Yapısal Kişilik Kuramı



Benzer belgeler
K İ Ş İ L İ K. Kişilik kavramı Kişilik kuramları Kişiliğin ölçülmesi. Doç.Dr. Hacer HARLAK - PSİ154 - PSİ162

Psikanaliz Sigmund Freud

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ

İSTEK ÖZEL ACIBADEM İLKOKULU PDR BÖLÜMÜ EĞİTİM ÖĞRETİM YILI

Temeller, Bölüm I: Freud. Psikolojiye Giriş. Değerlendirme. Temeller, Bölüm I: Freud Ders 3. Arasınav (%30) Final (%35)

Kişilik Gelişimi. Yrd.Doç.Dr.Banu YÜCEL TOY 2/10/2016

1. ÜNİTE İÇİNDEKİLER EĞİTİM PSİKOLOJİSİ / 1

Soru: Tanrı tasavvuru ne demektir?

KLİNİK PSİKOLOJİNİN TARİHSEL GELİŞİMİ

PDR de Üç Gelişim Alanı (Kişisel-sosyal gelişim) Prof. Dr. Serap NAZLI

Özgüven Nedir? Özgüven Eksikliği Nedir?

Kişilik Gelişimi Doç. Dr. Tülin Şener

Sigmund Freud Anna Freud Carl Jung Alfred Adler Karen Horney Erik Erikson

KRİMİNOLOJİ -I- Yar.Doç.Dr. Tuba TOPÇUOĞLU 6 Kasım 2014 Kriminolojide Pozitivist Okul İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ

Toplumsal Cinsiyetle İlgili Kuramlar

BÖLÜM I GELİŞİM İÇİNDEKİLER 1. ÜNİTE 2. ÜNİTE. ÖNSÖZ... v YAZARLAR HAKKINDA... vii

ZİHİNSEL ENGELLİ ÇOCUKLARDA CİNSEL EĞİTİM

PSİKOLOJİK REHBERLİK BÖLÜMÜ DANIŞMANLIK VE. Gamze EREN Anaokulu Uzman Psikoloğu

KİŞİLİK GELİŞİMİ PSİKOLOG-PSİKOTERAPİST AİLE DANIŞMANI SİBEL CESUR AKYUNAK

Doç.Dr. Hacer HARLAK - Psikolojiye Giriş I

Asistanlıkta Psikoterapi Eğitimi Neden Önemlidir? Doğan Şahin İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Sosyal Psikiyatri Servisi

3-6 YAŞ GELİŞİM ÖZELLİKLERİ

Dinamik Formülasyon Üzerine Bir Olgu Sunumu. Dr. Abdullah AKGÜN Gülhane Eğitim ve Araştırma Hastanesi

TİCARET VE SANAYİ ODASI İLKOKULU SOSYAL BECERİ GELİŞTİRME GRUP ÇALIŞMAMIZ. REHBERLİK ve PSİKOLOJİK DANIŞMA SERVİSİ

Okul fobisi nasıl gelişir?

Anadolu Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Merkezi SOSYAL FOBĐ

CİNSEL KİMLİK GELİŞİMİ

Psikanaliz Kuramı. Sigmund Freud

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLARIN TEDAVİSİ. PSİ154-PSİ162 Psikolojiye Giriş II

TOPLUMSALLIK. Başkalarıyla Birlikte Olma Eğilimi

daha önceki gelişim dönemlerine gerileme eğilimleri ve çoğu kez sanrılar ve hezeyanlarla belirlenir.


BAĞLANMA ve TERAPİ DE BAĞLANMA YRD.DOÇ.DR.ESRA PORGALI ZAYMAN İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ AD

KANSER HASTALIĞINDA PSİKOLOJİK DESTEĞİN ÖNEMİ & DEPRESYON. Uzm. İletişim Deniz DOĞAN Liyezon Psikiyatri Yük.Hem.

