EKONOMİK PERFORMANS VE BÜROKRASİ: TÜRKİYE ÖRNEĞİ



Benzer belgeler
TÜRKİYE DE EKONOMİK BÜYÜME VE DÖVİZ KURU CARİ AÇIK ÜZERİNDE ETKİLİ MİDİR? BİR NEDENSELLİK ANALİZİ

Birim Kök Testleri 3/24/2016. Bir stokastik sürecin birim kök içerip içermediğini nasıl anlarız? Hatırlarsak aşağıdaki AR(1) sürecinde

Birim Kök Testleri. Zaman Serisi Modelleri: Birim Kök Testleri, Eşbütünleşme, Hata Düzeltme Modelleri

Zaman Serisi Modelleri: Birim Kök Testleri, Eşbütünleşme, Hata Düzeltme Modelleri

Birim Kök Testleri. Random Walk. Bir stokastiksürecin birim kök içerip içermediğini nasıl anlarız? Hatırlarsak aşağıdaki AR(1) sürecinde

Türkiye de Petrol Tüketimi İle Reel GSYİH Arasındaki Uzun Dönem İlişkinin Johansen Eş-Bütünleşme Yöntemi İle Analiz Edilmesi

Enflasyonun Borsa Performansı Üzerindeki Etkisi

TÜRKİYE DE ELEKTRİK TÜKETİMİ, İSTİHDAM VE EKONOMİK BÜYÜME İLİŞKİSİ

İŞSİZLİK VE EKONOMİK BÜYÜME İLİŞKİSİNDE ASİMETRİ ASYMMETRY IN THE RELATIONSHIP BETWEEN UNEMPLOYMENT AND ECONOMIC GROWTH

Şeyma Çalışkan Çavdar Yildiz Technical University ISSN : scavdar@yildiz.edu.tr Istanbul-Turkey

İŞSİZLİK VE İNTİHAR İLİŞKİSİ: VAR ANALİZİ Ferhat TOPBAŞ *

Para Talebinin Belirleyenleri ve İstikrarı Üzerine Bir Uygulama: Türkiye Örneği

Sabit Sermaye Yatırımları ve Ekonomik Büyüme: Ampirik Bir Analiz

Türkiye Ekonomisinde Enerji Tüketimi ve Ekonomik Büyüme

Rasyonel Beklentiler Hipotezinin Testi: Enflasyon, Faiz ve Kur 1

THE RELATIONSHIP BETWEEN TRADE OPENNESS AND ECONOMIC GROWTH; THE CASE OF TURKEY

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Sayı: / 24 Mayıs 2010 EKONOMİ NOTLARI

THE CAUSALITY RELATION BETWEEN CONSUMER CONFIDENCE AND STOCK PRICES: CASE OF TURKEY. Abstract

Tüketici Güveni ve Hisse Senedi Fiyatları Arasındaki Nedensellik İlişkisi: Türkiye Örneği (2004: :01)

Erkan Özata 1. Econometric Investigation of the Relationships Between Energy Consumption and Economic Growth in Turkey

NET YABANCI İŞLEM HACMİ İLE HİSSE SENEDİ GETİRİLERİ ARASINDA UZUN DÖNEMLİ İLİŞKİ VAR MIDIR? Cüneyt AKAR (*)

Hisse Senedi Fiyatlarıyla Yabancı İşlem Hacmi Arasında Nedensellik:

TÜRKİYE DE REEL DÖVİZ KURU İLE KISA VE UZUN VADELİ SERMAYE HAREKETLERİ İLİŞKİSİ

KONYA İLİ SICAKLIK VERİLERİNİN ÇİFTDOĞRUSAL ZAMAN SERİSİ MODELİ İLE MODELLENMESİ

TCMB FAĐZ KARARLARININ HĐSSE SENEDĐ PĐYASALARI ÜZERĐNE ETKĐSĐ

Yabancı Sermaye Yatırımlarının Ekonomik Büyümeye Olan Etkisinin Türkiye Bağlamında Test Edilmesi

Büyüme ve İstihdam Arasindaki İlişki: Türkiye Örneği. The Relationship between Growth and Employment: The Case of Turkey

PARA ARZININ ÇIKTI ÜZERİNE ETKİLERİ

BİRİM KÖK TESTLERİNDE YAPISAL KIRILMA ZAMANININ İÇSEL OLARAK BELİRLENMESİ PROBLEMİ: ALTERNATİF YAKLAŞIMLARIN PERFORMANSLARI

Cari İşlemler Açığı ve Sürdürülebilirlik: Türkiye Örneği

PETROL FİYATLARININ BORSA İSTANBUL SANAYİ FİYAT ENDEKSİ ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

Döviz Kuru Belirsizliğinin İhracata Etkisi: Türkiye İçin Bir Uygulama

Türkiye de Kırmızı Et Üretiminin Box-Jenkins Yöntemiyle Modellenmesi ve Üretim Projeksiyonu

