret Elektrikli yaðlý radyatör üretimi Medikal cihazlar satýþ pazarlama Nakliye ve taþýmacýlýk Poliproplen sanayi tipi çuval üretimi Kömür ticareti Kömür iþleme ve ticareti Mermer Tekstil Deri kimyasallarý 71 Kaynak: Milliyet Gazetesi 194

205 Firma adý Elektrafon FUNIKA Garage Group Well Electronic Yýldýz Cila Mariner Ship Ram Pacific ST Foreign Trade Elite Dragons Dabkomar Shipping Eczacýbaþý Ekom Ege Seramik Tema Bilkont Sunjut Pacific OZIMEKS Int. Promeks Seta Tekstil Tuntaþ Dönmez Deri Goldaþ ESBAÞ Temsilcilik Ofisi TimeLink Mabu Anadolu Food Eurosa Keenbright Holdings Evercase Development Barsan Global Logistics Shanghai Karya Int. Faaliyet alaný Ticaret Ev tekstili Tekstil / otomotiv Ticaret Metal cilalarý Gemi malzemeleri Elektrikli ev aletleri Ticaret Ticaret Lojistik Seramik ve vitrifiye Seramik ve vitrifiye Tekstil Tekstil Jut çuvallarý Tekstil Çelik Tekstil ve Geri Dönüþüm Su tesisat malzemeleri Deri iþleme Kuyumculuk Ege Serbest Bölge Tem. Ofisi. Ticaret- danýþmanlýk Lastik üretimi Restaurant Ticaret Ticaret Deri-tekstil-mobilya-promosyon ürünleri Lojistik Ticaret 195

6. ARTAN ÇÝN REKABETÝ

6. ARTAN ÇÝN REKABETÝ 6. ARTAN ÇÝN REKABETÝ KARÞISINDA TÜRKÝYE 63 25 yýlý verilerine göre Çin Halk Cumhuriyeti artýk dünyanýn en büyük dördüncü ekonomisi, satýn alma gücü göz önüne alýndýðýnda ise ABD nin ardýndan ikinciliðe

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER BÝRÝNCÝ BÖLÜM TÜRKÝYE EKONOMÝSÝ

ÝÇÝNDEKÝLER BÝRÝNCÝ BÖLÜM TÜRKÝYE EKONOMÝSÝ I II ÝÇÝNDEKÝLER BÝRÝNCÝ BÖLÜM TÜRKÝYE EKONOMÝSÝ Sayfa TÜRKÝYE EKONOMÝSÝNÝN GENEL GÖRÜNÜMÜ... 3 I- EKONOMÝNÝN GENEL DENGESÝ... 9 II- III- MÝLLÝ GELÝR VE SABÝT SERMAYE YATIRIMLARI A. GAYRÝ SAFÝ MÝLLÝ HASILA...

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER BÝRÝNCÝ BÖLÜM TÜRKÝYE EKONOMÝSÝ

ÝÇÝNDEKÝLER BÝRÝNCÝ BÖLÜM TÜRKÝYE EKONOMÝSÝ I II ÝÇÝNDEKÝLER BÝRÝNCÝ BÖLÜM TÜRKÝYE EKONOMÝSÝ Sayfa TÜRKÝYE EKONOMÝSÝNÝN GENEL GÖRÜNÜMÜ... 3 I- 2004 YILI GENEL EKONOMÝK HEDEFLERÝ... 9 A. BÜYÜME... 9 B. KAYNAKLAR-HARCAMALAR DENGESÝ... 10 II- MÝLLÝ

Detaylı

Ýlknur Menlik TGDF Kurumsal Ýletiþim Direktörü TGDF 24 sektörel üye dernek Türkiye Gýda ve Ýçecek Sanayisinin Üretim, Ýstihdam, Ýhracat ve ithalatýnýn %95 ni temsil etmekte Food Drink Europe TGDF 2006

Detaylı

Mart 2010 Otel Piyasasý Antalya Ýstanbul Gayrimenkul Deðerleme ve Danýþmanlýk A.Þ. Büyükdere Cad. Kervan Geçmez Sok. No:5 K:2 Mecidiyeköy Ýstanbul - Türkiye Tel: +90.212.273.15.16 Faks: +90.212.355.07.28

Detaylı

07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10

07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10 07 TEMMUZ 2010 ÇARŞAMBA 2010 İLK ÇEYREK BÜYÜME ORANI SAYI 10 'HEDEFÝMÝZ EN BÜYÜK 10 EKONOMÝ ARASINA GÝRMEK' Baþbakanýmýz, Ulusa Sesleniþ konuþmasýnda Türkiye'nin potansiyelinin de hedeflerinin de büyük

Detaylı

FÝYATLAR A. FÝYATLARDAKÝ GENEL GÖRÜNÜM

FÝYATLAR A. FÝYATLARDAKÝ GENEL GÖRÜNÜM IX FÝYATLAR 145 146 FÝYATLAR A. FÝYATLARDAKÝ GENEL GÖRÜNÜM 2000 yýlýnda önceki yýlýn önemli ölçüde altýnda seyreden fiyat artýþlarý 2001 yýlýnýn ikinci ayýnda kurlarýn serbest býrakýlmasý sonucu üçüncü

Detaylı

KAMU MALÝYESÝ. Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. KONSOLÝDE BÜTÇE ÝLE ÝLGÝLÝ ORANLAR (Yüzde)

KAMU MALÝYESÝ. Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. KONSOLÝDE BÜTÇE ÝLE ÝLGÝLÝ ORANLAR (Yüzde) V KAMU MALÝYESÝ 71 72 KAMU MALÝYESÝ Konsolide bütçenin uygulama sonuçlarýna iliþkin bilgiler aþaðýdaki bölümlerde yer almýþtýr. A. KONSOLÝDE BÜTÇE UYGULAMALARI 1. Genel Durum 1996 yýlýnda yüzde 26.4 olan

