METABOLİK VE ENDOKRİN PROBLEMLER



Benzer belgeler
GENEL SORU ÇÖZÜMÜ ENDOKRİN SİSTEM

DİYABET NEDİR? Özel Klinik ve Merkezler

LİPOPROTEİNLER. Lipoproteinler; Lipidler plazmanın sulu yapısından dolayı sınırlı. stabilize edilmeleri gerekir. kanda lipidleri taşıyan özel

LABORATUVAR TESTLERİNİN KLİNİK YORUMU

Glisemik kontrolün ölçütleri ve prognozla ilişkisi. Dr. Gülay Aşcı Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı İzmir

Hipotalamus hormonları. Leptin 1/30/2012 HİPOFİZ ÖN LOP HORMONLARI. Growth hormon : Büyüme hormonu Somatotropin

Aldosteron tansiyon ve vücut sıvı dengesini ayarlayan böbrek üstü bezlerinden salgılanan bir hormondur. Kandaki miktarına bakılır.

DİYABETES MELLİTUS. Dr. Aslıhan Güven Mert

Diyabet Nedir? Diyabetin iki tipi vardır:

DEKSAMETAZON SÜPRESYON TESTİ

ADRENAL YETMEZLİK VE ADDİSON. Doç. Dr. Mehtap BULUT Bursa Şevket Yılmaz EAH Acil Tıp Kliniği

TESTOSTERON (TOTAL) Klinik Laboratuvar Testleri

EGZERSİZE ENDOKRİN ve METABOLİK YANIT

Normalde kan potasyum seviyesi 3,6-5,0 mmol/l arasındadır.

GEBELİKTE TİROİD FONKSİYONLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ

Tiroid Hormonları ve Yorumlanması.

Dehidroepiandrosteron- sülfat; DHEA-sülfat testi;

ENDOKRİN BEZ EKZOKRİN BEZ. Tiroid bezi. Deri. Hormon salgısı. Endokrin hücreler Kanal. Kan akımı. Ter bezi. Ekzokrin hücreler

LABORATUVAR TESTLERİNİN KLİNİK YORUMU

DEKSAMETAZON SÜPRESYON TESTİ

BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI

DİYALİZ: GENEL BİLGİLER

KADIN İNFERTİLİTESİNDE LABORATUVARIN ROLÜ

E DOK O RİN İ S İ S S İ T S EM

Hiperlipidemiye Güncel Yaklaşım

PROLAKTİNOMAYA YAKLAŞIM

HORMONLARIN ETKİ MEKANİZMALARI

İntern Dr. Özkan ERARSLAN ADRENAL YETERSİZLİK. ADDİSON HASTALIĞI, BÖBREKÜSTÜ BEZ YETERSİZLİĞİ, SÜRRENAL YETMEZLİK Ekim 2013

Serbest Çalışma / Akademik Danışma Görüşme

Androjenler ve Anabolik Steroidler

Hipofiz gelişimi. Hipofiz ektodermden gelişir.adenohipofiz Rathke kesesinden,nörohipofiz ise infindubulumdan gelişir.

1. HAFTA PAZARTESİ SALI ÇARŞAMBA PERŞEMBE CUMA. Kuramsal Ders Diabetes mellitus: Tanı, sınıflama ve klinik bulgular Nilgün Başkal.

LABORATUVAR TESTLERİNİN KLİNİK YORUMU

Hipofiz beyin tabanında burnun arkasında optik sinirlerin altında yer alan küçük bir bezdir.

ACTH (Synacten) STİMÜLASYON TESTİ

Sunum planı. Hipofiz Epifiz Tiroid Paratiroid ve Pankreas hormonları

DİYABETİK DİYALİZ HASTALARINDA GLİSEMİK DALGALANMA

Tiroid Bezi Sorunları

Yönetici tarafından yazıldı Perşembe, 09 Nisan :34 - Son Güncelleme Perşembe, 09 Nisan :06

YDUS İÇİN TARİHİ FIRSAT

1. HAFTA PAZARTESİ SALI ÇARŞAMBA PERŞEMBE CUMA. Kuramsal Ders Diabetes mellitus: Tanı, sınıflama ve klinik bulgular Nilgün Başkal

DİYABETES MELLİTUS. Uz. Fzt. Nazmi ŞEKERC

Yrd. Doç. Dr. Ali DUMAN Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Tıp A. D.