EKONOMİK BÜYÜME VE ÇEVRE KİRLİLİĞİNİN SAĞLIK ÜZERİNDEKİ ETKİSİ: TÜRKİYE İLE İLGİLİ AMPİRİK KANIT

TÜRKİYE DE FISHER ETKİSİNİN GEÇERLİLİĞİ: DOĞRUSAL OLMAYAN EŞBÜTÜNLEŞME YAKLAŞIMI

İMKB İLE GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERİN HİSSE SENEDİ PİYASALARININ ETKİLEŞİMİ: EŞBÜTÜNLEŞME VE NEDENSELLİK YAKLAŞIMI

Türkiye nin İthalat ve İhracat Bağımlılığı: Seçilmiş Ülke Örnekleri Üzerine Ampirik Bir Uygulama

Türkiye nin Kabuklu Fındık Üretiminde Üretim-Fiyat İlişkisinin Koyck Yaklaşımı İle Analizi

Borsa Getiri Oranı ve Faiz Oranı Arasındaki İlişkinin Doğrusal Olmayan Yöntemlerle Analizi: Türkiye Örneği

Türkiye de Yapısal Kırılmalar Altında Yolsuzluk - Ekonomik Büyüme İlişkisi

Dolar Kurundaki Günlük Hareketler Üzerine Bazı Gözlemler

Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü, Ankara e-posta: Geliş Tarihi/Received:

MEVSİMSEL EŞBÜTÜNLEŞME TESTİ: TÜRKİYE NİN MAKROEKONOMİK VERİLERİYLE BİR UYGULAMA

Crude Oil Import and Economic Growth: Turkey

ÇOKLU DOĞRUSAL BAĞLANTI

TÜRKİYE DE DÖVİZ KURU KANALININ İŞLEYİŞİ: VAR MODELİ İLE BİR ANALİZ. Seyfettin ERDOĞAN * Durmuş Çağrı YILDIRIM **

Türkiye de Elektrik Tüketimi Büyüme İlişkisi: Dinamik Analiz

REEL DÖVİZ KURU VE ÇIKTI ARASINDAKİ NEDENSELLİK İLİŞKİSİ: TÜRKİYE ÖRNEĞİ ( )

YAPISAL KIRILMA DURUMUNDA SAĞLIK HARCAMALARI VE EKONOMİK BÜYÜME İLİŞKİSİ: TÜRKİYE ÜZERİNE BİR UYGULAMA

İSTANBUL MENKUL KIYMETLER BORSASI NDA EŞHAREKETLİLİK VE ASİMETRİK AYARLAMA

Metal (Çelik) Kullanım Yoğunluğu Hipotezinin Türkiye Ekonomisi için Sınanması Intensity of Metal (Steel) Use Hypothesis: A Test for Turkish Economy

HİSSE SENEDİ FİYATLARI VE DÖVİZ KURU İLİŞKİSİ

Yükseköğretimin Büyümeye Etkisi: Eşbütünleşme Analizi The Effect of Higher Education on Growth: A Cointegration Analysis

Finansal Gelişme ve Ekonomik Büyüme Arasındaki Đlişkinin Ampirik Bir Analizi: Türkiye Örneği

TÜRKİYE DE FAİZ ORANLARININ BELİRLENMESİNDE İÇSEL VE DIŞSAL FAKTÖRLERİN ROLÜ Kaan MASATÇI ÖZET ABSTRACT

Box-Jenkıns Modelleri ile Aylık Döviz Kuru Tahmini Üzerine Bir Uygulama

1. Savunma Harcamalarının Ekonomiye Etkileri

VAR YAKLAŞIMI İLE VERİMLİLİK ŞOKLARININ ETKİLERİNİN BELİRLENMESİ

Türkiye de Enerji Tüketimi ve Ekonomik Büyüme Arasındaki İlişkilerin Ekonometrik İncelemesi. Erkan Özata *

TÜRKİYE DE İHRACAT VE GSMH ARASINDAKİ İLİŞKİNİN KOİNTEGRASYON YÖNTEMİYLE İNCELENMESİ

Turizm Talebi ve Döviz Kuru Şokları: Türk Turizm Sektörü İçin Ekonometrik Bir Analiz

Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkiye'de İktisadi Özgürlük ve İstihdam İlişkisi: Bir Panel Veri Analizi

Discussion Paper, Turkish Economic Association, No. 2008/10

C.Ü. İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, Cilt 11, Sayı 1,

TÜRK EKONOMİSİNİN ENERJİ BAĞIMLILIĞI ÜZERİNE BİR EŞ-BÜTÜNLEŞME ANALİZİ A CO-INTEGRATION ANALYSIS ON THE ENERGY DEPENDENCY OF THE TURKISH ECONOMY

EĞİTİM, SAĞLIK VE İKTİSADİ BÜYÜME ARASINDAKİ İLİŞKİLER: TÜRKİYE İÇİN BİR ANALİZ

SAĞLIK HARCAMALARI İKTİSADİ BÜYÜME İLİŞKİSİ ÜZERİNE EKONOMETRİK BİR İNCELEME

Reel ve Nominal Şokların Reel ve Nominal Döviz Kurları Üzerindeki Etkileri: Türkiye Örneği

Akdeniz İ.İ.B.F. Dergisi (31) 2015,

FAİZ ORANINDAKİ BİR ARTIŞ CARİ İŞLEMLER AÇIĞINI ARTIRIR MI?

