Çocuklarda Bafl A r s
|
|
|
- Soner Ölmez
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 .Ü. Cerrahpafla T p Fakültesi Sürekli T p E itimi Etkinlikleri Bafl, Boyun, Bel A r lar Sempozyum Dizisi No: 30 May s 2002; s Çocuklarda Bafl A r s Dr. Rahflan fiahin, Prof. Dr. Cengiz Yalç nkaya Baş ağrısı, çocukluk döneminde oldukça sıktır. Bille nin 1962 yılında İsveç li okul çocuklarında yaptığı kapsamlı çalışma, 7 yaşın altındaki çocukların %40 ının ve 15 yaşın altındaki çocukların %75 inin başağrısı deneyimleri olduğunu göstermiştir. Her ne kadar çocukluk döneminde ortaya çıkan başağrısı, tanı ve sağaltım ilkeleri açısından yetişkindekine benzese de, ayırt edici özelliklerinin bilinmesi gerekir. BAfi A RISININ TANIMLANMASI Baş ağrısının nedenini ortaya koymak iyi bir anamnez almayı gerektirir. Ancak çocuklarda özellikle küçük olanlarında, baş ağrısının özelliğine, süresine, sıklığına, lokalizasyonuna yönelik sorulara yeterli yanıtlar alınamayacaktır. Bu nedenle, baş ağrısının patternini tanımlamada şu dört sorunun özellikle sorulması gerekir: 1. Bafl a r s kronik ve hastay günlük aktivitelerinden al koymayan karakterde mi yoksa ataklar halinde gelip kiflinin normal aktivitesini engelliyor mu? Bu sorunun cevabını almak için çocuğun kaç gün anaokuluna veya ilkokula gitmediği sorulur. Kaçırılan okul günlerinin sayısı ağrının sıklığı ve şiddeti hakkında bilgi verir. 2. Hastan n bafl a r s n n olmad en uzun zaman dilimi ne kadard r? 3. Hastan n kaç türlü bafl a r s vard r? Bu sorunun alışılagelmiş yanıtı, çocuğun kendiliğinden kötü diye belirttiği, kendisini hasta hissettiği baş ağrısıdır, diğeri ise özellikle baş ağrısı sorulduğunda söylediği hafif, sürekli ancak okula gitmesine engel olmayan ağrıdır. Bu yanıt alındığında, klinisyen, ebeveynlerin de yardımıyla kötü baş ağrısını irdeler. 10 yaş ve üzerindeki çocuklarda baş ağrısına eşlik eden bulgular, süresi, sıklığı, tetikleyici ve rahatlatıcı faktörler kolayca öğrenilir. 4. Hangi analjezikleri ne s kl kta kullanmaktad r? Bu sorunun yanıtı tedavi seçeneklerini belirlemede ve analjeziklerin kötü kullanımına bağlı baş ağrısını dışlamada yardımcı olacaktır. 27
2 Rahflan fiahin, Cengiz Yalç nkaya BAfi A RISININ SINIFLANDIRILMASI Çocukluk dönemi baş ağrılarını sınıflamada klinisyene ayırıcı tanıda yardımcı olan Rothner in ağrının zamanı ile ilgili sınıflaması kullanılmaktadır (Tablo 1). Tablo 1. Bafl a r s s n flamas a. Akut bafl a r s b. Tekrarlay c akut bafl a r s c. Kronik ilerleyici bafl a r s d. Kronik ilerleme göstermeyen bafl a r s AKUT BAfi A RISI Önceden sağlıklı olan bir çocuk aniden baş ağrısından şikayet etmeye başladıysa, ayırıcı tanıya gidişte Şekil 1 deki yöntemi seçmek, klinisyene sağaltıma bir an önce başlama kolaylığı sağlar. Akut baş ağrısı yakınmasıyla polikliniğe başvuran hastaların büyük bir kısmını, merkezi sinir sistemi dışı infeksiyonu olan hastalar oluşturur. Bu tür baş ağrıları altta yatan hastalığa yönelik tedavi sırasında üç ile dört gün içinde geriler. Burada özellikle kronik veya tekrarlayıcı baş ağrılarında yanlış tanı olarak karşımıza çıkan sinüzitin irdelenmesi gerekecektir. Sinüzitli çocuğun ateşi, keyifsizliği ve solunum yolu problemleri vardır. İnflamasyonun olduğu frontal ya da maksiller sinüs üzerinde hassasiyet vardır. Derin yerleşimli etmoid ve sfenoid sinüslerde inflamasyon varsa, hassasiyet genellikle burun arkasındadır. Ağrı, burun veya çevresine vurmakla ya da başın özellikle ani öne hareketiyle artış gösterir. Frontal sinüsün havalanması 5-6 yaşından sonra olduğu için, inflamasyonu erken çocukluk döneminde görülmez. Akut baş ağrısına bilinç değişiklikleri ve nörolojik bulgular eşlik ediyorsa, klinisyenin oldukça hızlı hareket etmesi gerekir (Şekil 1). Bu bulgular, dalgınlık, uykuya eğilim, huzursuzluk, ense sertliği, fokal nörolojik bulgular, papilla stazı, retina kanamaları şeklinde olabilir. Subaraknoid kanamanın (SAK), çocukluk döneminde en önemli nedeni travma, özellikle dayaktır. Çocuklar retrograd amneziden dolayı travmayı anımsamayabilirler. Bu nedenle, çürük ve bere açısından hastanın iyi bir inspeksiyonu şarttır. Travma önemsiz bile olsa klinik gözlem gerektirir. Küçük travmalar, damar anomalilerinin kanamasına, özellikle hidrosefalisi olan çocuklarda BOS dinamiğinin bozulmasına yol açar. Travma ya migreni tetikle- 28
3 Çocuklarda Bafl A r s Akut Bafl A r s Atefl var Atefl yok Ense sertli i var Ense sertli i yok Anormal nörolojik bulgu, ense sertli i Nörolojik bulgu yok Lomber ponksiyon Menenjit Meningoensefalit Sist. enf. (Sinüzit) Normal BOS BBT Kitle var Kitle yok laç, toksin, hipertansiyon, egzersiz, nöbet, açl k, sist. enf. aç s ndan inceleyin Bafl-boyun enf. PA, AC Grafisi, T T Lomber ponksiyon Akyuvar Alyuvar Sonuçlar normal ise, migren, yer kaplayan lezyon aç s ndan takip Menenjit Subaraknoid kanama fiekil 1. Akut bafl a r s nda tan ya gidifl yebilir ya da baş dönmesinin eşlik ettiği travmadan bir iki gün sonra ortaya çıkan ve kendiliğinden geçen posttravmatik baş ağrısına neden olabilir. Yetişkinde subaraknoid kanamadan sorumlu olan anevrizma ya da arteriyö-venöz malformasyon (AVM), çocukluk döneminde nadiren görülür. AVM'lerin %10'u ilk on yılda, anevrizma da 10 yaşından sonra bulgu verir. Tümörlerin akut baş ağrısına yol açması, ancak habis tümörlerin kendi içlerine kanaması ya da üçüncü ventrikül yerleşimli tümörlerin BOS dolanımında tıkanıklığa neden olmasıyla gerçekleşir. Akut baş ağrısı egzersiz, ilaç ve toksin alınımı, hipertansiyon, hipoglisemiye bağlı olabileceği gibi, migren, epilepsi nöbeti ya da kronik baş ağrısının ilk atağı olabilir. Egzersiz baş ağrısı egzersiz sırasında ya da hemen sonra çıkıp, en fazla dört saat içinde geriler. Alkol ya da nitrit, monosodyum glutamat gibi yiyecek katkı maddeleri alındıktan yaklaşık 20 dakika içinde bulgular ortaya çıkar. Yoğun kahve ve çay alışkanlığı olan gençlerin, bunları aniden kestiklerinde 29
4 Rahflan fiahin, Cengiz Yalç nkaya baş ağrıları olur. Yukarıda bildirilen türden baş ağrıları vasküler tipte olup, genellikle bitemporal ya da yaygın ve zonklayıcıdır. Ağrı baş hareketleri ile artış gösterir. Migrenden ayrılmasında tetikleyici faktörlerin öğrenilmesi yol gösterir. TEKRARLAYICI AKUT BAfi A RISI Tekrarlayan akut baş ağrılarının en önemli grubunu migren oluşturur (Tablo 2). Trigeminal nevralji çocuklarda oldukça nadir olup, 20 yaşın altında idyopatik vakaların görülme sıklığı %1 olarak bildirilmiştir. Tablo 2. Tekrarlay c akut bafl a r s nedenleri a. Migren b. Epilepsi nöbeti c. Feokromasitoma d. Küme (çocuklarda nadir) e. Trigeminal nevralji (çocuklarda nadir) f. Hidrosefali g. Subaraknoid kanama Migren Migrenin prevalansı 7 yaşın altındaki çocuklarda %2.5, 7 yaş ile puberte arasında %5 ve puberte sonrası erkeklerde %5, kızlarda %10'dur. Puberte ile birlikte kızlarda migren görülme oranının yükselmesi, menstrüyel siklusun migren ataklarını tetiklemesine bağlanmaktadır. Migreni tetikleyen diğer faktörler ise üç kategoride incelenebilir: Organik, çevresel ve psikojenik. Organik nedenler arasında travma, kızlarda allerjik hastalıklar, erkeklerde bronşiyal astım ve her iki cinste eşit olarak rastlanan epilepsi nöbetleridir. Çevresel tetikleyici faktörler arasında stroboskopik etkiler, dondurma, fiziksel stres, açlık, gürültü, sıcak-soğuk hava, bazı yemekler ve kokular sayılabilir. Tiramin yetişkin populasyonda tetikleyici bir faktör olarak kabul edilmesine karşın, çocukluk çağı migrenlerinde kolaylaştırıcı bir faktör olarak görülmemektedir. İtalya da yapılan bir çalışmada çocuklarda migren ataklarından sorumlu yiyecekler arasında kakao, muz, yumurta ve fındık gösterilmektedir. Psikojenik faktörler arasında ise aile içi problemler, anne-baba ayrılığı, okuldaki arkadaş çevresi, stres, korku, anksiyete, yorgunluk ve uyku bozuklukları yer almaktadır. Migren tanısı, değişken şiddet, süre ve sıklıkta tekrarlayıcı, zonklayıcı karakterde başağrısı epizodlarına eşlik eden bulantı, kusma, fotofobi ve/veya fo- 30