Detaylı

Dış ticaret göstergeleri

Dış ticaret göstergeleri 75 76 Dış ticaret göstergeleri Milyon $ 3 25 71,8 9 8 7 2 6 15 5 4 Oran (%) 1 3 5 2 1 198 1981 1982 1983 1984 1985 1986 1987 1988 1989 199 1991 1992 1993 1994 1995 1996 1997 1998 1999 2 21 22 23 24 25

Detaylı

TOPLUMSAL SAÐLIK DÜZEYÝNÝN DURUMU: Türkiye Bunu Hak Etmiyor

TOPLUMSAL SAÐLIK DÜZEYÝNÝN DURUMU: Türkiye Bunu Hak Etmiyor TOPLUMSAL SAÐLIK DÜZEYÝNÝN DURUMU: Türkiye Bunu Hak Etmiyor Türkiye'nin insanlarý, mevcut saðlýk düzeyini hak etmiyor. Saðlýk hizmetleri için ayrýlan kaynaklarýn yetersizliði, kamunun önemli oranda saðlýk

Detaylı

Tuzaktan çıkmak için sanayisizleşmeyi durdurmak gerekmektedir

Tuzaktan çıkmak için sanayisizleşmeyi durdurmak gerekmektedir tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Tuzaktan çıkmak için sanayisizleşmeyi durdurmak gerekmektedir Ozan Acar 14 Aralık 2012, Ankara Çerçeve 1) Türkiye nin orta gelir tuzağı ve sanayisizleşme

Detaylı

Dövize Endeksli Kredilerde KKDF

Dövize Endeksli Kredilerde KKDF 2009-10 Dövize Endeksli Kredilerde KKDF Ýstanbul, 12 Mart 2009 Sirküler Sirküler Numarasý : Elit - 2009/10 Dövize Endeksli Kredilerde KKDF 1. Genel Açýklamalar: 88/12944 sayýlý Kararnameye iliþkin olarak

Detaylı

5.1 Giriþ. Gündüz Ulusoy (TÜSÝAD-Sabancý Üniversitesi Rekabet Forumu Direktörü) Hande Yeðenoðlu (TÜSÝAD-Sabancý Üniversitesi Rekabet Forumu) 57

5.1 Giriþ. Gündüz Ulusoy (TÜSÝAD-Sabancý Üniversitesi Rekabet Forumu Direktörü) Hande Yeðenoðlu (TÜSÝAD-Sabancý Üniversitesi Rekabet Forumu) 57 5.TÜRKÝYE ÝMALAT SANAYÝÝNDE YENÝLÝK 56 5.1 Giriþ Türkiye imalat sanayiinin gerek GSMH içindeki payý gerekse toplam mal ihracatýndaki payý sürekli bir artýþ göstermektedir (Þekil 5.1 ve Þekil 5.2). Türkiye

Detaylı

KÜRESEL REKABETTE. HAZIRLAYAN Sumru Öz

KÜRESEL REKABETTE. HAZIRLAYAN Sumru Öz KÜRESEL REKABETTE YÜKSELEN BÝR GÜÇ: ÇÝN HAZIRLAYAN Sumru Öz TÜSÝAD-Sabancý Üniversitesi Rekabet Forumu Aralýk 2006 TÜSÝAD-Sabancý Üniversitesi Rekabet Forumu TÜSÝAD-Sabancý Üniversitesi Rekabet Forumu

Detaylı

KOBÝ'lere AB kapýsý. Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi

KOBÝ'lere AB kapýsý. Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi 12 1 KOBÝ'lere AB kapýsý Export2Europe KOBÝ'lere yönelik eðitim, danýþmanlýk ve uluslararasý iþ geliþtirme projesi 2 3 Projenin amacý nedir Yurt dýþýna açýlmak isteyen yerli KOBÝ'lerin, Lüksemburg firmalarý

Detaylı

TÜRKĐYE DE DÖKÜM SEKTÖRÜ 23.02.2007

TÜRKĐYE DE DÖKÜM SEKTÖRÜ 23.02.2007 TÜRKĐYE DE DÖKÜM SEKTÖRÜ 1 23.02.2007 Demir ve Çelik Döküm Sanayi sektörü; endüksiyon, ark veya kupol ocaklarında, çeşitli pik demiri, çelik hurdaları ve ferro alaşımların ergitilerek, kalıplama tesislerinde

Detaylı

EKONOMİK GELİŞMELER Mart - 2011

EKONOMİK GELİŞMELER Mart - 2011 EKONOMİK GELİŞMELER Mart - 2011 AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU EKONOMİK RAPOR - MART 2011 İÇİNDEKİLER... 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYH)... 2 İSTİHDAM - İŞSİZLİK VE İŞGÜCÜ

Detaylı

Yükseköðretimin Finansmaný ve Finansman Yöntemlerinin Algýlanan Adalet Düzeyi: Sakarya Üniversitesi Paydaþ Görüþleri..64 Doç.Dr.

