Panik Bozukluðu Tedavisinde Paroksetin Kullanýmý
|
|
|
- Bulut Kizil
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 Panik Bozukluðu Tedavisinde Paroksetin Kullanýmý Serap Erdoðan 1 1 Uz.Dr., Gazi Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalý, Ankara GÝRÝÞ Panik bozukluðu (PB) bedensel ve biliþsel belirtilerin eþlik ettiði yoðun kaygý ataklarýnýn yaþandýðý, süreðen gidiþli bir hastalýktýr. Prevalansýna dair farklý rakamlar verilmekle birlikte % arasýnda olduðu bildirilmektedir (Tükel 2002). Komplike olmamýþ PB de kadýn:erkek oraný 2:1 olarak belirtilmekte, agorafobili PB de bu oran 3:1 e yükselmektedir (Pollack ve ark. 2003). Hastanýn yaþam kalitesinde anlamlý ölçüde bozulmaya neden olan PB tedavisi sadece ataklarýn ortadan kaldýrýlmasýný deðil, ayný zamanda beklenti anksiyetesi ve kaçýnma davranýþlarýný da gidermeyi ve kalýcý iyilik halinin sürdürülmesi için gerekli uygun idame tedaviyi içermektedir. PB nin patofizyolojisine yönelik yapýlan araþtýrmalar biyolojik temelli bir hastalýk olduðuna iliþkin güçlü kanýtlar sunmaktadýr. Buradan yola çýkýlarak düzenlenen farmakolojik tedaviler belirtilerde önemli ölçüde iyileþme saðlamaktadýr. Farmakolojik tedavinin yaný sýra özellikle hastalýðýn biliþsel komponentine yönelik uygulanan psikoterapötik yaklaþýmlar belirtilerin kontrolünde ve beklenti anksiyetesine baðlý olarak geliþen kaçýnma davranýþlarýnda oldukça baþarýlý sonuçlar vermektedir. PB de özellikle kullanýlan yaklaþým biliþsel davranýþçý terapidir. Terapi hastanýn durumuna ve gereksinimine göre farmakolojik tedavi ile birlikte ya da ayrý olarak kullanýlabilmektedir. Tedavinin baþlangýcýnda kombinasyon tedavisinin tek baþýna davranýþçý terapiden daha üstün olduðu ama tedavi ilerledikçe bu iliþkinin tersine dönebileceði bildirilmiþtir (Watanabe ve ark. 2007). Tedavide yaygýn olarak kullanýlan farmakolojik ajanlar benzodiazepinler ve antidepresanlardýr. Her iki grupta yer alan ilaçlar hakkýnda kýsaca bilgi verilecektir. Bu iki grubun dýþýnda yer alan ilaçlardan ise diðer ilaçlar baþlýðý altýnda bahsedilecektir. BENZODÝAZEPÝNLER Benzodiazepinler son derece iyi bilinen baðýmlýlýk yaratma potansiyelleri; sersemlik, denge bozukluðu gibi yan etkileri ve oldukça rahatsýz edici boyutlara varabilen kesilme belirtileri nedeniyle dikkatli kullanýlmasý gereken ilaçlardýr. Bununla birlikte uygun süre ve dozlarda, hekimin önerdiði þekilde kullanýldýklarýnda güçlü anksiyolitik etkileri, bu ilaçlarý PB tedavisinde önemli bir seçenek haline getirmektedir. Alprazolam, klonazepam, lorazepam ve diazepam bu grupta yer almaktadýr. Literatürde özellikle alprazolam ve klonazepamla yapýlmýþ plasebo kontrollü çalýþmalara rastlanmaktadýr. Alprazolam kýsa etkili bir benzodiazepin olup PB tedavisinde tek baþýna kullanýldýðýnda 5-6 mg/gün dozda önerilmektedir, bölünmüþ dozlarla verilmesi daha uygundur. Ýdame tedavide ise önerilmemektedir. Klonazepam bir diðer yüksek potensli bezodiazepin olup PB tedavisinde 1-2 mg/gün kullanýlmasý önerilmektedir (Susman ve Klee 2005). 14
2 Panik Bozukluðu Tedavisinde Paroksetin Kullanýmý ANTÝDEPRESANLAR Bu grupta trisiklik antidepresanlar, seçici serotonin geri alým inhibitörleri (SSRÝ) ve monoaminooksidaz inhibitörleri (MAOÝ) yer almaktadýr. Trisiklik antidepresanlar Bu gruptan en çok önerilen ilaçlar imipramin ve klomipramindir. PB tedavisinde de depresyon tedavisinde olduðu gibi etkilerinin haftada baþladýðý belirtilmekte, baþlangýç döneminde benzodiazepinlerle kombine kullanýlabilecekleri söylenmektedir. Antipanik etkileri büyük ölçüde gösterilmiþ olmasýna raðmen yan etki profilleri kullanýmlarýný kýsýtlamaktadýr (Alkýn 2002). 25 mg/gün gibi düþük dozlarda baþlanmasý önerilmektedir. Genellikle mg/gün dozda etkili olmaktadýrlar. Literatürde tedaviye dirençli ve yan etkileri nedeniyle imipramin kullanamayan bir PB hastasýnda 50 mg/gün trimipramin ile iyileþmenin saðlandýðý ve tolerans sorunu izlenmediði bildirilmiþtir (Cerra 2006). Seçici serotonin geri alým inhibitörleri Etkinlik açýsýndan trisiklik antidepresanlardan çok farklý olmamakla birlikte daha güvenilir yan etki profiline sahip olmalarý PB tedavisinde SSRÝ larý ilk tercih edilen ilaç konumuna getirmiþtir. Tedavinin baþýnda anksiyete belirtilerinde artýþa neden olabilmeleri, kullanýmlarýnýn düþük dozlarla baþlanmasýný gerektirmektedir. Anksiyete belirtilerinin artmasýnda postsinaptik 5-HT reseptörlerindeki duyarlýlýk artýþýnýn sorumlu olabileceði düþünülmektedir (Maron ve Shlik 2006). SSRÝ lar arasýnda fluvoksamin PB tedavisinde ilk çalýþýlan antidepresandýr. Bu gruptaki ilaçlarýn her birinin genel olarak birbirine yakýn etkinlikte olduðu belirtilmektedir (Alkýn 2002). Monoaminooksidaz inhibitörleri Olasý aðýr yan etkileri ve önemli etkileþimleri (diðer ilaçlar ve bazý besinlerle) nedeniyle geri dönüþümsüz bir MAOÝ olan fenelzin ancak diðer ilaçlar yetersiz kaldýðýnda denenebilir. MAOÝ etkisinden dolayý dopamin, serotonin ve norepinefrin artýþýna neden olduklarý bilinmektedir ancak fenelzinin özellikle kaudat-putamen ve nukleus akumbenste GABA artýþýna da neden olduðu gösterilmiþtir. Anksiyolitik özelliðinde GABAerjik etkilerin de önemli olduðu düþünülmektedir (Parent ve ark. 2002). Geri dönüþlü bir MAOÝ olan ancak ülkemizde bulunmayan braforamin ile yapýlan çalýþmalarda hastalardaki panik belirtilerinin ve agorafobik kaçýnmanýn azaldýðý gösterilmiþtir (van Vliet ve ark. 1993). DÝÐER ÝLAÇLAR Yukarýda bahsedilen ilaçlarýn yaný sýra panik bozukluðunda beta blokörler, kalsiyum kanal blokörleri, antikonvülzanlar (karbamazepin, gabapentin) ve farklý gruplardan antidepresanlar da kullanýlabilmektedir (Alkýn 2002, Spila ve Szumillo 2006). Literatürde serotonin noradrenalin geri alým inhibitörü grubundan venlafaksin ve milnasipranýn panik bozukluðunda baþarýlý sonuçlar veren kullanýmlarý ile ilgili çalýþmalar mevcuttur (Blaya ve ark. 2007, Pollack ve ark. 2007). Dirençli vakalarda tedaviye güçlendirme amacýyla antipsikotik eklenmesi üzerinde durulmaktadýr, Sepede ve ark. nýn (2006) yaptýklarý bir çalýþmada SSRÝ kullanýmý ile iyilik haline ulaþamayan hastalarda ek olarak 5 mg/gün olanzapin verilmiþ ve baþarýlý olduðu belirtilmiþtir. PANÝK BOZUKLUÐU TEDAVÝSÝNDE PAROKSETÝNÝN ROLÜ Paroksetin PB de üzerinde en çok çalýþma yapýlmýþ SSRÝ lardan biridir. Plasebo kontrollü çalýþmalardan birinde 10 hafta boyunca 10, 20, 30 ve 40 mg/gün dozlarýnda paroksetin ve plasebo verilen 273 PB hastasýnda çalýþma sonunda 40 mg/gün paroksetin kullanýmýnýn plaseboya göre üstün olduðu belirtilmiþtir (Ballenger ve ark. 1998). Bir diðer plasebo kontrollü çalýþmada 3 hafta plasebo kullanýmýnýn ardýndan 12 hafta boyunca plasebo ya da paroksetin (20, 40, 60 mg/gün dozlarda) ile çalýþmaya devam edilmiþ, sonuçta paroksetinle panik ataklarýn sayýsýnda azalma izlendiði ve tüm dozlarda iyi tolere edildiði belirtilmiþtir. Her ne kadar SSRÝ lar yan etkiler açýsýndan iyi tolere edilen ilaçlar olarak anýlsalar da, tedavinin baþlangýç döneminde görülebilen anksiyete belirtilerine benzer etkiler, özellikle PB hastalarýnda tedavi uyumunu bozabilmektedir. Watanabe ve ark. 15
