Deomed Medikal Yay nc l k

Benzer belgeler
Deomed Medikal Yay nc l k

Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV Sayfa ISBN

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar

Ders 10: BEKLENEN ETK LER (SONUÇLAR/ÇIKTILAR)

Uluslararas De erleme K lavuz Notu, No.11 De erlemelerin Gözden Geçirilmesi

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES

GÖRÜfiLER. Uzm. Dr. Özlem Erman

2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme

Araflt rma modelinin oluflturulmas. Veri toplama

4/B L S GORTALILARIN 1479 VE 5510 SAYILI KANUNLARA GÖRE YAfiLILIK, MALULLUK VE ÖLÜM AYLI INA HAK KAZANMA fiartlari

United Technologies Corporation. Tedarikçilerden fl Hediyeleri

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir

Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün

Ders 13: DO RULAMA KAYNAKLARI

SÜREÇ YÖNETİMİ VE SÜREÇ İYİLEŞTİRME H.Ömer Gülseren > ogulseren@gmail.com

ANKARA ÜNİVERSİTESİ PSİKİYATRİK KRİZ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL

Uygulama Önerisi : ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler

Tablo 2.1. Denetim Türleri. 2.1.Denetçilerin Statülerine Göre Denetim Türleri

Uluslararas De erleme K lavuz Notu, No.8 Finansal Raporlama çin Maliyet Yaklafl m

Tarifname. MADDE BAĞIMLILIĞININ TEDAVĠSĠNE YÖNELĠK OLUġTURULMUġ BĠR FORMÜLASYON

BALIK YAĞI MI BALIK MI?

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1

6 MADDE VE ÖZELL KLER

SÜRES NASIL HESAP ED MEL D R?

Otizm lilerin eğitim hakkı var mıdır? Nedir ve nasıl olmalıdır?

STRATEJ K V ZYON BELGES

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN

Hepatit B. HASTALIK Hepatit B nin etkeni nedir? Hepatit B hepatit B virüsü (HBV) ile meydana getirilen bir hastal kt r.

Girifl Marmara Üniversitesi Eczac l k Fakültesi Farmakoepidemiyoloji Araflt rma Birimi (MEFEB) Ecz. Neslihan Güleno lu

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*)

Hepatit B Virüs Testleri: Hepatit serolojisi, Hepatit markırları

Uluslararas De erleme Uygulamas 2 Borç Verme Amac na Yönelik De erleme

Mercedes-Benz Orijinal Ya lar

Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV Sayfa ISBN

ISI At f Dizinlerine Derginizi Kazand rman z çin Öneriler

İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ ÜNİVERSİTE KOORDİNATÖRLÜĞÜ VE ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM

Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV Sayfa ISBN

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1

ÜN TE II L M T. Limit Sa dan ve Soldan Limit Özel Fonksiyonlarda Limit Limit Teoremleri Belirsizlik Durumlar Örnekler

Mehmet TOMBAKO LU* * Hacettepe Üniversitesi, Nükleer Enerji Mühendisli i Bölümü

ARAMALI VERG NCELEMES NDE SÜRE. Adalet ilkin devletten gelmelidir Çünkü hukuk, devletin toplumsal düzenidir.

fiekil 2 Menapoz sonras dönemde kistik, unilateral adneksiyel kitleye yaklafl m algoritmas (6)

İÇİNDEKİLER. Duygusal ve Davranışsal Bozuklukların Tanımı 2

ÇALIŞAN SAĞLIĞI BİRİMİ İŞLEYİŞİ Hastanesi

İş Sağlığı İş Sağlığı nedir? Çağdaş İş Sağlığı anlayışı nedir?

LENFOMA NEDİR? Lenfoma lenf dokusunun kötü huylu tümörüne verilen genel bir isimdir.

6. SINIF MATEMAT K DERS ÜN TELEND R LM fi YILLIK PLAN

TMS 19 ÇALIfiANLARA SA LANAN FAYDALAR. Yrd. Doç. Dr. Volkan DEM R Galatasaray Üniversitesi Muhasebe-Finansman Anabilim Dal Ö retim Üyesi

KAVRAMLAR. Büyüme ve Gelişme. Büyüme. Büyüme ile Gelişme birbirlerinden farklı kavramlardır.