Yükseköðretimin Finansmaný ve Finansman Yöntemlerinin Algýlanan Adalet Düzeyi: Sakarya Üniversitesi Paydaþ Görüþleri..64 Doç.Dr. MALÝYE DERGÝSÝ Temmuz - Aralýk 2011 Sayý 161 Sahibi Maliye Bakanlýðý Strateji Geliþtirme Baþkanlýðý Adýna Sorumlu Yazý Ýþleri Müdürü Yayýn Kurulu Baþkan Füsun SAVAÞER Üye Ali Mercan AYDIN Üye Nural KARACA

Detaylı

AVRUPA BİRLİĞİ VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ

AVRUPA BİRLİĞİ VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ AVRUPA BİRLİĞİ VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ AVUSTURYA ÜLKE RAPORU Şubat 2009 B.Ö. AVRUPA BİRLİĞİ VE ULUSLARARASI İŞBİRLİĞİ ŞUBESİ 1 I. GENEL BİLGİLER Resmi Adı : Avusturya Cumhuriyeti Yönetim Şekli

Detaylı

2010 YILI OCAK-MART DÖNEMİ TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ

2010 YILI OCAK-MART DÖNEMİ TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ 2010 YILI DÖNEMİ TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ 2010 yılı Ocak-Mart döneminde, Türkiye deri ve deri ürünleri ihracatı % 13,7 artışla 247,8 milyon dolara yükselmiştir. Aynı dönemde

Detaylı

ÝÇÝNDEKÝLER BÝRÝNCÝ BÖLÜM TÜRKÝYE EKONOMÝSÝ

ÝÇÝNDEKÝLER BÝRÝNCÝ BÖLÜM TÜRKÝYE EKONOMÝSÝ I II ÝÇÝNDEKÝLER BÝRÝNCÝ BÖLÜM TÜRKÝYE EKONOMÝSÝ Sayfa TÜRKÝYE EKONOMÝSÝNÝN GENEL GÖRÜNÜMÜ... 3 I- EKONOMÝNÝN GENEL DENGESÝ... 9 II- III- MÝLLÝ GELÝR VE SABÝT SERMAYE YATIRIMLARI A. GAYRÝ SAFÝ MÝLLÝ HASILA...

Detaylı

rm o f t a l ip j o l o n ek gýda T a d ý G m için ya þ a i ye Türk u ulusal GIDA TEKNOLOJÝ PLATFORMU y a þ a m i ç i n g ý d a Kaynak: 2010 Envanteri (TGDF) Gýda Sektörü 73.722.988 nüfus Hane halký gýda

Detaylı

ASÜD 06 Mart 2009'da 13 süt ve süt ürünleri üreticisi tarafýndan kuruldu. 110'a ulaþan üye sayýsý ile süt sektörünün en büyük ve en yetkili kuruluþudu

ASÜD 06 Mart 2009'da 13 süt ve süt ürünleri üreticisi tarafýndan kuruldu. 110'a ulaþan üye sayýsý ile süt sektörünün en büyük ve en yetkili kuruluþudu SÜT SANAYÝÝNDE YENÝ YAKLAÞIMLAR TOPLANTISI - YENÝ SÜT MEVZUATI ve UYGULAMALARI TÜRKÝYE DE SÜT SEKTÖRÜ Dr. Ýsmail MERT ASÜD Genel Sekreteri 20.09.2012 GÖNEN- BALIKESÝR ASÜD 06 Mart 2009'da 13 süt ve süt

Detaylı

DIŞ TİCARET ENSTİTÜSÜ WORKİNG PAPER SERİES. Tartışma Metinleri WPS NO/ 185 / DÜNYADA ve TÜRKİYE DE MOBİLYA SEKTÖRÜNÜN ULUSLARARASI TİCARETİNİN

DIŞ TİCARET ENSTİTÜSÜ WORKİNG PAPER SERİES. Tartışma Metinleri WPS NO/ 185 / DÜNYADA ve TÜRKİYE DE MOBİLYA SEKTÖRÜNÜN ULUSLARARASI TİCARETİNİN DIŞ TİCARET ENSTİTÜSÜ WORKİNG PAPER SERİES Tartışma Metinleri WPS NO/ 185 /2018-05 DÜNYADA ve TÜRKİYE DE MOBİLYA SEKTÖRÜNÜN ULUSLARARASI TİCARETİNİN İNCELENMESİ ve DEĞERLENDİRİLMESİ Fatih ÇALIŞKAN 1 1

Detaylı

TÜRKİYE PLASTİK SEKTÖRÜ 2014 YILI 4 AYLIK DEĞERLENDİRMESİ ve 2014 BEKLENTİLERİ. Barbaros Demirci PLASFED - Genel Sekreter

TÜRKİYE PLASTİK SEKTÖRÜ 2014 YILI 4 AYLIK DEĞERLENDİRMESİ ve 2014 BEKLENTİLERİ. Barbaros Demirci PLASFED - Genel Sekreter TÜRKİYE PLASTİK SEKTÖRÜ 2014 YILI 4 AYLIK DEĞERLENDİRMESİ ve 2014 BEKLENTİLERİ Barbaros Demirci PLASFED - Genel Sekreter 2013 yılı, dünya ekonomisi için finansal krizin etkilerinin para politikaları açısından

Detaylı

EKONOMİK GELİŞMELER Haziran 2012

EKONOMİK GELİŞMELER Haziran 2012 EKONOMİK GELİŞMELER Haziran 2012 Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU İÇİNDEKİLER 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYH) 2 İSTİHDAM - İŞSİZLİK

Detaylı

İhracatın Yıllar İçindeki Gelişimi

İhracatın Yıllar İçindeki Gelişimi İhracatın Yıllar İçindeki Gelişimi 2001-2015 Yıllar İtibariyle İhracatın Gelişimi DEĞER VE MİKTAR BAZINDA İHRACAT 31,3, TİM Yıllar İtibariyle İhracatın Gelişimi ÖNCEKİ YILA GÖRE DEĞİŞİM (%) 40,0 30,0 Miktar

Detaylı

Faaliyet Raporu. Banvit Bandýrma Vitaminli Yem San. A.Þ. 01 Ocak - 30 Eylül 2010 Dönemi

Faaliyet Raporu. Banvit Bandýrma Vitaminli Yem San. A.Þ. 01 Ocak - 30 Eylül 2010 Dönemi 10 Faaliyet Raporu Banvit Bandýrma Vitaminli Yem San. A.Þ. 01 Ocak - 30 Eylül 2010 Dönemi Ýçindekiler Yönetim ve Denetim Kurulu Temettü Politikasý Risk Yönetim Politikalarý Genel Kurul Tarihine Kadar Meydana

