28
BÖLÜM 2: ARAŞTIRMA BULGULARI 2. ARAŞTIRMA BULGULARI Araştırmaya ait demografik çerçevenin çizilmesinin ardından, bu bölümde alan soruları belli başlıklar altında analiz edilecektir. Bu başlıklar şu şekilde sıralanmıştır: - Türkiye de Vergi algısı - Türk Vergi Sisteminin Değerlendirilmesi - Toplumda Fiş/Fatura Alma Alışkanlığı - Vergi Bilincine Yönelik Değerlendirmeler Araştırmanın sonuçları genel olarak yukarıda sıralanan dört başlık altında incelenecek ve bulgular ortaya konulacaktır. 2.1. TüRkiye de VeRGi ALGIsI Bu bölümde toplumun vergi algısını, vergi kelimesinin neler çağrıştırdığını, vergiyi nasıl nitelendirdiğini, ödediği vergiler karşısında öncelikli olarak hangi hizmetleri almak istediğini ve bu hizmetlerden duyduğu memnuniyeti sorgulayan sorulara verilen yanıtlar ortaya konulacaktır. Araştırmaya katılanlara herhangi bir seçenek sunulmadan, açık uçlu bir şekilde vergi kelimesini tek kelime olarak ifade etmeleri istendiğinde farklı cevaplar alınmıştır. Bu farklı cevaplar birbirine yakın ifadeler olarak gruplandırılmıştır: - Adalet - Af - Borç - Ceza - Devlet - Gerekli - Gereksiz - Hak - Haksızlık/Adaletsizlik - Haraç - Hizmet - Kalkınma - Kanun - Kayıp - Kazanç - Kazık - KDV - Kesinti - Kutsal - Orantısız - ÖTV - Para - Sorumluluk/Yükümlülük - Sorun/Problem - Soygun - Sömürü - Türkiye - Vatandaşlık Görevi - Vergi Borcu - Yaptırım - Yatırım - Yolsuzluk - Yük - Zorunluluk/Mecburiyet - Zulüm - Diğer 29
TÜRKİYE DE VERGİ BİLİNCİ - İSTANBUL ARAŞTIRMASI - İfadeler arasında ilk iki sırada para ve devlet kelimesinin yer aldığı gözlenmektedir. Katılımcıların %13 ünün vergi kelimesini para kelimesiyle ifade etmesi, verginin gelir eksilten bir yapı içermesi ve ödeme aracının nakden gerçekleştirilmesi nedenine bağlanabilir. İkinci sırada %11,6 oranıyla devlet kelimesinin yer alması ise; verginin devletle özdeşleştirilmesi ile vergiyi alan ve kullanan kesimin devlet olmasıyla açıklanabilir. Bu iki ifadeyi takiben sırayla haksızlık/adaletsizlik (%7,4), sorumluluk/yükümlülük (%6), borç (%4,8), ceza (%4,7) ve vatandaşlık görevi (%4,4) kelimeleri izlemiştir. Haksızlık/adaletsizlik kelimeleriyle verginin ifade edilmesi, hem vergi sisteminden duyulan rahatsızlıklardan yani adil olmayan bir vergi sisteminden, hem de vergi kaçıran ya da vergiden kaçınan mükelleflerin yeterince ceza almamasından dolayı vergisini tam ödeyenlerin kendilerini haksızlığa uğramış hissetmelerinden kaynaklanabilir. Vergiyi, sorumluluk/yükümlülük ve vatandaşlık görevi olarak görenlerin, alınacak kamu hizmetine bağlı olmaksızın ülkede yaşamanın bir gereği olarak, vergiye bu tür nitelikler yüklediği söylenebilir. Verginin borç olarak ifade edilmesi ise, devletin sunmuş olduğu hizmetlerin bir karşılığı olarak düşünülmesini çağrıştırmaktadır. Verginin ceza kelimesiyle özdeşleştirilmesi, haksızlık kelimesini ifade edilmesine neden olan gerekçelere dayandırılmış olabilir. 2006 yılında yapılan ve 2007 yılında yayımlanan bir araştırmada (Yılmaz ve Şeker, 2007) katılımcılara vergi kelimesinin ne çağrıştırdığı bir takım seçenekler sunularak sorulmuştur. Buna göre verilen seçenekler arasında yer alan vatandaşlık görevi ifadesi %31,3 ile ilk sırada tercih edilmiştir. Bunu yasal ve zorunlu bir ödeme ifadesi %26,8, kamu hizmeti karşılığı ifadesi %23, haraç kelimesi %10,8, girişimciliğin önündeki bir engel ifadesi %4,1 ve bir maliyet unsuru ifadesi ise %2,6 oranla takip etmiştir. Görüldüğü üzere bu araştırmada da vergi kelimesi genellikle, vatandaşlık, zorunluluk, kamu hizmeti ve haksızlık ekseninde değerlendirilmiştir. 30
BÖLÜM 2: ARAŞTIRMA BULGULARI Grafik 1. Vergi Algısı (%) 31
TÜRKİYE DE VERGİ BİLİNCİ - İSTANBUL ARAŞTIRMASI - Genel olarak bakıldığında vergiyle ilgili olumlu yaklaşımlar, sorumluluk/yükümlülük, vatandaşlık görevi, gerekli, hak, kalkınma, adalet, kutsal ve kazanç kelimeleriyle gösterilirken; olumsuz yaklaşımlar, haksızlık/adaletsizlik, ceza, kazık, haraç, soygun, yolsuzluk, sömürü, sorun/problem, gereksiz, orantısız, zulüm, kayıp ve yük kelimeleriyle ifade edilmiştir. Bu soruya verilen olumsuz ifade içeren yanıtlar, bireylerin ödedikleri vergiler karşısında yeterince kamu hizmeti alamamaktan ve ödenen vergilerin etkin bir şekilde kullanılmadığından şikâyetçi olduklarını göstermektedir. Aynı zamanda uygulanan vergi sisteminden, vergi oranlarından, vergi yükü dağılımından da rahatsızlık duyulduğu açıkça ortadadır. Tablo 7. Vergiye Olumlu ve Olumsuz yaklaşımlar Olumlu yaklaşımlar Olumsuz yaklaşımlar sorumluluk/yükümlülük 6,0% Haksızlık/Adaletsizlik 7,4% Vatandaşlık Görevi 4,4% Ceza 4,7% Gerekli 3,8% kazık 3,2% Hak 3,2% Haraç 2,0% kalkınma 1,8% soygun 1,8% Adalet 1,3% sömürü 1,7% kutsal 1,2% sorun/problem 1,3% kazanç 0,6% Gereksiz 0,8% Orantısız 0,7% Zulüm 0,6% kayıp 0,6% yolsuzluk 0,6% yük 0,5% Toplumda vergi algısında öne çıkan unsurlardan birisi verginin bir vatandaşlık görevi olarak kabul edilmesidir. Vergi algısına yönelik ifadeler incelendiğinde direkt olarak vatandaşlık görevi ifadesinin kullanılmış olmasının yanı sıra sorumluluk, yükümlülük gibi kavramlar da vatandaşlık görevi alanında değerlendirilebilir. Bu noktada vergi vermenin bir vatandaşlık görevi olarak algılanması, beraberinde bu vatandaşlık görevinin önem derecesini akla getirmektedir. Toplumda verginin bir vatandaşlık görevi olarak diğer bazı vatandaşlık görevlerine göre hangi düzeyde kabul gördüğünü ölçmek için, katılımcılara aşağıdaki vatandaşlık görevlerine 1 ile 10 arası bir değer vermeleri istenmiştir. Verilecek değer ilgili seçeneğin ne kadar önemli bir vatandaşlık görevi olduğunu göstermektedir. 32
BÖLÜM 2: ARAŞTIRMA BULGULARI - Kanunlara ve kurallara uymak - Seçme ve seçilme hakkı - Askerlik yapmak - Vergi vermek Elbette burada sıralanan dört vatandaşlık görevinin dışında birçok vatandaşlık görevinden bahsedilebilir. Ancak gerek literatürde benzer çalışmalarda yapılan değerlendirmelerde, gerekse konunun sınırlandırılması adına buradaki dört görev arasında bir karşılaştırma yapılması istenmiştir. Buna göre, katılımcılara göre kanunlara ve kurallara uymak 10 üzerinden 8,4 puanla en fazla önem verilen vatandaşlık görevi olarak ilk sırada yer almıştır. Bunu seçme ve seçilme hakkı 8,3 puanla, askerlik yapmak ise 7,3 puanla izlemiştir. Vergi vermek, bu dört vatandaşlık görevi arasında 7,2 puanla son sırada yer almıştır. Verginin bir vatandaşlık görevi olarak algılanması, bir önceki açık uçlu soruda belirtilen ifadeler arasında ancak yedinci sırada ve %4,4 oranla sıralamada yerini almıştır. Bu iki sonuç birlikte yorumlandığında toplumda, verginin sadece bir vatandaşlık görevi olarak algılanması yaklaşımı düşük bir düzeyde sergilenmiştir. Bunun yerine vergiyi kamu hizmetlerinin bir karşılığı olarak görme algısının daha yaygın olduğu anlaşılmaktadır. Net olarak bu yargıya varmak mümkün olmasa da, alınan hizmetlerden duyulan memnuniyetsizlikler, vergi gelirlerinin etkin bir şekilde kullanılmamasından ve adil bir vergi sisteminin olmadığından dolayı oluşan rahatsızlıklar bize verginin kamu hizmeti karşılığı olduğu yargısını işaret etmektedir. Grafik 2. Vatandaşlık Görevi Olarak Vergi Algısı (1: Hiç Önemli değil, 10: Çok Önemli) 33
TÜRKİYE DE VERGİ BİLİNCİ - İSTANBUL ARAŞTIRMASI - Toplumda verginin algısında yer edinmiş başka bir yaklaşım, verginin kamu hizmetlerinin bir karşılığı olarak düşünülmesidir. Bu bağlamda verginin kamu hizmetinin bir karşılığı olarak algılanması, ödenen vergilerin öncelikli olarak hangi kamu hizmeti alanında harcanmasının beklendiği sorusunu akla getirmektedir. Katılımcılara aşağıdaki alanlar sunularak, ödedikleri vergilerin öncelikli olarak hangi alanda harcanmasını istediklerini, sadece tek seçenek tercih ederek belirtmeleri ifade edilmiştir. - Eğitim - Sağlık - Milli Savunma - Asayiş - Diyanet - Ulaşım-Alt yapı - Sosyal Güvenlik - Kültür- Turizm - Adalet-Hukuk - Diğer Bu soruya alınan yanıtlar incelendiğinde, katılımcıların %52,9 gibi büyük bir kesiminin ödediği verginin öncelikli olarak eğitim alanında harcanmasını istediği gözlenmiştir. Bunu sağlık alanı %20,3 oranla takip etmekte, üçüncü sırada ise ulaşım-altyapı alanları %6 oranı ile yer almaktadır. Görüldüğü üzere eğitim ve sağlık toplam olarak %73,2 lik bir kesimin tercihi olmuştur. Eğitim ve sağlığa verilen bu önem, gerek bu alanlarda duyulan eksikliklerden, gerekse bu alanların gelecek nesilleri etkilemesi açısından önemli alanlar olarak düşünülmesinden kaynaklanmaktadır. Öte yandan diyanet ve kültür-turizm alanları sıralanan hizmet alanları arasında sonlarda yer edinmiştir. 34