Hemodiyaliz Hastalarında Serum Visfatin Düzeyi İle Kardiyovasküler Hastalık Ve Serum Biyokimyasal Parametreleri Arasındaki İlişki

KARDİYOVASKÜLER PROBLEMLER

ENDOKRİN SİSTEME GENEL BAKIŞ. İngilizce Aslından Çeviren ve Yayına Hazırlayan : Uğur AYDOĞAN. Gazi Üniversitesi

YENİ DİYABET CHECK UP

Beslenme ve İnflamasyon Göstergeleri Açısından Nokturnal ve Konvansiyonel Hemodiyalizin Karşılaştırılması

YAŞLIDA DOĞRU LABORATUVAR KULLANIMI. Dr. Kadir Kayataş SBÜ Haydarpaşa Numune SUAM

İnsülin Tedavisi ve Böbrek Hastalıkları. Dr Rahmi Yilmaz Hacettepe Üniversitesi Nefroloji Bilim Dalı

SEVELAMER HEMODİYALİZ HASTALARINDA SERUM ELEKTROLİT DÜZEYİ, METABOLİK VE KARDİOVASKÜLER RİSKLERİ VE SAĞKALIMI ETKİLER

POSTTRANSPLANT DİABETES MELLİTUS DR. ÜLKEM YAKUPOĞLU ACIBADEM ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ INTERNATIONAL HOSPITAL ORGAN NAKLİ MERKEZİ

Salgısını görev yerine bir salgı kanalıyla ulaştıran bezlerdir. Gözyaşı, tükrük, süt ve ter bezleri bu gruba girer.

E2 (ESTRADIPL) Normal Değerler: Erkek: <62 pg/ml Kadın:

adrenalin, noradrenalin, dopamin

ENDOKRİN SİSTEM HASTALIKLARI. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire

PERİTON DİYALİZ HASTALARINDA SIVI KONTROLÜ

Malnutrisyon ve İnflamasyonun. Hasta Ötiroid Sendromu Gelişimine imine Etkisi

¹GÜTF İç Hastalıkları ABD, ²GÜTF Endokrinoloji Bilim Dalı, ³HÜTF Geriatri Bilim Dalı ⁴GÜTF Biyokimya Bilim Dalı

Diyabetes Mellitus. Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı

Koroner Check Up; Coronary risk profile; Koroner kalp hastalıkları risk testi; Lipid profili;

[embeddoc url= /10/VÜCUT-SIVILARI.docx download= all viewer= microsoft ]

Şeker düşürücü ilaçlar

Endokrin ve Metabolik Hastalıklarda Fiziksel Aktivite ve Egzersiz

MENOPOZ. Menopoz nedir?

VAKALARLA KBY - DİYABET TEDAVİSİ

Yüksekte Çalışması İçin Onay Verilecek Çalışanın İç Hastalıkları Açısından Değerlendirilmesi. Dr.Emel Bayrak İç Hastalıkları Uzmanı

HİPOGONADOTROPİK HİPOGONADİZMDE ÜREME TEDAVİSİ VE SONRASINDAKİ SÜREÇ. Önemli Not : Bu yazı bilgilendirme ve yol gösterme amaçlıdır.

Normalde kan potasyum seviyesi 3,6-5,0 mmol/l arasındadır.

Diyabetes Mellitus. Dr. İhsan ESEN Fırat Üniversitesi Hastanesi Çocuk Endokrinolojisi Bilim Dalı

ENDOKRİN SİSTEM ANATOMİSİ DOÇ.DR.MİTAT KOZ

Basın bülteni sanofi-aventis

KONU 5 ENDOKRİN SİSTEM

Egzersizde Hormonal Değişimler Ve Düzenleme PROF.DR.MİTAT KOZ

Tiroit hormonları 1. Folliküler hücrelerden sentezlenen hormonlar: Tiroksin (T 4. , tetraiyodotironin) (triiyodotironin) T 3

Metabolik Sendrom ve Diyabette Akılcı İlaç Kullanımı. Dr Miraç Vural Keskinler

HCV POZİTİF RENAL TRANSPLANT HASTALARINDA POSTTRANSPLANT DİYABET GELİŞİMİ RİSKİ ARTMIŞ MIDIR?