5 Çocuklarda Bafl A r s nofobinin varlığı ile konur. Bu amaçla Uluslararası Baş Ağrısı Komitesi (IHS) nin 1988 de oluşturduğu kriterler kullanılır. Bu kriterler: A. B-D arasındaki kriterleri dolduran 5 veya daha fazla atak B saat süren baş ağrısı C. Aşağıdaki 4 özellikten en az 2 sinin bulunması: 1. Unilateral veya bilateral yerleşim (frontal/temporal) 2. Zonklayıcı karakter 3. Orta-şiddetli başağrısı 4. Rutin fiziksel egzersiz ile aktive olma D. Aşağıdakilerden en az birinin ağrıya eşlik etmesi: 1. Bulantı ve/veya kusma 2. Fotofobi ve fonofobi Migren başlığı altında bir dizi farklı klinik tablo yer almaktadır (Tablo 3). Tablo 3. Migren s n flamas 1. Auras z migren (Basit migren) 2. Aural migren (Klasik migren) 3. Komplike migren a. Oftalmoplejik migren b. Hemiplejik migren c. Baziler migren d. Konfüzyonlu migren e. Retinal migren 4. Migren ekivalanlar a. Tekrarlay c kusma ataklar b. Abdominal migren c. Bebekli in selim tortikollisi d. Bebekli in selim paroksismal vertigosu e. Alternan hemipleji f. Tekrarlay c ekstremite a r lar Auras z ve aural migren, muhtemelen aynı gen defektinin bir varyasyonudur. Aynı ailenin farklı bireylerinde aurasız ya da auralı migrenin bulguları bulunur. Her iki migren türü, çocukluk döneminde yetişkindekine göre bazı farklılıklar içerir. Yetişkinlerde migren ataklarının süresi 4-72 saat arasında 31
6 Rahflan fiahin, Cengiz Yalç nkaya değişirken, 15 yaşın altındaki çocuklarda bu süre daha kısadır (2-48 saat), ancak atak sıklığı daha fazladır. Çocuklarda çok seyrek olarak tipik bir hemikranyal ağrı görülmekte, sıklıkla iki taraflı frontal lokalizasyonlu ağrı bildirilmektedir. Ağrıya bulantı, karın ağrısı, fotofobi ve/veya fonofobi eşlik eder; prodromal faz kısa sürer; bulgular uykudan sonra düzelir. Auralı migrende aura yakınmaları çocukluk döneminde görece olarak seyrek görülür ve buluğ çağında artar. Bir aura semptomu en fazla 60 dakika devam eder. Auralı migrende karşımıza en sık çıkan aura tipi göz çevresinde parlak ışıklar, görme bulanıklığı, görme alanı bozuklukları ya da görsel halüsinasyonlardır. Görsel halüsinasyonlar ve diğer görsel bozukluklar zaman kavramı ve beden imajının bozulmasıyla birlikte olabilir. Çocuklar mikropsi, makropsi, metamorfopsi ve teleopsi gibi tuhaf ilüzyonlar tarif edebilir. Migrendeki bu semptom kompleksine Alice Harikalar Diyarında Sendromu denilir. Diğer aura tipleri duysal ya da motor bulgulardır. Ekstremitelerde ve perioral bölgedeki disesteziler en sık karşılaşılan duysal özelliklerdir. Fokal motor bozukluklar, hemipleji ya da oftalmopleji ise o zaman komplike migren ismi verilir. Oftalmoplejik migren, baş ağrısının zirvesinde ya da uzun süreli ağrının sonuna doğru, ağrının olduğu tarafta 3. nadiren de 4. ve 6. kraniyal sinirlerin tutulumu ile ortaya çıkar. Pitoz genellikle oftalmoplejiden önce görülür. Hastaların %60 ında pupil tutulumu ile karşılaşılır. Ortalama başlangıç yaşı 15 olmakla birlikte infantil dönemde ağrısız oftalmopleji veya pitoz migren atağının tek bulgusu olabilir, genelde bu çocukların gözlerini ovaladıkları dikkati çekmektedir. Daha büyük çocuklarda oftalmopleji genellikle ağrıyla aynı anda ortaya çıkar. Bulgular günler veya haftalar içinde ortadan kalkar, nadiren devam eder. Aylar veya yıllar sonra ataklar tekrarlayabilir. Tekrarlayan ataklar kalıcı defisitlere yol açabileceğinden steroid ile akut tedavinin yapılması ve sonra profilaktik tedaviye geçilmesi gerekir. Hemiplejik migrende, kol ağırlıklı hemiparezi, baş ağrısı atağının prodromal döneminde (ağrıdan dakika önce) ağrının olduğu tarafın kontralateralinde belirir, saatler veya günlerce sürer. Motor defisitlerin yanısıra duyusal (hemianestezi, hemihipoestezi), görsel (hemianopi, kuadronopsi) defisitler; konfüzyon, psikoz, afazi, disfazi ve dizartri gibi bulgular da tabloya eşlik edebilir. Genellikle hastalarda ateş ve ense sertliği de mevcuttur. Atak sona erdiğinde nörolojik defisitler genellikle tamamen düzelir. Tek ya da iki taraflı olabilen baş ağrısı, bazen atağa eşlik etmeyebilir. Ailesel ve sporadik tipleri vardır. Ailesel formu otozomal dominant geçişli olup etyolojide kalsiyum kanalopatisi suçlanmaktadır. Birçok kanalopatide profilaktik ajan olarak kullanılan asetazolamid burada da denenmektedir. Migren benzeri baş ağrısı ve strok tablosu ile mitokondrial hastalıklardan MELAS ayırıcı tanıda akla gelmelidir. 32
7 Çocuklarda Bafl A r s Baziler migren, daha çok buluğ çağı ya da öncesinde kız çocuklarında görülen, en sık rastlanan migren varyantıdır. Tüm migren başağrılarının %3-19 unu oluşturur. Bir saatten az süreli, iki taraflı görme ve his kusuru, ayakta dururken veya yürürken beliren ani yerleşimli ataksi, baş dönmesi, tinnitus, taraf değiştiren veya çarpraz felçler, 6., 7. ve 8., nadiren 12. kraniyal sinir tutulumu bulgularını oksipital yerleşimli baş ağrısı izler. Çocuklarda tekrarlayan baziler migren atakları zamanla klasik migren ataklarına dönüşebilir. Ayırıcı tanıda çocukluğun selim oksipital epilepsisi, vertebrobaziler yetmezlik, arteryovenöz malformasyonlar, kavernöz anjiyomalar, tümörler (medulloblastom, beyin sapı gliomu), konjenital malformasyonlar (Chiari, Dandy-Walker) düşünülmelidir. Konfüzyonlu migren, 5-16 yaş arası erkeklerde sıktır. Konfüzyon, auradan sonra ya da baş ağrısı öncesinde veya sonrasında ortaya çıkar. Ajitasyon, hafıza kusurları, zaman ve mekan oryantasyonu kaybı, küfürlü konuşma ve kötü davranışlar nadir değildir. Tablo bazen migren stuporu şeklinde 2 5 gün devam edebilir. Atakla birlikte hasta derin bir uykuya dalar, kalktığında semptomlar kaybolmuştur, ancak hasta bu dönemi hatırlamaz. Kafa travması ile belirgin bir ilişki söz konusudur. Ayırıcı tanıda ensefalit, beyin absesi, ilaç intoksikasyonları, SVH ve metabolik ensefalopatiler yer alır. Retinal migren, çocuklarda oldukça nadirdir. Hastalarda daha önceden auralı migren öyküsü vardır. Atak sırasında muayene ile izlenebilen veya hasta tarafından bildirilen 60 dakikadan kısa bir süre içinde tamamen geri dönüşlü mono-oküler skotom veya körlük ortaya çıkar. Bunu 60 dakikadan kısa bir süre içinde ipsilateral baş ağrısı takip eder. Atak dışında oftalmoplejik muayene tamamen normaldir. En etkin