BÖLÜM 2: ARAŞTIRMA BULGULARI Grafik 3. Vergilerin Öncelikli Olarak Harcanması istenen Alanlar (%) Toplumun ödediği vergilerin harcanacağı öncelikli alanları tercih etmede o alandan duydukları memnuniyet düzeyi etkili olabilmektedir. Bazen de memnuniyet düzeyi yüksek bile olsa, önemli bir alan olarak görülmesinden dolayı bazı hizmet alanları da vergilerin harcanmasının istendiği öncelikli alanlar arasında yer alabilmektedir. Bu noktada deneklerin çeşitli kamu hizmetlerinden duydukları memnuniyet düzeyinin ölçülmesi önem taşımaktadır. Katılımcılara aşağıdaki kamu hizmetlerinden duydukları memnuniyet düzeylerini 1-10 arası puan vererek belirtmeleri istenmiştir. - Eğitim (İlk-orta öğretim kurumları) - Sağlık (Devlet hastaneleri) - Adalet (Mahkemeler/Hukuk sistemi) - Sosyal Güvenlik (SSK-BAĞKUR-Emekli Sandığı) - Savunma (Silahlı Kuvvetler) - Asayiş (Emniyet) - Yüksek Eğitim (Üniversiteler) - Belediye Hizmetleri - Vergi daireleri/maliyeciler - Tapu daireleri - Gümrük 35
TÜRKİYE DE VERGİ BİLİNCİ - İSTANBUL ARAŞTIRMASI - Grafik 4. kamu Hizmetlerinden Memnuniyet düzeyi (1: Hiç memnun değilim-10: Çok memnunum) Memnuniyet sıralamasında ilk sırada savunma hizmetleri yani silahlı kuvvetler 7,6 ortalamayla yer almaktadır. Bunu yüksek eğitim (üniversiteler) 6,5 ve eğitim (ilk-orta öğretim kurumları) 6,2 ortalamalarla takip etmektedir. Katılımcıların memnuniyet düzeyleri düşük olan alanlar ise gümrük (3,9), tapu daireleri (4,7), vergi daireleri (4,9) ve sağlık (devlet hastaneleri) (4,9) alanlarıdır. Bu soruya alınan yanıtlar bir önceki soruyla karşılaştırıldığında eğitimden duyulan memnuniyet düzeyi diğer hizmet alanlarına göre yüksek olsa da istenilen düzeyde olmadığı söylenebilir. Katılımcıların ödedikleri vergileri öncelikli olarak eğitim alanında harcanmasını istemeleri, hem duyulan memnuniyetin istenilen düzeyde olmamasından hem de eğitimin gelecek nesilleri etkileyen en önemli alanlardan biri olmasından kaynaklandığı düşünülebilir. Sağlık alanında duyulan memnuniyet düzeyi ortanın altında bir seyir izlemiştir. Dolayısıyla ödenen vergilerin eğitimden sonra en fazla sağlık alanında harcanmasının istenmesi bu sonuçla açıklanabilir. Sağlık alanında kamu hizmetinin yeterince alınamaması ve yaşanan aksaklıklar ödenen vergilerin öncelikli olarak bu alanda harcanması talebini doğurmuştur. Bu soruda katılımcılara sunulan hizmet alanları faktör analizine tabi tutulduğunda 3 faktör ortaya çıkmaktadır. Bu faktörlerden birincisinde yerel düzeyde karşılaşılan kamusal alanlar 36
BÖLÜM 2: ARAŞTIRMA BULGULARI ortaya çıkmaktadır. Bu bağlamda tapu daireleri, gümrük, vergi daireleri ve belediye hizmetleri bu faktör içinde değerlendirilmiştir. İkinci faktör grubu; eğitim (ilk-orta öğretim kurumları), sağlık (devlet hastaneleri), sosyal güvenlik (SSK-BAĞKUR-Emekli Sandığı), adalet (mahkemeler/hukuk sistemi) ve yüksek eğitim (üniversiteler) olmak üzere merkezi yönetim hizmetlerini içermektedir. Üçüncü faktör grubu ise asayiş (emniyet) ve savunma (silahlı kuvvetler) olarak iç ve dış güvenlik hizmetlerini kapsamaktadır. Görüldüğü üzere faktör grupları, merkezi yönetim hizmetleri, yerel yönetim hizmetleri ve güvenlik hizmetleri olarak üç ana alanda toplanmıştır. Birinci faktör grubu olan yerel düzeyde karşılaşılan kamusal alanlardan duyulan memnuniyet düzeyi genel olarak düşüktür. Burada gümrük 3,9, tapu daireleri 4,7, vergi daireleri 4,9 ve belediye hizmetleri 5,4 ortalama puan almıştır. Bu beş bileşenden duyulan memnuniyet düzeylerinin ortalaması alındığında birinci faktörün ortalama memnuniyet değerinin 4,7 olduğu gözlenmektedir. Merkezi yönetim hizmetlerini içeren ikinci faktör grubundaki bileşenlerden duyulan memnuniyet düzeyleri; eğitim (ilk-orta öğretim kurumları) 6,2, sağlık (devlet hastaneleri) 4,9, sosyal güvenlik (SSK-BAĞKUR-Emekli Sandığı) 5, adalet (mahkemeler/hukuk sistemi) 5,1 ve yüksek eğitim (üniversiteler)6,5 olarak tespit edilmiştir. Bu faktörün bileşenlerinden duyulan ortalama memnuniyet düzeyi ise 5,5 dir. İç ve dış güvenlik alanındaki hizmetleri kapsayan üçüncü faktördeki bileşenlerden savunma hizmetlerinden (silahlı kuvvetler) 7,6, asayiş (emniyet) hizmetlerinden ise 5,9 düzeyinde memnuniyet söz konusudur. Güvenlik hizmetleriyle ilgili bu faktörün bileşenlerinden duyulan ortalama memnuniyet düzeyi 6,8 olarak hesaplanmıştır. Görüldüğü üzere üç faktör arasında en fazla memnuniyet duyulan alanlar güvenlik hizmetleri (6,8), merkezi yönetim hizmetleri (5,5) ve yerel düzeyde karşılan kamusal alanlar (4,7) olarak sıralanmıştır. 37
TÜRKİYE DE VERGİ BİLİNCİ - İSTANBUL ARAŞTIRMASI - Tablo 8. kamu Hizmetlerinden Memnuniyet düzeyi-faktör Analizi Faktör 1 Faktör 2 Faktör 3 Tapu daireleri 1,831619 0,394233 0,231249 Gümrük 1,745049 0,407317 0,143534 Vergi daireleri/maliyeciler 1,781603 0,490247 0,256144 Belediye Hizmetleri 1,267474 0,924043 0,118594 eğitim (ilk-orta Öğretim kurumları) 0,216423 1,785569 0,266282 sağlık (devlet Hastaneleri) 0,466772 1,652345 0,217097 sosyal Güvenlik (ssk-bağkur-emekli sandığı) 0,675264 1,502655 0,408357 Adalet (Mahkemeler/Hukuk sistemi) 0,763076 1,320049 0,552929 yüksek eğitim (üniversiteler) 0,512011 1,289549 0,523971 Asayiş (emniyet) 0,790905 0,410034 3,348867 savunma (silahlı kuvvetler) -0,03055 0,818062 1,569252 Faktör Ortalaması (1-10 Arası Puan) 4,7 5,5 6,8 Katılımcılara, vergi algısına yönelik sübjektif ifadeler sunularak bu ifadelere ilişkin görüşlerini 1-10 arasında değer vererek belirtmeleri istenmiştir. Buradaki derecelendirmede 1 ifadeye kesinlikle katılmamayı, 10 ise kesinlikle katılmayı göstermektedir. Vergi algısını sübjektif ifadelerle ölçmek istediğimizde katılımcılara şu ifadeler gösterilmiş ve 1-10 arasında verilen değerlerin ortalamaları alınmıştır. - Vergi ödemek devletten aldığımız hizmetin bir karşılığıdır. - Vergi ödemek bir vatandaşlık görevidir. - Vergi kutsal bir görevdir. - Vergiyi ödememek kul hakkına girmektir. - Vergi ödemek devletin uyguladığı bir çeşit cezadır. Bu ifadeler arasında bireylerin en yüksek ortalama ile katıldığı görüş verginin devletten alınan hizmetin bir karşılığı (7,7) olarak görülmesidir. Verginin bir vatandaşlık görevi olarak görenlerin verdikleri değerlerin ortalaması ise 6,8 ile ikinci sırada yer almaktadır. Bu durumu vergiyi kutsal bir görev olarak nitelendirenler ve vergi ödememeyi dini bir tanımlamayla kul hakkına girmek ifadesiyle tanımlayanlar takip etmektedir. Bahsi geçen dört görüş de orta değer olan 5 in üzerinde gerçeklemiştir. Ancak vergiyi devletin uyguladığı bir ceza olarak ifade edenlerin ortalama değeri ise 5 in altında 4,5 olarak tespit edilmiştir. Dolayısıyla bu görüşe katılanların diğer görüşlere göre daha düşük bir yoğunluğa sahip olduğu söylenebilir. 38
BÖLÜM 2: ARAŞTIRMA BULGULARI Tablo 9. Vergi Algısı - ifadeler Vergi Algısı Vergi ödemek devletten aldığımız hizmetin bir karşılığıdır. 7,7 Vergi ödemek bir vatandaşlık görevidir. 6,8 Vergi kutsal bir görevdir. 6,4 Vergiyi ödememek kul hakkına girmektir. 6,3 Vergi ödemek devletin uyguladığı bir çeşit cezadır. 4,5 (1: Kesinlikle Katılmıyorum, 10: Kesinlikle Katılıyorum) Grafik 5. Vergi Algısı ifadeler (%) Vergi algısının, vergi kaçırmaya olan bakışla birebir ilişki içinde olduğu göz ardı edilmemesi gereken bir noktadır. Kişilerin vergi kaçırmalarını etkileyen faktörler aşağıdaki şekliyle sıralanıp, deneklerden bu faktörlere ilişkin düşüncelerini 1-10 arasında değerler vererek belirtmeleri istenmiştir. 39
TÜRKİYE DE VERGİ BİLİNCİ - İSTANBUL ARAŞTIRMASI - - Kişinin vergi kaçırması onun hukuki cezalardan korkma durumuna bağlıdır. - Kişinin vergi kaçırması onun ahlaki yapısına bağlıdır. - Kişinin vergi kaçırması onun devlete bağlılığına bağlıdır. - Kişinin vergi kaçırması onun iyi bir vatandaş olmasına bağlıdır. Burada verilen değerlerin ortalamaları alındığında denekler arasında en fazla kabul gören görüş, kişinin vergi kaçırmasının hukuki cezalardan korkma derecesine bağlı olduğudur. Bu görüşü, ahlaki yapı, devlete bağlılık ve iyi bir vatandaşlık göstergelerini içeren ifadeler izlemektedir. Görüldüğü üzere deneklere göre, bir kişinin vergi kaçırması öncelikle alabileceği cezalardan korkma derecesiyle ahlaki yapısına bağlanmaktadır. Devlete bağlılık ve iyi bir vatandaş olma özelliği ise bu iki kriterin ardından gelmektedir. Tablo 10. Vergi kaçırmaya Bakış Vergi kaçırmaya Bakış kişinin vergi kaçırması onun hukuki cezalardan korkma durumuna bağlıdır. 6,7 kişinin vergi kaçırması onun ahlaki yapısına bağlıdır. 6,2 kişinin vergi kaçırması onun devlete bağlılığına bağlıdır. 5,9 kişinin vergi kaçırması onun iyi bir vatandaş olmasına bağlıdır. 5,6 (1: Kesinlikle Katılmıyorum, 10: Kesinlikle Katılıyorum) Grafik 6. Vergi kaçırmaya Bakış (%) 40