EMDR GÖZ HAREKETLERİ İLE SİSTEMATİK DUYARSIZLAŞTIRMA VE YENİDEN İŞLEME. (Eye Movement Desensitization and Reprossesing)

İSTEK ÖZEL ACIBADEM ORTAOKULU PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİK BÖLÜMÜ

ÇOCUK-EBEVEYN İLİŞKİSİ EĞİTİMİ=FİLİAL TERAPİ UZM. KLİNİK PSİKOLOG&OYUN TERAPİSTİ ZEYNEP BETÜL TORUN

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI AİLE İÇİ ŞİDDET

OYUN VE ÇOCUK. -Çocuğun iç dünyasını anlayabilmek. -Çocuğun olayları anlamasına yardım etmek. -Çocuğa olaylarla baş etme becerileri kazandırmak

Bireysel Farklılıklar, Kişilik, Tutum, Duygu ve Değerler

Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımın belirtileri ve etkileri Çocuk ve ergenlerde cinsel kötüye kullanımı önlemek için yapmamız gerekenler

TANI, TEDAVİ VE ARAŞTIRMA AÇISINDAN CİNSEL BOZUKLUKLAR VE DSM 5. Prof. Dr. Cem İncesu Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı

Aile sistemleri eğitiminde filmler. Uz.Dr.Verda Tüzer

ÖZEL KAŞGARLI MAHMUT ORTAOKULU MART 2016

O Gelişim, organizmanın döllenmeden başlayarak bedensel, zihinsel, dil, duygusal ve sosyal yönden en son aşamaya ulaşıncaya kadar sürekli ilerleme

EVLİLİK ÖNCESİ EĞİTİM

TREYT KURAMLARI. (Ayırıcı özellikler ya da kişilik çizgileri) Doç.Dr. Hacer HARLAK - PSİ154 - PSİ162

İMAN/İNANÇ ve TANRI TASAVVURU GELİŞİMİ JAMES FOWLER

MASLOW İHTİYAÇLAR HİYERARŞİSİ. Dr.Abdullah Atli

Annenin Psikolojisi İle İlgili Distosi

İÇİNDEKİLER 1 PSİKANALİTİK KURAMLAR...1

Okul Dönemi Çocuklarda

DUYGULAR 3 DÜZEYDE INCELENEBILIR: Öznel yaşantı. Duygusal davranış. Fizyolojik olaylar

Gereksinme. Amaç. Amaca yönelmiy. Doyum. Doğal, endojen, belli bir eylemde bulunmak ya da nesneye ulaşmak için duyulan istektir.

AİLE EĞİTİM PROGRAMLARI (AÇEV)

Birey ve Çevre (1-Genel)

Psikanalitik Psikoterapiler

KİŞİLER ARASI İLİŞKİLER ve İLETİŞİM. Feriha GÜNAY Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen

Sağlık Psikolojisi-Ders 8 Stres

GELİŞİMİN EN HIZLI OLDUĞU DÖNEMİ 0-3 YAŞTIR Fakat 0-6 yaşın her döneminde çocuğun öğreneceği fiziksel, sosyal, zihinsel, cinsel, duygusal ve ahlaki gö

Prof. Dr. Serap NAZLI. BİREYİ TANIMA TEKNİKLERİ-Testler

ÖNSÖZ... IX III

Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetlerinin Amacı Nedir?

Yöntem nedir? Öğretim yaşantılarının desenlenmesi, uygulanması ve değerlendirilmesi aşamalarında bilinçli olarak seçilen ve izlenen düzenli yoldur.

Hizmetiçi Eğitimler.

Tematik Yaklaşımla Çocuklarda Sosyal Becerilerin Kazandırılması

1.4.Etik Sistemleri Etik ilkelerin geliştirilmesinde temel alınan yaklaşımlar hakkaniyet ilkesi, insan hakları, faydacılık ve bireysellik

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLAR. PSİ154 - PSİ162 Doç.Dr. Hacer HARLAK

SOSYAL FOBİ. Sosyal fobide karşılaşılan belirtiler şu şekilde sıralanabilir.

Oral Dönem (0-1 Yaş)

PSİKOLOJİK DANIŞMAN. Prof. Dr. Serap NAZLI

DAVRANIŞ BİLİMLERİ STRES

Türkçe dili etkinlikleri, öğretmen rehberliğinde yapılan grup etkinliklerindendir. Bu etkinlikler öncelikle çocukların dil gelişimleriyle ilgilidir.