3 Erdoðan S. (2006) tedavinin baþlangýç evresinde paroksetin plazma düzeyleri ile anksiyete belirtilerindeki iyileþme arasýndaki iliþkiyi araþtýrmýþlardýr. 10 mg/gün paroksetin ile 2 haftalýk tedavinin sonunda serum paroksetin konsantrasyonu 20 ng/ml nin üzerinde olan hastalarýn hiç birinde PB semptom skorlarýnda azalma izlenmediði, plazma düzeyi 20 ng/ml nin altýnda olan hastalarda ise skorlarda anlamlý ölçüde azalma olduðu belirtilmiþtir. Paroksetin tedavisinin baþlangýcýnda kan düzeyi için üst sýnýrýn 25 ng/ml yi aþmamasý gerektiði ve tedaviye düþük dozlarda baþlanmasýnýn önemi vurgulanmýþtýr. Hiperventilasyon ve soluk alma süresinde kýsalma panik ataklarýnýn karakteristik özelikleri olduðundan paroksetin verilmesinin sýçanlarda normal solunuma ve CO 2 ile indüklenen hiperventilasyona etkileri araþtýrýlmýþtýr. Hem 5, hem de 15 haftalýk paroksetin kullanýmýndan sonra normaldeki soluk alýp verme hýzlarýnýn arttýðý, CO 2 etkisiyle oluþan solunum hýzý artýþýnýn ise 15 haftalýk paroksetin uygulamasýndan sonra izlenmediði belirlenmiþtir. Buradan yola çýkýlarak anksiyete tedavinde serotoninin solunum düzenleyici etkisinin önemli rol oynadýðý öne sürülmüþtür (Olsson ve ark. 2004). Etkinlik açýsýndan bakýldýðýnda diðer antidepresanlarla yapýlan karþýlaþtýrma çalýþmalarý dikkat çekmektedir. Klomipramin ve plasebo grubuyla paroksetin kullanan hastalarýn karþýlaþtýrýldýðý bir çalýþmada, panik ataklarýn kontrolünde paroksetinin plaseboya göre üstün olduðu, etki süresinin klomipramine göre daha hýzlý baþladýðý ancak genel etkinlik düzeyi anlamýnda klomipraminle benzedikleri belirtilmiþtir. Yan etkiler nedeniyle yaþanan tolerans sorunlarýna klomipramin grubunda paroksetin grubuna göre daha fazla rastlanmaktadýr (Lecrubier ve ark. 1997). PB hastalarýnda kardiyak hastalýklara sýk rastlandýðý görülmekte ancak bunun iki hastalýk arasýndaki doðrudan bir iliþkiden kaynaklanýp kaynaklanmadýðý bilinmemektedir. Trisiklik antidepresanlarýn PB de etkili olduklarý bilinmekle birlikte yan etkileri nedeniyle yaygýn kullanýmlarýndan kaçýnýlmaktadýr. Nortriptilin ve paroksetinin kardiyak etkilerinin karþýlaþtýrýldýðý bir çalýþmada mevcut kardiyak sorunlarý olan hastalarda paroksetinin daha iyi bir seçim olduðu belirtilmiþtir (Yeragani ve ark. 2000). Bununla birlikte 3 aylýk paroksetin tedavisinden (40 ve 60 mg/gün dozlarda) önce ve sonra hastalarýn serum kolesterol, LDL-C (lowdensity lipoprotein cholesterol) ve HDL (high-density lipoprotein cholesterol) düzeylerinin ölçüldüðü bir çalýþmada, çalýþmayý tamamlayan hastalarýn tümünde her üç düzeyde de yükselme tespit edildiði belirtilmiþtir. Hastalarýn beden kitle indekslerinde ve kilolarýnda belirgin bir deðiþiklik olmamakla birlikte kolesterol düzeylerinde izlenen yükselmenin nasýl bir mekanizma üzerinden gerçekleþtiði tam olarak bilinmemektedir. HDL-C yüksekliði aterojeneze karþý koruyucu bir etken olarak görülse de LDL-C nin de yükselmesi ve PB nin kendisinin de kardiyak hastalýklar açýsýndan risk artýþý yaratmasý, mevcut kardiyak sorunlarý olan hastalarda paroksetin kullanýlýrken dikkatli olunmasý gerektiði sonucunu doðurmaktadýr. Bununla birlikte bu deðiþimlerin tedaviyle nasýl bir seyir gösterdiðinin ve PB dýþýndaki hastalýklarda da geliþip geliþmediðinin belirlenmesi için daha uzun süreli farklý izlem çalýþmalarýna gereksinim duyulmaktadýr (Kim ve Yu 2005). Literatürde paroksetinin PB deki kullanýmýnýn kendi grubundaki (SSRÝ) diðer ilaçlarla karþýlaþtýrýldýðý çalýþmalar mevcuttur. 12 haftalýk sertralin ( mg/gün) kullanan 112 ve paroksetin (40-60 mg/gün) kullanan 113 hastanýn karþýlaþtýrýldýðý bir çalýþmada etkinlik açýsýndan iki ilaç arasýnda bir fark bulunmadýðý ancak sertralinin paroksetine göre daha iyi tolere edildiði, kilo artýþý yan etkisinin daha az olduðu ve ilaç dozunun azaltýlmasý evresinde klinik kötüleþmenin sertralinle daha az izlendiði bildirilmiþtir (Bandelow ve ark. 2004). Sitalopramla yapýlan bir karþýlaþtýrma çalýþmasýnda ise her iki ilacýn etkinlik ve tolerabilite açýsýndan benzer nitelikte olduðu belirtilmiþtir (Perna ve ark. 2001). Pollack ve ark. (2007) yaptýklarý randomize, çift kör plasebo kontrollü bir çalýþmada PB hastalarýnda uzamýþ salýnýmlý venlafaksin ve paroksetinin etkinliðini karþýlaþtýrmýþlardýr. Venlafaksinin 75 ya da 150 mg/gün, paroksetinin ise 40 mg/gün kullanýldýðý 664 kiþilik çalýþmada PB de her iki ilacýn da plaseboya göre üstün olduðu, birbirlerine göre ise etkinlik açýsýndan istatistiksel olarak anlamlý bir farklýlýk göstermedikleri bulunmuþtur. Noradrenerjik ve serotonerjik sistemlerin PB patofizyolojisindeki rollerini karþýlaþtýrma olanaðý 16
4 Panik Bozukluðu Tedavisinde Paroksetin Kullanýmý Tablo 1. Paroksetinin diðer ilaçlarla bilinen etkileþimleri Yan etkilerde artýþ Serotonerjik aktivite artýþý Kanama riskinde artýþ Antidepresanlar (imipramin, Monoamin oksidaz inhibitörleri Varfarin trimipramin, amitriptilin, (moklobemid) nortriptilin) Antipsikotikler (tiyoridazin, Trazodon klozapin, haloperidol, pimozid) Antikonvülzanlar (fenitoin) Venlafaksin Antikolinerjikler (benztropin, 5-HT1B-1D agonistleri prosiklidin) (sumatriptan) Tip 1c antiaritmikler Triptofan (propafenon, flekain) Hipnotikler (zolpidem) Lityum Simetidin Prosiklidin Lityum Ýbuprofen Oral kontraseptifler saðlayan bir diðer çalýþmada, reboksetin ve paroksetin kullanýmýnýn %35 lik CO 2 inhalasyonuna oluþan yanýtý nasýl etkilediði araþtýrýlmýþtýr. 