ajanın Verapamil olduğu bildirilmiştir. Migren ekivalanları başlığı altında ağrısız migren aurası ve periyodik sendromlar toplanmaktadır. Bunlar ileri yaşlarda tipik migrene dönüşebilir. Tekrarlay c kusma ataklar, özellikle gece ve sabahın erken saatlerinde ortaya çıkan beraberinde bulantı hissinin de bulunduğu, ortalama 24 saat süren kusma ataklarıyla karakterizedir. Her yaşta görülebilmekle birlikte sıklıkla 5 yaş civarında ortaya çıkar. Başlangıçta kusmalar saatte 4-6 kez tekrarlarken atak ilerledikçe kusma sayısı azalır. Emosyonel stres ve enfeksiyonlarla tetiklenir. Bu çocukların ailelerinde migren öyküsüne sıklıkla rastlanır. Gastrointestinal patolojiler (obstrüksiyon, dublikasyon), KİBAS, üre siklus defektleri dışlanmalıdır. Abdominal migren, çocuklarda özellikle sabah uyandıktan hemen sonra başlayan, beraberinde iştahsızlık, mide bulantısı görülebilen, 2-72 saat arası devam eden başka herhangi bir nedenle açıklanamayan, tekrarlayıcı karın ağrısı ataklarıdır. Çocukların bir kısmında fotofobi, fonofobi ve baş dönmesi görülebilir. Karanlık bir odada uyumakla semptomlar ortadan kalkar. 33
8 Rahflan fiahin, Cengiz Yalç nkaya Selim paroksismal tortikolis, kusma ve ataksi ile birlikte olabilen nadir görülen bir paroksismal diskinezidir. Atakların süresi saatler ile günler arasında değişir. Ataklar ilk olarak infantil dönemde 2-8 ay arasında başlar. Teorik olarak baziler migrenin veya selim paroksismal vertigonun erken başlangıçlı bir varyantı olarak kabul edilir. Sıklıkla ailede migren öyküsü bulunur. Ayırıcı tanılar arasında idyopatik torsiyonel distoni, kompleks parsiyel epilepsi ve kranyoservikal bileşke lezyonları yer alır. Selim paroksismal vertigo, ortalama 18 aylık bebeklerde ani ortaya çıkan şiddetli baş dönmesi ve kusma ataklarıdır. Ataklar genellikle dakikalarla sınırlıdır, şuur kaybı eşlik etmez ve uyumakla düzelir. Muayenede nistagmus tespit edilebilir. Bu bebeklerin ailelerinde %40 oranında migren saptanır ve yine bu bebeklerin %21 inde yetişkin dönemde migren ortaya çıkar. Alternan hemipleji, migren, epilepsi, ailesel paroksismal koreatetoz ile ilişkili olduğu düşünülen nadir rastlanılan bir klinik sendromdur. Genellikle 18 aylıktan önce başlar. Küçük çocuklarda distoni, büyük çocuklarda hemipleji ile karakterize, daha çok üst ekstremiteyi tutan, süresi dakikalar ile günler arasında değişen ataklarla karakterizedir. Hemipleji ve distoni uyku sırasında kaybolur. Bu çocuklarda hemen her zaman mental retardasyon da görülür. Hastalığın progresif seyri vardır. Tekrarlay c ekstremite a r lar, çocuklarda 72 saatten kısa süreli, bacak ağırlıklı olmak üzere kol ve bacaklarda görülen ve başka bir nedenle açıklanamayan tekrarlayıcı ağrılardır. Ataklar dışında çocuğun bir şikayeti yoktur. Sıklıkla bu ağrılar büyüme ağrıları olarak nitelendirilir. Hastaların 1/3 ünde baş ve karın ağrıları da eşlik eder. Migrende Akut Atak Tedavisi Hastaların yaklaşık yarısında ilk görüşmeden sonra atakların sayısında %50 oranında bir azalma söz konusudur. Bunun genellikle çocuğun beyin tümörü olmadığını öğrenen ebeveynlerin rahatlaması ve bunun da çocuğa yansımasıyla sağlandığı düşünülmektedir. Çocukluk dönemi migreninin tedavisinde ilk aşama tetikleyici faktörlerin belirlenmesi, bu etkenlerden kaçınılması ve migrene neden olan yaşam tarzında değişikliklere gidilmesidir. Akut migren atağı esnasında ebeveynler çocuğu dış uyaranlara karşı korumalı, gevşemeyi ve sakinleşmeyi sağlayacak bir çevre oluşturmalıdır. Atak sırasında çocuğun uyumasını sağlamak oldukça etkili olmaktadır. Akut atak sırasında mg parasetamol, mg asetilsalisilik asit ve bulantı varsa 10 mg domperidon yeterli olmaktadır. Dirençli durumlarda mg/gün indometasin önerilir. Analjezikler mümkün olduğunca erken verilmelidir. Asetilsalisilik asit ateşli durumlarda ve 8 yaşın altındaki çocuklara verilmemeli ve özellikle eğer eş zamanlı bir enfeksiyon (Reye sendromu) olmadığı kesin olarak kanıtlanamamış ise verilmemelidir. Triptanlar da akut atak tedavisinde 34
9 Çocuklarda Bafl A r s kullanılmaktadır yaş arası çocuklarda yapılan bir çalı_mada sumatriptanın subkutan enjeksiyon formu 0.06 mg/kg dozunda uygulandığında çocukların %78 inin baş ağrısının şiddetinde 60 dakika içersinde belirgin bir azalma olduğu görülmüştür. Daha sonra geliştirilen oral formunun 25 mg/gün dozunda okul çağındaki çocuklarda etkili ve güvenli olduğu bildirilmiştir. Son olarak geliştirilen nazal sprey formunun çocuklarda kullanımına ilişkin klinik bir deneyim olmamasına rağmen yetişkinlerde en etkili formun bu olduğu bilinmektedir. Profilaktik Tedavi Çocukluk dönemi migreninin profilaktik tedavisinde tetikleyici faktörlerin tanınması ve migren ile beraber bulunan etkenlerin ve bozuklukların (ör. stres, sorunlu aile yapıları ve psikiyatrik hastalıkların) belirlenmesi gerekmektedir. Ayrıca uygun davranış biçimlerinin ve kurallarının anlatılması, öncelikle yeterli uyumanın, düzenli beslenme ve sıvı alımının gereği hastaya ve ailesine anlatılmalıdır. Bu önlemler alındıktan sonra ilaçla yapılacak bir migren profilaksisi sadece çocukların küçük bir bölümünde gerekli olmaktadır. Profilaktik tedavi, ataklar ayda ikiden fazla ve çocuğun günlük aktivitesini ortadan kaldıracak şekildeyse, atakların sayısı ikiden az olduğu halde çok şiddetli oluyorsa ve nörolojik semptomlar 48 saatten daha uzun süre devam ediyorsa düzenlenir. En sık kullanılan ajanlar propranolol, kalsiyum kanal blokörleri ve amitriptilindir. Tedavi süresi en az 3 ay olmalıdır. Astım sorunu olmayan çocuklarda propranolol 1 2 mg/kg günde üç doz şeklinde uygulanır. Depresyon ilaç kesilmesinin en sık rastlanılan nedeni olduğundan bu yan etkiye karşı aileler uyarılmalıdır. Kalsiyum kanal blokörlerinden flunarizin 5 mg/gün dozunda özellikle komplike migren tiplerinde uygulanmaktadır. Son zamanlarda flunarizin ve düşük doz aspirin (2-5 mg/kg) nın birlikte kullanıldığında etkin bir profilaktik tedavi sağladığına dair yayınlar bulunmaktadır. Epilepsi nöbeti olarak ya da epilepsi nöbeti sonrası görülen akut baş ağrısı, bifrontal yerleşimli, bulantı ve kusmanın eşlik ettiği sonunda letarji veya uykunun takip ettiği, paroksizmal bir ağrı olup,uyku sırasında ya da herhangi bir anda ortaya çıkmasıyla, ailede migren anamnezi olmamasıyla ve epilepsiye özgü EEG bulguları taşımasıyla ayırt edilir. Bu tür baş ağrısı antiepileptiklere iyi cevap verir. KRON K LERLEY C BAfi A RISI Bu tür baş ağrısının sıklığı ve şiddeti zamanla artış gösterir. Baş ağrısına yol açan nedenler arasında (Tablo 5) yer kaplayıcı kitle söz konusuysa, bu çocukların %90 ı dört ay içinde nörolojik bulgu verirler. Bu nedenle başı ağrıyan her çocuğun bu kritik süre içinde yakından takibi gerekmektedir. 35