Detaylı

EKONOMİK GELİŞMELER Ağustos - 2011

EKONOMİK GELİŞMELER Ağustos - 2011 EKONOMİK GELİŞMELER Ağustos - 2011 AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU EKONOMİK RAPOR AĞUSTOS 2011 İÇİNDEKİLER... 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYH)... 2 İSTİHDAM - İŞSİZLİK VE

Detaylı

EKONOMİK GELİŞMELER Eylül

EKONOMİK GELİŞMELER Eylül EKONOMİK GELİŞMELER Eylül - 2011 AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU EKONOMİK RAPOR EYLÜL 2011 İÇİNDEKİLER... 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYH)... 2 İSTİHDAM - İŞSİZLİK VE İŞGÜCÜ

Detaylı

ASKÝ 2015 YILI KURUMSAL DURUM VE MALÝ BEKLENTÝLER RAPORU

ASKÝ 2015 YILI KURUMSAL DURUM VE MALÝ BEKLENTÝLER RAPORU T.C. AYDIN BÜYÜKÞEHÝR BELEDÝYESÝ SU VE KANALÝZASYON ÝDARESÝ GENEL MÜDÜRLÜÐÜ TEMMUZ 215-1 215 YILI KURUMSAL DURUM VE MALÝ BEKLENTÝLER RAPORU KURUMSAL MALÝ DURUM VE BEKLENTÝLER RAPORU SUNUÞ 518 Sayýlý Kamu

Detaylı

DİYARAKIR DIŞ TİCARETİ 2014

DİYARAKIR DIŞ TİCARETİ 2014 DİYARAKIR DIŞ TİCARETİ 2014 Nisan 2015 Hikmet DENİZ İçindekiler 1. İhracat... 2 1.1. İhracat Yapılan Ülkeler... 3 1.2. 'ın En Büyük İhracat Partneri: Irak... 5 1.3. İhracat Ürünleri... 6 2. İthalat...

Detaylı

SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ VE SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ SEKTÖRÜNDE DÜNYA İTHALAT RAKAMLARI ÇERÇEVESİNDE HEDEF PAZAR ÇALIŞMASI

SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ VE SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ SEKTÖRÜNDE DÜNYA İTHALAT RAKAMLARI ÇERÇEVESİNDE HEDEF PAZAR ÇALIŞMASI SERAMİK KAPLAMA MALZEMELERİ VE SERAMİK SAĞLIK GEREÇLERİ SEKTÖRÜNDE DÜNYA İTHALAT RAKAMLARI ÇERÇEVESİNDE HEDEF PAZAR ÇALIŞMASI ORTA ANADOLU İHRACATÇI BİRLİKLERİ GENEL SEKRETERLİĞİ Seramik sektörünün en

Detaylı

KABLO VE TELLER. Hazırlayan Tolga TAYLAN 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

KABLO VE TELLER. Hazırlayan Tolga TAYLAN 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi KABLO VE TELLER Hazırlayan Tolga TAYLAN 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi KABLO ve TELLER GTİP:8544 TÜRKİYE DE ÜRETIM VE DIŞ TİCARET Üretim Kablo ve teller

Detaylı

İHRACATIN GELİŞİMİ

İHRACATIN GELİŞİMİ İHRACATIN GELİŞİMİ 2001-2016 YILLAR İTİBARİYLE İHRACATIN GELİŞİMİ 180.0 DEĞER VE MİKTAR BAZINDA İHRACAT 160.0 140.0 120.0 100.0 142.5 104.0 80.0 60.0 40.0 20.0 45.4 31.3 0.0 2001 2002 2003 2004 2005 2006

Detaylı

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ

BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ IPA Cross-Border Programme CCI No: 2007CB16IPO008 BÝLGÝLENDÝRME BROÞÜRÜ SINIR ÖTESÝ BÖLGEDE KÜÇÜK VE ORTA ÖLÇEKLÝ ÝÞLETMELERÝN ORTAK EKO-GÜÇLERÝ PROJESÝ Ref. ¹ 2007CB16IPO008-2011-2-063, Geçerli sözleþme

Detaylı

EKONOMİ VE DIŞ TİCARET RAPORU 2017

EKONOMİ VE DIŞ TİCARET RAPORU 2017 EKONOMİ VE DIŞ TİCARET RAPORU 2017 Türkiye Ekonomisi 2016 da Gücünü İspatladı - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - 2 - - - - - - - - - - - - - - - - - - - 3 Dış Ticaret ve Ekonomi Raporumuz 4. Yılında

Detaylı

Büyüme Rakamları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme. Tablo 1. En hızlı daralan ve büyüyen ekonomiler 3. 2009'da En Hızlı Daralan İlk 10 Ekonomi

Büyüme Rakamları Üzerine Karşılaştırmalı Bir Değerlendirme. Tablo 1. En hızlı daralan ve büyüyen ekonomiler 3. 2009'da En Hızlı Daralan İlk 10 Ekonomi POLİTİKANOTU Mart2011 N201126 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Ayşegül Dinççağ 2 Araştırmacı, Ekonomi Etütleri Büyüme Rakamları Üzerine

Detaylı

Türkiye'de Süt ve Süt Ürünlerinin Ýþlenmesi ve Pazarlanmasý Dr. Ýsmail MERT ASÜD Genel Sekreteri 7-8 Þubat IPARD - TAIEX Semineri Süt ve Süt Mamulleri Deðer Zinciri Süt Hayvaný Yetiþtiricisi Çið Süt Süt

Detaylı

01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1

01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1 01 EKİM 2009 ÇARŞAMBA FAİZ SAYI 1 Düþen Faizler ÝMKB yi Yýlýn Zirvesine Çýkardý Merkez Bankasý ndan gelen faiz indirimine devam sinyali bono faizini %7.25 e ile yeni dip noktasýna çekti. Buna baðlý olarak