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

Bir Müflterinin Yaflam Boyu De erini Hesaplamak çin Form

N-3 Diz Sabitleyici (Posterior Sheel)

Üniversitelerde Yabancı Dil Öğretimi

OTİZM NEDİR? becerilerinin oluşmasını etkileyen gelişim bozukluğudur.

Degisimi_Yonetmek 4/19/10 5:12 PM Page 1 De iflimi Yönetmek

MESLEK MENSUBU KURUMLAfiMA PROJES YOL HAR TASI

TÜRK YE Ç DENET M ENST TÜSÜ 2011 FAAL YET RAPORU 45 TÜRK YE Ç DENET M ENST TÜSÜ F NANSAL TABLOLAR VE DENET M RAPORLARI

SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU

MURAT YÜKSEL. FEM N ST HUKUK KURAMI VE FEM N ST DÜfiÜNCE TEOR LER

TÜRK YE DE A LE Ç fi DDET Ülke Çap nda Kriminolojik-Viktimolojik Alan Araflt rmas ve De erlendirmeler

KAMU İHALE KURULU KARARI. Toplantıya Katılan Üye Sayısı : 7 : Elektrik ihtiyacının temini.

GENÇ YET fik NLERDE BÜYÜME HORMONU EKS KL

MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z


Hasta Rehberi Say 6. KONJEN TAL ADRENAL H PERPLAZ Kolay okunabilir rehber

AR-GE YETENE DE ERLEND R LMES ESASLARI (*)

Uluslararas De erleme K lavuz Notu No. 13 Mülklerin Vergilendirilmesi için Toplu De erleme

Sizinle araştırmalar bir adım daha ileriye gidecek. Hastalara ait veri ve tahlillerin kullanılması hakkında bilgiler

qxp 10/17/08 1:19 PM Page U1. IQ8Quad. Her ortam için do ru dedektör. IQ8Quad alg lama prensipleri. Yang n alg lama teknolojisi

Basit Elektrik Devresi FEN VE TEKNOLOJ

2008 YILI SOSYAL GÜVENLİK KURUMU SAĞLIK UYGULAMA TEBLİĞİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ YAYIMLANDI

Hart Walker, gövde deste i ve dengeli tekerlek sistemi sayesinde, geliflim düzeyi uygun olan çocuklar n, eller serbest flekilde yürümesini sa lar.

EĞİTİM BİLİMİNE GİRİŞ 1. Ders- Eğitimin Temel Kavramları. Yrd. Doç. Dr. Melike YİĞİT KOYUNKAYA

UÜ-SK ORGAN VE DOKU NAKLİ PROSEDÜRÜ

TDS 220 İŞÇİ SAĞLIĞI ve İŞ GÜVENLİĞİ

Varolmak Ö renmek Paylaflmak Etkilemek ve Yönlendirmek Mutlu Olmak...7

L K Ö R E T M. temel1 kaynak MUTLU. Matematik Türkçe Hayat Bilgisi

performansi_olcmek 8/25/10 4:36 PM Page 1 Performans Ölçmek

ÇOCUK ve ERGENL KTE GUATR

Baflkanl n, Merkez : Türkiye Bilimsel ve Teknik Araflt rma Kurumu Baflkanl na ba l Marmara Araflt rma Merkezi ni (MAM),

İçindekiler Şekiller Listesi

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

Yapı ve Deprem Yönetmelikleri, alan kullanım yönetmeliklerinin gözden geçirilmesi ve gerekiyorsa yeniden düzenlenmesi

GEKA NİHAİ RAPOR TEKNİK BÖLÜM. 1. Açıklama

EGZERSİZ REÇETESİNİN GENEL PRENSİPLERİ DOÇ.DR.MİTAT KOZ

1 6/01/2004 tarihli say l Resmi Gazete de yay mlanan ve 01/05/2004

T.C. TURGUT ÖZAL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü İş Sağlığı ve Güvenliği Anabilim Dalı Başkanlığı

T bbi Makale Yaz m Kurallar

Ek 1 Kaynakl Yap larda Tasar m Prensipleri

2007 YILI VE ÖNCES TAR H BASKILI HAYVANCILIK B LG S DERS K TABINA L fik N DO RU YANLIfi CETVEL

2- Hastalara muayenehaneye ilk defa mı? Sürekli mi? geldikleri sorulduğunda %30 u ilk defa %70 i sürekli geldiklerini bildirmişlerdir (Şekil 2).

