TEMEL MAKROEKONOMİK DEĞİŞKENLER
Neler Öğreneceğiz? Bu Bölümde; Gayrisafi Milli ve Yurtiçi Hasıla(GSMH&GSYİH) Büyüme Oranı Enflasyon Oranı ve Fiyat Endekleri İşsizlik Oranı Faiz Oranı Ödemeler Bilançosu Döviz Kuru Kamu Açıkları Stok-Oran Değişkenleri Konularından Bahseidlecektir.
GSYH (Gayrisafi Yurtiçi Hasıla) GSYH, bir dönemde bir ülke sınırları içerisinde üretilmiş bütün nihai mal ve hizmetlerin piyasa fiyatları ile hesaplanmış değeridir.
Nihai Mal ve Hizmetler ve Katma Değer Nihai mal ve hizmetler, ekonomideki üretici birimlerin üretimde ara malı olarak kullanmadığı; kullanıma hazır mal ve hizmetlerdir. Nihai mal ve hizmetlerin özellikle belirtilmesi çift (mükerrer) saymadan kurtulmak içindir. Katma değer, bir malın üretiminin her aşamasında o malın değerine yapılan ilavelerdir. Üretimin her aşamasında yaratılan katma değerler toplamı, malın nihai fiyatına eşittir.
KATMA DEĞER: BĠR KÜTÜPHANENĠN ÜRETĠM AġAMALARI. Üretim aşaması İşletme Satış değerleri Aramallarının değeri Katma değer Ormandan ağaç kesimi Tomruktan kereste ve sunta üretimi Kereste ve suntadan kütüphane imali Kütüphanenin tüketiciye satılması Orman Ürünleri Sanayi AŞ Adıgüzel Kerestecilik Ltd. Şti. Anadolu Mobilya İmalathanesi Asya Halı ve Mobilya Pazarı 35-35 52.50 35 17.50 120 52.50 67.50 150 120 30 Toplam katma değer: 150
1) Üretim Yöntemi : GSYH IN ÖLÇÜLMESĠ Firmaların ürettikleri tüm mal ve hizmetlerin miktarları ile bunların fiyatlarını çarparak, dönem üretiminin değerini hesaplayabiliriz. n i 1 P i X i P xx 1 1 P 2 xx 2... P n xx n
C Mal ve hizmetler Tüketim harcamaları A Hanehalkları Firmalar Faktör ödemeleri B ŞEKİL 2-1: DEVRİ AKIMLAR ŞEMASI. Üretim Faktörleri Ekonomideki akımlar üç noktada ölçülebilir. A noktasında firmaların ürettiği mal ve hizmetler ölçülür. B noktasında hanehalklarının üretim faktörlerini firmalara kullandırmaları sonucu oluşan gelir akımları ölçülebilir. C noktasında ise hanehalklarının mal ve hizmetler için yaptığı harcamalar belirlenir.
GSYH IN ÖLÇÜLMESĠ 2) Gelir Yöntemi : Üretilen hasılanın değerine, üretim faktörlerine yapılan ödemeler toplamından ulaşılabilir. Y = Ücret + Faiz + Kar + Rant + Dolaylı Vergiler + Amortismanlar (Ücret, faiz, kar ve rant şeklinde elde edilen bu gelirlere ilave olarak, gelir sayılmayan iki ödemenin de toplama dahil edilmesi gerekir.)
GSYH NIN ÖLÇÜLMESĠ 3) Harcama Yöntemi : Faktör sahipleri, gelirlerini, üretilen mal ve hizmetler için harcayacaklarına göre, üretim ve gelir yöntemleriyle bulunacak değerin aynısı, mal ve hizmetler üzerine yapılan harcamaların toplamından da bulunabilecektir. Y = C + I + G + NX
GSYH nın Ölçümünde KarĢılaĢılan Problemler GSMH nın tespitindeki güçlüklerin çoğu, bir kısım üretimin piyasaya çıkmamasından kaynaklanır. Malların kalitesindeki gelişmelerin doğru olarak hesaba katılması güçtür. Üretimin yol açtığı olumsuzluklar, dışsal zararlar, üretimin değerinden indirilemez. Zamanla üretim arttığı halde çalışma saatlerinin artmaması hatta boş zamanların artması da refahı arttırmaktadır. Gizli, yasadışı ve yeraltı ekonomisi de ayrı bir sorundur.