Detaylı

EKONOMİK GELİŞMELER Mayıs

EKONOMİK GELİŞMELER Mayıs EKONOMİK GELİŞMELER Mayıs - 2011 AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU İÇİNDEKİLER... 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYH)... 2 İSTİHDAM - İŞSİZLİK VE İŞGÜCÜ HAREKETLERİ.. 2 İTHALAT

Detaylı

DOĞRUDAN YABANCI YATIRIM

DOĞRUDAN YABANCI YATIRIM Invest in DOĞRUDAN YABANCI YATIRIM Türkiye de Doğrudan Yabancı Yatırımın Gelişimi Makroekonomik anlamda küresel ekonomiye uyumu sağlayan yapısal reformlar, bir yandan Türkiye yi doğrudan yabancı yatırım

Detaylı

CAM SANAYİİ. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

CAM SANAYİİ. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi CAM SANAYİİ Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi TÜRKİYE'DE ÜRETİM Cam sanayii, inşaat, otomotiv, meşrubat, gıda, beyaz eşya, mobilya,

Detaylı

GTİP 392310: PLASTİKTEN KUTULAR, KASALAR, SANDIKLAR VB. EŞYA

GTİP 392310: PLASTİKTEN KUTULAR, KASALAR, SANDIKLAR VB. EŞYA GTİP 392310: PLASTİKTEN KUTULAR, KASALAR, SANDIKLAR VB. EŞYA TEMMUZ 2009 Hazırlayan: Mesut DÖNMEZ 1 GENEL KOD BİLGİSİ: 392310 GTIP kodunun üst kodu olan 3923 GTİP koduna ait alt kodlar ve ürünler aşağıda

Detaylı

Avrupa Birliði'ne Tam Üyelik Sürecinde Ýstanbul Sanayi Odasý Meslek Komiteleri Sektör Stratejileri Geliþtirilmesi Projesi Kimya Sektörü Avrupa Birliði'ne Tam Üyelik Sürecinde Ýstanbul Sanayi Odasý Meslek

Detaylı

ÝMALAT SANAYÝ SEKTÖRLERÝ REKABET GÖSTERGELERÝ RAPORU Mayýs 2014 Yayýn No: TÜSÝAD-T/2014-05/551 Meþrutiyet Caddesi, No: 46 34420 Tepebaþý/Ýstanbul Telefon: (0 212) 249 07 23 Telefax: (0 212) 249 13 50 www.tusiad.org

Detaylı

3T, metal iþleme sektöründe marka fuarlar arasýnda 3T Uluslararasý Metal Ýþleme, Kalýp, Otomasyon Teknolojileri ve Yan Sanayi Ürünleri Fuarý 15-18 Mayýs 2008 tarihleri arasýnda Ýzmir Kültürpark Uluslararasý

Detaylı

Yat, Kotra Ve Her Türlü Motorlu Özel Tekneler Ýçin Geçerli Olan KDV Ve ÖTV Ora

Yat, Kotra Ve Her Türlü Motorlu Özel Tekneler Ýçin Geçerli Olan KDV Ve ÖTV Ora 2009-40 Yat, Kotra Ve Her Türlü Motorlu Özel Tekneler Ýçin Geçerli Olan KDV Ve ÖTV Ora Ýstanbul, 25 Aðustos 2009 Sirküler Numarasý : Elit - 2009/40 Sirküler Yat, Kotra Ve Her Türlü Motorlu Özel Tekneler

Detaylı

ALMANYA FEDERAL CUMHURİYETİ

ALMANYA FEDERAL CUMHURİYETİ T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI 2013 ALMANYA FEDERAL CUMHURİYETİ 1/8 ALMANYA YA İLİŞKİN TEMEL BİLGİLER GENEL BİLGİLER RESMİ ADI BAŞKENT RESMİ DİL Almanya Federal Cumhuriyeti Berlin Almanca BAĞIMSIZLIK TARİHİ 23

Detaylı

Şubat 2013, Sayı: 7 Intrade, Fatih Üniversitesi Uluslararası Ticaret Bölümü Aylık Dış Ticaret Bülteni 1 $24 $22 $20 $18 $16 $14 $12 $10 $8 $6 $4 $2 $0

Şubat 2013, Sayı: 7 Intrade, Fatih Üniversitesi Uluslararası Ticaret Bölümü Aylık Dış Ticaret Bülteni 1 $24 $22 $20 $18 $16 $14 $12 $10 $8 $6 $4 $2 $0 Şubat 2013, Sayı: 7 Intrade, Fatih Üniversitesi Uluslararası Ticaret Bölümü Aylık Dış Ticaret Bülteni 1 Tablo-1 Yıllık ve Kümülatif Dış Ticaret Rakamları Yıllık Aylık - Ocak Başlıklar 2005 2006 2007 2008

Detaylı

Fiskomar. Baþarý Hikayesi

Fiskomar. Baþarý Hikayesi Fiskomar Baþarý Hikayesi Fiskomar Gýda Temizlik Ve Marketcilik Ticaret Anonim Þirketi Cumhuriyetin ilanýndan sonra büyük önder Atatürk'ün Fýndýk baþta olmak üzere diðer belli baþlý ürünlerimizi ilgilendiren

Detaylı

GENEL BİLGİLER DIŞ TİCARET BİLGİLERİ

GENEL BİLGİLER DIŞ TİCARET BİLGİLERİ GENEL BİLGİLER Resmi Adı : Tanzanya Birleşik Cumhuriyeti Resmi Dil : Swahili, İngilizce Başkenti : Resmi başkent Dodoma(1 699 000) (de facto olarak Darüsselam); Dar es Selam; ticari başkent (2.498.000)