10 Rahflan fiahin, Cengiz Yalç nkaya Tablo 5. Kronik ilerleyici bafl a r s nedenleri a. Tümör b. Beyin absesi c. Subdural hematom d. Psödotümör serebri Baş ve boyun bölgesinde ağrıya duyarlı intrakranial yapılar serebral ve dural arterler ile büyük venler ve venöz sinüsler; ekstrakranyal yapılar ise servikal kökler, kranial sinirler (V, VII, IX, X), ekstrakranyal arterler, periost ve sinüslerdir. Beyin parenkimi ağrıya duyarsızdır. Kafa içi yer kaplayıcı kitleler, damarların gerilmesine ve çekilmesine yol açarak baş ağrısına neden olurlar. Baş ağrısı buna paralel olarak supratentoriyel kitlelerde trigeminal sinirin innerve ettiği damarların gerilmesi sonucunda başın ön tarafında göz ve alın bölgesine lokalizedir, infratentoriyel yerleşimli kitlelerde ise ilk üç servikal sinirin innerve ettiği damarların gerilmesi sonucunda başın arka tarafında hissedilir. Ağrı, hapşırma ve ıkınma gibi durumlarda artış gösterir. Beyin ödemi ve tıkanıklığa bağlı BOS dolaşım bozukluğunda ağrı tüm başa yayılır. Özellikle sabahları bulantısız, fışkırır tarzda kusmalar başlar. Çift görme, papilla stazı, on yaşın altındaki çocuklarda süturların açılması ilerleyen dönemlerde ortaya çıkar. Çocukluk döneminde kafa içi tümörleri çoğunlukla orta hat yerleşimli olur. Bu nedenle, fokal nörolojik bulgular yerine BOS sirkülasyonunun bozulmasına bağlı kafa içi basınç artışı görülür. KRON K LERLEME GÖSTERMEYEN BAfi A RISI Bu grup içinde karşımıza en sık çıkan baş ağrısı tipi, gerilim tipi baş ağrısıdır. Bu gruptaki diğer baş ağrısı tipleri küme baş ağrısı, indometasine yanıt veren hemikranyal ağrılar, analjezik rebound baş ağrısı, kafein kullanımına bağlı baş ağrısı, hipertansiyona bağlı baş ağrısı ve posttravmatik baş ağrılarıdır. Organisiteyi dışlamak amacıyla kronik baş ağrısı olan her çocuğun bilgisayarlı beyin tomografisi tetkiki yapılmalıdır. Gerilim tipi bafl a r s genellikle iki taraflı ve yaygın, künt ya da basınç hissi şeklindedir. Ağrı sabah uyandıktan sonra başlar ve gün içinde devam eder. Ağrısız dönemlerin süresi kısadır. Bulantı, kusma ve nörolojik bulgu ağrıya eşlik etmez. Bu çocuklarda depresyon ve anksiyete gözlenir. Bunlara yol açan nedenler içinde ebeveynlerin ayrı yaşaması, istenmeyen okul, fizik ya da cinsel taciz söz konusu olabilir. Bunlara yönelik önlemler alınmazsa, baş ağrısının ağrı kesiciler ile ortadan kaldırılması mümkün olmaz. Ayrıca yazının başında belirtildiği gibi, bu çocuklara mutlaka birden fazla baş ağrılarının olup 36
11 Çocuklarda Bafl A r s olmadığı sorulmalıdır. Gerilim tipi baş ağrısında mümkün olduğunca analjezik verilmez, gevşeme egzersizleri ve stresle başa çıkma yöntemleri uygulanır. Gerektiğinde parasetamol ve asetilsalisilik asit kullanılır. Profilaktik tedavide tetikleyici faktörlerden kaçınılmalıdır. Gerektiğinde ise yatma zamanı verilecek olan mg/kg amitriptilin yararlı olabilir. Küme bafl a r s çocuklarda nadirdir. Periodik kümeler ve 6 ay-2 yıl devam eden remisyon dönemleriyle karakterizedir. Kümeler yılda bir kez ya da 2-3 yılda bir kez oluşabilir. Her bir küme gün sürer ve bu dönemde günde 1-8 ağrı atağı görülür. Her bir ağrı atağı dakika sürer. 10 yaş sonrası erkeklerde rastlanır. Tek taraflı olan çok şiddetli baş ağrısı orbital, supraorbital veya temporal yerleşimlidir. Baş ağrısı ile birlikte ağrı ile aynı tarafta konjunktival kanlanma, göz yaşarması, burun tıkanıklığı, burun akması, alında ve yüzde terleme, miyozis, ptozis ve göz kapağı ödemi görülür. Ağrı niteliği sıkıştırıcı, basınç hissi tarzında, yanıcı bir ağrıdır, ağrı bölgesi dokunmaya çok duyarlıdır. Ağrı özellikle uyku sırasında ortaya çıkar ve hasta ağrı sırasında yerinde duramaz, sürekli dolaşma ihtiyacı hisseder. Bu da küme baş ağrısını migrenden ayırmada önemli bir özelliktir. Migren baş ağrısı olan çocuklar yatma ihtiyacı hisseder. Atak sırasında 7-10 L/dak %100 oksijen in 15 dakika solutulması ağrıyı %70 oranında azaltır. Çocuklarda atak sırasında sumatriptan, ergotamin kullanımına ilişkin yeterli veri yoktur. Profilaktik tedavide 5 gün süreyle 1 mg/kg prednizon başlanıp doz giderek azaltılarak 2 hafta devam edilir. Kronik paroksismal hemikranya, tek taraflı zonklayıcı ağrıya eşlik eden ipsilateral otonom belirtilerle karakterizedir. Atak sıklığı küme baş ağrısından daha fazla (1-40/gün) ve daha kısa sürelidir (2-45 dak). Tedavide indometasin kullanılır. Analjezik kötü kullan m na bağlı baş ağrısı özellikle migren baş ağrısı olan ve buna bağlı olarak çok fazla analjezik kullanan kişilerde görülür. Yaygın, orta şiddetli ve ağırlık hissi şeklindedir. Günlük aktiviteyi engellemez ve egzersizle tetiklenmez. Tedavide tüm ağrı kesiciler kesilmelidir. Akşamları verilecek olan 10 mg amitriptilin bu dönemin kolay atlatılmasına yardımcı olur. Kronik hipertansiyonu olan çocuklarda sabah uyandıklarında oksipital bölgede hafif şiddette, basınç hissi tarzında baş ağrısı görülür. Bu ağrı gün içersinde giderek hafifler. Psikojen bafl a r s, çocuklarda gelişim çağında en sık karşılaşılan baş ağrısı tipidir. Puberta sonrası yaşla birlikte psikojen baş ağrısı insidansı artar. Gerek erken çocukluk çağında, gerekse yetişkinlik döneminde yaşanan stres yaratan olaylar baş ağrılarının ortaya çıkışında önemli rol oynar. Nitekim, depresyonun ve anksiyetenin somatize edilerek bedensel şikayet halinde yaşanması egonun en sık kullandığı savunma mekanizmasıdır. Çocuklarda en sık rastlanılan somatizasyon semptomları tekrarlayan karın ve baş ağrılarıdır. Psikojen 37
12 Rahflan fiahin, Cengiz Yalç nkaya karın ağrıları 9 yaş civarında en sık görülürken, baş ağrıları 12 yaş grubunda ortaya çıkar. Kronik tekrarlayıcı baş ağrısı olan çocukların yarısında depresyon, anksiyete, kişilik bozuklukları görülmektedir. Yine baş ağrısı olan çocukların daha utangaç ve hassas oldukları ve baş ağrısı olmayan çocuklara göre daha fazla psikosomatik sorunlar yaşadıkları bilinmektedir. Sık aralıklarla tekrarlayan, şiddetli ve başka nedenlerle açıklanamayan baş ağrıları olan çocuklarda altta yatan sebep olarak depresyon ve anksiyete mutlaka akla gelmelidir. Bu çocuklarda baş ağrısına kas-iskelet sistemi ağrıları ve karın ağrısı eşlik edebilir. Klinik uygulamada stres yaratan faktör ile baş ağrılarının başlangıcı arasındaki zamansal ilşkiyi kurmak önemlidir. Hekimin bazı ip uçlarını yakalayarak anamnezi derinleştirmesi, okul, çevre değişikliği, rol çatışmaları, karşılanamamış beklentiler ve çeşitli hayal kırıklıkları gibi baş ağrısını tetikleyici faktörleri sorgulaması gerekir. Ebeveynlerde veya akrabalarda baş ağrısı veya diğer psikosomatik yakınmaların varlığının çocukta psikosomatik şikayetlerin ortaya çıkışında kolaylaştırıcı faktör olduğu unutulmamalıdır. KAYNAKLAR 1. Bille B. Headaches in children, In Vinken PJ. Bruyu G.W. (Eds) Handbook of Clinical Neurology North-Holland Publischers, New-York, 1968; David Rothner A. Diagnosis and management of headache in children and adolescent. Neurologic Clinics 1983; 12: Ritz A. Symptomatik und Differentialdiagnose der komplizierten Migräne beim Kind, In: Hans Martin Wein mann (Ed) Aktuelle Neuropadiatrie Springer-Verlag, Berlin, 1988; Silberstein SD. Twenty questions about headaches in children and adolescents. Headache 1990; 30: Fenichel GM. Headache, In Fenichel GM (Ed) Clinical Pediatric Neurology A Signs and Symptoms Approach (4nd ed) W.B. Saunders Comp. 2001; Dunitz M. Headache and Migraine in Childhood and Adolescence, 2002; , Erdine S. Ağrı, Nobel Tıp Kitapevi, İstanbul, 2000: , Yalçınkaya C. Çocuklarda Baş Ağrısı, Sürekli T p E itimi Dergisi cilt 2, sayı 2, 1993;