Çeviren: Dr. Almagül sina

F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme

Hiçbir zaman Ara s ra Her zaman

İSTANBUL TİCARET ÜNİVERSİTESİ BİLGİSAYAR MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ BİLGİSAYAR SİSTEMLERİ LABORATUARI YÜZEY DOLDURMA TEKNİKLERİ

standartlar Standartlar ve Sertifikalar sertifika

Transkript:

Deomed Medikal Yay nc l k Schiltenwolf / Henningsen Muskuloskeletal A r lar Biyopsikososyal Yaklafl mla Tan ve Tedavi Türkçe Editörü / M. Sar do an Çeviri / A. Kasabal gil 16.5 x 24 cm, XVI + 320 Sayfa ISBN 978-975-8882-27-4 Türkçe birinci bask Deomed, 2008.

❶ Neden Muskuloskeletal A r Tedavisi? M. Schiltenwolf 1.1 / Neden A r Tedavisi? 1.2 / A r Nedir? 1.3 / Akut ve Kronik Ayr m 1.4 / A r Hastas n n Çok Eksenli Tan mlanmas 1.5 / A r Tedavisinde Kronikleflmenin Önlenmesi 1.6 / Kronik A r lar n Tedavisi 1.7 / Konservatif ve Cerrahi Tedavilerin Kesiflme Noktalar 1.8 / A r Tedavisinde Ampirik Olarak Hangi Etkiler Sa lanabilmifltir? 1.9 / Muskuloskeletal A r lar n Epidemiyolojisi

3 1.1 / Neden A r Tedavisi? A r tedavisi, hem kronikleflme profilaksisi, hem de kronikleflmifl a r lar n giderilmesi bak m ndan interdisipliner bir yaklafl md r. A r, bir ortopedi uzman na giden hastalar n birinci, aile hekimine giden hastalar n ikinci s kl kta olan yak nmas d r. S k görülen s rt, bel ve eklem a r lar n da kapsayan muskuloskeletal a r kavram son y llarda ciddi bir perspektif de iflimi geçirmektedir. Özellikle somatik aç l m yeni psikososyal bak fl aç s yla genifllemifltir. Burada ilginç ampirik gözlemler, de iflen hastal k ve tedavi yaklafl m anlay fl n n esas n oluflturmufltur: A r s olan herkes bir hekime baflvurmaz. Belli bir hekimin seçilmifl olmas, hastan n belli tedavi beklentisi içinde oldu unu gösterir. Akut ve kronik a r aras nda psikolojik, sosyal ve fakat ayn ölçüde t bb nedenlere ba l etkilerle desteklenen kronikleflme süreci yer al r. Biyografik stresler a r prognozuna kal c olarak zarar verebilirler. Ekonominin kötü oldu u zamanlarda a r nedeniyle emeklilik baflvurular nda art fl görülür: 1970 li y llar n bafl ndaki kitlesel iflsizlik sorunu ve sosyal kanundaki de iflikliklerle (örne in Almanya da, 1953 teki savafl kurbanlar için ç kar lan a r hasarl - lar yasas, 1974 te tüm a r engelliler için ç kar lan yasa) onaylanm fl a r engelli ve erken emeklili e gidiflte patlama tarz nda art fl yaflanm flt r. Bu aflamada hastan n hekim taraf ndan ikna edilmesi yard mc olmal d r. H zl yard - m n iyi yard m oldu u, bunun da hekim ve terapistten gelmesi gerekti i, biyolojik ve t bbi önlemlerin al nmas gereklili i konusunda hastan n tek boyutlu iknas önemlidir. Hekimin bu konudaki yaklafl m n n etkinli- ini, ifl göremezlik istatistikleri ve emeklilik sigorta kurulufllar n n rakamlar ortaya koyamamaktad r. Kuflkusuz her tedavi yaklafl m n n amac a r lar hafifletmektir. Ancak çat flan bak fl aç lar n n çoklu unun bu tedavi çabalar n sonuçsuz b rakabilece i göz önüne al nmal - d r: Tan lar yetersiz veya yanl fl konmufltur. Terapötik araçlar yetersizdir veya uygun olmayan ilaçlar kullan lm flt r. Hastan n hastal ktan dolay olan kazanc çok büyüktür. Sosyal güvenlik sistemi hastal n tedavisine olanak vermemektedir. Almanya daki gayrisafi milli has lan n yaklafl k %1 i s rt ve bel a r lar na harcanmaktad r. Asl nda bu miktar n yar s ndan ço u ifl göremezlik ve erken emeklilik gibi ikincil masraflara gitmektedir. Emeklilik sigortalar na olan baflvurularda muskuloskeletal a r - lar masraflar bak m ndan ikinci s rada gelmektedir. Emeklilik raporlar n n bafl n, ortopedi uzmanlar nca haz rlanan raporlarda %90, iç hastal klar uzmanlar ve aile hekimlerince haz rlanan raporlarda %50 ile destek ve hareket organ a r lar çekmektedir. Hekime muskuloskeletal a r nedeniyle yap lan ilk baflvuru ile emeklilik talebi (genellikle 15 ay geçen ifl göremezlik sonucu, ayn flekilde yasal hastal k sigortas n n yetersiz kalmas sonucu) aras nda, geriye bak ld nda s kl kla yanl fl yönlendirildi i görülen, uzun bir yol vard r: Hastan n çok yönlü probleminin