ERGENLERDE İNTERNET BAĞIMLILIĞI

ZEKA ATÖLYESİ AKIL OYUNLAR

TEMEL EĞİTİMDE SOSYAL BECERİLERİN GELİŞTİRİLMESİ

Kişilik Gelişimi. S.Freud E.Erikson

FK IX OFFER BENLİK İMAJ ENVANTERİ

Erken boşalmamak için en iyi yardımcı kaynak için burayı tıklayın

T.C ALİAĞA KAYMAKAMLIĞI REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Hizmetleri Bölümü BÜLTEN. Ayın Konusu

Etkinlik Listesi BÖLÜM II İLİŞKİLENDİRME AŞAMASI 67

VERITAS FOCUS. İş Yerinde Ruh Sağlığı Programları

1. Bölüm: Toplumsal Yapı ve Sınıf Yönetimi...1

ÖZEL ÇEKMEKÖY NEŞELİ ANAOKULU. PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK ve REHBERLİK BÜLTENİ ÇOCUKLARDA DAVRANIŞ GELİŞİMİ

Duygusal Zeka: Aile/Arkadaş şirketlerinde, KOBİ lerde, çok uluslu kurumsal yapılarda duygular ve ilişkiler

Ana fikir: Oyun ile duygularımızı ve düşüncelerimizi farklı şekilde ifade edebiliriz.

Lion Leo İletişiminde Yetişkin Boyutu

RUH SAĞLIĞINA YÖNELİK PSİKOLOJİ YAKLAŞIMLARI

DERS : ÇOCUK RUH SAĞLIĞI KONU : KİŞİLİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER

Psikolog Psikoterapist Aile Danışmanı Sibel CESUR AKYUNAK

3. Zihinden atamadığınız tekrarlayan, hoşa gitmeyen düşünceler. 7. Herhangi bir kimsenin düşüncelerinizi kontrol edebileceği fikri

1. Doğumdan İki Yaşına Kadar Görülen Sosyal ve Duygusal Gelişim

GÜDÜLENME. Doç.Dr. Hacer HARLAK - Psikolojiye Giriş I

ERGENİM BEN!!! Nereden Çıktı Bu Sınav?

İÇİNDEKİLER KISIM I PSİKOLOJİK DANIŞMA ETİĞİ İÇİN GENEL ÇERÇEVE. 1. Bölüm: Etiğe Giriş: Temel Kavramlar

YÖNETİM Sistem Yaklaşımı

Kasım Rehberlik Bülteni VELİ EĞİTİM REHBERİ. Okul Öncesi Dönemde Cinsel Gelişim

ÇOCUKLARDA ÖZGÜVEN GELİŞİMİ

Transkript:

Sembol Düzgün yüzeyli ev Balkonlu Çıkıntılı ev Kral ve kraliçe Kellik diş çekimi Yıkanmak Bir yolculuğa çıkmak Kalabalık içinde çıplak kalmak Uçmak Düşmek Yorum Erkek bedeni Kadın bedeni Anne-baba İğdiş edilme Doğum Ölüm Dikkatçekme isteği Takdir edilme isteği Geriye dönme isteği İd Yapısal Kişilik Kuramı Freud: Biz buna kaynayan coşku dolu bir kazan, bir kaos diyoruz. İd elbette düşünüp doğru karar vermenin değerini bilmez; İyi veya kötü, erdem, ahlaklılık yoktur. Ego Yapısal Kişilik Kuramı Arabuluculuk yapar. Denge kurar. Gerçeklik ilkesine uyar. Akılcı ve pratiktir. 1