7 günlük kýsa süreli bir tedavi sonrasýnda %35 lik CO 2 ye verilen solunum artýþý yanýtýnýn paroksetin grubunda reboksetin grubuna göre daha belirgin olarak azaldýðý görülmüþtür. Buradan yola çýkýlarak PB hastalarýndaki CO 2 hiperreaktivitesinde serotonerjik sistemin noradrenerjik sisteme göre daha belirgin bir düzenleyici etkiye sahip olduðu yorumu yapýlmýþtýr (Perna ve ark. 2004). PB tedavisinde ataklarýn kontrol edilmesinin yaný sýra iyilik halinin sürdürülmesi de önem taþýmaktadýr. Bu amaçla kimi zaman farmakolojik tedaviye uzun süre devam edilmesi gerekebilmektedir. Uzun süreli paroksetin kullanýmýnýn belirtilerin kontrolündeki etkisi ve tolere edilebilirliði Dannon ve ark. nýn (2004) yaptýklarý bir çalýþma ile araþtýrýlmýþtýr. Çalýþmada 12 ay boyunca paroksetin kullanan hastalarýn tedaviyi býraktýktan sonraki bir yýllýk izlem sonuçlarý ile, 24 ay paroksetin kullandýktan sonra tedavisi kesilen hastalarýn sonraki bir yýllýk ilaçsýz izlem sonuçlarý karþýlaþtýrýlmýþtýr. Sonuçta paroksetini 12 ay kullanan hastalarla 24 ay kullananlar arasýnda tedavi sonrasý ilaçsýz geçirdikleri bir yýl içindeki relaps oranlarý bakýmýndan bir farklýlýk görülmediði belirtilmiþtir. Her iki tedavi grubunda ilaca baðlý olarak izlenen kilo alýmý ve cinsel iþlev bozukluklarý açýsýndan da oransal bir farklýlýða rastlanmamýþtýr. Gebeler gerek yaþanan biyolojik sürecin, gerek bu özel dönemin yarattýðý duygusal deðiþimlerin etkisiyle, psikiyatrik hastalýklarýn görülebildiði bir popülasyondur. Ancak kullanýlacak ilaçlarýn bebeðe geçebilme olasýlýðý nedeniyle tedavi seçiminin son derece dikkatli yapýlmasý gerekmektedir. Gebeliðin son üç ayýnda paroksetin kullanan kadýnlarýn bebeklerinde doðum sonrasýnda yaþanabilecek sorunlarýn tespiti amacýyla yapýlan bir çalýþmada, gebeliðin son trimesterinde paroksetin kullanan kadýnlar ile kontrol grubu olarak gebeliðin ilk ya da ikinci trimesterinde paroksetin alan kadýnlar ve teratojenik olmadýðý bilinen ilaçlar kullanan kadýnlar yer almýþ; sonuçta gebeliðin son 3 ayýnda paroksetinin kullanýldýðý 55 gebeliðin 12 sinde bebeklerde doðum sonrasý yoðun tedavi gerektiren solunum güçlüðü (9/12), hipoglisemi (2/12) ve sarýlýk (1/12) geliþtiði belirtilmiþtir. Kontrol grubundaki gebelerin bebeklerinin ise sadece 3 ünde komplikasyon geliþtiði izlenmiþtir. Üçüncü trimesterde paroksetin kullananlarýn bebeklerin de doðum sonrasý komplikasyon geliþme oranlarýnýn 17
5 Erdoðan S. daha yüksek oluþu, doðum ile bebekte ortaya çýkan serotonin kesilme sendromu ile açýklanmaktadýr (Costei ve ark. 2002). Çocuk ve ergenlerde PB prevalansý için %0.6-%5 arasýnda deðerler verilmektedir. 18 çocuk ve ergenle yapýlan bir çalýþmada ortalama 11.7 ay süren paroksetin (10-40 mg/gün) tedavisi sonrasýnda katýlýmcýlarýn %83 ünde belirtilerde belirgin düzelme izlendiði, en sýk görülen yan etkiler arasýnda bunaltý, gerginlik, ajitasyon, sedasyon, uykusuzluk, çarpýntý ve baþ aðrýsýnýn yer aldýðý bildirilmiþtir. Paroksetinin çocuk ve ergenlerdeki PB tedavisinde de güvenilir bir þekilde kullanýlabileceði belirtilmektedir (Wagner 2003). Yaþlý bireyler gerek yaþa baðlý oluþan fizyolojik deðiþimlerin sonucu olarak gerekse ek fiziksel hastalýklara sahip olma olasýlýklarýnýn genç popülasyona göre daha yüksek olmasý nedeniyle ilaç tedavisi düzenlenirken dikkatli olunmasý gereken bir gruptur. PB bulunan yaþlý bireylerde paroksetin tedavisine tek doz sabah kullanýmý þeklinde 10 mg/gün dozla baþlanmasý, haftalýk 10 mg doz artýþý ile en fazla 40 mg/gün e çýkýlmasý önerilmektedir aylýk tedavi sonrasýnda doz azaltýlarak ilacýn kesilebileceði ancak belirtilerin yinelemesi halinde tekrar baþlanmasý gerektiði bildirilmektedir. Diðer SSRÝ larla olduðu gibi paroksetinle de yaþlý hasta grubunda genç hastalara göre hiponatremi geliþme riskinin yüksek olduðu belirtilmekte, özellikle düþük kilolu yaþlý hastalarda bu açýdan dikkatli olunmasý vurgulanmaktadýr (Bourin 2003). Tablo1 de paroksetinle etkileþime girebilecek ilaçlardan bir kýsmý özetlenmiþtir (Yüksel 2007, Bourin 2003, Hariri ve Ceylan 2003). SSRÝ kullanýmýnýn ardýndan tedavinin sonlandýrýlmasýyla bazý çekilme belirtilerinin ortaya çýktýðý gözlenmektedir. Serotonin 5-HT 2 reseptör yoðunluðunda azalma (downregulation) ile 5-HT 1A ve yine 5-HT 2 reseptör duyarsýzlaþmasýnýn bu durumun altýnda yatan düzenekler olduðu öne sürülmektedir. Paroksetinin metabolize edilmesi CYP2D6 enzimi aracýlýðýyla olmakta, bu enzim ayný zamanda paroksetinin kendisi tarafýndan inhibe edilmektedir. Bu nedenle paroksetin kesildiðinde enzim üzerindeki inhibisyon ortadan kalkmakta ve dolaþýmdaki ilaç hýzla yýkýlarak idrarla atýlmaktadýr. Bu özelliklerinden dolayý paroksetin ve fluvoksamin vücuttan en hýzlý atýlan SSRÝ lardýr ve yoksunluk belirtileri görülme oranlarý diðerlerine göre yüksektir (Hariri ve Ceylan 2003). Paroksetin ile yapýlan karþýlaþtýrma çalýþmalarýnda paroksetinin fluoksetine göre kesilme döneminde daha fazla anksiyete ve depresyon belirtilerine yol açtýðý yine bazý diðer SSRÝ lara göre biliþsel iþlevlerde daha fazla bozulma izlendiði belirtilmiþtir. Kadýn cinsiyetin ve erken yaþlarda baþlangýç gösteren distimik bozukluðun paroksetin kesilme döneminde daha fazla belirti ortaya çýkmasý ile iliþkili risk faktörleri olduðu düþünülmektedir. Paroksetinin diðer SSRÝ lardan farklý olarak noradrenerjik ve kolinerjik sistem üzerinden olan etkilerinin de geri çekilme belirtilerinde görülen farklýlýklarý açýklayabileceði söylenmektedir. Ayrýca 5-HT 2A C/C genotipine sahip bireylerin de paroksetin tedavisi sonrasýnda geri çekilme belirtilerini daha þiddetli yaþadýklarý öne sürülmektedir (Bhanji ve ark. 2006). Yazýþma adresi: Dr. Serap Erdoðan, Gazi Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalý, Ankara, [email protected] Alkýn T (2002) Birinci basamakta panik bozukluðu tedavisi. Klinik Psikiyatri, 5(Ek 3): Ballenger JC, Wheadon DE, Steiner M ve ark. (1998) Doubleblind, fixed-dose, placebo-controlled study of paroxetine in the treatment of panic disorder. Am J Psychiatry, 155(1): Bandelow B, Behnke K, Lenoir S ve ark. (2004) Sertraline versus paroxetine in the treatment of panic disorder: an acute, double-blind noninferiority comparison. J Clin Psychiatry, 65(3): Bhanji NH, Chouinard G, Kolivakis T ve ark. (2006) Persistent tardive rebound panic disorder, rebound anxiýety and insomnia KAYNAKLAR following paroxetine withdrawal: a review of rebound-withdrawal phenomena. Can J Clin Pharmacol, 13(1):e69-e74. Blaya C, Seganfredo AC, Dornelles M ve ark. (2007) The efficacy of milnacipran in panic disorder: an open trial. Int Clin Psychopharmacol, 22: Bourin M (2003) Use of paroxetine for the treatment of depression and anxiety disorders in the elderly: A review. Hum Psychopharmacol Clin Exp, 18: Cerra D (2006) Trimipramine for refractory panic attacks. Am J Psychiatry, 163:3. 18