4 1 / Neden Muskuloskeletal A r Tedavisi? tan ve tedavisi için verilen çabalar yeterli ve erken gerçeklefltirilirse, emeklilik baflvurusu, ulafl lamayan t bbi tedavi baflar s n n bir sonucu olmak zorunda de ildir. Her a r l hastaya yaklafl mda tercih edilmesi gerekenler flunlard r: Akut tedaviler etkin olarak uygulanmal - d r. Etkin akut tedaviler hastan n nedene iliflkin yanl fl yönlendirmeleri üzerine kurulmamal d r. Kronikleflme riskleri erken fark edilmelidir. Artan kronikleflme e ilimi uygun tedavi yaklafl mlar ile erken tan nmal ve tersine yönlendirilmelidir. Herfleye karfl n kronikleflme olmuflsa yeterli terapötik modaliteler kullan lmal d r. Biyopsikososyal Yaklafl m Hakk nda fl görebilen hastalar n tedavi etkinli i buna bakarak gayet iyi ölçülebilse de, muskuloskeletal a r lar n tedavisinde emeklilik baflvurular n n önlenmesi öncelik de ildir. Birçok hastada bu nokta ikincil bir rol oynar veya hiç önemsenmez. Her hasta için do ru tan ve uygun tedavinin (protokole uygun ve kan ta dayal ) önemi flüphe götürmezdir. Temel bilgiler ve araflt rmalar son y llarda tedavi baflar lar n n ön koflullar n iyilefltirmeye yönelik önemli bilgiler sunmufllard r. Her a r gibi muskuloskeletal a r tedavisinin de ancak interdisipliner olarak düzenlenebilece i tart flmas z kabul edilmektedir. nterdisipliner yaklafl m hem tek hekimin tedavi yönteminde hem de tedavi ekibinin oluflumunda görülmelidir. Bu durum, bu kitab n yazarlar ndan da görüldü ü gibi birçok uzmanl k alan n n birikimini gerektirir. nterdisiplinerlik fiziksel ve fiziksel olmayan tan ve tedavi ayr m n kald rmal d r. Gerek temel ve gerekse klinik araflt rmalar bu ayr m n keyfi olarak oluflturuldu unu ve hastan n problemine yarar sa lamad n ortaya koymufltur: Daha çok kronik a r larda, ama akut a r larda da santral lezyonla ilgilenirken, periferik mekanizmalar da gözard edilmemelidir. A r tedavisi bu somatik - somatik olmayan a r fleklindeki ikiye bölmeyi aflmal d r. Biyopsikososyal aç l ml bu yönelim a r hastas için uygun görünmektedir. Bu kolayca söyleniveren yönelimin sonuçsuz bir sohbetten ileri gidememesi riski nedeniyle, biyopsikososyal model kendi içinde çok tart fl lm flt r. Örne in ne zaman biyolojik, ne zaman psikososyal etiyoloji ve tedavinin ön planda olaca n n aç k olmad - söylenmifltir. Yazarlar burada yeni bir formülasyonda karar k lm fllard r. Biyopsikososyal model kavram ndan yeni bir bilimsel kargafla de il, iliflki esasl, empati, iletiflim, kendini ifade etme gibi faktörleri sistematik olarak içeren t bbi bilginin her bir hasta için kullan m anlafl lmal d r [Borrell- Carrio, Suchmann, Epstein 2004]. Ancak bu ifadenin tam olarak anlafl lmas aç klamaya gerek duymaktad r. Bu konuda bu kitap yard mc olacakt r. Kaynak Borrell-Carrio F, Suchman AL, Epstein RM, The biopsychosocial model 25 years later: principles, practice, and scientific inquiry. Ann Fam Med (2004), 2, 576 582