AYÇİÇEK VE SOYA YAĞI İTHALAT TALEBİNİN ANALİZİ

Türkiye de Faiz Kanalı İle Parasal Aktarım Mekanizması

DEĞİŞKENLER ARASINDAKİ GECİKMELİ İLİŞKİLER: Dağıtılmış Gecikme ve Otoregresiv Modeller

SORU SETİ 02 (REVİZE EDİLDİ) FİNAL KONULARI

TÜRKİYE DE İNŞAAT SEKTÖRÜ VE PARA POLİTİKALARI ARASINDAKİ NEDENSELLİK İLİŞKİLERİ

Mevsimsel Kointegrasyon Analizi: Güney Afrika Örneği. Seasonal Cointegration Analysis: Example of South Africa

Paper prepared for the EY International Congress on Economics I "EUROPE AND GLOBAL ECONOMIC REBALANCING" Ankara, October 24-25, 2013

TÜRKİYE DE YAŞAM BEKLENTİSİ - EKONOMİK BÜYÜME İLİŞKİSİ: ARDL MODELİ İLE BİR ANALİZ

TÜRKİYE DE CARİ İŞLEMLER DENGESİ VE EKONOMİK BÜYÜME ARASINDAKİ İLİŞKİ. Özet. Anahtar Kelimeler: Ekonomik Büyüme, Cari Denge.

ENFLASYON ve DOLAYLI VERGĐLERDEN ELDE EDĐLEN GELĐRLER ARASINDAKĐ ĐLĐŞKĐNĐN VAR YÖNTEMĐYLE ANALĐZĐ

Cari İşlemler Açığının Sürdürülebilirliğinin Çoklu Yapısal Kırılmalı Eşbütünleşme Yöntemi ile Sınanması

sbd.anadolu.edu.tr 73 Anadolu University Journal of Social Sciences Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi

TÜRKİYE DE FAİZ, DÖVİZ VE BORSA: FİYAT VE OYNAKLIK YAYILMA ETKİLERİ

KAMU BORÇLANMASI KAMU YATIRIMLARINI DIŞLIYOR MU?

THE IMPACT OF EXCHANGE TRADED FUNDS ON THE LONG TERM RELATIONSHIP OF INDEX MARKETS: AN EMPRICAL ANALYSIS ON THE ISE-30 INDEX

Transkript:

EKONOMİK PERFORMANS VE BÜROKRASİ: TÜRKİYE ÖRNEĞİ Ünal ARSLAN Musafa Kemal Üniversiesi İkisadi ve İdari Bilimler Fakülesi, İkisa Bölümü. E-posa: uarslan@yahoo.com Yıldız SAĞLAM Musafa Kemal Üniversiesi İkisadi ve İdari Bilimler Fakülesi, İkisa Bölümü E-posa: yildizsaglam@yahoo.com Öze Bu çalışma, bürokrasi ve ekonomik performans arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi için ampirik (deneysel) bir yaklaşım sunmakadır. Üç aylık veriler ve Johansen (988) ve Johansen ve Juselius (99) eş-büünleşme analizi kullanılarak 987Q-7Q3 dönemi için Türkiye de GSYİH ve bürokrasi arasındaki nedensellik ilişkisi incelenmişir. Sonuçlar, bürokrasi ve GSYİH arasında herhangi bir uzun-dönem denge ilişkisi gösermemişir. Kısa-dönem ilişkilerin incelenmesi için bir Haa Düzelme Modeli (HDM) oluşurulmuşur. Haa düzelme modeline dayanarak bürokrasi ve GSYİH arasında herhangi bir nedensellik ilişkisine raslanmamışır. Anahar Kelimeler: Ekonomik Performans, Bürokrasi, Kurumlar Alan Tanımı: Hukuk ve Ekonomi Konuları; Kurumsal İkisa ECONOMIC PERFORMANCE AND BUREAUCRACY: THE CASE OF TURKEY Absrac This sudy presened an empirical (experimenal) approach in order o assess he relaionship beween bureaucracy and economic performance. The causal relaionship beween GDP and he bureaucracy in Turkey is invesigaed for he period 987-7, by using quarerly daa and Johansen (988) and Johansen and Juselius (99) co-inegraion analysis. The resuls has no indicaed any long-erm equilibrium relaionship beween he bureaucracy and GDP. An Error Correcion Model (ECM), has been esablished, for examining he shor-erm relaionship. Based on Error Correcion Model, no causal relaionship beween he bureaucracy and he GDP has been found. Key words: Economic Performance, Bureaucracy, Insiuions. JEL Classificaion : K, K. GİRİŞ Günümüzde ikisadi büyüme lieraürü, ülkeler arası büyüme farklılıklarının açıklanmasında doğal kaynak zenginliği yerine farklı açıklamalara yönelmişir. Çünkü bazı ülkeler doğal kaynaklar açısından zengin olmalarına rağmen düşük bir büyüme hızına ve refaha sahipler. Öe yandan, bazı ülkeler doğal kaynaklar açısından fakir olmalarına rağmen yüksek bir refah düzeyini yakalamayı 3