Ego Yapısal Kişilik Kuramı İd in Hemen şimdi istiyorum! talebini, ego koşullar uygunsa sana istediğini verebilirim. şeklinde yanıtlar. Esas görevinin İd in arzu ve dürtülerini yerine getirmek olduğunu bilir. Freud, ego ve İd in ilişkilerini at ve binici ile karşılaştırmıştır. Yapısal Kişilik Kuramı Süperego Toplumsal kurallara, geleneklere, göreneklere, ahlak kurallarına göre şekillenir. Kusursuzluk ve ahlak ilkesine göre çalışır. İki boyutu: Vicdan İdeal Ego İd Kişiliğin temel sistemi.ruhsal enerji kaynağı. Haz Đlkesi Ego Ego Đdin isteklerini kabul edilebilir yollardan doyurur. Gerçeklik Đlkesi İd Süper Ego Süper Ego- İdin dürtülerini bastırmak, egoyu gerçekçi değil törel amaçlara yönlendirmeye Çalışmak, kusursuzluk çabaları. 2

Gelişim Aşamaları Oral Dönem 0-2 yaş Anal Dönem 2-4 yaş Fallik Dönem 4-6 yaş Gizil Dönem 6-12 yaş Genital dönem 12- Freud nevrozların oluşumunda, çocuklukta yaşanan sarsıcı olayların önemli bir rol oynadığını fark etmiştir. Freud çocukluk dönemine ilişkin cinsel olguların, nevrozların oluşumunda önemli bir rol oynadığını ve normal sayılabilecek insanların gelişim süreçlerinde de benzer yaşantıların yer alabileceğini keşfetmiş, böylece psikoseksüel gelişim kuramını yapılandırmaya başlamıştır. Bu görüşe göre, çocukta psikolojik ve cinsel gelişim, her biri bir önceki dönemin üzerine kurulan ve önceki dönemlerde kazanılan davranışları da özümleyen beş dönemde tamamlanır 7 Ağız bölgesi etken. Libidoya yönelik öğe (Oral erotizm):oral gerginliğin yarattığı duruma (örneğin açlığa) son vermeyi amaçlar. Amaca ulaşılması (oral doyum)bir gevşeme ve suskunluk yaratır. Saldırgan Öğe (Oral Sadizm):Oral dönemin son aylarında, oral erotizmle birlikte varlığını sürdürür. Isırma, çiğneme, tükürme ve ağlama tepkileriyle anlatım bulur. İnsanda var olan yıkıcı eğilimlerin ilk belirtileridir. Bebeğin ilk sevgi nesnesi olan anneye karşı geliştirdiği bağlılığın niteliği, sonraki yaşamında önem taşıyacak kişilere karşı geliştireceği duygu ve tutumların belirlenmesi yönünden çok önemlidir. Gereksinimleri düzenli bir şekilde karşılanan bebekte dış dünyaya karşı güven duygusu oluşmaya başlar. Oral gereksinimlerin yeterince karşılanmamsı veya aşırı derecede doyurulması normaldışı kişilik özelliklerinin geliştirilmesine sebep olur. 8 Çocuk, anüsü büzen kaslara giden sinirlerin olgunlaşmaları sonucu, dışkının tutulması yada boşaltılması işlevleri üzerinde denetim kurmayı öğrenir. Değerli bir nesne olarak algılanan dışkıyı tutmaktan yada bir armağanmışçasına anneye sunmaktan duyulan cinsel hoşlanıma anal erotizm denir. Dışkıyı güçlü bir silahmışçasına saldırgan duygularla püskürtme eğilimine anal sadizim denir. Annenin aşırı cezalandırıcı tutumu neticesinde dışkı boşaltmaya karşı korku geliştiren çocuklarda yaşam boyu izlerini sürdüren aşırı düzenlilik, inatçılık, cimrilik gibi eğilimler belirir. Kızgınlık duygularını (dışkıyı) tutma çabası,tüm duygusal tepkilerin ketlenmesine neden olabilir (anal tutucu karakter). Annenin tutarsız davranışlarına karşı duyulan öfke, herşeye sürekli karşı çıkma davranışı oluşturur (anal tepkici karakter). 9 3