1.2 / A r Nedir? 5 1.2 / A r Nedir? A r rahats z edici bir duyu alg lamas - d r. Periferik nosiseptif uyar n n hissedilmesinde santral olarak ifllenmesi esast r. A r sözcü ü (Schmerz) eski Almanca daki Smerza ve yeni ngilizce deki smart ile akrabad r. Keskin ve yan c a r ya Scheuerwunden denmifltir. Schwelen (için için yanmak) sözcü ü ile olan benzerlik de buradan gelir. Orta-yüksek Almanca dan beri bilinen Pein ( ngilizce pain ile akrabad r); geç dönem Latince deki poena (ceza, bedel ödeme) sözcü ünden kaynaklan r ve bununla cehennem azab kastedilmektedir. Felsefede fizyolojik olaylar n bilimsel aç klamalar yan nda a r l hastalar n deneyim ve davran fllar n n gözlenmesi ve tarif edilmesi de özellikle önemsenmifltir. Plessner e göre a r, insan davran fl n n antropoloji için temel öneme sahip bir s n r d r [Plessner 1949], Heidegger e göre varl n temel çizgisine aç lan kap d r. Von Gebsattel e göre bayg nl k hali a r n n karfl t olarak insan n sorunsuz keyif yaflamas n ve benli in ve bedenin ikiye ayr lmas n ifade eder [v. Gebsattel 1932]. Souffrir passe, avoir souffert ne passe jamais [Bloy, Buytendijk ten 1948, s. 18]: (Akut) a r geçse de, a r geçirmifl olman n keskin an s kal c bir hat rlamaya, insan davran fl - n n ve duruflunun kal c olarak etkilenmesine neden olabilir. A r y geçirmifl olman n hat rlanmas ile akut a r olay ndan ba ms z olarak, a r dan kurtulma güvencesi sa lanm fl olsa da, bunun, a r n n tedavi ile üstesinden gelmede oluflturaca güçlük anlafl labilir. Schiller in tan mlad Açl k ve Sevgi yaflamsal döngülerine, Ebbecke nin insan dürtülerinin temel özelliklerinden sayd A r da etki edebilir [Ebbecke 1953]. Buradan, a r ve a r n n üstesinden gelinmesinde hastan n e ilimlerinin çat flabilece i aç kl k kazanmaktad r: Örne in, a r n n k sa dönemde engellenmesi veya uzun dönemde üstesinden gelinmesi ile hastan n k sa dönemdeki hastal ktan kazanc veya uzun dönemde üçüncü flahsa veya devlete ba ml l aras ndaki çat flma. Gadamer burada a r ya yakalanmada, ama ayn zamanda sa l kl olmaktan saklanmada bir ödev görmektedir [Gadamer 1993]: Hasta, tedavide birlikte oynayan bir oyuncu olmal d r. Hastan n ödevinin bafllad yerde hekimin etkinli inin s n r bafllar. A r da en iyi ilac aramak de il, ilgili flah s olarak kendini sorgulamak, a r n n yaflam n gerçek boyutu oldu unu görmek gereklidir. Hekim gerçeklefltirici, sa lay c olarak görev al r [Gadamer 2003, s. 27]. A r lar kitab nda [v. Weizsäcker 1926] a r hissinin bertaraf edilmesi ve hekim yard m n n gerekli oldu- u a r n n üstesinden gelinmesi ayr m n yapan v. Weizsäcker in antropolojisiyle buradaki iliflki aç kl k kazanmaktad r. Hastan n davran fllar n n ve isteklerinin anlafl lmas hekime, hastaya giden yolu açar. Weizsäcker bunun için bu konuyu canl lar n biliminde ortaya koymufltur [v. Weizsäcker 1940; Wiehl 2003]. Burada hekimin hastay nas l anlayaca sorusu ortaya ç kmaktad r. Gerçekten bir di erinin di eri olarak alg - lanmas var m d r, yoksa anlafl lacak olan di- eri (hasta) hekimin kendi kafas nda oluflturdu u biri midir? [Jakobi 2005]: A r l