BÖLÜM 2: ARAŞTIRMA BULGULARI 2.2. TüRk VeRGi sisteminin değerlendirilmesi Araştırma bulgularının değerlendirilen ilk kısmı vergi algısı, vergiye bakış ve buna yönelik düşüncelerin sorgulandığı alanları kapsamıştır. Bu kısımda ise Türkiye de uygulan vergi sisteminin değerlendirilmesiyle ilgili sorulara verilen yanıtlar irdelenecektir. Burada öncelikle kamuoyunda sürekli tartışma konusu olan çok fazla vergi ödeniyor algısının rakamsal olarak ifadesi incelenmektedir. Katılımcılara kişisel kazançlarının dolaylı ve dolaysız olarak % kaçının vergilere harcandığı sorulup, bu sorunun ardından kişisel gelirin ne kadarının vergi olarak harcanması gerektiği sorgulanmıştır. Böylece mevcut duruma yönelik algıyla, olması istenen duruma yönelik beklenti ortaya konulmaktadır. Katılımcılar arasında kazancının %30 unun vergilere harcandığını düşünenler en yüksek paya (%23,8) sahiptirler. Bu oranı kazancının %40 ının vergilere harcandığını düşünenler (%18) takip etmektedir. Üçüncü sırada ise kazancının yarısının vergilere harcandığını düşünenler (%17,1) yer almaktadır. Görüldüğü üzere toplumun %71,9 u kazançlarının %30 ve üzerini vergi olarak harcandığını düşünmektedir. Bu durum kesin ve hesaplanmış bir rakamdan öte algıya dayalı bir bakış açısından kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla toplumun büyük bir kesimi çok yüksek düzeylerde vergi ödediğini düşünmektedir. Grafik 7. kazancın ne kadarının Vergi Olarak Ödendiği Algısı (%) 41
TÜRKİYE DE VERGİ BİLİNCİ - İSTANBUL ARAŞTIRMASI - Katılımcıların ne kadar vergi ödediklerine dair düşünceleri öğrenildikten sonra, ne kadar vergi ödenmesi gerektiği sorusu yöneltilmiştir. Bu soruya alınan yanıtlar arasında %10 değeri katılımcıların en fazla yoğunlaştığı (%31,3) bir değerdir. Bunu %5 oranı yine yüksek bir katılımla (%28) izlemektedir. Böylece kazancın %10 ve altının vergilere harcanması gerektiğini düşünenlerin toplam katılımcılar içindeki payı %69,9 dur. Kazancın %10 unun üstünde vergi ödenmesi gerektiğini düşünenlerin oranı ise %30 dur. Görüldüğü üzere toplumun büyük bir kısmının kazancının %10 ve altında vergi ödenmesi gerektiğini düşünmektedir. %10 unun üstünde verginin ödenmesini düşünenler arasında ise %15-20 bandı çok yüksek bir oranda tercih edilmiştir. Grafik 8. kazancın ne kadarının Vergi Olarak Ödenmesi Gerektiği Algısı (%) 2006 yılında kazancınızın ne kadarını vergi olarak vermek istersiniz sorusuna verilen yanıtlar incelendiğinde (Yılmaz ve Şeker, 2007), kişisel kazancının %5 ve altını vergi olarak vereceğini ifade edenlerin oranı %45,6 iken, bu oran 2010 yılında %38,6 ya gerilemiştir. Kişisel kazancının %10-%15 ini vergilere harcanmasını belirtenler ise 2006 ya göre yaklaşık %1 civarında azalmıştır. Ancak 2006 yılında bu soruya %20 cevabını verenlerin oranı %4,8 iken, 2010 da bu oran %11,9 a kadar yükselmiştir. Bu değerde görülen yükseliş, sorunun ifade şekliyle açıklanabilir. 2006 yılında deneklere direkt olarak kazançlarının ne kadarını vergi olarak vermek istedikleri sorulmuştur. 2010 yılında yapılan araştırmada ise kişisel kazancının yüzde kaçının 42
BÖLÜM 2: ARAŞTIRMA BULGULARI vergilere harcanması gerektiği sorgulanmıştır. 2006 yılında bu soru kişilerin kendileri açısından yorumlanırken, 2010 yılında ise genel bir değerlendirme yapılarak olması gerekenin ne olduğu aranmıştır. Grafik 9. Vergi Ödeme istekliliği 2006-2010 (%) Deneklere öderken yükünü en fazla hissettikleri vergi türü sorulmuştur. Ancak bu soruda herhangi bir seçenek sunulmamış, belirtilen açık uçlu ifadeler aşağıda görüldüğü üzere gruplandırılmıştır. Ancak katılımcıların ödedikleri verginin ismini tam olarak bilmemesi, gruplandırmaların yapılmasında bir takım sorunlar doğurmuştur. Burada tam adını bilinmese bile kastedilen vergi türü bazında sınıflandırmalar yapılmıştır. Kimi sınıflandırmalar ise aslında ana bir sınıflandırmaya tabi tutulabilecekken, üzerinde bir yoğunluğun görülmesi üzere ayrı bir şekilde ifade edilmiştir. Buna örnek olarak akaryakıttan ya da sigaradan alınan vergi grupları gösterilebilir. Bu soruya alınan yanıtlar şu şekilde özetlenebilir: - KDV - ÖTV - Gelir Vergisi - Emlak Vergisi - Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) 43
TÜRKİYE DE VERGİ BİLİNCİ - İSTANBUL ARAŞTIRMASI - - Stopaj - Kurumlar Vergisi - Özel İletişim Vergisi (ÖİV) - Sosyal Güvenlik Primi - Dolaylı Vergiler - Elektrik, Su, Doğalgaz Üzerinden Alınan Vergiler - Çevre Temizlik Vergisi - Sigaradan Alınan Vergiler - Arazi Vergisi - Akaryakıttan Alınan Vergiler - Muhtasar - Damga Vergisi - Diğer Görüldüğü üzere buradaki gruplar maliye literatüründe yer alan ve ülkemizde uygulanan vergi türlerine bağlı kalınmaksızın, toplumun algı ve bilgi düzeyine göre şekillendirilmiştir. Toplumda genel olarak bilinen vergilerin dışında, özellikle bazı harcamalardan alınan vergilere karşı bir tepkinin olduğu gözlenmektedir. Bunlar elektrik, su, doğalgaz üzerinden; sigaradan ve akaryakıttan alınan vergiler olarak karşımıza çıkmaktadır. Öte yandan sosyal güvenlik primi gibi işletmelerin çalışanları ve kendileri için ödemek zorunda oldukları primler de bir vergi türü gibi algılanmaktadır. Yukarıda sıralanan gruplardan bazıları ise toplumdaki alışılagelmiş söyleminden hareketle ifade edilmektedir. Buna stopaj ve muhtasar örnek olarak gösterilebilir. Buradaki gruplandırmaların literatürdeki vergi türleri dağılımına uymaması, hangi vergi türlerine karşı tepkinin olduğunu yorumlarken dikkat edilmesi gereken bir noktadır. Öyle ki; ifadeler arasında birçok dolaylı vergi yer almasına karşın, deneklerin sadece %1 lik kısmı direkt olarak dolaylı vergiler ifadesini kullanmıştır. Oysa genel olarak bakıldığında, dolaylı vergilere olan tepkinin ya da öderken duyulan yükün toplam olarak düşünüldüğünde, dolaysız vergilere göre oldukça yüksek düzeyde seyrettiği göz ardı edilmemelidir. Katılımcılar arasında öderken yükü en fazla hissedilen vergi türleri KDV (%27,6) ve ÖTV (%27) olarak ortaya konulmuştur. Dolaylı vergiler çerçevesinde nitelendirilebilecek bu vergi türleri, teoride dolaysız vergilere göre bireylerin hissetmediği ve fiyat içinde saklanan vergiler olarak nitelendirilmektedir. Bu gerekçelerden hareketle dolaylı vergilerin toplanması dolaysız vergilere göre daha kolaydır. Ancak burada karşılaşılan sonuç, birer dolaylı vergi örneği olan KDV ve ÖTV ye olan tepkinin en yüksek seviyede, yani bireylerin hissettikleri yükün şikâyet 44
BÖLÜM 2: ARAŞTIRMA BULGULARI noktasında olduğuna işaret etmektedir. Ancak her ne kadar böyle bir tepkinin olduğu görünse de bu durum dolaylı vergilerin daha kolay toplanabilir olduğu gerçeğini değiştirmemektedir. KDV ve ÖTV yi gelir vergisi %11,6 ve emlak vergisi %10,9 oranıyla takip etmektedir. Bu vergi türlerine motorlu taşıtlardan alınan vergiler (%5,6) de eklendiğinde, toplumun %83,7 sinin bahsi geçen bu beş vergi türünü öderken fazla yük hissettiği gözlenmektedir. Bu soruda alınan yanıtlar içinde dolaylı vergiler başlığı altında bir gruplandırma yapıldığında; - KDV(%27,6) - ÖTV (%27) - Özel İletişim Vergisi (ÖİV)(%2,8) - Dolaylı Vergiler (%1) - Elektrik, Su, Doğalgaz Üzerinden Alınan Vergiler (%0,8) - Sigaradan Alınan Vergiler (%0,4) - Akaryakıttan Alınan Vergiler (%0,2) kapsanmaktadır. Toplam olarak düşünüldüğünde katılımcıların %59,8 inin öderken en fazla hissettiği vergi türünün dolaylı vergiler olduğu anlaşılmaktadır. 45
TÜRKİYE DE VERGİ BİLİNCİ - İSTANBUL ARAŞTIRMASI - Grafik 10. Öderken yükü en Fazla Hissedilen Vergiler (%) 46
BÖLÜM 2: ARAŞTIRMA BULGULARI 2006 yılında yapılan bir araştırmada (Yılmaz ve Şeker, 2007), araştırmaya katılan deneklere öderken yükünü en fazla hissettikleri verginin hangisi olduğu sorulmuştur. Bu soruya karşın katılımcıların yaklaşık üçte biri gelir vergisi, %26,2 si KDV, %23,6 sı ÖTV, %7,9 u motorlu taşıtlar vergisi, %5,8 i ise emlak vergisinin yükünü diğer vergilere göre daha fazla hissettiğini ifade etmiştir. Grafik 11. Öderken yükü en Fazla Hissedilen Vergiler 2006-2010 (%) 2006 yılında yapılan araştırmada, bireylerin yükünü en fazla hissettikleri vergi %29,7 ile gelir vergisi olarak ortaya çıkmıştır. KDV %26,2, ÖTV ise %23,6 oranla en fazla yükü hissedilen vergi türleri arasında yer almıştır. 2010 yılındaki araştırmada ise gelir vergisinden dolayı hissedilen yük azalmış, ancak özellikle KDV, ÖTV ve emlak vergisinden dolayı hissedilen yük artmıştır. Dolayısıyla geçen 4 yıllık süreçte kişilerin dolaysız vergilerden ziyade dolaylı vergilerden daha fazla yük hissettiği ortaya çıkmaktadır. Bu durum son dönemde artan oranlarla dikkat çeken dolaylı vergilerin toplum hayatını ne derecede etkilediğinin bir göstergesidir. Bu soru kurumlar vergisi mükelleflerince farklı şekilde yanıtlanmıştır. Hissedilen yük açısından kurumlar vergisi, önemli derecede kendini göstermiştir. Ancak kurumlar vergisi mükellefleri arasında 2006 yılında kurumlar vergisi %33,5 ile yükü en fazla hissedilen vergi türü iken, 2010 yılında bu oran %19 a gerilemiştir. Tıpkı bireylerde olduğu gibi, kurumlar vergisi mükelleflerinde de ÖTV ve KDV den dolayı hissedilen yük artmıştır. 47