Cinsel bölgelerin uyarılmasından heyecan duyma, cinselliğe karşı aşırı ilgi biçiminde belirir. Dönemin amacı, erotik ilgi ve dürtüleri cinsel organlara ve işlevlere odaklaştırmaktır. Böylece çocuğun kendi cinsiyetiyle özdeşleşmesi ve yetişkin cinselliğe temel oluşturacak taslağın geliştirilmesi sağlanır. Çocukla ana-babası arasında yoğun sevgi ilişkileri gözlenir. Yarışma ve düşmanlık duygularını ve giderek belirginleşen özdeşimleri içeren bu üçlü ilişkilere Freud Oedipus Karmaşası adını vermiştir. Erkek çocuğu anneye yönelik cinsel dürtüleri, hadımlaştırılma korkuları sebebiyle sona erer. Kız çocuk esasen hadımdır ve penisten yoksun olmanın düş kırıklığı içinde, sevgi beklentilerini, bu organa sahip olan babasına yöneltir. Sağlıklı koşullarda fallik dönem, çocuğun kendi cinsel kimliğini benimsemesiyle sonuçlanır. Aksi takdirde, cinsel kimlikte sapmalar, anababaya aşırı bağımlılık sebebiyle başarısız evlilik, cinsel ilişkiden korkma gibi durumlar ortaya çıkabilir. 10 Cinsel dürtülerin durgunluk dönemidir. Kız ve erkek çocuklar kendi hemcinslerine yakınlaşır. Oynadıkları oyunlar farklılaşır. Cinsel ve saldırgan enerjiler, öğrenme, oyun, çevreyi araştırma ve diğer insanlarla daha etkin ilişkiler kurmada kullanılır. Bu dönemde önemli beceriler edinilir. Amaç, çocuğun kendi cinsiyetine ilişkin toplumsal rolünü güçlendirmesidir. Gizil dönem başarılı bir şekilde atlatılamazsa, çocuk içsel dürtülerinin denetimini sağlayamaz ve enerjisini öğrenme ve beceri geliştirmeye yöneltemez. Yada aşırı bir denetim mekanizması geliştirerek, kişiliğinin gelişim yolunu kapatır ve aşırı obsesif davranışlar geliştirir. Bu dönem sağlıklı bir şekilde atlatıldığında, başarısızlık durumunda aşağılık duygusuna kapılmadan girişimlerde bulunmayı sağlar. Yetişkin yaşamın özü olan sevgiden ve çalışmadan doyum sağlamanın temeli atılır. 11 Çocuğun fizyolojik olgunluğa erişmesi ve hormon değişikliklerinin etkisiyle, cinsel dürtülerin gücü artar. Önceki dönemlerdeki çatışmalar yeniden ortaya çıkmaya başlar. Genital dönem bu çatışmalara yeni çözüm yolları aranmasına olanak sağlar ve bu çözümler bulunabildiğinde yetişkin bir insan kimliği kazanılmış olur. Bu dönemin amacı, ergenin ana-babasına olan bağımlılığından koparak, aile dışındaki karşıt cinsten kişilerle olgun ilişiler kurabilmeyi öğrenmesine yöneliktir. Kişi giderek zevk arayan özsever çocuktan gerçeklere yönelik toplumsal yetişkine dönüşür. 12 4