6 1 / Neden Muskuloskeletal A r Tedavisi? hasta rahats z edilmemifl kimli inden kendi ve dünyas ile ayr düfltü ü için [v. Weizsäcker 1926], bu çaresizlik içinde varl - n n ikili ini (beden ve kendi) fark eder ve hekimin yard m n ister. Fakat a r çekmeyen hekim ne kendini hasta gibi hissedebilir, ne de onu anlayabilir. Asl nda hekimin tan - mas gereken hasta, tan nacak obje olarak hekime uzak kal r. Buna karfl l k, hekimin yaklafl m hastayla bir yaflam ortakl nda, kiflilik çerçevesinde, insan ve çevre, beden ve benlik, hasta ve hekim aras ndaki karfl l kl iliflki ve farkl l klar n fark ndal nda gerçekleflirse, hastayla o ebedi yak nlaflma ya ulafl labilir [v. Weizsäcker 1927]. Felsefe ve antropoloji, a r semptomunun anlamlar n hastan n hayat öyküsü ile de iliflkilendirerek vurgulam fllard r. Bunlar sayesinde yine a r n n psikoanalitik olarak kavranmas mümkündür. Uluslararas bilimsel a r derneklerinin çat s olan Uluslararas A r Araflt rmalar Derne i (IASP), a r y aktüel veya potansiyel doku hasar ile iliflkili olan veya fiekil 1.1. A r n n siklik sistemi: Fizyolojik, psiflik ve sosyal etkiler hem negatif (-), hem de pozitif (+) geribildirime neden olabilirler; SSS: Santral sinir sistemi [Seemann ve Zimmermann 1999].

1.3 / Akut ve Kronik Ayr m 7 böyle bir hasar n kavramlar yla tarif edilen rahats z edici duyu veya duyguyu yaflamak olarak tarif etmifltir [IASP 1979]. Burada önemli olan, bu tan mla a r n n oluflum, alg lanma ve sürdürülmesinin hem bedensel (periferik), hem de psiflik (santral) noktalar n n dikkate al nm fl olmas d r: Bedensel hasar sonucu alg lanan a r uyar lar, ancak afferentler ve omurilik üzerinden iletilip santral olarak ifllendikten sonra a r alg s haline gelir. Ancak burada periferik a r uyaranlar n n santral ifllenme ile dengeli çal flmas söz konusu de ildir. Bazen sürekli gelen a r uyar lar nosiseptörlerin uyar dalgalar n de ifltirir, bazen de a r çok küçük veya hiç olmayan nosiseptif uyar halinde bile alg lanabilir. A r ve a r n n kronikleflmesi bir taraftan fizyopatolojik olarak ortaya konabilir (bkz. Bölüm 2). Di er taraftan periferik ve santral sinir sisteminin a r y kuvvetlendirici veya azalt c geribildirimlere düzenleyici sistemler olarak sürekli uyum çabalar gözönünde bulundurulmal d r (bkz. fiekil 1.1 [Seemann ve Zimmermann 1999]). Her ne kadar a r - y kuvvetlendirici mekanizmalar disfonksiyonel, azalt c olanlar fonksiyonel ve a r tedavisini destekleyici gibi görünse de, kronikleflmenin anlafl lmas nda, hastan n sisteminin disfonksiyonel regülasyonlarda karar k lmas n n onun seçimi olmad, aksine her a r kuvvetlendirici regülasyonun en az ndan k sa dönemde mant kl bir amac oldu- u unutulmamal d r: Stres alt nda s rt kaslar ndaki tonus art fl, mant kl bir biçimde kifliyi stresli ifle haz rlar. Ancak daha sonra bunun kal c olmas, stresin her hissedildi inde a r l alg lamaya neden olur. Artan bedensel aktivite kan bas nc n yükseltir. Oysa kompleks bölgesel a r sendromunda bu bulgu, bozulmufl otonom sistem düzeninin ifadesidir. Belli durumlar n alg lamayla ölçülmesi baz problemlere kolay çözüm getirse de, a r lar n felakete yol açabilecek kadar yanl fl de erlendirilmesine neden olabilir. Akut a r n n ilaçla bast r lmas, fazla ilaç kullan m na ve uygun olmayan ameliyatlara gidifle neden olabilir. 1.3 / Akut ve Kronik Ayr m Kronikleflme, farkl de erlendirme aç - lar olan çok boyutlu bir süreçtir. Akut a r lar nosiseptörlerin uyar lmas ile aç klan rlar ve koruyucu görevleri vard r. Oysa kronik a r lar bedensel ve psiflik fonksiyon bozukluklar n n, daha çok da psikososyal etkilerle duyarl laflmas olarak anlafl lmaktad r. Çok boyutlu kronikleflme süreci kavram baflar l bir a r tedavisinin temelidir. Kronikleflme, Mainz Evreleme Yaklafl m (Mainzer Stadienkonzept, MSK) skalas ile çok boyutlu olarak s n fland r labilir. Akut a r lar n biyolojik uyar ifllevi vard r. Bedensel bir hasardan hemen sonra ortaya ç karlar, hasar n oldu u yerde alg lan rlar ve polisinaptik reflekslerin motor reaksiyonlar yla a r l uyarandan uzaklaflmay sa larlar. Asl nda akut a r da bu koruma göreviyle s - n rl kalmamakta, önceki deneyimleri güncel durumla iliflkilendirmektedir.