başarabilmişlerdir. Örneğin Japonya, doğal kaynaklar açısından zengin olmamasına rağmen dünyanın en zengin ülkelerinden biridir. Söz konusu durumun ülkenin fiziki ve beşeri sermaye birikirme ve sermaye ile doğal kaynakları mal ve hizmelere dönüşürme kabiliyeinin sonucu olduğu söylenebilir (Higbee ve Schmid, 4: ). Bu anlamda ülkenin bu kabiliyeini belirleyen unsurların belirlenmesi önem aşımakadır. Çünkü bu unsurlar ülkeler arasındaki büyüme farklarının açıklanmasında ön plana çıkmakadır. Ülkelerin büyüme oranlarının farklı olması, uygulanan ekonomi poliikalarına bağlı olduğu gibi, söz konusu ülkelerdeki kurumsal yapının kaliesine de bağlıdır. Ekonomik performans açısından iyi bir kurumsal kalienin önemli bir unsuru bürokraik ekinliğe bağlı olarak oraya çıkmakadır. Hall ve Jones (999) ise, ülkeler arasında kişi başına düşen üreim mikarında büyük farkların olduğunu ve fiziki sermaye ile eğiim farlılıklarının bu farkın sadece bir kısmını açıklayabileceğini ileri sürmüşlerdir. Sermaye birikimi, verimlilik ve kişi başına düşen üreim düzeyindeki farklılıkların emelinde, sosyal alyapı olarak adlandırılan kurumlar ve hüküme poliikalarındaki farklılıkların olduğunu vurgulamışlardır. Başka bir ifadeyle, kurumsal kalie ülkeler arası büyüme farklılıklarının açıklanmasında önemli bir fakör olarak oraya çıkmışır. Sağlam bir kurumsal yapı önkoşulu ise bürokraik ekinlikir. Bürokraik ekinlike oraya çıkan iyileşmeler ekonomik performans ve ikisadi büyüme üzerinde olumlu ekiler doğurabilmekedir. Bu nedenle, Türkiye için bürokraik ekinlik ile ekonomik performans arasındaki ampirik ilişkinin oraya konması önem arz emekedir. Bu amaç çerçevesinde yapığımız çalışma 6 bölümden oluşmakadır. Birinci bölümde, bürokrasinin ekonomik performans üzerindeki ekileri, eorik açıdan ele alınarak açıklanmaya çalışılmışır. İkinci bölümde bürokrasinin ve ekonomik performansı konu alan ampirik çalışmaların bir özein sunulmuş ve bu çalışmalarda kullanılan değişkenler sapanmaya çalışılmışır. Üçüncü bölüm ve bu bölümün al başlıkları Türkiye için yapılan ampirik analizi kapsamakadır. Ampirik çalışmadan elde edilen sonuçlar beşinci bölümde değerlendirilmişir.. BÜROKRASİ VE EKONOMİK PERFORMANS İLİŞKİSİ.. Teorik Lieraür Bürokrasi ve ekonomik performans arasındaki eorik ilişkiyi konu alan çalışmaları dör emel yaklaşım içerisinde özelemek mümkündür: görünmez el, yardımcı el kapan el modelleri ve Weberyen bürokraik yaklaşım. Görünmez el modelinde, devle iyi organize olmuşur ve kar amacı gümez. Burada devle, sözleşmelerin uygulanması, hukuk düzenin korunması ve bazı düzenlemeler gerekiren emel kamu hizmelerini sağlar. Ekonomik kararlar özel sekör arafından alınır ve burada bürokralar rüşve almazlar Yardımcı el modelinde bürokralar, özel ekonomik faaliyeleri eşvik ederler: sanayi poliikası güderek, bazı firmaları desekler, bazılarının da piyasadan çekilmesine neden olabilirler. Yasal çerçeve bu modelde kısılı bir role sahipir, çünkü bürokralar çoğu anlaşmazlıklara hakemlik yaparlar. Burada bürokralar rüşve alırlar faka rüşve kısılı ve düzenlidir. Kapan el modelinde ise, devle sadece müdahalecidir ve Yardımcı el modelindekinden daha az düzenlidir. Hüküme rüşve alımı da dahil olmak üzere gündemlerini akip eden birbirinden bağımsız çok sayıda bürokra içerir. Bu bürokralar, düzenlemeleri, dosu olan firma ve diğer poliik seçmenler lehine kullanır ve böylelikle kampanya kakıları ile seçim kazanırlar. Esas iibarıyla yönemelik dışı uulmak karşılığında rüşve alınması ekili olabilir. Bürokralar, yardımcı el söylemini benimsemişken, gerçeke, birleşik bir kamu poliikası 3