ÇOCUKLUK ÇAĞI BAŞ AĞRILARINA YAKLAŞIM. Doç. Dr. Sebahattin VURUCU GATF Çocuk Nörolojisi BD
ÇOCUKLUK ÇAĞI BAŞ AĞRILARINA YAKLAŞIM Doç. Dr. Sebahattin VURUCU GATF Çocuk Nörolojisi BD Tanım Orbitomeatal çizginin üzerinde hissedilen ağrılar baş ağrıları olarak değerlendirilir Epidemiyoloji Çocuklarda
PRİMER BAŞAĞRILARI Semptomdan tanıya gidiş Migren ve Gerilim Başağrıları
PRİMER BAŞAĞRILARI Semptomdan tanıya gidiş Migren ve Gerilim Başağrıları Dr. Aksel Siva Nöroloji Anabilim Dalı ve Baş Ağrısı Kliniği İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Istanbul GÜNCEL TIP AKADEMİSİ 17 19 Nisan
Baş ağrısı, başta ve bâzen de boyun veya sırtın üst kısmında gerçekleşen ağrılara verilen ortak isimdir. Yaygın ağrı şikâyetlerinden biridir ve hemen
Baş ağrısı, başta ve bâzen de boyun veya sırtın üst kısmında gerçekleşen ağrılara verilen ortak isimdir. Yaygın ağrı şikâyetlerinden biridir ve hemen hemen tüm insanlar değişik nedenlerle baş ağrısından
ÇOCUKLUK ÇAĞI BAŞ AĞRILARINA YAKLAŞIM. Doç. Dr. Sebahattin VURUCU GATF Çocuk Nörolojisi BD
ÇOCUKLUK ÇAĞI BAŞ AĞRILARINA YAKLAŞIM Doç. Dr. Sebahattin VURUCU GATF Çocuk Nörolojisi BD Tanım Orbito-meatal çizginin üzerinde hissedilen ağrılar baş ağrıları olarak değerlendirilir Epidemiyoloji Çocuklarda
BAŞAĞRILI HASTANIN DEĞERLENDİRİLMESİ. Prof.Dr.Baki Göksan
BAŞAĞRILI HASTANIN DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Baki Göksan Tüm hekimlerin toplumda en sık karşılaşılan sağlık sorunlarının ilk sıralarında yer alan başağrısı ile günlük pratikleri sırasında sıklıkla karşılaşmaları
8 Merdiven çıkmak, yürümek gibi hareketler baş ağrınızın şiddetini etkiliyor mu? (azaltıyor, etkisiz, arttırıyor)
Baş ağrısı yakınması ile gelen hastalarda şu yol izlenmelidir: Anamnez FM NM Gerekirse tetkikler/primer-sekonder baş ağrısı ayrımı Tanı Tedavi Baş ağrısı anamnezi alırken şu sorular sorulmalıdır: 1 Başınızın
Epilepsi nedenlerine gelince üç ana başlıkta incelemek mümkün;
Epilepsi bir kişinin tekrar tekrar epileptik nöbetler geçirmesi ile niteli bir klinik durum yada sendromdur. Epileptik nöbet beyinde zaman zaman ortaya çıkan anormal elektriksel boşalımların sonucu olarak
ÇOCUKLUK ÇAĞINDA KRONİK KARIN AĞRISI
ÇOCUKLUK ÇAĞINDA KRONİK KARIN AĞRISI Prof. Dr. Aydan Kansu Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme Bilim Dalı 7 y, ~ 1 yıldır karın ağrısı Göbek çevresinde Haftada
HEMORAJİK İNME. Yrd. Doç. Dr. Aysel MİLANLIOĞLU Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji ABD
HEMORAJİK İNME Yrd. Doç. Dr. Aysel MİLANLIOĞLU Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji ABD İntraserebral kanamalar inmelerin %10-15 ini oluşturmaktadır. İntraparenkimal, subaraknoid, subdural ve
ACİLDE BAŞAĞRISI. Yrd.Doç.Dr. Seden DEMİRCİ. Nöroloji AD
ACİLDE BAŞAĞRISI Yrd.Doç.Dr. Seden DEMİRCİ Nöroloji AD BAŞAĞRILARI Her toplumda ve bölgede çok sık (%50-75) Genel acil servislere başvuruların %4.5 u başağrısı nedenli Nöroloji acil servislerine başvuruların
Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri. Sena Aydın 0341110011
Yaşlanmaya Bağlı Oluşan Kas ve İskelet Sistemi Patofizyolojileri Sena Aydın 0341110011 PATOFİZYOLOJİ Fizyoloji, hücre ve organların normal işleyişini incelerken patoloji ise bunların normalden sapmasını
Konvülsiyon tanımı ve sınıflandırması Epilepsi tanım ve sınıflandırması İlk afebril nöbet ile başvuran çocuğa yaklaşım Epileptik sendrom kavramı
Konvülsiyon tanımı ve sınıflandırması Epilepsi tanım ve sınıflandırması İlk afebril nöbet ile başvuran çocuğa yaklaşım Epileptik sendrom kavramı Beyinde bir grup nöronun anormal deşarjına bağlı olarak
BA AĞRILI HASTADA TANI VE TETKİKLER
1 BA AĞRILI HASTADA TANI VE TETKİKLER Başağrısı ile başvuran hastaların tanısında esası hastanın hikayesi oluşturmaktadır. Hastalara yeterli zaman ayırıp, yakınmalarının doğru değerlendirilerek, tanı yanlışlıkları
LOKOMOTOR SİSTEM SEMİYOLOJİSİ
LOKOMOTOR SİSTEM SEMİYOLOJİSİ Prof.Dr.Ayşe Kılıç [email protected] AMAÇ Lokomotor sistemin temel yapılarını ve çocuklarda görülen yakınmalarını, öykü, fizik muayene ve basit tanı yöntemlerini öğrenmek
ADRENAL YETMEZLİK VE ADDİSON. Doç. Dr. Mehtap BULUT Bursa Şevket Yılmaz EAH Acil Tıp Kliniği
ADRENAL YETMEZLİK VE ADDİSON Doç. Dr. Mehtap BULUT Bursa Şevket Yılmaz EAH Acil Tıp Kliniği SUNU PLANI Tanım ve Epidemiyoloji Adrenal bez anatomi Etiyoloji Tanı Klinik Tedavi TANIM-EPİDEMİYOLOJİ Adrenal
Sağlık Bakanlığı Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi BAŞ AĞRISI OKULU 19.09.2014. Dr. Elif KORKUT Nöroloji Uzmanı
Sağlık Bakanlığı Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi BAŞ AĞRISI OKULU 19.09.2014 Dr. Elif KORKUT Nöroloji Uzmanı Baş ağrıları toplumda ne sıklıkta görülmektedir? Baş ağrısı toplumda en
FEBRİL NÖBETLER. Doç Dr. Sema Saltık
FEBRİL NÖBETLER Doç Dr. Sema Saltık FEBRİL NÖBETLER (FN)- TANIM FEBRİL NÖBET (FN): 6 ay- 5 yaş arası çocuklarda, santral sinir sistemi enfeksiyonu veya başka bir etken bulunmaması koşuluyla ateşle birlikte
BAŞAĞRILI HASTAYA YAKLAŞIM
BAŞAĞRILI HASTAYA YAKLAŞIM Sunumu Hazırlayan Uzm. Dr.Yusuf Ali Altuncı Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Son Güncellenme Tarihi: Şubat 2012 Olgu 1 45 yaş kadın, 1 saattir başının sağ
HAFİF TRAVMATİK BEYİN HASARI (mtbi) ve GENEL TEDAVİ İLKELERİ
HAFİF TRAVMATİK BEYİN HASARI (mtbi) ve GENEL TEDAVİ İLKELERİ Doç.Dr. Cemil ÇELİK Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Gülhane Tıp Fakültesi, Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Sunumun Hedefleri Genel Bilgiler mtbi
İnsomni. Dr. Selda KORKMAZ
İnsomni Dr. Selda KORKMAZ Uykuya başlama zorluğu Uykuyu sürdürme zorluğu Çok erken uyanma Kronik şekilde dinlendirici olmayan uyku yakınması Kötü kalitede uyku yakınması Genel populasyonda en sık görülen
İnmede Tedavisi BR.HLİ.102
BR.HLİ.102 Serebral Felç (İnme) ve Spastisitede Botoks Spastisite Nedir? Spastisite belirli kasların aşırı aktif hale gelerek, adale katılığına, sertliğine ya da spazmlarına neden olmasıyla ortaya çıkan
PERİFERİK ARTER HASTALIKLARINDA SEMPTOMLAR. Dr. İhsan Alur Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi AD, Denizli
PERİFERİK ARTER HASTALIKLARINDA SEMPTOMLAR Dr. İhsan Alur Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi AD, Denizli PERİFERİK ARTER HASTALARINA YAKLAŞIM NASIL OLMALIDIR? A) ANAMNEZ (ÖYKÜ,
BAŞAĞRILI HASTAYA YAKLAŞIM
Türkiye Acil Tıp Derneği Asistan Oryantasyon Eğitimi BAŞAĞRILI HASTAYA YAKLAŞIM SB İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi İzmir, 24-27 Mart 2011 Sunumu Hazırlayan Uz. Dr.Yusuf Ali Altuncı Ege Üniversitesi
Sunumu Hazırlayan BAŞAĞRILI HASTAYA YAKLAŞIM. Olgu 2. Olgu 1. Kaynaklar. Olgu Türkiye Acil Tıp Derneği Asistan Oryantasyon Eğitimi
Türkiye Acil Tıp Derneği Asistan Oryantasyon Eğitimi Sunumu Hazırlayan BAŞAĞRILI HASTAYA YAKLAŞIM Uzm. Dr.Yusuf Ali Altuncı Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Son Güncellenme Tarihi:
Santral Sinir Sistemi Enfeksiyonlarında Acile Başvuru Şikayetleri ve Gözümüzden Kaçanlar. Doç. Dr. Evvah Karakılıç MD, PhD.