TÜRKİYE DE VERGİ BİLİNCİ - İSTANBUL ARAŞTIRMASI - Grafik 12. Firmaların Öderken yükünü en Fazla Hissettiği Vergiler 2006-2010 (%) Katılımcılara Türkiye de aşağıdaki grupları göstererek bu grupların ödemeleri gereken vergileri hakkıyla ödeyip ödemedikleri sorulmuştur. Burada 1-10 arası puan vermeleri istenmiş; 1 in hiç vergi ödemediği, 10 un ise çok vergi ödediği düşünülen kesimleri gösterdiği belirtilmiştir. - Kamuda memur - Özel sektörde memur - Kamuda işçi - Özel sektörde işçi - Kendi hesabına çalışan-uzmanlık gerektiren meslekler (Özel ofisi/bürosu olan doktor, mühendis, avukat vb.) - Maaş karşılığı çalışan-uzmanlık gerektiren meslekler (Doktor, mühendis, avukat vb.) - Küçük/orta ticaret serbest meslek (Alım-satım, bakkal, esnaf ) - Büyük ölçekli ticaret (İthalat-ihracat, fabrika sahipleri, vs.) - Üst düzey yönetici (Özel veya devlet sektöründe) - Emekli (Herhangi bir işte çalışmayıp emekli maaşıyla geçinen) - Sporcu, sanatçı vb. - Tarımla uğraşanlar, çi çilik ve hayvancılık 48
BÖLÜM 2: ARAŞTIRMA BULGULARI Bu soruya alınan yanıtların ortalamaları alındığında katılımcılara göre kamuda işçi (8,3) olarak çalışanların çok fazla vergi ödedikleri düşünülmektedir. Bu ortalamaya çok yakın bir ortalama değerle emekliler (8,2) ve kamuda memur (8,2) olarak çalışanlar çok fazla vergi ödediği düşünen diğer kesimlerdir. Kamu çalışanlarının ve emeklilerin ardından çok fazla vergi ödediği düşünülen kesim, özel sektör çalışanlarıdır. Ancak yukarıda sayılan kesimlerin içinde kendi hesabına ve ücretli çalışan uzmanlık gerektiren meslekler dahil edilmemiştir. Bir ücret karşılığında çalışan uzmanlık gerektiren mesleğe sahip bireyler orta değer olan 5 in üzerinde bir ortalamayla fazla vergi ödediği düşünülen kesim olarak ortaya çıkmıştır. Ancak kendi hesabına çalışan bir uzmanlık gerektiren mesleğe sahip bireyler ise orta değerin altında az vergi ödediği düşünülen kesimin içinde değerlendirilmiştir. Orta değer olan 5 in altında değerlere sahip olan kesimler sırasıyla kendi hesabına çalışan uzmanlık gerektiren meslekler (4,4); sporcular, sanatçılar vb. (4,2) ve büyük ölçekli ticaretle (ithalat-ihracat, fabrika sahipleri, vs.)(3,9) uğraşan kesimdir. Görüldüğü üzere toplum nezdinde, kendi hesabına çalışan uzmanlık gerektiren meslek sahipleri, sporcular ve sanatçılar ile büyük ölçekli ticari kurumlara sahip bireylerin ödemeleri gereken vergilerden daha az vergi ödedikleri düşünülmektedir. Küçük/orta ticaret serbest mesleğe sahip yani esnaf kesimi ile üst düzey yöneticilerin ise orta düzeyde ödemeleri gereken vergileri ödedikleri ifade edilmiştir. Toplumdaki geri kalan çalışan kesim ile emeklilerin ise ödemeleri gerekenden daha fazla vergi ödediği algısının yaygın olduğu anlaşılmaktadır. 49
TÜRKİYE DE VERGİ BİLİNCİ - İSTANBUL ARAŞTIRMASI - Grafik 13. Algı düzeyinde en Fazla Vergi Ödeyenler (1: Hiç ödemiyorlar-10: Çok ödüyorlar) Grafik 14. Algı düzeyinde en Fazla Vergi Ödeyenler (%) 50
BÖLÜM 2: ARAŞTIRMA BULGULARI Türkiye de uygulanmakta olan vergi sistemine ilişkin aşağıdaki sübjektif ifadeler aracılığıyla deneklerin görüşleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu ifadelerde deneklerden 1-10 arası değer belirtmeleri istenmiş, 10 a yakınlık ifadeye kesinlikle katıldığının göstergesi olarak kabul edilmiştir. - Vergi sistemi adildir. - Vergi sistemi kolay anlaşılmaktadır, sadedir. - Vergi sistemindeki değişiklikleri kolay bir şekilde takip edebiliyorum. - Vergi incelemelerinde mükellefe suçlu gibi davranılmaktadır. - Vergi ödeme işlemlerine çok fazla zaman ve para harcanıyor. Araştırmaya katılanların arasında vergi sisteminin adil olduğunu düşünenler oldukça düşük bir düzeydedir. Bu ifadeye verilen değerlerin ortalaması 10 üzerinden 2,3 tür. Yine düşük düzeyde katılımın olduğu ifadeler arasında vergi sisteminin kolay anlaşılır (2,5) olduğu, sistemdeki değişikliklerin kolay bir şekilde takip edilebildiği (2,6) düşüncesi gelmektedir. Vergi ödeme işlemlerinde zaman ve para maliyetlerinin yüksek olduğunu (7,0) düşünenler ise toplum içinde ağırlıktadır. Tablo 11. Vergi sistemine yönelik düşünceler Vergi sistemi Vergi sistemi adildir. 2,3 Vergi sistemi kolay anlaşılmaktadır, sadedir. 2,5 Vergi sistemindeki değişiklikleri kolay bir şekilde takip edebiliyorum. 2,6 Vergi ödeme işlemlerine çok fazla zaman ve para harcanıyor. 7,0 (1: Kesinlikle Katılmıyorum, 10: Kesinlikle Katılıyorum) 51
TÜRKİYE DE VERGİ BİLİNCİ - İSTANBUL ARAŞTIRMASI - Grafik 15. Vergi sistemine yönelik düşünceler (%) 52
BÖLÜM 2: ARAŞTIRMA BULGULARI Katılımcılara Türkiye de vergi sistemindeki değişikliklerde hangi kesimlerin etkili olduğu sorulmuştur. Bu soruda deneklere aşağıdaki sübjektif ifadeler sunularak, 1-10 arası puan vermeleri istenmiştir. - Türkiye de vergi sistemindeki değişikliklerde vatandaşların fikri hiç sorulmamaktadır. - Türkiye de vergi sistemindeki değişikliklerde siyasilerin baskısı söz konusudur. - Türkiye de vergi sistemindeki değişikliklerde büyük şirketlerin baskısı söz konusudur. - Türkiye de vergi sistemindeki değişikliklerde baskı grupları ve medyanın etkisi söz konusudur. Bu ifadeler arasında deneklerin en yüksek oranda katıldığı ifade, 10 üzerinden 8,5 puanla Türkiye de yapılan vergi sistemi değişikliklerinde vatandaşların fikrinin hiç dikkate alınmamasıdır. Bu ifadenin yanı sıra vergi sistemindeki değişikliklerde siyasilerin (8,1), büyük şirketlerin (7,6) ve baskı grupları ile medyanın (7,4) etkisinin ve baskısının olduğu üzerine toplumda yaygın bir düşünce yer edinmiştir. Tablo 12. Vergi sistemini etkileyen kesimler Vergi sistemini etkileyen kesimler Türkiye de vergi sistemindeki değişikliklerde vatandaşların fikri hiç sorulmamaktadır. 8,5 Türkiye de vergi sistemindeki değişikliklerde siyasilerin baskısı söz konusudur. 8,1 Türkiye de vergi sistemindeki değişikliklerde büyük şirketlerin baskısı söz konusudur. 7,6 Türkiye de vergi sistemindeki değişikliklerde baskı grupları ve medyanın etkisi söz konusudur. 7,4 (1: Kesinlikle Katılmıyorum, 10: Kesinlikle Katılıyorum) 53
TÜRKİYE DE VERGİ BİLİNCİ - İSTANBUL ARAŞTIRMASI - Grafik 16. Vergi sistemini etkileyen kesimler (%) 54
BÖLÜM 2: ARAŞTIRMA BULGULARI Katılımcılara 2009 yılında yapılan bazı vergisel indirimlerin ve uygulanan vergi politikalarının ekonomik ve günlük yaşamı nasıl etkilediğine dair bir takım ifadeler aracılığıyla sorular yöneltilmiştir. 1-10 arası puan vermeleri istenen bu ifadeler şu şekilde sıralanabilir: - KDV indirimi yapıldığında, ürünlerin gerçek satış fiyatının gösterilmesinde etkili oldu. - Tapu harçlarında indirime gidilse, evini satarken gerçek değerini gösterenlerin oranı artar. - Son dönemde otomotiv, beyaz eşya ve mobilya sektöründe yapılan ÖTV ve KDV indirimleri piyasaların canlanmasını sağladı. - Dönemsel ve sektörel olarak vergi indirimlerine gidilmesi piyasayı canlandırıcı etkidedir. Genel olarak bakıldığında yapılan vergi indirimlerinin ticari anlamda olumlu yansımalarının olduğu algısı toplum içinde yaygın bir şekilde ifade edilmektedir. Dönemsel ve sektörel vergi indirimlerinin ve bu alanda son dönemdeki uygulamaların piyasaları canlandırdığı düşüncesi 10 üzerinden 7,6 puan alarak yüksek bir ortalamaya sahiptir. Öte yandan yine geçtiğimiz dönemde belirli bir tarih aralığında tapu harçlarında yapılan geçici indirime atı a bulunarak, katılımcılara bu yönde bir ifade gösterilmiştir. Buna karşın katılımcılar arasında tapu harçlarının indirimli durumunda, evini satarken gerçek değerini gösterenlerin oranının artacağını düşünenlerin çoğunlukta olduğu gözlenmiştir. Tablo 13. Vergi Oranlarındaki indirimlerin etkileri Vergi Oranlarındaki indirimlerin etkileri kdv indirimi yapıldığında, ürünlerin gerçek satış fiyatının gösterilmesinde etkili oldu. 7,2 Tapu harçlarında indirime gidilse, evini satarken gerçek değerini gösterenlerin oranı artar. 7,4 son dönemde otomotiv, beyaz eşya ve mobilya sektöründe yapılan ÖTV ve kdv indirimleri piyasaların canlanmasını sağladı. 7,6 dönemsel ve sektörel olarak vergi indirimlerine gidilmesi piyasayı canlandırıcı etkidedir. 7,6 (1: Kesinlikle Katılmıyorum, 10: Kesinlikle Katılıyorum) 55
TÜRKİYE DE VERGİ BİLİNCİ - İSTANBUL ARAŞTIRMASI - Grafik 17. Vergi Oranlarındaki indirimlerin etkileri (%) 56