OKUL ÖNCESİ CHECK-UP PROGRAMI

Beyin Omurilik Sıvısında Myelin Basic Protein Testi; CSF myelin basic protein; BOS da myelin basic protein;

ENG Mesleki İngilizce-II İNGİLİZCE ENG Mesleki İngilizce-II İNGİLİZCE

PERİTON DİYALİZİ YAPAN HASTALARDA İKODEXTRİN KULLANIMININ METABOLİK SENDROM VE DİĞER KARDİOVASKÜLER RİSK FAKTÖRLERİ İLE İLİŞKİSİ

KARBOHİDRAT METABOLİZMASI BOZUKLUKLARI DİYABET

GROWTH HORMON. Klinik Laboratuvar Testleri

İç Hastalıkları Anabilim Dalı Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Bilim Dalı

Kronik Hipotansif Diyabetik Hemodiyaliz Hastalarında Midodrin Tedavisinin Etkinliği

Vücut yağ dokusunun aşırı artışı olarak tanımlanır. Ülkemizde okul çağındaki çocuk ve adolesanlarında obezite oranı % 6-15 dolaylarındadır.

Cinsel Kimlik Bozuklukları

2x2=4 her koşulda doğru mudur? doğru yanıt hayır olabilir mi?

SDÜ TIP FAKÜLTESİ İÇ HASTALIKLARI ANABİLİM DALI EĞİTİM YILI DÖNEM IV GRUP B TEORİK DERS PROGRAMI.

ENDOKRİN SİSTEM #4 SELİN HOCA

genellikle böbrek yetmezliği göstergesi preanalitik hata kaynakları çok sağlıklı değerlendirme için

11 11 (Endokrinoloji) (Nefroloji) ÇOCUK SAĞ. VE HAST (Çocuk Endokrinoloji)++++ ÇOCUK SAĞ. VE HAST.

Pankreas, midenin arkasında karın içine yerleşmiş bir organdır. Gıdaların sindirim ve kullanımında büyük rol alır. Vücut için önemli hormonlar

Hipofiz adenomu; Prolaktin salgılayan hipofiz adenomu;

OBEZİTE ÇOCUK SAHİBİ OLMA ORANINI AZALTIYOR! AKŞAM GAZETESİ

İÇ HASTALIKLARI. 2.GÜN Üriner sistem semiyolojisi N.Y. SELÇUK Üriner sistem semiyolojisi N.Y. SELÇUK

REVİZYON DURUMU. Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No

Prof.Dr. Oktay Ergene. Kardiyoloji Kliniği

HEMODİYALİZ HASTASINDA KARŞILAŞILAN DİĞER SORUNLAR

Transkript:

271 KONU 38 METABOLİK VE ENDOKRİN PROBLEMLER Hakkı KAHRAMAN Hemodiyaliz hastalarında metabolik-endokrin sistemlerde de çeşitli bozukluklar meydana gelir ve bu etkilerin diyaliz hekimlerince bilinmesi gereklidir. Bu konuda, hemodiyaliz hastalarında karşılaşılan metabolik ve endokrin problemler tartışılacaktır. KARBONHİDRAT METABOLİZMASI Plazma glukagonunun yüksek olması, pankreastan insülin salgılanmasının bozulması, mevcut insülinin kendi reseptörlerine yeterince bağlanamaması ve postreseptör düzeyde insülin direnci olması nondiyabetik üremik hastalarda glukoz intoleransına yol açmaktadır. Böbreklerin insülini metabolize edememeleri sonucu meydana gelen hiperinsülinemi ise bu hastaların açlık kan şekerlerinin normal sınırlarda tutulmasını sağlamaktadır. Böbrek yetmezliği gelişen diyabetik hastaların insülin ihtiyacı azalmaktadır. Bunun iki önemli nedeni vardır: böbrek yetmezliği ilerledikçe insülin yıkımının azalması ve hastaların günlük protein ve kalori alımlarının azalması. Bu hastalarda, diyaliz tedavisi başlandığı zaman, günlük insülin ihtiyaçları tekrar artmaktadır. Diyabetin diğer kronik komplikasyonlarının mevcut olması, hastaların öğün aralıklarının diyaliz esnasında değişmesi ve diyalizatların dekstroz içermesi gibi sebepler diyabetik hastalarda diyaliz esnasındaki kan şekeri kontrolünü güçleştirmektedir. Bu güçlük göz önüne alındığında kabul edilebilir açlık ve tokluk kan şekeri düzeylerinin, diyaliz uygulanmayan diyabetik hastalardan biraz daha yüksek tutulması önerilmektedir. Etkili glukoz kontrolu sağlamak için, hastanın diyaliz programına göre insülin dozunun ayarlanması büyük önem kazanmaktadır.