Santral Sinir Sistemi Enfeksiyonlarında Acile Başvuru Şikayetleri ve Gözümüzden Kaçanlar Doç. Dr. Evvah Karakılıç MD, PhD. SSS Enfeksiyonları Amaç; SSS enfeksiyonları; Klinik tabloyu tanımak Yaşamı tehdit
Hepatik Ensefalopati. Prof. Dr. Ömer Şentürk
Hepatik Ensefalopati Prof. Dr. Ömer Şentürk Hepatik Ensefalopati : Terminoloji Tip A Akut karaciğer yetmezliği ile birlikte Tip B Porto-sistemik Bypass ile birlikte (intrensek hepatosellüler yetmezlik
Yaşlılarda Dirençli Anksiyete Bozukluklarının Tanı ve Tedavisi
Yaşlılarda Dirençli Anksiyete Bozukluklarının Tanı ve Tedavisi Dr. Berker Duman Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Psikiyatri AD, Konsültasyon-Liyezon Psikiyatrisi BD Ankara Üniversitesi Beyin Araştırmaları
Nörovasküler Cerrahi Öğretim Ve Eğitim Grubu Hasta Bilgilendirme Formu
Nörovasküler Cerrahi Öğretim Ve Eğitim Grubu Beyin-Omurilik Arteriovenöz Malformasyonları ve Merkezi Sinir Sisteminin Diğer Damarsal Bozuklukları Hasta Bilgilendirme Formu 5 AVM ler Ne Tip Sağlık Sorunlarına
Konvülsiyon tanımı ve sınıflandırması Epilepsi tanım ve sınıflandırması İlk afebril nöbet ile başvuran çocuk Epileptik sendrom kavramı ve West
Konvülsiyon tanımı ve sınıflandırması Epilepsi tanım ve sınıflandırması İlk afebril nöbet ile başvuran çocuk Epileptik sendrom kavramı ve West sendromu Beyinde bir grup nöronun anormal deşarjına bağlı
Ölümcül Santral Sinir Sistemi Hastalıkları I epidural, subdural, intraparankimal kanamalar
Ölümcül Santral Sinir Sistemi Hastalıkları I epidural, subdural, intraparankimal kanamalar Uzm. Dr. Yusuf Ali Altuncı Ege Ünv. Acil Tıp Anabilim Dalı Olgu 1 25 yaşında inşaat işçisi Yüksekten düşme E2M3V2
MULTİPL SKLEROZ(MS) Multipl Skleroz (MS) genç erişkinleri etkileyerek özürlülüğe en sık yolaçan nörolojik hastalık
MULTİPL SKLEROZ(MS) Multipl Skleroz (MS) genç erişkinleri etkileyerek özürlülüğe en sık yolaçan nörolojik hastalık MS Hasta Okulu 28.05.2013 Multipl skleroz (MS) hastalığını basitçe, merkezi sinir sistemine
28.02.2015. Sarkoidoz. MSS granülomatozları. Sarkoidoz. Sarkoidoz. Granülom / Granülomatoz reaksiyon
Granülom / Granülomatoz reaksiyon Non-enfektif granülomatozlar: Sinir sistemi tutulumu ve görüntüleme Küçük nodül Bağışıklık sisteminin, elimine edemediği yabancı patojenlere karşı geliştirdiği ve izole
Kriyopirin İlişkili Periyodik Sendrom (CAPS)
www.printo.it/pediatric-rheumatology/tr/intro Kriyopirin İlişkili Periyodik Sendrom (CAPS) 2016 un türevi 1. CAPS NEDİR 1.1 Nedir? Kriyopirin İlişkili Periyodik Sendromlar (CAPS), nadir görülen otoenflamatuar
Şizofreni tanılı hastada antipsikotiklerletetiklenen nonkonvulsif statusepileptikus olgusu
Şizofreni tanılı hastada antipsikotiklerletetiklenen nonkonvulsif statusepileptikus olgusu Ass. Dr. Toygun Tok İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Psikiyatri Kliniği
Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi)
Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi (Nöro-Onkolojik Cerrahi) BR.HLİ.018 Sinir sisteminin (Beyin, omurilik ve sinirlerin) tümörleri, sinir dokusunda bulunan çeşitli hücrelerden kaynaklanan ya
ÜRÜN BİLGİSİ. ETACİD, erişkinler, 12 yaş ve üzerindeki adolesanlarda mevsimsel alerjik rinitin profilaksisinde endikedir.
ÜRÜN BİLGİSİ 1. ÜRÜN ADI ETACİD % 0,05 Nazal Sprey 2. BİLEŞİM Etkin madde: Mometazon furoat 50 mikrogram/püskürtme 3. TERAPÖTİK ENDİKASYONLAR ETACİD erişkinler, adolesanlar ve 6-11 yaş arasındaki çocuklarda
Vestibüler Sistem ve Vertigo Prof. Dr. Onur Çelik
Vestibüler Sistem ve Vertigo Prof. Dr. Onur Çelik www.onurcelik.com Vestibuler sistem Periferik Otolitik yapılar Utrikulus Sakkulus Semisirküler kanallar Vestibüler ganglion Vestibüler sinir Vestibuler
Burun tıkanıklığınızın sebebi sinüzit olabilir!
On5yirmi5.com Burun tıkanıklığınızın sebebi sinüzit olabilir! Mevsim değişimlerinde geniz akıntısı, burnunuzda tıkanıklılık ve bağ ağrılarınızdan şikayetiniz varsa, üst solunum yolu enfeksiyonlarınız 10
21.12.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi
21.12.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi MANİSA HABER Soğuklarla birlikte sinüzit vakalarında artış yaşanıyor Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Ercan Pınar, havaların
BAŞ AĞRISI. Dr. Hasan Mansur DURGUN
BAŞ AĞRISI Dr. Hasan Mansur DURGUN 22.03.2014 Baş Ağrısı Acil servislere başvuruların %4 ü Acil servise başvuruların büyük çoğunluğu primer baş ağrıları (en sık Migren ve gerilim tipi) En sık bayanlarda
Yeni Anket Verisi Girişi
Yeni Anket Verisi Girişi lara ait kimlik verileri kesinlikle başka bir alanda paylaşılmayacaktır. ya ait özel veriler, sadece bilimsel çalışma merkezinin kendisi tarafından görüntülenebilecektir. proje
Nadir Görülen Baş Ağrılarında Tedavi Algoritmaları
Nadir Görülen Baş Ağrılarında Tedavi Algoritmaları Prof. Dr. Aynur Özge Mersin Üniversitesi Tıp Fak. Nöroloji AD. İçerik Birincil saplanma ba, Öksürük ba, Egzersiz ba, Seksüel aktivite ile ilişkili birincil
YÜKSEK İRTİFA VE AKCİĞERLER
YÜKSEK İRTİFA VE AKCİĞERLER Yükseklik Seviyesi (m.) İrtifa Tanımı 8000 + Ölüm Bölgesi (Death Zone) 7500-5500 Ekstrem Yüksek İrtifa (Extreme High Altitude) 5000-3500 Çok Yüksek İrtifa (Very High Altitude)
Temelde akılda tutulması gereken nöbetlerin iki çeşit olduğudur parsiyel (yani beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler jeneralize (beyinde
EPİLEPSİ Basitleştirilmiş şekliyle epilepsi nöbeti kısa süreli beyin fonksiyon bozukluğuna bağlıdır, ve beyin hücrelerinde geçici anormal deşarjlar sonucu ortaya çıkar. Epilepsi nöbetlerinin çok değişik
SINIF 5 Saat Ders Düzey Öğretim Üyesi Anabilimdalı SİNİR-DUYU BLOĞU
31.8.2015 16.11.2015 8.2.2016 18.4.2016 08:30 Başağrısı Atst Gülşen KOCAMAN NÖROLOJİ Gerilim tipi başağrısı TT Gülşen KOCAMAN NÖROLOJİ 09:30 Migren T A K İ Gülşen KOCAMAN NÖROLOJİ Kognitif bozukluklar
GEÇİCİ İSKEMİK ATAK: Görüntüleme Gerekli mi? Prof. Dr. Cem ÇALLI
GEÇİCİ İSKEMİK ATAK: Görüntüleme Gerekli mi? Prof. Dr. Cem ÇALLI Geçici İskemik Atak (GİA): Kan akımının azalmasına bağlı Geçici nörolojik defisit atağı Semptomlar 24 saatten az Semptom süresi genellikle
Tetanoz Acil Serviste Tanı Yaralanmalarda Profilaksi. Uzm.Dr.İlhan UZ
Tetanoz Acil Serviste Tanı Yaralanmalarda Profilaksi Uzm.Dr.İlhan UZ Tetanoz Latince gerilme anlamına gelir. İstemli kasların tonik spazmıyla karakterize akut bir toksemidir. Etken: Clostridium tetani
Epilepsi ayırıcı tanısında parasomniler. Dr. Hikmet YILMAZ CBÜ Tıp Fakültesi Nöroloji AD, Manisa
Epilepsi ayırıcı tanısında parasomniler Dr. Hikmet YILMAZ CBÜ Tıp Fakültesi Nöroloji AD, Manisa Nokturnal paroksismal olaylar Jeneralize & parsiyel epileptik nöbetler Parasomniler Normal uyku varyantları
ÇARŞAMBA 09:30 Koma A Gülsen YILDIZ BABACAN NÖROLOJİ
4.Grup 2.Grup 3.Grup 1.Grup SİNİR-DUYU BLOĞU 31.8.2015 16.11.2015 8.2.2016 18.4.2016 08:30 Başağrısı Atst Gülşen KOCAMAN NÖROLOJİ PAZARTESİ Gerilim tipi başağrısı TT Gülşen KOCAMAN NÖROLOJİ 09:30 Migren
Dr. Hikmet Fırat. SB Yıldırım Beyazıt Dışkapı Eğit. ve Araş. Hastanesi Göğüs Hastalıkları ve Tbc Kliniği & Uyku Bozuklukları Tanı - Tedavi Merkezi
Dr. Hikmet Fırat SB Yıldırım Beyazıt Dışkapı Eğit. ve Araş. Hastanesi Göğüs Hastalıkları ve Tbc Kliniği & Uyku Bozuklukları Tanı - Tedavi Merkezi Kaliteli uyku vücut sağlığının düzenli çalışması için gereklidir.