ANKSĐYETE Gerçeklik Anksiyetesi Organizma için tehlike yaratan durum. Gerçek korku durumu. Törel Anksiyete Çocukluk yıllarındaki cezalandırıcı ana-babayla simgelenen nesnel ve gerçek korku. Nevrotik Anksiyete Đçgüdülerden gelen tehlikenin algılanması. Üçe ayrılır: Anksiyete egonun bir işlevidir. Gerçek dışı ve mantığa aykırı bir nitelik alırsa, uyum sağlamaya yardımcı olan işlevini yitirir ve normal dışı davranışların kökeni olur. 1.Bağlantısız Anksiyete Sürekli, nedensiz korku ve karamsarlık 2.Fobik Anksiyete Belirli bir nesne yada duruma karşı duyulan Yoğun korku. 3.Anksiyete Nöbeti (Panik atak) Tehlikeli sayılan ve anksiyete yaratabilecek nitelikteki dürtülere karşı, egonun kullandığı birincil savunma mekanizması baskıdır. 13 İdin içgüdüsel dürtüleriyle süperegonun tehditleri arasında uzlaşma sağlamaya çalışan ego, bu tür durumların yarattığı anksiyeteye karşı kendisini korumak amacıyla bu mekanizmaları geliştirir. Eğer savunma mekanizmaları başlıca araç durumuna gelir ve uyum sağlanabilmesini engelleyecek oranda abartılırlarsa, ortaya nevrozlar çıkar ve nevrotik savunma mekanizmaları söz konusu olur. Ego savunma mekanizmalarının sistematik bir biçimde incelenmesi, Anna Freud tarafından gerçekleştirilmiştir. 14 Baskı Yadsıma ve düşleme Neden bulma Yansıtma Dışlaştırma Özdeşleştirme Yön Değiştirme Dışa vurma Denetleme Ketlenme Duygusal Yalıtım Düşünceleştirme Tepki oluşturma Hipokondri Çözülme Gerileme Saplanma Cinselleştirme Organlaştırma Parçalanma Başarılı savunmalar 15 5

AMAÇ: Hekimin görevi, hastasının çatışmalarını ve bu çatışmaların neden olduğu davranışlarını görebilmek ve bunların değiştirilmesine olanak sağlayacak ortamı hazırlamaktır. Çatışmalar, istekler ve engellenmeler bilinç düzeyine çıktıktan sonra, bunların mantıklı düşüncelerle ve bilinçli olarak seçilen davranışlarla çözümlenebilmesi kolaylaşır. Analist psikanaliz kuramının ışığında, hastanın hangi davranışlarının düzeltilmesi gerektiğine karar verir. Temel amaç egoyu güçlendirmektir. Freud bunu içinde idin bulunduğu bir ego olarak tanımlamıştır. 16 Psikanaliz tedavisinin temel taşıdır. Danışanın düşüncelerini yönlendirmeden özgür bırakabilmesini ve zihninden geçenleri dürüstçe dile getirebilmesini sağlamak esastır. Bu amaçla Freud aşağıda yer alan yönergeyi hastalarına uygulamaktaydı. Günlük olağan konuşmalarında insan, düşünce düzenini koruyabilmek ve anlatmak istediği ana konudan kopmamak için, düşünceleri arasındaki bağlantının kopmamasına özen gösterir. Ancak burada farklı bir biçimde konuşman gerekiyor. Konuşman sırasında zihnine gelen bazı düşünceleri sakıncalı bulduğun için yada eleştiriye uğramak kaygısıyla dile getirmek istemeyeceksin. Bazı düşüncelerini saçma, önemsiz yada konuştuklarınla hiç ilgisi yok gibi gerekçelerle zihninden uzaklaştırmak isteyeceksin. Bu gibi eleştirilere kapılmadan konuşmanı istiyorum. Söylemek istememene karşın, yine de zihnine her geleni anlatmaya çalış. Giderek böyle bir yöntem izlemenin neden gerekli olduğunu sende anlayacaksın. Bir geziye çıktığını ve trenin penceresinden izlediğin hızla değişen görüntüleri yanında oturan birine anlatıyormuşçasına davran. Ne denli tatsız olursa olsun, zihnine gelen her düşünceyi, hiçbirini saklamaksızın anlatmaya söz vermiş olduğunu unutma. (Freud, 1912). 17 Tedavinin ilerlemesini engelleyen her türlü tepki (duraklama, dil sürçmesi, randevuyu unutma, konuşmama, söylediğini düzeltmeye çalışma, terapi sürecini eleştirme v.b.) direnç belirtisidir. Direnç genelde yeni bir konu ele alındığında artar. Konu açıklığa kavuşmaya başlayınca azalır. Analist seanslar sırasında hastaya direnç belirtilerini gösterir ve gerisindeki nedenleri ona açıklar. Direnç özellikle hastanın analiste karşı geliştirdiği duyguların (transferans) yoğun yaşandığı dönemde artar. 18 6