272 BÜYÜME HORMONU Kronik böbrek yetmezliğinde, hem hormon yıkımının azalması hem de salınımındaki artış nedeni ile açlık bazal büyüme hormonu düzeyi yüksektir. Glukoz infüzyonunun, büyüme hormonu üzerine baskılayıcı etkisi ortadan kalkmıştır. Arginin gibi uyarıcı ajanlar, abartılı büyüme hormonu sekresyonuna neden olurlar. Büyüme hormonu, dokulardaki etkisini insülin-benzeri büyüme faktörleri (insulin-like growth factors) aracılığı ile yapmaktadır. Radyoimmünoassay (RIA) metodu kullanıldığı zaman, kronik böbrek yetmezlikli hastalarda IGF düzeyi yüksek bulunmuştur. IGF lerinin glomerüler filtrasyon değerini arttırdığı, geriye kalan nefronun fonksiyonunu regüle ettiği düşünülmektedir. Üremik erişkinlerde olduğu gibi, üremik çocuklarda da büyüme hormonu yüksekliğinin klinik etkisi görülmez. Hatta, çocukların büyümesi de bozulmuştur. Rekombinant insan büyüme hormonu tedavisi anabolik etkiye bağlı olarak, çocukların vücut ağırlığını ve kas kitlesini artırır, fakat kemik yaşı matürasyonunu (olgunlaştırmasını) hızlandıramaz. HİPOTALOMO-HİPOFİZER-GONADAL AKS Erkek üremik hastalar çok sık olarak jinekomastiden, libido azalmasından, yeterli ereksiyon olmamasından ve impotans tan yakınırlar (Bakınız Konu 46). Seksüel aktivite bozukluğuna ilaveten fertilitede de azalma vardır veya hastalar tamamen infertildir. Üremik hastaların bazal plazma total ve serbest testosteron düzeyleri, belirgin olarak düşüktür. Bazal plazma LH düzeyi, normal veya hafif artmıştır. Plazma FSH düzeyi ise genellikle normaldir. Gonadotropin releasing hormon ve klomifen e gonadotropin (LH, FSH) cevabının genellikle normal olması, üremide hipofizin bu fonksiyonunda, ciddi bir bozukluk meydana gelmediğini düşündürmektedir. Bayan diyaliz hastalarında libido azalması, orgazm olamama, adet düzensizlikleri, anovulatuvar siklüs ve infertilite gibi gonadal fonksiyon bozukluklarına çok sık rastlanmaktadır (Bakınız Konu 46). Bu hastaların, serum estradiol ve FSH düzeyleri normal olmasına karşın, LH düzeyleri yüksektir. Hipotalamo-hipofizer-gonadal feed back (geri itilim) bozulmuştur. Hipofizer prolaktin sekresyonunun artması ve prolaktinin metabolik klirensinin azalması sonucu, diyaliz hastalarının % 30 unda serum prolaktin düzeyi yüksektir. Üremik hipogonadizm etiyopatogenezinde diğer nedenler ile birlikte bu prolaktin yüksekliğinin de rolü vardır ve bazı hastalarda galaktoreye

