TEMEL BAKIM HİZMETLERİ KISA ÖZET KOLAYAOF
DİKKAT Burada ilk 4 sayfa gösterilmektedir. Özetin tamamı için sipariş veriniz www.kolayaof.com
İÇİNDEKİLER Ünite 1: Temel Bakımın Planlanması..3 Ünite 2: Yaşlılarda Kazalardan Korunmak İçin Çevrenin Düzenlenmesi..5 Ünite 3: Meşguliyet Tedavisi 6 Ünite 4: Davranış Tedavisi.8 Ünite 5: Psikososyal İletişim Terapisi.10 Ünite 6 : Bakım Hizmetlerinin Etik ve Hukuksal Boyutu 12 Ünite 7: Özbakım ve Beslenme 14 Ünite 8: Bakım Elemanının Karşılaşılması Muhtemel Olan Sağlık Sorunları ve Alınması Gereken Önlemler Tıbbi Dökümantasyonun Hukuksal Yönü..16 Ünite 1: Temel Bakımın Planlanması Yaşlılık gerçeği ve yaşlı nüfus artmakta ve buna paralel olarak bakım ihtiyacı olan yaşlılar artmaktadır. Temel bir bakım planının olması bakımın yeri ve tipi ile başlar ve son derece kapsamlıdır. Sosyal hizmet uzmanı veya yaşlıdan sorumlu kişi bu temel bakımı aile ve yaşlı ve diğer ilgili disiplinlerle birlikte planlamalıdır. Kurumsal bakım, evde bakım, hastanede bakım; yaşlının olduğu her aşamada bakım planları olmalıdır. Gelişmiş ülkeler baz alınıp, kendi toplum geleneğimiz göz önünde bulundurularak oluşturulacak bir sistem, tüm toplumca benimsenecek ve desteklenecektir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO), geriatrik yaş grubunu 65 yaş ve üzeri olarak tanımlanmıştır. Ülkemizde 2000 yılında yapılan nüfus sayımında 65 yaş ve üzeri nüfus tüm nüfusun %5.7 si iken 2007 de bu oran %7.1, 2009 da %6.9 ve son olarak Türkiye İstatistik Kurumunun Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) 2010 verilerine göre bu oran % 7.2 dir (5.327.736 kişi). Devlet Planlama Teşkilatı tarafından hazırlanan verilere göre yaşlı nüfusun 2015 yılında 8.4 milyon, 2025 yılında ise 12 milyon olacağı tahmin edilmektedir. Geriatri ve Gerontoloji nin gelişimi paralelinde 1954 yılında Clark Tıbbitts in yaşlıların toplumsal ve kültürel çevreden soyutlanmadan incelenmesine ilişkin görüşü ile sosyal-gerontoloji kavramını ortaya çıkmıştır. Sosyal gerontoloji, yaşlıların ve yaşlanmanın toplumsal yapıyı nasıl etkilediği ve bu etkiden nasıl etkilendiğini inceleyerek kuramsal bir çerçeve oluşturmayı amaçlayan bir disiplindir. Gerontolojiksosyal hizmet, toplumu bir bütün olarak ele alır ve sosyal refah programlarının geliştirilmesinde de rol oynar. Yaşlılara yönelik verilen hizmetleri genel olarak barınmaya ilişkin hizmetler, gündüz bakımı ve destek hizmetleri, boş zaman değerlendirilmesine yönelik faaliyetler, çalışma yaşamı ve ekonomik sorunlara
ilişkin hizmetler olarak 4 başlık altında toplanabilir Sosyal hizmet uzmanı yaşlıyı değerlendirirken kişilerin sorun çözme kapasitelerini geliştirmelerine yardımcı olmayı, yaşlıların toplumda var olan kaynaklara ulaşmalarını sağlamayı, mevcut hizmetleri yaşlıların ihtiyaçlarına cevap verir hale getirmeyi, yaşlı ve çevresi arasındaki etkileşimi kolaylaştırmayı amaçlamaktadır. Bireysel Temel Gereksinimler Yaşlı hastalarda fonksiyonel yetersizlik sık karşılaşılan bir durumdur. Çeşitli yaşa bağlı değişiklikler, sosyal faktörler veya hastalıklar nedeniyle gelişebilir. Yaşlı hastanın kendine bakım kapasitesi günlük yaşam aktivitelerinin değerlendirilmesiyle ölçülür. Günlük yaşam aktiviteleri temel (GYA) ve enstrümantal günlük yaşam aktiviteleri (EGYA) olmak üzere 2 gruba ayrılır. 