6 Panik Bozukluðu Tedavisinde Paroksetin Kullanýmý Costei AM, Kozer E, Ho T ve ark. (2002) Perinatal outcome following third trimester exposure to paroxetine. Arch Pediatr Adolesc Med, 156(11): Dannon PN, Iancu I, Cohen A ve ark. (2004) Three year naturalistic outcome study of panic disorder patients treated with paroxetine. BMC Psychiatry, 4: Hariri AG, Ceylan ME (2003) Depresyonda ilaç tedavisi: özgül serotonin geri alým engelleyicileri. Duygudurum Dizisi, 7: Kim EJ, Yu BH (2005) Increased cholesterol levels after paroxetine treatment in patients with panic disorder. J Clin Psychopharmacol, 25: Lecrubier Y, Bakker A, Dunbar G ve ark. (1997) A comparison of paroxetine, clomipramine and placebo in the treatment of panic disorder. Collaborative paroxetine panic study investigators. Acta Psychiatr Scand, 95(2): Maron E, Shlik J (2006) Serotonin function in panic disorder: Important, but why? Neuropsychopharmacology 31, Olsson M, Annerbrink K, Bengtsson F ve ark. (2004) Paroxetine influences respiration in rats: implications for the treatment of panic disorder. European Neuropsychopharmacology, 14: Parent MB, Master S, Kashlub S ve ark. (2002) Effects of the antidepressant/antipanic drug phenelzine and its putative metabolite phenylethylidenehydrazine on extracellular gammaaminobutyric acid levels in the striatum. Biochem Pharmacol, 63(1): Perna G, Bertani A, Caldirola D ve ark. (2004) Modulation of hyperreactivity to 35% CO 2 after one week of treatment with paroxetine and reboxetine a double-blind, randomized study. J Clin Psychopharmacol, 24(3): Perna G, Bertani A, Caldirola D ve ark. (2001) A comparison of citalopram and paroxetine in the treatment of panic disorder: a randomized, single-blind study. Pharmacopsychiatry, 34(3): Pollack MH, Lepola U, Koponen H ve ark. (2007) A doubleblind study of the efficacy of venlafaxine extended-release, paroxetine, and placebo in the treatment of panic disorder. Depress Anxiety, 24:1-14. Pollack MH, Doyle AC (2003) Treatment of panic disorder: focus on paroxetine. Psychopharmacol Bull, 37(Suppl 1): Sepede G, De Berardis, Gambi F ve ark. (2006) Olanzapine augmentation in treatment-resistant panic disorder. J Clin Psychopharmacol, 26: Spila M, Szumillo A (2006) Gabapentin (GBP) in panic disorders-case report. Psychiatr Pol, 40(6): Susman J, Klee B (2005) The role of high-potency benzodiazepines in the treatment of panic disorder. Prim Care Companion J Clin Psychiatry, 7(1): Tükel R (2002) Panik bozukluðu. Klinik Psikiyatri Dergisi, 5(Ek 3): Van Vliet IM, Westenberg HG, Den Boer JA (1993) MAO inhibitors in panic disorder: clinical effects of treatment with brofaromine. A double blind placebo controlled study. Psychopharmacology, 12(4): Wagner KD (2003) Paroxetine treatment of mood and anxiety disorders in children and adolescents. Psychopharmacol Bull, 37(Suppl 1): Watanabe N, Churchill R, Furukawa AT (2007) Combination of psychotherapy and benzodiazepines versus either therapy alone for panic disorder: a systematic review BMC Psychiatry, 7,18: Watanabe T, Ueda M, Saeki Y ve ark. (2006) High plasma concentrations of paroxetine ýmpede clinical response in patients with panic disorder. Ther Drug Monit, 29: Yeragani VK, Pohl R, Jampala VC ve ark. (2000) Effects of nortriptyline and paroxetine on QT variability in patients with panic disorder. Depress Anxiety, 11: Yüksel N (2007) Psikotrop ilaç etkileþmeleri. Yüksel N (Ed.) Psikofarmakoloji, 3. baský, Ankara: MN Medikal & Nobel Týp Kitabevi. 19
Paroksetinin Sosyal Anksiyete Bozukluðu Tedavisinde Kullanýmý
Paroksetinin Sosyal Anksiyete Bozukluðu Tedavisinde Kullanýmý Aslýhan Sayýn 1 1 Uz.Dr., Gazi Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalý, Ankara GÝRÝÞ Sosyal anksiyete bozukluðunun (SAB) tedavisi,
Anksiyete Bozukluklarının Tedavisinde Antidepresanlar. Doç Dr Selim Tümkaya
Anksiyete Bozukluklarının Tedavisinde Antidepresanlar Doç Dr Selim Tümkaya ANKSİYETE BOZUKLUKLARI Anksiyete bozukluklarının yaşam boyu prevalansı yaklaşık %29 dur. Kessler ve ark 2005 Uzunlamasına çalışmalar
Yaşlılarda Dirençli Anksiyete Bozukluklarının Tanı ve Tedavisi
Yaşlılarda Dirençli Anksiyete Bozukluklarının Tanı ve Tedavisi Dr. Berker Duman Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Psikiyatri AD, Konsültasyon-Liyezon Psikiyatrisi BD Ankara Üniversitesi Beyin Araştırmaları
Sosyal fobi, insanlarýn hem sosyal hem de iþ
Sosyal Anksiyete Bozukluðunun Farmakolojik Tedavisi Dr. Ali ÖZGEN*, Prof. Dr. Sunar BÝRSÖZ* Sosyal fobi, insanlarýn hem sosyal hem de iþ ortamýnda toplumla iliþkide bulunma yeteneklerini direkt etkileyen
Panik bozukluðu, etiyolojisi iyi bilinmeyen, nedensiz
Birinci Basamakta Panik Bozukluðu Tedavisi Prof. Dr. Tunç ALKIN* Panik bozukluðu, etiyolojisi iyi bilinmeyen, nedensiz ve aniden ortaya çýkan þiddetli, paroksismal anksiyete ataklarý ile karakterize bir
Son 10 yıldır ilaç endüstrisi ile bir ilişkim (araştırmacı, danışman ve konuşmacı) yoktur.
Son 10 yıldır ilaç endüstrisi ile bir ilişkim (araştırmacı, danışman ve konuşmacı) yoktur. Travma Sonrası Stres Bozukluğu Askerî Harekâtlar Sonrası Ortaya Çıkan Olguların Tedavisi Bir asker, tüfeğini
Depresif Bozukluklarýn Tedavisinde Moklobemid Kullanýmý
Depresif Bozukluklarýn Tedavisinde Moklobemid Kullanýmý Yrd. Doç. Dr. Ümit TURAL*, Prof. Dr. Emin ÖNDER* ÖZET Monoamin oksidaz inhibitörleri'nin (MAOÝ) genelde depresif bozukluklarýn tedavisinde etkili
Depresyonda Tedavi: Genel Ýlkeler ve Kullanýlan Antidepresan Ýlaçlar
Depresyonda Tedavi: Genel Ýlkeler ve Kullanýlan Antidepresan Ýlaçlar Sibel Örsel Doç. Dr., SSK Ankara Eðitim Hastanesi Psikiyatri Kliniði, Ankara Depresyondaki patoloji bir duygulaným, yani mevcut duygusal
Farmakolojik Ajanların Uyku Üzerine Etkisi. Dr. Sinan Yetkin
Farmakolojik Ajanların Uyku Üzerine Etkisi Dr. Sinan Yetkin 5-HT 5-HT 1A /5-HT 1D agonizm 5-HT 1A /5-HT 1B antagonizm 5-HT 2 agonizm 5-HT 2 antagonizm 5-HT 3 agonizm α 2 agonizm α 1 antagonizm α 2 antagonizm
Az sayıda ilaç. Uzun süreli koruyucu kullanım İlaç değişiminin uzun sürede olması. Hastayı bilgilendirme İzleme
Temel farmakoterapi ilkeleri Az sayıda ilaç Daha önce kullanılan veya ailede kullanılan ilaç Uzun süreli koruyucu kullanım İlaç değişiminin uzun sürede olması Psikolojik desteğin de sağlanması Hastayı
PSİKOFARMAKOLOJİ-5. ANTİDEPRESANLAR Doç. Dr. Şaziye Senem Başgül. HKU, Psikoloji YL, 2017 Bahar.