Referans: e-tus İpucu Serisi K.Stajlar Ders Notları Sayfa:353
23. Aşağıdakilerden hangisi akne patogenezinde rol oynayan faktörlerden biri değildir? A) İnflamasyon B) Foliküler hiperproliferasyon C) Bakteriyal proliferasyon D) Aşırı sebum üretimi E) Retinoik asit
BOTULİNUM ANTİTOKSİN. Uzm. Dr. Ş Ömür Hıncal SBÜ Bağcılar EAH Acil Tıp Kliniği
BOTULİNUM ANTİTOKSİN Uzm. Dr. Ş Ömür Hıncal SBÜ Bağcılar EAH Acil Tıp Kliniği Tarihçe İlk olarak 1820 lerde Almanya da Sosisten zehirlenme Latince: Botulus (sosis) Bacillus Botulinus Patogenez C. botulinum
İNME. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak
İNME Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND ye aittir. Kaynak
Baş Ağrılı Hastaya Yaklaşım
Türkiye Acil Tıp Derneği Baş Ağrılı Hastaya Yaklaşım Hazırlayan Doç. Dr. Orhan ÇINAR Giriş Baş ağrısı tüm acil servis başvurularının %4 ünden fazlasını oluşturmaktadır. Çoğunluğu benign primer baş ağrıları
İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim Öğretim Yılı Dönem 5. Beyin ve Sinir Cerrahisi STAJ TANITIM REHBERİ
İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi 2018-2019 Eğitim Öğretim Yılı Dönem 5 Beyin ve Sinir Cerrahisi STAJ TANITIM REHBERİ Hazırlayan Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı 1 BEYİN VE SİNİR CERRAHİSİ
Yrd. Doç. Dr. Aysel MİLANLIOĞLU Yüzüncü Yıl Üniversitesi Nöroloji ABD
Yrd. Doç. Dr. Aysel MİLANLIOĞLU Yüzüncü Yıl Üniversitesi Nöroloji ABD 1. Migren 2. Gerilim tipi baş ağrısı 3. Küme baş ağrısı ve diğer trigeminal otonomik sefaljiler 4. Yapısal lezyonlarla ilişkili olmayan
A) Migren Atağının Tanımı:
Migren, nörolojik, gastrointestinal ve otonom değişikliklerin çeşitli şekillerde eşlik ettiği primer epizodik (bölüm) bir baş ağrısı bozukluğudur. Nörolojik muayeneler, görüntüleme ve laboratuvar incelemeleri
Baş Ağrısında Ayırıcı Tanı. Yrd. Doç. Dr. Burak Ülkümen Celal Bayar Üniversitesi KBB Anabilim Dalı
Baş Ağrısında Ayırıcı Tanı Yrd. Doç. Dr. Burak Ülkümen Celal Bayar Üniversitesi KBB Anabilim Dalı Patofizyoloji Beyinde ağrı reseptörleri yoktur Baş boyunda 9 alanda ağrı reseptörleri En sık meninks &
KAFA TRAVMALI HASTALARDA GÖRÜNTÜLEMENİN TANI, TEDAVİ VE PROGNOZA KATKISI. Dr. Fatma Özlen İ.Ü.Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi AD
KAFA TRAVMALI HASTALARDA GÖRÜNTÜLEMENİN TANI, TEDAVİ VE PROGNOZA KATKISI Dr. Fatma Özlen İ.Ü.Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Beyin ve Sinir Cerrahisi AD KAFA TRAVMASI VE RADYOLOJİ Hangi hastalara görüntüleme
Acil Serviste Baş Ağrısı Olan Hastaya Yaklaşım
İçerik Acil Serviste Baş Ağrısı Olan Hastaya Yaklaşım Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp Anabilim Dalı Tanım Epidemiyoloji Sınıflama Yaklaşım Birincil - İkincil nedenler Tedavi Sonuç Tanım Başın
Gerilim tipi baş ağrısı erişkin yaşta % oranında yaygın görülür.
En sık görülen baş ağrısıdır. Boyun baş ağrısı birlikteliği olarak da bilinir. Başta sıkışma, ağırlık tarzında künt bir ağrı mevcuttur. Başın tümünde hissedilen ağrılar genelde başın ön ve arkasında lokalizedir.
Yrd. Doç. Dr. Ali DUMAN Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp A. D.
Yrd. Doç. Dr. Ali DUMAN Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp A. D. Sunu Planı Tanım ve Epidemiyoloji Adrenal bez anatomi ve fizyolojisi Etiyoloji Klinik Tanı Tedavi Tanım ve Epidemiyoloji
Kalp Krizini Tetikleyen Durumlar ve Tedavisi. Doç. Dr. Bülent Özdemir Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı
Kalp Krizini Tetikleyen Durumlar ve Tedavisi Doç. Dr. Bülent Özdemir Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Kalp Krizini Tetikleyen Durumlar ve Tedavisi KALP KRİZİ Kalp krizi (miyokard
Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır.
Bölüm 9 Astım ve Gebelik Astım ve Gebelik Dr. Metin KEREN ve Dr. Ferda Öner ERKEKOL Genellikle çocukluk ve gençlik döneminde başlayan astım kronik bir solunum sistemi hastalığıdır. Erişkinlerde astım görülme
Nöroloji alanında güncel gelişmelerin olduğu konularda seminer Nöroloji Uzmanlık Öğrencileri tarafından sunulur.
NÖR 23 NÖROLOJİ Dr. Ali Kemal ERDEMOĞLU /1 Dr. Ersel DAĞ /2 Dr. Yakup TÜRKEL /3 KOD DERS ADI ÖÜ T P KREDİ AKTS NOR 7001 MAKALE SAATİ Nöroloji alanında yabancı dergilerde güncel gelişmelere yönelik yayınlanan
ayırımını tanımını ve yönetimini IHS yeni bir tanımlama yapmadıkça, dünya genelinde en geçerli tanımlama en son yapılan IHS tanımlamasıdır
Uzm.Dr. Özgür TATLI Hedeflenen Sonuçlar Primer ve seconder baş ağrılarının ayırımını yapabilmek Sık karşılaşılan primer baş ağrılarının tanımını ve yönetimini yapabilmek. IHS (International Headache Society)
Kriyopirin İlişkili Periyodik Sendrom (CAPS)
www.printo.it/pediatric-rheumatology/tr/intro Kriyopirin İlişkili Periyodik Sendrom (CAPS) 2016 un türevi 1. CAPS NEDİR 1.1 Nedir? Kriyopirin İlişkili Periyodik Sendromlar (CAPS), nadir görülen otoenflamatuar
YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy
YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR Prof. Dr. Mehmet Ersoy DEMANSA NEDEN OLAN HASTALIKLAR AMAÇ Demansın nedenleri ve gelişim sürecinin öğretmek Yaşlı bireyde demansa bağlı oluşabilecek problemleri öğretmek
KAFKAS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM III 2015-2016 DERS YILI GÖZ - SİNİR VE PSİKİYATRİ SİSTEM DERS KURULU
KAFKAS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM III 2015-2016 DERS YILI - SİNİR VE SİSTEM DERS KURULU DERSLER TEORİK PRATİK TOPLAM Nöroloji 12 8 20 Psikiyatri 12 8 20 Farmakoloji 12 8 20 Beyin cerrahisi 10 8 18
Dr. Can CELİLOĞLU Adana Numune E.A.H. Çocuk Sağ.ve Hast. Kliniği
Dr. Can CELİLOĞLU Adana Numune E.A.H. Çocuk Sağ.ve Hast. Kliniği Olgu-1 Olgu-1 12 yaşında, kız Hasta alt bezi raporu için kliniğimize yönlendirilmiş. Değişik 3. basamak merkezler ve üniversite hastanelerinde
Öksürük. Pınar Çelik
Öksürük Pınar Çelik Öksürük Öksürük, akciğerleri aspirasyondan koruyan, sekresyonların atılmasını sağlayan, istemli veya istemsiz refleks yolla oluşan, ani patlayıcı ekspirasyon manevrasıdır. Öksürük refleksinin
PARKİNSON HASTALIĞI. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak
PARKİNSON HASTALIĞI Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Rana Karabudak TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü Türk Nöroloji Derneği (TND) 2014 Beyin Yılı Aktiviteleri çerçevesinde hazırlanmıştır. Tüm hakları TND
Yrd. Doç. Dr : Tanju ÇELİK MKÜ. Tıp Fak.
Yrd. Doç. Dr : Tanju ÇELİK MKÜ. Tıp Fak. Ağrı Ağrının tanımı Uluslararası Ağrı Araştırmaları Teşkilâtı tarafından 1979 yılında şu şekilde yapılmıştır: "Ağrı, vücudun herhangi bir yerinden kaynaklanan,
Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı. Doç.Dr.Vesile Altınyazar
Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı Doç.Dr.Vesile Altınyazar Tüm dünyada ilaç harcamalarının toplam sağlık harcamaları içindekipayı ortalama %24,9 Ülkemizde bu oran 2000 yılı için %33,5 Akılcı İlaç Kullanımı;
DİSFONKSİYONEL İŞEME (İŞEME FONKSİYON BOZUKLUĞU) NEDİR?
DİSFONKSİYONEL İŞEME (İŞEME FONKSİYON BOZUKLUĞU) NEDİR? Tuvalet eğitimi döneminde, nörolojik olarak normal bazı çocuklarda yanlış edinilmiş işeme alışkanlıkları neticesinde ortaya çıkan işeme fazındaki
Dural AVF lerde Tedavi. Prof.Dr.Saruhan Çekirge Bayındır Hastanesi Koru Hastaneleri Ankara
Dural AVF lerde Tedavi Prof.Dr.Saruhan Çekirge Bayındır Hastanesi Koru Hastaneleri Ankara İntrakraniyal dural AVF Dural arterler ile dural venöz sinüsler veya kortikal venler arası patolojik şantlardır.
