Televizyon ve İçimizdeki Şiddet Üzerine

Benzer belgeler
Kitap Eleştirisi. Tirşe Erbaysal Filibeli

Giresun Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İletişim Bilimleri Anabilim Dalı İletişim Bilimleri Doktora Programı Ders İçerikleri

Sosyoloji. Konular ve Sorunlar

Mirbad Kent Toplum Bilim Ve Tarih Araştırmaları Enstitüsü. Kadına Şiddet Raporu

FELSEFİ PROBLEMLERE GENEL BAKIŞ

İLETİŞİM VE TOPLUM B A H A R D Ö N E M İ N İ S A N D E R S S U N U M U

SİSTEM. Sosyal Sistem Olarak Sınıf. Okulun Sosyal Sistem Özellikleri. Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN

Yaşam Boyu Sosyalleşme

ÜSKÜDAR ÜNİVERSİTESİ İLETİŞİM FAKÜLTESİ REKLAM TASARIMI VE İLETİŞİMİ BÖLÜMÜ

Engellilere Yönelik Tutumların Değiştirilmesi ZEÖ-II 2015

YEDİTEPE ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ MEDYA ÇALIŞMALARI DOKTORA PROGRAMI

Medyada Riskler. Öğr. Gör. Dr. Deniz Sezgin Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi

Abidin Dino'nun İngiltere'deki Dünya Kupası'nda gerçekleştirdiği Gol! (Goal! World Cup 1966), Türkiye belgeselcilik tarihinde çığır açan bir yapını.

2. SINIFLAR PYP VELİ BÜLTENİ (20 Ekim Aralık 2014 )

ÜNİTE:1. Sosyolojiye Giriş ve Yöntemi ÜNİTE:2. Sosyolojinin Tarihsel Gelişimi ve Kuramsal Yaklaşımlar ÜNİTE:3. Kültür ve Kültürel Değişme ÜNİTE:4

Parşömen Yayınları Kültürel Çalışmalar Genel Yayın Yönetmeni İsmet Gülseçgin

12. SINIF MANTIK DERSİ SÖKE ANADOLU LİSESİ 1. ORTAK SINAVI KAZANIM TABLOSU (Sınav Tarihi: 4 Nisan 2017)

Öğretmenlik Meslek Etiği. Sunu-4

KAVRAMLAR TUTUMLAR BECERİLER

MEDYADA ETNİK TEMSİL ÖRNEĞİ

1. Hafta: Giriş ve İletişim, Teknoloji ve Toplum İlişkisine Dair Temel Yaklaşımlar

MEDYA EKONOMİSİ VE İŞLETMECİLİĞİ

R KARLILIK VE SÜRDÜRÜLEB

3. Yazma Becerileri Sempozyumu

PAZARLAMA İLETİŞİMİ (PZL304U)

MEDYA VE KÜLTÜREL ÇALIŞMALAR TEZLİ, TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ GÜZ DÖNEMİ (I. YARIYIL)

SOSYAL DÜŞÜNCELER TARİHİ. 6. Hafta: Rasyonalizm Sorunu II: Freud ve Kapitalizm Sorunu-I: Polanyi

Kadir CANATAN, Beden Sosyolojisi, Açılım Yayınları, 2011, 720 s. İstanbul.

Editörler Prof. Dr. Zahir Kızmaz / Prof. Dr. Hayati Beşirli DEĞİŞİM SOSYOLOJİSİ

GALATASARAY ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL ARAŞTIRMA PROJELERİİLETİŞİM FAKÜLTESİ ÖĞRETİM ÜYELERİ TARAFINDAN YÜRÜTÜLEN PROJELER ( )

İÇİNDEKİLER. ÖNSÖZ... iii GİRİŞ... 1 BİRİNCİ BÖLÜM SOSYOLOJİYE GİRİŞ

Sağlık Hizmetlerinde Pazarlamaya Neden İhtiyaç Duyulmaktadır?