8 1 / Neden Muskuloskeletal A r Tedavisi? Örnek Sa ayakta oluflan bir k r k durumunda karfl bacak ekstansiyona, ayn taraf ayak ve baca fleksiyona getirilmektedir. A r, ancak motor reaksiyondan sonra: Duysal olarak alg lan r ve lokalize edilir: Nerede bir fleyler oldu? Affektif olarak de erlendirilir: Bunu tan yor muyum? Kötü mü olacak? Sonunda ileri yaklafl mlara geçilir: fiimdi a r y gidermek için ne yapmal y m? Daha ileri yaklafl mlar n motivasyonunda ve a r n n de erlendirilmesi aflamas nda bile sonradan olabilecek kronikleflmenin ipuçlar görülebilir. Kronikleflme, dar anlam yla a r lar n zaman boyutunda [v. Korff ve ark. 1992]; akuttan (6 haftaya kadar devam eden a r - lar) subakuta (son 6 ay n yar s ndan az nda ciddi yak nma olmas ) ve kroni e do ru tafl nmas n ifade eder. Genifl anlamda, iyileflmeyen veya s kl kla nükseden akut a r lar n geliflim sürecini ve bunlar n biyolojik, psiflik ve sosyal çok yönlü uyum süreçlerini kapsar (bkz. Bölüm 2.2) [Zimmermann 2004]. Kronikleflmenin çok boyutlu olarak s n fland r lmas a r hastas n n tan s n n önemli bir parças n oluflturur, çünkü: Akutlar n aksine kronik a r lar bir biyolojik korunma mekanizmas ndan fazla fley ifade ederler. Kronik a r l hastalar akut a r l hastalardan daha a r hastalard r. Kronik a r larda akut tedavi yöntemleri ile baflar sa lanamaz. Tedavinin prognozu kronikleflmenin derecesine ba l d r (bkz. Bölüm 3.1.9). Kronikleflme birçok hastada bedensel yak nmalar n yayg nlaflmas ile karakterizedir. Lokalize a r yak nmalar n n yan s ra s kl kla flunlar görülür: De iflken ve yeni a r lokalizasyonlar, A r d fl somatik yak nmalar: - Kulakta ç nlama, u uldama - Bafl a r lar - Kalpte batma hissi - Sindirim sistemi yak nmalar (ba rsak irritasyonu semptomlar ) - El ve ayaklarda uyuflma - Di er vejetatif fonksiyon bozukluklar fiikayetlerin yay lmas ve di er bedensel yak nmalar hastan n kendini alg lamas ndaki kal c de iflikli in parças d r ve kronikleflme yönünde yorumlanmal d r. Dikkat Hekime kronikleflmeyi s n fland rmak için bir enstrüman sa lan rken, hasta akut kavram n s kl kla farkl anlamaktad r: Birçok hasta için akut gerçek anlam nda oldu u gibi kroni in karfl t olmay p, kötüyü ifade etmektedir. Bunun bilinmesi, hasta-hekim aras nda ortak dil oluflturulmas aç s ndan önemlidir.