PSİKOFARMAKOLOJİ-5 ANTİDEPRESANLAR Doç. Dr. Şaziye Senem Başgül HKU, Psikoloji YL, 2017 Bahar www.gunescocuk.com DEPRESYONUN NÖROKİMYASI Dopamin Çok az olumlu afekt (mutluluk, neşe, ilgi, haz, uyanıklı,
Duloksetin: Klinik Kullanýmý
Duloksetin: Klinik Kullanýmý Nevzat Yüksel 1 1 Prof.Dr., Gazi Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalý, Ankara GÝRÝÞ Major depresyonun genel toplumdaki yaþam boyu prevalansý erkekler için %12,
ANKSİYETE BOZUKLUKLARINDA KOMBİNASYON TEDAVİLERİ. Dr.Nesrin DİLBAZ Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ankara AMATEM
ANKSİYETE BOZUKLUKLARINDA KOMBİNASYON TEDAVİLERİ Dr.Nesrin DİLBAZ Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ankara AMATEM Anksiyete Bozuklukları Spesifik Fobiler Panik bozukluk Agorafobi Sosyal Anksiyete
Uyku sorunları: Ruhsal bozukluklardaki önemi. Prof. Dr. Mustafa Tayfun Turan Erciyes ÜTF Psikiyatri AD [email protected]
Uyku sorunları: Ruhsal bozukluklardaki önemi Prof. Dr. Mustafa Tayfun Turan Erciyes ÜTF Psikiyatri AD [email protected] Müracaat eden herkese muayenede uyku durumu sorulmalı İnsomnia (Uykusuzluk)
Nöroloji servisine yatan hastalarda yüksek oranda psikiyatrik hastalıklar görülür. Prevalans %39-64 arasındadır.
1 2 + Nöroloji servisine yatan hastalarda yüksek oranda psikiyatrik hastalıklar görülür. Prevalans %39-64 arasındadır. + + Üçüncü basamak nöroloji yataklı servisinde psikiyatrik görüşme ile tespit edilen
Obsesif Kompulsif Bozukluk. Prof. Dr. Raşit Tükel İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı 5.
Obsesif Kompulsif Bozukluk Prof. Dr. Raşit Tükel İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı 5. Sınıf Dersi Sunum Akışı Tanım Epidemiyoloji Klinik özellikler Tanı ölçütleri Nörobiyoloji
Mirtazapinin Major Depresyonda Etki Baþlangýcý ve Güvenilirliði: Olgu Serisi
OLGU SERÝSÝ Mirtazapinin Major Depresyonda Etki Baþlangýcý ve Güvenilirliði: Olgu Serisi Feryal Çam Çelikel 1, Birgül Elbozan Cumurcu 1, Ýlker Etikan 2 1 Yrd.Doç.Dr., Gaziosmanpaþa Üniversitesi Týp Fakültesi,
Paroksetin ve Depresyon
Paroksetin ve Depresyon Nevzat Yüksel 1 1 Prof.Dr., Gazi Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalý, Ankara Giriþ Genel toplumda major depresyon yaygýnlýðý %3-5 kadardýr. Bazý araþtýrmalarda bu
Araştırmacı olarak: 2008: Janssen Cilag 2009: Janssen Cilag 2010: Janssen Cilag Danışmanlık: 2008: 2009: 2010: Konuşmacı olarak: 2008: 2009: 2010:
Kurum ve Kuruluşlarla İlişki Bildirimi Araştırmacı olarak: 2008: Janssen Cilag 2009: Janssen Cilag 2010: Janssen Cilag Danışmanlık: 2008: 2009: 2010: Konuşmacı olarak: 2008: 2009: 2010: RASYONEL ANTİDEPRESAN
SERALĠN 50 mg Çentikli Film Tablet
SERALĠN 50 mg Çentikli Film Tablet FORMÜLÜ Her çentikli film tablette, 50 mg sertraline eşdeğer miktarda sertralin HCI bulunur. Boyar madde: Titanyum dioksit (E 171). FARMAKOLOJĠK ÖZELLĠKLERĠ Farmakodinamik
Özgül Serotonin Geri Alým Engelleyicilerine Baðlý Kesilme Sendromlarý
Özgül Serotonin Geri Alým Engelleyicilerine Baðlý Kesilme Sendromlarý Lut TAMAM* ÖZET Selektif serotonin geri alým inhibitörleri (SSRI) depresyon baþta olmak üzere, anksiyete bozukluklarý, obsesif kompulsif
Panik Hastasına Yaklaşım: Klinik Görünüm, Ayırıcı Tanı ve Tedavi İlkeleri
Panik Hastasına Yaklaşım: Klinik Görünüm, Ayırıcı Tanı ve Tedavi İlkeleri Raşit TÜKEL İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Psikiyatri Anabilim Dalı, İstanbul Çeşitli ülkelerde yapılan epidemiyolojik
Depresyonda Güncel Tedaviler. Doç. Dr. Murat ERKIRAN
Depresyonda Güncel Tedaviler Doç. Dr. Murat ERKIRAN Akış Major depresif bozuklukta yeni antidepresanlar Major depresif bozukluk tedavisi Psikotik özellikli depresyon tedavisi Geliştirme aşamasında olan
Depresyonda biyolojik tedaviler, farmakoterapi, Depresyonun Biyolojik Tedavileri. Özet
Depresyonun Biyolojik Tedavileri Doç. Dr. M. Emin CEYLAN*, Dr. Beril YAZAN* Özet Depresyon oldukça yaygýn, bireyi günlük yaþamýndan koparan ve zaman zaman tekrarlayýcý bir gidiþ göstererek yaþam boyu devam
FARMAKOGENETİK ve KLİNİK ÖNEMİ
FARMAKOGENETİK ve KLİNİK ÖNEMİ Prof. Dr. A. Şükrü AYNACIOĞLU Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi, Antalya, 16 Ekim 2003 GİRİŞ ve TANIMLAR FARMAKOGENETİK?
Tetrasiklikler: Maprotilin ve Mianserin. Dr. Tunç ALKIN DEÜTF
Tetrasiklikler: Maprotilin ve Mianserin Dr. Tunç ALKIN DEÜTF MAPROTİLİN HİDROKLORİD Bir tetrasiklik antidepresandır, ancak farmakolojik özellikleri trisikliklere benzer Noradrenalin geri alımını bloke
Antidepresan Güçlendirme Tedavileri
Antidepresan Güçlendirme Tedavileri M. Hakan TÜRKÇAPAR*, Süreyya Özel ERVATAN** ÖZET Uygun antidepresan tedavi almalarýna karþýn önemli bir oranda depresif hastanýn tedavisinde hala baþarýsýz kalýnmaktadýr.
ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum
ÇEVRE VE TOPLUM 11. Bölüm DOÐAL AFETLER VE TOPLUM Konular DOÐAL AFETLER Dünya mýzda Neler Oluyor? Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum Volkanlar
Anksiyete, yaþlýlarda oldukça sýk olarak ortaya
Yaþlýlýk Çaðý Psikofarmakolojisi: Benzodiazepinler Doç. Dr. Haldun SOYGÜR* Anksiyete, yaþlýlarda oldukça sýk olarak ortaya çýkan, ancak taný ve tedavisinde önemli sorunlarla karþýlaþýlan bir durumdur.
Somatoform Bozukluklarýn Ýlaçla Tedavisi
Somatoform Bozukluklarýn Ýlaçla Tedavisi Hülya Eltutan ÖNCÜLOÐLU*, Nevzat YÜKSEL** ÖZET Bu çalýþmada somatoform bozukluklarýn tedavisi gözden geçirilmiþtir. Diðer tedavi yöntemlerinden kýsmen bahsedilse
ÜRÜN BİLGİSİ. 3. TERAPÖTİK ENDİKASYONLAR ALZAMED hafif ve orta şiddette Alzheimer tipi demansın semptomatik tedavisinde endikedir.