Detaylı

ÇOK TARAFLI İLİŞKİLER VE AVRUPA BİRLİĞİ NİN GELECEĞİ KONFERANSI. Ümit Özlale

ÇOK TARAFLI İLİŞKİLER VE AVRUPA BİRLİĞİ NİN GELECEĞİ KONFERANSI. Ümit Özlale tepav Economic Research Policy Foundation of Turkey ÇOK TARAFLI İLİŞKİLER VE AVRUPA BİRLİĞİ NİN GELECEĞİ KONFERANSI Ümit Özlale 29 April 2011 2 Sunum Planı 1. Bölüm: İhracat performansımız Pazar genişlemesi

Detaylı

I. 2011 İlk 1000 İhracatçı Araştırması II. 2012 Değerlendirme III. 2012 İlk Yarı Yıl Faaliyetleri

I. 2011 İlk 1000 İhracatçı Araştırması II. 2012 Değerlendirme III. 2012 İlk Yarı Yıl Faaliyetleri I. 2011 İlk 1000 İhracatçı Araştırması II. 2012 Değerlendirme III. 2012 İlk Yarı Yıl Faaliyetleri I. 2011 İlk 1000 İhracatçı Araştırması 2010 yılında 113,9 milyar dolar olan Türkiye ihracatı, 2011 yılında

Detaylı

PLASTİK VE KAUÇUK İŞLEME MAKİNALARI ve AKSAM VE PARÇALARI SEKTÖRÜNÜN 2008 YILI DEĞERLENDİRME RAPORU

PLASTİK VE KAUÇUK İŞLEME MAKİNALARI ve AKSAM VE PARÇALARI SEKTÖRÜNÜN 2008 YILI DEĞERLENDİRME RAPORU 1 FİRMA SAYISI : PLASTİK VE KAUÇUK İŞLEME MAKİNALARI ve AKSAM VE PARÇALARI SEKTÖRÜNÜN 2008 YILI DEĞERLENDİRME RAPORU Barbaros Demirci Genel Sekreter PAGEV / PAGDER PAGEV bilgi bankası kayıtlarına göre,

Detaylı

SERAMİK SANAYİİ. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

SERAMİK SANAYİİ. Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi SERAMİK SANAYİİ Hazırlayan Birsen YILMAZ 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi TÜRKİYE DE ÜRETİM Türkiye'de seramik ve çini yapımı, kökleri 8000 yıl öncesine uzanan

Detaylı

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015

HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 HOLLANDA ÜLKE RAPORU 12.10.2015 YÖNETİCİ ÖZETİ Uludağ İhracatçı Birlikleri nin kayıtlarına göre, Bursa dan Hollanda ya ihracat yapan 361 firma bulunmaktadır. 30.06.2015 tarihi itibariyle Ekonomi Bakanlığı

Detaylı

2010 OCAK MART DÖNEMİ HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ

2010 OCAK MART DÖNEMİ HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ 2010 OCAK MART DÖNEMİ HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ 2009 yılında ülkemiz halı ihracatı % 7,2 oranında düşüşle 1 milyar 86 milyon dolar olarak kaydedilmiştir. 2010 yılının ilk çeyreğinin sonunda

Detaylı

PAGEV - PAGDER. Dünya Toplam PP İthalatı

PAGEV - PAGDER. Dünya Toplam PP İthalatı 1 DÜNYA ve TÜRKİYE POLİPROPİLEN ( PP ) DIŞ TİCARET ANALİZİ Barbaros Demirci ( Genel Müdür ) Neslihan Ergün ( Teknik Uzman Kimya Müh. ) PAGEV - PAGDER DÜNYA TOPLAM PP İTHALATI : Dünya toplam PP ithalatı

Detaylı

AYDIN TİCARET BORSASI

AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN COMMODITY EXCHANGE EYLÜL 2013 TÜRKİYE NİN TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERİ Ata Mahallesi Denizli Bulv. No:18 09010 AYDIN Tel: +90 256 211 50 00 +90 256 211 61 45 Faks:+90 256 211

Detaylı

TÜRKİYE - POLONYA DIŞ TİCARET RAPORU

TÜRKİYE - POLONYA DIŞ TİCARET RAPORU TÜRKİYE - POLONYA DIŞ TİCARET RAPORU TEKSTİL, DERİ, HALI AR - GE ŞUBESİ Eylül 2017 İÇİNDEKİLER POLONYA'NIN İHRACAT VE İTHALATI... 2 Polonya Dış Ticareti... 2 Polonya'nın Genel İhraç Ürünleri... 3 Polonya'nın

Detaylı

UDY Akışları Önündeki Risk Faktörleri

UDY Akışları Önündeki Risk Faktörleri ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIMLAR DEĞERLENDİRME RAPORU Ağustos 2011 TÜRKİYE YE ULUSLARARASI DOĞRUDAN YATIRIM GİRİŞLERİ 2011 YILI İLK YARISINDA 6,2 MİLYAR DOLAR OLDU 2011 yılının ilk yarısında, Türkiye ye

Detaylı

SEKTÖRÜN TANIMI TÜRKİYE KOZMETİK ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ

SEKTÖRÜN TANIMI TÜRKİYE KOZMETİK ÜRÜNLERİ SEKTÖRÜ SEKTÖRÜN TANIMI Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon Kodları (G.T.İ.P) esas alınarak oluşturulan Kozmetik ve Kişisel Bakım Ürünleri Gümrük Tarife İstatistik Pozisyon Kodları (G.T.İ.P) ve ürün tanımları aşağıda

Detaylı

Ekonomik Veriler: Türkiye

Ekonomik Veriler: Türkiye Ekonomik Veriler: Türkiye Genel Veriler Yüzölçümü 783.562,38 km² Nüfus 75.627.384 (2012) Yaş ortalaması 30,1 (2012) Nüfus yoğunluğu 98 /km²(2012) Nüfus büyüme hızı +1,2 (% bir öneki yıla göre değişim;