tarih ve 495 sayılı Eğitim Komisyonu Kararı Eki

KAMU DİPLOMASİSİNDE KİTLE İLETİŞİM ARAÇLARININ VE MEDYANIN ROLÜ

Başkent Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü. Doç. Dr. S. EKER

PAZARLAMA YÖNETİMİ KISA ÖZET KOLAYAOF

Bölüm 1: Felsefeyle Tanışma

Sinema ve Televizyon da Etik. Meslek Etiği, İletişim (Medya) Etiği

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Sosyolojiye Giriş I SSG

YENİ MEDYA VE GAZETECİLİK TEZLİ/TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ

Pazarlamanın Önemi. Toplumsal açıdan önemi. İşletmeler açısından önemi. Para Uzmanlık Pazar - 1. BBY 465, 6 Ekim 2015

2. Gün: Stratejik Planlamanın Temel Kavramları

Sanayi Toplumundan Bilgi Toplumuna Geçiş Sürecinde Temel Dinamikler

ÜNİTE:1. Sosyal Psikoloji Nedir? ÜNİTE:2. Sosyal Algı: İzlenim Oluşturma ÜNİTE:3. Sosyal Biliş ÜNİTE:4. Sosyal Etki ve Sosyal Güç ÜNİTE:5

İ Ç İ N D E K İ L E R

Eğitimin Ekonomik Temelleri

Editörler Prof.Dr. Ahmet Onay / Prof.Dr. Nazmi Avcı DİN SOSYOLOJİSİ

1.ÇAĞDAŞ EĞİTİM SİSTEMİNDE ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİ VE REHBERLİK. Abdullah ATLİ

DAVRANIŞ BİLİMLERİ ÜZERİNE YRD.DOÇ.DR. ÖZGÜR GÜLDÜ

philia (sevgi) + sophia (bilgelik) Philosophia, bilgelik sevgisi Felsefe, bilgiyi ve hakikati arama işi

1.Kameranın Toplumsal Tarihi. 2.Film ve Video Kameraları. 3.Video Sinyalinin Yapılandırılması. 4.Objektif. 5.Kamera Kulanım Özellikleri. 6.

İktisat Tarihi I. 27 Ekim 2017

DOĞRU DİYE BİLDİKLERİMİZİ SORGULADIK MI?

ÖRGÜTSEL DAVRANIŞ. MOBBING ve ÖRGÜTSEL DIŞLANMA - 1 YRD.DOÇ.DR. ÖZGÜR GÜLDÜ

ZANAATLA TEKNOLOJİ ARASINDA TIP MESLEĞİ: TEKNO-FETİŞİZM VE İNSANSIZLAŞMIŞ SAĞALTIM

T.C. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ AÇIK VE UZAKTAN EĞİTİM FAKÜLTESİ MÜFREDAT FORMU Ders İzlencesi

TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ

KENDİMİZİ İFADE ETME YOLLARIMIZ

1.İkna Kavramı. 2. İknanın Psikolojik, Toplumsal ve Mantıksal Boyutları. 3. İkna Kuramları. 4. İkna Edici İletişimde Kaynak

SANAT FELSEFESİ. Sercan KALKAN Felsefe Öğretmeni

ÖZEL EGEBERK ANAOKULU Sorgulama Programı. Kendimizi ifade etme yollarımız

ODTÜ GELİŞTİRME VAKFI OKULLARI ÖĞRENCİ - VELİ - OKUL SÖZLEŞMESİ

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS. Siyaset Bilimine Giriş I SBG Yüz Yüze / Zorunlu / Seçmeli

I. BÖLÜM I. DİL. xiii

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

GALATASARAY ÜNİVERSİTESİ BİLİMSEL ARAŞTIRMA PROJELERİİLETİŞİM FAKÜLTESİ ÖĞRETİM ÜYELERİ TARAFINDAN YÜRÜTÜLEN PROJELER ( )

Siyaset Psikolojisi (KAM 318) Ders Detayları

DERNEK YÖNETİMİ. Prof. Dr. Ümran SEVİL İstanbul Bilim ve Akademisyenler Derneği Başkanı. Yrd. Doç. Dr. Ayça GÜRKAN Dernek Genel Sekreteri

İSTİHDAM SORUNLARI NEDENLER - SONUÇLAR BÜLENT ŞIK. Gıda Mühendisleri Odası Antalya Şube Bşk.