BÖLÜM 2: ARAŞTIRMA BULGULARI 2.3. TOPLUMdA FiŞ/FATURA ALIŞkAnLIĞI Toplumun fiş/fatura alma alışkanlığının ölçülmesi ve bu alışkanlığı etkileyen durumların ortaya çıkarılabilmesi için araştırmadaki katılımcılara bazı sorular yöneltilmiştir. Bu sorulardan ilki bir senaryo şeklinde katılımcılara sunulmuş ve sunulan durum karşısında olası davranışlarının ne olacağı sorgulanmıştır. Katılımcılara sunulan senaryo şu şekildedir: Farzedelimki; kıyafet satın alacağınız bir yerde almak istediğiniz ürünün fiyatını yüksek buluyorsunuz. Satıcıyla yapmaya çalıştığınız pazarlıktan bir sonuç alamadınız. Ancak satıcı size fiş/fatura almazsanız ürünün fiyatı konusunda yardımcı olabileceğini söylüyor. Bu durumda aşağıdaki tavırlardan hangisini sergilersiniz? - Satıcının fiş/fatura vermemek için bana indirim yapmasına gerek yok, eğer fişimi/faturamı verirse alırım vermezse almadan giderim. - Satıcı malın fiyatında ( fiş/fatura pazarlığı ile) az da olsa bir indirim yaparsa fiş/fatura almaktan vazgeçerim. - Satıcı malın fiyatında ( fiş/fatura pazarlığı ile) istediğim indirimi yaparsa fiş/fatura almaktan vazgeçerim. - Satıcı malın fiyatında indirim yapsa da yapmasa da mutlaka fişimi/faturamı alırım. - Satıcı malın fiyatında indirim yapsa da yapmasa da fiş/fatura almayı gereksiz bir yük sayarım. Bu soruya alınan yanıtlar incelendiğinde, Satıcı malın fiyatında indirim yapsa da yapmasa da mutlaka fişimi/faturamı alırım. seçeneğini tercih edenlerin %45,3 oranla ilk sırada yer aldığı gözlenmektedir. Satın alacağı malın fiyatında istediği indirim yapıldığında fiş/fatura almaktan vazgeçeceğini ifade edenlerin oranı %15,4 iken, satıcının az da olsa bir indirim yapması karşılığında fiş/fatura almayacağını belirtenlerin oranı ise %14 tür. Bu iki durum birlikte düşünüldüğünde yani fiş/fatura pazarlığı sonucunda bir indirim sağlandığında fiş/fatura almaktan vazgeçeceklerin oranı tüm katılımcıların %29,4 ünü oluşturmaktadır. Görüldüğü üzere herhangi bir indirim karşısında fiş/fatura almaktan vazgeçebileceğini ifade edenler, toplumun üçte birine yakın bir çoğunluktadır. Bununla birlikte fiş/fatura almayı önemsemeyen yani satıcı herhangi bir fiş/fatura pazarlığına bağlı kalmaksızın fiş/fatura verirse alacak vermezse de bu durumu sorgulamayacak kesim ise %16,6 dır. Öte yandan katılımcılar arasında fiş/fatura almayı tamamen gereksiz bir yük sayanların oranı hiç de azımsanmayacak düzeyde %8,3 oranla temsil edilmiştir. 57
TÜRKİYE DE VERGİ BİLİNCİ - İSTANBUL ARAŞTIRMASI - Grafik 18. Toplumda Fiş/Fatura Alma Alışkanlığı (%) 58
BÖLÜM 2: ARAŞTIRMA BULGULARI Katılımcılara vergi iadesi uygulanırken ve uygulama sona erdikten yani asgari geçim indirimine geçildikten sonra fiş/fatura alma alışkanlıkları sorgulanmıştır. Bu bağlamda katılımcıların %67,2 sini vergi iadesi uygulanırken alışverişlerinde mutlaka fiş/fatura almaya özen gösterdiği, ancak vergi iadesi uygulaması kalktıktan sonra fiş/fatura alma alışkanlığını devam ettirenlerin oranının %42,2 ye gerilediği gözlenmektedir. Görüldüğü üzere katılımcıların %25 inin vergi iadesi uygulaması kalktıktan sonra düzenli olarak fiş/fatura alma alışkanlıklarını kaybettikleri anlaşılmaktadır. Buna karşın vergi iadesi uygulaması varken ara sıra fiş/fatura almaya dikkat eden bireylerin oranı %18,8 iken, vergi iadesi uygulaması kalktıktan sonra bu oran %26,3 e yükselmiştir. Bu durumda katılımcıların %25 i düzenli fiş/fatura alma alışkanlığını kaybetmişken, %7,5 i düzensiz bir şekilde fiş/fatura alma alışkanlığını devam ettirmektedir. Bu sonuçlardan hareketle düzenli fiş/fatura alma alışkanlığındaki net kaybın toplumun %17,5 ini oluşturduğu söylenebilir. Grafik 19. Vergi iadesi Öncesinde ve sonrasında Fiş/fatura Alma Alışkanlığı (%) 59
TÜRKİYE DE VERGİ BİLİNCİ - İSTANBUL ARAŞTIRMASI - Katılımcıların alışveriş alışkanlıkları incelenirken, alışverişlerinde kullandıkları ödeme yöntemleri de önem kazanmaktadır. Nakden yapılmayan, kredi kartı ve hesap kartı kullanılarak yapılan alışverişler bankalar aracılığıyla kayıt altına alınmakta, bu durum kayıtdışı ekonominin kayıtlı hale gelmesinde az da olsa bir katkı sağlayabilmektedir. Katılımcıların alışverişlerde kredi kartını, hesap kartına kıyasla daha sık kullandığı gözlenmektedir. Bunun nedenleri arasında alışkanlıklar, işletmelerin ve bankaların düzenlediği çeşitli kampanyalardan faydalanma isteği, taksit imkanı gibi gerekçeler sıralanabileceği gibi; geçimini devam ettirebilmek kredi kartı yoluyla borçlanarak alışveriş yapanların da göz ardı edilmemesi gereklidir. Başka bir deyişle kredi kartıyla yapılan harcamalar her zaman bir tercihin sonucu değil kimi zaman mecburi bir yönelişten de kaynaklanabilmektedir. Ancak hesap kartı kullanımında böyle bir durumla tam olarak karşılaşılmamaktadır. Her ne kadar özellikle ücretlilerin maaşlarını aldıkları bankaların hesaplarına tanıdıkları kullanılabilir kredi imkanı (avans hesabı) söz konusu olsa bile bu durum kredi kartlarının yaratacağı kredi imkanı kadar geniş olamamaktadır. Dolayısıyla kişi hesabındaki mevcut parayı kullanarak alışverişini yapmaktadır. Toplumun hesap kartı kullanım alışkanlığının artırılması, hem nakdi olarak paranın taşınma zahmetinden kurtulmak hem de işlemlerin kayıt altına alınabilmesi için önemli bir konudur. Devlet direkt olarak kredi kartı kullanımını tavsiye edici programlar yürütemeyebilir; ancak kredi kartının etkin bir şekilde kullanılmamasından kaynaklanan bir takım sorunlarla daha az karşılanma ihtimalini içerdiğinden; hesap kartının kullanımının artırılması yaygınlaştırılabilir. Grafik 20. Alışverişlerde kredi kartı / Hesap kartı kullanma Alışkanlığı (%) 60
BÖLÜM 2: ARAŞTIRMA BULGULARI 2.4. VeRGi BiLinCine yönelik değerlendirmeler Araştırmanın bu kısmında vergi bilincine yönelik değerlendirmelere yer verilecektir. Bu bölümde sonuçları incelenecek sorular aşağıda gösterildiği gibidir. - Kaç adet vergi ödediğinizi biliyor musunuz? - Ödediğiniz vergiler arasında ismini bildiklerinizi söyler misiniz? - Alışverişlerinizde ne kadar vergi ödediğinizi görmek ister misiniz? Yani alışveriş yaparken ürünlerin fiyat etiketinde vergi hariç fiyat yazılıp, kasada vergi tutarı eklenerek mi ödeme yapmak istersiniz? - Ekonomik krizden çıkmak için ek bir vergi istense, isteyerek bu vergiyi öder misiniz? - Vergi bilincinin oluşması ve artırılmasını etkileyen faktörlere önem düzeyine göre puan verir misiniz? Bu soruların yanı sıra katılımcılara vergi bilincine yönelik sübjektif ifadeler sunularak bu ifadelere ilişkin görüşlerini belirtmeleri istenmiştir. Bölümün ilerleyen kısımlarında bu ifadelere ve katılımcıların eğilimlerine yer verilecektir. Katılımcılara kaç adet vergi ödediklerini bilip bilmedikleri sorgulandığında, %49,5 i yani neredeyse yarısı bilmediğini ifade etmiştir. Kaç adet vergi ödediğini bildiğini ifade edenlerin ise çoğunlukla 1-6 arası adet vergi ödediğini belirtmiştir. Bu soruya alınan yanıtların bu şekilde gerçekleşmesi gerek Türkiye de uygulanan vergi sisteminin sade ve anlaşılır olmayışıyla açıklanabileceği gibi gerekse mükelleflerin ilgisizliği ile de açıklanabilir. Bu soruda kaç vergi ödediğini bildiğini ifade edenlerin bu vergi türlerinin isimlerini söylemeleri istendiğinde çok büyük bir genellemeyle en fazla 3 ya da 4 vergi türünün isminin bilindiği görülmüştür. Dolayısıyla kaç adet vergi ödendiğine dair alınan yanıtların tam bir kesinlik içermediği, bilgiden çok algıya dayandığı görülmektedir. 61
TÜRKİYE DE VERGİ BİLİNCİ - İSTANBUL ARAŞTIRMASI - Grafik 21. Ödenilen Vergi sayısının Bilinirliği (%) Grafik 22. en Fazla Bilinen ilk 10 Vergi (%) 62
BÖLÜM 2: ARAŞTIRMA BULGULARI Katılımcılar arasında kaç adet vergi ödediğini bilenlerin bu vergilerin isimlerini söylemeleri istendiğinde en fazla bilinen verginin KDV (%37,4) olduğu gözlenmiştir. Bu noktada KDV ödemesine rağmen bunun farkında olmayan bireylerin varlığından söz etmek gerekir. Her ne kadar ödenilen vergi denildiğinde ilk iki sırada dolaylı vergiler kapsamında değerlendirilen KDV ve ÖTV yer alsa da günlük yaşamın hemen hemen her noktasında ödemek zorunda kaldığımız bu vergiyi ödediğinden çoğu birey habersiz durumdadır. Emlak vergisi ya da motorlu taşıtlar vergisi gibi vergiye konu olan unsurlara sahip olmanıza bağlı vergi türlerinin yanında, KDV ve ÖTV gibi dolaylı vergiler alışverişlerimizde karşılaştığımız harcamalardan alınan vergilerdir. Toplumda ödendiği en yüksek oranda bilinen vergilerin KDV ve ÖTV olarak ortaya çıkması, dolaylı vergilerin hissedilebilirlik ölçütünü gösterse de, yine de bu bilinç yeterli düzeyde değildir. Bu soruda alınan yanıtlarda rastlanan başka bir husus ise, toplumun ödediği vergiyi bilme düzeyinin o vergi türüne olan tepkisiyle arasında bir korelasyonun varlığıdır. Öyle ki, öderken yükü en fazla hissedilen vergi türlerinin başında yine KDV ve ÖTV yer almaktadır. Ayrıca bir dolaylı vergi türü olmasına rağmen farklı bir başlık altında toplumda yer edinmiş elektrik, su, doğalgaz üzerinden alınan vergiler, ödendiğinde en fazla rahatsızlık