arafından yönlendirilirler. Sonuça devle, hukuk ve düzeni sağlayacak emel yasaları sağlama kabiliyeini kaybeder (Frye ve Shleifer, 997: 354-355: Oken, : ). Kapan el modelinde, kurumların akdir yekisinin arırılmasının, ran arayışı ve büçe maksimizasyonu için kullanılacağından ekonomik performansı düşüreceği ve bu nedenle yüksek bürokrasilere sahip ülkelerin daha düşük büyüme oranlarına sahip olduğu iddia edilir. Bununla birlike, rasyonel bürokrasi ye Weberian yaklaşım, ekonomik büyümeyi arırır (veya ekonomik faaliyein eşvik edilmesinde yer alan bürokraların yardımcı el görüşü) ve aynı zamanda sosyal bilimlerde uzun bir geçmişe sahipir. Bu bakış açısından, geniş bürokrasi, kamu hizmelerinin kaliesini arırır ve böylelikle ekonomik büyümeyi besler (Libman, 8: 6-7). Weberyan yaklaşımda ise, bürokraik yapının iki unsuru vardır. Bunlardan birincisi Meriokraik isihdam olup, eğiim ve denelemeye dayalıdır. İkincisi ise, öngörülebilir kariyer basamaklarıdır ve bürokraside isihdam edilenlere uzun-dönemde maddi ve manevi ödüller sağlar (Evan ve Rauch, 999: 75). Bu eorik ilişkiler çerçevesinde yapılan ampirik çalışmalara bakalım... Amprik Lieraür Libman (8), Rusya da, oplam nüfus içerisinde, kamu görevlilerinin payı olarak ölçülen bürokrasi boyuunun arırılmasının, ekonomik büyüme için zararlı olduğu bulgusuna ulaşmış ve elde eiği bu bulgunun Kapan el görüşünü doğruladığını iddia emişir. Mauro (995: 75), bürokraik ekinliğin, yüksek yaırım ve yüksek büyüme oranına yol açığı yönünde bir bulgu elde emişir. Knack ve Keefer (995), devle içinde yolsuzluk ve bürokrasinin kaliesi şeklinde aldığı kurumsal endekslerin, isaisiksel olarak anlamlı çıkığını bulmuş ve bu endekslerin Amerikan ekonomisinde, önemli bir ekiye sahip olduklarını iddia emişir. Grigorian ve Marinez () de, bürokraik kalienin, endüsriyel büyüme üzerinde, güçlü ve poziif bir ekiye sahip olduğunu gösermişlerdir. Oken, (), oplam yaırım ve bürokraik ekinlik arasında negaif ve anlamlı bir ilişki bulmuşur. Bürokraik yapı ekin olmayan yaırım seçeneklerine yol açarak büyümeyi azalır. Yani, bürokraik yapı, oplam yaırım üzerindeki olumsuz ekisi aracılığı ile büyümeyi negaif ekilemekedir. Nee (9), bürokraik performansın mali piyasaların gelişimi üzerindeki ekilerini araşırmışlar ve bürokraik performansın mali piyasaların gelişiminde önemli bir role sahip olduğunu belirmişlerdir. Gilee (8) Rusya daki bürokrasinin yolsuzluk üzerine ekilerini araşırmış ve bürokrasinin yolsuzluk üzerinde negaif bir ekisinin olduğunu bulmuşur. Rusya nın 4 bölgesinde yapığı araşırmada, bir bölgedeki bürokra sayısı olarak ele aldığı bürokrasi yoğunluğunun yüksek olduğu bölgelerde, yolsuzluğun düşük düzeyde, ancak bürokrasi yoğunluğunun az olduğu bölgelerde de yolsuzluğun yüksek düzeyde olduğunu belirmişir. Mevcu lieraürdeki belli başlı ampirik çalışmaları özelediken sonra bu çalışmalarda kullanılan değişkenlerin belirlenmesi önem aşımakadır. Mauro (995), bürokraik ekinliği emsil eden endeksini, günümüzde Economis Inelligence Uni e dahil edilen Business Inernaional (BI) endekslerinden, bürokrasi ve kırasiyecilik endeksini kullanmışır. BI endeksleri ve arasında değerler alır ve değeri, ele alınan ülkede düzgün işleyen, ekin bürokrasi olduğunu göserir. Knack ve Keefer (995), Devlein sağladığı hizmelerin ekinliği ve ran-arayışını yaygınlığı ve zararlarını emsilen, Inernaional Counry Risk Guide (ICRG) ve Business Environmenal Risk Inelligence (BERI) den derlenen, devle içinde yolsuzluk ve bürokrasinin kaliesi değişkenlerini kullanmışlardır. Aynı şekilde, Grigorian ve Marinez (), bu iki değişkeni kullanmışlardır. Bu 33