KORKMADAN ÖĞRENMEK OKUL ve OKUL ÇEVRESİ GÜVENLİĞİ

1.Bireyden Kitleye. 2.Habere İlk Adım: Gazete. 3.Her Yerdeki Ses: Radyo. 4.Düş mü, Gerçek mi?: Sinema. 5.Evdeki Dünya Televizyon

Ana fikir: Oyun ile duygularımızı ve düşüncelerimizi farklı şekilde ifade edebiliriz.

Bu resmi ne yönden yada nasıl gördüğünüz,nasıl yorumladığınız çok önemli! Çünkü medya artık hayatımızın her alanında ve her an yanı başımızda!

6. Hafta: Farklı Devlet Oluşumu Yaklaşımları-2

HALKLA İLİŞKİLER HALKLA İLİŞKİLERDE İMAJ VE SOSYAL SORUMLULUK. Yrd.Doç.Dr. Özgür GÜLDÜ

T. C. BAŞBAKANLIK DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI BASIN VE HALKLA İLİŞKİLER MÜŞAVİRLİĞİ. M. Cüneyd Çiğdemli

BÖLÜM I: EĞİTİM BİLİMİ İLE İLGİLİ KAVRAMLAR

VİZYON BELGESİ (TASLAK)

DERS BİLGİLERİ. Ders Kodu Yarıyıl T+U Saat Kredi AKTS. Çin Halk Cumhuriyeti nde Toplum ve Siyaset PSIR Ön Koşul Dersleri -

Bilgi Toplumunda Sürekli Eğitim ve Yenilikçi Eğitimci Eğitimi

Dr. A. Tarık GÜMÜŞ Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Anabilim Dalı. Sosyal Devlet Anlayışının Gelişimi ve Dönüşümü

HER TÜRLÜ MEKANIN YIKILIŞINI İŞİTİYORUM,PARÇALANAN CAMI VE ÇÖKEN

İletişim Fakültesi(İ.Ö.) Gazetecilik Lisans 2011 Yılı Müfredatı. Genel Toplam Ders Adedi : 60 T : 158 U : 5 Kredi : 113 ECTS : 240 T+U : 163

EĞİTİMİN SOSYAL TEMELLERİ TEMEL KAVRAMLAR. Doç. Dr. Adnan BOYACI

CP PT-COMENIUS-C21

EĞİTİM YÖNETİMİ BİLİM DALI TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ

İÇİNDEKİLER. Gelişim Kuramları 22 Eylem Kuramı ve Toplumsal Yapılandırmacılık 28

Müze eğitiminin amaçları nelerdir?

IT-515 E-Devlet ve e-dönüşüm Türk Hava Kurumu Üniversitesi Elektrik-Elektronik Mühendisliği Yüksek Lisans Programı 2014

EĞİTİMİN EKONOMİK TEMELLERİ

Macaristan Kamu Hizmeti Televizyonu MTV de Çocuk Programları ve Rejim Değişimi Sonrasında Yaşanan Dönüşüm

Editörler Prof.Dr.Mustafa Talas & Doç.Dr. Bülent Şen EKONOMİ SOSYOLOJİSİ

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ. PSİ154-PSİ162 Psikolojiye Giriş II

IFLA İnternet Bildirgesi

KADİM SESLER PROGRAMI

Engellilere Yönelik Tutumların Değiştirilmesi

İktisadi Düşünceler Tarihi (ECON 316) Ders Detayları

İÇİNDEKİLER 1: DİL VE DÜŞÜNCE ARASINDAKİ İLİŞKİ...