duyulan vergiler arasında yer aldığı gibi en fazla bilinen vergiler arasında da kendini göstermektedir. Dolayısıyla toplum tepki duyduğu vergi türünü bilmekte, daha az tepki duyduğu vergi türlerinin isimlerini ise tam olarak bilmemektedir. Ödenilen verginin farkına varılmasıyla ilgili olarak katılımcılara, alışveriş yaparken ödedikleri vergiyi o anda öğrenmek isteyip istemedikleri sorusu bir örnek verilerek yöneltilmiştir. Alışverişlerinizde ne kadar vergi ödediğinizi görmek ister misiniz? Yani alışveriş yaparken ürünlerin fiyat etiketinde vergi hariç fiyat yazılıp, kasada vergi tutarı eklenerek mi ödeme yapmak istersiniz? Katılımcıların %66,7 si alışveriş yaparken ürünlerin fiyat etiketlerinde vergi hariç fiyatın yazılmasını istemektedir. Bunu istemeyenler ise katılımcıların sadece %18 ini oluşturmaktadır. Deneklerin %14,7 si ise bu soruya net bir cevap verememiştir. Aslında alışveriş yapıldığında alınan fiş ve faturalarda ne kadar vergi ödendiği yazmaktadır. Ancak fiş ve faturaları inceleme konusunda yeterince ilgi göstermeyen toplumumuzun ne kadar vergi ödediğini de incelemesinin alışkanlıklar nedeniyle pratikte pek de mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Buna karşın alışverişlerde fiyat etiketlerinde vergi harici fiyat yazılması ve kasada fiyat etiketinin haricinde verginin tahsil edilmesi toplumdaki vergi bilincini artıran bir etkendir. Böylece bireyler en azından harcamalarında ne kadar vergi ödediğini harcamayı yaptığı anda fark edebilecektir. Ayrıca bu durum bazı işletmelerin yaptıkları KDV/ÖTV Bizden kampanyalarına yenilerinin eklenmesini, tıpkı bazı ülkelerde görüldüğü gibi alışveriş mekânlarında Tax Free günlerinin ve buna 63
TÜRKİYE DE VERGİ BİLİNCİ - İSTANBUL ARAŞTIRMASI - benzer kampanyaların başlatılmasında tetikleyici bir unsur olabilmektedir. Böylece hem piyasaların canlanması hem de vergi gelirlerinin eksilmemesine yönelik bir ivmenin kazandırılması söz konusu olabilecektir. Grafik 23. Alışverişlerde Ödenilen Vergiyi Öğrenme isteği (%) Ödenilen verginin farkına varılmasına bazı sektörlerde özellikle çaba sarfedildiği gözlenmektedir. Bunun en büyük örneğine telekomünikasyon sektöründe yer alan mobil iletişim hizmet faturalarında rastlanmaktadır. Bahsi geçen faturalarda tüketiciye ödediği vergi dikkat çekici bir şekilde gösterilmekte, yaptığı ödemenin ne kadarının görüşme tutarıyla ilgili olduğunun altı çizilmektedir. Haberleşme üzerinden alınan vergilere toplum tarafından bir tepkinin olduğu ve bu alandaki vergilerin yüksek görüldüğü aşikardır. Bunun farkında olan telekomünikasyon sektöründeki firmalar, faturalarında bu duruma dikkatleri çekmektedir. 64
BÖLÜM 2: ARAŞTIRMA BULGULARI Şekil 1. Örnek Mobil iletişim Faturası Yukarıda örnek bir mobil iletişim faturasına ilişkin bilgiler yer almaktadır. Burada 99 TL olan fatura bedelinin 30,49 TL si vergi ve diğer yasal kesintiler olarak müşteri adına devlete yapılan ödemeyi göstermektedir. Burada uygulanan vergiler %18 oranında KDV ve %25 oranında alınan Özel İletişim Vergisidir. Ayrıca ortalama 1 TL kadar diğer vergiler, harçlar, fonlar başlığı altında ödenti alınmaktadır. Mobil iletişim sektöründe yer alan işletmeler faturalarında vergi ve benzeri kesintileri Devlete İletilecek Ücretler Toplamı başlığı altında göstermekte, ayrıca aynı fatura üzerinde. TL lik faturanızın. TL si sizin adınıza vergi ve diğer yasal kesintiler olarak devlete ödenecektir. ifadesiyle özellikle bir kez daha vurgulamaktadır. Bu yolun işletmelerin müşterilerinden gelecek tepkileri azaltmaya ve tepkiyi uygulanan vergi oranlarına doğru yönlendirmeye yönelik kullanıldığı ortadadır. 65
TÜRKİYE DE VERGİ BİLİNCİ - İSTANBUL ARAŞTIRMASI - Grafik 24. ek Vergi Ödeme isteği (%) Bazı olağanüstü durumlarda ek ve/veya geçici vergilerin konulması gündeme gelmektedir. Bu bağlamda katılımcılara, devletin ekonomik krizden çıkmak için ek bir vergi toplamaya yönelmesi durumunda, bu vergiyi isteyerek ödeyip ödemeyecekleri sorulduğunda, %63,4 ünden hayır yanıtı alınmıştır. Türkiye de vergi alanındaki geçmiş uygulamalara bakıldığında, olağanüstü durumlarla karşılaşıldığında bazı ek ve/veya geçici vergilerin konulduğu gözlenmektedir. Örneğin 1999 yılında meydana gelen deprem sonrasında deprem vergileri olarak bilinen uygulamalar olağanüstü durumlarda konulan geçici vergilerdendir. Ancak geçici olması beklenen bu vergi gelişen süreç içinde kalıcı bir vergiye dönüşmüştür. Cep telefonu, bankacılık işlemleri, vergi beyannameleri, Spor Toto kuponları, Milli Piyango biletleri, uçak biletleri, gümrük ve pasaport işlemlerine kadar birçok hizmete getirilen depreme özel vergiler, Özel İşlem Vergisi ve Özel İletişim Vergisi olarak tanımlanmıştır. Konulan bu vergiler zaman içinde kalıcı bir hale dönüşerek, bütçe gelirleri içinde önemli paylara ulaşmıştır. Sadece Özel İletişim Vergisi 2004 yılında bütçe gelirlerinin %1,8 ini oluştururken, 2007 yılında bu oran %2,8 e yükselmiştir. Bu noktadan hareketle toplumun ek ve/veya geçici vergi ödeme isteği özellikle deprem sonrası alınıp kalıcı olan vergiler nedeniyle oldukça düşük bir düzeydedir. Ekonomik kriz gibi bir nedenle alınması düşünülebilecek ek bir vergiye olan ödeme istekliliği, hem yukarıda açıklanan geçici vergilerin kalıcıya dönüşmesinin yarattığı huzursuzluktan, hem de alınan vergilerin 66
BÖLÜM 2: ARAŞTIRMA BULGULARI etkin bir şekilde amacına yönelik kullanılması hususundaki endişelerden dolayı düşük düzeyde ortaya çıkmaktadır. Vergi bilincinin oluşması ve artırılması için gerek literatürde gerekse uygulamada çeşitli faktörlerden bahsedilmektedir. Katılımcılara bu faktörler sunularak, bahsi geçen faktörlerin vergi bilincinin artırılmasındaki etkilerinin 1-10 arası puan verilerek değerlendirilmesi istenmiştir. Bu faktörler şu şekilde sıralanabilir: - Ödenilen vergilerin çok açık ve net olarak nerelerde kullanıldığının bilinmesi - Daha şeffaf ve hesap verebilir devlet yönetimi - Adil bir vergi reformu - Toplumun eğitim seviyesinin yükselmesi - Aile içi eğitim ve okul eğitimi - Ağır cezai yaptırımlar - Ekonomik ve mali politikaların sonuçlarının vatandaşa yansıması - Medyada sempozyum ve kongrelerde verginin bir vatandaşlık görevi olduğunun vurgulanması - Toplumun gelir seviyesinin artması - Reklam kampanyaları - Vergi bilincine yönelik yarışmaların düzenlenmesi (şiir, tiyatro, şarkı vb.) - Vergi ha asında yapılan etkinlikler Bu soruya verilen yanıtlar incelendiğinde; yukarıda sayılan 12 faktör arasında katılımcıların ortalama olarak en fazla puan verdiği faktörün 8,8 puanla adil bir vergi reformu olduğu gözlenmektedir. Bu faktörü toplumun eğitim seviyesinin yükseltilmesi 8,6; daha şeffaf ve hesap verebilir devlet yönetimi ile toplumun gelir seviyesinin artması ise 8,5 puanla takip etmektedir. Görüldüğü üzere kamu yönetiminde birçok alanda olması gereken reform gelişmeleri vergi sisteminde de beklenmektedir. Bunun yanı sıra yapısal sorunların çözümlenmesi beklenen devlet yönetiminde şeffaflık ve toplumun gelir seviyesinin artması vergi bilincini artıracak etkenlerin başında sıralanmaktadır. Medyada sempozyum ve kongrelerde verginin bir vatandaşlık görevi olduğunun vurgulanması, reklam kampanyaları, vergi bilincine yönelik yarışmaların düzenlenmesi ve vergi haftasında yapılan etkinlikler ise vergi bilincinin oluşmasında ve artırılmasında etkili faktörler arasında son sıralarda yer almıştır. Öyle ki; vergi bilincine yönelik yarışmaların düzenlenmesi ve vergi ha asında yapılan etkinlikler orta değer olan 5 in altında değerlere sahiptirler. 67
TÜRKİYE DE VERGİ BİLİNCİ - İSTANBUL ARAŞTIRMASI - Grafik 25. Vergi Bilincini etkileyen Faktörler 68 (1: Hiç Etkili Değil, 10: Çok Etkili)
BÖLÜM 2: ARAŞTIRMA BULGULARI Grafik 26. Vergi Bilincini etkileyen Faktörler (%) 69