boyularda ülkelerin düşük skora sahip olmaları, bürokrasinin usul neliği ve eknik yekinliken yoksun olduğunun bir gösergesidir. Libman (8), Rusya daki bürokrasinin boyuunun ölçülmesinde, oplam nüfus içerisinde, kamu görevlilerinin payını ele almışır. Nee (9), bürokraik kalienin ölçümünde üç alernaif ölçü kullanmışır: Inernaional Counry Risk Guide s (ICRG) index of bureaucracy; bürokrasinin Uluslararası Ülke Riski Kılavuzu (ICRG) indeksi, Inernaional Managemen Insiue for he World Compeiiveness Yearbook (IMD): Dünya Rekabe Gücü Yıllığı için Uluslararası Yöneim Ensiüsü arafından derlenen bürokrasi indeksini ve Evans ve Rauch (999) arafından oluşurulan Weberian gösergesini kullanmışır. Gilee (8) in çalışmasındaki bürokrasi, kişi başına düşen bürokra sayısı ve bölgeler göre çalışan kamu çalışanları sayısı olarak ölçülmüşür. 3. YÖNTEM VE VERİ SETİ Bu çalışmanın amprik kısmında, Türkiye de bürokrasi ve ekonomik performans arasındaki ilişki es edilmişir. Üç aylık veriler ve Johansen (988) ve Johansen ve Juselius (99) eş-büünleşme analizi kullanılarak 987Q-7Q3 dönemi için Türkiye de GSYİH ve bürokrasi arasındaki nedensellik ilişkisi incelenmişir. GSYİH verileri Türkiye Cumhuriyei Merkez Bankası (TCMC) ve bürokrasi verileri de Poliical Risk Service (PRS) en elde edilmişir. Eşbüünleşme yönemi ile ilgili olarak 4. al başlığı alında ayrınılı bilgi verilecekir. Faka burada vurgulanması gereken emel noka, Türkiye için yapılan analizde uzun dönem denge ilişkisinin varlığına raslanmadığıdır. Kısa-dönem ilişkilerin incelenmesi için Haa Düzelme Modeli (HDM) oluşurulmuşur. Sonuç olarak, Haa düzelme modeli çerçevesinde elde edilen sonuçlar da kısa dönem ilişkinin varlığına işare ememekedir. 3.. Birim Kök Tesi Table.. Birim Kök Tes Sonuçları Değişkenler Model Mackinnon ADF Tes Gecikme * Sonuç Kriik Değeri İsaisiği (%5) I** -.94469 -.34583 [] [] Bürokrasi II*** -.8955 -.43343 [] [] III**** -3.469 -.777 [] [] IV***** -.944666-7.93757 [] [] I** -.94495.73848 [] [] II*** -.89845.586 [] [] GSYİH III**** -3.466966 -.46674 [] [] IV***** -.94495 -.498 [] [] *Değişkenlerin gecikme sayısı, ADF esi kullanılarak e edilmiş ve Schwarz Info Crieion (SIC) ile belirlenmişir. **Model I, Sabi ve rend içermemekedir. ***Model II, Sabi içermekedir. ****Model III, Sabi ve rend içermekedir. *****Model IV, Farkı alınmış serilerin birim kök esini içermekedir. Eşbüünleşme esinin uygulanabilmesi için serilerin durağanlık esinin yapılması gerekmekedir. Bu amaçla, değişkenlerin durağanlığı, Augmened Dickey Fuller (ADF) esi kullanılarak yapılmışır. Augmened Dickey Fuller (ADF) esi üç farklı regresyon denklemi içermekedir. 34

ΔY ΔY p + βi i= = γ Y ΔY + (4.) = a p + Y + β i i= i+ γ ΔY + (4.) i+ ΔY = a p + a + Y + β i i= γ ΔY + (4.3) i+ γ = hipoezinin es edilmesinde, τ, τ μ and τ x isaisikleri kullanılmakadır. Dickey ve Fuller (98), kasayılar üzerindeki bileşik hipoezin es edilmesi için, φ, φ ve φ 3 olarak adlandırılan üç ilave F-İsaisiği sağlamışlardır. (4.) denklemi ile γ = a = null hipoezi, φ isaisiği kullanılarak es edilir. Regresyonda, bir zaman rendi ele alarak-yani (4.3)-bileşik hipoez a = γ = a =, φ isaisiği kullanılarak es edilir. γ = a = bileşik hipoezi, φ 3 isaisiği kullanılarak es edilir (Enders, 995: -). Bu regresyon denklemleri çerçevesinde bürokrasi ve GSYİH değişkenlerinin durağanlığı es edilmiş ve elde edilen sonuçlar ablo de sunulmuşur. Birim kök esi sonuçlarına dayalı olarak, verilerin düzey değerlerinin birim kök içerdiklerini söylemek mümkündür. Başka bir ifadeyle, seriler düzeyde durağan değildir. Faka serilerin birinci farkları alındığında durağan hale gelmekedir. Bu nedenle bürokrasi ve GSYİH serilerinin birinci dereceden büünleşik seriler olduğunu söyleyebiliriz. Dolayısıyla seriler aynı düzeyde büünleşik olduğu için eşbüünleşme analizini uygulamak mümkün hale gelmekedir. 3.. Eşbüünleşme Tesi Bu çalışmada kullanılan eşbüünleşme esi, Johansen (988) ve Johansen and Juselius (99) arafından gelişirilmişir. Bu yönem, durağan olmayan ve aynı dereceden büünleşik zaman serileri arasında eşbüünleşme vekörlerinin varlığını araşırmakadır. Bu anlamda maksimum olabilirlilik yolu ile eşbüünleşik vekör sayısını vererek vekörlerin unsurları hakkında hipoezlerin es edilmesini sağlar. Eğer es sonucunda eşbüünleşik vekörün varlığı espi edilirse uzun dönem denge ilişkisinde bahsemek mümkün olabilmekedir (Choudhry, 995:663-664). Eşbüünleşmenin ekonomik yorumu, eğer iki veya daha fazla seri, sokasik rendler içermelerine rağmen, uzun vadeli bir denge ilişkisi oluşuracak şekilde birleşiyorsa, bu seriler zaman içinde birlike hareke eder ve aralarındaki fark durağan kalır. Böylece, eşbüünleşme kavramı, ekonomik sisemin zaman içerisinde yakınsadığı bir uzun-dönem dengenin varlığını belirir (Harris, 995: ). Her iki değişkenin birinci dereceden I() eşbüünleşik olduğu belirlendiken sonra, eşbüünleşme analizinde kullanılacak opimal gecikme seviyesinin sapanması amacıyla kısısız Vecor Auoregression (VAR) modeli oluşurulmuşur. Opimal gecikme sayısı, LR es saisic (Likelihood Raio), Final Predicion Error (FPE), Akaike Informaion Crierion (AIC), Schwarz Informaion Crierion (SC), Hannan-Quinn Informaion Crierion (HQ) krierleri çerçevesinde bir olarak sapanmışır. Table 3, Johansen (988) ve Johansen and Juselius (99) nin maksimum olabilirlik yaklaşımının maximal eigendeğer ve race isaisiklerine göre eşbüünleşme sonuçlarını gösermekedir. Elde 35