ÜRÜN BİLGİSİ 1. ÜRÜN ADI ALZAMED 5 mg Film Tablet 2. BİLEŞİM Etkin madde: Donepezil hidroklorür 5 mg 3. TERAPÖTİK ENDİKASYONLAR ALZAMED hafif ve orta şiddette Alzheimer tipi demansın semptomatik tedavisinde
TOPLUMSAL SAÐLIK DÜZEYÝNÝN DURUMU: Türkiye Bunu Hak Etmiyor
TOPLUMSAL SAÐLIK DÜZEYÝNÝN DURUMU: Türkiye Bunu Hak Etmiyor Türkiye'nin insanlarý, mevcut saðlýk düzeyini hak etmiyor. Saðlýk hizmetleri için ayrýlan kaynaklarýn yetersizliði, kamunun önemli oranda saðlýk
Manyetik Rezonans ve Bilgisayarlý Tomografi Öncesi Hastalarda Anksiyete ve Depresyon
ARAÞTIRMA Manyetik Rezonans ve Bilgisayarlý Tomografi Öncesi Hastalarda Anksiyete ve Depresyon Gülten Karadeniz 1, Serdar Tarhan 2, Emre Yanýkkerem 3, Özden Dedeli 3, Erkan Kahraman 4 1 Yrd.Doç.Dr., 3
ANTİDEPRESSAN İLAÇLAR. Prof. Dr. Alaattin Duran
ANTİDEPRESSAN İLAÇLAR Prof. Dr. Alaattin Duran ANTİDEPRESSAN İLAÇLAR 1950 lerin başlarında klorpromazinin psikotik hastaların tedavisinde etkili olduğu anlaşıldığında, iminodibenzillerin farmakolojik özelliklerine
düþürücü kullanmamak c-duruma uygun ilaç kullanmamak Ateþ Durumunda Mutlaka Hekime Götürülmesi Gereken Haller:
Ayna-Gazetesi-renksiz-11-06.qxp 26.10.2006 23:39 Seite 2 Çocuklarda Ateþ Deðerli Ayna okuyucularý, bundan böyle bu sayfada sizleri saðlýk konusunda bilgilendireceðim. Atalarýmýz ne demiþti: olmaya devlet
Bilindiði gibi genel toplumda depresyonun görülme
Genel Týpta Antidepresan Kullanýmý# Prof. Dr. Nevzat YÜKSEL* Bilindiði gibi genel toplumda depresyonun görülme sýklýðý %3-5 kadardýr. Bazý fiziksel hastalýklarda ise depresyon olasýlýðý %50'ye dek çýkmaktadýr.
Farmakoloji bilgileri kullanılarak farmakoloji dışında yanıtlanabilecek olan toplam soru sayısı: 8
Soruların konulara göre dağılımı: Otonom Sinir Sistemi : 5 Santral Sinir Sistemi : 5 Genel Farmakoloji: 2 Kardiyovaskuler sistem: 3 Otakoid: 2 Endokrin sistem: 2 Antiviral ilaçlar: 1 Konu dağılımı daha
Klinik Gelişim. Psikiyatri
Psikiyatri İlk Söz YAZMADAN EDEMEDİM rüzgâr bu şiiri sana götürsün kâğıttan yaptığım o işlemeli kayıklar fırtınalara dayanan. koş rüzgâr koş. yazmadan edemedim Behçet Aysan İçindekiler 1 Panik Hastasına
Obsesif-Kompulsif Bozukluk
Obsesif-Kompulsif Bozukluk Doç. Dr. Erhan BAYRAKTAR* Özet Moleküler nörobiyoloji ve görüntüleme yöntemleri aracýlýðý ile iþlevsel anatomi alanlarýndaki geliþmelere koþut olarak obsesif kompulsif bozukluða
Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı. Doç.Dr.Vesile Altınyazar
Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı Doç.Dr.Vesile Altınyazar Tüm dünyada ilaç harcamalarının toplam sağlık harcamaları içindekipayı ortalama %24,9 Ülkemizde bu oran 2000 yılı için %33,5 Akılcı İlaç Kullanımı;
T.C. ERCĠYES ÜNĠVERSĠTESĠ ECZACILIK FAKÜLTESĠ PANĠK ATAK HASTALIĞI (PANĠK BOZUKLUK) VE FARMAKOLOJĠK TEDAVĠSĠ. Hazırlayan Emel YAVUZ ÖZTÜRK.
1 T.C. ERCĠYES ÜNĠVERSĠTESĠ ECZACILIK FAKÜLTESĠ PANĠK ATAK HASTALIĞI (PANĠK BOZUKLUK) VE FARMAKOLOJĠK TEDAVĠSĠ Hazırlayan Emel YAVUZ ÖZTÜRK DanıĢman Doç. Dr. Nalan ĠMAMOĞLU ġġrvanli Bitirme Ödevi Haziran
TÜSAD İnfeksiyon Çalışma Grubu
TÜSAD İnfeksiyon Çalışma Grubu Neden Grip Aşısı Yaptırmalıyız? Grip her yýl görülür ve günlük yaþamý etkiler Her yýl trafik kazalarýndan daha fazla insan grip nedeniyle ölmektedir. Özellikle çocuklar,
Dirençli obsesif kompulsif bozukluklu hastalarda tedaviye olanzapin eklenmesi 1
Atmaca ve ark. 215 Dirençli obsesif kompulsif bozukluklu hastalarda tedaviye olanzapin eklenmesi 1 Murad ATMACA, 2 Murat KULOĞLU, 2 A.Ertan TEZCAN 3 ÖZET Amaç: Serotonin geri alım inhibitörleri (SGİ),
Türkiye: Gelecek Nesiller için Fýrsatlarýn Çoðaltýlmasý 11. Çocuk Geliþimi ve Çocuklarýn Karþýlaþtýðý Riskler Eþitsizliðin nesiller arasý geçiþinin bugün Türkiye nin en genç neslini ciddi ölçüde etkilediði
Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi
1 Özet Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi Mehmet Ali MALAS, Osman SULAK, Bahadýr ÜNGÖR, Esra ÇETÝN, Soner ALBAY Süleyman Demirel
Antidepresanlar. Duygu durumu dengeleyici ilaçlar. Timoleptik ilaçlar
Antidepresanlar Duygu durumu dengeleyici ilaçlar Timoleptik ilaçlar Ebru Arıoğlu İnan, PhD Dersin hedefleri: 1. Depresyonu tanımlamak 2. Depresyona bağlı olarak sinir ucunda nörotransmitterlerdeki değişimleri
17a EK 17-A ÖYKÜ KONTROL LÝSTESÝ. ² Rahim Ýçi Araçlar - Ek 17-A²
EK 17-A RÝA ÝÇÝN DEÐERLENDÝRME KONTROL LÝSTESÝ ÖYKÜ KONTROL LÝSTESÝ Hizmet verenin sorularý: Hizmet alana aþaðýdaki sorularý sorun: Hizmet veren için kurallar: Eðer yanýtlar evet sütununda ise aþaðýdaki
Geriyatrik Depresyon. Doç.Dr.E. Yusuf Sivrioğlu Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı
Geriyatrik Depresyon Doç.Dr.E. Yusuf Sivrioğlu Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Yıllara Göre Yaşlı Nüfus % 10 9 8 7 Oranları %10,2 6 5 4 Kadın Erkek Toplam 3
Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı. Doç.Dr.Vesile Altınyazar
Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı Doç.Dr.Vesile Altınyazar Tüm dünyada ilaç harcamalarının toplam sağlık harcamaları içindeki payı ortalama %24,9 Ülkemizde bu oran 2000 yılı için %33,5 DSÖ tahminlerine
Duloksetin: Farmakolojisi
Duloksetin: Farmakolojisi Nevzat Yüksel 1 1 Prof.Dr., Gazi Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalý, Ankara GÝRÝÞ Antidepresan olarak ilk kullanýlan ilaç grubu olan trisiklik antidepresanlarýn
Prof. Dr. Reyhan Çeliker Acıbadem Üniversitesi, Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı
Prof. Dr. Reyhan Çeliker Acıbadem Üniversitesi, Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı İçerik FM tedavisinde öneriler APS ve EULAR Yeni ilaçlar Duloxetine Milnacipran Pregabalin Diğer
ANTİDEPRESAN ve ANTİMANİK İLAÇLAR
ANTİDEPRESAN ve ANTİMANİK İLAÇLAR Affektif (duygu-durum) hastalıklar ve manik-depresif (bipolar) hastalık durumunda kullanılan ilaçlardır. Etkilerini; SSS deki monoaminlerin (mediyatör görevli olanlar)