TÜRKİYE DE VERGİ BİLİNCİ - İSTANBUL ARAŞTIRMASI - Sonuç olarak toplumda, vergi bilincinin artırılmasına yönelik öncelikle vergi sistemimizdeki sorunları çözebilecek adil bir vergi reformu, ödenen vergilerin nereye ve nasıl harcandığına ilişkin yönetimde şeffaflık ve gelir seviyesinde artışı sağlayacak reformlara ihtiyaç söz konusudur. 2006 yılında yapılan araştırmada (Yılmaz ve Şeker, 2007) toplumun vergiye karşı tepkisinin azaltılması için nelerin yapılması gerektiği sorgulandığında, yanıtlar vergi sisteminde adaletin sağlanması (6,8), eğitim ve kültür seviyesinin artırılması (6,3), kamu harcamalarındaki savurganlığın giderilmesi (6,3), vergi oranlarının düşürülmesi (6,2), kişi başına düşen gelir düzeyinin artırılması (5,9), vergilendirme formalitelerinin azaltılması (4,8) ve devletin verginin gerekliliğini kamuoyuna açıklaması (4,4) olarak sıralanmıştır. Çalışmanın bu kısmında, vergi bilincine yönelik çoktan seçmeli soruların ardından sübjektif ifadeler içeren bir takım önermeler yardımıyla toplumun bakış açısı yansıtılmaya çalışılmaktadır. Türkiye de devletin vergi toplama isteğinin düşük olduğu ve istenildiği takdirde kolaylıkla vergiden kaçınabilecek bir ortamın varlığı kimi zaman gündeme gelmektedir. Katılımcılara aşağıdaki ifadeler gösterilerek, bu ifadelere katılıp katılmadıklarını 1-10 arası puanlandırmaları istenmiştir. - Eğer istemezsem devlet benden kolay kolay vergi alamaz. - Eğer devlet isterse herkesten istediği vergiyi alır. Katılımcılar arasında devletin istediği takdirde herkesten istediği vergiyi alabileceği görüş yüksek bir ortalama puanla (7,5) yaygın iken, rahatlıkla devletten vergi kaçıracağını ya da vergiden kaçınacağını düşünenlerin puanı (4,5) azımsanmayacak bir düzeydedir. Ancak buradaki ilk ifade genele yönelik bir yargıyı sorgularken, ikinci ifade kişisel bir davranış biçimini sorgulamaya yöneliktir. Başka bir deyişle devletin herkesten istediği vergiyi alması ifadesi ile devletin kişinin kendisinden vergi alması ifadeleri birbirinden ayrı düşünülmesi gereken ifadelerdir. Tablo 14. devletin Vergi Toplamasına yönelik düşünceler eğer istemezsem devlet benden kolay kolay vergi alamaz. 4,5 eğer devlet isterse herkesten istediği vergiyi alır. 7,5 (1: Kesinlikle Katılmıyorum, 10: Kesinlikle Katılıyorum) Vergi, toplumda daha çok devletin vatandaşlara sunduğu hizmetlerinin bir karşılığı ve bir vatandaşlık görevi olarak algılanmaktadır. Hizmetlerin karşılığı olarak verilen vergiler, mükelleflerin hesap sorabilme yetkisini akla getirmektedir. Aynı zamanda devlet yönetiminde yaşa- 70
BÖLÜM 2: ARAŞTIRMA BULGULARI nan yolsuzluklar ve benzeri kuraldışlıklar, vergi veren vatandaşlarda bunları sorgulama hakkını hissetmelerine yol açmaktadır. Katılımcılara vergi verme ile devlet yönetimine hesap sorma hakkı arasındaki ilişki iki ifade ile gösterilmiş ve görüşlerini 1-10 puan vererek belirtmeleri istenmiştir. - Vergimi verdikçe devletten hesap sorma hakkımın arttığını düşünüyorum. - Vergimi versem de vermesem de devletten hesap soramayacağımı düşünüyorum. Bu soruya verilen yanıtlar incelendiğinde, her iki ifadenin de birbirine çok yakın ortalamalara sahip olduğu gözlenmektedir. Vergisini verdikçe devletten hesap sorma hakkının arttığını düşünenlerin puanı diğer ifadeye kıyasla biraz daha yüksekse de, beklenen düzeyde değildir. Buna karşın vergi vermeye bağlı kalmaksızın devletten hiçbir şekilde hesap soramayacağını düşünenlerin ortalama puanı ise oldukça yüksek sayılabilecek bir düzeyde 6,4 olarak tespit edilmiştir. Bu sonuç her ne kadar özellikle son yıllarda yürütülen hesap verilebilirlik, saydamlık, şeffaflık gibi kampanyalara, bilgi edinme kanunundaki gelişmelere rağmen halen topluma, devletten hesap sorma yetisinin kazandırılmadığına işaret etmektedir. Aynı zamanda vergi verenin de vermeyenin de devletten aynı hizmeti alması, devletten hesap sorma ilgisini de azaltan bir başka etkendir. Tablo 15. Vergi Verme Hesap sorabilirlik Algısı Vergimi verdikçe devletten hesap sorma hakkımın arttığını düşünüyorum. 6,6 Vergimi versem de vermesem de devletten hesap soramayacağımı düşünüyorum. 6,4 (1: Kesinlikle Katılmıyorum, 10: Kesinlikle Katılıyorum) Aşağıdaki ifadeler ise vergi bilinci kapsamında katılımcılara yöneltilen ve 1-10 arası puan vermeleri istenen diğer ifadelerdir. - Gerçek gelirini/kazancını beyan edenler toplumdaki azınlığı oluşturmaktadır. - Vergi bilincini artırıcı faaliyetleri yetersiz buluyorum. - Vergi afları vergi adaletsizliğini artırmaktadır, haksız bir uygulamadır. - Eğer vergimi tam ödemezsem, vergi kaçırırsam devletten alacağım hizmet azalacaktır. - Vergisini tam olarak ödeyen bir firma bir kaç yıl içinde iflas etmeye mecburdur. - Din adamlarının vergi ödemeyi teşvik eden uygulamaları olmalıdır. - Alışveriş yaptıktan sonra fiş/faturaya bakarak ne kadar vergi ödediğimi incelerim. - Yasal bir zorunluluk olmasa vergi ödemeyi düşünmem. - Vergi incelemelerinde mükellefe suçlu gibi davranılmaktadır. - O kadar fazla vergi ödüyorum ki, kimi zaman boşa çalıştığımı düşünüyorum. 71
TÜRKİYE DE VERGİ BİLİNCİ - İSTANBUL ARAŞTIRMASI - Tablo 16. Vergi Bilincine yönelik düşünceler Gerçek gelirini/kazancını beyan edenler toplumdaki azınlığı oluşturmaktadır. 8,0 Vergi bilincini artırıcı faaliyetleri yetersiz buluyorum. 7,8 O kadar fazla vergi ödüyorum ki, kimi zaman boşa çalıştığımı düşünüyorum. 6,9 Vergi afları vergi adaletsizliğini artırmaktadır, haksız bir uygulamadır. 6,8 Vergi incelemelerinde mükellefe suçlu gibi davranılmaktadır. 6,5 Vergisini tam olarak ödeyen bir firma bir kaç yıl içinde iflas etmeye mecburdur. 6,2 din adamlarının vergi ödemeyi teşvik eden uygulamaları olmalıdır. 5,9 yasal bir zorunluluk olmasa vergi ödemeyi düşünmem. 5,5 Alışveriş yaptıktan sonra fiş/faturaya bakarak ne kadar vergi ödediğimi incelerim. 4,7 eğer vergimi tam ödemezsem, vergi kaçırırsam devletten alacağım hizmet azalacaktır. 4,1 (1: Kesinlikle Katılmıyorum, 10: Kesinlikle Katılıyorum) Toplumda gerçek gelirini beyan edenlerin azınlığı oluşturduğu düşüncesi, araştırmaya katılanlar arasında oldukça yüksek bir düzeyde (8,0) temsil edilmektedir. 2006 yılında yapılan araştırmada (Yılmaz ve Şeker, 2007), çevresinde vergiden kaçınmanın ve kaçırmanın yaygın olduğunu düşünenlerin oranı toplumda %72 seviyesinde ortaya çıkmıştır. Bu durum çoğu kişinin etrafında gerçek gelirini beyan edenlerin oldukça az bir orana sahip olduğunu göstermektedir. 2006 yılında ortaya çıkan bu durum 2010 yılında da devam etmekte olup, gerçek gelirini beyan edenlerin toplumdaki azınlığı oluşturduğu algısı bir kez daha doğrulanmıştır. Toplumun büyük bir kesimi vergi bilincini artırıcı faaliyetleri yetersiz bulmaktadır. Bu görüşe ilişkin ortalama puan 10 üzerinden 7,8 dir. Vergi bilincini etkileyen faktörler arasında, adil bir vergi reformu, toplumun eğitim seviyesinin yükseltilmesi ve daha şeffaf ve hesap verebilir devlet yönetimi ile toplumun gelir seviyesinin artması ilk sıralarda yer almaktadır. Vergi incelemelerinde mükellefe suçlu gibi davranıldığı kanısı toplumda yaygın bir şekilde ifade edilmektedir. Özellikle firma temsilcilerinin yüksek bir oranda desteklediği bu görüşün aldığı ortalama puan 6,5 tir. Vergi oranlarının yüksekliği ve çeşitliliği toplumda sürekli olarak dile getirilen bir rahatsızlık konusudur. Öyle ki, toplumun önemli bir kesimi ödediği verginin yüksekliğinden dolayı boşuna çalıştığını düşünmektedir. Bu ifadeye katılanlar 10 üzerinden 6,9 ortalama puan vermişlerdir. Bu sonucu destekler bir şekilde özellikle firma temsilcileri, vergisini tam olarak ödeyen bir firmanın birkaç yıl içinde iflas edeceğini düşünmektedir. Bu ifadenin aldığı ortalama puan ise 6,2 dir. Verginin kutsal bir görev olarak algılanması beraberinde dini telkinleri akla getirmektedir. 72
BÖLÜM 2: ARAŞTIRMA BULGULARI Bu araştırmada da dile getirdiğimiz gibi vergi ödememeyi kul hakkına girmek ile açıklayanlar toplumda geniş bir kesimi oluşturmaktadır. Bu noktadan hareketle araştırmadaki katılımcılara, din adamlarının vergi ödemeyi teşvik eden uygulamalarına yönelik düşünceleri sorulmuştur. Katılımcılar arasında bu görüşü savunanlar ağırlıkta olup, ortalama puan olarak 5,9 değeriyle orta değer olan 5 in üstünde bir ortalamaya sahiptir. Toplumda alışveriş yaptıktan sonra fiş/faturaya bakarak ne kadar vergi ödediğini inceleyenler azınlıktadır. Bu durum ne kadar vergi ödendiğine dair fiş/fatura kontrolü üzerine bir alışkanlığın oluşmadığını göstermekle birlikte, alışverişlerde ürünlerin fiyat etiketlerinde vergi harici fiyatın yazılıp ödeme yapılırken verginin ayrıca eklenmesine yönelik ilgide görülen yoğunlukla örtüşmektedir. Bu ifadenin sahip olduğu ortalama 4,7 olarak orta değerin altındadır. Toplumda yasal bir zorunluluk olmasa vergi ödemeyi düşünmeyeceklerin oranı azımsanmayacak düzeydedir. Bu ifadenin ortalama değeri 5,5 olup, bu değer vergiyi yasal ve zorunlu bir ödeme olarak görenlerin toplumdaki ağırlığıyla açıklanmaktadır. Vergi sisteminde ve uygulamalarında kimi zaman vergi afları gündeme gelmekte ve afların olumlu ve olumsuz yönleri tartışma konusu olmaktadır. Vergi aflarına olumsuz bakan, afların vergi adaletsizliğini artırdığına inanan ve haksız bir uygulama olarak görenlerin toplum içindeki ağırlığı önemli düzeydedir. Katılımcılar arasında bu ifade, 10 üzerinden 6,8 ortalama puana sahiptir. Öte yandan her ne kadar vergi, kamu hizmetinin bir bedeli olarak düşünülse de; vergisini tam ödemezse ya da vergi kaçırırsa devletten alacağı hizmetin azalacağını düşünenler toplumda düşük düzeyde temsil edilmektedir. Bu ifadenin ortalama değeri 4,1 dir. Dolayısıyla bu sonuç; vergi sisteminin adaletsizliğini, etkin bir vergi sisteminin olmayışını, vergileri ödeyenlerle kamu hizmetlerinden faydalananlar arasında tam olarak bir etkileşimin sağlanamadığını göstermektedir. 73