edilen isaisiklere göre, eşbüünleşme vekörü yokur hipoezi %5 anlamlılık düzeyinde kabul edilmişir. En az bir eşbüünleşme vekörü vardır hipoezi ise %5 anlamlılık düzeyinde reddedilmişir. Elde edilen eşbüünleşme sonuçlarına göre GSYİH ve bürokrasi arasında uzun dönem denge ilişkisinin bulunmadığını söyleyebiliriz. Tablo.3. Johansen Eşbüünleşme Tesi Analiz Sonuçları Kısısız Eşbüünleşme Rank Tesi (Trace) Hipoez Eigen Trace İsaisiği Kriik Değer Olasılık Değer (.5) H : r =.33 4.5 5,4947.7 H : r *.364 3.3565 3.84466.83 Kısısız Eşbüünleşme Rank Tesi (Maksimum Eigendeğer) Hipoez Eigen Maksimum Kriik Değer Olasılık Değer Eigendeğer İsaisiği (.5) H : r =.33,49654 4,646.3 H : r *.364 3.3565 3.84466.83 *Null hipoezinin %5 anlamlılık düzeyinde reddedildiğini göserir. 3.3. Haa Düzelme Modeli ve Nedensellik Tesi Eşbüünleşme ilişkisi belirlendiken sonra, bir sonraki adım, Haa Düzelme Modeli (HDM) kullanılarak kısa-dönem ilişkinin ahmin edilmesidir. HDM hem kısa-dönem hem de uzun-dönem modelle ilgili bilgi içerir. Eşbüünleşme olduğu zaman ve eğer dengeden sapmaya yol açan herhangi bir şok varsa, sisemi uzun-dönem dengeye geri aşıyan, kısa-dönem dinamik uyarlanma süreci olarak anımlanan bir haa düzelme mekanizması mevcuur (Sriram, 999: 37). HDM, uzun-dönem dinamikleri, kısa-dönemde elde emek için gecikmeli bir haa erimi içerir. Haa erimi kasayısı negaif işaree sahip olmalı ve birden büyük olmamalıdır. Kasayı, sapmanın bir dönem içinde ne kadarının uyarlanacağını göserir (Muluer-Barlas, : 68). Bürokraik ekinlik ve ekonomik performans arasındaki ilişkinin es edildiği ampirik çalışmamızda elde edilen regresyon sonuçları aşağıdaki gibidir. Δ GSYİS =.5 +.867Δ GSYİh +.8ΔBUROKRASİ 5.3EC (4.3) (5.5585 ) (.76643) (.843) (-.38533) (4.3) nolu denklem bürokrasiden GSYİH ya doğru kısa dönem nedensellik ilişkisini es emek amacıyla oluşurulmuşur. Denklemden de görüldüğü gibi, bürokrasiden GSYİH ya doğru herhangi bir nedensellik ilişkisine raslanamamışır. Öe yandan haa düzelme kasayısının negaif olması dengeden sapmaların ekrar denge durumuna yöneleceğini ifade ederken, isaisiksel açıdan anlamlı değildir. Özele, (4.3) nolu denklemde de görüldüğü gibi bürokrasiden GSYİH ya herhangi bir nedensellik ilişkisi bulunmamakadır. Δ BUROKRASI =.793687Δ BUROKRASI +.ΔGSYİH.69774EC 4.4) (,84459) (,644) (,56587) 36