Ağrı ve psikiyatrik yaklaşım. Prof.Dr.Aslı Sarandöl Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD
Ağrı ve psikiyatrik yaklaşım Prof.Dr.Aslı Sarandöl Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD Ağrı Hoş olmayan bir uyaran Duygusal Algısal Bilişsel ve davranışsal Biyopsikososyal
Migren hastasının tedavi öncesi değerlendirimi
Migren tedavisi Migren hastasının tedavi öncesi değerlendirimi Tanıyı doğrulama Genel-fiziki değerlendirme Migren ataklarının özellikleri! Tetik faktörler Atak fazları & semptomları en çok rahatsızlık
Psikofarmakolojik Tedavilerin Bilişsel İşlevler Üzerinde Etkisi
Psikofarmakolojik Tedavilerin Bilişsel İşlevler Üzerinde Etkisi Yavuz Ayhan, Ayşe Elif Anıl Yağcıoğlu Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD Araştırmacı Danışman Konuşmacı
Anksiyete Tedavisinde Kullanýlan Ýlaçlarýn Farmakolojisi ve Kullaným Güvenliði
Anksiyete Tedavisinde Kullanýlan Ýlaçlarýn Farmakolojisi ve Kullaným Güvenliði Ý. Tayfun UZBAY*, Nevzat YÜKSEL** XIX. yüzyýlýn sonlarýna doðru barbitüratlarýn sentez lenmesine kadar anksiyete tedavisinde
Subklinik Hipotiroidili Hastalarda Tiroid Replasman Tedavisinin Anksiyete ve Depresyon Düzeylerine Etkisi
ARAÞTIRMA Subklinik Hipotiroidili Hastalarda Tiroid Replasman Tedavisinin Anksiyete ve Depresyon Düzeylerine Etkisi Yalçýn M. Yarpuz 1, Ümit Aydoðan 2, Oktay Sarý 1, Aydoðan Aydoðdu 3, Gökhan Üçkaya 4,
Araş.Gör. Dr. Meltem Yanaş ESOGÜTIPFAK PSİKİYATRİ ABD
Araş.Gör. Dr. Meltem Yanaş ESOGÜTIPFAK PSİKİYATRİ ABD 1 Psikiyatride İlaç Etkisinin Hastalık merkezli Modeli 2 Alternatif İlaç merkezli İlaç Modeli 3 Fiziksel Tedaviler Ve Hastalık merkezli Model 1 Psikiyatride
Sosyal Kaygý Bozukluðu ile Panik Bozukluðu Olgularýnýn Demografik ve Bazý Klinik Özellikler Açýsýndan Karþýlaþtýrýlmasý
Sosyal Kaygý Bozukluðu ile Panik Bozukluðu Olgularýnýn Demografik ve Bazý Klinik Özellikler Açýsýndan Karþýlaþtýrýlmasý Hatice GÜZ*, Nesrin DÝLBAZ** ÖZET Bu çalýþmada sosyal kaygý ve panik bozukluðu olan
YENÝ YAYINLARDAN ÖZETLER
YENÝ YAYINLARDAN ÖZETLER Kistik Fibrozisli Çocuk ve Ergenlerde Psikopatoloji ve Tedavi Uyumu White T, Miller J, Smith GL ve ark. (2008) Adherence and psychopathology in children and adolescents with cystic
Bulimia Nervozada Tedavi
Bulimia Nervozada Tedavi Atila EROL*, Fadime YAZICI** ÖZET Psikiyatrik sýnýflama sistemine son dönemde giren bulimia nervoza, yinelemelerle seyreden kronik bir hastalýktýr. Etkin tedavi þeklini belirlemek
Depresyon ve Anksiyete Bozukluklarýnýn Birlikte Bulunmalarý ve Psikofarmakolojik Tedavi Yaklaþýmý
Depresyon ve Anksiyete Bozukluklarýnýn Birlikte Bulunmalarý ve Psikofarmakolojik Tedavi Yaklaþýmý Prof. Dr. Bilgen TANELÝ*, Uz. Dr. Yeþim TANELÝ*, Uz. Dr. Tolga TANELÝ** Özet Depresyon ve anksiyete bozukluklarý
ESRAM 10 mg FİLM TABLET
ESRAM 10 mg FİLM TABLET FORMÜL: Her Esram 10 mg Film Tablet, etkin madde olarak 10 mg essitalopram a eşdeğer essitalopram oksalat ve boyar madde olarak titanyum dioksit içerir. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER:
Çekingen Kiþilik Bozukluðunun Klinik Özellikleri ve Tedavisi
Çekingen Kiþilik Bozukluðunun Klinik Özellikleri ve Tedavisi Levent SEVÝNÇOK*, Ferhan DEREBOY**, Çiðdem DEREBOY* ÖZET Çekingen Kiþilik bozukluðu (ÇKB) konusunda þimdiye dek az sayýda çalýþma yayýnlanmýþtýr.
Sosyal Anksiyete Bozukluğunda Tedavi Başarısı Yanıt ve Yanıtsızlığın Belirleyicileri
Sosyal Anksiyete Bozukluğunda Tedavi Başarısı Yanıt ve Yanıtsızlığın Belirleyicileri Prof.Dr.Hatice Özyıldız Güz Ondokuz Mayıs Üniversitesi Psikiyatri ABD Ana Başlıklar SAB tedavisinde yanıta nasıl karar
Larson'un 1960'larda veciz olarak belirttiði gibi,
5 Prof. Dr. Semih KESKÝL Larson'un 1960'larda veciz olarak belirttiði gibi, yaþlýlarýn acil hastalýklarý diye bir durum yoktur. Bizimde burada söz konusu edeceðimiz yaþlýlar arasýndaki acil týbbi durumlardýr.
Anksiyetenin aþýrý ve kiþiyi felç eden formunun bir
Panik Bozukluðu Prof. Dr. Raþit TÜKEL* Anksiyetenin aþýrý ve kiþiyi felç eden formunun bir hastalýk olarak tanýnmasý, diðer birçok psikiyatrik bozukluða göre daha geç dönemlere rastlamaktadýr. Eski çaðlara
ANTİDEPRESAN İLAÇLAR İLE MEYDANA GELEN ZEHİRLENMELER
KLİNİK TOKSİKOLOJİ ANTİDEPRESAN İLAÇLAR İLE MEYDANA GELEN ZEHİRLENMELER 02.12.2015 Doç. Dr. Sibel Özden İ.Ü. Eczacılık Fakültesi Farmasötik Toksikoloji Anabilim Dalı ANTİDEPRESAN İLAÇLAR Toplumda depresyon
Ýntiharýn Nörobiyolojisi #
Ýntiharýn Nörobiyolojisi # Prof. Dr. Nevzat YÜKSEL* GÝRÝÞ Genel toplumda intihar sýklýðý yýllýk yüzbinde 10-20 kadardýr. Deðiþik ülkelerde bu oranlar yüzbinde 10 ile 40 arasýnda deðiþmektedir. Ýntihar
Nöropatik Ağrı Tedavi Algoritması
6. ULUDAĞ NÖROLOJİ GÜNLERİ Mart 2011 - BURSA Nöropatik Ağrı Tedavi Algoritması Dr. Aslı Tuncer Kurne Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Nöropatik Ağrı -Tanım Somatosensorial sistemi
CİTOLİXİN 40 mg FİLM TABLET
PROSPEKTÜS FORMÜL CİTOLİXİN 40 mg FİLM TABLET Her bir film tablet 40 mg sitalopram'a eşdeğer sitalopram hidrobromür ve boyar madde olarak titanyum dioksit (E 171) içerir. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER Farmakodinamik
Anksiyolitik, sedatif, hipnotik ilaçlar. Prof. Dr. Öner Süzer
Anksiyolitik, sedatif, hipnotik ilaçlar Prof. Dr. Öner Süzer www.onersuzer.com 1 2 2 1 Anksiyolitik, sedatif, hipnotik ilaçlar Anksiyete, kesin olarak tanımlanabilir bir uyarıya bağlanamayan, huzursuzluk,
Dövize Endeksli Kredilerde KKDF
2009-10 Dövize Endeksli Kredilerde KKDF Ýstanbul, 12 Mart 2009 Sirküler Sirküler Numarasý : Elit - 2009/10 Dövize Endeksli Kredilerde KKDF 1. Genel Açýklamalar: 88/12944 sayýlý Kararnameye iliþkin olarak
Klinik açýdan anksiyete, yaygýn anksiyete ve panik. Panik Bozukluðu. Özet
TÜKEL R. Panik Bozukluðu Doç. Dr. Raþit TÜKEL Özet Panik bazukluðunun en temel özelliði çoðu kez nerede ve ne zaman ortaya çýkacaðý kestirilemeyen, tekrarlayýcý panik ataklarýnýn görülmesidir. Panik nöbetleri