Detaylı

Türkiye: Gelecek Nesiller için Fýrsatlarýn Çoðaltýlmasý 11. Çocuk Geliþimi ve Çocuklarýn Karþýlaþtýðý Riskler Eþitsizliðin nesiller arasý geçiþinin bugün Türkiye nin en genç neslini ciddi ölçüde etkilediði

Detaylı

D ü n y a v e T ü r k i y e S ü t E n d ü s t r i s i R a p o r u Dünya ve Türkiye Süt Endüstrisi Raporu T e þ e k k ü r l e r Prof. Dr. Adem Þahin TOBB ETÜ ÝÝBF Prof. Dr. Atilla Yetiþemiyen Ankara Üniversitesi

Detaylı

2017 ARALIK DIŞ TİCARET RAPORU

2017 ARALIK DIŞ TİCARET RAPORU 2017 ARALIK DIŞ TİCARET RAPORU ATSO DIŞ TİCARET SERVİSİ *Tablo ve listeler TİM ve TUİK istatistikleri ihracat ve ithalat verilerine göre ATSO- Dış Ticaret Servisi tarafından derlenmiştir. 2017 ARALIK /

Detaylı

TÜRKİYE KALKINMA BANKASI A.Ş. Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Müdürlüğü. Eylül 2010 ANKARA

TÜRKİYE KALKINMA BANKASI A.Ş. Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Müdürlüğü. Eylül 2010 ANKARA Belirli Göstergelerle İmalat Sanayindeki Aylık Gelişmeler TÜRKİYE KALKINMA BANKASI A.Ş. Ekonomik ve Sosyal Araştırmalar Müdürlüğü Eylül 21 ANKARA Hazırlayanlar Sektör Adı Sayfa No Dr. Serdar Şahinkaya

Detaylı

2013/ 2014 (%) 3301 Uçucu Yağlar 3.727.592 4.017.602 4.524.926 12,63 3,97

2013/ 2014 (%) 3301 Uçucu Yağlar 3.727.592 4.017.602 4.524.926 12,63 3,97 KOZMETİK SEKTÖRÜ HS No: 3301,3302, 3303, 3304, 3305, 3306, 3307 DÜNYA TİCARETİ Dünya kozmetik ürünler ihracatında ilk sırada güzellik/makyaj ve cilt bakımı için müstahzarları oluşturmaktadır. Bu ürün grubunun

Detaylı

T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI 2013 RUSYA FEDERASYONU

T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI 2013 RUSYA FEDERASYONU T.C. EKONOMİ BAKANLIĞI 2013 RUSYA FEDERASYONU GENEL BİLGİLER TABLOSU Resmi Adı Rusya Federasyonu Başkenti Moskova Resmi Dil Rusça Bağımsızlık Tarihi 24 Ağustos 1991 Yüzölçümü 17.075.400 km 2 Nüfus 142,8

Detaylı

DIŞ TİCARETTE REKABET GÜCÜ ÜRETİM FAKTÖRLERİ İTİBARİYLE DEĞERLENDİRME DR. CAN FUAT GÜRLESEL İSTANBUL, 15 KASIM 2012

DIŞ TİCARETTE REKABET GÜCÜ ÜRETİM FAKTÖRLERİ İTİBARİYLE DEĞERLENDİRME DR. CAN FUAT GÜRLESEL İSTANBUL, 15 KASIM 2012 DIŞ TİCARETTE REKABET GÜCÜ ÜRETİM FAKTÖRLERİ İTİBARİYLE DEĞERLENDİRME DR. CAN FUAT GÜRLESEL İSTANBUL, 15 KASIM 2012 SANAYİ SEKTÖRLERİ LUĞU VE ÜRETİM FAKTÖRÜ İTİBARİYLE SINIFLANDIRMA SINIFI ( LUĞU) SEKTÖRLER

Detaylı

1. Nüfusun Yaþ Gruplarýna Daðýlýmý

1. Nüfusun Yaþ Gruplarýna Daðýlýmý Köylerden (kýrsal kesimden) ve iþ olanaklarýnýn çok sýnýrlý olduðu kentlerden yapýlan göçler iþ olanaklarýnýn fazla olduðu kentlere olur. Ýstanbul, Kocaeli, Ýzmir, Eskiþehir, Adana gibi iþ olanaklarýnýn

Detaylı

T. C. KARACADAĞ KALKINMA AJANSI Diyarbakır Yatırım Destek Ofisi

T. C. KARACADAĞ KALKINMA AJANSI Diyarbakır Yatırım Destek Ofisi İçindekiler 1.... 2 1.1. Yapılan Ülkeler... 4 1.2. 'ın En Büyük Partneri: Irak... 5 1.3. Ürünleri... 6 2. İthalat... 8 2.1. İthalat Yapılan Ülkeler... 9 2.2. İthalat Ürünleri... 10 3. Genel Değerlendirme...

Detaylı

EKONOMİK GELİŞMELER Haziran 2013

EKONOMİK GELİŞMELER Haziran 2013 EKONOMİK GELİŞMELER Haziran 2013 Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU İÇİNDEKİLER 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYH) 2 İSTİHDAM - İŞSİZLİK

Detaylı

Kaynak : CIA World Factbook

Kaynak : CIA World Factbook Türk Plastik ve Mamulleri, Ambalaj Sektörü ve Plastik İşleme Makine Üreticileri İçin SIRBİSTAN Pazarının Değerlendirmesi GENEL BİLGİLER : Barbaros Demirci Genel Müdür PAGEV EIU tahminine göre Sırbistan

Detaylı

TEKSTİL MAKİNALARI. Hazırlayan Hasan KÖSE 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi

TEKSTİL MAKİNALARI. Hazırlayan Hasan KÖSE 2006. T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi TEKSTİL MAKİNALARI Hazırlayan Hasan KÖSE 2006 T.C. Başbakanlık Dış Ticaret Müsteşarlığı İhracatı Geliştirme Etüd Merkezi TEKSTİL MAKİNALARI TÜRKİYE DE ÜRETİM Tanımı Tekstil makinaları, tekstil sanayinin

Detaylı

EKONOMİK GELİŞMELER Nisan

EKONOMİK GELİŞMELER Nisan EKONOMİK GELİŞMELER Nisan - 2011 AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU İÇİNDEKİLER... 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYH)... 2 İSTİHDAM - İŞSİZLİK VE İŞGÜCÜ HAREKETLERİ.. 2 İTHALAT

Detaylı

.:: TÇÝD - Tüm Çeviri Ýþletmeleri Derneði ::.