(4.4) nolu denklem GSYİH dan bürokrasiye doğru nedensellik ilişkisini es emek amacıyla oluşurulmuşur. Başka bir ifadeyle, refah düzeyindeki arışın bürokraik ekinliğin arırılmasının bir nedeni olup olmadığı es edilmişir. Denklemden de görüldüğü gibi, burada da hem kasayılar hem de haa düzelme erimi isaisiksel açıdan anlamlı değildir. Bu nedenle herhangi bir nedensellik ilişkisinden söz emek mümkün görünmemekedir. Tablo. 4. Haa Düzelme Modeline Dayalı Wald Tesi Sonuçları Değişkenler F Wald Tesi Sonuç GSYİH.68587 (.9) Nedensellik yok BUROKRASI.39778 (.499) Nedensellik yok Paranez içerisindeki değerler isaisiğini gösermekedir. 4. SONUÇ Johansen (988) ve Johansen and Juselius (99) un maksimum olabilirlik yaklaşımı ve üç aylık veriler kullanılarak elde edilen es sonuçlarına göre, Türkiye de, 987Q-7Q3 döneminde bürokrasi ve GSYİH arasında herhangi bir eşbüünleşme vekörü bulunmamakadır. Bu sonuç, iki değişken arasında bir uzun-dönem ilişkinin olmadığını gösermekedir. Kısa dönem nedensellik ilişkinsin araşırılması amacıyla haa düzelme modeli oluşurulmuşur. Haa düzelme modeli çerçevesinde de kısa dönemli herhangi bir nedensellik ilişkisine raslanmamışır. KAYNAKLAR Enders, Waler, Applied Economeric Time Series, John Willey and Sons inc., U.S.A. Canada, 995. Choudhry Taufiq, Long-run Money Demand Funcion in Argenina During 935-96:Evidence From Coinegraion and Error Correcion Models, Applied Economics, 7. 995, 66-667. Evans Peer & James E. Rauch, Bureaucracy and Growh: A Cross-Naional Analysis of he Effecs of Weberian Sae Srucures on economic Growh, American Sociological Review, 64:5, 999, 748-765. Frye Timohy & Andrei Shleifer (997), The invisible Hand and Grabbing Hand, The American Economic review. 87:, 997, 354-358. Grigorian David A. & Alber Marinez, Indusrial Growh and he Qualiy of Insiuions: Wha Do (Transiion) Economies Have o Gain From he Rule of Law?, Policy Research Working Paper, No:475,, -9. Hall, Rober E. & Charles I. Jones, Why do Some Counries Produce so Much More Oupu per Worker han Oher?, The Quarerly Journal of Economics, 4:, 999, 83-6 Harris, Richard, I.D. (995), Using Coinegraion Analysis In Economeric Modelling, T.J.Press(Padsow) Ld: Grea Briain Johansen, Soren., Saisical analysis of coinegraion vecors, Journal of Economic Dynamics and Conrol, :-3, 988, 3 54. 37

Johansen, Soren & Kaarina Juselius, Maximum likelihood esimaion and inference on coinegraion wih applicaions o he demand for Money, Oxford Bullein of Economics and Saisics, 5:, 99, 69-. Knack Sephen & Philip Keefer, Insiuions and Economic Performance: Cross Counry Tess Using Alernaive Insiuional Measures, Economics and Poliics, 7:3, 995, 7-7. Mauro, Paulo, Corrupion and growh, The Quarerly Journal of Economics, :3, 995, 68-7. Muluer Defne & Yasemin Barlas, Modelling he Turkish Broad Money demand, Cenral Bank Review, :,, 55-75. Sriram S. Subramanian, Survey of Lieraure on Demand For Money:Theoreical and Empirical Work wih Special Reference o Error Corercion Models, Inernaional Moneary Fund, 999, - 53. Gillee Ryan, (8), The Effec of Bureaucracy on Corrupion: Evidence from he Regions of he Russian Federaion, hp://dspace.nile.org/bisream/handle/9/6339/secon8gillee.pdf?sequence= [İndirme Tarihi: 9.4.] Higbee Jason & Frank A. Schmid (4), Rule of Law and Economic Growh, hp://research.slouisfed.org/publicaions/es/4/es49.pdf [İndirme Tarihi: 3.4.] Libman, Alexander, (8), Democracy, Size of Bureaucracy, and Economic Growh: Evidence from Russian Regions, hp://www.hhs.se/sie/seminarsndevens/seminar%aricles/democracy_libman.pdf [İndirme Tarihi: 3.4.] Nee, Vicor, (9), Bureaucracy and Financial Markes, hp://www.economyandsociey.org/publicaions/wp45_neeopper_9.pdf [İndirme Tarihi: 3.4.] Oken Cagla (), Does he Size of he Bureaucracy Maer? hp://www.bus.lsu.edu/economics/papers/pap_5.pdf [İndirme Tarihi: 3.4.] The PRS Group,. PRS Mehodology, Poliical Risk Services, Augus, hp://www.prsgroup.com/prs_mehodology.aspx Türkiye Cumhuriyei Merkez Bankası (TCMB), Elekronik Veri Dağıım Sisemi (EVDS), www.cmb.gov.r. 38