Gayrisafi Milli Hasıla (GSMH) Gayrisafi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) yurt içinde üretilmiş nihai mal ve hizmetlerin değeridir. Gayrisafi Milli Hasıla ( GSMH) bir ülke vatandaşlarının ürettiği bütün ekonomik değerleri içermektedir. Bu iki kavram sadece kapsadığı coğrafi alan bakımından farklılık gösterir. GSYİH+Net dış faktör geliri = GSMH
DĠĞER MĠLLĠ GELĠR KAVRAMLARI Safi Milli Hasıla = GSMH Amortismanlar Milli Gelir = Safi Milli Hasıla Dolaylı vergiler + Sübvansiyonlar = Ücretler + Karlar + Faiz + Rantlar Kişisel Gelir = Milli Gelir Sigorta Primleri Kurumlar Vergisi Dağıtılmayan karlar + Transferler Harcanabilir Gelir = Kişisel gelir Dolaysız Vergiler
BÜYÜKTEN KÜÇÜĞE DOĞRU MĠLLĠ MUHASEBE KAVRAMLARI Net dış faktör geliri Amortismanlar Net dolaylı vergiler Gayrisafi yurtiçi hasıla Safi milli hasıla Kurumlar vergisi Sigorta primleri Dağıtılmayan karlar Transferler Dolaysız vergiler Harcanabilir gelir Tasarruf Tüketim Gayrisafi milli hasıla Milli gelir Kişisel gelir
BÜYÜME ORANI Bir değişkenin herhangi iki dönem arasındaki değişme oranı, değişkenin iki dönemdeki değerleri arasındaki farkın, başlangıç dönemindeki değerine bölünmesi ile elde edilir. Eğer bu oranı yüz ile çarparsak, iki dönem arasındaki yüzde değişmeyi buluruz. Xt Xt 2 X t 1 x100 Ekonomik büyüme, nominal değerlerdeki değişmeden ziyade reel değerlerdeki değişmeleri ifade eder. 1 Büyümeyi, reel GSYH düzeyindeki ya da kişi başına reel GSYH'daki artış olarak tanımlayabiliriz.
FĠYAT ENDEKSLERĠ VE ENFLASYON Enflasyon, tek bir malın veya bazı malların fiyatlarındaki bir artışı değil genel fiyat düzeyindeki bir artışı ifade etmektedir. Fiyatlar genel düzeyi, ekonomideki tüm fiyatların ağırlıklı bir ortalamasıdır. Enflasyon oranı ise, fiyatlar genel düzeyinde belli bir dönemde sürekli olarak ortaya çıkan yüzde artıştır.
Fiyat Endeksi OluĢturulması Ekonomideki tüm fiyatların ortalamasını yansıtan fiyat düzeyi bir endeksle ölçülür. Endeks; Nominal büyüklüğü reel büyüklüğe çevirmeye yarar. -Enflasyon oranını ölçmeye yarar. Bir fiyat endeksi oluşturulurken endekse dahil edilen mallar önem derecelerini yansıtacak şekilde ağırlıklandırılır.
Sık Kullanılan Fiyat Endeksleri GSYH Deflatörü: Bir dönemin nominal GSMH sının reel GSMH sına oranıdır ve baz alınan yıl ile, ölçüm yapılan yıl arasındaki fiyat değişiminin bir ölçüsüdür. TÜFE (Tüketici Fiyatları Endeksi): Şehirlerde yaşayan tüketicilerin, sabit bir mal ve hizmetler sepetini satın alma maliyetindeki değişmeleri ölçer. Tipik bir hanehalkının yaşam maliyetinin göstergesi olarak değerlendirilir. ÜFE (Üretici Fiyatları Endeksi): Ülke ekonomisinde üretimi yapılan ve yurtiçi satışa konu olan ürünlerin genel fiyat düzeylerindeki değişimi ölçmektedir.
Fiyat Endeksleri Her üç endeksin gösterdiği oranlar az çok bir birinden farklıdır. Zira içerdiği mal ve hizmetler ile onlara verilen ağırlıklar farklıdır. Bunlardan biri doğru diğeri yanlış diyemeyiz. Siyasiler ÜFE ye daha çok önem verirken, geçim derdindeki vatandaş TÜFE ye daha çok önem verir. 1991-2005 arasındaki 14 yılda TÜFE 577 kat, ÜFE 490 ve Deflatör 447 kat artmıştır. Bu dönem için her bir endeksle ölçülen yıllık ortalama enflasyon oranları ise sırasıyla, %61.1, %58.2 ve %57.5 dir.