Þizofreni ve Cinsiyet: Baþlangýç Yaþý ve Sosyodemografik Özellikler
Þizofreni ve Cinsiyet: Baþlangýç Yaþý ve Sosyodemografik Özellikler Hatice GÜZ* ÖZET Bu çalýþmada, DSM-IV taný kriterlerine göre þizofreni tanýsý alan 160 hastada (95'i erkek, 65'i kadýn) baþlangýç yaþý
Geri Dönüþümlü Monoamin Oksidaz-A Ýnhibitörleri (RIMA) Farmakolojisi
Geri Dönüþümlü Monoamin Oksidaz-A Ýnhibitörleri (RIMA) Farmakolojisi Yrd. Doç. Dr. Ümit TURAL*, Prof. Dr. Emin ÖNDER* ÖZET RIMA, yeni geliþtirilmiþ olan bir antidepresan grubudur. Antidepresan etkilerini
Anksiyete Bozuklukları
10. Bölüm Anksiyete Bozuklukları Nurgül Özpoyraz, Lut Tamam Temel Hedefler Anksiyete bozukluğunun iki uçlu bozukluk ile birlikte bulunması belirtilerin karmaşıklaşmasına, kötü gidişe, sağaltıma yanıtın
Açıklama 2008 2009. Araştırmacı: YOK. Danışman: YOK. Konuşmacı: YOK
Açıklama 2008 2009 Araştırmacı: YOK Danışman: YOK Konuşmacı: YOK SİLAHLI ÇATIŞMA İLE İLİŞKİLİ TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞUNDA DİĞER BİYOLOJİK TEDAVİ SEÇENEKLERİ Dr. Cemil ÇELİK Sunumun hedefleri Silahlı
Kronik Hastalýk ve Depresyon
Kronik Hastalýk ve Depresyon Hayriye Elbi Mete 1 1 Prof.Dr., Ege Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalý, Ýzmir GÝRÝÞ Hastalýk kiþinin dengesini sarsar, yeni bir uyum gerektirir. Bu durum kiþinin
BÝR ÇOCUK VE ERGEN PSÝKÝYATRÝSÝ KLÝNÝÐÝNDE YATARAK TEDAVÝ GÖREN HASTALARDA ÝLAÇ KULLANIMI
BÝR ÇOCUK VE ERGEN PSÝKÝYATRÝSÝ KLÝNÝÐÝNDE YATARAK TEDAVÝ GÖREN HASTALARDA ÝLAÇ KULLANIMI Fatma VAROL TAÞ*, Taner GÜVENÝR**, Süha MÝRAL*** ÖZET Amaç: Yapýlan çalýþmalar, çocuk ve ergenlerde ayaktan ve
Bölüm: 11 Manik Depresyona Özel İlaç Fikri
Bölüm: 11 Manik Depresyona Özel İlaç Fikri Lityum psikiyatri 1950 1980lerde lityum bazı antikonvülzanlara benzer etki Ayrı ayrı ve yineleyen nöbetler şeklinde ortaya çıkan manik depresyon ve epilepsi Böylece
DEVA. FORMÜLÜ: Her film tablet 10 mg Sitalopram a eşdeğer Sitalopram hidrobromür içerir. Boyar madde: Titanyum dioksit ihtiva eder.
DEVA CİTREX 10 mg FİLM TABLET FORMÜLÜ: Her film tablet 10 mg Sitalopram a eşdeğer Sitalopram hidrobromür içerir. Boyar madde: Titanyum dioksit ihtiva eder. FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLER: Farmakodinamik Özellikler:
Uzm.Dr. Kayhan Bahalı. Çocuk Psikiyatri Birimi
Uzm.Dr. Kayhan Bahalı SB Mersin KD ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi Çocuk Psikiyatri Birimi 19.ANADOLU PSİKİYATRİ GÜNLERİ ESKİŞEHİR 2010 Araştırmacı: ( ) Açıklama 2008 2009 Danışman: ( ) Konuşmacı: ( )
Araþtýrma Hazýrlayan: Ebru Kocamanlar Araþtýrma Uzman Yardýmcýsý Gýda Ürünlerinde Ambalajýn Satýn Alma Davranýþýna Etkisi Dünya Ambalaj Örgütü nün açýklamalarýna göre dünyada ambalaj kullanýmýnýn %30 unu
Paxil TM CR 12.5mg Enterik Tablet
Paxil TM CR 12.5mg Enterik Tablet Formülü Her tablet 12.5mg paroksetin serbest baza eşdeğer paroksetin hidroklorür içermektedir. Boyar madde olarak; titanyum dioksit, D&C yellow # 10 ve FD&C Yellow # 6.
24 Antidepresanların Etki Düzenekleri ve Önemi
24 Antidepresanların Etki Düzenekleri ve Önemi Nurgül Özpoyraz Lut Tamam Ayşegül Özerdem Antidepresan ilaçların etki düzeneklerine yönelik çalışmalar yaklaşık 50 yıldır sürmektedir. Erken dönemlerdeki
Bipolar Bozukluk Baþlangýç Yaþýnýn Klinik ve Gidiþ Özellikleriyle Ýliþkisi
ARAÞTIRMA Bipolar Bozukluk Baþlangýç Yaþýnýn Klinik ve Gidiþ Özellikleriyle Ýliþkisi Recep Tütüncü 1, Sibel Örsel 2, M.Haluk Özbay 2 1 Uz.Dr., 2 Doç.Dr., Dýþkapý Eðitim ve Araþtýrma Hastanesi Psikiyatri
1960'lardan Günümüze Depresyonun Epidemiyolojisi, Tarihsel Bir Bakýþ
1960'lardan Günümüze Depresyonun Epidemiyolojisi, Tarihsel Bir Bakýþ Burhanettin Kaya 1, Mine Kaya 2 1 Doç.Dr., Gazi Üniversitesi Týp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalý, 2 Uz.Dr., Ankara Halk Saðlýðý Müdürlüðü,
Dr.Nazan Aydın-Perinatal Dönemde Antidepresan ve Anksiyolitik Kullanımı 15-2
15-2 15-3 İlaç Tedavisinin Olası Riskleri n Teratojenite n Gebelik seyri üzerine etkileri n Doğum sonrası erken dönem etkileri n Uzun dönemde gelişimsel ve davranışsal etkiler 15-4 Gebelikte antidepresan
Sosyal Fobinin Tedavisinde Geri Dönüþümlü Monoamin Oksidaz Ýnhibitörleri (RIMA)
Sosyal Fobinin Tedavisinde Geri Dönüþümlü Monoamin Oksidaz Ýnhibitörleri (RIMA) Doç. Dr. Nesrin DÝLBAZ*, Dr. Çaðlar AÇIKGÖZ* ÖZET Sosyal fobi erken yaþlarda baþlayan, kronik ve önemli ölçüde yeti kaybýna
Psikiyatrik literatürde 1800'lerden beri görünmekte
Distimi Prof. Dr. Olcay YAZICI* 1. KAVRAMIN ORTAYA ÇIKIÞI VE TARÝHÇESÝ Psikiyatrik literatürde 1800'lerden beri görünmekte olan distimi sözcüðü, Yunanca'da 'kötü-mizaçlý' anlamýna gelmektedir. Mizaç (humour),
Alzheimer Hastalýðýnýn Ýlaçla Tedavisi
Alzheimer Hastalýðýnýn Ýlaçla Tedavisi Nevzat YÜKSEL* ÖZET Alzheimer hastalýðý en sýk görülen demans nedenidir. Nedenleri de tam olarak bilinmemektedir. Etkin bir tedavisi de yoktur. Ancak bazý yöntemler
Antidepresanlar ile Zehirlenmeler. John Fowler, MD, DABEM Kent Hastanesi, İzmir 26 Nisan 2014
Antidepresanlar ile Zehirlenmeler John Fowler, MD, DABEM Kent Hastanesi, İzmir 26 Nisan 2014 Antidepresanlar MAO inhibitörleri (örn. moklobemid) TCA trisiklik HCA heterosiklik SSRI seçici serotonin geri
Benzodiazepin Bağımlılığı
Benzodiazepin Bağımlılığı Ozan Ezgi Berberoğlu Veteriner Hekim İ.Ü. DETAE, Sinirbilim AD Madde Bağımlılığı Bağımlılığa yol açan maddeler; genel olarak yaşamı sürdürmek için gerekli olmadığı halde keyif
Eþtaný (komorbidite), iki ya da daha fazla. Depresif Bozukluklarda Eþtaný (Komorbidite) Özet
Depresif Bozukluklarda Eþtaný (Komorbidite) Prof. Dr. Olcay YAZICI* Özet Diðer psikiyatrik bozukluklarda olduðu gibi depresif bozukluklarda da sýklýkla tabloya baþka organik ya da psikiyatrik hastalýklarýn
SEROTOP FİLM TABLET 100 mg
SEROTOP FİLM TABLET 100 mg FORMÜLÜ Her bir tablette; 100 mg sertraline eşdeğer 111,90 mg sertralin HCl Boyar madde: Titanyum dioksit FARMAKOLOJİK ÖZELLİKLERİ Farmakodinamik Özellikler Sertralin güçlü ve