Hastanın vaktiyle saklı tuttuğu duygularının bir bölümü, giderek analiste yönelmeye başlar. Yaşamının ilk dönemlerinde kendisi için önemli olan kişilere (ana, baba v.b.) karşı geliştirmiş olduğu duyguları bu kez analistin kişiliğinde yaşamaya başlar. Bu tepkiler üç grupta toplanır: 1. Analiste karşı geliştirilen dostça duygular. Bunlar terapinin gidişatını kolaylaştırır. 2. Cinsel boyutları da olan güçlü bir sevgi bağı ki bu tepkiye olumlu transferansdenir. 3. Analiste yönelik düşmanca duygular. Genellikle olumlu duyguları izleyen bu tür tepkilere olumsuz transferans denir. 19 Analist hastasının kendisine yönelttiği duygulara karşılık vermeme konusunda çok dikkatli olmalıdır. Terapistin amacı, bu duyguların aslında kendisine yöneltilmediğini ve gerçekte hastanın hangi geçmiş ilişkilerinden kaynaklandığını sakin bir biçimde ona göstermek ve hastasının bu tür tepkilerini bilinçli bir denetim altına almasına yardımcı olmaktır. 20 Hasta geçmişte kendisini üzen bazı olayları net bir şekilde anımsayamasa da bu olaylardan kaynaklanan tepkilerini, aradaki bağlantının farkında olmaksızın terapiste yöneltir. Hastanın bu tür tepkilerine dışa vurma denir. Hasta bu tür tepkilerini tedavi dışına da taşıyarak, ailesine, arkadaşlarına v.b taşıyabilir. Bu durum bazı sakıncalar yaratabileceği için, terapistin dışavurumların seans esnasında yaşanmasına gayret etmesi gerekir. Psikanaliz tedavisi süresince hastanın evlenme, boşanma, iş değiştirme gibi önemli kararlar almasının yasaklanmasının sebebi budur. 21 7

Analistin kullandığı en önemli tedavi aracıdır. Analistin tedavi sırasında, hastanın kendi davranışlarına değişik bir açıdan bakabilmesini sağlamak amacıyla yaptığı konuşmalardır. Yorumlamanın doğru zamanda yapılması çok önemlidir. Hastanın hazır olmadığı bir zamanda yapılan bir yorum, fayda sağlamayacağı gibi zarar da verebilir. Analist yalnızca hastasının anlattıkları üzerine yorumlar yapmakla kalmaz, hastanın dile getiremediği durumları da ona gösterir. 22 Birinci Evre: Hastanın terapiste alışabilmesi sürecini içerir. Analistle hasta arasındaki yabancılığın giderilmesi gerekir. Bu daha sonra hastanın terapistle özdeşimine kolaylık sağlar. Đkinci Evre: Bu evre hastanın analistine karşı bir transferans nevrozu geliştirebilmesini içerir. Bu dönemde hasta çocukluk anksiyetelerine gerileyerek bu duyguları yeniden yaşar ve böylece yorumlama ortamının hazırlanmasına katkıda bulunur. Üçüncü Evre: Bu evre hastanın ayrılığa hazırlanmasını ve duygularını yapıcı bir biçimde yönlendirmeyi öğrenmesini içerir. Bu dönemde işlenen en önemli konu, hastanın özerklik ve bağımsızlığıdır. 23 Freud un en çok eleştirilen yanı, insanı saldırgan, cinsel dürtüleri denetim altına alınması gereken, olumsuz ve yıkıcı bir varlık olarak tanımlamış olmasıdır. Freud çocukluk çağına ait bilgileri kuramında ayrıntılı olarak yapılandırmış olmasına rağmen, daha sonraki dönemler üzerine aynı hassasiyetle eğilmemiştir. 24 8

Kültür ve zamanla sınırlı Erkek merkezli Libidonun etkisinin abartılması ormallik anormallikten istidraç edilmiş. Muğlak ve aşırı derecede karmaşıl Yanlışlanması imkansız Süperegonun oluşumunda okulun, model almanın rolü dikkate alınmamış Dönemler, penis hasedi, ölüm isteği vb. kavramlar sıkıntılı, yani ölçmeye imkan tanımamaktalar. 9