273 neden olmaktadır. Üremik hastalardaki hiperprolaktinemi, L-dopa veya dopamin inhibisyonuna dirençlidir, fakat bromokriptin ile serum prolaktin düzeyi normale döndürülebilir. Serum prolaktin düzeyinin 100 ng/ml'nin üstünde olması, kronik böbrek yetmezliği ile birlikte prolaktinomanın da mevcut olabileceğini kuvvetle düşündürmelidir. Genç üremik hastalarda, genellikle puberte gecikmiştir. Diyaliz tedavisine başlandıktan sonra bile, puberte gecikmesi devam edebilir. ADRENAL KORTEKS Son dönem kronik böbrek yetmezliği olan hastalarda, adrenokortikotropin (ACTH) düzeyi normal sınırlarda veya hafif artmıştır. Kortizol ün diurnal ritmi ise korunmuştur. Kortizolün, kortizol bağlayan globülin e bağlanması azalmıştır. Bunun sonucu olarak hastaların, plazma serbest kortizol düzeyleri yüksektir, ancak bu yükseklik dokuların glukokortikoid hormonuna karşı direnci ile dengelendiği için, hiperkortizolizm belirtileri yoktur. Diyaliz hastalarında, ACTH stimülasyonu ile plazma kortizolünün normal olarak yükselmesi, adrenal korteksin kortizol salgılamasında bir sorun olmadığını göstermektedir. Bunun yanında, klasik 1 mg oral deksametazon dozu, kortizol sekresyonunu baskılamaya yetmez, fakat 8 mg oral doz veya 1 mg intravenöz dozu ile plazma kortizolü 2 mg/dl ye kadar baskılanır. Kortikotropin releasing hormonuna, ACTH ve kortizol yanıtı normale göre daha düşüktür. Ayrıca insülin ile oluşturulan hipoglisemiye ACTH ve kortizol cevabı da yeterli değildir. Günümüzde bile tartışmalı olan bu sonuçlar hipofizer-adrenal feed back in anormal olduğunu düşündürmektedir. Diyaliz hastalarında Cushing sendromu şüphesi olduğu zaman, değerlendirme intravenöz 1 mg deksametazon infüzyonu ile yapılır. Primer adrenokortikal yetmezlik tanısı ise, plazma kortizol düzeyinin düşük olması ve ACTH a kortizol cevabının az olması ile konulur. Amiloidozlu hastalarda, amiloidozun primer adrenokortikal yetmezliğe de yol açabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. ADRENAL MEDULLA Kronik böbrek yetmezliği olan hastaların istirahat esnasındaki plazma katekolamin düzeyleri, genellikle artmıştır. Plazma katekolamin düzeyi yüksek olmasına rağmen, diyaliz esnasında hipotansiyon sık rastlanan bir problemdir. Hipotansif atak esnasında, yeterli katekolamin salınımının olmaması ve norepinefrine hedef organ yanıtının az olması, diyaliz esnasındaki