GALATASARAY ÜNIVERSITESI - UNIVERSİTE GALATASARAY İletişim Fakültesi İkinci Dönem İletişim 1. Sınıf

Transkript:

Kitap Eleştirileri

Televizyon ve İçimizdeki Şiddet Üzerine Ar. Gör. Umur BEDİR galatasaray üniversitesi, iletişim fakültesi umbedir@gsu.edu.tr Televizyon ve İçimizdeki Şiddet Nilgün Tutal Cheviron Kırmızı Yayınları, 2013 Modernizm sonrası toplumsal yapının temel karakeristiklerini betimlemek üzere bugüne kadar pek çok kavram ortaya atıldı: Küresel ağ ekonomisini ve bunun kültürel, kamusal etkilerini merkeze alan enformasyon toplumu; eleştirel ekonomi politiğe karşı değerin yaratıcısı olarak (proleterden ziyade) tüketiciyi öne çıkaran tüketim toplumu ; ulaşım ve iletişim teknolojilerinin zaman algısı üzerindeki etkilerini vurgulayan hız toplumu ; iktidar teknolojilerindeki değişime odaklanan kontrol toplumu ; özden çok görünümlerin, içerikten çok imajların etkin olduğu gösteri toplumu gibi farklı yaklaşımlar modern yaşamın değişik görünümlerini içerir. Ancak konu Nilgün Tutal Cheviron un Televizyon ve İçimizdeki Şiddet kitabındaki gibi iletişim teknolojilerinin ve özellikle televizyonun toplumsal ve bireysel algı biçimimizi, tepkilerimizi, düşünsel ve zihinsel pratiklerimizi ve tabi ki şiddetle olan ilişkimizi ne yönde biçimlendirdiği sorunu olduğunda, Ulrich Beck in risk toplumu kavramı iyi bir başlangıç noktası olabilir. Beck, modern toplumun, yenilenme dinamiğinin yaratmış olduğu toplumsal, ekolojik ve bireysel risklerin, gitgide sanayi toplumunun denetim ve emniyet kurumlarının etki alanından çıktığı bir gelişme aşaması olarak, risk toplumu kavramını ortaya atar. Beck e göre modern toplumun bu mevcut eğilimi, yalnızca istem dışı yan etkiler veya felaketler olarak değerlendirilemez. Risk toplumu, kendi başına buyruk, sonuçlara kör, tehlikeler karşısında vurdumduymaz hale gelmiş modernleşme süreçlerinin kendiliğinden devinimi sırasında oluşur (Beck, 2005: 33-34). Söz konusu devinimlerin temel katalizörü kamusal denetimden ve insani kaygılardan azade kılınmış özel çıkarlar olduğunda, savaş, şiddet, kıtlık,