65 yaş üzerindeki grubun %25 inde, 85 yaş üzerinde ise %50 sinde temel GYA de bağımlılık tespit edilmiştir. Bu bağımlılık kardiyovasküler hastalıklara, demansa veya kas-iskelet sistemi hastalıklarına bağlı olabilir. Bu alanların test edilmesi için geliştirilen ve en sık kullanılan ölçek Barthel in Günlük Yaşam Aktiviteleri Ölçeğidir. Bu testin amacı hastanın günlük işlerinde ne yaptığını kaydetmektedir. Hastanın ne yapabileceğini öğrenmek hedeflenmemiştir. Değerlendirilen işler gayta kontinansı, idrar kontinansı, beslenme, yıkanma (yüz yıkama, saç bakımı, tıraş dahil olmak üzere), giyinme, transfer, tuvalet kullanma, mobilite, basamak çıkma ve banyodan oluşmaktadır. Yaşlıların yaklaşık %30 u yılda bir kez düşmektedir. Bu oran 80 yaş üstünde %50 ye çıkmaktadır. Yaşlıların yaklaşık %20 sinde ise yürüme problemi vardır ve bunlar yürürken bir başka kişiye veya yardımcı aletlere ihtiyaç duymaktadır. Geriatrik değerlendirme yapılan tüm yaşlılara son 6 ay içinde düşüp düşmedikleri sorulmalıdır. Evet yanıtı verenlere postür ve mobilite testleri uygulanmalıdır. Bir kez düşmesi olduğu tespit edilen yaşlılara Kalk ve yürü testi uygulanmalı, bu testi yapamayanlara daha ileri testler yapılmalıdır. BAKIM UYGULAMALARININ YÜRÜTÜLMESİNDE TEMEL KURALLAR Yaşlının tıbbi bakımı, yaşlının akut, sub akut ve kronik bakımı şeklinde üç kısımda incelenebilir. Akut bakım, yaşlının hastanede bakımını içermektedir. Subakut bakım, uzun dönem bakım evlerinde kısa bir süre kalması planlanan hastaları içermektedir.kronik bakım ise multiple kronik hastalıkları olan ve toplumda yaşamayı tek başına başaramayan yaşlılara uygulanmaktadır. Bir de özel bakım vardır ki taburculuk planı olmayan, demans bakımı, diyaliz,hospis bakımına ihtiyaç duyan yaşlılar içindir ve eğitilmiş personel gereklidir. Subakut ve kronik bakımın temel hedefleri, fonksiyonel yetersizliğin korunması, bilişsel durumuntakibi, hayat kalitesinin yükseltilmesi, hastalıkların önlenmesi, sağlığın korunmasıdır. Toplum kökenli bakımın kurumsal alternatife oranla çok daha ucuz olduğu inancı vardır. Tüm toplum ve ev kökenli bakım tipleri, gayri resmi sektöre, özellikle ailelere sorumluluk ve masrafın büyük kısmını yüklemiştir. İyi ev bakımı, hastane veya bakımevine yerleşmeyi geciktirir. Destekli yaşam sisteminde ise beslenme, ev düzeni, çamaşır, transport, sağlık bakımı uygulanabilir. Bakımevlerinden daha hesaplıdır. Haftalık doktor bakımı yapılmaktadır. Grup evlerinde demans hastaları, son dönem hastalar için grup halindeki apartmanlarda yaşam sistemidir. Sosyal ilişkileri arttırır. Bakım verenler için kolaylıktır ve maliyeti düşürür. Ev hastaneleri sistemi ise hastanede bakımını evde uygulamaktır.
Ünite 2: Yaşlılarda Kazalardan Korunmak İçin Çevrenin Düzenlenmesi Daha önce alınabilecek önlemlerle engellenebilen, önceden planlanmayan ve beklenmeyen bir zamanda ortaya çıkan, can ve mal kaybı ile sonuçlanan olaylara kaza denir. Kazalar, iş, ev, trafik kazaları, zehirlenmeler ve yanıklar şeklinde sınıflanabilir. Yaşlılarda en sık rastlanılan kazalar ise ev kazaları ve düşmeler, trafik kazaları olarak sıralanabilir. Yaşlılık döneminde, kazalar artan bir şekilde sakatlık ve ölüm nedeni olup ölüm nedenleri arasında 6. sırada yer almaktadır. Yaşlılarda kazaların oluşmasındaki ana nedenler, dikkat azalması, yalnız yaşam, görme ve işitme gücünün azalması, karanlığa adaptasyonun zayıflaması, adale kuvveti ve koordinasyonun yetersiz olması, unutkanlık, erken yorulma ve ileri yaştır. Düşmeler, en sık rastlanan kaza tiplerinden birisidir. Düşme nedenleri; Merdiven, sandalye, yatak, koltuk gibi yüksek bir yerden düşme, tümsek, halı gibi engellere takılarak düşme, zayıf ışıklandırma, karanlıkta yapılan aktiviteler nedeniyle düşme, şekli bozulmuş veya cilalanmış yüzey, tuvalet, banyo gibi ıslak zemin sorunları nedeniyle düşme, beyin hastalıklarına bağlı denge ve baş dönmesi problemleri nedeniyle düşme, görme, işitme, dokunma gibi duyu kayıplarına bağlı ortaya çıkan düşme olarak sıralanabilir. Not: Yaşlılarda görülen kazaların %82 sini ev kazaları oluşturmaktadır. Oranlara bakıldığında, yaşlılarda kaza oranları %60 ile düşme (ev veya dışarıda), %22 trafik kazası, %8 darp, %6-8 delici-kesici alet yaralanmaları, %4 ateşli silah yaralanmalarıdır. Daha az görülmekle beraber yangınlar ve ev yangınları da görülebilir. Yaşlılarda unutkanlık, refleks kaybı, dikkat eksikliği, ihmal veya fiziksel kusurlar yangınlarının en büyük nedenleri arasındadır. Yaşlıların diğer gruplara göre daha fazla etkilendiği trafik kaza tipi ise yaya kazalarıdır. Yaşlının dikkat eksikliği, yürüme güçlüğü, refleks azalması ve duyu organ bozukluğu trafik içindeki hareket halinde veya duran araçlar ile ilgili risk yaratır. Yaş arttıkça trafik kazaları sonrasında beyin, omurga, göğüs kafesi ve iskelet sistemi yaralanması riskleri artar. Yaşlıların davranışsal problemleri, yaş, kadın olma, eğitim durumu, birlikte yaşadığı bir kişinin varlığı kazaları oluşturan kişisel faktörler iken, olduğu yer, zaman ve mevsim çevresel faktörlerdir. Bu bağlamda eğitim ile davranışsal destek sağlamak bireysel riskleri azaltırken, çevre ve mekân düzenlemesi birey dışındaki riskleri azaltır. Buna göre yaşlının kazadan korunmasında yaşadığı çevrenin; İyi aydınlatılması, eşyaların az ve düzenli oluşu, hareket alanının fazlalığı, halı ve kilim gibi kazayı kolaylaştıran zemin materyallerinin azaltılması, elektrik kablolarının engel teşkil etmesinin önlenmesi alınacak ilk önlemlerdendir.