274 hipotansiyondan sorumlu olduğu düşünülen faktörlerdir. Diyaliz hastalarında, yüksek katekolamin düzeylerinin hipertansiyona yol açıp açmadığı henüz bilinmemektedir. TİROİD Üremik hastaların, tiroid fonksiyon testleri genellikle bozuktur. Proteine bağlı iyodinin ve tiroksin bağlayan globülinin (TBG) plazma düzeyleri normal olmasına karşın, inorganik iyodin düzeyi artmıştır. Total tiroid hormonları ( T 3 ve T 4 ), serbest T 3 azalmış olmakla birlikte, serbest T 4 normal sınırlardadır. Serum TSH (thyrotropin) düzeyi normaldir, fakat TRH a (thyrotropin releasing hormon, tirotropin salgılatan hormon) TSH yanıtı azalmıştır. Tiroid fonksiyonlarındaki bu bozukluklara rağmen, hasta klinik olarak ötiroiddir. Öte yandan üremik sendrom ile hipertiroidi veya hipotiroidi kliniği arasında benzerlik olabileceği için, kronik böbrek yetmezliği olanlarda, tiroid hastalıklarının kliniğini değerlendirmek oldukça güçtür. Diyaliz tedavisi uygulanan hastalarda, nontoksik guatr ve soliter tiroid nodülü gibi tiroid hastalıklarına sık rastlanmaktadır. Bunlara diagnostik yaklaşım nonüremik kişilerdeki gibidir. Bu hastalarda, primer hipotiroidi sıklığı da artmıştır. Serum serbest T 4 düzeyinin azalması ve TSH düzeyinin 20 µiu/ml nin üzerinde olması ile primer hipotiroidi tanısı kolaylıkla konulur. Fakat tedavisi dikkatle yapılmalıdır. Çünkü terapötik amaçla verdiğimiz L-tiroksin iskemik kalp hastalığını alevlendirebileceği gibi, dozunun fazla gelmesi aşırı protein nitrojen yıkımına sebep olabilir. Tiroid kanseri ve hipertiroidiyi tedavi etmek amacı ile, hemodiyaliz hastalarına I 131 tedavisi uygulanacağı zaman I 131 dozu ayarlanırken, izotopun hem böbreklerden atılacağı, hem de hemodiyaliz esnasında diyalizat ile hızla uzaklaşacağı dikkate alınmalıdır. LİPİD METABOLİZMASI Sıklıkla karşılaşılan lipid metabolizması bozukluğu hipertrigliseridemidir. Hiperkolesterolemi ise daha az sıklıkta görülür. HİPERTRİGLİSERİDEMİ Diyaliz hastalarının yaklaşık 1/3'ünde hipertrigliseridemi mevcut olup genellikle 200-300 mg/dl civarındadır. Bazen 600 mg/dl'ye kadar çıkabilir. En önemli nedeni lipoprotein lipaz eksikliğidir. Ayrıca, β-blokör ilaçların kullanılması,yüksek karbonhidratlı diyet, periton diyalizinde glukoz emilimi, asetat diyalizatın kullanılması, heparin kullanılması, kalp yetmezliği nedeniyle karaciğer kan akımının azalması da hipertrigliseridemi gelişiminde rol oynar.

275 Birlikte bulunan diğer anormallikler; yüksek dansiteli lipoproteinlerde (HDL) azalma, şilomikron kalıntıları ve orta dansiteli lipoproteinler (IDL)'de artış ve apolipoprotein A-I seviyelerinde azalmadır. Serum trigliserid düzeyi ölçümü için en az 12 saatlik bir açlıktan sonra ve heparin verilmeden önce kan alınmalıdır. Tedavide temel ilkeler diyet, düzenli egzersiz ve hiperlipidemiyi artıran ilaçlardan kaçınmaktır. Diyaliz hastalarında trigliserid düşürücü ilaçların kullanımı tartışma konusu olmaya devam etmektedir. HİPERKOLESTEROLEMİ Diyaliz hastalarının çoğunda kolesterol seviyeleri normaldir. Serum kolesterol seviyelerinin düşük olması kötü beslenme göstergesi olabilir ve mortalite artışı ile birliktedir. Total kolesterol seviyeleri normal olsa bile HDL kolesterol düşük olma eğilimindedir. Hastaların % 10'undan daha azında ilaçla tedavi gerektiren boyutta hiperkolestrolemi mevcuttur. Tedavide temel prensip diyettir. Son yıllarda HMG CoA redüktaz inhibitörleri kullanılmaktadır. KAYNAKLAR 1.Nicholls AJ. Heart and Circulation. Handbook of Dialysis. Daugirdas JT, Ing TS (eds). Little, Brown and Company, Boston 1994: 604-622. 2.Bainbridge T, Lim VS. Endocrine disturbances. Handbook of Dialysis. Daugirdas JT, Ing TS (eds). Little, Brown and Company, Boston 1994: 491-502. 3.Lazarus JM, Denker BM, Owen Jr WF. Hemodialysis. The Kidney. Brenner BM (ed). WB Saunders Company, Philadephia, 1996: 2424-2506. 4.Schaefer F, Ritz E, Kokot F, Massry SG. Metabolic and endocrine dysfunctions in uremia. Diseases of the Kidney. Schrier RW, Gottschalk CW (eds). Little, Brown and Company, Boston 1993: 2845-2876.