.:: TÇÝD - Tüm Çeviri Ýþletmeleri Derneði ::. Membership TÜM ÇEVÝRÝ ÝÞLETMELERÝ DERNEÐÝ YÖNETÝM KURULU BAÞKANLIÐINA ANTALYA Derneðinizin Tüzüðünü okudum; Derneðin kuruluþ felsefesi ve amacýna sadýk kalacaðýmý, Tüzükte belirtilen ilke ve kurallara

Detaylı

KONYA DIŞ TİCARET BÜLTENİ

KONYA DIŞ TİCARET BÜLTENİ HABER BÜLTENİ 5.5.216 Sayı 5 Konya Ticaret Odası (KTO) tarafından Türkiye İstatistik Kurumu ndan ve Türkiye İhracatçılar Meclisi nden alınan verilere dayalı olarak hazırlanan Konya Dış Ticaret Bülteni

Detaylı

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu)

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu) ZİRAAT BANKASI 2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI (40 Test Sorusu) 1 ) Aşağıdakilerden hangisi bir kredi derecelendirme kuruluşudur? A ) FED B ) IMF C ) World Bank D ) Moody's E ) Bank

Detaylı

EKONOMİK GELİŞMELER Aralık

EKONOMİK GELİŞMELER Aralık EKONOMİK GELİŞMELER Aralık - 2009 AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU İÇİNDEKİLER... 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYH)...2 İTHALAT İHRACAT VE DIŞ TİCARET AÇIĞI... 2 TURİZM GELİRİ

Detaylı

1. ÝTHÝB TEKNÝK TEKSTÝL PROJE YARIÞMASI

1. ÝTHÝB TEKNÝK TEKSTÝL PROJE YARIÞMASI Yarýþmanýn Amacý 1. ÝTHÝB 1.ÝTHÝB Teknik Tekstiller Proje Yarýþmasý, Ýstanbul Tekstil ve Hammaddeleri Ýhracatçýlarý Birliði'nin Türkiye Ýhracatçýlar Meclisi'nin katkýlarýyla Türkiye'de teknik tekstil sektörünün

Detaylı

Araþtýrma Hazýrlayan: Ebru Kocamanlar Araþtýrma Uzman Yardýmcýsý Gýda Ürünlerinde Ambalajýn Satýn Alma Davranýþýna Etkisi Dünya Ambalaj Örgütü nün açýklamalarýna göre dünyada ambalaj kullanýmýnýn %30 unu

Detaylı

Ekonomik Veriler: Türkiye

Ekonomik Veriler: Türkiye Ekonomik Veriler: Türkiye Genel Veriler Yüzölçümü 783.562,38 km² Nüfus 77.695.94 (214) Yaş ortalaması 3,7 (214) Nüfus ve yaş gurupların toplam nüfus içindeki payı (%, tahmin) 1% 9% 9 8 9+ 8-89 Nüfus Piramidi

Detaylı

Tehlikeli Atýk Çözümünde EKOVAR...

Tehlikeli Atýk Çözümünde EKOVAR... ARA DEPOLAMA www. ekovar.com info@ ekovar.com Hilal Mah. 50. Sokak, 4. Cad. No: 8/8 Yýldýz - Çankaya / ANKARA Tel : +(90) 312 442 13 05 +(90) 312 442 11 43 Faks : +(90) 312 442 13 06 Tehlikeli Atýk Çözümünde

Detaylı

Reel Efektif Döviz Kuru Endekslerine İlişkin Yöntemsel Açıklama

Reel Efektif Döviz Kuru Endekslerine İlişkin Yöntemsel Açıklama Reel Efektif Döviz Kuru Endekslerine İlişkin Yöntemsel Açıklama İstatistik Genel Müdürlüğü Ödemeler Dengesi Müdürlüğü İçindekiler I- Yöntemsel Açıklama... 3 2 I- Yöntemsel Açıklama 1 Nominal efektif döviz

Detaylı

Sn. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci

Sn. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci Sn. Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci Bilgilendirme Sunumu 22 Temmuz 214 Ankara 1 AJANDA 1) Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Görünüm 2) Dış Ticaretimizdeki Gelişmeler 3) Bölgesel Gelişmelerin Dış Ticaretimize

Detaylı

EKONOMİ VE DIŞ TİCARET RAPORU 2016

EKONOMİ VE DIŞ TİCARET RAPORU 2016 EKONOMİ VE DIŞ TİCARET RAPORU 216 Türkiye ekonomisi derinlik ve dinamizm kazandı - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - 3 Dış Ticaret ve Ekonomi Raporumuz 3. Yılını Doldurdu - - - - - - -

Detaylı

DÜNYA PLASTİK SEKTÖR RAPORU PAGEV

DÜNYA PLASTİK SEKTÖR RAPORU PAGEV DÜNYA PLASTİK SEKTÖR RAPORU 2016 PAGEV 1. DÜNYA PLASTİK MAMUL SEKTÖRÜNDE GELİŞMELER 1.1. DÜNYA PLASTİK MAMUL ÜRETİMİ Yüksek kaynak verimi, düşük üretim ve geri kazanım maliyeti ve tasarım ve uygulama zenginliği

Detaylı