106 İleti-ş-im 19 Aralık 2013 toplumsal ve ekolojik felaketler rutin ve normal olgular haline gelebilir. Haneke 7. Kıta isimli filminde modernliğin kendi kendini yok edişini resmederken, söz konusu risk toplumunun ideolojik yeniden üretiminde öznenin rolüne dikkati çeker. Kendi yaşamları, toplumsal konumları, pratikleri üzerine düşünme zahmetine girişmeyen, mikro ve makro düzeydeki her türlü şiddet biçimini kanıksamış ve ona karşı duyarsızlaşmış bir öznelliktir söz konusu olan. Modernizmin risk toplumu karakteri, teknoloji söz konusu olduğunda da geçerlidir. Eric Fromm, günümüz teknolojik dizgesinin temel ilkelerini, teknolojinin üretimini ve yaygınlaşmasını güdüleyen motivasyonları iki genel başlık altında toplar. Birinci ilke şudur: Bir şey mutlaka yapılmalıdır, çünkü teknik açıdan yapılması mümkündür (Fromm, 1995: 45). Nükleer silah bütün insanlığı ortadan kaldırsa bile mutlaka yapılmalıdır veya yeryüzündeki mahrumiyetin devam etmesi pahasına da olsa Ay a gidilmelidir. Bu bakış açısından, bilime ve teknolojiye yüklenen bütün insani ve ahlaki değerler boşa çıkar. Bilim ve teknoloji kendi esas varlık nedeni olan, insanın refah ve mutluluğuna hizmet etme idealini boş bir saplantı veya dogmacılık olarak yadsır. İkinci ilke ise en üst düzeyde yetkinlik ve verimdir. Bu ilke, teknolojik gelişmenin ancak iktidarın egemen konumuna zarar vermeyecek biçim ve ölçülerde realize edilmesi zorunluluğunun yanı sıra, niceliğin yüceltilmesini ve ideal öznelliği yaratmayı amaçlayan çeşitli denetim ve normalleştirme teknolojilerinin varlığını açıklar. Jurgen Habermas a göre, teknoloji, deneyimbilimsel bilginin sosyal yaşama evrenine yansımasıdır. Bilimlerin pratik bilgi kısmı, toplum için doğrudan bir önem taşımazken, teknolojik gelişmeler bilimsel bilgi ve toplumsal imgelem arasındaki kesişme noktasıdır. Habermas, bilgilerin devrimci pratik sonuçlarının teknoloji vasıtasıyla yaşama evrenine girebileceğini söyler, ona göre şiirler, Hiroşima ya bakılarak yazılırlar, kütlenin enerjiye dönüştürülmesi hakkındaki tezler üzerine çalışarak değil (Habermas, 2010: 79). Demek ki, teknoloji sadece maddi boyutuyla ele alınamaz, zira her teknolojik gelişmenin, yarattığı nesnel görünümler sebebiyle toplumsal bilinçte bir yansıması vardır ve esas kritik nokta da burasıdır. Bu yüzden, teknolojiyi yalnızca, karmaşık elektriksel nesneler donanımı olarak anlamak yerine, insanların yaşadığı ve yorumladığı bir pratik olarak görmek daha iyidir (Ross, 1995: 132). Bir iletişim teknolojisi olarak televizyonu ele alan Cheviron un kitabı da böylesi bir yol izler. Öte yandan, televizyonun sosyal ve bireysel algı biçimini ne yönde etkilediğini analiz ederken, söz konusu iletişim aracını sistemsel kökenleri olan toplumsal sorunların ve özellikle şiddetin yegâne faili olarak sunan genellemeci yargılardan kaçınır. Yeni iletişim teknolojilerinin ve televizyonun yeni tür bir toplumsallaşma, bilgilenme ve ayrımcılığın ortadan kalktığı kamusal bir mecra yaratma potansiyelinin altını çizerken, gerek piyasa güçlerinin, gerekse de iktidar odaklarının bu mecralar üzerindeki baskın konumunun yarattığı tehlikelere de dikkat çeker. Dolayısıyla tekrar Habermas a atıfla teknolojik ussallığın, teknolojinin kendi gelişim yasasının bir sonucu değil, teknolojinin bu günkü ekonomide ve mevcut egemenlik biçimleri altında edindiği işlevlerin bir ürünü olduğu (Habermas tan aktaran Oskay, 2004: 185) fikri (ayrımı) ağırlık kazanır.