TÜRKİYE DE VERGİ BİLİNCİ - İSTANBUL ARAŞTIRMASI - Grafik 27. Vergi Bilincine yönelik düşünceler (%) 74
BÖLÜM 2: ARAŞTIRMA BULGULARI sonuç Bu çalışmanın ana amacı Türkiye de vergi bilincinin yaygınlığının ve derecesinin tespitine yöneliktir. Bu bağlamda projenin alt amaçları; vergi bilincinin yerleşmesinde önemli iki etken olan vergide adalet ve eşitlik ilkelerinin Türkiye de ne derece uygulandığı, mükelleflerin bu duruma karşı algılarının ne olduğu, vergi bilincini artırmanın hangi yollarla mümkün olacağı ve vergi ödeyenlerle kamu hizmetinden faydalananlar arasındaki etkileşimin derecesi üzerine yoğunlaşmaktadır. Çalışma kapsamında İstanbul da bireylerden ve firma temsilcilerinden oluşan bir örneklem üzerine saha uygulaması çalışması yapılmıştır. Toplam 1.536 kişiyle yapılan görüşmeler sonucunda, toplumun vergi ve vergi bilincine yönelik algısı çeşitli açılardan değerlendirilmiş ve analizler yapılmıştır. Araştırma sonuçları geçmişte yapılmış benzer araştırmaların sonuçlarıyla da karşılaştırılarak yıllar itibariyle izlenen değişim gözlenmiştir. Çalışmamızda analizi yapılan araştırma bulguları şu şekilde özetlenebilir: - Toplumda vergi algısı, para ve devlet kelimeleriyle ifade edilmekte, bu kelimeleri haksızlık/adaletsizlik, sorumluluk/yükümlülük, borç, ceza ve vatandaşlık görevi ifadeleri izlemiştir. Toplum içinde vergiyle ilgili olumlu yaklaşımların yanı sıra, haksızlık/adaletsizlik, ceza, kazık, haraç, soygun, yolsuzluk, sömürü, sorun/ problem, gereksiz, orantısız, zulüm, kayıp ve yük gibi olumsuz algılar da mevcuttur. - Katılımcıların %52,9 gibi büyük bir kesimi ödediği verginin öncelikli olarak eğitim alanında harcanmasını istediği gözlenmiştir. Bunu sağlık alanı %20,3 oranla takip etmiş; eğitim ve sağlık toplam olarak %73,2 lik bir kesimin tercihi olmuştur. Eğitim ve sağlığa verilen bu önem, gerek bu alanlarda duyulan eksikliklerden gerekse bu alanların gelecek nesilleri etkilemesi açısından önemli alanlar olarak düşünülmesinden kaynaklanmaktadır. - Kamu hizmetlerinden memnuniyet sıralamasında ilk sırada savunma hizmetleri yani silahlı kuvvetler 7,6 ortalamayla yer almaktadır. Bunu yüksek eğitim (üniversiteler) 6,5 ve eğitim (ilk-orta öğretim kurumları) 6,2 ortalamalarla takip etmektedir. Katılımcıların memnuniyet düzeyleri düşük olan alanlar ise gümrük (3,9), tapu daireleri (4,7), vergi daireleri (4,9) ve sağlık (devlet hastaneleri) (4,9) alanlarıdır. Yapılan faktör analizi sonucuna göre, en fazla memnuniyet duyulan alanlar güvenlik hizmetleri (6,8), merkezi yönetim hizmetleri (5,5) ve yerel düzeyde karşılan kamusal alanlar (4,7) olarak sıralanmıştır. - Verginin devletten alınan hizmetin bir karşılığı ve vatandaşlık görevi olarak görülmesinin yanı sıra, kutsal bir görev olarak nitelendirilmesi ve vergi ödememeyi dini bir tanımlamayla kul hakkına girmek ifadesiyle tanımlanması da söz konusudur. - Kişinin vergi kaçırmasının hukuki cezalardan korkma derecesine bağlı olduğu, bunu ta- 75
TÜRKİYE DE VERGİ BİLİNCİ - İSTANBUL ARAŞTIRMASI - kiben, ahlaki yapı, devlete bağlılık ve iyi bir vatandaşlık göstergelerini içeren ifadelerin izlediği gözlenmektedir. - Katılımcılar arasında öderken yükü en fazla hissedilen vergi türleri KDV ve ÖTV dir. Toplam olarak düşünüldüğünde katılımcıların %59,8 inin öderken en fazla hissettiği vergi türünün dolaylı vergiler olduğu anlaşılmaktadır. - Katılımcılara göre toplum içinde en fazla vergi verenler, işçiler, memurlar ve emeklilerdir. Buna karşın kendi hesabına çalışan uzmanlık gerektiren meslek sahipleri, sporcular ve sanatçılar ile büyük ölçekli ticari kurumlara sahip bireylerin ödemeleri gereken vergilerden daha az vergi ödedikleri düşünülmektedir. - Katılımcılara göre Türkiye de uygulanan vergi sistemi adil değildir. Aynı zamanda vergi sistemi sade, anlaşılır ve kolay takip edilebilir bir vergi sistemi olarak da görülmemektedir. Bununla birlikte vergi ödeme işlemlerinde zaman ve para maliyetlerinin yüksek olduğunu düşünenler toplum içinde ağırlıktadır. - Türkiye de yapılan vergi sistemi değişikliklerinde vatandaşların fikrinin hiç dikkate alınmadığı, özellikle siyasilerin, büyük şirketlerin ve baskı grupları ile medyanın etkisinin ve baskısının olduğu üzerine toplumda yaygın bir düşünce yer edinmiştir. - Genel olarak bakıldığında yapılan vergi indirimlerinin ticari anlamda olumlu yansımalarının olduğu algısı, toplum içinde yaygın bir şekilde ifade edilmektedir. - Toplumun büyük bir kesiminde fiş/fatura alma alışkanlığı, fiş/faturanın alışverişlerde bir pazarlık aracı olarak kullanılmasına bağlıdır. Aynı zamanda vergi iadesi uygulaması kalktıktan sonra katılımcılar arasında düzenli fiş/fatura alma alışkanlığındaki net kayıp %17,5 olarak tespit edilmiştir. - Katılımcıların yaklaşık yarısı kaç adet vergi ödediğini bilmediğini ifade etmiştir. Ödenilen vergiler arasında en fazla bilineni KDV ve ÖTV dir. - skatılımcıların %66,7 si alışveriş yaparken ürünlerin fiyat etiketlerinde vergi hariç fiyatın yazılmasını istemektedir. - Toplumda olağanüstü durumlar için alınan ek ve/veya geçici vergilere ilişkin ödeme isteği özellikle deprem sonrası alınıp kalıcı olan vergiler nedeniyle oldukça düşük bir düzeydedir. Ekonomik kriz gibi bir nedenle alınması düşünülebilecek ek bir vergiye olan ödeme istekliliği, hem yukarıda açıklanan geçici vergilerin kalıcıya dönüşmesinin yarattığı huzursuzluktan hem de alınan vergilerin etkin bir şekilde amacına yönelik kullanılması hususundaki endişelerden dolayı düşük düzeyde ortaya çıkmaktadır. - Toplumun büyük bir kesimi vergi bilincini artırıcı faaliyetleri yetersiz bulmaktadır. - Vergi bilincini etkileyen faktörlerin başında adil bir vergi reformu olduğu gözlenmekte- 76
BÖLÜM 2: ARAŞTIRMA BULGULARI dir. Bu faktörü toplumun eğitim seviyesinin yükseltilmesi; daha şeffaf ve hesap verebilir devlet yönetimi ile toplumun gelir seviyesinin artması takip etmektedir. Araştırma sonuçlarına genel olarak bakıldığında, vatandaşların ödedikleri vergiler karşısında yeterince kamu hizmeti alamamaktan ve ödenen vergilerin etkin bir şekilde kullanılmadığından şikâyetçi oldukları gözlenmektedir. Aynı zamanda uygulanan vergi sisteminden, vergi oranlarından, vergi yükü dağılımından da rahatsızlık duyulduğu açıkça ortadadır. Araştırmada öne çıkan diğer bir husus, özellikle dolaylı vergilere olan tepkinin oldukça yüksek düzeylere ulaşmasıdır. Teoride dolaylı vergiler, dolaysız vergilere göre bireylerin hissetmediği ve fiyat içinde saklanan vergiler olarak nitelendirilmektedir. Bu gerekçelerden hareketle dolaylı vergilerin toplanması dolaysız vergilere göre daha kolaydır. Ancak burada karşılaşılan sonuç, dolaylı vergilerin en fazla hissedilen ve tepki duyulan vergi türü olduğudur. Ancak her ne kadar böyle bir tepkinin olduğu görünse de bu durum dolaylı vergilerin daha kolay toplanabilir olduğu gerçeğini değiştirmemektedir. Bu nedenle dolaylı vergiler, hükümetlerin gelir artırıcı tedbirler açısından başvurduğu alanlar arasındadır. Görüldüğü üzere kamu yönetiminde birçok alanda olması gereken reform girişimleri vergi sisteminde de beklenmektedir. Daha adil, eşitlikçi bir vergi sistemi tüm toplumun kamu yönetiminden arzuladığı bir gelişimdir. Aynı zamanda toplanan vergilerin etkin bir şekilde kullanılması ve bu kullanımın topluma yansıtılması bir başka beklenti konusudur. Bu noktada yapısal sorunlarının çözümlenmesi beklenen devlet yönetiminde şeffaflık, hesap verilebilirlik ve saydamlığın artırılması da önem kazanan diğer alanlardır. kaynakça Çiçek, H., vd.; 2008, Güneydoğu Anadolu Bölgesi nde Vergi Yükümlülerinin Vergiyi Algılama Ve Tutum Analizi: Bir Alan Araştırması, Maliye Bakanlığı Yayın No.2008/381, Ankara. Ömürbek, N., vd.; 2007, Vergi Bilinci Üzerine Bir İnceleme: Üniversite Öğrencileri Üzerinde Yapılan Anketin Bulguları, Maliye Dergisi, Sayı 153, Ankara. Özdamar, K.; (2003) Modern Bilimsel Araştırma Yöntemleri, Kaan Kitabevi, Eskişehir. Özdemir, A.R. ve H.Ayvalı, 2007, Vergi Bilincine Sahip Bireylerin Fiş veya Fatura Alma Duyarlılığını Etkileyen Faktörler, Maliye Dergisi, Sayı 153, Ankara. Yılmaz, B.E. ve M. Şeker, Vergiye Karşı Tepkiler: Mükellef Davranışları (İstanbul Örneği), Toplumsal Raporlar, İSMMMO Yayınları, Yayın No:86, İstanbul, 2007. Zenginobuz, E.Ü., vd.; 2006, Yurttaşların Cebinden Devletin Kasasına: Türkiye de Kim Ne Kadar Vergi Ödüyor?, Araştırma Raporu, İstanbul (Açık Toplum Enstitüsü Türkiye Temsilciliği (20015424 OSIAF) ve Boğaziçi Üniversitesi Araştırma Fonu (05M101) tarafından ortaklaşa desteklenen bir araştırmanın sonuç raporudur). 77
78