TÜFE ile GSYH Deflatörü Arasındaki Farklar 1 Deflatör, TÜFE ye göre daha geniş bir mal grubunun fiyatlarını ölçer. 2 TÜFE ithal mallarını da içerirken deflatörde yalnızca yurtiçinde üretilen mallar ve hizmetler değerlendirilir. 3- TÜFE nin ölçtüğü mal sepeti değişmezken, deflatör ekonomide üretilen malların bileşimindeki değişmeyi endekse yansıtır.
ĠġSĠZLĠK NEDĠR? İstihdam, üretim faktörlerinin fiili olarak üretim sürecinde bulunmasıdır. Mevcut kaynakların üretime katılmayan kısmı, eksik istihdam veya işsizlik olarak adlandırılır. İşsizlik, çalışma arzu ve iktidarında olup, cari ücret seviyesinde iş arayıp ta bulamayanlara işsiz, bu duruma da işsizlik denir. İşgücü, çalışma kabiliyet ve isteğine sahip nüfustur. Ve aktif nüfus ile aynı anlamdadır. Faal nüfus, ülke nüfusundan, çalışma çağı dışındaki nüfus (0-14 ve 65+) ile çalışma çağındaki nüfus içerisinde olup da çalışma istek ve kabiliyetinde olmayanların düşülmesi ile elde edilir. Faal nüfus (işgücü) çalışanlar ve işsizler olarak iki gruba ayrılır.
ĠġSĠZLĠK ORANI ĠĢsizlik oranı, İş bulamayan iş gücünün toplam işgücüne oranıdır. Eksik istihdam, haftada 40 saatten daha az çalışıyor olup daha fazla çalışmak isteyenlerle mevcut işinden elde gelirin azlığı yada kendi mesleğinde istihdam edilmediği gibi nedenlerle iş arayanları ifade etmektedir. 15 yaşın altındaki ve 65 yaşın üstündeki nüfus işsizler Çalışma çağındaki nüfus çalışanlar Aktif nüfus =işgücü İşgücüne dahil olmayanlar
FAĠZ ORANLARI Faiz oranlarının yükselmesi: -borçlanmanın maliyetini artırır. -işadamlarının yatırım kararlarını etkiler. Faiz oranı, herhangi bir nedenle ertelenen 1 TL lik nakdi ödemenin bedeli olup, gelecekte yapılacak ödeme ile şimdiki ödeme arasındaki oransal farktır. Faiz oranları genelde yıllık olarak ifade edilmektedir. Örneğin, 3 ay vadeli mevduata uygulanan faiz oranı %25 dir dendiğinde bunun anlamı mevduatın 3 aylık getirisi %6.25 dir demektir. Yine bankalararası para piyasasında gecelik faiz oranı %18 biçimindeki bir ifade bu piyasada 1TL ye 360 gün için %18, bir gün için ise, %0,05 faiz tahakkuk ettirildiği anlamına gelir.
Basit Faiz ve BileĢik Faiz Belli bir anapara üzerinden faiz hesaplanıyor, vade sonunda tekrar aynı anapara üzerinden tekrar faiz işletiliyorsa burada basit faiz söz konusudur. Eğer, ilk dönem sonunda tahakkuk ettirilen faiz, dönem sonunda anaparaya ekleniyor ve gelecek dönem için faiz bu tutar üzerinden yürütülüyorsa, burada bileşik faiz uygulanmaktadır. Bileşik faiz, kümülatif bir süreçle artar. X1 ( 1 r). X 0 X 0, anapara; r faiz oranı, n yıl sayısını göstermektedir. n
Nominal ve Reel Faiz Oranı Reel faiz oranı (Fisher Eşitliği): r i r: reel faiz oranı i: nominal faiz oranı : enflasyon oranı
ÖDEMELER BİLANÇOSU Ödemeler bilançosu, bir ülke vatandaşlarının dünyanın diğer kısmiyle ilişkilerinin sonucunu gösteren hesaptır. Ödemeler Bilançosu: - Cari İşlemler Hesabı: Mal ve hizmet ticareti ile transferlerin sonucunu gösterir. - Mal ticareti: malların İhracat-ithalatı - Hizmet ticareti: Turizm, navlun, doğrudan yabancı yatırımların gelirleri, dış borç faiz ödemeleri, işçi gelirleri, mülk gelirleri, yabancı portföy yatırımlarının faiz ve temettüleri, müteahhitlik hizmetlerinden doğan gelirler. - Sermaye Hareketleri Hesabı: Hisse sendi, tahvil, gayri menkul alım satımı, borç alıp verme ve doğrudan yatırımların net sonucudur. Cari işlemler açığını telafi etmek için sermaye hareketleri yapılır. Sermaye faizin yüksek olduğu ülkeye gider: Ülkedeki faiz oranı dünya faiz oranından yüksekse, sermaye girişi olacaktır. Dünya faiz oranı yurtiçi faiz oranından yüksekse, sermaye çıkışı olacaktır.
DÖVĠZ KURU Döviz kuru, bir ülkenin para biriminin, diğer bir ülke parası cinsinden değeridir. Nominal Döviz Kuru: TL ER=(ulusal para/yabancı para) = Reel Döviz Kuru: $ Nominal döviz kurunun bir fiyat endeksi ile veya çeşitli fiyat endeksleri kullanılarak deflate edilmiş biçimi. RER TL/ P f $/ P d = RER = ER x P P f d f P : yabanı ülkeler fiyat düzeyi; P : yurtiçi fiyat düzeyi d
DÖVĠZ KURU Düz Döviz Kuru: bir ülkenin para biriminin, diğer bir ülke parası cinsinden değeridir. Çapraz Döviz Kuru: TL nin ikili kurlarından ulaşılan, iki ülkenin para birimleri arasındaki değişim oranıdır. Satın alma gücü paritesi: Ülkeler arasındaki fiyat düzeyi farklılaşmasını ortadan kaldıran para birimi dönüştürme oranıdır.
KAMU KESĠMĠ Kamu Açığı = Kamu Harcamaları Kamu Gelirleri Cari Açık ve Sermaye Açığı: Cari harcamalar ile cari gelirler arasındaki farkı ifade eder. Cari bütçe açığı: (Bütçe harcamaları- Yatırım harcamaları)- (Bütçe gelirleri-sermaye mallarının satışından elde edilen gelirler) Birincil (Faiz Dışı) Açık: Faiz ödemelerini içermeyen bütçe açığı. Hükümetlerin kontrolü altındadır. İşlemsel Açık: Faiz ödemelerinin enflasyon etkisi ile aşınmaya uğramayan kısmının çıkartılması ile bulunur. İşlemsel Açık = Birincil açık + Reel faiz ödemeleri Tam İstihdam Bütçe Fazlası: Ekonomi tam istihdamda iken veya cari gelir potansiyel gelire eşitken ortaya çıkan bütçe fazlası, BS* tam istihdam bütçe fazlasıdır. Tam istihdam ve fiili yada cari bütçe fazlasının farkına konjonktürel (devrevi) bütçe fazlası denir. BS*=tY* (G+TR) Y*: Tam istihdam hasıla düzeyi; t: vergi oranı; G: Hükümet harcamaları TR: Transfer harcamaları; BS*: Tam istihdam bütçe fazlası
Ekonomide Stok ve Oran Değişkenleri Akım Değişken: Değeri bir zaman aralığında tanımlanan değişkenlere denir. Örnek: Gelir, hasıla ya da üretim, tüketim, yatırım, ihracat ve ithalat gibi kavramlar akım değişkenleridir. Stok Değişken: Değeri bir an itibari ile tanımlanabilen değişkene denir. Ekonomiyi daha iyi anlayabilmek için, işin stoklar yönüne de bakmak gerekir, ki bu da karşımıza sermaye stoku, para arzı, servet, borç stoku ya da mal stoku gibi bir kısım reel ve finansal stok değişkenlerini çıkaracaktır.
Ekonomide Stok ve Oran Değişkenleri Stok Değişkenleri Önemli stok değişkenlerinden birisi servettir. Servet hem gayrimenkuller gibi maddi hem de para gibi finansal unsurlardan oluşur. Milli servet Maddi servetler Yurtiçi alacaklar Yurtiçi borçlar + Dış alemden alacaklar Dış aleme borçlar Maddi servetler Dış alemden net alacaklar Oran Değişken: Değeri oran olarak ifade edilen değişkenlerdir. Değişkenlerin bir birine oranlanması ile, bölünmesiyle elde edilirler. Örneğin, bir dönemden diğer döneme tüketimdeki değişmeyi aynı dönemde gelirdeki değişmeye oranlarsak marjinal tüketim eğilimini elde ederiz.