İleti-ş-im 19 Aralık 2013 107 Kitapta da vurgulandığı gibi televizyon, yurttaşların demokratik katılımına, bilgi edinmek, eğlenmek vs. yoluyla toplumsallaşmasına imkân veren, geniş kesimlere yayılan, ücretsiz bir iletişim aracıdır. Fakat aynı zamanda televizyon, ekonomik ve siyasal baskılar sonucu bireyleri düşünmekten, tepki göstermekten, hatırlamaktan ve var olanın ötesine geçip tasavvur etmekten alıkoyan, onları kitle kültürü ürünlerinin pasif tüketicileri haline getiren, algıyı fragmanlaştıran, gerçekliği resmi ideolojinin hizmetinde yeniden kurgulayan, farklılıkları yok edip toplumu türdeşleştiren bir araca dönüşmüş, söz konusu potansiyellerini gerçekleştiremez hale gelmiştir. Televizyonun toplumsal bağ işlevinin çözülmesinin ve içeriklerin ekonomik baskılar sonucu sığlaşmasının en önemli göstergelerinden biri de ölümü ve felaketi seyirlik bir gösteri haline getiren şiddet görüntüleridir. Seyirlik bir unsur olarak şiddet ve ölüm olgusu esasında modern kitle iletişim araçlarıyla ortaya çıkmış değildir. Roma döneminde gladyatör savaşlarının da gösterdiği gibi şiddet tarihsel süreç içerisinde kitlesel eğlence, sağaltım ve katarsis aracı olarak kullanılmıştır. Modern toplumda ise yaygınlaşan televizyon vasıtasıyla benzer görüntüler her gün evlerimizin içine kadar girebilmektedir. David Trend medyatik şiddet sorunsalına ışık tuttuğu Medyada Şiddet Efsanesi isimli kitabında, şiddetin izleyiciler üzerindeki olası etkilerini konu edinen çeşitli ampirik araştırmaların bulgularına yer vermiş ve genel olarak şu sonuca ulaşmıştır: Medyadaki şiddet görüntüleri tek başlarına ve doğrusal biçimde bireyleri şiddet uygulamaya yöneltmez, medyadaki şiddet reel olarak var olan toplumsal şiddetin bir yansıması olarak ortaya çıkar ve bu reel şiddetin meşruiyet zeminini yaratır (Trend, 2008). Yani Cheviron un çalışmasında da vurgulandığı gibi, şiddet içeriklerine maruz kalan izleyicinin saldırgan eğilim göstermesi gibi doğrudan bir etki söz konusu değildir. Bunun yerine izleyicinin söz konusu görüntüler karşısında şiddeti günlük, sıradan bir olay olarak algılayarak ölüm ve şiddet konusunda duyarsızlaşması, güce dayalı ilişkileri idealleştirmesi mümkündür, daha tutarlıdır. Hele ki çocuklar söz konusu olduğunda medyadaki şiddetin toplumsal yapıdaki şiddet ile bütünleşmesi sonucunda, bunun davranışsal ve bilişsel bozukluklara ve şiddete maruz kalma korkusuna yol açabileceği söylenebilir. Elbette modernliğin bu aşamasında tek sorun yalnızca medyatik şiddet değildir. Hatta medyatik şiddetin, zihin ve vicdanlarda olumlanan reel şiddetin sadece kısmi bir görünümü olduğu bile söylenebilir. Cheviron, modern toplum, teknoloji ve şiddet paralelinde kapsamlı bir eleştiri sunan Haneke nin Benny s Video isimli filmini merkeze alır. Haneke bu filmde modern toplumsal-siyasal yaşamın her düzeyine sinmiş olan şiddete dayalı ilişkileri ve bu ilişkilerin ideolojik yeniden üretiminde teknolojinin ve bilhassa televizyon ve videonun yüklendiği işlevleri, Benny isimli bir ergenin yaşamı üzerinden tüm gerçekliğiyle ortaya koyar. Şiddet içerikli videolara ve teknolojiye düşkün, dışa kapalı, orta-üst sınıf mensubu bir genç olan Benny nin soğukkanlılıkla işlediği bir cinayet ve ailesinin bu cinayetin üstünü örtme çabalarının anlatıldığı tikel bir öyküden yola çıkan film, toplumsal-siyasal göndermeleri de içinde barındırır. Öykü bir yandan sömürgeci Avrupa medeniyetinin geçmişte imza attığı katliam ve soykırımlarla yüzleşmek