MEME KANSERİ. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler
MEME KANSERİ Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi Sağlıklı Günler Diler KANSER NEDİR? Hücrelerin kontrolsüz olarak sürekli çoğalmaları sonucu yakındaki ve uzaktaki başka organlara yayılarak kötü klinik
HEMŞİRELİK BÖLÜMÜ HASTA BAKIM PLANI FORM VE SKALA REHBERİ
HEMŞİRELİK BÖLÜMÜ HASTA BAKIM PLANI FORM VE SKALA REHBERİ AĞRI TANILAMA VE TEDAVİ FORMU Gördüğünüz Tabloda Kodlayın ve Resim Üzerinde Ağrı Yerini İşaretleyiniz Ağrı Değerlendirmesi: Ağrı / Rahatsızlık:
Zeka Gerilikleri Zeka Geriliği nedir? Sıklık Nedenleri
Zeka Geriliği nedir? Zeka geriliğinin kişinin yaşına ve konumuna uygun işlevselliği gösterememesiyle belirlidir. Bunun yanı sıra motor gelişimi, dili kullanma yeteneği bozuk, anlama ve kavrama yaşıtlarından
ICSD3: Parasomniler. Farklar & Yenilikler. Dr. Hikmet YILMAZ CBÜ Nöroloji AD, Manisa
ICSD3: Parasomniler Farklar & Yenilikler Dr. Hikmet YILMAZ CBÜ Nöroloji AD, Manisa Uyku bozuklukları sınıflaması Ortak bilimsel dil kullanmak Standart tanı ve tedavi yaklaşımları için uygun zemin Hastalık
ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ. Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu
ADOLESANA VERİLMESİ GEREKEN KORUYUCU SAĞLIK HİZMETLERİ Doç Dr Müjgan Alikaşifoğlu Sağlık Hizmetlerinin Özellikleri Ergenin yaşına, gelişim düzeyine uygun Bireysel, kültürel ve sosyoekonomik farklılıklara
YÜKSEK KORTİKAL FONKSIYONLAR. Yrd.Doç.Dr.Adalet ARIKANOĞLU D.Ü.T.F.Nöroloji A.B.D
YÜKSEK KORTİKAL FONKSIYONLAR Yrd.Doç.Dr.Adalet ARIKANOĞLU D.Ü.T.F.Nöroloji A.B.D DAVRANIŞ NÖROLOJİSİ TANIM:İnsanda yüksek serebral fonksiyonların anatomik ve fonksiyonel özellikleri ile bu fonksiyonların
AĞRI YÖNETİMİ PROSEDÜRÜ
REVİZYON DURUMU Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No 08.04.2013 Madde 4.6 daki Algoloji Konseyi tanımlaması çıkarıldı. 01 Madde 5.6.4 teki Algoloji Konseyi konsültasyonu yerine Anesteziyoloji uzman hekimi
BAġ AĞRISINA YAKLAġIM Hazırlayan: Uz.Dr.Mert AKBAġ, FIPP.
BAġ AĞRISINA YAKLAġIM Hazırlayan: Uz.Dr.Mert AKBAġ, FIPP. Ağrı Nedir? Ağrı, vücudun belli bir bölgesinden kaynaklanan, doku harabiyetine bağlı olan veya olmayan, kiģinin geçmiģteki deneyimleriylede ilgili,
Hipoglisemi Tedavisi. Dr. Ömer Salt. Acil Tıp Uzmanı Yozgat/Türkiye
Hipoglisemi Tedavisi Dr. Ömer Salt Acil Tıp Uzmanı Yozgat/Türkiye Hipoglisemi sınıflaması Hafif hipoglisemi adrenerjik bulgular kan şekeri
NEVRALJİLER. Dr. Yavuz YÜCEL Nöroloji A.D.
NEVRALJİLER Dr. Yavuz YÜCEL Nöroloji A.D. Nevralji nedir? Ağrı: Gerçek ya da potansiyel doku hasarıyla ilişkili hoş olmayan duyusal ve duygusal deneyimdir. Nevralji ise, genellikle belirli bir sinirin
SEREBRAL TROMBOZLU ÇOCUKLARDA KLİNİK BULGULAR VE TROMBOTİK RİSK FAKTÖRLERİ
SEREBRAL TROMBOZLU ÇOCUKLARDA KLİNİK BULGULAR VE TROMBOTİK RİSK FAKTÖRLERİ Ankara Çocuk Sağlığı Hastalıkları Hemotoloji Onkoloji Eğitim Araştırma Hastanesi 2 Amaç Klinik bulguların özellikleri Kalıtsal
Magnezyum (Mg ++ ) Hipermagnezemi MAGNEZYUM, KLOR VE FOSFOR METABOLİZMA BOZUKLUKLARI
Magnezyum (Mg ++ ) MAGNEZYUM, KLOR VE METABOLİZMA BOZUKLUKLARI Dr Ali Erhan NOKAY AÜTF Acil Tıp AD 2009 Büyük kısmı intraselüler yerleşimlidir Normal serum düzeyi: 1.5-2,5 meq/l Hücre içinde meydana gelen
GÖĞÜS AĞRISI ŞİKAYETİ İLE BAŞVURAN ÇOCUKLARIN KLİNİK İZLEMİ
GÖĞÜS AĞRISI ŞİKAYETİ İLE BAŞVURAN ÇOCUKLARIN KLİNİK İZLEMİ Erhan Çalışıcı, Birgül Varan, Mahmut Gökdemir, Nimet Cındık, Özge Orbay Başkent Üniversitesi Çocuk Sağ.Has.ABD Göğüs ağrısı, çocukluk ve adölesan
Histeri. Histeri, Konversiyonun kelime anlamı döndürmedir.
Histeri, Konversiyonun kelime anlamı döndürmedir. Konversiyon bozukluğu, altta yatan organik bir neden bulunmaksızın ortaya çıkan, bayılma, felç olma ve duyu kaybı gibi nörolojik belirtilerdir. Hastalar
En iyi yöntem inmeden korunma Risk faktörlerinin belirlenmesi
İNME SONRASI TEDAVİ En iyi yöntem inmeden korunma Risk faktörlerinin belirlenmesi Birincil Koruma Amaç asemptomatik kişilerde inmeye neden olabilecek risk faktörlerini belirlemek, önlemek ve kontrol altına
BAŞAĞRILARI 1- Primer başağrıları; 2-Sekonder (ikincil) başağrıları;
BAŞAĞRILARI Hemen hepimiz yaşamımızın bir döneminde başağrısından yakınırız. Ancak bazılarımız için başağrısı daha ciddi bir sorun hatta bir hastalık durumundadır. Başağrıları basitçe iki kategoriye ayrılabilir;
BİRİNCİ BASAMAKTA BAŞAĞRILI HASTAYA YAKLAŞIM. Uzm. Dr. Servet ALKAN Narlıca 2 nolu ASM - ANTAKYA
BİRİNCİ BASAMAKTA BAŞAĞRILI HASTAYA YAKLAŞIM Uzm. Dr. Servet ALKAN Narlıca 2 nolu ASM - ANTAKYA Sunum planı Giriş Vaka sunumları Ayırıcı tanı ve algoritma Dikkat edilmesi gereken durumlar Uluslararası
(ANEVRİZMA) Dr. Dağıstan ALTUĞ
ANEURYSM (ANEVRİZMA) Arteriyel sistemindeki lokalize bir bölgeye kan birikmesi sonucu şişmesine Anevrizma denir Gerçek Anevrizma : Anevrizma kesesinde Arteriyel duvarların üç katmanını kapsayan Anevrizma
Uykuyla İlişkili Hareket Bozuklukları. Dr. Kemal HAMAMCIOĞLU
Uykuyla İlişkili Hareket Bozuklukları Dr. Kemal HAMAMCIOĞLU ICSD-2 (International Classification of Sleep Disorders-version 2) 2005 Huzursuz bacaklar sendromu Uykuda periyodik hareket bozukluğu Uykuyla
ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA
ÇEVRESEL SİNİR SİSTEMİ SELİN HOCA Çevresel Sinir Sistemi (ÇSS), Merkezi Sinir Sistemine (MSS) bilgi ileten ve bilgi alan sinir sistemi bölümüdür. Merkezi Sinir Sistemi nden çıkarak tüm vücuda dağılan sinirleri
Uyku Bozukluklarına Bağlı Oluşan Metabolik ve Kronik Hastalıklar. Dr. Kemal HAMAMCIOĞLU
Uyku Bozukluklarına Bağlı Oluşan Metabolik ve Kronik Hastalıklar Dr. Kemal HAMAMCIOĞLU OSAS ve kardiyovasküler hastalıklar OSAS ve serebrovasküler hastalıklar OSAS ve hipertansiyon OSAS ve şeker metabolizması
Gastrointestinal Sistem Hastalıkları. Dr. Nazan ÇALBAYRAM
Gastrointestinal Sistem Hastalıkları Dr. Nazan ÇALBAYRAM ÇÖLYAK HASTALIĞI Çölyak hastalığı bir malabsorbsiyon sendromudur. Hastalık; gluten içeren unlu gıdalara karşı genetik bazda immünojik bir intolerans
Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Romatoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 28 Haziran 2016 Salı
Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Romatoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 28 Haziran 2016 Salı Yandal Ar. Gör. Uzm. Dr. Kübra Öztürk Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi
