Kanatlı Üçüncü Jenerasyon Bütiratlar
KONU İLGİ Bütiratların yeni bir formunun broyler sürülerindeki etkinliği TERCÜME VE DERLEME Üçüncü Jenerasyon Bütiratlar Kanatlı Özel Ürünler Teknik & Satış Müdürü Özgür Korkmaz KAYNAKÇA YAYININ KAPSAMI Norel Animal Nutrition Van Immerseel 2004 Leeson et al. 2005 Bolton ve Dewar, 1965 Butyric acid-based feed additives help protect broiler chickens from Salmonella enteritidis infection 2009 Poultry Science 88 :943 948 Effect of Butyrate on Broiler Performance 2009 XIIIth European Poultry Conference (University Murcia-Spain) Derlemedir Tercümedir Kişisel veya kurumsal değerlendirmedir Ürün Tanıtımıdır
ÖZET Üçüncü jenerasyon bütiratların broylerlerdeki uygulamaları ve bunların mikroenkapsüle bütiratlara göre avantajları SONUÇ Üçüncü jenerasyon bütiratlar daha iyi performans ve salmonellaya karşı daha iyi sonuçlar verebilmektedir.
«Van Immerseel (2004) ve Leeson et al. (2005) yapmış oldukları in vivo denemelerde bütirik asidin broylerlerdeki önemini bir kez daha anımsamamızda fayda var.» Bir Kez Daha Neden Bütirik Asit? Kısa zincirli bir yağ asidi olan bütirik asidin moleküler, hücresel ve doku düzeyinde etkileri bilinmektedir. Yandaki grafikte de görüleceği üzere yemlerine farklı organik asitler ilave edilen broyler civcivlere 5 ve 6. günlük iken oral yol ile 1,000 CFU Salmonella Enteritis verilmiştir. Daha sonra 8 günlük olduklarında bu civcivlerin sekumundaki Salmonella Enteritis koloni sayısı CFU/gram miktarı verilmiştir. Leeson ve arkadaşlarının yaptığı diğer denemede de 21-27. günler koksidiyoz oositlerine maruz kalmış broylerlerin % 0,2 bütirik asit ile daha fazla canlı ağırlık aldıkları ve daha iyi bir bağırsak morfolojisine sahip oldukları gözlemlenmiştir. a, b, c: P<0.05
«Birinci jenerasyon bütiratlar olarak bilinen sodyum bütiratlar özellikle sindirim sisteminin üst kısmında çok etkilidirler.» Neden Sodyum Bütirat? Bütirik asit çok uçucu bir yağ asididir.bu nedenle uçuculuk özelliğini azaltabilmek için bütirik asidin tuzlarını kullanmamız gereklidir. Sodyum bütirat formu bu anlamda en çok tercih edilendir. Sodyum bütirat ön midede ayrışmaya başlayacak ve aktif kısmı burada salınacaktır. Anti bakteriyel etkisi bağırsaklara doğru ilerleyecektir. Ancak pür sodyum bütiratları kullanmanın bazı sakıncaları vardır. Bu sakıncalar, keskin ve kalıcı koku problemi, güçlü nem tutma özelliğinden dolayı ketleşme problemi ve sodyum bütiratın sindirim sisteminin üst kısmında hızlı bir şekilde emilmesidir. Aşağıdaki grafikte korunmamış organik asitlerin sindirim sisteminin değişik kısımlardaki miktarı verilmiştir (Bolton and Dewar, 1965).
100 cfu/g daha fazla salmonella tespit edilen civcivlerin % miktarı «İkinci jenerasyon kaplanmış bütiratlar ile koku ve ketleşme problemleri ortadan kalkarken daha fazla anti bakteriyel etki sağlanır.» İkinci Jenerasyon Kaplanmış Bütiratlar Aktif madde olan sodyum bütiratlar, palm ve stearin yağları kullanılarak kaplanmak suretiyle ikinci jenerasyon bütiratlar üretildi. Bu tarz bir üretim tekniği ile koku ve ketleşme problemleri ortadan kalkmış oldu. Fakat bunun iki ayrı sonucu ortaya çıktı: Bunlardan birincisi aktif maddenin miktarı oldukça düştü. Örnek olarak en yaygın olarak bilinen % 30 sodyum bütirat ve bunun geri kalan % 70 i yağ ile kaplıydı. Bu yağın maliyeti oldukça yüksek olduğundan ürün maliyeti yüksek ve içeriği düşük oldu. Diğer problem ise sodyum bütiratın salınımı için lipaz enzimi aktivitesi gerekli oldu. Bu da lipaz enzimi az olan veya lipaz enziminden yoksun olan broyler civcivlerde bir problem olarak ortaya çıktı. Aşağıdaki grafikte serbest yetişen yumurtacı civcivlere 5. gün oral yol ile 10 6 CFU Salmonella Enteritis verildikten sonra 8.gün karaciğerlerindeki S.Enteritis kolonizasyon miktarı verilmiştir. Negatif kontrol, toz, kaplanmış, kaplanmış+toz
«Üçüncü jenerasyon bütiratlar, hem serbest hem de korunmuş bütirat içerdiklerinden dolayı GIT sisteminin tüm kısmında aktif durumdadırlar.» Üçüncü Jenerasyon Korunmuş Bütiratlar Norel AR-GE Merkezi tarafından 2 yıldan daha fazla sürede yapılan araştırmaların sonucu olarak daha konsantre, daha korunmuş ve tüm GIT sistemine etki edebilen üçüncü jenerasyon bütiratlar üretildi. Benzersiz üretim tekniği, yavaş salınım özelliği ile hem serbest hem de korunmuş sodyum bütirat bir arada üretilmiş oldu. Bu ürün aynı matriksin içerisinde bulunan yağ ve sodyum bütirattan oluşmaktadır. Kaplanmış ve serbest bütirat değildir. Bitkisel yağ ile korunmuş bütiratlar GIT sisteminin en uzak kısmına kadar gidebilmektedirler. Böylece villi gelişimi sağlanarak (performans artırıcı etkisi) salmonellanın gen ifadesini ortadan kaldırması ve bazı bağışıklık modülatörü özelliklerine sahip olması gibi özelliklere de sahip oldu. Serbest bütiratlar sindirim sisteminin 1. kısmında etkilidirler. Korunmuş bütiratlar 2. kısımda etki gösterirler.
İn Vivo Broiler S.Enteritis Denemesi Poultry Science 88: 943 948 «Selko 70, kontrol grubuna göre S.Enteritis miktarını önemli ölçüde düşürdü.» Deneme grubu T 1: Kontrol T 2: Selko B 92; 1 kg/mt yem T 3: Selko B 70; 1.3 kg/mt yem Bağırsaklar için kloaktan, sistematik faz için ise kursak, sekum, karaciğer ve dalaktan örnekler alındı. Hayvanlar sıfır günlük iken salmonellasız olarak denemeye alındı. 5. gün sürünün %20 sine Salmonella Enteritis bulaştırıldı. 6, 9, 13, 20, 27 ve 34 günler kloatdan swaplar alındı. 41. gün ise kesim sırasında organlardan örnekler alındı. Bağırsaklardaki S. Enteritis değişimi (*) Kontrol grubu ile önemli bir fark oluştu.
İnvivo Broyler Performans Denemesi Kaplanmış Bütirat - 3. Jenerasyon Bütirat «Selko 70 uygulanan grupta kaplanmış sodyum bütirat uygulanan gruba göre daha iyi canlı ağırlık, FCR ve EPEF değerleri elde edildi.» 13. Avrupa Kanatlı Konferansı (University Murcia-Spain, 2009) Deneme; kontrol grubu, kaplanmış sodyum bütirat ve Selko B 70 arasında yapıldı. Selko 70, 0-21. günler arası 1kg/MT ve 21-42. günler arası 0,5 kg/mt kullanıldı. Kaplanmış sodyum bütirat 0-21. günler 2.34 kg/mt ve 21-42. günler 1.17 kg/mt kullanıldı. Burada aktif içerikler aynı miktarda olacak şekilde ayarlanmış oldu. Selko 70 Epef değerini ve büyüme oranını oldukça arttırıp ölümü düşürdü. Yine aynı denemede jejunumda hem vilüs boyunda hemde kript derinliğinde iyileşmeler sağlandı.
«Üçüncü jenerasyon bütiratlar, daha yoğun içerik ve daha düşük dozlarda daha etkili sonuçlar vermektedir.» Sonuç: Üçüncü Jenerasyon Bütiratlar Sadece bir organik asit değildir. Bütirik asit benzersiz özelliklere sahiptir. Villi gelişimini sağlar (performans artırıcı olarak). Gut bütünlüğünü salmonellaya karşı korur. Bağışıklık sistemine destek olur. Koruma yöntemi: Adım adım salınım(bilimsel verilerle ispatlanmış) GIT sisteminde salmonellaya karşı çok etkilidir. Kaplanmış sodyum bütirata göre daha konsantredir. Yem üretimi sırasında herhangi bir kayba uğramaz. Güvenli kullanım non-korozif özelliğe sahiptir. Literatürlere geçmiş denemeler(2009 Poultry Science, XIII European Poultry Conference) İlk jenerasyon, pür sodyum bütirat=serbest İkinci jenerasyon kaplanmış sodyum bütirat Üçüncü jenerasyon, Selko 70