108 İleti-ş-im 19 Aralık 2013 konusundaki isteksizliğini resmeder, diğer yandan iletişim teknolojileri vasıtasıyla şiddet görüntülerini gündelik tüketim nesnelerine dönüştüren modern toplumun, bir bütün olarak yeryüzündeki yoksulluk, savaş ve diğer felaketlere karşı gösterdiği duyarsızlığı anımsatır. Cheviron a göre Haneke izleyici nezdinde rahatsız edici bir yönetmendir, çünkü onu içine kendini de dâhil ettiği sistemsel bir sorgulamaya teşvik eder. Üslubu soğuk ve gerçekçidir. Klasik anlamda izleyiciye rüyalar ve ütopyalar bahşeden bir yönetmen değildir, şiddeti ve gerçekliği estetize etmeden ele alır. Kitabın sonunda iletişim fakültesi öğrencilerinin söz konusu filmi nasıl deneyimlediği üzerine yapılan izleyici araştırmasının bulguları da Haneke nin ne derece rahatsız edici olduğunun teyidi gibidir. Öğrenciler filmin pek çok detayı üzerine yorum yapar, çıkarımlarda bulunur. Ancak onları ayıran temel nokta (bana göre) Haneke nin filmde yönelttiği eleştirileri üzerlerine alınma ve bu anlamda kendi bireysel-toplumsal yaşantılarını sorgulama eğilimi taşıyıp taşımadıkları konusundadır. Kimileri öykünün kahramanı Benny i bir erkek çocuk, psikolojik sorunları bulunan bir ergen, teknolojik olarak aşırı gelişmiş Avrupa uygarlığının bir bireyi veya aile içi iletişimsizliğin kurbanı olarak kodlamak suretiyle, söz konusu kriterlerin dışında konumlandırdığı kendisini Haneke nin eleştirisinin kapsamından azade tutar. Kimileriyse şiddete eğilim, şiddete duyarsızlaşma ve iletişimsizlik konularında Benny ile özdeşlik kurar, hatta bazıları bu bağlamlarda içinde bulunduğu toplumun bütünlüklü bir eleştirisine yönelir. Temelde hem kitabın, hem de filmin hedeflediği tam da böylesi kapsamlı bir özeleştiridir. Zira her iki metin de şiddetin egemenliği altındaki günümüz toplumunu değiştirmek için doktriner eylem kalıpları ve idealler sunmak yerine okuyucuyu/izleyiciyi, her gün gerek televizyon ekranlarında gerekse de gündelik yaşamda yüz yüze kaldığından dolayı kanıksadığı bu olgu üzerine rasyonel bir sorgulamaya davet eder. Modernliğin gelinen aşamasında esas sorun belki de aşırı akılcılık değil, akıl eksikliğidir. Ekonomik baskılar altında ve kısa vadeli amaçlar doğrultusunda şekillenen teknolojik, siyasal ve toplumsal gelişmelerin, biyolojik ve psişik, bireysel ve toplumsal bir varlık olarak insana, doğaya ve çevreye uzun vadede verdiği/ verebileceği zararlar konusunda yeterince akıl yürütülmemesidir. Dolayısıyla gelinen aşamada riskleri görmek, eleştirel bilinç yoluyla var olan yapıları ve sonuçları sorgulamak ve bu doğrultuda toplumsal süreçlere demokratik katılımın zeminini yaratmak, yani Beck in tabiriyle düşünümsel modernleşmenin imkânlarını aramak gerekmektedir. Bu bağlamda çağımızın en fazla risk arz eden görünümlerinden biri olan şiddeti, medyatik şiddet sorunsalıyla birlikte ele alan bu kitap, üstelik her türlü toplumsal muhalefete yönelik siyasal baskıların kurumsallaştığı ve bunların medya yoluyla görünmez kılındığı veya meşrulaştırıldığı Türkiye siyasal ikliminde ayrıca önem arz etmektedir.

İleti-ş-im 19 Aralık 2013 109 Kaynakça BECK Ulrich (2005), Siyasallığın İcadı, Çev. Nihat Ünler, 2. Basım. İstanbul, İletişim Yayınları. CHEVIRON Nilgün T.(2013), Televizyon ve İçimizdeki Şiddet, İstanbul, Kırmızı Yayınları. FROMM Erich (1995), Umut Devrimi, Çev. Şemsa Yeğin, 2.Basım. İstanbul, Payel Yayınları. HABERMAS Jürgen (2010), İdeoloji Olarak Teknik ve Bilim, Çev. Mustafa Tüzel,Yedinci Basım, İstanbul, Yapı Kredi Yayınları. OSKAY Ünsal (2004), Çağdaş Fantazya: Bilimkurgu ve Korku Sineması,1. Basım. İstanbul, Der Yayınları. ROSS Andrew (1995), Tuhaf Hava; Sınırlar Çağında Kültür, Bilim ve Teknoloji, Çev. Kamil Durand, İstanbul, Ayrıntı Yayınları. TREND David (2008), Medya da Şiddet Efsanesi, Çev. Gül Bostancı, İstanbul, Yapıkredi Yayınları.