Kapıların geniş ve eşiksiz oluşu, kolay ulaşabilen birden fazla telefonun varlığı, kaygan zeminlerin önlenmesi, ilaçların iyi korunması, evde ki tehlikeli ateş kaynaklarının kontrol edilmesi ve gerekli önlemlerin alınması, ocak havagazı gibi kullanılan araçların düğmelerinin kontrol edilmesi, otomatik kapatma sistemi ve yangın alarmı gibi önlem sistemlerinin alınması diğer önemli çevresel korunma yollarındandır. Merdivenlerde iki taraflı tırabzan olması, iyi ışıklandırılması, tuvalet ve banyo gibi yerlerde oturma ve kalkmayı kolaylaştıran tutunma sistemlerinin olması yaşlılar için mutlak gereklidir. Yaşlıların bireysel ve çevresel koşullarının takibi kaza riskini azaltarak yaşam kalitesini arttırabilir. Kazalardan Korunmada Kişisel Faktörlerin Belirlenmesi Yaşlı bireylerin kazalarından korunmada, kazalara yönelik riskli davranışların belirlenmesi, önlenmesine yönelik girişimlerin planlanması ve uygulanması önemlidir. Burada sorumluluk, yaşlı bireyin kendisi dışında, birlikte yaşadığı veya yaşamadığı akraba ve yakınlarına, komşularına, bireye sağlık hizmeti veren ekibe, sivil toplum örgütlerine ve toplumun diğer kesimlerine düşmektedir. Yaşlıların davranışsal problemleri kazaları oluşturan en önemli nedenlerden biridir. Depresyon, demans, inmelere bağlı davranış ve dikkat değişiklikleri, beceri yeteneğindeki kayıp kişisel davranış problemlerinin başında gelir. Öncelikle yaşlı bireylerin davranışsal risklerinin belirlenmesi ve buna yönelik tedavi girişimlerinin başlaması gereklidir. Yaşlı bireylerin yakınları ve onlarla ilgilenen sağlık personelinin yaşlılarla ilgili farkındalık taşımaları gereklidir. Kadınlar erkeklere göre daha fazla kaza geçirmektedir. Bunun sebebi ise kadınların ortalama yaşam sürelerinin daha fazla olması ve bu nedenle kronik hastalıklara daha fazla oranda yakalanma riski taşımalarıdır. Eğitim durumu dikkate alındığında, 8 yılın altında eğitim alanların kaza riski daha fazladır. Eğitim düzeyi arttıkça kaza geçirme olasılığı da azalmaktadır. Bu durum öğrenim düzeyi düşük olan yaşlılara, ev kazaları ve korunma yolları konusunda eğitim verilmesi gerekliliğini açıklar. Not: Yaşlı bireylerin dolap kullanırken gece karanlıkta oda veya koridor içerisinde yürürken, küvet, duş, tuvalet zaman geçirirken, hızla yataktan kalkarken, ev içinde yürürken, ıslak elle kapı/pencere kolu açarken ev kazalarına yönelik riskleri vardır. Kadın olmak ve eğitim düzeyi bu davranışları olumlu yönde etkiler. KAZAYI ÖNLEMEDE KİŞİSEL ÖNLEMLER 1. Eğitim; yaşlıyı ve çevresini bilgilendirmeye yönelik eğitimler, olabilecek risklere karşı farkındalık yaratarak kişiye güvenli davranışları öğretir ve bunları destekler. 2. Destekleyici uygulamalar; yaşlının evde veya dışarıda hareketi ve eylemi için gerekli destekleyici uygulamalar kaza riskini azaltır. Örneğin, baston veya diğer destekleyici alet kullanma, duştan çıktıktan sonra ıslak zemin için kullanacakları kaymayı engelleyen gereçler yada tutunma yerlerine yönelik düzenlemeler yaşlıların güvenli davranışlarını destekleyecek önlemler den bazılarıdır. 3. Sağlık personelinin desteği; risk faktörlerini azaltmak için, kazalara yönelik risk faktörlerinin saptanmasında önemlidir. Doktor, sağlık personeli, hemşire, kurum çalışanları kişiyi olabilecek kazalardan korumak için, uyarı işaretleri koyabilirler. Kişinin sağlık ve denge kontrolleri sık sık yaptırılabilir. İşitme cihazı, gözlük, yürüme gereçleri tavsiye edilebilir. Gece karanlıkta kalkmaması tavsiye edilebilir. Ünite 3: Meşguliyet Tedavisi Yaşlanma sonucu mental, sosyal veya fiziksel yeteneklerde oluşan bozukları iyileştirmek, mevcut yetenekleri geliştirmek, ortaya çıkartmak ve kişinin bu yeteneklerini günlük hayatında kullanabilmesini öğretmek için uygulanan amaca yönelik hareketlere meşguliyet tedavisi adı verilir. Bu tedavi ile zihinsel ve motor işlevler